<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">

<channel>
<title><![CDATA[Analiz Gazetesi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/]]></link>
<description><![CDATA[Son 100 Haber Rss - Gıda ve Gastronomi]]></description>
<language>tr-tr</language>
<generator>Analiz Gazetesi</generator>
<lastBuildDate><![CDATA[Sun, 10 May 2026 10:01:13 +0300]]></lastBuildDate>
<item>
<title><![CDATA[McCafé ve KITKAT ile molana lezzet kat]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/mccafe-ve-kitkat-ile-molana-lezzet-kat-2287/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/mccafe-ve-kitkat-ile-molana-lezzet-kat-2287/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_566F6B-9B827A-36E7E4-38FE45-92519A-659802.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />McDonald's Türkiye, yaz sezonunu menüsüne eklediği yeni tatlarla karşılıyor. Bu kapsamda nefis sütlü çikolatası ve çıtır gofretiyle ikonik hale gelen KITKAT®, Nestlé'nin ev dışı tüketim kanallarına inovatif çözümler üreten iş birimi Nestlé Professional Türkiye ve McDonald's&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_566F6B-9B827A-36E7E4-38FE45-92519A-659802.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />McDonald's Türkiye, yaz sezonunu menüsüne eklediği yeni tatlarla karşılıyor. Bu kapsamda nefis sütlü çikolatası ve çıtır gofretiyle ikonik hale gelen KITKAT®, Nestlé'nin ev dışı tüketim kanallarına inovatif çözümler üreten iş birimi Nestlé Professional Türkiye ve McDonald's Türkiye iş birliğiyle, en çok tercih edilen McCafé® soğuk kahvelerinden Iced Latte ile bir araya geliyor.Tempolu ve sıcak yaz günlerinde serin bir molaÖzellikle yaz mevsiminde keyif veren molalar ihtiyaç haline gelebiliyor. Bu içgörüden ilham alan KITKAT® ile Iced Latte, yalnızca bir içecek olmanın ötesine geçerek o molayı başlatan lezzetli bir deneyim sunuyor.İlk olarak tatlı severlerin vazgeçilmezi McFlurry® ile başlayan KITKAT® iş birliği, bu yaz McCafé® menüsüne katılan KITKAT® ile Iced Latte ile genişliyor. %100 Arabica çekirdekleriyle hazırlanan bu özel lezzet, KITKAT®'ın ikonik tadıyla birleşerek herkesi gün içinde kendisi için kısa ama keyifli bir mola yaratmaya davet ediyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 10 May 2026 10:01:13 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Glütensiz yaşama güvenilir destek]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/glutensiz-yasama-guvenilir-destek-7113/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/glutensiz-yasama-guvenilir-destek-7113/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7CCD5C-59EAFC-7144FB-00DAB9-B9DCF6-48D7FB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çölyak hastalığında glütensiz beslenme, gündelik hayatın her alanını etkileyen kalıcı bir düzen gerektiriyor. Türkiye'nin önde gelen un markalarından Sinangil, glütensiz ürün çeşitleriyle bu ihtiyacı karşılarken, glütensiz yaşamı daha pratik hale getiren çalışmalarını&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7CCD5C-59EAFC-7144FB-00DAB9-B9DCF6-48D7FB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çölyak hastalığında glütensiz beslenme, gündelik hayatın her alanını etkileyen kalıcı bir düzen gerektiriyor. Türkiye'nin önde gelen un markalarından Sinangil, glütensiz ürün çeşitleriyle bu ihtiyacı karşılarken, glütensiz yaşamı daha pratik hale getiren çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Sinangil Gluten YOK ürünleri yaygın perakende ve online satış kanallarının yanı sıra indirim marketleri de dahil olmak üzere farklı satış noktalarında tüketicilerle buluşuyor.Glütensiz ürünlere erişim temel bir ihtiyaçDünya Çölyak Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO'su Hasan Abdullah Özkan, şunları söyledi:"Çölyaklı bireyler için glütensiz ürün temel bir ihtiyaç niteliği taşıyor. Sinangil markamızla 2006 yılında Türkiye'de paketli glütensiz un üretimini başlatırken bu ihtiyacı merkeze alan bir adım attık. Bugün geldiğimiz noktada 20 yıllık deneyimimizle çölyaklıların güvenle tercih edebileceği, ulaşılabilir ve ekonomik ürünler sunmaya odaklanıyoruz. Bu ürünlerle evlerinde, okullarında, iş yerlerinde ve sosyal hayatlarında daha rahat hareket edebilmelerine katkı sağlıyoruz.""Çölyak farkındalığının artmasına katkı sunmayı sürdüreceğiz"Sinangil, ürün yaklaşımının yanı sıra çölyak farkındalığını artırmaya yönelik çalışmalara da destek veriyor. "Çölyaklı bireylerin mücadelesini kolaylaştırmak için yalnızca ürün geliştirmekle yetinemeyiz" diyen Hasan Abdullah Özkan, "Bu alanda farkındalığın artması, doğru bilginin yaygınlaşması ve glütensiz ürünlere erişimin hayatın doğal bir parçası haline gelmesi gerekiyor. Bu anlayışla geçtiğimiz yıllarda Çölyak Vakfı'yla birlikte Çölyak ve Glütensiz Yaşam Zirveleri gerçekleştirdik. Doktorlardan beslenme uzmanlarına, sivil toplum paydaşlarından sektör temsilcilerine kadar farklı alanlardan isimlerle çölyaklı bireylerin yaşamını kolaylaştıracak başlıkları ele aldık. Önümüzdeki dönemde Sinangil Gluten YOK ürünlerimizle glütensiz beslenme ihtiyacına yanıt verirken, STK iş birliklerimizle de doğru bilginin yaygınlaşmasına ve çölyak farkındalığının artmasına katkı sunmayı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 09 May 2026 09:11:28 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Gıda fiyatları enerji ve jeopolitik baskıyla son 3 yılın zirvesinde]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gida-fiyatlari-enerji-ve-jeopolitik-baskiyla-son-3-yilin-zirvesinde-242/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gida-fiyatlari-enerji-ve-jeopolitik-baskiyla-son-3-yilin-zirvesinde-242/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_88B5B1-87FCEB-0E9281-B3DC92-638449-F610A0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />FAO&#39;dan yapılan açıklamaya göre, gıda ürünlerinin uluslararası fiyatlarındaki aylık değişiklikleri izleyen FAO Gıda Fiyat Endeksi, nisanda bir önceki aya göre yüzde 1,6 artışla 130,7 puan olarak gerçekleşti.Böylece endeks, Şubat 2023&#39;ten bu yana kaydedilen en yüksek seviyeye&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_88B5B1-87FCEB-0E9281-B3DC92-638449-F610A0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />FAO&#39;dan yapılan açıklamaya göre, gıda ürünlerinin uluslararası fiyatlarındaki aylık değişiklikleri izleyen FAO Gıda Fiyat Endeksi, nisanda bir önceki aya göre yüzde 1,6 artışla 130,7 puan olarak gerçekleşti.Böylece endeks, Şubat 2023&#39;ten bu yana kaydedilen en yüksek seviyeye ulaştı.Endeks, art arda üçüncü ayda da yükselirken, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2 artış kaydetti.FAO&#39;nun açıklamasında, &#34;FAO Gıda Fiyat Endeksi, artan enerji maliyetleri ve Orta Doğu&#39;daki çatışmaların neden olduğu aksaklıkların ortasında, nisan ayında art arda üçüncü ayda da yükseliş kaydetti.&#34; ifadesi yer aldı.FAO Tahıl Fiyat Endeksi, nisanda bir önceki aya göre yüzde 0,8, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 0,4 artış gösterdi.ABD&#39;deki kuraklık ve Avustralya&#39;daki yetersiz yağış beklentisiyle dünya buğday fiyatları yüzde 0,8 yükseldi. Enerji maliyetlerindeki artış ve Hürmüz Boğazı&#39;ndaki kriz nedeniyle yükselen gübre fiyatları, çiftçilerin 2026 yılında daha az gübre gerektiren ürünlere yöneleceği beklentisini doğurarak buğday fiyatlarını destekledi.Bitkisel Yağ Fiyat Endeksi, nisanda yüzde 5,9 artarak son 21 ayın zirvesine ulaştı. Palmiye, soya, ayçiçeği ve kolza yağı fiyatlarındaki artışta yükselen ham petrol fiyatlarının biyoyakıt talebini tetiklemesi temel etken oldu.Palmiye yağı, Güneydoğu Asya&#39;daki üretim düşüşü endişeleriyle üst üste beşinci ayda da değer kazandı.FAO Et Fiyat Endeksi, nisan ayında yüzde 1,2 artışla tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Brezilya&#39;da kesime hazır sığır arzındaki kısıtlılık, dünya sığır eti fiyatlarını zirveye taşıdı.Tahıl ve yağların aksine, Şeker Fiyat Endeksi nisanda yüzde 4,7 geriledi. Bu düşüşte, Çin ve Tayland&#39;daki pozitif üretim beklentileri ile dünyanın en büyük üreticisi Brezilya&#39;da hasadın başlaması etkili oldu.FAO Süt Ürünleri Endeksi ise Avrupa ve Okyanusya&#39;daki yüksek üretim kapasitesinin etkisiyle yüzde 1,1 azaldı.- FAO, küresel tahıl üretimi tahminini yükselttiFAO, küresel üretim, tüketim, ticaret ve stok eğilimlerine ilişkin değerlendirme ve tahminlerin yer aldığı Tahıl Arz ve Talep Özeti Raporu&#39;nu da yayımladı.Örgüt, 2025 yılı küresel tahıl üretim tahminini bir önceki yıla göre yüzde 6 artırarak 3 milyar 40 milyon metrik tonla rekor seviyeye yükseltti. Bu revizyon, 2025/26 dönemi için dünya genelinde arz durumunun büyük ölçüde olumlu seyredeceğine dair göstergeleri güçlendirdi.- 2026 buğday üretimi için &#34;Hürmüz Boğazı&#34; uyarısıRaporda, 2026 yılı rekolte beklentilerine ilişkin bilgi verilirken, dünya buğday üretimi tahmininin 817 milyon tona düşürüldüğü belirtildi. Geçen yıla göre yaklaşık yüzde 2&#39;lik bir gerilemeye işaret eden bu tahmine rağmen üretimin son 5 yılın ortalamasının üzerinde kalması bekleniyor.FAO raporunda, Hürmüz Boğazı&#39;nın kapalı olmasının enerji ve gübre maliyetlerini yukarı çektiği de ifade edildi. Bu durumun buğday üretimindeki belirsizlikleri ve riskleri tetiklemeyi sürdüreceği kaydedildi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 09 May 2026 08:13:42 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[TÜGİS'ten gıda etiketleri kapsamında önemli çağrı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tugisten-gida-etiketleri-kapsaminda-onemli-cagri-5172/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tugisten-gida-etiketleri-kapsaminda-onemli-cagri-5172/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F344F4-F8BF6F-05D522-B8DA26-80C32E-692C6F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Gıda güvenliği ve sürdürülebilir tüketim konusunda toplumsal bilinçlenmenin önemine vurgu yapan TÜGİS (Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası), tüketicilerin etiket bilgilerini doğru okuyabilmesinin günümüzün en önemli gıda okuryazarlığı başlıklarından biri olduğuna&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F344F4-F8BF6F-05D522-B8DA26-80C32E-692C6F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Gıda güvenliği ve sürdürülebilir tüketim konusunda toplumsal bilinçlenmenin önemine vurgu yapan TÜGİS (Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası), tüketicilerin etiket bilgilerini doğru okuyabilmesinin günümüzün en önemli gıda okuryazarlığı başlıklarından biri olduğuna dikkat çekiyor.&nbsp;Gıda israfını azaltmanın yolu etiketi doğru okumaktan geçiyorGıda israfının ekonomik, çevresel ve kamuoyunu ilgilendiren boyutları olduğunu belirten&nbsp; Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, gıda etiketlerinde yer alan tarih ifadelerinin doğru anlaşılmasının hem tüketici sağlığı hem de sürdürülebilirlik açısından büyük önem taşıdığının altını çizdi.Tarladan fabrikaya, laboratuvar araştırmalarından enerji kaynaklarının kullanımına kadar birçok aşamadan geçerek üretilen gıdanın israf edilmesinin ve kullanılabilir haldeyken çöpe gitmesinin ciddi bir kaynak kaybı oluşturduğunu kaydeden Sidar, kamuoyunda sıkça karıştırılan 'Son Tüketim Tarihi' ve 'Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi' kavramlarına ilişkin toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini ifade etti."Tavsiye edilen tüketim tarihi ürünün tüketilebilir niteliğini vurgular""Belirli ürün gruplarında yer alan 'Son Tüketim Tarihi', gıda güvenliği açısından kritik bir eşik olarak kabul edilir ve bu tarihin aşılması sağlık riski doğurabilir" diyen Kaan Sidar, "Özellikle et, süt ve soğuk zincirde muhafaza edilmesi gereken ürünlerde tüketim tarihine hassasiyetle uyulması gerekiyor. 'Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi' ise daha çok gıdanın tat, aroma, kıvam ve benzeri kalite unsurlarının ideal seviyede korunduğu süreyi ifade eder. Uygun koşullarda depolanan bazı ambalajlı kuru gıdalar, bu tarihin ardından da tüketilebilir niteliğini koruyabilir. Bu noktada ürünün doğru koşullarda saklanmış olması, ambalajının zarar görmemesi ve herhangi bir bozulma emaresi taşımaması temel kriter olarak öne çıkar" ifadelerini kullandı."Gıda güvenliği ve israfla mücadele birlikte ele alınmalı"Birçok ülkede ürün etiketleri konusunda farkındalık çalışmaları yürütüldüğünü ifade eden Sidar, bu çalışmaların temelinde hem halk sağlığını koruma hem de önlenebilir israfın azaltılması hedefinin bulunduğunu söyledi. Türkiye'de de Tarım ve Orman Bakanlığı'nın toplumu bilgilendirmeye yönelik faaliyetleri hassasiyetle yürüttüğünü belirten Sidar, "TÜGİS olarak, tüketicilerin ürün etiketlerini daha bilinçli okumasını destekleyen bu uygulamaları son derece değerli buluyoruz" dedi.Yanlış yorumlanan tarih bilgilerinin ciddi miktarda gıdanın kullanılmadan çöpe gitmesine neden olduğuna dikkat çeken Sidar, "Üretilen her gıda; su, enerji, tarımsal emek ve ekonomik kaynak kullanılarak sofralara ulaşıyor. Bu nedenle güvenli şekilde değerlendirilebilecek ürünlerin gereksiz yere israf edilmemesi büyük önem taşıyor" dedi.TÜGİS'ten tüketicilere bilinçli tüketim çağrısıTüketicilerin gıda güvenliği konusunda daha bilinçli hareket edebilmesi adına bazı temel kavramların önemine işaret eden Sidar, "Ürün ambalajlarında yer alan tarih ifadelerinin birbirinden farklı anlamlar taşıdığının bilinmesi gerekiyor. Gıdalar önerilen muhafaza koşullarında saklanmalı; ambalajı zarar görmüş, görünüm, tat veya koku açısından bozulma işareti taşıyan ürünler tercih edilmemeli. Kalite kriterleri ile gıda güvenliği arasındaki ayrımın bilinmesi, hem tüketicilerin korunmasına hem de kaynakların daha verimli kullanılmasına katkı sağlayacaktır" şeklinde konuştu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 08 May 2026 10:19:59 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Un sektörü savaşa rağmen üretim ve ihracatını sürdürdü]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/un-sektoru-savasa-ragmen-uretim-ve-ihracatini-surdurdu-1945/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/un-sektoru-savasa-ragmen-uretim-ve-ihracatini-surdurdu-1945/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_340521-5C9EF6-91E3A1-C663D0-444349-76AEF7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çakmak, AA muhabirine, un sektörü üretim ve ihracat verileri ile piyasadaki son gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu.Un sektörü olarak ürün ve pazar çeşitliliğini geliştirmek için çalıştıklarını anlatan Çakmak, bu doğrultuda teknolojiyi takip ettiklerini ve kaliteyi her&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_340521-5C9EF6-91E3A1-C663D0-444349-76AEF7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çakmak, AA muhabirine, un sektörü üretim ve ihracat verileri ile piyasadaki son gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu.Un sektörü olarak ürün ve pazar çeşitliliğini geliştirmek için çalıştıklarını anlatan Çakmak, bu doğrultuda teknolojiyi takip ettiklerini ve kaliteyi her geçen gün daha da fazla yükseltmeye gayret ettiklerini söyledi.Üretim ve ihracat verileri hakkında bilgi veren Çakmak, &#34;Geçen yıl nisan ayında 156 bin ton un ihracatı gerçekleştiren un sanayicisi, 2026 nisan ayında savaş, bölge ülkelerindeki ekonomik sıkıntılar ve ticarette korumacılık eğilimlerindeki artışa rağmen, ihracatını yüzde 37&#39;lik yükselişle miktar bazında 215,8 bin tona çıkardı. Daha da önemlisi, geçtiğimizin yılın nisan ayında 59 milyon dolar olarak gerçekleşen ihracatın, bu yılın aynı döneminde 80 milyon dolara çıkması.&#34; diye konuştu.- &#34;İnanılmaz denilen hedefleri gerçekleştirebiliriz&#34;Çakmak, 2026 yılının ilk 4 ayında, 260 milyon dolar değerinde, 713 bin tonluk un ihracatı gerçekleştirdiklerini aktardı.Savaş ve maliyetler, hedeflerini etkilese de un sektörü üyeleri olarak çok çalıştıklarını dile getiren Çakmak, &#34;Biz, 2026 yılı için 3 milyon tonluk ihracat miktarına ulaşabileceğimizi, hatta bunu da aşabileceğimizi biliyoruz. 3,6 milyon tona ulaştığımız yılı hatırlıyoruz. Kendi ayağımıza basmazsak, kalite ve tecrübemizle rekabet edecek rakip olmadığını da sahada görüyoruz. İhracata yönelik ek adımlarla, inanılmaz denilen hedefleri gerçekleştirebiliriz.&#34; ifadelerini kullandı.Un sektörünün, uzun vadeli hedeflerine değinen Çakmak, 12 milyon tonluk dünya ihracat pazarındaki paylarını yüzde 25&#39;in üzerine çıkarmayı amaçladıklarını vurguladı. Tecrübe, kalite, kapasite ve uygun fiyat politikası ile bu hedefe ulaşabileceklerini, hatta aşabileceklerini belirten Çakmak, siyasi adımlar ve kamu destekleriyle, Afrika ve Arap pazarlarında dahi Mısır, Rusya gibi maliyet avantajlı ülkelerle rekabet edebileceklerini kaydetti.- &#34;Enflasyonla mücadeleye katkı vermeye devam edeceğiz&#34;Çakmak, işçilik, navlun gibi maliyetlerdeki yükselişe dikkati çekerek, &#34;Özellikle işçilik maliyetlerimiz, neredeyse Avrupa Birliği ülkeleri seviyesine geldi. Maliyet olarak bizden çok çok avantajlı ülkeler var. Bu avantajlarını kullanarak, bize rekabet üstünlüğü sağlıyorlar. Örneğin Mısır, maliyet avantajının yanı sıra, Afrika ve Arap ülkelerinin aralarında uyguladığı gümrük birliğini de avantaja çeviriyor. Gümrük vergilerinden de muaf olunca rekabet gücü daha da artıyor. Ama un sektöründe Mısır&#39;da yatırım planlayan bir yatırımcımızın olduğunu duymadım, olacağını da sanmıyorum. Sektör olarak bölgelerimize çok ciddi teknolojik yatırımlar yaptık ve bu yatırımları korumaya ve geliştirmeye odaklıyız.&#34; şeklinde konuştu.Un sanayicilerinin, geçen yıl fiyat artışını, genel enflasyon seviyesinin yaklaşık 10 puan altında tuttuğunun ve enflasyonla mücadeleye destek verdiğinin altının çizen Çakmak, 2026&#39;da da enflasyonun altında fiyat artışlarıyla, enflasyonla mücadeleye katkı vermeye devam edeceklerini belirtti.Çakmak, Irak pazarında yaşanan ihracat düşüşüne de değinerek, &#34;Irak&#39;ta Türk ununa karşı yapılan müdahalelerin ve keyfi uygulamaların sona ermesini istiyoruz. Bu keyfi uygulamaların son bulmasıyla Irak pazarını yeniden kazanacağımızı biliyoruz. Gana, Somali, Küba, Endonezya ve bazı Afrika ülkelerinde kaydedilen artışlar, alternatif pazarlardaki güçlü konumumuzu destekledi. Yüksek kalite ve spesifik ürünlerimiz nedeniyle ABD'ye dahi un ihracatı gerçekleştiriyoruz.&#34; değerlendirmesinde bulundu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 06 May 2026 09:34:04 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bellini'nin yeni menüsü baharın tazeliği ile buluşuyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/bellininin-yeni-menusu-baharin-tazeligi-ile-bulusuyor-3905/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/bellininin-yeni-menusu-baharin-tazeligi-ile-bulusuyor-3905/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D12929-B6B672-4A8976-847ABB-C454DD-DE9718.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mevsimin en taze içerikleriyle hazırlanan bu özel menü, lezzet tutkunlarına zarif ve özgün bir deneyim sunuyor. Sicilyalı deneyimli danışman şef Giovanni Vaccaro'nun imzasını taşıyan yeni menü; mevsimin en taze ürünlerini, İtalyan mutfağının lezzetiyle buluşturarak ustalıkla&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D12929-B6B672-4A8976-847ABB-C454DD-DE9718.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mevsimin en taze içerikleriyle hazırlanan bu özel menü, lezzet tutkunlarına zarif ve özgün bir deneyim sunuyor. Sicilyalı deneyimli danışman şef Giovanni Vaccaro'nun imzasını taşıyan yeni menü; mevsimin en taze ürünlerini, İtalyan mutfağının lezzetiyle buluşturarak ustalıkla işlenmiş bir gastronomi deneyimine dönüştürüyor.Çırağan Sarayı'nın efsanevi lezzet duraklarından Bellini; klasik bir İtalyan restoranının ötesinde, sarayın içinde sıcak ve konforlu bir ortamda misafirlerine lüks bir trattoria deneyimi sunuyor. Yüksek tavanlar, gösterişli kristal avizeler, Boğaz manzaralı büyük camlar, el boyaması işlemeli duvarlar ve mavi-beyaz temalı oturma alanları ile Bellini, İstanbul'da akşam yemeklerini unutulmaz bir deneyime dönüştürüyor. Çırağan Palace Kempinski, misafirlerini Bellini'nin büyüleyici atmosferinde İtalyan mutfağının zarafetini keşfetmeye ve eşsiz bir lezzet deneyimi yaşamaya davet ediyor.&nbsp;Bellini'den Bahara Özel Yenilenen İtalyan Lezzetleri&nbsp;Bahara özel hazırlanan yeni menü; Bruschetta, kırmızı meyvelerle zenginleşen Burrata Salatası ve Sicilya esintili patlıcan yorumuyla ferah bir başlangıç yaparken, enfes İtalyan klasikleriyle lezzet şölenini sürdürüyor. Tuna, dana ve ahtapot carpaccio seçenekleri ile klasik Caprese bu ferah seçkiyi tamamlıyor. Sarayın içinde yer alan makarna odasında taptaze üretilen makarna çeşitleri farklı sos alternatifleriyle birlikte sunuluyor. Deniz mahsulleriyle hazırlanan Girasole, ricotta ve mantarlı Fagottini ile trüf aromalı Ravioli, klasik tarifleri çağdaş yorumlarla sunarken; Istakoz ve Safranlı Risotto ile Karidesli Gnocchi öne çıkan lezzetler arasında yer alıyor. Ana yemeklerde Bonfile Tagliata, Tavuk Milanese ve Kuzu Pirzola gibi klasikler; Izgara Levrek ve Fritto Misto ile dengeli bir seçki oluşturuyor. Patlıcan Parmigiano ise menünün zamansız tatları arasında öne çıkıyor. Taş fırından çıkan focaccia ve pizzalar ise menüyü tamamlayan klasik bir dokunuş sunuyor. Calzone, Deniz Mahsulleri Pizza ve klasik Margherita, paylaşım kültürünü yansıtan seçenekler arasında yer alıyor.&nbsp;Tatlılarda ise İtalyan klasiği Tiramisu, orman meyveleriyle hazırlanan Panna Cotta ve kırmızı meyvelerle eşleşen Sabayon öne çıkıyor. Klasik Cannoli, Antep Fıstıklı Semifreddo, Böğürtlenli Kek ve dondurma çeşitleri ise menüyü hem hafif hem de rafine bir finalle tamamlıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 06 May 2026 02:56:02 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yemeksepeti'nden sektörde bir ilk]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/yemeksepetinden-sektorde-bir-ilk-2269/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/yemeksepetinden-sektorde-bir-ilk-2269/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9BF21E-184EA5-C700DE-4F04F9-05CE4A-D166AC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin En Sevilen* ve En Teknolojik** Online Yemek Sipariş Markası Yemeksepeti, kullanıcı deneyimini zenginleştirirken iş ortağı ağının sürdürülebilir büyümesini destekleyecek yeni nesil premium üyelik programı Ypro'yu hayata geçirdiğini duyurdu. 27 Nisan 2026 itibarıyla tüm&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9BF21E-184EA5-C700DE-4F04F9-05CE4A-D166AC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin En Sevilen* ve En Teknolojik** Online Yemek Sipariş Markası Yemeksepeti, kullanıcı deneyimini zenginleştirirken iş ortağı ağının sürdürülebilir büyümesini destekleyecek yeni nesil premium üyelik programı Ypro'yu hayata geçirdiğini duyurdu. 27 Nisan 2026 itibarıyla tüm kullanıcılara sunulan Ypro, Türkiye'de yemek, market ve mahalle esnafı siparişlerini tek bir abonelik çatısı altında toplayan ilk sistem olarak sektörde yeni bir dönem başlatıyor.Tüketici faydasını merkeze alarak tasarlanan Ypro, sıfır teslimat ücreti, ayrıcalıklı indirimler ve öncelikli müşteri hizmetleri sunarak çevrimiçi sipariş deneyimini baştan tanımlıyor.Tüketiciler için maksimum tasarruf ve öncelikli deneyim&nbsp;Ypro, kullanıcıların sipariş süreçlerini daha ekonomik ve verimli hale getiren bir dizi yenilikçi avantajla birlikte geliyor:•	Sınırsız ücretsiz teslimat: "Hızlı ticarette ücretsiz teslimat" konseptini baştan tanımlayan bu özellikle Ypro üyeleri, herhangi bir sipariş adedi sınırı olmaksızın, platform üzerindeki tüm restoran, market ve mahalle siparişlerinde kurye ve teslimat ücretinden tamamen muaf tutuluyor.&nbsp;•	Farklı kampanyaları aynı anda kullanabilme: Tüketicilere sunulan en büyük yeniliklerden biri olan bu esnek modelde kullanıcılar, Yemeksepeti'nin genel sepet ve lezzet kuponları ile restoranların yalnızca Ypro üyelerine sunduğu özel indirimleri tek bir siparişte birleştirerek sepet tutarlarında daha yüksek oranlarda tasarruf elde edebiliyorlar.•	Sadece Ypro üyelerine özel fırsatlar: Platform hizmet ücretlerinde uygulanan indirimlerin yanı sıra, platformun en seçkin restoranları yalnızca Ypro üyelerinin erişebildiği özel fiyatlandırmalar ve fırsat menüleri sunuyor.•	Müşteri hizmetlerinde öncelik: Hem Yemeksepeti kuryeli hem de restoran kuryeli siparişlerde, Ypro üyeleri bekleme süresi olmaksızın en hızlı canlı destek hizmetinden faydalanıyor.Önümüzdeki dönemde hayata geçirilecek farklı marka iş birlikleriyle, Ypro üyeleri için yaşamın diğer alanlarında da ayrıcalıklı fırsatların kapıları aralanacak.&nbsp;Yemeksepeti iş ortakları için seçkin bir vitrin olan Ypro, sadece tüketiciler için değil, restoran ve esnaf için de premium bir ağ yaratıyor. Ypro etiketine sahip olmak, iş ortaklarını platformun en sadık müşteri kitlesiyle buluşturan özel bir prestij sembolü olarak konumlanıyor."Tüm paydaşların büyüdüğü bir değer zinciri inşa ediyoruz"&nbsp;Ypro'nun hızlı ticaret sektöründe yaratacağı dönüşüme ve yerel ekonomiye katkı potansiyeline dikkat çeken Yemeksepeti CEO'su Oytun Çalapöver, modelin vizyonunu şu sözlerle ifade etti: "Yemeksepeti olarak çeyrek asırdır ülkemizde hızlı ticaretin ve dijitalleşmenin öncülüğünü üstleniyoruz. Hızlı ticaret ve ücretsiz teslimat kavramlarını kusursuz biçimde bir araya getiren vizyonumuzun en güçlü yansıması olan Ypro ile sıradan bir abonelik modelinin ötesine geçiyor; tüketicilerimiz, iş ortaklarımız ve yerel ekonomi için kusursuz bir 'kazan-kazan' ekosistemi inşa ediyoruz. İş ortaklarımıza, platformumuzdaki en sık ve en yüksek sepet tutarıyla sipariş veren kullanıcı kitlesine doğrudan ulaşma imkânı tanıyarak onların kalıcı büyümesine katkı sağlıyoruz. Geliştirdiğimiz bu modeli, müşteri sadakatini merkeze alırken sektörün toplam hacmini genişletecek vizyoner bir adım olarak görüyoruz."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 06 May 2026 02:24:39 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Gıda enflasyonu yüksek seyrini koruyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gida-enflasyonu-yuksek-seyrini-koruyor-1295/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gida-enflasyonu-yuksek-seyrini-koruyor-1295/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FF2ACC-4C6B45-E184A7-EA54AB-20B2BE-0935BD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Verilere göre Türkiye'de gıda enflasyonu 2004-2026 döneminde ortalama yüzde 20,68 seviyesinde gerçekleşti. Ancak son yıllarda yaşanan kur hareketleri, üretim maliyetlerindeki artış, enerji giderleri ve tarımsal üretimde yaşanan sorunlar fiyat artışlarını daha da hızlandırdı. Gıda&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FF2ACC-4C6B45-E184A7-EA54AB-20B2BE-0935BD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Verilere göre Türkiye'de gıda enflasyonu 2004-2026 döneminde ortalama yüzde 20,68 seviyesinde gerçekleşti. Ancak son yıllarda yaşanan kur hareketleri, üretim maliyetlerindeki artış, enerji giderleri ve tarımsal üretimde yaşanan sorunlar fiyat artışlarını daha da hızlandırdı. Gıda enflasyonu Kasım 2022'de yüzde 102,55 ile tarihi zirvesine ulaşırken, en düşük seviye ise Nisan 2016'da yüzde 1,38 olarak kaydedildi.Ekonomistler, son dönemde enflasyonda baz etkisiyle kısmi bir yavaşlama görülmesine rağmen gıda tarafındaki yapısal sorunların devam ettiğini belirtiyor. Özellikle tarımda girdi maliyetlerinin yüksek seyretmesi, lojistik giderleri ve iklim kaynaklı üretim sorunları fiyatlar üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Sebze, meyve, et ve süt ürünlerinde yaşanan fiyat artışları vatandaşın alım gücünü doğrudan etkiliyor.Uluslararası veri ve analiz platformu Trading Economics'in tahminlerine göre Türkiye'de gıda enflasyonunun bu çeyrek sonunda yüzde 33 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor. Uzun vadeli projeksiyonlarda ise 2027 yılında yüzde 27, 2028 yılında ise yüzde 20 seviyelerine doğru bir gerileme öngörülüyor. Ancak uzmanlar, kalıcı düşüş için yalnızca para politikasının yeterli olmayacağını, tarım üretimini artıracak yapısal reformların kritik önem taşıdığını vurguluyor.Ekonomi çevreleri, gıda fiyatlarındaki yüksek seyrin özellikle sabit gelirli kesimler üzerindeki etkisinin daha ağır hissedildiğini ifade ediyor. Artan mutfak harcamaları nedeniyle hane halkı bütçesinde gıdanın payı yükselirken, tüketici davranışlarında da önemli değişimler yaşanıyor. Daha ucuz ürünlere yönelim, porsiyon küçültme ve temel ihtiyaç dışındaki harcamaların ertelenmesi dikkat çeken eğilimler arasında yer alıyor.Uzmanlara göre önümüzdeki dönemde iklim koşulları, döviz kuru hareketleri ve tarımsal üretim politikaları gıda fiyatlarının yönünü belirleyen en önemli başlıklar olacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 06 May 2026 02:02:50 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kırmızı et üretimi 2025'te 1,9 milyon ton oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kirmizi-et-uretimi-2025te-19-milyon-ton-oldu-909/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kirmizi-et-uretimi-2025te-19-milyon-ton-oldu-909/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CD1536-DF14DA-5734BB-45D698-D1C2BB-957C6C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin kırmızı et üretim istatistiklerini açıkladı.Buna göre, 2024&#39;te 2 milyon 105 bin 895 ton olan kırmızı et üretimi, 2025&#39;te yüzde 10,5 azalarak 1 milyon 885 bin 130 ton olarak hesaplandı.Geçen yıl, 2024&#39;e göre sığır eti&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CD1536-DF14DA-5734BB-45D698-D1C2BB-957C6C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin kırmızı et üretim istatistiklerini açıkladı.Buna göre, 2024&#39;te 2 milyon 105 bin 895 ton olan kırmızı et üretimi, 2025&#39;te yüzde 10,5 azalarak 1 milyon 885 bin 130 ton olarak hesaplandı.Geçen yıl, 2024&#39;e göre sığır eti üretimi yüzde 11,5 azalışla 1 milyon 313 bin 7 ton, koyun eti üretimi yüzde 8,1 gerilemeyle 509 bin 539 ton, keçi eti üretimi yüzde 8,8 düşüşle 90 bin 744 ton, manda eti üretimi ise yüzde 6,3 azalışla 12 bin 909 ton oldu.Son 10 yıla ilişkin kırmızı et üretim tahminleri incelendiğinde, toplam kırmızı et üretiminin 2016 yılında 1 milyon 303 bin 648 ton iken, 2025 yılında 1 milyon 885 bin 130 tona ulaştığı görüldü.2025&#39;te kırmızı et üretiminin yüzde 69,7&#39;sini sığır eti, yüzde 24,9&#39;unu koyun eti, yüzde 4,8&#39;ini keçi eti ve yüzde 0,7&#39;sini manda eti oluşturdu.Kırmızı et üretim tahmini, Tarımsal İşletmelerde Hayvansal Üretim Araştırması&#39;ndan elde edilen demografik verilere dayalı olarak belirlenen &#34;kasaplık güç oranı&#34; ile hesaplanan &#34;iç popülasyondan kesilen hayvan sayısı&#34; ile &#34;ithalattan kesilen hayvan sayısı&#34;nın ortalama karkas ağırlıkları ile çarpılması suretiyle elde ediliyor.2020-2025 dönemine ilişkin kırmızı et üretim miktarları şöyle:YılÜretim Miktarı (ton)20201.785.95220211.952.03820222.191.62520232.384.04720242.105.89520251.885.130]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 05 May 2026 10:41:02 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[2025'te 21 milyon 379 bin ton çiğ süt üretildi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/2025te-21-milyon-379-bin-ton-cig-sut-uretildi-8316/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/2025te-21-milyon-379-bin-ton-cig-sut-uretildi-8316/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AA033C-45C11B-2E552A-AEF6D7-7604F7-1B71DD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin çiğ süt üretim istatistiklerini açıkladı.Buna göre, 2024&#39;te 22 milyon 487 bin 757 ton olan çiğ süt üretim tahmini, 2025&#39;te yüzde 4,9 azalarak 21 milyon 379 bin 88 tona geriledi. Bir önceki yıla göre inek sütü üretimi&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AA033C-45C11B-2E552A-AEF6D7-7604F7-1B71DD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin çiğ süt üretim istatistiklerini açıkladı.Buna göre, 2024&#39;te 22 milyon 487 bin 757 ton olan çiğ süt üretim tahmini, 2025&#39;te yüzde 4,9 azalarak 21 milyon 379 bin 88 tona geriledi. Bir önceki yıla göre inek sütü üretimi yüzde 4, manda sütü üretimi yüzde 33, koyun sütü üretimi yüzde 11,9 ve keçi sütü üretimi yüzde 29,8 azaldı.Geçen yıl çiğ süt üretiminin yüzde 94,5&#39;ini inek sütü, yüzde 3,7&#39;sini koyun sütü, yüzde 1,6&#39;sını keçi sütü ve yüzde 0,2&#39;sini manda sütü oluşturdu.Tarımsal işletmelerce 2025&#39;te üretilen çiğ sütün yüzde 60,9&#39;u süt toplama merkezlerine ve süt işleme tesislerine, yüzde 17,1&#39;i ise doğrudan tüketiciye veya sokak sütçüsü, tüccar, pastane, dondurmacı vb. yerlere satıldı.Üretilen çiğ sütün yüzde 14,1&#39;i &#34;hane halkı&#34; niteliğindeki tarımsal işletmeler tarafından süt ürünü üretmek için kullanıldı.Sağıldıktan sonra hayvan besleme amacıyla kullanılan çiğ süt oranı yüzde 4,8, hanede tüketilen ve ücretsiz olarak verilen çiğ süt oranı yüzde 1 olarak kayıtlara geçti.Üretim ve işleme sürecinde meydana gelen kayıplar, toplam üretimin yüzde 0,1&#39;ini oluştururken, kullanım alanı bilinmeyen çiğ süt oranı ise yüzde 2 olarak hesaplandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 05 May 2026 10:19:07 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Çikolata, estetik ve kadınlık bir arada]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/cikolata-estetik-ve-kadinlik-bir-arada-1199/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/cikolata-estetik-ve-kadinlik-bir-arada-1199/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D21944-7EE67A-9BA37A-B0E72E-49A5ED-43F760.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />3 Event House çatısı altında gerçekleşen bu özel buluşmada, estetik dünyasının başarılı ismi Alp Mamak ile "Estetik, Doğallık ve Kadın Olmak" üzerine ilham veren bir söyleşi gerçekleştirildi.Etkinliğin açılışında konuşan Nalan Demir, kakao çekirdeğinden tablete uzanan&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D21944-7EE67A-9BA37A-B0E72E-49A5ED-43F760.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />3 Event House çatısı altında gerçekleşen bu özel buluşmada, estetik dünyasının başarılı ismi Alp Mamak ile "Estetik, Doğallık ve Kadın Olmak" üzerine ilham veren bir söyleşi gerçekleştirildi.Etkinliğin açılışında konuşan Nalan Demir, kakao çekirdeğinden tablete uzanan katkısız çikolata yolculuklarını 3 Event House ile farklı bir boyuta taşıdıklarını belirterek; kadınlara özel kültür-sanat atölyeleri, samimi sohbetler ve yoga buluşmalarıyla güçlü bir yaşam alanı oluşturduklarını vurguladı. Anneler Günü'ne özel bu anlamlı etkinlikte ise kadın olmanın doğallığı ve estetik bakış açısı üzerine özel bir sohbet gerçekleştirdiklerini ifade etti.Keyifli ve samimi atmosferde gerçekleşen söyleşide Alp Mamak, estetik ve doğallık dengesine dair önemli bilgiler paylaşırken, katılımcı hanımlardan gelen soruları da içtenlikle yanıtladı. İlham veren bu buluşma, kadınların kendilerine dair farkındalıklarını artıran özel anlara sahne oldu.Etkinlik boyunca davetliler, 3 Chocolate'ın imza lezzetlerini deneyimleme fırsatı bulurken; tat, sohbet ve ilham dolu bu özel gün, katılımcıların hafızalarında unutulmaz bir iz bıraktı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 05 May 2026 02:45:28 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kadim Kahve ev sahipliğinde gerçekleştirildi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kadim-kahve-ev-sahipliginde-gerceklestirildi-2819/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kadim-kahve-ev-sahipliginde-gerceklestirildi-2819/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7F0F79-EADD84-E512F0-E2DC28-52D018-D714A3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türk mutfağının köklü geçmişini günümüze taşıyan ve yüzyıllar öncesine uzanan lezzetleri bir araya getiren "Turan Yemekleri Günü", kadim bir kültürün sofradaki hafızasını yeniden canlandırdı. Gastronomi ile kültürel mirası buluşturan bu özel gün, Türk yemek geleneğinin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7F0F79-EADD84-E512F0-E2DC28-52D018-D714A3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türk mutfağının köklü geçmişini günümüze taşıyan ve yüzyıllar öncesine uzanan lezzetleri bir araya getiren "Turan Yemekleri Günü", kadim bir kültürün sofradaki hafızasını yeniden canlandırdı. Gastronomi ile kültürel mirası buluşturan bu özel gün, Türk yemek geleneğinin derinliğini ve sürekliliğini görünür kılan anlamlı bir buluşma niteliği taşıdı.Türk Devletleri Teşkilatı üyeleri Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ile gözlemci üyeler Türkmenistan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ülkeleriyle birlikte tarihteki 16 Büyük Türk Devleti'nden ilham alınarak şekillenen etkinlik, geniş Türk coğrafyasının ortak kültürel değerlerini mutfak üzerinden yeniden hatırlattı.KADİM KAHVE EV SAHİPLİĞİNDE GERÇEKLEŞTİİstanbul'un tarihi dokusuyla öne çıkan semtlerinden Üsküdar'da yer alan Kadim Kahve ev sahipliğinde düzenlenen organizasyonda, Orta Asya'dan Anadolu'ya uzanan geniş Türk coğrafyasının mutfak birikimi aynı sofrada buluştu. Yüzyıllar boyunca Türk topluluklarının gündelik yaşamında yer etmiş yemekler, özgün tarifleri ve taşıdıkları kültürel anlamlarla misafirlere sunuldu.&nbsp;Etkinlikte; Nevruz Çorbası ve Bavırsak, Bal Bavır ve Cenekey Salatası, Kremalı Dana Ciğer Kavurması ve Kaymaklı Beyaz Lahana Salatası ve Beş Parmak ikram edildi. Ayrıca yemek sonrasında Rişte Baklavası, Jent ve Firni tatlıları misafirlerin beğenisine sunuldu.TÜRK GASTRONOMİSİNİN LEZZET KÖPRÜSÜ"Turan Yemekleri Günü", yalnızca lezzetlerin paylaşımıyla sınırlı kalmayarak aynı zamanda bir kültür aktarımının güçlü ifadesi oldu. Her bir yemek, geçmişten bugüne uzanan bir hikâyeyi temsil ederken; mutfak geleneğinin toplumsal hafızadaki yeri bir kez daha vurgulandı. Bu yönüyle etkinlik, Türk mutfağının yalnızca bugünün değil, geleceğin de önemli bir parçası olduğunu ortaya koydu.YEMEK KÜLTÜRÜ, MİLLETLERİN HAFIZASIDIRKadim Kahve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Abdullah Gölbaşı etkinlik kapsamında yaptığı açıklamada, "Turan Yemekleri Günü ile amacımız; Türk milletinin asırlardır yaşattığı mutfak kültürünü yeniden görünür kılmak, ortak tarihimizin sofradaki izlerini gelecek nesillere aktarmak ve kardeş coğrafyalar arasındaki gönül bağını güçlendirmektir. Yemek kültürü, milletlerin hafızasıdır. Biz de bu hafızayı yaşatmak ve geleceğe taşımak için bu organizasyonu gelenekselleştirmeyi hedefliyoruz." ifadelerini kullandı.GEÇMİŞİN MİRASI, GELECEĞE TAŞINDIBu anlamlı girişim, Türk yemek kültürünün daha geniş kitleler tarafından tanınmasına katkı sunarken; kadim tariflerin korunması ve yaşatılması konusunda güçlü bir farkındalık oluşturdu. "Turan Yemekleri Günü", yüzyıllardır süregelen mutfak mirasının geleceğe taşınmasında önemli bir adım olarak dikkat çekti ve bu zengin kültürün önümüzdeki yüzyıllara aktarılmasına katkı sundu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 05 May 2026 02:27:17 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Anadolu buğdayını dünyaya ulaştırıyoruz"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/anadolu-bugdayini-dunyaya-ulastiriyoruz-7017/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/anadolu-bugdayini-dunyaya-ulastiriyoruz-7017/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E1FD0C-402A5F-F71240-5000E7-0DC0C7-0C83D9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin lider un üreticisi olan Eksun Gıda, Konya'daki üretim tesisinde gıda ve gastronomi alanlarında faaliyet gösteren basın mensuplarını ağırladı. Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO'su Hasan Abdullah Özkan'ın ev sahipliğinde düzenlenen programda şirketin Tekirdağ ve Konya'daki&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E1FD0C-402A5F-F71240-5000E7-0DC0C7-0C83D9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin lider un üreticisi olan Eksun Gıda, Konya'daki üretim tesisinde gıda ve gastronomi alanlarında faaliyet gösteren basın mensuplarını ağırladı. Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO'su Hasan Abdullah Özkan'ın ev sahipliğinde düzenlenen programda şirketin Tekirdağ ve Konya'daki üretim yapılanması, son dönem yatırımları, Ar-Ge çalışmaları ve un sanayisinin dünya piyasalarındaki görünümü ele alındı."Üretimde %100 temiz enerjiye geçiyoruz"&nbsp;Sözlerine üretim gücüne yaptıkları yatırımın yanı sıra çevresel sorumluluk anlayışıyla da sektörde fark yarattıklarının altını çizerek başlayan Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO'su Hasan Abdullah Özkan şunları söyledi:"Türkiye'nin öncü perakende un üreticisi olarak üretim tesislerimizin enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla teşvik belgelerini aldığımız İzmir'de toplam 18,9 MW'lık kapasiteye sahip rüzgar enerjisi santrallerimizin (RES) yapımına başladık. Santrallerimizin tamamlanmasıyla birlikte şirketimizin tüm üretim süreçlerinde yenilenebilir kaynaklardan elde edilen %100 temiz enerjiyi kullanacağız. Şirket olarak enerji yatırımlarını sürdürülebilirlik odağında şekillendirerek, üretim süreçlerinde de yeşil dönüşümü önceliklendiriyoruz. Hayata geçirdiğimiz santral projelerimiz de bu yaklaşımımızın en somut örneklerinden biri oldu."&nbsp;"FAVÖK tutarında 474 milyon TL'lik artış sağladık"Eksun Gıda'nın 2025 yılı finansal performansına da değinen Özkan, "Net satış hasılatımızı 11,6 milyar TL seviyesinde gerçekleştirdik. Brüt kârımızı bir önceki yıla göre yüzde 20,1 artışla 1,2 milyar TL'ye yükseltirken, brüt kâr marjımızı da yüzde 10,7 seviyesine taşıdık. FAVÖK tutarımızı da bir önceki yıla göre yaklaşık 474 milyon TL artırarak 307,8 milyon TL'ye ulaştırdık. Şüphesiz bu önemli performansımızın arka planında güçlü organizasyon yapımız, sahadaki etkin varlığımız ve veri odaklı dinamik yönetim anlayışımız bulunuyor. Karar alma süreçlerimizi yalnızca ERP tabanlı sistemlerle sınırlamıyor, uçtan uca veri akışı sağlayan dijital altyapımız ve yapay zeka destekli analitik çözümlerimizle destekliyoruz. Bu sayede hızlı ve doğru kararlar alabiliyoruz. Üretimden sevkiyata kadar tüm operasyonlarımızı ölçülebilir ve izlenebilir bir yapı içinde yönetiyoruz. Ayrıca sektörel otoritelerin değerlendirmeleri ve global referans raporlarıyla yaptığımız karşılaştırmalı analizler sayesinde stratejik kararlarımızı çok boyutlu ve güvenilir verilerle şekillendiriyoruz. Güçlü sistem altyapımız, çevik ve dinamik ekip yapımızla birleşerek operasyonel mükemmeliyeti mümkün kılıyor" dedi.Başarılarının temelin yatan diğer bir unsurun ise yetkinliği yüksek, sorumluluk sahibi ve hızlı aksiyon alabilen insan kaynağının olduğuna bağlayan Özkan sözlerine şöyle devam etti:&nbsp;"Ekip arkadaşlarımızı yalnızca süreçlerin bir parçası olarak değil, kurumsal vizyonumuza katkı sağlayan değerli paydaşlar olarak görüyoruz. Bu anlamda sürekli öğrenme ve gelişim odaklı bir kültürümüz bulunuyor."&nbsp;"Depolama kapasitemiz 100 bin tona ulaştı"Şirketin yatırım gündemine ilişkin bilgiler de veren Hasan Abdullah Özkan, sürdürülebilir büyümenin, üretim hacminin yanında tedarik güvenliği, depolama kabiliyeti, enerji verimliliği ve dijital altyapıyla birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekti.Son dönem yatırımları kapsamında Konya fabrikasına entegre edilen 12 yeni un silosuyla şirketin toplam depolama kapasitesinin 100 bin tona ulaştığını ifade eden Özkan, Babaeski Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk A.Ş. için Ticaret Bakanlığı'ndan faaliyet izin belgesi alındığını da hatırlatarak, 34 bin 500 ton kapasiteli lisanslı depo yatırımının tarımsal ürünlerin güvenli, izlenebilir ve standartlara uygun biçimde saklanması açısından önemli bir adım olduğunu belirtti."Sektördeki lider konumumuzu sağlamlaştırıyoruz"Özkan, Eksun Gıda'nın un sanayisinde sahip olduğu üretim disiplini, ihracat kabiliyeti ve sanayi birikimiyle sektördeki lider konumunu sağlamlaştırdığına dikkat çekerek, "Önümüzdeki dönemde de köklü birikimimiz, teknolojik, verimli ve sürdürülebilir yatırım anlayışımızla sektörümüzdeki öncü rolümüzü devam ettireceğiz. Ayrıca bu bilgi ve deneyimimizle bugün ihracatta 20'yi aşan ülke sayısını daha da artırarak Anadolu buğdayını dünyaya ulaştırmaya devam edeceğiz" diye konuştu.&nbsp;Hasan Abdullah Özkan, Eksun Gıda'nın kendi alanında lider markalarından biri olan Sinangil ve Sinangil Gluten YOK ile de 200'ü aşkın ürünü raflara taşıdıklarını sözlerine ekledi.KUTU 1: Türkiye'nin Yeni Ekmeği Konya'da Geliştirildi&nbsp;Eksun Gıda Ar-Ge Merkezi, 2020 yılından bu yana glütensiz un ve ekmek formülasyonları, yeni un çeşitleri, buğday paçallarının optimum karışımları ve farklı pazarlara yönelik unlu mamul geliştirme çalışmaları yürütüyor. Şirket, Ar-Ge faaliyetlerini üniversite iş birlikleriyle desteklerken akademik üretime de katkı sağlıyor. Bu kapsamda Namık Kemal Üniversitesi, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ve Uşak Üniversitesi ile çeşitli bilimsel çalışmalar yürüten Eksun Gıda, son olarak Konya Selçuk Üniversitesi ile yaptığı iş birliğiyle de Konya fabrikasındaki Ar-Ge ve inovasyon süreçlerini geliştirmeyi, öğrencilerin iş hayatına hazırlanmasına katkı sunmayı ve sektör odaklı akademik projeleri desteklemeyi hedefliyor.&nbsp;Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından başlatılan, Sağlık Bakanlığı tarafından desteklenen "Tam Buğday Ekmeği Yaygınlaştırma Kampanyası"nın ilk pilot ili Konya oldu. Kampanya sürecinde Tarım ve Orman Bakanlığı,&nbsp; Konya'daki birçok kuruluşla çalışmalar yaparken, yeni ekmek için Eksun Gıda Konya Fabrikası'nda da Ar-Ge ve deneme çalışmaları yürütüldü. Bakanlık yetkililerinin gözetimi ve koordinasyonunda gerçekleşen ve yaklaşık 1,5 yıl süren çalışmalar boyunca, üretim denemeleri, reçete optimizasyonu, kalite analizleri ve standardizasyon testleri gerçekleştirildi. Pilot uygulama sürecinin ardından, yeni ekmeğin öncelikle kamu kurumlarının yemekhanelerinde kullanıldıktan sonra tüm Türkiye'de yaygınlaştırılması bekleniyor.&nbsp;KUTU 2: Eksun Gıda Türkiye'nin En Değerli Markaları Arasında&nbsp;Uluslararası lider marka değerlendirme kuruluşu Brand Finance tarafından yayımlanan 2025 yılı "Türkiye'nin En Değerli Markaları" listesinde Eksun Gıda da yer aldı. Bu yıl Türkiye'den toplam 125 markanın yer aldığı listede Eksun Gıda ilk kez yer alma başarısı gösterdi. Bu başarı Eksun Gıda'nın markalaşma, operasyonel yetkinlik ve sürdürülebilir büyüme alanlarındaki performansını uluslararası alanda tescillerken, Türk gıda sektörünün küresel rekabette artan gücünü yansıtması adına da önemli bir gelişme oldu.&nbsp;KUTU 3: Eksun Gıda KSS Çalışmalarıyla Topluma Değer KatıyorEksun Gıda bünyesinde faaliyet gösteren Sinangil markası, toplumsal fayda odaklı projelerini farklı hedef gruplara yönelik çok boyutlu çalışmalarla sürdürüyor. Bu kapsamda Hatay'ın İskenderun ilçesinde, Şef Ebru Baybara Demir koordinasyonundaki Gönül Mutfağı iş birliğiyle hayata geçirilen özel atölyede, aşçılık eğitimi alan kadınlara uygulamalı eğitim verilirken kadınların üretime katılımı destekleniyor. Atölye kapsamında kadınların hazırladığı ürünler depremden etkilenen ailelerin sofralarına ulaştırılarak dayanışma sürecine doğrudan katkı sağlanıyor.Şirket, çocuklara yönelik sosyal sorumluluk çalışmalarını da Kalben Derneği iş birliğiyle sürdürerek Balıkesir'deki Kalben Çocuk Köyü projesine destek veriyor. Bu kapsamda 7–12 yaş arası çocuklara yönelik düzenlenen pastacılık atölyelerinde çocuklar hem temel mutfak becerileri kazanıyor hem de yeni yeteneklerini keşfetme imkanı buluyor. Gıda desteği sağlanan bu çalışmalar, çocukların gelişimine katkı sağlarken Eksun Gıda'nın üretim gücünü toplumsal faydayla buluşturan sürdürülebilir yaklaşımını da sahaya yansıtıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 05 May 2026 02:19:55 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Devrekani mantısı, Türkiye genelinden talep görüyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/devrekani-mantisi-turkiye-genelinden-talep-goruyor-8125/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/devrekani-mantisi-turkiye-genelinden-talep-goruyor-8125/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D1902C-7B1E07-FA28A3-4A55B4-6856F3-F1F0D9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tepside kızartıldıktan sonra üzerine tavuk suyu eklenerek pişirilen Devrekani mantısı, bulgurlu başta olmak üzere patatesli ve kıymalı olarak yapılıyor.Genelde evlerde yapılan mantı, Devrekani Girişimci Kadınlar Tarımsal Kalkınma Kooperatifi üyeleri tarafından da hazırlanarak kargo&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D1902C-7B1E07-FA28A3-4A55B4-6856F3-F1F0D9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tepside kızartıldıktan sonra üzerine tavuk suyu eklenerek pişirilen Devrekani mantısı, bulgurlu başta olmak üzere patatesli ve kıymalı olarak yapılıyor.Genelde evlerde yapılan mantı, Devrekani Girişimci Kadınlar Tarımsal Kalkınma Kooperatifi üyeleri tarafından da hazırlanarak kargo ile Türkiye&#39;nin farklı kentlerine gönderiliyor.Devrekani Girişimci Kadınlar Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Neslihan Açar, 2022 yılında 13 kadın olarak bir araya gelerek kooperatifi kurduklarını söyledi.Sayılarını artırmayı planladıklarını belirten Açar, &#34;Yola çıkarken en büyük hedefimiz ev hanımlarımızın ev ekonomisine katkı sağlaması ve birlikte güzel vakit geçirmeleriydi. Bunun yanında Kastamonu yöresine ait yöresel yemeklerimizi insanlara tanıtma hedefindeyiz. Devrekani mantısı, tarhana, pancar pekmezi, kuşburnu marmelatı ve eriştelerimizi duyurmak için yola çıktık.&#34; dedi.Devrekani mantısının diğer mantılardan farkını anlatan Açar, &#34;Türkiye&#39;nin birçok yerinde mantı yapılıyor ama bütün mantılar bildiğim kadarıyla kaynayan suyun içine atılarak haşlanıp pişiriliyor. Bizim mantımızın pişirme şekli farklı. Mantımızın tepsilerde ocak ateşinde çevirerek altını üstünü kızartıyoruz. Kızarttıktan sonra tepsilere tavuk suyu koyarak kaynatıyoruz. Diğerlerinden farkı kızartılarak yapılması. Bu, ayrı bir tat veriyor.&#34; ifadelerini kullandı.- &#34;Gençler, yaşlılardan eski tarifleri öğrenip yapıyor&#34;Devrekani mantısının genellikle bulgurla yapıldığına işaret eden Açar, şöyle devam etti:&#34;Yöremizin mantısının ana özelliği bulgurla yapılmasıdır. Burada siyez buğdayı ekilir. O yüzden eskiden beri siyez bulguruyla yapılır. Son dönemde isteğe göre patatesli ve kıymalı da yapmaya başladık. Ana temamız kızartılarak yapılması. Bu değişmiyor, sadece içindeki bulgur, patates ve kıyma değişebiliyor. Bölgenin kendine özgü yemekleri unutulmasın diye hedeflerimizden biri de kooperatifimizde genç ve ileri yaşlardaki kadınları bir araya getirmek. Gençler, yaşlılardan eski tarifleri öğrenip yapıyor. Eski tarifleri geleceğe taşımak adına bu çok kıymetli. Farklı yaş gruplarını aynı yerde bulundurmak bize ayrı gurur veriyor.&#34;Sosyal medyayı aktif olarak kullandıklarını dile getiren Açar, kooperatif binasındaki satışlarının yanı sıra sosyal medya ve telefon aracılığıyla Türkiye&#39;nin farklı kentlerine satış yaptıklarını söyledi.Kooperatif üyelerinden Ayşe Teryaki ise kooperatifte olmanın kendilerine çok iyi geldiğine dikkati çekerek, &#34;Çok güzel ve faydalı işler yapıyoruz. Hem ülke çapında satışımız var hem de yardımlaşıyoruz. Devrekani ilçemizin yöresel yemekleri var. Mantısı, eriştesi, bulguru, tarhanası bunlardan birkaçı. Buraya zaman zaman gençleri de davet ediyoruz. Yemeklerimizi onlara da öğretiyoruz.&#34; diye konuştu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 03 May 2026 11:16:45 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Gıda krizi kapıda: "Haftada 10 milyar öğün tehlikede"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gida-krizi-kapida-haftada-10-milyar-ogun-tehlikede-4529/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gida-krizi-kapida-haftada-10-milyar-ogun-tehlikede-4529/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_966ACB-FBCD48-9F128A-5E2A21-B4254E-5C3876.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Gemi trafiğinin durma noktasında olduğu Hürmüz Boğazı&#39;ndan gübre ve temel gıda bileşenlerinin tedarikinde ciddi sorunlar yaşanıyor.Dünyanın en büyük gübre üreticilerinden Yara&#39;nın CEO&#39;su Svein Tore Holsether, tedarik sorunlarının çözülememesinin dünya çapında haftada&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_966ACB-FBCD48-9F128A-5E2A21-B4254E-5C3876.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Gemi trafiğinin durma noktasında olduğu Hürmüz Boğazı&#39;ndan gübre ve temel gıda bileşenlerinin tedarikinde ciddi sorunlar yaşanıyor.Dünyanın en büyük gübre üreticilerinden Yara&#39;nın CEO&#39;su Svein Tore Holsether, tedarik sorunlarının çözülememesinin dünya çapında haftada 10 milyar öğüne mal olabileceğini, yoksul ülkelerin zorluk yaşayabileceğini belirtiyor.Gübre kullanımındaki azalmanın yol açacağı mahsul verimindeki düşüşün gıda sektöründe &#34;fiyat savaşı&#34; yaratabileceğini vurgulayarak şöyle devam ediyor:Mevcut durum nedeniyle dünyada yarım milyon ton azotlu gübre üretilemiyor. Peki bu gıda üretimi açısından ne anlama geliyor? Gübre eksikliği nedeniyle her hafta 10 milyar öğün yemek üretilemeyecek.Gübre üretiminde kilit öneme sahip bir bileşen olan üre arzının yüzde 35&#39;i Körfez ülkelerinden sağlanıyor. Holsether, firmanın halihazırda tedarik sıkıntısı yaşadığını belirterek savaş nedeniyle üre fiyatlarında yüzde 60 ila 70 artış olduğunu söylüyor.Savaşın sürmesi halinde zengin ve yoksul ülkeler arasında yaşanabilecek fiyat savaşında &#34;en büyük bedeli en savunmasız kesimlerin ödeyeceğini&#34; vurguluyor.ABD-İsrail&#39;in 28 Şubat&#39;taki saldırılarıyla başlayan savaşın ardından gübre fiyatları yüzde 80 arttı.Tayland&#39;dan Vietnam&#39;a Asya&#39;nın dört bir yanındaki çiftçiler de ekim mevsimi gelmesine rağmen gübreye erişimlerinin zorlaştığını söylüyor.BBC&#39;nin analizinde, Çin&#39;in Hürmüz&#39;deki krize alternatif sunabileceğine dikkat çekiliyor. Asya devi geçen yıl küresel gübre üretiminin yüzde 25&#39;ini gerçekleştirmişti.Ancak Pekin yönetimi, savaşın başlamasından kısa süre sonra çeşitli gübre türlerinin ihracatını yasaklamıştı. Martta alınan kararın ardından gübre ihracatının yüzde 50 ila 80&#39;i kısıtlanmış durumda. Çin, amonyum sülfat ihracatına devam ediyor fakat bu gübre, pirinç gibi temel gıda ürünlerinin yetiştirilmesinde yetersiz kalan düşük kaliteli bir endüstriyel yan ürün.Washington merkezli Uluslararası Gıda Politikası Araştırma Enstitüsü&#39;nden Joseph Glauber, şunları söylüyor:Çin&#39;in ihracat kısıtlamasıyla Hürmüz Boğazı&#39;nın kapatılmasının yarattığı bileşik etki, küresel gübre piyasasını ve gıda güvenliğini kaçınılmaz olarak sarsacaktır.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 02 May 2026 10:56:14 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Anneler Günü'ne zarif bir başlangıç]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/anneler-gunune-zarif-bir-baslangic-8303/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/anneler-gunune-zarif-bir-baslangic-8303/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6787A0-CF0F34-E9403B-6AFCBC-8D2FC5-E3C082.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Zengin kahvaltı seçkisiyle farklı damak zevklerine hitap eden L'aube Patisserie, güne lezzetle başlamak isteyenler için güçlü alternatifler sunuyor. Sucuk, kaşar peyniri ve özel kurutulmuş domatesle hazırlanan L'aube Tost, klasik tatlara modern bir yorum katarken; Ezine, kaşar ve cheddar&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6787A0-CF0F34-E9403B-6AFCBC-8D2FC5-E3C082.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Zengin kahvaltı seçkisiyle farklı damak zevklerine hitap eden L'aube Patisserie, güne lezzetle başlamak isteyenler için güçlü alternatifler sunuyor. Sucuk, kaşar peyniri ve özel kurutulmuş domatesle hazırlanan L'aube Tost, klasik tatlara modern bir yorum katarken; Ezine, kaşar ve cheddar peynirlerinin dengeli uyumunu sunan 3 Peynirli Tost, doyurucu bir seçenek olarak öne çıkıyor. Füme et, peynir çeşitleri ve ballı hardal sosuyla hazırlanan Club Sandwich ise paylaşmaya uygun bir lezzet deneyimi sunuyor.Fransız mutfağının vazgeçilmezlerinden kruvasanlar da kahvaltı deneyiminin önemli bir parçasını oluşturuyor. Hindi füme ve et füme seçenekleriyle hazırlanan kruvasanlar ile Scrambled Egg Croissant, güne zarif ve rafine bir başlangıç yapmak isteyenler için ideal.Hafif ve sebze odaklı seçenekler arasında yer alan Veggie Ciabatta; ızgara sebzeler ve humus ile dengeli bir alternatif sunuyor. Caprese Ciabatta avokado sosu, mozzarella ve Ezine peyniriyle Akdeniz esintilerini sofraya taşıyor. Zeytin ezmesiyle zenginleşen La Bomela Ciabatta ve Kars gravyer ile füme etin buluştuğu Füme Ciabatta, yoğun aromaları tercih edenlere hitap ediyor.Paylaşım odaklı kahvaltı deneyimini tercih edenler için sunulan "Bonjour Kahvaltı", peynir çeşitlerinden zeytinlere, bal ve reçellerden yer fıstığı ezmesine uzanan içeriğiyle sofraya zengin bir çeşitlilik katıyor. Cheese Carnaval peynir tabağı, farklı peynirleri bir arada deneyimlemek isteyenler için öne çıkarken, Bonjour Salad ve tatlı tabağı gibi seçenekler ise kahvaltıyı tamamlıyor.Anneler Günü İçin Şehrin En Zarif Buluşma Noktalarından BiriFransız zarafetini Türk kahvaltı kültürünün sıcaklığıyla bir araya getiren L'aube Patisserie, Anneler Günü'nde sevdikleriyle kaliteli ve keyifli zaman geçirmek isteyenler için ideal bir atmosfer sunuyor. Sunumdan lezzete uzanan bütünsel yaklaşımıyla L'aube, bu özel günü sade ama unutulmaz bir deneyime dönüştürmek isteyenlere şehrin temposunda zarif bir mola vadediyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 29 Apr 2026 09:03:54 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ayvalık zeytinyağı için hazırlanan "ürün kimliği" markaya değer katacak]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ayvalik-zeytinyagi-icin-hazirlanan-urun-kimligi-markaya-deger-katacak-9045/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ayvalik-zeytinyagi-icin-hazirlanan-urun-kimligi-markaya-deger-katacak-9045/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8CCF9A-B8D8A4-D749F4-24593E-B89C31-AC2D20.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile Türk Patent ve Marka Kurumu&#39;nun Türkiye&#39;ye özgü ürünlerin markalaştırılması çalışmaları, üreticileri de harekete geçiriyor. Anadolu&#39;nun yöresel zenginlikleri hem Coğrafi İşaret ile hem de Avrupa Birliği&#39;nde tescillenerek dünyaya&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8CCF9A-B8D8A4-D749F4-24593E-B89C31-AC2D20.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile Türk Patent ve Marka Kurumu&#39;nun Türkiye&#39;ye özgü ürünlerin markalaştırılması çalışmaları, üreticileri de harekete geçiriyor. Anadolu&#39;nun yöresel zenginlikleri hem Coğrafi İşaret ile hem de Avrupa Birliği&#39;nde tescillenerek dünyaya açılıyor.Antalya&#39;da &#34;Sizin oraların nesi meşhur?&#34; sloganıyla 22-26 Nisan&#39;da düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı (YÖREX), coğrafi işaretli ürünlerin de buluşma adresi oldu. 5 gün boyunca renkli görüntülerin yaşandığı fuarda, Türkiye&#39;ye özgü lezzetler, ürünler katılımcının beğenisine sunuldu.Fuarda bölgedeki zeytinyağı firmalarının katılımıyla stant açan Ayvalık Ticaret Odası tarafından da coğrafi işaretli Ayvalık zeytinyağının taklit ve tağşişin önüne geçmek amacıyla karekodlu takip sistemiyle hazırlanan &#34;ürün kimliği&#34; uygulaması ilgi gördü.Ayvalık Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Uçar, AA muhabirine, zeytinyağı sınıfında ilk coğrafi işaret tescil belgesi alan oda olduklarını söyledi.Ayvalık zeytinyağını, firmaları bir araya getirip, üstün kaliteli, ayrıcalıklı, birinci sınıf ve normalden daha değerli bir marka haline getirmeye çalıştıklarını belirten Uçar, Ayvalık bölgesinde 33 markanın Ayvalık zeytinyağı coğrafi işaret tescilini kullandığını kaydetti.Piyasada özellikle zeytinyağında taklit ve tağşiş olaylarının çok yaşandığını ifade eden Uçar, şunları kaydetti:&#34;En ünlü markayı taklit ediyorlar, Ayvalık markasını. Buna bir önlem almak için bir ürün kimliği yarattık. Bu tek İtalya&#39;da gördüğümüz örnek, Toskana bölgesinde, bir de Türkiye&#39;de bu ürün kimliği Ayvalık&#39;ta var. Bu ürün kimliği bir karekod. Almış olduğumuz ürünün üzerinde coğrafi işaret hologramımızla bu karekodu okuttuğunuzda burada ürünün doğrulamasını yapabiliyorsunuz. Bu ürün kaç adet yapıldığını, ambalaj sayısını, tonajını, ürünün kimyasal analiz sonuçlarını görebiliyorsunuz, Türk Gıda Kodeksine göre. Ürünün duyusal analiz sonuçlarını görebiliyorsunuz.&#34;- &#34;Üst kalitede zeytinyağını ön plana çıkarıyoruz&#34;Uçar, karekod uygulamasını çiftçi kayıt sistemiyle de birleştirdiklerini ve bu şekilde ürünün hangi bahçeden toplandığının da rahatlıkla tespit edilebildiğini söyledi.Tüketicinin de karekod sistemini okutarak öğrenmek istedikleri tüm bilgiye rahatlıkla ulaşabileceklerini dile getiren Uçar, sağlıklı bir ürüne ulaşmak isteyen herkese karekod uygulamasını kullanmaları yönünde çağrıda bulundu.Ayrıca Ayvalık Ticaret Odası bünyesinde laboratuvar bulunduğunu ve bu şekilde hem denetim hem takip yapabildiklerini aktaran Uçar, &#34;Karekodlu ve Ayvalık Ticaret Odası coğrafi işaretli bir ürünü aldıklarında bilsinler ki muhakkak güvendeler, herhangi bir şekilde sahte ürün almamış oluyorlar. Ürün kimliğini de takip ederlerse buradan karekodu okuttukları takdirde ürünle ilgili her türlü bilgiye sahip olabilirler hatta fiyat kontrolünü bile yapabilirler.&#34; diye konuştu.Ürün kimliğinin özellikle yurt dışı piyasasında ürünün katma değerinin artmasında etkili olduğunu ifade eden Uçar, &#34;Ayvalık Ticaret Odası çatısı altında Ayvalık zeytinyağı markası bağlamında üst marka yaratıp, tüm firmaları kümeleştirmeye çalışıyoruz. Katma değerli ürün yaratmamız lazım, bu katma değerli ürünlerimizle yurt dışındaki piyasalarda rekabet edebilmemiz lazım. Bunu yapmak için premium kalite zeytinyağlarını ön plana çıkarıyoruz.&#34; ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 27 Apr 2026 11:58:13 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[TAB Gıda, büyümesini sürdürdü]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tab-gida-buyumesini-surdurdu-1213/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tab-gida-buyumesini-surdurdu-1213/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EC98EB-BE4524-50A67B-216C3E-7A1242-BCEC84.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin lider hızlı servis restoran operatörlerinden TAB Gıda, 2026 yılının ilk çeyreğine güçlü finansal ve operasyonel sonuçlarla başladı. Şirket, büyüme ivmesini korurken; hasılat, fiş sayısı ve FAVÖK tarafında dengeli ve sürdürülebilir bir performans sergiledi.İlk&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EC98EB-BE4524-50A67B-216C3E-7A1242-BCEC84.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin lider hızlı servis restoran operatörlerinden TAB Gıda, 2026 yılının ilk çeyreğine güçlü finansal ve operasyonel sonuçlarla başladı. Şirket, büyüme ivmesini korurken; hasılat, fiş sayısı ve FAVÖK tarafında dengeli ve sürdürülebilir bir performans sergiledi.İlk çeyrekte sistem genelinde satışlar yıllık bazda %49 artarak 18,1 milyar TL'ye ulaşırken, toplam fiş sayısı %14 artışla 59,4 milyona yükseldi. Paket servis fiş sayısındaki %23'lük artış, değişen tüketici alışkanlıklarına güçlü adaptasyonu ortaya koydu. Dijital kanalların toplam satışlar içindeki payı %55 seviyesine ulaşırken, paket servis toplam satışların %31'ini oluşturdu.TAB Gıda, yılın ilk çeyreğinde 38 yeni restoran açarken, 31 restoranda renovasyon gerçekleştirerek hem büyümesini sürdürdü hem de mevcut restoran ağının verimliliğini artırdı."Disiplinli finansal yaklaşımımızla güçlü büyümemizi sürdürdük"Finans, Mali İşler, Franchise ve Yatırımcı İlişkilerinden Sorumlu Genel Müdürü Özgür Çetinkaya birinci çeyrek sonuçlarıyla ilgili yaptığı açıklamada, "2026 yılına güçlü sonuçlarla başlamaktan memnuniyet duyuyoruz. Devam eden makroekonomik zorluklara rağmen büyüme momentumumuzu koruduk. İlk çeyrek performansımız, iş modelimizin dayanıklılığını ve disiplinli uygulama becerilerimizi bir kez daha ortaya koymaktadır. İlk çeyrekte sistem genelinde satışlarımız yıllık bazda %49 artarak 18,1 milyar TL'ye ulaştı. TMS 29 kapsamında gelirler reel olarak %15 büyürken, FAVÖK 2.2 milyar TL seviyesinde gerçekleşerek %17'lik güçlü bir marj elde edildi. Franchise yapımızın sağladığı ölçek ekonomisi ve güçlü nakit akışı yönetimi, sürdürülebilir büyümemizin temelini oluşturmaya devam ediyor" ifadelerinde bulundu.&nbsp;"Operasyonel mükemmeliyet ve güçlü ekip yapımız büyümeyi destekliyor"Operasyon, İnsan Kaynakları, İç Denetim, İdari İşler ve Bilgi Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Gökhan Asok ise, "İlk çeyrekte müşteri talebindeki güçlü seyir, operasyonel performansımıza doğrudan yansıdı. Toplam fiş sayımız %14 artarak 59,4 milyona ulaşırken, paket servis fiş sayımız %23 yükseldi. Portföy genelinde gerçekleşen büyümeye Popeyes liderlik ederken, Arby's ve Usta Dönerci markalarımızdaki restoran içi ve paket serviste trafik artışı bu performansı destekledi. Büyüme stratejimizi disiplinli bir şekilde sürdürdük. İlk çeyrekte 38 yeni restoran açarken, yüksek kaliteli lokasyonlara ve uzun vadeli getirilere odaklanmaya devam ettik. Buna paralel olarak, 31 restoran renovasyonunu tamamlayarak mevcut portföyümüzün performansını ve çekiciliğini daha da artırdık. Bu yatırımlar, restoran içi müşteri deneyimini iyileştirirken özellikle içecek ve tatlı kategorilerinde ek satışları destekledi" dedi."Dijitalleşme ve müşteri odaklı stratejiler büyümemizin itici gücü"Pazarlama ve Strateji, Paket Servis, Kurumsal Ticari İlişkilerden Sorumlu Genel Müdürü Sinan Ünal: "Tüketici beklentilerinin hızla değiştiği ve ekonomik koşulların hassasiyet yarattığı bu dönemde, müşterilerimizin ihtiyaçlarına daha yakından odaklandık. Bu doğrultuda, alım gücüne hitap eden değer ürünlerimizi önceliklendirmeyi sürdürdük. Değişen tüketici talebine uyum sağlamak adına hedefli ve özel günlere yönelik kampanyalar uygulamaya devam ettik. Dijitalleşme, stratejimizin temel yapı taşlarından biri olmaya devam ediyor. İlk çeyrekte paket servis toplam satışlarımızın %31'ini oluştururken, dijital kanalların toplam satışlarımız içindeki payı %55'e ulaştı. Kiosk ekranları toplam satışların %19'unu oluştururken, Burger King, Popeyes ve Arby's gibi markalarımızda %65 restoran penetrasyonuna ulaşarak operasyonel verimliliğe katkı sağladı ve çapraz satış uygulamalarıyla ortalama fiş tutarını artırdı. Ayrıca, sadakat platformumuz Tıkla Gelsin üzerinden Gel &amp; Al özelliğinin kullanımındaki artış da müşteri etkileşimini güçlendirdi" dedi.TAB Gıda, çeşitlendirilmiş marka portföyü, optimize edilmiş restoran ağı ve gelişmiş dijital altyapısı sayesinde hızlı servis restoran sektöründeki lider konumunu güçlendirmeye devam ediyor.Şirket, değer odaklı ürün stratejisi, yenilikçi kampanyalar ve yerel tüketici tercihlerini gözeten ürün geliştirme yaklaşımıyla müşteri talebini desteklerken; dijitalleşme yatırımlarıyla da büyümesini sürdürülebilir kılıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 23 Apr 2026 12:18:27 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ünlü şef Danilo Zanna depremzede kadınlarla  aynı mutfakta buluştu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/unlu-sef-danilo-zanna-depremzede-kadinlarla-ayni-mutfakta-bulustu-6585/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/unlu-sef-danilo-zanna-depremzede-kadinlarla-ayni-mutfakta-bulustu-6585/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_930759-E3287E-6C8B46-CB930D-5F1002-A25E98.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türk Kızılay'ın deprem bölgesindeki kadınların istihdama katılımını desteklemek amacıyla hayata geçirdiği atölye, Marmara Bölge Afet Yönetim Müdürlüğü'nde iki gün boyunca devam etti. İlk gün Danilo Zanna ve Dilara Başaran rehberliğinde temel mutfak becerileri üzerine çalışan&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_930759-E3287E-6C8B46-CB930D-5F1002-A25E98.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türk Kızılay'ın deprem bölgesindeki kadınların istihdama katılımını desteklemek amacıyla hayata geçirdiği atölye, Marmara Bölge Afet Yönetim Müdürlüğü'nde iki gün boyunca devam etti. İlk gün Danilo Zanna ve Dilara Başaran rehberliğinde temel mutfak becerileri üzerine çalışan katılımcılar, ikinci gün ise şefler Kerem Bilginer, Ayaz Geçer ve Çağatay Doğanoğlu ile profesyonel mutfak deneyimi yaşadı. Program sonunda katılımcılara sertifikaları takdim edildi."Yemek yapmanın iyileştirici gücüyle birbirimize destek oluyoruz"Türk Kızılay Genel Başkan Yardımcısı Emre Koç, depremin ilk gününden bu yana bölgede yalnızca ihtiyaçları karşılamaya değil, sosyal ve ekonomik iyileşmeyi desteklemeye de odaklandıklarını belirterek, "'İyilikle Pişen Hayatlar' projemizle kadınların mutfak becerilerini geliştirirken yemek yapmanın iyileştirici gücüyle birbirimize destek oluyoruz. Kadınları profesyonel eğitimle destekleyerek yeni istihdam imkânlarının kapılarını aralamayı amaçlıyoruz. Başta Danilo şefimiz olmak üzere programa katkı sunan tüm şeflerimize gönülden teşekkürlerimizi sunuyoruz.""Bu programın bir parçası olmak gurur verici"Şef Danilo Zanna da program kapsamında kadınlarla gastronomi üzerine bilgi ve deneyim paylaşımında bulunduklarını belirterek, "Zor zamanlarda umut verebilmek çok önemli. Bu programla kadınlara yeni bir kariyer fırsatı sunularak umut veriliyor. Bunun bir parçası olmak gurur verici." ifadelerini kullandı.Katılımcı kadınlar yaşadıkları dönüşümü anlattı"İyilikle Pişen Hayatlar", kadınların hem üretime katıldığı hem de yeniden güç bulduğu bir dayanışma zemini sunuyor. Katılımcıların büyük bölümü, evlerinde hazırladıkları ürünleri sosyal medya ya da yakın çevreleri üzerinden satarak aile ekonomisine destek veriyor.&nbsp;Hatay İskenderun'dan katılan Aysu Adaklı, yaşadığı zorlu sürece rağmen mutfağın kendisi için iyileştirici bir alan olduğunu şu sözlerle anlattı: "Depremde en büyük acıları yaşadık. Yani ben evladımı ve yeğenlerimi kaybettim. Öyle üzüntülerle yaşarken, hiç bırakmadım. Sürekli evimden sipariş üzerine yöresel yemeklerimizi, pasta ve börek yapmaya çalıştım. Çünkü mutfak bana çok iyi geliyordu. Yani acılarımdan bir nebze uzaklaşıyordum, kopuyordum."Katılımcılardan Nevin Öründü ise projenin kadınların umutlarını ve özgüvenlerini yeniden güçlendirdiğini belirterek şunları söyledi: "Kızılay&#39;ın düzenlemiş olduğu bu projede bulunmaktan çok mutluyum. Bu biz depremzede Antakyalılar, Hataylılar olarak hayatımıza o kadar olumlu güzellikler kattı ki. Hem geleceğe yönelik umutlarımızdan tekrardan yeniden doğmaya, emeklerimizin, gücümüzün farkına varmaya vesile oldu. Şeflerimiz eşliğinde çok daha kararlı adımlarla gideceğiz ve bize umut olacak."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 22 Apr 2026 12:27:07 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Amsterdam'da Türk kahvesini tanıttı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/amsterdamda-turk-kahvesini-tanitti-3465/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/amsterdamda-turk-kahvesini-tanitti-3465/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0DA306-F71AFA-7A40E0-D25861-46E48E-40FB88.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türk kahvesi kültürünün öncü isimlerinden Kurukahveci Mehmet Efendi, 16–18 Nisan tarihleri arasında düzenlenen Amsterdam Coffee Festival'de bu yıl da yer alarak Türk kahvesini Avrupalı kahveseverlerle buluşturdu. 2013 yılında UNESCO tarafından "İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0DA306-F71AFA-7A40E0-D25861-46E48E-40FB88.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türk kahvesi kültürünün öncü isimlerinden Kurukahveci Mehmet Efendi, 16–18 Nisan tarihleri arasında düzenlenen Amsterdam Coffee Festival'de bu yıl da yer alarak Türk kahvesini Avrupalı kahveseverlerle buluşturdu. 2013 yılında UNESCO tarafından "İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası" olarak tescil edilen Türk kahvesi ve kültürü, markanın 155 yılı aşkın uzmanlığıyla festival ziyaretçilerine tanıtıldı.Türkiye'de olduğu gibi yurtdışında da farklı ülkelerde düzenlenen kahve festivallerine düzenli olarak katılım sağlayan marka, uluslararası platformlarda Türk kahvesi kültürünün tanıtımını ve yaygınlaştırılmasını önceliklendirdi.Kahve tutkunlarını, profesyonel baristaları ve sektör temsilcilerini bir araya getiren festival, Amsterdam'daki NDSM-Loods'ta yoğun katılımla gerçekleştirildi.Türk kahvesi deneyimi Amsterdam'a taşındıGeçmişten günümüze yüzlerce yerel ve ulusal festivalde kültür elçiliği görevini üstlenen Kurukahveci Mehmet Efendi, festivalde konumlanan standında Türk kahvesi ikramlarıyla ziyaretçilere Türk kahvesini tattırdı.&nbsp;Festival boyunca gerçekleştirilen tadım ve ikramlarla ziyaretçilere yalnızca ürün değil, Türk kahvesinin kültürel anlatımı da aktarıldı.Türk kahvesi yeni kitlelerle buluştuSon yıllarda özellikle genç Avrupalı kahveseverler arasında ilgi görmeye başlayan Türk kahvesi, festivalde geleneksel tüketici kitlesinin ötesine geçerek daha geniş bir kitleyle buluştu. Kurukahveci Mehmet Efendi, bu katılımlarla yalnızca markasını değil, Türk kahvesi kültürünün yaşatılmasını ve global ölçekte yaygınlaşmasını desteklemeyi amaçladığını bir kez daha ortaya koydu."Türk kahvesinin yaygınlaşması deneyime de bağlı"Kurukahveci Mehmet Efendi Genel Müdürü Tuncer Akgün festival katılımına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Türk kahvesinin yaygınlaşması, insanların sadece tadını sevmesine değil; uygun kahve pişirme ekipmanını edinmeleri ve pişirme yöntemini öğrenmelerine bağlı. Uzun yıllardır yurtdışı etkinliklerimizin yanı sıra, son birkaç yıldır da sosyal medya kanalları üzerinden yürüttüğümüz yoğun tanıtım ve eğitim çalışmalarının da etkisiyle Türk kahvesinin yurtdışında da "specialty" ve "slow brew" meraklıları tarafından sahiplenilmeye başlamasını memnuniyetle karşılıyoruz. Köklü mirasıyla Türk kahvesinin dünyadaki en güçlü temsilcisi olan Kurukahveci Mehmet Efendi olarak, bugün 60 ülkeye ihracat gerçekleştiriyor; Türk kahvesi kültürünü uluslararası arenada başarıyla taşıyoruz. Bu sorumlulukla hem mevcut hem de yeni pazarlarda Türk kahvesinin yaygınlaşmasını destekleyecek iş birliği fırsatlarını değerlendirmeye açık olmaya devam ediyoruz."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 20 Apr 2026 17:10:00 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Uygunsuz 2 bin 345 parti gıda ürünü ifşa edildi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/uygunsuz-2-bin-345-parti-gida-urunu-ifsa-edildi-4642/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/uygunsuz-2-bin-345-parti-gida-urunu-ifsa-edildi-4642/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DA97C0-8A6DF9-AB14C2-595681-00B9B6-C20044.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye&#39;de gıda güvenilirliğinin sağlanmasına yönelik birincil üretimden tüketiciye kadar tüm aşamalarda resmi kontroller yapılıyor.Buna göre, 39 gıda kontrol laboratuvar müdürlüğü, Bursa Gıda ve Yem Kontrol Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü ile Ulusal Gıda Referans&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DA97C0-8A6DF9-AB14C2-595681-00B9B6-C20044.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye&#39;de gıda güvenilirliğinin sağlanmasına yönelik birincil üretimden tüketiciye kadar tüm aşamalarda resmi kontroller yapılıyor.Buna göre, 39 gıda kontrol laboratuvar müdürlüğü, Bursa Gıda ve Yem Kontrol Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü ile Ulusal Gıda Referans Laboratuvar Müdürlüğünde 2025&#39;te 256 bin 339 numune analiz edildi.İstanbul Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğünün yeni hizmet binasında bu yıl numune kabulüne başlanılması hedefleniyor. Hatay Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğünün yeni hizmet binası inşaatına başlanırken, deprem bölgesindeki gıda güvenliği ve kontrol sisteminin güçlendirilmesi için de çalışmalar devam ediyor.- Sektörel gıda denetimi yapıldıBakanlıkça rutin yanında risk esaslı, şikayet üzerine ve izlenebilirlik esaslı denetimler yapılıyor. İlave olarak, gıda işletmelerinin ilgili mevzuatça belirlenen teknik ve hijyenik gerekliliklere ve kanun tarafından tanımlanan işletmeci sorumluluklarına uygunluklarının doğrulanması amacıyla 81 ilde ilk defa eş zamanlı olarak 300 bin sektörel gıda denetimi gerçekleştirildi.Yeni gıda kamuoyu duyurusu sistemiyle, 2 bin 55 taklit veya tağşiş yapılmış, 290 da sağlığı tehlikeye düşürebilecek gıda maddesi olmak üzere 2 bin 345 parti ürün, &#34;guvenilirgida.tarimorman.gov.tr&#34; internet sitesinden kamuoyuna duyuruldu. Söz konusu sistemle 2024 sonu itibarıyla, 880 taklit veya tağşiş yapılmış, 180 de sağlığı tehlikeye düşürebilecek gıda maddesi olmak üzere 1060 parti ürün ilan edilmişti.Ayrıca, Bakanlığın resmi gıda kontrolü sayısı geçen yıl 2024&#39;e göre 35 bin 827 artarak 1 milyon 365 bin 585&#39;e çıktı. Bu denetimlerde 33 bin 680 idari para cezası uygulanırken, 593 dosya savcılığa iletildi.- ALO174 Gıda Hattı&#39;na yapılan başvuru sayısı 150 bine yaklaştıTüketicilerin gıda güvenilirliği ile ilgili her türlü ihbar ve şikayette bulunabilmesi, iletişimin tek merkezden yönlendirilmesi amacıyla kurulan ALO174 Gıda Hattı&#39;na da vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi.ALO174 Gıda Hattı&#39;na 2024&#39;te 108 bin 484 başvuru yapılırken, bu sayı 2025&#39;te 149 bin 72&#39;ye yükseldi. Hatta yapılan başvuruların tamamı sonuçlanarak 9 bin 158 başvurunun sonucuna göre cezai işlem uygulandı.Söz konusu dönemde ALO 174 WhatsApp İhbar Hattı&#39;nda 9 bin 390 başvuru oluşturulurken, bu başvuruların tamamı sonuçlandırıldı ve 958 başvuru için cezai işlem gerçekleştirildi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 20 Apr 2026 11:36:54 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Popeyes Türkiye'de 500 restorana ulaştı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/popeyes-turkiyede-500-restorana-ulasti-8615/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/popeyes-turkiyede-500-restorana-ulasti-8615/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_37F24A-8E432B-C108E7-920632-BB1BAB-60431F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />2007 yılından bu yana TAB Gıda bünyesinde faaliyet gösteren Popeyes, geçen süre içinde yalnızca restoran sayısını artırmakla kalmadı; aynı zamanda operasyonel mükemmeliyet, standartlaşma ve güçlü franchise yapısıyla sektörde fark yaratan bir konuma ulaştı. Bugün 500 restorana&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_37F24A-8E432B-C108E7-920632-BB1BAB-60431F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />2007 yılından bu yana TAB Gıda bünyesinde faaliyet gösteren Popeyes, geçen süre içinde yalnızca restoran sayısını artırmakla kalmadı; aynı zamanda operasyonel mükemmeliyet, standartlaşma ve güçlü franchise yapısıyla sektörde fark yaratan bir konuma ulaştı. Bugün 500 restorana ulaşan marka, Türkiye'nin dört bir yanında geniş bir erişim ağıyla faaliyet gösteriyor.Bu istikrarlı büyüme yolculuğunun önemli bir göstergesi olarak Popeyes, Türkiye genelindeki 500'üncü restoranını İstanbul Beşiktaş'ta hizmete açtı. Sektör açısından önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyan bu açılış, TAB Gıda'nın operasyonel mükemmeliyet, ölçek ekonomisi ve sürdürülebilir büyüme odağındaki stratejisinin de somut bir yansıması oldu.Veri odaklı pazarlama yaklaşımımızla markalarımızın değerini artırmaya devam edeceğizTAB Gıda Co-CEO'su Sinan Ünal konuşmasında "Popeyes'ın Türkiye'de ulaştığı bu ölçek, güçlü marka portföyümüzü doğru stratejilerle yönetme yetkinliğimizin bir sonucu. Tüketici beklentilerini merkeze alan pazarlama yaklaşımımız, dijitalleşen sipariş kanallarımız ve paket servis gücümüzle markalarımızın erişimini ve etkileşimini sürekli artırıyoruz. Popeyes özelinde de yenilikçi iletişim stratejilerimiz ve güçlü marka konumlandırmamızla bu büyüme ivmesini destekliyoruz. Farklı temas noktalarında tüketiciyle daha güçlü bağ kurmayı odağımıza alarak markalarımızın etki alanını genişletiyoruz. Önümüzdeki dönemde de veri odaklı yaklaşımımızla markalarımızın değerini artırmayı sürdüreceğiz" açıklamasında bulundu.Entegre yapımızla sürdürülebilir ve standart bir deneyim sunuyoruzTAB Gıda Co-CEO'su Gökhan Asok konuşmasında "Uzun yıllardır istikrarla sürdürdüğümüz operasyonel mükemmeliyet yaklaşımımız ve insan kaynağımıza yaptığımız yatırımlar sayesinde sağlıklı bir büyüme gerçekleştiriyoruz. Popeyes'ın Türkiye'de 500 restorana ulaşması bunun önemli göstergelerinden biri. Uçtan uca entegre yapımız sayesinde tüm süreçleri yüksek verimlilikle yönetiyoruz. Bu yapı yalnızca büyümemizi desteklemekle kalmıyor, her restoranımızda standart ve sürdürülebilir bir misafir deneyimi sunmamızı da sağlıyor. Önümüzdeki dönemde operasyonel gücümüzü daha da ileri taşıyarak büyümemizi sağlam temeller üzerinde sürdürmeye devam edeceğiz" vurguladı.Güçlü franchise ekosistemimiz ve sağlam finansal yapımızla sürdürülebilir değer yaratıyoruzTAB Gıda Co-CEO'su Özgür Çetinkaya konuşmasında: "TAB Gıda olarak, güçlü franchise ekosistemimiz ve sürdürülebilir finansal yapımızla markalarımızın sağlıklı ve dengeli bir şekilde büyümesini destekliyoruz. Popeyes'ın 500'üncü restorana ulaşması, franchise yatırımcılarımızla kurduğumuz uzun vadeli iş birliklerinin ve ölçeklenebilir iş modelimizin önemli bir göstergesi. Gerek yerel girişimcilerle geliştirdiğimiz güçlü iş ortaklıkları gerekse yatırım disiplinimiz sayesinde, markalarımız için istikrarlı bir büyüme zemini oluşturuyoruz. Önümüzdeki dönemde de franchise ağımızı nitelikli yatırımlarla büyütmeye ve franchise yatırımcılarımız için değer yaratmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.TAB Gıda'nın franchise odaklı büyüme modeliyle desteklenen Popeyes, güçlü tedarik yapısı, dijitalleşmiş sipariş kanalları ve standartlaştırılmış operasyon süreçleri sayesinde ölçeklenebilir ve sürdürülebilir bir iş modeli sunuyor. Marka, restoran yatırımlarıyla hem yerel girişimcilere yeni fırsatlar yaratıyor hem de gıda ekosistemi içinde uzun vadeli ekonomik değer üretmeyi sürdürüyor.Popeyes'ın bu genişleme stratejisinin temelinde, yalnızca operasyonel büyüme değil, aynı zamanda tüketicilere sunulan gıdanın kaynağına duyulan güven yer alıyor. TAB Gıda'nın &#34;Ne Yediğini Bil&#34; platformu aracılığıyla sürdürdüğü şeffaflık ilkesi, 500 restoranda sunulan tüm ürünlerin tarladan tüketiciye olan yolculuğunun izlenebilirliğini sağlıyor. Platform, tüketicilerin ürün içerikleri, tedarik zinciri süreçleri ve gıda güvenliği standartları hakkında en doğru bilgilere kolayca ulaşmasını sağlayarak, markanın büyüme yolculuğuna güven odaklı bir değer katıyor.Türkiye'de hızlı servis restoran sektörünün öncü markalarından biri olan Popeyes, TAB Gıda güvencesiyle önümüzdeki dönemde de yeni restoran yatırımları, dijital kanallarda genişleme ve müşteri deneyimini merkeze alan uygulamalarla büyümesini sürdürmeyi hedefliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 16 Apr 2026 09:37:57 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[McVitie's Milk Chocolate Bisküvi'nin 100'üncü yaşı İstanbul'da kutlandı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/mcvities-milk-chocolate-biskuvinin-100uncu-yasi-istanbulda-kutlandi--3522/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/mcvities-milk-chocolate-biskuvinin-100uncu-yasi-istanbulda-kutlandi--3522/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9732DC-3EC91E-E67041-148989-3C5195-A5342F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yıldız Holding'in global atıştırmalık şirketi pladis'in ikonik ve İngiltere'nin 1 numaralı bisküvi markası McVitie's Milk Chocolate Bisküvi'sinin 100. yılını İstanbul'da Türk ve İngiliz kültürünü buluşturan özel bir etkinlikle kutladı. Londra, Stockholm, Amsterdam, Kopenhag&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9732DC-3EC91E-E67041-148989-3C5195-A5342F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yıldız Holding'in global atıştırmalık şirketi pladis'in ikonik ve İngiltere'nin 1 numaralı bisküvi markası McVitie's Milk Chocolate Bisküvi'sinin 100. yılını İstanbul'da Türk ve İngiliz kültürünü buluşturan özel bir etkinlikle kutladı. Londra, Stockholm, Amsterdam, Kopenhag Helsinki, ve Kahire'nin ardından gerçekleştirilen İstanbul'daki kutlama, markanın asırlık lezzet yolculuğunu etkileyici bir deneyimle misafirlere sundu.Etkinlikte; McVitie's Milk Chocolate Bisküvi'nin Londra'dan İstanbul'a uzanan asırlık lezzet hikayesi Türk ve İngiliz kültürel sembollerini harmanlayan görsel bir dünya ve interaktif deneyim alanlarıyla anlatıldı.&nbsp;Şef Maksut Aşkar imzasıyla McVitie's Milk Chocolate Bisküvi'den ve iki ülkenin tatlı kültürlerinden ilhamla hazırlanan lezzetleriyle, sanatçı Ardan Özmenoğlu'nun McVitie's bisküvilerini Türkiye ve İngiltere'nin ikonik sembolleriyle buluşturduğu özel eserler etkinliğin en çok ilgi gören bölümleri oldu. DJ Kaan Düzarat ve Jabbar'ın performansları ise etkinliğe renk kattı.&nbsp;Değişmeyen lezzet ve güçlü miras&nbsp;McVitie's Milk Chocolate Bisküvi'nin global başarı hikayesinin Türkiye'de de güçlü bir karşılık bulduğunu belirten Ülker CEO'su ve pladis TURCA Başkanı Özgür Kölükfakı "McVitie's Milk Chocolate Bisküvi, bir asırdır değişmeyen lezzeti ve güçlü mirasıyla dünyanın dört bir yanında tüketicilerin yaşamına eşlik ediyor. Bu ikonik ürün, pladis çatısı altındaki geniş ürün yelpazesinin önemli bir parçasını oluşturuyor. Önümüzdeki dönemde McVitie's'in de yer aldığı ürün portföyümüzü daha fazla tüketiciye ulaştırmayı hedefliyoruz." dedi.&nbsp;Markanın tarihsel köklerini İstanbul'da kutlamanın, Türkiye pazarıyla kurulan bağ açısından ayrı bir anlam taşıdığını dile getiren Ülker- pladis TURCA CMO'su Mustafa Kabakçı şu değerlendirmeyi yaptı: "McVitie's Türkiye'de artırdığı ürün çeşitliliği ve iletişim çalışmalarıyla tatlı bisküvi kategorisinde en hızlı büyüyen marka oldu*.&nbsp; 'Adı McVitie's, Tadı Nefis' söylemiyle ürünün tadına vurgu yaptığımız, sıcak ve samimi bir iletişim yürütüyoruz. İstanbul'daki 100. yıl kutlamasını da iki ülke kültürünü buluşturan bir kurguyla tasarlayarak markanın hikâyesini tüketicilerimizle daha derin bağ kuracak şekilde anlatmayı hedefledik. Önümüzdeki dönemde de tüketici deneyimini merkeze alan yenilikçi yaklaşımımızla markalarımızın değerine değer katmaya devam edeceğiz."&nbsp;McVitie's Milk Chocolate Bisküvisi'nin hikayesi 1925'te başladıMcVitie's, 1839 yılından bu yana Birleşik Krallığın favori bisküvileri ve keklerinin üretimini yapıyor. McVitie's, Avrupa'nın en büyük bisküvi üretim tesisi olan Harlesden fabrikası, yoğun dönemlerde günde 30 milyon tatlı ve 50 milyon tuzlu olmak üzere toplam 80 milyon adet bisküvi üretim kapasitesine sahip. McVitie's Milk Chocolate Bisküvi'nin hikayesi, orijinal bisküvinin ilk kez çikolatayla kaplanarak satışa sunulduğu 1925'te Londra'daki Harlesden tesisinde başladı.&nbsp;&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 16 Apr 2026 08:36:59 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Balıkçılar bereketli sezona rağmen umduğunu bulamadı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/balikcilar-bereketli-sezona-ragmen-umdugunu-bulamadi-1963/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/balikcilar-bereketli-sezona-ragmen-umdugunu-bulamadi-1963/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1BDCF1-B99083-945DFE-A9AA2A-ED2E00-2B2D66.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tarım ve Orman Bakanlığının ekosistemin korunmasına yönelik uygulamaları kapsamında Marmara Denizi ile İstanbul ve Çanakkale boğazlarında dönemsel hamsi avcılığının durdurulması, bu yıl balık popülasyonunun artmasına katkı sağladı.&#34;Gırgır&#34; olarak adlandırılan büyük&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1BDCF1-B99083-945DFE-A9AA2A-ED2E00-2B2D66.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tarım ve Orman Bakanlığının ekosistemin korunmasına yönelik uygulamaları kapsamında Marmara Denizi ile İstanbul ve Çanakkale boğazlarında dönemsel hamsi avcılığının durdurulması, bu yıl balık popülasyonunun artmasına katkı sağladı.&#34;Gırgır&#34; olarak adlandırılan büyük ölçekli balıkçı tekneleri için 15 Nisan&#39;da başlayacak av yasağı öncesinde son seferler yapılırken, küçük ölçekli balıkçılar yaz döneminde avlanmayı sürdürecek.İldeki 6 balıkçı kooperatifinin bağlı olduğu Yalova Deniz Ürünleri Avcıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Baykan, AA muhabirine, sezonun çok güzel geçtiğini, balıkçı teknelerinin bol balık avladığını söyledi.Bu av sezonunda çok balık tutulduğunu dile getiren Baykan, şöyle konuştu:&#34;Eylül&#39;den kasıma kadar hamsinin bol olması iyi oldu ama balıklar para etmedi. Bizden 15 kilogram balık kasası 300-500 liraya çıkarken tezgahlarda kilosu 100-200 liradan aşağı düşmedi. Bu sene zayıf bir sene oldu. Geçen yıla nazaran bu sene daha fazla tutuldu balık. Kayık başı yaklaşık 200 bin kasa balık çıkmıştır.&#34;Baykan, 15 Nisan itibarıyla teknelerin barınaklarda olacağını, bazı teknelerin şimdiden barınaklara geçtiğini ifade etti.50 yıldır denizlerde balıkçılık yaptığını belirten Yalova Merkez İlçe Su Ürünleri Kooperatifi Üyesi Niyazi Karataş, av yasağı sayesinde denizdeki balık popülasyonunun artacağını söyledi.Yasağın çok olumlu olduğunu ancak en önemli sorunlarının yunuslar olduğunu dile getiren Karataş, &#34;Yunus balığı bizi bitiriyor. Senede 100 bin liralık ağı yiyorlar. Bu yıl dip balığına çalıştık. Mezgit, kırlangıç, fener balığı avladık. Kışın yunuslar bize fırsat vermedi.&#34; dedi.- ÇanakkaleÇanakkale Bölgesi Su Ürünleri Kooperatifleri Birliği Başkanı Nuri Yılmaz da bölgede bu yıl müsilajın (deniz salyası) görülmemesinin balıkçılar açısından olumlu olduğunu belirtti.Sezonun genel olarak verimli geçtiğini ifade eden Yılmaz, &#34;Balık miktarı yüksek olmasına rağmen artan maliyetler, özellikle akaryakıt fiyatları sektörü olumsuz etkiledi.&#34; dedi.- BalıkesirDeniz Ürünleri Avcıları Üreticileri Merkez Birliği Başkanı Nihat Işık da bu yıl hamsi, sardalya ve istavritin yanı sıra torik avcılığından da verim alındığını söyledi. Ancak fiyatların beklentiyi karşılamadığını dile getiren Işık, &#34;Teknelerin önemli bir bölümü sezonu zararla kapattı.&#34; diye konuştu.Işık, hal ile tezgah fiyatları arasındaki farkın tüketimi de etkilediğini belirterek, maliyetlere uygun fiyatlandırmanın sektörün sürdürülebilirliği açısından önem taşıdığına işaret etti.Nihat Işık, büyük ölçekli balıkçı teknelerine yönelik getirilen ve belirli uzunluğun üzerindeki tekneleri kapsayan düzenlemeler nedeniyle bazı türlerde avcılığın sınırlı kaldığını da sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 14 Apr 2026 11:58:40 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Palamudun üzdüğü Karadenizli balıkçıları hamsi mutlu etti]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/palamudun-uzdugu-karadenizli-balikcilari-hamsi-mutlu-etti-2823/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/palamudun-uzdugu-karadenizli-balikcilari-hamsi-mutlu-etti-2823/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BECF0D-36AB89-A4A404-204E96-50A8BE-2984D3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Su ürünleri kaynaklarından yararlanmak, deniz ve iç sulardaki su ürünlerinin kalite ve stoklarının korunması amacıyla su ürünleri avcılığına getirilen genel yasakların, 15 Nisan&#39;da başlaması bekleniyor.1 Eylül 2025&#39;te açılan sezonda palamuttan umduğunu bulamayan Karadenizli&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BECF0D-36AB89-A4A404-204E96-50A8BE-2984D3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Su ürünleri kaynaklarından yararlanmak, deniz ve iç sulardaki su ürünlerinin kalite ve stoklarının korunması amacıyla su ürünleri avcılığına getirilen genel yasakların, 15 Nisan&#39;da başlaması bekleniyor.1 Eylül 2025&#39;te açılan sezonda palamuttan umduğunu bulamayan Karadenizli balıkçılar, büyük oranda hamsi avı gerçekleştirdi.Trabzon&#39;un Ortahisar ilçesindeki Moloz mevkisindeki balıkçı tezgahlarında, sezon boyunca genellikle hamsi, istavrit ve mezgit yer aldı.Balıkçı Kadir Pınar, AA muhabirine, bereketli bir sezonu geride bıraktıklarını söyledi.Fiyatların genel olarak uygun olduğunu belirten Pınar, &#34;Allah&#39;ın izniyle güzel bir sezon geçirdik diyebilirim. Balık fiyatları hiçbir zaman yükselmedi. Makul seviyede seyretti. Hamsi 50 liradan 150 liraya kadar, istavrit 100-150 lira arasında satıldı.&#34; dedi.Balıkçı Mehmet Örseloğlu da sezonda bol miktarda hamsi satmaktan mutlu olduklarını aktardı.Hamsinin beklenenden daha uzun süre avlandığını dile getiren Örseloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:&#34;Hamsinin çok erken başlaması, geç bitmesinden dolayı bütün vatandaşlarımız balığa rağbet gösterdi. Bu sene hamsi boldu. Onun yanında tabii ki diğer balıklarımız da oldu. Bu sene de fiyatlarımız çok uygundu. Vatandaşlarımız balık fiyatları çok uygun olduğundan ilgi gösterdiler, balık satışlarımız da çok güzel geçti. Sezon bitiyor ama büyük gemilere yasak geliyor. Küçük kayıklar yine devam ediyor. Yani onun yanında küçük kayıkların da olta balıkçılığı başlıyor. Mezgit, istavrit, barbun, kalkan sezonu geliyor. Bu şekilde devam ediyor.&#34;Balık almaya gelenlerden Levent Tural ise sezon boyunca bol bol balık tüketme imkanı bulduklarını belirterek, &#34;Hemen hemen haftada iki üç defa balık alıyorum. Annem balığı çok sevdiği için evde balığı eksik etmiyoruz. Bu sene memnunuz. Balık fiyatları çok yükselmedi normaldi. Alım gücümüze yetiyor.&#34; dedi.- GiresunPiraziz Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Hamdi Arslan da geçen yıllara göre palamutta avcılığın neredeyse hiç olmadığını söyledi.Bu durumdan balıkçıların olumsuz yönde etkilendiğini ifade eden Arslan, &#34;Palamut olmadığı için büyük teknelerimiz hamsi avına yöneldi. Hamsi için güzel bir av sezonu geçirdik, 3-4 ay hamsi bolca avlandı.&#34; dedi.Arslan, Türk karasularında avcılığın sona ermesinin ardından bazı teknelerin başta Gürcistan olmak üzere Karadeniz&#39;deki diğer ülkelerde avlanmayı sürdüreceklerini kaydetti.- OrduOrdulu balıkçılar sezonun bereketli geçmesinin mutluluğunu yaşıyor.Perşembe ilçesinde balıkçılık yapan Cesur Kaya, 1 Eylül 2025 tarihinde başlayan av sezonunun sonuna geldiklerini, palamut dışında bol ve bereketli bir sezonu geride bıraktıklarını söyledi.Özellikle hamsinin bol miktarda avlandığını ifade eden Kaya, &#34;Geçen sezona göre bu sezon hamsi bol miktarda avlandı. Bunun dışında istavrit, barbun ve mezgit çeşitleri de boldu.&#34; dedi.Balıkçı Kadir Çelik ise &#34;Sezon çok güzel geçti. Palamut olmadı ama hamsi başta olmak üzere birçok balık bolca avlandı. Allah&#39;a şükürler olsun tezgahlarımız boş kalmadı.&#34; diye konuştu.- RizeRize-Artvin Su Ürünleri Kooperatifleri Bölge Birliği Başkanı Barış Zaman, palamut avcılığında beklentilerin karşılanamadığını, hamsi avı sayesinde sezonun iyi geçtiğini söyledi.Av sezonu boyunca tezgahlarda bol miktarda hamsinin yer aldığını ifade eden Zaman, &#34;Gelecek sezon da palamuttan çok bir beklenti olacağını zannetmiyorum. Yerel olarak hamsi Türk balıkçısını kurtaracak gibi duruyor. Vatandaşımızın yiyeceği balık yine hamsi olacak. Belki biraz daha istavrit olur ama palamuttan bir beklentimiz yok.&#34; diye konuştu.Kent merkezinde balıkçılık yapan Soner Birinci de sezonun bereketli geçtiğini, hamsinin bütün balıkçıların yüzünü güldürdüğünü ifade etti.Sezona hamsi ile başladıklarını anlatan Birinci, &#34;50-100 lira arasında satmaya başladık. Sonra fiyatlar düştü 25, 30, 35 lirayla devam ettik. En sonunda 100 lira oldu. Hamsi bereketliydi çok bol çıktı. Vatandaş tezgaha geldiği zaman en çok talep ettiği balıkların içinde hamsi geliyor. &#34;diye konuştu.Balık fiyatlarının uygun olmasından vatandaşın da memnun olduğunu dile getiren Birinci, &#34;1 kilogram balık ile 3 kişi rahatlıkla doyuyor. Onun için vatandaşımızın balığa rağbeti çok. Biz palamut bekliyorduk, olmayınca hamsi çok oldu. Hamsi hem vatandaşı hem bizi hem de sofrayı güldürdü.&#34; ifadelerini kullandı.- ArtvinHopa Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Serkan Aksoy, bölgede balıkçılığın önemli bir geçim kaynağı olduğunu, kooperatif bünyesinde 205 kişinin balıkçılık yaptığını söyledi.Aksoy, palamut avcılığında beklenen verimin alınamadığını belirterek, &#34;Bu sene palamut bulamadık. Geçen sene tuttuğumuz palamudun yaklaşık yüzde 5'ini bile avlayamadık. Bu sene limanımızdan sadece 4,5 ton palamut çıktı. Bu rakam çok sembolik.&#34; diye konuştu.Hamsinin ise sezonun en verimli balığı olduğunu dile getiren Aksoy, &#34;Hamsi boldu. Hem yem fabrikalarına hem piyasaya hem de çeşitli illere sevkiyatımız oldu. İstavrit boldu ama boy standartlarının altındaydı, teknelerimiz avlamadı. Mezgit iyiydi ama kalkan yok. Barbunu önümüzdeki günlerde bekleyeceğiz.&#34; ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 14 Apr 2026 11:51:55 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Toplanan inek sütü miktarı şubatta 877 bin 774 ton oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/toplanan-inek-sutu-miktari-subatta-877-bin-774-ton-oldu-5815/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/toplanan-inek-sutu-miktari-subatta-877-bin-774-ton-oldu-5815/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_13667A-4418FB-F03020-0E203D-E6A538-7BB89E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), şubat ayına ilişkin süt ve süt ürünleri üretimi verilerini açıkladı.Buna göre, ticari süt işletmelerince toplanan inek sütü miktarı, şubatta yıllık bazda yüzde 1,1 azalarak 877 bin 774 tona düştü. Ocak-şubat döneminde ise 2025&#39;in aynı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_13667A-4418FB-F03020-0E203D-E6A538-7BB89E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), şubat ayına ilişkin süt ve süt ürünleri üretimi verilerini açıkladı.Buna göre, ticari süt işletmelerince toplanan inek sütü miktarı, şubatta yıllık bazda yüzde 1,1 azalarak 877 bin 774 tona düştü. Ocak-şubat döneminde ise 2025&#39;in aynı dönemine göre, yüzde 0,3 gerileyerek 1 milyon 833 bin 30 ton oldu.Ticari süt işletmelerince yapılan içme sütü üretimi, şubatta yüzde 4 artarak 138 bin 131 tona çıktı. Bu yılın iki ayında da içme sütü üretimi, yıllık bazda yüzde 4,2 artışla 295 bin 566 ton oldu.Ticari süt işletmeleri tarafından yapılan yoğurt üretimi de şubatta 2025&#39;in aynı ayına kıyasla, yüzde 7,4 artarak 110 bin 599 tona, ocak-şubat döneminde yıllık bazda yüzde 10,6 artışla 230 bin 258 tona ulaştı.İnek peyniri üretimi şubatta yıllık bazda yüzde 2,4 artarak 66 bin 754 ton, ocak-şubat döneminde yüzde 2,5 yükselişle 139 bin 717 ton oldu.Şubatta ayran ve kefir üretimi yüzde 6,8 yükselerek 78 bin 302 tona çıkarken tereyağı ve sadeyağ üretimi yüzde 1,9 artarak 8 bin 622 ton oldu. Ocak-şubat döneminde ayran ve kefir üretimi yüzde 6,9 artarak 158 bin 789 tona, tereyağı üretimi yüzde 0,3 artışla 17 bin 654 tona yükseldi.Ocakta 945 bin 256 ton olan ticari süt işletmelerince toplanan inek sütü miktarı, şubat ayında yüzde 6,1 azalarak 877 bin 774 ton oldu.Aynı dönemde 157 bin 435 ton olan içme sütü üretimi, şubatta yüzde 12,3 azalışla 138 bin 131 ton olarak gerçekleşti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 14 Apr 2026 10:45:01 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Tavuk eti üretimi şubatta yıllık bazda yüzde 4,4 arttı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tavuk-eti-uretimi-subatta-yillik-bazda-yuzde-44-artti-4600/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tavuk-eti-uretimi-subatta-yillik-bazda-yuzde-44-artti-4600/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E64EC9-FC4525-7E7B30-0FC4B2-F604B5-500D56.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İstatistik Kurumu, şubat ayına ilişkin kümes hayvancılığı üretimi istatistiklerini açıkladı. Buna göre, şubatta 227 bin 793 ton tavuk eti üretildi. Üretim, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 4,4 artarken, bir önceki aya göre yüzde 4,6 azaldı.Tavuk yumurtası&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E64EC9-FC4525-7E7B30-0FC4B2-F604B5-500D56.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İstatistik Kurumu, şubat ayına ilişkin kümes hayvancılığı üretimi istatistiklerini açıkladı. Buna göre, şubatta 227 bin 793 ton tavuk eti üretildi. Üretim, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 4,4 artarken, bir önceki aya göre yüzde 4,6 azaldı.Tavuk yumurtası üretimi şubatta aylık bazda yüzde 4,3 azalırken, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 17,6 yükseldi. Bu dönemde 1 milyar 820 milyon 97 bin tavuk yumurtası üretildi. Şubatta kesilen tavuk sayısı yıllık yüzde 5,9 artışla 122 milyon 390 bin olarak kayıtlara geçti.Ocak-şubat döneminde geçen yılın aynı dönemine kıyasla tavuk yumurtası üretimi yüzde 16,3, kesilen tavuk sayısı yüzde 4,4, tavuk eti üretimi yüzde 3,3 arttı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 14 Apr 2026 10:41:47 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Minik şefler, 23 Nisan'da taco yapıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/minik-sefler-23-nisanda-taco-yapiyor-4026/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/minik-sefler-23-nisanda-taco-yapiyor-4026/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9D7990-D6A75E-C09CFD-DB0606-153AED-85B91E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />"Küçük Eller, Büyük Lezzetler" sloganıyla Ranchero'nun Ataşehir Watergarden şubesinde düzenlenecek etkinliğe katılan çocuklar, bir yandan Meksika klasiği Taco yapımını deneyimlerken diğer taraftan İspanyolca kelimeler öğrenecek. 12:00 – 13:30 ve 14:30 – 16:00 saatleri arasında&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9D7990-D6A75E-C09CFD-DB0606-153AED-85B91E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />"Küçük Eller, Büyük Lezzetler" sloganıyla Ranchero'nun Ataşehir Watergarden şubesinde düzenlenecek etkinliğe katılan çocuklar, bir yandan Meksika klasiği Taco yapımını deneyimlerken diğer taraftan İspanyolca kelimeler öğrenecek. 12:00 – 13:30 ve 14:30 – 16:00 saatleri arasında iki seans halinde gerçekleşecek workshopa katılanlara, şefliğe ve İspanyolcaya giriş sertifikası ile bir sonraki Ranchero ziyaretlerinde kullanabilecekleri indirim kuponu verilecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 14 Apr 2026 02:57:01 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kuru üzüm ilk üç ayda yaklaşık 107 milyon dolar kazandırdı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kuru-uzum-ilk-uc-ayda-yaklasik-107-milyon-dolar-kazandirdi-4122/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kuru-uzum-ilk-uc-ayda-yaklasik-107-milyon-dolar-kazandirdi-4122/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BFD3A5-33C5FD-9BEF85-881795-A80A87-58CFDE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Verimli topraklarıyla kuru meyve sektöründe öne çıkan Türkiye, özellikle kuru üzüm, incir ve kayısı gibi ürünleriyle dikkati çekiyor.Bu üç üründe önemli ihracat geliri elde eden Türkiye, ocak-mart döneminde 65 ülkenin sofrasına 32 bin 408 ton kuru üzüm gönderdi.Geçen yılın&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BFD3A5-33C5FD-9BEF85-881795-A80A87-58CFDE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Verimli topraklarıyla kuru meyve sektöründe öne çıkan Türkiye, özellikle kuru üzüm, incir ve kayısı gibi ürünleriyle dikkati çekiyor.Bu üç üründe önemli ihracat geliri elde eden Türkiye, ocak-mart döneminde 65 ülkenin sofrasına 32 bin 408 ton kuru üzüm gönderdi.Geçen yılın ilk çeyreğinde 33 bin 877 ton ürün karşılığında 125 milyon 379 bin dolar gelir elde eden sektör, bu yılın ocak-mart döneminde 106 milyon 920 bin dolar gelir elde etti.- En fazla üzüm İngiltere&#39;ye gittiTürkiye, en fazla kuru üzümü 34 milyon 455 bin dolarla İngiltere&#39;ye gönderdi. Bu ülkeyi 11 milyon 73 bin dolarla Hollanda, 10 milyon 886 bin dolarla Almanya ve 8 milyon 704 bin dolarla Fransa takip etti.Manisa Ticaret Borsası Başkanı Sadık Özkasap, AA muhabirine, Türkiye&#39;de önemli bir tarımsal ticari ürün olan kuru üzümün özellikle Manisa ve İzmir&#39;de yetiştirildiğini anımsattı.Manisa&#39;da 800 bin dekar arazide üzüm yetiştirildiğini ve 50 bine yakın ailenin geçimini sağladığını ifade eden Özkasap, Manisalı üreticilerin üzüm yetiştiriciliğinde nesillere dayanan tecrübeye sahip olduğunu söyledi.Özkasap, geçen yıl zirai donun üretimi olumsuz etkilediğini hatırlatarak, &#34;Son yıllardaki don olayları nedeniyle Manisa bölgesinde ciddi verim kayıpları yaşandı fakat inanıyoruz ki önümüzdeki sezonlarda yine eskisi gibi Manisa üzüm üretimine devam edecek. Manisa&#39;da üretilen üzümlerin yüzde 85&#39;i ihracata gitmektedir. Ağırlıklı olarak Avrupa ülkelerine ihracatı devam etmektedir.&#34; dedi.Türkiye&#39;nin üzüm ihracatında Güney Afrika, Özbekistan ve İran ile rekabet ettiğini belirten Özkasap, şunları kaydetti:&#34;Ağırlıklı olarak Avrupa&#39;ya ihraç ettiğimiz kaliteli üzümlerimizi Saruhanlı ilçemizde yetiştiriyoruz. Üzümde Avrupa coğrafi işaretine başvurduk, şu anda başvurumuz Brüksel&#39;de askı sürecinde. Biz coğrafi işaretle üzümün izlenebilirliğini kanıtlamayı hedefliyoruz. Üzümlerimizde herhangi bir pestisit kalıntısı yoktur. Bu da çiftçimizin işini ne kadar iyi takip ettiğinin bir örneğidir. Üzüm işletmelerimiz dünyada açtıkları stantlarla ürünümüzü dünyaya tanıtıyor, çok büyük özveriyle çalışıyor.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 12 Apr 2026 11:40:19 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türk balı yılın ilk çeyreğinde 31 ülkede alıcı buldu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-bali-yilin-ilk-ceyreginde-31-ulkede-alici-buldu-3720/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-bali-yilin-ilk-ceyreginde-31-ulkede-alici-buldu-3720/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0F6F9C-3D2273-2D7AA6-D3D81D-B3F438-3F81A1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Arıcılık için uygun iklime sahip Türkiye&#39;nin 3 aylık bal ihracatı, 2 bin 71 ton olarak kayıtlara geçti. Bu ihracattan 9 milyon 226 bin 137 dolar gelir sağlandı.Söz konusu dönemde ABD, Birleşik Krallık ve Kanada başta olmak 31 ülkeye bal satıldı. Türkiye&#39;den ABD&#39;ye 2 milyon&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0F6F9C-3D2273-2D7AA6-D3D81D-B3F438-3F81A1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Arıcılık için uygun iklime sahip Türkiye&#39;nin 3 aylık bal ihracatı, 2 bin 71 ton olarak kayıtlara geçti. Bu ihracattan 9 milyon 226 bin 137 dolar gelir sağlandı.Söz konusu dönemde ABD, Birleşik Krallık ve Kanada başta olmak 31 ülkeye bal satıldı. Türkiye&#39;den ABD&#39;ye 2 milyon 605 bin 140, Birleşik Krallık&#39;a 1 milyon 110 bin 768, Kanada&#39;ya ise 1 milyon 69 bin 319 dolarlık bal ihraç edildi.Geçen yılın aynı döneminden farklı olarak Filipinler, Venezuela, Danimarka, Suriye, Liberya, Somali ve Kongo&#39;ya da bu dönem bal satışı gerçekleştirildi.- &#34;Önümüzdeki süreç için ihracatı artırmaya yönelik çalışmalar sürüyor&#34;DKİB Yönetim Kurulu Başkanı Saffet Kalyoncu, AA muhabirine, bal ihracatında yılın ilk çeyreğinin 9,2 milyon doları aşkın gelirle kapatıldığını söyledi.Söz konusu ürün ihracatında istikrarlı bir performans sergilendiğini belirten Kalyoncu, &#34;Ocak-mart döneminde 31 ülkeye gerçekleştirdiğimiz ihracatla hem pazar çeşitliliğimizi koruduk hem de sektör açısından dengeli bir tablo ortaya koyduk.&#34; dedi.Kalyoncu, Türk balının özellikle kalite ve doğallık açısından uluslararası pazarlarda tercih edildiğinin altını çizerek, &#34;Başta ABD, Birleşik Krallık ve Kanada olmak üzere güçlü olduğumuz pazarlarda konumumuzu pekiştiriyoruz. Bunun yanında yeni ülkelere ihracat yapılması da sektörümüz açısından önemli kazanım.&#34; diye konuştu.İhracatı artırmaya yönelik çalışmaların sürdüğünü vurgulayan Kalyoncu, şunları kaydetti:&#34;Üretimde kaliteyi artırmaya, ürün takibini güçlendirmeye ve markalı ihracata odaklanıyoruz. Yeni pazar arayışlarımız da devam ediyor. Özellikle Asya ve Orta Doğu pazarlarında Türk balına yönelik ilgiyi artırmak için tanıtım faaliyetlerine ağırlık vereceğiz. Yıl sonuna kadar ihracat rakamlarımızı daha yukarıya taşımayı hedefliyoruz.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 12 Apr 2026 11:36:57 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[52 Kursiyer sertifikasını aldı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/52-kursiyer-sertifikasini-aldi-9682/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/52-kursiyer-sertifikasini-aldi-9682/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C93D55-143257-273CB3-93E105-831502-45AD39.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Program süresince servis hizmetleri ve barista alanında teorik bilgi ile pratik uygulamayı bir araya getiren kapsamlı bir eğitim süreci yürütülürken, katılımcıların mesleki yetkinliklerini artırmaya yönelik içerikler öne çıktı. Eğitimlerin, yiyecek-içecek sektöründe hizmet kalitesinin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C93D55-143257-273CB3-93E105-831502-45AD39.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Program süresince servis hizmetleri ve barista alanında teorik bilgi ile pratik uygulamayı bir araya getiren kapsamlı bir eğitim süreci yürütülürken, katılımcıların mesleki yetkinliklerini artırmaya yönelik içerikler öne çıktı. Eğitimlerin, yiyecek-içecek sektöründe hizmet kalitesinin yükseltilmesine katkı sağlayacak önemli bir adım olduğu vurgulandı.Programa İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Sayın Hüseyin Keskin'in yanı sıra İstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Sayın Dr. İsrafil Kuralay, İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Dr. Necip Şimşek, İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Sayın Bahadır Yaşık, 17 No.lu Restoran ve Yiyecek İçecek Hizmetleri Komite Başkanı Sayın Ebru Koralı, Komite Üyeleri Sayın Rouzben Gergeri, Sayın Yücel Özalp, Sayın Süleyman Erdal Eroğlu, Sayın Hüseyin Kömürcüoğlu, üniversitenin akademik ve idari yönetimi ile eğitimi gerçekleştiren eğitmenler katılım sağladı.17 No.lu Restoran ve Yiyecek İçecek Hizmetleri Komite Başkanı Sayın Ebru Koralı yaptıkları konuşmada sektörde hizmet kalitesinin belirleyici rolüne dikkat çekerek, "Yiyecek-içecek sektöründe sürdürülebilir başarı, iyi yetişmiş insan kaynağıyla mümkün. Bu nedenle eğitimleri yalnızca bir proje olarak değil, sektörün geleceğine yapılan bir yatırım olarak görüyoruz. Bu programla hem gençlerimizin mesleki donanımını artırmayı hem de işletmelerimizin hizmet standardını yükseltmeyi hedefledik. Sertifika almaya hak kazanan tüm katılımcılarımızı tebrik ediyorum" dedi.Komite Üyesi Sayın Rouzben Gergeri ise sürecin uzun vadeli ve çok basamaklı bir yapı üzerine kurgulandığının altını çizerek, "Yiyecek-içecek sektöründe kalıcı bir kalite artışı sağlamak istiyorsak, bu süreci planlı ve sürdürülebilir bir yaklaşımla ele almak gerekiyor. Bu anlayışla komite olarak bütçemizi eğitime ayırma kararı aldık. İstanbul Ticaret Odası ve İstanbul Ticaret Üniversitesi ile güçlü bir iş birliği kurarak programlarımızı hazırladık ve bu süreçte dört ayrı eğitim gerçekleştirdik. Amacımız sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını güçlendirmek" dedi.İstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Sayın Dr. İsrafil Kuralay ise yaptıkları konuşmada Türk mutfağının dünyanın en değerli mutfaklarından biri olduğuna dikkat çekerek, "Bu zenginliği turizmin önemli bir unsuru olarak dünyaya daha güçlü şekilde tanıtmak istiyoruz. Gastronomik çeşitliliğimizin yanı sıra, hizmet kalitemizi de aynı ölçüde güçlendirerek uluslararası standartlarda bir deneyim sunmayı hedefliyoruz. Sertifika almaya hak kazanan tüm katılımcılarımızı tebrik ediyorum" dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 10 Apr 2026 09:21:28 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Orta Doğu'daki çatışma gıda fiyatlarını artıracak"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/orta-dogudaki-catisma-gida-fiyatlarini-artiracak-1746/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/orta-dogudaki-catisma-gida-fiyatlarini-artiracak-1746/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_179B6B-A10189-42C910-154C4C-C88280-CAC946.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />IMF, Dünya Bankası ve Dünya Gıda Programı&#39;ndan yapılan ortak açıklamada, söz konusu kurumların yöneticilerinin Orta Doğu&#39;daki savaşın küresel ekonomi ve gıda güvenliği üzerindeki etkilerini görüşmek için bir araya geldiği aktarıldı.Açıklamada, Orta Doğu&#39;daki&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_179B6B-A10189-42C910-154C4C-C88280-CAC946.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />IMF, Dünya Bankası ve Dünya Gıda Programı&#39;ndan yapılan ortak açıklamada, söz konusu kurumların yöneticilerinin Orta Doğu&#39;daki savaşın küresel ekonomi ve gıda güvenliği üzerindeki etkilerini görüşmek için bir araya geldiği aktarıldı.Açıklamada, Orta Doğu&#39;daki savaşın bölge ve ötesindeki yaşamlar ile geçim kaynaklarını altüst ettiği kaydedildi.Bu durumun, modern tarihin küresel enerji piyasalarındaki en büyük aksamalarından birini tetiklediğine dikkat çekilen açıklamada, petrol, gaz ve gübre fiyatlarındaki keskin artışların ulaşımdaki aksamalarla birlikte kaçınılmaz olarak gıda fiyatlarının yükselmesine ve gıda güvensizliğine yol açacağı belirtildi.Açıklamada, bunun özellikle düşük gelirli ve ithalata bağımlı ekonomiler tarafından en ağır şekilde hissedileceğine işaret edilerek, &#34;Yakıt fiyatlarındaki ani yükselişle ve gıda fiyatlarındaki olası keskin artışlar, mali alanın kısıtlı ve borç yükünün halihazırda yüksek olduğu yerlerde özellikle endişe vericidir, bu durum hükümetlerin savunmasız haneleri koruma kabiliyetini azaltır.&#34; değerlendirmesinde bulunuldu.IMF, Dünya Bankası ve Dünya Gıda Programı&#39;nın, gelişmeleri yakından takip etmeyi ve krizden etkilenenleri desteklemek için tüm araçların kullanımını koordine etmeyi sürdüreceği vurgulanan açıklamada, kendi yetki alanları doğrultusunda ve mevcut müdahale mekanizmalarına dayanarak yaşamları ve geçim kaynaklarını korumak, istikrar, büyüme ve istihdam sağlayan dayanıklı bir toparlanmanın temellerini atmak için destek sağlayacakları dile getirildi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 09 Apr 2026 09:28:39 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Antalya'da "Yüzüncü Yılında Şeker Sektörü Sempozyumu" düzenlendi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/antalyada-yuzuncu-yilinda-seker-sektoru-sempozyumu-duzenlendi-511/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/antalyada-yuzuncu-yilinda-seker-sektoru-sempozyumu-duzenlendi-511/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A6B130-1F5E32-3BB607-E35A55-164813-C4F104.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Abdulkadir Polat, Manavgat ilçesindeki bir otelde gerçekleştirilen sempozyumun açılışında yaptığı konuşmada, şeker üretim serüveninin tarımsal faaliyetin yanında ortak inancın, kararlılığın ve kalkınma azminin ürünü olduğunu söyledi.Uşak&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A6B130-1F5E32-3BB607-E35A55-164813-C4F104.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Abdulkadir Polat, Manavgat ilçesindeki bir otelde gerçekleştirilen sempozyumun açılışında yaptığı konuşmada, şeker üretim serüveninin tarımsal faaliyetin yanında ortak inancın, kararlılığın ve kalkınma azminin ürünü olduğunu söyledi.Uşak ve Alpullu&#39;da 1926&#39;da atılan ilk adımın ekonomik bağımsızlık hedefinin somut ifadesi olduğunu belirten Polat, &#34;O gün toprağa düşen tohumlar zamanla fabrikalara dönüşmüş, şehirleri büyütmüş, kırsala umut olmuş ve ülkemizin kalkınmasında önemli rol üstlenmiştir.&#34; dedi.Bugün &#34;şeker sektörü&#34; denildiğinde, yalnızca bir üretim alanından değil tarımdan sanayiye, lojistikten teknolojiye uzanan büyük bir ekosistemden söz edildiğini vurgulayan Polat, bu ekosistemin çiftçinin emeği, sanayicinin yatırımı, çalışanların gayreti ve akademik dünyanın katkısıyla ayakta durduğunu dile getirdi.Polat, bu yapının önemli taşıyıcılarından Türkşekerin uzun yıllar sektörün gelişimine yön veren, farklı paydaşları bir araya getiren güçlü bir yapı olarak öne çıktığını kaydetti.İklim değişikliği, su kaynaklarının etkin kullanımı ve gıda arz güvenliğinin sektörün öncelikli gündem başlıkları olması gerektiğine işaret eden Polat, şöyle konuştu:&#34;Bu çerçevede daha verimli, daha sürdürülebilir ve doğayla uyumlu üretim modellerine yönelmek ortak sorumluluğumuzdur. Dijitalleşme, yenilikçi tarım uygulamaları ve bilimsel yaklaşımlar da sektörümüzün geleceğini şekillendirecek temel unsurlar olacak. Şeker üretiminin temel taşını oluşturan çiftçimizin desteklenmesi ve üretimde sürekliliğin sağlanması hayati önem taşımaktadır. &#39;Türkiye Yüzyılı&#39; hedeflerimiz doğrultusunda, şeker sektörünün sahip olduğu bilgi birikimi, tecrübe ve üretim kapasitesi önemli bir avantajımız. Bu potansiyeli daha ileriye taşımak, ancak ortak akıl, güçlü işbirliği ve kapsayıcı yaklaşımla mümkün olacaktır.&#34;Polat, bir asır önce büyük inançla başlayan bu yolculuğun bugün aynı kararlılıkla devam ettiğini belirterek, &#34;Her pancar tohumu, yalnızca toprağa değil bu ülkenin geleceğine ekilmektedir.&#34; ifadesini kullandı.- &#34;Yılda 1,4 milyon sefer yapılarak 35 milyon ton yük taşımacılığı yapıyoruz&#34;Türkşeker Genel Müdürü Muhiddin Şahin ise bugün Türkiye&#39;de 14&#39;ü Türkşekere, 12&#39;si özel sektöre ve 6&#39;sı pancar kooperatiflerine ait olmak üzere toplam 32 şeker fabrikası olduğunu söyledi.Bu mirasın tüm Türkiye&#39;nin olduğunu dile getiren Şahin, &#34;Dünyanın pancar şekerinin yüzde 7,5&#39;ini bu ortamdaki arkadaşlarla, hep beraber üretiyoruz. Bu da bizim için gurur kaynağı. Aslında, toprağa tohum ekmekten başlayarak, market raflarında ya da soframızdaki ürünlere kadar devasa ekosistemi de yönetiyoruz.&#34; diye konuştu.Türkiye&#39;de münavebe de (ekim nöbeti) hesaba katıldığında yaklaşık 350 bin çiftçinin, aileleriyle toplam 1 milyon kişinin pancardan ekmek yediğine dikkati çeken Şahin, fabrikalarda çalışan sayısının 20 bin olduğunu, aileleriyle 60 bin kişiden söz edildiğini dile getirdi.Şahin, şeker sektöründe pancar üretimi için çiftçilere ödenen tutarın geçen yıl 66 milyar lira olduğunu kaydederek, şöyle devam etti:&#34;Şekerimizin değeri 2025 yılı fiyatlarıyla bugün 105 milyar lira. Sıfır atıkla, pancarın etrafındaki toprağı ıslatarak bile ekosistemi çevrelediğimizi düşünürsek yaklaşık 15 milyar liralık da küspesinden, toprağından, yaprağından kazandığımız parayla 120 milyar liralık sistem oluşuyor. Bu işin üretim boyutu. Bir de bu üretimin beslediği devasa bir çark var. Yılda 1,4 milyon sefer yapılarak 35 milyon ton yük taşımacılığı yapıyoruz. Lojistik, yakıt ve işletme derken 30 milyar liralık doğrudan bu sistem tarafından para sokuluyor. Türkiye&#39;de üretilen gıda, içecek ve unlu mamuller gibi şekerli ürünler 575 milyar lira tutarında. Bunun içerisinde ihracatı saymıyorum.&#34;Türkiye&#39;de 65 şehirde pancar yetiştirildiğini, aynı illerde tahıl, mısır, buğday gibi birçok ürün de üretildiğini anlatan Şahin, pancar sistemden çekilirse kimsenin tahıl, buğday ekmeyeceğini, pancarın Türkiye&#39;deki tarımın motoru olduğunu ifade etti.Şahin, çiftçileri üretim aşamasında asla yalnız bırakmadıklarını belirterek, tohum toprağa düşmeden, ürünler teslim edilmeden, pancar bedelinin yaklaşık yüzde 35&#39;ini faiz yansıtılmaksızın avans olarak üreticiye ödediklerini söyledi.- &#34;Teknik personelin sektöre kazandırılması hızlandırılmalı&#34;Şeker-İş Sendikası Genel Başkanı İsa Gök de 100&#39;üncü yılı kutlanan bu büyük hamlenin, bir milletin ekonomisini bağımsızlaştırma iradesini tarihe mühürlediği kararlılığın adı olduğunu dile getirdi.Şeker fabrikalarının Anadolu&#39;da modernleşmenin sessiz mimarları olduğunu söyleyen Gök, bu fabrikaların milli üretimi gerçekleştirirken kültür, dayanışma ve aidiyeti de ürettiğini vurguladı.Kuraklık, daralan su kaynakları ve hava olaylarının tarımsal üretimin ritmini değiştirdiğini ifade eden Gök, üretim altyapısının modernizasyonu ve dijital dönüşümün hızlandırılmasının artık ertelenemez bir zorunluluk olduğunun altını çizdi.Gök, çalışanlar bu sürecin merkezine yerleştirilmezse, dönüşümün eksik kalacağını dile getirdi.Sempozyuma çağrılı konuşmacı olarak katılan, çocukluğu şeker sektöründe geçen yazar Tijen Mergen de katılımcılarla anılarını paylaştı.Sempozyumun açılışına, Tarım ve Orman Bakanlığı Şeker Dairesi Başkanı Mümtaz Sinan, Pancar Ekicileri Kooperatifleri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Erkoyuncu, Pancar Şekeri Üreticileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Can, Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay, özel sektör ve kooperatif şeker fabrikalarının temsilcileri, sektör paydaşları ve Şeker-İş Sendikası yöneticileri de katıldı.Konuşmaların ardından, &#34;Şeker Sektörünün Dünü, Bugünü ve Yarını&#34; başlıklı panel gerçekleştirildi. 10 Nisan&#39;da sona erecek sempozyum kapsamında düzenlenecek çalıştayda, şeker sektörü ve endüstrisinin sorunları ile çözüm önerileri konuşulacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 08 Apr 2026 17:12:06 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yöresel Ürünler Fuarı'nda 65 kadın kooperatifi ürünlerini sergileyecek]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/yoresel-urunler-fuarinda-65-kadin-kooperatifi-urunlerini-sergileyecek-9003/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/yoresel-urunler-fuarinda-65-kadin-kooperatifi-urunlerini-sergileyecek-9003/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5C033D-FE0D9C-18A22A-5E6155-335BCD-3ED1CD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Antalya Ticaret Borsasının (ATB) öncülüğünde, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin (TOBB) desteğiyle gerçekleştirilen fuar, 22-26 Nisan&#39;da ANFAŞ Fuar Merkezi&#39;nde ziyaretçilere kapılarını açacak.Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Anadolu Ajansı (AA) Antalya Bölge&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5C033D-FE0D9C-18A22A-5E6155-335BCD-3ED1CD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Antalya Ticaret Borsasının (ATB) öncülüğünde, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin (TOBB) desteğiyle gerçekleştirilen fuar, 22-26 Nisan&#39;da ANFAŞ Fuar Merkezi&#39;nde ziyaretçilere kapılarını açacak.Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Anadolu Ajansı (AA) Antalya Bölge Müdürlüğünü ziyaret ederek, fuar hakkında bilgi verdi.Çandır, yöresel ürünlerin katma değerini artırmak amacıyla temelleri 2008&#39;de atılan fuarda, bu yıl 70&#39;den fazla kentin ürünlerinin yer alacağını belirtti.Fuarda 65 kadın kooperatifinin katılacağını ve kendi bölgelerinin lezzetlerini, ürünlerini sergileyeceğini aktaran Çandır, şunları söyledi:&#34;Yöresel ürünlerimizin hayata geçmesinde ve sürdürülmesinde kadın emeği çok önemli. Anadolu&#39;nun becerikli kadınlarının ellerinden çıkıyor bu ürünler. Birçok kadınımız da yöresel ürünleri gelecek kuşaklara aktarmak için kooperatifler, birlikler kuruyor. Üreterek hem kendi bölgelerinde hem de diğer şehirlere satarak ekonomik katkı sağlıyorlar. Yerinde istihdama da önemli ölçüde katkı sunuyorlar. Bu anlamda çok değerli buluyoruz.&#34;Çocuklarının beslenme çantalarına yöresel ürünlerden oluşan yiyecekler koymalarını öneren Çandır, bu uygulamanın kırsalda, kıyıda, köşede kalmış ürünlere can suyu olacağını ifade etti.Çandır, tüm kadınları kooperatiflerin emeklerini taçlandırmak amacıyla YÖREX&#39;e davet etti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 08 Apr 2026 17:08:43 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kuru meyve ilk çeyrekte 404 milyon 460 bin dolar kazandırdı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kuru-meyve-ilk-ceyrekte-404-milyon-460-bin-dolar-kazandirdi-7918/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kuru-meyve-ilk-ceyrekte-404-milyon-460-bin-dolar-kazandirdi-7918/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_74E66A-DB171F-1F40DB-C2AF32-10A4E1-B5C681.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sektör, ocak-mart döneminde 120 ülke ve serbest bölgeye 75 bin 866 ton ürün gönderdi.Kuru üzüm, kuru incir, kuru kayısı, Antep fıstığı, badem, ceviz, leblebi, elma kurusu gibi birçok ürünün yer aldığı sektörde dış satım karşılığında 404 milyon 460 bin dolar gelir elde&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_74E66A-DB171F-1F40DB-C2AF32-10A4E1-B5C681.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sektör, ocak-mart döneminde 120 ülke ve serbest bölgeye 75 bin 866 ton ürün gönderdi.Kuru üzüm, kuru incir, kuru kayısı, Antep fıstığı, badem, ceviz, leblebi, elma kurusu gibi birçok ürünün yer aldığı sektörde dış satım karşılığında 404 milyon 460 bin dolar gelir elde edildi.En fazla gelir 106 milyon dolarla çekirdeksiz kuru üzümden sağlandı. Kuru üzümü 97 milyon dolarla kuru incir, 66 milyon dolarla kuru kayısı, 32 milyon dolarla Antep fıstığı takip etti.- En büyük pazar AvrupaSektör en çok Avrupa ülkelerinden talep gördü. Avrupa ülkelerine 176 milyon 929 bin dolarlık ürün satıldı.Almanya, talepte ilk sırada yer aldı, kuru meyve üreticileri bu ülkeye 56 milyon dolarlık ürün yolladı. Almanya&#39;yı 45 milyon dolarla İngiltere, 38 milyon dolarla ABD, 31 milyon dolarla Fransa takip etti.- İhracatın yarısından fazlası Ege&#39;denBirlikler bazında en fazla ihracatı 248 milyon dolarla EİB üyesi firmalar gerçekleştirdi. EİB&#39;in toplam ihracattaki payı yüzde 61,5 olarak kaydedildi.EİB&#39;i 69 milyon dolarla Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri izledi.Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, AA muhabirine, üzüm ve incir ürünlerinde dünyada bir tüketim kültürünün bulunduğunu söyledi.Türkiye&#39;nin üzüm, incir ve kayısı konusunda şanslı olduğunu ve ürünlerde lider olduğunu ifade eden Işık, &#34;İlk çeyrekte 404 milyon dolar ihracatımız var. Geçen seneye göre miktar ve değer bazında noksanız. Birim fiyatı artırarak kendimizi koruyabildik. Geçen sene nisan ayında donla karşılaştık.&#34; diye konuştu.Işık, zirai don ve kuraklık gibi etkenlere karşı kuru meyve üretiminde lisanslı depoculuğun, AR-GE ve ihtisas borsalarının önemli olduğunu, bu yönde çalışmaların çoğaltılması gerektiğini dile getirdi.Üretimde hava olaylarının ve iklimsel değişimlerin belirleyici olduğuna dikkati çeken Işık, &#34;Hava şartları iyi gidiyor. Bu hava şartlarıyla birlikte eylül, ekim, kasım, aralık 4 ayı eğer verimli bir şekilde geçirirsek, mahsulümüzü alırsak bu aradaki makası kapatırız.&#34; dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 08 Apr 2026 13:35:48 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Savaş gölgesinde gıda krizi derinleşiyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/savas-golgesinde-gida-krizi-derinlesiyor-4334/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/savas-golgesinde-gida-krizi-derinlesiyor-4334/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_73F4A3-BD25E0-B2C3E5-731354-A5E0BF-68CC74.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mustafa DENİZABD-İran-İsrail hattında tırmanan çatışmalar, küresel ekonomide zincirleme etkiler yaratırken, en sert yansımalar gıda fiyatlarında görülmeye başladı. Enerji, lojistik ve tarımsal üretim maliyetlerindeki artış hem dünya genelinde hem de Türkiye'de sofraya doğrudan&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_73F4A3-BD25E0-B2C3E5-731354-A5E0BF-68CC74.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mustafa DENİZABD-İran-İsrail hattında tırmanan çatışmalar, küresel ekonomide zincirleme etkiler yaratırken, en sert yansımalar gıda fiyatlarında görülmeye başladı. Enerji, lojistik ve tarımsal üretim maliyetlerindeki artış hem dünya genelinde hem de Türkiye'de sofraya doğrudan zam olarak dönüyor.Birleşmiş Milletler verilerine göre, Orta Doğu'daki gerilimler nedeniyle artan enerji ve gübre maliyetleri gıda fiyatlarını üst üste ikinci ayda da yükseltti. Küresel gıda fiyat endeksi mart ayında aylık bazda yüzde 2,4 artarken, tahıldan ete kadar tüm ürün gruplarında yukarı yönlü hareket dikkat çekti.&nbsp;Savaşın en kritik etkilerinden biri enerji üzerinden hissediliyor. Hürmüz Boğazı'nda ticaretin neredeyse durma noktasına gelmesi, petrol ve doğal gaz fiyatlarını sert yükseltti. Bu durum gübre üretimini pahalılaştırarak tarım maliyetlerini artırırken, üretimde düşüş riskini de beraberinde getiriyor.&nbsp;Uzmanlara göre, çiftçilerin daha az gübre kullanması ya da ekim alanlarını daraltması halinde önümüzdeki dönem gıda arzında daralma yaşanabilir. Bu da fiyatların daha da yukarı gitmesine neden olabilir.&nbsp;Fiyat artışının ana nedenleriEkonomistler, savaş kaynaklı gıda enflasyonunu üç temel başlıkta topluyor:Enerji maliyetleri: Petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki artış üretim ve taşımayı pahalılaştırıyor&nbsp;Gübre krizi: Gübre fiyatları yükseldikçe tarımsal verim düşüyor&nbsp;Tedarik zinciri kırılması: Deniz taşımacılığı ve lojistik aksıyor&nbsp;Bu üçlü etki, yalnızca bugünkü fiyatları değil, gelecek hasat dönemlerini de tehdit ediyor.Çözüm ne?Uzmanlara göre gıda fiyatlarındaki artışı sınırlamak mümkün ancak bunun için eş zamanlı politikalar gerekiyor:1. Enerji bağımlılığını azaltmakYenilenebilir enerji yatırımlarının artırılması, tarım ve lojistik maliyetlerini orta vadede düşürebilir.2. Gübre ve tarım destekleriDevletlerin çiftçiye doğrudan destek vermesi, üretim kaybını önleyerek fiyat artışını sınırlayabilir.3. Stratejik gıda stoklarıÜlkelerin kritik ürünlerde stok politikası oluşturması ani fiyat şoklarını azaltabilir.4. Tedarik zincirinin çeşitlendirilmesiTek bir bölgeye bağımlı ticaret yerine alternatif güzergâhlar ve tedarikçiler geliştirilmeli.5. Yerli üretimin artırılmasıİthalata bağımlılığın azaltılması, özellikle gelişmekte olan ülkelerde fiyat istikrarı açısından kritik.Türkiye açısından risk büyüyorTürkiye gibi enerji ve tarım girdilerinde dışa bağımlı ülkelerde savaşın etkisi daha hızlı hissediliyor. Kur baskısı ile birleşen küresel maliyet artışları, gıda enflasyonunu yukarı çekmeye devam ediyor.Ekonomistler, mevcut jeopolitik gerilimlerin uzun sürmesi halinde gıda fiyatlarının sadece geçici bir artış değil, kalıcı bir yüksek enflasyon sürecine dönüşebileceği uyarısında bulunuyor.Savaşın etkisi sadece cepheyle sınırlı değil; tarladan sofraya uzanan geniş bir ekonomik dalga yaratıyor. Bu dalganın kırılması ise kısa vadeli müdahalelerden çok, uzun vadeli tarım ve enerji politikalarının yeniden şekillendirilmesine bağlı görünüyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 08 Apr 2026 02:26:21 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sinop'ta coğrafi işaretli lakerda üretimine başlandı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sinopta-cografi-isaretli-lakerda-uretimine-baslandi-4600/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sinopta-cografi-isaretli-lakerda-uretimine-baslandi-4600/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_55EAC4-BF8627-CF669C-81F453-8DD4FE-FA9EF6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sinop Ticaret ve Sanayi Odası tarafından Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) kapsamında hazırlanan ve &#34;Lakerda ve Su Ürünleri Üretim Tesisi Projesi&#34; çerçevesinde kurularak faaliyete başlayan tesiste, lakerdanın yanı sıra hamsi ve Türk somonu gibi deniz ürünleri de&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_55EAC4-BF8627-CF669C-81F453-8DD4FE-FA9EF6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sinop Ticaret ve Sanayi Odası tarafından Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) kapsamında hazırlanan ve &#34;Lakerda ve Su Ürünleri Üretim Tesisi Projesi&#34; çerçevesinde kurularak faaliyete başlayan tesiste, lakerdanın yanı sıra hamsi ve Türk somonu gibi deniz ürünleri de işlenerek iç ve dış pazara sunulmaya hazır hale getiriliyor.Modern üretim teknikleriyle üretim yapılan tesiste, bölgeye özgü su ürünlerinin işlenerek daha yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi ve bu sayede hem yerel ekonomiye hem de sektörel rekabet gücüne katkı sağlanması hedefleniyor.KUZKA Genel Sekreteri Mehmet Akif Eraslan, yaptığı açıklamada, lakerdanın Sinop&#39;un özel lezzetlerinden biri olduğunu söyledi.Lakerdanın, Avrupa Birliği tescil sürecinin de devam ettiğine dikkati çeken Eraslan, KUZKA olarak bu özel ürünün tanınır kılınması noktasında yapılan tüm çalışmalara destek olduklarını dile getirdi.Eraslan, su ürünleri sektörünün devletin de makro düzeyde destekler sağladığı bir sektör olduğuna işaret ederek, &#34;Sinop bu konuda ön plana çıkıyor. Türk somonu üretiminde önemli bir noktadayız. Ülkemizde üretilen somonun yüzde 40 civarı Sinop ilimizde yetiştirilmekte. Bu birinci olduğumuz bir alan. Bunu önümüzdeki dönemde de farklı mekanizmalarla desteklemeyi sürdürmeyi planlıyoruz.&#34; dedi.Lakerdanın pazarlama süreçlerinin Sinop Ticaret ve Sanayi Odası tarafından yürütüldüğünü anlatan Eraslan, şöyle devam etti:&#34;Lakerda konusunda Türk somonundan farklı olarak sezon önemli. Çünkü avcılığa dayalı ürünler bunlar. Burada işletme, sermaye tarafı güçlendikçe önemli bir pazar oluşturma çalışması da devam etmiş olacak. Şu an ciddi talepler var. Yerelden firmalarımız burada özellikle hediyelik ürün noktasında talepte bulunuyorlar. Büyük market zincirleri tarafından da değerlendirmeye alınmış durumda.&#34;- &#34;İnternet sitelerimizde ürün tanıtımı yaptık&#34;Sinop Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Salim Akbaş ise lakerdanın 3 bin yıllık geçmişe sahip bir ürün olduğunu belirtti.2023 yılında coğrafi işaret alan lakerdanın artık profesyonel anlamda üretimine başladıklarını vurgulayan Akbaş, şunları kaydetti:&#34;Bu tesiste geleneksel bir ürünü geleneksel anlayıştan uzaklaşmadan üretmeye karar verdik. Bunu yaparken daha hijyen bir ortamda daha kaliteli bir ürün ortaya çıkarmayı hedefledik. Ürünün bilinirliğini artırmakla ilgili de internet sitelerimizde ürün tanıtımı yaptık. Son dönemde de ilk olarak ilimizdeki yerel marketlerde ürünün satışı yapılmaya başlandı. Ciddi anlamda da bir karşılık gördü. İnternet satışlarımız zaten vardı. Bunu da biraz profesyonel yapmaya başladık. e-ticaret portalına çevirdik. Bunun avantajı su ürünü almak isteyenler daha güvenli bir şekilde alışverişlerini yapabiliyorlar.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 07 Apr 2026 15:39:31 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[104 bin pide kuyrukta bekleme zahmeti olmadan sofralara ulaştı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/104-bin-pide-kuyrukta-bekleme-zahmeti-olmadan-sofralara-ulasti-4249/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/104-bin-pide-kuyrukta-bekleme-zahmeti-olmadan-sofralara-ulasti-4249/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AB4F0C-8819F5-9D49CA-89AB4F-058B2E-34765B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin En Sevilen* ve En Teknolojik** Online Yemek Sipariş Markası Yemeksepeti, 19 Şubat – 20 Mart 2026 tarihlerini kapsayan Ramazan ayı verilerini paylaştı. Dijitalleşen Ramazan geleneklerindeki dönüşüme ışık tutan veriler, iftar sofralarının kalabalıklaştığını, sahurda&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AB4F0C-8819F5-9D49CA-89AB4F-058B2E-34765B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin En Sevilen* ve En Teknolojik** Online Yemek Sipariş Markası Yemeksepeti, 19 Şubat – 20 Mart 2026 tarihlerini kapsayan Ramazan ayı verilerini paylaştı. Dijitalleşen Ramazan geleneklerindeki dönüşüme ışık tutan veriler, iftar sofralarının kalabalıklaştığını, sahurda ise pratiklik arayışının zirve yaptığını ortaya koydu. Hızlı ticaret (Yemeksepeti Market ve Mağazalar) ekosistemindeki %50'nin üzerindeki ciro artışı, kullanıcıların market ihtiyaçlarını dijital kanallara taşıma hızını bir kez daha kanıtlarken; Ramazan ayına özel "Gitmiyorsun" kampanyasıyla marketten kasaba, manavdan sıcak pideye kadar tüm ihtiyaçları kapıya getiren Yemeksepeti, sunduğu operasyonel kolaylık ve taze gıda fırsatlarıyla iftar ve sahur hazırlıklarını zahmetsiz bir deneyime dönüştürdü.Ramazan hazırlığı haftalar öncesinden başladıPlatformun hızlı ticaret verileri, tüketicilerin Ramazan hazırlıklarını son güne bırakmadığını ve Ramazan öncesi erzak hazırlığı geleneğinin güçlendiğini gösterdi. Kullanıcılar, Ramazan başlamadan haftalar önce mutfak alışverişlerine yönelirken; bu dönemde özellikle dondurulmuş gıdalar, paketli ürünler ile et ve deniz ürünleri kategorilerinde yoğun bir talep gözlemlendi. Bu hazırlık sürecinin en ilginç verisi ise henüz Ramazan başlamadan taşınan 12.252 adet pide oldu. Ay genelinde ise toplamda 104 bin adet Ramazan pidesi Yemeksepeti aracılığıyla, kuyrukta bekleme zahmeti olmadan sofralara ulaştı. Bu yüksek hacimle Ramazan pidesi, hazırlık döneminde platformun "en çok satan ilk 100 ürünü" arasına girmeyi başardı.Sahurda dijital sipariş patlamasıRamazan 2026'nın en dikkat çekici verisi, gece saatlerindeki hareketlilik oldu. Sahur saatlerinde verilen siparişler, bir önceki yıla göre %23,5 oranında büyüyerek gece ekonomisinin gücünü kanıtladı. Tüketiciler sahurda mutfağa girmek yerine dijital çözümlere yönelirken, en yoğun talep artışı Ramazan'ın son haftasında ve Kadir Gecesi'ne doğru gerçekleşti.İftarda burger menüler, sahurda tost zirvedeYemeksepeti verilerine göre iftar ve sahur menüleri arasında keskin bir tercih farkı oluştu. İftar sofralarının ana oyuncusu fast food restoranlarından verilen burger menüleri olurken; onu Lahmacun, Kıymalı Pide ve Mercimek Çorbası takip etti. Gece saatlerinde ise Karışık Tost, Kumru ve Poğaça üçlüsü ilk sıraya yerleşerek sahurun gözde lezzetleri oldu. Her iki öğünde de sarsılmaz yerini koruyan tek ürün ise Mercimek Çorbası olarak kayıtlara geçti.İftar sofraları kalabalıklaştıİftar saatlerindeki ortalama sepet tutarı bir önceki yıla göre %27 oranında arttı. Bu artış, tüketicilerin sadece kendileri için değil, kalabalık arkadaş ve aile grupları için daha çeşitli menüler tercih ettiğini gösteriyor. Market tarafında ise iftara hazırlık aşamasındaki ortalama sepet tutarlarının, Ramazan dışındaki dönemlere kıyasla belirgin şekilde yükselmesi, tüketicilerin evdeki iftar sofralarını dijital market üzerinden zenginleştirdiğini ortaya koydu. Özellikle restoranların sunduğu "Ramazan Menüsü" paketleri, %140 gibi devasa bir büyüme oranıyla dönemin en popüler ürün grubu seçildi.Hızlı ticaretin yoğunluk saati değiştiRamazan ayı boyunca market ve mağazalar üzerinden verilen siparişlerin zaman dilimi, restoran kanalındaki yoğunluktan farklılaştı. Restoranlarda siparişlerin iftar saatine dakikalar kala zirve yapmasına karşın, hızlı ticaret tarafındaki yoğunluk 15:00 – 18:00 saatleri arasına yayıldı. Kullanıcıların iftar hazırlığı için gerekli olan taze malzemeleri ve eksikleri restoran yoğunluğu başlamadan önce tamamlaması, operasyonel verimliliği artıran bir unsur olarak kaydedildi.Yerel mutfaklar dikkat çektiTürkiye'nin dört bir yanından gelen veriler, dijital siparişlerde bile yerel damak tadının korunduğunu gösterdi. Konya'da Etli Ekmek, Adana'da Kebap ve Bursa'da Pide kültürü dijital platformlara birebir yansırken; Ege ve Akdeniz bandında Lahmacun ve Pide tercihlerinin ağırlığı hissedildi. Güneydoğu Anadolu illerinde ise Burger ve Döner gibi modern hızlı yemek seçeneklerine olan ilginin artması dikkat çekti.İftarın sindirim dostu maden suyuHızlı market alışverişi tarafında ise kullanıcı refleksleri ilgi çekici detaylar sundu. İftar hazırlıklarında sıvı tüketimi odak noktası olurken, Maden Suyu, su siparişlerini dahi geride bırakarak iftarın simgesel içeceği konumuna yükseldi. Sahur market sepetlerinde ise baget ekmek, simit ve Ramazan pidesi gibi unlu mamuller ilk sıraları paylaştı. Ayrıca sabaha karşı 04:00 sularında verilen market siparişlerinde Türk Kahvesi'nin üst sıralarda yer alması, sahur sonrası kahve rutininin modern bir alışkanlığa dönüştüğünü gösterdi.2026 Ramazan rekorlarıRamazan ayı boyunca elde edilen veriler, platformun ulaştığı çarpıcı rekorları da gözler önüne serdi. 8 Mart, en yoğun gün olarak kayıtlara geçerken, Yemeksepeti'nde Ramazan boyunca en yüksek tutarlı tekil sipariş İstanbul'dan verildi. Bir kullanıcı; lahmacun, içli köfte ve mercimek çorbasından oluşan zengin bir kombinasyon için tek seferde 19.950 TL ödedi. Market kanalında ise yine İstanbul'dan verilen 128 kalemlik tekil sipariş, dönemin en kalabalık sepeti olarak kayıtlara geçti.Kadayıf mı, baklava mı?Ramazan'ın vazgeçilmezi tatlılarda, iftar sofralarının tatlı lideri Kadayıf çeşitleri olurken, baklava çeşitleri ikinci sırayı aldı. Ramazan'ın simgesi Güllaç ise özellikle menü kombinasyonlarının vazgeçilmez tamamlayıcısı olarak dikkat çekti. Sahurda tatlı tüketimi incelendiğinde ise Kadayıf ve Baklava'nın gece geç saatlerde de popülerliğini koruduğu görüldü.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 04 Apr 2026 11:30:04 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Eti'de iki önemli atama]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/etide-iki-onemli-atama-7332/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/etide-iki-onemli-atama-7332/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_29199A-A5FDE9-2D87AD-F5B21D-C1FAAB-7256AA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Atamalar kapsamında Mertol Kurtoğlu, ETİ Global İcra Kurulu Üyesi olarak Avrupa, MEA&amp;CIS Satış Başkanı sorumluluğunu üstlendi. Evrim Öztürk ise ETİ Global İcra Kurulu Üyesi olarak ETİ Türkiye Satış Başkanı oldu. Her iki yönetici Şubat 2026 itibarıyla yeni görevlerine başladılar.Mertol&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_29199A-A5FDE9-2D87AD-F5B21D-C1FAAB-7256AA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Atamalar kapsamında Mertol Kurtoğlu, ETİ Global İcra Kurulu Üyesi olarak Avrupa, MEA&amp;CIS Satış Başkanı sorumluluğunu üstlendi. Evrim Öztürk ise ETİ Global İcra Kurulu Üyesi olarak ETİ Türkiye Satış Başkanı oldu. Her iki yönetici Şubat 2026 itibarıyla yeni görevlerine başladılar.Mertol Kurtoğlu kimdir?Mertol Kurtoğlu, Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun olduktan sonra farklı sektörlerde edindiği deneyimlerin ardından ETi'de Satış Yöneticisi olarak kariyerine başladı. İndirim Marketleri /Süper Market ve Cash&amp;Carry kanallarında Key Account Manager ve National Account Manager pozisyonlarında görev aldı.2008 yılında Yerel Zincir Kanal Satış Müdürlüğü yapılanmasını hayata geçirerek bu alanda önemli bir dönüşüme liderlik eden Kurtoğlu, sonrasında Yerel Zincirler Kanal Satış Müdürü, Modern Kanal Satış Geliştirme Müdürü ve Geleneksel Kanal Satış Geliştirme Müdürü olarak görev yaptı. 2017–2023 yılları arasında ETi'nin dağıtım kanallarından sorumlu Satış Grup Müdürü olarak görev aldı. Kurtoğlu, Mayıs 2023 – Şubat 2026 tarihleri arasında ETi Türkiye Satış Grup Başkanı ve İcra Kurulu Üyesi olarak görev yaptı.Evrim Öztürk kimdir?Evrim Öztürk, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği lisans eğitiminin ardından kariyerine Danone Tikveşli bünyesinde Saha Satış Yöneticisi olarak başladı. 2008 yılında ETi'de Ticari Pazarlama Yöneticisi olarak görev alarak teknoloji ve ticaretin kesiştiği rollerde uzmanlaştı.&nbsp;Satış Geliştirme Müdürü ve Ticari Pazarlama Direktörü pozisyonlarında stratejik projelere ve kanal büyüme planlarına liderlik eden Öztürk, gelişen pazar dinamiklerine dair derin içgörüler geliştirdi.&nbsp;Öztürk Mayıs 2023 – Şubat 2026 tarihleri arasında Gelişen Pazarlar Grup Başkanlığı görevini üstlenerek şirketin global büyümesine katkı sundu.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 03 Apr 2026 02:36:27 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[McDonald's'dan oyunculara özel yenilik]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/mcdonaldsdan-oyunculara-ozel-yenilik-9524/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/mcdonaldsdan-oyunculara-ozel-yenilik-9524/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3F7CAE-1552D1-86C66C-98483F-55FCF4-650573.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />McDonald's, günlük hayatın ritmine uyum sağlayan pratik çözümleriyle kullanıcı deneyimini yeniden tanımlamaya devam ediyor. Özellikle dijitalleşen yaşam alışkanlıklarıyla birlikte evde geçirilen zamanın ve oyun kültürünün hızla büyümesi, markaları da bu yeni dünyaya daha&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3F7CAE-1552D1-86C66C-98483F-55FCF4-650573.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />McDonald's, günlük hayatın ritmine uyum sağlayan pratik çözümleriyle kullanıcı deneyimini yeniden tanımlamaya devam ediyor. Özellikle dijitalleşen yaşam alışkanlıklarıyla birlikte evde geçirilen zamanın ve oyun kültürünün hızla büyümesi, markaları da bu yeni dünyaya daha yakından bakmaya yönlendiriyor. McDonald's Türkiye de bu içgörüden hareketle, oyuncuların en temel problemlerinden birine odaklanan yaratıcı bir çözüm geliştirdi.&nbsp;Online oyunlarda kısa bir yemek arası vermek bile zaman zaman oyundan atılma, görev zincirinin yarıda kalması ya da oyun içi ilerlemenin sekteye uğraması gibi sonuçlar doğurabiliyor. Oyuncuların uzun süredir kendi pratik çözümleriyle aşmaya çalıştığı bu duruma odaklanan McDonald's Türkiye, "Archie" adını verdiği aparatla oyun ve yemek keyfini aynı anda mümkün kılıyor.&nbsp;&nbsp;"Oyuncu içgörüsünü deneyime dönüştürdük"Kampanyaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan McDonald's Türkiye CMO'su Özdeş Dönen Artak, "Online oyunlarda ekrandan uzakta kalmak özellikle temponun yüksek olduğu anlarda oyun akışını doğrudan etkileyebiliyor. Bu nedenle birçok oyuncu farklı yöntemlere başvuruyor. Biz de bu davranışı bir oyuncu içgörüsüne dönüştürdük ve Archie'yi Pro Gamer Menü siparişi veren misafirlerimize hediye ederek McDonald's deneyiminin bir parçası haline getirdik" dedi. Artak, önümüzdeki dönemde de McDonald's Türkiye'yi yaratıcı çözümlerle konumlandırmayı sürdüreceklerini sözlerine ekledi.Archie ile karakter oyunda kalıyorPro Gamer Menü ile birlikte McDonald's Türkiye misafirlerine sunulan Archie, markanın ikonik "M" formundan ilham alan esnek yapısıyla oyun konsolunun analog çubuklarını birbirine yaklaştırıyor ve oyuncunun kısa süreliğine oyundan uzak kalması halinde (AFK) karakterin hareket etmeye devam etmesine yardımcı oluyor. Sınırlı süreyle ve yalnızca&nbsp; adrese teslim siparişlerde sunulan Pro Gamer Menü; Big Mac®, orta boy patates, orta boy kola ve 8'li çıtır soğan eşliğinde oyuncularla buluşuyor. Yenilikçi proje, reklam ve pazarlama dünyasına ödüllü işleriyle yön veren TBWAIstanbul imzası taşıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 03 Apr 2026 02:24:24 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[L'aube Patisserie, catering hizmetiyle özel günlere eşlik ediyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/laube-patisserie-catering-hizmetiyle-ozel-gunlere-eslik-ediyor-8782/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/laube-patisserie-catering-hizmetiyle-ozel-gunlere-eslik-ediyor-8782/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9230E8-51AF2C-68D062-9BCC12-020411-C92E8F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />L'aube'un vitrinde öne çıkan büyük boy pastaları, catering kapsamında davetlere özel olarak daha küçük ve paylaşım odaklı porsiyonlarla yeniden hazırlanıyor. Mini pastalar kutlamaların merkezinde yer alırken; tek porsiyonluk tatlılar sofralara çeşitlilik katıyor. Bu seçkiye eşlik&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9230E8-51AF2C-68D062-9BCC12-020411-C92E8F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />L'aube'un vitrinde öne çıkan büyük boy pastaları, catering kapsamında davetlere özel olarak daha küçük ve paylaşım odaklı porsiyonlarla yeniden hazırlanıyor. Mini pastalar kutlamaların merkezinde yer alırken; tek porsiyonluk tatlılar sofralara çeşitlilik katıyor. Bu seçkiye eşlik eden kruvasan sandviçler, mini sandviçler ve mini burger'lar ise catering deneyimini yalnızca tatlıyla sınırlamayan, çok yönlü bir yapıya taşıyor. Günlük üretimle hazırlanan ürünler, hem lezzet hem de doku dengesiyle davet akışına uyum sağlıyor.L'aube Patisserie, talep doğrultusunda servis ekipmanları ve sunum detaylarını da üstlenerek catering deneyimini tamamlıyor. Tabak, servis ekipmanları ve sunum diliyle bütünlük sağlayan bu yaklaşım, davetin genel atmosferine uyumlu bir kurgu oluşturuyor.&nbsp;L'aube İmzası Taşıyan SofralarFransız pastacılığından ilham alan üretim anlayışı ve detaylara verdiği önemle L'aube Patisserie, özel günleri daha akılda kalıcı hale getiriyor. Her davete özel uyarlanan ürün seçkisiyle marka, lezzeti ve estetiği bir araya getirerek davet sofralarına kendine özgü bir karakter kazandırıyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 02 Apr 2026 08:40:31 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ajinomoto İstanbul'un yeni CEO'su Satoshi Kitamura oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ajinomoto-istanbulun-yeni-ceosu-satoshi-kitamura-oldu-6570/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ajinomoto-istanbulun-yeni-ceosu-satoshi-kitamura-oldu-6570/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9A3189-4F28B7-1F4A73-86F8D1-6A5B36-B56BBC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'de güçlü yatırımlarla büyümeye devam eden Ajinomoto, Kükre Gıda A.Ş.'nin yüzde 50'sini 2013 yılında satın almış, 17 Ağustos 2017'de imzalanan sözleşme ile ise Kükre Gıda'nın kalan hisselerinin de sahibi olmuştu. Türkiye'nin önde gelen gıda markalarından Bizim Mutfak&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9A3189-4F28B7-1F4A73-86F8D1-6A5B36-B56BBC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'de güçlü yatırımlarla büyümeye devam eden Ajinomoto, Kükre Gıda A.Ş.'nin yüzde 50'sini 2013 yılında satın almış, 17 Ağustos 2017'de imzalanan sözleşme ile ise Kükre Gıda'nın kalan hisselerinin de sahibi olmuştu. Türkiye'nin önde gelen gıda markalarından Bizim Mutfak ürünlerini üreten Örgen Gıda'yı da Yıldız Holding'den 2017 yılı içinde satın alan Ajinomoto, böylece Türkiye'deki yatırımlarını güçlendirmişti. Ajinomoto bünyesinde Başkan Yardımcısı ve Pazarlamadan Sorumlu İcra Kurulu Üyesi olarak görevini yürüten Satoshi Kitamura, 31 Mart itibariyle Ajinomoto Türkiye'nin yeni İcra Kurulu Başkanı oldu.&nbsp;SATOSHİ KİTAMURA KİMDİR?Ajinomoto İstanbul'un yeni İcra Kurulu Başkanı (CEO) olarak atanan Satoshi Kitamura, akademik eğitimini ABD'de Memphis Üniversitesi'nde (UT) MBA derecesiyle tamamladı. Profesyonel kariyerine 1996 yılında global gıda devi Ajinomoto Co., Inc. bünyesinde adım atan Kitamura, grup içerisinde Marka ve Ürün Yönetimi ile Kurumsal Sosyal Sorumluluk (CSR) ve Halkla İlişkiler gibi stratejik departmanlarda üst düzey yöneticilik rollerini üstlendi.Uluslararası arenadaki deneyimini 2011-2017 yılları arasında yürüttüğü "Gana Beslenme Projesi" temsilciliği ve ardından Beslenme Bölümü Genel Müdürlüğü ile pekiştiren Kitamura, 2019-2024 yılları arasında Promasidor bünyesinde Doğu Afrika Direktörü olarak görev yaptı. Global vizyonunu operasyonel başarıyla birleştiren Satoshi Kitamura, 2024 yılından bu yana Ajinomoto İstanbul bünyesinde Başkan Yardımcısı (VP) ve Pazarlamadan Sorumlu İcra Kurulu Üyesi olarak Türkiye pazarındaki stratejik süreçleri yönetmekteydi. 2026 yılı nisan ayı itibarıyla Ajinomoto İstanbul'un CEO'su olarak atanan Kitamura, şirketin Türkiye'deki sürdürülebilir büyüme ve inovasyon hedeflerine liderlik edecektir.Ajinomoto Hakkında:Ajinomoto, 'Sağlıklı Beslen, Sağlıklı Yaşa' (Eat Well, Live Well) felsefesiyle yüksek kaliteli çeşniler, soslar, çorbalar, bulyonlar, sirkeler, turşular, dondurulmuş gıdalar, unlu mamuller, içecekler, kahve, sporcu destekleri ve gıda takviyeleri gibi ürünlerin global üreticisidir. Uzun yıllar gıda kültürü ve insan sağlığına ileri düzeyde amino asit teknolojileri alanındaki çalışmalarıyla katkıda bulunan Ajinomoto, faaliyetleri aracılığı ile insanlığın yüz yüze geldiği 'Küresel Sürdürebilirlik', 'Gıda Kaynakları' ve 'Sağlıklı Yaşam' sorunlarının çözülmesine katkı sağlamayı amaçlamaktadır. 1909&#39;da Japonya'da kurulan ve şu anda 36 bölgede 120 fabrika ve 33 binden fazla çalışanıyla faaliyet gösteren ve ürettiği gıda ürünlerini 135'ten fazla ülkede tüketicilere ulaştıran Japonya'nın lider gıda firması Ajinomoto, bugün itibarıyla 11 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaşmıştır. Türkiye'de 2013 yılında Kükre Gıda A.Ş.'nin yüzde 50 oranındaki hisselerini satın almış, Nisan 2017'de Örgen Gıda'nın tüm hisselerini, Ağustos 2017'de de Kükre Gıda A.Ş'nin diğer yarısıyla da birlikte tamamını devralmıştır. Bu satın almalar sonucunda Bizim Mutfak ve Kemal Kükrer markaları altında çorbadan bulyona, harçlardan soslara ve sirkeye kadar 7 farklı kategoride ürünü tüketiciyle buluşturan Ajinomoto Türkiye, 28 ülkeye ihracat gerçekleştirmektedir. İzmir ve Eskişehir'de olmak üzere 2 fabrikada faaliyet gösteren Ajinomoto Türkiye, 400'ü aşkın ürün üretiyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 02 Apr 2026 02:00:01 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[ING Uluslararası Yetenek Programı'na (ITP) başvurular başladı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ing-uluslararasi-yetenek-programina-itp-basvurular-basladi-7876/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ing-uluslararasi-yetenek-programina-itp-basvurular-basladi-7876/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DB3E36-782ED6-B607A7-6F67C9-9940ED-0ED635.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ING Türkiye'nin genç yeteneklere kariyerlerinde güçlü bir başlangıç imkânı sunan Uluslararası Yetenek Programı (ITP) için başvuru süreci başladı. Farklı disiplinlerden yeni mezun genç yeteneklere yönelik ITP, katılımcılara uluslararası eğitim ve sertifika fırsatlarıyla gelişimlerini&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DB3E36-782ED6-B607A7-6F67C9-9940ED-0ED635.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ING Türkiye'nin genç yeteneklere kariyerlerinde güçlü bir başlangıç imkânı sunan Uluslararası Yetenek Programı (ITP) için başvuru süreci başladı. Farklı disiplinlerden yeni mezun genç yeteneklere yönelik ITP, katılımcılara uluslararası eğitim ve sertifika fırsatlarıyla gelişimlerini global ölçekte ilerletme imkânı sunuyor. Yaklaşık 30 yıldır ING'nin faaliyet gösterdiği 14 ülkede uygulanan programa başvuran adaylar, değerlendirme sürecini başarıyla tamamladıktan sonra Practica Kampı'na katılarak ING kültürünü ve ilgi duydukları iş alanlarını yakından tanıma fırsatı buluyor. Kamp sürecinin ardından ITP'ye kabul edilen katılımcılar, uluslararası eğitim ve sertifika programlarının yanı sıra yerel ve global rotasyon imkanlarıyla farklı deneyimler kazanarak kariyer yolculuklarına devam ediyor.&nbsp; Uluslararası Yetenek Programı'na Youthall üzerinden 13 Nisan'a kadar başvuru yapılabiliyor.Uluslararası deneyim fırsatı sunuyorING Türkiye, insan odaklı kültür yaklaşımı doğrultusunda ITP ile genç yeteneklere potansiyellerini ortaya koyabilecekleri bir gelişim imkânı sunuyor. Gençler, farklı iş alanlarında deneyim kazanırken ING'nin uluslararası yapısının bir parçası olarak kariyerlerine daha geniş bir perspektiften yön verme fırsatı bulabiliyor. İki yıl süren program boyunca ITP katılımcıları, yerel ve global rotasyon fırsatlarıyla farklı deneyimler kazanıyor, edindikleri bu birikimle kariyer yolculuklarına sağlam bir temel oluşturuyor.Hale Ökmen Ataklı: Genç yeteneklere kariyerlerinde güçlü bir başlangıç yapma fırsatı sunuyoruz.İnsanı merkeze alan yaklaşımları ile çalışanlarının gelişimlerini önceliklendirdiklerine değinen ING Türkiye İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Hale Ökmen Ataklı, "ING Türkiye'de insan odaklı kültürümüzü yalnızca bugünün ihtiyaçları için değil, geleceğin iş dünyasına hazır olma perspektifiyle şekillendiriyoruz. Genç yeteneklerin potansiyellerini erken dönemde keşfetmelerini ve farklı deneyimlerle gelişimlerini desteklemeyi önemsiyoruz. Uluslararası Yetenek Programımız, yalnızca bir işe alım programı değil; geleceğin liderlerini yetiştirmeyi hedeflediğimiz stratejik bir yetenek yatırımı niteliği taşıyor. Programımızın katılımcıları, global eğitim ve uluslararası rotasyon fırsatları sayesinde farklı bakış açıları kazanırken; değişen iş dünyası dinamiklerine hızlı uyum sağlayabilen, çevik ve etkisi yüksek profesyoneller olarak kariyer yolculuklarını sürdürebiliyor. Bu program, genç yeteneklere güçlü bir kariyer başlangıcı sunmanın ötesinde; onların ING'nin global yapısında değer üreten ve fark yaratan profesyoneller olarak konumlanmalarına destek olmayı amaçlıyor" diye aktardı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 01 Apr 2026 12:29:31 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Pastavilla sağlık seferberliği kapsamını genişletti]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/pastavilla-saglik-seferberligi-kapsamini-genisletti-1260/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/pastavilla-saglik-seferberligi-kapsamini-genisletti-1260/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E2FD16-C40A90-736529-3FCCE2-67F7F0-550D31.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />36 yaşında, herhangi bir risk faktörü bulunmamasına rağmen meme kanseri tanısı alan Arslan, kadın sağlığına ve erken teşhisin önemine dikkat çekmek amacıyla şirket bünyesinde kapsamlı bir tarama programı başlattı.Bu kapsamda Pastavilla'da çalışan 900 kadın için düzenli bir&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E2FD16-C40A90-736529-3FCCE2-67F7F0-550D31.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />36 yaşında, herhangi bir risk faktörü bulunmamasına rağmen meme kanseri tanısı alan Arslan, kadın sağlığına ve erken teşhisin önemine dikkat çekmek amacıyla şirket bünyesinde kapsamlı bir tarama programı başlattı.Bu kapsamda Pastavilla'da çalışan 900 kadın için düzenli bir tarama süreci oluşturuldu. 40 yaş altındaki kadın çalışanlara meme ultrasonu, 40 yaş ve üzerindeki çalışanlara ise mamografi desteği sağlanırken, eğitim programlarıyla erken teşhisin önemi konusunda farkındalık kazandırıldı.&nbsp;Sağlık seferberliğinin ikinci aşamasında ise uygulamanın kapsamı genişletildi. Pastavilla, çalışanlarının birinci derece yakınlarını da sürece dahil ederek sağlık taramalarına teşvik eden yeni bir uygulamayı hayata geçirdi. Birinci derece yakınlarını meme kanseri taramasına götüren çalışanlara sağlık desteği ödemesi yapılacak. Böylece şirket içinde başlayan bu uygulama, ailelere ve daha geniş bir toplumsal çerçeveye yayılan bir farkındalık hareketine dönüşüyor.&nbsp;Dilara Arslan bu yaklaşımı şu sözlerle anlatıyor:"Çalışanlarımız kadar aileleri de bizim için çok kıymetli. Bu nedenle sağlık seferberliğinin ikinci adımını hızla hayata geçirerek çalışanlarımızın birinci derece yakınlarının da taramalara ulaşmasını teşvik eden bir sistem kurduk. Amacımız, erken teşhis bilincini yalnızca iş yerinde değil, ailelerimiz ve çevremiz aracılığıyla daha geniş bir topluma yayabilmek."Pastavilla Genel Müdürü Dilara Arslan, erken teşhisin önemine dikkat çekerek tüm kadınlara düzenli kontrollerini ihmal etmemeleri çağrısında bulunuyor:"Bu süreç bana zamanın ne kadar kıymetli olduğunu öğretti. Tedavi sürecim hâlâ devam ediyor. Kemoterapi sürecim tamamlandı ancak akıllı ilaç tedavim sürüyor. Bu süreçte en net gördüğüm şey, erken teşhisin hayat kurtardığı gerçeği oldu. İlk adımda çalışanlarımız için tarama ve farkındalık sürecini başlatmıştık. Bu süreç devam ederken ikinci adımı da hızla hayata geçirdik. Sağlık seferberliğini yalnızca kadın çalışanlarımızla sınırlı tutmak istemedik ve tüm çalışanlarımızı sürece dahil etmiş olduk.Çalışanlarımızın eşlerini, çocuklarını annelerini ve kız kardeşlerini sağlık kontrollerine götürmeleri durumunda sağlık primi desteği sağlıyoruz. Böylece erken teşhis bilincinin yalnızca iş yerinde değil, ailelerimiz aracılığıyla daha geniş bir çevreye yayılmasını hedefliyoruz."Dilara Arslan'ın hikâyesi, bireysel bir sınavdan toplumsal farkındalık çağrısına dönüştü. Pastavilla'nın desteğiyle bugün binlerce kadın erken teşhisin hayat kurtarıcı etkisiyle tanıştı. Ancak bu yolculuk yalnızca bir şirketle sınırlı değil. Arslan, erken teşhisin hayat kurtardığını ve bu mesajı daha çok kadına ulaştırmak için sorumluluk hissettiğini söyleyerek kadınlara çağrıda bulunuyor:"Sağlık kontrollerinizi ertelemeyin. Çünkü birkaç saatinizi ayırarak yaptıracağınız bir kontrol, size koca bir hayat hediye edebilir. Benim dileğim, hiçbir kadının bu yolculukta kendini yalnız hissetmemesi."Türkiye'de meme kanserine ilişkin veriler hem alarm verici hem de eyleme çağrı niteliğinde. Her 8 kadından 1'i yaşamı boyunca bu tanıyı alıyor; tanıların yaklaşık beşte biri 40 yaş altındaki kadınlara konuyor. Üstelik 50–69 yaş grubunda son iki yılda mamografi yaptırma oranı ancak %33,3 seviyesinde. Bu düşük katılım, taramaya erişim zorluklarına, toplumsal bilinç eksikliklerine ve sağlık eğitimi açığına işaret ediyor. Bilimsel kaynaklara göre meme kanseri tanıları erken evrede yakalandığında tedavi başarı oranları ciddi oranda artıyor. Bu tablo, farkındalık projelerinin yalnızca iyi niyetli girişimler değil, toplumsal sağlık açısından kritik bir ihtiyaç olduğunu ortaya koyuyor.&nbsp;Pastavilla'nın kapsamı genişleyen sağlık seferberliği, kadın sağlığını yalnızca kurumsal bir sosyal sorumluluk alanı olarak değil, sürdürülebilir bir toplumsal etki başlığı olarak ele aldığını gösteriyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 01 Apr 2026 12:16:45 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ekmeğe zam geldi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ekmege-zam-geldi-8983/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ekmege-zam-geldi-8983/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2A94A6-55CE04-4B35BD-E1128B-3C0607-3E1FCD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı yaptığı açıklamada ekmek fiyatına zam yaptıklarını duyurdu. Balcı, &#34;Bugün itibariyle ekmek fiyatı birçok ilimizde değişmeye başladı. 200 gram ekmek fiyatını 17,5 lira olarak güncellemek zorunda kaldık&#34; dedi.Balcı,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2A94A6-55CE04-4B35BD-E1128B-3C0607-3E1FCD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı yaptığı açıklamada ekmek fiyatına zam yaptıklarını duyurdu. Balcı, &#34;Bugün itibariyle ekmek fiyatı birçok ilimizde değişmeye başladı. 200 gram ekmek fiyatını 17,5 lira olarak güncellemek zorunda kaldık&#34; dedi.Balcı, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:"Girdi maliyetlerindeki öngörülemez artışlar, fırıncı esnafımızı zor durumda bırakmıştır. Bugün itibarıyla birçok ilimizde fiyatlar güncellenmeye başlamış olup, 200 gram ekmek fiyatını 17,5 lira olarak belirlemek durumunda kaldık."Bölgesel farklılıklar gözetiliyorSöz konusu fiyat artışının illerin yerel maliyet yapılarına göre kademeli olarak devreye alındığı öğrenildi. Ankara, İstanbul ve İzmir gibi büyükşehirlerde fırıncı odalarının ilgili valiliklerle koordineli şekilde yeni tarifeyi tezgahlara yansıtması bekleniyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 01 Apr 2026 11:10:59 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Gıda israfında yüzde 10'luk azalma  50 milyar tl tasarruf sağlar"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gida-israfinda-yuzde-10luk-azalma-50-milyar-tl-tasarruf-saglar-2289/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gida-israfinda-yuzde-10luk-azalma-50-milyar-tl-tasarruf-saglar-2289/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_39CEBD-F80B9F-600BE1-3B51C9-8C3A2B-88EA28.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dünyada gıdaya erişim sorunu derinleşiyor. Kullanılabilir durumdaki ürünlerin zincirin farklı halkalarında kayba uğraması konuyu hem ekonomik hem insani açıdan daha kritik hale getiriyor. Uluslararası Sıfır Atık Günü'nde konuşan TÜGİS (Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası)&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_39CEBD-F80B9F-600BE1-3B51C9-8C3A2B-88EA28.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dünyada gıdaya erişim sorunu derinleşiyor. Kullanılabilir durumdaki ürünlerin zincirin farklı halkalarında kayba uğraması konuyu hem ekonomik hem insani açıdan daha kritik hale getiriyor. Uluslararası Sıfır Atık Günü'nde konuşan TÜGİS (Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası) Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, sorunun daha güçlü bir ortak sorumluluk anlayışıyla ele alınması gerektiğini vurguladı. Bu yıl Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen "gıda israfı" temasının önemine vurgu yapan Sidar, israfın yalnızca tüketim alışkanlıklarıyla sınırlı olmadığını ifade ederek toplumsal refahtan kaynak verimliliğine kadar uzanan geniş etki alanına dikkat çekti.343 milyon insan yeterli gıdaya ulaşamıyorDeğerlendirmesinde gıda israfının yalnızca çöpe giden ürünle sınırlı bir kayıp olarak okunamayacağına dikkat çeken Kaan Sidar, "Birleşmiş Milletler verilerine göre dünyada 343 milyon insan yeterli gıdaya erişimde güçlük çekerken her gün 25 bin çocuk açlık ve yetersiz beslenme nedeniyle hayatını kaybediyor. Buna karşılık her yıl 1,5 milyar ton gıdanın israf edilmesi, insanlığın karşı karşıya olduğu en çarpıcı çelişkilerden birini gözler önüne seriyor" dedi.Türkiye'de ise her yıl 8,7 milyon tondan fazla gıdanın israf edildiğini söyleyen Sidar, "Bu durum üretimden lojistiğe, perakendeden toplu tüketime kadar bütün zincirin daha dikkatli yönetilmesi gerektiğini gösteriyor. Üstelik israf edilen her gıda, doğal kaynaklar üzerinde de ek bir baskı oluşturuyor. Örneğin bir kilogram domatesin çöpe gitmesi, üretim sürecinde kullanılan yaklaşık 50 litre suyun da boşa harcanması anlamına geliyor. Bu nedenle gıda israfıyla mücadele, çevresel duyarlılığın yanı sıra ekonomik sorumluluğun ve gıda güvencesini koruma iradesinin de bir parçası olmalıdır" ifadelerini kullandı.En büyük israf hanelerde!"Ülkemizde yapılan araştırma verilerine baktığımızda da; israfın yüzde 10 oranında azaltılmasının 50 milyar TL'lik tasarruf potansiyeli yarattığını görüyoruz. Bu tutar 1,8 milyon ailenin 1 yıllık asgari geçim düzeyine tekabül ediyor" diyen Sidar, israfla mücadelenin günlük uygulamalarla desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Sidar açıklamalarında şöyle konuştu:&nbsp;"Gıda israfının %60'ı hanelerde, %28'i hizmet sektöründe, %12'si ise perakende sektöründe ortaya çıkıyor. Bu nedenle israfı azaltacak adımların da hayatın her aşamasına yayılması gerekiyor. Planlı alışverişten doğru saklama yöntemlerine, porsiyon kontrolünden toplu tüketim alanlarında ihtiyaç odaklı sunuma kadar atılacak her adım, hem israfı azaltıyor hem de kaynak kullanımında verimliliği artırıyor""Zincirin her halkasında bilinç ve eğitim şart"Sidar, fabrikalardan küçük esnafa ve KOBİ'lere kadar zincirin her halkasında da eğitim ihtiyacı bulunduğuna dikkat çekti. Özellikle soğuk zincirin korunması, ürünlerin doğru sıcaklıkta saklanması ve muhafaza koşullarına ilişkin bilinç düzeyinin yükseltilmesiyle gıda kaybının önemli ölçüde azaltılabileceğini ifade etti.Ülkemizin "Sıfır Atık" vizyonu sektörel dönüşümü destekliyorTÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, gıda israfını azaltmaya dönük sonuç veren örneklerde kamu politikalarının teşvik edici bir işlev üstlendiğini de dile getirdi. Sidar, "Türkiye'de Sayın Emine Erdoğan'ın himayelerinde yürütülen ve uluslararası ölçekte örnek gösterilen Sıfır Atık Projesi, sürdürülebilirlik alanında güçlü bir farkındalık ve dönüşüm zemini oluşturmuştur. Bu vizyonun devamı niteliğinde, Türkiye'nin ev sahipliği yapmaya hazırlandığı COP31 süreci de çevre politikaları açısından önemli bir eşik olacak. TÜGİS olarak, gıda sektöründe sürdürülebilir üretim ve tüketim alışkanlıklarının yaygınlaşması adına devletimizin ortaya koyduğu bu güçlü duruşun destekçisi olmaya devam ediyor; sıfır atık yaklaşımını sektörümüzün tüm paydaşlarıyla birlikte daha ileriye taşımayı hedefliyoruz" dedi.İsraf karşıtı politikalarda Fransa başı çekiyorİsrafla mücadelede Avrupa'da örnek uygulamalara imza atan Fransa, özellikle 2016 tarihli Garot Yasası gibi dönüm noktası niteliğindeki mevzuatlarla öne çıkıyor. Bu yasa, 400 metrekareden büyük süpermarketlerin satılmayan yenilebilir gıdaları imha etmesini yasaklayarak hayır kurumlarına bağışlanmasını zorunlu kılıyor. Uygulamalar arasında zorunlu biyolojik atık ayrıştırma, çiftliklere teşvik edici bağışlar ve restoranlarda "artık yemek poşetleri" uygulamasının teşvik edilmesi yer alıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 31 Mar 2026 02:44:56 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Oba Makarna sağlık yatırımlarıyla ödüllendirildi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/oba-makarna-saglik-yatirimlariyla-odullendirildi-4453/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/oba-makarna-saglik-yatirimlariyla-odullendirildi-4453/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_878409-811903-7F2885-AA9332-E982E2-1BB06C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Gaziantep'te gerçekleşen törende kamu temsilcileri, iş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarının yanı sıra çok sayıda davetli bir araya gelirken, sağlık alanında topluma değer katan kişi ve kurumlar da onurlandırıldı. Yoğun katılımla gerçekleşen gecede, Gaziantep Büyükşehir&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_878409-811903-7F2885-AA9332-E982E2-1BB06C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Gaziantep'te gerçekleşen törende kamu temsilcileri, iş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarının yanı sıra çok sayıda davetli bir araya gelirken, sağlık alanında topluma değer katan kişi ve kurumlar da onurlandırıldı. Yoğun katılımla gerçekleşen gecede, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ve Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Rektörü Prof. Dr. Sait Mesut Doğan tarafından Oba Makarna Yönetim Kurulu Başkanı Musa Özgüçlü'ye takdim edilen ödül, Oba Makarna'nın bölgeye kazandırdığı kalıcı sağlık yatırımlarının ve toplumsal fayda odaklı yaklaşımının güçlü bir göstergesi oldu.Gaziantep'in sağlık altyapısına sürdürülebilir katkı sağlamayı hedefleyen Oba Makarna, bugüne kadar şehirde toplam 5 Sağlık Ocağı ve 1 UMKE deposu projesini hayata geçirdi. Bu kapsamda 4 Sağlık Ocağı ve 1 UMKE deposunun yapımı tamamlanırken, 1 Sağlık Ocağı projesinin inşaatı ise devam ediyor.Tamamlanan projeler arasında Musa Özgüçlü, Aynur Özgüçlü, İpek Cıncıkcı ve Alpaslan Özgüçlü adına gerçekleştirilen sağlık ocakları ile UMKE deposu yer alırken, inşaatı süren sağlık ocağı ise Hakan Özgüçlü adına Gaziantep'e kazandırılmaya devam ediyor. Hayata geçirilen bu yatırımlar, bölge halkının sağlık hizmetlerine daha hızlı ve erişilebilir şekilde ulaşmasına katkı sağlarken, aynı zamanda afet ve acil durum süreçlerinde kritik rol üstlenen UMKE altyapısını da güçlendiriyor."Sağlığa yapılan yatırım, geleceğe yapılan en güçlü yatırımdır"Ödüle ilişkin değerlendirmede bulunan Oba Makarna Yönetim Kurulu Başkanı Musa Özgüçlü, şu ifadeleri kullandı:"Bu ödül bizim için yalnızca bir takdir değil, aynı zamanda taşıdığımız sorumluluğun da önemli bir göstergesidir. Biz Oba Makarna olarak büyümeyi yalnızca ekonomik başarıyla değil, bulunduğumuz şehre, ülkemize ve insanımıza kattığımız değerle anlamlı buluyoruz. Sağlık, toplumun en temel ihtiyacı ve geleceğe güvenle bakabilmenin en güçlü şartıdır. Gaziantep'e kazandırdığımız sağlık ocakları ve UMKE deposu projeleriyle vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine daha hızlı erişmesini sağlamak, özellikle acil durumlarda altyapıyı güçlendirmek istedik. İnanıyoruz ki sağlığa yapılan her yatırım, aslında ülkemizin yarınlarına yapılan en kıymetli yatırımdır. Bu süreçte emeği geçen tüm kurumlara teşekkür ediyor, Oba Makarna olarak sosyal sorumluluk projelerimizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğimizi özellikle vurgulamak istiyorum."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 31 Mar 2026 02:24:10 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Milyonlar açken gıdaların üçte biri çöpe gidiyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/-milyonlar-acken-gidalarin-ucte-biri-cope-gidiyor-7132/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/-milyonlar-acken-gidalarin-ucte-biri-cope-gidiyor-7132/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B0D60B-05B101-33CD95-5373FC-ADDE01-EB1EF5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bu yıl dördüncüsü kutlanacak 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü&#39;nün teması &#34;gıda atığı&#34; olarak belirlendi. Bu kapsamda Birleşmiş Milletler Habitat Programı (UN-Habitat) ve Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP), hükümetler, işletmeler ve bireylerin yanı sıra&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B0D60B-05B101-33CD95-5373FC-ADDE01-EB1EF5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bu yıl dördüncüsü kutlanacak 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü&#39;nün teması &#34;gıda atığı&#34; olarak belirlendi. Bu kapsamda Birleşmiş Milletler Habitat Programı (UN-Habitat) ve Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP), hükümetler, işletmeler ve bireylerin yanı sıra sivil toplum kuruluşları, akademi, yerel topluluklar, kadınlar ve gençleri ulusal, bölgesel ve yerel düzeyde sıfır atık girişimlerine katılmaya çağırıyor.Dünyada milyarlarca insan açlıkla mücadele ederken, her yıl milyarlarca ton gıda israf ediliyor.Küresel &#34;Gıda Krizleri Raporu&#34;ndan derlenen bilgilere göre, 2024&#39;te 53 ülke ve bölgede 295 milyondan fazla insan akut açlığın çeşitli seviyeleriyle karşı karşıya kaldı. Bu sayı, 2023&#39;e kıyasla 13,7 milyon artış gösterdi.Dünya genelinde ortalama 1,4 milyon kişi ise akut gıda güvensizliğinin en ağır seviyesi olan &#34;kıtlık&#34;la mücadele ediyor. Kıtlıkla mücadele eden bölgelerin başında 640 bin 600 kişi ile Gazze gelirken, Gazze&#39;yi 637 bin 200 kişi ile Sudan, 83 bin 500 kişi ile Güney Sudan, 41 bin 200 kişi ile Yemen, 8 bin 400 kişi ile Haiti ve 2 bin 600 kişi ile Mali takip ediyor.Bunun yanı sıra, dünya üzerinde 30 milyonu aşkın kişi de 4. seviye akut gıda kriziyle mücadele ediyor. Bunların başında 8,1 milyon kişinin 4. seviye açlık yaşadığı Sudan gelirken, Yemen&#39;de 5,5 milyon, Demokratik Kongo Cumhuriyeti&#39;nde 3,9 milyon, Afganistan&#39;da 3,1 milyon, Myanmar&#39;da 2,8 milyon, Güney Sudan'da 2,4 milyon, Haiti&#39;de 2,1 milyon, Pakistan&#39;da 1,7 milyon, Nijerya&#39;da 1,2 milyon, Filistin&#39;in Gazze bölgesindeyse 1,1 milyon kişi 4. seviye akut açlıkla karşı karşıya.Çocuklar bu krizin en savunmasız grupları arasında yer alıyor. WFP verilerine göre ise her yıl 3 milyondan fazla çocuk açlıkla bağlantılı nedenlerle hayatını kaybediyor. Dünya genelinde 43 milyon çocuk aşırı açlıkla mücadele ediyor ve 5 yaş altı çocuk ölümlerinin yaklaşık yüzde 45&#39;i açlık ve yetersiz beslenmeden kaynaklanıyor.- Küresel gıda israfı milyon tonları aşıyorDünyada insanlar için üretilen gıdanın yaklaşık üçte biri, yani 1,3 milyar tonu her yıl ya kayboluyor ya da israf ediliyor. Gıda israfının en çok yapıldığı ülkelerin başında ise Çin geliyor.Çin&#39;de, 2024 verilerine göre yıllık toplam gıda israfı 108 milyon tonu aşıyor. Dünyanın en kalabalık ülkelerinden biri olan Çin&#39;de kişi başına her yıl yaklaşık 76 kilogram gıda israf ediliyor.Hindistan'da ise yıllık toplam gıda israfı 78 milyon tonu aşıyor ve kişi başına yılda yaklaşık 54 kilogram gıda israf edildiği hesaplandı. Pakistan&#39;da, yıllık yaklaşık 31 milyon ton gıda israf ediliyor. Kişi başına düşen miktar yılda 122 kilogram ile neredeyse Çin ve Hindistan&#39;ın kişi başı israfının toplamına ulaşıyor.Nijerya&#39;da, 2024&#39;te 24,8 milyon ton gıda israf edildi ve bu kişi başına yaklaşık 106 kilograma denk geliyor. Ülkedeki gıda israfının başlıca nedenleri yetersiz depolama olanakları, verimsiz nakliye ve sınırlı pazar erişimi olup, hasadın büyük bir kısmının tüketiciye ulaşmadan bozulmasına yol açıyor.Amerika Birleşik Devletleri&#39;nde, yıllık toplam gıda israfı 24 milyon tonu aşıyor ve kişi başına yaklaşık 71 kilogram düşüyor. Diğer ülkelerde nüfus büyüklüğü gıda israfının temel nedeni olarak gösterilirken, ABD için bu geçerli değil, dünyanın en büyük gıda tüketicisi olması, israfın başlıca nedeni olarak öne çıkıyor.Brezilya&#39;da yıllık toplam gıda israfı 20 milyon tonu aşıyor, kişi başına yaklaşık 95 kilogram düşüyor. Ülkede gıda israfının çoğu hasat, depolama ve taşıma süreçlerinde yaşanıyor. Altyapı eksiklikleri ve yanlış ürün yönetimi ürünlerin mağaza raflarına ulaşmadan büyük oranda bozulmasına neden oluyor.Mısır&#39;da, yıllık toplam gıda israfı 18 milyon tonu aşıyor. Kişi başına düşen miktar yaklaşık 155 kilogram ile Mısır, dünya çapında en fazla kişi başı gıda israfı yapan ülkeler arasında yer alıyor.Endonezya&#39;da, yıllık toplam gıda israfı yaklaşık 15 milyon ton seviyesinde ve kişi başına düşen miktar yaklaşık 52 kilogram. Ülkede gıda israfının temel nedenleri verimsiz tedarik zincirleri, yetersiz depolama uygulamaları ve tüketici alışkanlıkları, özellikle aşırı alışveriş ve evde hatalı gıda yönetimi israfı artırıyor.Bangladeş&#39;te, yıllık toplam gıda israfı 14 milyon tonu biraz aşıyor ve kişi başına yaklaşık 82 kilogram düşüyor. Ülkede gıda israfının başlıca nedenleri, geleneksel tarım yöntemleri, soğuk hava depolarının yetersizliği ve yoğun şehir pazarlarına taşınma sırasında ürünlerin bozulması olarak öne çıkıyor.Meksika&#39;da, yıllık toplam gıda israfı yaklaşık 13,4 milyon ton seviyesinde ve kişi başına yılda 102 kilogram gıda israf ediliyor. Ülkede gıda israfının başlıca nedenleri, verimsiz dağıtım ağları, tedarik zincirindeki kayıplar ve yenebilir durumda olan gıdaların tüketiciler tarafından atılması olarak gösteriliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 29 Mar 2026 11:23:10 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Eti'den genç kızlara kariyer desteği]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/etiden-genc-kizlara-kariyer-destegi-2692/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/etiden-genc-kizlara-kariyer-destegi-2692/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9D2F3A-CC93A9-5B22B2-0DEED9-DEE628-65C744.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ETİ, bu iş birliğiyle sadece kurumsal bir destek sunmakla kalmıyor; tecrübeli çalışanlarını genç kızların kariyer yolculuğuna ışık tutacak birer rehber haline getiriyor.ETİ çalışanları genç kızlara mentorluk yapacak!Program kapsamında 15-25 yaş arasındaki lise, üniversite&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9D2F3A-CC93A9-5B22B2-0DEED9-DEE628-65C744.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ETİ, bu iş birliğiyle sadece kurumsal bir destek sunmakla kalmıyor; tecrübeli çalışanlarını genç kızların kariyer yolculuğuna ışık tutacak birer rehber haline getiriyor.ETİ çalışanları genç kızlara mentorluk yapacak!Program kapsamında 15-25 yaş arasındaki lise, üniversite öğrencisi veya iş hayatına yeni atılmış genç kızlar, dijital platform üzerinden sektör liderleriyle bir araya geliyor. ETİ'nin kurucu destekçi rolü sayesinde, profesyonel hayatında 5 yılını doldurmuş tüm ETİ çalışanları, genç kızlara kariyer hedeflerine ulaşmaları için ücretsiz ve gönüllü mentorluk yapabiliyor.Hedef: Daha fazla genç kıza ulaşmak"Milyon Kadına Mentor Programı"nın hedefleri ise; fark yaratan birey ve kurumları harekete geçirerek kız öğrencilerin ve iş hayatına yeni atılan genç kızların katılabileceği mentorluk programlarını bir şemsiye altında toplamak; Öncü mentorluk program paydaşlarını bir araya getirerek ekosistemin zenginliklerini sunmak, farkındalık ve iş birlikleri için alan yaratmak; 10 yılda 1 milyon mentorluk bağlantısı gerçekleştirerek çeşitli alanlarda kariyer hedefi olan genç kızlara ve kız çocuklarına destek olmak.Program, ABD Ticaret Odası&#39;na bağlı ABD – Türkiye İş Konseyi&#39;nin Women in Business (İş Dünyasında Kadınlar) çalışma grubu eş başkanları Ümran Beba ve Canan Özsoy'un liderliğinde ve proje paydaşları TurkishWIN ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB)&#39;nin iş birliğiyle hayata geçirildi.&nbsp;Sosyal sorumluluk yalnızca bir yaklaşım değil, iş yapış biçimimizin temel parçasıProgramın Kurucu Destekçilerinin tanıtımı için düzenlenen etkinliğe ana konuşmacı olarak katılan ETİ İnsan Kaynakları Başkanı Aslı Demirgil Günhan şunları söyledi:"Kadınların ve genç kızların ekonomiye ve istihdama katılımı, Türkiye'nin sürdürülebilir geleceği için kritik bir öneme sahip. ETİ olarak, sosyal sorumluluğu yalnızca bir yaklaşım değil, iş yapış biçimimizin temel bir parçası olarak görüyoruz.Toplumsal cinsiyet eşitliğini destekleyen, kapsayıcılığı güçlendiren ve kadınlar için fırsat eşitliği yaratan uygulamaları önceliklendiriyoruz.Milyon Kadına Mentor Programı'nda Kurucu Destekçi olarak yer almak, bu vizyonumuzun güçlü bir yansıması. Bu iş birliği sayesinde yalnızca kurumsal bir katkı sunmakla kalmıyor; aynı zamanda çalışanlarımızın da sürece aktif katılımını sağlayarak genç kızların potansiyellerini keşfetmelerine destek oluyoruz.Çünkü biliyoruz ki, bir genç kızın hayatına dokunan her destek, daha güçlü bir toplumun temelini oluşturur. Attığımız bu adım, insanlığın mutluluğu için çalışan bir marka olarak amacımızı ileriye taşıyor."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 29 Mar 2026 09:52:43 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sofralar Sergisi, Sanat ve Sofra Tasarımını  Londra'nın kalbine taşıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sofralar-sergisi-sanat-ve-sofra-tasarimini-londranin-kalbine-tasiyor-2731/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sofralar-sergisi-sanat-ve-sofra-tasarimini-londranin-kalbine-tasiyor-2731/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6C8B25-15050E-8F1427-E6D68F-65BD4C-D4DD5F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Uluslararası prestije sahip Sofralar Sergisi, global tasarım dünyası ile lüks etkinlik ve konaklama sektörünü buluşturan yapısını 2026 yılında bu kez Londra'ya taşıyor. The Savoy London'da gerçekleşecek Londra Özel Edisyonu, RSVP Club iş birliğiyle kurgulanan stratejik bir uluslararası&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6C8B25-15050E-8F1427-E6D68F-65BD4C-D4DD5F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Uluslararası prestije sahip Sofralar Sergisi, global tasarım dünyası ile lüks etkinlik ve konaklama sektörünü buluşturan yapısını 2026 yılında bu kez Londra'ya taşıyor. The Savoy London'da gerçekleşecek Londra Özel Edisyonu, RSVP Club iş birliğiyle kurgulanan stratejik bir uluslararası buluşma modeli sunuyor. Konferans programı, stratejik B2B görüşmeler ve gala &amp; ödül gecesiyle yapılandırılan bu özel edisyon; çok katmanlı ve sonuç odaklı bir içerik çerçevesi ortaya koyuyor."The Art of Design": Sanat Eserlerinden SofrayaLondra Özel Edisyonu'nun teması "The Art of Design" olarak belirlendi. Bu konsept kapsamında her tasarımcı, bir sanat ustasından ilham alarak kendine özgü bir sofra kurgulayacak. Van Gogh, Yayoi Kusama, Matisse, Botticelli ve Raffaele Monti, Osman Hamdi Bey gibi isimlerin ölümsüz eserleri, lüks etkinlik estetiği perspektifiyle yeniden yorumlanacak.Sergide yer alacak tasarımcılar ve ilham kaynakları:Rob Van Helden – Rob Van Helden Floral Design | İlham: Van GoghRicky Paul – Ricky Paul Flowers | İlham: Yayoi KusamaJohnny Roxburgh – Johnny Roxburgh Designs &amp; Paula Rooney – Paula Rooney Floral Design | İlham: MatisseKatya Hutter – Katya Hutter Floral Design | İlham: BotticelliElizabeth Dillingham – Mae Dae Weddings | İlham: Raffaele MontiMeltem Tepeler – KM Events | İlham: Osman Hamdi BeyHer bir sofra, klasik sanat referanslarını çağdaş etkinlik tasarımı diliyle bir araya getirerek mekânı bütüncül bir deneyim alanına dönüştürecek. Sergi tarihinde ilk kez uygulanacak bu yaklaşım, sanat ile ağırlama kültürü arasında doğrudan bir bağ kuracak.Program: Sergiden Gala'ya Uzanan YapıÜç gün sürecek program, sanat odaklı sofra tasarımlarını sektörel etkileşimle birleştirecek.&nbsp;Program; 10 Nisan 2026'da Park Hyatt London River Thames'te düzenlenecek isteğe bağlı Hoş Geldiniz Gecesi ile başlayacak.11 Nisan'da The Savoy Hotel London'da gerçekleşecek Sofralar Sergisi Açılış Gecesi ile devam edecek.12 Nisan 2026'da The Savoy'da düzenlenecek sempozyum programı, sektör liderlerini bir araya getirecek. Aynı gün gerçekleşecek B2B toplantılar; markalar, otel grupları, destinasyon profesyonelleri ve etkinlik planlayıcıları arasında odaklı iş geliştirme fırsatları sunacak.Programın finali ise aynı akşam The Chancery Rosewood'daki Gala &amp; Ödül Gecesi ile tamamlanacak.Lüks Etkinlik Ekosistemi İçin Stratejik Bir BuluşmaLondra Özel Edisyonu, yalnızca bir sergi değil; lüks düğün ve etkinlik endüstrisinin uluslararası ölçekte konumlandığı bir platform olarak tasarlandı. Sanat referanslı sofralar; konaklama sektörünün üst segment temsilcileri, global etkinlik planlayıcıları ve kreatif liderler arasında disiplinlerarası bir diyalog ortamı kuracak.Sofralar Sergisi &amp; RSVP Club Londra Özel Edisyonu, sınırlı katılım modeli ve B2B odaklı yapısıyla lüks etkinlik dünyasında seçici ve stratejik bir buluşma noktası sunacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 27 Mar 2026 09:35:00 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Danone kadın liderliğiyle güçleniyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/danone-kadin-liderligiyle-gucleniyor-519/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/danone-kadin-liderligiyle-gucleniyor-519/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DEAF73-691454-47763E-29B03E-ADB8E5-A3A7E3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dünyada 100 yılı, Türkiye'de 40 yılı aşkın süredir "Mümkün olan en fazla sayıda insana gıda yoluyla sağlık ulaştırma" misyonuyla faaliyet gösteren Danone Türkiye, kapsayıcı kurum kültürünü toplumsal cinsiyet eşitliğini destekleyen politikalarla güçlendiriyor. Benimsediği&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DEAF73-691454-47763E-29B03E-ADB8E5-A3A7E3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dünyada 100 yılı, Türkiye'de 40 yılı aşkın süredir "Mümkün olan en fazla sayıda insana gıda yoluyla sağlık ulaştırma" misyonuyla faaliyet gösteren Danone Türkiye, kapsayıcı kurum kültürünü toplumsal cinsiyet eşitliğini destekleyen politikalarla güçlendiriyor. Benimsediği fayda odaklı iş modeli doğrultusunda şirket, fırsat eşitliğini insan kaynakları yaklaşımının ötesinde; kurumsal sürdürülebilirliğin ve güçlü organizasyon yapısının temel unsurlarından biri olarak konumlandırıyor.Kadınların İş Hayatındaki Potansiyelini Destekleyen UygulamalarDanone Türkiye, aile dostu politikalar, çalışma esnekliği ve iş-özel yaşam dengesine yönelik uygulamalarıyla kadın çalışanların sürdürülebilir şekilde desteklenmesini amaçlıyor. Bu kapsamda; yeni bebek sahibi olan anne ve babalara yasal izin sürelerine ek olarak 2 hafta ilave izin, çocukları bir yaşına gelene kadar uzaktan çalışma imkânı ve iki yaşına gelene kadar ise konaklamalı yurt içi veya yurt dışı şirket toplantılarına çocuk ve refakatçi ile katılım imkânı sağlanıyor.Toplumsal cinsiyet eşitliğini yalnızca yönetim kadrolarında değil, üretim ve saha ekiplerinde de güçlendirmeyi hedefleyen Danone Türkiye, üretimde çalışan kadın sayısını artırmayı amaçlayan "Operasyonda Kadın" global programında yer alan dört ülkeden biri olarak bu alandaki dönüşüme de aktif katkı sağlıyor.Yeni Atamalar ile Yürütme Kurulu'nda Kadın Temsili %50'ye Ulaştı2026 yılı itibarıyla gerçekleştirilen yeni üst düzey görevlendirmelerle Yürütme Kurulu'nda %50 kadın yönetici oranına ulaşılan Danone Türkiye'de karar alma mekanizmalarındaki kadın temsili daha da güç kazanırken; dengeli ve çeşitlilik odaklı bir liderlik yapısı pekiştiriliyor.Danone Türkiye Satış Direktörü olarak atanan Burcu Turan Enderoğlu, 20 yılı aşkın satış ve ticari yönetim deneyimiyle müşteri ve kanal bazlı büyümeyi hızlandırırken, satış organizasyonunun dönüşümüne de liderlik edecek. Diğer yandan; Danone'nin "gıda yoluyla sağlık ulaştırma" global misyonu doğrultusunda şirketin kalite ve gıda güvenliği süreçlerini yöneten Danone Türkiye Kalite ve Gıda Güvenliği Direktörü Özlem Taşdemir, 2026 yılı itibarıyla Yürütme Kurulu'na katılarak liderlik yapısındaki çeşitliliği güçlendirdi.'Toplumsal cinsiyet eşitliğini bir tercih değil, bir zorunluluk olarak görüyoruz.'Toplumsal cinsiyet eşitliğini tüm iş yapış biçimlerinin ayrılmaz bir unsuru olarak ele alan Danone Türkiye, kapsayıcı liderlik yaklaşımını kararlılıkla sürdürürken konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Danone Türkiye, Orta Asya ve Kafkasya Genel Müdürü Cem Küçükcan, eşitliğin kurumsal sürdürülebilirlik için stratejik önemine dikkat çekti:"Toplumsal cinsiyet eşitliğini bir tercih değil, bir zorunluluk olarak görüyoruz. Kadınların iş gücüne katılımını artırmak, ücret eşitliğini sağlamak ve liderlik pozisyonlarına erişimlerini kolaylaştırmak gibi geliştirdiğimiz politikalar, sadece bireylerin değil; kurumumuzun geleceğini şekillendirme odağında hazırlanıyor. Karar alma mekanizmalarında dengeli temsilin daha kapsayıcı, daha çevik ve daha güçlü organizasyonlar yarattığına inanıyoruz. Yürütme Kurulumuzda %50 kadın temsil oranına ulaşmamız, bilinçli ve istikrarlı politikalarımızın somut bir sonucu. Kadın liderliğinin güçlenmesi yalnızca kurum performansını değil, iş yapış kültürümüzü de ileri taşıyor. Bu bağlamda toplumsal cinsiyet eşitliğini yönetim prensibimizin temel unsurlarından biri olarak sürdürmeye kararlıyız.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 26 Mar 2026 09:59:35 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Avoya ile her yudumda yenilenme zamanı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/avoya-ile-her-yudumda-yenilenme-zamani-5784/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/avoya-ile-her-yudumda-yenilenme-zamani-5784/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D425A8-9BA81B-196A61-FD6F8C-86A2B7-A390FA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mevsim geçişlerinde ihtiyaç duyulan o yenileyici güç ve denge hissi, "Sende Bi' Yenilik Var" mottosuna sahip AVOYA ile hayatın akışına dahil oluyor. Türkiye'nin en zengin mineralli yapısını modern bir dokunuşla sunan AVOYA, baharın enerjisini bir iyilik ritüeline dönüştürüyor.Bahar&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D425A8-9BA81B-196A61-FD6F8C-86A2B7-A390FA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mevsim geçişlerinde ihtiyaç duyulan o yenileyici güç ve denge hissi, "Sende Bi' Yenilik Var" mottosuna sahip AVOYA ile hayatın akışına dahil oluyor. Türkiye'nin en zengin mineralli yapısını modern bir dokunuşla sunan AVOYA, baharın enerjisini bir iyilik ritüeline dönüştürüyor.Bahar Adaptasyonunda Mineral DesteğiBahar ayları, bedenin yeni mevsime uyum sağladığı, sıvı ve mineral ihtiyacının arttığı bir dönem olarak kabul ediliyor. Türkiye'nin en yüksek magnezyum ve toplam mineral değerine sahip maden suyu olan AVOYA Doğal Maden Suyu, zengin mineral yapısıyla bu geçiş sürecini destekliyor. Sadece bir şişesiyle günlük magnezyum ihtiyacının yaklaşık üçte birini karşılayan AVOYA; bahar yürüyüşlerinde, gün içinde verilen küçük molalarda ve gün ortasında alınan nefeslerde bedeni tazeleyen doğal bir eşlikçi sunuyor.&nbsp;Hafifleyen Bir Beden, Canlanan EnerjiMevsim geçişlerinde hafiflemek ve daha zinde hissetmek isteyenler için AVOYA, lezzetli ve düşük kalorili alternatiflerle öne çıkıyor. Türkiye'de bir ilk olarak meyve ve bitki özlerini koruyucu, tatlandırıcı ve renklendirici içermeden buluşturan AVOYA Meyveli Maden Suyu serisi, benzerlerine kıyasla %40 daha düşük kalori değeriyle formunu korumak isteyenlere hitap ediyor.İki kat daha fazla gerçek meyve suyu içeren AVOYA Blend serisi; Greyfurt &amp; Bahçe Nanesi ve Misket Limonu &amp; Zencefil gibi ferahlatıcı seçenekleriyle baharın canlı atmosferine uyum sağlıyor.Yenilenmek Bir Yudum Kadar YakınBaharın getirdiği yenilenme hissi, günlük yaşamın içindeki küçük ama etkili seçimlerle güçleniyor. AVOYA, doğallığı ve zengin mineral yapısını modern yaşamın akışıyla buluşturarak tüketicilerin fiziksel ve zihinsel olarak tazelenmesine yardımcı oluyor. Çünkü bazen yenilenmek, hayatın akışına iyi gelen bir dokunuş eklemek kadar basit olabiliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 25 Mar 2026 11:00:40 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türkiye'nin yeni ekmeği Konya'da geliştirildi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-yeni-ekmegi-konyada-gelistirildi-3628/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-yeni-ekmegi-konyada-gelistirildi-3628/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A105E4-2E9DF0-A37AFC-68E3A5-A97E33-FEA1F2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından başlatılan, Sağlık Bakanlığı tarafından desteklenen "Tam Buğday Ekmeği Yaygınlaştırma Kampanyası"nın ilk pilot ili Konya oldu. Kampanya sürecinde Tarım ve Orman Bakanlığı Konya'daki birçok kuruluşla çalışmalar yaparken, yeni ekmek için&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A105E4-2E9DF0-A37AFC-68E3A5-A97E33-FEA1F2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından başlatılan, Sağlık Bakanlığı tarafından desteklenen "Tam Buğday Ekmeği Yaygınlaştırma Kampanyası"nın ilk pilot ili Konya oldu. Kampanya sürecinde Tarım ve Orman Bakanlığı Konya'daki birçok kuruluşla çalışmalar yaparken, yeni ekmek için Eksun Gıda Konya Fabrikası'nda da Ar-Ge ve deneme çalışmaları yürütüldü. Bakanlık yetkililerinin gözetimi ve koordinasyonunda gerçekleşen ve yaklaşık 1,5 yıl süren çalışmalar boyunca; üretim denemeleri, reçete optimizasyonu, kalite analizleri ve standardizasyon testleri gerçekleştirildi.&nbsp;Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından geliştirilen yeni ekmek projesiyle; ekmeğin daha sağlıklı bir hale getirilmesi amaçlanırken aynı zamanda fırınlarda satılan beyaz ekmeklerin en az yüzde 40 oranında tam buğday unu içermesi ve ekmeğe koyu rengini veren kavrulmuş malt ununun kesinlikle kullanılmaması hedefleniyor."Tarım ve Orman Bakanlığı liderliğinde yürütülen sürece teknik katkı sağladık"Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO&#39;su Hasan Abdullah Özkan, projeye ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:"Hepimizin bildiği gibi Bakanlığımız tarafından büyük bir titizlikle hazırlanan ve ülke insanımızın sağlığı açısından bir dönüm noktası olacak yeni ekmek projesi için ilk pilot il Konya seçilmişti. Eksun Gıda olarak Tarım ve Orman Bakanlığı liderliğinde yürütülen süreçte bilgi birikimimiz ve insan kaynağımızla yeni ekmeğin geliştirilme çalışmalarında yer aldık. Böylesine önemli bir projede katkı sağlamamız için bize bu fırsatı veren Bakanlık yetkililerine ve çalışanlarına sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz"&nbsp;Pilot uygulama sürecinin ardından, yeni ekmeğin öncelikle kamu kurumlarının yemekhanelerinde kullanıldıktan sonra tüm Türkiye'de yaygınlaştırılması bekleniyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 25 Mar 2026 02:43:08 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Şeffaflık odaklı yaklaşımlar gıda markalarıyla  kurulan bağı güçlendiriyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/seffaflik-odakli-yaklasimlar-gida-markalariyla-kurulan-bagi-guclendiriyor-8183/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/seffaflik-odakli-yaklasimlar-gida-markalariyla-kurulan-bagi-guclendiriyor-8183/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0AD1B1-1F065D-EDC025-3938DA-B223B4-A1A63A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Gıda sektöründe güvenin temel taşı haline gelen şeffaflık, bugün markaların tüketiciyle kurduğu ilişkinin merkezinde yer alıyor. Tüketicilerin satın alma kararlarını etkileyen açık ve anlaşılır bilgi talebi, Indomie Türkiye'nin üretim felsefesinde karşılığını buluyor.&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0AD1B1-1F065D-EDC025-3938DA-B223B4-A1A63A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Gıda sektöründe güvenin temel taşı haline gelen şeffaflık, bugün markaların tüketiciyle kurduğu ilişkinin merkezinde yer alıyor. Tüketicilerin satın alma kararlarını etkileyen açık ve anlaşılır bilgi talebi, Indomie Türkiye'nin üretim felsefesinde karşılığını buluyor. Tekirdağ Çerkezköy'de bulunan ve dünya genelindeki ilk 5 Indomie tesisi arasında yer alan fabrika, markanın şeffaflık sözünün somut bir kanıtı niteliğini taşıyor. Indomie Türkiye, hem ulusal hem de uluslararası geçerliliğe sahip ISO 9001, ISO 22000, ISO 14001, ISO 45001 ve ISO 50001 gibi kapsamlı yönetim sistemlerinin yanı sıra Türk Standardları Enstitüsü (TSE) OIC/SMIIC Helal Sertifikası ile hijyen ve kaliteyi her aşamada belgelendiriyor. Bu tescilli kalite standartları, markanın lezzet mirasını gıda güvenliğiyle harmanlayarak güvenli bir tüketim alanı yaratıyor. Fabrika ziyaretleri ise bu standartların sahadaki karşılığını görmeyi sağlayarak süreci canlı bir gözleme dönüştürüyor. Ziyaretçiler, hammaddeden paketlemeye kadar uzanan tam otomasyonlu yolculuğu uzmanlardan dinleme fırsatı bulurken, markanın teknolojik gücünü bizzat test ediyor. Indomie Türkiye, kapılarını ardına kadar açtığı bu yaklaşımla, tüketicilerin zihninde yer alan sorulara en net cevabı yerinde vererek sektördeki şeffaflık standartlarını yukarı çekiyor.El Değmeden Üretim ve Tam Otomasyon Gücü&nbsp;Dünya genelindeki ilk 5'te yer alan Tekirdağ Çerkezköy fabrikası, Indomie'nin global teknoloji vizyonunu yerel üretim gücüyle birleştirdiği bir merkez konumunda bulunuyor. Özellikle teknik üniversite öğrencilerinin mühendislik süreçlerini gözlemlediği, ebeveynlerin ise hijyen uygulamalarını yakından incelediği bu turlar, markanın üretim sürecini ve felsefesini her kesime taşıyor. Uzman ekipler eşliğinde modern noodle üretiminin tüm detayları şeffaf bir şekilde ziyaretçilere aktarılırken, lezzetten hijyene, tüketici geri bildirimlerinden yüksek teknolojiye kadar markanın üretim anlayışı ve değerleri tüm boyutlarıyla deneyimlenebiliyor.Sertifikalı Kaliteyle Güçlenen Sadakat&nbsp;Indomie Türkiye için üretim, sadece nihai ürünün lezzetiyle sınırlı kalmıyor, enerji verimliliğinden çevre yönetimine kadar 360 derecelik bir disiplini kapsıyor. Sahip olunan uluslararası sertifikalar, markanın tüketicisiyle kurduğu uzun vadeli sadakat köprüsünün en sağlam basamaklarını oluşturuyor. Gıda güvenliğini şeffaflıkla, lezzeti ise yüksek teknolojiyle buluşturan Indomie, bilinçli tüketim çağında dürüstlük ve kaliteyi önceliklendiren bir yaşam tarzı ortağı olarak öne çıkıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 24 Mar 2026 02:09:20 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["İstanbul Coffee Party"nin ikincisi bayram coşkusuyla gerçekleşti]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/istanbul-coffee-partynin-ikincisi-bayram-coskusuyla-gerceklesti-298/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/istanbul-coffee-partynin-ikincisi-bayram-coskusuyla-gerceklesti-298/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D852C8-6E32B7-50E1E2-51186F-F367E5-6C86F7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye&#39;nin ilk konsept kahve partisi olma özelliğini taşıyan ve kahve tutkunlarını bir araya getiren İstanbul Coffee Party'nin ikincisi büyük bir coşkuyla gerçekleşti. dijiPub Medya tarafından 21 Mart'ta İstanbul'un popüler mekanlarından Kastel&#39;de düzenlenen etkinliğe yüzlerce&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D852C8-6E32B7-50E1E2-51186F-F367E5-6C86F7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye&#39;nin ilk konsept kahve partisi olma özelliğini taşıyan ve kahve tutkunlarını bir araya getiren İstanbul Coffee Party'nin ikincisi büyük bir coşkuyla gerçekleşti. dijiPub Medya tarafından 21 Mart'ta İstanbul'un popüler mekanlarından Kastel&#39;de düzenlenen etkinliğe yüzlerce kişi katılım sağladı. Influencer, medya mensupları ve kahve gurmelerini de ağırlayan etkinlikte bayramın neşesi nitelikli kahve ile harmanlandı. Katılımcılar hem tatilin keyfini çıkardı hem de kahvenin enerjisiyle eğlendi.&nbsp;Etkinlikle ilgili değerlendirmelerde bulunan etkinlik yöneticisi Osman Kılıç, kahvenin birleştirici gücü üzerinde durdu. Kahvenin enerji veren yanına değinen Kılıç, "Kahve sadece ayılmak için değil enerjik olmak için de tercih ediliyor. Biz de İstanbul Coffee Party ile kahveden gelen bu enerjiyi açığa çıkarmak istedik. dijiPub olarak kahvenin değerini artıracak birçok iş gerçekleştirdik bu da onlardan biriydi. Senede en az 4 kere olacak bu etkinliğin ikincisini gerçekleştirdik, üçüncüsü de yaza doğru yapılacak" diye konuştu.&nbsp;Kahveden gelen enerjiyle eğlence doruklarında yaşandıYüzlerce kişinin akın ettiği bu unutulmaz geceye, etkinliğin ana sponsoru olan KINGBELL damgasını vurdu. Sektörün yenilikçi markalarından KINGBELL, gece boyunca tüm misafirlere sunduğu sınırsız ve ücretsiz kahve ikramıyla partinin enerjisini zirvede tuttu. Katılımcılar lezzetli kahvelerini yudumlarken müziğin ve eğlencenin tadını doyasıya çıkardı.Türkiye&#39;de kahve kültürüne yepyeni ve dinamik bir soluk getiren İstanbul Coffee Party, alanındaki öncü konumunu bu başarılı organizasyonla bir kez daha kanıtlamış oldu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 24 Mar 2026 02:03:44 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Şekerin tadı kaçtı baklava cep yaktı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sekerin-tadi-kacti-baklava-cep-yakti-76/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sekerin-tadi-kacti-baklava-cep-yakti-76/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_450CE3-37A792-8BF819-2257B8-54FEF9-FC00B8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hakan ÖZBAYMilyonlarca kişinin sevdikleriyle bir araya geldiği, misafirlerin ağırlandığı bayram sona erdi. Bayram öncesi ve arife günü adım atacak yer kalmayan Eminönü, Mısır Çarşısı ve Kapalıçarşı üçgeninde, tarihi yarımadanın o nostaljik atmosferine bu yıl etiket fiyatlarının&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_450CE3-37A792-8BF819-2257B8-54FEF9-FC00B8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hakan ÖZBAYMilyonlarca kişinin sevdikleriyle bir araya geldiği, misafirlerin ağırlandığı bayram sona erdi. Bayram öncesi ve arife günü adım atacak yer kalmayan Eminönü, Mısır Çarşısı ve Kapalıçarşı üçgeninde, tarihi yarımadanın o nostaljik atmosferine bu yıl etiket fiyatlarının soğuk gerçekliği damga vurdu. Esnaftan ve piyasadan derlediğimiz verilere göre, artan hammadde maliyetleri vatandaşı geleneksel şerbetli tatlılardan uzaklaştırıp, bütçeyi daha az sarsan uygun fiyatlı alternatiflere yöneltti.BAYRAMIN ŞAMPİYONU YUMUŞAK ŞEKERLER VE GELENEKSEL AKİDEGeçtiğimiz yıllarda bayram alışverişi denildiğinde akla ilk gelen çifte kavrulmuş fıstıklı lokumlar, lüks madlen çikolatalar ve gösterişli şekerlemelerin yerini bu yıl çok daha mütevazı seçenekler aldı. Kapalıçarşı ve Eminönü esnafının tezgahlarında sirkülasyonu en yüksek olan ve en hızlı tükenen ürünler, bütçe dostu olarak öne çıkan yumuşak meyveli şekerler ile nostaljik cam (akide) şekerleri oldu. Üretici fabrikaların uyguladığı iskontoların perakende fiyatlarına yansımasıyla, şeker grubunda diğer gıda ürünlerindeki gibi korkulan astronomik zamlar görülmedi. Bu nispi fiyat istikrarı, misafirine eli boş görünmek istemeyen vatandaşı doğrudan bu gruba yönlendirdi.Eminönü piyasasında geçen yıl (2025) kilogram fiyatı ortalama 250 - 280 TL bandında seyreden klasik bayram şekerleri, bu yıl ortalama 300 TL&#39;den alıcı buldu. %10 ila %15 civarında sınırlı kalan bu yıllık artış oranı, şekeri açık ara bayramın yıldızı yapmaya yetti. Lokum grubunda ise içerik kalitesine göre ciddi bir makas oluştu:•	Klasik ve Yumuşak Bayram Şekerleri: Ortalama 300 TL / kg•	Sade ve Meyveli Lokum Çeşitleri: 150 TL - 300 TL / kg•	Çifte Kavrulmuş, Fıstıklı ve Fındıklı Lokumlar: 700 TL - 900 TL / kgŞERBETLİ TATLILARDA DİLİM DEVRİBayram sofralarının asırlık lezzeti olan şerbetli tatlılar ise bu yıl maalesef lüks tüketim sınıfına geçiş yaptı. Özellikle tatlının ana malzemeleri olan Antep fıstığı ve sade yağ fiyatlarındaki durdurulamaz tırmanış, baklava etiketlerini tarihi zirvelere taşıdı. Tüketiciler geçmiş bayramlardaki gibi tepsiyle veya birkaç kiloluk paketlerle alışveriş yapmak yerine, gramajı ciddi oranda düşürerek yarım kiloluk kutulara ya da doğrudan &#34;dilim&#34; hesabına yönelmek zorunda kaldı. Öyle ki, birinci sınıf fıstıklı baklavanın tek bir dilimi, kullanılan malzemenin kalitesine göre 34 TL ile 80 TL arasında değişen fiyatlarla tezgahlarda yerini aldı.Eminönü ve çevresindeki tarihi tatlıcılarda şerbetli tatlı fiyatları bu bayram şu şekilde gerçekleşti:•	Cevizli Baklava: 1.500 TL - 1.750 TL / kg (Alt segment olarak üretilen cevizli baklavalar ise 650 TL&#39;den başlayan fiyatlarla satıldı)•	Birinci Kalite Fıstıklı Baklava: 1.800 TL - 2.000 TL / kg•	Fıstıklı Şöbiyet: 2.000 TL - 2.500 TL / kg (İçerdiği yoğun fıstık oranı ve ustalık maliyeti sebebiyle tatlı reyonunun en pahalı ürünü oldu)•	Dilim Baklava: 34 TL - 80 TL / adetEsnaf, vatandaşın alım gücündeki düşüşe ve kısıtlı bütçelere rağmen bayram geleneğinin az miktarlarla da olsa yaşatılmaya çalışıldığını vurguladı. Yüksek maliyetli şerbetli tatlılardan ve lüks kuruyemişli lokumlardan kaçınan tüketici, 2026 bayramını fiyat istikrarını nispeten koruyan yumuşak şekerleme ve uygun fiyatlı lokum grubuyla atlatmış oldu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 23 Mar 2026 02:00:36 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Beylikdüzü'nde Bayrak coşkusu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/beylikduzunde-bayrak-coskusu-986/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/beylikduzunde-bayrak-coskusu-986/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AA6BC4-DE5FA9-8B8AAA-B3843C-E30D61-6D86AC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ramazan ayının geride kalmasıyla birlikte bayram sevincini halkla paylaşan Balıkçı Kenan, Beylikdüzü'ndeki tesislerinde bayram hazırlıklarını tamamladı. &#34;Büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden öpüyorum&#34; diyen ünlü balıkçı, hem sağlık hem de ekonomi vurgusu&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AA6BC4-DE5FA9-8B8AAA-B3843C-E30D61-6D86AC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ramazan ayının geride kalmasıyla birlikte bayram sevincini halkla paylaşan Balıkçı Kenan, Beylikdüzü'ndeki tesislerinde bayram hazırlıklarını tamamladı. &#34;Büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden öpüyorum&#34; diyen ünlü balıkçı, hem sağlık hem de ekonomi vurgusu yaptığı açıklamalarıyla dikkat çekti.&#34;Müze Bedava, Balık 200 Lira!&#34;Piyasadaki fiyat artışlarına inat balığın en ekonomik besin kaynağı olduğunu savunan Kenan Balcı, bayram boyunca kapılarının açık olduğunu duyurdu. Özellikle dar gelirli aileleri ve öğrencileri düşündüklerini belirten Balcı, şu ifadeleri kullandı: &#34;Hamsi, istavrit ucuz! Balık ekmek sadece 200 lira. Aile salonumuz açık, sobamız yanıyor. Vatandaşımız gelsin, sıcak bir ortamda uygun fiyata karnını doyursun. Başka yerde çok para harcamayın, biz buradayız. Çiğ balık satışımız başladı. Her gün taze balık çeşitlerini vatandaşlarımıza sunuyoruz."Dünyada Bir İlk: Ücretsiz Deniz Canlıları MüzesiBalıkçı Kenan'ın en büyük gurur kaynağı olan Türkiye Deniz Canlıları Müzesi, bayramda da ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek. Müzenin neden ücretsiz olduğunu ise şu sözlerle açıkladı: &#34;Öğrenci kardeşlerim gelip bir tonluk balıklara dokunabilsin, devasa vatozları yakından görüp fotoğraf çektirsin diye girişleri ücretsiz yaptık. Bu denizler bize Allah'ın bir armağanı, çocuklarımızın bu zenginliği tanıması bizim için bir milli görevdir.&#34;&#34;Balık, Altından Daha Değerlidir&#34;Balığın sağlık üzerindeki etkilerine de değinen Balcı, balığı &#34;anne sütünden sonra yıpranan dokuları onaran tek besin&#34; olarak niteledi. Tam bir Omega-3 deposu olan hamsinin bu sene enflasyona karşı halkın yanında olduğunu belirterek, &#34;Balık en değerli besin kaynağımızdır, altından daha değerlidir. Sağlık için balık yemek gerek&#34; dedi.Bayramda Rota BeylikdüzüOtopark imkanı ve ailelere uygun sıcak ortamıyla bayramda farklı bir aktivite arayanlar için Balıkçı Kenan, Beylikdüzü merkezdeki yerinde misafirlerini bekliyor. Edirne'den Kars'a tüm Türkiye'ye selam gönderen balıkçı, &#34;Balık yemek keyiftir, bu keyfi herkes yaşasın&#34; diyerek sözlerini noktaladı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 21 Mar 2026 11:31:57 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Dua Lipa, Nespresso'nun yeni global marka elçisi oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/dua-lipa-nespressonun-yeni-global-marka-elcisi-oldu-9995/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/dua-lipa-nespressonun-yeni-global-marka-elcisi-oldu-9995/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_835C75-AA6A36-E93EBA-6B56E7-B205C2-02D01C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kendine özgü tarzı, güçlü sahne performansları ve kültürel etkisiyle öne çıkan Dua Lipa bu iş birliğiyle, Nespresso 'nun 40 yıllık kahve yolculuğunda güçlü bir yeni dönemin başlangıcını simgeliyor.&nbsp;Global pop süperstarı Dua Lipa, kendine özgü müzik tarzı ve güçlü&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_835C75-AA6A36-E93EBA-6B56E7-B205C2-02D01C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kendine özgü tarzı, güçlü sahne performansları ve kültürel etkisiyle öne çıkan Dua Lipa bu iş birliğiyle, Nespresso 'nun 40 yıllık kahve yolculuğunda güçlü bir yeni dönemin başlangıcını simgeliyor.&nbsp;Global pop süperstarı Dua Lipa, kendine özgü müzik tarzı ve güçlü sahne performanslarının yanı sıra modern stilin ve kültürel trendlerin belirleyicisi olarak da tanınıyor. Sürekli yenilenen ve keşfe açık yaklaşımıyla öne çıkan sanatçı, Nespresso'nun özündeki merak, yaratıcılık ve keşif ruhunu yansıtıyor. Sanat ve eğlence dünyasıyla uzun yıllardır güçlü bağlara sahip olan Nespresso, fikirlerin şekillendiği, ilhamın ortaya çıktığı ve günlük ritüellerin sıra dışı anlara dönüştüğü anları her zaman kutlamayı sürdürüyor.Yeni Global Kampanya Çok YakındaNespresso, 14 Nisan'da tüm platformlarda yayına girecek olan yeni global kampanyası Vertuo World'ü tanıtacak. Bu kampanya, marka için yeni bir yaratıcı dönemin başlangıcını simgeliyor. Dua Lipa'nın liderliğinde hayata geçirilen kampanya, Nespresso'nun keşif ruhunu ve kahve deneyimini bir üst seviyeye taşıma yaklaşımını modern bir yorumla sunuyor.Dua Lipa bu yeni dönemin merkezinde yer alırken, kampanyada aynı zamanda uzun yıllardır Nespresso ile özdeşleşen marka elçisi George Clooney de yer alacak. Bu buluşma, markanın köklü mirası ile yeni yaratıcı vizyonu arasında güçlü bir bağ kuruyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 19 Mar 2026 02:25:51 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Gıda talebinde yüzde 15 artış]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gida-talebinde-yuzde-15-artis-2209/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gida-talebinde-yuzde-15-artis-2209/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_63E893-B43106-07F226-DD3029-814548-476A8E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ramazan ayında iftar sofralarının genişlemesi, misafir ağırlama geleneği ve toplumsal dayanışma kültürü, gıda alışverişini artıran başlıca unsurlar arasında yer alıyor. Özellikle temel gıda ürünleri ve iftariyelikler bu dönemde öne çıkarken, iş dünyasında çalışanlara&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_63E893-B43106-07F226-DD3029-814548-476A8E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ramazan ayında iftar sofralarının genişlemesi, misafir ağırlama geleneği ve toplumsal dayanışma kültürü, gıda alışverişini artıran başlıca unsurlar arasında yer alıyor. Özellikle temel gıda ürünleri ve iftariyelikler bu dönemde öne çıkarken, iş dünyasında çalışanlara yönelik hazırlanan gıda kolileri de tüketimi destekleyen bir diğer faktör olarak dikkat çekiyor.Bayram döneminde ise tüketim alışkanlıkları farklılaşıyor. Ziyaret kültürünün yoğunlaşmasıyla birlikte şekerleme, çikolata ve tatlı ürünleri daha fazla talep görüyor.İstanbul Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İHBİR) Başkanı Kazım Taycı, Ramazan ayı ve bayramın gıda tüketimine etkisine ilişkin değerlendirmesinde, bu dönemin hem kültürel hem de sosyal dinamikler nedeniyle özel bir tüketim dönemine dönüştüğünü ifade etti. Taycı, "Ramazan ayında temel gıda ve iftariyelik ürün gruplarında artış görülürken, bayramda şekerleme ve atıştırmalık ürünler öne çıkıyor. Genel olarak baktığımızda, Ramazan ve bayram döneminde gıda tüketiminin normal dönemlere göre yaklaşık yüzde 13-15 oranında arttığını söyleyebiliriz." dedi.İHRACATTA BÖLGESEL ETKİLER HİSSEDİLİYORRamazan ve bayram dönemlerinin yalnızca iç piyasada değil, ihracat tarafında da hareketlilik yarattığını belirten Taycı, Türkiye'nin özellikle işlenmiş tarım ürünleri, şekerli ve kakaolu mamuller ile unlu ürünlerde güçlü bir üretici konumunda olduğunu ifade etti.Bu ürün gruplarında, başta Orta Doğu, Körfez ülkeleri ve Balkanlar olmak üzere birçok Müslüman ülkeye ihracat yapıldığını belirten Taycı, bu yıl küresel gelişmelerin ihracat üzerinde sınırlayıcı bir etki yarattığını söyledi.Taycı, "Çevre coğrafyalarda Ramazan ve bayram dönemlerinde talep artışı yaşanıyor. Ancak bu yıl, bölgesel gerilimler ve küresel fiyat artışları nedeniyle ihracatta bir miktar yavaşlama söz konusu. İstanbul İhracatçı Birlikleri verilerine göre, Şubat ayında ihracatta yaklaşık yüzde 5'lik bir daralma görülüyor." diye konuştu.TÜRKİYE'DE BAYRAM KÜLTÜRÜ TÜKETİMİ DESTEKLİYORTürkiye'nin Ramazan ve bayram gelenekleri açısından öne çıkan ülkelerden biri olduğunu vurgulayan Taycı, ziyaret kültürünün ve sosyal etkileşimin yoğunluğunun iç piyasada ek bir hareketlilik yarattığını ifade etti.Akraba ve komşu ziyaretleri, ikram kültürü ve hediyeleşme alışkanlıklarının gıda tüketimini doğrudan etkilediğini belirten Taycı, bu dönemin sektör açısından önemli bir canlılık yarattığını dile getirdi.Taycı ayrıca, "Toplumsal dayanışmanın en yoğun yaşandığı dönemlerden biri olan Ramazan ve bayram, gıda sektöründe hem üretim hem de tüketim tarafında hareketliliği artırıyor. Temennimiz, önümüzdeki dönemlerde küresel belirsizliklerin azaldığı, fiyat istikrarının sağlandığı ve bayramların daha güçlü bir ekonomik ortamda karşılandığı bir tabloya ulaşmak." ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 19 Mar 2026 02:15:43 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yeni durak Çanakkale Gastroport]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/yeni-durak-canakkale-gastroport-1763/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/yeni-durak-canakkale-gastroport-1763/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2EB26B-5E0F2B-77A319-70D7B9-0B65B2-D31388.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />"Hepimizin Ortak Noktası" Kahve Dünyası, Türkiye'nin farklı şehirlerinde büyüyen mağaza ağı, yeni lokasyonlarla genişlemeye devam ediyor. Kahve Dünyası, Çanakkale Zaferi'nin 111'inci yılı olan 18 Mart'ta, Çanakkale'nin merkezi noktalarından biri olan Gastroport AVM'de açtığı yeni&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2EB26B-5E0F2B-77A319-70D7B9-0B65B2-D31388.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />"Hepimizin Ortak Noktası" Kahve Dünyası, Türkiye'nin farklı şehirlerinde büyüyen mağaza ağı, yeni lokasyonlarla genişlemeye devam ediyor. Kahve Dünyası, Çanakkale Zaferi'nin 111'inci yılı olan 18 Mart'ta, Çanakkale'nin merkezi noktalarından biri olan Gastroport AVM'de açtığı yeni mağazasıyla zafer coşkusuna eşlik etti.Kahve Dünyası Çanakkale Gastroport'ta misafirler Türk kahvesinden taze çekilmiş kahvelere&nbsp; bayrama neşe katacak çikolata ve lokum çeşitlerine kadar geniş ürün yelpazesini deneyimleyebiliyor. Yumuşak dolgusu ve yoğun kakao lezzetiyle öne çıkan Lavi çikolata ile fıstık ve çikolatanın uyumunu bir araya getiren Roche, çikolataseverlerin vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Kahveseverlerin eşsiz ritüellerinden biri olan Türk kahvesi ise Kahve Dünyası'nda taze çekilmiş çeşitleriyle sohbetlere eşlik ediyor. Kahve Dünyası, mağazalarında sunduğu misafirperverlik anlayışı ve ikram kültürüyle misafirlerine keyifli bir deneyim yaşatıyor.Türkiye genelinde yüzlerce mağaza ve satış noktasıyla faaliyet gösteren Kahve Dünyası, her yeni mağazasıyla daha fazla noktada misafirlerine ulaşmayı sürdürüyor. Çanakkale Gastroport AVM'de açılan yeni mağaza da markanın Türkiye genelindeki büyüme stratejisinin önemli adımlarından biri olarak öne çıkıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 19 Mar 2026 02:01:21 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bayram sofralarında yeni bir gelenek]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/bayram-sofralarinda-yeni-bir-gelenek-5369/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/bayram-sofralarinda-yeni-bir-gelenek-5369/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9A90E6-215189-26036B-AA11AA-434AE5-5314BA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />"Sende Bi' Yenilik Var" mottosuyla yola çıkan AVOYA; Türkiye'nin en zengin mineral yapısını, bayramın birleştirici ruhuyla buluşturuyor.&nbsp;Bayram Sohbetlerini Canlandıran LezzetlerBayram ziyaretlerinde ikram edilen lezzetlerin ötesinde, bu anları daha keyifli kılan esas unsur paylaşılan&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9A90E6-215189-26036B-AA11AA-434AE5-5314BA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />"Sende Bi' Yenilik Var" mottosuyla yola çıkan AVOYA; Türkiye'nin en zengin mineral yapısını, bayramın birleştirici ruhuyla buluşturuyor.&nbsp;Bayram Sohbetlerini Canlandıran LezzetlerBayram ziyaretlerinde ikram edilen lezzetlerin ötesinde, bu anları daha keyifli kılan esas unsur paylaşılan sohbetlerin enerjisidir. AVOYA'nın meyveli serileri, içeriğindeki doğal meyve ve bitki özlerinin canlandırıcı etkisiyle bayram buluşmalarına eşsiz bir ferahlık katıyor. Türkiye'de bir ilk olarak meyve ve bitki özlerini koruyucu, tatlandırıcı ve renklendirici içermeden sunan bu özel seçki; bayramın birleştirici atmosferinde her yudumda yenilenmiş hissettiriyor.Keyfi Uzatan, Bedeni Dengeleyen SeçeneklerBayram boyunca artan şeker ve karbonhidrat tüketimine karşı bir &#34;dengeleyici&#34; arayanlar için AVOYA, lezzetten ödün vermeyen bir çözüm sunuyor. Benzer ürünlere kıyasla %40 daha düşük kaloriye sahip olan meyveli maden suyu serisi, bayram keyfini hafiflik ve denge ile birleştiriyor. İki kat daha fazla gerçek meyve suyu içeren AVOYA Blend serisi ise İncir &amp; Lavanta ve Vişne &amp; Yasemin gibi özgün tatlarıyla bayram ziyaretlerini birer lezzet ritüeline dönüştürüyor.Sofralara Doğal Bir EşlikçiUzun bayram sofralarında sevdikleriyle bir araya gelenler için AVOYA Signature serisi, yumuşak içimi ve ustalıkla dengelenmiş mineral yapısıyla yemeklerin en seçkin tamamlayıcısı oluyor. Türkiye'nin en yüksek magnezyum değerine sahip maden suyu olan AVOYA, bir şişesiyle günlük magnezyum ihtiyacının yaklaşık üçte birini karşılayarak bayram yoğunluğu içinde bedeni doğal bir güçle canlandırıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 18 Mar 2026 02:47:23 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ülker'den Ramazan Bayramı'na özel  yeni ürünler]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ulkerden-ramazan-bayramina-ozel-yeni-urunler--3343/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ulkerden-ramazan-bayramina-ozel-yeni-urunler--3343/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_95445E-116A20-AD7D53-3BFA47-568AC7-479FDA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin lider gıda şirketi Ülker, Ramazan Bayramı'na özel, 2'si yeni 41 çeşit çikolata ve 3'ü yeni 36 çeşit şekerlemeden oluşan 77 hediyelik ve ikramlık ürünü tüketicilerin beğenisine sunuyor."Pazarın lideri olmaya devam ediyoruz"Ülker Pazarlama Üst Yöneticisi (CMO) Mustafa&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_95445E-116A20-AD7D53-3BFA47-568AC7-479FDA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin lider gıda şirketi Ülker, Ramazan Bayramı'na özel, 2'si yeni 41 çeşit çikolata ve 3'ü yeni 36 çeşit şekerlemeden oluşan 77 hediyelik ve ikramlık ürünü tüketicilerin beğenisine sunuyor."Pazarın lideri olmaya devam ediyoruz"Ülker Pazarlama Üst Yöneticisi (CMO) Mustafa Kabakçı, Ramazan Bayramı için Ar-Ge, pazarlama ve inovasyon ekiplerinin titizlikle geliştirdiği ürünleri tüketicilerin beğenisine sunduklarını söyledi.2025 IPSOS HTP pazar verilerine göre hediyelik &amp; ikramlık çikolata ile şekerleme kategorilerinde hem tonaj hem ciroda bazında liderliklerini sürdürdüklerini ifade eden Kabakçı, sözlerine şöyle devam etti:&nbsp;&nbsp;"Türkiye'de hediyelik ve ikramlık çikolata ile şekerleme pazarı, toplamda 11,3 milyar TL büyüklüğe ve 37 bin tonluk satış hacmine ulaştı. Hediyelik ve ikramlık çikolatadaki yüzde %42,8 ciro payımızla sektöre liderlik etmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Son iki yılda&nbsp; Ramazan ve Kurban Bayramı dönemlerinde, bu kategorideki ciromuzu toplam 2,9 puan artırarak güçlü performansımızı sürdürdük. Hem tonaj hem ciro liderliğimize katkı sağlayan tüketicilerimize bu Ramazan Bayramı'nda yenilikçi ürün portföyümüzle teşekkür etmek istedik.&nbsp; Sevdiklerine uzaktan bayram sürprizi yapmak isteyenler için&nbsp; tüm Ülker ürünleri bu yıl da e-ticaret kanalları üzerinden erişilebilir olacak. Ayrıca hem kitlesel iletişim mecralarında hem de perakende noktalarında bayram coşkusunu tüketicilerimizle buluşturuyor; yoğun bir&nbsp; iletişim kampanyasını hayata geçiriyoruz."Hem klasik ve vazgeçilmez ürünler hem de yeni lezzetler bayrama tat katacakÜlker'in bayram denildiğinde akla ilk gelen ürünlerinden bütün fındık ve fındık kremalı "Ece", bütün Antep fıstığının sütlü çikolatayla buluştuğu Çıtır Kadayıflı Ece ve bitter kremalı, bütün fındıklı, beyaz çikolatalı Ece Trio toplam üç farklı çeşidiyle bayram buluşmalarına tat katacak.Rengarenk mini sütlü çikolata Ülker Çikolatin de bayram neşesi olmaya devam edecek.&nbsp;&nbsp;Bayrama özel ürünler ambalaj ve&nbsp; lezzetleriyle ön plandaSevilen napoliten lezzeti Ülker Napoliten Bayram Keyfi, bayrama özel mesajlarıyla şekerliklerde yerini alacak. Ülker Kanky Mini Yumurtalar ise bayramda çocukları mutlu edecek.Çikolata kategorisinin yanı sıra şekerleme portföyünü de genişletmeyi sürdüren Ülker, Toffe ailesini çilek ve Hindistan cevizi tatlarıyla zenginleştiriyor. Farklı lezzetlerin bir arada olduğu yeni Bayram Keyfi'ni tüketicilerin beğenisine sunuyorÜlker'in limon, elma, mandalina, böğürtlen, karpuz, nar ve vişne aromalı yumuşak dokusuyla çok sevilen Lokumcuk şekerlemesi de bu bayramın öne çıkan ikramlıkları arasında yer alıyor.&nbsp;Editöre not:İkramlık çikolata ve şekerlemeler için tüketicilere tavsiyeler:•	Bayramlık çikolata ve şekerlemelerin uygun koşullarda muhafaza edilmesi büyük önem taşıyor.•	Kakao yağının hassas kristal formu nedeniyle çikolataların, 18-22 derece aralığında, serin, ve kuru bir ortamda saklanması, buzdolabına konulmaması öneriliyor.&nbsp;•	Ambalajın doğru şekilde kapatılması, ürünün tazeliğinin korunması ve ideal tüketim deneyimi azısından kritik rol oynuyor. Ürünün hava ve ışıkla temasının engellenmesi gerekiyor.&nbsp;•	İkramlık şekerlemelerin ise 30 derecenin altında, doğrudan güneş ışığı almayan serin ortamda saklanması tavsiye ediliyor.&nbsp;2025 Yılı Hediyelik &amp; İkramlık Çikolata ve Şekerleme Tüketim Dağılımı&nbsp;Çikolata Tüketimi	Marmara Bölgesi - %33 ile birinci sırada	İç Anadolu Bölgesi - %18,2 ile ikinci sırada	Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri - %18 ile üçüncü sıradaŞekerleme Tüketimi	Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri - %31 ile birinci sırada	Marmara Bölgesi - %24 ile ikinci sırada	İç Anadolu Bölgesi - %16 ile üçüncü sırada.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 17 Mar 2026 11:37:25 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İran savaşı gıdada en çok hangi ülkeleri etkileyecek?..]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/iran-savasi-gidada-en-cok-hangi-ulkeleri-etkileyecek-3931/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/iran-savasi-gidada-en-cok-hangi-ulkeleri-etkileyecek-3931/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_95990C-FD9190-BDC7EB-AA16CA-2BC8FF-2BF5E2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ABD ve İsrail, İran&#39;a ortak saldırılarını sürdürürken dünya, savaş nedeniyle fiilen kapatılan Hürmüz Boğazı&#39;nda duran gemi trafiğine kilitlenmiş durumda. Normal şartlarda dünyada Körfez ülkelerinden dünyanın geri kalanına yapılan ham petrol ve sıvılaştırılmış&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_95990C-FD9190-BDC7EB-AA16CA-2BC8FF-2BF5E2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ABD ve İsrail, İran&#39;a ortak saldırılarını sürdürürken dünya, savaş nedeniyle fiilen kapatılan Hürmüz Boğazı&#39;nda duran gemi trafiğine kilitlenmiş durumda. Normal şartlarda dünyada Körfez ülkelerinden dünyanın geri kalanına yapılan ham petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ihracatının yaklaşık beşte biri İran ve Umman arasındaki bu dar boğazdan geçiyor.Bu gemilerin mevcut durumda taşıyamadığı daha da kırılgan bir yük daha var: Dünyayı beslemeye yardımcı olan gübre ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Kuveyt, Umman, Bahreyn ve Suudi Arabistan gibi Körfez ülkelerini ayakta tutan gıda ithalatı.Denizcilik istihbarat şirketi Signal Group&#39;un verilerine göre söz konusu ülkeler; amonyak, fosfat, kükürt gibi temel gübrelerin küresel ticaret hacminin yüzde 20&#39;sini oluşturuyor.Bloomberg Intelligence&#39;a göre ise dünyada en yaygın olarak kullanılan azotlu gübre olan ürenin neredeyse yarısı Körfez bölgesinden geliyor. Katar, tek başına küresel arzın onda birini sağlıyor. Geçen hafta dünyanın en büyük LNG ve gübre merkezlerinden biri olan Ras Laffan&#39;a gerçekleştirilen İran&#39;ın misilleme saldırılarının ardından QatarEnergy üretimi durdurdu. Böylece yüz binlerce ton kritik gübre besin maddesi ve üretim girdisi piyasadan çekildi.Hürmüz Boğazı&#39;nın kapalı kalmasının maliyeti büyükİran savaşının ortaya çıkardığı zincirleme etki, son altı yıl içinde küresel gıda arzı güvenliğini tehdit eden üçüncü büyük risk olabilir. Daha önce de Covid-19 pandemisi ve 2022&#39;de Rusya&#39;nın Ukrayna&#39;yı işgali sonrası benzer durumlar yaşanmıştı.Gelişmekte olan ülkelerin küresel ekonomiye entegrasyonunu destekleyen BM Ticaret ve Kalkınma Konferansı&#39;nın (UNCTAD) verilerine göre; Hürmüz Boğazı üzerinden her yıl yaklaşık 1 milyon 33 bin ton gübre ihraç ediliyor. Bu nedenle boğazın bir ay kapalı kalması dahi özellikle mısır, buğday ve pirinç gibi azota dayalı ürünlerde gübre kıtlığına ve verim riskine neden olabilir.Washington merkezli Uluslararası Gıda Politikaları Araştırma Enstitüsü&#39;nden kıdemli araştırmacı Joseph Glauber, &#34;fiyatların yükselmesinin çiftçilerin hangi ürünü ekeceğini etkileyeceğine&#34; dikkati çekiyor. DW&#39;ye konuşan Glauber, &#34;Çiftçiler, yüksek girdi maliyetlerinden kaçınmak için azot yoğun gübre gerektiren ürünler yerine daha az gübre isteyen ürünlere yönelebilir&#34; görüşünü dile getiriyor.&nbsp;Araştırmacı, özellikle yoksul ülkelerde çiftçilerin genel gübre kullanımını azaltabileceğini bunun da tarımsal üretime zarar vereceğini de belirtiyor.ABD Başkanı Donald Trump&#39;ın savaşın akıbetine ilişkin çelişkili açıklamaları ve İran&#39;ın Çarşamba günü Hürmüz Boğazı&#39;nda üç gemiye ateş açtığının bildirilmesi; Tahran&#39;ın boğazı fiilen kapalı tutma konusunda kararlı olduğuna işaret ediyor.Gübre kıtlığının sonuçları ne olur?Emtia analistlerine göre Hürmüz Boğazı ticari gemilere ne kadar uzun süre kapalı kalırsa, küresel gübre tedarik zincirleri de o ölçüde tıkanmaya başlayacak.Hollanda bankası ING, bu ayın başında yayımladığı bir araştırmada gemi trafiğindeki uzun süreli bir aksamanın, özellikle Brezilya, Hindistan, Güney Asya ve Avrupa Birliği&#39;nin bazı bölgeleri gibi gübre ithalatına yüksek derecede bağımlı bölgelerde gübre arzını ciddi şekilde sıkıntıya sokacağına dikkat çekti.Rusya, Çin, ABD ve Fas gibi diğer büyük üreticiler ise sınırlı yedek kapasiteye sahip. Bu nedenle bu ülkelerin oluşacak açığı kapatmak için üretimi hızla artırmaları zor görünüyor. Çin halihazırda fosfat ve azotlu gübre ihracatına kısıtlamalar uygulasa da mevcut durum Pekin üzerinde bu kısıtlamaları gevşetmesi yönünde baskı yaratabilir.Daha önce ABD Tarım Bakanlığı&#39;nın baş ekonomisti olarak görev yapmış olan Glauber, &#34;Azotlu gübrenin doğal gaz veya kömür bulunan hemen her yerde üretilebileceği için potas veya fosfat gibi belirli maden yataklarına bağımlı olmadığını&#34; belirterek ekliyor: &#34;Ancak asıl sorun doğal gazın yüksek maliyeti; ki bu da üretimi artırmayı ekonomik açıdan zorlaştırabilir.&#34;Gübre konusunda yaşanabilecek sıkıntıların da ötesinde petrolün gıda fiyatları üzerindeki belirleyici etkisi önemli bir sorun olarak ortaya çıkıyor. Tarım makinelerinden hasadı taşıyan kamyonlara ürünleri gıdaya dönüştüren işleme tesislerinden soğutma sistemlerine kadar her şey petrole bağımlı. Bu nedenle gıda üretiminin her aşaması yükselen enerji fiyatlarına maruz kalıyor.ABD ve Avrupa&#39;nın yanı sıra Körfez petrolüne büyük ölçüde bağımlı olan Çin, Japonya ve Güney Kore gibi Asya ekonomilerinde de yakıt fiyatları hızla yükseliyor. Hindistan hükümeti tüketicileri ve ticari taşımacılığı artan maliyetlerden korumak için dizel ve benzin fiyatlarını dondurma sözü verdi.Savaşın kaybedenleri: Yoksul ülkelerİran savaşının küresel etkilerini en fazla yoksul ve ithalata bağımlı olan ülkelerin hissetmesi bekleniyor.Azotlu gübre ithalatanın üçte ikisini Körfez ülkelerinden karşılayan Hindistan bu tablo karşısında en kırılgan ülkelerden biri. Gübrede yaşanacak olası kıtlık, yaklaşan ekim sezonunu riske atabilir ve 1 milyar 45 milyonluk nüfusun temel gıdası olan pirinç, buğday ve diğer ürünlerin üretim maliyetlerini hızla yükseltebilir.Dünyanın en büyük tarım ihracatçıları arasında olan Brezilya da azot ihtiyacının yaklaşık yüzde 40&#39;ını Körfez ülkelerinden gelen üreyle karşılıyor. Tedarikte yaşanacak kalıcı bir aksama, küresel arzın halihazırda sıkışık olduğu bir dönemde soya ve mısır verimini tehdit edebilir.Sahra Altı Afrika ise en yüksek riskle karşı karşıya olan bölge konumunda. Bu coğrafyadaki pek çok ülkede gübre kullanımı verimli bir üretim için gereken seviyenin halihazırda oldukça altında. Bu nedenle fiyatlarda küçük artışlar bile küçük çapta üretim yapan çiftçilerin gübre kullanımını daha da azaltmasına yol açabilir. Bu da hasatların düşmesine ve kronik açlığın derinleşmesine neden olabilir.Bloomberg&#39;e göre, İran içinde de enflasyon savaştan önce halihazırda yüzde 40&#39;ı aşmıştı ve gıda fiyatları bundan da hızlı bir yükselişteydi. İthalattaki aksaklıklar, yükselen enerji fiyatları ve ülke içi lojistikte yaşanan sıkıntıların gıda enflasyonunu daha da tırmandırarak 92 milyon nüfuslu ülkede hayatı daha da zor hale getirmesi bekleniyor.İthalattaki aksaklıklar, yükselen enerji maliyetleri ve ülke içindeki lojistik sorunların gıda enflasyonunu daha da tırmandırması, milyonlarca insan için yaşam koşullarını ağırlaştırması bekleniyor.Tahıldan ete, süt ürünlerinden bitkisel yağlara gıdanın yüzde 80 ila 90&#39;ını ithal eden Körfez ülkeleri de Hürmüz Boğazı&#39;nın akıbetine büyük ölçüde bağımlı. Boğazın daha uzun süre kapalı kalması stratejik rezervlerin aylar içinde tüketilmesine yol açabilir. Bu da gıda karnesi uygulamaları ya da Kızıldeniz veya Umman Körfezi gibi daha pahalı rotalara yönelinmesini zorunlu hale getirebilir.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 17 Mar 2026 07:14:13 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türkiye'nin gıda gücü inşa ediliyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-gida-gucu-insa-ediliyor-848/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-gida-gucu-insa-ediliyor-848/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B9EF56-3FECDD-B24C2F-81781D-BA29B3-F0E163.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Açıklamada, KOOP Market'in gelişiminin yalnızca sayısal büyüklüklerle değil, kurduğu sistemin niteliğiyle değerlendirilmesi gerektiği vurgulanarak, şirketin klasik bir perakende zinciri olmanın ötesinde Türkiye'nin gıda arz güvenliğini güçlendiren stratejik bir yapı inşa ettiği&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B9EF56-3FECDD-B24C2F-81781D-BA29B3-F0E163.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Açıklamada, KOOP Market'in gelişiminin yalnızca sayısal büyüklüklerle değil, kurduğu sistemin niteliğiyle değerlendirilmesi gerektiği vurgulanarak, şirketin klasik bir perakende zinciri olmanın ötesinde Türkiye'nin gıda arz güvenliğini güçlendiren stratejik bir yapı inşa ettiği ifade edildi. Yönetim Kurulu, KOOP Market'in üretimden lojistiğe ve perakendeye uzanan entegre yapısıyla, hem üreticiyi destekleyen hem de tüketiciye uygun fiyat sunan sürdürülebilir bir model ortaya koyduğunun altını çizdi.5 Yılda Türkiye Çapında Güçlü Yayılım2020 yılında faaliyete başlayan KOOP Market, kısa süre içerisinde Türkiye genelinde yaklaşık 4.500 satış noktasına ve 11 bin çalışan sayısına ulaşarak perakende sektöründe dikkat çekici bir ölçeğe erişti. 2025 yılı itibarıyla 66,4 milyar TL ciroya ulaşan şirketin, Türkiye'nin en hızlı büyüyen perakende zincirlerinden biri olduğu ifade edildi.11 Milyar TL'lik Yatırımla Kurulan AltyapıAçıklamada, KOOP Market'in son 5 yılda yaklaşık 11 milyar TL yatırım gerçekleştirdiği belirtilerek; mağaza ağı, lojistik altyapı, bölgesel depolar, tedarik zinciri ve üretim entegrasyonu alanlarında yapılan yatırımlar sayesinde güçlü bir operasyonel yapı oluşturulduğu vurgulandı. Bu yatırımların, şirketin uzun vadeli sürdürülebilir büyüme stratejisinin temelini oluşturduğu ifade edildi.Zarar Değil, Yatırım Döneminde Olmanın Doğal Sonucu2025 yılı finansal sonuçları kapsamında oluşan 4,7 milyar TL net zararın, kamuoyunda yanlış yorumlandığı belirtilerek şu değerlendirme yapıldı: "Bu tablo hızlı büyüme ve yüksek yatırım döneminin doğal sonucudur." Yönetim Kurulu, bu zararın plansızlıktan değil; büyümenin finansman maliyetlerinden kaynaklandığını vurguladı. KOOP Market'in yatırım sürecinin önemli ölçüde olgunlaşma aşamasına geldiği belirtilerek, şirketin artık ölçek ekonomisinin avantajlarını toplamaya başladığı ifade edildi. Bu kapsamda; 2026 yılında 100 milyar TL ciro hedefi ve yaklaşık 50 milyar TL piyasa değeri potansiyeli öne çıkarken, yalnızca 2,5 milyar TL öz sermaye ile 5 yıl gibi kısa bir sürede 4.500 satış noktasına ulaşılması önemli bir büyüme başarısı olarak değerlendirilirken, bu ölçekteki yatırımların sınırlı kuruluş sermayesi nedeniyle büyük ölçüde dış finansman ve borçlanma yoluyla karşılandığına dikkat çekildi. Piyasa koşullarında belirli vadeler ve maliyetler çerçevesinde gerçekleştirilen bu finansman yapısının, yatırım döneminde finansman giderlerini artırdığı ve buna bağlı olarak geçici zarar oluşumunun kaçınılmaz olduğu ifade edildi. Ayrıca, büyüme stratejisinde daha fazla tüketiciye uygun fiyatlı ürün ulaştırma hedefinin kısa vadeli kârlılığın önünde konumlandırılmasının, bu yatırımları elzem hale getirdiği vurgulandı. Yönetim Kurulu açıklamasında:" Bu ölçekte ve hızda büyüyen bir yapının yatırım döneminde finansman yükü nedeniyle geçici zarar yazması kaçınılmazdır." ifadelerine yer verildi. Ayrıca 2026 yılının ilk ayları itibarıyla şirketin operasyonel kârlılığa ulaştığı ve finansal yapının güçlenmeye başladığı belirtildi.Bu Bir Market Değil, Entegre Gıda EkosistemiKOOP Market'in klasik bir perakende zinciri olmadığına dikkat çekilen açıklamada, Tarım Kredi Kooperatiflerinin güçlü üretici ağı sayesinde: 2025 yılında yaklaşık 1 milyon ton ürün ve 20 milyar TL tutarında doğrudan çiftçi alımı gerçekleştirildiği ifade edildi. Bu modelin, üreticiden doğrudan tedarik ile aracı maliyetlerini düşürdüğü ve tüketiciye daha uygun fiyat sunduğu vurgulandı. KOOP Market'in ticari yaklaşımının farklı olduğuna dikkat çekilen açıklamada: "Amacımız maksimum kâr değil; çiftçiyi destekleyen, tüketiciyi koruyan ve gıda piyasasında fiyat istikrarına katkı sağlayan bir model oluşturmaktır." ifadeleri kullanıldı.Sektör Gerçekleri Göz Ardı Edilmemeli2025 yılında yoğun rekabetten dolayı ve mali zorluklar nedeniyle sektörde birçok firmanın zarar açıkladığına dikkat çekilerek, KOOP Market'e yönelik tek taraflı değerlendirmelerin sektör dinamiklerini yansıtmadığı ifade edildi. Yönetim Kurulu açıklaması: "KOOP Market, kısa vadeli finansal tablolarla değil; Türkiye'nin gıda güvenliği, üretici refahı ve tüketici fiyat dengesi açısından değerlendirilmelidir. Bugün yapılan yatırımlar, yarının güçlü ve sürdürülebilir gıda sistemini inşa etmektedir." mesajıyla tamamlandı.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 16 Mar 2026 16:40:00 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Gaziantep baklavası dünya sahnesinde]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gaziantep-baklavasi-dunya-sahnesinde-6455/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gaziantep-baklavasi-dunya-sahnesinde-6455/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FB3295-69C723-16E3EB-14EDAD-ADC3D6-54FFA4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dünyanın en prestijli organizasyonlarından biri olan Oscar ödül töreninin ardından düzenlenen geleneksel Governors Ball davetinin menüsünde Türk mutfağından lezzetler yer alıyor. Los Angeles'taki Dolby Theatre'da gerçekleştirilecek davetin mutfağında görev alan Türk şeflerin hazırlayacağı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FB3295-69C723-16E3EB-14EDAD-ADC3D6-54FFA4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dünyanın en prestijli organizasyonlarından biri olan Oscar ödül töreninin ardından düzenlenen geleneksel Governors Ball davetinin menüsünde Türk mutfağından lezzetler yer alıyor. Los Angeles'taki Dolby Theatre'da gerçekleştirilecek davetin mutfağında görev alan Türk şeflerin hazırlayacağı menüde Antep baklavası ve pide de bulunuyor.Gaziantep Baklavası Dünya SahnesindeAvrupa Birliği tarafından coğrafi işaretle tescillenen Antep baklavasının, dünyanın en önemli davetlerinden birinin menüsünde yer alması, Gaziantep mutfağının uluslararası alandaki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koydu.Gaziantep Gastronomisi Küresel Sahneye TaşınıyorGaziantep'in gastronomi alanındaki bu başarısında, şehrin gastronomi mirasını korumak ve dünyaya tanıtmak için yürütülen çalışmalar önemli rol oynuyor. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi'nin öncülüğünde yürütülen gastronomi projeleri, coğrafi işaret çalışmaları ve uluslararası tanıtım faaliyetleri sayesinde Antep mutfağı dünya sahnesinde daha görünür hale geliyor.UNESCO Gastronomi Şehrinden Dünya SofralarınaUNESCO tarafından "Gastronomi Şehri" ilan edilen Gaziantep, coğrafi işaretli ürünleri ve köklü mutfak kültürüyle küresel gastronomi dünyasında güçlü bir temsil ortaya koymayı sürdürüyor. Oscar gecesinin menüsünde yer alan Antep baklavası, bu köklü kültürün dünya sofralarındaki yerini bir kez daha gösteriyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 16 Mar 2026 02:46:50 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yumurta üretiminde son 3 yılın rekoru]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/yumurta-uretiminde-son-3-yilin-rekoru-3093/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/yumurta-uretiminde-son-3-yilin-rekoru-3093/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0B79BD-4D9536-0C9EFA-41B0D2-3C6989-C0BBEF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Açıklanan verilere göre tavuk yumurtası üretimi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 15,1 oranında artış kaydetti. Üretimde aylık bazda da artışın sürdüğü görülüyor. Bir önceki ay 1 milyar 860 milyon 594 bin adet olan yumurta üretimi Ocak ayında yüzde 2,2 artarak 1 milyar&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0B79BD-4D9536-0C9EFA-41B0D2-3C6989-C0BBEF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Açıklanan verilere göre tavuk yumurtası üretimi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 15,1 oranında artış kaydetti. Üretimde aylık bazda da artışın sürdüğü görülüyor. Bir önceki ay 1 milyar 860 milyon 594 bin adet olan yumurta üretimi Ocak ayında yüzde 2,2 artarak 1 milyar 902 milyon 299 bin adede yükseldi.ÜRETİMDEKİ ARTIŞ DİKKAT ÇEKİYORSon dönemde yumurta üretiminde dönemsel dalgalanmalar yaşansa da açıklanan verilerin sektörün üretim gücünü koruduğunu gösterdiğini belirten YUM-BİR Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim AFYON, "Ocak ayında üretimin 1,9 milyar adedi aşması, Türkiye'nin yumurta üretim kapasitesinin sürdürülebilirliğine işaret ediyor. Bu seviyenin son yılların en yüksek üretim rakamlarından biri olması, güçlü üretim altyapımız sayesinde yumurtada arz güvenliğinin sürdürüldüğünü ortaya koyarken üretimdeki artışın piyasadaki dengelerin korunmasına da katkı sağladığını gösteriyor. Yumurta yüksek besin değerine sahip temel gıdalar arasında yer alıyor ve dengeli beslenme açısından önemli bir protein kaynağı olarak öne çıkıyor. Üretimdeki istikrarlı artış seyri, tüketicilerin kısa bir dönem uygun fiyatlı ve kaliteli protein kaynaklarına erişimini desteklerken, üretim tarafının sürdürülebilirliğini tehdit etmektedir. Bu durum yumurta sektörünün gıda arzı açısından stratejik bir rol üstlendiğini de ortaya koyuyor" dedi.TÜRKİYE YUMURTA ÜRETİMİNDE GÜÇLÜ ÜLKELER ARASINDA&nbsp;Türkiye'nin yumurta üretiminde dünyada önemli üretici ülkeler arasında yer aldığını ve sektörün hem iç pazarın ihtiyacını karşılayacak kapasiteye sahip olduğunu hem de ihracat potansiyelini koruduğunu ifade eden YUM-BİR Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim AFYON, "Yumurta üretiminde güçlü bir üretim altyapısına sahibiz. Açıklanan veriler, sektörümüzün üretim kapasitesini koruduğunu ve üretimde istikrarın sürdüğünü gösteriyor. Bu durum hem iç piyasadaki arz güvenliği hem de sektörün sürdürülebilirliği açısından önemli bir gösterge" dedi. AFYON, açıklanan TÜİK verilerinin Türkiye'de yumurta üretiminin dönemsel dalgalanmalar gösterebilse de güçlü bir üretim altyapısına dayandığını ortaya koyduğunu belirterek, ocak ayında ulaşılan 1,9 milyar adetlik üretim seviyesinin sektörün üretim kapasitesinin sürdüğünü gösterdiğini ve üretimdeki bu seviyenin piyasa dengeleri açısından da önemli bir gösterge niteliği taşıdığını ifade etti.DEĞİŞEN KÜRESEL DENGELERDE TÜRKİYE'NİN ÜRETİM GÜCÜSon dönemde dünyada değişen dengelerin Türkiye'nin gıda üretimindeki stratejik konumunu bir kez daha ortaya koyduğunu belirten AFYON, "Rakibimiz olan birçok ülke çeşitli tarım ve gıda ürünlerinde ihracat kısıtlamalarına giderken Türkiye'de üretim gücü sayesinde arz fazlası oluşabilmektedir. 2024 yılında yüzde 133, 2025 yılında yüzde 115 seviyesinde gerçekleşen yeterlilik oranımızın 2026 yılında yeniden yüzde 130 seviyelerine ulaşması bekleniyor. Bu da iç tüketim karşılandıktan sonra ihracatımızı yeniden eski seviyelerine rahatlıkla taşıyabileceğimiz anlamına geliyor. Özellikle altını çizmek isterim ki ihracat, gıda arz güvenliği ve üretim artışının en önemli sigortalarından biridir" dedi.ARZ FAZLASI İHRACAT VE GIDA SANAYİİNDE DEĞERLENDİRİLMELİArz fazlasının üretim artışından kaynaklanmasının sektör açısından daha sağlıklı bir tablo ortaya koyduğunu ifade eden AFYON, bu ürünlerin ihracat ve gıda sanayii aracılığıyla değerlendirilmesinin üreticinin sürdürülebilir şekilde üretim yapmasını güvence altına aldığını belirtti.RAMAZAN'DA ÜRETİCİDEN TÜKETİCİYE DESTEKAFYON ayrıca, devletin enflasyonla mücadele sürecine sektör olarak destek verdiklerini ifade ederek, "Ramazan ayında vatandaşlarımızın yumurtaya daha uygun fiyatlarla ulaşabilmesi için üretici tarafı önemli bir fedakârlık göstermiştir. Bu süreçte üreticilerin desteğini tüketiciye en doğru şekilde ulaştıran tüketici dostu perakende zincirlerine de teşekkür ediyoruz" dedi.YUMURTAYA YÖNELİK YANLIŞ ALGILARA DİKKATYumurtaya yönelik yanlış algılara da değinen AFYON, tüketicilere şu mesajı verdi: "Halkımız, tazelik ve temizlik kriterleri sağlandığı sürece tüm yumurtaları gönül rahatlığıyla tüketebilir. Farklı renkler veya çeşitli sıfatlarla pazarlanan yumurtalar arasında besin değeri açısından temel bir fark bulunmamaktadır. Bu tarz sınıflandırmalara itibar edilmemesi gerekir. Bu vesileyle de altını çizmek isterim ki, Ramazan ayında sofralarda sıkça yer alan yumurta, yüksek besin değeri sayesinde uzun süre tok tutan önemli bir gıdadır."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 14 Mar 2026 10:44:02 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Elite Naturel, 2025'te 2,1 milyar TL hasılat elde etti]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/elite-naturel-2025te-21-milyar-tl-hasilat-elde-etti-8395/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/elite-naturel-2025te-21-milyar-tl-hasilat-elde-etti-8395/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_12BA61-1D88D4-DAC6CA-BAA317-EDE26B-9B203A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bugün organik tarım projeleri, yaklaşık 8 bin sözleşmeli çiftçisi ve modern üretim tesisleriyle organik üretimin öncülerinden Elite Naturel, 2025 yılında 2,1 milyar TL hasılat elde etti. Aynı dönemde brüt karı 933 milyon TL olurken, dönem karı 247 milyon TL olarak gerçekleşti.&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_12BA61-1D88D4-DAC6CA-BAA317-EDE26B-9B203A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bugün organik tarım projeleri, yaklaşık 8 bin sözleşmeli çiftçisi ve modern üretim tesisleriyle organik üretimin öncülerinden Elite Naturel, 2025 yılında 2,1 milyar TL hasılat elde etti. Aynı dönemde brüt karı 933 milyon TL olurken, dönem karı 247 milyon TL olarak gerçekleşti. Şirketin finansal sonuçlarındaki değişimde, yüksek enflasyon ortamının hammadde ve operasyonel maliyetler üzerindeki artırıcı etkisi ile döviz kurlarındaki sınırlı artışın ihracat gelirlerinin reel değerini baskılaması belirleyici oldu. Buna karşın şirketin yurt içi satışları bir önceki döneme göre reel olarak %66 oranında artış göstererek güçlü bir performans sergiledi. Söz konusu makroekonomik etkiler nedeniyle yurt dışı satışlar TL bazında sınırlı bir gerileme kaydederken, şirket ihracat ağırlıklı yapısını koruyarak toplam satışlarının yaklaşık %70'ini ihracattan elde etti."İhracat odaklı büyüme sürerken, Türkiye pazarında da genişleyeceğiz"Elite Naturel CEO'su Çağrı Eşmekaya, "Elite Naturel olarak üretimimizin yüzde 80'den fazlasını ihraç ediyoruz. Avrupa, Kuzey Amerika ve Asya başta olmak üzere birçok pazarda organik ve doğal ürünlere yönelik talebin hızla arttığını görüyoruz. Türkiye'nin iklimsel avantajları ve organik üretim konusundaki güçlü altyapımız sayesinde global pazarlarda rekabet gücümüzü her geçen yıl daha da artırıyoruz" dedi.ABD'nin şirket için en önemli ihracat pazarlarından biri olduğunu belirten Eşmekaya, regenerative organic üretim standartlarına uygun üretim yaparak bu pazardaki varlıklarını güçlendirmeyi hedeflediklerini ifade etti. Asya-Pasifik bölgesinde de önemli bir büyüme yakaladıklarını belirten Eşmekaya, Kore ve Japonya'daki satışların sürdüğünü, Çin'de ise online pazarlarda aktif olarak yer aldıklarını kaydetti.Eşmekaya ayrıca, ihracatın güçlü büyümenin temel unsurlarından biri olmaya devam ettiğini ancak önümüzdeki dönemde Türkiye pazarında da daha güçlü bir büyüme hedeflediklerini belirterek, organik ve sağlıklı gıdaya yönelik artan tüketici talebi doğrultusunda yurt içinde de ürün çeşitliliğini ve dağıtım kanallarını genişletmeye yönelik çalışmalar yürüttüklerini ifade etti."Organik tarım ekosistemini büyütmeye devam edeceğiz"Yaklaşık 8 bin sözleşmeli çiftçi ile organik üretim gerçekleştirdiklerini belirten Eşmekaya, Elite Naturel'in organik tarımı yaygınlaştırmak amacıyla yürüttüğü Elite Organik Projeleri (EOP) kapsamında Türkiye'nin farklı bölgelerinde organik üretim ekosistemi oluşturduklarının altını çizdi. Eşmekaya, bu projeler aracılığıyla çiftçilere organik tarım konusunda eğitim, teknik danışmanlık ve üretim süreçlerinde gerekli olan girdilerin sağlanması gibi kapsamlı destekler sunduklarını belirterek, "Çiftçilerimizin organik tarıma geçiş sürecini kolaylaştırırken aynı zamanda onların daha sürdürülebilir ve katma değerli bir üretim modeline dahil olmalarını sağlıyoruz. Bu yaklaşım, üreticilerimizin ekonomik olarak güçlenmesine ve üretim kapasitelerini geliştirmesine katkı sağlarken, Türkiye'de organik tarımın yaygınlaşmasına, kırsal kalkınmanın desteklenmesine ve yüksek katma değerli tarım ürünleri ihracatının güçlenmesine de olanak sunuyor" diye konuştu."Katma değerli ürünlerle büyümemizi sürdüreceğiz"Ürün portföyüne ilişkin de önemli açıklamalarda bulunan Eşmekaya, "Başkent OSB ve Polatlı'daki üretim tesislerinde %100 sıkma meyve suları, smoothie'ler ve fonksiyonel shot'lar üretiyoruz. Freeze dry ve air dry teknolojileriyle işlenen ürünlerle portföyümüzü genişletmeye devam ediyoruz. 2024 yılında organik meyvelerden üretilen bebek mamaları ile adım attığımız bebek beslenmesi kategorisinde farklı ürünlerle büyümeyi planlıyoruz. Yakın dönemde organik çocuk meyve suları ve sağlıklı çocuk atıştırmalıkları gibi yeni ürün gruplarını piyasaya sunmayı hedefliyoruz" dedi.Elite Naturel'in tarımsal üretim altyapısını güçlendirmeye yönelik yatırımlarına da değinen Eşmekaya, Adana Yumurtalık'ta kurulan plantasyon tesislerinin ardından Yozgat'ta bulunan yaklaşık 450 dönümlük yeni plantasyon sahası için çalışmaların son aşamaya geldiğini belirtti. Bu alanda ilk etapta 160 bin adet Albion çilek fidesi dikmeyi planladıklarını ifade eden Eşmekaya, yetiştirilecek ürünlerin özellikle kurutulmuş sağlıklı atıştırmalık üretiminde kullanılacağını söyledi. Yeni yaş sebze ve meyve işleme tesisinin devreye alınmasıyla yıllık üretim kapasitelerinin 45 bin tona ulaştığını belirten Eşmekaya, "Organik tarım yaptığımız plantasyon sahalarımızı genişleterek tedarik zincirimizi güçlendirmeyi ve katma değeri yüksek ürünlerle büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz" şeklinde açıkladı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 14 Mar 2026 10:40:32 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Restoranlarda görünmeyen israf: Zaman kaybı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/restoranlarda-gorunmeyen-israf-zaman-kaybi-5028/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/restoranlarda-gorunmeyen-israf-zaman-kaybi-5028/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2801E7-A0F7FC-BFECD6-AFF6D4-F452C4-CE44CF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'de yeme-içme sektörü, gıda enflasyonu ve artan operasyonel maliyetlerin kıskacında zorlu bir ekonomik sınav veriyor. Türkiye İsrafı Önleme Vakfı'nın (TİSVA) 2025 Yılı İsraf Raporu verilerine göre, her yıl yaklaşık 23 milyon ton gıda israf edilirken, bu kaybın önemli&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2801E7-A0F7FC-BFECD6-AFF6D4-F452C4-CE44CF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'de yeme-içme sektörü, gıda enflasyonu ve artan operasyonel maliyetlerin kıskacında zorlu bir ekonomik sınav veriyor. Türkiye İsrafı Önleme Vakfı'nın (TİSVA) 2025 Yılı İsraf Raporu verilerine göre, her yıl yaklaşık 23 milyon ton gıda israf edilirken, bu kaybın önemli bir kısmı ev dışı tüketim kanallarında gerçekleşiyor. Sektör paydaşları mutfaktaki zayiatı kontrol altına almaya odaklansa da güncel veriler, asıl finansal sızıntının işgücü ve zaman yönetimi tarafında yaşandığını ortaya koyuyor.İstanbul Ticaret Odası (İTO) Restoran Komitesi'nin güncel analizlerine göre, dünya genelinde işçilik maliyetlerinin toplam ciro içindeki payı %25 seviyelerindeyken, Türkiye'deki restoranlarda bu oran %45-50 aralığına yükselmiş durumda. Personel giderlerinin işletme üzerindeki baskısı her geçen gün artarken, TÜİK'in son İşgücü Girdi Endeksleri raporu saatlik işgücü maliyetinin yıllık bazda %34,2 arttığını ortaya koyuyor. Bu tablo, verimsiz yönetilen her bir dakikanın işletme sermayesinden doğrudan eksilmesi anlamına geliyor.Manuel stok takibi ve adisyon süreçleri nedeniyle harcanan zaman, personelin verimliliğini düşürürken işletme sahiplerini de operasyonel körlüğe itiyor. Sektörde dijitalleşme artık bir tercih değil, verimsizliğin temel nedenlerinden zaman kaybını durdurmak için finansal bir önlem olarak öne çıkıyor."En Büyük İsraf Zaman Hırsızlığında"Sektörün kronikleşmiş verimlilik sorununu değerlendiren NarPOS Kurucu Ortağı ve CEO'su İlyas Akça, işletmecilerin mutfaktaki zayiat kadar operasyonel zaman yönetimine de odaklanması gerektiğini vurguluyor: "Birçok işletmeci, operasyonel maliyetleri kontrol altına alma çabasıyla çalışan motivasyonunu doğrudan etkileyen kısıtlamalara yöneliyor veya stok denetimini sağlamak için manuel süreçlere hapsoluyor. Oysa bu yaklaşım, işletmenin asıl sermayesi olan yönetim zamanının ve ekip enerjisinin kontrolsüzce israf edilmesine neden oluyor."Yeme-içme sektöründe israfın sadece gıdayla sınırlı olmadığını; operasyonel hantallığın kaybettirdiği yönetici ve personel zamanının da önemli finansal kayıplara neden olduğunu belirten Akça, "2026'nın yüksek maliyetli ekonomik ikliminde işletmecilerin teknolojiyi kendilerini rutin denetim süreçlerinin takipçisi olmaktan kurtaracak ve enerjilerini hizmet kalitesine ya da büyümeye yönlendirmelerini sağlayacak bir verimlilik kaldıracı olarak kullanmaları gerekiyor" dedi.Veriye Dayalı Yönetimle Verimlilik ve Motivasyon14 binden fazla işletmenin tercih ettiği NarPOS'un sunduğu NarBOSS yönetim uygulaması ve POS sistemine entegre stok takip çözümü, işletme sahiplerine tüm şubelerdeki stok hareketlerini mobil cihazları üzerinden gerçek zamanlı izleme imkanı sağlıyor. Sistem sayesinde bir ürünün eksilmesi; personel üzerinde huzursuzluk yaratan manuel denetimler yerine; ikram, iptal veya masadan dönüş gibi net veri çıktılarıyla şeffaflaşıyor. Bu yaklaşım, işletmecinin operasyonel yükünü azaltırken, personelin üzerindeki baskıyı kaldırarak hizmet kalitesine odaklanılmasına olanak tanıyor.POS sistemiyle tam entegre çalışan dijital stok yönetimi, personelin manuel sayım için harcadığı verimsiz zamanı ortadan kaldırarak operasyonel hızı artırıyor. Nitelikli işgücü maliyetinin zirveye çıktığı günümüz koşullarında dijitalleşme; sadece gıda israfını değil, aynı zamanda personelin motivasyonunu ve işletmeye olan bağlılığını koruyan bir mekanizma olarak öne çıkıyor.Personel performans takibi ve gelişim raporları sayesinde işgücü verimliliğini de ölçülebilir kılan NarBOSS, aynı zamanda masa doluluk oranlarını canlı izleyerek işletme içi akışın optimize edilmesine olanak sağlıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 13 Mar 2026 02:45:55 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[FAVÖK Tutarında  474 milyon TL artış sağladı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/favok-tutarinda-474-milyon-tl-artis-sagladi-1627/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/favok-tutarinda-474-milyon-tl-artis-sagladi-1627/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_741F71-A8D32C-1D1AA9-01B38C-C2375E-44BCCA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin önde gelen un üreticilerinden Eksun Gıda, 2025 yılında finansal sonuçlarındaki olumlu performans ve yatırımlarıyla dikkat çekti. Şirketten son çeyreğe ilişkin KAP'a (Kamuyu Aydınlatma Platformu) yapılan açıklamaya göre kârlılık göstergelerinde önceki yıla oranla&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_741F71-A8D32C-1D1AA9-01B38C-C2375E-44BCCA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin önde gelen un üreticilerinden Eksun Gıda, 2025 yılında finansal sonuçlarındaki olumlu performans ve yatırımlarıyla dikkat çekti. Şirketten son çeyreğe ilişkin KAP'a (Kamuyu Aydınlatma Platformu) yapılan açıklamaya göre kârlılık göstergelerinde önceki yıla oranla belirgin bir artış kaydedildi. Yıl içinde büyümesini operasyonel olarak da destekleyen Eksun Gıda, lisanslı depoculuk yatırımlarıyla kapasitesini artırdı. Devam eden yenilenebilir enerji projelerinde ise kritik aşamaları geride bıraktı.&nbsp;"Güçlü uyum ve kararlı bir yönetim anlayışı sergiledik"Eksun Gıda'nın yıllık performansına ilişkin detayları paylaşan Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO'su Hasan Abdullah Özkan şunları söyledi:"Bu yıl sağladığımız güçlü uyum ve kararlı yönetim anlayışı önemli bir başarı getirdi; bu ivme, önümüzdeki dönemin performans çıtasını şimdiden yukarı taşıdı. TMS 29 enflasyon muhasebesi ilkelerine uygun olarak hazırlanan verilere göre, 2025 yılında 11,6 milyar TL hasılat elde ederken, kârlılık göstergelerimizin tamamında yükseliş sağladık.&nbsp;Brüt kârımızı %20,1 artışla 1,2 milyar TL'ye taşıdık. Brüt kâr marjımızı ise %7,8'den, %10,7'ye yükselttik. FAVÖK tutarımızın -165,7 milyon TL'den yaklaşık 474 milyon TL artarak 307,8 milyon TL'ye ulaşması ve FAVÖK marjımızın %-1,3'ten %2,6'ya çıkması ise satın almadan üretime, üretimden maliyet yönetimine, stok optimizasyonundan fiyatlama disiplinine kadar tüm süreçlerde daha güçlü ve kontrollü bir performans sergilediğimizi gösteriyor.Enflasyon muhasebesi uygulanmamış verilerimize göre ise 2025'te brüt karımız 1,3 milyar TL'den %29'luk artış ile 1,7 milyar TL'ye, FAVÖK tutarımız 427,5 milyon TL'den %70 artış ile 727,5 milyon TL'ye ve net karımız ise 12,6 milyon TL'den 170,4 milyon TL'ye yükseldi."&nbsp;Sektörün yaşadığı zorluk ve riskleri fırsata çevirerek 2024 yılında -330,9 milyon TL olan esas faaliyet karını 2025'te 119,3 milyon TL seviyelerine ulaştırdıklarını da belirten Özkan, "Önümüzdeki dönemde de bu performansı kalıcı hale getirecek adımları artırmayı, üretim gücümüzü ve finansal dayanıklılığımızı daha da ileri taşımayı amaçlıyoruz" şeklinde konuştu.RES projeleri hayata geçiyorŞirket, yenilenebilir enerji yatırımlarında da önemli adımlar attı. 7 MW ve 11,9 MW kapasiteli iki ayrı rüzgar enerjisi santrali projesi için yatırım teşvik belgeleri alınmıştır. Daha önce 14,1 milyon avro tutarındaki türbin yatırımı için tedarik anlaşmasını imzaladığını duyuran şirket, projenin tamamlanmasıyla birlikte karbon ayak izini minimize etmeyi hedefliyor.&nbsp;Veri odaklı yönetim ve güçlü organizasyon&nbsp;Şirket performanslarının arka planında güçlü organizasyon yapısı, sahadaki etkin varlık ve veri odaklı dinamik yönetim anlayışının bulunduğunu da vurgulayan Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO'su Hasan Abdullah Özkan sözlerini şöyle tamamladı:&nbsp;"Karar süreçlerimizi yalnızca ERP tabanlı entegre sistemlerle sınırlı tutmuyor; uçtan uca sağlıklı veri akışı sağlayan dijital altyapımız ve yapay zekâ destekli analitik uygulamalarımız sayesinde hızlı ve isabetli kararlar alabiliyoruz. Üretimden sevkiyata uzanan tüm operasyonlarımızı ölçülebilir ve izlenebilir bir yapıda yönetirken; sektörel otoritelerin değerlendirmeleri ve global referans raporlarla gerçekleştirdiğimiz karşılaştırmalı analizler doğrultusunda stratejik kararlarımızı çok boyutlu ve güvenilir veri setlerine dayandırıyoruz. Doğru kararı zamanında almamıza imkân tanıyan sistem altyapımız, dinamik ve çevik ekip yapımızla birleşerek operasyonel mükemmeliyeti mümkün kılıyor.Küresel ölçekte farklı orijinasyon alternatiflerini değerlendirerek hammadde kalitemizi çeşitlendiriyor; değişken piyasa koşullarına rağmen üretim standartlarımızı kararlılıkla koruyoruz. Bu başarının en önemli unsuru ise yetkinliği yüksek, sorumluluk bilinci güçlü ve hızlı aksiyon alabilen insan kaynağımızdır. Ekip arkadaşlarımızı yalnızca operasyonel sürecin bir parçası olarak değil; kurumsal vizyonumuza katkı sağlayan ve geleceğimizi birlikte inşa ettiğimiz değerli çalışma arkadaşlarımız olarak görüyoruz. Sürekli öğrenen ve gelişen organizasyon kültürümüz, sürdürülebilir başarımızın en sağlam temelini oluşturuyor."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 13 Mar 2026 02:41:10 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kervan Gıda, 2025 yılı finansal sonuçlarını açıkladı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kervan-gida-2025-yili-finansal-sonuclarini-acikladi-3894/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kervan-gida-2025-yili-finansal-sonuclarini-acikladi-3894/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_047564-7B0969-FC9A02-02F7DD-0B1E9F-599BCE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kervan Gıda tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformu'na yapılan açıklamada 2025 yılında FAVÖK'ünü %19 oranında artırdığı belirtildi.FAVÖK bir önceki yılın aynı dönemine göre %19 artarak 1,7 milyar ₺ olurken FAVÖK marjı da %9,4 seviyesinden %10,5'e yükseldi. FAVÖK'teki yükselişin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_047564-7B0969-FC9A02-02F7DD-0B1E9F-599BCE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kervan Gıda tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformu'na yapılan açıklamada 2025 yılında FAVÖK'ünü %19 oranında artırdığı belirtildi.FAVÖK bir önceki yılın aynı dönemine göre %19 artarak 1,7 milyar ₺ olurken FAVÖK marjı da %9,4 seviyesinden %10,5'e yükseldi. FAVÖK'teki yükselişin yanı sıra şirketin 2025 yıl sonu itibarıyla net borcu %5 oranında düşüş gösterdi ve net borç/FAVÖK rasyosu 3,73 seviyesinden 2,98 seviyesine geriledi.Finansal Yapı EBRD İş Birliğiyle GüçlendiKervan Gıda'nın finansal yapısındaki iyileşmede, EBRD ile yapılan iş birliği kapsamında kısa vadeli kredilerin uzun vadeye yayılması önemli rol oynadı. Bu iyileşme sayesinde şirketin finansal esnekliği artarken, finansal rasyolarında da olumlu bir görünüm elde edildi."Operasyonel Verimlilik ve Küresel Yaygınlık Odağımızı Sürdürüyoruz"Kervan Gıda CEO'su Devrim Kılıçoğlu, finansal sonuçlara ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: "2025 yılı, operasyonel karlılığımızı artırdığımız, üretim verimliliğimizi iyileştirdiğimiz ve finansal yapımızı daha güçlendirdiğimiz bir dönem oldu. Tüm bunlarla birlikte FAVÖK performansımız artarak devam ediyor. Bunun yanında EBRD ile gerçekleştirdiğimiz iş birliğiyle finansal borçlarımızın kompozisyonunda uzun vadeli kredilerin payını %17'den %53'e yükselttik ve finansal rasyolarımızı iyileştirdik. Büyüme stratejimiz doğrultusunda yatırımlarımızı karlılık, verimlilik ve küresel yaygınlık odağında sürdürmeye devam ediyoruz. Üretim kapasitemizi, ihracat ağımızı ve markalarımızın küresel gücünü artırarak sürdürülebilir karlı büyümemizi desteklemeyi hedefliyoruz."Küresel Ölçekte Güçlü Konum1994 yılında kurulan Kervan Gıda, bugün 125 bin ton üretim kapasitesi ve Manisa, İzmir, Polonya ve Mısır'da bulunan toplam 7 üretim tesisi ile faaliyetlerini sürdürüyor. Bebeto, Cosby, Free Yu Pharma, Freeze Crunchy, Dexters, Top Shock, No Şuga ve Pompito markalarıyla 6 kıtada 85'ten fazla ülkeye ihracat gerçekleştiren şirket, toplam satışlarının %71'ini ihracattan elde ediyor. Kervan Gıda, güçlü üretim altyapısı ve küresel büyüme stratejisiyle ulusal ve uluslararası listelerde de dikkat çekiyor.&nbsp;Fortune 500 Türkiye listesinde 265. sırada, İSO 500'de 328. sırada ve Capital 500'de 365. sırada yer alırken, Brand Finance En Değerli 125 Türk Markası Araştırması'nda 51. sırada konumlanıyor.&nbsp;Kervan Gıda ayrıca küresel en iyi 100 şekerleme şirketi listesinde 57. sırada bulunurken, ihracat performansıyla ihracatını en çok artıran şirketler arasında 95. sırada yer alıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 13 Mar 2026 02:28:13 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Pol's Gıda'da üst düzey atama]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/pols-gidada-ust-duzey-atama-6188/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/pols-gidada-ust-duzey-atama-6188/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_65E6FC-259909-16BC72-D2056E-014E30-BD33D1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Müge Taşatmanlar, kariyeri boyunca gıda sektöründe ulusal ve uluslararası ölçekte pek çok başarıya imza attı. Pol's ailesine katılmadan önce Tchibo Türkiye'de Coffee Bar Pazarlama Müdürü olarak görev yapan Taşatmanlar, burada kategori yönetimi, fiyatlandırma ve stratejik pazarlama&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_65E6FC-259909-16BC72-D2056E-014E30-BD33D1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Müge Taşatmanlar, kariyeri boyunca gıda sektöründe ulusal ve uluslararası ölçekte pek çok başarıya imza attı. Pol's ailesine katılmadan önce Tchibo Türkiye'de Coffee Bar Pazarlama Müdürü olarak görev yapan Taşatmanlar, burada kategori yönetimi, fiyatlandırma ve stratejik pazarlama süreçlerinden sorumluydu.Daha önceki dönemlerde ise; Altınmarka Grubu'na bağlı Detay Gıda'da Pazarlama Müdürü olarak görev alarak şirketin bünyesindeki markaların pazarlama süreçlerini, Ar-Ge ile koordineli ürün geliştirme çalışmalarını başarıyla yürüttü. Taşatmanlar, kariyer yolculuğunda ayrıca İstanbul Bilgi Üniversitesi ve Kahve Dünyası gibi kurumlarda önemli pazarlama ve marka yönetimi rollerini üstlendi.Ocak 2026 itibarıyla Pol's Pazarlama Direktörü olarak göreve başlayan Müge Taşatmanlar, lisans eğitimini Marmara Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünde tamamlamış, yüksek lisans derecesini ise Yeditepe Üniversitesi'nde İşletme (MBA) alanında almıştır. Taşatmanlar, stratejik marka yönetimi, kurumsal iletişim ve etkinlik yönetimi konularındaki uzmanlığıyla Pol's'un iki ana kategorisi Pol's Freeze Fresh ve Pol's Gurme için sürdürülebilir büyüme hedeflerine katkı sağlamanın yanı sıra, markanın konumlandırmasından entegre pazarlama iletişimine, ürün geliştirmeden dijital medya süreçlerine kadar tüm pazarlama operasyonlarına liderlik edecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 11 Mar 2026 10:29:38 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Gıda sektörüne ceza yağdı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gida-sektorune-ceza-yagdi-9186/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gida-sektorune-ceza-yagdi-9186/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0679F9-642F93-BC62D0-AC2235-5993CD-7EA477.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yıl boyunca 530 kurul kararı alan Rekabet Kurumu gıdadan otomotive, altyapı hizmetlerinden bilişim teknolojilerine kadar birçok sektörde rekabet ihlallerini mercek altına aldı.Rekabet ihlallerine ilişkin verilen cezaların büyük bölümü gıda sektöründe yoğunlaştı. Gıda endüstrisinde&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0679F9-642F93-BC62D0-AC2235-5993CD-7EA477.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yıl boyunca 530 kurul kararı alan Rekabet Kurumu gıdadan otomotive, altyapı hizmetlerinden bilişim teknolojilerine kadar birçok sektörde rekabet ihlallerini mercek altına aldı.Rekabet ihlallerine ilişkin verilen cezaların büyük bölümü gıda sektöründe yoğunlaştı. Gıda endüstrisinde faaliyet gösteren şirketlere 4,7 milyar lira idari para cezası kesildi.Gıda sektörünü 669,5 milyon lira ile kimya ve madencilik, 658,9 milyon lira ile altyapı hizmetleri, 557 milyon lira ile işgücü piyasası ve 506 milyon lira ile otomotiv sektörleri izledi. Bu beş sektör toplam cezaların yaklaşık yüzde 86'sını oluştururken tekstil ve hazır giyim sektöründe 402,3 milyon lira, inşaat sektöründe 322,5 milyon lira, tarım ve tarımsal ürünlerde 222,5 milyon lira ve makine endüstrisine 99,7 milyon lira ceza kesildi.En fazla şirket evliliği bilişimdeRekabet Kurumu şirket birleşme ve devralmalarını da incelemeye aldı. 2025 yılında kuruma bildirilen 416 birleşme ve devralma işlemi rekabet açısından değerlendirildi. Bu işlemlerin 381'ine izin verilirken 10 işlem şartlı olarak onaylandı, 25 işlem ise kapsam dışı bırakıldı. Birleşme ve devralmalarda 84 işlem ile bilişim teknolojileri ve dijital platform hizmetleri sektörü ilk sırada yer aldı. Bu sektörü 44 işlem ile otomotiv, 42 işlem ile kimya ve madencilik sektörü takip etti.Rekabete korumaPiyasa ekonomisinin etkin ve dengeli işleyişini sağlayan temel unsurlardan birinin rekabet olduğuna dikkat çeken Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle "Etkin rekabet ortamı verimliliği artırıyor, yenilikçi faaliyetleri teşvik ediyor ve tüketicilerin daha kaliteli mal ve hizmetlere erişimini mümkün kılıyor" dedi. Türkiye&#39;den Cemal Emre Kurt&#39;un derlediği habere göre Küle, rekabetçi yapının korunmasının tüketici refahı ve toplumsal refah artışı açısından öncelikleri arasında yer aldığını vurguladı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 08 Mar 2026 10:21:09 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ramazan lezzetleri Aslı'yla güzel]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ramazan-lezzetleri-asliyla-guzel--645/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ramazan-lezzetleri-asliyla-guzel--645/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F455D3-8A6EB7-AAB72B-C53276-1B5FCC-3AFC3C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Eksim Holding çatısı altında faaliyet gösteren Aslı, Ramazan'a özel kampanyasıyla geleneksel tatları modern dokunuşlarla buluşturuyor. Bu kapsamda Aslı mağazalarından ya da online yemek platformlarından yapılacak alışverişlerde 1 kilogram su böreği alanlara 500 gram güllaç hediye&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F455D3-8A6EB7-AAB72B-C53276-1B5FCC-3AFC3C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Eksim Holding çatısı altında faaliyet gösteren Aslı, Ramazan'a özel kampanyasıyla geleneksel tatları modern dokunuşlarla buluşturuyor. Bu kapsamda Aslı mağazalarından ya da online yemek platformlarından yapılacak alışverişlerde 1 kilogram su böreği alanlara 500 gram güllaç hediye edilirken, 1 kilogram baklava, kadayıf ya da şöbiyet alışverişlerinde 500 gram güllaç veya 500 gram su böreği alternatifli olarak sunuluyor. Ayrıca online yemek platformlarından yapılacak 1 kilogram güllaç alışverişine 100 gram Türk kahvesi hediye ediliyor.Ramazan akşamlarının vazgeçilmez tatlısı güllaç, Aslı'nın özel reçetesiyle hafif ve dengeli bir lezzet sunarken; yanında hediye edilen latte iftar sonrası keyfini tamamlıyor. Ramazan akşamları tatlı bir deneyime dönüştüğü Aslı mağazalarında iftar sonrası verilen tüm siparişlerin yanında çay da ikram olarak sunuluyor.&nbsp;Dijital platformlara özel: Modern Bowl GüllaçAslı bu yıla özel olarak geliştirdiği Modern Bowl Güllaç'la da Ramazan sofralarına yenilikçi bir alternatif getiriyor. Çilek, muz, yaban mersini, nar ve Antep fıstığının eşsiz uyumuyla hazırlanan bu özel ürün sadece online yemek platformlarında sunuluyor.Dudullu'daki üretim tesisinde her gün taze olarak hazırlanan ürünleriyle öne çıkan Aslı, su böreğinden baklavaya, güllaçtan kahve çeşitlerine kadar tüm lezzetlerini hijyen ve kalite standartlarına uygun şekilde üretiyor. Aslı, hafif şerbetli tatlıları ve geleneksel tariflere sadık üretim anlayışıyla Ramazan sofralarına güvenle eşlik ediyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 07 Mar 2026 02:23:16 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Küresel gıda fiyatları 5 ay sonra yeniden yükselişe geçti]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kuresel-gida-fiyatlari-5-ay-sonra-yeniden-yukselise-gecti-481/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kuresel-gida-fiyatlari-5-ay-sonra-yeniden-yukselise-gecti-481/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B8FA33-CD34DE-080167-41F408-264B5F-8E4616.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />FAO&#39;dan yapılan açıklamaya göre, gıda ürünlerinin uluslararası fiyatlarındaki aylık değişiklikleri izleyen FAO Gıda Fiyat Endeksi, şubatta bir önceki aya göre yüzde 0,9 artışla ortalama 125,3 puan olarak gerçekleşti. Böylece endekste 5 aydır devam eden düşüş trendi sona&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B8FA33-CD34DE-080167-41F408-264B5F-8E4616.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />FAO&#39;dan yapılan açıklamaya göre, gıda ürünlerinin uluslararası fiyatlarındaki aylık değişiklikleri izleyen FAO Gıda Fiyat Endeksi, şubatta bir önceki aya göre yüzde 0,9 artışla ortalama 125,3 puan olarak gerçekleşti. Böylece endekste 5 aydır devam eden düşüş trendi sona ererken, endeks geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1 gerileme kaydetti.FAO&#39;nun açıklamasında, &#34;Buğday, bitkisel yağ ve et fiyatlarındaki artışın peynir ve şeker fiyatlarındaki düşüşü dengelemesiyle, küresel gıda endeksi şubatta yüzde 0,9 yükseldi.&#34; ifadesi yer aldı.Tahıl Fiyat Endeksi, şubatta ocak ayına göre yüzde 1,1 arttı. Bu yükselişte, Avrupa ve ABD&#39;deki don riskleri ile Karadeniz bölgesindeki lojistik aksaklıklar nedeniyle dünya buğday fiyatlarındaki artış etkili oldu.Pirinç fiyatları ise basmati ve Japonica çeşitlerine yönelik süregelen taleple yüzde 0,4 ile sınırlı bir artış gösterdi.Bitkisel Yağ Fiyat Endeksi, şubatta yüzde 3,3 artarak Haziran 2022&#39;den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Güneydoğu Asya&#39;da mevsimsel olarak düşen üretim ve küresel talep artışı palm yağı fiyatlarını yukarı çekerken, ABD&#39;deki biyoyakıt politikalarına yönelik beklentiler, soya yağı fiyatlarının yükselmesine neden oldu.Et Fiyat Endeksi, şubatta yüzde 0,8 artış kaydetti. Özellikle koyun eti fiyatlarının tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşması ve Çin ile ABD&#39;den gelen güçlü taleple sığır eti fiyatlarının yükselmesi bu artışta belirleyici rol oynadı. Buna karşın Süt Ürünleri Fiyat Endeksi, Avrupa Birliği'ndeki peynir fiyatlarındaki gerilemenin etkisiyle yüzde 1,2 düştü. Bunun yanında, önemli ihracatçı ülkelerdeki arz daralmasına karşın artan güçlü talep; yağsız süt tozu, tam yağlı süt tozu ve tereyağı fiyatlarının yükselmesine neden oldu.Şeker Fiyat Endeksi ise küresel arzın, özellikle ABD&#39;deki rekor üretimin etkisiyle beklentileri aşacağı öngörüsüyle, yüzde 4,1 geriledi. Bu düşüşle birlikte şeker fiyatları, Ekim 2020&#39;den bu yana en düşük seviyesini kaydetti.- Küresel tahıl üretiminde rekor beklentisiFAO, küresel üretim, tüketim, ticaret ve stok eğilimlerine ilişkin değerlendirme ve tahminlerin yer aldığı Tahıl Arz ve Talep Özeti Raporu&#39;nu da yayımladı.Örgüt, 2025 yılı küresel tahıl üretim tahmini, mısır ve pirinç beklentilerindeki yukarı yönlü güncellemelerle 3 milyar 29 milyon tona yükseltilerek rekor seviyeye çıkardı. Bu rakam, bir önceki yıla göre yüzde 5,6'lık bir artışa tekabül ediyor.2026 sezonu sonu itibarıyla küresel tahıl stoklarının artması beklenirken, stok-kullanım oranının yüzde 31,9 ile güvenli seviyelerde kalacağı öngörülüyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 06 Mar 2026 19:12:57 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Cipso, dördüncü reklam filminde  gençlere 'Cipso ile modunu çıtırdat' diyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/cipso-dorduncu-reklam-filminde-genclere-cipso-ile-modunu-citirdat-diyor-9427/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/cipso-dorduncu-reklam-filminde-genclere-cipso-ile-modunu-citirdat-diyor-9427/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5D515E-EB01A7-C792E4-478F3B-A1DDB8-4310BA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Cips sektörünün en sevilen markalarından Cipso'nun ünlü oyuncu ve senarist Giray Altınok'un rol aldığı dördüncü reklam filmi, izleyicilerle buluştu. Cipso'nun en yeni ürünü olan, kutu cipsi 'Cipso Tube'un özellikle genç tüketiciler üzerinde olumlu bir etki bırakmasının ardından&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5D515E-EB01A7-C792E4-478F3B-A1DDB8-4310BA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Cips sektörünün en sevilen markalarından Cipso'nun ünlü oyuncu ve senarist Giray Altınok'un rol aldığı dördüncü reklam filmi, izleyicilerle buluştu. Cipso'nun en yeni ürünü olan, kutu cipsi 'Cipso Tube'un özellikle genç tüketiciler üzerinde olumlu bir etki bırakmasının ardından 'Cipso ile modunu çıtırdat!' sloganıyla çekilen yeni reklam filminin yönetmenliğini Baki Yavuz, görüntü yönetmenliğini ise Muratcan Gökçe üstlendi.&nbsp;Gençleri harekete geçiren çıtırtı Cipso Tube'te!Oyuncu Giray Altınok'un beste yapmaya çalışan ancak ilham bulamadığı için umudunu yitirmiş bir grup müzisyen gence 'Bırakın ilhamı, bana takılın' diyerek Cipso Tube'u açmasıyla başlayan reklam filmi, Cipso ürünlerinin çıtırtısının, lezzetinin ve harekete geçirici enerjisinin gençlere nasıl ilham ve enerji verdiğini esprili bir şekilde anlatıyor. Cipso Tube'un yanı sıra Cipso'nun Orijinal Deniz Tuzlu ve İncecik Klasik gibi en sevilen çeşitlerinin de öne çıkarıldığı reklam filminde, gençler ürünlerin lezzeti ve çıtırtısının yanı sıra Cipso için geliştirilen özel jingle eşliğinde keyifle dans ediyor ve böylece ihtiyaç duydukları ilhamı alıp modlarını yükselterek şarkılarını tamamlayabiliyor.&nbsp;&nbsp;Karakan: "Cipso Tube, yenilikçi formu ve lezzetiyle gençlerle güçlü bir bağ kurdu"Cips kategorisinde 2013 yılından bu yana Patos, Cipso ve Çerezos markalarıyla üretim yapan Doğuş Çay'ın Yönetim Kurulu Üyesi Harika Karakan, Kasım 2025'te tanıttıkları kutu cipsi Cipso Tube'ün yüzde 100 yerli üretiminden gelen Anadolu lezzeti, çıtırtısı ve kalitesinin yanı sıra pratikliği ve kolay taşınır olmasıyla özellikle gençlerden kısa sürede yoğun ilgi gördüğünü kaydetti. Karakan, "Ürünümüz yenilikçi formu, dinamik ambalaj tasarımı ve lezzet profiliyle hedef kitlemizle güçlü bir bağ kurdu. Genç tüketicilerimizin Cipso Tube başta olmak üzere Cipso ürünlerini yalnızca bir atıştırmalık olarak değil; enerjilerini, yaratıcılıklarını ve sosyal anlarını besleyen bir deneyim olarak görmeleri, markamız adına önemli bir motivasyon kaynağı oldu. Bu güçlü etkileşim doğrultusunda, ürünümüzün temsil ettiği ilham ve enerjiyi yansıtmak için hazırladığımız reklam filmiyle, Cipso Tube'un yanı sıra tüm Cipso çeşitlerimizin gençlerin dinamizmine nasıl eşlik ettiğini ve günlük yaşamlarına kattığı pozitif enerjiyi vurgulamayı hedefledik" değerlendirmesinde bulundu.&nbsp;Türkiye'nin en büyük özel sektör çay üreticisi olan ve bugün şeker, salça, soğuk çay, limonata ve cips gibi farklı kategorilerde de üretim yapan güçlü bir tarım şirketi olan Doğuş Çay, cips üretimini İstanbul Pendik, Aksaray ve Bursa fabrikaları ile İzmir Ödemiş tesisinde gerçekleştiriyor.&nbsp;REKLAM FİLMİ KÜNYESİYaratıcı Ajans: İnsanlarYapım Evi:&nbsp; Shortcut ProdüksiyonPost Prodüksiyon: IPD (İstanbul Post Production)&nbsp;Yönetmen:&nbsp; Baki YavuzGörüntü Yönetmeni:&nbsp; &nbsp;Muratcan GökçeReklam Veren: CipsoReklam Veren Temsilcileri : Harika Karakan, Özge Yazıcılar, Tolga Gökosmanoğlu, Befru Çolak, Ayşegül Karakan]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 06 Mar 2026 11:26:35 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İftar ve sahur sofralarının değişmeyen geleneği]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/iftar-ve-sahur-sofralarinin-degismeyen-gelenegi-946/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/iftar-ve-sahur-sofralarinin-degismeyen-gelenegi-946/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_837EFB-DC6320-1BBAEB-5D40FA-F63F36-313AFE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ramazan ayı, paylaşmanın ve bir araya gelmenin en yoğun yaşandığı dönem olarak öne çıkıyor. İftar ve sahur sofraları yalnızca bir öğün anlamı taşımıyor; aile bağlarını güçlendiren, dostlukları pekiştiren ve kültürel değerleri yaşatan bir buluşma alanı oluşturuyor.&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_837EFB-DC6320-1BBAEB-5D40FA-F63F36-313AFE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ramazan ayı, paylaşmanın ve bir araya gelmenin en yoğun yaşandığı dönem olarak öne çıkıyor. İftar ve sahur sofraları yalnızca bir öğün anlamı taşımıyor; aile bağlarını güçlendiren, dostlukları pekiştiren ve kültürel değerleri yaşatan bir buluşma alanı oluşturuyor. Aile büyüklerinin anlattığı hatıralar, komşu ziyaretleri ve misafir ağırlama geleneği, kahve ikramı ile birlikte anlam kazanıyor. Bu köklü kültürün bir parçası olan Kurukahveci Mehmet Efendi, 155 yıllık uzmanlığıyla Türk kahvesinin özgün lezzetini ve geleneksel hazırlanışını bugüne taşımaya devam ediyor.&nbsp;Ramazan'a özel hazırlanan ve https://online.mehmetefendi.com/ online mağazada satışa sunulan kampanyalı ürün paketlerinde özenle seçilen çekirdeklerin ustalıkla kavrulup öğütülmesiyle hazırlanan Kurukahveci Mehmet Efendi kahveleri, iftar ve sahurda kurulan sofralarda paylaşıma eşlik ederken, sohbetlerin keyfini tamamlayan vazgeçilmez bir tat sunuyor. İftar sonrası içilen bir fincan kahve ya da sahurdan önce paylaşılan kısa bir mola, yalnızca bir içecekten ibaret olmuyor; geçmişle bugün arasında kurulan bir köprüye dönüşüyor. Kurukahveci Mehmet Efendi, bu özel anlara eşlik ederek geleneğin sürekliliğini ve paylaşılan zamanın değerini her fincanda yaşatmayı sürdürüyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 06 Mar 2026 02:59:31 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türkiye'nin Doğa'sı aynı sofrada]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-dogasi-ayni-sofrada-2802/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-dogasi-ayni-sofrada-2802/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D355A1-C0F82A-DFFA29-6D6D8C-5E1B17-F0366F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Doğa Koleji, Ramazan ayının birlik, paylaşma ve dayanışma ruhunu Türkiye'nin dört bir yanında gerçekleştirilen anlamlı bir buluşmayla yaşattı. Türkiye genelindeki 100'ü aşkın Doğa Koleji kampüsünde aynı anda kurulan iftar sofralarında binlerce öğretmen, çalışan ve yönetici&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D355A1-C0F82A-DFFA29-6D6D8C-5E1B17-F0366F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Doğa Koleji, Ramazan ayının birlik, paylaşma ve dayanışma ruhunu Türkiye'nin dört bir yanında gerçekleştirilen anlamlı bir buluşmayla yaşattı. Türkiye genelindeki 100'ü aşkın Doğa Koleji kampüsünde aynı anda kurulan iftar sofralarında binlerce öğretmen, çalışan ve yönetici aynı değerler etrafında bir araya geldi.&nbsp;Türkiye'nin farklı şehirlerinde eş zamanlı kurulan sofralar, Doğa Kolejinin çeyrek asırlık güçlü kurum kültürünü, büyük eğitim ailesini ve köklü dayanışma geleneğini bir kez daha görünür kıldı.&nbsp;Doğa Koleji Yönetim Kurulu Başkanı Nevzat Avunç, yönetim kurulu üyeleri ve Doğa Koleji Genel Müdürü Selim Genç'in katılımıyla gerçekleşen buluşma, Türkiye'nin dört bir yanındaki kampüslerde kurulan sofralarla Doğa Koleji ailesini ortak değerler etrafında buluşturdu.&nbsp;Ramazan ayının paylaşmayı çoğaltan ve kalpleri yakınlaştıran ruhunun yaşandığı bu buluşmada, aynı sofrada paylaşılan her lokma birlik, güven ve dayanışmanın simgesine dönüştü.&nbsp;Doğa Koleji Genel Müdürü Selim Genç, buluşmaya ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:&nbsp;"Doğa Koleji yalnızca bir eğitim kurumu değil; ortak değerler etrafında kenetlenmiş büyük bir ailedir. Türkiye'nin dört bir yanındaki kampüslerimizde aynı anda kurulan bu sofralar, çeyrek asırlık kurum kültürümüzün ve güçlü bağlarımızın en anlamlı göstergelerinden biridir. Aynı sofrada buluşmak; güveni büyütmek, paylaşmayı çoğaltmak ve birlik ruhunu geleceğe taşımaktır. Doğa Koleji ailesi olarak bu değerleri geleceğe taşımaya kararlılıkla devam ediyoruz."&nbsp;Türkiye genelinde eş zamanlı kurulan iftar sofraları, Doğa Kolejinin eğitim anlayışının yalnızca akademik başarıyla sınırlı olmadığını; insani değerleri, toplumsal dayanışmayı ve güçlü kurum kültürünü merkeze alan bütüncül yaklaşımını da ortaya koydu.&nbsp;"Türkiye'nin Doğa'sı Aynı Sofrada" mesajıyla gerçekleşen bu buluşma, Doğa Kolejinin Türkiye'nin dört bir yanına yayılan büyük eğitim ailesinin ortak değerler etrafında nasıl kenetlendiğinin güçlü bir göstergesi oldu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 06 Mar 2026 02:49:54 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sinangil ve Gönül Mutfağı'ndan Hatay'da kadınlara özel pide atölyesi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sinangil-ve-gonul-mutfagindan-hatayda-kadinlara-ozel-pide-atolyesi-2316/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sinangil-ve-gonul-mutfagindan-hatayda-kadinlara-ozel-pide-atolyesi-2316/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_017381-622F3E-89339C-A0B882-5D88B5-7C6B11.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin köklü ve öncü un markalarından Sinangil, kalite, güven ve toplumsal fayda odaklı yaklaşımını Ramazan ayında da devam ettiriyor. Sürdürülebilir üretim anlayışı ve güçlü marka mirasıyla faaliyetlerini sürdüren Sinangil, Hatay'da anlamlı bir sosyal sorumluluk projesine&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_017381-622F3E-89339C-A0B882-5D88B5-7C6B11.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin köklü ve öncü un markalarından Sinangil, kalite, güven ve toplumsal fayda odaklı yaklaşımını Ramazan ayında da devam ettiriyor. Sürdürülebilir üretim anlayışı ve güçlü marka mirasıyla faaliyetlerini sürdüren Sinangil, Hatay'da anlamlı bir sosyal sorumluluk projesine imza attı. Şef Ebru Baybara Demir koordinasyonundaki Gönül Mutfağı Aşevi iş birliğiyle İskenderun'da kadınlara özel olarak düzenlenen geleneksel Ramazan pidesi atölyesi, kültürel mirasın yaşatılmasına katkı sunarken aşçılık eğitimi alan kadınların mesleki birikimlerine de değer katıyor. Sinangil, proje kapsamında Gönül Mutfağı'na kapsamlı un desteği sağlayarak hem atölye çalışmalarının hem de iftar sofraları için sürdürülen üretim faaliyetlerinin kesintisiz şekilde devam etmesine katkıda bulunuyor.İskenderun'da gerçekleştirilen atölyede katılımcı kadınlar, geleneksel Ramazan pidesinin hazırlanışına dair püf noktalarını uygulamalı olarak öğrenme fırsatı buluyor. Sinangil'in yüksek kalite standartlarına uygun ürünleriyle gerçekleştirilen eğitim sürecinde, birlikte üretmenin ve paylaşmanın değeri ön plana çıkıyor. Atölyede kadınların el emeğiyle hazırlanan sıcak pideler, özenle paketlenerek depremden etkilenen ailelerin sofralarına ulaştırılıyor. Proje, Ramazan ayının birleştirici gücünü sahaya yansıtarak dayanışmanın somut bir örneğini ortaya koyuyor."Toplumsal fayda sağlayan projeleri desteklemeye devam edeceğiz"Sinangil'in 60 yılı aşkın köklü geçmişiyle kaliteli ürünler sunmasının yanı sıra toplumsal değerlerlere de sahip çıktığının altını çizen Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO&#39;su Hasan Abdullah Özkan şunları söyledi:"Her yıl olduğu gibi bu Ramazan ayında da ülkemiz topraklarının&nbsp; bereketini sofralara taşıyoruz. Üretim gücümüzü ve kalite anlayışımızı toplumsal fayda ile de birleştirecek önemli projelere destek vermeyi sürdürüyoruz. Bu anlamda Hatay'da Gönül Mutfağı iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz bu atölye ile hem kültürel mirasımız olan Ramazan pidesini yaşatmayı hem de mutfakta aşçılık eğitimi devam eden kadınların birikim ve becelerine destek olmayı amaçlıyoruz. Ramazan'ın paylaşma ve birlik ruhunu büyüten bu tür projeleri sürdürülebilir şekilde desteklemeye devam edeceğiz."&nbsp;Depremin ardından dayanışma ruhunun güçlü şekilde hissedildiği Hatay'ın İskenderun ilçesinde gerçekleştirilen özel proje, iftar sofralarına sıcak pideler ulaştırmasının yanında bölgedeki kadınların meslek edinmelerini sağlayarak, üretime katılımını destekliyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 04 Mar 2026 02:28:03 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[TAB Gıda 2025'te de güçlü büyüme sergiledi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tab-gida-2025te-de-guclu-buyume-sergiledi-9560/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tab-gida-2025te-de-guclu-buyume-sergiledi-9560/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8720CB-C86E4C-6B1118-31FC0C-24AFE2-0C35C9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Burger King, Sbarro, Popeyes, Arby&#39;s, Usta Dönerci, Usta Pideci ve Subway markalarının faaliyetlerini sürdüren şirket, sistem genelindeki satışlarını hem kendi işletmeleri hem de franchise restoranları dahil olmak üzere %52 artışla 62,5 milyar TL&#39;ye yükseltti.TAB Gıda, 2025&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8720CB-C86E4C-6B1118-31FC0C-24AFE2-0C35C9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Burger King, Sbarro, Popeyes, Arby&#39;s, Usta Dönerci, Usta Pideci ve Subway markalarının faaliyetlerini sürdüren şirket, sistem genelindeki satışlarını hem kendi işletmeleri hem de franchise restoranları dahil olmak üzere %52 artışla 62,5 milyar TL&#39;ye yükseltti.TAB Gıda, 2025 yılında da kârlı büyüme çizgisini kararlılıkla sürdürürken reel bazda hasılatını %14 artırdı, FAVÖK&#39;ünü ise reel olarak %7 büyüterek 9,7 milyar TL'ye çıkardı. Güçlü operasyonel performansın bir göstergesi olarak %20,4 FAVÖK marjı gerçekleştiren şirket, pazar liderliğini de koruyarak operasyonel verimlilik ve mali disiplindeki başarısını bir kez daha ortaya koydu.Operasyon, İnsan Kaynakları, İç Denetim, İdari İşler ve Bilgi Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Gökhan Asok, şu değerlendirmelerde bulundu: &#34;2025 yılında operasyonel yetkinliklerimizi genişletmek en önemli önceliklerimiz arasında yer aldı. Restoran içi süreçlerde kalite standardizasyonunu sağlamak, gıda güvenliğini güçlendirmek ve hizmet hızını artırmak için dijital çözümler, otomasyon teknolojileri ve çevik süreç yönetimi yaklaşımlarını devreye alarak verimliliğimizi yükselttik. Self-servis kiosklar, menüboard&#39;lar, online dijital sipariş kanalları, otomasyon destekli mutfak uygulamaları ve veri tabanlı talep planlama sistemleri sayesinde, misafir deneyimini güçlendirirken operasyonel yükümüzü hafiflettik. 2025 yılı sonu itibarıyla restoranlarımızda toplam 2.600'den fazla self-servis sipariş ekranı kurduk. Dijital satışlar, toplam satışlarımızın %50'sini aşarak büyümemize önemli bir katkı sağladı. Ayrıca, paket servis siparişlerinde %22 artışla 57 milyon fiş sayısına ulaştık."İnsan kaynağını stratejik bir değer olarak görmeye devam ettiklerini belirten Asok: "Çalışan eğitimi, yetenek yönetimi, iç iletişim, fırsat eşitliği ve kapsayıcılık başlıklarında yürüttüğümüz programlarla çalışanlarımızın mesleki ve kişisel gelişimine yatırım yapmaya devam ettik. İç denetim ve kontrol mekanizmalarımızla şirket içi yönetim kalitemizi artırırken, bilgi güvenliği ve veri koruma alanlarında uluslararası standartlara uyum sağlayan teknolojik altyapımızı güçlendirdik. Tüm bu gelişmeler, TAB Gıda&#39;nın operasyonel sürdürülebilirliğini destekleyen ve şirketi geleceğe daha etkin hazırlayan temel bileşenler oldu.&#34; dedi.TAB Gıda&#39;nın kaydettiği finansal ve operasyonel sonuçları değerlendiren Finans, Mali İşler, Franchise ve Yatırımcı İlişkilerinden Sorumlu Genel Müdür Özgür Çetinkaya, 2025 yılının önemli bir dönüm noktası olduğunu vurgulayarak şunları belirtti: &#34;2025 yılını, belirlediğimiz hedeflerin de ötesine geçerek tamamladık. Reel bazda %14 hasılat büyümesi kaydederken, FAVÖK&#39;ümüzü reel olarak %7 artırarak 9,7 milyar TL&#39;ye ulaştırdık. FAVÖK marjımızı %20,4 seviyesinde gerçekleştirerek kârlı büyüme hedeflerimizi yakaladık. Toplam varlıklarımızı reel olarak %15 artırdık ve öz kaynaklarımızda %7 büyüme sağladık. Finansal yönetim yaklaşımımızı 2025 yılında da verimlilik ve sürdürülebilir büyüme eksenlerinde ele aldık. Gelir yapısını destekleyen operasyonel iyileştirmeler, etkin maliyet yönetimi, yatırım disiplinine dayalı karar alma süreçlerimiz ve güçlü franchise yapımızın katkısı, kârlılığımızı destekledi." dedi.Çetinkaya, TAB Gıda&#39;nın genişleyen restoran ağına ve franchise modelinin başarısına dikkat çekerek, sözlerine şöyle devam etti: &#34;Restoran ağımızı genişletmeye kararlılıkla devam ettiğimiz 2025 yılında toplam 226 yeni restoran açarak restoran sayımızı 2.030&#39;a ulaştırdık. 2.000 restoran hedefimizi aşarak önemli bir kilometre taşını geride bıraktık. Franchise restoranların portföyümüzdeki payı %44 olarak gerçekleşirken, 893 franchise lokasyonuyla ve 1,137 TAB işletmesiyle dengeli bir büyüme modeli sürdürdük."TAB Gıda&#39;nın pazarlama stratejileri ve marka portföyünün gücüne vurgu yapan Pazarlama ve Strateji, Paket Servis, Kurumsal Ticari İlişkilerden Sorumlu Genel Müdür Sinan Ünal: &#34;Geniş marka portföyümüz, farklı tüketici segmentlerine hitap eden yapısıyla bize önemli bir rekabet avantajı kazandırıyor. 2025'te gerçekleşen pazarlama yatırımlarımızla misafir deneyimini güçlendirmek üzere marka bilinirliğini artıran ve menü inovasyonunu destekleyen yenilikçi bir anlayışı hayata geçirdik. Veri analitiği ve yapay zekâ uygulamalarıyla kişiselleştirilmiş müşteri deneyimi sunmayı önceliklendirdik. Strateji odaklı karar alma süreçlerimiz, markalarımızın konumlandırmasını güçlendirirken kurumsal ticari ilişkiler kapsamındaki iş birliklerimiz, tedarik zinciri verimliliğimizi ve erişilebilirliğimizi destekledi." dedi.Ünal sözlerini şöyle sürdürdü: &#34;Bu güçlü ve kârlı büyüme vizyonumuzu, tüm paydaşlarımızın desteğiyle gerçekleştirdik. Ortak çabalarımız, vizyonumuzu daha ileri taşımamıza ve birlikte başarıya ulaşmamıza olanak sağlıyor. 2026 yılında, dijitalleşme, otomasyon, operasyonel verimlilik, sürdürülebilirlik ve deneyim odaklı büyüme, kurumsal stratejilerimizin odağında yer almaya devam edecek. Misafirlerimize güvenilir, lezzetli ve erişilebilir ürünler sunma taahhüdümüzle, tüm paydaşlarımız için sürdürülebilir değer yaratan süreçlerimizi geliştirmeye kararlılıkla devam edeceğiz.&#34;TAB Gıda, 2025 yılını operasyonel ağını genişleterek ve finansal hedeflerini gerçekleştirerek güçlü bir büyüme grafiğiyle tamamladı. Şirket, önümüzdeki dönemde verimliliği artıracak ve dijital dönüşümü derinleştirecek stratejik gelişim süreçlerini ise 2026 yılı için tüm hatlarıyla planladı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 03 Mar 2026 11:49:02 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Hibrit Çalışma Düzeninde Yemek Hakkı Nasıl Olmalı?]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/hibrit-calisma-duzeninde-yemek-hakki-nasil-olmali-2548/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/hibrit-calisma-duzeninde-yemek-hakki-nasil-olmali-2548/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_45BF54-562EC2-4EAAE9-18DE24-07D5C7-05BD85.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Pandemi sonrasında gündeme gelen ve iş dünyasında kalıcı değişiklikler getiren durumlardan birisi çalışma modellerinin köklü biçimde dönüşmesi oldu. Ofis, ev ve bazen de farklı şehirler arasında gidip gelen çalışanlar için artık tek tip bir çalışma düzeni geçerliliğini&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_45BF54-562EC2-4EAAE9-18DE24-07D5C7-05BD85.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Pandemi sonrasında gündeme gelen ve iş dünyasında kalıcı değişiklikler getiren durumlardan birisi çalışma modellerinin köklü biçimde dönüşmesi oldu. Ofis, ev ve bazen de farklı şehirler arasında gidip gelen çalışanlar için artık tek tip bir çalışma düzeni geçerliliğini yitirdi. Bu değişim, şirketlerin çalışanlarına sunduğu yemek desteğini de yeniden şekillendirme zorunluluğunu beraberinde getirdi.&nbsp;Hibrit Çalışma Modeli ve Yemek Hakkının Yeni AnlamıHibrit çalışma modeli; çalışanların çalışma sürecinde haftanın bir kısmını ofiste, diğer kısmını ise evden ya da başka bir lokasyondan geçirdiği esnek bir düzendir. Bu model, pek çok avantaj sunmasına karşın şirketlerin yan hak yönetiminde ciddi sorular doğurmasına neden olur. Geleneksel yemekhane, catering anlaşması veya sabit anlaşmalı restoran modelleri, farklı konumlarda çalışan bir ekip için artık işlevsel değildir. Hibrit çalışma yemek hakkı, yalnızca bir lojistik sorun değil; aynı zamanda çalışan adaleti ve şirket kültürünün bir yansımasıdır. Ofiste bulunan çalışan öğle yemeği desteğinden tam anlamıyla yararlanırken evden çalışanın aynı haktan mahrum kalması, ekip içinde eşitsizlik algısı yaratır. Bu algı zamanla motivasyonu ve bağlılığı olumsuz etkiler.Uzaktan Çalışma Yan Hakları Neden Önemli?Uzaktan çalışma yan hakları, çalışanların şirkete olan bağlılığını doğrudan belirleyen unsurlardandır. Araştırmalar, yan hakların çalışan memnuniyeti üzerindeki etkisinin maaştan daha belirleyici olabildiğini ortaya koymaktadır. Özellikle evden çalışan personel için yemek desteği, hem maddi bir kazanım hem de &#34;şirket beni önemsiyor&#34; mesajını taşıyan sembolik bir değer taşır. Bu nedenle şirketlerin uzaktan ve hibrit çalışanlarına sunduğu yemek desteğini, ofis çalışanlarıyla eşit düzeyde tutması hem etik hem de stratejik açıdan doğru bir yaklaşımdır.Yemek Kartı Nedir ve Neden En Uygun Çözümdür?Yemek kartı nedir sorusunun yanıtı oldukça basittir: Yemek kartı, işverenin çalışanına yemek harcamaları için tahsis ettiği, restoran, kafe ve marketlerde kullanılabilen özel bir ödeme kartıdır. Ancak bu kartın hibrit ve uzaktan çalışma modellerinde sunduğu avantajlar, tanımın çok ötesine geçer. Lokasyondan bağımsız çalışan geniş üye ağı sayesinde çalışan İstanbul&#39;da da, Ankara&#39;da da, Ege&#39;nin küçük bir ilçesinde de aynı yemek hakkından yararlanabilir. Üstelik&nbsp;yemek kartı firmalarıtarafından sunulan market entegrasyonları ve online yemek sipariş platformları ile uyumlu çalışan kartlar, çalışanın evde kendi yemeğini hazırlamasını ya da kapıya sipariş vermesini de mümkün kılar. Bu esneklik, uzaktan çalışma yemek kartı modelini diğer tüm alternatiflerin önüne taşır.Yemek Kartı Vergi Avantajı: İşverenler İçin Kritik Bir FırsatŞirketlerin&nbsp;personel yemek kartı hizmetini tercih etmelerinde etkili olan bir sebep de vergi avantajıdır. Yemek kartı vergi avantajı, devlet tarafından belirlenen günlük yemek bedeli istisnası kapsamında yapılan yemek kartı ödemeleri; Gelir Vergisi, Damga Vergisi ve SGK işçi ile işveren primlerinden istisna tutulmasıdır. Bu durum, nakit ödeme yöntemine kıyasla işveren için yüzde yüze varan vergi tasarrufu anlamına gelebilir. Şirketler bu avantaja çalışanların ofiste mi yoksa evden mi çalıştığından bağımsız olarak sahip olur. Yani uzaktan çalışan personel için de aynı yasal avantajlar geçerlidir.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 02 Mar 2026 22:01:34 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türkiye'de yılda 23 milyon ton gıda israf ediliyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyede-yilda-23-milyon-ton-gida-israf-ediliyor-6241/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyede-yilda-23-milyon-ton-gida-israf-ediliyor-6241/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FBC7ED-B60416-BBD696-9FBB32-E00582-B6DE42.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İsrafı Önleme Vakfı (TİSVA) tarafından hazırlanan "2025 İsraf Raporu" verilerine göre, Türkiye'de her yıl yaklaşık 23 milyon ton gıda israf ediliyor; kişi başına çöpe atılan gıda miktarının yılda yaklaşık 102 kilogram olduğu tahmin ediliyor. Ramazan döneminde artan&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FBC7ED-B60416-BBD696-9FBB32-E00582-B6DE42.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İsrafı Önleme Vakfı (TİSVA) tarafından hazırlanan "2025 İsraf Raporu" verilerine göre, Türkiye'de her yıl yaklaşık 23 milyon ton gıda israf ediliyor; kişi başına çöpe atılan gıda miktarının yılda yaklaşık 102 kilogram olduğu tahmin ediliyor. Ramazan döneminde artan alışveriş hacmi ve tüketim yoğunluğu, bu tabloyu daha da ağırlaştırabiliyor.BİTKİDEN Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Akdağ, gıda israfının yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda çevresel ve toplumsal bir sorun olduğuna dikkat çekerek Türkiye'deki kayıpların boyutuna ilişkin şu değerlendirmede bulundu: "Üretilen meyve ve sebzelerin yaklaşık yüzde 35'i sofraya ulaşamadan kayboluyor ya da çöpe gidiyor. İsraf en çok evlerde, hizmet sektöründe, perakendede ve dağıtım süreçlerinde görülüyor. Tedarik zinciri ile hasat ve depolama süreçlerindeki hatalar ve plansızlıklar da israfı artırıyor. Veriler, çöpe giden gıda miktarının yalnızca yüzde 5 azaltılması halinde on milyarlarca liralık tasarruf sağlanabileceğini ve yaklaşık 900 bin ailenin bir yıllık geçim giderinin karşılanabileceğini ortaya koyuyor" ifadelerini kullandı.Yoğun dönemlerde denetim kadar tüketici tercihi de belirleyiciRamazan ve bayram dönemlerinde artan hareketlilik, gıda güvenliği konusunun önemini daha da artırıyor. Üretim ve satış noktalarında denetim mekanizmaları sürdürülürken, güvenli gıdaya ulaşmada zincirin son halkası olan tüketici tercihi belirleyici olmaya devam ediyor. Özellikle yoğun alışveriş dönemlerinde etiketsiz, kaynağı belirsiz ve uygun saklama koşullarında sunulmayan ürünler risk oluşturabiliyor."Gıda güvenliği görünüşle değil, bilimle sağlanır"BİTKİDEN Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Akdağ, bilinçli tüketimin önemine dikkat çekerek, "Bir ürünün doğal ya da geleneksel görünmesi onun güvenli olduğu anlamına gelmez. Etiket bilgisi, menşe, içerik ve saklama koşulları tüketicinin en önemli güvence araçlarıdır. Yoğun tüketim dönemlerinde izlenebilir ve ambalajlı ürünlerin tercih edilmesi büyük önem taşır" değerlendirmesinde bulundu. Akdağ ayrıca, sosyal medyada yayılan bilimsel temeli olmayan iddialara karşı tüketicilerin yalnızca resmî kurumlar ve bilimsel kaynaklara itibar etmesi gerektiğini vurguladı.BİTKİDEN Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Akdağ, Ramazan ve bayram dönemlerinde bilinçli tüketimin hayati önem taşıdığını belirterek şu değerlendirmede bulundu: "Gıda güvenliği görünüşle değil, bilimle sağlanır. Bir ürünün doğal görünmesi ya da geleneksel yöntemlerle sunulması onun güvenli olduğu anlamına gelmez. Etiket okumak, içerik ve menşe bilgisine bakmak, saklama koşullarına dikkat etmek tüketicinin kendini koruma mekanizmasıdır. Etiketsiz ürün bilinmezliktir. Yoğun tüketim dönemlerinde izlenebilir ve ambalajlı ürünlerin tercih edilmesi oldukça önemlidir."Ramazan, bilinçli tüketim ve ölçülülük ayıdırRamazan ayında sofralarda artan çeşitlilik, çoğu zaman ihtiyaçtan fazla yemek hazırlanmasına yol açabiliyor. Akdağ, planlı alışveriş ve porsiyon kontrolünün israfı azaltmada kilit rol oynadığını belirterek; iftardan hemen önce yapılan alışverişlerden kaçınılması, sofraya ölçülü porsiyonlarla başlanması ve artan yemeklerin uygun koşullarda saklanarak yeniden değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti.Akdağ ayrıca "Son Tüketim Tarihi" ile "Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi" arasındaki farkın doğru anlaşılmasının gereksiz gıda atığını azaltacağını; görünümü kusurlu olsa da tüketilebilir meyve-sebzelerin değerlendirilmesi, buzdolabının doğru düzenlenmesi ve ihtiyaç fazlası gıdanın hijyen kurallarına dikkat edilerek paylaşılmasının israfı önleyen basit ama etkili adımlar olduğunu ifade etti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 28 Feb 2026 02:06:44 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ülker'in sürdürülebilirlik başarısı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ulkerin-surdurulebilirlik-basarisi--2995/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ulkerin-surdurulebilirlik-basarisi--2995/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8D3C29-162AFF-724B66-7BB430-FE9BF3-8B46BC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ülker S&amp;P Global'in Kurumsal Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi'nde 80 puan alarak, 2025 yılı ESG (çevresel, sosyal, yönetişim) performansı ile gıda sektöründe en iyi %3'lük dilimde yer aldı. Öte yandan S&amp;P Global' in Kurumsal Sürdürülebilirlik puanına göre en iyi şirketlere&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8D3C29-162AFF-724B66-7BB430-FE9BF3-8B46BC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ülker S&amp;P Global'in Kurumsal Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi'nde 80 puan alarak, 2025 yılı ESG (çevresel, sosyal, yönetişim) performansı ile gıda sektöründe en iyi %3'lük dilimde yer aldı. Öte yandan S&amp;P Global' in Kurumsal Sürdürülebilirlik puanına göre en iyi şirketlere yer verdiği The Sustainability Yearbook listesinde Türkiye'den tek gıda şirketi olarak üst üste 6. kez yer aldı.Dünya genelinde 59 sektörden 9200'den fazla şirketin çevresel, sosyal ve yönetişim performansı değerlendirildi. Başarılı ESG sonuçlarıyla 848 şirketin yer almaya hak kazandığı The Sustainability Yearbook 2026 listesinde genel değerlendirmede 16 Türk şirketinden biri olan Ülker, "Gıda Ürünleri" kategorisindeki tek Türk şirketi olmayı sürdürdü.&nbsp;S&amp;P Global, söz konusu şirketleri, çevresel etkileri yönetme becerileri, sosyal sorumlulukları iş yapış biçimlerine yansıtma anlayışı ve yönetişim yapısı kriterleriyle değerlendiriyor.ESG alanında uzun vadeli ve odaklı yaklaşım&nbsp;Ülker CEO'su Özgür Kölükfakı, sürdürülebilirlik odaklı büyüme ve operasyonel mükemmellik anlayışlarını, ulusal ve uluslararası platformlardaki başarılarla taçlandırmaya devam ettiklerini belirtip sözlerine şöyle devam etti:&nbsp;"S&amp;P Global'in Kurumsal Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi'ne göre global ölçekte gıda sektöründe %3'lük dilimde yer almak, sürdürülebilirlik alanında dünyanın en yüksek performans gösteren şirketleriyle aynı seviyede değerlendirildiğimizi ortaya koyuyor. Bu sonuç çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarında uzun vadeli, tutarlı ve odaklı bir sürdürülebilirlik yaklaşımı benimsediğimizin güçlü bir göstergesi. Küresel ölçekte en iyiler arasında yer almak, sorumluluğumuzu artırıyor. 2050 Net sıfır hedefimiz doğrultusunda, değer zincirimizin tamamını kapsayan çalışmalarımızla şirketimizin sürdürülebilirlik kültürünü güçlendirmeye devam edeceğiz."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 27 Feb 2026 10:56:51 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Gıda sistemlerinin geleceği Antalya'da masaya yatırılıyor!]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gida-sistemlerinin-gelecegi-antalyada-masaya-yatiriliyor-1891/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gida-sistemlerinin-gelecegi-antalyada-masaya-yatiriliyor-1891/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4350AA-FA139D-2585CD-A0BD1D-5B2997-3443E9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tarım ve Orman Bakanlığı'nın destekleriyle; Üsküdar Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) ve Kimyagerler Derneği iş birliğiyle düzenlenen "5. Uluslararası Gıda Kimyası Kongresi", 9-12 Nisan 2026 tarihlerinde Antalya Kemer Juju Premier Palace'da kapılarını açıyor.&nbsp;"Kimyadan&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4350AA-FA139D-2585CD-A0BD1D-5B2997-3443E9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tarım ve Orman Bakanlığı'nın destekleriyle; Üsküdar Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) ve Kimyagerler Derneği iş birliğiyle düzenlenen "5. Uluslararası Gıda Kimyası Kongresi", 9-12 Nisan 2026 tarihlerinde Antalya Kemer Juju Premier Palace'da kapılarını açıyor.&nbsp;"Kimyadan Beslenmeye Gıda Sistemleri" ana temasıyla toplanacak olan kongrede, gıda kimyası, beslenme, teknolojik atılımlar ve sürdürülebilirlik konularının derinlemesine incelenmesini, tarladan sofraya uzanan tedarik zincirinde kamu, üniversite ve sanayi iş birliğini güçlendirmeyi hedefliyor.-Kimyadan beslenmeye; ''gıda sistemleri&#34;-Kongre Başkanı Prof. Dr. Muhammet ARICI, kongrenin vizyonuna dair yaptığı açıklamada, "Ülkemiz, tarladan sofraya gıda üretimi konusunda büyük imkânlara sahip. Bu potansiyelin verimli kullanılabilmesi topyekûn bir iş birliğine ihtiyaç duymaktadır. Bu yıl mottomuz olan 'Kimyadan Beslenmeye Gıda Sistemleri' çerçevesinde; bakanlıklarımızı, üniversitelerimizin ilgili bölümlerini, özel sektör temsilcilerini ve denetim otoritelerini ortak paydada buluşturuyoruz. Amacımız; sorun merkezli proje ekipleri oluşturmak, ortak proje yapma kültürünü geliştirmek ve ülkemiz için katma değer oluşturacak atılımlara zemin hazırlamaktır."Alanında öncü bilim insanları en güncel gelişmeleri aktaracakKongre Başkan Yardımcılığını Üsküdar Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Salih Tuncay'ın yaptığı Kongre, gıda alanında çığır açan teknolojileri, riskleri ve fırsatları alanında uzman ulusal ve uluslararası konuşmacılar eşliğinde ele alacak.Kongrede Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimler Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Müge ARSLAN &#34;Gıda İşleme Teknolojileri, İlişkili Kayıplar ve Güncel Teknolojik Yaklaşımlar" başlıklı sunum yapacak.&nbsp;Kongrede ayrıca, Prof. Dr. H. Funda KARBANCIOĞLU GÜLER (İTÜ) &#34;İklim Değişikliği ve Mikotoksinler: Riskler ve Stratejiler&#34;, Prof. Dr. Osman SAĞDIÇ (YTÜ) &#34;Gıda Zehirlenmesi ve Adli Tıp Perspektifinden Değerlendirilmesi&#34;, Prof. Dr. Esra ÇAPANOĞLU (İTÜ) &#34;Biyoaktif Bileşenlerin Değerlenmesinde Döngüsel Biyoekonomi Yaklaşımları&#34;, Prof. Dr. Durmuş ÖZDEMİR (İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü) &#34;Gıda Analizinde Kemometrik Uygulamalar&#34;, Prof. Dr. Mustafa YAMAN (Sabahattin Zaim Üniversitesi) "Besinlerde Oluşan İleri Glikasyon Ürünlerinin Metabolik Hastalıkların Gelişimi ve İlerlemesindeki Rolü", Prof. Dr. Mükerem KAYA (Atatürk Üniversitesi) "Et ve Deniz Ürünlerinde Nitrozaminler", Prof. Dr. Sercan KARAV (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi) "Konak-Mikrobiyota Etkileşimleri ve Yenilikçi Fonksiyonel Gıda Tasarımı", Doç. Dr. Urartu Özgür Şafak ŞEKER (Orta Doğu Teknik Üniversitesi) ''Mikrobiyal Gıda Sistemleri: Geleceğin Gıdası için Paradigma Değişimi'', Assoc. Prof. Mustafa BENER, (İstanbul Üniversitesi) ''An Overview of Food Antioxidant Determination: Approaches from Past to Present'', Assoc. Prof. Yunus Emre TUNÇİL, Necmettin Erbakan Üniversitesi'' ''From Structure to Function: How Dietary Fiber Chemistry Directs Colonic Microbiome Modulation'' gibi ufuk açıcı başlıklar katılımcılarla paylaşılacak.5. Uluslararası Gıda Kimyası Kongresi'nde; fonksiyonel gıdalar, gıda katkı maddeleri, gıdalarda sağlık beyanı kullanımına ilişkin düzenlemeler, özel tıbbi amaçlı gıdaların ruhsatlandırılması, bitkisel gıdalar, hayvansal gıdalar, endüstriyel gıdalar, organik gıdalar, helal gıda, coğrafi işaretleme ve geleneksel gıdalar gibi onlarca farklı konu başlığı tartışılacak.&nbsp;Geçen yıl önemli isimleri misafir etmişti&hellip;Geçtiğimiz yıl ana teması "Gıda üretiminde sürdürülebilirlik" olan "4. Uluslararası Gıda Kimyası Kongresi" yine önemli isimleri misafir etmişti. Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Yönetim Üst Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan "Gıda Kimyasından Beyin Kimyasına: Beyin-Besin İlişkisi", İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak da "Krizler Yüzyılında Gıda Arzında Riskler ve Fırsatlar" konularını ele almıştı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 26 Feb 2026 02:19:54 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sojubar, Metropol AVM'de açıldı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sojubar-metropol-avmde-acildi-2051/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sojubar-metropol-avmde-acildi-2051/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D4E81E-253A8C-79B1BC-74761F-1D5330-11EBA7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Terminal Kadıköy'deki ilk şubesiyle Türkiye pazarına adım atan Sojubar, Akaretler'in ardından Metropol AVM'de açılan yeni şubesiyle İstanbul'da üç noktada hizmet vermeye başladı. Dünyada hızla yükselen "Korean Gastropop" konseptini Türkiye'ye taşıyan marka, gastronomiyi sosyal deneyimle&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D4E81E-253A8C-79B1BC-74761F-1D5330-11EBA7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Terminal Kadıköy'deki ilk şubesiyle Türkiye pazarına adım atan Sojubar, Akaretler'in ardından Metropol AVM'de açılan yeni şubesiyle İstanbul'da üç noktada hizmet vermeye başladı. Dünyada hızla yükselen "Korean Gastropop" konseptini Türkiye'ye taşıyan marka, gastronomiyi sosyal deneyimle birleştiren yaklaşımıyla kısa sürede geniş bir kitle tarafından benimsendi. Hollanda, Belçika ve Almanya'daki uluslararası başarısını Türkiye pazarına da taşıyan Sojubar, enerjik atmosferi, paylaşım odaklı mekan kurgusu ve kültürlerarası deneyimiyle İstanbul'un sosyal yaşamına yeni bir dinamizm kazandırıyor.İstanbul'un Sosyal Gastronomi Haritasında Üç NoktaSojubar, geleneksel Kore mutfağını modern tekniklerle yeniden yorumlayarak sosyal gastronomi anlayışını farklı bir seviyeye taşıyor. Paylaşım kültürünü merkeze alan konseptiyle dikkat çeken marka; çift kızartma yöntemiyle hazırlanan Kore usulü kızarmış tavukları, Chimaek &amp; Somaek eşleşmeleri, bibimbap, kimbap ve bingsu gibi imza lezzetleriyle misafirlerine yenilikçi bir deneyim sunuyor. Türkiye'de büyümesini kararlılıkla sürdüren Sojubar, önümüzdeki dönemde yeni lokasyonlarla erişimini daha da genişletmeyi hedefliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 26 Feb 2026 02:00:08 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Sofranın Doğruları" ile güvenli ve bilinçli tüketim]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sofranin-dogrulari-ile-guvenli-ve-bilincli-tuketim-2597/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sofranin-dogrulari-ile-guvenli-ve-bilincli-tuketim-2597/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3E75C4-E8A575-918A48-58D69A-720251-403F96.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ramazan ayında sahur ve iftar sofralarının vazgeçilmez lezzetlerinden biri olan peynir, hem besleyici değeri hem de pratik tüketimiyle sofralarda önemli bir yer tutuyor. Ancak peynirin besin değerini koruyabilmesi, güvenle tüketilebilmesi ve israfın önlenebilmesi için marketten eve taşınma&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3E75C4-E8A575-918A48-58D69A-720251-403F96.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ramazan ayında sahur ve iftar sofralarının vazgeçilmez lezzetlerinden biri olan peynir, hem besleyici değeri hem de pratik tüketimiyle sofralarda önemli bir yer tutuyor. Ancak peynirin besin değerini koruyabilmesi, güvenle tüketilebilmesi ve israfın önlenebilmesi için marketten eve taşınma sürecinden buzdolabında saklamaya, sofra için hazırlanmasından yeniden saklanmasına kadar her aşamada doğru uygulamaların hayata geçirilmesi gerekiyor. Özellikle Ramazan döneminde değişen beslenme düzeni ve gün boyu süren açlığın yarattığı yorgunluk, bu adımların zaman zaman gözden kaçmasına neden olabiliyor.Tüketiciyi bilinçlendirme alanında sektörde dönüşüm etkisi yaratan çalışmalara imza atan Muratbey, bu sorumluluk bilinciyle Sürdürülebilir Gıda Platformu (SGP) bünyesinde yürütülen Şeffaflık, İzlenebilirlik ve Sorumlu Beslenme Çalışma Grubu'nun yeni projesi "Sofranın Doğruları"nı hayata geçirmede etkin bir rol üstleniyor. Şeffaflık ve izlenebilirlik odağında bir tüketici iletişim projesi olarak kurgulanan çalışma kapsamında; doğru satın alma ve taşıma, doğru saklama, doğru sofra ve sunum, israfı önleme ve güvenilir bilgiye erişim başlıklarında hazırlanan kılavuzlarla, tüketicilerin günlük hayatta en çok karşılaştığı sorulara rehberlik edilmesi amaçlanıyor.Sofranın Doğruları'na tüketiciyi bilgilendirme ve bilinçlendirme projesi olarak başladıklarını ifade eden Muratbey İletişim ve İş Geliştirme Direktörü Gülnur Uluğ, "SGP bünyesinde Şeffaflık, İzlenebilirlik ve Sorumlu Beslenme Çalışma Grubu'nda eş başkanlığını yürüttüğümüz projemizle halkın sağlığı, sağlıklı beslenmesi için önemli olan tüm bilgileri aktarmayı amaçlıyoruz. Peynirle ilgili doğru bilinen yanlışları anlatırken bilinmesi gerekenleri de aktarmayı, tüketicinin alışverişte aklında oluşan sorulara cevap verebilmeyi hedefliyoruz." diye açıkladı.Peynirin ömrü, sadece nasıl üretildiğiyle değil, nasıl saklandığıyla da belirlenir. Doğru saklama koşulları hem lezzetin hem de besin değerinin korunmasını sağlar. Peynirinizi doğru koşullarda saklamak, israfı önlemenin ve güvenli tüketimin de ilk adımıdır. İşte, Muratbey'in desteğiyle hazırlanan kılavuzdan peynirin doğru saklanması ve sunumuyla ilgili faydalı bilgiler:Peyniri doğru saklayın•	Peynirler mutlaka +2°C – +4°C arasında buzdolabında saklanmalıdır.•	Ambalajı açılmamış ürünler raf ömrü boyunca bu sıcaklıkta muhafaza edilmelidir.•	Alışveriş sonrası süt ve süt ürünleri soğuk zincir korunarak yani hep soğuk tutularak, hemen buzdolabına yerleştirilmelidir.•	Peynirler tüketimden hemen önce buzdolabından çıkarılmalıdır.•	Ambalaj açıldıktan sonra peynir mümkün olan en kısa sürede tüketilmelidir.•	Buzdolabının hijyeni çok önemlidir.Ambalajı açılan ürünleri doğru koruyun•	Sert peynirler yağlı kâğıda sarılarak, hava almayacak kapta saklanmalıdır.•	Streç film yerine pişirme/yağlı kâğıt tercih edilmelidir.•	Sofraya çıkan peynirler, buzdolabındaki orijinal ambalajındaki ürünlerle karıştırılmamalıdır.•	Salamura peynirlerin sofradan dönenleri, ayrı kapta ve yeni hazırlanmış tuzlu salamura suyunda saklanmalıdır.•	Peynirleri önceden dilimlemek bozulmayı hızlandırır.•	Peynirler cam, metal veya seramik kapta ya da kendi ambalajında saklanmalıdır.•	Paketi açılan ürünler hızlıca tüketilmelidir.Bulaşmayı önleyin•	Peynirleri çiğ et ve deniz ürünlerinden ayrı saklayın.•	Ayrı bıçak, kesme tahtası ve ekipman kullanın.•	Çiğ ürünlerle kullanılan ekipmanlar peynire değdirilmemelidir.Küf, şişme ve renk değişimine dikkat•	Son tüketim tarihi geçmemiş olsa bile;küflenmiş, şişmiş, rengi veya kokusu değişmiş ürünler tüketilmemelidir.Peynir saklamanın 3 altın kuralıHijyen: Bulaşmayı önleyin.Soğuk: 2–4°C aralığında saklayın.Koruma: Ambalajından çıkarıldıysa hava geçirmeyecek şekilde, kapalı kapta muhafaza edin.Peynir Sunumunda Dikkat Edilmesi GerekenlerServise hazırlarken•	Ellerinizi mutlaka yıkayın.•	Peynir uzun süre oda sıcaklığında bekletilmemelidir.•	Temiz ve kuru bıçak kullanın.•	Peynirler, ambalaj üzerindeki son tüketim tarihine kadar güvenle tüketilebilir.•	Salamuralı peynirlerin fazla tuzunu almak isterseniz sudan geçirilebilirsiniz; uzun süre suda bekletilmemelidir.Kalan peynirleri karıştırmayın•	Sofradan dönen peynirler, orijinal ambalajdaki ürünlerle karıştırılmamalıdır.•	Ayrı kapta buzdolabında saklanmalıdır.•	Salamuralı peynirler tekrar salamura suyuna alınarak muhafaza edilebilir.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 25 Feb 2026 11:45:18 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Abalıoğlu Yağ, Ar-Ge Merkezi Belgesi'ni aldı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/abalioglu-yag-ar-ge-merkezi-belgesini-aldi-7611/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/abalioglu-yag-ar-ge-merkezi-belgesini-aldi-7611/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E4D0F0-DA0E26-844B79-0DBF2E-EF266E-5806C4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşları arasına adını yazdıran Abalıoğlu Yağ; T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Ar-Ge Teşvikleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen değerlendirmeler sonucunda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onaylı Ar-Ge Merkezi Belgesi'ni almaya hak kazandı.&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E4D0F0-DA0E26-844B79-0DBF2E-EF266E-5806C4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşları arasına adını yazdıran Abalıoğlu Yağ; T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Ar-Ge Teşvikleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen değerlendirmeler sonucunda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onaylı Ar-Ge Merkezi Belgesi'ni almaya hak kazandı. Bu onay, şirketin teknoloji, inovasyon ve insan kaynağına yaptığı uzun soluklu yatırımların somut bir göstergesi oldu.Abalıoğlu Yağ; üretim gücü, ihracat atılımları ve nitelikli istihdam yaratma odağıyla hem yurt içinde hem de uluslararası pazarlarda sürdürülebilir büyümesini sürdürürken, Ar-Ge yatırımlarını da stratejik öncelikleri arasında konumlandırıyor. Bakanlık onayıyla birlikte Abalıoğlu Yağ, Ar-Ge faaliyetlerini daha sistematik ve sürdürülebilir bir yapı altında yürüterek; üniversite-sanayi iş birliklerini güçlendirmeyi, katma değerli ürün ve proses geliştirme çalışmalarını hızlandırmayı ve bilimsel üretim odağını derinleştirmeyi hedefliyor.Abalıoğlu Yönetim Kurulu Üyesi Zeynep ABALIOĞLU, "Bu onay, Abalıoğlu Yağ'ın bilim ve inovasyon odaklı vizyonunun güçlü bir teyididir. Ar-Ge Merkezimizle birlikte verimliliğimizi artırmayı, ekiplerimizin akademik yetkinliklerini geliştirmeyi ve üretimde bilimsel yaklaşımı daha da ileri taşımayı amaçlıyoruz. Bu yolculukta emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımıza ve paydaşlarımıza teşekkür ederiz." açıklamalarında bulundu.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 24 Feb 2026 10:14:19 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Nestlé Türkiye'nin lider kadrosunda değişim]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/nestle-turkiyenin-lider-kadrosunda-degisim-1032/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/nestle-turkiyenin-lider-kadrosunda-degisim-1032/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E4C317-40FD91-A535A1-14CD92-A716FF-CA30B4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Koç Üniversitesi İktisat Bölümü mezunu olan Neslihan Kara, Nestlé bünyesindeki 20 yıllık deneyimi boyunca finans alanında Avrupa, Asya, Orta Doğu ve Afrika bölgelerinde farklı görevler üstlendi. Uzun yıllara dayanan uluslararası deneyimiyle Kara, görev aldığı alanlarda stratejik&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E4C317-40FD91-A535A1-14CD92-A716FF-CA30B4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Koç Üniversitesi İktisat Bölümü mezunu olan Neslihan Kara, Nestlé bünyesindeki 20 yıllık deneyimi boyunca finans alanında Avrupa, Asya, Orta Doğu ve Afrika bölgelerinde farklı görevler üstlendi. Uzun yıllara dayanan uluslararası deneyimiyle Kara, görev aldığı alanlarda stratejik çalışmalara liderlik etti. Çalışan bağlılığına verdiği önem ve operasyonel verimliliğe olan katkılarıyla tanınan Kara, yeni görevinde Nestlé Waters &amp; Premium Beverages Türkiye organizasyonunun büyüme ve dönüşüm yolculuğuna liderlik edecek.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 24 Feb 2026 10:11:40 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Trabzon'da ramazanda balığa olan ilgi devam ediyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/trabzonda-ramazanda-baliga-olan-ilgi-devam-ediyor-8792/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/trabzonda-ramazanda-baliga-olan-ilgi-devam-ediyor-8792/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AD82E1-640CBE-EC193D-DA6523-C90A0B-551573.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ortahisar ilçesindeki Moloz mevkisinde yer alan balıkçı tezgahlarında hamsi ve istavrit 100, mezgit 400, çupra 500, levrek 500, somon ve alabalık 300, tirsi ise kilogramı 250 liradan satılıyor.Balıkçı Mehmet Örseloğlu, AA muhabirine, insanların ramazanda da balığa ilgi gösterdiklerini&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AD82E1-640CBE-EC193D-DA6523-C90A0B-551573.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ortahisar ilçesindeki Moloz mevkisinde yer alan balıkçı tezgahlarında hamsi ve istavrit 100, mezgit 400, çupra 500, levrek 500, somon ve alabalık 300, tirsi ise kilogramı 250 liradan satılıyor.Balıkçı Mehmet Örseloğlu, AA muhabirine, insanların ramazanda da balığa ilgi gösterdiklerini söyledi.Balık çeşitlerinin bol olduğunu dile getiren Örseloğlu, &#34;Şu anda satışlarımız iyi. Balık fiyatlarımız uygun, vatandaşlarımız da alıyor.&#34; dedi.Örseloğlu, vatandaşların en çok çupra, levrek, somon ve alabalığa ilgi gösterdiğini kaydetti.Balıkçı Kadir Pınar ise ramazanda genellikle ilk haftadan sonra balığa olan talebin arttığını ifade etti.Balık almaya gelenlerden Emre Yeşilyurt da balığı her zaman tercih ettiklerini belirterek, &#34;Ramazanda da canımız çok çekiyor. Balık bereketli oluyor.&#34; ifadesini kullandı.Halil İbrahim Aydın da balığın Karadeniz mutfağında her zaman yer aldığını dile getirerek, &#34;Balık mevsiminin sonuna doğru yaklaşıyoruz. Bugünleri iyi değerlendirelim, sağlıklı beslenelim istedik. Balık sağlık için çok faydalı olduğundan ramazanda da tercih ediyoruz.&#34; diye konuştu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 22 Feb 2026 13:44:43 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ucuz tatlı alırken bir kez daha düşünün]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ucuz-tatli-alirken-bir-kez-daha-dusunun-6059/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ucuz-tatli-alirken-bir-kez-daha-dusunun-6059/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2A37F5-E68063-62A225-0FA0E6-10A824-151523.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hakan ÖZBAYTürkiye&#39;de son dönemde zirveye tırmanan kira, enerji ve hammadde maliyetleri, geleneksel tatlı ve lokum sektöründe deprem etkisi yaratıyor. Bir yandan azalan ihracat pazarları ve düşen alım gücüyle ayakta kalma mücadelesi veren dürüst esnaf, diğer yandan maliyetleri&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2A37F5-E68063-62A225-0FA0E6-10A824-151523.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hakan ÖZBAYTürkiye&#39;de son dönemde zirveye tırmanan kira, enerji ve hammadde maliyetleri, geleneksel tatlı ve lokum sektöründe deprem etkisi yaratıyor. Bir yandan azalan ihracat pazarları ve düşen alım gücüyle ayakta kalma mücadelesi veren dürüst esnaf, diğer yandan maliyetleri düşürmek adına akılalmaz hilelere başvuran fırsatçılarla aynı pazarda rekabet etmeye zorlanıyor. Hatay doğumlu olan, Eminönü ve Unkapanı&#39;ndaki tesislerinde hem üretim hem de turistik misafir ağırlama faaliyetleri yürüten Mehmet Burak Akyürek, gıda sektörünün perde arkasında yaşanan karanlık tabloyu ve ekonomideki sistemsel çarpıklıkları tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.GIDA BOYALI YER FISTIĞIYLA TÜKETİCİ KANDIRMACASIGirdi maliyetlerinin bir yıl içinde yüzde 500 ila 600 oranında artması, baklava tezgahlarındaki kaliteyi doğrudan vurdu. Geçen yıl 600-700 TL bandında olan Antep fıstığının kilosunun nakit ödemeyle dahi 1300-1400 liralara dayanması, piyasada &#34;merdiven altı&#34; çözümleri tetikledi. Piyasada 300 liraya fıstıklı baklava satıldığını belirten Akyürek, karşılaştığı akılalmaz hileyi şu çarpıcı sözlerle ifade etti:&#34;Geçen gün bir yere gittim, &#39;300 liraya fıstıklı baklava satıyorum&#39; diyor. Üretici olduğumu söyleyip bunu nasıl başardığını, beni buna inandırmasını istedim. Bana verdiği cevap kan dondurucuydu: &#39;Ben oraya Antep fıstığı yazmadım ki, fıstıklı baklava satıyorum&#39; dedi. İşin finalinde kelime oyunu yapıyorlar. Ufak bir gıda boyasıyla yer fıstığını yeşile boyuyorlar, millet de bunu Antep fıstığı sanıp alıyor. İnsanlar ufak bir boya hilesiyle kandırılıyor.&#34;MALİYET ÇIKMAZI İHRACATI SIFIRLADIAkyürek&#39;in açıklamaları, Türkiye&#39;nin ihracatta kan kaybettiği pazarlara da ışık tutuyor. Pandemi döneminde bile Azerbaycan, Dubai ve Almanya başta olmak üzere 11 ülkeye düzenli ihracat yaptıklarını belirten Akyürek, bugün bu ülkelerin hiçbirine ürün gönderemediklerini kaydetti. Rekabet gücünün nasıl eridiğini Suudi Arabistan örneğiyle özetleyen Akyürek, şunları söyledi:&#34;Biz burada iyi bir baklavayı üretmek için 1300-1400 TL maliyet harcıyoruz, satmak için 1600-1700 TL dememiz gerekiyor. Ancak Arabistan&#39;da aynı baklavayı 100 Riyale, yani yaklaşık 900 TL&#39;ye satıyorlar. Demek ki orada 600-700 lira bandında üretebiliyorlar. Biz düne kadar bir paket lokumu 10-15 liraya mal edip ihraç ederken, şu an sadece boş kutunun maliyeti 22 lira, bez çantanın maliyeti 36 lira oldu. İçine lokum koymadan maliyet 56 liraya çıkıyor. Kira 100 bin liradan 250 bin liraya, elektrik faturası 5 bin liradan 50 bin liraya fırladı. Turistlere ve yurt dışındaki misafirlere bu maliyet artışlarını anlatamıyoruz. Çekle çalışma devri de rekor seviyedeki karşılıksız çek patlaması yüzünden kapandı, piyasada nakit dönmüyor.&#34;TARIMDA KOMİSYONCULAR KALDIRILSINGıda enflasyonunun temelinde yatan en büyük sorunun aracı kurumlar ve komisyoncular olduğuna dikkat çeken Akyürek, devletin tarım politikalarında radikal bir adım atması gerektiğini savundu. Tarlada 3-10 lira olan bir mandalinanın veya biberin büyükşehirlere gelene kadar 100 liraya çıkmasının sistemin bir defosu olduğunu belirterek çarpıcı bir çözüm önerisi sundu:&#34;Aradaki firmalar, büyük marketler kendi aralarında fatura kese kese fiyatı şişiriyorlar. Devletimizin her şeye gücü yetiyor. Halleri kapatıp devlete bağlasınlar. Komisyoncuları aradan çıkarsınlar. Üreticiden malı bizzat devlet alıp kendi lojistiğiyle esnafa, manava ulaştırsın. Tarlada 10 lira olan ürün, devletin yol masrafı ve cüzi bir karıyla İstanbul&#39;da bize 20-25 liraya gelsin. Biz 90 liraya maliyetlendirilmiş domatesi almak zorunda kalırsak, tüketici de ucuza yiyemez.&#34;TURİZMDE HANUTÇULUK VURGUNUEkonomiyi sarsan bir diğer etkenin ise turizm bölgelerindeki yüksek komisyon oranları (hanutçuluk) olduğunu dile getiren Akyürek, tur rehberlerine ve şoförlere yüzde 50-60&#39;lara varan hak ediş ödendiğini belirtti. Bu durumun fiyatları suni olarak fahiş seviyelere çektiğini vurgulayan Akyürek, &#34;Sapanca gibi bölgelerde çok büyük sıkıntılar var. 2 bin liralık balı 8 bin liraya satıp yarısını şoföre veriyorlar. Turist Eminönü ve Mısır Çarşısı&#39;ndaki dürüst esnaf yerine, rehberlerin daha çok komisyon aldığı yüksek fiyatlı, kalitesiz yerlere götürülüyor. Turizm Bakanlığı ve TÜRSAB&#39;ın el ele verip bu komisyon tavanlarına, acentelerin sabit tarifelerine ve niteliksiz turizmcilere bir standart getirmesi şart. Türkiye&#39;yi tanıtırken dürüst esnafın hakkı yenmemeli&#34; dedi.HATAY&#39;IN TAMAMEN AYAĞA KALKMASI 2031&#39;İ BULURAslen Hataylı olan ve depremin ilk gününden itibaren 750 araçlık ve 47 motosikletli bir konvoyun koordinasyonunu üstlenerek memleketinde arama-kurtarma ve yardım faaliyetlerine katılan Akyürek, bölgedeki son duruma dair sahadan gerçekçi değerlendirmeler yaptı. Devletin yeni hastaneler, otoyollar, tüneller ve altyapı projeleriyle bölgede muazzam bir çalışma yürüttüğünü belirten Akyürek, sürecin büyüklüğüne dikkat çekerek şunları söyledi:&#34;Mehmet Öntürk Başkanımız ve Valimiz parti gözetmeksizin muhteşem bir birlik ve beraberlik tablosu çiziyor. Kurum Bakanımız şehri adeta aslına uygun şekilde ilmik ilmik işliyor. Meclis binasının, Habibi Neccar Camii&#39;nin yeniden ışıklandığını görmek bizi yeniden doğmuş gibi hissettirdi. Ancak yıkım o kadar büyük ki, &#39;bir iki sene içinde tamamen biter&#39; demek hayal ürünü olur. Şehrin ana hatları bitse de iç kısımları duruyor. Benim sahadaki öngörüme göre, Hatay&#39;ın tamamen eski işleyişine dönmesi ve şantiyelerin bitmesi en az 5-6 yıl daha, yani 2031&#39;i bulacaktır.&#34;Önümüzdeki ilk seçimlerde Hatay&#39;dan milletvekili adayı olmayı planladığını da sözlerine ekleyen Akyürek, siyasetin halkın içinden gelenlerle yapılması gerektiğini belirterek, &#34;Doktorlar kendi mesleğini yapmalı, belediye başkanları ve vekiller esnafın, halkın içinden çıkmalı. Çünkü halkın, üreticinin ve ticaretin gerçek yarasını en iyi esnaf bilir. Bizim makam derdimiz yok, şahsi meselemiz olan memleketimize, ülkemize fayda sağlama derdimiz var&#34; diyerek açıklamalarını noktaladı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 22 Feb 2026 02:30:39 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Birlikten Lezzet Doğar" ile Ramazan'ın bereketini bir kez daha paylaşıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/birlikten-lezzet-dogar-ile-ramazanin-bereketini-bir-kez-daha-paylasiyor-224/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/birlikten-lezzet-dogar-ile-ramazanin-bereketini-bir-kez-daha-paylasiyor-224/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_25C425-C978B3-C77394-A2C1A9-E1FC43-677979.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin En Sevilen* ve En Teknolojik** Online Yemek Sipariş Markası Yemeksepeti, Kızılay iş birliğiyle gelenekselleşen "Birlikten Lezzet Doğar" projesini bu Ramazan ayında da hayata geçiriyor. 2023 yılında yaşanan deprem felaketinin ardından başlayan ve bu yıl dördüncü kez düzenlenen&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_25C425-C978B3-C77394-A2C1A9-E1FC43-677979.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin En Sevilen* ve En Teknolojik** Online Yemek Sipariş Markası Yemeksepeti, Kızılay iş birliğiyle gelenekselleşen "Birlikten Lezzet Doğar" projesini bu Ramazan ayında da hayata geçiriyor. 2023 yılında yaşanan deprem felaketinin ardından başlayan ve bu yıl dördüncü kez düzenlenen proje, toplumsal dayanışmayı sürdürülebilir bir iyilik hareketine dönüştürüyor. Kullanıcılar, Yemeksepeti üzerinden verecekleri İftar Menüsü ve Çorba siparişleriyle, tüm Türkiye'deki Kızılay aşevleri aracılığıyla ihtiyaç sahiplerinin sofralarına konuk olacak ve paylaşmanın keyfini yaşatacak.2023'ten bugüne sürdürülebilir dayanışma6 Şubat 2023'te meydana gelen ve tüm Türkiye'yi yasa boğan deprem felaketinin hemen ardından bölge halkına destek olmak amacıyla başlatılan proje, aradan geçen yıllarda düzenli bir yardım geleneğine dönüştü. Yemeksepeti, afetin gerçekleştiği günden bu yana her Ramazan ayında projenin kapsamını genişleterek, yardımlaşmanın sürdürülebilir bir sorumluluk olduğu bilinciyle hareket ediyor. Kampanya, sadece dönemsel bir destek olmanın ötesine geçerek toplumsal dayanışmanın en güzel örneklerinden biri olarak istikrarını koruyor.Destek menüleriyle sofralar kuruluyorYemeksepeti kullanıcıları, "Birlikten Lezzet Doğar" projesi kapsamında iki farklı menü seçeneğiyle bağışta bulunabiliyor. Kullanıcılar, 240 TL değerindeki İftar Menüsü veya 50 TL değerindeki Çorba seçeneklerinden dilediklerini sepetlerine ekleyerek, ihtiyaç sahiplerinin sıcak bir öğüne ulaşmasına katkı sağlıyor.Kızılay aşevleriyle Türkiye genelinde iftar bereketiToplanan destekler, Kızılay'ın Türkiye genelindeki yaygın ve köklü aşevi ağı aracılığıyla ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacak. Başta depremden etkilenen illerimizdeki vatandaşlarımız olmak üzere, ülke genelindeki ihtiyaç sahipleri, Kızılay'ın titizlikle yürüttüğü operasyon sayesinde iftar sofralarında buluşacak.Yemeksepeti ve Kızılay, "Birlikten Lezzet Doğar" hareketiyle Ramazan ayı boyunca yardımlaşma ve paylaşma duygularını pekiştirirken, teknoloji ve iyiliğin gücünü bir kez daha aynı sofrada buluşturuyor. Tüm Yemeksepeti kullanıcıları, platform üzerinden kolayca erişebilecekleri bu menülerle, mesafeleri aşarak tanımadıkları sofralara bereket katmaya ve keyiflerin yerine gelmesine vesile olmaya davet ediliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 21 Feb 2026 14:13:44 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kadın kooperatifi dünya pazarına açılmayı hedefliyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kadin-kooperatifi-dunya-pazarina-acilmayi-hedefliyor-7547/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kadin-kooperatifi-dunya-pazarina-acilmayi-hedefliyor-7547/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B66A25-B30A15-2ADD2D-16D27C-F36A4D-46651F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bu yıl 5&#39;incisi düzenlenen Halkbank Üreten Kadınlar Yarışması&#39;nda ödüller, geçen hafta Uluslararası İstanbul Finans Merkezi&#39;nde düzenlenen törenle sahiplerini buldu.Türkiye&#39;de üretici kadınların başarı hikayelerini gündeme taşıyarak kadın girişimcilik ekosistemini&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B66A25-B30A15-2ADD2D-16D27C-F36A4D-46651F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bu yıl 5&#39;incisi düzenlenen Halkbank Üreten Kadınlar Yarışması&#39;nda ödüller, geçen hafta Uluslararası İstanbul Finans Merkezi&#39;nde düzenlenen törenle sahiplerini buldu.Türkiye&#39;de üretici kadınların başarı hikayelerini gündeme taşıyarak kadın girişimcilik ekosistemini desteklemeyi, üretici kadınları cesaretlendirmeyi ve büyümelerini sağlamayı amaçlayan yarışma kapsamında 6 kategoride ödül verildi. Yarışmada Kadın Kooperatifi Kategorisi&#39;nde birincilik ödülü, Hemdem Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifinin oldu.- 10 kadınla başlayan üretim, 45 kadın istihdamıyla devam ediyorKooperatifin Kurucu Ortağı Yasemin Sayılgan, AA muhabirine yaptıkları çalışmaları ve gelecek hedeflerini anlattı.Hemdem&#39;in, 2021 yılında İstanbul&#39;un Sultanbeyli ilçesinde kurulduğunu ve 10 kadınla üretime başladığını dile getiren Sayılgan, şu an 45 kadına istihdam sağlandığını belirtti.Sayılgan, ev hanımı kadınları esnek çalışma saatleriyle istihdama dahil ettiklerini bildirerek, &#34;Kadınlar, kendilerine uygun olan zamanda mutfağa girerek üretim yapıyor. Hem ekonomik kazanç sağlıyor hem de sosyalleşiyorlar.&#34; dedi.Üretimin yanı sıra yaklaşık 200 kadına gastronomi ve girişimcilik alanında eğitim verdiklerine işaret eden Sayılgan, bu eğitimlere halihazırda 500 kadının daha başvuruda bulunduğunu söyledi.- El yapımı ve katkısız ürünler hazırlanıyorSayılgan, kooperatif bünyesindeki profesyonel mutfakta üretim yapan kadınların, el yapımı ve katkısız birçok ürün hazırladığını, bu ürünlerin başında içli köfte, elmalı ve dolgulu kurabiyeler, su böreği, salata çeşitleri, reyhan şerbeti ve limonatanın geldiğini belirtti.Çevrim içi platformlar aracılığıyla ülke geneline satış yaptıklarını anlatan Sayılgan, özellikle kendilerine özgü tarifle hazırladıkları kurabiyelerle yurt dışı pazarlara açılmayı hedeflediklerini dile getirdi.Sayılgan, geçen yıl bir Avrupa Birliği (AB) projesi kapsamında finansman desteği aldıklarını belirterek, &#34;Verilen destekle bir kurabiye makinesi aldık. Bu kapsamda ülke içinde çok talep gören elmalı ve dolgulu kurabiyelerimizi, yurt dışı pazarlara satmayı hedefliyoruz. Kurabiyelerimizi kendi reçetemizle hazırlıyoruz, bu ürünü paketli hale getirdiğimizde uluslararası satış da yapmak istiyoruz.&#34; diye konuştu.- Kadın istihdamının fazla olması ve &#34;sosyal fayda&#34; ödül getirdiHalkbank tarafından düzenlenen yarışmada elde ettikleri başarının kendilerini oldukça memnun ettiğini söyleyen Sayılgan, yarışma sürecinde birçok aşamadan geçtiklerini, üç gün boyunca girişimcilik ve sosyal medya kullanımı gibi çeşitli alanlarda eğitimler aldıklarını bildirdi.Sayılgan, bu aşamaların ardından 5 Şubat&#39;ta jürinin önüne çıktıklarını aktararak, &#34;Kadın istihdamımızın fazla olması, etkin bir sosyal fayda sağlamamız, doğal, katkısız ürünler üretmemiz ve ciromuzun yüksek olması nedeniyle ödüle layık görüldük.&#34; ifadesini kullandı.Yarışma sonucunda 750 bin liralık destek aldıklarını dile getiren Sayılgan, bu destekle, İstanbul&#39;da yeni bir satış noktası açmayı planladıklarını söyledi.Sayılgan, Sultanbeyli Belediyesi&#39;ne kendilerine verdiği destekten dolayı da teşekkür ederek, yerel yönetimlerin kadın kooperatiflerine desteğinin, sürdürülebilir üretim için önemli olduğunu kaydetti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 21 Feb 2026 12:26:01 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türkiye'nin en ucuz pidesi Gaziantep'te]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-en-ucuz-pidesi-gaziantepte-4296/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-en-ucuz-pidesi-gaziantepte-4296/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2AC269-65DDEE-DFB610-AE1DF8-C0BF67-ECB6C5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Pideler, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da aynı gramajda ve aynı fiyat olan 20 TL'den satışa sunuldu. İftar sofralarının vazgeçilmezi olan Ramazan pideleri, bereketi ve paylaşma kültürünü simgeleyen özel lezzetiyle sofralardaki yerini alacak. Haydi Ekmek Büfeleri, Ramazan ayına özel&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2AC269-65DDEE-DFB610-AE1DF8-C0BF67-ECB6C5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Pideler, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da aynı gramajda ve aynı fiyat olan 20 TL'den satışa sunuldu. İftar sofralarının vazgeçilmezi olan Ramazan pideleri, bereketi ve paylaşma kültürünü simgeleyen özel lezzetiyle sofralardaki yerini alacak. Haydi Ekmek Büfeleri, Ramazan ayına özel olarak üretilen pideleri vatandaşlarla buluşturacak.&nbsp; Bereket, paylaşım ve aynı sofrada buluşmanın simgesi olan pideler, 350 gram olarak hazırlanacak. Böylece vatandaşlar, uygun fiyatla kaliteli ve taze pideye ulaşma imkânı bulacak.ÖZENLE HAZIRLANAN PİDELER FİYAT ARTIŞI YAPILMADAN SUNULACAKGaziantep Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı Haydi Ekmek Fabrikası'nda özenle hazırlanan pideler, fiyat artışı yapılmadan, hijyen kurallarına uygun ve el değmeden üretilecek. Üretim sürecinde kalite ve sağlık standartlarına azami özen gösterilirken, pidelerin tazeliği ve lezzeti ön planda tutulacak. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, halkın hijyenik şartlarda üretilen kaliteli ekmeğe uygun fiyatlarla erişimini sağlamak için Haydi Ekmek Fabrikası kurdu. Türkiye'nin en modern fabrikalarından biri olan ve İstanbul, Ankara ve Bursa'dan sonra en büyük 4'üncü ekmek fabrikasında üretilen ekmekler, Haydi büfelerinde halka sunuluyor. Ekmeğe el değmeden üretim yapılırken 120 bin günlük ekmek üretimi kapasitesiyle çalışmasını sürdürüyor. Fabrika ihtiyaç duyulması halinde kapasitesi arttırabilecek.&nbsp;VATANDAŞTAN HİZMET İÇİN TEŞEKKÜRHaydi Büfe'den alışveriş yapan ve iftarı için ekmek alan Osman Kalkan, "Haydi Marketler ilk çıktığından beri ailem ve ben alışveriş yapıyoruz. Aynı kalitede ürünü daha uygun fiyata almak bizim için çok iyi. Ramazan Pidesinde ilk aradığımız tabii ki de arayışımız ilk kaliteli ve uygun olması. Bu fiyatlarla satılması bizim için cazibeli oluyor. Bu pidenin 20 TL olması gerçekten bizim için bir avantaj. Belediye yetkililerine teşekkür ediyorum. Tek ricamız daha fazla istiyoruz" diye konuştu.&nbsp;Celal Kozbaş ise Ramazan hazırlıklarına değinerek şunları söyledi: "Ramazan hazırlıklarında ekmek fiyatlarını yakından takip ederiz. Uygun fiyata kaliteli ekmeği gide oradan alırız. Geçen senede olduğu gibi bu yılda Ramazan Pidesi'nin 20 TL olması çok iyi. Vatandaşların beğeneceği bir durum. Çok teşekkür ederiz."Mehmet Kartal ise şöyle konuştu: Nerede ucuzsa oradan alıyoruz. Diğerlerine göre 5-6 lira daha ucuz. Fiyatlar bize göre çok makul. Geçen seneden beri aynı fiyattan alıyoruz. Başkan Fatma Şahin'e teşekkür ediyorum ayrıyeten.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 21 Feb 2026 02:59:54 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Baklavalı ve Kadayıflı Sundae McDonald's'ta]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/baklavali-ve-kadayifli-sundae-mcdonaldsta-3330/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/baklavali-ve-kadayifli-sundae-mcdonaldsta-3330/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A459F6-1E50BF-99DE63-0158E3-ED86E6-8A4C4B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ramazan'da en çok tercih edilen şerbetli tatlılar arasında yer alan tel kadayıf ve Antep fıstıklı baklava lezzetleri, McDonald's Türkiye'nin her yaştan misafirinin favorileri arasında bulunan Sundae ile bir araya geliyor. Geleneksel tatlıların damakta bıraktığı nefis tadı kendine özgü&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A459F6-1E50BF-99DE63-0158E3-ED86E6-8A4C4B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ramazan'da en çok tercih edilen şerbetli tatlılar arasında yer alan tel kadayıf ve Antep fıstıklı baklava lezzetleri, McDonald's Türkiye'nin her yaştan misafirinin favorileri arasında bulunan Sundae ile bir araya geliyor. Geleneksel tatlıların damakta bıraktığı nefis tadı kendine özgü dokunuşla Sundae ile buluşturan McDonald's Türkiye, iki yeni ürünüyle herkesi farklı bir deneyime çağırıyor.Çıtır doku ve eşsiz aroma, Sundae ile buluştuTel kadayıfın çıtır dokusu ve Antep fıstıklı baklavanın eşsiz aroması, serinletici Sundae lezzetiyle bir araya gelerek iftar sonrası için keyifli bir alternatif oluşturuyor. Tel Kadayıflı Sundae ve Antep Fıstıklı Baklavalı Sundae, Ramazan ayı boyunca McDonald's Türkiye restoranlarında tatlı severleri bekliyor.Zengin içerik, uygun fiyat: McHesaplı İftar Menüleriİki yeni Sundae lezzeti, Ramazan'a özel McHesaplı İftar Menüleri'nde de yer alıyor. 325 TL'lik seçenekte McChicken Menü; 5'li Çıtır Soğan, Antep Fıstıklı Baklavalı veya Tel Kadayıflı Sundae, su ve hurma ile birlikte sunuluyor. 350 TL'lik seçenekteyse Double Köfte Burger Menü'ye 5'li Çıtır Soğan, Antep Fıstıklı Baklavalı veya Tel Kadayıflı Sundae, su ve hurma eşlik ediyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 20 Feb 2026 02:46:08 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ramazan'da da iyi yemeğin adresi Tavuk Dünyası]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ramazanda-da-iyi-yemegin-adresi-tavuk-dunyasi-9729/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ramazanda-da-iyi-yemegin-adresi-tavuk-dunyasi-9729/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E539C4-1C13CC-214E9E-18FF58-1EEA73-B60570.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'de "fast-casual" restoran deneyiminin öncü markalarından Tavuk Dünyası, Ramazan boyunca sıcak ve keyifli bir iftar alternatifi sunuyor. 19 Şubat–19 Mart 2026 tarihleri boyunca geçerli olacak özel Ramazan Menüsü; çorba, sevilen tavuk lezzetlerinden biri, içecek ve sudan oluşan&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E539C4-1C13CC-214E9E-18FF58-1EEA73-B60570.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'de "fast-casual" restoran deneyiminin öncü markalarından Tavuk Dünyası, Ramazan boyunca sıcak ve keyifli bir iftar alternatifi sunuyor. 19 Şubat–19 Mart 2026 tarihleri boyunca geçerli olacak özel Ramazan Menüsü; çorba, sevilen tavuk lezzetlerinden biri, içecek ve sudan oluşan doyurucu bir iftar deneyimi sunuyor. Misafirler isterlerse menülerini Fındıklı Fırın Sütlaç ile de tamamlayabiliyorlar.&nbsp;Tavuk Dünyası, lezzeti ve keyfi bir araya getiren yaklaşımıyla bu özel dönemde de misafirlerine unutulmaz bir iftar deneyimi sunuyor. Ramazan Menüsü kapsamında Domates Çorbası ve Mercimek Çorbası seçenekleri sunulurken; Bi' Köri, Bi' Margarita, Cafe de Paris Soslu Tavuk, Chili Lokumu, Fülfül, Kekiklim, Közlüce, Kremantar, Şefin Tavası ve Tavuk Teriyaki gibi en çok tercih edilen tavuk lezzetleri iftar sofralarına eşlik ediyor.&nbsp;Ramazan Menüsü yalnızca restoran içi siparişlerde geçerli olacak ve rezervasyon gerekliliği olmayacak.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 20 Feb 2026 02:45:10 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Hedef 3 yılda 100 milyon dolar yatırımla bin mağazaya ulaşmak]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/hedef-3-yilda-100-milyon-dolar-yatirimla-bin-magazaya-ulasmak-9383/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/hedef-3-yilda-100-milyon-dolar-yatirimla-bin-magazaya-ulasmak-9383/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_919BDD-1572E0-422CDA-6B95F5-42A2D7-B64C40.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dinçerler Group, Türkiye ve dünya kahve ve gıda pazarındaki stratejik konumunu, gelecek hedeflerini ve yeni kurumsal yapılanmasını duyurdu. Grup, 2012 yılında Gloria Jean&#39;s Coffees ile başlayan yolculuğunda bugün 4 marka, kavurma tesisi, merkez mutfak ve bin 5 yüz çalışana ulaşan&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_919BDD-1572E0-422CDA-6B95F5-42A2D7-B64C40.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dinçerler Group, Türkiye ve dünya kahve ve gıda pazarındaki stratejik konumunu, gelecek hedeflerini ve yeni kurumsal yapılanmasını duyurdu. Grup, 2012 yılında Gloria Jean&#39;s Coffees ile başlayan yolculuğunda bugün 4 marka, kavurma tesisi, merkez mutfak ve bin 5 yüz çalışana ulaşan entegre bir ekosistem haline getirdi. Büyümesini son 3 yılda 25 milyon dolarlık üretim, lojistik ve teknoloji yatırımlarıyla destekleyen grup, yeni doğan ancak kasları onlarca yıllık tecrübeyle sıkılaşmış bu yapıyla küresel bir oyuncu olma kararlılığını vurguladı.Grubun dönüşüm yolculuğunu aktaran Dinçerler Group Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Mehmet Dinçerler, "Dünya devi markaların temsilcisi olmanın yanı sıra, bu devlerin arkasındaki asıl gücü, yani kurduğumuz entegre ekosistemi Dinçerler Group çatısı altında bir araya getirdik" dedi. 23 yaşında bir girişimci olarak Türkiye'nin potansiyeline olan inancıyla attığı adımın bugün dev bir ekosisteme evrildiğini ifade eden Dinçerler, şu değerlendirmede bulundu: "Temsilcisi olduğumuz dünya markalarının yanına kendi kurduğumuz SuperCoff gibi markaları da ekleyerek tüm iştiraklerimizi tek bir kurumsal şemsiye altında topladık. Bu yeni yapılanmayla büyümek için çok daha güçlü ve vizyoner bir temel oluşturduk."Dünyadaki en büyük Gloria Jean's pazarı TürkiyeGrubun amiral gemisi Gloria Jean's Coffees, Türkiye'de 50'den fazla şehirde 240 şubeye ulaşarak, markanın 30 ülkeyi kapsayan küresel ağındaki en büyük oyuncu konumuna yükseldi. 2025 yılında ulaştığı 36 milyon bardaklık satış hacmiyle pazardaki konumunu güçlendiren marka, grubun operasyonel gücünün de bir yansıması konumunda. Benzer bir başarıyı New York'un ikonik markası Magnolia Bakery ile de sürdüren grup, Türkiye'de 10'a ulaşan mağaza sayısını 2027'de ikiye katlamayı ve markayı buradan yurt dışı pazarlara açmayı hedefliyor.Türkiye'nin operasyonel mükemmeliyette ulaştığı noktaya dikkat çeken Dinçerler, "Dünyadaki en büyük Gloria Jean's pazarı olmamız ve Magnolia Bakery'nin ABD dışındaki en başarılı temsilciliğini yürütmemiz, kurduğumuz sistemin global başarısının en somut kanıtıdır" açıklamasında bulundu.SuperCoff ile İngiltere çıkarması geliyorBerlin'in alternatif ruhundan ilham alan ve Z kuşağını hedefleyen yeni nesil yaşam biçimi markası SuperCoff, grubun küresel vizyonunun bayrak taşıyıcısı olarak konumlanıyor. Berlin'in kozmopolit merkezi Mitte'de açılan iki şubenin ardından kısa sürede yoğun franchise talebi alan marka, 3 yıl içinde Avrupa genelinde 50 şubeye ulaşmayı planlıyor.Mehmet Dinçerler, SuperCoff'un bir kahve zinciri olmanın ötesinde, müzikten tasarıma kadar gençliğin ritmini yakalayan bir 'üçüncü mekân' niteliği taşıdığını belirterek, "Berlin'deki laboratuvar sürecimizin ardından bir sonraki durağımız Londra olacak" duyurusunu yaptı.3 bin tonluk kapasite hedefiyle 25 ülkeye kahve üretimi gerçekleştiriyorDinçerler Group ekosisteminin endüstriyel kalbi olan Dinçerler Roastery, yıllık 3 bin ton kahve işleme kapasitesi hedefiyle, hem grubun tüm markalarına ait mağazaların hem de Gloria Jean's'in dünya genelindeki 25 ülkesinin kahve tedarikini doğrudan sağlıyor. Bu üretim gücünü 1.500 metrekarelik son teknoloji merkezi mutfağı ve lojistik ağıyla destekleyen grup, tarladan bardağa tüm süreci kendi denetiminde tutuyor.Dijitalleşmenin stratejik önemine değinen Dinçerler, "Geleceğin ticaretini bugünden kurguluyoruz. Satışlarımızın yüzde 30'unu mobil kanallardan yönetmeyi hedefleyen kapsamlı bir dijital dönüşümün tam merkezindeyiz" dedi.Yeni kahve markasıyla perakende kanallara girecekGrup, üretim gücünü ve kahve uzmanlığını yeni markası BlueBean ile profesyonel kanal çözümlerine ve perakende pazarına taşıyor. Yüzde 100 Arabica çekirdekleriyle nitelikli kahve deneyimini dijital kanallar ve küresel pazaryerleri üzerinden doğrudan evlere ve işletmelere ulaştırmayı hedefleyen marka, grubun B2B alanındaki agresif büyüme stratejisinin de temsilcisi konumunda.&nbsp;BlueBean'in dijital ticaret vizyonunu vurgulayan Mehmet Dinçerler, "Roastery tesisimizdeki endüstriyel gücümüzü BlueBean ile dijitalin hızıyla birleştiriyoruz. Hedefimiz en seçkin Arabica harmanlarımızı profesyonel bir çözüm ortağı kimliğiyle hem işletmelerin hem de bireysel kahve severlerin erişimine sunmak" değerlendirmesinde bulundu.Fast food'a yeni markayla girecekMehmet Dinçerler, 2026 yılını küresel ve yerel ekonomideki dengelenme sürecine paralel bir &#34;hazırlık yılı&#34; olarak gördüklerini ifade ederek, grubun gelecek projeksiyonlarını paylaştı: "Önümüzdeki üç yıl içerisinde toplam 100 milyon dolar yatırım yapmayı ve bu süreçte fast food sektörüne de girerek tüketicileri yeni nesil bir deneyimle tanıştırmayı hedefliyoruz. 2029 vizyonumuz doğrultusunda tüm operasyonumuzda toplam bin mağazaya ve en az 6 güçlü markaya sahip dev bir ekosistem olmayı amaçlıyoruz. Dinçerler Group olarak üretimimizle, teknolojimizle ve vizyonumuzla Türkiye'den dünyaya uzanan bir yaşam stili ekosistemi inşa etmeye, girişimci ruhumuzu küresel bir kurumsal akılla birleştirerek sınırları aşmaya devam edeceğiz."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 19 Feb 2026 02:53:23 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Gastronomi sektör Antalya'da buluştu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gastronomi-sektor-antalyada-bulustu-9338/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gastronomi-sektor-antalyada-bulustu-9338/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A9959F-6A99A1-5BFF27-65833B-3CFAAA-C30D7D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Gastronomi sektörünün geleceğine eğitim ve yenilikçi fikirlerle yön vermek amacıyla gerçekleştirilen forum, Kundu Turizm Merkezi&#39;ndeki bir otelde başladı.&#34;Xchange-Değişim&#34; temasıyla düzenlenen forum, Türkiye&#39;nin 57 şehrinden, 100&#39;ün üzerinde üniversiteden gelen&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A9959F-6A99A1-5BFF27-65833B-3CFAAA-C30D7D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Gastronomi sektörünün geleceğine eğitim ve yenilikçi fikirlerle yön vermek amacıyla gerçekleştirilen forum, Kundu Turizm Merkezi&#39;ndeki bir otelde başladı.&#34;Xchange-Değişim&#34; temasıyla düzenlenen forum, Türkiye&#39;nin 57 şehrinden, 100&#39;ün üzerinde üniversiteden gelen binlerce gastronomi ve aşçılık öğrencisi ile yemek servisi sektörü liderlerini, şefleri, gastronomi uzmanlarını ve akademisyenleri buluşturdu.Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, forumun açılışında yaptığı konuşmada, gastronominin artık bir ülkenin uluslararası marka değerini şekillendiren stratejik bir güç haline geldiğini söyledi.Türk mutfağının küresel algıda hak ettiği yerde olmadığını belirten Özkan, &#34;Türk mutfağı uluslararası algıda hala çoğu zaman sadece döner ve kebap parantezine sıkışmış durumda. Oysa bizim anlatacak çok daha büyük, çok daha güzel, çok daha lezzetli hikayelerimiz var.&#34; dedi.Gastronomide hikaye anlatıcılığının ve markalaşmanın önemli olduğunu vurgulayan Özkan, &#34;el lezzeti&#34; ve &#34;anne eli değmiş&#34; gibi kültürel kavramların dünyada eşsiz bir karşılığı olduğunu kaydetti.Üniversite bünyesinde Türkiye&#39;de bir ilk olarak Coğrafi İşaretleri Uygulama ve Araştırma Merkezi&#39;ni kurduklarını hatırlatan Özkan, &#34;Coğrafi işaretler sadece bir tescil değil, bir milletin hafızası, emeği ve kimliğidir.&#34; diye konuştu.Yelten tarhanası ve Side narı için tescil süreçlerini başlattıklarını aktaran Özkan, yerel değerlere sahip çıkılmadığı takdirde bu zenginliklerin korunmasının mümkün olmayacağını bildirdi.Özkan, Akdeniz Üniversitesi olarak gastronomiyi kültürel mirasın bir parçası ve sürdürülebilir turizmin temel taşı olarak gördüklerini ifade etti. Bu alanı bilimsel çalışmalarla güçlendirmeyi ve gençlerin destekçisi olmayı kararlılıkla sürdüreceklerini vurgulayan Özkan, forumun Türkiye&#39;nin gastronomi ekosistemine değer katması temennisinde bulunarak, organizasyonda emeği geçen tüm paydaşlara teşekkür etti.- Forumla 15 bin öğrenciye ulaştıkCulinary Forum Kurucusu Murat Aslan ise bir hayalle yola çıktıkları etkinliğin dördüncü yılına ulaşmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.Gastronomi turizmini genç nesillere aktarmayı öncelikli hedef olarak belirlediklerini ifade eden Aslan, &#34;Gastronomi turizmini mümkün olduğunca öğrenciye dokunduracağız. Tahminim 2026 Culinary Forum&#39;dan sonra toplamda 15 bin öğrenciye en azından bir bilgi vermiş olacağız.&#34; dedi.Forum kapsamında gastronomi alanında konferans ve paneller düzenlenirken, lezzet tadım stantlarında aşçılar hünerlerini sergiledi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 17 Feb 2026 15:32:11 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[3. kez "En İyi Müşteri Memnuniyeti Sağlayan Marka" seçildi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/3-kez-en-iyi-musteri-memnuniyeti-saglayan-marka-secildi-370/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/3-kez-en-iyi-musteri-memnuniyeti-saglayan-marka-secildi-370/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_668D3F-00D05B-1CCC37-89BDF2-71D2A4-702C15.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'de "fast-casual" restoran deneyiminin öncü markalarından Tavuk Dünyası, Şikayetvar'ın bu yıl 11'incisini düzenlediği "Mükemmel Müşteri Memnuniyeti Başarı Ödülleri"nde (A.C.E Awards) Fast-Casual kategorisinde üst üste üçüncü kez en büyük ödül olan Diamond Ödül'e&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_668D3F-00D05B-1CCC37-89BDF2-71D2A4-702C15.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'de "fast-casual" restoran deneyiminin öncü markalarından Tavuk Dünyası, Şikayetvar'ın bu yıl 11'incisini düzenlediği "Mükemmel Müşteri Memnuniyeti Başarı Ödülleri"nde (A.C.E Awards) Fast-Casual kategorisinde üst üste üçüncü kez en büyük ödül olan Diamond Ödül'e layık görüldü. Marka, Müşteri Deneyim Endeksi sonuçlarına göre bir kez daha "En İyi Müşteri Memnuniyeti Sağlayan Marka" seçilerek, misafir geri bildirimlerini merkeze alan yaklaşımını tescillemiş oldu.Şikayetvar tarafından yıl boyunca gerçekleştirilen 1,5 milyonu aşkın müşteri memnuniyeti anketi baz alınarak hazırlanan değerlendirmede; şikâyet yönetimi, çözüm hızı ve müşteri memnuniyet oranı gibi temel kriterler belirleyici oldu. Tavuk Dünyası, geçtiğimiz iki yılda olduğu gibi bu yıl da kategorisindeki en yüksek puanı alarak müşteri deneyimi süreçlerindeki istikrarını koruduğunu gösterdi.Ödüle ilişkin mutluluğunu dile getiren Tavuk Dünyası CMO'su Ceylan Özmen, "Sektörümüzün müşteri memnuniyeti alanındaki en önemli göstergelerinden biri olan Diamond Ödülü'ne üst üste üçüncü kez layık görülmekten mutluluk duyuyoruz. Bu başarı, misafirlerimizin beklentilerini dinleme ve bu geri bildirimleri hizmet kalitemize yansıtma konusundaki kararlılığımızın bir sonucudur. Tavuk Dünyası olarak, tüm operasyonel süreçlerimizin merkezine misafirlerimizi koymaya ve onlara sunduğumuz deneyimi her geçen gün geliştirmeye devam edeceğiz. Bu süreçte emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımıza ve bize güvenen misafirlerimize teşekkür ederiz" dedi.&nbsp;&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 17 Feb 2026 14:02:07 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ramazana özel seçkin lezzetler ve deneyimler]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ramazana-ozel-seckin-lezzetler-ve-deneyimler-2129/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ramazana-ozel-seckin-lezzetler-ve-deneyimler-2129/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A27ECC-DC74C9-DF0C6E-7093BC-FDE4C9-3553F5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çırağan Sarayı'nın ihtişamlı atmosferinde, Osmanlı ve Türk mutfağının mirasını modern dokunuşlarla harmanlayan ödüllü Tuğra, Ramazan ayı boyunca iftar sofralarını köklü gastronomi geleneğiyle buluşturmaya devam ediyor. Michelin Guide Tavsiye Listesi'nde yer alan, servis mükemmeliyetiyle&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A27ECC-DC74C9-DF0C6E-7093BC-FDE4C9-3553F5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çırağan Sarayı'nın ihtişamlı atmosferinde, Osmanlı ve Türk mutfağının mirasını modern dokunuşlarla harmanlayan ödüllü Tuğra, Ramazan ayı boyunca iftar sofralarını köklü gastronomi geleneğiyle buluşturmaya devam ediyor. Michelin Guide Tavsiye Listesi'nde yer alan, servis mükemmeliyetiyle öne çıkan ve Gault&amp;Millau tarafından "Outstanding Tables" kategorisinde üç şapkayla ödüllendirilen restoran; geniş iftar menüsüyle misafirlerini adeta ziyafet şölenine davet ediyor.&nbsp;İftar yemeği geleneksel Ramazan sofralarının vazgeçilmezlerini bir araya getiren iftariyeliklerle başlıyor. İftariyeliklerde; sahine, Antep zeytin piyazı, mercimek fava, muhammara, zeytinyağlı tabağı, gavurdağı salatası, şarküteri tabağı ile bal ve kaymak gibi lezzetler öne çıkıyor. Menü, Mardin kırmızı mercimeği ve naneli tereyağıyla hazırlanan Çeşm-i Nigar çorbası seçenekleriyle devam ederken; sumaklı yoğurtla sunulan lahana dolması, paçanga böreği, içli köfte ve pideli köfte gibi ara sıcaklar da misafirlere sunuluyor.&nbsp; Ana yemeklerde ise klasikler öne çıkıyor. Saray mutfağının ikonik tariflerinden biri olan hünkâr beğendi, yumuşak dokusu ve uzun saatler boyunca ağır ateşte pişirilmesiyle kış sofralarının en güçlü anlatılarından birini oluşturan, keşkek eşliğinde sunulan kuzu incik ve köklü pişirme geleneklerini çağdaş bir zarafetle bir araya getiren, patates püresiyle tamamlanan tas kebabı, iftar sofrasında misafirlerin tercihine sunuluyor. Saray pastanesinden taze taze çıkmış sıcak pideler ise iftar boyunca sofranın yıldızlarından oluyor. Finalde ise masaya kişiye özel tadımlık servis edilen kazandibi, güllaç, helva, kalburabastı, revani, kaymaklı ekmek kadayıfı, fırın sütlaç, ayva tatlısı ve Saray'daki baklava odasında Gaziantepli baklava şefleri tarafından özenle hazırlanan el açması fıstıklı baklavalar gibi lezzetler klasik bir tatlı şöleni yaşatıyor. Misafirler, iftar yemeklerine özel olarak kurulan benzersiz tatlı büfesinde yer alan, hepsi el yapımı leziz tatlılardan da arzu ettiklerini seçebiliyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 17 Feb 2026 02:31:32 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ünlü şeflerin Ramazan sofraları Foods Digitale'de]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/unlu-seflerin-ramazan-sofralari-foods-digitalede-8327/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/unlu-seflerin-ramazan-sofralari-foods-digitalede-8327/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6CBCA1-17BE26-C0C44A-495151-E336CA-2D77CD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Derginin kapağında ise Zeytinburnu'nun kalbinde, yüzyılların izini taşıyan, yalnızca ekmek pişen bir yapı değil; ateşin, emeğin ve hafızanın aynı çatı altında buluştuğu çok özel bir mekânı Tarihi Merkezefendi Fırını her yönüyle ele alınıyor.&nbsp;Foods Digitale Şubat&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6CBCA1-17BE26-C0C44A-495151-E336CA-2D77CD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Derginin kapağında ise Zeytinburnu'nun kalbinde, yüzyılların izini taşıyan, yalnızca ekmek pişen bir yapı değil; ateşin, emeğin ve hafızanın aynı çatı altında buluştuğu çok özel bir mekânı Tarihi Merkezefendi Fırını her yönüyle ele alınıyor.&nbsp;Foods Digitale Şubat sayısında köşe yazarlarının Ramazan'a özel yazıları dikkat çekiyor. Gastronomi tarihi yazarı Rıza Sönmez, 1. Dünya Savaşı'nın Osmanlısında İftar başlıklı yazısında Ramazan ritüllerini kaleme alırken, TV programcısı Mesut Yar ise "Eski Ramazanlar diye bir şey yok. Çünkü eskimeye inanmayanlardanım. Belki silikleşebilir ama yeni gelenin o konturları yeniden canlandıracağını bilmek de inanç haresinin kudret çeşmesidir" diye kaleme alıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 16 Feb 2026 15:39:39 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türk şefler yurt dışında Türk lezzetlerini tanıtıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-sefler-yurt-disinda-turk-lezzetlerini-tanitiyor-5478/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-sefler-yurt-disinda-turk-lezzetlerini-tanitiyor-5478/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0F2E4A-21864C-DD7F96-03005E-CEDA09-51E936.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yerel mutfağı küresel bir dile dönüştürmek, bilgiyi deneyimle buluşturmak ve gastronomiyi sürdürülebilir bir geleceğin parçası haline getirmek amacıyla 4 yıldır Antalya&#39;da düzenlenen Culinary Forum, bu yıl da 100&#39;den fazla üniversiteden gelecek öğrencileri, gastronominin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0F2E4A-21864C-DD7F96-03005E-CEDA09-51E936.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yerel mutfağı küresel bir dile dönüştürmek, bilgiyi deneyimle buluşturmak ve gastronomiyi sürdürülebilir bir geleceğin parçası haline getirmek amacıyla 4 yıldır Antalya&#39;da düzenlenen Culinary Forum, bu yıl da 100&#39;den fazla üniversiteden gelecek öğrencileri, gastronominin uzmanlarıyla bir araya getirecek.Bu yıl &#34;Xchange - Değişim&#34; temasıyla hazırlanan forum, 17-18 Şubat&#39;ta Kundu Turizm Merkezi&#39;ndeki bir otelde gerçekleştirilecek.Türkiye&#39;nin önde gelen şeflerinden Murat Aslan, Akdeniz Üniversitesi Gastronomi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Adem Arman ve gastronomi alanında uzun yıllar kurumsal iletişim çalışmaları yürüten Selcan Karaburun tarafından hayata geçirilen forum, mutfakta yetişen yeni kuşaklarla, bilgiyi üreten akademiyi ve deneyimi taşıyan şefleri aynı zeminde buluşturacak.Geçen yıl 7 bin gastronomi ve aşçılık öğrencisi, akademisyen, şef ve sektör profesyonelini ağırlayan forum, bu yıl yaklaşık 10 bin kişilik katılımla çok daha geniş bir gastronomi buluşmasına ev sahipliği yapacak.- &#34;Gastronomide güzel çalışmalar var ama aşmamız gereken daha yol var&#34;Culinary Forum Kurucusu ve Big Chefs Restoran Grubu Mutfak Koordinatörü Murat Aslan, AA muhabirine, genç gastronomi profesyonellerini yalnızca iyi birer aşçı olarak değil, mutfağını, ürününü ve hikayesini dünyaya taşıyabilecek donanımlı temsilciler olarak da yetiştirmeyi hedeflediklerini söyledi.Gastronominin bugün artık sadece lezzet değil, kültür, ekonomi ve markalaşma meselesi haline geldiğini ifade eden Aslan, Culinary Forum&#39;un, yerel mutfağı küresel bir dile dönüştürmeyi, bilgiyi deneyimle buluşturmayı ve gastronomiyi sürdürülebilir bir geleceğin parçası haline getirmeyi amaçladığını bildirdi.Her yıl forumda gastronomi ile kültürü, tarihi, turizmi konuştuklarını anlatan Aslan, &#34;Aldığımız sonuçlar bizi mutlu ediyor. Amacımıza, yapmak istediklerimize ulaştığımızı düşünüyoruz. İnşallah daha da büyüyeceğiz.&#34; dedi.Gastronominin turizmdeki payının her geçen yıl arttığına işaret eden Aslan, &#34;UNESCO Yaratıcı Şehirler ağında gastronomide 3 şehrimiz var, Gaziantep, Hatay ve Afyonkarahisar, devamı daha da gelecek. Türkiye&#39;de Michelin Yıldızlı restoranların olması önemli. Kültür ve Turizm Bakanı&#39;mızın turizmden gelmesi önemli, çalışmalara değer veriyor. Güzel çalışmalar var ama aşmamız gereken daha yol var.&#34; diye konuştu.Aslan, yurt dışından Türkiye&#39;ye Gaziantep&#39;teki bir yemeği tatmak için turist getirebilmenin önemli olduğunu belirtti. Bunun için de pazarlamanın çok iyi olması gerektiğinin altını çizen Aslan, en iyi yemeği yaparken pazarlama faaliyetlerini de unutmamak gerektiğini vurguladı.Yurt dışında çalışan Türk şeflerin de Türk lezzetlerini orada tanıtması ve yemeği yaparken Türkiye&#39;deki ürünleri kullanması yönündeki çalışmaların da önemli bir pazarlama tekniği olduğunu anlatan Aslan, şunları söyledi:&#34;Türkiye gastronomisi sektörel meslek anlamında yurt dışında oldukça ileride. Çünkü çok fazla şef arkadaşımız, kardeşimiz var, dünyanın her yerinde çalışıyor. Londra&#39;da Türk mutfağında yediği yemeği beğenen bir İngiliz ya da herhangi bir milletten birisi, o lezzeti tatmak için Türkiye&#39;ye gelmek isteyecektir. Yapacağı harcama da uçak biletinden başlıyor, konaklamayla devam ediyor. Esnafa da katkıda bulunuyor, alışveriş yapıyor. Tarihimizi, kültürümüzü görüyor. Bu açıdan gastronomi turizmini kültür ve tarihle de bir paket halinde sunmak gerekiyor.&#34;Aslan, bugün pek çok ülkede Türk restoranları ve Türk aşçıları görmenin mümkün olduğunu sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 16 Feb 2026 11:38:49 +0300]]></pubDate>
</item>
</channel>
</rss>