<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">

<channel>
<title><![CDATA[Analiz Gazetesi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/]]></link>
<description><![CDATA[Son 100 Haber Rss - GÜNCEL]]></description>
<language>tr-tr</language>
<generator>Analiz Gazetesi</generator>
<lastBuildDate><![CDATA[Thu, 16 Jul 2026 17:08:25 +0300]]></lastBuildDate>
<item>
<title><![CDATA[Dijital Usta Yanınızdayız deprem bölgesinde tamamlandı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/dijital-usta-yaninizdayiz-deprem-bolgesinde-tamamlandi-6607/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/dijital-usta-yaninizdayiz-deprem-bolgesinde-tamamlandi-6607/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9DD61E-187A74-F6DFC5-203F9E-44851D-B20235.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />T.C. Ticaret Bakanlığı himayelerinde, Trendyol, TOBB ve MÜSİAD iş birliğiyle yürütülen Dijital Usta Yanınızdayız proje kapsamında dört ilde toplam 200'e yakın işletme, KOBİ ve kooperatife e-ticaret alanında kapsamlı eğitimler verildi. İlk olarak Ocak ayında Adıyaman'daki eğitimlerle&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9DD61E-187A74-F6DFC5-203F9E-44851D-B20235.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />T.C. Ticaret Bakanlığı himayelerinde, Trendyol, TOBB ve MÜSİAD iş birliğiyle yürütülen Dijital Usta Yanınızdayız proje kapsamında dört ilde toplam 200'e yakın işletme, KOBİ ve kooperatife e-ticaret alanında kapsamlı eğitimler verildi. İlk olarak Ocak ayında Adıyaman'daki eğitimlerle başlayan proje, 15 Haziran'da Malatya'da, 18 Haziran'da Kahramanmaraş'ta ve 19 Haziran'da Hatay'da gerçekleştirilen eğitimlerle tamamlandı.6 Şubat depremlerinin ardından bölgede üretim ve ticari faaliyetler önemli ölçüde etkilenirken, yerel ekonominin yeniden canlandırılması öncelikli ihtiyaçlardan biri haline geldi. Bu süreçte yetenek gelişiminin desteklenmesi, afet bölgesindeki işletmelerin ve potansiyel girişimcilerin dijital ekonomiye güçlü bir şekilde entegre olması, e-ticaret kapasitesinin artırılması ve yerel ürünlerin çevrimiçi pazarlara taşınması hedefiyle &#39;Dijital Usta Yanınızdayız Projesi&#39; hayata geçirildi. Proje aynı zamanda, bölge halkına yeni nesil beceriler kazandırarak sürdürülebilir bir girişimcilik modeli oluşturmaya odaklandı.Program kapsamında katılımcılar, e-ticaret'e giriş, görünürlük artırma, kargo, iade ve fatura süreçleri ile mağaza yönetiminden satış artırmaya e-ticaret stratejileri başlıklarında eğitim aldı. Eğitimlerle işletmelerin dijital kanallarda daha görünür hale gelmeleri, e-ticaret operasyonlarını daha etkin yönetmeleri, satış kapasitelerini artırmaları ve yerel ürünleri çevrimiçi pazarlara daha güçlü şekilde taşıyabilmeleri amaçlandı.Proje kapsamında Adıyaman, Malatya, Kahramanmaraş ve Hatay olmak üzere dört ilde gerçekleştirilen eğitimleri tamamlayan KOBİ ve kooperatif temsilcileri e-ticarette daha güçlü yer alarak yerel üreticilerle daha etkin iş birlikleri kurma ve ürünlerini ülke genelinde daha geniş pazarlara taşıma fırsatı bulacaklar.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 16 Jul 2026 17:08:25 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[4. Trakya Uçurtma Festivali başlıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/4-trakya-ucurtma-festivali-basliyor-4479/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/4-trakya-ucurtma-festivali-basliyor-4479/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_21448B-D762F0-4187EB-E94A2A-9EC384-D1DE3A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yaratıcı Çocuklar Derneği öncülüğünde 2023 yılında başlayan ve kısa sürede uluslararası nitelik kazanan Trakya Uçurtma Festivali, bu yıl T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, T.C. Tekirdağ Valiliği, T.C. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi, Tekirdağ İl Jandarma Komutanlığı ve&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_21448B-D762F0-4187EB-E94A2A-9EC384-D1DE3A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yaratıcı Çocuklar Derneği öncülüğünde 2023 yılında başlayan ve kısa sürede uluslararası nitelik kazanan Trakya Uçurtma Festivali, bu yıl T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, T.C. Tekirdağ Valiliği, T.C. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi, Tekirdağ İl Jandarma Komutanlığı ve T.C. Şarköy Belediyesi paydaşlığında, 25-26 Temmuz tarihlerinde Hoşköy sahilinde gerçekleşecek. Çocukları, aileleri, sanatçıları ve farklı kültürleri aynı gökyüzü altında buluşturan festival, uçurtmayı yalnızca bir oyun aracı olarak değil; sanatın, hayal gücünün, özgürlüğün, kültürlerarası diyaloğun ve barışın simgesi olarak ele alıyor.Türkiye'de uluslararası uçurtma sanatçılarını düzenli olarak bir araya getiren özgün kültür ve sanat etkinliklerinden biri olan Trakya Uçurtma Festivali; Ana Sponsor VakıfBank, Altın Sponsor WISTA ve Gümüş Sponsor Eti'nin katkılarıyla bu yıl 7 ülkeden 8 takım ve 14 profesyonel uçurtma sanatçısına ev sahipliği yapacak. Türkiye'nin yanı sıra Danimarka, İngiltere, Almanya, Bulgaristan, Fransa ve İsviçre'den gelecek sanatçılar, farklı teknikler ve özgün tasarımlarla hazırlanan dev uçurtmalarını Hoşköy semalarında uçuracak.&nbsp;Çocuklar kendi uçurtmalarını sanatçılarla birlikte yapıp uçuracaklarFestivalin çocuk odaklı uçurtma yapım atölyesi programı 24 Temmuz'da başlayacak. 7-15 yaş grubundaki 150 çocuk, ücretsiz katılım sağlayacakları atölyelerde profesyonel uçurtma sanatçılarıyla bir araya gelerek kendi uçurtmalarını yapıp onlarla birlikte uçuracaklar. Uçurtma yapım atölyesine katılan çocuklar katılım sertifikalarını alacaklar.&nbsp;Festival 25 Temmuz Cumartesi 14.00'te "Deniz Canlıları" tematik uçuşuyla devam edecek, 20.30&#39;da ise gün batımında LED ışıklı gece uçurtmaların "Gece Uçuşu" gerçekleştirilecek. 26 Temmuz Pazar 14.00&#39;te ise "Kara Canlıları" tematik uçuşu katılımcılarla buluşacak.Üç kuşaktan katılımcıyı bir araya getiren festivalde, iki gün boyunca dev sanatsal uçurtma gösterilerinin yanı sıra müzik etkinlikleri ile yiyecek, içecek ve hediyelik eşya stantları da ziyaretçilerle buluşacak."Aynı gökyüzü altında mutlu yaşamak da mümkün"Festivale ilişkin değerlendirmede bulunan Yaratıcı Çocuklar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Didem Çapa, Trakya Uçurtma Festivali'nin yalnızca uçurtmaların gökyüzüne yükseldiği bir etkinlik olmadığını, ortak mutluluk ve kültürel diyalog üreten uluslararası bir buluşmaya dönüştüğünü belirterek şunları söyledi:"Mutluluk, sahip olunan değil, paylaşıldıkça çoğalan bir duygu. Uçurtma ise bunu görünür kılan en güçlü sembollerden biri. Bir uçurtma yükseldiğinde yalnızca onu uçuran kişi değil, gökyüzüne bakan herkes gülümsüyor. Trakya Uçurtma Festivali'nde çocukların ilk heyecanı, yetişkinlerin çocukluk anıları ve dünyanın farklı ülkelerinden gelen sanatçıların yaydığı mutluluk aynı gökyüzünde buluşuyor. Bu festival yalnızca bir uçurtma etkinliği değil; sanatın insanlar ve kültürler arasında kurduğu bağın, ortak mutluluğun, kültürel diyaloğun ve barışın gökyüzündeki ifadesi. İnanıyoruz ki, aynı gökyüzü altında mutlu yaşamak da mümkün."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 16 Jul 2026 12:35:13 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bodrum'da sanat, iyilik ve zarafet buluştu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/bodrumda-sanat-iyilik-ve-zarafet-bulustu-3257/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/bodrumda-sanat-iyilik-ve-zarafet-bulustu-3257/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AE7473-0742A0-FA217A-8D8A70-0E8B61-F33237.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Gülşah Çınar'ın ev sahipliğinde gerçekleşen gecede, zarif detaylar ve özenle hazırlanan ambiyans davetlilere keyifli anlar yaşatırken, samimi sohbetler geceye ayrı bir sıcaklık kattı. Şelale Şehnaz Sam'ın sahne performansı ise geceye müzikal bir dokunuş kazandırarak davetlilere&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AE7473-0742A0-FA217A-8D8A70-0E8B61-F33237.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Gülşah Çınar'ın ev sahipliğinde gerçekleşen gecede, zarif detaylar ve özenle hazırlanan ambiyans davetlilere keyifli anlar yaşatırken, samimi sohbetler geceye ayrı bir sıcaklık kattı. Şelale Şehnaz Sam'ın sahne performansı ise geceye müzikal bir dokunuş kazandırarak davetlilere unutulmaz anlar yaşattı.Gecenin en anlamlı bölümlerinden biri ise sanat ve sosyal sorumluluğun buluştuğu özel proje oldu. DG Art Gallery &amp; Project tarafından bağışlanan eserler, gerçekleştirilen açık artırmada sanatseverlerle buluştu. Usta sanatçı Ergin İnan ile çağdaş sanatın önemli isimlerinden Ali Elmacı ve Mesut Ekinci'nin eserleri büyük ilgi görürken, elde edilen gelirler Mehmetçik Vakfı ile hayvanları koruma derneklerine bağışlandı.Sanatın sadece estetik bir değer değil, aynı zamanda dayanışma ve umut için güçlü bir araç olduğunu bir kez daha gözler önüne seren geceye; katkı sağlayan hayırseverler arasında MGallery The Bodrum Hotel'in sahibi Murat Delibalta, Ersan Gülmez ve destek veren davetliler yer aldı.Bu özel buluşma; dostluğun, paylaşmanın, sanatın ve sosyal sorumluluğun iç içe geçtiği, hafızalarda iz bırakan seçkin bir davet olarak öne çıktı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 16 Jul 2026 08:27:30 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Depolama yatırımlarında zaman yarışı başladı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/depolama-yatirimlarinda-zaman-yarisi-basladi-8254/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/depolama-yatirimlarinda-zaman-yarisi-basladi-8254/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FA0B1D-5AF5CC-C3435B-E0086F-38CB5B-D2CC94.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Enerji depolama sektörünün uzun süredir beklediği düzenleme, Resmî Gazete'de yayımlanan 11508 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile hayata geçti. Karar kapsamında, belirlenen teknik özelliklere sahip LFP batarya hücrelerinin ithalatında uygulanan ilave gümrük vergisi yıl sonuna kadar&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FA0B1D-5AF5CC-C3435B-E0086F-38CB5B-D2CC94.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Enerji depolama sektörünün uzun süredir beklediği düzenleme, Resmî Gazete'de yayımlanan 11508 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile hayata geçti. Karar kapsamında, belirlenen teknik özelliklere sahip LFP batarya hücrelerinin ithalatında uygulanan ilave gümrük vergisi yıl sonuna kadar kaldırıldı. Düzenlemenin, batarya hücrelerinin enerji depolama projelerindeki en önemli maliyet kalemlerinden biri olması nedeniyle, yıl sonuna kadar gerçekleştirilecek tedariklerde yatırım maliyetlerini doğrudan etkilemesi bekleniyor. Özellikle geliştirme, finansman ve tedarik süreçleri devam eden projeler açısından oluşan geçici maliyet avantajının, projelerin finansman ve tedarik süreçlerine ivme kazandırması bekleniyor.VERGİ DÜZENLEMESİ FİZİBİLİTELERİ ETKİLEYECEKEnerji depolama yatırımlarının 2025 sonu itibarıyla uygulama ve devreye alma aşamasına geçtiğine dikkat çeken EDSİS Yönetim Kurulu Başkanı C. Can Tutaşı: "Enerji depolama sektörü, kapasite tahsislerinin ve proje geliştirme süreçlerinin ardından yatırımların sahaya indiği önemli bir döneme girdi. LFP batarya hücrelerine uygulanan ilave gümrük vergisinin yıl sonuna kadar kaldırılması, özellikle tedarik ve yatırım planlaması devam eden projeler açısından maliyet avantajı sağlayacaktır. Batarya hücreleri, enerji depolama sistemlerinin maliyetli bileşenleri arasında yer aldığı için bu düzenlemenin yatırım kararlarını hızlandırmasını ve 2027 yılının ilk yarısında tamamlanması planlanan projeleri desteklemesini bekliyoruz. Özellikle de vurgulamak gerekir ki, enerji depolama yatırımları uzun hazırlık ve uygulama süreçleri gerektiren projeler. Dolayısıyla bugün alınacak tedarik kararları, yarın devreye girecek tesislerin maliyet yapısını belirliyor. Bu nedenle yıl sonuna kadar oluşan maliyet avantajı, özellikle yatırım hazırlıkları devam eden projeler açısından önemli bir fırsat sunuyor." açıklamalarında bulundu.&nbsp;KISA VADELİ TEŞVİK, UZUN VADELİ YERLİLEŞMEDüzenlemenin belirli bir süreyle sınırlı olduğuna da dikkat çeken Tutaşı: "Uygulamanın 31 Aralık 2026 tarihine kadar geçerli olması, yatırımcıların tedarik, finansman ve lojistik planlarını bu takvime göre hızlandırmasını gerektiriyor. Küresel batarya fiyatlarının gerilediği bir dönemde vergi yükünün de geçici olarak kaldırılması, yılın ikinci yarısında sektörde ciddi bir hareketlilik yaratabilir. Bununla birlikte Türkiye'nin uzun vadeli hedefi yalnızca daha uygun maliyetlerle batarya hücresi ithal etmek değildir. Hücre üretiminden batarya yönetim sistemlerine, enerji yönetim yazılımlarından konteyner ve sistem entegrasyonu çözümlerine kadar uzanan bütüncül bir yerli üretim ekosisteminin geliştirilmesi büyük önem taşıyor. Bu düzenleme, kısa vadede yatırımların önünü açarken sektöre ölçek, deneyim ve teknik yetkinlik kazandırarak ithalata dayalı yapıdan yüksek yerlilik oranına sahip, sürdürülebilir bir batarya sanayisine geçişte önemli bir basamak oluşturacaktır."ÇİN KARARI KÜRESEL TEDARİK DENGESİNİ DEĞİŞTİRİYORKüresel batarya pazarında yılın ikinci yarısında önemli bir hareketlilik beklendiğini belirten Tutaşı: "Çin&#39;in batarya ürünlerine yönelik ihracat KDV iadesini yıl sonunda tamamen sonlandıracak olması ve Türkiye&#39;de LFP batarya hücrelerine uygulanan ilave gümrük vergisinin geçici olarak kaldırılması, küresel batarya ticaretinde yılın ikinci yarısını kritik bir tedarik dönemine dönüştürüyor. Bu nedenle önümüzdeki birkaç ay yalnızca fiyat avantajı açısından değil, yatırım kararları ve tedarik stratejilerinin şekillenmesi açısından da belirleyici olacak. Bu dönemin doğru değerlendirilmesi, 2027 yılında devreye alınması planlanan projelerin maliyet yapısını ve rekabet gücünü doğrudan etkileyecektir&#34; dedi.VERGİ AVANTAJI STOK YÖNETİMİ VE ÜRÜN KALİTESİYLE DESTEKLENMELİDüzenlemeyi değerlendiren EDSİS Yönetim Kurulu Başkanı C. Can Tutaşı, vergi avantajının sektör açısından önemli bir fırsat olduğunu ancak sürecin yalnızca maliyet odağında ele alınmaması gerektiğini belirtti. Tutaşı, "Bu fırsatın ihtiyaçların üzerinde hücre ithalatı yaparak aşırı stok oluşturmak şeklinde değerlendirilmemesi gerekiyor. İthalat miktarlarının gerçek üretim planları, kesinleşmiş siparişler ve proje takvimleriyle de uyumlu belirlenmesi büyük önem taşıyor." dedi.Batarya hücrelerinin hassas ürünler olduğuna dikkat çeken Tutaşı, "Bu hücreler raf ömrü olan bileşenler, dolayısıyla kullanılmasalar dahi zamana ve depolama koşullarına bağlı olarak yaşlanıyor. Üretim tarihi, stok ve taşıma koşulları; hücrenin kapasitesini, verimini, ömrünü ve güvenliğini doğrudan etkileyebiliyor. Dolayısıyla uygun koşullarda yönetilmeyen stoklar, kısa vadede sağlanan maliyet avantajını ilerleyen dönemde performans kaybı, garanti sorunu ve kalite riski olarak karşımıza çıkarabilir." ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 16 Jul 2026 08:10:31 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[90'ların efsane şarkısı "Üzülme" yeniden hayat buluyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/90larin-efsane-sarkisi-uzulme-yeniden-hayat-buluyor-5227/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/90larin-efsane-sarkisi-uzulme-yeniden-hayat-buluyor-5227/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BAE961-EF529D-EAD367-5316B6-E56673-3F5F2C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Usta sanatçı Ferda Anıl Yarkın ile güçlü sesi ve kendine has yorumuyla dikkat çeken Anıl Alan, unutulmaz şarkıyı ortak bir projede yeniden seslendirdi.1990&#39;lı yıllara damga vuran ve milyonlarca müzikseverin gönlünde özel bir yer edinen 'Üzülme', modern düzenlemesiyle hem nostalji&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BAE961-EF529D-EAD367-5316B6-E56673-3F5F2C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Usta sanatçı Ferda Anıl Yarkın ile güçlü sesi ve kendine has yorumuyla dikkat çeken Anıl Alan, unutulmaz şarkıyı ortak bir projede yeniden seslendirdi.1990&#39;lı yıllara damga vuran ve milyonlarca müzikseverin gönlünde özel bir yer edinen 'Üzülme', modern düzenlemesiyle hem nostalji tutkunlarına hem de genç kuşağa hitap etmeyi amaçlıyor. Proje, eserin duygusal atmosferini korurken günümüz müzik anlayışına uygun yeni bir sound ile dinleyicilerin karşısına çıkacak.Anıl Alan, güçlü vokali ve başarılı performansıyla Ferda Anıl Yarkın&#39;ın yıllar önce seslendirdiği bu klasik esere farklı bir soluk getirirken, iki sanatçının birlikteliği şimdiden müzik dünyasında merak uyandırdı. Yapılan açıklamada, geçmişin unutulmaz melodisini günümüzün müzikal dokusuyla buluşturan bu özel çalışmanın dinleyicilere hem nostaljik hem de yepyeni bir müzik deneyimi yaşatmasının hedeflendiği belirtildi.Dijital müzik platformlarında çok yakında yayınlanacak olan 'Üzülme', Spotify, YouTube Music, Apple Music ve Fizy başta olmak üzere tüm dijital platformlarda müzikseverlerle buluşacak. Yeni düzenlemesi ve iki başarılı sanatçının yorumuyla 'Üzülme', 90&#39;ların ruhunu yeniden yaşatmaya hazırlanıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 16 Jul 2026 08:09:05 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sürücü kurslarında yeni dönem başladı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/surucu-kurslarinda-yeni-donem-basladi-5514/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/surucu-kurslarinda-yeni-donem-basladi-5514/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_03D67D-EE386C-51F345-EFD3E3-A50546-1B9770.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ergün Holding'in grup şirketlerinden Pratik Finansman, Bakiyem'le yeni bir iş birliğine imza attı. Hayata geçirilen iş birliğiyle sürücü kursu sektöründe finansmana erişimin kolaylaştırılması hedefleniyor. Dijital finansman altyapısı sayesinde sisteme öğrencinin veya velisinin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_03D67D-EE386C-51F345-EFD3E3-A50546-1B9770.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ergün Holding'in grup şirketlerinden Pratik Finansman, Bakiyem'le yeni bir iş birliğine imza attı. Hayata geçirilen iş birliğiyle sürücü kursu sektöründe finansmana erişimin kolaylaştırılması hedefleniyor. Dijital finansman altyapısı sayesinde sisteme öğrencinin veya velisinin T.C. kimlik numarası girmesi yetiyor. Özel olarak geliştirilen değerlendirme altyapısı sayesinde kredi başvurusu yaklaşık bir dakika içinde sonuçlanıyor. Böylece örneğin 40 bin TL tutarındaki sürücü kursu ücreti, anında 6 taksite bölünerek ödeme kolaylığı sağlanıyor. Öğrenci eğitim ücretini altı ay boyunca taksitlerle öderken, sürücü kursu ise ödemesini aynı gün peşin olarak tahsil edebiliyor.Pratik Finansman Genel Müdürü Güder: "Farklı sektörlerde benzer çözümler geliştirmeye devam edeceğiz"İş birliğini değerlendiren Pratik Finansman Genel Müdürü Cenk Güder, sürücü belgesinin artık yalnızca bir ulaşım aracı değil, eğitim ve istihdam fırsatlarına erişimi kolaylaştıran önemli bir ihtiyaç haline geldiğini söyledi. Son dönemde sürücü kursu ücretlerinde yaşanan artışların, birçok kişi için ehliyet alma sürecini zorlaştırdığını belirten Güder, "Bakiyem ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliği sayesinde sürücü adaylarının eğitim masraflarını daha erişilebilir koşullarda karşılayabilmelerine olanak sağlıyoruz" dedi.&nbsp;Geliştirdikleri dijital finansman altyapısı sayesinde kredi değerlendirme sürecinin yalnızca dakikalar içinde tamamlandığının altını çizen Güder, "Hayata geçirdiğimiz sistemle öğrenciler taksitli ödeme avantajından yararlanırken, sürücü kursları da tahsilatlarını peşin olarak alabiliyor. Amacımız, finansmana erişimi kolaylaştırarak hem bireylerin ihtiyaçlarını karşılamak hem de eğitim sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin sürdürülebilir büyümesine katkı sunmak. Önümüzdeki dönemde de farklı sektörlerde benzer çözümler geliştirerek daha fazla kişiyi hızlı, güvenilir ve erişilebilir finansman modelleriyle buluşturmaya devam edeceğiz" diye konuştu.Bakiyem CEO'su Yalçın: "Sistemi kısa sürede yaygınlaştırmayı hedefliyoruz"Türkiye'de her yıl ortalama 1,5 milyon kişi sürücü belgesi alırken, ehliyet edinme maliyetinin de her geçen yıl arttığına vurgu yapan Bakiyem CEO'su Umut Yalçın, artan maliyetlerin sürücü adayları ve aileleri üzerinde ciddi bir yük oluşturduğunu belirtti. Yalçın, "Bu soruna çözüm sunmak amacıyla Pratik Finansman ile iş birliğimizi hayata geçirdik. Uygulamanın Türkiye'nin 81 ilinde faaliyet gösteren yaklaşık 3 bin 600 sürücü kursunun tamamını kapsayacak şekilde kurguladık. Temmuz ayında devreye aldığımız sistemin kısa sürede yaygınlaşmasını hedefliyoruz" dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 15 Jul 2026 10:21:18 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sosyal medya içerik üreticiliği emekliye ikinci maaş oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sosyal-medya-icerik-ureticiligi-emekliye-ikinci-maas-oldu-6264/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sosyal-medya-icerik-ureticiligi-emekliye-ikinci-maas-oldu-6264/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F7C1E1-87E6B4-181192-DC5CB5-BCBC8B-8AB07E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ticaret Bakanlığı tarafından Mayıs 2026&#39;da açıklanan &#34;Türkiye&#39;de E-Ticaretin Görünümü&#34; raporu, 2025 yılında e-ticaret hacminin yüzde 52,2 artarak 4,57 trilyon TL&#39;ye ulaştığını ortaya koyarken, sektörde faaliyet gösteren işletme sayısının da 634 bin 611&#39;e&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F7C1E1-87E6B4-181192-DC5CB5-BCBC8B-8AB07E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ticaret Bakanlığı tarafından Mayıs 2026&#39;da açıklanan &#34;Türkiye&#39;de E-Ticaretin Görünümü&#34; raporu, 2025 yılında e-ticaret hacminin yüzde 52,2 artarak 4,57 trilyon TL&#39;ye ulaştığını ortaya koyarken, sektörde faaliyet gösteren işletme sayısının da 634 bin 611&#39;e yükseldiğini gösterdi. Özel günlerde yüzde 70&#39;lere varan indirim kampanyaları, hızlı teslimat, taksitli ödeme seçenekleri ile kolay iptal ve iade uygulamaları e-ticareti büyüten en önemli unsurlar arasında yer aldı. Öte yandan kira başta olmak üzere personel, enerji ve ulaşım giderlerinin artmasına paralel olarak, AVM veya cadde üzerindeki mağazalara kıyasla e-ticaret pazaryerlerinde yer almak markalar açısından çok daha cazip ve kârlı hale geldi.20 farklı alanda yatırım şartBu avantajları nedeniyle e-ticaret her geçen gün gelişip büyürken, ekosisteme yalnızca şirketler değil, bireysel girişimciler de dahil olmaya başladı. Ancak bireysel girişimcilerin ürettikleri ürünleri e-ticaret pazaryerlerinde satabilmeleri için şirket kurup vergi mükellefi olmalarının yanı sıra; ürün fotoğrafı ve videosu hazırlamaları, tanıtım metinlerini oluşturmaları, kargo süreçlerini yönetmeleri, müşteri yorumları, iptal, iade ve tahsilat operasyonlarıyla ilgilenmeleri gibi yaklaşık 20 farklı alanda yatırım ve organizasyon yapmaları gerekiyor.500 bin kişiye yükseldi2021 yılında yürürlüğe giren Sosyal Medya İçerik Üreticisi Vergi Muafiyeti sayesinde ise e-Devlet üzerinden Dijital Vergi Dairesi&#39;ne yapılan başvuruyla e-ticaretten yasal çerçevede gelir elde etmek mümkün hale geliyor. Piyasa verilerine göre bugüne kadar 500 bini aşkın kişi sosyal medya içerik üreticisi olmak için başvuru belgesini alırken, bu grup içinde en dikkat çeken kesimlerden birini emekliler oluşturuyor. Global çapta yapılan araştırmalara göre Türkiye, Instagram, Facebook ve YouTube kullanımında Avrupa birincisi konumunda bulunuyor. Bu veriler, e-ticaret faaliyetlerinin sosyal medya platformlarında yoğunlaşmasını sağlarken, ürün tanıtımını da önemli bir gelir kapısına dönüştürdü.Ayda 15 bin TL'den başlayan kararGünümüzde düşük maaş ve geçim sıkıntısını sık sık dile getiren emekliler, kendileri için kolay, zahmetsiz ve uzaktan yapılabilecek bir iş modeli olarak e-ticarette ürün tanıtımını tercih ediyor. Instagram, TikTok ve YouTube&#39;da e-ticaret kuruluşlarının sattığı ürünlerin tanıtımını yapan emekliler, ayda 15 bin TL&#39;den başlayan kazanç elde edebiliyor.2 aylık eğitimle kazanç başlıyor2026 yılı itibarıyla çok sayıda emeklinin sosyal medya içerik üreticisi olmak amacıyla düzenlediğimiz eğitim, seminer ve kamplara katıldığını belirten Mağazanolsun CEO&#39;su Yasemin Çil, &#34;En düşük emekli maaşının 20 bin TL olduğu ülkemizde emekliler, fiziksel olarak yapabilecekleri ek işler arıyor. Bu noktada e-ticaret sitelerindeki ürünleri, zaten günde en az 2-3 saat vakit geçirdikleri sosyal medya platformlarında tanıtarak gelir elde etme imkânı onlar açısından önemli bir ekonomik fırsata dönüşüyor. Başlangıçta 2-3 aylık önemli bir eğitimle kazanç elde etmeye başlayabilen emeklilerimiz, influencer olma konusunda gençlerle yarışıyor. Mağazanolsun ile e-ticarete başlayan ve işi öğrendikten sonra torununa yurt dışı eğitimi için ekonomik destek veren ya da birlikte yaşadığı çocuklarının otomobil hayaline maddi destek sağlayan çok sayıda emeklimiz var.&#34; dedi.Büyüme yolculuğu sürecekStok yapmadan, ürün aramadan; yalnızca kameralı bir cep telefonu ve sosyal medya hesabıyla ürün tanıtımı yapmanın mümkün olduğunu kaydeden Çil, &#34;Ülkemizde e-ticaretin büyüklüğünün kısa zamanda 7 trilyon TL&#39;ye ulaşması bekleniyor. Sadece üreticiler ve şirketler değil, bireysel girişimciler de ister kendi ürünlerini ister onlara sunduğumuz 200 bini aşkın ürün arasından dilediklerini seçerek tanıtım yapıp gelir elde edebilir. Mağazanolsun, yeni nesil e-ticarette 10&#39;uncu yılını kutlarken bunun mümkün olduğunu; asgari ücretlilerin, öğrencilerin ve emeklilerin e-ticarete başlamasını sağlayarak gösterdi. Aldığımız talepler ve gördüğümüz ilgi, Türkiye&#39;de e-ticaretin önce ek gelir, ardından da ana iş olarak görülmeye başlandığını gösteriyor. Aylık kazanç sağlayan kişiler, &#39;E-ticaret ile daha fazla kazanabilirim.&#39; diyerek daha büyük hayaller kuruyor. Biz de ürünlerimiz, eğitimlerimiz ve kamplarımızla onların yanında olarak Türkiye ekonomisinin büyüme yolculuğuna eşlik ediyoruz.&#34; ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 14 Jul 2026 12:10:15 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Üretimi ve istihdamı destekleyen politikaları sürdüreceğiz"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/uretimi-ve-istihdami-destekleyen-politikalari-surdurecegiz-2316/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/uretimi-ve-istihdami-destekleyen-politikalari-surdurecegiz-2316/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F9A714-3B54F2-0DEE80-DFA63D-D48E0B-27F59E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şimşek, NSosyal&#39;deki hesabından yaptığı paylaşımda, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan programa ilişkin değerlendirmede bulundu.Reel sektörün finansmana erişimini güçlendirmeye yönelik paketle &#34;Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi&#34;nin büyüklüğünü 750 milyar&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F9A714-3B54F2-0DEE80-DFA63D-D48E0B-27F59E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şimşek, NSosyal&#39;deki hesabından yaptığı paylaşımda, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan programa ilişkin değerlendirmede bulundu.Reel sektörün finansmana erişimini güçlendirmeye yönelik paketle &#34;Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi&#34;nin büyüklüğünü 750 milyar liraya çıkarırken imalat sanayisine 250 milyar lira yeni kredi desteği sağlayacaklarına dikkati çeken Şimşek, şunları kaydetti:&#34;Böylece devam eden programlarla birlikte yatırım ve işletme sermayesi için toplam 1 trilyon lira uygun koşullu finansman imkanı sunuyoruz. Üretim kapasitemizi, rekabet gücümüzü ve istihdamı destekleyen politikalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 14 Jul 2026 11:29:06 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["2030'a bugünden yatırım yapmalıyız"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/2030a-bugunden-yatirim-yapmaliyiz-4539/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/2030a-bugunden-yatirim-yapmaliyiz-4539/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EDD7AA-CDEFA1-08DEF8-01F746-92340A-1A06AF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Son dönemde hayatımızın önemli bir parçası olmaya başlayan elektrikli araçlarla birlikte sürüş ve yolculuk alışkanlıklarının da değiştiğini belirten Lumicle Genel Müdürü Tahir Karabulut, şarj noktalarının yalnızca enerji alınan yerler olmaktan çıkarak yeni nesil mobilite&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EDD7AA-CDEFA1-08DEF8-01F746-92340A-1A06AF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Son dönemde hayatımızın önemli bir parçası olmaya başlayan elektrikli araçlarla birlikte sürüş ve yolculuk alışkanlıklarının da değiştiğini belirten Lumicle Genel Müdürü Tahir Karabulut, şarj noktalarının yalnızca enerji alınan yerler olmaktan çıkarak yeni nesil mobilite alanlarına dönüştüğünü söyledi.Karabulut, "İnsanlar artık halk içindeki tabiriyle benzinlik yerine şarj ağı düşünmeye başladı. Rotasını şarja göre planlıyor ve bekleme süresini sosyal alanlarla birleştiriyor. Bu nedenle şarj istasyonları artık sadece enerji noktası değil; yeni nesil yaşam alanına dönüşüyor. Bizim için şarj noktası sadece cihaz değil, yolculuk deneyiminin merkezi. Biz kendimizi sadece bir şarj operatörü değil, geleceğin mobilite altyapısını kuran bir teknoloji ve enerji şirketi olarak görüyoruz" diye konuştu.Temiz enerji vizyonlarına da dikkat çeken Karabulut, markanın güneş, rüzgâr ve hidroelektrik kaynaklardan üretilen temiz enerjiyle karbon ayak izini azaltmayı hedeflediğini belirtti. Karabulut, "Sadece şarj istasyonları kurmuyor; elektrikli mobilite, enerji ve ulaşımın kesişiminde yeni bir deneyim ve altyapı inşa ediyoruz. Bu hızla büyüyen dönüşümde, yarının mobilite ekosistemini altyapıyı kuranların şekillendireceğine inanıyoruz" dedi."2030 için bugünden yatırım yapmamız gerekiyor"Türkiye'de 2030 yılına kadar trafikte 2 ila 3 milyon elektrikli araç bulunmasının beklendiğini belirten Tahir Karabulut, aynı dönemde şarj soketi sayısının da yaklaşık 120-130 bin seviyelerine ulaşması gerektiğini söyledi.Bu büyümenin yalnızca otomotiv pazarını değil, Türkiye'nin enerji ve mobilite altyapısını da yeniden şekillendireceğini vurgulayan Karabulut, "Bugünün altyapısı bugünü taşıyor; ancak 2030'u taşımak için şimdiden yatırım yapmak gerekiyor. Önümüzdeki dönemde yüksek hızlı DC yatırımları, otoyol lokasyonları, enerji altyapısı, trafo kapasitesi, roaming entegrasyonları ve kullanıcı deneyimi çok daha önemli hale gelecek. Rekabet sadece istasyon sayısında değil; hız, erişim ve güvenilirlikte yaşanacak" değerlendirmesinde bulundu.Kurumsal filoların da elektrikli dönüşümde önemli bir rol oynayacağını belirten Karabulut, şirketlerin yakıt maliyeti, bakım maliyeti, karbon ayak izi ve operasyonel verimliliği daha fazla önemsediğini söyledi. Karabulut, "Elektrikli dönüşüm bireyselden çok filo tarafında da oyunun kurallarını değiştirecek. Lojistik, satış ekipleri ve kurumsal filo araçları önümüzdeki dönemin en hızlı büyüyecek alanları arasında yer alacak" dedi."Kazanan dünya ve gelecek nesiller olacak"Önümüzdeki 5 yılda elektrikli araçların daha hızlı yaygınlaşacağını, hızlı şarj hub'larının yeni nesil durak noktalarına dönüşeceğini ve enerji ile mobilitenin daha güçlü biçimde birleşeceğini belirten Lumicle Genel Müdürü Karabulut, "Bugün akaryakıt istasyonları neyse, yarının mobilite merkezleri de hızlı şarj hub'ları olacak. Elektrikli araç kullanıcısı artık sadece soket değil; güven, hız ve iyi bir deneyim arıyor. Lumicle olarak yüksek hızlı DC şarj, otoyol lokasyonları, Highway Hub konsepti, iş ortaklığı modeli ve kullanıcı deneyimi odağında büyüyoruz. Önümüzdeki 5 yıl, son 50 yılın en büyük ulaşım dönüşümünü getirecek. Bu dönüşümde kazananlar dünya ve gelecek nesillerimiz olacaktır" şeklinde sözlerini tamamladı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 14 Jul 2026 09:38:28 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Soğanda gümrük vergisi yüzde 5'e indirildi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/soganda-gumruk-vergisi-yuzde-5e-indirildi-2991/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/soganda-gumruk-vergisi-yuzde-5e-indirildi-2991/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_24D955-6C25A7-ABCB6E-52EAF7-6B03BA-0B7B97.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, piyasaların doğru yönlendirilerek spekülatif fiyat hareketlerinin önlenmesi, temel gıda ürünlerinde arz güvenliğinin sağlanması ve ülke ihtiyacının yerli üretimin teşviki yoluyla karşılanabilmesi amacıyla gerekli tedbirlerin zamanında&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_24D955-6C25A7-ABCB6E-52EAF7-6B03BA-0B7B97.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, piyasaların doğru yönlendirilerek spekülatif fiyat hareketlerinin önlenmesi, temel gıda ürünlerinde arz güvenliğinin sağlanması ve ülke ihtiyacının yerli üretimin teşviki yoluyla karşılanabilmesi amacıyla gerekli tedbirlerin zamanında alındığı belirtildi.Tarım ve Orman Bakanlığı ile yakın koordinasyon içinde yapılan değerlendirmeler sonucunda, bu yıl görülen aşırı yağış gibi iklimsel olumsuzlukların etkisiyle, kuru soğan hasadının üretici bölgelerde kademeli olarak devam ettiği aktarılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:&#34;Temel gıda ürünlerinden olan kuru soğanda, arz güvenliğinin sağlanması ve tüketici ihtiyacının uygun fiyatla karşılanabilmesini teminen, piyasayı tam olarak rahatlatacak seviyede arz sağlanacağı değerlendirilen 31 Ağustos&#39;a kadar, gümrük vergisi geçici olarak yüzde 5 olarak yeniden düzenlenmiştir.&#34;- 1 Eylül itibarıyla oran yeniden yüzde 49,5 olacakSöz konusu uygulamanın, yerli üretimin korunması amacıyla yeni sezon ürün hasadının piyasaya yoğun şekilde gireceği ve bu yolla iç piyasa dengesinin yeniden tesis edileceği öngörülen 1 Eylül&#39;den itibaren soğan ithalatında yüzde 49,5 oranındaki gümrük vergisinin uygulanmaya devam edeceği aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi:&#34;Bakanlığımız, Tarım ve Orman Bakanlığı başta olmak üzere diğer kurum ve kuruluşlar ile istişare halinde, piyasada oluşan arz-talep dengesi ve fiyat gelişimlerini yakından takip etmeye, bu yolla üretici ve tüketiciyi birlikte gözeterek gerekli düzenlemeleri zamanlıca hayata geçirmeye devam edecektir.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 13 Jul 2026 12:42:07 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Türkiye artık atığını değil, hammaddesini toplamalı"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-artik-atigini-degil-hammaddesini-toplamali-4412/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-artik-atigini-degil-hammaddesini-toplamali-4412/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0B69FF-3F7507-89AC25-01F4DA-53DDDE-EA8A95.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye genelinde uygulamaya alınan Depozito Yönetim Sistemi (DYS), ambalaj atıklarının kaynağında ayrı toplanması ve geri dönüşüm sanayisine yüksek kaliteli hammadde kazandırılması açısından yeni bir dönemin kapısını araladı.Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0B69FF-3F7507-89AC25-01F4DA-53DDDE-EA8A95.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye genelinde uygulamaya alınan Depozito Yönetim Sistemi (DYS), ambalaj atıklarının kaynağında ayrı toplanması ve geri dönüşüm sanayisine yüksek kaliteli hammadde kazandırılması açısından yeni bir dönemin kapısını araladı.Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, sistem sayesinde geri dönüşüm sektörünün ihtiyaç duyduğu kaliteli hammaddenin ekonomiye yeniden kazandırılacağını belirterek, &#34;Bugün çöpe attığımız her geri dönüştürülebilir ambalaj aslında ülkemizin kaybettiği ekonomik değerdir. Artık atığımızı değil, hammaddemizi toplamak zorundayız&#34; dedi.Depozito Yönetim Sistemi kapsamında üzerinde DOA (Depozitosu Olan Ambalajlar) işareti bulunan plastik, cam ve alüminyum içecek ambalajları depozito uygulamasıyla piyasaya sunulurken, tüketiciler boş ambalajlarını depozito iade makinelerine veya yetkilendirilmiş iade noktalarına teslim ederek depozito bedellerini geri alabiliyor.Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı&#39;nın hedeflerine göre sistemin tam kapasiteye ulaşmasıyla birlikte yılda yaklaşık 25 milyar adet ambalaj ekonomiye yeniden kazandırılacak ve yaklaşık 30 milyar TL&#39;lik ekonomik tasarruf sağlanacak. Ancak PLASFED&#39;e göre bu rakam yalnızca doğrudan ekonomik kazanımı ifade ediyor. Asıl katma değer ise sanayinin yeniden kullanabileceği yüksek kaliteli ikincil hammaddenin üretime kazandırılmasıyla ortaya çıkacak.&#34;Çöpe attığımız her ambalaj, ekonomiden eksilen bir değerdir&#34;Depozito Yönetim Sistemi&#39;nin plastik geri dönüşüm sektörü açısından tarihi bir adım olduğunu belirten çatı kuruluş PLASFED Başkanı Karadeniz, şunları söyledi:&#34;Plastik sektörü olarak biz atığı hiçbir zaman çöp olarak görmedik. Her geri dönüştürülebilir ambalaj, yeniden üretime kazandırılabilecek değerli bir hammaddedir. Bugün çöpe giden her plastik, cam veya metal ambalaj aslında ekonomiden eksilen bir değerdir. Başka bir ifadeyle paramızı çöpe atıyoruz. Depozito Yönetim Sistemi sayesinde özellikle PET içecek ambalajları çok daha temiz, ayrıştırılmış ve geri dönüştürülebilir şekilde toplanacak. Böylece geri dönüştürülmüş hammaddenin kalitesi yükselecek, üretimde kullanım oranı artacak ve ithal hammadde ihtiyacının azaltılmasına önemli katkı sağlanacaktır.&#34;&#34;30 milyar liralık tasarruf, gerçek kazancın sadece başlangıcı&#34;Karadeniz, Depozito Yönetim Sistemi ile sağlanacak yaklaşık 30 milyar liralık ekonomik kazanımın, sistemin oluşturacağı toplam katma değerin yalnızca görünen kısmını oluşturduğunu söyledi. Yılda 25 milyar ambalajın yeniden ekonomiye kazandırılmasının geri dönüşüm sanayisi açısından stratejik önem taşıdığını belirten Karadeniz, sistem sayesinde geri dönüşüm tesislerinin daha kaliteli hammaddeye ulaşacağını, üretim maliyetlerinin azalacağını, enerji ve doğal kaynak kullanımında tasarruf sağlanacağını ifade etti. Kaynak verimliliğinin artmasının yanı sıra geri dönüştürülebilir hammaddelerin yeniden üretime kazandırılmasıyla ithal hammaddeye olan bağımlılığın da azalacağına dikkat çeken Karadeniz, bu nedenle açıklanan 30 milyar liralık tasarrufun, sistemin sanayiye sağlayacağı gerçek ekonomik katkının yalnızca başlangıcı olduğunu vurguladı.Türkiye&#39;nin Avrupa&#39;nın en güçlü plastik geri dönüşüm altyapılarından birine sahip olduğunu hatırlatan Karadeniz, Depozito Yönetim Sistemi&#39;nin mevcut kapasitenin daha verimli kullanılmasına önemli katkı sağlayacağını da sözlerine ekledi.&#34;KAS ve DYS birlikte başarıya ulaşacak&#34;PLASFED&#39;in uzun yıllardır Kaynağında Ayrıştırma Sistemi&#39;nin (KAS) yaygınlaştırılması gerektiğini savunduğunu hatırlatan Karadeniz, Depozito Yönetim Sistemi&#39;nin bu anlayışın en önemli tamamlayıcılarından biri olduğunu söyledi. Karadeniz, sözlerini şöyle tamamladı:&#34;Depozito sistemi çok önemli bir adımdır. Ancak gerçek başarı, kaynağında ayrıştırma kültürünün toplumun her kesiminde yaygınlaşmasıyla mümkün olacaktır. Evlerde, iş yerlerinde ve tüm yaşam alanlarında geri dönüştürülebilir atıkların ayrı toplanması, sanayinin ihtiyaç duyduğu kaliteli hammaddenin sürdürülebilir şekilde ekonomiye kazandırılmasını sağlayacaktır. Kaynağında Ayrıştırma Sistemi ile Depozito Yönetim Sistemi birlikte çalıştığında atık olarak gördüğümüz ürünler yüksek katma değerli ekonomik kaynaklara dönüşecektir.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 13 Jul 2026 02:47:19 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[MDYD, 200'e yakın genç lideri buluşturdu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/mdyd-200e-yakin-genc-lideri-bulusturdu-3712/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/mdyd-200e-yakin-genc-lideri-bulusturdu-3712/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6CCE61-90789B-E74915-C2FA7C-9ED7A7-3ABCDF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Müşteri Deneyimi Yönetimi ve Teknolojileri Derneği (MDYD); müşteri hizmetleri operasyonları, pazarlama, satış, ürün-süreç-iş geliştirme, kalite ve eğitim birimlerindeki ilk veya orta kademe yöneticilerin katılım gösterdiği bir webinar gerçekleştirdi. "Müşteri Deneyiminde Yükselen&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6CCE61-90789B-E74915-C2FA7C-9ED7A7-3ABCDF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Müşteri Deneyimi Yönetimi ve Teknolojileri Derneği (MDYD); müşteri hizmetleri operasyonları, pazarlama, satış, ürün-süreç-iş geliştirme, kalite ve eğitim birimlerindeki ilk veya orta kademe yöneticilerin katılım gösterdiği bir webinar gerçekleştirdi. "Müşteri Deneyiminde Yükselen Liderler" temasıyla düzenlenen webinar; "Gelişen, Geliştiren Liderlik", "Denizden Öğrendiklerim" ve "Yüksek Performans Kültürü" ana başlıklarındaki üç oturumla katılımcılarına yeni bakış açıları kazandırdı."Liderlik bir üstünlük yarışı değil, bir orkestrasyon rolüdür"Webinar kapsamındaki ilk oturum, "Gelişen, Geliştiren Liderlik" ana başlığıyla, MDYD Yönetim Kurulu Başkanı Banu Hızlı ile MDYD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılarından Alp Kohen, Cenk Soyak ve Hüseyin Şerif Beyaztaş'ın katılımıyla gerçekleştirildi. Banu Hızlı, oturumdaki konuşmasında, "Müşteri deneyimi aslında bir ünvan meselesi değil, tamamen bir liderlik meselesidir. Liderlik yolculuğumda şunu çok net gördüm ki iyi bir lider olmak, işi en iyi yapan olmak demek değildir. Liderlik, işi tek başına yüklenmekten çıkıp, ekibin potansiyeline odaklanmaktır. 'Ben yapayım hemen bitsin.' düşüncesini geride bırakıp 'Ekibimdeki potansiyeli en iyi nasıl yukarıya çekerim?' sorusunu sormaya başladığınız an, gerçek anlamda gelişen ve geliştiren bir liderliğe adım atmış oluyorsunuz. Liderlik bir üstünlük yarışı değil, bir orkestrasyon rolüdür. Göreviniz enerjiyi yukarı çekmek, insanları motive etmek ve ortak bir takım ruhu yaratmaktır. Bu bakış açısını yakaladığınızda, liderliğin hem kendinizi hem de ekibinizi nasıl büyüttüğünü görüyorsunuz." dedi."Geçmişte yaptığımız ve ders çıkardığımız hatalar, gelecekte daha az hata yapmamızı sağlar"Oturumda kendi kariyer ve hayat yolculuğundaki dönüm noktalarını paylaşan MDYD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cenk Soyak, şunları aktardı: "Hayatım boyunca başarısızlıklarım ve hatalarım tek bir sayfaya sığmadı. Ancak iş hayatında gün içinde yüzlerce karar veriyoruz ve istatistiksel olarak bu kararların yüzde 30'unda hata yapma payımız var. Başarısızlıktan ders çıkarmak kulağa klişe bir kelime gibi gelebilir ama gelişen bir liderliğin temel taşıdır. Geçmişte yaptığımız ve ders çıkardığımız hatalar, gelecekte daha az hata yapmamızı sağlar. Önemli olan düştükten sonra kalkabilmek, o deneyimi bir avantaja dönüştürebilmek ve arkasından gelecek başarıya zemin hazırlamaktır. Bunun yanında gelişmek istiyorsanız öne atılmalı ve sorumluluk almalısınız.""Liderlik yolculuğunda daha fazla şeyi denemek, gerekirse hata yapmak ve o hatalardan öğrenmek gerekiyor"Oturumun bir diğer konuşmacısı olan MDYD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Alp Kohen, "Bugünün hızla değişen dünyasında bir liderin ekibine güvenmesi ve delege edebilmesi en kritik yetkinliktir. Liderlik sadece kendi başına başarılı olmak değil, takım çalışmasına uyum sağlamak ve insan odaklı bir kültür inşa etmektir. 'Her şeyi ben daha hızlı yaparım.' algısını kırıp, insanlarla birlikte çalışma kültürüne adapte olduğunuzda hem kendiniz gelişiyorsunuz hem de ekibinizi geliştiriyorsunuz. Ayrıca mükemmeliyetçi aile yapılarında veya kurumlarda yetiştiğimizde deneme yanılma alanlarımızı kısıtlıyoruz. Yeni lider adaylarına tavsiyem; planlamalarında her zaman temkinli olmaları, konfor alanlarından çıkıp yeni alanlar denemekten ve hata yapmaktan korkmamalarıdır." ifadelerini kullandı."Hiç hata yapmıyorsanız, yeni hiçbir şey denemiyorsunuz demektir"Oturumda söz alan MDYD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hüseyin Şerif Beyaztaş, şu açıklamalarda bulundu: "Başarının tek bir tarifi olmadığı gibi ulaşılabilecek nihai bir son noktası da yoktur. Hayatta elde ettiğimiz her başarı, aslında sadece o anı kutlamakla biten birer basamaktan ibarettir. Liderlik ve profesyonel hayat, sürekli yeni şeyler denediğimiz ve gelişim aradığımız bitmeyen bir süreçtir. Eğer bu yolculukta hiç hata yapmıyorsanız, yeni hiçbir şey denemiyorsunuz demektir. Önümüze çıkan yol ayrımlarında seçim yapma ve o seçimin getirdiği maliyetleri göğüsleme cesaretiniz yoksa, kesinlikle bir yere varamazsınız. Gerçek başarı, hata yapmaktan korkmadan adım atabilmek ve varılan yerin keyfini çıkarabilmektir. Liderlik, sadece insanları ve hedefleri idare etmek değil; o hedeflerin ötesine geçip yepyeni yollar inşa etme cesaretidir."Webinarın açılış oturumunun ardından Tek Başına Okyanusu Geçen İlk Türk Kadını ve Solo Türkiye Turu Rekortmeni Başak Mireli'nin katılımıyla "Denizden Öğrendiklerim" oturumu düzenlendi. Kariyeri boyunca elde ettiği başarıları ve tecrübelerini aktaran Mireli, "Deniz ve okyanuslarda statik kurallarla hayatta kalmak mümkün değil. Rüzgârı ve dalgadaki değişikliğe uyum sağlayıp çevik olmak, yaratıcı çözümler üretmek ve en önemlisi de her gün bir şeyler öğrenmeye açık olmalısınız. Dinlemek, karmaşaya bile uyum sağlamak, bağ kurmak, denizden öğrendiğim en büyük öğretilerden biri oldu benim için. Okyanusta denizi, rüzgârı, tekneyi dinlerken, gerçek hayatta da insanları dinlemeyi öğrendim. Tek başıma bu yolculukları tamamladım ama arkamda beni bu yolculuğa hazırlayan çok güvendiğim, sevgi ve saygı duyduğum bir ekip vardı. Çevremde ve kendi içimde endişeler olsa hedefe odaklanmak, o hedefe ulaşmak için çaba göstermek, vazgeçmemek ve sonunda başarmak çok büyük mutluluk" ifadelerini kullandı.Webinar kapsamındaki son oturum, moderatörlüğünü MDYD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Alp Kohen'in üstlendiği ve Nar Eğitim / NARKÖY Yönetici Ortağı Ozan Kuşçu'nun konukluğuyla yapılan "Yüksek Performans Kültürü" oldu. Performans kavramının kelime kökeninden ve doğadaki yansımalarından bahseden Kuşçu, liderlik ve performans ilişkisini şu sözlerle özetledi: "Sistemin performansını önceden tanımlanmış kalite standartlarına getirmek bir yöntemdir ancak işin içine insan girdiğinde durum değişir. İnsani açıdan performansı; çalışanı manipüle etmeden, proaktif ve pozitif bir stres yaratarak kendi potansiyeline yaklaştırma sanatı olarak görüyorum. Tıpkı tarımda olduğu gibi; bitkiye tatlı bir stres uygulamadığınızda ürün alamazsınız. Kurumlarda da liderin görevi, çalışanın karşısında durup baskı yaratmak değil; onun yanında durarak, onu önemsediğini hissettirerek o pozitif gelişimi tetiklemektir. Gerçek yüksek performans, bu bağın kurulduğu yerde başlar. Bunun yanında yönetimde bazen sıfatlar ve kavramlar tuzağına düşüyoruz. Oysa hayat eylemlerden oluşur. Sistem dediğimiz şey; kendini tekrar eden ve performansı olumluya götüren eylemler bütünüdür. Eğer bir eylem kendini tekrar ediyor ve performansı aşağı çekiyorsa, orada sistematik bir hata vardır. Vasattan iyiye, iyiden ise zirveye giden yolu açan şey 'psikolojik güvenlik' ortamıdır. Psikolojik güvenlik, fırça yememek ya da hiç hata yapmamak demek değildir; o sistemin içinde korkusuzca konuşabilmek, fikirlerini dile getirebilmek demektir."Başarı için sebep - sonuç ilişkisi yapmak önemliMüşteri deneyimi ekosistemindeki çalışanların, sosyal bir mesleğe sahip olduklarını düşündüğünü ifade eden MDYD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Alp Kohen, sohbete şu yaklaşımıyla katkıda bulundu: "Müşteri deneyimi yönetimi alanı çok fazla istatistik barındıran bir alan ve buna iki şekilde bakmamız gerekiyor. Verilere vakumda bakıldığı zaman çok başka şey söyler, gözlemleyerek baktığınız takdirde ise başka bir sonuçla karşılaşırsınız. Diğer yandan olaylara vakumda bakmak çok doğru değil çünkü bir şey her şeyi etkiliyor. Bu yüzden bütünsel bakıp sebep sonuç ilişkisini yapanların başarılı olma ihtimali daha yüksek."Oturumda katılımcıların online olarak katılabildiği bir anket de yapıldı. Müşteri deneyimi ekosistemi, yüksek performans kültürü, geri bildirimi ölçümleme ve yapay zekâ çağında yönetici olmaya dair soruların sorulduğu anketten çıkan sonuçlar Kohen ve Kuşçu tarafından sıcağı sıcağına değerlendirildi.&nbsp;Webinar, Ozan Kuşçu'nun "Çakal Karpuzu" kitabının katılımcılara hediye edilmesiyle tamamlandı.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 12 Jul 2026 12:02:29 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Düşünen değil tescilleyen kazanır"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/dusunen-degil-tescilleyen-kazanir-2963/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/dusunen-degil-tescilleyen-kazanir-2963/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7EF4DF-180EEB-0D9E40-BEF1D9-7F78E8-F12D28.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bir buluş dünyayı değiştirebilir. Bir marka nesiller boyu yaşayabilir. Ancak ne kadar değerli olursa olsun, korunmayan bir fikir, bazen sahibinin elinden kayıp gidebilir. İşte tam da bu noktada fikri mülkiyet, yalnızca hukuki bir süreç olmaktan çıkar; emeği, hayali ve geleceği koruyan&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7EF4DF-180EEB-0D9E40-BEF1D9-7F78E8-F12D28.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bir buluş dünyayı değiştirebilir. Bir marka nesiller boyu yaşayabilir. Ancak ne kadar değerli olursa olsun, korunmayan bir fikir, bazen sahibinin elinden kayıp gidebilir. İşte tam da bu noktada fikri mülkiyet, yalnızca hukuki bir süreç olmaktan çıkar; emeği, hayali ve geleceği koruyan görünmez bir güvenceye dönüşür.Deha Patent A.Ş.&#39;nin kurucusu Mesut İdil ile yaptığımız bu kapsamlı söyleşide, patentin yalnızca bir belge olmadığını; marka tescilinden endüstriyel tasarıma kadar uzanan fikri mülkiyet dünyasının aslında girişimcilerin en değerli sermayesi olduğunu konuştuk. Patent ile marka tescili arasındaki en sık yapılan yanlışlardan, yapay zekânın 'mucit' kavramını nasıl değiştireceğine; Türkiye&#39;nin inovasyon kültüründen geleceğin patent savaşlarına kadar pek çok başlıkta, yılların deneyimiyle şekillenmiş samimi ve düşündürücü değerlendirmelerini dinledik.Mesut İdil&#39;in şu cümlesi ise söyleşinin belki de en güçlü özeti niteliğinde:&#34;İyi fikir yetmez; onu koruyacak bilgiye, geliştirecek sabıra ve hayata geçirecek kararlılığa da sahip olmak gerekir.&#34;Bu röportaj, yalnızca patent almak isteyenlerin değil; fikir üreten, marka oluşturan girişimciler ve ürettiği değeri geleceğe taşımak isteyen herkes için önemli bir rehber niteliğinde.İnsanlar fikirlerini korumayı bilmiyorSizi patent sektörüne yönlendiren hikâye neydi? Bugün dönüp baktığınızda hayatınızın yönünü değiştiren o karar neydi?Aslında beni bu sektöre yönlendiren şey markanın, patentin kendisi değil, fikrin değeri oldu. Kariyerimin ilk yıllarında çok önemli bir gerçeği fark ettim. İnsanlar yıllarca emek vererek geliştirdikleri fikirleri üretmeyi biliyorlardı ama onları korumayı bilmiyorlardı. Bu da çoğu zaman emeklerinin başkaları tarafından çalınmasına, sahiplenilmesine neden oluyordu.Hiç unutamadığım bir olay vardır. Genç bir girişimci, üzerinde uzun süre çalıştığı bir ürünle ilgili büyük hayaller kuruyordu. Fakat gerekli araştırmaları yapmadığı ve fikrini hukuki olarak güvence altına almadığı için, benzer bir ürün başka birisi tarafından tescil ettirilmişti. O gün yaşadığı hayal kırıklığını görmek bana şunu öğretti: Bir fikrin kaderi yalnızca onu üretmekle değil, onu doğru şekilde koruyabilmekle de belirleniyor.Zaman içinde şunu da gördüm; toplumda patent kavramı çoğu zaman yanlış biliniyor. Bize gelen birçok kişi &#34;Markamın patentini almak istiyorum.&#34; diyor. Oysa marka ile patent tamamen farklı haklardır. Eğer geliştirdiğiniz şey teknik bir buluşsa patentten söz ederiz. Ticarette kullanacağınız isim, logo veya kurumsal kimlik ise marka tesciliyle korunur. Ürünün estetik görünümü ise tasarım tesciline girer.Aslında bizim yaptığımız iş sadece patent başvurusu hazırlamak değil; insanların ortaya koyduğu emeğin hangi hukuki koruma mekanizmasına ihtiyaç duyduğunu doğru analiz etmektir. Çünkü bazen bir şirket için en değerli varlık patenti değil, markasıdır. Bazen de küçük görünen bir tasarım detayı milyonlarca liralık ekonomik değer oluşturabilir.Bugün geriye dönüp baktığımda bunun benim için yalnızca bir meslek seçimi olmadığını görüyorum. Bu, bir fikre, bir ideale bakış açımı değiştiren bir yolculuktu. Her gün yeni bir hayale, yeni bir girişime ve yeni bir buluşa tanıklık ediyorum. Bir insanın yıllarca emek verdiği fikrin güvence altına alındığını görmek hâlâ bana ilk günkü heyecanı yaşatıyor.Patent ile marka tescili birbirine karıştırılmamalı&#34;Harika bir fikir ama patentlenemez.&#34; Bu cümleyi kurmak zorunda kaldığınız oluyor mu? İnsanların patent konusunda en büyük yanılgısı sizce nedir?Oldukça sık söylüyorum ve açıkçası bunu söylemek hiçbir zaman kolay olmuyor. Çünkü karşınızda çoğu zaman aylarca hatta yıllarca emek vermiş insanlar oluyor. Bir fikre yalnızca zaman değil, umut da yatırılıyor.Fakat patent sistemi duygularla değil, tamamen objektif kriterlerle çalışır. Bir buluşun patent alabilmesi için yalnızca yeni olması yetmez. Aynı zamanda teknik bir probleme çözüm sunması, sanayiye uygulanabilir olması ve alanındaki uzman bir kişi için kolayca ortaya çıkabilecek bir çözüm olması gerekir.En sık karşılaştığımız yanlışlardan biri ise patent ile marka tescilinin birbirine karıştırılmasıdır. İnsanlar çoğu zaman &#34;İsmimin patentini almak istiyorum.&#34; diyor. Oysa isimler patentlenmez; marka olarak tescil edilir. Patent teknolojiyi korur, marka ise ticari kimliği korur.Bir başka yanılgı da şu: &#34;Bu fikri ben düşündüm, o hâlde patent alırım.&#34; Ne yazık ki sistem böyle işlemiyor. Dünyanın herhangi bir yerinde aynı teknik çözüm sizden önce açıklanmışsa, siz onu hiç görmemiş olsanız bile patent alma şansınız ortadan kalkabilir.İşte bu nedenle biz başvuru yapmadan önce uzun araştırmalar gerçekleştiriyoruz. Amacımız yalnızca başvuru yapmak değil, gerçekten korunabilir bir hak oluşturmak. Çünkü yanlış yönlendirilmiş bir başvuru hem zaman hem de maddi kayıp anlamına gelir.Ben her zaman şunu söylüyorum: Fikir üretmek çok kıymetlidir ama fikri doğru hukuki kategoriye yerleştirmek de en az onu üretmek kadar önemlidir.Mücadele patenti aldıktan sonra başlarPatent almak mı daha zor, yoksa alınan patenti ekonomik değere dönüştürmek mi? Sizce asıl mücadele hangi noktada başlıyor?Bana göre asıl mücadele patenti aldıktan sonra başlıyor.Patent almak elbette teknik ve hukuki açıdan ciddi bir süreçtir. Ancak patent, tek başına ticari başarı anlamına gelmez. O, yalnızca size belirli bir süre için hukuki koruma sağlayan güçlü bir haktır.Bugün dünyada binlerce patent tescil ediliyor. Ancak bunların çok azı ekonomik başarıya dönüşüyor. Çünkü bir buluşun değer kazanması için doğru yatırım, doğru üretim, doğru pazarlama ve doğru strateji gerekiyor.Ben patenti hep bir arsanın tapusuna benzetiyorum. Tapuya sahip olmak önemlidir ama o arsaya doğru projeyi inşa etmezseniz ekonomik değer sınırlı kalır. Patent de aynı mantıkla çalışır.Burada marka tescilinin önemi de ortaya çıkıyor. Patent ürününüzün teknolojisini korurken, marka insanların zihninde oluşturduğunuz güveni korur. Bir yatırımcı yalnızca teknik yeniliğe değil, o yeniliğin güçlü bir marka altında sürdürülebilir bir değere dönüşüp dönüşmeyeceğine de bakar.Bu nedenle biz danışanlarımıza sadece patent başvurusu yapmayı değil, fikri mülkiyet stratejisi oluşturmayı öneriyoruz. Çünkü bazen patent kadar doğru marka yönetimi de şirketin geleceğini belirliyor.Gerçek inovasyon sadelikten doğarKariyeriniz boyunca &#34;Keşke ben düşünseydim.&#34; dediğiniz bir buluş oldu mu? Neden sizi bu kadar etkiledi?Aslında beni etkileyen buluşlar çoğu zaman çok karmaşık teknolojiler olmadı. Tam tersine, insanın gördüğünde &#34;Bu kadar basit bir şeyi nasıl kimse daha önce düşünmemiş?&#34; dediği çözümler oldu.Gerçek inovasyonun çoğu zaman sadelikten doğduğuna inanıyorum. Büyük fikirler her zaman laboratuvarlarda ortaya çıkmıyor. Bazen günlük hayatta karşılaşılan küçük bir soruna getirilen pratik bir çözüm, milyonlarca insanın hayatını kolaylaştırabiliyor.İyi bir buluş insana &#34;Ben de bunu düşünebilirdim.&#34; hissini verir. Ama işin sırrı zaten oradadır; önemli olan ilk düşünen kişi olmaktır.Yıllardır bu mesleğin içinde gördüğüm en önemli şey şu oldu: Mucit olmak sadece yüksek zekâ meselesi değildir. Merak etmek, gözlem yapmak ve herkesin baktığı yere farklı açıdan bakabilme cesaretidir.Belki de bu yüzden her yeni başvuru dosyasında hâlâ aynı heyecanı hissediyorum. Çünkü bazen çok sıradan görünen bir fikir, geleceğin en büyük teknolojisine dönüşebiliyor.Marka tescili kederi değiştirebilirBir patentin ya da marka tescilinin bir şirketin kaderini değiştirdiğine tanık oldunuz mu?Evet, hem de defalarca&hellip;İnsanlar çoğu zaman yalnızca patentlerin büyük değer oluşturduğunu düşünür. Oysa bazen doğru zamanda alınmış bir marka tescili bile bir şirketin kaderini değiştirebiliyor.Hatırladığım girişimcilerden birisi küçük bir atölyede üretim yapıyordu. Geliştirdiği teknik çözüm gerçekten yenilikçiydi ve patent korumasına uygundu. Süreci birlikte yürüttük. Ardından markasını da tescil ettirdik. Çünkü yalnızca teknolojiyi korumak yeterli değildi; insanların güven duyacağı ticari kimliği de korumak gerekiyordu.Bir süre sonra yabancı yatırımcılarla görüşmeler başladı. Dikkatimi çeken şey şuydu: Yatırımcılar yalnızca ürüne bakmıyordu. &#34;Bu teknoloji hukuken korunuyor mu?&#34;, &#34;Marka güvence altında mı?&#34; gibi sorular soruyorlardı.İşte o an bir kez daha anladım ki fikri mülkiyet yalnızca hukuki bir süreç değildir; aynı zamanda ekonomik güvenin temelidir. Patent, teknolojiye sahip olduğunuzu gösterir. Marka ise o teknolojiyi hangi kimlikle dünyaya sunduğunuzu.Bugün o firmanın ihracat yapan, büyüyen ve uluslararası pazarda yer bulan bir şirket hâline geldiğini görmek benim için en büyük mutluluklardan biri. Çünkü biz aslında sadece evrak hazırlamıyoruz; insanların yıllarca emek verdiği hayallerin geleceğini güvence altına alıyoruz.Yapay zekâ mucit olabilir mi?Yapay zekânın kendi başına geliştirdiği buluşların arttığı bir döneme giriyoruz. Sizce gelecekte &#34;mucit&#34; kavramını insanlar mı, yoksa algoritmalar mı temsil edecek?Yapay zekâ, şüphesiz insanlığın geliştirdiği en güçlü teknolojilerden biri. Bugün milyonlarca veriyi saniyeler içinde analiz edebiliyor, alternatif çözümler üretebiliyor, hatta daha önce hiç düşünülmemiş gibi görünen kombinasyonlar oluşturabiliyor. Bu yönüyle artık yalnızca bir araç değil; araştırma ve geliştirme süreçlerinin aktif bir parçası hâline geldi. Ancak ben yine de gerçek anlamda &#34;mucit&#34; kavramının merkezinde insanın kalacağına inanıyorum. Çünkü yapay zekâ mevcut veriler üzerinden öğrenir. İnsan ise bazen hiçbir veri olmadan, yalnızca sezgisiyle, merakıyla ve hayal gücüyle yeni bir yol açabilir. Tarihte çığır açan pek çok buluşun arkasında yalnızca bilgi değil; cesaret, risk alma isteği ve farklı düşünme becerisi vardı. Bunlar hâlâ insana özgü özellikler.Patent hukuku açısından da dünya yeni bir dönemin eşiğinde. Bugün birçok ülkede &#34;Yapay zekâ mucit olabilir mi?&#34; sorusu tartışılıyor. Mevcut hukuk sistemleri ise mucit olarak hâlâ gerçek kişiyi kabul ediyor. Çünkü bir buluşun arkasındaki yaratıcı irade ve hukuki sorumluluk insana ait.Ben gelecekte &#34;İnsan mı, yapay zekâ mı?&#34; sorusundan çok &#34;İnsan ve yapay zekâ birlikte ne başarabilir?&#34; sorusunun daha önemli olacağını düşünüyorum. Yapay zekâ fikir üretme sürecini hızlandıracak, alternatifler sunacak ve araştırmaları kolaylaştıracak. Ama hangi fikrin gerçekten değerli olduğuna karar veren, onu hayata geçiren ve topluma faydaya dönüştüren yine insan olacak.Teknoloji değişebilir, araçlar gelişebilir ama merak eden, sorgulayan ve hayal kuran zihin her zaman bu işin merkezinde kalacaktır.Türkiye'nin potansiyeli umut vericiTürkiye, patent ve marka kültürü açısından sizce hak ettiği yerde mi? Küresel rekabette öne çıkabilmemiz için en kritik eksiğimiz nedir?Türkiye&#39;nin potansiyeline baktığımda oldukça umutluyum. Çok üretken girişimcilerimiz, başarılı mühendislerimiz ve dünya çapında işlere imza atan gençlerimiz var. Ancak aynı başarıyı fikri mülkiyet bilinci konusunda henüz tam anlamıyla yakalayabildiğimizi söyleyemem.Bize gelen birçok kişi ürününü geliştirdikten, markasını piyasaya sürdükten hatta satış yapmaya başladıktan sonra koruma sürecini düşünüyor. Oysa gelişmiş ülkelerde süreç tam tersinden ilerliyor. Önce araştırma yapılıyor, ardından patent, marka veya tasarım stratejisi belirleniyor; üretim ve yatırım daha sonra geliyor.Toplumda hâlâ çok yaygın yanlış bilgiler var. Örneğin &#34;Patent aldım, markam da korunmuştur.&#34; ya da &#34;Markam tescilli, artık ürünümü kimse kopyalayamaz.&#34; gibi düşüncelerle sık karşılaşıyoruz. Oysa patent, marka ve tasarım birbirinden tamamen farklı haklardır. Patent teknik buluşu, marka ticari kimliği, tasarım ise ürünün estetik görünümünü korur. Doğru koruma, doğru hakla mümkündür.Bence en büyük eksikliğimiz eğitim. Fikri mülkiyet bilinci yalnızca hukuk fakültelerinde ya da mühendislik bölümlerinde anlatılmamalı. İlkokuldan itibaren çocuklara fikir üretmenin yanında, ürettikleri fikri nasıl koruyacakları da öğretilmeli. Çünkü inovasyon sadece yeni bir şey bulmak değildir; onu sürdürülebilir bir değere dönüştürebilmektir.Eğer bu kültürü toplumun her kesimine yayabilirsek, Türkiye&#39;nin küresel rekabette çok daha güçlü bir konuma geleceğine inanıyorum.Patent savaşları başladıÖnümüzdeki on yıl içinde patent savaşlarının en yoğun yaşanacağı sektörler sizce hangileri olacak?Aslında bu savaş başladı bile.Önümüzdeki yıllarda yapay zekâ, biyoteknoloji, sağlık teknolojileri, enerji depolama sistemleri, elektrikli araçlar, yarı iletken teknolojileri ve sürdürülebilir üretim çözümleri en yoğun rekabetin yaşanacağı alanlar olacak.Özellikle kişiselleştirilmiş tıp ve genetik teknolojiler çok büyük bir dönüşüm geçiriyor. Artık standart tedaviler yerine kişiye özel çözümler geliştiriliyor. Bu da beraberinde çok ciddi patent rekabetini getiriyor.Enerji tarafında ise batarya teknolojileri ve yenilenebilir enerji sistemleri stratejik önem kazandı. Bugün büyük şirketlerin milyarlarca dolarlık Ar-Ge yatırımları yapmasının temel nedeni, geleceğin enerji teknolojilerinde söz sahibi olabilmek.Bunun yanında çevre dostu üretim yöntemleri ve sürdürülebilirlik odaklı buluşlar da yatırımcıların en çok ilgi gösterdiği alanlar arasında yer alıyor.Ama bence gelecekte yalnızca patentler değil, güçlü markalar da çok daha değerli hâle gelecek. Çünkü teknoloji hızla gelişiyor; tüketicinin zihninde güven oluşturan marka ise uzun vadeli rekabet avantajı sağlıyor. Bu nedenle şirketler artık sadece ürün geliştirmeye değil, fikri mülkiyet portföyü oluşturmaya yatırım yapmak zorunda kalacak.Genç girişimcilere tavsiyeGenç bir girişimci bugün kapınızı çalsa, ona patent ve marka konusunda vereceğiniz tek ve en değerli tavsiye ne olurdu?Ona önce tek bir soru sorardım:&#34;Sen aslında neyi korumak istiyorsun?&#34;Çünkü çoğu girişimci doğrudan &#34;Patent almak istiyorum.&#34; diyerek geliyor. Oysa bazen korunması gereken şey teknik buluş değil, marka oluyor. Bazen ürünün tasarımı daha büyük değer taşıyor. Önce doğru ihtiyacı belirlemek gerekiyor.Ardından mutlaka kapsamlı bir ön araştırma yapılmasını tavsiye ederim. Dünyada benzer bir çözüm var mı? Seçilen marka daha önce tescil edilmiş mi? Tasarım gerçekten özgün mü? Bunlar işin temelini oluşturuyor.Bir diğer tavsiyem ise şu olur: Fikrinizi korumadan herkese anlatmayın. Heyecan çok güzel bir duygudur ama ticaret dünyasında yalnızca iyi niyetle hareket etmek bazen ciddi kayıplara yol açabilir.Ve şunu hiç unutmasınlar... Bir fikrin değeri sadece onu ilk bulan olmakta değil, onu doğru zamanda ve doğru yöntemle koruyabilmektedir.İyi fikrin arkasında durulmalı&#34;İyi fikir yetmez...&#34; Bu cümleyi kendi hayat ve meslek deneyiminizle nasıl tamamlarsınız?&#34;...İyi fikir yetmez; onu koruyacak bilgiye, geliştirecek sabra ve hayata geçirecek kararlılığa da sahip olmak gerekir.&#34;Yıllardır bu mesleğin içinde binlerce fikir, yüzlerce girişimci ve sayısız başarı hikâyesi gördüm. Ortak noktaları şuydu: Başarılı olan insanlar yalnızca iyi fikir bulanlar değildi. Onlar, fikirlerinin arkasında duran, gerektiğinde yeniden başlayan, vazgeçmeyen ve emeğini korumayı bilen insanlardı.Patent, marka ya da tasarım tescili çoğu zaman sadece resmî bir belge gibi görülüyor. Oysa benim için bunlar çok daha büyük anlamlar taşıyor. Her başvurunun arkasında bir hayal, uzun geceler, büyük fedakârlıklar ve çoğu zaman görünmeyen bir emek var.Bizim işimiz yalnızca dosya hazırlamak ya da başvuru yapmak değil. Asıl görevimiz, insanların ortaya koyduğu değeri doğru şekilde analiz etmek ve onu en güçlü hukuki koruma ile geleceğe taşımaktır. Çünkü bazen bir patent teknolojiyi korur, bazen bir marka yılların emeğini temsil eder, bazen de bir tasarım bir ürünün tüm kimliğini oluşturur.Ben bugün hâlâ ilk günkü heyecanla çalışıyorsam, bunun nedeni aldığımız tescil belgeleri değil; o belgelerin arkasındaki insan hikâyeleri. Bir mucidin, bir girişimcinin ya da yıllarca emek vermiş bir işletme sahibinin gözlerindeki umut ışığını görmek, bu mesleğin en büyük ödülü.Sonuçta biz sadece fikri mülkiyet haklarını tescil etmiyoruz. Biz insanların emeklerini, hayallerini ve geleceğe bırakmak istedikleri izleri koruyoruz. İşte bu yüzden yaptığım işi yalnızca bir meslek olarak değil, aynı zamanda büyük bir sorumluluk olarak görüyorum.Marka tescili size hukuki hak kazandırır&nbsp;Son olarak mesela ben markamın tescilini yaptırdım. Peki ya sonra? Bir başkası aynı ya da benzer markayı kullanmaya başlarsa bunu kim takip ediyor?Bu, en sık karşılaştığımız sorulardan biri. Pek çok kişi marka tescil belgesini aldıktan sonra işin tamamlandığını düşünüyor. Oysa aslında süreç tam da o noktada başlıyor.Marka tescili size hukuki hak kazandırır; ancak sistem sizin yerinize her ihlali otomatik olarak takip etmez. Markanızın değerini koruyabilmeniz için düzenli izleme, doğru zamanlama ve gerektiğinde hızlı hukuki müdahale gerekir.Deha Patent olarak bugüne kadar yaklaşık 25 bin marka tescil sürecini yönettik. Bu tecrübe bize şunu gösterdi: Bir markayı tescil ettirmek kadar, onu sonrasında koruyabilmek de büyük önem taşıyor. Bugün 45 kişilik uzman ekibimizle yalnızca başvuru yapan bir şirket değil, müvekkillerimizin fikri mülkiyet haklarını uzun vadeli bir bakış açısıyla yöneten bir çözüm ortağı olarak çalışıyoruz.Bu kapsamda yeni marka başvurularını düzenli olarak izliyor, tescilli markalarımızla karıştırılabilecek ölçüde benzer başvuruları tespit ediyor ve yasal itiraz sürelerini kaçırmadan gerekli işlemleri başlatıyoruz. Çünkü bazı haklar, yalnızca süresi içinde yapılan itirazlarla korunabiliyor.Elbette konu sadece resmî başvurularla sınırlı değil. Bazen markanız izinsiz olarak bir internet sitesinde, sosyal medya hesabında, e-ticaret platformunda ya da bir iş yerinin tabelasında kullanılabiliyor. Böyle durumlarda da hukuki süreçleri değerlendirerek marka sahibinin haklarını korumak için gerekli adımları atıyoruz.Marka tescilini bir ev tapusu gibi düşünün. Tapunuzun olması size mülkiyet hakkı kazandırır ama o evi korumak, gözetmek ve gerektiğinde hakkınızı savunmak yine sizin sorumluluğunuzdadır. Marka da aynı şekilde yaşayan bir değerdir; tescil onun başlangıcıdır, asıl önemli olan ise o değeri yıllar boyunca doğru stratejiyle koruyabilmektir.İşte bu yüzden biz, müvekkillerimize sadece bir tescil belgesi teslim etmiyoruz; markalarının büyürken de güvende kalmasını sağlayacak uzun soluklu bir danışmanlık sunuyoruz. Bu yaklaşımın, bugüne kadar bize duyulan güvenin en önemli nedeni olduğuna inanıyorum.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 12 Jul 2026 01:44:23 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Fon seçiminde risk yönetimine de odaklanılmalı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/fon-seciminde-risk-yonetimine-de-odaklanilmali-4794/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/fon-seciminde-risk-yonetimine-de-odaklanilmali-4794/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E7DCF7-669EBF-41443A-C67CEE-39375C-40FA06.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Fon yatırımında kısa vadeli fiyat hareketlerinden ziyade istikrarlı performansın önem taşıdığına dikkat çeken Orman, yüksek getirinin her zaman başarılı bir yatırım anlamına gelmediğini ifade etti.&#34;Yatırımcıların sadece fonun ne kadar kazandırdığına değil, bu getirinin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E7DCF7-669EBF-41443A-C67CEE-39375C-40FA06.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Fon yatırımında kısa vadeli fiyat hareketlerinden ziyade istikrarlı performansın önem taşıdığına dikkat çeken Orman, yüksek getirinin her zaman başarılı bir yatırım anlamına gelmediğini ifade etti.&#34;Yatırımcıların sadece fonun ne kadar kazandırdığına değil, bu getirinin hangi risk seviyesinde elde edildiğine de bakması gerekiyor. Çok yüksek volatilite karşılığında sağlanan getiriler, yatırımcı açısından her zaman tercih edilmesi gereken bir durum değildir. Aynı getiriyi daha düşük dalgalanmayla sağlayan fonlar çok daha değerlidir. Volatilite, bilinçli yöneticiler için bir fırsatken, bilgisiz yatırımcılar için sermaye kaybı riski taşıyabilir. &#34; dedi."Volatilite her zaman risk değildir"Piyasalarda volatilitenin çoğu zaman olumsuz algılandığını belirten Orman, deneyimli fon yöneticileri açısından dalgalanmaların önemli fırsatlar da oluşturabileceğini söyledi.&#34;Volatilite tek başına risk anlamına gelmez. Güçlü temel analiz yapan fon yöneticileri için doğru hisselerde oluşan fiyat dalgalanmaları yeni alım fırsatları yaratabilir. Burada önemli olan, yaşanan hareketin geçici bir fiyat oynaklığı mı yoksa kalıcı bir değer kaybının başlangıcı mı olduğunu doğru analiz edebilmektir.&#34;"Yatırımcılar drawdown oranlarını da incelemeli"Fon seçiminde yatırımcıların yalnızca performans tablolarına odaklanmaması gerektiğini vurgulayan Orman, maksimum geri çekilmeyi ifade eden &#34;drawdown&#34; göstergesinin de dikkatle incelenmesi gerektiğini belirtti.&#34;Drawdown, fonun geçmişte yaşadığı en yüksek değer kaybını gösteren önemli bir risk göstergesidir. Uzun vadede yatırımcıların fonda kalabilmesi için bu geri çekilmelerin yönetilebilir seviyelerde olması büyük önem taşıyor.&#34;"Panik satışları en büyük hatalardan biri"Dalgalı piyasalarda yatırımcıların en sık yaptığı hatalardan birinin panikle pozisyon değiştirmek olduğunu belirten Orman, davranışsal finansın yatırım kararları üzerindeki etkisine dikkat çekti.&#34;Yatırımcılar yükseliş dönemlerinde piyasaya geç katılıyor, düşüşlerde ise kayıplara karşı aşırı hassas davranarak satış yapıyor. Oysa birçok zaman fon yöneticileri için bu geri çekilmeler önemli alım fırsatları oluşturabiliyor. Bu nedenle kısa vadeli dalgalanmalarda acele karar verilmemeli.&#34;"Aktif yönetilen fonlar dalgalı dönemlerde avantaj sağlayabilir"Endeks fonları ile aktif yönetilen fonlar arasındaki farklara da değinen Orman, özellikle belirsizlik dönemlerinde aktif fon yöneticilerinin esnek karar alma kabiliyetinin öne çıktığını ifade etti.&#34;Endeks fonları düşük maliyet avantajı sunarken, aktif yönetilen fonlar piyasa koşullarına göre portföy dağılımını değiştirebilme esnekliğine sahiptir. Özellikle volatilitenin yüksek olduğu dönemlerde başarılı fon yöneticileri yatırımcı lehine önemli fark yaratabilir.&#34;"Tematik fonlarda aktif yönetim öne çıkıyor"Son yıllarda yapay zekâ, savunma sanayi, enerji dönüşümü ve sağlık teknolojileri gibi alanlara yatırım yapan tematik fonlara ilginin arttığını belirten Orman, bu fonlarda da seçici olunması gerektiğini söyledi.&#34;Tematik fonlar yalnızca belirli sektörleri değil, ekonomideki büyük dönüşümleri temsil ediyor. Yapay zekâ, siber güvenlik, enerji altyapısı, veri merkezleri ve savunma sanayi önümüzdeki yılların önemli yatırım temaları arasında yer alıyor. Ancak bu alanlarda zaman zaman şirket değerlemeleri hızla yükseldiği için aktif fon yönetimi daha sağlıklı sonuçlar verebilir.&#34;Enerji ve Savunma Sanayi Öne ÇıkabilirTürkiye&#39;nin özellikle enerji altyapısı ve savunma sanayisinde önemli bir potansiyel taşıdığına dikkat çeken Orman, önümüzdeki dönemde bu alanlarda faaliyet gösteren şirketlerin yatırımcıların radarında olabileceğini belirtti.&#34;Yapay zekâ yatırımları yalnızca teknoloji şirketlerini değil, enerji altyapısını, trafo üreticilerini, veri merkezlerini ve mühendislik şirketlerini de destekliyor. Avrupa&#39;ya yakınlığı ve ABD pazarına erişim potansiyeli sayesinde Türk enerji şirketleri önemli avantajlara sahip. Savunma sanayi, enerji depolama çözümleri, elektrik altyapısı ve veri merkezi yatırımlarına katkı sağlayan şirketler önümüzdeki dönemin öne çıkan yatırım temaları arasında yer alabilir.&#34;Orman, yatırımcıların fon tercihlerinde günlük performans yerine uzun vadeli strateji, risk yönetimi ve fon yöneticisinin başarısını birlikte değerlendirmesi gerektiğini sözlerine ekledi. Faizlerin düşmesiyle birlikte daha cazip hale gelebilecek sektörler hakkında bilgi verdi:	Savunma Sanayi: Aselsan gibi güçlü oyuncularla öne çıkıyor.	Havacılık: Barış ortamı ve kur hareketlerinin hızlanması durumunda Türk Hava Yolları gibi şirketler potansiyel taşıyor.	Bankacılık: Sağlam yapısı ve 2001 krizinden alınan derslerle dünyaya örnek olabilecek bir sektör.	Enerji: Özellikle batarya depolama, yenilenebilir enerji, mühendislik çözümleri ve elektrik altyapısı (trafo gibi) yapay zekanın gerektirdiği elektrik ihtiyacına yönelik potansiyel barındırıyor. Çin&#39;e yönelik ambargolar, Türk şirketlerine AB ve ABD pazarlarında fırsatlar sunabilir.	Sağlık Teknolojileri: Türkiye&#39;deki sağlık reformları ve teknolojik ilerlemeler bu alanda hızlı gelişmeler sağlayabilir (örneğin Aselsan&#39;ın sağlık cihazları).	Veri Merkezleri ve Telekomünikasyon: Yapay zekanın artan veri ihtiyacı bu alanlarda şirketlere yeni fırsatlar sunabilir.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 11 Jul 2026 13:12:08 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ankara'daki taşınmaz satışı onaylandı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ankaradaki-tasinmaz-satisi-onaylandi-1292/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ankaradaki-tasinmaz-satisi-onaylandi-1292/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_86A39A-51A893-24BE08-5A357A-8C9DD1-BD243F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ÖİB&#39;nin konuya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete&#39;de yayımlandı.Buna göre özelleştirme kapsam ve programında bulunan, mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı Ankara&#39;nın Çankaya ilçesi Fidanlık Mahallesi&#39;ndeki 608 metrekare taşınmazın ve üzerindeki yapının,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_86A39A-51A893-24BE08-5A357A-8C9DD1-BD243F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ÖİB&#39;nin konuya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete&#39;de yayımlandı.Buna göre özelleştirme kapsam ve programında bulunan, mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı Ankara&#39;nın Çankaya ilçesi Fidanlık Mahallesi&#39;ndeki 608 metrekare taşınmazın ve üzerindeki yapının, bir bütün halinde, 95 milyon lira bedelle ASKOÇ Dinlenme Tesisleri Petrol Nakliyat Gıda Turizm ve İnşaat Sanayi Ticaret Ltd. Şti&#39;ye satışı onaylandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 11 Jul 2026 09:55:26 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[NATO Zirvesi'nde NG dokunuşu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/nato-zirvesinde-ng-dokunusu-4263/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/nato-zirvesinde-ng-dokunusu-4263/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0CDD59-5AA995-B9CC10-2338C9-A05C29-0DCA79.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />7–8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilen ve dünya liderlerini bir araya getiren 36. NATO Zirvesi kapsamında, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın talebiyle NG Phaselis Bay ekibi organizasyonda görev alarak ülkemizin misafirperverliğini ve hizmet anlayışını uluslararası&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0CDD59-5AA995-B9CC10-2338C9-A05C29-0DCA79.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />7–8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilen ve dünya liderlerini bir araya getiren 36. NATO Zirvesi kapsamında, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın talebiyle NG Phaselis Bay ekibi organizasyonda görev alarak ülkemizin misafirperverliğini ve hizmet anlayışını uluslararası platformda başarıyla temsil etti.Dünyanın en önemli diplomatik buluşmalarından biri olarak kabul edilen NATO Zirvesi, uluslararası güvenlik politikalarının ele alındığı ve dünya liderlerinin bir araya geldiği prestijli bir organizasyon olmasının yanı sıra, Türkiye&#39;nin organizasyon kabiliyetini ve turizm sektöründeki hizmet kalitesini de uluslararası platformda sergileme fırsatı sundu.NG Phaselis Bay&#39;den görevlendirilen çalışma arkadaşları, zirve boyunca üstlendikleri görevlerde profesyonel yaklaşımları, çözüm odaklı hizmet anlayışları ve yüksek operasyonel standartlarıyla organizasyonun başarılı bir şekilde yürütülmesine katkı sağladı. Turizm sektöründe edindikleri deneyim ve misafir memnuniyeti odaklı yaklaşımlarıyla görev alan ekip, Türkiye&#39;nin uluslararası alandaki temsil gücüne değer kattı.NG Phaselis Bay&#39;de yıllardır sürdürülen eğitim ve gelişim odaklı kurum kültürü, çalışanların yalnızca otel operasyonlarında değil, uluslararası ölçekte gerçekleştirilen organizasyonlarda da tercih edilen profesyoneller arasında yer almasını sağlıyor. Bu başarı, markanın insan kaynağına yaptığı yatırımın ve hizmet kalitesine verdiği önemin en güçlü göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor.Misafir memnuniyetini her zaman önceliği olarak gören, çalışan gelişimine yatırım yapan ve uluslararası standartlarda hizmet anlayışını benimseyen NG Phaselis Bay, sahip olduğu nitelikli insan kaynağıyla yalnızca turizm sektöründe değil, Türkiye&#39;nin ev sahipliği yaptığı prestijli organizasyonlarda da başarıyla temsil edilmeye devam ediyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 10 Jul 2026 19:14:54 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Marka yönetiminde önceliğimiz insanla güçlü bağ kurmak"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/marka-yonetiminde-onceligimiz-insanla-guclu-bag-kurmak-5404/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/marka-yonetiminde-onceligimiz-insanla-guclu-bag-kurmak-5404/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B13B74-F40616-C303BA-6CD42A-65F890-BC67C0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Enerjiden gıdaya uzanan ve stratejik alanlarda faaliyet gösteren şirketlerinin iletişim süreçlerini 360 derece anlayışıyla yöneten Eksim Holding, 40. kuruluş yılı kapsamında benimsediği yeni marka ve pazarlama yaklaşımını paylaştı. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Eksim Holding&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B13B74-F40616-C303BA-6CD42A-65F890-BC67C0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Enerjiden gıdaya uzanan ve stratejik alanlarda faaliyet gösteren şirketlerinin iletişim süreçlerini 360 derece anlayışıyla yöneten Eksim Holding, 40. kuruluş yılı kapsamında benimsediği yeni marka ve pazarlama yaklaşımını paylaştı. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Eksim Holding CMO'su Ahmet Yaman, hizmet sektöründe faaliyet gösteren şirketlerde markalaşmanın iletişim süreçlerindeki rolünü aktardı. Özellikle enerji sektöründe müşteri deneyimi ve marka algısının giderek daha kritik bir önem kazandığına dikkat çeken Yaman, Eksim Holding bünyesinde bulunan köklü şirketlerin sürdürülebilirlik çalışmaları ile marka değerlerinin artırılmasına yönelik yaklaşımları da paylaştı."İnsan odaklı marka yönetim anlayışını destekliyoruz"Eksim Holding iştiraklerinde operasyonel başarılarının yanı sıra iletişim ve marka yönetimi tarafında da önemli bir dönüşüm gerçekleştirildiğini belirten Eksim Holding CMO'su Ahmet Yaman, değişen dünyanın artık şirketlerden üretim gücünün yanında veri yönetimi, etkili marka anlatımı ve insan odaklı iletişim beklediğini söyledi. Yaman, "40. yılımızı kutlarken, Eksim Holding'in köklü geçmişini geleceğin dünyasına taşıyan yenilikçi iletişimlerimizi sürdürüyoruz. Bugün geldiğimiz noktada yalnızca üretim kapasitesiyle değil; sürdürülebilirlik yaklaşımı, teknoloji yatırımları ve insanla bağ kuran marka anlayışıyla öne çıkan bir yapı inşa ediyoruz" dedi.Özellikle enerji sektörü gibi kritik bir alanda Dicle Elektrik ile hizmet verdiklerini belirten Yaman şunları söyledi:"2,5 milyondan fazla aboneye ve toplamda 6,5 milyon insana elektik dağıtım hizmeti sunan şirketimiz, yatırımlarıyla Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin önde gelen kuruluşları arasında yer alıyor. Pazarlama ve iletişim ekibi olarak şirketimizle ilgili gerçekleştirdiğimiz müşteri memnuniyeti araştırmalarının sonucunda sunduğumuz hizmetleri destekleyecek iletişim projelerinin gerekliliğini gördük. Bu doğrultuda markalarımızın bilinirliğini ve bölge halkındaki farkındalığı pekiştirecek adımlar atma kararı aldık. Bunların sonucunda DicleFest Projesi ve Aydınlatma Kampanyası gibi önemli çalışmaları hayata geçirdik. Dolayısıyla artık Dicle Elektrik ile kendimizi yalnızca bir dağıtım şirketi olarak değil, 'Enerjinin Ötesinde Dağıtım Şirketi' yaklaşımıyla konumlandırıyoruz. Bu sebeple de bölge insanıyla kültürel, sosyal ve duygusal bağ kuran projeler geliştirmeye odaklanıyoruz."&nbsp;"DicleFest ile hayata dokunduk"Dicle Elektrik ile hizmet verdikleri illerde başlatılan DicleFest'le ilgili bilgiler veren Ahmet Yaman, "Enerji ve Teknoloji Festivalimiz DicleFest ile Diyarbakır, Şanlıurfa, Batman ve Siirt'te başta çocuklar ve gençler olmak üzere 350 bine yakın kişiye ulaştık. Çocukların enerji teknolojilerini yerinde deneyimlemesi bizim için çok kıymetli. Düzenlediğimiz etkinlikler, atölyeler ve konserlerle yalnızca bir festival gerçekleştirmedik; bölge halkıyla aynı duyguda buluşan, güvene ve samimiyete dayalı bağlarımızı güçlendirdik. İnsanların hayatına dokunan bu yaklaşımımızın marka algımızı güçlendiren en önemli unsurlardan biri olduğuna inanıyoruz. DicleFest'i önümüzdeki dönemde diğer hizmet illerimiz Şırnak ve Mardin'de düzenlemeyi planlıyoruz" diye konuştu.&nbsp;"Yılmaz Vural ile sahaya indik"Eksim Holding CMO'su Ahmet Yaman, Dicle Elektrik'in 8 bin çalışanıyla hizmet bölgesinde kesintisiz enerji hizmeti sunabilmek adına yılın her döneminde sahada aktif şekilde çalıştığını belirterek, bu emeği daha geniş kitlelere ulaşabilecek bir iletişim diliyle anlatmak istediklerini ve bunun için de yeni bir kampanya başlattıklarını belirterek şöyle konuştu:"Bizim için enerji insanların günlük yaşamını doğrudan etkileyen kritik bir alan. Sahada gece gündüz çalışan çok büyük bir ekibimiz var. 2025 yıl sonu itibarıyla 39 bin 104 LED tesis ve dönüşüm uygulamasıyla modern aydınlatmada Türkiye'deki 21 elektrik dağıtım şirketi arasında ilk sırada yer aldık. Elektriğin kesintisiz şekilde ulaştırılması için verilen emeği, şehirlerdeki gözle görülür değişimi ve bunun sonucunda bölge insanımızın hayatındaki dönüşümü daha sıcak bir anlatımla görünür kılmak istedik. Bu amaçla biz de 2000'li yılların başında Diyarbakırspor'u da çalıştıran ünlü teknik direktörlerimizden Yılmaz Vural ile birlikte sahaya indik. Modern aydınlatma yatırımlarımızı odağına alan 'Gözün Aydın' kampanyamız kapsamında hazırlanan reklam filminde, hocamızın enerjik ve samimi üslubuyla bölgedeki şehirlerin daha aydınlık, güvenli ve estetik bir görünüme kavuşmasına dikkat çektik. Bu kampanyamız kapsamında ilk etapta Diyarbakır'da, ardından diğer illerde kurulacak etkinlik alanlarıyla insanımız modern aydınlatma uygulamalarını yakından deneyimleme fırsatı bulacak.""60 yılı aşan markamızı geleceğe taşıyoruz"Yaman, Eksim Holding bünyesinde yeni nesil iletişim projelerine ek olarak köklü markaların hikayelerinin de önemli bir yere sahip olduğunu belirtti. Yaman ayrıca, Türkiye'nin en bilinen un markalarından biri olan Sinangil'in, 63 yılı aşan geçmişiyle bugün hâlâ güçlü bir tüketici bağı kurmayı başardığını ifade ederek, "Sinangil yalnızca bir gıda markası değil, nesiller boyunca mutfaklarda yer etmiş gerçek bir 'lovemark'. Ayrıca sahada ve dijital kanallarda yürüttüğümüz iletişim çalışmalarıyla da marka sadakatimizi nesilden nesile taşıyoruz" dedi.&nbsp;Aslı'nın dönüşümü, tüketicinin marka algısını değiştirmeyi başardıEksim Holding'in kafe-fırın sektöründeki temsilcisi Aslı'nın dönüşüm yolculuğuna da değinen Ahmet Yaman, "Aslı'nın 33 yıl önce başlayan hikayesini bugün Eksim Holding olarak çok daha modern bir kafe-fırın deneyimine dönüştürüyoruz. Mağazalarımızda sunduğumuz kurabiye, kahve ve serinleten içecek çeşitlerimizle müşterilerimize yalnızca ürün değil, keyifli bir yaşam alanı sunduk. Modern mağaza tasarımlarımız ve ürün çeşitliliğimiz sayesinde Aslı, hem kent hayatı içerisinde hem iş merkezlerinin yoğunlaştığı bölgelerde insanların severek vakit geçirdiği bir mola ve keyif durağı haline geldi. Markamız büyümeye devam ederken hayata geçirdiğimiz 'Aslı'da Dükkan Senin' franchise kampanyasıyla da girişimcilere daha erişilebilir ve uygun koşullu yatırım imkanları sunmaya başladık. Bu çalışmalarımız güven veren marka algımızı pekiştirdi" ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 10 Jul 2026 19:13:05 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Geleceğin mühendislerine anlamlı destek]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gelecegin-muhendislerine-anlamli-destek-4720/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gelecegin-muhendislerine-anlamli-destek-4720/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A36C2C-6AE935-626E74-407131-F372B7-366C1F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Form Şirketler Grubu, üniversite öğrencilerinin gelişimine katkı sunan sosyal sorumluluk projelerine bir yenisini daha ekledi. Yakın zamanda Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Fakültesi'nde bilgisayar laboratuvarı, Mimarlık Fakültesi'nde ise akademik salonu kullanıma açan&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A36C2C-6AE935-626E74-407131-F372B7-366C1F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Form Şirketler Grubu, üniversite öğrencilerinin gelişimine katkı sunan sosyal sorumluluk projelerine bir yenisini daha ekledi. Yakın zamanda Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Fakültesi'nde bilgisayar laboratuvarı, Mimarlık Fakültesi'nde ise akademik salonu kullanıma açan Grup, son olarak İstanbul Teknik Üniversitesi Makina Fakültesi'nde yeni bilgisayar laboratuvarını hayata geçirdi. Form MHI Klima Sistemleri'nin desteğiyle kurulan 50 bilgisayarlı laboratuvar, merhum Bedi Korun'un adını İTÜ Makina Fakültesi'nde yaşatıyor. Laboratuvar, öğrencilerin teknik eğitim süreçlerinde ihtiyaç duyduğu dijital altyapıya erişimini güçlendiriyor.Form Şirketler Grubu'nun Eğitim Desteği İTÜ Makina Fakültesi'nde SürüyorLaboratuvarın 30 Haziran tarihinde gerçekleştirilen açılış törenine Form Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Figen Korun, Yürütme Kurulu Başkanı Tunç Korun, Yönetim Kurulu Üyesi Özden Korun ile Form MHI Klima Sistemleri Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Zafer Sarı katıldı.&nbsp;İstanbul Teknik Üniversitesi&#39;ni temsilen törende; Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Lütfiye Durak Ata, Makina Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İlker Murat Koç, İTÜ Vakfı Genel Sekreteri Serdar Bilgi, İTÜ Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Makina Mühendisi Güner Koçel (İTÜ Makina Fakültesi 1959 mezunu) ve çok sayıda akademisyen yer aldı.Tören, Makina Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İlker Murat Koç'un merhum Bedi Korun'un yaşamı ve sektöre katkılarına değindiği konuşmasıyla başladı. Form Şirketler Grubu adına Yürütme Kurulu Başkanı Tunç Korun ile Yönetim Kurulu Başkanı Figen Korun'un konuşmalarının ardından laboratuvarın açılışı kurdele kesimiyle gerçekleştirildi."Üniversite-Sanayi İş Birliğini Güçlendirmeye Devam Edeceğiz"Laboratuvarın fiziksel bir eğitim alanının ötesinde, geleceğin mühendislerine yönelik uzun vadeli bir değer taşıdığını belirten Form Şirketler Grubu Yürütme Kurulu Başkanı Tunç Korun, "Kurucumuz merhum Bedi Korun anısına hayata geçirilen bu laboratuvarın öğrencilerimizin eğitimine değer katacağına inanıyoruz. Burada edinilecek bilgi ve deneyimlerin, ülkemizin sanayisine ve teknolojik gelişimine katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Şirket olarak önceliklerimizden biri, makina mühendisliği eğitimini destekleyerek sektörümüzün ihtiyaç duyduğu donanımlı ve nitelikli mühendislerin yetişmesine katkı sunmak. Üniversite-sanayi iş birliğinin güçlenmesini, mühendislik eğitiminin niteliğine ve ülkemizin üretim gücüne katkı sağlayan önemli bir adım olarak görüyoruz.Bu projenin bizim için ayrı bir anlamı daha var. 2024 yılında kaybettiğimiz değerli eşim Özden Korun'un babası, kayınpederim, 1958 yılı İTÜ Makina Fakültesi mezunudur. Bu vesile ile merhum Cahit Değer&#39;i de saygı ve minnetle anmak istiyoruz. Hayatlarını üretmeye, çalışmaya ve değer oluşturmaya adamış bu iki kıymetli büyüğümüzün anılarının, genç mühendis adaylarına örnek olmasını dilerim." dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 10 Jul 2026 09:43:58 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[KampüsAktif yarışmasında dereceye girenler ödüllerini aldı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kampusaktif-yarismasinda-dereceye-girenler-odullerini-aldi-1562/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kampusaktif-yarismasinda-dereceye-girenler-odullerini-aldi-1562/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B7B2F5-B49342-1DA9B1-9B199B-1050E2-75828A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye Yeşilay Cemiyeti, gençleri sağlıklı yaşama teşvik eden çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen, Türkiye Yeşilay Cemiyetinin yürüttüğü KampüsAktif Öğrenci Tasarım Yarışması'nda&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B7B2F5-B49342-1DA9B1-9B199B-1050E2-75828A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye Yeşilay Cemiyeti, gençleri sağlıklı yaşama teşvik eden çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen, Türkiye Yeşilay Cemiyetinin yürüttüğü KampüsAktif Öğrenci Tasarım Yarışması'nda ödüller, Sepetçiler Kasrı'nda gerçekleştirilen törenle dağıtıldı.Üniversite öğrencilerinin kendi kampüslerini yeniden düzenlemelerini amaçlayan yarışma sağlıklı yaşamı teşvik eden, sosyal bağları güçlendiren ve mekansal aidiyeti artıran tasarım fikirlerini odağına aldı. Yarışma kapsamında öğrenciler, kampüslerin mevcut mekansal sorunlarına çözüm üreten, uygulanabilir ve öğrenci odaklı tasarım önerileri geliştirdi.Türkiye genelindeki üniversitelerde öğrenim gören lisans ve yüksek lisans öğrencilerine açık olarak düzenlenen yarışmada yenilikçi fikirler, mikro müdahale senaryoları, esnek ve çoğaltılabilir tasarım önerileri ile kampüs yaşamını iyileştirmeye yönelik projeler değerlendirildi."KAMPÜSE AİDİYET HİSSETTİKÇE BAŞARI DAHA DA ARTIYOR"Yeşilay Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Şentürk, yarışmaya ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:"Biz Yeşilay olarak bağımlılıklarla mücadele ederken sadece koruyucu, tedavi ya da rehabilite edici çalışmalarla sınırlı kalmıyoruz. Gençlerimizin hayatın içinde daha aktif yer alabilecekleri, zamanlarını nitelikli uğraşlarla geçirebilecekleri alanların ve imkanların oluşturulması için hem çalışıyor hem de güçlü bir savunuculuk yürütüyoruz. Bu vizyonla hayata geçirdiğimiz projemizin en önemli özelliklerinden biri, tasarımların doğrudan kampüsü deneyimleyen öğrencilerin kendi ellerinden çıkmış olmasıdır. Çünkü biliyoruz ki, öğrenciler mekana ve kampüse karşı aidiyet hissettikçe başarı düzeyleri de aynı doğrultuda artıyor."KAMPÜSAKTİF ÖDÜLLERİ SAHİPLERİNİ BULDUJüri değerlendirmesinin ardından dereceye giren ekipler törende açıklandı. Yarışma kapsamında birincilik ödülü 90.000 TL, ikincilik ödülü 60.000 TL, üçüncülük ödülü 35.000 TL olarak verilirken, üç mansiyon ödülünün her biri 15.000 TL olarak takdim edildi.Dereceye girenler:BİRİNCİLİK ÖDÜLÜEkip Listesi&nbsp;Rutkay Koyuncu – Eskişehir Osmangazi Üniversitesi – Mimarlık - 3. Sınıf - Ekip Sorumlusu&nbsp;Yağmur Dila Öztürk - Eskişehir Osmangazi Üniversitesi - Mimarlık - 3. Sınıf - Ekip Üyesi&nbsp;Ece Güvercin – Eskişehir Osmangazi Üniversitesi - Mimarlık - 3. Sınıf - Ekip Üyesi&nbsp;Ali Eren Şen - Eskişehir Osmangazi Üniversitesi - Mimarlık - 3. Sınıf - Ekip Üyesi&nbsp;İlayda Gülşen - Bursa Teknik Üniversitesi - Şehir ve Bölge Planlama - 3. Sınıf - Ekip ÜyesiİKİNCİLİK ÖDÜLÜÖdül Miktarı: 60.000 TLFatma Turan – Kocaeli Üniversitesi – İç MimarlıkÜÇÜNCÜLÜK ÖDÜLÜÖdül Miktarı: 35.000 TLEkip Listesi&nbsp;Hale Tat - Abdullah Gül Üniversitesi – Mimarlık - 4. Sınıf - Ekip Sorumlusu&nbsp;Melike Aydın - Abdullah Gül Üniversitesi – Mimarlık - 4. Sınıf - Ekip Üyesi&nbsp;Zeynep Hazal Öztürk - Abdullah Gül Üniversitesi – Mimarlık - 4. Sınıf - Ekip ÜyesiMANSİYON ÖDÜLLERİEkip Listesi&nbsp;Enes Gilik - Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi - Mimarlık ve Tasarım Fakültesi - Peyzaj Mimarlığı - Ekip Sorumlusu&nbsp;Miray Yılmaz - Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi - Mimarlık ve Tasarım Fakültesi - Peyzaj Mimarlığı - Ekip Üyesi&nbsp;Merve Yılmaz - Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi - Mimarlık ve Tasarım Fakültesi - Peyzaj Mimarlığı - Ekip Üyesi&nbsp;Berkay Demir - Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi - Mimarlık ve Tasarım Fakültesi - Peyzaj Mimarlığı - Ekip Üyesi&nbsp;Burak Özcan - İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü - Mimarlık - Bireysel Katılımcı&nbsp;Eda Nur Köse - İstanbul Ticaret Üniversitesi – Mimarlık - Bireysel Katılımcı&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 10 Jul 2026 09:39:06 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kale Azerbaycan'ın  yenilenen mağazası açıldı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kale-azerbaycanin-yenilenen-magazasi-acildi-1953/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kale-azerbaycanin-yenilenen-magazasi-acildi-1953/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BEFA9D-20EFA3-A7F896-637ECD-310925-A9E6BD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye&#39;nin lider, Avrupa ve dünyanın sayılı seramik üreticilerinden Kaleseramik, 2025 yılında başlattığı mağaza dönüşüm projelerine Bakü ile devam ediyor. "Türkiye&#39;de Adana, Konya, Isparta, Bodrum, İzmir ve Antalya satış noktalarıyla hayata geçen "Yaşayan Mekânlar"&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BEFA9D-20EFA3-A7F896-637ECD-310925-A9E6BD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye&#39;nin lider, Avrupa ve dünyanın sayılı seramik üreticilerinden Kaleseramik, 2025 yılında başlattığı mağaza dönüşüm projelerine Bakü ile devam ediyor. "Türkiye&#39;de Adana, Konya, Isparta, Bodrum, İzmir ve Antalya satış noktalarıyla hayata geçen "Yaşayan Mekânlar" konsepti ve dönüşüm vizyonu şimdi de Azerbaycan'a taşındı.&nbsp;1994&#39;ten bu yana Kaleseramik&#39;in iş ortağı olan Kale Azerbaycan&#39;ın tamamen yenilenen mağazasının açılışına mimarlık, tasarım ve iş dünyasından çok sayıda seçkin isim katıldı.&nbsp;Zeynep Bodur Okyay: "32 Yıllık Ortaklığımızı &#39;Tek Vizyon, Ortak Gelecek&#39; İlkesiyle Sürdürüyoruz"Açılış töreninde konuşan Kale Grubu Başkanı ve CEO&#39;su Zeynep Bodur Okyay, Kale Azerbaycan ile olan 32 yıllık ortaklığın gücüne ve Kaleseramik&#39;in tasarım vizyonuna dikkat çekti:"Bugün burada yalnızca yenilenen bir showroomun açılışını gerçekleştirmiyoruz. Türkiye'den doğan bir sanayi markasının tasarım, inovasyon ve sürdürülebilirlik vizyonunu dost ve kardeş Azerbaycan'da yeni bir anlayışla geleceğe taşıyoruz. Kale olarak biz, kendimizi hiçbir zaman yalnızca üretim yapan bir sanayi kuruluşu olarak görmedik. Sanayiyi; bilgi üretmek, teknoloji geliştirmek, tasarımı güçlendirmek, emeğe değer katmak ve ülkemizin dünyadaki rekabet gücünü yükseltmek olarak tanımlıyoruz.Bu showroom da bu vizyonun Bakü'deki somut bir yansımasıdır. Burası yalnızca ürünlerin sergilendiği bir satış noktası değil; mimarların, tasarımcıların, yatırımcıların ve yaşam alanlarına değer katmak isteyen herkesin ilham alacağı bir deneyim merkezidir. Burada tasarım teknolojiyle, estetik fonksiyonla, yenilikçilik ise sürdürülebilirlik anlayışıyla buluşuyor. Bizim "Mekânı Yeniden Anlamlandırmak" vizyonumuz da tam olarak bunu ifade ediyor. Geleceğin mekânlarını tasarlarken yalnızca bugünün ihtiyaçlarını değil, gelecek nesillerin ihtiyaçlarını da gözetiyoruz. Bu nedenle her adımımızda "İyi Bak Dünyana" diyoruz.Azerbaycan bizim için hiçbir zaman yalnızca bir pazar olmadı. Ortak tarihimiz, kültürümüz, gönül bağımız ve "Bir millet, iki devlet" anlayışımızla Azerbaycan her zaman özel bir yere sahip oldu. Kale olarak 32 yıldır Azerbaycan'daki varlığımızı tam da bu anlayışla sürdürüyoruz. Bu showroomun da Türkiye'nin üretim kalitesini, tasarım vizyonunu ve sürdürülebilir sanayi anlayışını temsil eden güçlü bir buluşma noktası olmasını diliyoruz."&nbsp;&nbsp;Azerbaycan'da "Yaşayan Mekânlar" DönüşümüKaleseramik'in Bakü'deki yenilenen satış noktası, fiziksel bir değişimin ötesinde mağazacılık felsefesindeki köklü dönüşümü temsil ediyor. "Yaşayan Mekânlar" konseptiyle yeniden kurgulanan mağaza; sadece ürün sergileme alanı olmanın ötesine geçerek mimarlar, tasarımcılar ve tüketiciler için birer ilham ve deneyim merkezi işlevi görüyor.Mekânda; Kalebodur, Çanakkale Seramik, Kale ve T-One markalarının ürünleri esnek ve modüler kurgularla sunuluyor. Ziyaretçiler, seramiği tekil bir malzeme olarak değil; salon, mutfak ve banyo gibi yaşam alanları için tasarlanan bütünsel konseptler içinde deneyimliyor.T-One Porselen Tezgâh DeneyimiAçılışın öne çıkan anlarından biri de Şef Çelebi Rehimov ve yemek içerik üreticisi Ziya Zeynalov&#39;un (Adda Budda) katılımıyla gerçekleştirilen T-One porselen tezgâh deneyimi oldu. Davetliler, Şef Rehimov'un hazırladığı özel menüyü tadarken T-One porselen tezgâhın performansını da yakından inceleme fırsatı buldu. Isıya dayanıklılığı, çizilmeye ve darbeye direncinin yanı sıra hijyenik yüzeyiyle modern mutfak mimarisinde öne çıkan T-One, gerçekleştirilen şovla konukların beğenisini topladı.Büyük Ebat Porselenlerde Uygulama UzmanlığıAçılışa özel olarak mağaza önünde kurgulanan seramik ve büyük ebatlı porselen plaka teknik eğitim alanı, etkinliğin en yenilikçi unsurlarından biri oldu. Bu alanda, büyük ebat porselen plakaların kesim ve uygulama süreçlerine ilişkin detaylar Kaleseramik'in alanında uzman teknik eğitim ekibi tarafından aktarıldı. Mimarlar, uygulamacılar ve sektör profesyonelleri, etkinlik boyunca merak ettikleri sorulara yanıt bulurken, büyük ebat porselen plaka uygulamalarına yönelik bilgi edinme fırsatı yakaladı. Bu yaklaşım, Kaleseramik&#39;in sadece ürün sunmakla kalmayıp, sektöre uçtan uca teknik destek ve eğitim sağlama vizyonunun da güçlü bir yansıması olarak öne çıktı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 10 Jul 2026 09:26:58 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Enflasyona karşı önemli bir mesafe kat ettik"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/enflasyona-karsi-onemli-bir-mesafe-kat-ettik-9594/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/enflasyona-karsi-onemli-bir-mesafe-kat-ettik-9594/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_543BD9-7926C5-CCC5F0-B5D91D-D05763-6408C5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şimşek, NSosyal hesabından, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yayımlanan haftalık para ve banka istatistiklerine ilişkin paylaşım yaptı.Artan öngörülebilirlik ve güçlenen yatırımcı güveni sayesinde, ters dolarizasyon sürecinde önemli mesafe kat edildiğini bildiren&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_543BD9-7926C5-CCC5F0-B5D91D-D05763-6408C5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şimşek, NSosyal hesabından, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yayımlanan haftalık para ve banka istatistiklerine ilişkin paylaşım yaptı.Artan öngörülebilirlik ve güçlenen yatırımcı güveni sayesinde, ters dolarizasyon sürecinde önemli mesafe kat edildiğini bildiren Şimşek, şu değerlendirmelerde bulundu:&#34;Çoklu şoklara rağmen, Türk lirası mevduatın toplam mevduat içindeki payı yaklaşık yüzde 62 ile son 11 yılın en yüksek seviyelerine ulaştı. Türk lirasına duyulan güveni pekiştirmek, makrofinansal istikrarı güçlendirmek ve sürdürülebilir yüksek büyümenin ön koşulu olan fiyat istikrarını sağlamak için politikalarımıza devam edeceğiz.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 09 Jul 2026 17:34:14 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Rutte'den Erdoğan'a açık teşekkür]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/rutteden-erdogana-acik-tesekkur-3597/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/rutteden-erdogana-acik-tesekkur-3597/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_061041-D6592D-91348A-5731BF-B1E835-DAA4CD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye&#39;nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen NATO Ankara Zirvesi, yalnızca alınan savunma kararlarıyla değil, zirve sırasında verilen siyasi mesajlarla da uluslararası kamuoyunun gündemine oturdu.ABD Başkanı Donald Trump, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı ortak açıklamada&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_061041-D6592D-91348A-5731BF-B1E835-DAA4CD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye&#39;nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen NATO Ankara Zirvesi, yalnızca alınan savunma kararlarıyla değil, zirve sırasında verilen siyasi mesajlarla da uluslararası kamuoyunun gündemine oturdu.ABD Başkanı Donald Trump, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı ortak açıklamada Türkiye&#39;ye ve Erdoğan&#39;a yönelik dikkat çekici ifadeler kullandı. Trump, geçmişte NATO&#39;ya yönelik eleştirilerini hatırlatarak, &#34;Cumhurbaşkanı Erdoğan olmasaydı bu zirveye katılmazdım&#34; dedi. Trump, Türkiye&#39;nin askeri kapasitesinin güçlendiğini, Erdoğan&#39;ın uluslararası alanda saygı gören güçlü bir lider olduğunu belirterek iki ülke arasındaki kişisel diyaloğun ilişkileri olumlu etkilediğini vurguladı.&nbsp;Trump&#39;ın bu açıklaması, Ankara&#39;nın NATO içerisindeki artan ağırlığının ve Türkiye-ABD ilişkilerinde yeni dönemin sembolik mesajlarından biri olarak değerlendirildi.Rutte&#39;den Türkiye&#39;ye övgüNATO Genel Sekreteri Mark Rutte de zirve öncesi ve sonrasında yaptığı açıklamalarda Türkiye&#39;nin İttifak içindeki rolüne özel vurgu yaptı.Rutte, Türkiye&#39;nin NATO&#39;nun en büyük askeri güçlerinden biri olduğunu belirterek, savunma sanayisindeki hızlı gelişimin tüm müttefikler açısından kritik önem taşıdığını söyledi. Ankara&#39;nın ev sahipliğinin stratejik bir tercih olduğunu ifade eden Rutte, &#34;Türkiye&#39;nin NATO&#39;daki liderliği önemli. Haritadaki yeriniz önemli. Zirvenin Ankara&#39;da yapılıyor olması çok önemli.&#34; ifadelerini kullandı.&nbsp;Zirvenin ardından ise Rutte, Ankara&#39;da alınan kararların NATO açısından &#34;temel bir dönüşüm&#34; anlamına geldiğini belirterek, Türkiye&#39;nin organizasyondaki başarısını övdü.&nbsp;Diplomasi kulislerinde konuşulan iddiaAnkara Zirvesi sonrasında diplomasi kulislerinde dikkat çeken bir başka iddia da gündeme geldi. Bazı siyasi çevrelerde ve sosyal medya platformlarında, Rutte&#39;nin kapalı görüşmelerde &#34;Erdoğan koltuğumu kurtardı&#34; değerlendirmesinde bulunduğu öne sürüldü.Ancak bu ifadeye ilişkin NATO tarafından yapılmış resmi bir açıklama ya da doğrulanmış bir kayıt bulunmuyor. Bu nedenle söz konusu değerlendirme, şu aşamada yalnızca diplomasi kulislerinde dile getirilen ve bağımsız kaynaklarca teyit edilmemiş bir iddia niteliği taşıyor.Ankara&#39;nın diplomatik ağırlığı arttıTrump&#39;ın Erdoğan&#39;a yönelik övgü dolu açıklamaları ile Rutte&#39;nin Türkiye&#39;nin ev sahipliğine ilişkin teşekkür mesajları birlikte değerlendirildiğinde, Ankara Zirvesi&#39;nin Türkiye&#39;nin NATO içindeki diplomatik ağırlığını artırdığı yönünde yorumlar yapılıyor.Uzmanlara göre, Avrupa güvenlik mimarisinin yeniden şekillendiği bir dönemde Türkiye&#39;nin savunma sanayisindeki yükselişi, coğrafi konumu ve diplomatik girişimleri, NATO içinde Ankara&#39;nın etkisini daha görünür hale getiriyor. Trump&#39;ın katılımını Erdoğan faktörüyle ilişkilendirmesi ve Rutte&#39;nin Türkiye&#39;yi &#34;ittifakın dönüşümünde kilit aktör&#34; olarak öne çıkarması da bu değerlendirmeleri güçlendiren mesajlar arasında yer alıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 09 Jul 2026 02:39:34 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Büyüme için yüksek teknolojinin payını artırmalıyız"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/buyume-icin-yuksek-teknolojinin-payini-artirmaliyiz-6030/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/buyume-icin-yuksek-teknolojinin-payini-artirmaliyiz-6030/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FDDB54-D75086-B6BB69-B74FC7-ABB907-087FDA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İstatistik Kurumu&#39;nun açıkladığı Sanayi Ürün İstatistikleri verilerine göre, 2025 yılında girişimlerin ürettiği ürünlerden yapılan satışlar 24 trilyon lirayı aşarken, en yüksek payı gıda ürünleri imalatı aldı. Aynı veriler, yüksek teknoloji sınıfındaki&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FDDB54-D75086-B6BB69-B74FC7-ABB907-087FDA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İstatistik Kurumu&#39;nun açıkladığı Sanayi Ürün İstatistikleri verilerine göre, 2025 yılında girişimlerin ürettiği ürünlerden yapılan satışlar 24 trilyon lirayı aşarken, en yüksek payı gıda ürünleri imalatı aldı. Aynı veriler, yüksek teknoloji sınıfındaki ürünlerin toplam satışlar içerisindeki payının ise yüzde 3,6 seviyesinde olduğunu ortaya koydu. Sanayi üretimindeki bu güçlü performans, Türkiye&#39;nin üretim kapasitesini koruduğunu gösterirken, önümüzdeki dönemde sürdürülebilir büyümenin yüksek katma değerli üretimle desteklenmesi kritik önem taşıyor.Küresel ekonomide jeopolitik risklerin zaman zaman azalıp, zaman zaman arttığı, tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği ve ülkelerin üretim kabiliyetlerini güçlendirmeye odaklandığı bir dönemde, teknoloji yoğun sektörlerin ekonomiler üzerindeki etkisi her geçen gün artıyor. Özellikle savunma, havacılık, otomotiv, makine, elektronik ve sağlık teknolojileri gibi alanlarda yaşanan dönüşüm, ülkelerin rekabet gücünü de yeniden tanımlıyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan GNC Makina Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Çetinkaya, üretim hacmindeki artışın önemli olduğunu ancak uzun vadeli kalkınmanın üretimin niteliğiyle doğrudan ilişkili olduğunu söyledi.&#34;24 trilyon liralık üretim hacmi Türkiye&#39;nin güçlü sanayi altyapısını ortaya koyuyor. Ancak sürdürülebilir büyümenin devamı için üretim miktarını artırmanın yanında yüksek teknolojili üretimin toplam sanayi içindeki payını da yükseltmemiz gerekiyor. Bugün bu oran yüzde 3,6 seviyesinde. Son yıllarda olumlu bir artış eğilimi olsa da küresel rekabette daha güçlü bir konuma ulaşabilmek için bu payın çok daha yukarı taşınması gerektiğine inanıyoruz. Çünkü küresel rekabet artık üretim miktarından çok teknoloji geliştirme kapasitesiyle şekilleniyor. Türkiye&#39;nin sürdürülebilir büyümesini desteklemek ve uluslararası rekabet gücünü artırmak için yüksek teknolojili üretimin sanayi içindeki payını daha güçlü bir noktaya taşımamız gerekiyor."Sanayide yeni rekabet teknoloji geliştirme kapasitesi üzerinden şekilleniyorDünyada üretim merkezleri arasındaki rekabetin giderek teknoloji odaklı hale geldiğini belirten Çetinkaya, yalnızca üretim kapasitesini artırmanın yeterli olmayacağını ifade etti.&#34;Bugün gelişmiş sanayi ülkelerine baktığımızda büyümeyi destekleyen temel unsurun yüksek teknoloji üretimi olduğunu görüyoruz. İhracatın niteliğini artıran, küresel pazarlarda fiyat rekabetinden sıyrılmayı sağlayan ve şirketleri daha dayanıklı hale getiren unsur da bu dönüşüm. Türkiye&#39;nin de sahip olduğu üretim tecrübesini teknoloji geliştirme kapasitesiyle daha güçlü şekilde desteklemesi gerekiyor.&#34;Üretimde dönüşüm uzun vadeli bir sanayi politikası gerektiriyorSanayide yüksek teknolojiye geçişin yalnızca özel sektör yatırımlarıyla sınırlı değerlendirilemeyeceğini söyleyen Gökhan Çetinkaya, küresel rekabette öne çıkan ülkelerin bu dönüşümü kamu politikalarıyla desteklediğine dikkat çekerek Çin örneğine değindi. Çin'in yıllık 1 trilyon doları aşan Ar-Ge yatırımıyla dünyada bu alana en fazla kaynak ayıran ülke haline geldiğini hatırlatan Çetinkaya, yüksek üretim kapasitesinin yanı sıra Ar-Ge harcamalarındaki bu güçlü konumun bütüncül yaklaşımın önemini ortaya koyduğunu belirterek, eğitimden Ar-Ge&#39;ye, nitelikli insan kaynağından üniversite-sanayi iş birliklerine kadar kapsamlı bir strateji gerektiğini ifade etti.Çetinkaya sözlerini şöyle tamamladı:&#34;Türkiye güçlü üretim kültürü inşa etmeye çalışan bir ülke. Bunu yüksek teknoloji odaklı bir üretim modeliyle destekleyebilirsek, küresel değer zincirindeki konumumuzu da güçlendirebiliriz. Önümüzdeki dönemde sanayide başarıyı belirleyecek unsur yalnızca üretim miktarı değil; bilgi üretme, teknoloji geliştirme ve bunları ekonomik değere dönüştürebilme kapasitesi olacak.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 07 Jul 2026 02:57:59 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Süper 1 takım evreni büyüyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/super-1-takim-evreni-buyuyor-4006/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/super-1-takim-evreni-buyuyor-4006/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F6BFB2-DDC60D-33E714-FDE0A8-CCCCB2-5871DE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Grafi2000 Prodüksiyon, Kral Şakir'den sonra 'Süper 1 Takım' ile yeni bir animasyon evreni oluşturmaya devam ediyor. Farklı karakter dünyalarını bir araya getiren Süper 1 Takım, sadece bir çizgi dizi olmanın ötesine geçerek sinema filmi, dijital platformlar, lisanslı ürünler ve oyunlaştırılmış&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F6BFB2-DDC60D-33E714-FDE0A8-CCCCB2-5871DE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Grafi2000 Prodüksiyon, Kral Şakir'den sonra 'Süper 1 Takım' ile yeni bir animasyon evreni oluşturmaya devam ediyor. Farklı karakter dünyalarını bir araya getiren Süper 1 Takım, sadece bir çizgi dizi olmanın ötesine geçerek sinema filmi, dijital platformlar, lisanslı ürünler ve oyunlaştırılmış içeriklerle büyüyen çok katmanlı bir evren olarak konumlanıyor. Grafi2000 Prodüksiyon Kurucusu Varol Yaşaroğlu liderliğinde geliştirilen yapı, yerli animasyonun global ölçekte rekabet edebilen "marka evreni" olma hedefini merkezine alıyor."En büyük hedefimiz Süper 1 Takım'ı globale taşımak"Süper 1 Takım evrenini en başından itibaren genişlemeye açık bir yapı olarak tasarladıklarını belirten Grafi2000 Prodüksiyon Kurucusu Varol Yaşaroğlu "Süper 1 Takım evrenini yaratırken başından beri aslında genişleyecek büyük bir evren kurduğumuzu biliyorduk. Pandemi sürecinde bu projeyi geliştirme ve karakterleri detaylı şekilde tasarlama imkanı bulduk. Doğal güzellikler içinde büyümüş Birce ile şehirde yetişmiş, teknoloji bağımlısı Birol'un bir çiftlikte kesişen hikayesiyle bu dünyayı kurduk. Dizi bu evrenin ilk adımıydı, sinema filmi ise bu dünyanın en güçlü şekilde nefes aldığı alan oldu. En büyük hedefimiz Süper 1 Takım'ı Kral Şakir gibi global ölçekte kalıcı bir 'lovemark' haline getirmek. Filmden beklentimiz oldukça yüksek, animasyonun gişedeki gücüyle yeni rekorlar kıracağımıza inanıyoruz. Bu filmde Süper 1 Takım ile Kral Şakir karakterlerini bir araya getirerek evrenleri birleştirdik ve verdiğimiz en önemli mesaj Türkiye olarak kocaman bir aile olduğumuz oldu. Tüm bunlar dışında lisans tarafında da güçlü bir yol haritamız var; oyuncak, kitap, dijital platformlar ve sinema filmleriyle bu evreni büyütüyoruz. Film öncesinde Armağan Oyuncak ile peluş ve figür anlaşmalarımızı yaptık, kitaplarımız yayımlandı. En büyük hedefimiz bu karakterleri Kral Şakir'de olduğu gibi global ölçekte güçlü ve kalıcı bir lisans markasına dönüştürmek""Çocuklar artık sadece ürün değil, deneyim de istiyor"Süper 1 Takım ile oyuncak lisansiyesi olarak yollarının güçlü bir hikaye yapısı nedeniyle kesiştiğini belirten Armağan Oyuncak Pazarlama ve E-Ticaret Koordinatörü Gamze Vural&nbsp; "Armağan Oyuncak olarak her zaman güçlü hikayesi olan ve çocuklarla duygusal bağ kurabilen lisansları takip ediyoruz. Süper 1 Takım bu anlamda ilgimizi çekti. Takım ruhu, arkadaşlık ve dayanışma gibi değerleri eğlenceli bir dünya içinde sunması bizi heyecanlandırdı. Bizim için öncelik markayı sadece raflarda konumlandırmak değil, çocukların aktif olarak deneyimleyebileceği bir evrene dönüştürmek. Bu bağlamda Süper 1 Takım ürünlerini yalnızca raflara koymakla kalmayıp, karakterlerin enerjisini yansıtan deneyim odaklı özel alanlar oluşturmayı planlıyoruz. Lansman döneminde ve sonrasında hem geleneksel reklam kanalları hem de dijital mecralarla markanın görünürlüğünü artıracağız. Çocuklar artık bağ kurdukları evrenin parçası olmak istiyor. Aileler de hikayesine güvendikleri markalara yöneliyor. Bu nedenle Süper 1 Takım gibi güçlü yerli projelere ilgi giderek artıyor. Artık sadece raf görünürlüğü değil, içerik, deneyim ve topluluk hissi de kritik hale geldi. Karakter dünyasını destekleyen görseller, tematik alanlar ve etkileşimli uygulamalar çocukların markayla bağını güçlendiriyor" dedi."Hedefimiz takım ruhu ve eğitici değerlerle fark yaratmak"Birselleşen dünyada takım olmanın önemine değinen AC Lisans Kurucusu Özlem Civelek "Süper 1 Takım'ı lisans sektöründe 'aksiyon, takım ruhu ve eğitici değerler' ekseninde konumlandırıyoruz. Takım çalışması, problem çözme ve görev bilinci üzerine kurulu bir yapı var. Mizah ve gündelik hayat da Kral Şakir'de olduğu gibi hikayeye dahil ediliyor. Bireyselleşen dünyada takım olma fikri en güçlü ayrışma noktamız. Her karakterin farklı bir beceriyi temsil etmesi, çocukların kendileriyle özdeşleşebileceği rol modeller oluşturuyor ve bu durum özellikle okul ürünleri, spor gereçleri, takım oyunları ve kitap kategorilerinde markayı güçlendiriyor. Süper 1 Takım'ı sadece bir içerik değil, deneyim evreni olarak kurguluyoruz. İçerik tarafında televizyonun yanı sıra YouTube, TikTok ve dijital platformlarda yer almayı önemsiyoruz. Lisanslı ürünler, mobil oyunlar, canlı etkinlikler, tiyatro ve online eğitim gibi alanlarla çok katmanlı bir yapı oluşturuyoruz. Ayrıca YouTube Shorts ve sosyal medya diliyle etkileşim odaklı içerikler geliştiriyoruz, kullanıcıların kendi karakterlerini ve takımlarını oluşturabildiği yapılar planlıyoruz" dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 07 Jul 2026 02:54:44 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yarının Köyleri dijital merkezlerinde yaz eğitimleri başlıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/yarinin-koyleri-dijital-merkezlerinde-yaz-egitimleri-basliyor-4239/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/yarinin-koyleri-dijital-merkezlerinde-yaz-egitimleri-basliyor-4239/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E91828-9FDA8A-1DDF05-787051-D1C4CE-BFB680.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Adana Kürkçüler, Denizli İnceler, Diyarbakır Bağıvar, İzmir Ulamış ve Sakarya Taraklı'daki Yarının Köyleri Dijital Merkezlerinde düzenlenecek eğitimler, kırsal bölgelerde yaşayan çocuk ve gençlerin teknolojiye erişimini artırmayı ve geleceğin gerektirdiği becerileri erken yaşta&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E91828-9FDA8A-1DDF05-787051-D1C4CE-BFB680.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Adana Kürkçüler, Denizli İnceler, Diyarbakır Bağıvar, İzmir Ulamış ve Sakarya Taraklı'daki Yarının Köyleri Dijital Merkezlerinde düzenlenecek eğitimler, kırsal bölgelerde yaşayan çocuk ve gençlerin teknolojiye erişimini artırmayı ve geleceğin gerektirdiği becerileri erken yaşta kazanmalarını desteklemeyi amaçlıyor.Program kapsamında çocuklar ve gençler; robotik, kodlama, yapay zeka ve STEM (Fen, Teknoloji, Mühendislik, Matematik) alanlarında eğitimler alacak. Bu eğitimlerle katılımcıların analitik düşünme, problem çözme, yaratıcılık ve teknoloji üretme becerilerinin geliştirilmesi hedefleniyor. Böylece çocukların dijital dünyada yalnızca kullanıcı değil, aynı zamanda üreten ve çözüm geliştiren bireyler olarak desteklenmesi amaçlanıyor.Teknoloji eğitimlerinin yanı sıra yaz programında dijital müzik, çevre bilinci, çocuk hakları, yerel değerleri öğrenmeye dair faaliyetler ve drama gibi sanat atölyeleri de yer alacak. STK'ların desteğiyle planlanan farkındalık eğitimleri ve atölyeleriyle çocukların kendilerini ifade etme becerileri ve çevresel farkındalıkları güçlendirilecek. Eğitimler her bir dijital merkezin yer aldığı köy ve çevre yerleşimlerdeki çocuk ve gençlerin yaş gruplarına uygun olarak planlanacak. Uzak köylerden katılım olması durumunda servis imkanı da sağlanacak.Dijital merkezlerdeki eğitimler, merkezlerin koordinasyonunda görev alan yerel eğitmenler&nbsp; ve alanında uzman gönüllüler tarafından verilecek. Eğitimlerin sonunda çocukların öğrendiklerini uygulayabilecek beceriye sahip olması programın önemli hedefleri arasında yer alıyor. Kodlama, robotik ve yapay zeka eğitimlerine katılan çocuk ve gençlerden oluşan yarışma takımlarının kurulmasından, dijital müzik etkinlikleri kapsamında yeni şarkıların bestelenmesine kadar eğitimlerin pratik sonuçları da olacak.&nbsp;Eğitimleri tamamlayan çocuk ve gençlere katılım belgesi verilecek. Yaz programlarına katılan çocuklar ve gençler, yaz dönemi sonrasında da yıl boyunca dijital merkezlerde düzenlenen eğitim ve atölyelere katılabilecek.&nbsp;Yarının Köyleri Dijital Merkezleri, kırsal bölgelerde dijital uçurumun azaltılmasına katkı sunarken çocukların ve gençlerin teknolojiyle erken yaşta buluşmasını destekliyor. Program, teknoloji okuryazarlığını artırmanın ötesinde, kırsal kalkınmaya katkı sağlayacak geleceğin üretken, yenilikçi ve dijital becerilere sahip bireylerinin yetişmesine katkı sunmayı hedefliyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 07 Jul 2026 02:53:07 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[6 milyon dolarlık yatırımla yerli ham madde atağı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/6-milyon-dolarlik-yatirimla-yerli-ham-madde-atagi-295/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/6-milyon-dolarlik-yatirimla-yerli-ham-madde-atagi-295/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AB9481-D27A0A-184C32-DAC3E0-AE91CB-45512D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bitkisel içeriklerin kullanım alanlarının genişlemesiyle birlikte yüksek etken madde oranına sahip, standardize ve izlenebilir ham madde ihtiyacı da sektörün temel gündemlerinden biri haline geldi. Talya Bitkisel&#39;in geliştirdiği üretim modeli kapsamında bitkiler belirli proseslerden&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AB9481-D27A0A-184C32-DAC3E0-AE91CB-45512D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bitkisel içeriklerin kullanım alanlarının genişlemesiyle birlikte yüksek etken madde oranına sahip, standardize ve izlenebilir ham madde ihtiyacı da sektörün temel gündemlerinden biri haline geldi. Talya Bitkisel&#39;in geliştirdiği üretim modeli kapsamında bitkiler belirli proseslerden geçirilerek etken maddeleri ayrıştırılıyor ve yüksek saflıkta toz ekstre elde ediliyor. Elde edilen bitkisel ekstreler ise gıda takviyeleri, fonksiyonel gıdalar, kozmetik ürünleri, aromaterapi uygulamaları, hayvan sağlığı çözümleri ve tarımsal içerik geliştirme süreçlerinde ham madde olarak değerlendiriliyor.3,5 YILLIK SAHA DENEYİMİ ÜRETİM ALTYAPISINA DÖNÜŞTÜBitkisel ekstraksiyon ve toz ekstre üretimine yönelik yerli kaynak ve teknik bilginin sınırlı olması nedeniyle sürecin büyük ölçüde AR-GE çalışmaları, deneme uygulamaları ve saha deneyimleriyle şekillendiğini belirten Talya Bitkisel Kurucusu M. Halis Ertaş, geliştirilen sistemin yalnızca proses ünitesi yatırım maliyetinin bugün yaklaşık 3 milyon dolar seviyesine ulaştığını, bilgi birikimi, AR-GE süreçleri ve teknolojik altyapıyla birlikte toplam yatırım değerinin ise 5-6 milyon dolar seviyelerine çıktığını söyledi. Ertaş, &#34;Bitkisel ekstraksiyon ve toz ekstre üretimine yönelik yerli kaynak ve teknik bilgi oldukça sınırlıydı. Bu nedenle süreç büyük ölçüde AR-GE çalışmaları, deneme uygulamaları ve saha deneyimleriyle şekillendi. Yaklaşık 3,5 yıllık süreç boyunca birçok farklı bitki üzerinde çalıştık. Örneğin bugün Tarım ve Orman Bakanlığı&#39;na bağlı Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü (BATEM) ile TÜBİTAK destekli proje kapsamında zerdeçal üzerine çalışmalar yürütüyoruz. Zerdeçal gibi etken madde yapısıyla öne çıkan bitkilerde yüksek verimli ekstrakt geliştirme süreçleri, sahip olduğumuz know-how&#39;ın en güçlü örnekleri arasında yer alıyor. Bugün yalnızca bir üretim hattı değil; bilgi, deneyim ve teknoloji altyapısı kurduğumuzu söyleyebiliriz&#34; ifadelerinde bulundu.YATIRIMIN MERKEZİNDE BİLGİ VE AR-GE BULUNUYORYaklaşık 3,5 yıl boyunca geliştirilen üretim altyapısının yalnızca kendi ürünleri için değil, farklı sektörlerin ham madde ihtiyacına da yanıt verecek şekilde kurgulandığını ve bilgi birikiminin fiziksel yatırım kadar önemli olduğuna dikkat çeken Ertaş, &#34;Bugün geldiğimiz noktada yalnızca kendi ürünlerimizi geliştirmiyoruz. Kozmetikten gıdaya, hayvan sağlığından tarıma kadar farklı sektörlere ham madde sağlayan bir yapıya ulaştık. Uzun yıllar ithal edilen birçok içerikte yerli üretim kapasitesi oluşturmak bizim için önemli bir kazanım oldu. Bir üretim tesisini kurabilirsiniz ancak süreçleri ve bilgi birikimini kısa sürede oluşturmanız kolay değil. Bizim için asıl yatırım bilgiye, AR-GE&#39;ye ve üretim deneyimine yapılan yatırım oldu&#34; dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 07 Jul 2026 02:08:52 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Şişecam'a World Finance 2026'dan "kurumsal yönetim" ödülü]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sisecama-world-finance-2026dan-kurumsal-yonetim-odulu-7362/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sisecama-world-finance-2026dan-kurumsal-yonetim-odulu-7362/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4E600E-2E8CD2-699834-059D89-C28B1E-2B075A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şişecam, kurumsal yönetimi sürdürülebilir büyümenin ve uzun vadeli değer yaratımının temel yapı taşlarından biri olarak ele alıyor. Uluslararası standartlarla uyumlu, disiplinli ve sorumlu bir yaklaşımla hareket eden Şişecam, kurumsal yönetim ilkelerini günlük operasyonlarının&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4E600E-2E8CD2-699834-059D89-C28B1E-2B075A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şişecam, kurumsal yönetimi sürdürülebilir büyümenin ve uzun vadeli değer yaratımının temel yapı taşlarından biri olarak ele alıyor. Uluslararası standartlarla uyumlu, disiplinli ve sorumlu bir yaklaşımla hareket eden Şişecam, kurumsal yönetim ilkelerini günlük operasyonlarının ayrılmaz bir parçası haline getiriyor. Şirketin entegre iş modeli de bu yaklaşımı destekliyor. Cam ve kimyasallar iş kolları arasındaki bilgi ve inovasyon akışını destekleyerek sürdürülebilir ve katma değer yaratan çözümler geliştirmesine imkân tanıyor.Şişecam Genel Müdürü Can Yücel söz konusu ödüle ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Şişecam'da kurumsal yönetim; yalnızca bir ilke seti değil, tüm faaliyetlerimizin temelini oluşturan bir iş yapış biçimi. Şeffaflık ve hesap verebilirliği, paydaşlarımızla kurduğumuz güven ilişkisini güçlendiren en önemli unsurlar olarak görüyoruz. Müşterilerimizden çalışanlarımıza, iş ortaklarımızdan hissedarlarımıza kadar tüm paydaşlarımız için kalıcı değer yaratmanın ancak hak ve menfaatlerin dengeli bir şekilde gözetildiği, adil ve sorumlu bir yönetim anlayışıyla mümkün olduğuna inanıyoruz. Uluslararası standartlarla uyumlu, disiplinli ve dijitalleşmeden güç alan yönetişim modelimizle, küresel ölçekte güçlü ve güvenilir konumumuzu kararlılıkla sürdürüyoruz."Şişecam, güçlü yönetişim yapısı ve etik değerlere bağlı iş anlayışıyla; kârlılık ve operasyonel verimlilik hedeflerini tüm paydaşları için sürdürülebilir değer yaratma vizyonuyla birlikte hayata geçirmeye devam ediyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 06 Jul 2026 13:09:34 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Datça'da 4.1 büyüklüğünde deprem]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/datcada-41-buyuklugunde-deprem-1140/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/datcada-41-buyuklugunde-deprem-1140/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A6C285-63059B-412542-3EBF2A-0BF8C5-473A43.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre Akdeniz&#39;de 4,1 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem, Muğla&#39;nın Datça ilçesine yaklaşık 155,6 kilometre uzaklıkta kaydedildi.Sarsıntı, 5 Temmuz 2026 saat 11.10&#39;da meydana geldi. Depremin büyüklüğü&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A6C285-63059B-412542-3EBF2A-0BF8C5-473A43.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre Akdeniz&#39;de 4,1 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem, Muğla&#39;nın Datça ilçesine yaklaşık 155,6 kilometre uzaklıkta kaydedildi.Sarsıntı, 5 Temmuz 2026 saat 11.10&#39;da meydana geldi. Depremin büyüklüğü 4,1 (Mw), derinliği ise 21,72 kilometre olarak ölçüldü.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 05 Jul 2026 13:18:10 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Zonguldak'ta denize girmek yasaklandı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/zonguldakta-denize-girmek-yasaklandi-1810/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/zonguldakta-denize-girmek-yasaklandi-1810/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C60023-D7DF23-01B4C7-3479A4-081D2D-466430.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Valilikten yapılan açıklamada, olumsuz hava ve deniz şartları nedeniyle vatandaşların can ve mal güvenliğinin sağlanması amacıyla bugün denize girişlerin yasaklandığı belirtildi.Açıklamada, herhangi bir olumsuzluğun yaşanmaması için vatandaşların alınan karara uymalarının&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C60023-D7DF23-01B4C7-3479A4-081D2D-466430.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Valilikten yapılan açıklamada, olumsuz hava ve deniz şartları nedeniyle vatandaşların can ve mal güvenliğinin sağlanması amacıyla bugün denize girişlerin yasaklandığı belirtildi.Açıklamada, herhangi bir olumsuzluğun yaşanmaması için vatandaşların alınan karara uymalarının önem taşıdığı kaydedildi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 05 Jul 2026 09:06:38 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Genç Profesyoneller Mentörlük Programı'nda eşleşmeler belli oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/genc-profesyoneller-mentorluk-programinda-eslesmeler-belli-oldu-8046/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/genc-profesyoneller-mentorluk-programinda-eslesmeler-belli-oldu-8046/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8AAC09-89703A-64054B-FDE3C6-00C56C-59C08F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İsveç Ticaret Merkezi Derneği (Swedish Chamber of Commerce in Türkiye), İsveç'in inovasyonunu Türkiye'nin fırsatlarıyla birleştirerek, iki ülke arasında sürdürülebilir iş birliği ve profesyonel gelişimi desteklemek amacıyla hayata geçirdiği SCC Genç Profesyoneller Mentörlük Programı'nı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8AAC09-89703A-64054B-FDE3C6-00C56C-59C08F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İsveç Ticaret Merkezi Derneği (Swedish Chamber of Commerce in Türkiye), İsveç'in inovasyonunu Türkiye'nin fırsatlarıyla birleştirerek, iki ülke arasında sürdürülebilir iş birliği ve profesyonel gelişimi desteklemek amacıyla hayata geçirdiği SCC Genç Profesyoneller Mentörlük Programı'nı başlattı. Derneğin İnsan, Kültür ve Sosyal Sorumluk Çalışma Komitesi bünyesinde gönüllülük esasına dayalı olarak uygulamaya alınan ve İsveç Enstitüsü desteğiyle hayata geçirilen program kapsamındaki ilk fiziksel buluşmada mentör ve danışan eşleşmeleri gerçekleştirildi."Güçlü iş topluluklarının sadece ticari ortaklıklarla değil, insana yatırım yaparak inşa edildiğine inanıyoruz"Etkinliğin açılış konuşmasını yapan İsveç Ticaret Merkezi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Işıl Yalçın, "Hep birlikte ortak bir hedefi paylaşıyoruz: İsveç iş dünyası ile küresel vizyona sahip yeni nesil profesyoneller arasındaki bağları güçlendirmek. İsveç Ticaret Merkezi Derneği olarak güçlü iş topluluklarının sadece ticari ortaklıklarla değil, insana yatırım yaparak inşa edildiğine inanıyoruz. Danışan ve mentörlük de güven, açıklık ve karşılıklı öğrenme temeline dayalı ilişkiler kurarken bilgi, deneyim ve vizyon aktarımı sağlamanın en değerli yollarından biri. Böylelikle üye şirketlerimizin deneyimli liderlerini; eğitimleri, değişim programları ve uluslararası tecrübeleri sayesinde İsveç ile güçlü bir bağ kurmuş yetenekli genç profesyonellerle bir araya getiriyoruz. Bu etkileşimin hem mentörlerimize hem de danışanlarımıza büyük katkı sağlayacağına, aynı zamanda daha güçlü ve birbiriyle daha entegre bir İsveç-Türkiye iş dünyasına hizmet edeceğine inancımız tamdır. Bu girişimi hayata geçirmemizdeki kusursuz iş birlikleri için İsveç İstanbul Başkonsolosluğu'na ve İstanbul İsveç Mezunları Ağı'na içtenlikle teşekkür ederim. Zamanlarını ve uzmanlıklarını cömertçe paylaşan mentörlerimize de şükranlarımı sunuyorum. Programa seçilen danışanlarımızı ise gönülden tebrik ederim. Her birini bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirmeye, merak etmeye, soru sormaya ve kalıcı ilişkiler kurmaya davet ediyorum." dedi.Program ile geleceğin profesyonelleri bugünün liderlerinden destek alacakTürkiye ile İsveç arasında fikir alışverişini, kültürel deneyimleri ve pazar fırsatlarını hızlandıran kapsayıcı ve aktif bir topluluk oluşturacak olan SCC Genç Profesyoneller Mentörlük Programı, disiplinlerarası bilgi paylaşımı, sektörler arası iş birliği ve sürekli mesleki gelişim için özel bir platform görevi üstlenecek. Program, hem profesyonel gelişimi hem de toplumsal katılımı destekleyen güçlü bir mentörluk ekosistemi oluşturuken profesyonelleri kariyer yolculuklarında destekleyecek. Anlamlı mentör-danışan ilişkileri yaratarak derneğin genç profesyoneller arasındaki görünürlüğünü ve etkileşimini da artıracak program, sürdürülebilir bir Genç Profesyoneller topluluğu inşa edecek.Genç profesyonellerin gelişimi, 12 üst düzey yöneticiye emanetSCC Genç Profesyoneller Mentörlük Programı kapsamında genç profesyonellere destek olacak 12 isim arasında İsveç Ticaret Merkezi Derneği Başkan Yardımcısı ve Systemair Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Ayça Eroğlu, Oriflame Kozmetik Türkiye Genel Müdürü Sumru Aziz, Volvo Car Türkiye Ticari Operasyonlar Direktörü Sinan İşgüder, H&amp;M Avrupa İK ve Ofis Operasyonları Müdürü Elif Tüzüner, H&amp;M Yeni Üretim Pazarları Araştırma ve Büyüme Müdürü Hande Diltemiz, ViaCon Türkiye Genel Müdürü Onur Başar, ViaCon MENA Bölgesi CFO&#39;su Kenan Sadi Yazgan, Assa Abloy Türkiye ve Orta Asya (CCA) Bölgesi Başkanı Mahmut Çodur, AAK Türkiye ve Orta Doğu Genel Müdürü Ayça Akat, Epiroc Pazarlama, Markalaşma ve İletişim Müdürü İrem Palavan Taylaner, Epiroc Bölgesel İK ve SHEQ Müdürü Damla Subaşı Özten ve Alfa Laval Türkiye Genel Müdürü Serdar Şengün yer alıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 04 Jul 2026 09:31:49 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İki taşınmazın satışı onaylandı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/iki-tasinmazin-satisi-onaylandi-1301/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/iki-tasinmazin-satisi-onaylandi-1301/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_64335B-29C31E-BF11E8-FE5B6E-AB6588-2EDC09.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ÖİB&#39;nin konuya ilişkin karar tebliğleri, Resmi Gazete&#39;de yayımlandı.Buna göre özelleştirme kapsam ve programında bulunan, mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı Mersin&#39;in Silifke ilçesi Taşucu Mahallesi&#39;ndeki taşınmazın ihalede 32 milyon 100 bin lira bedelle en yüksek&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_64335B-29C31E-BF11E8-FE5B6E-AB6588-2EDC09.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ÖİB&#39;nin konuya ilişkin karar tebliğleri, Resmi Gazete&#39;de yayımlandı.Buna göre özelleştirme kapsam ve programında bulunan, mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı Mersin&#39;in Silifke ilçesi Taşucu Mahallesi&#39;ndeki taşınmazın ihalede 32 milyon 100 bin lira bedelle en yüksek teklifi sunan Abdulbaki Evcil&#39;e satışı onaylandı.Mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı İstanbul&#39;un Sarıyer ilçesi Gümüşdere Mahallesi&#39;ndeki taşınmazın ise ihalede 23 milyon 250 bin lira bedelle en yüksek teklifi veren Fatih Düzgün&#39;e satışı kararlaştırıldı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 04 Jul 2026 08:37:25 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[En düşük emekli maaşı ne kadar olacak?..]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/en-dusuk-emekli-maasi-ne-kadar-olacak-6330/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/en-dusuk-emekli-maasi-ne-kadar-olacak-6330/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E28CFA-02E5CF-12198B-64167F-E655FF-2181A0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />TÜİK&#39;in açıkladığı haziran enflasyonu sonrasında emekli ve memur maaşlarına yapılacak yıl ortası enflasyon zammı belli oldu.SGK ve Bağ-Kur emeklilerinin yılın ilk yarısında enflasyon nedeniyle alacak zam oranı yüzde 17,72 oldu.&nbsp;Bu gelişmeler sonrasında AK Parti, en düşük&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E28CFA-02E5CF-12198B-64167F-E655FF-2181A0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />TÜİK&#39;in açıkladığı haziran enflasyonu sonrasında emekli ve memur maaşlarına yapılacak yıl ortası enflasyon zammı belli oldu.SGK ve Bağ-Kur emeklilerinin yılın ilk yarısında enflasyon nedeniyle alacak zam oranı yüzde 17,72 oldu.&nbsp;Bu gelişmeler sonrasında AK Parti, en düşük emekli aylığının artırılmasına ilişkin düzenlemeyi içeren kanun teklifini TBMM&#39;ye sundu.SGK ve Bağ-Kur emeklilerinin merakla beklediği en düşük emekli maaşı düzenlemesinde 20 bin lira olan en düşük emekli aylığının 23 bin 552 liraya yükseltilmesini öngören kanun teklifi, TBMM Başkanlığı&#39;na sunuldu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 03 Jul 2026 14:30:39 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Dubai'de duygu dolu sürpriz]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/dubaide-duygu-dolu-surpriz-419/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/dubaide-duygu-dolu-surpriz-419/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6D1202-E27EEC-7D339D-23651C-AB22F5-5CA98E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />"Babalar Günü"nde kızından gelen çok konuşulan özel bir hediye ile büyük mutluluk yaşayan ünlü iş insanı, bu kez doğum gününü sade bir kutlamayla geçirmeyi tercih etti. Ancak geceye damga vuran asıl sürpriz, eski Türkiye güzellerinden Pınar Tezcan'dan geldi.Türkiye'den bu özel&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6D1202-E27EEC-7D339D-23651C-AB22F5-5CA98E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />"Babalar Günü"nde kızından gelen çok konuşulan özel bir hediye ile büyük mutluluk yaşayan ünlü iş insanı, bu kez doğum gününü sade bir kutlamayla geçirmeyi tercih etti. Ancak geceye damga vuran asıl sürpriz, eski Türkiye güzellerinden Pınar Tezcan'dan geldi.Türkiye'den bu özel gün için Dubai'ye gelen ve İlhan Karadeniz'in "kızım" diye hitap ettiği Pınar Tezcan, elinde pastayla kapıdan içeri girdiği anda duygu dolu anlar yaşattı. Sürpriz karşısında oldukça duygulanan Karadeniz, eşi Öykü Hanım ve Pınar Tezcan ile birlikte samimi sohbetler eşliğinde keyifli bir akşam yemeği yiyerek hasret giderdi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 03 Jul 2026 11:06:16 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Emekli ve memur ne kadar zam alacak?]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/emekli-ve-memur-ne-kadar-zam-alacak-5930/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/emekli-ve-memur-ne-kadar-zam-alacak-5930/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A25C66-AC1826-386C68-8E3C86-FBAC39-61AB3B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />2026 yılında kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarında yapılan artışlar, Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararı ile belirlenmişti.Bu yılın temmuz ayından geçerli olmak üzere, kamu görevlileri ile memur emeklilerinin tamamının aylık ve ücretlerinde yüzde 7 oranında artış öngörülmüştü.Bu&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A25C66-AC1826-386C68-8E3C86-FBAC39-61AB3B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />2026 yılında kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarında yapılan artışlar, Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararı ile belirlenmişti.Bu yılın temmuz ayından geçerli olmak üzere, kamu görevlileri ile memur emeklilerinin tamamının aylık ve ücretlerinde yüzde 7 oranında artış öngörülmüştü.Bu yılın ilk altı aylık döneminde enflasyon yüzde 17,76 oldu. Bu orandan kaynaklı olarak ilave yüzde 6,52 artışla birlikte, kamu görevlileri ile memur emeklilerinin aylık ve ücretlerinde bu aydan geçerli olmak üzere yüzde 13,52 artış yapıldı.Aynı dönemde, SSK ve Bağ-Kur emekli aylıklarında ise yüzde 17,76 artış gerçekleşti.Böylece, aile yardımı ödeneği dahil en düşük memur maaşı 61 bin 890 liradan 70 bin 224 liraya, en düşük memur emekli aylığı 27 bin 772 liradan 31 bin 527 liraya yükseldi.Bu artışlar neticesinde, Temmuz 2026 itibarıyla bazı kamu görevlilerinin net görev aylığı şöyle belirlendi:ÜNVANLARDereceNet Görev Aylığı (*)Ocak-Haziran 2026 (TL)Temmuz-Aralık 2026 (TL)Şube Müdürü-(Üniversite Mezunu)1/494.384107.110Memur-(Üniversite Mezunu)9/164.39773.070Uzman Öğretmen1/481.21992.166Öğretmen1/473.36883.254Başkomiser3/189.214101.242Polis Memuru8/181.61792.618Uzman Doktor1/4150.426170.730Hemşire-(Üniversite Mezunu)5/174.77084.845Mühendis1/496.211109.185Teknisyen-(Lise Mezunu)11/166.87075.877Profesör1/4135.089153.208Araştırma Görevlisi7/190.568102.779Vaiz1/476.65386.983Avukat1/490.000102.135(*) Maaş hesaplamalarına, bölgesel ödemeler, ek ders ücreti, vekalet ücreti, döner sermaye ödemesi ve yabancı dil tazminatı gibi ödemeler dahil edilmedi, aile ve çocuk yardımı ödeneği ise dahil edildi. Aile ve çocuk yardımı ödeneği hesabında, çalışmayan eş ve 2 çocuk (0-6 yaş grubu ve diğer) esas alındı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 03 Jul 2026 10:11:01 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Eşel mobil sistemi üç ay içinde kademeli sonlandırılacak]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/esel-mobil-sistemi-uc-ay-icinde-kademeli-sonlandirilacak-2814/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/esel-mobil-sistemi-uc-ay-icinde-kademeli-sonlandirilacak-2814/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_390B26-4F8EE4-B37E19-D81554-B51ECE-8DC4B3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Konuya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete&#39;nin mükerrer sayısında yayımlandı.Hazine ve Maliye Bakanlığından edinilen bilgiye göre Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) Kanunu uyarınca, akaryakıt ve akaryakıt harici petrol ürünleri ile alkollü içecekler ve tütün mamullerinin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_390B26-4F8EE4-B37E19-D81554-B51ECE-8DC4B3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Konuya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete&#39;nin mükerrer sayısında yayımlandı.Hazine ve Maliye Bakanlığından edinilen bilgiye göre Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) Kanunu uyarınca, akaryakıt ve akaryakıt harici petrol ürünleri ile alkollü içecekler ve tütün mamullerinin ÖTV tutarları, 6 ayda bir ocak ve temmuz aylarında TÜİK tarafından ilan edilen yurt içi üretici fiyat endeksine (Yİ-ÜFE) göre güncelleniyor.Söz konusu malların ÖTV oranlarında ve tutarlarında kanunun verdiği yetkiler çerçevesinde günün sosyal, ekonomik ve mali ihtiyaçlarına göre Cumhurbaşkanınca belirlemeler yapılabiliyor.Yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı&#39;na göre eşel mobil sisteminin kapsamı değiştirildi. Kararla sistemin kademeli olarak üç ay içinde sonlandırılması hedefleniyor.Karara göre ÖTV Kanunu&#39;na ekli (I) sayılı listede yer alan benzin, motorin, LPG otogaz ve LPG tüpgaz ile benzeri malların ÖTV tutarlarının, kamuoyunda bilinen adıyla eşel mobil sistemi kapsamında tespit edilmesine yönelik yurt içi rafineri fiyatlarındaki artış ve azalışların ÖTV ve piyasa fiyatına yansımasını belirleyen yüzde 75-yüzde 25&#39;lik mevcut oranlar yeniden düzenlendi.Yurt içi rafineri fiyatlarında artış olması halinde, bu artışın 31 Temmuz&#39;a kadar yüzde 50&#39;si, 1 Ağustos&#39;tan 30 Eylül&#39;e kadar da yüzde 25&#39;i kadar ÖTV tutarlarında indirim yapılacak.Yurt içi rafineri fiyatlarında indirim olması halinde ise bu indirimin tamamı kadar ÖTV tutarlarında artış olacak şekilde yeniden belirlenecek. Ayrıca bu sistem diğer koşullara bakılmadan 1 Ekim itibarıyla yürürlükten kaldırılacak.Bunun yanı sıra ÖTV Kanunu uyarınca yapılması gereken Yİ-ÜFE güncellemesinin, ÖTV Kanunu&#39;na ekli (I) sayılı listede yer alan tüm mallar için bu yıl temmuz-aralık dönemi için uygulanmaması sağlanacak.Böylece, 4 Mart 2026 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile uygulamaya başlanan eşel mobil sisteminin, 4 aylık sürecin sonunda dezenflasyonla mücadeleye önemli katkı sağladığı değerlendirildi.ABD/İsrail-İran savaşının etkilerinin dengelenmeye başladığı, uluslararası petrol fiyatlarının da bu etkiyle düşme eğiliminde olduğu dikkate alınarak, eşel mobil sisteminin en geç üç ay içinde kademeli sonlandırılmasının enflasyona olumsuz etkisinin olmayacağı öngörüldü. Bu suretle sistemin bütçeye olumsuz etkilerinin de sonlandırılması sağlanacak.- Sigarada da ÖTV düzenlemesi yapıldıResmi Gazete&#39;de yayımlanan bir diğer Cumhurbaşkanı Kararı ile sigaradaki maktu ve asgari maktu vergi tutarları da yeniden belirlendi.Sigaranın vergilendirilmesi, her yıl ocak ve temmuz aylarında asgari maktu ve maktu ÖTV tutarları 6 aylık açıklanan Yİ-ÜFE oranında güncelleniyor ancak oransal ÖTV değişmiyor.Bu kapsamda, 6 aylık Yİ-ÜFE oranında maktu vergilerde artış için üreticilerin bu vergi artışını telafi edebilecekleri bir fiyat belirlemesi gerekiyor.Kararla sigaralara uygulanan vergi oranı yüzde 42, asgari maktu vergi tutarı 2,2953 lira, maktu vergi tutarı 23,7404 lira olarak belirlendi.Ayrıca, bu mallar bakımından bu yıl temmuz-aralık dönemi için Yİ-ÜFE güncellenmesinin uygulanmaması kararlaştırıldı.- Sigarada fiyat değişiminin dengeli olması öngörülüyorDüzenlemeyle sigaraya uygulanan ÖTV oranı yüzde 45&#39;ten yüzde 42&#39;ye düşürülerek, üreticilerin 1 lira fiyat artışına gidebilmesi için nihai ürün fiyatındaki minimum zorunlu artış 3,19 liradan 2,91 liraya indirilmiş oldu. Nispi vergi oranının düşürülmesi nedeniyle oluşması muhtemel vergi kaybı ise paket başına alınan maktu vergi tutarındaki artışla karşılanmış olacak.Böylece hem sigaradaki fiyat değişimlerinin daha dengeli olması hem de vergide gelir kaybının önlenmesi amaçlanıyor.Sigara dışında kalan tütün mamullerinde ise bu yılın temmuz-aralık dönemi için Yİ-ÜFE oranında güncelleme yapılacak.Öte yandan, alkollü içecekler bakımından da yine temmuz-aralık dönemi için Yİ-ÜFE oranında güncellemeye gidilecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 03 Jul 2026 09:19:02 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yurt dışından getirilen telefonlar için yeni karar]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/yurt-disindan-getirilen-telefonlar-icin-yeni-karar-4935/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/yurt-disindan-getirilen-telefonlar-icin-yeni-karar-4935/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8C623A-ADF92A-3EDF5C-4385C7-AFE482-42BC2E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yurt dışından cep telefonu getirmenin kuralları değişti.Yolcu beraberinde getirilen mobil cihazların kayıt altına alınması ile arızalı cihazlarda yapılacak IMEI değişim süreçlerine ilişkin usul ve esaslarda düzenlemeye gidildi.Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8C623A-ADF92A-3EDF5C-4385C7-AFE482-42BC2E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yurt dışından cep telefonu getirmenin kuralları değişti.Yolcu beraberinde getirilen mobil cihazların kayıt altına alınması ile arızalı cihazlarda yapılacak IMEI değişim süreçlerine ilişkin usul ve esaslarda düzenlemeye gidildi.Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından hazırlanan &#34;elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt altına alınmasına&#34; dair düzenlemelerde değişiklik yapılmasına dair tebliğ ve yönetmelik, Resmi Gazete&#39;de yayımlanarak yürürlüğe girdi.Yeni düzenlemelerle IMEI&#39;nin kayıt süreci ve yönetilmesi süreçlerinde teknik ve idari güncellemeler yapıldı.Buna göre Dışişleri Bakanlığınca vergi muafiyeti tanınan yabancı misyon kimlik kartı sahipleri, cihaz kayıt başvurularını e-Devlet Kapısı üzerinden gerçekleştirecek.Başvuru esnasında beyan edilen bilgiler, ilgili mercilerce elektronik ortamda doğrulandıktan sonra BTK&#39;ye iletilecek. Söz konusu cihazların IMEI numaraları, ilgili misyon mensubunun kimlik kartı geçerlilik süresi boyunca &#34;beyaz listede&#34; tutulacak. Kimlik kartı süresi biten cihazlar, 120 günlük kullanım süresinin ardından &#34;siyah listeye&#34; alınarak kullanıma kapatılacak.Yolcu beraberinde getirilen cihazlara ilişkin düzenlemeYurt dışından yolcu beraberinde getirilen cihazların arızalanması nedeniyle cihazın veya ana kartının değiştirilmesi durumunda yapılacak IMEI değişim işlemleri de yeniden düzenlendi.Bu kapsamda, ilk kayıt başvurusunu yapan kişi e-Devlet üzerinden değişim başvurusunda bulunabilecek.IMEI değişikliği başvurularında, değişimi gerçekleştiren firma tarafından düzenlenen belgenin belirli şartları taşıması gerekecek.Belgede, firma ünvanı ve iletişim bilgilerinin, arızaya bağlı değişim yapıldığının, eski ve yeni IMEI numaralarının, firma anteti veya kaşesinin bulunması zorunlu olacak.Bazı başvuruların abone kayıt merkezleri üzerinden yapılmasına ilişkin hüküm de kaldırıldı.Böylece söz konusu işlemler e-Devlet Kapısı üzerinden yürütülecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 02 Jul 2026 11:31:40 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanem Oktar, EO Türkiye başkanlığını sürdürecek]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanem-oktar-eo-turkiye-baskanligini-surdurecek--6706/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanem-oktar-eo-turkiye-baskanligini-surdurecek--6706/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_07C284-B47F9E-C19682-CC4C7C-2C7C38-AE6F99.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />86 ülkede 20 binden fazla üyesi bulunan dünyanın en büyük ve etkili girişimci ağlarından biri olan&nbsp; Entrepreneurs&#39; Organization'ın (EO) Türkiye ofisi EO Türkiye'de yeni dönem Yönetim Kurulu belirlendi. 2025-2026 döneminde EO Türkiye yönetim kurulu başkanlığı görevini üstlenen&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_07C284-B47F9E-C19682-CC4C7C-2C7C38-AE6F99.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />86 ülkede 20 binden fazla üyesi bulunan dünyanın en büyük ve etkili girişimci ağlarından biri olan&nbsp; Entrepreneurs&#39; Organization'ın (EO) Türkiye ofisi EO Türkiye'de yeni dönem Yönetim Kurulu belirlendi. 2025-2026 döneminde EO Türkiye yönetim kurulu başkanlığı görevini üstlenen Sanem Oktar, 2026-2027 döneminde de görevine devam edecek.EO Türkiye'nin Sanem Oktar başkanlığındaki yeni yönetim kurulunda Ali Ağan, Azra Çetin, Ege Dulgar, Erdem İpekçi, Erencan Evren, Fatma Yılmaz Öztürk, Güliz Çapar, İlker Cumbul, Meryem Salman, Murat Sağlam, Okan Özdemir, Yağız Saraçlar ve Yusuf Kovos yer alıyor.'EO Türkiye'nin etki alanını daha da güçlendireceğiz'EO Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Sanem Oktar, ikinci dönemde başkanlık görevine devam edecek olmasına ilişkin değerlendirmede bulunarak şunları söyledi:"EO Türkiye Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine ikinci kez üstlenecek olmaktan büyük bir onur duyuyorum. EO Türkiye, girişimcilerin yalnızca Türkiye'de değil, dünya çapında 20 bin girişimciden oluşan çok büyük ve güçlü bir organizasyona dahil olmalarını sağlayan benzersiz bir platform.EO'ya üye olan bir girişimci, dünyanın farklı ülkelerinde, farklı sektörlerde iş yapan girişimcilerle tanışma, deneyim paylaşma, birlikte öğrenme ve yeni iş birlikleri geliştirme fırsatı buluyor. Bu yönüyle EO, girişimciler için yalnızca bir network değil; dünyaya açılan, öğrenmeyi ve büyümeyi hızlandıran global bir girişimcilik ağı.Girişimcilik çoğu zaman yalnız yürünen bir yolculuk gibi görünse de EO, bu yolculuğu güçlü bir topluluk deneyimine dönüştürüyor. Üyelerimiz; forum yapısı, global eğitim programları, liderlik gelişimi ve dünyanın önde gelen akademik kurumlarıyla düzenlenen girişimcilere özel öğrenme fırsatları sayesinde hem kendilerini hem de işlerini geliştirme imkânı buluyor.Yeni dönemde de EO Türkiye olarak üyelerimizin gelişimini desteklemeye, girişimcilik kültürünü güçlendirmeye ve Accelerator Programı ile GSEA gibi projeler aracılığıyla Türkiye girişimcilik ekosistemine katkı sunmaya devam edeceğiz."Sanem Oktar kimdir?Sanem Oktar, seri girişimci ve melek yatırımcıdır. 2010 yılında Türkiye'nin En İyi 10 Kadın Girişimcisi'nden biri seçilmiş, ABD'de Enterprising Women Magazine tarafından 2019 Yılın Kadın Girişimcileri arasında ödül almıştır.Marka oluşturma, entegre veri tabanı ve dijital pazarlama gibi iletişim ve pazarlama alanlarında geniş bir deneyime sahiptir. Kurduğu şirketler ile Türkiye'deki çeşitli sektörlerdeki yerel ve uluslararası lider markalar için iletişim, satış ve pazarlama danışmanlığı yapmış, birçok çalışması ve projeleri defalarca ödüllendirilmiştir. 2005 yılında kurulan Doğrudan Pazarlama iletişimciler Derneği'nin (DPID) 12 kurucusundan biri oldu ve 2007-2009 yıllarında DPID Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptı. 2010 yılından itibaren Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) aktif üyesi olmuş, lider, mentör veya katılımcı olarak birçok kadın güçlendirme projesinde gönüllü olarak yer almıştır. Mayıs 2015 ile Mayıs 2019 tarihleri arasında KAGİDER'in Başkanı olarak görev yapmıştır. Ayrıca W20 Yönlendirme Komitesi üyesi olmuştur.Halen KAGİDER'in Onur Üyesidir. 2013 yılında dünyada 20 binden fazla üyesi olan Entrepreneurs Organization'a katılmış, 2025-2026 döneminde EO Türkiye'nin başkanlığına seçilmiştir. EO Türkiye'de ikinci dönem yönetim kurulu başkanlığı görevini sürdüren Oktar, evli ve iki kız çocuğu annesidir.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 02 Jul 2026 06:32:29 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Gençlere gerçek bir deneyim alanı sunuyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/genclere-gercek-bir-deneyim-alani-sunuyor-3002/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/genclere-gercek-bir-deneyim-alani-sunuyor-3002/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9971F3-CEE3EB-B8A4D1-A73BC5-66E1BD-DAD4B2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Gençlerle kurduğu etkileşimi uzun vadeli bir iş birliği modeline dönüştüren Indomie Hazır Noodle, üniversite öğrencileriyle uzun yıllardır temas ettiği alanları, kampüs elçiliği programı IndoMate aracılığıyla daha yapılandırılmış bir çerçeveye taşıyor. İstanbul'daki&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9971F3-CEE3EB-B8A4D1-A73BC5-66E1BD-DAD4B2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Gençlerle kurduğu etkileşimi uzun vadeli bir iş birliği modeline dönüştüren Indomie Hazır Noodle, üniversite öğrencileriyle uzun yıllardır temas ettiği alanları, kampüs elçiliği programı IndoMate aracılığıyla daha yapılandırılmış bir çerçeveye taşıyor. İstanbul'daki farklı üniversitelerden seçilen öğrencilerin dahil olduğu program, geleneksel elçilik algısının ötesine geçerek tamamen performans ve oyunlaştırma odaklı bir yapıyla yürütüldü. Dönem boyunca kampüslerinde rutin ve özel görevleri yerine getirerek XP (Deneyim Puanı) kazanan IndoMate'lerin heyecanı, her ayın 25&#39;inde açıklanan liderlik tablolarıyla zirvede tutuldu. Programın ilk dönemi, IndoMate'lerin Boğaz'da düzenlenen tekne buluşmasında bir araya geldiği keyifli bir veda etkinliğiyle tamamlandı. Dönem boyunca birlikte üreten, deneyim kazanan ve başarılarını paylaşan marka elçileri, bu buluşmada hem ilk dönemin kapanışını kutladı hem de programın dönem sonu heyecanını birlikte yaşadı. Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen ödül töreninde ise en yüksek XP puanına ulaşan ilk iki IndoMate'ye Budva tatili, sıralamada öne çıkan sonraki 10 marka elçisine ise akıllı saatleri hediye edildi.Bu yenilikçi yapı, öğrencileri sadece birer marka elçisi olmaktan öteye taşıyarak, onların etkinlik kurgulama, proje yönetimi ve dijital içerik üretimi gibi alanlarda deneyim kazanan aktif uygulayıcılar olarak konumlanmasını sağlıyor. Üniversite eğitimi devam ederken profesyonel çalışma disiplini ve rekabetçi ama destekleyici bir ekosistemle doğrudan temas eden bu deneyim, markanın şeffaflık yaklaşımıyla da tam bir uyum gösteriyor.&nbsp;"Gerçek Projelerle Pazarlama ve İletişim Dinamiklerini Deneyimlediler"IndoMate programının ilk dönemine ilişkin değerlendirmede bulunan Indomie Hazır Noodle Türkiye Pazarlama Müdürü Aslan Birincikişi, "IndoMate'in ilk döneminde öğrenciler, bir program katılımcısı olmanın ötesine geçerek, kampüslerinde markayı temsil eden ve aynı zamanda içerik, etkinlik ve saha uygulamaları üreterek aktif rol aldı. Rutin ve özel görevlerle kendi sınırlarını esneten, XP tabanlı oyunlaştırma modelimizle her ay bu heyecanı bizimle yaşayan marka elçilerimiz, gerçek marka projeleri üzerinden pazarlama ve iletişim dinamiklerini doğrudan deneyimledi. Bu başarılı süreci, dönemin kapanışı kapsamında IndoMate'lerimizle Boğaz'da gerçekleştirdiğimiz keyifli bir tekne buluşmasıyla kutladık. Gerek bu güzel buluşmada gerekse kampüslerden gelen geri bildirimlerde öne çıkan yüksek enerji ve üretkenlik, IndoMate'in gençlerle birlikte şekillenen ve yaşayan yapısını daha da görünür hale getirdi. Bu deneyim, hem öğrenciler için öğrenme ve rekabet odaklı güçlü bir kariyer temas noktası oluşturdu hem de markamız için genç bakış açısını doğrudan süreçlerimize entegre etme fırsatı sundu." açıklamasında bulundu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 02 Jul 2026 02:48:41 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[P&G'de yeni lider atamaları]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/pgde-yeni-lider-atamalari-248/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/pgde-yeni-lider-atamalari-248/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7289A7-7D9505-0E6A22-7EBE60-337ABB-73A3F0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />P&amp;G, tüketici ihtiyaçlarına daha çevik ve etkili cevap verme vizyonu doğrultusunda, faaliyet gösterdiği pazarlarda operasyonel iş süreçlerini optimize&nbsp; ederek çevikleştirmeye&nbsp; devam ediyor. P&amp;G'nin tüketici odaklı büyüme yaklaşımını merkeze alan bu strateji, hizmet&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7289A7-7D9505-0E6A22-7EBE60-337ABB-73A3F0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />P&amp;G, tüketici ihtiyaçlarına daha çevik ve etkili cevap verme vizyonu doğrultusunda, faaliyet gösterdiği pazarlarda operasyonel iş süreçlerini optimize&nbsp; ederek çevikleştirmeye&nbsp; devam ediyor. P&amp;G'nin tüketici odaklı büyüme yaklaşımını merkeze alan bu strateji, hizmet kalitesini artırmaya, inovasyonları yerel ihtiyaçlarla buluşturmaya ve sürdürülebilir değer yaratımının desteklenmesine odaklanıyor.&nbsp;P&amp;G Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya Yönetim Kurulu Başkanlığı'nı yürüten Oya Öngör, 1 Temmuz itibarıyla Türkiye ve Kafkasya'nın da içinde bulunduğu Hindistan, Suudi Arabistan, Afrika ve Körfez ülkelerini kapsayan bölgenin liderliğini üstlenecek. P&amp;G Türkiye ve Kafkasya'nın liderliğini ise Avrupa Ağız Bakım Ürünleri Tedarik Operasyonlarından Sorumlu Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Burak Akkiriş devralacak.&nbsp;Öngör Tarihi Bir Sorumluluk Üstlenirken, Akkiriş Güçlenen Deneyimiyle "Eve" DönüyorGerçekleşen yeni görevlendirme ile Öngör, dünya nüfusunun yaklaşık %48'ini oluşturan ve 3,8 milyar insanı temsil eden geniş bir coğrafyayı yönetecek. Dubai merkezli yeni görevinde bölgedeki her bir pazara özel kaynaklar ayırarak markaları güçlendirmek, tüketicilere sunulan değeri maksimize etmek ve şirketi büyütmeye odaklanacak olan Oya Öngör, şirketin global CEO'su Shailesh Jejurikar'a raporlayacak.&nbsp;Kariyerine P&amp;G Türkiye'de başlayıp son olarak Avrupa'da Ağız Bakım Kategorisi Tedarik Zinciri Başkan Yardımcılığı gibi kritik roller üstlenen Burak Akkiriş ise P&amp;G Türkiye çatısı altında yetişen bir lider olarak Avrupa'da edindiği global deneyim ve vizyonla 'eve dönüyor'. Akkiriş, yeni rolünde şirketin tüketici odaklı yaklaşımını güçlendirerek tüm paydaşlara üstün değer sunmayı sürdürecek.Hizmet Odaklı Lider Yetiştirme Anlayışı&nbsp;Bu üst düzey atamalar, P&amp;G'nin "içten terfi" sistemine dayalı lider yetiştirme yaklaşımının güçlü bir göstergesidir. Şirket, kariyerinin başındaki yeteneklere güçlü markalarla çalışma, farklı coğrafyalarda deneyim kazanma, gelişim odaklı sorumluluklar üstlenme ve kapsamlı eğitim fırsatları sunan bir liderlik modeline sahiptir. Organizasyonda yetişen yeteneklerin küresel ölçekte üst düzey sorumluluklar üstlenmesi, bu yaklaşımın uluslararası ölçekteki başarısını ortaya koyuyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 02 Jul 2026 02:35:16 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[35 yıl sonra geri döndü]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/35-yil-sonra-geri-dondu-5329/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/35-yil-sonra-geri-dondu-5329/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0480E5-CFD05E-804F2D-0A22F3-6A7BC6-5D69AF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sanatçı, sözü ve müziği kendisine ait olan 'Deli Mecnun' adlı yeni şarkısını KA Müzik etiketiyle tüm dijital platformlarda müzikseverlerle buluşturdu. Çocuk yaşta yakaladığı büyük başarının ardından uzun yıllar gözlerden uzak kalan Memocan, bu kez yetişkin kimliğiyle dinleyicisinin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0480E5-CFD05E-804F2D-0A22F3-6A7BC6-5D69AF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sanatçı, sözü ve müziği kendisine ait olan 'Deli Mecnun' adlı yeni şarkısını KA Müzik etiketiyle tüm dijital platformlarda müzikseverlerle buluşturdu. Çocuk yaşta yakaladığı büyük başarının ardından uzun yıllar gözlerden uzak kalan Memocan, bu kez yetişkin kimliğiyle dinleyicisinin karşısına çıktı.Şarkının müzik yönetmenliğini Kemal Alaçayır üstlenirken, hareketli altyapısı ve modern düzenlemesiyle dikkat çeken eser, tam bir yaz şarkısı olarak öne çıkıyor. Enerjik ritmi ve akılda kalan melodisiyle dinleyicilere keyifli anlar yaşatan 'Deli Mecnun', yayınlanmasının ardından sosyal medyada da geniş yankı uyandırdı. Kısa sürede yüksek izlenme rakamlarına ulaşan eser, müzikseverlerden tam not aldı.Kendine özgü yorumu ve yılların birikimini yansıtan performansıyla Memocan, 35 yıl sonra yaptığı dönüşle nostaljiyi günümüz müzik anlayışıyla buluşturdu. Sanatçının yeni projesi, hem onu çocukluğundan beri takip eden dinleyicilerden hem de genç kuşak dinleyicilerden olumlu yorumlar aldı. 'Deli Mecnun' ile kariyerinde yeni bir sayfa açan Memocan, güçlü dönüşüyle yaz aylarının en çok konuşulan şarkılarından birine imza atmayı hedefliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 01 Jul 2026 08:24:28 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Aldatıcı reklamlara karşı daha etkin düzenleme]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/aldatici-reklamlara-karsi-daha-etkin-duzenleme-5742/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/aldatici-reklamlara-karsi-daha-etkin-duzenleme-5742/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4A47A4-5D5E81-20C543-571DB5-A315F4-C2B95A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bakanlık tarafından hazırlanan Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, Resmi Gazete&#39;de yayımlandı.Bakanlıktan yapılan açıklamada, dijitalleşmeyle birlikte daha fazla reklam ve ilana maruz kalan tüketicilerin aldatıcı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4A47A4-5D5E81-20C543-571DB5-A315F4-C2B95A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bakanlık tarafından hazırlanan Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, Resmi Gazete&#39;de yayımlandı.Bakanlıktan yapılan açıklamada, dijitalleşmeyle birlikte daha fazla reklam ve ilana maruz kalan tüketicilerin aldatıcı reklamlara karşı daha etkin korunması amacıyla yönetmelikte değişiklikler yapıldığı belirtildi.Söz konusu düzenlemelerle, hedefli reklamcılıktan yapay zekayla oluşturulan reklamlara, sosyal medya içerik üreticileri aracılığıyla yapılan tanıtımlardan indirimli satış reklamlarına kadar birçok alanda tüketicilerin korunmasına yönelik yeni kurallar getirildiği bildirilen açıklamada, &#34;Tüketicilerin çevrim içi davranışları ve kişisel verilerinin analiz edilerek belirli kişi veya gruplara özel reklam içeriklerinin sunulduğu hedefli reklamcılık uygulamalarına ilişkin düzenlemeler yapılmıştır. Buna göre reklam verenler, reklamın hangi kriterler kullanılarak tüketiciye gösterildiğine ve bu kriterlerin nasıl değiştirilebileceğine ilişkin doğrudan ve kolay erişilebilir bilgileri tüketiciye sunmaları şartıyla bu tür reklam uygulamalarını gerçekleştirebilecektir.&#34; ifadeleri kullanıldı.Açıklamada, çocuklara yönelik olarak kişisel verilere dayalı profilleme yöntemleri kullanılarak hedefli reklam yapılmasının yasaklandığına işaret edildi.- &#34;Koşullu satış reklamları da indirimli satış reklamlarına ilişkin kurallara tabi olacak&#34;Sosyal medya içerik üreticilerinin paylaşımlarında, herhangi bir kazanç, indirimli ürün veya hizmet ya da bir etkinliğe katılım yoluyla menfaat elde edilmesi durumunda, söz konusu paylaşımlarda açıkça reklam niteliğinin anlaşılmasını sağlayacak şekilde &#34;reklam&#34; veya &#34;tanıtım&#34; ibarelerinin kullanılmasının zorunlu hale getirildiğine dikkati çekilen açıklamada, indirimli satış reklamlarındaki yeni kurallara ilişkin şu değerlendirmelerde bulunuldu:&#34;Tüketicilere indirim ya da başka bir fayda sağlanmasını bir şarta bağlayan koşullu satış reklamları da indirimli satış reklamlarına ilişkin kurallara tabi olacak. İndirimli satış reklamlarında, indirimin başlangıç tarihinden önceki son 10 gün içinde uygulanan en düşük fiyat, üzeri çizilerek indirimden önceki fiyat olarak sunulabilecektir. Meyve ve sebze gibi çabuk bozulabilen mallar ile hizmetlere ilişkin reklamlarda ise indirimli fiyattan bir önceki fiyat esas alınacaktır.&#34;- &#34;Yaygın denetimler kararlılıkla sürüyor&#34;Açıklamada, falcı, medyum, astrolog ve benzerleri tarafından verilen hizmet reklamları ile yasa dışı bahis ve kumar oyunlarına yönelik reklam yasağının genişletilerek, yasa dışı şans oyunlarının da yasak kapsamına alındığı belirtilerek, 1 Ağustos&#39;ta yürürlüğe girecek söz konusu düzenlemelerle tüketicilerin daha etkin korunmasının sağlanacağına işaret edildi.Tüketicileri yanıltan, bilgi ve tecrübe eksikliklerini istismar eden ve haksız rekabete yol açan reklam ve ticari uygulamalara karşı yoğun ve yaygın denetimlerin kararlılıkla sürdüğüne dikkati çekilen açıklamada, &#34;Tüketici şikayetlerinin yayımlanmasından önce satıcı veya sağlayıcılara açıklama yapma veya cevap verme hakkını kullanabilmeleri için tanınan 72 saatlik süre 48 saate düşürülmüştür. Bu süre içinde cevap verilmediği takdirde değerlendirmeler doğrudan yayımlanacaktır.&#34; ifadeleri kullanıldı.Açıklamada, yapay zekayla oluşturulan reklamlara getirilen düzenlemeye ilişkin bilgi verilerek, şunlar kaydedildi:&#34;Reklamlarda yapay zeka teknolojileri kullanılarak insandan ayırt edilemeyecek dijital karakterlere yer verilmesi halinde, bu durumun açık, anlaşılır ve ayırt edilebilir şekilde belirtilmesi zorunlu tutulmuştur. Ayrıca gerçek bir kişinin yapay zeka teknolojileri kullanılarak oluşturulmuş dijital kopyasının, bir mal veya hizmeti bizzat deneyimlediği izlenimi verdiği ya da tavsiyede bulunduğu reklamların yapılması yasaklanmıştır.&#34;- &#34;&#39;Çevre dostu&#39; gibi genel içerikli kavram ve ibarelerin açıklama yapılmadan kullanılması yasaklandı&#34;Çevresel beyan içeren reklamlarda &#34;çevre dostu&#34; gibi genel içerikli kavram ve ibarelerin açıklama yapılmadan kullanılmasının yasaklandığı bildirilen açıklamada, bu beyanların, mal veya hizmetlerin yaşam döngüsünün hangi aşamasına ilişkin olduğunun belirtilmesinin zorunlu hale getirildiğine dikkati çekildi.Açıklamada, çevresel beyan içeren reklamlarda belirtilen sertifika ve onayların, yetkili kurum ve kuruluşlardan, üniversitelerin ilgili bölümlerinden veya akredite ya da bağımsız araştırma, test-değerlendirme kuruluşlarından alınan belgelerle ispatlanmasının zorunlu tutulduğu bildirildi.Takviye edici gıdaların, normal beslenme kapsamında tüketilen gıdaların yerine geçtiği izlenimi uyandıracak şekilde reklamının yapılmasının yasaklandığı belirtilen açıklamada, bu ürünlerin, sağlık beyanı kapsamına giren hususlar hariç olmak üzere karşılaştırmalı reklamının yapılabileceği ifade edildi.Açıklamada, ticari reklam ve ilanlarda, tüketicilerin bilgi ve tecrübe eksikliğinin istismar edilmesinin önlenmesi amacıyla akademik ünvanların yanıltıcı ve aldatıcı şekilde kullanılamayacağına ilişkin hükmün yönetmeliğe eklendiğine işaret edilerek, &#34;Satın alım sürecine ilişkin doğrulama yapılmasının mümkün olmadığı mecralardan alınan tüketici değerlendirmeleri yayınlanamayacaktır. Ayrıca değerlendirmelerin mal, hizmet, teslimat, satıcı veya sağlayıcı gibi farklı başlıklar altında ayrı ayrı yayınlanması durumunda, bu değerlendirmelerin tümüne aynı alanda açık, anlaşılır, ayırt edilebilir ve kolaylıkla erişilebilir şekilde yer verilmesi zorunlu hale getirilmiştir.&#34; değerlendirmesinde bulunuldu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 01 Jul 2026 08:20:20 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Otoyol ve köprü geçiş ücretlerine zam]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/otoyol-ve-kopru-gecis-ucretlerine-zam-7257/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/otoyol-ve-kopru-gecis-ucretlerine-zam-7257/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A4C559-F7DF84-211BBF-372E13-3E8283-0B8C62.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Karayolları Genel Müdürlüğü&#39;nün sosyal medya hesabından yapılan duyuruya göre otoyol ve köprü ücretlerinde düzenlemeye gidildi.Açıklamada &#34;Kamu-Özel Sektör İş Birliği kapsamında işletilen otoyol ve köprü ücretleri 1 Temmuz 2026 Çarşamba saat 00.00'dan itibaren (30&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A4C559-F7DF84-211BBF-372E13-3E8283-0B8C62.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Karayolları Genel Müdürlüğü&#39;nün sosyal medya hesabından yapılan duyuruya göre otoyol ve köprü ücretlerinde düzenlemeye gidildi.Açıklamada &#34;Kamu-Özel Sektör İş Birliği kapsamında işletilen otoyol ve köprü ücretleri 1 Temmuz 2026 Çarşamba saat 00.00'dan itibaren (30 Haziran'ı 1 Temmuz'a bağlayan gece) geçerli olmak üzere yeniden düzenlenmiştir&#34; ifadeleri yer aldı.Araç sınıflarına göre detaylı tarife bilgilerine http://kgm.gov.tr adresinden ulaşılabileceği belirtildi.Karayolları Genel Müdürlüğü&#39;nün internet sitesine giden yönlendirmeye göre Osmangazi ve 1915 Çanakkale Köprüsü&#39;nden geçiş 995 TL&#39; den bin 170 TL&#39; ye çıktı.Yavuz Sultan Selim Köprüsü&#39;nde ise geçiş ücreti 95 TL&#39; den 110 TL&#39; ye yükseldi.Devlet tarafından işletilen 15 Temmuz Şehitler ve Fatih Sultan Mehmet Köprüleri geçiş ücretlerinde ise bir ücret değişikliğine gidilmedi.Osmangazi Köprüsü ücret tarifesiAraç sınıfı 1: Bin 170 TLAraç sınıfı 2 :Bin 870 TLAraç sınıfı 3: 2 bin 225 TLAraç sınıfı 4: 2 bin 950 TLAraç sınıfı 5: 3 bin 720 TLAraç sınıfı 6: 820 TL1915 Çanakkale Köprüsü ücret tarifesiAraç sınıfı 1: Bin 170 TLAraç sınıfı 2 :Bin 465 TLAraç sınıfı 3: 2 bin 635 TLAraç sınıfı 4: 2 bin 925 TLAraç sınıfı 5: 5 bin 560 TLAraç sınıfı 6: 295 TL]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 01 Jul 2026 07:45:13 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sualtı arkeolojisi uzmanları ikinci kez İstanbul'da bir araya geldi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sualti-arkeolojisi-uzmanlari-ikinci-kez-istanbulda-bir-araya-geldi-878/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sualti-arkeolojisi-uzmanlari-ikinci-kez-istanbulda-bir-araya-geldi-878/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_28935C-D0A743-24203F-1D616C-C26610-2A5289.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sualtı arkeolojisi ve sualtı kültürel mirası için farkındalık yaratmayı, bilimsel araştırmaları desteklemeyi, arkeolojik değerleri tanıtmayı ve kültürel mirası gelecek nesillere ulaştırmayı amaçlayan TINA Türkiye Sualtı Arkeolojisi Vakfı, çalışmalarına devam ediyor. Vakfın&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_28935C-D0A743-24203F-1D616C-C26610-2A5289.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sualtı arkeolojisi ve sualtı kültürel mirası için farkındalık yaratmayı, bilimsel araştırmaları desteklemeyi, arkeolojik değerleri tanıtmayı ve kültürel mirası gelecek nesillere ulaştırmayı amaçlayan TINA Türkiye Sualtı Arkeolojisi Vakfı, çalışmalarına devam ediyor. Vakfın kurucu üyesi Mustafa V. Koç'un anısını yaşatmak üzere ilk kez Haziran 2023'te gerçekleştirilen Uluslararası Mustafa V. Koç Sualtı Arkeoloji Sempozyumu&#39;nun ikincisi 18-19 Haziran tarihlerinde İstanbul'da gerçekleştirildi. Vakıf, alanında dünyanın önde gelen 16 yabancı bilim insanını İstanbul'da ağırlarken, Türk bilim insanlarının da katılımıyla iki gün boyunca 20 bildiri sunuldu.&nbsp;Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi'nde (ANAMED) düzenlenen sempozyumun açılış konuşmalarını TINA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Oğuz Aydemir ve 22. Deniz Kuvvetleri Komutanı Emekli Oramiral ve Sempozyum Bilim Komitesi Başkanı M. Metin Ataç gerçekleştirdi. TINA Vakfı Kurucu Üyesi ve Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi Caroline N. Koç da sempozyum açılışına bir video mesajla katıldı.&nbsp;Caroline N. Koç: "Su altı arkeolojisini 1999 yılından bu yana destekliyoruz."Caroline N. Koç, konuşmasında Mustafa V. Koç'u anarak TINA Vakfı'nın kuruluş hikâyesini şöyle aktardı: "Her kazı sezonu yeni keşifleri beraberinde getiriyor. Bu keşif ruhu, Mustafa'yı derinden etkiliyordu. Hayatının en heyecan verici deneyimlerinden biri olarak tarif ettiği Uluburun batığına yaptığı dalış, su altı arkeolojisine ve denizin altında gizli kalmış hikâyelere duyduğu ilgiyi daha da güçlendirdi. Bu alana olan tutkusu kişisel ilgisinin çok ötesine geçti. 1999 yılında, bu tutkuyu paylaşan bir grup arkadaşımızla birlikte TINA Vakfı&#39;nı kurduk. O zamandan beri, su altı arkeolojisini desteklemeye devam ettik. Mustafa, TINA Vakfı'nın çalışmalarını çok önemserdi."Türkiye'de sualtı arkeolojisini desteklemeye adanmış tek sivil toplum kuruluşu olan TINA'nın yıllar boyunca çok sayıda önemli projeye destek sağladığını belirten Caroline N. Koç, "Bilginin gelişmesine katkıda bulunmak, kültürel mirası korumak ve araştırmacıları desteklemek bizim için her zaman büyük bir sorumluluk ve gurur kaynağı oldu. Geleceği öngörmeye bu kadar çok odaklanılan bir dönemde, geçmişimizi araştırmayı sürdürmemiz oldukça önemli" ifadelerini kullandı.Oğuz Aydemir: "İkincisini gerçekleştirdiğimiz Sempozyum ile değerli dostumuz Mustafa V. Koç'un anısını yaşatırken aynı zamanda ülkemizin sualtı kültür mirasını tanıtma konusunda bir adım daha atmış oluyoruz."Sualtı arkeolojisi araştırmaları için bir araya geldiklerinde en büyük destekçilerinin Mustafa V. Koç olduğunu belirten TINA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Oğuz Aydemir, "Vakfımız, kuruluş ve hizmetlerine ilişkin öngörülen hedefleri ve taahhütleri başarıyla yerine getirmeye devam ediyor" dedi. Vakfın hedeflerine ulaşmasında Vehbi Koç Vakfı&#39;nın ve Caroline N. Koç'un desteğin öneminin altını çizen Aydemir, "Bu alanda attığımız adımlar ve gerçekleştirdiğimiz projeler, Türkiye&#39;nin sualtı arkeolojisindeki zenginliğini ortaya koymasının yanı sıra bilim dünyamızın bu alanda dünyaya entegre olmasına da katkıda bulundu" ifadelerini kullandı.Metin Ataç: "Sualtı arkeolojisi alanında dünyanın en önemli bilim insanları bu sempozyum çatısı altında iki gün boyunca İstanbul'da bir araya geldiler."Sempozyum Bilim Komitesi Başkanı, Emekli Oramiral Metin Ataç ise "Sualtı arkeolojisi tüm dünyada olduğu gibi Türkiye&#39;de de büyük emek, bilgi birikimi ve finansal kaynak gerektiriyor. Bu kapsamda TINA Vakfı önemli bir misyon üstleniyor. Sualtı arkeolojisi alanında dünyanın en önemli bilim insanları bu sempozyum çatısı altında iki gün boyunca İstanbul'da bir araya geldiler. Onlardan aldığımız dönüşler de bu buluşmanın bilimi bir adım daha ileriye taşımak için çok kıymetli olduğu yönünde. En kısa sürede bu sempozyumun bildiri kitabı da çıkacak ve sempozyum amacına ulaşmış olacak" dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 30 Jun 2026 16:47:00 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Macaristan Ülke Günü" buluşmaları Gaziantep ve Sakarya'da gerçekleştirildi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/macaristan-ulke-gunu-bulusmalari-gaziantep-ve-sakaryada-gerceklestirildi-5784/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/macaristan-ulke-gunu-bulusmalari-gaziantep-ve-sakaryada-gerceklestirildi-5784/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9F4C80-6C4FB6-DD1CC6-7837DB-13E788-CF1F8D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />HEPA Türkiye'nin katkılarıyla gerçekleştirilen organizasyon kapsamında, Gaziantep ve Sakarya'da düzenlenen "Macaristan Ülke Günü" etkinlikleri, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine yönelik yeni iş birliği fırsatlarına ev sahipliği yaptı. Etkinliklerin ilki 18&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9F4C80-6C4FB6-DD1CC6-7837DB-13E788-CF1F8D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />HEPA Türkiye'nin katkılarıyla gerçekleştirilen organizasyon kapsamında, Gaziantep ve Sakarya'da düzenlenen "Macaristan Ülke Günü" etkinlikleri, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine yönelik yeni iş birliği fırsatlarına ev sahipliği yaptı. Etkinliklerin ilki 18 Haziran'da Gaziantep Ticaret Odası ev sahipliğinde, Avrupa İşletmeler Ağı Projesi kapsamında ve HEPA Türkiye iş birliğiyle gerçekleştirildi. Programda Macaristan'ın yatırım ekosistemi, öncelikli sektörleri ve Türk iş dünyasına sunduğu fırsatlar katılımcılarla paylaşıldı.Macaristan'ın Yatırım Fırsatları Değerlendirildi"Macaristan Ülke Günü" etkinliklerinin ikinci durağı ise 22 Haziran'da Sakarya oldu. Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası ev sahipliğinde, Macaristan İstanbul Başkonsolosluğu ve HEPA Türkiye iş birliğinde düzenlenen programa, Macaristan İstanbul Başkonsolosu László Keller de katılarak etkinliğe diplomatik destek sağladı.Sakarya'daki programda Macaristan'ın Avrupa pazarlarına erişim sağlayan stratejik konumu, yatırım teşvikleri, lojistik avantajları ve ticari vize süreçleri detaylı şekilde değerlendirildi. HEPA Türkiye Genel Müdürü Mehmet Yalçın Orhon, Türkiye ve Macaristan arasındaki ekonomik iş birliklerinin uzun vadeli stratejik önemine dikkat çekerek, iki ülke arasındaki ticaret hacminin artırılmasında kurumlar arası iş birliğinin ve sürdürülebilir iş modellerinin kritik rol oynadığını vurguladı. HEPA Türkiye Ülke Müdürü Emre Cihad Sönmez ise Macaristan'ın yalnızca bir hedef pazar değil, aynı zamanda Avrupa'ya açılan güçlü bir lojistik ve ticaret merkezi olarak değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Program boyunca iş dünyası temsilcileriyle gerçekleştirilen temaslarda somut iş geliştirme fırsatları ele alındı. Ayrıca Emre Cihad Sönmez, Macaristan'ın ticari yapısı, yatırım ortamı ve Türk firmalarına sunduğu fırsatlara ilişkin kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi.Macaristan'ın yalnızca bir hedef pazar değil, aynı zamanda Avrupa'ya açılan güçlü bir lojistik ve ticaret merkezi olarak değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Gerçekleştirilen bu iki organizasyon, Türkiye'nin farklı sanayi ve ticaret merkezlerinde Macaristan ile ekonomik diplomasinin tabana yayılması açısından önemli bir adım niteliği taşıyor. Bölgesel iş dünyasının uluslararası pazarlara entegrasyonunu destekleyen "Ülke Günleri" formatı, yeni yatırım kanalları ve ticaret köprüleri oluşturma hedefiyle önümüzdeki dönemde de devam edecek.Türkiye ile Macaristan arasında gelişen ekonomik ilişkilerin, karşılıklı yatırım ve ticaret hacmini artırarak daha sürdürülebilir ve güçlü bir iş birliği zemini oluşturması bekleniyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 30 Jun 2026 16:35:56 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İsvea Seramik halka arz oluyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/isvea-seramik-halka-arz-oluyor-6065/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/isvea-seramik-halka-arz-oluyor-6065/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_650DE8-B1D479-28A12B-98EA37-32813A-D88635.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Vitrifiye seramik ve banyo ürünleri sektörünün dünyadaki en köklü ve saygın markalarından biri olan, 2013 yılından bu yana Türk sanayisinin öncü gruplarından Ece Holding çatısı altında küresel operasyonlarını sürdüren İsvea Seramik ve Banyo Ürünleri Sanayi A.Ş. ("ISVEA"),&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_650DE8-B1D479-28A12B-98EA37-32813A-D88635.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Vitrifiye seramik ve banyo ürünleri sektörünün dünyadaki en köklü ve saygın markalarından biri olan, 2013 yılından bu yana Türk sanayisinin öncü gruplarından Ece Holding çatısı altında küresel operasyonlarını sürdüren İsvea Seramik ve Banyo Ürünleri Sanayi A.Ş. ("ISVEA"), Sermaye Piyasası Kurulu'ndan ("SPK") onay alarak halka arz sürecini resmen başlattı. Halk Yatırım Menkul Değerler A.Ş. ve Ahlatcı Yatırım Menkul Değerler A.Ş. liderliğindeki konsorsiyum aracılığıyla gerçekleştirilecek halka arzda, şirketin payları 20,90 TL sabit fiyatla yatırımcılara sunuluyor.&nbsp;ISVEA, bu halka arzla birlikte Borsa İstanbul A.Ş. ("BIST") için de tarihi bir ilke imza atacak. Şirket, BIST'te, ana işi tamamen vitrifiye seramik ve banyo ürünleri olan ilk şirket unvanıyla ve "ISVEA" kodu ile işlem görmeye başlayarak yatırımcılara doğrudan bu niş sektöre ortak olma fırsatı sunuyor.&nbsp;Halka arz süreci kapsamında, Şirket'in mevcut 220.000.000 TL olan sermayesi 60.000.000 TL artırılarak 280.000.000 TL'ye yükseltilecek. Sermaye artırımı yoluyla ihraç edilecek 60.000.000 TL nominal değerli payların yanı sıra, mevcut ortaklara ait 7.000.000 TL nominal değerli paylar da ortak satışı kapsamında halka arz sürecine dahil edilecek. Halka arz kapsamında toplam 67.000.000 adet payın satışının gerçekleştirilmesi planlanmakta olup, işlemin bu şekilde tamamlanması halinde şirketin halka açıklık oranının %23,93, toplam halka arz büyüklüğünün ise 1.400.300.000 TL olması öngörülmektedir. Sabit fiyatla talep toplama yöntemiyle yürütülecek halka arzda, Yurt İçi Bireysel Yatırımcılara &#34;Eşit Dağıtım&#34; yöntemi uygulanacak olup, tahsisat oranları %60 Yurt İçi Bireysel Yatırımcı, %40 Yurt İçi Kurumsal Yatırımcı olarak belirlenmiştir.&nbsp;Yarım Asırlık İtalyan Estetiği, Türk Üretim Gücüyle Borsada1962 yılında İtalya'da vitrifiye seramik üreticisi olarak kurulan ve özgün İtalyan tasarım çizgisini yüksek teknolojiyle birleştiren ISVEA, banyo felsefesini yeniden tanımlayan ödüllü tasarımlarıyla dünya genelinde güçlü bir pazar payına sahiptir. 2013 yılında Ece Holding bünyesine katılmasıyla birlikte Türkiye&#39;deki modern üretim gücünü arkasına alan marka, hem yurt içinde hem de uluslararası pazarlarda lüks ve premium segment banyo çözümlerinde lider oyuncular arasında yer almaktadır.&nbsp;Anadolu'da Üretim Avantajı ve 5 Fabrikayla Gelen Küresel GüçEce Holding'in sanayi tecrübesini arkasına alan ISVEA, operasyonel gücünü toplam 5 modern fabrikasıyla en üst seviyeye taşıyor. Üretim üssünün Anadolu'da yer almasının getirdiği lojistik, operasyonel maliyet ve nitelikli iş gücü avantajlarını stratejik bir kaldıraç olarak kullanan şirket; sürdürülebilir üretim maliyetleri sayesinde küresel rekabette öne çıkıyor. Bu güçlü üretim altyapısı, şirketin ihracattaki başarısını da perçinliyor. Sektörün lider oyuncularından biri olan marka,&nbsp; 2026 Yılı Ocak - Mayıs dönemi ihracatçı birliği verilerine göre, vitrifiye seramik alanında Türkiye'nin en büyük 2. ihracatçısı konumunda yer alırken, dünya çapında ise 21. büyük üretici olarak ülkeyi uluslararası pazarda temsil ediyor.&nbsp;Çoklu Marka Stratejisi: ISVEA ve Ece Banyo SinerjisiISVEA, küresel ve yerel pazarlardaki payını büyüterek riskleri optimize etmek amacıyla çoklu marka stratejisini (Multi-Brand Strategy) başarıyla uyguluyor. Bu strateji kapsamında bünyesinde bulundurduğu ISVEA markasıyla premium, lüks ve tasarım odaklı banyo çözümlerine odaklanırken; Ece Banyo markasıyla geniş kitlelere hitap eden, fonksiyonel ve erişilebilir segmentte güçlü bir konum elde ediyor. Farklı tüketici beklentilerine aynı anda en doğru çözümü sunan bu çift kanallı yapı, şirketin pazar payını kararlı bir şekilde artırmasını sağlıyor.&nbsp;İnovasyon Gücü ve PatentlerISVEA, Ar-Ge ve inovasyona yaptığı yatırımların sonucu olarak geliştirdiği yenilikçi teknolojileriylede sektörde fark yaratmayı ve pazar payını artırmayı hedefliyor. Üretim patenti ile koruma altına alınan EasyFix teknolojisi, kolay montaj ile düşük su tüketimini bir araya getirerek montaj süresini ve işçilik maliyetlerini azaltırken, kullanım sırasında sağladığı su tasarrufu sayesinde hem ekonomik hem de çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlıyor.ISVEA&#39;nın faydalı model patenti ile koruma altına aldığı WaterFall Yıkama Sistemi ise düşük su tüketimi, üstün hijyen performansı ve sessiz çalışma özellikleriyle öne çıkıyor. Bu yenilikçi teknoloji, kullanıcı deneyimini iyileştirirken çevre dostu yaklaşımıyla da ISVEA&#39;nın inovasyon odaklı büyüme vizyonunu destekliyor.Halka Arz Gelirinin Kullanım AlanlarıOnaylanan Fon Kullanım Yeri Raporu'na göre, ISVEA halka arzdan elde edeceği net nakit girişini şirketin uzun vadeli sürdürülebilir büyüme hedefleri, teknoloji modernizasyonu ve finansal rasyolarının güçlendirilmesi amacıyla stratejik bir dağılımla kullanmayı planlıyor. Gelirin kullanım haritası şu şekildedir:&nbsp;●	%20 - %30 Sürdürülebilirlik İlkeleri Çerçevesinde Makine ve Ekipman Yatırımları: Üretimde teknolojik modernizasyon, otomasyon süreçlerinin artırılması, enerji verimliliği ekipman yatırımları finanse edilecektir.&nbsp;●	%15 - %25 Finansal Borçluluğun Azaltılması: Mevcut finansal yükümlülüklerin azaltılarak bilançonun daha güçlü ve optimal bir yapıya kavuşturulması sağlanacaktır&nbsp;●	%15 - %25 İşletme Sermayesi: Küresel pazarlardaki ticari hacmi desteklemek, operasyonel çevikliği artırmak ve hammadde tedarik süreçlerini optimize etmek amacıyla işletme sermayesi tahkim edilecektir&nbsp;●	%10 - %15 Öztüketime Yönelik Yenilenebilir Enerji Yatırımları: Şirketin sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda, üretim tesislerinin enerji ihtiyacını karşılayacak yeşil enerji (GES vb.) yatırımlarına kaynak aktarılacaktır&nbsp;●	%10 - %15 Kiralama Yoluyla Edinilen Makine ve Teçhizatların Satın Alma Yatırımları: Operasyonel verimliliği artırmak ve orta vadede maliyet avantajı sağlamak adına mevcut kiralanmış teçhizatlar şirketin özkaynak envanterine dahil edilecektir.&nbsp;Yatırımcı Odaklı Güçlü Taahhütler ve Fiyat İstikrarıYatırımcı haklarını ve pay performansını korumaya yönelik güçlü taahhütlerin de yer aldığı izahnameye göre, şirket ve mevcut ortaklar halka arz sonrasındaki 1 yıl boyunca yeni pay satışı yapmayacaklarını ve dolaşımdaki pay miktarını artırmayacaklarını taahhüt etmişlerdir. Ayrıca, payların Borsa İstanbul&#39;da işlem görmeye başlamasından itibaren 30 gün boyunca, brüt halka arz gelirinin %20'sine kadar olan bir fonla fiyat istikrarı işlemlerinin yürütülmesi planlanmaktadır.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 29 Jun 2026 18:16:08 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sıcaklıklar 4 derece birden artacak]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sicakliklar-4-derece-birden-artacak-7785/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sicakliklar-4-derece-birden-artacak-7785/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C1DFCE-126CEB-BF6CF9-0FD627-2D3EFF-E27329.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Meteoroloji Genel Müdürlüğü&#39;nün 29 Haziran hava durumu tahminlerine göre Türkiye genelinde yağış beklenmiyor. Kuzeydoğu kesimlerinin parçalı bulutlu, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.Hava sıcaklığının kuzey kesimlerde 2 ila 4 derece artacağı, diğer&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C1DFCE-126CEB-BF6CF9-0FD627-2D3EFF-E27329.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Meteoroloji Genel Müdürlüğü&#39;nün 29 Haziran hava durumu tahminlerine göre Türkiye genelinde yağış beklenmiyor. Kuzeydoğu kesimlerinin parçalı bulutlu, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.Hava sıcaklığının kuzey kesimlerde 2 ila 4 derece artacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı tahmin ediliyor.Rüzgarın, Marmara'nın güneybatısı ile Kuzey Ege kıyılarında kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli olarak (40-60 km/saat) esmesi beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 29 Jun 2026 06:01:04 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Balıkesir'de 4 büyüklüğünde deprem]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/balikesirde-4-buyuklugunde-deprem-7567/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/balikesirde-4-buyuklugunde-deprem-7567/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B92A60-390E34-F35CF2-D5B468-BB6D20-CCB6D4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Balıkesir&#39;de deprem oldu.Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Sındırgı olan 4 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.Depremin, 11,33 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi.]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B92A60-390E34-F35CF2-D5B468-BB6D20-CCB6D4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Balıkesir&#39;de deprem oldu.Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Sındırgı olan 4 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.Depremin, 11,33 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 28 Jun 2026 17:41:20 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Karbon Vergisi kapıda, ihracat alarmda]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/karbon-vergisi-kapida-ihracat-alarmda-1563/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/karbon-vergisi-kapida-ihracat-alarmda-1563/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D8C95D-54587D-EB60C6-BACB66-8D1773-9AB279.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Avrupa Birliği&#39;nin (AB) karbon emisyonlarını azaltma hedefleri doğrultusunda hayata geçirdiği Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM), Türkiye&#39;nin AB&#39;ye yönelik ihracatında yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Ekonomist Mahfi Eğilmez, kaleme aldığı değerlendirmede,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D8C95D-54587D-EB60C6-BACB66-8D1773-9AB279.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Avrupa Birliği&#39;nin (AB) karbon emisyonlarını azaltma hedefleri doğrultusunda hayata geçirdiği Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM), Türkiye&#39;nin AB&#39;ye yönelik ihracatında yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Ekonomist Mahfi Eğilmez, kaleme aldığı değerlendirmede, karbon maliyetlerinin artık uluslararası ticaretin temel unsurlarından biri haline geldiğini belirterek, Türkiye&#39;nin ulusal karbon piyasasını hızla oluşturması gerektiğini vurguladı.Karbon vergisi ve Emisyon Ticaret Sistemi&#39;nin (ETS) sera gazı salımlarını azaltmaya yönelik iki temel araç olduğuna işaret eden Eğilmez, her iki sistemin de karbon yoğun üretimi daha maliyetli hale getirerek düşük karbonlu yatırımları teşvik ettiğini ifade etti.Avrupa Birliği&#39;nin doğrudan karbon vergisi yerine Emisyon Ticaret Sistemi&#39;ni kullandığını hatırlatan Eğilmez, sadece AB&#39;deki üreticilerin karbon maliyetine katlanmasının, karbon fiyatlandırmasının bulunmadığı ülkelerdeki üreticilere avantaj sağladığını belirtti. Bu durumun üretimin daha düşük maliyetli ülkelere kaymasına yol açtığını kaydeden Eğilmez, literatürde &#34;karbon kaçağı&#34; olarak adlandırılan bu sorunun önüne geçmek amacıyla SKDM&#39;nin geliştirildiğini aktardı.Eğilmez&#39;e göre SKDM&#39;nin temel amacı, AB&#39;de üretilen ürünlerle ithal edilen ürünlerin benzer karbon maliyetlerine tabi tutulmasını sağlayarak rekabet koşullarını eşitlemek. Mekanizma ilk etapta demir-çelik, alüminyum, çimento, gübre, elektrik ve hidrojen sektörlerini kapsıyor.Bu kapsamda AB&#39;ye ihracat yapan Türk şirketlerinin ürünlerinin gömülü karbon emisyonlarını hesaplaması, raporlaması ve gerekli durumlarda karbon maliyetlerini üstlenmesi gerekecek. Eğilmez, Türkiye&#39;de AB tarafından tanınan bir karbon fiyatlandırma sistemi bulunması halinde, yurt içinde ödenen karbon bedellerinin SKDM yükümlülüğünden düşülebileceğine dikkat çekti.Türkiye&#39;nin de bu gelişmeler doğrultusunda ulusal bir Emisyon Ticaret Sistemi kurmayı hedeflediğini belirten Eğilmez, böylece karbon fiyatlandırmasından doğacak maliyet ve gelirlerin ülke içinde kalabileceğini ifade etti. Bu sistemin ihracatçıların rekabet gücünü koruyacağını, Avrupa Yeşil Mutabakatı&#39;na uyumu hızlandıracağını ve düşük karbonlu yatırımları teşvik edeceğini kaydetti.Güncel piyasa verilerine göre AB Emisyon Ticaret Sistemi&#39;nde karbon fiyatları ton başına yaklaşık 77-80 avro seviyesinde bulunurken, SKDM sertifika fiyatı ise ortalama 75 avro düzeyinde işlem görüyor.Eğilmez, örnek bir hesaplama üzerinden Türkiye&#39;de karbon fiyatlandırmasının bulunmaması halinde, AB&#39;ye ihraç edilen bir ton çelik için yaklaşık 75 avroluk ek maliyet oluşacağını belirtti. Ancak Türkiye&#39;nin kendi ETS sistemini uygulaması ve örneğin ton başına 65 avroluk bir karbon maliyeti yaratması durumunda, AB sınırında yalnızca 10 avroluk ilave yükümlülük doğacağını ifade etti.Ekonomist Mahfi Eğilmez, ulusal ETS kapsamında elde edilecek gelirlerin genel bütçeye aktarılması yerine özel bir fonda toplanmasının daha yararlı olacağını savundu. Eğilmez, söz konusu kaynakların sanayinin enerji verimliliği, yenilenebilir enerji ve düşük karbonlu üretim yatırımlarının finansmanında kullanılması halinde Türkiye&#39;nin yeşil dönüşüm sürecinin hızlanacağını ve uluslararası rekabet gücünün artacağını vurguladı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 28 Jun 2026 15:50:37 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türk deri sektörü alıcıyı fuardan otele taşıdı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-deri-sektoru-aliciyi-fuardan-otele-tasidi-8532/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-deri-sektoru-aliciyi-fuardan-otele-tasidi-8532/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6C04AF-91C584-38217B-9DBAF8-66C70E-47B951.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği, geleneksel fuarlarda yaşanan yoğunluk, sınırlı görüşme süresi ve doğru alıcılara ulaşmada karşılaşılan güçlükleri aşmak amacıyla çalışma başlattı.Öncelikle hedef ülkelerde faaliyet gösteren profesyonel alıcılar belirleniyor.&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6C04AF-91C584-38217B-9DBAF8-66C70E-47B951.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği, geleneksel fuarlarda yaşanan yoğunluk, sınırlı görüşme süresi ve doğru alıcılara ulaşmada karşılaşılan güçlükleri aşmak amacıyla çalışma başlattı.Öncelikle hedef ülkelerde faaliyet gösteren profesyonel alıcılar belirleniyor. Yerel iş ortakları ve tanıtım şirketleri aracılığıyla oluşturulan alıcı listeleri sektör temsilcilerince değerlendiriliyor ve daha sonra uygun firmalarla eşleştirme yapılıyor.Ardından hedef ülkelerde seçilen otellerde organizasyonlar gerçekleştiriliyor. Otellerin balo ve konferans salonları geçici showroomlara dönüştürülüyor. Türk firmaları burada ürünlerini burada sergiliyor. Davet edilen alıcılar ise üreticilerle bire bir görüşmeler yaparak ürünleri yakından inceleme fırsatı buluyor.Organizasyonlarda ticari görüşmelerin yanı sıra Türk kahvesi ve geleneksel ikramlarla Türkiye&#39;nin kültürel tanıtımına da yer veriliyor. Böylece sektör temsilcileri hem ürünlerini tanıtıyor hem de alıcılarla daha yakın iletişim kurabiliyor.Birliğin yönetim kurulu başkanı Halil Gündoğdu, AA muhabirine, Türk ürünlerini dünya pazarlarında tanıtmak amacıyla farklı pazarlama yöntemlerine başvurduklarını söyledi.Bu kapsamda son yıllarda &#34;otel fuarcılığı&#34; modelini uyguladıklarını ifade eden Gündoğdu, &#34;Gerçekten inanılmaz kaliteli ürün ortaya koyan ve hızlı servis verebilen bir sektöre sahibiz. Dolayısıyla sektörü ve ürünlerini daha iyi tanıtmamız gerekiyor. Biz çok kaliteli ürünler üretebiliyoruz ama burada dünyadaki büyük alıcılar bunun farkında olmayabiliyor. Biz bu farkındalığı en iyi şekilde otel fuarcılığı ve ikili görüşme ile açmayı hedefliyoruz.&#34; dedi.- Modelde Türk misafirperverliği öne çıkıyorGündoğdu, bu pazarlama yönteminde ilk öncelikle hedef ülkede faaliyet gösteren firmaları belirlediklerini ve onlarla iletişime geçtiklerini dile getirdi.Daha sonra firmaları otelde düzenledikleri organizasyona davet ettiklerini anlatan Gündoğdu, şunları kaydetti:&#34;Müşterilerimizi otelde Türk geleneksel misafirperverliği ile karşılıyoruz. Bu onlar için de bizler için de çok değerli. Öncelikle ülkemizi tanıtmamız lazım. Ülke imajının sektör imajından daha önemli olduğuna inanıyoruz. Önce ülkemizin o misafirperverliğini firmalara gösteriyoruz. Türk kahvesi ve geleneksel lezzetleri gibi her şeyi tattırdıktan sonra ihracatçımızın ürünlerini teşhir ettiği salona davet edip orada ticaret yapmak isteyen firmayı bir araya getirmiş oluyoruz. Büyük balo veya konferans salonlarını bir nevi bir showroom havasına sokuyoruz. Burada genelde biz 15-20 civarı firmayı götürüyoruz ve karşılığında da en azından 35-40 profesyonel alıcıyı getirmiş oluyoruz.&#34;- Model gelecek yıl 5-6 ülkede uygulanacakGündoğdu, modeli ilk kez 3 yıl önce Kazakistan&#39;da düzenlemeye başladıklarını, geçen yıl ise Yunanistan&#39;ın Atina şehrinde uyguladıklarını kaydetti.Modeli gelecek ay İspanya&#39;da, eylül ayında ABD&#39;de yapacaklarını bildiren Gündoğdu, şöyle devam etti:&#34;Otel fuarcılığı için sektörden talepleri topluyoruz. Hangi ülkelerde daha zayıfız, hangi ülkelerde ürünler satılabilir ona göre oralarda daha fazla yoğunlaşacağız. 2027&#39;de en azından 5-6 ülkede bu sistemi uygulamak istiyoruz. Modelle ilgili geri dönüşler gerçekten çok iyi. Fuar alanında siz istediğiniz müşteriye ulaşamıyorsunuz. Buradaki amaç ve gaye doğru alıcıyla bizim ihracatçıyla bir araya getirmek. Belki o anda bu iş ticarete dönmeyebiliyor ama o iletişimden sonra işler daha hızlı ve güzel bir şekilde sonuçlanıyor. Buradaki ihracatçımız dediğim gibi genelde uluslararası fuarlarda çok iyi yerlerde olamayabiliyoruz. Ama otel fuarcılığında bunu ortadan kaldırıyoruz. Buradaki amacımız alıcıyla ihracatçımızı, doğru alıcıyla doğru ihracatçıyı bir araya getirmek. Önümüzdeki dönemlerde yeni pazarlara açılıyoruz. Özellikle Amerika&#39;da eylül ayında yapacağımız bu otel fuarcılığı diye adlandırıldığımız sistemle çok daha etkili olacağız.&#34;Gündoğdu, modelin etkili olduğunu ve önemli anlaşmalara imza atıldığını sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 28 Jun 2026 13:17:21 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sakarya'da denize girişler yasaklandı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sakaryada-denize-girisler-yasaklandi-378/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sakaryada-denize-girisler-yasaklandi-378/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_017FE3-C205C7-91ADFE-EA4F22-6BBD10-F310D7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />3 ilçenin sahillerinde olumsuz hava ve deniz koşulları etkili oluyor.İlçelerin kaymakamlıkları tarafından elverişsiz şartlar nedeniyle alınan kararlar doğrultusunda denize girişler yasaklandı.Sahillerde görev yapan Büyükşehir Belediyesi cankurtaran ekipleri, bayrakları kırmızıya&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_017FE3-C205C7-91ADFE-EA4F22-6BBD10-F310D7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />3 ilçenin sahillerinde olumsuz hava ve deniz koşulları etkili oluyor.İlçelerin kaymakamlıkları tarafından elverişsiz şartlar nedeniyle alınan kararlar doğrultusunda denize girişler yasaklandı.Sahillerde görev yapan Büyükşehir Belediyesi cankurtaran ekipleri, bayrakları kırmızıya çevirerek insanları yasağa uymaları konusunda uyarıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 28 Jun 2026 11:58:12 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kırtasiye sektörü ciro bazlı büyümesini devam ettirdi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kirtasiye-sektoru-ciro-bazli-buyumesini-devam-ettirdi-6786/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kirtasiye-sektoru-ciro-bazli-buyumesini-devam-ettirdi-6786/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_31AE24-8772B9-5F84AB-E12084-C6BDEF-0B5DE1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kırtasiye sektörünün çatı kuruluşu Tüm Kırtasiyeciler Derneği (TÜKİD), sona eren 2025-2026 eğitim öğretim yılının ardından sektörel durum raporunu ve gelecek dönem öngörülerine dair bilgiler paylaştı. Özellikle okul açılış döneminde defter, kalem, boya grupları, okul&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_31AE24-8772B9-5F84AB-E12084-C6BDEF-0B5DE1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kırtasiye sektörünün çatı kuruluşu Tüm Kırtasiyeciler Derneği (TÜKİD), sona eren 2025-2026 eğitim öğretim yılının ardından sektörel durum raporunu ve gelecek dönem öngörülerine dair bilgiler paylaştı. Özellikle okul açılış döneminde defter, kalem, boya grupları, okul çantası ve matara gibi temel ihtiyaçlarda güçlü bir talep yaşanırken makroekonomik dengeler alışveriş alışkanlıklarını da yıl içinde dönüştürdü. Tüketiciler bunun yanında yıl içinde alışveriş alışkanlığında planlı hareket etti.Tüketicinin satın alma davranışı fiyat-performans odaklı şekilleniyor2025-2026 eğitim öğretim yılının kırtasiye sektörü için hareketli olduğu kadar temkinli geçtiğini de belirten TÜKİD Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci, "Geçtiğimiz yılla kıyaslama yaparsak sektörümüzde ciro bazlı büyüme devam etti. Ancak ilgili büyümenin önemli bir kısmı maliyet artışlarından ve raf fiyatlarına yansıyan güncellemelerden kaynaklandı. Adet bazında bakıldığında ise daha dengeli, hatta bazı ürün gruplarında daha seçici bir alışveriş davranışı gördük. Tüketiciler artık daha planlı alışveriş yapıyor, ihtiyaç dışı ürünlerde daha temkinli davranıyor. 2025-2026 döneminde ithalat, üretim, ham madde, enerji, işçilik, kur ve lojistik maliyetleri de raf fiyatları üzerinde baskı oluşturmaya devam etti. Sektörümüz mümkün olduğunca bu artışların tamamını tüketiciye yansıtmamaya çalıştı. Ancak özellikle ithal girdi oranı yüksek ürünlerde fiyat güncellemeleri kaçınılmaz hale geldi." dedi.Yaz döneminde rotayı hobi ve sanat ürünleri belirliyorYaz tatilinin başlamasıyla birlikte sektördeki talepte de bir değişim yaşandığını ifade eden Keresteci, şu açıklamaları yaptı: "Okulların açık olduğu dönem boyunca en güçlü talebin temel kırtasiye ürünlerinde, güvenli ve markalı ürünlerde, lisanslı ürünlerde ve okul destek materyallerinde yaşandığını gördük. Tüketici tarafında en belirgin eğilim fiyat, performans dengesi ve güvenli ürün hassasiyeti oldu. Okulların kapanmasıyla birlikte sektör elbette tamamen durmuyor, sadece talebin yönü değişiyor. Yaz döneminde okul alışverişi yerini yaz okulları, kurslar, sanat atölyeleri, hobi ürünleri, boyama setleri, oyun ve etkinlik materyalleri ile ofis kırtasiyesi ürünlerine bırakıyor. Özellikle çocukların tatil dönemini üretken geçirmesine katkı sağlayan boyama, el işi, yaratıcı etkinlik ve sanatsal ürün gruplarında hareketlilik devam ediyor."2026-2027 eğitim öğretim döneminde sınırlı fiyat düzenlemeleri gündemdeDeğerlendirmesinde gelecek eğitim öğretim yılına dair öngörüleri de paylaşan Keresteci, "2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde maliyet baskısının tamamen ortadan kalktığını söylemek pek de mümkün değil. Bu sebeple ürün gruplarına göre değişmekle birlikte sınırlı fiyat düzenlemeleri gündeme gelebilir. Bir okul çantasının dolum maliyeti öğrencinin sınıf düzeyine, ihtiyaç listesine, tercih edilen marka ve ürün kalitesine göre değişiyor. Geçtiğimiz yıla kıyasla daha yüksek bir sepet maliyeti oluşması beklenebilir elbette ancak burada geniş bir fiyat aralığı olduğunu da özellikle belirtmekte fayda var. Kırtasiye sektörünün tek sivil toplum örgütü TÜKİD olarak her dönemde velilerimize tavsiyemiz güvenilir satış noktalarından, markası ve üreticisi belli, üzerinde gerekli uyarı ve etiket bilgileri bulunan ürünleri tercih etmeleridir. Kırtasiye yalnızca ticari bir alan değil çocuklarımızın eğitim hayatına, gelişimine doğrudan temas eden bir sektördür. Bu nedenle güvenli ürün, kayıtlı ticaret ve sağlıklı rekabet başlıklarını sektörümüzün öncelikli gündemleri arasında tutmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 27 Jun 2026 12:55:40 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Darüşşafaka, Dünyanın En İyi Okulu Ödülleri'nde finalde]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/darussafaka-dunyanin-en-iyi-okulu-odullerinde-finalde-3385/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/darussafaka-dunyanin-en-iyi-okulu-odullerinde-finalde-3385/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9797F3-C56344-09A799-897115-AB820C-5173E2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin en köklü eğitim kurumlarından Darüşşafaka Eğitim Kurumları, eğitimde örnek uygulamaları dünya çapında görünür kılmayı amaçlayan uluslararası T4 Education platformunun düzenlediği Dünyanın En İyi Okulu Ödülleri'nde (World's Best School Prizes 2026) tarihî bir&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9797F3-C56344-09A799-897115-AB820C-5173E2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin en köklü eğitim kurumlarından Darüşşafaka Eğitim Kurumları, eğitimde örnek uygulamaları dünya çapında görünür kılmayı amaçlayan uluslararası T4 Education platformunun düzenlediği Dünyanın En İyi Okulu Ödülleri'nde (World's Best School Prizes 2026) tarihî bir başarıya imza attı.163 yıldır "Eğitimde Fırsat Eşitliği" misyonuyla çocukların hayatını değiştiren Darüşşafaka, "Zorlukların Üstesinden Gelme" (Overcoming Adversity) kategorisinde, dünyanın dört bir yanından başvuran okullar arasından sıyrılarak ilk 10 finalist okul arasında yer aldı.Babası veya annesi hayatta olmayan, maddi olanakları iyi bir eğitim için yetersiz, başarılı öğrencileri tam burslu, yatılı, nitelikli eğitimle geleceğe hazırlayan Darüşşafaka'nın bu uluslararası başarısı, "Eğitimde Fırsat Eşitliği" alanında yürüttüğü çalışmaların küresel ölçekte de takdir gördüğünü ortaya koydu.2022 yılında İngiltere merkezli T4 Education tarafından kurulan ve sınıflarda ya da ötesinde hayatları dönüştüren en iyi okul uygulamalarını paylaşmayı amaçlayan bu organizasyon, günümüzde dünyanın en prestijli eğitim ödülleri arasında yer alıyor. Okulların yalnızca akademik başarılarının değil, aynı zamanda topluma sundukları sosyal etkilerin ve kapsayıcılık vizyonlarının da değerlendirildiği ödüllerde Darüşşafaka, eğitimle yaratılan toplumsal dönüşümün öncüsü olarak Türkiye'yi temsil ediyor."Zorlukların üstesinden gelme kategorisi, asırlık varlık sebebimizle örtüşüyor"Darüşşafaka'nın dünya genelindeki binlerce okul arasından sıyrılarak Türkiye'yi temsil etmesinin gururunu yaşadıklarını ifade eden Darüşşafaka Eğitim Kurumları Genel Müdürü Ebru Arpacı, &#34;Darüşşafaka olarak, kurulduğumuz günden bu yana her bir öğrencimizin potansiyelini en üst seviyeye çıkarmak ve onlara küresel standartlarda bir eğitim sunmak için çalışıyoruz. Öte yandan Darüşşafaka, sadece sınıflardan ve dersliklerden oluşan bir okul değil; 163 yıldır her bir çocuğumuzun hayatına sevgiyle, şefkatle dokunduğumuz, onlara güvenli bir gelecek sunduğumuz büyük bir yuva. Finale kaldığımız &#39;Zorlukların Üstesinden Gelme&#39; kategorisi, bizim asırlık varlık sebebimizle, yani her türlü imkânsızlığın karşısına eğitimi koyan o köklü kuruluş felsefemizle doğrudan örtüşüyor. Çocuklarımızın hayatındaki engelleri sevgi ve inançla aşarken, uluslararası alanda da dünyanın en iyi 10 okulu arasında gösterilmek ve Türkiye&#39;yi finalde temsil eden okul olmak bizler için tarifsiz bir gurur. Bu başarı, her çocuğun doğru imkânlarla dünyayı değiştirebileceğine olan inancımızı da tazeliyor.&#34;Dünyanın en iyi okulları, halk oylamasıyla seçilecekDarüşşafaka, ilk 10 finalist arasına girerek elde ettiği bu büyük başarının ardından, kategorisinde birincilik için yarışmaya devam edecek. Dünyanın dört bir yanından okulların en ilham verici hikâyelerinin yarıştığı organizasyonda, kazanan okullar halk oylaması ve uzman jürinin değerlendirmesi sonucunda belirlenecek. Darüşşafaka, bu tarihî süreçte tüm Türkiye'yi oylarıyla desteğe davet ediyor. Temsilcimize destek olmak ve oyunuzu doğrudan kullanmak için https://applications.worldsbestschool.org/public-vote-26/entry/4355 üzerinden bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 26 Jun 2026 17:08:06 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Selahattin Bilgen ACI EUROPE Yürütme Komitesi'ne seçildi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/selahattin-bilgen-aci-europe-yurutme-komitesine-secildi-8178/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/selahattin-bilgen-aci-europe-yurutme-komitesine-secildi-8178/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_880417-C1DAB6-6CBEC3-452C0B-046EF2-FFC96F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bu üyelikle birlikte İGA İstanbul Havalimanı; sürdürülebilirlik standartlarının belirlenmesi, yolcu deneyimi politikalarının oluşturulması ve havacılığı etkileyen düzenleyici kararlar gibi kritik süreçlerde Avrupa düzeyinde doğrudan söz sahibi olacak. 46 ülkede 500'den fazla&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_880417-C1DAB6-6CBEC3-452C0B-046EF2-FFC96F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bu üyelikle birlikte İGA İstanbul Havalimanı; sürdürülebilirlik standartlarının belirlenmesi, yolcu deneyimi politikalarının oluşturulması ve havacılığı etkileyen düzenleyici kararlar gibi kritik süreçlerde Avrupa düzeyinde doğrudan söz sahibi olacak. 46 ülkede 500'den fazla havalimanını temsil eden ACI Europe'un Yürütme Komitesi, organizasyonun stratejik gündemini belirleyen ve Avrupa havacılık politikalarını doğrudan şekillendiren en üst karar alma organlarından biri.Komite; Selahattin Bilgen'in yanı sıra ACI Europe Başkanı Dr. Stefan Schulte (Fraport CEO'su), Başkan Yardımcısı Aletta von Massenbach (Flughafen Berlin Brandenburg CEO &amp; CFO), Başkan Yardımcısı Thomas Woldbye (London Heathrow CEO), Hazinedar Javier Marín (AENA İcra Başkan Yardımcısı) ve Geçmiş Dönem Başkanı Armando Brunini (SEA Milano CEO'su) gibi etkili isimlerden oluşuyor.&nbsp;ACI Europe Yürütme Komitesi'ne Türkiye'den seçilen ilk üye olan Selahattin Bilgen, Uluslararası Havalimanları Konseyi ACI Europe ve ACI World Yönetim Kurulu üyelik görevlerini de sürdürüyor.&nbsp;ACI Europe ve Yürütme Komitesi HakkındaACI Europe, havalimanı işletmeciliği, güvenlik, sürdürülebilirlik, yolcu deneyimi ve havacılık politikaları başta olmak üzere pek çok kritik alanda Avrupa Birliği kurumları, hükûmetler ve uluslararası havacılık otoriteleriyle doğrudan diyalog yürütüyor. Yürütme Komitesi ise ACI Europe bünyesinde stratejik kararların alındığı ve organizasyonun politika gündemini şekillendiren en üst düzey yönetim organı. Komite üyeliği, Avrupa havacılık sektörünün en prestijli pozisyonlarından biri olarak kabul edilmekte olup; üyeler kıtanın havacılık politikalarını, düzenleyici çerçevelerini ve sektörün geleceğini doğrudan etkileme kapasitesine sahip oluyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 26 Jun 2026 16:19:40 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sürdürülebilirlik ve ESG raporlama uzmanlığı programı ilk mezunlarını verdi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/surdurulebilirlik-ve-esg-raporlama-uzmanligi-programi-ilk-mezunlarini-verdi-3946/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/surdurulebilirlik-ve-esg-raporlama-uzmanligi-programi-ilk-mezunlarini-verdi-3946/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2FE425-4ADFD5-927A0B-787D38-282AC1-44BB6C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Multinet Up'ın, YenidenBiz iş birliğiyle 2026 Beceri Gelişim Programları kapsamında hayata geçirdiği Sürdürülebilirlik ve ESG Raporlama Uzmanlığı Programı ilk mezunlarını verdi. Kariyer molası veren kadınların yeniden iş hayatına dönüşlerini desteklemeyi ve sürdürülebilirlik&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2FE425-4ADFD5-927A0B-787D38-282AC1-44BB6C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Multinet Up'ın, YenidenBiz iş birliğiyle 2026 Beceri Gelişim Programları kapsamında hayata geçirdiği Sürdürülebilirlik ve ESG Raporlama Uzmanlığı Programı ilk mezunlarını verdi. Kariyer molası veren kadınların yeniden iş hayatına dönüşlerini desteklemeyi ve sürdürülebilirlik alanında nitelikli insan kaynağının gelişimine katkı sunmayı amaçlayan programın ilk eğitim dönemine katılan 25 kadın, sertifika almaya hak kazandı. Nisan-Haziran 2026 döneminde gerçekleştirilen ve sekiz hafta süren program kapsamında katılımcılar; sürdürülebilirlik ve ESG temelleri, kurumsal sürdürülebilirlik yönetimi, raporlama standartları, ESG performans ölçümü, emisyon yönetimi, risk yönetimi ve sürdürülebilir finansman gibi alanlarda kapsamlı bir eğitim sürecinden geçti. Teorik içeriklerin yanı sıra uygulama odaklı çalışmalar ve vaka analizleriyle desteklenen program kapsamında katılımcılar, sürdürülebilirlik ve ESG alanlarında yetkinlik kazandı. Programı başarıyla tamamlayan katılımcılara, sertifikaları eğitmen Esra Hepileri ve Multinet Up CEO'su Ali Emre Sever tarafından takdim edildi.YenidenBiz Genel Müdürü Tülay Cerit Tiryaki: "Kadınların gelişimini sürdürülebilir bir modele dönüştürüyoruz""Beceri Gelişim Programları'nı yalnızca bir eğitim faaliyeti olarak değil, kariyerine ara veren kadınların iş hayatına güçlü ve güncel yetkinliklerle dönmesini destekleyen bir gelişim modeli olarak kurguluyoruz. Multinet Up iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz Sürdürülebilirlik ve ESG Raporlama Uzmanlığı Programı da bu yaklaşımın çok değerli bir örneği oldu. Programı başarıyla tamamlayan 25 kadın, sürdürülebilirlik ve ESG gibi iş dünyasının giderek daha fazla ihtiyaç duyduğu bir alanda yetkinlik kazanarak yeni bir başlangıca hazırlandı. İlk dönemi tamamlamış olmaktan mutluluk duyuyoruz. Eylül ayında başlayacak ikinci dönemle bu etkiyi daha da büyütmeye devam edeceğiz."Ali Emre Sever: "Sürdürülebilirlik yolculuğunda kadınların gücüne inanıyoruz"Konuyla ilgili açıklamada bulunan Multinet Up CEO'su Ali Emre Sever, "Sürdürülebilirlik alanında yaşanan dönüşüm, nitelikli insan kaynağına duyulan ihtiyacı her geçen gün artırıyor. YenidenBiz ile hayata geçirdiğimiz programla, kariyer molası veren kadınların yeniden iş hayatına dönüşlerini desteklerken, aynı zamanda sürdürülebilirlik ve ESG alanında yetkin profesyonellerin yetişmesine katkı sunmayı hedefledik. Programı başarıyla tamamlayan öğrencilerimizin bu alandaki yolculuklarında önemli bir adım attıklarına inanıyor, kendilerini gönülden tebrik ediyorum" dedi.2026 yılı boyunca iki dönem olarak planlanan programın ikinci eğitim dönemi ise eylül ayında başlayacak. Eğitim programı kapsamında yıl sonuna kadar toplam 50 kadının sürdürülebilirlik ve ESG alanlarında eğitim alması hedefleniyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 26 Jun 2026 15:33:13 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[At yarışlarının asırlık efsanesi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/at-yarislarinin-asirlik-efsanesi--3819/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/at-yarislarinin-asirlik-efsanesi--3819/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1D01EE-91D911-811A49-E8C116-EE136E-8E7C13.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul'a taşınmasına rağmen kesintisiz bir gelenekle bu yıl 100'üncü kez düzenlenen efsane yarışa, 3 yaşındaki safkan İngiliz tayları yarış hayatlarında sadece bir kez katılabiliyor.Bu geleneksel randevu; öncesi, sonrası ve tüm detaylarıyla Tay TV ekranlarında olacak. Jokey&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1D01EE-91D911-811A49-E8C116-EE136E-8E7C13.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul'a taşınmasına rağmen kesintisiz bir gelenekle bu yıl 100'üncü kez düzenlenen efsane yarışa, 3 yaşındaki safkan İngiliz tayları yarış hayatlarında sadece bir kez katılabiliyor.Bu geleneksel randevu; öncesi, sonrası ve tüm detaylarıyla Tay TV ekranlarında olacak. Jokey deklareleri, kura çekimi ve start numaralarının belirlendiği o heyecan dolu anlar canlı yayınlarla ekrana gelecek. Tay TV'nin tecrübeli ekipleri; at sahipleri, jokeyler ve antrenörlerle yapılan özel röportajları, uzman görüşlerini, analizleri, yarış otoritelerinin yorumlarını ve hipodromdan renkli anları sadece Türkiye'deki değil, tüm dünyadaki milyonlarca yarışseverlerle buluşturacak.22 SEÇKİN SAFKAN&nbsp;100. Gazi Koşusu, 28 Haziran 2026 Pazar günü saat 17.15'te İstanbul Veliefendi Hipodromu'nun büyüleyici atmosferinde gerçekleşecek. Kazananın adını tarihe altın harflerle yazdıracağı bu anlamlı kupa için 3 yaşlı 22 seçkin İngiliz safkanı kıyasıya bir mücadeleye girişecek. Tüm atçıların kariyer zirvesi olarak kabul ettiği yarış, 2 bin 400 metrelik çim pistte koşulacak.TAY TV DEV KADRO İLE PİSTTE&nbsp;Bu büyük derbi, yarış yayıncılığının öncü kuruluşu Tay TV'de, dev bir yayın kadrosu ve kapsamlı özel program serisiyle ekranlara gelecek.İLK BÜYÜK HEYECAN&nbsp;Asırlık koşunun ilk büyük heyecanı, jokey deklareleri ve start kuralarının çekimiyle Veliefendi&#39;de başlayacak. 26 Haziran Cuma günü saat 10.00 ile 12.00 arasında gerçekleştirilecek olan geleneksel &#34;Yıldızlarla Kahvaltı&#34; organizasyonu ve start numaralarının belirlendiği o kritik dakikalar Tay TV'den canlı olarak yayınlanacak.ÇOK ÖZEL RÖPORTAJLAR&nbsp;Ekranların usta isimleri Hakan Cantınaz, Aykut Aydın ve Eray Balcı'nın sunumlarıyla ekrana gelecek bu özel programda ; 100. yıl kupasını müzelerine götürmek isteyen at sahipleri, tarihe geçmek isteyen jokeyler ve yarış dünyasının deneyimli isimleriyle&nbsp; yapılacak çok özel söyleşiler yer alacak.ANALİZLER VE STRATEJİLER "YARIŞ MASASI"NDA&nbsp;Gazi Koşusu&#39;nun ilk teknik analizlerinin ve kura stratejilerinin masaya yatırılacağı bu dinamik yayının hemen ardından, stüdyoda bayrağı devralacak olan &#34;Yarış Masası&#34; ekibi Gazi Koşusu öncesinde yarışseverlerin nabzını tutmaya devam edecek.100'ÜNCÜ YIL COŞKUSU 'SON DÜZLÜK'TE&nbsp;Kupa günü olan 28 Haziran Pazar günü, sabahın erken saatlerinden itibaren 100'üncü yıl coşkusu hipodrom sınırlarını aşarak ekran başındaki milyonları saracak. Tay TV'nin ekran klasiği &#34;Son Düzlük&#34; programı, kendi saati olan 10.30'da Veliefendi Hipodromu'nun kalbinden, canlı yayın noktasından izleyicilerle buluşacak.KESİNTİSİZ YAYIN MARATONU&nbsp;Hakan Cantınaz'ın moderatörlüğünde, usta yorumcular Eray Balcı ve Tolgahan İmal&#39;in eşsiz analizleriyle ekrana gelecek olan &#34;Son Düzlük&#34;, 10.30 - 13.30 saatleri arasında kesintisiz bir yayın maratonuna imza atacak. Üç saat boyunca sürecek canlı yayında; yarış dünyasının otoriteleri, özel davetliler, cemiyet hayatının önde gelen isimleri, sanatçılar ve at sahipleri mikrofona konuk edilerek tarihi derbinin heyecanı en sıcak haliyle yansıtılacak.İLKE DUYAN İLE GAZİ ÖZEL&nbsp;100. Gazi Koşusu gününün en kapsamlı ve soluk soluğa takip edilecek analiz kuşağı ise saat 14.00'te izleyiciyle buluşacak. At yarışı yayıncılığının vazgeçilmez ismi İlke Duyan, &#34;İlke Duyan ile Gazi Özel&#34; programının sunuculuğunu üstlenecek. Saat 18.00'e kadar tam dört saat boyunca Veliefendi'den yayın yapacak programda, her koşuda farklı uzman konuklar ve usta yazarlar mikrofon başında olacak.TAY TV KALİTESİYLE EKRANDA&nbsp;Programda o gün koşulacak tüm yarışlar, start öncesi analizler ve finiş çizgisinin hemen ardından yapılacak değerlendirmeler ekrana taşınacak. Yarışseverler, asırlık kupanın sahibini bulacağı o büyük ana kadar tüm teknik detayları ve pist arkası gelişmeleri Tay TV kalitesiyle izleme şansı bulacak.100'ÜNCÜ YILDA 100 MİLYON LİRALIK ÖDÜL&nbsp;Adeta bir şölene dönüşecek olan Gazi Koşusu'nun birincilik ödülü 50 milyon lira olarak belirlendi. Yetiştiricilik primleri ve diğer tüm ek ödemelerle birlikte, şampiyon safkanın sahibine kazandıracağı toplam ödül 100 milyon liranın üzerine çıkacak.TARİH, SPOR VE KÜLTÜR&nbsp;Aradan geçen bir asırda tarih, spor ve kültürün iç içe geçtiği özel bir etkinliğe dönüşen Gazi Koşusu, ilk kez 1927 yılında düzenlendi. Ali Muhiddin Hacıbekir&#39;in sahibi olduğu &#34;Neriman&#34; isimli safkanın kazandığı Ankara'daki bu ilk yarışı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk de büyük bir ilgiyle takip etti. Türk at yarışçılığının bu en önemli koşusunda geçtiğimiz yıl , jokey Ahmet Çelik idaresinde start alan &#34;Cutha&#34; finişi ilk gören safkan olurken; ikinciliği &#34;Handsome King&#34;, üçüncülüğü ise &#34;Special Man&#34; elde etti. Gazi Koşusu tarihinde en iyi derece 2.26.22 ile ise efsane isim Bold Pilot ait olup bu rekor 1996 yılından beri henüz kırılamadı.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 26 Jun 2026 10:31:58 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Boya sektöründe son 30 yılın en büyük daralması yaşanıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/boya-sektorunde-son-30-yilin-en-buyuk-daralmasi-yasaniyor-6621/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/boya-sektorunde-son-30-yilin-en-buyuk-daralmasi-yasaniyor-6621/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_973B81-A71DB7-410F7C-49C7D4-B592F7-A0635A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye ekonomisindeki sıkı para politikaları, yükselen faizler ve değişen tüketici öncelikleri birçok sektörü olduğu gibi boya sektörünü de etkiliyor. Ancak sektör temsilcilerine göre yaşanan tablo klasik bir talep kaybından çok, ertelenen ihtiyaçlardan kaynaklanıyor. Bianca&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_973B81-A71DB7-410F7C-49C7D4-B592F7-A0635A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye ekonomisindeki sıkı para politikaları, yükselen faizler ve değişen tüketici öncelikleri birçok sektörü olduğu gibi boya sektörünü de etkiliyor. Ancak sektör temsilcilerine göre yaşanan tablo klasik bir talep kaybından çok, ertelenen ihtiyaçlardan kaynaklanıyor. Bianca Boya Kurucu Ortağı Veysel Feyzoğlu, son yıllarda yaşanan değişimin yalnızca ekonomik göstergelerle açıklanamayacağını belirterek, tüketicinin harcama davranışının da köklü şekilde değiştiğine dikkat çekerek, "Geçmişte bir evin boyanmasında malzeme maliyeti ile işçilik maliyeti birbirine yakındı. Bugün işçilik maliyetleri çok daha hızlı arttı. Tüketici evini yenilemek istiyor ancak bu kararı öteliyor. Çünkü boya artık zorunlu değil, ertelenebilir bir ihtiyaç olarak görülüyor." dedi.Sektör Son 30 Yılın En Sert Döneminden GeçiyorFeyzoğlu'na göre boya sektörü 2024 ve 2025 yıllarında son otuz yılın en sert daralmalarından birini yaşadı. Sektörde toplam küçülmenin yüzde 50 seviyelerine ulaştığını belirten Feyzoğlu, özellikle yenileme pazarındaki yavaşlamanın tüm dengeleri değiştirdiğini ifade ederek, "Boya sektöründeki talebin yaklaşık yüzde 85'i renovasyon ve yenileme kaynaklı. Yeni konut üretimi ve yeni yatırımlar ise toplam talebin yalnızca yüzde 15'ini oluşturuyor. Şehirlerde yükselen vinçler ve yeni projeler sektörü canlı gösterse de gerçek tablo farklı. Yenileme tarafındaki kayıp, yeni projelerle telafi edilemiyor." şeklinde konuştu.Hürmüz Boğazı'ndaki Gerilim Boya Sektörünü de EtkiliyorKüresel gelişmelerin boya sanayisi üzerindeki etkilerine de dikkat çeken Feyzoğlu, son dönemde Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan jeopolitik gerilimin sektör açısından yeni riskler oluşturduğunu söyledi. Boya üretiminde kullanılan hammaddelerin önemli bir bölümünün ithalata dayandığını belirten Feyzoğlu, bölgede yaşanan her gelişmenin tedarik zincirinden maliyetlere kadar birçok başlığı doğrudan etkilediğini ifade ederek, "2026 yılına girerken sektör olarak düşüşün durmasını ve yeniden büyüme trendine geçmeyi bekliyorduk. Ancak Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan gelişmeler, hammadde tedarikinde ve lojistik süreçlerinde yeni belirsizlikler yarattı. İlk etapta elimizdeki stoklarla bu süreci yönetebileceğimizi düşündük. Ancak stokların azalmasıyla birlikte yeni siparişlerin daha yüksek maliyetlerle üretime girdiğini görüyoruz." dedi.Kaliteli Boya da Talebi YavaşlatıyorSektördeki ilginç gelişmelerden biri de ürün kalitesindeki artışın satış sıklığını azaltması. Geçmişte her birkaç yılda bir yapılan boya işlemlerinin artık çok daha uzun aralıklarla gerçekleştiğini belirten Feyzoğlu, özellikle silinebilir ve dayanıklı ürünlerin tüketicilerin yenileme ihtiyacını geciktirdiğini söyleyerek, "Türkiye'de boya kalitesi son 15 yılda ciddi şekilde yükseldi. Doğalgaz kullanımının yaygınlaşmasıyla duvarlar daha az kirleniyor. Silinebilir ürünler sayesinde tüketici aynı boyayı yıllarca kullanabiliyor. Bu da doğal olarak talebi aşağı çekiyor." şeklinde konuştu.'Fırtınada Gemiyi Yüzdürmeye Devam Ediyoruz'Sektörün zorlu bir dönemden geçtiğini ancak umutsuz olmadıklarını vurgulayan Feyzoğlu, Türk sanayisinin geçmişte çok daha ağır krizleri atlattığını söyleyerek, sözlerini şöyle tamamladı.&nbsp;"Biz ticaret insanları için önemli olan sakin denizlerde ilerlemek kadar fırtınada gemiyi koruyabilmektir. Türkiye ekonomisine, üretim gücüne ve sektörümüze güveniyoruz. Bugüne kadar pek çok zorlu dönemi atlattık. Bugün de üretmeye, yatırım yapmaya ve geleceğe hazırlanmaya devam ediyoruz."&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 25 Jun 2026 17:58:51 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Kararı İstinaf Mahkemesi'ne taşıyoruz"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/karari-istinaf-mahkemesine-tasiyoruz-7233/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/karari-istinaf-mahkemesine-tasiyoruz-7233/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D41A72-69F0DE-B7E0C6-0854E3-DE223F-2A38B2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />TAG uygulamasına ilişkin davanın 7'nci duruşması, 24 Haziran'da İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görüldü. İstanbul Otomobilciler Esnaf Odası, Birleşik Taksi Şoförleri Derneği, İstanbul Havalimanı Turizm Taksiciler Karayolu Yolcu Taşıma Kooperatifi, Sabiha Gökçen Havaalanı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D41A72-69F0DE-B7E0C6-0854E3-DE223F-2A38B2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />TAG uygulamasına ilişkin davanın 7'nci duruşması, 24 Haziran'da İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görüldü. İstanbul Otomobilciler Esnaf Odası, Birleşik Taksi Şoförleri Derneği, İstanbul Havalimanı Turizm Taksiciler Karayolu Yolcu Taşıma Kooperatifi, Sabiha Gökçen Havaalanı Taşıma ve İşletme Kooperatifi, İstanbul Taksi Sahipleri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu, İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası, Antalya Şoförler ve Otomobilciler Odası, Gaziantep Şoförler ve Otomobilciler Odası ile Kayseri Otomobilciler Kamyon, Otobüs, Kamyonet ve Şoförler Odası Başkanlığı tarafından açılan davada mahkeme heyeti, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verdi.&nbsp;"Hukuki sürece inancımız tam, inanıyoruz ki haklılığımız bir kez daha tescil edilecek"Duruşma sonrası açıklama yapan TAG Kurucusu Oğuz Alper Öktem, kararın üst mahkemeye taşınacağını belirterek şunları söyledi: "Taksicilerin uygulamanın bugün kapatılmasına yönelik tedbir talebi reddedildi. Genel olarak davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildi. 2024 yıllarında verilen benzer karar, İstinaf Mahkemesi tarafından hatalı bulunarak kaldırılmıştı. Bu kararı da yeniden İstinaf Mahkemesi'nin değerlendirmesine sunacağız. Hukukun üstünlüğüne ve yargı süreçlerinin sağlıklı şekilde işleyeceğine olan inancımız tam. Bu süreç boyunca bize güvenen, destek veren ve Türkiye'nin en büyük topluluğunu oluşturan TAG ailesinin tüm mensuplarına teşekkür ediyoruz. Kamuoyunu süreçle ilgili gelişmeler hakkında şeffaf şekilde bilgilendirmeyi sürdüreceğiz."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 25 Jun 2026 10:13:42 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[DOA sistemine kayıtlı HOREKA sayısı hızla artıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/doa-sistemine-kayitli-horeka-sayisi-hizla-artiyor-9287/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/doa-sistemine-kayitli-horeka-sayisi-hizla-artiyor-9287/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_648788-90AB1A-F3FF21-2076CC-BC4E65-A070E6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda, Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) tarafından yürütülen Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) Sistemi, 1 Temmuz itibarıyla ulusal entegrasyon sürecine geçiyor. Vatandaşlardan işletmelere, üreticilerden geri dönüşüm sektörüne&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_648788-90AB1A-F3FF21-2076CC-BC4E65-A070E6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda, Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) tarafından yürütülen Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) Sistemi, 1 Temmuz itibarıyla ulusal entegrasyon sürecine geçiyor. Vatandaşlardan işletmelere, üreticilerden geri dönüşüm sektörüne kadar geniş bir iş birliği ağı oluşturan sistem, DOA logolu içecek ambalajlarının kontrollü şekilde toplanarak yeniden ekonomiye kazandırılmasını amaçlıyor. Bu süreçte HOREKA işletmeleri de sistemin sahadaki yaygınlaşmasında kritik rol üstleniyor.Oteller, restoranlar ve kafeler, her gün milyonlarca içecek ambalajının tüketildiği noktalar olarak DOA Sisteminin başarısında önemli rol oynuyor. Marketler, süpermarketler, bakkallar ve büfeler iade noktası olarak hizmet verirken, HOREKA işletmeleri de kendi bünyelerinde tüketilen DOA logolu ambalajları ayrıca biriktirerek sisteme kazandırıyor. Bu sayede ambalajların düzenli şekilde toplanması ve yeniden üretim süreçlerinde değerlendirilmesi sağlanırken, geri kazanım hedeflerine ulaşılmasına ve kaynakların daha verimli kullanılmasına katkı sunuluyor.Nurullah Öztürk: &#34;Türkiye&#39;nin Kaynaklarını Koruma Seferberliğinde HOREKA&#39;ların Katkısı Çok Değerli&#34;Türkiye Çevre Ajansı Başkanı Nurullah Öztürk, DOA Sisteminin çevre, ekonomi ve kaynak yönetimi alanlarında güçlü bir dönüşüm ortaya koyduğunu belirterek şunları söyledi:&#34;DOA Sistemi ile vatandaşlarımızı, işletmelerimizi, üreticilerimizi ve geri dönüşüm sektörünü aynı hedef etrafında buluşturuyoruz. Daha temiz bir çevre, daha verimli kaynak kullanımı ve daha güçlü bir döngüsel ekonomi için yürüttüğümüz bu dönüşümün başarısı, tüm paydaşlarımızın katılımıyla mümkün olacak. Türkiye&#39;nin kaynaklarını koruma seferberliğinde HOREKA işletmelerimizin katkısını son derece değerli buluyoruz. İşletmelerimizi DBYS kayıt süreçlerini tamamlayarak DOA Sistemine dahil olmaya ve bu dönüşümün aktif bir parçası olmaya davet ediyoruz. 1 Temmuz&#39;da başlayacak ulusal entegrasyon süreciyle birlikte hep birlikte daha güçlü, daha yaygın ve daha etkili bir geri dönüşüm ağı oluşturacağımıza inanıyoruz.&#34;DBYS Kayıtları ve Operatör Belirleme Süreci Devam Ediyor1 Temmuz&#39;da başlayacak ulusal entegrasyon süreci öncesinde HOREKA işletmelerinin Depozito Bilgi Yönetim Sistemi (DBYS) üzerinden kayıt işlemlerini tamamlayarak birlikte çalışacakları saha operatörlerini belirlemeleri gerekiyor. Sisteme kayıt olan işletmelerde biriken DOA logolu ambalajlar, seçilen operatörler tarafından düzenli olarak teslim alınarak geri dönüşüm süreçlerine yönlendiriliyor. HOREKA işletmeleri, sisteme kazandırdıkları her bir ambalaj için 0,20 TL teşvik bedeli kazanarak hem geri dönüşüm sürecine katkı sağlıyor hem de ekonomik fayda elde ediyor.Yetkilendirilen operatörler toplama, taşıma ve doğrulama faaliyetlerini yürütürken, tüm operasyonlar dijital altyapı üzerinden anlık olarak takip ediliyor. Böylece DOA logolu ambalajların işletmelerden teslim alınmasından geri dönüşüm süreçlerine dahil edilmesine kadar tüm aşamalar şeffaf, güvenilir ve izlenebilir şekilde yönetiliyor.Kaynaklar Ekonomiye Geri KazandırılacakDOA Sistemi ile geri kazanılan içecek ambalajlarının yeniden üretimde değerlendirilmesi ve ekonomik değere dönüştürülmesi amaçlanıyor. Ambalajların kontrollü şekilde toplanması sayesinde geri dönüşüm süreçlerinin verimliliğinin artırılması ve sanayinin ihtiyaç duyduğu kaliteli geri dönüştürülmüş hammaddenin daha yüksek oranlarda yurt içinden karşılanması hedefleniyor.Sistemin yaygınlaşmasıyla birlikte içecek ambalajı hammaddesi ithalatında yüzde 35 ila 40 oranında azalma sağlanması öngörülüyor. Türkiye ekonomisine yıllık yaklaşık 30 milyar liralık katkı sunması beklenen sistemin; yaklaşık 37 bin ton sera gazı emisyonunun azaltılmasına, 1,3 milyar kilovatsaat enerji tasarrufu sağlanmasına ve 3,6 milyon varil petrol kullanımının önlenmesine katkı sunması hedefleniyor.Kutu: HOREKA İşletmeleri DOA Sistemine Nasıl Dahil Oluyor?• HOREKA işletmeleri dbys.gov.tr web sitesi üzerinden kayıt oluşturacak.• İşletmeler birlikte çalışacakları yetkili saha operatörünü belirleyecek.• İşletmelerde tüketilen DOA logolu ambalajlar ayrı olarak biriktirilecek.• Biriktirilen ambalajlar seçilen operatöre teslim edilecek.• Sisteme teslim edilen her DOA logolu ambalaj için işletmelere 0,20 TL teşvik bedeli ödenecek.• Operatörler toplama, taşıma ve doğrulama süreçlerini yürütecek.• Tüm operasyonlar dijital altyapı üzerinden anlık olarak takip edilecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 25 Jun 2026 10:10:12 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kimpur'dan tren koltuklarına özel HR köpük sistemi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kimpurdan-tren-koltuklarina-ozel-hr-kopuk-sistemi-2604/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kimpurdan-tren-koltuklarina-ozel-hr-kopuk-sistemi-2604/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8210E2-CBA752-E30975-A58742-4D0840-AF328E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Poliüretan sistemleri alanında bölgesel lider konumunu sürdüren Kimpur; tren koltukları için geliştirdiği KIMflex® HR Köpük Sistemi ile yangın güvenliği ve dayanıklılık beklentilerinin kritik önem taşıdığı bu alanda Ar-Ge ve mühendislik yetkinliğini de ortaya koyuyor.Uluslararası&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8210E2-CBA752-E30975-A58742-4D0840-AF328E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Poliüretan sistemleri alanında bölgesel lider konumunu sürdüren Kimpur; tren koltukları için geliştirdiği KIMflex® HR Köpük Sistemi ile yangın güvenliği ve dayanıklılık beklentilerinin kritik önem taşıdığı bu alanda Ar-Ge ve mühendislik yetkinliğini de ortaya koyuyor.Uluslararası Güvenlik Standartlarını Karşılayan PerformansGün içerisinde binlerce yolcu tarafından kullanılan tren koltuklarında yalnızca konfor değil; yangın güvenliği, düşük emisyon değerleri, uzun servis ömrü ve yoğun kullanıma karşı dayanıklılık gibi kriterler de büyük önem taşıyor. Bu nedenle kullanılan malzemelerin uluslararası güvenlik standartlarını karşılamasının yanı sıra uzun yıllar boyunca performansını koruyabilmesi gerekiyor.&nbsp;Kimpur tarafından geliştirilen KIMflex® HR Köpük Sistemi, demiryolu araçlarında kullanılan malzemelerin yangına tepki performanslarını değerlendiren Avrupa güvenlik standardı EN 45545-2 kapsamında gerçekleştirilen ısı salım hızı ve toksik gaz yoğunluğu testlerini başarıyla tamamlayarak raylı sistem uygulamalarında aranan yangın güvenliği kriterlerini karşıladı. Düşük VOC (Uçucu Organik Bileşikler) emisyonu, düşük duman oluşumu ve düşük toksik gaz emisyonu özellikleriyle öne çıkan sistem; yüksek geri esneme özelliği sayesinde uzun süreli konfor sunarken, yoğun kullanıma uygun dayanıklı yapısıyla da dikkat çekiyor.Ar-Ge Yetkinliğinin Yeni Bir GöstergesiKimpur CEO'su Cavidan Karaca, geliştirilen sistemle ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:&#34;Raylı sistemler, malzeme geliştirme açısından son derece yüksek güvenlik ve performans beklentilerinin bulunduğu bir alan. Bu alanda kullanılacak ürünlerin yalnızca konfor ve dayanıklılık sunması yeterli değil; aynı zamanda uluslararası standartları da karşılaması gerekiyor. KIMflex® HR Köpük Sistemi ile elde ettiğimiz sonuç, Kimpur'un güçlü Ar-Ge altyapısının ve farklı sektörlerin ihtiyaçlarına özel çözümler geliştirme yeteneğinin önemli bir göstergesidir.&#34;Karaca ayrıca, bu çalışmanın şirketin yüksek katma değerli ürün geliştirme vizyonunu desteklediğini belirterek, Kimpur'un gelecekte de ileri mühendislik gerektiren uygulamalara yönelik yenilikçi poliüretan teknolojileri geliştirmeyi sürdüreceğini ifade etti.40 yılı aşkın deneyimi boyunca farklı sektörlerin ihtiyaçlarına özel poliüretan sistemler geliştiren Kimpur, tren koltukları için geliştirdiği KIMflex® HR Köpük Sistemi ile yüksek teknik gereksinimlere sahip uygulamalara yönelik çözüm geliştirme yetkinliğini bir kez daha ortaya koydu. Şirket, önümüzdeki dönemde de ileri mühendislik ve Ar-Ge kabiliyetleriyle farklı sektörlere değer katacak yenilikçi poliüretan teknolojileri geliştirmeyi sürdürecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 25 Jun 2026 09:54:07 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[SPK, 5 şirketin halka arzını onayladı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/spk-5-sirketin-halka-arzini-onayladi-7713/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/spk-5-sirketin-halka-arzini-onayladi-7713/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A910D3-07F391-C925F3-36C487-7C7876-446199.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />SPK haftalık bültenine göre Kurul, Orzaks İlaç ve Kimya&#39;nın 69 liradan, Ekim Turizm&#39;in 30,26 liradan, Soho Giyim ve Enerji&#39;nin 15 liradan, İsvea Seramik ve Banyo Ürünleri&#39;nin 20,9 liradan, Golda Gıda&#39;nın ise 9,2 liradan halka arzını uygun buldu.İş Girişim Sermayesi&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A910D3-07F391-C925F3-36C487-7C7876-446199.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />SPK haftalık bültenine göre Kurul, Orzaks İlaç ve Kimya&#39;nın 69 liradan, Ekim Turizm&#39;in 30,26 liradan, Soho Giyim ve Enerji&#39;nin 15 liradan, İsvea Seramik ve Banyo Ürünleri&#39;nin 20,9 liradan, Golda Gıda&#39;nın ise 9,2 liradan halka arzını uygun buldu.İş Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı AŞ&#39;nin yaklaşık 415 milyon liralık bedelsiz sermaye artırımı onaylandı.Kurul, Adil Varlık Yönetim AŞ&#39;nin 500 milyon liralık, Yapı Kredi Faktoring AŞ&#39;nin 6,8 milyar liralık, Koç Finansman AŞ&#39;nin 1,4 milyar liralık, Türkiye Garanti Bankası AŞ&#39;nin 6 milyar dolarlık, İş Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı AŞ&#39;nin 10 milyar liralık, Ak Yatırım Menkul Değerler AŞ&#39;nin 15 milyar liralık borçlanma aracı ihraç başvurusuna izin verdi.ZKB Varlık Kiralama AŞ&#39;nin 3 milyar liralık, Bizim Varlık Kiralama AŞ&#39;nin ise 500 milyon liralık kira sertifikası ve VİDMK ihracı başvurusu onaylandı.- Kuruluşuna izin verilen yeni fonlarSPK, BV Portföy Yönetimi AŞ&#39;nin &#34;Boğaziçi Ventures Global Girişim Sermayesi Yatırım Fonu&#34; ile &#34;Greenwise Girişim Sermayesi Yatırım Fonu&#34; kurmasına izin verdi.İş Portföy BIST 30 Endeksi Hisse Senedi Yoğun Borsa Yatırım Fonu&#39;nun kuruluşuna izin verilmesi talebi olumlu karşılandı.Fiba Yatırım Menkul Değerler AŞ ile Marbaş Menkul Değerler AŞ&#39;ye yurt dışında işlem aracılığı faaliyet izni verilirken, Gekas Kitle Fonlama Platformu AŞ ünvanlı bir kitle fonlama platformunun kurulması onaylandı.- İdari para cezaları ve suç duyurularıKurul, Girişim Elektrik Sanayi Taahhüt ve Ticaret AŞ ile Europower Enerji ve Otomasyon Teknolojileri Sanayi Ticaret AŞ hakkında yapılan inceleme sonucunda bu iki şirkete ve 4 kişiye toplamda 20,7 milyon liralık idari para cezası uyguladı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 25 Jun 2026 08:39:35 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bihter Yalçın Öçal, Aura Dermokozmetik Genel Müdürü oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/bihter-yalcin-ocal-aura-dermokozmetik-genel-muduru-oldu-3249/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/bihter-yalcin-ocal-aura-dermokozmetik-genel-muduru-oldu-3249/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5AB64B-6B583C-E5F3F5-AF8711-731953-30D759.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Boğaziçi Üniversitesi Uluslararası Ticaret Bölümü mezunu olan Bihter Yalçın Öçal, profesyonel kariyerine Unilever'de Yönetici Adayı olarak başladı. Kariyeri boyunca tüketici sağlığı ürünleri, tıbbi cihaz, ilaç ve medikal estetik alanlarında faaliyet gösteren uluslararası şirketlerde&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5AB64B-6B583C-E5F3F5-AF8711-731953-30D759.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Boğaziçi Üniversitesi Uluslararası Ticaret Bölümü mezunu olan Bihter Yalçın Öçal, profesyonel kariyerine Unilever'de Yönetici Adayı olarak başladı. Kariyeri boyunca tüketici sağlığı ürünleri, tıbbi cihaz, ilaç ve medikal estetik alanlarında faaliyet gösteren uluslararası şirketlerde önemli liderlik görevleri üstlenen Öçal; Allergan Aesthetics, Galderma, Fillmed ve Alcon-Novartis gibi sektörün önde gelen kuruluşlarında pazarlama, satış ve ticari operasyonların yönetiminde aktif rol aldı.Türkiye, Kanada, İngiltere, Avrupa, Türki Cumhuriyetler ve İsrail bölgelerinde artan sorumluluklarla görev alan Öçal, farklı coğrafyalarda elde ettiği deneyimle büyüme stratejilerinin oluşturulması, ticari yapılanmaların güçlendirilmesi ve yüksek performanslı ekiplerin yönetilmesi konularında başarılı çalışmalara imza attı.Farmareyon bünyesindeki görev süresince OTC kategorisindeki premium markaların büyümesine liderlik eden Bihter Yalçın Öçal, şirketin sürdürülebilir büyüme stratejisinin şekillendirilmesinde önemli katkılar sağladı. GNC&#39;nin 10 yılı aşkın bir aranın ardından Türkiye pazarına yeniden kazandırılması, Curaprox&#39;un eczane kanalındaki lider konumunun daha da güçlendirilmesi ve TruKid&#39;in anne-çocuk kategorisinde büyümesi ile yeni satış kanallarına açılması gibi stratejik projelere öncülük etti.Öçal ayrıca uluslararası marka iş birliklerinin geliştirilmesi, omnichannel ticari yapının oluşturulması, distribütör ve kanal yönetimi süreçlerinin yapılandırılması ve güçlü ekiplerin kurulması süreçlerinde aktif sorumluluk üstlendi.Yeni görevinde Aura Dermokozmetik&#39;in medikal estetik alanındaki öncü ürün portföyünün yanı sıra, dünyanın en prestijli dermokozmetik markalarından Obagi&#39;nin Türkiye&#39;deki büyüme ve gelişim stratejilerine liderlik edecek olan Bihter Yalçın Öçal; klinik medikal estetik ve lüks dermokozmetik alanlarında şirketin büyüme hedeflerini daha da ileri taşımayı amaçlıyor.Sağlık profesyonelleriyle kurulan iş birliklerinin güçlendirilmesi, marka yatırımlarının artırılması, yeni iş fırsatlarının değerlendirilmesi ve sürdürülebilir büyüme hedeflerinin hayata geçirilmesinde önemli rol üstlenecek olan Öçal&#39;ın liderliğinde Aura Dermokozmetik, sektördeki güçlü konumunu daha da pekiştirmeyi ve paydaşlarına değer yaratmayı sürdürmeyi hedefliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 25 Jun 2026 02:17:55 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Beyaz eşyada satışlar sert düştü]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/beyaz-esyada-satislar-sert-dustu-7797/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/beyaz-esyada-satislar-sert-dustu-7797/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_230934-6F3E46-C1DFC8-7C51F6-B33B6A-168949.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği (TÜRKBESD) tarafından yapılan açıklamaya göre, 2026 yılının ilk beş aylık dönemine ilişkin veriler, sektör açısından iç talepte önemlibir daralma, dış pazarlarda ise daha belirgin bir yavaşlamaya işaret etti.Ocak–Mayıs 2026 döneminde&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_230934-6F3E46-C1DFC8-7C51F6-B33B6A-168949.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği (TÜRKBESD) tarafından yapılan açıklamaya göre, 2026 yılının ilk beş aylık dönemine ilişkin veriler, sektör açısından iç talepte önemlibir daralma, dış pazarlarda ise daha belirgin bir yavaşlamaya işaret etti.Ocak–Mayıs 2026 döneminde iç satışlar bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 6 azalışla4.054.692 adet olarak gerçekleşirken, ihracat yüzde 20 düşüşle 6 milyon 938 bin 790 adede geriledi.Gelişmelere paralel olarak üretim yüzde 17 azalarak 10 milyon 835 bin 306 adet seviyesindegerçekleşti. Toplam satışlar ise yüzde 15'lik düşüşle 10 milyon 993 bin 482 adet oldu.Mayıs 2026 verilerine bakıldığında ise iç satışlar yüzde 1 oranında çok sınırlı bir toparlanma ile852 bin 837 adet seviyesine yükselirken, ihracatta yüzde 29'luk bir düşüş yaşanarak 1 milyan 276 bin 833 adet olarak kaydedildi. Üretim yüzde 31 oranında azalarak 1 milyon 814 bin 866 adede gerilerken, toplam satışlar yüzde 19 düşüşle 2 milyon 129 bin 670 adet olarak izlendi.Açıklamada görüşlerine yer verilen TÜRKBESD Yönetim Kurulu Başkanı Alper Şengül, &#34;Genel tablo, iç pazarda dirençli görünüm korunurken, ihracat tarafındaki daralmanın sektör performansı üzerinde belirleyici olmaya devam ettiğini göstermektedir&#34; ifadlerini kullandı.Şengül, yakın zamanda sonuçlanan galvanizli ve boyalı çelik ürünlerine yönelik anti-damping soruşturması kapsamında alınan kararların, sektörün temel girdilerinden biri olan çelikteki maliyet baskılarının önümüzdeki dönemde de etkisini artıracağına işaret ettiğini belirterek, &#34;Talep koşullarının zorlu seyrettiği mevcut ortamda, bu gelişme sektör üzerindeki maliyet yükünü artıran önemli unsurlardan biri olarak öne çıkmaktadır&#34; dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 24 Jun 2026 16:29:31 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ardahan'da 4.1 büyüklüğünde deprem]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ardahanda-41-buyuklugunde-deprem-6548/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ardahanda-41-buyuklugunde-deprem-6548/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7D9673-927BFA-C73F3B-B95382-82417C-31C9E4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />AFAD&#39;ın paylaştığı bilgilere göre, Ardahan&#39;ın Posof ilçesinde saat 07.07&#39;de 4.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.Merkezi Posof olan depremin derinliği 7 kilometre olarak ölçüldü.]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7D9673-927BFA-C73F3B-B95382-82417C-31C9E4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />AFAD&#39;ın paylaştığı bilgilere göre, Ardahan&#39;ın Posof ilçesinde saat 07.07&#39;de 4.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.Merkezi Posof olan depremin derinliği 7 kilometre olarak ölçüldü.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 23 Jun 2026 08:30:56 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Türkiye Diri Fay Haritası" 13 yıl sonra güncellendi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-diri-fay-haritasi-13-yil-sonra-guncellendi-9934/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-diri-fay-haritasi-13-yil-sonra-guncellendi-9934/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BAC9B3-E01314-3DFA82-B034DE-DE52D9-3102AB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yanık, Bilimsel Etkinlikler Haftası ve MTA Genel Müdürlüğü 91. Kuruluş Yıl Dönümü kapsamında &#34;Türkiye Diri Fay Haritası-2026&#34;nın tanıtım programındaki konuşmasında, yeni harita sürümünün kamuoyuyla paylaşılmasından dolayı memnun olduklarını söyledi.Gazi Mustafa&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BAC9B3-E01314-3DFA82-B034DE-DE52D9-3102AB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yanık, Bilimsel Etkinlikler Haftası ve MTA Genel Müdürlüğü 91. Kuruluş Yıl Dönümü kapsamında &#34;Türkiye Diri Fay Haritası-2026&#34;nın tanıtım programındaki konuşmasında, yeni harita sürümünün kamuoyuyla paylaşılmasından dolayı memnun olduklarını söyledi.Gazi Mustafa Kemal Atatürk&#39;ün vizyonuyla 1935&#39;te kurulan ve bugün 91 yaşında olan MTA&#39;nın stratejik değerinin giderek arttığını dile getiren Yanık, &#34;Gazi Mustafa Kemal&#39;in kurumumuzun kuruluşunu müjdelerken ifade ettiği &#39;Memleketin henüz meçhul bulunan diğer servetlerinin jeolojik bakımdan birer birer tetkik vazifesini Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü&#39;ne verdik. Çalışacaklardır. Mesut sürprizler temenni ediyoruz.&#39; sözü, 91 yıldır bizlere sadece bir görev tanımı değil, o &#39;mutlu sürprizleri&#39; arama heyecanını ve tükenmeyen bir keşif azmini miras bırakmıştır.&#34; diye konuştu.Yanık, MTA&#39;nın yaklaşık bir asırlık süreçte, Batman&#39;daki ilk petrol keşfinden Eskişehir-Beylikova&#39;daki dünyanın en stratejik Nadir Toprak Elementleri sahalarına, Elazığ-Maden, Sinop-Boyabat ve Kahramanmaraş&#39;taki zengin bakır yataklarından sanayinin can damarı olan yüzlerce endüstriyel ham madde kaynağına kadar sayısız keşfe imza attığını ifade etti.Küresel dengelerin değiştiğini ve madenlere ihtiyacın arttığını belirten Yanık, sözlerini şöyle sürdürdü:&#34;Artan enerji ihtiyacı, sürdürülebilir kaynak yönetimi, iklim değişikliği ve kritik hammaddelere yönelik amansız rekabet, yerbilimlerinin stratejik önemini her geçen gün daha da artırıyor. MTA, bu yeni dünya düzeninde de en ön safta yer alarak modern teknolojilerle desteklenen yerli, yenilikçi ve çevreye duyarlı arama faaliyetlerini kararlılıkla sürdürüyor. Bugün, kuruluş yıl dönümümüzü taçlandıran son derece hayati bir ulusal veri altyapısını, &#39;Türkiye Diri Fay Haritası-2026&#39; sürümünü yayımlamanın gururunu paylaşıyoruz. Alp-Himalaya orojenez kuşağında yer alan ülkemiz için aktif tektonik yapının güncel ve doğru verilerle ortaya konulması, yalnızca bilimsel bir çalışma değil, ulusal güvenlik, sürdürülebilir kalkınma ve afet risklerinin azaltılması adına stratejik bir zorunluluktur.&#34;Yanık, haritanın 2013&#39;te yayımlanmasından bu yana geçen 13 yılda, ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik çalışmalarla önemli büyüklükte veri birikiminin sağlandığına dikkati çekti.2022&#39;de yatırım programına alınan güncelleme projesinin, yoğun bir emeğin ardından tamamlandığına işaret eden Yanık, &#34;2013 basımında 485 olan diri fay sayısı, yeni veriler ışığında bu haritada 700&#39;e yükseldi. Bu harita ve hazırladığımız sayısal veri tabanı, deprem tehlike analizleri, kritik altyapı yatırımları ve ulusal zarar azaltma politikalarımız için temel bir başvuru kaynağı olacak.&#34; değerlendirmesinde bulundu.- MTA Bilimsel Etkinlikler Haftası-2026, beş gün dürecekYanık, MTA&#39;nın sadece sahada arama yapan bir kurum olmadığını, aynı zamanda Türkiye&#39;nin en köklü yerbilimleri okulu olduğunu belirtti.Bilimsel üretimin paylaşılması ve kurumlar arası işbirliğinin geliştirilmesinin her zaman temel öncelik olduğuna işaret eden Yanık, şunları kaydetti:&#34;Bugün açılışını yaptığımız ve 5 gün boyunca sürecek olan &#39;MTA Bilimsel Etkinlikler Haftası-2026&#39;, bu okulun en güzel meyvelerinden biri. Etkinlik kapsamında sunulacak olan 48 sözlü ve 20 poster sunum, kurumumuz bünyesinde yürütülen projelerin sonuçlarını akademi, kamu ve sektör temsilcileriyle buluşturacak. 91 yıllık bu şanlı tarihin dağlarda, vadilerde, laboratuvarlarda gece gündüz demeden dökülen alın terinin, mühendislerimizin, araştırmacılarımızın ve diğer çalışanlarımızın fedakarlıklarının eseri olduğunu çok iyi biliyorum. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında, 100. yılımıza doğru emin adımlarla yürürken, Türkiye&#39;yi dünya yerbilimleri ve madencilik sektöründe lider bir konuma getirme hedefimize hep birlikte ulaşacağımıza yürekten inanıyorum.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 22 Jun 2026 10:48:58 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İzinsiz yapılara elektrik ve su yok]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/izinsiz-yapilara-elektrik-ve-su-yok-2818/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/izinsiz-yapilara-elektrik-ve-su-yok-2818/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_85CEE2-575BC0-F76125-CE6816-37FD57-B7DD10.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />&#34;Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun&#34;, Resmi Gazete&#39;de yayımlanarak yürürlüğe girdi.Buna göre, çeltik tarlaları, il ve ilçe merkezlerine imar sınırından itibaren 500 metre, köy ve mahallelerde ise 50 metre uzaklıkta&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_85CEE2-575BC0-F76125-CE6816-37FD57-B7DD10.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />&#34;Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun&#34;, Resmi Gazete&#39;de yayımlanarak yürürlüğe girdi.Buna göre, çeltik tarlaları, il ve ilçe merkezlerine imar sınırından itibaren 500 metre, köy ve mahallelerde ise 50 metre uzaklıkta bulunabilecek. Uzaklıklar, köy ve mahallelerde, en kenar evin dış çevresi ile çeltik ekilen yerlerin en yakın noktasının arası ölçülerek belirlenecek.Alkollü içkilerin veya alkollü içkileri üreten, ithal eden ve pazarlayan firmaların isim, marka, logo, amblemleriyle arz ambalajlarında yer alan ifadeler, şekil, isim, işaret ve görseller, iş yerlerinin içinde, dışında, vitrinlerinde, satış ünitelerinde ve hiçbir etkinlik alanında bulundurulamayacak. Fermente alkollü içki markası, distile alkollü içki markası olarak, distile alkollü içki markası fermente alkollü içki markası olarak kullanılamayacak.Hidroelektrik enerji üretim tesisinin, Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından belirlenen işletme talimat ve programına uymaması veya eksiklikleri gidermemesi halinde, şirkete toplam ceza tutarı 250 bin liradan az, 5 milyon liradan çok olmamak üzere, tesisin hidrolik kurulu gücüne bağlı olarak megavat başına 50 bin lira ile 100 bin lira arasında idari para cezası uygulanacak.Karbon yutak ormanları kurulacakİl özel idareleri, belediyeler ve bağlı kuruluşları, köy tüzel kişilikleri ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, su yapılarından kaynaklanabilecek kaza ve kayıpların önlenmesi için kendi görev ve sorumlulukları dahilinde gereken koruyucu güvenlik tedbirlerini alacak ve bu konuda DSİ&#39;yi bilgilendirecek.Mülkiyeti DSİ&#39;ye ait su yapıları ile servis yolları ve diğer unsurları, amacı dışında kullanılamayacak. Bunların zorunlu nedenlerle amaç dışı kullanımı halinde, koruyucu güvenlik tedbirleri, kullanan kişi veya kamu kurum ve kuruluşlarınca alınacak. Amaç dışı kullanımdan kaynaklanan zararlardan, amacı dışında kullanan kişi veya kamu kurum ve kuruluşları sorumlu olacak.Orman Genel Müdürlüğünce, küresel iklim değişikliğiyle mücadeleye katkı sağlamak ve ormanların sera gazı tutum kapasitesini artırmak için karbon yutak ormanları (atmosferdeki karbonu tutarak ve depolayarak iklim değişikliğinin etkilerini azaltmaya yardımcı olan ekosistem) kurulacak.Lisans almaksızın Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce yapılan veya yaptırılmakta olan ikili işbirliği anlaşmaları kapsamında yer alan projeler ve önceki yıllar yatırım programlarındaki projeler için belirlenen süre, 31 Aralık 2025&#39;ten 31 Aralık 2040&#39;a uzatılacak.Orman Kanunu&#39;nun 2/B hükmüne göre uygulamaların gerçekleştirildiği yerlerde, Orman Genel Müdürlüğünce yürütülecek inceleme sonucunda, bu uygulamaların hükmen iptal edildiği yerler ile 2/B uygulamalarına ait orman kadastrosu tutanaklarında, bu uygulamaların tamamlandığı veya başkaca uygulama yapılacak sahanın bulunmadığının yazılı olup olmadığına bakılmaksızın, 2/B hükmünün şartlarını taşımadığı açıkça belirtilen yerler dışında kaldığı tespit edilen alanlarda 2/B uygulamaları yapılabilecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 21 Jun 2026 11:13:24 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Paintİstanbul 2026, 10 bini aşkın ziyaretçiyi ağırladı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/paintistanbul-2026-10-bini-askin-ziyaretciyi-agirladi-1041/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/paintistanbul-2026-10-bini-askin-ziyaretciyi-agirladi-1041/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5D9F66-A21508-586FFA-1FAA08-BD9D33-788451.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Boya ham maddeleri, yapı kimyasalları, yapıştırıcı bileşenleri ile laboratuvar ve üretim teknolojilerini aynı platformda buluşturan Paintistanbul 2026, sektörün yoğun katılımıyla başarıyla tamamlandı. Boya Sanayicileri Derneği (BOSAD) ve CNG Expo Events iş birliğiyle İstanbul&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5D9F66-A21508-586FFA-1FAA08-BD9D33-788451.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Boya ham maddeleri, yapı kimyasalları, yapıştırıcı bileşenleri ile laboratuvar ve üretim teknolojilerini aynı platformda buluşturan Paintistanbul 2026, sektörün yoğun katılımıyla başarıyla tamamlandı. Boya Sanayicileri Derneği (BOSAD) ve CNG Expo Events iş birliğiyle İstanbul Fuar Merkezi&#39;nde gerçekleştirilen Paintistanbul 2026, toplam dört salonda, 35 bin metrekare brüt ve 14 bin metrekare net sergi alanında düzenlendi. Fuarda boya ve kaplama sektörünün önde gelen 619 firması yer alırken, 43 farklı ülkeden gelen 10 bini aşkın uluslararası ziyaretçi etkinliğe katıldı. Yabancı katılımcı oranının yüzde 46 gibi rekor bir seviyeye taşındığı fuarda boya üretici firma oranı yüzde 6'dan yüzde 20'ye, genel üretici sayısı ise yüzde 7'den yüzde 25'e yükselerek nitelikli bir büyüme sergiledi. Bu güçlü katılım, Paintistanbul&#39;un küresel boya ve kaplama sektöründeki stratejik konumunu bir kez daha ortaya koydu.Yeni Ticari Bağlantılar Kurma Fırsatları DoğduÜç gün boyunca sektör temsilcileri yeni ticari bağlantılar kurma, mevcut iş ortaklıklarını geliştirme ve dünya pazarlarındaki güncel eğilimleri yakından takip etme fırsatı buldu. Fuarda sergilenen yenilikçi ürünler, ileri teknoloji çözümleri ve sürdürülebilir üretim uygulamaları, katılımcı firmalara uluslararası ölçekte görünürlük kazandırırken, eş zamanlı düzenlenen konferans programları da sektörün geleceğine ışık tuttu.Fuar, Türkiye'nin Yükselen Cazibesini Gözler Önüne SerdiOrta Doğu'da devam eden jeopolitik gelişmeler ve bölgedeki bazı fuar organizasyonlarının, özellikle Dubai başta olmak üzere MENA coğrafyasında ertelenmesi veya takvimlerinin yeniden planlanması, uluslararası sektör temsilcilerinin alternatif buluşma noktalarına yönelmesine neden oldu. İstanbul'un lojistik avantajları, güçlü üretim altyapısı ve bölgesel ticaret merkezi konumu sayesinde Paintistanbul'a yönelik hem katılımcı hem de profesyonel ziyaretçi talebinde belirgin bir artış olduğunu vurgulayan CNG Group Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Yaman, "İstanbul'un stratejik konumu ve artan küresel ilgisiyle öne çıkan fuarımız, Körfez bölgesinde, özellikle Dubai'de, fuarların savaş nedeniyle iptal edilmesinin ardından Türkiye'nin yükselen cazibesini de gözler önüne serdi" dedi. Paintistanbul'un hem ihracatın artırılmasına hem de boya sanayinin sürdürülebilir biçimde büyümesine katkı sağladığını vurgulayan Yaman, "Paintistanbul Fuarı, yerli üreticiler ile uluslararası alıcıları bir araya getirerek yeni iş birliklerinin önünü açtı, sektörün teknolojik dönüşümüne hız kazandırdı" diye konuştu.Boya Sanayinin Geleceği Masaya YatırıldıPaintistanbul 2026 kapsamında düzenlenen konferanslar, sektörün dönüşümüne yön veren önemli isimleri bir araya getirdi. Fuarın ilk gününde European Coatings Editörü Damir Gagro moderatörlüğünde gerçekleştirilen &#34;Vizyon 2030: Küresel Boya Sanayinin Geleceğini Yeniden Tanımlamak&#34; başlıklı panelde, EVA Consultancy Kurucu Ortağı Engin Çörüşlü, BOSAD Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Baytaş ve Dünya Boyacılar Birliği (WCC) Yönetim Kurulu Başkanı Tom Bowtell konuşmacı olarak yer aldı. Panelde küresel boya sektörünün geleceği, sürdürülebilirlik hedefleri, yeni pazar dinamikleri ve sektörün önümüzdeki yıllara ilişkin yol haritası değerlendirildi.Etkinliğin ikinci gününde ise teknoloji ve inovasyon odağında düzenlenen &#34;Akıllı Boya ve Kaplamalar Çağı: Yapay Zekâ ile Boya Sanayinde Büyük Dönüşüm&#34; paneli yoğun ilgi gördü. Akiş Boya Yönetim Kurulu Başkan Vekili Semih İyigüllü'nün modere ettiği, Betek Boya İleri Teknolojiler ve Sürdürülebilirlik AR-GE Uzmanı Mihriban Sarı, ILGE AI Kurucusu ve Genel Müdürü Sedat Karakaş ile İndas Otomasyon Genel Müdür Yardımcısı Yavuz Aydın&#39;ın konuşmacı olarak katıldığı panelde, yapay zekânın boya sektöründeki üretim süreçlerine etkileri, akıllı kaplama teknolojileri, veri odaklı üretim modelleri ve geleceğin inovasyon alanları ele alındı.Teknoloji ve Sanat Aynı Platformda BuluştuPaintistanbul 2026, iş dünyasını bir araya getirmenin yanı sıra ziyaretçilerine teknoloji ve sanatın kesişim noktasında farklı deneyimler de sundu. Katılımcılar, yapay zekâ destekli AI Graffiti ve Tilt Brush uygulamalarıyla interaktif etkinliklere katılarak yaratıcılıklarını dijital platformlarda sergileme fırsatı yakaladı. Bu deneyimler, fuarın teknoloji odaklı vizyonunu ziyaretçilere doğrudan yaşattı.Powder Dosing Expo ile Kapsam GenişlediPaintistanbul 2026 ile eş zamanlı olarak gerçekleştirilen Powder Dosing Expo da sektör profesyonellerinden yoğun ilgi gördü. Toz, granül ve katı ham maddelerin dozajlama teknolojilerine odaklanan fuar, üretici ve tedarikçileri aynı çatı altında buluşturdu. Dozaj sistemleri, otomasyon çözümleri, proses ekipmanları ve dijital teknolojilerin sergilendiği organizasyon, üretim süreçlerinde verimlilik ve hassasiyet sağlayan yenilikçi uygulamaları ziyaretçilerle buluşturdu. Bu sayede katılımcılar, boya ve kaplama teknolojilerinin yanı sıra toz dozajlama alanındaki son gelişmeleri de yakından inceleme fırsatı elde ederek üretim süreçlerini geliştirecek yeni teknolojiler hakkında kapsamlı bilgi edinme imkânı buldu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 21 Jun 2026 08:56:30 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Türkiye ile ticareti iki katına çıkarmak istiyoruz"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-ile-ticareti-iki-katina-cikarmak-istiyoruz-4314/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-ile-ticareti-iki-katina-cikarmak-istiyoruz-4314/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FBE728-27FFF2-F528BF-C6108C-E5FE6B-06B5B5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bryant, Avrupa&#39;nın bir kitabın iki ucu gibi düşünülebileceğini belirterek, Türkiye ile Birleşik Krallık&#39;ın Avrupa&#39;nın iki ucunda yer aldığını ve NATO&#39;nun ortak üyeleri olarak birbirleri için büyük önem taşıdıklarını söyledi.Türkiye ve Birleşik Krallık arasında&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FBE728-27FFF2-F528BF-C6108C-E5FE6B-06B5B5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bryant, Avrupa&#39;nın bir kitabın iki ucu gibi düşünülebileceğini belirterek, Türkiye ile Birleşik Krallık&#39;ın Avrupa&#39;nın iki ucunda yer aldığını ve NATO&#39;nun ortak üyeleri olarak birbirleri için büyük önem taşıdıklarını söyledi.Türkiye ve Birleşik Krallık arasında ortak yönlerin çok fazla olduğunu düşündüğünü dile getiren Bryant, &#34;Örneğin Türkiye&#39;nin güçlü bir müzik ve sinema geleneği var, Birleşik Krallık&#39;ın da öyle.&#34; diye konuştu.Bryant, Türkiye ile Birleşik Krallık arasında her yıl 28 milyar sterlin ticaret hacmi bulunduğunu, gelecek yıllarda bunu iki katına çıkarmak istediklerini belirterek, şöyle devam etti:&#34;Her iki ülkede de güçlü savunma sektörleri bulunuyor ve bu alanlarda daha yakın işbirliği yapmaya çalışıyoruz. Ayrıca bu yılın başında, ocak ayında Ukrayna&#39;daydım. Ruslar Kiev&#39;e ilerlemeye çalışırken yıkılan köprülerden birini gördüm. Bu köprü şimdi yeniden inşa edilmiş durumda, İskoçya&#39;da üretilen İngiliz çeliği ve İngiliz mühendisliği kullanılmış ancak inşaatı Türk müteahhitler tarafından gerçekleştirilmiş. Bu gerçekten çok iyi bir ortaklık örneği. Özellikle dünyanın zorlu bölgelerinde, Birleşik Krallık ile Türk şirketlerinin inşaat alanında ne kadar yakın çalışabildiğini sıkça görüyoruz. Gelecekte de görmek istediğimiz tam olarak budur.&#34;- &#34;Türkiye ile Birleşik Krallık arasında hala yeterince ticaret yapılmayan pek çok sektör var&#34;Bryant, şu anda Türkiye ile Birleşik Krallık arasında hala yeterince ticaret yapılmayan pek çok sektörün bulunduğuna işaret etti.Hizmetler sektörünün bunların başında geldiğini dile getiren Bryant, &#34;Eğitim, tasarım, reklamcılık ve daha birçok alanda birlikte çok daha fazla iş yapabiliriz. İşte şu sıralar Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Ticaret Bakanı Yardımcısı Mustafa Tuzcu ile görüştüğüm konular da bunlar.&#34; dedi.Bölgedeki neredeyse tüm ülkelerle yakından ilgilendiklerini anlatan Bryant, şunları kaydetti:&#34;Önümüzdeki birkaç hafta içinde Azerbaycan ve Kazakistan&#39;a da gideceğim. Oralarda da önemli fırsatlar bulunuyor ve Türk şirketlerinin zaten bu bölgelerde aktif olduğunu biliyorum. Daha önce de söylediğim gibi, Türkiye ile Birleşik Krallık benzersiz bir ortaklık oluşturuyor. Birlikte hareket ettiğimizde, bazı ülkelerin başaramadığı şekilde işleri ilerletebiliyoruz. Yıl sonuna kadar çok daha kapsamlı ve gelişmiş bir serbest ticaret anlaşmasına ulaşacağımızdan oldukça eminim.&#34;Bryant, geçmişte serbest ticaret anlaşmalarının daha çok gıda, tarım ürünleri ve mobilya gibi malların ticaretine odaklandığını belirterek, bugün ise teknoloji, dijital ekonomi, hizmetler, eğitim, reklamcılık, tasarım ve inşaat gibi alanların da en az bu sektörler kadar önemli hale geldiğini vurguladı.- &#34;Modern ekonomilerin ihtiyaçlarına uygun bir serbest ticaret anlaşması oluşturmayı hedefliyoruz&#34;Yeni serbest ticaret anlaşmasına şimdiye kadar mevcut anlaşmaların parçası olmayan yeni sektörleri de dahil etmek istediklerini söyleyen Bryant, bunun kolay olmadığını, müzakerelerin zorlu geçtiğini ifade etti.Türk muhataplarıyla bu konular üzerinde kapsamlı görüşmeler yürüttüklerini dile getiren Bryant, &#34;Modern ekonomilerin ihtiyaçlarına uygun bir serbest ticaret anlaşması oluşturmayı hedefliyoruz.&#34; diye konuştu.Türkiye ile Birleşik Krallık arasında yalnızca geçmiş dönemin ekonomik ilişkilerini yansıtan bir anlaşmanın yeterli olmayacağını vurgulayan Bryant, geleceğin ekonomisine odaklanılması gerektiğini belirtti.Bryant, &#34;2050, 2070 ve 2080 yıllarında dünyanın nasıl şekilleneceğini düşünmemiz gerekiyor. Bu serbest ticaret anlaşmasını başarıyla hayata geçirebilirsek önümüzde çok parlak fırsatlar olduğuna inanıyorum.&#34; dedi.Türkiye ile Birleşik Krallık arasındaki ilişkilerden gurur duyduklarını ifade eden Bryant, iki ülke arasındaki işbirliğini daha da ileri taşımak istediklerini sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 20 Jun 2026 11:15:02 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bazı taşınmaz satışları onaylandı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/bazi-tasinmaz-satislari-onaylandi-3965/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/bazi-tasinmaz-satislari-onaylandi-3965/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_68696A-6EF673-BFE9E1-4DADCF-0EED8C-CED921.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Konuya ilişkin Cumhurbaşkanı kararları, Resmi Gazete&#39;de yayımlandı.Buna göre, mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı Antalya&#39;nın Muratpaşa ilçesi Kırcami Mahallesi&#39;ndeki taşınmazın, 175 milyon lira bedelle en yüksek teklifi veren Binbay Ltd. Şti.-Topdemir Nalburiye Ltd.&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_68696A-6EF673-BFE9E1-4DADCF-0EED8C-CED921.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Konuya ilişkin Cumhurbaşkanı kararları, Resmi Gazete&#39;de yayımlandı.Buna göre, mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı Antalya&#39;nın Muratpaşa ilçesi Kırcami Mahallesi&#39;ndeki taşınmazın, 175 milyon lira bedelle en yüksek teklifi veren Binbay Ltd. Şti.-Topdemir Nalburiye Ltd. Şti. Ortak Girişim Grubu&#39;na satışı uygun bulundu.Maliye Hazinesi adına kayıtlı söz konusu mahalledeki bir taşınmazın, 108 milyon 500 bin lira bedelle en yüksek teklifi veren Akfen Tasarım İnşaat Mühendislik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi&#39;ne satışı onaylandı.Yine aynı mahalledeki, Maliye Hazinesi adına kayıtlı bir taşınmazın, 123 milyon lira bedelle en yüksek teklifi veren Abdülkadir Yüksel&#39;e satılmasına onay verildi.Maliye Hazinesi adına kayıtlı, Eskişehir&#39;in Tepebaşı ilçesi Yukarısöğütönü Mahallesi&#39;ndeki bazı taşınmazların, 370 milyon lira ve 232 milyon lira bedelle en yüksek teklifi veren Özgün Matbaacılık Sanayi ve Ticaret AŞ&#39;ye satışı uygun bulundu.Mülkiyeti özelleştirme kapsamında bulunan Ankara Doğal Elektrik Üretim ve Ticaret AŞ adına kayıtlı Kırklareli&#39;nin Babaeski ilçesi, Alpullu köyündeki bazı taşınmazların, 63 milyon lira bedelle en yüksek teklifi veren Aegean Gıda Ticaret AŞ&#39;ye satılması kararlaştırıldı.Maliye Hazinesi adına kayıtlı Kocaeli&#39;nin Kandıra ilçesi, Kurtyeri Mahallesi&#39;ndeki bir taşınmazın ve üzerinde yer alan yapıların bir bütün halinde, 310 milyon lira bedelle en yüksek teklifi veren Mürsel Öztürk&#39;e satılmasına karar verildi.Sümer Holding AŞ adına kayıtlı Manisa&#39;nın Akhisar ilçesi Atatürk Mahallesi&#39;ndeki bir taşınmazın, 213 milyon lira bedelle en yüksek teklifi veren Argeus Gayrimenkul ve Girişim Sermayesi Portföy Yönetimi AŞ Üçüncü Gayrimenkul Yatırım Fonu&#39;na satılması uygun bulundu.Aynı mahalledeki başka bir taşınmazın, 238 milyon 600 bin lira bedelle en yüksek teklifi veren Maslak Yatırım Ortak Girişim Grubu&#39;na satışı onaylandı.Elektrik Üretim AŞ (EÜAŞ) adına kayıtlı Manisa&#39;nın Soma ilçesi, İstasyon Mahallesi&#39;ndeki bazı taşınmazlar ve üzerindeki EÜAŞ&#39;a ait yapıların (Soma A Termik Santrali) bir bütün halinde, 436 milyon lira bedelle en yüksek teklifi veren CAE Danışmanlık Ticaret AŞ ile DC Kömür ve Enerji Limited Şirketi Ortak Girişim Grubu&#39;na özelleştirilmesi uygun bulundu.Öte yandan, mülkiyeti Karayolları Genel Müdürlüğü adına kayıtlı İzmir&#39;in Bayındır ilçesi, Zeytinova Mahallesi&#39;ndeki taşınmazın, &#34;lojistik tesis alanı ve yol&#34; kullanım kararına ilişkin nazım imar planı değişikliğine yönelik itirazlar reddedildi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 20 Jun 2026 11:06:30 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Aksoy Holding ve İTÜ'den örnek iş birliği]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/aksoy-holding-ve-ituden-ornek-is-birligi-1904/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/aksoy-holding-ve-ituden-ornek-is-birligi-1904/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0DF9D8-B051ED-7D679A-9BFF5E-84E548-8CFBF6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Aksoy Holding ile İstanbul Teknik Üniversitesi'nin ortak vizyonuyla hayata geçirilen laboratuvarın açılışına Aksoy Holding Kurucu Başkanı Erdal Aksoy, Aksoy Holding CEO ve Başkan Yardımcısı Batu Aksoy, Aksoy Holding Başkan Yardımcısı Banu Aksoy, şirket yöneticileri, İstanbul Teknik&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0DF9D8-B051ED-7D679A-9BFF5E-84E548-8CFBF6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Aksoy Holding ile İstanbul Teknik Üniversitesi'nin ortak vizyonuyla hayata geçirilen laboratuvarın açılışına Aksoy Holding Kurucu Başkanı Erdal Aksoy, Aksoy Holding CEO ve Başkan Yardımcısı Batu Aksoy, Aksoy Holding Başkan Yardımcısı Banu Aksoy, şirket yöneticileri, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, İTÜ Elektrik-Elektronik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İlhan Kocaarslan ile İTÜ akademik kadrosu ve iş dünyası temsilcileri katıldı.&nbsp;Uygulamaya dayalı eğitim ve ileri teknoloji altyapısıTürkiye'nin yapay zekâ ve robotik ekosisteminin gelişimine ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sunmayı amaçlayan laboratuvar, ileri teknoloji altyapısıyla eğitim, araştırma ve uygulamayı aynı çatı altında buluşturuyor.Laboratuvar bünyesinde robotik ve otomasyon teknolojilerinde küresel ölçekte öncü konumda bulunan OMRON ve Unitree gibi markaların ileri teknoloji ürünleri yer alıyor. Aynı anda 15 araştırmacının çalışabileceği şekilde tasarlanan bu merkez yüksek lisans ve doktora öğrencilerine yönelik uygulamalı araştırma altyapısıyla öne çıkıyor.&nbsp;Laboratuvarda çalışmalar; endüstriyel üretim süreçlerini daha verimli ve güvenli hâle getirecek robotik sistemlerin geliştirilmesi, makine öğrenmesi ve yapay zekâ teknolojilerinin gerçek dünya uygulamalarına yönelik araştırmaların yürütülmesi ile çevresini algılayarak bağımsız karar verebilen otonom sistemlerin tasarlanması olmak üzere üç temel eksende gerçekleştirilecek. Laboratuvar, öğrencilere teorik bilgilerini gerçek üretim senaryolarında test etme, prototip geliştirme ve disiplinler arası projelerde yer alma imkânı sunarken, akademik çalışmaların sanayi uygulamalarına dönüşmesini destekleyen önemli bir araştırma ve geliştirme merkezi olarak konumlanacak.&nbsp;Türkiye'nin yapay zekâ ve robotik ekosistemine somut katkı sağlayacak&nbsp;Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Aksoy Holding Kurucu Başkanı Erdal Aksoy, "1966 yılında mezun olduğum İstanbul Teknik Üniversitesi bünyesinde böyle bir laboratuvarın hayata geçirilmesine katkı sunmak bizim için son derece anlamlı ve gurur verici. Günümüzde küresel rekabette fark yaratan unsurların başında ileri teknoloji üretimi, nitelikli insan kaynağı ve üniversite-sanayi entegrasyonu geliyor. Bu iş birliğinin genç mühendislerin yetkinliklerini geliştireceğine, sanayinin ihtiyaçlarına yönelik yenilikçi çözümlerin ortaya çıkmasını destekleyeceğine ve Türkiye'nin teknoloji ekosistemi ile yapay zekâ alanındaki stratejik&nbsp; hedeflerine uzun vadeli değer katacağına inanıyoruz." dedi.&nbsp;&nbsp;İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, "İTÜ Erdal Aksoy Endüstriyel Robotik ve Yapay Zekâ Laboratuvarı'nı; yapay zekâ, robotik ve otonom sistemler alanlarında geleceğin teknolojilerinin geliştirileceği önemli bir araştırma ve üretim ekosistemi olarak görüyoruz. İTÜ olarak geleneksel üniversite-sanayi iş birliği anlayışının ötesinde, birlikte öğrenmeyi ve birlikte değer üretmeyi merkeze alan üniversite-sanayi &#34;birlikte iş yapma&#34; modelini benimsiyoruz. Çünkü gerçek öğrenmenin; öğrencilerin, akademisyenlerin, mezunların ve sektör temsilcilerinin ortak hedefler etrafında buluştuğu, birlikte geliştirdiği ve birbirinden öğrendiği ortamlarda gerçekleştiğine inanıyoruz. Bu nedenle bu laboratuvarı bir araştırma altyapısından öte, birlikte öğrenme ve birlikte geliştirme kültürümüzü güçlendiren bir ekosistem olarak görüyoruz." değerlendirmelerinde bulundu.İTÜ Elektrik-Elektronik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İlhan Kocaarslan ise açılışta yaptığı konuşmada laboratuvarın yalnızca fiziki bir altyapı yatırımı olmadığını, aynı zamanda Türkiye'nin teknolojik dönüşümüne katkı sunacak stratejik bir adım olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Kocaarslan, İTÜ Erdal Aksoy Endüstriyel Robotik ve Yapay Zekâ Laboratuvarı&#39;nın mezun desteği, kurumsal vizyon ve ortak çabanın somut bir ürünü olduğunu belirterek, laboratuvarın genç mühendisler, araştırmacılar ve sanayi için değer üretecek güçlü bir çalışma ortamı sağlayacağını ifade etti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 19 Jun 2026 13:17:03 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türk mobilite teknolojisi Azerbaycan'dan dünyaya açılacak]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-mobilite-teknolojisi-azerbaycandan-dunyaya-acilacak-5386/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-mobilite-teknolojisi-azerbaycandan-dunyaya-acilacak-5386/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_04C3F6-4EADA6-06AFAF-A28F51-72C93C-E85E67.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />MİA Teknoloji iştiraki Tripy Mobility Teknoloji A.Ş., uluslararası büyüme stratejisi kapsamında önemli bir iş birliğini hayata geçirdi. Şirket, Azerbaycan&#39;ın önde gelen mobilite operatörlerinden Apar Ride MMC ile kapsamlı bir iş birliği ve yazılım lisans sözleşmesi imzaladı.&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_04C3F6-4EADA6-06AFAF-A28F51-72C93C-E85E67.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />MİA Teknoloji iştiraki Tripy Mobility Teknoloji A.Ş., uluslararası büyüme stratejisi kapsamında önemli bir iş birliğini hayata geçirdi. Şirket, Azerbaycan&#39;ın önde gelen mobilite operatörlerinden Apar Ride MMC ile kapsamlı bir iş birliği ve yazılım lisans sözleşmesi imzaladı. MİA Teknoloji&#39;nin teknoloji ihracatı ve küresel büyüme vizyonunun önemli bir göstergesi olan anlaşma, aynı zamanda Türk mühendisliğiyle geliştirilen mobilite teknolojilerinin uluslararası pazarlarda değer üretme kapasitesi açısından da büyük önem taşıyor.&nbsp;İmzalanan anlaşma kapsamında, Apar Ride MMC&#39;nin operasyonel olarak ihtiyaç duyduğu tüm mobilite teknolojileri ve yazılım altyapıları Tripy tarafından sağlanacak. Sözleşme; yazılım lisans hizmetlerini, araç tedarik süreçlerini ve operasyonel hizmetleri kapsarken, taraflar arasındaki iş birliği 10 yıllık süreyi içeren uzun vadeli bir stratejik ortaklık niteliği taşıyor.200 binden fazla üyesiyle Azerbaycan&#39;ın en büyük mikro mobilite (bisiklet ve elektrik scooter paylaşım) operatörlerinden biri olan Apar Ride, geniş kullanıcı ağı ve şehir içi mobilite alanındaki güçlü operasyonel kabiliyetiyle bölgesel ölçekte sektörün öncü oyuncuları arasında yer alıyor.&nbsp;Uluslararası büyüme yolculuğunda kritik eşikSöz konusu iş birliği; Tripy'nin geliştirdiği teknoloji altyapısının uluslararası pazarlarda ölçeklenebilirliğini ve rekabet gücünü ortaya koyması açısından stratejik önem taşıyor. Anlaşmanın yalnızca Azerbaycan pazarıyla sınırlı kalmayarak; Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan ve Türkmenistan başta olmak üzere Türk Cumhuriyetleri ile daha geniş Asya coğrafyasında yeni büyüme fırsatlarının önünü açması bekleniyor.Tripy'nin mobilite teknolojileri alanında geliştirdiği yazılım altyapısı, filo yönetimi çözümleri ve operasyonel kabiliyetlerin farklı pazarlarda uygulanabilirliğini göstermesi açısından şirketin küresel büyüme vizyonunda stratejik bir kilometre taşı olarak değerlendiriliyor.10 milyon dolarlık iş hacmi hedefleniyorTaraflar arasında imzalanan stratejik iş birliği kapsamında; lisans gelirleri, araç tedariki, operasyonel hizmetler ve ilerleyen dönemlerde hayata geçirilmesi planlanan yeni projeler dikkate alındığında toplam iş hacminin kısa vadede 10 milyon dolar seviyesine ulaşması hedefleniyor.Bu büyüme potansiyeli, Tripy&#39;nin yalnızca bir mikro mobilite operatörü değil, aynı zamanda teknoloji ihracatı gerçekleştiren bir mobilite teknolojileri şirketi olarak konumunu güçlendirmesine katkı sağlayacak.&nbsp;Hedefte Avrupa ve küresel mobilite pazarı varAzerbaycan&#39;da başlayan bu stratejik açılımın ardından Tripy, Orta Asya pazarının yanı sıra, Birleşik Krallık ve Fransa başta olmak üzere Avrupa&#39;nın gelişmiş mikro mobilite ekosistemlerinde de faaliyet göstermeyi hedefliyor.Küresel ölçekte yaklaşık 45 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşan mikro mobilite pazarında daha güçlü bir konum elde etmeyi amaçlayan şirket, geliştirdiği teknoloji çözümlerini farklı coğrafyalara taşıyarak uluslararası varlığını hızlandırmayı planlıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 19 Jun 2026 12:17:44 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Şişecam, Tarsus cam üretim üssünü zenginleştiriyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sisecam-tarsus-cam-uretim-ussunu-zenginlestiriyor-307/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sisecam-tarsus-cam-uretim-ussunu-zenginlestiriyor-307/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_67CBD8-269109-934C32-F3EED8-2BB187-18ABD2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Son 6 ay içinde Tarsus'ta yıllık brüt 432 bin ton kapasiteli düz cam ve yıllık 47 milyon metrekare kapasiteli enerji camı hatlarını devreye alan Şişecam, aynı tesiste yıllık 7 milyon metrekare üretim kapasitesine sahip yeni kaplamalı cam hattı yatırımını tamamladı.&nbsp;Toplam&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_67CBD8-269109-934C32-F3EED8-2BB187-18ABD2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Son 6 ay içinde Tarsus'ta yıllık brüt 432 bin ton kapasiteli düz cam ve yıllık 47 milyon metrekare kapasiteli enerji camı hatlarını devreye alan Şişecam, aynı tesiste yıllık 7 milyon metrekare üretim kapasitesine sahip yeni kaplamalı cam hattı yatırımını tamamladı.&nbsp;Toplam 25 milyon Euro yatırım ile kurulan yeni hat, Şişecam'ın katma değerli ürün portföyünü genişletirken, global pazarlardaki rekabet gücünü de ileriye taşıyacak önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Yeni hat ile üretilecek ürünler yalnızca iç pazara değil; Ortadoğu - Kuzey Afrika, Doğu Avrupa ve Güney Asya başta olmak üzere geniş bir coğrafyaya ihraç edilecek.Şişecam stratejik bir konumda yer alan bu üretim kompleksi ile düz cam üretiminde katma değerli ürünlerin payını artırmayı, tedarik zinciri esnekliğini güçlendirmeyi ve operasyonel verimliliğini daha da ileri taşımayı hedefliyor."Küresel rekabet gücümüzü pekiştiriyoruz"Şişecam Genel Müdürü Can Yücel, yatırımla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:"Kaplamalı cam alanındaki yatırımlarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Bulgaristan ve İtalya'daki yatırımlarımızın ardından Tarsus hattımızı da devreye almaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Kaplamalı cam yatırımlarımız; Türkiye'deki lider konumumuzu güçlendirirken, küresel rekabet gücümüzü de pekiştiriyor. Katma değerli ürünlerin üretimimiz içindeki payını artırmaya yönelik bu adımlar, sürdürülebilir kârlılık ve operasyonel verimlilik hedeflerimize doğrudan katkı sağlıyor."Yücel ayrıca, yatırımın orta ve uzun vadede şirketin kârlılığına ve nakit yaratma kapasitesine olumlu katkı sağlamasının beklendiğini vurguladı.Şişecam, 2026 yılı başından bu yana kaplamalı cam yatırımlarını küresel ölçekte hızlandırdı. 30 Ocak 2026'da Bulgaristan'daki düz cam tesisinde yıllık 6 milyon metrekare kapasiteli yeni hattını tamamlayan şirket, şubat ayında ise İtalya'nın San Giorgio di Nogaro tesisinde yeni hattını devreye almıştı.Tarsus yatırımının da faaliyete geçmesiyle birlikte Şişecam'ın dünya genelindeki kaplamalı cam hattı sayısı yediye, toplam kaplamalı cam üretim kapasitesi ise 48,1 milyon metrekareye ulaştı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 19 Jun 2026 09:58:14 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Gümrük uzlaşma komisyonlarının yetkileri belirlendi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gumruk-uzlasma-komisyonlarinin-yetkileri-belirlendi-544/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gumruk-uzlasma-komisyonlarinin-yetkileri-belirlendi-544/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0F9340-1D7211-06E68F-8D2BF1-507835-0A5F10.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ticaret Bakanlığınca hazırlanan &#34;Gümrük Uzlaşma Yönetmeliği&#39;nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik&#34; Resmi Gazete&#39;de yayımlanarak yürürlüğe girdi.Buna göre düzenleme kapsamına giren başvurularda, konusu 7 milyon liraya kadar olanlar için gümrük ve dış ticaret&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0F9340-1D7211-06E68F-8D2BF1-507835-0A5F10.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ticaret Bakanlığınca hazırlanan &#34;Gümrük Uzlaşma Yönetmeliği&#39;nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik&#34; Resmi Gazete&#39;de yayımlanarak yürürlüğe girdi.Buna göre düzenleme kapsamına giren başvurularda, konusu 7 milyon liraya kadar olanlar için gümrük ve dış ticaret bölge müdürlüğü uzlaşma komisyonları, 7 milyon lirayı aşanlarda ise merkezi uzlaşma komisyonları yetkili kılındı.Bugüne kadar sınır 3 milyon lira olarak uygulanıyordu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 18 Jun 2026 08:50:34 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[9 taşınmazın satışı için ihale düzenlenecek]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/9-tasinmazin-satisi-icin-ihale-duzenlenecek-9739/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/9-tasinmazin-satisi-icin-ihale-duzenlenecek-9739/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B82700-D716E4-55BCAC-4DAED1-984AC4-290F80.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ÖİB&#39;nin konuya ilişkin ilanı, Resmi Gazete&#39;de yayımlandı.Buna göre Amasya&#39;nın merkez ilçesinde 1, Ankara&#39;nın Gölbaşı ilçesinde 3, Balıkesir&#39;in Savaştepe ilçesinde 1, Elazığ&#39;ın merkez ilçesinde 1, Kastamonu&#39;nun Tosya ilçesinde 1, Kilis&#39;in merkez ilçesinde&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B82700-D716E4-55BCAC-4DAED1-984AC4-290F80.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ÖİB&#39;nin konuya ilişkin ilanı, Resmi Gazete&#39;de yayımlandı.Buna göre Amasya&#39;nın merkez ilçesinde 1, Ankara&#39;nın Gölbaşı ilçesinde 3, Balıkesir&#39;in Savaştepe ilçesinde 1, Elazığ&#39;ın merkez ilçesinde 1, Kastamonu&#39;nun Tosya ilçesinde 1, Kilis&#39;in merkez ilçesinde 2 taşınmazın satışı yapılacak.Bu taşınmazlar için ihale şartnamesi bedeli 5 bin lira olarak belirlendi. Geçici teminat bedeli ise 100 bin lira ile 500 bin lira arasında değişiyor.Son teklif verme tarihi söz konusu taşınmazlar için 22 Temmuz olarak belirlendi.İhaleler, birden fazla teklif sahibinden kapalı zarfla teklif almak ve görüşmeler yapmak suretiyle &#34;pazarlık&#34; usulüyle gerçekleştirilecek. Ardından pazarlık görüşmelerine devam edilen teklif sahiplerinin katılımıyla yapılacak açık artırma suretiyle sonuçlandırılacak.İhalelere ilişkin belgelerin Sümer Holding&#39;in Ankara&#39;daki adresine son teklif verme tarihinde saat 17.00&#39;ye kadar elden teslim edilmesi gerekiyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 18 Jun 2026 08:49:27 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[BTM, Londra'da küresel girişimcilik ekosistemiyle bir araya geldi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/btm-londrada-kuresel-girisimcilik-ekosistemiyle-bir-araya-geldi-1429/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/btm-londrada-kuresel-girisimcilik-ekosistemiyle-bir-araya-geldi-1429/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C55548-3BCA04-A7F361-D6ABA6-F98526-4A2BB9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi (BTM), uluslararasılaşma vizyonu doğrultusunda önemli bir yurt dışı programını daha başarıyla tamamladı. BTM Yönetim Kurulu üyelerinin katılımıyla 8-12 Haziran tarihleri arasında Londra'da gerçekleştirilen program kapsamında girişimcilik, yatırım&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C55548-3BCA04-A7F361-D6ABA6-F98526-4A2BB9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi (BTM), uluslararasılaşma vizyonu doğrultusunda önemli bir yurt dışı programını daha başarıyla tamamladı. BTM Yönetim Kurulu üyelerinin katılımıyla 8-12 Haziran tarihleri arasında Londra'da gerçekleştirilen program kapsamında girişimcilik, yatırım ve inovasyon ekosisteminin önde gelen temsilcileriyle bir araya gelinerek uluslararası iş birliği fırsatları değerlendirildi. BTM heyetinin ilk ve en önemli durağı dünyanın en önemli teknoloji ve inovasyon buluşmalarından biri olarak kabul edilen London Tech Week (Londra Teknoloji Haftası) oldu. Etkinliğe katılan BTM heyeti, program boyunca girişim sermayesi fonları, kuluçka ve hızlandırma merkezleri, üniversiteler, teknoloji girişimcileri ve yatırım ekosisteminin farklı paydaşlarıyla görüşmeler gerçekleştirdi.&nbsp;Globalleşme stratejisine katkıZiyaretler London Tech Week'in ardından Londra'daki girişimcilik ekosisteminin önemli paydaşları ile de bir araya gelen BTM heyeti, Founders Factory, Level39, TTB Partners, Plexal, MassChallenge UK, Grow London Global ve University of East London ile görüşmeler gerçekleştirildi. Temaslarda; girişimlerin uluslararası pazarlara erişimini kolaylaştıracak mekanizmalar, Londra merkezli hızlandırma programları, yatırımcı ağlarıyla bağlantı imkanları, startup-kurumsal iş birliği modelleri, girişimlerin İngiltere pazarına açılım süreçleri ve ortak program geliştirme fırsatları ele alındı. Ayrıca BTM girişimlerinin uluslararası hızlandırma programlarına dahil edilmesi, karşılıklı startup yönlendirme mekanizmalarının oluşturulması ve Londra merkezli yeni iş birlikleri geliştirilmesi konusunda görüşmeler gerçekleştirildi.&nbsp;Heyet Londra programı çerçevesinde, Türkiye Cumhuriyeti Londra Büyükelçiliği Konutu'nda düzenlenen resepsiyona da katılarak diplomasi, iş dünyası ve girişimcilik ekosisteminin temsilcileriyle bir araya geldi. Gerçekleştirilen temaslarda Türkiye girişimcilik ekosisteminin son yıllarda ortaya koyduğu gelişim, teknoloji odaklı girişimlerin küresel pazarlardaki potansiyeli ve İstanbul'un bölgesel girişimcilik merkezi olma hedefi üzerine görüş alışverişinde bulunuldu."Amaç küresel girişimciliğin bir parçası olmak"Londra programını değerlendiren BTM Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İbrahim Doğan Salman, BTM'nin yalnızca Türkiye'nin değil bölgenin de önemli girişimcilik merkezlerinden biri olma yolunda ilerlediğini belirterek. "Girişimcilik ekosistemi artık yerel sınırlarla tanımlanmıyor. Girişimlerin büyümesi, yatırım alması ve uluslararası pazarlara açılması için küresel ağlara erişim büyük önem taşıyor. Londra'da gerçekleştirdiğimiz temaslar, BTM'nin uluslararasılaşma stratejisine önemli katkılar sağladı. Dünyanın önde gelen yatırımcıları, hızlandırma programları ve inovasyon merkezleriyle gerçekleştirdiğimiz görüşmeler sayesinde yeni iş birliği imkanlarını değerlendirme fırsatı bulduk. Hedefimiz, BTM'yi küresel girişimcilik ağlarının güçlü ve etkin bir parçası haline getirerek girişimcilerimize uluslararası ölçekte daha fazla fırsat sunmak" dedi.&nbsp;"Dünyaya açılan kapıları çoğaltıyoruz"BTM Genel Müdürü Önder Kul da gerçekleştirilen programın girişimciler açısından önemli kazanımlar sunduğunu kaydederek, "BTM olarak girişimcilerimizin yalnızca Türkiye pazarında değil, küresel ölçekte de rekabet edebilen ve değer üreten şirketlere dönüşmelerini hedefliyoruz. Londra'da gerçekleştirdiğimiz görüşmeler, girişimcilerimizin yatırımcılarla buluşması, uluslararası hızlandırma programlarına erişimi ve yeni pazarlara açılması açısından önemli fırsatlar ortaya koydu. Kurduğumuz temasların önümüzdeki dönemde somut iş birliklerine dönüşmesini ve girişimcilerimize yeni imkanlar sunmasını bekliyoruz. BTM olarak girişimcilerimizin dünyaya açılan kapılarını çoğaltmaya ve onları küresel ekosistemin aktif oyuncuları haline getirmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.&nbsp;Uluslararası ekosistemlerle kurduğu güçlü bağlantılar sayesinde girişimcilerin küresel pazarlara erişimini destekleyen BTM, önümüzdeki dönemde de yurt dışı iş birlikleri, yatırımcı ilişkileri ve uluslararası program geliştirme çalışmalarına devam etmeyi planlıyor. Bu doğrultuda BTM, girişimcilerinin küresel ölçekte büyümesine katkı sağlayacak yeni mekanizmalar oluşturmayı ve Türkiye ile dünya girişimcilik ekosistemleri arasında köprü görevi üstlenmeyi sürdürecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 18 Jun 2026 02:43:26 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Esnek ambalaj sektöründe bir ilk]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/esnek-ambalaj-sektorunde-bir-ilk-8285/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/esnek-ambalaj-sektorunde-bir-ilk-8285/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_05BC1B-084B99-919E72-3210C4-59BDF3-3C930F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Esnek ambalaj sektörünün öncü şirketlerinden Polinas, sürdürülebilirlik vizyonunu ve insan odaklı yönetim anlayışını sektörde fark yaratan bir belge ile taçlandırdı. Şirket, dünya genelinde işyerlerindeki çalışma koşullarını iyileştirmeyi amaçlayan ve bağımsız denetimler&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_05BC1B-084B99-919E72-3210C4-59BDF3-3C930F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Esnek ambalaj sektörünün öncü şirketlerinden Polinas, sürdürülebilirlik vizyonunu ve insan odaklı yönetim anlayışını sektörde fark yaratan bir belge ile taçlandırdı. Şirket, dünya genelinde işyerlerindeki çalışma koşullarını iyileştirmeyi amaçlayan ve bağımsız denetimler sonucunda verilen SA 8000 standardına tam uyum sağlayarak uluslararası denetim kuruluşu Intertek tarafından gerçekleştirilen bağımsız denetimleri başarıyla tamamladı. Uyum sürecinin ardından Sosyal Uygunluk Belgesi'ni almaya hak kazanan şirket Türkiye esnek ambalaj sektöründe bir ilki gerçekleştirdi.Etik değerlerini kurum kültürünün temeli olarak konumlandıran Polinas, sürdürülebilirlik yaklaşımını çevresel hedeflerin yanı sıra sosyal uyumluluk anlayışıyla da güçlendiriyor. Şirketin Türkiye'deki üretim tesislerini kapsayan bu belgeyi almaya hak kazanması; iş sağlığı ve güvenliği, kapsayıcılık, adil çalışma ve ücretlendirme gibi şirket bünyesinde uygulanan tavizsiz etik kuralların bağımsız otoritelerce de onaylanması anlamına geliyor.Küresel tedarik zincirinde şeffaflığı ve güvenilirliği temsil eden SA 8000 standardı kapsamında alınan bu belge, Polinas'ın uluslararası arenadaki rekabet gücünü artırırken, müşterilerine ve iş ortaklarına sunduğu güveni daha da pekiştiriyor.Faik Önaldı: &#34;Başarımızın temelini insan odaklı yaklaşımımız oluşturuyor&#34;Şirketin Türkiye esnek ambalaj sektöründe imza attığı başarıyla gurur duyduklarını belirten Polinas CEO'su Faik Önaldı şu değerlendirmelerde bulundu:&nbsp;"Polinas olarak çalışanlarımızın kendilerini değerli ve güvende hissettiği, eşit fırsatlara sahip oldukları bir çalışma ortamı oluşturmayı kurumsal kültürümüzün ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Sürdürülebilirliği ise çevresel etkileri yönetmenin de ötesinde çalışanlarımız, iş ortaklarımız ve içinde bulunduğumuz toplum için uzun vadeli değer yaratmak olarak değerlendiriyoruz.&nbsp;Sürdürülebilirlik vizyonumuzla birlikte insana verdiğimiz değerin ve kapsayıcı çalışma kültürümüzün somut bir çıktısı olan SA 8000 Sosyal Uygunluk Belgesi ile bu alandaki taahhütlerimizi uluslararası standartlarda da tescillemiş olduk. Bu başarıyı sürekli gelişim yolculuğumuzun yeni bir adımı olarak görüyor, emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 16 Jun 2026 14:27:18 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ahmet Davutoğlu'ndan İncimercan Dent'e vefalı açılış]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ahmet-daavutoglundan-incemarcan-dente-vefali-acilis-8088/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ahmet-daavutoglundan-incemarcan-dente-vefali-acilis-8088/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0C0172-F6FC59-FE89C5-6B3111-BCFB44-711699.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yerel yöneticilerden işdünyasına çok sayıda davetlinin katıldığı açılışa eski başbakanlardan Ahmet Davutoğlu da katılarak 'hayırlı olsun' dedi.Siyasilerden yerel yöneticilere, muhtarlardan işdünyası ve STK temsilcilerine çok sayıda davetlinin katıldığı açılış törenine&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0C0172-F6FC59-FE89C5-6B3111-BCFB44-711699.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yerel yöneticilerden işdünyasına çok sayıda davetlinin katıldığı açılışa eski başbakanlardan Ahmet Davutoğlu da katılarak 'hayırlı olsun' dedi.Siyasilerden yerel yöneticilere, muhtarlardan işdünyası ve STK temsilcilerine çok sayıda davetlinin katıldığı açılış törenine İncimercan Dent Sahibi Muhyiddin Yılmaz'ın okul arkadaşı Türkiye Cumhuriyeti 26. Dönem Başbakanı ve Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu da katılarak 'hayırlı olsun' dileklerini iletti.Türkiye Cumhuriyeti 26. Dönem Başbakanı ve Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu da yaptığı konuşmada açılışını gerçekleştirdikleri Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi İncimercan Dent'in hayırlı olmasını diledi ve sağlığın önemine vurgu yaptı. Ağız ve diş sağlığının bedenin tamamı için öncelikli noktaların başında geldiğini kaydeden Davutoğlu, "Çocukluktan okul arkadaşım Muhyiddin Yılmaz kardeşimin açmış olduğu bu merkezden de dilerim herkes aradığı şifasını bulur, dermanını alır" şeklinde konuştu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 15 Jun 2026 20:31:02 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Açık Holding'te, iki stratejik atama]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/acik-holdingte-iki-stratejik-atama-5998/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/acik-holdingte-iki-stratejik-atama-5998/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_66AF8E-21B0BB-7EE4B9-70D610-8CA8E4-C31273.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yeni organizasyon yapısı doğrultusunda Boreas Genel Müdürü Selçuk Şentürk, Açık Holding Operasyonlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Chief Operating Officer olarak atanırken, Boreas'ın Genel Müdürlük görevine teknoloji sektörünün deneyimli yöneticilerinden İsmail Yamangil getirildi.Dijital&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_66AF8E-21B0BB-7EE4B9-70D610-8CA8E4-C31273.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yeni organizasyon yapısı doğrultusunda Boreas Genel Müdürü Selçuk Şentürk, Açık Holding Operasyonlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Chief Operating Officer olarak atanırken, Boreas'ın Genel Müdürlük görevine teknoloji sektörünün deneyimli yöneticilerinden İsmail Yamangil getirildi.Dijital dönüşüm, veri merkezi yatırımları ve sürdürülebilir teknoloji çözümlerinin küresel ölçekte önem kazandığı bir dönemde Açık Holding, büyüyen operasyonlarını daha entegre bir yapıyla yönetmeyi hedefliyor. Telekomünikasyon ve bilişim teknolojileri, havacılık ve savunma sanayii, dijital altyapı teknolojileri, sağlık ve sağlık teknolojileri, mühendislik, inşaat ve gayrimenkul ile turizm olmak üzere stratejik sektörlerde faaliyet gösteren Açık Holding, yeni liderlik yapılanmasıyla operasyonel mükemmeliyet, çeviklik ve grup genelinde entegre iş birliğini güçlendirmeyi amaçlıyor.Operasyonel Yönetim Selçuk Şentürk'e EmanetAçık Holding'in önde gelen şirketleri CES İleri Kompozit ve Boreas'ta gerçekleştirdiği başarılı dönüşüm projeleri ve operasyonel yönetim performansıyla dikkat çeken Selçuk Şentürk, yeni görevinde Açık Holding bünyesindeki tüm iştiraklerin operasyonel süreçlerinden sorumlu olacak. Şentürk, veriye dayalı yönetim modelleri, süreç optimizasyonu, sürdürülebilirlik programları ve uluslararası operasyonların koordinasyonuna liderlik edecek.Boreas'ta Yeni Dönem: İsmail Yamangilİklimlendirme teknolojileri ve veri merkezi altyapı çözümleri alanında faaliyet gösteren Boreas'ın uluslararası ölçekte büyüme stratejisini bir sonraki aşamaya taşımak amacıyla, Schneider Electric'te (Türkiye ve Orta Asya) Genel Müdür rolü de dahil olmak üzere uzun yıllar çeşitli üst düzey görevlerde bulunan Yamangil, Boreas Genel Müdürü olarak göreve başladı.Açık Holding yönetimi tarafından yapılan değerlendirmede, söz konusu atamaların grubun küresel büyüme hedefleri, teknoloji odaklı yatırım stratejileri ve sürdürülebilir değer yaratma vizyonuna önemli katkı sağlayacağı belirtildi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 15 Jun 2026 17:24:06 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Funda Küçükosmanoğlu, Dimes kurumsal ilişkiler direktörü oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/funda-kucukosmanoglu-dimes-kurumsal-iliskiler-direktoru-oldu-1443/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/funda-kucukosmanoglu-dimes-kurumsal-iliskiler-direktoru-oldu-1443/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6FFE10-40B1AB-9B90EF-59005C-56268F-62BA45.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin yerli sermayeli ilk meyve suyu markası ve ülkemizin önde gelen içecek şirketlerinden DİMES, "tarıma dayalı, katma değerli içecek şirketi" vizyonuyla belirlediği stratejileri ve küresel marka genişlemesi hedefleri kapsamında organizasyon yapısını güçlendirmeye devam ediyor.&nbsp;&nbsp;Hedefler&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6FFE10-40B1AB-9B90EF-59005C-56268F-62BA45.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin yerli sermayeli ilk meyve suyu markası ve ülkemizin önde gelen içecek şirketlerinden DİMES, "tarıma dayalı, katma değerli içecek şirketi" vizyonuyla belirlediği stratejileri ve küresel marka genişlemesi hedefleri kapsamında organizasyon yapısını güçlendirmeye devam ediyor.&nbsp;&nbsp;Hedefler ve ihtiyaçlar doğrultusunda şekillenebilen esnek bir organizasyon yapısına sahip olan DİMES bünyesinde, Kurumsal İlişkiler ve İletişim Direktörü görevine, deneyimli isim Funda Küçükosmanoğlu atandı. Bugüne dek farklı sektörlerde stratejik iletişim, itibar ve kriz yönetimi ile medya ilişkileri alanlarına üst düzey iletişim yöneticisi olarak liderlik eden Funda Küçükosmanoğlu, DİMES bünyesinde Kurumsal İlişkiler ve İletişim, Pazarlama İletişimi, Regülasyon ve Sürdürülebilirlik gibi konularda sorumluluk üstlenecek.Çalışma hayatına 1997 yılında Turkcell İletişim AŞ'de başlayan Küçükosmanoğlu, Turkcell ve grup şirketlerinde müşteri ilişkileri yönetimi alanında farklı görevler üstlendi. Coca-Cola Türkiye Kurumsal İletişim ve İlişkiler Departmanı'nın farklı alanlarında edindiği yöneticilik deneyiminin ardından 2019 yılında Nestlé Waters Türkiye'ye Kurumsal İletişim Müdürü olarak katıldı. 2021-2022 yılları arasında Zorlu Enerji'de Kurumsal İletişim Grup Müdürü olarak görev yapan Küçükosmanoğlu, Temmuz 2022 itibarıyla Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü olarak atandı. Zorlu Enerji ve Grup Şirketlerinin kurumsal ve pazarlama iletişiminin sorumluğunu yürüttükten sonra, şirketin elektrikli araç şarj networkü kolunun Avrupa pazarına açılması ile pozisyonunu uluslararası alana taşıyarak Global Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü rolünü üstlendi.Lisans derecesini Uludağ Üniversitesi Fizik Bölümü'nden alan Küçükosmanoğlu, sonrasında Yeditepe Üniversitesi İngilizce MBA programını başarıyla bitirdi. İlgi alanı olan kültürel miras alanında eğitimini ise ikinci üniversite kapsamında İstanbul Üniversitesi Kültürel Miras ve Turizm Bölümünde tamamladıProfesyonel görevlerinin yanında Kurumsal İletişimciler Derneği (KİD), İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD Türkiye), Türkiye Kurumsal Sorumluluk Derneği (TKSD), Özel Sektör Gönüllüleri Derneği (ÖSGD) ve Türkiye Halkla İlişkiler Derneği (TÜHİD) gibi derneklerde de bugüne kadar çalıştığı şirketleri temsil eden Funda Küçükosmanoğlu, 2025 yılından bu yana gönüllü profesyonel koç olarak gençlerin kariyer hedeflerine ulaşmalarına destek olmaktadır.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 15 Jun 2026 17:18:11 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[BNP Paribas Cardif'te üst düzey atama]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/bnp-paribas-cardifte-ust-duzey-atama-6340/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/bnp-paribas-cardifte-ust-duzey-atama-6340/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_49E2BC-99F9E0-20B396-E0C5BB-E94AE4-7E5510.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />BNP Paribas Cardif Türkiye'deki kariyerine 2017 yılında İş Ortaklıkları Kanalı'nda direktör olarak başlayan Banu Büyükoğuz, 2019 yılında Mali İşler Kontrol alanında görev aldı. 2023 yılından bu yana Bütçe ve Raporlama Direktörü olarak çalışmalarını sürdürmüş olan Büyükoğuz,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_49E2BC-99F9E0-20B396-E0C5BB-E94AE4-7E5510.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />BNP Paribas Cardif Türkiye'deki kariyerine 2017 yılında İş Ortaklıkları Kanalı'nda direktör olarak başlayan Banu Büyükoğuz, 2019 yılında Mali İşler Kontrol alanında görev aldı. 2023 yılından bu yana Bütçe ve Raporlama Direktörü olarak çalışmalarını sürdürmüş olan Büyükoğuz, bu süreçte gösterdiği performans ve katkılarıyla organizasyona önemli değer sağladı.BNP Paribas Cardif Türkiye çatısı altında farklı fonksiyonlarda deneyim kazanan Banu Büyükoğuz'un, yeni görevinde iş ortaklıkları kanalının gelişimine katkı sağlaması hedefleniyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 15 Jun 2026 17:16:21 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kütahya Seramik, Genç Mimarlar Ödülleri'nin sponsoru' oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kutahya-seramik-genc-mimarlar-odullerinin-sponsoru-oldu-2582/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kutahya-seramik-genc-mimarlar-odullerinin-sponsoru-oldu-2582/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BDB14B-B19720-06EEFB-36E6A9-87172D-E03EA0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin önde gelen seramik üreticilerinden NG Kütahya Seramik, mimarlık sektörünün geleceğine yön veren çalışmalarına tüm hızıyla devam ediyor. Ürettiği yenilikçi ürün ve teknolojilerle mimari dönüşümün önemli bir tamamlayıcısı haline gelen NG Kütahya Seramik, bu&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BDB14B-B19720-06EEFB-36E6A9-87172D-E03EA0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin önde gelen seramik üreticilerinden NG Kütahya Seramik, mimarlık sektörünün geleceğine yön veren çalışmalarına tüm hızıyla devam ediyor. Ürettiği yenilikçi ürün ve teknolojilerle mimari dönüşümün önemli bir tamamlayıcısı haline gelen NG Kütahya Seramik, bu kez genç mimarları destekleyen büyük bir etkinliğe katkı sağladı.&nbsp;Marka, Türk Serbest Mimarlar Derneği tarafından iki yılda bir düzenlenen ve özgün fikirleri, nitelikli uygulamaları ve yeni üretim biçimlerini destekleyerek genç mimarların mesleki görünürlüğünü artırmayı hedefleyen Altı Üstü 30 Genç Mimarlar Ödülleri programının ana 'Gold' sponsoru oldu.&nbsp;NG Kütahya Seramik'ten tasarımın geleceğine yatırımGenç ve üretken kuşakları destekleyen yenilikçi bir programa güç veren NG Kütahya Seramik; mimarlık, tasarım ve yaratıcılık odaklı hedef kitlelerle nitelikli bir bağ kurmayı, kültür-sanat ve mesleki üretim alanında toplumsal katkı sağlayan bir sürecin paydaşı olmayı ve ulusal ile uluslararası görünürlüğe sahip bir platformda marka değerini daha da güçlendiriyor. Tasarımın geleceğinin yalnızca estetik yaklaşımlarla değil; teknoloji, sürdürülebilirlik ve yenilikçi üretim anlayışıyla şekillendiğine inanan NG Kütahya Seramik, genç mimarların yaratıcı yolculuklarında yanlarında yer alarak geleceğin mimarlığını birlikte inşa ediyor. Marka, çevreye duyarlı üretim süreçleri, sürdürülebilir malzeme teknolojileri ve dijital dönüşüm odaklı yatırımlarıyla mimarlık dünyasında değer yaratırken, genç üretimlerin sesini güçlendirip mimarlık kültürünü kolektif biçimde zenginleştiriyor.&nbsp;Genç mimarların ödüllü fikirleri, NG Kütahya Seramik ile geniş kitlelere ulaştı!Ödüller geçtiğimiz günlerde Ankara'da ASO Salonu'nda gerçekleştirilen törenle sahiplerini bulurken, program genç mimarları sektörün profesyonelleriyle buluşturarak önemli bir etkileşim ve gelişim alanı oluşturdu. Fikir, proje ve uygulama aşamasındaki çalışmaları değerlendirerek sektöre yeni bakış açıları kazandıran program, NG Kütahya Seramik'in ana sponsorluğu ile daha geniş kitlelere ulaştı ve genç mimarların ulusal ve uluslararası ölçekte görünürlük kazanmasına katkı sağladı.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 14 Jun 2026 11:01:51 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Yapay zeka okur yazarlığını başlatıyoruz"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/yapay-zeka-okur-yazarligini-baslatiyoruz-9246/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/yapay-zeka-okur-yazarligini-baslatiyoruz-9246/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FAC794-6DC2BA-5119A4-4400FE-899A99-727EE8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tersane İstanbul'da &#39;Türkiye Yapay Zeka Zirvesi&#39;nde konuştu.İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan&#39;ın konuşmasından öne çıkan satır başları:Denizcilik tarihimizde çok önemli bir yer tutan, Sultan Fatih&#39;in temellerini attığı Tersane-i Âmire&#39;de,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FAC794-6DC2BA-5119A4-4400FE-899A99-727EE8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tersane İstanbul'da &#39;Türkiye Yapay Zeka Zirvesi&#39;nde konuştu.İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan&#39;ın konuşmasından öne çıkan satır başları:Denizcilik tarihimizde çok önemli bir yer tutan, Sultan Fatih&#39;in temellerini attığı Tersane-i Âmire&#39;de, Türkiye Yapay Zekâ Zirvesi münasebetiyle sizlerle bir aradayız. Sözlerimin hemen başında, zirvemizi teşrif eden misafirlerimize tek tek şükranlarımı sunuyor, hepinize hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Sizlerin vasıtasıyla, cihanın incisi İstanbul&#39;umuzun 39 ilçesinde ve Türkiye&#39;nin 81 ilinde yaşayan tüm vatandaşlarımıza buradan selamlarımı ve sevgilerimi gönderiyorum.Türkiye Yapay Zekâ Zirvesi&#39;nin ülkemiz, milletimiz ve sektörlerimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Zirvenin düzenlenmesinde emeği geçen Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızı ve programa katkı sunan herkesi tebrik ediyorum. Zirve kapsamında icra edilen panel ve etkinliklerin, burada yapılacak değerlendirmelerin hepimiz için ufuk açıcı olmasını temenni ediyorum. Birazdan, 2026-2030 dönemini kapsayan ve bu alanda kritik bir yol haritası olan Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı&#39;mızı sizlerle ve milletimizle paylaşacağız. Türkiye&#39;yi yapay zekâ teknolojilerinde lider ülkeler sınıfına taşıyacak yeni eylem planımızın şimdiden hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum.Dünyanın ve insanlığın yeni bir döneme girdiği tarihî günlerden geçiyoruzDünyanın ve insanlığın yeni bir döneme girdiği tarihî günlerden geçiyoruz. Bu dönemdeki değişim, geçmişe nazaran son derece hızlı ve eskilerin deyimiyle sarih seyrediyor. Diplomasiden ticarete, enerjiden ulaşıma, tarımdan güvenliğe kadar değişimin etkileri hemen her alana nüfuz ediyor. Yeni bir düzen kurulurken eski nizam ciddi bir sarsıntı yaşıyor. Kimileri bu süreci tarihî bir fırsat olarak görürken, bazıları da bu dönüşümü aşılması gereken bir kriz olarak değerlendiriyor. Yapay zeka ve yeni dijital teknolojilerin, hakikat ötesi olarak adlandırılan bu çağda olgularla birlikte algıları da dönüştürdüğüne, yeni gerçekliğin temel dinamiği hâline geldiğine şahit oluyoruz.Şu bir gerçek ki günümüzde bilgiye erişim hiç olmadığı kadar kolaylaştı. Dezenformasyon gibi bilgi düzensizlikleri de aynı ölçüde yaygınlaştı. Veriye artık saniyeler içinde ulaşılabiliyor. Veri işleme ve veri analizi tarzı süreçleri kolaylıkla yönetebiliyoruz. Fakat veri emniyeti ve siber güvenlikte oluşacak en küçük zafiyetin hangi ölümcül sonuçlara yol açtığını da çevremizde meydana gelen savaş ve çatışmalarda sık sık görüyoruz. Siyasi, askerî ve iktisadî gücün dijital egemenlikten bağımsız ele alınamayacağını, dijital kapasitenin caydırıcı bir kuvvet çarpanı olduğunu artık hepimiz çok iyi biliyoruz.Dışa bağımlı olduğumuz teknolojileri artık kendimiz üretiyoruzŞunu bugün büyük bir memnuniyetle ifade etmek isterim. Türkiye, teknolojideki bu dönüşümü en erken fark eden, tedbir, politika ve uygulamalarını buna göre şekillendiren nadir ülkelerden biridir. Büyük matematikçimiz Ordinaryüs Profesör merhum Cahit Arf, bundan tam 67 yıl önce Erzurum&#39;da verdiği bir konferansta şu soruyu sormuştu. Makine düşünebilir mi ve nasıl düşünebilir? Cahit Arf, aynı konferansta bu sorunun cevabını ararken dinleyicilere şunu söylemişti: &#34;Hadiseler veya tertiplerin anlaşılması işi, bir merdiveni çıkmaya benzetilebilir. Bir basamağa çıkmak kolay bir iştir. Fakat bin basamağın çıkılması işi bir hayli ter dökmeye bağlıdır.&#34;Bilim ve teknolojiye asırlar boyunca çok önemli katkılar yapmış bir millet olarak o basamakları tek tek çıkmaya bugün de devam ediyoruz. Üniversitelerimiz, araştırma merkezlerimiz, bilim ve teknoloji üslerimiz dünyada çığır açan ve ses getiren işlere imza atıyor. Genç mühendislerimiz, yazılımcılarımız ve teknisyenlerimiz yüksek teknoloji gerektiren her alanda yepyeni başarılar elde ediyor. Dışa bağımlı olduğumuz teknolojileri artık kendimiz üretiyoruz. AR-GE&#39;den seri imalata kadar tüm aşamaları kendi öz kaynaklarımızla şekillendiriyoruz. En önemlisi Millî Teknoloji Hamlemizi, Türkiye Yüzyılı&#39;nın baş tacı yapacak Teknofest kuşağıyla, azmiyle, maharetiyle ve projeleriyle bugünü ve geleceği nakış nakış işlemeye devam ediyoruz. Bu vesileyle, teknolojide yazdığımız bu başarı hikâyesinde payı olan tüm kurumlarımıza, firmalarımıza ve sivil toplum kuruluşlarımıza teşekkür ediyor, genç kardeşlerimin her birine çalışmalarında başarılar diliyorum.Siber Güvenlik Başkanlığımızı kurdukTürkiye olarak savunma sanayindeki birikim ve yeteneklerimizi yapay zekâ başta olmak üzere diğer alanlara da yansıtmak için yoğun bir çaba harcıyoruz. Biliyorsunuz, 31 Mart&#39;ta dijital bağımsızlığımızı daha da perçinleyecek yeni nesil mobil iletişim altyapımız 5G&#39;yi hizmete aldık. Siber tehditlere karşı ülkemizin direncini artırmak amacıyla Siber Güvenlik Başkanlığımızı kurduk. 2024&#39;te uzaya fırlattığımız ilk yerli ve millî uydumuz Türksat 6A ile Türkiye&#39;yi, dünyada kendi uydusunu üretebilen 11 ülkeden biri yaptık. Son 23 yılda çok az sayıda ülkenin sahip olduğu büyük bir inovasyon altyapısı inşa ettik. Teknofest&#39;lerle, Deneyap atölyeleriyle, bilim şenlikleri ve bilim fuarlarıyla her yıl milyonlarca gencimizi teknoloji yolculuğuna dâhil ettik. Bugün Türkiye genelindeki 1700&#39;ü aşkın araştırma, geliştirme ve tasarım merkezlerinde araştırmacılarımız, mühendislerimiz ve teknisyenlerimiz geleceğin projelerini geliştiriyor. 114 teknoparkta 13 binin üzerinde teknoloji firması yenilikçi fikirleri ürüne dönüştürüyor.Türkiye Yüzyılı&#39;nda büyük ve güçlü bir Türkiye&#39;yi dijital alanda da inşa etmekte kararlıyızŞunu da burada ifade etmek durumundayım. Teknolojide elde ettiğimiz kazanımlar buzdağının sadece görünen yüzüdür. Sunduğu fırsatları değerlendirerek Türkiye Yüzyılı&#39;nda büyük ve güçlü bir Türkiye&#39;yi dijital alanda da inşa etmekte kararlıyız. Bugün hepimizin karşı karşıya olduğu sorular şunlardır. Yapay zeka insana hizmet mi edecek yoksa insanı kontrol mü edecek? Teknoloji şirketleri ellerine geçen bu asimetrik gücü nasıl kullanacak? Hızla büyüyen bu şirketlerin derebeyi hâline gelmesinin önü nasıl alınacak? Kişisel veriler üzerinden bireylerin ve toplumların manipülasyonu nasıl engellenecek? Bu sorulara verilecek cevaplar hayati önemde olacaktır.Yapay Zeka Eylem Planımız dört eylem üzerine inşa edildiYapay Zeka Eylem Planımız işte bu hassasiyetlerin ürünüdür. Eylem planımız, &#34;Fark Et&#34;, &#34;İstifade Et&#34;, &#34;Üret&#34; ve &#34;Yönet&#34; olmak üzere dört temel eksen ve her eksende birbirini tamamlayan dört eylem üzerine inşa edildi.Planımızın birinci ekseni olan &#34;Fark Et&#34; hedeflerimiz doğrultusunda, yapay zekânın ihtiva ettiği fırsat ve riskleri milletimize aktaracak, toplumun her kesiminde bu konudaki bilinç ve temel yetkinlikleri artıracağız. Her yaştan insanımızın yapay zekâyı doğru anlamasını ve güvenli biçimde kullanmasını sağlamak üzere Ulusal Yapay Zekâ Okuryazarlığı Programı&#39;nı başlatacağız. 81 ilimizde hayata geçireceğimiz yapay zekâ okuryazarlığı atölyeleriyle iki yılda 5 milyon vatandaşımıza eğitim vereceğiz. 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin yapay zekâ uygulama profesyoneli yetiştireceğiz. Veriye erişimi kolaylaştırarak araştırmacılarımızın, girişimcilerimizin ve kamu kurumlarımızın veriyi değere dönüştürme sürecini hızlandıracağız. Sağlık, tarım, savunma ve elektronik ticaret başta olmak üzere en az 2000 kamu veri setini Ulusal Veri Kütüphanesi üzerinden milletimizin istifadesine sunacağız. Kullanıcıların haklarını koruyan ve yatırımcılara öngörülebilirlik sağlayan bir düzenleyici çerçeve oluşturacağız. Orantılı risk yaklaşımına dayalı bu çerçeveyle yeniliğin önünü açarken vatandaşlarımızın mahremiyetini ve emniyetini de güvence altına alacağız.Yapay zekayı kamudan sanayiye, eğitimden sağlığa, tarımdan güvenliğe kadar hayatın farklı alanlarında somut faydaya dönüştüreceğizPlanımızın ikinci ekseni olan &#34;İstifade Et&#34; kapsamında yapay zekayı kamudan sanayiye, eğitimden sağlığa, tarımdan güvenliğe kadar hayatın farklı alanlarında somut faydaya dönüştüreceğiz. Veri merkezlerimizin uluslararası standartlara uygunluğunu ve enerji verimliliğini teminat altına alacak hukuki düzenlemeyi hayata geçireceğiz. 2030 yılına kadar ülkemizin veri merkezi kurulu gücünü en az 1 gigavata çıkaracağız. Elektronik devleti, vatandaşımızın yapay zeka destekli kamu hizmetlerini doğrudan deneyimleyeceği bir dönüşüm alanı olarak ele alacağız. Kamu yatırım programlarımızdan yapay zeka projelerine en az yüzde 2 pay ayıracağız. Kamu sektörümüz, başarılı ve yerli yapay zeka çözümlerinin ilk alıcısı ve en güçlü referansı olacak. Sağlık, enerji ve akıllı üretim başlıkları olmak üzere öncelikli alanlarda fikirleri sahada test edilmiş ürünlere dönüştürecek KOBİ&#39;lerimize, yapay zeka kuponlarıyla erişilebilir teknoloji sağlayacağız.Vatandaşlarımızın yapay zeka ile değer üretmesini temin edecek, kendi modellerimizi geliştireceğizPlanımızın üçüncü ekseni olan &#34;Üret&#34; hedeflerimizle vatandaşlarımızın yapay zeka ile değer üretmesini temin edecek, kendi modellerimizi geliştireceğiz. Yatırımcılarımıza enerjisi ve altyapısı hazır kampüsler, KOBİ&#39;lerimize ve araştırmacılarımıza hızlı prototip imkanı sunan yapay zeka büyüme bölgeleri kuracağız. Ulusal Yapay Zeka Araştırma Fonu ile araştırmalarımızı, Yapay Zeka Büyüme Fonu ile girişimlerimizin hayata geçmesini ve ölçeklenmesini destekleyeceğiz. Büyük dil modeli çalışmalarımızı dijital egemenliğimizi güçlendirmek üzere kararlılıkla sürdüreceğiz. Geliştirme çalışmaları devam eden TÜBİTAK&#39;ın yerli dil modeli Bilge, bu yolda kat ettiğimiz mesafenin önemli bir göstergesidir. Yine T3 Vakfımız ve Baykar iş birliğinde geliştirilen büyük dil modeli ile HAVELSAN&#39;ımızın MAIN platformundaki 9 milyar parametreli büyük dil modeli, Türkçenin bütün zenginliğini merkeze alan önemli çalışmalardır. Diğer taraftan, Turkcell ve diğer mobil iletişim şirketlerimizin veri odaklı çalışmaları ülkemiz için kıymetli adımlardır. Yapay zekanın imalat sanayimizde ve katma değerli ürünlerde kullanımını yaygınlaştıracak, robotik teknoloji kabiliyetlerimizi derinleştireceğiz.Veri merkezi, bulut ve yapay zekâ altyapılarında en az 10 milyar dolarlık özel sektör ağırlıklı kaynağı harekete geçireceğizPlanımızın dördüncü ekseni olan &#34;Yönet&#34; hedeflerimiz çerçevesinde ise egemen yapay zeka kapasitemizi güvence altına alacak ve güçlendireceğiz. Bu doğrultuda veri merkezi, bulut ve yapay zekâ altyapılarında en az 10 milyar dolarlık özel sektör ağırlıklı kaynağı harekete geçireceğiz. Uluslararası girişimcilere tek pencereden, en çok 30 iş gününde sunacağımız yol haritası ile öngörülebilir, hızlı ve koordineli bir yatırım ortamı sağlayacağız. İstanbul&#39;u yapay zekâ alanında Türkiye&#39;nin uluslararası vitrini ve yatırım diplomasisi şehri olarak konumlandıracağız. Terminal İstanbul&#39;u girişimcilerimizin ve küresel yatırımcıların buluşma zemini olarak kullanacağız. OECD, G20, Birleşmiş Milletler ve diğer platformlarda insan merkezli yapay zekâ standartlarının belirlenmesinde etkin bir rol üstleneceğiz. Türk Devletleri Teşkilatı ile aşamalı olarak Oğuz, Kıpçak ve Karluk dillerini kapsayan ortak bir Türk dilleri büyük dil modeli geliştireceğiz. Yenilikçi yapay zeka çözümlerinin kontrollü bir ortamda test edilmesini sağlamak üzere en az 5 öncelikli sektörde düzenleyici deney alanları kuracağız.Kaynakların üreteceği katma değerin 1 trilyon lirayı aşmasını bekliyoruzPlanımızın uygulanması kamu kurumlarımızın, özel sektörümüzün, üniversitelerimizin ve araştırma merkezlerimizin ortak katkısıyla olacaktır. Ulusal Yapay Zeka Kurulu ise bu sürecin yönetişim zeminini teşkil edecektir. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız, ilgili tüm kurumlarımızla yakın iş birliği içinde eylemlerin uygulanmasını düzenli olarak takip edecektir. Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı ile harekete geçireceğimiz kaynakların üreteceği katma değerin 1 trilyon lirayı aşmasını bekliyoruz. Türkiye&#39;yi yapay zeka çağının öncü ülkeleri arasına inşallah hep birlikte taşıyacağız. Türkiye Yüzyılı&#39;nı aynı zamanda dijital üretimin yüzyılı yapacağız.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 13 Jun 2026 16:37:26 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İTO Başkanlığı için Avdagiç tekrar aday]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ito-baskanligi-icin-avdagic-tekrar-aday-4584/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ito-baskanligi-icin-avdagic-tekrar-aday-4584/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0CC1CA-3DBE49-678567-76DE80-303C85-A65219.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Florya&#39;da gerçekleştirilen ve plastik sektörü temsilcilerinin bir araya geldiği toplantıda gündeme dair açıklamalarda bulunan Avdagiç, seçim sürecine ilişkin aldığı kararın arka planını anlattı. Karar sürecinde iş dünyası ve sektörel camialarla görüş alışverişinde&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0CC1CA-3DBE49-678567-76DE80-303C85-A65219.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Florya&#39;da gerçekleştirilen ve plastik sektörü temsilcilerinin bir araya geldiği toplantıda gündeme dair açıklamalarda bulunan Avdagiç, seçim sürecine ilişkin aldığı kararın arka planını anlattı. Karar sürecinde iş dünyası ve sektörel camialarla görüş alışverişinde bulunduğunu belirten Avdagiç, oda yönetiminin bireysel bir temsiliyetten ziyade bir ekip çalışması olduğuna dikkat çekti.İSTİŞARELER SONUCUNDA YOLA ÇIKMAYA KARAR VERDİK&nbsp;Toplantıda konuşan Avdagiç, adaylık sürecine dair şunları kaydetti:&#34;İçinden geldiğimiz camialarla ve iş dünyasının farklı kesimleriyle istişare ederek, değerli isimlerin görüşlerini alarak bir dönem daha aday olma konusunda yola çıkmaya karar verdik. Bu bir ekip meselesidir; sanayisi, toplumu ve şehri için çalışmalar yürüten insanların ortak yürüyüşüdür.&#34;Açıklamasında sektörel dayanışmanın önemine vurgu yapan Avdagiç, süreçte kendisine destek veren sektör temsilcilerine ve ev sahibi PAGEV yönetimine teşekkürlerini iletti.PAGEV&#39;DEN AVDAGİÇ'İN ADAYLIĞINA DESTEK AÇIKLAMASI&nbsp;Toplantının açılışında konuşan PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, kurum olarak Şekib Avdagiç&#39;in yeniden adaylığını desteklediklerini resmi olarak ifade etti.Avdagiç'in İTO bünyesinde 68 No'lu Plastik ve Kauçuk Meslek Komitesinden çıkarak başkanlık görevine gelmesinin sektör açısından taşıdığı öneme değinen Eroğlu, bu durumun plastik ve kompozit sektörünün İstanbul ekonomisindeki kurumsal ağırlığını yansıttığını belirtti. Eroğlu, geçmiş iki İTO seçiminde olduğu gibi bu dönemde de sektörel bir ortak kararla Avdagiç'e destek vereceklerini vurgulayarak, &#34;68 No'lu komitemizden çıkan sanayici bir ismin İTO gibi köklü bir kurumda başkanlık görevini sürdürmesini, sektörümüzün temsiliyetinin korunması ve oda ile olan kurumsal iş birliğinin devamı açısından stratejik görüyoruz&#34; değerlendirmesinde bulundu.SANAYİ TEMSİLİYETİNİN İTO SEÇİMLERİNDEKİ ROLÜ&nbsp;Aynı zamanda Avitaş Kompozit Plastik A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini de yürüten Şekib Avdagiç, İTO Meclisine plastik ve kauçuk sektörünü temsil eden 68 No'lu komiteden seçilmişti. Üretim kökenli bir sanayicinin İTO'nun başında bulunması, reel sektör temsilcileri tarafından sorunların üst kuruluşlar nezdinde çözümü için önemli bir kanal olarak değerlendiriliyor.Önümüzdeki aylarda şekillenecek olan İstanbul Ticaret Odası seçimlerinde, meslek komitelerinin ve sektörel çatı kuruluşların belirleyeceği tutumların, iş dünyasının yeni dönem stratejilerinde ve oda yönetiminin vizyonunda belirleyici olması bekleniyor. Avdagiç&#39;in PAGEV toplantısında yaptığı bu erken adaylık çıkışı, seçim sürecindeki ilk somut adım olarak kayıtlara geçmiş oldu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 13 Jun 2026 14:23:22 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Sponsorluk kısıtlamalarının etkileri değerlendirilmeli"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sponsorluk-kisitlamalarinin-etkileri-degerlendirilmeli-6048/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sponsorluk-kisitlamalarinin-etkileri-degerlendirilmeli-6048/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_404AE2-08BBB1-4E6D37-2625C0-A8310C-09AF8A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Koralı, "Sponsorluk destekleri yalnızca ticari bir faaliyet değil, aynı zamanda birçok gastronomi etkinliği, festival, kültür-sanat organizasyonu ve şehir tanıtım çalışmasının önemli finansman kaynaklarından biri olarak öne çıkıyor. Yeni düzenlemenin özellikle yerel etkinlikler,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_404AE2-08BBB1-4E6D37-2625C0-A8310C-09AF8A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Koralı, "Sponsorluk destekleri yalnızca ticari bir faaliyet değil, aynı zamanda birçok gastronomi etkinliği, festival, kültür-sanat organizasyonu ve şehir tanıtım çalışmasının önemli finansman kaynaklarından biri olarak öne çıkıyor. Yeni düzenlemenin özellikle yerel etkinlikler, gastronomi festivalleri ve bağımsız organizasyonlar üzerindeki etkilerinin zaman içinde daha net görüleceğini düşünüyoruz" dedi.Türkiye'nin son yıllarda gastronomi turizmi alanında önemli bir ivme yakaladığını belirten Koralı, "Şehirlerin tanıtımına katkı sağlayan organizasyonlar, gastronomi kültürünün gelişmesine ve turizm hareketliliğinin artmasına destek oluyor. Bu nedenle sponsorluk mekanizmalarındaki değişikliklerin etkinlik ekonomisi üzerindeki sonuçlarının dikkatle değerlendirilmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.Koralı, sektör temsilcilerinin uygulamanın sahadaki etkilerini yakından takip edeceğini ve özellikle gastronomi ile turizm alanında faaliyet gösteren işletmeler açısından ortaya çıkabilecek sonuçların önümüzdeki dönemde daha net ortaya çıkacağını sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 13 Jun 2026 10:45:20 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[SPK'dan 3 kişi hakkında suç duyurusu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/spkdan-3-kisi-hakkinda-suc-duyurusu-8185/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/spkdan-3-kisi-hakkinda-suc-duyurusu-8185/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_40697A-D07CBA-CE56FC-F7A72D-F7643D-69001A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />SPK bültenine göre, DERHL pay piyasasında yapılan işlemler ve sosyal medyada yapılan paylaşımların incelenmesi sonucunda, 3 gerçek kişi ve 1 tüzel kişi hakkında 11.06.2026 tarihli işlemlerden başlamak üzere borsalarda 2 yıl geçici işlem yapma yasağı uygulanmasına karar verildi.]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_40697A-D07CBA-CE56FC-F7A72D-F7643D-69001A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />SPK bültenine göre, DERHL pay piyasasında yapılan işlemler ve sosyal medyada yapılan paylaşımların incelenmesi sonucunda, 3 gerçek kişi ve 1 tüzel kişi hakkında 11.06.2026 tarihli işlemlerden başlamak üzere borsalarda 2 yıl geçici işlem yapma yasağı uygulanmasına karar verildi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 13 Jun 2026 09:09:59 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Gaziantep'te 4,6 büyüklüğünde deprem]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gaziantepte-46-buyuklugunde-deprem-8301/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gaziantepte-46-buyuklugunde-deprem-8301/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D9ECBE-589A4A-B14AAF-DD5174-C0A339-F8E94A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Nurdağı ilçesi olan 4,6 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.Depremin, 7,01 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi.]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D9ECBE-589A4A-B14AAF-DD5174-C0A339-F8E94A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Nurdağı ilçesi olan 4,6 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.Depremin, 7,01 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 13 Jun 2026 08:41:18 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türkiye'de sorun balon değil, gelirden kopan fiyatlar]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyede-sorun-balon-degil-gelirden-kopan-fiyatlar-2566/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyede-sorun-balon-degil-gelirden-kopan-fiyatlar-2566/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2306DC-3CD28F-B943D4-B7FA3E-E60D9F-8844B6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'de son yıllarda hızla yükselen konut fiyatları ve hizmet sektöründeki maliyet artışları yeniden "ekonomik balon" tartışmalarını gündeme taşırken, ekonomist Mahfi Eğilmez dikkat çekici bir değerlendirmede bulundu. Eğilmez'e göre Türkiye'de yaşanan gelişmeler, İspanya'daki&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2306DC-3CD28F-B943D4-B7FA3E-E60D9F-8844B6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'de son yıllarda hızla yükselen konut fiyatları ve hizmet sektöründeki maliyet artışları yeniden "ekonomik balon" tartışmalarını gündeme taşırken, ekonomist Mahfi Eğilmez dikkat çekici bir değerlendirmede bulundu. Eğilmez'e göre Türkiye'de yaşanan gelişmeler, İspanya'daki gibi klasik bir emlak balonundan çok, geniş çaplı bir fiyat-gelir uyumsuzluğuna işaret ediyor.Ekonomide balon kavramının, fiyatların ekonomik gerçeklerden koparak sürekli yükseleceği beklentisiyle şişmesi anlamına geldiğini hatırlatan Eğilmez, bu tür süreçlerin sonunda kaçınılmaz olarak sert düzeltmeler veya uzun süreli durgunluk dönemleriyle sonuçlandığını ifade etti.İspanya örneği sert çöküşle sonuçlandıEğilmez, 2000'li yıllarda İspanya'da yaşanan emlak krizini klasik balon örneği olarak gösterdi. Euro Bölgesi'ne katılım sonrası düşük faiz ortamı ve kolay kredi erişiminin konut talebini hızla artırdığını belirten Eğilmez, zamanla konut üretiminin gerçek ihtiyacın üzerine çıktığını ve fiyatların spekülatif beklentilerle yükseldiğini söyledi.2008 küresel finans krizinin ardından bu yapının çöktüğünü hatırlatan Eğilmez, konut fiyatlarında sert düşüşler yaşandığını, işsizliğin yükseldiğini ve birçok şirketin iflas ettiğini vurguladı.Yunanistan'da sorun arz yetersizliği olduBuna karşılık Yunanistan'da farklı bir tablo yaşandığını belirten Eğilmez, ekonomik kriz sonrası inşaat faaliyetlerinin zayıflaması nedeniyle yeni konut üretiminin yetersiz kaldığını, buna rağmen turizm ve yabancı yatırımcı talebinin konut fiyatlarını yukarı taşıdığını ifade etti.Bu nedenle Yunanistan'daki fiyat yükselişlerinin spekülatif bir balondan çok arz-talep dengesizliğinin sonucu olduğunu kaydeden Eğilmez, her fiyat artışının otomatik olarak balon anlamına gelmediğinin altını çizdi.Türkiye'de tablo daha karmaşıkTürkiye'de konut fiyatlarının son yıllarda çok hızlı arttığını belirten Eğilmez, buna rağmen balon teşhisi koyabilmek için yalnızca fiyat hareketlerine bakmanın yeterli olmadığını söyledi.Konut fiyatlarının gelirlerden daha hızlı yükselmesi, kira çarpanlarının artması, yatırım amaçlı alımların çoğalması ve "fiyatlar düşmez" algısının güçlenmesi gibi göstergelerin Türkiye'de belirgin hale geldiğini ifade eden Eğilmez, buna karşılık İspanya'daki türden yaygın bir arz fazlasının bulunmadığını dile getirdi.Yüksek inşaat maliyetleri, finansman sorunları ve arz kısıtlarının da piyasada etkili olduğuna dikkat çeken Eğilmez, Türkiye'nin mevcut görünümünün İspanya'daki klasik balon modelinden farklılaştığını belirtti.Sorun sadece konutla sınırlı değilEğilmez'e göre dikkat çekici gelişme yalnızca konut piyasasında yaşanmıyor. Restoranlar, kafeler, oteller ve çeşitli hizmet sektörlerinde de fiyatların gelir düzeylerinin üzerine çıktığı görülüyor.Birçok alanda maliyet artışlarının fiyatları açıklamakta yetersiz kaldığını savunan Eğilmez, işletmelerin tüketicilerin yüksek fiyatları ödemeye devam edeceği beklentisiyle hareket ettiğini ifade etti.Ekonomide beklentilerin fiyatlama davranışları üzerinde güçlü etkisi bulunduğunu vurgulayan Eğilmez, geçmişte konut piyasasında görülen "nasıl olsa alıcı bulunur" anlayışının bugün bazı hizmet sektörlerinde "nasıl olsa müşteri gelir" yaklaşımına dönüştüğünü söyledi.İstanbul, Bodrum ve Çeşme örneğiÖzellikle İstanbul, Bodrum ve Çeşme gibi bölgelerde fiyatların yerel gelirlerden çok yüksek gelir gruplarının ve yabancı talebin ödeme kapasitesine göre şekillenmeye başladığını belirten Eğilmez, bu durumun toplumun geniş kesimleri ile piyasa fiyatları arasındaki makası açtığını ifade etti.Türkiye'de yaşanan gelişmelerin klasik bir balon yerine fiyatların gelir düzeyinden kopması şeklinde değerlendirilmesinin daha doğru olacağını savunan Eğilmez, ekonomik tarihin gelirlerden uzaklaşan fiyatların sonsuza kadar sürdürülemeyeceğini gösterdiğini kaydetti.Düzeltme mutlaka fiyat düşüşü olmayabilirEğilmez, yüksek enflasyon ortamlarında piyasa düzeltmesinin her zaman fiyatların gerilemesiyle gerçekleşmediğini belirterek, birçok durumda fiyatların uzun süre yatay seyretmesi ve gelirlerin zamanla bu seviyelere yaklaşmasının da bir düzeltme yöntemi olduğunu söyledi.Türkiye ekonomisinde asıl sorunun fiyatların ne kadar arttığı değil, gelir düzeyiyle ne kadar uyumlu olduğu olduğunu vurgulayan Eğilmez, önümüzdeki dönemde belirleyici olacak unsurun bu uyumsuzluğun ne zaman ve hangi maliyetlerle giderileceği olacağını ifade etti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 13 Jun 2026 08:19:54 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[TABA-AmCham'den Hakkari'ye bilim ve teknoloji yatırımı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/taba-amchamden-hakkariye-bilim-ve-teknoloji-yatirimi-6542/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/taba-amchamden-hakkariye-bilim-ve-teknoloji-yatirimi-6542/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C949BB-1BECE3-D630AA-BDD7C0-326829-11C58E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türk-Amerikan İş Adamları Derneği ve Amerikan Ticaret Odası Türkiye (TABA-AmCham) tarafından Yüksekova Fen Lisesi bünyesinde kurulan "TABA-AmCham Astronomi, Uzay ve Havacılık Atölyesi", düzenlenen törenle hizmete açıldı. TABA-AmCham'ın eğitim, bilim ve gençlik odaklı sosyal sorumluluk&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C949BB-1BECE3-D630AA-BDD7C0-326829-11C58E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türk-Amerikan İş Adamları Derneği ve Amerikan Ticaret Odası Türkiye (TABA-AmCham) tarafından Yüksekova Fen Lisesi bünyesinde kurulan "TABA-AmCham Astronomi, Uzay ve Havacılık Atölyesi", düzenlenen törenle hizmete açıldı. TABA-AmCham'ın eğitim, bilim ve gençlik odaklı sosyal sorumluluk çalışmaları kapsamında hayata geçirilen proje, öğrencilerin astronomi, uzay ve havacılık alanlarına olan ilgilerini artırmayı, bilimsel düşünme ve araştırma becerilerini geliştirmeyi amaçlıyor.Murat Doğan ve Gürkan Balık Koordinasyonunda Hayata GeçirildiAtölye projesinin planlanması ve hayata geçirilmesi süreci, TABA-AmCham Yönetim Kurulu Üyesi Murat Doğan ve Gebze Temsilcisi Gürkan Balık koordinasyonunda yürütüldü. Bölgedeki gençlerin bilim ve teknolojiyle daha güçlü bağ kurmasına katkı sağlamayı hedefleyen proje, Hakkâri'de bu alanda kurulan ilk eğitim merkezlerinden biri olma özelliğini taşıyor.Açılış programına; TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, Yönetim Kurulu Üyeleri Murat Doğan, Ulaş Kayacan, Elvan Boz ve Av. Zeynep Hilal Doy, Gebze Temsilcisi Gürkan Balık, Sosyal Sorumluluk Komitesi Başkanı Fahriye Erbil, dernek üyeleri Atakan Çetintaş ve Av. Erhan Saraç katıldı. Ayrıca Esendere Belediye Başkanı Dırbaz Büyüksu, İlçe Millî Eğitim Müdürü Kadir Çetin, Kadim Aşiretler Federasyonu temsilcileri, okul yönetimi, öğretmenler ve öğrenciler de törende yer aldı."Gençlerimizin Hayal Etmesini Sağlamalıyız"TABA-AmCham Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, açılış konuşmasında eğitimin, bilimin ve teknolojinin gençlerin geleceğini şekillendiren en önemli unsurlar olduğunu vurguladı. Türkiye'nin her bölgesindeki gençlerin fırsat eşitliği içerisinde bilimsel bilgiye ve teknolojik imkânlara erişmesinin önemine dikkat çeken Sanlı, TABA-AmCham olarak gençlerin araştıran, üreten ve dünyayla rekabet edebilen bireyler olarak yetişmelerine katkı sunmayı hedeflediklerini ifade etti.Süleyman Ecevit Sanlı konuşmasında; "Edirne'den Kars'a, Jüpiter'den Mars'a&hellip;gençlerimizin hayal etmesini sağlamalıyız.&nbsp; Bu anlamlı projeye sponsor olan TABA AmCham Başkan Yardımcısı Eren Derinkök ve Yönetim Kurulu üyelerimiz Murat Doğan ve Erdem İpekçi ile Gebze Temsilcisi Gürkan Balık'a teşekkür ederek sözlerini sonlandırdı.Öğrenciler Bilimle BuluştuAçılış töreninde gerçekleştirilen konuşmaların ardından kurdele kesimi yapılarak atölye resmen hizmete açıldı. Katılımcılara teleskoplar, simülasyon sistemleri ve eğitim ekipmanları tanıtılırken, öğrenciler ilk gözlem çalışmalarını ve uygulamalı eğitim faaliyetlerini gerçekleştirdi. Atölyede düzenli olarak gökyüzü gözlemleri, temel astronomi eğitimleri, uzay bilimleri çalışmaları ve havacılık teknolojilerine yönelik uygulamalı programlar gerçekleştirilecek.Katkı Sunanlara Plaket TakdimiProgram kapsamında, projenin hayata geçirilmesine katkı sağlayan Yönetim Kurulu Üyeleri Murat Doğan ve Gebze Temsilcisi Gürkan Balık ve bu projeye destek verenlere teşekkür edilerek plaket takdim edildi.Bölgenin Bilimsel Gelişimine Katkı SağlayacakTABA-AmCham tarafından sosyal sorumluluk projesi olarak hayata geçirilen atölyenin, bölgedeki öğrencilerin bilim ve teknolojiye olan ilgisini artırması, yeni nesil projelere ilham vermesi ve geleceğin bilim insanları, mühendisleri ve araştırmacılarının yetişmesine katkı sağlaması hedefleniyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 12 Jun 2026 09:16:23 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Muratbey, inovatif Türk peynirlerini Avrupa vitrinine taşıdı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/muratbey-inovatif-turk-peynirlerini-avrupa-vitrinine-tasidi-1611/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/muratbey-inovatif-turk-peynirlerini-avrupa-vitrinine-tasidi-1611/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5877B5-39C89C-324047-938A36-C6E8D6-06D463.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Süt ve peynir endüstrisinin en önemli küresel buluşmalarından biri olarak gösterilen fuarda Muratbey, C-005 standında yenilikçi ve fonksiyonel ürün gamını dünya profesyonelleriyle buluşturdu. Muratbey, fuarda günümüz tüketici beklentilerine yanıt veren zenginleştirilmiş ve fonksiyonel&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5877B5-39C89C-324047-938A36-C6E8D6-06D463.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Süt ve peynir endüstrisinin en önemli küresel buluşmalarından biri olarak gösterilen fuarda Muratbey, C-005 standında yenilikçi ve fonksiyonel ürün gamını dünya profesyonelleriyle buluşturdu. Muratbey, fuarda günümüz tüketici beklentilerine yanıt veren zenginleştirilmiş ve fonksiyonel ürünlerini tanıttı. Başta Kaymaklı ailesi olmak üzere Ballı Kaymaklı, Avokadolu Kaymaklı, Burgu (Helix), Anadolu Lezzetleri, Dilimli Izgara Peynir, Misto ve Topi gibi yenilikçi ürünler uluslararası ziyaretçilerle buluştu. Muratbey ayrıca tüm ürün portföyünü yansıtan özel video wall gösterimiyle inovatif marka vizyonunu ziyaretçilere aktardı.&nbsp;Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Muratbey Yönetim Kurulu Başkanı Necmi Erol, Avrupa pazarının Muratbey için stratejik önem taşıdığına dikkat çekerek şunları söyledi: "Avrupa'da tüketicilerin 'otantik ama yenilikçi' ürün arayışı Türk peynirlerine olan ilgiyi artırıyor. Muratbey olarak geleneksel Türk peynirlerini modern tüketici beklentileriyle buluşturuyoruz. Özellikle Burgu (Helix), Anadolu Lezzetleri, Dilimli Izgara Peynir, Misto ve Topi gibi ürünlerimiz Avrupa'da yoğun ilgi görüyor."Muratbey'in bugün ağırlıklı olarak Avrupa ve Orta Doğu pazarlarına ihracat gerçekleştirdiğini belirten Erol, son üç yılda ihracatın toplam üretim içindeki payının ortalama yüzde 16 seviyesinde gerçekleştiğini aktardı.&nbsp;Erol; "Paris'te ilk kez katıldığımız bu önemli fuarın, markamızın Avrupa'daki bilinirliğini artıracağına ve yeni iş birlikleri açısından önemli fırsatlar yaratacağına inanıyoruz. Fuar boyunca hem Türk peynir kültürünü hem de geliştirdiğimiz yenilikçi ürün yaklaşımını uluslararası sektör temsilcilerine tanıttık. Türkiye'nin katma değerli süt ürünleri alanındaki güçlü potansiyelini global pazarlara taşımayı hedefliyoruz." dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 12 Jun 2026 02:37:31 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Addo, geleceğin çalışma kültürüne yatırım yapıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/addo-gelecegin-calisma-kulturune-yatirim-yapiyor-3390/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/addo-gelecegin-calisma-kulturune-yatirim-yapiyor-3390/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_24C45C-662309-184A81-0D622D-F737E9-C67627.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çalışma kültürünün hızla değiştiği günümüzde, ADDO geleceğin çalışma alanlarına yön veren yatırımlarını sürdürüyor. Skyland HOM&#39;da hayata geçirdiği deneyim merkeziyle yeni nesil çalışma alışkanlıklarını destekleyen marka, Çatalca&#39;da planladığı yeni üretim&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_24C45C-662309-184A81-0D622D-F737E9-C67627.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çalışma kültürünün hızla değiştiği günümüzde, ADDO geleceğin çalışma alanlarına yön veren yatırımlarını sürdürüyor. Skyland HOM&#39;da hayata geçirdiği deneyim merkeziyle yeni nesil çalışma alışkanlıklarını destekleyen marka, Çatalca&#39;da planladığı yeni üretim tesisiyle global büyüme yolculuğunda önemli bir adım atmaya hazırlanıyor. Yeni showroom yatırımıyla birlikte büyüme ivmesini güçlendiren ADDO, önümüzdeki dönemde yüzde 40&#39;ın üzerinde büyüme hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor.Çalışma kültürü değişiyor, ADDO bu dönüşüme yatırım yapıyorKuruluşundan bu yana çalışma alanlarını yalnızca iş yapılan mekanlar olarak değil, insanların üretim, paylaşım ve yaratıcılık deneyimini şekillendiren yaşam alanları olarak ele alan ADDO, bugün Türkiye&#39;nin yanı sıra dünyanın farklı coğrafyalarında gerçekleştirdiği projelerle uluslararası ölçekte büyümeye devam ediyor. Çalışma alanlarını ürün grupları üzerinden değil, çalışma davranışları ve mekânsal sistemler üzerinden ele alan marka, her projeyi çalışanların etkileşim biçimleri, hibrit çalışma modelleri ve organizasyonel ihtiyaçlar doğrultusunda değerlendirerek çalışma kültürünü destekleyen bütüncül çözümler geliştiriyor.ADDO Yönetici Ortağı İbrahim Yıldız, çalışma kültürünün geçirdiği dönüşümün markanın gelişim yolculuğuna yön verdiğini belirterek şunları söyledi: &#34; Çalışma hayatı büyük bir dönüşüm geçiriyor. İnsanların çalışma alanlarından beklentileri değişiyor. Eskiden insanlar işe gitmek için ofislere gidiyordu. Bugün ise iyi hissetmek, sosyalleşmek, üretmek ve ilham almak için bir araya geliyor. Ofislerde artık tasarım, şıklık, çalışma konforu ve farklılık öne çıkıyor. Çalışma alanlarının geleceği de tam olarak bu dönüşüm etrafında şekilleniyor. Bu dönüşüm pazarı büyütüyor ve yeni fırsatlar yaratıyor. Biz de ADDO olarak bu dönüşümü bir risk değil, bir fırsat olarak gördük. Çünkü inanıyoruz ki geleceğin çalışma alanları yalnızca fonksiyonel değil, aynı zamanda ilham veren, insan odaklı ve deneyim sunan yaşam alanları olacak. Yaptığımız her yatırımın merkezinde de bu bakış açısı yer alıyor.&#34;Değişen çalışma alışkanlıkları ve hibrit çalışma modelleri, çalışma alanları sektöründe yeni bir dönüşüm dalgası yaratırken, ADDO bu dönüşümün sunduğu fırsatları uzun vadeli bir büyüme alanı olarak görüyor. Şirket, 2025 yılı itibarıyla 595 milyon dolar büyüklüğe ulaşan ve 2026-2034 yılları arasında yıllık ortalama yüzde 3,19 büyüyerek 2034&#39;te 788,8 milyon dolara çıkması öngörülen Türkiye ofis mobilyası pazarında; özel üretim, kalite, tasarım ve satış sonrası hizmet yaklaşımıyla hem yurt içinde hem de Körfez ve Avrupa pazarlarında ciddi bir büyüme hedefliyor.Türkiye&#39;den doğan, dünyaya açılan bir tasarım markası1992 yılında Yıldız Mobilya adıyla başlayan yolculuk, bugün Türkiye&#39;den doğan ve uluslararası pazarlarda büyüyen, dünyanın önemli tasarımcıları ile iş birliği yaparak ofis kültürüne yeni bir boyut katan bir tasarım markasına dönüştü. Kurulduğu günden bu yana kalite, tasarım, ergonomi ve fonksiyonelliği bir araya getiren marka; modern ofislerden yönetici alanlarına, ortak çalışma bölümlerinden toplantı odalarına kadar çağdaş iş dünyasının ihtiyaçlarına yanıt veren çözümler geliştiriyor. İstanbul'daki toplam 11.500 metrekarelik üretim alanında farklı ölçeklerdeki kurumsal projeler için üretim gerçekleştiren ADDO, bugün mimarlar, iç mimarlar ve kurumsal şirketler için yalnızca bir ofis mobilyası markası değil; ürün seçimi, mekan kurgusu, projelendirme, uygulama ve satış sonrası destek süreçlerinde güvenilir bir çözüm ortağı olarak konumlanıyor. Avrupa, Orta Doğu ve çevre coğrafyalarda 25 ülkeye ulaşan ihracat ağıyla faaliyet gösteren ADDO; Sezgin Aksu, Tanju Özelgin, Atilla Kuzu ve Hadi Teherani gibi ulusal ve uluslararası ölçekte tanınan tasarımcılarla yürüttüğü iş birlikleri, Interstuhl ve CAIMI gibi global markalarla kurduğu partnerlikler, uluslararası tasarım ödülleriyle tanınan ürün portföyü ve 3D konfigürasyon ile artırılmış gerçeklik gibi dijital deneyim çözümleriyle çalışma alanlarında tasarım, teknoloji ve mühendisliği buluşturuyor. Gelişmiş üretim altyapısıyla yılda yaklaşık 10 bin kişilik çalışma alanı kurabilecek kapasiteye sahip olan ADDO, önümüzdeki dönemde bu kapasiteyi yeni üretim yatırımlarıyla daha da artırmayı hedefliyor.ADDO&#39;dan 1,5 milyon Euro&#39;luk deneyim merkezi yatırımıADDO, çalışma alanlarının geleceğinin yalnızca ofis mobilyalarıyla değil, insanların bir araya gelme, üretme ve ilham alma biçimleriyle şekilleneceğine inanıyor. Bu anlayışla Skyland HOM&#39;da hayata geçirilen deneyim merkezi, klasik bir showroom olmanın ötesinde; mimarlar, tasarımcılar, iş dünyası profesyonelleri ve yaratıcı sektörlerin yanı sıra ilham almak, çalışmak ve yeni fikirler geliştirmek isteyen ziyaretçilere açık yaşayan bir buluşma noktası olarak kurgulandı. ADDO için bu alan aynı zamanda yeni nesil çalışma alışkanlıklarının, farklı etkileşim modellerinin ve mekânsal deneyimlerin gözlemlenebildiği yaşayan bir çalışma laboratuvarı niteliği taşıyor. Yaklaşık 1,5 milyon Euro yatırımla hayata geçirilen bu özel alan; tasarımı, sanatı ve iş kültürünü aynı çatı altında buluştururken, mimarlar, tasarımcılar, iş dünyası profesyonelleri ve yaratıcı sektörler için ortak bir yaşam ve etkileşim alanı sunuyor. Ürünlerin sergilendiği bir mekan olmanın ötesinde, insanların çalışabileceği, fikir alışverişinde bulunabileceği, ilham alabileceği ve yeni iş birlikleri geliştirebileceği bir deneyim merkezi olarak tasarlanan showroom, ADDO&#39;nun geleceğin çalışma alanlarına bakış açısını da yansıtıyor. Showroom yeni nesil çalışma anlayışını tasarımla buluşturan ürünlerin yanı sıra sanatla kurduğu ilişkiyle de farklı bir vizyon ortaya koyuyor. DirimArt iş birliği ile farklı sanatçıların eserlerinden oluşan etkileyici tablolarla görsel bir yolculuğa dönüşen showroom, ofisini sanatla buluşturmak isteyenleri ilham verici bir keşfe davet ediyor. ADDO Yönetici Ortağı İbrahim Yıldız, yeni nesil çalışma kültürüne ilişkin görüşlerini şu sözlerle dile getiriyor: &#34;Biz ofisleri artık yalnızca çalışılan yerler olarak görmüyoruz. İnsanların bir araya geldiği, ürettiği, sosyalleştiği ve ilham aldığı yaşam alanları olarak görüyoruz. Skyland HOM&#39;daki deneyim merkezimiz de bu bakış açısının bir sonucu. Burada yalnızca ürünlerimizi sergilemiyoruz; çalışma kültürünün geleceğine dair fikirlerimizi ve deneyimlerimizi de paylaşıyoruz. Mimarlar, iş insanları, satın almacılar showroom'u ziyaret ederek ADDO'nun tasarım ve kalite anlayışını deneyimliyor. Çünkü burada sadece ofis mobilyası değil bir ofis tasarımı ve vizyonu ortaya konuyor. Hayal etmek yerine realize ediliyor. Showroom içinde yer alan yönetici ve toplantı odaları, çalışma masaları bir çeşit simülasyon gibi konumlandırılmış durumda. Yöneticiler nasıl ofise sahip olmak istediklerini ve yapılan çok özel uygulamaları showroom içinde görebiliyor. Biz yalnızca ofis mobilyaları üretmiyoruz; mimari konsepti ve çalışma kültürünü destekleyen mekânsal sistemler geliştiriyoruz. İnsanların çalışmak, üretmek ve bir araya gelmek isteyeceği yaşam alanları hayata geçiriyoruz.&#34;&nbsp;Tasarımcı iş birlikleri ADDO&#39;nun DNA&#39;sında varADDO, tasarımı yalnızca bir ürün geliştirme süreci olarak değil, marka kültürünün ayrılmaz bir parçası olarak görüyor. Tasarım yolculuğunu belirli bir perspektifte tutmak amacıyla sektörde bir ilke imza atarak uzun yıllardır Sezgin Aksu ile baş tasarımcı olarak iş birliği yapan markanın koleksiyonunda Sezgin Aksu imzası taşıyan birçok yönetici masası, açık ofis mobilyaları, koltuklar olmak üzere birçok tasarım öğesi yer alıyor. Baş Tasarımcı Sezgin Aksu&#39;nun yanı sıra Atilla Kuzu ve Tanju Özelgin gibi Türkiye&#39;nin önemli tasarımcılarıyla gerçekleştirilen iş birlikleri, markanın farklı disiplinlerden beslenen yaratıcı yaklaşımını destekliyor. ADDO&#39;nun tasarım odaklı vizyonunun en yeni temsilcilerinden biri olan AVALON koleksiyonu da markanın çalışma alanlarına getirdiği yenilikçi bakış açısını yansıtıyor. Sezgin Aksu imzasını taşıyan AVALON, insanlığın keşfetme tutkusu ve bilinmeyene doğru cesur yolculuklarından ilham alıyor. Bir yönetici masasının ötesinde, geleceğin çalışma alanları için tasarlanan bir keşif platformu olarak kurgulanan koleksiyon, tasarım dili ve malzeme seçimleriyle dikkat çekiyor.Uzay ve havacılık teknolojilerinin en önemli malzemelerinden biri olan karbon fiberin hafifliği, dayanıklılığı ve yüksek performansını tasarım anlayışıyla buluşturan AVALON, teknolojiyi estetikle bir araya getiriyor. Geliştirilmeye devam edecek akıllı çözümler ve yeni teknolojilerle sürekli evrilmesi planlanan koleksiyon, ADDO&#39;nun çalışma alanlarını geleceğe taşıma vizyonunun önemli bir parçası olarak öne çıkıyor.Hedef, Türkiye&#39;den çıkan bir dünya markası olmakÇalışma kültüründeki dönüşümü ve değişen iş dünyası dinamiklerini uzun vadeli bir büyüme fırsatı olarak gören ADDO, şimdi de Çatalca&#39;da yatırımını gerçekleştirdiği 20 bin metrekarelik alanda yeni üretim tesisini hayata geçirmek için çalışmalarını sürdürüyor. İbrahim Yıldız, markanın gelecek vizyonunu şu sözlerle anlatıyor: &#34;Biz yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap veren bir marka olmak istemiyoruz. Hedefimiz, tasarımı, üretimi ve proje geliştirme gücünü aynı çatı altında buluşturan, Türkiye&#39;den çıkan ve uluslararası ölçekte söz sahibi olan bir dünya markası haline gelmek. Skyland HOM&#39;daki deneyim merkezimiz de, Çatalca&#39;daki üretim yatırımımız da bu vizyonun önemli adımları.&#34; Bugün dünyanın farklı noktalarında projeler geliştiren ADDO, çalışma alanlarını yalnızca tasarlayan bir marka olmanın ötesinde; çalışma davranışlarını, mekânsal deneyimi ve organizasyonel verimliliği birlikte ele alan bütüncül bir yaklaşım geliştiriyor. Global büyüme hedefini yalnızca üretim kapasitesiyle değil, çalışma kültürüne dair geliştirdiği bilgi birikimi ve tasarım sistemleriyle destekleyen marka, çalışma alanlarını yalnızca donatan değil; çalışma kültürünün geleceğine dair fikir üreten, araştıran ve geliştiren bir tasarım markası olmayı hedefliyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 11 Jun 2026 15:50:37 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[7. Yaratıcı Çocuk Festivali'nde binlerce çocukla buluştu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/7-yaratici-cocuk-festivalinde-binlerce-cocukla-bulustu-1024/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/7-yaratici-cocuk-festivalinde-binlerce-cocukla-bulustu-1024/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_908861-2CF259-190509-D4F43A-981936-F461BB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İki gün boyunca devam eden festivalde Doğa Koleji; Dash Robot Atölyesi, Çiçek Atölyesi ve Sanat Tarihi Atölyesi ile ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Çocuklar, uygulamalı etkinlikler sayesinde hem yaratıcılıklarını geliştirdi hem de yeni keşifler yapma fırsatı yakaladı.Dash Robot&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_908861-2CF259-190509-D4F43A-981936-F461BB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İki gün boyunca devam eden festivalde Doğa Koleji; Dash Robot Atölyesi, Çiçek Atölyesi ve Sanat Tarihi Atölyesi ile ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Çocuklar, uygulamalı etkinlikler sayesinde hem yaratıcılıklarını geliştirdi hem de yeni keşifler yapma fırsatı yakaladı.Dash Robot Atölyesi'nde çocuklar robotik kodlama uygulamalarıyla tanışırken, Çiçek Atölyesi'nde doğanın ilham veren dünyasını keşfederek kendi tasarımlarını oluşturdu. Sanat Tarihi Atölyesi'nde ise sanatın geçmişten günümüze uzanan yolculuğunu eğlenceli ve interaktif uygulamalarla deneyimledi.Festival boyunca aileler de Doğa Kolejinin uygulamalı öğrenme ve çok yönlü gelişim odaklı eğitim yaklaşımını yakından tanıma fırsatı buldu. Teknoloji, sanat ve üretimi aynı çatı altında buluşturan atölyeler, çocukların merak duygularını harekete geçirirken öğrenmeyi keyifli bir deneyime dönüştürdü.Doğa Koleji Kurucu Temsilcisi ve Genel Müdürü Selim Genç etkinlikle ilgili yaptığı açıklamada, "Çocukların merak eden, araştıran, üreten ve kendilerini özgürce ifade edebilen bireyler olarak yetişmelerini önemsiyoruz. Yaratıcı Çocuk Festivali'nde gerçekleştirdiğimiz atölyelerle çocuklarımızı sanat, teknoloji ve doğayla buluştururken aynı zamanda onların hayal güçlerini destekleyen deneyim alanları oluşturduk. Doğa Koleji olarak öğrencilerimize okul içinde olduğu kadar okul dışında da ilham veren öğrenme ortamları sunmaya devam edeceğiz." dedi.Çeyrek asra yaklaşan eğitim deneyimiyle Türkiye'nin önde gelen eğitim kurumlarından biri olan Doğa Koleji, öğrencilerini bilim, sanat, teknoloji ve yaşam becerileriyle buluşturarak çok yönlü gelişimlerini desteklemeyi sürdürüyor.Türkiye'nin Doğa'sı olan Doğa Koleji, çocukların merak duygusunu destekleyen, keşfetmeye teşvik eden ve öğrenmeyi keyifli bir yolculuğa dönüştüren eğitim anlayışını her platformda yaygınlaştırmaya devam ediyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 11 Jun 2026 14:51:34 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Özelleştirme İdaresi 6 ildeki taşınmazların satışını onayladı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ozellestirme-idaresi-6-ildeki-tasinmazlarin-satisini-onayladi-1130/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ozellestirme-idaresi-6-ildeki-tasinmazlarin-satisini-onayladi-1130/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E00FE0-528B80-0083AA-054518-A62A03-9D925E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Buna göre, Ankara Doğal Elektrik Üretim ve Ticaret AŞ adına kayıtlı Çorum&#39;un merkez ilçesi Karaca köyündeki taşınmazın, özelleştirme ihalesinde 45 milyon lira bedelle en yüksek teklifi veren Çorum Şeker Fabrikası AŞ&#39;ye satışı kararlaştırıldı.Sümer Holding AŞ adına&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E00FE0-528B80-0083AA-054518-A62A03-9D925E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Buna göre, Ankara Doğal Elektrik Üretim ve Ticaret AŞ adına kayıtlı Çorum&#39;un merkez ilçesi Karaca köyündeki taşınmazın, özelleştirme ihalesinde 45 milyon lira bedelle en yüksek teklifi veren Çorum Şeker Fabrikası AŞ&#39;ye satışı kararlaştırıldı.Sümer Holding AŞ adına kayıtlı Samsun&#39;un Çarşamba ilçesi Demirarslan Mahallesi&#39;ndeki taşınmazın, ihalede 27 milyon 700 bin lira bedelle en yüksek teklifi sunan Erdem Torun&#39;a satışı onaylandı.Mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı Ankara&#39;nın Gölbaşı ilçesi İncek-İmar Mahallesi&#39;ndeki taşınmazın, 26 milyon lira bedelle en yüksek teklifi veren Emre Gökdemir İnşaat Mimarlık Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd Şti&#39;ye satışına onay verildi. Gölbaşı&#39;nda Karaoğlan-İmar Mahallesi&#39;ndeki taşınmazın da 11 milyon 980 bin lira bedelle en yüksek teklifi sunan AEM Taahhüt Yapı İnşaat Ticaret Ltd Şti&#39;ye satışı kararlaştırıldı. Aynı mahalledeki bir diğer taşınmazın da 7 milyon 650 bin lira bedelle en yüksek teklifi veren Kızılırmak İnşaat Ticaret ve Sanayi AŞ&#39;ye satışı uygun bulundu.Maliye Hazinesi adına kayıtlı Sivas&#39;ın merkez ilçesi Budaklı köyündeki taşınmazın, 5 milyon 200 bin lira bedelle en yüksek teklifi veren Bahattin Eken&#39;e satılması kararlaştırıldı.Mülkiyeti Ankara Doğal Elektrik Üretim ve Ticaret AŞ adına kayıtlı Bayburt&#39;un Merkez ilçesi Konursu köyündeki taşınmazın, 4 milyon 50 bin lira bedelle en yüksek teklifi sunan Hamit Açıkgöz&#39;e satışı onaylandı.Maliye Hazinesi adına kayıtlı Sivas&#39;ın merkez ilçesi Budaklı köyündeki taşınmazın, 3 milyon 150 bin lira bedelle en yüksek teklifi veren Bahattin Eken&#39;e satışına karar verildi.Mülkiyeti Ankara Doğal Elektrik Üretim ve Ticaret AŞ adına kayıtlı Balıkesir&#39;in Altıeylül ilçesi Küçükbostancı Mahallesi&#39;ndeki taşınmazın, 2 milyon 910 bin lira bedelle en yüksek teklifi veren İstanbul Yatırım Ortak Girişim Grubu&#39;na satışı kararlaştırıldı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 11 Jun 2026 09:34:05 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Milaslı muhtarlardan önemli mesaj]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/milasli-muhtarlardan-onemli-mesaj-8782/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/milasli-muhtarlardan-onemli-mesaj-8782/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_487BB6-57FFE2-9106F4-399347-0F3CB5-3D4204.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Milas-Ören karayolu üzerinde bulunan ve Yeniköy Kemerköy Enerji&#39;nin sosyal etki alanında yer alan yaklaşık 7 bin kişinin yaşadığı 15 mahalleye hizmet verecek yol, muhtarlar ve yöre halkından vatandaşların katıldığı törenle açıldı. Çalışma sayesinde özellikle kış aylarında&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_487BB6-57FFE2-9106F4-399347-0F3CB5-3D4204.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Milas-Ören karayolu üzerinde bulunan ve Yeniköy Kemerköy Enerji&#39;nin sosyal etki alanında yer alan yaklaşık 7 bin kişinin yaşadığı 15 mahalleye hizmet verecek yol, muhtarlar ve yöre halkından vatandaşların katıldığı törenle açıldı. Çalışma sayesinde özellikle kış aylarında ulaşımın güçleştiği bölgede vatandaşların tarım arazilerine, zeytinliklerine ve yaşam alanlarına erişimi önemli ölçüde kolaylaştı.Açılış töreninde bir araya gelen bölge muhtarları ve yöre halkı Yeniköy Kemerköy Enerji'nin faaliyetlerinin yerel ekonominin vaz geçilmez unsur olduğunu belirtti ve önemli bir mesaj verdi: "Kömür yoksa, iş de yok, aş da yok"&nbsp;Mahallelerin öncelikleri ortak akılla belirleniyorAçılışa katılan bölge mahalle muhtarları, ihtiyaçların yerinde tespit edilerek çözüm üretilmesinin önemine dikkat çekti. Törende ortak değerlendirmede bulunan muhtarlar, Yeniköy Kemerköy Enerji&#39;nin özellikle üretimi destekleyen yatırımlarının bölgenin gelişimine önemli katkılar sağladığını belirterek, yerel paydaşlarla sürdürülen iş birliğinin büyük değer taşıdığını ifade etti."Üretim varsa istihdam ve yatırım var, üretimin durursa bölge halkımız derinden etkilenir"Ocak 2026&#39;da Resmî Gazete&#39;de yayımlanan acele kamulaştırma kararı kapsamında bazı parselleri bulunan Karacaağaç Mahallesi&#39;nin Muhtarı ve Muhtarlar Danışma Kurulu Sözcüsü Dursun Uysal, köyünün ihtiyaç duyduğu temel bir eksikliğin giderildiğini belirterek, "Bu yol, vatandaşlarımızın zeytinliklerine, tarlalarına ve bağ evlerine ulaşmak için kullandığı ana güzergâhlardan biri. Yolun eski hali özellikle araçla ulaşım açısından ciddi sıkıntı yaratıyordu. Çalışma sayesinde hem tarımsal faaliyetler kolaylaştı hem de mahallemizin üst kesimlerinde bulunan evlere ulaşım çok daha güvenli hale geldi. Yeniköy Kemerköy Enerji'nin yöremizdeki linyit kaynaklarıyla üretimi sürdürmesi, sadece enerji arzı açısından değil, bölgemizdeki istihdamın devamı, ilçemizdeki ekonominin canlılığı ve bu tür altyapı yatırımlarının yapılabilmesi açısından da kritik önem taşıyor. Üretim devam ettiği sürece istihdam olur, bölgesel kalkınma devam eder. Yeniköy Kemerköy Enerji'nin üretimi durursa bütün bölge halkımız derinden etkilenir" diye konuştu.&nbsp;&nbsp;Burak Işık: "Hiçbir köyümüz yok olmayacak"&nbsp;Faaliyet gösterdikleri bölgede muhtarlarla kurulan güçlü iletişimin sosyal projelerin şekillenmesinde belirleyici olduğuna dikkat çeken Yeniköy Kemerköy Enerji Genel Müdür Yardımcısı Burak Işık bölgenin ihtiyaçlarını yerinde tespit etmeye, çözüm üretmeye devam edeceklerini belirt" Üretim yoksa istihdamın, ticaretin ve yerel kalkınmanın sürdürülebilir olması da mümkün değil. Şirket olarak Türkiye'nin arz güvenliği için elektrik üretimi gerçekleştirirken, çevremizde oluşturduğumuz istihdam, ticaret ve ekonomik hareketlilikle yerel kalkınmaya ciddi katkı sağlıyoruz. Bugün Karacaağaç'ta hizmete açtığımız bu yol da bunun somut örneklerinden biri. Yeniköy Kemerköy Enerji olarak Türkiye'nin en büyük beş elektrik üreticisinden biriyiz ve bunu yerli linyit kaynağımızla yapıyoruz. Doğrudan 3 bin 100 kişiye istihdam yaratırken, yıllık yaklaşık 5 milyar liralık bir ekonomik ekosistem oluşturuyoruz. Yerli kaynakla ürettiğimiz elektrik sayesinde cari açığın azalmasına yıllık 600 milyon dolar katkı sağlıyoruz."Acele kamulaştırma süreciyle ilgili zaman zaman kamuoyuna yansıyan köylerin ortadan kalkacağı iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirten Işık, "Karacaağaç Mahallesi, acele kamulaştırmaya konu olan 679 parselin bulunduğu altı mahalleden biri.&nbsp; Köyümüz yok olmayacak, aksine burada yaşam devam ediyor ve ihtiyaçlar çeşitleniyor. Yeniköy Kemerköy Enerji olarak, Karacaağaç Mahallesi'nde olduğu gibi bölgemizdeki altyapı yatırımlarını, eğitim ve tarımsal kalkınma projelerini destekliyoruz" diye konuştu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 11 Jun 2026 08:01:12 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Silivri Motosiklet Panayırı'na yoğun ilgi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/silivri-motosiklet-panayirina-yogun-ilgi-3173/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/silivri-motosiklet-panayirina-yogun-ilgi-3173/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4A6622-769AEF-385457-A94608-A5A2E7-E108A2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Motosiklet ekosisteminin ve kültürünün Türkiye'deki en büyük destekçilerinden biri olan Quick Sigorta, sektördeki öncü rolünü sosyal etkinliklerle de sürdürüyor. Silivri Motosiklet Kulübü ve Silivri Belediyesi iş birliğiyle, Quick Sigorta'nın ana sponsorluğunda gerçekleştirilen&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4A6622-769AEF-385457-A94608-A5A2E7-E108A2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Motosiklet ekosisteminin ve kültürünün Türkiye'deki en büyük destekçilerinden biri olan Quick Sigorta, sektördeki öncü rolünü sosyal etkinliklerle de sürdürüyor. Silivri Motosiklet Kulübü ve Silivri Belediyesi iş birliğiyle, Quick Sigorta'nın ana sponsorluğunda gerçekleştirilen "Silivri Motosiklet Panayırı", 4-7 Haziran 2026 tarihleri arasında Silivri Sahil Etkinlik Alanı'nda Türkiye'nin dört bir yanından gelen motosiklet tutkunlarını ağırladı.Dört gün boyunca deniz esintisi eşliğinde festival atmosferini yaşayan katılımcılar; konserler, DJ performansları, özel söyleşiler ve yarışmalarla dolu dolu bir programı geride bıraktı.Belediye Başkanı Balcıoğlu'ndan Quick Sigorta'ya teşekkür plaketiFestivalin en yoğun noktalarından biri olan Quick Sigorta standı, hem motosiklet kullanıcılarının hem de acentelerin buluşma noktası oldu. Katılımcılar, Quick Sigorta'nın iki teker tutkunlarına özel geliştirdiği ürün ve çözümler hakkında doğrudan bilgi alma fırsatı buldu.Etkinlik kapsamında Quick Sigorta standını ziyaret eden Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu, motosiklet camiasına ve kültüre sunduğu vizyoner katkılardan dolayı Quick Sigorta'ya bir teşekkür plaketi takdim etti. Marka yetkilileri, bu plaketin Quick Sigorta'nın motosiklet ekosistemine verdiği uzun soluklu ve sürdürülebilir desteğin değerli bir nişanesi olduğunu vurguladı.&#34;Motosiklet kültürünün sadece sigortacısı değil, yol arkadaşıyız&#34;Etkinliğe dair bir değerlendirmede bulunan Quick Sigorta Genel Müdürü Eyüp Özsoy, şu ifadeleri kullandı: &#34;Quick Sigorta olarak kurulduğumuz günden bu yana motosiklet sürücülerinin ihtiyaçlarını anlayan, onlara özel ürünler geliştiren ve bu kültürü sahiplenen bir marka olduk. Silivri Motosiklet Panayırı'nda binlerce motosiklet sevdalısıyla bir araya gelmek, onların heyecanını sahada paylaşmak bizim için çok değerli. Biz kendimizi bu topluluğun bir yol arkadaşı olarak görüyoruz. Motosiklet ekosistemini büyütecek sosyal projelere ve organizasyonlara destek vermeye kararlılıkla devam edeceğiz.&#34;&#34;Kadın Motorculara Saygı Günü&#34; festivalin anlamını güçlendirdiCumartesi günü gerçekleştirilen resmi açılışın ardından festival, pazar günü çok özel bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Trafikte ve sosyal hayatta kadın sürücülerin görünürlüğünü artırmayı ve farkındalık yaratmayı amaçlayan "Kadın Motorculara Saygı Günü" etkinlikleri, festivalin en çok ses getiren ve takdir toplayan bölümlerinden biri oldu.Müzikal anlamda da zengin bir programa sahip olan panayırda, Türk Sanat Müziği ve Türk Halk Müziği korolarının yanı sıra Uygar Süleymanoğlu ve Atölyedili konserleri katılımcılara coşku dolu anlar yaşattı.Quick Sigorta'nın 2026 festival takvimi&nbsp;1.	25 - 28 Haziran: İkinci Quick Sigorta Gaziantep Motofest2.	03 - 05 Temmuz: 7'nci Quick Sigorta Çorum Hitit Motofest3.	10 - 12 Temmuz: Birinci Quick Sigorta Sivas Motofest4.	9 - 12 Temmuz: 5'inci Akhisar Motofest5.	16 - 19 Temmuz: 5'inci Bucak Motofest6.	24 - 26 Temmuz: İkinci Quick Sigorta Erbaa My Enduro Motofest7.	01 - 02 Ağustos: Üçüncü Quick Sigorta Tosya Motofest8.	07 - 09 Ağustos: İkinci Quick Sigorta Fatsa Motofest9.	14 - 16 Ağustos: 13'üncü Quick Sigorta Artvin Motofest10.	03 - 06 Eylül: 14'üncü Quick Sigorta Balıkesir Motofest11.	11 - 13 Eylül: İkinci Quick Sigorta Kahramanmaraş Motofest]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 09 Jun 2026 12:44:46 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Danone'dan  Hatay'a uzun soluklu destek]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/danonedan-hataya-uzun-soluklu-destek-1580/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/danonedan-hataya-uzun-soluklu-destek-1580/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C68D7C-7E9DB0-CAC14F-F88A52-AFDBC9-D6A7E3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dünyada 100 yılı, Türkiye'de ise 40 yılı aşkın süredir "mümkün olan en fazla sayıda insana gıda yoluyla sağlık ulaştırma" misyonuyla faaliyetlerini yürüten Danone Türkiye, faydaya dönüşen sorumluluk anlayışıyla şekillendirdiği kurumsal sosyal sorumluluk projelerine bir yenisini&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C68D7C-7E9DB0-CAC14F-F88A52-AFDBC9-D6A7E3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dünyada 100 yılı, Türkiye'de ise 40 yılı aşkın süredir "mümkün olan en fazla sayıda insana gıda yoluyla sağlık ulaştırma" misyonuyla faaliyetlerini yürüten Danone Türkiye, faydaya dönüşen sorumluluk anlayışıyla şekillendirdiği kurumsal sosyal sorumluluk projelerine bir yenisini ekliyor.6 Şubat Kahramanmaraş Depremleri'nden derinden etkilenen Hatay'daki iyileşmeye katkı sağlamak üzere "Yarına Bir'iz" çatısı altında hayata geçirilen projeler uzun soluklu bir sosyal fayda hareketi olarak öne çıkıyor. Danone Türkiye, proje paydaşı Gülmek İyileştirir Derneği ile yürüttüğü çalışmalar kapsamında; çevresel sürdürülebilirlikten sağlık hizmetlerine, gençlerin geleceğe hazırlanmasından toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesine kadar geniş bir alanı kapsayan, çok boyutlu bir fayda yaratmayı hedefliyor.Hatay'da Yeniden Doğan UmutHatay'da yeniden kurulan yaşamı desteklemek amacıyla hayata geçirilen 100. Yıl Köyü kapsamında Danone Türkiye, projenin sürdürülebilirlik sponsoru olarak köyün ilk iki fazının inşasında kullanılan kerpiç tuğlaların üretimini üstlendi. Hatay'ın kendi toprağından üretilen, yeniden kullanılabilir, geri dönüştürülebilir ve çevre dostu özellikleriyle öne çıkan bu tuğlalar, çevresel ayak izini en aza indirirken bölgenin doğal kaynaklarının sürdürülebilir kullanımına katkı sağladı.Projelerin bir diğer boyutunda ise, özellikle afet gibi olağanüstü durumlarda sağlığa erişimin ve sağlık hizmetlerinde sürekliliğin öneminden hareketle ihtiyaca yönelik adımlar atıldı. Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Hastanesi çocuk ve yenidoğan bölümüne sağlanan yaklaşık 100 tıbbi cihaz desteğiyle sağlık hizmetlerinin güçlenmesine katkı sunulurken; çocuk polikliniğinde kurulan iki adet oyun odasıyla da çocukların psikososyal iyileşme süreci destekleniyor.Çalışmalar kapsamında, gençlerin geleceğine yatırım da ön plana çıkan başlıklardan birini oluşturuyor. "Güçlü Nesillerle Güçlü Gelecek" gelişim ve mentorluk programında, depremden etkilenen 20 gencin kişisel, sosyal ve mesleki gelişimlerini destekleyen kapsamlı bir gelişim modeli sunuldu. Gelişim seansları ve Danone çalışanlarının yürüttüğü birebir mentorluk süreçleriyle gençlerin potansiyellerini keşfetmelerine ve geleceğe daha güçlü hazırlanmalarına katkı sağlandı.Cem Küçükcan: "Toplumsal Fayda Yaratmak Bugünden Yarına Uzanan Ortak Bir Sorumluluk"Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Danone Türkiye, Orta Asya, Kafkasya, Orta Doğu ve Afrika Genel Müdürü Cem Küçükcan şunları söyledi: "Danone olarak sorumluluğumuzun fabrika kapılarıyla sınırlı olmadığını biliyoruz. İçinde bulunduğumuz topluma uçtan uca fayda sağlama anlayışımız ve kurumsal vatandaşlık misyonumuz doğrultusunda sürdürülebilir ve sorumlu uygulamalar hayata geçirmeyi önceliklendiriyoruz. 'Yarına Bir'İz' çatısı altında, çevresel, toplumsal ve sağlıkla ilgili ihtiyaçlara yönelik uzun soluklu projelerle Hatay'ın kalkınmasına katkı sunabilmeyi amaçlıyoruz. Çünkü dayanışmanın en güçlü hali, yalnızca iyileşmeye eşlik etmek değil; geleceği birlikte inşa edebilmektir. Toplumsal fayda yaratmayı bugünden yarına uzanan ortak bir sorumluluk olarak görüyoruz."Faydaya Dönüşen Sorumluluk AnlayışıDanone Türkiye'nin "Yarına Bir'İz" çatısı altında yürüttüğü çalışmalar, geçtiğimiz yıl B Corp (Faydalı Şirket) sertifikası alan şirketin fayda odaklı yaklaşımının ve uzun vadeli toplumsal etki vizyonunun somut örnekleri arasında yer alıyor. Şirket, toplumsal farkındalığın sorunların çözümündeki kritik rolüne olan inancıyla başta sağlık ve beslenme olmak üzere farklı alanlarda sosyal fayda odağında projeler geliştirmeyi sürdürürken; afet sonrası dayanışmayı kalıcı iyileşmeye dönüştüren modeller üretmeyi hedefliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 09 Jun 2026 12:31:47 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Tarkan'ın Dünya Kupası Marşı 24 yıl sonra geri döndü]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tarkanin-dunya-kupasi-marsi-24-yil-sonra-geri-dondu-6569/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tarkanin-dunya-kupasi-marsi-24-yil-sonra-geri-dondu-6569/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D8F565-1191A6-921206-F1A913-31A86F-5DC7F8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Trendyol, Türkiye&#39;nin Dünya Kupası sahnesinde iz bıraktığı 2002 yılının ruhunu bugünün heyecanıyla buluşturduğu reklam filmini yayınladı. Filmde 2002 yılı FIFA Dünya Kupası'nda milli takımın hafızalara kazınan isimleri İlhan Mansız, Rüştü Reçber ve Ümit Davala yer&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D8F565-1191A6-921206-F1A913-31A86F-5DC7F8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Trendyol, Türkiye&#39;nin Dünya Kupası sahnesinde iz bıraktığı 2002 yılının ruhunu bugünün heyecanıyla buluşturduğu reklam filmini yayınladı. Filmde 2002 yılı FIFA Dünya Kupası'nda milli takımın hafızalara kazınan isimleri İlhan Mansız, Rüştü Reçber ve Ümit Davala yer alıyor. Film, Trendyol ve Tarkan'ı bir kez daha bir araya getirerek 24 yıl sonra yeniden FIFA Dünya Kupası&#39;na katılma başarısı gösteren A Milli Takım&#39;a güçlü bir destek mesajı veriyor.Reklam filminin en dikkat çekici unsurlarından biri ise, Tarkan&#39;ın 2002 Dünya Kupası için hazırladığı ve yıllar boyunca milyonlarca futbolseverin hafızasında yer eden &#34;Bir Oluruz Yolunda&#34; marşının yeniden kullanılması oldu. Türk futbol tarihinin en özel dönemlerinden biriyle özdeşleşen marş, bu kez 2026 Dünya Kupası&#39;na katılma başarısı gösteren A Milli Takım için yeniden hayat buluyor.Trendyol, film boyunca kullanılan &#34;Bir Oluruz Yolunda, Trendyol Millilerimizin Yanında!&#34; söylemiyle milli takım etrafında kenetlenen milyonların ortak heyecanına ve birlik duygusuna dikkat çekiyor. Geçmişten gelen unutulmaz ruhu bugünün yıldızlarıyla buluşturan film, Türkiye&#39;nin Dünya Kupası yolculuğunda tüm ülkeyi aynı hedef etrafında bir araya getirmeyi amaçlıyor.Filmde 2002 kadrosunun unutulmaz isimleri bir berber dükkânında buluşuyor. İlhan Mansız&#39;ın Kenan Yıldız, Ümit Davala&#39;nın Ferdi Kadıoğlu ve Rüştü Reçber&#39;in Uğurcan Çakır saç modelini yaptırdığı sahneler, geçmişin kahramanlarından bugünün yıldızlarına uzanan sembolik bir bayrak teslimini temsil ediyor. Film böylece &#34;Şimdi yeni idollerin, yeni ikonların zamanı&#34; mesajını güçlü bir şekilde vurguluyor.6 Haziran itibarıyla izleyicilerle buluşan reklam filmi, turnuva boyunca televizyon kanalları, dijital mecralar ve sosyal medya platformlarında yayınlanacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 09 Jun 2026 12:30:11 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Zor coğrafyada yaşadığınız için gelişmeleri belirlemiyorsunuz"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/zor-cografyada-yasadiginiz-icin-gelismeleri-belirlemiyorsunuz-9233/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/zor-cografyada-yasadiginiz-icin-gelismeleri-belirlemiyorsunuz-9233/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C40DDC-B38EE6-976AF2-CFB578-684CC8-E2FB3E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ABD/İsrail-İran Savaşı&#39;nın Türkiye&#39;ye etkilerine dikkati çeken Şimşek, gübreden çip üretimindeki ham maddeye kadar akla gelen birçok temel ham maddenin orada üretildiğini, işlendiğini, dünyaya arz edildiğini söyledi. Bunun büyük arz şoku olduğunu dile getiren Şimşek,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C40DDC-B38EE6-976AF2-CFB578-684CC8-E2FB3E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ABD/İsrail-İran Savaşı&#39;nın Türkiye&#39;ye etkilerine dikkati çeken Şimşek, gübreden çip üretimindeki ham maddeye kadar akla gelen birçok temel ham maddenin orada üretildiğini, işlendiğini, dünyaya arz edildiğini söyledi. Bunun büyük arz şoku olduğunu dile getiren Şimşek, kimsenin de bağışıklığının olmadığına işaret etti.- &#34;Bu şok öngörülenden çok daha uzun sürdü&#34;Şimşek, küresel büyümenin olumsuz etkilendiğini, finansal koşulların sıkılaştığının altını çizerek, şöyle devam etti:&#34;Çünkü, dünyada enflasyon beklentileri yükseldi. Enflasyonun yükselmesi, enflasyon beklentilerinin bozulması finansal koşulları yani küresel faizleri etkiliyor. Bu bir. Bu da büyümeyi olumsuz etkiliyor. İkincisi bizim gibi petrol, doğalgaz ve türevlerini ithal eden ülkelerin dış dengesinde bozulma oluyor. Daha çok dış kaynağa ihtiyacınız var. Daha çok rezerv kullanmanız lazım. Bu süreci yoğun bir şekilde takip ediyoruz. Bu şok öngörülenden çok daha uzun sürdü. Küresel petrol arzına baktığınız zaman bugünkü şokun etkilediği üretim ve sevkiyat miktarı bütün bu geçmişte yaşanan şoklardan daha büyük. Diyelim ki bugün 20 milyon varil günlük etkileniyorsa geçmişteki en büyük şok da 4,5 milyon varil etkilendi. Onun için ciddiye alıyoruz. Önemli bir şok.&#34;- &#34;En az 5 puanlık ilave enflasyonist baskı var&#34;Türkiye&#39;deki enflasyon gelişmelerine değinen Şimşek, &#34;Enflasyon, bu dış şok olmasaydı bu sene yüzde 20&#39;nin bir tık altında ya da bir tık üstünde olma olasılığı oldukça yüksekti. Savaş nedeniyle birincil doğrudan ve ikincil etkileri ile piyasaların yılın tamamı için fiyatladığı petrol fiyat seviyesini dikkate aldığımızda en az 5 puanlık ilave enflasyonist baskı var. Başta enflasyon yüzde 21 olacaksa idi yüzde 26. Merkez Bankası da zaten oraya doğru çekti.&#34; değerlendirmesinde bulundu.Şimşek, bu süreç uzadıkça etkilerinin daha yoğun olabildiğini belirterek, bütün senaryoları daha ilk günden değerlendirdiklerini, şoktan hemen sonra senaryo analizlerini yaptıklarını ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;la paylaştıklarını dile getirdi.- &#34;Ben bahane peşinde değilim&#34;Son 3 ayda varil fiyatlarının 118 dolarları bulduğunu, bu şokları programda öngörüp fiyatlamanın imkansız olduğunu vurgulayan Şimşek, &#34;Ben bahane peşinde değilim. Biz 2025&#39;te de çoklu şok yaşadık. Şimdi bunlar etkilemiyor desem doğru olmaz. Ama yani enflasyon hedeflerini tutturamadığımızda bunlara da sığınmam. Niye? Çünkü yapısal konular da var. Bu şartlarda öngörü üretmek de kolay değil. Savaşın etkisi önemli. Savaş büyük bir şok. Yönetilebilir bir şok. Yönetiyoruz.&#34; ifadelerini kullandı.- &#34;Yaklaşık 160 milyar dolar rezervimiz var&#34;Şimşek, Orta Vadeli Programın başlangıç tasarımın ekstrem riskleri yönetmeye yönelik olduğunu belirterek, şu açıklamalarda bulundu:&#34;Önemli seçim yaşanmış, büyük deprem yaşanmış, EYT gibi önemli bir inisiyatif alınmış. O dönemde var olan bir kur korumalı mevduat gerçeğimiz var. Bu ekosistemde önceliklendirmeyi, makro finansal istikrara verdik. İkinci yılda dezenflasyonun başlanması, bütçe disiplinin tesisi ve cari dengenin yönetilebilir düzeylerde tutulması. Ama en kritik bileşeni söyleyeceğim. Biz tabiri caizse tamponları inşa ettik. Yani rezerv biriktirdik. Zor coğrafyada yaşadığınız zaman sizin dışındaki gelişmeleri belirlemiyorsunuz. Bu bölge, bu mahalle zor bir mahalle. O zaman ne yaparsınız? Her zaman şoklara karşı bünyeyi nasıl güçlendiririm? diye düşünürsünüz.&#34;Rezerv biriktirdiklerini dile getiren Şimşek, şu anda yaklaşık 160 milyar dolar rezerv olduğunu, şokun etkisinin önemli ölçüde yaşandığı için bu seviyelerin değerli, rezervin bu haliyle de yeterli olduğunu kaydetti.Kur korumalı mevduatın (KKM) koşullu bir yükümlülük olduğunu ifade eden Şimşek, KKM&#39;nin kapandığını ve Türkiye&#39;nin bilançosunun sadece KKM üzerinden 143 milyar dolar iyileştiğine işaret etti.Şimşek, deprem bölgesi için bütçeden bugünkü fiyatlarla şu ana kadar 4,1 trilyon lira harcama yapıldığını bildirdi.Şoklara karşı toplantılar yaparak kısa, orta ve uzun vadeli hedefler belirlediklerini söyleyen Şimşek, şu ifadeleri kullandı:&#34;Bütçede alanımız var dedik. Cumhurbaşkanı&#39;mızın takdiriyle eşel mobil sistemini devreye aldık. Öyle dönemler yaşadık ki petrol fiyatları 118 doları buldu. Ankara&#39;da savaştan bir gün önce, mazotun litre fiyatı yaklaşık 60 lira, benzinin de 59 lira civarı. Bu şoku tam yansıtsaydık mazot 95 liranın üstüne çıkacaktı, benzin de 80 lira civarına. Eşel mobil sistemini devreye aldık, hem vatandaşımızı hem esnafımızı hem ihracatçımızı bu şoka karşı büyük oranda koruduk.&#34;- &#34;Enflasyonun aşağı yönlü trendine devam etmesi önemli&#34;Şimşek, Bakan olarak kendisinin şahsi enflasyon tahmini olmayacağını bildirerek, &#34;Çünkü doğru olmaz. Kurumsal kapasiteye inanıp sorumlu kurumlarımızın, kuruluşlarımızın, örneğin Merkez Bankasının, ürettiği tahminleri referans alırız. Merkez Bankamız enflasyonu yıl sonunda yüzde 26 olarak öngörüyor. Piyasa, biraz daha yüksek görüyor. 28-29 civarı beklentiler var. Burada önemli olan yön.&#34; diye konuştu.2023 sonunda enflasyonun yaklaşık yüzde 65 olduğunu anımsatan Şimşek, geçen yıl sonunda yüzde 31&#39;e indiğine işaret etti. Bu yıla yönelik enflasyona ilişkin ise Şimşek, şu değerlendirmelerde bulundu:&#34;Çok büyük petrol şokuna, savaşa rağmen ve nispeten yılın ilk birkaç ayındaki olumsuz hava koşullarına rağmen, geçen seneki kuraklığın etkilerine rağmen şu anda enflasyon yüzde 32,6. Bizim için önemli olan enflasyonun aşağı yönlü trendine devam etmesi. Bunun için gerekli olan para ve maliye politikası duruşu bozulmadı.&#34;- &#34;Kötümser olmak için sebep yok, enflasyon düşüyor&#34;Şimşek, petrol fiyatları düşünce olumlu etkilenecek ülkelerin başında Türkiye&#39;nin olduğunu ifade ederek, beklentilerin iyileşeceğini söyledi.Enflasyonun düşüş trendine devam edeceğine işaret eden Şimşek, &#34;Kötümser olmak için sebep yok, enflasyon düşüyor. Tabii ki dünyaya göre hala yüksek. Hayat pahalılığıyla mücadelemiz bitmiş değil. Hayat pahalılığıyla mücadele kararlılık gerektiriyor, devamlılık gerektiriyor.&#34; ifadesini kullandı.- &#34;Sene sonu itibarıyla büyük ihtimalle kira enflasyonu yüzde 30-35 civarına iner&#34;Şimşek, ülke genelinde konut kampanyaları yürüttüklerini anlatarak, &#34;İnşallah ilave bir 750 bin-800 bin konut devreye alındığında kira enflasyonu, konuta erişim büyük oranda çözülecek. Sene sonu itibarıyla büyük ihtimalle kira enflasyonu yüzde 30-35 civarına iner.&#34; dedi.Manşet enflasyondaki düşüşe işaret eden Şimşek, &#34;İnşallah yüzde 20&#39;lerde bitireceğiz. Devam edeceğiz çünkü bu mücadeleyi bırakamazsınız. Milletimiz hayat pahalılığıyla mücadele için bize yetki vermiş. Bu konuda kararlıyız ve inanın siyasi sahiplenme çok güçlü.&#34; diye konuştu.- &#34; Programda ilerleme sağladık&#34;Şimşek, reel sektörün finansmana erişimde sıkıntısının olduğunu belirterek, bu sıkıntıları hafifletmek için yoğun çaba içinde olduklarını anlattı.Sektörlere ve yatırımlara yönelik verilen desteklere değinen Şimşek, &#34;Türkiye&#39;nin potansiyeline inanıyoruz. Bunu başaracağız ama bazı konularda da temkinli olmamız lazım. Finansmana erişim konusunda serzenişler var. Saygı duyuyorum ama birçok üretim kesimini kapsayan, bütçe imkanları çerçevesinde, Merkez Bankasının bilançosunun ve işsizlik fonunun imkanlarının elverdiği ölçüde seferberlik anlayışıyla hareket ediyoruz. Bu program olmasaydı onlar açısından her şey güllük gülistanlık olacak. Böyle bir dünya yok.&#34; değerlendirmelerinde bulundu.Yapısal kırılmaların olduğunu, programın bir tedavi gibi düşünülmesi gerektiğini vurgulayan Şimşek, &#34;Yan etkisi var diye tedaviden vazgeçer misiniz? Bizim programın amacı Türkiye&#39;nin makroekonomik sorunları, cari açığı, bütçe açığını, enflasyonu, verimlilik sorununu yapısal dönüşümlerle, köklü çözümlerle çözmek. İlerleme sağladık, sadece zaman alıyor. Bu da normal.&#34; dedi.- &#34;Amacımız yatırım çekmek&#34;Dünyada ve Türkiye&#39;nin bulunduğu bölgede önemli kırılmalar olduğunu belirten Şimşek, &#34;Türkiye Yüzyılı: Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı&#39;nın&#34; detaylarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Şimşek, amaçlarının yatırım çekmek olduğunu bildirerek, &#34;Kurumlar vergisi oranını üretimde yüzde 12,5&#39;e indirdik ama yabancıya değil, herkese. Dolayısıyla sadece yabancıya alan diye bir şey yok. Eğer, dünyada birileri başka bir yerde bir şey üretecekse veya bizimkiler dünyanın bir köşesinde bir şey üreteceklerse burayı tercih etsinler. Dışarıya gitmesinler, dışarıdan da bize gelsinler.&#34; dedi.Çok uluslu şirketlerin Türkiye&#39;de nitelikli yönetim merkezi kurması amacıyla vergi istisnası sunduklarına işaret eden Şimşek, &#34;Yaptığın küresel hizmetin yüzde 80&#39;ini dışarıda veriyorsan, birden çok ülkede faaliyetin varsa, bu faaliyetin hizmet merkezini Türkiye olarak seçersen vergi istisnası sunuyoruz. Zaten şu anda öyle bir vergi almıyoruz. Buraya nitelikli insan çekelim, nitelikli mezunlarımız orada çalışsın. Esnafımız faydalansın. Bu arada o nitelikli hizmet merkezlerinde çalışacak olanlar Türkiye&#39;de herhangi bir şeyi tüketirlerse vergiye tabidir, KDV&#39;sini, ÖTV&#39;sini ödeyecek. Vatandaşımız hangi vergileri veriyorsa o da verecek.&#34; dedi.Yerli, yabancı ayrımı olmaksızın son 3 yılda Türkiye&#39;de vergi mükellefi olmayanlar Türkiye&#39;ye gelirlerse yurt dışından elde ettikleri kazançlardan 20 yıl boyunca vergi almayacaklarını belirten Şimşek, şunları kaydetti:&#34;Türkiye&#39;den bir gelir elde ederlerse, Türkiye&#39;de bir şey tükettikleri zaman o vergiye tabi. Bir yer kiraladıkları zaman stopaj ödenecekse stopaj. Mevduatları varsa stopaj ödeyecekler. Türkiye&#39;de çalışırlarsa gelir vergisi ödeyecekler. Türkiye&#39;den elde edecekleri gelirler vergiye tabi Türk vatandaşlarımız olduğu gibi. Sadece yurt dışından kazandığını biz vergi almayacağız.&#34;- &#34;Olay sadece vergi değil, bir ekosistem meselesi&#34;Daha önce Türkiye&#39;de yerleşik olmayan Türk vatandaşlarına da bu kapının açık olduğunu anlatan Şimşek, &#34;Yunanistan ve İtalya benzer programı uyguluyor. Yıllardır bunu yapan başarılı ülkeler var ve imrenerek bunları yazıyorlar. Biz yapınca herhalde birileri bunlara yazdırıyor.&#34; ifadelerini kullandı.Şimşek, milyonerlerin geleceğine inandığını, olayın sadece vergi değil, bir ekosistem meselesi olduğuna işaret ederek, ekosistemi iyileştirdiklerini söyledi.Bütün bürokrasiyi minimize edecek yapılanmaya gittiklerini dile getiren Şimşek, ayrıca Atatürk Hava Limanı&#39;nı dünyada teknoloji &#34;start-up&#34; yani teknolojik girişimlerin merkezine dönüştürdüklerini belirtti. Şirketlerin ister fiziki ister dijital olarak yönetilebileceğinin altını çizen Şimşek, hem Türk vatandaşlarına hem de küresel girişimcilere açık olduğunu vurguladı.- &#34;Türkiye&#39;ye sermaye ve yetenek çekmeye çalışıyoruz&#34;Şimşek, Türkiye&#39;ye sermaye ve yetenek çekmeye çalıştıklarını ifade ederek, şunları kaydetti:&#34;Varlık barışı bizim vatandaşlara yönelik, yabancılara yönelik değil. Sisteme giren kaynağın kısa süre içinde çıkarılması halinde yüzde 5 vergi uygulanacak. Ancak kaynak sistemde tutuldukça vergi oranı kademeli olarak düşecek. Dolayısıyla yüzde 5 vergi aslında vergisiz demek değildir. Bizim çifte vergilendirme anlaşmalarımız var. Bazı ülkelerle sıfır, bazı ülkelerle yüzde 10. Ortasını bulduk yüzde 5. Bunu yaparken 4 ilkeye dikkat ettik. Ne ilkeleri var? FATF diye bu OECD bünyesinde kara para aklanması ve terörizmin finansmanıyla mücadele eden bir yapı var. Biz 2024&#39;te reform yaptık ve gri listeden çıktık. O konuda çok hassasız. FATF&#39;ın bu tür varlık barışlarına yönelik 4 tane temel ilkesi var. Biz bu ilkelere elimizden geldiğince harfiyen bu yasanın uymasını sağladık. Bu düzenlemenin amacı bir vergisel kolaylıktır. Kanunda yazıyor, eleştirenler bu konuda haksızlar. Kanunda kara para aklama, terörizmin finansmanı gibi düzenlemelerde bir istisna tanınmıyor, bir muafiyet tanınmıyor. Kara para aklama, terörizmin finansmanı konusundaki çerçeve düzenlemelerin hakkı saklı tutuldu, kanunda var bu. İki, takibi yapılabilmeli diyor. Sadece beyanname ver demiyoruz, getir banka sistemine koy diyoruz.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 09 Jun 2026 09:57:34 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Saat&Saat'ten Babalar Günü'ne özel reklam filmi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/-saatsaatten-babalar-gunune-ozel-reklam-filmi-7837/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/-saatsaatten-babalar-gunune-ozel-reklam-filmi-7837/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9BAD55-94B837-2F18CC-29B1C7-F80456-A55084.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Saat&amp;Saat'in Babalar Günü'ne özel hazırladığı yeni reklam filmi, izleyiciyi tek bir soruyla geçmişe götürüyor.&nbsp;"Bir çocuğun en güzel anları ne zaman başlar?" sorusuyla ekrana taşınan film, bu sorunun cevabını bir çocuğun gözünden anlatıyor. Babasının saatini çıkardığı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9BAD55-94B837-2F18CC-29B1C7-F80456-A55084.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Saat&amp;Saat'in Babalar Günü'ne özel hazırladığı yeni reklam filmi, izleyiciyi tek bir soruyla geçmişe götürüyor.&nbsp;"Bir çocuğun en güzel anları ne zaman başlar?" sorusuyla ekrana taşınan film, bu sorunun cevabını bir çocuğun gözünden anlatıyor. Babasının saatini çıkardığı anla birlikte başlayan oyunlar, hafızalarda yer eden sıcak anılar; bir babanın çocuklarına ayırdığı saatlerin ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatıyor.Alametifarika imzalı reklam filmi, "Bir babanın saatini kolundan çıkardığı an, taktığı an kadar anlamlıdır. Çünkü bazen asıl önemli olan, zamanı bir kenara bırakıp sadece o anı yaşamaktır." içgörüsünden hareketle izleyenleri de anılarına götürerek duygusal anlar yaşatıyor.&nbsp;Saat&amp;Saat'in Babalar Günü'ne özel hazırladığı reklam filmi, zamanın en değerli halinin sevdiklerimizle paylaşılan anlar olduğunu vurguluyor.Saat&amp;Saat'in Babalar Günü'ne özel hazırladığı reklam filmini buradan izleyebilirsiniz.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 09 Jun 2026 02:01:44 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["İhracatta yapısal reformları hayata geçiriyoruz"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ihracatta-yapisal-reformlari-hayata-geciriyoruz-5803/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ihracatta-yapisal-reformlari-hayata-geciriyoruz-5803/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A7C7E1-45C09D-96DDDD-C3E0B8-321494-D31EF7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz&#39;ın başkanlığında, EKK toplantısı düzenlendi.Cumhurbaşkanlığı Külliyesi&#39;ndeki toplantıya, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A7C7E1-45C09D-96DDDD-C3E0B8-321494-D31EF7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz&#39;ın başkanlığında, EKK toplantısı düzenlendi.Cumhurbaşkanlığı Külliyesi&#39;ndeki toplantıya, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Nihat Zeybekci ve Ahmet Baha Öğütken, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcıları İsmail İlhan Hatipoğlu ve Osman Çelik, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Faruk Özçelik, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Zafer Demircan, İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Cangir, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Zekeriya Çoştu, Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ahmet Bağcı, Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu, Türkiye Varlık Fonu Genel Müdürü Salim Arda Ermut, İstanbul Finans Merkezi Genel Müdürü Ahmet İhsan Erdem katıldı.Toplantının ardından yapılan yazılı açıklamada, uygulanan programla makroekonomik temellerin güçlendiği, ekonominin daha dayanıklı, rekabetçi ve küresel koşullardaki değişimlere hızlı uyum sağlayabilen bir yapıya kavuştuğu belirtildi.Açıklamada şu değerlendirmelere yer verildi:&#34;Yaşanan çoklu şoklara karşın Türkiye, 23 çeyrektir kesintisiz büyümesini sürdürürken işsizlik oranı tek haneli seviyelerde kalmıştır. Bütçe dengesi program hedefiyle uyumlu bir seyir izlerken ülkemiz risk primi CDS savaş öncesi seviyelere yaklaşmıştır. Jeopolitik gelişmelerin etkisiyle artan enerji fiyatları enflasyon ve cari denge üzerinde baskı oluşturmaktadır. Bu etkilerin ekonomimize yansımalarını sınırlamak amacıyla, ilgili kurumlarımızın işbirliğiyle gerekli tedbirler zamanında ve etkin bir şekilde uygulanmaktadır. &#34;Küresel ekonomide belirsizliklerin ve jeopolitik risklerin arttığı, teknolojik dönüşümün hızlandığı bu süreçte güçlü makroekonomik temeller ile esnek ve çeşitlendirilmiş politikalar sayesinde Türkiye&#39;nin, ortaya çıkan fırsatları değerlendirmek için avantajlı bir konumda olduğu vurgulandı.&#34;Orta Vadeli Program hedefleri doğrultusunda, program takvimiyle uyumlu olarak, üretim kapasitesini ve rekabet gücünü artıran, iş ve yatırım ortamını iyileştiren, ihracatta çeşitliliği destekleyen yapısal reformları hayata geçiriyoruz&#34; ifadesi kullanılan açıklamada, sanayide dönüşümü hızlandıran, AR-GE, inovasyon ve teknoloji odaklı üretim ekosistemini güçlendiren, yeşil ve dijital dönüşüm alanlarındaki çalışmalara devam edildiği bildirildi.Küresel ölçekte yatırım rekabetinin yoğunlaştığı mevcut konjonktürde, bürokratik süreçlerin sadeleştirilmesi, nitelikli işgücüne erişimin kolaylaştırılması, çalışma izinlerinin etkinleştirilmesi ve öngörülebilir yatırım ortamının tesis edilmesinin büyük önem taşıdığı vurgulanan açıklamada, &#34;Bu kapsamda, &#39;Türkiye Yüzyılında Yatırımlar İçin Güçlü Merkez Programı&#39; çerçevesinde yatırımcılara daha hızlı ve etkin hizmet sunulması amacıyla İstanbul Finans Merkezi&#39;nde uygulamaya alınan &#39;Tek Durak Ofis&#39; modelinin kademeli olarak ülke geneline yaygınlaştırılması hedeflenmektedir.&#34; bilgisi paylaşıldı.Açıklamada, EKK toplantısında görüşülen temel hususlara ilişkin şunlar kaydedildi:&#34;OVP (2026-28) yapısal reform eylemlerinin mevcut durumu değerlendirilmiş, çalışmaların hızlandırılmasına yönelik ilave adımlar istişare edilmiştir. İşgücü piyasasındaki gelişmeler değerlendirilmiş, ihtiyaç duyulan alanlarda yabancı işgücü istihdamı ve çalışma izin süreçlerinin etkinleştirilmesine yönelik politikalar ele alınmıştır. &#39;Tek Durak Ofis&#39; uygulamasında gelinen aşama değerlendirilmiş, yatırımcıların izin, ruhsat ve diğer idari süreçlere tek noktadan erişimini sağlayacak mekanizmaların etkin şekilde devreye alınmasına yönelik atılacak adımlar belirlenmiştir. Rekabet gücümüzü kalıcı olarak artıracak ve küresel değer zincirlerindeki konumumuzu daha ileri taşıyacak politikaları kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 08 Jun 2026 14:45:52 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Gençliğin yeni sessiz salgını: Sanal kumar ve]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gencligin-yeni-sessiz-salgini-sanal-kumar-ve--3042/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gencligin-yeni-sessiz-salgini-sanal-kumar-ve--3042/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F9859A-7BA173-5AE63D-F9516E-A0D9D5-9905A4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Akıllı telefonlar ve dijital platformlar üzerinden birkaç saniyede ulaşılabilen sanal bahis ve kumar uygulamaları, gençler arasında giderek büyüyen bir bağımlılık sorununa dönüşüyor. Uzmanlar, özellikle ekonomik kaygılar ve kısa yoldan kazanç elde etme isteğinin gençleri bu&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F9859A-7BA173-5AE63D-F9516E-A0D9D5-9905A4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Akıllı telefonlar ve dijital platformlar üzerinden birkaç saniyede ulaşılabilen sanal bahis ve kumar uygulamaları, gençler arasında giderek büyüyen bir bağımlılık sorununa dönüşüyor. Uzmanlar, özellikle ekonomik kaygılar ve kısa yoldan kazanç elde etme isteğinin gençleri bu platformlara yönelttiğini belirtirken, başlangıçta sunulan küçük kazançların bağımlılık döngüsünü tetiklediğine dikkat çekiyor.Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi, Bağımlılık Akademisi ve İstanbul Kent Üniversitesi iş birliği ile Kent Üniversitesi Taksim Kampüsü&#39;nde düzenlenen 2. Bağımlılık ve İyileşme Sempozyumu&#39;nda konuşan Bilimsel Kurul Başkanı Prof. Dr. Kültegin Ögel, sanal kumarın Türkiye&#39;de en hızlı yayılan bağımlılık türlerinden biri haline geldiğini söyledi. Kumarın artık yalnızca fiziksel mekânlarla sınırlı olmadığını vurgulayan Ögel, cep telefonları aracılığıyla günün her saatinde erişilebilen dijital platformların riski katladığını ifade etti.&#34;Sanal kumar yeni neslin karşı karşıya olduğu en önemli bağımlılık alanlarından biri haline geldi&#34; diyen Prof. Dr Ögel, özellikle gençlerin hızlı para kazanma arzusu nedeniyle bu sistemlerin hedef kitlesi haline geldiğini belirtti. Ancak sanal kumarın vaat ettiği kazancın büyük ölçüde bir yanılsama olduğunu vurgulayan Ögel, &#34;Bu yolla düzenli para kazanmak mümkün değil. Buna rağmen gençler bir kez başladığında kendilerini durdurmakta ciddi güçlük yaşıyor&#34; dedi.SANAL BAHİSİN EN TEHLİKELİ YÖNÜUzmanlara göre sanal bahis sitelerinin en tehlikeli yönlerinden biri ise kullanıcıyı sisteme bağlamak için kullandıkları yöntemler. Renkli tasarımlar, anlık bildirimler ve hızlı geri dönüş mekanizmalarıyla dikkat çeken platformların özellikle ilk aşamada kazandırarak güven oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Ögel, &#34;Bir kez kazanan kişi kaybetmeye başladığında da oyunda kalmayı sürdürüyor. Çünkü kayıplarını geri kazanabileceğine inanıyor. Asıl tuzak da burada başlıyor&#34; ifadelerini kullandı.DİJİTAL DÜNYA YENİ BAĞIMLILIK BİÇİMLERİ ÜRETİYORBağımlılığın yalnızca kumarla sınırlı olmadığını dile getiren Ögel, dijital dünyanın yeni bağımlılık biçimlerini sürekli ürettiğini söyledi. Bir dönem çevrimiçi oyunların ön planda olduğunu hatırlatan Ögel, bugün sosyal medya platformlarının benzer bir etki yarattığını belirterek, algoritmaların kullanıcıları ekranda daha uzun süre tutmak üzere tasarlandığını ve bunun bağımlılık riskini artırdığını kaydetti.ORTAK MÜCADELE ÇAĞRISI!Prof. Dr. Kültegin Ögel, ailelerin çocuklarında ortaya çıkan davranış değişikliklerini dikkatle takip etmesi gerektiğini vurguluyor. Harcama alışkanlıklarında ani değişimler, sosyal çevreden uzaklaşma, okul başarısında düşüş ve dijital cihazlarla geçirilen sürenin artması önemli işaretler arasında yer alıyor. Ancak Prof. Dr. Ögel&#39;e göre bu belirtiler tek başına yeterli değil. &#34;Bağımlılığı anlamanın en etkili yolu çocukla sağlıklı iletişim kurmaktır. Ergenlik dönemine ait davranışlarla bağımlılık belirtilerini ayırt etmek ancak güçlü bir iletişimle mümkündür&#34; dedi.Dünyada bağımlılık eğilimlerinin hızla değiştiğini belirten Prof. Dr. Ögel, önümüzdeki yıllarda yeni risk alanlarının ortaya çıkabileceğine dikkat çekti. ABD&#39;de gençler arasında farklı bağımlılık türlerinin öne çıktığını hatırlatan Ögel, Türkiye&#39;de ise sentetik maddelerin yanı sıra sanal kumarın endişe verici bir hızla yayıldığını söyledi. &#34;Kumar alışkanlığı Avrupa&#39;nın birçok ülkesine kıyasla daha hızlı büyüyor. Bu tabloyu görmezden gelme lüksümüz yok&#34; diyen Ögel, ailelere, eğitimcilere ve kamu kurumlarına ortak mücadele çağrısında bulundu.Uzmanlar, sanal kumarın yalnızca ekonomik kayıplara yol açmadığını; aile ilişkilerinden eğitim hayatına, ruh sağlığından sosyal yaşama kadar birçok alanda kalıcı sorunlara neden olabileceğini belirtiyor. Bu nedenle sanal bahis ve kumarın, dijital çağın en önemli halk sağlığı sorunlarından biri olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor.BAĞIMLILIK BİR BEYİN HASTALIĞIBu yıl ikincisi düzenlenen Bağımlılık ve İyileşme Sempozyumun koordinasyonunu gerçekleştiren Klinik Psikolog Yusuf Babacan da bağımlılığın irade sorunu değil, bir beyin hastalığı olduğunu ve tedavi edilmediğinde her geçen gün şiddetlenen patolojik bir duruma evrildiğini açıkladı.Kumar, içki vb. bağımlılıkların beyinde fiziksel değişime yol açtığını belirten Psikolog Babacan, "Bağımlılık kamuoyunda bir nefis mücadelesi gibi algılanıyor. Oysa bağımlılık beynin bazı bölgelerinin işlevselliğini kaybetmesi anlamına geliyor. Beyin ödül merkezi ve kontrol merkezinden oluşur. Kontrol merkezindeki bozulma bağımlılığın gelişmesine neden oluyor. Kontrol merkezi devre dışı kaldığı için kişi kendisini frenleyemiyor. Beynin içsel frenleme sistemi devre dışı kalıyor" diye konuştu.&nbsp;Özellikle son dönemde gençler arasında kumar bağımlılığının hızlı geliştiğine dikkat çeken Klinik Psikolog Yusuf Babacan, online bahis sisteminin ve kumarın gençleri hedef aldığına işaret etti. Erişimin kolaylaşmasının bağımlılığın gelişip sürdürülmesine katkıda bulunduğunu ifade eden Klinik Psikolog Babacan, gençlerin başlangıçta can sıkıntısı, keyiflenmek ama en önemlisi kısa yoldan zengin olma dürtüsü ile kumara başladığını ifade etti. Kumarın sonu olmayan ekonomik bir bataklık olduğuna dikkat çeken Babacan sözlerini şöyle sürdürdü: "Kısa yoldan köşeyi dönme, emek harcamadan zengin olma hayali bu davranışı başlatıyor, sonra kazanıp-kaybedip bunu devam ettiriyorlar. Zengin olma fantezisi onları dipsiz bir kuyuya çekerek, ailelerinin de iflasına sebep oluyor. Çünkü gençler kumar borçlarını ailelerine ödetmeye çalışıyor. "Bağımlı olduğum için değil, borcumdan dolayı kumar oynadım, borcum olmazsa oynamayacağım" diyerek ailelerini borçlarını ödemeye ikna ediyorlar. Aile de borcu üstleniyor, oysa bu gençlerde bağımlılığın devam etmesine neden oluyor. Çünkü borç kapandığında çok hızlı bir şekilde ve bu defa daha yüklü oranda oynamaya devam ediyorlar. Bu nedenle biz ailelere diyoruz ki, "siz borcu ödemeyin. Gelin yapılandıralım". Çünkü uluslararası araştırmalar gösteriyor ki, gençler uzun vadede kendi borçlarını ödediklerinde, bağımlılıklarının negatif sonuçlarıyla yüzleşiyorlar ve bu durum kumar oynama davranışını durdurmada daha etkili oluyor. Unutulmamalıdır ki, bağımlılık kronik bir hastalık ve tedavi edilmediğinde her geçen gün şiddetlenen patolojik bir duruma evriliyor"]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 08 Jun 2026 09:24:13 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Otokoç'un merkezine silahlı saldırı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/otokocun-merkezine-silahli-saldiri-1569/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/otokocun-merkezine-silahli-saldiri-1569/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_57B7DC-7354C8-5E516E-CE30C0-F12540-DD09CD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Maltepe'de bulunan Otokoç Genel Müdürlüğü merkezine yönelik sabah saatlerinde silahlı saldırı düzenlendi.İddialara göre kimliği henüz belirsiz maskeli kişiler tarafından binaya yönelik çok sayıda kurşun atıldı.]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_57B7DC-7354C8-5E516E-CE30C0-F12540-DD09CD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Maltepe'de bulunan Otokoç Genel Müdürlüğü merkezine yönelik sabah saatlerinde silahlı saldırı düzenlendi.İddialara göre kimliği henüz belirsiz maskeli kişiler tarafından binaya yönelik çok sayıda kurşun atıldı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 07 Jun 2026 12:43:10 +0300]]></pubDate>
</item>
</channel>
</rss>