<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">

<channel>
<title><![CDATA[Analiz Gazetesi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/]]></link>
<description><![CDATA[Son 100 Haber Rss - Gıda ve Gastronomi]]></description>
<language>tr-tr</language>
<generator>Analiz Gazetesi</generator>
<lastBuildDate><![CDATA[Thu, 16 Jul 2026 07:58:56 +0300]]></lastBuildDate>
<item>
<title><![CDATA[Emeğini lezzete dönüştüren girişimci: Dilek Demirsoy]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/emegini-lezzete-donusturen-girisimci-dilek-demirsoy-2807/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/emegini-lezzete-donusturen-girisimci-dilek-demirsoy-2807/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_06D814-B9950B-A7595C-326E17-771069-B16168.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Daha sonra sosyal medya hesabı açarak hazırladığı yemekleri paylaşmaya başladı. Kısa sürede gelen yoğun ilgiyle birlikte sipariş almaya başlayan Demirsoy, hem iş yerlerine sıcak yemek gönderiyor hem de dondurulmuş ürünlerin satışını yapıyor. Şimdi ise evinin mutfağında kendi&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_06D814-B9950B-A7595C-326E17-771069-B16168.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Daha sonra sosyal medya hesabı açarak hazırladığı yemekleri paylaşmaya başladı. Kısa sürede gelen yoğun ilgiyle birlikte sipariş almaya başlayan Demirsoy, hem iş yerlerine sıcak yemek gönderiyor hem de dondurulmuş ürünlerin satışını yapıyor. Şimdi ise evinin mutfağında kendi işinin patronu olarak lezzet üreten Demirsoy: "Hayallerime emek kattım, emeğimi lezzete dönüştürdüm. Mutfak sanatlarına olan tutkumla lise eğitimimi tamamladıktan sonra çeşitli pastacılık ve yemek kurslarında kendimi geliştirdim. Şahış şirketimi kurarak on-line platformlarda kendi tariflerimle satışlara başladım. Şef olma hayalime emin adımlarla ilerliyorum " diyor.&nbsp;Özellikle Doğu Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu mutfak kültürünün köklü tatlılarından biri olan Kerebiç yorumuyla ilgi gören Demirsoy, yaptıkları Kajulu Kerebiç'in oldukça talep aldığını ifade ediyor.&nbsp; Demirsoy: "Klasik tariflerde ceviz, antep fıstığı veya hurma kullanılan kerebiç, günümüzde farklı kuruyemişlerle de hazırlanarak çağdaş mutfak anlayışına uyarlanıyor. Kajulu kerebiç de bu yenilikçi yorumlardan biridir. Kajunun kendine özgü aroması ve yumuşak dokusu, geleneksel kerebiçe farklı bir karakter kazandırırken tarifin özünü korumayı başarır. Böylece geçmişten günümüze taşınan bu değerli lezzet yeni nesiller tarafından da umarım ilgiyle tüketilir" diyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 16 Jul 2026 07:58:56 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[NATO Zirvesi'nde lezzet diplomasisi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/nato-zirvesinde-lezzet-diplomasisi-2484/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/nato-zirvesinde-lezzet-diplomasisi-2484/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_714983-5B741C-73A1DB-E3487E-E29B22-BAF993.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye, 22 yıl aradan sonra yeniden NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yaptı. Ankara'da ilk kez düzenlenen zirve, güvenlik ve diplomasi gündeminin yanı sıra dünya liderlerine sunulan Anadolu mutfağının seçkin örnekleriyle de uluslararası medyanın dikkatini çekti. Zirvenin önemli davetlerinin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_714983-5B741C-73A1DB-E3487E-E29B22-BAF993.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye, 22 yıl aradan sonra yeniden NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yaptı. Ankara'da ilk kez düzenlenen zirve, güvenlik ve diplomasi gündeminin yanı sıra dünya liderlerine sunulan Anadolu mutfağının seçkin örnekleriyle de uluslararası medyanın dikkatini çekti. Zirvenin önemli davetlerinin mutfağında Michelin yıldızı sahibi dünyaca ünlü şeflerimiz vardı. Liderlerin gala yemeğinin mutfağında Şef Fatih Tutak, First Lady'lerin öğle yemeğinin mutfağında Şef Osman Sezener ve heyetlere verilen resmi davetlerin mutfağında ise Şef Sinem Özler yer aldı.&nbsp;Sadece şeflerin değil otellerin de zirve süresince hizmetleriyle iyi bir sınav verdiğine dikkat çeken Hizmet İhracatçıları Birliği (HİB) Yönetim Kurulu Üyesi ve Turizm, Seyahat ve Gastronomi Hizmetleri Komite Başkanı Hediye Güral Gür, gastronominin de artık yalnızca turizmi destekleyen bir unsur değil, yüksek katma değerli bir hizmet ihracatı alanına dönüştüğünü söyledi. NATO Zirvesi boyunca dünya liderlerine Trabzon tereyağı, Hizan karakovan balı, Urla sakız enginarı, Tokat asma yaprağı, Erzincan tulumu, Maraş dondurması ve Antep fıstığı gibi Türkiye'nin farklı bölgelerini temsil eden ürünler ikram edildi. Gür, bu tercihlerin Türk mutfağının kültürel zenginliğini uluslararası kamuoyuna taşıdığını, aynı zamanda Türkiye'nin "gastrodiplomasi" alanındaki gücünü ortaya koyduğunu söyledi."Diplomasi artık sofralarda da kuruluyor"Günümüzde ülkelerin yalnızca siyasi söylemleriyle değil, kültürleri, mutfakları ve yaşam biçimleriyle de uluslararası algı oluşturduğunu belirten Hediye Güral Gür, "Diplomasi artık sadece toplantı salonlarında yürümüyor, ülkelerin mutfakları da uluslararası ilişkilerin sessiz ama etkili dili haline geliyor. Ülkeler, kültürlerini ve üretim güçlerini sofraları aracılığıyla da dünyaya anlatıyor. NATO Zirvesi'nde sunulan her tabak, yalnızca bir yemek değil; Anadolu'nun üretim gücünü, coğrafi zenginliğini, kültürel mirasını ve Türk misafirperverliğini temsil etti. Türk mutfağı, Türkiye'nin yumuşak gücünün en etkili unsurlarından biri olduğunu bir kez daha gösterdi" dedi.&nbsp;"Gastronomi döviz kazandıran stratejik bir sektör"Gastronominin artık yalnızca restoranlardan ibaret olmadığını vurgulayan Gür, sektörün turizmden konaklamaya, etkinlik yönetiminden yiyecek-içecek hizmetlerine kadar geniş bir ekonomik ekosistem oluşturduğunu belirterek, "Gastronomi bugün hizmet ihracatının en önemli bileşenlerinden biri haline geldi. Bir turist yalnızca yemek yemiyor; o yemeğin hikayesini, üretildiği coğrafyayı, kültürünü ve yaşam biçimini de deneyimliyor. Bu deneyim, destinasyon tercihlerini etkiliyor, ziyaret sürelerini uzatıyor ve ülkemize daha yüksek katma değer kazandırıyor. Gastronomi, ziyaretçi harcamasını artıran bu yapısıyla hizmet ihracatında katma değeri yükselten en önemli alanlardan biri haline geliyor" dedi.&nbsp;Türkiye'nin gastronomi alanında dünyanın en güçlü ülkeleri arasında yer alma potansiyeline sahip olduğunu belirten Gür, "Yedi coğrafi bölgemiz, binlerce yıllık mutfak mirasımız, yüzlerce coğrafi işaretli ürünümüz, uluslararası başarı kazanan şeflerimiz ve güçlü turizm altyapımız bize önemli bir rekabet avantajı sağlıyor. Gastronomi artık yalnızca mutfak kültürünün değil; turizmin, ticaretin, tarımın ve ülke markasının ortak paydası haline geldi" ifadesini kullandı.&nbsp;Hedef gastronomiyi küresel marka yapmakGastronomiyi hizmet ihracatının stratejik alanlarından biri olarak gördüklerini ifade eden Gür, uluslararası gastronomi festivallerinin desteklenmesi, gastronomi destinasyonlarının markalaştırılması, coğrafi işaretli ürünlerin tanıtımı ve Türk mutfağının küresel ölçekte daha görünür hale gelmesine yönelik çalışmaları sürdürdüklerini belirtti. Gür, "NATO Zirvesi'nde kurulan sofralar, Türkiye'nin gastronomi alanındaki potansiyelini tüm dünyaya gösteren güçlü bir vitrin oldu. Türkiye'nin mutfak mirası yalnızca kültürel bir değer değil, aynı zamanda ekonomik bir güçtür. Hedefimiz Türk mutfağını dünya gastronomisinin referans markalarından biri haline getirerek hem turizm gelirlerine hem de hizmet ihracatına daha fazla katkı sağlamak" dedi.&nbsp;Nitelikli turist, yüksek katma değerHediye Güral Gür, "Türkiye bugün yalnızca denizi, güneşi ve tarihiyle değil; kültürü, gastronomisi, sağlığı, sporu ve sürdürülebilir turizm anlayışıyla dünyanın en güçlü destinasyonlarından biri haline geliyor. Turizm artık sadece ziyaretçi sayısıyla ölçülen bir sektör değil; ülkenin marka değerini, hizmet kalitesini ve uluslararası itibarını yansıtan stratejik bir güç. Önümüzdeki dönemde nitelikli turist, yüksek katma değerli hizmet ve 12 aya yayılan turizm anlayışıyla Türkiye'nin küresel rekabet gücünü çok daha ileri taşıyacağına inanıyoruz" diyerek sözlerini tamamladı.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 15 Jul 2026 10:23:01 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Üretim gücünü Afrika ve Orta Doğu pazarlarına taşıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/uretim-gucunu-afrika-ve-orta-dogu-pazarlarina-tasiyor-4774/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/uretim-gucunu-afrika-ve-orta-dogu-pazarlarina-tasiyor-4774/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CB1F86-204928-D60CAB-5FB09F-B8E4A3-E423EE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Elita Gıda Genel Müdürü Mustafa Çoban uluslararası çalışmalarına dair açıklamalarında, "İhracat çalışmalarımızın derinleşmesinde fuarlar önemli bir yer tutuyor. Bugün portföyümüzde ayçiçek yağı yüzde 41, mısır yağı yüzde 36 ihracat payına sahip. Mısırı yalnızca&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CB1F86-204928-D60CAB-5FB09F-B8E4A3-E423EE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Elita Gıda Genel Müdürü Mustafa Çoban uluslararası çalışmalarına dair açıklamalarında, "İhracat çalışmalarımızın derinleşmesinde fuarlar önemli bir yer tutuyor. Bugün portföyümüzde ayçiçek yağı yüzde 41, mısır yağı yüzde 36 ihracat payına sahip. Mısırı yalnızca bir ham madde olarak değil, farklı iş kollarına değer sağlayan stratejik kaynak olarak görüyoruz. Sunar ekosisteminin entegre üretim gücüyle mısırdan katma değerli ürünler geliştiriyor, ithal ikameyi desteklerken ihracattaki rekabet gücümüzü de artırıyoruz. Elita Gıda olarak mısır ve ayçiçek yağı üretiminde kalite, sürdürülebilirlik ve güvenilir tedarik yaklaşımımızla farkımızı sürdürmeye devam ediyoruz" dedi.&nbsp;&nbsp;Bitkisel yağ sektörünün güçlü üreticilerinden Elita Gıda, 11-13 Haziran tarihlerinde Senegal&#39;de düzenlenen Senefood Fuarı ile 21-25 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilen Suriye Food Expo&#39;da ürün portföyünü sektör profesyonelleriyle buluştururken, yeni iş birlikleri ve ihracat ağını geliştirmek amacıyla yer aldı. Şirket, uluslararası fuarlarda gerçekleştirdiği görüşmelerle mevcut iş ortaklarıyla ilişkilerini güçlendirirken, yeni pazarlarda markalı büyümesini destekleyecek önemli temaslarda bulundu.&nbsp;Elita Gıda Genel Müdürü Mustafa Çoban, uluslararası fuarların şirketin büyüme stratejisindeki önemine dikkat çekerek "Bugün 100'e yakın ülkeye ulaşan ihracat ağımızla Türkiye&#39;nin üretim gücünü dünyanın farklı coğrafyalarına taşıyoruz. Bu başarıyı yalnızca üretim kapasitemizle değil; sürdürülebilir tarım uygulamalarımız, güvenilir tedarik zincirimiz ve yüksek kalite anlayışımızla destekliyoruz. Türkiye&#39;de ayçiçeği ve mısır üretiminde sürdürülebilir tarım modelini uygulayan ilk şirketiz. Günümüzde özellikle Afrika ve Orta Doğu pazarlarında yalnızca kaliteli ürün değil; sürdürülebilirlik, izlenebilirlik ve güvenilir tedarik anlayışı da satın alma kararlarında belirleyici hale geliyor. Biz de üretimden ihracata kadar tüm süreçlerimizi bu beklentiler doğrultusunda geliştiriyoruz.&nbsp; Uluslararası fuarlar ise bu yolculukta yeni ticari bağlantılar kurduğumuz, mevcut iş ortaklarımızla ilişkilerimizi güçlendirdiğimiz ve markamızı daha geniş pazarlara taşıdığımız stratejik platformlar niteliği taşıyor" dedi.&nbsp;"İhracat faaliyetlerimizle bu yıl TIM İlk 1000 İhracatçı listesinde de sıralamamızı yükselttik"Elita Gıda'nın uluslararası bilinirliği ve ihracat potansiyeline dair bilgi veren Çoban açıklamasında şunları söyledi "Toplam satışlarımızın yüzde 56'sını ihracattan elde ediyoruz. Azerbaycan&#39;da 2025 yılında markalı satışlarımızı bir önceki yıla göre yüzde 139 artırdık. Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Suudi Arabistan, Afrika ve Avrupa&#39;da da markalı büyümemizi sürdürüyoruz. İhracat faaliyetlerimizle TİM ilk 1000 ihracatçı şirket listesindeki yerimizi bu yıl 116 basamak yükselttik."Batı Afrika pazarında mısır yağı ve ayçiçek yağı öne çıktıBatı Afrika&#39;nın önemli gıda ve gıda işleme organizasyonlarından biri olarak kabul edilen Senefood Fuarı&#39;nda Elita Gıda, mısır yağı ve ayçiçek yağı ürün grubuyla yer aldı.&nbsp; Bölgedeki tüketici beklentileri doğrultusunda gerçekleştirilen görüşmeler, Senegal başta olmak üzere Batı Afrika pazarındaki büyüme hedeflerine katkı sağlayacak önemli temaslara zemin hazırladı.Suriye&#39;de ürün gamı geniş kitlelerle buluştuSuriye Food Expo&#39;da ise Elita Gıda; başta mısır yağı olmak üzere ayçiçek yağı ve baklavalık yağ ürününü de uluslararası alıcıların beğenisine sundu. Bölgenin önde gelen gıda buluşmalarından biri olan fuar, şirketin mevcut iş ortaklarıyla ilişkilerini geliştirmesinin yanı sıra yeni ticari bağlantılar kurması açısından da önemli fırsatlar sağladı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 14 Jul 2026 15:09:24 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İstanbul'da bir İtalyan yazı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/istanbulda-bir-italyan-yazi-9719/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/istanbulda-bir-italyan-yazi-9719/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B58540-635875-06A254-341525-C418A8-2405BE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Lüksü ve samimi bir ambiyansı aynı noktada buluşturan The Ritz-Carlton, Istanbul'un Boğaz manzarasına karşı konumlanan İtalyan restoranı Limoré, yenilenen menüsüyle Akdeniz kültürü ve lezzet arasında derin bir bağlantı kuruyor. İtalya&#39;nın farklı bölgelerinden esinlenerek&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B58540-635875-06A254-341525-C418A8-2405BE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Lüksü ve samimi bir ambiyansı aynı noktada buluşturan The Ritz-Carlton, Istanbul'un Boğaz manzarasına karşı konumlanan İtalyan restoranı Limoré, yenilenen menüsüyle Akdeniz kültürü ve lezzet arasında derin bir bağlantı kuruyor. İtalya&#39;nın farklı bölgelerinden esinlenerek kurgulanan menü, mevsimlik malzemelerin doğasıyla uyum yakalayan modern reçetelerini misafirleriyle buluşturuyor.&nbsp;Restoranın kendi bahçesinden toplanan yeşillikler ve lokal üreticilerden özel olarak temin edilen malzemelerle hazırlanan menüye yeni ve dinamik tatlar dahil oluyor. Sezonun ruhunu yansıtan Avokado Caprese Salata, stracciatella'lı Enginar Kalbi ve arborio pirinci ve taze yeşillik püresiyle sunulan Rise e Bisi Octopus dikkat çeken başlangıçlar arasında yer alıyor. Sarı kiraz domates püresinin eşlik ettiği Kalkan alla Puttanesca ve Dana Scallopini gibi ana tabaklar ise yaz menüsünün öne çıkan yenilikleri arasında yer alıyor. Günlük olarak üretilen taze makarnaları ve geniş pizza menüsüyle şehrin gözdeleri arasında yer alan restoranın imza lezzetlerinden biri olan Limoré Linguini, bu sezon deniz esintisiyle güncellenerek Karidesli Limoré Linguini olarak karşımıza çıkıyor. Dünya İtalyan mutfağının favorilerinden Gnocchi alla Vodka da ilk kez menüdeki yerini alıyor. Bu heyecan verici yeniliklerin yanı sıra; restoranın gastronomi kimliğini kuran Ballı Burata, Trüflü Risotto, 4 Formaggi ve Tavuk Milanese gibi vazgeçilmez klasikler, menünün güçlü karakterini korumaya devam ediyor. Ferah ve akıllarda kalan bir bitiş sunan Çikolatalı ve Antep Fıstıklı Semifreddo, Tiramisu, Polenta Keki ve Amarena Gelatosu ise yaz sezonunun tatlı menüsü arasında öne çıkıyor.&nbsp;Limoré, Boğaz manzarasının eşsiz güzelliğini, Akdeniz'in sıcak ve samimi ruhuyla birleştiren dekorasyonuyla misafirlerine unutulmaz bir atmosfer sunuyor. İtalyan kimliğini yansıtan seramik döşemeler mekâna zarif bir dokunuş katarken, limon ağacı detayları ferahlık hissini pekiştiriyor. İtalya'nın doğasından ilham alan pastel tonlar, dokulu kumaşlarla harmanlanarak sofistike ve rahat bir ambiyans yaratıyor. Şık iç barı ve özenle seçilmiş dekoratif unsurlarıyla Limoré, sadece lezzet değil, görsel bir şölen de vaat ediyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 14 Jul 2026 12:27:11 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Toplanan inek sütü 1 milyon 22 bin 587 ton oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/toplanan-inek-sutu-1-milyon-22-bin-587-ton-oldu-7501/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/toplanan-inek-sutu-1-milyon-22-bin-587-ton-oldu-7501/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AFD1BD-2FC0F8-C1E96C-3E17E6-C94382-C1829C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), mayıs ayına ilişkin süt ve süt ürünleri üretimi verilerini açıkladı.Buna göre ticari süt işletmelerince toplanan inek sütü miktarı, mayısta yıllık bazda yüzde 2,3 artarak 1 milyon 22 bin 587 tona çıktı. Nisanda 999 bin 267 ton süt toplanmıştı.Ocak-mayıs&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AFD1BD-2FC0F8-C1E96C-3E17E6-C94382-C1829C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), mayıs ayına ilişkin süt ve süt ürünleri üretimi verilerini açıkladı.Buna göre ticari süt işletmelerince toplanan inek sütü miktarı, mayısta yıllık bazda yüzde 2,3 artarak 1 milyon 22 bin 587 tona çıktı. Nisanda 999 bin 267 ton süt toplanmıştı.Ocak-mayıs döneminde ise 2025&#39;in aynı dönemine kıyasla toplanan inek sütü miktarı yüzde 0,5 artarak 4 milyon 858 bin 29 ton oldu.Ticari süt işletmelerince yapılan inek peyniri üretimi yıllık yüzde 2,4, ayran ve kefir üretimi yüzde 2, içme sütü üretimi yüzde 19,7 artarken yoğurt üretimi yüzde 1,2, tereyağı ve sadeyağ üretimi yüzde 12 azaldı. Mayısta 157 bin 453 ton içme sütü üretildi.Ocak-mayıs döneminde ise geçen yılın aynı dönemine göre inek peyniri üretimi yüzde 2,8, ayran ve kefir üretimi yüzde 8,9, yoğurt üretimi yüzde 8,4, içme sütü üretimi yüzde 9,2 artarken tereyağı ve sadeyağ üretimi yüzde 5 düştü.Ticari süt işletmeleri tarafından yapılan yoğurt üretimi de Mayıs 2025&#39;e kıyasla yüzde 1,2 azalarak 120 bin 224 tona gerilerken ocak-mayıs döneminde yıllık bazda yüzde 8,4 artışla 591 bin 52 ton olarak kayıtlara geçti.İnek peyniri üretimi, mayısta yıllık bazda yüzde 2,4 artarak 72 bin 146 ton, ocak-mayıs döneminde yüzde 2,8 yükselişle 357 bin 882 ton oldu.Mayısta ayran ve kefir üretimi yüzde 2 yükselerek 95 bin 439 tona çıkarken tereyağı ve sadeyağ üretimi yüzde 12 gerileyerek 9 bin 671 tona düştü. Ocak-mayıs döneminde ayran ve kefir üretimi yüzde 8,9 artarak 433 bin 952 tonu bulurken tereyağı ve sadeyağ üretimi ise yüzde 5 azalışla 46 bin 995 tona geriledi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 14 Jul 2026 11:22:18 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Tavuk eti üretimi mayısta yıllık bazda yüzde 16,3 azaldı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tavuk-eti-uretimi-mayista-yillik-bazda-yuzde-163-azaldi-1474/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tavuk-eti-uretimi-mayista-yillik-bazda-yuzde-163-azaldi-1474/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_260017-FDB4D0-8BEC4A-A09CB0-E31299-95244C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), mayıs ayına ilişkin kümes hayvancılığı üretimi istatistiklerini açıkladı. Buna göre, mayısta 202 bin 336 ton tavuk eti üretildi. Üretim, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 16,3, bir önceki aya göre yüzde 14,4 azaldı.Tavuk yumurtası&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_260017-FDB4D0-8BEC4A-A09CB0-E31299-95244C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), mayıs ayına ilişkin kümes hayvancılığı üretimi istatistiklerini açıkladı. Buna göre, mayısta 202 bin 336 ton tavuk eti üretildi. Üretim, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 16,3, bir önceki aya göre yüzde 14,4 azaldı.Tavuk yumurtası üretimi, mayısta aylık bazda yüzde 0,7, yıllık bazda yüzde 21,6 yükseldi. Bu dönemde 1 milyar 857 milyon 150 bin tavuk yumurtası üretildi. Mayısta kesilen tavuk sayısı, yıllık yüzde 16,8 azalışla 108 milyon 65 bin olarak kayıtlara geçti.Ocak-mayıs döneminde de geçen yılın aynı dönemine kıyasla tavuk yumurtası üretimi yüzde 18,1 artarken, kesilen tavuk sayısı ise yüzde 1,1, tavuk eti üretimi yüzde 2,2 azaldı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 14 Jul 2026 11:18:52 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yıl boyu sürecek bir sosyal sorumluluk projesi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/yil-boyu-surecek-bir-sosyal-sorumluluk-projesi-627/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/yil-boyu-surecek-bir-sosyal-sorumluluk-projesi-627/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A18BAC-CEAB9C-8DD23F-3526EE-952E5F-8524D1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin En Sevilen* ve En Teknolojik** Online Yemek Siparişi Markası Yemeksepeti, "Birlikten Lezzet Doğar" projesiyle dayanışmayı büyütmeye devam ediyor. Geçtiğimiz ramazan ayında Kızılay iş birliğiyle ihtiyaç sahiplerinin sofralarına destek olan proje, bu kez Darüşşafaka Cemiyeti&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A18BAC-CEAB9C-8DD23F-3526EE-952E5F-8524D1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin En Sevilen* ve En Teknolojik** Online Yemek Siparişi Markası Yemeksepeti, "Birlikten Lezzet Doğar" projesiyle dayanışmayı büyütmeye devam ediyor. Geçtiğimiz ramazan ayında Kızılay iş birliğiyle ihtiyaç sahiplerinin sofralarına destek olan proje, bu kez Darüşşafaka Cemiyeti ile birlikte Darüşşafakalı öğrencilerin günlük beslenme ihtiyaçlarına katkıda bulunmak üzere hayata geçiriliyor.Yemeksepeti kullanıcıları, kampanya kapsamında uygulama veya web sitesi üzerinden bağış niteliğindeki destek seçeneklerine kolayca ulaşabiliyor. Kullanıcılar, 250 TL değerindeki 1 Öğün Beslenme Desteği ya da 900 TL değerindeki 1 Günlük Beslenme Desteği seçeneklerinden dilediklerini sepetlerine ekleyerek Darüşşafaka'da eğitim gören öğrencilerin beslenme ihtiyaçlarının karşılanmasına katkıda bulunabiliyor. 1 Günlük Beslenme Desteği, 3 ana öğünün yanı sıra ara öğünler ve öğrencilere sunulan ikramları da kapsıyor.Her katkıyla büyüyen dayanışmaYemeksepeti'nin platform gücünü toplumsal faydaya dönüştürme hedefiyle hayata geçirdiği "Birlikten Lezzet Doğar" projesi, kullanıcıların gündelik hayatın doğal bir parçası olan Yemeksepeti deneyimi üzerinden kolayca destek verebilmesini sağlarken, küçük katkıların bir araya geldiğinde yaratabileceği büyük etkiye dikkat çekiyor.Proje kapsamında verilen destekler bağış niteliği taşıyor. Kullanıcılara herhangi bir fiziksel ürün veya hizmet teslimatı yapılmıyor. Yemeksepeti kullanıcılarının yaptığı bağışlar, Darüşşafakalı öğrencilerin beslenme giderlerine destek olmak amacıyla Darüşşafaka Cemiyetine aktarılacak."Birlikten Lezzet Doğar" dayanışmayı büyütüyorYemeksepeti, "Birlikten Lezzet Doğar" çatısı altında farklı iş birlikleriyle toplumsal dayanışmayı sürdürülebilir kılmayı amaçlıyor. Kızılay iş birliğiyle ramazan ayında ihtiyaç sahiplerinin sıcak öğünlere ulaşmasına katkıda bulunan proje, Darüşşafaka Cemiyeti ile hayata geçirilen yeni aşamasıyla bu kez öğrencilerin daha güçlü bir geleceğe hazırlanmasına destek oluyor.Yemeksepeti, tüm kullanıcılarını uygulama ve web sitesi üzerinden kolayca erişilebilen 1 Öğün Beslenme Desteği ve 1 Günlük Beslenme Desteği seçenekleriyle, Darüşşafakalı öğrenciler için dayanışmaya ortak olmaya davet ediyor.*Kullanıcı dostu platformu, geniş restoran ağı ve üstün kullanıcı hizmetleriyle Yemeksepeti, MediaCat ve Ipsos tarafından yapılan "Türkiye'nin En Sevilen Markaları 2025" araştırmasında "Online Yemek Siparişi" kategorisinde Türkiye'nin en sevdiği marka seçildi.**Pazarlamasyon ve NielsenIQ Türkiye iş birliğiyle 12 ilde, 15-64 yaş arası ABC1C2 SES grubundan 1000 kişinin katılımıyla düzenlenen Tech Brands Turkey araştırmasında Yemeksepeti, "Yemek Online/Mobil Sipariş" kategorisinde "Türkiye'nin En Teknolojik Markası" seçildi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 14 Jul 2026 09:51:49 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Çekirdekten fincana uzanan kahve yolculuğu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/cekirdekten-fincana-uzanan-kahve-yolculugu-1266/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/cekirdekten-fincana-uzanan-kahve-yolculugu-1266/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_72D910-A6B720-69CD9A-EF2619-2AE11E-A1AF53.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kahvenin karakteri yalnızca yetiştiği coğrafyayla değil, çekirdeğin seçimi, işlenmesi, kavrulması, hazırlanışı ve sunumuyla da şekilleniyor. Coffee Factory, bu sürecin tamamını tek bir kalite anlayışıyla yöneterek her fincanda aynı lezzet deneyimini sunmayı amaçlıyor. Bu doğrultuda&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_72D910-A6B720-69CD9A-EF2619-2AE11E-A1AF53.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kahvenin karakteri yalnızca yetiştiği coğrafyayla değil, çekirdeğin seçimi, işlenmesi, kavrulması, hazırlanışı ve sunumuyla da şekilleniyor. Coffee Factory, bu sürecin tamamını tek bir kalite anlayışıyla yöneterek her fincanda aynı lezzet deneyimini sunmayı amaçlıyor. Bu doğrultuda bilgi birikimini, emeği ve standartlaştırılmış operasyonel süreçleri kahve deneyiminin merkezine yerleştiriyor.&nbsp;Coffee Factory CEO'su Erol Şahin kahvede sürdürülebilir başarının standart kalite anlayışından geçtiğini belirterek, "Bizim için kaliteli kahve yalnızca iyi bir çekirdek seçmekten ibaret değil. Çekirdeğin tedarikinden kavurma sürecine, reçetelerin oluşturulmasından baristalarımızın eğitimine kadar her aşamayı aynı titizlikle yönetiyoruz. Misafirlerimizin hangi Coffee Factory mağazasını ziyaret ederse etsin aynı lezzeti, aynı servis kalitesini ve aynı kahve deneyimini yaşamasını hedefliyoruz. Bugün 65 ülkede marka tescilimizi tamamlamış bir marka olarak, uluslararası büyümemizi de bu standart kalite anlayışı üzerine inşa ediyoruz. Türk kahve sektörünü global ölçekte temsil ederken en büyük gücümüz, her fincanda aynı kaliteyi sunabilmemiz olacak." dedi.Coffee Factory yaklaşımı: çekirdekten fincana tutarlılıkCoffee Factory'de kahve yolculuğu, doğru çekirdeğin seçimiyle başlıyor. Marka, farklı kahve üreticisi ülkelerden temin ettiği çekirdekleri belirlediği kalite kriterleri doğrultusunda değerlendirerek reçetelerini oluşturuyor. Kahvenin yetiştiği bölgenin iklimi, rakımı ve toprak yapısı her çekirdeğe kendine özgü bir karakter kazandırırken, Coffee Factory bu doğal farklılıkları standart reçeteler ve kontrollü hazırlık süreçleriyle her fincanda tutarlı bir kaliteye dönüştürüyor.Coffee Factory'nin reçetelerinde kullanılan çekirdekler; Guatemala'nın aromatik yapısını, Kolombiya'nın dengeli içim karakterini, Brezilya'nın çikolata ve fındık notalarını, hazırlanacak içeceğin özelliklerine göre bir araya getiriyor. Böylece her ürün kendine özgü bir aroma profili sunarken, Coffee Factory'nin kalite ve lezzet standardı da korunuyor.Arabica ağırlıklı reçeteler, dengeli harmanlarCoffee Factory, kahve reçetelerini oluştururken ağırlıklı olarak zengin aroması ve dengeli asiditesiyle öne çıkan Arabica çekirdeklerinden yararlanıyor. Böylece her içeceğin karakterine uygun, dengeli ve sürdürülebilir bir tat profili elde ediliyor.Marka, farklı damak tatlarına hitap eden reçetelerinde yöresel kahve anlayışından faydalanıyor. Blend kahveler farklı bölgelerden gelen çekirdeklerin dengeli şekilde harmanlanmasıyla oluşturulurken, belirli yörelere ait çekirdekler ise yetiştikleri coğrafyanın karakteristik tat notalarını doğrudan yansıtıyor. Böylece misafirler hem dengeli kahve profillerini hem de farklı kökenlerin aromatik zenginliğini deneyimleyebiliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 13 Jul 2026 20:11:33 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Şenpiliç'den yeni marka: Doyfarm]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/senpilicden-yeni-marka-doyfarm-1195/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/senpilicden-yeni-marka-doyfarm-1195/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_65DFA3-12D363-421B3B-05B25F-6FD476-5AA738.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />25 milyon ABD dolarlık yatırımla yenilenen Şenpiliç'in ileri işlenmiş üretim tesisleri, aylık üretim kapasitesini 1.230 tondan 3.500 tona yükselterek, yepyeni bir kimlikle buluştu. Bu güçlü dönüşümün ardından Doyfarm, genç ve dinamik marka kimliği, yenilenen ambalaj tasarımı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_65DFA3-12D363-421B3B-05B25F-6FD476-5AA738.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />25 milyon ABD dolarlık yatırımla yenilenen Şenpiliç'in ileri işlenmiş üretim tesisleri, aylık üretim kapasitesini 1.230 tondan 3.500 tona yükselterek, yepyeni bir kimlikle buluştu. Bu güçlü dönüşümün ardından Doyfarm, genç ve dinamik marka kimliği, yenilenen ambalaj tasarımı ve iletişim diliyle pazarda güçlü bir oyuncu olmaya aday.&nbsp;Doyfarm ürün portföyü; çıtır piliç ürünleri, döner, köfte gibi hızlı hazırlanabilen pratik alternatiflerinin yanı sıra sosis, sucuk, jambon ve salam gibi şarküteri ürünlerinden oluşuyor. Doyfarm, uzun vadede ürün protföyünü geliştirip sadece Piliç değil bir 'Gıda Markası' olmayı hedefliyor.Doyfarm, güven, kalite ve gerçek lezzet odağıyla geniş ürün gamını sofralara taşımayı hedefliyor.Türkiye'de ve dünyada değişen yaşam alışkanlıkları ve hızlanan şehir hayatı, hazır ve pratik gıda ürünlerine olan talebi artırırken tüketiciler yalnızca lezzet değil; hijyen, izlenebilirlik ve kalite standartları konusunda da güçlü bir marka güvencesi arıyor.&nbsp;Doyfarm, bu beklentilere yanıt vermek üzere geliştirdiği ürünlerini modern üretim tesislerinde özenle hazırlayarak katma değerli alternatiflere dönüştürüyor. Geleneksel tatlardan ilham alan ve güncel tüketim alışkanlıklarına uyum sağlayan ürünler, günlük hayatın temposuna eşlik eden pratik çözümler sunuyor. Markanın temel yaklaşımı, "gerçek lezzeti" güvenle sofralara taşımak.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 10 Jul 2026 18:20:44 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Erzurum'un lezzet markası hedef büyüttü]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/erzurumun-lezzet-markasi-hedef-buyuttu-6217/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/erzurumun-lezzet-markasi-hedef-buyuttu-6217/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E7A712-6F3F41-A7F9F4-F45857-943ACF-B55B4D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Temelleri 1989 yılında atılan Kılıçoğlu markasının devamı niteliğindeki firma, Murat Kılıç yönetiminde Erzurum&#39;da bulunan 10 bin metrekarelik modern üretim tesislerinde faaliyet gösteriyor.Doğal üretim anlayışını ön planda tutan Arzen Dondurma, keçi ve inek sütünün ideal&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E7A712-6F3F41-A7F9F4-F45857-943ACF-B55B4D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Temelleri 1989 yılında atılan Kılıçoğlu markasının devamı niteliğindeki firma, Murat Kılıç yönetiminde Erzurum&#39;da bulunan 10 bin metrekarelik modern üretim tesislerinde faaliyet gösteriyor.Doğal üretim anlayışını ön planda tutan Arzen Dondurma, keçi ve inek sütünün ideal karışımıyla hazırladığı ürünleriyle dikkat çekiyor. Geleneksel salep lezzetini modern üretim teknolojisiyle bir araya getiren marka, farklı damak tatlarına hitap eden geniş ürün yelpazesi sunuyor.Sade, kakaolu, karamelli, meyveli ve çeşnili seçeneklerden oluşan ürün gamında, doğal içeriklere öncelik veriliyor. Ürünlerde gıda boyası kullanılmazken, meyveli çeşitlerin renk ve aroması gerçek meyvelerden elde ediliyor. Kakaolu dondurmalar parça çikolata, karamelli ürünler ise badem parçacıklarıyla zenginleştirilirken; Antep fıstığı, ceviz, badem ve çikolata gibi seçenekler de çeşnili ürünler arasında yer alıyor.Kaliteli hammadde kullanımı ve geleneksel lezzet anlayışıyla üretimini sürdüren Arzen Dondurma, Erzurum&#39;dan doğan bu lezzeti Türkiye&#39;nin farklı bölgelerine ulaştırmayı hedeflerken, doğal içerikli ürünleriyle sektördeki büyümesini istikrarlı şekilde devam ettiriyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 10 Jul 2026 11:15:31 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Getir, Dünya Çikolata Günü'nde çikolata tercihlerini açıkladı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/getir-dunya-cikolata-gununde-cikolata-tercihlerini-acikladi-1216/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/getir-dunya-cikolata-gununde-cikolata-tercihlerini-acikladi-1216/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_57D72A-18B6E6-313363-566A1E-7132E0-754E71.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Her yıl 7 Temmuz&#39;da kutlanan Dünya Çikolata Günü kapsamında Getir, kullanıcılarının 2026 yılının ilk yarısına ait çikolata tercihlerini paylaştı. Verilere göre kullanıcıların favorisi geçen yıl olduğu gibi sütlü çikolata oldu. Onu sırasıyla bitter ve beyaz çikolata&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_57D72A-18B6E6-313363-566A1E-7132E0-754E71.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Her yıl 7 Temmuz&#39;da kutlanan Dünya Çikolata Günü kapsamında Getir, kullanıcılarının 2026 yılının ilk yarısına ait çikolata tercihlerini paylaştı. Verilere göre kullanıcıların favorisi geçen yıl olduğu gibi sütlü çikolata oldu. Onu sırasıyla bitter ve beyaz çikolata takip etti. Kaplamalı gofretler ilk sıradaki yerini korurken, bar ve tablet çikolatalar da en çok tercih edilen ürün grupları arasında yer aldı.Çikolata siparişlerinde kullanıcıların sepetlerindeki en popüler eşlikçisi ise gazlı içecekler oldu.&nbsp; Gazlı içecekleri ise doğal maden suyu takip etti.&nbsp;Çikolata siparişlerinin favori zamanı: Cumartesi akşamıGetir verileri, çikolata keyfinin en çok hafta sonlarında yaşandığını gösterdi. Getir ve GetirBüyük kullanıcıları en çok cumartesi günü çikolata siparişi verirken gün içinde siparişlerin zirve yaptığı saat 21.00 oldu.&nbsp;Özel günlerde çikolata siparişi artıyorGeçen yıl çikolata siparişlerinin zirve yaptığı gün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı olurken, bu yarıyılda en yoğun çikolata sipariş trafiği Sevgililer Günü öncesinde 13 Şubat'ta yaşandı. Veriler, özel günler öncesinde çikolatanın kullanıcıların en çok tercih ettiği ürünler arasında yer almaya devam ettiğini gösterdi.Çikolata tutkunlarından rekor siparişler: En yüksek sipariş Batman'dan verildi2026 yılının ilk yarısında çikolata siparişleri arasında dikkat çeken rekorlar da vardı. Getir'de tek seferde verilen en yüksek çikolata siparişi 325 adetle Batman'dan geldi. GetirBüyük'te ise İstanbul'da bir kullanıcı tek siparişte 360 adet çikolata sipariş etti.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 08 Jul 2026 19:51:34 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kahve fiyatları 6 ayın zirvesini gördü]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kahve-fiyatlari-6-ayin-zirvesini-gordu-2744/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kahve-fiyatlari-6-ayin-zirvesini-gordu-2744/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3576BA-A221A7-F5061B-2951D9-B0EC1A-8639B5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bu yıl düşüş trendinde hareket eden kahve fiyatlarında son zamanlarda toparlanma eğilimi öne çıkıyor. Güney Amerika&#39;daki elverişli iklim koşulları, Orta Doğu&#39;daki gerilimler ve ABD&#39;nin Brezilya&#39;ya ek gümrük vergilerini kaldırması kahve fiyatlarındaki düşüşte&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3576BA-A221A7-F5061B-2951D9-B0EC1A-8639B5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bu yıl düşüş trendinde hareket eden kahve fiyatlarında son zamanlarda toparlanma eğilimi öne çıkıyor. Güney Amerika&#39;daki elverişli iklim koşulları, Orta Doğu&#39;daki gerilimler ve ABD&#39;nin Brezilya&#39;ya ek gümrük vergilerini kaldırması kahve fiyatlarındaki düşüşte etkili olmuştu.ABD/İsrail-İran Savaşı&#39;ndan dolayı artan navlun ve sigorta maliyetleri de kahve talebindeki düşüşte başı çekmişti. Kahvenin libresi bu gelişmelerle yılın ilk yarısında yüzde 15 gerilemişti. Son zamanlarda iklimsel faktörlerden dolayı küresel kahve stoklarının azalacağına ilişkin endişelerle kahve fiyatları yükselişe geçti.Yıla 3,48 dolardan başlayan kahve fiyatları söz konusu gelişmelerin etkisiyle haziran ayında 2,38 dolara kadar geriledi. Bu seviyeden yükselişe geçen kahve fiyatları haziran ayını yüzde 11,62 artışla 2,96 dolardan tamamladı. Temmuz ayına da yükselişle başlayan kahve fiyatları dün 3,57 dolara ulaşarak 6 ayın zirvesini gördü. Kahve fiyatları 28 Ocak&#39;ta 3,72 dolara kadar yükselmişti.- Hava sıcaklıklarındaki yükseliş kahve ağaçlarının çiçeklenmesini engelliyorVadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, haziran ayıyla birlikte El Nino&#39;nun başladığını, bu hava olayının özellikle Güney Amerika ve Güneydoğu Asya&#39;da hissedildiğini belirterek, &#34;Kahve fiyatlarındaki yükselişin en büyük nedeni Brezilya&#39;da ve Vietnam&#39;da hava sıcaklıklarının yükselmesi ve yağışların azalması.&#34; dedi.Yağışlarda düşüş olduğuna da dikkati çeken Ergezen, &#34;Havaların böyle olacağı zaten beklentiler dahilindeydi. Hem Güney Amerika&#39;da hem de Güneydoğu Asya&#39;da üretilen ürünlerin başında kahve geliyor. Brezilya &#34;arabica&#34; türü kahvede, Vietnam ise &#34;robusta&#34; türü kahvede dünyanın en büyük üreticileri ve ihracatçıları konumunda bulunuyor.&#34; diye konuştu.Ergezen, bu ülkelerdeki hava sıcaklıklarındaki yükselişlerin kahve ağaçlarının çiçeklenmesini engellediğini dile getirdi.Kahve ağaçlarının çiçeklenmesinin azalmasının rekoltede düşüş olacağı anlamına geldiğine işaret eden Ergezen, &#34;Bu beklentilerden dolayı kahve fiyatlarında yükseliş olduğunu görüyoruz. El Nino etkisinin 2027&#39;nin ilk çeyreğine kadar devam etmesi bekleniyor. Bu da gelecek sezon için kahve fiyatlarında beklentileri yükseltiyor.&#34; ifadelerini kullandı.Ergezen, bu sebeple kahve tarafında para girişinin olduğunu, ETF&#39;ler üzerinden kahve pozisyonlarının arttığını vurgulayarak, bu durumun da fiyatlarda toparlanmayı sağladığını kayd]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 07 Jul 2026 05:45:16 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[L'aube Patisserie'den yaz buluşmalarına tatlı bir davet]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/laube-patisserieden-yaz-bulusmalarina-tatli-bir-davet--6181/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/laube-patisserieden-yaz-bulusmalarina-tatli-bir-davet--6181/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6C2E86-1B9813-EC4748-B3BA57-A15DEA-823298.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />L'aube, Fransız pastacılığından ilham alan tatlıları ve özenle hazırlanan kahveleriyle yaz buluşmalara eşlik ediyor. Günün ilk kahvesinden akşamüstü sohbetlerine kadar uzanan farklı anlarda, her tabak ve her bardak paylaşmanın keyfini tamamlayan bir detay haline geliyor. Marka, günlük&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6C2E86-1B9813-EC4748-B3BA57-A15DEA-823298.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />L'aube, Fransız pastacılığından ilham alan tatlıları ve özenle hazırlanan kahveleriyle yaz buluşmalara eşlik ediyor. Günün ilk kahvesinden akşamüstü sohbetlerine kadar uzanan farklı anlarda, her tabak ve her bardak paylaşmanın keyfini tamamlayan bir detay haline geliyor. Marka, günlük üretim anlayışı ve el işçiliğini merkeze alan yaklaşımıyla, lezzeti birlikte geçirilen zamanın doğal bir parçası olarak sunuyor.Sohbetin Yanına Yakışan TatlarL'aube'un tatlı seçkisinde yer alan LouLou, çilekli mus, fesleğenli dolgu ve çikolatalı crunch ile mevsimin canlı karakterini yansıtırken; Citron, limonun ferah aromasıyla sıcak günlerde hafif bir alternatif sunuyor. Angelina, akışkan vişne dolgusu ve mascarpone vanilya kremasıyla meyvenin canlılığını kremsi dokularla buluşturuyor. D'or ise orman meyveleri ve vanilyanın dengeli birlikteliğini bademli çıtır kek katmanlarıyla tamamlıyor. Fıstık tutkunları için hazırlanan Pistachio ile glutensiz alternatif arayanlara hitap eden Epure de yaz boyunca farklı damak zevklerine cevap veren seçenekler arasında yer alıyor.Kahveyle Tamamlanan Yaz MolalarıL'aube'da tatlı kadar kahve de yaz buluşmalarının vazgeçilmez eşlikçilerinden biri olmaya devam ediyor. Özenle hazırlanan kahveler, tatlı seçkisini tamamlayarak günün farklı saatlerinde misafirlerin bir araya geldiği anlara eşlik ediyor. Böylece kısa bir kahve molası da uzun bir sohbet de aynı masada kendine yer buluyor.L'aube'da tatlı ve kahve, yalnızca menünün iki ayrı parçası değil; birlikte geçirilen zamanı daha keyifli hale getiren ortak bir ritüelin tamamlayıcısı olarak öne çıkıyor. Yaz boyunca Çengelköy ve Emaar Square AVM şubelerinde misafirlerini ağırlayan L'aube Patisserie, günün her saatinde buluşmaları güzelleştiren tatlarıyla, paylaşmanın en lezzetli haline ev sahipliği yapmayı sürdürüyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 06 Jul 2026 16:29:17 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türk gıda sektörü ABD pazarının kapısını araladı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-gida-sektoru-abd-pazarinin-kapisini-araladi-928/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-gida-sektoru-abd-pazarinin-kapisini-araladi-928/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FF9824-A8A015-374815-88750D-46BD18-17BC16.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şekerli, kakaolu ve unlu mamuller başta olmak üzere katma değerli gıda ürünlerinin ABD pazarına açılmasında önemli bir platform olarak görülen Summer Fancy Food Show 2026&#39;ya Türk firmaları damga vurdu. Fuarda sergilenen ürünler büyük beğeni toplarken, Türk firmaları dünyanın&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FF9824-A8A015-374815-88750D-46BD18-17BC16.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şekerli, kakaolu ve unlu mamuller başta olmak üzere katma değerli gıda ürünlerinin ABD pazarına açılmasında önemli bir platform olarak görülen Summer Fancy Food Show 2026&#39;ya Türk firmaları damga vurdu. Fuarda sergilenen ürünler büyük beğeni toplarken, Türk firmaları dünyanın dört bir yanından gelen profesyonel alıcılarla bir araya gelerek yeni ticaret bağlantıları kurma fırsatı yakaladı.&#34;ABD PAZARI HER YIL DAHA DA BÜYÜYOR &#34;Fuarı değerlendiren İHBİR Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Taş, Summer Fancy Food Show&#39;un Türk gıda sektörü açısından stratejik önem taşıdığını söyledi. ABD&#39;nin özellikle şekerli, kakaolu ve unlu mamuller açısından en önemli ihracat pazarlarından biri olduğuna dikkat çeken Taş, son yıllarda bu pazarda dikkat çekici bir büyüme ivmesi yakalandığını belirtti.Taş, &#34;Summer Fancy Food Show, özellikle şekerli, kakaolu ve unlu mamuller grubunun ABD pazarına giriş kapısı niteliğinde. Fuar, her geçen yıl daha da önem kazanıyor. Son 10 yıllık ortalamaya baktığımızda, bu ürün grubunda ABD pazarına ihracatımız yıllık yüzde 15 ila 20 arasında büyüyor. Bu performans da fuara olan ilgiyi her yıl artırıyor.&#34; dedi.TÜRKİYE'DEN 78 FİRMA FUARDA YER ALDIBu yıl fuarda Türkiye'den toplam 78 firma yer aldı. Birliğimiz tarafından yürütülen "İHBİR Şekerli Mamuller ve Pastacılık Sektörleri İhracat Atılımı UR-GE Projesi" kapsamında 13 üye firma ile stantlı fuar katılımı gerçekleştirildi. Birliğimiz Yönetim Kurulu Üyeleri Mehmet Taş ve Murat Reka, fuar boyunca firmalarımızla gerçekleştirdikleri ikili görüşmelerde pazar değerlendirmelerinde bulundu. Ayrıca, Türk firmalarını fuarda güçlü bir şekilde temsil ettikleri için katılımcılara teşekkür etti.Taş, "Birliğimiz olarak üyelerimizin uluslararası fuarlarda yer almasını ve yeni pazarlara açılmasını desteklemeye devam ediyoruz. Bizim için önemli olan, Türk ürünlerinin bu platformlarda mümkün olan en güçlü şekilde temsil edilmesidir." ifadelerini kullandı.TÜRK ÜRÜNLERİNE YOĞUN İLGİFuarda Türk firmalarının gerçekleştirdiği görüşmelerin son derece verimli geçtiğini belirten Taş, katılımcı firmalardan aldıkları geri bildirimlerin oldukça olumlu olduğunu söyledi.Taş, &#34;Katılımcı firmalarımızın tamamına yakınıyla görüştük. Hepsi, çok önemli alıcılarla bir araya geldiklerini ve verimli ticari görüşmeler gerçekleştirdiklerini ifade etti. Bu tablo, Türk ürünlerine yönelik ilginin her geçen yıl daha da arttığını gösteriyor.&#34; dedi.HEDEF 1 MİLYAR DOLARLIK İHRACATABD&#39;nin Türk gıda sektörü açısından yalnızca büyük bir pazar değil, aynı zamanda istikrarlı bir ticaret ortağı olduğunu vurgulayan Taş, bu pazardaki büyümenin sektör ihracatına önemli katkı sağlayacağını ifade etti.İHBİR&#39;in ABD&#39;ye gerçekleştirdiği ihracatın yaklaşık 380 milyon dolar, Türkiye&#39;nin ABD&#39;ye toplam gıda ihracatının ise 1,44 milyar dolar seviyesinde bulunduğunu hatırlatan Taş, şöyle konuştu:&#34;ABD&#39;ye ihracatımızın artması, sektörümüzün genel ihracatına da doğrudan katkı sağlayacaktır. Aynı zamanda daha istikrarlı ve öngörülebilir pazarlarda büyümek, ihracatçılarımız açısından önemli bir avantaj oluşturuyor. Önümüzdeki 3-4 yıllık süreçte şekerli, kakaolu ve unlu mamuller grubunda ABD&#39;ye 1 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaşmayı hedefliyoruz.&#34;TURQUALİTY İLE TÜRK ÜRÜNLERİNİN TANITIMI GÜÇLENİYORAmerikalı tüketicilerin Türk ürünlerini tanıdığını ancak bu bilinirliğin daha da artırılması gerektiğini belirten Taş, Turquality programı kapsamında yürütülen tanıtım çalışmalarının bu hedefe önemli katkı sağlayacağını söyledi.Miami&#39;de başlayan tanıtım kampanyası kapsamında Türk mutfağının simge ürünlerinin öne çıkarıldığını ifade eden Taş, &#34;Lokum, baklava, helva ve Türk kahvesi gibi kültürümüzle özdeşleşen ürünlerimiz için kapsamlı bir tanıtım kampanyası yürütülüyor.Billboardlardan toplu taşıma araçlarına kadar farklı mecralarda gerçekleştirilen bu çalışmalar sayesinde Türk gıda ürünlerinin ABD pazarındaki bilinirliğini daha da artırmayı hedefliyoruz.&#34; dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 05 Jul 2026 15:07:17 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Golda Gıda halka arzı yoğun ilgiyle tamamlandı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/golda-gida-halka-arzi-yogun-ilgiyle-tamamlandi-2440/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/golda-gida-halka-arzi-yogun-ilgiyle-tamamlandi-2440/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_59CD92-F589E3-CC5F5C-805217-E37E02-600A50.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Makarnadan una, irmikten bakliyata, bisküviden gofrete kadar geniş ürün yelpazesi ile gıda sektöründe faaliyet gösteren Bera Holding iştiraki Golda Gıda'nın halka arz sonuçları açıklandı. Misyon Yatırım Bankası ve Gedik Yatırım liderliğinde 1-2 Temmuz 2026 tarihlerinde pay başına&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_59CD92-F589E3-CC5F5C-805217-E37E02-600A50.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Makarnadan una, irmikten bakliyata, bisküviden gofrete kadar geniş ürün yelpazesi ile gıda sektöründe faaliyet gösteren Bera Holding iştiraki Golda Gıda'nın halka arz sonuçları açıklandı. Misyon Yatırım Bankası ve Gedik Yatırım liderliğinde 1-2 Temmuz 2026 tarihlerinde pay başına 9,20 TL fiyatla gerçekleşen halka arzın büyüklüğü yaklaşık 805 milyon TL, halka açıklık oranı ise yüzde 35 oldu.&nbsp;Borsa İstanbul tarafından paylaşılan verilere göre; halka arzda toplam filtre edilmemiş veriler baz alındığında 760.095 adet emir ile satışa sunulan adedin 2,2 katına tekabül eden 192.786.258 adet nominal değerli paylar karşılığında 1.773.633.574 TL tutarlı talep geldi. Dağıtım sonucunda 749.674 adet yatırımcıya 87.449.998 TL nominal değerli payların satışı gerçekleştirildi."Türk gıda sanayini uluslararası pazarlarda daha güçlü temsil etmeyi hedefliyoruz"Golda Gıda Genel Müdürü Fatih Doğan, halka arz sürecinin başarıyla tamamlanmasından büyük bir mutluluk ve gurur duyduklarını vurgulayarak, bu süreçte şirketin geleceğine ve büyüme potansiyeline güvenerek ortak olan tüm yatırımcılara teşekkürlerini iletti.&nbsp;Halka arzdan elde edilecek fonun ağırlıklı bölümünü yeni yatırımlarda değerlendirmeyi planladıklarını belirten Doğan, halka arz sonrası hedeflerini şöyle aktardı:&nbsp;"Golda Gıda olarak halka arz gelirinin yüzde 50-60'lık bölümünü; makarna, irmik, bakliyat ve bisküvi hatlarına yapılacak ilave kapasite artırımları ve modernizasyon yatırımlarında kullanacağız. Kalan kısmını ise temel faaliyet konumuz olan un, makarna, irmik ve bakliyat üretimi için hammadde temininde, işletme sermayesi ihtiyacı için değerlendirmeyi planlıyoruz. Halka arz gelirini, şirketimizin sürdürülebilir büyümesini destekleyecek yatırımlarda kullanarak, paydaşlarımız için uzun vadeli değer yaratmayı amaçlıyoruz. Bu yatırımlar sayesinde üretim kapasitemizi artırırken, verimlilik ve kalite standartlarımızı da daha üst seviyelere taşıyacağız. Anadolu'nun bereketli topraklarından elde edilen buğdayı, modern üretim anlayışımızla katma değeri yüksek ürünlere dönüştürerek hem iç pazarda hem de yurt dışı pazarlarda büyümemizi sürdürmeyi planlıyoruz. Hedefimiz; yalnızca kapasite artışı sağlamak değil, Türk gıda sanayisini uluslararası pazarlarda daha güçlü temsil eden, sürdürülebilir büyümeyi esas alan küresel bir marka haline gelmek."&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 05 Jul 2026 14:34:08 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bosphorus Grill ile yazın keyfi damaklarda]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/bosphorus-grill-ile-yazin-keyfi-damaklarda--8133/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/bosphorus-grill-ile-yazin-keyfi-damaklarda--8133/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_798888-BDCB48-4C1FAF-4A8B3B-D2A742-728226.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Gün batımından itibaren İstanbul'un büyüleyici manzarasına karşı sunduğu rafine akşam yemeği deneyimiyle öne çıkan Bosphorus Grill, Boğaz'ın ışıkları eşliğinde lezzet tutkunlarını ağırlıyor. Benzersiz konumu, keyif veren atmosferi ve leziz yemekleriyle Bosphorus Grill'in&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_798888-BDCB48-4C1FAF-4A8B3B-D2A742-728226.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Gün batımından itibaren İstanbul'un büyüleyici manzarasına karşı sunduğu rafine akşam yemeği deneyimiyle öne çıkan Bosphorus Grill, Boğaz'ın ışıkları eşliğinde lezzet tutkunlarını ağırlıyor. Benzersiz konumu, keyif veren atmosferi ve leziz yemekleriyle Bosphorus Grill'in yeni sezon menüsü; Ege ve Akdeniz mutfağının karakteristik lezzetlerinden ilham alıyor. Mevsim sebzeleriyle buluşan aromatik tatlarla birleşen hafif başlangıçlar, mezeler ve deniz ürünleri gibi paylaşım tabakları şeflerin modern yorumlarıyla damakları lezzetlendiriyor. Ana yemeklerde; deniz ürünlerinden özenle hazırlanan et seçeneklerine uzanan menü, farklı damak zevklerine hitap eden zengin bir seçki sunuyor. Tatlı menüsünde ise geleneksel tatların çağdaş dokunuşlarla yeniden yorumlandığı seçenekler ve mevsimin ferah aromalarını öne çıkaran lezzetler yer alıyor.Cuma ve cumartesi günleri canlı müzik performansı ile Bosphorus Grill deneyimi geceye ritim katıyor.&nbsp;Dileyen konuklar Bosphorus Grill'e, kara yoluna ek olarak restoranın hemen önünde bulunan iskeleden tekne ile konforlu bir şekilde ulaşabiliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 04 Jul 2026 17:01:45 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Altun Gıda, entegre gıda vizyonunu güçlendiriyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/altun-gida-entegre-gida-vizyonunu-guclendiriyor-3545/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/altun-gida-entegre-gida-vizyonunu-guclendiriyor-3545/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CF669E-3F2E0A-2A2813-1B3061-5268C1-6DF146.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Temelleri 1938 yılında atılan Seğmen Kardeşler Gıda Üretim ve Ambalaj Sanayi A.Ş.'nin %74,85 oranındaki paylarının Altun Gıda, GMS Yatırım Holding ve Ümit Gümüş'e devrine yönelik sürecin Rekabet Kurumu'ndan gerekli onayın alınmasının ardından iki aşamalı sonuçlandırılması&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CF669E-3F2E0A-2A2813-1B3061-5268C1-6DF146.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Temelleri 1938 yılında atılan Seğmen Kardeşler Gıda Üretim ve Ambalaj Sanayi A.Ş.'nin %74,85 oranındaki paylarının Altun Gıda, GMS Yatırım Holding ve Ümit Gümüş'e devrine yönelik sürecin Rekabet Kurumu'ndan gerekli onayın alınmasının ardından iki aşamalı sonuçlandırılması kararı verilmiştir.&nbsp;Yatırımın 30 Haziran 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 1.aşamasında Altun Gıda A.Ş.'ye 30.000.000 TL nominal A grubu ve 14.750.000 TL nominal B grubu; GMS Yatırım Holding A.Ş.'ye ise 5.000.000 TL nominal A grubu ve 39.750.000 TL nominal B grubu payları iktisap etti. İşlem kapsamında Altun Gıda ve GMS Yatırım Holding %71,056 oy hakkına ulaşarak Seğmen Kardeşler Gıda Üretim ve Ambalaj Sanayi A.Ş 'nin yönetim kontrolünü elde etti. 2.aşamada ise GMS Yatırım Holding A.Ş. 1.000.000 TL nominal A grubu ve 16.632.610 TL nominal B grubu, Ümit Gümüş ise 26.850.000 TL nominal B grubu payları iktisap edecek.&nbsp;Söz konusu satın alma, Altun Gıda'nın uzun vadeli büyüme stratejisi, sürdürülebilir değer yaratma yaklaşımı ve küresel ölçekte entegre bir gıda şirketi olma vizyonu doğrultusunda atılmış önemli bir stratejik adım olarak değerlendiriliyor.Markalı gıdada stratejik genişleme"Doğadan Hayata, Tarımla" yaklaşımı doğrultusunda kalite, güven, sürdürülebilirlik ve teknoloji odağında büyümesini sürdüren Altun Gıda bu yatırımla birlikte, yaş meyve ve sebze odaklı faaliyet alanını paketli gıda kategorilerinde çeşitlendirmeyi hedefliyor. Böylece şirket, ihracattaki güçlü konumunu markalı ürünlerle iç pazara taşıyarak bu alanda da faaliyet göstermeyi amaçlıyor. Aynı zamanda Seğmen Kardeşler Gıda&#39;nın marka portföyünün uluslararası pazarlara daha etkin şekilde taşınması ve yeni coğrafyalarda konumlandırılması planlanıyor. Uzun vadede ise Türk gıda markalarının küresel pazarlardaki görünürlüğünün, erişiminin ve rekabet gücünün artırılması amaçlanıyor."Global ölçekte entegre gıda şirketi için adım"Rekabet Kurulu onayının ardından açıklama yapan Altun Gıda Yönetim Kurulu Başkan Vekili Anıl Altun "Bu satın alma uzun vadeli stratejik büyüme planımızın önemli bir kilometre taşını oluşturuyor. Seğmen Kardeşler Gıda, reçel kategorisindeki güçlü konumunun ötesinde; sağlıklı atıştırmalık, baharat, dondurulmuş meyve ve draje gibi yüksek büyüme potansiyeli taşıyan geniş ürün gamıyla önemli bir portföy çeşitliliğine sahip. Bu yatırımın yalnızca belirli bir ürün kategorisine değil; global ölçekte entegre, yüksek katma değerli ve çok kategorili bir gıda ekosistemi inşa etme vizyonumuzun stratejik bir parçasıdır. Anlaşma kapsamında Seğmen Kardeşler Gıda'nın yönetim süreçlerini Altun Gıda liderliğinde yürüteceğiz. Seğmen Kardeşler Gıda'nın marka gücü ile Altun Gıda'nın uluslararası tedarik ve ihracat altyapısının birleşimi, farklı pazarlarda ölçeklenebilir büyüme ve daha geniş bir dağıtım ağı oluşturulması açısından önemli fırsatlar sunacağına inanıyoruz" dedi.Tek çatıda güçlü yapıEntegrasyon sürecinin iki şirketin güçlü yönlerini tek bir yapı altında birleştirecek şekilde yönetileceğini belirten Anıl Altun, sözlerine şöyle devam etti: "Öncelikli odak alanlarımızdan biri, Altun Gıda'nın ihracat ağı, entegre tedarik zinciri altyapısı ve teknoloji odaklı üretim kabiliyetlerini Seğmen Kardeşler Gıda operasyonlarına entegre etmek. Bu sayede, Seğmen Kardeşler Gıda'nın mevcut marka gücünü korurken operasyonel verimliliği artırmayı ve pazar erişimini daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Sürece ilişkin gelişmeleri, ilgili mevzuat çerçevesinde kamuoyuyla paylaşmaya devam edeceğiz."Üretim gücü ile marka değerini buluşturan yatırım1981 yılında Hatay'da kurulan Altun Gıda, yaş meyve ve sebze üretimi, ihracatı ve lojistik alanlarında uçtan uca entegre iş modeliyle faaliyet gösteriyor. Narenciye bahçeleri ve jeotermal sera yatırımlarını kapsayan toplam 3,3 milyon m²'lik üretim alanı ve güçlü tedarik altyapısıyla şirket, operasyonel yetkinliğini her geçen gün daha da güçlendiriyor. Bugün Avrupa Birliği ülkeleri başta olmak üzere Kuzey Amerika, Orta Doğu, Uzak Doğu ve Afrika'yı kapsayan geniş coğrafyada, 5 kıtada 50'den fazla ülkeye ihracat gerçekleştiren Altun Gıda, global pazarlardaki güçlü konumunu sürdürülebilir büyüme vizyonuyla pekiştiriyor. 88 yıllık geçmişe sahip Seğmen Gıda, reçel kategorisinin yanı sıra; baharat, donmuş meyve, draje, kuru meyve ve farklı gıda kategorilerine yayılan geniş ürün portföyüyle Türkiye'nin çok kategorili köklü gıda markaları arasında yer alıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 04 Jul 2026 14:23:58 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Saray mutfağı Alibaba Lokantası'nda buluştu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/saray-mutfagi-alibaba-lokantasinda-bulustu-4445/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/saray-mutfagi-alibaba-lokantasinda-bulustu-4445/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_57A18E-6CE86A-A9D3FC-B411F3-6B581D-5F42B2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İşlenmiş gıdalardan oluşan fast food ürünler içeriğinde yüksek oranda sodyum, doymuş ve trans yağlar, rafine tahıllar, basit karbonhidratlar ve şekere ek olarak yapay koruyucular bulundurur. Bu nedenle fast food ürünler sağlık açısından olumsuz birçok etkiyi de beraberinde getirir.&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_57A18E-6CE86A-A9D3FC-B411F3-6B581D-5F42B2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İşlenmiş gıdalardan oluşan fast food ürünler içeriğinde yüksek oranda sodyum, doymuş ve trans yağlar, rafine tahıllar, basit karbonhidratlar ve şekere ek olarak yapay koruyucular bulundurur. Bu nedenle fast food ürünler sağlık açısından olumsuz birçok etkiyi de beraberinde getirir. Fast food yiyeceklerin yüksek kalori içeriğine rağmen besin değerleri de oldukça düşüktür.Bunun sonucunda bilişsel işlevlerde gerileme, hafıza ve öğrenme bozuklukları meydana gelebilir. Aynı zamanda aşırı fast food tüketimi alzheimer ve demans gibi hastalıkların oluşmasında da etkilidir. Türk insanı artık fast food yiyecekler yerine ev yemeklerini tercih etmeye başladı. 30 yıldır fast food yiyeceklere karşı duran Ali Baba Esnaf Lokantası Osmanlı Mutfağını günümüze taşıyarak çocuklara ve gençlere de Türk yemeklerini sevdirmeyi başardı.FAST FOOD'A KARŞI OTANTİK TÜRK YEMEKLERİ45 yıllık deneyime sahip Mengen Şef Ramazan usta ve ekibi tarafından saray mutfağının eşsiz yemek ve tatlılarını İstanbul halkı ile buluşturuyor. Ali Baba Esnaf Lokantası'nın sahibi Ali Durucan yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Osmanlı saray mutfağından Anadolu&#39;nun bereketli sofralarına, Ege&#39;nin zarif lezzetlerini tek bir adreste buluşturduk. Bizim mutfağımızın çeşidi ve tadına hiçbir ülkenin lezzeti yetişemez. Fast food yiyeceklere karşı yıllarca direndik ve emeğimizin karşılığını aldık. İstanbul'un Üsküdar İlçesinde bulunan lokantamızda 45 çeşit yemeğimiz, tatlılarımız ve içeceklerimizle her gün müşterilerimize saray mutfağının yanı sıra yöresel yemeklerimizi İstanbul halkının yanı sıra turistlerle de buluşturuyoruz. Yemeklerimizin ve tatlılarımızın her malzemesi özenle seçilerek en taze şekilde müşterilerimizin beğenisine sunuluyor. Bizim için her şeyden önemlisi halk sağlığı"]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 04 Jul 2026 10:58:13 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bebek bisküvisinde Türkiye satışlarının yarıdan fazlası Sakarya'dan]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/bebek-biskuvisinde-turkiye-satislarinin-yaridan-fazlasi-sakaryadan-8755/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/bebek-biskuvisinde-turkiye-satislarinin-yaridan-fazlasi-sakaryadan-8755/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D013F7-7E8C99-3314C2-6C0AD9-1939C0-AF09D1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Trendyol verileri Anadolu&#39;nun üretim gücünün dijitalleşmeyle birlikte yeni pazarlara açıldığını ortaya koyarken, Sakarya özellikle anne-bebek, eğitim ve ev-yaşam kategorilerinde gösterdiği performansla Türkiye&#39;nin öne çıkan e-ticaret merkezlerinden biri haline geldi. Trendyol&#39;un&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D013F7-7E8C99-3314C2-6C0AD9-1939C0-AF09D1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Trendyol verileri Anadolu&#39;nun üretim gücünün dijitalleşmeyle birlikte yeni pazarlara açıldığını ortaya koyarken, Sakarya özellikle anne-bebek, eğitim ve ev-yaşam kategorilerinde gösterdiği performansla Türkiye&#39;nin öne çıkan e-ticaret merkezlerinden biri haline geldi. Trendyol&#39;un güncel verileri, şehrin yalnızca üretim gücüyle değil, dijital ticaretteki etkinliğiyle de öne çıktığını ortaya koyuyor.Satılan her 2 bebek bisküvisinden 1&#39;i Sakarya&#39;danSakarya, anne-bebek kategorisindeki üretim ve satış gücüyle Türkiye&#39;nin önemli merkezlerinden biri konumunda. Trendyol verilerine göre, Türkiye genelindeki bebek bisküvisi siparişlerinin yüzde 55,6&#39;sı Sakaryalı satıcılar tarafından karşılanıyor. Kaşık mamasında bu oran yüzde 36,3, bebek çorbasında yüzde 33,6 oranında. Bebek ek besinlerinde ise Türkiye genelindeki siparişlerin yüzde 24,1&#39;i Sakaryalı satıcılardan geliyor.Şehir yalnızca anne-bebek kategorisinde değil, ev ve yaşam alanında da güçlü bir performans sergiliyor. İç cephe boyası kategorisinde Türkiye genelindeki satışların yüzde 27,6&#39;sını karşılayan Sakaryalı satıcılar, farklı kategorilerdeki üretim kapasitesini e-ticarete başarıyla taşıyor.En çok satılan ilk 100 üründe çeşitlilik dikkat çekiyorSakaryalı satıcıların en çok tercih edilen ürünleri arasında ders ve yardımcı kitaplar, bebek ek besinleri, dekorasyon ürünleri ve bahçe ürünleri yer alıyor. İlk 100 ürün incelendiğinde ortaya çıkan tablo, Sakarya&#39;nın yalnızca belirli kategorilerde uzmanlaşan bir şehir olmadığını; günlük yaşamın farklı ihtiyaçlarına cevap veren geniş ve çeşitlenmiş bir üretim ve ticaret ekosistemine sahip olduğunu gösteriyor.SATSO: Dijital ticaret, Sakarya&#39;nın rekabet gücünü artırıyorSakarya Ticaret ve Sanayi Odası (SATSO) Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ, dijital ticaretin işletmeler için artık yalnızca bir satış kanalı değil, küresel pazarlara açılmanın en önemli araçlarından biri haline geldiğini belirtti. Altuğ, değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: &#34;Sakarya, üretim gücü, sanayi altyapısı ve ihracat performansıyla ülkemizin lokomotif şehirlerinden biridir. Bugün gördüğümüz bu veriler, üreticilerimizin dijital ticarete uyum sağlama konusunda da önemli bir başarı yakaladığını gösteriyor. Şehrimizde üretilen katma değerli ürünlerin dijital platformlar aracılığıyla milyonlarca tüketiciye ulaşması, Sakarya ekonomisi açısından kıymetlidir.&#34;E-ticaretin özellikle KOBİ&#39;ler için önemli fırsatlar sunduğunu belirten Altuğ, SATSO olarak bu alandaki çalışmalara kararlılıkla devam ettiklerini ifade etti: &#34;Üyelerimizin dijital dönüşüm süreçlerini desteklemeyi, e-ticaret ve özellikle e-ihracat yetkinliklerini geliştirmeyi stratejik önceliklerimiz arasında görüyoruz. Eğitim programları, bilgilendirme toplantıları, iş birlikleri ve yeni projelerle firmalarımızın dijital pazarlarda daha güçlü yer almasını hedefliyoruz. Çünkü artık rekabet yalnızca üretmekle değil, doğru kanallarda doğru müşteriye ulaşabilmekle mümkün oluyor.&#34;E-ticaretin, ihracatın tabana yayılması açısından önemli bir fırsat sunduğunu vurgulayan SATSO Başkanı Altuğ, Sakarya&#39;nın üretim kültürünü dijital kanallarla birleştirerek küresel pazarlarda çok daha güçlü bir konuma ulaşacağına inandıklarını söyledi: &#34;Sakarya&#39;nın sanayi ve üretim başarısını dijital ticaret ve e-ihracatta da aynı seviyeye taşımayı hedefliyoruz. Özellikle KOBİ&#39;lerimizin sınır ötesi e-ticarete yönelmesi, markalaşması ve yüksek katma değerli ürünlerini dünyanın farklı pazarlarına ulaştırması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Sakarya&#39;nın üretim gücü ile dijital ticaretin sunduğu fırsatlar birleştiğinde ilimizin ekonomik potansiyelinin çok daha ileri seviyelere taşınacağına inanıyoruz.&#34;İstanbul&#39;dan Muğla&#39;ya uzanan satış ağıTrendyol üzerinden Türkiye&#39;nin dört bir yanına ulaşan Sakaryalı satıcılar, İstanbul, Ankara ve İzmir&#39;in ardından en yoğun satışlarını Bursa, Antalya, Kocaeli, Adana, Mersin, Konya, Muğla, Tekirdağ, Gaziantep ve Balıkesir&#39;e gerçekleştiriyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 04 Jul 2026 09:34:42 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kurukahveci Mehmet Efendi'den kültürlerarası söyleşi seris]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kurukahveci-mehmet-efendiden-kulturlerarasi-soylesi-seris-3566/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kurukahveci-mehmet-efendiden-kulturlerarasi-soylesi-seris-3566/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EDED96-5C0190-1137C3-E25281-B1CA54-13388C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Avro ve dolar cinsinden 1, 2 ve 3 yıl vadeli dilimlerden oluşan işlem kapsamında 830 milyon dolar tutarında kaynak sağlanırken, sendikasyon kredisi yüzde 129 yenileme oranıyla sonuçlandı. İşleme 9&#39;u ilk kez olmak üzere toplam 32 uluslararası banka katıldı.Uluslararası finans piyasalarında&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EDED96-5C0190-1137C3-E25281-B1CA54-13388C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Avro ve dolar cinsinden 1, 2 ve 3 yıl vadeli dilimlerden oluşan işlem kapsamında 830 milyon dolar tutarında kaynak sağlanırken, sendikasyon kredisi yüzde 129 yenileme oranıyla sonuçlandı. İşleme 9&#39;u ilk kez olmak üzere toplam 32 uluslararası banka katıldı.Uluslararası finans piyasalarında jeopolitik risklerin ve finansman maliyetlerindeki dalgalanmaların sürdüğü bir dönemde tamamlanan işlem, uluslararası finans kuruluşlarının Türk Eximbank&#39;a ve Türkiye&#39;nin ihracat odaklı büyüme perspektifine duyduğu güvenin önemli bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.Söz konusu kaynak, üretim, yatırım ve istihdama katkı sağlayan reel sektörde faaliyet gösteren ihracatçı firmaların finansman ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla kullandırılacak.- 2026&#39;da toplam dış kaynak tutarı 5,1 milyar dolara yükseldiTürk Eximbank, yılın başından bu yana uluslararası kredi ve sermaye piyasalarındaki etkin fonlama stratejisini sürdürerek toplam dış kaynak tutarını 5,1 milyar dolara yükseltti. Banka, uzun vadeli ve çeşitlendirilmiş finansman yapısıyla ihracatçılara daha rekabetçi kaynak sağlamayı sürdürürken, Türkiye&#39;nin ihracat hedeflerine katkı sunan en önemli finans kuruluşlarından biri olmayı sürdürüyor.Bununla birlikte, sendikasyon kredisinin 1 yıl vadeli bölümü sürdürülebilirlik bağlantılı olarak yapılandırıldı. Çevre dostu ürün ihracatı gerçekleştiren KOBİ&#39;ler ile ihracatçı kadın girişimcileri de destekleyen Türk Eximbank, ihracat finansmanını yalnızca ekonomik büyümenin değil, yeşil dönüşümün, kapsayıcı kalkınmanın ve sürdürülebilir üretimin de önemli araçlarından biri haline getirmeyi hedefliyor.- "Sağladığımız kaynakları ekonomimize kazandırmaya devam edeceğiz&#34;Türk Eximbank Genel Müdürü Ali Güney, konuya ilişkin değerlendirmesinde küresel piyasalarda yaşanan belirsizliklerin devam ettiği bir dönemde elde edilen sonucun uluslararası finans kuruluşlarının Türk Eximbank&#39;a duyduğu güveni açık biçimde ortaya koyduğunu dile getirdi.Uluslararası finans piyasalarında en değerli faktörün yatırımcıların güven duyduğu kurumlar arasında yer alabilmek olduğuna dikkati çeken Güney, &#34;Yüzde 129 yenileme oranıyla tamamladığımız bu işlem ve işleme katılan 9 yeni uluslararası banka, Türk Eximbank&#39;ın güçlü bilançosuna, etkin risk yönetimine ve Türkiye&#39;nin üretim gücüne duyulan güvenin somut bir göstergesidir. Bu güven, ihracatçılarımızın uluslararası rekabet gücünü destekleyen stratejik bir finansman kapasitesine dönüşmektedir.&#34; açıklamalarında bulundu.Güney, 2026&#39;nın başından bu yana uluslararası kredi ve sermaye piyasalarından sağladıkları toplam kaynağın 5,1 milyar dolara ulaştığını hatırlattı.Söz konusu kaynağın yalnızca finansal büyüklüğü ifade etmediğini belirten Güney, şunları kaydetti:&#34;Bu kaynak, ihracat yapan firmalarımızın yeni pazarlara açılmasını, yüksek katma değerli üretimin finansmanını ve Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesini destekleyen uzun vadeli bir kalkınma yatırımını temsil ediyor. Sürdürülebilirlik bağlantılı yapısıyla öne çıkan bu işlem de yeşil dönüşümü, KOBİ&#39;leri ve kapsayıcı ihracatı önceleyen finansman yaklaşımımızın önemli bir parçasıdır. Türk Eximbank olarak uluslararası piyasalardan sağladığımız kaynakları ihracatçılarımızın rekabet gücünü artıracak şekilde ekonomimize kazandırmaya devam edeceğiz.&#34;155 yıllık köklü geçmişiyle Kurukahveci Mehmet Efendi, Türk kahvesi kültürünü "Kahve Ötesi" serisi ile doğdukları topraklardan uzakta yaşayan kahveseverlerle paylaşıyor. Kahve Ötesi&#39;nin sunuculuğunu markanın yurtdışı marka elçiliğini yürüten Brodie Vissers üstleniyor. Kahve Ötesi serisinde sohbetlerin vazgeçilmezi Türk kahvesi eşliğinde yurtdışında kök salmış Türk girişimciler ve sanatçılar ile Türkiye&#39;yi kendi memleketi olarak benimsemiş yaratıcılar ile bir araya gelerek kültürel üretim, girişimcilik, sanat ve yaratıcılık gibi konularda ilginç sohbetler gerçekleştiriliyor.Türk kahvesiyle kültür köprüsüKahve Ötesi serisinde günümüz küresel kültürün genç temsilcileri, kendi işleriyle ilgili deneyimlerini, karşılaştıkları zorlukları ve tavsiyelerini paylaşırken, kültürün sınır ötesindeki halini tartışıyorlar. Kurukahveci Mehmet Efendi, "Kahve Ötesi" video serisinde Türk kahvesi ritüeli eşliğinde dünyanın farklı ülkelerindeki özgün başarı ve yaratıcılık öykülerini sınır ötesine taşıyor. Kahve Ötesi serisindeki sohbetler renkli konukların ilham verici hikâyeleri etrafında şekilleniyor: Berlin'de Türk kilimleri satan genç bir kadın girişimci, Londra'nın en iyi lokantaları arasında sayılan bir tantuni lokantası sahibi, İstanbul'da kahve gereçleri üreten Kanadalı bir tasarımcı, Meksikalı bir YouTube içerik yaratıcısı ve daha niceleri.&nbsp;&nbsp;Kurukahveci Mehmet Efendi Genel Müdürü Tuncer Akgün "Kahve Ötesi" serisi ile ilgili; "Kahve ritüeli kültürümüzde misafire gösterilen sevgi ve saygının işaretidir. Kurukahveci Mehmet Efendi olarak bir buçuk asırdır değişmeyen özenimiz ile Türk kahvesini Türkiye'de olduğu gibi dünyanın 60 ülkesinde sofralara ve dost sohbetlerine taşımaya devam ediyoruz. Yurtdışı marka elçimiz Brodie Vissers ile sunduğumuz "Kahve Ötesi" video serisinin gerek yurtiçinde gerekse yurtdışında ilgiyle izleneceğini düşünüyoruz. Türk kahvesinin son yıllarda Batılı genç kahve meraklıları tarafından benimsenmeye, yurtdışı tanıtım girişimlerimizin meyve vermeye başladığını memnuniyetle gözlemliyoruz. Kahve Ötesi serisi de bu girişimlerimizin bir parçasıdır." dedi.Kurukahveci Mehmet Efendi tarafından hayata geçirilen, çekimleri İstanbul, Berlin, Londra ve Barselona'da gerçekleştirilen "Kahve Ötesi" video serisine markanın resmi YouTube kanalı üzerinden ulaşılabilir.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 03 Jul 2026 02:48:58 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Dardanel'in yenilikçi ton poşetleri Walmart Kanada raflarında]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/dardanelin-yenilikci-ton-posetleri-walmart-kanada-raflarinda-1588/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/dardanelin-yenilikci-ton-posetleri-walmart-kanada-raflarinda-1588/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4841B4-EF4EFD-87494A-8EFAEF-7E687A-3558CE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dünyanın en büyük perakende zincirlerinden Walmart Kanada'da listelenmeye başlayan Dardanel, küresel büyüme stratejisi doğrultusunda önemli bir adım daha attı. Bu gelişme, Dardanel'in ihracat coğrafyasını genişletme hedeflerinin yanı sıra Türk gıda sektörünün katma değerli ürünlerle&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4841B4-EF4EFD-87494A-8EFAEF-7E687A-3558CE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dünyanın en büyük perakende zincirlerinden Walmart Kanada'da listelenmeye başlayan Dardanel, küresel büyüme stratejisi doğrultusunda önemli bir adım daha attı. Bu gelişme, Dardanel'in ihracat coğrafyasını genişletme hedeflerinin yanı sıra Türk gıda sektörünün katma değerli ürünlerle uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü de ortaya koyuyor.Walmart Kanada raflarında yerini alan Dardanel Ton Poşet ailesi, Dardanel'in Ar-Ge ve inovasyon yatırımlarıyla geliştirdiği ürünlerin uluslararası pazarlarda gördüğü karşılığın somut bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Zeytinyağlı Ton Poşet, Füme Ton Poşet ve Jalapenolu Ton Poşet çeşitleri artık Kanada'daki tüketicilerle buluşuyor.&nbsp;Katma Değerli Ürünlerle Küresel Rekabet GücüTürkiye&#39;de yalnızca Dardanel tarafından üretilen Ton Poşet ailesi, balık tüketimini daha pratik hale getiren özgün formatı ve yenilikçi ambalaj teknolojisiyle öne çıkıyor. Açıldığı anda tüketime hazır olan ürünler kolayca tüketilebiliyor. Yüksek protein ve Omega-3 içeriğiyle sağlıklı beslenmeyi destekleyen Dardanel Ton Poşetler, yoğun yaşam temposuna uygun, lezzetli ve besleyici bir öğün alternatifi sunuyor.İnce, hafif ve kolay taşınabilir yapısıyla her an ve her yerde balık tüketme imkânı sağlayan ürün ailesi, Dardanel'in katma değer yaratan ürün geliştirme vizyonunu da yansıtıyor. Değişen tüketici ihtiyaçlarına yenilikçi çözümler sunan marka, bu ürün grubuyla küresel pazarlardaki sürdürülebilir büyüme hedeflerini desteklemeyi sürdürüyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 03 Jul 2026 02:19:57 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İDMA İstanbul 2026 sona erdi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/idma-istanbul-2026-sona-erdi-5865/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/idma-istanbul-2026-sona-erdi-5865/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A486CE-DE759A-833F18-EBE237-F6B0F4-83F062.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />25-27 Haziran tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi&#39;nde düzenlenen İDMA İstanbul 2026, üç gün süren yoğun programın ardından başarıyla tamamlandı. Un, yem, mısır, irmik, pirinç, bulgur, bakliyat, makarna ve bisküvi teknolojileri başta olmak üzere tahıl ve gıda işleme sektörünün&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A486CE-DE759A-833F18-EBE237-F6B0F4-83F062.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />25-27 Haziran tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi&#39;nde düzenlenen İDMA İstanbul 2026, üç gün süren yoğun programın ardından başarıyla tamamlandı. Un, yem, mısır, irmik, pirinç, bulgur, bakliyat, makarna ve bisküvi teknolojileri başta olmak üzere tahıl ve gıda işleme sektörünün tüm paydaşlarını buluşturan fuar; uluslararası iş birlikleri, teknoloji lansmanları ve yatırım görüşmeleriyle sektörün geleceğine yön verdi.1 milyar dolara yakın ihracata zemin hazırlandı120&#39;den fazla ülkeden gelen 8 bini aşkın profesyonel ziyaretçiyi ağırlayan organizasyonda, 200&#39;ün üzerinde marka en yeni teknolojilerini sergilerken, düzenlenen binlerce ikili iş görüşmesi sonucunda yaklaşık 1 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşılmasına katkı sağlayan anlaşmalar gerçekleştirildi. Fuarda, 60&#39;tan fazla ülkeden satın alma heyetleri ve resmi delegasyonlar katılımcı firmalarla bir araya gelirken, ihracat odaklı yeni iş birlikleri ve uzun vadeli ticari ortaklıkların temelleri atıldı.&nbsp;İDMA Global Grain &amp; Milling Forum'da yerli ve yabancı konuşmacılar yer aldı&nbsp;Bu yıl İDMA Fuarında İDMA Global Grain &amp; Milling Forum da gerçekleştirildi. Forum kapsamındaki oturumlarda gıda güvenliği, yapay zekâ destekli üretim, sürdürülebilirlik, dijitalleşme, enerji verimliliği ve küresel tahıl ticaretinin geleceği önde gelen uzmanları tarafından değerlendirildi. Forum boyunca yerli ve yabancı pek çok önemli konuşmacı ilgiyle takip edildi. TMO Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Ahmet Güldal ile TUSAF Başkanı Mesut Çakmak hem açılışta hem de Forum'da birer konuşma yaparak sektörlerin durumlarını analiz ettiler, beklentileri dile getirerek gelecek vizyonlarını anlattılar.&nbsp;Türkiye'nin bu ekosistemdeki öncülüğü çok kıymetliHAGE Grup Yönetim Kurulu Başkanı Muhammet Ali Kalkan "İDMA İstanbul 2026, yalnızca ürünlerin sergilendiği bir fuar değil; ülkeler arasında ticaret köprülerinin kurulduğu, yeni yatırımların şekillendiği ve sektörün geleceğinin konuşulduğu küresel bir iş platformu olduğunu bir kez daha kanıtladı. Üç gün boyunca gerçekleşen yoğun ziyaretçi trafiği, binlerce iş görüşmesi ve kurulan yeni ticari ortaklıklar, Türk değirmencilik teknolojileri sektörünün uluslararası gücünü açıkça ortaya koydu. Bu yıl elde edilen ilgi ve oluşturulan ticaret hacmi, İDMA markasının dünya çapındaki etkisini daha da güçlendirdi. Önümüzdeki dönemde çok daha fazla uluslararası alıcıyı, yatırımcıyı ve teknoloji üreticisini İstanbul&#39;da buluşturmayı hedefliyoruz. Türkiye&#39;nin tahıl ve gıda işleme teknolojilerindeki liderliğini küresel ölçekte büyütmeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 02 Jul 2026 07:43:33 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Mutfağınızda yer açmadan, kahve keyfinize yer açın]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/mutfaginizda-yer-acmadan-kahve-keyfinize-yer-acin-21/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/mutfaginizda-yer-acmadan-kahve-keyfinize-yer-acin-21/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DD262E-6347D1-998994-5AA9BA-E21D92-2ECA9C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />75 yılı aşan uzmanlığı ile kahve deneyiminde ezberleri bozan Tchibo, tam otomatik kahve makineleri kategorisindeki en yeni inovasyonu Esperto mini ile sahneye çıkıyor. Yalnızca 16 cm genişliğiyle dünyanın en küçük tam otomatik kahve makinesi olma özelliğini taşıyan Esperto mini,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DD262E-6347D1-998994-5AA9BA-E21D92-2ECA9C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />75 yılı aşan uzmanlığı ile kahve deneyiminde ezberleri bozan Tchibo, tam otomatik kahve makineleri kategorisindeki en yeni inovasyonu Esperto mini ile sahneye çıkıyor. Yalnızca 16 cm genişliğiyle dünyanın en küçük tam otomatik kahve makinesi olma özelliğini taşıyan Esperto mini, kompakt tasarımıyla alan tasarrufu sağlarken performansından ödün vermiyor. Şık ve minimalist görünümü, tek dokunuşla hazırlanan kusursuz kahveleri ve kullanıcı dostu teknolojileriyle Esperto mini; evlerden ofislere, küçük mutfaklardan modern yaşam alanlarına kadar her yerde profesyonel kahve deneyimini erişilebilir hale getiriyor.&nbsp;Minimum alan, maksimum kahve keyfiEsperto mini, 16 cm genişliğe sahip kompakt formuna rağmen büyük makinelerle yarışan performans sunuyor. Espresso, Caffè Crema ve yeni XL Caffè Crema seçenekleriyle her fincanda taze çekilmiş kahve lezzetini sunuyor. Pratiklik ve tasarım uyumuna odaklanan ürün, fonskiyonel özellikleriyle de dikkat çekiyor. Sezgisel dokunmatik ekranı sayesinde kullanım kolaylığı sağlayan Esperto mini, kahve hazırlama deneyimini hızlı, pratik ve keyifli hale getiriyor.&nbsp;Intense Teknolojisi, kahve yoğunluğunu kişisel tercihlere göre ayarlayarak her damak zevkine hitap ediyor. Kademesiz öğütme ayarına sahip paslanmaz çelik öğütücüsü sayesinde çekirdeklerin aromasını en iyi şekilde ortaya çıkararak her fincanda taze kahve deneyimi sunuyor. Esperto mini, çıkarılabilir demleme ünitesi ve damlama tepsisi ile kolay temizlik sunarken, otomatik ECO sistemiyle enerji tasarrufunu da destekliyor.&nbsp;Üstün performans, minimalist tasarım ve kullanıcı dostu deneyimi bir araya getiren Esperto Mini, sürdürülebilir ambalaj konseptiyle çevreye olan saygısını gösteriyor. QR kod teknolojisi sayesinde kağıt kullanımını azaltan ürün, kullanıcılarına video ve dijital kılavuzlarla desteklenen modern bir deneyim sunuyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 02 Jul 2026 02:41:12 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Coffee Factory, 5 yılda 5 ülke hedefiyle büyüyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/coffee-factory-5-yilda-5-ulke-hedefiyle-buyuyor-309/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/coffee-factory-5-yilda-5-ulke-hedefiyle-buyuyor-309/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A13FBE-F1B3CB-84A191-EB3F23-A71928-5B018C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />IPSOS'un Türkiye genelinde gerçekleştirdiği Hane Tüketim Paneli verilerine göre, hanelerin neredeyse tamamı kahve tüketiyor ve kahve satın alma sıklığı düzenli olarak artıyor. Kahvenin günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ortaya koyan veriler, özellikle genç&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A13FBE-F1B3CB-84A191-EB3F23-A71928-5B018C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />IPSOS'un Türkiye genelinde gerçekleştirdiği Hane Tüketim Paneli verilerine göre, hanelerin neredeyse tamamı kahve tüketiyor ve kahve satın alma sıklığı düzenli olarak artıyor. Kahvenin günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ortaya koyan veriler, özellikle genç nüfus ve şehirleşmenin etkisiyle tüketimin hız kazandığını gösteriyor. Araştırmalar, Türkiye'de kişi başı kahve tüketiminin son 10 yılda 4 kat artarak yaklaşık 1,5 kilograma ulaştığını ortaya koyuyor.Artan taleple birlikte kahvenin artık yalnızca bir içecekten öte, günlük yaşamın önemli bir parçası haline geldiğini belirten Coffee Factory CEO'su Erol Şahin, "Tüketici beklentileri de bu dönüşümle birlikte değişiyor. İnsanlar kahvenin yanında deneyim, atmosfer ve sürdürülebilir kalite de arıyor. Coffee Factory olarak son dönemde mağazalaşma sürecinde yüzde 113 büyüme kaydederken, her noktada aynı deneyimi sunabilen güçlü ve ölçeklenebilir bir operasyon yapısı oluşturmaya odaklanıyoruz" dedi."Hedef: 150'nin üzerinde mağaza ve çoklu pazarda büyüme"Coffee Factory, Türkiye'de 100 mağaza, Avrupa'da 20 mağaza ve toplamda 150+ mağazaya ulaşma hedefi doğrultusunda yatırımlarını sürdürürken, uluslararası pazarlarda da büyüme planlarını hızlandırıyor.&nbsp; Avrupa ve Orta Doğu başta olmak üzere birçok bölgede yürütülen marka tescil süreçleri ve iş geliştirme görüşmeleri, markanın global büyüme stratejisinin temelini oluşturuyor.Önümüzdeki dönemde uluslararası operasyon ağını genişletmeyi hedeflediklerini belirten Erol Şahin, "Önümüzdeki 5 yıl içinde en az 5 ülkede aktif operasyon kurmayı hedefliyoruz. Uluslararası pazarda kalıcı olabilmek için güçlü operasyon modeli, doğru lokasyon stratejisi ve tutarlı marka deneyimi büyük önem taşıyor. Biz de erişilebilir premium yaklaşımımızı koruyarak farklı pazarlarda sürdürülebilir şekilde büyüyen güçlü bir marka yapısı oluşturmayı amaçlıyoruz" ifadelerini kullandı."Merkezi yapı, ölçeklenebilir büyümenin anahtarı"Coffee Factory, büyüme stratejisinde merkezi operasyon modelini öncelikli alanlardan biri olarak konumlandırıyor. Marka, tüm mağazalarda aynı ürün kalitesini ve müşteri deneyimini sürdürülebilir hale getirmek amacıyla operasyonel süreçlerini daha güçlü bir sistem altyapısıyla yönetiyor.Bu dönüşümün markanın gelecek hedefleri açısından kritik bir rol taşıdığını ifade eden Erol Şahin, "Franchise modeliyle kısa sürede güçlü bir yaygınlığa ulaştık. Geldiğimiz noktada odağımızı daha kontrollü, ölçülebilir ve sürdürülebilir bir büyüme modeline çevirdik. Merkezi yönetim yaklaşımı sayesinde tüm mağazalarda aynı kalite standardını ve operasyon disiplinini koruyan bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz" diye konuştu.Yerli tedarik ve üretimde sürdürülebilir yapıCoffee Factory, kalite standartlarını korurken yerli üretim gücünü destekleyen bütüncül bir yapı benimsiyor. Dünyanın farklı kahve üretim bölgelerinden özenle seçilen yeşil çekirdekler, İstanbul'da işlenerek tüketiciyle buluşuyor. Bunun yanı sıra marka; süt, gıda, ambalaj ve operasyonel ürün gruplarında güçlü bir yerli tedarikçi ağıyla çalışarak sürdürülebilir bir operasyon modeli oluşturuyor.Yerli tedarik ağının operasyonel sürdürülebilirlik açısından kritik önem taşıdığını vurgulayan Coffee Factory CEO'suErol Şahin, "Büyümenin sürdürülebilir olması için tedarik zincirinin de aynı ölçüde güçlü olması gerekiyor. Biz üretimden lojistiğe kadar tüm süreci merkezi bir yapı içerisinde yönetmeye odaklanıyoruz. Yerli iş ortaklarımızla kurduğumuz güçlü yapı sayesinde hem operasyonel verimliliğimizi artırıyor hem de kalite standardımızı koruyoruz" dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 02 Jul 2026 02:09:48 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Fiyat farkını bitirecek tek reçete Hal Yasası]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/fiyat-farkini-bitirecek-tek-recete-hal-yasasi-1329/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/fiyat-farkini-bitirecek-tek-recete-hal-yasasi-1329/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9C4170-D39E61-840BEE-04B973-3CA6E1-6087A7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mustafa DENİZSon yıllarda tüketicinin en büyük sancısı haline gelen &#34;tarladan sofraya&#34; fiyat uçurumu, nihayet köklü bir yapısal değişimle son bulmaya hazırlanıyor. Tarım ürünlerinin üreticiden çıkıp son tüketiciye ulaşana kadar geçirdiği süreçte oluşan fahiş fiyat&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9C4170-D39E61-840BEE-04B973-3CA6E1-6087A7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mustafa DENİZSon yıllarda tüketicinin en büyük sancısı haline gelen &#34;tarladan sofraya&#34; fiyat uçurumu, nihayet köklü bir yapısal değişimle son bulmaya hazırlanıyor. Tarım ürünlerinin üreticiden çıkıp son tüketiciye ulaşana kadar geçirdiği süreçte oluşan fahiş fiyat artışları, gıda enflasyonunun en büyük tetikleyicisi olmaya devam ederken, uzmanlar çözümün tek bir noktada düğümlendiği konusunda hemfikir: Yeni Hal Yasası.Aracı değil, çözüm odaklı bir sistemMevcut sistemde ürünlerin birçok el değiştirmesi, hem üreticinin emeğinin karşılığını alamamasına hem de tüketicinin fahiş fiyatlarla karşılaşmasına neden oluyor. Yeni düzenleme ile birlikte, tarladaki ürünün izlenebilirliği artırılarak lojistik maliyetlerin optimize edilmesi ve aracı sayısının minimuma indirilmesi hedefleniyor.Ekonomi yönetiminin üzerinde çalıştığı yeni taslakta öne çıkan temel başlıklar şunlar:Dijital kayıt sistemi: Ürünün tarladan çıktığı andan itibaren tüm hareketleri şeffaf bir şekilde takip edilecek.Doğrudan pazara erişim: Üretici örgütlerinin (kooperatifler ve birlikler) perakende satış kanallarına erişimi kolaylaştırılarak aracıların &#34;fiyat şişirme&#34; gücü kırılacak.Soğuk zincir zorunluluğu: Fire oranlarını azaltmak için lojistik standartları yeniden düzenlenecek, bu da doğrudan maliyetlerin düşmesini sağlayacak.Rekabetçi fiyatlandırma: Hal sisteminde dijitalleşme ile birlikte fiyat oluşumunda spekülasyonların önüne geçilecek.Uzmanlar ne diyor?Ekonomi çevreleri, Hal Yasası&#39;nın sadece bir &#34;düzenleme&#34; değil, tarımsal üretimin geleceğini garanti altına alacak bir &#34;ekonomik kalkan&#34; olduğunu belirtiyor.&#34;Tarımda fiyat istikrarı sağlanmadan gıda enflasyonunu kalıcı olarak düşürmek mümkün değil&#34; diyen piyasa analistleri, yasanın eksik kalması durumunda hiçbir tedbirin fiyatları baskılamada tam başarı sağlayamayacağının altını çiziyor. Hal Yasası&#39;nın sadece ürünün fiyatını değil, aynı zamanda tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini de koruyacağı vurgulanıyor.Ekonomistler, gıda enflasyonuyla mücadelede para politikalarının tek başına yeterli olmayacağını, tarım ve dağıtım zincirine yönelik yapısal reformların kaçınılmaz olduğunu vurguluyor. Bu kapsamda Hal Yasası&#39;nda yapılacak kapsamlı düzenlemelerin hem üreticiyi hem de tüketiciyi koruyacak yeni bir piyasa yapısının oluşturulmasında belirleyici rol oynayacağı değerlendiriliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 01 Jul 2026 02:32:02 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Golda Gıda halka arz için yatırımcı karşısına çıkıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/golda-gida-halka-arz-icin-yatirimci-karsisina-cikiyor-236/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/golda-gida-halka-arz-icin-yatirimci-karsisina-cikiyor-236/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B75778-A969D8-A00A8C-85B835-70DA45-3CBFCF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Gıda sektöründe 30 yıllık üretim geçmişine sahip Golda Gıda, sermaye piyasalarına açılıyor. Misyon Yatırım Bankası ve Gedik Yatırım liderliğinde gerçekleştirilecek halka arz kapsamında şirket, 1-2 Temmuz 2026 tarihlerinde yatırımcılardan talep toplayacak. Pay başına 9,20&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B75778-A969D8-A00A8C-85B835-70DA45-3CBFCF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Gıda sektöründe 30 yıllık üretim geçmişine sahip Golda Gıda, sermaye piyasalarına açılıyor. Misyon Yatırım Bankası ve Gedik Yatırım liderliğinde gerçekleştirilecek halka arz kapsamında şirket, 1-2 Temmuz 2026 tarihlerinde yatırımcılardan talep toplayacak. Pay başına 9,20 TL fiyatla gerçekleştirilecek halka arzın büyüklüğünün yaklaşık 805 milyon TL olması beklenirken, şirketin halka açıklık oranı yüzde 35 olacak.Raffles İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında konuşan Bera Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Telat Seher, sermaye piyasalarının şirketlerin sürdürülebilir büyümesi açısından stratejik önem taşıdığını belirterek, Golda Gıda'nın halka arzının yalnızca finansman sağlamak amacı taşımadığını, aynı zamanda kurumsallaşma, şeffaflık ve hesap verebilirlik açısından önemli bir adım olduğunu söyledi.Seher, bilançoda görülen yaklaşık 750 milyon TL tutarındaki finansal borcun muhasebesel olarak ertelenmiş vergi yükümlülüğünden kaynaklandığını, şirketin önemli bir finansal borcu bulunmadığını ifade etti. Halka arzdan sağlanacak yaklaşık 805 milyon TL'lik kaynağın tamamının şirket bünyesinde değerlendirileceğini vurguladı.Gedik Yatırım Kurumsal Finansman Müdürü Barış Ülkün ise halka arzın Borsa İstanbul Birincil Piyasa'da "Borsada Satış – Sabit Fiyatla Talep Toplama" yöntemiyle gerçekleştirileceğini, dağıtımın tamamen eşit dağıtım esasına göre yapılacağını söyledi. Ülkün, yatırımcıların taleplerini GOLDA koduyla iletebileceğini belirterek, halka arzların şirketlerin kurumsal gelişimine ve sermaye piyasalarının derinleşmesine önemli katkı sunduğunu ifade etti.Golda Gıda Genel Müdürü Fatih Doğan da şirketin Karaman'daki entegre tesislerinde makarna, un, irmik, bakliyat, bisküvi ve gofret üretimi gerçekleştirdiğini, ürünlerini 60'tan fazla ülkeye ihraç ettiklerini söyledi. İhracatın yüzde 76'sının makarnadan geldiğini belirten Doğan, Türkiye'nin makarna ihracatında dünyada ikinci sırada bulunduğunu hatırlattı.Doğan, halka arz gelirinin yüzde 50-60'lık bölümünü kapasite artırımı ve modernizasyon yatırımlarında, kalan yüzde 40-50'lik bölümünü ise işletme sermayesinin güçlendirilmesinde kullanacaklarını açıkladı. Şirketin yeni ihracat hedefleri arasında İngiltere, Avrupa ülkeleri, Türk Cumhuriyetleri ve Afrika'nın bulunduğunu belirten Doğan, Avrupa pazarındaki kota uygulamalarının büyümeyi zorlaştırdığını ancak yeni pazarlarda daha güçlü bir büyüme hedeflediklerini söyledi.2026 yılının ilk döneminde yaklaşık 685 milyon TL hasılata ulaştıklarını aktaran Doğan, kârlılığı da geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 10 artırarak 91 milyon TL seviyesine taşıdıklarını ifade etti. Halka arz sonrasında üretim kapasitesini artırarak uluslararası pazarlardaki rekabet güçlerini daha da yükseltmeyi hedeflediklerini kaydetti]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 01 Jul 2026 02:26:21 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bizim Mutfak Oyakata Noodle]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/bizim-mutfak-oyakata-noodle-4114/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/bizim-mutfak-oyakata-noodle-4114/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5231E7-D4FF69-40FFE6-BAF031-24BB93-97F49E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'de kişi başı yıllık noodle tüketiminin ortalama 6 paket seviyelerine ulaşması ve özellikle Z kuşağı ile beyaz yaka genç profesyonellerin pratik ama lezzetli öğün arayışı, pazarın dinamiklerini değiştiriyor. Ajinomoto İstanbul, bu değişimi Oyakata Noodle serisi ile karşılamayı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5231E7-D4FF69-40FFE6-BAF031-24BB93-97F49E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'de kişi başı yıllık noodle tüketiminin ortalama 6 paket seviyelerine ulaşması ve özellikle Z kuşağı ile beyaz yaka genç profesyonellerin pratik ama lezzetli öğün arayışı, pazarın dinamiklerini değiştiriyor. Ajinomoto İstanbul, bu değişimi Oyakata Noodle serisi ile karşılamayı hedefliyor. Körili, Tavuk Aromalı ve Sebze Aromalı seçenekleriyle raflarda yerini alan ve 3 dakikada hazırlanan seri, sadece bir atıştırmalık değil; doyurucu porsiyonu, iri noodle yapısı, özel baharat karışımları ve isteğe bağlı acı biber ilavesiyle erişilebilir gurme bir öğün çözümü sunarak gerçek bir Japon noodle deneyimi yaşatıyor."Noodle tüketimi son 5 yılda düzenli olarak artış gösterdi"Yeni görevine başlamasıyla markanın inovasyon vizyonunu güçlendiren Ajinomoto İstanbul CEO'su Satoshi Kitamura, yeni ürün serisi hakkında şunları söyledi:&#34;Türkiye, noodle pazarında Avrupa'nın en hızlı büyüyen ülkelerinden biri. Global verilere baktığımızda, noodle tüketiminde porsiyon miktarının düzenli bir artış gösterdiğini görüyoruz; bu da tüketicilerin artık noodle'ı sadece bir atıştırmalık değil, ana öğün olarak konumlandırdığının bir göstergesi. Türkiye ise bu yükselişin merkezinde yer alıyor. Ülkede noodle pazarı son 10 yılda tam 25 kat büyüyerek gıda sektöründe eşine az rastlanır bir başarı hikayesine imza attı. Ajinomoto olarak, Bizim Mutfak Oyakata serisiyle bu devasa büyümenin bir sonraki aşamasına liderlik etmeyi ve Türk tüketicisini Japonya'nın otantik lezzet kalitesiyle buluşturmayı hedefliyoruz. Bizim Mutfak Oyakata serisi ile amacımız, tüketicilerimize sadece hız değil, aynı zamanda Japonya'nın gerçek noodle dokusunu ve lezzet derinliğini sunmak. Ambalaj içindeki özel çeşni karışımlarımızla, evde, okulda veya ofiste sadece 3 dakikada doyurucu ve lezzetli bir deneyim vadediyoruz.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 30 Jun 2026 10:04:56 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Golda Gıda'nın halka arz başvurusu onaylandı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/golda-gidanin-halka-arz-basvurusu-onaylandi-5627/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/golda-gidanin-halka-arz-basvurusu-onaylandi-5627/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3819F6-9377F1-BEEC61-F4B48D-E11D68-080830.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Makarnadan una, irmikten bakliyata, bisküviden gofrete kadar geniş ürün yelpazesi ile Anadolu buğdayının lezzetini sofralarımıza taşıyan Bera Holding iştiraki Golda Gıda'nın halka arzında geri sayım başladı. Şirketin halka arz başvurusu Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3819F6-9377F1-BEEC61-F4B48D-E11D68-080830.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Makarnadan una, irmikten bakliyata, bisküviden gofrete kadar geniş ürün yelpazesi ile Anadolu buğdayının lezzetini sofralarımıza taşıyan Bera Holding iştiraki Golda Gıda'nın halka arzında geri sayım başladı. Şirketin halka arz başvurusu Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından onaylanırken, halka arzda pay başına satış fiyatı 9,20 TL olarak belirlendi. Halka arz büyüklüğü ise 804 milyon 999 bin 982 TL oldu.Halka arz, Gedik Yatırım ve Misyon Yatırım Bankası liderliğinde "Borsada Satış – Sabit Fiyatla Talep Toplama ve Satış" yöntemiyle gerçekleştirilecektir. Halka arz işleminde; 50 milyon TL nominal değerli paylar sermaye artışı, 37 milyon 499 bin 998 TL nominal değerli paylar ise ortak satışı olmak suretiyle toplam 87 milyon 499 bin 998 TL nominal değerli paylar satışa sunulacak. Halka arz sonrası şirketin sermayesi 200 milyon TL'den 250 milyon TL'ye çıkarılmış olacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 26 Jun 2026 16:26:15 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Barilla'da üst düzey atama]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/barillada-ust-duzey-atama-9349/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/barillada-ust-duzey-atama-9349/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3FE059-25D047-25CD72-4283D6-7317A3-F619E4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dünyanın önde gelen hızlı tüketim markalarında 18 yılı aşkın pazarlama deneyimine sahip Duygu Özer, Barilla Türkiye Pazarlama Direktörü ve İcra Kurulu Üyesi olarak atandı. Duygu Özer, yeni görevinde Pazarlama Direktörü ve İcra Kurulu Üyesi olarak Barilla Türkiye'nin ticari ve&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3FE059-25D047-25CD72-4283D6-7317A3-F619E4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dünyanın önde gelen hızlı tüketim markalarında 18 yılı aşkın pazarlama deneyimine sahip Duygu Özer, Barilla Türkiye Pazarlama Direktörü ve İcra Kurulu Üyesi olarak atandı. Duygu Özer, yeni görevinde Pazarlama Direktörü ve İcra Kurulu Üyesi olarak Barilla Türkiye'nin ticari ve büyüme stratejilerinin şekillendirilmesinde aktif rol üstlenirken; Barilla, Filiz ve Wasa markalarının pazarlama, inovasyon, portföy geliştirme ve marka iletişimi stratejilerine liderlik edecek.Özer, son olarak PepsiCo'da 8,5 yılı aşkın süre görev yaptı. Bu süreçte yaklaşık beş yıl boyunca Lipton Ice Tea markasının pazarlama liderliğini üstlenerek Gen Z odağında ses getiren büyüme, iletişim ve inovasyon stratejilerini yönetti. Ayrıca Sting Enerji içeceğinin Türkiye lansmanını yönetirken, öncesinde Yedigün, Fruko ve Tropicana markalarının pazarlama stratejilerinden sorumlu oldu.PepsiCo öncesinde Mondelez International'da görev yapan Özer, Oreo markasının Türkiye lansmanında rol alırken; Milka, Toblerone, Jacobs gibi global markaların yönetiminde aktif görev üstlendi.İtalyan Lisesi mezunu olan Özer, Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü'nde yüksek lisans eğitimini tamamladı. Kariyeri boyunca yürüttüğü büyüme odaklı pazarlama projeleri, ürün lansmanları ve iletişim kampanyalarıyla sektörün saygın ödül platformlarında başarılara imza attı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 26 Jun 2026 11:31:54 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Tadelle'den yaza özel yeni lezzet]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tadelleden-yaza-ozel-yeni-lezzet-2352/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tadelleden-yaza-ozel-yeni-lezzet-2352/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_13962D-0096FF-CE610D-D3E18A-494F37-34CCC0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'de 7'den 70'e herkesin kalbinde taht kuran efsane marka Tadelle, yenilikçi yaklaşımıyla raflarda yerini aldı. 4 katlı çıtır çıtır gofret yaprakları ve enfes Tadelle kremasıyla hazırlanan ve "yazın en çıtır hali" sloganıyla lansmanı gerçekleştirilen Tadelle Yaz Gofreti,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_13962D-0096FF-CE610D-D3E18A-494F37-34CCC0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'de 7'den 70'e herkesin kalbinde taht kuran efsane marka Tadelle, yenilikçi yaklaşımıyla raflarda yerini aldı. 4 katlı çıtır çıtır gofret yaprakları ve enfes Tadelle kremasıyla hazırlanan ve "yazın en çıtır hali" sloganıyla lansmanı gerçekleştirilen Tadelle Yaz Gofreti, kaplamasız hafif yapısıyla gofret tutkunlarına lezzetli bir deneyim vadediyor.Tadelle Yaz Gofreti; soğuk kahvelerden dondurmalara kadar pek çok lezzete benzersiz bir uyumla eşlik ediyor. Aynı zamanda çikolata kaplaması olmayan hafif yapısı sayesinde yazın sıcak günlerinin vazgeçilmezi olmaya aday.&nbsp;Günün her saatinde keyifle tüketilebilen, hafif ama lezzetli bir mola arayan herkes için sunulan Tadelle Yaz Gofreti, 21 gramlık ambalajlarında tüketiciye sunuluyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 25 Jun 2026 09:18:12 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanat, koku, müzik ve lezzet buluştu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanat-koku-muzik-ve-lezzet-bulustu-3280/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanat-koku-muzik-ve-lezzet-bulustu-3280/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8F520A-43FBB2-B7CF26-09E815-70E359-AB4467.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />"Hayatlarımız neta olsun diye yelkenler fora" mottosuyla düzenlenen festival, deniz tutkunlarını, sanatseverleri ve gastronomi meraklılarını eşsiz bir atmosferde bir araya getirdi. Gün boyunca marinaya demirleyen teknelerde özel deneyimler yaşanırken, katılımcılar sanatın, lezzetin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8F520A-43FBB2-B7CF26-09E815-70E359-AB4467.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />"Hayatlarımız neta olsun diye yelkenler fora" mottosuyla düzenlenen festival, deniz tutkunlarını, sanatseverleri ve gastronomi meraklılarını eşsiz bir atmosferde bir araya getirdi. Gün boyunca marinaya demirleyen teknelerde özel deneyimler yaşanırken, katılımcılar sanatın, lezzetin ve müziğin iç içe geçtiği benzersiz bir yolculuğun parçası oldu.Festival kapsamında sanatçılar için oluşturulan Art Boat alanında Pınar Tuba Biçmen, Selin Fenerci ve Fırat Neziroğlu, "Çatışmadan Kavuşmaya" teması çerçevesinde eserlerini ve üretim süreçlerini katılımcılarla paylaştı. Sanatçıların çalışmaları ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü.Cabir Çobanoğlu, koku üzerine gerçekleştirdiği söyleşide duyuların hafızayla ilişkisini ele alırken, festival için özel olarak tasarladığı koku deneyime farklı bir boyut kattı. Etkinlik alanına yayılan bu özel koku, ziyaretçilerin festival hafızasında iz bırakan detaylardan biri oldu.Gastronomi Yazarı Cenk Girginol, kahve ve müzik eşleşmesi üzerine gerçekleştirdiği keyifli anlatımla katılımcılara yeni bir perspektif sunarken, Zeynep Pia Bugay da "Şişko" kitabı üzerine gerçekleştirdiği söyleşiyle festivalin dikkat çeken isimleri arasında yer aldı.Gastronomi dünyasının sevilen ismi Masterchef Mehmet Yalçınkaya da festivalin öne çıkan konuklarından biri oldu. Lezzet, kültür ve paylaşımın denizle buluştuğu etkinlikte ziyaretçiler gün boyunca farklı deneyim alanlarında vakit geçirme fırsatı buldu.Günün finalinde ise sanat ve gastronomiyle başlayan yolculuk müzikle sona erdi.Türk pop müziğinin sevilen ismi Suat Suna, sahne performansıyla Kalamış Marina'yı dolduran misafirlere unutulmaz anlar yaşattı.Mutlu Makarna, İştirak Şehircilik ve Vialand sponsorluğunda, Setur Kalamış Marina ev sahipliğinde gerçekleştirilen Art on the Boat bu sene de büyük ilgi gördü. Denizin özgür ruhunu sanatın ilhamıyla buluşturan festival, farklı disiplinlerden sanatçıları, yazarları ve gastronomi dünyasının önde gelen isimlerini aynı güvertede bir araya getirdi. Katılımcılarına ilham verici içerikler, yaratıcı deneyimler ve unutulmaz anlar sunan etkinlik, sanat ve yaşamı denizin eşsiz atmosferinde buluşturdu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 25 Jun 2026 02:08:50 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kadın girişimci 20 çeşit unlu mamul üretiyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kadin-girisimci-20-cesit-unlu-mamul-uretiyor-7627/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kadin-girisimci-20-cesit-unlu-mamul-uretiyor-7627/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3743D9-B01F2C-6098FA-1215EE-38C94E-B0B93F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Evli ve 3 çocuk annesi 56 yaşındaki Kurtoğlu&#39;nun İstanbul Aydın Üniversitesi&#39;nde görevli akademisyen eşi Ramazan Kurtoğlu, 2020&#39;de kızını ziyaret için gittiği ABD&#39;deki bir markette çocukluk yıllarında memleketi Antalya&#39;da çerez olarak satılan &#34;tirmis&#34;&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3743D9-B01F2C-6098FA-1215EE-38C94E-B0B93F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Evli ve 3 çocuk annesi 56 yaşındaki Kurtoğlu&#39;nun İstanbul Aydın Üniversitesi&#39;nde görevli akademisyen eşi Ramazan Kurtoğlu, 2020&#39;de kızını ziyaret için gittiği ABD&#39;deki bir markette çocukluk yıllarında memleketi Antalya&#39;da çerez olarak satılan &#34;tirmis&#34; ve bu bitkiden yapılan unlu mamullerle karşılaştı.Kurtoğlu, 3 yıl önce eşinin memleketinden getirdiği tirmis unundan yaptığı kek ve ekmeklerin raf ömrünün yaklaşık 3 ay olduğunu fark edince tohumları evinin bahçesinde kurduğu kazanlarda kaynattı ve dinlenme havuzunda tuzlu suda bekleterek geleneksel yöntemle acılığını aldı.Emine Yüksel Kurtoğlu, un haline getirdiği yerli tohumlardan yaptığı kek ve ekmeklerin raf ömrünün bu kez 6 aya uzadığını tespit edince 7 Ağustos 2024&#39;te Düzce Teknopark&#39;ta iş yerini kurdu. Burada akademisyen ve girişimci desteğinin yanı sıra KOSGEB hibesi ve kendi imkanlarıyla aldığı üretim makineleriyle AR-GE çalışmalarını hızlandırdı.Ürdün, Lübnan, Suriye, Yunanistan, Mısır ve İsrail gibi Akdeniz ülkelerinin ortak lezzetleri arasında bulunan ve baklagiller sınıfından aynı adı taşıyan otsu bir bitkinin olgunlaşmış tohumlarından elde edilen tirmise, Türkiye&#39;nin farklı bölgelerinde &#34;acı bakla&#34;, &#34;delice bakla&#34;, &#34;kurt baklası&#34;, &#34;mısır baklası&#34; gibi isimler veriliyor.Ekmek türleri başta olmak üzere tatlı ve tuzlu 20 çeşit unlu mamulü internetten Türkiye&#39;nin birçok şehrine gönderen Kurtoğlu, AA muhabirine, tirmisin yüksek proteinli olması ve glikoz içermemesi dolayısıyla dünyada yaygın olarak kullanıldığını, Türkiye&#39;deki türünün ise Anadolu&#39;nun kadim bir bitkisi olduğunu söyledi.- &#34;Geleneksel yöntemle 10 günde çıkardığımız acısını 24 saatte alıyoruz&#34;Kurtoğlu, bitkinin ham halinin acı tatta olduğunu anlatarak, &#34;Teknopark&#39;taki iş yerimizde akademisyen ve gıda mühendisi desteğiyle geleneksel yöntemle 10 günde çıkardığımız acısını 24 saatte alıyoruz. Acısını aldığımız baklayı yine Teknopark, KOSGEB ve kendi imkanlarımızla aldığımız kurutma fırınlarında kurutuyoruz, değirmenimizde öğütüyoruz ve hamur makinesinde yoğuruyoruz. Makinemizde de glutensiz olarak mayalıyoruz.&#34; diye konuştu.Kurtoğlu, AR-GE çalışmalarıyla &#34;tirmisia&#34; başta olmak üzere alt grupta yer alan 10 ürünün marka tescilini aldıklarını kaydetti.Laboratuvar analiz çalışmalarında tirmisle yapılan ürünlerin raf ömrünün 6,5 ay olduğunu gördüklerini aktaran Kurtoğlu, &#34;Şu anda bu bitkiden 20 çeşidin üzerinde ürün elde ediyoruz. Ürünlerimizi sporcular, şeker hastaları ve diyet yapanlar için gruplara ayırdık. Ekmeklerimizde 6 çeşit ürünümüz var. Bunun haricinde lokum, bebe bisküvisi, lezzet topu, bar, kraker ve gevreklerimiz var.&#34; şeklinde konuştu.Emine Yüksel Kurtoğlu, ağustos ayında Düzce Teknopark&#39;ta ikinci yıllarını dolduracaklarına değinerek, internet üzerinden Türkiye&#39;nin her yerine satış yaptıklarını sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 23 Jun 2026 11:55:08 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Zengin mutfak mirasını sofralara taşıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/zengin-mutfak-mirasini-sofralara-tasiyor-5364/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/zengin-mutfak-mirasini-sofralara-tasiyor-5364/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B2EB6E-9FE570-1580D6-CAA22C-435B91-A5C79C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bir menünün ötesinde, bir kültür haritası, bir hafıza arşivi ve lezzetlerle inşa edilmiş bir zaman yolculuğu sunan "Taâmât-ı Sâhil-i Hâssa" konseptinde her yemek, kökeninin, ilham aldığı kültürün ve hazırlandığı mutfağın izlerini taşıyor.&nbsp;Michelin Guide tarafından&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B2EB6E-9FE570-1580D6-CAA22C-435B91-A5C79C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bir menünün ötesinde, bir kültür haritası, bir hafıza arşivi ve lezzetlerle inşa edilmiş bir zaman yolculuğu sunan "Taâmât-ı Sâhil-i Hâssa" konseptinde her yemek, kökeninin, ilham aldığı kültürün ve hazırlandığı mutfağın izlerini taşıyor.&nbsp;Michelin Guide tarafından yıllardır Tavsiye Listesi'ne dahil edilen, servis mükemmeliyetiyle öne çıkan ve Gault &amp; Millau tarafından Outstanding Table kategorisinde üç şapkayla ödüllendirilen Tuğra, bu yaz misafirlerini yalnızca bir yemek deneyimine değil, Osmanlı coğrafyasının kıyılarında şekillenmiş zengin mutfak mirasının izini süren gastronomik bir yolculuğa davet ediyor. Restoranın yaz sezonunun gelişiyle açılan teras alanı, tarihi saray ambiyansı içinde Boğaz'a nazır ihtişamlı bir deneyim sunuyor.Tuğra Restoran Mutfak Şefi Onur Dönmez ve ekibi tarafından hazırlanan menü; binlerce yıllık mutfak kültürünü aynı masada buluştururken, her tabağı geçmişten bugüne uzanan bir hikâyenin taşıyıcısı haline getiriyor.&nbsp;Bir Yaz Sofrasının İlk SatırlarıMenünün açılışını yapan Çeşm-i Nigâr Çorbası, Mardin kırmızı mercimeği ve sarı mercimek favasını naneli tereyağının aromatik dokunuşuyla tamamlıyor. Farklı sunumuyla şaşırtan Kelle Söğüş, uykuluk kreması, soğan turşusu ve bahçe salatasıyla yeniden yorumlanırken; deniz kültürünün en kıymetli temsilcilerinden Lakerda, kırmızı soğan püresi ve naneli yoğurt buzlamasıyla hafızalarda yer eden bir lezzet profili sunuyor.Yazın tazeliğini ve toprağın bereketini temsil eden Enginar; ceviz tarator, elma turşusu ve badem sosuyla katmanlı bir karakter kazanırken muhteşem bir sunumla tabaklanıyor. Saros Körfezi'nden gelen ahtapotla hazırlanan Humus, kırma yeşil zeytin piyazı ve taş fırın simitle birlikte Levant mutfağına uzanan güçlü bir anlatı kuruyor. Üzümlü soğan dolması ve kayısılı yaprak sarmasından oluşan Dolma tabağı, Osmanlı mutfağının ince işçiliğini zarif sunumuyla günümüze taşıyor. Yedikule marulu, semizotu, roka, çiftlik peyniri ve ata tohumu domatesleriyle hazırlanan Bostana Salatası, yaz mevsiminin canlılığını sofraya yansıtıyor. Pastırmalı "Müselles" Börek ve Sitare Mantı, Anadolu&#39;nun köklü hamur işi kültürünü çağdaş bir estetikle buluşturuyor. Peynirli baklava böreği ve sumaklı Kapıdağ mor soğanıyla servis edilen Dana Ciğer ise geleneksel lezzetlere özgün bir yorum katıyor.Toprağın ve Denizin Hikâyesi Aynı SofradaAna yemekler, Osmanlı saray mutfağının ihtişamını Anadolu'nun ürün çeşitliliğiyle bir araya getiriyor. Menünün imza yorumlarından biri olan Hünkâr Beğendi 2.0, yavaş pişirilmiş kuzu kol ve patlıcan çıtırdatmasıyla Osmanlı mutfağının en ikonik tariflerinden birini çağdaş bir perspektifle yeniden ele alıyor. Piliç Topkapı, iç pilavı, patates ezmesi, kaymaklı ıspanağı ve kafes sosuyla saray sofralarının görkemini günümüze taşıyan bir yorum olarak öne çıkıyor. Uzun pişirme süreciyle yumuşak bir dokuya ulaşan Kuzu İncik ise keşkek, deveci armudu, kuru erik ve isot yağıyla Anadolu&#39;nun bereketli ürünlerini aynı tabakta buluşturuyor.Et severler için hazırlanan Bonfilenin İki Yüzü, kuzugöbeği mantarı, bonfile lokması, patates oturtma ve ilik sosuyla derin aromalar sunuyor. Testi Kebabı, kuzu but ve kök sebzelerle birlikte sade pilav eşliğinde servis ediliyor. Menünün bir diğer dikkat çekici yorumu ise Saray Köfte. El açması yufka, safranlı yarma, ezme ve biber reçeliyle birlikte sunulan tabak, Osmanlı mutfağının eşsiz lezzetini modern bir sunumla yeniden yorumluyor.Deniz ürünlerinde, menünün yıldızlarından Levrek dikkat çekiyor. Lokal ve sürdürülebilir ürün yaklaşımıyla hazırlanan tabak; havyar, zeytinyağlı enginar, börülce salatası ve derya özü ile tamamlanıyor. Vegan seçenek olarak hazırlanan Türlü ise çörek mantarı köftesi, kara nohut ve maş fasulyesiyle bitkisel mutfağın ne kadar zengin ve sofistike olabileceğini gösteriyor.Tatlılarla Tamamlanan Zarif Bir FinalMenünün final bölümünde yer alan tatlılar, Tuğra'nın geçmiş ile günümüz arasında kurduğu köprünün temsilcileri olarak öne çıkıyor. Damla sakızlı yanık şekerle zenginleşen Süt Helvası, geleneksel lezzeti hafif ve rafine bir yorumla sunarken; Baklavalı Dondurma, baklavayı dondurmanın serin dokusuyla bir araya getiriyor. Fındığın eşlik ettiği bu yorum, yaz mevsimine yakışan ferah ve zarif bir kapanış sunuyor.Ödüllü Tuğra, Misafirlerini Yazın En Seçkin Sofralarından Birine Davet EdiyorÇırağan Palace Kempinski İstanbul'un tarihi atmosferinde ve Boğaz'ın büyüleyici manzarası eşliğinde sunulan "Taâmât-ı Sâhil-i Hâssa"; Osmanlı coğrafyasının kıyılarında şekillenmiş kültürlerin, geleneklerin ve lezzetlerin yeniden yorumlandığı kapsamlı bir gastronomi anlatısı niteliği taşıyor. Tuğra, misafirlerini tarihin, kültürün ve gastronominin aynı sofrada buluştuğu eşsiz bir deneyime davet ediyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 20 Jun 2026 14:51:42 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yazın en keyifli buluşmalarına L'aube dokunuşu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/yazin-en-keyifli-bulusmalarina-laube-dokunusu-5075/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/yazin-en-keyifli-bulusmalarina-laube-dokunusu-5075/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3CAF09-BC5DF8-D597CE-7EBDF2-D7D16D-4ACDC5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />L'aube'un pastane vitrininde yer alan sevilen ürünleri, organizasyonlara uygun porsiyonlarla yeniden yorumlanıyor. Mini tatlılar, paylaşım tabakları ve ikramlık ürünler, kalabalık grupların rahatlıkla tüketebileceği formatlarda hazırlanıyor. Bu seçkiye kruvasan sandviçler, mini burger'lar,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3CAF09-BC5DF8-D597CE-7EBDF2-D7D16D-4ACDC5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />L'aube'un pastane vitrininde yer alan sevilen ürünleri, organizasyonlara uygun porsiyonlarla yeniden yorumlanıyor. Mini tatlılar, paylaşım tabakları ve ikramlık ürünler, kalabalık grupların rahatlıkla tüketebileceği formatlarda hazırlanıyor. Bu seçkiye kruvasan sandviçler, mini burger'lar, atıştırmalık sandviçler ve tuzlu ikramlar eşlik ediyor.&nbsp;Gün içinde taze olarak hazırlanan ürünler, yaz etkinliklerinin dinamik yapısına uyum sağlayan hafif ve dengeli alternatifler sunuyor.Yaz Sofralarına Zarif Bir DokunuşDoğum günü kutlamalarından nişan organizasyonlarına, şirket etkinliklerinden arkadaş buluşmalarına kadar farklı ölçeklerdeki organizasyonlar için hazırlanan catering hizmeti, yalnızca ürün tedariğiyle sınırlı kalmıyor. Talebe göre servis ekipmanları ve masa düzenlemeleri de planlanarak bütünlüklü bir deneyim oluşturuluyor. L'aube ekibi, organizasyonun konseptine uygun içerik ve sunum planlamasıyla ev sahiplerinin hazırlık sürecini kolaylaştırıyor.Mevsimin Ruhunu Taşıyan İkramlarFransız pastacılığından beslenen üretim anlayışını modern yorumlarla buluşturan L'aube Patisserie, yaz boyunca gerçekleşen buluşmalara karakter kazandıran seçenekler sunuyor. Mevsimin paylaşım odaklı atmosferine eşlik eden catering hizmetiyle marka, açık havada geçirilen anları daha keyifli ve unutulmaz hale getiriyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 17 Jun 2026 09:34:41 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Gıda israfını önlemek, toplumsal bir sorumluluk"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gida-israfini-onlemek-toplumsal-bir-sorumluluk-2221/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gida-israfini-onlemek-toplumsal-bir-sorumluluk-2221/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D9D117-9341B8-88C5BD-058E68-6987C0-8B4D33.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'de her yıl milyonlarca ton gıdanın tüketim aşamasında israf edildiğine dikkat çeken TÜGİS (Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası) Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, gıda israfının ekonomik kaybın yanı sıra emeğin ve doğal kaynakların da kaybı anlamına geldiğini&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D9D117-9341B8-88C5BD-058E68-6987C0-8B4D33.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'de her yıl milyonlarca ton gıdanın tüketim aşamasında israf edildiğine dikkat çeken TÜGİS (Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası) Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, gıda israfının ekonomik kaybın yanı sıra emeğin ve doğal kaynakların da kaybı anlamına geldiğini söyledi. Gıda sektörünün sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşabilmesi için üretim kadar bilinçli tüketimin de kritik önem taşıdığına vurgu yapan Sidar, özellikle evlerde gerçekleşen görünmez israfın önüne geçilmesi gerektiğini belirtti.&nbsp;"Gıda israfının maliyeti sofranın ötesine uzanıyor"Sidar, değerlendirmesinde, "Bugün çöpe attığımız her gıda ürünüyle birlikte üretimde kullanılan suyu, enerjiyi, emeği ve doğal kaynakları da kaybediyoruz. Bu nedenle gıda israfı artık çevresel, sosyal ve etik boyutları olan küresel bir mesele haline geldi. İsrafla mücadelede kalıcı sonuçlar alabilmek için gıda okuryazarlığını artırmak, sürdürülebilir geleceğin en önemli başlıklarından biri olarak ele alınmalı. İsrafın karşısında durmak; sürdürülebilirlikten iklim mücadelesine, kaynak verimliliğinden toplumsal bilincin dönüşümüne kadar geniş bir etki alanı yaratıyor" ifadelerini kullandı.&nbsp;"Tüketicinin doğru bilgiyle desteklenmesi gerekiyor"Toplumda gıda etiketlerinin yeterince doğru okunmadığını belirten Kaan Sidar, tüketicilerin bilim ışığında bilinçlendirilmesinin önemine dikkat çekerek, "Tüketicilerin özellikle gıda etiketleri konusunda doğru bilgiyle desteklenmesi gerekiyor. Bilimsel gerçekler yerine yanlış bilgilerle hareket edilmesi, güvenle tüketilebilecek ürünlerin gereksiz yere israf edilmesine neden oluyor. Burada temel önceliğimiz, gıda güvenliğinden asla taviz vermeden bilinçli tüketim kültürünü yaygınlaştırmak olmalı" dedi.&nbsp;"İsrafla mücadele iklim kriziyle mücadelede kritik öneme sahip"Gıda israfının iklim krizine etkisine de değinen Sidar, sürdürülebilirlik hedefleri açısından tüketim alışkanlıklarının dönüşmesinin önemine işaret ederek, "Gıda israfı; karbon ayak izi, sera gazı emisyonu ve doğal kaynak tüketimi açısından doğrudan iklim krizini besleyen unsurlardan biri. Dolayısıyla israfı önlemeye yönelik her adım, aynı zamanda iklim değişikliğiyle mücadeleye de katkı sunuyor. Bu nedenle kamu, özel sektör, akademi, sivil toplum ve tüketicilerin ortak bir farkındalık zemini oluşturması büyük önem taşıyor" dedi.&nbsp;"Ortak deklarasyonun parçasıyız"TÜGİS'in de parçası olduğu Gıda Okuryazarlığı Seferberliği'ni sektör adına değerli bir ortak sorumluluk çağrısı olarak değerlendiren Sidar, "TÜGİS olarak; bilinçli tüketim kültürünü güçlendirmeyi, kaynak verimliliğini artırmayı ve sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sunmayı amaçlayan bu ortak deklarasyonda yer almayı önemsiyoruz" şeklinde konuştu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 17 Jun 2026 08:42:37 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Uber Eats Trendyol Go, Millî Takım coşkusuna ortak oluyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/uber-eats-trendyol-go-milli-takim-coskusuna-ortak-oluyor-7896/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/uber-eats-trendyol-go-milli-takim-coskusuna-ortak-oluyor-7896/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_10D5E9-182167-FC672A-B3DEEE-920225-3532CD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kampanyanın başrollerini paylaşan millî takımın unutulmaz ismi Nihat Kahveci ile kariyerleri boyunca giydikleri farklı renklerdeki formalarla tarihe geçen Emre Belözoğlu ve Caner Erkin, bu kez çok eğlenceli bir &#39;renk değişimi&#39; ile bir araya geliyor.Formanın Rengi Değişse de&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_10D5E9-182167-FC672A-B3DEEE-920225-3532CD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kampanyanın başrollerini paylaşan millî takımın unutulmaz ismi Nihat Kahveci ile kariyerleri boyunca giydikleri farklı renklerdeki formalarla tarihe geçen Emre Belözoğlu ve Caner Erkin, bu kez çok eğlenceli bir &#39;renk değişimi&#39; ile bir araya geliyor.Formanın Rengi Değişse de Kırmızı Çizgimiz Belli!Sitcom havasında kurgulanan reklam filminde; eve yemek siparişi verme anı, futbolun o bildiğimiz renkli ve tatlı sert şakalaşma ortamına dönüşüyor. Gönül verdiğimiz renkler, kulüpler ve tercihler zaman zaman değişse de; söz konusu Millî Takım ve onun küresel yolculuğu olduğunda tüm Türkiye tek yürek olur. Film, kulüp renkleri ne olursa olsun, söz konusu ay-yıldız olduğunda tek yürek olmanın gücünü mizahi bir dille hatırlatıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 16 Jun 2026 18:59:06 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Boğaz kıyısında gastronomi ziyafeti]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/bogaz-kiyisinda-gastronomi-ziyafeti--181/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/bogaz-kiyisinda-gastronomi-ziyafeti--181/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_27B5F8-739598-B85370-F2FC14-256594-1EAFA3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Akdeniz'den Karadeniz'e uzanan coğrafyanın zengin aromatik dokusunu modern teknik ustalıkla buluşturan Rüya İstanbul, paylaşım kültürünü incelikli bir gastronomi ritüeline dönüştürüyor. Günün farklı saatlerinde değişen atmosferiyle zarif öğle yemeklerinden enerjik akşam buluşmalarına&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_27B5F8-739598-B85370-F2FC14-256594-1EAFA3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Akdeniz'den Karadeniz'e uzanan coğrafyanın zengin aromatik dokusunu modern teknik ustalıkla buluşturan Rüya İstanbul, paylaşım kültürünü incelikli bir gastronomi ritüeline dönüştürüyor. Günün farklı saatlerinde değişen atmosferiyle zarif öğle yemeklerinden enerjik akşam buluşmalarına uzanan akışkan bir deneyim yaratırken, büyüleyici Boğaz manzarası ve seçkin içecek programıyla duyulara hitap eden özgün bir keşif alanı sunuyor. Rüya İstanbul, sezonu Çırağan Sarayı'nın bahçesi içinde yer alan geniş terası ve yenilenen yaz menüsüyle karşılıyor.Mevsimsel Ürünlerle Şekillenen BaşlangıçlarYaz menüsünde öne çıkan başlangıçlar arasında yer alan Muhammara; közlenmiş kırmızı biber, domates ve cevizin dengeli uyumunu el yapımı ekşi mayalı ekmek eşliğinde sunuyor. Yaz sofralarının vazgeçilmezlerinden Köy Domates Salatası, mevsim domatesleri, Ezine peyniri ve zeytinle ferah bir yorum kazanırken; Urla'dan gelen taze enginarlarla buluşan Enginar Salatası, özel baharat sosu ve Obruk peyniriyle mevsimin karakterini tabaklara taşıyor. Fırın Pancar, körpe pancarın doğal aromalarını keçi peyniriyle dengeliyor. Enginar Çorbası ise patlıcan püresi ve çıtır enginar dokunuşlarıyla yaz menüsüne rafine bir başlangıç sunuyor.Izgaradan Deniz Ürünlerine Yazın İmza LezzetleriRüya İstanbul'un yaz seçkisinde deniz ürünleri ve güçlü ızgara yorumları ön planda. Harissa biberi ve limonla sotelenen Harissa Karides, canlı aromalarıyla dikkat çekiyor. Paylaşım kültürünü merkeze alan Bütün Izgara Istakoz ve Erişte, alışıldık yorumların ötesindeki sunumuyla domates soslu eriştesiyle yaz akşamlarının yıldız tabaklarından biri olarak öne çıkıyor. Midye suyu, deniz börülcesi, taze zahter ve kapariyle servis edilen Izgara Dil Balığı; Akdeniz esintili hafif bir deneyim sunuyor. Dry-aged kemikli antrikotla hazırlanan Tomahawk ise aromatik ot sosu ve zahterli patates eşliğinde güçlü ve iddialı bir lezzet yolculuğuna dönüşüyor. Trüflü Börek, Çıtır Kalamar, Mantı, Dana Kaburgalı Pide, Antep Fıstıklı Levrek ve 24 Saat Kısık Ateşte Pişmiş Dana Kaburga gibi imza yorumlar da her daim damakları lezzetlendirmeye hazır geleneksel tatlardan.&nbsp;Yaz Akşamlarına Tatlı Bir FinalRüya İstanbul'un tatlı menüsü, Anadolu'nun hafızalara kazınan klasik tatlarını çağdaş dokunuşlarla yeniden yorumlayarak yaz akşamlarına unutulmaz bir kapanış sunuyor. Menünün öne çıkan imza tatlarından Çikolata ve Türk Kahvesi, tuzlu karamelli bitter çikolata topunu kakule ve Türk kahveli dondurmayla buluşturarak dengeli ve rafine bir uyum yaratıyor. Geleneksel tatlılara modern bir yorum getiren Fırın Sütlaç, ahududu ve kaymaklı dondurmayla ferah bir karakter kazanırken; Antep fıstıklı Baklava, badem ile portakalın öne çıktığı Portakallı Revani, bal ve tarçının muhteşem uyumuyla buluşan, Rüya'nın klasik tatlılarından Yumurtalı Ekmek ise yaz sofralarına zarif bir tatlı dengesi katıyor. El yapımı dondurma ve sorbet seçenekleri ise menünün en dikkat çekici tamamlayıcıları arasında yer alıyor. Kekik ve zeytinyağı, bitter çikolata ve bergamot gibi sıra dışı dondurma seçenekleri; çilek ve fesleğen, kayısı ve misket limonu, mango ve çarkıfelek meyvesi gibi sorbet alternatifleriyle birlikte yaz sezonuna ferah ve yaratıcı bir final sunuyor.&nbsp;Kısa sürede şehrin en keyifli ve lezzetli adreslerinden biri haline gelen Rüya İstanbul; geniş terası ve menüsüyle İstanbul'un gastronomi sahnesine yaz boyunca güçlü bir enerji katıyor.&nbsp;Günün farklı saatlerinde değişen ışıkla birlikte bambaşka bir atmosfere bürünen teras; uzun yaz akşamlarına yayılan sofralar, paylaşım ritüelleri ve zarif dokunuşlarla sezonun en dikkat çekici gastronomi duraklarından birine dönüşüyor. Anadolu'nun mevsimsel ürünlerinden ilham alan yeni yaz menüsü, taze ve canlı lezzetleri odağına taşıyor. Haftanın belli günleri menüye eşlik eden DJ performansı ise Boğaz manzarasıyla birlikte akşam atmosferini tamamlıyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 16 Jun 2026 15:00:39 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Foodist İstanbul, dünya gıda sektörünü Türkiye'de buluşturacak]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/foodist-istanbul-dunya-gida-sektorunu-turkiyede-bulusturacak-2205/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/foodist-istanbul-dunya-gida-sektorunu-turkiyede-bulusturacak-2205/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9F7505-5166CF-7F4261-F3D4B2-1778AD-804880.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü, 2025 yılında 220&#39;den fazla ülkeye gerçekleştirdiği 12,4 milyar dolarlık ihracatla Türkiye&#39;nin en güçlü ihracatçı sektörlerinden biri olmayı sürdürdü. Sektör, yılı yüzde 3,9&#39;luk ihracat artışıyla tamamlarken,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9F7505-5166CF-7F4261-F3D4B2-1778AD-804880.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü, 2025 yılında 220&#39;den fazla ülkeye gerçekleştirdiği 12,4 milyar dolarlık ihracatla Türkiye&#39;nin en güçlü ihracatçı sektörlerinden biri olmayı sürdürdü. Sektör, yılı yüzde 3,9&#39;luk ihracat artışıyla tamamlarken, yeni pazarlara ulaşma ve küresel ticaret ağlarını genişletme hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor.Bu kapsamda Foodist İstanbul Fuarı, yalnızca Türkiye&#39;nin değil, bölgenin de en önemli gıda organizasyonlarından biri olmaya aday gösteriliyor. Fuar alanının şimdiden yüzde 85&#39;inin dolduğunu belirten İHBİR Yönetim Kurulu Başkanı Kazım Taycı, organizasyonun yerli ve millî bir gıda fuarı olarak sektörde yeni bir dönemin kapılarını aralayacağını ifade etti.&#34;FOODIST, DÜNYANIN EN ÖNEMLİ GIDA FUARLARINDAN BİRİ OLMAYA ADAY&#34;Foodist İstanbul&#39;un uluslararası ölçekte giderek daha fazla önem kazandığını vurgulayan Kazım Taycı, şu değerlendirmede bulundu:&#34;Bugün dünyada gıda sektörünün en önemli buluşmalarından biri Dubai&#39;de düzenlenen Gulfood Fuarı&#39;dır. Bir diğer önemli organizasyon ise ISM&#39;dir. Ancak bölgemizde yaşanan gelişmeler ve küresel ticaret dengelerindeki değişim nedeniyle İstanbul artık çok daha stratejik bir konuma yükseliyor. Foodist Fuarı&#39;nın yüzde 85&#39;i şimdiden dolmuş durumda. Türkiye&#39;deki tüm ihracatçı birlikleri, sektör dernekleri ve sivil toplum kuruluşlarının desteğiyle ilk kez bu ölçekte yerli ve millî bir gıda fuarı düzenleniyor.&#34;Yaklaşık 75-80 ülkeden alıcı ve satıcının katılımının beklendiğini ifade eden Taycı, ihracatçı birliklerinin dünyanın farklı bölgelerinden nitelikli alıcıları İstanbul&#39;a getirmek için yoğun çalışmalar yürüttüğünü söyledi.&#34;İSTANBUL BÖLGESEL TİCARET MERKEZİ OLABİLİR&#34;Küresel fuarlara katılım maliyetlerinin her geçen yıl arttığına dikkat çeken Taycı, Foodist&#39;in Türk firmalarına önemli avantajlar sağlayacağını belirtti.&#34;Firmalarımız bugün dünyanın dört bir yanındaki fuarlara katılmak için ciddi maliyetler üstleniyor. Stant kurulumları, lojistik giderleri, seyahat ve konaklama maliyetleri önemli bir yük oluşturuyor. Böylesine büyük bir organizasyonun İstanbul&#39;da düzenlenmesi, hem üreticilerimiz hem de ihracatçılarımız için çok önemli bir fırsat sunuyor. Dünyanın farklı ülkelerinden ithalatçıları, zincir market yöneticilerini ve distribütörleri kendi ülkemizde ağırlayacağız.&#34;Türkiye&#39;nin gıda sektöründeki üretim gücüne dikkat çeken Taycı, Foodist&#39;in tarım ve işlenmiş gıda ürünleri ihracatına da önemli katkılar sağlayacağını ifade etti.&#34;ABD PAZARINDA GÜÇLÜ BÜYÜME DEVAM EDİYOR&#34;İHBİR olarak ihracat pazarlarını çeşitlendirmeye devam ettiklerini belirten Taycı, özellikle ABD pazarında son yıllarda dikkat çekici bir büyüme yakalandığını söyledi.&#34;Sektörümüz son yıllarda ABD pazarında her yıl yüzde 20&#39;nin üzerinde büyüme kaydediyor. Önümüzdeki dönemde de ABD pazarına özel önem vermeye devam edeceğiz. Türk çikolatası, Türk şekeri, Türk lokumu ve Türk kahvesinin tanıtımı için New York, Miami ve Las Vegas&#39;ta kapsamlı faaliyetler gerçekleştireceğiz. Bunun yanında Orta Asya, Afrika ve Körfez ülkelerinde de yeni ticari bağlantılar kurmayı sürdürüyoruz.&#34;Türkiye&#39;nin güçlü bir üretim altyapısına sahip olduğunu vurgulayan Taycı, rekabetçi koşulların yeniden oluşmasıyla birlikte Türk gıda ürünlerinin dünya raflarında daha güçlü bir şekilde yer almaya devam edeceğini belirtti.Foodist İstanbul Fuarı&#39;nın, Türk üreticileri ile uluslararası alıcıları aynı çatı altında buluşturarak yeni ticaret fırsatlarının oluşmasına katkı sağlaması bekleniyor. Sektör temsilcileri ise organizasyonun, İstanbul&#39;u bölgesel bir gıda ticaret merkezi hâline getirme yolunda önemli bir adım olacağı görüşünde birleşiyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 16 Jun 2026 14:14:13 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yazin tadını Vakko L'Atelier ile çıkarın]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/-yazin-tadini-vakko-latelier-ile-cikarin-1547/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/-yazin-tadini-vakko-latelier-ile-cikarin-1547/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5E1169-A57DDA-D9DB8F-5F8962-EC5D2C-65E82E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Antalya'dan Bodrum'a, Çeşme'den Göcek'e uzanan seçkin lokasyonlarında misafirlerini ağırlayan Vakko L'Atelier; günün ilk saatlerinden akşamın en keyifli anlarına kadar uzanan zengin lezzet seçkisiyle yazın tadını çıkaranlara eşlik ediyor. Dünya mutfaklarından ilham alan bistrot&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5E1169-A57DDA-D9DB8F-5F8962-EC5D2C-65E82E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Antalya'dan Bodrum'a, Çeşme'den Göcek'e uzanan seçkin lokasyonlarında misafirlerini ağırlayan Vakko L'Atelier; günün ilk saatlerinden akşamın en keyifli anlarına kadar uzanan zengin lezzet seçkisiyle yazın tadını çıkaranlara eşlik ediyor. Dünya mutfaklarından ilham alan bistrot lezzetleri, Fransız pastacılık geleneğini Vakko dokunuşuyla yorumlayan patisserie ürünleri, el yapımı çikolatalar ve özenle hazırlanan içecek seçkileri, her lokasyonda farklı bir atmosfer içinde hayat buluyor.Antalya'daki Land of Legends, Çeşme Swissôtel ve Göcek'te yer alan Vakko L'Atelier noktaları, gün boyu süren gastronomi deneyimiyle misafirlerini ağırlarken; Bodrum'un iki farklı noktasında konumlanan Vakko L'Atelier, bölgenin dinamik yaz ruhuna eşlik ediyor. Mandarin Oriental Bodrum'da patisserie lezzetleri, çikolata seçkileri ve zengin içecek alternatifleri öne çıkarken, Yalıkavak Marina'da Vakko L'Atelier'in sevilen bistrot lezzetleri yaz günlerine eşlik ediyor.Göcek'te sunulan özel tekne servisi ise Vakko L'Atelier deneyimini denizin üzerine taşıyor. Misafirler, seçkin lezzetleri teknelerinde deneyimleme ayrıcalığı yaşarken, Vakko'nun hizmet anlayışı tatilin en özel anlarına eşlik ediyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 14 Jun 2026 11:26:05 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Dünya gıda sektörü temsilcileri Güney Afrika'da buluştu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/dunya-gida-sektoru-temsilcileri-guney-afrikada-bulustu-208/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/dunya-gida-sektoru-temsilcileri-guney-afrikada-bulustu-208/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EA4CAB-79614A-64B8E0-EFC34F-24087E-763346.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Cape Town Uluslararası Kongre Merkezi&#39;nde (CTICC) 10-12 Haziran&#39;da düzenlenen fuara, Güney Afrika&#39;nın yanı sıra Türkiye&#39;nin de aralarında bulunduğu birçok ülkeden gıda üreticileri, tedarikçiler ve perakendeciler katıldı.Gıda ve içecek sektörüne yönelik fuarda perakendeye&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EA4CAB-79614A-64B8E0-EFC34F-24087E-763346.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Cape Town Uluslararası Kongre Merkezi&#39;nde (CTICC) 10-12 Haziran&#39;da düzenlenen fuara, Güney Afrika&#39;nın yanı sıra Türkiye&#39;nin de aralarında bulunduğu birçok ülkeden gıda üreticileri, tedarikçiler ve perakendeciler katıldı.Gıda ve içecek sektörüne yönelik fuarda perakendeye hazır ürünler, içecekler, fırıncılık ürünleri, gıda teknolojileri, sağlıklı ve bitkisel bazlı ürünler ile paketleme ve tedarik çözümleri sergilendi.Organizasyon yetkililerinden edinilen bilgiye göre, bu yılki fuarda 350&#39;den fazla katılımcı, 8 binden fazla ticari ziyaretçi ve 60&#39;tan fazla ülkeden sektör temsilcisi yer aldı.- &#34;Cape Town, Afrika&#39;daki en büyük perakendecilerin bulunduğu yer&#34;Fuarın organizatör firmasının Üst Yöneticisi Rex Bowden, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Africa Food Show&#39;un 20 yılı aşkın süre Johannesburg&#39;da &#34;Africa&#39;s Big 7&#34; adıyla düzenlendikten sonra 2025&#39;te yenilenerek Cape Town&#39;a taşındığını söyledi.Bowden, fuarın Johannesburg&#39;dan Cape Town&#39;a taşınmasının doğru bir karar olduğunu belirterek Cape Town&#39;un, Afrika&#39;daki en büyük perakendecilerin bulunduğu yer olduğuna işaret etti.Cape Town&#39;un uluslararası katılımcılar için cazip bir şehir olduğunu ifade eden Bowden, kentin güvenli, iyi yönetilen, temiz ve gelmek için güzel bir yer olduğunu belirtti.Cape Town merkezli büyük perakende gruplarının kentin ticari önemini artırdığına dikkati çeken Bowden, burada faaliyet gösteren şirketlerin kıta genelinde güçlü bir konuma sahip olduğunu kaydetti.Güney Afrika&#39;daki ürün standartlarının yüksek olduğunu vurgulayan Bowden, fuar kapsamında Afrika genelinden ve uluslararası pazarlardan çok sayıda alıcıyı Cape Town&#39;a getirdiklerini belirtti.Bowden, yabancı alıcıların Güney Afrika'ya geldiklerinde pazara dair algılarının değiştiğini aktararak insanların olumsuz bir algıyla geldiğini ancak Güney Afrika&#39;da ziyaret ettikleri büyük marketlerin Avrupa ve ABD&#39;deki birçok örnekten daha iyi olduğunu gördüklerini söyledi.- &#34;Türkiye&#39;den 10 firma fuarda stant açtı&#34;Türkiye&#39;nin Cape Town Başkonsolosu Yonca Sunel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Africa Food Show&#39;un &#34;Afrika&#39;nın en büyük gıda fuarlarından biri&#34; olduğunu belirterek, etkinliğe dünyanın dört bir yanından firmaların katıldığını söyledi.Sunel, bu yıl fuarda Türkiye&#39;den 10 firmanın stant açtığını ve Türk şirketlerinin gördükleri ilgiden memnun kaldığını ifade etti.&#34;Umarım firmalarımız fuar boyunca hem Güney Afrika Cumhuriyeti hem de Afrika&#39;nın diğer ülkeleriyle ticareti geliştirecek bağlantılar kurabilirler.&#34; diyen Sunel, fuarın uluslararası niteliğine dikkati çekti.Sunel, Brezilya ve Malezya&#39;dan gelen firma temsilcilerinin, Türk firmalarının stantlarını ziyaret ederek görüşmeler yaptığını belirtti.Güney Afrika&#39;nın Afrika&#39;ya açılan önemli bir kapı olduğuna dikkati çeken Sunel, bu ülkenin, kıtanın en büyük ekonomilerinden biri olduğunu ve gıda sektöründe de önemli bir potansiyel taşıdığını söyledi.Sunel, Güney Afrika&#39;nın komşu ülkelerle gümrük bağlantıları, ticari kolaylıkları ve ulaştırma koridorları sayesinde ihracatçılara yalnızca Güney Afrika&#39;ya değil, Namibya, Botsvana, Zambiya ve Mozambik gibi ülkelere de erişim imkanı sunduğunu kaydetti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 13 Jun 2026 08:37:57 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Tavuk eti üretimi nisanda yıllık bazda yüzde 0,5 azaldı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tavuk-eti-uretimi-nisanda-yillik-bazda-yuzde-05-azaldi-619/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tavuk-eti-uretimi-nisanda-yillik-bazda-yuzde-05-azaldi-619/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_865BC0-ED127C-FB00F3-99FDC7-4D10C3-781643.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İstatistik Kurumu, nisan ayına ilişkin kümes hayvancılığı üretimi istatistiklerini açıkladı. Buna göre, nisanda 236 bin 310 ton tavuk eti üretildi. Üretim, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 0,5 azalırken, bir önceki aya göre yüzde 1,8 arttı.Tavuk yumurtası üretimi,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_865BC0-ED127C-FB00F3-99FDC7-4D10C3-781643.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İstatistik Kurumu, nisan ayına ilişkin kümes hayvancılığı üretimi istatistiklerini açıkladı. Buna göre, nisanda 236 bin 310 ton tavuk eti üretildi. Üretim, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 0,5 azalırken, bir önceki aya göre yüzde 1,8 arttı.Tavuk yumurtası üretimi, nisanda aylık bazda yüzde 3,9 azalırken, yıllık bazda yüzde 18,9 yükseldi. Bu dönemde 1 milyar 844 milyon 973 bin tavuk yumurtası üretildi. Nisanda kesilen tavuk sayısı, yıllık yüzde 0,2 azalışla 127 milyon 357 bin olarak kayıtlara geçti.Ocak-nisan döneminde de geçen yılın aynı dönemine kıyasla tavuk yumurtası üretimi yüzde 17,3, kesilen tavuk sayısı yüzde 3,1, tavuk eti üretimi yüzde 1,6 arttı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 12 Jun 2026 10:33:02 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Toplanan inek sütü miktarı nisanda 994 bin 137 ton oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/toplanan-inek-sutu-miktari-nisanda-994-bin-137-ton-oldu-4911/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/toplanan-inek-sutu-miktari-nisanda-994-bin-137-ton-oldu-4911/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_55A1CA-C5751D-1E5FC5-D3ED7E-F0E16A-360857.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), nisan ayına ilişkin süt ve süt ürünleri üretimi verilerini açıkladı.Buna göre ticari süt işletmelerince toplanan inek sütü miktarı, nisanda yıllık bazda yüzde 1,3 artarak 994 bin 137 tona çıktı. Ocak-nisan döneminde ise 2025&#39;in aynı dönemine&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_55A1CA-C5751D-1E5FC5-D3ED7E-F0E16A-360857.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), nisan ayına ilişkin süt ve süt ürünleri üretimi verilerini açıkladı.Buna göre ticari süt işletmelerince toplanan inek sütü miktarı, nisanda yıllık bazda yüzde 1,3 artarak 994 bin 137 tona çıktı. Ocak-nisan döneminde ise 2025&#39;in aynı dönemine kıyasla değişmeyerek 3 milyon 835 bin 266 ton oldu.Ticari süt işletmelerince yapılan içme sütü üretimi, nisanda yıllık yüzde 7,9 artarak 154 bin 447 tona çıktı. Bu yılın 4 ayında da içme sütü üretimi, yıllık bazda yüzde 6,7 artışla 614 bin 367 tona ulaştı.Ticari süt işletmeleri tarafından yapılan yoğurt üretimi de nisanda 2025&#39;in aynı ayına kıyasla yüzde 13,4 artarak 125 bin 691 ton, ocak-nisan döneminde de yıllık bazda yüzde 11,1 artışla 470 bin 828 ton olarak kayıtlara geçti.İnek peyniri üretimi, nisanda yıllık bazda yüzde 3,4 artarak 72 bin 463 ton, ocak-nisan döneminde yüzde 2,9 yükselişle 285 bin 720 ton oldu.Nisanda ayran ve kefir üretimi yüzde 11,7 yükselerek 96 bin 27 tona çıkarken tereyağı ve sadeyağ üretimi yüzde 7,7 gerileyerek 10 bin 444 tona düştü. Ocak-nisan döneminde ayran ve kefir üretimi yüzde 11,1 artarak 338 bin 512 tonu bulurken tereyağı ve sadeyağ üretimi ise yüzde 2,4 azalışla 37 bin 533 tona geriledi.Martta 1 milyon 7 bin 179 ton olan ticari süt işletmelerince toplanan inek sütü miktarı, nisanda yüzde 1,3 azalarak 994 bin 137 ton oldu.Aynı dönemde 164 bin 354 tonu bulan içme sütü üretimi, nisanda yüzde 6 azalışla 154 bin 447 ton olarak gerçekleşti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 12 Jun 2026 10:31:48 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Mısırın potansiyelini geleceğe taşıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/misirin-potansiyelini-gelecege-tasiyor-6058/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/misirin-potansiyelini-gelecege-tasiyor-6058/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B9F241-1E2943-1A652D-F7B579-5F9F98-9E946A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mısırın kullanım alanlarını geliştirmeye yönelik Ar-Ge çalışmalarının önemine dikkat çeken Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Mustafa Nuri Çomu konuya ilişkin açıklamasında; "İşimizin çok büyük bir bölümünü oluşturan mısır, bugün yüzlerce üründe hammadde&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B9F241-1E2943-1A652D-F7B579-5F9F98-9E946A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mısırın kullanım alanlarını geliştirmeye yönelik Ar-Ge çalışmalarının önemine dikkat çeken Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Mustafa Nuri Çomu konuya ilişkin açıklamasında; "İşimizin çok büyük bir bölümünü oluşturan mısır, bugün yüzlerce üründe hammadde olarak kullanılan, çok geniş endüstriyel etki alanına sahip, stratejik bir üründür. Sunar Yatırım olarak mısırı yalnızca üretip işlenen bir ürün değil, yeni ürünlere entegre edilen ve sanayiye katma değer katan bir ekosistem olarak görüyoruz. Nişasta bazlı çözümlerden biyobozunur ürünlere, sürdürülebilir üretim süreçlerinden farklı sektörlere yönelik inovatif uygulamalara uzanan çalışmalarımızla, mısırın potansiyelini sürekli genişletiyoruz. Bu yaklaşım hem ülkemizin üretim gücünü hem de küresel pazarlardaki rekabetçiliğimizi ileri taşıyor" dedi.Yüzlerce üründe ham madde olarak kullanılıyorTarımın en stratejik ürünlerinden biri haline gelen ve birçok sektör için stratejik hammadde olarak tanımlanan mısır, sadece bir gıda hammaddesi olmanın ötesinde, yüzlerce farklı ürünün üretiminde önemli rol oynayan çok yönlü bir kaynak olarak öne çıkıyor. Sunar Yatırım bünyesinde yer alan Sunar Mısır, bu güçlü hammaddenin potansiyelini açığa çıkarmak amacıyla Ar-Ge yatırımlarını sürekli artırarak, mısırın üretiminden işlenmesine ve farklı sektörlerde inovatif ürünlere dönüşümüne kadar geniş bir değer zincirini yönetiyor. Mısır, bugün birçok ürünün temel hammaddesi olarak gıda, tekstil, ambalaj, kağıt, kimya ve daha birçok sektörde kritik bir rol oynuyor. Şirketin Ar-Ge yaklaşımı, yalnızca ürün geliştirme değil, aynı zamanda sürdürülebilirlik, verimlilik ve yeni pazar oluşturma ekseninde şekilleniyor.Mısır nişastasından biyoplastik poşet üretimine uzanan Ar-Ge gücüSunar Yatırım Ar-Ge Merkezi, 2018 yılında T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından onaylanmasının ardından; nişasta bazlı ürünler, biyoteknoloji, proses optimizasyonu ve sürdürülebilir çözümler alanlarında yoğun çalışmalar yürütüyor. Gıda sektörünün yanı sıra kozmetik, kimya ve ilaç gibi farklı sektörlere yönelik geliştirilen ürünler, mısırın çok yönlü kullanım potansiyelini ortaya koyuyor. Bugün nişasta ve nişasta bazlı ürünler gıda sektörü ile beraber ambalaj, kağıt, kimya ve tekstil endüstrilerinde de yoğun biçimde kullanılıyor. Market poşetleri, çöp torbaları, endüstriyel ambalajlar, tarım (malç filmleri) ve pipet gibi ürünler üretiliyor. Bu alanda geliştirdiği çözümlerle hem mevcut pazarlarda derinleşiyor hem de yeni kullanım alanları geliştiriyor.2025 yılında Ar-Ge yatırımı 2 katına çıkartıldıÜrünlerini 100'den fazla ülkeye ihraç eden Sunar Mısır, Ar-Ge gücünü, teknoloji ve insan kaynağı yatırımlarıyla artırıyor. 2025 yılında Ar-Ge ekibine yeni araştırmacılar dahil edilirken, yüksek lisans yapan çalışan sayısında yüzde 60 artış sağlandı. Kimya ve gıda mühendisliğinin yanı sıra biyoteknoloji alanındaki uzmanların da ekibe katılması ile multidisipliner yapı güçlendirildi. Aynı dönemde Ar-Ge harcamaları iki katına çıkarılırken, bütçenin önemli bir bölümü ekipman yatırımları ve çalışan yetkinliklerinin geliştirilmesine ayrıldı. Kimyasal analiz, tekstür ve biyoteknoloji alanlarında yapılan yatırımlar, merkezin teknik kapasitesini ileri seviyeye taşıdı.Ar-Ge vizyonu sürdürülebilirlik odağında şekilleniyorSunar Mısır'ın Ar-Ge stratejisinde sürdürülebilirlik merkezi bir rol oynuyor. Biyobozunur ürünler, enerji verimliliği sağlayan prosesler ve karbon ayak izini azaltmaya yönelik çalışmalar, öncelikli araştırma alanları arasında yer alıyor. 2026 hedefleri doğrultusunda; sürdürülebilir ve sağlıklı ürünlere odaklanarak yeni ürünlerin pazara sürülmesi, ithal ikame çözümler geliştirilmesi ve uluslararası pazarlarda rekabet gücünün artırılması planlanıyor. Aynı zamanda enerji tasarrufu ve çevresel etkiyi azaltan üretim süreçleriyle daha sürdürülebilir bir sanayi yapısına katkı sağlanması hedefleniyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 11 Jun 2026 15:41:46 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[PUDO kullanıcılarına Tamek Pesto sos hediyesi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/pudo-kullanicilarina-tamek-pesto-sos-hediyesi-6557/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/pudo-kullanicilarina-tamek-pesto-sos-hediyesi-6557/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_051361-3593C4-546FC0-4C7210-4F72E2-40097A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />OYAK şirketleri arasında yer alan PUDO ve Tamek, akıllı teslimat teknolojilerini farklı bir kullanım alanıyla buluşturan yeni bir iş birliğine imza attı. Kampanya kapsamında Ataşehir Metropol AVM önünde bulunan PUDO noktası, 8-21 Haziran tarihleri arasında Tamek Pesto Sos için özel&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_051361-3593C4-546FC0-4C7210-4F72E2-40097A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />OYAK şirketleri arasında yer alan PUDO ve Tamek, akıllı teslimat teknolojilerini farklı bir kullanım alanıyla buluşturan yeni bir iş birliğine imza attı. Kampanya kapsamında Ataşehir Metropol AVM önünde bulunan PUDO noktası, 8-21 Haziran tarihleri arasında Tamek Pesto Sos için özel olarak hazırlanan bir deneyim alanı olarak konumlandırıldı.Proje kapsamında PUDO akıllı teslimat dolapları Tamek iletişimiyle giydirilirken, noktalarda yer alan ekranlar üzerinden kampanya duyuruları yapılacak. Kullanıcılar, PUDO teslimat noktası aracılığıyla Tamek'in yeni ürünü Pesto Sos hediyesine ulaşabilecek.Akıllı teslimat noktaları marka deneyimine dönüşüyorİş birliği, akıllı teslimat teknolojilerinin yalnızca e-ticaret teslimatlarında değil, markaların tüketicileriyle doğrudan buluştuğu deneyim odaklı uygulamalarda da kullanılabileceğini ortaya koyuyor. Böylece PUDO noktaları, teslimat ve iade süreçlerinin ötesinde markalar için yenilikçi bir iletişim ve erişim kanalı olarak öne çıkıyor.PUDO ve Tamek arasında gerçekleştirilen iş birliğini değerlendiren PUDO Satış ve Pazarlama Direktörü Ülkü Dörtcan, şunları söyledi:"PUDO olarak tüketicilerin günlük yaşamını kolaylaştıran, markalara ise müşterileriyle yenilikçi temas noktaları sunan çözümler geliştiriyoruz. Tamek ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, akıllı teslimat teknolojilerinin yalnızca e-ticaret alanında değil, hızlı tüketim ürünleri sektöründe de önemli fırsatlar yarattığını gösteriyor. Tüketicilerin sevdikleri ürünlere daha hızlı, kolay ve erişilebilir şekilde ulaşmasını sağlarken, markaların da müşterileriyle farklı deneyimler üzerinden buluşmasına katkı sunuyoruz. Bu iş birliğinin, perakende ve dağıtım alanında yeni nesil uygulamalara ilham vereceğine inanıyoruz."PUDO noktalarında ücretsiz 24 saat teslimat kolaylığıTürkiye'nin e-ticaret yoğunluğu yüksek bölgelerinde konumlanan 1265'ten fazla akıllı gönderi noktasıyla ücretsiz olarak hizmet veren PUDO, kullanıcıların teslimat ve iade süreçlerini kolaylaştırıyor. Kullanıcılar, anlaşmalı markalardan gerçekleştirdikleri online alışverişlerde PUDO noktalarını teslimat adresi olarak seçebiliyor; gönderileri teslim noktasına ulaştığında SMS ile bilgilendirilerek diledikleri zaman teslim alabiliyor veya kolayca iade edebiliyor.PUDO'nun sunduğu model, geleneksel eve teslim yaklaşımına alternatif oluşturarak şehir içi lojistik süreçlerinin daha verimli yönetilmesine katkı sağlıyor. Kargo operasyonlarındaki tekrar eden teslimat denemelerinin azaltılmasına yardımcı olan sistem, hem operasyonel verimlilik hem de sürdürülebilirlik açısından avantaj sunuyor.Kurumlara özel Click &amp; Collect hizmetiBireysel kullanıcıların yanı sıra kurumlara yönelik çözümler de geliştiren PUDO, ofis ve plaza çözümleriyle kurumların muhaberat süreçlerini dijitalleştiriyor. Click &amp; Collect hizmetiyle ise markaların online ve fiziksel mağaza deneyimlerini entegre etmelerine destek oluyor.Tamek, OYAK çatısı altında dönüşümünü sürdürüyorTürkiye'nin sürdürülebilir geleceğe ilham veren global gıda markası olma vizyonuyla hareket eden Tamek, Haziran 2021'de OYAK şirketleri bünyesine katıldı. OYAK'ın stratejik yatırımlarıyla kurumsal ve organizasyonel anlamda yenilenen şirket; Ar-Ge, ürün geliştirme, insan kaynağı ve organizasyon alanlarında dönüşümünü sürdürüyor.Tamek, köklü geçmişiyle paydaşı olduğu ekosistemi teknolojinin desteğiyle geliştirmeyi; güvenilir, lezzetli ve hayatı kolaylaştıran katma değerli ürünleriyle mutfak ve sofralarda yer almayı hedefliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 11 Jun 2026 15:40:07 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Nespresso'da üst düzey atama]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/nespressoda-ust-duzey-atama-1173/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/nespressoda-ust-duzey-atama-1173/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4C28A9-170C2E-570422-40F90A-8608CE-A76F5B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hızlı tüketim sektöründe pazarlama ve satış alanlarında 16 yılı aşkın deneyimi bulunan Emre Tezel, Nespresso Türkiye Genel Müdürü olarak 1 Haziran 2026 tarihi itibarıyla yeni görevine başladı.Lisans eğitimini Boğaziçi Üniversitesi Makine Mühendisliği'nde tamamlayan ve kariyerinin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4C28A9-170C2E-570422-40F90A-8608CE-A76F5B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hızlı tüketim sektöründe pazarlama ve satış alanlarında 16 yılı aşkın deneyimi bulunan Emre Tezel, Nespresso Türkiye Genel Müdürü olarak 1 Haziran 2026 tarihi itibarıyla yeni görevine başladı.Lisans eğitimini Boğaziçi Üniversitesi Makine Mühendisliği'nde tamamlayan ve kariyerinin ilk yıllarında global şirketlerde farklı görevler alan Emre Tezel, 2017 yılında Nestlé Türkiye'ye katıldı. Nestlé Türkiye bünyesindeki 9 yıllık kariyerinde; satış ve pazarlama fonksiyonlarında farklı yöneticilik rolleri üstlendi. Ağustos 2025'ten beri Nespresso Türkiye Pazarlama Direktörü olarak görev alan Tezel, 1 Haziran 2026 tarihinden itibaren Nespresso Türkiye'nin büyüme yolculuğuna liderlik edecek.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 11 Jun 2026 15:12:49 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kurukahveci Mehmet Efendi ürün portföyünü Mehmet Günsür'le tanıtıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kurukahveci-mehmet-efendi-urun-portfoyunu-mehmet-gunsurle-tanitiyor--6176/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kurukahveci-mehmet-efendi-urun-portfoyunu-mehmet-gunsurle-tanitiyor--6176/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D776D7-843B0B-430B8F-0E2E44-F6D542-D78B2C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Faaliyetlerine 1871 yılında başlayan ve Türkiye kahve kültürünün temsilcisi olarak anılan Kurukahveci Mehmet Efendi, Türk kahvesi liderliğinin yanında geniş ürün portföyü ve yeni ambalaj yatırımıyla sektörde öncü rolünü pekiştiriyor. Kahve kültürü ve pazar dinamiklerindeki&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D776D7-843B0B-430B8F-0E2E44-F6D542-D78B2C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Faaliyetlerine 1871 yılında başlayan ve Türkiye kahve kültürünün temsilcisi olarak anılan Kurukahveci Mehmet Efendi, Türk kahvesi liderliğinin yanında geniş ürün portföyü ve yeni ambalaj yatırımıyla sektörde öncü rolünü pekiştiriyor. Kahve kültürü ve pazar dinamiklerindeki dönüşümü yakından takip eden Kurukahveci Mehmet Efendi, filtre kahve ve espresso kategorilerinde farklı tüketim alışkanlıklarına hitap eden ürünleriyle pazarı büyütüyor ve kategoriyi geliştirmeye devam ediyor. Şirket, yeni ambalaj tasarımıyla sunduğu farklı ürün kategorilerini oyuncu Mehmet Günsür'ün rol aldığı reklam kampanyasıyla tüketiciyle buluşturdu.Zengin Ürün Çeşitliliği ve Yeni Ambalajlar&nbsp;Pazardaki güncel tüketim trendlerini değerlendiren Kurukahveci Mehmet Efendi Yönetim Kurulu Başkanı Hulusi Kurukahveci; Türk kahvesi hâlâ ülkemizde en çok tercih edilen kahve olmayı sürdürürken, tüketiciler artık günün farklı zamanlarında farklı kahve çeşitlerini tüketmeyi de tercih edebiliyor. Sütlü kahveler, buzlu kahveler ve espresso bazlı kahveler artık günlük yaşamın önemli bir parçası haline geldi. Bizim en önemli görevimiz ise her fincanda tüketicilerimizin güvenine yeniden layık olmak. Bu anlayışla, filtre ve espresso ürün grubumuzdaki kahve çeşitlerini genişlettik, bu gruptaki ambalajlarımızı da yeniledik. Tüm bunları yaparken markamızın özüne, kalite anlayışına ve güvenilirlik vaadine sadık kalmayı önceliklendiriyoruz. Bu yaklaşımın bir yansıması olarak, kampanya filmimizde oyuncu Mehmet Günsür'le bir araya gelmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Mehmet Günsür'ün samimi, doğal ve geniş kitlelerle güçlü bağ kuran kişiliğinin, kahve kültürümüzün köklü geçmişini günümüz tüketicileriyle buluşturma hedefimizi en iyi şekilde yansıttığına inanıyoruz." diye konuştu.Türk Kahvesi Kültürünü Dünyaya TaşıyorKurukahveci Mehmet Efendi Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Kurukahveci; Türk kahvesi her zaman göz bebeğimiz olmaya devam edecek. Ülkemizin 500 yıllık kahve kültürünün en önemli değerlerinden biri olan Türk kahvesini bugün dünyanın 60 ülkesinde gururla temsil ediyoruz. Bu kültürü ülkemizde en iyi şekilde yaşatmaya çalışırken, uluslararası arenada da kahve festivallerinde ve diğer etkinliklerimizle Türk kahvesini yeni nesil kahveseverlerle buluşturuyoruz. Son yıllarda özellikle genç yabancı kahve meraklılarının Türk kahvesine gösterdikleri ilginin artması bizleri sevindiriyor. Aynı zamanda genç kuşakların yaşam tarzına ve değişen kahve tüketim alışkanlıklarına uygun yenilikçi yaklaşımlar geliştirmeyi sürdürüyoruz. dedi.Mehmet Günsür Marka Yüzü OlduKurukahveci Mehmet Efendi, ürün portföyüne yönelik bu yenilenme adımını yeni iletişim çalışmalarıyla da destekliyor. Marka, bu kapsamda oyuncu Mehmet Günsür ile iş birliğine imza attı. "Kahvemiz Kurukahveci Mehmet Efendi" söylemiyle hayata geçirilen reklam kampanyasıyla da şirketin Türk kahvesindeki tecrübesi ile halihazırda sunduğu filtre kahve ve espresso kategorilerindeki geniş vizyonu vurgulanıyor."Alafranga" Kahvelerde 1940'lardan Gelen Uzmanlık&nbsp;1871'den beri Türkiye'de kahve denildiğinde akla gelen ilk marka olan Kurukahveci Mehmet Efendi, filtre kahve alanındaki geçmişi de uzun yıllara dayanıyor. 1940'lı yıllarda Beyoğlu'nun seçkin pastaneleri için filtre kahveye uygun kahve üreten marka, 1995 yılında Türkiye'nin ilk yerli marka paketli filtre kahvesini pazara sundu. 2000'li yıllardan itibaren kahve hazırlama yöntemlerinin çeşitlenmesiyle birlikte bu alandaki çalışmalarını hızlandıran marka, günümüzde Kolombiya, Brezilya ve Etiyopya menşeli filtre kahvelerin yanı sıra Guatemala, Nikaragua, El Salvador ve Venezuela menşeli özel seri yöresel kahveleri de tüketicilerle buluşturuyor. Şirket ayrıca farklı damak tatlarına hitap eden iki ayrı espresso çeşidiyle pazarın önemli oyuncuları arasında yer alıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 11 Jun 2026 15:11:09 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kruvasan etrafında yeni bir sabah rutini]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kruvasan-etrafinda-yeni-bir-sabah-rutini-5407/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kruvasan-etrafinda-yeni-bir-sabah-rutini-5407/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0F97EA-CA15FD-893C3B-D6AA3A-1C2D88-75FE09.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Fırından yeni çıkmış, kat kat dokusuyla öne çıkan kruvasanlar, L'aube'da deneyimin merkezinde yer alıyor. Klasik Fransız yorumlarının yanı sıra badem ve çikolata gibi tatlı dokunuşlar güne yumuşak bir başlangıç sunarken; füme et, hindi ve yumurta gibi daha doyurucu eşleşmeler&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0F97EA-CA15FD-893C3B-D6AA3A-1C2D88-75FE09.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Fırından yeni çıkmış, kat kat dokusuyla öne çıkan kruvasanlar, L'aube'da deneyimin merkezinde yer alıyor. Klasik Fransız yorumlarının yanı sıra badem ve çikolata gibi tatlı dokunuşlar güne yumuşak bir başlangıç sunarken; füme et, hindi ve yumurta gibi daha doyurucu eşleşmeler sabahı tek bir öğünde tamamlamak isteyenlere hitap ediyor. Farklı damaklara dokunan çeşitlilik, L'aube'un kahvaltıyı tek bir formdan çok, kişisel bir seçim alanı olarak ele aldığını gösteriyor.L'aube'da sabah, yalnızca ne yenildiğiyle değil, nasıl hissedildiğiyle de tanımlanıyor. Aceleye bırakılmayan, özenli hazırlanmış ve sadeliğiyle öne çıkan bu yaklaşım, Fransız kahvaltı kültürünün İstanbul'daki karşılığını daha günlük ve erişilebilir bir hale getiriyor.Günün hızına kısa bir ara vermek isteyenler için L'aube Patisserie, kruvasan ve kahve etrafında şekillenen sakin başlangıçları şehrin yeni sabah alışkanlıklarından biri haline getiriyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 11 Jun 2026 07:16:29 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Züber'den çikolatada yeni dönem]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/zuberden-cikolatada-yeni-donem-288/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/zuberden-cikolatada-yeni-donem-288/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DB94E5-13DCFD-7FCE0A-FF9952-FBD138-D79387.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Züber; rafine şeker, soya lesitini, emülgatör ve koruyucu kullanmadan geliştirdiği yeni çikolata ailesini tüketicilerle buluşturdu. Şekeri hurmadan gelen ve doğal içeriklerle hazırlanan seri, çikolatada lezzet ile içerik arasında seçim yapmak istemeyenler için geliştirildi.Geleneksel&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DB94E5-13DCFD-7FCE0A-FF9952-FBD138-D79387.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Züber; rafine şeker, soya lesitini, emülgatör ve koruyucu kullanmadan geliştirdiği yeni çikolata ailesini tüketicilerle buluşturdu. Şekeri hurmadan gelen ve doğal içeriklerle hazırlanan seri, çikolatada lezzet ile içerik arasında seçim yapmak istemeyenler için geliştirildi.Geleneksel çikolata üretiminde yaygın olarak kullanılan birçok bileşeni ürünlerinden çıkaran Züber, yeni serisiyle çikolata kategorisinde farklı bir yaklaşım ortaya koyuyor.&nbsp;İki yılı aşkın Ar-Ge çalışmasının ardından geliştirilen Züber Çikolata ailesi; sütlü, bitter, Antep fıstıklı, fındıklı ve pirinç patlaklı çeşitleriyle tüketicilerle buluşuyor."Çikolatayı yeniden düşündük"Züber Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Görkem Özer, yeni ürün ailesiyle ilgili şunları söyledi: "Çikolata kategorisinde yıllardır bazı içeriklerin vazgeçilmez olduğu kabul ediliyordu. Biz bu kabulleri yeniden sorguladık. Rafine şekersiz, soya lesitinsiz ve emülgatörsüz bir çikolata üretmenin mümkün olduğunu göstermek istedik. Uzun bir Ar-Ge sürecinin sonunda ortaya çıkan ürünümüzle, çikolatayı sadece daha farklı değil, daha temiz hale getirdik. Yıllardır tüketicilere aynı şeyi söylüyoruz: İçindekilere bakın, içiniz rahat olsun. Şimdi aynı yaklaşımı çikolataya taşıyoruz. Çünkü bize göre iyi bir çikolata sadece lezzetiyle değil, içeriğiyle de güven vermeli."Bugün fındık kremalarından meyve barlarına, cipslerden içeceklere uzanan ürün portföyüyle milyonlarca tüketiciye ulaşan Züber, yeni çikolata ailesiyle iyi içerik anlayışını çikolata kategorisine taşımaya ve iyi beslenmeyi günlük hayatın doğal bir parçası haline getirme hedefini büyütmeye devam ediyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 10 Jun 2026 11:42:38 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[TFI Tab gıda yatırımları ikinci sürdürülebilirlik raporunu yayımladı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tfi-tab-gida-yatirimlari-ikinci-surdurulebilirlik-raporunu-yayimladi-6337/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tfi-tab-gida-yatirimlari-ikinci-surdurulebilirlik-raporunu-yayimladi-6337/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8FB863-F14587-0AC551-917F6A-AF7FA2-FF27B3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin lider hızlı servis restoran operatörlerinden TFI TAB Gıda Yatırımları, ikinci Sürdürülebilirlik Raporu'nu yayımladı. Raporda, 2024-2025 döneminde çevresel, sosyal ve yönetişim (ÇSY/ESG) alanlarında gerçekleştirilen çalışmalar ile grup şirketlerinin sürdürülebilirlik&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8FB863-F14587-0AC551-917F6A-AF7FA2-FF27B3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin lider hızlı servis restoran operatörlerinden TFI TAB Gıda Yatırımları, ikinci Sürdürülebilirlik Raporu'nu yayımladı. Raporda, 2024-2025 döneminde çevresel, sosyal ve yönetişim (ÇSY/ESG) alanlarında gerçekleştirilen çalışmalar ile grup şirketlerinin sürdürülebilirlik performansı ve uzun vadeli değer yaratma yaklaşımı paylaşıldı.TFI&#39;ın sürdürülebilirlik stratejisi doğrultusunda hazırlanan rapor; Gıda, Gezegen ve İnsan odak alanları kapsamında belirlenen öncelikleri, hedefleri ve performans sonuçlarını ortaya koyarken, grup şirketlerinin sürdürülebilirlik alanındaki uygulamalarına ve dönüşüm yolculuğunda attığı adımlara da yer veriyor.GRI (Global Reporting Initiative) standartları doğrultusunda hazırlanan rapor; iklim değişikliğiyle mücadeleden döngüsel ekonomi uygulamalarına, sürdürülebilir tarımdan gıda güvenliğine, dijital dönüşümden kadının güçlenmesine kadar geniş bir yelpazede yürütülen çalışmaları ve elde edilen sonuçları ortaya koyuyor.TFI TAB Gıda Yatırımları Sürdürülebilirlik Direktörü Tülay Özel, rapora ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: &#34;Sürdürülebilirliği yalnızca çevresel etkilerimizi yönetmekle sınırlı bir sorumluluk alanı olarak değil, uzun vadeli değer yaratma anlayışımızın temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. Üretimden tedarike, lojistikten restoran operasyonlarına kadar uzanan dikey entegre iş modelimiz sayesinde sürdürülebilirlik yaklaşımımızı değer zincirimizin tamamına yayabiliyor, attığımız her adımın etkisini bütünsel bir bakış açısıyla yönetebiliyoruz. Güvenilir gıda üretimi, izlenebilir ve sorumlu tedarik zinciri, kaynak verimliliği, çalışanlarımızın gelişimi, kapsayıcı çalışma kültürü ve teknoloji destekli operasyonel mükemmeliyet anlayışı sürdürülebilir büyüme stratejimizin temel yapı taşlarını oluşturuyor. Bu rapor, yalnızca performans göstergelerimizi ortaya koyan bir çalışma değil; aynı zamanda geleceğe ilişkin sorumluluklarımızı, önceliklerimizi ve dönüşüm yolculuğumuzu yansıtan önemli bir yol haritası niteliği taşıyor. İklim değişikliğiyle mücadeleden yenilenebilir enerji yatırımlarına, dijital dönüşüm uygulamalarından kadının güçlenmesine, sürdürülebilir tarımdan çalışan deneyimine kadar birçok alanda somut ilerlemeler kaydetmiş olmaktan memnuniyet duyuyoruz. Önümüzdeki dönemde de paydaşlarımız için ekonomik, çevresel ve sosyal değer yaratmaya; faaliyet gösterdiğimiz tüm alanlarda daha dirençli, daha kapsayıcı ve daha sürdürülebilir bir gelecek inşa etmeye kararlılıkla devam edeceğiz.&#34;Değer zinciri boyunca güven, kalite ve müşteri odaklı yaklaşım güçlendirildiÜretimden lojistiğe, restorandan tüketiciye uzanan entegre değer zinciri boyunca gıda güvenliği, kalite, izlenebilirlik ve şeffaflığı odağına alan TFI, güvenilir gıda tedarikini destekleyen uygulamalarını uluslararası standartlarla güçlendirirken, sürdürülebilir tedarik anlayışıyla tüketici güvenini artırmayı sürdürdü.• Tedarik zincirinin %94-98'i yerel tedarikçilerden oluştu.• Kahve tedariğinin %100'ü Rainforest Alliance sertifikalı kaynaklardan sağlandı.• RSPO sertifikalı palm yağı kullanımı %33 artarak %38,3'e yükseldi.• Atakey Patates ve AtaSancak, Farm Sustainability Assessment (FSA) değerlendirmesinde &#34;Gold&#34; seviyesini korudu.• TFI Grubu, amfori'ye üye olan Türkiye'deki ilk yerli gıda şirketi oldu.• Ekur Et, Atakey Patates, AtaSancak, Ekmek Unlu Gıda, Fasdat Sebze ve Fasdat Gıda, BRCGS Grade A ve üzeri puanlar alarak gıda güvenliği ve kalite standartlarındaki güçlü performanslarını sürdürdü.• NSF International tarafından gerçekleştirilen denetimlerde Fasdat Sebze %98,2, Ekur Et %99,3, Atakey Patates %99,2, Ekmek Unlu Gıda %100 ve Fasdat Gıda %100 puan aldı.• Aynı dönemde müşteri memnuniyet oranı Ekur Et&#39;te %96&#39;ya, TAB Gıda&#39;da %97&#39;ye, Ekmek Unlu Gıda ve AtaSancak&#39;ta %98&#39;e ulaşırken, Atakey Patates müşteri memnuniyetinde %100 seviyesine ulaştı.İklim ve çevre alanında somut dönüşüm adımlarıTFI ve grup şirketleri, iklim değişikliğiyle mücadele, enerji verimliliği, yenilenebilir enerji kullanımı ve döngüsel ekonomi uygulamaları kapsamında hayata geçirdiği çalışmalarla çevresel etkilerini azaltmayı sürdürüyor. 2024-2025 döneminde emisyon yönetiminden yenilenebilir enerji yatırımlarına, atık yönetiminden kaynak verimliliğine kadar birçok alanda önemli ilerlemeler kaydedildi.• Atakey Patates'in Science Based Targets initiative (SBTi) hedefleri onaylandı; Paris Anlaşması ile uyumlu bilim temelli emisyon azaltım hedefleri belirlendi.• TAB Gıda'da restoran başına elektrik tüketimi 2023 yılına göre %11 azaldı.• TAB Gıda, elektrik tüketiminin %42'sini YEK-G kapsamında yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılayarak 29.047 tCO₂e emisyonu dengeledi.• Atakey Patates, elektrik tüketiminin %100'ünü YEK-G ile yenilenebilir kaynaklardan sağladı.• Fasdat Gıda'da devreye alınan güneş enerjisi sistemleriyle 1,19 MW kurulu güce ulaşılırken, tesislerin elektrik ihtiyacının yaklaşık %30'u yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılandı.• Fasdat Sebze'de gerçekleştirilen 495 kW güneş enerjisi yatırımı ile tesis elektrik ihtiyacının yaklaşık %20'si yenilenebilir kaynaklardan karşılandı.• TAB Gıda'da Sıfır Atık Belgeli restoran sayısı bir önceki yıla göre %26 artarak 187'ye yükseldi.• Atakey Patates'te oluşan atıkların %93,8'i geri dönüşüme kazandırıldı.Çalışan gelişimi ve kapsayıcı iş kültürüne yatırım yapmaya devam ettiTFI ve grup şirketleri, sürdürülebilir büyümenin temelinde insan kaynağının yer aldığı anlayışıyla çalışan gelişimi, fırsat eşitliği ve çalışan deneyimine yönelik uygulamalarını sürdürdü. Bu kapsamda 2024-2025 döneminde de eğitimden liderlik gelişimine, kadın istihdamından çalışan bağlılığı uygulamalarına kadar birçok alanda yürütülen çalışmalarla daha kapsayıcı ve gelişim odaklı bir çalışma ortamı oluşturuldu.• Toplam 20.115 çalışana yaklaşık 3,4 milyon saat eğitim verildi; çalışan başına ortalama eğitim süresi 167 saate ulaştı.• TFI Great Place to Work skoru bir önceki yıla göre %11,6 artış gösterdi.• TFI genelinde kadın çalışan oranı %63'e, kadın yönetici oranı ise %60'a ulaştı.• Fasdat Gıda'da kadın çalışan oranı %18'den %28'e yükseltildi.İnovasyon ve dijital dönüşüm operasyonel verimliliği güçlendirdi2024-2025 döneminde TFI ve grup şirketleri, dijitalleşme, otomasyon ve veri odaklı yönetim uygulamalarıyla operasyonel verimliliği artırmaya ve müşteri deneyimini geliştirmeye yönelik çalışmalarını sürdürdü. Teknolojinin sunduğu imkanlardan yararlanılarak iş süreçlerinin daha etkin yönetilmesi, operasyonel risklerin azaltılması ve tüketici beklentilerine daha hızlı yanıt verilmesi hedeflendi. Bu kapsamda:• Robotik Süreç Otomasyonu (RPA) çalışmaları kapsamında, 2025 yılında TFI ve grup şirketlerinde UiPath altyapısıyla 15 iş süreci otomasyona alınarak operasyonel verimlilik artırıldı, manuel iş yükü ve operasyonel riskler azaltıldı.• Daha sürdürülebilir ürün alternatiflerini tüketicilerle buluşturma hedefi doğrultusunda Burger King®&#39;in et içermeyen Plant Based Whopper ürünü mağazalarda ve dijital kanallarda yaygınlaştırıldı.• E-ticaret ve dijital satış kanallarında müşteri deneyimine yönelik gerçekleştirilen iyileştirmeler sayesinde 2025 yılında restoran başına sipariş iptal oranı %25,8 azaltıldı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 09 Jun 2026 17:22:38 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Güvenli gıda, güçlü gelecek"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/guvenli-gida-guclu-gelecek-3579/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/guvenli-gida-guclu-gelecek-3579/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7D04E1-312BB6-185D56-DE23B1-33E1D2-096FA6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Güvenli gıdanın önemine dikkat çekmek amacıyla Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen Dünya Gıda Güvenliği Günü, güvenilir gıdaya erişimin insan sağlığı, toplumsal refah ve sürdürülebilir kalkınmadaki kritik rolünü her yıl yeniden gündeme taşıyor.&nbsp;Adana'da 50&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7D04E1-312BB6-185D56-DE23B1-33E1D2-096FA6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Güvenli gıdanın önemine dikkat çekmek amacıyla Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen Dünya Gıda Güvenliği Günü, güvenilir gıdaya erişimin insan sağlığı, toplumsal refah ve sürdürülebilir kalkınmadaki kritik rolünü her yıl yeniden gündeme taşıyor.&nbsp;Adana'da 50 yıl önce tarımla başlayan yolculuğunu bugün küresel arenaya taşıyan Sunar Yatırım, faaliyetlerini teknoloji ve sürdürülebilirlik odağında sürdürüyor. Şirket; bitkisel sıvı yağ, un, yem, mısır nişastası bazlı endüstriyel ham madde ve biyo-bozunur plastik üretimi gerçekleştiriyor. Sunar Yatırım, son dönemde yaşanan küresel gelişmelerle birlikte gıda güvenliğinin daha da stratejik bir konu haline geldiğine dikkat çekiyor.Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Mustafa Nuri Çomu konuyla ilgili açıklamasında gıda güvenliğinin üretimden tüketime uzanan tüm zincirin ortak sorumluluğu olduğunu belirterek, "Sunar olarak gıda güvenliğini tüm üretim süreçlerimizin merkezinde konumlandırıyoruz. Tarladan başlayarak nihai ürüne kadar uzanan değer zincirinin her aşamasında kalite, izlenebilirlik ve güvenlik standartlarını titizlikle uyguluyor; ulusal ve uluslararası standartlara uygun üretim gerçekleştiriyoruz. Teknoloji yatırımlarımız, kalite kontrol sistemlerimiz ve sürdürülebilir üretim yaklaşımımızla güvenli gıdaya erişimin desteklenmesine katkı sağlıyoruz. Toplum sağlığının korunması ve sürdürülebilir bir gıda sisteminin oluşturulması ancak bu anlayışla mümkün olabilir. Güvenli gıda bir ayrıcalık değil, herkesin erişebilmesi gereken temel bir haktır. Bu hakkın korunması ise sürekli iyileştirme, bilim temelli uygulamalar ve güçlü iş birlikleriyle mümkündür." dedi.Küresel riskler gıda sistemlerini yeniden şekillendiriyorGünümüzde gıda güvenliğini tehdit eden riskler hakkında da değerlendirmede bulunan Çomu sözlerine şöyle devam etti: "Değişim gösteren sıcaklık dalgalanmaları, kuraklıklar, seller ve aşırı hava olayları tarımsal üretimi; savaşlar ve bölgesel çatışmalar küresel ticaret akışlarını ve lojistik ağları doğrudan etkiliyor.&nbsp; Enerji, gübre ve diğer tarımsal girdilerde yaşanan maliyet baskıları da üretimin sürdürülebilirliği üzerinde önemli riskler oluşturuyor. Bunlarla beraber gıda kaynaklı biyolojik tehlikeler de insan sağlığı noktasında küresel ölçekte önemini koruyor. Gıda üretimi ve erişiminde tüm bu noktalar dikkate alınarak, bilim temelli kontrol mekanizmalarının ve etkin risk yönetimi sistemlerinin devreye alınması kritik rol oynuyor."&nbsp;"Gıda güvenliği artık çok daha geniş bir kavram"Küresel gelişmelerin etkisiyle gıda güvenliği anlayışının da dönüşüm geçirdiğini belirten Sunar Yatırım, günümüzde güvenli gıdanın yalnızca ürün güvenliğiyle sınırlı olmadığını vurguluyor. Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Mustafa Nuri Çomu; sürdürülebilir kaynak kullanımı, tedarik zinciri dayanıklılığı, izlenebilirlik, şeffaflık ve kriz dönemlerinde güvenilir gıdaya erişim konularının da gıda güvenliği kavramının ayrılmaz unsurları haline geldiğini ifade etti. Bu nedenle riskleri önceden öngören ve tüm değer zinciri boyunca bu riskleri yöneten proaktif yaklaşımın her geçen gün daha da önem kazandığına dikkat çekti.&nbsp;&nbsp;Üretim standartları ve vizyonel yaklaşımla küresel pazarda sürdürülebilir büyümeSunar Yatırım, kalite ve gıda güvenliğini, uluslararası standartlara dayalı yönetim sistemleriyle güvence altına alıyor.&nbsp; Şirket; Excipact GMP, ISO 22000 ve FSSC 22000 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemleri, ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi, Non-GMO ve ürün uygunluk belgeleri gibi uluslararası kabul görmüş sertifikasyonlarla faaliyetlerini yürütüyor. Bu sertifikasyonlar, tüm süreçlerin uluslararası standartlara uygun, denetlenebilir ve izlenebilir şekilde yönetilmesini desteklerken; müşteriler, iş ortakları ve diğer paydaşlar nezdinde güven oluşturuyor.Ürünlerini 110'dan fazla ülkeye ihraç eden Sunar Yatırım, farklı pazarların mevzuat ve kalite gerekliliklerini yakından takip ederek müşteri beklentilerine uyum sağlıyor. Güçlü izlenebilirlik sistemleri, kalite kontrol uygulamaları, tedarikçi yönetimi ve denetim süreçleriyle ham madde tedarikinden nihai ürüne kadar tüm aşamalarda gıda güvenliğini ön planda tutuyor. Şirket ayrıca sürdürülebilir tarım uygulamaları kapsamında yürüttüğü çalışmalarla tarımsal üretimde kalite ve verimliliğin artırılmasına katkı sağlarken, tedarik zincirinin güvenilirliğini de destekliyor.Temel ham maddelerin sürdürülebilir kaynaklardan temin edilmesini stratejik öncelik olarak gören Sunar Yatırım, tedarik zincirine çevresel ve sosyal sorumluluk kriterlerini entegre ederken, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji yatırımlarıyla operasyonel dayanıklılığını güçlendiriyor. Şirket, uluslararası standartlarda üretim anlayışı, sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımı ve güçlü ihracat performansıyla Türkiye&#39;nin küresel pazardaki güvenilir gıda tedarikçisi konumuna katkı sağlamayı sürdürüyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 07 Jun 2026 09:35:36 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Dünyanın en büyük çikolata merkezlerinden biri oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/dunyanin-en-buyuk-cikolata-merkezlerinden-biri-oldu-8678/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/dunyanin-en-buyuk-cikolata-merkezlerinden-biri-oldu-8678/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A46C7B-814C6F-D09C56-5FD54D-6AA716-4D1AB3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'de çikolata ve atıştırmalık sektörünün öncüsü, tüm gıda kategorisinde ihracat lideri, Biscolata, Luppo, Ozmo gibi dünyaca sevilen markaların sahibi Şölen Çikolata, üçüncü "Türkiye'nin Çikolata Fabrikası"nı Gaziantep'te faaliyete geçirdi.Şölen Çikolata'nın sürdürülebilirlik,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A46C7B-814C6F-D09C56-5FD54D-6AA716-4D1AB3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'de çikolata ve atıştırmalık sektörünün öncüsü, tüm gıda kategorisinde ihracat lideri, Biscolata, Luppo, Ozmo gibi dünyaca sevilen markaların sahibi Şölen Çikolata, üçüncü "Türkiye'nin Çikolata Fabrikası"nı Gaziantep'te faaliyete geçirdi.Şölen Çikolata'nın sürdürülebilirlik, verimlilik ve inovasyonu odağına alan bu stratejik yatırımının açılış töreni 3 Haziran 2026 Çarşamba günü, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Şölen Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Çoban, Şölen Çikolata Yönetim Kurulu Üyesi ve CEO'su Erdoğan Çoban, Şölen Çikolata Yönetim Kurulu Üyeleri, Şölen'in bayileri, iş ortakları ve çalışanlarının katılımıyla gerçekleştirildi.&nbsp;90 üretim hattı, 90 bin paletlik akıllı depo&nbsp;Yeni fabrika, tamamı özkaynaklarla karşılanan yaklaşık 100 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirildi ve 500 kişilik ek istihdam sağlandı. Bu tesisle birlikte Şölen Çikolata, Gaziantep'teki toplam üretim alanını yüzde 70 genişletti ve büyüklük olarak 27 futbol sahasına denk gelen 172 bin 500 metrekarelik üretim sahasına ulaştı.&nbsp;İleri teknoloji altyapısı ve yüksek kapasitesiyle dünyanın alanındaki en akıllı fabrikalarından biri olan yeni tesis, Şölen'in global vizyonunu yansıtan bir teknoloji üssü niteliği taşıyor. 90 bin paletlik yeni bir akıllı deposu bulunan fabrikada, lojistik ve operasyonel kabiliyet ileri bir seviyeye taşındı.Dijitalleşme, yapay zekâ ve robotik sistemlerle üretimi bir üst boyuta taşıyan fabrikada 90 üretim hattı, günlük 900 ton üretim kapasitesi ve kapalı alanda çalışan robotlar bulunuyor. Şölen fabrikalarındaki robot sayısı bakımından birçok otomotiv fabrikasını geçmiş oldu.&nbsp;Son 5 yılda 2 kat büyüme sağlandıŞölen Çikolata CEO'su Erdoğan Çoban, "Şölen Çikolata olarak, bugüne kadar sadece üretim tesisleri değil, bu topraklardan aldığımız gücü dünyaya yansıtan bir &#34;ihracat üssü&#34; kurduk. Son 10 yılda 500 milyon doları aşan yatırımın tamamını Gaziantep'e yaptık. 36 yılda ise yatırımlarımızın tamamı toplamda 1 milyar doları aşmış durumda. Bugün 5 kıtada 120'den fazla ülkeye ihracat yapıyor, milyarlarca tüketiciye ulaşıyoruz. Tüm gıda kategorilerinde ihracat lideriyiz. Ar-Ge merkezimizde 35 patentle geleceği tasarlıyoruz. Yeni fabrikamızla birlikte 3 üretim tesisimizde 300 bin metrekareye ulaşan üretim alanımızla dünyanın en büyük çikolata üretim merkezlerinden biri olduk. Teknolojiyi ve insanı bir araya getirerek hayata geçirdiğimiz üçüncü fabrikamız tam bir yüksek teknoloji üssü. Yeni üretim hatları, ileri otomasyon sistemleri, robotik teknolojiler ve veri temelli üretim altyapısı sayesinde hem kapasitemizi artırdık, hem üstün kalite standartlarımızı ve gıda güvenliğini çok daha ileri bir noktaya taşıdık, hem de kalite, hız ve esneklik açısından global ölçekte çok daha rekabetçi bir konuma ulaştık. Bu yatırımla birlikte, mevcut istihdamımıza ek olarak 2 bin kişiye de dolaylı istihdam sağlıyoruz. Tüm tesislerimizde sürdürülebilirlik odaklı çalışıyoruz; sıfır atık ve 216 bin ağaca denk gelen karbon emisyonu önlemini iş modelimizin her adımında uyguluyoruz" dedi."Hedefimiz dünyada kendi sektörümüze ilk 10'a girmek, 2030 yılında 1.2 milyar dolar ciro"Şölen'in cirosunu son 5 yılda 300 milyon dolardan 650 milyon doların üzerine çıkarak iki kat büyüme elde ettiklerini belirten Çoban, hedeflerle ilgili olarak şu bilgileri verdi: "Beş yıl içinde tonajda yüzde 40 büyüme sağladık. 2025 yılında ise bir önceki yıla göre çift haneli büyümeyle 360 milyon dolarlık ihracata ulaştık. Bu yıl, yeni fabrikamız, ileri teknoloji, inovasyon ve Ar-Ge odaklı üretim anlayışımız, çevik yönetim yapımız ve başarısını kanıtlamış markalarımızdan aldığımız güçle yatırımlarımızı ve istikrarlı büyümemizi sürdürüyoruz. 2026'da iç pazarda yüzde 17-20 büyüme hedefliyoruz. Yeni ürünler de gelmeye devam edecek. İhracatta ise dolar bazında yaklaşık çift haneli büyüme ve 386 milyon dolar ciro öngörüyoruz. Dünyada kendi sektörümüzde ilk 10'a girme hedefimize kararlılıkla yürüyoruz. Biz bu topraklara inanıyoruz, ülkemizin üretim gücüne güveniyoruz. 36 yıldır olduğu gibi bayrağımızı dünyada gururla dalgalandırmayı sürdüreceğiz."5 kıtada 120'den fazla ülkeye katma değerli ihracatta liderŞölen Çikolata, teknoloji ve yapay zekayı tüm iş modelinin bel kemiği haline getirirken global alanda iddiasını da güçlendiriyor.&nbsp;Biscolata, Milango, Ozmo, Boombastic, Luppo, Papita ve Nutymax gibi sadece Türkiye'de değil, dünya çapında tüketicilerin sevdiği ödüllü markaları bulunan Şölen, Belçika'dan Maldivler'e, Kolombiya'dan Japonya'ya kadar 120'den fazla ülkede 200 çeşit ürününü tüketicilerle buluşturuyor. Çikolata denince ilk akla gelen Belçika'ya Türkiye'den yapılan ihracatın yüzde 62'sini, kakao ülkesi Kolombiya'ya çikolata ihracatının yüzde 65'ini Şölen gerçekleştiriyor.Bir dünya oyuncusu olarak, Avrupa, Amerika ve Japonya başta olmak üzere, çikolatanın ve çikolatalı ürünlerin daha çok tüketildiği, kalite ve gıda güvenliğinin çok önemli olduğu kritik pazarlara katma değerli ürünler ihraç ediyor. İhracat kilogram fiyatında sektör ortalaması 3,7 dolar iken, katma değerli ürün ihracatıyla Şölen'de bu rakam 5,5 dolara ulaşıyor.&nbsp;Şirket, ihracattaki bu başarısı ile geçen yıl, TİM'in İhracatın Şampiyonları Listesi'nde tüm gıda sektörü içerisinde birincilik ödülünü aldı.Patent şampiyonu Şölen, gıda güvenliği kriterleriyle de sektörünün öncüsüTürkiye gıda sektöründe tek tüzel kişilikte ve 2 farklı lokasyonda Ar-Ge merkezine sahip ilk kuruluş olan Şölen Çikolata, 35 uluslararası patent ile çikolata, şekerleme ve unlu mamuller kategorisinde patent şampiyonu.&nbsp;Aynı zamanda Amazon, Lidl, Walmart gibi dünya devleriyle çalışan Şölen, global zincir marketlerin gerçekleştirdiği habersiz denetimlerden de 100 üzerinden 98 puan alabilen nadir gıda şirketlerinden biri. Üretimin her aşamasında en fazla analiz yaptıran ve benchmark kabul edilen Şölen Çikolata, tüm dünyada denetim ve belgelendirme yapan kuruluşlardan biri olan SGS tarafından habersiz yapılan BRC ve IFS denetimlerinden üst seviye olan AA ve High Level kategorisinde en yüksek puan alan nadir şirketler arasında yer alıyor.Global başarılara her yıl yenileri ekleniyorŞölen Çikolata, geçen yıl önemli bir global başarıya imza attı. Yüksek ürün kalitesi, ileri teknolojiye dayalı üretim standartları, global satış ve pazarlama performansı ile Avrupa Candy Kettle Club tarafından verilen ve Avrupa şekerleme sektörünün en büyük ödülü olan Professional Excellence Ödülü&#39;nü kazanarak "Bakır Kazan"ı Türkiye'ye getirdi. Şölen, "Candy Industry Top 100" listesinde de dünyanın ilk 10 çikolata şirketi arasında yer almayı hedefliyor. Bugün dünyanın en prestijli perakende zincirlerinden Amazon.com'da ise Biscolata en çok satılan ürünlerden biri ve today.com'da 'Top Cookie' seçildi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 05 Jun 2026 19:23:56 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Akasya gastronomiyi sürdürülebilir yaşamın merkezine taşıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/akasya-gastronomiyi-surdurulebilir-yasamin-merkezine-tasiyor-3035/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/akasya-gastronomiyi-surdurulebilir-yasamin-merkezine-tasiyor-3035/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2BC5EF-AD4A6A-DE6BA0-AB8A04-A4AB44-28D908.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Akkök Holding iştiraki Akiş GYO bünyesinde yer alan Akasya, 12&#39;nci yaşını gastronomiyi kültür, paylaşım ve sürdürülebilir yaşam yaklaşımıyla buluşturan özel bir etkinlikle kutlamaya hazırlanıyor. 6-7 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilecek 'Akasya&#39;da Tadı Damağında'&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2BC5EF-AD4A6A-DE6BA0-AB8A04-A4AB44-28D908.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Akkök Holding iştiraki Akiş GYO bünyesinde yer alan Akasya, 12&#39;nci yaşını gastronomiyi kültür, paylaşım ve sürdürülebilir yaşam yaklaşımıyla buluşturan özel bir etkinlikle kutlamaya hazırlanıyor. 6-7 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilecek 'Akasya&#39;da Tadı Damağında' deneyimi, yıldızlı şeflerden artizan üreticilere, Ege mutfak kültüründen iyi yaşam odaklı markalara uzanan zengin içeriğiyle ziyaretçilerini gastronomi etrafında şekillenen farklı bir deneyime davet edecek.'Akasya&#39;da Tadı Damağında' öncesinde düzenlenen basın kahvaltısında etkinliğin içeriği, gastronomiye yaklaşımı ve sürdürülebilir yaşam odağında kurgulanan deneyim alanlarına ilişkin detaylar paylaşıldı."Akasya'nın 12'nci yılında gastronomiyi merkeze alıyoruz"Akiş GYO Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Levent Çanakçılı,&nbsp; Akasya'nın 12'nci yılında gastronominin günümüzde yeme içme deneyiminin ötesine geçtiğine dikkat çekerek değerlendirmelerde bulundu:"Bugün, Ege esintileriyle büyük bir özenle hazırlanmış çok keyifli bir atmosferde buluştuk.Akasya'yı açtığımız günden bu yana kültür, sanat ve yaşam odaklı birçok projeye ve etkinliğe ev sahipliği yaptık. Bu yıl ise bizim için ayrıca özel bir anlam taşıyan alışveriş merkezimizin 12'nci yılını kutluyoruz. Bu kutlamanın merkezine de gastronomi deneyimini yerleştirmek istedik.Bu kapsamda ziyaretçilerimizi yıldızlı ve alanında çok değerli şeflerle bir araya getirmeyi hedefliyoruz. Misafirlerimiz, şeflerimizin hazırladığı lezzetleri deneyimleme fırsatı bulurken aynı zamanda onların hikâyelerini dinleme ve kendileriyle tanışma şansı da elde edecekler."Şehrin kalbinde şehirli gastronomi deneyimiAkasya&#39;da Tadı Damağında deneyimi, gastronomiyi üretim kültürü, yerel değerler, sürdürülebilirlik ve paylaşım ekseninde ele alıyor.Etkinliğin 'Artizan Kahvaltı' bölümünde Ege mutfak kültürü odağa alınırken, ziyaretçiler bölgenin gastronomi hikâyelerini dinleme, yerel üretim anlayışını yakından tanıma ve şeflerle birebir sohbet etme fırsatı bulacak.Ege Mutfağı Araştırmacısı ve Eğitmen Şef Ahmet Güzelyağdöken, Danışman Şef ve Yemek Stilisti Dilek Yetkiner ile Cunda&#39;nın sevilen restoranı L&#39;Arancia&#39;nın Executive Chef&#39;i Tongar Fırat ve Chef de Cuisine&#39;i Mehmet Güngör etkinlikte yer alacak isimler arasında bulunuyor.Yıldızlı Şefler Sahnesi kuruluyorEtkinlik kapsamında oluşturulan Yıldızlı Şefler Sahnesi&#39;nde Türkiye gastronomisinin önde gelen isimleri ziyaretçilerle buluşacak.Telezzüz&#39;ün Executive Chef&#39;i Bahtiyar Büyükduman, Paper Moon İstanbul&#39;un Executive Chef&#39;i Giuseppe Pressani, The Barn - Grandma&#39;s Wonderland Executive Chef&#39;i Buğra Özdemir, Yakamengen III şefi Duru Akgül ve Nicole Restaurant Executive Chef&#39;i Serkan Aksoy sahnede gastronomiye dair yaklaşımlarını paylaşacak, özel tadım deneyimlerine imza atacak.Yerel üreticiler ve iyi yaşam markaları Akasya&#39;da buluşacakEtkinlik kapsamında AVOYA, BİBERCO, Itz Nutz, NutReal, Podisi Bean to Bar Chocolate, Siyou Tarla ve The Good Wild gibi markalar da ziyaretçilerle buluşacak.Yerel üretim, iyi gıda, bilinçli tüketim ve sürdürülebilir yaşam yaklaşımını odağına alan markalar iki gün boyunca deneyim alanlarında ürünlerini tanıtacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 04 Jun 2026 12:42:51 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türkiye'nin su ürünleri üretimi 2025'te yüzde 11,1 arttı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-su-urunleri-uretimi-2025te-yuzde-111-artti-328/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-su-urunleri-uretimi-2025te-yuzde-111-artti-328/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_63E653-E1E173-FEF975-3F3B9D-B0C376-2C94D9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin su ürünleri istatistiklerini açıkladı.Buna göre, su ürünleri üretimi geçen yıl bir önceki yıla kıyasla yüzde 11,1 artışla 1 milyon 37 bin 19 tona yükseldi.Üretimin yüzde 33,4&#39;ünü avcılık yoluyla elde edilen deniz balıkları,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_63E653-E1E173-FEF975-3F3B9D-B0C376-2C94D9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin su ürünleri istatistiklerini açıkladı.Buna göre, su ürünleri üretimi geçen yıl bir önceki yıla kıyasla yüzde 11,1 artışla 1 milyon 37 bin 19 tona yükseldi.Üretimin yüzde 33,4&#39;ünü avcılık yoluyla elde edilen deniz balıkları, yüzde 3,1&#39;ini avcılık yoluyla elde edilen diğer deniz ürünleri, yüzde 3,1&#39;ini avcılık yoluyla elde edilen iç su ürünleri ve yüzde 60,4&#39;ünü yetiştiricilik ürünleri oluşturdu.Su ürünleri avcılığı geçen yıl yüzde 15,3 arttı. Avcılık yoluyla yapılan toplam üretim 410 bin 428 ton, yetiştiricilik üretimi ise 626 bin 591 ton olarak gerçekleşti. Deniz ürünleri avcılığı bir önceki yıla göre yüzde 17,3 artarken, iç su ürünleri avcılığı yüzde 4,3 azaldı.- En çok hamsi avlandıAvlanan deniz balıkları miktarı geçen yıl 346 bin 366 ton oldu. Bu balıklarının türlere göre dağılımı incelendiğinde, hamsinin 245 bin 261 tonla en yüksek miktarda avlanan balık olduğu görüldü. Hamsiyi 28 bin 388 tonla çaça ve 19 bin 667 tonla sardalya takip etti.Yetiştiricilik yoluyla yapılan üretim ise 2025&#39;te yüzde 8,6 arttı. Yetiştiriciliğin 440 bin 817 tonu (yüzde 70,4) denizlerde, 185 bin 774 tonu (yüzde 29,6) iç sularda gerçekleşti.Yetiştirilen en önemli balık türleri iç sularda 185 bin 310 tonla alabalık, denizlerde de 174 bin 859 tonla levrek ve 164 bin 643 tonla çipura oldu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 04 Jun 2026 10:34:02 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Nespresso, Gülşen ile yeni bir döneme başlıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/nespresso-gulsen-ile-yeni-bir-doneme-basliyor-1029/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/nespresso-gulsen-ile-yeni-bir-doneme-basliyor-1029/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_25C0B4-8C97B2-21623E-6CE41D-9B6C16-961A16.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Güçlü sahne kimliği, zamansız tarzı ve tüm jenerasyonlara hitap eden enerjisiyle öne çıkan Gülşen, Vertuo'nun cesur, yaratıcı ve keşif odaklı dünyasını yansıtan yeni kampanyasının yüzü oldu. Yeni reklam filmi, kahveyi günlük rutinin ötesine taşıyarak; stil, keşif ve deneyimlerle&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_25C0B4-8C97B2-21623E-6CE41D-9B6C16-961A16.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Güçlü sahne kimliği, zamansız tarzı ve tüm jenerasyonlara hitap eden enerjisiyle öne çıkan Gülşen, Vertuo'nun cesur, yaratıcı ve keşif odaklı dünyasını yansıtan yeni kampanyasının yüzü oldu. Yeni reklam filmi, kahveyi günlük rutinin ötesine taşıyarak; stil, keşif ve deneyimlerle şekillenen etkileyici bir dünyanın kapılarını aralıyor.Sanatsal bir görsel dünyada geçen film, izleyiciyi farklı temalar arasında etkileyici bir yolculuğa çıkarıyor. Kahveden ilham alan yaratıcı görsel geçişler ve değişen atmosferler, Vertuo'nun ilham veren kahve evrenini stil ve keşif duygusuyla buluşturuyor. Film boyunca güçlü görsel anlatım, "her kahve yeni bir dünya" fikrini merkeze taşıyor.Kullanıcılarına kişisel kahve ritüellerini keşfetme özgürlüğü sunuyorNespresso Vertuo sistemi; espresso'dan büyük fincan kahvelere uzanan farklı kahve seçenekleri, zengin kreması ve tek tuşla hazırlanan kahve deneyimiyle kullanıcılarına kişisel kahve ritüellerini keşfetme özgürlüğü sunuyor. Dijital platformlarda izleyiciyle buluşacak, Gülşen'in güçlü ve özgün duruşuyla buluşan yeni kampanya, Vertuo kahve sisteminin ilham veren ve sınırları aşan dünyasını yansıtıyor. Nespresso, Vertuo ile kahve deneyimini yeni bir dünyaya taşırken, kullanıcılarını da kendi kahve tarzlarını keşfetmeye davet ediyor. Nespresso ve Gülşen'in bir araya geldiği bu özel iş birliği, yıl boyunca farklı kampanya ve içeriklerle devam edecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 03 Jun 2026 12:43:11 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[En çok taze meyve-sebze ve ekmek ısraf ediliyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/en-cok-taze-meyve-sebze-ve-ekmek-israf-ediliyor-2527/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/en-cok-taze-meyve-sebze-ve-ekmek-israf-ediliyor-2527/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3D0E89-BFFE9A-F8D0AD-60A484-14E3D2-F6C70D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), hane halkları tarafından en fazla israf edilen gıda gruplarını belirledi.AA muhabirinin bu verilerden yaptığı derlemeye göre, tüketicilerin büyük bölümü hassasiyet gösterse de bazı gıda ürünleri israf edilebiliyor.Buna göre, geçen yıl en fazla&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3D0E89-BFFE9A-F8D0AD-60A484-14E3D2-F6C70D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), hane halkları tarafından en fazla israf edilen gıda gruplarını belirledi.AA muhabirinin bu verilerden yaptığı derlemeye göre, tüketicilerin büyük bölümü hassasiyet gösterse de bazı gıda ürünleri israf edilebiliyor.Buna göre, geçen yıl en fazla israf edilen gıda grubu yüzde 39,7 ile &#34;taze meyve ve sebze&#34; olarak kayıtlara geçti. Bu grubu yüzde 32,5 ile &#34;ekmek&#34; takip etti. Diğer israf edilen ürün grupları yüzde 15,1 ile süt ve süt ürünleri, yüzde 5,9 ile kuru bakliyat oldu.Makarna ile et ve et ürünlerinin israf edilme oranının ise yüzde 2,7&#39;şer ile diğer gruplara göre daha düşük seviyede kaldığı görüldü.- İsrafın ana nedeni gıdaların bozulmasıGıda ürünlerinin çöpe atılma nedenleri incelendiğinde, &#34;bozulma&#34; yüzde 74,4 ile açık ara ilk sırada yer aldı. Tüketicilerin yüzde 12,1&#39;i &#34;son kullanma tarihinin geçmesi&#34;, yüzde 6,3&#39;ü ise &#34;fazla satın alınması veya pişirilmesi&#34; nedeniyle gıdaları israf ettiğini beyan etti.Hane halkının yüzde 84&#39;ü gıda ürünlerini &#34;hiçbir zaman&#34; çöpe atmadığını belirtirken &#34;nadiren&#34; çöpe attığını belirtenlerin oranı yüzde 12,7, &#34;sıklıkla&#34; çöpe attığını söyleyenlerin oranı yüzde 0,3 oldu.- Alışveriş planlamasında &#34;liste yapma&#34; alışkanlığı korunuyorTüketicilerin alışveriş alışkanlıkları incelendiğinde, 2025 yılında yüzde 54,4&#39;ünün alışverişe liste yaparak çıktığı görüldü. Ürünün fiyatını takip ederek alışveriş yapanların oranı yüzde 14,9 olurken plansız alışveriş yapanların oranı yüzde 14,4 olarak belirlendi.Gelir gruplarına göre bakıldığında, en düşük gelir grubundaki hane halklarının alışveriş listesi yapma oranının (yüzde 57,3), en yüksek gelir grubuna (yüzde 49,9) göre daha yüksek olduğu saptandı.- Tüketilemeyen gıdalar hayvanlara veriliyorGıda israfını engellemek için başvurulan yöntemler arasında, &#34;tüketilemeyen gıdaların hayvanlara verilmesi&#34; öne çıktı. 2024 yılında yüzde 27,3 olan bu oran, 2025 yılında yüzde 28,7&#39;ye yükseldi.Gelir düzeyi en düşük olan grupta tüketilemeyen gıdaları hayvanlara verme oranı yüzde 35,9 iken bu oran en yüksek gelir grubunda yüzde 27,8 oldu.Öte yandan, tüketicilerin yüzde 83,6&#39;sı gıda israfını engellemek için bireysel olarak elinden geleni yaptığını ifade etti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 03 Jun 2026 11:51:12 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Dürümle 200. şube ile hızlı büyümesine devam ediyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/durumle-200-sube-ile-hizli-buyumesine-devam-ediyor-8256/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/durumle-200-sube-ile-hizli-buyumesine-devam-ediyor-8256/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_232302-4C4CDE-09B22B-A5C072-B727A7-5C27BC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Operasyonel gücü ve istikrarlı performansıyla dikkat çeken Dürümle, bugün 35 şehirde 200 restoranı ve yaklaşık 2.000 kişilik ekibiyle milyonlarca kişiye ulaşarak sektördeki konumunu ileri taşıyor.Lezzetin 200. Durağı: İstanbul Şişli Meydan Cadde ŞubesiDürümle, 200. şubesini&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_232302-4C4CDE-09B22B-A5C072-B727A7-5C27BC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Operasyonel gücü ve istikrarlı performansıyla dikkat çeken Dürümle, bugün 35 şehirde 200 restoranı ve yaklaşık 2.000 kişilik ekibiyle milyonlarca kişiye ulaşarak sektördeki konumunu ileri taşıyor.Lezzetin 200. Durağı: İstanbul Şişli Meydan Cadde ŞubesiDürümle, 200. şubesini İstanbul Şişli Meydan Cadde&#39;de açtı. Yeni restoran, markanın daha fazla noktada aynı lezzet ve deneyimi sunma hedefinin güçlü bir yansıması olarak konumlanıyor. Tüketicilerine lezzetli, hızlı, taze ve doyurucu bir deneyim sunmayı odağına alan Dürümle, "Türkiye'nin Dürümü" vizyonu doğrultusunda 200. şubesini açmanın heyecanını yaşıyor.&nbsp;Marka için "Dürümlemek", lezzetin verdiği keyfi hissetmek ve anın tadını çıkarmak anlamına geliyor. Bu anlayışla Dürümle, her yeni restoranında olduğu gibi 200. şubesinde de misafirlerine aynı keyifli deneyimi sunmayı hedefliyor.Büyümenin Temelinde İnovasyon, Operasyon ve İnsan Odaklı Yaklaşım VarDürümle&#39;nin kısa sürede Türkiye genelinde güçlü bir yaygınlığa ulaşmasının arkasında, ürün inovasyonu, operasyonel disiplin ve insana odaklanan yaklaşımı yer alıyor. Kebap, tavuk şiş ve döner gibi klasik lezzetleri modern tatlarla harmanlayarak Türkiye'nin yeme-içme sektöründe kendine özgü bir kulvar oluşturuyor. 2025 yılında gerçekleştirilen 25 milyon dürüm satışı ise bu operasyonel gücün en somut göstergesi.&nbsp;Dürümle CEO&#39;su Fasih Emrah Peker: &#34;2018&#39;de başlattığımız lezzet yolculuğunda bugün 200. şubemizi açmanın heyecanını ve gururunu yaşıyoruz. Bu büyüme, sahadaki ve merkezimizdeki her ekip arkadaşımızın alın terinin, inancının ve emeğinin karşılığı. Şu anda 35 şehirde, 2.000 kişilik güçlü bir ekiple hizmet veriyoruz. Sahada çalışanlarımızın yüzde 53&#39;ü, genel ekibimizin yüzde 51&#39;i kadın. Gerçek ve kalıcı büyüme, herkesi kapsayan bir kültürle mümkün oluyor. Önümüzdeki dönemde de yeni yatırımlar ve dijitalleşme adımlarımızla büyümemizi sürdüreceğiz. Hedefimiz, her noktada aynı lezzet standardını koruyarak misafirlerimize en iyi deneyimi sunmak&#34; dedi.&nbsp;Dürümle, yenilikçi ve müşteri odaklı yaklaşımıyla sektördeki iddiasını her geçen gün güçlendiriyor. 200. şube açılışıyla yeni ve heyecan verici bir döneme adım atan marka, Türkiye genelindeki büyümesini sürdürmek için çalışmalarına hızla devam ediyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 02 Jun 2026 12:59:06 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Gastronominin geleceğine değer katan iş birliği]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gastronominin-gelecegine-deger-katan-is-birligi-2192/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gastronominin-gelecegine-deger-katan-is-birligi-2192/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1DA2AF-A06B37-F5946E-A2193E-D644F1-1FF898.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Okan Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Işıl Okan Gülen ile Kütahya Porselen Yönetim Kurulu Başkanı Sema Güral Sürmeli'nin imzaladığı iş birliği kapsamında, gastronomi ve aşçılık bölümü öğrencilerinin uygulamalı eğitim süreçlerine destek verilmesi hedefleniyor.&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1DA2AF-A06B37-F5946E-A2193E-D644F1-1FF898.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Okan Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Işıl Okan Gülen ile Kütahya Porselen Yönetim Kurulu Başkanı Sema Güral Sürmeli'nin imzaladığı iş birliği kapsamında, gastronomi ve aşçılık bölümü öğrencilerinin uygulamalı eğitim süreçlerine destek verilmesi hedefleniyor. Öğrenciler, profesyonel mutfak pratiği ve sunum kültürünü destekleyen ürünlerle uygulamalı deneyim kazanırken; yaratıcı gastronomi projeleri, eğitimler ve sektörel etkinliklerle zenginleşen çok yönlü bir gelişim sürecinin parçası olacak.Sektör ve Akademi Gastronominin Geleceği İçin Aynı Masadaİmza töreninin ardından İstanbul Okan Üniversitesi Gastronomi Bölümü'nün uygulama mutfakları, atölyeleri ve eğitim alanları ziyaret edildi. Program kapsamında öğrencilerle bir araya gelen Kütahya Porselen yöneticileri, genç şef adaylarının uygulamalı eğitim süreçlerini yakından inceleme fırsatı buldu.Etkinlik boyunca öğrenciler, Türk ve dünya mutfağından ilhamla hazırladıkları özel reçeteleri Kütahya Porselen ürünleriyle sunarak gastronomiye dair yaratıcı bakış açılarını ve sunum yaklaşımlarını sergiledi. Teknik beceri, estetik sunum anlayışı ve yaratıcılığın bir araya geldiği buluşma; gastronomi eğitiminin sektör deneyimiyle nasıl zenginleştiğini ortaya koyan dikkat çekici bir deneyime dönüştü.Gerçekleşen buluşma, öğrencilerin sektör profesyonelleriyle doğrudan iletişim kurarak deneyim paylaşımında bulunmalarına da olanak sağlarken; gastronomi eğitimi ile sektör arasındaki güçlü bağın gelişimine katkı sunan önemli bir platform olarak öne çıktı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 02 Jun 2026 09:54:49 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Süt, her bireye ulaşan değer zinciri oluşturuyor"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/-sut-her-bireye-ulasan-deger-zinciri-olusturuyor-3306/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/-sut-her-bireye-ulasan-deger-zinciri-olusturuyor-3306/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FF1626-A8AD6C-8E6A89-046792-CD0279-C7855B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) öncülüğünde her yıl 1 Haziran'da kutlanan Dünya Süt Günü, sütün ve süt ürünlerinin hem bireylerin hayatındaki hem de sosyo-ekonomik alandaki önemini hatırlamayı sağlayan bir farkındalık günü.Dünyanın artan nüfusu karşısında,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FF1626-A8AD6C-8E6A89-046792-CD0279-C7855B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) öncülüğünde her yıl 1 Haziran'da kutlanan Dünya Süt Günü, sütün ve süt ürünlerinin hem bireylerin hayatındaki hem de sosyo-ekonomik alandaki önemini hatırlamayı sağlayan bir farkındalık günü.Dünyanın artan nüfusu karşısında, sağlıklı ve besleyici gıdaların yeterliliği ve erişilebilirliği her geçen gün daha önemli hale geliyor. Bu yıl düzenlediği zirvenin temasını, "Sağlıklı Toplum, Sağlıklı Gezegen, Sağlıklı Ekonomiler" olarak saptayan Uluslararası Sütçülük Federasyonu (IDF) de, sütün beslenmedeki rolünü, sütçülüğün sosyo ekonomik kalkınmaya etkisini ve sürdürülebilir bir gelecek için önemini vurguluyor.IDF, sütün büyük bir ekosistem oluşturduğunu ifade ederek, 2025 yılı itibarı ile dünya süt üretiminin 1 milyar tonu aştığını ve 6 milyardan fazla insanın süt ve süt ürünleri tükettiğini belirtiyor."SÜT, İYİLİĞİN VE BEREKETİN EN SAF HALİ"Sütaş Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz, Dünya Süt Günü vesilesiyle verdiği mesajda, "Süt; iyiliğin ve bereketin en saf hali. Toplumun her kesimine dokunan, her bireye ulaşan büyük bir değer zinciri. Milyonlarca kişiye istihdam sağlıyor, kalkınmanın ve refahın toplumun geneline yayılmasına katkıda bulunuyor. Biz Sütaşlılar, bu değerli gıdanın öneminin bilincinde, toplumun sağlıklı ve dengeli beslenmesindeki sorumluluğumuzun farkındayız. 50 yılı aşan ustalık ve uzmanlığımızla, sütün iyiliğini ve bereketini yaymak için&nbsp;tutkuyla çalışıyor, sütün doğasındaki değerleri tüketicilerimize ulaştırmaya, onların sağlıklarına, yaşam kalitelerine ve mutluluklarına katkıda bulunmaya gayret ediyoruz" dedi.&nbsp;"ÇİFTLİKTEN SOFRALARA İŞ MODELİ DÖNGÜSEL EKONOMİNİN EN GÜZEL ÖRNEĞİ"Sütaş'ın "Çiftlikten Sofralara" iş modeli ile, ineklerin beslendiği yemlerden, tüketicilerin sofralarına uzanan süreci entegre ettiğini belirten Yılmaz sözlerine şöyle devam etti:"Bu model ile gıda güvenilirliği beklentilerini karşılayıp tedarik güvencesi sağlamakla kalmıyor sürdürülebilir gıda sistemlerinin de en güzel örneklerinden birini oluşturuyoruz.&nbsp;Tesislerimizin ihtiyacı olan elektrik enerjisinin tamamını çiftliklerimizin gübrelerinden üretiyor, biyogaz tesislerimizin çıktısı olan organik gübrelerle de yem bitkileri yetiştirdiğimiz toprakları zenginleştiriyor, kullandığımız kaynakları geri kazanıyoruz.Tesislerimizin her biri, kendi bölgelerinde birer kalkınma projesi niteliğinde. Yörelerinde yarattıkları çok güçlü ekonomik etkilerin yanı sıra, sosyal ve toplumsal alanda da değerli katkılar sağlıyorlar.""SÜTÇÜLÜĞÜN BAYRAMINI, "SÜTAŞKIYLA" KUTLUYORUZ""Bizler için sütçülük; bir meslek olmaktan öte, hayatımıza anlam katan bir misyon, yolumuzu aydınlatan bir ideal" diyen Sütaş Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz sözlerini şöyle tamamladı:&nbsp;"Ne mutlu bize ki, emeklerimizin karşılığını alıyor, sektörün lider markası olma gururunu yaşıyoruz. Sütün iyiliği ve bereketi Sütaş'la yayılıyor. En beğenilen lezzetlerimizle tüketicilerimizin sofralarında yer alırken, en sevilen marka olarak da kalplerinde yer buluyoruz. İşte bu yüzden bugün, Türkiye'nin dört bir yanında yer alan entegre tesislerimizde coşkulu bir bayram havası var. 8 bin kişiye ulaşan ekibimizle, üreticilerimizle, iş ortaklarımızla ve tüm paydaşlarımızla Dünya Süt Günü'nü, sütçülüğün bayramını, "Sütaşkıyla" kutluyoruz. 51 yıldır olduğu gibi bundan sonra da sütün iyiliğini ve bereketini yaymaya, tüketicilerimizin sağlık ve mutluluğuna, ülkemizin kalkınma ve refahına katkıda bulunmaya devam edeceğiz."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 02 Jun 2026 09:52:13 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Gezginci arıcıların Bozok Yaylası'ndaki bal mesaisi başladı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gezginci-aricilarin-bozok-yaylasindaki-bal-mesaisi-basladi-5369/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gezginci-aricilarin-bozok-yaylasindaki-bal-mesaisi-basladi-5369/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BE0408-2292EE-2AFA22-AC6D0F-84C58D-79BD27.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yüzlerce endemik bitki türü ve zengin çiçek florasına sahip Bozok Yaylası&#39;na gelen gezginci arıcılar, kaliteli bal üretmek için mesaiye başladı.Tabiatın canlanmasıyla çiçeklerin açtığı yüksek rakımlı Bozok Yaylası&#39;na kovanlarını yerleştiren arıcılar, günün büyük&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BE0408-2292EE-2AFA22-AC6D0F-84C58D-79BD27.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yüzlerce endemik bitki türü ve zengin çiçek florasına sahip Bozok Yaylası&#39;na gelen gezginci arıcılar, kaliteli bal üretmek için mesaiye başladı.Tabiatın canlanmasıyla çiçeklerin açtığı yüksek rakımlı Bozok Yaylası&#39;na kovanlarını yerleştiren arıcılar, günün büyük bir bölümünde kovanların ve arılarının bakımını yapıyor.Özenle dizdikleri arı kovanlarının arasında özel kıyafetleriyle dolaşan üreticiler, kovanlardaki petekleri kontrol ediyor.Evlerinden yüzlerce kilometre uzakta gezgin bir hayat yaşayan arıcılar, emeklerinin karşılığını en iyi şekilde alabilmek için kurdukları çadırda 24 saat bal mesailerini sürdürüyor.Mayıs ayında Ordu başta olmak üzere çeşitli illerden gelen gezginci arıcılar, eylül ayına kadar Yozgat'ta konaklıyor.Ordu&#39;dan gelen arıcılardan 58 yaşındaki Necat Özkan, AA muhabirine, kış mevsiminde Aydın&#39;da konakladıklarını, bir hafta önce de Yozgat&#39;a geldiklerini söyledi.Yaklaşık 40 yıldır arıcılık yaptığını dile getiren Özkan, önceki yıllarda Erzurum&#39;a gittiklerini, bu yıl ise arıcı arkadaşlarının tavsiyesi üzerine Yozgat&#39;ın merkeze bağlı Büyükmahal köyü kırsalına yerleştiklerini belirtti.Arkadaşı Murat Yılmaz&#39;la 600 kovan arı ile Aydın&#39;dan geldiklerini ifade eden Özkan, &#34;Arkadaşlar Yozgat&#39;ın arıcılık için iyi olduğunu söyledi. Çiçek oranı da şu anda güzel. Havalar yağışlı gidiyor. İnşallah havalar düzelir, kekik ve geven de açarsa verimli bir sezon geçirmeyi umut ediyoruz. Şu anda arılar, havaların yağışlı gitmesinden dolayı oğul verme dönemine geçiyor. Zayıf arılarda mum yapıyor. İnşallah iyi olacak diye bekliyoruz.&#34; diye konuştu.Özkan, bu yıl mevsimin iyi geçmesi durumunda 7-8 ton bal üretmeyi hedeflediklerini belirterek, ürettikleri balı toptan ve perakende olarak sattıklarını dile getirdi.Arıcılığın zor ve emek isteyen bir meslek olduğuna dikkati çeken Özkan, &#34;Sabah kalkıp arılarımıza bakıyoruz. Mum ihtiyacı varsa mum ihtiyacını veriyoruz. Oğula geçenler varsa onları kontrol ediyoruz. Çocuk gibi ilgilenmen gerekiyor. Aynen kundaktaki bebek gibi. Bakarsan o da sana bakıyor. Kolay gözüküyor ama kolay da değil. Buraya çadırımızı, barakamızı kuruyoruz. 24 saat devamlı arının içindeyiz. Bir yere de gittiğimiz yok.&#34; ifadelerini kullandı.- &#34;Hayatımı gezginci arıcılıkla sürdürüyorum&#34;Ordu&#39;dan gelip merkeze bağlı Kavurgalı köyü kırsalına yerleşen 74 yaşındaki arıcı Yaşar Karaca da 25 yıldır Yozgat&#39;a geldiğini söyledi.Karaca, 2000&#39;de emekli olduktan sonra arıcılığa başladığını ve Yozgat çevresine geldiğini belirterek, &#34;Kışın Antalya&#39;ya gidiyorum. Buraya geleli 15 gün oldu. Hayatımı gezginci arıcılıkla sürdürüyorum.&#34; dedi.Yaklaşık 250 kovanla arıcılık yaptığını anlatan Karaca, Bozok Yaylası&#39;nın doğası ve çiçeklerinin güzel olduğunu dile getirdi.Yozgat Arıcılar Birliği Başkanı Mehmet Salman ise babasıyla 3 kuşaktır arıcılık yaptığını ifade etti.Arıcıların sezonu açtığını ve bu yıl yağışlardan dolayı yüksek verim beklediklerini vurgulayan Salman, &#34;Yozgat&#39;ta 40 bin koloni arı, yaklaşık 1000 üreticimiz var. Bunun 600&#39;ü Arıcılar Birliğine üye, geri kalan da 5-10 kovanla hobi arıcılığı yapan vatandaşlarımızdır. Gezginci arıcılarımız ilimize yeni yeni gelmeye başladı. Resmi verilere göre şu ana kadar 12 gezginci arıcımız geldi, gelmeye de devam ediyorlar.&#34; diye konuştu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 01 Jun 2026 12:22:53 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Şenpiliç, yeni markası "Doyfarm"ı iş ortaklarıyla Antalya'da buluşturdu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/senpilic-yeni-markasi-doyfarmi-is-ortaklariyla-antalyada-bulusturdu-3625/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/senpilic-yeni-markasi-doyfarmi-is-ortaklariyla-antalyada-bulusturdu-3625/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C915D9-5D0BBA-280DEB-8EFFD3-54DA5D-90D6A1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin lider entegre piliç eti üreticisi Şenpiliç, geleneksel yıllık iş ortakları toplantısını bu yıl yepyeni bir çehreyle gerçekleştirdi. Yenilenen yüzüyle tüketicilerle buluşan &#34;DOYFARM&#34; markasının konseptiyle Antalya'da düzenlenen dev organizasyona, yurt içi ve&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C915D9-5D0BBA-280DEB-8EFFD3-54DA5D-90D6A1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin lider entegre piliç eti üreticisi Şenpiliç, geleneksel yıllık iş ortakları toplantısını bu yıl yepyeni bir çehreyle gerçekleştirdi. Yenilenen yüzüyle tüketicilerle buluşan &#34;DOYFARM&#34; markasının konseptiyle Antalya'da düzenlenen dev organizasyona, yurt içi ve yurt dışı iş ortakları aileleriyle birlikte katılım sağladı.&nbsp;&nbsp;Sektördeki gelişmelerin, büyüme hedeflerinin ve gelecek dönem stratejilerinin paylaşıldığı toplantıda, 2025 yılının küresel ve iç pazardaki performansı değerlendirilirken; Şenpiliç'in 2030 yılına kadar uzanan vizyonu ve iş planı ilk ağızdan iş ortaklarına aktarıldı.&nbsp;&nbsp;Tüketici İçgörüleriyle Gelişen Yepyeni Bir PortföyŞenpiliç'in sürdürülebilir büyüme, üretim gücü ve müşteri odaklı yaklaşımının ele alındığı toplantıda, değişen pazar koşullarına uyum sağlamanın önemine dikkat çekildi. Şirket; tüketicilerin besleyicilik, lezzet, pratiklik, kolay hazırlanabilme ve kolay erişilebilirlik gibi temel beklentilerini dikkate alarak geliştirdiği yenilikçi işlenmiş ürün portföyünü Doyfarm markasıyla tanıttı. Şenpiliç, sahip olduğu en güçlü dağıtım ağı sayesinde bu üst düzey kaliteli pratik ürünleri çok daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyor.&nbsp;&nbsp;&#34;2030'a Kadar Yoğun ve Esnek Bir İş Planlaması Yaptık&#34;Toplantıya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şenpiliç Satış İş Kolu Genel Müdür Yardımcısı Faik ÜÇER, tüketici alışkanlıklarının ve pazar dinamiklerinin hızla değiştiğini vurgulayarak şunları söyledi:&#34;Çok hızlı değişen bir tüketici var. Ayrıca sosyoekonomik koşullar, global riskler ve periferimizdeki siyasi değişiklikler, işimizle ilgili tüm parametrelerin çok yakından takibini ve her yeni koşula tam uyum sağlamayı gerektiriyor. İş ortaklarımızla yaptığımız bu tarz kıymetli bilgi alışverişi buluşmaları hepimiz için son derece ilham verici oluyor.Doyfarm markası ile yepyeni bir başarı hikayesi yazmaya odaklandık. Yeni işlenmiş ürün portföyümüzün Doyfarm markası ile müşterilerimize ve nihai tüketicilerimize büyük fayda sağlayacağına inanıyoruz. 2030 yılına kadar yoğun ve esnek bir iş planlaması yaptık. Pazardaki liderliğimizi perçinleyecek yepyeni yatırımlar ve hizmetlerle Şenpiliç ekosistemini büyütmeyi sürdüreceğiz.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 01 Jun 2026 11:33:01 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sağlığınız için günde en az 2 bardak süt için]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sagliginiz-icin-gunde-en-az-2-bardak-sut-icin-8782/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sagliginiz-icin-gunde-en-az-2-bardak-sut-icin-8782/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4F47E5-47C7C8-F7E8BC-5897DC-9FC1CF-316CB9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ülkemizde kişi başı yıllık süt tüketiminin yaklaşık 39 kilogram olduğunu, bu oranın AB ülkeleri ile ABD'de ise 120 kilogram civarında gerçekleştiğini belirten Pınar Süt Yönetim Kurulu Başkanı İdil Yiğitbaşı, ülkemizde daha fazla süt tüketilmesinin sağlıklı nesillerin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4F47E5-47C7C8-F7E8BC-5897DC-9FC1CF-316CB9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ülkemizde kişi başı yıllık süt tüketiminin yaklaşık 39 kilogram olduğunu, bu oranın AB ülkeleri ile ABD'de ise 120 kilogram civarında gerçekleştiğini belirten Pınar Süt Yönetim Kurulu Başkanı İdil Yiğitbaşı, ülkemizde daha fazla süt tüketilmesinin sağlıklı nesillerin yetişmesi açısından çok önemli olduğunu dile getirdi. İdil Yiğitbaşı; "Süt ve süt ürünleri, yaşamın her evresinde tüketilmesi önerilen çok önemli bir gıda. Verilere göre; her bireyin 70 yaşına kadar sağlıklı bir yaşam sürebilmek için günde 2-3 bardak süt tüketmesi öneriliyor. Sadece 1 bardak süt ile kalsiyum ihtiyacının %33'ü, fosfor ihtiyacının %30'u, potasyum ihtiyacının %20'si, B2 vitamini ihtiyacının %24'ü, A vitamini ihtiyacının %7'si ve protein ihtiyacının %14'ü karşılanabiliyor. Bu bilgiler ışığında sağlıklı ve mutlu nesiller yetişmesi adına çıktığımız yolda 53. yılımızı dolduruyoruz. Farklı damak tatlarına yönelik ürünleri piyasaya sunuyor, yurtdışı pazarlara açılarak süt çiftçisinin emeğini hemen her coğrafyada her yaştan insanımızla buluşturmak için çalışıyoruz. Sağlık için çok değerli bir içecek olan süt tüketimini artıracak çalışmalar, bu sebeple büyük önem taşıyor. Sosyal sorumluluk bilinciyle süt içilmesini teşvik edecek çalışmaları destekliyor ve herkesi günde 2 bardak süt içmeye davet ediyoruz." diye konuştu.&nbsp;Üretime geçtikleri ilk günden bu yana gıda güvenliğine ve kaliteye verdikleri öneme dikkat çeken Pınar Süt Yönetim Kurulu Başkanı İdil Yiğitbaşı, amaçlarının her zaman için sağlıklı ve mutlu nesiller yetişmesine katkıda bulunmak ve toplumun ihtiyaçlarına cevap verebilen çalışmalar gerçekleştirebilmek olduğunu belirtti. İdil Yiğitbaşı, "Türkiye'de süt çiftçiliğinin gelişimi için eğitimler düzenliyor, üretim şartlarının gelişmesi için çalışıyoruz. Bu çerçevede kurduğumuz Pınar Enstitüsü çatısı altında 'Sütümüzün Geleceği Bilinçli Ellerde' projemiz çerçevesinde 2014 yılından bu yana 15 ilde hayvan besleme ve rasyon hazırlama, hayvan sağlığı, buzağı bakımı, doğru sağım uygulamaları, hijyen ve sanitasyon, finansal okuryazarlık, iklim ve su yönetimi gibi stratejik konularda verdiğimiz 143 eğitimde 8.780'den fazla süt üreticisine ulaştık. Sadece eğitimlerle yetinmedik, genç çiftçilerin sürdürülebilir tarım ve kırsal yaşam beklentilerini anlamayı ve sürdürülebilir tarımda yer almasını teşvik etmek amacıyla Genç Çiftçi Mesleki ve Bireysel Kapasite Gelişimi Programı'nı hayata geçirdik. Süt çiftçileri ile birlikte yarattığımız ekosistem sayesinde Türkiye'yi uzun ömürlü sütle tanıştıran Pınar Süt'ün 500'ü aşkın ürünü, ülkemizde 155 bin noktada satılarak sofralara ulaşırken, dünyanın farklı coğrafyalarındaki toplam 31 ülkede büyük bir beğeniyle tüketiliyor. Gerçekleştirdiği ihracat faaliyetleriyle Pınar Süt, ülkemizin markalı süt ve süt ürünleri ihracatında %12 ciro payıyla başı çekiyor. Kurulduğumuz günden bu yana sürdürülebilir ilişkiler kurduğumuz üreticilerimiz, tedarikçilerimiz, bayilerimiz, satış ve üretimdeki tüm çalışanlarımıza teşekkür ediyor, tüm sektör paydaşlarımızın Dünya Süt Günü'nü kutluyorum." diyerek sözlerini tamamladı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 30 May 2026 10:16:20 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Hürmüz'ün kapatılması baklavayı nasıl etkileyebilir?]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/hurmuzun-kapatilmasi-baklavayi-nasil-etkileyebilir-8199/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/hurmuzun-kapatilmasi-baklavayi-nasil-etkileyebilir-8199/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D935C5-CD05B4-52A79A-4EB301-732246-16C9D5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bölgesel gerilimlerin artması ve küresel ticaretin en önemli deniz arterlerinden biri olan Hürmüz Boğazı&#39;nın kapanmasıyla birlikte, bir baklava dilimi, boyutundan çok daha büyük çaplı aksaklıkları gözler önüne sermeye başladı.Bu durum, özellikle ithalata büyük ölçüde&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D935C5-CD05B4-52A79A-4EB301-732246-16C9D5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bölgesel gerilimlerin artması ve küresel ticaretin en önemli deniz arterlerinden biri olan Hürmüz Boğazı&#39;nın kapanmasıyla birlikte, bir baklava dilimi, boyutundan çok daha büyük çaplı aksaklıkları gözler önüne sermeye başladı.Bu durum, özellikle ithalata büyük ölçüde bağımlı olan Körfez pazarlarında, baklava yapımında kullanılan fıstık, safran ve diğer temel malzemelerin fiyatlarını etkiledi.Dubai, Şarika, Acman ve Abu Dabi&#39;de birden fazla şubesi bulunan tatlı dükkanının sahibi Saif ile konuştuk.Fiyatlarında şu ana kadar herhangi bir artış olmadığını söyleyen Saif, bunu, özellikle Ramazan ve Kurban Bayramı öncesinde, fıstık başta olmak üzere hammaddelerin önceden büyük miktarlarda stoklanmasına bağladı.Ancak Saif, asıl etkinin hammadde piyasasında görüldüğünü belirtiyor.Özellikle İran menşeli ve &#34;kal&#34; olarak bilinen fıstığın fiyatının, İran&#39;la bağlantılı güzergâhlardaki aksamalar nedeniyle sevkiyatlara ulaşımda yaşanan zorluklar sonucunda yaklaşık yüzde 15 arttığını ifade ediyor.Ayrıca, Suriye Halep fıstığı ile Türk Antep fıstığının hâlâ mevcut olduğunu ve bu durumun fiyat artışının hızını sınırlamaya yardımcı olduğunu söylüyor.Saif, bazı tüccarların krizi fırsata çevirerek, alternatif ürünler bulunmasına rağmen fiyatları yüzde 10 ile 15 arasında yükselttiğini de ekliyor. İran menşeli kuru üzümün fiyatlarının da yaklaşık yüzde 10 arttığını belirtiyor.Dubai&#39;deki safran dükkânlarından birinde satıcı olan Ali ise, tedarik zincirindeki sorunlara rağmen piyasada hâlâ göreli bir denge durumu olduğunu söylüyor. Ali, 10 gram İran safranının fiyatının yaklaşık 70 Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) dirhemi (yaklaşık 865 TL) olduğunu ve mağaza içinde şu ana kadar keskin fiyat artışları görülmediğini vurguluyor.Ali, Ramazan ayından önce depolanan ve yaklaşık iki kilogram olduğu tahmin edilen bir safran stoğuna sahip olduğunu, bunun da mevcut dönemde fiyatların sabit tutulmasına yardımcı olduğunu ekliyor.Ayrıca safran fiyatlarındaki değişimlerin genellikle petrol fiyatları ve nakliye maliyetleri dâhil olmak üzere daha geniş küresel faktörlerle bağlantılı olduğuna işaret ederek, bu piyasayı uluslararası taşımacılıktaki her türlü aksaklığa karşı hassas hâle getirdiğini söylüyor.Birleşmiş Milletler&#39;e bağlı son ekonomik raporlar, küresel petrol ticaretinin neredeyse beşte birinin, bunun yanı sıra büyük miktarda doğalgaz, petrokimya ürünü ve temel emtianın Hürmüz Boğazı&#39;ndan geçtiğini gösteriyor.Bununla bağlantılı olarak, uluslararası ekonomik analizler, İran&#39;ın da boğazdan geçen sevkiyatların aksaması ya da kısıtlanması sonucu her gün yüz milyonlarca dolar kaybettiğine dikkat çekiyor. Bu durum, krizin siyasi boyutu ile ekonomik maliyeti arasındaki güçlü etkileşimi ortaya koyuyor.Körfez dışındaki İran fıstığı pazarıKörfez ülkelerinde İran fıstığı sevkiyatlarının durdurulmasına ilişkin olarak, İran Fıstığı Derneği&#39;nden Behruz Ağa BBC Arapça&#39;ya verdiği röportajda, İran ile Körfez ülkeleri arasındaki uzun ticari ilişkiler kapsamında bölgedeki gelişmelerin geçici bir dönem olduğunu söyledi:&#34;Mevcut durum, İran ile güney komşularımız arasında fıstık, safran ve kuru üzüm ihracatını tamamen durdurdu. Ancak bunun kısa süreli olmasını ve işlerin hızla normale dönmesini umuyoruz.&#34;Ağa, Hürmüz üzerinden ihracatın durması nedeniyle İran fıstığının yerel piyasada bollaştığı ve fiyatının düştüğüne dair haberleri reddediyor. İran&#39;ın fıstık ihracatının tek bir pazara dayanmadığını ve Körfez pazarıyla sınırlı olmadığını, Çin, Hindistan, Avrupa, Latin Amerika ve Afrika gibi dünyanın çeşitli pazarlarını kapsadığını belirtiyor.Ağa ayrıca, BAE&#39;nin doğrudan bir tüketim pazarından ziyade bir yeniden ihracat merkezi konumunda olduğunu söylüyor.Ağa, İran&#39;ın Ağustos ile Şubat ayları arasında Körfez&#39;e, çoğunluğu Dubai&#39;ye olmak üzere, yerel tüketim ve yeniden ihracat amacıyla 2 ila 3 bin ton arasında fıstık ihraç ettiğini belirtiyor ve bu miktarların İran&#39;ın toplam üretimine kıyasla sınırlı kaldığını vurguluyor.&#34;İran&#39;ın fıstık üretimi yaklaşık 220 bin ton. BAE&#39;ye ihraç edilen miktar bu rakamın çok küçük bir bölümünü oluşturuyor&#34; diyor.2023 yılında BAE, İran&#39;dan yaklaşık 7 bin ton fıstık ithal etti. 2024&#39;te aynı ürünün ithalatı yaklaşık 15 bin tona ulaştı.Geçen yılın ilk yedi ayında ise Ağa&#39;ya göre, İran fıstığının BAE&#39;ye yapılan sevkiyatları yaklaşık 12 bin ton oldu ve bunların büyük bölümü yeniden ihracat amacı taşıyordu.İran fıstığının son sevkiyatı, ABD ve İsrail&#39;in İran&#39;a yönelik saldırılarının başladığı geçen Şubat sonundan önce BAE&#39;ne ulaştı.Ağa, İran&#39;ın normalde her üç ayda bir BAE&#39;ye 4 ila 6 bin ton arasında İran fıstığı tedarik ettiğini söylüyor. Buna göre, Şubat ayından Mayıs ayına kadar İran bu ihracatı gerçekleştiremedi.İran ürünlerinin Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerine sevkiyatının durması, Körfez pazarında baklava üretimi için özellikle Türk ve Suriye fıstığı olmak üzere başka alternatiflerin aranmasına yol açabilir.Bu durum, BAE&#39;de İran fıstığından kademeli olarak vazgeçilmesine neden olabilir ki bu da uzun vadede İran&#39;ın Körfez pazarlarını kaybetmesi anlamına gelebilir.Körfez pazarlarında tatlı fiyatları şu ana kadar görece istikrarlı kalmış olsa da, tedarik zincirlerindeki aksamaların sürmesi, temel malzemelerin maliyeti üzerinde ve baklavanın tek bir diliminde bile kademeli baskılar oluşturabilir.Bu bağlamda, ekonomik tahminler, ihracatın durması nedeniyle İran fıstığı fiyatlarının yükselmesi sonucunda, bir dilim baklavanın fiyatının yüzde 10 ile 20 arasında artmasının beklendiğine işaret ediyor.Küresel gıda üretimine yönelik tehditKörfez&#39;e İran fıstığı ihracatının durdurulmasının ötesinde İran&#39;daki savaş, gübre ve temel bileşenlerinin tedarikinde aksamalara yol açarak küresel gıda güvenliğine ilişkin endişeleri artırdı.Dünyanın en büyük gübre şirketlerinden biri olan Yara&#39;nın CEO&#39;su, Hürmüz Boğazı&#39;ndan geçişin aksamasının gübre arzını doğrudan etkilediği uyarısında bulundu.Gübre kullanımındaki azalmanın, özellikle yoksul ülkelerde tarımsal üretimin düşmesine ve gıda fiyatlarının yükselmesine yol açabileceğini söyledi.Birleşmiş Milletler tahminlerine göre, üre, potas, amonyak ve fosfat gibi küresel gübre ticaretinin yaklaşık üçte biri Hürmüz Boğazı&#39;ndan geçiyor. Krizin başlangıcından bu yana gübre fiyatları yaklaşık yüzde 80 arttı.Bu durum, artan nakliye, üretim ve tedarik maliyetleri nedeniyle Körfez&#39;deki gıda ve tarım ürünlerinin fiyatlarına, fıstık da dahil olmak üzere, yansıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 30 May 2026 07:35:18 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Süt, sağlıklı büyümenin en doğal destekçisi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sut-saglikli-buyumenin-en-dogal-destekcisi-2207/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sut-saglikli-buyumenin-en-dogal-destekcisi-2207/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FA8BF5-AFCC59-1E9BA9-7C6392-A70763-281EFA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Teksüt Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Arda Aksaray, sütün yaşamın her döneminde düzenli olarak tüketilmesi gereken en değerli besin kaynaklarından biri olduğunu belirterek 1 Haziran Dünya Süt Günü'nü kutladı. Sağlıklı bir toplumun temelinde dengeli ve yeterli beslenmenin yer&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FA8BF5-AFCC59-1E9BA9-7C6392-A70763-281EFA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Teksüt Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Arda Aksaray, sütün yaşamın her döneminde düzenli olarak tüketilmesi gereken en değerli besin kaynaklarından biri olduğunu belirterek 1 Haziran Dünya Süt Günü'nü kutladı. Sağlıklı bir toplumun temelinde dengeli ve yeterli beslenmenin yer aldığını ifade eden Aksaray, "Süt; protein, kalsiyum, vitamin ve mineraller açısından çok zengin bir besin kaynağı. Çocukların büyüme ve gelişiminden yetişkinlerin sağlıklı yaşamına kadar her yaşta önemli bir role sahip. Fiziksel ve zihinsel gelişimin desteklenmesi için düzenli süt tüketimi büyük önem taşıyor" dedi.Bu yıl 70'inci kuruluş yılını kutlayan Teksüt'ün, nesillerdir sofralarda yer aldığını vurgulayan Aksaray, "70 yıldır süt ve süt ürünleri alanındaki deneyimimizle tüketicilerimize güvenilir ve kaliteli ürünler sunuyoruz. Sütün bereketini ve doğallığını sofralara taşırken, sağlıklı nesillerin yetişmesine katkı sağlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz" diye konuştu.Süt kültürü nesilden nesile aktarılıyorSütün yoğurt, ayran, peynir, kaymak ve tereyağı gibi birçok ürüne dönüşen büyük bir yolculuğa sahip olduğunu belirten Aksaray, "Anadolu mutfağında süt ve süt ürünleri çok önemli bir yere sahip. Kahvaltıdan ana öğünlere, tatlılardan geleneksel lezzetlere kadar hayatımızın her alanında süt ürünlerini görüyoruz. Bu güçlü kültür, yüzyıllardır nesilden nesile aktarılıyor" ifadelerini kullandı.Günde 2 bardak süt öneriliyorKarbonhidrat, protein ve yağ içeriğiyle enerji sağlayan süt, özellikle içerdiği kalsiyum sayesinde kemik sağlığının korunmasına katkı sağlıyor. Çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimi için gerekli olan protein, kalsiyum, fosfor ile B2, B6, B1 ve A vitaminleri de süt aracılığıyla alınabiliyor. Uzmanlar, çocukluk döneminden itibaren düzenli süt tüketiminin sağlıklı yaşamın temel taşlarından biri olduğuna dikkat çekerken, Sağlık Bakanlığı'nın Türkiye Beslenme Rehberi'nde, çocukların ve gençlerin her gün düzenli olarak 2 ila 4 porsiyon süt ve süt ürünü tüketmesinin sağlıklı büyüme ve gelişim açısından önemli olduğu vurgulanıyor.Teksüt'ün sade ve meyve aromalı süt çeşitleri ise çocukların süt tüketimini desteklerken, içerdiği yüksek protein ve kalsiyum oranlarıyla öne çıkıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 30 May 2026 02:59:03 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Süt sanayicisi yeni pazarlara odaklandı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sut-sanayicisi-yeni-pazarlara-odaklandi-3069/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sut-sanayicisi-yeni-pazarlara-odaklandi-3069/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_942845-D63C6C-EE3AB7-8E9D6D-D1696D-A1B24B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sağlık, yaptığı açıklamada, sütün, beslenme ve sağlık açısından yüzyıllardır çok önemli yerinin bulunduğunu, içerdiği protein, kalsiyum ve birçok değerli besin öğesiyle sağlıklı beslenmenin önemli parçalarından biri olduğunu söyledi.Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_942845-D63C6C-EE3AB7-8E9D6D-D1696D-A1B24B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sağlık, yaptığı açıklamada, sütün, beslenme ve sağlık açısından yüzyıllardır çok önemli yerinin bulunduğunu, içerdiği protein, kalsiyum ve birçok değerli besin öğesiyle sağlıklı beslenmenin önemli parçalarından biri olduğunu söyledi.Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, ülkede geçen yıl 21 milyon 379 bin 88 ton çiğ süt üretildiğini vurgulayan Sağlık, 20 milyon 202 bin 934 tonla inek sütünün, üretimden yüzde 94,5 pay aldığını, bunu 798 bin 700 tonla koyun, 338 bin 530 tonla keçi, 38 bin 924 tonla da manda sütünün izlediğini bildirdi.Sağlık, üretilen toplam süt miktarının yaklaşık yüzde 50-60&#39;ının sanayi kesimi tarafından işlendiğini dile getirerek, bu kesim tarafından toplanan 11 milyon 233 bin ton inek sütünden 1 milyon 640 bin tonunun içme sütü, 1,4 milyon tonunun yoğurt, 1 milyon 50 bin tonunun ayran ve kefir, yaklaşık 838 bin tonunun inek peyniri, 123 bin tonunun süt tozu ve 108 bin tonunun da tereyağı üretiminde kullanıldığını belirtti.Türkiye&#39;nin, çiğ süt üretiminde dünyanın önde gelen ülkeleri arasında olduğunu ifade eden Sağlık, &#34;Son 9 yıldır 20 milyon tonun üzerinde süt üretimi ile ülkemizin Almanya ve Fransa&#39;nın ardından Avrupa&#39;da 3&#39;üncü, dünyada da ilk 10 arasında olması hepimiz için gurur verici bir tablo.&#34; diye konuştu.- &#34;Dış ticarette net ihracatçıyız&#34;Sağlık, Türkiye&#39;nin süt üretimindeki gücünün dış ticaret verilerinde de kendini çok net gösterdiğine işaret ederek, şöyle devam etti:&#34;Süt ve süt ürünleri dış ticaretinde net ihracatçı ülkeyiz. Türkiye olarak 2025&#39;te 213 bin 76 ton süt ve süt ürünleri ihracatı gerçekleştirdik ve karşılığında 480 milyon 609 bin 376 dolar gelir elde ettik. Diğer taraftan 89 milyon dolar karşılığında 17,4 bin tonluk ithalat yapıldı. İhracat haritamıza baktığımızda en büyük pazarımızı Orta Doğu ve Asya ülkeleri oluşturuyor. İhracatta öne çıkan diğer önemli pazarlarımız ise Avrupa, Kuzey Amerika ve Afrika ülkeleri. Süt ve süt ürünleri sektöründe Türkiye&#39;nin çok daha fazla ihracat potansiyeli var. Süt ve süt ürünleri ortalama ihracat fiyatı ton başına yaklaşık 2 bin 500 dolarken, ithal ürünlerde bu değer 5 bin dolar olarak dikkat çekiyor. Bu iki katlık fark, katma değerli ürün gamını geliştirerek çok daha fazla ihracat geliri elde edebileceğimizin önemli bir göstergesidir.&#34;- &#34;AB&#39;de coğrafi işaret tescili alan ürün sayımız her geçen yıl artıyor&#34;Coğrafi işaretli ve markalı ürünlerin, gıda sektöründe katma değerli üretim modeline geçişte hayati rolü olduğunu vurgulayan Sağlık, küresel pazarda yalnızca üretmenin yeterli olmadığını söyledi.Son yıllarda bu alanda çok önemli bir ivme yakalandığını ve TÜRKPATENT verilerine göre 1840&#39;ı aşan tescilli coğrafi işaretli ürün sayısının yaklaşık 80&#39;inin dondurma dahil süt ürünlerini oluşturduğunu dile getiren Sağlık, &#34;Avrupa Birliği&#39;nde (AB) tescil alan ürün sayımız da her geçen yıl artmaya devam ediyor.&#34; dedi.Sağlık, sektör olarak şu an birkaç temel alana yoğunlaştıklarını, bu anlamda öncelikle uluslararası tescil süreçlerinin hızlandırılmasının büyük önem taşıdığına işaret ederek, özellikle AB coğrafi işaret sisteminin ürünlere hem çok güçlü bir koruma hem de yüksek katma değer sağladığını söyledi.Bunun yanında, sahada üretici örgütleri, kooperatifler ve sanayiciler arasında çok daha güçlü bir işbirliği modeli oluşturulması gerektiğine dikkati çeken Sağlık, &#34;Bizim hedefimiz, Türkiye&#39;nin süt ve et ürünlerini dünyada güvenilir, yüksek kaliteli ve sürdürülebilir ürünler olarak konumlandırmak. Coğrafi işaretli ürünlerin yaygınlaşması kırsal kalkınmaya da doğrudan katkı sağlıyor.&#34; dedi.- &#34;Dijitalleşme ve yapay zeka uygulamaları verimliliği artırıyor&#34;Dijitalleşme ve yapay zeka destekli uygulamaların, süt hayvancılığı sektöründe verimlilikten hayvan refahına, maliyet yönetiminden sürdürülebilir üretime kadar çok geniş bir dönüşümü temsil ettiğinin altını çizen Sağlık, şunları kaydetti:&#34;Özellikle yapay zeka destekli sürü yönetim sistemleri sayesinde hayvanların sağlık durumu, yem tüketimi, hareketliliği, süt verimi ve üreme döngüsü anlık olarak takip edilebiliyor. Sensörler, akıllı tasma sistemleri ve otomatik sağım teknolojileri sayesinde hastalık belirtileri daha çok erken aşamada tespit ediliyor. Bu da bir yandan verim kaybını azaltırken diğer yandan hayvan refahını ciddi şekilde güçlendiriyor. Aynı zamanda karbon ayak izinin azaltılması ve çevresel sürdürülebilirlik açısından da dijital teknolojiler bugün çok önemli bir rol üstleniyor. Önümüzdeki yıllarda tam otomasyonlu çiftlik modelleri, robotik sağım sistemleri, otonom yemleme teknolojileri ve tahmine dayalı üretim yönetimi çok daha yaygın hale gelecek.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 29 May 2026 11:20:00 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Alışılmışın dışında bir restoran kurgusu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/alisilmisin-disinda-bir-restoran-kurgusu-4833/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/alisilmisin-disinda-bir-restoran-kurgusu-4833/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_307559-B68728-DD091C-C679AB-708BDE-126103.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İç Mimar Murat Dede'nin kurucusu olduğu Urbanjobs tarafından tasarlanan Ainen, programatik olarak bir yiyecek-içecek mekanı olsa da bu tipolojinin doğrudan mimari temsilini bilinçli olarak reddeden, deneyimsel bir mimari anlayışa sahip. Tersane İstanbul içerisinde konumlanan restoran tasarımının&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_307559-B68728-DD091C-C679AB-708BDE-126103.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İç Mimar Murat Dede'nin kurucusu olduğu Urbanjobs tarafından tasarlanan Ainen, programatik olarak bir yiyecek-içecek mekanı olsa da bu tipolojinin doğrudan mimari temsilini bilinçli olarak reddeden, deneyimsel bir mimari anlayışa sahip. Tersane İstanbul içerisinde konumlanan restoran tasarımının çıkış noktası, alışıldık mekansal imgeleri yeniden üretmek değil, sınırlı ve problemli bir hacmi çoklu kullanım ve deneyim biçimlerine açık bir yapıya dönüştürmekti. Mutfak odaklı program, tasarımın ana belirleyicisi olarak ele alınmak yerine, mimari kararları yönlendiren ancak onları belirlemeyen bir arka plan verisi olarak konumlandırıldı.&nbsp;Ainen, küçük bir metrekareye ve son derece dar, lineer bir forma sahip olduğundan bu durum, iç mekanın bir koridora dönüşmesi ve mekansal sürekliliğin parçalanması riskini beraberinde getiriyordu. Bu dezavantajı yatayda çözmeye çalışmak yerine, tasarım stratejisi olarak mekanın düşeyde aktive edilmesine odaklanıldı. Tavan yüksekliği gizli bir potansiyel olarak ele alınarak yön, ritim ve dinamizm kazandıran üç boyutlu bir müdahale ile artiküle edildi. Bu müdahale yalnızca biçimsel bir hamle olarak değil, algıyı ve mekan içinde kurulan ilişkileri yeniden tanımlayan bir unsur olarak kurgulandı. Plan organizasyonu, operasyonel gerekliliklerle mekansal deneyim arasında bir denge kuracak şekilde geliştirildi. Açık mutfak kurgusuna paralel olarak hazırlık ve servis alanı ile bar iki yana yerleştirilirken, giriş aksı merkezde tanımlandı. Bu aks üzerinde konumlanan ada servis elemanı hem görsel hem işlevsel bir odak olarak ele alındı. Gündüz kullanımı sırasında bir servis elemanı olarak çalışan bu yapı, gece saatlerinde DJ setup'ına dönüşebilecek şekilde tasarlanarak mekanın gün içinde farklı yoğunluk ve atmosferlere uyum sağlaması mümkün kılındı.Tüm iç mekan yalnızca alanın sınırlı büyüklüğüne yanıt olarak değil, adaptasyonu önceliklendiren bir yaklaşım doğrultusunda hareketli mobilyalar etrafında organize edildi.&nbsp; Sabit yerleşimlere bağlı kalmak yerine mekanın farklı kullanıcı yoğunluklarına, etkinliklere ve kullanım senaryolarına göre yeniden kurgulanabilmesi sağlandı. Bu doğrultuda Ainen, tekil ve statik bir an için değil, sürekli değişen anlar ve deneyimler dizisi için tasarlandı. Aydınlatma stratejisi de bu değişkenliği destekleyecek şekilde geliştirildi. Noktasal aydınlatmadan özellikle kaçınılarak, tavan geometrisi ve mimari yüzeylerle birlikte çalışan kontrollü ve katmanlı bir aydınlatma sistemi tasarlandı. Böylece aydınlatma sadece dekoratif bir unsur olarak değil, mekansal bir araç olarak ele alınıp kullanıma bağlı olarak geri çekilebilen ya da öne çıkabilen, atmosferi ve algıyı yönlendiren bir unsur olarak da kurgulandı.Malzeme seçimlerinde, Tersane İstanbul'un tarihsel bağlamı doğrudan taklit edilmek yerine, eski ile yeninin birlikte var olabildiği bir tasarım dili benimsendi. Giancarlo Piretti'nin Cassina için tasarladığı seriden seçilen koyu tonlu ahşap sandalyeler bu yaklaşımın bir parçası olarak bilinçli biçimde tercih edildi. Zamanla değer kazanan bu parçalar ile Urbanjobs imzalı Ainen, çağdaş mekansal kurgusu içinde zamana direnen değil, onunla birlikte evrilen bir katman oluşturarak bulunduğu yerin tarihsel sürekliliği ile de örtüşmüş oldu.Güçlü bir mimari forma sahip olsa da mekanın yalnızca form ile tanımlanmadığı kabulüyle ele alınan ve kullanım, hareket, zaman ve atmosfer tarafından şekillenen deneyimsel bir alan olarak kurgulanan Ainen, tek bir tipolojiye sabitlenmek yerine, programlar arasında akışkan biçimde hareket eden, bağlama duyarlı ancak duruşu itibarıyla güçlü biçimde çağdaş bir mekan sunuyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 28 May 2026 10:02:52 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Dünya'nın turşusu İzmir'de kuruldu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/dunyanin-tursusu-izmirde-kuruldu-6397/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/dunyanin-tursusu-izmirde-kuruldu-6397/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_333B18-BBB73C-7A732D-51C7CC-9C0163-5D6D21.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye, 2025 yılında iklim krizinde hammadde sorunu yaşamasına rağmen turşu ihracatında yüzde 2,5'luk artışa imza atarak 447 milyon dolardan 458 milyon dolara ilerledi ve 500 milyon dolar hedefine ulaşmak için büyük bir adım attı. Türkiye'nin turşu ihracatında 500 milyon dolar hedefine&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_333B18-BBB73C-7A732D-51C7CC-9C0163-5D6D21.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye, 2025 yılında iklim krizinde hammadde sorunu yaşamasına rağmen turşu ihracatında yüzde 2,5'luk artışa imza atarak 447 milyon dolardan 458 milyon dolara ilerledi ve 500 milyon dolar hedefine ulaşmak için büyük bir adım attı. Türkiye'nin turşu ihracatında 500 milyon dolar hedefine bir adım kaldı.&nbsp;Türkiye'nin yıllık 58-60 milyon ton meyve sebze ürettiği bilgisini veren Türkiye Meyve Sebze Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, sezonunda tüketilemeyen meyve sebzelerin yıl boyunca tüketilmesi amacıyla kurulan turşuların, Türk sofraları yanında dünyanın dört bir tarafındaki sofralara lezzet ve şifa olduğunu vurguladı.Turşu ihracatında 2026 yılı hedefi 500 milyon doları geçmek&nbsp;Turşu ihracatının 2024 yılında 447 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiğini kaydeden Uçak, "2025 yılında iklim krizi nedeniyle meyve sebze üretiminde düşüşler yaşandı. Bunun etkisiyle turşu ihracatımız miktar bazında 332,1 milyon kilogramdan 311 milyon kilograma geriledi. Miktardaki düşüşe rağmen ihracat gelirimiz yüzde 2,5'luk artışla 458 milyon dolara ulaştı. Bu tablo katma değerli ihracat ve birim fiyat performansındaki yükseliği ortaya koydu. 2026 yılında meyve sebze üretiminde daha verimli bir sezon geçiriyoruz. Turşu ürünlerinin sağlıklı beslenme trendinden dolayı dünya genelinde daha fazla talep görmesiyle birlikte ürün çeşitliliği, markalaşma ve katma değerli üretim yatırımlarıyla 2026 yılında turşu ihracatında 500 milyon dolar hedefini aşacağımıza inanıyoruz" şeklinde konuştu.&nbsp;İzmir, Türkiye'nin turşu ihracatının yüzde 45'ini yaptıTürkiye'nin turşu ihracatında İzmir'in 207 milyon dolarlık tutarla açık ara birinci olduğunun altını çizen Başkan Uçak şöyle devam etti: "İzmir, turşu sektörünün lokomotifi olmayı sürdürüyor. İzmir, turşu ihracatından yüzde 45 pay alıyor. İzmir'i 65 milyon dolarla Bursa, 52 milyon dolarla Manisa takip etti. İstanbul, Aydın, Gaziantep ve Hatay da ihracata güçlü katkı veren iller arasında yer aldı.&nbsp;Türk turşusunu en çok Almanlar, Amerikalılar ve İngilizler sevdiTürkiye, 2025 yılında 128 ülkeye turşu ihraç ederken, Türk turşusunu en çok Almanlar sevdi. Almanya, 84,5 milyon dolarlık Türk turşusu talep ederken, ikinci sırada 42,3 milyon dolarla Amerika Birleşik Devletleri yer aldı. İngiltere 32,5 milyon dolarlık turşu ithalatıyla zirvenin üçüncü basamağının sahibi olurken, Romanya'ya 19 milyon dolarlık, Hollanda'ya 16,5 milyon dolarlık turşu ihraç edildi.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 28 May 2026 09:35:21 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Çalışan bağlılığı ve verimlilik yemek hizmeti ile şekilleniyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/calisan-bagliligi-ve-verimlilik-yemek-hizmeti-ile-sekilleniyor-9497/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/calisan-bagliligi-ve-verimlilik-yemek-hizmeti-ile-sekilleniyor-9497/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9B6E8A-B7F9C3-B2F182-598014-D00C21-5C6054.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kurumsal yemek hizmetleri, şirketler için artık yalnızca operasyonel bir yan hak değil; İnsan Kaynakları, Satın Alma ve İdari İşler süreçlerini doğrudan etkileyen stratejik bir yönetim alanına dönüşüyor. Çalışanların gün içindeki beslenme alışkanlıkları; performans, bağlılık&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9B6E8A-B7F9C3-B2F182-598014-D00C21-5C6054.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kurumsal yemek hizmetleri, şirketler için artık yalnızca operasyonel bir yan hak değil; İnsan Kaynakları, Satın Alma ve İdari İşler süreçlerini doğrudan etkileyen stratejik bir yönetim alanına dönüşüyor. Çalışanların gün içindeki beslenme alışkanlıkları; performans, bağlılık ve kurum içi iletişim üzerinde ölçülebilir etkiler yaratıyor. SOA Toplu Yemek Yönetim Kurulu Başkanvekili Melih Can Kocabaş konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:"Kurumsal yemek hizmetleri bugün artık bir yan hak değil; çalışan bağlılığını, operasyonel verimliliği ve işveren markasını doğrudan etkileyen stratejik bir yönetim aracıdır. Araştırmalar bize şunu açıkça gösteriyor: Çalışanların beslenme alışkanlıkları performans, bağlılık ve iş memnuniyeti üzerinde ölçülebilir etkiler yaratıyor. Yapılan araştırmalarda çalışanların neredeyse yarısı iş arkadaşlarıyla birlikte yedikleri öğle yemeklerini "rahatlama ve zihinsel yenilenme" fırsatı olarak tanımlaması bu anların kurum içi iletişim ve ekip dinamikleri açısından ne kadar kritik olduğunu gösteriyor. Tüm bu veriler, yemek hizmetlerinin sadece bir ihtiyaç değil, çalışan deneyimini şekillendiren stratejik bir unsur olduğunu kanıtlıyor."Yemek tercihlerindeki çeşitlilik, finansal stres ve yan hakların çalışan memnuniyetine etkisiÇalışanların yemek tercihlerinde yenilikçi seçeneklere yönelme eğiliminde olduklarını belirtirken, bu durum kurumsal yemek hizmetlerinde menü çeşitliliği ve kalite beklentisinin çalışan memnuniyetindeki belirleyici rolünü ortaya koyuyor. Bunun yanı sıra işverenler tarafından sunulan düzenli yemek hizmetleri, çalışanların üzerindeki finansal yükün hafifletilmesinde de önemli bir yan hak olarak öne çıkıyor.&nbsp;Kurum içi yemek hizmetleri operasyonel süreçleri güçlendiriyorKurumsal yemek hizmetleri, maliyet yönetimi açısından da şirketlere önemli katkılar sağlıyor. Ölçek ekonomisinin sağladığı avantajlarla birlikte birim maliyetlerin azaltılması, bölgesel fiyat farklılıklarının dengelenmesi ve bütçe planlamasının daha öngörülebilir hale gelmesi satın alma süreçlerinde daha kontrollü bir yapı oluşturuyor.İdari işler açısından bakıldığında ise kurum içi yemek hizmetleri; çalışanların dışarıda geçirdiği süreyi azaltarak operasyonel süreçlerin hızlanmasına katkı sağlıyor. Aynı zamanda güvenlik ve hijyen uygulamalarının daha etkin yönetilmesine imkan tanıyor. Yemekhaneler artık yalnızca yemek yenilen alanlar değil, çalışanların bir araya geldiği ve kurum içi etkileşimin güçlendiği çok yönlü sosyal alanlar olarak öne çıkıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 27 May 2026 09:43:55 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İstanbul'da kültür ve gastronomi buluşması]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/istanbulda-kultur-ve-gastronomi-bulusmasi-7440/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/istanbulda-kultur-ve-gastronomi-bulusmasi-7440/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5EEA18-A78BC5-2FA08A-63E048-F32BE0-783249.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Midpoint Tünel ve Çek Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu ev sahipliğinde üçüncü kez düzenlenen festival, İstanbul'un gastronomi takviminde artık gelenekselleşen özel bir buluşma olarak dikkat çekti.Çek mutfağının özgün tatları, Bohemya kültürüne ait içecekler ve iki ülke&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5EEA18-A78BC5-2FA08A-63E048-F32BE0-783249.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Midpoint Tünel ve Çek Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu ev sahipliğinde üçüncü kez düzenlenen festival, İstanbul'un gastronomi takviminde artık gelenekselleşen özel bir buluşma olarak dikkat çekti.Çek mutfağının özgün tatları, Bohemya kültürüne ait içecekler ve iki ülke arasındaki dostluk ruhu, aynı sofrada buluşarak davetlilere eşsiz bir deneyim yaşattı. Gecede Çek Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Olga Hajflerová ve Ticari Konsolos René Daněk başta olmak üzere organizasyon ekibi, konuklarla yakından ilgilenerek sıcak ve samimi bir atmosfer oluşturdu.Gulaş çorbasından Svíčková'ya, ördek etinden elmalı strudele uzanan özel menü davetlilerden tam not alırken, etkinlik yalnızca bir gastronomi festivali olmanın ötesine geçerek Türkiye ile Çek Cumhuriyeti arasındaki kültürel dostluğu pekiştiren güçlü bir buluşma olarak hafızalarda yerini aldı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 26 May 2026 12:49:06 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kurban Bayramı için sağlıklı et tüketimi rehberi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kurban-bayrami-icin-saglikli-et-tuketimi-rehberi-8236/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kurban-bayrami-icin-saglikli-et-tuketimi-rehberi-8236/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_466E46-7AA0A6-4A8DBD-674963-4F9FCB-A7BCEC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şef Volkan Aslan, kurban etinin yalnızca pişirme aşamasının değil; dinlendirme, parçalama, saklama ve değerlendirme süreçlerinin de büyük önem taşıdığını belirtti."Yeni kesilen et hemen tüketilmemeli"Kurban kesimi sonrası yapılan en yaygın hatalardan birinin eti dinlendirmeden&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_466E46-7AA0A6-4A8DBD-674963-4F9FCB-A7BCEC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şef Volkan Aslan, kurban etinin yalnızca pişirme aşamasının değil; dinlendirme, parçalama, saklama ve değerlendirme süreçlerinin de büyük önem taşıdığını belirtti."Yeni kesilen et hemen tüketilmemeli"Kurban kesimi sonrası yapılan en yaygın hatalardan birinin eti dinlendirmeden pişirmek olduğunu vurgulayan TAŞFED Aşçılık Milli Takım Kaptanı Volkan Aslan, etin doğru dinlendirilmesinin hem lezzet hem de doku açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Aslan, "Yeni kesilen etin hemen pişirilmesi sert bir dokuya ve istenilen lezzetin oluşmamasına neden olabilir. Etin ideal kıvamına ulaşabilmesi için en az 12 ila 24 saat kontrollü şekilde dinlendirilmesi gerekir." dedi.Etlerin saklama sürecinde yapılan hatalara da dikkat çeken Aslan, büyük parçalar halinde ve sıcak şekilde üst üste yerleştirilen etlerin sağlıklı muhafaza edilemediğini ifade etti. Etlerin kullanım ihtiyacına göre porsiyonlanmasının daha doğru bir yöntem olduğunu belirten Aslan, "Etler dinlendirme sürecinin ardından küçük porsiyonlar halinde saklanmalı. Bu yöntem hem ürün kalitesinin korunmasına hem de kullanım sırasında gereksiz çözülme ve yeniden dondurma riskinin önüne geçilmesine yardımcı olur." ifadelerini kullandı."Etin her bölümü farklı bir lezzet ve besin değeri taşır"Türk mutfak kültüründe etin bütüncül şekilde değerlendirildiğini ifade eden Şef Volkan Aslan, özellikle kemik, ilik ve bağ dokularının doğru tekniklerle kullanıldığında hem lezzet hem de besin değeri açısından önemli bir kaynak oluşturduğunu söyledi."Kurban etini yalnızca birkaç ana yemek olarak düşünmemek gerekiyor. Özellikle ilikli kemikler ve bağ dokuları, uzun süre düşük ısıda pişirildiğinde yoğun aromalı ve besleyici bir kemik suyuna dönüşüyor. Bugün birçok kişi dışarıdan kolajen takviyesi kullanıyor ancak doğal kolajen kaynakları aslında bizim mutfak kültürümüzde yıllardır var." ifadelerini kullanan Aslan, kemik suyunun çorbalardan soslara, pilavlardan et yemeklerine kadar birçok tarifte güçlü bir lezzet temeli oluşturduğunu belirtti.Uzun süre kontrollü şekilde kaynatılarak hazırlanan kemik suyunun geleneksel mutfakta önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Aslan, "Kemik suyunda acele edilmemeli. Düşük ısıda yapılan uzun pişirme sayesinde hem daha yoğun kıvam hem de daha güçlü bir aroma elde edilir." dedi. Hazırlanan kemik suyunun porsiyonlanarak dondurucuda saklanmasının pratik ve verimli bir yöntem olduğunu da sözlerine ekledi."Doğal kolajen kaynağı mutfağımızda yıllardır var"Özellikle kemikli ilik suyunun Anadolu mutfağında uzun yıllardır önemli bir yere sahip olduğunu belirten Şef Volkan Aslan, kemik ve bağ dokularının doğru tekniklerle değerlendirildiğinde doğal kolajen açısından oldukça zengin bir içerik ortaya çıktığını söyledi."Bugün birçok insan dışarıdan kolajen takviyesi kullanıyor ancak doğal kolajen kaynakları aslında bizim mutfak kültürümüzde yıllardır var. Özellikle ilikli kemikler, eklem bölgeleri ve bağ dokuları düşük ısıda uzun süre pişirildiğinde yoğun aromalı, besleyici ve güçlü bir kemik suyu elde ediliyor." ifadelerini kullanan Aslan, kemik suyunun çorbalardan soslara, pilavlardan et yemeklerine kadar birçok tarifte doğal bir lezzet temeli oluşturduğunu belirtti.İyi bir kemik suyu için ilikli kemiklerin tercih edilmesi gerektiğini vurgulayan Aslan, kemiklerin kaynatılmadan önce kısa süre fırınlanmasının aromayı daha da güçlendirdiğini ifade etti. "Kemik suyunda acele edilmemeli. Düşük ısıda uzun saatler boyunca yapılan kontrollü pişirme sayesinde hem yoğun kıvam hem de güçlü bir aroma ortaya çıkar. Soğuduğunda hafif jelleşen yapı ise doğal kolajenin en önemli göstergelerinden biridir." dedi.Hazırlanan kemik suyunun porsiyonlanarak cam kavanozlarda saklanmasının kullanım kolaylığı sağladığını belirten Aslan, bu yöntemin hem mutfakta pratiklik sunduğunu hem de ürün kalitesinin korunmasına yardımcı olduğunu sözlerine ekledi.Kurban etleri 1 ay içerisinde tüketilmeliŞef Volkan Aslan, etlerin -18 derecede uzun süre güvenle saklanabilse de lezzet ve kalite açısından mümkün olduğunca kısa sürede tüketilmesinin daha doğru olduğunu belirtti. Dondurulmuş etler mikrobiyolojik olarak güvenli kalmaya devam etse de zamanla aroma kaybı, renk değişimi, doku bozulması ve su kaybı yaşayabiliyor. Özellikle kıyma ve küçük parçalı etlerin 3-4 ay içinde, büyük parça kırmızı etlerin ise kalite korunarak 4 ila 12 ay arasında tüketilmesi öneriliyor.Kurban etlerinde en iyi lezzet ve verim için etlerin mümkünse ilk 1 ay içerisinde kontrollü şekilde tüketilmesini tavsiye eden Aslan, uzun süre dondurucuda bekleyen ürünlerde kuruma, sertleşme ve "freezer burn" olarak bilinen yüzey yanıkları oluşabileceğine dikkat çekti. Yaz döneminde yaşanabilecek elektrik kesintilerinin de önemli bir risk oluşturduğunu belirten Aslan, çözülmeye başlayan etlerin yeniden dondurulmasının hem ürün kalitesini hem de gıda güvenliğini olumsuz etkileyebileceğini ifade etti.Şef Volkan Aslan, doğru tekniklerle hazırlanan ve saklanan etlerin çok daha sağlıklı, lezzetli ve uzun ömürlü kullanılabileceğini belirterek açıklamasını şu sözlerle tamamladı:"Kurban Bayramı aynı zamanda mutfak kültürümüzü yeniden hatırladığımız özel bir dönem. Etin doğru işlenmesi, doğru pişirilmesi ve bilinçli saklanması hem sağlık hem de lezzet açısından büyük fark yaratır."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 26 May 2026 11:44:07 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kurban bayramı sofralarında dengeyi su sağlıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kurban-bayrami-sofralarinda-dengeyi-su-sagliyor-6563/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kurban-bayrami-sofralarinda-dengeyi-su-sagliyor-6563/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F6A62A-601054-B131AC-90B79E-C52380-EA5236.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Uzmanlar, bayram süresince günlük ortalama 2 ila 2,5 litre su tüketilmesini önerirken; hava sıcaklığı, fiziksel aktivite düzeyi ve beslenme yoğunluğuna bağlı olarak bu miktarın artırılabileceğini belirtiyor. Özellikle açık havada geçirilen sürenin uzaması ve hareketliliğin artmasıyla&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F6A62A-601054-B131AC-90B79E-C52380-EA5236.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Uzmanlar, bayram süresince günlük ortalama 2 ila 2,5 litre su tüketilmesini önerirken; hava sıcaklığı, fiziksel aktivite düzeyi ve beslenme yoğunluğuna bağlı olarak bu miktarın artırılabileceğini belirtiyor. Özellikle açık havada geçirilen sürenin uzaması ve hareketliliğin artmasıyla birlikte vücudun sıvı ihtiyacı daha da yükseliyor. Yeterli su tüketimi; mide ve bağırsak hareketlerinin düzenlenmesine katkı sağlayarak sindirim sürecinin daha dengeli ilerlemesine destek oluyor. Uzmanlar ayrıca günlük sıvı ihtiyacının temel olarak sudan karşılanmasının vücudun doğal hidrasyon dengesinin korunması açısından da önemli olduğunu ifade ediyor.BAYRAMDA VÜCUT DENGESİNİN ANAHTARI: İYİ SUBayram döneminde su tüketiminin önemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Badem Pınarı Yönetim Kurulu Üyesi Kaan Badem: "Bayram sofraları paylaşımın, bereketin ve bir araya gelmenin en güçlü sembollerinden biri. Ancak özellikle kırmızı et ve tatlı tüketiminin arttığı bu dönemde, vücudun ihtiyaç duyduğu su miktarı da aynı şekilde yükseliyor. Su; sindirim sisteminin desteklenmesinden metabolizmanın düzenli çalışmasına, enerji seviyesinin korunmasından günlük yaşam konforuna kadar pek çok noktada temel rol üstleniyor. Özellikle yaz aylarına denk gelen bayram dönemlerinde yeterli su tüketimi, yalnızca fiziksel rahatlık açısından değil; daha dengeli bir beslenme düzeninin korunması açısından da önem taşıyor. Gün içerisinde düzenli su tüketimi, vücudun doğal dengesinin korunmasına katkı sağlarken aynı zamanda bayram boyunca daha iyi hissetmeyi destekliyor. Badem Pınarı olarak biz de doğal kaynak suyumuzla tüketicilerin bayram boyunca ihtiyaç duydukları kaliteli suya güvenle ulaşabilmelerini önemsiyoruz" ifadelerinde bulundu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 24 May 2026 13:30:26 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Tarım ve gıda güvenliğinde stratejik buluşma]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tarim-ve-gida-guvenliginde-stratejik-bulusma-3890/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tarim-ve-gida-guvenliginde-stratejik-bulusma-3890/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4719DF-AC1036-8B9DC2-5C6B0F-7F3B21-79B2E6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hububat Tedarikçileri Derneği (HUBUDER) tarafından organize edilen ve sektörün referans etkinliği haline gelen konferans, Türkiye'nin ve dünyanın önde gelen tahıl ticareti temsilcilerini aynı çatı altında buluşturacak. Küresel ölçekte tarımda yaşanan hızlı değişimler, iklimin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4719DF-AC1036-8B9DC2-5C6B0F-7F3B21-79B2E6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hububat Tedarikçileri Derneği (HUBUDER) tarafından organize edilen ve sektörün referans etkinliği haline gelen konferans, Türkiye'nin ve dünyanın önde gelen tahıl ticareti temsilcilerini aynı çatı altında buluşturacak. Küresel ölçekte tarımda yaşanan hızlı değişimler, iklimin olumsuz etkileri ve jeopolitik gelişmelerin damga vurduğu bir dönemde, hasat öncesinde düzenlenecek bu son konferansa yoğun katılım bekleniyor.Sektörün geleneksel buluşmaları arasında yer alan organizasyonun; Türkiye'den ve dünyanın farklı ülkelerinden tahıl ticareti temsilcilerini, akademisyenleri, ekonomistleri ve sektör profesyonellerini bir araya getirmesi bekleniyor. Küresel tarım piyasalarında yaşanan dalgalanmalar, iklim değişikliğinin üretim üzerindeki etkileri ve jeopolitik gelişmelerin gölgesinde gerçekleştirilecek konferansta, 2026 hasadı öncesi tahıl piyasalarına ilişkin önemli değerlendirmeler yapılacak.Dünya ve Türkiye Tahıl Ticareti ile 2026 Hasadı Masaya YatırılacakKonferans kapsamında; uluslararası tahıl piyasalarındaki güncel gelişmeler, 2026 yılı küresel üretim beklentileri, Türkiye'nin bölgesel tahıl üretim tahminleri ve hasat öncesi piyasa öngörüleri detaylı olarak ele alınacak. Ayrıca Türkiye ve dünya ekonomisindeki son gelişmelerin yanı sıra üretim planlaması, sözleşmeli üretim ve destekleme politikaları gibi sektörün geleceğini doğrudan ilgilendiren kritik başlıklar da gündemde olacak.Etkinlikte konuşmacı olarak yer alacak yerli ve yabancı uzman isimlerin, güncel veriler ve saha analizleri eşliğinde sektörün yol haritasına ışık tutması hedefleniyor. Tarım ve ekonomi çevrelerinin yakından takip ettiği konferansın, 2026 hasadı öncesinde sektörel karar alma süreçleri açısından da önemli katkılar sunması bekleniyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 24 May 2026 11:34:44 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Hububat üretiminde bu yıl trekor bekleniyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/hububat-uretiminde-bu-yil-trekor-bekleniyor-947/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/hububat-uretiminde-bu-yil-trekor-bekleniyor-947/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_77B90C-442DEE-07F958-0D204B-275709-65B920.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye&#39;de yağışlar geçen ay, mevsim normaline ve geçen yılın nisan ayına göre artış gösterdi.Rapora göre, Türkiye genelinde hububat gelişimi, büyük ölçüde olumlu bir seyir izliyor. Ekim-nisan döneminde gerçekleşen yağışların genel olarak yeterli ve yer yer mevsim normallerinin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_77B90C-442DEE-07F958-0D204B-275709-65B920.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye&#39;de yağışlar geçen ay, mevsim normaline ve geçen yılın nisan ayına göre artış gösterdi.Rapora göre, Türkiye genelinde hububat gelişimi, büyük ölçüde olumlu bir seyir izliyor. Ekim-nisan döneminde gerçekleşen yağışların genel olarak yeterli ve yer yer mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi, bitkilerin çıkış, kardeşlenme, sapa kalkma ve generatif gelişim dönemlerini desteklerken birçok üretim merkezinde geçen yıla göre daha iyi bir gelişim görünümü ortaya çıktı.Üst gübreleme uygulamaları büyük ölçüde tamamlandı. Yağışların etkisiyle uygulanan gübrelerin toprakta çözünerek, bitki tarafından etkin şekilde alındığı gözlemlendi.Yabancı ot mücadelesi birçok bölgede tamamlandı. Bitki fenolojisi itibarıyla Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde çiçeklenme ile süt olum dönemleri sürüyor. Marmara ve Ege bölgelerinde ise başaklanma ve çiçeklenme dönemleri yaygınlaştı.- Yoğun yağış alan alanlarda verim kaybı riskiÜlke genelinde yağış ve nem koşullarına bağlı olarak septorya yaprak lekesi, sarı pas, kök boğazı çürüklüğü ve külleme hastalıklarına yer yer rastlanıyor. Özellikle yoğun yağış alan bölgelerde, fungal hastalık riskinin arttığı, bazı alanlarda lokal düzeyde verim kayıpları riski gözlemleniyor.Güneydoğu Anadolu Bölgesi&#39;nde, kök çürüklüğü ve septorya daha belirgin görülürken, Marmara ve Ege bölgelerinde sarı pas ve kök boğazı hastalıkları ön plana çıkıyor.Akdeniz Bölgesi&#39;nde ise taban suyu yüksek alanlarda, su baskını kaynaklı stres ve hastalıklar dikkati çekiyor. İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde, yer yer taban suyu yükselmesi, don ve aşırı nem kaynaklı lokal etkiler gözleniyor.Karadeniz Bölgesi&#39;nde yüksek nem nedeniyle hastalık riski artış gösteriyor. Marmara ve Ege bölgelerinde, verim ve kalite açısından olumlu bir sezon bekleniyor. Akdeniz Bölgesi&#39;nde kıraç alanlarda yüksek verim, taban arazilerde ise yer yer su baskını kaynaklı kayıplar öngörülüyor.Güneydoğu Anadolu Bölgesi&#39;nde, yağışların etkisiyle verim potansiyeli artmakla birlikte, hastalık baskısına bağlı lokal düşüşler bekleniyor. İç Anadolu Bölgesi&#39;nde, dengeli yağış rejimi ve yeterli toprak nemi sayesinde geçen yıla göre daha yüksek verim beklentisi artış gösteriyor.Doğu Anadolu Bölgesi&#39;nde gerçekleşen aşırı yağış nedeniyle tarımsal işlemlerde gecikmeler yaşanırken, drenajı iyi alanlarda gelişim olumlu seyrediyor.- Mayıs ve haziran yağışları nihai verim üzerinde belirleyici olacakHububat gelişimi, mevcut iklim koşulları çerçevesinde olumlu bir görünüm sergilerken, mayıs ve haziran aylarında gerçekleşecek sıcaklık ve yağış rejiminin dane dolumu, hastalık baskısı ve nihai verim üzerinde belirleyici olması öngörülüyor.Hastalık ve zararlılarla etkin mücadelenin sürdürüldüğü, drenaj ve bakım uygulamalarının yeterli seviyede olduğu alanlarda yüksek verim beklentisi korunuyor. Su baskını ve yetersiz mücadele bulunan alanlarda lokal kayıplar oluşabileceği değerlendiriliyor.Genel olarak Türkiye&#39;de, üretim sezonunun geçen yıla kıyasla daha iyi gerçekleşmesi bekleniyor. Hasat dönemine kadar üretimi etkileyebilecek olumsuz bir durum yaşanmaması halinde, ülke genelinde hububat üretiminde tarihin en yüksek üretim miktarına ulaşılması öngörülüyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 24 May 2026 11:08:28 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bayramda "hafif hissetme" rutinleri gündemde]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/bayramda-hafif-hissetme-rutinleri-gundemde-5625/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/bayramda-hafif-hissetme-rutinleri-gundemde-5625/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DDAC7E-8DAE93-2EE138-DF16F4-7C8AD7-766922.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bayram döneminde değişen beslenme düzeniyle birlikte özellikle şişkinlik ve mide doluluğu hissine yönelik günlük bakım uygulamaları daha fazla önem kazanıyor. Aromaterapi uygulamalarında kullanılan uçucu yağlar; taşıyıcı yağlarla birlikte farklı kullanım yöntemleriyle günlük&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DDAC7E-8DAE93-2EE138-DF16F4-7C8AD7-766922.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bayram döneminde değişen beslenme düzeniyle birlikte özellikle şişkinlik ve mide doluluğu hissine yönelik günlük bakım uygulamaları daha fazla önem kazanıyor. Aromaterapi uygulamalarında kullanılan uçucu yağlar; taşıyıcı yağlarla birlikte farklı kullanım yöntemleriyle günlük rutinlere dahil edilebiliyor. Talya Bitkisel'in uçucu yağ ürünleriyle hazırlanan aromaterapi reçetesinde; Tatlı Badem Yağı ile birlikte Nane, Anason ve Adaçayı uçucu yağları bir araya geliyor. Hazırlanan karışım; 1 yemek kaşığı Tatlı Badem Yağı içerisine 2 damla Nane Uçucu Yağı, 2 damla Anason Uçucu Yağı ve 1 damla Adaçayı Uçucu Yağı eklenerek hazırlanıyor ve karın bölgesine saat yönünde hafif masaj hareketleriyle uygulanabiliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 24 May 2026 10:30:51 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Meksika mutfağının Türkiye'deki adresi 21 yaşında]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/meksika-mutfaginin-turkiyedeki-adresi-21-yasinda-7598/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/meksika-mutfaginin-turkiyedeki-adresi-21-yasinda-7598/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_47C3CB-8EAB40-93B7EA-BAE627-33DA85-574DF5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şehrin Meksikalısı olarak anılan Ranchero, 21 yıldır sahip olduğu özgün ambiyansı, otantik lezzetleri, özel margaritaları ve imza kokteylleriyle misafirlerine gerçek bir Meksika deneyimi sunuyor. Meksikalı ve Türk bir aile tarafından kurulan marka, bugün de aynı tutku ve gelenekle&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_47C3CB-8EAB40-93B7EA-BAE627-33DA85-574DF5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şehrin Meksikalısı olarak anılan Ranchero, 21 yıldır sahip olduğu özgün ambiyansı, otantik lezzetleri, özel margaritaları ve imza kokteylleriyle misafirlerine gerçek bir Meksika deneyimi sunuyor. Meksikalı ve Türk bir aile tarafından kurulan marka, bugün de aynı tutku ve gelenekle hizmet vermeye devam ediyor.Meksika'nın dünyaca ünlü lezzetleri bir aradaRanchero; Taco, Fajita ve Burrito gibi dünyaca ünlü lezzetlerin yanı sıra zengin ve özgün bir mutfak kültürünü misafirleriyle buluşturuyor. Menüsünde vegan ve vejetaryenlere özel seçeneklere de yer veren mekan, çocuk misafirleri için hazırladığı sağlıklı ve lezzetli alternatiflerle her yaş grubuna hitap ediyor.21 yıldır "Celebra La Tradicion" diyorGerçek Meksika restoranı Ranchero, kuruluşundan bu yana misafirlerini Türkçe'de "Gelenekleri Kutla" anlamına gelen "Celebra La Tradicion" sloganıyla karşılıyor. Meksika'yı yansıtan özel dekorasyonu, Latin ezgileri ve egzotik içecekleri eşliğinde sunulan otantik tatlar sayesinde Ranchero'da her yemek, adeta bir kutlamaya dönüşüyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 22 May 2026 02:54:09 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Muratbey'den bilim ve sanayiyi buluşturan güçlü adım]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/muratbeyden-bilim-ve-sanayiyi-bulusturan-guclu-adim-1218/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/muratbeyden-bilim-ve-sanayiyi-bulusturan-guclu-adim-1218/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E99238-566534-0D41F8-D4A933-133546-1807AF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Muratbey Gıda, Ankara Üniversitesi ile imzaladığı iş birliği protokolüyle üniversite-sanayi iş birliğinde yeni bir dönemi başlatıyor. Nisan 2026 itibarıyla yürürlüğe giren ve 5 yıl süreyle geçerli olacak anlaşma; Ar-Ge projeleri, gıda teknolojileri, sürdürülebilir üretim&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E99238-566534-0D41F8-D4A933-133546-1807AF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Muratbey Gıda, Ankara Üniversitesi ile imzaladığı iş birliği protokolüyle üniversite-sanayi iş birliğinde yeni bir dönemi başlatıyor. Nisan 2026 itibarıyla yürürlüğe giren ve 5 yıl süreyle geçerli olacak anlaşma; Ar-Ge projeleri, gıda teknolojileri, sürdürülebilir üretim ve inovasyon odaklı çalışmaları kapsıyor. İş birliğinin önemli adımlarından biri olarak gerçekleştirilen Ziraat Teknolojileri ve Sürdürülebilir Tarım Proje Pazarı etkinliğinde iş birliği protokolü imzalandı. Protokol, Muratbey Gıda adına Muratbey Fabrika Müdür Yardımcısı Musa Kara ve Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar tarafından imzalandı. Etkinlik kapsamında Ankara Üniversitesi'nden uzman akademisyenler Prof. Dr. Meltem Türkyılmaz ve Prof. Dr. Nevzat Konar ile TÜBİTAK TEYDEB destek programları kapsamında yürütülebilecek projelere ilişkin kapsamlı bir görüşme gerçekleştirildi.&nbsp;Protokol kapsamında ortak Ar-Ge projeleri, akademik danışmanlık, laboratuvar çalışmaları ve eğitim faaliyetleri yürütülecek. Ortak laboratuvarlar ve test merkezleri kurulması, danışmanlık faaliyetleri yürütülmesi, akademik yayınlar ve eğitim programları geliştirilmesi de planlanan çalışmalar arasında yer alıyor. Aynı zamanda öğrenci projeleri ve lisansüstü çalışmalar desteklenerek sektör için nitelikli insan kaynağı yetiştirilmesine katkı sağlanacak. Bu iş birliği, bilginin üretime dönüştüğü güçlü bir model olarak konumlanıyor.Muratbey Gıda İletişim ve İş Geliştirme Direktörü Gülnur Uluğ, iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde, "Bu iş birliğiyle Türkiye'nin gıda ve tarım teknolojilerinde rekabet gücüne katkı sağlayacak sürdürülebilir bir inovasyon ekosistemi oluşturmayı amaçlıyoruz. Ankara Üniversitesi'nin akademik yetkinliği ile Muratbey'in Ar-Ge gücünü birleştirerek; sürdürülebilir üretimden yenilikçi ürün geliştirmeye kadar geniş bir alanda değer yaratmayı hedefliyoruz. Muratbey olarak üniversite-sanayi iş birliklerini geleceğin gıda ekosistemini birlikte inşa etmenin en güçlü yolu olarak görüyoruz. Bu iş birliğinin hem sektörümüze hem de ülkemizin bilim ve teknoloji kapasitesine uzun vadeli katkılar sağlayacağına inanıyoruz." dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 22 May 2026 02:49:25 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Mısırın potansiyelini geleceğe taşıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/misirin-potansiyelini-gelecege-tasiyor-3442/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/misirin-potansiyelini-gelecege-tasiyor-3442/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_90CAFE-6C1B8A-0A740A-6B09C0-2E2C98-F8AAE7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mısırın kullanım alanlarını geliştirmeye yönelik Ar-Ge çalışmalarının önemine dikkat çeken Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Mustafa Nuri Çomu konuya ilişkin açıklamasında; "İşimizin çok büyük bir bölümünü oluşturan mısır, bugün yüzlerce üründe hammadde&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_90CAFE-6C1B8A-0A740A-6B09C0-2E2C98-F8AAE7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mısırın kullanım alanlarını geliştirmeye yönelik Ar-Ge çalışmalarının önemine dikkat çeken Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Mustafa Nuri Çomu konuya ilişkin açıklamasında; "İşimizin çok büyük bir bölümünü oluşturan mısır, bugün yüzlerce üründe hammadde olarak kullanılan, çok geniş endüstriyel etki alanına sahip, stratejik bir üründür. Sunar Yatırım olarak mısırı yalnızca üretip işlenen bir ürün değil, yeni ürünlere entegre edilen ve sanayiye katma değer katan bir ekosistem olarak görüyoruz. Nişasta bazlı çözümlerden biyobozunur ürünlere, sürdürülebilir üretim süreçlerinden farklı sektörlere yönelik inovatif uygulamalara uzanan çalışmalarımızla, mısırın potansiyelini sürekli genişletiyoruz. Bu yaklaşım hem ülkemizin üretim gücünü hem de küresel pazarlardaki rekabetçiliğimizi ileri taşıyor" dedi.Yüzlerce üründe ham madde olarak kullanılıyorTarımın en stratejik ürünlerinden biri haline gelen ve birçok sektör için stratejik hammadde olarak tanımlanan mısır, sadece bir gıda hammaddesi olmanın ötesinde, yüzlerce farklı ürünün üretiminde önemli rol oynayan çok yönlü bir kaynak olarak öne çıkıyor. Sunar Yatırım bünyesinde yer alan Sunar Mısır, bu güçlü hammaddenin potansiyelini açığa çıkarmak amacıyla Ar-Ge yatırımlarını sürekli artırarak, mısırın üretiminden işlenmesine ve farklı sektörlerde inovatif ürünlere dönüşümüne kadar geniş bir değer zincirini yönetiyor. Mısır, bugün birçok ürünün temel hammaddesi olarak gıda, tekstil, ambalaj, kağıt, kimya ve daha birçok sektörde kritik bir rol oynuyor. Şirketin Ar-Ge yaklaşımı, yalnızca ürün geliştirme değil, aynı zamanda sürdürülebilirlik, verimlilik ve yeni pazar oluşturma ekseninde şekilleniyor.Mısır nişastasından biyoplastik poşet üretimine uzanan Ar-Ge gücüSunar Yatırım Ar-Ge Merkezi, 2018 yılında T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından onaylanmasının ardından; nişasta bazlı ürünler, biyoteknoloji, proses optimizasyonu ve sürdürülebilir çözümler alanlarında yoğun çalışmalar yürütüyor. Gıda sektörünün yanı sıra kozmetik, kimya ve ilaç gibi farklı sektörlere yönelik geliştirilen ürünler, mısırın çok yönlü kullanım potansiyelini ortaya koyuyor. Bugün nişasta ve nişasta bazlı ürünler gıda sektörü ile beraber ambalaj, kağıt, kimya ve tekstil endüstrilerinde de yoğun biçimde kullanılıyor. Market poşetleri, çöp torbaları, endüstriyel ambalajlar, tarım (malç filmleri) ve pipet gibi ürünler üretiliyor. Bu alanda geliştirdiği çözümlerle hem mevcut pazarlarda derinleşiyor hem de yeni kullanım alanları geliştiriyor.2025 yılında Ar-Ge yatırımı 2 katına çıkartıldıÜrünlerini 100'den fazla ülkeye ihraç eden Sunar Mısır, Ar-Ge gücünü, teknoloji ve insan kaynağı yatırımlarıyla artırıyor. 2025 yılında Ar-Ge ekibine yeni araştırmacılar dahil edilirken, yüksek lisans yapan çalışan sayısında yüzde 60 artış sağlandı. Kimya ve gıda mühendisliğinin yanı sıra biyoteknoloji alanındaki uzmanların da ekibe katılması ile multidisipliner yapı güçlendirildi. Aynı dönemde Ar-Ge harcamaları iki katına çıkarılırken, bütçenin önemli bir bölümü ekipman yatırımları ve çalışan yetkinliklerinin geliştirilmesine ayrıldı. Kimyasal analiz, tekstür ve biyoteknoloji alanlarında yapılan yatırımlar, merkezin teknik kapasitesini ileri seviyeye taşıdı.Ar-Ge vizyonu sürdürülebilirlik odağında şekilleniyorSunar Mısır'ın Ar-Ge stratejisinde sürdürülebilirlik merkezi bir rol oynuyor. Biyobozunur ürünler, enerji verimliliği sağlayan prosesler ve karbon ayak izini azaltmaya yönelik çalışmalar, öncelikli araştırma alanları arasında yer alıyor. 2026 hedefleri doğrultusunda; sürdürülebilir ve sağlıklı ürünlere odaklanarak yeni ürünlerin pazara sürülmesi, ithal ikame çözümler geliştirilmesi ve uluslararası pazarlarda rekabet gücünün artırılması planlanıyor. Aynı zamanda enerji tasarrufu ve çevresel etkiyi azaltan üretim süreçleriyle daha sürdürülebilir bir sanayi yapısına katkı sağlanması hedefleniyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 21 May 2026 07:12:43 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Turizm, gastronomi ile daha derin bir iz bırakıyor"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turizm-gastronomi-ile-daha-derin-bir-iz-birakiyor-8432/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turizm-gastronomi-ile-daha-derin-bir-iz-birakiyor-8432/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_544734-2EC5FB-64B2D3-DBD13A-D3AE6D-9DA4FF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />2026 yaz sezonuna girerken Türkiye turizmi güçlü büyüme ivmesini sürdürüyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine göre 2025 yılında ulaşılan 65,2 milyar dolarlık turizm geliri ve 64 milyon ziyaretçi sayısı, 2026 için belirlenen 68 milyar dolarlık hedefi destekliyor. Ancak bu&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_544734-2EC5FB-64B2D3-DBD13A-D3AE6D-9DA4FF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />2026 yaz sezonuna girerken Türkiye turizmi güçlü büyüme ivmesini sürdürüyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine göre 2025 yılında ulaşılan 65,2 milyar dolarlık turizm geliri ve 64 milyon ziyaretçi sayısı, 2026 için belirlenen 68 milyar dolarlık hedefi destekliyor. Ancak bu büyümenin sürdürülebilirliği yalnızca ziyaretçi sayılarıyla değil; turistin şehirlerle kurduğu bağ, yerel ekonomiyle etkileşimi ve gastronominin yarattığı katma değerle de doğrudan ilişkili.Türkiye'de yaklaşık 135 bin kayıtlı yeme-içme noktası bulunuyor. TÜİK verileri doğrultusunda işletme başına ortalama 15 kişilik istihdam dikkate alındığında yalnızca yeme-içme sektöründe yaklaşık 1 milyon 725 bin kişilik bir istihdamdan söz ediliyor. Oteller ile mutfak ve servis ekipleri de dahil edildiğinde sektörün doğrudan istihdamı 2 milyon kişiye yaklaşıyor. 2025 sonu itibarıyla ortaya çıkan tablo, turizm ve gastronomi ekseninde yaklaşık 1 trilyon TL büyüklüğünde bir ekonomi oluşturuyor.Bu dönüşüme dikkat çeken Ebru Koralı, "2026 yaz sezonu yalnızca turist sayısının değil, gastronomiyle yaratılan değerin de konuşulacağı bir dönem olmalı. Gezginler artık bölgenin kültürünü, üretim biçimini ve mutfak mirasını yakından tanımak istiyor. Gastronomi ekosisteminin yarattığı ekonomik değer sadece turist sayısı ile değil üretim ve istihdama olan katkısı ile değerlenmeli.&nbsp;"Gastronomi" Görünenden Daha FazlasıGastronomi turizmi yalnızca iyi yemek deneyimi ile sınırlı değil. Günümüz gezginleri için yemek; sağlık, iyi yaşam, kültür, üretim ve yerellik ile iç içe geçmiş bütünsel bir yapı anlamına geliyor. Özellikle üst gelir grubundaki turistler için gastronomi, destinasyon seçiminde belirleyici unsurlardan biri haline geliyor.Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Koralı, "Artık mesele tabağın arkasındaki hikâye; ürünün kaynağı, üreticisi, bölgenin mutfak kültürü, yerel tarifleri ve üretim geleneği önem taşıyor. Bir bölgenin hafızasını, üretim biçimini ve yaşam kültürünü görünür kılmak anlamına geliyor. Başarılı destinasyonlar gastronomiyi restoranlarla değil, yerel kimliğin bir parçası olarak tarım ve mevsimsel döngü ile birlikte ele alıyor" diyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 21 May 2026 02:50:07 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kurban etini sağlıklı pişirmenin 6 önemli kuralı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/-kurban-etini-saglikli-pisirmenin-6-onemli-kurali--4920/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/-kurban-etini-saglikli-pisirmenin-6-onemli-kurali--4920/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CB98AA-2886C6-F9BC35-BFE4C1-9F8B79-D538CE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Özellikle Kurban Bayramı; özenle hazırlanan sofraları, et yemekleri, tatlıları ve geleneksel ikramlarıyla kültürümüzün en önemli parçalarından biri olarak öne çıkıyor. Bu nedenle bayramı hem keyifli hem de sağlıklı geçirmek için kurban etini pişirme yöntemleri ve beslenme&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CB98AA-2886C6-F9BC35-BFE4C1-9F8B79-D538CE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Özellikle Kurban Bayramı; özenle hazırlanan sofraları, et yemekleri, tatlıları ve geleneksel ikramlarıyla kültürümüzün en önemli parçalarından biri olarak öne çıkıyor. Bu nedenle bayramı hem keyifli hem de sağlıklı geçirmek için kurban etini pişirme yöntemleri ve beslenme düzenimize özen göstermemiz büyük önem taşıyor. Çünkü bayramın gerçek güzelliği, sevdiklerimizle birlikte sağlıklı, huzurlu ve mutlu anılar paylaşınca daha da anlam kazanıyor. Memorial Şişli Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü'nden Uz. Dr. N. Sinem Türkmen, Kurban Bayramı'nda sağlıklı beslenme konuları hakkında bilgi verdi.Güne hafif ama doyurucu bir kahvaltıyla başlayınBayram sabahlarının vazgeçilmezi olan kahvaltı, gün içerisindeki beslenme düzenini belirleyen en önemli öğündür. Aç karnına yoğun et tüketmek sindirim sistemini zorlayabilir ve gün boyu kontrolsüz yeme isteğine neden olabilir. Bu nedenle güne; yumurta, zeytin, avokado, çiğ ceviz, kuru kayısı, bol yeşillik ve tam tahıllı ekmek içeren dengeli bir kahvaltıyla başlamak hem tokluk süresini uzatır hem de sonraki öğünlerde porsiyon kontrolünü kolaylaştırır.Porsiyon kontrolünü ihmal etmeyinBayram sofralarında et yemeklerinin yanında tatlılar ve hamur işleri de sıkça tüketiliyor. Elbette hazırlanan lezzetlerin tadını çıkarmak bayramın en güzel yanlarından biri. Ancak burada belirleyici olan miktardır. Özellikle kalp-damar hastalığı, yüksek kolesterol, diyabet, karaciğer yağlanması veya mide-bağırsak rahatsızlığı bulunan kişilerin kırmızı et tüketiminde aşırıya kaçmaması gerekir. Küçük porsiyonlarla, yavaş yiyerek ve öğün saatlerini dengeli planlayarak bayramı daha sağlıklı geçirmek mümkündür.Ziyaretlerde ikramlara ölçülü yaklaşınBayramın en güzel geleneklerinden biri de akraba ve dost ziyaretleridir. Ancak gün içerisinde yapılan çok sayıda ziyarette ikram edilen tatlılar, börekler, et yemekleri ve içecekler farkında olmadan aşırı kalori tüketimine yol açabilir. Her ikramı tam porsiyon tüketmek yerine küçük tadımları tercih etmek daha doğru olacaktır. Aynı gün içinde tüketilen tatlı, çay ve kahve miktarına dikkat edilmeli; özellikle kafein tüketimi arttığında su tüketimi de artırılmalıdır. Günlük 2 fincan sade kahve ve 2 fincan sade çay yeterlidir.Bayramda hareket etmeyi unutmayınBayram boyunca artan kalori alımını dengelemenin en etkili yollarından biri fiziksel aktivitedir. Kısa mesafelerde araç yerine yürümeyi tercih etmek, asansör yerine merdiven kullanmak ve düzenli egzersiz alışkanlığını sürdürmek hem sindirimi destekler hem de alınan enerjinin dengelenmesine yardımcı olur.Etin yanında yoğurt yerine salata tercih edinKırmızı et tüketiminin arttığı bayram döneminde sofralarda mutlaka bol yeşillikli salatalara yer verilmelidir. Limonlu salatalar hem sindirimi destekler hem de kırmızı ette bulunan demirin emilimini artırır. Ayrıca yeşil yapraklı sebzeler, fazla et tüketiminin oluşturduğu asit yükünün azaltılmasına katkı sağlar. Et yemekleriyle birlikte yoğurt, süt ve peynir gibi yüksek kalsiyum içeren besinlerin tüketilmesi ise demir emilimini azaltabileceği için dikkatli olunmalıdır.Kurban etini hemen tüketmeyinYeni kesilen etlerde "ölüm katılığı" olarak bilinen ve kasların sertleşmesine neden olan doğal bir süreç yaşanır. Bu nedenle kurban etinin hemen tüketilmesi hazımsızlık ve mide-bağırsak sorunlarına yol açabilir. Etin daha yumuşak, lezzetli ve sindirimi kolay hale gelmesi için en az 12-24 saat dinlendirilmesi önerilir.Sağlıklı pişirme yöntemlerini tercih edinEt yemeklerinde pişirme yöntemi sağlık açısından büyük önem taşır. Etlerin çok yüksek sıcaklıkta ve uzun süre pişirilmesi zararlı bileşiklerin oluşmasına neden olabilir. Bu nedenle tavada, fırında, buharda veya kontrollü ızgara yöntemi tercih edilmelidir. Etlerin zerdeçal, zencefil, biberiye, karabiber gibi antioksidan içeriği yüksek baharatlarla; limon suyu veya sirke gibi asidik sıvılarla marine edilmesi daha sağlıklı bir tüketim sağlar. Yanmış kısımlar mutlaka tüketilmeden önce ayıklanmalıdır. Etlerin saklama koşullarına da dikkat edilmelidir. Uygun ambalajla buzdolabında birkaç gün, derin dondurucuda ise birkaç ay güvenle muhafaza edilebilir. Sağlıklı seçimlerle geçirilen bir bayram, hem sofraların keyfini artırır hem de bayram sonrası oluşabilecek sağlık sorunlarının önüne geçer.Kurban etini buharda pişirinKurban Bayramı'nda et tüketimi ile ilgili dikkat etmeniz gerekenler şöyle sıralanmaktadır :1.	Tavada, ızgarada veya buharda pişirme tercih edilmelidir.&nbsp;2.	Kanserojen maddelerin oluşumunu azaltmak için etler çok yüksek sıcaklıkta ve uzun süre pişirilmemelidir.&nbsp;3.	Mangalda pişirme yapılacak ise; önce mikrodalgada ön pişirme uygulanmalı ve et suyu uzaklaştırıldıktan sonra ızgara işlemine geçilmelidir.&nbsp;4.	Etlerin, antioksidan kapasitesi yüksek baharatlar; (zerdeçal, zencefil, biberiye, karabiber vb.) ve sirke, limon suyu gibi C vitamininden zengin asidik sıvılar ile marinasyonu yapılarak ısıyla teması kesilmelidir. Marinasyona şeker içeriği yüksek maddeler ve yağ eklenmemelidir.&nbsp;5.	Etin fazla pişmekten yanmış yerleri varsa, tüketilmeden önce mutlaka yanık kısımlar kesilip atılmalıdır.&nbsp;6.	Etler buzdolabında +4 / +7derecede buzdolabında uygun ambalaj veya yağlı kâğıda sararak 2-3 gün, derin dondurucuda ise (-180C) en fazla 3-4 ay saklanmalıdır.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 21 May 2026 02:40:34 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kurban Bayramı sofralarında sağlık alarmı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kurban-bayrami-sofralarinda-saglik-alarmi-8468/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kurban-bayrami-sofralarinda-saglik-alarmi-8468/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_757652-EF420D-F397C0-AAF7DA-B03D69-F911EE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kurban Bayramı'nda sofralarda et tüketimi artarken; uzmanlar yanlış pişirme, saklama ve tüketim alışkanlıklarının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarıyor. Uzman Gıda Mühendisi Tuğba Bayburtluoğlu, etlerin uygun koşullarda dinlendirilmeden pişirilmesi ve yanlış&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_757652-EF420D-F397C0-AAF7DA-B03D69-F911EE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kurban Bayramı'nda sofralarda et tüketimi artarken; uzmanlar yanlış pişirme, saklama ve tüketim alışkanlıklarının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarıyor. Uzman Gıda Mühendisi Tuğba Bayburtluoğlu, etlerin uygun koşullarda dinlendirilmeden pişirilmesi ve yanlış muhafaza edilmesinin hem sindirim sistemi hem de gıda güvenliği açısından risk oluşturduğunu belirtti.Tuğba Bayburtluoğlu, kurban etinin kesim sonrası hemen tüketilmemesi gerektiğini vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu:"Yeni kesilmiş etin hemen tüketilmesi hem lezzet hem de sindirim açısından doğru değil. Etin belirli bir süre dinlendirilmesi gerekiyor ancak büyük parçalar halinde oda sıcaklığında bekletilen etlerde ciddi bakteri üreme riski oluşuyor. Etler küçük porsiyonlar halinde ayrılarak uygun koşullarda saklanmalı. Buzdolabında muhafaza edilecek etlerin hava almayacak şekilde paketlenmesi, dondurulacak ürünlerin ise çözdürülüp tekrar dondurulmaması büyük önem taşıyor."Bayram sofralarının vazgeçilmezi olan kavurma tüketimine ilişkin de açıklamalarda bulunan Bayburtluoğlu, özellikle aşırı yağlı ve yüksek miktarda tüketilen et ürünlerinin sağlık açısından risk oluşturabileceğini ifade etti."Türkiye'de tansiyon ve kalp damar hastalıkları halen en önemli sağlık sorunları arasında yer alıyor. Bayram döneminde kontrolsüz şekilde tüketilen aşırı yağlı kavurmalar, yoğun tuz kullanımı ve dengesiz beslenme özellikle risk grubundaki bireyler için ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Et tüketiminde porsiyon kontrolü, sebze ve lifli gıdalarla denge kurulması çok önemli.""Tek kullanımlık alüminyum mangallara dikkat"Mangal kullanımında yapılan hataların da göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Bayburtluoğlu, özellikle uygun olmayan ekipmanların sağlık açısından risk taşıdığına dikkat çekti:"Mangal keyfi sağlıklı bir şekilde yapılmadığında ciddi riskler oluşturabiliyor. Etin dışı yanmış, içi çiğ kalmış şekilde tüketilmesi gıda güvenliği açısından tehlikeli. Son dönemde yaygınlaşan uygun fiyatlı tek kullanımlık alüminyum mangallar sağlık açısından risk yaratabilir. Kalitesiz materyaller yüksek ısıyla birlikte istenmeyen kimyasal riskler oluşturabiliyor."Bayram boyunca hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Bayburtluoğlu, çiğ etle temas eden yüzeylerin iyi temizlenmesi, farklı gıdalar için ayrı kesme aparatları kullanılması ve etlerin uygun sıcaklıkta muhafaza edilmesinin gıda kaynaklı problemlerin önüne geçme açısından kritik olduğunu söyledi.Bayburtluoğlu sözlerini şöyle tamamladı:"Kurban Bayramı sofraları paylaşmanın ve bir araya gelmenin en güzel örneklerinden biri. Ancak sağlıklı bir bayram geçirmek için sadece ne yediğimiz değil; eti nasıl sakladığımız, nasıl pişirdiğimiz ve nasıl tükettiğimiz de büyük önem taşıyor. Küçük gibi görünen hatalar ciddi sağlık sorunlarına dönüşebiliyor. Bu nedenle bilinçli tüketim alışkanlıkları her zamankinden daha önemli hale geliyor."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 21 May 2026 02:21:36 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Selin Öztürk'ten premium bir lezzet hikâyesi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/selin-ozturkten-premium-bir-lezzet-hikayesi-436/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/selin-ozturkten-premium-bir-lezzet-hikayesi-436/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_44F321-3FAA88-101342-0DDB32-F624CE-0FD50B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bir yandan Bilfen bünyesindeki çalışmalarını sürdüren Selin Öztürk, diğer yandan genç ve girişimci vizyonuyla Türk bademini, yerel üretim anlayışını ve sürdürülebilir tarım yaklaşımını uluslararası pazarlarda temsil etmeyi hedefliyor. MyLouz by Selagro ise yalnızca yeni&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_44F321-3FAA88-101342-0DDB32-F624CE-0FD50B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bir yandan Bilfen bünyesindeki çalışmalarını sürdüren Selin Öztürk, diğer yandan genç ve girişimci vizyonuyla Türk bademini, yerel üretim anlayışını ve sürdürülebilir tarım yaklaşımını uluslararası pazarlarda temsil etmeyi hedefliyor. MyLouz by Selagro ise yalnızca yeni bir marka değil; köklerinden ilham alan, çağdaş bir lezzet ve yaşam kültürünün yeni temsilcisi olarak öne çıkıyor.Selin Öztürk; "Her şey dedemin doğup büyüdüğü köyde başladı." sözleriyle markasının çıkış noktasını anlatan Öztürk, Balıkesir Manyas'taki aile topraklarında yetiştirilen bademleri, rafine tatlarla buluşturarak premium lezzet markası MyLouz by Selagro'yu hayata geçirdi.Doğallığın, iyi tarım anlayışının ve modern lezzet yaklaşımının bir araya geldiği MyLouz by Selagro; bademin besleyici karakterini çikolatanın sofistike dünyasıyla buluşturuyor. Marka, geçtiğimiz günlerde The Grand Tarabya'da gerçekleştirilen Spring Fest'te ilk kez geniş kitlelerle buluştu. Festival boyunca yoğun ilgi gören MyLouz by Selagro standı, ziyaretçilere yalnızca bir tat deneyimi değil; zarif, modern ve duyusal bir lezzet yolculuğu sundu.MyLouz by Selagro koleksiyonu; sütlü çikolatanın kadifemsi dokusundan bitter çikolatanın güçlü karakterine, beyaz çikolata ve hindistan cevizinin dengeli uyumundan kakaonun yoğun aromalarına; matchanın özgün notalarından dulce de leche ve deniz tuzunun gurme birlikteliğine uzanan seçkin bir lezzet seçkisi sunuyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 21 May 2026 02:00:54 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türk kahvesini dünyayla buluşturdu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-kahvesini-dunyayla-bulusturdu-5274/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-kahvesini-dunyayla-bulusturdu-5274/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BB197D-AEF619-B352D7-412475-9CCCE7-2A89E5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türk kahvesi kültürünü dünyanın 60 ülkesine taşıyan Kurukahveci Mehmet Efendi, 14–17 Mayıs tarihleri arasında Londra'da düzenlenen London Coffee Festival'de yer alarak uluslararası kahve sahnesindeki varlığını güçlendirmeye devam etti. Dört gün boyunca kahve severler ile buluşan&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BB197D-AEF619-B352D7-412475-9CCCE7-2A89E5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türk kahvesi kültürünü dünyanın 60 ülkesine taşıyan Kurukahveci Mehmet Efendi, 14–17 Mayıs tarihleri arasında Londra'da düzenlenen London Coffee Festival'de yer alarak uluslararası kahve sahnesindeki varlığını güçlendirmeye devam etti. Dört gün boyunca kahve severler ile buluşan Kurukahveci Mehmet Efendi standı hem sektör profesyonellerinin hem kahve meraklılarının büyük ilgisini görürken yüzlerce fincan Türk kahvesi Londralı kahveseverlere ikram edildi.&nbsp; Marka, bu yıl "The Original Joy of Coffee" söylemiyle festivalde konumlanarak Türk kahvesinin dünya kahve kültüründeki eşsiz yerini vurguladı.Türk kahvesi deneyimi Londra'ya taşındı.Festival kapsamında kurulan stantta ziyaretçilere Türk kahvesi ikram edilirken, kahvenin yalnızca bir içecek değil, köklü bir kültürel miras olduğu deneyim üzerinden aktarıldı. Kurukahveci Mehmet Efendi, festival boyunca gerçekleştirdiği ikram ve tadım aktiviteleriyle ziyaretçilere Türk kahvesinin hazırlanışına ve sunum ritüeline dair kapsamlı bir deneyim sundu.Brodie Vissers ile özel tadım deneyimiBu yılki festival katılımında, kahve dünyasının önemli isimlerinden ve Kurukahveci Mehmet Efendi'nin bir süredir iş birliği yaptığı "The Nomad Barista" (Gezgin Barista) Brodie Vissers da Kurukahveci Mehmet Efendi standında yer alarak Londra Kahve Festivali&#39;nde ziyaretçilere Türk kahvesi hakkında bilgiler eşliğinde tadımlar yaptırdı. Festival ziyaretçileri, Vissers eşliğinde gerçekleştirilen Türk kahvesi tadımlarına katılarak geleneksel lezzeti farklı bir bakış açısıyla deneyimleme fırsatı buldu.Kurukahveci Mehmet Efendi Genel Müdürü Tuncer Akgün şunları kaydetti: "Kurukahveci Mehmet Efendi olarak Türk kahvesi kültürünü uluslararası arenada tanıtma çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürürken, bu alandaki çabalarımızın somut karşılıklarını görmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu kapsamda, Londra Kahve Festivali'ne dünyanın dört bir yanından&nbsp;gelen kahveseverlerle bir araya gelerek Türk kahvesinin köklü geleneğini yakından deneyimleme fırsatı sunduk. Son yıllarda özellikle nitelikli kahve meraklıları arasında Türk kahvesine yönelik ilginin belirgin şekilde artmasını ise, kültürümüzün evrensel ölçekte daha güçlü bir karşılık bulduğunun önemli bir göstergesi olarak değerlendiriyoruz."&nbsp;&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 20 May 2026 02:01:46 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türk balı dünya pazarlarında marka olma yolunda ilerliyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-bali-dunya-pazarlarinda-marka-olma-yolunda-ilerliyor-8874/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-bali-dunya-pazarlarinda-marka-olma-yolunda-ilerliyor-8874/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_398222-E9C33F-878255-3F9E15-DBA8FB-A153FF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Demir, Dünya Arıcılık Günü&#39;nü 20 Mayıs&#39;ta Rize&#39;de düzenleyecekleri etkinliklerle kutlayacaklarını dile getirdi.İlk olarak 2010 yılında Ankara&#39;da &#34;Altın yağmur&#34; sloganıyla başlayan etkinliklerin bu yıl &#34;İnsanlık ve gezegen için arılarla birlikte&#34;&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_398222-E9C33F-878255-3F9E15-DBA8FB-A153FF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Demir, Dünya Arıcılık Günü&#39;nü 20 Mayıs&#39;ta Rize&#39;de düzenleyecekleri etkinliklerle kutlayacaklarını dile getirdi.İlk olarak 2010 yılında Ankara&#39;da &#34;Altın yağmur&#34; sloganıyla başlayan etkinliklerin bu yıl &#34;İnsanlık ve gezegen için arılarla birlikte&#34; sloganıyla yapılacağını ifade eden Demir, bu etkinlikleri yaşamın devamlılığı için arıların önemine dikkati çekmek ve farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlediklerini söyledi.Demir, Türkiye&#39;de arıcılık sektöründe yaşanan gelişmelere değinerek, son yıllarda koloni ve işletme sayılarında bir miktar gerileme yaşanmasına rağmen Türkiye&#39;nin arıcılıkta üretim gücünü korumayı başardığını ifade etti.- &#34;Bal üretimi 97 bin 253 tona ulaştı&#34;Geçen yıl koloni sayısı 8 milyon 817 bin seviyesine gerilemesine rağmen bal üretiminin yüzde 1,8 artışla 97 bin 253 tona ulaştığını söyleyen Demir, &#34;Bu tablo, üreticilerimizin sahadaki bilgi birikimi, adaptasyon kabiliyeti ve verimlilik odaklı üretim anlayışının güçlü bir göstergesidir. Ancak koloni varlığındaki azalışın uzun vadeli etkileri dikkatle takip edilmeli, sürdürülebilir üretim açısından gerekli tedbirler bugünden alınmalıdır.&#34; diye konuştu.Demir, 2025&#39;te koloni başına ortalama bal veriminin 11,03 kilogram olduğunu dile getirerek, &#34;Bu yılki verim, yağış rejimi, kuraklık, flora durumu, nektar akımı ve bölgesel iklim koşullarına bağlı şekillenecektir. Sahadan aldığımız geri bildirimler bazı bölgelerde olumlu beklentilere işaret etmektedir. Ancak iklim değişikliğine bağlı riskler üreticilerimiz üzerinde baskı oluşturmaya devam etmektedir.&#34; değerlendirmesinde bulundu.Koloni varlığı bakımından Türkiye&#39;nin dünyada Çin ve Hindistan&#39;ın ardından üçüncü sırada olduğunu belirten Demir, şöyle devam etti:&#34;Türkiye, bal üretiminde Çin&#39;in ardından ikinci sırada yer almaktadır. Çam balı üretiminde ise dünyada birinciyiz. Çam balı üretiminin yüzde 92&#39;si Türkiye&#39;de gerçekleştiriliyor. Hedefimiz, Türk balını uluslararası pazarda güçlü ve sürdürülebilir bir marka haline getirmektir. Başta Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, Birleşik Krallık, İspanya ve Suudi Arabistan olmak üzere birçok ülkeye petekli ve süzme bal ihracatı gerçekleştirilmektedir. Önümüzdeki dönemde hedefimiz, katma değeri yüksek, izlenebilirliği güçlü ve coğrafi işaretli Türk balını dünya raflarında daha güçlü şekilde konumlandırmaktır.&#34;- &#34;Ülkenin hemen her bölgesinde arıcılık yapılabiliyor&#34;Demir, ülkenin hemen her bölgesinde arıcılık yapılabildiğini, kayıtlı koloni varlığı bakımından özellikle Muğla, Ordu, Adana ve Sivas&#39;ın öne çıktığını ifade ederek, bu illerin hem koloni varlığı hem de üretim kapasitesi açısından sektörün lokomotif bölgeleri arasında yer aldığını söyledi.Arı kolonilerinin güçlenmesi için Tarım ve Orman Bakanlığınca üreticilere kovan başı desteklemeler sağlandığını anımsatan Demir, bunun yanında kadın, genç, gezginci arıcılar ile birinci derece örgüt üyesi üreticilerin ilave desteklerden faydalandığını anlattı.Demir, yerel yönetimlerin, valiliklerin ve il birliklerinin koordinasyon içinde eğitim, ekipman temini, hastalıklarla mücadele ve üretim girdilerine erişim noktasında üreticilere çeşitli katkılar sunduğunu belirterek şunları kaydetti:&#34;Üreticilerimiz sezon boyunca farklı bölgelerde gezginci arıcılık yaparak yüksek maliyetlerle üretim gerçekleştirmektedir. Nakliye, işçilik, besleme, ilaçlama ve ekipman giderleri her geçen yıl artmaktadır. Buna rağmen üretim yapmaya devam eden arıcılarımız, bal adı altında piyasaya sunulan düşük maliyetli taklit ve tağşişli ürünlerle haksız rekabet etmek zorunda kalmaktadır. Bu durum sadece üreticimizin gelirini değil, aynı zamanda tüketici güvenini ve Türk balının uluslararası itibarını da olumsuz etkilemektedir.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 19 May 2026 11:18:00 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yaz günlerine ferah ve zarif tatlı dokunuşlar]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/yaz-gunlerine-ferah-ve-zarif-tatli-dokunuslar-3527/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/yaz-gunlerine-ferah-ve-zarif-tatli-dokunuslar-3527/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7156D8-E1BD14-9B570A-EC0875-A54938-45416F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yaz menüsünün öne çıkan tatlılarından LouLou; çilekli mus, fesleğenli dolgu ve çikolatalı crunch ile karakterli bir lezzet sunuyor. Meyve ve aromatik dokuların birlikteliği, LouLou'yu yaz aylarının en rafine tatlı alternatiflerinden biri haline getiriyor. Hafifliğiyle öne çıkan&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7156D8-E1BD14-9B570A-EC0875-A54938-45416F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yaz menüsünün öne çıkan tatlılarından LouLou; çilekli mus, fesleğenli dolgu ve çikolatalı crunch ile karakterli bir lezzet sunuyor. Meyve ve aromatik dokuların birlikteliği, LouLou'yu yaz aylarının en rafine tatlı alternatiflerinden biri haline getiriyor. Hafifliğiyle öne çıkan Citron, beyaz çikolatalı ve limon özlü mus yapısını, poşe limon parçaları ve limon dolgusu ile tamamlıyor. Yaz sıcaklarında tazeleyici bir tat vadediyor. Orman meyvelerini vanilyanın yumuşak dokusuyla buluşturan D'or ise vanilyalı mus, orman meyveli dolgu ve bademli çıtır kek katmanlarıyla dengeli ve zarif bir tatlı deneyimi yaratıyor.Yaz seçkisinin en dikkat çekici lezzetlerinden biri olan Angelina, akışkan vişne dolgusu, mascarpone peynirli vanilya kreması ve parlak glaze kaplamasıyla öne çıkıyor. Vişnenin canlı karakteriyle kremsi dokuların buluştuğu tatlı, yaz menüsüne sofistike bir yorum katıyor. Fıstık severler için hazırlanan Pistachio da menünün öne çıkan tatlılarından bir diğeri. Fıstıklı mus, fıstıklı jel ve tuzlu fıstıklı gevrek beyaz çikolata ile buluşurken, ince fıstıklı kurabiye tabanı, tatlıya çıtırlık kazandırıyor. Glutensiz alternatif arayanlar için hazırlanan Epure ise fıstıklı mus, frambuaz dolgusu ve çıtır fıstık katmanıyla dengeli bir lezzet sunuyor. Meyve ve fıstığın uyumunu zarif bir dokuyla bir araya getiren Epure, menünün öne çıkan seçenekleri arasında yer alıyor.Fransız pastacılığının incelikli yaklaşımını mevsimin ferah aromalarıyla buluşturan L'aube Patisserie, yaz boyunca hafif, modern ve zarif tatlı deneyimleri sunmaya devam ediyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 19 May 2026 02:20:36 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türkiye'nin ayran ve kefir üretimi üç ayda zirveye çıktı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-ayran-ve-kefir-uretimi-uc-ayda-zirveye-cikti-4977/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-ayran-ve-kefir-uretimi-uc-ayda-zirveye-cikti-4977/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_752F88-86D63E-35F2DE-336037-8C0617-7795D2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yılın ilk üç ayında ayran ve kefir üretimindeki artış dikkati çekti.2022&#39;nin ocak-mart aylarında 173 bin 206 ton ayran ve kefir üretilirken 2023&#39;te miktar 175 bin 178 tona ulaştı.Üretim 2024&#39;ün aynı döneminde bir önceki yılın ocak-mart aylarına kıyasla hızla artarak&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_752F88-86D63E-35F2DE-336037-8C0617-7795D2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yılın ilk üç ayında ayran ve kefir üretimindeki artış dikkati çekti.2022&#39;nin ocak-mart aylarında 173 bin 206 ton ayran ve kefir üretilirken 2023&#39;te miktar 175 bin 178 tona ulaştı.Üretim 2024&#39;ün aynı döneminde bir önceki yılın ocak-mart aylarına kıyasla hızla artarak 210 bin 793 ton oldu. 2025&#39;te üç aylık üretimin 218 bin 821 tona, 2026&#39;da 242 bin 485 tona yükseldiği görüldü.Böylece yılın ilk üç aylık dönemlerinde üretilen ayran miktarı 5 yılda yüzde 40 artış göstererek rekor seviyeye çıktı.- Yoğurt üretiminde de rekor2022&#39;nin ocak-mart döneminde 266 bin 75 ton yoğurt üretimi gerçekleştirilirken 2023&#39;ün aynı döneminde üretim miktarı 272 bin 479 ton oldu. Yoğurt üretimi 2024&#39;ün ilk üç ayında 306 bin 496 tona yükselirken geçen yıl ocak-mart döneminde 312 bin 925 tona çıktı.Yoğurt üretimi bu yılın 3 ayında da 345 bin 137 tona yükselerek rekor seviyeyi gördü. Böylece yoğurt üretiminde 5 yıllık dönemde artış oranı yüzde 29,7 oldu.Ayran ve kefir üretim miktarı (ton)YılOcakŞubatMartToplam202254.29955.43863.469173.206202361.41652.21661.546175.178202471.65768.60670.530210.793202575.28673.30670.229218.821202680.48778.30283.696242.485Yoğurt üretim miktarı (ton)YılOcakŞubatMartToplam202286.40083.90295.773266.075202391.43482.58498.461272.4792024102.27998.429105.788306.4962025105.107103.020104.798312.9252026119.659110.599114.879345.137]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 17 May 2026 11:06:24 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Tadelle ve Sarelle'ye  Business Honors Awards'tan iki ödül]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tadelle-ve-sarelleye-business-honors-awardstan-iki-odul-1547/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tadelle-ve-sarelleye-business-honors-awardstan-iki-odul-1547/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FACC0E-204E72-9C73FC-90CEEB-11D40F-03E24A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />OYAK şirketlerinden Sagra'ya ait Türkiye&#39;nin sevilen markaları Tadelle ve Sarelle iş dünyasında uzun vadeli etkiler yaratan, sektörlerine yön veren, yenilikçi ve sürdürülebilir girişimlerin ödüllendirildiği Business Honors Awards&#39;tan bu yıl da iki ödülle döndü.&nbsp;Sarelle&#39;nin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FACC0E-204E72-9C73FC-90CEEB-11D40F-03E24A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />OYAK şirketlerinden Sagra'ya ait Türkiye&#39;nin sevilen markaları Tadelle ve Sarelle iş dünyasında uzun vadeli etkiler yaratan, sektörlerine yön veren, yenilikçi ve sürdürülebilir girişimlerin ödüllendirildiği Business Honors Awards&#39;tan bu yıl da iki ödülle döndü.&nbsp;Sarelle&#39;nin geleneksel lezzetini inovasyonel bir yaklaşımla atıştırmalık deneyimine modern bir boyut kazandıran yeni ürünü Sarelle&amp;Grissini Honors Awards pazarlama kategorisinde "En İyi Pazarlama İnovasyonu", Tadelle ise "En İyi Real-Time Pazarlama Projesi / Gerçek Zamanlı Pazarlama" ödülünün sahibi oldu. 2025 yılında elde ettikleri başarıyı bu sene de taçlandıran markalar, yenilikçi vizyoner yaklaşımlarını bir kez daha tescilledi.&nbsp;Business Honors Awards girişimci şirketleri ödüllendiriyor&nbsp;Otomotiv, finans, enerji, FMCG, teknoloji, inşaat, sağlık, hizmet, medya, eğlence, lojistik ve girişimcilik gibi sektörlerde faaliyet gösteren şirketler, Business Honors Awards&#39;ta satış, pazarlama, iş geliştirme, kurumsal iletişim ve insan kaynakları kategorilerinde değerlendiriliyor.&nbsp;Topluma, çevreye ve sektörlerine anlamlı katkılar sunan girişimlerin ve liderlerin ödüllendirildiği yarışma, iş dünyasındaki kalıcı başarıların arkasındaki gerçek hikâyeleri, stratejileri ve liderlik yeteneklerini ön plana çıkarmayı hedefliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 16 May 2026 02:36:14 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Konya gastronomisine yeni bir lezzet durağı ekleniyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/konya-gastronomisine-yeni-bir-lezzet-duragi-ekleniyor-5433/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/konya-gastronomisine-yeni-bir-lezzet-duragi-ekleniyor-5433/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_43C975-435DD9-9D6346-71384D-A79A9E-DBD414.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İtalya'nın 8 Bölgesinden Özgün Lezzetler sunan Pizza Italiante, gastronomi sektöründe bir ilk olan yeni franchise konsepti ile girişimci adaylarına farklı yatırım seçenekleri sunuyor. Marka, Konya'da açılışına hazırlandığı yeni franchise şubesi dışında öncelikli olarak İstanbul,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_43C975-435DD9-9D6346-71384D-A79A9E-DBD414.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İtalya'nın 8 Bölgesinden Özgün Lezzetler sunan Pizza Italiante, gastronomi sektöründe bir ilk olan yeni franchise konsepti ile girişimci adaylarına farklı yatırım seçenekleri sunuyor. Marka, Konya'da açılışına hazırlandığı yeni franchise şubesi dışında öncelikli olarak İstanbul, İzmir, Antalya, Bursa, Eskişehir, Denizli ve Bodrum'da da yeni lezzet durakları açmaya hazırlanıyor.&nbsp;Pizza Italiante lezzet durağı aylık 3 ila 6 milyon TL ciro yapabiliyor!Bir Pizza Italiante lezzet durağı açma maliyeti ortalama 400 – 450 bin dolar iken, yatırımın geri dönüş süresi ortalama 24 ila 36 ay arasında değişiyor. Girişimcilerine, lokasyon seçimi, tasarım, eğitim, ürün tedariği ve pazarlama desteği veren marka, daha restoran kurulumundan başlayarak franchiseelarına kazandırmaya başlıyor. Tüm satın almaları avantajlı koşullarla yaparak, girişimcilerin kar marjını her kalemde yukarı çeken Pizza Italiante'de, ortalama 150 - 200 metrekare büyüklüğündeki bir lezzet durağı aylık 3 ila 6 milyon TL ciroya ulaşabiliyor. Royalty bedelinin yüzde 5 olduğu sistemde, net kar marjı ortalama yüzde 20 olarak hesaplanıyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 15 May 2026 02:58:58 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türk peyniri Asya pazarında  görücüye çıkıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-peyniri-asya-pazarinda-gorucuye-cikiyor-2247/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-peyniri-asya-pazarinda-gorucuye-cikiyor-2247/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_ECF784-909DED-D8365F-DDA135-AF7680-EB4FE9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Amerika Birleşik Devletleri'nden Çin'e kadar 4 kıtada 43 ülkeye ihracat yapan Teksüt ticaret hacmini&nbsp; geliştirebilmek için çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Katma değerli ürün üreterek hem Türkiye'deki hem de dünyanın farklı yerlerindeki müşterilerine en iyi ürünleri&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_ECF784-909DED-D8365F-DDA135-AF7680-EB4FE9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Amerika Birleşik Devletleri'nden Çin'e kadar 4 kıtada 43 ülkeye ihracat yapan Teksüt ticaret hacmini&nbsp; geliştirebilmek için çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Katma değerli ürün üreterek hem Türkiye'deki hem de dünyanın farklı yerlerindeki müşterilerine en iyi ürünleri sunmak için yatırım yapmayı sürdüren Teksüt&nbsp; Çin Halk Cumhuriyeti Şanhay'da 18-20 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen SIAL China 2026 fuarına katılıyor. Her ölçekten alıcıya ulaşma fırsatı sağlayan fuar Asya pazarında yeni iş olanakları keşfetme ve iş birlikleri kurma fırsatı sağlıyor.2021 yılından beri Çin'e ihracat yaptıklarının altını çizen Teksüt Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mert Özmen pazarlama ve satış çalışmalarına hız kesmeden devam ettiklerini paylaştı. Özmen Türkiye'den Çin'e UHT süt ihracat etmek için gerekli olan ihracat belgesine sahip olmanın kendilerine önemli bir avantaj sağladığını belirtti. 2017 yılında Tayvan'a başlattığı ihracat ile ürünlerini ulaştırdığı pazarlara coğrafi olarak Uzak Doğu'yu da ekleyen Teksüt bugün dünya genelinde Çin'den İngiltere'ye, Japonya'dan Kanada'ya&nbsp; kadar geniş bir coğrafyada ihracat yapıyor.&nbsp;&nbsp;Çin'e ihracat 2021 yılında başladı&nbsp;Türkiye'nin yüksek nitelikli üretim yapan güçlü ve deneyimli süt ürünleri endüstrisine sahip olduğunu dile getiren Teksüt Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mert Özmen, "Teksüt olarak yurtdışında tanıtım ve pazarlama çalışmalarına önem verdiklerini belirtti. Çin'de iş birliklerini geliştirmeyi hedeflediklerini söyleyen Özmen şu açıklamayı yaptı; "Çin pazarına ürünlerimizi gönderiyoruz. Çin büyük bir hacme sahip zengin bir pazar. Ana hedefimiz Türk peynirini ve peynir çeşitlerini tanıtarak Uzakdoğu'nun en büyük pazarlarından biri olan Çin'de pazar hacmimizi&nbsp; büyütmek. hracat payımızı artırmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz. "&nbsp;Teksüt Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mert Özmen, ticaret hacmini geliştirebilmek için gelişmeleri ve trendleri yakından takip ettiklerini söyledi. Dünya ölçeğinde ticaret yapma şekli değişiyor ama ilişkiler önemini koruyor. Tüketicilerimiz bize güveniyor. Biz de bu güveni en üst düzeyde tutabilmek için çok çalışıyoruz. İhracat her zaman kendi içinde farklı dinamikleri barındırıyor, gelişmeleri yerinde izleyip sektör temsilcileriyle doğrudan temas kuruyoruz. Sektörün geleceğini belirleyen trendler ve stratejiler hakkında yeni&nbsp; bilgiler ediniyoruz; görüşlerimizi paylaşıyoruz.&nbsp; Hem işimizi geliştiriyoruz hem de ilişkilerimizi güçlü ve taze tutuyoruz." dedi.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 14 May 2026 02:58:26 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[La Lorraine'den 10. yılında Türkiye'ye yatırım hamlesi...]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/la-lorraineden-10-yilinda-turkiyeye-yatirim-hamlesi-5662/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/la-lorraineden-10-yilinda-turkiyeye-yatirim-hamlesi-5662/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9D2ED8-0C6FB5-474A04-6B1C00-B0066E-1C324D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Merkezi Belçika'da bulunan, un ile fırıncılık sektörlerinde faaliyet gösteren ve yüksek kaliteli fırın ürünleriyle 40'tan fazla ülkede tüketicilere ulaşan La Lorraine Bakery Group, Türkiye'deki 10. yılını kutluyor. Şirket, Manisa tesisinde devreye aldığı yeni nesil artisan ekmek&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9D2ED8-0C6FB5-474A04-6B1C00-B0066E-1C324D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Merkezi Belçika'da bulunan, un ile fırıncılık sektörlerinde faaliyet gösteren ve yüksek kaliteli fırın ürünleriyle 40'tan fazla ülkede tüketicilere ulaşan La Lorraine Bakery Group, Türkiye'deki 10. yılını kutluyor. Şirket, Manisa tesisinde devreye aldığı yeni nesil artisan ekmek hattıyla üretim yetkinliklerini bir üst seviyeye taşırken, bu yatırımıyla bölgedeki istikrarlı büyüme yolculuğunda da önemli bir dönüm noktasına imza atıyor. Bu stratejik adım, La Lorraine Türkiye'nin fırın ürünlerindeki yenilikçi yaklaşımını daha da güçlendirirken, bölgedeki konumunu ileriye taşıyan önemli bir kilometre taşı olarak öne çıkıyor.Son 10 yılda Türkiye'ye 100 milyon Euro'nun üzerinde yatırım&hellip;La Lorraine Türkiye, yerel fırıncılık operasyonlarına 2016 yılında Manisa'da kurulan tam otomatik ekmek hattıyla başladı ve geçen 10 yıl içinde artisan ekmek, viennoiserie ve tuzlu unlu mamuller (börek) kategorilerindeki yatırımlarıyla üretim kapasitesini önemli ölçüde artırdı. Bugün tesis, beş üretim hattıyla faaliyet gösterirken, Türkiye ve Orta Doğu için stratejik bir üretim merkezi olarak konumlanıyor.Türkiye genelinde 20'den fazla bölgesel satış ofisi bulunan La Lorraine Türkiye, bugün distribütör ağı ile de birlikte yaklaşık 750 kişiye istihdam sağlıyor. Şirket, son 10 yılda Türkiye'ye 100 milyon Euro'nun üzerinde yatırım gerçekleştirirken, Manisa tesisi büyüme stratejisinde kritik bir rol üstleniyor. La Lorraine Türkiye, distribütörleri ve perakende iş ortaklarıyla birlikte Türkiye'de bake-off segmentini geliştirerek tüketicilere daha taze ve lezzetli fırın ürünleri sunuyor. Bu yaklaşım, son 10 senede yıllık bazda güçlü ve sürdürülebilir bir gelir artışı sağlarken, satışların son 5 yılda iki katına çıkmasına katkıda bulundu. Yaratılan yeni kapasite ve güçlü ticari stratejiyle birlikte La Lorraine Türkiye, önümüzdeki 5 yılda satışlarını yeniden ikiye katlamayı hedefliyor.Grup CEO'su Guido Vanherpe:&nbsp;"10 yıldır La Lorraine Bakery Group olarak ustalık ile inovasyonu bir araya getiriyoruz ve bake-off teknolojisindeki öncü rolümüzle, tüketicilerin dünya genelinde fırın ürünlerini deneyimleme biçimini şekillendirmeye devam ediyoruz. La Lorraine Türkiye'de üretime başlamamızın 10. yılını kutlarken, bu pazarın 2016 yılında Avrupa dışındaki büyümemizde üstlendiği başarılı rolden büyük gurur duyuyoruz. Türkiye'nin dinamik pazarı, güçlü ekmek kültürü ve bake-off inovasyonu açısından sunduğu önemli potansiyel, büyüme için son derece mantıklı bir adım oldu ve bu karar son 10 yılda somut sonuçlar verdi. Türkiye ve ardından Orta Doğu, doğuya doğru genişleme stratejimizde kilit bir geçit haline geldi. Bunun yanı sıra, La Lorraine Türkiye'nin gelecekteki büyüme potansiyeli, Grubumuzun 2030 hedeflerini gerçekleştirmesinde stratejik olarak merkezi bir rol üstleniyor. Bir aile şirketi olarak Türk ekibimizin girişimciliğine, tutkusuna, enerjisine, dayanıklılığına büyük değer veriyoruz ve geleceğin fırıncılık hikâyesini yazmayı birlikte sürdürmeye kararlıyız.""Bake-off" teknolojisinin öncülerinden; La Lorraine Bakery Group&hellip;&nbsp;1939 yılında Belçika'da Gerard Vanherpe tarafından bir un değirmeni olarak kurulan La Lorraine Bakery Group, 1970'li yıllarda fırıncılık sektörüne adım attı ve taze fırın ürünlerinde büyümeye devam etti. 1980'lerde ise devrim niteliğindeki "bake-off" teknolojisinin öncülerinden biri oldu. Bugün şirket; dondurulmuş fırın ürünleri, taze fırın ürünleri, mağaza konseptleri ve un üretimi olmak üzere dört ana alanda faaliyet gösteriyor; ekmek, pastacılık ürünleri, tatlı atıştırmalıklar, viennoiserie ve tuzlu ürünlerden oluşan geniş bir ürün yelpazesi sunuyor. "Bake-off" teknolojisi, ürünlerin pişirme aşamasından hemen önce veya kısmi pişirme sonrasında dondurularak üretim sürecinin durdurulmasına dayanıyor. Bu sayede son pişirme işlemi satış noktasında tamamlanabiliyor; günün her anında taze pişmiş ürün sunulurken tüketicilere daha fazla çeşit ve seçenek sağlanıyor. Bu teknoloji ayrıca stok yönetimi verimliliğini artırarak gıda israfının azaltılmasına da katkıda bulunuyor.&nbsp;La Lorraine Türkiye, Türkiye'de dondurulmuş fırın ürünleri üreten ilk fırıncılık şirketlerinden biri olarak perakende ve foodservice alanındaki fırıncılık pazarının dönüşümüne öncülük ediyor.&nbsp;La Lorraine Bakery Group'un "Go East" genişleme stratejisinde Avrupa dışındaki ilk ülke; Türkiye&hellip;&nbsp;Bugün La Lorraine Bakery Group, 10 ülkede bulunan 18 üretim tesisi ve 5.700'ü aşkın çalışanıyla faaliyet gösteriyor ve tüketicilere 1.500'den fazla taze ve dondurulmuş ürün çeşidi sunuyor. Şirket, 2025 yılında 1,57 milyar Euro ciro elde ederken, gelirlerinin yüzde 54'ünü Batı Avrupa'dan, yüzde 46'sını ise dünyanın geri kalanından sağlıyor. La Lorraine Bakery Group'un Avrupa dışındaki ilk fırın yatırımı olan Türkiye, şirketin doğuya doğru genişleme stratejisinde kilit bir geçiş pazarı konumunda bulunuyor.&nbsp;Türkiye &amp; Orta Doğu Bölge Başkan Yardımcısı Neslihan Nigiz Ulak:"Manisa'daki yeni artisan ekmek hattıyla birlikte, yerel tüketici beklentilerine uygun daha artisanal, yüksek kaliteli ve yenilikçi ürünler sunma kapasitemizi artırıyoruz. Bu kilometre taşı, müşterilerimizin güvenini ve her gün birlikte La Lorraine Türkiye hikâyesini yazdığımız iş ortaklarımız ile distribütörlerimizle kurduğumuz güçlü iş birliğini yansıtıyor. Öte yandan Manisa'daki bu tesis, bizim için bir fabrika tanımının çok ötesinde. Burası, ekmeğin bu topraklardaki anlamına duyduğumuz saygının bir ifadesi. Çünkü Anadolu'da ekmek yere düşerse öpülüp alna konur, üzerine basılmaz, çöpe atılmaz. Nitekim Marketing Türkiye ve Aksoy Araştırma ile gerçekleştirdiğimiz araştırmada toplumun %84,3'ü ekmeği 'kutsal' olarak tanımlıyor. Ekmek; nimet, bereket ve vazgeçilmezlik kavramlarıyla yan yana duruyor. Bu veri bizim için istatistik olmanın ötesinde, bir sorumluluk anlamı taşıyor. Çünkü biz burada yalnızca üretim yapmıyoruz. Kültürel bir değere dokunuyoruz.Önümüzdeki dönemde ise hedefimiz, güçlü büyüme ivmemizi sürdürmek, sürdürülebilir ürün liderliğimizi pekiştirmek ve 2030 yılına kadar satışlarımızı iki katına çıkarmak. Bunu yaparken müşterilerimiz, iş ortaklarımız ve distribütörlerimizle birlikte büyümeye; Türk tüketicilerini taze pişmiş, yüksek kaliteli ve yenilikçi fırın ürünleriyle buluşturmaya devam edeceğiz. Böylece Türkiye, Orta Doğu operasyonlarının da İstanbul ofisimizden yönetildiği bölgesel bir mükemmeliyet merkezi haline geliyor, ayrıca hem bu pazarlarda hem de Kuzey Afrika'ya uzanan büyüme stratejimizde önemli bir merkez rolü üstlenmiş oluyor."&nbsp;2030 vizyonu; pazar liderliğini güçlendirmek ve satışları ikiye katlamak&hellip;&nbsp;La Lorraine Türkiye, Manisa'daki yeni artisan ekmek üretim hattıyla üretim kapasitesini artırırken, ürün portföyünü daha artisan, karakteristik, yüksek kaliteli ve yenilikçi fırın ürünleriyle genişletmeye yönelik yeni bir adım atmış oldu.&nbsp;La Lorraine Bakery Group, stratejik büyüme planlarında Türkiye'nin konumunu daha da güçlendiriyor. Bu yatırımın arkasındaki temel etkenler arasında Türkiye'nin dinamik pazar yapısı ve kişi başına düşen ekmek tüketiminde dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olması yer alıyor. Bunun yanı sıra bake-off teknolojisinin fırıncılık pazarındaki dönüştürücü potansiyeli, halen önemli ölçüde gelişim, büyüme ve inovasyon fırsatı sunması ve perakende ile foodservice kanallarında iş birlikleriyle büyüme imkânı yaratması, Türkiye pazarını gelecekte de son derece stratejik kılıyor.&nbsp;Şirket; sürdürülebilir ürün liderliği stratejisi doğrultusunda güçlü büyüme ivmesini sürdürmeyi, 2030 yılına kadar satışlarını ikiye katlamayı ve her gün binlerce Türk tüketicisini yenilikçi, yüksek kaliteli ve taze pişmiş fırın ürünleriyle buluşturmaya devam etmeyi hedefliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 14 May 2026 02:53:16 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Coffee Factory, 5 yılda 5 ülke hedefiyle büyüyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/coffee-factory-5-yilda-5-ulke-hedefiyle-buyuyor-6085/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/coffee-factory-5-yilda-5-ulke-hedefiyle-buyuyor-6085/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F22A54-AB4D6C-7DEE8B-7A917E-AAAE48-8480E7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />IPSOS'un Türkiye genelinde gerçekleştirdiği Hane Tüketim Paneli verilerine göre, hanelerin neredeyse tamamı kahve tüketiyor ve kahve satın alma sıklığı düzenli olarak artıyor. Kahvenin günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ortaya koyan veriler, özellikle genç&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F22A54-AB4D6C-7DEE8B-7A917E-AAAE48-8480E7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />IPSOS'un Türkiye genelinde gerçekleştirdiği Hane Tüketim Paneli verilerine göre, hanelerin neredeyse tamamı kahve tüketiyor ve kahve satın alma sıklığı düzenli olarak artıyor. Kahvenin günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ortaya koyan veriler, özellikle genç nüfus ve şehirleşmenin etkisiyle tüketimin hız kazandığını gösteriyor. Araştırmalar, Türkiye'de kişi başı kahve tüketiminin son 10 yılda 4 kat artarak yaklaşık 1,5 kilograma ulaştığını ortaya koyuyor.Artan taleple birlikte kahvenin artık yalnızca bir içecekten öte, günlük yaşamın önemli bir parçası haline geldiğini belirten Coffee Factory CEO'su Erol Şahin, "Tüketici beklentileri de bu dönüşümle birlikte değişiyor. İnsanlar kahvenin yanında deneyim, atmosfer ve sürdürülebilir kalite de arıyor. Coffee Factory olarak son dönemde mağazalaşma sürecinde yüzde 113 büyüme kaydederken, her noktada aynı deneyimi sunabilen güçlü ve ölçeklenebilir bir operasyon yapısı oluşturmaya odaklanıyoruz" dedi."Hedef: 150'nin üzerinde mağaza ve çoklu pazarda büyüme"Coffee Factory, Türkiye'de 100 mağaza, Avrupa'da 20 mağaza ve toplamda 150+ mağazaya ulaşma hedefi doğrultusunda yatırımlarını sürdürürken, uluslararası pazarlarda da büyüme planlarını hızlandırıyor.&nbsp; Avrupa ve Orta Doğu başta olmak üzere birçok bölgede yürütülen marka tescil süreçleri ve iş geliştirme görüşmeleri, markanın global büyüme stratejisinin temelini oluşturuyor.Önümüzdeki dönemde uluslararası operasyon ağını genişletmeyi hedeflediklerini belirten Erol Şahin, "Önümüzdeki 5 yıl içinde en az 5 ülkede aktif operasyon kurmayı hedefliyoruz. Uluslararası pazarda kalıcı olabilmek için güçlü operasyon modeli, doğru lokasyon stratejisi ve tutarlı marka deneyimi büyük önem taşıyor. Biz de erişilebilir premium yaklaşımımızı koruyarak farklı pazarlarda sürdürülebilir şekilde büyüyen güçlü bir marka yapısı oluşturmayı amaçlıyoruz" ifadelerini kullandı."Merkezi yapı, ölçeklenebilir büyümenin anahtarı"Coffee Factory, büyüme stratejisinde merkezi operasyon modelini öncelikli alanlardan biri olarak konumlandırıyor. Marka, tüm mağazalarda aynı ürün kalitesini ve müşteri deneyimini sürdürülebilir hale getirmek amacıyla operasyonel süreçlerini daha güçlü bir sistem altyapısıyla yönetiyor.Bu dönüşümün markanın gelecek hedefleri açısından kritik bir rol taşıdığını ifade eden Erol Şahin, "Franchise modeliyle kısa sürede güçlü bir yaygınlığa ulaştık. Geldiğimiz noktada odağımızı daha kontrollü, ölçülebilir ve sürdürülebilir bir büyüme modeline çevirdik. Merkezi yönetim yaklaşımı sayesinde tüm mağazalarda aynı kalite standardını ve operasyon disiplinini koruyan bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz" diye konuştu.Yerli tedarik ve üretimde sürdürülebilir yapıCoffee Factory, kalite standartlarını korurken yerli üretim gücünü destekleyen bütüncül bir yapı benimsiyor. Dünyanın farklı kahve üretim bölgelerinden özenle seçilen yeşil çekirdekler, İstanbul'da işlenerek tüketiciyle buluşuyor. Bunun yanı sıra marka; süt, gıda, ambalaj ve operasyonel ürün gruplarında güçlü bir yerli tedarikçi ağıyla çalışarak sürdürülebilir bir operasyon modeli oluşturuyor.Yerli tedarik ağının operasyonel sürdürülebilirlik açısından kritik önem taşıdığını vurgulayan Coffee Factory CEO'suErol Şahin, "Büyümenin sürdürülebilir olması için tedarik zincirinin de aynı ölçüde güçlü olması gerekiyor. Biz üretimden lojistiğe kadar tüm süreci merkezi bir yapı içerisinde yönetmeye odaklanıyoruz. Yerli iş ortaklarımızla kurduğumuz güçlü yapı sayesinde hem operasyonel verimliliğimizi artırıyor hem de kalite standardımızı koruyoruz" dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 14 May 2026 02:40:57 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türkiye'nin çeyrek asırlık sofra hafızasına işık tutuyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-ceyrek-asirlik-sofra-hafizasina-isik-tutuyor-8605/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-ceyrek-asirlik-sofra-hafizasina-isik-tutuyor-8605/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_24C841-D38CA0-CD3F44-AC4AD9-C3AC85-9E9586.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin En Sevilen* ve En Teknolojik** Online Yemek Siparişi Markası Yemeksepeti, 25. kuruluş yıl dönümünde Ortaköy Feriye'de düzenlenen basın toplantısında çeyrek asırlık sipariş verilerini kamuoyuyla paylaştı. 2001'de dial-up modemler ve faks cihazlarıyla başlayan operasyonun&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_24C841-D38CA0-CD3F44-AC4AD9-C3AC85-9E9586.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin En Sevilen* ve En Teknolojik** Online Yemek Siparişi Markası Yemeksepeti, 25. kuruluş yıl dönümünde Ortaköy Feriye'de düzenlenen basın toplantısında çeyrek asırlık sipariş verilerini kamuoyuyla paylaştı. 2001'de dial-up modemler ve faks cihazlarıyla başlayan operasyonun bugün geldiği noktayı ele alan toplantıda, Türkiye'nin değişen tüketim alışkanlıklarına dair veriler açıklandı.Ocak 2001'de tek bir şehirde bir avuç restoranla yola çıkan Yemeksepeti, bugün 81 ilin tamamında 135 binden fazla iş ortağıyla geniş bir ekosistemin merkezinde yer alıyor. Geride kalan 25 yılda platform, 37,6 milyon kullanıcıya hizmet vererek geniş bir dijital arşiv oluşturdu.Faks cihazlarından yapay zekâyaYemeksepeti'nin hikâyesi, internetin Türkiye'de henüz yaygın olmadığı bir dönemde, siparişlerin restoranlara faksla iletildiği bir altyapıyla başladı. 2014 yılında siparişlerin %64'ü web üzerinden gelirken, bugün her 10 siparişten 9'u mobil uygulama üzerinden veriliyor.&nbsp;Platform, 2019'da Yemeksepeti Market ve 2021'de Yemeksepeti Mahalle açılımlarıyla Türkiye'de "hızlı ticaret" kategorisine öncülük etmeye başladı. Bugün Ardahan'ın bir ilçesindeki tek bir bakkal dahi Yemeksepeti altyapısıyla dijital dünyaya entegre olmuş durumda.25 yılda öne çıkan tercihler ve rekorlarBasın toplantısında paylaşılan veriler, Türkiye'nin son 25 yıldaki damak tercihlerini ve sıra dışı kullanıcı alışkanlıklarını da ortaya koydu. Çeyrek asırda toplam 141 milyon adetle listenin zirvesine yerleşen lahmacunu, 69 milyon adetle ayran ve 51 milyon adetle kola takip etti. Platform tarihine geçen en büyük sipariş ise içinde 200 lahmacun ve 100 çorbanın yer aldığı, toplam 400 ürünlük devasa bir sepet oldu.Kullanıcı alışkanlıklarında sadakat ve keşif de ön plana çıktı; bir kullanıcı 703 gün boyunca hiç ara vermeden her gün sipariş vererek en uzun seri rekorunu kırarken, bir başka lezzet tutkunu ise sadece bir yıl içinde tam 418 farklı restoranı deneyimledi. Hızlı ticaret tarafında ise tonajlar dikkat çekici seviyelere ulaştı; Yemeksepeti Market ve Mahalle üzerinden bugüne kadar 1.361 ton muz ve 1.285 ton salatalık sofralara ulaştırılırken, sabah saatlerinde 2,7 milyon simit, gece yarısından sonra ise 642 bin litre kola siparişi verildi.Şehirlerin lezzet imzalarıYemeksepeti verileri, sipariş tercihlerinde belirgin şehir farklılıkları olduğunu gösteriyor. İzmir'de boyoz, Konya'da etli ekmek, Gaziantep'te ise tavuk döner dürüm kendi kategorilerinde birinci sıraya yerleşti. 25 yıllık arşiv, yerel mutfak tercihlerinin dijital sipariş kanallarında da güçlü biçimde sürdüğünü ortaya koyuyor.En popüler sipariş notlarıKullanıcıların restoranlara bıraktığı sipariş notları, 25 yıl içinde tekrar eden kalıplar oluşturdu. "Turşu olmasın", "sıcak gelsin" ve "bol soslu olsun lütfen" cümleleri, platform tarihinde en çok tekrarlanan ve zamanla kültleşen sipariş notları arasında yer aldı. Bu notlar, kullanıcıların sipariş ederken neyi öncelediğine dair somut bir veri seti sunuyor. Ayrıca kullanıcılar, kuryelerin emeğine online bahşiş sistemi üzerinden tam 17,3 milyon kez teşekkür ederek bu dijital bağı güçlendirdi.Efsane restoranlarYemeksepeti'nin 25 yıllık geçmişinde sisteme erken katılıp bugüne kadar aktif kalan iş ortakları dikkat çekiyor. 2001-2005 yılları arasında sisteme dahil olan ve bugün hâlâ aktif olarak hizmet veren 24 "efsane restoran" bulunuyor. Bu restoranların 17'si İstanbul'da, 4'ü ise Sivas'ta bulunuyor. Sivas, İstanbul dışında listede en çok restoranla temsil edilen şehir konumunda. Sisteme ilk beş yılda kayıt olan ve bugün hâlâ platformu aktif olarak kullanan kullanıcı sayısı ise 21.723 olarak öne çıktı.Yemeksepeti CEO'su Oytun Çalapöver: "Odağımız yapay zekâ yatırımları"Yemeksepeti CEO'su Oytun Çalapöver, toplantıda yaptığı konuşmada markanın 25 yıllık birikimini ve gelecek planlarını şu sözlerle paylaştı:"Yemeksepeti, 25 yıl önce küçük bir ekiple, küçük bir apartman dairesinde yola çıktı. O dönemde hedefimiz, Türkiye'de yeni yeni şekillenen online ticaret içinde yemek siparişi kategorisini oluşturmaktı. Bugün geldiğimiz noktayı düşününce, 1,7 milyarın üzerindeki sipariş verisinin sadece bizim için değil Türkiye'nin tüketim alışkanlıklarını anlamak açısından da kıymetli olduğunu görüyoruz. 81 ilin tamamında, Ardahan'daki bir bakkaldan İstanbul'daki büyük restoran zincirine kadar 135 bin iş ortağıyla çalışmak, gerçekten geniş bir ekosistem anlamına geliyor.&nbsp;Önümüzdeki dönemde odağımız, kullanıcılarımızın ve iş ortaklarımızın hayatını kolaylaştıracak yapay zekâ yatırımları olacak. Sesli komut, görsel arama ve kişiselleştirilmiş öneri sistemleri üzerinde çalışıyoruz. Hedefimiz, kullanıcının ihtiyaç duyduğu anda doğru çözümü hızla sunabilen bir platform olmak. Yemeksepeti'nin önümüzdeki yıllarda da Türkiye'nin günlük sipariş alışkanlıklarının merkezinde kalmasını istiyoruz."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 14 May 2026 02:13:28 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Eksun Gıda FAVÖK tutarını yüzde 26,8 artırdı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/eksun-gida-favok-tutarini-yuzde-268-artirdi-7795/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/eksun-gida-favok-tutarini-yuzde-268-artirdi-7795/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DBD484-B189CB-6522E4-3D080D-C08A3A-BAB348.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sofraların vazgeçilmezi Sinangil ve Sinangil Gluten YOK markalarıyla gıda ve un sektörünün öncü isimleri arasında yer alan Eksun Gıda; operasyonel verimlilik, ürün çeşitliliği, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarının finansal sonuçlara olumlu yansıdığını&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DBD484-B189CB-6522E4-3D080D-C08A3A-BAB348.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sofraların vazgeçilmezi Sinangil ve Sinangil Gluten YOK markalarıyla gıda ve un sektörünün öncü isimleri arasında yer alan Eksun Gıda; operasyonel verimlilik, ürün çeşitliliği, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarının finansal sonuçlara olumlu yansıdığını duyurdu.Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) bildirilen TMS 29 enflasyon muhasebesi standartları uygulanmış 2026 yılı ilk çeyrek finansal sonuçlarına göre, Eksun Gıda'nın kârlılık rasyoları hem brüt hem de operasyonel seviyede kayda değer bir iyileşme kaydetti. Şirketin brüt kârı, önceki yılın aynı dönemine kıyasla %3,2 artış göstererek 417 milyon TL'ye ulaştı. Söz konusu dönemde etkin maliyet yönetimi sayesinde brüt kâr marjı ise %11,3'ten %14,1 seviyesine yükseldi. Önceki yılın aynı döneminde 109,6 milyon TL olan Eksun Gıda'nın FAVÖK tutarı operasyonel tarafta sergilenen güçlü performans neticesinde %26,8 artarak 2026 yılının ilk 3 ayında 139 milyon TL oldu. FAVÖK marjı ise %3,1'den %4,7'ye yükseldi.&nbsp;Finansal borçluluk yapısında da iyileşme gözlemlenen Eksun Gıda'nın 2025 yılı sonunda 1,68 seviyesinde olan borç/özkaynak rasyosu, 2026 yılı ilk çeyrek sonu itibarıyla 1,43 seviyesine gerileyerek şirketin finansal risk yönetimindeki iyileşmeyi ortaya koydu. Enflasyon muhasebesi uygulanmamış verilere göre ise 2026 yılı ilk çeyrekte şirketin brüt kârı %34,5'lik artışla 420,8 milyon TL'den 565,9 milyon TL'ye,&nbsp; FAVÖK tutarı %45 artışla 177,5 milyon TL'den 257,4 milyon TL'ye ve net kârı ise yaklaşık üç kat artarak 35 milyon TL'den 101,8 milyon TL'ye yükseldi."2026 hedeflerimize emin ve kararlı adımlarla ilerliyoruz"Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO'su Hasan Abdullah Özkan, ilk çeyrek performansına ilişkin yaptığı değerlendirmede, "2026 hedeflerimize emin ve kararlı adımlarla ilerliyoruz. Kârlılık göstergelerimizde kaydettiğimiz bu artış, maliyet yönetimindeki disiplinli yaklaşımımızın, operasyonel verimlilik odaklı çalışmalarımızın ve doğru stratejik kararlarımızın somut bir sonucu oldu. TMS 29 enflasyon muhasebesi ilkelerine uygun olarak hazırlanan verilere göre ilk çeyrekte marjlarımızı iyileştirerek finansal yapımızı kuvvetlendirdik" dedi.&nbsp;Başarının temelinde saha ve veri gücü varŞirket performansının arkasında güçlü organizasyon yapısı, sahadaki etkinlik ve veriyle beslenen yönetim yaklaşımının belirleyici rol oynadığını vurgulayan Hasan Abdullah Özkan, değerlendirmelerini şu sözlerle sürdürdü:"Karar alma süreçlerimizi yalnızca ERP tabanlı sistemlerle tanımlamıyor; sahadan anlık veri akışıyla beslenen, uçtan uca veri sürekliliği sağlayan dijital altyapımız ve yapay zeka destekli analitik kabiliyetlerimizle çok katmanlı bir yönetim modeli benimsiyoruz. Sahadaki aktif varlığımız sayesinde, işimizin en kritik bileşenlerinden biri olan hammadde tedariğini doğru zamanda, doğru koşullarda ve doğru kaliteyle yönetmeye odaklanıyoruz. Bu alandaki disiplinli yaklaşımımızı sürdürerek, operasyonel gücümüzün temelini oluşturan doğru alım refleksimizi kararlılıkla sürdürüyoruz.""Küresel tedarik eğilimlerini takip ediyoruz""Tedarik zincirimizi uçtan uca bütüncül bir perspektifle ele alıyoruz" diyen Özkan, "Böylelikle yalnızca operasyonel süreçleri yönetmekle kalmıyor; değişen piyasa dinamiklerini, küresel tedarik eğilimlerini ve risk unsurlarını eş zamanlı analiz ederek stratejik kararlarımızı bu çerçevede şekillendiriyoruz. Uluslararası ve yerel kaynaklardan doğru, güvenilir ve karşılaştırılabilir veri setlerine erişim sağlayarak bu verileri içgörü odaklı analizler ve sektörel karşılaştırmalarla derinleştiriyor, karar alma süreçlerimize güçlü ve sürdürülebilir bir öngörü kabiliyeti kazandırıyoruz. Bu yaklaşımı istikrarlı biçimde sürdürmemiz, karar alma hızımızı ve doğruluğunu artırırken kurum içi uyum, iş birliği kültürümüz ve deneyimli yönetim perspektifimizle birleşerek sürdürülebilir operasyonel başarıyı destekliyor" ifadelerini kullandı."20'den fazla ülkeye ihracat yapıyoruz"Küresel ölçekte çeşitlenen tedarik olanaklarını yakından takip ettiklerini kaydeden Özkan, "Hammadde yapımızı esnek ve dirençli bir şekilde yönetiyor, değişken piyasa dinamiklerine rağmen üretim kalitemizi istikrarlı biçimde sürdürüyoruz. Tüm bu yapının temelinde ise yüksek yetkinliğe sahip, sorumluluk bilinci güçlü ve belirsizlikleri etkin şekilde yönetebilen insan kaynağımız yer alıyor. Ekip arkadaşlarımızı ortak hedefler doğrultusunda değer üreten ve geleceğimizi birlikte şekillendiren stratejik paydaşlar olarak konumlandırıyoruz. Sürekli gelişimi odağına alan kurum kültürümüzle, uzun vadeli ve kalıcı başarıyı güçlendirmeye devam ediyoruz. Türk gıda sektörünün güvenilir temsilcilerinden biri olarak, sahadaki çevik ve organize satış ekiplerimizle yüksek kalitedeki ürünlerimizi nihai tüketiciden profesyonel mutfaklara kadar uzanan geniş bir kullanım alanına taşıyor; ürünlerimizi Türkiye'nin 81 ilinde tüketicilerle buluşturuyoruz. Türkiye operasyonlarımızın yanı sıra, Avrupa'dan Amerika'ya, Orta Asya'dan Afrika'ya uzanan geniş bir coğrafyada 20'den fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz" dedi.Türkiye'nin yeni ekmeği projesinde Ar-Ge kabiliyeti ve yetkin insan gücüyle yer aldıEksun Gıda, Ar-Ge odaklı ürün geliştirme çalışmalarıyla büyümesini desteklerken; yeni un çeşitleri ve buğday paçallarına yönelik projeleriyle özellikle tam buğday unu odağında öne çıkıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından başlatılan ve Sağlık Bakanlığı tarafından desteklenen "Tam Buğday Ekmeği Yaygınlaştırma Kampanyası" kapsamında pilot il olarak belirlenen Konya'da yürütülen çalışmalara Ar-Ge gücüyle katkı sağlayan şirket, bu süreçte üretim denemeleri, reçete optimizasyonu, kalite analizleri ve standardizasyon testlerini içeren kapsamlı bir geliştirme sürecinde yer aldı.Elde edilen çıktılar doğrultusunda geliştirilen tam buğday ekmeğinin, pilot uygulamaların ardından kademeli olarak yaygınlaştırılması hedefleniyor.Üretim yeşil enerjiyle sağlanacak!Eksun Gıda, yenilenebilir enerji yatırımları kapsamında planladığı rüzgar enerjisi santrali projelerini hayata geçirmek üzere çalışmalarına devam ediyor. Bu kapsamda şirket, İzmir'de teşvik belgelerini aldığı toplam 18,9 MW'lık kapasiteye sahip rüzgar enerjisi santrallerinin (RES) yapımına başladı.&nbsp; Santrallerin tamamlanmasıyla birlikte Eksun Gıda'nın tüm üretim süreçlerinde yenilenebilir kaynaklardan elde edilen %100 temiz enerji kullanılacak.&nbsp;Eksun Gıda Türkiye'nin en değerli markaları arasında&nbsp;Uluslararası lider marka değerlendirme kuruluşu Brand Finance tarafından yayımlanan 2025 yılı "Türkiye'nin En Değerli Markaları" listesinde Eksun Gıda da yer aldı. Bu başarı Eksun Gıda'nın markalaşma, operasyonel yetkinlik ve sürdürülebilir büyüme alanlarındaki performansını uluslararası alanda tescillerken, Türk gıda sektörünün küresel rekabette artan gücünü yansıtması adına da önemli bir adım olarak dikkat çekti.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 13 May 2026 13:26:53 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Dünyanın ilk şişelenmiş soğuk Türk kahvesi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/dunyanin-ilk-siselenmis-soguk-turk-kahvesi--5786/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/dunyanin-ilk-siselenmis-soguk-turk-kahvesi--5786/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AC83DA-6B8A21-69ED89-95C398-276837-4F14F4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Gizem Şalcıgil White ve Ahmet Şerif İzgören ortaklığında kurulan Turkish Coffee Lady markası, dünyanın ilk şişelenmiş soğuk Türk kahvesini İstanbul'da gerçekleşen lansmanla sektör liderleriyle buluşturdu. Gastronomi, kahve ve mutfak dünyasının önde gelen isimleri tarihi bir&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AC83DA-6B8A21-69ED89-95C398-276837-4F14F4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Gizem Şalcıgil White ve Ahmet Şerif İzgören ortaklığında kurulan Turkish Coffee Lady markası, dünyanın ilk şişelenmiş soğuk Türk kahvesini İstanbul'da gerçekleşen lansmanla sektör liderleriyle buluşturdu. Gastronomi, kahve ve mutfak dünyasının önde gelen isimleri tarihi bir ana tanıklık etti.Boğaz'ın büyüleyici atmosferinde, Fuat Paşa Yalısı'nda düzenlenen lansmanda tanıtılan inovatif ürünler yalnızca yeni bir kahve deneyimi değil; dünyanın ilk pişirme yöntemlerinden biri olarak kabul edilen Türk kahvesinin modern ve yenilikçi dönüşümünün güçlü bir sembolü olarak değerlendirildi.500 Yıllık Türk Kahvesi Kültürü Yeni Kimliği ile İstanbul'dan Global Sahneye ÇıkıyorLansmanda tanıtılan ilk iki ürün; klasik Türk kahvesi karakterini taşıyan "Bold Istanbul" ve dibek kahvesinden ilham alan yumuşak içimli "Silky Mardin" oldu. Katılımcılar deneyimlerini, "500 yıllık bir gelenek ilk kez bu kadar modern, pratik ve global ölçekte güçlü bir formda karşımıza çıkıyor." sözleriyle değerlendirdi.Markanın kurucusu Gizem Şalcıgil White, lansmanda yaptığı konuşmada şunları söyledi: "Türk kahvesi yüzyıllardır insanları bir araya getiren çok güçlü bir dünya mirasını temsil ediyor. Biz şimdi bu kültürden ilham alarak geliştirdiğimiz soğuk Türk kahvelerimizi, global bir vizyonla dünyanın yeni tüketim alışkanlıklarıyla buluşturuyoruz."Şalcıgil White sözlerine şöyle devam etti: "Bugün, 500 yıl önce kendi topraklarımızdan dünyaya yayılan milyarlarca dolarlık bir kahve pazarı bulunuyor. Ancak bu pazarda köklü bir hikâyesi olan, otantik ve kültürel değeri yüksek fonksiyonel bir içecek eksikti. İçime hazır ürünlerimiz ve zengin aromalarımızla bu boşluğu dolduracağımıza inanıyoruz."Lansman sırasında ulusal ölçekte faaliyet gösteren önemli bir kahve zincirinden yüksek hacimli ön sipariş alınması ise markanın ticari potansiyeline dair dikkat çekici bir gelişme oldu.Ambalajlarda yer alan İstanbul ve Mardin temalı mikro sanat eserlerinin tasarımcısı olan dünyaca ünlü mikro sanat ustası Hasan Kale de lansmanda yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:"500 yıllık kahve kültürüne yeni bir bakış açısı ve yeni bir soluk getiriyoruz. Şişelenmiş soğuk Türk kahvesi aslında yeni bir hikâyenin başlangıcı. Sanatın da içinde yer aldığı kültürel bir içecekten söz ediyoruz. Geçmişle geleceği birleştiren yeni bir vizyon oluşturuyoruz. Üretimden ambalaja, dağıtımdan pazarlamaya kadar çok güçlü bir ekiple çalışıyoruz. Bu tarihi projede sanat direktörü olarak yer almak benim için büyük bir gurur."2026 yazında satışa sunulması planlanan ürünler; premium içecek segmenti, fonksiyonel içecek trendi ve deneyim odaklı tüketim anlayışını Türk kahvesi kültürüyle bir araya getiriyor. Marka ayrıca, yapay zekâ destekli Türk kahvesi falı deneyimiyle geleneksel kahve ritüelini dijital dünyaya taşıyarak sektörde farklılaşmayı hedefliyor.Türk kahvesi artık soğuk da içiliyor ve global pazar bu yeni hikâyeyi konuşmaya hazırlanıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 13 May 2026 10:39:06 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Besler ciro ve kârlılıkta  2026'ya güçlü bir başlangıç yaptı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/besler-ciro-ve-karlilikta-2026ya-guclu-bir-baslangic-yapti-4216/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/besler-ciro-ve-karlilikta-2026ya-guclu-bir-baslangic-yapti-4216/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_ADACF6-188AA5-DFAA31-5A4D82-D99FC1-CFC349.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dondurulmuş gıda ve konserve kategorisinde SuperFresh, donuk fırıncılıkta DFU, yağ kategorisinde Bizim Yağ, Terem, Luna, Yayla, Sabah ve Halk, sürülebilir peynir kategorisinde Ülker Sürmix markalarını bünyesinde barındıran Besler, 2026 yılının ilk üç ayına ilişkin finansal sonuçlarını&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_ADACF6-188AA5-DFAA31-5A4D82-D99FC1-CFC349.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dondurulmuş gıda ve konserve kategorisinde SuperFresh, donuk fırıncılıkta DFU, yağ kategorisinde Bizim Yağ, Terem, Luna, Yayla, Sabah ve Halk, sürülebilir peynir kategorisinde Ülker Sürmix markalarını bünyesinde barındıran Besler, 2026 yılının ilk üç ayına ilişkin finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) bildirdi. Şirket, geçen yılın aynı dönemine kıyasla konsolide ciro ve kârlılığını artırarak istikrarlı büyümesini sürdürdü.&nbsp;Güçlü operasyonel yapısı ve verimlilik odaklı yaklaşımıyla Besler'in yılın ilk çeyreğindeki konsolide cirosu, 2025 yılının aynı dönemine göre %3,7 artarak 9,4 milyar TL oldu. Brüt kârı yüzde 2,9 artışla 2,5 milyar TL'ye ulaşan Besler'in, Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kârı (FAVÖK), ise yüzde 5,1 artışla 1,3 milyar TL oldu. FAVÖK marjı da yüzde 13,5'e yükseldi. Besler, 2026'nın ilk üç ayında 708 milyon TL ihracat geliri elde etti.&nbsp;Besler, bu yıla ilişkin finansal öngörülerini* kamuoyuyla paylaşarak sürdürülebilir büyüme hedeflerine olan güvenini ortaya koydu. Şirket, sene sonu hasılat büyüme beklentisini 1 puan sapma payıyla yüzde 3, FAVÖK marjı beklentisini ise 1 puan sapma payıyla yüzde 13,5 olarak açıkladı. Yıldız Holding bünyesinde oluşturulan Gıda Grubu yapılanmasıyla organizasyonunu daha da güçlendiren Besler; zengin marka portföyü, üretim gücü ve sektör deneyimiyle sektördeki öncü konumunu daha da ileri taşımayı hedefliyor.Yaklaşık 63 milyon tabakta 20 milyon haneye ulaşan Besler, dondurulmuş gıdada SuperFresh yüzde 34, margarinde ise Bizim Yağ ve Terem markalarıyla toplam yüzde 68,6'luk pazar payı ve üretim gücüyle sektör liderliğini korudu**.Tüketici ihtiyaçlarına hızlı yanıt satış performansına olumlu yansıdı2026'nın ilk üç aylık döneminde; şirketin tüketici ihtiyaçlarına hızlı yanıt veren ürün stratejisi ve kategori odaklı yaklaşımı, satış performansına da olumlu yansıdı. Besler'in lider markaları ile Ramazan dönemini de kapsayan ilk çeyrekte hayata geçirdiği iletişim faaliyetleri ve inovatif ürünleri tüketiciyle kurulan güçlü bağı destekledi. Yağ&nbsp;kategorisinden elde edilen hasılat 6,1 milyar TL olurken, dondurulmuş gıda ve konserve kategorilerinden elde edilen hasılat ise 3,3 milyar TL olarak gerçekleşti.Yeni kategorilerin ve inovatif ürünlerin ciroya katkısı büyüyor&nbsp;Besler'in Türkiye'yi dondurulmuş gıda ile tanıştıran ve kategorinin lideri** olan markası SuperFresh, 2025'in son çeyreğinde giriş yaptığı hazır yemek kategorisinde inovatif ürünleriyle kısa sürede önemli bir ivme yakaladı. Tüketicilere evde restoran deneyimi sunan yeni Pizza Artizan, Gurme Mantı ve Lazanya ürünleriyle, YouGov Yılın İnovatif Ürünleri araştırmasında hazır yemek kategorisinde aldığı ödüller, SuperFresh'in inovasyondaki öncü konumunu tescilledi. Sürülebilir peynir kategorisinde ise Ülker Sürmix, 2026 yılının ilk çeyreğinde 400 bin haneye ulaşırken, geçen yılın aynı dönemine kıyasla pazarın en hızlı büyüyen alt segmenti olan çeşnili sürülebilir peynir kategorisinde tonaj bazında yüzde 31 pazar payı elde etti.***Besler, ticari performansını güçlendirmenin yanı sıra, sürdürülebilirlik alanındaki bütüncül yaklaşımını da geliştirmeyi sürdürdü. Bu kapsamda SuperFresh'in tarladan sofraya uzanan, toprağı korurken üretimde verimliliği ve israfı azaltmayı merkeze alan bütüncül "Döngüsel Bereket" modeli, şirketin tarımsal değer zincirinde uzun vadeli değer üretme vizyonunun önemli örneklerinden biri oldu.Mert Altınkılınç: "İnovasyon ve sürdürülebilirlik odağında gıda sektörünün geleceğine öncülük ediyoruz"Yıldız Holding Gıda Grubu Başkanı ve Besler CEO'su Mert Altınkılınç, 2026 yılına güçlü bir finansal performans ve stratejik hedeflerimizle uyumlu bir büyümeyle başlangıç yaptıklarını vurgulayarak sözlerine şöyle devam etti: "Besler olarak öncü markalarımız, verimli üretim anlayışımız ve inovatif ürün portföyümüzle istikrarlı büyüme hedefimize kararlılıkla ilerliyoruz. Hem ülkemizde hem de global pazarlarda varlığımızı güçlendirirken, geleceğin gıda ekosistemini şekillendirmek için çalışıyoruz. 2026 yılına Yıldız Holding Gıda Grubu çatısı altında organizasyonumuzu yeniden yapılandırarak güçlü bir başlangıç yaptık. Grup bünyesinde lider şirketlerimiz ve markalarımız ile gıda sektörünün sürdürülebilir dönüşümü için üretimden tedarik zincirine, inovasyondan ürün geliştirmeye uzanan bütüncül bir yaklaşımla çalışmalarımıza devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de inovasyonu işimizin merkezinde tuttuğumuz ürün portföyümüzü sürekli geliştirirken; güçlü finansal yapımız, yüksek üretim kapasitemiz, Ar-Ge yatırımlarımız ve sürdürülebilirlik yaklaşımımızla gıda ekosisteminin geleceğine yön vermeye kararlıyız."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 13 May 2026 09:56:49 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Hürmüz krizinin bedeli gıda enflasyonu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/hurmuz-krizinin-bedeli-gida-enflasyonu-5041/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/hurmuz-krizinin-bedeli-gida-enflasyonu-5041/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2EECC3-D1EDCE-537110-84460F-DBC9B2-1F52B4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mustafa DENİZOrtadoğu'da tırmanan gerilimle birlikte yeniden gündeme gelen Hürmüz Boğazı krizi, küresel ekonomide yeni bir enflasyon dalgasının kapısını araladı. Dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği stratejik boğazda yaşanan riskler, enerji maliyetlerinden&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2EECC3-D1EDCE-537110-84460F-DBC9B2-1F52B4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mustafa DENİZOrtadoğu'da tırmanan gerilimle birlikte yeniden gündeme gelen Hürmüz Boğazı krizi, küresel ekonomide yeni bir enflasyon dalgasının kapısını araladı. Dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği stratejik boğazda yaşanan riskler, enerji maliyetlerinden lojistiğe, gübreden tarımsal üretime kadar geniş bir zinciri etkiliyor. Uzmanlara göre krizin en sert sonuçlarından biri ise gıda fiyatlarında hissedilecek.Küresel piyasalarda petrol fiyatlarının yükselmesiyle birlikte navlun ve sigorta maliyetleri de artış gösterdi. Özellikle Körfez hattında taşımacılık yapan tankerlerin maliyetlerinde yaşanan yükseliş, ithalata bağımlı ülkelerde üretim giderlerini artırıyor. Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkelerde bu durumun en hızlı hissedileceği alanların başında gıda sektörü geliyor.&nbsp;Gübre ticaretinin merkeziUzman değerlendirmelerine göre Hürmüz hattındaki risk yalnızca petrol arzıyla sınırlı değil. Bölge aynı zamanda küresel gübre ticaretinin önemli merkezlerinden biri konumunda bulunuyor. Özellikle üre ve amonyak gibi tarımsal üretimde kritik öneme sahip girdilerin sevkiyatında yaşanabilecek aksaklıklar, tarım maliyetlerini doğrudan yukarı taşıyor.&nbsp;Tarım sektöründe artan enerji maliyetleri; sulama, sera üretimi, taşıma ve depolama giderlerini de yükseltiyor. Bu nedenle uzmanlar, yaz aylarından itibaren sebze-meyve fiyatlarında yeni artışların görülebileceğini ifade ediyor. Gübre fiyatlarında yüzde 30'a yaklaşan artış beklentisi ise yeni ekim döneminde üretim maliyetlerini daha da ağırlaştırabilir.&nbsp;Ekonomistler, oluşan tablonun klasik bir "petrol-lojistik-gıda" zinciri yarattığını belirtiyor. Enerji fiyatlarındaki yükselişin önce taşımacılığı, ardından sanayi ve tarım üretimini etkilediğine dikkat çeken uzmanlar, bunun tüketici enflasyonuna doğrudan yansıdığı görüşünde. Özellikle işlenmiş gıda ürünlerinde maliyet baskısının önümüzdeki aylarda daha görünür hale gelmesi bekleniyor.&nbsp;Türkiye için risk ithalat faturasıTürkiye açısından en önemli risklerden biri de ithalat faturası. Petrol fiyatlarındaki yükselişin cari açığı büyütme ihtimali bulunurken, döviz kurunda oluşabilecek baskı da enflasyon riskini artırıyor. Ekonomist Mahfi Eğilmez, Hürmüz Boğazı'nda yaşanabilecek uzun süreli bir aksamanın Türkiye'de hem kur hem de enflasyon üzerinde ciddi baskı yaratabileceği uyarısında bulundu.&nbsp;Birleşmiş Milletler ve uluslararası kuruluşlar da savaş ve enerji krizinin gıda güvenliği üzerindeki etkilerine dikkat çekiyor. Küresel ölçekte tahıl, bitkisel yağ ve temel tarım ürünlerinde fiyat artışlarının hızlanabileceği belirtilirken, özellikle gelişmekte olan ülkelerde yeni bir yaşam maliyeti baskısı oluşabileceği ifade ediliyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 13 May 2026 02:02:20 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[McCafé ve KITKAT ile molana lezzet kat]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/mccafe-ve-kitkat-ile-molana-lezzet-kat-2287/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/mccafe-ve-kitkat-ile-molana-lezzet-kat-2287/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_566F6B-9B827A-36E7E4-38FE45-92519A-659802.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />McDonald's Türkiye, yaz sezonunu menüsüne eklediği yeni tatlarla karşılıyor. Bu kapsamda nefis sütlü çikolatası ve çıtır gofretiyle ikonik hale gelen KITKAT®, Nestlé'nin ev dışı tüketim kanallarına inovatif çözümler üreten iş birimi Nestlé Professional Türkiye ve McDonald's&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_566F6B-9B827A-36E7E4-38FE45-92519A-659802.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />McDonald's Türkiye, yaz sezonunu menüsüne eklediği yeni tatlarla karşılıyor. Bu kapsamda nefis sütlü çikolatası ve çıtır gofretiyle ikonik hale gelen KITKAT®, Nestlé'nin ev dışı tüketim kanallarına inovatif çözümler üreten iş birimi Nestlé Professional Türkiye ve McDonald's Türkiye iş birliğiyle, en çok tercih edilen McCafé® soğuk kahvelerinden Iced Latte ile bir araya geliyor.Tempolu ve sıcak yaz günlerinde serin bir molaÖzellikle yaz mevsiminde keyif veren molalar ihtiyaç haline gelebiliyor. Bu içgörüden ilham alan KITKAT® ile Iced Latte, yalnızca bir içecek olmanın ötesine geçerek o molayı başlatan lezzetli bir deneyim sunuyor.İlk olarak tatlı severlerin vazgeçilmezi McFlurry® ile başlayan KITKAT® iş birliği, bu yaz McCafé® menüsüne katılan KITKAT® ile Iced Latte ile genişliyor. %100 Arabica çekirdekleriyle hazırlanan bu özel lezzet, KITKAT®'ın ikonik tadıyla birleşerek herkesi gün içinde kendisi için kısa ama keyifli bir mola yaratmaya davet ediyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 10 May 2026 10:01:13 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Glütensiz yaşama güvenilir destek]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/glutensiz-yasama-guvenilir-destek-7113/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/glutensiz-yasama-guvenilir-destek-7113/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7CCD5C-59EAFC-7144FB-00DAB9-B9DCF6-48D7FB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çölyak hastalığında glütensiz beslenme, gündelik hayatın her alanını etkileyen kalıcı bir düzen gerektiriyor. Türkiye'nin önde gelen un markalarından Sinangil, glütensiz ürün çeşitleriyle bu ihtiyacı karşılarken, glütensiz yaşamı daha pratik hale getiren çalışmalarını&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7CCD5C-59EAFC-7144FB-00DAB9-B9DCF6-48D7FB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çölyak hastalığında glütensiz beslenme, gündelik hayatın her alanını etkileyen kalıcı bir düzen gerektiriyor. Türkiye'nin önde gelen un markalarından Sinangil, glütensiz ürün çeşitleriyle bu ihtiyacı karşılarken, glütensiz yaşamı daha pratik hale getiren çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Sinangil Gluten YOK ürünleri yaygın perakende ve online satış kanallarının yanı sıra indirim marketleri de dahil olmak üzere farklı satış noktalarında tüketicilerle buluşuyor.Glütensiz ürünlere erişim temel bir ihtiyaçDünya Çölyak Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO'su Hasan Abdullah Özkan, şunları söyledi:"Çölyaklı bireyler için glütensiz ürün temel bir ihtiyaç niteliği taşıyor. Sinangil markamızla 2006 yılında Türkiye'de paketli glütensiz un üretimini başlatırken bu ihtiyacı merkeze alan bir adım attık. Bugün geldiğimiz noktada 20 yıllık deneyimimizle çölyaklıların güvenle tercih edebileceği, ulaşılabilir ve ekonomik ürünler sunmaya odaklanıyoruz. Bu ürünlerle evlerinde, okullarında, iş yerlerinde ve sosyal hayatlarında daha rahat hareket edebilmelerine katkı sağlıyoruz.""Çölyak farkındalığının artmasına katkı sunmayı sürdüreceğiz"Sinangil, ürün yaklaşımının yanı sıra çölyak farkındalığını artırmaya yönelik çalışmalara da destek veriyor. "Çölyaklı bireylerin mücadelesini kolaylaştırmak için yalnızca ürün geliştirmekle yetinemeyiz" diyen Hasan Abdullah Özkan, "Bu alanda farkındalığın artması, doğru bilginin yaygınlaşması ve glütensiz ürünlere erişimin hayatın doğal bir parçası haline gelmesi gerekiyor. Bu anlayışla geçtiğimiz yıllarda Çölyak Vakfı'yla birlikte Çölyak ve Glütensiz Yaşam Zirveleri gerçekleştirdik. Doktorlardan beslenme uzmanlarına, sivil toplum paydaşlarından sektör temsilcilerine kadar farklı alanlardan isimlerle çölyaklı bireylerin yaşamını kolaylaştıracak başlıkları ele aldık. Önümüzdeki dönemde Sinangil Gluten YOK ürünlerimizle glütensiz beslenme ihtiyacına yanıt verirken, STK iş birliklerimizle de doğru bilginin yaygınlaşmasına ve çölyak farkındalığının artmasına katkı sunmayı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 09 May 2026 09:11:28 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Gıda fiyatları enerji ve jeopolitik baskıyla son 3 yılın zirvesinde]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gida-fiyatlari-enerji-ve-jeopolitik-baskiyla-son-3-yilin-zirvesinde-242/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gida-fiyatlari-enerji-ve-jeopolitik-baskiyla-son-3-yilin-zirvesinde-242/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_88B5B1-87FCEB-0E9281-B3DC92-638449-F610A0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />FAO&#39;dan yapılan açıklamaya göre, gıda ürünlerinin uluslararası fiyatlarındaki aylık değişiklikleri izleyen FAO Gıda Fiyat Endeksi, nisanda bir önceki aya göre yüzde 1,6 artışla 130,7 puan olarak gerçekleşti.Böylece endeks, Şubat 2023&#39;ten bu yana kaydedilen en yüksek seviyeye&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_88B5B1-87FCEB-0E9281-B3DC92-638449-F610A0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />FAO&#39;dan yapılan açıklamaya göre, gıda ürünlerinin uluslararası fiyatlarındaki aylık değişiklikleri izleyen FAO Gıda Fiyat Endeksi, nisanda bir önceki aya göre yüzde 1,6 artışla 130,7 puan olarak gerçekleşti.Böylece endeks, Şubat 2023&#39;ten bu yana kaydedilen en yüksek seviyeye ulaştı.Endeks, art arda üçüncü ayda da yükselirken, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2 artış kaydetti.FAO&#39;nun açıklamasında, &#34;FAO Gıda Fiyat Endeksi, artan enerji maliyetleri ve Orta Doğu&#39;daki çatışmaların neden olduğu aksaklıkların ortasında, nisan ayında art arda üçüncü ayda da yükseliş kaydetti.&#34; ifadesi yer aldı.FAO Tahıl Fiyat Endeksi, nisanda bir önceki aya göre yüzde 0,8, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 0,4 artış gösterdi.ABD&#39;deki kuraklık ve Avustralya&#39;daki yetersiz yağış beklentisiyle dünya buğday fiyatları yüzde 0,8 yükseldi. Enerji maliyetlerindeki artış ve Hürmüz Boğazı&#39;ndaki kriz nedeniyle yükselen gübre fiyatları, çiftçilerin 2026 yılında daha az gübre gerektiren ürünlere yöneleceği beklentisini doğurarak buğday fiyatlarını destekledi.Bitkisel Yağ Fiyat Endeksi, nisanda yüzde 5,9 artarak son 21 ayın zirvesine ulaştı. Palmiye, soya, ayçiçeği ve kolza yağı fiyatlarındaki artışta yükselen ham petrol fiyatlarının biyoyakıt talebini tetiklemesi temel etken oldu.Palmiye yağı, Güneydoğu Asya&#39;daki üretim düşüşü endişeleriyle üst üste beşinci ayda da değer kazandı.FAO Et Fiyat Endeksi, nisan ayında yüzde 1,2 artışla tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Brezilya&#39;da kesime hazır sığır arzındaki kısıtlılık, dünya sığır eti fiyatlarını zirveye taşıdı.Tahıl ve yağların aksine, Şeker Fiyat Endeksi nisanda yüzde 4,7 geriledi. Bu düşüşte, Çin ve Tayland&#39;daki pozitif üretim beklentileri ile dünyanın en büyük üreticisi Brezilya&#39;da hasadın başlaması etkili oldu.FAO Süt Ürünleri Endeksi ise Avrupa ve Okyanusya&#39;daki yüksek üretim kapasitesinin etkisiyle yüzde 1,1 azaldı.- FAO, küresel tahıl üretimi tahminini yükselttiFAO, küresel üretim, tüketim, ticaret ve stok eğilimlerine ilişkin değerlendirme ve tahminlerin yer aldığı Tahıl Arz ve Talep Özeti Raporu&#39;nu da yayımladı.Örgüt, 2025 yılı küresel tahıl üretim tahminini bir önceki yıla göre yüzde 6 artırarak 3 milyar 40 milyon metrik tonla rekor seviyeye yükseltti. Bu revizyon, 2025/26 dönemi için dünya genelinde arz durumunun büyük ölçüde olumlu seyredeceğine dair göstergeleri güçlendirdi.- 2026 buğday üretimi için &#34;Hürmüz Boğazı&#34; uyarısıRaporda, 2026 yılı rekolte beklentilerine ilişkin bilgi verilirken, dünya buğday üretimi tahmininin 817 milyon tona düşürüldüğü belirtildi. Geçen yıla göre yaklaşık yüzde 2&#39;lik bir gerilemeye işaret eden bu tahmine rağmen üretimin son 5 yılın ortalamasının üzerinde kalması bekleniyor.FAO raporunda, Hürmüz Boğazı&#39;nın kapalı olmasının enerji ve gübre maliyetlerini yukarı çektiği de ifade edildi. Bu durumun buğday üretimindeki belirsizlikleri ve riskleri tetiklemeyi sürdüreceği kaydedildi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 09 May 2026 08:13:42 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[TÜGİS'ten gıda etiketleri kapsamında önemli çağrı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tugisten-gida-etiketleri-kapsaminda-onemli-cagri-5172/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tugisten-gida-etiketleri-kapsaminda-onemli-cagri-5172/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F344F4-F8BF6F-05D522-B8DA26-80C32E-692C6F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Gıda güvenliği ve sürdürülebilir tüketim konusunda toplumsal bilinçlenmenin önemine vurgu yapan TÜGİS (Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası), tüketicilerin etiket bilgilerini doğru okuyabilmesinin günümüzün en önemli gıda okuryazarlığı başlıklarından biri olduğuna&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F344F4-F8BF6F-05D522-B8DA26-80C32E-692C6F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Gıda güvenliği ve sürdürülebilir tüketim konusunda toplumsal bilinçlenmenin önemine vurgu yapan TÜGİS (Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası), tüketicilerin etiket bilgilerini doğru okuyabilmesinin günümüzün en önemli gıda okuryazarlığı başlıklarından biri olduğuna dikkat çekiyor.&nbsp;Gıda israfını azaltmanın yolu etiketi doğru okumaktan geçiyorGıda israfının ekonomik, çevresel ve kamuoyunu ilgilendiren boyutları olduğunu belirten&nbsp; Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, gıda etiketlerinde yer alan tarih ifadelerinin doğru anlaşılmasının hem tüketici sağlığı hem de sürdürülebilirlik açısından büyük önem taşıdığının altını çizdi.Tarladan fabrikaya, laboratuvar araştırmalarından enerji kaynaklarının kullanımına kadar birçok aşamadan geçerek üretilen gıdanın israf edilmesinin ve kullanılabilir haldeyken çöpe gitmesinin ciddi bir kaynak kaybı oluşturduğunu kaydeden Sidar, kamuoyunda sıkça karıştırılan 'Son Tüketim Tarihi' ve 'Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi' kavramlarına ilişkin toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini ifade etti."Tavsiye edilen tüketim tarihi ürünün tüketilebilir niteliğini vurgular""Belirli ürün gruplarında yer alan 'Son Tüketim Tarihi', gıda güvenliği açısından kritik bir eşik olarak kabul edilir ve bu tarihin aşılması sağlık riski doğurabilir" diyen Kaan Sidar, "Özellikle et, süt ve soğuk zincirde muhafaza edilmesi gereken ürünlerde tüketim tarihine hassasiyetle uyulması gerekiyor. 'Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi' ise daha çok gıdanın tat, aroma, kıvam ve benzeri kalite unsurlarının ideal seviyede korunduğu süreyi ifade eder. Uygun koşullarda depolanan bazı ambalajlı kuru gıdalar, bu tarihin ardından da tüketilebilir niteliğini koruyabilir. Bu noktada ürünün doğru koşullarda saklanmış olması, ambalajının zarar görmemesi ve herhangi bir bozulma emaresi taşımaması temel kriter olarak öne çıkar" ifadelerini kullandı."Gıda güvenliği ve israfla mücadele birlikte ele alınmalı"Birçok ülkede ürün etiketleri konusunda farkındalık çalışmaları yürütüldüğünü ifade eden Sidar, bu çalışmaların temelinde hem halk sağlığını koruma hem de önlenebilir israfın azaltılması hedefinin bulunduğunu söyledi. Türkiye'de de Tarım ve Orman Bakanlığı'nın toplumu bilgilendirmeye yönelik faaliyetleri hassasiyetle yürüttüğünü belirten Sidar, "TÜGİS olarak, tüketicilerin ürün etiketlerini daha bilinçli okumasını destekleyen bu uygulamaları son derece değerli buluyoruz" dedi.Yanlış yorumlanan tarih bilgilerinin ciddi miktarda gıdanın kullanılmadan çöpe gitmesine neden olduğuna dikkat çeken Sidar, "Üretilen her gıda; su, enerji, tarımsal emek ve ekonomik kaynak kullanılarak sofralara ulaşıyor. Bu nedenle güvenli şekilde değerlendirilebilecek ürünlerin gereksiz yere israf edilmemesi büyük önem taşıyor" dedi.TÜGİS'ten tüketicilere bilinçli tüketim çağrısıTüketicilerin gıda güvenliği konusunda daha bilinçli hareket edebilmesi adına bazı temel kavramların önemine işaret eden Sidar, "Ürün ambalajlarında yer alan tarih ifadelerinin birbirinden farklı anlamlar taşıdığının bilinmesi gerekiyor. Gıdalar önerilen muhafaza koşullarında saklanmalı; ambalajı zarar görmüş, görünüm, tat veya koku açısından bozulma işareti taşıyan ürünler tercih edilmemeli. Kalite kriterleri ile gıda güvenliği arasındaki ayrımın bilinmesi, hem tüketicilerin korunmasına hem de kaynakların daha verimli kullanılmasına katkı sağlayacaktır" şeklinde konuştu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 08 May 2026 10:19:59 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Un sektörü savaşa rağmen üretim ve ihracatını sürdürdü]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/un-sektoru-savasa-ragmen-uretim-ve-ihracatini-surdurdu-1945/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/un-sektoru-savasa-ragmen-uretim-ve-ihracatini-surdurdu-1945/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_340521-5C9EF6-91E3A1-C663D0-444349-76AEF7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çakmak, AA muhabirine, un sektörü üretim ve ihracat verileri ile piyasadaki son gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu.Un sektörü olarak ürün ve pazar çeşitliliğini geliştirmek için çalıştıklarını anlatan Çakmak, bu doğrultuda teknolojiyi takip ettiklerini ve kaliteyi her&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_340521-5C9EF6-91E3A1-C663D0-444349-76AEF7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çakmak, AA muhabirine, un sektörü üretim ve ihracat verileri ile piyasadaki son gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu.Un sektörü olarak ürün ve pazar çeşitliliğini geliştirmek için çalıştıklarını anlatan Çakmak, bu doğrultuda teknolojiyi takip ettiklerini ve kaliteyi her geçen gün daha da fazla yükseltmeye gayret ettiklerini söyledi.Üretim ve ihracat verileri hakkında bilgi veren Çakmak, &#34;Geçen yıl nisan ayında 156 bin ton un ihracatı gerçekleştiren un sanayicisi, 2026 nisan ayında savaş, bölge ülkelerindeki ekonomik sıkıntılar ve ticarette korumacılık eğilimlerindeki artışa rağmen, ihracatını yüzde 37&#39;lik yükselişle miktar bazında 215,8 bin tona çıkardı. Daha da önemlisi, geçtiğimizin yılın nisan ayında 59 milyon dolar olarak gerçekleşen ihracatın, bu yılın aynı döneminde 80 milyon dolara çıkması.&#34; diye konuştu.- &#34;İnanılmaz denilen hedefleri gerçekleştirebiliriz&#34;Çakmak, 2026 yılının ilk 4 ayında, 260 milyon dolar değerinde, 713 bin tonluk un ihracatı gerçekleştirdiklerini aktardı.Savaş ve maliyetler, hedeflerini etkilese de un sektörü üyeleri olarak çok çalıştıklarını dile getiren Çakmak, &#34;Biz, 2026 yılı için 3 milyon tonluk ihracat miktarına ulaşabileceğimizi, hatta bunu da aşabileceğimizi biliyoruz. 3,6 milyon tona ulaştığımız yılı hatırlıyoruz. Kendi ayağımıza basmazsak, kalite ve tecrübemizle rekabet edecek rakip olmadığını da sahada görüyoruz. İhracata yönelik ek adımlarla, inanılmaz denilen hedefleri gerçekleştirebiliriz.&#34; ifadelerini kullandı.Un sektörünün, uzun vadeli hedeflerine değinen Çakmak, 12 milyon tonluk dünya ihracat pazarındaki paylarını yüzde 25&#39;in üzerine çıkarmayı amaçladıklarını vurguladı. Tecrübe, kalite, kapasite ve uygun fiyat politikası ile bu hedefe ulaşabileceklerini, hatta aşabileceklerini belirten Çakmak, siyasi adımlar ve kamu destekleriyle, Afrika ve Arap pazarlarında dahi Mısır, Rusya gibi maliyet avantajlı ülkelerle rekabet edebileceklerini kaydetti.- &#34;Enflasyonla mücadeleye katkı vermeye devam edeceğiz&#34;Çakmak, işçilik, navlun gibi maliyetlerdeki yükselişe dikkati çekerek, &#34;Özellikle işçilik maliyetlerimiz, neredeyse Avrupa Birliği ülkeleri seviyesine geldi. Maliyet olarak bizden çok çok avantajlı ülkeler var. Bu avantajlarını kullanarak, bize rekabet üstünlüğü sağlıyorlar. Örneğin Mısır, maliyet avantajının yanı sıra, Afrika ve Arap ülkelerinin aralarında uyguladığı gümrük birliğini de avantaja çeviriyor. Gümrük vergilerinden de muaf olunca rekabet gücü daha da artıyor. Ama un sektöründe Mısır&#39;da yatırım planlayan bir yatırımcımızın olduğunu duymadım, olacağını da sanmıyorum. Sektör olarak bölgelerimize çok ciddi teknolojik yatırımlar yaptık ve bu yatırımları korumaya ve geliştirmeye odaklıyız.&#34; şeklinde konuştu.Un sanayicilerinin, geçen yıl fiyat artışını, genel enflasyon seviyesinin yaklaşık 10 puan altında tuttuğunun ve enflasyonla mücadeleye destek verdiğinin altının çizen Çakmak, 2026&#39;da da enflasyonun altında fiyat artışlarıyla, enflasyonla mücadeleye katkı vermeye devam edeceklerini belirtti.Çakmak, Irak pazarında yaşanan ihracat düşüşüne de değinerek, &#34;Irak&#39;ta Türk ununa karşı yapılan müdahalelerin ve keyfi uygulamaların sona ermesini istiyoruz. Bu keyfi uygulamaların son bulmasıyla Irak pazarını yeniden kazanacağımızı biliyoruz. Gana, Somali, Küba, Endonezya ve bazı Afrika ülkelerinde kaydedilen artışlar, alternatif pazarlardaki güçlü konumumuzu destekledi. Yüksek kalite ve spesifik ürünlerimiz nedeniyle ABD'ye dahi un ihracatı gerçekleştiriyoruz.&#34; değerlendirmesinde bulundu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 06 May 2026 09:34:04 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bellini'nin yeni menüsü baharın tazeliği ile buluşuyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/bellininin-yeni-menusu-baharin-tazeligi-ile-bulusuyor-3905/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/bellininin-yeni-menusu-baharin-tazeligi-ile-bulusuyor-3905/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D12929-B6B672-4A8976-847ABB-C454DD-DE9718.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mevsimin en taze içerikleriyle hazırlanan bu özel menü, lezzet tutkunlarına zarif ve özgün bir deneyim sunuyor. Sicilyalı deneyimli danışman şef Giovanni Vaccaro'nun imzasını taşıyan yeni menü; mevsimin en taze ürünlerini, İtalyan mutfağının lezzetiyle buluşturarak ustalıkla&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D12929-B6B672-4A8976-847ABB-C454DD-DE9718.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mevsimin en taze içerikleriyle hazırlanan bu özel menü, lezzet tutkunlarına zarif ve özgün bir deneyim sunuyor. Sicilyalı deneyimli danışman şef Giovanni Vaccaro'nun imzasını taşıyan yeni menü; mevsimin en taze ürünlerini, İtalyan mutfağının lezzetiyle buluşturarak ustalıkla işlenmiş bir gastronomi deneyimine dönüştürüyor.Çırağan Sarayı'nın efsanevi lezzet duraklarından Bellini; klasik bir İtalyan restoranının ötesinde, sarayın içinde sıcak ve konforlu bir ortamda misafirlerine lüks bir trattoria deneyimi sunuyor. Yüksek tavanlar, gösterişli kristal avizeler, Boğaz manzaralı büyük camlar, el boyaması işlemeli duvarlar ve mavi-beyaz temalı oturma alanları ile Bellini, İstanbul'da akşam yemeklerini unutulmaz bir deneyime dönüştürüyor. Çırağan Palace Kempinski, misafirlerini Bellini'nin büyüleyici atmosferinde İtalyan mutfağının zarafetini keşfetmeye ve eşsiz bir lezzet deneyimi yaşamaya davet ediyor.&nbsp;Bellini'den Bahara Özel Yenilenen İtalyan Lezzetleri&nbsp;Bahara özel hazırlanan yeni menü; Bruschetta, kırmızı meyvelerle zenginleşen Burrata Salatası ve Sicilya esintili patlıcan yorumuyla ferah bir başlangıç yaparken, enfes İtalyan klasikleriyle lezzet şölenini sürdürüyor. Tuna, dana ve ahtapot carpaccio seçenekleri ile klasik Caprese bu ferah seçkiyi tamamlıyor. Sarayın içinde yer alan makarna odasında taptaze üretilen makarna çeşitleri farklı sos alternatifleriyle birlikte sunuluyor. Deniz mahsulleriyle hazırlanan Girasole, ricotta ve mantarlı Fagottini ile trüf aromalı Ravioli, klasik tarifleri çağdaş yorumlarla sunarken; Istakoz ve Safranlı Risotto ile Karidesli Gnocchi öne çıkan lezzetler arasında yer alıyor. Ana yemeklerde Bonfile Tagliata, Tavuk Milanese ve Kuzu Pirzola gibi klasikler; Izgara Levrek ve Fritto Misto ile dengeli bir seçki oluşturuyor. Patlıcan Parmigiano ise menünün zamansız tatları arasında öne çıkıyor. Taş fırından çıkan focaccia ve pizzalar ise menüyü tamamlayan klasik bir dokunuş sunuyor. Calzone, Deniz Mahsulleri Pizza ve klasik Margherita, paylaşım kültürünü yansıtan seçenekler arasında yer alıyor.&nbsp;Tatlılarda ise İtalyan klasiği Tiramisu, orman meyveleriyle hazırlanan Panna Cotta ve kırmızı meyvelerle eşleşen Sabayon öne çıkıyor. Klasik Cannoli, Antep Fıstıklı Semifreddo, Böğürtlenli Kek ve dondurma çeşitleri ise menüyü hem hafif hem de rafine bir finalle tamamlıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 06 May 2026 02:56:02 +0300]]></pubDate>
</item>
</channel>
</rss>