<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">

<channel>
<title><![CDATA[Analiz Gazetesi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr]]></link>
<description><![CDATA[Son 25 Rss Beslemesi - Analiz Gazetesi]]></description>
<generator>Analiz Gazetesi</generator>
<item>
<title><![CDATA[PKK ne yapmak istedi?]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/pkk-ne-yapmak-istedi/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/pkk-ne-yapmak-istedi/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;TSK, Jandarma Özel Harekat, Emniyet ve MİT’in koordineli çalışması sonucu ortaya çıkan bu tablo dolayısıyla örgüt prestij kaybederken sürece lider katındaki veilen kayıpların eklenmesi nedeniyle ABD Merkez Komutanlığı’ndan gelen telkinler doğrultusunda ses getirecek bir dizi eylem hazırlığına başladı. PKK’nın 1984 senesi 15 Ağustos’unda Şırnak’ta gerçekleştirdiği ilk eylemin yıldönümüne denk getirilmesi planlanan&amp;nbsp; eylem için geçtiğimiz hafta seçilmiş dört terörist paramotor aracıyla Türkiye’ye sızma girişiminde bulundu.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Etkisiz hale getirilen teröristlerin üst aramalarında ele geçirilen silah, mühimat, belge ve taşıdıkları telefonların incelenmesiyle ulaşılan bilgiler dikkate alındığında örgütün bu defa gözünü karartmış olması ihtimali ağır bastı.. Teröristlere bu bağlamda Amerikalı danışmanların hedef olarak Şırnak Uludere Düğündağı bölgesindeki&amp;nbsp; 48&#039;inci Hudut Tugay Komutanlığı üs karargahının işaret edilmiş olması ihtimali de yapılan değerlendirmelerde ağırlık kazandı.. Otomatik silahlar ve bu silahlara ait jarjörlerle paramotor cihazına binen teröristlerin üs bölgesi yakınına iniş geçekleştirdikten sonra ikiye ayrılıp ikisinin baskın tarzında saldırıyla çok sayıda asker öldürme amacıyla başlatacakları eylem sürerken diğer iki teröristin koruma amaçlı kargaşa, kaçış ve sosyal medya görevi üstlenmiş olabileceği yapılabilecek tahminler arasında.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Söz konusu paramotor cihazlı eylem girişiminin başarısızlıkla sonuçlanmasına bakıp PKK’nın eylem hevesinin söndüğüne, ABD’nin taleplerinin ortadan kalktığını sanmak akla ziyan. O bakımdan Türkiye’nin her zamankinden fazla terör saldırısı konusunda uyanık durması gereken bir dönemdeyiz.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Unutmamamız gereken bir diğer husus PKK kimliğiyle karşımıza çıkacak teröristlerin arkasında MOSSAD’ın yani İsrail’in olması da kuvvetli bir ıhtimal. MOSSAD nasıl İran’da Filistinli, Arap, Kürt gençleri onların hassasiyetleri ya da zaafları üzerine basarak kullanıyorsa Türkiye’de ve onlar İsrail hesabına çalıştıklarının farkında olmasalar bile amacına hizmet edecek insan temin edebilir.&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Wed, 21 Aug 2024 02:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Mehmet Şimşek nihayet konuştu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/mehmet-simsek-nihayet-konustu/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/mehmet-simsek-nihayet-konustu/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;2026’da tek haneli seviye; yetmez 20 bin $ fert başına milli gelir. Şikayetim Mehmet Şimşek’in kamuoyunu sosyal medya hesapları dışında bilgilendirmemesineydi. İnsanların onun ağzından içlerinden biri olduğunu, semt pazarında alışverişe çıktığını, sokakta vatandaşlarla sohbet ettiğini duydular. Ekonomik sıkıntının yükünü sadece halka yansıtmanın adaletsizlik olacağı inancıyla uygulanan programı ağırlıkla yüksek gelir gruplarını hedef alan kurumlar ve gelir vergisi oranlarındaki değişikliklerle reel sektöre yansıtıldığını; yediden yetmişe herkesin şikayet ettiği kamuda israf ibresinin tasarruf lehine 1 trilyon liraya yakın değiştiğini; 20 yılda 900 milyar $ kaynak akıttığımız enerji sektöründe, rüzgar,&amp;nbsp; güneş enerjisi yatırımlarıyla petrol, doğal gaz ithalat rakamlarını olabildiğince aşağı çekmek için çırpınıldığını, bundan böyle karayolu değil demiryolu yatırımlarına ağırlık vererek enflasyonu düşürürken ihracata destek verileceğini duydular.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu kadar da değil, ikide bir ortaya çıkarılan “Mehmet Şimşek istifa etti...” dedikodularının asılsızlığını, Cumhurbaşkanı’nın tereddütsüz uygulanan programı destekleyerek ekonomi ekibinin arkasında durduğunu da. Şimşek çıktığı TV programında ikide bir konuşurken gerekmediği halde “..gerçekten..” vurgusu yaparak konuşma ihtiyacı duymanın yanında zihninde hiçbir siyasi programı ve gelecek hesabı&amp;nbsp; olmadığının altını çizmek zorunda kalması da bence önemli.. Besbelli “içerde” birilerinin gelecek beklentileri, hesapları ya da “korkularında” bugüne kadar fazla ağır basmadığı düşünülen Cevdet Yılmaz ve yanında Mehmet Şimşek’in isimleri “yıpratılacaklar” kategorisinde&amp;hellip;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sürecin böyle devam edeceğini bilmenin ön yargılı ve kasıtlı hareket eden çevreler dışında herkesin yüreğini ferahlatacağına şüphe yok. Programın siyasi riskini dolayısıyla liderliğini üstlenen kişinin Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan olduğunu bilmek de savrulma yaşanmayacağının güvencesi. Ancak Mehmet Şimşek ve Cumhurbaşkanı dışında gerek ekonomik programın gerekse diğer bütün dengelerin sigortası konumunda olan bir isim daha var: Cevdet Yılmaz... Bu tablo Türkiye’nin şansı&amp;hellip;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Wed, 18 Sep 2024 02:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[64 yıl önce darağacı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/64-yil-once-daragaci/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/64-yil-once-daragaci/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Katlettikleri üç siyasetçi değildi sadece. Türk siyaseti, demokrasiyi katlettiler. Üstelik bir dönemle sınırlı değil, zamanla kayıtlı olmayacak şekilde katlettiler. Siyaset ondan sonra bir daha kendini toplayamadı hep yaralı, eksik “engelli” kaldı... Topal, çolak, kör, sakat&amp;hellip; Politikacı bir gözü darağacında, işittiği her gürültüyü darbeye yormaktan uyku özürlü yaşadı.. Hukuki zemini düzelttik zannıyla yirmi yıl debelendikten sonra 1980’e çarptık. Sonra tekrar koşmaya başladık... kasisli bir yoldu gittiğimiz referandumlar, siyasi parti kapatma tehditleri, post- modern darbe teşebbüsleri, ikna odaları, Gezi Parkı baskısı... 17- 25 Aralık saldırısı, 7 Şubat MİT krizi, FETÖ kuşatması, 15 Temmuz darbe teşebbüsü&amp;hellip;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hangi birini sayalım&amp;hellip;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yine sonu geldi herhalde, nihayet bitti, diyoruz. ABD’nin, Almanya’nın, İngiltere’nin oyunlarının bitmediğini, bitmeyeceğini bilerek&amp;hellip; Aziz Nesin’in ünlü lafını aklımızdan çıkarmamamız gerektiğini unutmadan: “Başımıza gelenlerden korkmadığımız için bütün korktuklarımız başımıza geldi&amp;hellip;”&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Wed, 17 Sep 2025 02:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İsrail&#039;i Türkriye&#039;ye itekleyen ABD olmasın]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/israili-turkriyeye-itekleyen-abd-olmasin/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/israili-turkriyeye-itekleyen-abd-olmasin/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Dört cephede yani İran, Filistin/ Gazze, Lübnan ve Yemen’le savaşmak durumunda olan İsrail aklını peynir ekmekle yemediyse Türkiye’yle kapışmaz, kapışırsa sonunun ne olacağını bilir..&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;HaL böyleyse neden kaşınır?&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Açıkçası Türkiye’yle savaşmak hevesinden değil bence, ama birilerinin Türkiye’yle kapışmasında kendi açısından yarar gördüğünden kızıştırıyor ortamı.... ‘ Birileri kim’ derseniz bu sorunun cevabı sır değil: PKK.. ABD’nin Ortadoğu’dan – özellikle PKK’dan sorumlu şef diplomatı- Brett McGurk ve bir basamak üstte Merkez Kuvvetler Komutanı Erik Kurilla, Irak/ Suriye coğrafyasında Pentagon’un kurguladığı şekliyle&amp;nbsp; ‘ Oyunun kuralları değişene kadar’ nöbetçiler. Oyunun kurallarının değişmesinin manası açık: Washington gerek Kuzey Irak’ta seçim oyunu yeniden başlatıp ‘ Uydu Devlet’i hedefleyen top çevirmeyi&amp;nbsp; Suriye’de tezgaha koyunca İsrail’e gün doğdu. Kürtlere devlet kurulmuş kurulmamışı önemsemeyen ABD/ İsrail ekürisi o kargaşada Ankara ve İran’ın kafası dağılır da bizim elimizdeki kartlara bakma fırsatı bulamayabilirler ümidine sarılmış durumdalar..&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ankara’nın birilerinin elini görmüş olabileceği bunların hesabı dışında elbette..&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Dün TBMM’de yapılan ‘ özel oturum’ işte bunun göstergesi.. Ankara’nın ayrıntılara takılmadan ‘ Milli Birlik’ mesajı verirken PKK’nın DEM Parti’ye ayar verme telaşını boşa çıkarırken Washington’a ‘ oyununu gördüm, vsrım..’ dediği toplantı oldu..&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Wed, 09 Oct 2024 02:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İsrail Müslüman ülkelerde nasıl çalışıyor?]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/israil-musluman-ulkelerde-nasil-calisiyor/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/israil-musluman-ulkelerde-nasil-calisiyor/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;İlk bakışta Tahran’ın büyük bir istihbarat zafiyeti içinde olduğunu, İsrail’in kime iş teklif etse üzerine atlandığını akla getiriyor bu bakış... Ancak gerçek tam olarak böyle değil. Rejimin yapısından kaynaklanan ideolojik muhalefetin yaklaşımları, ekonomik zorlukların doğurduğu ortam var aradığımız cevabın içinde. Ama İran halkını Rejimi desteklesin ya da desteklemesin İsrail’e hizmete amade kişiliksiz kalabalık zannetmek akıl dışı bir düşüncenin ürünü...&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İsrail’in kullandığı ileri teknoloji, İsrail’e hizmeti görev bilen farklı ülke vatandaşlarının verdikleri karşılıksız destekler ve hepsinden öte Mossad’ın kullandığı profesyonel teknikleri görmezsek gerçeğin bir boyutunu kaçırırız&amp;hellip;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yaşanmış bir örnek olay anlatmak istiyorum&amp;hellip;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İstihbarat teşkilatlarının (Bu arada MOSSAD’ın) kimlere neleri nasıl yaptırabildiği daha kolay anlaşılabilir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;1992 senesinde İngiliz dışişlerinde siyasi analizler yazmakla görevli birimde çalışan, Anglosakson menşeiyle övünen bir kişiye Güney Afrika elçiliğinde görevli olduğunu söyleyen bir ziyaretçi gelir, kendisiyle tanışmak istediğini söyler. Elçilikte eline geçen bazı analizlerden muhatabını tanıdığını iddia etmektedir. İkili birçok kez buluşu, samimiyeti ilerletirler. Dostlukları cafe buluşmalarına taşınır; biraz daha ilerleyince adam diplomata alçak sesle “Ben baasskap (bayaz ırkın üstünlüğüne inanan) taraftarıyım” der. İngiliz diplomat gülümser. Bu onun için muteber kişi manasına gelmektedir. “Açık söylemem gerekirse ben de&amp;hellip; Hem beyaz üstünlüğüne inandığımı hem de Rusya karşıtı olduğumu söylemeliyim” der. Güney Afrikalı, “Biliyorsunuz bizde bir iç savaş yaşanmaktayız. Siyahlar bize karşı mücadele veriyorlar. Komünistlerin desteğiyle&amp;hellip; Üstelik dünyada pek çok ülkede taraftar da bulmuş durumdalar&amp;hellip;” der ve önerisini açıklar: “Bu şartlarda bize yardım edebilirsen seviniriz.” Diplomat, “Sevinerek ama ne yapabilirim ki...” der. Muhatabı, “Dostum İngiltere çok önemli bir ülke; Londra’nın ne düşündüğü bizce önemli. Siyaset oluşturmakta zorlanıyoruz. İngiltere’nin dış politika yaklaşımlarını bilirsek ona göre hareket edebiliriz” der.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sonrası şöyle: İngiliz diplomat muhafazakar milliyetçi sağcı hatta ırkçı kaygılarla iki yıl İngiliz hariciyesinin ne kadar gizli evrakı, yazışması varsa beyazları destekleme gayretiyle tanıştığı kişiye verir. Ta ki bir akşam evine gelen MI-6 ajanları tarafından gözaltına alınana kadar&amp;hellip; Şaşkındır&amp;hellip; Sadık bir İngiliz vatandaşı olduğunu düşünmektedir. Sorguya alındığında en fazla “Beyaz ırkçılığını desteklemekle suçlanmayı” umarken SSCB adına casusluk yapma ithamıyla karşılaşınca ne diyeceğini bilemez. İnkar eder bir süre... Ama sorgucular diplomatın Güney Afrika elçilik personeli beyaz ırkçısı olduğu inancıyla İngiliz hariciyesinin en mahrem belgelerini ilettiği şahsın Mossad’tan devşirilmiş Rus Yahudisi KGB ajanı olduğunu kanıtlarıyla açıklayınca yıkılır. Mahkeme sürecinde derin bunalıma girer ve intihar eder.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;SONUÇ: Mossad İran’da ve diğer Müslüman ülkelerde nasıl kolay eleman buluyor diye düşünüyorsanız bu örneği aklınızdan çıkarmayın. 2. Dünya Savaşı galipleri arasında “savaş kahramanı” mevkiinde itibar görüp fotoğrafı paralara basılan ama tesadüf sonucu vatanlarına ihanet ettikleri günışığına çıkarılanlar bile vardı.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Wed, 07 Aug 2024 02:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bahçeli, Erdoğan'ın elini güçlendirdi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/bahceli-erdoganin-elini-guclendirdi/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/bahceli-erdoganin-elini-guclendirdi/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Devlet Bey’in sözünü ettiği siyasi çerçeve ilk defa seslendirilmiş değil. Eski Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Tuncer Kılınç emekliye ayrılırken yaptığı konuşmada Türkiye’nin NATO’dan ayrılıp Rusya, Çin ve İran’la ittifaka yönelmesi gerektiğini söylemiş, ABD’nin Türkiye’yi hedef alan terörü desteklediğini, finalde Türkiye’nin parçalanmasını hedef alan batı projelerinin Sevr kopyası hayallerin günümüz uzantısı olduğunu savunmuştu.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Dünden bugüne fazla değişiklik göstermeyen NATO açılımlarının Suriye’deki gelişmeler karşısında ilk günlerde olumlu beklentiler uyandırmış olsa da kısa süre sonra Suriye için ABD’nin Savunma Bakanlığı Merkez Kuvvetler Komutanlığı üzerinden Irak’ta uyguladığı “Federasyon” modeline yöneldiğinin görülmesiyle aynı oyunun Şam cephesinde sergilenmek istendiği düşüncesinin PKK ve uzantılarından başlayarak herkeste hakim kanaat haline gelmeye başlamasıyla Devlet Bahçeli durumu kendi açısından değerlendirdi.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Söz konusu önerinin kabul edilip edilmediğinden ziyade uyandırdığı etkinin önemli olduğunu düşünmemiz gerek. Bahçeli’nin Cumhur İttifakı içindeki ağılığı göz önüne alındığında bunun Ankara’nın NATO ittifakı içindeki stratejik ağırlığını göz önüne alan ABD’nin Tayyip Erdoğan’la D. Trump görüşmesine ilişkin hesaplarını Devlet Bahçeli’nin konuşması ve çağrıştırdıklarını dikkate alarak yapması aklın gereği&amp;hellip;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Tue, 23 Sep 2025 02:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ankara nasıl okuyor?]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/ankara-nasil-okuyor/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/ankara-nasil-okuyor/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Rusya’dan, Çin’e;
Hindistan’dan Suudi Arabistan’a, İsrail’e, Almanya’ya kadar kartlar yeniden dağıtılmak üzere
karıldı.
Dünya’nın denge merkezlerinin çeperinde olan Türkiye de bu sallantıda kendi konumunu ve
pozisyonunu yeniden değerlendirip masasının üzerinde duran siyaset dosyalarını elden
geçirmek, öncelikler sıralamasını yeniden düzenlemek, gerekiyorsa düzenleme gerekip
gerekmediğine karar vermek ihtiyacında.
Ankara’nın Biden’dan yana çok sıkıntılandığı, ABD başkanına izlediği Türkiye karşıtı siyasette
haksızlığını anlatmak için ne denli zorlandığını uzun uzadıya yazıp çizmeye gerek yok. Biden’la
Erdoğan’ın ‘yıldızının barışmadığı’ sır değil. ABD başkanı NATO ittifakının kaçınılmaz hatta
zorunlıu kıldığı bazı haller dışında Türkiye lehine değil bir karar, tavır hatta jest ortaya koymuş
değil..
Madalyonun diğer yüzüne bakarsak iş yapma tarzı, üslubu bakımından Tayyip Erdoğan’la
benzeştiğinden söz edilebilecek Trump’ın Ankara’nın talepleri göz önüne alındığında gönül
rahatlığıyla ‘Biden’a tercih edilebilir’ olduğunu söylemek de çok kolay değil. Hatta kimi
bakımlardan Trump’ın Biden ABD’sine ‘rahmet okutması’ dahi mümkün. Liderliği sırasında
bunun canımızı çok sıkan örneklerini gördük.
Velhasıl ortaya çıkan fotoğrafı iyi- kötü sarmalı arasında okuyup kısa yoldan bir cevap
üretmek hem kolay değil hem doğru değil. Gerek siyasetimizin gerekse hariciye
bürokrasimizin çok ter dökmesinin gerekeceği; basınızın da ne olduğunu anlamaya çalışman
için derin okumalar yapma ihtiyacı duyacağı bir döneme giriyoruz.
&lt;/p&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Tue, 23 Jul 2024 03:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Gazze için Ankara çözümü]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/gazze-icin-ankara-cozumu/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/gazze-icin-ankara-cozumu/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Saldırıların başladığı ilk günden itibaren Amerikan politikalarını taşıyıcısı olmakla suçlanan ve bundan dolayı eleştiri oklarının hedefi olan Mısır, kendi kamuoyundan gelen baskılar sonucu “Şayet ortak bir askeri güç oluşturulursa biz de katılırız” demek zorunda kaldı. Lakin Mısır devlet başkanı Sisi’nin bu çıkışını dahi de fazla duyan olmamış gibi&amp;hellip;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Protesto gösterileri, kınama açıklamaları gırla... Bunlar değersiz, anlamsız mı; elbette değil. O gösteriler, polislerle çatışmayı yaralanmayı, gözaltı alınma boyutuna varan müdahaleleri göze alan insanların direnci, özverisi olmasa “Gazze” sadece sözcük olarak bile tüm dünyada itirazın, isyanın “çok şeye hayır” demenin şifresi olmazdı.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yanı sıra ne yapmalı derseniz önerim “Ankara’nın duruşunu yaygınlaştırmak, hakim kılmak&amp;hellip;” Yani Müslüman dünyada devletlerarası ölçekte İsrail’le, doğrudan veya dolaylı ticareti durdurmak. Almamak, satmamak, vermemek!..&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bunun bedeli var elbette&amp;hellip; Ankara’nın önüne çıkan fatura 7 milyar $. Vazgeçmek çok kolay değil. Çimentosundan tohumuna omlarca kalem mal&amp;hellip; Gazze’nin adını ağzından düşürmeyen körfez ülkelerinin vazgeçemeyecekleri meblağlardan söz etmiyorum&amp;hellip; Hepsinin portföyünde İsrail etiketi taşıyan onlarca ürün var. “Bunlara ihtiyacımız yok, almayacağız” demeleri yeter&amp;hellip; Keza, İsrail’in talep ettiği malları satmayı reddetmeleri kâfi&amp;hellip;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Tue, 16 Sep 2025 02:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Mehmet Şimşek'in eksiği ne?]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/mehmet-simsekin-eksigi-ne/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/mehmet-simsekin-eksigi-ne/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Ancak esas sorunumuz yani uzun vadede dengeyi koruma mücadelemiz hiç bitmeyecek. Geçmişte denedik gördük, siyasi mülahazalar, oy kapma hevesiyle “Kim ne verirse benden beş fazlası” anlayışıyla birkaç haftada güle oynaya girdiğimiz yolun sonunda içine sürüklendiğimiz girdaptan yıllar yılı çıkamadık.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ancak şu anda işaretlerin olumlu yönde ilerlediğimizi gösteriyor olması ekonomi politikasını yönetenleri, ekonomik bürokrasisini memnun ediyor olsa da bu durum evlerden yükselen feryadın önünü kesmez; can yakan kararların ateşlediği toplumsal yangını söndürmez... Hele ki birileri ortalıkta dedikodu kazanı kaynatırken&amp;hellip;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz’ın Cumhurbaşkanımızın beklentilerini ve Ak Parti’deki siyasi duyarlılıkları yansıtan sağduyulu açıklamalarının insanların zihninde zaman zaman kabaran tereddüt dalgalarını silmekte etkili olduğuna şüphe yok. Birkaç hafta önce bunu yaşadık gördük&amp;hellip; Ancak toplumun sosyal medya üzerinden yansıyan tek soru tek cevaplık mesajların ötesinde zihinleri bulandıran konulara cevap vermesini istediği bir isim daha var: Mehmet Şimşek... İnsanlar “Ne zaman soluk alacağız”ın cevabını ondan duymak istiyor... Asgari ücretlisinden emeklisine; esnafından köylüsüne&amp;hellip; Teorik izahlardan uzak samimiyetin yansıyacağı bir dille... Sorunları iç dünyasında toplumun tüm bireyleri gibi ve onlar kadar kendisinin de yaşadığına inandıracak bir üslupla.&lt;/p&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Tue, 10 Sep 2024 02:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Endişelenmekte haklı mıyız?..]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/endiselenmekte-hakli-miyiz/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/endiselenmekte-hakli-miyiz/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Uygulanmaya başlanan ekonomik program Türkiye’nin yakın tarihinde eşine az rastlanır bir sadakatle uygulanıyor. Az rastlanır sadakatle dedim zira öncesine ilişkin hafızamızda pek de hoş anılar yok. Mehmet Şimşek’in şansı Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la arasında Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz gibi birikimiyle sürecin yapılanmasına katılan, programa inanan ama en az bunun kadar önemlisi Erdoğan’ın tavsiyelerine herkesten fazla itibar ettiği birinin desteğiyle çalışma imkanına sahip olması...&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu olumlu tabloya rağmen uygulamada istikrar programı yılların siyasetin önüne taşıdığı kör düğümleri çözmekle meşgul. Emeklilikte yaşa takılanlardan tutun atanamayan öğretmenlere kadar.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;2023 yılı sonu itibarıyla 4 milyon 989 bin 456 hanede yaşayan 20 milyon kişi yani nüfusun dörtte birinin sosyal yardımla yaşadığı gerçeği de karşımızda duruyor. Bu 2023’de 957 bin hanede yaşayan 3 buçuk milyon kişiye gıda desteği verildiği, 4 buçuk milyon haneye elektrik yardımı için 67 milyar lira kaynak aktarıldığı da..&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ancak unutmayalım; esas kilit üretimde yani tarımda. Ziraat sahasında ne planlama ne kredi, ne tohum, gübre, ne de su. Yağmur yağar sel olur denize akar, tutamayız o suyu biz.. İç Anadolu’dan, doğudan geçtim Trakya gibi, Ege gibi, Akdeniz gibi bölgelerde yaşıyoruz bunu. Meriç’in beslediği, Tunca’dan yararlanan Trakya’yı vurdu kuraklık bu sene.. Damla sulama tekniği, göletleme, yeraltı suyu kullanmayı engelleme hala bizden uzak. O nedenle üretim tabiata emanet; dolayısıyla sebze, meyve fiyatları kırmızı etle yarışır oldu.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sonuç, kentlerde yaşayan nüfusun perişanlığı, baş etmeye çalıştığımız dev: Enflasyon.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sanayi mucizeyi gerçekleştiriyor bence. Yüzde 60 yüzde 70’le üretim yapmak akla ziyan. Faizi düşürmeye yeltenen başına gelecekleri, eşikte bekleyen ejderi göze alabilir mi bu tabloda..?&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yine de Türkiye’den yana ümitliyiz. Ne badireler atlattı bu cumhuriyet yüz yılda. Bu da atlar bence. Ama bu sıkıntılı ortama siyaseti “bize iyi haber vermesi, zam haberi vermesi için zorlamakla” biraz da biz çanak tuttuk. Yani endişeliysek sadece karar alıcılardan değil kendimizi, kendimizi tanıdığımızdan&amp;hellip;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Tue, 06 Aug 2024 09:40:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ahmed Şara Ankara'da]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/ahmed-sara-ankarada/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/ahmed-sara-ankarada/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Bizim açımızdan Suriye sadece PKK dolayısıyla başımızı ağrıtan bir devlet değil. PKK yokken de Yavuz Sultan Selim’in Osmanlıya kattığı coğrafyada oluşan siyasi tarihini unutup 1. Dünya Savaşı sonrası mandateri Fransızlar eliyle Ankara’yla bilek güreşi hevesine kapılan, Türkiye’ye kin derecesinde husumet besleyen, Hatay’ı ulusal iddia; sözde ‘ Büyük Suriye’ hayalinin parçası haline getirip çocuksu haritalar üreten bir yer oldu.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bizim tarih araştırmalarına önem vermeyişimiz, ilaveten hafıza tazelemeyi unutuşumuz dolayısıyla 970’lerin sonu ve 980’ler boyunca Bekaa Vadisi diye anılan bölgede her ülkenin teröristi, maceraperesti yanında Türkiye’ye hesabı olan odakların maşası PKK, TİKKO ve sair terör örgütlerine melce olan bir ülkeden söz ediyoruz.. Beşar Esad bugün adı bilinen Suriye’nin sabık cumhurbaşkanı. Babası Hafız Esed’ı hatırlayan kalmadı. Türkiye aleyhtarlığının Ortadoğu’daki bayraktarıydı Hafız. Arapçılık üzerine siyaset inşa etmeye çalışan Baas ideolojisiyle bütün coğrafyayı zehirleyen pençesini her yere savuran biriydi..&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kırk Yıl mücadele ettik himaye ettiği örgütle. O süreçte ABD, İsrail, Fransa, Ermenistan, AB, İngiltere, Rusya ortak halkasına katıldı PKK’nın&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ahmet Şara işte yarım asırlık mücadelemizin geldiği son halkada elini Türkiye toprağına basan insan. Onu selamlıyoruz.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Tue, 04 Feb 2025 02:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Beyaz bayrakla siyah bayrak arasına sıkıştık mı?]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/beyaz-bayrakla-siyah-bayrak-arasina-sikistik-mi/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/beyaz-bayrakla-siyah-bayrak-arasina-sikistik-mi/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Hamas’ın savaş kabiliyetinin yarısını, Hizbullah’ın karar masasında görevli kadronun neredeyse tamamını kaybettiği ortamda, İran, İsrail’le savaşmanın, ABD’yle savaşmayı göze almak olduğu gerçeği önüne konulduğunda, kendine geri çekilmekten başka yol kalmadığını görünce Tahran’da ayakların frene gittiğine bakıp şaşırana, öfkelenene ne demek lazım bilmiyorum..&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Olan biten ne varsa TV kanallarında temcid pilavı misali tekrar tekrar dökülüp saçıldığı için karalanmadık bir şey kalmadı. Dolayısıyla Beyrut bombardımanı başta olmak üzere İsrail kabinesinde yapılan görüşmelerin ayrıntısı, Benyamin Netenyahu’nun BM toplantısı için gittiği Newyork’ta yaptığı telefon konuşmaları, Nasrullah operasyonu için kime/ kimlere nasıl emir verdiği dahil, şurası söylenmedi diyebileceğim fazla bir şey kalmadığı için kısmen boşta kalan sahada kalem oynatmak istiyorum..&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Özellikle Netenyahu’nun BM kürsüsünden yaptığı konuşmada niyetini nezaketle perdelemeye gerek görmeden gayet açık, net ve pervasızca ‘ Ortadoğu’da ulaşamayacağımız yer yok, İran’da elimizi uzatamayacağımız hiçbir köşe yok..Barış için önümüzde Arap dostlarınızla yaptığımız İbrahim Anlaşmaları’nı sürdürmekten başka bir çıkış yolu yok..’ cümlelerini işittikten; Tahran’da Ayetullah Ali Hamaney’in ‘ resmi ikametinden ‘ güvenli’ olduğu sanılan’ mekana nakledildiğini işittikten sonra..&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;b&gt;Ne yapmalı?&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Geldiğimiz noktada, kabul etmeliyiz ki,&amp;nbsp; Filistin Davası için gerçek manada savaşan halk Filistinliler.. Bu halkın geçmişinde mücadelenin, direnişin şahikasının var olduğunu kabul etmek zorundayız.. Yaşı yetişsin, yetişmesin hakkında fazla bir şey bilmese de herkesin zihninde yer etmiş bir lideri var bu davanın Yaser Arafat.. Ve onun adı çevresine sarabileceğimiz onlarca isim, yüzlerce eylem.. Geçenlerde ‘ Vatansız Filistinli kitabını elime aldığımda andığım Ebu İyad; keza ‘ Kara Eylül ‘ örgütünün kurucusu Ebu Nidal, Halil el Vezir, seksenlerinde Ürdün’de hayatını sürdüren El Fetih’in Che Guevara’sı&amp;nbsp; Leyla Halid&amp;hellip; Onlarca mücahit.. Ellerinde silahla açtılar yollarını ama siyaset masasında da ‘ Filistin Davası’nı savundular. Arap, İslam dünyasında ayrık otu gibi görüldükleri, eleştirilip yerden yere vuruldukları da oldu; kahraman katına çıkartılıp baş tacı edildikleri de..&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ancak bugünün aynasından görünen şu ki, o mücadeleyi Hamas dışında aynı aşkla sürdüren çıkmadı. O nedenle önümüzdeki yolun işaret ettiği yeni süreç bu..Yani günümüz dünyasında kıtalara yayılmış, aralarındaki zincir kopmuş olsa da kanayan toprakla gönül bağları süren Filistinliler’i şehitlerin yolunda biraraya getirecek lider eksik.. O da çıkar zahir&amp;hellip; Bugün; olmazsa yarın..&amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Tue, 01 Oct 2024 02:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Filistin'i tanırken Hamas'ı unutmak!..]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/filistini-tanirken-hamasi-unutmak/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/filistini-tanirken-hamasi-unutmak/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;O nedenle kimse bu tanımanın önünde arkasında ne olduğuna ya da ne olmadığına bakmak gerektiğini sorgulamaya fırsat bulamadı. Oysa eski Fransa Cumhurbaşkanı Francois Mitterland’ın 1982’de İsrail’i ziyaretinde söyledikleri bence hala geçerli. O gün de dünyanın gündemindeydi Filistin meselesi, keza “tanınma” konusu orta doğunun birincil meselesiydi. “Fransa olarak eninde sonunda Filistin’i tanıyacağız. Tanıyacağız ama unutmayın biz tanıma kararını açıklamadan önce İsrail’in bu konuda verdiği karara bakacağız...”&lt;/p&gt;&lt;p&gt;O yıllarda Hamas yoktu, Direniş Hareketi beş yıl sonra kuruldu. Yaşananları uzun uzadıya hikaye etmeyeyim. İsrail saldırganlığı bu denli tırmanmamıştı. İsmail Haniye’nin katledilmesinin ardından Hamas’ın zor günlerin eşiğinde olduğundan bahisle Yahya Sinvar’ın kader seçimleri yapmak zorunda kalacağını yazmıştım.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İşin gerçeği Haniye’nin Filistin meselesine hakim ve sorun çözme yeteneğiyle donanmış lider karakterli bir insan olduğuna, ilaveten onun Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la yakın dostluğu sayesinde diplomasi zeminini kullanma ve geliştireceği diyalog şansı yanında ortak düşünce üretme avantajını elinde tuttuğuna işaret etmiştim.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hamas’ın lider kadrosu bugün dünden daha zor sıkıntılı meseleler eşiğinde bir dizi karar vermek durumunda. Bunların bir kısmı muhtemelen batılıların “şeytan seçeneği” dediği türden hoşa gitmeyecek türden kararlar olabilir. Ancak inanıyorum ki Hamas’ın akilleri bunca yıllık mücadele geleneğin verdiği tecrübe ve sorumlulukla çıkış yolunu bulacaktır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Thu, 25 Sep 2025 02:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[CHP kaç parça? Erdoğan ne ister?]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/chp-kac-parca-erdogan-ne-ister-/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/chp-kac-parca-erdogan-ne-ister-/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;İlki “Seçimin ortaya çıkardığı tablo iktidar yolunda önümüzü açıyor; o halde vakit geçirmeden erken genel seçim çağrısı yapıp Ak Parti’yi baskılayalım...” Kazanıldığı takdirde gerek cumhurbaşkanlığını gerekse meclis çoğunluğunu kazanma şansını hedefleyen bu görüş açıkça İBB başkanı Ekrem İmamoğlu ve onun çevresinde kümelenen kadrolar tarafından destekleniyordu.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kılıçdaroğlu ne istiyor?&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ise parti içinde yarışın son bulmadığı, övünülen seçim zaferinin dahi kendisinin izlediği başarılı siyasetin sonucu olduğu; dolayısıyla genel başkanlıktan uzaklaştığı sürece ilişkin defterlerin kapanması gerektiğini savunageldi. Sonuç olarak Kılıçdaroğlu ve çevresi büyük kongrenin toplanması ve CHP delegelerinin yeni dönemin kimin liderliğinde ve ne yönde bir siyasi rotayla açılacağına karar vermesine ihtiyaç olduğunu savunmaya başladı. ABB başkanı Mansur Yavaş’ın bu süreçte kimin yanında saf tutacağını anlamak için İBB İmamoğlu’nun Paris’te sergilediği tanıtım şovunda kimsenin rol çalmasına izin vermediğini görmek lazım.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;CHP Tüzük kurultayının gündemine “seçim” maddesi eklenmiş olarak toplanacağını, orada Özgür Özel- Kemal Kılıçdaroğlu iş birliğini yansıyacağını düşünmek mümkün.&amp;nbsp; Dolayısıyla bu kurultayın son defa Kemal Kılıçdaroğlu’nun şahsen isim isim belirlediği delegelerin kontrolunda gerçekleşeceği de göz ardı edilemez... Bilinmeyen husus Kılıçdaroğlu’nun Özgür Özel’i genel başkanlıktan çekilmeye zorlayıp zorlayamayacağı. O konuda ben Kılıçdaroğlu açısından kongreye yarış olarak değil itibar meselesi olarak bakıldığı kanısındayım. Dolayısıyla Kılıçdaroğlu ağırlığının korunup kolladığı; bunu tescil ve kabul ettirmeyi önemseyen bir uzlaşıyı kendi açısından “zafer” sayacak.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Tayyip Erdoğan ne düşünür?&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu noktada Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın tercihinin Özgür Özel’den yana olacağını bilmek için kahin olmaya gerek yok. Özel ve Erdoğan’ın iç ve dış siyasette; Özel açısından partisinde taşların yerine oturacağı, Erdoğan açısından ekonomik programın sonuçlarının ortaya çıkacağı ana kadar ortamın gerilmemesinde seslendirilmeyen bir mutabakat sağladıkları açık. Keza cumhurbaşkanı açısından “Erdoğan’la müzakere değil mücadele edilir” diyen Kılıçdaroğlu’nun CHP siyasetini belirleyeceği tablo herhalde 2026 sonu veya 2027 ilkbaharında seçime gittiği takdirde içeriye ve dışarıya hem bir kez daha cumhurbaşkanlığını kazanacağını hem de Ak Parti’nin güç kaybını telafi ettiğini göstereceğini hesap eden Tayyip Erdoğan’ın hoşuna gitmeyecektir.&lt;/p&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Thu, 22 Aug 2024 02:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[NATO: Türkiye'nin F-35 programına alınması şart]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/nato-turkiyenin-f-35-programina-alinmasi-sart/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/nato-turkiyenin-f-35-programina-alinmasi-sart/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;NATO bünyesindeki ülke silahlı kuvvetlerinin silah sistemleri açısından müşterek bir standart içinde olması gerekli görülmekte. Ortak savaş planlamaları, tatbikat planlamaları, uyum ve bütün ülkelerin askeri koordinasyon içinde olma zorunluğu da bu kararın alınmasını kaçınılmaz kılıyor...&lt;/p&gt;&lt;p&gt;TSK’nın özellikle Hava Kuvvetleri açısından diğer NATO üyeleriyle uyumlulaştırılma için ABD’de 2025 senesinde servisten çıkarılacak olan F-16 uçaklarının modernizasyonu yanında Eurofligter uçaklarının satın alınması kararı da gerekli ama yetersiz olarak değerlendiriliyor. Keza KAAN’ın 2028-30’da envantere katılacak olması da. KAAN’ın batı dünyasında Hava Kuvvetleri’nde uyandırdığı ilgi yanında kabul görmesi de bu açıdan önemli. Mısır Hava Kuvvetleri’nin Kaan’la ilgileniyor olması herhalde Arap/ Müslüman dünyanın dikkatini çekecektir. HÜRKUŞ’un eğitim uçağı olarak İspanya’da envantere alınacağının bilinmesi uçak sanayiinde ilk sırada üretici olan ABD dışında rakip üretici/satıcılar nezdinde önemli gelişmedir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ancak Ankara silah sanayiinde yaşanan teknolojik gelişmeler bağlamında F-35’leri yok sayarak yola devam etmemek bir yana piyasada İngiltere’den kaynaklanan boşluktan yararlanmanın avantajını kullanmak şart.&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Thu, 18 Sep 2025 02:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Herkes yesin içsin, Erdoğan ödesin]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/herkes-yesin-icsin-erdogan-odesin/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/herkes-yesin-icsin-erdogan-odesin/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;İnstegram konusu bana göre &amp;nbsp;işlerin ne boyutta karışabileceğinin &amp;nbsp;son örneği.. Erdoğan’ın Karadeniz’de halkla sohbet ederken söylediği Türkiye’nin &amp;nbsp;hedeflediği güç projeksiyonuna ulaşması halinde İsrail’in bu derece pervasız hareket edemeyeceği cümlelerine dayanarak üretilen savaş senaryolarına, bölgesel pakt önerilerine &amp;nbsp;v.s. bakın.. &amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Cumhurbaşkanı’nın iç siyasette muhalefetin söylemleriyle ilgili seslendirdiği ‘ Sırtlarında yumurta küfesi yok..’deyişini hatırlatan anlayışın benzeridir bu..&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Gündelik siyasette doğrusuna yanlışına fazla bakmaksızın gülüp geçilebilecek bu türden savruluşların, dış politika, uluslararası siyaset söz konusu olduğunda Tayyip Erdoğan aleyhine spekülasyon üretmeye teşne çevrelerin ekmeğine yağ sürmekten farksız olabileceğini düşünmemek akla ziyan.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Türkiye’nin gerek iç siyasetteki ağır gündemi, gerekse uluslararası konjektürde içine çekildiği tablonun şimdi hataya yer bırakmadığını, ‘ Nasıl olsa Reis halleder’ rehavetinin bugünün ortamında ödenmesi zor faturalar çıkarabileceğini &amp;nbsp;unutmamak lazım. O nedenle siyasetten bürokrasiye, medyadan iş dünyasına herkesin sorumlulukla hareket etme gereğini aklından çıkarmaması lazım. &amp;nbsp;Aksi halde kaş yapayım derken göz çıkarmak, Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak işten değil.. &amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Thu, 15 Aug 2024 02:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türkiye&#039;nin Çin kartı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/turkiyenin-cin-karti/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/turkiyenin-cin-karti/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p class=&quot;228bf8a64b8551e1MsoNormal&quot; style=&quot;font-size: 12pt; caret-color: rgb(26, 26, 26); color: rgb(26, 26, 26); font-family: calibri, sans-serif; margin: 0cm 0cm 0.0001pt;&quot;&gt;Fidan’ın Çin devlet başkanı ve mevkidaşıyla görüşmesi, yaptığı uzun konuşmanın ayrıntıları öyle dursun ana hatları bile bizimkileri silkelemedi.. Oysa muhtemelen Hakan Bey gerek istihbarat gerekse hariciye kariyerinde herhalde bu denli ağırlıkla ekonomi konuşmamıştır. İlişkilerin teknoloji boyutu, eğitim, ticaret v.s.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p class=&quot;228bf8a64b8551e1MsoNormal&quot; style=&quot;font-size: 12pt; caret-color: rgb(26, 26, 26); color: rgb(26, 26, 26); font-family: calibri, sans-serif; margin: 0cm 0cm 0.0001pt;&quot;&gt;Ne oldu da Fidan böylesi bir yeni parametreyi sergileme ihtiyacı hissettiği sorusunun cevabı üzerinde durmak lazım..&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p class=&quot;228bf8a64b8551e1MsoNormal&quot; style=&quot;font-size: 12pt; caret-color: rgb(26, 26, 26); color: rgb(26, 26, 26); font-family: calibri, sans-serif; margin: 0cm 0cm 0.0001pt;&quot;&gt;Bence Türkiye ABD’yle ilişkilerinde beklediği karşılığı bulamadı. Hatta daha ötesi Türkiye sadece ABD’den değil Washington’un iteklediği AB’den gelen işaretlerden de rahatsız oldu. Neredeyse 3 dünya savaşına dolu dizgin koşan Avrupa, Rusya’yı kışkırtmak için şuursuzca açıklamalar yapan esi-yani AB ve NATO üyeleri seçtikleri ‘yeni yol’da Ankara’yı arzuladıkları kıvamda görmediklerinin altını her fırsatta dillendirirlerken Hakan Fidan’ın çıkışı zamanlamasıyla son derece yerinde oldu. Fidan’ın açıklamalarının Rusya ve ABD’deki yansımalarının Türk basınına kıyasla daha ağırlıklı olması da manidar...&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu hamur daha çok su kaldırır.. &amp;nbsp;&lt;/p&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Thu, 06 Jun 2024 03:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Haniye'nin ardından]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/haniyenin-ardindan/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/haniyenin-ardindan/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Aralarında torunlarının da olduğu en yakın aile
üyelerini son birkaç ayda İsrail saldırılarında kaybetmiş insandan söz ediyorum. Değişik
cephelerde maruz kaldığı eleştirilere cevap yetiştirmek yerine bir kısmını duymamazlıktan
gelen, bir diğer kısmına da tahammül eden; oturup kalkacağı yer konusunda açıkça yüzüne
söylenmese de ima yoluyla hissettirilen onca itip kakmaya rağmen şikayet etmeyen bir
insandı Haniye.
Bildiğim onun Gazze’de yaşanan soykırım ve arkası kesilmeyen saldırılar sonucu halkın
tahammül sınırının sonuna geldiğinin farkında olduğu. Bu nedenle de açıkçası diğer bazı
Hamas liderlerinden farklı olarak “ateşkes müzakerelerini en fazla önemseyen, İsrail’i ikna
için ABD ve bazı Arap ülkelerinden gelen telkinlerin taviz olarak algılanmasının doğurduğu
engellere takılmayıp herkesten fazla önemsediği” Gazze’nin geleceğine ve Hamas’ın nasıl bir
siyasi yol benimsemesi gerektiğine odaklanmayı önemseyen bir lideri kaybetti dünya&amp;hellip;
Özetle onun katledilmesiyle 1993 Ağustos’unda Yaser Arafat’ın Oslo’da Şimon Peres’le
imzaladığı barış anlaşmasından buyana Filistin davası en ağır yarayı aldı.
&lt;/p&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Thu, 01 Aug 2024 03:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İsrail Fransa'nın holokost suçunu unuttu mu?]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/israil-fransanin-holokost-sucunu-unuttu-mu/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/israil-fransanin-holokost-sucunu-unuttu-mu/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Şurası açık ki, 16. yüzyıldan itibaren 19’ncu yüzyıla kadar Fransa bizim kültür kutbumuzdu&amp;hellip; Fransızca bilmeyen devlet adamımız neredeyse yok gibidir. Bu dönemde İstanbul’da başı sıkışan her aydının kapağı Paris’e atması adetten sayılırdı. Aynı şekilde basın tarihimizde iz bırakmış pek çok yayının geçmişinde de Fransa günleri vardır. Bundan dolayıdır ki, Türkiye hükümran olduğu topraklarda neredeyse sömürge ülkeleri kadar Fransız mektebinin açılmasından rahatsızlık duymadı; hatta Fransızca eğitim veren okullar açılmasına devlet öncülük etti.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Öte yandan zaman zaman gerilim ve çatışma yaşamış olsak da, Osmanlı Devleti, Avrupa’da tek partner olarak Fransa’yı tanıdı. Bunun pek çok kanıtı var. Humbaracı Ahmed Paşa olarak bildiğimiz Fransız subayı Comte de Bonneval’e emanet edilen sadece Osmanlı ordusunun ıslahı projesi değil, Osmanlı’nın tüm dış ilişkileridir&amp;hellip;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Osmanlı İmparatorluğu’nun çözüldüğü, Ortadoğu’nun stratejik konumunun belirginleştiği süreçte Fransa’nın ‘pasta’dan pay kapma telaşına düşmesinde şaşılacak bir şey yoktu. Diğer devletler gibi onun da gerekçe arayıp Ermeni halkına yaslanmasına ‘Fransa’nın ulusal çıkarı’ diye bakabiliriz&amp;hellip;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;O koşullarda Rumların ve Arapların gözünde Londra, Ermenilerin gözünde Paris tek melce, tek karargah halindeydi.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Osmanlı toprakları işgal edilirken İngiltere Rumları ve Arapları, Fransa Ermenileri kullandı. Yunanistan’ı Batı Anadolu’ya çıkaran Atina’nın dizginlenemez hayal gücünden öte İngiltere’nin arzusudur. Araplarda belli belirsiz bağımsızlık düşüncesini talep haline getiren de Londra’nın Ortadoğu’yu kontrol altına alma kararıdır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;El’hak savaşın sonunda İngiltere işbirliği yaptığı Arap kabilelerini ortada bırakmadı&amp;hellip; Londra’nın Arap liderleri kandırdığı tezi külliyen yalandır. Ortaya çıkan sonuç Arap halkının talebiyle mutabık mıdır derseniz, kuşkusuz değildir; ama Araplar adına pazarlık yapan kabile şeflerinin talebi bundan bir adım öte değildir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Fransa ise Ermenileri hem kandırdı hem ortalıkta bıraktı&amp;hellip; Paris’in güney ve güneydoğu Anadolu’yu üzerlerinde Fransız üniformasıyla işgal ettirdiği Ermenilerin önüne koyduğu hayal Ermenistan’dı. Olmadı. Fransa bu derleme gücün artıklarını Lübnan’a çekerken Ankara’yla anlaştı, Anadolu’ya getirdiği silah ve mühimmatı da bırakıp gitti. Marsilya’da yer tutmuş olan Ermeni kolonisi o dönemde Lübnan’dan göç etmesine izin verilenlerdir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu Fransa tarihinin Türkler ve Ermenilerle ilgili yüzü&amp;hellip; Ama Paris’in sicilindeki tek ‘satış’ da bu değil. 2. Dünya Savaşı’nın başlangıcında Fransa’nın Çekoslovakya’yı Südet’in Almanya’ya ait olduğu tezinin savunmasını üstlenip bölgeyi Nazi ordularına terk etmesi için baskıladığından söz etmiyorum.. O ayrı bahis. Söylediğim Fransa’nın soykırım suçu işlediğinin mahkeme kararıyla sabit oluşu&amp;hellip;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;HOLOKOST VE FRANSA&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;2. Dünya Savaşı’nda yenilgi sonrası Mareşal Petain’in başkanlığındaki Fransa’nın Yahudi soykırımına doğrudan iştirak ettiği, en az 500 bin Yahudi’yi ulusal demiryollarıyla ölüm kamplarına taşıdığı tartışmaya yer bırakmayacak kadar açık.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bütün kaynaklar Nazi ordularının işgaline uğramış hiçbir ülkede Yahudi asıllı insanların belirlenmesinin Fransa’daki kadar kolay olmadığında müttefik&amp;hellip;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yakın zamana kadar Fransa’nın soykırım suçuna iştiraki kısmen bilgi kısmen rivayete dayalıydı. Zira o döneme ilişkin Fransız arşivi her türlü araştırmaya kapatılmıştı. Ama 1992’de Kurt Werner Schaechter adında bir Avusturyalı gizli yollardan 12 bin belgeyi ele geçirip yayınlayınca Fransa’nın ‘soykırımdan müşteki olmadığı’ Almanların Musevileri belirlemesine yardım ettiği, hatta Yahudilerin ölüm kamplarına taşınmasını ulusal demiryollarının üstlenmesi dolayısıyla bu işten para kazandığı belgelendi. Schaechter’in açıkladığı belgeler arasında 8 Ağustos 1942 tarihli anlaşma Alman ve Fransız yetkililer arasında ‘Yahudi toplama’ konusunda görev paylaşımı yapıldığını gösteriyor.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ve sonuç: Fransız devleti ve demiryolu şirketi Yahudilerin toplama kamplarına sevkinde rol oynamak suçundan mahkûm oldu, tazminat ödemesine karar verildi. Demiryolları hakkında daha önce de benzer kararlar çıkmış ‘Alman işgali altında talimatları uygulamak dışında seçenekleri olmadığı’ savunmasıyla kararı bozdurmuşlardı. Ancak bu defa durum farklı. Zira Fransa ilk defa ‘İnsanlığa karşı suça ortaklık’ gerekçesiyle mahkum oldu.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Sun, 16 Feb 2025 02:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kartlar ne zaman yeniden karılır?]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/kartlar-ne-zaman-yeniden-karilir/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/kartlar-ne-zaman-yeniden-karilir/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Önümüzdeki günlerde gerek emekli gerekse memur maaşlarında yapılacak artışın oranında
herhalde bunu göreceğiz. Beklentilerin aksine enflasyondaki düşüş Haziran’da duraksadı.
Ancak işaretler Ağustos’ta hedef doğrultusunda ilerlenmekte olduğunu gösteriyor. Tahvil
piyasasındaki hızlı artış, bence olumsuz beklentinin tuttuğu “yastık altı birikiminin”
gevşediğinin kanıtı&amp;hellip;
Şayet iç ve dış siyasi göstergelerde olağandışı gelişme olmaz da Türkiye 50’lerin altında
enflasyon oranıyla seneyi kapatırsa 2025’in ikinci yarısında ferahlamasa bile soluk alacak hale
gelecektir.
Bu ne manaya gelir derseniz bugün “istikrarı bozmamak” adına ertelenen meseleleri ve
gündemi o zaman konuşmaya başlayabiliriz. Ve hiç şüphesiz o zaman kartları yeniden karmak
için ele alabiliriz..&lt;/p&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Sat, 29 Jun 2024 03:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[LEVLAKE]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/levlake/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/levlake/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Babasını hiç görmedi, o
doğmadan ölmüştü.. Dört yıl süt annenin bakımına verildi. Daha sonra birlikte
olabildiği annesiyle de sadece iki yıl yaşadı, sonra onu da kaybetti.&lt;/p&gt;

&lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;Mekke’nin saygın Kureyş
kabilesinin kısıtlı imkanlara sahip Haşimoğulları sülalesine mensuptu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;Her Mekkeli çocuk gibi şehre
hac ya da ticaret için gelenlere su, yiyecek temini, rehberlik etmekle
uğraştı.. Delikanlılığında amcası Ebu Talib’e ticaret kervanları işinde yardım
etti.. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;Sağlıklı, güçlü kuvvetli,
çabuk kavrayışlı, güzel görünümlü, sevilen itimat edilen bir gençti.. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;Bu vasıflarıyla Hz.
Hadice’nin önce kervan emini sonra eşi oldu. Evlendiklerinde Hz. Muhammed 25,
Hz. Hadice 40 yaşındaydı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;40 yaşında risalet verildi,
23 yıl sürdü tebliğ görevi. 10 senesi Mekke’de 20 senesi Medine’de geçti..&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;‘Son hac ziyaretinin ardından
8 Mart 632 cuma günü Arafat Vadisi’nde Kasva adlı devesinin üzerinde yüz bine
yakın Müslüman’a son defa hitap etti.. Son öğütleriydi söyledikleri.. Herkesin
dediklerinden haberdar olması için kalabalığın içine belli aralıklarla
‘münadi’ler yani ondan işittiklerini bağırarak arkadakilere nakleden kişiler yerleştirilmişti..&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;“Ey inananlar, sözümü iyi
dinleyin. Vallahi bilmiyorum, belki de bu seneden sonra burada sizinle bir daha
buluşamayabilirim.” diyerek konuşmaya başladı. Arada ağlayanlar vardı onu bir
daha göremeyeceğini düşünüp.. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;Medine’ye döndükten bir süre
sonra hastalandı.. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;Ve..&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;Bir sabah bir çocuk geldi
yanına.. Sabah namazı saatiydi, mescid tenhaydı. Tanıdı onu..&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;Namaz vakitlerini hiç
kaçırmayan, gözünü peygambere dikip başka şeyle ilgilenmeyen Sevban adlı bir
gençti.. Yanına çağırdı, geldi.. Gözleri ağlamaktan kıpkırmızı olmuştu..&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;Ne oldu sana, hasta mısın
diye sordu Hz. Muhammed. Hayır iyiyim, dedi çocuk..&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;

&lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;‘Öyleyse ne bu halin..’&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;‘Arafat’ta insanlara bir daha
sizi göremeyebilirim demişsin..’&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;‘Evet dedim.. ‘&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;‘Ölecek misin?.’&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;‘Kur’an’ın son ayetini tebliğ
ettiğimi biliyorsun değil mi?.’&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;‘Evet.. Maide..’&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;‘Ne diyor orada.. Bugün
dininizi kemale erdirdim ve sizin üzerinizdeki nimetimi&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;tamamladım. Size din olarak
İslâm’ı seçtim.. Öyle demiyor mu?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;‘Diyor.. Yani ölecek
misin?..’&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;‘Orasını Allah bilir.. Buna
mı ağladın..’&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;‘Evet resulullah.. Seni yeni
tanıdım&amp;hellip; Ölürsen, seni bir daha göremezsem ne yaparım diye ağladım..’&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;‘Ölsem de Cennet’te görürsün
belki..’&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;‘Olmaz; çocuğum diye öyle
diyorsun.. Ben alt katlarda kıyıda köşede olurum sen kim bilir nerede,
Cennet’in hangi katında kimlerle, olursun.. Nasıl görürüm ki seni..’&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;‘Meraklanma görürsün.. Kişi
her yerde sevdiğiyle beraberdir!&amp;hellip;’&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;

&lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;br&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;Allah hepimizi ayrılığın
olmadığı yerde sevdiğimizle buluştursun.. Amin..&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Sat, 20 Apr 2024 00:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Dün Doha'da ıskalamış olabiliriz, ama gelecek sefer vuracağız.."]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/dun-dohada-iskalamis-olabiliriz-ama-gelecek-sefer-vuracagiz/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/dun-dohada-iskalamis-olabiliriz-ama-gelecek-sefer-vuracagiz/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Adam lafı orada bırakıp durmuyor, devam ediyor: “ Hamas üyeleri ve Hamas’a kapı açanlar,&amp;nbsp; her yerde, her zaman İsrail’in hedef listesinde olduklarını bilmeliler..” Bunun manası anlayan için gayet açık.. Hedef Mısır mı diye soramaya bile gerek yok.. Evet Mısır hedefte.. Ama hayat alanı açısında bakıldığında&amp;nbsp; İsrail’ln göbeği&amp;nbsp; ezelde Mısır’la&amp;nbsp; beraber kesilmiş Ama lafın bütünü Ankara’ya söyleniyor..&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Gördüğünüz gibi küstahlık, pervasızlık had safhada. Bu cesaretin kaynağı kim, ya da ne diye uzun uzadıya kafa yormak da gereksiz.. ABD!.. Arkamızı dayadığımızı sandığımız NATO- MATO da fasarya. Nasreddin Hoca’nın fillerinden farksız..&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ve bence son derece önemli bir ayrıntı daha var.. Bilinen o ki, saldırı öncesi neredeyse saniyelerle ifade edilecek kadar sınırlı zaman diliminde son ana kadar, yani arabulucu Katar ekibinde yer alan diplomatlar, İsrailliler ve Amerikalılar arasında iletişim aralıksız ve kesintisiz devam etmiş.. Katarlıların ve&amp;nbsp; Hamas liderlerinin gözünde bunun manası şu..’ Herkes topluca birarada olsun ki saldırı İsrail’in belirlediği hedefe şaşmadan varsın..’&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu da yetmemiş olacak ki, İngiliz hava kuvvetlerine bağlı tanker uçakların Birleşmiş Milletler toplantısı sırasında Filistin’i devlet olarak tanıdığını açıklaması beklenen Londra’nın çıkışını engellemek..&amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Sat, 13 Sep 2025 02:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Şuyu vukuundan büyük olaylar]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/suyu-vukuundan-buyuk-olaylar/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/suyu-vukuundan-buyuk-olaylar/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Haberin fazla köpürmediğine, medyanın toplumu “yeni anayasa hazırlıkları”; “Dilan Polat” hadisesi v.s. benzeri konularla oyalandığına bakmayın gerçek gündemimiz bu... Yani ekonomi...&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yakın dönemin siyasi olaylarını az- çok takip etmiş kişiler açısından çok yabancı olmasa gerek bu tür iddialar. Ötesi Mehmet Şimşek’in göreve geldiğinden bu yana kaç kere “istifa etti&amp;hellip; görevi bıraktı, masasını topladı.” türünden “kulis haberi”nin çıktığını ben unuttum. Öyle olunca “aldırmayalım, takılmaya değmez” deyip geçelim mi?&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ateş olmayan yerden çıkan dumandan mı söz ediyoruz derseniz bence durum tam olarak böyle değil. Demek istediğim, tabir caizse Türkiye ekonomisi yangından çıkıyor. Üstelik alev henüz bastırıldı, yer yer yapılan soğutma çalışmalarının ortasındayız. Açıkçası hızlı bir rüzgarın harlamasıyla emeklerin zayi olması, bir şeylerin boşa gitmesi pekala mümkün&amp;hellip;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sonuç olarak medya açısından cazip görünen “Yönetim katında kavga çıktı” haberlerine herkesin kulak kabartmaya teşne olduğu ortam. Zirveden istediğiniz kadar “Sorun yok, hayal ürünü haberler” deyin&amp;hellip; Birilerinin çenesini tutamadığı, bire bin katıp kendince renklendirerek anlatmayı sevdiği tabloda gerçek öyle olmasa da “Şuyu vukuundan beter” (=Söylenti gerçeğin yerini alır) denilen hallere mahsus süreç bir kere işlemeye görsün önünü almak zorlaşır&amp;hellip;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Tablo böyle olmasına böyle, ama toplumda da sabırsızlık had safhada&amp;hellip; Dar gelirli kesim isyanları oynuyor; iş dünyası dersen feryat figan... Bu düzeyde yüksek faizle kim fabrikasını çalıştırabilir, kim tezgahını döndürür bilinmez&amp;hellip; Çarkın durmaya başladığı o kadar açık ki, konkordato başvurularının çetelesini tutmaya kurumlar yetişmiyor...&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ekonomi yönetimin son dönemde dillendirdiği ağırlıklı konu vergi; vergi kaçağını önlemek, çok kazanandan çok az kazanandan az vergi... İyi, doğru&amp;hellip; Ama bu, alın teriyle çalışan kitlenin dürüst iş adamının derdine çare değil.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ve daha ötesi rahatsızlığın ortasında siyaset bunalmış şaşkın halde&amp;hellip;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Mon, 26 Aug 2024 02:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Suriye'yle barışma kimin planı?]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/suriyeyle-barisma-kimin-plani/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/suriyeyle-barisma-kimin-plani/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Allah’tan Esad “Türkiye Suriye’de işgalci konumda. Önce
askerini çekmeyi taahhüt etsin sonra konuşuruz” dedi de bizim aklı evveller silkinip
kendilerine geldiler. Yoksa, bari bu defa Erdoğan’ın gerisinde kalmayalım diye düşünen CHP
lideri çoktan Şam’ın yolunu tutmuştu.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;“Hangi Şam” diye bir soru gelebilir aklınıza; Hatırlatayım.. ABD eski başkanı topraklarının
1800 km karesini yani , baştan aşağı Osmanlı asırlarından bugüne Türkmen köyleriyle meskun
Golan Tepeleri’ni İsrail’e verdiğinde ağzını açamayan, Washington Suriye topraklarının yüzde
otuzunu PKK’nın denetimine bıraktığında sessizce boyun eğen, daha ötesi PKK’yla uzlaşı
toplantıları, anlaşmaları yapıp ortak şirketler kuran; Rusya’ya Tartus’taki donanma,
Lazkiye’deki Hava üsleri konusunda ses çıkaramayan; Moskova’nın yerleştirdiği S-400 füzeleri
İsrail saldırıları karşısında kilitlenip yerinden kıpırdamayınca dili tutulan; İran karşısında sinen,
Tahran’ın ne zaman tepesi atsa “Hesap ettik 50 milyar dolar borçlusunuz bize..” lafıyla ayağa
kapanan, devlet hazinesini yılda 6,5 milyar dolar uyuşturucu parasıyla ayakta tutmaya
çalıştığı için BM belgelerinde 4 Kolordunun “NARKO-DEVLETİ” olarak anılan Şam’dan söz
ediyoruz..&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu tabloyu bile bile, kim cumhurbaşkanımıza masaya otur, müzakere et demeyi aklından
geçirir bilemem.
Sorunun cevabı benim için sır değil. Unutmayalım PKK’yı devletleştirmeyi kafasına koymuş
bir ABD var karşımızda. 2017 senesinde Kuzey Irak’ta referandum günlerinde Washington’da
ağırladığı Mesud Barzani’ye, “Çok beklediniz biliyorum ama şu an zaman uygun değil, biraz
daha bekleyin. Size söz veriyorum siz ve ben ölmeden Irak’ta bağımsız bir Kürt devletinin
kurulduğunu göreceğiz” diyen kişi ABD başkanı Joe Biden. Onun Ortadoğu’daki uzantısını da
tanıyoruz: Brett McGurk&lt;/p&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Fri, 26 Jul 2024 03:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Terörün hesabı, gerçek hedefi neydi şaştı mı tuttu mu?]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/terorun-hesabi-gercek-hedefi-neydi-sasti-mi-tuttu-mu/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/terorun-hesabi-gercek-hedefi-neydi-sasti-mi-tuttu-mu/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Derken Ankara’da Anayasa tartışmaları, TBMM’nin yeni dönem açılışında MHP lideri Devlet Bahçeli’nin beklenmedik çıkışıyla başlayan “yumuşama”; bunun Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan katında destek görmesi, DEM Parti’de açtığı kapı; keza Selahattin Demirtaş’ın Özgür Özel’le görüşmeyi beklemeden “Erdoğan, Bahçeli ve DEM Parti’de karşılık bulan çerçeveye ben de varım...” diye özetlenebilecek duruş sonunda Devlet Bey’in grup toplantısında yaptığı şaşırtıcı çıkışı getirdi&amp;hellip; Öcalan konusunda geçmişte söyledikleri, fikri, zikri, kanaati bilinen bir siyasetçinin, belli ki bıçağın dayandığı yer olarak gördüğü, ABD’nin “Uydu PKK” devletini hayata geçirmek için düğmeye bastığı noktada patlayışıydı bu&amp;hellip;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu çıkışın ürkütmesi muhtemel insanların sert tepkileri yanında, bu çıkışa gönülden destek vermek isteyen ancak zihinlerinde şüphelerini koruduklarının bilinmesin isteyen kalabalıkların varlığını göz ardı edemeyiz. Dolayısıyla bu tabloda Türkiye’ye tuzak kurak kuran çevrelerin beslemesi gereken yaklaşım bence “PKK/ KÜRT/ ÖCALAN aleyhtarı insanların duyguları&amp;hellip;” Şu denmek isteniz, “Siz misiniz karşımıza geçip Abdullah Öcalan diyen, PKK diyen, DEM diyen; alın size TUSAŞ... Ne diyeceksiniz TUSAŞ saldırısına&amp;hellip;”&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Baktım fırsat bu fırsat deyip Müsavat Dervişoğlu Bahçeli’ye idam urganı sallıyor. Dervişin fikri neyse zikri de o&amp;hellip;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Fri, 25 Oct 2024 02:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
</channel>
</rss>