<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">

<channel>
<title><![CDATA[Analiz Gazetesi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/]]></link>
<description><![CDATA[Son 100 Haber Rss - İŞ DÜNYASI]]></description>
<language>tr-tr</language>
<generator>Analiz Gazetesi</generator>
<lastBuildDate><![CDATA[Tue, 12 May 2026 15:25:41 +0300]]></lastBuildDate>
<item>
<title><![CDATA[Borusan 2025'i yüzde 27 büyümeyle tamamladı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/borusan-2025i-yuzde-27-buyumeyle-tamamladi-4976/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/borusan-2025i-yuzde-27-buyumeyle-tamamladi-4976/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_276A9C-636CC0-44A02A-30973F-42AEBF-F58E7A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şirketten yapılan açıklamaya göre, Borusan Grubu, 2025 yılı finansal sonuçlarını ve gelecek dönem yatırım planlarını açıkladı.Borusan, 326 milyar lira konsolide ciroya ulaştığı bu dönemde, yüzde 27 büyüme kaydetti. Faiz, amortisman ve vergi öncesi kar (FAVÖK) bazında ise&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_276A9C-636CC0-44A02A-30973F-42AEBF-F58E7A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şirketten yapılan açıklamaya göre, Borusan Grubu, 2025 yılı finansal sonuçlarını ve gelecek dönem yatırım planlarını açıkladı.Borusan, 326 milyar lira konsolide ciroya ulaştığı bu dönemde, yüzde 27 büyüme kaydetti. Faiz, amortisman ve vergi öncesi kar (FAVÖK) bazında ise bir önceki yıla göre yüzde 82 artış sağlayan grup, 38 milyar lira seviyesine ulaştı.Grup, büyüme ivmesini daha da yukarılara taşımak amacıyla 2026&#39;da faaliyet gösterdiği alanlarda 20 milyar lira yatırım yapmayı planlıyor.Borusan Grubu ayrıca dinamik portföy stratejisi doğrultusunda 2025&#39;te Borusan Tedarik&#39;in CEVA Logistics2e yüzde 100 hissesinin satışını tamamladı.Şirket, 2026 geneline yaydığı yatırımlarını üretim sektörüne 8 milyar lira otomotiv sektörüne de 8 milyar lira, makina ve güç sistemleri sektörüne 2 milyar lira, enerji sektörüne 1 milyar lira ve lojistik sektörüne 1 milyar lira olarak planladı. Borusan&#39;ın Türkiye ekonomisine duyduğu güvenin yansıması olan bu yatırım planı, stratejik hedeflerine ulaşmasında kritik rol oynayacak.Grup, bu büyüme stratejisini hayata geçirirken, teknoloji ve yapay zeka, girişimcilik ve ekosistem, yetenek ve kültür, paydaş ve itibar yönetimi odak alanlarından güç alıyor.Yeni vizyon ve sürdürülebilir karlı büyüme stratejisi, Borusan Grubu&#39;nun 200 yıl ve ötesinde varlığını sürdürme yolculuğunda en önemli itici güç konumunda yer alıyor. Grup, aynı zamanda çalışanlarından müşterilerine, yatırımcılarından iş ortaklarına ve yaşadığı topluma kadar dokunduğu her kesim için somut değer üretiyor.- &#34;2026 yılındaki yatırım planlarımızı bu anlayışla hayata geçireceğiz&#34;Açıklamada görüşlerine yer verilen Borusan Grup Üst Yöneticisi (CEO) Özgür Günaydın, 2025 yılını başarıyla geride bıraktıklarını belirtti.Günaydın, ortaya çıkan güçlü finansal tablonun, Borusan&#39;ın köklü yapısının ve kurumsal gücünün en net yansıması olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:&#34;Grup CEO görevine başlarken böylesi sağlam bir mirası devralmak bana büyük bir gurur ve motivasyon verdi. Önümüzde, mevcut finansal ve operasyonel başarılarımızı daha ileriye taşıyacağımız heyecan verici bir dönem var. Bunu yaparken temelimizde &#39;Önce İnsan, Öncü ve Güvenilir Borusan&#39; vizyonu olacak. Biz tüm paydaşlarımızla daha iyi bir gelecek için kuşaklar boyu birlikte değer üretiyoruz. 2026&#39;daki yatırım planlarımızı da tam olarak bu anlayışla hayata geçireceğiz.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 12 May 2026 15:25:41 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ödero ve TürkTraktör'den bayi tahsilat süreçlerini dijitalleştiren iş birliği]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/odero-ve-turktraktorden-bayi-tahsilat-sureclerini-dijitallestiren-is-birligi-9507/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/odero-ve-turktraktorden-bayi-tahsilat-sureclerini-dijitallestiren-is-birligi-9507/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_54E6B5-CFD4E4-B9C85A-196FE8-38D52E-C50281.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bu yıl 100. yılını kutlayan Koç Topluluğu'nun online ödeme çözümleri alanındaki uzman markası Ödero, Türkiye otomotiv sektörünün faaliyetteki en köklü üreticisi TürkTraktör ile stratejik bir iş birliğine imza attı. Proje kapsamında Ödero'nun gelişmiş sanal POS altyapısı,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_54E6B5-CFD4E4-B9C85A-196FE8-38D52E-C50281.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bu yıl 100. yılını kutlayan Koç Topluluğu'nun online ödeme çözümleri alanındaki uzman markası Ödero, Türkiye otomotiv sektörünün faaliyetteki en köklü üreticisi TürkTraktör ile stratejik bir iş birliğine imza attı. Proje kapsamında Ödero'nun gelişmiş sanal POS altyapısı, TürkTraktör'ün mevcut B2B sistemine entegre edildi. Bu sayede bayi tahsilat operasyonları, tek merkezden yönetilen, hızlı ve yüksek güvenlikli bir yapıya kavuşturuldu.Daha hızlı ve güvenli ödeme sistemiYeni nesil ödeme altyapısı ile TürkTraktör bayileri, B2B platformu üzerinden müşterilerine ait kredi kartlarıyla işlemlerini hızlı ve güvenli şekilde gerçekleştirebiliyor. Ödero'nun sunduğu bu altyapı ile bayiler, her banka ile ayrı ayrı anlaşma ve mutabakat yapmak zorunda kalmadan tüm bankaların kredi kartlarıyla taksitli işlem gerçekleştirebiliyor. Böylece bayilerin operasyonel yükü azalırken satış süreçlerine daha fazla odaklanmaları mümkün oluyor. Tahsil edilen tutarlar herhangi bir manuel müdahaleye gerek kalmadan, otomatik olarak TürkTraktör hesaplarına aktarılıyor, bu sayede bayilerin risk ve teminat yönetimi kolaylaşırken TürkTraktör de tahsilat süreçlerini daha merkezi, kontrollü ve izlenebilir bir yapıda yönetebiliyor. Dijitalleşen bu süreç hem bayi operasyonlarını kolaylaştırıyor hem de TürkTraktör'ün nakit akışını daha verimli şekilde yönetmesine katkı sağlıyor."Şirketlerin karmaşık finansal süreçlerini dijital ve kullanıcı dostu çözümlerle kolaylaştırmak öncelikli hedefimiz"Token Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para A.Ş. Genel Müdürü Hande Sarıdal, "Ödero markasıyla şirketlerin karmaşık finansal süreçlerini dijital ve kullanıcı dostu çözümlerle kolaylaştırmak öncelikli hedefimiz. Türkiye'nin ilk traktör üreticisi olarak faaliyet gösteren Türk Traktör gibi köklü bir markayla yaptığımız bu iş birliği sayesinde, sektörün en geniş bayi ağlarından birinin tahsilat süreçlerini dijitalleştirerek finansal operasyonlarını daha dinamik bir yapıya kavuşturduk. Modern teknolojik çözümlerimizle iş ortaklarımızın hayatını kolaylaştırmaya ve dijital ödeme ekosistemini büyütmeye devam edeceğiz" dedi."TürkTraktör olarak, teknolojiyi tüm iş modellerimize adapte ederek ekosistemimizin verimliliğini artırmayı sürdüreceğiz"TürkTraktör Mali İşler İş Lideri Özgür Ergun ise iş birliğine ilişkin şunları söyledi: "Tarım sektöründeki paydaşlarımızın iş süreçlerini kolaylaştıracak dijital çözümler sunmak, stratejik önceliklerimizin başında yer alıyor. Bu doğrultuda, Ödero ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği kapsamında B2B satış altyapımıza sanal POS çözümünü dahil ederek, ödeme süreçlerini çok daha hızlı, güvenli ve pratik bir yapıya kavuşturduk. TürkTraktör olarak, teknolojiyi tüm iş modellerimize uyarlayarak ekosistemimizin verimliliğini artırmayı sürdüreceğiz."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 12 May 2026 11:36:21 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sodexo, "Dünyanın En Etik Şirketleri" arasında]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sodexo-dunyanin-en-etik-sirketleri-arasinda-6971/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sodexo-dunyanin-en-etik-sirketleri-arasinda-6971/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_51FA40-BA5DC6-954202-C2556C-6C5EE1-3771B1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sodexo, 17 ülkede 40 farklı sektörden 138 şirketi kapsayan Ethisphere değerlendirmesinde yeniden büyük bir başarıya imza atarak, kendi alanında bu ödüle layık görülen dünyadaki iki kuruluştan biri olmayı başardı. Dünya genelinde bu unvanı üç yıl üst üste kazanabilen yalnızca&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_51FA40-BA5DC6-954202-C2556C-6C5EE1-3771B1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sodexo, 17 ülkede 40 farklı sektörden 138 şirketi kapsayan Ethisphere değerlendirmesinde yeniden büyük bir başarıya imza atarak, kendi alanında bu ödüle layık görülen dünyadaki iki kuruluştan biri olmayı başardı. Dünya genelinde bu unvanı üç yıl üst üste kazanabilen yalnızca 13 seçkin kuruluştan biri olan Sodexo, bu dar kapsamlı listeye adını yazdırırken, etik politikaları ve örnek teşkil eden uygulamalarıyla sektördeki öncülüğünü bir kez daha kanıtladı.İş etiği standartlarını belirleme konusunda küresel bir otorite olan Ethisphere, bu unvanı her yıl düzenli olarak veriyor. Alınan bu prestijli ödül, Sodexo'nun tüm operasyonlarında dürüstlük ilkesine olan bağlılığını ve güçlü yönetim politikalarını bir kez daha ortaya koyuyor. Sodexo Türkiye CEO'su Bora Koçak şirketin başarısını şu sözlerle değerlendirdi: ''Sodexo olarak, iş etiği alanında küresel ölçekte en saygın otoritelerden biri olan Ethisphere tarafından üst üste üçüncü kez ödüle layık görülerek istikrarlı çizgimizi koruyoruz. Bu takdir, etik değerleri yalnızca bir kural seti olarak değil, kurum kültürümüzün özü olarak benimsediğimizi açıkça teyit ediyor. 43 ülkede 100 milyon insanın hayatına temas eden bir organizasyonun parçası olarak kazandığımız bu unvan, Türkiye'deki her adımımızda paydaşlarımıza vaat ettiğimiz güvenin ve şeffaf yönetim modelimizin somut bir karşılığıdır. Yolumuzu etik ilkelerimizle çizerek, yarını sorumlu adımlarla tasarlamayı sürdüreceğiz.''Sodexo Entegre Hizmet Yönetimi HakkındaÜlkemizde 1992 yılından bu yana faaliyette bulunan Sodexo Entegre Hizmet Yönetimi AŞ, Türkiye'nin en seçkin şirketlerine ve değerli kamu kuruluşlarına yemek, temizlik, bina yönetimi, teknik mühendislik hizmetleri, resepsiyon, muhaberat hizmetleri gibi pek çok alanda hizmet sağlıyor. Sodexo'nun global vizyonunun bir parçası olarak ise ülkemizdeki operasyonlarda tedarik zinciri ve istihdamın tamamı yerel kaynak kullanarak gerçekleştiriliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 12 May 2026 02:59:09 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yerli veri platformu Hardal'a 1,5 milyon doların üzerinde yatırım]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/yerli-veri-platformu-hardala-15-milyon-dolarin-uzerinde-yatirim-8806/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/yerli-veri-platformu-hardala-15-milyon-dolarin-uzerinde-yatirim-8806/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9219D7-9A0340-088FF1-6295EA-9AC3BF-D905E5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin ilk girişim sermayesi fonu 212'nin, erken aşama girişimlere yatırım yapma hedefiyle hayata geçirdiği Simya VC, Türkiye Kalkınma Fonu ve ODTÜ Teknokent ortaklığıyla kurulan Invest101, Maxis Ventures ve Shark and Partners, yerli veri platformu Hardal'a yatırım yaptı. Web,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9219D7-9A0340-088FF1-6295EA-9AC3BF-D905E5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin ilk girişim sermayesi fonu 212'nin, erken aşama girişimlere yatırım yapma hedefiyle hayata geçirdiği Simya VC, Türkiye Kalkınma Fonu ve ODTÜ Teknokent ortaklığıyla kurulan Invest101, Maxis Ventures ve Shark and Partners, yerli veri platformu Hardal'a yatırım yaptı. Web, mobil ve CRM verilerini tek noktadan yöneten veri platformu Hardal, bu yatırım turunda toplam 1 milyon 550 bin dolar yatırım aldı. Hardal aldığı yatırımla, global ölçekte büyümeyi, ekibini büyütmeyi ve yapay zekâ altyapısını güçlendirmeyi planlıyor.Şirketlerin web siteleri, mobil uygulamaları, CRM ve pazarlama araçlarından gelen verilerini tek bir altyapıda güvenli ve ölçülebilir şekilde toplayıp standartlaştıran Hardal, bu verileri analitik araçlara ve reklam sistemlerine güvenli biçimde aktarıyor. Yapay zekâ ajanları dahil tüm dijital etkileşimleri görünür kılan Hardal, şirketlerin veriyi bütünsel biçimde analiz etmesine imkân tanıyor.Bahçıvanoğlu: "Veri dönüşümünün merkezinde olacak"Simya VC Yönetici Ortağı Selma Bahçıvanoğlu, konuyla ilgili şunları söyledi: "Şirketlerin verilerini toplaması, zenginleştirmesi ve kontrollü şekilde kullanması operasyonel verimlilik ve regülasyon uyumu açısından giderek daha kritik hale geliyor. Bu nedenle veri sahipliği, gizlilik ve yapay zekâ kesişimindeki altyapı girişimlerini önümüzdeki dönemin en önemli teknoloji alanlarından biri olarak görüyoruz. Hardal'ın bu alanda deneyimli bir kurucu ekibe sahip olması, platformun teknik ve ticari açıdan güçlü olmasını sağlıyor. Hardal'ın, veri dönüşümünde önemli altyapı oyuncusu olacağına inancımız tam."Altuğ: "Öncü fonların desteğiyle globalde hızlı ölçeklenecek"&nbsp;Türkiye Kalkınma Fonu YK Üyesi ve CEO'su Dr. Elif Altuğ, şöyle konuştu: "Son dönemde, yapay zekâ alanında gerçekleşen hızlı gelişmeler, şirketlerin nitelikli büyümesi için veriye dayalı karar alma süreçlerini kritik hale getirdi. Bu nedenle verilerin eksiksiz ve doğru biçimde toplanması hayati önem taşıyor. Hardal'ın bu alanda önemli bir problemi çözdüğünü düşünüyoruz; Türkiye ve Avrupa'da hızla güçlü bir konuma gelirken global ölçekte de hızlı ölçekleneceğine inanıyoruz."&nbsp;Temel: "Tüm MarTech çözümleri ile entegre olarak büyüyecek"Maxis Girişim Sermayesi Genel Müdürü Özgür Temel, yatırıma dair görüşlerini şöyle paylaştı: "Maxis olarak geniş bir MarTech girişim yelpazesine sahiptik. Hardal'ın da pazarlama teknolojileri dünyasında ilk ve ana katman olma vizyonu, bunu doğrulayan pazar verileri ve yetkin ekibi ile çok kısa sürede hedeflerine ulaşacak ve global ölçekte adını duyuracak bir girişim olması bu portföyün tamamlanmasında önemli bir anahtar parçaydı. Geliştirdikleri teknoloji ile global ve yerel önemli markalarla da iş modellerini doğruladılar. Bu yatırımla da global büyümelerini de hızla artıracaklarını ve MarTech dünyasının vazgeçilmez oyuncularından biri olacaklarını düşünüyoruz."Gürbüzler: "Veri yönetimini yapay zekâ çağında yeniden tanımlıyoruz"Hardal Kurucu Ortağı ve CEO'su Barış Gürbüzler, konuyla ilgili şunları söyledi: "Hardal'ı, web, iOS ve Android uygulamalarda yaşadığımız veri kaybı ve ölçümleme zorluklarına çözüm olarak geliştirdik. Veri altyapısının artık yalnızca analitik için değil, yapay zekâ sistemlerini beslemek için de kritik olduğuna inanıyoruz. Şirketlerin kendi verilerini kontrol etmesi artık bir tercih değil, stratejik bir zorunluluk. Hardal tam da bunu sağlıyor. Bu turda bizimle ilerleyen yatırımcılarımızın, yalnızca bir fikre değil, büyüyen bir ürüne ortak olması bizim için çok kıymetli. Globalleşme yolculuğumuzda yatırımcılarımızın deneyiminin önemli bir rol oynayacağına inanıyoruz."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 12 May 2026 02:22:21 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Başkaya Holding 10 bin istihdam için yeni yatırım hamlesi başlattı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/baskaya-holding-10-bin-istihdam-icin-yeni-yatirim-hamlesi-baslatti-1128/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/baskaya-holding-10-bin-istihdam-icin-yeni-yatirim-hamlesi-baslatti-1128/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FAEEF3-FC2EAB-619C65-04254A-F5EE42-17085A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Başkaya öncülüğünde hazırlanan yeni yol haritası; yüksek katma değerli üretim, ihracat odaklı büyüme ve Avrupa merkezli stratejik açılımları kapsıyor. Holdingin özellikle Batı Avrupa pazarında lojistik, yapı malzemeleri ve madencilik alanlarında&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FAEEF3-FC2EAB-619C65-04254A-F5EE42-17085A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Başkaya öncülüğünde hazırlanan yeni yol haritası; yüksek katma değerli üretim, ihracat odaklı büyüme ve Avrupa merkezli stratejik açılımları kapsıyor. Holdingin özellikle Batı Avrupa pazarında lojistik, yapı malzemeleri ve madencilik alanlarında yeni tesis yatırımları ve iş birlikleri için çalışmalar yürüttüğü belirtildi.Yeni döneme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hüseyin Başkaya, Türkiye'nin üretim kapasitesinin artık yalnızca iç pazara değil, küresel rekabete göre şekillenmesi gerektiğini söyledi."Türkiye'nin sanayi birikimi çok güçlü. Biz bu gücü yalnızca üretim yapan değil, aynı zamanda dünya ölçeğinde rekabet eden bir yapıya dönüştürmek istiyoruz. Hedefimiz net; daha fazla ihracat, daha güçlü bir global marka ve sürdürülebilir büyüme," diyen Başkaya, Anadolu merkezli üretim kültürünü uluslararası ölçekte temsil etmeyi amaçladıklarını ifade etti.Başkaya, özellikle Avrupa pazarındaki dönüşümün Türk şirketleri için önemli fırsatlar sunduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: "Pandemi sonrası dönemde tedarik zincirlerinin yeniden şekillenmesiyle birlikte Türkiye çok stratejik bir konuma geldi. Biz de üretimden lojistiğe kadar tüm süreçleri entegre yöneten yapımız sayesinde bu süreçte önemli bir avantaj elde ediyoruz. Avrupa'ya yakınlık, güçlü insan kaynağı ve operasyonel hız; Türkiye'yi yeni dönemin üretim üslerinden biri haline getiriyor."Holding bünyesinde bugün yaklaşık 4 bin 500 kişiye doğrudan istihdam sağlanıyor. Grup şirketleri arasında en yüksek istihdamı 1.300 çalışanla uluslararası nakliyat operasyonları oluştururken, bunu 900 çalışanla beton, 800 çalışanla gıda, 750 çalışanla madencilik ve 500 çalışanla inşaat sektörü takip ediyor.Yeni yatırımlarla birlikte yalnızca çalışan sayısının artırılması değil, bölgesel kalkınmanın desteklenmesi ve yerel üretim ağlarının güçlendirilmesi de hedefleniyor.1973 yılından bu yana faaliyet gösteren holding, son dönemde teknoloji ve dijitalleşme yatırımlarına da ağırlık veriyor. Şirketin, üretimden sevkiyata kadar uzanan süreçleri tek merkezden yöneten entegre iş modeli sayesinde maliyet avantajı ve operasyonel verimlilik sağlamayı amaçladığı ifade ediliyor.Hüseyin Başkaya, büyüme planlarının yalnızca ekonomik hedeflerden ibaret olmadığını vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı: "Biz sadece şirket büyütmeyi değil, aynı zamanda istihdam oluşturan, üretimi destekleyen ve Türkiye'nin ekonomik gücüne katkı sunan kalıcı bir yapı inşa etmeyi önemsiyoruz. Anadolu'dan doğan bu üretim gücünü dünya ligine taşımakta kararlıyız."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 12 May 2026 02:07:21 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ülker, 2026 yılı ilk çeyrek finansallarını açıkladı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ulker-2026-yili-ilk-ceyrek-finansallarini-acikladi--569/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ulker-2026-yili-ilk-ceyrek-finansallarini-acikladi--569/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D548AC-FE34E0-A6ADD3-5DCF77-A44121-FC90CD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ülker Bisküvi'nin(*) Kamuoyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) gönderdiği açıklamaya göre, şirket bu yılın ilk çeyreğini 33,9 milyar TL ciro ile kapattı. Şirket aynı dönemi %15,1 FAVÖK marjı ile bitirdi.&nbsp; &nbsp;Ülker CEO'su Özgür Kölükfakı ilk çeyrek sonuçlarıyla ilgili&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D548AC-FE34E0-A6ADD3-5DCF77-A44121-FC90CD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ülker Bisküvi'nin(*) Kamuoyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) gönderdiği açıklamaya göre, şirket bu yılın ilk çeyreğini 33,9 milyar TL ciro ile kapattı. Şirket aynı dönemi %15,1 FAVÖK marjı ile bitirdi.&nbsp; &nbsp;Ülker CEO'su Özgür Kölükfakı ilk çeyrek sonuçlarıyla ilgili şu bilgileri aktardı: "İkonik ve güçlü markalarımızla ve etkin inovasyonlarımızla tüketicilere ulaşıyor, amaç odaklı bir şirket olarak attığımız her adımda her lokmada mutluluk vermeyi amaçlıyoruz. Yeni kampanyamız "Ülker varsa mutluluk var"ın reklam filmi, TV ekranlarında, dijital platformlarda ve açık hava mecralarında izleyiciyle buluştu.&nbsp;Jeopolitik ve zorlu ekonomik koşulların yaşandığı yılın ilk çeyreğini 33,9 milyar TL ciroyla tamamladık ve Türkiye ekonomisine istihdamımızla, üretimimizle, ihracatımızla katkı sağlamaya devam ettik. Sürdürülebilirliği işimizin her aşamasına, dokunduğumuz her alana entegre etmek ve toplumsal faydayı artırmak için çalışıyoruz. Çalışmalarımız, S&amp;P Global ve London Stock Exchane Group (LSEG) gibi uluslararası platformlarda takdir ediliyor. LSEG'de üç yıl üst üste dünya birincisi olurken, S&amp;P Global'in Sustainability Yearbook listesinde altıncı kez yer aldık ve kurumsal sürdürülebilirlik değerlendirmesinde gıda şirketleri arasında ilk %3'e girdik.Önümüzdeki dönemde de değişen küresel dinamikleri yakından izleyerek finansal disiplinimizi korumayı, dijitalleşme, yapay zekâ, inovasyon ve sürdürülebilirliği büyümemizin merkezine alarak uzun vadeli değer yaratmayı hedefliyoruz."&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 11 May 2026 19:42:53 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Şişecam'ın net satışları 57 milyar lirayı aştı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sisecamin-net-satislari-57-milyar-lirayi-asti-4024/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sisecamin-net-satislari-57-milyar-lirayi-asti-4024/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A13C34-0F3AF3-F415A1-9CA8F6-86CC74-859DB7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şirketten yapılan açıklamaya göre, Şişecam, bu yılın ilk çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını paylaştı.Bu dönemde şirketin toplam satışları içinde uluslararası satışlarının payı yüzde 61 seviyesinde gerçekleşirken, toplam yatırımları 5,7 milyar lira, ihracatı ise&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A13C34-0F3AF3-F415A1-9CA8F6-86CC74-859DB7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şirketten yapılan açıklamaya göre, Şişecam, bu yılın ilk çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını paylaştı.Bu dönemde şirketin toplam satışları içinde uluslararası satışlarının payı yüzde 61 seviyesinde gerçekleşirken, toplam yatırımları 5,7 milyar lira, ihracatı ise 228 milyon dolar oldu.Şişecam, yılın ilk üç ayında 57,5 milyar lira net satışa ulaşırken, 1,3 milyon ton cam, 1,1 milyon ton soda külü ve 0,9 milyon ton endüstriyel ham madde üretimi gerçekleştirdi.Açıklamada görüşlerine yer verilen Şişecam Genel Müdürü Can Yücel, 2026 yılının, jeopolitik gelişmelerin, enerji arzına ilişkin endişelerin ve süregelen enflasyon baskılarının etkisiyle başladığını belirtti.Özellikle Orta Doğu&#39;da artan gerilimin, küresel ölçekte yeni bir maliyet baskısı ve enflasyon dalgası beklentisini güçlendirdiğini aktaran Yücel, şu ifadeleri kullandı:&#34;Bu tablo, sıkı para politikalarının devamını desteklerken, şirketler açısından daha dayanıklı ve esnek yapılar kurma ihtiyacını da ön plana çıkardı. Bu ortamda Şişecam, küresel konumlanmasının avantajlarını kullanarak ve katma değerli ürün portföyünü geliştirerek risk odaklı yaklaşımı sürdürdü. 2025 boyunca uyguladığımız dengeli ve disiplinli yönetim anlayışını 2026 yılına da kesintisiz şekilde taşıyoruz. Teknoloji odaklı dönüşümümüze devam ederken, enerji verimliliği ve maliyet optimizasyonu programlarımızı hızlandırıyor, aynı zamanda tedarik zincirimizi daha da güçlendiriyoruz.&#34;- &#34;En büyük düz cam üretim komplekslerinden birine ulaştık&#34;Yücel, orta ve uzun vadede gelirlerini destekleyecek yatırımları devreye alarak 2026 yılına güçlü bir yatırım performansıyla başladıklarını aktardı. Avrupa&#39;daki ilk cam ambalaj yatırımları Macaristan Kaposvar tesisinde ilk fırını test üretimi için devreye aldıklarını belirten Yücel, şunları kaydetti:&#34;Bulgaristan ve İtalya&#39;daki düz cam tesislerimizde devreye aldığımız iki yeni kaplamalı cam hattı ile Avrupa&#39;daki kaplama kapasitemizi yaklaşık iki katına çıkararak, katma değerli ürün portföyümüzü genişlettik. Tarsus&#39;ta hayata geçirdiğimiz yeni yeşil saha düz cam yatırımımızda TR9 hattını devreye alarak yıllık 432 bin ton brüt üretim kapasitesi oluşturduk ve dünyanın en büyük düz cam üretim komplekslerinden birine ulaştık. Ayrıca Kuzey İtalya düz cam fabrikamızda planlı bakım ve soğuk tamir çalışmalarını tamamlayarak üretimi yeniden başlattık. Planlı duruş yönetimi sayesinde Avrupa&#39;daki diğer tesislerimizin kapasite kullanım oranlarını dengeli şekilde optimize ederken, bu adım ile FVÖK seviyesindeki karlılığımıza 25 milyon avro olumlu katkı sağladık.&#34;- &#34;Küresel rekabette fark yaratmaya devam edeceğiz&#34;Finansman tarafındaki gelişmelere de dikkati çeken Yücel, 2026 yılının başında İngiltere&#39;deki bağlı ortakları üzerinden 500 milyon dolar tutarında Eurobond ihracı gerçekleştirdiklerini, 1,7 milyar doları talep gören işlemin, uluslararası yatırımcıların Şişecam&#39;a duyduğu güveni bir kez daha teyit ettiğini ifade etti.Yücel, son bir yıl içinde sağladıkları uzun vadeli kaynaklarla söz konusu işlemin, küresel belirsizlikler karşısında likidite yönetimlerini güçlendirmelerine önemli katkı sağladığını da vurguladı.İlk çeyrekte elde ettikleri performansın güçlü bir zeminde ilerlediklerini gösterdiğini aktaran Yücel, şu değerlendirmelerde bulundu:&#34;Yılın geri kalanında da dengeli ve disiplinli yönetim anlayışımızı sürdürmeye, devreye giren yeni yatırımlarımızdan azami verim sağlamaya, şirket değerimizi artırmaya ve karlılığı önceliklendirmeye devam edeceğiz. Bu doğrultuda portföyümüzü daha rasyonel ve katma değerli bir yapıya dönüştürürken, müşteri odaklı yaklaşımımızı daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Güçlü finansal disiplinimiz, genişleyen katma değerli ürün portföyümüz, nitelikli müşteri yapımız ve Şişecam&#39;ın 90 yıllık tecrübesi ile küresel rekabette fark yaratmaya devam edeceğiz.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 09 May 2026 13:10:16 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İstanbul Holding, yatırım fırsatlarını yapılandırarak yatırımcıya açıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/istanbul-holding-yatirim-firsatlarini-yapilandirarak-yatirimciya-aciyor-7138/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/istanbul-holding-yatirim-firsatlarini-yapilandirarak-yatirimciya-aciyor-7138/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C8E0D1-BB7951-F23802-329DEE-841CD4-BFA6C3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Enerji, gıda, tarım, lojistik, bilişim ve teknoloji, savunma sanayi, sermaye ve yatırım finansmanı, dış ticaret ve gayrimenkul gibi geniş bir yelpazede faaliyet gösteren İstanbul Holding, stratejik yatırımlarla ekonomik büyümeyi toplumsal faydayla birlikte ele alıyor. Bu kapsamda yatırım&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C8E0D1-BB7951-F23802-329DEE-841CD4-BFA6C3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Enerji, gıda, tarım, lojistik, bilişim ve teknoloji, savunma sanayi, sermaye ve yatırım finansmanı, dış ticaret ve gayrimenkul gibi geniş bir yelpazede faaliyet gösteren İstanbul Holding, stratejik yatırımlarla ekonomik büyümeyi toplumsal faydayla birlikte ele alıyor. Bu kapsamda yatırım süreçlerini daha sistematik ve ölçeklenebilir bir yapıya kavuşturmaya odaklanan İstanbul Holding, RePie Yatırım Holding ile stratejik bir iş ortaklığı kurdu. Bu iş birliği, yatırım süreçlerinin finansal ve yönetsel altyapısını güçlendirerek daha sistematik ve ölçeklenebilir bir yapının önünü açıyor."Yatırım fırsatlarını daha erişilebilir ve sürdürülebilir hale getiriyoruz"Geliştirilen yeni modelin yatırımcılar açısından öngörülebilir ve güvenilir bir yapı sunduğunu belirten İstanbul Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kalsın, "Kuruluşumuzdan bu yana yatırım yaklaşımımızı sadece finansal getiri odağında değil, sürdürülebilirlik ve toplumsal fayda ekseninde şekillendiriyoruz. RePie Yatırım Holding ile kurduğumuz stratejik iş ortaklığı sayesinde, geliştirdiğimiz projeleri daha güçlü bir finansal analiz, daha disiplinli risk yönetimi ve kurumsal yönetişim ilkeleriyle yapılandırarak yatırımcıya açıyoruz. Bu modelle birlikte yatırım fırsatlarını daha erişilebilir, şeffaf ve sürdürülebilir hale getiriyoruz" dediTeknoloji ve sağlık şirketleri yatırımcıyla buluşuyorBu model kapsamında büyüme potansiyeli yüksek şirketleri ve projeleri yatırımcılarla buluşturduklarını ifade eden Murat Kalsın, "Geleceğin en kritik iki alanı olan sağlık ve teknoloji alanlarında güçlü adımlar atıyoruz. Bu kapsamda ilk olarak, sağlık sektöründe 98 hastanede, 134 operasyon merkeziyle hizmet veren, yılda 6.5 milyondan fazla tetkik gerçekleştiren ve güçlü büyüme performansıyla Türkiye'nin sağlık hizmetleri sektörünün başarılı kuruluşlarından Baytuna Grup'a yatırım sürecimizi başlatmış bulunuyoruz. Görüntüleme hizmetlerinden, onkoloji yatırımlarına, ilaç üretiminden, uluslararası açılıma kadar genişleyen bir yapı kuran Baytuna Grup; özellikle radyoterapi ve ileri teknoloji sağlık yatırımlarıyla önümüzdeki dönemde önemli bir büyüme potansiyeli taşıyor" dedi.&nbsp;Bir diğer yatırım alanının ise bankaların tüm yazılım altyapısını uçtan uca kurabilen, finansal teknolojiler alanında Türkiye'nin önde gelen şirketlerinden Innovance ile gerçekleştirdiklerini söyleyen Murat Kalsın, "850'den fazla çalışanı, 100'ü aşkın kurumsal müşterisi, beş global ofisi ve 20'den fazla ülkede yürüttüğü projelerle bankacılık, ödeme sistemleri, açık bankacılık ve yapay zekâ tabanlı çözümler geliştiren entegre teknoloji şirketi Innovance; uçtan uca dijital bankacılık altyapıları, veri analitiği ve yapay zekâ destekli çözümleriyle finansal sistemlerin dönüşümünde kritik bir rol üstleniyor. Innovance, yüksek kârlılık ve sürdürülebilir büyüme performansıyla da dikkat çekiyor. Girişim sermayesi yaklaşımımız ve stratejik iş ortaklığımızla desteklediğimiz yatırım modelimizle; güçlü bir ekosistem içinde sürdürülebilir büyüme yaratmayı hedefliyoruz" diye konuştu.Tarımda yeni nesil yatırım modeliTarım yatırımlarını da büyüttüklerine dikkat çeken İstanbul Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kalsın, şu ifadeleri kullandı: "İstanbul Holding olarak yatırımcıya açtığımız bir diğer alan ise yatırımcı tarafından yoğun ilgi gören tarım sektöründe geliştirdiğimiz Jeotermal ile Isıtmalı Teknolojik Sera projemiz. Konya'nın Tuzlukçu Bölgesi'nde planladığımız ve toplamda 1 milyon metrekarelik bir alana yayılmasını hedeflediğimiz projemiz, enerji verimliliği ve sürdürülebilir üretim prensipleri üzerine inşa ediliyor. İlk etapta 50 bin metrekarelik alanda hayata geçirilecek yatırımın büyüklüğü 8.4 milyon dolar seviyesinde bulunuyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte kısa vadede 25 milyon dolarlık bir şirket değerine ulaşılması, uzun vadede ise 500 milyon dolarlık bir yapının oluşturulmasını hedefliyoruz. Yıllık 2.5 milyon kilogram üretim kapasitesiyle tasarlanan proje, yatırımcılara öngörülebilir ve sürdürülebilir bir gelir modeli sunuyor. Jeotermal enerjiyle ısıtılan ve güneşten maksimum fayda sağlayan seralar, iklim koşullarından bağımsız üretim yapabilme kabiliyetiyle yılın 12 ayı kesintisiz üretim imkânı sağlıyor. İlaçsız tarımı destekleyen modern altyapısı sayesinde proje, gıda güvenliği açısından da stratejik bir değer taşıyor. Bunların yanı sıra, proje; kadın istihdamını destekleyen yapısı ve bölgesel kalkınmaya katkısıyla hem ekonomik hem de sosyal etki boyutuyla da öne çıkıyor. Daha önce BIG Tarım yatırımı ve girişim sermayesi yatırım fonuyla attığımız adımları, RePie Yatırım Holding ile kurduğumuz stratejik iş ortaklığıyla daha sistematik bir yapıya taşıyoruz. Bu yeni modelle birlikte, farklı sektörlerde geliştirdiğimiz projeleri yatırımcıyla buluşturarak, sürdürülebilir büyümeyi destekleyen çok katmanlı bir yatırım ekosistemi oluşturmayı hedefliyoruz."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 09 May 2026 10:23:27 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Armada Gıda, net kârını % 131 artırdı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/armada-gida-net-karini-131-artirdi-6589/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/armada-gida-net-karini-131-artirdi-6589/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_537B35-C2A86D-156E36-2ADF9B-2841F1-F29499.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin önde gelen bakliyat ve katma değerli gıda tedarik zinciri şirketlerinden Armada Gıda, 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Güçlü finansal yapısı ve sürdürülebilir büyüme yaklaşımıyla Türkiye gıda sektöründeki konumunu güçlendirmeye&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_537B35-C2A86D-156E36-2ADF9B-2841F1-F29499.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin önde gelen bakliyat ve katma değerli gıda tedarik zinciri şirketlerinden Armada Gıda, 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Güçlü finansal yapısı ve sürdürülebilir büyüme yaklaşımıyla Türkiye gıda sektöründeki konumunu güçlendirmeye devam eden şirket, yılın ilk üç ayında hem satış gelirlerinde hem de kârlılık göstergelerinde güçlü bir performans sergiledi.Net dönem kârında güçlü büyümesi dikkat çekti&nbsp;Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) yapılan açıklamaya göre, Armada Gıda'nın hasılatı, 2025 yılının ilk çeyreğindeki 2,8 milyar TL seviyesinden 2026'nın aynı döneminde 3,23 milyar TL'ye yükseldi. Şirketin esas faaliyet kârı ise 2026 yılının ilk çeyreğinde, önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 41,8 artışla 378,5 milyon TL'den 536,6 milyon TL'ye yükselirken, net dönem kârı ise yaklaşık yüzde 131 artış göstererek 249,2 milyon TL'den 576,2 milyon TL'ye yükseldi. Şirketin Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kârı (FAVÖK) ise bu yılın ilk çeyreğinde 578,7 milyon TL olarak gerçekleşirken bu rakam geçen yılın aynı döneminde 416 milyon TL seviyesindeydi. 2026 yılı ilk çeyrek dönemde toplam satış tonajını önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 92 artırarak 153.997 ton seviyesine çıkaran Armada Gıda, kârlılığını reel satış tonajıyla gerçekleştirdi.Verimlilik artışı ve etkin maliyet yönetimi başarı getirdi&nbsp;&nbsp;Armada Gıda'nın açıkladığı ilk çeyrek sonuçlarındaki performansında; operasyonel süreçlerde sağlanan verimlilik artışı, etkin maliyet yönetimi sürdürülebilir büyüme stratejisi etkili oldu. Şirket bu dönemde Mersin'de yüksek katma değerli fabrika yatırımı olan Armada 3 projesinin yüzde 75'ini tamamladı. Armada Gıda ayrıca uluslararası pazarlardaki rekabet stratejisi doğrultusunda ihracat hacmini yükseltmek amacıyla Mersin'de ileri teknoloji yeni bir Katma Değerli Ürün İşleme Tesisi (Armada 4) yatırımı için ilk adımı ilk çeyrekteki güçlü performansının ardından, Nisan ayında atmıştı.Armada Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Fethi Kalıpçı Sönmez: "Katma değerli ürün ihracatı ve ileri teknoloji ürün işleme yatırımlarına odaklanacağız"Sönmez, küresel gıda ticaretinde yaşanan dalgalanmalara rağmen sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda üretim, ihracat ve tedarik zinciri yatırımlarını kararlılıkla sürdürdüklerini kaydetti. Önümüzdeki dönemde hem iç pazarda hem uluslararası arenada büyümeyi destekleyecek stratejik adımlara odaklanacaklarını belirten Sönmez, şu değerlendirmede bulundu:&nbsp;"Türkiye'nin en büyük konvansiyonel ve organik gıda üreticileri ve ihracatçılarından biri olarak, katma değerli ürün portföyümüz, artan ihracat kapasitemiz ve operasyonel verimlilik alanlarında yapacağımız yatırımların uzun vadeli büyüme vizyonumuza katkı sağlamasını hedefliyoruz. Küresel gıda piyasalarındaki dalgalanmalara rağmen sürdürülebilir şekilde büyüyerek sektördeki konumumuzu pekiştireceğiz. 100 milyon ton seviyelerine ulaşan küresel bakliyat üretiminin, dünyada artan sağlık bilinci ile 2034 yılında 126 milyon tonluk hacme yükselmesi öngörülüyor. Bu potansiyel doğrultusunda üretim ve enerji alanındaki yatırımlarımızı sürdüreceğiz. Mersin'de ileri teknoloji yeni bir katma değerli ürün işleme tesisini de devreye almayı planlıyoruz."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 09 May 2026 10:21:51 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Doğan Holding yılın ilk çeyreğine güçlü bir finansal performansla başladı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/dogan-holding-yilin-ilk-ceyregine-guclu-bir-finansal-performansla-basladi-3540/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/dogan-holding-yilin-ilk-ceyregine-guclu-bir-finansal-performansla-basladi-3540/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2AD1B9-CB8EDB-D8FA06-47DAB2-00DDFC-0FCFFD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Doğan Holding, 2026 yılının ilk çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı. Stratejik odak alanlarındaki güçlü performansı ve artan operasyonel verimliliği sayesinde yıla güçlü bir başlangıç yapan Doğan Holding, Net Aktif Değerini (NAD) yılın başından itibaren yüzde 6, yıllık&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2AD1B9-CB8EDB-D8FA06-47DAB2-00DDFC-0FCFFD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Doğan Holding, 2026 yılının ilk çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı. Stratejik odak alanlarındaki güçlü performansı ve artan operasyonel verimliliği sayesinde yıla güçlü bir başlangıç yapan Doğan Holding, Net Aktif Değerini (NAD) yılın başından itibaren yüzde 6, yıllık bazda ise yüzde 20 artırarak 3 milyar ABD dolarına ulaştırdı. Solo net nakit pozisyonunu, 633 milyon ABD doları ile 2025 yılsonuna yakın bir seviyede koruyan Holding, ilk çeyrekte 23,9 milyar TL gelir elde etti. Finans segmenti hariç FAVÖK'ünü geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 142 artışla 2,6 milyar TL'ye taşıyan Doğan Holding, 2026'nın ilk çeyreğinde 334 milyon TL net kâr elde etti.&nbsp;Çağlar Göğüş: Portföyümüzdeki payı artan stratejik alanlarımız, büyümemizin ana kaynağı oldu.Sonuçları değerlendiren Doğan Holding CEO'su Çağlar Göğüş, "Mart ayında artan jeopolitik hareketlilik ve bölgesel gerilimlere rağmen, 2026 yılına güçlü bir operasyonel ve finansal performansla başladık. Yılın ilk çeyreği itibarıyla gelir ve FAVÖK kompozisyonumuzun daha güçlü, dengeli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuştuğunu görmekten memnuniyet duyuyoruz. Portföyümüzdeki yeniden yapılandırma adımlarımız güçlü sonuçlar veriyor. Özellikle stratejik odak alanlarımızın net aktif değerimiz içerisindeki ağırlığının artmasıyla birlikte, Holding'in operasyonel dayanıklılığı ve kârlılık kalitesi her geçen çeyrek daha da güçleniyor. Bu doğrultuda, stratejik odak alanlarımız olan yenilenebilir enerji,&nbsp; madencilik ve finansal hizmetlerin toplam Net Aktif Değerimiz içindeki payı, geçen yılın aynı dönemine göre 10 puanlık bir artışla yüzde 54'e yükseldi. Ayrıca; maliyet yönetimindeki disiplinli duruşumuzun marjlarımızı desteklemesiyle, finans segmenti hariç FAVÖK marjımızın yüzde 11'e ulaşmasından memnuniyet duyuyoruz." dedi.&nbsp;Çağlar Göğüş, stratejik iş kollarındaki gelişmeleri şöyle özetledi: "Madencilik segmentimiz, yeniden yapılandırdığımız Gümüştaş Madencilik'in ilk çeyrekte yıllık bazda yüzde 141'lik gelir büyümesi ve yüzde 58 gibi yüksek bir FAVÖK marjı kaydetmesiyle değer yaratımının itici gücü oldu. Finansal hizmetlerde Hepiyi Sigorta'nın Yönetilen Portföy Büyüklüğü (YPB) geçen yıla göre %50 artışla 818 milyon ABD dolarına ulaştı. Hepiyi Sigorta, kasko pazar payını yıllık 180 baz puan artırarak sektördeki konumunu güçlendirdi ve büyümesini sürdürdü. Stratejik odak alanlarımızdan biri olan yenilenebilir enerji sektörünün güçlü temsilcisi Galata Wind ise ilk çeyrekte büyüme hedeflerine bağlılılığını sürdürerek elektrik üretimini yıllık bazda %38 artırdı."&nbsp;&nbsp;Doğan Holding hisselerine yatırımcı güveni devam ettiDoğan Holding'in 2026'nın ilk çeyreğindeki performansı, Borsa İstanbul'daki yatırımcı profiline de yansıdı. Holding, yılın başından bu yana yüzde 14 getiri kaydeden BIST-100 Endeksi'ne kıyasla 4 puanlık endeks üstü performansla yüzde 18 getiri sağladı. Holding endeksine göre kıyaslandığında ise fark 22 puana çıktı. Holding'in halka açık kısmındaki yabancı yatırımcı payı da Mart 2026 sonu itibarıyla yıllık bazda 4 puan artışla yüzde 24'e yükseldi. Bu artışın; stratejilerin hayata geçirilmesindeki disiplin, kamuyu aydınlatmadaki şeffaflık ve güçlü kurumsal yönetişime verilen kararlı bağlılık sayesinde Doğan Holding'e duyulan güvenin arttığını yansıttığı vurgulandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 09 May 2026 09:16:21 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Koç Holding 16,6 milyar dolar gelir elde etti]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/koc-holding-166-milyar-dolar-gelir-elde-etti-3926/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/koc-holding-166-milyar-dolar-gelir-elde-etti-3926/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_13D82E-5B1B65-554B36-F53A98-300129-2A9557.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şirketten yapılan açıklamada Koç Holding, 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı.Buna göre, 2026 yılının ilk çeyreğinde konsolide bazda 16,6 milyar dolar gelir elde eden şirket, yaklaşık 708 milyon dolar kombine yatırım gerçekleştirerek, son 5&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_13D82E-5B1B65-554B36-F53A98-300129-2A9557.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şirketten yapılan açıklamada Koç Holding, 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı.Buna göre, 2026 yılının ilk çeyreğinde konsolide bazda 16,6 milyar dolar gelir elde eden şirket, yaklaşık 708 milyon dolar kombine yatırım gerçekleştirerek, son 5 yıldaki kombine yatırımlarını 16,5 milyar dolara ulaştırdı.Açıklamada görüşlerine yer verilen Koç Holding Üst Yöneticisi (CEO) Levent Çakıroğlu, Koç Topluluğu&#39;nun 100. yılını yalnızca bir dönüm noktası olarak değil, Türkiye&#39;ye ve Cumhuriyet değerlerine duyulan güçlü bağlılığın göstergesi olarak gördüklerini belirtti.Çakıroğlu, ilk yüzyıllarında olduğu gibi 2. yüzyıllarında da Türkiye&#39;ye duydukları güvenle güçlü yatırımlara devam ettiklerini vurguladı.Milli gelire, istihdama, ihracata katkı sağlamayı, her koşulda kalıcı değer üretmeyi kararlılıkla sürdüreceklerinin altını çizen Çakıroğlu, &#34;Belirsizliklerin arttığı bir dünyada sağlam bilançomuzu, kuvvetli likiditemizi, geniş tedarik zincirimizi ve yetkin insan kaynağımızı, daha stratejik ve güçlü adımlar atabilmenin zemini olarak görüyoruz.&#34; ifadelerini kullandı.Çakıroğlu, portföylerini her zaman olduğu gibi uzun vadeli bakış açısıyla güncellediklerini ve yatırımlarının bulunduğu sektörlerde derinleşerek, bilgi birikimlerini ve deneyimlerini geleceğin rekabetçi alanlarına aktarmaya odaklandıklarını vurguladı.- Arçelik ve Ford Otosan'dan stratejik dönüşüm hamleleriTopluluk şirketlerinin faaliyetlerine ilişkin değerlendirmede bulunan Çakıroğlu, şunları kaydetti:&#34;Arçelik, Asya Pasifik bölgesinde faaliyet gösteren Arçelik Hitachi Home Appliances ortak girişimindeki paylarını, diğer pay sahibi olan Hitachi Global Life Solutions Inc.&#39;ye devretmek üzere anlaştı. Arçelik bu adımla birlikte odak pazarları olan Türkiye, Avrupa, Orta Doğu, Afrika ve Güney Asya bölgelerindeki faaliyetlerine yoğunlaşacak ve sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda ilerleyecek. Diğer yandan küresel otomotiv sektörünün geleneksel üretim anlayışından bütünsel mobilite ekosistemlerine doğru evrildiği dönemde Ford Otosan da satış süreçlerinin finansman faaliyetlerini daha etkin ve müşteri deneyimi odaklı yönetmeye yönelik stratejik bir adım attı. Ford Otosan, Ford ve Ford Trucks markalarının en büyük perakende finansman iş ortağı olan Koç Finansman AŞ&#39;nin paylarının tamamını yasal onayların tamamlanmasının ardından devralacak.&#34;- Enerji, finans ve sürdürülebilirlikte yeni adımlarTedarik zincirlerinin çeşitlenmesine yönelik atılan adımlara da değinen Çakıroğlu, Tüpraş&#39;ın dalgalı küresel enerji piyasasında Türkiye&#39;nin akaryakıt tedarikini aksatmamak üzere var gücüyle çalıştığını ve ham petrol temin ettiği kaynakları çeşitlendirerek kapasite kullanım oranlarını yüksek seviyelerde tutmayı hedeflediğini aktardı.Çakıroğlu, Aygaz&#39;ın küresel piyasalardaki dalgalanmalara karşı arz güvenliğini ve küresel rekabet gücünü artırmak amacıyla Hyundai Heavy Industries ile imzalanan sözleşmeler kapsamında bu yıl toplam üç gemi siparişi verdiği bilgisini verdi.Bankacılık sektörüne ve Koç Topluluğunun uluslararası alanda yürüttüğü çalışmalara da değinen Çakıroğlu, şöyle devam etti:&#34;Yapı Kredi, finansal teknolojiler ve ödeme sistemleri alanındaki yatırımlarını büyütme kararı aldı. Bankanın yüzde 100 iştiraki Yapı Kredi Finansal Teknolojiler bünyesinde, 200 milyon lira sermaye ile ödeme hizmetleri şirketi kuruluyor. Ayrıca Yapı Kredi&#39;nin, güvenli, şeffaf ve düzenlemelerle uyumlu bir kripto varlık ekosistemi oluşturma hedefiyle SPK'ya yaptığı kripto varlık platformu kuruluş başvurusu da onaylandı. Koç Holding S&amp;P Dow Jones 2026 Sürdürülebilirlik Yıllığı&#39;na dahil edilmeye hak kazanarak &#39;Endüstriyel Holdingler&#39; kategorisinde yıllıkta yer alan tek Türk şirket oldu. Topluluk şirketlerimiz arasında Arçelik, Ford Otosan ve Tüpraş da bu yıllıkta yer aldı. Yapı Kredi&#39;nin uluslararası piyasalarda gerçekleştirdiği ilk mavi tahvil ihracı da 50 milyon dolar tutarında ve 5 yıl vadeli olarak tamamlandı.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 09 May 2026 07:40:50 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Vizyon 100 İstanbul Summit, küresel ekonominin geleceğine aralandı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/vizyon-100-istanbul-summit-kuresel-ekonominin-gelecegine-aralandi-1387/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/vizyon-100-istanbul-summit-kuresel-ekonominin-gelecegine-aralandi-1387/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8193C2-4F88C2-3E633C-E3570F-72B21A-1AEB1A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />T.C. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: "'2025 yılında Türkiye'ye gelen uluslararası doğrudan yatırım tutarı 13,1 milyar dolara ulaşmış, aynı yıl 475 yatırım projesi için karar alınmıştır. Bu projeler kapsamında yaklaşık 21 milyar dolarlık yatırım ve 47 binin üzerinde&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8193C2-4F88C2-3E633C-E3570F-72B21A-1AEB1A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />T.C. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: "'2025 yılında Türkiye'ye gelen uluslararası doğrudan yatırım tutarı 13,1 milyar dolara ulaşmış, aynı yıl 475 yatırım projesi için karar alınmıştır. Bu projeler kapsamında yaklaşık 21 milyar dolarlık yatırım ve 47 binin üzerinde istihdam öngörülmektedir."Vizyon 100 Danışma Kurulu Başkanı Bülent Kutlu: "Vizyon 100 Platformu, "GLOKAL" (global + lokal) bir bakış açısıyla hareket ederek küresel ve yerel kurumları aynı platformda bir araya getirmeyi ve bu etkileşim aracılığıyla karşılıklı değer üretmeyi amaçlamaktadır."FANUC Türkiye &amp; CIS Ülkeleri Genel Müdürü Teoman Alper Yiğit: "Türk iş dünyası, belirsizlikte karar almayı öğrenmiş, zor koşullarda plan kurmayı ve o planı yürütecek stratejiyi bilen insanlardan oluşuyor. Bu bizim hem gücümüz hem de karakterimiz."Özel sektörden Türkiye GSYH'nin yaklaşık yüzde 80'ini oluşturan şirketlerin üst düzey yöneticilerinin yer aldığı geniş bir katılımcı kitleye ulaşan Vizyon 100 Platformu, 6 Mayıs tarihinde Vizyon 100 İstanbul Summit etkinliğini gerçekleştirdi. "The Future of Global Economy" başlığıyla düzenlenen etkinlik, T.C. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu'nun teşrifleriyle, şirketlerin üst düzey yöneticileri ve Vizyon 100 Danışma Kurulu Başkanı Bülent Kutlu'nun katılımıyla yapıldı.&nbsp;"Glokal anlayışla faaliyetlerimizi sürdürmeye, global kurumlarla yerel kurumları bir araya getirerek karşılıklı fayda sağlamalarına katkıda bulunmaya gayret ediyoruz"&nbsp;&nbsp;Zirvenin "Hoş Geldiniz" konuşmasını yapan Vizyon 100 Danışma Kurulu Başkanı Bülent Kutlu "Global şirketlerin küresel birikimleri ile yerli şirketlerin ürün ve hizmet çeşitliliği bir araya geldiğinde önemli faydalar sağlanabilir.&nbsp; Glokal anlayışla faaliyetlerimizi sürdürmeye, global kurumlarla yerel kurumları bir araya getirerek karşılıklı fayda sağlamalarına katkıda bulunmaya gayret ediyoruz. Vizyon 100 Platformu, "GLOKAL" (global + lokal) bir bakış açısıyla hareket ederek küresel ve yerel kurumları aynı platformda bir araya getirmeyi ve bu etkileşim aracılığıyla karşılıklı değer üretmeyi amaçlamaktadır" dedi.&nbsp;&nbsp;"Jeopolitik konum, genç nüfus, güçlü ordu bunların hepsi artı ancak üretim gücüyle çok daha anlamlı"Zirvede 33 farklı sektörden yaklaşık 350 karar verici liderin bir araya geldiğini söyleyerek açılış konuşmasına başlayan FANUC Türkiye &amp; CIS Ülkeleri Genel Müdürü Teoman Alper Yiğit, "Bugün hangi coğrafyaya, hangi ekonomiye, hangi kuruma baksanız aynı şeyi görüyorsunuz: kırılganlık. Herkes bir sonraki krizi bekliyor ama kimse tam olarak nereden ve nasıl geleceğini bilmiyor. Kısacası: belirsizlik tavan yapmış durumda. Ve bir sis bulutunun içerisindeki bugünün liderlerinden ve karar vericilerinden beklenti hep aynı: anda kal, karar al. Anda kalmak güzel bir başlangıç ama yeterli değil. Hayatın her alanı sebep-sonuç zincirlerinden örülüdür. Eğer bu sebep-sonuç ilişkisini doğru anlamlandırmadığımızda ya da görmezden geldiğimizde aldığınız aksiyonlar ya da kararlar anlamsız bir boşlukta yaşıyor demektir. Asıl mesele, o sebeple sonuç arasındaki boşluğu bilinçle doldurmayı öğrenmektir. Dolayısıyla anda kalmamak, anlayıp yürümek gerekir. Peki Türkiye olarak biz nereye yürümeliyiz? İster teknolojik bir ürün, isterse teknolojik olmayan ama ihtiyaç olan bir ürün, ister bir fikir ister bir değer&hellip; Biz ürettiğimiz kadar güçlüyüz, ürettiğimiz sürece kadar ayakta durabiliriz.&nbsp; Jeopolitik konum, genç nüfus, güçlü ordu bunların hepsi artı ancak üretim gücüyle çok daha anlamlı. Üretim gücü akıl kaynağını nasıl kullandığına fırsatları nasıl gördüğüne ve kurduğun stratejiye göre şekillenir. Türk iş dünyası, belirsizlikte karar almayı öğrenmiş, zor koşullarda plan kurmayı ve o planı yürütecek stratejiyi bilen insanlardan oluşuyor. Bu bizim hem gücümüz hem de karakterimiz." dedi."Umut, yürüyene eşlik eder. Bekleyene değil"Pandemiden bu yana geçen süreçte dünya genelinde karamsarlığın giderek yayıldığını vurgulayan Yiğit, sözlerine şöyle devam etti: "Tarihi geçmişteki insanların o dönemlerdeki anlatıları üzerinden okuduğunuzda, insanlığın hiçbir dönem kolay bir dünyada yaşamadığını, her kuşağın bunu hissettiğini, zorluğun boyutunun ve formunun değiştiğini ancak varlığının hiç değişmediğini görürsünüz. Bunu fark etmek şikayeti değil, sorumluluğu doğurur. Charles R. Snyder, hepimizin kullandığı ancak çoğumuzun yanlış yorumladığı umut kelimesini şöyle tanımlar: Umut, beklemek değildir. Dilemek değildir. İyi şeyler olsun diye içini çekmek hiç değildir. Umut, aktif bir zihinsel sistemdir. Bir kafa yapısıdır ve üç temel ayağı vardır: Birinci ayak hedef. Yani nereye gitmek istediğini bilmektir. Hedefin net olması, kavramsallaşması bu yüzden kritik. İkinci ayak yol. Sadece istemek yetmez. Oraya nasıl gideceğini tasarlamak gerekir. Plan A, Plan B, gerekirse Plan C. Üçüncü ayak ve en kritik olanı da irade. O yolu yürüyecek enerjiyi ve kararlılığı kendinde bulmak. Eylem ve çaba yoksa umut da yoktur. Bugün zirvemizdeki her lider, zaman zaman şu soruyu kendine sormak zorundadır: 'Ben gerçekten umutlu muyum, yoksa sadece iyi şeyler olmasını mı diliyorum?' Çünkü umut, yürüyene eşlik eder. Bekleyene değil.""Ticaretin yapısı giderek daha bölgesel ve güvenlik odaklı hale gelmiştir"T.C. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, açılış konuşmasına şunları söyledi: "İçinden geçtiğimiz dönemde küresel ekonomi; üretimden ticarete, finansmandan işgücü piyasalarına kadar her alanda köklü bir dönüşüm sürecinden geçmektedir. Bu dönüşümün yönünü doğru okumak, riskleri sağlıklı değerlendirmek ve ortaya çıkan yeni imkânları zamanında yakalayabilmek, tüm ülkeler açısından belirleyici hale gelmiştir. İstanbul'da bir araya gelen bu platformun, bu çerçevede yapılacak değerlendirmelerle güçlü bir perspektif ortaya koyacağına inanıyorum. İçerisinden geçtiğimiz döneme bakıldığında, küresel ekonominin belki de son on yılların en karmaşık ve en kırılgan olduğu dönemindeyiz. Bu süreçte sıradan bir konjonktürel dalgalanmadan ziyade, küresel ekonomik mimarinin yeniden şekillendiği tarihsel bir eşikten geçildiğini görüyoruz. Jeopolitik gerilimler derinleşirken ticaret düzeninin yeniden şekillendiği, yapay zekânın üretim ve emek piyasalarını dönüştürdüğü, iklim değişikliğinin ekonomik maliyetlerinin giderek somutlaştığı, demografik dönüşümün eş zamanlı baskı oluşturduğu bir eşikte bulunuyoruz. Küresel büyüme bu gelişmelere paralel olarak hala dayanıklılık göstermiş olsa da son üç yıldır yüzde 3'ler seviyesinde seyrederek 2000-2019 ortalaması olan yüzde 3,7'nin altında gerçekleşmiştir. Diğer taraftan artan korumacılık ve ticaret savaşlarıyla birlikte, uzun yıllar boyunca küresel refahın temel taşı olan çok taraflı ticaret düzeni işlevini büyük ölçüde kaybetmiştir. Küresel mal ve hizmet ticaretinin yıllık ortalama büyüme hızı 2000-2019 döneminde yüzde 4,8'den 2020-2025 döneminde yüzde 3 seviyesine gerilemiş; ticaretin yapısı giderek daha bölgesel ve güvenlik odaklı hale gelmiştir. Ticarette yaşanan düşüş büyümeden çok daha fazladır. Liberal küreselleşmenin aldığı yarayı bu göstergeden izleyebiliyoruz.""Güçlü Merkez Türkiye vizyonu ile attığımız somut adımlar, ülkemizin küresel değer zincirlerindeki konumunu daha da yukarı taşıyacaktır"Kırılgan ve belirsizliklerin arttığı bir küresel tabloda Türkiye ekonomisinin güçlü bir dayanıklılık ortaya koyarak birçok alanda pozitif yönde ayrıştığını ifade eden Yılmaz, bu doğrultuda yapılanlara dair şu bilgileri paylaştı: "Son dönemde uyguladığımız ekonomi programı sayesinde makroekonomik ve finansal istikrar belirgin şekilde güçlenmiş, ekonomimizin dış şoklara karşı direnci ciddi ölçüde artmıştır. Nitekim 2020-2025 döneminde dünya ekonomisi yüzde 19 büyürken, Türkiye ekonomisi yüzde 35 büyüme kaydetmiştir. Gerçekleştirdiğimiz yüksek büyüme performansımızla milli gelirimiz 2025 yılında 1,6 trilyon dolara ulaşmış, kişi başına gelirimiz ise 18 bin doların üzerine çıkmıştır. Bu tablo, Türkiye'nin küresel dalgalanmalara rağmen büyüme kapasitesini koruduğunu ve güçlendirdiğini açık biçimde ortaya koymaktadır. Bugün Türkiye, Avrupa, Asya ve Afrika'nın kesişim noktasında yer alan, dinamik ve hızla büyüyen, yani 'dünyanın bağlantı noktası' (nexus of the world) konumunda olan bir ekonomidir. Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu başta olmak üzere kurumsal mekanizmaları etkin, hızlı ve sonuç odaklı şekilde işletiyoruz. İş dünyasının ihtiyaçlarını doğrudan sahadan alan, bürokratik süreçleri sadeleştiren ve yatırım kararlarını hızlandıran bir yaklaşım benimsiyoruz. YOİKK 2025 Eylem Planı ile sanayi yatırımlarından dijital dönüşüme, Ar-Ge'den lojistiğe kadar geniş bir alanda somut adımlar atıyor, yatırım süreçlerini hızlandırıyor ve ekonomik güveni güçlendiriyoruz. Yüksek katma değerli üretimi desteklemek amacıyla hayata geçirdiğimiz HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı ile 30 milyar dolarlık bir destek hacmi öngörerek Türkiye'yi ileri teknoloji yatırımlarının merkezi haline getirmeyi hedefliyoruz. Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi programının limitini artırarak üretim kapasitesini büyüten yatırımlara daha güçlü finansman sağlıyoruz. Uluslararası Doğrudan Yatırım Stratejimiz doğrultusunda teknoloji yoğun ve ihracat kapasitesi yüksek yatırımları ülkemize çekmeye devam ediyoruz. Bu politikaların sahadaki karşılığı nettir. 2025 yılında Türkiye'ye gelen uluslararası doğrudan yatırım tutarı 13,1 milyar dolara ulaşmış, aynı yıl 475 yatırım projesi için karar alınmıştır. Bu projeler kapsamında yaklaşık 21 milyar dolarlık yatırım ve 47 binin üzerinde istihdam öngörülmektedir. Türkiye, güçlü makroekonomik temelleri, stratejik konumu, nitelikli insan kaynağı ve kararlılıkla uyguladığı politikalarla bu yeni dönemin merkezinde yer almaya devam edecektir. 'Güçlü Merkez Türkiye' vizyonu ile attığımız somut adımlar, ülkemizin küresel değer zincirlerindeki konumunu daha da yukarı taşıyacaktır."Zirve, küresel liderleri aynı oturumda buluşturduAçılış konuşmalarının ardından etkinlikte Subsea7 Türkiye Genel Müdürü Hülya Özgür'ün moderatörlüğünde "Küresel Liderler Oturumu" gerçekleştirildi. Oturumun konuşmacıları arasında yer alan T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, mevcut ve gelecekteki küresel ekonomik görünüme ilişkin değerlendirmelerini paylaşarak uluslararası doğrudan yatırımların (UDY) yönünü belirleyen başlıca küresel trendler ve risklere değindi. Yakın zaman önce açıklanan "Türkiye Yüzyılı – Yatırımlar İçin Güçlü Merkez" programına dair detaylara da konuşmasına yer veren Dağlıoğlu, girişimin ana çerçevesinin yanı sıra Türkiye'nin yatırımın bağlantı noktası olarak konumunu daha da güçlendirmek amacıyla ne tür teşvik mekanizmaları ve politika araçlarını devreye aldığını açıkladı. Günümüzde pek çok sektörü etkilemeye başlayan stratejik bir teknoloji olarak öne çıkan yapay zekâya dair görüşlerini de paylaşan Dağlıoğlu; Türkiye'nin veri merkezleri, enerji altyapısı ve dijital dönüşüm kapasitesi açısından, yapay zekâ geliştirme ve benimseme sürecindeki mevcut konumunu değerlendirdi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 08 May 2026 11:05:17 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İnci Holding, yeni dönem strateji ve hedeflerini paylaştı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/inci-holding-yeni-donem-strateji-ve-hedeflerini-paylasti-2263/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/inci-holding-yeni-donem-strateji-ve-hedeflerini-paylasti-2263/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8A6775-3DB2C0-066AA6-6E3152-67E508-38AB5C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şirket, bu yeni dönemi Türkiye genelindeki bayilerinin katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda paylaştı. İnci Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cihan Elbirlik, İnci Holding CEO ve Yönetim Kurulu Üyesi Zeki Şafak Ozan ve İnci GS Yuasa İcra Direktörü Orhan Sayman'ın liderlik ettiği&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8A6775-3DB2C0-066AA6-6E3152-67E508-38AB5C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şirket, bu yeni dönemi Türkiye genelindeki bayilerinin katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda paylaştı. İnci Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cihan Elbirlik, İnci Holding CEO ve Yönetim Kurulu Üyesi Zeki Şafak Ozan ve İnci GS Yuasa İcra Direktörü Orhan Sayman'ın liderlik ettiği toplantıda yeni yapının detayları ve gelecek dönem stratejileri bayilerle paylaşıldı."Stratejik ortaklık devam ediyor"Toplantının açılışında konuşan İnci GS Yuasa İcra Direktörü Orhan Sayman, yeni döneme ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: "2015 yılından bu yana GS Yuasa ile sürdürdüğümüz hisse ve yönetim ortaklığımızda yeni bir dönem başladı. İnci Holding, GS Yuasa'nın İnci GS Yuasa'daki %60 hissesini devraldı. GS Yuasa ile ortaklığımız böylelikle teknolojik iş birliği üzerinden stratejik ortaklığa dönüşüyor." Sayman, hisse devri sürecinin tamamlanmasının ardından şirketin tek hissedarlı yapıya geçeceğini ve bu dönüşümün ortaklık öncesi olan benzer bir modele işaret ettiğini belirtti."Yeni dönem stratejik ortaklık ile çevik ilerleyeceğiz"Toplantıda söz alan İnci Holding CEO ve Yönetim Kurulu Üyesi Zeki Şafak Ozan ise yeni dönem ile ilgili şunları söyledi: "GS Yuasa ile olan ortaklığımız sona ermedi; hisse ortaklığından stratejik ortaklık modeline geçtik. Bu geçiş, iki tarafın da stratejik öncelikleri doğrultusunda planlanmış bir yapısal değişimdir. Bu değişim, operasyonel, ürün ve stratejik alanlarda daha hızlı ve çevik hareket etmemizi sağlayacak."Stratejik iş birliğinin devam edeceğini vurgulayan Ozan, sözlerini şöyle sürdürdü: "GS Yuasa ile teknik iş birliği anlaşmamızı da imzaladık. Avrupa pazarına yönelik tedarikçi rolümüz devam edecek. Know-how, teknoloji ve ürün geliştirme alanlarında birlikte çalışmayı sürdüreceğiz." dedi.&nbsp;"İnci Akü sektörün öncü markası olmaya devam edecek"Toplantının kapanış konuşmasını yapan İnci Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cihan Elbirlik ise yeni döneme ilişkin verdiği mesajda: "İnci Akü, her zaman olduğu gibi kalitesi&nbsp;ve verdiği güvenden aldığı güçle sektör öncüsü olmaya devam edecek." Elbirlik şu ifadeleri kullandı: "İnci Akü, holdingimizin çok değer verdiği markalardan biri. Uzun vadeli sürdürülebilir değer yaratma yaklaşımımızla, enerji depolama alanında teknoloji ve ürün geliştirmeye yönelik çalışmalarımızı kararlı adımlarla devam ettireceğiz."Yeni dönemde Türkiye'de bulunan hem İnci Akü hem EAS bayilerin rolünün kritik olduğuna dikkat çekilen toplantıda, bugüne kadar elde edilen başarıda bayilerin katkısının önemi vurgulandı.&nbsp;Yeni yapı ile İnci Akü'nün, daha hızlı karar alma mekanizması, güçlenen yatırım odağı, devam eden uluslararası iş birlikleri ve yurt dışı pazarında ülkemizi gururla temsil etme hedefi ile başta Avrupa olmak üzere küresel pazardaki konumunu ileriye taşıması hedefleniyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 08 May 2026 10:11:42 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sabancı'nın yaptığı yatırım 7 milyar dolar oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sabancinin-yaptigi-yatirim-7-milyar-dolar-oldu-6982/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sabancinin-yaptigi-yatirim-7-milyar-dolar-oldu-6982/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A3CA49-2F6C6F-0A7CEB-38700A-8454BB-61F917.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Söz konusu dönemde 565 milyon dolarlık yatırıma imza atan Sabancı'nın, 2021 yılından bu yana hayata geçirdiği toplam yatırım büyüklüğü de 7 milyar dolara ulaştı. Söz konusu yatırımların 6,2 milyar dolarlık kısmı Türkiye'de gerçekleşti.&nbsp;"DAHA ODAKLI, DAHA DİRENÇLİ&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A3CA49-2F6C6F-0A7CEB-38700A-8454BB-61F917.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Söz konusu dönemde 565 milyon dolarlık yatırıma imza atan Sabancı'nın, 2021 yılından bu yana hayata geçirdiği toplam yatırım büyüklüğü de 7 milyar dolara ulaştı. Söz konusu yatırımların 6,2 milyar dolarlık kısmı Türkiye'de gerçekleşti.&nbsp;"DAHA ODAKLI, DAHA DİRENÇLİ VE GELECEĞE DAHA HAZIR BİR SABANCI İNŞA EDİYORUZ"Sabancı Holding CEO'su Kıvanç Zaimler, bir yandan bugünün zorlu koşullarını yönetirken bir yandan da yapılan portföy değişiklikleriyle Sabancı'yı geleceğe hazırladıklarının altını çizdi. Kıvanç Zaimler şu ifadeleri kullandı: "Dinamik portföy anlayışının bir gereği olarak, sermaye tahsisimizi daha yüksek büyüme ve daha güçlü getiri potansiyeli olan alanlara yönlendirirken; daha odaklı, daha dirençli ve geleceğe daha hazır bir Sabancı inşa ediyoruz. Tüm bunları yapabilmenin ön koşullarından biri de bugünü doğru yönetebilmek, mevcut portföyün sürdürülebilir değer yaratmasını sağlamak. 2026'nın ilk üç aylık dönemine ilişkin finansal sonuçlarımız, bu anlamda Topluluk şirketlerimizin operasyonel mükemmeliyet, verimlilik ve kârlı büyüme anlayışını iş kültürlerinin bir parçası haline getirdiğini ortaya koyuyor."&nbsp;"ÜLKEMİZ İÇİN SEFERBER ETTİĞİMİZ YATIRIMLARIN ORANI YÜZDE %87 SEVİYESİNDE"Sabancı'nın güçlü bilanço yapısını korurken, odaklandığı büyüme alanlarında da yatırıma devam ettiğinin altını çizen Kıvanç Zaimler, "Bir yandan Topluluk şirketlerimizin küresel yetkinliklerini ve ayak izlerini artırırken, yatırımlarımızda ise önceliğimizi Türkiye'ye vermeyi sürdürüyoruz. 2021'den bu yana yaptığımız yatırımlara baktığımızda, toplam yatırımlarımız içerisinde ülkemiz için seferber ettiğimiz yatırımların oranı yüzde 87 seviyesinde. Önümüzdeki dönemde de yatırımlarımızda Türkiye'ye ağırlık vermeyi sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.SABANCI TOPLULUĞU ŞİRKETLERİ, İLKLERE İMZA ATMAYI SÜRDÜRÜYORKıvanç Zaimler, Topluluk şirketlerinin ilk çeyrek performanslarıyla ilgili de şunları söyledi:•	Bu yıl 30'uncu yaşını kutlayan Türkiye&#39;nin lider özel sektör elektrik üreticisi Enerjisa Üretim, kademeli olarak devreye aldığı YEKA-2 santralleriyle birlikte Türkiye&#39;de rüzgâr enerjisinde 1.000 megavat kurulu güç kapasitesini aşan ilk şirket oldu. YEKA-2 yolculuğunu tamamladığında ülkenin toplam rüzgâr gücünün en az yüzde 10&#39;unu tek başına karşılamayı hedefleyen Enerjisa Üretim, devam eden yatırımların tamamlanması ve yeni kapasite artışlarının devreye alınmasıyla 2028&#39;in sonu itibarıyla en az 6 bin 250 megavat kurulu güce ulaşmayı planlıyor.•	Küresel belirsizliklerin yüksek seyrettiği bu dönemde de Türk ekonomisini desteklemeyi sürdüren Akbank, 2026 yılının ilk çeyreğinde Türkiye ekonomisine sağladığı kredi desteğini 2 trilyon 24 milyar TL'si nakdi olmak üzere toplam 2 trilyon 601 milyar TL seviyesine çıkardı.•	Bugün 3 farklı kıtaya yayılan fabrikalarıyla beyaz çimentoda dünyanın ikinci, kalsiyum alüminat çimentoda (CAC) ise üçüncü en büyük oyuncusu olan Çimsa, 2025 yılının son çeyreğinde tamamlayarak hizmete aldığı ABD gri çimento yatırımı ve geçtiğimiz dönemde başlattığı uluslararası ticaret operasyonları sayesinde yılın ilk çeyreğinde konsolide bazda satış hacmini yükseltirken, sürdürülebilir kârlılık yaklaşımıyla hem FAVÖK'ünü hem de net kârını önemli ölçüde artırdı. Çimentodan yapı malzemelerine geçişte köprü görevi gören ve katma değerli endüstrilerin en önemli hammaddeleri arasında yer alan CAC'ın Türkiye'deki tek üreticisi olan Çimsa'nın, bu alanda Mersin'de sürdürdüğü yeni kapasite yatırımı da önümüzdeki dönemde tamamlanacak.•	Uluslararası pazarlarda büyümesini sürdüren, lastik sektörünün mobilite lideri Brisa&#39;nın yerli markası Lassa, farklı coğrafyalarda ayak izini güçlendirirken, Kazakistan ve Moldova'da ilk tabelalı mağazalarını açtı.&nbsp;•	Bugüne kadar 140.000 bin araç üreten ve dünyanın 70 ülkesine 18.000'den fazla araç ihraç eden Temsa, 2025 yılında kırdığı üretim ve satış rekorlarının ardından, mobilite vizyonunu elektrifikasyon dönüşümüyle güçlendirmeye sürdürdü ve Litvanya'ya 15 elektrikli araç teslimatı gerçekleştirdi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 08 May 2026 10:10:29 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Anadolu Efes, finansal sonuçlarını açıkladı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/anadolu-efes-finansal-sonuclarini-acikladi-1232/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/anadolu-efes-finansal-sonuclarini-acikladi-1232/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_194676-8B78E3-E1934A-95BCBF-2F728F-125C63.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Anadolu Efes, Kamuoyu Aydınlatma Platformu'nda (KAP) 2026 yılı ilk çeyrek finansal sonuçlarını duyurdu. Açıklamaya göre şirketin konsolide satış hacmi %5,3 artarak 25,6 milyon hektolitre seviyesinde gerçekleşti.&nbsp;Yılın ilk çeyreğinde uluslararası bira operasyonları konsolide&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_194676-8B78E3-E1934A-95BCBF-2F728F-125C63.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Anadolu Efes, Kamuoyu Aydınlatma Platformu'nda (KAP) 2026 yılı ilk çeyrek finansal sonuçlarını duyurdu. Açıklamaya göre şirketin konsolide satış hacmi %5,3 artarak 25,6 milyon hektolitre seviyesinde gerçekleşti.&nbsp;Yılın ilk çeyreğinde uluslararası bira operasyonları konsolide performansı desteklerken, meşrubat operasyonları ise Orta Asya başta olmak üzere birçok pazarda büyümeye katkı sağlamaya devam etti."Zorlu ortama rağmen dengeli bir performans sergiledik"Bira Grubu Başkanı ve Anadolu Efes İcra Başkanı Onur Altürk, 2026 yılının ilk çeyrek sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:"2026 yılının ilk çeyreğine, öngörülerimizin de ötesinde zorlu bir makroekonomik ortamda başladık. Türkiye bira operasyonlarımızda dönemsel tüketim alışkanlıklarındaki değişimlere bağlı olarak hacimler beklentilerimizin gerisinde kalırken, buna karşılık uluslararası operasyonlarımızın performansı ve coğrafi çeşitliliğimiz konsolide sonuçlarımızı dengeledi.Bu dönemde maliyet yönetimi, fiyatlama ve portföy optimizasyonu alanlarında disiplinli bir yaklaşım izledik. Uzun vadeli büyüme stratejimizi destekleyen yatırımlarımıza devam ederken, Özbekistan'da yerel üretime geçmek için imzaladığımız iş birliği anlaşması ile Orta Asya'daki varlığımızı güçlendirmeye yönelik önemli bir adım attık. Yerel üretim modeli ile maliyet yapımızı optimize etmeyi, ürün tazeliğini artırmayı ve pazar dinamiklerine daha hızlı yanıt verebilmeyi hedefliyoruz]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 07 May 2026 02:43:11 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Multinet Up'ta üst düzey atamalar]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/multinet-upta-ust-duzey-atamalar-3900/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/multinet-upta-ust-duzey-atamalar-3900/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D20B42-9C6AF5-B27295-3072A8-9B0711-BFA696.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />1,5 milyondan fazla kart kullanıcısı ve 130 bini aşkın üye iş yerinden oluşan geniş bir ekosisteme hizmet veren Multinet Up, organizasyon yapısını güçlendirmeye ve sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda liderlik kadrosunu genişletmeye devam ediyor.Kader Şen, İnsan ve Kültür&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D20B42-9C6AF5-B27295-3072A8-9B0711-BFA696.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />1,5 milyondan fazla kart kullanıcısı ve 130 bini aşkın üye iş yerinden oluşan geniş bir ekosisteme hizmet veren Multinet Up, organizasyon yapısını güçlendirmeye ve sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda liderlik kadrosunu genişletmeye devam ediyor.Kader Şen, İnsan ve Kültür Genel Müdür Yardımcısı olduKariyerine İnsan Kaynakları alanında başlayan ve 16 yılı aşkın deneyime sahip olan Kader Şen, 2013 yılından bu yana Multinet Up bünyesinde İnsan ve Kültür fonksiyonunun dönüşümünde aktif rol almaktadır. 2019 yılından itibaren İnsan ve Kültür liderliğini üstlenen, 2022 itibarıyla İcra Kurulu Üyesi olarak da görev alan Şen, 1 Nisan itibarıyla İnsan ve Kültür Genel Müdür Yardımcısı olarak atandı.Çalışan deneyimi, yetenek ve kariyer yönetimi, performans yönetimi, organizasyonel gelişim, iç iletişim ve işveren markası süreçlerinin yanı sıra İnsan Kaynakları'nın dijital dönüşümü ile sürdürülebilir sistemlerin kurulması ve geliştirilmesinden sorumlu olan Şen; bu kapsamda veri odaklı İK yaklaşımını güçlendiren, çalışan bağlılığını ve kurum içi deneyimi artıran uygulamalara liderlik etmeye devam edecek.&nbsp;Bora Can, Büyümeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak atandıMultinet Up bünyesinde 10 yılı aşkın süredir stratejik sorumluluklar üstlenen ve son olarak CEO Ofis Direktörlüğü görevini yürüten Bora Can, 1 Nisan itibarıyla Büyümeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak atandı. 2023 yılından bu yana İcra Kurulu Üyeliği görevini de sürdüren Can, yeni dönemde şirketin sürdürülebilir büyüme yolculuğuna ve küresel vizyonuna liderlik edecek.Galatasaray Üniversitesi Endüstri Mühendisliği ve Toulouse School of Management MBA derecelerine sahip olan Bora Can, 15 yılı aşkın profesyonel kariyeri boyunca çok uluslu markalarda kritik projeleri yönetti. Yeni görevinde; iş geliştirme, stratejik iş birlikleri ve iş analitiğinin yanı sıra uluslararası genişleme ve veriden değer yaratma gibi Multinet Up'ın gelecek vizyonunu şekillendiren büyüme stratejilerine yön verecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 07 May 2026 02:41:05 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Brisa'dan 2026'nın ilk çeyreğinde dengeli seyir]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/brisadan-2026nin-ilk-ceyreginde-dengeli-seyir--1223/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/brisadan-2026nin-ilk-ceyreginde-dengeli-seyir--1223/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D08491-C89CD6-3119A1-4BEDB0-E51635-E5F076.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Brisa, yılın ilk çeyreğinde satış hacmindeki gelişim, katma değeri yüksek ürün karmasının genişlemesi ve operasyonel ile finansal cephedeki iyileşmelerin katkısıyla operasyonel kârlılığını hem marj hem de mutlak büyüklük bazında iyileştirdi. FAVÖK marjı bu çeyrekte %14,5&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D08491-C89CD6-3119A1-4BEDB0-E51635-E5F076.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Brisa, yılın ilk çeyreğinde satış hacmindeki gelişim, katma değeri yüksek ürün karmasının genişlemesi ve operasyonel ile finansal cephedeki iyileşmelerin katkısıyla operasyonel kârlılığını hem marj hem de mutlak büyüklük bazında iyileştirdi. FAVÖK marjı bu çeyrekte %14,5 olarak gerçekleşti. FAVÖK %55 artışla 1,7 milyar TL&#39;ye ulaştı. Devam eden makroekonomik zorlukların etkilerinin sürdüğü bu dönemde, maliyet yönetimi ve verimlilik aksiyonları sayesinde ilk çeyrek 28 milyon TL net kârla tamamlandı.Aynı dönemde nakit akışı desteklenerek borçluluk seviyesi 2025 yıl sonuna göre düşürüldü.&nbsp; Net Borç/FAVÖK çarpanı 0,76x gibi kontrollü bir seviyede gerçekleşti. Disiplinli işletme sermayesi yönetiminin kesintisiz sürdürülmesi sayesinde işletme sermayesi gün sayısı 43 günde korunarak finansal yapı dengeli bir şekilde yönetilmeye devam etti.Brisa CEO'su Vecih Yılmaz: "Tüm ana segmentlerde pazar payımızı artırdık"&#34;2026 yılının ilk çeyreğinde, değişken makroekonomik ortamın etkilerinin hissedilmeye devam ettiği bir dönemde operasyonel verimlilik ve disiplinli maliyet yönetimi odağımızı sürdürdük. Bu çerçevede hem yurt içi hem de uluslararası pazarlarda dengeli bir performans sergiledik. Sektörün tüm ana segmentlerinde büyümenin gözlemlendiği bu dönemde Brisa olarak; güçlü marka ve ürün portföyümüz, doğru kurgulanmış segment odaklı stratejimiz ve Türkiye&#39;nin en yaygın bayi ağlarından birine sahip olmamızın getirdiği avantajla pazarın üzerinde büyüdük ve tüm ana segmentlerde pazar payımızı artırdık.Özellikle yüksek katma değerli 17 jant ve üzeri segmentte büyümemizi sürdürdük ve pazar payımızda önemli bir artış yakaladık. Operasyonel kârlılığımızı destekleyecek şekilde marj tarafında kontrollü bir iyileşme sağladık.Uluslararası pazarlarda Lassa markamızla 18 ülkede pazarın üzerinde büyüyerek pay kazanmaya devam ettik. Avrupa ve çevre coğrafyalardaki büyüme ivmemizi korurken, Kazakistan ve Moldova&#39;da açtığımız yeni mağazalarla küresel perakende ağımızı genişletmeye devam ettik.Önümüzdeki dönemde de değişen piyasa koşullarını yakından takip ederek; risk yönetimi, maliyet disiplini ve verimlilik odağımızı koruyacak, büyüme ile kârlılık dengesini gözetmeye devam edeceğiz."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 07 May 2026 02:37:49 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Lila Kağıt'ta üst düzey atama]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/lila-kagitta-ust-duzey-atama-318/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/lila-kagitta-ust-duzey-atama-318/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FE7EB2-2DB501-035564-6E32B9-63E417-0E28A8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dünya genelinde 5 kıtada 81 ülkeye ihracat yapan Lila Kağıt, sürdürülebilir büyüme ve çevik kurumsal yapılanma hedefiyle üst yönetim kadrosunu güçlendiriyor.Lila Kağıt'ta Mali İşler ve Stratejik Planlama Direktörü olarak görevini yürüten Işıl Tireli'nin sorumluluk alanı,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FE7EB2-2DB501-035564-6E32B9-63E417-0E28A8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dünya genelinde 5 kıtada 81 ülkeye ihracat yapan Lila Kağıt, sürdürülebilir büyüme ve çevik kurumsal yapılanma hedefiyle üst yönetim kadrosunu güçlendiriyor.Lila Kağıt'ta Mali İşler ve Stratejik Planlama Direktörü olarak görevini yürüten Işıl Tireli'nin sorumluluk alanı, Bilgi Teknolojileri'ni de kapsayacak şekilde genişletildi. Tireli, Mali İşler, Stratejik Planlama ve Bilgi Teknolojileri Genel Müdür Yardımcılığı görevine atandı. Lila Kağıt, bu atama ile stratejik karar alma süreçlerini daha da hızlandırmayı ve dijitalleşme odağını pekiştirmeyi hedefliyor.1983 yılında doğan Işıl Tireli, lise eğitimini İzmir Amerikan Koleji'nde tamamladıktan sonra Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nden mezun oldu ve İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde Muhasebe ve Denetim yüksek lisansını tamamladı. Profesyonel iş hayatına 2005 yılında BDO Denet Bağımsız Denetim ve Danışmanlık Firması'nda Denetim Asistanı olarak başlayan Tireli, burada Denetim Müdürü olarak görev aldı. 2012 yılında Deloitte Türkiye'de Denetim Müdürü olarak atanan Tireli, 8 yıllık kariyeri boyunca Denetim Bölümü Direktörlüğü pozisyonuna yükseldi; dijital dönüşüm projeleri, teknik danışmanlık ve proje yönetimi alanlarında önemli sorumluluklar üstlendi.2020 yılında Hattat Holding ve grup şirketlerine Finansal Yeniden Yapılandırmadan Sorumlu Üst Düzey Yönetici olarak atanan Tireli, 2022 yılında Lila Kağıt ailesine Mali İşler Direktörü olarak katıldı. Halen Lila Kağıt'ta İcra Kurulu, Riskin Erken Saptanması Komitesi ve Kurumsal Yönetim Komitesi Üyesi olarak görev alan Tireli, 2019 yılından bu yana Sağlık ve Eğitim Vakfı (SEV) Denetim Komitesi üyeliğini sürdürüyor. Aynı zamanda Bağımsız Denetçiler Derneği üyesi olan Tireli, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Belgesi'ne ve Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulu tarafından verilen Bağımsız Denetçi Lisansı'na sahiptir.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 07 May 2026 02:14:51 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Turcas Holding olağan genel kurul toplantısı gerçekleştirildi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turcas-holding-olagan-genel-kurul-toplantisi-gerceklestirildi-1943/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turcas-holding-olagan-genel-kurul-toplantisi-gerceklestirildi-1943/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CC3C63-846DBF-20BF9B-75E8AB-D6ED31-16E2D0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Turcas Holding, 2025 yılına ilişkin Olağan Genel Kurul Toplantısı'nı 5 Mayıs 2026 Salı günü İstanbul Kalyon Otel'de düzenledi. Toplantıya Turcas Yönetim Kurulu Başkanı Sn. Erdal Aksoy, CEO ve Yönetim Kurulu Üyesi Sn. Batu Aksoy, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Sn. Banu Aksoy, Yönetim&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CC3C63-846DBF-20BF9B-75E8AB-D6ED31-16E2D0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Turcas Holding, 2025 yılına ilişkin Olağan Genel Kurul Toplantısı'nı 5 Mayıs 2026 Salı günü İstanbul Kalyon Otel'de düzenledi. Toplantıya Turcas Yönetim Kurulu Başkanı Sn. Erdal Aksoy, CEO ve Yönetim Kurulu Üyesi Sn. Batu Aksoy, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Sn. Banu Aksoy, Yönetim Kurulu Üyesi Sn. Timuçin Tecmen, Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Sn. Lale Ergin, Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Markus Christian SLEVOGT, şirket yöneticileri ve hissedarlar katıldı.Genel Kurul'da 2025 yılına ait finansal tablolar ve faaliyet raporları onaylanırken, Yönetim Kurulu'nun kâr dağıtımına ilişkin önerisi de kabul edildi. Bu kapsamda, 2025 yılı kârından 600 milyon TL temettü dağıtımı yapılması ve bu tutarın 13 Mayıs 2026 itibarıyla pay sahiplerine nakden ödenmesi kararlaştırıldı. Ayrıca Genel Kurul'da; Yönetim Kurulu üyelerinin 2025 yılı faaliyetlerinden dolayı ibra edilmeleri, bağımsız yönetim kurulu üyelerinin seçimi, yeni dönem bağımsız denetim kuruluşunun onaylanması kabul edilen başlıca gündem maddeleri arasında yer aldı. Bağımsız Yönetim Kurulu üyelerinden Sn. Lale Ergin'in mevzuat çerçevesinde izin verilen azami görev süresinin dolmasını takiben yerine Sn. İdil Özdoğan Bağımsız Yönetim Kurulu üyesi olarak atandı.Turcas'ın akaryakıt perakendesi alanındaki iştiraki Shell &amp; Turcas, yaklaşık 1.250 istasyondan oluşan yaygın bayi ağı, %20,8 kanopi altı pazar payı, istasyon başına düşen satışlardaki liderliği, yüksek hizmet kalitesi, akaryakıt dışı ürünlerdeki büyümesi ve 363 milyar TL ciro büyüklüğü ile Türkiye'nin en büyük şirketleri arasındaki yerini korumayı sürdürdü. Shell &amp; Turcas, kadın istihdamı, engelsiz yaşam, yol güvenliği ve inovasyon alanlarında yürüttüğü sosyal yatırım programlarıyla da ülkemize toplumsal fayda sağlamaya devam etti.Turcas'ın elektrik üretimi tarafındaki iştiraki RWE &amp; Turcas ise 800 MW kurulu güce sahip Denizli Doğal Gaz Kombine Çevrim Elektrik Santrali'nde 2025 yılında yaklaşık %60 kapasite kullanım oranına ulaşarak 4 milyar kWh elektrik üretimi gerçekleştirdi ve Türkiye'nin artan elektrik talebinin karşılanmasına önemli katkı sağladı.Öte yandan, Turcas'ın stratejik hedefleri arasında öne çıkan bir diğer unsur olarak, Turcas Petrol'den Turcas Holding'e dönüşümün ardından bağlı ortaklık Turcas International Holding A.Ş. ve Turcas USA 1 LLC'nin kurulması ve ilk yatırımın ABD'de, New York Manhattan'da geliştirilen üst segment bir konut projesine yapılması da dikkat çekti.Turcas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sn. Erdal Aksoy Genel Kurul'da yaptığı değerlendirmede, 2025 yılının Turcas için küresel yatırım şirketi standartlarına ulaşılan bir dönüşüm yılı olduğunu belirtti. Güçlü iştirak performansları ve disiplinli finansal yönetim yaklaşımı sayesinde kuvvetli nakit akışı yaratıldığını vurgulayan Aksoy, portföyün uzun vadeli değer yaratma odağıyla gelişmeye devam edeceğini ifade etti.Turcas CEO'su Batu Aksoy ise, "2025 yılında iştiraklerimizden elde ettiğimiz güçlü nakit akışı ve temettü performansı ile pay sahiplerimize değer yaratmayı sürdürdük. Aynı zamanda Turcas International Holding ve Turcas USA 1 LLC aracılığıyla New York, Manhattan'da hayata geçirdiğimiz üst segment lüks konut geliştirme projesiyle, coğrafi çeşitlendirme hedefimiz doğrultusunda önemli&nbsp;bir adım attık. Bu yatırımımız, büyüme vizyonumuzu küresel ölçekte hayata geçirme kararlılığımızın güçlü bir göstergesidir. Sağlam bilanço yapımızı korurken, yeni yatırımlarımızla hissedarlarımız için uzun vadeli değer yaratmaya devam edeceğiz." dedi.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 06 May 2026 02:57:40 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Arzum'da üst düzey atama]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/arzumda-ust-duzey-atama-5541/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/arzumda-ust-duzey-atama-5541/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E86B6A-A81BA6-72313F-A874D7-468CFC-949AF1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />20 yıllık kariyeri boyunca küçük ev aletleri ve beyaz eşya sektöründe çok uluslu yapılarda ürün yönetimi, Ar-Ge, satın alma ve pazarlama alanlarında kritik sorumluluklar üstlenen Canyiğit Atay; Çin, Avrupa, Orta Doğu, Afrika ve Türkiye dahil olmak üzere 13 ülkede faaliyet gösteren&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E86B6A-A81BA6-72313F-A874D7-468CFC-949AF1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />20 yıllık kariyeri boyunca küçük ev aletleri ve beyaz eşya sektöründe çok uluslu yapılarda ürün yönetimi, Ar-Ge, satın alma ve pazarlama alanlarında kritik sorumluluklar üstlenen Canyiğit Atay; Çin, Avrupa, Orta Doğu, Afrika ve Türkiye dahil olmak üzere 13 ülkede faaliyet gösteren global ekipleri yönetti. Bugüne kadar yürüttüğü çalışmalarda, uçtan uca ürün stratejileri geliştirerek sürdürülebilir büyüme, yenilikçi ürün portföyleri ve güçlü marka konumlandırmalarıyla dikkat çekti.Atay, teknik bilgi birikimini ticari bakış açısıyla birleştiren yaklaşımı, yenilikçi vizyonu ve insanı odağa alan liderlik anlayışıyla Arzum'un ürün ve pazarlama yolculuğunda yeni bir dönem başlatmayı hedefliyor.Atamaya ilişkin değerlendirmede bulunan Arzum Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kolbaşı:"Canyiğit Atay'ın bugüne kadar ürün ve yönetim alanında ortaya koyduğu başarılar, bu görevi kendisine emanet etmemizdeki en önemli etken oldu. Atay'ın stratejik vizyonu, çok kültürlü yönetim deneyimi ve ekipleri geliştiren yaklaşımıyla Arzum'un ürün ve pazarlama alanında önümüzdeki dönemde önemli başarılara imza atacağına inanıyoruz." ifadelerini kullandı.Canyiğit Atay Kimdir?Canyiğit Atay, yaklaşık 20 yıllık kariyeri boyunca küçük ev aletleri ve beyaz eşya sektöründe ürün yönetimi, Ar-Ge, satın alma ve pazarlama alanlarında üst düzey görevler üstlenmiştir. Arçelik, Beko, Grundig, Hitachi, Defy ve Dawlance gibi global markalarda edindiği deneyimle; Çin, Avrupa, Orta Doğu, Afrika ve Türkiye başta olmak üzere 13 ülkede faaliyet gösteren ekipleri yönetmiş, çok sayıda pazarı kapsayan ürün portföylerinin stratejik gelişimine ve yani pazarlara giriş stratejilerine liderlik etmiştir. Çalıştığı şirketlerde 15 yıldır aktif olarak Türkiye – Çin arasında ürün geliştirme ve satın alma&nbsp; konularında stratejik iş birliklerine liderlik eden Atay, bu 2 kritik coğrafya konusunda çok güçlü ilişkiler kurarak sürdürülebilir inovasyon ve büyümenin temellerini atmıştır.Makine mühendisliği lisans eğitimini Yıldız Teknik Üniversitesi'nde Fakülte birinciliği ile tamamlayan Atay, eğitimine yüksek lisansını İstanbul Teknik Üniversitesi'nde tamamlayarak devam etmiş, Harvard Business School'da aldığı yönetim ve müzakere eğitimleriyle teknik uzmanlığını stratejik bakış açısıyla birleştirmiştir. Kariyeri boyunca yenilikçi ürün yaklaşımı ve insanı odağa alan liderlik anlayışıyla öne çıkan Canyiğit Atay, çok kültürlü yapılarda sürdürülebilir büyümeyi destekleyen çalışmalara imza atmıştır.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 06 May 2026 02:12:45 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Girişimde Kadın Gücü Projesi'nin Hatay etkinliği yapıldı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/girisimde-kadin-gucu-projesinin-hatay-etkinligi-yapildi-6389/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/girisimde-kadin-gucu-projesinin-hatay-etkinligi-yapildi-6389/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_83A33D-43A8ED-2A7A2A-B9D9A9-705A29-EF442C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Girişimci kadınların değişen ve dijitalleşen dünyada iş geliştirme süreçlerine daha hızlı ayak uydurmalarına destek olmak amacıyla Türk İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) yürütücülüğünde, Türkiye İş Bankası desteği ile 2021 yılında başlatılan Girişimde Kadın&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_83A33D-43A8ED-2A7A2A-B9D9A9-705A29-EF442C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Girişimci kadınların değişen ve dijitalleşen dünyada iş geliştirme süreçlerine daha hızlı ayak uydurmalarına destek olmak amacıyla Türk İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) yürütücülüğünde, Türkiye İş Bankası desteği ile 2021 yılında başlatılan Girişimde Kadın Gücü Projesi kapsamında Hatay'da 'İlham Buluşması' düzenlendi. Etkinliğe Hatay Valisi Mustafa Masatlı, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Öntürk, Hatay Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hikmet Çinçin ile DASİFED Başkanı Gülay Gül'ün yanı sıra iş dünyası ve sivil toplum liderleri katılım gösterdi.Süleyman Sönmez: "Kadınları daha görünür ve etkin kılmalıyız"Deprem felaketinin yaralarını sarmaya devam eden Hatay'daki iş gücü piyasasını değerlendiren TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez "Şehrin kapasite kullanım oranları ülke ortalamasına yaklaşmış olsa da fiziksel altyapı, kalıcı üretim istihdamı ve talep tarafındaki kırılganlıklar sürüyor. Öte yandan kadın-erkek arasındaki gelir, eğitim ve benzeri fırsat eşitsizlikleri depremin etkisiyle belirgin biçimde derinleşmiş durumda. Her şeye rağmen burada kalan, kendisi ve kenti için fayda üretmeye hazır kadınları daha görünür ve etkin kılmalıyız. Biz de Girişimde Kadın Gücü Projesi ile üretme, ilerleme, bu ülkeye katkı sunma ve kendi kaderini kendi tayin etme kararlılığına sahip olan kadınlara yeni bir başlangıcın kapısını açıyoruz" dedi.&nbsp;"Piyasa iştahını canlandıracak bir hareket alanı açılmalı"Son yirmi yılda inşa edilen serbest ticaret sistemi ve küresel tedarik zincirlerinin art arda gelen şoklarla sarsıldığını söyleyen Sönmez, "Ülkemizde ise yakın coğrafyamızdaki istikrarsızlık, sanayicimizi enerji, lojistik ve sipariş belirsizliği kanallarından vuruyor. Buna bir de ABD'nin gümrük tarifeleriyle yükselen korumacılık dalgasını eklemeliyiz. Bu iç ve dış baskılara rağmen büyük bir dirençle faaliyetlerini sürdüren KOBİ'lerimize finansmana erişim başta olmak üzere, piyasa iştahını canlandıracak bir hareket alanı açmak aciliyet arz ediyor" diye konuştu.&nbsp;Sönmez şöyle devam etti; "Öte yandan Cumhurbaşkanımız tarafından geçtiğimiz günlerde açıklanan paket bizler için bir ışık oldu. Kurumlar vergisi düzenlemeleri, transit ticaret teşvikleri, küresel şirketlerin bölgesel yönetim merkezlerini ülkemize çekmeye yönelik vergi avantajları ve teknoloji girişimciliğini destekleyen yaklaşımın, iş dünyamızda pozitif yönlü bir hareketlilik yaratacağına inanıyoruz. Bu adımların kalıcı ve kapsayıcı büyümeye dönüşmesi için ise mali disiplin, yapısal reformlar ve güven ortamının iyileştirilmesi konularının çözüme kavuşturulması gerekiyor."Ozan Diren: "Sahada rahatlatıcı etkisi hissedilecek mekanizmaların devreye alınması kritik önem taşıyor"Refahı artırmak, sanayide dönüşümü hızlandırmak ve ihracatta rekabet gücü için öncelikle enflasyonda kalıcı iyileşme sağlanması gerektiğini ifade eden TÜSİAD Başkanı Ozan Diren, "Kısa vadede, enflasyonla mücadeleden taviz vermeden, reel kesimin finansman ve işletme sermayesi ihtiyaçlarına yanıt verecek, sahada rahatlatıcı etkisi hissedilecek mekanizmaların devreye alınması kritik önem taşıyor. Orta ve uzun vadede ise katma değerli üretimi ve ihracatı artıran, yeşil ve dijital dönüşümü hızlandıran, verimliliği merkeze alan kapsamlı bir sanayi stratejisinin ortak akılla geliştirilmesi belirleyici olacaktır" açıklamasında bulundu.&nbsp;Diren, deprem bölgesinin durumu ve kadınların eşit koşullarda hayata katılımıyla ilgili olarak ise şunları söyledi; "6 Şubat depremlerinde yitirdiğimiz canları rahmetle anıyorum. Böylesine büyük bir yıkımın ardından bölgenin yeniden cazibe merkezi haline gelmesi; teşviklerin yanı sıra ve daha da ötesinde, güçlü altyapı ve nitelikli insan kaynağını merkeze alan bütüncül bir yaklaşımı gerektiriyor. Öte yandan toplumsal ve ekonomik kalkınmanın, kadınların hayatın her alanına eşit hak ve fırsatlarla katılımıyla mümkün olduğuna inanıyoruz. Toplumsal cinsiyet eşitliği için farklı alanlarda eş zamanlı ilerlemeyi kritik görüyoruz; eğitim ve istihdamda fırsat eşitliği, bakım ekonomisinin güçlendirilmesi, karar alma mekanizmalarında eşit temsil ve şiddete karşı sıfır tolerans. Kadınların yönetimde, karar mekanizmalarında eşit temsilini ve kadın girişimciliğini, daha fazla kadına ilham veren ve onları ekonomik hayata dahil eden temel kaldıraçlar olarak görüyoruz."Tuncay Özilhan: "Katılımcı ve ortak akla dayalı bir anlayışla fırsatları yakalayabiliriz"Anadolu Grubu Onursal Başkanı Tuncay Özilhan, "İçinden geçtiğimiz bu çoklu krizler çağında jeopolitik gelişmelerin, tedarik zincirlerindeki kırılmaların ve güven erozyonunun ekonomiler üzerinde yarattığı baskı artarken, Türkiye'nin mevcut risklere rağmen çok önemli fırsatlara sahip olduğuna inanıyorum. Bu fırsatları yakalamamız ancak katılımcı ve ortak akla dayalı bir anlayışla mümkün olacak. Bu çerçevede, şimdiye kadar yararlanamadığımız kadın iş gücünü devreye sokmamız gerekiyor. Kadın güçlenirse toplum güçlenir, gençler eğitimle desteklenirse geleceğe güven artar, iş dünyası sorumluluk aldıkça umut çoğalır. Hepimize düşen görev, bu anlayışı sözde bırakmamak, kararlarımızda, yatırımlarımızda ve kurum kültürümüzde hayata geçirmektir" sözlerini sarf etti.Prof. Dr. Yasemin Açık: "Kamu, iş dünyası ve STK'lar kadın dayanışmasını desteklemeli"TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı &amp; İş Dünyasında Kadın Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık, "Kadınların toplumdaki yeri ve statüsü olması gerekenin ve özlenenin çok gerisinde. 'Ne Eğitimde Ne İstihdamda' olan gençler içerisinde kadınların oranına baktığımızda, OECD sıralamasına göre %31'i aşan bir oranla maalesef ilk sıradayız. Bu da sistemin kadınları dışarıda bıraktığının bir göstergesi. Bölgesel olarak eşitsizlikler daha da derinleşiyor. Ancak bölgedeki kadim dayanışma kültürü, kadınların omuzlarında can bulmayı sürdürüyor. Deprem sonrasında kadınların ekonomik hayata katılımını sağlamak ve iyileşme sürecini hızlandırmak amacıyla çok sayıda kadın kooperatifi aktif hale geldi. Kamuya, iş dünyasına ve STK'lara da somut politika önerileri ve özel teşviklerle bu dayanışmayı desteklemek düşüyor. Girişimde Kadın Gücü'nün de bu doğrultuda tetikleyici olacağını umuyoruz" açıklamasında bulundu.Özel oturumda 'dayanıklılık' vurgusuAçılışın ardından Index Grup Kurucu CEO'su Erol Bilecik'in moderatörlüğünde, 'Dayanıklı Ekonominin Anahtarı: Kapsayıcılık ve Dönüşen Tedarik Zincirleri' başlıklı özel oturum yapıldı. Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran ve Sütaş Grubu Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve TÜRKONFED Yönetim Kurulu Üyesi Serpil Veral'in katılımıyla düzenlenen oturumda krizlere karşı dayanıklı yapı kurmak, girişimci kadınların karşılaştığı zorluklar, büyük şirketlerin ve finans sektörünün bu süreçteki rolü gibi konular ele alındı.Hakan Aran: "Kadınlar çadır ortamında bile üretme, markalaşma gayreti gösterdi"Aran, oturumda yaptığı konuşmada 6 Şubat deprem felaketlerinin ardından çok sık geldiği Hatay'da kadın üretim kooperatiflerinin hangi şartlar altında ayağa kalkmaya çalıştığına yakından tanık olduğunu ifade ederek, &#34;Konteynerlerin bile lüks olduğu deprem sonrası ilk dönemlerde çadır ortamında yaşamlarını sürdüren kadınların üretme gayreti, markalaşma çabası ve bunların yarattığı ekonomik değer kalkınma açısından takdire değerdi. Beni çok etkileyen bu hikayelerin hepsi deprem sonrasında kadının iyileştirme gücünü, azmini ve çabasını göstermesi bakımından çok önemli, kıymetli" dedi.&nbsp;TÜRKONFED ile yürüttükleri Girişimde Kadın Gücü projesi ile şimdiye kadar 12 binin üzerinde kadına ulaştıklarını belirten Aran, 2023&#39;te yayımladıkları Kadının Güçlenmesi Bildirgesi ile taahhüt ettikleri girişimci kadınlara 5 yıl içinde 100 milyar TL finansman sağlanması hedefine 2025 yılının ilk çeyreğinde ulaştıklarını söyledi. Aran, taahhütlerini 2028 sonuna kadar 250 milyar TL&#39;ye çıkardıklarını, bu kaynakla kadınlara özellikle finansmana erişim noktasında yaşadıkları zorluklar konusunda destek olmaya devam edeceklerini söyledi.Etkinlikte; Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz da Bankanın kadın girişimcilere sağladığı destekler hakkında bilgi verdi.&nbsp;İlham Buluşması paneli yapıldıEtkinliğin ana panelinin moderatörlüğünü ise TEK Bilişim Kurucu CEO'su ve KAGİDER Başkanı Esra Bezircioğlu üstlendi. Erdem Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve SEDEFED Başkanı Emine Erdem, Türkiye İş Bankası KOBİ ve İşletme Bankacılığı Pazarlama Bölüm Müdürü Özge Küllah Kurtuluş, HATAY KAGİD Yönetim Kurulu Başkanı ve KEBO Kurucu Ortak Çiğdem Kıral ile Delta Mobilya Yönetim Kurulu Başkanı ve İSİFED Başkanı Ayşe Nur Selçuki'nin konuşmacı olduğu panelde kapsayıcılık, dayanıklılık ve tedarik zincirleri odağında, girişimci kadınların bu sürecin neresinde konumlandığı değerlendirildi.Mesleki eğitime anlamlı destekEtkinliğin ardından TÜRKONFED Heyeti, Türkiye İş Bankası yetkilileri, iş insanları ve STK temsilcileri, Hatay Erol Bilecik Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yerleşkesi içinde açılan ve Erol Bilecik'in merhum anne ve babasının adını taşıyan Semiha &amp; Abbuş Bilecik Atölyeler Binası'nın açılışına katıldı.Beş yılda 12 bin girişimci kadına ulaşıldıGirişimde Kadın Gücü Projesi; Türkiye'nin farklı bölgelerindeki girişimci kadınların dijitalleşmeye uyum sağlamalarını desteklemeyi, girişimcilik ekosisteminde kadınların görünürlüğünü artırmayı, iş birliği ağlarını güçlendirmeyi ve iş dünyasında daha etkin bir konumda yer almalarını sağlamayı hedefliyor. 2021 yılından bu yana 12 binden fazla kadının eğitim aldığı proje kapsamında ayrıca 149 girişimci kadına mentörlük, 40 girişimci kadına toplam 3 milyon TL tutarında sıfır faizli kredi desteği, 26 girişimci kadına iş geliştirme desteği verildi. 3 girişimci kadının Silikon Vadisi'ndeki ekosistemle buluşturulduğu projede, podcast serileri, ilham buluşmaları ve üretici kadınlara özel satın alma günleri de gerçekleştirildi.Sürdürülebilir büyümeyi destekleyen bir ekosistem oluşturulacakProjenin 2026-2027 yıllarını kapsayan iki yıllık yeni döneminde; çevrim içi ve yüz yüze eğitimler, saha etkinlikleri ve dijital platformlar aracılığıyla toplam 7.500 girişimci ve girişimci adayı kadına daha erişim sağlanacak. 120 girişimci kadına, her yıl 6 ay süreyle mentörlük desteği verilecek. Bu programa katılan girişimciler arasından jüri tarafından başarılı bulunan 60 girişimci kadına iş geliştirme ödülü verilecek. Yeni dönemde ayrıca dijital içerikler, mezunlar ağı ve uçtan uca destek mekanizmalarıyla girişimci kadınların sürdürülebilir büyümesini destekleyen güçlü bir ekosistem oluşturulması amaçlanıyor.&nbsp;&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 06 May 2026 02:05:05 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Dubai yatırımcısı Türkiye'ye yöneldi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/dubai-yatirimcisi-turkiyeye-yoneldi-3073/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/dubai-yatirimcisi-turkiyeye-yoneldi-3073/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_48D1E6-FAFB3B-016468-682A86-DA81F0-944FE8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ortadoğu'da yaşanan son gelişmeler, yatırımcı tercihlerini yeniden şekillendirdi. Benzer dönemlerde sermaye hareketliliği olağan bir tablo olsa da bu kez değişim çok daha belirgin hissediliyor. Özellikle gayrimenkul tarafında, sahaya doğrudan yansıyan bir canlılık dikkat çekiyor.İstanbul'da&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_48D1E6-FAFB3B-016468-682A86-DA81F0-944FE8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ortadoğu'da yaşanan son gelişmeler, yatırımcı tercihlerini yeniden şekillendirdi. Benzer dönemlerde sermaye hareketliliği olağan bir tablo olsa da bu kez değişim çok daha belirgin hissediliyor. Özellikle gayrimenkul tarafında, sahaya doğrudan yansıyan bir canlılık dikkat çekiyor.İstanbul'da son dönemde otellerdeki doluluk, artan görüşme talepleri ve yatırım odaklı temaslar bu tabloyu destekliyor. MARS International Real Estate Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Bucak, sahadaki değişimi şöyle anlatıyor:"Ortadoğu'daki gelişmeler yatırımcı tarafında çok net bir refleks yarattı. Özellikle Körfez yatırımcısının yeniden Türkiye'ye dönüp baktığını görüyoruz. Bu sadece genel bir ilgi değil, sahada birebir karşılığı olan bir hareket.Bizim tarafta da bunu çok net hissediyoruz. Körfez bölgesinden İstanbul'da yönettiğimiz projelere gelen talepte yüzde 60'a varan bir artış var. Bu, son dönemde sahada gördüğümüz en somut veri.Türkiye'ye yabancı yatırımcı ilgisi aslında birkaç yıl önce zirveye çıkmıştı. 2022'de yabancıya konut satışı yaklaşık 67 bin seviyelerine ulaşmıştı. Ancak 2023 sonrası dönemde bu rakam 20 bin bandına kadar geriledi. Bu düşüş yatırımcı güveninin çok hızlı oluşabildiği gibi aynı hızla kaybolabildiğinin önemli bir göstergesi.İlgi yeniden artıyor ama kalıcı olması bize bağlıBugün geldiğimiz noktada tablo tekrar değişiyor. Ortadoğu'daki gelişmelerle birlikte yatırımcı yeniden alternatiflere bakıyor ve Türkiye tekrar gündeme giriyor.Ama burada kritik konu bu ilginin kalıcı olup olmayacağıdır. Bunun cevabı tamamen bizim atacağımız adımlara bağlı.Ne yapılmalı?Esasında yatırımcının beklentileri çok karmaşık değil. Ne istediğini biliyor. Bizim de buna göre hareket etmemiz gerekiyor.1.	Süreçleri sadeleştirmek ve güveni gerçekten hissettirmek gerekiyorYabancı yatırımcı için en kritik konu hız ve güven. Sürecin uzaması ya da belirsiz olması direkt kararını etkiliyor. Özellikle inşaat halindeki projelerde 'param nerede duruyor, nasıl korunuyor' sorusuna net cevap istiyor. Bu yüzden escrow benzeri finansal güvence sistemlerinin daha yaygın hale gelmesi önemli. Bu tarz mekanizmalar devreye girdiğinde yatırımcı çok daha rahat hareket ediyor.&nbsp;2.	Piyasada standartları netleştirmek ve işi daha kurumsal hale getirmek şartYatırımcı karşısında kimin olduğunu bilmek istiyor. Herkesin aynı standartlarda iş yapmadığı bir ortamda güven oluşturmak zor. Bu yüzden yabancıya satış yapan taraflar için daha net kuralların olması gerekiyor. Uluslararası geçerliliği olan bir danışmanlık yapısı ve belirli kriterlere bağlı bir sistem kurulursa, bu hem piyasayı temizler hem de yatırımcının içini rahatlatır.&nbsp;3.	Vatandaşlık ve oturum tarafını daha sağlıklı bir modele oturtmak gerekiyorVatandaşlık hâlâ önemli bir motivasyon ama mevcut yapının bazı yan etkileri var. Özellikle ikinci el piyasada fiyatların gereksiz şişmesine neden olabiliyor. Bunun önüne geçmek için vatandaşlık hakkının daha kontrollü bir şekilde, örneğin sadece birinci el satışlarla ilişkilendirilmesi düşünülebilir. Aynı zamanda altın vize, yatırımcı vizesi ya da dijital göçebe gibi alternatif modellerin devreye girmesi Türkiye'yi daha rekabetçi hale getirir.&nbsp;4.	Türkiye'yi daha iyi anlatmak ve erişimi kolaylaştırmak gerekiyorAslında güçlü bir hikâyemiz var ama bunu anlatma tarafında eksikler var. Uluslararası fuarlar, roadshow'lar ve dijital kanallar daha aktif kullanılmalı. Bir de yatırımcı açısından güvenilir bilgiye ulaşmak çok önemli. Projeyi, geliştiriciyi doğrulayabileceği merkezi bir dijital yapı bu noktada ciddi fark yaratır.&nbsp;5.	Talebi daha dengeli yaymak gerekiyor.Şu an yatırımın büyük kısmı belli şehirlerde toplanıyor. Bu da hem fiyatları hem de piyasa dengesini etkiliyor. Talebin daha geniş bir coğrafyaya yayılması için şehir bazlı farklı stratejiler geliştirilmesi gerekiyor. Bu, hem yatırımcı açısından daha fazla alternatif yaratır hem de piyasanın daha sağlıklı büyümesini sağlar."&nbsp;Özetle; şu an Türkiye'ye yönelik bir ilgi var ve bu ilgi sahada net şekilde hissediliyor. Ama asıl mesele bu ilgiyi ne kadar hızlı ve doğru okuyabildiğimiz. Eğer doğru adımlar atılır, yatırımcıya güven veren bir yapı kurulursa bu sadece geçici bir hareket olarak kalmaz, uzun vadeli bir yatırım akışına dönüşür. Aksi halde bu fırsat çok hızlı şekilde başka pazarlara kayabilir."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 05 May 2026 02:57:53 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Fuchs Lubricants Türkiye genel müdürlüğüne Ahmet Oral atandı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/fuchs-lubricants-turkiye-genel-mudurlugune-ahmet-oral-atandi-1476/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/fuchs-lubricants-turkiye-genel-mudurlugune-ahmet-oral-atandi-1476/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9F907F-7B74F7-FE7BB3-752D18-B2DA60-B1D8AA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Madeni yağlar sektörünün önde gelen şirketlerinden FUCHS, Türkiye'de uzun yıllardır Opet Fuchs ortaklığı altında yürüttüğü faaliyetlerini, tüm hisseleri devralarak Fuchs Lubricants Türkiye çatısı altında yeniden yapılandırdı. Şirketin pazara olan bağlılığının ve güçlü&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9F907F-7B74F7-FE7BB3-752D18-B2DA60-B1D8AA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Madeni yağlar sektörünün önde gelen şirketlerinden FUCHS, Türkiye'de uzun yıllardır Opet Fuchs ortaklığı altında yürüttüğü faaliyetlerini, tüm hisseleri devralarak Fuchs Lubricants Türkiye çatısı altında yeniden yapılandırdı. Şirketin pazara olan bağlılığının ve güçlü büyüme hedeflerinin göstergesi olan bu dönemde Fuchs Lubricants'ın Genel Müdürlük görevine ise Ahmet Oral getirildi.Sektörde 25 yıla yaklaşan deneyime sahip olan Ahmet Oral, yeni görevinde Fuchs Lubricants Türkiye'nin tüm operasyonlarından sorumlu olarak, şirketin büyüme stratejilerinin hayata geçirilmesine, müşteri odaklı yaklaşımın daha da güçlendirilmesine ve operasyonel mükemmeliyete liderlik edecek.Orta Doğu Teknik Üniversitesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü mezunu olan Ahmet Oral, Koç Üniversitesi'nden Executive MBA derecesi aldı. Opet Fuchs'taki kariyerine 2005 yılında başlayan ve şirket içinde çeşitli satış pozisyonlarında görevler üstlenen Oral, son olarak Satış Direktörlüğü görevini yürütüyordu. Son 1,5 yıldır yine madeni yağ sektöründe faaliyet gösteren bir organizasyonda Genel Müdürlük görevini üstlenen Oral, başarılı kariyeri ve derin sektör bilgisi ile yeni Fuchs Lubricants Türkiye'nin küresel gücünü yerel pazar bilgisiyle birleştiren yapısına liderlik edecek.&nbsp;Ahmet Oral, Fuchs Lubricants Türkiye'nin yeni yapılanması ve Genel Müdürlük görevine atanmasıyla ilgili olarak şunları söyledi: "FUCHS Lubricants Türkiye'nin bu yeni yapılanma sürecinde sorumluluk üstlenmek benim için hem profesyonel hem de kişisel açıdan büyük anlam taşıyor. Yıllar boyunca büyük bir gururla parçası olduğum bu yapıya, bugün yeni bir vizyon ve güçlü hedeflerle geri dönüyorum.Fuchs Lubricants Türkiye'nin yeni döneminde, global gücümüzü yerel uzmanlığımız ve modern üretim altyapımızla birleştirerek etkin ve güçlü bir organizasyon yaratmayı hedefliyoruz.FUCHS Lubricants Türkiye ailesinin yeniden bir parçası olmaktan gurur duyuyor, bu yeni dönemde birlikte daha büyük başarılara imza atacağımıza inanıyorum."Yeni organizasyon yapısı ve güçlü liderlik kadrosuyla şirket, Türkiye'deki konumunu pekiştirirken, müşterileri ve iş ortakları için uzun vadeli değer yaratmaya devam edecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 05 May 2026 02:01:32 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[OEDAŞ'ın yeni Genel Müdürü Dr. Necmi Odyakmaz oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/oedasin-yeni-genel-muduru-dr-necmi-odyakmaz-oldu-9466/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/oedasin-yeni-genel-muduru-dr-necmi-odyakmaz-oldu-9466/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FF129A-C45631-989135-6ED17F-E3EFF4-8FF566.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Afyonkarahisar, Bilecik, Eskişehir, Kütahya ve Uşak'ta yaklaşık 3 milyon kişiye elektrik dağıtım hizmeti sağlayan Osmangazi Elektrik Dağıtım AŞ'nin (OEDAŞ) Genel Müdürlüğü görevine Dr. Necmi Odyakmaz atandı. Kariyeri boyunca kamu kurumları ve enerji sektöründe üst düzey sorumluluklar&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FF129A-C45631-989135-6ED17F-E3EFF4-8FF566.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Afyonkarahisar, Bilecik, Eskişehir, Kütahya ve Uşak'ta yaklaşık 3 milyon kişiye elektrik dağıtım hizmeti sağlayan Osmangazi Elektrik Dağıtım AŞ'nin (OEDAŞ) Genel Müdürlüğü görevine Dr. Necmi Odyakmaz atandı. Kariyeri boyunca kamu kurumları ve enerji sektöründe üst düzey sorumluluklar üstlenen Odyakmaz, OEDAŞ'ın beş ildeki elektrik dağıtım operasyonları, şebeke yatırımları, hizmet kalitesi, müşteri memnuniyeti, kurumsal gelişim, Ar-Ge, dijitalleşme, inovasyon ve sürdürülebilirlik odaklı çalışmalarına liderlik edecek.Dr. Necmi Odyakmaz kimdir?Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü'nden mezun olan Dr. Necmi Odyakmaz, yine ekonomi alanında New York Üniversitesi'nde yüksek lisans, Hacettepe Üniversitesi'nde ise doktorasını yaptı.Kariyerine 1996 yılında Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı'nda başlayan Odyakmaz, 2003-2007 yılları arasında Elektrik Piyasası Düzenleme Kurumu'nda (EPDK) Enerji Uzmanı olarak çalıştı. Kamudaki deneyimlerinin ardından özel sektöre geçen Dr. Odyakmaz, 2007-2013 döneminde E.ON Enerji'de Ekonomik Değerlendirme ve Regülasyon bölümlerinin yöneticiliğini yaptı. 2013-2019 yılları arasında Enerjisa bünyesinde sırasıyla Regülasyon Müdürlüğü, Kurumsal İlişkiler Direktörlüğü ve Müşteri Teknik Hizmetleri, Regülasyon ve Yeni İş Geliştirme Direktörlüğü görevlerini üstlendi. 2019-2025 yılları arasında ise Sakarya Elektrik Dağıtım (SEDAŞ) şirketinin CEO'luk görevini yürüttü.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 04 May 2026 14:58:38 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Çağdaş Cam net karını yüzde 20 artırdı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/cagdas-cam-net-karini-yuzde-20-artirdi-4818/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/cagdas-cam-net-karini-yuzde-20-artirdi-4818/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_088B5E-975F3D-47F88D-0D58F7-C43775-4EDB6B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Avrupa'nın en yüksek cam işleme kapasiteleri arasında yer alan Çağdaş Cam, 2026 yılının ilk çeyreğinde net karını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 20 artırarak 29,5 milyon TL seviyesine çıkardı. Şirketin net kar marjı ise yüzde 3,3'ten yüzde 5,1 seviyesine ulaştı.&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_088B5E-975F3D-47F88D-0D58F7-C43775-4EDB6B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Avrupa'nın en yüksek cam işleme kapasiteleri arasında yer alan Çağdaş Cam, 2026 yılının ilk çeyreğinde net karını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 20 artırarak 29,5 milyon TL seviyesine çıkardı. Şirketin net kar marjı ise yüzde 3,3'ten yüzde 5,1 seviyesine ulaştı. Küresel cam fiyatlarındaki gerilemenin ve global rekabetin etkisiyle hasılatta sınırlı bir daralma gerçekleşmesine rağmen metrekare bazlı satış hacminde yıllık artış kaydedildi. Çağdaş Cam'ın toplam varlıkları ilk çeyrek sonunda 6,95 milyar TL'ye ulaşırken, özsermayesi 5,11 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Şirketin özsermaye oranı yüzde 73,6 olarak kaydedildi.Tasarruf ve verimlilik odaklı yönetim modeli karlılığı güçlendirdi&nbsp;&nbsp;Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Çağdaş Cam CEO'su Serdar Raşit Pirinç, zorlu ekonomik koşullara rağmen operasyonel disiplinlerini koruduklarını belirterek, "2026 yılının ilk çeyreği, maliyet baskılarının yoğun hissedildiği ve yüksek enflasyon ortamının şirketler üzerinde ciddi etkiler yarattığı bir dönem oldu. Buna rağmen net karımızı artırmayı başardık. Özellikle maliyet optimizasyonu çalışmalarımız, yalın üretim uygulamalarımız ve süreç verimliliğine yönelik projelerimiz karlılığımıza doğrudan katkı sağladı. Enerji maliyetlerinde elde ettiğimiz tasarruf ve üretim hatlarımızdaki verimlilik artışı, maliyet baskılarına karşı önemli bir denge unsuru oluşturdu" dedi.Şirket genelinde çok sıkı bir tasarruf ve verimlilik kültürü uyguladıklarını ifade eden Pirinç, "Bugün operasyonlarımızın her aşamasında detaylı ve disiplinli bir maliyet yönetimi anlayışıyla hareket ediyoruz. 1 kuruşun, 1 damla suyun dahi önemli olduğu bir üretim döneminden geçiyoruz. İsrafa hiçbir şekilde müsaade etmiyoruz. Maliyete etki eden tüm unsurlara amasız fakatsız odaklanıyor, süreçlerimizi sürekli gözden geçiriyoruz. Verimsizlik yaratan hiçbir alışkanlığın devam etmesine izin vermiyoruz. Elde ettiğimiz tasarrufları ise hem Asyalı üreticilerle olan global rekabette gücümüzü artırmak hem de yeni ürün geliştirme ve katma değerli yatırımlarımıza kaynak yaratmak için kullanıyoruz" diye konuştu."Enerji dönüşümünde stratejik oyunculardan biriyiz"2026 yılına enerji dönüşümünün stratejik bir paydaşı olma vizyonuyla güçlü bir başlangıç yaptıklarını belirten Pirinç, şöyle konuştu: "Küresel piyasalardaki belirsizlikler ve bölgemizde artan jeopolitik gerilimler, enerji arz güvenliğini dünyanın en önemli gündem maddelerinden biri haline getirdi. Bu gelişmeler yenilenebilir enerji yatırımlarını bir tercih olmaktan çıkarıp zorunluluk haline dönüştürüyor. Bu süreç, güneş paneli camları alanındaki uzmanlığımızın ve uzun vadeli yatırım vizyonumuzun ne kadar doğru bir zemine oturduğunu da net şekilde ortaya koyuyor"]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 02 May 2026 09:33:03 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Global Turks New York Chapter ilk buluşmasını gerçekleştirdi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/global-turks-new-york-chapter-ilk-bulusmasini-gerceklestirdi-4437/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/global-turks-new-york-chapter-ilk-bulusmasini-gerceklestirdi-4437/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6E4AE5-81C150-2BEEC4-50B4DA-ECFA38-29FCB9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Global Turks Vakfı, Ağustos 2025'te Türkiye'de, Eylül 2025'te ise Amerika'da gerçekleştirdiği lansmanların ardından başlattığı global büyüme sürecini, 2026 yılında farklı şehirlerde düzenlediği Chapter etkinlikleriyle sürdürüyor. Şubat ayında Orta Doğu Chapter'ının Dubai'deki&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6E4AE5-81C150-2BEEC4-50B4DA-ECFA38-29FCB9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Global Turks Vakfı, Ağustos 2025'te Türkiye'de, Eylül 2025'te ise Amerika'da gerçekleştirdiği lansmanların ardından başlattığı global büyüme sürecini, 2026 yılında farklı şehirlerde düzenlediği Chapter etkinlikleriyle sürdürüyor. Şubat ayında Orta Doğu Chapter'ının Dubai'deki lansmanının ardından, Global Turks New York Chapter ilk buluşmasını da gerçekleştirdi.Global Turks Vakfı; dünya genelinde başarılı Türk profesyonelleri bir araya getirmeyi, güçlü bir iş birliği ağı oluşturmayı ve küresel ölçekte etki yaratmayı hedefliyor. New York'ta düzenlenen bu buluşmada da vakfın küresel liderlik vizyonu ve Türk profesyoneller arasında sürdürülebilir bir uluslararası ağ kurma hedefi paylaşıldı.2026 yılı boyunca Türk profesyonellerin yoğun olarak bulunduğu şehirlerde düzenlenecek Chapter etkinlikleriyle, başarılı Türkleri bir araya getirmek ve "Global Başarılı Türk Lider".markasını küresel ölçekte yaratmayı amaçlıyor.&nbsp;New York Chapter LansmanıNew York Türkevi'nde gerçekleşen lansmanın açılış konuşmaları;T.C. New York Başkonsolosu Muhittin Ahmet Yazal, Global Turks Foundation Başkanı Ayşegül Dicle Aydın, Başkan Yardımcısı Bahadır Kaleağası ve Chapters Leaders ve Yönetim Kurulu Üyesi Özge Bulut Maraşlı tarafından yapıldı.Etkinlik kapsamında düzenlenen "I am a Global Turk" panelinde Can Sanay, Ece Kamar ve Elif Kınlı, uluslararası deneyimlerini katılımcılarla paylaşırken ve bir diğer panelde ise New York Chapter Eş Başkanları Kaan Dağaltı ile Aslı de Munnink Chapter'ın vizyonunu ve hedeflerini paylaştı.İş dünyasından sanata, bilimden akademiye kadar farklı disiplinlerden yaklaşık 200 başarılı Türk'ün katıldığı etkinlik, Türk liderlerin kolektif gücünü bir kez daha ortaya koydu. Global Turks Vakfı'nın dünyanın farklı noktalarında hayata geçirdiği Chapter yapılanmalarının, yerel potansiyeli küresel hedeflerle buluşturan stratejik platformlar olduğu vurgulandı.Global Turks Vakfı; Türk liderlerinin küresel ölçekte daha görünür, daha etkili ve sürdürülebilir bir etki yaratmasını desteklemek amacıyla çalışmalarını dört temel eksen etrafında şekillendiriyor:•	Topluluk: Disiplinler, sektörler ve coğrafyalar ötesinde üst düzey, birbirine bağlı bir Türk liderler ağı oluşturmak&nbsp;•	Profesyonel Gelişim: Bilgiye, fırsatlara ve küresel kariyer yollarına erişimi sağlamak&nbsp;•	Mentorluk: Deneyimli liderlerle yeni yetenekleri buluşturan liderlik hızlandırma programları geliştirmek&nbsp;•	Forum: Düşünce üretimi ve paylaşımını destekleyen platformlar aracılığı ile "Global Turks for Global Good" hareketiyle küresel ölçekte kolektif etkiyi güçlendirmek.Global Turks Foundation Başkanı Ayşegül Dicle Aydın yaptığı açılış konuşmasında şunları söyledi "Global Başarılı Türk Lider markasını küresel ölçekte inşa edeceğiz. Bu çerçevede Vakıf Chapters yapılanmasını dünya ölçeğinde büyütüyoruz. New York'ta gerçekleştirdiğimiz bu toplantı önümüzdeki dönemde dünyanın diğer şehirlerinde de artarak devam edecek. Chapterların yanı sıra Özyeğin Üniversitesi ile birlikte Global Liderlik Akademisini hayata geçirdik ve bu program ilk mezunlarını Haziran ayı içerisinde verecek. Temel amaçlarımızdan biri de vakfımızın bir dünya meselesine el atarak bu alanda çalışan uluslararası kurum, kuruluş, vakıflar ve üniversiteler ile çalışmaktır. Bu misyonumuzun ismini 'Global Turks for Global Good' hareketi olarak belirledik.."New York'ta gerçekleşen Chapter lansmanını takiben, Mayıs ayında San Francisco ile başlayacak ve Londra ile Avrupa ayağına geçecek lansman süreci devam edecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 01 May 2026 13:09:35 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türkiye'nin girişimci kadınları buluştu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-girisimci-kadinlari-bulustu-5881/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-girisimci-kadinlari-bulustu-5881/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_667C7D-7DE82C-E885F1-681955-E59DC3-DDF592.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Hepsiburada iş birliğinde yürütülen "Türkiye'nin Girişimci Kadınları" protokolü kapsamında düzenlenen buluşmaların ilk durağı Ankara oldu. Yıl boyunca farklı şehirlerde devam edecek toplantılarla, girişimci kadınların ve kadın kooperatiflerinin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_667C7D-7DE82C-E885F1-681955-E59DC3-DDF592.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Hepsiburada iş birliğinde yürütülen "Türkiye'nin Girişimci Kadınları" protokolü kapsamında düzenlenen buluşmaların ilk durağı Ankara oldu. Yıl boyunca farklı şehirlerde devam edecek toplantılarla, girişimci kadınların ve kadın kooperatiflerinin e-ticarete erişiminin kolaylaştırılması ve mevcut işlerini büyütmelerine katkı sağlanması amacıyla eğitimler düzenleniyor.&nbsp;Toplantılarda, e-ticarete yeni adım atmak isteyen girişimcilere yol gösterilirken, hali hazırda e-ticaret yapan kadın girişimcilerle de büyüme, operasyon ve pazarlama süreçlerine dair deneyim paylaşımı yapılıyor.Aynı zamanda bu buluşmalar, girişimci kadınlar ve kadın kooperatifleriyle birebir iletişim kurulan; ihtiyaçların doğrudan dinlendiği ve karşılıklı etkileşimin güçlendiği bir zemin oluşturuyor.E-ticarette büyümeyi destekleyen uygulamalı eğitimlerAnkara'da ilki düzenlenen "Türkiye'nin Girişimci Kadınları Buluşuyor" etkinliğinde katılım sağlayan girişimci kadınlara; e-ticaretin temel dinamiklerinden satış artırma stratejilerine, HepsiAd ile reklam çözümlerinden lojistik süreçlere kadar geniş bir yelpazede eğitimler verildi. Yapay zekâ destekli içerik üretimi gibi güncel konular da programın önemli başlıkları arasında yer aldı.Eğitim içerikleri; ürün listeleme, içerik üretimi, görünürlük artırma ve sipariş süreçlerinin yönetimi gibi doğrudan uygulanabilir başlıklara odaklandı. Bu sayede girişimci kadınların dijital ekonomiye daha güçlü bir şekilde entegre olması ve operasyonel süreçlerini daha verimli yönetmesi hedefleniyor.Program kapsamında ayrıca girişimci kadınlara sunulan destekler de paylaşıldı. 1 milyon TL ciroya kadar yüzde 50 komisyon indirimi, hediye HepsiAd reklam bakiyesi ve ücretsiz ürün fotoğraf çekimi gibi avantajların yanı sıra kadın kooperatiflerine süresiz sabit yüzde 1 komisyon ve süresiz ücretsiz kargo gibi destekler sunuluyor."Girişimci kadınlarımızın emeğini dijital dünya ile birleştirerek yerelden küresele bir başarı köprüsü kuruyoruz"Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Kadının Statüsü Genel Müdürü Süreyya Erkan, projeye ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:Kadın girişimcilerin ekonomik kalkınma, istihdam ve dijital dönüşüm süreçlerinde önemli bir rol üstlendiğini biliyor, kadınların iş dünyasında daha güçlü temsil edilmesi için çeşitli destek programlarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. 'Yükselen Kadınlar Programı', 'Hobin İşin Olsun Projesi', 'Kadınlar için Enerji Okulu' ve 'Geleceğini Kuran Genç Kadınlar Projesi' kapsamında binlerce kadına eğitim, mentörlük ve istihdam desteği sağladık. Kadın kooperatiflerinin güçlendirilmesi amacıyla yaklaşık 247 bin kişiye ulaştık ve 1.366 yeni kooperatifin kurulmasına destek verdik.Bugün, Protokolümüz kapsamında başlattığımız yeni eğitim serisiyle de kadın girişimcilere e-ticaret, satış artırma yöntemleri ve yapay zekâ destekli içerik üretimi alanlarında uygulamalı eğitimler sunacağız. Bugüne kadar 10 bini aşkın kadın girişimcinin e-ticaret yoluyla satış yapmaya başlamasına katkı sağladık. Kadınların dijital ekonomide daha güçlü aktörler haline gelmesini hedefliyoruz.&nbsp;Ankara'da gerçekleştirdiğimiz ve bu yıl boyunca devam edecek buluşmalarla, girişimcilik deneyimi olmayan kadınlarla aktif satış yapan girişimcileri aynı çatı altında buluşturarak bilgi paylaşımı ve dayanışma açısından önemli bir fırsat sunmayı amaçlıyoruz."Kadın Girişimcilerin Dijital Yolculuğunda Yanlarındayız"Hepsiburada Kurumsal İlişkiler, İletişim ve Sürdürülebilirlik Başkan Yardımcısı Cem Tanır, projeye ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:"'Türkiye'nin Girişimci Kadınları' protokolü kapsamında başlattığımız bu buluşmalarla, sağladığımız destekleri dijitalin ötesine taşıyoruz. Girişimci kadınlarla bir araya gelmek, ihtiyaçlarını doğrudan dinlemek ve çözüm üretmek bizim için önemli.Bu buluşmalar, girişimci kadınların ve kadın kooperatiflerinin sorularına yanıt bulduğu, deneyimlerini paylaştığı ve birbirleriyle bağ kurduğu bir etkileşim ortamı sundu. Bu süreçte, kadın girişimciliğinin Türkiye genelinde daha yaygın hale gelmesine katkı sağlamayı hedefliyor, Hepsiburada olarak 2030 yılına kadar 120 bin kadını e-ticaretle buluşturmayı hedefliyoruz."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 01 May 2026 11:24:27 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Çimsa'nın cirosu ilk çeyrekte 11,6 milyar TL'ye ulaştı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/cimsanin-cirosu-ilk-ceyrekte-116-milyar-tlye-ulasti-6286/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/cimsanin-cirosu-ilk-ceyrekte-116-milyar-tlye-ulasti-6286/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2E75A5-0CE060-6508CF-98088B-A8AA98-029D8E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sabancı Holding iştiraki Çimsa, yılın ilk çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Son yıllarda imza attığı uluslararası yatırımlar sayesinde konsolide bazda büyümeyi sürdüren Çimsa'nın satışları 11,6 milyar TL olarak gerçekleşti. Enerji, yakıt ve navlun fiyatlarının&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2E75A5-0CE060-6508CF-98088B-A8AA98-029D8E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sabancı Holding iştiraki Çimsa, yılın ilk çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Son yıllarda imza attığı uluslararası yatırımlar sayesinde konsolide bazda büyümeyi sürdüren Çimsa'nın satışları 11,6 milyar TL olarak gerçekleşti. Enerji, yakıt ve navlun fiyatlarının ciddi yükselişler yaşadığı bir dönemde, ortaya koyduğu verimlilik odaklı yaklaşımı, coğrafya ve ürün çeşitliliği ile Çimsa, ilk çeyrekte FAVÖK'ünü yüzde 2,7'lik artışla 1,5 milyar TL'ye; net kârını ise yüzde 56'lık artışla 705 milyon TL'ye taşıdı.UMUT ZENAR: "GÜÇLÜ BİLANÇO YAPIMIZ, VERİMLİLİK YATIRIMLARI VE BÜYÜME PROJELERİ İÇİN BİZE İMKÂN SAĞLIYOR"Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Çimsa Yönetim Kurulu Başkanı Umut Zenar, "2025 yılının son çeyreğinde tamamlayarak hizmete aldığımız ABD gri çimento yatırımımız ve geçtiğimiz dönemde başlattığımız uluslararası ticaret operasyonlarımız sayesinde konsolide bazda satış hacmimizi artırırken, sürdürülebilir kârlılık yaklaşımımızı da güçlendirmeye devam ettik. Jeopolitik gelişmeler sonucunda, özellikle petrol fiyatlarındaki ciddi artışların maliyetler üzerinde baskı oluşturduğu bir dönemdeyiz. Böylesine zorlu bir ortamda hem FAVÖK'ümüzü hem de net kârımızı önemli ölçüde artırmayı başardık. Çimsa'nın piyasada daha rekabetçi ve sürdürülebilir kârlılık odaklı olma adına aldığı aksiyonların sonuçlarını görmüş olduk. Öncelikle Türkiye, İspanya ve İrlanda'da bulunan fabrikalarımızda, alternatif yakıt oranlarımızı en yüksek seviyelere çıkardık ve bu fabrikalarımızda ayrıca atık ısı, güneş enerjisi gibi enerji odaklı yatırımları tamamlayarak enerji ve yakıt maliyetlerindeki fiyat artış risklerinden kendimizi koruduk. Ticari olarak ise kapsamlı ve uzun vadeli yakıt, elektrik ve navlun kontratlarıyla son yaşanan maliyet artışlarından korunmayı başardık. Tüm bu hamleler Çimsa'nın sağlıklı bilanço yapısını güçlendirirken, gelecekte yapabileceği olası yatırımlar için de manevra kabiliyetini artırıyor" dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 01 May 2026 10:50:06 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Armada Foods'tan stratejik yatırım ve büyüme hamlesi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/armada-foodstan-stratejik-yatirim-ve-buyume-hamlesi-7466/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/armada-foodstan-stratejik-yatirim-ve-buyume-hamlesi-7466/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_63B33D-67AE6D-8F82D7-2D4A5F-AA27A4-42B73F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şirket, üretim kapasitesini artırmak, katma değerli ürün gamını genişletmek ve uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü daha da yükseltmek amacıyla Mersin'de ileri teknolojiye sahip yeni bir Katma Değerli Ürün İşleme Tesisini ''Armada-4" adıyla hayata geçirecek.&nbsp;Şirket'in&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_63B33D-67AE6D-8F82D7-2D4A5F-AA27A4-42B73F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şirket, üretim kapasitesini artırmak, katma değerli ürün gamını genişletmek ve uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü daha da yükseltmek amacıyla Mersin'de ileri teknolojiye sahip yeni bir Katma Değerli Ürün İşleme Tesisini ''Armada-4" adıyla hayata geçirecek.&nbsp;Şirket'in hali hazırda var olan Kazakistan'daki ticari faaliyetlerini büyütme hamlesi olarak burada yeni bir bakliyat işleme tesisinin kurulması da planlanıyor.&nbsp;Büyümeye yönelik söz konusu yatırımlar, mevcut tesislerin verimliliğini destekleyecek net işletme sermayesi güçlendirmeleriyle birlikte değerlendiriliyor ve şirketin küresel tedarik zincirindeki etkinliğini artırırken ihracat hacmine de önemli katkı sağlaması bekleniyor.Büyüme ve yatırım sürecinin finansmanı kapsamında ise Hollanda Kalkınma Bankası (FMO) liderliğinde toplam 110 milyon ABD doları tutarında uzun vadeli sendikasyon kredisi teminine yönelik Kredi Komitesi ön onayı alındı. Bu gelişme, Armada Foods'un uluslararası finans çevreleri nezdindeki güvenilirliğini ve büyüme potansiyelini ortaya koyan önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.Armada Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Fethi Kalıpçı Sönmez: "Bu süreç, küresel büyüme vizyonumuzun güçlü bir yansımasıdır."Sönmez, yeni yatırım kararıyla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:"Armada Foods olarak üretim gücümüzü artıracak, ihracat kapasitemizi büyütecek ve katma değerli ürün alanındaki yetkinliğimizi ileri taşıyacak stratejik bir süreci başlatıyoruz. Mersin'de hayata geçireceğimiz Armada-4 tesisimiz ve Kazakistan'da planladığımız yatırımımız, şirketimizin küresel büyüme vizyonunun somut göstergesidir. Uluslararası finans kuruluşlarının desteğiyle ilerleyen bu yapılandırma, şirketimize duyulan güvenin güçlü bir yansımasıdır. Türkiye'den dünyaya uzanan başarı hikâyemizi yeni yatırımlar ve güçlendirilmiş finansal yapımızla büyütmeye devam edeceğiz."Türkiye'den Dünyaya Uzanan Güçlü Entegre YapıArmada Gıda; üretim, orijinasyon, lojistik, katma değerli işleme ve ticaretten oluşan tedarik zincirinin tüm bileşenlerini, 27 ülkeden ham madde tedariki ve 90'dan fazla ülkeye gerçekleştirdiği ihracat ile etkin bir şekilde yöneten global bir gıda endüstrisi şirketidir.Bakliyat, hububat bulgur, pirinç, glutensiz ürünler, yağlı tohumlar, süper gıdalar ve katma değerli gıda ürünleri alanlarında faaliyet gösteren şirket; Doyum, Talya Foods, Mediterranean Village ve Armada Foods markalarıyla büyümesini sürdürmektedir.Sürdürülebilir Geleceğe ve Katma Değerli Ürünlere YatırımSürdürülebilirlik, kalite, yenilikçilik ve kurumsal yönetim ilkelerini büyüme stratejisinin merkezine alan Armada Foods, yeni yatırım planlarıyla birlikte özellikle sağlıklı ürünler, organik ürünler ve katma değerli fonksiyonel gıda alanlarındaki varlığını daha da güçlendirmeyi hedeflemektedir. Talya markasıyla giriş yapılan bu segmentlerin, önümüzdeki dönemde şirketin önemli büyüme kilometre taşlarından biri olması hedeflenmektedir.Mersin ve Kazakistan yatırımları ile birlikte Armada Foods'un üretim gücü, ihracat kapasitesi ve küresel marka etkisinin daha da güçlenmesi beklenmektedir. Şirket, bölgesel liderlikten küresel marka vizyonuna uzanan yolculuğunu kararlılıkla sürdürmektedir.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 30 Apr 2026 11:38:10 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[	İZBAŞ'ta Eyüp Sevimli güven tazeledi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/izbasta-eyup-sevimli-guven-tazeledi-1298/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/izbasta-eyup-sevimli-guven-tazeledi-1298/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AC72DF-B95A7A-C71BB4-43CD68-B0B49D-3B14CF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İZBAŞ İzmir Serbest Bölge Kurucu ve İşleticisi A.Ş ortaklarının yoğun katılım gösterdiği Genel Kurul'da, Sevimli Deri Yönetim Kurulu Başkanı ve Ege Bölgesi Deri Sanayicileri Derneği (EGE DERİDER) Başkanı Eyüp Sevimli oybirliği ile yeniden Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AC72DF-B95A7A-C71BB4-43CD68-B0B49D-3B14CF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İZBAŞ İzmir Serbest Bölge Kurucu ve İşleticisi A.Ş ortaklarının yoğun katılım gösterdiği Genel Kurul'da, Sevimli Deri Yönetim Kurulu Başkanı ve Ege Bölgesi Deri Sanayicileri Derneği (EGE DERİDER) Başkanı Eyüp Sevimli oybirliği ile yeniden Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine seçildi. Genel Kurul'da, İZBAŞ Yönetim Kurulu'nun 2025 yılına ilişkin çalışmaları oybirliği ile ibra edildi.&nbsp;İZBAŞ Mali ve Mevzuat Danışmanı Prof. Dr. Keramettin Tezcan'ın Divan Başkanlığı görevini üstlendiği Genel Kurul'da konuşan Eyüp Sevimli, Bölge'de faaliyet gösteren tüm sektörler için 2025 yılının çok zor koşullar altında geride kaldığını belirterek; üç yılı tamamlamaya hazırlanan ekonomik programın enflasyon, yüksek faiz oranları ve finansman kaynaklarına erişim zorluğu gibi koşulları sanayiciye dayattığını söyledi.&nbsp;"SANAYİCİ CENDERENİN İÇİNDE"Tüm sanayi sektörlerinin; ihracatlarını, istihdamlarını ve üretimlerini korumakta hiç olmadığı kadar zorluk çektiğinin altını çizen Sevimli, "60 yıldır iş hayatının içinde olan bir arkadaşınız olarak, ülkemizden ve sınırlarımızın dışından kaynaklanan sayısız krizi yaşamış bir iş insanı olarak; Türk sanayisinin hiçbir dönemde böyle bir cenderenin içinde olmadığını özellikle belirtmem gerekiyor." dedi.&nbsp;Türkiye'nin 80 yıldır enflasyon sorununu çözemediğine dikkat çeken Sevimli; ihracat yapan firmaların üretim maliyetlerinin kabul edilebilir seviyelere inmesi, kredi faiz oranlarının yatırım ve üretim yapabilecek düzeyde olması ve döviz kurunun enflasyonla birlikte hareket etmesine ilişkin beklentileri her zeminde dile getirdiklerini vurguladı.&nbsp;&nbsp;"SANAYİDEN UZAKLAŞAN, YOKSULLUĞA YAKINLAŞIR"İZBAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Sevimli, şu değerlendirmeyi yaptı:&nbsp;"Türkiye olarak sanayi üretiminden ve her türlü zorluklar altında ayakta kalma mücadelesi veren çilekeş sanayicimizden uzaklaşarak; sadece yoksulluğa, işsizliğe, döviz yokluğuna bir adım daha yaklaşırız. İmalat sanayi sektörlerinin Gayrı Safi Yurtiçi Hasıla içerisindeki payı, 2000'li yılların başında %30 seviyesinde iken bugün %18'e gerilemiştir. Türkiye'nin sanayisizleşerek küresel rekabet koşullarında yer alabileceğini düşünen herkese, bu düşüncenin ülkemize ve insanımıza çok ağır maliyetler yükleyeceğini bir kez daha anımsatmak istiyorum. 27 Şubat tarihinden itibaren tüm dünyanın gündeminde olan ABD-İran savaşının ekonomimize yarattığı menfi etkinin, üç yıldır adeta nefes nefese katlandığımız zorluklar ve özverinin bir anda yok olması riskini taşıdığını da ifade etmek isterim."DÖRT FABRİKA GÜN SAYIYORYatırım ikliminde yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen, pek çok yerli ve yabancı sermayeli yatırımcı ile görüşmeleri sürdürdüklerine işaret eden Sevimli, İzmir'in ve İZBAŞ'ın mukayeseli üstünlüklerini ve firmalara sundukları yatırım ortamını tüm yatırımcılarla paylaştıklarını kaydetti.Geçen yıl Ekim ayında üretime başlayan Alman sermayeli Böllhoff firmasının ardından, 2025 yılında temelleri atılan Kaishan Turkey, Alpar Metal, Gico Product Service Solutions ve Roll Nova İzmir Demir Çelik fabrikalarının bu yıl içerisinde devreye girmelerini ve üretime başlamalarını heyecanla beklediklerini söyleyen Sevimli, halen yüzde 90 seviyesinde doluluk oranı ile faaliyet gösteren İZBAŞ'ın 140'ı yerli, 15'i yabancı, 8'i yerli ve yabancı ortaklı 165 firmaya ev sahipliği yaptığı bilgisini verdi.&nbsp;Sevimli, İZBAŞ'ın genişleme alanı olarak satın alınan 153 bin metrekare büyüklüğündeki arazinin Ticaret Bakanlığı tarafından resmi olarak serbest bölge statüsü kazandırılmasına yönelik çalışmaların devam ettiğini, eş zamanlı olarak sahada altyapı çalışmalarına ilişkin fizibilite çalışmalarına başladıklarını açıkladı.&nbsp;MEVCUT ALTYAPI ENTEGRE EDİLECEKGenişleme alanının devreye girmesiyle 20 bin metrekare ve üzerinde yatırım alanı talep eden yatırımcılara bu tahsisleri rahatlıkla yapabileceklerini kaydeden Eyüp Sevimli, sözlerini şöyle sürdürdü:&nbsp;"Genişleme sahamız ile İzmir, çok önemli ve ihtiyaç duyduğu planlı ve altyapısı hazır yeni bir sanayi alanına kavuşmuş olacak. Bu noktada en önemli avantajımız, mevcutta kusursuz şekilde işleyen altyapımızı yeni genişleme sahamıza süratle entegre edecek olmamızdır. Suyumuz, enerjimiz, arıtmamız, doğalgazımız, telekomünikasyon altyapımız zaten hazır. Bu varlıklarımızı yeni genişleme sahamıza süratle entegre ederek ciddi maliyet avantajı sağlayacağız."İZBAŞ'IN YENİ YÖNETİM KURULU&nbsp;İZBAŞ 2025 yılı Olağan Genel Kurulu'nda yapılan seçimlerde, mevcut Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Sevimli yeniden ve oybirliği ile bu göreve seçilirken, 2026-2029 çalışma döneminde İZBAŞ'ın Yönetim Kurulu Üyeleri ve temsil ettikleri şirketler şu isimlerden oluştu:&nbsp;Eyüp Sevimli, Süleyman Tahiroğlu, Marc Galiko, Abdurrahman Akay, Levent Balkara, Yunus Aytekin, Mehmet Eriten.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 30 Apr 2026 08:45:39 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yatırımın yeni dengeleri İstanbul'da konuşulacak]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/yatirimin-yeni-dengeleri-istanbulda-konusulacak-8291/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/yatirimin-yeni-dengeleri-istanbulda-konusulacak-8291/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E6CCCC-FF55EE-2E3AC5-390CF9-F816F0-DA8F4E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />CVK Park Bosphorus Hotel'de gerçekleştirilecek zirve; farklı disiplinlerden finans uzmanlarını aynı platformda buluşturacak. Bireysel yatırımcılar, portföy yöneticileri ve finans profesyonellerini bir araya getirecek zirve; değişen yatırım araçlarını ve yatırımcı davranışlarını&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E6CCCC-FF55EE-2E3AC5-390CF9-F816F0-DA8F4E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />CVK Park Bosphorus Hotel'de gerçekleştirilecek zirve; farklı disiplinlerden finans uzmanlarını aynı platformda buluşturacak. Bireysel yatırımcılar, portföy yöneticileri ve finans profesyonellerini bir araya getirecek zirve; değişen yatırım araçlarını ve yatırımcı davranışlarını çok boyutlu şekilde değerlendirmeyi hedefliyor.Zirvede; kıymetli madenlerden tematik fonlara, dijital varlıklardan parçalı sahiplik modellerine kadar uzanan alternatif yatırım araçları masaya yatırılacak. Gün boyu sürecek oturumlarda, yatırımcıların artan volatilite karşısında portföy çeşitlendirme ihtiyacı, farklı varlık sınıfları arasında denge kurma arayışı ve yeni nesil yatırım enstrümanlarının sunduğu imkanlar ele alınacak.&nbsp;Uluslararası isimleri ağırlayacakZirvenin açılışında, küresel sermaye piyasalarında GE Capital ve CBRE gibi kurumlarda üst düzey görevler üstlenmiş uluslararası yatırım danışmanı David Haine ile Taranis Capital COO'su Mark Walker, küresel sermaye akımları ve değişen yatırımcı reflekslerine ilişkin değerlendirmelerde bulunacak. Makro ekonomik görünüm başlığında ise Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak ve Peninsula Corporate Finance Kurucu Ortağı M. Fatih Keresteci; enflasyon, faiz ve döviz dinamikleri çerçevesinde yatırım kararlarının nasıl şekillendiğini ele alacak. Zirvede ayrıca, İslam Memiş ve gayrimenkul finansmanı alanında çalışmaları bulunan Prof. Dr. Ali Hepşen de yatırımın farklı alanlarına ilişkin değerlendirmelerini paylaşacak.Yeni portföy yaklaşımı ele alınacakZirve kapsamında ayrıca, alternatif yatırım araçlarının yükselişi, dijital varlıkların finansal sistemdeki rolü ve yatırımcıların risk-getiri dengesini yeniden kurgulama ihtiyacı öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. Artan belirsizlik ortamında yatırımcının tek bir varlık sınıfına bağlı kalmak yerine farklı enstrümanları birlikte değerlendirdiği yeni portföy yaklaşımı, zirvenin ana tartışma eksenini oluşturuyor. Yatırım dünyasında "hangi araca yatırım yapılmalı" sorusunun yerini giderek "portföy nasıl kurgulanmalı" sorusunun aldığı bir dönemde, zirve bu değişimi çok boyutlu bir perspektifle ele almayı hedefliyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 29 Apr 2026 09:24:23 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ayhan Sürmen TTSO Başkanlığına Adaylığını Açıkladı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ayhan-surmen-ttso-baskanligina-adayligini-acikladi-4967/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ayhan-surmen-ttso-baskanligina-adayligini-acikladi-4967/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_59B6BE-7F658C-522903-B3DF38-2FF99A-395969.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Uzun yıllar TTSO'da başkan vekilliği görevinde bulunan Sürmen, adaylık sürecine kapsamlı projelerle hazırlandıklarını belirterek, "Projeyle yola çıkan tek adayız. Bu süreci klasik bir seçim değil, Trabzon ekonomisi için yeniden yapılanma fırsatı olarak görüyoruz" dedi."Mevcut&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_59B6BE-7F658C-522903-B3DF38-2FF99A-395969.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Uzun yıllar TTSO'da başkan vekilliği görevinde bulunan Sürmen, adaylık sürecine kapsamlı projelerle hazırlandıklarını belirterek, "Projeyle yola çıkan tek adayız. Bu süreci klasik bir seçim değil, Trabzon ekonomisi için yeniden yapılanma fırsatı olarak görüyoruz" dedi."Mevcut Tablo Sürdürülebilir Değil"Trabzon'daki ticari yapının ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu ifade eden Ayhan Sürmen, özellikle finansmana erişim, üretim eksikliği ve katma değerli yatırımların yetersizliği konularına dikkat çekerek "Bugün Trabzon'da birçok işletme ayakta kalma mücadelesi veriyor. Bu tabloyu değiştirmek zorundayız. Aksi halde şehir ekonomik anlamda geri düşmeye devam eder" diye konuştu.&nbsp;"Bizde Vaat Yok, Yol Haritası Var"Adaylık yaklaşımını net bir şekilde ortaya koyan Sürmen, söylem değil çözüm üreten bir yönetim anlayışıyla hareket edeceklerini vurguladı: "Bizim farkımız vaat etmek değil, planlamak ve uygulamak. Sanayi, ihracat, turizm ve ticarette Trabzon'u yeniden rekabetçi hale getirecek somut projelerle geliyoruz."Sürmen, saha çalışmalarını sürdürdüklerini ve iş dünyasının tüm paydaşlarıyla birebir temas halinde olduklarını da sözlerine ekledi.Seçim Sürecinde Dikkat Çeken ÇıkışTTSO seçimleri öncesinde adaylığını güçlü bir söylemle duyuran Ayhan Sürmen, deneyimi ve proje odaklı yaklaşımıyla seçim sürecinin en dikkat çeken isimlerinden biri olarak gösteriliyor."Trabzon'un Kaybedecek Zamanı Yok!"Açıklamasını iddialı bir vizyonla tamamlayan Sürmen, şu ifadeleri kullandı: "Trabzon'un kaybedecek tek bir günü bile yok. Doğru yönetimle bu şehir yeniden üretim, ticaret ve ihracat merkezi haline gelebilir. Biz bu inançla yola çıktık."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 29 Apr 2026 08:53:39 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Nevra Onursal Karaağaç'a Global Liderlik Ödülü]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/nevra-onursal-karaagaca-global-liderlik-odulu-9805/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/nevra-onursal-karaagaca-global-liderlik-odulu-9805/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AF4DA1-E317F2-84FFA7-85FDD2-E66B15-7B6F86.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Havayolu ve seyahat teknolojileri alanında küresel çözümler sunan Hitit'in Genel Müdürü Nevra Onursal Karaağaç, toplumsal etki odaklı liderliğiyle önemli bir başarıya imza attı. Karaağaç, bu yıl ilk kez düzenlenen The Source Awards 2026'da "Yılın Lideri" seçilerek global birincilik&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AF4DA1-E317F2-84FFA7-85FDD2-E66B15-7B6F86.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Havayolu ve seyahat teknolojileri alanında küresel çözümler sunan Hitit'in Genel Müdürü Nevra Onursal Karaağaç, toplumsal etki odaklı liderliğiyle önemli bir başarıya imza attı. Karaağaç, bu yıl ilk kez düzenlenen The Source Awards 2026'da "Yılın Lideri" seçilerek global birincilik ödülünün sahibi oldu.Ödül, Türkiye'de ve dünyada görev yapan C-level yöneticilerin toplumsal katkılarını görünür kılmayı amaçlayan The Source Awards kapsamında verildi. Değerlendirme süreci; Bayes Business School, University of Cambridge, King's College London, Imperial College London ve benzeri prestijli kurumlarda görev yapan akademisyenlerden oluşan uluslararası jüri tarafından gerçekleştirildi. Ödül töreni, 17 Nisan'da Londra'daki Bayes Business School'da düzenlendi.Uçan Raketler Projesi Uluslararası Ölçekte Takdir GördüNevra Onursal Karaağaç'a verilen bu ödülün temelinde, Hitit'in 2018 yılında başlattığı ve Türkiye'nin ilk sürdürülebilir masa tenisi projesi olan "Uçan Raketler" yer alıyor. BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları arasında bulunan sağlıklı ve kaliteli yaşam, eşitsizliklerin azaltılması ve nitelikli eğitim hedeflerini odağına alarak hayata geçirdiği Uçan Raketler, çocukların spora erişimini artırmayı, fırsat eşitliğini desteklemeyi ve uzun vadeli sosyal fayda yaratmayı hedefliyor.Bugüne kadar proje kapsamında Türkiye genelinde 411 devlet okuluna ulaşıldı ve 160 binden fazla öğrenci masa tenisi ile tanışma fırsatı buldu. Aynı zamanda 430 beden eğitimi öğretmeni, Türkiye Masa Tenisi Federasyonu iş birliğiyle antrenörlük eğitimi alarak projenin sürdürülebilirliğine katkı sağladı. Proje kapsamında ekipman desteği sağlanan okullarda masa tenisi takımları kurulurken, yerel turnuvalar ve Türkiye Şampiyonası ile sürdürülebilir bir spor ekosistemi oluşturuldu. Ayrıca deprem sonrası Kahramanmaraş ve Malatya'da gerçekleştirilen çalışmalarla çocukların psikososyal iyileşme süreçlerine de katkı sağlandı."Gerçek Etki, İhtiyaç Olan Yere Dokunmakla Mümkün"Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Hitit Genel Müdürü Nevra Onursal Karaağaç şunları söyledi:&nbsp;"Uçan Raketler, bizim için bir sosyal sorumluluk projesinden çok daha fazlası. Çocukların hayatında kalıcı bir iz bırakmayı hedefleyen bir yolculuk. Teknoloji alanında faaliyet gösteren bir şirket olarak, doğrudan iş kolumuzla bağlantılı olmayan bir alana yatırım yapmayı bilinçli bir tercih olarak hayata geçirdik. Çünkü gerçek etki, ihtiyaç duyulan yerde var olmakla mümkün. Her ilde sahada olmak, çocuklarla birebir temas kurmak ve bu süreci sahiplenmek benim için çok kıymetli. Bu ödül de aslında bu yaklaşımın bir yansıması.""Sürdürülebilir Stratejilerden Sahada Kalıcı Sonuçlara"Hitit'in Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı döneminde başlattığı Uçan Raketler projesini, Genel Müdür olduktan sonra da aynı kararlılıkla sahiplenmeye devam ettiğini vurgulayan Karaağaç, sözlerine şöyle devam etti: "2024 yılında Genel Müdür olmamla birlikte ajandamın ve sorumluluklarımın değişmesi ve büyümesi, Uçan Raketler'e olan bağlılığımı değiştirmedi. Çünkü bu proje, çocukların hayat rotasında küçük ama kritik bir açı değişimi yaratıyor: Bir gün sporcu olmak isteyebilirler; ancak her koşulda asıl hedefimiz çocukların; özgüvenli, sağlıklı ve takım ruhu yüksek bireyler olarak yetişmelerine katkı sağlayabilmek. Çocukların spordan giderek uzaklaştığı bir dünyada, erişimi kolay ve gelişim üzerindeki etkileri somut biçimde gözlemlenebilen bir branş olması nedeniyle masa tenisini sahiplendik. Projeyi kurgularken yalnızca sağlıklı yaşamı teşvik etmeyi değil; aynı zamanda disiplin, düzen ve süreklilik gibi temel alışkanlıkları çocuklara kazandırmayı hedefledik. Liderliğim; önce bu hedefleri sürdürülebilir bir strateji üzerine kurgulamak, ardından bu stratejiyi sahaya yansıtmak ve nihayetinde sahadaki enerjiyi ölçülebilir sonuçlara dönüştürmek üzerine kurulu."Küresel Ölçekte Büyüme HedefiKamu, özel sektör ve ilgili STK iş ortaklığı ile hayata geçirilen Uçan Raketler projesinin, önümüzdeki dönemde Hitit'in uluslararası iş ortaklarıyla birlikte yurt dışına taşınması planlanıyor. Birleşmiş Milletler'in "Sağlıklı Yaşam", "Nitelikli Eğitim" ve "Eşitsizliklerin Azaltılması" hedefleriyle uyumlu ilerleyen proje, sürdürülebilir ve ölçeklenebilir yapısıyla öne çıkıyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 28 Apr 2026 08:31:49 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ersoy Holding, "Türkiye'nin En İyi İşverenleri 2026" listesinde birinci oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ersoy-holding-turkiyenin-en-iyi-isverenleri-2026-listesinde-birinci-oldu-2373/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ersoy-holding-turkiyenin-en-iyi-isverenleri-2026-listesinde-birinci-oldu-2373/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_31FA71-32D3FE-DCED2C-E622C6-279C30-4F0A20.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ersoy Holding, Great Place to Work Türkiye tarafından "Türkiye'nin En İyi İşverenleri 2026" listesinin 50-99 çalışan kategorisinde birinci olarak iş yeri deneyimi ve çalışan memnuniyeti alanındaki başarısını tescilledi. Düzenlenen törende ödülünü alan şirket, yüksek güven&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_31FA71-32D3FE-DCED2C-E622C6-279C30-4F0A20.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ersoy Holding, Great Place to Work Türkiye tarafından "Türkiye'nin En İyi İşverenleri 2026" listesinin 50-99 çalışan kategorisinde birinci olarak iş yeri deneyimi ve çalışan memnuniyeti alanındaki başarısını tescilledi. Düzenlenen törende ödülünü alan şirket, yüksek güven kültürü ve sürdürülebilir insan kaynakları uygulamalarıyla öne çıktı. Sertifikalandırma sürecinde gerçekleştirilen kapsamlı ve anonim çalışan anketleriyle güven düzeyi, takım ruhu ve bağlılık gibi kritik başlıklar ölçümlenirken, elde edilen bulgular şirketin çalışan deneyimi alanındaki güçlü performansını gözler önüne serdi.Ersoy Holding Kurumsal İletişim ve İş Geliştirme Yöneticisi Fatih Özdipi, elde edilen başarının arkasındaki yaklaşımı değerlendirerek şu ifadeleri kullandı: "Bu başarı, yalnızca insan kaynakları uygulamalarımızın değil, kurum genelinde benimsenen güçlü iletişim dilinin ve ortak değerler etrafında şekillenen iş yapış biçimimizin bir yansıması. Kurum kültürümüzü tüm paydaşlarımıza doğru ve tutarlı şekilde aktarabilmek ise sürdürülebilir başarımızın en önemli unsurlarından biri.""Ersoylu olmak" yaklaşımı kurum kültürünün merkezinde yer alıyorErsoy Holding'in kurum kültürünün merkezinde yer alan bu yaklaşımı; güven, şeffaf iletişim, gelişim fırsatları ve güçlü ekip dayanışması gibi değerler üzerine kuruluyor. Bu yaklaşım, çalışanların kendilerini değerli ve güvende hissettikleri bir iş ortamı oluşturmayı hedefliyor.Bu yaklaşımın çalışan deneyimine olan etkisine dikkat çeken Ersoy Holding İnsan Kaynakları Direktörü Yaşar Sarıkuzu, "Çalışanlarımızın kendilerini değerli, güvende ve gelişime açık hissettikleri bir iş ortamı oluşturmayı önceliklendiriyoruz. 'Ersoylu olmak' yaklaşımı da bu kültürün temelini oluşturuyor. Türkiye'nin En İyi İşverenleri 2026 listesinde yer almak, bu yaklaşımın çalışanlarımız nezdinde de karşılık bulduğunu göstermesi açısından bizim için son derece kıymetli" dedi.Ersoy Holding, önümüzdeki dönemde de çalışan deneyimini odağına alan uygulamalarını geliştirerek, insan odaklı kurum kültürünü daha da ileri taşımayı ve bu alandaki güçlü konumunu pekiştirmeyi hedefliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 28 Apr 2026 08:28:58 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Besler'den üst düzey atamalar]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/beslerden-ust-duzey-atamalar-4555/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/beslerden-ust-duzey-atamalar-4555/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C07C3E-05970F-324FC9-602031-324C77-064E7A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şirketten yapılan açıklamaya göre, dondurulmuş gıda ve konserve kategorisinde SuperFresh, donuk fırıncılıkta DFU, yağ kategorisinde Bizim Yağ, Terem, Luna, Yayla, Sabah ve Halk, sürülebilir peynir kategorisinde Ülker Sürmix markalarını bünyesinde barındıran Besler, sektördeki&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C07C3E-05970F-324FC9-602031-324C77-064E7A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şirketten yapılan açıklamaya göre, dondurulmuş gıda ve konserve kategorisinde SuperFresh, donuk fırıncılıkta DFU, yağ kategorisinde Bizim Yağ, Terem, Luna, Yayla, Sabah ve Halk, sürülebilir peynir kategorisinde Ülker Sürmix markalarını bünyesinde barındıran Besler, sektördeki konumunu daha da ileri taşımak hedefiyle organizasyon yapısını yeniden şekillendirdi.Yeni organizasyon kapsamında Gülizar Öcal Doğan, Besler İş Birimleri Pazarlama, İletişim ve Sürdürülebilirlikten Sorumlu Başkan Yardımcısı oldu. Doğan, markalaşma, inovasyon, dijital iletişim ve sürdürülebilirlik alanlarındaki birikimiyle Besler&#39;in marka gücünü ve kurumsal itibarını daha da ileri taşımak için çalışacak.Ufuk Kasar, Mali İşler ve Bilgi Teknolojilerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı görevine getirildi. Kasar, finansal planlama, raporlama, nakit akışı, maliyet yönetimi ve kurumsal dönüşüm alanlarındaki tecrübesiyle şirketin finansal ve teknolojik altyapısının güçlendirilmesine katkı sunacak.Satınalma ve Tedarik Zincirinden Sorumlu Başkan Yardımcısı olarak atanan Özhan Nuri Özesenli de tedarik zinciri optimizasyonu, planlama, lojistik ve operasyonel mükemmellik alanlarında Besler&#39;in entegre yapısını destekleyecek.Şirkette İnsan Kaynakları Direktörü olarak görev yapan Hamide Güven Şen, Besler İnsan Kaynakları Genel Müdürü (CHRO) olarak atandı. İnsan kaynakları alanındaki dönüşüm, organizasyonel gelişim ve yetenek yönetimi deneyimiyle Şen, Besler&#39;in insan ve kültür yapılanmasına liderlik edecek.Donuk Fırıncılık Ürünleri (DFU) Genel Müdürü olarak görev yapan Ilgın Hasırcıoğlu, Yağ İş Birimi ve Dondurulmuş Gıda ihracat süreçlerinden sorumlu Dış Ticaret Genel Müdürü olarak atandı. Hasırcıoğlu, ihracat operasyonları ve uluslararası ticaret alanındaki deneyimiyle Besler&#39;in küresel pazarlardaki etkinliğini artıracak.Besler Yağ İş Birimi&#39;nde Satış ve Ticari Pazarlama Direktörü olarak görev yapan Ali Ertuğrul Yemiş, Yağ İş Birimi&#39;nde perakende, ev dışı tüketim (EDT) ve endüstriyel gruplardan sorumlu Satış Genel Müdürü görevine getirildi. Yemiş&#39;in satış organizasyonu, kanal yapılanması ve ticari büyüme alanlarındaki deneyiminin şirketin ticari performansına katkı sağlaması hedefleniyor.Besler&#39;de Dondurulmuş Gıda Ürünleri İşletmeler Direktörü olarak görev yapan Murat Ardahanlı, Dondurulmuş Gıda İş Birimi İşletmeler Genel Müdürü oldu. Ardahanlı, mevcut sorumluluklarına ek olarak üretim süreçleri, verimlilik ve operasyonel performans alanlarında katkı sağlamaya devam edecek.Şirket, inovasyonu merkeze alan, daha çevik ve entegre bir organizasyon yapısı oluşturmak amacıyla AR-GE ve kalite fonksiyonlarını tek çatı altında birleştirdi. Bu kapsamda, Hatice İçeli, Yağ ve Mutfak, Kerem Çetin ise Dondurulmuş Gıda İş Birimleri&#39;nde AR-GE ve Kaliteden Sorumlu Grup Direktörü olarak atandı. Yeni yapılanmayla inovasyon süreçlerinin uçtan uca, daha hızlı ve yüksek kalite odağıyla yönetilmesi hedefleniyor.Besler, yeni organizasyon yapısı ve liderlik ekibiyle faaliyet gösterdiği kategorilerde sürdürülebilir büyümesini desteklemeyi, operasyonel yetkinliklerini daha ileri taşımayı ve iç pazarda olduğu kadar uluslararası pazarlarda da rekabet gücünü artırmayı hedefliyor.- &#34;Değer üretiyoruz&#34;Açıklamada görüşlerine yer verilen Yıldız Holding Gıda Grubu Başkanı ve Besler Üst Yöneticisi (CEO) Mert Altınkılınç, gıda sektöründe geniş kategori çeşitlilikleri, yenilikçi ürünleri ve güçlü markalarıyla hem iç pazarda hem de uluslararası pazarlarda değer ürettiklerini belirtti.Altınkılınç, &#34;Dinamik iş modelimiz, nitelikli insan kaynağımız, yüksek üretim kapasitemiz, inovasyon gücümüz ve sürdürülebilir tedarik zincirimiz sayesinde rekabet avantajımızı güçlendiriyoruz. Bu kapsamda yeni organizasyon yapımız ve güçlenen liderlik ekibimizle inovasyon, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik odağında büyüme stratejimizi kararlılıkla sürdüreceğiz.&#34; ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 27 Apr 2026 13:33:02 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[5G iş dünyası ve mesleklerin geleceğini yeniden yazıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/5g-is-dunyasi-ve-mesleklerin-gelecegini-yeniden-yaziyor-1568/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/5g-is-dunyasi-ve-mesleklerin-gelecegini-yeniden-yaziyor-1568/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_14FD08-C23C21-EFAD89-E8C017-4917AF-84D815.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />5G teknolojisi, çoğu zaman mobil iletişimde hız artışının simgesi olarak gündemin ilk sıralarında yer alıyor. Prof. Dr. Oğuz Bayat bu teknolojinin asıl dönüşüm gücünün çok daha derinlerde yattığını açıkladı.Düşük gecikme süresi, yüksek cihaz yoğunluğu ve ağ dilimleme&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_14FD08-C23C21-EFAD89-E8C017-4917AF-84D815.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />5G teknolojisi, çoğu zaman mobil iletişimde hız artışının simgesi olarak gündemin ilk sıralarında yer alıyor. Prof. Dr. Oğuz Bayat bu teknolojinin asıl dönüşüm gücünün çok daha derinlerde yattığını açıkladı.Düşük gecikme süresi, yüksek cihaz yoğunluğu ve ağ dilimleme gibi teknik kabiliyetler sayesinde 5G, makineler, sistemler ve nesneler arası iletişimi ekonomik düzenin yeni omurgasına dönüştürüyor. 4.5G döneminin insan odaklı iletişim yapısının yerini, 5G ile birlikte makineler arası anlık veri akışı alıyor.Küresel öngörüler, 2025 itibarıyla milyarlarca kullanıcının 5G ağlarına dahil olacağına, 2030'a gelindiğinde ise mobil veri trafiğinin yaklaşık yüzde sekseninin bu altyapı üzerinden taşınacağına işaret ediyor. Bu tablonun ortaya koyduğu gerçek tek: 5G artık bir gelecek tasavvuru değil, aktif olarak inşa edilen yeni bir ekonomik sistem.HANGİ SEKTÖRLER ÖNE ÇIKACAK?Dönüşümün en güçlü biçimde hissedileceği alanların başında üretim ve sanayi geliyor. Milisaniye düzeyine inen gecikme süreleriyle robotik sistemler ve otomasyon yapıları çok daha entegre çalışabilecek; bu durum Endüstri 4.0 ve yapay zeka uygulamalarını yeni bir seviyeye taşıyacak.Ulaşım alanında otonom araçlar ve akıllı trafik sistemleri gerçek zamanlı karar mekanizmalarıyla desteklenirken, kentler enerji, güvenlik ve altyapı yönetiminde kendini optimize eden akıllı yapılara dönüşecek. Sağlık sektöründe ise uzaktan müdahale ve anlık veri takibi kritik operasyonlarda yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.GELECEĞİN MESLEKLERİ VE GENÇLERE TAVSİYELER5G'nin şekillendireceği iş gücü piyasasında yapay zeka mühendisleri, ağ mimarları, nesnelerin interneti (IoT) uzmanları, siber güvenlik profesyonelleri ile robotik ve otonom sistem mühendisleri ön plana çıkacak. Prof. Dr. Oğuz Bayat, bu mesleklerin ortak paydasının yalnızca teknik bilgi olmadığının altını çiziyor."Artık tek bir alanda uzmanlaşmak kadar, farklı disiplinleri bir araya getirebilmek de belirleyici," diyen akademisyenler; gençlere yalnızca kod yazmanın ötesinde veri, ağ ve sistem mantığını bütünleşik biçimde kavrayabilen bir yetkinlik seti geliştirmelerini öneriyor.KOBİ'LER İÇİN UYUM SÜRECİKüçük ve orta ölçekli işletmeler açısından 5G'ye geçiş süreci, salt teknolojik bir güncellemenin çok ötesine geçiyor. Prof. Dr. Oğuz Bayat, 5G ile birlikte rekabet ortamının yerel sınırları aşarak gerçek zamanlı, veri odaklı ve küresel bir boyuta taşındığını belirtiyor.Bu yeni düzende başarıyı yakalayacak işletmeler; veri toplayabilen, analiz edebilen ve buna göre anlık karar verebilen yapılar olacak. 5G'nin sağladığı düşük gecikme ve yüksek bağlantı kapasitesi, işletmelerin üretimden lojistiğe, müşteri deneyiminden operasyon yönetimine uzanan tüm süreçlerini daha akıllı hale getirme olanağı sunuyor.Yeditepe Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oğuz Bayat, KOBİ'lerin bu dönüşüme ayak uydurabilmesi için süreçlerini dijitalleştirmesini, gerçek zamanlı veri akışını iş modellerine entegre etmesini ve siber güvenlik altyapılarını güçlendirmesini kritik öncelikler olarak sıralıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 27 Apr 2026 13:02:56 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Yeni vergi düzenlemeleri, yeni bir sıçrama dönemi başlatacak"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/yeni-vergi-duzenlemeleri-yeni-bir-sicrama-donemi-baslatacak-4747/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/yeni-vergi-duzenlemeleri-yeni-bir-sicrama-donemi-baslatacak-4747/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F5D16C-5E83FA-05FD8B-F0EC32-565BD8-73157E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın &#34;Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı&#34; kapsamında müjdelediği yeni vergi kolaylıkları, iş dünyasında heyecan yarattı. Özellikle üretim ve ihracat odaklı büyüme stratejisini destekleyen düzenlemeler hakkında açıklamalarda&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F5D16C-5E83FA-05FD8B-F0EC32-565BD8-73157E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın &#34;Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı&#34; kapsamında müjdelediği yeni vergi kolaylıkları, iş dünyasında heyecan yarattı. Özellikle üretim ve ihracat odaklı büyüme stratejisini destekleyen düzenlemeler hakkında açıklamalarda bulunan TÜGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gürkan Yıldırım, bu adımların Türkiye'nin ekonomik vizyonu için tarihi bir dönüm noktası olduğunu belirtti."Rekabet Gücümüzü Artıracak Stratejik Bir Hamle"Gürkan Yıldırım, yaptığı açıklamada; "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından kamuoyuyla paylaşılan yeni vergi düzenlemelerini; özellikle imalatçı ve ihracatçılarımıza sağlanan kurumlar vergisi indirimleri açısından son derece kıymetli buluyoruz. Kurumlar vergisi oranının imalatçı ihracatçılar için yüzde 9 seviyesine çekilmesi ve transit ticaretteki vergi muafiyetlerinin genişletilmesi, sanayicimizin üzerindeki mali yükü hafifleterek küresel pazarlardaki rekabet gücümüzü artıracaktır" dedi.&nbsp;"Girişimcilik ve Yatırım İçin Yeni Bir Motivasyon"Türkiye'nin sürdürülebilir büyümesinin ana ekseninin üretim, yatırım ve nitelikli girişimcilik olduğunun altını çizen Yıldırım, şunları söyledi:"İhracatçılarımıza sağlanan vergi avantajları sadece mevcut kapasiteleri korumakla kalmayacak, aynı zamanda genç girişimcilerimiz için yeni yatırımları teşvik edecektir. İstanbul Finans Merkezi gibi vizyon projelerin vergi teşvikleriyle desteklenmesi, Türkiye'nin küresel bir finans ve ticaret üssü olma hedefine doğrudan hizmet etmektedir. Özellikle yurt dışından getirilecek kaynaklara sağlanan kolaylıklar, sermaye akışını hızlandırarak ekonomimize taze kan sağlayacaktır.&nbsp;"Bürokratik Engellerin kalkması yatırımlara hız verir"Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından müjdelenen "Tek Durak Büro" modelinin, ülkemizdeki yatırım iklimini dünya standartlarının üzerine taşıyacak devrim niteliğinde bir adım olarak gördüklerini kaydeden Gürkan Yıldırım, "Şirket kuruluşundan ÇED raporuna, çalışma izinlerinden teşvik işlemlerine kadar tüm süreçlerin Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi koordinasyonunda tek bir merkezden ve dijital destekle yürütülecek olması, özellikle zamanla yarışan genç girişimcilerimiz ve yabancı yatırımcılar için büyük bir motivasyon kaynağıdır. Kurulduğu günden bu yana uluslararası networkünü ülkemizde yarımın ve ihracatın artırılması Yatırım süreçlerinin sadeleşmesi ve bürokrasinin minimize edilmesi, Türkiye'nin &#34;yatırımcı dostu&#34; kimliğini güçlendirirken, projelerin hayata geçme hızını katlayacaktır. Bu entegre yapı sayesinde, yatırımcılarımızın enerjisini bürokrasiye değil, üretime ve inovasyona harcayacağı yeni bir döneme giriyoruz" diye konuştu.&nbsp;"Küresel Networkümüzü Yatırım ve İhracat İçin Seferber Ediyoruz"G20 Genç Girişimciler İttifakı'nın (G20 YEA) Türkiye'deki tek temsilcisi olan TÜGİAD'ın sahip olduğu güçlü küresel ağı doğrudan ülkemize yabancı yatırım çekmek ve ihracatımızı artırmak amacıyla kullandığını vurgulayan Gürkan Yıldırım şöyle devam etti:"Bu vizyon doğrultusunda ABD, Çin ve Özbekistan'da açtığımız şubelerimiz, Türk iş insanlarının dünyadaki yeni ticaret köprüleri olacak. Aynı zamanda şahsımın yürüttüğü YES for Europe (Avrupa Genç Girişimciler Konfederasyonu) Başkanlığı göreviyle, Avrupa genelindeki etki alanımızı da bu sürece dahil ediyoruz. Yurt dışındaki bu stratejik gücümüzü; Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından açıklanan yeni vergi teşvikleri ve 'Tek Durak Büro' gibi kolaylaştırıcı adımlarla birleştirerek, Türkiye'yi genç girişimcilerimiz için küresel bir çekim merkezi haline getirmeye çalışacağız""Ekonomik Vizyona Güçlü Katkı"Küresel ölçekte daha etkin bir üretim ve ihracat yapısına ulaşma hedefiyle atılan bu adımların iş dünyası için büyük fırsatlar barındırdığına inandıklarını belirten Gürkan Yıldırım, açıklamasını şu sözlerle noktaladı:"Bu süreç, ülkemizin ekonomik vizyonuna büyük bir değer katacaktır. İş dünyasının önünü açan bu reformist yaklaşımın, nitelikli istihdam ve teknoloji odaklı üretimle taçlanacağına inancımız tamdır. Yeni düzenlemelerin ülkemiz, sanayicilerimiz ve ihracatçılarımız için hayırlı olmasını diliyorum."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 26 Apr 2026 10:28:14 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Seranit'te üst düzey atama]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/seranitte-ust-duzey-atama-9544/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/seranitte-ust-duzey-atama-9544/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EA379A-D00586-78EA76-C709F5-34DA19-4F29B8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yapı sektörünün öncü markalarından Seranit'te üst yönetim kademesinde önemli bir görev değişimi yaşandı. Şirketten yapılan açıklamaya göre, Fatih Kıvanç'ın görevinden ayrılmasının ardından, Genel Müdürlük görevine yapı malzemeleri sektöründe 20 yılı aşkın tecrübesi&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EA379A-D00586-78EA76-C709F5-34DA19-4F29B8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yapı sektörünün öncü markalarından Seranit'te üst yönetim kademesinde önemli bir görev değişimi yaşandı. Şirketten yapılan açıklamaya göre, Fatih Kıvanç'ın görevinden ayrılmasının ardından, Genel Müdürlük görevine yapı malzemeleri sektöründe 20 yılı aşkın tecrübesi bulunan Bayram Nadir Erze atandı.Daha önce 2020–2023 yılları arasında da Seranit Genel Müdürü olarak görev yapan Bayram Nadir Erze, markanın kurumsal hafızasını ve stratejik üretim vizyonunu yakından tanıyan bir isim olarak öne çıkıyor.&nbsp;Lisans eğitimini Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü'nde tamamlayan Erze, çalışma hayatına Bayramoğlu şirketinde Satış Uzmanı olarak adım attı. Kariyer yolculuğunda sanayinin öncü kuruluşlarından Şişecam ve Otoyol (IVECO)'da Üretim Uzmanı olarak tecrübe kazanan Erze, ardından Atermit bünyesinde Üretim Müdürü olarak profesyonel gelişimini sürdürdü.Yönetim alanındaki yetkinliğini üst seviyeye taşıyarak Kale Endüstri Holding ve Optima şirketlerinde Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Üyesi pozisyonlarında yer alan Nadir Erze; 2020–2023 yılları arasında Seranit'te Genel Müdür olarak stratejik başarılara imza attı. 2024–2025 yıllarında Kızılay Barınma Sistemleri'nde Genel Müdürlük görevini üstlenen Erze, seramik ve yapı malzemeleri sektöründeki 20 yılı aşkın derin yöneticilik deneyimiyle yeniden Seranit ailesine katıldı.Erze'nin yeni dönemdeki öncelikleri arasında; markanın teknoloji odaklı yatırımlarının yönetilmesi, sürdürülebilirlik ilkeleri çerçevesinde büyüme stratejilerinin hayata geçirilmesi ve küresel ihracat ağının genişletilmesi yer alıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 26 Apr 2026 10:15:26 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İş insanları Sakarya'daki "Satın Alma Zirvesi"nde buluştu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/is-insanlari-sakaryadaki-satin-alma-zirvesinde-bulustu-5197/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/is-insanlari-sakaryadaki-satin-alma-zirvesinde-bulustu-5197/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_50B5C8-5D0801-C332DD-12C41C-902D20-636193.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ekonomi Ticaret Derneği (ETD) Sakarya Şubesi ev sahipliğinde Serdivan ilçesindeki bir otelde gerçekleştirilen zirveye, İstanbul ve Trakya şubelerinden de 80 firma katıldı.Firmaların stant kurduğu etkinlikte, iş insanları ikili görüşmeler yaptı, ekonomideki gelişmeler ele alındı.Programın&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_50B5C8-5D0801-C332DD-12C41C-902D20-636193.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ekonomi Ticaret Derneği (ETD) Sakarya Şubesi ev sahipliğinde Serdivan ilçesindeki bir otelde gerçekleştirilen zirveye, İstanbul ve Trakya şubelerinden de 80 firma katıldı.Firmaların stant kurduğu etkinlikte, iş insanları ikili görüşmeler yaptı, ekonomideki gelişmeler ele alındı.Programın açılışında konuşan AK Parti Sakarya Milletvekili Çiğdem Erdoğan, ticarette de en önemli şeyin istikrar olduğunu belirterek, Türkiye&#39;deki istikranın ekonomiye ve ticarete de yansıdığını, bu alandaki kişilerin de bundan olumlu pay aldığını söyledi.Erdoğan, Kovid-19 salgınıyla hem dünyada hem de Türkiye&#39;de ekonomi noktasında daralma olduğunu dile getirerek, &#34;Dünyada kartlar yeniden karılıyor, ekonominin kodları da yeniden yazılıyor. Siz de bu zorluktan kendinize düşen payı aldınız. Bu anlamda derneklerin, sivil toplum kuruluşlarının, odaların, meslek örgütlerinin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bu manada bu organizasyonun çok önemli olduğunu düşünüyorum.&#34; diye konuştu.Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın vizyonuyla Türkiye&#39;nin artık sadece üreten, kendine yeten ülke olmadığını dile getirerek, kendi bölgesinde değil, dünyada oyun kurucu olduğunu, dünyayı şekillendirdiğini, yönlendirdiğini kaydetti.Alemdar, insanların, önlerini açacak ve vizyon, hedef gösterecek lidere ihtiyacı olduğunu belirterek, &#34;Sayın Cumhurbaşkanımız bu vizyonu ortaya koydu. Bu vizyonla gittiğimiz her yerde ülkemizin ürettiklerini, pazar payını görmekten mutlu oluyoruz.&#34; dedi.- &#34;İş hayatının dinamikleri baş döndürücü hızla değişiyor&#34;ETD Sakarya Şube Başkanı Reşit Şamil Dedeoğlu ise iş ve ticaret hayatının formları ve dinamiklerinin, baş döndürücü hızla değişip dönüştüğünü kaydetti.Hem dünya hem Türkiye hem de Sakarya ölçeğinde birbirine bağımlı fakat birbirinden bağımsız sistemlerin mevcut olduğunu anlatan Dedeoğlu, şöyle devam etti:&#34;Her girişimci yaptığı hizmeti veya ürettiği ürünü sergileyebilecek, sunabilecek pratik mecra bulmak üzere çabalıyor. Satın Alma Zirvesi&#39;nin temel esası, bir yandan kadim ahi kültürümüze yaslanırken diğer yandan güncel ve yenilikçi anlayışla harmanlanıyor. Dünyada da ülkemizde de ticaretin sert ve vahşi rekabet olarak algılandığı, büyük balığın küçük balığı yemesinin doğal karşılandığı menfi örneklere sıklıkla rastlıyoruz. Satın Alma Zirvesi, bu anlayışa karşı alternatif olması amacıyla organize edildi. Unutmayalım ki değer üretmeyen kar, uzun vadede bir kazanç değildir, olsa olsa ertelenmiş zarardır.&#34;ETD Genel Başkanı Ömer Fatih Karayel, Sakarya Ticaret Borsası (STB) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Genç, Serdivan Belediye Başkanı Osman Çelik&#39;in de konuşma yaptığı zirve, bugün sona erecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 25 Apr 2026 14:43:00 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Küresel şirket iflasları artarken Türkiye'de görünüm daha pozitif]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kuresel-sirket-iflaslari-artarken-turkiyede-gorunum-daha-pozitif-2767/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kuresel-sirket-iflaslari-artarken-turkiyede-gorunum-daha-pozitif-2767/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_83B55A-1AA269-92A7CE-9FDA6F-FA6DA4-7F941E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Orta Doğu'daki kriz şirketler için tahsilat riskini ne ölçüde artıracak? Allianz Trade, 2026 ve 2027'ye ilişkin güncellenmiş tahminlerini içeren son İflas Raporu'nu yayımladı. Ticari alacak sigortasında dünya lideri olan Allianz Trade'e göre 2025'te yüzde 6 artan küresel şirket iflasları&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_83B55A-1AA269-92A7CE-9FDA6F-FA6DA4-7F941E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Orta Doğu'daki kriz şirketler için tahsilat riskini ne ölçüde artıracak? Allianz Trade, 2026 ve 2027'ye ilişkin güncellenmiş tahminlerini içeren son İflas Raporu'nu yayımladı. Ticari alacak sigortasında dünya lideri olan Allianz Trade'e göre 2025'te yüzde 6 artan küresel şirket iflasları 2026 yılında da yüzde 6 artacak. Bu durum, iflasların üst üste beşinci yıl da artacağı ve 2027'de yüksek bir seviyede dengeleneceği anlamına geliyor. Ancak çatışmanın uzaması, iflas risklerini daha da artırabilir.Orta Doğu'daki çatışma küresel iflasları artıracakRapora göre Orta Doğu'daki kriz, enerji piyasalarında, taşımacılık maliyetlerinde ve küresel tedarik zincirlerinde oynaklık ve belirsizliği artırdı. Raporda, doğrudan etkilerin ötesinde, ikinci tur etkilerin enflasyonun hızlanmasına, finansal koşulların sıkılaşmasına ve iş dünyası güveninin zayıflamasına işaret ettiği de belirtildi.Allianz Trade CEO'su Aylin Somersan Coqui bu durumla ilgili şunları dile getiriyor: "Bu durum, tarım-gıda sektöründen üretime, sağlıktan teknolojiye kadar küresel değer zincirleri genelinde maliyetleri artırıyor. Ayrıca ulaşım, kimya ve metal gibi enerji yoğun sektörler üzerindeki baskıyı da artırıyor. Zayıf talep, artan girdi maliyetleri ve sıkılaşan finansal koşulların birleşimi; fiyatlama gücü zayıf, kâr marjı düşük, borçluluğu yüksek ya da işletme sermayesi ihtiyacı yapısal olarak yüksek şirketleri zorluyor. Kriz öncesi tahminlerimize kıyasla Orta Doğu'daki gelişmelerin doğrudan etkisi, 2026'da 7.000 ve 2027'de 7.900 ek küresel iflas anlamına geliyor."&nbsp;Türkiye'de ise görünüm daha pozitif, 2026 ve 2027'de iflaslar azalacakAllianz Trade Türkiye CEO'su Ömer Gürcan Köseoğlu ise Türkiye'deki iflaslarla ilgili şunları dile getirdi. "2026 yılında Türkiye'de iflaslardaki artışın, ülkemizde uygulanmakta olan makro ekonomik programın görmeye başladığımız pozitif etkilerine bağlı olarak azalmasını bekliyoruz. 2027 yılında da küresel ekonomide değişen olumlu şartlarla birlikte ülkemizde iflasların yavaşlamaya devam ederek yüzde 9 düşeceğini tahmin ediyoruz."Uzayan jeopolitik ve ekonomik şoklar iflas risklerini artırabilirHürmüz Boğazı'nın uzun süre kapalı kalması halinde; küresel petrol ve gaz arzında kalıcı aksaklıklar ve gübre, helyum gibi diğer emtialarda arz sıkıntıları gibi ikinci tur etkilerin güçlenebileceği de rapordaki bilgiler arasında yer alıyor. Bu durumun, artan enflasyon, azalan güven ve düşük büyüme ile birleşerek iflas risklerini yukarı çekebileceği de raporda vurgulanıyor.Allianz Trade İflas Araştırmaları Baş Analisti Maxime Lemerle konuyla ilgili şu bilgileri verdi: "Allianz Trade'in senaryosuna göre, geniş çaplı ve kalıcı bir tırmanış, küresel iflasları 2026'da yüzde 10, 2027'de ise yüzde 3 artırabilir. Bu da 2026-2027 döneminde ABD'de yaklaşık 4.100, Batı Avrupa'da ise yaklaşık 10.500 ek iflas anlamına gelir."&nbsp;Küresel ölçekte 2026'da iflaslar nedeniyle risk altındaki istihdam 94 bin artabilir2026'da küresel şirket iflaslarında yüzde 6 artış senaryosuna göre Allianz Trade, doğrudan risk altında olan istihdamın 2,2 milyon kişiye ulaşacağını tahmin ediyor.&nbsp;Allianz Trade İflas Araştırmaları Baş Analisti Maxime Lemerle konuyla ilgili; "İnşaat, perakende ve hizmet sektörleri en fazla risk altındaki alanlar olacak. 1,3 milyon kişi ile Avrupa başı çekerken, Batı Avrupa yaklaşık 960 bin ve Kuzey Amerika yaklaşık 460 bin ile son 12 yılın en yüksek seviyelerine ulaşacak. Genel olarak şirket iflasları nedeniyle risk altındaki istihdam, ABD ve Avrupa'daki toplam işsiz sayısının yüzde 6'sına karşılık geliyor" dedi.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 24 Apr 2026 02:59:42 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sabancı Holding'de bayrak değişimi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sabanci-holdingde-bayrak-degisimi-1475/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sabanci-holdingde-bayrak-degisimi-1475/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_ADBA2B-BFDEC4-B498EF-D0F9EE-2AD15A-77FA24.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />2026 yılı sonuna kadar CEO Danışmanı görevini üstlenecek olan Orhun Köstem, Topluluk şirketlerinde hali hazırda sürdürdüğü Yönetim Kurulu üyeliklerine de devam edecek.1 Haziran 2026 itibarıyla, Sabancı Holding Finans Grup Başkanlığı görevini ise Mustafa Aydın üstlenecek. 2013&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_ADBA2B-BFDEC4-B498EF-D0F9EE-2AD15A-77FA24.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />2026 yılı sonuna kadar CEO Danışmanı görevini üstlenecek olan Orhun Köstem, Topluluk şirketlerinde hali hazırda sürdürdüğü Yönetim Kurulu üyeliklerine de devam edecek.1 Haziran 2026 itibarıyla, Sabancı Holding Finans Grup Başkanlığı görevini ise Mustafa Aydın üstlenecek. 2013 yılından bu yana Sabancı Topluluğu'nun farklı kademelerinde yöneticilik görevlerinde bulunan Mustafa Aydın, son olarak Topluluk şirketlerinden Çimsa'da Finans ve Dijital Teknolojilerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapıyordu. Mustafa Aydın ayrıca, mevcut rollerine ek olarak, 1 Ocak 2026 tarihi itibarıyla Çimsa'da vekaleten Genel Müdür olarak atanmıştı.&nbsp;Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Sabancı Holding CEO'su Kıvanç Zaimler, şu ifadeleri kullandı: "Orhun Köstem, Topluluğumuzdaki kariyeri boyunca değerli katkılar sağlamış; Sabancı Holding'in stratejik finansal yol haritasının oluşturulması ve yönetilmesinde kritik rol üstlenmiştir. Görev süresi boyunca, Topluluğun global, dijital ve sürdürülebilirlik odağındaki büyüme ve dönüşümüne finansal perspektiften güçlü bir şekilde liderlik etmiş; sermaye yönetimi, kaynak tahsisi ve değer yaratımı alanlarında önemli inisiyatifleri hayata geçirmiştir. Sabancı Topluluğunun büyümesine yönelik katkıları, disiplinli yaklaşımı ve iş birliği kültürünü güçlendiren liderliği ile paydaşlarımıza önemli kazanımlar sağlamıştır. Kendisine bugüne kadar verdiği tüm katkılar için teşekkür ediyor; çıkacağı yeni yolda kendisine başarılar diliyorum.&nbsp;1 Haziran itibarıyla Finans Grup Başkanlığı görevini üstlenecek Mustafa Aydın da bugüne kadar hem Holding'de hem de Topluluk şirketlerimizde önemli görevlerde bulunmuştur. Mannok satın alımı, ABD gri çimento yatırımı, EBRD ve IFC anlaşmaları gibi konularda ortaya koyduğu liderlik profiliyle Çimsa'nın son yıllardaki küresel büyüme yolculuğuna ve stratejik dönüşümüne çok önemli katkılar sağlamıştır. Çimsa'daki başarılarının yanında, geçmiş yıllarda enerji sektöründe edindiği tecrübe ve Holding deneyimi, Topluluğumuzun operasyonel faaliyetlerine ve gelecek hedeflerine de kıymetli destekler sunacaktır. Kendisine yeni görevinde başarılar diliyor; bu bayrak değişiminin, tüm Topluluğumuza hayırlı olmasını temenni ediyorum."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 23 Apr 2026 12:22:49 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Merck Türkiye'den global atama]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/merck-turkiyeden-global-atama-7704/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/merck-turkiyeden-global-atama-7704/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2C25C2-2AF4A5-0BA7BE-BBDD43-6FAB79-6F065F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi mezunu olan Bilgin, aynı üniversitede Farmakoekonomi ve Farmakoepidemioloji alanlarında yüksek lisansını, Toksikoloji alanında ise doktorasını tamamladı.2022 yılında Merck Türkiye'ye katılan Egemen Bilgin, Lokal Hasta Güvenliği Sorumlusu&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2C25C2-2AF4A5-0BA7BE-BBDD43-6FAB79-6F065F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi mezunu olan Bilgin, aynı üniversitede Farmakoekonomi ve Farmakoepidemioloji alanlarında yüksek lisansını, Toksikoloji alanında ise doktorasını tamamladı.2022 yılında Merck Türkiye'ye katılan Egemen Bilgin, Lokal Hasta Güvenliği Sorumlusu ve Güney Afrika Organizasyonu'nda Farmakovijilans Müdürü olarak görev aldı. Bu görevleri kapsamında ilaç güvenliği süreçlerinin yönetimi, denetimi ve regülasyonlara uyumun sağlanmasında aktif rol üstlendi.Mevcut sorumluluklarına ek olarak, Şubat–Temmuz 2025 döneminde Global Hasta Güvenliği İzleme Ekibi'nde Hasta Güvenliği Proje Yöneticisi olarak görev yapan Bilgin, bu süreçte global hasta güvenliği izleme faaliyetlerine katkı sağlayarak uluslararası deneyimini güçlendirdi.Egemen Bilgin, 1 Nisan 2026 itibarıyla Merck Hasta Güvenliği Orta Doğu, Türkiye ve Afrika (META) Bölge Direktörü pozisyonuna atandı. Bu atamayla birlikte, son yedi yılda Merck Türkiye'den yurtdışı görevlere atanan çalışan sayısı 13'e ulaştı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 23 Apr 2026 12:13:45 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Seranit'te üst düzey atama]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/seranitte-ust-duzey-atama-6013/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/seranitte-ust-duzey-atama-6013/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DBF267-D958BF-DB8036-204ED3-0CE97D-7E1450.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yapı sektörünün öncü markalarından Seranit'te üst yönetim kademesinde önemli bir görev değişimi yaşandı. Şirketten yapılan açıklamaya göre, Fatih Kıvanç'ın görevinden ayrılmasının ardından, Genel Müdürlük görevine yapı malzemeleri sektöründe 20 yılı aşkın tecrübesi&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DBF267-D958BF-DB8036-204ED3-0CE97D-7E1450.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yapı sektörünün öncü markalarından Seranit'te üst yönetim kademesinde önemli bir görev değişimi yaşandı. Şirketten yapılan açıklamaya göre, Fatih Kıvanç'ın görevinden ayrılmasının ardından, Genel Müdürlük görevine yapı malzemeleri sektöründe 20 yılı aşkın tecrübesi bulunan Bayram Nadir Erze atandı.Daha önce 2020–2023 yılları arasında da Seranit Genel Müdürü olarak görev yapan Bayram Nadir Erze, markanın kurumsal hafızasını ve stratejik üretim vizyonunu yakından tanıyan bir isim olarak öne çıkıyor.&nbsp;Lisans eğitimini Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü'nde tamamlayan Erze, çalışma hayatına Bayramoğlu şirketinde Satış Uzmanı olarak adım attı. Kariyer yolculuğunda sanayinin öncü kuruluşlarından Şişecam ve Otoyol (IVECO)'da Üretim Uzmanı olarak tecrübe kazanan Erze, ardından Atermit bünyesinde Üretim Müdürü olarak profesyonel gelişimini sürdürdü.Yönetim alanındaki yetkinliğini üst seviyeye taşıyarak Kale Endüstri Holding ve Optima şirketlerinde Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Üyesi pozisyonlarında yer alan Nadir Erze; 2020–2023 yılları arasında Seranit'te Genel Müdür olarak stratejik başarılara imza attı. 2024–2025 yıllarında Kızılay Barınma Sistemleri'nde Genel Müdürlük görevini üstlenen Erze, seramik ve yapı malzemeleri sektöründeki 20 yılı aşkın derin yöneticilik deneyimiyle yeniden Seranit ailesine katıldı.Erze'nin yeni dönemdeki öncelikleri arasında; markanın teknoloji odaklı yatırımlarının yönetilmesi, sürdürülebilirlik ilkeleri çerçevesinde büyüme stratejilerinin hayata geçirilmesi ve küresel ihracat ağının genişletilmesi yer alıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 23 Apr 2026 12:11:07 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Türkiye'nin En İyi İşverenleri" listesinde ikinci oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-en-iyi-isverenleri-listesinde-ikinci-oldu-8629/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-en-iyi-isverenleri-listesinde-ikinci-oldu-8629/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_35650D-D339D6-BE9C6B-8A55AF-00480A-D8EF15.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Great Place to Work (GPTW) Enstitüsü, Türkiye'de 14. kez düzenlenen "Türkiye'nin En İyi İşverenleri – Great Place to Work Listesi"ni açıkladı. Araştırma, geliştirme, temel ilaçların ve uzmanlık ürünlerinin üretimi ve sağlığın hizmetine sunulması alanında faaliyet gösteren,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_35650D-D339D6-BE9C6B-8A55AF-00480A-D8EF15.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Great Place to Work (GPTW) Enstitüsü, Türkiye'de 14. kez düzenlenen "Türkiye'nin En İyi İşverenleri – Great Place to Work Listesi"ni açıkladı. Araştırma, geliştirme, temel ilaçların ve uzmanlık ürünlerinin üretimi ve sağlığın hizmetine sunulması alanında faaliyet gösteren, dünyanın önde gelen yenilikçi ve araştırmacı ilaç şirketlerinden biri olan AstraZeneca Türkiye, listenin 500-999 çalışan kategorisinde yerini alarak dokuz yıldır üst üste listeye girme başarısını gösterdi ve bu yıl da bulunduğu kategorinin ikinci sırasına yerleşti.&nbsp;Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan AstraZeneca Türkiye Ülke Başkanı Dr. Münevver Gönenç, "Üst üste dokuzuncu kez 'Türkiye'nin En İyi İşverenleri' arasında gösterilmenin gururunu yaşıyoruz. Bu başarı; bilim ve teknolojiyi, insana verdiğimiz değerle bir araya getiren kurum kültürümüzün bir sonucu. Çalışanlarımızın kendilerini ait hissettikleri, fikirlerini özgürce ifade edebildikleri, gelişim fırsatlarına eşit şekilde erişebildikleri bir çalışma ortamı oluşturmayı çok önemsiyoruz. Çünkü biz, sürdürülebilir başarının ve hastalar için anlamlı değer yaratmanın, ancak çalışanlarını güçlendiren, çeşitliliği ve kapsayıcılığı içselleştiren kurumlarla mümkün olduğuna inanıyoruz. Bu kıymetli başarıda emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma gönülden teşekkür ediyorum." dedi.AstraZeneca Türkiye İnsan Kaynakları Direktörü Feyza Aysan ise şunları söyledi: "İş yeri kültürü ve çalışan deneyimi konusunda küresel bir referans olan GPTW listesinde, bu yıl da yer alarak başarımızı bir kez daha tescillemiş olduk. AstraZeneca Türkiye'de çalışanlarımız için esnek çalışma modellerinden gelişim programlarına, çeşitlilik-kapsayıcılık-hakkaniyet odaklı uygulamalardan iş-yaşam dengesini destekleyen çözümlere kadar insanı merkeze alan bir deneyim sunuyoruz. Bizim için önemli olan iyi bir iş ortamı sunarken; aynı zamanda her bir çalışma arkadaşımızın potansiyelini gerçekleştirebileceği, kendini değerli hissedeceği ve ilham alacağı bir kültürü birlikte yaşamak. Bu başarı da çalışanlarımızla birlikte inşa ettiğimiz güçlü kurum kültürünün bir sonucu."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 23 Apr 2026 12:08:22 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[TCK BY Kıraç'tan 2026'ya 8 milyar tl ciro hedefi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tck-by-kiractan-2026ya-8-milyar-tl-ciro-hedefi-3607/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tck-by-kiractan-2026ya-8-milyar-tl-ciro-hedefi-3607/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_155B91-99CF52-540E15-63D84B-DFD108-5ADCD8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />TCK by Kıraç markasıyla yol güvenliği, enerji ve savunma sanayinde faaliyet gösteren Kıraç Galvaniz, gerçekleştirdiği yatırımcı sunumunda büyüme stratejisini, yeni yatırımlarını ve küresel hedeflerini kamuoyuyla paylaştı. Toplantıya yerli ve yabancı yatırımcılar, portföy&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_155B91-99CF52-540E15-63D84B-DFD108-5ADCD8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />TCK by Kıraç markasıyla yol güvenliği, enerji ve savunma sanayinde faaliyet gösteren Kıraç Galvaniz, gerçekleştirdiği yatırımcı sunumunda büyüme stratejisini, yeni yatırımlarını ve küresel hedeflerini kamuoyuyla paylaştı. Toplantıya yerli ve yabancı yatırımcılar, portföy yönetim şirketleri ve finans kuruluşları yoğun ilgi gösterdi.Bozüyük Yatırımıyla Üretimde Sıçrama2025 yılında devreye alınan ve yaklaşık 1,35 milyar TL yatırım büyüklüğüne sahip Bozüyük entegre üretim tesisi, şirketin kapasite ve verimlilik yapısında belirleyici rol oynadı.Dijital izlenebilirlik sistemleri, robotik hatlar ve çevreci galvaniz teknolojileriyle donatılan tesis, TCK by Kıraç'ın operasyonel verimliliğini artırarak şirketi bölgesel üretici konumundan küresel rekabet düzeyine taşıdı. Bursa Başköy'de yapımı devam eden ve makine parkuru hariç inşaat ve altyapı yatırım harcamasının 500 milyon TL olması öngörülen yeni üretim tesisinin 2027 yılında tamamlanması hedefleniyor.Savunma ve Enerjide Stratejik KonumlanmaKıraç Galvaniz, savunma sanayinde attığı adımlarla yalnızca üretim kapasitesini değil, küresel sistemlere entegrasyon gücünü de yukarı taşıyor. Şirketin NATO Support and Procurement Agency (NSPA) tedarik sistemine kabul edilmesi, uluslararası savunma projelerine doğrudan erişim sağlayan kritik bir eşik olarak öne çıkıyor. Makine ve Kimya Endüstrisi A.Ş. (MKE) tedarikçi platformuna dahil olunması, yerli projelerdeki operasyonel rolünü derinleştiriyor. Bu çift yönlü konumlanma, TCK by Kıraç'ı hem global hem de yerel savunma ekosisteminde aktif bir oyuncu haline getiriyor.Enerji tarafında ise güneş enerjisi altyapı konstrüksiyonları üretimiyle büyümesini sürdüren şirket, yenilenebilir enerji yatırımlarındaki ivmeyi fırsata çevirerek portföyünü genişletiyor. Yol güvenliği sistemleri, solar enerji altyapısı ve savunma sanayi olmak üzere üç ana iş kolunda ilerleyen bu yapı; Avrupa, Orta Doğu ve Balkanlar'da süren faaliyetlerin yanı sıra Gürcistan ve Romanya'daki yapılanmalarla desteklenerek uluslararası pazarlarda daha derin ve sürdürülebilir bir büyüme modeline dönüşüyor.Müşteri portföyünde Amerika' dan Çin' e kadar sektörlerinde önemli birçok firmayla&nbsp; işbirliği yapan TCK by KIRAÇ, global şirket olma vizyonuyla çalışmalarını büyük bir tititizlikle yürütüyor."Küresel oyuncu konumumuzu güçlendiriyoruz"TCK by Kıraç Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Serkan Malçok, şirketin dönüşüm sürecine ve küresel hedeflerine dikkat çekti.Malçok, "son yıllarda hayata geçirdiğimiz yatırımlar ve stratejik adımlar sayesinde, TCK by Kıraç'ı küresel ölçekte rekabet eden bir yapıya taşıdık. Bozüyük fabrika yatırımımız ve planladığımız yeni tesislerle üretim gücümüzü büyütürken; savunma sanayi, solar enerji ve yol güvenliği sistemlerinde kurduğumuz dinamik yapı ile daha güçlü, daha rekabetçi ve daha sürdürülebilir bir küresel oyuncu haline geliyoruz" dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 23 Apr 2026 11:50:03 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bulls Yatırım Holding, Escar'ı satın aldı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/bulls-yatirim-holding-escari-satin-aldi-9539/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/bulls-yatirim-holding-escari-satin-aldi-9539/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_54FBA7-44F59C-A1F91E-7EAB99-45B5A1-76F478.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />25 yıldır sektörde fark yaratan çözüm odaklı hizmet anlayışıyla faaliyet gösteren Escar, bu ortaklıkla birlikte büyüme yolculuğuna Bulls Yatırım Holding'in finansal gücü ve stratejik desteğiyle devam edecek olup Rekabet Kurumu başta olmak üzere ilgili düzenleyici kurumlardan gerekli&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_54FBA7-44F59C-A1F91E-7EAB99-45B5A1-76F478.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />25 yıldır sektörde fark yaratan çözüm odaklı hizmet anlayışıyla faaliyet gösteren Escar, bu ortaklıkla birlikte büyüme yolculuğuna Bulls Yatırım Holding'in finansal gücü ve stratejik desteğiyle devam edecek olup Rekabet Kurumu başta olmak üzere ilgili düzenleyici kurumlardan gerekli izin ve onayların alınması sonrasında devir işlemi gerçekleşecek. Escar Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü olarak görev yapan Nora Karakaş ise söz konusu devir işlemi sonrasında %2 oranındaki hisse sahipliğini korumaya devam edecek.Sektörün öncü isimleri güçlerini birleştirdi&nbsp;2001 yılında filo kiralama dünyasına adım atan Escar, sadece araç kiralama değil, 'Fleet Excellence' (filo mükemmelliği) felsefesiyle müşterilerine çözüm ortaklığı sunuyor. Sektörde %90'ın üzerindeki sözleşme yenileme oranıyla benzersiz bir müşteri sadakatine sahip olan şirket, ihtiyaçları doğru anlama ve hızlı çözüm üretme becerisiyle tanınıyor. Bulls Yatırım Holding ise 'Vizyoner yatırımlara cesaret, sermaye ve strateji sağlama' misyonuyla, yatırım yaptığı şirketleri Türkiye ekonomisine katkı sağlayan değerler haline getirmeyi hedefliyor.Kemal Akkaya: &#34;Yalnızca finansal kaynak değil, gelecek inşa ediyoruz&#34;&nbsp;Satınalma hakkında değerlendirmelerde bulunan Bulls Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Akkaya, bu yatırımın holdingin &#34;değer yaratma&#34; felsefesinin bir yansıması olduğunu vurguladı. Akkaya, görüşlerini şu sözlerle ifade etti:&#34;Bulls Yatırım Holding olarak bizim için bir yatırım, yalnızca bugünün değil, yarının da kazanımıdır. Değer yaratmak bizim öncü felsefemizdir ve bu doğrultuda sektörünün köklü firması olan Escar ile güçlerimizi birleştirmekten büyük heyecan duyuyoruz. Biz sadece finansal bir kaynak sunmakla kalmıyor; sürdürülebilir bir ekosistem oluşturmayı amaçlıyoruz. Escar&#39;ın 25 yıllık tecrübesi ve %90&#39;ı aşan müşteri sadakati, bizim çözüm ortaklığı sunma vizyonumuzla mükemmel bir uyum sergiliyor. Bu 142 milyon dolarlık yatırım, sadece iki kurumun birleşmesi değil, sektörde yenilikçi çözümler ve ileriye dönük bakış açısıyla fark yaratma kararlılığımızın bir göstergesidir.&#34;Sürdürülebilir büyüme hedefi&nbsp;Bulls Yatırım Holding'in, bünyesindeki Link Bilgisayar, Ufuk Yatırım, Bulls Menkul, Dünya Holding ve Bulls Girişim Sermayesi gibi güçlü iştiraklerin yanına Escar'ı da ekleyerek portföyünü çeşitlendirdiğine değinen Kemal Akkaya, "Bu ortaklığın, her iki kurumun da uzun vadeli değer üretme ve toplumsal katkı sağlama prensiplerini pekiştireceğini düşünüyoruz. Escar, Bulls Yatırım Holding çatısı altında, 'standardizasyon ve hızlı çözüm' yeteneğini küresel standartlarla buluşturmaya devam edecektir" dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 23 Apr 2026 11:48:42 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Tesla'nın karı yılın ilk çeyreğinde arttı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/teslanin-kari-yilin-ilk-ceyreginde-artti-6173/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/teslanin-kari-yilin-ilk-ceyreginde-artti-6173/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A26A3A-17DAA2-4D8CC0-817340-BA99F0-A91A6C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tesla, 2026&#39;nın Ocak-Mart dönemine ilişkin bilançosunu açıkladı.Buna göre, şirketin toplam geliri bu yılın ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 16 artarak 22,4 milyar dolara ulaştı.Tesla, 2025&#39;in aynı döneminde 19,34 milyar dolar gelir elde etmişti.Elektrikli otomobil üreticisinin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A26A3A-17DAA2-4D8CC0-817340-BA99F0-A91A6C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tesla, 2026&#39;nın Ocak-Mart dönemine ilişkin bilançosunu açıkladı.Buna göre, şirketin toplam geliri bu yılın ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 16 artarak 22,4 milyar dolara ulaştı.Tesla, 2025&#39;in aynı döneminde 19,34 milyar dolar gelir elde etmişti.Elektrikli otomobil üreticisinin net karı da ilk çeyrekte yıllık yüzde 17 artışla 477 milyon dolara yükseldi.Şirketin karı 2025&#39;in ilk çeyreğinde 409 milyon dolar olarak kaydedilmişti.Tesla&#39;nın geçen yılın ilk çeyreğinde 27 sent olan düzeltilmiş hisse başına karı bu yılın aynı döneminde 41 sente çıktı.Şirketin geliri ilk çeyrekte piyasa beklentilerinin biraz altında kalırken, karı beklentilerin üzerinde gerçekleşti.Tesla, 2026&#39;nın ilk çeyreğinde küresel çapta 408 bin 386 otomobilin üretimini yaparken, 358 bin 23 aracın teslimatını gerçekleştirdi.Şirketin araç üretimi söz konusu dönemde yıllık bazda yüzde 13, teslim ettiği araç sayısı da yüzde 6 arttı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 23 Apr 2026 09:40:59 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[ABD – Türkiye İş Konseyi Heyeti Ankara'da]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/abd-turkiye-is-konseyi-heyeti-ankarada-2997/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/abd-turkiye-is-konseyi-heyeti-ankarada-2997/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2225A8-276035-18B7BC-A9A0ED-D01449-54B8A2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ABD-Türkiye İş Konseyi Başkanı ve Chobani CEO'su Hamdi Ulukaya başkanlığında, toplam pazar değerleri 3 trilyon doları aşan Uber, Amazon, Google gibi 25 dev Amerikan şirketinin temsilcilerinden oluşan üst düzey heyet, Türkiye'deki resmi temaslarının ikinci gününde kritik görüşmelerini&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2225A8-276035-18B7BC-A9A0ED-D01449-54B8A2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ABD-Türkiye İş Konseyi Başkanı ve Chobani CEO'su Hamdi Ulukaya başkanlığında, toplam pazar değerleri 3 trilyon doları aşan Uber, Amazon, Google gibi 25 dev Amerikan şirketinin temsilcilerinden oluşan üst düzey heyet, Türkiye'deki resmi temaslarının ikinci gününde kritik görüşmelerini sürdürüyor.Ziyaretin 20 Nisan'daki ilk gününde savunma sanayisi odaklı toplantılar gerçekleştiren heyet; bugün ise ekonomi, enerji, ticaret ve teknoloji başlıkları altında Türkiye'nin ekonomi yönetimiyle bir araya geliyor.Savunma sanayisinde NATO vurgusu ve TOBB ile stratejik akşamHeyet, Ankara temaslarına dün Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile gerçekleştirilen yuvarlak masa toplantısıyla başladı. Toplantıda, bölgesel belirsizliklere rağmen Türkiye'nin NATO içindeki stratejik önemi ve savunma sanayisinde yerli üretim odaklı iş birliği fırsatları ele alındı.Akşam saatlerinde ise heyet, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nun ev sahipliğinde ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın katılımıyla düzenlenen yemekte Türk iş dünyasıyla buluştu. Yemekte, Türkiye'nin 12. Kalkınma Planı çerçevesinde sunduğu yatırım fırsatları ve ABD'li yatırımcıların Türkiye'nin makroekonomik istikrar programına duyduğu güven vurgulandı.Ticaretteki engelleri kaldırma ve 100 milyar dolar hedefiHeyet, bugün sabah saatlerinde Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile bir araya geldi. Görüşmede, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından belirlenen 100 milyar dolarlık ikili ticaret hedefi ana gündem maddesiydi. E-ticaret düzenlemeleri, fikri mülkiyet hakları ve gümrük süreçlerinin kolaylaştırılması gibi ticari engellerin kaldırılmasına yönelik somut adımlar masaya yatırıldı.Hamdi Ulukaya: "Türkiye'nin başarısı bizim için çok kıymetli"Temaslara ilişkin değerlendirmede bulunan ABD-Türkiye İş Konseyi Başkanı Hamdi Ulukaya, şunları söyledi:"Burada 25 büyük şirketin lideriyle bulunmamız, Türkiye'nin potansiyeline duyduğumuz sarsılmaz inancın en somut göstergesidir. Biz buraya sadece iyi niyet mesajları ile değil, yatırım ajandaları ve iş birliği planlarıyla geldik. Türkiye'nin ekonomik istikrar programının meyvelerini verdiğini görüyoruz ve Amerikan iş dünyası olarak bu başarı hikâyesinin bir parçası olmaya kararlıyız. 100 milyar dolarlık hedef sadece bir rakam değil; bu hedef, müttefiklik ruhuyla atacağımız somut adımların bir sonucudur."Öğleden sonra yoğun diplomasi trafiğiHeyetin öğleden sonraki temasları, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile başlayacak. Bu kritik görüşmede LNG, yenilenebilir enerji ve enerji güvenliği konuları öncelikli olarak ele alınacak. Ardından heyet, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile bir araya gelerek makro-ekonomik görünüm ve doğrudan yabancı yatırım teşvikleri üzerine kapsamlı bir değerlendirme gerçekleştirecek.Programın devamında, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile 5G altyapısı ve dijital ulaşım ağları üzerine bir toplantı yapılması planlanıyor. Günün son resmi temasında ise heyet, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile yapay zekâ, Ar-Ge teşvikleri ve teknoloji bölgeleri üzerine düzenlenecek yuvarlak masa toplantısında buluşacak.Heyetin Ankara temaslarının ardından, Türkiye'nin teknoloji, enerji ve savunma gibi öncelikli sektörlerinde milyar dolarlık yeni yatırım fırsatlarının takibi için çalışma gruplarının oluşturulması bekleniyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 22 Apr 2026 12:59:48 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bulls Yatırım Holding filo kiralama şirketi Escar'ı satın aldı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/bulls-yatirim-holding-filo-kiralama-sirketi-escari-satin-aldi-2633/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/bulls-yatirim-holding-filo-kiralama-sirketi-escari-satin-aldi-2633/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_041A42-94FF72-35027D-FF47EC-318D26-9377FA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />25 yıldır sektörde fark yaratan çözüm odaklı hizmet anlayışıyla faaliyet gösteren Escar, bu ortaklıkla birlikte büyüme yolculuğuna Bulls Yatırım Holding'in finansal gücü ve stratejik desteğiyle devam edecek olup Rekabet Kurumu başta olmak üzere ilgili düzenleyici kurumlardan gerekli&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_041A42-94FF72-35027D-FF47EC-318D26-9377FA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />25 yıldır sektörde fark yaratan çözüm odaklı hizmet anlayışıyla faaliyet gösteren Escar, bu ortaklıkla birlikte büyüme yolculuğuna Bulls Yatırım Holding'in finansal gücü ve stratejik desteğiyle devam edecek olup Rekabet Kurumu başta olmak üzere ilgili düzenleyici kurumlardan gerekli izin ve onayların alınması sonrasında devir işlemi gerçekleşecek. Escar Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü olarak görev yapan Nora Karakaş ise söz konusu devir işlemi sonrasında %2 oranındaki hisse sahipliğini korumaya devam edecek.Sektörün öncü isimleri güçlerini birleştirdi&nbsp;2001 yılında filo kiralama dünyasına adım atan Escar, sadece araç kiralama değil, 'Fleet Excellence' (filo mükemmelliği) felsefesiyle müşterilerine çözüm ortaklığı sunuyor. Sektörde %90'ın üzerindeki sözleşme yenileme oranıyla benzersiz bir müşteri sadakatine sahip olan şirket, ihtiyaçları doğru anlama ve hızlı çözüm üretme becerisiyle tanınıyor. Bulls Yatırım Holding ise 'Vizyoner yatırımlara cesaret, sermaye ve strateji sağlama' misyonuyla, yatırım yaptığı şirketleri Türkiye ekonomisine katkı sağlayan değerler haline getirmeyi hedefliyor.Kemal Akkaya: &#34;Yalnızca finansal kaynak değil, gelecek inşa ediyoruz&#34;&nbsp;Satınalma hakkında değerlendirmelerde bulunan Bulls Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Akkaya, bu yatırımın holdingin &#34;değer yaratma&#34; felsefesinin bir yansıması olduğunu vurguladı. Akkaya, görüşlerini şu sözlerle ifade etti:&#34;Bulls Yatırım Holding olarak bizim için bir yatırım, yalnızca bugünün değil, yarının da kazanımıdır. Değer yaratmak bizim öncü felsefemizdir ve bu doğrultuda sektörünün köklü firması olan Escar ile güçlerimizi birleştirmekten büyük heyecan duyuyoruz. Biz sadece finansal bir kaynak sunmakla kalmıyor; sürdürülebilir bir ekosistem oluşturmayı amaçlıyoruz. Escar&#39;ın 25 yıllık tecrübesi ve %90&#39;ı aşan müşteri sadakati, bizim çözüm ortaklığı sunma vizyonumuzla mükemmel bir uyum sergiliyor. Bu 142 milyon dolarlık yatırım, sadece iki kurumun birleşmesi değil, sektörde yenilikçi çözümler ve ileriye dönük bakış açısıyla fark yaratma kararlılığımızın bir göstergesidir.&#34;Sürdürülebilir büyüme hedefi&nbsp;Bulls Yatırım Holding'in, bünyesindeki Link Bilgisayar, Ufuk Yatırım, Bulls Menkul, Dünya Holding ve Bulls Girişim Sermayesi gibi güçlü iştiraklerin yanına Escar'ı da ekleyerek portföyünü çeşitlendirdiğine değinen Kemal Akkaya, "Bu ortaklığın, her iki kurumun da uzun vadeli değer üretme ve toplumsal katkı sağlama prensiplerini pekiştireceğini düşünüyoruz. Escar, Bulls Yatırım Holding çatısı altında, 'standardizasyon ve hızlı çözüm' yeteneğini küresel standartlarla buluşturmaya devam edecektir" dedi.Bulls Yatırım Holding Hakkında: Bulls Yatırım Holding, yatırım dünyasına finansal kaynak, strateji ve vizyon katarak sürdürülebilir büyümeyi temel alan bir kuruluştur. Bulls Yatırım Holding'in portföyünde, teknolojiden finansal hizmetlerden gayrimenkule kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösteren şu şirketler bulunmaktadır:•	Bulls Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı A.Ş.: 2021 yılında kurulan şirket, büyüme evresindeki ve orta büyüklükteki girişimlere finansal ve yönetimsel destek sağlayarak bu şirketleri profesyonel sermaye ile buluşturmayı amaçlamaktadır. 2025 yılından itibaren borsada işlem görmeye başlamıştır.•	Bulls Yatırım Menkul Değerler A.Ş.: Sermaye piyasalarında Geniş Yetkili Aracı Kurum olarak faaliyet gösteren şirket; portföy aracılığı, yatırım danışmanlığı, halka arza aracılık ve servet yönetimi gibi hizmetler sunmaktadır. Bulls Yatırım Menkul Değerler&nbsp; A.Ş. iştiraki;&nbsp; &nbsp;Bulls&nbsp; Portföy Yönetimi A.Ş.&nbsp; 2024 yılında kurulan şirket, finansal piyasalarda bireysel ve kurumsal yatırımcılara risk ve getiri tercihleri doğrultusunda mutlak getiri hedefleyerek nitelikli ve profesyonel portföy yönetim hizmeti vermektir.•	Dünya Holding A.Ş. (Selçuk Gıda - SELGD): Kurutulmuş meyve ve sağlıklı atıştırmalık sektöründe faaliyet gösteren şirket, 2025 yılında yapılan birleşme ve sermaye artırımı sonrası &#34;Dünya Holding&#34; unvanını almıştır. Borsa İstanbul&#39;da DUNYH koduyla işlem görmektedir.•	Link Bilgisayar Sistemleri Yazılımı ve Donanımı Sanayi ve Ticaret A.Ş: 1984 yılında kurulan ve %100 Türk sermayeli bir şirket olan Link Bilgisayar, Kurumsal Kaynak Planlaması (ERP) yazılımları geliştirmektedir. Borsa İstanbul'da &#34;LİNK&#34; koduyla işlem gören şirket, e-Dönüşüm uygulamalarında sektör liderlerinden biridir.•	Ufuk Yatırım Yönetim ve Gayrimenkul A.Ş.: 1995 yılında finansal kiralama faaliyetleri için kurulmuş, daha sonra Toprak Finansal Kiralama ile birleşerek halka açık bir yapıya kavuşmuştur.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 22 Apr 2026 09:26:59 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Koç Topluluğu 100 Yaşında]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/koc-toplulugu-100-yasinda-4894/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/koc-toplulugu-100-yasinda-4894/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_794B98-9E0612-3D76A8-D52346-E8A88F-04E9BC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />1926 yılında merhum Vehbi Koç tarafından temelleri atılan Koç Topluluğu, 100. yaşını kutluyor. Topluluk, 100. yılına, 25. Vehbi Koç Ödül Töreni kapsamında düzenlenen gecede, bu özel yıl için hazırlanan filmle adım attı. Halit Ergenç ve Alança Oskay'ın sahnede orkestra eşliğinde&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_794B98-9E0612-3D76A8-D52346-E8A88F-04E9BC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />1926 yılında merhum Vehbi Koç tarafından temelleri atılan Koç Topluluğu, 100. yaşını kutluyor. Topluluk, 100. yılına, 25. Vehbi Koç Ödül Töreni kapsamında düzenlenen gecede, bu özel yıl için hazırlanan filmle adım attı. Halit Ergenç ve Alança Oskay'ın sahnede orkestra eşliğinde canlı seslendirdiği "Unutulmaz Yüzlerle Dolu Bizim 100'ümüz" filmi izleyicilerden büyük alkış aldı. Divan Kuruçeşme'de gerçekleştirilen törende, Topluluğun geçmişten bugüne uzanan hikâyesi ve ikinci yüzyıla dair perspektifi aktarıldı.Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, sözlerine "Bu yıl 25'incisini düzenlediğimiz Vehbi Koç Ödül Töreni bizim için her zamankinden daha anlamlı ve özel. Zîrâ bu sene kurucumuz merhûm Vehbi Bey'in temellerini attığı Koç Topluluğu'nun 100'üncü yaşını idrâk ediyoruz" diye başladı.&nbsp; "100. yıl filmimizde de vurguladığımız gibi; asırlık tarihimizi sâdece unutulmaz hikâyeler değil, bu hikâyeleri mümkün kılan yüzler de oluşturuyor. İşte bu sebeple bizim yüz yılımız unutulmaz yüzlerle dolu" diye devam eden Koç, sahada, fabrikalarda, ofislerde sorumluluk alan çalışma arkadaşları, bayileri, iş ortaklarının emekleri neticesinde 100. yaşlarını büyük bir gurur ve sevinçle kutladıklarını dile getirdi.Ömer Koç: "Topluluğumuz 100 yıllık hikâyesinde yatırımı ve istihdâmı kalkınmanın ve müşterek refahın en önemli unsurları olarak görmüştür"Topluluğun, Millî Mücâdele'den yeni çıkmış bir memlekette, Cumhuriyet'in ilânı ile şekillenen parlak bir istikbâl tasavvurunun içinde doğduğunu hatırlatan Ömer Koç, "Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk, küllerinden doğan bir ulusa istikâmet çizerek bir medeniyet ve aydınlanma projesi inşâ etmiştir. Bu şartlar içerisinde kurulmuş olan Topluluğumuz; Cumhuriyet'in fikir ve ilkelerini samîmiyetle benimsemiş, değerlerini kendisine rehber edinmiştir" dedi.Topluluğun bir asırlık yolculuğunda sanayileşme, kalkınma ve kurumsallaşmanın öncülerinden olduğuna dikkat çeken Koç, bu süreçte pek çok alanda ilkleri gerçekleştirdiklerini belirtti.Kuşaklar boyunca inşâ edilen birikim neticesinde bugün 60'ın üzerinde ülkede 120 binden fazla çalışanla faaliyet gösteren uluslararası bir teşkilât hâline geldiklerini anlatan Koç, Topluluğun büyüme anlayışına dair ise şunları söyledi: "Topluluğumuz eğitime, bilime, kültüre ve sanâta katkıyı sorumluluğunun ayrılmaz bir parçası addetmiştir. Bu anlayışın bir yansıması olarak, 57 yıl önce Vehbi Koç Vakfı kurulmuştur. Vehbi Bey'in 'insânî ve millî bir vazîfe' olarak târif ettiği hayır işleri, kurumlara ilâve olarak hayata geçirilen projeler, burs programları ve sivil topluma verilen desteklerle yürütülmeye devam etmektedir."Ömer Koç: "Kültür ve sanâta katkıyı bir tercih değil, insanımıza ve Cumhuriyetimize borç ve vazgeçilmez bir mesûliyet olarak değerlendiriyoruz"Ömer Koç her sene dönüşümlü olarak eğitim, kültür ve sağlık alanlarında Türkiye'nin ve Türk insanının gelişimine katkı sunan kıymetli isimlere verilen Vehbi Koç Ödülü'nün de bu çerçevede önemli bir rol üstlendiğine değindi. Bu seneki ödülün "kültür" sahasında verildiğine dikkat çeken Koç, "Bu yılki ödüle layık görülen sanatçı da; alışılmış kalıpların ötesine geçen, düşünmeye dâvet eden bir yaklaşımı temsîl ediyor. Sanatın en kıymetli tarafı alışılmışı sorgulatması ve değişimi teşvik etmesidir. Bundan dolayı kültür ve sanâta katkıyı bir tercih değil, insanımıza ve Cumhuriyetimize borç ve vazgeçilmez bir mesûliyet olarak değerlendiriyoruz" diye konuştu.Ömer Koç: "Gelecek 100 yılın eşiğindeyiz. Aynı inanç, aynı vizyon, aynı vatan sevgisiyle, yılmadan yorulmadan yolumuza devam edeceğiz"Ömer Koç, konuşmasına şöyle devam etti: "İkinci yüzyılına adım atmış bir Topluluk olarak; tecrübemizden aldığımız güçle ve değerlerimizin işâret ettiği istikâmete doğru yolumuza devâm edeceğiz. Değişen dünyâyı isâbetle okuyan, bilimi ve aklı rehber edinen, değerlerinden taviz vermeyen bir anlayışla hareket edeceğiz. İlk yüzyılımızda olduğu gibi, gelecekte de yalnız yürümeyeceğimizi biliyoruz. Çalışma arkadaşlarımız, bayilerimiz, iş ortaklarımız; en büyük güvencemiz olmaya devâm edecek. Ortak başarılarla dolu bir 100 yılı geride bıraktık, gelecek 100 yılın eşiğindeyiz. Aynı inanç, aynı vizyon ve aynı vatan sevgisiyle yılmadan yorulmadan yolumuza devam edeceğiz."Bu yılki Vehbi Koç Ödülü'ne Canan Tolon layık görüldü25.Vehbi Koç Ödülü'nün sahibi Canan Tolon ise sözlerine "Vehbi Koç Vakfı'nın bugün verdiği bu ödül benim için geleceğe dönük bir destek ve aynı zamanda bir cesaret kaynağı. Beni bu değerli ödüle layık gören Vehbi Koç Vakfı'na ve Seçici Kurul üyelerine çok teşekkür ediyorum" diye başladı.&nbsp;"Çocukken, 'İstediğin her şey olabilirsin' mottosu benim için hiç geçerli değildi. Hatta biraz ürkütücü de geliyordu. Bunları erken yaşta bilmek garip bir şekilde benim için bir özgürlük oldu. Ve hayal kurmak için bir engel değildi" diyen Tolon, sanat üretimini 'yalnız ama zihinsel olarak kalabalık bir süreç' olarak tanımladı ve şöyle ekledi: "Sanat üretimi çok yalnız bir süreçtir; ama zihinde bir kalabalıkla birlikte yaratılır, üretilir ve oluşur. Size yakın olanlar, henüz tanımadıklarınız, ya da hiçbir zaman tanışmayacaklarınız&hellip; Onlarla bir diyalog kurduğunuzu hayal edersiniz. Hayal kurmak bir güçtür."&nbsp;Tolon göç, yıkım ve zaman gibi temalar üzerinden günümüzün toplumsal gerçekliklerine işaret ediyorTolon, insan deneyimi, değişim ve hafıza etrafında şekillenen çalışmalarıyla didaktik bir dil kurmak yerine sorular soran, izleyiciyi düşünmeye davet eden bir yaklaşım benimsiyor. Göç, yıkım ve zaman gibi temalar üzerinden günümüzün toplumsal gerçekliklerine işaret ederken, mekânı parçalayarak ve katmanlayarak kurduğu çok boyutlu anlatımıyla dikkat çekiyor. Tolon bu ödüle, Vehbi Koç Vakfı Yönetim Kurulu'nun yanı sıra Prof. Dr. Zeynep Çelik, Prof. Dr. Ayla Ödekan, Kerem Kabadayı, Murathan Mungan ve Sadık Karamustafa'dan oluşan Seçici Kurul'un önerdiği üç aday arasından seçilerek layık görüldü.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 22 Apr 2026 09:04:06 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İkiz dönüşüm yatırımları şirket maliyetlerinin düşmesine katkı sağlayacak]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ikiz-donusum-yatirimlari-sirket-maliyetlerinin-dusmesine-katki-saglayacak-2376/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ikiz-donusum-yatirimlari-sirket-maliyetlerinin-dusmesine-katki-saglayacak-2376/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F3F468-2A27AC-848584-297374-C97C07-2C164A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Taşkent, İkiz Dönüşüm Mali Destek Programı&#39;nın detaylarına ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, programın 12. Kalkınma Planı ve 2024-2028 İstanbul Bölge Planı ile uyumlu olarak, imalat sanayisinde yeşil ve dijital dönüşüm yoluyla rekabet gücü ve verimliliği artırarak&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F3F468-2A27AC-848584-297374-C97C07-2C164A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Taşkent, İkiz Dönüşüm Mali Destek Programı&#39;nın detaylarına ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, programın 12. Kalkınma Planı ve 2024-2028 İstanbul Bölge Planı ile uyumlu olarak, imalat sanayisinde yeşil ve dijital dönüşüm yoluyla rekabet gücü ve verimliliği artırarak yüksek katma değerli üretime geçişi hedeflediğini ve bu doğrultuda sürdürülebilir arayüz yapılarının kurulmasını önceliklendirdiğini belirtti.İkiz Dönüşüm Mali Destek Programı kapsamında 12 projenin destek almaya hak kazandığını ifade eden Taşkent, bu projelerin toplam bütçesinin 173 milyon lira, Ajans tarafından sağlanacak destek miktarının ise 150 milyon lira olduğunu dile getirdi.Taşkent, ikiz dönüşümün, üretim süreçlerinde yapay zeka, robotik ve büyük veri gibi dijital teknolojiler kullanılarak enerji ve kaynak tüketiminin (su, ham madde) en aza indirilmesi ve karbon emisyonunun azaltılması olarak tanımlanabileceğini belirterek, İkiz Dönüşüm Mali Destek Programı ile yeşil ve dijital dönüşüm süreçlerinde işletmelere rehberlik ve teknik hizmet sunacak arayüz yapılarının oluşturulmasının amaçlandığını ifade etti.- &#34;Bütün bu çalışmalar işletmelerin rekabet edebilirliğini artıracaktır&#34;Taşkent, beklenen temel çıktılar ve başarı göstergeleri arasında desteklenecek projeler ile yeşil dönüşüm merkezleri, sektörel ara yüzler ve laboratuvarlar gibi kurumsal altyapıların kurulmasının hedeflendiğini, projelerin uygulama sürecinde ise yeşil yakalı iş gücünün yetiştirilmesi veya mevcut iş gücünün dönüştürülmesi, dijital ve yeşil olgunluk analizleri ve yol haritaları yapılması, karbon ayak izi ölçümleri, yaşam döngüsü analizleri, finansmana erişimin sağlanması gibi çıktıların elde edileceğini anlattı.İSTKA Genel Sekreteri Taşkent, sözlerini şöyle sürdürdü:&#34;Büyük şirketlerin, nitelikli iş gücü istihdamı, yönetim danışmanlığı hizmeti almaları ve finansmana erişim çalışmaları dikkate alındığında ikiz dönüşüm çalışmalarına daha çok önem verdiği görülmektedir. KOBİ&#39;lerin iş gücünün kapasitesinin artırılması, dijital ve yeşil dönüşüm konusunda yönetim danışmanlığı verilmesi ve finansman imkanlarına erişiminin sağlanmasıyla bu dönüşümde yer almaları mümkün olabilecektir. Tasarladığımız program kapsamında mali destek almaya hak kazanan projeler bu amaca hizmet etmektedir.&#34;İkiz Dönüşüm Mali Destek Programı&#39;na dahil olan şirketlerin verimlilik, ihracat, rekabet durumlarına yönelik Taşkent, &#34;Program kapsamında desteklenen projelerle ulaşılan işletmeler ikiz dönüşüm çalışmalarına başlayarak çalışanlarının niteliğinin artırılması, üretim süreçlerinde verimlilik, karbon emisyonunun azaltılmasına yönelik faaliyetleri ve dönüşüm için gerekli finansmana erişim gibi konularda kazanımlar elde edecek. Bütün bu çalışmalar işletmelerin rekabet edebilirliğini artıracaktır.&#34; değerlendirmesinde bulundu.Taşkent, araştırmaların KOBİ&#39;lerin yeşil dönüşümde dijital dönüşüme kıyasla çok daha fazla zorlandığını ve bu alanda henüz başlangıç seviyesinde kaldıklarını gösterdiğini belirterek, bunun temel nedenleri arasında farkındalık, mali kapasite, yeşil becerilere sahip iş gücü sayısı gibi hususlarda yaşanan eksiklerin yer aldığını söyledi.İkiz Dönüşüm Mali Destek Programı kapsamında İSTKA tarafından desteklenen projeler aracılığıyla firmalara ikiz dönüşüme yönelik teknik rehberlik, eğitim ve danışmanlık hizmetleri sunulacağını belirten Taşkent, şunları ifade etti:&#34;Dijital/yeşil dönüşüm olgunluk analizi, karbon ayak izi ölçümü, yaşam döngüsü analizi (LCA) ve temiz üretim gibi konularda teknik uzmanlık sağlanacak, her firmaya özel stratejik yol haritaları hazırlanacaktır. Ayrıca, &#39;yeşil yakalı&#39; iş gücü yetiştirilmesine yönelik eğitim programları, teknoloji üreticileri ile kullanıcıların eşleştirilmesi, test ve analiz altyapılarının kullandırılması ile finansmana erişim danışmanlığı gibi katma değerli hizmetlerle işletmelerin uygulama aşamasındaki teknik ihtiyaçlarının bütüncül bir şekilde karşılanması hedeflenmektedir.&#34;- &#34;Uluslararası yaptırımlardan kaynaklanabilecek mali risklere karşı da koruyacak&#34;Taşkent, ikiz dönüşüm için gerekli olan yatırım maliyetlerinin özellikle işletmelerin finansmana erişim becerilerini geliştirecek danışmanlık hizmetleriyle belirli ölçüde karşılanabileceğini dile getirerek, ulusal ölçekte dijital ve yeşil dönüşüme yönelik birçok hibe ve teşvik mekanizmasının halihazırda aktif olarak bulunduğunu, program kapsamında destekledikleri arayüz yapılarının işletmelerin bahse konu ulusal hibe ve teşviklere erişimini artıracak danışmanlık hizmetleri sunacağını söyledi.Ziya Taşkent, şöyle dedi:&#34;İkiz dönüşüme yönelik yatırımlar, uzun vadede üretim süreçlerini dijital ve yeşil teknolojilerle dönüştürerek verimliliği artıracak ve şirket maliyetlerinin somut bir şekilde düşmesini sağlayacaktır. Başlangıçtaki yüksek yatırım miktarlarına rağmen dijitalleşme ve yeşil teknolojilerin entegrasyonuyla elde edilen kaynak verimliliği firmaları Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması gibi uluslararası yaptırımlardan kaynaklanabilecek mali risklere karşı da koruyacaktır.İşletmelerin dijital ve yeşil dönüşüm sürecinde en önemli hususlardan birisi de yatırımın geri dönüş süresidir. İşletmelere yönelik hazırlanacak yol haritalarında bu husus üzerinde önemle durularak, işletmelere yatırım yapmadan önce gerekli fizibilite çalışmalarını yapmaları ve yatırım planlamalarını buna göre gerçekleştirmeleri noktasında yönlendirme yapılacaktır.&#34;İkiz dönüşümün Türkiye ekonomisine ve ihracatına etkisine değinen Taşkent, &#34;İstanbul&#39;da yer alan imalat sanayisinin, özellikle kendi tedarik zincirleriyle birlikte dönüşmesi ve mevcut ihracat kapasitesini koruması ve artırması bölgemiz için büyük öneme sahiptir. Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ile AB&#39;ye ihraç edilen ürünlerde karbon ayak izinin maliyet oluşturacak olması, bu dönüşümü pazar payını korumak için zorunluluk haline getirmektedir. Programdaki temel amaçlarımızdan birisi de zaten işletmelerin rekabet edebilirliğini artırmak olup dijital ve yeşil dönüşüme yönelik işletmelerin yapacağı çalışmalar önemli kazanımlar sağlayacaktır.&#34; diye konuştu.Taşkent, İstanbul&#39;un, ev sahipliği yaptığı girişimler, yüksek teknoloji üretimi yapan imalat sanayi, teknoloji ve girişimcilik merkezleri, yüksek nitelikli iş gücü, AR-GE merkezleri ve araştırmacıları gibi hususlar dikkate alındığında Avrupa&#39;nın önemli yenilik ve teknoloji merkezlerinden biri olduğunu belirterek, İSTKA&#39;nın da yeşil dönüşüm, dijitalleşme, döngüsel ekonomi, yaratıcı endüstriler ve teknoloji girişimciliği alanlarında yürüttüğü programlarla İstanbul&#39;un bu yerini güçlendirmeye çalıştığını kaydetti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 21 Apr 2026 13:52:28 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Arçelik Hitachi'deki hisselerinin satışı için anlaşma imzaladı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/arcelik-hitachideki-hisselerinin-satisi-icin-anlasma-imzaladi-3251/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/arcelik-hitachideki-hisselerinin-satisi-icin-anlasma-imzaladi-3251/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BC87F0-64BB5F-8FE25D-83616C-8F8DAB-26DCA4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Arçelik&#39;ten yapılan açıklamaya göre, şirket, &#34;uzun vadeli sürdürülebilir büyüme ve değer yaratma&#34; hedefleri doğrultusunda stratejik bir hamle yaptı.Şirket, Asya Pasifik&#39;teki portföy yapısını optimize etmeye yönelik adımları kapsamında, AHHA&#39;daki yüzde 60 payının&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BC87F0-64BB5F-8FE25D-83616C-8F8DAB-26DCA4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Arçelik&#39;ten yapılan açıklamaya göre, şirket, &#34;uzun vadeli sürdürülebilir büyüme ve değer yaratma&#34; hedefleri doğrultusunda stratejik bir hamle yaptı.Şirket, Asya Pasifik&#39;teki portföy yapısını optimize etmeye yönelik adımları kapsamında, AHHA&#39;daki yüzde 60 payının Hitachi Global Life Solutions Inc.&#39;e devrine ilişkin anlaşma imzaladı.İşlem kapsamında Arçelik, kapanışta peşinen 205 milyon dolar ve kapanıştan itibaren üç yıl içerisinde taksitlerle 56 milyon dolar tahsil edecek. Kapanış tarihi itibarıyla AHHA&#39;nın mevcut nakdinin yüzde 60&#39;ının 56 milyon doları aşan kısmı da kapanış düzeltmesi olarak Arçelik&#39;e ödenecek.Kuruluşundan bu yana AHHA, portföy genişlemesi, coğrafi büyüme, marka gelişimi ve operasyonel performans dahil olmak üzere stratejik öncelikleri doğrultusunda istikrarlı bir ilerleme kaydetti. Şirket, Hitachi markasının Asya Pasifik ve MENA genelindeki üst segment marka konumunu daha da güçlendirdi.Arçelik ve Hitachi Global Life Solutions arasındaki pay devrinin kapanış koşullarının sağlanmasına tabi olarak anlaşma imzasını takip eden 12 ay içerisinde tamamlanması öngörülüyor. AHHA, hisse devri ve ortak girişim sözleşmeleri hükümlerine bağlı olarak kapanış tarihine kadar faaliyetlerini sürdürecek.- &#34;Arçelik, küresel büyüme yolculuğunu kararlılıkla sürdürecektir&#34;Açıklamada görüşlerine yer verilen Koç Holding Dayanıklı Tüketim Grubu Başkanı Polat Şen, kararın kısa vadeli kazanımların ötesinde, finansal sağlamlığı ve uzun vadeli değer yaratma hedefini destekleyen stratejik bir adım olduğunu belirtti.Şen, Arçelik&#39;in, 57 ülkedeki iştirakleri ve 13 ülkedeki 38 üretim tesisiyle küresel büyüme yolculuğunu kararlılıkla sürdüreceğini vurgulayarak, &#34;Topluluğumuz için küresel ölçekte amiral gemisi konumunda olan Arçelik&#39;in, bu hamlesiyle kaynaklarını öncelikli alanlara yönlendirerek sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda tüm paydaşlarımız için olumlu sonuçlar yaratacağına inanıyoruz.&#34; ifadelerini kullandı.Arçelik Üst Yöneticisi (CEO) Can Dinçer de Arçelik Hitachi&#39;nin, yıllar içinde tüketicilere sunduğu üst segment markası ve yenilikçi çözümleriyle Asya-Pasifik pazarında güçlü bir konum elde ettiğini belirtti.İşbirliği sayesinde, hanelere gerçek anlamda değer katan ürünler sunmuş olmaktan memnuniyet duyduklarını vurgulayan Dinçer, şunları kaydetti:&#34;Bu hamle Arçelik olarak global operasyonlarımızı daha odaklı, daha seçici ve daha stratejik bir çerçevede şekillendirme yaklaşımımızın önemli bir yansıması oldu. Bu adım, söz konusu ortaklık yapısına özgü olup, Güney Asya&#39;ya yönelik uzun vadeli taahhüdümüzü değiştirmemektedir. Bölgenin büyüme potansiyeline olan güvenimizi koruyor, Hindistan, Pakistan ve Bangladeş başta olmak üzere kilit pazarlardaki yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Arçelik&#39;in Türkiye&#39;de çok güçlü temelleri var ve gücümüzü aldığımız ana pazarımızdaki hedeflerimize de kararlılıkla ulaşmak için çalışıyoruz. Tüketicilerimize inovatif ürün ve hizmetlerle ulaşmaya, enerji verimliliği, dijitalleşme, yapay zeka odaklı teknolojilerle onların hayatlarını iyileştirmeye devam edeceğiz.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 21 Apr 2026 13:11:47 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[TÜMKİAD İstanbul il başkanlığı açılışı yoğun katılımla gerçekleşti]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tumkiad-istanbul-il-baskanligi-acilisi-yogun-katilimla-gerceklesti-6725/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tumkiad-istanbul-il-baskanligi-acilisi-yogun-katilimla-gerceklesti-6725/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_63E493-3584FB-93D528-56D557-725A83-53B805.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Programda konuşan Nihat Tanrıkulu, böylesine geniş katılımlı bir organizasyonda gönüldaşlarla bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Tanrıkulu, İstanbullular başta olmak üzere, programa katılan devlet temsilcilerine, bürokratlara, akademisyenlere, sağlık çalışanlarına,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_63E493-3584FB-93D528-56D557-725A83-53B805.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Programda konuşan Nihat Tanrıkulu, böylesine geniş katılımlı bir organizasyonda gönüldaşlarla bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Tanrıkulu, İstanbullular başta olmak üzere, programa katılan devlet temsilcilerine, bürokratlara, akademisyenlere, sağlık çalışanlarına, hukuk camiasına ve iş dünyasına teşekkür etti.Açılışın yalnızca bir idari adım olmadığını vurgulayan Tanrıkulu, bu buluşmanın aynı zamanda ortak hedefler doğrultusunda kenetlenmenin güçlü bir göstergesi olduğunu ifade etti. Gönüllülük ve samimiyet temelinde bir araya gelen katılımcıların, oluşturulan yapının en önemli parçası olduğunu belirtti.TÜMKİAD'ın bu birliktelikle birlikte Türkiye'nin ekonomik, sosyal ve kültürel gelişimine katkı sunacak yeni projelere imza atmayı hedeflediğini kaydeden Tanrıkulu, destek veren herkese şükranlarını sundu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 21 Apr 2026 02:24:36 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Limak 50 yaşında]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/limak-50-yasinda-9200/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/limak-50-yasinda-9200/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_16FD31-BA3933-D64D04-900967-724F55-157C3E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İnşaattan enerjiye, turizmden çimento ve teknolojiye kadar birçok sektörde, dünyanın farklı coğrafyalarında büyük ölçekli projelere imza atan Limak Holding, 50'nci kuruluş yıl dönümünü 17-18 Nisan'da Antalya'da düzenlenen özel bir organizasyonla kutladı. Limak çalışanları&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_16FD31-BA3933-D64D04-900967-724F55-157C3E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İnşaattan enerjiye, turizmden çimento ve teknolojiye kadar birçok sektörde, dünyanın farklı coğrafyalarında büyük ölçekli projelere imza atan Limak Holding, 50'nci kuruluş yıl dönümünü 17-18 Nisan'da Antalya'da düzenlenen özel bir organizasyonla kutladı. Limak çalışanları ile iş, bürokrasi, medya ve sanat dünyasından çok sayıda davetliye Limak Holding Kurucu Başkanları Nihat Özdemir ve Sezai Bacaksız, Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Serhan Bacaksız, Yönetim Kurulu Üyeleri Batuhan Özdemir ve Serdar Bacaksız ev sahipliği yaptı.&nbsp;Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir, yarım asırlık deneyim ve birikimin Limak'ın gelecek 50 yılına ışık tuttuğunu belirtti. Özdemir, "Limak, 50 yıl önce iki yol arkadaşının kurduğu bir hayalle, cesaretle ve büyük bir inançla yola çıktı. Çok güçlü bir mirasla ikinci 50 yılımıza adım atıyoruz. Sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve güçlü yönetişim eksenlerinde 2076'ya uzanan 'Gelecek 50 Yıl'ımıza hep birlikte şekillendiriyoruz." ifadelerini kullandı.&nbsp;"Geleceği birlikte kuracağız"Konuşmasında Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini üstlendiği günden bu yana çok büyük bir yapıya liderlik etmenin sorumluluğunu aldığını vurgulayan Ebru Özdemir, Limak'ın başarısının temelinde değişim ve dönüşüme uyumun yattığını belirtti. Özdemir, şöyle devam etti:"Burada 50 yılı konuşurken en güçlü his şu; bu bir eşik. Önümüzdeki dönemi nasıl kuracağımıza hep birlikte karar verdiğimiz bir an. Yarım asır önce atılan ilk adım bugün Türkiye'den Avrupa'ya, Orta Doğu'dan Afrika'ya on binlerce insanın birlikte ürettiği bir ekosisteme dönüştü. Bu yolculukta bizi ileriye taşıyan şey sadece yaptığımız işler olmadı; birlikte başarma kültürümüz, değişime uyum sağlama cesaretimiz ve güçlü bir aidiyet duygumuz var.&nbsp;Şimdi birikimimizi daha geniş bir etki alanına dönüştürme zamanı. Bu noktada neyi nasıl yaptığımız kadar, neden yaptığımız da her zamanki gibi belirleyici olacak. İkinci kuşak liderler olarak yarım asırlık bu sağlam temelin üzerine uzun zamandır emek verdiğimiz dört yapı taşı olan dijitalleşme, sürdürülebilirlik, sosyal etki ve kurumsallaşmayı ekliyoruz. Biz bunları ayrı başlıklar olarak görmüyor, Limak DNA'sının doğal bir parçası olarak ele alıyoruz. Önümüzdeki 50 yılda geleceği yine birlikte kuracağız.""Hayallerimizden ilerideyiz"Limak'ın 50'nci yıl kutlamasında konuklara hitap eden Limak Holding Kurucu Başkanı Nihat Özdemir, "Yola çıkarken kurduğumuz hayallerin ötesindeyiz. Geriye dönüp baktığımızda gördüğümüz en kıymetli şey, ortaya konan eserlerden önce o eserlerin arkasındaki emek ve birlikte verilen mücadele. Biz Limak'ı kurarken hiçbir zaman sadece ticari bir başarı hedeflemedik. Amacımız ülkemize kalıcı eserler kazandırmak, bu topraklara değer katmaktı. Bugün dünyanın dört yanında altyapı ve yaşam alanlarından köprülere, havalimanlarından stadyumlara kadar yürüttüğümüz projelerde Türk bayrağını dalgalandırmak, bizim için en büyük gurur kaynağı. Şirketi bugünlere getiren en önemli güç ise birlikte çalıştığımız, birlikte üreten Limak ailesidir. 50 yıl önce atılan temelin, aynı değerler ve birlik duygusuyla daha uzun yıllar boyunca yol göstermeye devam edeceğine inanıyorum" diye konuştu."Zorlukları dayanışmayla aştık"Limak'ın temellerini 1976'da atan diğer isim olan Limak Holding Kurucu Başkanı Sezai Bacaksız da "Limak, her zaman dayanışmayla büyüyen, zorlukları birlikte aşan bir yapı oldu. Bugüne kadar elde ettiğimiz kazanımları güçlü kurumsal yapımızla geleceğe taşımak en önemli önceliğimiz. Amacımız, yalnızca bugünü yöneten değil, nesiller boyu varlığını sürdürecek bir yapı oluşturmak. Gelecek 50 yılda da ülkemize değer katan, uluslararası alanda söz sahibi olan ve Türk mühendisliğini küresel ölçekte temsil eden projeler üretmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.&nbsp;Limak Filarmoni'den 50'nci yıl performansıProgramın açılışında Limak Filarmoni Orkestrası ile sahne alan ünlü tenor Murat Karahan, tüm katılımcıların coşkuyla eşlik ettiği mini bir konser verdi. Farklı disiplinlerden isimlerin ilham verici konuşmalarına da ev sahipliği yapan programda; liderlik, dayanıklılık ve değişime uyum gibi başlıklar ele alındı. Pasifik Okyanusu'nu geçen ilk görme engelli gezgin Mitsuhiro Iwamoto, 'Fırtınada Liderlik: Karanlıkta Yol Almak' başlıklı konuşmasında, kendi yolculuğundan örneklerle zorlukların kararlılık ve cesaretle nasıl aşılabileceğini aktardı. Prof. Dr. Acar Baltaş ise 'Teknoloji Çağında Liderlik' başlıklı konuşmasıyla, hızla değişen dünyada yöneticilerin yalnızca teknik bilgiyle değil, insan odaklı yaklaşım ve güçlü iletişim becerileriyle fark yaratabileceğine dikkat çekti.İbrahim Selim'in sunduğu 50'nci Yıl Buluşması programı kapsamında, grubun yarım asırlık serüvenini anlatan belgeselin özel gösterimi yapıldı. Programda, farklı disiplinlerden konuşmacıların yanı sıra Limak çalışanları, kurucuları ve yönetim kurulu üyelerinin de katıldığı özel paneller düzenlendi. Programın finalinde ise Enbe Orkestrası davetlilere unutulmaz bir gece yaşattı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 21 Apr 2026 02:22:45 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Mattel'de yeni üst düzey atamalar]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/mattelde-yeni-ust-duzey-atamalar-9755/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/mattelde-yeni-ust-duzey-atamalar-9755/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F9AE0C-FE53E4-CD7FB3-E35A3A-1204ED-C49E6F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dünyanın önde gelen oyuncak ve aile eğlence şirketlerinden Mattel, EMEA (Avrupa, Orta Doğu ve Afrika) ticari organizasyonunu güçlendirmek ve operasyonel çevikliğini artırmak amacıyla üst düzey yönetimde kritik atamalar yapıldığını duyurdu. Bu stratejik değişiklikler, Başkan ve&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F9AE0C-FE53E4-CD7FB3-E35A3A-1204ED-C49E6F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dünyanın önde gelen oyuncak ve aile eğlence şirketlerinden Mattel, EMEA (Avrupa, Orta Doğu ve Afrika) ticari organizasyonunu güçlendirmek ve operasyonel çevikliğini artırmak amacıyla üst düzey yönetimde kritik atamalar yapıldığını duyurdu. Bu stratejik değişiklikler, Başkan ve Ticari Faaliyetler Başkanı (CCO) Steve Totzke'nin görevini 1 Mayıs 2026 itibarıyla, halen EMEA ve Küresel Doğrudan Tüketiciye Satış Genel Müdürü olan Sanjay Luthra'ya devredeceğinin açıklanmasının ardından geldi.Core Europe Yönetimi Apostolis Karampatzakis'e EmanetHalihazırda Mattel Pan EMEA Pazarları (PEM) Başkan Yardımcısı ve Ülke Müdürü olarak görev yapan Apostolis Karampatzakis, yeni oluşturulan SVP ve Core Europe Başkanı rolüne atandı. Karampatzakis, doğrudan Sanjay Luthra'ya raporlayacak.Karampatzakis, yeni görevinde Birleşik Krallık ve İrlanda, Almanya, Avusturya, İsviçre, Fransa, İtalya, İberya, Benelüks ve Nordik ülkeleri kapsayan Core Europe pazarlarında ticari strateji, perakende dağıtım kanallarının geliştirilmesi ve operasyonel süreçlerin yürütülmesinden sorumlu olacak. Ayrıca Avrupa Amazon ekibi de kendisine bağlı olarak çalışacak. Mattel bünyesinde 25 yılı aşkın deneyime sahip olan Karampatzakis, Avrupa operasyonlarında sürdürülebilir ve kârlı büyüme sağlamadaki güçlü geçmişiyle dikkat çekiyor. Daha önce Avrupa e-ticaret Satış Kıdemli Direktörlüğü ile Almanya, Avusturya ve İsviçre Bölgesel Satış Direktörlüğü görevlerini üstlenen Karampatzakis, son olarak PEM bölgesinin iş hacmini beş yıl içinde iki katına çıkardı. 2024 yılında ise Mattel'in her yıl yalnızca bir kişiye verilen prestijli Chairman's Award ödülünün sahibi oldu.PEM Bölgesi'nin Yönetim Koltuğuna Sebastian Trischler OturuyorÖte yandan, DACH Bölgesi Başkan Yardımcısı ve Ülke Müdürü ile EMEA E-ticaret Başkanı olarak görev yapan Sebastian Trischler, PEM Başkan Yardımcısı ve Ülke Müdürü olarak atandı. Trischler de doğrudan Sanjay Luthra'ya bağlı olarak çalışacak. Sebastian Trischler, Orta ve Doğu Avrupa, Balkanlar, Orta Asya, Orta Doğu ve Afrika'yı kapsayan geniş bir coğrafyada ticari performansın ve günlük operasyonların yönetiminden sorumlu olacak. Bu kapsamda Türkiye dahil olmak üzere şirketin en önemli büyüme pazarlarında ticari strateji, pazar geliştirme ve operasyonel uygulamaları yönetecek. Mattel'de 10 yılı aşkın süredir görev yapan Trischler, Avrupa genelinde yüksek performanslı ekipleri yönetme ve sürdürülebilir büyüme sağlama konusundaki deneyimiyle öne çıkıyor. Şirkete katıldığından bu yana DACH ve Avrupa genelinde artan sorumluluklar üstlenen Trischler, mevcut görevinde EMEA'nın en önemli pazarlarından birini yönetirken Avrupa e-ticaret yapılanmasının dönüşümüne liderlik etti.EMEA'nın Geleceğine Yön Verecek İki LiderSanjay Luthra konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Küresel Ticari İşler Direktörü rolünü üstlenirken, EMEA'da birlikte inşa ettiğimiz yapıdan büyük gurur duyuyorum ve geleceğe dair güçlü bir güven taşıyorum. Apostolis ve Sebastian, operasyonlarımızı daha da modernize edecek ve bu önemli bölgede iş ortaklarımızla birlikte büyük fırsatları hayata geçirecek liderlik, deneyim ve vizyona sahip" ifadelerini kullandı.Apostolis Karampatzakis ise, "Mattel'de 25 yılı aşkın sürenin ardından, Core Europe pazarlarını yöneteceğim bu yeni rolü üstlenmekten onur duyuyorum. Daha odaklı ve yalın stratejilerle Mattel ve iş ortaklarımız için büyümeyi hızlandırmayı hedefliyorum" dedi.Sebastian Trischler de, "PEM bölgesindeki dinamik ve çeşitli ülkelerden oluşan portföyü yönetme fırsatı beni heyecanlandırıyor. Şirketimizin en önemli büyüme pazarlarının potansiyelini ortaya çıkarmayı hedefliyorum" açıklamasında bulundu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 21 Apr 2026 02:12:18 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sabancı Holding, Akçansa'daki hiselerini Heidelberg'e devrediyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sabanci-holding-akcansadaki-hiselerini-heidelberge-devrediyor-7505/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sabanci-holding-akcansadaki-hiselerini-heidelberge-devrediyor-7505/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F1983B-AAC5D7-F828CA-CB1EC2-A26B31-056859.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şirketten yapılan açıklamada, ön alım hakkı bildiriminin, borç ve nakit düzeltmelerine tabi olmak üzere 1,1 milyar dolarlık şirket değeri üzerinden gerçekleştirileceği ifade edildi.Devir işlemlerinin, resmi kurumlar tarafından gerekli onayların verilmesi sonrasında tamamlanacağı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F1983B-AAC5D7-F828CA-CB1EC2-A26B31-056859.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şirketten yapılan açıklamada, ön alım hakkı bildiriminin, borç ve nakit düzeltmelerine tabi olmak üzere 1,1 milyar dolarlık şirket değeri üzerinden gerçekleştirileceği ifade edildi.Devir işlemlerinin, resmi kurumlar tarafından gerekli onayların verilmesi sonrasında tamamlanacağı belirtilen açıklamada, pay devir işleminin tamamlanmasının ardından Sabancı Holding&#39;in Akçansa&#39;da herhangi bir hissesinin kalmayacağı aktarıldı.Açıklamada, Sabancı Holding&#39;den Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamadaki şu ifadelere yer verildi:&#34;28 Ocak tarihli özel durum açıklamamızda, Akçansa Çimento Sanayi ve Ticaret AŞ&#39;de (Akçansa) sahip olduğumuz 76 milyon 35 bin 136 lira 43 kuruş nominal değerli ve Akçansa sermayesinin yüzde 39,72&#39;sini temsil eden payların satışına yönelik olarak, ilişkisiz üçüncü bir taraftan borç ve nakit düzeltmelerine tabi olmak üzere toplam 1 milyar 100 milyon dolar şirket değeri üzerinden bağlayıcı teklif alındığı, söz konusu teklifin şirketimizin tabi olduğu sözleşmesel yükümlülükler ve yasal gereklilikler dikkate alınarak değerlendirileceği kamuoyu ile paylaşılmıştı. Akçansa&#39;nın diğer ana ortağı Heidelberg Materials AG ile şirketimiz arasındaki mevcut sözleşmesel yükümlülükler uyarınca, taraflardan birinin sahip olduğu payları üçüncü bir kişiye devretmek istemesi halinde diğer tarafın devredilecek paylara ilişkin ön alım hakkı bulunmaktadır.Bu kapsamda, Heidelberg Materials AG, borç ve nakit düzeltmelerine tabi olmak üzere, toplam 1 milyar 100 milyon dolar şirket değeri üzerinden alınan söz konusu bağlayıcı teklifi esas alarak ön alım hakkını kullandığını 17 Nisan tarihinde şirketimize bildirmiştir. Pay devir bedeli, Sabancı Holding&#39;in yüzde 39,72 oranındaki paylarına karşılık gelen tutar olacaktır. Devir işlemleri, Rekabet Kurumu onayı ve diğer yasal gerekliliklerin yerine getirilmesini takiben tamamlanacaktır. Pay devir işleminin tamamlanmasının ardından Şirketimizin Akçansa&#39;da herhangi bir hissesi kalmayacaktır.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 20 Apr 2026 10:45:45 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Girişimler ile kurumsal tecrübenin "Kesişim" noktası için başvurular başladı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/girisimler-ile-kurumsal-tecrubenin-kesisim-noktasi-icin-basvurular-basladi-3379/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/girisimler-ile-kurumsal-tecrubenin-kesisim-noktasi-icin-basvurular-basladi-3379/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E75879-FB3E28-1D8E20-BE3F42-FE0EB7-C4823D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kurumsal dünyada dijital dönüşüm ihtiyacı her geçen gün daha somut ve acil hale geliyor. Türkiye girişimcilik ekosisteminin en önemli oyuncularından olan Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi (BTM) de geliştirdiği çözümlerle bu dönüşümün itici gücü olma konumunu daha da güçlendiriyor.&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E75879-FB3E28-1D8E20-BE3F42-FE0EB7-C4823D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kurumsal dünyada dijital dönüşüm ihtiyacı her geçen gün daha somut ve acil hale geliyor. Türkiye girişimcilik ekosisteminin en önemli oyuncularından olan Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi (BTM) de geliştirdiği çözümlerle bu dönüşümün itici gücü olma konumunu daha da güçlendiriyor. BTM'nin yürüttüğü "Kesişim" programı kurumsal firmaların somut ihtiyaçları ile girişimlerin çözüm üretme kapasitesini doğrudan bir araya getiriyor.&nbsp;Klasik hızlandırma modellerinin ötesine geçerek iş birliğini ticari çıktıya dönüştürmeyi hedefleyen program, kurumsal tecrübe ile girişimcilik çevikliğini aynı zeminde buluşturmayı hedefleyen yeni nesil bir açık inovasyon modeli sunuyor. İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) desteği ve İstanbul Ticaret Odası (İTO) ortaklığıyla, Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi (BTM) yürütücülüğünde gerçekleştirilen program için startup başvuruları başladı ve 8 Mayıs'a kadar başvuru toplanmaya devam edecek.Kesişim'i benzer programlardan ayrıştıran temel unsurun, kurumların gerçek ve tanımlı ihtiyaçlarına girişimlerin doğrudan çözüm sunmaları olduğunu belirten BTM Genel Müdürü Önder Kul, "Bu yaklaşım, programın paydaş yapısına da doğrudan yansıyor. Arzum, Doğuş Teknoloji, Döhler, Eczacıbaşı, Emlak Konut, Fuzul Holding, Gen Koleji, Happy Center, Kayacan Holding, Koçpa, Miniso Türkiye, Motor Aşin, Sesinoks, Türk Hava Yolları, Türksat ve Zorlu Holding-Vestel gibi farklı sektörlerden güçlü kurumlar, belirledikleri ihtiyaç alanlarıyla programa aktif olarak dahil oluyor. Bu sayede girişimler, teorik değil doğrudan sahaya karşılık gelen problemler üzerinde çalışma fırsatı buluyor" dedi.&nbsp;Sonuç odaklı programProgramın kurgusunun "sonuç odaklılık" üzerine inşa edildiğini belirten Kul, "Süreç, kurumsal firmaların ihtiyaçlarının detaylı analiz edildiği çalıştaylarla başlıyor. Ardından seçilen girişimler; odak grup toplantıları, teknik ve hukuki değerlendirmelerle olgunlaştırılarak kurumlarla stratejik eşleşmelere hazırlanıyor. Başarılı bulunan girişimler, program sonunda gerçekleştirilen Demo Day ve Başarı Lansmanı ile projelerini anlatıyor. Kesişim, girişimler açısından yalnızca görünürlük sağlayan bir platform değil; doğrudan müşteriyle temas kurma, ürününü gerçek koşullarda test etme ve en önemlisi ölçeklenebilir bir iş modeline dönüşme fırsatı anlamına geliyor" dedi.&nbsp;Başvuru sonrası seçilecek startuplarda "Kurumsal firmaların ihtiyaçlarına yönelik çözüm üretebilen", "Ürün veya hizmeti pilot uygulamaya hazır bulunan", "Kurumsal iş birlikleriyle büyümeyi ve ölçeklenmeyi hedefleyen", "Entegrasyon ve uyarlama yapabilecek esnek teknoloji mimarisi bulunan" ve "Teknoloji ve inovasyon odaklı girişimler" özellikle dikkate alınacak.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 20 Apr 2026 08:51:14 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türk özel sektörünü yatırım için El Salvador'a davet etti:]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-ozel-sektorunu-yatirim-icin-el-salvadora-davet-etti-4070/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-ozel-sektorunu-yatirim-icin-el-salvadora-davet-etti-4070/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BF34EB-F2C264-64931B-FFE4B1-2E90AA-84554D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ulloa, Anadolu Ajansının (AA) &#34;Global İletişim Ortağı&#34; olduğu Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2026&#39;ya katılmak üzere geldiği Antalya&#39;da AA muhabirine açıklamada bulundu.Türkiye ve El Salvador arasındaki diplomatik ilişkilerin &#34;son derece iyi durumda&#34; olduğunu belirten&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BF34EB-F2C264-64931B-FFE4B1-2E90AA-84554D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ulloa, Anadolu Ajansının (AA) &#34;Global İletişim Ortağı&#34; olduğu Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2026&#39;ya katılmak üzere geldiği Antalya&#39;da AA muhabirine açıklamada bulundu.Türkiye ve El Salvador arasındaki diplomatik ilişkilerin &#34;son derece iyi durumda&#34; olduğunu belirten Ulloa, &#34;Biz Ankara&#39;da büyükelçiliğimizi açtık, Türkiye de San Salvador&#39;da büyükelçiliğini açtı. Temel olarak siyasi arenada birbirimizi destekleme ve bu sürecin bir parçası olma sorumluluğunu üstlenme konusunda çeşitli konuları görüştük.&#34; değerlendirmesinde bulundu.Ulloa, iki ülkenin coğrafi benzerliğine dikkati çekerek, &#34;Türkiye&#39;nin durumunda, bir yandan Avrupa&#39;nın, bir yandan da Asya&#39;nın parçası olması söz konusu. El Salvador&#39;un durumunda ise Kuzey Amerika ile Güney Amerika arasında doğal bir köprü konumundayız ve Pasifik Okyanusu ile Atlantik Okyanusu&#39;nu birbirine bağlıyoruz.&#34; diye konuştu.Bu durumların iki ülkeye farklı topluluklarla paylaşım yapma fırsatı verdiğini aktaran Ulloa, &#34;Bu bakımdan, Türkiye hükümetinin tutumunu örnek alıyoruz. Dolayısıyla uluslararası toplumdaki rolünüzü çok yakından takip ediyoruz.&#34; ifadelerini kullandı.Ulloa, Türkiye ile ekonomik ilişkilerin güçlendiğine ve özel şirketlerin El Salvador&#39;daki yatırımlarına değinerek, &#34;Türk özel sektörüne çok minnettarız ve onları jeotermal enerji gibi diğer alanlarda da çalışmaya ülkemize davet ediyoruz.&#34; dedi.El Salvador Devlet Başkanı Nayib Bukele&#39;nin liderliğinde ülkesinin değişime uğradığını kaydeden Ulloa, özellikle ülkesinde yolsuzluk ve güvenlik alanında ciddi gelişmeler olduğunu söyledi.Ulloa, ADF&#39;nin &#34;ağ kurma, insanlarla tanışma ve ilişkileri güçlendirme&#34; konusunda bir fırsat olduğunu belirterek, dün Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile katıldığı bir panelde, uluslararası arenada sahiplenme konusunu ve bölgesel girişimlerin sorunları nasıl çözebileceğini değerlendirdiklerini ifade etti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 19 Apr 2026 13:07:20 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Kesişim" programı için startup başvuruları başladı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kesisim-programi-icin-startup-basvurulari-basladi-1833/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kesisim-programi-icin-startup-basvurulari-basladi-1833/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A45341-948A68-C9D213-AA4C74-61A87E-EA97B3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />BTM&#39;den yapılan açıklamaya göre, kurumsal dünyada dijital dönüşüm ihtiyacı her geçen gün daha somut ve acil hale geliyor. Türkiye girişimcilik ekosisteminin önemli oyuncularından olan BTM de geliştirdiği çözümlerle bu dönüşümün itici gücü olma konumunu daha da güçlendiriyor.BTM'nin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A45341-948A68-C9D213-AA4C74-61A87E-EA97B3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />BTM&#39;den yapılan açıklamaya göre, kurumsal dünyada dijital dönüşüm ihtiyacı her geçen gün daha somut ve acil hale geliyor. Türkiye girişimcilik ekosisteminin önemli oyuncularından olan BTM de geliştirdiği çözümlerle bu dönüşümün itici gücü olma konumunu daha da güçlendiriyor.BTM'nin yürüttüğü &#34;Kesişim&#34; programı kurumsal firmaların somut ihtiyaçları ile girişimlerin çözüm üretme kapasitesini doğrudan bir araya getiriyor.Klasik hızlandırma modellerinin ötesine geçerek işbirliğini ticari çıktıya dönüştürmeyi hedefleyen program, kurumsal tecrübe ile girişimcilik çevikliğini aynı zeminde buluşturmayı hedefleyen yeni nesil bir açık inovasyon modeli sunuyor.Başvuru sonrası seçilecek startuplarda kurumsal firmaların ihtiyaçlarına yönelik çözüm üretebilen, ürün veya hizmeti pilot uygulamaya hazır bulunan, kurumsal işbirlikleriyle büyümeyi ve ölçeklenmeyi hedefleyen, entegrasyon ve uyarlama yapabilecek esnek teknoloji mimarisi bulunan ve teknoloji ve inovasyon odaklı girişimler özellikle dikkate alınacak.- &#34;Girişimler, teorik değil doğrudan sahaya karşılık gelen problemler üzerinde çalışma fırsatı buluyor&#34;Açıklamada görüşlerine yer verilen BTM Genel Müdürü Önder Kul, &#34;Kesişim&#34;i benzer programlardan ayrıştıran temel unsurun, kurumların gerçek ve tanımlı ihtiyaçlarına girişimlerin doğrudan çözüm sunmaları olduğunu belirterek, bu yaklaşımın programın paydaş yapısına da doğrudan yansıdığını ifade etti.Farklı sektörlerden güçlü kurumların belirledikleri ihtiyaç alanlarıyla programa aktif olarak dahil olduğunu kaydeden Kul, &#34;Bu sayede girişimler, teorik değil, doğrudan sahaya karşılık gelen problemler üzerinde çalışma fırsatı buluyor.&#34; değerlendirmesinde bulundu.Kul, programın kurgusunun &#34;sonuç odaklılık&#34; üzerine inşa edildiğini belirterek, sürecin kurumsal firmaların ihtiyaçlarının detaylı analiz edildiği çalıştaylarla başladığını ve seçilen girişimlerin odak grup toplantıları, teknik ve hukuki değerlendirmelerle olgunlaştırılarak kurumlarla stratejik eşleşmelere hazırlandığını anlattı.Başarılı bulunan girişimlerin program sonunda gerçekleştirilen Demo Day ve Başarı Lansmanı ile projelerini anlattığını aktaran Kul, &#34;Kesişim, girişimler açısından yalnızca görünürlük sağlayan bir platform değil, doğrudan müşteriyle temas kurma, ürününü gerçek koşullarda test etme ve en önemlisi ölçeklenebilir bir iş modeline dönüşme fırsatı anlamına geliyor.&#34; ifadelerini kulandı.Bu arada, &#34;Kesişim&#34; programı için 8 Mayıs'a kadar başvuru toplanmaya devam edecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 19 Apr 2026 11:44:28 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Üçay Mühendislik'in ulusal kredi notu A+ oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ucay-muhendislikin-ulusal-kredi-notu-a-oldu-1987/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ucay-muhendislikin-ulusal-kredi-notu-a-oldu-1987/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6386DD-510B67-E10722-33B9C0-395F48-A399AE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Enerji, elektromekanik, iklimlendirme ve e-mobilite alanlarındaki faaliyetleri ile sürdürülebilir ekonomiye katkı sağlayan Üçay Mühendislik, yüksek ulusal kredi notuyla dikkat çekti. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu JCR Eurasia Rating, Üçay Mühendislik'in &#39;Uzun Vadeli Ulusal&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6386DD-510B67-E10722-33B9C0-395F48-A399AE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Enerji, elektromekanik, iklimlendirme ve e-mobilite alanlarındaki faaliyetleri ile sürdürülebilir ekonomiye katkı sağlayan Üçay Mühendislik, yüksek ulusal kredi notuyla dikkat çekti. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu JCR Eurasia Rating, Üçay Mühendislik'in &#39;Uzun Vadeli Ulusal Kurum Kredi Rating Notu&#39;nu A+ (tr) olarak teyit etti. 'Kısa Vadeli Ulusal Kurum Kredi Rating Notu' J1 (tr), Uzun Vadeli Uluslararası Yabancı Para ve Yerel Para Kurum Kredi Rating Notları ise BB oldu.Üçay Mühendislik İcra Kurulu Başkanı ve CEO'su Turan Şakacı, JCR Eurasia Rating tarafından teyit edilen kredi notuna ilişkin değerlendirmesinde, "Ulusal uzun vadeli kredi notumuzun A+ (tr) seviyesinde teyit edilmesi, finansal yapımızın dayanıklılığını ve sürdürülebilir büyüme yaklaşımımızın doğruluğunu ortaya koyuyor. Enerji, elektromekanik ve e-mobilite alanlarında artan talebi doğru stratejilerle yöneterek operasyonel kârlılığımızı korumayı sürdürüyoruz. Önümüzdeki dönemde de güçlü bilanço yapımız, yaygın hizmet ağımız ve stratejik yatırımlarımızla büyümemizi istikrarlı şekilde devam ettirmeyi hedefliyoruz" dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 18 Apr 2026 13:12:03 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[TÜGİK'te yeni dönem]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tugikte-yeni-donem-3132/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tugikte-yeni-donem-3132/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_44EC47-B085E7-5E523F-C68B21-C27D85-AC726E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Genel kurul sonrası değerlendirmelerde bulunan TÜGİK Başkanı Arda Yurtsever, konfederasyonun yeni dönemde daha güçlü bir iletişim ağı kurmayı ve üyeler arasındaki ticareti artırmayı hedeflediğini belirterek şu ifadeleri kullandı: "Biz TÜGİK'i sadece toplantılar yapan bir yapı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_44EC47-B085E7-5E523F-C68B21-C27D85-AC726E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Genel kurul sonrası değerlendirmelerde bulunan TÜGİK Başkanı Arda Yurtsever, konfederasyonun yeni dönemde daha güçlü bir iletişim ağı kurmayı ve üyeler arasındaki ticareti artırmayı hedeflediğini belirterek şu ifadeleri kullandı: "Biz TÜGİK'i sadece toplantılar yapan bir yapı olarak değil, üyelerimizin birbirleriyle iş yaptığı, birbirine danıştığı ve birbirine yol açtığı güçlü bir iş dünyası platformu haline getirmek istiyoruz. Farklı şehirlerden ve sektörlerden gelen iş insanlarımızın aynı çatı altında olması büyük bir güç. Bu gücü doğru kullanarak üyelerimiz arasında ticareti artıran, iş birliğini büyüten ve ortak projeler üreten bir TÜGİK hedefliyoruz. Bu dönemin en önemli başlığı birlik, beraberlik ve dayanışma olacak."Genel kurulun ardından TÜGİK tarafından düzenlenen B2B ve iş birliği organizasyonu kapsamında, Türkiye'nin farklı illerinden gelen iş insanları bir araya geldi. Etkinlik süresince kurulan stant alanlarında üye dernekler ve firmalar faaliyetlerini tanıtma fırsatı bulurken, gün boyunca iş görüşmeleri ve networking toplantıları gerçekleştirildi. Farklı sektörlerden firmalar arasında yeni iş bağlantılarının kurulduğu organizasyonda, ortak projeler ve ticari iş birlikleri üzerine önemli temaslar sağlandı. Etkinlik, gala gecesi ile sona erdi. TÜGİK yönetimi, önümüzdeki dönemde üyeler arasında ticareti ve iş birliğini artırmaya yönelik organizasyonlara ağırlık verileceğini ve konfederasyonun iş dünyasında daha etkin bir platform haline gelmesi için çalışmaların sürdürüleceğini belirtti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 17 Apr 2026 19:34:04 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[GYİAD, yatırımcılar ve girişimcileri buluşturdu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gyiad-yatirimcilar-ve-girisimcileri-bulusturdu--3455/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gyiad-yatirimcilar-ve-girisimcileri-bulusturdu--3455/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_495F41-70542D-D211D6-C6AB0A-22E1E6-6FE8D1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bu sene 40. yılını kutlayan Genç Yönetici ve İş İnsanları Derneği'nin (GYİAD) gelenekselleşen etkinliklerinden biri haline gelen "Yarının Kahvaltısı", yatırımcılar ve girişimcileri bir araya getirirken; fikirlerin buluştuğu, yeni iş birliklerinin temellerinin atıldığı ve ortak&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_495F41-70542D-D211D6-C6AB0A-22E1E6-6FE8D1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bu sene 40. yılını kutlayan Genç Yönetici ve İş İnsanları Derneği'nin (GYİAD) gelenekselleşen etkinliklerinden biri haline gelen "Yarının Kahvaltısı", yatırımcılar ve girişimcileri bir araya getirirken; fikirlerin buluştuğu, yeni iş birliklerinin temellerinin atıldığı ve ortak vizyonun şekillendiği bir platform oluşturdu.'Yatırım artık bir finansal karar değil, bir gelecek tasarımı'GYİAD Yönetim Kurulu Başkanı Başak Öğütken Çetinkaya, açılış konuşmasında etkinliğin girişimcilik ekosistemi açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek, yatırım dünyasının dönüşümüne vurgu yaptı:"Yarının Kahvaltısı buluşmamız, yatırımcılarla girişimcileri aynı masada buluşturan, yeni fikirlerin ve trendlerin paylaşıldığı çok kıymetli bir platform. Her yıl büyüyen bu buluşma, yalnızca bir etkinlik değil; aynı zamanda girişimcilik ekosisteminin nabzını tuttuğumuz, birlikte düşündüğümüz ve birlikte yön belirlediğimiz bir alan. Bugün yatırım almak ya da yapmak artık sadece finansal bir karar değil; aynı zamanda bir gelecek tasarımı. Çünkü yatırımın odağında artık yalnızca rakamlar değil; vizyon, etki ve sürdürülebilir değer yaratma kapasitesi var. Bu nedenle girişimcilik ekosisteminde kurulan her bağ, geliştirilen her fikir ve kurulan her iş birliği, aslında geleceğin ekonomik yapısına yapılan bir katkı anlamına geliyor. GYİAD olarak biz, yarınlar için bugünden sorumluluk alıyor ve harekete geçiyoruz. 40. yılımızı kutladığımız bu dönemde de, girişimcilik ekosisteminin büyümesini destekleyen, genç iş insanlarını bu dönüşümün aktif bir parçası haline getiren platformlar yaratmayı sürdürüyoruz."'Yapay zekâ çağında asıl mesele, düşünmeye devam edebilmek'GYİAD Girişimcilik Çalışma Grubu Eşbaşkanları Ahmet Başarır, Ahmet İstif ve Barış Konca liderliğinde düzenlenen 'Yarının Kahvaltısı' etkinliğinin ana konuşmacısı, teknoloji yazarı ve trend avcısı Serdar Kuzuloğlu, yapay zekânın iş dünyası ve insan üzerindeki etkilerine farklı bir perspektiften yaklaşarak, teknolojinin sunduğu kolaylıkların beraberinde getirdiği risklere dikkat çekti:"Yapay zekâyı bugün ağırlıklı olarak büyük verileri özetlemek, hız kazanmak ve işleri kolaylaştırmak için kullanıyoruz. Kritik bir noktayı vurgulayalım: İçgörü, insan beyninin basitleştirilmiş, hazmedilebilir veri ihtiyacının ürünüdür, ürettiği bir şeydir. Yapay zeka ise aksine öğrenebilmek adına hep daha fazlasını ister. Düşünme sürecini tamamen dışsallaştırırsak, bütünü anlama ve yorumlama kapasitemizi de kaybetme riskiyle karşı karşıya kalırız&hellip; Önümüzdeki dönemde asıl mesele; yapay zekânın ne kadar geliştiği değil, insanın bu gelişim karşısında kendini nasıl konumlandırdığı olacak. Gelecek senaryoları düşünme tembelliği, zihinsel huzursuzluk, kimlik ve amaç kaybı gibi bazı risklerden söz ediyor. Büyük fırsat alanını da görmezden gelmeyelim. Merak eden, öğrenmeye devam eden, sorun çözen ve yaratıcı kalabilen insan için bu çağ, çok daha büyük imkanlar sunuyor. İnsan, tüm bu dönüşümün merkezinde olmaya devam edecek."'Yeni nesil yatırımın odağında kurucu ekip var'GYİAD Girişimcilik Çalışma Grubu Eş Başkanı Barış Konca moderatörlüğünde gerçekleşen&nbsp; 'Unicorn Fabrikası: Oyun, AI ve Türkiye'den Çıkan Güç' başlıklı panelde, yatırım dünyasının değişen dinamikleri ele alındı.e2vc Genel Ortağı Enis Hulli, girişimcinin karakteristik özelliklerinin belirleyiciliğine dikkat çekerek şunları söyledi:"Bugün yatırım kararlarında ürün ya da finansallar kadar, hatta çoğu zaman onlardan daha fazla kurucu ekip belirleyici. Biz girişimcilerde belirli bir zihniyet arıyoruz. Girdiği her ortamda ilk yüzde 1'e girebilen, konfor alanının dışında kalabilen, farklı sektörleri denemekten çekinmeyen bir yapı önemli. Bunun yanında sürekli daha iyisini isteyen, bulunduğu noktadan hiçbir zaman tam anlamıyla memnun olmayan, hız konusunda neredeyse 'yarın yokmuş' gibi hareket edebilen bir yaklaşım arıyoruz. Başarılı girişimciler genellikle her şeyi kontrol edebileceğini düşünür, hataları da sahiplenir ve sorumluluğu başkasına değil kendisine yazar. Bu bakış açısı, onları sürekli gelişime zorlayan en kritik unsur."&nbsp;Principal at Arcadia Gaming Partners Sabahat Gümüştaş ise yatırım dünyasında değişen önceliklere vurgu yaptı:"Artık sadece ürüne yatırım yapılan bir dönemden geçmiyoruz. Ürünler çok hızlı kopyalanabiliyor. Asıl farkı yaratan; doğru ekip, doğru pazarlama ve müşteriyle kurulan güçlü bağ. Bununla birlikte, tekrar eden işleri otomatikleştirebilen teknolojiler ve ekipler yatırımın odağında. Önümüzdeki dönemde özellikle hi-tech ve biotech alanlarında çok daha büyük bir ivme göreceğiz. Bundan 10 yıl sonra kişiye özel kanser ilaçlarını konuşacağız bence&hellip;"'Geleceğin kazananları, deneyim ile çevikliği buluşturanlar olacak'GYİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mustafa Kemal Sözkesen moderatörlüğünde gerçekleşen "Bugünden Yarına" panelinde ise değişim çağında liderlik, öğrenme ve adaptasyon konuları ele alındı.SEDEFED Yönetim Kurulu Başkanı Emine Erdem, iş dünyasında dönüşen yetkinliklere dikkat çekti:"Bugün deneyim hâlâ değerli ama tek başına yeterli değil. Asıl farkı yaratan; ne kadar hızlı öğrenebildiğimiz ve öğrendiklerimizi ne kadar hızlı güncelleyebildiğimiz. Girişimciler için cesaret ve hız ne kadar önemliyse, yatırımcılar için deneyimle gelen öngörü o kadar kritik. Geleceğin kazananları ise bu iki dünyayı dengeleyebilenler olacak."Dijital Medya Girişimcisi ve Teknoloji Habercisi Çiçek Çizmeci ise içerik ekonomisi ve yapay zekâ etkisine değinerek şunları söyledi:"Bugün değerli içerik, insanların hızlıca öğrenebildiği ve merakını tetikleyen içerik. Yapay zekâ ile üretilen içeriklere olan ilgi de farklılaşıyor. 2026'nın en önemli başlıklarından biri 'agentic' yapılar olacak. Bu dönüşüm iş gücünü de değiştiriyor. Ancak tüm bu değişimin merkezinde insan var. Önemli olan, bu teknolojileri iyilik için kullanabilmek."GYİAD'ın düzenlediği "Yarının Kahvaltısı" etkinliği; Ana Sponsor İyzico; Altın Sponsorlar BAIC Hukuk, Fatih Denetim, Kitu, Mirage Park Resort, Ticimax, QNB Türkiye; Gümüş Sponsorlar BWA Digital, EÇE Enerji, Medipera, Tahsildaroğlu, Tellioğlu; Sağlıklı Yaşam Destekçileri PİN Drinks ve Wefood'un destekleriyle gerçekleşti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 17 Apr 2026 19:31:03 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[iş dünyası nakit ve teknolojiye sığınıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/is-dunyasi-nakit-ve-teknolojiye-siginiyor-2338/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/is-dunyasi-nakit-ve-teknolojiye-siginiyor-2338/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_711CA9-112029-6B54A9-1338FE-515146-DE2BB3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul merkezli, yerli ve özgün yapısıyla 150&#39;den fazla ülkeyi kapsayan bir ağa sahip olan araştırma şirketi AGS Global; 8-10 Nisan 2026 tarihleri arasında Türkiye'nin önde gelen şirketlerinden 110 üst düzey yöneticilerin katılımıyla gerçekleştirdiği &#34;Jeopolitik Fay&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_711CA9-112029-6B54A9-1338FE-515146-DE2BB3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul merkezli, yerli ve özgün yapısıyla 150&#39;den fazla ülkeyi kapsayan bir ağa sahip olan araştırma şirketi AGS Global; 8-10 Nisan 2026 tarihleri arasında Türkiye'nin önde gelen şirketlerinden 110 üst düzey yöneticilerin katılımıyla gerçekleştirdiği &#34;Jeopolitik Fay Hatlarında İş Dünyası: İran-İsrail Geriliminin Türkiye Ekonomisine Etkileri&#34; başlıklı raporunu yayımladı. Rapor; savaşın gölgesinde artan maliyet şoklarını, stagflasyon riskini ve iş dünyasının geliştirdiği &#39;yeni normal&#39; stratejilerini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.Krizin Etki Yarıçapı Derinleşiyor: Kalıcı Barış Beklentisi Zayıf&nbsp;Araştırmaya katılan şirketlerin %36.4&#39;ü savaşın oluşturduğu krizden yüksek düzeyde, bir diğer %36.4&#39;ü ise orta düzeyde etkilendiğini belirtiyor.&nbsp;İş dünyası krizin süresi konusunda karamsar; %63.6&#39;sı dalgalanmaların 2026 sonuna kadar devam edeceğini, %18.2&#39;si ise yıllarca sürecek yepyeni bir &#39;kriz normaline&#39; girildiğini öngörüyor. Sadece %18.2&#39;lik kesim 3 ay içinde normalleşme bekliyor.Çatışmalara haklılık penceresinden bakıldığında; %45.5&#39;i İran ve bölge aktörlerinin reaksiyonunu daha haklı bulurken, %36.4&#39;ü süreci tamamen bölgesel hegemonya mücadelesi olarak görüyor. %18.2 tüm tarafları haksız buluyor, İsrail ve ABD politikalarını haklı bulanların ise olmadığı görülüyor.15 günlük ateşkesin kalıcı barışa dönüşüp dönüşmeyeceği sorusuna ise şirketlerin %54.6&#39;sı &#34;Hayır&#34;, %18.2&#39;si &#34;Evet&#34; yanıtını verirken, %27.3&#39;ü kararsız.Asıl Tehdit Lojistik Değil; Enerji Şoku ve Talep Daralması&nbsp;Medyada öne çıkan lojistik krizi iş dünyası için %9.1 ile arka planda kalırken; asıl merkez üssünün enerji maliyetleri ve daralan pazarlar olduğu görülüyor.Bu doğrultuda öncelikli tehditler; %36.4 enerji ve girdi maliyetlerindeki ani artış, %27.3 bölgesel pazarlardaki talep daralması, %18.2 finansal piyasalar ve kur volatilitesi olarak sıralanıyor. Katılımcıların %9.1 ise henüz tehdit hissetmiyor.Kâr Marjı Mengenesinde Sıkışma&nbsp;Petrolün 120 dolar bandını zorlaması maliyetleri doğrudan vurdu. Şirketlerin %63.7&#39;si üretim/operasyon maliyetlerinde %6 ile %30&#39;un üzerinde artış yaşadı. Maliyet artış dağılımına bakıldığında; %36.4&#39;ü %0-5, %36.4&#39;ü %6-15, %9.1&#39;i %16-30, %18.2&#39;si %30&#39;dan fazla maliyetlerinin arttığını ifade ediyor.Ancak maliyetleri fiyatlara yansıtma kabiliyeti oldukça zayıf. Şirketlerin %36.4&#39;ü rekabet koşulları nedeniyle maliyetleri fiyatlara yansıtamıyor ve kâr marjından eritiyor %27.3&#39;ü henüz yansıtmadı ancak planlıyor, %18.2&#39;si kısmen yansıtabildi. Sadece %18.2&#39;si maliyet artışını fiyatlara tamamen yansıtabilmiş durumda.Stagflasyon Alarmları Çalıyor: OVP Hedefine Güven AzaldıDiğer yandan, makroekonomik beklentilerdeki bozulma çarpıcı seviyede.Şirketlerin %72.8&#39;i faaliyet gösterdikleri sektörlerde &#34;stagflasyon&#34; riskini kritik (%36.4) veya orta (%36.4) düzeyde hissediyor.İş dünyasının %90.9&#39;u, mevcut kriz ışığında OVP&#39;nin 2026 yılı için öngördüğü %16&#39;lık enflasyon hedefinin tutmayacağına inanıyor.&nbsp;Katılımcıların %45.5&#39;i hedefin güncellenmesi gerektiğini, %27.3&#39;ü uzağında kalınacağını, diğer %27.3&#39;ü ise üzerinde kalınacağını savunuyor. Hedefe inananların oranı sadece %9.1.Kurumsal Reaksiyon: Şirketler Nakde Dönüyor&nbsp;Peki, şirketler bu kriz ortamında ne yapıyor? 2026 büyüme ve ciro hedeflerinde %45.5&#39;lik kesim panik yapmadan sene başı hedeflerini koruyor. %36.4&#39;ü izlemede kalırken, sadece %18.2&#39;si hedeflerini aşağı yönlü revize etti.2026&#39;nın ikinci yarısındaki temel öncelikler ise net. Şirketler en çok nakit akışını yönetmek ve borçluluğu azaltmak (%36.4) ile yeni pazarlara açılarak bölge riskini dağıtmaya (%36.4) odaklanıyor. Bunu dijitalleşme ve yapay zekâ ile verimlilik arayışı (%18.2) izliyor.Dirençli Yatırımcı: Krizde Teknolojiye Sığınmak&nbsp;Karamsar makro tabloya rağmen, %72.8&#39;lik dirençli bir yatırımcı kitlesi de söz konusu. Şirketlerin %54.6&#39;sı yatırımlarına aynen devam ederken, %18.2&#39;si kapasite artışı yerine &#34;teknoloji odaklı zorunlu&#34; yatırımlar yapıyor. Yatırımları 2027&#39;ye erteleyenlerin oranı %18.2, bütçeyi yarı yarıya küçültenlerin oranı ise sadece %9.1.Türkiye İçin Yeni Rotalar, Fırsatlar ve Diplomatik Beklentiler&nbsp;İş dünyası, Ortadoğu bağımlılığının risklerini dağıtmak için Amerika ve ASEAN pazarlarına agresif bir yöneliş içinde. Çatışma sahasında rüştünü ispatlamış İHA/SİHA ve savunma sanayii ürünlerine artan talep ve alternatif tedarik arayışında Türkiye&#39;nin kilit bir &#34;Enerji Merkezi&#34; olma şansı öne çıkan fırsatlar.İş dünyası bu diplomatik pozisyonda taraf olmak istemiyor: %54.6&#39;lık kesim Türkiye&#39;nin insani diplomasi ve aktif arabulucu rolü üstlenmesini bekliyor. %27.3&#39;ü Batı ile entegrasyonu riske atmadan dengeli politika, %9.1&#39;i sınır güvenliğine odaklanma, diğer %9.1&#39;i ise tamamen tarafsız kalarak ticari çıkarlara odaklanma talep ediyor.Türkiye&#39;nin üretim üssü olarak bu süreçten kazançlı çıkması için kamudan beklentiler de sıralandı: İlk sırada vergi yükünün hafifletilmesi ve istihdam teşvikleri (%45.5) gelirken, bunu finansmana erişim/kredi maliyetlerinin düşürülmesi (%27.3), yeni ticaret rotalarının hızlandırılması (%18.2) ve ihracatçıya özel enerji sübvansiyonları (%9.1) takip ediyor.Araştırmayı yorumlayan AGS Global Kurucusu ve CEO&#39;su Ahmet Güler'in görüşleri ise şöyle: &#34;Gerçekleştirdiğimiz bu geniş kapsamlı araştırma, jeopolitik krizlerin şirket bilançolarına nasıl bir maliyet şoku olarak yansıdığını tüm netliğiyle gösteriyor. Kâr marjları, artan maliyetler ile fiyatlama gücü eksikliği arasındaki &#39;mengenede&#39; erirken; enflasyon beklentilerindeki bozulma ile stagflasyon riski iş dünyasının kapısına dayanmış durumda."Ancak en dikkat çekici bulgumuz, şirketlerimizin sergilediği eşsiz mikro dirençtir. Yatırım kararlılığından taviz vermeyen %72.8&#39;lik kesim, çözümü frene basmakta değil; teknolojiye yatırım yapmakta, nakit akışını disipline etmekte ve Amerika ile ASEAN gibi yeni rotalarla riskleri dağıtmakta buluyor. Kamunun bu aşamada özellikle vergi yüklerini hafifleterek ve finansmana erişimi kolaylaştırarak bu direnci desteklemesi, Türkiye&#39;nin krizden &#39;kazanan bir üretim ve enerji üssü&#39; olarak çıkmasının en kritik anahtarı olacak.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 16 Apr 2026 08:46:46 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Saat&Saat'te üst düzey atamalar]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/saatsaatte-ust-duzey-atamalar-96/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/saatsaatte-ust-duzey-atamalar-96/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_85D071-2C7EA2-07AC61-8BE83B-3DB30E-1F4877.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dünyaca ünlü markaların Türkiye'deki tek yetkili distribütörü olan Saat&amp;Saat, büyüme stratejisi ve kurumsallaşma vizyonu kapsamında üst yönetim yapılanmasını güçlendirmeye yönelik önemli adımlar atıyor. Bu kapsamda, Nisan ayı itibariyle Saat&amp;Saat'e Genel Müdür Yardımcısı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_85D071-2C7EA2-07AC61-8BE83B-3DB30E-1F4877.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dünyaca ünlü markaların Türkiye'deki tek yetkili distribütörü olan Saat&amp;Saat, büyüme stratejisi ve kurumsallaşma vizyonu kapsamında üst yönetim yapılanmasını güçlendirmeye yönelik önemli adımlar atıyor. Bu kapsamda, Nisan ayı itibariyle Saat&amp;Saat'e Genel Müdür Yardımcısı olarak katılan, farklı sektörlerde edindikleri kapsamlı deneyim ve liderlik bakış açılarıyla öne çıkan Tuğba Gilan ve Can Kalafat, aynı zamanda İcra Kurulu Üyesi olarak görev alacak.Boğaziçi Üniversitesi Kimya Mühendisliği mezunu olan Tuğba Gilan, MBA derecesini Kanada'da tamamladı. Kariyerine ilaç sektöründe başlayan Gilan, satış ve pazarlama alanlarında üstlendiği farklı sorumlulukların ardından Eczacıbaşı bünyesinde portföy yönetimi ve pazarlama alanlarında yönetsel roller üstlendi. Sonrasında Abdi İbrahim'de uluslararası pazarlarda pazarlama ve analitik süreçlerin yönetimini üstlenen Gilan, Karaca'da Uluslararası Pazarlar, Portföy ve Kategori Geliştirme ile Planlama alanlarından sorumlu Direktör olarak görev yaptı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen Avrupa Birliği destekli bir projede Global Pazarlama Takım Lideri olarak görev alan Gilan; farklı sektörlerde edindiği deneyimle global pazarlama, portföy yönetimi, ürün ve kategori stratejileri ile markaların uluslararası büyüme ve globalleşme süreçlerinin yönetimi alanlarında güçlü bir uzmanlık geliştirdi. Saat&amp;Saat'te marka yönetimi, tedarik ve stok planlama, ürün geliştirme ve yurt dışı pazarlar gibi kritik alanlardan sorumlu olacak olan Gilan, uçtan uca değer zinciri yönetimi, operasyonel mükemmeliyet ve global büyüme odağıyla şirketin kurumsal yapılanmasına katkı sağlayacaktır.Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği mezunu olan Can Kalafat, kariyeri boyunca satış, pazarlama, strateji ve operasyon yönetimi alanlarında üstlendiği kritik rollerle dikkat çekti. P&amp;G'de Satış, Pazarlama ve E-ticaret Direktörlüğü görevlerini üstlenen Kalafat, veri odaklı karar alma, stratejik planlama ve dijital dönüşüm süreçlerinde önemli bir deneyim kazandı. Ardından J&amp;J'de İş Birimi Direktörü ve Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapan Kalafat, yönettiği iş birimlerinde sürdürülebilir büyüme ve operasyonel verimlilik odaklı çalışmalara liderlik etti. Saat&amp;Saat bünyesinde Pazarlama, E-Ticaret, Müşteri Hizmetleri ve CRM departmanlarından sorumlu olacak olan Kalafat, stratejik ve müşteri odaklı büyüme, dijitalleşme ve entegre kanal yönetimi alanlarında şirketin kurumsal yapısının daha da güçlendirilmesine katkı sağlayacak.Can Kalafat ve Tuğba Gilan, Genel Müdür Yardımcısı ve İcra Kurulu Üyesi olarak üstlendikleri görevler ile Saat&amp;Saat'in kurumsal yönetim yapısını daha da güçlendirirken, şirketin stratejik hedeflerine daha entegre, çevik ve sürdürülebilir bir organizasyon yapısıyla ilerlemesine katkı sağlayacak.&nbsp;Deneyim ve vizyonlarını Saat&amp;Saat'in dinamik yapısıyla buluşturan bu iki önemli atama, Saat&amp;Saat'in sektördeki güçlü konumunu daha da ileriye taşıma hedefinin önemli bir parçasını oluşturuyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 15 Apr 2026 17:19:10 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Henkel 2025'te organik büyüme kaydetti]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/henkel-2025te-organik-buyume-kaydetti-9726/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/henkel-2025te-organik-buyume-kaydetti-9726/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6E6A1C-4ED309-B19907-51A447-93A779-78823B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Henkel CEO&#39;su Carsten Knobel, &#34;Süregelen zorlu ekonomik koşullara rağmen, 2025&#39;te Henkel'i başarıyla ileriye taşıdık. Önemli hedeflere ulaştık, hatta bu hedefleri aştık ve şirketimizin dönüşümünü sürdürdük. Satışlarımızda organik artış sağladık ve şirketimizin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6E6A1C-4ED309-B19907-51A447-93A779-78823B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Henkel CEO&#39;su Carsten Knobel, &#34;Süregelen zorlu ekonomik koşullara rağmen, 2025&#39;te Henkel'i başarıyla ileriye taşıdık. Önemli hedeflere ulaştık, hatta bu hedefleri aştık ve şirketimizin dönüşümünü sürdürdük. Satışlarımızda organik artış sağladık ve şirketimizin kârlılığını önemli ölçüde yükselttik. Ayrıca, son üç ay boyunca, iş birimlerimizi güçlendirmek ve büyüme potansiyellerini artırmak amacıyla, her iki iş biriminde toplam satış miktarı yaklaşık 1,2 milyar Euro&#39;ya ulaşan satın almalar üzerinde anlaşmaya vardık." şeklinde konuştu.Stratejik Gündemin Tutarlı Bir Şekilde UygulanmasıAktif portföy yönetimi kapsamında Henkel, bir yandan bazı faaliyetlerini durdurarak veya elden çıkararak, bir yandan da yeni satın almalarla portföyünü daha da geliştirmiştir.&nbsp;Hedef odaklı satın almalar yoluyla portföyünü genişletmek, Henkel&#39;in büyüme gündeminin önemli bir parçasıdır. 2025 yılında Henkel, ATP Adhesive Systems AG&#39;yi satın almak için bir anlaşmaya imza atmıştır. Henkel, Şubat 2026&#39;da Hollanda merkezli Stahl Group&#39;u satın almaya da onay vermiştir. Ayrıca Henkel, Mart ayı başında Kuzey Amerika&#39;nın önde gelen tüketici saç bakım ve şekillendirme markalarından biri olan "Not Your Mother&#39;s"ı satın almak için bir anlaşma imzalamıştır. Halen olağan sonuçlandırma süreçlerine ve rekabet otoritelerinin onayına tabi olan bu işlemler, toplamda yaklaşık 1,2 milyar Euro&#39;luk ek satış hacmi oluşturmakta olup, dünya lideri Yapıştırıcı Teknolojileri ve Tüketici Markaları iş birimlerinin büyüme potansiyelini daha da artıracaktır.Henkel, 2025 yılında da önemli trendleri ele alan ve müşteriler ve tüketiciler için değer yaratan çok sayıda inovasyonu piyasaya sundu. Bunun bir örneği, Schwarzkopf&#39;un yeni Creme Supreme saç boyasıdır. Henkel, profesyonel kuaför uygulamalarından esinlenerek, mikro bağlar yardımıyla saç yapısını güçlendiren ve besleyen yeni bir teknoloji ile Creme Supreme&#39;i geliştirmiştir. "House of Hair" (Saç Evi)&nbsp; konsepti de Saç kategorisinde yenilikler geliştirmede önemli bir rol oynamaktadır. Mart 2025&#39;ten bu yana Henkel, saç kozmetiği alanındaki başlıca faaliyetleri olan araştırma ve geliştirme, test kuaförleri, pazarlama ve Saç Akademisi'ni Almanya&#39;nın Hamburg kentindeki tek bir tesiste toplamıştır. Burada, 300&#39;den fazla uzman, yenilikçi ürünler geliştirmek için birlikte çalışmaktadır. İnovasyon, Yapıştırıcı Teknolojileri İş Birimi için de temel bir başarı faktörüdür. Son teknolojiye sahip araştırma ve inovasyon merkezlerinden oluşan ağın genişletilmesi temel odak alanlarından biridir. Bu tür "Inspiration Centers" (İlham Merkezleri) bir süredir Düsseldorf&#39;ta, Hindistan&#39;ın Mumbai kentinde ve ABD&#39;nin New Jersey şehrinde faaliyet göstermektedir. 2025 yılında Henkel, Asya-Pasifik bölgesi için Şanghay&#39;da 60 milyon Euro yatırımla bir başka "Inspiration Center" daha açmıştır. Bu merkezde 500&#39;den fazla araştırmacı ve geliştirici, çok çeşitli sektörlerden müşterilerle çalışmaktadır.&nbsp;Henkel ayrıca dijitalleşme alanındaki ilerlemelerini daha da ileriye taşıdı. Yapay zekâ, şirketin gelecekte nasıl faaliyet göstereceği üzerinde önemli bir etkiye sahip olacak. Henkel, hem endüstriyel hem de tüketici ürünleri iş birimlerinde birçok uygulamada yapay zekâ teknolojilerini kullanmaktadır. 2025 yılında Henkel, şirketin ilk yapay zekâ destekli TV reklamını Almanya'da yayınlayarak Persil&#39;in ikonik Beyaz Kadın (White Lady) karakterini yeni bir çağa taşıdı. AI, yapıştırıcı geliştirme laboratuvarlarındaki süreçlerin otomasyonunda da kullanılmaktadır. Batarya üretiminde Henkel, yapay zeka destekli simülasyonlar ve yenilikçi debonding (kontrollü ayrılma) çözümleri kullanarak müşterilerinin geliştirme sürelerini ve maliyetlerini azaltmalarına, aynı zamanda performansı optimize etmelerine yardımcı olmaktadır.Henkel, 150 Yıllık Başarılı Geçmişini KutluyorCarsten Knobel görüşlerini, &#34;Şimdi, 150. yıl dönümümüzü kutlayacağımız heyecan verici bir yıl olan 2026&#39;ya odaklanıyoruz. Elbette mirasımızla gurur duyuyoruz. Ancak bu, yerimizde saymak için bir gerekçe değildir. Aksine bu, önümüzdeki yol için bir motivasyon kaynağıdır. Geleceğe hazırız. Dün olduğu gibi bugün de, gelecek nesiller için ileriye dönük ürünler ve çözümler geliştirmek hedefiyle öncü ruhumuzdan ilham alacağız. Bu ise, amacımızla tam bir uyum içindedir: Pioneers at heart for the good of generations. (Gelecek nesiller için iyiliğe öncülük ediyoruz)" sözleriyle özetledi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 15 Apr 2026 11:47:04 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[CEO'lardan işe alım süreçlerine yeni bakış açısı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ceolardan-ise-alim-sureclerine-yeni-bakis-acisi-5106/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ceolardan-ise-alim-sureclerine-yeni-bakis-acisi-5106/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DCF8CD-F39264-778F69-B4F415-DED333-B3C146.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'de kadınların iş hayatına dönüşünü destekleyen öncü sivil toplum kuruluşu YenidenBiz, geniş ekosistemi ve kurumsal iş birlikleriyle çalışmalarını sürdürürken; CEO Buluşması kapsamında iş dünyasının karar vericilerini aynı platformda buluşturdu. Vesta Global'in&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DCF8CD-F39264-778F69-B4F415-DED333-B3C146.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'de kadınların iş hayatına dönüşünü destekleyen öncü sivil toplum kuruluşu YenidenBiz, geniş ekosistemi ve kurumsal iş birlikleriyle çalışmalarını sürdürürken; CEO Buluşması kapsamında iş dünyasının karar vericilerini aynı platformda buluşturdu. Vesta Global'in sponsorluğunda ve CVK Bosphorus'un ev sahipliğinde gerçekleşen etkinlikte, YenidenBiz'in yıllık manifestosu CEO'ların katkılarıyla yeniden şekillendirildi. İş dünyasında daha kapsayıcı ve sürdürülebilir bir yaklaşımın temellerini güçlendiren manifesto, etkinliğin en önemli çıktılarından biri oldu.Etkinlik, klasik panel formatının ötesine geçerek interaktif bir "canlı sosyal deney" olarak tasarlandı. Katılımcılar, farklı aday profillerini değerlendirerek işe alım kararlarını simüle ederken, kariyer molalarına yönelik önyargıların karar süreçlerine etkisini birebir deneyimleme fırsatı buldu.İşe Alım Süreçlerinde Görünmeyen Önyargılar Ortaya ÇıktıEtkinlik kapsamında CEO'lara çeşitli aday CV'leri sunularak hangi adayları görüşmeye davet edecekleri soruldu. Güçlü deneyim ve yetkinliklere sahip adayların yalnızca kariyer molaları nedeniyle geri planda kalabildiği gözlemlenirken, bu durum etkinliğin en çarpıcı anlarından biri oldu. Ardından sahneye çıkan gerçek bir adayın hikayesi, kariyer molalarının bir "boşluk"tan ziyade gelişim, dayanıklılık ve liderlik kazanımıyla dolu bir süreç olduğunu ortaya koydu.Sorun CV'deki Boşluk Değil, Bakış AçısıEtkinliğin en güçlü anlarından birinde katılımcılara yöneltilen "CV'deki boşluk mu önemli, yoksa potansiyel mi?" sorusu, salonda önemli bir farkındalık yarattı. Kariyer molası vermiş adaylara yönelik değerlendirme yaklaşımlarının dönüşmesi gerektiği vurgulanırken, birçok lider bu konuda daha kapsayıcı adımlar atma yönünde görüş bildirdi.YenidenBiz Yönetim Kurulu Eş Başkanı Selen Kocabaş, etkinliğe ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "İş dünyasında sürdürülebilir başarı, farklı deneyimlerin ve hayat yolculuklarının değerini görmekten geçiyor. Kariyer molası vermiş kadınlar, yalnızca geri dönmek isteyen adaylar değil; güçlü bir deneyim ve potansiyel taşıyan liderlerdir. CEO Buluşması ile amacımız, bu potansiyelin görünür olmasını sağlamak ve iş dünyasında daha kapsayıcı bir bakış açısını birlikte inşa etmek." YenidenBiz Yönetim Kurulu Eş Başkanı Yılmaz Yıldız ise: "Bu etkinlik, bir farkındalık çalışmasının ötesinde; somut aksiyonlara ilham veren bir deneyim oldu. Kariyer molası sonrası dönüşü destekleyen modellerin yaygınlaşması için iş dünyasının liderlerine önemli bir rol düşüyor. Bugün burada atılan her adım, daha kapsayıcı bir iş dünyasına katkı sağlayacaktır" dedi.İş Dünyası İçin Güçlü Bir AdımAralarında Armağan Akyüz, Güzin Aksu, Teuta Narazan (Vesta Global), Berrin Yılmaz (Enerjisa), Cennet Melis Uslukılınç (YenidenBiz), Coşkun Gündoğdu (Biletinial), Emel Varan (e-Varan), Emre Sever (Multinet), Feyza Narlı (Manpower), Gamze Akgüney (Ünlü &amp; Co), Günışığı Geçgil (Arena Group), Havva Akgün (LCM Rota Denizcilik), İpek Tiryaki (Troy &amp; Artı Bilgisayar), Kerim Bayrak (Teedo), Levent Kömür (Uludağ İçecek), Meliha Okur (NOW TV), Merve Orkun (YenidenBiz), Nilhan Önal Gökçetekin (Hepsiburada), Ogün Sanbay (Jetlid Teknoloji), Özlem Elver Karaçetin (PwC), Rıfat Özcan (Teedo), Serdar Mutaf (Fulser Kozmetik), Tülin Gündem (Smith+Nephew), Yakup Aydilek (Eşarj), Zeynep Derya Levent (AGT) ve Zeynep Kamışlı (Adecco)'nın da bulunduğu çok sayıda iş dünyası temsilcisi etkinliğe katıldı.YenidenBiz, CEO Buluşması ile iş dünyasında karar verici konumda bulunan liderlerin bakış açılarını dönüştürmeyi ve kariyer molası sonrası dönüş süreçlerine daha kapsayıcı bir yaklaşım kazandırmayı hedefliyor. Hayata geçirilen etkinlikler, kadınların iş hayatındaki sürekliliğini destekleyen sürdürülebilir bir etki yaratmaya devam ediyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 15 Apr 2026 10:42:30 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türkiye ile Kazakistan arasında 14. Dönem KEK Protokolü imzalandı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-ile-kazakistan-arasinda-14-donem-kek-protokolu-imzalandi-8993/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-ile-kazakistan-arasinda-14-donem-kek-protokolu-imzalandi-8993/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CF481F-4579D4-8919FE-FF64DA-4E635C-8722B1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz ve Kazakistan Başbakanı Oljas Bektenov, Astana&#39;daki Hükümet Binası&#39;nda baş başa ve heyetler arası görüşmelerde bulundu.Görüşmelerin ardından, Yılmaz ve Bektenov&#39;un başkanlığında, Kazakistan-Türkiye Karma Ekonomik Komisyonu (KEK)&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CF481F-4579D4-8919FE-FF64DA-4E635C-8722B1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz ve Kazakistan Başbakanı Oljas Bektenov, Astana&#39;daki Hükümet Binası&#39;nda baş başa ve heyetler arası görüşmelerde bulundu.Görüşmelerin ardından, Yılmaz ve Bektenov&#39;un başkanlığında, Kazakistan-Türkiye Karma Ekonomik Komisyonu (KEK) Heyetler Arası 14. Dönem Toplantısı düzenlendi. Toplantının ardından Yılmaz ve Bektenov, 14. Dönem KEK Protokolü ve bu kapsamdaki 67 maddelik eylem planını imzaladı.- &#34;Dış ticaretimiz geçen yıl 10 milyar dolar seviyesine ulaşarak bir rekor tazelemiştir&#34;Toplantı öncesinde konuşan Cevdet Yılmaz, bugün gerçekleştirilen KEK Toplantısı&#39;nın, sadece mevcut işbirliğinin gözden geçirildiği teknik bir platform olarak değil, gelecek dönemin ticari ve ekonomik yol haritasını şekillendiren stratejik bir istişare zemini olarak gördüklerini söyledi.Türkiye ile Kazakistan&#39;ın yalnızca dost ve kardeş iki ülke değil, aynı zamanda ortak tarih, kültür, hafıza ve gelecek tasavvurunu paylaşan iki stratejik ortak olduğunu vurgulayan Yılmaz, şöyle konuştu:&#34;Bu stratejik ortaklığı daha da perçinlemek amacıyla mayıs ayı içerisinde Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği Konseyi 6. Toplantısı&#39;nı gerçekleştireceğiz. Türkiye ve Kazakistan arasındaki ilişkiler, duygudaşlığın ötesine geçmiş ticaret, yatırım, ulaştırma, enerji, müteahhitlik, sanayi, tarım, lojistik, finans gibi çok boyutlu bir işbirliği mimarisine dönüşmüştür. Mevcut işbirliğimizi, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) başta olmak üzere üyesi olduğumuz tüm bölgesel ve uluslararası örgütlerde de güçlendirerek tüm Türk dünyasının refahına katkı sunmayı hedefliyoruz. Bu anlayışla, Karma Ekonomik Komisyon toplantımız, somut projeler üretmemiz ve ortak ekonomik hedeflerimize ilerlememiz için bizlere yol haritası sunmakta, işbirliğimizin somut çıktılarının güçlenmesini sağlamaktadır.&#34;Yılmaz, Türkiye ekonomisinin tüm zorluklara rağmen 22 çeyrektir kesintisiz büyüdüğünü belirterek, geçen yılda da ekonominin dünyadaki gelişmenin üstünde yüzde 3,6 büyüyüp, 1,6 trilyon dolar seviyesine ulaştığını, kişi başına gelirin ise 18 bin dolar seviyesine çıktığını dile getirdi.Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:&#34;Kazakistan&#39;ın dünya büyümesinin neredeyse iki misli geçen yıl büyüyerek yüzde 6,5&#39;lik büyüme göstermesini de takdirle takip ediyoruz. 300 milyar doları aşan bir ekonomik büyüklüğünüz var. İnanıyorum ki 2026&#39;da yeni şartlarda çok daha yüksek seviyelere ulaşacaktır. Dolayısıyla büyüyen ekonomilerimizin daha fazla işbirliği yapması gerektiğine inanıyoruz. Bu çerçevede dış ticaretimiz geçen yıl 10 milyar dolar seviyesine ulaşarak, bir rekor tazelemiştir. Hedefimiz Cumhurbaşkanlarımızın ortaya koyduğu 15 milyar dolar ticaret hacmine ulaşmaktır. Bu noktada gümrük ve lojistik süreçlerini hızlandırmak en öncelikli meselelerimizden biridir. Bunun yanı sıra karşılıklı yatırımlarımızın artırılması son derece önemli. Bizim 5 binden fazla firmamız Kazakistan&#39;da yatırım yapıyor ve çok uygun bir ortamda çalışıyorlar. Kazakistan&#39;dan da aynı şekilde çok sayıda firma Türkiye&#39;de yatırım yapıyor. Bu karşılıklı yatırımları daha da artırmamız gerekiyor. Bu çerçevede yatırımların karşılıklı teşviki ve korunması anlaşmamızı günün şartlarına göre bir an önce güncellememiz gerekiyor. Sayın Başbakan&#39;ın bu konuda da destek olacağından şüphem yok.&#34;Yılmaz, Türkiye&#39;nin önce bölgesel, sonra küresel bir finans merkezi olması doğrultusunda kurdukları ve 2023&#39;te açılan İstanbul Finans Merkezi&#39;nin güçlü mevzuat altyapısı ve vergi avantajlarıyla öne çıktığına işaret ederek, &#34;Bu dönem özellikle bölgemizde yaşanan gelişmeleri dikkate alarak yeni birtakım çalışmalar da yapıyoruz. Türkiye&#39;yi finans anlamında çok daha cazip bir ülke haline getirecek adımları önümüzdeki dönemde atacağız. İstanbul&#39;u daha güçlü bir finans merkezine dönüştürmeyi hedefliyoruz.&#34; diye konuştu.- &#34;Orta Koridor zorunlu bir tercih haline gelmiştir&#34;Bugüne kadar Türk müteahhitlerin 30 milyarı aşkın 541 projeyi üstlendiğini bildiren Yılmaz, bundan sonra da Kazakistan&#39;ın hangi bölgesinde ihtiyaç duyuluyorsa oralarda görev almaya hazır olduklarını söyledi.Yılmaz, küresel tedarik zincirinin bugün derin bir kırılmadan geçtiğini belirterek, şöyle devam etti:&#34;Kuzey Koridoru jeopolitik gerilimler nedeniyle öngörülemez hale geldi. Güney güzergahı ise kapasitesinin sınırlarını zorluyor. Bu tablo Orta Koridoru bir alternatif değil, zorunlu bir tercih haline getirmiştir ve bu güzergahın merkezinde Türkiye ve Kazakistan yer almaktadır. Bu anlamda Orta Koridor sadece iki ülkenin değil, tüm Avrasya&#39;nın yükünü taşıyacak bir hattır ve bu hat ne kadar sağlam olursa o hattın üzerinde inşa edeceğimiz ortak refah da o kadar kalıcı olacaktır.&#34;Kazakistan&#39;ın sahip olduğu zengin doğal kaynaklar, güçlü üretim kapasitesi, stratejik konumu ve çeşitlenen enerji altyapısının Kazakistan&#39;ı, Avrasya enerji denkleminde &#34;kilit ve vizyoner&#34; bir ortak haline getirdiğini ifade eden Yılmaz, &#34;Böyle bir tabloda Türkiye ile Kazakistan arasındaki enerji işbirliğini aynı zamanda bölgesel istikrara, arz güvenliğine ve Avrasya&#39;nın stratejik geleceğinin şekillenmesine katkı sunacak stratejik bir zemin olarak görüyoruz. Bu kapsamda ham petrol ve gazın aranmasıyla üretimi, bu kaynakların taşınması ve depolanması ile nihai ürünlere dönüştürülmesi ve pazarlanmasında Kazak ortaklarımızla her türlü işbirliğini yapmaya hazırız. Bu doğrultuda ulusal enerji şirketlerimiz BOTAŞ, TPAO ve TPIC aracılığıyla Kazakistan&#39;da ortaya çıkabilecek yeni arama, üretim, taşıma ve altyapı fırsatlarını değerlendirmeye; Kazak ham petrolünün Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı üzerinden sevkiyatı için teknik ve operasyonel destek sağlamaya hazırız. Ülkelerimiz arasında enerji alanında kurulacak daha güçlü ortaklık yalnızca iki ülkenin çıkarlarına hizmet etmeyecek, aynı zamanda Türk dünyasının ekonomik bütünleşmesine ve Hazar geçişli bağlantısallığın güçlenmesine katkı sunacaktır.&#34; şeklinde konuştu.Yılmaz, Türkiye ile Kazakistan arasındaki ilişkilerin en köklü ve kalıcı boyutunun &#34;insan yetiştirmek, nesiller arasında köprü kurmak&#34; olduğuna yürekten inandığını belirterek, şunları kaydetti:&#34;Bu doğrultuda üniversitelerimizde binlerce Kazak kardeşimizin okuyor olmasından büyük bir mutluluk duyuyoruz. Bu yalnızca bir istatistik değil, iki ülke arasında örülen ortak bir geleceğin yansımasıdır. Bu geleceği daha sağlam temeller üzerine inşa edebilmek için Kazakistan&#39;daki Türk okullarına ilişkin protokol müzakerelerinin artık somut bir neticeye dönüşmesini ümit ediyoruz. Yine Türkiye Maarif Vakfının Kazakistan&#39;da okul açması ve ardından Astana ile Almatı&#39;da eğitim faaliyetlerine başlaması iki toplum arasındaki bağı nesiller boyu canlı tutacaktır. Kültürel işbirliğinin diğer bir boyutu Yunus Emre Türk Kültür Merkezinin tüzel kişilik kazanabilmesi için kültür merkezleri anlaşması müzakerelerinin bir an önce sonuçlandırılmasıdır. Yine Ahmet Yesevi Çilehane Müzesi&#39;nin düzenlenmesine ilişkin projemizin de bir an önce hayata geçmesini arzu ediyoruz.&#34;2024 yılındaki 13. dönem KEK&#39;te 90 maddelik bir eylem planının bulduğunu, bunun yarıya yakınının hayata geçirildiğini aktaran Yılmaz, &#34;Bundan dolayı bir değerlendirme yapmamız gerektiğine inanıyorum. Şimdi imzalayacağımız 67 maddelik yeni eylem planımızın çok daha etkili bir şekilde uygulanması için sıkı bir şekilde takip edeceğiz. Bürokrasilerimizi daha fazla gayret etmeleri doğrultusunda zorlayacağız. Bu gerçekleşme oranını çok daha yüksek bir seviyeye çıkarmamız gerekiyor.&#34; diye konuştu.Yılmaz, 67 maddelik eylem planıyla ticaretten yatırımlara, müteahhitlikten sanayiye, ulaştırmadan enerjiye, eğitimden tarıma kadar her alanda başarı hikayelerinin yazılması gerektiğini belirterek, &#34;Kurumlarımızın hedeflerine sahip çıkarak, KEK toplantısına kadar sorumlu oldukları maddeleri gerçekleştirmelerinin önemini bir kez daha hatırlatmak istiyorum.&#34; ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 15 Apr 2026 09:53:59 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Konkordato dalgası sonrası gözler yeni yasal düzenlemede]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/konkordato-dalgasi-sonrasi-gozler-yeni-yasal-duzenlemede-7598/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/konkordato-dalgasi-sonrasi-gozler-yeni-yasal-duzenlemede-7598/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DAAF60-0AB094-84A8B6-CCC869-E5C109-C2C2CC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yüksek faiz ortamı, finansmana ve krediye erişimde yaşanan güçlükler, iç talepteki daralma, kur-faiz sarmalı ve artan girdi maliyetleri, reel sektördeki kırılgan yapıyı daha da belirgin hale getirdi. Bu ekonomik konjonktür, 2025 yılı boyunca Türkiye'de konkordato başvurularında dikkat&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DAAF60-0AB094-84A8B6-CCC869-E5C109-C2C2CC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yüksek faiz ortamı, finansmana ve krediye erişimde yaşanan güçlükler, iç talepteki daralma, kur-faiz sarmalı ve artan girdi maliyetleri, reel sektördeki kırılgan yapıyı daha da belirgin hale getirdi. Bu ekonomik konjonktür, 2025 yılı boyunca Türkiye'de konkordato başvurularında dikkat çekici bir artışa yol açtı. 2025'te konkordato başvurularının bir önceki yıla kıyasla ciddi oranda arttığı ve toplam başvuru sayısının 5 bin seviyesine yaklaştığı görülüyor. 2 bin 800'ün üzerinde şirket için konkordato geçici mühlet kararı verildi. Bu tablo, neredeyse her gün ortalama birkaç şirketin konkordato sürecine girdiğini ortaya koyuyor.&nbsp; Sektörel dağılıma bakıldığında inşaat ilk sırada yer alırken; tekstil, metal ürün imalatı, gıda, mobilya, akaryakıt istasyonları, giyim, tarım, otelcilik ve plastik sanayi öne çıkan diğer alanlar oldu.İkinci şans niteliği taşıyorKonkordato başvurularındaki artış üzerine hükümet, sistemi daha sıkı denetim altına almayı hedefleyen bir taslak çalışma yürütüyor. Mevcut sistemde, konkordato talebinin kabul edilmesiyle birlikte şirket mahkeme koruması altına giriyor; bu süreçte alacaklılar haciz işlemi başlatamıyor ve bankalar kredi alacaklarını tahsil edemiyor. Borçların ödenmesi ve takibi belirli ölçüde ertelenebiliyor.&nbsp;Bu koruma mekanizması, esasında mali yapısını yeniden düzenlemek isteyen dürüst borçlular için önemli bir ikinci şans niteliği taşıyor. Ancak uygulamada, süreci yalnızca ödeme erteleme veya zaman kazanma amacıyla kullanan bazı firmalar nedeniyle alacaklıların ciddi mağduriyet yaşayabildiği de görülüyor. Yeni düzenleme ile bu tür kötüye kullanımların önüne geçilmesi hedefleniyor.Geçici mühlet süreci kısaltılacakTaslağa göre; konkordato altındaki şirketler, kasalarındaki mevcut varlıkları borçlular aleyhine olacak şekilde serbestçe tasarruf edemeyecek; mali disiplin daha sıkı denetlenecek. Bir kez reddedilen konkordato başvurusu, şirketin mali yapısında somut ve ölçülebilir bir iyileşme olmadığı sürece yeniden yapılamayacak. Sırf farklı bir mahkemeye başvurabilmek amacıyla adres değişikliği yapılmasının önüne geçilecek. "6 ay kuralı" ile başvuru tarihinden geriye dönük altı ay içinde adres değişikliği yapan şirketlerin talepleri doğrudan reddedilebilecek. Geçici mühlet süreci kısaltılacak; komiser ön raporunu en geç üç hafta içinde sunacak ve mahkemenin verebileceği toplam geçici mühlet süresi beş aydan dört aya düşürülecek. Konkordatonun başarı şansının bulunmadığı durumlarda mahkeme doğrudan ret kararı verebilecek. Aynı zamanda borca batık durumda olan sermaye şirketleri ve kooperatifler açısından ise resen iflas yolunun açılması gündeme gelebilecek.Kötüye kullanan örnekleri filtreleyecekTürkiye'de son yıllarda konkordato sayısındaki artışı ve hazırlanan taslak düzenlemeyi değerlendiren Esenyel &amp; Partners Avukatlık ve Danışmanlık Kurucu Ortağı Selçuk Esenyel şu ifadeleri kullandı: "Konkordato kurumu, gerçek anlamda mali yapısını toparlamak isteyen şirketler için hukuki bir yeniden yapılandırma mekanizmasıdır. Ancak bu koruma kalkanının, yalnızca borç ödemelerini ertelemek veya alacaklılar aleyhine zaman kazanmak amacıyla kullanılmaması gerekiyor. Yeni taslağın temel amacı, sistemi kötüye kullanan örnekleri filtrelemek ve konkordatoyu asli amacına uygun şekilde işletmektir. Mahkeme koruması, dürüst borçlu için bir fırsat; kötü niyetli başvuru için ise geçici bir sığınak olmamalıdır."Esenyel &amp; Partners Avukatlık ve Danışmanlık HakkındaYerel ve uluslararası müşterilerine geniş bir coğrafyada kapsamlı hukuki çözümler sunan Esenyel &amp; Partners, büyük şehirlerde bulunan ofisleri ve dünya çapında iş birliği yaptığı muhabir avukatları sayesinde her ihtiyaca uygun çözümlerle küresel bir hizmet ağı oluşturmaktadır. Özellikle nakliye, lojistik şirketler hukuku ve ticaret alanında derin bir uzmanlığa sahip ekip, LMAA, FIDIC, GAFTA ve FOSFA tahkim süreçlerinde güçlü bir yetkinlik ile hizmet sunmakta, ticari ihtilaflar, sözleşme davaları ve uluslararası tahkim konularında etkili çözümler üretmektedir.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 15 Apr 2026 09:43:15 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Çalışanların dikkati dağıldıkça stresi artıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/calisanlarin-dikkati-dagildikca-stresi-artiyor-1277/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/calisanlarin-dikkati-dagildikca-stresi-artiyor-1277/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AB71A0-ACF24C-ADD70E-24AFE2-1E40A2-D76AEF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çalışanların gün boyunca toplantı, mesaj, bildirim, e-posta veya anlık talepler nedeniyle yaşadığı kesintiler iş hayatının olağan akışı gibi görünse de bu durum hem çalışanların zihinsel sağlığını hem de şirketlerin verimliliğini etkiliyor. Üstelik teknolojik gelişmelerle&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AB71A0-ACF24C-ADD70E-24AFE2-1E40A2-D76AEF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çalışanların gün boyunca toplantı, mesaj, bildirim, e-posta veya anlık talepler nedeniyle yaşadığı kesintiler iş hayatının olağan akışı gibi görünse de bu durum hem çalışanların zihinsel sağlığını hem de şirketlerin verimliliğini etkiliyor. Üstelik teknolojik gelişmelerle birlikte bu sorun daha da artıyor. Microsoft&#39;un 2025 Çalışma Trendi Endeksi'ne göre çalışanlar her iki dakika bir bölünüyor. Sürekli olarak bir işten diğerine geçmek zorunda kalan çalışanlar, kaybettikleri zaman dolayısıyla iş yetiştirme stresi yaşıyor. Kurumsal esenlik çözümü Wellbees, her yıl Nisan ayını kapsayan Stres Farkındalık Ayı dolayısıyla dikkati dağıtan unsurlar ve zihinsel yük arasındaki ilişkiye dikkat çekti.Her gün ortalama iki saat iş bölünmeleriyle geçiyorİş yerinde odaklanma zorluğu yeni olmasa da araştırmalar bu sorunun giderek arttığını gösteriyor. Bilişim Profesörü Gloria Mark'ın araştırmasına göre 2004 yılında çalışanların herhangi bir ekrandaki dikkat süresi ortalama iki buçuk dakikayken bu süre 2012'de 75 saniyeye, 2020'lerde ise 47 saniyeye düştü. Mark'ın farklı bir araştırmasına göre de bir kesintiden sonra aynı işe geri dönmenin süresi ortalama 23 dakika. 2024'te Almanya'da 492 ofis çalışanıyla yapılan bir araştırmada da çalışanların günde ortalama iki saatten fazla süreyi iş bölünmeleriyle geçirdiği belirtiliyor.&nbsp;Sağlıkla ilgili devamsızlıktan 15 kat daha maliyetliDikkat dağınıklığının ekonomik boyutu da dikkat çekiyor. 2020 yılında ABD'de 3.258 çalışanla yapılan bir çalışma, yıllık verimlilik kaybının yaklaşık 300 milyon dolar düzeyinde olduğunu; bunun %93,6'sının dikkat dağınıklığı ve işteki bölünmelerden, yalnızca %6,4'ünün sağlık kaynaklı devamsızlıktan geldiğini söylüyor. Bu da iş yerindeki dikkat dağıtıcı unsurların sağlıkla ilgili devamsızlıktan neredeyse 15 kat daha fazla maliyete neden olduğunu gösteriyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre ise depresyon ve kaygı nedeniyle her yıl dünya genelinde 12 milyar iş günü kaybediliyor; bunun ekonomik karşılığı 1 trilyon doları buluyor.Neris Başkan Tüzer: "Bölünmek zihinsel yükü artırıyor"Wellbees psikolojik destek danışmanlarından Uzman Klinik Psikolog Neris Başkan Tüzer, "İş gününün sık sık bölünmesi, çalışanların odağını toplamasını zorlaştırırken zihinsel yükünü de büyütüyor. Kişi aynı işe yeniden yönelmek için her defasında ek bir çaba harcıyor; bu da stresin gün içine yayılmasına neden oluyor. Bu tablo zaman içinde kaygı, depresyon ve tükenmişlik hissinin daha belirgin hale gelmesine zemin hazırlıyor. Wellbees'in 2025 verilerinde psikolojik destek başvurularının %14,1'inin stresle başa çıkma başlığında toplanması da çalışanların bu yükü giderek daha fazla hissettiğini gösteriyor" dedi.Neris Başkan Tüzer, odaklanma sorununu ve buna bağlı stresi azaltmak için çalışanlara şu önerilerde bulundu:1. Benzer işleri aynı zaman diliminde toplayın: E-posta yanıtları, kısa onaylar ve rutin yazışmalar gibi işleri gün içine yaymak yerine belirli zaman aralıklarında ele almak, sürekli görev değiştirme hissini azaltır.&nbsp;2. Çalışma alanınızı sadeleştirin: Açık sekmeler, masaüstü kalabalığı ve aynı anda görünen çok sayıda uyaran zihinsel yükü artırabilir. Daha sade bir çalışma düzeni, odağı destekler.3. Kısa molaları ihmal etmeyin: Yoğun günlerde birkaç dakikalık kısa molalar vermek, zihinsel yorgunluğun birikmesini önlemeye ve yeniden odaklanmayı kolaylaştırmaya yardımcı olur.&nbsp;4. Bölündüğünüzde önceliği aynı işe dönmeye verin: Bir iş yarım kaldığında hemen başka görevlere yönelmek yerine mümkünse aynı işe dönün. Başlanan işi toparlamak zihinsel dağınıklığın azalmasına katkı sağlar.&nbsp;5. Gün sonunda ertesi günün önceliklerini belirleyin: Ertesi günün iki veya üç öncelikli işini gün bitmeden netleştirmek, sabah saatlerinde yaşanan dağınıklığı azaltabilir ve işe daha kontrollü başlamayı destekler.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 15 Apr 2026 09:35:52 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Girişimciler ve markalar İstanbul'da buluşacak]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/girisimciler-ve-markalar-istanbulda-bulusacak-8786/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/girisimciler-ve-markalar-istanbulda-bulusacak-8786/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F69BC5-233EDC-BB6FBB-2CAE02-AA91A8-618006.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'de franchise sistemine ilgi her geçen gün artarken, Franchise İstanbul Expo, markaların büyüme stratejilerini yeni yatırımcılarla buluşturduğu önemli bir iş platformu olma özelliği taşıyor. Tüyap Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. organizatörlüğünde ve Ulusal Franchising Derneği&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F69BC5-233EDC-BB6FBB-2CAE02-AA91A8-618006.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'de franchise sistemine ilgi her geçen gün artarken, Franchise İstanbul Expo, markaların büyüme stratejilerini yeni yatırımcılarla buluşturduğu önemli bir iş platformu olma özelliği taşıyor. Tüyap Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. organizatörlüğünde ve Ulusal Franchising Derneği (UFRAD) iş birliğiyle 16–19 Nisan 2026 tarihlerinde Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi'nde önemli markaların katılımıyla düzenlenecek fuar, franchise modeliyle büyümek isteyen şirketler ile kendi işini kurmak isteyen girişimciler için önemli fırsatlar sunacak.&nbsp;Gıda ve içecekten perakendeye, hizmet sektöründen eğitim ve sağlığa kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösteren markalar, fuarda franchise modellerini ve büyüme stratejilerini ziyaretçilerle paylaşacak.Zengin Seminer Programı ile Sektöre Yön VerecekFranchise İstanbul Expo, yalnızca iş bağlantıları değil, aynı zamanda sektörün geleceğine ışık tutan kapsamlı bir seminer programı ile de öne çıkıyor.Fuarın ilk günü olan 16 Nisan Perşembe, "Türk Dünyasında Franchising: Ortak Büyüme ve Stratejik İş Birliği Fırsatları" ve "Uluslararası Markalaşma ve Çalışan Uyuşmazlıkları" başlıklı oturumlar ile başlayacak. 17 Nisan Cuma günü ise "Hindistan'da Girişimcilik Devrimi ve Franchise Ekosistemi", "Gastronomi Turizminde Küresel Markalaşma", "Kahve Zincirlerinin Başarı Formülü: Franchise Sistemi" ve "Franchise Ekosisteminde Dijital Dönüşüm" başlıkları ele alınacak. 18 Nisan Cumartesi günü program; "Franchise Sistemlerinde Büyürken Değerleri Korumak", "Dünden Bugüne Türk Dönerinin Gelişimi", "Arap Dünyasında Franchising: Yeni Sektörler, Yeni Yatırımcılar" ve "Türk Mutfağında Dönüşüm" gibi dikkat çeken oturumlarla devam edecek. Aynı gün ayrıca girişimcilere yönelik "Enine Boyuna Franchising Startup Sahnesi" etkinliği düzenlenecek. Fuarın son günü olan 19 Nisan Pazar ise "Franchise Sözleşmeleri: Sorunlar ve Tavsiyeler" ile "Franchise Yapılarında Sistem Kurma Süreci" başlıklı oturumlarla program tamamlanacak.Programın öne çıkan oturumlarından biri olan "Gastronomi Turizminde Markalaşma" panelinde sektörün önemli isimleri konuşmacı olarak yer alacak.Markalar ve Yatırımcılar Aynı Platformda BuluşacakFranchise İstanbul Expo, franchise sistemiyle büyüyen markaların yeni iş ortaklarıyla tanışmasını sağlarken, girişimcilere de farklı sektörlerden yatırım fırsatlarını yakından inceleme imkânı sunacak. Fuar kapsamında sektörün önde gelen markaları, franchise iş modellerini ve büyüme stratejilerini ziyaretçilerle paylaşacak. Organizasyon, markaların yeni franchise adaylarıyla doğrudan temas kurabildiği, yatırımcıların ise farklı sektörlerdeki iş modellerini değerlendirebildiği önemli bir buluşma noktası olacak.Fuar kapsamında sektör profesyonellerinin katılımıyla çok sayıda panel ve etkinlik düzenlenecek. Bu etkinliklerde franchise sisteminin gelişimi, markalaşma, yatırım fırsatları ve sektörün geleceğine ilişkin başlıklar ele alınacak.Programın öne çıkan oturumlarından biri olan "Gastronomi Turizminde Markalaşma" başlıklı panel olacak. Panelde Gastronomi Turizm Derneği (GTD) Yüksek Danışmanlar Kurulu Başkanı ve Kültür ve Turizm Eski Bakanı Bülent Akarcalı, FIJET Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Kurtoğulları, koruyucu sağlık uzmanı Prof. Dr. Oğuz Özyaral, aile hekimi Dr. Ender Saraç ve akademisyen Doç. Dr. Efsun Dindar konuşmacı olarak yer alacak. Panelin moderatörlüğünü ise GTD Başkanı Gürkan Boztepe üstlenecek.Girişimcilik Ekosistemine Katkı SağlayacakFranchise İstanbul Expo, markaların büyüme yolculuğunda yeni iş ortakları bulmalarına olanak sağlarken, girişimcilerin de farklı sektörlerdeki franchise fırsatlarını değerlendirmelerine imkân tanıyacak.Üçüncü kez düzenlenecek fuarın, franchise sektörünün gelişimine katkı sağlaması ve Türkiye'nin girişimcilik ekosistemine yeni iş birlikleri kazandırması hedefleniyor. Organizasyon aynı zamanda uluslararası yatırımcıların Türkiye'deki franchise markalarıyla buluşmasına da zemin hazırlayacak.Fuar, 16–19 Nisan 2026 tarihleri arasında Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi'nde ziyaretçilerini ağırlayacak olup, dört gün boyunca tüm ziyaretçilere ücretsiz olacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 14 Apr 2026 10:08:21 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Küresel şirket iflasları 2025'te yüzde 7 arttı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kuresel-sirket-iflaslari-2025te-yuzde-7-artti-8963/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kuresel-sirket-iflaslari-2025te-yuzde-7-artti-8963/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_89DAFE-8E7EC7-F3B1EF-39799D-6264F2-B95F0D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'de faaliyetleri CRIF grubu bünyesinde yer alan Dun &amp; Bradstreet, "2025 Küresel İflas Raporu"nu açıkladı. Rapor, Dun &amp; Bradstreet Worldwide Network (WWN) üyelerinin 45 ülkeden sağladığı kapsamlı verilerin, Dun &amp; Bradstreet'in deneyimli ekonomistleri tarafından titiz&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_89DAFE-8E7EC7-F3B1EF-39799D-6264F2-B95F0D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'de faaliyetleri CRIF grubu bünyesinde yer alan Dun &amp; Bradstreet, "2025 Küresel İflas Raporu"nu açıkladı. Rapor, Dun &amp; Bradstreet Worldwide Network (WWN) üyelerinin 45 ülkeden sağladığı kapsamlı verilerin, Dun &amp; Bradstreet'in deneyimli ekonomistleri tarafından titiz bir şekilde analiz edilmesiyle hazırlandı. Dun &amp; Bradstreet'in "Küresel İflas Raporu"na göre, 2025 yılında küresel ölçekte şirket iflasları yüzde 7 artarak yükselişini sürdürdü. Ancak bu oran, 2024 yılında kaydedilen yüzde 15'lik artışla kıyaslandığında belirgin bir yavaşlamaya işaret etti. Rapor, 2025 yılında Türkiye'nin de içerisinde bulunduğu 45 ülkeden 28'inde (yüzde 62) bir önceki yıla kıyasla şirket iflaslarında artış yaşandığı, 17 ülkede ise düşüş yaşandığını ortaya koydu. Rapora göre, 2025 yılında Dun &amp; Bradstreet tarafından incelenen 45 ülkede 627 bin 575 şirket iflas etti. 2025 yılının küresel ekonomi açısından belirgin bir normalleşme ve dengelenme sürecine işaret ettiğinin belirtildiği raporda, enerji ve gıda fiyatlarındaki gerileme, enflasyon baskılarının azalması ve önde gelen merkez bankalarının parasal gevşeme yönünde attığı adımların küresel ölçekte finansal koşulları görece iyileştirdiği vurgulandı. Bu gelişmelerin 2025 yılında iflaslardaki artış hızını belirgin biçimde yavaşlattığına dikkat çekilen raporda, "Ancak iflas seviyeleri pandemi öncesi dönemin üzerinde kalmaya devam etmiştir" değerlendirmesine yer verildi.Arjantin, yüzde 65 artışla şirket iflaslarında birinci sıradaDun &amp; Bradstreet, "2025 Küresel İflas Raporu"na göre, geçen yıl Arjantin, Yunanistan, Hong Kong, Suudi Arabistan ve İsviçre iflasların en fazla arttığı ülkeler oldu. Arjantin, 2025 yılında bir önceki yıla kıyasla şirket iflaslarında yüzde 65 artışla rekor seviyede artışla incelenen, 45 ülke içerisinde birinci sırada yer aldı. 2025 yılında bir önceki yıla kıyasla şirket iflaslarında yüzde 49 artışla Yunanistan incelenen ülkeler içerisinde ikinci olurken, Hong Kong yüzde 45 ile üçüncü sırada yer aldı. Hong Kong'u, yüzde 44 ile Suudi Arabistan, yüzde 41'lik artışla İsviçre takip etti.&nbsp; 2024 yılında bir önceki yıla göre şirket iflaslarında yüzde 6 gibi sınırlı bir artışın yaşandığı ABD'de ise geçen yıl şirket iflaslarında yüzde 26 artış yaşandı.&nbsp;Rapor, Türkiye'de ise 2025 yılında şirket iflaslarında yüzde 29 artış yaşandığını gösterdi. CRIF İzleme Servisi tarafından, ticari sicil verileri ve Ticaret Sicil Gazetesi'ne yansıyan değişikliklerin detaylı incelenmesiyle oluşturulan analize göre, Türkiye'de geçen yıl toplamda 573 şirket iflas etti. Türkiye'de iflaslardaki artışın; yüksek reel faiz ortamı, krediye erişimdeki zorluklar ve sıkı finansal koşulların özellikle KOBİ'ler üzerinde yarattığı baskıyı yansıttığı belirtildi.&nbsp;Kolombiya'da şirket iflasları yüzde 71 azaldıDun &amp; Bradstreet, "2025 Küresel İflas Raporu", 17 ülkede şirket iflaslarında düşüş yaşandığını ortaya koydu. Rapora göre, Kolombiya, şirket iflaslarında 2025 yılında bir önceki yıla kıyasla yüzde 71 düşüşle en iyi performans gösteren ülke oldu. Rapora göre, Endonezya'da 2025 yılında bir önceki yıla göre şirket iflasları yüzde 46, Belarus'ta yüzde 35, Kazakistan'da 33, Hindistan'da yüzde 28, Kanada'da yüzde 23, Hollanda ve Sırbistan'da yüzde 15 düşüş yaşandı.&nbsp;Rusya'da iflaslar gerilerken Ukrayna'da savaşın etkileri sürüyorDun &amp; Bradstreet'in, "2025 Küresel İflas Raporu"na göre, Ukrayna ile savaşta olan Rusya'da şirket iflaslarında 2024 yılında yüzde 26 gerilemenin ardından 2025 yılında da yüzde 12 gerileme yaşandı. Rapor, Ukrayna'da ise şirketlerin savaşın olumsuz etkilerini yaşamaya devam ettiklerini ortaya koydu. 2025 yılında şirket iflas yüzde 17 olarak artan Ukrayna'da 2021–2025 yıllarını kapsayan 5 yıllık dönemde iflas artış oranı yüzde 82,5 ile dünyadaki en yüksek seviyeye ulaştı.&nbsp;İnşaat, perakende ve hizmet sektörlerinde iflas baskısı artıyorDun &amp; Bradstreet'in, "2025 Küresel İflas Raporu", iflas baskısının özellikle belirli sektörlerde yoğunlaştığını ortaya koydu.&nbsp; Raporda, inşaat, perakende, konaklama ve hizmet sektörlerinin yüksek faiz ve talep hassasiyeti nedeniyle birçok ülkede iflasların önemli bölümünü oluşturmaya devam ettiği belirtildi. Raporda sektörel anlamda şu analize yer verildi: "Özellikle yüksek faiz oranlarının proje finansmanını zorlaştırması, maliyet enflasyonu ve talepteki yavaşlama, inşaat sektörü şirketlerinin bilançoları üzerinde ciddi baskı yaratıyor. Perakende ile konaklama ve hizmet sektörlerinde ise tüketici talebindeki dalgalanma, artan operasyonel maliyetler ve sınırlı fiyatlama gücü başlıca risk unsurları arasında yer alıyor. Bazı büyük ekonomilerde ise üretim ve hizmet sektörleri de talep zayıflığı ve maliyet baskıları nedeniyle risk altında kalmayı sürdürüyor.""İflaslarda artış yavaşlıyor ancak riskler sürüyor"Dun &amp; Bradstreet COO'su Julian Prower, Küresel İflas Raporu'na yazdığı önsözde, 2025 yılının, Covid döneminde sağlanan acil desteklerin geri çekilmesinin ardından şirket iflaslarında iki yıl boyunca yaşanan hızlı artışın ardından önemli bir dönüm noktası olduğuna dikkat çekti. Prower şu değerlendirmeyi yaptı: "Birçok ekonomide iflas seviyeleri pandemi öncesi dönemin üzerinde kalmaya devam etse de, toplam iflas artış hızında belirgin bir yavaşlama görüldü. Yıl boyunca, para politikalarının sıkı ancak öngörülebilir şekilde devam etmesi, enflasyonun daha yönetilebilir seviyelere gerilemesi ve finansman beklentilerinin daha düzenli bir şekilde şekillenmesiyle birlikte birçok pazarda daha net bir istikrar hissi oluştu. Dun &amp; Bradstreet tarafından&nbsp; izlenen 45 ülkede, 2025 yılında iflas başvuruları yüzde 7 arttı. Bu oran 2024 yılında yüzde 15 seviyesindeydi. İflas artışı yaşayan ekonomilerin oranı ise yüzde 69'dan yüzde 62'ye gerileyerek iflas ivmesindeki genel yavaşlamaya işaret etti."Küresel iş ortamının dalgalı yapısını koruduğuna da dikkat çeken Prower, jeopolitik gelişmeler, ticaret modellerindeki değişim, döviz piyasalarındaki oynaklık ve politika belirsizliklerinin, şirketlerin finansal risk yönetimini şekillendirmeye devam edeceğini vurguladı. Prower şirketlere yönelik önerilerini ise şöyle sıraladı: "Bu ortamda şirketlerin; müşterilerini, tedarikçilerini ve iş ortaklarını ortaya çıkabilecek stres sinyalleri açısından sürekli izlemek için yapay zekâ destekli, gerçek zamanlı veri ve içgörü araçlarından yararlanması gerekiyor. Kredi risklerinin, güvenilir ve temiz verilerle düzenli olarak yeniden değerlendirilmesi; şirketleri koruyacak sağlıklı finansal risk kararlarının alınması açısından önem taşıyor. Ayrıca iş ortaklarını çeşitlendirmek ve makroekonomik ile jeopolitik senaryolara yönelik alternatif planlar oluşturmak, şirketlerin dayanıklılığını önemli ölçüde artırabilir. En önemlisi ise karar alma süreçlerinin, piyasa algısı ya da kısa vadeli dalgalanmalardan değil; veri temelli içgörülerden beslenmesi gerekiyor.""2026'da iflas riskleri artabilir"Dun &amp; Bradstreet Baş Ekonomisti Dr. Arun Singh ise 2025 yılında küresel ekonomik koşulların, birkaç yıl süren dalgalanmanın ardından kademeli bir istikrar dönemine işaret ettiğini belirtti. 2025 yılında iflas hızında bir önceki yıla göre belirgin bir yavaşlama yaşandığını vurgulayan Singh şu değerlendirmede bulundu: "İflas hızındaki bu gerileme, daha destekleyici bir makroekonomik görünümle aynı döneme denk geldi. Enerji ve gıda fiyatlarının düşmesiyle birlikte birçok büyük ekonomide enflasyon geriledi ve önceki enflasyon döneminde biriken girdi maliyeti baskıları hafifledi.&nbsp; Bu olumlu maliyet dinamikleri, para politikasında geniş çaplı bir yön değişimiyle aynı döneme denk geldi. Finansal koşullardaki iyileşme, likiditeyi destekledi, kredi yükünü hafifletti ve iflas faaliyetlerinin bir önceki yıldaki sert artışa kıyasla daha ılımlı seyretmesine katkı sağladı. Ayrıca küresel ticaret ortamı da politika kaynaklı geçici bir canlanma yaşadı. ABD'de ithalat tarifelerinin artırılacağı beklentisiyle şirketler sevkiyatlarını hızlandırdı. Ticaret akışlarının öne çekilmesi ve hedef odaklı ticaret anlaşmalarının imzalanması, küresel ekonomik faaliyetlere kısa vadeli destek sağladı ve ekonomiyi tarife belirsizliğinin anlık etkilerine karşı kısmen korudu."2026 yılında risk dengesinin şirket iflaslarının yeniden artabileceğine işaret ettiğini belirten Singh, ticaret politikalarına ilişkin belirsizliklerin, Nisan 2025'teki zirvesinden gerilemiş olsa da, 2026 başı itibarıyla hâlâ Covid döneminin üzerindeki seviyelerini koruduğunu vurguladı. Singh, bu durumun, iş dünyasının beklentilerini, yatırım planlarını ve şirketlerin uzun vadeli sermaye harcamalarına yönelik iştahını olumsuz etkilemeye devam edeceğine dikkat çekti. Jeopolitik gerilimlerin yükselmesi veya mevcut çatışmaların derinleşmesinin ticaret yollarını aksatabileceğini, emtia piyasalarında dalgalanmaya yol açabileceğini ve tedarik zinciri istikrarını bozabileceğini belirten Singh, "Böyle bir ortamda, özellikle kısa vadeli finansmana bağımlı ve borçluluk seviyesi yüksek şirketlerin refinansman baskısıyla karşı karşıya kalması, finansal sıkıntı riskini artırabilir" uyarısında bulundu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 14 Apr 2026 09:51:31 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Akçansa, 2025 Entegre Faaliyet Raporu'nu yayınladı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/akcansa-2025-entegre-faaliyet-raporunu-yayinladi-8938/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/akcansa-2025-entegre-faaliyet-raporunu-yayinladi-8938/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_38F2AB-7AFCA8-A836E3-5A772D-A9C844-B03700.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />2010 yılından bu yana sürdürülebilirlik performansını tüm paydaşlarıyla uluslararası standartlarda paylaşan Akçansa, 2025 entegre faaliyet raporunu yayınladı. Rapor, Avrupa Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (ESRS), Küresel Raporlama Girişimi (GRI) ve Türkiye Sürdürülebilirlik&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_38F2AB-7AFCA8-A836E3-5A772D-A9C844-B03700.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />2010 yılından bu yana sürdürülebilirlik performansını tüm paydaşlarıyla uluslararası standartlarda paylaşan Akçansa, 2025 entegre faaliyet raporunu yayınladı. Rapor, Avrupa Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (ESRS), Küresel Raporlama Girişimi (GRI) ve Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) esaslarına tam uyumlu olarak hazırlandı. Entegre Faaliyet Raporu, TSRS Raporu ve Çifte Önemlilik analizi içeriğinde yaklaşık 650 sürdürülebilirlik verisi doğrulandı. Rapor ayrıca Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) doğrultusunda hazırlanmış Sürdürülebilirlik Raporunu da kapsıyor.&nbsp;'Beraberiz' temasıyla hazırlanan rapor, Akçansa'nın birlikte öğrenme ve gelişimi odağına alan yaklaşımını yansıtıyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 14 Apr 2026 09:35:16 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Alfa Çevre Teknolojileri, Türkiye resmi distribütörü oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/alfa-cevre-teknolojileri-turkiye-resmi-distributoru-oldu-6905/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/alfa-cevre-teknolojileri-turkiye-resmi-distributoru-oldu-6905/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7CC4B0-099027-EA5FDD-141206-23D046-96E736.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Alfa Çevre, Xylem'in Su Çözümleri ve Servisleri Grubu kapsamında kamu ve sanayi kuruluşlarına yönelik susuzlaştırma (dewatering) ürünleri ile mühendislik çözümlerini Türkiye genelinde sunmaya hazırlanıyor. Xylem'in, Flygt dalgıç drenaj pompaları ile Godwin markalı, kendinden emişli&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7CC4B0-099027-EA5FDD-141206-23D046-96E736.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Alfa Çevre, Xylem'in Su Çözümleri ve Servisleri Grubu kapsamında kamu ve sanayi kuruluşlarına yönelik susuzlaştırma (dewatering) ürünleri ile mühendislik çözümlerini Türkiye genelinde sunmaya hazırlanıyor. Xylem'in, Flygt dalgıç drenaj pompaları ile Godwin markalı, kendinden emişli dizel ve elektrik motor tahrikli drenaj pompalarını içeren geniş ürün portföyü, Alfa Çevre'nin güçlü mühendislik altyapısı ve yaygın hizmet ağıyla birleşiyor. Bu iş birliği ile firma müşterilerine satış, satış sonrası destek, servis ve yedek parça hizmetlerini kapsayan bütüncül bir çözüm sunmayı hedefliyor.Alfa Çevre Yönetim Kurulu Başkanı Feyyaz Yumurtacı, söz konusu iş birliğinin önemini şu sözlerle değerlendirdi: &#34;2024 yılında kuruluşumuzdan bu yana Xylem ile geliştirdiğimiz stratejik iş birliği Xylem'in Su Çözümleri ve Servisleri Grubun'daki resmi distribütörlüğümüz ile daha güçlü bir yapıya kavuştu. Alfa Çevre olarak müşterilerimize ve paydaşlarımıza maksimum değer yaratma misyonuyla hareket ediyoruz. Xylem gibi global ölçekte güçlü ve dijital odaklı bir geleceğe doğru yönelen bir markanın Türkiye'deki önce Su Altyapı Grubu ardından Su Çözümleri ve Servisleri grubu faaliyetlerini üstlenmek bizim için son derece stratejik ve gurur verici bir adımdır. Türkiye pazarında Xylem markasının güvenilirliğini ve sürekliliğini en üst seviyede temsil ederek müşterilerimize daha güçlü, daha entegre ve daha sürdürülebilir çözümler sunmaya devam edeceğiz."Dünyanın su sorunlarına yenilikçi ve teknolojik çözümler geliştirmeye kendini adamış küresel su teknolojisi şirketi Xylem, sunduğu ürün ve hizmetler ile kamu hizmetlerinde, endüstriyel alanlarda, konut ve ticari yapılarda suyu transfer ediyor, arıtıyor, analiz ediyor ve çevreye yeniden kazandırıyor. Tüm su döngüsüne odaklanmış olan Xylem, 2016'da Sensus, Mayıs 2023'te Evoqua Water Technologies&#39;in satın alınması ve 2024 yılındaki yeniden yapılanması ardından dört ana segmentte lider olarak faaliyet göstermektedir. Bu gruplar:&nbsp; Su Çözümleri ve Servisleri Grubu ( WSS, Water Solutions &amp; Services), Su Altyapı Grubu ( WI, Water Infrastructure ), Ölçüm ve Kontrol Çözümleri ( MCS, Measurement &amp; Control Solutions), Uygulamalı Su Grubu ( AW, Applied Water )Alfa Çevre, enerji verimli, uzun ömürlü performans sağlayan ürün portföyü ile su yönetimi süreçlerine hem ekonomik hem de çevresel açıdan katkı sağlıyor. Dalgıç atık su pompaları, dalgıç karıştırıcılar, hazır pompa istasyonları, havalandırma ekipmanları, blowerlar, mono pompalar, disk elek ve öğütücüler, filtrasyon ve çökeltim sistemleri, UV ve ozon sistemleri, gaz klor ve tuzdan klor sistemleri gibi geniş ürün gamı ile Türkiye genelinde belediyeler ve diğer kamu kurumları, özel sektör, organize sanayi bölgeleri ve endüstriyel kuruluşlara yönelik çözümler sunuyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 13 Apr 2026 11:03:36 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[11. TSPB Altın Boğa Ödülleri 2025'in 'En'lerine gitti]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/11-tspb-altin-boga-odulleri-2025in-enlerine-gitti-7208/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/11-tspb-altin-boga-odulleri-2025in-enlerine-gitti-7208/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_56CBB8-B986BE-08745F-8AC6BF-EF21BD-E40BF6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği'nin (TSPB) sektörde gelenekselleşen Altın Boğa Ödülleri, bu yıl 11'inci kez düzenlenen törenle İstanbul'da sahiplerini buldu. 2006 yılından bu yana aralıksız gerçekleştirilen ve sermaye piyasası sektöründe önemli bir marka haline gelen TSPB Altın&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_56CBB8-B986BE-08745F-8AC6BF-EF21BD-E40BF6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği'nin (TSPB) sektörde gelenekselleşen Altın Boğa Ödülleri, bu yıl 11'inci kez düzenlenen törenle İstanbul'da sahiplerini buldu. 2006 yılından bu yana aralıksız gerçekleştirilen ve sermaye piyasası sektöründe önemli bir marka haline gelen TSPB Altın Boğa Ödülleri, sektöre değer katan kurum ve projelerin başarılarını görünür kılmayı ve sermaye piyasalarının gelişimine katkı sağlayan iyi uygulamaları teşvik etmeyi amaçlıyor. TSPB'nin ev sahipliğinde düzenlenen törene sermaye piyasası kurumlarının üst düzey yöneticileri ve Birlik üyeleri katılırken, açılış konuşmalarını Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Dr. İbrahim Ömer Gönül ile Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) Yönetim Kurulu Başkanı Pamir Karagöz yaptı."Temel önceliğimiz sizlerle sektörümüzü büyütmektir"Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği'nin düzenlediği 11. Altın Boğa Ödül töreninde konuşan Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Dr. İbrahim Ömer Gönül, konuşmasına sektörün gelişimi için önemli çalışmalar yapan Birliğin 25. kuruluş yıldönümünü kutlayarak başladı. Altın Boğa Ödülleri'nin finansal ekosistemin gelişmesine önemli katkılar sunduğunu belirten Gönül, "Bu anlamlı gecede bir kez daha vurgulamak isterim ki; Kurulumuzun temel önceliği siz değerli paydaşlarımızla sektörümüzü büyütmek, yeni yatırımcılarla buluşturmak ve onların haklarını korumaktır. Son yıllarda yatırımcılarımızın piyasaya olan ilgisinin ve güveninin artması bizleri memnun etmektedir. Bu durumun en somut göstergesi, yatırımcı sayılarımızdaki yükseliştir. Bugün geldiğimiz noktada 1 milyon bandında uzun yıllar yatay seyreden pay piyasası yatırımcı sayısı 6,4 milyon seviyelerinde bulunmaktadır. Sermaye piyasalarında toplam bakiyeli yatırımcı sayısı 10 milyonun üzerinde seyretmektedir. Şirketlerin de sermaye piyasalarına ilgisi katlanarak devam etmektedir. Son 5 yılda borsada işlem gören şirket sayısı 394'ten 604'e yükselmiştir" diye konuştu."Son iki yıldaki halka arzlarla şirketler 63,7 milyar lira kaynak sağladı"2025 yılında 18 şirketin halka arz edildiğini anımsatan Gönül, bu yılın ilk çeyreğinde 14 şirketin halka arzının gerçekleştiğini kaydetti. Bu halka arzlarla şirketlerin piyasadan sırasıyla 45,2 milyar lira ve 18,5 milyar lira kaynak sağladığını belirten Gönül, şunları söyledi: "Geçen yıl şirketler 2,2 trilyon liralık borçlanma aracı ve 350 milyar liralık kira sertifikası ihracı gerçekleştirmişti. 2026 yılı Mart sonu itibarıyla da şirketler 622 milyar lira civarında borçlanma aracı ve 122 milyar lira seviyesinde kira sertifikası ihracı gerçekleştirmiştir. Yeşil ve sürdürülebilir temalı borçlanma araçları da son yıllarda kayda değer gelişim göstermiştir.""Yatırım fonları bizim gözbebeğimiz"Sermaye piyasalarımızın derinleşmesi adına önemli alanlardan bir diğerinin yatırım fonları olduğu vurgulayan Gönül, "Her zaman söylüyorum, fonlar bizim gözbebeğimiz. Sermaye piyasalarının geniş kitlelere ulaşmasında en önemli kasımız fonlar" dedi. 89 adet portföy yönetim şirketince yönetilen portföy büyüklüğünün 2026 Mart sonu itibarıyla 12,7 trilyon lira seviyesinde olduğunu belirten Gönül, sözlerine şöyle devam etti: "9 menkul kıymet yatırım ortaklığı, 52 gayrimenkul yatırım ortaklığı ve 8 girişim sermayesi yatırım ortaklığının toplam piyasa değeri 936 milyar lira düzeyindedir."Kurul olarak teknolojik gelişmeleri ve küresel piyasaları yakından takip ederek sermaye piyasalarına uyumlaştırma noktasında önemli düzenlemelerin da hayata geçirildiğini kaydeden Gönül, "40 yıllık Teşkilat Yönetmeliğimizi değiştirdik. Katılım Finans, Finansal Teknolojiler, Uluslararası ve Sürdürülebilirlik dairelerini kurduk. Teknolojik altyapı, insan kaynağı ve mevzuat olarak Kurulumuzu geleceğe hazırlıyoruz. Hem bireysel hem de kurumsal yatırımcıların haklarını korumak temel önceliğimizdir. Bu doğrultuda, sermaye piyasalarının güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adil ve rekabetçi bir ortamda işleyişi ve gelişmesi adına piyasadaki gelişmeleri ve işlemleri her an takip ediyoruz" dedi.&nbsp;"Yatırımcı haklarını korumada önceliğimiz finansal okuryazarlık"Dr. İbrahim Ömer Gönül sözlerine şöyle devam etti: "Kurul olarak piyasaların sağlıklı işlemesi için yaptığımız ana faaliyetlerin yanı sıra hem sosyal sorumluluk hem de yatırımcı haklarını korumak adına finansal okuryazarlık bir numaralı gündem maddemiz oldu. Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile 22 Mayıs Finansal Okuryazarlık Günü olarak kutlanıyor. Bu yıl uluslararası anlamda da pek çok koordinasyonluk görevi aldık. OECD delegasyon başkanlığı ve Küresel Para Haftası ulusal koordinatörlüğü görevlerini yerine getiriyoruz. Ülke genelinde öğrenciler ve kadınlar başta olmak üzere toplumun her kesimine finansal okuryazarlık eğitimi veriyoruz.""25 yıldır sektörümüz için özveriyle çalışıyoruz"Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Pamir Karagöz, TSPB 11. Altın Boğa Ödülleri töreninde yaptığı konuşmada, Birlik olarak hedeflerinin sermaye piyasalarının derinliğini artırmak, yatırımcı tabanını genişletmek ve piyasaların uluslararası rekabet gücünü daha da yukarı taşımak olduğunu söyledi. Karagöz, "Bu doğrultuda sektörümüzle birlikte çalışmaya, üretmeye ve değer yaratmaya devam edeceğiz" dedi.&nbsp;Bu yılın Birlik açısından özel bir önem taşıdığını belirten Karagöz, "Birliğimizin kuruluşunun 25'inci yılını kutluyoruz. Çeyrek asırdır Birliğimiz, finansal okuryazarlığın artırılması, yatırımcı tabanının genişlemesi, sektörümüzün gelişmesi, derinleşmesi ve uluslararası rekabet gücünün artması adına önemli bir rol üstlenmiştir. Finans sektörünün en kapsayıcı meslek örgütü olarak üstlendiğimiz sorumluluk doğrultusunda, daha güçlü bir sermaye piyasası için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu akşam, 2006 yılından bu yana aralıksız düzenlediğimiz TSPB Altın Boğa Ödül Töreni'nin 11.'sinde bir araya gelerek, üyelerimizin başarı hikayelerini ödüllendiriyoruz. TSPB Altın Boğa Ödülleri yalnızca bir ödül töreni değil, aynı zamanda Türkiye sermaye piyasalarının yıllar içinde kat ettiği mesafeye hep birlikte tanıklık ettiğimiz bir başarı hikayesidir" dedi.&nbsp;"TSPB Altın Boğa Ödülleri yatırımcı odaklı yaklaşımları teşvik ediyor"Pamir Karagöz, TSPB Altın Boğa Ödülleri ile sermaye piyasalarının gelişimine katkı sağlayan, dönüşüm sürecinde öne çıkan, sektörün gelişimine değer katan kurumların ve başarı hikayelerinin ödüllendirildiğini kaydetti. Karagöz, şunları söyledi: "TSPB Altın Boğa Ödülleri ile sermaye piyasalarımızın gelişimine katkı sağlayan, yenilikçi yaklaşımlarıyla sektöre yön veren ve yatırım kültürünün yaygınlaşmasına öncülük eden kurum ve kuruluşları onurlandırıyoruz. Bu ödüllerle amacımız yalnızca başarıyı takdir etmek değildir. Aynı zamanda iyi uygulamaları görünür kılmak, sektörümüzde kalite ve rekabet standartlarını yükseltmek ve sermaye piyasalarımızın gelişimine katkı sağlamaktır. Bu ödüller; başarıyı, yeniliği, şeffaflığı ve yatırımcı odaklı yaklaşımı teşvik ederek sektörümüzün gelişimine katkıda bulunuyor.""Artan yatırımcı ilgisi yeni sorumluluklar ve yeni bakış açıları getirdi"Sermaye piyasaları açısından önemli bir dönüm noktası olan pandeminin üzerinden altı yıl geçtiğini anımsatan Karagöz, pandemi sonrasında sermaye piyasalarına olan ilginin tarihi seviyelere ulaştığını vurguladı. Son yıllarda artan yatırımcı ilgisinin, sektöre yalnızca yeni fırsatlar değil, aynı zamanda yeni sorumluluklar ve yeni bakış açıları da getirdiğini ifade eden Karagöz, şöyle konuştu: "Artık karşımızda yalnızca sayıca artan değil, aynı zamanda bilinçlenen, sorgulayan ve geleceğe ortak olmak isteyen yeni bir yatırımcı profili var. Bu da bizleri klasik yöntemlerin ötesine geçmeye, yenilikçi çözümler üretmeye ve teknolojiyi çok daha etkin kullanmaya yöneltti."Sermaye piyasalarına olan ilginin artmasında finansal okuryazarlığın gelişmesi için yürütülen çalışmaların da çok önemli katkısı olduğunu da belirten Karagöz, dijital platformların yaygınlaşması ve yatırım araçlarının çeşitlenmesiyle birlikte sermaye piyasalarının çok daha geniş kitlelere ulaştığını söyledi."2020'den bu yana 220 yeni şirket, Borsa İstanbul'da işlem görmeye başladı"Pandemi sonrası yatırımcı sayısındaki artışta, bu dönemde halka arz sayılarında yaşanan gelişmelerin de önemli bir payı bulunduğunu belirten Pamir Karagöz, "2020 yılından bugüne kadar toplam 220 yeni şirket Borsa İstanbul'da işlem görmeye başladı. Halka arzlar, şirketlerimize uzun vadeli ve sürdürülebilir finansman imkânı sunarken yatırımcılarımız için de ekonomimizin büyümesine ortak olma fırsatı yaratıyor. Türkiye'nin güçlü ve ölçekli şirketlerinin sermaye piyasalarıyla daha fazla buluşması, yalnızca şirketler için değil, ülkemizin büyüme hikayesi için de kritik bir eşik olacaktır" diye konuştu.&nbsp;"Teknolojik gelişim tercih değil, zorunluluk"Globalleşen dünyada teknolojik gelişimin artık bir tercih değil, bir zorunluluk olduğunu vurgulayan Karagöz, "Bu süreçte sermaye piyasalarımız; dijital dönüşüm, yeşil dönüşüm ve sosyal dönüşümün oluşturduğu ikiz ve üçüz dönüşüm sürecine büyük bir çeviklikle uyum sağladı.&nbsp; Ülkemizde sermaye piyasaları güçlü bir kurumsal yapıya sahiptir. Düzenleyici ve denetleyici kurumlarımız, piyasa kurumlarımız, yatırım kuruluşlarımız ve yatırımcılarımız ile birlikte güvenilir, şeffaf ve gelişime açık bir ekosistem oluşturmuş durumdayız. Bu güçlü yapı sayesinde sermaye piyasalarımız, zorlu dönemlerde dahi faaliyetlerini kesintisiz sürdürerek ekonomimize destek olmaya devam etmiştir. Bu sayede Türkiye sermaye piyasaları; yatırımcı tabanındaki genişleme, halka arzlara artan ilgi ile yatırım fonları ve bireysel emeklilik sistemindeki büyümenin etkisiyle önemli bir gelişim süreci yaşadı. Ancak küresel örnekler, bize sürdürülebilir büyümenin güçlü kurumsal yatırımcı tabanı, ürün çeşitliliği, uzun vadeli yatırım kültürü ve yüksek finansal okuryazarlık ile desteklendiğini gösteriyor" dedi.&nbsp;"Sermaye piyasalarımızın arzuladığımız seviyelere ulaşması için kurumsal yatırımcı tabanının güçlendirilmesi, alternatif yatırım araçlarının artırılması, ürün çeşitliliğinin geliştirilmesi ve yatırımcı güveninin daha da pekiştirilmesi gerekiyor" diyen Karagöz, sözlerine şöyle devam etti: "Son yıllarda güçlü bir şekilde ivmelenen türev araçlar, girişim sermayesi, sürdürülebilirlik temalı finansal ürünler ve farklı yatırımcı profillerine hitap eden yeni nesil yatırım araçlarının artarak gelişmesi piyasalarımızın derinleşmesine katkı sağlayacaktır. Bunun yanında, araştırma ve analiz kapasitesinin geliştirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Özellikle orta ve küçük ölçekli şirketlerin daha fazla analiz kapsamına alınması, fiyatlama etkinliğini artıracak ve sermayenin daha verimli alanlara yönlendirilmesine katkı sağlayacaktır."11.TSPB Altın Boğa Ödülleri sahiplerine verildiGelenekselleşen ve bu yıl 11'cisi gerçekleştirilen Altın Boğa Ödülleri'nde 5 kategoride 21 daldaki ödül, sahiplerine verildi. TSPB Altın Boğa Ödülleri'ni alan kategori ve kurumlar şöyle;ARACILIK İŞLEMLERİ•	Borsa İstanbul Pay Piyasası İşlem Hacmi Lideri – 2025BANK OF AMERICA YATIRIM BANK A.Ş.•	Borsa İstanbul Borçlanma Araçları Piyasası İşlem Hacmi Lideri – 2025J.P. MORGAN CHASE BANK N.A. MERKEZİ COLUMBUS OHIO İSTANBUL TÜRKİYE ŞUBESİ&nbsp;•	Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası İşlem Hacmi Lideri – 2025YAPI KREDİ YATIRIM MENKUL DEĞERLER A.Ş.•	Kaldıraçlı İşlemler İşlem Hacmi Lideri – 2025GCM YATIRIM MENKUL DEĞERLER A.Ş.KURUMSAL FİNANSMAN İŞLEMLERİ•	Pay İhracına Aracılık Lideri – 2025İNFO YATIRIM MENKUL DEĞERLER A.Ş.•	Özel Sektör Borçlanma Aracı İhracına Aracılık Lideri – 2025YAPI KREDİ YATIRIM MENKUL DEĞERLER A.Ş.•	Kira Sertifikası İhracına Aracılık Lideri – 2025ZİRAAT YATIRIM MENKUL DEĞERLER A.Ş.SAKLAMA FAALİYETİ•	Yerli Yatırımcı Saklama Bakiyesi Lideri – 2025TÜRKİYE İŞ BANKASI A.Ş.•	Yabancı Yatırımcı Saklama Bakiyesi Lideri – 2025QNB YATIRIM MENKUL DEĞERLER A.Ş.PORTFÖY YÖNETİMİ FAALİYETİ•	Yatırım Fonları Portföy Büyüklüğü Lideri – 2025GARANTİ PORTFÖY YÖNETİMİ A.Ş.•	Emeklilik Yatırım Fonları Portföy Büyüklüğü Lideri – 2025ZİRAAT PORTFÖY YÖNETİMİ A.Ş.•	Bireysel Portföy Yönetimi Büyüklüğü Lideri – 2025ZİRAAT PORTFÖY YÖNETİMİ A.Ş.•	Alternatif Yatırım Fonları Portföy Büyüklüğü Lideri – 2025RE-PIE PORTFÖY YÖNETİMİ A.Ş.•	Katılım Yatırım Fonları Portföy Büyüklüğü Lideri – 2025KUVEYT TÜRK PORTFÖY YÖNETİMİ A.Ş.•	Katılım Emeklilik Yatırım Fonları Portföy Büyüklüğü Lideri – 2025ZİRAAT PORTFÖY YÖNETİMİ A.Ş.•	Yatırım Fonları Getiri Lideri – 2025TEB PORTFÖY YÖNETİMİ A.Ş. - TEB PORTFÖY GÜMÜŞ FON SEPETİ FONU•	Serbest Yatırım Fonları Getiri Lideri – 2025&nbsp;ATLAS PORTFÖY YÖNETİMİ A.Ş. - ATLAS PORTFÖY SERBEST FON•	Emeklilik Yatırım Fonları Getiri Lideri – 2025&nbsp;KUVEYT TÜRK PORTFÖY YÖNETİMİ A.Ş. - KATILIM EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. KIYMETLİ MADENLER KATILIM EMEKLİLİK YATIRIM FONUYATIRIM ORTAKLIĞI FAALİYETİ•	Menkul Kıymet Yatırım Ortaklığı Net Varlık Değeri Lideri – 2025İŞ YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş.•	Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Gayrimenkul Yatırım Lideri – 2025EMLAK KONUT GAYRİMENKUL YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş.•	Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı Girişim Sermayesi Yatırım Lideri – 2025GÖZDE GİRİŞİM SERMAYESİ YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 11 Apr 2026 12:54:54 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Freedom Holding'in Türkiye pazarına yönelik hedefleri]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/freedom-holdingin-turkiye-pazarina-yonelik-hedefleri-2111/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/freedom-holdingin-turkiye-pazarina-yonelik-hedefleri-2111/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7B6CB6-07924B-9BC5EC-79F8A1-D7BA03-0E3A91.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Turlov, Kazakistan'ın başkenti Astana'da şirketinin Türkiye pazarına giriş sürecine ilişkin AA muhabirine konuştu.Türkiye'de bir banka satın aldıklarını ve buna yönelik sürecin devam ettiğini belirten Turlov, "Düzenleyici kurumların onayını yakın zamanda almayı umuyoruz." dedi.Turlov,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7B6CB6-07924B-9BC5EC-79F8A1-D7BA03-0E3A91.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Turlov, Kazakistan'ın başkenti Astana'da şirketinin Türkiye pazarına giriş sürecine ilişkin AA muhabirine konuştu.Türkiye'de bir banka satın aldıklarını ve buna yönelik sürecin devam ettiğini belirten Turlov, "Düzenleyici kurumların onayını yakın zamanda almayı umuyoruz." dedi.Turlov, Türkiye stratejilerinin merkezinde büyük ölçekli bir dijital yapı bulunduğunu vurgulayarak "Temel hedefimiz, bugün Kazakistan'da kurmayı başardığımız kadar büyük ölçekli bir dijital ekosistemi Türkiye'de de inşa etmek." ifadesini kullandı.Şirketin Türkiye'de aracı kurum lisanslarını aldığını ve teknik hazırlıkların sürdüğünü aktaran Turlov, "Halihazırda Türkiye'de aracı kurum lisanslarımızı aldık ve tüm sistemlerimizin son ayarları üzerinde aktif şekilde çalışıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.Turlov, geliştirdikleri "SuperApp" modelini Türkiye'ye uyarlamayı planladıklarını ve bankacılık, ödeme sistemleri, yatırım ürünleri ve yaşam tarzı hizmetlerini tek bir platformda birleştireceklerini söyledi.- "Türkiye bizim için Kazakistan'dan daha büyük ilk pazar olacak"Türkiye pazarında daha fazla iş ortaklığıyla ilerleyeceklerini kaydeden Turlov, yerel şirketlerle kurulacak işbirliklerinin büyüme açısından kritik rol oynayacağını dile getirdi.Turlov, Türkiye'nin şirket için stratejik önemine işaret ederek "Türkiye bizim için Kazakistan'dan daha büyük ilk pazar olacak." yorumunda bulundu.Operasyonel hazırlıkların büyük ölçüde tamamlandığını vurgulayan Turlov, "Hizmetimizi mevcut tüm ürünlerle zenginleştirmeyi hedefliyoruz. Pek çok sistemimizi uluslararası genişleme için önceden hazır hale getirdik. Yeni bir pazara girdiğimizde kendi işlem altyapımızı (processing), kartlı ödeme işimizi hızlıca devreye alabilecek ve tüm ürünleri destekleyebilecek durumdayız." dedi.Turlov, Türkiye'nin ölçeğine dikkati çekerek "Türkiye çok daha büyük bir pazar ve daha fazla sermaye, yatırım ve adaptasyon gerektiriyor. Başarılı olmamız halinde şirket değerimizi ikiye hatta üçe katlayabilecek bir potansiyel görüyoruz." görüşünü paylaştı.Süreç takvimine ilişkin de bilgi veren Turlov, "Bu yıl düzenleyici ve lisans süreçlerini tamamlamayı umuyoruz. Sonrasında güçlü bir IT altyapısı kurma süreci başlayacak. Türkiye'de kendi teknik altyapımızı ve platformlarımızı oluşturacağız. En iyimser senaryoda, önümüzdeki yılın sonunda ölçeklenebilir bir ürünle pazara çıkabiliriz." ifadelerini kullandı.Turlov, şirketin yapısına ilişkin yaklaşımını da paylaşarak, "Biz merkeziyetçi bir yapıdan ziyade yerel inisiyatife önem veren bir şirketiz." dedi.Türkiye sermaye piyasalarının gelişmişliğine işaret eden Turlov, "Türkiye'nin borsa piyasası oldukça gelişmiş ve aktif. Bu da bizim için büyük bir avantaj çünkü yatırım kültürü zaten yerleşmiş durumda." değerlendirmesinde bulundu.Turlov, Türkiye'ye yönelik orta vadeli hedeflerini de açıklayarak "Önümüzdeki 1,5 yıl içinde temel altyapıyı kurmayı, ardından yaklaşık 3 yıl hızlı büyüme sağlamayı hedefliyoruz. 5 yıl içinde ise sigorta dahil tüm ana iş kollarını devreye almış olmalıyız. Çünkü rekabet giderek artıyor." diye konuştu.- Şirket hakkındaMerkezi ABD&#39;nin New York şehrinde bulunan Freedom Holding Corp. iştiraki Freedom Finansal Hizmetler AŞ, Turkish Bank AŞ hisselerinin yüzde 99,32'sini devralmak üzere Satış ve Satın Alma Sözleşmesi imzalamıştı.Halihazırda 21 ülkede faaliyet gösteren şirket, 11 milyondan fazla müşteriye hizmet veriyor ve NASDAQ&#39;ta FRHC koduyla işlem görüyor ve şirketin piyasa değeri yaklaşık 9,6 milyar dolar seviyesinde bulunuyor.Şirket, Türkiye pazarına girişle birlikte bankacılık, yatırım ve ödeme hizmetlerini tek bir finansal ekosistem altında birleştirmeyi ve dijital dönüşüm yatırımlarını hızlandırmayı hedefliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 10 Apr 2026 11:38:35 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Hoya büyüme stratejisiyle pazarda gücünü artırıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/hoya-buyume-stratejisiyle-pazarda-gucunu-artiriyor-8897/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/hoya-buyume-stratejisiyle-pazarda-gucunu-artiriyor-8897/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3C1F64-1C7229-29EA9B-8F29BB-51D1BF-EF9DAA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Japon mühendisliğinin hassasiyetini ve yüksek kalite standartlarını temel alan Hoya ve Seiko, farklı yaşam tarzlarına ve bireysel ihtiyaçlara özel geliştirdikleri geniş ürün gamıyla kullanıcıların görüş deneyimini ileri seviyeye taşıyor. Son beş yılda hem iş ortaklığı ağını&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3C1F64-1C7229-29EA9B-8F29BB-51D1BF-EF9DAA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Japon mühendisliğinin hassasiyetini ve yüksek kalite standartlarını temel alan Hoya ve Seiko, farklı yaşam tarzlarına ve bireysel ihtiyaçlara özel geliştirdikleri geniş ürün gamıyla kullanıcıların görüş deneyimini ileri seviyeye taşıyor. Son beş yılda hem iş ortaklığı ağını hem de satış hacmini pazar ortalamasının üzerinde büyüten Hoya Türkiye ve Seiko Optik Türkiye, büyümeyi yalnızca finansal performans olarak değil; erişilebilirlik, marka bilinirliği ve teknoloji adaptasyonu ekseninde stratejik bir dönüşüm olarak ele alıyor. Türkiye'deki üretim altyapısıyla global operasyonlarını entegre eden Hoya ve Seiko; Avrupa'dan Uzak Doğu'ya, Orta Doğu'dan Afrika'ya uzanan geniş bir coğrafyada 100'den fazla ülkede hizmet veriyor.&nbsp;Dijitalleşme talebi artırıyor, ürün geliştirme süreçlerini değiştiriyor&nbsp;Son yıllarda göz sağlığına yönelik farkındalığın artması, dijital cihaz kullanımındaki artış, görme bozukluklarının yaygınlaşması, yaşlanan nüfus, uzaktan çalışma modelleri ve mobil yaşam alışkanlıklarının kalıcı hale gelmesi, optik sektöründe talep dinamiklerini yeniden şekillendirirken; üretimden ürün geliştirmeye kadar tüm değer zinciri, veri ve teknoloji odaklı bir dönüşüm sürecine giriyor. Artan yoğun ekran kullanımıyla birlikte görme bozukluklarının daha erken yaşlara inmesi, yüksek performanslı ve kişiselleştirilmiş optik çözümlere olan talebi hızlandırıyor. Aynı zamanda dijitalleşme, yalnızca talep tarafını değil; ürün geliştirme, üretim ve hizmet süreçlerini de dönüştürüyor. Veri odaklı tasarım yaklaşımları, kişiselleştirilmiş optik teknolojileri ve dijital göz sağlığı çözümleri sektörün inovasyon kapasitesini güçlendiriyor.&nbsp;2050 yılına kadar dünya nüfusunun yarısı miyop olacakKüresel optik pazarının büyüklüğü 2025 yılı itibarıyla yaklaşık 210 milyar dolar büyüklüğe ulaşırken, önümüzdeki beş yılda 320 milyar doların üstüne çıkması bekleniyor. Küresel ölçekte optik üretim hacmi, artan görme ihtiyacı ve kişiselleştirilmiş çözümlere yönelik talep doğrultusunda istikrarlı bir büyüme gösteriyor. 2050 yılına gelindiğinde dünya nüfusunun yaklaşık yarısının (5 milyar kişi) miyop olacağı öngörülüyor. Bu durum sektörde uzun vadeli talep artışının güçlü şekilde devam edeceğine işaret ediyor.&nbsp;Sessiz pandemi miyopi hızla yayılıyorSessiz pandemi olarak adlandırılan miyopinin ortaya çıkmasında genetik faktörlerin yanı sıra, günümüz yaşam alışkanlıkları da önemli rol oynuyor. Uzun süreli ekran kullanımı, yoğun yakın mesafe aktiviteleri, dijital ekranların erken yaşta kullanılmaya başlaması ve açık havada geçirilen sürenin azalması, özellikle çocuklarda miyopiyi tetikleyen başlıca unsurlar arasında yer alıyor. Türkiye'de miyopi oranı kırsal bölgelerde yüzde 11 seviyesindeyken, şehirlerde bu oran&nbsp; iş ve sosyal yaşamın dijital üzerinden yoğunlaşması ile en az iki kata kadar yükseliyor. Bugüne kadar yaygın olarak kullanılan tek odaklı gözlük camları net görüş sağlasa da miyopinin ilerlemesini yavaşlatmaya katkı sunmuyor. Bu noktada HOYA, çocuklarda miyopi yönetimine yönelik geliştirdiği devrim niteliğindeki MiYOSMART gözlük camları ile yenilikçi bir çözüm sunuyor. D.I.M.S. (Defocus Incorporated Multiple Segments) teknolojisine sahip MiYOSMART, miyopinin ilerleme hızını güvenli ve etkili bir şekilde yavaşlatmak üzere tasarlandı. Klinik çalışmalarla desteklenen MiYOSMART, miyopi ilerlemesini yüzde 60 oranında yavaşlatma potansiyeliyle öne çıkıyor. Uzun dönemli araştırmalar, bu gözlük camlarını kullanan çocuklarda miyopi ilerlemesinin yıllar içinde daha düşük seviyelerde seyrettiğini ortaya koyuyor. Altı yıllık takip çalışmalarında ise MiYOSMART kullanan çocuklarda miyopi ilerlemesinin ortalama -1.00D'nin altında kaldığı ve kullanım sonrasında geri artış (rebound) gözlenmediği belirtiliyor.&nbsp;Türkiye optik pazarı büyüyor ve dönüşüyorTürkiye optik pazarı yaklaşık 1 milyar dolar büyüklüğe ulaşırken; son beş yılda 6.000 seviyesinden 8.000'e yaklaşan optik mağaza sayısı, sektörün büyüme potansiyelini ve yatırım cazibesini açık şekilde ortaya koyuyor. Gelecek 5 yılda pazarın 1,5 milyar dolar seviyesine ulaşması öngörülüyor. Avrupa ile Orta Doğu arasında köprü niteliği taşıyan coğrafi konumu, genç ve dinamik nüfusu, gelişen perakende yapısı ve artan tüketici bilinci Türkiye'yi stratejik bir pazar haline getirirken; aynı zamanda yeni ürünlerin hızla benimsendiği öncü ülkeler arasında konumlandırıyor.&nbsp;Tüketici davranışlarında yaşanan dönüşümle birlikte son kullanıcılar artık yalnızca fiyat odaklı değil; kalite, teknoloji ve uzun vadeli görme konforunu da karar süreçlerine dahil ediyor. Bu eğilim, yüksek katma değerli ve kişiselleştirilmiş optik çözümlere olan talebi hızla artırıyor. Pazardaki bu gelişmeler doğrultusunda Türkiye, Hoya ve Seiko için Avrupa'daki en önemli ilk 5 pazar arasında yer alıyor ve stratejik açıdan kilit ülkelerden biri olarak konumlanıyor. Türkiye'de üretim merkezi bulunan Hoya Türkiye, özellikle Orta Doğu başta olmak üzere yakın coğrafyada Türkiye'yi bir üretim ve dağıtım üssü haline getirmeyi hedefliyor.Kader Yıldırım: "Sektör sürdürülebilir ve ölçeklenebilir büyüme sürecine girdi"Sürekli gelişimi odağına alan Hoya Türkiye ve Seiko Optik Türkiye, ileri teknoloji çözümleriyle bugünün ve geleceğin görme ihtiyaçlarına yanıt vermeyi hedefliyor. Hoya Türkiye ve Seiko Optik Türkiye Genel Müdürü Kader Yıldırım; optik sektörünün artan görme ihtiyacı, demografik değişim ve dijitalleşmenin etkisiyle güçlü bir büyüme potansiyeline sahip olduğunu belirterek; genişleyen pazar hacmi, artan tüketici bilinci ve kişiselleştirilmiş çözümlere olan talebin sektörün yatırım cazibesini her geçen gün artırdığını ifade etti. Yıldırım, "Üretim ve perakende tarafında yaşanan yapısal dönüşüm sektöre daha sürdürülebilir ve ölçeklenebilir bir büyüme alanı kazandırıyor. Globalden gelen güçlü Ar-Ge altyapımız, ileri teknolojiye dayalı ürün geliştirme yetkinliklerimiz, kaliteli ürünlerimiz ve inovasyonla sektörün büyüme ivmesine önemli katkı sağlıyoruz. Önümüzdeki dönemde bu güçlü dinamikleri en iyi şekilde değerlendirerek Türkiye'deki konumumuzu daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Hedefimiz 2030 yılında pazar lideri konumuna ulaşmak. Aynı zamanda yalnızca ticari büyümeyi değil, sektöre yön veren bilgi ve inovasyon liderliğiyle öne çıkan bir organizasyon yapısı oluşturmak istiyoruz. İş ortaklarımıza yalnızca ürün sunmakla kalmıyor; aynı zamanda eğitim, teknik bilgi ve pazarlama desteğiyle onların gelişimine katkı sağlıyoruz. Bu yaklaşımın en önemli yapı taşlarından biri ise eğitim. HOYA Learning Center (HLC) ve diğer dijital platformlarımız aracılığıyla optisyenlerin ürün bilgisi ve teknik yetkinliklerini sürekli geliştiriyoruz. Bu sayede son kullanıcıya daha doğru ve bilinçli yönlendirme yapılmasını sağlıyoruz. Aynı zamanda, kaliteli ve sürdürülebilir bir satış anlayışıyla tüketicinin neyi neden aldığını bilmesine ve göz sağlığını daha bilinçli şekilde yönetmesine katkı sunuyoruz." dedi.Son yıllarda göz sağlığı farkındalığı artış gösterse de hala yetersiz seviyede&nbsp;Türkiye'de tüketiciler giderek daha bilinçli ve kalite odaklı bir yaklaşım benimsiyor. Ancak göz sağlığı farkındalığı halen istenilen seviyede değil. Avrupa'da gözlük yenileme süresi ortalama 2 yıl seviyesindeyken, Türkiye'de bu sürenin daha uzun olması düzenli kontrol alışkanlığının yeterince yaygınlaşmadığını gösteriyor. Birçok kişi görme kaybının farkına varmadan günlük yaşamına devam ediyor. Ancak çocukluk döneminde yapılan erken kontroller görme problemlerinin azaltılması ya da durdurulması noktasında&nbsp; büyük önem taşıyor. Göz sağlığının psikolojik durum, bedensel sağlık, başarı ve öğrenme gibi birçok farklı alanı etkilediğini vurgulayan Kader Yıldırım, "Yaşam konforunu ve genel sağlığı doğrudan belirleyen görme bozuklukları yaşamın her alanında etkisini gösterirken, günlük hayatta çeşitli riskleri de beraberinde getiriyor. Örneğin, trafik kazalarının yaklaşık yüzde 60'ı ve bireysel kazaların önemli bir bölümü görme bozuklukları ile bağlantılı. Son yıllarda gözlük kullanma oranı ve göz sağlığı bilinci artsa da Avrupa ortalamasının oldukça gerisindeyiz. Göz sağlığının önemine dikkat çekmek amacıyla Türkiye genelinde birçok projeyi hayata geçirerek hem toplumsal farkındalığı artırmayı hem de göz sağlığı bilincini güçlendirmeyi hedefliyoruz." dedi.Premium segmentte güçlenme ve liderlik hedefiHoya Türkiye ve Seiko Optik Türkiye, önümüzdeki 5 yıllık perspektifte Türkiye'deki konumunu yalnızca pazar payı açısından değil; marka gücü, teknoloji odağı ve tüketici güveni açısından da daha üst seviyeye taşımayı hedefliyor. Kaliteye ve ileri teknolojiye olan ilginin giderek arttığı Türkiye pazarı, dinamik yapısı ve gelişim potansiyeliyle önemli fırsatlar sunarken; Japon teknolojisine duyulan güven ve artan marka bilinirliği bu büyüme yolculuğunda önemli bir avantaj sağlıyor.&nbsp; Bu doğrultuda iki şirket, yalnızca satış hacmini artırmayı değil; daha fazla tüketicinin yüksek kaliteli ve markalı ürünlere yöneldiği bir pazar yapısının gelişimine katkı sunmayı da öncelikleri arasında konumlandırıyor.&nbsp;Optik sektörü kişiselleştirilmiş çözümlerle yeniden şekilleniyorOptik sektöründe önümüzdeki dönemde en belirleyici trendin, kişiselleştirilmiş ve yaşam tarzına uyum sağlayan teknolojiler olması bekleniyor. Sektör, "tek tip ürün" yaklaşımından uzaklaşarak tamamen bireysel ihtiyaçlara göre şekillenen çözümlere yönelirken; Hoya Türkiye ve Seiko Optik Türkiye, yenilikçi teknolojileri ve kullanıcı odaklı ürün geliştirme yaklaşımıyla bu dönüşümde öncü rol üstlenmeyi sürdürüyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 10 Apr 2026 09:17:10 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Spectra'da üst düzey atama]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/spectrada-ust-duzey-atama-1102/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/spectrada-ust-duzey-atama-1102/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2AA25A-AB2FDE-394001-F1C85B-241CE3-6A4200.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tüm üretimini Golf Kimya&#39;nın ileri teknolojiye sahip tesislerinde gerçekleştiren marka, yüzde 100 dermatolojik testlerden geçmiş, tamamen vegan formülasyonlara sahip temiz içerikler geliştiriyor. Doğanın saf gücünü bilimsel araştırmalarla harmanlayan Spectra, saçtan cilde uzanan&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2AA25A-AB2FDE-394001-F1C85B-241CE3-6A4200.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tüm üretimini Golf Kimya&#39;nın ileri teknolojiye sahip tesislerinde gerçekleştiren marka, yüzde 100 dermatolojik testlerden geçmiş, tamamen vegan formülasyonlara sahip temiz içerikler geliştiriyor. Doğanın saf gücünü bilimsel araştırmalarla harmanlayan Spectra, saçtan cilde uzanan geniş ürün yelpazesinde &#34;doğadan ilham almak ve güçlü, etkin içeriklerle benzersiz bir bakım deneyimi yaratmak&#34; felsefesini benimseyerek kullanıcılarına doğal ve etik bir alternatif sunmayı hedefliyor.&nbsp;Vizyoner bir büyüme perspektifine sahip olan Spectra, bu süreci yönetmek, kurumsal yapısını en üst seviyeye taşımak üzere yönetim kadrosunu alanında deneyimli isimlerle buluşturuyor.Sektörün Deneyimli İsmi Seyhan Dinç, Spectra'nın Büyüme Yolculuğuna Liderlik Edecek&nbsp;Markanın sürdürülebilir büyüme hedefleri ve kurumsal dönüşüm yolculuğu kapsamında, Spectra Genel Müdürlüğü görevine 29 yıllık sektör tecrübesiyle Seyhan Dinç getirildi. Kariyerine 1997 yılında Hunca Kozmetik'te başlayan ve aynı kurumda Bölge Müdürlüğünden, Genel Müdür ve İcra Kurulu Üyeliğine kadar pek çok üst düzey sorumluluk üstlenen Dinç, stratejik bakış açısı ve kriz yönetimi alanındaki uzmanlığıyla Spectra'nın yurt içi organizasyonel verimliliğini ve pazar gücünü artırmaya odaklanacak. Seyhan Dinç aynı zamanda TABA-amCham bünyesinde Yönetim Kurulu Üyeliği görevini de aktif olarak sürdürüyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 10 Apr 2026 09:03:32 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İkiz dönüşüm sürecinde firmaların bilinçlendirilmesine odaklanılacak]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ikiz-donusum-surecinde-firmalarin-bilinclendirilmesine-odaklanilacak-4568/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ikiz-donusum-surecinde-firmalarin-bilinclendirilmesine-odaklanilacak-4568/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E60D00-2F1285-33439A-775E02-C5C39F-551B3F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Boğaziçi Üniversitesi Vakfı (BÜVAK) yürütücülüğünde Boğaziçi Üniversitesi, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve Yazılım Sanayicileri Derneği (YASAD) ortaklığında, İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) desteğiyle hayata geçirilen &#34;İstanbul İkiz Dönüşüm Platformu&#34;&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E60D00-2F1285-33439A-775E02-C5C39F-551B3F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Boğaziçi Üniversitesi Vakfı (BÜVAK) yürütücülüğünde Boğaziçi Üniversitesi, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve Yazılım Sanayicileri Derneği (YASAD) ortaklığında, İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) desteğiyle hayata geçirilen &#34;İstanbul İkiz Dönüşüm Platformu&#34; kapsamında düzenlenen açılış konferansında konuşan Çoştu, konuya ikiz dönüşüm perspektifinin hangi yönde, hangi hızda, hangi adımlarla gitmesi hususunda ulusal bir yol çizmeye çalıştıklarını söyledi.Türkiye&#39;nin son 20-25 yıllık süreçte önemli mesafeler kaydeden, sanayi ekosistemlerinde önemli sıçramalar başarmış bir ülke olduğunu belirten Çoştu, &#34;Bugün Türkiye Çin&#39;den Avrupa&#39;ya, geniş koridorda, sanayi altyapısıyla en ön plana çıkan ülke konumunda. Ürün çeşitliliği, ürün yelpazesi, derinliği ve ihracat pazarlarının çeşitliliği noktasında, rekabetçi ihracat yapabilme noktasında, esasında Çin&#39;den sonra dünyada 2&#39;nci sırada, bir ülke olarak görebiliriz. Raporlar bunu söylüyor.&#34; dedi.Türkiye&#39;nin tüm bunları yaparken sanayi altyapısını, lojistik imkanlarını sürekli geliştirmeyi başarmış bir ülke olduğunu kaydeden Çoştu, Türkiye&#39;nin teknoloji kapasitesini inşa edip ekosistemini olgunlaştırmış olan bir ülke konumunda bulunduğunu söyledi.Çoştu, &#34;Bugün teknoparklarıyla, AR-GE merkezleriyle sayıları 300 binin üzerine çıkan araştırmacı insan kaynağıyla önemli bir yetkinliği, olgunluğa, kapasiteye ulaşmış bir teknoloji ekosisteminden bahsediyoruz. Yıllar içerisinde sürekli olarak AR-GE&#39;ye ayırdığı kaynaklarını, yatırımları artırmayı başarmış, her ne kadar hedeflediğimiz noktaya henüz ulaşmış olmasak da önemli bir ilerlemeyi kaydetmiş bir ülkeden bahsediyoruz ve çıktılarını da hep beraber görüyoruz.&#34; ifadelerini kullandı.- &#34;Önceliklerimizi doğru belirlememiz lazım&#34;Çoştu, özellikle sanayi altyapısında dijital dönüşümün hızlandırılmaya ihtiyacının var olduğunu belirterek, &#34;Bu bir gerçek. Çünkü bizim gitmek istediğimiz hedefler hızlanmamız gerektiğini ortaya koyuyor. Tabii dijital dönüşüm, yeşil dönüşüm ikisini birlikte ele aldığımızda yine bütüncül bir perspektifle doğru adımları atıyor olmamız gerekiyor. Bu noktada açıkçası katılımcı bir yaklaşımla doğru bir planlamayı ortaya koymamız hiç şüphesiz ilk atılması gereken adım.&#34; diye konuştu.Bakanlık olarak perspektiflerinin en önemli bacaklarından bir tanesinin bu işin anlatılması, farkındalık oluşturulması ve sürecin bilinçli bir şekilde yürütülmesi noktasında KOBİ&#39;lerin, firmaların bilinçlendirilmesi ve desteklenmesi olduğunu belirten Çoştu, bu noktada firmaları bilinçlendirmeye ve cesaretlendirmeye de gayret ettiklerini söyledi.Çoştu, bu sürecin devamı olan adımları atmaya gayret ettiklerine işaret ederek, &#34;İşte model fabrikalarımızı dijital dönüşüm süreçlerinde önemli arayüzlerden biri haline getirdik. Bununla beraber Avrupa İnovasyon Ağı ADİM&#39;ler konusunda ciddi çalışmalar ekosistemimizle beraber yapıyoruz. Hiç şüphesiz içerisinde bulunduğumuz mekan da önemli bir oyuncu.&#34; dedi.- &#34;Küresel rekabette kendi işletmelerimizi dirençli hale getireceğiz&#34;İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) Genel Sekreteri Ziya Taşkent ise İSTKA&#39;nın rapor üretme, bilgi üretme vasfı olsa da genelde paydaşlar ve yararlanıcılar nezdinde sağladığı mali desteklerle bilinen bir yapı olduğunu söyledi.Taşkent, kurulduğu günden beri İSTKA&#39;nın birçok projeye kaynak aktardığını anlatarak, &#34;Bu planlamayı nasıl yapıyoruz, bölge planları, onların da tabi olduğu üst ölçekli planlar, kalkınma planı, bakanlığın yayınladığı strateji belgesi gibi üst politika belgelerine göre aslında İstanbul paydaşlarıyla görüşerek, onların tekliflerini, önerilerini toplayıp İstanbul&#39;un neye ihtiyacı olduğunu saptamaya gayret ediyoruz. Bunlar da ondan sonra türlü mali destek programlarına dönüşüyorlar.&#34; diye konuştu.Taşkent, konuşmasını şöyle sürdürdü:&#34;İkiz dönüşüm mali programıyla beraber 2 program daha ilan etmiştik. Bunlardan biri yapay zekaydı bir diğeri de startuplarla, yani ağırlıklı olarak İstanbul&#39;da konuşlu olan teknoloji tabanlı girişimlerle, kurumsal şirketlerin işbirliğini artırmayı hedefleyen bir programdı. İkiz dönüşüm, bunlardan biriydi. Bu proje de o başlık çerçevesinde desteklenen projelerden biri. Dijital dönüşüm ve yeşil dönüşümü bir araya getiren ikiz dönüşümün bir mecburiyet olduğu, İstanbul gibi bir metropolün de bunu zamanında ve doğru bir şekilde yapmasının gerekliliğinde hepimiz hemfikiriz. Çünkü ancak bu sayede küresel rekabette kendi işletmelerimizi dirençli hale getireceğiz.&#34;Taşkent, arayüz yapılarının oluşmasının çok önemli olduğuna dikkati çekerek tarafların etkileşimde ve alışverişte bulundukları, ihtiyaçları beraber tasarladıkları, çözümü beraber ürettikleri bu arayüz yapılarını çok önemsediklerini vurguladı.- &#34;İkiz dönüşüm bir tercih değil zorunluluk&#34;Yazılım Sanayicileri Derneği (YASAD) Yönetim Kurulu Başkanı Mine Taşkaya da konuşmasında bugün dünyanın ekonomi, teknoloji, iklim ekseninde aynı zamanda yeniden kurgulandığını belirterek küresel değer zincirinin dönüştüğünü, rekabet tanımının değiştiğini, oyunun kurallarının yeniden yazıldığını ifade etti.Taşkaya, bugün artık sadece dijital dönüşümün ya da sadece yeşil dönüşümün konuşulmadığını belirterek, şöyle devam etti:&#34;Bugün ikisini birlikte yani ikiz dönüşümü konuşuyoruz ve bu bize şunu söylüyor; &#39;gelecek sadece hızlı olanların değil, akıllı ve sürdürülebilir olanların olacak&#39;. Artık mesele sadece üretmek değil. Nasıl ürettiğiniz, ne kadar verimli olduğunuz ve bunu doğaya saygılı bir şekilde yapıp yapamadığınız belirleyici. Bu nedenle ikiz dönüşüm bir tercih değil bir zorunluluk ama doğru yönetildiğinde aynı zamanda çok büyük bir rekabet avantajı.&#34;Bugün yaşanılan bu süreçte aslında çok önemli bir tarihe de tanıklık edildiğini belirten Taşkaya, &#34;Teknolojik gelişmeler artık sadece sektörleri değil iş yapış biçimlerimizi, karar alma mekanizmalarımızı ve hatta düşünme şeklimizi dönüştürüyor. Veri yeni petrol değil, veri yeni aklın kendisidir. Yazılım ise bu aklı çalıştıran güçtür. Bu yüzden yazılım sektörü bu dönüşümün merkezinde yer alıyor.&#34; yorumunu yaptı.Taşkaya, Türkiye&#39;nin bu dönüşüm için güçlü bir potansiyele sahip olduğuna inandığını vurgulayarak ülkenin güçlü bir sanayi altyapısı, dinamik bir girişimcilik ekosistemi ve hızla gelişen bir teknoloji dünyasının olduğunu ifade etti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 09 Apr 2026 15:57:51 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türk iş kadınlarından Belgrad çıkarması]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-is-kadinlarindan-belgrad-cikarmasi-2746/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-is-kadinlarindan-belgrad-cikarmasi-2746/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7EEA7F-A9DF3F-33DFA3-F216C0-6D2987-93E522.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />USKD Başkanı Ayla Alkan ve Yönetim Kurulu üyeleri, program kapsamında Türkiye Cumhuriyeti Belgrad Büyükelçiliği'ni ziyaret ederek iki ülke arasındaki ekonomik ilişkiler ve iş birliği imkanlarını değerlendirdi.Heyet, ilk olarak Ticaret Müşaviri Yasemin Yüce ile bir araya gelerek&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7EEA7F-A9DF3F-33DFA3-F216C0-6D2987-93E522.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />USKD Başkanı Ayla Alkan ve Yönetim Kurulu üyeleri, program kapsamında Türkiye Cumhuriyeti Belgrad Büyükelçiliği'ni ziyaret ederek iki ülke arasındaki ekonomik ilişkiler ve iş birliği imkanlarını değerlendirdi.Heyet, ilk olarak Ticaret Müşaviri Yasemin Yüce ile bir araya gelerek Türkiye ile Sırbistan arasındaki mevcut ticari ilişkiler, yatırım fırsatları ve ekonomik gelişmeler üzerine kapsamlı görüşmeler yaptı.Ardından Belgrad Büyükelçiliği 1'inci Müsteşarı Pınar Şentürk ve Katip Ganela Kartal ile gerçekleştirilen toplantıda, USKD'nin sürdürülebilir kalkınma, kadın girişimciliği ve uluslararası iş birliği projeleri hakkında bilgi paylaşımında bulunuldu.İKİ ÜLKE İÇİN ÖNEMLİ İŞ BİRLİĞİ ALANLARIGörüşmede konuşan Ticaret Müşaviri Yasemin Yüce, Sırbistan'ın üretim ve ihracat yatırımları açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirtti.Yüce, Sırbistan ekonomisinin kontrollü büyüme gösteren gelişmekte olan pazarlar arasında yer aldığını ifade ederek şunları söyledi: "Sırbistan, Avrupa ile Asya arasında stratejik bir köprü konumunda bulunuyor. İthalata dayalı ekonomik yapısı nedeniyle üretim ve ihracat yatırımları için önemli bir potansiyel barındırıyor. Türkiye ile Sırbistan arasındaki ticaret hacmi yaklaşık 3 milyar dolar seviyesine ulaşmış durumda ve karşılıklı yatırımlar her geçen yıl artış gösteriyor. Ayrıca kadınların ekonomik ve siyasi hayattaki etkinliği dikkat çekici düzeyde"KADIN GİRİŞİMCİLİĞİNDE YENİ FIRSATLARUSKD Başkanı Ayla Alkan ise Türkiye ile Sırbistan arasında tarihi, kültürel ve ekonomik bağların güçlü olduğuna dikkat çekerek özellikle kadın girişimciliği alanında yeni iş birlikleri geliştirilebileceğini vurguladı.Alkan açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Sırbistan, Balkanlar'ın giriş kapısı niteliğinde stratejik bir ülke. Kadınların karar alma mekanizmalarındaki güçlü temsili, sürdürülebilir kalkınma hedefleri açısından önemli bir avantaj oluşturuyor. Gerçekleştirdiğimiz görüşmeler sayesinde iş birliği kurabileceğimiz sivil toplum kuruluşları hakkında önemli bilgiler edindik. Uzun vadeli ticari ağların diplomatik projelerle desteklenmesi, USKD'nin uluslararası vizyonuna önemli katkılar sağlayacaktır. Nazik ev sahiplikleri için Sayın Yasemin Yüce ve Sayın Pınar Şentürk'e teşekkür ediyoruz"]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 08 Apr 2026 18:22:44 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Haleon'da üst düzey atama]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/haleonda-ust-duzey-atama-8223/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/haleonda-ust-duzey-atama-8223/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1101B7-65B52E-ABB896-967630-1D0E68-91F6E0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dünya çapında tüketici sağlığı alanında öncü konumda bulunan ve Sensodyne, Parodontax, Otrivin, Voltaren ve Centrum gibi güçlü markaları bünyesinde barındıran Haleon, Türkiye'deki organizasyon yapısını güçlendirmeye devam ediyor. Bu kapsamda Özlem İnce, Mart 2026 itibarıyla&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1101B7-65B52E-ABB896-967630-1D0E68-91F6E0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dünya çapında tüketici sağlığı alanında öncü konumda bulunan ve Sensodyne, Parodontax, Otrivin, Voltaren ve Centrum gibi güçlü markaları bünyesinde barındıran Haleon, Türkiye'deki organizasyon yapısını güçlendirmeye devam ediyor. Bu kapsamda Özlem İnce, Mart 2026 itibarıyla Haleon Türkiye İnsan Kaynakları Direktörü olarak atandı.Boğaziçi Üniversitesi Matematik Öğretmenliği bölümünden mezun olan ve yüksek lisans eğitimini Marmara Üniversitesi İnsan Kaynakları alanında tamamlayan Özlem İnce, çok uluslu ve endüstriyel organizasyonlarda stratejik İnsan Kaynakları İş Ortağı olarak 20 yılı aşkın deneyime sahiptir. Kariyeri boyunca yurt içi ve yurt dışında, global ve bölgesel rollerde organizasyonel dönüşüm, liderlik gelişimi ve insan stratejilerinin iş hedefleriyle uyumlandırılması alanlarında önemli çalışmalara imza attı.İnsan Kaynakları kariyerine Koçbank'ta başlamış olup, akabinde General Electric (GE)'de sekiz yıl boyunca Türkiye ve İtalya ofislerinde insan kaynakları rollerinde görev aldı. İnce, kariyerinin devamında Maersk bünyesinde yedi yıl boyunca sırasıyla Doğu Avrupa, Akdeniz ve Orta Doğu kapsamında yedi ülkeden sorumlu İnsan Kaynakları Liderliği ve İspanya merkezli olarak Avrupa bölgesinin yetenek stratejilerine liderlik yaptı.Haleon'a katılmadan önce ASAŞ Alüminyum'da İnsan Kaynakları ve EHS Direktörü olarak görev yapan İnce, üst düzey yöneticilerle birlikte çalışarak şirketin büyüme hedefleri, yatırım öncelikleri ve organizasyonel dönüşüm süreçleri doğrultusunda insan kaynakları stratejilerinin şekillendirilmesine liderlik etti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 08 Apr 2026 17:49:36 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Taider ve Ünlü & Co'dan aile işletmelerine gelecek vizyonu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/taider-ve-unlu-codan-aile-isletmelerine-gelecek-vizyonu-3455/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/taider-ve-unlu-codan-aile-isletmelerine-gelecek-vizyonu-3455/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A4E16C-DBDE38-87444F-499583-6644C2-D014F6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Taider Aile İşletmeleri Derneği ve Türkiye'nin lider yatırım hizmetleri ve varlık yönetimi grubu Ünlü &amp; Co'nun iştiraklerinden, portföy yönetiminde uzmanlığı ve güçlü yatırım çözümleriyle öne çıkan Ünlü Portföy Yönetimi A.Ş., aile işletmelerinin sürdürülebilirliği&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A4E16C-DBDE38-87444F-499583-6644C2-D014F6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Taider Aile İşletmeleri Derneği ve Türkiye'nin lider yatırım hizmetleri ve varlık yönetimi grubu Ünlü &amp; Co'nun iştiraklerinden, portföy yönetiminde uzmanlığı ve güçlü yatırım çözümleriyle öne çıkan Ünlü Portföy Yönetimi A.Ş., aile işletmelerinin sürdürülebilirliği ve modern iş modellerini ele alan vizyoner bir konferans düzenledi. İzmir'de gerçekleştirilen Girişimcilik Konferansı'nda, sanayiden girişim sermayesine uzanan iş modelleri, kurum içi girişimcilik deneyimleri, girişim sermayesi fonlarının dinamikleri, dijital dönüşüm ve aile şirketlerinin gelecek stratejileri ele alındı. Konferans kapsamında, aile şirketlerinin inovasyon süreçleri somut örneklerle değerlendirilirken; sanayi şirketlerinin inovasyonu yönetme yaklaşımları, girişim sermayesi fonlarının karşılaştığı zorluklar ve portföy çeşitliliğinin stratejik önemi de tartışıldı.&nbsp;Konferansta, farklı disiplinlerden gelen deneyimli konuşmacılar yer aldı. Kanca Ventures Kurucu Ortağı ve Kanca Strateji &amp; Yatırımlar Müdürü Dilara Kanca, Göçük Avukatlık Ortaklığı Yönetici Ortak ve Taider Girişimcilik Komitesi Eş Lideri Emre Göçük moderasyonu ile sanayiden girişim sermayesine uzanan kurum içi girişimcilik yolculuğunu paylaşırken; Ünlü Ventures Direktörü Emre Dilber, İnci Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Taider Üyesi Neşe Gök moderatörlüğünde, girişim sermayesi fonlarının yapısı, portföy çeşitliliği ve yatırım süreçlerine dair içgörülerini aktardı. Konferansın son kısmında ise Gülcüler Sigorta Yönetim Kurulu Üyesi ve Taider Yönetim Kurulu Üyesi Gökçe Gülcüler moderasyonunda gerçekleşen oturumda sahibinden.com CMO'su Nazım Erdoğan ise dijital dönüşüm ve iş modellerindeki değişime ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.&nbsp;"Aile İşletmelerinde İnovasyon, İş Birliği ve Sürdürülebilir Büyüme"Girişimcilik Konferansı açılış konuşmasını gerçekleştiren Taider Yönetim Kurulu Başkanı Gülfem Yorgancılar Perçin "Taider olarak aile işletmelerimizin yalnızca bugünkü başarılarını değil, gelecek nesillerde de sürdürülebilir bir şekilde varlık göstermelerini önemsiyoruz. Üyelerimizin kıymetli girişim hikayelerinin hem Taider bünyesinde düzenlediğimiz etkinliklerde hem de Türkiye paydaşı olduğumuz FBN'de paylaşılmasını ve ilham olmasını oldukça kıymetli buluyoruz. Bu vizyonla düzenlediğimiz Girişimcilik Konferansı, üyelerimizin yenilikçi iş modellerini keşfetmelerine, girişim sermayesi ve dijital dönüşüm alanlarındaki kritik trendleri öğrenmelerine ve paylaşılan deneyimleri dinleyerek kendi şirketlerini geleceğe hazırlamalarına imkân sağladığına inanıyoruz. Ünlü &amp; Co ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, aile şirketlerimizin nesiller arası değerlerini korurken, modern iş dünyasında rekabet avantajı yaratmalarını destekliyor. Bu tür buluşmalar, sadece bilgi paylaşımı değil; aile işletmelerimizin vizyonunu güçlendiren, sürdürülebilir büyüme ve inovasyon kültürünü teşvik eden, ayrıca yeni tanışmalara vesile olan bir platform oluşturuyor" dedi."30 yıllık deneyimimizle aile şirketlerinin gelişim yolculuğuna değer katıyoruz"Ünlü Portföy Genel Müdürü Veli Parmaksız ise "Türkiye'de aile şirketleri, ekonomimizin en güçlü ve köklü yapı taşları arasında yer alıyor. Bu şirketlerin önünde, nesil devri süreçlerini sağlıklı şekilde yönetirken aynı zamanda profesyonel yönetim anlayışıyla büyüme fırsatlarını değerlendirme gibi önemli bir dönüşüm alanı bulunuyor. Ünlü Portföy olarak, şeffaf ve güvenilir fon yönetimi anlayışımızla yatırımcıların değişen ihtiyaçlarına yanıt verirken, uzun vadeli değer yaratma odağıyla hareket ediyoruz. Aile şirketlerinin dönüşüm sürecinde ortaya çıkan yatırım ihtiyaçlarına yönelik doğru çözümler geliştirmek ve sürdürülebilir büyüme yolculuklarını desteklemek bizim önceliklerimiz arasında yer alıyor. Taider ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, bu vizyon doğrultusunda aile işletmelerine katkı sunmak açısından bizim için büyük önem taşıyor. 30 yıllık deneyimimizden aldığımız güçle, Türkiye'nin büyüme yolculuğunda şirketlerin yanında yer almaya ve yatırım ekosistemine değer katmaya devam edeceğiz" dedi.&nbsp;Taider temsilcilerinin moderasyonunda gerçekleşen oturumlarda aile şirketlerinin dönüşüm yolculuğu çok boyutlu şekilde ele alındı. Konferans yalnızca içerik paylaşımlarıyla değil, katılımcılar arasında güçlü etkileşim yaratan ve yeni iş birliği fırsatlarının gelişmesine zemin hazırlayan bir platform olarak öne çıktı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 08 Apr 2026 17:24:46 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[2 bin 500'den fazla girişimciye doğrudan destek]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/2-bin-500den-fazla-girisimciye-dogrudan-destek-7701/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/2-bin-500den-fazla-girisimciye-dogrudan-destek-7701/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_53445E-0A38AD-64BA60-FA44F0-CE0209-CBCFE8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kul, BTM Genel Merkezi&#39;nde gerçekleştirilen basın toplantısında, İstanbul Ticaret Odası (İTO) tarafından kurulan ve fikir aşamasındaki girişimleri küresel ölçekte değer üreten yapılara dönüştüren BTM&#39;nin bugün girişimcilik ekosisteminin merkezinde konumlandığını söyledi.BTM&#39;nin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_53445E-0A38AD-64BA60-FA44F0-CE0209-CBCFE8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kul, BTM Genel Merkezi&#39;nde gerçekleştirilen basın toplantısında, İstanbul Ticaret Odası (İTO) tarafından kurulan ve fikir aşamasındaki girişimleri küresel ölçekte değer üreten yapılara dönüştüren BTM&#39;nin bugün girişimcilik ekosisteminin merkezinde konumlandığını söyledi.BTM&#39;nin yalnızca bir kuluçka merkezi olmadığına dikkati çeken Kul, &#34;Bugün geldiğimiz noktada BTM, girişimciliğin konuşulduğu bir alan değil, üretildiği, yatırım aldığı ve global ölçekte karşılık bulduğu bir yapı. Geride kalan 10 yıl içinde 12 bin 500&#39;den fazla girişimciye doğrudan destek sağladık. Bugün BTM girişimlerinin ulaştığı toplam portföy büyüklüğü 2 milyar doların üzerine çıkmış durumda. Aynı şekilde 410 milyon doların üzerinde yatırım değerlemesi, oluşturduğumuz yapının sürdürülebilirliğini ve etkisini açıkça ortaya koyuyor.&#34; dedi.BTM&#39;nin yaklaşımının klasik destek modellerinden ayrıştığını belirten Kul, &#34;Al Fikrini Gel, Fikrin İş Yapsın mottosu ile yola çıktık. Ancak bugün geldiğimiz noktada erken seviyeden ileri aşamaya kadar tüm girişimleri kapsayan desteklere sahip bir yapı haline geldik. Girişimcilerimize yalnızca alan değil, yatırımcıya erişim, mentörlük, uluslararası bağlantılar ve pazara açılma imkanı sunuyoruz. Bu sayede fikirler raflarda kalmıyor, şirketlere dönüşüyor, ticarete katkı sunuyor.&#34; diye konuştu.- &#34;BTM artık yerel bir yapı değil, global bir oyuncu&#34;BTM Genel Müdürü Kul, BTM&#39;nin, girişimcilik ekosisteminde otorite olarak kabul edilen UBI Global tarafından &#34;Dünyanın En İyi Üçüncü Kuluçka Merkezi&#34; seçildiğini hatırlatarak uluslararası büyüme stratejilerine değindi.BTM&#39;nin artık küresel ölçekte oyun kuran bir yapıya dönüştüğünü ifade eden Kul, BTM&#39;nin bugün dünyanın önemli girişimcilik merkezlerinde yer alarak global bir oyuncu olma yolunda ilerlediğini, Londra&#39;nın dönüşüm hikayesinin en güçlü simgelerinden biri haline gelen Battersea Power Station&#39;da konumlanmalarının, bu vizyonun somut bir göstergesi olduğunu söyledi.Önder Kul, konuşmasını şöyle sürdürdü:&#34;Aynı şekilde Dubai World Trade Centre&#39;deki varlığımızla Körfez pazarına doğrudan erişim sağlıyoruz. BTM artık yerel bir yapı değil, global bir oyuncu. Yeni dönemde Avrupa ve Balkanlar&#39;a açılım kapsamında Saraybosna&#39;da da bir ofis açtık. Bosna Hersek&#39;te hayata geçirdiğimiz yapılanma ile Balkanlar&#39;dan Avrupa&#39;ya uzanan bir girişimcilik köprüsü kuruyoruz. Bu ofisimiz, bölgedeki girişimciler için önemli bir merkez olacak. Saraybosna&#39;da attığımız adım, Balkanlar&#39;dan Avrupa&#39;ya uzanan yeni bir girişimcilik hattının başlangıcı. Bu bölgeyi yalnızca izlemiyoruz, şekillendirmek de istiyoruz.&#34;Uluslararası Teknoloji Pazarlama Ofisleri&#39;nin (UTPO) girişimlerin globalleşmesinde kritik rol oynadığını vurgulayan Kul, &#34;Yüzde 75&#39;e varan finansman desteğiyle girişimcinin dünyaya açılmasını bir maliyet kalemi olmaktan çıkarıp stratejik bir avantaja dönüştürdük. Bu model, girişimlerin globalleşme sürecini hızlandıran önemli bir kaldıraç görevi görüyor.&#34; dedi.BTM&#39;nin girişimcileri global sahneye taşıma hedefinin altını da çizen Kul, &#34;2026 yılında 30&#39;u aşkın ulusal ve uluslararası fuarla girişimcilerimizi dünyanın farklı pazarlarına taşıyacağız. Bizim için görünürlük değil, erişim önemli.&#34; değerlendirmesinde bulundu.Kul, bir yandan dünyada açılımlarını sürdürürken bir yandan da yurt içindeki etkin stratejilerine devam edeceklerinin altını çizerek BTM&#39;nin yürüttüğü tematik programların ekosistemde önemli bir derinlik oluşturduğunu ifade etti.İstanbul Kalkınma Ajansı ve uluslararası paydaşlarla hayata geçirilen programların girişimcilik tabanını genişlettiğini belirten Kul, erken aşama girişimlerden yatırımcı geliştirmeye, lise düzeyinden kurumsal işbirliklerine kadar geniş bir yelpazede programlarını yürüttüklerini, amaçlarının yalnızca bugünün değil, geleceğin girişimcilik ekosistemini de inşa etmek olduğunu söyledi.- &#34;Fikirlerin ticarileşmesini ve sürdürülebilir şirketlere dönüşmesini sağlıyoruz&#34;Önder Kul, yeni dönemde hayata geçirilecek Yatırımcı Hızlandırma Programı, BİGG Cube ve yapay zeka odaklı dönüşüm programlarının bu vizyonun bir parçası olduğunu anlattı.Geçen yılın ikinci yarısında uygulamaya aldıkları Kampus Elçisi programına da değinen Kul, &#34;24 üniversitede 34 kampüs elçisiyle girişimciliği sahaya taşıyoruz. Girişimciyi mezun olduktan sonra değil, daha okuldayken yakalıyoruz. Bu programla girişimcilik kültürünü üniversite ortamında yaygınlaştırıyor, genç yetenekleri erken aşamada keşfediyor ve onları ekosistemimize kazandırıyoruz.&#34; diye konuştu.2025 başında BTM TEKMER&#39;i faaliyete geçirdiklerini de hatırlatan Kul, &#34;BTM TEKMER, teknoloji odaklı girişimler için önemli bir merkez oldu. Girişimcilere mentörlük, eğitim, yatırımcı erişimi ve güçlü bir iş ağı sunarak fikirlerin ticarileşmesini ve sürdürülebilir şirketlere dönüşmesini sağlıyoruz.&#34; dedi.Önder Kul, BTM'nin gelecek dönem vizyonunu ise &#34;Türkiye'den çıkan girişimlerin dünyada daha fazla söz sahibi olduğu bir döneme giriyoruz. BTM bu hikayenin merkezinde olmaya devam edecek.&#34; sözleriyle özetledi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 07 Apr 2026 13:17:13 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İşNet'ten kurumlara proaktif güvenlik yaklaşımı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/isnetten-kurumlara-proaktif-guvenlik-yaklasimi-8098/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/isnetten-kurumlara-proaktif-guvenlik-yaklasimi-8098/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C5258F-D7EAF0-74A805-1E0D8C-CC134F-E73F80.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dijitalleşmenin hızlanmasıyla birlikte fidye yazılımları, veri sızıntıları ve gelişmiş oltalama saldırıları daha hedefli ve sofistike hâle geliyor. Bu tablo, yalnızca saldırıyı engellemeye odaklanan yaklaşımların yetersiz kalmasına neden oluyor. İşNet'in CTI hizmeti, global&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C5258F-D7EAF0-74A805-1E0D8C-CC134F-E73F80.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dijitalleşmenin hızlanmasıyla birlikte fidye yazılımları, veri sızıntıları ve gelişmiş oltalama saldırıları daha hedefli ve sofistike hâle geliyor. Bu tablo, yalnızca saldırıyı engellemeye odaklanan yaklaşımların yetersiz kalmasına neden oluyor. İşNet'in CTI hizmeti, global ve yerel tehdit kaynaklarından elde edilen verileri analiz ederek kurumlara yönelik riskleri daha erken aşamada görünür kılıyor.Hizmet kapsamında zararlı IP adresleri, alan adları, zararlı yazılım imzaları ve saldırı kampanyalarına ait göstergeler (IOC) düzenli olarak analiz edilerek kurumların güvenlik sistemlerine entegre ediliyor. Bu sayede kurumlar, mevcut tehditlerin yanı sıra olası saldırı senaryolarına karşı da hazırlıklarını güçlendirebiliyor.Artan tehdit ortamı, siber güvenlik yatırımlarındaki büyümeyle paralel ilerliyor. Gartner verilerine göre, dünya genelinde bilgi güvenliği harcamalarının 2025'te 213 milyar dolardan 2026'da 240 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Öte yandan Cyberthint 2025 Global Threat Intelligence Report'a göre, yalnızca 2025'te 7.200'den fazla kurum fidye yazılımı saldırılarına maruz kaldı. Yüksek etkili saldırı sayısı bir önceki yıla göre %35 arttı, ayrıca 24 yeni büyük fidye yazılımı grubu tespit edildi. Bu gelişmeler, kurumların daha proaktif ve istihbarat odaklı güvenlik modellerine yöneldiğini gösteriyor.İşNet'in Siber Tehdit İstihbaratı (CTI) hizmeti sayesinde kurumlar:Kendilerini hedef alabilecek saldırı kampanyalarını daha erken aşamada tespit edebiliyorGüvenlik operasyonlarında yanlış alarm (false positive) oranını düşürebiliyorGüvenlik ekipleri olaylara daha hızlı ve doğru müdahale edebiliyorKritik varlıklarını hedef alan tehditleri önceliklendirerek yönetebiliyorHizmet kapsamında ayrıca tehdit aktörleri, saldırı teknikleri ve sektör bazlı risklere ilişkin analitik tehdit raporları, erken uyarılar ve operasyonel istihbarat çıktıları da müşterilere sunuluyor.İşNet Teknoloji Direktörü Emrah Yılmaz, hizmete ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Siber güvenlikte artık yalnızca saldırı anına odaklanmak yeterli olmuyor. Kurumların riskleri daha erken görmesi ve buna göre hazırlık yapması gerekiyor. Biz de Siber Tehdit İstihbaratı hizmetimizle müşterilerimizin güncel tehdit verilerini daha doğru değerlendirmesine, kritik riskleri önceliklendirmesine ve güvenlik operasyonlarını daha etkin yönetmesine destek oluyoruz. Bu sayede kurumlar hem kritik varlıklarını daha iyi koruyabiliyor hem de operasyonlarını kesintisiz sürdürebiliyor."Siber saldırıların iş süreçleri üzerindeki etkisini en aza indirmeyi hedefleyen İşNet, sunduğu bu yeni hizmet ile kurumların güvenlik operasyonlarını ileri seviyeye taşıyarak, iş sürekliliğini desteklemeyi ve büyüme hedeflerine kesintisiz odaklanmalarını sağlamayı amaçlıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 07 Apr 2026 02:31:10 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İDDMİB'de Çetin Tecdelioğlu güven tazeledi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/iddmibde-cetin-tecdelioglu-guven-tazeledi-9131/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/iddmibde-cetin-tecdelioglu-guven-tazeledi-9131/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0AEDBB-E2B253-17CBBF-374C4B-6DA15D-F50FE0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Aynı zamanda Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanvekilliği görevini de yürüten Çetin Tecdelioğlu, bir dönem daha İDDMİB başkanlığı yapacak. Yeniden başkan seçilmesinin ardından değerlendirmede bulunan Tecdelioğlu, geride kalan dört yılda yoğun bir çalışma temposu&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0AEDBB-E2B253-17CBBF-374C4B-6DA15D-F50FE0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Aynı zamanda Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanvekilliği görevini de yürüten Çetin Tecdelioğlu, bir dönem daha İDDMİB başkanlığı yapacak. Yeniden başkan seçilmesinin ardından değerlendirmede bulunan Tecdelioğlu, geride kalan dört yılda yoğun bir çalışma temposu yürüttüklerini belirterek, "Yaklaşık 48 ayda milli katılımlar, alım heyetleri, UR-GE projeleri, sektörel ticaret heyetleri, fuar ziyaretleri ve toplantılar dahil 400'e yakın faaliyeti hayata geçirdik. Bu süreçte sektörlerimizin uluslararası pazarlarda daha görünür olması için önemli adımlar attık." dedi.Yeni dönemde yönetim kurulunu aynı şekilde koruduklarını ve ambalaj sektöründen Zeki Sarıbekir ile hırdavat sektöründen Bekir Yelken ile bu kadroyu zenginleştirdiklerini kaydeden Tecdelioğlu, bu şekilde daha kapsayıcı bir yapı ile yola devam edeceklerini ifade etti.&nbsp;"HEDEFİMİZ İHRACATI YÜZDE 10 ARTIRMAK"İDDMİB'in temsil ettiği geniş sektör yelpazesine dikkat çeken Tecdelioğlu, bakırdan alüminyuma, dökümden mutfak eşyalarına kadar birçok güçlü alanı bünyelerinde barındırdıklarını belirtti. Yeni dönemde temel hedeflerinin ihracatı artırmak olduğunu vurgulayan Tecdelioğlu, "2026 yılında ihracatımızı yaklaşık yüzde 10 artırma hedefiyle çalışmalarımıza devam ediyoruz. Yakın coğrafyamızdaki savaş başta olmak üzere küresel gelişmelerin yarattığı zorluklara rağmen yılın ikinci yarısında toparlanma bekliyoruz." diye konuştu."DİJİTALLEŞME VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ODAĞIMIZ OLACAK"Yeni dönemin önceliklerine ilişkin önemli mesajlar veren Tecdelioğlu, sektörün dönüşümüne odaklanacaklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:"Önümüzdeki 4 yıl boyunca sektörlerimizin ihracatını nasıl artırabileceğimizi, daha katma değerli üretimi nasıl yaygınlaştıracağımızı çalışacağız. Bu kapsamda sektörel bazlı çalıştaylar düzenleyerek her alt kırılım için ayrı stratejiler geliştireceğiz."Dijitalleşme ve e-ihracatın kritik başlıklar olduğuna işaret eden Tecdelioğlu, "Dünyadaki e-ticaret ve e-ihracat ekosisteminde daha fazla yer almak zorundayız. Bu alanda firmalarımızın yetkinliklerini artırarak Türk ürünlerinin global pazarlarda daha güçlü konumlanmasını sağlayacağız. Rekabetliğimizi kaybetmiştik, önce onu geri alıp sonra değerini arttıracağız." dedi."TÜRK MALININ KÜRESEL PAYINI BÜYÜTECEĞİZ"Sürdürülebilirlik ve karbon düzenlemelerinin yeni dönemin en önemli gündemlerinden biri olduğunu vurgulayan Tecdelioğlu, Avrupa pazarındaki dönüşüme dikkat çekerek şunları söyledi:"Sınırda karbon düzenlemeleri gibi yeni uygulamalara firmalarımızı hazırlamak zorundayız. Bu süreçte hem kamu ile iş birliği içinde olacağız hem de firmalarımızın rekabet gücünü koruyacak adımlar atacağız."İthalatın azaltılması ve yerli üretimin desteklenmesi konularına da değinen Tecdelioğlu, "Türkiye'de üretilen ürünlerin ithalatını minimize edecek çalışmalar yapacağız. Aynı zamanda hurdamıza sahip çıkarak geri dönüşümle ülke içinde katma değer yaratmayı hedefliyoruz." ifadelerini kullandı.Yeni dönemde daha büyük hedefler koyduklarını belirten Tecdelioğlu, sözlerini şöyle tamamladı:"Bugün yaklaşık 14,5 milyar dolar seviyesinde olan ihracatımızı orta vadede 16, 17 hatta 20 milyar dolar seviyelerine taşımak istiyoruz. Bunun için doğru stratejilerle, sektörümüzle birlikte çalışmaya devam edeceğiz."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 06 Apr 2026 02:25:52 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Jeopolitik risklere karşı yatırımcılara destek geliyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/jeopolitik-risklere-karsi-yatirimcilara-destek-paketi-geliyor-2292/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/jeopolitik-risklere-karsi-yatirimcilara-destek-paketi-geliyor-2292/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BF7DBA-B04F8A-23727A-A72A9E-27D031-2455A0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hazine ve Maliye Bakanlığı, bölgede yaşanan krizi Türkiye açısından fırsata çevirmek için harekete geçti.Bu doğrultuda, Türkiye&#39;nin yatırımcılar için güçlü bir merkez haline gelmesi ve küresel sermayenin ülkeye çekilmesi amacıyla çalışmalar başladı.Dünyadaki transit&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BF7DBA-B04F8A-23727A-A72A9E-27D031-2455A0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hazine ve Maliye Bakanlığı, bölgede yaşanan krizi Türkiye açısından fırsata çevirmek için harekete geçti.Bu doğrultuda, Türkiye&#39;nin yatırımcılar için güçlü bir merkez haline gelmesi ve küresel sermayenin ülkeye çekilmesi amacıyla çalışmalar başladı.Dünyadaki transit ticaretten elde edilen kazançlar büyük tutarlara ulaşırken Türkiye de trilyon dolarlarla ifade edilen bu pazardaki payını artırmak istiyor. Vergisel teşviklerin de bu amaç doğrultusunda pozitif katkı sunacağı değerlendiriliyor.- Kurumlar vergisinde indirimTürkiye, doğrudan yatırımları ülkeye çekmek için özellikle imalatçı-ihracatçılara yönelik kurumlar vergisi oranının inmesi için çalışma yapacak. Bu çalışma kapsamında vergi oranının tek haneli rakamlara düşürülmesi de gündeme gelebilecek.Türkiye&#39;de mukim yabancıların veraset ve intikal vergisinden istisna tutulması da paket kapsamında gündeme gelecek.Ayrıca, yabancı gerçek kişilerin Türkiye&#39;ye gelmesini teşvik eden ve bazı ülkelerde de uygulanan özel bir vergileme rejiminin getirilmesi de gündeme alındı. Böylece, yüksek gelir grubundaki yatırımcıların ülkeye yönelmesi hedefleniyor.Bu kapsamda yurt dışından sermaye getirilmesinin teşvikine ilişkin uygulanan bazı düzenlemelerin de gözden geçirilerek Türkiye&#39;nin cazibesinin artırılması hedefleniyor.- Nitelikli yabancılara avantajTürkiye&#39;yi tercih edecek nitelikli yatırımcılara sağlanacak avantajlara yönelik çalışmalar geniş kapsamlı olarak yürütülüyor.İlgili bakanlıkların da bu yatırımcıların Türkiye&#39;ye gelmesini kolaylaştırmak amacıyla oturma izni, çalışma izni ve dijital vize konularında çalışmalar yürütmesi bekleniyor. Bununla yatırımcıların Türkiye&#39;ye gelişini hızlandırmak ve kalıcılığını artırmak amaçlanıyor.Türkiye&#39;nin, bu hamlelerde küresel yatırım yarışında önemli sıçrama yapması hedefleniyor.Söz konusu pakete bu hafta içinde son şeklinin verilmesi bekleniyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 05 Apr 2026 12:13:41 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türk yatırımcı Dubai'den çıkıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-yatirimci-dubaiden-cikiyor-642/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-yatirimci-dubaiden-cikiyor-642/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E329F7-82CE90-133DDE-5F617D-0111BB-B9BB33.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Jeopolitik gelişmeler, uluslararası yatırımcıların gündemini yeniden şekillendiriyor. 2025 yılını 917 milyar AED&#39;lik rekor hacim ve 270 bini aşan işlem adediyle kapatan Dubai, Mart 2026&#39;da bölgede tırmanan gerilimlerle birlikte yavaşlama sinyalleri vermeye başladı; borsada&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E329F7-82CE90-133DDE-5F617D-0111BB-B9BB33.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Jeopolitik gelişmeler, uluslararası yatırımcıların gündemini yeniden şekillendiriyor. 2025 yılını 917 milyar AED&#39;lik rekor hacim ve 270 bini aşan işlem adediyle kapatan Dubai, Mart 2026&#39;da bölgede tırmanan gerilimlerle birlikte yavaşlama sinyalleri vermeye başladı; borsada düşüşler yaşandı, off-plan satışlarda belirgin bir durağanlaşma gözlemlendi. Sermayesini güvende tutmak isteyen yatırımcılar arayış içinde. 15&#39;i aşkın ülkede yatırımcılara danışmanlık veren Vesta Global, Avrupa&#39;ya yönelik talebin özellikle son dönemde belirgin şekilde arttığını aktarıyor.Avrupa; güvenli hukuki yapısı, istikrarlı piyasa düzeni ve vergi avantajlı yatırım araçlarıyla kıta, yatırımcıların yeni güvenli limanı haline geliyor. Türk yatırımcılar arasında da bu yönelim belirgin şekilde artmış vaziyette. Vergi avantajları, erişilebilir yatırım seçenekleri ve oturum programlarıyla dikkat çeken Portekiz, Yunanistan ve İtalya'nın ön plana çıktığı ifade ediliyor.Bölgesel gelişmelerin yatırımcıların karar süreçlerini doğrudan etkilediğini belirten Vesta Global Kurucu Ortağı Teuta Narazan, &#34;Orta Doğu&#39;daki hareketlilik, yatırımcıların gözünde riskleri somutlaştırdı. Dubai güçlü bir pazar olmayı sürdürse de bu süreçte yatırımcılarımızın bir kısmı portföylerini çeşitlendirmeyi ve farklı coğrafyalarda da pozisyon almayı tercih etti. Yatırımcılarımızın öncelikleri değişti; getirinin yanında güvenlik ve öngörülebilirlik artık ilk sıraya oturdu. Avrupa bu ihtiyacın cevabı haline geldi. Vergi avantajları ve oturum programlarıyla Avrupa, yatırımcılar için finansal ve yaşamsal açıdan güçlü bir alternatif. Bu dönemde özellikle Portekiz yatırım fonlarına olan ilgi belirgin şekilde arttı" dedi."Portekiz, vergi avantajında Dubai&#39;ye rakip oldu"Dubai&#39;nin sunduğu vergi avantajları ve yüksek getiri potansiyeli, yatırımcılar için yıllarca belirleyici oldu. Avrupa&#39;ya yönelen yatırımcılar için benzer kriterleri karşılayan yeni bir destinasyon öne çıkıyor: Portekiz. Erişilebilir yatırım yapısı ve vergi avantajlı fonlarıyla ülke, son dönemde Türk yatırımcıların gündemine hızla girdi.Portekiz yatırım fonlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Narazan, &#34;Portekiz&#39;in bu kadar hızlı gündeme girmesinin arkında çok net bir neden var: Dubai&#39;de aranan vergi avantajını Avrupa&#39;da, üstelik çok daha erişilebilir bir bütçeyle bulabilmek. 50.000 euro&#39;dan başlayan giriş tutarları, 10 yıla kadar uzayan vergi muafiyeti ve yüzde 5 ile 15 arasında değişen getiri potansiyeliyle Portekiz fonları yatırımcılarımız için somut bir alternatif haline geldi. Daha düşük giriş seviyeleri ve vergi avantajları, Portekiz fonlarını öne çıkardı. Portekiz artık vergi avantajında Dubai&#39;ye rakip oldu. Yatırımcının ihtiyacına göre doğru ülkede doğru yapıyla konumlanmak bu dönemde çok kıymetli. Vesta Global olarak 15&#39;i aşkın ülkede yatırımcılarımıza bu süreçte uçtan uca danışmanlık veriyoruz" dedi.Avrupa&#39;da yatırımcı bütçesine uyanı seçiyorPortekiz&#39;in yanı sıra farklı bütçe ve hedeflere sahip yatırımcılar için Avrupa&#39;nın sunduğu seçenekler de çeşitleniyor. Narazan, &#34;Yunanistan hâlâ en çok sorulan destinasyonlardan biri. 250 bin euro&#39;dan başlayan giriş tutarı ve gayrimenkul odaklı yapıya sahip.&nbsp; İtalya ve Malta ise daha çok vatandaşlık ve oturum planlaması yapan yatırımcılarımızın gündeminde. Yatırımcılarımızın kriterleri farklılaştıkça seçenekler de genişliyor; kimi oturum hakkını, kimi vergi avantajını, kimi de uzun vadeli vatandaşlık planlamasını ön planda tutuyor. Biz de bu kriterlere göre en uygun yapıyı birlikte kuruyoruz&#34; dedi.Jeopolitik belirsizliklerin sürdüğü bu dönemde Avrupa, istikrarlı yapısı ve çeşitlenen yatırım seçenekleriyle uluslararası yatırımcılar için güvenli liman olmayı sürdürüyor. Uzmanlar, doğru ülke ve doğru yatırım modelini seçmenin bu süreçte her zamankinden daha belirleyici olduğuna dikkat çekiyor.Yatırımcıların doğru danışmanlık ve stratejik yönlendirmeyle hareket etmesi gerektiğine dikkat çeken Narazan "Yanlış ülke seçimi yatırımın kaderini doğrudan belirler. Yatırımcılar bu süreçte doğru rota ve modelle ilerlemeli" diye ekledi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 04 Apr 2026 11:23:58 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[PAGEV'de Yavuz Eroğlu güven tazeledi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/pagevde-yavuz-eroglu-guven-tazeledi-6216/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/pagevde-yavuz-eroglu-guven-tazeledi-6216/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_512C7F-656536-2D8D32-286F3B-8F17D2-091C44.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yavuz Eroğlu'nun PAGEV başkanlığını üstlendiği günden bu yana sektör içindeki dağınık yapının yerini ortak akıl ve koordinasyon alırken, kamu ile ilişkilerde etkin temsil ve güçlü diyalog, uluslararası platformlarda ise aktif ve belirleyici rol ön plana çıktı. PAGEV, bu süreçte&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_512C7F-656536-2D8D32-286F3B-8F17D2-091C44.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yavuz Eroğlu'nun PAGEV başkanlığını üstlendiği günden bu yana sektör içindeki dağınık yapının yerini ortak akıl ve koordinasyon alırken, kamu ile ilişkilerde etkin temsil ve güçlü diyalog, uluslararası platformlarda ise aktif ve belirleyici rol ön plana çıktı. PAGEV, bu süreçte yalnızca sektörün temsil edildiği bir yapı olmanın ötesine geçerek, karar alma mekanizmalarında aktif rol oynayan ve sektöre yön veren bir merkez haline geldi. Eroğlu'nun Avrupa plastik organizasyonları ve küresel sanayi platformları gibi yapılarda üst düzey görevler üstlenmesi, Türkiye'nin konumunu değiştirirken, Türkiye artık sadece üretim yapan değil, aynı zamanda kuralları tartışan ve etkileyen ülke konumuna geldi."YASAK DEĞİL, AKILLI DÖNÜŞÜM" MESAJIPAGEV&#39;in Olağan Genel Kurulu&#39;nda bir konuşma yapan Eroğlu, "tek kullanımlık plastikler" konusuna dikkat çekti. Plastiklerin değil, atık yönetiminin sorun olduğuna işaret eden Eroğlu, çözümün yasaklar değil etkin ve akıllı dönüşüm sistemleri olduğunu söyledi. Türkiye'nin Avrupa'nın 20'den fazla ülkesine tek kullanım plastik ürünleri ihraç ettiğini ve bu alanda önemli bir üretim ve ihracat gücüne sahip olduğunu belirten Eroğlu, yanlış kurgulanmış düzenlemelerin sektör üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini, üretimi, istihdamı ve enflasyonu doğrudan etkileyeceğini vurguladı.&nbsp;Bu sektörün mücadeleyle büyüdüğünü ifade den Eroğlu, &#34;Ham madde zorlaşırsa çözüm üretiriz, regülasyon gelirse masaya otururuz, ama geri adım atmayız.&nbsp;"TEK KULLANIMLIK PLASTİKLERİN YASAKLANMASI HALK SAĞLIĞINI TEHLİKEYE ATAR"Kamuoyunda "tek kullanımlık plastik" diye anılan ürünlerin önemli bir bölümü aslında hijyen ve gıda güvenliği sağlayan ürünler. Pandemi döneminde bu ürünlerin bulaş riskini azaltmadaki rolü net biçimde ortaya çıktı.Bu nedenle meseleyi yalnızca "tek kullanımlık" etiketiyle tartışmak eksik ve yanıltıcı olur. Konu; gıda güvenliği, hijyen, erişilebilirlik, maliyet ve sanayi yapısı birlikte değerlendirilmeden ele alınamaz."TÜRKİYE'NİN PLASTİK SANAYİSİ STRATEJİK BİR ÜRETİM GÜCÜDÜR"Türkiye'nin plastik sanayisi marjinal değil, stratejik bir üretim gücüdür. Sektör yıllık 11 milyon ton plastik mamul üretimi yapıyor ve bu üretim 45 milyar doların üzerinde bir ciroya karşılık geliyor. Geri dönüştürülmüş ham maddeden üretilen mamuller dahil edildiğinde toplam ciro yaklaşık 50 milyar dolara, doğrudan ve dolaylı ihracat ise 15 milyar dolar seviyesine ulaşıyor.Türkiye, bu ölçekle Avrupa kıtasında Almanya'dan sonra en büyük ikinci plastik mamul üreticisi durumunda. Bu büyüklükte bir üretim altyapısını teknik ve ekonomik gerçeklikler hesaba katılmadan yasaklarla baskılamak, çevreyi korumak değil, Türkiye'nin üretim omurgasını zayıflatmak anlamı gelir." dedi.İKMİB SEÇİMLERİNE AÇIK DESTEKKonuşmasında İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB)&nbsp; seçimlerine de işaret eden Eroğlu, &#34;Başkan Yardımcım Burak Önder'in, İbrahim Vefa Arıcı ile birlikte İKMİB seçimlerinde aday olması sektörümüzün ahengi adına önemli bir adımdır. PAGEV olarak kendilerine tam destek veriyoruz." diye belirtti.YENİ YÖNETİM KURULU BELİRLENDİGenel Kurul kapsamında PAGEV'in yeni dönem yönetim ve denetim kurulları da belirlendi. Kurullarda şu isimler yer aldı:&nbsp;Yeni Yönetim Kurulu (Asil)Yavuz Eroğlu (Başkan)Ahmet Meriç&nbsp;Ali Zeki KaradenizBurak ÖnderAbdullah KaratepeAziz Özayİsmail Eren ÜnlüYavuz BiçerMurat ErkanYusuf Palaİbrahim Bozkurt ÇağlayanYönetim Kurulu (Yedek)Serkan KarataşOğuzcan ÇetinalpYeliz KaraarslanBeyhan BaycarTamer GüvenArzu KazarYağmur EroğluÖzgür BaykalAdnan BadukKerem YeşilçimenTamer ÖzçelikDenetim Kurulu (Asil)Dursun Cemal BakAhmet ŞekeroğluŞamil TahmazDenetim Kurulu (Yedek)Kazım ÖztürkAziz TuranMustafa Tanrıkulu]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 03 Apr 2026 02:29:53 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[10 milyarderden 7'sinin serveti eridi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/10-milyarderden-7sinin-serveti-eridi-4815/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/10-milyarderden-7sinin-serveti-eridi-4815/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_58E50B-5CEF74-FD370B-04CAB7-01AEEC-971687.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bloomberg Milyarderler Endeksi verilerinden derleneni bilgilere göre, dünyanın en zengin 10 kişisinden 7&#39;sinin servetleri piyasa hareketlerine paralel olarak yılbaşından bu yana azalış kaydetti.Küresel piyasalarda görünüm yılbaşında olumlu bir seyir izlerken, İran&#39;daki protestolar,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_58E50B-5CEF74-FD370B-04CAB7-01AEEC-971687.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bloomberg Milyarderler Endeksi verilerinden derleneni bilgilere göre, dünyanın en zengin 10 kişisinden 7&#39;sinin servetleri piyasa hareketlerine paralel olarak yılbaşından bu yana azalış kaydetti.Küresel piyasalarda görünüm yılbaşında olumlu bir seyir izlerken, İran&#39;daki protestolar, ABD&#39;nin Venezuela&#39;ya askeri müdahalesi, Çin-Japonya arasındaki diplomatik kriz ve ABD&#39;nin Grönland&#39;ı ilhak edebileceğine yönelik küresel çapta devam eden jeopolitik gerilimler yatırımcıları tedirgin etti.Son olarak ABD ve İsrail&#39;in 28 Şubatta İran&#39;a yönelik saldırıları ile başlayan gerginlik, İran&#39;ın misillemeleri ile Orta Doğu&#39;da geniş çaplı bir alanda çatışmaya dönüştü. Şubat sonundan bu yana devam eden gerilim piyasaların sert şekilde baskılanmasına neden oldu.Bu gelişmelerle yılbaşından bu yana dünyanın en zengin 10 iş insanının 7&#39;sinin serveti 214 milyar dolar azalırken, diğer 3 milyarderin serveti 43,6 milyar dolar arttı.- Arnault&#39;un serveti 55,4 milyar dolar azaldıYılbaşından bu yana dünyanın en zengin 10 kişisinden serveti en fazla eriyen milyarder Fransız giyim markaları sahibi Bernard Arnault oldu. Arnault&#39;un serveti de bu dönemde 55,4 milyar dolar azalarak 153 milyar dolara geriledi.Arnault&#39;un ardından ABD&#39;li teknoloji şirketi Oracle&#39;ın kurucusu Larry Ellison&#39;ın serveti aynı dönemde 52,4 milyar dolar azalarak 195 milyar dolar oldu. Meta&#39;nın sahibi Mark Zuckerberg&#39;in serveti ise 30,5 milyar dolarlık azalışla 203 milyar dolara geriledi.ABD&#39;li teknoloji ve e-ticaret şirketi Amazon&#39;un sahibi Jeff Bezos&#39;un serveti ise 23,3 milyar dolar, Google&#39;ın kurucu ortaklarından Larry Page&#39;in serveti 21,9 milyar dolar, Google&#39;ın diğer bir kurucusu olan Sergey Brin&#39;in serveti 20,4 milyar dolar ve dünyanın en değerli şirketi konumunda bulunan Nvidia&#39;nın CEO&#39;su Jensen Huang&#39;ın serveti de 10,1 milyar dolar eridi.- Musk&#39;ın serveti yılbaşındaki seviyesinin üstünde kalmayı başardıListenin zirvesindeki isim Elon Musk ise diğer milyarderlerin aksine servetini artırmayı başardı. Musk, yılbaşından bu yana servetini 24,2 milyar dolar artırarak 644 milyar dolara çıkardı ve &#34;dünyanın en zengin kişisi&#34; unvanını korudu.Walmart alışveriş zincirlerinin kurucusu Samuel Moore Walton&#39;ın varisleri Jim Carr Walton ve Samuel Robson Walton da bu dönemde servetlerini artırdı. Jim Carr Walton&#39;ın serveti 9,8 milyar dolar ve Samuel Robson Walton&#39;ın serveti de 9,7 milyar dolar yükseldi.Bloomberg Milyarderler Endeksi verilerine göre sıralamalar şöyle:SıraİsimToplam ServetYılbaşından bu yana değişimÜlkeSektör1Elon Musk644 milyar dolar24,2 milyar dolarABDTeknoloji2Larry Page247 milyar dolar-21,9 milyar dolarABDTeknoloji3Jeff Bezos230 milyar dolar-23,3 milyar dolarABDTeknoloji4Sergey Brin230 milyar dolar-20,4 milyar dolarABDTeknoloji5Mark Zuckerberg203 milyar dolar-30,5 milyar dolarABDTeknoloji6Larry Ellison195 milyar dolar-52,4 milyar dolarABDTeknoloji7Bernard Arnault153 milyar dolar-55,4 milyar dolarFransaModa8Jim Walton146 milyar dolar9,77 milyar dolarABDPerakende9Jensen Huang144 milyar dolar-10,1 milyar dolarABDTeknoloji10Rob Walton143 milyar dolar9,66 milyar dolarABDPerakende]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 02 Apr 2026 11:48:17 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Amgen Gulf Cluster'a üst düzey atama]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/amgen-gulf-clustera-ust-duzey-atama-5936/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/amgen-gulf-clustera-ust-duzey-atama-5936/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_09B5C0-25DFFB-8606CE-EF3466-01FD5B-5BD24C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Amgen Türkiye İnsan Kaynakları Lideri Ersin Yılmaz, Amgen Körfez Bölgesi (Gulf Cluster; Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Katar, Kuveyt, Umman) İK Lideri ve Körfez Bölgesi Liderlik Ekibi üyesi olarak atandı. Yılmaz, kariyerine 2009 yılında İnsan Kaynakları Uzmanı olarak başlamış;&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_09B5C0-25DFFB-8606CE-EF3466-01FD5B-5BD24C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Amgen Türkiye İnsan Kaynakları Lideri Ersin Yılmaz, Amgen Körfez Bölgesi (Gulf Cluster; Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Katar, Kuveyt, Umman) İK Lideri ve Körfez Bölgesi Liderlik Ekibi üyesi olarak atandı. Yılmaz, kariyerine 2009 yılında İnsan Kaynakları Uzmanı olarak başlamış; edindiği deneyim ve geliştirdiği uzmanlık doğrultusunda, ilerleyen yıllarda İnsan Kaynakları Müdürü olarak görev almıştır.Amgen Türkiye&#39;nin büyüme yolculuğunda önemli bir rol oynadı&nbsp;Amgen Türkiye'ye 2020 yılında, Amgen Türkiye ve Gensenta şirketlerinde Kıdemli İnsan Kaynakları Operasyon Müdürü olarak katılan Ersin Yılmaz, 2022-2023 yıllarında Amgen Türkiye İnsan Kaynakları Müdürlüğü görevini üstlendi. Yılmaz, Haziran 2023'ten bu yana ise Amgen Türkiye'de İnsan Kaynakları Lideri olarak görev yapıyordu. Amgen Türkiye&#39;nin büyüme yolculuğunda önemli bir rol oynayan Ersin Yılmaz, Amgen Körfez Bölgesi İnsan Kaynakları Lideri görevine ve Körfez Bölgesi Liderlik Ekibi üyeliğine 1 Mart 2026 itibarıyla başladı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 02 Apr 2026 08:41:48 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Tera Holding'ten Finlandiya hamlesi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tera-holdingten-finlandiya-hamlesi-5790/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tera-holdingten-finlandiya-hamlesi-5790/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CCF46A-CD9C00-0A2EB4-7AB2DF-F9665E-7BFE60.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Gerçekleşen görüşmenin, Tera Holding'in 2026 yılı büyüme stratejisi doğrultusunda Avrupa pazarındaki etkinliğini artırmaya yönelik önemli bir adım olduğu değerlendirilirken; özellikle yüksek teknoloji ve savunma sanayii alanlarında karşılıklı fırsatların geliştirilmesi ve&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CCF46A-CD9C00-0A2EB4-7AB2DF-F9665E-7BFE60.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Gerçekleşen görüşmenin, Tera Holding'in 2026 yılı büyüme stratejisi doğrultusunda Avrupa pazarındaki etkinliğini artırmaya yönelik önemli bir adım olduğu değerlendirilirken; özellikle yüksek teknoloji ve savunma sanayii alanlarında karşılıklı fırsatların geliştirilmesi ve uzun vadeli ortaklıkların kurulması gündeme geldi.Öte yandan, Tera Holding'in Finlandiya'daki varlığını güçlendirme stratejisinin yalnızca planlama aşamasında olmadığına dikkat çekildi. Şirketin, Finlandiya merkezli Sampo Group'u yakın dönemde bünyesine katarak ülkede önemli bir yatırım gerçekleştirdiği, bu adımın bölgedeki büyüme hedeflerinin somut bir göstergesi olduğu ifade ediliyor.Aynı zamanda DEİK Türkiye-Finlandiya İş Konseyi Başkanı olan Emre Tezmen'in, Helsinki temasları kapsamında Finlandiya Ekonomi Bakanı ile de bir araya geldiği öğrenildi. Görüşmelerde, iki ülke arasında ticari ilişkilerin derinleştirilmesi, yatırım ortamının geliştirilmesi ve yeni iş birliklerinin hızlandırılması konularının ele alındığı belirtildi.Uzmanlar, söz konusu temasların ve son dönemde atılan yatırım adımlarının, Tera Holding'in Kuzey Avrupa'da daha güçlü bir konumlanma hedefinin parçası olduğunu ve Türkiye-Finlandiya hattında savunma, finans ve teknoloji alanlarında yeni bir iş birliği dönemine işaret edebileceğini değerlendiriyor]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 02 Apr 2026 02:50:24 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Türkiye, değişen küresel dengelerde yeni fırsatların merkezinde yer alabilir"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-degisen-kuresel-dengelerde-yeni-firsatlarin-merkezinde-yer-alabilir-5018/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-degisen-kuresel-dengelerde-yeni-firsatlarin-merkezinde-yer-alabilir-5018/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E6AA0F-F537B2-1B553E-86B472-FC433B-9EA668.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hayri Çulhacı, Sabancı Holding Yönetim Kurulu Üyeleri, Sabancı Holding CEO'su Kıvanç Zaimler, Sabancı Holding üst yönetimi ve hissedarların katılımıyla düzenlenen toplantıda, Holding'in Faaliyet Raporu katılımcılarla paylaşıldı.NAKİT&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E6AA0F-F537B2-1B553E-86B472-FC433B-9EA668.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hayri Çulhacı, Sabancı Holding Yönetim Kurulu Üyeleri, Sabancı Holding CEO'su Kıvanç Zaimler, Sabancı Holding üst yönetimi ve hissedarların katılımıyla düzenlenen toplantıda, Holding'in Faaliyet Raporu katılımcılarla paylaşıldı.NAKİT KÂR PAYI ÖDEMELERİ 01 NİSAN 2026 TARİHİNDEN İTİBAREN GERÇEKLEŞECEK&nbsp;Genel Kurul toplantısında, Holding'in 2025 faaliyet dönemine ilişkin kâr payı dağıtımı konusu da karara bağlandı. Sabancı Holding'in 04 Mart 2026 tarihli Yönetim Kurulu kararı çerçevesinde verilen kâr payı dağıtımı teklifi Genel Kurul'da kabul edildi. Buna göre 2025 yılı faaliyet dönemine ilişkin dağıtılacak nakit kâr payı ödemesi 2.969.007.455,00 TL (hisse başına brüt 1,41 lira) olarak belirlenirken, nakit kâr payı ödemeleri de 01 Nisan 2026 tarihinden itibaren gerçekleşecek.&nbsp;"UZUN VADELİ BAKIŞ AÇISIYLA YOLUMUZA GÜVENLE DEVAM EDİYORUZ"Genel Kurul toplantısında konuşan Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hayri Çulhacı şunları söyledi: "Sabancı Topluluğu olarak bir asrı geride bıraktık. İkinci yüzyılımıza ise güçlü bir birikim ve net bir yön duygusuyla giriyoruz. Küresel ölçekte jeopolitik gerilimlerin arttığı, ekonomik kırılganlıkların derinleştiği ve belirsizliklerin öne çıktığı bir dönemden geçiyoruz. Bu tablo, öngörülebilirliğin azaldığı, ancak doğru strateji ve disiplinle hareket eden kurumlar için önemli fırsatların da ortaya çıktığı bir zemini beraberinde getiriyor. Küresel dengelerin yeniden şekillendiği bu dönemde, ülkemizin de stratejik konumu, üretim gücü ve dinamik iş dünyasıyla yeni fırsatların merkezinde yer alabilecek güçlü bir potansiyel sunduğuna inanıyoruz. Sabancı Topluluğu olarak bu zemini doğru okuyarak; disiplinli sermaye yönetimi, dengeli portföy yapısı ve uzun vadeli bakış açısıyla yolumuza güvenle devam ediyoruz. Küresel ölçekte yaşanan tüm dalgalanmalara rağmen, güçlü finansal yapımız ve kurumsal yönetişim anlayışımız sayesinde faaliyetlerimizi başarıyla sürdürüyoruz. Güven, tevazu, ekip çalışması, iş birliği ve memleket aşkı; Sabancı'yı bugünlere taşıyan temel değerlerdir. Bu değerler, ikinci yüzyılda da sürdürülebilir başarımızın pusulası olmaya devam edecektir."6,5 MİLYAR DOLARLIK YATIRIMIN YÜZDE 87'Sİ TÜRKİYE'YEGenel Kurul'da Sabancı Holding'in 2025 yılı enflasyon muhasebesi uygulanmış finansal sonuçlarıyla ilgili de bilgi verildi. Buna göre, Sabancı Holding'in kombine satış geliri 2025'te&nbsp;1 trilyon 624 milyar TL (holding temettü geliri hariç) olurken, net kârı ise 3,8 milyar TL olarak gerçekleşti. Devam eden yatırımlara rağmen bilanço kalitesini güçlendirmeyi sürdüren Sabancı Holding'de net borç/FAVÖK 1,6x seviyesinde gerçekleşerek bir kez daha politika eşiği olarak belirlenen 2x'in altında gerçekleşti. Öte yandan, Sabancı Topluluğu'nun 2025 yılında gerçekleştirdiği toplam yatırım miktarı 1,9 milyar dolar seviyesine ulaşırken, son&nbsp;5 yıllık yatırım büyüklüğü de 6,5 milyar dolar olarak gerçekleşti. Söz konusu dönemde, Türkiye'ye yapılan yatırımların genel yatırımlara oranı da yüzde 87 oldu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 01 Apr 2026 16:56:53 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yıldız Holding'de üst düzey atama]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/yildiz-holdingde-ust-duzey-atama-8060/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/yildiz-holdingde-ust-duzey-atama-8060/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CF602C-117BDE-C08620-001B40-D329F1-3D5EBD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yıldız Holding, sürdürülebilir ve güçlü büyüme hedefleri doğrultusunda liderlik kadrosunu güçlendirmeyi sürdürüyor. Gıda ve hızlı tüketim sektörlerinde satış, ticari pazarlama ve yönetim alanlarında 35 yılı aşkın profesyonel deneyime sahip Ali Sözen, Yıldız Holding Chief&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CF602C-117BDE-C08620-001B40-D329F1-3D5EBD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yıldız Holding, sürdürülebilir ve güçlü büyüme hedefleri doğrultusunda liderlik kadrosunu güçlendirmeyi sürdürüyor. Gıda ve hızlı tüketim sektörlerinde satış, ticari pazarlama ve yönetim alanlarında 35 yılı aşkın profesyonel deneyime sahip Ali Sözen, Yıldız Holding Chief Operating Officer (COO) olarak görev yapacak. Holding genelinde operasyonel mükemmeliyetin güçlendirilmesine ve performans odaklı yönetim anlayışının pekiştirilmesine liderlik edecek olan Sözen, inovasyon ve verimlilik odaklı projelere yön vererek Yıldız Holding'in rekabet gücünün ve operasyonel verimliliğinin artırılmasına katkı sağlayacak. Aynı zamanda bütçe ve performans süreçlerinin etkin yönetimini üstlenecek; sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda yeni projelerin ve yatırımların geliştirilmesi ile stratejik olarak değerlendirilmesinde aktif rol oynayacak.Türkiye'de ve uluslararası pazarlarda önemli sorumluluklar üstlenen Ali Sözen, kariyerine MetLife'ta başladı. Ardından Coca-Cola İçecek'te ulusal ve bölgesel satış liderliği görevlerini üstlendi. Pınar markasını bünyesinde bulunduran Yaşar Grup'ta Satış ve Dağıtımdan Sorumlu Başkan Yardımcılığı ile Gıda ve İçecek Grubu Başkanlığı görevlerinde bulunan Sözen, Coca-Cola bünyesinde Nijerya'da Ulusal Ticaret Direktörü olarak da görev yaptı. 2011-2015 yılları arasında Yıldız Holding'de Gıda ve İçecek Grubu Başkan Yardımcılığı ile Gıda ve Süt Ürünleri Grubu Başkan Yardımcılığı görevlerini üstlenen Sözen, bu dönemde ekipleri ile önemli başarılara imza attı. 2015 yılından bu yana Lactalis Türkiye CEO'su olarak görev yapıyordu. İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Mühendisliği Bölümü mezunu olan Sözen, MBA eğitimini University of Toledo'da tamamladı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 01 Apr 2026 12:26:14 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Türkiye'yi küresel yatırım haritasında daha üst sıralara taşıyacağız"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyeyi-kuresel-yatirim-haritasinda-daha-ust-siralara-tasiyacagiz-865/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyeyi-kuresel-yatirim-haritasinda-daha-ust-siralara-tasiyacagiz-865/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EA48A9-C73C1E-94493D-7F6947-F8FFD5-4CA185.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Uluslararası Yatırımcılar Derneği YASED'in 45. Olağan Genel Kurul Toplantısı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sayın Mehmet Fatih Kacır, WAIPA Dünya Yatırım Konferansı İcra Kurulu Başkanı Sayın James X. Zhan ile WAIPA İcra Direktörü&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EA48A9-C73C1E-94493D-7F6947-F8FFD5-4CA185.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Uluslararası Yatırımcılar Derneği YASED'in 45. Olağan Genel Kurul Toplantısı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sayın Mehmet Fatih Kacır, WAIPA Dünya Yatırım Konferansı İcra Kurulu Başkanı Sayın James X. Zhan ile WAIPA İcra Direktörü ve CEO'su Sayın İsmail Erşahin'in katılımıyla İstanbul'da gerçekleştirildi. Kamu, iş dünyası ve uluslararası yatırım çevrelerinin üst düzey temsilcilerini bir araya getiren Genel Kurul'da, Türkiye'nin yatırım ortamı, küresel ekonomik gelişmeler ve uluslararası doğrudan yatırımların geleceği ele alındı. Toplantı kapsamında ayrıca YASED ile Dünya Yatırım Ajansları Birliği (WAIPA) arasında stratejik iş birliğini güçlendirecek bir mutabakat zaptı imza töreni gerçekleştirildi.Genel Kurul'un açılış konuşmasını yapan YASED Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Tolga Demirözü tüm zorluklara rağmen 2025 yılında uluslararası doğrudan yatırımların yüzde 12 artarak 13,1 milyar dolara ulaştığını belirtti. Üretken yatırımların yüzde 45 oranında artmasının ayrıca dikkat çekici olduğuna vurgu yapan Sayın Demirözü, "Bu yatırımları destekleyecek politika diyaloğu ve uygulama araçlarında önemli ilerlemeler sağladık. Dijital ve yeşil dönüşüm kapsamında 5G, emisyon ticaret sistemi, yenilenebilir enerji yatırımları, yeni teşvik sistemi ve GDPR uyumu gibi başlıklarda somut adımlar atıldı" diye konuştu.Sayın Tolga Demirözü konuşmasına şöyle devam etti:"Küresel ölçekte iyi bir iş birliği örneği olan YOİKK kapsamında, Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımızın liderliğinde önemli ilerlemeler kaydettik. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımıza ve Yatırım ve Finans Ofisimize YOİKK çalışmalarına katkıları için ayrıca teşekkür ediyoruz. YOİKK, yatırım süreçlerinden istihdam modellerine, Ar-Ge teşviklerinden sanayi bölgeleri planlamasına kadar geniş bir alanda somut ilerlemeler sağladı. Bunun yanında kamu ve özel sektör arasında sürekli ve yapıcı bir istişare zemini oluşturması açısından da büyük değer taşıyor. Bu iş birliğinin önümüzdeki dönemde daha da güçleneceğine inanıyoruz. Dünyadaki değişimi doğru okumak ve buna zamanında cevap verebilmek, küresel yatırımcılar olarak hepimizin odağında. Küresel büyümenin zayıf seyrettiği, belirsizliklerin arttığı bir dönemden geçiyoruz. Jeopolitik gelişmeler, finansal koşullar ve demografik dinamikler yatırım ortamını zorlaştırırken; mali ve parasal politikalara dair belirsizlikler de yatırımcı güvenini sınırlıyor. Bununla birlikte, küresel ölçekte iş birliğinin zorlaştığı ve politika önceliklerinin ayrıştığı bir dönemi yaşıyoruz. Ticaret politikalarındaki dalgalanmalar korumacı eğilimleri artırırken, gelişmekte olan ekonomilerin bu ortamda güçlü bir büyüme ivmesi yakalaması da zorlaşıyor."ÖNEMLİ BİR DÖNÜŞÜM SÜRECİKüresel gelişmelerle birlikte Türkiye'nin de önemli bir ekonomik dönüşüm sürecinden geçtiğine vurgu yapan Sayın Tolga Demirözü, konuşmasına şöyle devam etti:"Maliyet yapılarındaki değişim, konunun sadece para ve maliye politikalarıyla değil, aynı zamanda sanayi ve ticaret politikalarıyla da ele alınmasını gerekli kılıyor. Ekonomimizin güçlü yönleri ise açık: derinliği olan bir iç pazar, güçlü talep yapısı, çeşitlenmiş sektörler, küresel erişim ve nitelikli insan kaynağı. İhracatta ürün ve pazar çeşitliliği açısından Türkiye önemli bir konumda. Bu da yatırım kararlarımız açısından güçlü bir temel oluşturuyor. Tüm zorlu koşullara rağmen Türkiye her zaman fırsatlar sunabilen bir ülke olmaya devam ediyor. Bu noktada, daha güçlü bir yatırım ortamı için iki kritik hususun altını çizmek isteriz. İlki, küresel gündemin hızla değiştiği bir ortamda yerinde saymanın geriye gitmek anlamına geldiği gerçeğidir. Gümrük Birliği modernizasyonunu konuşurken Made in Europe yaklaşımının gündeme gelmesi; dijital dönüşüm başlıklarında kişisel veriler, siber güvenlik ve bulut bilişim tartışılırken yapay zekâ ve veri merkezlerinin hızla ön plana çıkması; enerji güvenliğini değerlendirirken ise petrol fiyatlarındaki artışın portföy çeşitliliği ihtiyacını daha da kritik hale getirmesi, bu dinamik yapının somut örnekleridir. Bu nedenle atılacak her adım, yalnızca bugünü değil, hızla şekillenen yeni gündemi de yakalama açısından belirleyici olacaktır. Bu süreçte elde edilen her ilerleme, yatırımcı güveni açısından somut bir kazanımdır. Bugün burada bulunan tüm paydaşlarımız bu ilerlemenin en önemli destekçileridir. Önemli gördüğümüz ikinci husus ise bu ilerlemenin öngörülebilir ve istişareye dayalı şekilde yürütülmesidir. İş dünyasının yönünü bulmaya çalıştığı bu dönemde, düzenlemelerin sektörle yakın diyalog içinde ve öngörülebilir şekilde ilerlemesi büyük önem taşımaktadır. Bu noktada Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımıza ve Sayın Bakanımıza sağladıkları açık ve yapıcı diyalog ortamı için teşekkür ediyoruz. Bu yaklaşımın devamı en önemli beklentimizdir. Son olarak, tüm bu çalışmaların temelinde yer alan YASED bakış açısını sizlerle paylaşmak isterim. Amacımız ülkemizin bir üretim, yatırım, finans, yönetim ve ticaret merkezi olarak tüm potansiyelini gerçekleştirmesine destek olmak. Kamu ve özel sektördeki tüm karar alıcılara doğru, tarafsız, yenilikçi ve vizyoner bir bakış açısı sunan analizler üretmek; küresel en iyi uygulamaları ülkemize kazandırırken üyelerimizin Türkiye'deki varlığını daha da güçlendirmek önceliğimizdir."CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ: TÜRKİYE, BİR İSTİKRAR MERKEZİCumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da yaptığı konuşmada şunları söyledi:&nbsp;"YASED'in yatırımcı beklentilerini doğrudan politika yapıcılara aktaran ve yatırım ortamının iyileştirilmesine katkı sağlayan kritik rolünü son derece kıymetli buluyoruz. Türkiye olarak hem yeni yatırımları çekmeyi hem de mevcut yatırımcıların memnuniyetini artırarak daha güçlü ve sürdürülebilir bir yatırım iklimi oluşturmayı hedefliyoruz. Son yıllarda elde ettiğimiz büyüme performansı ve artan uluslararası yatırımlar, ülkemize duyulan güvenin önemli bir göstergesidir; ancak bunu daha ileri taşıyarak yüksek gelirli ülkeler liginde kalıcı olmayı amaçlıyoruz. YASED aynı zamanda Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Koordinasyon Kurulu (YOİKK) bünyesindeki en güçlü ve nitelikli paydaşlardan biridir. YASED, stratejik çözüm ortağımız olarak kamu ve özel sektörün kurumsal diyaloğuna ve hedeflerine doğrudan katkı sağlayan çok önemli bir kurum pozisyonundadır. Bizim için yeni yatırımcı çekmek ne kadar kıymetliyse, mevcut yatırımcıyı korumak ve büyümesini sağlamak da bir o kadar önemlidir. Yatırımcılarımızın operasyonel sorunlarını çözen her adım, aslında bir sonraki yatırım kararına verilmiş en güçlü devlet güvencesidir."Küresel konjonktürde kırılganlıkların ve belirsizliklerin yoğunlaştığı, jeopolitik gerilimlerin arttığına dikkat çeken Cevdet Yılmaz, uluslararası kuralların ve kurumların zayıfladığı bu düzende istikrarı ve barışı savunan, ekonomide öngörülebilirliği artıran ülkelerin değeri yükselecektir. Türkiye olarak tüm kriz bölgelerinde sorun üreten değil, çözüm arayan ülke konumundayız" dedi. Cevdet Yılmaz konuşmasına şöyle devam etti:"Kontrol edemediğimiz faktörler nedeniyle ekonomimizde geçici etkilenmeler olsa da asıl olan kendi programımızdır ve istikametimizdir diyoruz. Bir yandan programımızı kararlılıkla uygulamaya devam ederken, diğer yandan bölgemizde yaşanan jeopolitik gelişmelerin ekonomimize etkilerini yakından takip etmekte ve gerekli önlemleri almaktayız.&nbsp;Türkiye bir istikrar merkezi olarak emin bir ortamda kalkınma sürecine devam edecektir. Ülkemizin son 23 yılda büyüme, ihracat, istihdam gibi makroekonomik göstergelerde yakalamış olduğu ivmeyi, uluslararası doğrudan yatırımlarda da yakaladığını görüyoruz. Türkiye, 1990'larda küresel Uluslararası Doğrudan Yatırımların sadece yüzde 0,2'sini çekebiliyorken, artık yaklaşık yüzde 1'lik pay alan bir ülke haline gelmiştir. 2003 yılından bu yana 289 milyar doların üzerinde UDY çeken Türkiye'de şu anda 88 bin uluslararası şirket faaliyet göstermektedir. 2025 yılı itibarıyla ülkemiz, bir önceki yıla oranla yüzde 12,1'lik artışla 13,1 milyar dolar tutarında uluslararası doğrudan yatırım (UDY) çekmeyi başarmıştır. 2025 yılında toptan ve perakende ticaret sektörü, e-ticaret yatırımlarıyla %32'lik payla en fazla yatırım çeken sektör oldu. İmalat sektörü %31, bilgi ve iletişim sektörü ise %14'lük payla ikinci ve üçüncü sırada yer aldı. Bu dağılım, Türkiye'nin ticaret, üretim ve teknoloji odaklı büyüyen sektörlerle yatırım çekmeye devam ettiğini gösteriyor.&nbsp;Dünya genelinde yatırım iştahının durağan seyrettiği bir konjonktürde elde edilen bu kazanım, Türkiye ekonomisinin ne denli sağlam ve güven veren bir yapıya sahip olduğunun somut bir kanıtıdır."SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANI MEHMET FATİH KACIRSanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır da konuşmasında şunları söyledi: "YASED'in, ülkemiz ile uluslararası yatırımcılar arasında köprü görevi üstlenen yapısıyla yatırım ortamımıza önemli katkılar sunduğuna inanıyoruz. Küresel ekonomide korumacılığın arttığı, jeopolitik risklerin ve tedarik zinciri kırılganlıklarının öne çıktığı bu dönemde; dijital ve yeşil dönüşümün belirleyici olduğu yeni bir rekabet ortamı şekillenmektedir. Türkiye olarak sanayide, teknolojide ve üretimde kaydettiğimiz ilerlemelerle güçlü bir tedarik ve üretim merkezi konumuna ulaştık; ihracatımızı ve milli gelirimizi önemli ölçüde artırarak yüksek gelirli ülkeler ligine adım attık. Son 23 yılda hayata geçirdiğimiz reformlar ve oluşturduğumuz güven ortamı sayesinde uluslararası doğrudan yatırımlarda önemli bir ivme yakaladık; bugün on binlerce uluslararası firma ülkemizde faaliyet göstermektedir. Yeni teşvik mekanizmalarımız, yüksek teknoloji ve stratejik yatırımları destekleyen programlarımız, dijital ve yeşil dönüşüm odaklı politikalarımızla Türkiye'yi yatırımcılar için daha cazip hale getirmeye devam ediyoruz. Güçlü altyapımız, genç ve dinamik insan kaynağımız, geniş pazarlara erişim imkânımız ve sağlam hukuki zeminimizle önümüzdeki dönemde de yatırımcılar için güvenilir bir ortak olmayı sürdüreceğiz. Kamu ve özel sektör iş birliğiyle, istişare ve ortak akıl temelinde Türkiye'yi küresel yatırım haritasında daha üst noktalara taşıyacağız."JAMES X ZHAN: BUGÜN ALINACAK KARARLAR GELECEĞİ BELİRLEYECEKWAIPA Dünya Yatırım Konferansı İcra Kurulu Başkanı Sayın James X. Zhan'ın da "Yükselen Yeni Küresel Üretim Sistemi: Teknoloji ve Jeopolitikle Şekillenen Üç Kutuplu Yapı" başlıklı konuşma yaptı. Zhan konuşmasında, dünya ekonomisinin büyük bir dönüşüm noktasında olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:"Küresel doğrudan yatırımlar geçtiğimiz yıl yüzde 14 düzeyinde arttı. Ancak şu andaki siyasi durumlar bağlamında küresel FDI akışının gelecekteki etkilerini göreceğiz. Bu dönemi itidalli optimizm ve itidalli pesimizm olark tanımlayabiliriz. Önümüzdeki yüzyıllar içinde de değişiklikler olacak.&nbsp; AB, Çin ve ABD üç kutup küresel doğrudan yabancı yatırımdan sorumludur, yani yüzde 86'sindan. Bu üç kutup her şeyi etkiliyor. Küresel ekonomi daha fazla küreselleşmiyor bölgeselleşiyor. Jeopolitik kavram, merkezi karar verme mekanizmasının tam ortasında. Küresel arenadaki bütün koridorlar çok önemli. 6 tane çok önemli nokta var bunlar küresel denizcilik taşımacılığında çok önemli. Artık paydaşlar yakınlığa, yedekliliğe ve bölgesel bağlantıya çok önem veriyorlar. Yıllar boyunca paydaşlar kuralların çok daha fazla esneyeceğini varsayıyorlardı, öngörülebilirliği varsayıyordu. Artık bu değişti. 2026-2027'de alınacak kararlar geleceği belirleyecek. 2030'u belirleyecek."WAIPA İLE STRATEJİK İŞ BİRLİĞİGenel Kurul toplantısında ayrıca YASED ile WAIPA arasında stratejik iş birliğini güçlendirecek bir mutabakat zaptı imza töreni gerçekleştirildi. İmza töreninde konuşma yapan WAIPA İcra Direktörü ve CEO'su Sayın İsmail Erşahin, yaptığı konuşmada, YASED ile WAIPA arasında imzalanan mutabakat zaptının küresel yatırım ekosistemi için taşıdığı stratejik önemi vurgulayarak şunları söyledi: "1995 yılında Birleşmiş Milletler çatısı altında kurulan ve bugün 120'den fazla ülkeyi temsil eden WAIPA olarak, yatırım ajanslarının temel varlık sebebinin yatırımcılar olduğu bilinciyle hareket ediyoruz. Bugün YASED ile imzaladığımız bu protokol; diyalog kanallarını güçlendirmeyi, bilgi paylaşımını artırmayı ve doğrudan yabancı yatırım ekosistemini geliştirmeyi hedefleyen somut bir vizyonun ürünüdür. Özellikle YASED'in kamu ve yatırımcı arasında kurduğu &#39;çalışma grupları&#39; modelini küresel ağımıza uyarlamayı, YASED Akademi ile eğitim programlarımızı senkronize etmeyi ve ödül mekanizmalarımızla karşılıklı tecrübe paylaşım zeminini güçlendirmeyi önceliklendiriyoruz. Günümüzde artan jeopolitik riskler ve tedarik zincirlerindeki dönüşüm ortamında, yatırım ajanslarının rolü her zamankinden daha kritiktir. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Ofisi'nin yüksek katma değerli ve teknoloji odaklı stratejik yaklaşımını değerli buluyor ve küresel ölçekte 'en iyi uygulama' örnekleri arasında yer veriyoruz. Bu iş birliği sayesinde; yatırımcılar, ajanslar ve politika yapıcılar arasında tesis edilecek güçlü uyum, projelerin hızla hayata geçirilmesine ve yatırımcı güveninin pekişmesine doğrudan katkı sağlayacaktır. Tüm paydaşlarımızı bu vizyonu derinleştirmek üzere 10-12 Kasım 2026 tarihlerinde Cenevre'de düzenleyeceğimiz 30. Dünya Yatırım Konferansı'na davet ediyoruz."İmza töreninde konuşan YASED Genel Sekreteri Serkan Valandova, 45. Olağan Genel Kurul&#39;da yaptığı konuşmada, YASED ile WAIPA arasındaki iş birliğinin tarihsel sürecini ve bu ortaklığın stratejik hedeflerini vurgulayarak şunları söyledi: &#34;2020 yılındaki Uluslararası Yatırım Zirvesi ile temellerini attığımız bu süreç, bugün YASED modelinin küresel ölçekte bir &#39;referans noktası&#39; olarak kabul görmesiyle taçlanmıştır. Temel önceliğimiz; uluslararası kuruluşların sunduğu bilgi yönetimi kapasitesinden faydalanarak, küresel trendleri veri odaklı bir şekilde analiz etmek ve Türkiye'nin bu büyük dönüşümün neresinde olduğunu dünyaya en doğru şekilde yansıtmaktır. Bu iş birliği sayesinde, küresel yatırımcı ağıyla daha yakın bir temas kurarken, YASED'in kamu ve özel sektör arasında bir köprü kuran özgün modelini dünya geneline ihraç etme fırsatı yakalıyoruz.Küresel yatırım ekosisteminde Türkiye'nin hikayesini doğru yazmak ve bu kararları alan mekanizmaların merkezinde yer almak kritik bir öneme sahiptir. WAIPA ile yürüttüğümüz çalışmalar; sadece bir iş birliği değil, aynı zamanda uluslararası raporlarda ve strateji belgelerinde Türkiye'nin hak ettiği konumu güçlendirecek stratejik bir adımdır. Ankara'dan başlayan ve 2020'den bu yana titizlikle örülen bu süreçte, yatırım profesyonelleri ile yatırımcıları aynı platformda buluşturan dinamik bir yapı inşa etmekten büyük mutluluk duyuyoruz.&#34;YASED BAŞKANLIĞI'NI DEVRALAN ALİ FUAT ORHONOĞLU:MEVCUT YATIRIMCILARIMIZIN KÖKLERİNİN GÜÇLENMESİNİ DE ÖNEMSİYORUZYASED Genel Kurulu'nda başkanlık görevini devralan Sayın Ali Fuat Orhonoğlu da YASED'in uluslararası doğrudan yatırımlar alanında sadece ülkemizde değil dünyada da referans alınan bir kurum hâline geldiğini ifade etti. Orhonoğlu, şöyle devam etti: "Bu güçlü miras, önümüzdeki dönemde çalışmalarımıza yön veren en önemli motivasyon kaynağımız olacak. Küresel konjonktür, dengelerin yeniden şekillendiği, rekabetin giderek arttığı ve ülkelerin üretim kapasitelerinin gelişiminin her zamankinden daha fazla önem kazandığı bir döneme işaret ediyor. Ticaret ve sanayi politikaları arasındaki stratejik bağın güçlendiği bu dönemde, uluslararası doğrudan yatırımlar; ülkelerin kalkınmasında, verimlilik artışında ve küresel ekonomiye entegre bir şekilde büyümesinde fark yaratan bir faktör olarak öne çıkıyor. Bu çerçevede, yatırım ortamının öngörülebilir, şeffaf ve rekabetçi bir yapıya kavuşması; ülkemizde faaliyet gösteren yatırımcıların köklerini daha da güçlendirmesini sağlamanın yanında, yeni yatırımcıların ülkemize kazandırılması açısından da çok önemli bir rol oynamakta.YASED olarak bizler, güçlü temsil kabiliyeti, uzmanlık birikimi ve geniş paydaş ağımız ile ülkemizin iş ve yatırım ortamının rekabetçiliğinin artırılmasına doğrudan katkı sunan özel bir konumdayız. Uluslararası yatırımcıların beklenti ve ihtiyaçlarını doğru analiz eden, kamu ile yapıcı ve çözüm odaklı bir diyalog geliştiren bir platformuz.&nbsp; Ülkemizin yatırım ortamının daha da iyileştirilmesi için bundan sonra da her türlü katkıyı sağlamaya hazırız."Sayın Ali Fuat Orhonoğlu, YASED'in küresel düzeydeki en iyi uygulamaları ülkemize taşıyarak Türkiye'yi küresel yatırım haritasında görünür kılma ve daha üst sıralara taşıma hedefi doğrultusunda çalışmaya devam edeceğini söyledi.&nbsp;Orhonoğlu, "Bu vizyonun bir parçası olmak, ülkemizin ekonomik kalkınmasına ve dünyayla daha güçlü bir şekilde entegre olmasına katkı sağlamak şahsım, Yönetim Kurulumuz ve üyelerimiz için de bir gurur kaynağıdır" diye konuştu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 01 Apr 2026 12:13:07 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İş dünyasında bu kez liderlik krizi mi kapıda?]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/is-dunyasinda-bu-kez-liderlik-krizi-mi-kapida--8347/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/is-dunyasinda-bu-kez-liderlik-krizi-mi-kapida--8347/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BA6002-9AA2E3-B95FB6-D2FB1A-7C7D72-078676.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ManpowerGroup, 41 ülkede 12 binden fazla çalışan ve 40 bin işverenle gerçekleştirdiği kapsamlı araştırmaya dayanan "İnsanla Gelen Fark: Geleceğin İş Dünyası Trendleri" raporunda iş dünyasının önümüzdeki yıllarda karşı karşıya kalacağı demografik ve yönetimsel zorlukları&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BA6002-9AA2E3-B95FB6-D2FB1A-7C7D72-078676.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ManpowerGroup, 41 ülkede 12 binden fazla çalışan ve 40 bin işverenle gerçekleştirdiği kapsamlı araştırmaya dayanan "İnsanla Gelen Fark: Geleceğin İş Dünyası Trendleri" raporunda iş dünyasının önümüzdeki yıllarda karşı karşıya kalacağı demografik ve yönetimsel zorlukları dört temel trend üzerinden mercek altına aldı.Rapora göre, iş gücünün yaşlanması, genç kuşakların liderlik rollerine mesafeli duruşu ve değişen yetkinlik tanımları, kurumları gelecekte ciddi bir yönetim boşluğuyla karşı karşıya bırakabilir. "Liderlikte Kuşak Geçişi Krizi" başlığı altında şu dört temel trend detaylı bir şekilde ele alınıyor:Trend 1: Yetenek kıtlığıGelişmiş ülkelerde doğurganlık oranları; geç evlilikler, ekonomik belirsizlikler ve küresel geleceğe yönelik kaygılar nedeniyle nüfusun kendini yenileme seviyesinin altına düşmüş durumda. Öyle ki 2030 yılına gelindiğinde, birçok gelişmiş ekonomide çalışanların dörtte birinden fazlasının 55 yaşın üzerinde olması bekleniyor.&nbsp; Günümüzde işverenler açısından elverişli bir iş piyasası varmış gibi görünse de birçok kurum, özellikle ileri üretim gibi sektörlerde, ciddi iş gücü açıklarıyla karşı karşıya. Nitekim dünya genelindeki işverenlerin yüzde 57'si de iş gücünün yaşlanmasının işe alım stratejilerini doğrudan etkilediğini belirtiyor.&nbsp; Yeni işler ve iş kategorileri ortaya çıkmaya devam ederken, bu pozisyonları dolduracak doğru becerilere sahip aday sayısı giderek azalıyor. Sonuç olarak işe alım süreçleri daha zorlu, uzun ve yıpratıcı hale geliyor.Trend 2: Diplomaların değersizleşmesiDört yıllık üniversite diploması küresel ölçekte hala önemli bir statü göstergesi olarak görülse de pratikte sağladığı avantaj giderek azalıyor. Hatta diploma sahibi olanlar ile olmayanlar arasındaki istihdam farkı, son 30 yılın en düşük seviyesine gerilemiş durumda.&nbsp; Birçok yetkinliğin lisans diploması yerine kısa süreli ve hedef odaklı eğitimlerle kazanılabilir hale gelmesi de iş gücü dinamiklerini önemli ölçüde değiştiriyor. Zorlu iş piyasası koşulları ve liderlerin yapay zekânın giriş seviyesi rolleri ikame edebileceğine yönelik beklentileri, yeni mezunlar arasında işsizlik ve eksik istihdam oranlarının artmasına da yol açıyor.Trend 3: Beyin göçü2010'lu yıllarda öngörülen büyük ölçekli beyin göçü; ekonomik durgunluk, ertelenen emeklilikler ve yaşlanan Baby Boomer kuşağının iş gücüne daha esnek katılımı sayesinde kısmen yavaşlamış olsa da deneyimli çalışanların bilgi birikimini koruyup aktaracak bütüncül bir altyapıya hala sahip değil. Nitekim çalışanların yüzde 57'si mevcut işverenlerinde hiçbir zaman bir mentorla çalışmadıklarını belirtiyor.&nbsp;Trend 4: Liderliğin zayıflamasıYapay zekâ çağında kurumlar, teknolojinin ne zaman doğru ne zaman yanlış kullanıldığını ayırt edebilecek; en yüksek etkiyi yaratacak uygulama alanlarını değerlendirebilecek bağlam bilgisine ve deneyime sahip liderler arıyor. Ancak bir sonraki kıdemli lider kuşağı olan X kuşağı sayıca sınırlı. Orta kademe yönetici konumundaki milenyum kuşağı ise çelişen yaşam öncelikleri ve tükenmişlik baskısıyla mücadele ediyor. X kuşağı çalışanlarının yalnızca yüzde 39'u, milenyum kuşağı çalışanlarının ise yüzde 56'sı yönetici veya lider olmayı arzuladığını belirtiyor.4"Liderlik artık yalnızca bir ünvan meselesi olarak görülmemeli"ManpowerGroup Türkiye Genel Müdürü Feyza Narlı yaptığı değerlendirmede, "İş dünyası bugün yalnızca yetenek bulma konusunda değil, aynı zamanda liderlik sürekliliğini sağlama konusunda da kritik bir eşikten geçiyor. Yaşlanan iş gücü, diplomaların tek başına yeterli olmaktan çıkması ve kuşakların liderliğe bakışındaki değişim, kurumları uzun vadeli bir yönetim boşluğu riskiyle karşı karşıya bırakıyor. ManpowerGroup olarak her zaman vurguladığımız gibi, teknolojinin hızı ne kadar artarsa artsın, geleceği asıl şekillendirecek olan &#39;insanla gelen fark&#39; olacak. Kurumların bu süreci başarıyla yönetebilmesi için yetenek stratejilerini günün gerçeklerine göre yeniden tasarlamaları ve insan odaklı bir liderlik modelini benimsemeleri artık bir zorunluluk. Bu nedenle liderlik artık yalnızca ünvan meselesi olarak görülmemeli; muhakeme gücü, bağlam bilgisi, etik duruş ve insan-makine iş birliğini doğru yönetme becerisiyle de tanımlanmalı. Bugün bu yetkinliklere yatırım yapmayan organizasyonlar, yarının en büyük yetenek açığını yaşayabilir." dedi.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 01 Apr 2026 10:08:38 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Legrand Türkiye Grubu'nda bayrak değişimi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/legrand-turkiye-grubunda-bayrak-degisimi-6226/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/legrand-turkiye-grubunda-bayrak-degisimi-6226/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_84C0A2-F65F28-FFE4B1-A3871A-F3FDFA-E1F536.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Pascal DECONS, Legrand'daki 26 yılı aşkın kariyeri boyunca farklı bölgelerde stratejik liderlik rollerinde bulundu. İngiltere'de pazarlama alanında başladığı kariyerini, Fransa'da kanal yönetimi deneyimi ile pekiştirdi. Ardından Orta Afrika'dan Lübnan'a, Fas'tan İspanya'ya ve Rusya-BDT&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_84C0A2-F65F28-FFE4B1-A3871A-F3FDFA-E1F536.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Pascal DECONS, Legrand'daki 26 yılı aşkın kariyeri boyunca farklı bölgelerde stratejik liderlik rollerinde bulundu. İngiltere'de pazarlama alanında başladığı kariyerini, Fransa'da kanal yönetimi deneyimi ile pekiştirdi. Ardından Orta Afrika'dan Lübnan'a, Fas'tan İspanya'ya ve Rusya-BDT ülkelerine kadar uzanan geniş bir coğrafyada ülke müdürlüğü ve genel müdürlük rollerini üstlendi. En son Polonya'da genel müdür olarak görev alan DECONS, küresel ölçekte ekip yönetimi, büyüme stratejileri ve inovatif çözümlerin pazara sunulması konularındaki kapsamlı deneyimiyle tanınıyor.Legrand bünyesinde farklı pazarlarda önemli görevler üstlenen DECONS, Türkiye'deki sorumluluğunun yanı sıra Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ülkelerinin ülke müdürlüğü görevini de sürdürmektedir.Legrand Türkiye Grubu'nda ülke müdürü ve CEO görevini 10 yıldır başarıyla sürdürmekte olan Levent ILGIN ise, 1 Nisan 2026 itibarıyla kariyerine Legrand Grup'un İngiltere ve İrlanda operasyonlarından sorumlu Ülke Müdürü olarak devam edecek. Sayın ILGIN, yeni görevinde Legrand, CP Electronics, Electrak ve Power Control şirketlerinden oluşan grup şirketlerinin yönetimini üstlenirken, üç fabrikayı kapsayan operasyonlardan sorumlu olacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 01 Apr 2026 02:36:33 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yıldız Holding'de üst düzey atama]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/yildiz-holdingde-ust-duzey-atama-9210/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/yildiz-holdingde-ust-duzey-atama-9210/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EFB2F7-959BA2-8E104A-2E91BA-1BD40F-FB3589.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yıldız Holding, sürdürülebilir ve güçlü büyüme hedefleri doğrultusunda ve odaklanma stratejisi kapsamında gıda alanındaki faaliyetlerini daha bütüncül ve etkin bir yapıyla yönetmek amacıyla Gıda Grubu Başkanlığı'nı oluşturdu. Bu kapsamda, 2005 yılından bu yana Grup bünyesinde&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EFB2F7-959BA2-8E104A-2E91BA-1BD40F-FB3589.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yıldız Holding, sürdürülebilir ve güçlü büyüme hedefleri doğrultusunda ve odaklanma stratejisi kapsamında gıda alanındaki faaliyetlerini daha bütüncül ve etkin bir yapıyla yönetmek amacıyla Gıda Grubu Başkanlığı'nı oluşturdu. Bu kapsamda, 2005 yılından bu yana Grup bünyesinde farklı görev ve sorumluluklar üstlenen Besler CEO'su Mert Altınkılınç, Yıldız Holding Gıda Grubu Başkanı olarak atandı. Mert Altınkılınç liderliğindeki Gıda Grubu Başkanlığı ile Yıldız Holding'in gıda kategorilerindeki operasyonlarını daha bütüncül bir yapı altında yönetmesi ve stratejik önceliklerini daha etkin şekilde hayata geçirmesi hedefleniyor. Bu yapı ile üretimden tedarik zincirine, inovasyondan ihracata uzanan süreçlerde entegrasyonun artırılması ve küresel pazarlardaki rekabet gücünün daha da güçlendirilmesi amaçlanıyor.Yıldız Holding'deki kariyerine 2005 yılında başlayan Mert Altınkılınç, Holding'in yurt içi ve yurt dışındaki şirketlerinde farklı yöneticilik görevleri üstlendi. Teközel, Eksper Gıda ve İstanbul Gıda'daki görevlerinin ardından pladis Orta Doğu ve Kuzey Afrika Managing Director olarak görev yaptı. Bu dönemde yeni pazarlara açılım, distribütör yapılarının güçlendirilmesi ve farklı coğrafyalarda operasyonel etkinliğin artırılmasına önemli katkılar sağladı. 2022 yılından bu yana Besler CEO'su olarak görev yapan Altınkılınç, güçlü marka portföyü ve çok kategorili yapısıyla şirketin stratejik dönüşümüne liderlik etti; özellikle dondurulmuş gıda ve yağ kategorilerinde ürün çeşitliliği ile üretim kapasitesinin artmasına ekipleri ile önemli katkı sundu. Aynı zamanda Donuk Fırıncılık Ürünleri operasyonunun Besler bünyesine dahil edilmesi ve Kerevitaş'tan Besler'e dönüşüm sürecinde yürütülen kurumsal çalışmalara öncülük etti. Dokuz Eylül Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü mezunu olan Altınkılınç, aynı alanda yüksek lisans yaptıktan sonra ABD'de MBA eğitimini tamamladı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 30 Mar 2026 17:50:12 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Evden çalışma geri mi geliyor?..]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/evden-calisma-geri-mi-geliyor-8796/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/evden-calisma-geri-mi-geliyor-8796/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_495267-9D2390-107B6D-C2BCE2-0B33C8-9C89BD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Pandemi döneminde zorunluluktan hayatımıza giren evden çalışma modeli, son yıllarda birçok şirketin ofise dönüş çağrılarıyla geri plana itilmişti. Ancak 2026'nın ilk çeyreğinde yaşanan jeopolitik gelişmeler, bu tartışmayı farklı bir nedenle yeniden gündeme taşıdı. Yaşanan&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_495267-9D2390-107B6D-C2BCE2-0B33C8-9C89BD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Pandemi döneminde zorunluluktan hayatımıza giren evden çalışma modeli, son yıllarda birçok şirketin ofise dönüş çağrılarıyla geri plana itilmişti. Ancak 2026'nın ilk çeyreğinde yaşanan jeopolitik gelişmeler, bu tartışmayı farklı bir nedenle yeniden gündeme taşıdı. Yaşanan krizin enerji arzı ve petrol fiyatları üzerindeki etkisi, yalnızca piyasaları değil, kurumların çalışma modellerini de yeniden şekillendiriyor.&nbsp;Uluslararası Enerji Ajansı yayımladığı bültende krize karşı alınabilecek önlemler arasında evden çalışmayı doğrudan önerirken, Filipinler enerji acil durumu ilan etti, Sri Lanka kamu tarafında fiilen 4 günlük çalışma haftasına geçti, Vietnam ise şirketleri uzaktan çalışmayı yaygınlaştırmaya çağırdı. Global yayınlarda yer alan haberler, yalnızca Güneydoğu Asya ile sınırlı kalmayıp, dünya genelinde birçok hükümet ve şirketin pandemi dönemindeki uygulamalara geri dönerek uzaktan çalışma, seyahat kısıtları ve enerji tasarrufu önlemlerini yeniden devreye aldığını gösteriyor.Pandemi döneminde esneklik çoğunlukla sağlık ve güvenlik gerekçesiyle savunuluyordu. Bugün ise aynı esneklik, enerji maliyetleri, yakıt arzı, tedarik zinciri kırılganlığı ve operasyonel dayanıklılık açısından yeniden değerlendiriliyor. Bu değişim, uzaktan çalışmanın kriz dönemlerinde devreye alınabilecek stratejik bir iş sürekliliği aracı olarak görülmeye başladığını gösteriyor.&nbsp;Enerji Krizi Çağında Yeni Standart, Esnek ÇalışmaBugün gündemde olan 4 günlük hafta uygulamalarını tek bir başlık altında okumak yeterli değil. Çünkü Asya'daki son örnekler, çalışan deneyimini iyileştirmek için tasarlanan klasik 4 günlük hafta modelinden çok, enerji tasarrufu ve kaynak yönetimi amacıyla geliştirilen acil durum düzenlemeleri niteliği taşıyor. Bazı ülkelerde kamu kurumlarının çalışma günleri azaltılırken, şirketler ofis kullanımını düşürmeye ve çalışan mobilitesini sınırlamaya yönelik adımlar atıyor.Buna rağmen, bu gelişmeler iş dünyasına önemli bir gerçeği yeniden hatırlatıyor. Çalışma modeli artık yalnızca insan kaynakları politikası değil, aynı zamanda risk yönetimi ve operasyon verimliliğinin de bir parçası.&nbsp;&nbsp;Küresel Krizler, Şirketlerin Çalışma Şeklini Tekrar Değiştiriyorİnsan kaynakları firması Gilda&amp;Partners Kurucu Ortağı Jilda Bal, konuyla ilgili değerlendirmesinde, pandemiyle birlikte çalışma hayatına giren esnekliğin bir dönem geçici bir uygulama olarak görüldüğünü, ancak bugün küresel enerji krizinin şirketleri çalışma modelini yeniden tanımlamaya yönelttiğini belirtiyor.&nbsp;"Gözlemlerimiz, esnek çalışmanın konfor alanından çıkıp doğrudan iş sürekliliği ve maliyet yönetimi aracı haline geldiğini gösteriyor. Enerji maliyetlerinin ve jeopolitik risklerin arttığı dönemlerde, uzaktan ve hibrit çalışma modelleri yalnızca çalışan memnuniyeti açısından değil, kurumsal çeviklik ve operasyonel dayanıklılık ve enerji maliyeti açısından da kritik bir rol üstleniyor."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 30 Mar 2026 09:33:56 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Pernod Ricard Orta Doğu Genel Müdürü Aslı Tekeş oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/pernod-ricard-orta-dogu-genel-muduru-asli-tekes-oldu-809/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/pernod-ricard-orta-dogu-genel-muduru-asli-tekes-oldu-809/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E94851-10D546-0D5D15-42449B-6EC91D-696E1B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bu yeni görev kapsamında Tekeş, bir yandan Orta Doğu'daki yerel (domestic) operasyonların yönetimini üstlenirken, diğer yandan Seyahat Perakendesi organizasyonu içinde gümrüksüz satış (duty free) kanalında IMEA bölgesinin ticari performansını ve büyümesini yönlendirecek. Böylece&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E94851-10D546-0D5D15-42449B-6EC91D-696E1B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bu yeni görev kapsamında Tekeş, bir yandan Orta Doğu'daki yerel (domestic) operasyonların yönetimini üstlenirken, diğer yandan Seyahat Perakendesi organizasyonu içinde gümrüksüz satış (duty free) kanalında IMEA bölgesinin ticari performansını ve büyümesini yönlendirecek. Böylece hem bölgesel hem de global ölçekte çift boyutlu bir sorumluluk üstlenmiş olacak.2012 yılında Pernod Ricard Türkiye'ye katılan ve farklı yönetim rollerinde önemli katkılar sağlayan Tekeş, 2020–2024 yılları arasında Pernod Ricard Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) Genel Müdürü olarak görev yaptı. Bu dönemde bölgenin dönüşümüne liderlik ederek güçlü ve sürdürülebilir bir büyüme performansı elde etti. Son olarak şirket merkezinde Global Revenue Growth Director rolünü üstlenen Tekeş, global büyüme stratejilerinin şekillendirilmesinde ve Gelir Büyüme ve Fiyatlandırma (Revenue Growth Management) yaklaşımının organizasyon genelinde yaygınlaştırılmasında kritik bir rol oynadı.Aslı Tekeş, yeni görevinde Pernod Ricard Seyahat Perakendesi (Global Travel Retail) CEO'su Laurent Pillet'e doğrudan bağlı olarak çalışacak; Pernod Ricard Afrika ve Orta Doğu CEO'su Selçuk Tümay'a ise ikincil (dotted line) raporlama yapacak.Bu atama, Pernod Ricard'ın global organizasyonunda kritik bir liderlik rolünün üstlenilmesini temsil ederken, Türkiye'den yetişen bir liderin uluslararası ölçekte yarattığı etkinin güçlü bir göstergesi olarak öne çıkıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 28 Mar 2026 09:18:45 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[8'inci kez "Türkiye'nin En Güçlü 50 Kadın CEO'su" listesinde]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/8inci-kez-turkiyenin-en-guclu-50-kadin-ceosu-listesinde-2703/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/8inci-kez-turkiyenin-en-guclu-50-kadin-ceosu-listesinde-2703/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_162E4A-89BFF8-B0E0AB-A0D3CF-2CF6CB-CC691C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ekonomist Dergisi tarafından her yıl 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle gerçekleştirilen ve iş dünyasında kadın liderlerin görünürlüğünü artırmayı amaçlayan "Türkiye'nin En Güçlü 50 Kadın CEO'su" araştırmasının sonuçları açıklandı. Uzun yıllardır iş dünyasında&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_162E4A-89BFF8-B0E0AB-A0D3CF-2CF6CB-CC691C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ekonomist Dergisi tarafından her yıl 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle gerçekleştirilen ve iş dünyasında kadın liderlerin görünürlüğünü artırmayı amaçlayan "Türkiye'nin En Güçlü 50 Kadın CEO'su" araştırmasının sonuçları açıklandı. Uzun yıllardır iş dünyasında referans niteliği taşıyan araştırmada, QNB Sigorta CEO'su Pınar Kuriş üst üste 8'inci kez yer aldı.Sigorta sektöründe insan odaklı, kapsayıcı ve sürdürülebilir büyümeyi merkeze alan yaklaşımıyla öne çıkan Kuriş; şirket performansı, finansal başarı, organizasyonel dönüşüm ve kadın istihdamına verdiği önemle listede bir kez daha güçlü bir konum elde etti.QNB Sigorta Genel Müdürü Pınar Kuriş, araştırmaya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:"Ekonomist Dergisi'nin uzun yıllardır sürdürdüğü ve iş dünyasında kadın liderliğinin görünürlüğüne katkı sağlayan bu değerli araştırmada üst üste 8'inci kez yer almak benim için büyük bir gurur. Ancak bu başarıyı yalnızca bireysel bir unvan olarak değil, birlikte üreten, birlikte büyüyen güçlü bir ekibin yansıması olarak görüyorum. QNB Sigorta olarak sürdürülebilir büyümeyi; finansal performansın yanı sıra yarattığımız değer, çalışan deneyimi ve müşteri memnuniyetiyle birlikte ele alıyoruz. Kadın istihdamını destekleyen, fırsat eşitliğini gözeten ve kapsayıcı bir çalışma kültürü oluşturan bir kurum olmayı stratejik bir tercih olarak benimsiyoruz. Ben de çeşitlilik, kapsayıcılık ve fırsat eşitliği vizyonuna sahip bir şirkete liderlik etmekten dolayı da büyük bir kıvanç duyuyorum."'Kadın çalışan oranımızı artırdık'Kuriş sözlerine şöyle devam etti:"QNB Sigorta'da kadın istihdamını bir oran olarak değil, kurumsal kültürümüzün temel bir unsuru olarak görüyoruz. 2025 yıl sonu itibarıyla çalışma arkadaşlarımızın yüzde 71'ini kadınlar oluşturuyor. Geçtiğimiz yıl yüzde 68 olan kadın çalışan oranımızı artırarak bu alandaki istikrarlı ilerleyişimizi sürdürdük. Bu artış, fırsat eşitliği odağında hayata geçirdiğimiz uygulamaların somut bir yansıması. Ayrıca yıl sonu itibarıyla üst yönetimde kadın temsil oranımız yüzde 50 seviyesinde gerçekleşti. Kadınların yalnızca iş hayatında yer almalarını değil, karar mekanizmalarında etkin rol üstlenmelerini de önceliklendiriyoruz."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 28 Mar 2026 09:16:25 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Açılan şirket sayısı azaldı, kapanan şirket sayısı arttı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/acilan-sirket-sayisi-azaldi-kapanan-sirket-sayisi-artti-3759/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/acilan-sirket-sayisi-azaldi-kapanan-sirket-sayisi-artti-3759/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_75DA6D-4D9174-F78F45-53897D-06A155-6D8531.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), şubat ayına ilişkin kurulan-kapanan şirket istatistiklerini açıkladı.Buna göre şubatta kurulan şirket sayısı ocak ayına kıyasla yüzde 15,1 azalışla 11 bin 115&#39;ten 9 bin 432&#39;ye düştü. Aynı dönemde kapanan şirket sayısı da yüzde&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_75DA6D-4D9174-F78F45-53897D-06A155-6D8531.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), şubat ayına ilişkin kurulan-kapanan şirket istatistiklerini açıkladı.Buna göre şubatta kurulan şirket sayısı ocak ayına kıyasla yüzde 15,1 azalışla 11 bin 115&#39;ten 9 bin 432&#39;ye düştü. Aynı dönemde kapanan şirket sayısı da yüzde 1,1 artışla 1621&#39;e yükseldi. Ocak ayında 1604 şirket kapanmıştı.Şubatta kurulan şirket sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,3 artış, kapanan şirket sayısı ise yüzde 5,8 azalış gösterdi.&nbsp;Türkiye&#39;de şubatta 9 bin 581 şirket ve kooperatifin kuruluş işlemi yapıldı.Buna göre şubatta kurulan şirket sayısı bir önceki aya kıyasla yüzde 15,1, gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 16,6 azalırken kooperatif sayısı yüzde 27,4 yükseldi.Aynı dönemde kapanan şirket sayısı yüzde 1,1 artarken kooperatif sayısı yüzde 23,3 ve gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 13,3 geriledi.Şubatta geçen yılın aynı ayına göre kurulan şirket sayısı yüzde 3,3 artış gösterirken kooperatif sayısı yüzde 19, gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 1,6 azalış kaydetti.Bu dönemde kapanan şirket sayısı yüzde 5,8, kooperatif sayısı yüzde 2,1 azalırken gerçek kişi ticari işletme sayısında yüzde 24,8 artış kayıtlara geçti.- Ardahan ve Bayburt&#39;ta şirket kurulmadıTürkiye&#39;de Ardahan ve Bayburt hariç diğer illerde şirket kuruluşu gerçekleşti.Şubatta kurulan 9 bin 432 şirketin 913&#39;ünün anonim şirket, 8 bin 513&#39;ünün ise limitet şirket olduğu görüldü. Aynı ay içinde 149 kooperatif kurulurken şirketlerin yüzde 37,8&#39;inin İstanbul, yüzde 10,4&#39;ünün Ankara, yüzde 6,6&#39;sının İzmir&#39;de olduğu kaydedildi.Bu yıl ocak-şubat döneminde toplam 20 bin 813 şirket ve kooperatifin kurulduğu belirlendi. Bu dönemde kurulan toplam 18 bin 645 limitet şirket, toplam sermayenin yüzde 73,2&#39;sini, 1902 anonim şirket ise yüzde 26,8&#39;ini oluşturdu. Şubatta kurulan şirketlerin sermayelerinin toplamı, ocak ayına göre yüzde 17,5 artış gösterdi.Söz konusu ayda kurulan şirket ve kooperatiflerin 3 bin 283&#39;ü toptan ve perakende ticaret, 1504&#39;ü inşaat ve 1163&#39;ü imalat sektöründe yer aldı.Kurulan gerçek kişi ticari işletmelerinin ise 699&#39;u inşaat, 382&#39;si toptan ve perakende ticaret, 109&#39;u imalat sektöründe faaliyet göstermek üzere çalışmalarına başladı.Söz konusu ayda kapanan şirket ve kooperatiflerin 577&#39;sinin toptan ve perakende ticaret, 222&#39;sinin imalat ve 135&#39;inin inşaat sektöründe olduğu kayıtlara geçti.Kapanan gerçek kişi ticari işletmelerinden 754&#39;ünün toptan ve perakende ticaret, 401&#39;inin inşaat, 159&#39;unun ise imalat sektöründe faaliyet gösterdiği belirlendi.Şubatta 149 kooperatif kurulurken bunların 103&#39;ü konut yapı, 26&#39;sı işletme, 5&#39;i tarımsal kalkınma, 5&#39;i üretim ve pazarlama kooperatifi olarak kuruldu.- Yabancı ortak sermayeli şirketlerGeçen ay kurulan 804 yabancı ortak sermayeli şirketin 380&#39;i Suriye, 38&#39;i İran ortaklı oldu.İşbaşı yapan yabancı ortak sermayeli şirketlerin 79&#39;u anonim, 725&#39;i limitet şirket statüsünde faaliyet gösteriyor.Söz konusu şirketlerin toplam sermayelerinin yüzde 85,1&#39;ini yabancı sermayeli ortak payı oluşturdu.Böylece, bu yılın iki aylık döneminde kurulan şirketlerin 266&#39;sının uzmanlaşmamış toptan ticaret, 169&#39;unun ikamet amaçlı olan ve olmayan binaların inşaatı faaliyetleri, 60&#39;ının uzmanlaşmamış perakende ticaret için aracılık hizmeti faaliyetleri sektöründe olduğu belirlendi.- Anonim şirket ortaklarının yüzde 15,4&#39;ü kadın girişimciGeçen ay kurulan şirket türüne göre ortaklar arasındaki kadın girişimci oranı anonim şirketlerde yüzde 15,4, limitet şirketlerde yüzde 16, kooperatiflerde yüzde 24,7 oldu. Gerçek kişi ticari işletmelerin ise yüzde 13,9&#39;u kadın girişimciler tarafından kuruldu.Şubatta kurulan şirket türüne göre ortakların yaş dağılımı incelendiğinde, anonim şirket ortakların yüzde 30,9&#39;unun 35-44, limitet şirketlerde yüzde 31,9&#39;unun 25-34, kooperatiflerin ise yüzde 28,6&#39;sının 35-44 yaş aralığında olduğu tespit edildi. Gerçek kişi ticari işletmelerin yüzde 29,5&#39;i de 35-44 yaş girişimciler tarafından kuruldu.- 2 ayda 20 bin 547 şirket kurulduTürkiye&#39;de bu yılın ocak-şubat döneminde kurulan şirket sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,9 artışla 20 bin 547&#39;ye yükseldi.Aynı dönemde kapanan şirket sayısı, yüzde 12,2 azalışla 3 bin 225&#39;e geriledi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 27 Mar 2026 10:05:39 +0300]]></pubDate>
</item>
</channel>
</rss>