<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">

<channel>
<title><![CDATA[Analiz Gazetesi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr]]></link>
<description><![CDATA[Son 25 Rss Beslemesi - Analiz Gazetesi]]></description>
<generator>Analiz Gazetesi</generator>
<item>
<title><![CDATA[İlk faiz indirimi geldi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/ilk-faiz-indirimi-geldi/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/ilk-faiz-indirimi-geldi/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;TCMB, aralık ayında faiz indirimi bekleyen piyasaların ve uzmanların beklentilerini boşa çıkarmadı ve tam 22 ay sonra ilk defa faiz indirimi gerçekleştirdi. Piyasalar, TCMB’nin 150 baz puan faiz indirimi gerçekleştirmesini bekliyordu ancak faiz indirimi piyasa beklentilerinin üzerinde olacak şekilde 250 baz puan şeklinde gerçekleşti. Böylece politika faizi yüzde 50 seviyesinden yüzde 45,7 seviyesine çekilmiş oldu. TCMB ayrıca faiz koridoru bandını 300 baz puandan 150 puana daralttı.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Piyasalar ve uzmanlar bu kararı yerinde ve zamanında bulmadı ki haklılarda yüksek enflasyon ve kredi büyümesi gibi sebeplerden ötürü Goldman Sachs, Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) zamanlamanın doğru olmadığının kanaatinde.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Peki faiz indirimde ne gibi sonuçla doğurabilir beklentiler ne olur.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kredi ve tüketim canlanabilir, tüketicilerin daha fazla borçlanmasını teşvik edebilir, konut, taşıt veya ihtiyaç kredilerine olan talebi arttırabilir, harcamaları arttırarak ekonomik büyümeyi destekleyebilir lakin 250 baz puanla değil devamında ve tek hanelere inince etkisi çok daha belli olacaktır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Piyasada fazla dolaşırsa bu enflasyonu tetikler ve artabilir, yatırımcılar daha yüksek getiri arayışlarına geçecektir buda döviz kurunun artmasına sebep olacak.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Borsa ya olumlu sonuç olacaktır zaten faiz indirimi haberi sonrası yükseliş olsa da kapanışa doğru satışlarla yine düştü. Bankaların kar marjı daralabilir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Faiz indiriminin etkilerini daha iyi anlamak için hem ekonomik göstergeleri hem de Merkez Bankası’nın gelecekteki adımlarını takip etmek gerekecek.&lt;/p&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Tue, 31 Dec 2024 02:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[HIT-30 Yüksek Teknoloji Teşvik Programı tanıtıldı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/hit-30-yuksek-teknoloji-tesvik-programi-tanitildi/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/hit-30-yuksek-teknoloji-tesvik-programi-tanitildi/]]></guid>
<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, başka şirketlerle de görüşmelerinin sürdüğünü belirterek, &quot;Tüm bunlar
sadece birer başlangıç. Önümüzdeki dönemde uluslararası doğrudan yatırımlarda daha güçlü bir
canlanma göreceğiz. Türkiye Yüzyılı&#039;nı aynı zamanda &#039;Yatırımın Yüzyılı&#039; yapmayı hedefliyoruz.&lt;p&gt;&lt;/p&gt;Yatırım taahhütlü avans kredisi&lt;p&gt;&lt;/p&gt;
Daha önce de yatırım taahhütlü avans kredisini devreye aldıklarını, teknolojik ve stratejik yatırımlara
3 yıllık periyotta toplam 300 milyar liralık uygun koşullarda finansman imkanı sağladıklarını
vurgulayan Erdoğan, &quot;Bugüne kadar toplam yatırım büyüklüğü 1 trilyon 258 milyar liraya ulaşan 238
proje için başvuru yapıldı. Sanayimizin verimlilik odaklı dönüşümüne rehberlik eden 10 model
fabrikayı kurduk. Önümüzdeki dönemde 4 yeni model fabrika daha ekleyerek inşallah bu sayı 14&#039;e
çıkaracağız.&quot; diye konuştu.
&lt;p&gt;&lt;/p&gt;Türkiye yeni dönemin forveti olacak&lt;p&gt;&lt;/p&gt;
Erdoğan, Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenlemesi uygulamalarının sanayiye ket
vurmaması için yeni teşvik ve finansman enstrümanlarını devreye aldıklarını dile getirerek, &quot;Dünya
Bankası iş birliğiyle yürüttüğümüz Türkiye Yeşil Sanayi Projesi ve Türkiye Organize Sanayi Bölgeleri
projesiyle toplam 750 milyon dolarlık finansmanı sanayicilerimize, KOBİ&#039;lerimize ve yeşil teknoloji
girişimlerine sunduk. Katma değerli üretimle, küresel rekabet gücümüzü arttıracak, ekonomik ve
teknolojik bağımsızlığımızı güçlendirecek kritik teknolojileri desteklemeye devam edeceğiz.&lt;p&gt;&lt;/p&gt;
Çip çağrısını başlatıyoruz
&lt;p&gt;&lt;/p&gt;Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel teknoloji yarışının en kıyasıya hissedildiği alanlardan birinin de hiç
şüphesiz çip teknolojileri olduğuna işaret etti. &quot;Yapay zeka başta olmak üzere çip teknolojilerinin
stratejik önemi giderek artıyor.&quot; ifadesini kullanan Erdoğan, &quot;Bizim de teknoloji üretimi hızla artan bir
ülke olarak çip tasarlama ve üretme kapasitemizi geliştirmemiz önemli. Ülkemiz, çip tasarımı
konusunda büyüyen bir ekosisteme sahiptir.&lt;p&gt;&lt;/p&gt;
Yeşil enerji&lt;p&gt;&lt;/p&gt;
&quot;Yeşil enerji&quot; başlığının HIT-30 Programı&#039;nın önemli odak alanlarından birini teşkil ettiğini belirten
Erdoğan, güneş hücresi ve paneli, rüzgar türbinlerinin kule, kanat ve jeneratör gibi bileşen üretiminde
iyi bir konumda olduklarını, ülkede gelecek dönemde yenilenebilir enerji yatırımlarının artarak devam
edeceğini, büyüyen pazar potansiyelini değerlendirmeyi amaçladıklarını söyledi. HIT-30 Programı&#039;nda
güneş ve rüzgar teknolojilerine yönelik iki ayrı çağrı tasarladıklarını anlatan Erdoğan, &quot;Güneş
enerjisinde 15 gigavatlık bir kapasitenin tesisine yönelik hücre yatırımlarına megavat başına 8 bin
dolara kadar hibe desteği vereceğiz. Bu paketin toplamı 2,5 milyar doları buluyor. Rüzgar enerjisinde
ise kritik bileşenleri ve deniz üstü türbinler gibi ürünlerin imalatını desteklemeyi ve yerli bir rüzgar
enerjisi markası inşa etmeyi hedefliyoruz.
&lt;p&gt;&lt;/p&gt;30 milyar dolarlık kaynak&lt;p&gt;&lt;/p&gt; Cumhurbaşkanı Erdoğan, &quot;Bugün ilan ettiğimiz bu 6 çağrı ile önemi gittikçe artan teknoloji alanlarında
kalkınma yolculuğumuza büyük katkı sağlayacak en az 20 milyar dolarlık özel sektör yatırımını
ülkemize kazandırmayı hedefliyoruz.&quot; dedi.
&lt;p&gt;&lt;/p&gt;Tarihimizin en büyük ölçekli teşvik programı&lt;p&gt;&lt;/p&gt;
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır da Türkiye’yi yüksek teknoloji yatırımlarının odağı
hâline getirecek tarihin en büyük ölçekli teşvik programı HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı’na
ilişkin, “Program kapsamında yatırımlara proje bazlı yatırım teşviklerimizin yanında pazar geliştirme
destekleri, cazip koşullarda finansman ve uygun yatırım alanları sunacağız. Yarı iletkenlerden
mobiliteye, ileri imalattan haberleşme ve uzaya, sağlık teknolojilerinden dijital teknolojilere ve yeşil
enerjiye 7 ana sektörde ve yüksek teknoloji değer zincirimizi tamamlayacak diğer alanlarda
çıkacağımız çağrılarla bugüne kadarkilerin çok ötesinde ölçekte özel sektör yatırımlarını 2030 yılına
dek gerçekleştirmeyi amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı.
&lt;p&gt;&lt;/p&gt;Yol haritalarımızı hazırladık&lt;p&gt;&lt;/p&gt;
“Türkiye Yüzyılında 2053 net sıfır emisyon hedeflerimizle uyumlu yeşil dönüşüm yatırımlarının
gerçekleştirilmesi sürdürülebilir, verimli ve çevreci bir üretim altyapısı kurmak tercihten öte bir
zorunluluğu ifade ediyor.” diyen Kacır, “Bu anlayışla, üretim zincirlerinin ilk aşamalarında lokomotif
sektörlere temel girdi sağlayan alüminyum, çelik, gübre ve çimento sektörleri için Düşük Karbonlu Yol
Haritalarımızı hazırladık. 2053 net sıfır emisyon hedeflerimiz doğrultusunda bu 4 sektörde mevcut
tesislerin uyumu ve yeni kapasitelerin karbonsuzlaşma gereksinimleri için 2053 yılına dek 71 milyar
dolarlık yatırım ihtiyacı öngörüyoruz” ifadelerini kullandı.]]></description>
<pubDate><![CDATA[Tue, 30 Jul 2024 03:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Politika faizi yüzde 5&#039;de sabit kaldı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/politika-faizi-yuzde-5de-sabit-kaldi/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/politika-faizi-yuzde-5de-sabit-kaldi/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) Nisan ayı faiz kararını açıkladı. Banka politika faizini yüzde 50&#039;de sabit tuttu.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Merkez Bankası geçen ay politika faizini, 500 baz puan artışla yüzde 45&#039;ten yüzde 50&#039;ye yükseltmişti. PPK&#039;nın kararla ilgili basın açıklamasında aylık enflasyonun ana eğiliminin Mart ayında &quot;devam eden zayıflamaya rağmen öngörülenden yüksek&quot; gerçekleştiği belirtildi. Kurul, tüketim malı ve altın ithalatındaki seyrin cari dengeye olumlu yansıdığını, buna karşın &quot;yurt içi talepte direncin&quot; sürdüğünün altını çizdi.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Dezenflasyon sürecinin yılın ikinci yarısında başlayacağını vurgulayan TCMB, ilave faiz artışına da açık kapı bıraktı. Enflasyonda &quot;belirgin ve kalıcı bir bozulma&quot; öngörülmesi durumunda ise para politikası duruşunun daha sıkılaşacağı belirtildi.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kurul, 2024&#039;ün ikinci yarısında dezenflasyonun sağlanacağı öngörüsünü yineledi. Mart ayında atılan adımların etkisiyle finansal koşullar önemli ölçüde sıkılaşmıştır. Parasal sıkılaştırmanın krediler ve iç talep üzerindeki etkileri yakından izlenmektedir. Kurul, parasal sıkılaştırmanın gecikmeli etkilerini de göz önünde bulundurarak politika faizinin sabit tutulmasına karar vermekle birlikte, enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruşunu yinelemiştir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kurul, politika kararlarını parasal sıkılaştırmanın gecikmeli etkilerini de dikkate alarak, enflasyonun ana eğilimini geriletecek ve enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir. Enflasyon ve enflasyonun ana eğilimine ilişkin göstergeler yakından takip edilecek ve Kurul, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki tüm araçları kararlılıkla kullanacaktır. Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır.&quot;&lt;/p&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Tue, 30 Apr 2024 03:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Altın 2024 rekor seviyeler]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/altin-2024-rekor-seviyeler/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/altin-2024-rekor-seviyeler/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Altın yatırmı, özellikle uzun vadede değerini koruma potansiyeli ve ekonomik belirsizliklere karşı güvenli bir liman olması nedeniyle mantıklı bir tercihtir. Türk halkının altın sevgisinden olsa gerek dünyada altın rezervine sahip 11.ülkeyiz.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Haftalık, aylık olarak düşünmezsek sadece 2024 yılının ocak ayına bakalım gram altın 1983 lira çeyrek altın 3247 liraydı sadece 10 ayda geldiğimiz noktada gram altın 3015 çeyrek altın ise 4817 liraya geldi. Ons altın yılbaşından bu yana %33’den fazla değer kazanarak son 45 yılın en güçlü yıllık artışını gerçekleştirdi.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ortadoğu’daki savaşlar Rusya Ukrayna, İsrail Filistin gibi jeopolitik gelişmelerde güvenli liman olan 0 altına talebi arttırıyor.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ons altın, gram ve çeyrek altına paralel paralel seyrediyor Çarşamba günü tarihi zirveyle kapadı tekrardan. Buna eş olarak altının fiyatına Çin Maliye Bakanlığının açıkladığı teşvik paketi ABD’deki seçimler Trump’ın seçimleri kazanacağının beklentilerinin artması, tarım dışı istihdam ve Fed’in ve Avrupa Merkez Bankası’nın faiz indirimine ilişkin açıklamaları fiyatlanmaya yön vermişti.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Çoğu altın uzmanından aldığımız haberlerde alım yapmayı düşününler için güzel yerlerde olduğu belirtiyor, hala bir fırsat olarak görülüyor uzun vadede kazandıracak yorumları alıyoruz en azından 2025 ilk aylarında yüz güldürecek tahminleri var.&lt;/p&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Tue, 29 Oct 2024 02:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[IMF'den Türkiye değerlendirmesi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/imfden-turkiye-degerlendirmesi/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/imfden-turkiye-degerlendirmesi/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Raporda, Türkiye’nin 2023 ortalarından itibaren bağlaştığı para politikasının olumlu bir adım olduğu kabul edilmekle birlikte, uygulamada ciddi tutarsızlıklar ve yapısal reform eksikliği eleştiriliyor. IMF’nin diplomatik dili farklı olsa da değerlendirmeler Türkiye ekonomisinin halen ciddi kırılganlıklar taşıdığını ve sürdürülebilir bir iyileşmeden uzak olduğunu gösteriyor.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Öncelikle IMF, Türkiye için 2025 yılı büyüme tahmini%2.8 seviyesine çekmiş durumda. Bu revizyonun temel gerekçesi, yüksek faiz oranlarının iç talebi daraltması ve kamu maliyesinde seçim sonrası beklenen gevşemenin risk oluşturması, ancak daha kritik olan, IMF’nin büyüme ile enflasyon arasındaki kopukluğa dikkat çekmesi, doğal olarak kuruluş Türkiye’de fiyat artışlarının sadece talep kaynaklı değil, aynı zamanda maliyet ve kur geçişkenliği üzerinden kronikleştiği vurgulanıyor.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Maliye politikasına da bakıyor tabiî ki bu kuruluş oraya eleştiriler daha net, Türkiye’nin bütçe açığının GSYİH’YE oranı %6’ya yaklaşmış durumda; bu da sıkı para politikasının etkinliğini ciddi biçimde sınırlandırıyor.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kısacası IMF, Türkiye’nin son iki yılda para politikası açısından “yön değiştirmiş” olsa da, yapısal anlamda hala eski patikada yürüdüğünü ifade ediyor. Sıkı para politikası, gevşek maliye politikasıyla dengelendiğinde ekonomide kalıcı istikrarın sağlanamayacağı artık teknik bir gerçeklik olarak ortada duruyor.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Özetle, IMF’ni 2025 raporu bize şunu söylüyor: Türkiye doğru yola sapmış değil, yalnızca eski yanlışlardan bir kısmını geçici olarak askıya almış durumda. Yapısal reformlar ertelendiği sürece, her sıkılaşma dönemi, yeni bir kırılganlık döngünde zemin hazırlayacak.&lt;/p&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Tue, 29 Apr 2025 02:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türk ekonomisi rayında ilerliyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/turk-ekonomisi-rayinda-ilerliyor/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/turk-ekonomisi-rayinda-ilerliyor/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Erdoğan: Kovid, deprem gibi atlattığımız onca badireye rağmen hiçbir alanda hedeflerimizden
sapmadık. Büyümede Avrupa’da birinciyiz. Enflasyonu tek haneye indirerek geçici değil kalıcı
rahatlama hedefimize de ulaşacağız.
Hedef enflasyonda kalıcı düşüş: Türk ekonomisi rayında ilerliyor. Asli önceliğimiz enflasyonu tek
haneye indirmek. Geçici rahatlama değil, enflasyonda kalıcı düşüş hedefliyoruz. Yılın ikinci yarısından
itibaren dezenflasyon dönemine gireceğiz. Yıllık bazda enflasyonun mayısta en yüksek seviyeye
ulaşmasının ardından hızlı bir düşüşe geçmesini bekliyoruz. Maliye politikası üzerinden ilave
enflasyon baskısına izin vermeyeceğiz.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;
İhracatımız rekor kırdı: İhracatımız 255 milyar doları aşarak cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdı.
Büyüme oranıyla Avrupa&#039;da 1., G20&#039;de ise 4 sıradayız. İşsizlik oranı yüzde 8.6&#039;ya geriledi. Ekonomide
yol haritamız Orta Vadeli Program ve 12 Kalkınma Planı&#039;na, bölgemizdeki krizlere ve seçime rağmen
yol haritamıza sadık kalıyoruz.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Rezervlerimiz 140 milyar dolar seviyesine yükseldi: Ekonomi programımızın olumlu neticelerini
almaya başladık. Brüt rezervlerimiz 42 milyar dolar artışla 140 milyar dolar seviyesine yükseldi.
Kovid salgınının tetiklediği ekonomik sıkıntı bölgemizdeki çatışmalarla daha da çetrefilleşti. Türkiye,
tüm bu sınamalara ilave olarak deprem yaşadı. Depremin toplam maliyeti 104 milyar dolardır. Hiçbir
ekonomi böyle bir badireyi kolayca atlatamaz. Üst üste 3 seçim geçirdik. Ülke ekonomisini durağan
hale getirdiğini hepimiz biliyoruz. Hiçbir alanda hedeften kopmadık.
DEİK, ticaret diplomasimizin çatı kuruluşu olmasının yanı sıra ülkemiz iş dünyasının önüne gelen
aktörlerini aynı zeminde buluşturan temsil kabiliyeti en yüksek platformdur. DEİK özel sektörümüzün
dünyaya açılan penceresidir. Kurduğu ticaret köprülerini, gönül köprüleriyle perçinleyen DEİK&#039;le
iftihar ediyoruz.
&lt;/p&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Tue, 28 May 2024 03:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Altın tarihi zirve]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/altin-tarihi-zirve/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/altin-tarihi-zirve/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Sadece bir metal değil, aynı zamanda bir statü sembolü, bir yatırım aracı ve kültürel ritüellerin vazgeçilmezi. Tarihin her döneminde, altın hem zenginliği hem de güveni temsil etmiştir. Altının güvenli liman olarak görülmesinin ardında yatan sebep, ekonomik belirsizlik döneminde insanların ona yönelmesidir. Savaşlar, ekonomik krizler ya da enflasyon korkusu, tarih boyunca bu dönemlerde altına olan talep artmıştır. Ancak teknoloji çağında işler biraz değişiyor, Kripto paralar, dijital varlıklar, modern yatırımcıların ilgisini çekiyor.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bununla birlikte, altının önemi hala yerini koruyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde düğünlerde, özel günlerde ya da miras bırakmada, altın hala kültürel bir unsur. Yatırım açısından bakıldığında, altın her zaman uzun vadeli bir güvence aracı olarak değerlendirilmeli. Hızlı kazançların değil, uzun vadeli istikranın peşinde olanlar için ideal bir araç.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Günümüze gelmişken Trump göreve gelir gelmez imzaladığı kararnameler altındaki yükselişi destekledi. Trump ile birlikte ticaret savaşları yeniden başlanacağı beklentileri arttığı için alında yükselişe geçti.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ons altın güne 2742 dolardan başladı. Gün içinde en düşük 2741 dolar, en yüksek de 2763 dolar seviyesi görüldü. Şu sıralar 2760 dolardan işlem geçiyor. Ons altın güne 2742 dolardan başladı. Gün içinde en düşük 2741 dolar, en yüksek de 2763 dolar seviyesi görüldü. Şu sıralar 2760 dolardan işlem geçiyor.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Tue, 28 Jan 2025 02:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Enflasyonla yaşamak]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/enflasyonla-yasamak/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/enflasyonla-yasamak/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Bir dönem sadece ekonomi haberlerinde duyduğumuz EFE, TÜFE, faiz-enflasyon dengesi gibi kavramlar, şimdi market poşetlerimizle birlikte evimize giriyor. Her ay açıklanan enflasyon oranlarını artık halk olarak tartışır hale geldik. Ancak sokaktaki vatandaşın hissettiği ile TÜİK’in açıklandığı arasında ciddi bir uçurum olduğunu kabul etmek gerekiyor.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Peki bu duruma nasıl geldik? Sadece dış mihraklar mı suçlu, yoksa içeride gözden kaçırdığımız yapısal sorunlarımız da mı var. Gerçek şu ki ekonomide istikrar, yalnızca para politikasıyla değil, hukuk devleti, eğitim kalitesi ve üretim gücüyle birlikte inşa edilir. Oysa biz yıllarca tüketmeye dayalı bir büyüme modelini benimsedik. Borçla, ithalatla ayakta kalan bir ekonomi, dış rüzgarla savrulmaya mahkumdur.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bugün en büyük sorunlarımızdan biri güven. Sadece yatırımcıların değil, vatandaşın da ekonomiye olan güveni erozyona uğradı. Bu güveni yeniden inşa etmeden kalıcı bir iyileşme beklemek gerçekçi olmaz. Merkez Bankası’nın bağımsızlığı, şeffaf veri açıklamaları ve öngörülebilirlik, güvenin temel taşlarıdır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yani, bugünkü ekonomik sorunlarımız sadece rakamlarla ölçülemez. Bu bir zihniyet meselesi. Siyasetten ekonomiye, sokaktan yönetime kadar toplumun her kesimiyle bir “gerçeklik seferberliği” başlatmamız gerekiyor. Çünkü artık mesele, sadece büyümek değil, adil, sürdürülebilir ve güven veren bir ekonomik düzen kurmak.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Enflasyonla yaşamak kaderimiz olmak zorunda değil. Ama bunun için önce sorunları doğru okumalıyız. Gerçeklerle yüzleşmeden çözüm gelmez.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Tue, 27 May 2025 02:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Merkez Bankası faiz kararını açıkladı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/merkez-bankasi-faiz-kararini-acikladi/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/merkez-bankasi-faiz-kararini-acikladi/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), yeni Başkan Fatih Karahan yönetiminde ilk faiz kararını açıkladı. Buna göre, banka politika faizini yüzde 45 seviyesinde sabit bıraktı.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Merkez Bankası, haziranda 650, temmuzda 250, ağustosta 750, eylül, ekim ve kasımda 500&#039;er ve aralık ve ocakta 250 baz puan olmak üzere 8 toplantıda, toplam 3 bin 650 baz puan faiz artırmıştı.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kurul, politika faizinin mevcut seviyesinin aylık enflasyonun ana eğiliminde belirgin ve kalıcı bir düşüş sağlanana ve enflasyon beklentileri öngörülen tahmin aralığına yakınsayana kadar sürdürüleceğini değerlendirmiştir. Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma öngörülmesi durumunda ise para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Toplantıdan sonra yapılan açıklamayı özetlersek:&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&quot;Ocak ayında aylık enflasyonun ana eğilimi yılın ilk ayına özgü zamana-bağlı fiyat ve ücret güncellemeleri sonucunda, enflasyon tahmin patikasında öngörülen şekilde yükselmiş ve manşet enflasyon sınırlı bir artış kaydetmiştir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Dış finansman koşulları, rezervlerin seviyesi, cari dengedeki iyileşme ve Türk lirası varlıklara talep, döviz kuru istikrarına ve para politikasının etkinliğine katkıda bulunmaya devam etmektedir. Para politikasındaki kararlı duruş, dezenflasyonun ana unsurlarından olan Türk lirası reel değerlenme sürecine katkı vermeyi sürdürecektir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kurul, makroihtiyati politikaları piyasa mekanizmasının işlevselliğini ve makro finansal istikrarı koruyacak nitelikte uygulamayı sürdürecektir. Bu çerçevede, kredi büyümesi ve mevduat faizinde öngörülenin dışında gelişmeler olması durumunda parasal aktarım mekanizması desteklenecektir. Parasal sıkılığı desteklemek amacıyla likidite gelişmeleri yakından takip edilerek, sterilizasyon araçları etkin şekilde kullanılacaktır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kurul, politika kararlarını parasal sıkılaştırmanın gecikmeli etkilerini de dikkate alarak, enflasyonun ana eğilimini geriletecek ve orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Enflasyon ve enflasyonun ana eğilimine ilişkin göstergeler yakından takip edilecek ve Kurul, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki tüm araçları kararlılıkla kullanacaktır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır.&quot;&lt;/p&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Tue, 27 Feb 2024 03:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Faiz indirimi sinyali geliyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/faiz-indirimi-sinyali-geliyor/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/faiz-indirimi-sinyali-geliyor/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Faiz arttırmak ve artan bu faizi sabit bırakmak karşılığında enflasyonu dengelemek, TL’nin değer kaybını önlemek, döviz kurunu sabitlemek yoksa gerçi onu başardılar gibi, neden bu arttırım?&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Merkez Bankası faiz indirimi için aylık bazdaki enflasyon düşüş serisi bekliyor gibi. Para politikasındaki etkileri geç görmekte. Ekonomik kararların yalnızca finansal değil, toplumsal yansımaları da önemlidir. Faiz indiriminin, kredi faiz oranlarında beklenen düşüşe rağmen bireyler ve küçül işletmeler için reel bir rahatlama sağlayıp sağlamayacağı da beni düşüründürüyor.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Beklentilerin üzerinde gelen ekim ayı enflasyonunun ardından faiz indirimi beklentileri büyük ölçüde gelecek yıla sarkacağının sinyali vermişti yalnız PPK’nin kasım ayı metnindeki yumuşaklık aralık ayı içinde kapıların açık olduğunu gösterdi.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Deutsche Bank, JP Morgan, Goldman Sachs, Morgan Stanley ilk faiz indirimini Aralık 2025’e ertelerken BBVA, ING, Bank Of America Aralık 20242’ü gösterdi.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Tue, 26 Nov 2024 02:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Merkez Bankası politika yüzde 50'ye yükseltti]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/merkez-bankasi-politika-yuzde-50ye-yukseltti/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/merkez-bankasi-politika-yuzde-50ye-yukseltti/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu, Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan başkanlığında toplandı.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) yaptığı toplantı sonrası faiz kararını açıkladı. Politika faizi, 500 baz puan artışla yüzde 45&#039;ten yüzde 50&#039;ye yükseltildi.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;PPK ayrıca operasyonel çerçevede değişikliğe giderek, Merkez Bankası gecelik vadede borçlanma ve borç verme oranlarının bir hafta vadeli repo ihale faiz oranına kıyasla -/+ 300 baz puanlık bir marj ile belirlenmesine karar verdi.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;PPK&#039;dan yapılan açıklamada, &quot;Kurul, enflasyon görünümündeki bozulmayı dikkate alarak politika faizinin artırılmasına karar vermiştir&quot; denildi.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Açıklamada, Şubat ayında aylık enflasyonun ana eğiliminin, hizmet enflasyonu öncülüğünde, öngörülenden yüksek gerçekleştiğine dikkat çekildi.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ayrıca Merkez Bankası&#039;nın, aylık enflasyonun ana eğiliminde belirgin ve kalıcı bir düşüş sağlanana ve enflasyon beklentileri öngörülen tahmin aralığına yakınsayana kadar sıkı para politikası duruşunu sürdüreceği vurgulandı.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Açıklamada dikkat çekilen diğer noktalar da, PPK&#039;nın fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki tüm araçları kararlılıkla kullanacağı ve kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacağı oldu.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Şubat ayında aylık enflasyonun ana eğilimi, hizmet enflasyonu öncülüğünde, öngörülenden yüksek gerçekleşmiştir. Tüketim malı ve altın ithalatı yavaşlayarak cari dengedeki iyileşmeye katkı verirken, yakın döneme ilişkin diğer göstergeler yurt içi talepte dirençli seyrin sürdüğüne işaret etmektedir. Hizmet enflasyonundaki katılık, enflasyon beklentileri, jeopolitik riskler ve gıda fiyatları enflasyon baskılarını canlı tutmaktadır. Kurul, enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışlarının öngörüler ile uyumunu ve ücret artışlarının enflasyon üzerindeki etkilerini yakından takip etmektedir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Enflasyon ve enflasyonun ana eğilimine ilişkin göstergeler yakından takip edilecek ve Kurul, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki tüm araçları kararlılıkla kullanacaktır. Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır.&lt;/p&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Tue, 26 Mar 2024 02:50:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[KKM'nin bitiş kararı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/kkmnin-bitis-karari/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/kkmnin-bitis-karari/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Bir nevi yerli ve milli kurtuluş reçetesi&amp;hellip; Ama bugün geldiğimiz noktada görüyoruz ki, bu reçete hastayı iyileştirmek yerine sadece ağrısını erteledi, üstelik maliyeti de halka kaldı.	&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Resmi karar açıklandı, KKM artık yok. Peki geriye ne kaldı? Kocaman bir fatura. Ekonomistler zararı 60 milyar dolardan başlatıyor. Merkez Bankası’nın son iki yılki devasa zararları da bunun somut kanıtı. Ama bana kalırsa asıl kayıp kasadaki milyarla ölçülemez; kaybedilen güven her şeyden daha ağır. Çünkü insanlar gördü ki, ’geçiçi çözümler’ kısa vadede işe yarar gibi görünse de sonunda faturası toplumun tamamına kesiliyor.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;KKM’nin mantığı basit: ’Sen paranı TL’de tut, kur artarsa farkını biz öderiz.’ Yani devlet, aslında dövizi baskılamak için vatandaşa bir garanti verdi. Bu garanti, zengin için bir servet transferine dönüştü; sıradan vatandaş içinse enflasyon, vergi yükü ve adaletsizlik olarak geri döndü. Yani kısacası, birilerinin kazancı hepimizin cebinden çıktı.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bugün, KKM kapandı. Peki şimdi ne olacak? İşin doğrusu, kapının kapanması yetmez. Çünkü mesele sadece bir finansal ürün değil, zihniyet meselesi. Eğer yine günü kurtarmak için ‘icat edilmiş çözümler’ peşine düşersek, yarın başka bir KKM versiyonuyla yüzleşmemiz işten bile değil.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ekonomi güven ister, öngörü ister, kural ister. Merkez Bankası’nın bağımsızlığı hukukun üstünlüğü, şeffaflık&amp;hellip; Bunlar olmadan hangi model gelirse gelsin, sonu aynı olur: Faturayı yine halk öder.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Belki de KKM bize şunu öğretti: Ekonomi, kısa vadeli mucizelerle değil; uzun vadeli sabırla, akılla ve adaletle yönetilir. Umarım bu kez ders alınır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Tue, 26 Aug 2025 02:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bayram sonrası Borsa İstanbul]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/bayram-sonrasi-borsa-istanbul/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/bayram-sonrasi-borsa-istanbul/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Son olarak 21 Mayıs’ta 11.088 puan ile
yeni zirvesini kaybeden endeks,devam eden günlerde satış baskısıyla ivme kaybetti.Geçtiğimiz
haftalarda borsadan elde edilen kazançlara vergi getirilmesi konusunda çalışmaların başladığına dair
çıkan haberler satışları tetikledi.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Borsanın gündeminde ilk sıraları alan vergi söylentisi, kazanç yerine işlem vergisi getirileceği şeklinde
güncellendi, ancak bu gelişme de borsa yatırımcısı tarafından olumsuz fiyatlandı. Borsadaki vergi
tartışmalarına son noktayı ise Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek koydu.
Bakan Şimşek, bayram tatili öncesi yaptığı açıklamada “İlgili tüm taraflardan gelen geri bildirimler
doğrultusunda, borsaya yönelik taslak vergi çalışmasını yeniden değerlendirmek üzere bir süreliğine
erteliyoruz.” dedi ve bu açıklamayı takiben BIST, ilk işlem gününe pozitif başladı.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Vergi ertelemesi kararı bayramdan sonra da pozitif fiyatlanmaya devam edebilir.
Borsa İstanbul’daki geri çekilmenin ana faktörlerinden biri olarak görülen vergi konusunun rafa
kaldırılması piyasada bir rahatlamaya neden olurken BIST 100, geçen haftayı %3,28 oranında artışla
10.471 puandan kapattı ve önceki haftanın kayıplarını geri aldı.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;
BIST 100, böylece Mart ayındaki bir önceki kısıtlı düzeltmenin ardından devam eden trendinde bir
düzeltme hamlesi daha kısıtlı kalan bir görüntü verdi. Şu an vergi tartışmasının gündemden
düşmesiyle borsaya yönelik rahatlamanın devam edebileceği düşüncesi hakim. Bunun yanında
bayram sonrası BIST’e pozitif yansıyabilecek iki gelişme daha var.&lt;/p&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Tue, 25 Jun 2024 03:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türkiye'yi şampiyonlar ligine çıkaracağız]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/turkiyeyi-sampiyonlar-ligine-cikaracagiz/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/turkiyeyi-sampiyonlar-ligine-cikaracagiz/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Cumhurbaşkanı Erdoğan paylaşımında, &quot;Hedefimiz, Türkiye&#039;yi dünyanın en büyük ve en güçlü 10 ekonomisinin yer aldığı şampiyonlar ligine çıkarmaktır. Türkiye Yüzyılı Reform Programı inşallah bizi bu hedefe ulaştıracaktır.&quot; ifadelerine yer verdi.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Türkiye Yüzyılı Reform Programı’nın Ana Başlıkları Şöyle:&lt;/p&gt;&lt;p&gt;1.Ekonomik Dönüşüm, tabiî ki ülkemizin içinde bulunduğu enflasyon, yüksek faiz, alım gücünün zayıflığı ilk madde bu olmalıydı ama akıllardaki soru şimdiye kadarki reformlar, yenilikler, bakan değişiklikleri neyi değiştirdi.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Vergi reformu, çok kazanandan çok alma prensibiyle vergide adaletin sağlanması ve kamu gelirlerinin artırılması hedeflenmektedir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu başlığın altında bir süredir dolaşan dijital para kripto ve borsada vergi, sanayi gelişimine planlı bir şekilde yön verilerek, sanayinin dengeli ve sürdürülebilir büyümesi sağlanmaktadır. Ülkemiz sorunlarından biri beyin göçü bunun önüne geçilmek istenmekte, yüksek öğrenim almış gençlerimiz bir ir ülkeyi terk etmekte bunu tersine dönüşünü teşvik etmek diğer maddelerden biri.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Tarımda planlı üretim, yargı ve temel haklar, siyasi ve idari düzenlemeler.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu reform programıyla Türkiye’yi şampiyonlar ligine çıkaracaklarını belirterek, ülkenin her alanda güçlenmesi ve milletini refahının artırılması için çalışacaklarını vurguladı.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Tue, 25 Feb 2025 02:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[TCMB: Faiz indirimini unutun]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/tcmb-faiz-indirimini-unutun/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/tcmb-faiz-indirimini-unutun/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Benim anladığım kadarıyla uzun bir süre kimse benden faiz indirimi beklemesin diyolar, hatta açıklamanın ilk cümlesinde bilimsel terimleri bir kenara bırakırsak dedikleri ağustos ayında verileri incelediğimizde değişim yok.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Enflasyonla ilgili kaygılar daha açık nasıl dile getirilir ki... Merkez Bankası enflasyonun ana eğiliminde bir iyileşme olmadığını, bu yüzden de bir faiz indiriminden söz edilemeyeceğini açık açık söylüyor.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ağustos ayında TÜFE artışı yüzde 2.47 olmuştu ama Merkez Bankası’nın dikkate aldığı mevsimsellikten arındırılmış artış yüzde 3’ün üstündeydi.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;PPK açıklamasında hizmet enflasyonundaki katılığa bir kez daha dikkat çekiliyor ve hizmet enflasyonundaki iyileşmenin son çeyrekte gerçekleşmesinin beklendiği belirtiliyor. Dikkat edin, bu konuda kesin bir ifadeye de yer verilememiş, yalnızca beklentiden söz ediliyor.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;b&gt;Peki faiz ne zaman düşecek&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;“Aylık enflasyonun ana eğiliminde belirgin ve kalıcı bir düşüş sağlanana ve enflasyon beklentileri öngörülen tahmin aralığına yakınsayana kadar sıkı para politikası duruşu sürdürülecektir. Kısacası uzun bir süre düşmeyecek!.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ama gözden uzak tutulmaması gereken bir gerçek var. Merkez Bankası bunları söylüyor, yaklaşımını çok net bir şekilde ortaya koyuyor koymaya da Türkiye’de çoğu kararın ekonominin gereklerine göre alınmadığı da bir gerçek.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Tue, 24 Sep 2024 02:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Orta Doğu'daki gerilim]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/orta-dogudaki-gerilim/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/orta-dogudaki-gerilim/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Operation Rising Lion kod adlı operasyonda İran’ın nükleer, enerji ve askeri altyapı tesislerine kapsamlı hava ve MOSSAD destekli drone saldırıları gerçekleştirdi. İran da misilleme olarak Tel Aviv, Beyrut, Hayfa ve Kudüs’e yüzlerce balistik füze ile saldırdı.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İsrail’in İran2ın enerji altyapısına yönelik saldırısı, global petrol arzı üzerindeki endişeleri körükleyerek fiyatlarda %9’luk yükseliş yaşanmasına neden oldu. İran’ın Güney Pars gibi önemli gaz alanlarına yapılan saldırılar, bölgesel enerji güvenliğini tehdit etti ve fiyatları daha da yukarı çekebilir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Külçe altın yüzde 1,6’ya kadar değer kazandı, gram altın 4358 liradan işlem görüyor, çeyrak altın ise 7104 liradan satılıyor. Ons altın Nisan’dan bu yana en yüksek seviyeye ulaşarak,3417 dolardan işlem görüyor.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Orta Doğu’daki her olayda olduğu gibi bu savaşında bizim ekonomimize yansımaları olacak. Borsa İstanbul açılış seansında 3,71 değer kaybederek 9.166 puana indi. Türkiye, petrol ve doğalgazda hala büyük oranda ithalatçı konumda. Enerji maliyetlerindeki artış, cari açığın genişlemesine, dövize bağlı fiyat artışlarına ve yüksek enflasyona yol açıyor.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Küresel belirsizlikler genellikle TL gibi gelişen ülke paralarında değer kaybına neden olur. Bu da ithal maliyetini artırarak hayat pahalılığını tetikler.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sonuç olarak petrol tırmandı, altın tırmandı, Türkiye bu tablodan en çok enerji, enflasyon, kur, dış ticaret ve yatırım kanallarından etkileniyor, sınır kapısında hiç görülmemiş bir yoğunluk var olası bir göçü daha kaldıramayabilir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Tue, 24 Jun 2025 02:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Asgari ücret neden belirlenemiyor?..]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/asgari-ucret-neden-belirlenemiyor/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/asgari-ucret-neden-belirlenemiyor/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Asgari ücret, dört kişilik bir ailenin, gıda, konut, giyim, sağlık, ulaşım gibi ihtiyaçlarını karşılamasına olanak sağlayacak en az ücreti anlatır.Bizdeki asgari ücret, asli ücret olarak algılanıyor.İşverenler,ekonomik büyümenin yavaş olduğu veya durgunluk yaşanan dönelmede yüksek ücret artışına direnebilir.İşçi tarafı,yaşam koşullarını iyileştirmek isterken,işveren maliyet artışlarını düşünüyor ama işveren işçi üzerinden minimum ücretle para kazanmaya bakıyor.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bizim gibi ülkelerde asgari ücret halkın geniş bir kesiminin etkilediği için siyasi bir konu haline gelir,her yıl Aralık ayına girilmesiyle bunun muhabbeti döner halkın arasında,haftalarca yüzdelik konuşulur,hükümet yalanlar görüşmeler devam ediyor denir,4 kez toplantıya girildi ve hiçbirinde rakam bile konuşulmadı.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bizim gibi ithalata bağımlı bir ekonomide döviz kurlarının yükselmesi,enflasyonu artırarak asgari ücretin değerini düşürebilir ki bu hafta dolar 35 TL’yi gördü.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Asgari ücretin belirlenmesi,sadece bir maaş tutarından ziyade,toplumsal refah,ekonomik istikrar ve iş piyasası dengesi açısından kritik bir süreçtir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Mesele iş güvenliği, işçi sağlığı, çalışma ortamı, insanca kazanç ve yaşam tartışması olacağına, konu para olunca anlaşmakta tabi ki zorlaşıyor.&amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Tue, 24 Dec 2024 02:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[IMF&#039;den Türkiye büyüme tahminine revizyon]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/imfden-turkiye-buyume-tahminine-revizyon/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/imfden-turkiye-buyume-tahminine-revizyon/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Raporda, küresel ekonominin nisan ayında yapılan tahminlerle uyumlu olarak 2024&#039;te yüzde 3,2
büyümesinin beklendiği belirtildi.
IMF&#039;nin raporunda, küresel ekonominin gelecek yıl ise yüzde 3,3 büyümesinin tahmin edildiği
aktarıldı. Fonun nisan ayındaki tahminlerinde küresel ekonominin 2025&#039;te yüzde 3,2 büyümesi
öngörülmüştü.
Hizmet enflasyonunun, dezenflasyondaki ilerlemeyi geciktirdiği ve bunun da para politikasının
normalleşmesini zorlaştırdığı kaydedilen raporda, enflasyona yönelik yukarı yönlü risklerin ve artan
ticari gerilimler ile politika belirsizliği bağlamında faiz oranlarının daha uzun süre yüksek kalması
ihtimalinin arttığı ifade edildi.
Raporda, bu riskleri yönetmek ve büyümeyi korumak için politika bileşiminin fiyat istikrarını
sağlayacak ve azalan tamponları yenileyecek şekilde dikkatli bir şekilde sıralanması gerektiği
vurgulandı.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 3,6 büyümesi bekleniyor&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ülkelerin ekonomik büyüme tahminlerinin de paylaşıldığı raporda, Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde
3,6 ve gelecek yıl yüzde 2,7 büyümesinin beklendiği kaydedildi.
IMF nisan ayındaki tahminlerinde Türkiye ekonomisinin 2024&#039;te yüzde 3,1 ve 2025&#039;te yüzde 3,2
büyümesini öngörmüştü.
Çin ekonomisinin büyüme beklentisi yükseltildi
Raporda, yükselen piyasalar ve gelişmekte olan ülke ekonomileri grubunda ise Çin ekonomisine ilişkin
büyüme beklentisinin bu yıl için yüzde 4,6&#039;dan yüzde 5&#039;e ve gelecek yıl için yüzde 4,1&#039;den yüzde 4,5&#039;e
yükseltildiği aktarıldı.
Hindistan ekonomisinin bu yıla dair büyüme beklentisinin yüzde 6,8&#039;den yüzde 7&#039;ye yükseltildiği
belirtilen raporda, ülke ekonomisinin gelecek yıla ilişkin büyüme tahmininin ise yüzde 6,5&#039;te sabit
tutulduğu kaydedildi.
Raporda, Rusya ekonomisine ilişkin büyüme tahminin ise bu yıl için yüzde 3,2 olarak korunduğu,
gelecek yıl için yüzde 1,8&#039;den yüzde 1,5&#039;e indirildiği bildirildi.
&lt;/p&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Tue, 23 Jul 2024 03:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[TCMB Nisan ayı faiz kararı bekleniyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/-tcmb-nisan-ayi-faiz-karari-bekleniyor/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/-tcmb-nisan-ayi-faiz-karari-bekleniyor/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Merkez Bankası faiz kararı için geri sayım başladı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu faiz kararı öncesinde, yatırımcılar yatırımlarını güvenli limanlara çekmeye başladı. Dolar, altın ve borsa yatırımcıları, nisan ayı faiz kararının ardından yatırımlarına yön verecek.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) nisan ayı faiz kararı, mevduat faizi, dolar altın ve borsa yatırımcıları tarafından yakından takip ediliyor. TCMB, mart ayında faizimi sürpriz bir şekilde yüzde 50’ye yükseltmişti ve gözler yeni faiz kararının ne olacağına çevrilmiş durumda.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Nisan ayı faiz kararı 25 Nisan 2024 Perşembe günü saat 14:00’da açıklanacak.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ekonomistlerin politika faizindeki değişikliğe ilişkin beklentilerinin medyan değeri, faizin yüzde 50&#039;de sabit bırakılması yönünde oldu. Anket sonuçlarına göre, ekonomistlerin politika faizi beklentileri yüzde 50 ile yüzde 55 arasında yer aldı. Geçen ay gerçekleştirilen PPK toplantısında politika faizi 500 baz puan artırılarak yüzde 50&#039;ye yükseltilmişti.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Dolar ve enflasyon beklentileri&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Merkez Bankası, piyasa katılımcıları anketine göre yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 42,96&#039;dan yüzde 44,19&#039;a yükseldi. Dolar/TL beklentisi ise 40,02&#039;den 40,53&#039;e çıktı.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Katılımcıların cari yıl sonu döviz kuru (ABD Doları/TL) beklentisi bir önceki anket döneminde 40,02 TL iken, bu anket döneminde 40,53 TL oldu.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 41,15 TL iken, bu anket döneminde 42,79 TL olarak gerçekleşti.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bir önceki anket döneminde 34,6 milyar dolar olan yıl sonu cari işlemler açığı beklentisi, bu dönemde 33,3 milyar dolara indi.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Gelecek yıl için cari işlemler açığı beklentisi de 31,8 milyar dolara geriledi.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Politika faizi cari ay sonu beklentisi yüzde 50&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Cari yıl için Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) artış beklentisi yüzde 3,3&#039;te sabit kalırken, gelecek yıl için de yüzde 3,8&#039;den yüzde 3,7&#039;ye indi.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;TCMB&#039;nin politika faizine ilişkin cari ay ve 3 ay sonrası için beklenti yüzde 50 oldu.&lt;/p&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Tue, 23 Apr 2024 00:15:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Borsa İstanbul'da neler oluyor?]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/borsa-istanbulda-neler-oluyor/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/borsa-istanbulda-neler-oluyor/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Savaşta olan Rusya’da enflasyon geçen ay yüzde 81 Ukrayna’da 8.6 peki ya İsrail 3.5.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Zaten zar zor geçinip borsada parasını değerlendirmek isteyen Türk halkı aylardır yüzünü güldüremiyor.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;7 aydır düşüşte olan borsa haftayı yine aşağı yönlü hareketle bitirdi. Nedenleri arasında yüksek faiz ve azalan şirket karları tabiî ki en büyük etken. Seçimden sonra gelen yabancı yatırımcıda borsadan çıktı bu yüzden kendi yatırımcımızda güç kalmadı artık. Böyle olunca da likidite düştü, makineler devre kesmeye başladı. Diğer yandan yüksek faiz nedeniyle kredili işlem yapanların sayısı da azalıyor.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Faiz yüksek olduğu için yatırımcı mevduata ve tahvile kaçıyor, halka arzlara bile katılım yarı yarıya düştü, Londra swap piyasası ile açığa alım satıma izin verilmiyor.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Peki ne zaman borsa yükselecek?&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Makroekonomik veriler iyi gelmiyor, kısa vadede hızlı yükselecek gibi durmuyor. 10.200 üzerine çıkmazsak baskı devam edebilir. Endekste 9200-9300 riski devam ediyor. Fed’in faiz indirimi yıl sonuna doğru endekste bir ralli oluşturabilir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Tue, 22 Oct 2024 02:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Nisan ayı faiz kararı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/nisan-ayi-faiz-karari/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/nisan-ayi-faiz-karari/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Küresel ticaretteki gerilime dikkat çeken TCMB, aylık enflasyonun nisan ayında yükseleceğini ifade etti.17 Nisan 2025 tarihinde, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası, politika faizini 350 baz puan arttırdı.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;TCMB’nin bu faiz artışı, enflasyonla mücadelede kararlılığını gösteriyor. Bankanın açıklamasında, sıkı para politikası duruşu, enflasyon ve fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecektir ifadeleri yer aldı. Bu adım, enflasyon beklentilerinin kontrol altına alınması ve fiyat istikrarının sağlanması yönünde atılmış önemli bir adım olarak görülüyor.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ancak, faiz artışının reel sektör üzerindeki etkileri de göz ardı edilemez. Yüksek faiz oranları, işletmelerin yatırım yapma isteğini azaltabilir ve ekonomik büyümeyi yavaşlatabilir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu faiz artışı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nın tutuklanmasının ardından yaşanan siyasi belirsizlik ve küresel ticarette artan korumacılık eğilimleri gibi faktörlerin etkisiyle alınmış olabilir. TCMB’nin bu adımı, hem iç hem de dış piyasalarda güven tesis etmeye yönelik bir hamle olarak değerlendiriliyor.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Uzmanlar, TCMB’nin enflasyonla mücadelede kararlı duruşunu sürdürmesi halinde, enflasyonun kontrol altına alınabileceğini öngörüyor. Ancak, bu süreçte ekonomik büyümenin yavaşlaması ve işsizliğin artması gibi olumsuz etkilerde yaşanabilir. TCMB’nin önümüzdeki dönemde atacağı adımlar, Türkiye ekonomisinin geleceği açısından belirleyici olacaktır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sonuç olarak. TCMB’nin faiz artışı kararı, enflasyonla mücadelede önemli bir adım olarak görülüyor, Ancak, bu kararın ekonomik büyüme ve istihdam üzerindeki etkileri dikkatle izlenmeli ve gerekli önlemler alınmalıdır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Tue, 22 Apr 2025 02:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) faiz kararı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/turkiye-cumhuriyet-merkez-bankasi-tcmb-faiz-karari/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/turkiye-cumhuriyet-merkez-bankasi-tcmb-faiz-karari/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) mayıs faiz kararı için geri sayım sürüyor.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Özellikle dolar,
altın, borsa ve mevduat faizi yatırımcıları tarafından yakından takip edilen, faiz kararı öncesinde,
ekonomistlerin beklentisi merak ediliyor.
Geçtiğimiz ay faizi beklentiler doğrultusunda yüzde 50&#039;de sabit bırakan Merkez Bankası&#039;nın mayıs
ayında alacağı faiz kararı merak ediliyor. Peki, Merkez Bankası faiz kararı ne zaman açıklanacak?
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu&#039;nun açıklayacağı mayıs ayı faiz
kararı için takvim belli oldu.
Buna göre; Merkez Bankası mayıs ayı faiz kararı 23 Mayıs 2024 Perşembe günü saat 14.00&#039;da
açıklanacak.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ekonomistlerin faiz beklentisi ne yönde?
Gelecek hafta yurt içinde gözler TCMB&#039;nin Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında açıklayacağı faiz
kararına çevrildi.
AA Finans&#039;ın beklenti anketine katılan ekonomistlerin tamamı TCMB&#039;nin politika faizini yüzde 50&#039;de
sabit bırakmasını bekliyor. Ekonomistlerin yıl sonu politika faizi beklentilerinin medyanı ise yüzde 45
olarak hesaplandı.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Dolar/TL, haftayı bir önceki kapanışın yüzde 0,48 altında 32,1861’den tamamladı.
Öte yandan, geçen hafta Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı
Cevdet Yılmaz &quot;Kamuda Tasarruf ve Verimlilik&quot; paketini açıkladı.
Şimşek, yaptığı konuşmada, en önemli önceliklerinin hayat pahalılığını bir sorun olmaktan çıkarmak
olduğunu belirterek, &quot;Enflasyonu düşük tek hanelere indirmek. Refah için, sürdürülebilir yüksek
büyüme için düşük tek haneli enflasyon olmazsa olmazdır. Fiyat istikrarı bunun en önemli bileşenidir.&quot;
diye konuştu.
&lt;/p&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Tue, 21 May 2024 03:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sonu nereye varacak?]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/sonu-nereye-varacak/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/sonu-nereye-varacak/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;OECD, üye ülkelerin ekonomik, sosyal ve eğitim gibi birçok alanında performansını değerlendiren önemli bir platform. Ne yazık ki Türkiye, uzun yıllardır bu sıralamalarda genellikle sonlarda yer alıyor. Özellikle eğitim gelir adaleti ve kadınların iş gücüne katılımı gibi kritik alanlarda yaşanan gerilmeler, bu tabloyu daha da vahim hale getiriyor.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;OECD ülkelerinde ortalama istihdam oranı yüzde 70.3 iken, Türkiye’de bu oran yüzde 55.2 ile en düşük oranda gerçekleşti. Özellikle Hollanda (yüzde 82.5), İsviçre (yüzde 80.8) ve İzlanda (yüzde 86.4) gibi ülkelerin oldukça altında olan bu oran, Türkiye’nin istihdam performansındaki zayıflığı göz önüne seriyor. Türkiye’nin istihdamında son yıllarda bir artış gözlenmiş olsa da (yüzde 53.5’ten yüzde 55.2’ye), bu artış OECD genelindeki büyüme trendinin çok gerisinde kaldı.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Neden bu noktadayız diye durup bir sormak lazım kendimize. Türkiye’nin OECD sıralamasındaki konumunu anlamak için öncelikle mevcut sorunlarına odaklanmalıyız ve bu her şeyi unutan ve normalleştiren tavırları bırakmalıyız. Eğitim alanındaki düşük performansı, ekonomik alandaki gelir adaletsizliği, yüksek enflasyon ve işsizlik gibi kronik problemler ülkeyi OECD sıralamasında geriye itiyor.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kadınların iş gücüne katılımı da oldukça düşük. OECD ortalamalarının çok altında olan bu oran, hem ekonomik hem de toplumsal eşitlik açısından ciddi bir sorun teşkil ediyor.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Her Türk Milleti gibi neler yapılabilir diye düşünüyor insan en azından düşünmesi gerektiğini düşünüyorum.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bir an önce eğitim sistemi çağın ihtiyaçlarına göre yeniden şekillendirilmeli, gelir dağılımını iyileştirecek ve kayıt dışı ekonomiyi azaltacak adımlar atılmalı, kadınların iş gücüne katılımını arttıracak teşvikler sağlanmalı ve en önemlisi kamu yönetiminde şeffaflık ve hesap verebilirlik artmalı. Bu sadece ekonomik değil, toplumsal güveninde artmasına katkıda bulunur.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Tue, 21 Jan 2025 02:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Karadeniz'deki doğal gaz keşfi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/karadenizdeki-dogal-gaz-kesfi/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/karadenizdeki-dogal-gaz-kesfi/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Abdülhamid Han gemisinin Göktepe-3 kuyusundaki çalışmalarına 27 Mart günü başladığını anımsatan Erdoğan, dün müjdeli bir haber alındığını söyledi. Buna göre, 49 günlük sondaj operasyonu sonucunda sahada 75 milyar metreküplük yeni doğalgaz keşfi yapıldı.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Türkiye’nin Karadeniz’de gerçekleştirdiği doğal gaz keşfi, yalnızca enerji sektörü açısından değil, aynı zamanda ekonomik ve jeopolitik dengeler açısından da önemli bir dönüm noktasıdır.2020 yılında Sakarya Gaz Sahası’nda Fatih sondaj gemisiyle yapılan ilk büyük keşif,320 milyar metreküplük rezervle ülke tarihinin en büyük doğal gaz keşfi olarak kayıtlara geçti. Ardından gelen güncellemelerle bu miktar 710 milyar metreküpe kadar çıkarıldı.2023 yılı itibarıyla gazın karaya çıkarılması ve kullanıma sunulmasıyla, Türkiye artık kendi enerjisini üreten ülkelere arasında yer almaya başladı.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu gelişme, Türkiye’nin yıllardır dışa bağımlı olduğu enerji alanında stratejik bir avantaj sağlamaktadır. Türkiye, doğal gaz ihtiyacının büyük bir kısmını Rusya, İran ve Azerbaycan gibi ülkelerden ithal etmekteydi. Ancak Karadeniz gazı sayesinde ithalat bağımlılığının azaltması, cari açığın düşürülmesi ve enerji güvenliğinin artırılması mümkün olacaktır. Dışarıya çıkmayacak her kuruş bizim için önemlidir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ayrıca bu keşif, yerli mühendislik kapasitesinin ve teknolojik altyapının geldiği noktayı da göstermektedir. Sondaj faaliyetlerinin Türk mühendisler ve gemilerle yapılması, uzun vadede enerji sektöründe dışa bağımlılığın sadece kaynak değil, teknoloji anlamında da kırılabileceğini ortaya koymaktadır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sonuç olarak Karadeniz’deki doğal gaz keşfi, Türkiye için sadece bir enerji projesi değil; ekonomik bağımsızlık, ulusal güvenlik ve bölgesel güç dengesi açısından stratejik bir hamledir. Bu rezervlerin verimli şekilde değerlendirilmesi, Türkiye’nin 21.yüzyılındaki enerji vizyonunun temel taşı olacaktır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Tue, 20 May 2025 02:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Altındaki sert düşüş]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/altindaki-sert-dusus/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/altindaki-sert-dusus/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Çok hızlı bir geri çekilme yaşandı tabiri caizse içerde çok malı kalan oldu. Hızlıca da gerileme devam ediyor, haftayı da ekside kapattı. Türk Lirası’nı biraz da olsa korumak ve enflasyona yenik düşmemek isteyen yatırımcısını bayağı bir üzdü. Tarihi zirveyi görüp ardından 2 ayın en düşük seviyesini görmesi altına olan güveni sarsmış olsa gerek.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ABD seçimleri ki Trump’ın gelmesi ve uygulayacağı politikayı düşünce çünkü ağzından gümrük vergisi düşürmemişti seçim kampanyalarında, ardından FED’in açıklanan enflasyon verilerinin yüksek gelmesi piyasaları çok etkiledi. Küresel çapta da olsa bir enflasyon krizi merkez bankalarının faiz indirimini daha düşük yapması altınla ilgili algıyı da değiştiriyor.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Lakin bu düşüşler parası olanlar için bir alım fırsatı neden olmasın. İnsanlık tarihinden beri değerli olan ve güvenli liman olarak tabir ettiğimiz altına bu seviyelerden alım yapanlar olacaktır elbette. Uzmanların 2024 sonu gram altında 3350 civarlarında. Uzun vadede yine üzmeyecek gibi duruyor.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Tue, 19 Nov 2024 02:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
</channel>
</rss>