<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">

<channel>
<title><![CDATA[Analiz Gazetesi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr]]></link>
<description><![CDATA[Son 25 Rss Beslemesi - Analiz Gazetesi]]></description>
<generator>Analiz Gazetesi</generator>
<item>
<title><![CDATA[Kripto para ve soğuk cüzdan dolandırıcılıkları]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/kripto-para-ve-soguk-cuzdan-dolandiriciliklari/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/kripto-para-ve-soguk-cuzdan-dolandiriciliklari/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Servet dediğimiz şey, fiziksel bir kasada değil; parmaklarımızın ucunda, ekranda beliren birkaç rakamdan ibarettir. Ve tam da bu görünmezlik, modern dünyanın en sessiz ve en sarsıcı soygunlarına kapı aralamaktadır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Dijital çağın en parlak vaatlerinden biri olan kripto varlık ekosistemi, bugün aynı zamanda en büyük hukuki ve toplumsal risklerden birine dönüşmüş durumdadır. Özellikle son aylarda gördüğümüz soğuk cüzdan vakaları, bize “en güvenli” olarak lanse edilen yöntemlerin bile yanlış kullanım karşısında ne kadar kırılgan olabileceğini göstermektedir. Hemen her gün bir vatandaşın birikimini kaybettiği, dolandırıcıların profesyonelleştiği, mağdurların ise çaresizlikle kapı kapı dolaştığı bir tabloyla karşı karşıya kalmaktayız.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Soğuk cüzdan, bize güvenin en katı halini sunuyor gibi görünse de; insanın zaafı teknolojinin en büyük açığıdır. Tarih boyunca en büyük kayıplar, kale duvarlarının zayıflığından değil; içerdeki dikkatsizliğin, ihmalin ve kör özgüvenin yarattığı gediklerden yaşanmıştır. Bugün de durum farklı değildir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Teknoloji hızlandı, ama insanın farkındalığı aynı hızda güncellenmedi. Dolandırıcılar artık sadece sahte linkler gönderen kişiler değil; tam tersine, sosyal mühendislik teknikleriyle kullanıcıyı adım adım yöneten, güven ilişkisi kuran ve en zayıf anı bekleyen organize yapılara dönüşmüştür. Birçok kişi “Soğuk cüzdanım var, bana bir şey olmaz.” yanılgısına kapılırken, dolandırıcılar tam da bu özgüveni kullanmaktadır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kripto varlık hırsızlığı, hukukun klasik tanımlarının ötesine geçen, zaman ve mekân kavramını aşan bir suç türüdür. Blok zincirin izlenebilirliği, bize dijital evrenin şeffaflığını gösterirken; mixer’lar ve karmaşık transfer zincirleri insanın karanlık tarafını hatırlatmaktadır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Türk Ceza Hukuku, kripto varlıkları bir süredir “malvarlığı değeri” olarak kabul etmektedir. Bu da şu anlama geliyor: Kripto varlıkların çalınması, klasik hırsızlık suçundan daha ağır bir çerçevede değerlendirilmektedir; çünkü bilişim sistemleri kullanıldığı için nitelikli hırsızlık kapsamında ceza artırılmaktadır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ancak hukukun ağır ceza öngörmesi, suçun önlenmesi veya mağdurun parasını geri alması için tek başına yeterli değildir. Dolandırıcılar birkaç dakika içinde transfer zincirleri kuruyor, mixer’lar aracılığıyla izleri dağıtıyor ve mağdur, daha ne olduğunu anlamadan geri dönüşü zor bir sürece girmektedir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bugün en çok karşılaştığımız tablo şu: Soğuk cüzdanın kendi güvenliği neredeyse kusursuz; fakat kullanıcı hataları, profesyonel dolandırıcılara açık bir davetiye çıkarmaktadır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İşte tüm skandalların ortasında, aslında bu küçük hatalar durmaktadır. Sık yapılan hatalara değinecek olursak :&lt;/p&gt;&lt;p&gt;•Seed phrase’i (kurtarma cümlesi) telefonda fotoğraflamak,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;•Bilinmeyen satıcılardan donanım cüzdan almak,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;•Recovery linklerine (kurtarma linkleri) tıklamak,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;•Cihazı geçici olarak üçüncü kişilere emanet etmek,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;•Seed phrase’i (kurtarma cümlesi) dijital ortamda not etmek&amp;hellip;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bir diğer tartışma ise platform ve banka sorumluluklarıdır. Kripto borsaları, yalnızca kendi sistemlerinin güvenliğinden sorumludur. Kullanıcı şifresini paylaştıysa, sahte linke tıkladıysa ya da cihazı ele geçirildiyse borsanın sorumluluğu ortadan kalkmaktadır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Vatandaşın en büyük yanılgısı şikâyeti ertelemektir. Mağduriyetin fark edildiği andan itibaren:&lt;/p&gt;&lt;p&gt;1.Ekran görüntüleri alınmalı,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;2.Cüzdan ID (cüzdan kayıtları) ve işlem hash’leri (cüzdanı temsil eden dijital kod) kaydedilmeli,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;3.Borsalara acil dondurma talebi gönderilmeli,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;4.Savcılığa derhal başvurulmalıdır. Bu adımlar, dosyanın kaderini belirleyen unsurlardır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Türkiye’nin kripto düzenlemeleri konusunda önemli adımlar atması gerekmektedir. Borsaların lisanslanması, soğuk cüzdan kullanımına teknik standart getirilmesi, platformların veri sağlama hızının artırılması ve özellikle sosyal medya kaynaklı dolandırıcılıklara karşı daha hızlı müdahale mekanizması kurulması; mağduriyetleri ciddi ölçüde azaltacaktır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Görünen o ki, hukukun modern toplumla eşzamanlı ilerlemesi için daha fazla yolumuz vardır. Fakat en temel eksiklik, mevzuatta değil; bilinç kültürümüzdedir. Dijital dünya, bir teknoloji problemi değil, bir davranış problemidir. Ve bu davranış değişmedikçe kayıplar devam edecektir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ve unutmayalım:&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Dijital dünyada en güçlü savunma, bilinçli bir kullanıcı olmaktır.&lt;/p&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Wed, 10 Dec 2025 02:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Anonim şirketlerde avukat bulundurma zorunluluğu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/anonim-sirketlerde-avukat-bulundurma-zorunlulugu/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/anonim-sirketlerde-avukat-bulundurma-zorunlulugu/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Ayrıca sözleşmeli avukatı bulunan şirketler, avukatlarından sözlü ve yazılı görüş alarak önleyici hukuk hizmetinin nimetlerinden de faydalanmaktadırlar.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Önleyici hukuk, özellikle ticari hayatta şirketlerin taraf oldukları birçok hukuki ilişkide ve yapılacak işlemlerde ortaya çıkabilecek hukuki riskler süzgeçten geçirilerek ve bu risklerle karşılaşılmadan önce analiz yapılarak gerekli önlemlerin alınmasını ve bu şekilde sorunlar ortaya çıkmadan engellenmesini ve azaltılmasını hedefleyen bir hukuki metottur.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yargılama süreçlerinin belirli usuller doğrultusunda ilerlemesi, yapılacak yanlışlar ile eksik yapılan işlemler nedeniyle hukuki bir sorun ortaya çıktığında çözümü hem çok fazla zaman almakta hem de maddi ve manevi külfet olarak ilgililere geri dönmektedir.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hukuki işlemlerin uzmanlar eliyle yapılması hem olası risklerin önüne geçecek hem de uzman yardımı alınması dolayısıyla tarafları rahatlatacak ve güvende hissettirecektir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yine karşılaştıkları hukuki problemlerin şirket sahiplerinde ilk etapta bir infial yaratması söz konusu olabilir. Fakat bir avukat içinse günlük hayatın bir parçası haline gelmiştir ve bu konuyla alakalı soğukkanlı olarak yol gösterebilecek ve çözüm üretebilecektir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Gelişmiş ülkelerde avukatlar hukuki problemlerle karşılaşıldığında başvurulan bir merci olmaktan çok reel yaşamın, şahısların ve şirketlerin karar alma süreçlerinin bir parçası haline gelmiştir.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Türk Hukukunda dava açma yetkisine kabil herkes kendi davasına ait evrakı düzenleyebilir, davasını bizzat açabilir ve davasını takip edebilir. Ancak bu kurala bir istisna getirilerek bazı ticari şirketler açısından avukat bulundurulması zorunlu tutulmuş ve avukat bulundurma zorunluluğunun yerine getirilmemesi durumunda yaptırım uygulanması hüküm altına alınmıştır.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;1136 sayılı Avukatlık Kanunu madde 35/3 düzenlemesine göre:&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Dava açmaya yeteneği olan herkes kendi davasına ait evrakı düzenleyebilir, davasını bizzat açabilir ve işini takip edebilir.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ancak, Türk Ticaret Kanununun 272. Maddesine göre :&lt;/p&gt;&lt;p&gt;“&amp;hellip; ön görülen esas sermaye miktarının beş katı veya daha fazla esas sermayesi bulunan anonim şirketler ile üye sayısı yüz veya daha fazla olan yapı kooperatifleri sözleşmeli bir avukat bulundurmak zorundadır.”&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu fıkra hükmüne aykırı davranan kuruluşlara Cumhuriyet Savcısı tarafından sözleşmeli avukat tayin etmedikleri her ay için, sanayi sektöründe çalışan on altı yaşından büyük işçiler için suç tarihinde yürürlükte bulunan, asgarî ücretin iki aylık brüt tutarı kadar idarî para cezası verilir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Uygulamada yıl bazında belgeler istenmektedir. Bazen 1 yılın, bazen 2 yılın belgelerinin istenilmesi söz konusu olmaktadır. Savcılık soruşturmalarında Sözleşme ile birlikte, serbest meslek makbuzu ve ödeme dekontları istenilmektedir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Geçtiğimiz 2025 yılı için “Sözleşmeli Avukat” Bulundurma zorunluluğu olup da bulundurmayan Anonim Şirketlere kesilebilecek cezalar şu şekildedir:&lt;/p&gt;&lt;p&gt;2025 Yılı İçin Aylık (26.005,50*2)&amp;nbsp; &amp;nbsp; = 52.011 TL,&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sözleşmeli Avukat 1 Yıl Bulundurulmadıysa Toplam&amp;nbsp; = 624.132 TL&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anonim Şirketlerde Sözleşmeli Avukat Bulundurma Yükümlülüğünün yerine getirilmesi için şirket bünyesinde sigortalı bir avukatın çalıştırılmak suretiyle yerine getirilebileceği gibi yine bir avukatla avukatlık ücret sözleşmesi yapılarak aylık danışmanlık ücreti ödenmek suretiyle de yerine getirilebilmektedir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Söz konusu yükümlülük gereğince yapılacak sözleşmede bulunması gereken hükümler, Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Kanunu Yönetmeliği Madde 73’te yer almaktadır.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu hükme göre, anonim şirket ile avukat arasında yapılacak sözleşme yazılı şekle tabiidir. Sözleşme, taraf sayısından bir fazla olacak şekilde hazırlanır. Hazırlanan sözleşmenin birer nüshası taraflara verilir. Sözleşmenin bir diğer örneği de avukatın kayıtlı olduğu baroya gönderilir.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sözleşmede bulunması gereken hususlar ise şunlardır:&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İş sahibinin adı, soyadı, mesleki ya da ticari unvanı, adresi, vergi/T.C. kimlik numarası,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Avukatın/avukatlık bürosunun/avukatlık ortaklığının adı, soyadı, unvanı, vergi/T.C. kimlik numarası,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İşin tanımı,&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Avukatlık ücreti ve ücretin nasıl ödeneceği,&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sözleşme hükümlerinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi değişikliklerine göre uyarlanacağı,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Süresi,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sona erme koşulları,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İşin harç ve giderlerinin iş sahibine ait olduğu, bunların peşin olarak ya da avukatın ilk talebinde derhal ödenmesi gerektiği, sözleşmede yazılı adresin avukatın bu konudaki taleplerini ileteceği adres olduğu, bu adrese yapılan tebligatların iş sahibine yapılmış sayılacağı ibaresi.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;2025 yılı için 1.250.000 TL ve üstü esas sermayesi bulunan anonim şirketler ile üye sayısı 100 ve üzerinde olan yapı kooperatiflerinin avukat bulundurması yasal zorunluluk olduğundan, bu kapsamdaki şirketler ve kooperatiflere, bulundukları ildeki Baro Başkanlıkları tarafından “Avukatlık Sözleşmesini” ibraz etmesi için bir yazı gönderilir. Bu yazı üzerine sözleşme ve belgeler sunulmadığı takdirde Baro Başkanlıkları tarafından Cumhuriyet Başsavcılığına şirket hakkında suç duyurusunda bulunulur.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Diğer Anonim Şirketlerde Sözleşmeli Avukat Bulundurma Zorunluluğu bulunmamakta olup; zorunlu olmaması avukat bulundurulmasına engel teşkil etmez ve olası hak kayıplarına uğramamak için bir avukattan hukuki destek almakta her zaman yarar vardır. Bu şirketler de kendi özgür iradeleriyle ihtiyari olarak Sözleşmeli Avukat bulundurabilirler.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Avukat bulundurma zorunluluğuna tabi anonim şirketler ve yapı kooperatifleri bu yasal zorunluluğa uymadığı takdirde Cumhuriyet savcısı tarafından sözleşmeli avukat tayin etmedikleri her ay için, sanayi sektöründe çalışan on altı yaşından büyük işçiler için suç tarihinde yürürlükte bulunan, asgarî ücretin iki aylık brüt tutarı kadar idari para cezası kesilir. Yaptırımlara maruz kalmamak adına sözleşmeli Avukatlık ve Hukuki Danışmanlık Hizmeti almak çok daha faydalı bir çözüm olacaktır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Genel olarak avukatların şirketlere vermiş oldukları hukuki hizmetlerin bazıları şunlardır:&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Dava ve icra takipleri süreçlerinin yürütülmesi,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Departmanlara hukuki danışmanlık hizmetleri verilmesi,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sözlü ve yazılı mütalaaların verilmesi,&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sözleşmeler dâhil her türlü hukuki belgenin düzenlenmesinin sağlanması,&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Alacakların hukuki yollardan tahsilinin gerçekleştirilmesi,&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Şirketlerin fikri ve sınaî haklarını ihlal edenlerle hukuksal mücadele edilmesi,&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hukuk bürolarıyla şirket arasındaki diyaloğun sağlanması,&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Alacakların tahsili ve borçların tasfiyesi süreçlerinin yürütülmesi,&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İş hukuku kapsamına giren her tür hukuki işlemlerin takip edilmesi,&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Adli ve idari yargı mercileri, noter ile diğer resmi kurum ve kuruluşlar nezdinde şirketlerin vekil sıfatıyla temsil edilmesi,&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Süreçlerin hukuki denetimlerinin sağlanması,&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hukuki destek taleplerinin karşılanması&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sözleşmelerin incelenerek; sözleşmedeki risklerin belirlenmesi ve bunların ortadan kaldırılması için öneriler verilmesi,&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Personel özlük dosyası örneklerinin hazırlanması&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yönetim kadrolarının ve personelin hukuki ve teknik konularda eğitilmesi&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Son olarak, avukat bulundurma zorunluluğunun amacı; şirketlerin faaliyetlerinin hukuka uygunluğunu sağlamakla beraber şirketlere hukuki konularında bilgilendirme yapmaktır. Bu sayede hukuki sorunlar henüz vuku bulmadan çözüme kavuşturulur.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yargıya taşınan/intikal eden hukuki işlerde ise avukatın iş takibi sayesinde dava ve icra işlerinin şirketin lehine olacak şekilde hukuki yoldan en kısa sürede çözüme kavuşturulması amaçlanır. Unutulmamalıdır ki avukat bulundurma yükümlülüğü her koşulda şirketlerin lehine olup bu sayede şirketler önleyici hukuk hizmeti de almış olacaktır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Wed, 04 Jun 2025 02:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Protesto hakkının hukuksal sınırları]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/protesto-hakkinin-hukuksal-sinirlari/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/protesto-hakkinin-hukuksal-sinirlari/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Anayasamızın 34. maddesi, her vatandaşa önceden izin almaksızın barışçıl toplantı ve gösteri yürüyüşü yapma hakkı tanır. Ancak bu hak mutlak bir hak değildir. Kamu düzeni, milli güvenlik, genel ahlak ya da başkalarının hak ve özgürlüklerini koruma gibi gerekçelerle sınırlandırılabilir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anayasa vatandaşlara protesto hakkı tanır ancak devletin temel görevi kamu düzenini ve güvenliğini korumaktır. Gösteriler barışçıl dahi başlasa eğer istihbarat birimlerinin elinde güvenlik tehdidi olduğuna dair bilgi varsa ya da protestolar toplumsal infiale dönüşme riski taşıyorsa, devletin önleyici tedbir alması zorunluluktur.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bazı gösterilerin izin alınmaksızın düzenlenmiş olması, trafik akışını kesmesi, polise mukavemet veya kamu malına zarar verilmesi gibi durumlar varsa bu eylemler artık barışçıl protesto kapsamından çıkmış olur.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ancak eylem sırasında şiddet, kamu düzenini bozma veya polise direnme söz konusuysa, bu kişiler suç işlemiş sayılabilir ve bu durumda gözaltı hukuken mümkün hale gelir. Burada önemli olan nokta da her olayın somut koşullarına göre ayrı ayrı değerlendirilmesidir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Tutuklanan gençler arasında şiddete bulaşanlar veya örgüt çağrısıyla hareket edenler varsa, bu da Ceza Kanunu kapsamında ayrı bir değerlendirmeye tabi tutulur.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Protestolarla ilgili yaşanan son gelişmelerde protestolarda tutuklanan 131 kişi tahliye edildi; 59 kişi hakkında da tahliye kararı verildi. Tahliye kararı verilen kişiler 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu&#039;na muhalefetle suçlanıyordu.&amp;nbsp; 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu nedir biraz açabilir misiniz?&lt;/p&gt;&lt;p&gt;2911 sayılı Kanun, vatandaşların ifade özgürlüğünü kullanabilmesi için gerekli düzenlemeleri içerir. Ancak bu özgürlük; kamu düzenini, genel asayişi, milli güvenliği ve halk sağlığını koruma gerekçeleriyle sınırlandırılabilir. Yani diğer taraftan da devletin toplumsal barışı ve güvenliği sağlamak için elinde bulundurduğu temel araçlardan biridir.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kanun; toplantı veya gösteri yapmak isteyen grupların önceden bildirimde bulunmasını, belirlenen süre ve yer kurallarına uymasını, şiddet veya tahrike yer vermemesini şart koşar. Bu kurallara uymayanlar hakkında kanun ihlali oluşur.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu nedenle kanun; protestonun amacı barışçıl dahi olsa, kanuni usullere uymayan her eylemin potansiyel güvenlik riski taşıdığı gerekçesiyle cezai yaptırımlar öngörür.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style=&quot;white-space:pre&quot;&gt;	•	Madde 10: Bildirim zorunluluğu,&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style=&quot;white-space:pre&quot;&gt;	•	Madde 22: Gösterinin dağıtılması koşulları,&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style=&quot;white-space:pre&quot;&gt;	•	Madde 28: Zor kullanma yetkisi ve ceza hükümleri,&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;bu kanunun 3 ana maddesi olarak görülmektedir. Tutuklanan kişilerin büyük çoğunluğu, bu kanunun 3 ana maddesini ihlal etmiş olabilir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Tahliye kararları da bu kişilerin şiddete başvurmadığı, ilk defa suç işlediği ya da tutuklamanın ölçüsüz bulunduğu gerekçeleriyle verilmiş olabilir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Tahliyeler ise yargı sürecinin bağımsızlığını ve dengeleyici işleyişini gösterir. Ancak kanun ihlali tespit edilmişse, sanıklar hakkında ilerleyen süreçte yine hapis cezaları veya adli kontroller gündeme gelebilir. Devlet, gösterinin barışçıl mı yoksa organize yasa dışı bir çağrı mı olduğunu ayırt etmek zorundadır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Protestolarda gözaltı ya da tutuklama durumunda gençlerin hukuki hakları nelerdir?&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Gözaltına alınan gençlerin hakları, hukuk devleti ilkesi gereği güvence altındadır. Özellikle 18 yaş altı bireyler için çocuk hakları hukuku da devreye girer.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Her vatandaş gibi:&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style=&quot;white-space:pre&quot;&gt;	1-Savunma hakkı vardır: Gözaltına alındıkları anda avukat isteme hakları doğar.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style=&quot;white-space:pre&quot;&gt;	2-Ailelerine haber verilmelidir: Reşit olmayanlar için bu zorunludur.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style=&quot;white-space:pre&quot;&gt;	3-Gözaltı süresi sınırlıdır: Suçun niteliğine göre 24 saat ile 48 saat arasında değişir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style=&quot;white-space:pre&quot;&gt;	4-Kötü muameleye karşı koruma altındadırlar: İşkence, kötü muamele Anayasa’ya ve TCK’ya göre yasaktır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ancak bu hakların kötüye kullanılmaması da önemlidir. Protesto hakkı kullanılırken şayet kamu düzenini bozucu, provokatif veya şiddet içerikli davranışlar varsa, kolluk güçlerinin müdahalesi ve gözaltı-tutuklama işlemleri hukuki bir zorunluluk halini alabilir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Tue, 29 Apr 2025 02:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Reddedilen Schengen Vizesi ücretleri iade alınabilir mi?]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/reddedilen-schengen-vizesi-ucretleri-iade-alinabilir-mi/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/reddedilen-schengen-vizesi-ucretleri-iade-alinabilir-mi/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;1-Schengen Vizesi nedir? Ne için alınır?&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Avrupa Birliği ve Avrupa ekonomik alanına üye olan bir çok ülke arasında seyahat özgürlüğü sağlayan&lt;/p&gt;&lt;p&gt;bir vize türüdür ki şimdilik sadece 26 ülkeyi kapsamaktadır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu ülkeler içerisinde serbest dolaşım hakkı sağlayarak birden fazla ülkeyi ziyaret etmenize olanak&lt;/p&gt;&lt;p&gt;sağlamaktadır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;2-Vizeler neden reddedilir?&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Dünya bazında bakılırsa Schengen vizesinin ret sebebi ilgili ülkedeki ekonomik ve siyasi sebeplerdir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Vize başvurusu inceleme evrakında 16 madde bulunmaktadır. Başvurular bu maddelere göre&lt;/p&gt;&lt;p&gt;incelenerek ret işlemi yapılmaktadır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Genel olarak başvuran kişiler gerekli şartları taşımıyorsa ret işlemi yapılmaktadır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Genel Nedenler&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Eksik bilgiler&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Hatalı ve yanıltıcı beyanlar&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Yetersiz mali durum&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Sabıka kaydının olması&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Ziyaret için makul bir nedenin olmaması örneğin; seyahat planının net olmaması ki bu durumda göç&lt;/p&gt;&lt;p&gt;etme niyeti akla gelmektedir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Geçmişte yapılan vize ihlalleri sayılabilir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Alınan vize ücretleri konsolosluk giderleri için kullanılmaktadır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;3-Türkiye’den yapılan başvuruların ret oranı neden yüksektir ?&lt;/p&gt;&lt;p&gt;En fazla Schengen başvurusu yapan ülke Türkiye’dir. 2016 yılında 72 kriterin 66sı tamamlandığı için&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Schengen vizesi serbestisi gündeme gelse de ilerleyen süreçte schengen vizesi almak gittikçe&lt;/p&gt;&lt;p&gt;zorlaşmaktadır. Türkiye’nin milyonlarca Euro kaybı olmaktadır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Türkiye’deki gençlerin Avrupa’ya yerleşme isteği ve yoğun bir göçün olması, Türk vatandaşlığı alan&lt;/p&gt;&lt;p&gt;yabancıların asıl amacının Avrupa ‘ya göç isteği vize başvurularının reddedilmesinde etkin rol&lt;/p&gt;&lt;p&gt;oynamaktadır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu durumda ise öğrenciler okul kabulleri geliyor ama gidemiyorlar. Akademisyenler, sempozyumlara&lt;/p&gt;&lt;p&gt;katılamıyorlar. İş insanları, tır şoförleri ciddi mağduriyet yaşıyorlar.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;4-Vize reddedilirse ne yapılabilir?&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ret durumu bir dilekçe ile başvuran tarafa tebliğ edilmektedir. İlgili diplomatik misyonlara, ilgili&lt;/p&gt;&lt;p&gt;konsolosluklara veya büyükelçiliklere 1 ay içerisinde itiraz hakkı bulunmaktadır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ret kararına karşı; posta veya mail yoluyla yahut avukat aracılığıyla itiraz yapılabilmektedir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu itiraz da reddedilirse ilgili ülke mahkemelerinde dava açma hakları bulunmaktadır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yeniden başvuru da yapılabilir ancak doğal olarak daha zorlu bir süreçtir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Aynı ülkeden veya farklı ülkeden başvuru yapılması da bir diğer seçenektir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Farklı ülkeden başvuru yapıldığında da ortak sistem olduğu için diğer ülkelerden başvuru yapıldığı ve&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ret alındığı sistemden çıkmaktadır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;5-Vize ret durumları sistemden ne zaman silinmektedir?&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Vize başvuruları esnasında verilen parmak izleri 5 yıl geçerlidir ve bu süre geçtikten sonra sistemden&lt;/p&gt;&lt;p&gt;silinmektedir. Vize ret durumu var ise bu verilerle birlikte yani 5 yıl içerisinde silinmektedir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ayrıca vize reddi pasaporta işlenmemektedir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;6-Reddedilen vize ücreti alınabilir mi?&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Konsolosluklar, alınan bu ücreti hizmet bedeli olarak değerlendirmekte ve iade işlemi&lt;/p&gt;&lt;p&gt;yapılmamaktadır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Reddedilen vize ücreti geri alınamadığı gibi, uçak bileti iptali, tur iptali, konaklama iptali gibi ücretlerin&lt;/p&gt;&lt;p&gt;de bazen iadesi alınmamakta ve ciddi mağduriyetler oluşmaktadır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bazı sigorta firmaları bu konuları sigortalayabilmektedir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Seyahat sigortası yapılırken bu konuda kloz eklenerek bu konulardaki riskin sigortalanması ve bu&lt;/p&gt;&lt;p&gt;şekilde tahsil edilmesi mümkün olmaktadır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;7-Sigorta firmasından vize ret ücretleri nasıl alınabilir?&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bazı sigorta şirketlerinin seyahat sağlık sigortası poliçeleri içerisinde vize reddi klozu da yer almaktadır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu kloz da hangi hallerde vize ücretinin iade alınabileceği belirtilmektedir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- İstenen tüm dokümanların beyan edilmesi,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Hukuki olarak bir engelin olmaması gerekmektedir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sigortalı tarafından ilgili diplomatik misyona yaptığı vize ücretinin makbuzu ve vize reddine ilişkin&lt;/p&gt;&lt;p&gt;gelen evrakın aslı ibraz edilerek vize ücretinin iadesi talep edilebilir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ek olarak seyahat sağlık sigortası, hastalık ya da yaralanma durumlarında poliçelerdeki teminat ve&lt;/p&gt;&lt;p&gt;süre zarfında kişileri finansal koruma altına almaktadır.&lt;/p&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Tue, 16 Jul 2024 03:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kadının bitmeyen soyadı çıkmazı mazi oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/kadinin-bitmeyen-soyadi-cikmazi-mazi-oldu/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/kadinin-bitmeyen-soyadi-cikmazi-mazi-oldu/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;İlgili kanun hükmü “Kadın, evlenmekle kocasının soyadını alır; ancak evlendirme memuruna veya daha sonra nüfus idaresine yapacağı yazılı başvuruyla kocasının soyadı önünde önceki soyadını da kullanabilir. Daha önce iki soyadı kullanan kadın, bu haktan sadece bir soyadı için yararlanabilir.” Hükmü başvuru sonucunda AYM tarafından oy çokluğu ile iptal edildi.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Artık kadının evlenmeden önceki soyadını kullanabilmesi bu yönde talepte bulunması ve anılan soyadını kocasının soyadının önünde kullanması şartları kanunun yürürlük tarihinden itibaren mazi olmuştur.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da 30/09/2015 tarihli 2014/889 E. 2015/2011 K.. sayılı kararında kadının evlenmeden önceki soyadının evlendikten sonra tek başına kullanılmasına izin verilmemesinin Sözleşmenin 8. Maddesiyle bağlantılı olarak 14. Maddesine aykırı olduğu sonucuna ulaşmış; kadının evlenmeden önceki soyadını evlendikten sonra tek başına kullanabilmesi için haklı bir nedenin bulunmasına gerek olmadığına da ayrıca dikkat çekilmiştir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anayasa Mahkemesi kararında nüfus kayıtlarındaki karışıklığın önlenmesi ve soy bağının sağlıklı bir şekilde tespit edilmesinde kamu yararı bulunduğu ancak bireylerin kimlik numaralarının bulunması ve nüfus hizmetlerinin bilişim teknolojilerinden faydalanılarak sunulduğunu da önemle vurgulamıştır. Anayasa Mahkemesi’nin değerlendirmesine göre “Erkek, evlenmeden önceki soyadını evlendikten sonra da tek başına kullanabildiği halde, kuralla kadının evlenmeden önceki soyadını evlendikten sonra ancak kocasının soyadının önünde kullanabileceği öngörüldüğünden karşılaştırmaya müsait şekilde benzer durumda olan eşler arasında cinsiyet temelinde farklı muamelenin yapıldığı açıktır. Ortak soyadının aile bağlarını korumanın zorunlu olduğunun, bu manada eşlerin ortak soyadı taşımamaları halinde aile bağlarının hiçbir şekilde korunamayacağının söylenmesi de zordur. Evlenmeden önceki soyadının, evlendikten sonra da tek başına kullanılması bağlamında kadın ve erkek arasında kuralla öngörülen farklı muamelenin nesnel ve makul bir temele dayanmaması sebebiyle eşitlik ilkesini ihlal ettiği sonucuna ulaşılmıştır.”&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anayasa Mahkemesinin oy çokluğuyla iptal ettiği ilgili kanun hükmünden sonra artık kadınların evlendikten sonra bekârlık soyadlarını kullanabilmeleri için dava açmalarına gerek kalmayacak. İptal kararı Resmi Gazete’de yayınlanmasından başlayarak 9 ay sonra yürürlüğe girecektir. Fakat hâlihazırda hukuki boşluk meydana gelecektir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Cinsiyet temelinde ayrımcılığı yasaklayan uluslararası sözleşmeler mevcut olup, tarihsel süreç içerisinde kadın-erkek eşitliğini hayata geçirmeye yönelik hukuki gelişmelerin yaşandığı ve bu kapsamda eşitlik ilkesine aykırı olduğu değerlendirilen hükümlerin iptal edilmesi isabetlidir. Bununla beraber Anayasa Mahkemesinin bu iptal kararı ile evli kadının soyadı konusunda Türk Medeni Kanununda hukuki boşluk oluştuğundan gözler “TBMM” çevrilecektir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Önümüzdeki seçimlerde kadınların soy isim seçimi konusunda tercihlerini belirleyecek olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni de seçecek olmaları söz konusu olacaktır.&lt;/p&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Tue, 02 May 2023 02:30:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Suça sürüklenen çocuk: İndirim mi, istismar mı?]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/suca-suruklenen-cocuk-indirim-mi-istismar-mi/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/suca-suruklenen-cocuk-indirim-mi-istismar-mi/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Türk Ceza Kanunu’na göre, 12 yaş altındaki çocukların hiçbir cezai sorumluluğu bulunmamaktadır. 12–15 yaş arasında ise algılama yeteneğine göre indirim uygulanmaktadır; 15–18 yaş arasında ise gençlerin işlediği suçlar, yetişkinlere kıyasla çok daha düşük yaptırımlarla cezalandırılmaktadır. Kağıt üzerinde bu yaklaşım, çocuğu koruma amacı taşımaktadır. Ancak gelin görün ki, günümüz Türkiye’sinde bu düzenlemeler artık ciddi bir toplumsal adalet krizine yol açmaktadır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Çünkü artık çocuklar sadece “oyun oynarken yanlışlıkla suç işleyen masum figürler” değiller. Örgütlü suçlar, sokak çeteleri ve terör yapıları, çocukları bilerek suçun içine çekmektedir. Planlı cinayetlerde, gasp olaylarında, hatta uyuşturucu ticaretinde “çocuk kartı” kullanılmaktadır. Yani indirimler, çocukları korumaktan çok, suç örgütlerine hukuki bir zırh sağlamış durumdadır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Dünya uygulamalarına baktığımızda, ABD ve İngiltere’de ağır suçlarda çocuklar yetişkin gibi yargılanmaktadır. 13 yaşında bir fail ömür boyu hapse mahkûm edilebilmektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi dahi bu uygulamaları sert bulsa da, toplum güvenliği açısından caydırıcı etkisi tartışılmazdır. Öte yandan, İskandinav ülkelerinde “kanunla sorunlu çocuk” modeliyle çocuğu bireysel fail değil, sosyal mağduriyetin ürünü olarak gören bir yaklaşım mevcuttur. Ancak bu model, Türkiye’nin gerçekleriyle örtüşmemektedir. Çünkü bizde suça sürüklenen çocukların büyük kısmı, artık ne yazık ki sistematik olarak örgütlü suç mekanizmalarının parçası haline gelmiş durumdadır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu düzenlemelerin tarihi arka planında, çocuğun gelişimsel özelliklerini ve rehabilitasyon hakkını koruma amacı vardır. Ancak bugün, uygulamada karşımıza bambaşka bir tablo çıkmaktadır. Suç örgütleri, ceza indirimi garantisini kullanarak çocukları bilerek suçun içine sürüklemektedir. Başka bir ifadeyle, kanunun koruma niyeti, fiilen suçun aracı haline gelmiş durumdadır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Türkiye’nin sosyolojik koşulları değerlendirildiğinde, “kanunla sorunlu çocuk” modelinin tek başına yeterli olmayacağı açıktır. Zira bizde çocuk faillerin bir kısmı artık yalnızca mağdur değil; bilinçli şekilde örgütlü suçların aktörüdür. Dolayısıyla ağır suçlarda yaş küçüklüğü indiriminin kaldırılması kaçınılmazdır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hukuken şu soruyu sormak gerekir: Mağdurun yaşam hakkı 17 yaşındaki failin küçüklüğü karşısında daha mı az değerli? Elbette hayır. Anayasa’nın 17. maddesi herkesin yaşam hakkını güvence altına alır; bu hak, failin yaşıyla ölçülemez. Türk ceza adaletinin temel ilkelerinden biri olan “orantılılık” da, suça uygun cezanın verilmesini zorunlu kılmaktadır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bugün uygulanan indirimler, adalet duygusunu zedelemekte, caydırıcılığı ortadan kaldırmakta ve kamu vicdanını yaralamaktadır. Çocuk koruma politikaları elbette devam etmelidir, fakat ağır suçlar söz konusu olduğunda adalet terazisinin bozulmasına izin verilmemelidir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Çözüm Önerileri&lt;/p&gt;&lt;p&gt;1.	Ağır suçlarda indirim kaldırılmalı: Kasten öldürme, cinsel saldırı ve örgütlü suçlar bakımından yaş küçüklüğü indirimi uygulanmamalıdır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;2.	Özel çocuk ceza mahkemelerinin işlevselliği arttırılmalıdır. Hakimler, psikologlar ve sosyal hizmet uzmanlarının ortak çalıştığı, ihtisaslaşmış mahkemeler çocuğun hem hukuki hem psikolojik yönünü değerlendirmelidir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;3.	Önleyici sosyal politikalar güçlendirilmelidir. Çocukların suça sürüklenmesini engellemek için eğitim, sosyal destek ve aile danışmanlığı mekanizmaları yaygınlaştırılmalıdır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;4.	Uluslararası standartlarla uyum sağlanmalıdır. Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin koruyucu hükümleri korunurken, ağır suçlarda toplum güvenliği ve mağdur hakları öncelenmelidir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Çocuğu korumak ayrı, suçu mazur göstermek ayrıdır. Bugün yaş küçüklüğü indirimi, suçu hafifleten bir araca dönüşmüşse bu durum kabul edilemez. Ceza indirimi adı altında topluma verilen mesaj, “17 yaşında bir gencin işlediği cinayet daha hafif sayılır” algısını dayatmaktadır. Oysa adalet, mağdurun yaşıyla değil, suçun ağırlığıyla ölçülür.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Türkiye, ağır suçlarda “çocuk indirimi” ni kaldırmalıdır. Eğitim ve rehabilitasyon tedbirleri elbette uygulanmalıdır; ama cinayet, cinsel saldırı veya organize suç söz konusu olduğunda, failin 17 yaşında olması mağdurun acısını hafifletmez. Adaletin terazisi, suçun ağırlığına göre işlemelidir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Sun, 28 Sep 2025 02:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Toplumsal öfke ve hukukun caydırıcılığı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/toplumsal-ofke-ve-hukukun-caydiriciligi/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/toplumsal-ofke-ve-hukukun-caydiriciligi/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;“Mülk adaletle kaimdir” sözü, sadece bir siyaset düsturu değil, toplumun nefes aldığı ruhtu.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bugün ise o incelik ipi gitgide inceliyor.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bir bakıyoruz, park yeri kavgasında silahlar çekiliyor; bir bakıyoruz, yolda bir korna yüzünden canlar yanıyor.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bugünün insanı hukuku bir tehdit olarak görüyor, rehber olarak değil.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Cezadan korkuyor, ama adaleti hissetmiyor.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hâlbuki hukukun caydırıcılığı, sadece cezaların ağırlığından değil; toplumun o cezayı adil bulmasından doğar. Bir milletin ferdi, “Hak yerini bulur” diyebildiği gün, hukuk devleti hakikaten yaşamaya başlar.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Toplumsal öfke, aslında adalet açlığının bir tezahürüdür.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Adaletin geciktiği, hukukun itibar kaybettiği yerde, birey kendi hükmünü vermeye kalkar.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bir park yeri yüzünden tetiğe dokunan el, aslında yalnız bir cana değil, hukuka da kurşun sıkmıştır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Çünkü hukuk, insanların birbirine sabırla bakabildiği bir düzende yaşar.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Öfke, o nazik düzenin zehridir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hukuk, korkutmak için değil, şuur kazandırmak için vardır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Cezanın caydırıcı olması, onun ağırlığından değil; toplumun adaletine olan inancından doğar.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bir kişi, “Zulüm yaparsam devlet beni cezalandırır” diye değil; Zulüm, insanlığa yakışmaz diye duruyorsa, işte o zaman medeniyet vardır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bugün bize düşen, cezaların caydırıcılığını arttırmakla birlikte adalet hissini diriltmektir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Zira hukuk bir kanun metni değil, bir medeniyet terbiyesidir. Kalem, kılıçtan keskindir; ama kalemin keskinliği, öfkeyi değil, hikmeti doğurur.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bir toplumun öfkesi adalete dönüşmediği sürece, her park yeri bir mahkeme, her sokak bir ceza sahnesi olur.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;“Adalet, öfkenin ilacıdır;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Öfke, adaletin celladı.”&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Sun, 23 Nov 2025 02:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Süresiz nafaka: Destek mi, ömür boyu yük mü?]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/suresiz-nafaka-destek-mi-omur-boyu-yuk-mu/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/suresiz-nafaka-destek-mi-omur-boyu-yuk-mu/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Başlangıçta mağduriyetleri önlemek amacıyla getirilen bu düzenleme, zamanla amacının dışına çıkmış, birçok insan için ömür boyu süren bir ekonomik ve psikolojik yüke dönüşmüştür.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Türkiye’de süresiz nafaka uygulaması, 1988 yılında yapılan yasal değişiklikle hukuki zemin kazanmıştır. Daha sonra 2001 yılında yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu ile bu sistem korunmuştur. Amaç, boşanma sonrası yoksulluğa düşecek eşin korunmasıdır. Bu amaç meşrudur ve kimsenin buna itirazı yoktur. Ancak sorun, bu korumanın sınırlarının belirsiz olmasıdır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bugün gelinen noktada, birkaç ay süren evliliklerin ardından yıllarca nafaka ödemek zorunda kalan binlerce insan bulunmaktadır. Bu tablo, hukuken mümkün olsa da vicdanen kabul edilebilir değildir. Çünkü hukuk, sadece kanun metinlerinden ibaret değildir; aynı zamanda toplumsal adaletin teminatıdır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Dünyadaki uygulamalara baktığımızda ise bambaşka bir tablo karşımıza çıkmaktadır. ABD, Almanya, Fransa ve İskandinav ülkelerinde nafaka genellikle belirli sürelerle sınırlandırılmakta, tarafların yeniden ekonomik bağımsızlık kazanmaları hedeflenmektedir. Süresiz nafaka, ancak istisnai ve çok özel durumlarda gündeme gelmektedir. Küresel eğilim açıkça göstermektedir ki, modern hukuk sistemleri ömür boyu nafaka anlayışından uzaklaşmaktadır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Türkiye’de de son yıllarda bu konuda önemli bir farkındalık oluşmuştur. Hazırlanan yeni taslaklarda, nafaka süresinin evlilik süresiyle orantılı hale getirilmesi gündeme gelmiştir. Bu yaklaşım, hukuki açıdan son derece isabetlidir. Çünkü evlilik ne kadar kısa sürmüşse, tarafların ekonomik bağımlılığı da o kadar sınırlıdır. Ölçülülük ve hakkaniyet ilkesi bunu gerektirmektedir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ancak altını çizmek gerekir ki, tek kriter evlilik süresi olmamalıdır. Tarafların yaşı, gelir durumu, çalışma kapasitesi, sağlık durumu ve kusur oranı da dikkate alınmalıdır. Aksi halde mekanik bir sistem ortaya çıkar. Hukukun amacı matematiksel eşitlik değil, somut olayda adaleti sağlamaktır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kısa süreli evlilikler sonrası uzun yıllar nafaka ödenmesi, kamuoyunda haklı olarak “mağduriyet” olarak görülmektedir. Yeni düzenleme, doğru uygulanması halinde bu sorunu büyük ölçüde çözecektir. Nafaka, kişinin hayata yeniden tutunmasını sağlayan geçici bir destek olmalı; ömür boyu süren bir cezaya dönüşmemelidir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bir diğer önemli tartışma konusu ise yeni düzenlemenin geçmişe etkili olup olmayacağıdır. Hukukun temel prensibi gereği, bu tür düzenlemeler kural olarak geçmişe yürümez. Dolayısıyla yeni sistemin daha çok yeni davalara uygulanması beklenmektedir. Ancak halen nafaka ödemekte olan binlerce kişi açısından da uyarlama ve yeniden değerlendirme imkânlarının sağlanması, adalet duygusunun gereğidir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Süresiz nafaka meselesi, sadece hukuki değil; aynı zamanda sosyal, ekonomik ve kültürel bir meseledir. Aile kurumunun güçlendirilmesi, gençlerin evlilikten korkmaması ve toplumda adalet duygusunun korunması için bu konuda dengeli bir reforma ihtiyaç vardır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Unutulmamalıdır ki hukuk, güçlü olanı değil, haklı olanı korumak için vardır. Nafaka sistemi de kimseyi mağdur etmeyen, kimseyi de ömür boyu yük altına sokmayan bir denge üzerine kurulmalıdır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Adil olan budur. Doğru olan budur. Toplumun beklentisi de budur.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Sun, 15 Feb 2026 09:15:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Dikkat vergi suçu işlemeyin]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/dikkat-vergi-sucu-islemeyin/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/dikkat-vergi-sucu-islemeyin/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;1- KDV oranı % 18 olan mal ve hizmetlerin KDV oranı % 20’ye çıkarılmıştır. (Yürürlük / Uygulama tarihi: 10.07.2023)&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;2- KDV oranı % 8 olan mal ve hizmetlerin KDV oranı % 10’a çıkarılmıştır. (Yürürlük / Uygulama tarihi: 10.07.2023)&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;3- KDV oranı %8 olan &quot;Sabun, şampuan, deterjan, dezenfektanlar, ıslak mendil (sabun, deterjan veya solüsyon emdirilmiş olsun olmasın), tuvalet kağıdı, kağıt havlu, kağıt mendil ve peçete ürünlerinde&quot; KDV oranı %8&#039;den %20&#039;ye çıkarılmıştır. (Yürürlük / Uygulama tarihi: 10.07.2023)&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;4- Tüm harçlar (sürücü belgesi harcı hariç) yüzde 50 arttırılmıştır. (Yürürlük / Uygulama tarihi: 08.07.2023)&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;5- Yurt dışından yolcu beraberinde getirilen telefon kullanım harcı ayrıca 20 bin TL olarak belirlenmiştir. (Yürürlük/ Uygulama tarihi: 08.07.2023)&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;6- Tüketici kredilerindeki yüzde 10 oranındaki BSMV yüzde 15’e çıkarılmıştır. (Yürürlük tarihi: 07.07.2023 tarihinden itibaren kullandırılacak kredilerde uygulanmak üzere 07.07.2023)&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;7- Spor müsabakalarına dayalı müşterek bahislerde vergi oranı yüzde 5’ten yüzde 10’a, at yarışlarında yüzde 7’den yüzde 14’e, diğer şans oyunlarında ise yüzde 10’dan yüzde 20’ye yükseltilmiştir. (Yürürlük / Uygulama&amp;nbsp; tarihi: 07.07.2023)&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Neler Yapılmalı ?&lt;/p&gt;&lt;p&gt;1. Yazar kasa POS Terminallerinde KDV oranları acilen ayarlatılmalı. Konu ile ilgili olarak yetkili servisler ile irtibata geçilmeli!&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;2. Ticari / Muhasebe / ERP vb.&amp;nbsp; FATURA düzenlediğiniz programlardaki KDV parametreleri ayarlatılmalı!&lt;/p&gt;&lt;p&gt;3. 10 Temmuz 2023 pazartesi günü yeni oranlar ile faturalar düzenlenmeli!&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;4. Bundan ziyade; KDV DAHİL fiyatla alım satım yapanlar fiyat listelerini acilen elden geçirmeli!&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;KDV ORANINDAKİ HATA CİDDİ MALİ CEZALARA NEDEN OLABİLİR.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Temmuz ayının ilk 10 günü %1 %8 %18 kdv oranları uygulanacak sonra devam eden 20 günlük süreçte %1 %10 %20 kdv oranları ile KDV beyannamesi verilecektir. Bu durum özelikle KDV tevkifat, iade ve beyannameler açısından büyük sorun oluşturacaktır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yazar kasa POS Terminallerinde KDV oranları, fatura düzenlenen programlardaki KDV parametreleri ayarlanmazsa ve 10 Temmuz 2023 tarihi itibariyle yeni KDV oranları ile faturalar düzenlenmezse kayıt dışılık artacağı için vergi kaybı oluşur ve vergi suçu işlenmiş olur. Özel Usulsüzlük Cezası kesilir ve oluşan vergi kayıpları Vergi Ziyaı Cezası ve gecikme zammıyla ilgililerden tahsil edilir.&lt;/p&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Sun, 09 Jul 2023 02:30:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[2025 yılında beklenilen yargı reformları]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/2025-yilinda-beklenilen-yargi-reformlari/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/2025-yilinda-beklenilen-yargi-reformlari/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Geçtiğimiz günlerde ise adalet sisteminin iyileştirilmesini amaçlayan Yargı Reformu Stratejisi yayınlanmıştır. Bu stratejide “hukukun üstünlüğünü esas alan, gecikmeyen ve öngörülebilir adalet sistemi”&amp;nbsp; vizyon olarak merkeze koyulmuştur.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu reformların altı teması mevcuttur. Bunlar;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;1-Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığını amaçlayan “hukukun üstünlüğü”,&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;2-Makul süre, hızlılık, öngörülebilir ve çözüm merkezli adaleti amaçlayan “hukukî güvenlik”,&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;3-Sadeleştirilmiş, kolaylaştırılmış, verimliliği esas alan süreç ve uygulamaları amaçlayan “yargının etkinliği”,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;4-Adalete kolay erişim, onarıcı ve telafi edici adalet uygulamaları ile toplumsal güven için etkin ceza adaleti sistemini amaçlayan “güven ve memnuniyet”,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;5-Adalet hizmetleri ile adli birimlerde dijital dönüşüm ve yapay zekayı amaçlayan “teknoloji destekli adalet”,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;6-Değerlere dayalı hukuk eğitimi ve liyakat esaslı uygulamaları amaçlayan “mesleki yetkinlik”.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yargı Reformu Stratejisi kapsamında 45 hedef belirlenmiş ve bu hedefler öncülüğünde 264 faaliyet yapılması planlanmaktadır.. Bunları birkaç başlık altında özetlememiz gerekirse;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemeleri en geç altı ayda karar verecek&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hedefler arasında temyiz kanun yolunun etkinliğine yönelik düzenlemelerin yapılması ve yargılamaların makul sürede tamamlanabilmesi için istinaf mahkemelerinin güçlendirilmesi yer almıştır.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu doğrultuda faaliyetler bölümünde temyiz incelemelerinin en geç altı ay içerisinde sonuçlanması hedefiyle Yargıtay ve Danıştay’ın kurumsal yapısı güçlendirilecek ve gerekli önlemler alınacaktır. İstinaf mahkemelerinin kurumsal yapısı, incelemelerinin en geç altı ay içerisinde sonuçlanması hedefi çerçevesinde güçlendirilecektir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İhtisas Mahkemeleri kurulacak&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İhtisaslaşmaya yönelik uygulamalar geliştirilerek süreçlerin daha etkin ve hızlı tamamlanması hedeflenmiştir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Çevre, sağlık, sigorta, trafik kazaları, iş kazalarından kaynaklı maddi ve manevi tazminat gibi dava türleri özelinde iş dağılımı suretiyle ihtisaslaşma sağlanacaktır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Avukatlık Kanunu’nda değişiklik&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Savunmanın güçlendirilmesi ve avukatların adli süreçlere daha etkin katılması için çalışmalar yapılması planlanmıştır.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Avukatlık Kanununun yargı hizmetlerinin etkinliği ve savunmanın güçlendirilmesi doğrultusunda güncellenmesi faaliyetler listesinde yer almıştır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Duruşmalar 2 aydan fazla ertelenmeyecek&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Adli süreçlerin makul sürede tamamlanmasına yönelik kurumsal tedbirlerin alınacak ve uygulamalar geliştirilecektir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Duruşmaların kesintisiz devamı ilkesi uyarınca kanunda gösterilen istisnai hallerde duruşmaların azami iki ay ertelenebilmesi sağlanacaktır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Noter yardımcılığı mesleği gelecek&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Noterliklerin görev tanımları, yargının iş yükünü azaltacak şekilde yeniden düzenlenecektir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Noter yardımcılığı müessesiyle birlikte hukuk fakültesi mezunlarının görev yapacağı sistem faaliyetler kapsamına alınmıştır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hukuk eğitimindeki iyileştirmeler&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hukuk eğitimin niteliğinin artırılmasına yönelik bazı değişiklikler listelenmiştir. İlgili kurumlarla iş birliği halinde hukuk eğitimin kalitesini artırmaya amaçlayan tedbirler alınacaktır.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hukuk fakültelerine girişte aranan 125.000 başarı sıralamasının aşamalı olacak şekilde yükseltilmesi ve yerleştirmede esas alınan puan türünün hukuk eğitiminin niteliğine uygun şekilde tekrardan belirlenmesi için çalışmalar yapılacaktır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Adalet Bakanlığı Bursu ile üniversiteye giriş sınavında hukuk fakültelerini tercih edenlerden en yüksek puanı alan veya eğitim sürecinde başarı gösteren belli sayıda öğrenciye burs sağlanacaktır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hukuk fakültesi açılmasında aranan kriterler yeniden belirlenecektir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Caydırıcılığı artıran yeni hükümler&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ceza adaleti sisteminde caydırıcılığı artıracak yeni hükümler getirilecektir. Strateji Belgesi’nde maddi ceza hukuku normları, ceza muhakemesi normları ve infaz hukukuna ilişkin normlar bütüncül bir şekilde ele alınmıştır. Suç ve yaptırım dengesinin, başta adil yargılanma hakkı olmak üzere hak ve özgürlüklerin korunması ilkesinin gözetilmesi suretiyle bütünüyle gözden geçirilmesi öngörülmüştür.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu bağlamda trafikte saldırı amacıyla araçtan inme gibi davranışların sürücü belgesinin geri alınması da dâhil olmak üzere müstakil yaptırıma bağlanması sağlanacaktır.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;Ölümlü veya yaralanmalı trafik kazalarında zaruret dışında olay yerinin terk edilmesi ayrı bir suç olarak düzenlenecektir.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçunun, vücut dokunulmazlığına, hürriyete ve çevreye karşı işlenen suçların cezaları artırılacaktır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Adli Sicil Sistemi yapılandırılması&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Lekelenmeme hakkını güçlendiren adli sicil sisteminin yeniden yapılandırılması hedeflenmiştir.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Adli sicil ve arşiv kayıtlarının silinme süreleri gözden geçirilme suretiyle kısaltılacaktır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ceza mahkûmiyetlerinin adli sicile kaydedilmesinde çocuklar lehine farklı düzenlemeler yapılacaktır. Böylece çocukların adli sicil kayıtları düzenlenerek onarıcı adalet sistemi getirilecektir.&lt;/p&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Sun, 09 Feb 2025 08:45:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[2025 yılı Ağustos ayı hukuki ve mali bilgilendirmeler]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/2025-yili-agustos-ayi-hukuki-ve-mali-bilgilendirmeler/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/2025-yili-agustos-ayi-hukuki-ve-mali-bilgilendirmeler/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Gelir vergisi teşviki kapsamında personel, firma sahibi ve ortaklara ödenen maaşlarda;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Brüt asgari ücretin 40 katını aşan tutarlar için teşvik uygulanamayacak.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Gelir vergisi ve damga vergisi istisnası, bu sınır dahilinde geçerli olacak.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2025/07/20250724-2.htm&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;7555 sayılı kanun ile vergi mevzuatında yapılan değişiklikler:&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Taşıtlarda ÖTV oranları değişti. İçten yanmalı araçlarda ÖTV oranı %70’den başlayıp %220’ye kadar yükseltildi. Elektrikli araçlarda en düşük ÖTV oranı %10’dan %25’e yükseltildi. 4x4 pick-up araçlar için ÖTV oranı %4’ten %50’ye çıkartıldı,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Petrol ürünlerinde ÖTV teminatı KDV matrahına dahil edildi,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Elektronik yoklama fişlerinde imza şartının kaldırıldı,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Vakıf taşınmazlarının satışına KDV istisnası getirildi,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- OSB kredilerinde BSMV istisnası uygulanamayacak,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2025/07/20250724-2.htm&lt;/p&gt;&lt;p&gt;7555 sayılı kanun ile çalışma mevzuatında KEP (kayıtlı elektronik posta) kullanımı&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Bordrolar, bildirimler (iş sözleşmesi, personel yönetmeliği, disiplin prosedürü vs) KEP üzerinden gönderilebilecek,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Tüm KEP ve e-imza masrafları işverene ait olacak,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- KEP ile yapılan bildirimleri hukuki delil sayılacak,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- KEP sadece işçinin yazılı kabulü ile kullanılabilecek,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Fesih gibi işlemler yazılı olarak yapılmaya devam edecek,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2025/07/20250724-2.htm&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Merkez Bankası kredi kartı ve KMH uygulanacak azami faizleri indirdi. Uygulama 1 Ağustos&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Dönem borcu 25 bin lira altı bireysel kartlar: %3,5 (değişmedi),&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Dönem borcu 25 bin ile 150 bin lira arasında olan bireysel kartlar için de %4,25 --&amp;gt; %4,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- 150 bin lira üstü &amp;amp; kurumsal kartlar: %4,75 --&amp;gt; %4,5,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Nakit avans &amp;amp; KMH:&amp;nbsp; %5 --&amp;gt; %4,75,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;https://www.tcmb.gov.tr/wps/wcm/connect/TR/TCMB+TR/Main+Menu/Istatistikler/Bankacilik+Verileri/Kredi_Karti_Islemlerinde_Uygulanacak_Azami_Faiz_Oranlari&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Karekod uygulaması&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Market, kasap, manav vb gıda satış yerleri ve restoran ve cafe gibi işletmelerde zorunlu,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Uygulama 28 Temmuz itibari ile başladı,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Karekod, tükticinin göreceği yerde bulundurulmalı,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;TC ve işletme no ile karekod oluşturulabilecek,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Karekod oluştur:&amp;nbsp; https://guvenilirgida.tarimorman.gov.tr/isletme/qrkodolustur&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yabancı işçi çalıştırmada yeni düzenlemeler&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- izinsiz çalıştırılan yabancıların ve ailelerinin (eş ve çocukların da) sınır dışı sürecindeki masrafları (yol, konaklama, sağlık vb.) artık çalıştığı işverenden tahsil edilecek,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- ödeme yapılmaz ise vergi dairesi devreye girecek,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2025/07/20250723-1.htm&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ETDS detay&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ETDS sistemine geçecek firma yönetim kurulu kararı alacak,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yönetim tarafından imzalanana karar, noterde tasdik olacak, işlem yapma yetkisi verilenler de noterde bulunacak,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Karar tasdik edilirken noter sistemden bir belge çıkartacak ve işlem yapma yetkisi verilenler bu belge için onay alacak ve bu kişiler sisteme tanımlanacak,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yetkilendirilen kişiler ETDS sistemine e-devlet şifresiyle giriş ve işlem yapabilecek,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;https://icticaret.ticaret.gov.tr/haberler/elektronik-ticari-defter-sistemi-1-temmuz-2025-tarihinde-devreye-aliniyor&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Tübitak 1501 ve 1507 için 2025/2 çağrıları açıldı&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;1501 Programı – başvuru 29.09.2025&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Bütçe sınırı bulunmuyor.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Proje süresi: 24 ay (gerekli durumlarda 36 aya kadar uzatılabilir)&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Tüm sektörlerde ürün ve süreç geliştirme projeleri destekleniyor.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;1507 Programı – başvuru 22.09.2025&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Bütçe üst limiti: 3.000.000 TL&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Proje süresi: En fazla 18 ay&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- İlk kez Ar-Ge sürecine adım atacak KOBİ’ler için tasarlandı.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kısa Kısa&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- 2 yıl üst üste ekilmeyen tarım arazileri 1 Eylül’den itibaren rıza aranmadan kiraya verilecek. Üretime geçmek için 45 gün süre verilecek,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Finans kurumlarınca kullandırılacak döviz ve altın kredilerinde %1 oranında KKDF ödenecek,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- En düşük emekli aylığı 14.469 TL’den 16.881 TL’ye yükseltildi,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Kredi Kartı ve ihtiyaç kredisi borçlarında yapılandırma imkanı; 48 ay vade ve faiz %3,11,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Kıdem tazminatı tavanı 53.919 TL oldu,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Ehliyet yenileme ücreti 1 Ağustos’tan sonra 7.438 TL olacak,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Vergi borcu yapılandırılmalarında 250.000 TL borca kadar vergi dairesinden teminat talep edilmeyecek,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- TCMB faiz oranlarını 300 baz puan düşürdü,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Vergi yoklama fişinin koordinat bazlı konum bilgisi ve yoklama yapılan yere ilişkin fotoğrafların bulunması halinde polis, jandarma, muhtar imzasına gerek kalmayacak,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Bazı araçların Millî Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Savunma Sanayii Başkanlığı ve Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı’na teslimleri KDV’den istisna edildi,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Yatırım indirimlerinde kullanılamayan devredilecek yatırım indiriminde süre sınırlaması getirildi.&lt;/p&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Sun, 03 Aug 2025 02:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Eylem Tok olayı ve suçluların iadesi süreci]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/eylem-tok-olayi-ve-suclularin-iadesi-sureci/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/eylem-tok-olayi-ve-suclularin-iadesi-sureci/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Bu anlaşmanın 4.maddesine göre taraflar kendi vatandaşlarını iade etmeye zorlanamaz. Ayriyeten işlenen suçun cezası 5 yılın altındaysa iade gerçekleşmeyecektir. Yine bu anlaşmaya göre ülkeler kendi vatandaşlarını iade etmeyebilir ve iadeye etmeye zorlanamazlar.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Eylem TOK tarafından önce Mısır&#039;a, oradan da ABD&#039;ye kaçırılan Timur CİHANTİMUR, Türkiye&#039;nin iade talebi üzerine 14 Haziran&#039;da annesi ile Boston&#039;da yakalanmıştı.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ABD’nin tutuklu yargılamasının sebebi Türk resmi makamlarının bu kişilerin Küba’ya kaçacağı bilgisini vermesidir. Geçtiğimiz aylarda devlet başkanının yargılandığı ve ceza aldığı bir ülkeye kaçılması bir akıl tutulmasıdır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Öte yandan işlenen bu suçun cezası Türkiye’de 2 ila 15 yıl arası iken ABD’de 9 ila 25 yıl arasındadır. Bu nedenle ABD’de çocuğun ağır suçluların kaldığı cezaevinde kalması ve yargılanacağı suçun cezasının daha ağır olacağı göz önünde bulundurulacağından Türkiye’ye iadeleri kendilerinin lehine olacaktır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Olayda TCK 85. maddesinin 2. fıkrasına göre bir kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına sebep olmaktan dolayı 2 yıldan 15 yıla kadar ceza almaları söz konusu olacaktır. Takdiri indirim nedenleri ise TCK 62. Maddesinde belirtilmiştir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Takdiri indirim nedenleri&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Madde 62- (1) Fail yararına cezayı hafifletecek takdiri nedenlerin varlığı halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine, müebbet hapis; müebbet hapis cezası yerine, yirmi beş yıl hapis cezası verilir. Diğer cezaların altıda birine kadarı indirilir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;(2) Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları veya cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurulabilir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yine olayda ehliyetsiz araç kullanması söz konusu olduğundan bilinçli taksirle suçun işlenmiş olması olasılığı gündeme gelecektir. Eğer bilinçli taksir varsa verilen ceza yarısı oranında arttırılacaktır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Taksirle öldürme ve yaralama suçlarından verilen hükümlerin temyiz incelemelerini yapan Özel Dairece “Ehliyetsiz araç kullanmak tek başına bilinçli taksir hali olarak kabul edilmemiştir.”&amp;nbsp; &amp;nbsp;hükmü verilmiştir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu tarz konularda şüphelinin kaçırılması sebebi genelde alkol ve yasaklı madde kullanmış olabileceği olasılığını akla getirmektedir ki böyle durumlarda direkt bilinçli taksirin varlığından ve cezanın artış sebebi olmasından söz edilebilir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Tam da bu noktada şüpheli tarafça dosyaya özel olarak alınan bir bilirkişi raporu sunulmuştur. Bu raporun sunuluş sebebi bilinçli taksir halinin ortadan kaldırılmaya çalışılmasıdır. Şüpheliler, ölen kişinin %75 kusurlu olduğuna ilişkin bilirkişi raporu yazdırmışlardır. Oysa dosyadaki Adli Tıp Raporunda sürücünün asli kusurlu olduğu yazmaktadır. Bu sayede şüphelinin daha az bir ceza almasına çalışılmaktadır. Bu bağlamda dosyada Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinin raporunun esas alınması gerekmektedir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yine şüpheli çocuk olduğu için TCK 31/3’e göre verilen cezadan 1/3 oranında indirim yapılacaktır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İadenin istendiği suçlar&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Eylem Tok’un suçluyu kaçırma suçu ve delil karartma suçu olmak üzerine iki ayrı suçtan iadesi istenmiştir. TCK 283/1 maddesinde suçluyu kaçırma suçu 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası, 283/3 maddesinde şahsi cezasızlık sebebi suçun üstsoy, altsoy, eş, kardeş veya diğer suç ortağı tarafından işlenmesi halinde, cezaya hükmolunmaz ifadeleri yer almaktadır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Eylem Tok ve Timur Cihantimur’un iadesi&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Massachusetts Bölge Mahkemesi “ABD ile Türkiye arasındaki anlaşma uyarınca Eylem Tok ve Timur Cihantimur’un ‘iadesine’” karar vermiştir.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Savcı, Eylem TOK ve oğlunun Türkiye’ye teslim edilmesine ilişkin emir çıkmayacağını ve 28 gün içerisinde iadenin gerçekleşmeyeceğini bildirmiştir. Bu süreç boyunca hukuki itiraz hakları kullanılacaktır.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Mahkemenin iade kararına itiraz etmek için 28 günlük süreç içinde Habeas Corpus başvurusu yapılırsa, mahkemenin bu başvuruyu değerlendirmeden iade süreci ilerlemeyecektir. Bu başvuru reddedildiği takdirde ABD Dışişleri Bakanlığı Eylem TOK ve oğlunun iadesi için teslim emri çıkarabilecektir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Sat, 22 Mar 2025 09:30:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kiracının tahliye edilmesi nedenleri]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/kiracinin-tahliye-edilmesi-nedenleri/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/kiracinin-tahliye-edilmesi-nedenleri/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;div style=&quot;caret-color: rgb(26, 26, 26); color: rgb(26, 26, 26); font-family: &amp;quot;YS Text&amp;quot;, &amp;quot;Helvetica Neue&amp;quot;, Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 15px;&quot;&gt;Son dönemlerde konut kiralarındaki fahiş artışlar sebebiyle 11 Haziran 2022 tarihinde yürürlüğe giren düzenleme ile bir önceki kira bedelinin yüzde 25’ini geçmeyecek şekilde artış yapılabilme şartı getirilmiştir. Bu nedenle kiralayan (ev sahipleri) ile kiracılar arasında uyuşmazlıkların arttığı görülmektedir. Kiracıların tahliye davaları ile karşılaşmamaları için aşağıda yer alan durumlara karşı temkinli olmaları gerekmektedir. Yine kiralayanların da aşağıda yer alan hallerin varlığı halinde tahliye davası açma hakları bulunmaktadır.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;caret-color: rgb(26, 26, 26); color: rgb(26, 26, 26); font-family: &amp;quot;YS Text&amp;quot;, &amp;quot;Helvetica Neue&amp;quot;, Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 15px;&quot;&gt;1 Kiracının kirayı ödememesi veya eksik ödemesi,&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;caret-color: rgb(26, 26, 26); color: rgb(26, 26, 26); font-family: &amp;quot;YS Text&amp;quot;, &amp;quot;Helvetica Neue&amp;quot;, Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 15px;&quot;&gt;2 Kiracının aidatı ödememesi,&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;caret-color: rgb(26, 26, 26); color: rgb(26, 26, 26); font-family: &amp;quot;YS Text&amp;quot;, &amp;quot;Helvetica Neue&amp;quot;, Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 15px;&quot;&gt;3 Kiralayan ve kiracı arasında ceza davasının olması,&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;caret-color: rgb(26, 26, 26); color: rgb(26, 26, 26); font-family: &amp;quot;YS Text&amp;quot;, &amp;quot;Helvetica Neue&amp;quot;, Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 15px;&quot;&gt;4 Ev sahibinin kendisinin, alt soyunun, üst soyunun veya bakmakla yükümlü olduğu kişilerin konuta ihtiyacı olması,&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;caret-color: rgb(26, 26, 26); color: rgb(26, 26, 26); font-family: &amp;quot;YS Text&amp;quot;, &amp;quot;Helvetica Neue&amp;quot;, Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 15px;&quot;&gt;5 Kiracının kirayı geç ödemesi ve bu sebeple 1 yıl içerisinde 2 ihtar çekilmiş olması,&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;caret-color: rgb(26, 26, 26); color: rgb(26, 26, 26); font-family: &amp;quot;YS Text&amp;quot;, &amp;quot;Helvetica Neue&amp;quot;, Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 15px;&quot;&gt;6 Kiracının veya eşinin aynı ilçe sınırları içerisinde bir başka evinin olması ve kiralayanın bunu sonradan öğrenmiş olması,&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;caret-color: rgb(26, 26, 26); color: rgb(26, 26, 26); font-family: &amp;quot;YS Text&amp;quot;, &amp;quot;Helvetica Neue&amp;quot;, Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 15px;&quot;&gt;7 Kiracının konutta veya iş yerinde izin almadan esaslı tadilat yapması,&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;caret-color: rgb(26, 26, 26); color: rgb(26, 26, 26); font-family: &amp;quot;YS Text&amp;quot;, &amp;quot;Helvetica Neue&amp;quot;, Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 15px;&quot;&gt;8 Kiracının 10 yıldan fazla süredir kiracı olması,&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;caret-color: rgb(26, 26, 26); color: rgb(26, 26, 26); font-family: &amp;quot;YS Text&amp;quot;, &amp;quot;Helvetica Neue&amp;quot;, Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 15px;&quot;&gt;9 Ev sahibinin gayrimenkulde esaslı tadilat yapacak olması,&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;caret-color: rgb(26, 26, 26); color: rgb(26, 26, 26); font-family: &amp;quot;YS Text&amp;quot;, &amp;quot;Helvetica Neue&amp;quot;, Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 15px;&quot;&gt;10 Kiracının özenle davranma sorumluluğunu yerine getirmemesi,&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;caret-color: rgb(26, 26, 26); color: rgb(26, 26, 26); font-family: &amp;quot;YS Text&amp;quot;, &amp;quot;Helvetica Neue&amp;quot;, Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 15px;&quot;&gt;11 Kiracının komşularına veya eve zarar vermesi,&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;caret-color: rgb(26, 26, 26); color: rgb(26, 26, 26); font-family: &amp;quot;YS Text&amp;quot;, &amp;quot;Helvetica Neue&amp;quot;, Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 15px;&quot;&gt;12 Kiracının site kurallarına uymaması,&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;caret-color: rgb(26, 26, 26); color: rgb(26, 26, 26); font-family: &amp;quot;YS Text&amp;quot;, &amp;quot;Helvetica Neue&amp;quot;, Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 15px;&quot;&gt;13 Kiracının tahliye taahhütnamesi vermiş olması,&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;caret-color: rgb(26, 26, 26); color: rgb(26, 26, 26); font-family: &amp;quot;YS Text&amp;quot;, &amp;quot;Helvetica Neue&amp;quot;, Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 15px;&quot;&gt;14 Kiracının izinsiz şekilde alt kiralama sözleşmesi yapması,&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;caret-color: rgb(26, 26, 26); color: rgb(26, 26, 26); font-family: &amp;quot;YS Text&amp;quot;, &amp;quot;Helvetica Neue&amp;quot;, Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 15px;&quot;&gt;15 6 aydan kısa süreli sözleşmelerde sürenin dolması,&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;caret-color: rgb(26, 26, 26); color: rgb(26, 26, 26); font-family: &amp;quot;YS Text&amp;quot;, &amp;quot;Helvetica Neue&amp;quot;, Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 15px;&quot;&gt;16 Kiracının evi hukuka ve ahlâka aykırı amaçlarla kullanması,&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;caret-color: rgb(26, 26, 26); color: rgb(26, 26, 26); font-family: &amp;quot;YS Text&amp;quot;, &amp;quot;Helvetica Neue&amp;quot;, Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 15px;&quot;&gt;17 Yeniden inşa ve imar nedeniyle,&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;caret-color: rgb(26, 26, 26); color: rgb(26, 26, 26); font-family: &amp;quot;YS Text&amp;quot;, &amp;quot;Helvetica Neue&amp;quot;, Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 15px;&quot;&gt;18 Yeni edinilen mülkün ihtiyacı nedeniyle,&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;caret-color: rgb(26, 26, 26); color: rgb(26, 26, 26); font-family: &amp;quot;YS Text&amp;quot;, &amp;quot;Helvetica Neue&amp;quot;, Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 15px;&quot;&gt;19 Kiracının iflası ve belirlenen sürede teminat gösterememesi,&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;caret-color: rgb(26, 26, 26); color: rgb(26, 26, 26); font-family: &amp;quot;YS Text&amp;quot;, &amp;quot;Helvetica Neue&amp;quot;, Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 15px;&quot;&gt;20 Kira ilişkisinin devamını çekilmez kılan hallerin olması,&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;caret-color: rgb(26, 26, 26); color: rgb(26, 26, 26); font-family: &amp;quot;YS Text&amp;quot;, &amp;quot;Helvetica Neue&amp;quot;, Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 15px;&quot;&gt;Ve sair nedenlerle kiracının evi tahliye etmesi istenilebilir.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;caret-color: rgb(26, 26, 26); color: rgb(26, 26, 26); font-family: &amp;quot;YS Text&amp;quot;, &amp;quot;Helvetica Neue&amp;quot;, Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 15px;&quot;&gt;Kiracıya çekilecek ihtarnameler bazı koşullarda noter aracılığıyla çekilmek zorundadır. İhtarnamenin noter aracılığıyla kiracıya tebliğ ettirilmesi gerekmektedir. Bazı durumlarda ise kanun koyucu sadece yazılı veya sözlü bildirim yapılmasını yeterli görmektedir.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;caret-color: rgb(26, 26, 26); color: rgb(26, 26, 26); font-family: &amp;quot;YS Text&amp;quot;, &amp;quot;Helvetica Neue&amp;quot;, Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 15px;&quot;&gt;Yine dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması ve çözüm üretilmeye çalışılması gerekmektedir.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;caret-color: rgb(26, 26, 26); color: rgb(26, 26, 26); font-family: &amp;quot;YS Text&amp;quot;, &amp;quot;Helvetica Neue&amp;quot;, Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 15px;&quot;&gt;Zira 5 Nisan 2023 tarihinde Resmî Gazete&#039;de yayınlanan 7445 Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun&#039;un 37 Maddesi hükmü ile, kira ilişkilerinden kaynaklanan kira tespit ve tahliye davalarında zorunlu arabuluculuk şartı getirilmiştir.&lt;/div&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Sat, 22 Jun 2024 03:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sosyal medya hesapları ve dijital miras]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/sosyal-medya-hesaplari-ve-dijital-miras/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/sosyal-medya-hesaplari-ve-dijital-miras/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Bugün bir kişinin sosyal medya hesabı, e-posta arşivi, bulut depolama alanı, kripto varlıkları ya da dijital cüzdanı, kimi zaman maddi değeri yüksek birer malvarlığı unsuruna, kimi zaman ise parayla ölçülemeyecek kadar kıymetli hatıralara dönüşmektedir. Ancak ölüm anında şu soru kaçınılmaz biçimde gündeme gelmektedir: Bu dijital varlıklara ne olacaktır?&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Türk hukukunda “dijital miras” kavramına ilişkin açık ve özel bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Buna rağmen mevcut mevzuat ve yargı kararları, bu alanın tamamen hukuksuz bir boşlukta olmadığını göstermektedir. Türk Medeni Kanunu’nun 599. maddesi, mirasçıların mirasbırakanın “diğer malvarlığı haklarını” da doğrudan kazandığını düzenlemektedir. Bu ifade, malvarlığı unsurlarını sınırlı sayıda saymamakta; aksine değişen ve dönüşen toplumsal gerçekliğe uyum sağlayabilecek bir genişlik taşımaktadır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Nitekim Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’nin 13.11.2020 tarihli kararı, dijital miras tartışmaları açısından önemli bir dönüm noktası olmuştur. Söz konusu kararda mahkeme, ölen kişinin iCloud hesabında yer alan dijital unsurların terekeye dahil edilebileceğini kabul ederek, dijital malvarlığının miras hukukunun dışında tutulamayacağını açıkça ortaya koymuştur. Yerel mahkemenin “özel hayatın gizliliği” gerekçesiyle talebi reddetmesi ise istinaf aşamasında isabetsiz bulunmuştur.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu karar, dijital varlıkların yalnızca kripto paralar veya dijital cüzdanlarla sınırlı olmadığını da göstermektedir. Dijital miras; aile fotoğraflarını, kişisel yazışmaları, henüz yayımlanmamış metinleri, videoları ve hatıra değeri taşıyan pek çok dijital unsuru kapsamaktadır. Nasıl ki bir miras bırakanın kilitli günlüğü, mektupları veya aile albümü mirasçılara intikal ediyorsa, dijital ortamdaki karşılıklarının da miras hukukunun koruması altında olması gerekmektedir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Özel hayatın gizliliği ve haberleşmenin gizliliği kavramları elbette göz ardı edilemez. Ancak bu ilkelerin, mirasçıların külli halefiyet ilkesinden doğan haklarını tamamen ortadan kaldıracak şekilde yorumlanması da hukuken isabetli değildir. Mirasçılar, üçüncü kişi değil; miras bırakanın hukuki kişiliğinin devamı niteliğindedir. Bu yönüyle dijital hesapların mirasçılara intikali, dijital veya fiziki olmasına bakılmaksızın aynı hukuki zeminde değerlendirilmelidir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Öte yandan dijital miras meselesi, yalnızca bireyler ile mirasçılar arasında yaşanan bir sorun da değildir. Teknoloji şirketlerinin ölüm sonrası hesaplara ilişkin birbirinden farklı uygulamaları, hukuki belirsizliği daha da derinleştirmektedir. Kimi platformlar “anı hesabı” uygulaması getirirken, kimileri yalnızca mahkeme kararıyla erişime izin vermekte, kimileri ise bu konuda tamamen sessiz kalmaktadır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kanaatimce dijital çağda miras hukukunun da dönüşmesi kaçınılmazdır. Dijital varlıkların terekeye dahil edilmesi, bu varlıklara erişimin hangi usulle sağlanacağı, vergilendirme ve paylaşım esaslarının ne şekilde belirleneceği açık ve öngörülebilir kurallarla düzenlenmelidir. Aksi halde dijital miras, önümüzdeki yıllarda hem aile içi uyuşmazlıkların hem de yargı yükünün en önemli kaynaklarından biri haline gelecektir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sonuç olarak, ölüm gerçeği değişmemektedir; ancak ölümden sonra geride bırakılan miras artık yalnızca taşınır ve taşınmazlardan ibaret değildir. Hukukun da bu dijital gerçekliğe gözlerini kapatması mümkün değildir. Dijital miras, bugünün değilse bile yarının en temel hukuk meselelerinden biri olmaya adaydır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Sat, 20 Dec 2025 02:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Vergide yeni dönem: KURGAN ile dijital gözetim başlıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/vergide-yeni-donem-kurgan-ile-dijital-gozetim-basliyor/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/vergide-yeni-donem-kurgan-ile-dijital-gozetim-basliyor/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Hazine ve Maliye Bakanlığı bu ihtiyaca yanıt olarak, “Kuruluş Gözetimli Analiz Sistemi” yani KURGAN adını verdiği yeni bir yapıyı hayata geçirdi.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu sistem, kısaca mükelleflerin tüm mali hareketlerini dijital olarak izleyen, riskli işlemleri erken aşamada tespit eden ve gerektiğinde uyarı gönderen bir analiz ağı. Amaç, denetimi sadece cezalandırıcı bir mekanizma olmaktan çıkarıp, önleyici bir sisteme dönüştürmek.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;E-fatura, e-defter, banka kayıtları, sözleşmeler, hatta lojistik verileri dahi bu sistemin analizine dâhil. Kısacası, vergi incelemesi artık sadece bir müfettişin masasında değil, yapay zekâ destekli bir veri havuzunun içinde yürütülecek.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bir hukukçu gözüyle KURGAN&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Vergi Usul Kanunu, uzun yıllardır vergi denetimlerinin çerçevesini çizen temel kanundur. Ancak KURGAN, klasik bir denetimden farklı olarak, otomatik veri analiziyle riskli mükellefleri belirliyor. İşte tam da bu noktada hukukçuların üzerinde durması gereken birkaç önemli mesele ortaya çıkıyor.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Birincisi, masumiyet karinesi. Sistem bir mükellefi “riskli” olarak sınıflandırdığında, henüz resmi bir inceleme başlamadan o kişinin itibarı zedelenebilir. Bu durum, ticari hayatın doğrudan içinde yer alan firmalar için oldukça ciddi sonuçlar doğurabilir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İkinci olarak, “bilmeden sahte belge kullanma” savunması. Vergi hukukunun en tartışmalı alanlarından biridir. KURGAN ile birlikte bu savunmanın artık zayıflayabileceği konuşuluyor. Eğer sistem, bir mükellefi sahte belge kullanıcısı olarak işaretlerse, ispat yükü büyük oranda o kişiye geçecektir. Bu da adil yargılanma hakkı açısından dikkatle ele alınması gereken bir durumdur.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Veri güvenliği ve kişisel mahremiyet&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;KURGAN, binlerce şirketin ve milyonlarca vatandaşın verisini aynı çatı altında topluyor. Bu da Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında çok sıkı bir denetimi gerektiriyor. Verilerin kimlerle paylaşıldığı, nasıl işlendiği, hangi algoritmalarla analiz edildiği konusu son derece önemlidir. Unutulmamalıdır ki, dijital denetimin başarı ölçütü sadece doğruluk değil, aynı zamanda güvenilirliktir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Mali müşavirlerin artan sorumluluğu&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yeni dönemde mali müşavirlerin rolü hiç olmadığı kadar büyüyecek. Artık sadece kayıtların doğruluğunu sağlamak değil, aynı zamanda sistemin uyarılarını takip etmek, mükellefi bilgilendirmek ve gerekli düzeltmeleri yönlendirmek de onların görev alanına girecek. Bu durum, mesleki sorumluluğun hukuki boyutunu da genişletiyor.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Dijitalleşme adaletle dengelenmeli&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;KURGAN, Türkiye’nin vergi denetiminde dijital dönüşümünün önemli bir adımıdır. Ancak teknolojik gelişmeler hukuk ilkeleriyle dengelenmediği sürece, sistemin güven duygusu zedelenir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Eğer bu sistem şeffaf bir biçimde işletilir, veri güvenliği sağlanır, mükellefin savunma hakkı korunur ve cezai süreçler orantılı yürütülürse; KURGAN vergi adaletine ciddi katkı sağlayabilir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ancak unutulmamalı: Hukukun amacı cezalandırmak değil, adaleti tesis etmektir. Dijital gözetim, bu temel ilkeyi güçlendirdiği ölçüde değerlidir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Sat, 18 Oct 2025 02:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Deprem mağdurlarının maddi zararları için hukuki süreç]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/deprem-magdurlarinin-maddi-zararlari-icin-hukuki-surec/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/deprem-magdurlarinin-maddi-zararlari-icin-hukuki-surec/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;1- Yıkık binalarda deliller nasıl toplanmalıdır?&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İlgililerin, cezai ve hukuki olarak haklarını arayabilmeleri için delillerin toplanması ve muhafaza altına alınması çok önemlidir. Deprem bölgelerindeki savcıların ve bilirkişilerin de depremzede olması aynı zamanda mevcut personelin yeterli olmayacağı gerekçesi ile HSK ivedi olarak bölgeye çok sayıda savcı ve yakın şehirlerden de bilirkişiler organize edilerek bölgede görevlendirilmelidir. Enkazlar kaldırılmadan Belediyelerin İmar Müdürlüklerinin Yapı Denetim Firmalarının ve müteahhitlerin ve sonradan binaya müdahale etmiş kişilerin kusurları yoksa masumiyetlerinin ispatı için ve yine kusurları varsa da sorumluluklarına gidilebilmesi için, deliller yok edilmeden kolon ve kirişlerden tespit yapılacak miktarın mümkünse iki katı beton ve demir numuneleri alınmalıdır. Yapılarla ilgili şahitlerin ifadeleri alınmalıdır. Belediyelerden imar ve ruhsat dosyaları ivedi olarak temin edilmeli, mümkünse asılları muhafaza altına alınmalıdır. Projeye ayrılıklar fotoğrafları çekilmeli ve video ile kayıt altına alınmalıdır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;2- Yıkılan binalarla ilgili sorumlular hakkında nasıl önlemler alınmalıdır?&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Günümüz teknolojisi ile depremin can ve mal kaybına sebebiyet vermesinin önüne geçilmesi mümkündür. Buna karşı yetkili şahıs ve mercilerin üzerine düşen görev ve sorumluluklarını yerine getirmemesi meydana gelen depremlerle acı kayıpların yaşanmasına sebebiyet vermektedir. Bir örnek vermek gerekirse, Japonya’da ülkemizde görülmemiş bir şiddette deprem yaşandığında bir bina dahi yıkılmazken, ülkemizde meydana gelen şiddet yönünden çok daha hafif depremlerde sayılamayacak kadar can kaybının yaşanması kamu vicdanında açılmış bir yaradır. Tespit edilen sorumlulara acil yurtdışı çıkış yasağı getirilmeli ve mal varlıklarına tedbir konulmalıdır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;3- Depremzedeler müteahhitten zararını alabilir mi?&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Müteahhidin hukuki bir sorumluluğundan bahsedebilmek için inşa edilen binanın mevzuata uygun olmayan bir şekilde yapılması gerekir. Malzemenin uygun standartlarda olmaması, bina statiğinin doğru hesaplanmaması, plan veyahut projenin mevzuatta gösterilen şekil şartlarını taşımaması gibi eksik veya hatalı işlem sonucu inşa edilmesi gerekir. Kısaca binayı inşa eden müteahhidin bir kusurunun mevcut olması gerekir. Müteahhidin kusuru %100 ise depremzede ödediği bedelin tamamını talep edebilecektir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;4- Depremzedeler evlerindeki ziynet eşyalarını alabilir mi?&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Deprem bölgelerinde ‘yıkık’, ‘acil yıktırılacak’ ve ‘ağır hasarlı’ yapılara, afetzedelerin eşyalarını tahliye etmek maksadıyla girilmesi veya girilmemesi kurallarını içeren genelge, AFAD Başkanlığı’nca yayımlandı. Genelgeye göre, afet gören alanlarda ‘yıkık’ ve ‘acil yıktırılacak yapı’ niteliğinde olduğu belirlenen yapılara kısa süreliğine de olsa girilmesi ve eşya alınması yasaklandı. Ağır hasarlı tüm yapılara giriş izni ve eşya alımı konusu, görevlendirilen uzmanların raporu doğrultusunda değerlendirilecektir. Yapıya kontrollü 30 dakika girilebilir raporu verilmesi durumunda, 30 dakika kadar süre içerisinde yalnızca değerli eşya (pasaport, kıymetli evrak) alımına müsaade edilecek. Yapıya kontrollü 2 saat girilebilir raporu verilmesi durumunda, 2 saat içerisinde en fazla 4 kişi binaya girmek suretiyle eşyalarını alabilecektir. Tahliye, kolluk kuvvetleri gözetiminde gerçekleştirilecektir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;5- Deprem sigortası olanlar devletten yardım alabilecekler mi?&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hasarlı bina veya işyeri sigortalı ise yapılacak yardımdan sigorta tutarı indirilmez. Buna göre depremde mağdur olmuş bir vatandaşımız hem DASK ödemesini hem de devlet yardımlarını alabilir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;6- Deprem sigortasında süreç nasıl işler?&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Öncelikle ifade etmeliyiz ki DASK poliçesi kapsamında binanın bir kısmı ya da tamamının zarar görmüş olması fark etmemektedir. Zarar her iki durumda da karşılanmakta ve ödeme yapılmaktadır. 125 numaralı telefon aranarak DASK numarasıyla kayıt yapılmalıdır. DASK numarası ellerinde bulunmaması halinde TC Kimlik No ile de kayıt yapılabilmektedir. Akabinde eksper atanmakta ve hasar bedelleri belirlenerek ödeme süreci devam etmektedir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;7- Depremzedelere verilen 10.000 tl yardım kimlere verilir ve nasıl alınır?&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Afette yıkılmış, acil yıkılacak, ağır, orta veya az hasarlı tespit edilen konutlara yönelik hane başı 10.000 TL destek ödemesi yapılacaktır. 10.000 TL deprem yardımı için e-Devletten başvuru zorunluluğu bulunmuyor. Ödemeler hane başına yapılmakta olup depremzedenin Ziraat Bankası hesabına yatırılacaktır. Ziraat Bankası&#039;nda hesabı bulunmayan depremzedenin ödemeleri ise kimlik belgeleri ile yapılacaktır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;8- Deprem sonrası 100.000 TL kimlere verilir?&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Depremde hayatını kaybedenlerin yakınlarına acil ihtiyaçları için 100.000 TL nakdi yardım yapılacaktır. Bu yardım AFAD üzerinden sağlanacaktır. Afetzede hak sahipliği başvurusu e-Devlet veya muhtarlıklar üzerinden yapılabilecektir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;9- Deprem bölgesinde kredi ile konut alan depremzedelerin durumu ne olacak?&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kredi çekmiş olan vatandaşlar kredi çektikleri evler zaten DASK ve konut sigortası kapsamında olduğu için kredi ödemelerini yapmalarına gerek kalmayacaktır. Ayrıca oluşan mağduriyet çerçevesinde hem DASK hem eşya bedellerini sigorta sisteminden alabileceklerdir. Onlar için herhangi bir kayıp söz konusu olmayacak en azından maddi anlamda onları rahatlatacak bir durum söz konusu olacaktır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;10- Depremde enkaz altında kalan araçların bedelleri sigorta tarafından ödenecek mi?&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Trafik sigortası varsa araç bedelleri karşılanmayacaktır. Çünkü trafik sigortası karşı tarafa verilmiş zararlar için bir sorumluluk poliçesidir. Sigorta şirketlerinin depremde hasarı karşılaması için kasko yaptırmış olmak şart olmakla beraber o kaskodan da deprem teminatının çıkartılmamış olması gerekmektedir. Sigorta şirketlerine ihbarda bulunulması gerekir. Bu ihbardan sonra kayıt açılacak sonrasında da ekspertiz işlemleri yapılarak hızlı bir şekilde sigortalılara ödeme yapılacaktır. Deprem sebebi ile pert olan aracın rayiç bedelinin tamamı ödenmektedir. Hasarlı ise onarım yapılmaktadır. Kısmi bir hasar varsa yani bir tamirat söz konusu ise araçlar ilgili servislere çekilmekte ve tamirat süreci başlamaktadır. Tamirat esnasında da vatandaşımızı mağdur etmemek için de ikame araç verilmektedir. Aracın sahibi hayatını kaybettiyse de ödemeler varislerine yapılmakta, veraset ilamı yapıldıktan sonra da sigorta şirketine başvuru yapılarak ilgili tazminatlar talep edilebilmektedir&lt;/p&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Sat, 18 Mar 2023 02:30:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[2025 yılı hukuksal ve ekonomik düzenlemeler]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/2025-yili-hukuksal-ve-ekonomik-duzenlemeler/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/2025-yili-hukuksal-ve-ekonomik-duzenlemeler/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Aşağıda, 2025 yılına ilişkin dikkat çeken yeni düzenlemeler ve değişiklikler yer almaktadır:&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Genel Vergi Düzenlemeleri&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yeniden Değerleme Oranı: 2025 yılı için yeniden değerleme oranı %43,93 olarak belirlenmiştir. Bu oran, vergi ve harç tutarlarının artmasına neden olmuştur.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;KDV Devir Süresi: 2025 tarihinden itibaren, KDV devirleri yalnızca en fazla 5 yıl süreyle yapılabilecektir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yurt Dışına Çıkış Harcı: Yurt dışına çıkarken alınan harç pullarının kullanımı sona ermiştir. Bundan sonra dijital kanallardan alım yapılacaktır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Envanter Defteri: 2025 yılı itibarıyla envanter defteri elektronik ortamda tutulabilecektir. Bu konuda yapılacak açıklamalar için tebliğ beklenmektedir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kamuda Çalışanlar ile İlgili Düzenlemeler: Kamuda çalışan kişiler, sadece bir yerden maaş alacaklar ve ayrıca huzur hakkı, ücret veya ikramiye adı altında ödeme almayacaklardır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İmalat Sektöründe SGK İndirimleri: İmalat sektöründe faaliyette bulunan işletmeler için %5’lik SGK indirimi, 2026 sonuna kadar devam edecektir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;5 Puanlık SGK İndirimi: 5510 sayılı kanun kapsamında uygulanan %5 indirim %4 düşürülerek devam edecektir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Asgari Ücret Düzenlemesi: Kamu idaresi, asgari ücrette %30&#039;luk bir artış yaptı. Yeni düzenlemeye göre:&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Net Asgari Ücret: 22.104,67 TL/ay&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- İşverene Maliyeti: 30.621,48 TL (5 puanlık indirim ile)&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- SGK Tabanı: 26.005,50 TL/ay (Brüt asgari ücret)&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- SGK Tavanı: 195.041,40 TL (Brüt asgari ücretin 7,5 katı)&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Bağkur Primi (En Düşük): 7.735,98 TL/ay&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Vergi ve Harçlar&lt;/p&gt;&lt;p&gt;2025 Yılı Gelir Vergisi Dilimleri:&lt;/p&gt;&lt;p&gt;1 TL ile 158.000 TL arasında: %15&lt;/p&gt;&lt;p&gt;158.000 TL ile 330.000 TL arasında: %20&lt;/p&gt;&lt;p&gt;330.000 TL ile 800.000 TL arasında: %27&lt;/p&gt;&lt;p&gt;800.000 TL ile 4.300.000 TL arasında: %35&lt;/p&gt;&lt;p&gt;4.300.000 TL üstü: %40&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Değerli konut vergisi matrahı&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-1 TL ile 15.709.000 TL arası &amp;hellip; %0,3&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-15.709.000 TL ile 31.421.000 TL arası &amp;hellip; %0,6&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-31.421.000 TL üstü &amp;hellip; %1 olarak belirlenmiştir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Youtube ve İnternet Gelirleri: Youtube ve benzeri internet gelirleri, 4.300 TL’ye kadar stopaj yolu ile vergilendirilebilecektir. Aşılması durumunda ise şirket kurma ve fatura kesme zorunluluğu doğacaktır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Genç Girişimci İstisna Tutarı: Genç girişimciler için yıllık gelir istisna tutarı 330.000 TL olarak belirlenmiştir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Fiziki ve Elektronik Düzenlemeler&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Şirketler: Akaryakıt istasyonlarından yakıt alan şirket taşıtlarının UTTS kayıtları 31.01.2025 tarihine kadar yapılabilecektir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Emlakçılar: Yetki belgesi olmayan emlakçılar, ilan veremeyecek ve belge olmadan ilan verenlere 25.000 TL ceza uygulanacaktır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Tapu Müdürlükleri: 2025 yılı itibariyle eski kimlik kartlarıyla işlem yapılması yasaklanmıştır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kuyumcularda Kimlik İbrazı Zorunluluğu: Kuyumcularda 185.000,00 TL’yi aşan alışverişlerde kimlik ibrazı zorunlu hale getirilecektir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Vergisel İstisnalar ve Diğer Düzenlemeler&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Günlük Vergiden İstisna Yemek Bedeli: 240 TL (KDV hariç)&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;SGK’ya Tabi Olmayan Yemek Bedeli: 158 TL&amp;nbsp; (nakit ya da nakit yerine geçecek şekilde başka amaçlarla kullanılma imkanı olmaması halinde, yemek kartı/çeki/kuponuna yüklenen tutarın tamamı SGK’ya tabi değildir.)&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Günlük Vergiden İstisna Yol Bedeli: 126 TL&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Aylık Araç Kirası Gider Yazma Sınırı: 37.000 TL olarak belirlenmiştir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Araç Alımları:&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-ÖTV ve KDV: 990.000 TL (Gider yazılabilecek sınır)&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-ÖTV ve KDV Hariç Amortisman Sınırı: 1.100.000 TL&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Toplam Amortisman: 2.100.000 TL&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Fatura Düzenleme Alt Sınırı: 9.900 TL&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;KDV Tevkifat Sınırı: 9.900 TL&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Şüpheli Alacak Gider Sınırı: 20.000 TL&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Özel Usulsüzlük Cezası: 28.000 TL&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Telefon Kayıt Ücreti: 45.614,20 TL&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yurt Dışı Çıkış Harcı: 710 TL&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Beyanname Damga Vergileri:&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-KDV/Muhtasar Beyanname: 443,70 TL&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Kurumlar Vergisi Beyannamesi: 1.663,80 TL&lt;/p&gt;&lt;p&gt;MTV: En düşük 4.834 TL, en yüksek 230.698 TL&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Pasaport Harçları: 2.359,40 TL ile 11.274,00 TL arasında&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Akaryakıtta ÖTV Artışı: %6&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Özel Düzenlemeler&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kar Payı Stopaj Artışı: Tam mükellef bir şirket, ortaklarına kâr dağıttığında, kâr dağıtılan tutar üzerinden %15 stopaj kesintisi yapacaktır. Bu uygulama, 22.12.2024 itibariyle başlamıştır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Engelli Araç Alımında ÖTV İstisnası: Engelli bireyler için, araç alımlarında ÖTV muafiyeti uygulanacaktır. 2025 yılı itibarıyla en yüksek ÖTV istisnası tutarı 2.290.200 TL olarak belirlenmiştir. Ayrıca alınacak araçta, yerlilik oranının en az %40 olması gerekmektedir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Teknoparkta uzaktan çalışma süresi ilgili düzenleme 31.12.2025’e kadar uzatıldı.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Uzaktan çalışma uygulaması:&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Bilişim personeli: %100 (Teknopark’a gitmesine gerek yok.),&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Diğer personel: %75 (ayda yaklaşık 1 hafta Teknopark’ta bulunması gerekiyor.)&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Uygulama 31.12.2025’e kadar geçerli, yeniden bir uzatma olmaz ise tüm personel 2026’da Teknopark’ta çalışmak durumunda olacaktır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Elektronik Ticaret ve Vergi Düzenlemeleri&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Pazar Yerleri Üzerinden Yapılan Satışlar: 01.01.2025 itibarıyla pazar yerleri üzerinden yapılan satışlara %1 stopaj kesintisi uygulanacaktır. Bu kesinti, ürün ya da hizmetin KDV hariç bedeli üzerinden hesaplanacak ve iade işlemleri buna göre yapılacaktır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Aracı hizmet sağlayıcılar kesintiyi yapacak ve ay sonlarında muhtasar beyanname ile satıcı adına ödeme yapacaktır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Komisyon bedeli, banka komisyon ücreti, kargo bedeli, hizmet bedeli gibi tutarlar stopaj matrahından indirilmeyecektir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Düzenlemeleri&lt;/p&gt;&lt;p&gt;50’den az çalışanı olan ve &quot;az tehlikeli&quot; sınıfta yer alan şirketlerin 2025 yılı itibarıyla iş sağlığı ve güvenliği hizmeti alması zorunlu hale getirilmiştir. Diğer şirketler ise önceki dönemlerde kapsama alınmıştır.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İSG Hizmeti Almadığında Uygulanan Ceza: İSG hizmeti almadığı tespit edilen firmalara uygulanacak ceza 77.002 TL’den 4.620.120 TL’ye kadar çıkmaktadır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İş Güvenliği Uzmanı ve İşyeri Hekimi Zorunluluğu: 50’den az çalışanı olan, az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirmemenin cezası ihlalin olduğu her ay için 88.663 TL olacaktır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Faiz Oranları ve Avans/Reeskont İşlemleri&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Avans İşlemleri: 28.12.2024 tarihinden itibaren uygulanacak yıllık faiz oranı %49,25 olarak belirlenmiştir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Reeskont İşlemleri: Reeskont işlemleri için belirlenen yıllık faiz oranı ise %48,25’tir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Sat, 18 Jan 2025 02:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Hukuk İnsan onurunu koruyabiliyor mu ?]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/hukuk-insan-onurunu-koruyabiliyor-mu-/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/hukuk-insan-onurunu-koruyabiliyor-mu-/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Bugün Yargıtay kararlarına yansıyan pek çok ihtilaf, bizleri eski ama unutulmuş bir hakikatle yeniden yüzleştirmektedir: Hukuk, insanı korumadığı anda şekil olur; ruhunu kaybeder.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İş yerinde sistematik baskıya uğrayan, aile içinde yok sayılan, sosyal hayatta değersizleştirilen bireylerin yaşadığı şey çoğu zaman sessiz bir çöküştür. Ne bir darp izi vardır ne de yüksek sesli bir feryat. Lakin insanın izzeti, fark edilmeden aşınmaktadır. Yargıtay’ın son yıllarda bu tür davranışları kişilik haklarına saldırı olarak nitelendirmesi, hukukun nihayet insanın iç dünyasına da eğilmeye başladığını göstermektedir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu yaklaşım, aslında kadim bir hukuk anlayışının yeniden hatırlanmasından ibarettir. Nitekim İbn Haldun, asırlar önce şu uyarıyı yapmaktadır:&lt;/p&gt;&lt;p&gt;“Zulüm, umranı yıkar.”&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Buradaki zulüm yalnızca fiziki şiddet değildir; insanın onurunu kıran, onu hiçe sayan her davranış da zulmün ta kendisidir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Batı hukuk düşüncesinde de benzer bir çizgi görülmektedir. Rudolf von Jhering, hukukun gayesini şu sözlerle ifade etmektedir:&lt;/p&gt;&lt;p&gt;“Hukukun amacı barış, yolu ise mücadeledir.”&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu mücadelenin merkezinde ise insanın değeri yer almaktadır. Eğer hukuk, insan onurunu koruma iradesini kaybederse, barış da adalet de bir hayalden ibaret kalmaktadır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Keza Gustav Radbruch, hukukun adaletle bağını kopardığı anı şu cümleyle tarif etmektedir:&lt;/p&gt;&lt;p&gt;“Aşırı adaletsizlik, artık hukuk değildir.”&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İnsan onurunun sistematik biçimde zedelendiği bir düzende, kanunların varlığı hukuku kurtarmaya yetmemektedir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Osmanlı hukuk ve devlet geleneğinde ise bu mesele “kul hakkı” kavramı etrafında şekillenmiştir. Kul hakkı, yalnızca malın ya da canın korunması değildir; insanın izzetinin muhafazasıdır. Bu nedenle ecdadımız, adaleti sadece mahkeme salonlarında değil, hayatın bütün katmanlarında tesis etmeyi gaye edinmiştir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bugün şu soruyu sormak mecburiyetindeyiz: Hukuku yalnızca uyuşmazlık çözen teknik bir mekanizma olarak mı göreceğiz, yoksa insanı merkeze alan bir adalet fikrini mi yeniden inşa edeceğiz? Yargıtay’ın insan onurunu esas alan kararları, bu soruya verilmiş geç ama kıymetli bir cevaptır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Zira insan onurunun korunmadığı yerde ne devlet kalıcıdır ne de medeniyet. Hukuk susarsa, önce vicdanlar, sonra toplum çökmektedir.&lt;/p&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Sat, 17 Jan 2026 03:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kiralık IBAN yasa dışı bahise uzandı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/kiralik-iban-yasa-disi-bahise-uzandi/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/kiralik-iban-yasa-disi-bahise-uzandi/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;IBAN nasıl
kiraya veriliyor ve kiralandığı nasıl tespit ediliyor?
Çeşitli gazete ve sosyal medya reklamları aracılığıyla, banka hesapları yahut dijital hesaplar belirli bir
ücret karşılığında kiralanmaktadır.
Yüksek kazançlı ek iş ilanı gibi ilanlar verilerek kiralamalar yapılmaktadır.
Kiralama işlemiyle birlikte hesabın gerçek sahibi, hesap bilgilerini 3 kişiye devrederek hesap
hareketlerinin tamamına kiralayan kimseyi yetkilendirmiş olmaktadır.
Bu yönteme dünyadaki yaygın adıyla SMURFİNG yöntemi denir.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ülkemizde ise Şirinler yöntemi
denilmektedir.
Amaç suç gelirlerinin veya yaygın adı ile kara paranın dikkat çekmemek için küçük parçalara
bölünerek farklı kişiler tarafından finans sistemine sokulmasıdır.
IBAN’ın kiralandığı hususu ihbarlarla, MASAK incelemeleriyle yapılan vergi incelemeleriyle ve IP
adreslerinden yapılan tespitlerle ortaya çıkmaktadır.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İBAN&#039;ı kiraya vermek yasa dışı yollarla elde edilen gelire ortak olmak anlamına gelir mi? Cezası nedir?
Öncelikle belirtmeliyiz ki banka hesabını kiraya vermek başlı başına bir suçtur.
Bu kişilerin 5549 Sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun’un 15 Maddesine
göre 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası almaları söz konusudur.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;7258 sayılı Bahis ve Şans Oyunları Düzenlemesi hakkında Kanununun 5 maddesine göre;
Yasa dışı bahis işlemlerinde para nakline aracılık edenler 3 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5000 güne
kadar adli para cezası verilmektedir.
Ancak organize yapılar söz konusu olduğunda cezalar çok daha ağırlaşmaktadır.
Terör örgütlerine ait yasadışı bahis işlemlerinde aracılık söz konusu ise 5 ila 10 yıl arası hapis cezası
verilmektedir.
Özellikle öğrenciler belirli bir oran karşılığında IBAN’larını kullandırmaktan uzak durmalıdırlar.
Bilgisi dışında hesabında hareketlilik olduğunu fark eden vatandaşlar ise paranın geldiği hesaba tekrar
parayı iade etmelidirler&lt;/p&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Sat, 15 Jun 2024 03:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[EYT'liler için hukuk rehberi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/eytliler-icin-hukuk-rehberi/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/eytliler-icin-hukuk-rehberi/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Günümüzde gelinen süreçte 8/9/1999 (dahil) öncesi ilk defa sigortalı sayılanların emekliliğe hak kazanma koşullarında bir düzenleme yapılması amaçlanmıştır” şeklinde belirtilmiştir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;EYT, sigorta başlangıç tarihi 9 Eylül 1999’dan önce olanları ve emekli olmak için gereken prim günü ve sigortalılık süresi şartını sağlamış ancak yaşından dolayı emekli olamayanları kapsamaktadır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;EYT’ye başvurmak için personelin 08.09.1999 tarihinden önce sigorta kaydının bulunması, 5000 günlük prim ödemesinin tamamlanmış olması ve kadınlar için 20, erkekler için ise 25 yıl sigortalılık süresinin dolmuş olması gerekir.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Emeklilik için başvuracak personelin, başvuru öncesinde mutlaka SGK çıkışının yapılmış olması gerekmektedir.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;EYT başvuruları, Kanunun Resmi Gazete’de yürürlüğü girmesiyle beraber başlamıştır. Başvuru şartlarını sağlayanlar süre sınırı olmadan Sosyal Güvenlik Kurumu şubelerinden ve e-Devlet üzerinden başvuru yapabilirler. Sosyal Güvenlik Kurumu şubelerinin çok yoğun olacağı ihtimali ve e-Devletten yapılan başvuruların elektronik ortamda SGK kayıtlarına direk geçeceği de göz önünde bulundurulduğunda başvuruların e-Devlet üzerinden yapılmasının daha sağlıklı olacağını düşünmekteyiz. Bu minvalde Bakanlık da başvuruların e-Devlet üzerinden yapılmasını önermiştir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Emeklilik sebebi ile çıkışlarda kıdem tazminatı mevcuttur ancak ihbar tazminatı karşılık olarak yoktur.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İş Kanunu’na göre emeklilik sebebi ile işten çıkan personelin son işyerindeki çalışmalarının karşılığında kıdem tazminatı alma hakkı bulunmaktadır. Mevcut düzenlemeye göre, personelin emekli olarak kıdem tazminatı alabilmesi için SGK’dan emekli olabileceğine dair ‘emekli olabilir’ yazısı alması gerekirken EYT kapsamında emekli olacaklar için bu yazının gerekmediği; Kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte yaklaşık 2 milyon civarında kişinin emeklilik başvurusunda bulunacağı göz önünde tutulduğundan SGK’nın bütün başvuranlara aynı anda bu yazıyı vermesinin zor olacağından mütevellit hizmet dökümü belgeleri ile yapılacak başvuruların kabul edileceği duyuruldu. Böylelikle daha hızlı ve etkin hizmet verilmesi amaçlanarak SGK’dan ‘emekli olabilir’ yazısı yerine, e-Devletten oluşturulacak belge yeterli olacaktır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İşveren EYT kapsamında emekli olan personellerinin çıkartma işlemlerinde emeklilik prosedürlerini izleyip bu kapsamda, işten çıkartmada 8 numaralı kod kullanacaktır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Emekli olan personelin, 30 gün içerisinde tekrar işe başlaması durumunda % 5 oranında sosyal güvenlik destek primi indirimi uygulanacaktır. Prim indirimi, personelin brüt ücreti üzerinden uygulanacaktır. Asgari ücretle çalışanlar için 500 TL, asgari ücretin 7,5 katı brüt ücretle çalışanlar için de 3 bin 753 TL prim indirimi söz konusu olacaktır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Emeklilik sebebi ile işten ayrılacak personelin çıkışları 28.02.2023 itibari ile yapılması işlemlerinin daha hızlı yürümesini sağlayacaktır. Emekli olacak personelin, emeklilik başvurusunu Mart ayı içerisinde yaptığı takdirde emekli aylıkları 1 Nisan’dan itibaren geçerli olmak üzere kendilerine bağlanacaktır.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Başvurunun 1 Nisan’dan sonra yapılması durumunda bir aylık maaş hakkı kaybedilecektir. Bu sebeple başvurunun Mart ayı içerisinde yapılması önem arz etmektedir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Emekliliği hak edip etmediğinizi e-Devlet üzerinden “SGK Tescil ve Hizmet Dökümü”, “Normal Şartlarda Ne Zaman Emekli Olurum” ve “Çalışma Hayatım”seçeneklerinden sorgulayarak öğrenebileceğiniz gibi emeklilikle alakalı tüm sorularınızın cevapları için Alo 170&#039;i arayıp 3&#039;ü tuşlayabilirsiniz.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hak elde edenlere hayırlı olsun.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Sat, 11 Mar 2023 02:30:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Hukuk ve ekonomi: Bir milletin iki temel direği]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/hukuk-ve-ekonomi-bir-milletin-iki-temel-diregi/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/hukuk-ve-ekonomi-bir-milletin-iki-temel-diregi/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Hukuk ve ekonomi, birbirini tamamlayan iki kuvvettir: biri toplumun vicdanını, diğeri emeğin karşılığını temsil eder.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu iki alan arasındaki denge bozulduğunda, hiçbir kalkınma modeli uzun vadede ayakta kalamaz.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Dünyadaki güçlü ekonomilere baktığımızda, hepsinin ardında sağlam bir hukuk düzeni olduğunu görürüz. Adaletin öngörülebilirliği, yatırımın cesaretidir. Güvenin olmadığı yerde sermaye, emeğin olmadığı yerde üretim barınamaz. Tarihe baktığımızda, bu gerçeği kavrayan milletlerin nasıl ayağa kalktığını görmek mümkündür.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;19. yüzyılın sonunda Japonya’da Meiji reformcuları, ülkeyi yıkıntıdan çıkarmanın yolunu yalnızca sanayileşmede değil, hukuk ve eğitim reformlarında aramıştı. Onlar biliyorlardı ki adalet olmadan ilerleme bir yanılsamadan ibarettir. Bugün Japonya’nın teknolojik üstünlüğünün ardında, o dönemde atılan hukuki ve idari temeller vardır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Benzer bir anlayış, Osmanlı Devleti’nde de 19. yüzyılın ortalarında görülmüştür. 1839’da ilan edilen Tanzimat Fermanı, yalnızca idari bir düzenleme değil, modern hukuk devletine giden yolda büyük bir adımdı. Bu fermanla birlikte “herkesin can, mal ve ırz güvenliği” devlet teminatı altına alınmış; hukuk, kişisel otoritenin değil, ilkenin gücüyle anılmaya başlanmıştır. Osmanlı bu adımla, adaletin yalnızca yargılamada değil, ekonomik hayatta da düzenin temeli olduğunu fark etmişti.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Nitekim Tanzimat&#039;tan sonra ticaret, vergi ve toprak hukukuna dair yapılan düzenlemeler, ekonomide istikrarın zeminini oluşturdu. Batı dünyasında ise aynı farkındalığın çok daha önce doğduğunu görürüz.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;17. yüzyılda İngiliz düşünür John Locke, mülkiyet hakkını bireysel özgürlüğün temel direği olarak tanımlamış; Ona göre devletin meşruiyeti, vatandaşın emeğini ve mülkünü koruma sorumluluğundan geliyordu.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu fikirler, daha sonra Adam Smith’in “Ulusların Zenginliği” adlı eserinde ekonomiyle birleşmiş ve modern liberal düzenin temellerini attı. Smith’e göre serbest piyasanın kalıcı olabilmesi için hukukun üstünlüğünün zorunlu olduğunu vurguladı; çünkü adalet olmadan rekabet, rekabet olmadan refah olmazdı.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bugün Türkiye de benzer bir kavşaktadır. İş dünyamızın dinamizmi, genç girişimcilerimizin cesareti ve sanayicimizin emeği var. Ancak bu çabaların kalıcı olması için adalet sistemimizin daha hızlı, öngörülebilir ve erişilebilir hâle gelmesi gerekiyor. Ekonomi güvenle beslenir; güvenin kaynağı ise hukuktur.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bir iş insanının yatırım yapma cesareti yalnızca piyasa koşullarına değil, hukuki güvencelere de dayanır. Vergi sisteminde adalet, rekabette eşitlik, ticarette dürüstlük; bunların hepsi ekonomik sürdürülebilirliğin vazgeçilmez unsurlarıdır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Biz inanıyoruz ki hukuk sadece mahkeme salonlarında değil; üretim tesislerinde, ofislerde ve hayatın her alanında nefes almalıdır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;Adaletin olduğu yerde ekonomi, ekonominin olduğu yerde umut vardır.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ve umut, bir milletin en büyük sermayesidir.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Sat, 08 Nov 2025 02:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kira geliri vergilerinde yeni dönem]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/kira-geliri-vergilerinde-yeni-donem/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/kira-geliri-vergilerinde-yeni-donem/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Ev sahipleri artık düşük kira gösteremeyecek.
Hazine ve Maliye Bakanlığı mart ayında verilecek kira geliri beyanı
öncesinde düğmeye bastı hem vergi kaçıranlar tespit ediliyor hem de fahiş
kiralama yapanlar belirlenebilecek.
Kiracılara görüşme mektubu gönderiliyor, kiracılar belirli adreslere
çağırarak bilgi ve belge alınıyordu. Şimdi ise kiracılara dijital ortamda bilgi
ve belgelerini sunabilme imkanı da tanındı. Görüşme mektubu gönderilen
kiracılar vergi dairesine gitmeden dijital vergi dairesi uygulamasında yer
alan kira bildirim formunu doldurarak bilgi ve belgeleri sunabileceklerdir.
Beyanların sunulmaması durumunda mükelleflerin usulsüzlük kapsamında
cezalar ve faizli ödeme yükümlülükleri bulunuyor.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;Kira gelirlerine ilişkin beyannameler nerede nasıl verilecek?&lt;p&gt;&lt;/p&gt;
Kira geliri elde edenler, gelir beyannamelerini, ikametgâhlarının bulunduğu
bölgedeki vergi dairesine giderek verebilir ya da e-Devlet sistemi
aracılığıyla Gelir İdaresi Başkanlığı&#039;nın internet sayfasından
(dijital.gib.govtr ) &#039;Hazır Beyan Sistemi&#039; üzerinden beyannamelerini
doldurarak gönderebilirler.
Hazır Beyan Sistemi hizmetine ise ister kullanıcı kodlarıyla ister e-Devlet
bilgileriyle ulaşabilecekler. Kira tespiti için dijital vergi dairesinden form
doldurulması yeterli olacaktır.
&lt;p&gt;&lt;/p&gt;Kira bildirim formu alanında istenilen bilgiler:
&lt;p&gt;&lt;/p&gt;- Kiraya ilişkin bilgiler
&lt;p&gt;&lt;/p&gt;- Taşınmaza ilişkin bilgiler&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;
- Mülk sahibine ilişkin bilgiler&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Kira ücretinin yatırıldığı hesap bilgileri&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Bildirime ilişkin açıklamalar&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kira gelir beyannamesi bildiriminde son tarih nedir?&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;2023 yılı kira gelirlerine ilişkin beyanname, Mart Ayının son günü mesai
sonuna kadar verilebilir. Hazır beyan sistemini kullananlar ise gece
yarısına kadar beyannamelerini verebilirler. Çıkabilecek aksaklıklar
düşünülerek 1 Mart’tan itibaren gecikmeden beyanname verilmesi daha
yerinde olacaktır.
İş yeri sahipleri genellikle stopaj vergisiyle kira geliri beyan etmektedirler.
Konut kiralarında ise bu durum söz konusu değildi.
Kiracılar bu formu doldurarak ev sahiplerinin düşük vergi ödemesine engel
olabilecekler.
GİB bu yolla kiracı bilgileri ve ev sahiplerinin beyanlarını karşılaştırarak
vergi kaçaklarını tespit edebilecektir.
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;Vergi kaçağı için 3 aşamalı sistem &lt;p&gt;&lt;/p&gt;1 Vergi dairesi görevlileri yoklama usulü ile kira bilgilerinde tutarsızlık
tespit ettiği adreslere giderek kiracılar ile ödedikleri kira ve eve ait bilgileri
yüz yüze alacak.
&lt;p&gt;&lt;/p&gt;2 Vergi dairesi görevlileri kiracıyı ev adreslerinde bulamaz ise bir mektup
bırakarak istenen gün ve saatte vergi dairesine gelerek bilgileri vermeleri
istenecek.
&lt;p&gt;&lt;/p&gt;3 Vergi dairelerine gidemeyen kiracılar ise internet üzerinden bir form
doldurarak kira bilgilerini açıklayacaklar.
&lt;p&gt;&lt;/p&gt;Kira gelirini beyan etmeyenlere hangi cezai müeyyideler uygulanacak?
Düzenlemeye göre konutlardan elde edilen kira gelirleri beyan edilmez
veya eksik beyan edilirse, konut kira geliri istisnasından yararlanılamaz.
Beyan edilmesi gereken kira gelirinin bildirilmemesi halinde, mükellef
adına iki kat birinci derece usulsüzlük cezası kesilir ve kira geliri takdir
komisyonunca takdir edilir.
Takdir edilen gelir üzerinden, gelir vergisi ile verginin bir katı tutarında
vergi ziyaı cezası kesilir.
Kira gelirlerinden mükellefe tahakkuk eden vergiler mart ve temmuz
aylarında iki eşit taksitte ödenebilecek. Birinci taksitin damga vergisi ile
birlikte 31 Mart, ikinci taksitin 31 Temmuz&#039;a kadar ödenmesi
gerekmektedir.
Zamanında ödenmeyen vergi tutarı üzerinden aylık %3.50 oranında
gecikme faizi hesaplanır.]]></description>
<pubDate><![CDATA[Sat, 08 Jun 2024 03:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kira geliri vergilerinde yeni dönem]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/kira-geliri-vergilerinde-yeni-donem/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/kira-geliri-vergilerinde-yeni-donem/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Bazı mal sahipleri bilgisizlikten, bazıları ise daha yüksek kazanç elde etmek için ya kira gelirlerini beyan etmiyor ya da daha düşük beyan ederek vergi kaçırıyor.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ev sahipleri artık düşük kira gösteremeyecek.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hazine ve Maliye Bakanlığı mart ayında verilecek kira geliri beyanı öncesinde düğmeye bastı hem vergi kaçıranlar tespit ediliyor hem de fahiş kiralama yapanlar belirlenebilecek.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kiracılara görüşme mektubu gönderiliyor, kiracılar belirli adreslere çağırarak bilgi ve belge alınıyordu. Şimdi ise kiracılara dijital ortamda bilgi ve belgelerini sunabilme imkanı da tanındı. Görüşme mektubu gönderilen kiracılar vergi dairesine gitmeden dijital vergi dairesi uygulamasında yer alan kira bildirim formunu doldurarak bilgi ve belgeleri sunabileceklerdir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Beyanların sunulmaması durumunda mükelleflerin usulsüzlük kapsamında cezalar ve faizli ödeme yükümlülükleri bulunuyor.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kira gelirlerine ilişkin beyannameler nerede nasıl verilecek?&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kira geliri elde edenler, gelir beyannamelerini, ikametgâhlarının bulunduğu bölgedeki vergi dairesine giderek verebilir ya da e-Devlet sistemi aracılığıyla Gelir İdaresi Başkanlığı&#039;nın internet sayfasından (dijital.gib.gov.tr) &#039;Hazır Beyan Sistemi&#039; üzerinden beyannamelerini doldurarak gönderebilirler.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hazır Beyan Sistemi hizmetine ise ister kullanıcı kodlarıyla ister e-Devlet bilgileriyle ulaşabilecekler. Kira tespiti için dijital vergi dairesinden form doldurulması yeterli olacaktır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kira bildirim formu alanında istenilen bilgiler:&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Kiraya ilişkin bilgiler&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Taşınmaza ilişkin bilgiler&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Mülk sahibine ilişkin bilgiler&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Kira ücretinin yatırıldığı hesap bilgileri&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Bildirime ilişkin açıklamalar&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kira gelir beyannamesi bildiriminde son tarih nedir?&lt;/p&gt;&lt;p&gt;2023 yılı kira gelirlerine ilişkin beyanname, Mart Ayının son günü mesai sonuna kadar verilebilir. Hazır beyan sistemini kullananlar ise gece yarısına kadar beyannamelerini verebilirler. Çıkabilecek aksaklıklar düşünülerek 1 Mart’tan itibaren gecikmeden beyanname verilmesi daha yerinde olacaktır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İş yeri sahipleri genellikle stopaj vergisiyle kira geliri beyan etmektedirler. Konut kiralarında ise bu durum söz konusu değildi.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kiracılar bu formu doldurarak ev sahiplerinin düşük vergi ödemesine engel olabilecekler.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;GİB bu yolla kiracı bilgileri ve ev sahiplerinin beyanlarını karşılaştırarak vergi kaçaklarını tespit edebilecektir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Vergi kaçağı için 3 aşamalı sistem&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;1. Vergi dairesi görevlileri yoklama usulü ile kira bilgilerinde tutarsızlık tespit ettiği adreslere giderek kiracılar ile ödedikleri kira ve eve ait bilgileri yüz yüze alacak.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;2. Vergi dairesi görevlileri kiracıyı ev adreslerinde bulamaz ise bir mektup bırakarak istenen gün ve saatte vergi dairesine gelerek bilgileri vermeleri istenecek.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;3. Vergi dairelerine gidemeyen kiracılar ise internet üzerinden bir form doldurarak kira bilgilerini açıklayacaklar.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kira gelirini beyan etmeyenlere hangi cezai müeyyideler uygulanacak?&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Düzenlemeye göre konutlardan elde edilen kira gelirleri beyan edilmez veya eksik beyan edilirse, konut kira geliri istisnasından yararlanılamaz.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Beyan edilmesi gereken kira gelirinin bildirilmemesi halinde, mükellef adına iki kat birinci derece usulsüzlük cezası kesilir ve kira geliri takdir komisyonunca takdir edilir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Takdir edilen gelir üzerinden, gelir vergisi ile verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kira gelirlerinden mükellefe tahakkuk eden vergiler mart ve temmuz aylarında iki eşit taksitte ödenebilecek. Birinci taksitin damga vergisi ile birlikte 31 Mart, ikinci taksitin 31 Temmuz&#039;a kadar ödenmesi gerekmektedir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Zamanında ödenmeyen vergi tutarı üzerinden aylık %3.50 oranında gecikme faizi hesaplanır.&lt;/p&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Sat, 08 Jun 2024 00:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[EYT'lilerin dikkat etmesi gereken hususlar]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/eytlilerin-dikkat-etmesi-gereken-hususlar/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/eytlilerin-dikkat-etmesi-gereken-hususlar/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Kanun kapsamında emekli olacak personel için dikkat edilecek hususlar şunlardır:&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Emeklilik için başvuracak personelin, başvuru öncesinde mutlaka SGK çıkışının yapılmış olması gerekmektedir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Emeklilik sebebi ile çıkışlarda “Kıdem Tazminatı” var, ama ihbar tazminatı karşılıklı olarak yoktur.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Emeklilik sebebi ile işten ayrılacak personelin çıkışları 28.02 itibari ile yapılması işlemlerinin daha hızlı yürümesini sağlayacaktır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Emekli olan personelin, 30 gün içerisinde tekrar işe başlaması durumunda %5 prim indirimi uygulanacaktır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Emekli olacak personelin, emeklilik başvurusunu 1 Nisan’dan sonra yapması durumunda bir aylık maaş hakkını kaybedecektir. Bu sebeple başvurunun mart ayı içinde yapılması önemlidir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Emeklilik başvurusu e-Devlet üzerinden yapılabileceği gibi iadeli taahhütlü posta yolu ile de yapılabilecektir. E-Devlet‘in çok yoğun olacağını bu sebeple postaya onunda değerlendirmesi gereken mesajlar bulunmaktadır, ancak e-Devlet’ten yapılan başvurunun elektronik ortamda SGK kayıtlarına direk geçecek olması sebebiyle, başvurunun e-Devlet üzerinden yapılması konusu daha sağlıklı olacağını düşünmekteyiz.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Emekliliğe hak edip etmediğinizi ve emeklilikle alakalı tüm sorularınızın cevapları için Alo 170&#039;i arayıp 3&#039;ü tuşlayabilirsiniz.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hak elde edenlere hayırlı olsun.&lt;/p&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Sat, 04 Mar 2023 02:30:00 GMT]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Temel insan hakları]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/temel-insan-haklari/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/temel-insan-haklari/]]></guid>
<description><![CDATA[&lt;p&gt;Dünyanın farklı köşelerinde yankılanan adaletsizlikler, bastırılan sesler ve göz ardı edilen acılar, insan haklarının yalnızca bir hukuk meselesi değil, bir vicdan çağrısı olduğunu bir kez daha hatırlattı.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İnsan hakları, herhangi bir metne sığdırılamayacak kadar büyük; insanın doğasında var olan ve korunması gereken kutsal bir emanettir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Çünkü insan hakları, insanlığın yüzüdür; ve bu yüzü korumak hepimizin görevidir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu makale, işte bu bilinçle; insan haklarının tarihsel kökenlerini anımsatmak, günümüz tehditlerine karşı duyarlılığı artırmak, temel hakların kutsallığını vurgulamak ve her bireyin, zulüm nerede olursa olsun ona karşı durma sorumluluğunu hatırlatmak amacıyla kaleme alınmıştır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Zira insan hakları, yalnızca bireyin değil, tüm insanlığın ortak onurudur.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İnsan hakları, doğuştan sahip olduğumuz, devredilemez ve evrensel haklardır. Bireyin sırf insan olmasından kaynaklanan bu haklar; devletlerin, kurumların ya da diğer bireylerin keyfi müdahalesine karşı korunması gereken kutsal değerlerdir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bugün dünyanın her yerinde insan hakları kavramı, demokratik toplumların temel taşı, adaletin ve özgürlüğün vazgeçilmez dayanağı olarak kabul edilmektedir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İnsan haklarının tarihsel gelişimi&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İnsan hakları fikri, tarih boyunca farklı biçimlerde karşımıza çıkmıştır. Antik Yunan’ın “doğal hak” kavramı, Orta Çağ’ın “tanrısal hak” anlayışı, modern insan haklarının zeminini hazırlamıştır. Ancak bu hakların yazılı ve evrensel biçimde tanınması süreci, özellikle 1215 tarihli Magna Carta, 1776 Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi ve 1789 Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi ile somut bir forma kavuşmuştur.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu gelişmelerin ardından 1948 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, insan haklarının uluslararası düzeyde ilk kapsamlı tanımı olmuştur. Bugün hala tüm ulusların üzerinde uzlaştığı temel metin olma niteliğini sürdürmektedir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Temel hak ve özgürlükler&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Temel insan hakları geniş bir yelpazeye yayılmıştır. Bunların başlıcaları:&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style=&quot;white-space:pre&quot;&gt;	•Yaşam Hakkı: Her bireyin yaşama hakkı kutsaldır ve devlet dahil hiç kimse bu hakkı keyfi şekilde ortadan kaldıramaz.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style=&quot;white-space:pre&quot;&gt;	•Özgürlük ve Güvenlik Hakkı: Bireylerin keyfi tutuklanmaya, gözaltına alınmaya ya da sürgüne karşı korunma hakkı vardır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style=&quot;white-space:pre&quot;&gt;	•İfade Özgürlüğü: Düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğü, demokratik toplumların temelidir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style=&quot;white-space:pre&quot;&gt;	•Din ve Vicdan Özgürlüğü: Her birey inançlarını serbestçe seçebilir ve uygulayabilir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style=&quot;white-space:pre&quot;&gt;	•Adil Yargılanma Hakkı: Herkes bağımsız ve tarafsız bir mahkeme önünde hakkını arama hakkına sahiptir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style=&quot;white-space:pre&quot;&gt;	•Eşitlik İlkesi: Irk, renk, cinsiyet, dil, din gibi sebeplerle ayrımcılık yapılamaz.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu hakların tamamı, birbirine bağlı ve birbirini tamamlayıcı niteliktedir. Birinin yokluğu, diğerlerinin de eksilmesine sebep olur.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İnsan Haklarının Korunması&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İnsan haklarının yalnızca tanınması yetmez; etkin bir biçimde korunması da gerekir. Bu amaçla ulusal ve uluslararası mekanizmalar kurulmuştur. Anayasalar, ulusal insan hakları kurumları, uluslararası mahkemeler (örneğin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi) bireylere hak arama yolları sunar. Ancak en güçlü koruma, bilinçli bireylerin ve duyarlı toplumların varlığı ile mümkündür.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Dünya Genelinde İnsan Hakları Durumu&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Freedom House 2024 raporuna göre:&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;•Dünya nüfusunun yalnızca %20’si tam anlamıyla özgür ülkelerde yaşamaktadır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;•%38’i kısmen özgür, %42’si ise özgür olmayan ülkelerde yaşamaktadır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;•Son 17 yıldır küresel ölçekte demokrasi ve özgürlükler gerilemektedir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu veriler, insan hakları mücadelesinin hâlen küresel bir ihtiyaç olduğunu ve hukukçuların bu alandaki sorumluluğunun her zamankinden daha büyük olduğunu açıkça göstermektedir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sonuç olarak :&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İnsan hakları yalnızca hukuki metinlerde değil, her bireyin günlük yaşamında somut bir gerçeklik olmalıdır. Hakların güvence altında olduğu bir toplum, sadece adil değil, aynı zamanda daha özgür, daha yaratıcı ve daha huzurlu olacaktır. Biz hukukçulara düşen görev; insan haklarını yalnızca savunmak değil, her gün yeniden inşa etmek ve yaşatmaktır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Çünkü insan hakları, insanlık onurunun kendisidir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;]]></description>
<pubDate><![CDATA[Sat, 03 May 2025 02:00:00 GMT]]></pubDate>
</item>
</channel>
</rss>