<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">

<channel>
<title><![CDATA[Analiz Gazetesi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/]]></link>
<description><![CDATA[Son 100 Haber Rss - Sanayi]]></description>
<language>tr-tr</language>
<generator>Analiz Gazetesi</generator>
<lastBuildDate><![CDATA[Mon, 11 May 2026 12:22:36 +0300]]></lastBuildDate>
<item>
<title><![CDATA["Enflasyonla mücadeledeki kararlılığı sonuna kadar destekliyoruz"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/enflasyonla-mucadeledeki-kararliligi-sonuna-kadar-destekliyoruz-8214/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/enflasyonla-mucadeledeki-kararliligi-sonuna-kadar-destekliyoruz-8214/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E5BEAB-B38F57-E3E980-933D4E-2629A8-25C944.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ASO Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı, Oda meclis üyelerinin katılımıyla, Antalya&#39;da bir otelde yapıldı.Ardıç, toplantının açılışındaki konuşmasında Anneler Günü&#39;nü kutladı.ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın enerji fiyatlarını yüzde 60 düzeyinde yukarı çektiğine&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E5BEAB-B38F57-E3E980-933D4E-2629A8-25C944.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ASO Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı, Oda meclis üyelerinin katılımıyla, Antalya&#39;da bir otelde yapıldı.Ardıç, toplantının açılışındaki konuşmasında Anneler Günü&#39;nü kutladı.ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın enerji fiyatlarını yüzde 60 düzeyinde yukarı çektiğine işaret eden Ardıç, &#34;Yarın sabah ne olacağını bilmiyoruz. Navlun ve sigorta maliyetlerini yükseltti, tedarik zincirlerinde yeni kırılmalar yarattı. Oluşan belirsizlik, sanayicimizin üretim maliyetini, enerji, ham madde, ara malı ve teslimat süreleri üzerinden de artırdı.&#34; diye konuştu.- &#34;Ekonomi programının reel sektör ayağı desteklenmeli&#34;Enflasyonla mücadeledeki kararlılığı sonuna kadar desteklediklerini dile getiren Ardıç, &#34;Ancak bu mücadelenin üretim, yatırım, istihdam ve ihracat kapasitesini zayıflatmadan yürütülmesi için ekonomi programının reel sektör ayağının güçlü tamamlayıcı adımlarla desteklenmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur.&#34; değerlendirmesinde bulundu.Ardıç, dünyada savaşların, jeopolitik çatışmaların, enerji şoklarının ve lojistik kırılmaların yaşandığına değinerek, şu ifadeleri kullandı:&#34;Savaşlar artık sadece cephede sonuç doğurmuyor, sigorta primlerinde, navlun fiyatlarında, ihracatçının teslim süresinde, enerji faturalarında, merkez bankalarının kararlarında sonuç doğuruyor. Bu durum, doğrudan sanayicimizin maliyetini ve KOBİ&#39;mizin nakit akışını olumsuz etkiliyor. Sorun geçici bir fiyat artışı değildir, küresel ekonominin güven kaybetmesidir.&#34;Teknoloji üreten, veriye hakim olan ve karbon yükümlülüklerine uyan ülkelerin bu süreçte öne çıkacağını vurgulayan Ardıç, Avrupa Birliği&#39;ne (AB) karbon ayak izi için ödenecek ek verginin demir çelikten alüminyuma, çimentodan gübreye, elektrikten hidrojene kadar pek çok alanı etkilediğinin altını çizdi.- &#34;Yapay zekadan geri kalmanın bedelini pazar kaybıyla ödeyeceğiz&#34;Yapay zeka ve bu alanda yaşanan gelişmelere de değinen Ardıç, yapay zekanın tüm iş model ve süreçlerini kökten değiştirdiğine dikkati çekti.Bu dönüşümün gerisinde kalmanın bedelini yalnızca verimlilik kaybıyla değil, doğrudan pazar kaybıyla ödeyeceklerini ifade eden Ardıç, şunları kaydetti:&#34;Burada çok önemli bir ayrım yapmamız lazım. Muhasebeyi hızlandırmak, raporlamayı kolaylaştırmak elbette önemlidir ama büyük yarış orada değil, üretimin kalbindedir. İşin sırrı teknolojiye erişimde değildir, işin sırrı veri, süreç ve organizasyon kültüründedir. Şunu hiç unutmayalım. Veriyi üretemeyen, süreci ölçemeyen üretimi dönüştüremez, ürünü değere çeviremez. Bugün geldiğimiz noktada, sanayi politikasını artık yalnızca teşvik, kredi ve yatırım yeri ile değil teknoloji, eğitim, finansman, lojistik, enerji, dijital altyapı ve kurumsal kapasiteyle birlikte tasarlamak zorundayız.&#34;- &#34;Türkiye, Avrasya&#39;nın Brezilya&#39;sı değil, Güney Kore&#39;si olmalı&#34;Ardıç, yeni düzende Türkiye&#39;nin önünde tarihi bir tercih durumu olduğuna işaret ederek, şu ifadeleri kullandı:&#34;Brezilya gibi, ham maddeye, iç pazara ve dönemsel büyümeye yaslanan bir ekonomiyle mi yetineceğiz veya Güney Kore gibi teknolojiyi, ihracatı, markayı, verimliliği merkeze alan bir üretim/sanayi gücü mü olacağız? Konu yalnızca daha çok fabrika kurmak değildir. Asıl belirleyici olan hangi teknolojiyi ürettiğimizdir, ihracatta kilogram başına değerimizi ne kadar yükselttiğimizdir, sanayicimizin küresel rekabette ulaşacağı yüksek konumdur. Bizim tercihimiz çok net olmalıdır. Türkiye, Avrasya&#39;nın Brezilya&#39;sı değil, Güney Kore&#39;si olmak zorundadır.&#34;Pazar, alıcı, standart, teknoloji ve rakip gibi unsurların değişkenliğine dikkati çeken Ardıç, &#34;Bu salondaki ortak fikir şudur. Sanayisizleşme riskinin önünde duracağız.&#34; dedi.- &#34;Yüksek teknoloji ligine sıçrama yapamıyoruz&#34;Yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayisi ihracatı içindeki payının yıllardır yüzde 4 civarında sabit kaldığını dile getiren Ardıç, şöyle devam etti:&#34;2025 sonu itibarıyla bu pay yüzde 3,8&#39;dir. Yani yüksek teknoloji, ihracat yapımızın merkezine yerleşemedi. Orta-yüksek teknolojide görece olumlu bir tablo var. Otomotiv, makine, elektrikli ekipman, kimya ve savunma sanayisinde ciddi bir kapasite oluşturduk. Orta-yüksek teknolojinin imalat ihracatımız içindeki payı 2025&#39;te yüzde 43,5&#39;e yükseldi. Yani orta-yüksek teknoloji liginde güçleniyoruz ama yüksek teknoloji ligine geçişte beklenen sıçramayı yapamıyoruz.&#34;- &#34;Ankara&#39;mızın 18,5 milyar dolarlık toplam ihracatının yaklaşık üçte biri savunmadan&#34;Ankara sanayisinin mevcut durumu hakkında da görüşlerini paylaşan Ardıç, savunma sanayisi, üniversiteler, teknoparklar, organize sanayi bölgeleri, kamu kurumları ve yüksek teknoloji kabiliyetlerinin aynı şehirde buluşmasının Ankara için büyük bir avantaj olduğunu belirtti.Ardıç, söz konusu avantajları oluşturan aktörlerin ise birbirlerine temas etmediklerini vurgulayarak, kentin üretim gücü ve yenilik kapasitesinin geliştirilmesi adına bu aktörlerin ortak çalışmaları gerektiğini ifade etti.Savunma sanayisinin Ankara&#39;nın taşıyıcı kolonlarından olduğuna işaret eden Ardıç, şu değerlendirmede bulundu:&#34;Ankara&#39;mızın 18,5 milyar dolarlık toplam ihracatının yaklaşık üçte biri savunmadan gelmektedir. Şehrimizde savunma sanayimiz için çalışan 50 bin nitelikli mühendis ve teknik personel, hem üretimimizin hem AR-GE yoğunluğumuzun kalbindedir. Bu doğal avantajı daha büyük bir fırsata dönüştürebilmemiz için savunma alanındaki ileri malzeme, yapay zeka, sensör, otonom sistem, siber güvenlik, test altyapısı ve AR-GE yetkinliğini, enerji, medikal cihaz, raylı sistemler, tarım teknolojileri, otomotiv elektroniği ve makine sektörlerine de aktarmamız şarttır.&#34;Konuşmasının ardından Ardıç, 2025&#39;teki faaliyetleri nedeniyle öne çıkan 5 komiteye &#34;Yılın Komitesi&#34; ödüllerini takdim etti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 11 May 2026 12:22:36 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanayide eski konfor dönemi bitti]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayide-eski-konfor-donemi-bitti-5519/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayide-eski-konfor-donemi-bitti-5519/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6B673A-F374A5-591CE0-A3243C-85C23C-6B8C09.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mustafa DENİZTürkiye'de sanayicinin zorlu bir dönemden geçtiğini ifade eden Güral, geçmişte daha rahat hareket edilen ekonomik koşulların artık bulunmadığını dile getirerek, "Maliyetler ciddi şekilde yükseldi. Bazı sektörler çok zorlanıyor. Eskiden alışık olunan performans ortamı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6B673A-F374A5-591CE0-A3243C-85C23C-6B8C09.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mustafa DENİZTürkiye'de sanayicinin zorlu bir dönemden geçtiğini ifade eden Güral, geçmişte daha rahat hareket edilen ekonomik koşulların artık bulunmadığını dile getirerek, "Maliyetler ciddi şekilde yükseldi. Bazı sektörler çok zorlanıyor. Eskiden alışık olunan performans ortamı artık yok ama buna rağmen herkes üretmeye, ihracat yapmaya ve borcunu ödemeye devam ediyor" dedi.İhracatta "çok ülkeye satış" söyleminin gerçeği tam yansıtmadığını belirten Güral, ihracatın büyük bölümünün belirli pazarlarda yoğunlaştığını söyledi. Kendi şirketlerinin ihracatının yaklaşık yüzde 80'inin belli ülkelere yapıldığını ifade eden Güral, Avrupa pazarındaki durağanlığa dikkat çekti. Avrupa'da yeni yatırımların azaldığını, daha çok yenileme odaklı bir ekonomi oluştuğunu belirten Güral, "Bugün en hareketli pazarlar Amerika, Afrika ve Orta Doğu. Oralarda ciddi bir büyüme potansiyeli var" diye konuştu.Yaklaşık 230 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdiklerini söyleyen Güral, düşük katma değerli üretim yerine kilogram değeri yüksek ürünlere odaklandıklarını vurguladı.Klasik büyüme modeli sona erdiGrup bünyesinde yaklaşık 4 bin 600 kişinin çalıştığını belirten Güral, bunların 1500'ünün turizm, yaklaşık 3 bininin ise sanayi tarafında görev yaptığını ifade etti. Seramik sektörünün emek, enerji ve sermaye yoğun bir alan olduğunu kaydeden Güral, klasik yöntemlerle büyüme döneminin sona erdiğini söyledi.Teknoloji ve farklılaşmanın önemine dikkat çeken Güral, "Artık herkesin yaptığı işi yaparak büyüyemezsiniz. Teknolojiyle fark yaratmanız gerekiyor. Pazarda ayrışmanın yolu buradan geçiyor" dedi.Amerika'da da operasyon yürüttüklerini belirten Güral, burada kurdukları satış merkezinde torununun görev yaptığını anlattı.Turizm sanayiye göre daha kolayDaha sonra turizm sektörüne girdiklerini belirten Güral, şehir otelciliği tecrübelerinin bu süreçte etkili olduğunu söyledi. Sanayinin çok daha zor bir alan olduğunu ifade eden Güral, "Üretim, satış, tahsilat ve finansman ayrı ayrı mücadele gerektiriyor. Turizmde ise müşteri ödemesini çıkarken yapıyor" diye konuştu.Bugün grup cirosunun yaklaşık üçte birinin turizmden, üçte ikisinin ise sanayiden geldiğini aktaran Güral, aile yapısının iş hayatındaki başarı açısından belirleyici olduğunu söyledi.Ayrılık bize yeni enerji verdiAile şirketlerinin ayrılma sürecine de değinen Güral, kardeşleriyle yollarını ayırmalarının yaklaşık yedi yıl sürdüğünü belirtti. Sürecin sonunda herkesin kendi alanında büyümeye devam ettiğini kaydeden Güral, "Bazen zamanında ayrılmak yeni bir motivasyon yaratıyor" ifadelerini kullandı.Hisarcıklıoğlu'na destek mesajıRifat Hisarcıklıoğlu hakkında da değerlendirmelerde bulunan Güral, mevcut yönetimin devam etmesi gerektiğini düşündüğünü söyledi.Hisarcıklıoğlu'nun iş dünyasında karşılığı olan bir isim olduğunu belirten Güral, uluslararası temsil gücüne dikkat çekti. TOBB seçim sürecinde birlikte yaklaşık 100 oda ve borsa gezdiklerini anlatan Güral, Hisarcıklıoğlu'nun zor dönemlerde mücadeleyi bırakmayan bir profil çizdiğini söyledi.İş dünyası ile siyasetin hassas bir denge gerektirdiğini belirten Güral, Türkiye'nin geleceğinde iş dünyasından gelen temsil kabiliyeti yüksek isimlerin daha fazla rol üstlenmesi gerektiğini ifade etti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 11 May 2026 02:28:20 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Sanayimizi desteklemek amacıyla kapsamlı tedbirler alıyoruz"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayimizi-desteklemek-amaciyla-kapsamli-tedbirler-aliyoruz-8752/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayimizi-desteklemek-amaciyla-kapsamli-tedbirler-aliyoruz-8752/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FB0831-669A81-63A4E6-6D93D8-FD1C8B-0F22D6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şimşek, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, mart ayına ilişkin sanayi üretim endeksi verilerini değerlendirdi.Jeopolitik gelişmelerin yol açtığı belirsizlik ve yüksek enerji fiyatlarının küresel ölçekte ticaret ve talep üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Şimşek, şunları&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FB0831-669A81-63A4E6-6D93D8-FD1C8B-0F22D6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şimşek, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, mart ayına ilişkin sanayi üretim endeksi verilerini değerlendirdi.Jeopolitik gelişmelerin yol açtığı belirsizlik ve yüksek enerji fiyatlarının küresel ölçekte ticaret ve talep üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Şimşek, şunları kaydetti:&#34;İlk çeyrekte sanayi üretimi çeyreklik yüzde 0,2 artarken, eksik çalışma günlerinin de etkisiyle yıllık yüzde 1,3 daraldı. Mevcut küresel konjonktürden en az şekilde etkilenmek ve sanayimizi desteklemek amacıyla kapsamlı tedbirler alıyoruz.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 08 May 2026 17:37:01 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Çayeli Bakır'da güvenlik bir öncelik değil, temel bir değer]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/cayeli-bakirda-guvenlik-bir-oncelik-degil-temel-bir-deger-4954/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/cayeli-bakirda-guvenlik-bir-oncelik-degil-temel-bir-deger-4954/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A0A5ED-6A294C-705379-C37D36-22B7B8-C7B019.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çayeli Bakır, iş sağlığı ve güvenliğini yalnızca bir prosedürler bütünü olarak değil, kurumsal kültürünün temel bir parçası olarak ele alıyor. Sahada kararlılıkla uygulanan politikalar ve çalışanların aktif katılımını teşvik eden yaklaşım, emniyetli çalışma ortamının&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A0A5ED-6A294C-705379-C37D36-22B7B8-C7B019.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çayeli Bakır, iş sağlığı ve güvenliğini yalnızca bir prosedürler bütünü olarak değil, kurumsal kültürünün temel bir parçası olarak ele alıyor. Sahada kararlılıkla uygulanan politikalar ve çalışanların aktif katılımını teşvik eden yaklaşım, emniyetli çalışma ortamının sürdürülebilirliğini sağlıyor. Şirket, her çalışanın güvenlik sürecinin ayrılmaz bir parçası olduğu bilinciyle hareket ederek, bireysel farkındalığı kurumsal refleks haline dönüştürüyor.Bu yaklaşım, sadece fiziksel güvenliği değil, aynı zamanda çalışanların kendilerini ifade edebildiği, riskleri açıkça dile getirebildiği bir iş ortamını ve psikolojik güvenliği de beraberinde getiriyor. İş güvenliğinin ortak bir sorumluluk olduğu anlayışıyla hareket eden Çayeli Bakır, çalışanların bilinçli katkısını teşvik ederek sahada güçlü bir güvenlik kültürü oluşturuyor.Çayeli Bakır, DÜŞÜN! İş Emniyet programı, saha uygulamaları ve çalışanlarının emniyet kültürüne bağlılığı sayesinde 2025 yılını kayıp zamanlı kaza olmadan tamamladı.DÜŞÜN! İş Emniyet Programı iş güvenliği kültürünü güçlendiriyor2023 yılında hayata geçirilen DÜŞÜN! programı, çalışanların işe başlamadan önce olası riskleri değerlendirmelerini, güvenli ekip çalışmasına yönelmelerini ve iş güvenliği farkındalığını içselleştirmelerini teşvik ediyor. Programın hayata geçirilmesinden bu yana yüksek seviyeli hadiseler %55 oranında azaldı. Çalışanların sürece aktif katılımı, iş güvenliği kültürünün gelişimini hızlandırdı. 2025 yılında çalışanlardan gelen 743 öneri, katılımcı ve sürekli gelişen bir güvenlik kültürünün oluştuğunu gösterdi. Ayrıca geçtiğimiz yıl verilen 1.300 saatlik eğitim uygulamalı örneklerle desteklenerek güvenli davranışların kalıcı hale gelmesine katkı sağladı.Tehlikeli İşi Reddetme Politikası ve BİREY Kart uygulaması&nbsp;Çayeli Bakır'da tüm çalışanlar, tehlikeli olduğunu düşündükleri işleri reddetmekle yükümlü. Bu politika, güvenlik kültürünü güçlendirirken çalışanların emniyetli davranışlarını destekliyor. Son 3 yılda "Tehlikeli İşi Reddetme" oranı %30 artış gösterirken, yalnızca 2025 yılında 312 tehlikeli iş reddinin kayda geçmesi bu yaklaşımın etkinliğini ortaya koyuyor.Risk değerlendirmesi süreçlerinde BİREY Kart ile Dur ve Konuş uygulamaları öne çıkıyor. 2025 yılında 61.103 BİREY Kart doldurularak yılda çalışan başına ortalama 194 bireysel risk analizi yapıldı. 13.153 kez Dur ve Konuş uygulaması gerçekleştirildi.Basit bir sohbetin hayat kurtarabileceği yaklaşımıyla geliştirilen Dur ve Konuş uygulaması, çalışanların işle ilgili risk gördüklerinde bu riskler hakkında konuşmalarını ve farkındalıklarını artırmalarını sağlıyor. Ayrıca ekip içi iletişimi de pekiştiriyor.&nbsp;Sahada güvenlik kültürünü güçlendiren çalışan katkısıÇalışan katılımını merkeze alan bu yaklaşım, sahadaki bireysel katkılarla da somut şekilde karşılık buluyor.Vardiya Amiri Abdulkadir Geylani Yalçın, çalışma ortamındaki ve çevredeki tehlike ile riskleri zamanında fark ederek yapılan bildirimlerin olası kaza ve hadiselerin önüne geçilmesine önemli katkı sağladığını vurguladı. "Tehlike Bildirimi" uygulamasının daha emniyetli bir çalışma ortamı oluşturduğunu ifade etti.&nbsp;Tesis Operatörü Ünal Yazıcı ise tehlike bildirimlerinin çalışma güvenliğine aktif katkı sunarken, sahadaki emniyet uygulamalarının temel amacının riskleri ortadan kaldırmak olduğunu belirtti. Yazıcı, herhangi bir tehlike durumunda mobil uygulama üzerinden yapılan bildirimlerin, Çayeli Bakır'da yerleşik hale gelen güçlü emniyet kültürünün bir yansıması olduğunu ve çalışanların birbirini gözetme anlayışının önemli bir parçasını oluşturduğunu dile getirdi.&nbsp;Vardiya Amiri Niyazi Yılmaz "Dur ve Konuş" uygulamasının, risklerin önceden fark edilmesine katkı sağladığını söyledi. Ayrıca bu risklerin ekip içinde değerlendirildiğini ve böylece daha emniyetli bir şekilde çalıştıklarını belirtti.Sahada yaptığı "Dur ve Konuş"lar ile Çayeli Bakır'ın emniyet kültürüne en çok katkı sunanlar arasında yer alan Mobil İş Makineleri Yeraltı Mekanik Teknikeri Emre Fakir de bu uygulamanın bilinçli hareket etme kültürünü geliştirdiğini ve çalışanlar arasındaki iletişimin güçlenmesine katkı sağladığını vurguladı. Ayrıca yapılan bildirimlerin takdir edilmesinin ve ödüllendirilmesinin çalışanları motive ettiğini ifade etti.Kademeli denetimlerle sahada sürekli iyileşmeİş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının sahada etkili biçimde sürdüğünden emin olmak için son 3 yılda 2.710 saha denetimi ve 783 kademeli denetim gerçekleştirildi. Çayeli Bakır yöneticileri ve uzmanları tarafından yapılan bu iç denetimler; iş güvenliği yönetim sisteminin sahadaki etkinliğini ölçüyor ve gelişim fırsatlarını ortaya çıkarıyor.DÜŞÜN! İş Emniyet Programı, yalnızca fiziksel güvenliği güçlendirmekle kalmıyor; çalışanların kendilerini özgürce ifade edebildiği bir iş ortamı oluşturulmasına da katkı sağlıyor. Çalışanların tehlikeli bir durumu bildirmekten ya da tehlikeli olduğunu düşündüğü bir işi reddetmekten çekinmemesi, psikolojik güvenliğin kurum kültürünün bir parçası haline geldiğini gösteriyor. Bu yaklaşım, hem çalışanların karar alma süreçlerine aktif katılımını destekliyor hem de ekip içi güveni ve açık iletişimi güçlendiriyor.Çayeli Bakır, iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarında gösterdiği sürdürülebilir başarıyla sektörde örnek olmaya devam ediyor. Şirket hem çalışanlarına hem de sektöre, güvenli çalışmanın sadece bir hak değil, aynı zamanda ortak bir sorumluluk olduğunu hatırlatıyor.Sayılarla Çayeli Bakır'ın Son 3 Yıllık İş Güvenliği Performansı&nbsp;•	3.330'un Üzerinde DÜŞÜN! İş Emniyet Toplantısı•	853 Tehlikeli İşi Reddetme•	33.395 Dur ve Konuş&nbsp;•	244.413 BİREY Kart Risk Değerlendirmesi•	2.710 Saha Denetimi•	783 Kademeli Denetim]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 08 May 2026 10:53:37 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İSO İhracat Pazarları İklim Endeksi nisanda 50,2 oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/iso-ihracat-pazarlari-iklim-endeksi-nisanda-502-oldu-1615/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/iso-ihracat-pazarlari-iklim-endeksi-nisanda-502-oldu-1615/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E20AEE-8D3754-C23B01-36378F-8BC7D1-EB730C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen İSO Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi&#39;nin nisan sonuçları açıklandı.Endekste eşik değer olan 50&#39;nin üzerinde ölçülen tüm rakamlar ihracat ikliminde iyileşmeye,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E20AEE-8D3754-C23B01-36378F-8BC7D1-EB730C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen İSO Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi&#39;nin nisan sonuçları açıklandı.Endekste eşik değer olan 50&#39;nin üzerinde ölçülen tüm rakamlar ihracat ikliminde iyileşmeye, 50&#39;nin altındaki değerler ise bozulmaya işaret ediyor.Buna göre, martta 50,3 olan Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi, nisanda 50,2'ye geriledi. Endeks, ihracat pazarlarındaki talep koşullarında üst üste 28. kez aylık bazda iyileşmeye işaret etti.Bununla birlikte, nisandaki iyileşme sınırlı kalırken, mevcut büyüme döneminin en düşük oranında gerçekleşti.Nisanda büyümenin iki ana kaynağı, Türk imalat sanayi ihracatının toplamda yüzde 12,5&#39;ini oluşturan ABD ve Birleşik Krallık oldu. Üretim artışı ABD&#39;de bir önceki aya göre hafif ivme kazanırken, Birleşik Krallık&#39;ta martta görülen yatay seyrin ardından yeniden genişleme kaydedildi.Öte yandan, Türkiye&#39;nin en büyük ihracat pazarı olan Almanya&#39;da üretim nisanda yeniden daralma bölgesine geçti. Bu ülkede ekonomik aktivite yaklaşık bir yıldır ilk kez geriledi.Diğer Avro Bölgesi ekonomilerinde de talep koşulları nisanda olumsuz yönde seyretti. Fransa ve İspanya&#39;da üretim azalırken, İtalya&#39;da ekonomik aktivite değişim göstermedi. Hollanda&#39;da imalat sanayi üretimi ise güçlü şekilde arttı.- Suudi Arabistan&#39;da üretim yeniden genişledi, en sert daralma Kuveyt&#39;teBirleşik Arap Emirlikleri&#39;nde (BAE) petrol dışı ekonomik aktivite mart ayına göre güçlendi ancak büyüme düşük hızda seyretmeyi sürdürdü. Suudi Arabistan&#39;da üretim yeniden genişlemeye geçerken, Katar ve Lübnan&#39;da ise daralma hız kesti.Nisan ayının önemli bir bölümünde hava sahası kapalı kalmaya devam eden Kuveyt&#39;te ekonomik aktivite mart ile aynı oranda azaldı. Nisanda PMI kapsamındaki tüm ekonomiler arasında en sert daralma Kuveyt&#39;te gerçekleşti.Bu dönemde en güçlü üretim artışı Uganda&#39;da kaydedilirken, bu ülkeyi Singapur ve Hindistan izledi. Ancak bu ekonomiler, Türkiye&#39;nin imalat sanayi ihracatında nispeten küçük bir paya sahip bulunuyor.Açıklamada sonuçlara ilişkin değerlendirmeleri yer alan S&amp;P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, Orta Doğu&#39;daki savaşın ekonomik etkilerinin nisan ayında dünya genelinde hissedildiğini belirterek, &#34;Buna bağlı olarak ihracat pazarlarında talep artışı yaklaşık iki buçuk yılın en düşük oranında kaydedildi. Savaşın hızlı bir şekilde sona ermesi durumunda dahi önümüzdeki ayların Türk imalat sanayi ihracatçıları açısından zorlu geçmesi bekleniyor.&#34; ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 08 May 2026 10:43:42 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanayi üretimi aylık %0,8 azaldı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-aylik-08-azaldi-7421/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-aylik-08-azaldi-7421/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D0FC4D-F4C347-6ABFEE-A01776-AF80CF-F48FB2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), mart ayına ilişkin sanayi üretim endeksi verilerini açıkladı.Buna göre, söz konusu ayda takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi, geçen yılın aynı ayına kıyasla, yüzde 1,1 azalış kaydetti.Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, martta&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D0FC4D-F4C347-6ABFEE-A01776-AF80CF-F48FB2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), mart ayına ilişkin sanayi üretim endeksi verilerini açıkladı.Buna göre, söz konusu ayda takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi, geçen yılın aynı ayına kıyasla, yüzde 1,1 azalış kaydetti.Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, martta madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi geçen yılın aynı ayına göre yüzde 5,6, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 1,3 azalırken, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 5,8 arttı.Arındırılmamış sanayi üretim endeksinde, yıllık bazda yüzde 3,3 azalış oldu.- Sanayi üretiminde aylık verilerMevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi, söz konusu ayda bir önceki aya kıyasla, yüzde 0,8 azaldı.Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, mart ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 1,6, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 1,1 gerilerken, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 3,9 arttı.TÜİK, bazı ayların verilerinde revizyona gitti.Buna göre sanayi üretim endekslerinin takvim etkisinden arındırılmış yıllık değişim oranları şöyle:Yıllar/AylarOcakŞubatMartNisanMayısHaziranTemmuzAğustosEylülEkimKasımAralık20234-8,80,3-1,40,30,98,33,65,22,622,320241,311,24,4-10-5-3,8-5,1-2,2-2,91,7720251,1-22,32,94,88,14,97,132,12,2-2,12026-1,92,2-1,1]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 08 May 2026 10:27:16 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[TABA-AmCham Savunma Komitesi'ne Serdar Mert Ünsal atandı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/taba-amcham-savunma-komitesine-serdar-mert-unsal-atandi-2899/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/taba-amcham-savunma-komitesine-serdar-mert-unsal-atandi-2899/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0F3C95-FBE792-828E9E-BB59B8-4FD198-E1F23E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinde öncü rol üstlenen Türk-Amerikan İş Adamları Derneği (TABA-AmCham) bünyesinde önemli bir atama gerçekleşti. Ulukartal Holding CEO'su Serdar Mert Ünsal, TABA-AmCham Savunma, Havacılık&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0F3C95-FBE792-828E9E-BB59B8-4FD198-E1F23E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinde öncü rol üstlenen Türk-Amerikan İş Adamları Derneği (TABA-AmCham) bünyesinde önemli bir atama gerçekleşti. Ulukartal Holding CEO'su Serdar Mert Ünsal, TABA-AmCham Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Komitesi Başkan Yardımcılığı görevine getirildi.Küresel rekabetin en yoğun yaşandığı yüksek teknoloji alanlarında iki ülke arasındaki stratejik iş birliklerinin artırılması vizyonuyla çalışmalarını yürütecek olan Serdar Mert Ünsal, yeni göreviyle ilgili yaptığı ilk değerlendirmede sektörün stratejik önemine vurgu yaptı.'TEMEL BİR GÜÇ ÇARPANI'Savunma ve uzay sanayisinin salt bir ticari alan olmanın ötesinde bir ekosistem yarattığını belirten Ünsal, şunları kaydetti:&#34;Savunma, havacılık ve uzay sanayii; yalnızca bir sektör değil, aynı zamanda ülkelerin stratejik bağımsızlığını, teknolojik derinliğini ve küresel rekabet gücünü belirleyen temel bir güç çarpanıdır. Bu alan; ileri mühendislik, yapay zekâ, siber güvenlik ve yüksek katma değerli üretim gibi kritik bileşenleri bir araya getirerek ekonomik kalkınmayı doğrudan etkileyen bir ekosistem oluşturur. Bu bağlamda, TABA-AmCham Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Komitesi Başkan Yardımcılığı görevine layık görülmekten büyük onur duyuyorum.&#34;TABA-AMCHAM YÖNETİMİNE TEŞEKKÜRİleri teknoloji odaklı yatırımların ve sektörel iş birliklerinin her zamankinden daha hayati olduğu bir dönemde bu sorumluluğu üstlenmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Serdar Mert Ünsal, &#34;Başta Başkanımız Sayın Süleyman Ecevit Şanlı olmak üzere, beni bu göreve layık gören tüm TABA-AmCham Yönetim Kurulu üyelerine teşekkürlerimi sunarım.&#34; dedi.Serdar Mert Ünsal'ın yeni göreviyle birlikte komitenin, iki ülkenin savunma ve havacılık sektörleri arasında köprü kuracak projelere ve katma değeri yüksek teknoloji transferi süreçlerine ivme kazandırması bekleniyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 08 May 2026 10:24:16 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sakarya ve Dilovası'na 150 milyon dolarlık paslanmaz çelik yatırımı geliyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sakarya-ve-dilovasina-150-milyon-dolarlik-paslanmaz-celik-yatirimi-geliyor-8926/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sakarya-ve-dilovasina-150-milyon-dolarlik-paslanmaz-celik-yatirimi-geliyor-8926/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_70A881-C4788A-57983A-5FAB39-33294F-3A6645.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye&#39;de biri Kocaeli Dilovası&#39;nda biri de Sivas&#39;ta olmak üzere iki fabrika ile faaliyet gösteren Nikel Paslanmaz Çelik&#39;in Yönetim Kurulu Üyesi Kemal Yalgın, şirketin yatırım planlarını, sektörün mevcut durumunu ve Türkiye'de paslanmaz çelik üretimine yönelik stratejik&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_70A881-C4788A-57983A-5FAB39-33294F-3A6645.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye&#39;de biri Kocaeli Dilovası&#39;nda biri de Sivas&#39;ta olmak üzere iki fabrika ile faaliyet gösteren Nikel Paslanmaz Çelik&#39;in Yönetim Kurulu Üyesi Kemal Yalgın, şirketin yatırım planlarını, sektörün mevcut durumunu ve Türkiye'de paslanmaz çelik üretimine yönelik stratejik hedeflerini paylaştı. Türkiye'nin ikinci büyük paslanmaz çelik servis merkezi ve ihracatçısı konumunda bulunan şirket, yeni yatırımlarla hem kapasitesini artırmayı hem de küresel ölçekte büyümeyi hedefliyor.&nbsp;2025 yılında yaklaşık 200 milyon dolar konsolide ciroya ve 70 milyon dolar ihracata ulaştıklarını belirten Yalgın, 2026 yılı için tüm zorlu koşullara rağmen yüzde 30 büyüme hedeflediklerini açıkladı. Yalgın, "Bulunduğumuz coğrafyada yaşanan gelişmelerin ardından yeniden inşa sürecinde paslanmaz çeliğe olan talebin artacağını öngörüyoruz. Bu da büyüme hedeflerimizi destekleyecek önemli bir unsur." dedi.'TÜRKİYE'DE ENTEGRE ÜRETİM ARTIK KAÇINILMAZ'Türkiye'de paslanmaz çeliğin entegre olarak üretilmediğine dikkat çeken Yalgın, sektörün en kritik ihtiyaçlarından birinin bu alandaki yatırım olduğunu vurguladı.&nbsp;Türkiye'nin paslanmaz çelik tüketiminde dünyada önemli bir konumda bulunduğuna dikkat çeken Yalgın, dünyada en çok paslanmaz çelik kullanan 9'uncu ülke olduğumuzu ifade etti. Yıllık yaklaşık 700 bin tonluk ithalata işaret eden Yalgın, "Bu rakamların 1 milyon ton seviyesine ulaşması halinde Türkiye'de entegre bir paslanmaz çelik tesisinin kurulması ekonomik olarak mümkün hale gelecek. Biz şu anda Türkiye olarak paslanmaz çeliği ülkemizde üretmiyoruz ama tüm amacımız o. Türkiye&#39;de entegre bir paslanmaz çelik üretimi sağlamak istiyoruz. Bu nedenle rakamlar artsın da Türkiye artık iyice sıfırdan paslanmaz çelik üretimi yoluna girsin diye tüketicilere, kullanıcılara her türlü imkanı sağlıyoruz. Şu anda o rakamların çok yakınındayız artık. Ancak bu çok büyük bir yatırım ve bir entegre tesis için gerçekten çelik sektörünün önde gelenlerinin bir araya gelmesi lazım. Mevcut koşullarla Türkiye&#39;de bir kişinin kolay kolay altından kalkabileceği bir yatırım değil.&#34; ifadelerini kullandı.&nbsp;ANTİDAMPİNG VE GÜMRÜK VERGİLERİ SANAYİYİ ZORLUYORPaslanmaz çeliğin birçok sektör için temel ham madde olduğunu hatırlatan Yalgın, mevcut gümrük vergileri ve antidamping uygulamalarının sanayi üzerindeki etkisine dikkat çekti. "Ham maddeye uygulanan yüzde 12 gümrük vergisi zaten başlı başına ciddi bir yük ve paslanmaz çelik kullanan tüm sektörlerin rekabetçiliğini etkiliyor. Bunun üzerine gelen antidamping uygulamaları, özellikle paslanmaz kullanan sektörlerin rekabet gücünü daha da zorluyor, bu tür maliyet artışları zincirleme şekilde tüm üretim ve tüketim süreçlerine yansıyor." diyen Yalgın, beyaz eşya ve endüstriyel mutfak gibi sektörlerde ihracat düşüşlerinin bu etkinin somut göstergesi olduğunu belirtti. Yalgın, ideal senaryonun gümrüklerin sıfırlanması olduğunu ifade etti.ÜÇ BÜYÜK YATIRIM YOLDANikel Paslanmaz, büyüme stratejisi kapsamında üç önemli yatırımı hayata geçirmeye hazırlanıyor. Bu yatırımların merkezinde Türkiye'de kurulacak üretim tesisleri yer alıyor.En büyük yatırımın, Sakarya Ferizli'de hayata geçirilecek yaklaşık 100 milyon dolar değerindeki entegre paslanmaz çelik çubuk üretim tesisi olduğunu belirten Yalgın, "Ergitmeden döküme, sıcak ve soğuk işlemlerden yüzey işlemlerine kadar tüm süreçleri kapsayan bir tesis kuruyoruz. 2028 sonunda devreye almayı hedefliyoruz." dedi.Bunun yanı sıra, yıllık 40-50 bin ton kapasiteli ve yaklaşık 50 milyon dolar yatırım bedeline sahip yassı paslanmaz çelik soğuk haddeleme tesisinin de 2027 sonunda Dilovası&#39;nda devreye girmesi planlanıyor.Yurt dışı yatırımları kapsamında ise İngiltere'nin Manchester/Burnley bölgesinde 4 milyon dolar seviyesinde bir yatırımla 50 bin ton kapasiteli bir paslanmaz çelik servis merkezi kurulacak. Bu merkez, müşterilerin özel ölçü ve yüzey taleplerine hızlı yanıt verecek şekilde konumlandırılacak.&nbsp;İngiltere de Burnley dışında Londra da, Azerbeycan/Bakü, Kazakistan/Almatı, Kuzey Mekodenya/Üsküp&nbsp; bölgelerinde aktif olarak depoları ve 100'ü aşkın personel ve satış ekibi ile faaliyet gösteren firma bu bölgelerde&nbsp; de servis merkezi yatırımlarını geliştirmeyi planlıyor.Şirketin özellikle paslanmaz çelik boru üretiminde önemli bir başarı yakaladığını belirten Yalgın, "Geçmişte tamamen ithal edilen dikişli paslanmaz boru ve profil ürünlerinde bugün ithalatı neredeyse sıfırlama noktasına geldik. Sektördeki diğer firmalarla birlikte 60 milyon dolarlık ithalatın önüne geçtik. Hatta üretim fazlamızı ihraç ediyoruz." diye konuştu.AVRUPA'DAKİ DARALMAYI GÖRDÜ, YENİ PAZARLARA AÇILDIİhracatta Balkanlar, Kuzey Afrika ile Güney Amerika'nın öne çıktığını belirten Yalgın, özellikle uzun ürün grubunda artan talep nedeniyle Güney Amerika pazarına odaklandıklarını ifade etti. Avrupa pazarında ise kota ve tarife engelleri nedeniyle daralma yaşandığını belirten Yalgın, "Geçmişte ihracatımızın yüzde 80'i Avrupa'ya yapılırken bugün bu oran yüzde 20 seviyelerine geriledi. Bu nedenle alternatif pazarlara yönelimimizi hızlandırdık." dedi.Amerika kıtasındaki büyüme planlarına da değinen Yalgın, Brezilya ile başlayan sürecin ABD'ye yapılacak boru ihracatıyla devam edeceğini ifade etti. Batı Afrika'nın da odak pazarlar arasında yer aldığını belirten Yalgın, yurt dışı depo yatırımlarının bu bölgelerde doğrudan ihracatı desteklediğini söyledi.'YATIRIM YAPMAZSANIZ DÜŞERSİNİZ'Zorlu ekonomik koşullara rağmen yatırımlara devam etme kararlılıklarının altını çizen Yalgın, "Bu iş bisiklete binmek gibi; durduğunuz anda düşersiniz. Biz güçlü kadromuza ve bilgi birikimimize güvenerek yatırımlarımıza devam ediyoruz." ifadelerini kullandı.FİNANSMAN PROBLEMİ ÇOK ÖNEMLİ&nbsp;Mevcut ekonomide sanayicinin en önemli problemlerinden birinin yüksek maliyetli finansman olduğuna işaret eden Yalgın, &#34;Bankalar kredi verecek güvenilir sanayici bulmakta çok zorlanacaklar. Ama güvenilir sanayici de artık bu parayı bu maliyetlerle kullanmak istemiyor. Bu dönemde ana sorunlardan biri, özellikle de küçük firmalar için finansa ulaşımın zorluğu. Ama &#39;biz küçük firma değiliz, bize ne&#39; diyecek bir halimiz yok çünkü bizim küçük ve çok değerli müşterilerimiz de var. Dolayısıyla onların refahı bizim refahımız. İkinci problem bu zor ulaşılan finansın pahalılığı, üçüncüsü de işçilik maliyetlerinin dolar bazında çok yükselmesi. Şu anda bizim sektörde işçi başına maliyetler neredeyse yüzde 40 artış gösterdi.&#34; diye konuştu.&nbsp;Yalgın, ABD ile İran arasındaki savaş nedeniyle tedarik problemi yaşanıp yaşanmadığına ilişkin bir soru üzerine, &#34;Bir kesinti olmadı ama navlunlarda ciddi bir artış oldu. Bunun yanında nikel madenine bazı kotalar getirildi ve bir fiyat yükselişi oldu. Şu an bu şekilde etkileniyoruz ama lojistik, ham madde ve tedarik zincirinde bir sıkıntı yaşamıyoruz. Ama tabii yavaşlamalar var. Yine Türkiye&#39;ye bir şekilde ulaşabiliyor fakat İngiltere, diğer bölgeler ve Avrupa&#39;ya biraz daha uzun tutuyor. O aşamada da biz Türkiye olarak biraz daha avantajlı duruma geçtik.&#34; ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 07 May 2026 02:57:19 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Türkiye, bu coğrafyada üretimin ve sanayinin hamisi olma sorumluluğu taşıyor"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-bu-cografyada-uretimin-ve-sanayinin-hamisi-olma-sorumlulugu-tasiyor-2026/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-bu-cografyada-uretimin-ve-sanayinin-hamisi-olma-sorumlulugu-tasiyor-2026/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1C0009-B4B372-7D77B9-D49BE4-360367-B6BE28.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI verisinin nisan ayında 45,7'ye gerilemesinin, imalat sanayinin ikinci çeyreğe kayda değer bir yavaşlamayla başladığına işaret ettiğini belirtti. PMI verisine göre sektördeki&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1C0009-B4B372-7D77B9-D49BE4-360367-B6BE28.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI verisinin nisan ayında 45,7'ye gerilemesinin, imalat sanayinin ikinci çeyreğe kayda değer bir yavaşlamayla başladığına işaret ettiğini belirtti. PMI verisine göre sektördeki yavaşlama eğilimi 25'inci aya ulaşırken; üretimdeki düşüş, salgın sonrası dönemin en belirgin daralma hızlarından birine işaret etti.Bahçıvan değerlendirmesinde, anket katılımcılarının önemli bir bölümünün zayıflamada Orta Doğu'daki çatışmaların etkisine dikkat çektiğini, tedarik zincirlerinde aksamalar ve maliyet baskılarının belirginleştiğini vurguladı."Bugün sanayi cephesindeki zayıflama ile fiyat istikrarı hedefi etrafındaki zorlukların aynı anda yaşanması, ekonomide denge kurmanın ne kadar hassas bir noktaya geldiğini gösteriyor" diyen Bahçıvan, enflasyonla mücadelenin önemine de dikkat çekti:"Enflasyonla mücadeleyi son derece önemli ve vazgeçilmez görüyoruz. Fiyat istikrarı olmadan sanayicimizin uzun vadeli yatırım planı yapması, finansmana sağlıklı erişmesi ve rekabet gücünü koruması mümkün değildir. Ancak bugün geldiğimiz noktada, dezenflasyon sürecinin başarısı için üretim ayağının da güçlendirilmesi gerektiği açıktır.Üretim cephesinde yaşanan yavaşlama ile maliyet baskılarının eş zamanlı seyretmesi, ekonomi politikalarının sanayiyi, istihdamı ve ihracatı koruyan tamamlayıcı adımlarla desteklenmesini zorunlu kılmaktadır. Enflasyonla mücadele ile üretimin korunması birbirinin alternatifi değil; aynı programın iki tamamlayıcı ayağı olarak değerlendirilmelidir.Kalıcı fiyat istikrarına giden yol, üretim kapasitesini zayıflatmadan; verimlilik, teknoloji, finansmana erişim ve öngörülebilirlik başlıklarında sanayicinin desteklenmesinden geçmektedir."Bahçıvan, Orta Vadeli Program'ın mevcut şartlar karşısında üretim hayatının ihtiyaçlarıyla birlikte ele alınması gerektiğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:Orta Vadeli Program'ın (OVP) temel hedefi olan dezenflasyon ve finansal istikrar yönündeki kararlılığı değerli buluyoruz. Ancak ortaya çıkan yeni koşullar; programın üretim hayatını destekleyecek tamamlayıcı adımlarla güçlendirilmesini artık kaçınılmaz hale getirmiştir. Bu güncellemenin, üretim paydaşlarıyla istişare içinde ve sahadaki gerçeklik dikkate alınarak yapılacağına inanıyoruz.Bahçıvan, üç yıldır uygulanan istikrar yaklaşımına en güçlü desteğin üretim kesiminden geldiğini hatırlatarak, sanayinin bu desteği sürdürebilmesi için zamanlamanın kritik olduğunu ifade etti:"Sanayimizin yeniden ivme kazanabilmesi için; finansmana erişimin kolaylaştırılması, maliyet baskılarının hafifletilmesi ve öngörülebilirliğin artırılması büyük önem taşıyor. Aynı zamanda teknolojik dönüşümü hızlandıracak, verimliliği yükseltecek ve yüksek katma değerli üretimi teşvik edecek yapısal adımların gecikmeden devreye alınması gerekiyor.""Bölgesel riskler artarken Türkiye'nin üretim rolü daha da stratejik"Bahçıvan, küresel ve bölgesel gelişmelerin hızla değiştiği bir dönemde Türkiye'nin üretim kapasitesinin yalnızca ekonomik açıdan değil, stratejik açıdan da kritik olduğunu vurguladı:"Bölgesel gerilimlerin tedarik zincirlerini ve maliyetleri etkilediği bu dönemde, Türkiye'nin bu coğrafyada üretimin güvenli limanı olma rolü daha da güçleniyor. Türk sanayisinin rekabet gücünü korumak ve artırmak; bugünün şartlarında stratejik bir zorunluluk haline gelmiştir."İSO olarak her zaman çözümün parçası olduklarını vurgulayan Bahçıvan, "Üretimi merkeze alan, uzun vadeli kalkınma hedefleriyle uyumlu ve reel sektörü güçlendiren yeni bir politika çerçevesinin oluşturulmasını kritik görüyoruz. İSO olarak ilgili tüm paydaşlarla birlikte çalışmaya hazırız" dedi.Bahçıvan, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:"Ekonomi yönetimimizin bu süreci hızlı ve kararlı adımlarla tamamlayacağına, dezenflasyon hedefinden sapmadan sanayimizin rekabet gücünü koruyacak destek mekanizmalarını gecikmeden devreye alacağına güvenimiz tamdır. Türkiye'nin bu coğrafyada üretimin güvenli limanı olma rolünü güçlendirmesi hem ekonomik hem de stratejik bir zorunluluktur."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 06 May 2026 02:58:03 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanayi üretimi yüzde 2.2 azaldı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-yuzde-22-azaldi-1499/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-yuzde-22-azaldi-1499/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CD805D-426049-C6C9C8-A69BBB-3B33D0-9FB3B6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İSO Türkiye İmalat PMI anketinin nisan ayı sonuçları açıklandı.Eşik değer olan 50&#39;nin üzerinde ölçülen tüm rakamların sektörde iyileşmeye işaret ettiği anket sonuçlarına göre, martta 47,9 olan manşet PMI, nisanda 45,7&#39;ye gerileyerek ikinci çeyreğin imalat sanayi faaliyet&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CD805D-426049-C6C9C8-A69BBB-3B33D0-9FB3B6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İSO Türkiye İmalat PMI anketinin nisan ayı sonuçları açıklandı.Eşik değer olan 50&#39;nin üzerinde ölçülen tüm rakamların sektörde iyileşmeye işaret ettiği anket sonuçlarına göre, martta 47,9 olan manşet PMI, nisanda 45,7&#39;ye gerileyerek ikinci çeyreğin imalat sanayi faaliyet koşullarında kayda değer bir yavaşlamayla başladığına işaret etti.İmalat sanayi üretimindeki düşüş, Eylül 2024&#39;te görülen oranla aynı olacak şekilde Kovid-19 salgınından bu yana en yüksek hızda daraldı. Böylece yavaşlama eğilimi 25. aya ulaştı. Anket katılımcılarının önemli bir bölümü, son düşüşün Orta Doğu&#39;daki savaştan kaynaklandığını bildirdi.Toplam yeni siparişler ve yeni ihracat siparişlerindeki düşüş marta göre belirgin şekilde hızlandı. Yeni siparişlerdeki yavaşlamada, enflasyonist baskıların güçlenmesi etkili oldu. Girdi maliyetleri enflasyonu üst üste 5&#39;inci ay artarak Ocak 2024&#39;ten bu yana en yüksek düzeye ulaştı. Nihai ürün fiyatları da iki yıldan uzun bir dönemin en keskin artışını kaydetti.Katılımcıların önemli bir bölümü, savaşa bağlı olarak akaryakıt ve petrol maliyetlerinin arttığını belirtti. Firmalar ayrıca tedarikçilerin teslimat sürelerinde gözle görülür bir artış yaşandığını ifade etti. Tedarikçi performansındaki bozulma Şubat 2023&#39;ten bu yana en yüksek düzeyde gerçekleşti. İmalatçılar, yeni siparişlerdeki düşüşe bağlı olarak istihdam, satın alma faaliyetleri ve stoklarını azaltmayı sürdürdü. Girdi stoklarındaki düşüş son 6 yılın en yüksek hızına ulaştı.- 10 sektörden 9&#39;unda üretim yavaşladıİSO Türkiye Sektörel PMI nisan ayı raporu, Orta Doğu&#39;daki savaşın Türk imalat sektörünün geneli üzerindeki etkilerini ortaya koydu.Anket kapsamında izlenen sektörlerin büyük çoğunluğunda enflasyonist baskılar güçlenirken tedarikçilerin teslimat süreleri neredeyse tüm sektörlerde uzadı. Öte yandan, nisanda üretim ve yeni siparişlerini artıran tek sektör giyim ve deri ürünleri oldu. Bu sektörde gerçekleşen üretim artışıyla 10 aylık daralma süreci sona erdi. Geri kalan 9 sektörün tamamında üretim yavaşladı. Üretimde en belirgin düşüş, bir önceki ay büyüme kaydeden kimyasal, plastik ve kauçuk sektöründe görüldü.Yeni siparişlerde de üretimdekine benzer bir tablo izlenirken en sert gerileme tekstil ürünlerinde yaşandı. Yeni ihracat siparişleri ise yine tekstil öncülüğünde tüm sektörlerde düştü.Giyim ve deri ürünleri ile makine ve metal ürünleri sektörlerinde ihracat kaybı çok sınırlı düzeyde gerçekleşti. Nisanda iş yükünün düşük seyri, takip edilen sektörlerin büyük bölümünün ikinci çeyrek başında istihdam azaltmasına yol açtı. Çalışan sayısı yalnızca giyim ve deri ürünleri ile elektrikli ve elektronik ürünlerde arttı. İstihdamda en belirgin düşüş ise ana metal sanayisinde gerçekleşti.- En ılımlı artış makine ve metal ürünlerinde kaydedildiNisanda maliyet baskıları yaygın bir şekilde güçlendi. 10 sektörden 8&#39;inde girdi fiyatları enflasyonu mart ayına göre artış sergiledi.Maliyetlerde en sert yükseliş, enflasyonun 27 aylık zirveye ulaştığı kimyasal, plastik ve kauçuk sektöründe gerçekleşti. En ılımlı artış ise makine ve metal ürünlerinde kaydedildi.Kimyasal, plastik ve kauçuk sektörü nihai ürün fiyatları enflasyonunda da başı çekti. Nisandaki artış, 4 yılı aşkın bir sürenin en yüksek hızında gerçekleşti. Giyim ve deri ürünlerinde bir önceki ay sabit kalan satış fiyatları nisanda sert bir şekilde yükseldi.Nihai ürün fiyatlarında artışın hız kestiği tek sektör elektrikli ve elektronik ürünler oldu. Ancak bu sektörde dahi enflasyon belirgin düzeyde kaldı. Nisanda tedarikçilerin teslimat süreleri yaygın bir artış eğilimi sergiledi. Tedarikçi performansında iyileşme gerçekleşen tek sektör ana metaller olurken en belirgin bozulma ise Ocak 2022&#39;den bu yana en uzun gecikmelerin yaşandığı tekstil sektöründe kaydedildi.- &#34;Orta Doğu&#39;daki savaşın Türk imalat sektörü üzerindeki etkileri arttı&#34;Açıklamada endekse ilişkin değerlendirmesine yer verilen S&amp;P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, nisanda Orta Doğu&#39;daki savaşın Türk imalat sektörü üzerindeki etkilerinin arttığının gözlendiğini belirtti.Harker, &#34;Firmalar talebin zayıf olduğunu, enflasyonun güçlendiğini ve tedarik zincirlerinde aksamalar yaşandığını bildirdi. Savaşın etkilerinin ne kadar süreceğine ilişkin endişeler, imalatçıların temkinli bir tutum sergileyerek istihdam, satın alma faaliyetleri ve stoklarını azaltmasına yol açtı. Firmalar, önümüzdeki aylarda toparlanmanın yeniden başlaması için savaşın hızlı bir şekilde çözüme kavuşmasını umut ediyor.&#34; değerlendirmesinde bulundu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 04 May 2026 10:19:46 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türkiye'nin ham çelik üretimi yıllık bazda yüzde 5,3 arttı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-ham-celik-uretimi-yillik-bazda-yuzde-53-artti-4625/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-ham-celik-uretimi-yillik-bazda-yuzde-53-artti-4625/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_865C5A-63F682-63D0A3-6E9EB0-4CE683-EF9934.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türk çelik sektörü yılın ilk çeyreğini üretim ve tüketimde artışla tamamladı.Türkiye&#39;nin ham çelik üretimi martta geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 6,4 yükselişle 3,3 milyon tona çıktı. Yılın ilk çeyreğinde de üretim yüzde 5,3 artışla 9,7 milyon tona ulaştı.Nihai&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_865C5A-63F682-63D0A3-6E9EB0-4CE683-EF9934.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türk çelik sektörü yılın ilk çeyreğini üretim ve tüketimde artışla tamamladı.Türkiye&#39;nin ham çelik üretimi martta geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 6,4 yükselişle 3,3 milyon tona çıktı. Yılın ilk çeyreğinde de üretim yüzde 5,3 artışla 9,7 milyon tona ulaştı.Nihai mamul tüketimi ise martta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 20,9 artarak 3,2 milyon ton, yılın ilk çeyreğinde de yüzde 8,9 yükselişle 9,9 milyon ton olarak hesaplandı.- Dış ticaret verileriÇelik ürünleri ihracatı martta, geçen yılın aynı ayına kıyasla miktar yönünden yüzde 5 artışla 1,5 milyon ton, değer yönünden de yüzde 0,5 yükselişle 1 milyar dolar oldu.İhracat, ocak-mart döneminde 2025&#39;in aynı dönemine kıyasla miktar itibarıyla yüzde 6,8 azalışla 3,5 milyon ton, değer itibarıyla da yüzde 9,4 gerileyerek 2,3 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.Çelik ürünleri ithalatı ise martta 2025&#39;in aynı ayına göre miktar yönünden yüzde 38,2 artışla 1,6 milyon ton, değer yönünden de yüzde 23,4 yükselişle 1,1 milyar dolar olarak kayıtlara geçti.İthalat, ocak-mart döneminde de geçen yılın aynı dönemine kıyasla miktar itibarıyla yüzde 2,6 artışla 4,3 milyon tona çıkarken değer itibarıyla yüzde 1,5 azalarak 3 milyar dolara geriledi.Geçen yılın ilk çeyreğinde yüzde 84,5 olan ihracatın ithalatı karşılama oranı, bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 77,8 olarak kaydedildi.- Türk çeliği Avrupa&#39;da görünür hale geldiTÇÜD Genel Sekreteri Veysel Yayan, AA muhabirine, Körfez Bölgesi ve Orta Doğu&#39;daki gerilimlerin küresel tedarik zincirlerini yeniden şekillendirdiğini söyledi.Özellikle Çinli üreticilerin maliyet baskısı nedeniyle siparişler konusunda daha ihtiyatlı davranmalarının Türkiye açısından yeni bir fırsat penceresi araladığına dikkati çeken Yayan, şunları kaydetti:&#34;Coğrafi yakınlık ve kalite avantajı Türk çeliğini Avrupa pazarında daha görünür hale getirdi. Hurda ve enerji fiyatlarındaki hızlı yükseliş ile navlun ve sigorta giderlerindeki artış, üretim maliyetlerini yukarı yönlü baskılarken sektörün rekabet gücünü zorlayan temel unsurlar arasında öne çıktı. Diğer taraftan, Avrupa Birliği tarafından kabul edilen ithalatı sınırlamaya yönelik yeni düzenlemeler, sektörün en önemli gündem maddelerinden biri olarak ön plana çıktı. Çin&#39;in ardından Hindistan ve Endonezya büyümelerini çelik sektöründeki gelişmeler üzerine inşa ettiğini, Birleşik Krallık ise çelik sektörünü kritik sektör ilan ederek kota seviyelerini yüzde 60 düşüreceğini açıkladı. Korumacılığın çelik sektöründe gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere hızla yayıldığı bu dönemde, Türkiye&#39;nin de çelik sektörünü dampingli ithalata karşı daha aktif bir şekilde koruması hayati önem taşıyor.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 01 May 2026 12:46:24 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Türk Telekom, 5G'de kamu ve kurumsal çözümlerle öne çıkıyor"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-telekom-5gde-kamu-ve-kurumsal-cozumlerle-one-cikiyor-7567/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-telekom-5gde-kamu-ve-kurumsal-cozumlerle-one-cikiyor-7567/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7AF356-3DB294-0EFF77-B65FD1-F5F954-BA8261.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bahçıvan, &#34;İSO Meclis Toplantısı&#34;nda yaptığı konuşmada, yarın çok anlamlı ulusal bayramlardan birisinin kutlanacağını anımsatarak, &#34;23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı milli egemenliğe değer verilmesi ve dünyada bir ilk olarak Mustafa Kemal Atatürk tarafından&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7AF356-3DB294-0EFF77-B65FD1-F5F954-BA8261.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bahçıvan, &#34;İSO Meclis Toplantısı&#34;nda yaptığı konuşmada, yarın çok anlamlı ulusal bayramlardan birisinin kutlanacağını anımsatarak, &#34;23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı milli egemenliğe değer verilmesi ve dünyada bir ilk olarak Mustafa Kemal Atatürk tarafından sevgili çocuklara armağan edilmiş olması nedeniyle bizler için çok kıymetli. Ulusal egemenliğimizin sonsuza dek sürmesi, bu topraklar üzerinde kıymetli çocuklarımızın sevgi ve güven içinde yaşaması dileğiyle 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nızı kutluyorum.&#34; diye konuştu.Jeopolitik krizlerin küresel ticaret yollarında tedirgin edici aksamalar yarattığını ifade eden Bahçıvan, böylesi kritik bir dönemde Orta Koridor ve Kalkınma Yolu projeleriyle Türkiye&#39;nin küresel lojistik ağlarının buluştuğu güvenli bir kavşak özelliği kazandığını, dünya ticaretinin Anadolu coğrafyasında lojistik bir buluşmaya hazırlanırken ulaştırma ve iletişim alanındaki vizyoner yatırımlarla Türkiye&#39;nin giderek öneminin arttığını söyledi.Bahçıvan, sanayi ve üretim hayatı için de bu gelişmeleri anlamlı bulurken Türkiye&#39;nin bulut tabanlı ve yazılım odaklı 5G ile buluşmasının gururunu da yaşadıklarını anlatarak, &#34;Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın &#39;Organize sanayi bölgelerinde, limanlarda, büyük tesislerde ve kritik üretim tesislerinde 5G teknolojisi yaygınlaşacak. Bu dönüşüm ise hiç şüphesiz Türkiye&#39;nin yüksek katma değerli üretim kapasitesinde çarpan etkisi oluşturacak.&#39; şeklindeki ifadeleri 5G&#39;nin sanayimiz için taşıdığı değeri veciz bir şekilde ifade ediyor.&#34; diye konuştu.Bölgede yaşanan ve endişeyle takip edilen gelişmeler sonucunda ekonomik görünümün bir kez daha jeopolitik gerilimlerin gölgesi altına girmiş bulunduğuna işaret eden Bahçıvan, son günlerde yoğunlaşan ateşkes ve barış yönündeki çabalar çok kıymetli olsa da taraflar arasındaki derin anlaşmazlıkların iyimserliği sınırlamakta olduğunu kaydetti.- &#34;Orta Koridor ve Kalkınma Yolu&#39;nun önemi daha da artıyor&#34;Erdal Bahçıvan, &#34;Hiç kuşkusuz, en başta insani boyutu nedeniyle bölgemizdeki savaşın bir an önce sona ermesi hepimizin dileği. Bununla birlikte bu süreçten küresel ekonomi, ticaret ve üretim ekosistemi gibi konularda önemli dersler çıkaracağımız da kesin. Zira bundan 6 yıl önce salgınla tanık olduğumuz tedarik zinciri zayıflıkları bu kez de jeopolitik bir krizle yeniden karşımıza çıkıyor.&#34; değerlendirmesinde bulundu.Bölgede deniz trafiğini etkileyen gelişmeler ve ticaret akışına ilişkin artan belirsizliklerin, küresel ticaretin ne kadar hassas geçiş noktalarına bağlı olduğunu açık biçimde ortaya koyduğunu anlatan Bahçıvan, şunları kaydetti:&#34;Üstelik son dönemde yalnızca Hürmüz hattında değil, Kızıldeniz ve Süveyş güzergahında yaşanan aksaklıklar da göstermiştir ki küresel ticarette tekil geçiş noktalarına aşırı bağımlılık artık ciddi bir maliyet ve süre riski üretmektedir. Burada problem sadece petrol fiyatlarının yükselmesi değildir. Esas mesele doğal gaz ve LNG arzından petrokimya ve plastik ham maddelerine, alüminyum ve gübre tedarikinden navlun maliyetlerine, savaş riski sigortalarından teslim sürelerine kadar uzanan çok yönlü baskının sanayimizin üzerine binmesidir.&#34;İSO Yönetim Kurulu Başkanı Bahçıvan, tüm bu gelişmelerin ulaştırma koridorlarının çeşitlendirilmesini artık bir tercih değil, stratejik bir zorunluluk haline getirdiğini belirterek, bu çerçevede Orta Koridor ve Kalkınma Yolu&#39;nun öneminin daha da artmakta olduğunu, bu projeleri yalnızca jeopolitik vizyon başlıkları olarak değil, sanayicinin yükünü kriz dönemlerinde daha güvenli, hızlı ve öngörülebilir biçimde taşıyacak hatlar olarak değerlendirdiklerini söyledi.Üretim, ihracat ve lojistiğin artık birbirinden ayrı düşünülemeyecek alanlar haline geldiğini vurgulayan Bahçıvan, sanayici açısından lojistiğin yalnızca bir taşıma meselesi değil, maliyet yapısını, teslim sürelerini, tedarik güvenliğini ve nihayet rekabet gücünü doğrudan etkileyen temel belirleyicilerden biri olduğunu anlattı.Bahçıvan, Türkiye&#39;nin üç tarafının denizlerle çevrili olduğunu ve deniz yolu taşımacılığından etkin olarak daha fazla yararlanılması gerektiğini dile getirerek, deniz yolu taşımacılığının da demir yolunda olduğu gibi maliyet avantajı sağlamakla kalmadığını, aynı zamanda sağlıklı nakliye ile ürünlerdeki fire oranını da önemli ölçüde düşürdüğünü ifade etti.- &#34;5G&#39;nin Türkiye ekonomisine yaklaşık 100 milyar dolar katkısı hedefleniyor&#34;Bahçıvan, deniz yolu taşımacılığının önemli unsurlarından biri olan limanlar konusunda da Bakanlığın yürüttüğü çalışmaları kıymetli bulduklarını aktararak, &#34;Bununla birlikte, dış ticaret hedeflerimize ulaşabilmek için mevcut limanlarımızın kapasitesinin ve verimliliğinin artırılması, limanların demir yolu ile güçlü bir şekilde entegre edilmesi büyük önem taşımaktadır.&#34; dedi.Dijital dönüşüm ve yapay zeka uygulamalarının başarısı için güçlü bir iletişim altyapısının stratejik bir ön koşul olduğuna dikkati çeken Bahçıvan, yüksek hızlı ve ölçeklenebilir bir altyapı olmadan veri işleme ve yapay zeka çözümlerinin etkin bir şekilde çalışamayacağını, bu nedenle 5G, fiber internet ve veri merkezlerinin bu dönüşümün kritik yapı taşları olduğunu kaydetti.Bahçıvan, şöyle devam etti:&#34;Bu kritik yapı taşlarının başında gelen 5G, 1 Nisan itibarıyla ülkemizde resmen kullanıma açıldı. Ülkemizin üretim gücünü, hizmet kalitesini ve teknolojik rekabetçiliğini bir bütün olarak yükseltecek bu vizyoner adım için Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımıza ve emeği geçenlere çok teşekkür ediyoruz. 5G sanayimizin köklü biçimde yeniden şekillenmesini tetiklemekle kalmayacak, tarımdan ulaştırmaya, enerjiden sağlığa kadar birçok sektörde yepyeni uygulamaların hayata geçirilmesine zemin oluşturacaktır.Üretim sektörlerine tam entegrasyon sağlandığında, 5G&#39;nin 2030 yılına kadar Türkiye ekonomisine yaklaşık 100 milyar dolarlık katkı sunması ve 1,5 milyon nitelikli istihdam yaratması hedefleniyor. Konuya lojistik açıdan baktığımızda, asıl büyük fırsat Türkiye'nin jeostratejik konumuyla 5G&#39;nin kesiştiği noktada yatmakta. Biraz önce değindiğim Orta Koridor ve Kalkınma Yolu güzergahları, baştan başa 5G altyapısıyla donatıldığında Türkiye, bir transit geçiş ülkesi olmaktan çıkacak, küresel ticaretin planlandığı ve yönetildiği akıllı bir merkez üs konumuna da gelecektir.&#34;Bu noktada Türk Telekom&#39;un 5G alanında sergilediği performansı takdirle izlediklerini vurgulayan Bahçıvan, &#34;Türkiye'de en geniş fiber ağına ve fiberle bağlı en fazla baz istasyonuna sahip Türk Telekom, 5G'de kamu ve kurumsal çözümlerle öne çıkıyor. 5G şebekelerinde yerli ürün kullanımına da önem vererek Türkiye&#39;yi teknolojiyi dışarıdan alan değil bizzat üreten bir ülke konumuna geçişine katkıda bulunuyor. 5G&#39;ye geçiş sürecini başarıyla tamamlayan Türk Telekom&#39;un, bir yandan bugünün ihtiyaçlarına odaklanırken diğer yandan 6G için şimdiden hazırlıklara başlamasını da son derece değerli buluyoruz.&#34; ifadelerini kullandı.Bahçıvan, bütün bu güzel gelişmeler ve fırsatlar bağlamında bugün İstanbul Sanayi Odası ile Türk Telekom arasında bir işbirliği protokolü imzaladıklarını belirterek, &#34;Bu protokol İSO&#39;nun sanayi ekosistemini yönlendiren kurumsal kapasitesi ile Türk Telekom&#39;un teknolojik altyapısını, dijital çözümlerini ve mühendislik yetkinliğini buluşturmaktadır. Beklentimiz nettir, teknolojiyi konuşmak değil, onu fabrikalarımızda, üretim hattında, tedarik zincirinde somut ve ölçülebilir bir değere dönüştürmektir. Daha yüksek verimlilik, daha iyi kalite, daha güvenli veri ve daha hızlı karar alma. Bunlar birer vaat değil, 5G&#39;nin sanayi dünyamızdaki karşılıklarıdır.&#34; şeklinde konuştu.Bu işbirliğinin somut bir adımı olarak, bilgilendirme etkinlikleri ve uygulamalı eğitimlerle 5G&#39;nin doğru kullanım senaryolarının sektörün her kesimine ulaştırılacağına işaret eden Bahçıvan, bu kapsamda 5G&#39;nin yanı sıra Endüstri 4.0, nesnelerin interneti, yapay zeka, büyük veri ve bulut bilişim alanlarında da farkındalık ve kapasite geliştirme faaliyetlerinin yürütüleceğini söyledi.Bahçıvan, &#34;Türk Telekom&#39;un dijital dönüşüm çözümleri, üye firmalarımızın stratejik dönüşüm yol haritalarına da entegre edilecek, sahadaki pilot çalışmalar ölçeklenebilir projelere dönüştürülecektir.&#34; ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 22 Apr 2026 17:04:46 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanayi ihracatı martta 50,3 oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-ihracati-martta-503-oldu-6670/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-ihracati-martta-503-oldu-6670/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_23A5A1-203BE6-D6766E-6A68B4-D36B8C-296E8E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen İSO Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi&#39;nin mart sonuçları açıklandı.Endekste eşik değer olan 50&#39;nin üzerinde ölçülen tüm rakamlar ihracat ikliminde iyileşmeye, 50&#39;nin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_23A5A1-203BE6-D6766E-6A68B4-D36B8C-296E8E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen İSO Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi&#39;nin mart sonuçları açıklandı.Endekste eşik değer olan 50&#39;nin üzerinde ölçülen tüm rakamlar ihracat ikliminde iyileşmeye, 50&#39;nin altındaki değerler ise bozulmaya işaret ediyor.Buna göre, Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi, martta 50,3 olarak gerçekleşti ve ihracat pazarlarındaki talep koşullarında üst üste 27. kez iyileşmeye işaret etti.Bununla birlikte, endeksin şubattaki 52,1 seviyesinden gerilemesi, ihracat pazarları iklimindeki iyileşmenin oldukça sınırlı kaldığını ve mevcut güçlenme sürecinin en düşük oranında gerçekleştiğini ortaya koydu.Türk imalat sanayisinin ihracatında yaklaşık yüzde 6 paya sahip olan ABD&#39;de üretim artışı zayıflamayı sürdürdü. Ekonomik aktivitedeki genişleme martta oldukça sınırlı gerçekleşerek, son 2,5 yılın en düşük hızında kaydedildi. En büyük ihracat pazarı olan Almanya&#39;da da büyümenin ivme kaybederek ılımlı seyrettiği gözlendi.Birleşik Krallık&#39;ta ise ekonomik aktivite üst üste 5 aylık büyümenin ardından martta yatay seyretti. Ekonomik aktivite, Türk imalat sektörünün diğer bazı önemli ihracat pazarlarında da daraldı. İtalya&#39;da üretim son 14 ayda ilk kez gerilerken, Fransa ve Romanya&#39;da düşüşler devam etti. Rusya&#39;da ise iki aylık büyümenin ardından hafif geriledi.Geçen ayın görece pozitif gelişmesi ise İspanya ve Hollanda&#39;da talep koşullarının iyileşmeye devam etmesi ve büyümenin şubata göre hız kazanması oldu.- Orta Doğu&#39;daki savaş martta BAE&#39;de büyümeyi yavaşlattıOrta Doğu&#39;daki savaş, martta Birleşik Arap Emirlikleri&#39;nde (BAE) büyümenin yavaşlamasına yol açtı. Bu ülkede petrol dışı ekonomik aktivitedeki artış yaklaşık son 5 yılın en düşük hızında gerçekleşti. Bölgedeki diğer ekonomilere bakıldığında, Suudi Arabistan, Kuveyt, Katar ve Lübnan&#39;da da üretimin azaldığı görüldü. Martta, rapor kapsamında yer alan ekonomiler arasında en belirgin üretim artışı Singapur'da kaydedildi. Bu ülkede ekonomik aktivite hızlı bir genişleme sergiledi.Hindistan, Tayland ve Uganda da üretimin güçlü şekilde arttığı ülkeler arasında yer aldı ancak bu ekonomiler, Türk imalat sanayisinin ihracatında nispeten düşük paylara sahip bulunuyor.- &#34;Türk ihracatçıların performansı büyük ölçüde savaşın süresine bağlı olacak&#34;Açıklamada sonuçlara ilişkin değerlendirmeleri yer alan S&amp;P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, martta Orta Doğu&#39;da başlayan savaşın bazı ülkelerde ticareti aksattığını ve fiyatları artırdığını belirterek, bunun küresel talepte büyümenin yavaşlamasına neden olduğunu bildirdi.Harker, &#34;Bu nedenle, Türk ihracatçıların önümüzdeki aylardaki performansı, büyük ölçüde savaşın süresine ve tedarik aksamalarının ne kadar hızlı giderilebileceğine bağlı olacak.&#34; ifadesini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 22 Apr 2026 16:42:01 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kardemir Çelik Wire Düsseldorf'ta 20'nci kez yerini aldı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kardemir-celik-wire-dusseldorfta-20nci-kez-yerini-aldi-3437/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kardemir-celik-wire-dusseldorfta-20nci-kez-yerini-aldi-3437/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_55BADF-392F07-916A48-8A86D4-A62E3A-30CF49.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bugün 1350'nin üzerinde çalışanı ve 7 adet üretim tesisi ile yeşil enerjiyle nihai ürüne kadar üretim gerçekleştiren Kardemir Çelik, 13–17 Nisan tarihleri arasında Almanya'nın Düsseldorf kentinde gerçekleştirilen ve yaklaşık 65 ülkeden 2 bin 700 katılımcıyı ağırlayan Tube&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_55BADF-392F07-916A48-8A86D4-A62E3A-30CF49.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bugün 1350'nin üzerinde çalışanı ve 7 adet üretim tesisi ile yeşil enerjiyle nihai ürüne kadar üretim gerçekleştiren Kardemir Çelik, 13–17 Nisan tarihleri arasında Almanya'nın Düsseldorf kentinde gerçekleştirilen ve yaklaşık 65 ülkeden 2 bin 700 katılımcıyı ağırlayan Tube &amp; Wire Fuarı'na 20'nci kez katıldı. Sektörün en güçlü buluşma noktalarından olan fuar, on binlerce ziyaretçiyi bir araya getirirken, Kardemir Çelik de standında çok sayıda sektör profesyonelini ağırladı. Şirket, fuar süresince gerçekleştirdiği görüşmelerle yeni iş birliklerinin temellerini attı.Kardemir Çelik olarak ihracat odaklı büyüme stratejileri doğrultusunda uluslararası pazarlardaki varlıklarını güçlendirmeyi kararlılıkla sürdürdüklerini belirten Kardemir Çelik Yönetim Kurulu Üyesi Özlem Bakırel, "Bugün 100'den fazla ülkeye ihracat gerçekleştiren bir şirket olarak küresel pazarlardaki rekabet gücümüzü her geçen gün artırıyoruz. Sektörümüz, artan korumacılık önlemleri, AB pazarındaki kotalar, ilave vergiler ile navlun, enerji ve hammadde maliyetlerindeki yükseliş gibi zorluklarla karşı karşıya. Ancak Türk çelik sektörünün dünyada 7'nci, Avrupa'da 1'inci sırada yer alması, sektörümüzün gücünü net şekilde ortaya koyuyor.Kardemir Çelik olarak biz de bu zorlu koşullara rağmen ihracattaki güçlü performansımızı sürdürüyoruz. Tube &amp; Wire Fuarı'nda 20'nci kez yer alarak sektörün en önemli buluşma noktalarında varlığımızı istikrarlı şekilde ortaya koyuyoruz. 30 yılı aşkın birikimimiz, uzman ekibimiz ve yıllara yayılan uluslararası iş birliklerimizle farklı pazarlarda derinleşmeye ve yeni iş birlikleri geliştirmeye devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de ürün çeşitliliğimizi artırmaya, üretim kapasitemizi geliştirmeye ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarımıza hız kesmeden devam edeceğiz. Yeşil dönüşüm ve yenilenebilir enerji yatırımlarının kritik rol oynadığı bu dönemde, hem şirketimizin hem de ülkemizin küresel rekabet gücüne katkı sağlamayı sürdüreceğiz" dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 21 Apr 2026 02:41:54 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Çolakoğlu Metalurji, Wire & Tube Fuarı'nda yer aldı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/colakoglu-metalurji-wire-tube-fuarinda-yer-aldi-270/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/colakoglu-metalurji-wire-tube-fuarinda-yer-aldi-270/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AAD49F-B1E299-A0B9D5-CCD47D-64AE53-6392F9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dünyanın en prestijli demir-çelik organizasyonları arasında gösterilen fuar, 65 ülkeden yaklaşık 2.700 katılımcı ve on binlerce ziyaretçiyi bir araya getirdi. Çolakoğlu Metalurji, 4. Salon F30 numaralı standında hem mevcut iş ortaklarını ağırladı hem de yeni iş birlikleri için&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AAD49F-B1E299-A0B9D5-CCD47D-64AE53-6392F9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dünyanın en prestijli demir-çelik organizasyonları arasında gösterilen fuar, 65 ülkeden yaklaşık 2.700 katılımcı ve on binlerce ziyaretçiyi bir araya getirdi. Çolakoğlu Metalurji, 4. Salon F30 numaralı standında hem mevcut iş ortaklarını ağırladı hem de yeni iş birlikleri için önemli temaslar gerçekleştirdi.Fuar süresince ileri teknolojiyle geliştirilen, yüksek katma değerli ürün portföyünü sergileyen şirket; uluslararası pazarlardaki etkinliğini artırma ve ihracat hacmini büyütme hedefi doğrultusunda güçlü bir görünüm ortaya koydu.Küresel Büyüme Vizyonu GüçleniyorÇolakoğlu Metalurji Satış ve Pazarlama Direktörü Gökhan Erdem, Ar-Ge ve inovasyon odaklı yaklaşımla müşterilere özel çözümler sunmaya devam ettiklerini vurgulayarak, Wire &amp; Tube Fuarı'nın yeni iş birlikleri geliştirmek ve marka değerini küresel ölçekte daha ileri taşımak açısından önemli bir platform olduğunu ifade etti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 21 Apr 2026 02:15:24 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanayi üretici fiyatları aylık yüzde 2,81 arttı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretici-fiyatlari-aylik-yuzde-281-artti-1370/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretici-fiyatlari-aylik-yuzde-281-artti-1370/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EE0E45-905755-0636A9-C4A74C-002E38-44C6B1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), mart ayına ilişkin toplam sanayi üretici fiyat endeksi göstergelerini yayımladı.Buna göre, endeks geçen ay bir önceki aya kıyasla yüzde 2,81, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 30,33, geçen yılın aralık ayına göre yüzde 8,56 ve 12 aylık&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EE0E45-905755-0636A9-C4A74C-002E38-44C6B1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), mart ayına ilişkin toplam sanayi üretici fiyat endeksi göstergelerini yayımladı.Buna göre, endeks geçen ay bir önceki aya kıyasla yüzde 2,81, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 30,33, geçen yılın aralık ayına göre yüzde 8,56 ve 12 aylık ortalamalara kıyasla yüzde 27,29 yükseldi.Sanayinin alt sektörlerinin yıllık değişimlerine bakıldığında, madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 35,74, imalatta yüzde 31,31, elektrik, gaz, buhar, iklimlendirme üretimi ve dağıtımında yüzde 14,32, su temini, kanalizasyon, atık yönetimi ve iyileştirme faaliyetlerinde yüzde 38,25 artış görüldü.Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri dikkate alındığında, ara mallarında yüzde 26,98, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 33,54, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 33,91, enerjide yüzde 36,93 ve sermaye mallarında yüzde 27,56 yükseliş gerçekleşti.- Aylık değişimlerSanayinin alt sektörlerinin aylık değişimleri incelendiğinde ise madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 1,85, imalatta yüzde 3,52, su temini, kanalizasyon, atık yönetimi ve iyileştirme faaliyetlerinde yüzde 2,94 artış kaydedilirken, elektrik, gaz, buhar, iklimlendirme üretimi ve dağıtımı ise yüzde 7,51 azaldı.Ana sanayi gruplarının aylık değişimlerine bakıldığında, ara mallarında yüzde 2,03, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 0,89, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 2,13, sermaye mallarında yüzde 0,27 ve enerjide yüzde 12,86 artış kaydedildi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 20 Apr 2026 17:22:51 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Philips'te üst düzey atama]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/philipste-ust-duzey-atama-8425/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/philipste-ust-duzey-atama-8425/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7CC508-B04C41-026BD5-F89931-15561B-F9E0F9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sağlık teknolojilerinde küresel liderlerden biri olan Royal Philips (NYSE: PHG, AEX: PHIA), 1 Nisan 2026 itibarıyla Marc Zora'nın Orta Doğu, Türkiye ve Afrika (META) CEO'su olarak atandığını duyurdu.Philips'te 15 yıllık deneyime sahip olan Zora, farklı pazarlarda büyüme ve dönüşüm&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7CC508-B04C41-026BD5-F89931-15561B-F9E0F9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sağlık teknolojilerinde küresel liderlerden biri olan Royal Philips (NYSE: PHG, AEX: PHIA), 1 Nisan 2026 itibarıyla Marc Zora'nın Orta Doğu, Türkiye ve Afrika (META) CEO'su olarak atandığını duyurdu.Philips'te 15 yıllık deneyime sahip olan Zora, farklı pazarlarda büyüme ve dönüşüm süreçlerine liderlik etme konusunda güçlü bir geçmişe ve kapsamlı bölgesel deneyime sahip. 2011 yılında Philips'e Uluslararası Müşteri Yöneticisi olarak katılan Zora; şirketin ilk Katar Genel Müdürü, Körfez ve Levant Bölgesi Lideri ve son olarak META Bölgesi Tıbbi Görüntüleme Sistemleri İş Birimi Lideri gibi üst düzey yöneticilik görevlerinde bulundu.Marc Zora; "Sağlık alanında hızlı dönüşüm acil ve önemli fırsatlar yaratıyor. Bu da META Bölgesi için belirleyici bir eşik niteliğinde. 15 yılı aşkın süredir müşterilerimiz ve iş ortaklarımızla birlikte çalışarak bu bölgeyi şekillendiren dayanıklılığı ve vizyonu yakından gözlemleme fırsatı buldum. Philips; sağlık sonuçlarını iyileştiren, sağlık hizmetlerine erişimi artıran ve sağlık profesyonellerinin üzerindeki yükü hafifleten yenilikçi çözümleriyle bu ivmeyi desteklemek için benzersiz bir konumda yer alıyor. Önceliğim, bu etkiyi hızlandırmak, iş birliklerimizi derinleştirmek ve daha sürdürülebilir, hasta odaklı sağlık sistemlerinin hayata geçirilmesine katkı sağlamak." dedi.Bölgede 90 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren Philips, sağlık hizmetlerinin tüm aşamalarında hükümetler, sağlık sistemleri ve sağlık hizmeti sağlayıcılarıyla yakın iş birliği içinde operasyonlarını sürdürüyor. Philips, anlamlı inovasyonlarla insanların hayatını iyileştirme amacı doğrultusunda; stratejik ortaklıklarını güçlendirmeye ve yerel sağlık önceliklerine uygun çözümler sunmaya odaklanıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 17 Apr 2026 19:32:12 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Erdemir, Ankara'nın su alt yapısı ve depolama projelerinin çelik tedarikçisi oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/erdemir-ankaranin-su-alt-yapisi-ve-depolama-projelerinin-celik-tedarikcisi-oldu-952/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/erdemir-ankaranin-su-alt-yapisi-ve-depolama-projelerinin-celik-tedarikcisi-oldu-952/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CFB9E4-9AE5A7-59A70E-5D1D29-CBF83C-B53B96.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />OYAK Maden Metalürji (OMM) şirketlerinden Erdemir, Almanya'nın Düsseldorf kentinde düzenlenen "Tube &amp; Wire 2026 Fuarı"na katıldı. Erdemir, uluslararası çelik sektörünün buluşma noktası olan bu fuarda önemli bir iş birliğine imza attı. Türkiye'nin en büyük entegre çelik üreticisi&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CFB9E4-9AE5A7-59A70E-5D1D29-CBF83C-B53B96.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />OYAK Maden Metalürji (OMM) şirketlerinden Erdemir, Almanya'nın Düsseldorf kentinde düzenlenen "Tube &amp; Wire 2026 Fuarı"na katıldı. Erdemir, uluslararası çelik sektörünün buluşma noktası olan bu fuarda önemli bir iş birliğine imza attı. Türkiye'nin en büyük entegre çelik üreticisi Erdemir ile Ankara merkezli ve altyapı projelerindeki tecrübesiyle öne çıkan YDA Group arasında çelik rulo temini konusunda satış sözleşmesi imzalandı.&nbsp;Sözleşme, OYAK Genel Müdürü - Erdemir Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yalçıntaş ile Erdemir Yönetim Kurulu Üyesi-Murahhas Aza Serdar Başoğlu ve YDA Group Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve CEO'su Cüneyt Arslan tarafından imzalandı. Gerçekleştirilen sözleşme ile Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) tarafından yaptırılacak "Kesikköprü Barajı – İvedik İçme Suyu Arıtma Tesisleri Arası Su Alma Yapısı, Ana İsale Hattı, Pompa istasyonları ve depo imalatları yapımında Erdemir çeliği kullanılacak.Yalçıntaş: "Ülkemize değer katan bir projeye katkı sağlıyoruz"Erdemir Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yalçıntaş, anlaşmaya ilişkin değerlendirmesinde, iş birliğinin Türkiye'deki stratejik projeler açısından önemine dikkat çekti.Yalçıntaş, "Erdemir olarak YDA Group ile gerçekleştirdiğimiz bu sözleşme ile stratejik altyapı projelerine yüksek kaliteli yerli çelik tedarik ediyoruz. Bu sayede ülkemizin su kaynaklarının verimli kullanımı ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sağlıyoruz.İklim değişikliği ve artan kuraklık riskleri ile birlikte tüm dünyada su kaynakları giderek daha da stratejik hale geliyor. Erdemir olarak, Türkiye'nin tüm önemli ve büyük projelerinde olduğu gibi bu projede de yerli ve milli çelik tedarikçisi olarak yer almaktan ve Ankara - Kesikköprü Barajı arası toplam 132 kilometre boru hattını kapsayan bu kritik ve ülkemiz için çok kıymetli projenin tüm çeliğini karşılamaktan büyük mutluluk duyuyoruz." ifadelerini kullandı.Yüksek katma değerli ürünlerle yerli tedarikçiİş birliği kapsamında yalnızca ürün temini değil, uzun vadeli stratejik çözüm ortaklığı hedefleniyor. Özellikle su yönetimi ve altyapı projelerinde kullanılan yüksek katma değerli ürünler iş birliğinin odağında yer alıyor.Söz konusu anlaşma, Erdemir'in yerli tedarikçi olarak Türkiye'deki altyapı projelerine daha fazla katkı sağlamasına vesile olacak. İş birliğinin aynı zamanda bölgesel kalkınmayı destekleyeceği ifade ediliyor.Erdemir, Tube &amp; Wire 2026 Fuarı'nda Yerini AldıTürkiye'nin entegre çelik gücü Erdemir, Messe Düsseldorf Fuar Alanı'nda Hall 3, C49 numaralı 252 metrekarelik standında sektör profesyonellerini ağırlıyor. Şirket, katma değerli ürün portföyünü ve geliştirdiği yenilikçi uygulamaları ziyaretçilerine sunuyor.Uluslararası çelik sektörünün önemli buluşma noktalarından biri olan fuarda Erdemir; tel üretimi, tel işleme malzemeleri, tel üretim makineleri, kablo imalatı, kablolar, yay üretimi ile kablo ve boru üretim kontrol sistemlerine yönelik güncel gelişmeleri paylaşıyor.Fuar 17 Nisan'a kadar devam edecek olup, Erdemir fuar boyunca müşterilerini ağırlamaya ve yeni iş birlikleri geliştirmeye devam edecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 17 Apr 2026 19:29:44 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[ADMİB'in yeni başkanı Rahmi İncetan oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/admibin-yeni-baskani-rahmi-incetan-oldu-9489/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/admibin-yeni-baskani-rahmi-incetan-oldu-9489/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EF7DEC-22D113-B34549-B5E130-A9097E-DF702B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Akdeniz Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği'nin (ADMİB) yeni başkanı Rahmi İncetan oldu. Birliğin 9-10 Nisan 2026 tarihlerinde yapılan 2025 Olağan Seçimli Genel Kurulu sonucunda seçime tek liste ile giren İncetan, başkanlık görevini Fuat Tosyalı'dan devraldı.&nbsp;Genel&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EF7DEC-22D113-B34549-B5E130-A9097E-DF702B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Akdeniz Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği'nin (ADMİB) yeni başkanı Rahmi İncetan oldu. Birliğin 9-10 Nisan 2026 tarihlerinde yapılan 2025 Olağan Seçimli Genel Kurulu sonucunda seçime tek liste ile giren İncetan, başkanlık görevini Fuat Tosyalı'dan devraldı.&nbsp;Genel kurul sürecinin tamamlanmasıyla birlikte ADMİB'de yeni dönem resmen başladı. Seçim sonrasında açıklamalarda bulunan Başkan Rahmi İncetan, birlik ve beraberlik vurgusu yaparak yeni dönemin ortak akıl ve güç birliğiyle şekilleneceğini ifade etti. İncetan, yönetim kadrosuna katılacak yeni isimlerle birlikte daha dinamik ve kapsayıcı bir yapı oluşturmayı hedeflediklerini belirtti.Başkan İncetan açıklamasında, "Yeni dönemde de hep birlikte, ekibimize katılacak yeni isimlerle gücümüzü artırarak, Fuat Tosyalı Bey'den devraldığımız bayrağı daha ileriye taşımak için çalışacağız." ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 17 Apr 2026 16:14:41 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Karel Tel Sanayi Ege Bölgesi'nin lideri oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/karel-tel-sanayi-ege-bolgesinin-lideri-oldu-7312/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/karel-tel-sanayi-ege-bolgesinin-lideri-oldu-7312/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2F69C7-D20B6F-BBBADC-7B67DC-428547-604D3E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Karel Tel, Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği tarafından gerçekleştirilen 2025 yılı "İhracatın Yıldızları" ödül töreninde ihracatta gösterdiği başarılı performansla gümüş kategoride ödüle layık görüldü. Şirket, demir çelik tel ihracatında ise&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2F69C7-D20B6F-BBBADC-7B67DC-428547-604D3E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Karel Tel, Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği tarafından gerçekleştirilen 2025 yılı "İhracatın Yıldızları" ödül töreninde ihracatta gösterdiği başarılı performansla gümüş kategoride ödüle layık görüldü. Şirket, demir çelik tel ihracatında ise birincilik ödülünün sahibi oldu.Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Karel Tel Sanayi A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Tunç Bakırel:"90 ülkeye ihracat gerçekleştirerek 2025 yılında 32 milyon dolar ihracat hacmine ulaşmasının gururunu yaşıyoruz. 2026 yılı için 3 milyar TL ciro ve 40 milyon dolar ihracat hedefi belirledik. Yılın ilk çeyreğini de bu hedefimize uygun bir şekilde tamamladık. 2026'nın, geçtiğimiz yıla kıyasla hem ciro hem de ihracat tarafında güçlü bir büyüme kaydettiğimiz bir yıl olacağına inanıyoruz. Karel Tel olarak üretim gücümüzü teknoloji ve Ar-Ge yatırımlarımızla sürekli geliştirirken, ihracatı büyüme stratejimizin merkezine konumlandırıyoruz. Kısa süre önce TURQUALITY Marka Destek Programı'na kabul edilmemizle birlikte, küresel hedeflerimize daha güçlü bir stratejik çerçevede ilerleme imkanı sağladık. TURQUALITY marka destek programıyla beraber sağladığımız destekle, yüksek katma değerli ve yenilikçi ürünlerimizle küresel pazarlardaki varlığımızı daha da güçlendirmeyi ve ülkemizin ihracatına katkımızı artırmayı sürdüreceğiz"&nbsp; dedi.Uluslararası standartlarda sürdürülebilir üretim taahhüdüÇevre dostu üretim yatırımlarıyla sürdürülebilir bir gelecek için önemli adımlar atan Karel Tel, TÜV AUSTRIA'dan altı ürün modeli (galvanizli tel, tavlı tel, çekilmiş tel, yağlı tel, PVC kaplı tel ve yuvarlak çubuk) ve kurumsal düzeyde olmak üzere aldığı toplam yedi sertifika ile uluslararası standartlarda çevre dostu üretimi taahhüt ediyor. Karel Tel RES ve GES ile toplam 8 MW/saat kapasiteyle yenilenebilir enerji üreten şirket, üretimde ihtiyacı olan enerjinin bir kısmını kendi ürettiği yenilenebilir enerjiden karşılıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 16 Apr 2026 08:29:16 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[KARDEMİR Olağan Genel Kurul Toplantısı yapıldı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kardemir-olagan-genel-kurul-toplantisi-yapildi-5155/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kardemir-olagan-genel-kurul-toplantisi-yapildi-5155/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A1FA9B-F11AA6-C43E1D-E9C327-184EB3-019D2B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />KARDEMİR&#39;in 2025 yılı faaliyetlerinin görüşüldüğü Olağan Genel Kurul Toplantısı, KARDEMİR Eğitim ve Kültür Merkezi&#39;nde yönetim kurulu üyeleri, genel müdür, genel müdür yardımcıları ve hissedarların katılımıyla gerçekleşti.Toplantıda konuşan Oflaz, KARDEMİR&#39;in&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A1FA9B-F11AA6-C43E1D-E9C327-184EB3-019D2B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />KARDEMİR&#39;in 2025 yılı faaliyetlerinin görüşüldüğü Olağan Genel Kurul Toplantısı, KARDEMİR Eğitim ve Kültür Merkezi&#39;nde yönetim kurulu üyeleri, genel müdür, genel müdür yardımcıları ve hissedarların katılımıyla gerçekleşti.Toplantıda konuşan Oflaz, KARDEMİR&#39;in cumhuriyetin sanayileşme yolculuğunda önemli rol ve sorumluluk üstlendiğini, &#34;fabrikalar kuran fabrika&#34; ünvanının onurlu temsilcisi olduğunu söyledi.Oflaz, 2025&#39;in, küresel ölçekte belirsizliklerin derinleştiği, dünya ekonomisi ve özellikle ağır sanayi için belirsizliğin yeni normal olarak kayıtlara geçtiği ancak yeni stratejik açılımların ve dönüşüm fırsatlarının da ortaya çıktığı önemli dönem olduğunu belirterek, şöyle devam etti:&#34;Başta yanı başımızda vuku bulan savaş olmak üzere jeopolitik gelişmeler, ticaret politikalarındaki değişimler, artan maliyet baskıları küresel ekonomiyi daha karmaşık hale getirmiş, yeşil dönüşüm ve enerji bağımsızlığı hedefleri daha da ön plana çıkmıştır. Yaygınlaşan yapay zeka uygulamaları istihdam piyasası ve uzun vadeli büyüme beklentilerini sarsmaya daha fazla başlamıştır. Demir çelik sektörü de bu süreçte artan rekabet, maliyet baskıları ve düşük karbonlu üretime geçiş zorunluluğuyla çok yönlü sınav vermiştir. Bu tablo, sektörde verimlilik, esneklik ve stratejik yönetimin her zamankinden daha kritik hale geldiğini açıkça göstermiştir.&#34;Dünya ham çelik üretiminin 2025&#39;te bir önceki yıla göre yüzde 2 azalarak 1,8 milyar ton seviyesine gerilediğini, ABD&#39;de yönetim değişikliği sonrası gündeme gelen ek gümrük vergileri ve Avrupa Birliği&#39;nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması&#39;yla (SKDM) pazar dengelerinin kökten sarsıldığını anlatan Oflaz, sözlerini şöyle sürdürdü:&#34;Türkiye, bu karamsar tablo içerisinde bir kez daha pozitif ayrışmayı başarmış. Ülkemiz ham çelik üretimini yüzde 3,3 artışla tamamlayarak Avrupa&#39;nın en büyük çelik üreticisi ünvanını almış, dünyadaki sıralamasını 7. sıraya yükseltmiştir. Bizler de KARDEMİR olarak, bağlı ortaklık ve iştiraklerimizle 2025&#39;te köklü sanayi mirasımızdan aldığımız güçle, ortak akılla belirlediğimiz stratejik yol haritamız doğrultusunda, disiplinli ve sürdürülebilir büyüme vizyonumuzla bu milli direncin ön saflarında yer aldık. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında değişen küresel dengeleri doğru okuyarak şirketimizi geleceğe daha güçlü taşıma kararlılığımızı sürdürdük.&#34;Oflaz, 2,6 milyon ton ham çelik üretimi ile kapasitelerini sonuna kadar kullandıklarını dile getirerek, &#34;Nihai mamul üretimimizde 2,45 milyon tona ulaştık ve bir tarihi rekoru daha kırmış olduk. 2025&#39;te sıvı ham demir, sıvı çelik ve nihai mamul üretimi dahil olmak üzere 45 farklı alanda rekor üretim seviyelerine erişmemiz, operasyonel çevikliğimizin en önemli, en somut göstergesidir.&#34; dedi.- &#34;Toplam sevkiyatımız bir önceki yıla göre yüzde 12 arttı&#34;KARDEMİR&#39;in katma değeri yüksek ürün üretimine yönelik stratejisi doğrultusunda, özellikle raylı sistemler ürün grubunda önemli performans sergilendiğine, demir yolu ray sevkiyatının yüzde 40 artırıldığına işaret eden Oflaz, &#34;2025&#39;te ihracat faaliyetlerimiz de güçlü ivme kazanmış ve toplam sevkiyatımız bir önceki yıla göre yüzde 12 artmıştır. Kuzey Afrika, Kafkasya ve Avrupa Birliği pazarlarında müşteri çeşitliliği artırılarak sürdürülmüş, Ukrayna, Sırbistan ve Kosova gibi ülkelerin yanı sıra Tunus başta olmak üzere Afrika pazarlarına, Azerbaycan ve Gürcistan gibi bölgesel pazarlara satış gerçekleştirilmiştir. Amsted Rail ve Kolowag gibi dünya devleriyle yaptığımız işbirlikleri, ürünlerimizin uluslararası pazarlarda hızlıca ölçeklenmesini sağlayacaktır.&#34; diye konuştu.Oflaz, 2026&#39;da satış stratejilerinin, karlılık odaklı büyüme, uzun vadeli müşteri ilişkilerinin güçlendirilmesi, pazar çeşitliliğinin artırılması ve katma değerli ürün ihracatının payının yükseltilmesi üzerine kurgulandığını belirterek, &#34;Profil, demir yolu rayı ve demir yolu tekeri ürün gruplarında rekabet gücümüzü artırmayı ve uluslararası pazardaki konumumuzu güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bu dönemde lokomotif, metro ve yük vagonlarında kullanılacak 6 yeni teker tipi ürün gamımıza eklenmiş olup, geliştirilen uluslararası işbirlikleri sayesinde küresel pazarlarda daha hızlı kabul görmesi hedeflenmektedir. Gücümüzün ve çevikliğimizin temelinde çalışanlarımızın özverisi, paydaşlarımızın güven ve desteği, ülkemize duyduğumuz sorumluluk bilinci yer almaktadır. KARDEMİR, 89 yıllık sanayi tecrübesiyle sadece çelik üretmiyor, ülkenin bağımsız sanayisine ve Türkiye Yüzyılı vizyonuna önemli katkılar sunuyor, sosyal sorumluluk proje ve faaliyetleriyle insan kaynağına en güçlü yatırımları gerçekleştiriyor.&#34; ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 10 Apr 2026 14:15:50 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanayi üretimi şubatta yıllık yüzde 2.2 arttı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-subatta-yillik-yuzde-22-artti-362/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-subatta-yillik-yuzde-22-artti-362/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_29E638-005DE5-559B7D-A6356C-58A555-4C6413.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ocak ayında gerileme görelen sanayi üretim endeksinin Şubat&#39;ta toparladığı görüldü.Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı Şubat ayına ilişkin sanayi üretimi verilerini yayımladı.Buna göre, sanayi üretimi yıllık yüzde 2,2 arttı. Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_29E638-005DE5-559B7D-A6356C-58A555-4C6413.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ocak ayında gerileme görelen sanayi üretim endeksinin Şubat&#39;ta toparladığı görüldü.Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı Şubat ayına ilişkin sanayi üretimi verilerini yayımladı.Buna göre, sanayi üretimi yıllık yüzde 2,2 arttı. Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, 2026 yılı Şubat ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,1 arttı, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 2,4 arttı ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 2,2 azaldı.Sanayi üretimi aylık yüzde 2,6 arttıSanayinin alt sektörleri incelendiğinde, 2026 yılı Şubat ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 0,4 arttı, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 3,3 arttı ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 3,6 azaldı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 10 Apr 2026 10:31:00 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanayi ihracat endeksi 50.3 oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-ihracat-endeksi-503-oldu-6524/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-ihracat-endeksi-503-oldu-6524/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2D5231-0ED0D1-F2A781-1A7751-1C2739-B792C8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen İSO Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi&#39;nin mart sonuçları açıklandı.Endekste eşik değer olan 50&#39;nin üzerinde ölçülen tüm rakamlar ihracat ikliminde iyileşmeye, 50&#39;nin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2D5231-0ED0D1-F2A781-1A7751-1C2739-B792C8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen İSO Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi&#39;nin mart sonuçları açıklandı.Endekste eşik değer olan 50&#39;nin üzerinde ölçülen tüm rakamlar ihracat ikliminde iyileşmeye, 50&#39;nin altındaki değerler ise bozulmaya işaret ediyor.Buna göre, Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi, martta 50,3 olarak gerçekleşti ve ihracat pazarlarındaki talep koşullarında üst üste 27. kez iyileşmeye işaret etti.Bununla birlikte, endeksin şubattaki 52,1 seviyesinden gerilemesi, ihracat pazarları iklimindeki iyileşmenin oldukça sınırlı kaldığını ve mevcut güçlenme sürecinin en düşük oranında gerçekleştiğini ortaya koydu.Türk imalat sanayisinin ihracatında yaklaşık yüzde 6 paya sahip olan ABD&#39;de üretim artışı zayıflamayı sürdürdü. Ekonomik aktivitedeki genişleme martta oldukça sınırlı gerçekleşerek, son 2,5 yılın en düşük hızında kaydedildi. En büyük ihracat pazarı olan Almanya&#39;da da büyümenin ivme kaybederek ılımlı seyrettiği gözlendi.Birleşik Krallık&#39;ta ise ekonomik aktivite üst üste 5 aylık büyümenin ardından martta yatay seyretti. Ekonomik aktivite, Türk imalat sektörünün diğer bazı önemli ihracat pazarlarında da daraldı. İtalya&#39;da üretim son 14 ayda ilk kez gerilerken, Fransa ve Romanya&#39;da düşüşler devam etti. Rusya&#39;da ise iki aylık büyümenin ardından hafif geriledi.Geçen ayın görece pozitif gelişmesi ise İspanya ve Hollanda&#39;da talep koşullarının iyileşmeye devam etmesi ve büyümenin şubata göre hız kazanması oldu.- Orta Doğu&#39;daki savaş martta BAE&#39;de büyümeyi yavaşlattıOrta Doğu&#39;daki savaş, martta Birleşik Arap Emirlikleri&#39;nde (BAE) büyümenin yavaşlamasına yol açtı. Bu ülkede petrol dışı ekonomik aktivitedeki artış yaklaşık son 5 yılın en düşük hızında gerçekleşti. Bölgedeki diğer ekonomilere bakıldığında, Suudi Arabistan, Kuveyt, Katar ve Lübnan&#39;da da üretimin azaldığı görüldü. Martta, rapor kapsamında yer alan ekonomiler arasında en belirgin üretim artışı Singapur'da kaydedildi. Bu ülkede ekonomik aktivite hızlı bir genişleme sergiledi.Hindistan, Tayland ve Uganda da üretimin güçlü şekilde arttığı ülkeler arasında yer aldı ancak bu ekonomiler, Türk imalat sanayisinin ihracatında nispeten düşük paylara sahip bulunuyor.- &#34;Türk ihracatçıların performansı büyük ölçüde savaşın süresine bağlı olacak&#34;Açıklamada sonuçlara ilişkin değerlendirmeleri yer alan S&amp;P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, martta Orta Doğu&#39;da başlayan savaşın bazı ülkelerde ticareti aksattığını ve fiyatları artırdığını belirterek, bunun küresel talepte büyümenin yavaşlamasına neden olduğunu bildirdi.Harker, &#34;Bu nedenle, Türk ihracatçıların önümüzdeki aylardaki performansı, büyük ölçüde savaşın süresine ve tedarik aksamalarının ne kadar hızlı giderilebileceğine bağlı olacak.&#34; ifadesini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 08 Apr 2026 14:16:24 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kardemir Çelik ihracatta gücünü altın kategori ödülüyle tescilledi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kardemir-celik-ihracatta-gucunu-altin-kategori-oduluyle-tescilledi-3932/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kardemir-celik-ihracatta-gucunu-altin-kategori-oduluyle-tescilledi-3932/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_21773F-D8FE4F-8FAB52-CDC599-FF3EC8-D5A577.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bugün 1350'nin üzerinde çalışanı ve 7 üretim tesisi ile yeşil enerji kullanarak nihai ürüne kadar üretim gerçekleştiren Kardemir Çelik, Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği tarafından gerçekleştirilen 2025 yılı "İhracatın Yıldızları" ödül töreninde&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_21773F-D8FE4F-8FAB52-CDC599-FF3EC8-D5A577.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bugün 1350'nin üzerinde çalışanı ve 7 üretim tesisi ile yeşil enerji kullanarak nihai ürüne kadar üretim gerçekleştiren Kardemir Çelik, Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği tarafından gerçekleştirilen 2025 yılı "İhracatın Yıldızları" ödül töreninde altın kategoride ödüle layık görüldü.&nbsp;Konuya ilişkin açıklamada bulunan Kardemir Çelik Yönetim Kurulu Üyesi Özlem Bakırel, "Küresel belirsizliklerin, maliyet baskılarının ve korumacılık eğilimlerinin arttığı bir dönemde ihracatımızı yüksek performansta sürdürmeyi başardık. Bu başarımızın altın kategoride ödüllendirilmesi bizim için gurur kaynağı oldu. 100'den fazla ülkeye gerçekleştirdiğimiz ihracat gücümüzün arkasında 30 yılı aşkın birikim, uzman ekibimiz ve yıllara yayılan uluslararası iş birliklerimiz bulunuyor" diye belirtti.Kardemir Çelik'in ihracatta kalıcılığı ve derinleşmeyi odağına alan stratejilerle hareket ettiğini vurgulayan Bakırel, küresel taleplere göre şekillenen yatırımların bu yaklaşımın temelini oluşturduğunu dile getirdi. İzmir Aliağa'da devreye alınması planlanan büyük profil hadde tesisinin, üretim esnekliğini ve pazar uyum kabiliyetini artıracak stratejik bir yatırım olduğunu hatırlatan Bakırel, bunun yanı sıra elektrikli ark ocağı teknolojileri, yenilenebilir enerji yatırımları ve Ar-Ge çalışmalarıyla daha düşük karbonlu, verimli ve dayanıklı bir üretim modeli inşa ettiklerinin altını çizdi. Bakırel, "Bu bütüncül yaklaşım sayesinde hem değişen küresel taleplere hızlı uyum sağlıyoruz hem de ihracatta sürdürülebilir büyüme ve uzun vadeli rekabet gücümüzü pekiştiriyoruz. Önümüzdeki dönemde de pazar çeşitliliğini artıran, ihracatta derinleşmeyi hedefleyen ve Türkiye'ye daha fazla değer kazandıran yaklaşımımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 03 Apr 2026 11:52:12 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Assan Alüminyum, Batı Virginia'daki folyo tesisini satın aldı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/assan-aluminyum-bati-virginiadaki-folyo-tesisini-satin-aldi-2648/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/assan-aluminyum-bati-virginiadaki-folyo-tesisini-satin-aldi-2648/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6A63D6-2F86C1-A376B7-8E0663-1B34F5-2D29DF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Avrupa'nın en büyük iki folyo üreticisinden biri, Türkiye'nin ise en büyük yassı alüminyum üreticisi Assan Alüminyum, çatısı altında faaliyet gösterdiği Kibar Holding&#39;in yurtdışında büyüme stratejisi kapsamında ABD'nin Batı Virginia eyaletine bağlı Fairmont kentindeki alüminyum&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6A63D6-2F86C1-A376B7-8E0663-1B34F5-2D29DF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Avrupa'nın en büyük iki folyo üreticisinden biri, Türkiye'nin ise en büyük yassı alüminyum üreticisi Assan Alüminyum, çatısı altında faaliyet gösterdiği Kibar Holding&#39;in yurtdışında büyüme stratejisi kapsamında ABD'nin Batı Virginia eyaletine bağlı Fairmont kentindeki alüminyum folyo üretim tesisinin satın alma sürecini tamamladı. Tesis, Assan Alüminyum tarafından Kibar Americas üzerinden Novelis şirketinden satın alındı.Kibar Holding CEO'su Haluk Kayabaşı satın almanın, uzun süredir gündemlerinde olan globalleşme vizyonlarının doğal bir sonucu olduğunu belirtti. Kayabaşı yaptığı değerlendirmede, &#34;Kibar Topluluğu olarak yurt içindeki güçlü sanayi temellerimizi, yurt dışı yapılanmalarla daha da derinleştirerek global ölçekte rekabet gücümüzü artırmak için adımlar atmaya devam ediyoruz. Globalleşme stratejimizin merkezinde, sürdürülebilir üretim, dijitalleşme ve çevresel sorumluluk ilkeleriyle faaliyet alanlarımızı uluslararası ölçekte güçlendirmek var&#34; diye konuştu. Kayabaşı bu yatırımın, Kibar Holding'in alüminyum, otomotiv ve ambalaj sektörlerinde büyümeye devam eden sürdürülebilir sanayi grubu vizyonunun önemli bir halkası olduğunu da vurguladı.Yerel üretici olarak küresel oyuncuAssan Alüminyum Genel Müdürü ve Kibar Americas Yönetim Kurulu Üyesi Göksal Güngör, bu önemli yatırımla ilgili şunları söyledi: &#34;Tesis, özellikle otomotiv finstok, iklimlendirme finstok, gıdaya uygun alüminyum buruşuk kap ve endüstriyel folyo gibi alanlarda üretim yapacak. Tesisin kullanımına yönelik detaylı analizler ve değerlendirmeler yapılıyor. Bu adım, Assan Alüminyum'un halihazırda hizmet verdiği sektörlerde 'yerinde üretim' anlayışıyla büyümesini destekleyecek.&#34;Güngör, Assan Alüminyum'un Avrupa'dan sonra Amerika kıtasında da faaliyetlerini genişleterek, &#39;yerel üretici olarak küresel oyuncu&#39; konumunu güçlendirdiğini vurgularken, &#34;Küresel ticaretin yeniden şekillendiği, yerel üretimin giderek daha fazla önem kazandığı bir dönemde bu yatırım, uzun vadeli vizyonumuzun önemli bir yansıması. Güvenilirlik, esneklik, yenilikçilik ve sürdürülebilirlik temelinde oluşturduğumuz büyüme modelimizi, yeni dönemde Amerika kıtasına taşıyacağız&#34; dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 01 Apr 2026 19:02:59 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanayi üretimi son beş ayın en düşük seviyesinde]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-son-bes-ayin-en-dusuk-seviyesinde-5835/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-son-bes-ayin-en-dusuk-seviyesinde-5835/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A7BC9B-2E7CC7-E2B71B-20481C-081330-97B3C2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bu veri, ilk çeyreğin sonu itibarıyla faaliyet koşullarında ılımlı bir bozulma sinyali verdi. Böylece sektörün performansında kesintisiz yavaşlama eğilimi iki yıla ulaştı. Mart ayı verileri hem toplam yeni siparişlerde hem de yeni ihracat siparişlerinde yavaşlamanın keskinleştiğine&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A7BC9B-2E7CC7-E2B71B-20481C-081330-97B3C2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bu veri, ilk çeyreğin sonu itibarıyla faaliyet koşullarında ılımlı bir bozulma sinyali verdi. Böylece sektörün performansında kesintisiz yavaşlama eğilimi iki yıla ulaştı. Mart ayı verileri hem toplam yeni siparişlerde hem de yeni ihracat siparişlerinde yavaşlamanın keskinleştiğine işaret etti.&nbsp;&nbsp;İstanbul Sanayi Odası Türkiye Sektörel PMI mart ayı verilerine göre, anket kapsamında izlenen 10 sektörün tamamında yeni siparişler yavaşlama kaydetti. Bu durum geçen yılın temmuz ayından bu yana ilk kez gözlemlendi. En keskin ivme kaybının gözlemlendiği sektör, yeni siparişlerin Nisan 2020'den bu yana en yüksek oranda azaldığı kara ve deniz taşıtları oldu. Buna karşılık, en hafif bozulma ise kimyasal, plastik ve kauçuk sektöründe gerçekleşti. Yeni ihracat siparişleri de tüm sektörlerde düşüş sergiledi. Mart ayında üretim hacmini artıran tek sektör kimyasal, plastik ve kauçuk ürünler oldu.&nbsp;&nbsp;Ekonomik büyümenin öncü göstergesi olan imalat sanayi performansında en hızlı ve güvenilir referans kabul edilen İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat PMI (Satın Alma Yöneticileri Endeksi) anketinin Mart 2026 dönemi sonuçları açıklandı. Eşik değer olan 50,0'nin üzerinde ölçülen tüm rakamların sektörde iyileşmeye işaret ettiği anket sonuçlarına göre şubat ayında 49,3 ile son 22 ayın en yüksek seviyesine ulaşan manşet PMI, Mart'ta 47,9'a gerileyerek son beş ayın en düşük seviyesinde gerçekleşti. Bu veri, ilk çeyreğin sonu itibarıyla faaliyet koşullarında ılımlı bir bozulma sinyali verdi. Böylece sektörün performansında kesintisiz yavaşlama eğilimi iki yıla ulaştı. Mart ayı verileri hem toplam yeni siparişlerde hem de yeni ihracat siparişlerinde yavaşlamanın keskinleştiğine işaret etti. Bazı firmalar bu durumu Orta Doğu'daki savaşın yol açtığı belirsizliğin piyasa talebi üzerindeki etkilerine bağladı. Fiyatlardaki yükselişin de yeni siparişlerdeki yavaşlamada rolü olduğu bildirildi. Talepteki zayıflık ve fiyat baskıları, imalat sanayi üretiminde yavaşlamanın devam etmesine neden oldu. Üretimdeki düşüş 2025 Kasım ayından bu yana en yüksek oranda gerçekleşti. Anket katılımcılarına göre fiyat baskıları genellikle Orta Doğu'daki savaşa bağlı olarak navlun, yakıt ve petrol maliyetlerinde yaşanan artıştan kaynaklandı. Benzer şekilde ham madde fiyatlarında da yükseliş bildirildi. Bunların sonucu olarak, girdi maliyetlerinde son 23 ayın, nihai ürün fiyatlarında ise son 25 ayın en hızlı artışı gözlendi. Savaşın bir diğer etkisi de malzeme yetersizliği ve taşımacılıktaki aksamalar nedeniyle tedarikçilerin teslim sürelerinin uzaması oldu. Teslimat sürelerinde Ağustos 2024'ten bu yana en belirgin artış kaydedildi. Yeni siparişlerin yavaşlaması ve üretim gereksinimlerinin azalmasıyla birlikte, Türk imalatçıları istihdamı son altı ayın en yüksek oranında azaltırken, satın alma faaliyetleri ile stok seviyelerinde de düşüş gerçekleştirdi.İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI anket verileri hakkında değerlendirmede bulunan S&amp;P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, şunları söyledi: "Şubat ayında koşulların iyileşme patikasına girdiğini gösteren sinyallerin ardından, Türk imalat sektörü mart ayında bir miktar ivme kaybı yaşadı. Sektördeki yavaşlamanın ilk çeyrek sonunda belirginleşmesi büyük ölçüde Orta Doğu'daki savaştan kaynaklandı. Savaş, başta yakıt ve petrol olmak üzere girdi maliyetlerini artırırken, tedarik zincirlerinde de aksamalara neden oldu. Bu nedenle sektörün kısa vadeli görünümü, çatışmanın ne kadar süreceğine ve bunun küresel fiyat ve arz koşulları üzerindeki etkilerine bağlı olacak gibi görünüyor."İSO Türkiye Sektörel PMI'a göre 10 sektörde yeni siparişler yavaşladıİstanbul Sanayi Odası Türkiye Sektörel PMI mart ayı verilerine göre, anket kapsamında izlenen 10 sektörün tamamında yeni siparişler yavaşlama kaydetti. Bu durum geçen yılın temmuz ayından bu yana ilk kez gözlemlendi. En keskin ivme kaybının gözlemlendiği sektör, yeni siparişlerin Nisan 2020'den bu yana en yüksek oranda azaldığı kara ve deniz taşıtları oldu. Buna karşılık, en hafif bozulma ise kimyasal, plastik ve kauçuk sektöründe gerçekleşti. Yeni ihracat siparişleri de tüm sektörlerde düşüş sergiledi. Mart ayında üretim hacmini artıran tek sektör kimyasal, plastik ve kauçuk ürünler oldu. Böylece sektörün üretimi son üç ayın ikisinde güçlü artış gösterdi. Üretimde en sert daralma ise ağaç ve kağıt ürünleri sektöründe yaşandı. Martta üretimin arttığı tek faaliyet kolu olmasına rağmen, kimyasal plastik ve kauçuk ürünler sektöründe enflasyonist baskılar belirgin şekilde yoğunlaştı ve rapor kapsamındaki on sektör arasında en belirgin düzeyde gerçekleşti. Orta Doğu'da savaşın başlamasının ardından girdi maliyetleri yaklaşık iki yılın en yüksek hızında artarken, satış fiyatları da Şubat 2022'den bu yana en sert yükselişini kaydetti. Diğer sektörlerde enflasyon eğilimleri farklılık gösterdi. Mart ayında bazı sektörlerde fiyat artışları hızlanırken, bazılarında ise yavaşlama kaydedildi. Girdi maliyetleri enflasyonunun en düşük gerçekleştiği sektör olan giyim ve deri ürünlerinde nihai ürün fiyatları üst üste iki aylık artışın ardından değişim göstermedi. Diğer tüm sektörlerde ise satış fiyatları arttı. İlk çeyreğin sonunda altı sektörde tedarikçilerin teslimat süreleri kısalırken, kimyasal, plastik ve kauçuk sektörünün tedarik zincirlerinde önemli aksamalar yaşandı. Bu sektörde teslimat süreleri iki yıldan uzun sürenin en yüksek oranında arttı. Beş sektörün istihdamını genişlettiği şubat ayının ardından, Mart'ta çalışan sayısı artan sektör sayısı iki olarak gerçekleşti. Elektrikli ve elektronik ürünler ile makine ve metal ürünleri sektörlerinde görülen artışa karşılık diğer tüm sektörlerde istihdam azaldı.İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI ve Sektörel PMI Mart 2026 dönemi raporlarının tamamına ekteki dosyalardan ulaşabilirsiniz.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 01 Apr 2026 11:05:26 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kardemir Çelik ihracatta gücünü altın kategori ödülüyle tescilledi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kardemir-celik-ihracatta-gucunu-altin-kategori-oduluyle-tescilledi-1037/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kardemir-celik-ihracatta-gucunu-altin-kategori-oduluyle-tescilledi-1037/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_63A79E-320784-A6A690-918E78-067CC2-4E6407.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bugün 1350'nin üzerinde çalışanı ve 7 üretim tesisi ile yeşil enerji kullanarak nihai ürüne kadar üretim gerçekleştiren Kardemir Çelik, Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği tarafından gerçekleştirilen 2025 yılı "İhracatın Yıldızları" ödül töreninde&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_63A79E-320784-A6A690-918E78-067CC2-4E6407.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bugün 1350'nin üzerinde çalışanı ve 7 üretim tesisi ile yeşil enerji kullanarak nihai ürüne kadar üretim gerçekleştiren Kardemir Çelik, Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği tarafından gerçekleştirilen 2025 yılı "İhracatın Yıldızları" ödül töreninde altın kategoride ödüle layık görüldü.&nbsp;Konuya ilişkin açıklamada bulunan Kardemir Çelik Yönetim Kurulu Üyesi Özlem Bakırel, "Küresel belirsizliklerin, maliyet baskılarının ve korumacılık eğilimlerinin arttığı bir dönemde ihracatımızı yüksek performansta sürdürmeyi başardık. Bu başarımızın altın kategoride ödüllendirilmesi bizim için gurur kaynağı oldu. 100'den fazla ülkeye gerçekleştirdiğimiz ihracat gücümüzün arkasında 30 yılı aşkın birikim, uzman ekibimiz ve yıllara yayılan uluslararası iş birliklerimiz bulunuyor" diye belirtti.Kardemir Çelik'in ihracatta kalıcılığı ve derinleşmeyi odağına alan stratejilerle hareket ettiğini vurgulayan Bakırel, küresel taleplere göre şekillenen yatırımların bu yaklaşımın temelini oluşturduğunu dile getirdi. İzmir Aliağa'da devreye alınması planlanan büyük profil hadde tesisinin, üretim esnekliğini ve pazar uyum kabiliyetini artıracak stratejik bir yatırım olduğunu hatırlatan Bakırel, bunun yanı sıra elektrikli ark ocağı teknolojileri, yenilenebilir enerji yatırımları ve Ar-Ge çalışmalarıyla daha düşük karbonlu, verimli ve dayanıklı bir üretim modeli inşa ettiklerinin altını çizdi. Bakırel, "Bu bütüncül yaklaşım sayesinde hem değişen küresel taleplere hızlı uyum sağlıyoruz hem de ihracatta sürdürülebilir büyüme ve uzun vadeli rekabet gücümüzü pekiştiriyoruz. Önümüzdeki dönemde de pazar çeşitliliğini artıran, ihracatta derinleşmeyi hedefleyen ve Türkiye'ye daha fazla değer kazandıran yaklaşımımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 01 Apr 2026 11:02:20 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Savaşın ekonomik dalgası üretim bantlarını zorluyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/savasin-ekonomik-dalgasi-uretim-bantlarini-zorluyor-6867/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/savasin-ekonomik-dalgasi-uretim-bantlarini-zorluyor-6867/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_217BB7-4E09D6-E9CE34-31A4F8-ECE91B-31C754.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Orta Doğu'da yaşanan savaşın küresel enerji piyasalarında yarattığı dalgalanma, Türkiye'de sanayi üretimini de doğrudan etkilemeye başladı. Petrol fiyatlarında yaşanan hızlı yükseliş, özellikle enerji ve petro-kimya türevli hammaddelere dayalı sektörlerde ciddi maliyet baskısı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_217BB7-4E09D6-E9CE34-31A4F8-ECE91B-31C754.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Orta Doğu'da yaşanan savaşın küresel enerji piyasalarında yarattığı dalgalanma, Türkiye'de sanayi üretimini de doğrudan etkilemeye başladı. Petrol fiyatlarında yaşanan hızlı yükseliş, özellikle enerji ve petro-kimya türevli hammaddelere dayalı sektörlerde ciddi maliyet baskısı oluşturuyor.Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, savaşın yalnızca jeopolitik değil aynı zamanda ekonomik bir dalga yarattığını belirterek, enerji ve hammadde maliyetlerindeki artışın üretim maliyetlerine doğrudan yansıdığını ifade etti. Petrol fiyatlarında yaşanan yükselişin başta plastik sanayisi olmak üzere sanayinin birçok kolunu etkilediğini söyleyen Karadeniz, "Petrol fiyatlarında yaşanan hızlı yükseliş, plastik sanayisi başta olmak üzere petro-kimya türevli hammaddelere dayalı üretim yapan sektörleri doğrudan etkiliyor. İlk değerlendirmelerimize göre enerji ve hammadde maliyetlerinde kısa süre içinde önemli ölçüde artışlar yaşandı. Mevcut koşulların bu şekilde devam etmesi halinde maliyetlerin hızla yükselebileceğini öngörebiliriz" dedi.Plastik sektöründe hammaddenin üretim maliyetleri içindeki payının oldukça yüksek olduğuna dikkat çeken Karadeniz, ürünün türüne göre bu oranın yüzde 70 ile yüzde 85 arasında değiştiğini bildirdi. Çatı kuruluş PLASFED Başkanı, bu nedenle enerji ve hammadde fiyatlarındaki artışın sanayicinin maliyet yapısını ciddi şekilde zorladığını vurguladı."Maliyet baskısı tüketici fiyatlarına yansıyacak"Sanayicinin maliyet artışlarını mümkün olduğunca kendi içinde dengelemeye çalıştığını ifade eden Karadeniz, ancak artışların uzun süre devam etmesi halinde bunun nihai ürün fiyatlarına yansımasının kaçınılmaz olacağını kaydetti.&nbsp;Karadeniz, "Bu süreç aynı şekilde devam ederse, A'dan Z'ye tüm ürünlerde zam kaçınılmaz olacak ve doğrudan tüketici bu durumdan etkilenecek. Maliyet baskısının özellikle ambalaj, temizlik ürünleri, lojistik ve perakende zincirlerinde artması bekleniyor. Sonuç olarak, maliyetlerin tüketici fiyatlarına yansıması ve daha kritik seviyelere ulaşması olası görünüyor" diye konuştu.&nbsp;"Sanayici son yılların en zor dönemiyle karşı karşıya"Türk sanayicisinin bugüne kadar birçok küresel krizden üretim gücü ve esnekliği sayesinde çıkmayı başardığını hatırlatan Karadeniz, mevcut koşulların sanayici açısından son yılların en zor dönemlerinden birine işaret ettiğini ifade etti."Enerji ve hammadde maliyetlerindeki artış, finansmana erişimde yaşanan zorluklar ve küresel ticaretteki belirsizlikler üretim maliyetlerini ciddi şekilde yükseltiyor. Özellikle bu dönemde sanayicimizin finansmana ulaşması için acil desteğe ihtiyaç var ve bu desteğin devlet tarafından sağlanmasını bekliyoruz. Buna rağmen sanayicimiz üretimi sürdürmek, ihracatını korumak ve istihdam yaratmak için büyük bir çaba gösteriyor" diyen Karadeniz, üretim ekonomisinin desteklenmesinin Türkiye'nin sürdürülebilir büyümesi açısından kritik olduğunu vurguladı.&nbsp;"İlk fiyat ayarlamaları ambalaj ürünlerinde görülebilir"Plastik sektörünün birçok sektör için ara malı üretimi yaptığını hatırlatan Karadeniz, maliyet artışlarının ilk etapta bazı ürün gruplarında daha hızlı hissedilebileceğini söyledi.Karadeniz, "İlk aşamada plastik ambalaj ürünleri, tek kullanımlık gıda ambalajları, temizlik ve hijyen ürünlerinin ambalajları ile lojistik ve taşıma ekipmanlarında fiyat ayarlamaları görülebilir. Enerji fiyatlarının yüksek seyretmesi halinde bu fiyat düzenlemelerinin hızla yükselebileceği ihtimali göz ardı edilmemelidir" değerlendirmesinde bulundu."Enflasyon hedefleri üzerinde risk oluşabilir"Orta Doğu'daki savaşın küresel enerji fiyatlarını yukarı çektiğini belirten Karadeniz, bunun Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkelerde enflasyon beklentilerini de etkileyebileceğini söyledi.Karadeniz, "Petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki her artış üretim maliyetlerini doğrudan etkiliyor. Savaşın uzun sürmesi halinde yıl sonu enflasyon hedeflerinin tutturulması zorlaşabilir ve yukarı yönlü bir revizyon gündeme gelebilir" dedi.Buna rağmen Türkiye'nin güçlü üretim altyapısına dikkat çeken Karadeniz, sanayicinin kriz dönemlerinde geliştirdiği esnekliğin önemli bir avantaj olduğunu belirterek, enerji piyasalarında hızlı bir normalleşme yaşanması halinde hem üretim maliyetleri hem de enflasyon üzerindeki baskının kontrol altına alınabileceğini ifade etti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 01 Apr 2026 02:47:47 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Metal endeks şubatta yönünü yukarı çevirdi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/metal-endeks-subatta-yonunu-yukari-cevirdi-7445/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/metal-endeks-subatta-yonunu-yukari-cevirdi-7445/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4B5371-5A3075-69C1DA-5A2E16-BC031C-89DCC5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) tarafından hazırlanan TR-METALENDEKS Türkiye Metal Sanayi İhracat Endeksi'nin 2026 yılı Şubat ayı sonuçları açıklandı.&nbsp;Endeks verileri, 2026 yılına sert bir düşüşle başlayan metal sanayinin Şubat&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4B5371-5A3075-69C1DA-5A2E16-BC031C-89DCC5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) tarafından hazırlanan TR-METALENDEKS Türkiye Metal Sanayi İhracat Endeksi'nin 2026 yılı Şubat ayı sonuçları açıklandı.&nbsp;Endeks verileri, 2026 yılına sert bir düşüşle başlayan metal sanayinin Şubat ayında yeniden toparlanma eğilimine girdiğini gösterdi. Ocak ayında son 22 ayın en düşük seviyesine gerileyen ihracat miktar endeksi, Şubat ayında yüzde 3,5 oranında artış göstererek ocak ayındaki 111,84 olan değerinden şubat ayı sonunda 115,72 seviyesine çıktı. Ton bazında ihracat rakamları da bu toparlanmayı desteklerken, Ocak ayında 205 bin 262 ton olan metal sanayi ihracatı, şubat ayında yüzde 3,5 artışla 212 bin 394 tona yükseldi.&nbsp;İHRACAT DEĞER ENDEKSİNDE YÜZDE 2,5&#39;LİK ARTIŞTR-METALENDEKS verilerine göre, miktar bazındaki artış ihracat gelirlerine de pozitif yansıdı. Ocak ayında 158,98 olan ihracat değer endeksi, şubat ayında yüzde 2,5 oranında artarak 162,93 seviyesine ulaştı. Tutar bazında bakıldığında ise metal sanayi ihracatı, ocak ayındaki 1 milyar 91 milyon dolar seviyesinden şubat ayında 1 milyar 118 milyon dolara yükseldi. Rapora göre bu değer artışı, büyük ölçüde adet ve kilogram bazındaki miktar artışının bir sonucu oldu.&nbsp;Öte yandan ocak ayında 5,32 dolar/kg ile endeks tarihinin rekorunu kıran ortalama ihracat birim fiyatları, şubat ayında yüzde 1,1 oranında azalarak 5,26 dolar/kg seviyesine geriledi.&nbsp;İDDMİB raporunda, dünya ekonomisinin 2026-2029 dönemine ilişkin zayıf beklentiler nedeniyle metal fiyatlarının önümüzdeki süreçte düşük ve yatay bir seyir izlemesinin öngörüldüğü bir kez daha vurgulandı.Alt sektörlere bakıldığında ise ocak ayındaki sert düşüşlerin ardından çoğu sektörde bir toparlanma olduğu göze çarptı.&nbsp;Alüminyum miktar endeksi 121,2'den 132,0 puana, değer endeksi ise 159,4'ten 173,0 puana çıkarak güçlü bir toparlanma kaydetti. Aynı ayda birim fiyatlar da 4,76 dolar/kg&#39;dan 4,83 dolar/kg'a yükseldi. Hırdavat sektörü miktar endeksi ocak ayındaki sert düşüşün ardından 87,1'den 99,2'ye, değer endeksi de 125,0'ten 135,9'a yükseldi. Birim fiyatlar ise 3,14 dolar/kg&#39;dan 2,99 dolar/kg seviyesine geriledi. Mutfak Eşyaları miktar endeksi 78,8'den 81,2'ye, değer endeksi 97,5&#39;ten 105,1&#39;e çıkarken, Armatür ve Döküm sektörleri de hem miktar hem de değer bazında artış trendine eşlik etti.&nbsp;Şubat ayında genel tablodan farklı ayrışan tek alt sektör ise bakır oldu. Bakırda miktar endeksi 126,7'den 108,3'e gerilemesine rağmen, birim fiyatların 12,68 dolardan 13,22 dolar/kg seviyesine çıkarak yükselişini sürdürmesi dikkat çekerken, miktardaki düşüşün etkisiyle değer endeksi 230,8 puandan 205,8 puana geriledi.&nbsp;TR-METALENDEKS verilerine göre 2026 Şubat ayı, Ocak ayındaki miktar kayıplarının telafi edilmeye başlandığı, ihracat tutarının yeniden ivme kazandığı ve rekor seviyedeki birim fiyatların küçük bir düzeltme ile yatay seyre geçtiği bir ay olarak kayıtlara geçmiş oldu.&nbsp;İDDMİB Yönetim Kurulu Başkanı Tecelioğlu: Sanayimizin esnek üretim kabiliyeti ve pazar çeşitliliği sayesinde hızlı reaksiyon alabiliyoruz diyerek şu değerlendirmelerde bulundu;&nbsp; "2026 yılına miktar bazında zayıf bir başlangıç yapan metal sanayinin şubat ayı itibarıyla yeniden toparlanma eğilimine girdiğini görüyoruz. Özellikle ihracat miktarındaki artışın, değer endeksine de olumlu yansıması sektörümüz açısından önemli bir gelişme. Bu tablo, küresel talepteki dalgalanmalara rağmen Türk metal sanayinin esnek üretim kabiliyeti ve pazar çeşitliliği sayesinde hızlı reaksiyon alabildiğini ortaya koyuyor.Diğer taraftan, ocak ayında tarihi zirveye ulaşan birim fiyatlarda sınırlı bir geri çekilme yaşanması, önümüzdeki dönemde daha dengeli bir fiyat yapısına işaret ediyor. Küresel ekonomiye ilişkin temkinli beklentilerin sürdüğü bir ortamda, ihracatta kalıcı büyüme için miktar artışını destekleyecek stratejilere odaklanmamız gerekiyor. Katma değerli üretim, yeni pazarlar ve rekabetçi fiyat dengesiyle sektörümüzün bu yılı daha güçlü bir performansla tamamlayacağına inanıyoruz."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 25 Mar 2026 02:41:02 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kapasite kullanım oranı martta yüzde 73,3 oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kapasite-kullanim-orani-martta-yuzde-733-oldu-4081/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kapasite-kullanim-orani-martta-yuzde-733-oldu-4081/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4D9510-13B3F3-514D55-D37A05-692574-23E7BF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), mart ayına ilişkin İmalat Sanayi KKO verilerini açıkladı.Buna göre, mart ayında imalat sanayisinde faaliyet gösteren 1761 iş yerinin İktisadi Yönelim Anketi&#39;ne verdiği yanıtlar birleştirilerek değerlendirildi. İmalat sanayisi genelinde&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4D9510-13B3F3-514D55-D37A05-692574-23E7BF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), mart ayına ilişkin İmalat Sanayi KKO verilerini açıkladı.Buna göre, mart ayında imalat sanayisinde faaliyet gösteren 1761 iş yerinin İktisadi Yönelim Anketi&#39;ne verdiği yanıtlar birleştirilerek değerlendirildi. İmalat sanayisi genelinde mevsimsel etkilerden arındırılmış kapasite kullanım oranı değişmeyerek yüzde 74 olarak hesaplandı.Mevsimsel etkilerden arındırılmamış kapasite kullanım oranı (KKO) ise martta geçen aya göre 0,2 puan azalışla yüzde 73,3 seviyesinde gerçekleşti.Türkiye&#39;de 2025 ve 2026 yıllarında aylar itibarıyla kapasite kullanım oranları (yüzde) şöyle:Aylar/Yıl20252026Ocak74,674,1Şubat74,573,5Mart74,473,3Nisan74,3Mayıs75,0Haziran74,6Temmuz74,2Ağustos73,5Eylül74,0Ekim74,2Kasım74,4Aralık74,4]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 24 Mar 2026 10:34:53 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Epsan, PIAE 2026 Fuarı'nda sektör profesyonelleriyle buluştu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/epsan-piae-2026-fuarinda-sektor-profesyonelleriyle-bulustu-1903/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/epsan-piae-2026-fuarinda-sektor-profesyonelleriyle-bulustu-1903/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_574F37-298D6A-C092C3-8FF22E-EB1B53-57A602.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yüksek performanslı mühendislik plastikleri üretimi alanında faaliyet gösteren Epsan, Almanya'nın Mannheim şehrinde gerçekleştirilen Plastics in Automotive Engineering (PIAE) Konferans ve Fuarı'nda sektör profesyonelleriyle bir araya geldi. Otomotiv endüstrisinde plastik teknolojilerinin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_574F37-298D6A-C092C3-8FF22E-EB1B53-57A602.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yüksek performanslı mühendislik plastikleri üretimi alanında faaliyet gösteren Epsan, Almanya'nın Mannheim şehrinde gerçekleştirilen Plastics in Automotive Engineering (PIAE) Konferans ve Fuarı'nda sektör profesyonelleriyle bir araya geldi. Otomotiv endüstrisinde plastik teknolojilerinin geleceğine yön veren etkinlikte Epsan, sürdürülebilir ve inovatif ürün çözümlerini uluslararası katılımcılarla paylaşma imkânı buldu.&nbsp;"Büyüme hedeflerimize katkı sağlayacak yeni bağlantılar kurma fırsatı bulduk"Fuara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Epsan Yönetim Kurulu Başkanı Bora Efe, "Otomotiv sektöründe hafifletme ve sürdürülebilirlik odaklı malzeme çözümlerine olan ihtiyaç her geçen gün artıyor. PIAE'de yer almak, yüksek performanslı mühendislik plastiklerimizi uluslararası paydaşlarla buluşturmak ve sektördeki güncel gelişmeleri yakından takip etmek açısından değerli bir fırsat sundu. Fuar süresince hem mevcut iş ortaklarımızla temaslarımızı güçlendirdik hem de Epsan'ın global büyüme hedeflerine katkı sağlayacak yeni bağlantılar kurma imkânı elde ettik. Bu tür teknik platformlarda edindiğimiz bilgi ve geri bildirimlerin Ar-Ge ve ürün geliştirme çalışmalarımıza doğrudan katkı sağlayacağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı.Otomotiv plastikleri sektörünün profesyonelleri PIAE'de buluştuAlmanya'da düzenlenen Plastics in Automotive Engineering (PIAE) Konferans ve Fuarı, otomotiv endüstrisinde plastik malzemeler ve mühendislik çözümleri üzerine çalışan üreticileri, tedarikçileri, araştırmacıları ve karar vericileri bir araya getiren önemli bir sektör platformu olarak öne çıktı. Hafifletme teknolojileri, sürdürülebilir malzeme çözümleri, yeni üretim yöntemleri ve geleceğin mobilite uygulamalarına yönelik yeniliklerin ele alındığı etkinlik, katılımcılara hem teknik bilgi paylaşımı hem de yeni iş birlikleri geliştirme açısından güçlü bir buluşma zemini sundu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 24 Mar 2026 02:30:26 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Deprem gerçeği sanayinin yönünü değiştiriyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/deprem-gercegi-sanayinin-yonunu-degistiriyor-1775/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/deprem-gercegi-sanayinin-yonunu-degistiriyor-1775/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_45E3D7-389218-AB3627-B669F7-81ABCD-6DAB87.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'de sanayi yatırımlarının mekânsal dağılımı yeniden şekilleniyor. Marmara havzasında yoğunlaşan üretim altyapısının, deprem riski ve tedarik zinciri kırılganlıkları nedeniyle daha dengeli bir yapıya kavuşturulması artık stratejik bir gereklilik olarak ele alınıyor.&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_45E3D7-389218-AB3627-B669F7-81ABCD-6DAB87.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'de sanayi yatırımlarının mekânsal dağılımı yeniden şekilleniyor. Marmara havzasında yoğunlaşan üretim altyapısının, deprem riski ve tedarik zinciri kırılganlıkları nedeniyle daha dengeli bir yapıya kavuşturulması artık stratejik bir gereklilik olarak ele alınıyor. Bu dönüşüm sürecinde Konya; organize sanayi kapasitesi, genişleme potansiyeli ve lojistik bağlantılarıyla yeni üretim dengesinde kritik şehirlerden biri olarak konumlanıyor.Bu çerçevede Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Anadolu'da yeni ve büyük ölçekli endüstri alanlarının oluşturulmasına yönelik somut adımları kamuoyuyla paylaştı. 16 Ocak 2026 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanan kararla 16 mega endüstri bölgesinin ilan edilmesi, Türkiye'nin sanayi yerleşim stratejisinde yeni bir dönemin başladığını gösteriyor.Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır da son dönemde yaptığı değerlendirmede üretimin Anadolu'ya dengeli dağılımının stratejik önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:"Türkiye'nin üretim gücünü tek bir bölgeye bağımlı bırakmadan, daha dirençli ve sürdürülebilir bir sanayi altyapısı inşa ediyoruz. Yeni mega endüstri bölgeleriyle birlikte Anadolu şehirlerimiz üretimin yeni merkezleri olacak. Deprem riski görece düşük, altyapısı güçlü ve lojistik avantajı bulunan şehirlerimiz önümüzdeki dönemde yatırımın ana adresi haline gelecek."Sanayide Yeni Denge Arayışı: Riskten DayanıklılığaSanayinin deprem riski yüksek havzalarda yoğunlaşması; yalnızca tesis güvenliği değil, tedarik zinciri sürekliliği ve ihracat akışı açısından da kırılganlık yaratıyor. Bu nedenle üretimin daha dengeli dağıldığı, planlı büyümeye elverişli ve genişleme kapasitesi bulunan şehirler stratejik öncelik kazanıyor. Yeni mega endüstri bölgeleri kararı, risk odaklı üretim modelinden dayanıklılık odaklı bir modele geçişin kurumsal çerçevesini oluşturuyor.Konya: Coğrafi Avantajdan Stratejik GüceAnadolu'nun merkezinde konumlanan Konya; kara ve demiryolu bağlantıları, gelişmiş organize sanayi altyapısı ve geniş arazi rezerviyle bu dönüşümün somut yansımalarının izlenebileceği şehirlerden biri olarak öne çıkıyor. Türkiye Deprem Tehlike Haritası'na göre Marmara havzasına kıyasla daha düşük sismik risk bandında yer alması, yatırım kararlarında uzun vadeli güvenlik perspektifini destekleyen unsurlar arasında değerlendiriliyor.Şehir, hem iç pazara erişim hem de liman bağlantılarına ulaşım açısından lojistik avantaj sunarken; büyük ölçekli üretim ve yaşam alanı projeleri için genişleme kapasitesi sağlıyor.Sanayi Hareketinin Konut Piyasasına EtkisiSanayi yatırımları yalnızca üretim kapasitesini değil; istihdam kompozisyonunu ve şehirlerin demografik yapısını da dönüştürüyor. Orta ve üst düzey yönetici kadroları, teknik ekipler ve tedarik zinciri firmalarının şehirde konumlanması, konut talebini nicelikten çok nitelik eksenine taşıyor.Bu süreçte genellikle kiralık konut talebinde artış, ardından satılık konut pazarında segment farklılaşması ve planlı, mühendislik altyapısı güçlü projelere yönelim gözlemleniyor. Konya'da oluşan yeni üretim ivmesi, konut tarafında bu yapısal dönüşümün zeminini oluşturuyor.Stratejik PerspektifKonuyla ilgili değerlendirmede bulunan Aydın Yatırım Grup Yönetim Kurulu Başkanı Cihad Aydın, üretimin mekânsal dönüşümünün şehirlerin yaşam altyapısını da dönüştüreceğini belirtiyor:"Üretimin daha dengeli ve dirençli bir zemine taşınması, şehirlerin yalnızca sanayi kapasitesini değil yaşam kalitesini de doğrudan etkiler. Konya'da oluşan yeni sanayi ivmesi, konut talebini planlı, güvenli ve uzun vadeli değer üreten projelere yönlendirecektir. Önümüzdeki dönemde şehirlerin rekabeti yalnızca üretim gücüyle değil, sundukları yaşam standartlarıyla da ölçülecek."Türkiye'de üretim coğrafyasının yeniden tanımlandığı bir dönemde Konya; sanayi, lojistik ve yaşam altyapısını birlikte taşıyabilen yapısıyla yeni ekonomik dengenin kritik şehirleri arasında yer alıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 24 Mar 2026 02:03:19 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[DemirDöküm, gençlerin eğitim yolculuğunu desteklemeye devam ediyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/demirdokum-genclerin-egitim-yolculugunu-desteklemeye-devam-ediyor-7087/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/demirdokum-genclerin-egitim-yolculugunu-desteklemeye-devam-ediyor-7087/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_06085B-C07AAE-4DA4BA-AE6C82-1A1DCC-8AACA2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />DemirDöküm, sektörün kaliteli iş gücü ihtiyacını karşılamak ve genç yetenekleri yarınlara hazırlamak amacıyla yürüttüğü eğitim projelerine bir yenisini daha ekledi. DemirDöküm ve TESİDER' in Kocaeli'de gerçekleştirilen ortak organizasyonuyla; Gebze Mevlana Meslekî ve Teknik&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_06085B-C07AAE-4DA4BA-AE6C82-1A1DCC-8AACA2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />DemirDöküm, sektörün kaliteli iş gücü ihtiyacını karşılamak ve genç yetenekleri yarınlara hazırlamak amacıyla yürüttüğü eğitim projelerine bir yenisini daha ekledi. DemirDöküm ve TESİDER' in Kocaeli'de gerçekleştirilen ortak organizasyonuyla; Gebze Mevlana Meslekî ve Teknik Anadolu Lisesi ile Çayırova Şehit Davut Ali Karadağ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri mesleki kimliklerinin sembolü olan önlüklerine kavuştu.Kocaeli'deki iki okulda toplam 150 öğrenci ve okul yöneticileri, öğretmenlerin katılımıyla gerçekleştirilen törenler, gençlerin mesleki kimliklerini benimsemeleri yolunda anlamlı bir buluşmaya sahne oldu. DemirDöküm yöneticilerinin de yer aldığı törenlerde öğrenciler profesyonel iş hayatına ilk adımlarını attı. Sektörün geleceğini genç yeteneklerle inşa etme vizyonunu koruyan şirket, Kocaeli'deki bu etkinlikle mesleki eğitimdeki sürdürülebilir destek modelini bir adım daha ileri taşıdı.EĞİTİMDE ÇOK YÖNLÜ DESTEK MODELİ&nbsp;Mesleki eğitimin gelişimini çok boyutlu bir stratejiyle destekleyen DemirDöküm; eğitimci programlarından laboratuvar malzeme desteğine, teknik gezilerden kariyer rehberliğine kadar geniş bir yelpazede sektörel farkındalık yaratıyor. Okul-sanayi iş birliğini kağıt üzerinde bırakmayıp sahaya taşıyan şirket; yurt içi staj imkanları ve &#39;Infomobil&#39; araçlarıyla gerçekleştirdiği yerinde eğitimlerle, öğrencilerin teorik bilgilerini profesyonel saha deneyimiyle harmanlıyor.KİTAPTAN VR TEKNOLOJİSİNE YENİ NESİL EĞİTİM YAKLAŞIMI&nbsp;İklimlendirme sektöründeki öncülüğünü, 10 yılı aşkın süredir eğitim alanında hayata geçirdiği projelerle pekiştiren DemirDöküm, geleceğin uzmanlarını yetiştirmek için çok katmanlı bir destek modeli uyguluyor. Şirket, bu vizyon kapsamında 6 yıl boyunca Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerinin temel kaynağı olan &#34;Isıtma Tesisatı&#34;, &#34;Doğal Gaz Bina İçi Tesisatı&#34; ve &#34;Gaz Yakıcı Cihazlar&#34; ders kitaplarının ücretsiz dağıtım sponsorluğunu üstlenerek, binlerce gencin mesleki gelişimine temel oluşturdu. Teorik birikimi sahaya taşımayı önceliklendiren marka, 34 şehirdeki 60'tan fazla meslek lisesine gerçekleştirdiği kombi bağışlarıyla laboratuvar imkanlarını modernize ederken; &#34;Eğiticinin Eğitimi&#34; programıyla da öğretmenleri en güncel sektörel teknolojilerle buluşturarak eğitim zincirini tamamlıyorEğitim vizyonunun merkezine teknolojiyi yerleştiren DemirDöküm, sanal gerçeklik (VR) uygulamalarıyla mesleki gelişimi dijital boyuta taşıyor. Pilot okullarda hayata geçirilen proje kapsamında öğrenciler, 3D VR gözlüklerle markanın Bozüyük Fabrikası'ndaki ileri teknoloji üretim süreçlerini ve yenilikçi çözümlerini yerinde deneyimleme şansı buluyor. Geleneksel ustalığı geleceğin dijital dünyasıyla harmanlayan proje ile genç yeteneklerin modern sanayi standartlarını sınıflarından takip etmesine olanak tanınıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 18 Mar 2026 02:53:22 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Enerji fiyatları ve jeopolitik gelişmeler sanayi üretiminin seyrini belirleyecek]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/enerji-fiyatlari-ve-jeopolitik-gelismeler-sanayi-uretiminin-seyrini-belirleyecek-6008/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/enerji-fiyatlari-ve-jeopolitik-gelismeler-sanayi-uretiminin-seyrini-belirleyecek-6008/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_810CAE-3C646D-638460-A0840D-725624-01444F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Enerji maliyetleri, küresel enflasyon ve jeopolitik gelişmeler sanayi üretiminin geleceğini şekillendiren başlıca unsurlar arasında yer alıyor. Enerji yoğun sektörlerde maliyet baskısı artarken, bazı sektörler için yeni ihracat fırsatları da ortaya çıkabiliyor. GNC Makina Yönetim&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_810CAE-3C646D-638460-A0840D-725624-01444F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Enerji maliyetleri, küresel enflasyon ve jeopolitik gelişmeler sanayi üretiminin geleceğini şekillendiren başlıca unsurlar arasında yer alıyor. Enerji yoğun sektörlerde maliyet baskısı artarken, bazı sektörler için yeni ihracat fırsatları da ortaya çıkabiliyor. GNC Makina Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Çetinkaya, enerji fiyatları, bölgesel gelişmeler ve sanayi üretimine ilişkin beklentilerini değerlendirdi.Enerji fiyatları sanayi üretimini doğrudan etkiliyorSanayi üretiminde enerjinin en kritik girdilerden biri olduğunu belirten Gökhan Çetinkaya, enerji fiyatlarındaki artışın küresel ekonomik dengeleri de etkileyebileceğine dikkat çekti."Sanayi üretiminde enerji oldukça kritik bir girdi. Enerji fiyatlarında yaşanabilecek kalıcı artışlar küresel ölçekte enflasyonu yukarı çekebilir ve bu durum merkez bankalarını yeniden parasal sıkılaşma politikalarına yöneltebilir. Böyle bir tabloda küresel ekonomide büyümenin yavaşlaması ve finansmana erişimin zorlaşması da mümkün. Bu nedenle sanayi sektörünün 2026 yılında göstereceği performansta enerji fiyatları ve bölgedeki jeopolitik gelişmeler belirleyici olacak."Türkiye'nin enerji bağımlılığı maliyet baskısını artırıyorTürkiye'nin enerji ithalatına yüksek derecede bağımlı bir ekonomi olduğunu vurgulayan Çetinkaya, enerji fiyatlarındaki artışın üretim maliyetleri başta olmak üzere ekonominin birçok alanını etkilediğini söyledi."Petrol fiyatlarındaki artışın ilk olarak akaryakıt fiyatlarına yansıdığını, bunun da kısa sürede taşımacılık, üretim ve gıda fiyatları üzerinde etkisini gösterdiğini görüyoruz. Enerji fiyatları yükseldiğinde enerji ithalatı için daha fazla dövize ihtiyaç duyuluyor ve bu durum kur üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabiliyor."Bölgesel gelişmeler enerji maliyetlerini etkileyebilirEnerji arzı ve bölgesel gelişmelerin Türkiye açısından dikkatle takip edilmesi gerektiğini ifade eden Çetinkaya, "Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu verilerine göre Türkiye, Aralık 2025'te İran'dan 575,99 milyon standart metreküp doğalgaz ithal etti ve bu miktar toplam doğalgaz ithalatının yüzde 7,53'ünü oluşturdu. EPDK'nın yıllık sektör raporuna baktığımızda ise Türkiye'nin 2024 yılında İran'dan 7 milyar 43 milyon Sm3 doğalgaz ithal ettiğini görüyoruz. Aynı dönemde Türkiye'nin en fazla doğalgaz ithal ettiği ülke 21 milyar 572 milyon Sm3 ile Rusya olurken, ikinci sırada 11 milyar 478 milyon Sm3 ile Azerbaycan yer alıyor. İran ise üçüncü sırada bulunuyor. 2014–2024 döneminde İran'ın Türkiye'nin doğalgaz ithalatındaki payı ortalama yüzde 13,49 seviyesinde gerçekleşti. Bu tablo, bölgedeki jeopolitik gelişmelerin Türkiye'nin enerji maliyetleri üzerinde doğrudan etkili olabileceğini gösteriyor." ifadelerini kullandı.Bazı sektörler için risk, bazıları için fırsatJeopolitik gelişmelerin sektörler üzerindeki etkisinin farklı şekillerde ortaya çıkabileceğini belirten GNC Makina Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Çetinkaya, özellikle enerji yoğun sektörlerde maliyet baskısının daha belirgin hale gelebileceğini ifade etti."Cam, seramik ve demir-çelik gibi sektörlerde enerji maliyetleri toplam üretim maliyetinde önemli bir paya sahip. Bu nedenle küresel enerji fiyatlarındaki oynaklık bu sektörlerde kârlılık üzerinde baskı yaratabilir. Öte yandan İran'ın gerçekleştirdiği ihracatın önemli bir bölümünün Türkiye ile doğrudan rekabet edilen ürün gruplarında yoğunlaştığını görüyoruz. Türkiye, buradan doğacak boşlukta özellikle plastik, demir-çelik, meyve-sebze, alüminyum ve bakır gibi alanlarda üretim kapasitesiyle öne çıkabilir."Sanayide toparlanma jeopolitik risklerin seyrine bağlı2026 yılına ilişkin beklentilerini de paylaşan Çetinkaya, sanayi üretiminde toparlanmanın zamanlamasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu."2026 yılına temkinli bir iyimserlikle bakıyoruz. Yılın ilk bölümünde daha temkinli bir görünümün öne çıkması beklenebilir. Ancak sanayi üretiminde daha belirgin bir toparlanmanın 2026'nın ikinci yarısında, jeopolitik risklerin seyrine bağlı olarak gündeme gelebileceğini öngörüyoruz."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 17 Mar 2026 11:48:02 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Jeopolitik kriz, sanayide maliyet baskısını artırıyor"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/jeopolitik-kriz-sanayide-maliyet-baskisini-artiriyor-6651/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/jeopolitik-kriz-sanayide-maliyet-baskisini-artiriyor-6651/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4176FE-7D4D11-985C6E-3448FF-3CD704-0B29E1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ardıç, yaptığı yazılı açıklamada, ABD ve İsrail&#39;in İran&#39;a yönelik saldırılarıyla başlayan ve Hürmüz Boğazı&#39;nda deniz taşımacılığını ciddi biçimde aksatan çatışma sürecinin yalnızca bölgesel güvenliği değil, küresel enerji piyasalarını, ticaret yollarını&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4176FE-7D4D11-985C6E-3448FF-3CD704-0B29E1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ardıç, yaptığı yazılı açıklamada, ABD ve İsrail&#39;in İran&#39;a yönelik saldırılarıyla başlayan ve Hürmüz Boğazı&#39;nda deniz taşımacılığını ciddi biçimde aksatan çatışma sürecinin yalnızca bölgesel güvenliği değil, küresel enerji piyasalarını, ticaret yollarını ve tedarik zincirlerini doğrudan etkilediğini belirtti.Petrol akışındaki bozulmanın, tanker trafiğindeki daralma ve sigorta maliyetlerindeki artışın dünya ekonomisine yeni bir belirsizlik dalgası yaydığına işaret eden Ardıç, enerjiye bağımlı ekonomiler açısından bu tablonun, üretim maliyetlerinden enflasyona kadar geniş bir alanda baskı oluşturduğunu belirtti. Dünyanın bir köşesindeki jeopolitik gerilimin, doğrudan üreticinin navlun hesabına yansıdığına dikkati çeken Ardıç, bu tür krizlerin yarattığı maliyet şokunun artık anlık değil, kalıcı bir hesap dengesi sorunu haline geldiğini ifade etti.Ardıç, Türkiye 2025 yılında mal ihracatında rekor kırmış olsa da 2026 yılının ilk aylarına ilişkin verilerin ihracatta daha kırılgan bir görünüme, ithalatta ise yukarı yönlü baskıya işaret ettiğinin altını çizerek şu değerlendirmede bulundu:&#34;Jeopolitik kriz, sanayide maliyet baskısını artırıyor, stratejik hazırlığı zorunlu kılıyor. Enerji ve lojistik kaynaklı yeni maliyet şokları, dış ticaret dengesi, enflasyonla mücadele ve sanayi üretimi üzerinde ilave yük oluşturabilir. Bu nedenle önümüzdeki süreci sadece güvenlik meselesi olarak değil, aynı zamanda sanayi politikası, dış ticaret stratejisi ve ekonomik dayanıklılık meselesi olarak da ele almak zorundayız. Bu çatışma süreci, yaklaşık 50 milyar dolar ihracat hacmimizin bulunduğu Yakın ve Orta Doğu pazarlarında faaliyet gösteren ihracatçılarımız açısından ayrıca dikkatle izlenmelidir. Bölgedeki talep daralması, ödeme ve teslimat riskleri ile ticaret rotalarındaki kırılmalar, siparişten sevkiyata kadar bütün zinciri yavaşlatabilir.&#34;- &#34;Türkiye&#39;nin pazar çeşitlendirmesini hızlandırması büyük önem taşıyor&#34;Ardıç, sahada sanayicilerden aldıkları veri ve yaptıkları anketlere bakıldığında, Körfez ülkelerine ihracat yapan firmaların nakliye maliyetlerinin ve ek operasyonel gerekliliklerinin arttığını, mal sevkiyat sürelerinin uzadığını ifade ederek, gümrük işlemlerinin de zorlaştığının ve uzadığının sanayiciler tarafından dile getirildiğini, bu durumun kalıcı olması halinde tedarik zincirlerinde aksamaların başlamasının muhtemel olduğunu belirtti.Türkiye&#39;nin yeni dönemde pazar çeşitlendirmesini hızlandırması, lojistik güvenliğini güçlendirmesi ve ihracatçıyı finansman ile sigorta araçları bakımından daha güçlü desteklemesinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Ardıç, şunları kaydetti:&#34;Her kriz yalnızca tehdit üretmez, bazı alanlarda yeni imkanları da görünür hale getirir. Savunma sanayimizin kalbi olan Ankara, sahip olduğu ileri mühendislik kapasitesi, üretim kabiliyeti ve teknoloji altyapısıyla bu yeni dönemde öne çıkabilecek merkezlerden biridir. Türkiye&#39;nin savunma ve havacılık ihracatı, 2025 yılında 11 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır. Küresel güvenlik kaygılarının arttığı dönemlerde, yüksek teknolojiye dayalı savunma ürünlerine olan ilginin artması mümkündür. Ancak asıl mesele, savunma sanayisinde oluşan bu yüksek teknoloji birikimini makine, elektronik, yazılım, malzeme ve diğer sektörlere yayabilmektir. Kalıcı kazanım, ancak bu şekilde sağlanabilir. Sanayicimizin enerji maliyetleri karşısında korunması, ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesi, lojistik hatlarının güvence altına alınması ve yüksek teknolojinin daha geniş sanayi tabanına yayılması artık bir tercih değil, zorunluluktur.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 13 Mar 2026 12:48:55 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İmalat sanayinde alarm çalıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/imalat-sanayinde-alarm-caliyor-2843/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/imalat-sanayinde-alarm-caliyor-2843/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DA6B53-B15F82-73BADA-5381C6-6ECCF0-79367D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'de sanayi üretimindeki zayıflama 2026 yılının ilk ayında da sürdü. Türkiye İstatistik Kurumu'nun açıkladığı verilere göre Sanayi Üretim Endeksi ocak ayında yıllık bazda yüzde 1,8, aylık bazda ise yüzde 2,8 geriledi. Üretimdeki düşüş özellikle imalat sanayinde daha&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DA6B53-B15F82-73BADA-5381C6-6ECCF0-79367D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'de sanayi üretimindeki zayıflama 2026 yılının ilk ayında da sürdü. Türkiye İstatistik Kurumu'nun açıkladığı verilere göre Sanayi Üretim Endeksi ocak ayında yıllık bazda yüzde 1,8, aylık bazda ise yüzde 2,8 geriledi. Üretimdeki düşüş özellikle imalat sanayinde daha belirgin şekilde hissedildi. İmalat Sanayi Sektörü Endeksi ocakta yıllık yüzde 2,5, aylık yüzde 3,4 düşüş kaydetti.Sanayi üretimi 2025 yılını da yüzde 2,1'lik daralma ile tamamlamıştı. Yeni yılın ilk verileri ise üretimdeki zayıf seyrin devam ettiğini ortaya koydu.Maliyet baskısı artıyorİstanbul Tüccarlar Kulübü Derneği Başkanı İlker Önel, açıklanan verilerin imalat sektöründe giderek derinleşen maliyet baskısını ve iç talepteki yavaşlamayı net biçimde ortaya koyduğunu söyledi. Önel'e göre özellikle yüksek enflasyon ortamında artan üretim maliyetleri ve finansmana erişimde yaşanan zorluklar sanayicinin hareket alanını daraltıyor.Önel, "Sanayi sektörü yıla zayıf bir başlangıç yaptı. Artan maliyetler, daralan iç talep ve finansman koşullarındaki sıkılık üretim üzerinde ciddi baskı oluşturuyor. İmalat sanayindeki düşüş, reel sektörün içinde bulunduğu zorlu süreci açık şekilde yansıtıyor" dedi.Üretimde gerileme sürüyorVerilere göre imalat sanayi üretimindeki gerileme yılın son aylarında da dikkat çekmişti. Sektör endeksi Aralık 2025'te aylık bazda sınırlı artış gösterse de yıllık bazda düşüş kaydetmişti.Önel, üretimdeki daralmanın sahada da hissedildiğini vurgulayarak özellikle emek yoğun sektörlerde ciddi kayıplar yaşandığını belirtti. Hazır giyim ve tekstil sektöründe geçen yıl yaklaşık 5 bin işletmenin faaliyetini sonlandırdığını ifade eden Önel, bu süreçte 113 binden fazla kişinin işini kaybettiğini söyledi.Sanayicinin karşı karşıya olduğu zorlukların sadece iç piyasayla sınırlı olmadığına dikkat çeken Önel, küresel gelişmelerin de maliyetleri artırdığını kaydetti. Jeopolitik risklerin hammadde fiyatlarının yanı sıra navlun ve sigorta giderlerinde de yükselişe neden olduğunu belirten Önel, bunun özellikle ihracata yönelik üretim yapan firmaları zorladığını ifade etti.Destek mekanizması işlemeliReel sektörün üretim kapasitesini koruyabilmesi için destek mekanizmalarının devreye alınması gerektiğini dile getiren Önel, finansman tarafında yeni adımlar atılması çağrısında bulundu. Önel, "İşletmelerin nefes alabilmesi için reeskont kredi maliyetlerine yakın koşullarla yeni bir Nefes Kredisi paketinin devreye girmesi önemli olacaktır" diye konuştu.Önel ayrıca üretim maliyetlerini azaltmaya yönelik düzenlemelerin de gündeme alınmasını önerdi. Kira stopaj oranlarının düşürülmesi ve SGK prim desteklerinin tüm sektörleri kapsayacak şekilde genişletilmesinin kısa vadede sanayiye destek sağlayabileceğini ifade eden Önel, aksi halde önümüzdeki dönemde işletme kapanmaları ve işsizlikte artış riskinin güçlenebileceği uyarısında bulundu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 12 Mar 2026 02:37:58 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türkiye paslanmaz çelikte bölgesel üretim merkezi olabilir]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-paslanmaz-celikte-bolgesel-uretim-merkezi-olabilir-5499/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-paslanmaz-celikte-bolgesel-uretim-merkezi-olabilir-5499/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_27AD94-4411FF-249DED-D44723-6B858F-633444.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İftar programında değerlendirmelerde bulunan Küçükemre, sektörün geçtiğimiz yıl zorlu bir dönemden geçtiğini belirterek, "Geçen yıl sektör olarak çok çalıştık ancak istediğimiz ölçüde kazanç elde edemedik. Zor bir yılı geride bıraktık. Bununla birlikte paslanmaz çelik&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_27AD94-4411FF-249DED-D44723-6B858F-633444.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İftar programında değerlendirmelerde bulunan Küçükemre, sektörün geçtiğimiz yıl zorlu bir dönemden geçtiğini belirterek, "Geçen yıl sektör olarak çok çalıştık ancak istediğimiz ölçüde kazanç elde edemedik. Zor bir yılı geride bıraktık. Bununla birlikte paslanmaz çelik ithalatına ilişkin davamızı kazanmış olmamız sektörümüz açısından önemli bir gelişme oldu" dedi.Küçükemre, küresel gelişmelerin üretimin stratejik önemini bir kez daha ortaya koyduğunu ifade ederek, "Son yıllarda yaşanan savaşlar bize şunu çok net gösterdi: Üretim gücü olmayan ülkelerin ne kendini koruyacak ne de güçlü bir şekilde ayakta kalacak imkânı var. Her şeyin temelinde üretim yer alıyor. Bu nedenle üretimden vazgeçmemek ve sanayimizi güçlendirmek zorundayız." diye konuştu."TÜRKİYE'DE PASLANMAZ ÇELİK ÜRETİMİ İÇİN ORTAK HAREKET ETMELİYİZ"Türkiye'de paslanmaz çelik üretiminin hayata geçirilmesi için sektörün tüm paydaşlarının birlikte hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Küçükemre, bu süreçte sivil toplum kuruluşları, üniversiteler, sanayi ve ticaret odaları ile birlikte çalışacaklarını söyledi.Küçükemre, "Bundan sonraki görevimiz Türkiye'de paslanmaz çelik üretimi konusunda farkındalık oluşturmak. Basın, akademi ve iş dünyasıyla birlikte kamuoyunu bilgilendirmeli ve bu ürünün Türkiye'de üretilmesi için gerekli adımları atmalıyız. Biz PASİD olarak bu süreçte hem paydaş hem de ortak olmaya hazırız." ifadelerini kullandı.PASLANMAZ ÇELİK İHRACATI 750 MİLYON DOLARA ULAŞTISektöre ilişkin verileri de paylaşan Küçükemre, paslanmaz çelikte ihracatın miktar bazında 140 bin tona ulaştığını, bunun da yaklaşık 750 milyon dolar değerinde olduğunu söyledi. İşlenmiş mamuller de dahil edildiğinde sektörün ihracat hacminin 6 milyar dolar seviyesine ulaştığını belirten Küçükemre, bu yıl ihracatta yaklaşık yüzde 20 civarında bir artış beklediklerini ifade etti.Paslanmaz çeliğin küresel çelik üretimindeki payının giderek arttığını belirten Küçükemre, "Bugün dünya çelik üretimi içinde paslanmaz çeliğin payı yüzde 3 seviyesine çıktı. Paslanmaz çelik geleceğin metali olarak görülüyor. Geri dönüşüm oranları arttıkça hem maliyetlerin düşeceğini hem de kullanım alanlarının daha da genişleyeceğini öngörüyoruz." dedi.TÜRKİYE BÖLGESEL ÜRETİM MERKEZİ OLABİLİRTürkiye'nin paslanmaz çelik üretiminde bölgesel bir merkez olma potansiyeline sahip olduğuna dikkat çeken Küçükemre, çevre ülkelerde paslanmaz çelik üretim tesisi bulunmadığını hatırlattı.Türkiye'de 1 milyon tonluk bir kapasite projeksiyonuyla 600 bin tonluk bir üretim tesisi kurulması gerektiğini söyleyen Arslan, "Bu üretim ile iç piyasanın ihtiyacı karşılanabilir. 1,2 milyar dolar seviyelerinde bir yatırımla bu yapılabilir. Paslanmaz çelikte yapılacak bu yatırımın geri dönüşü de 8 yıl olacaktır. Böylece Türkiye çok önemli bir üretim tesisi kazanmış olur." ifadelerini kullandı.Küçükemre ayrıca Türkiye'de TOGG ile otomotiv sektöründe uygulanan iş birliği modellerine benzer şekilde ortak yatırım modellerinin de değerlendirilebileceğini belirterek, "Kamu tarafına da bu konuyu aktardık. İç piyasada tüketimin 1 milyon ton seviyesine ulaşması halinde yatırım için önemli bir eşik oluşabileceği ifade ediliyor. Bu noktada sektörümüz içinde de girişimlerde bulunan firmalar bulunuyor." dedi.PASİD ULUSLARARASI İŞ BİRLİKLERİNİ ARTIRIYORKonuşmasında PASİD'in son dönemde yürüttüğü çalışmalara da değinen Küçükemre, uluslararası pazarlara açılma hedefi doğrultusunda gerçekleştirilen Mısır iş heyeti ziyaretinde üyelerin yeni iş bağlantıları kurma fırsatı yakaladığını söyledi.Yurt içinde ise sektörün karşı karşıya kaldığı anti-damping süreçleri, maliyet artışları ve ithalat baskısı gibi konularda üyelerle birlikte hareket ettiklerini belirten Küçükemre, kamu kurumlarıyla temaslarını sürdürerek sektörün beklentilerini dile getirmeye devam ettiklerini ifade etti.SEKTÖRDE KADINLARIN VE GENÇLERİN ROLÜ ARTACAKPASİD olarak sektörün kapsayıcı bir yapıyla büyümesini önemsediklerini belirten Küçükemre, geçtiğimiz yıl düzenlenen Çelik Kadınlar Gecesi'nin sektörde kadınların daha görünür olması açısından önemli bir adım olduğunu söyledi.Genç kuşakların sektöre daha fazla dahil olması için de çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Küçükemre, "PASİD Gençlik Komitesi kurulması için çalışmalarımıza başladık. Yeni neslin sektörde daha aktif rol alması hem derneğimiz hem de sektörümüz açısından büyük önem taşıyor." dedi.Küçükemre, PASİD'in önümüzdeki dönemde uluslararası iş birliklerini artırmaya, bilgi paylaşımı ve eğitim ortamlarını geliştirmeye ve derneği bölgesel ölçekte referans gösterilen bir platform haline getirmeye devam edeceğini sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 12 Mar 2026 02:00:05 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanayi depreme karşı GEBKİM ile güçleniyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-depreme-karsi-gebkim-ile-gucleniyor-9219/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-depreme-karsi-gebkim-ile-gucleniyor-9219/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8E261F-2821F0-F04D45-A56FE7-C93A6D-295503.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye, aktif fay hatları üzerinde yer alması nedeniyle sanayi tesisleri açısından deprem ve afet riskine karşı hazırlıklı olmayı zorunlu kılıyor. 1999 Marmara Depremi ve 6 Şubat 2023'teki büyük depremler, sanayi bölgelerinde afetlere hazırlık ve iş sürekliliği çalışmalarının&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8E261F-2821F0-F04D45-A56FE7-C93A6D-295503.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye, aktif fay hatları üzerinde yer alması nedeniyle sanayi tesisleri açısından deprem ve afet riskine karşı hazırlıklı olmayı zorunlu kılıyor. 1999 Marmara Depremi ve 6 Şubat 2023'teki büyük depremler, sanayi bölgelerinde afetlere hazırlık ve iş sürekliliği çalışmalarının önemini bir kez daha ortaya koydu. Bu bağlamda, 1–7 Mart Deprem Haftası'nda GEBKİM OSB'nin afet hazırlık projeleri gündeme geldi.GEBKİM OSB, Türkiye'nin ilk kimya ihtisas organize sanayi bölgesi olarak, arama kurtarma kapasitesi, afet müdahale altyapısı ve eğitim programlarıyla dikkat çekiyor. Bölgede oluşturulan 27 kişilik Hafif Seviye Arama Kurtarma Ekibi, özel ekipmanlarla donatılmış deprem konteynerleri ve acil müdahale çadırları sayesinde olası afet senaryolarına hızlı müdahale edebilecek kapasitede bulunuyor. Deprem konteynerlerinde enkaz altı arama cihazları, termal kameralar, sismik akustik dinleme sistemleri, kırıcı ve kesici ekipmanlar yer alıyor. Ayrıca jeneratörler, aydınlatma sistemleri ve lojistik ekipmanlar hazır tutuluyor.Afet hazırlık süreci sadece fiziki altyapı ile sınırlı değil. İnsan kaynağının bilinçlendirilmesi de kritik önem taşıyor. GEBKİM OSB'de faaliyet gösteren firmalara yönelik düzenli eğitimler, seminerler ve farkındalık etkinlikleri yürütülüyor. Türkiye'de ilk kez hayata geçirilen Acil Müdahale Yazılımı kapsamında yaklaşık 2.000 kişiye afet ve acil durum eğitimleri verildi. Bu sayede çalışanların deprem ve diğer afet durumlarında doğru hareket edebilmesi sağlanıyor.Sanayide risk azaltma çalışmaları Kocaeli İl Afet Risk Azaltma Planı (İRAP) kapsamında yürütülüyor. Bölgede yapıların dayanıklılığı güçlendirilirken, katılımcı firmalarla birlikte olası afet senaryolarına karşı acil durum hazırlıkları planlanıyor. Amaç, riskleri önceden azaltan ve dayanıklı bir sanayi altyapısı oluşturmak.GEBKİM OSB'nin bir diğer önemli çalışması ise iş sürekliliği yönetimi. Avrupa Birliği ve AFAD eş finansmanlı "RESMAR – İş Sürekliliği Yönetimi Yaklaşımı ile Sanayi Kuruluşlarının Afetlere Dirençli Hale Getirilmesi: Marmara Bölgesi Uygulaması" projesinde pilot OSB olarak yer alıyor. Teknik ziyaretlerde iş etki analizleri, iş sürekliliği planları ve afet yönetimi süreçleri değerlendirilerek, sanayi tesislerinin afet sonrası üretim ve tedarik süreçlerini sürdürebilmesi hedefleniyor.HER FABRİKA BİR KALEDİRDeprem gerçeğinin sanayi bölgeleri açısından büyük bir sorumluluk alanı oluşturduğunu belirteren GEBKİM OSB Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, "Ülkemiz deprem kuşağında yer alıyor ve bu gerçekle yaşamayı öğrenmek zorundayız. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 'Her fabrika bir kaledir' sözü çok kıymetli. Bizler de sanayi bölgemize bu anlayışla yaklaşıyoruz. Sanayi tesisleri ülke ekonomisinin üretim gücünü temsil eden stratejik merkezlerdir. Bu nedenle organize sanayi bölgelerinde yürütülen hazırlık çalışmaları hem çalışanlarımızın güvenliği hem de üretim sürekliliği açısından büyük önem taşıyor. GEBKİM OSB olarak altyapımızı güçlendiren, afetlere müdahale kapasitemizi artıran ve sanayimizin iş sürekliliğini güvence altına alan çalışmaları kararlılıkla sürdürüyoruz. RESMAR Projesi gibi uluslararası iş birlikleri sayesinde sanayi kuruluşlarımızın afetlere karşı daha dirençli hale gelmesini hedefliyoruz. Amacımız, güçlü üretim kapasitesine sahip, afetlere hazırlıklı ve dayanıklı bir sanayi ekosistemi oluşturmaktır." ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 11 Mar 2026 11:32:06 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanayi üretimi ocakta aylık yüzde 2,8 azaldı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-ocakta-aylik-yuzde-28-azaldi-5754/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-ocakta-aylik-yuzde-28-azaldi-5754/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7FE9A3-2D0CED-73C54C-D62773-656B66-1A5D97.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ocak ayına ilişkin sanayi üretim endeksi verilerini açıkladı.Buna göre, söz konusu ayda takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 1,8 azalış kaydetti.Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, ocakta&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7FE9A3-2D0CED-73C54C-D62773-656B66-1A5D97.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ocak ayına ilişkin sanayi üretim endeksi verilerini açıkladı.Buna göre, söz konusu ayda takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 1,8 azalış kaydetti.Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, ocakta madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2,8, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 2,5 gerilerken, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 5,6 arttı.Arındırılmamış sanayi üretim endeksinde yıllık bazda yüzde 2,6 azalış oldu.- Sanayi üretiminde aylık verilerMevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi, söz konusu ayda bir önceki aya kıyasla yüzde 2,8 geriledi.Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, ocak ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 2,1, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 1,8 artarken, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 3,4 azaldı.TÜİK, bazı ayların verilerinde revizyona gitti.Buna göre sanayi üretim endekslerinin takvim etkisinden arındırılmış yıllık değişim oranları şöyle:Yıllar/AylarOcakŞubatMartNisanMayısHaziranTemmuzAğustosEylülEkimKasımAralık20234-8,80,3-1,40,30,98,33,65,22,622,320241,311,24,4-10-5-3,8-5,1-2,2-2,91,7720251,1-22,42,94,88,14,97,132,12,2-2,12026-1,8]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 10 Mar 2026 10:19:15 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanayi ihracatı ikliminde iyileşme belirtileri]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-iuhracati-ikliminde-iyilesme-belirtileri-4593/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-iuhracati-ikliminde-iyilesme-belirtileri-4593/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D1C8A1-72A7EA-85BD53-967E8B-1C8CCA-DD15BA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen İSO Türkiye İhracat Pazarları İklim Endeksi&#39;nin Şubat 2026 dönemi sonuçları açıklandı.Endekste eşik değer olan 50&#39;nin üzerinde ölçülen tüm rakamlar ihracat ikliminde iyileşmeye, 50&#39;nin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D1C8A1-72A7EA-85BD53-967E8B-1C8CCA-DD15BA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen İSO Türkiye İhracat Pazarları İklim Endeksi&#39;nin Şubat 2026 dönemi sonuçları açıklandı.Endekste eşik değer olan 50&#39;nin üzerinde ölçülen tüm rakamlar ihracat ikliminde iyileşmeye, 50&#39;nin altındaki değerler ise bozulmaya işaret ediyor.Buna göre, İSO Türkiye İhracat Pazarları İklim Endeksi şubat ayında değişim göstermeyerek 52,1 düzeyinde gerçekleşti. Endeks yılın ilk çeyreğinin ortasında imalatçıların ihracat pazar ikliminde ılımlı iyileşmenin sürdüğüne işaret etti. Bu veriyle birlikte talep koşulları son 26 ay boyunca kesintisiz olarak güçlendi.- Almanya ve Birleşik Krallık&#39;ta büyüme güçlü seyrettiTürk imalatçıların en büyük 10 ihracat pazarından 7&#39;sinde ekonomik aktivite şubat ayında artış kaydetti.Türk imalat sektörü ihracat hacminin 4&#39;te 1&#39;inden fazlasını oluşturan ilk dört pazarın tamamı bu grupta yer aldı. Almanya ve Birleşik Krallık&#39;ta büyüme güçlü seyretti.Bununla birlikte, Birleşik Krallık&#39;taki genişleme ocak ayına göre hafif yavaşlarken, Almanya&#39;da büyüme son dört ayın en yüksek hızına ulaştı. ABD&#39;de ise ekonomik aktivitedeki artış devam etmekle birlikte büyüme son dört ayın en düşük düzeyinde gerçekleşti.- BAE&#39;deki üretim artışı son 22 ayın en yüksek hızındaBirleşik Arap Emirlikleri&#39;nde (BAE) petrol dışı ekonomik aktivite güçlü düzeyde arttı ve söz konusu artış son 22 ayın en yüksek hızında gerçekleşti.PMI verileri kapsamında izlenen ekonomiler içerisinde Singapur&#39;un hemen ardından ikinci en hızlı büyüme bu ülkede kaydedildi. Şubat ayında üretimin azaldığı üç önemli ihracat pazarı Fransa, Romanya ve Polonya oldu.Fransa ve Polonya&#39;da ekonomik aktivitedeki düşüş ocak ayına göre daha hafif gerçekleşti. Romanya&#39;da ise imalat sanayi üretimi belirgin bir şekilde geriledi ve düşüş anketin başladığı Temmuz 2023&#39;ten bu yana en yüksek hızda ölçüldü.Türkiye&#39;nin imalat sanayi ihracatının yüzde 3&#39;ünü oluşturan Romanya&#39;nın üretimindeki düşüş, anket kapsamında izlenen tüm ekonomiler içerisinde en belirgin düzeyde gerçekleşti. Son olarak şubat ayı verileri Çin&#39;de üretimin güçlü bir şekilde arttığına ve büyüme hızının Mayıs 2023&#39;ten bu yana en yüksek düzeye ulaştığına işaret etti.Açıklamada sonuçlara ilişkin değerlendirmeleri yer alan S&amp;P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, şunları kaydetti:&#34;Önemli ihracat pazarlarının büyük bölümünde talep koşullarının iyileşmesi, önümüzdeki aylarda Türk imalatçılarının yurt dışından yeni iş fırsatları elde etmesine katkı sağlayabilir. ABD&#39;nin son gümrük vergilerinin bu eğilimler üzerinde bir etkisi olup olmayacağını takip etmemiz gerekecek.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 09 Mar 2026 10:26:49 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türkiye, Avrupa sanayi zincirinin stratejik parçası]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-avrupa-sanayi-zincirinin-stratejik-parcasi-8196/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-avrupa-sanayi-zincirinin-stratejik-parcasi-8196/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D773F5-34A00D-4F3CAE-3B8BC9-D06ED2-B25CBC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, Avrupa Birliği'nin yeni sanayi politikaları kapsamında şekillenen "Made in Europe" yaklaşımında Türkiye'nin Avrupa değer zincirinin bir parçası olarak değerlendirilmesini Türk sanayisi açısından tarihi&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D773F5-34A00D-4F3CAE-3B8BC9-D06ED2-B25CBC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, Avrupa Birliği'nin yeni sanayi politikaları kapsamında şekillenen "Made in Europe" yaklaşımında Türkiye'nin Avrupa değer zincirinin bir parçası olarak değerlendirilmesini Türk sanayisi açısından tarihi ve stratejik bir gelişme olarak değerlendirdi.Karadeniz, Türkiye'nin AB–Türkiye Gümrük Birliği çerçevesinde Avrupa üretim ve tedarik zincirlerinde önemli bir aktör olarak kabul edilmesinin, Türk sanayisinin küresel rekabet gücünü artıracak bir dönüm noktası olduğunu belirtti.Türkiye'nin Avrupa değer zincirlerinin doğal bir parçası olarak görülmesinin, sanayimizin üretim gücünü ve güvenilir tedarikçi kimliğini bir kez daha ortaya koyduğunu vurgulayan Karadeniz, "Özellikle otomotivden beyaz eşyaya, plastikten inşaata kadar birçok sektörde Türkiye'de üretilen parçalar ve ürünler, Avrupa üretim zincirinin güvenilir bir parçası olarak kabul ediliyor. Bu durum, Türk firmalarının Avrupa projelerine doğrudan katılmasını ve ihracat hacimlerini artırmasını sağlayarak sanayimiz için stratejik bir avantaj yaratıyor" dedi."Plastik sektörü Avrupa sanayisi için önemli bir partner"Plastik sektörünün otomotivden ambalaja, beyaz eşyadan inşaata kadar 45'i aşkın sektörün temel girdisini sağlayan stratejik bir üretim alanı olduğunu vurgulayan Karadeniz, Türkiye'nin güçlü üretim altyapısı ve esnek tedarik kabiliyeti sayesinde Avrupa sanayisi için önemli bir partner konumunda bulunduğunu ifade etti.Türkiye'de yaklaşık 14 bin üretici firmanın faaliyet gösterdiğini, sektörün 300 bini aşkın kişiye doğrudan, toplamda 1 milyondan fazla kişiye ise dolaylı istihdam sağladığını söyleyen Karadeniz, 10 milyar doları aşan ihracat hacmiyle ekonomiye önemli katkı sunduğunu belirtti. Plastik sektörünün çatı kuruluşu PLASFED Başkanı, Avrupa ile sanayi entegrasyonunun güçlenmesinin sektörün büyümesini hızlandıracağını belirtti.&nbsp;"Kamu ve özel sektör iş birliği, sürece katkı sağladı"Bu sürecin oluşmasında kamu kurumları, iş dünyası ve sektör temsilcilerinin yürüttüğü çalışmaların önemli rol oynadığını kaydeden Karadeniz, şu değerlendirmede bulundu:"Bu süreçte başta Ticaret Bakanımız Sayın Ömer Bolat, Ticaret Bakanlığı bürokratları, iş dünyası kuruluşları ve sektör temsilcileri önemli katkılar sundu. Türk sanayisinin Avrupa değer zincirlerindeki konumunun güçlendirilmesine destek veren tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür ediyoruz.""Sürdürülebilir üretim ve rekabet gücü güçlenecek"Karadeniz, Avrupa ile sanayi entegrasyonunun güçlenmesinin aynı zamanda yeşil dönüşüm, sürdürülebilir üretim ve teknoloji yatırımları açısından da önemli fırsatlar yaratacağını belirtti.PLASFED olarak Türk plastik sanayisinin uluslararası rekabet gücünü artıracak, Avrupa pazarındaki entegrasyonunu derinleştirecek ve sürdürülebilir üretim dönüşümünü hızlandıracak her türlü çalışmayı desteklemeye devam edeceklerini ifade eden Karadeniz, Türkiye'nin Avrupa üretim ekosistemindeki rolünün önümüzdeki dönemde daha da güçleneceğini sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 09 Mar 2026 02:28:58 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Demir-çelikte kadın varlığı güçleniyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/demir-celikte-kadin-varligi-gucleniyor-978/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/demir-celikte-kadin-varligi-gucleniyor-978/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C8FB7E-1B5CD1-C1067C-B3D72D-288581-18F3B9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin önden gelen demir-çelik üreticilerinden Kardemir Çelik'in Yönetim Kurulu Üyesi ve Karel Tel Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Bakırel, ağır sanayide yaşanan dönüşümün kadınların sektörde daha görünür hale gelmesini sağlayacağını belirtti. Bakırel'e göre&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C8FB7E-1B5CD1-C1067C-B3D72D-288581-18F3B9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin önden gelen demir-çelik üreticilerinden Kardemir Çelik'in Yönetim Kurulu Üyesi ve Karel Tel Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Bakırel, ağır sanayide yaşanan dönüşümün kadınların sektörde daha görünür hale gelmesini sağlayacağını belirtti. Bakırel'e göre otomasyonun artması, üretim süreçlerinin dijitalleşmesi ve teknik uzmanlık gereksiniminin yükselmesi, kadın istihdamı açısından önemli bir fırsat alanı oluşturuyor.Demir-çelik sektörüne 25 yıl önce adım attığında farklı bir tabloyla karşılaştığını ifade eden Bakırel, "İlk yıllarda kadının adı bu sektörde yoktu, 'kadının ne işi var' deniyordu. Bugün ise sektörün her kademesinde, üretimden yönetime kadar kadın çalışanların sayısının arttığını görüyoruz" dedi. Bakırel, küresel rekabetin arttığı bir dönemde insan kaynağının niteliğinin belirleyici olduğuna dikkat çekerek, özellikle teknik bilgiye dayalı pozisyonlarda kadın istihdamının artmasının sektör için bir avantaj olduğunu vurguladı."Dijital dönüşüm kadın istihdamının önünü açıyor"Kardemir Çelik bünyesinde kadın çalışan oranının özellikle dış ticaret ve idari birimlerde yükseldiğini belirten Bakırel, üretim sahasında da mühendis ve teknik personel olarak görev yapan kadınların sayısının arttığını ifade etti. Bakırel, şöyle konuştu:"Kadınların iş gücüne katılım oranı hâlâ istenilen seviyede değil. Ancak ağır sanayide dijitalleşme ve otomasyon arttıkça fiziksel güçten çok teknik yetkinlik ön plana çıkıyor. Bu da kadınların sektörde daha fazla yer almasının önünü açıyor. Biz de şirket olarak 'Kardemir'de kadının gücü demirden öte' mottosuyla yürüttüğümüz çalışmalarla yalnızca istihdamı artırmayı değil, kadınların karar alma mekanizmalarında yer aldığı sürdürülebilir bir kurum kültürü oluşturmayı hedefliyoruz" dedi."Kararlılık ve yetkinlik belirleyici"Sektördeki dönüşümün zaman alacağını ancak sürecin doğru yönde ilerlediğini belirten Bakırel, konuşmasını şöyle tamamladı:"Bir şeye gerçekten inanıp emek verdiğinizde karşılığını mutlaka alırsınız. Elbette bu yolculuk her zaman kolay olmayabilir; zaman zaman önyargılarla, zorluklarla ve engellerle karşılaşabilirsiniz. Ancak önemli olan mağduriyet duygusuna kapılmadan profesyonel duruşu korumak, sürekli gelişime açık olmak ve yetkinliğinizi kararlılıkla ortaya koymaktır. Çalıştığınız alanda değer üretmeye odaklandığınızda, emeğiniz mutlaka görünür hale gelir. Ağır sanayi de dahil olmak üzere her alanda kadınların daha fazla sorumluluk üstlendiği ve daha görünür olduğu bir gelecek mümkün."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 06 Mar 2026 02:47:16 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanayide çalışan kişi başına üretim yüzde 4,3 arttı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayide-calisan-kisi-basina-uretim-yuzde-43-artti-4227/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayide-calisan-kisi-basina-uretim-yuzde-43-artti-4227/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B5D077-FA30B8-EBB9B6-23CEDC-2B069F-53AAC8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ekim-Aralık 2025 dönemine ilişkin verimlilik istatistiklerini açıkladı.Buna göre, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış toplam sanayi çalışan kişi başına üretim endeksi, bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,9, bir önceki yılın aynı dönemine&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B5D077-FA30B8-EBB9B6-23CEDC-2B069F-53AAC8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ekim-Aralık 2025 dönemine ilişkin verimlilik istatistiklerini açıkladı.Buna göre, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış toplam sanayi çalışan kişi başına üretim endeksi, bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,9, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,3 yükseldi.Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış toplam sanayi çalışılan saat başına üretim endeksi, bir önceki döneme göre yüzde 2 azalırken, yıllık bazda yüzde 3,1 artış kaydetti.- En fazla artış sermaye malları sektöründeTakvim etkilerinden arındırılmış ana sanayi grupları verileri incelendiğinde, çalışan kişi başına üretim endeksinde yıllık bazda en fazla artış yüzde 6,7 ile sermaye malları sektöründe gerçekleşti.Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış çalışan kişi başına üretim endeksinde bir önceki çeyreğe göre en fazla artış, yüzde 1,9 ile ara malları sektöründe oldu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 05 Mar 2026 10:18:19 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Çelik sektörünün kalbi İstanbul'da atacak]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/celik-sektorunun-kalbi-istanbulda-atacak-8118/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/celik-sektorunun-kalbi-istanbulda-atacak-8118/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_71D864-440C58-495D6A-1A61FA-3DAFB1-1405F4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin çelik sektöründeki güçlü ve istikrarlı konumu, bu önemli organizasyonun İstanbul'da düzenlenmesinde belirleyici rol oynuyor. Türkiye, dünyanın 7'nci büyük, Avrupa'nın ise en büyük çelik üreticisi konumunda bulunuyor. Aynı zamanda dünyanın 5'inci büyük çelik ihracatçısı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_71D864-440C58-495D6A-1A61FA-3DAFB1-1405F4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin çelik sektöründeki güçlü ve istikrarlı konumu, bu önemli organizasyonun İstanbul'da düzenlenmesinde belirleyici rol oynuyor. Türkiye, dünyanın 7'nci büyük, Avrupa'nın ise en büyük çelik üreticisi konumunda bulunuyor. Aynı zamanda dünyanın 5'inci büyük çelik ihracatçısı olan Türkiye, 200'den fazla ülkeye ihracat yapan küresel bir tedarik merkezi olarak uluslararası pazarlarda öne çıkıyor.25–27 Ekim 2026 tarihlerinde İstanbul'da düzenlenecek Steel Networking Summits 2026&#39;ya 80 farklı ülkeden 500'ün üzerinde üst düzey katılımcı ile 40'tan fazla uluslararası konuşmacının katılım sağlaması bekleniyor. Konferans programı kapsamında; dünya çelik piyasalarında arz-talep dengesi, ticaret savaşlarının sektöre etkileri, Avrupa, Amerika, Afrika ve Asya pazarlarındaki güncel gelişmeler ile yeşil dönüşüm ve sürdürülebilirlik başlıkları masaya yatırılacak.Steel Networking Summits 2026, yalnızca bilgi paylaşımıyla sınırlı kalmayarak planlı iş görüşmeleri, alım heyeti organizasyonları ve özel networking etkinlikleriyle doğrudan ticarete dönüşebilecek iş bağlantıları için kapsamlı bir platform sunacak. İstanbul Boğazı'nda gerçekleştirilecek özel networking organizasyonu ile açılışı yapılacak zirvenin, küresel ölçekte yeni iş fırsatlarının önünü açması bekleniyor.UĞUR DALBELER: "İSTANBUL, KÜRESEL ÇELİK TİCARETİNİN DOĞAL BULUŞMA NOKTASI"Dünya Çelik Birliği Başkanı Uğur Dalbeler, Steel Networking Summits 2026'nın küresel çelik sektörü açısından stratejik bir buluşma olacağını vurgulayarak şu değerlendirmelerde bulundu:"Türkiye, üretim gücü, ihracat kabiliyeti ve geniş pazar ağıyla küresel çelik ticaretinde çok önemli bir konumda bulunuyor. İstanbul ise bu gücün dünyaya açılan vitrini. Avrupa'dan Asya'ya, Orta Doğu'dan Afrika'ya uzanan ticaret ağlarının kesiştiği bu şehirde, dünya çelik sektörünü bir araya getirmek son derece anlamlı."Dalbeler, zirvenin yalnızca bugünü değil, sektörün geleceğini de şekillendireceğine dikkat çekerek sözlerini şöyle sürdürdü:"Steel Networking Summits 2026, firmalarımızın yeni pazarlara erişimini kolaylaştıracak, doğrudan ticarete dönüşebilecek temasların önünü açacak ve sektörün yeşil dönüşüm, sürdürülebilirlik ve yeni ticaret dinamikleri gibi kritik başlıklarda ortak akıl üretmesine katkı sağlayacak. Bu organizasyonun, Türkiye'nin küresel çelik ticaretindeki stratejik konumunu daha da güçlendirecek tarihi bir buluşma olacağına inanıyoruz."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 04 Mar 2026 02:22:20 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanayi üretimi şubatta 49,3'e yükseldi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-subatta-493e-yukseldi-2271/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-subatta-493e-yukseldi-2271/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C0EB79-AE5096-2BC574-1B3A97-4DCD37-EEDCD2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ekonomik büyümenin öncü göstergesi olan imalat sanayi performansında en hızlı ve güvenilir referans kabul edilen İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat PMI (Satın Alma Yöneticileri Endeksi) anketinin Şubat 2026 dönemi sonuçları açıklandı. Eşik değer olan 50,0'nin üzerinde&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C0EB79-AE5096-2BC574-1B3A97-4DCD37-EEDCD2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ekonomik büyümenin öncü göstergesi olan imalat sanayi performansında en hızlı ve güvenilir referans kabul edilen İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat PMI (Satın Alma Yöneticileri Endeksi) anketinin Şubat 2026 dönemi sonuçları açıklandı. Eşik değer olan 50,0'nin üzerinde ölçülen tüm rakamların sektörde iyileşmeye işaret ettiği anket sonuçlarına göre ocakta 48,1 olan manşet PMI, şubatta 49,3'e yükselerek imalat sektörünün faaliyet koşullarında aylık bazda çok hafif bir bozulmaya işaret etti. Sektörün genel performansındaki düşüş, mevcut daralma eğiliminin başlangıcı olan Nisan 2024'ten bu yana en sınırlı düzeyde gerçekleşti. Anket kapsamındaki firma geri dönüşlerinin önemli bir bölümü talepte toparlanmaya işaret etti. Bu durum özellikle yeni siparişlerde belirgin şekilde gözlendi. Yeni siparişlerdeki azalma çok sınırlı oldu ve Temmuz 2023'ten bu yana devam eden yavaşlama döneminin (Mart 2024 ile aynı oranda olacak şekilde ikinci kez) en hafif düzeyinde kaydedildi. Yeni siparişlerde yavaşlama bildiren anket katılımcılarından bazıları, bu durumu fiyatlardaki yükselişin etkisiyle açıkladı. Girdi maliyetleri şubatta keskin artış gösterdi ve bu artış yaklaşık son iki yılın en yüksek hızına ulaştı. Anket katılımcılarının birçoğu, tedarikçiler tarafından yapılan yeni fiyat artışlarının ham madde maliyetlerini yükselttiğini, ayrıca asgari ücretteki yükselişin de personel maliyetlerini yukarı çektiğini belirtti. Buna bağlı olarak, nihai ürün fiyatları enflasyonu üst üste üçüncü ay hızlanarak Nisan 2024'ten bu yana en yüksek düzeye çıktı. Yükselen fiyatlara rağmen yeni siparişlerin dengeye yaklaşmasıyla birlikte imalatçılar üretim, istihdam, satın alma hacmi ve stok seviyelerini ocak ayına göre dahadüşük oranlarda azalttı. Üretimdeki yavaşlama son 14 ayın en ılımlı düzeyinde gerçekleşti.İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI anket verileri hakkında değerlendirmede bulunan S&amp;P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, şunları söyledi: "Türkiye'ye ilişkin son imalat PMI verileri, sektörün faaliyet koşullarında yavaşlamanın sürdüğüne işaret etmesine rağmen, iyimser olmak için somut nedenler sunuyor. Birçok firma müşteri talebinde iyileşme sinyalleri olduğunu bildirdi ve yeni siparişler istikrar kazanmaya yaklaştı. Buna bağlı olarak, üretimdeki düşüşün hız kesmesi önümüzdeki aylarda resmi verilerde de bir toparlanma görebileceğimize işaret ediyor. Öte yandan, enflasyonist baskılar firmalar için giderek artan bir sorun teşkil ediyor. Şubat ayında maliyetlerin yaklaşık son iki yılın en yüksek hızında artması, genel olarak iyimserleşen tabloya temkinli bir not düşmemize neden oluyor."İSO Türkiye Sektörel PMI'a göre üretimini artıran sektör sayısı iki olduİstanbul Sanayi Odası Türkiye Sektörel PMI şubat ayı raporuna göre de ocak ayında üretimini artıran sektör sayısı beş iken bu sayı şubatta ikiye geriledi. En güçlü genişlemenin yaşandığı elektrikli ve elektronik ürünler sektöründe üretim artış hızı Haziran 2023'ten bu yana en yüksek düzeye ulaştı. Gıda ürünlerinde ise büyüme ocak ayına göre hızlanmasına rağmen ılımlı düzeyde kaldı. Üretimde en belirgin düşüş ise ana metal sanayinde gerçekleşti. Bu sektörde yaklaşık bir buçuk yılın en sert daralması kaydedildi. Üretimde olduğu gibi yeni siparişlerde de büyüme yalnızca elektrikli ve elektronik ürünler ile gıda ürünleri sektörlerinde gözlendi. Buna karşılık, yeni siparişlerde en sert aylık düşüş ise kara ve deniz taşıtlarında gerçekleşti. İhracat tarafında en güçlü performansı yine elektrikli ve elektronik ürünler sektörü gösterirken, bu alanda iyileşme kaydeden diğer sektör tekstil ürünleri oldu.&nbsp;Genel olarak zayıf seyreden talep koşullarına rağmen, şubat ayında istihdam tarafında daha olumlu bir görünüm ortaya çıktı. Ocakta dört sektör istihdamını artırırken, bu sayı şubatta beşe yükselerek takip edilen sektörlerin yarısına ulaştı. Çalışan sayısındaki artışta elektrikli ve elektronik ürünler ile kara ve deniz taşıtları sektörleri liderliği paylaştı. En belirgin istihdam kaybı ise giyim ve deri ürünlerinde gerçekleşti. Bu sektörde istihdam, Ocak 2024&#39;ten bu yana en sert düşüşü kaydetti. Girdi maliyetleri tüm sektörlerde keskin bir şekilde yükselmeye devam etti. Artışın en hızlı gerçekleştiği sektör elektrikli ve elektronik ürünler olurken en ılımlı seyir ise tekstil ürünlerinde görüldü. Artan maliyet baskılarına bağlı olarak, ocak ayının ardından şubatta da nihai ürün fiyatları tüm sektörlerde yükseldi. Girdi fiyatlarında olduğu gibi nihai ürün fiyatlarında en sınırlı artış tekstil ürünlerinde gerçekleşti. En yüksek enflasyon ise ağaç ve kağıt ürünleri sektöründe kaydedildi.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 02 Mar 2026 10:50:31 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Halep'teki stratejik projeye tarihi imza]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/halepteki-stratejik-projeye-tarihi-imza-878/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/halepteki-stratejik-projeye-tarihi-imza-878/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EF1DCF-12E297-94213C-3593AB-CEBD0F-F4614A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Suriye'nin geleceğinde önemli bir rol oynayacak olan Kamouna Sanayi Bölgesi (IPP) projesi için resmi protokol, Suriye devleti yetkilileri ve İSRA Holding yöneticilerinin katılımıyla imzalandı. Stratejik öneme sahip proje, bölgedeki geçici yerleşim alanlarını kalıcı ve akıllı üretim&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EF1DCF-12E297-94213C-3593AB-CEBD0F-F4614A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Suriye'nin geleceğinde önemli bir rol oynayacak olan Kamouna Sanayi Bölgesi (IPP) projesi için resmi protokol, Suriye devleti yetkilileri ve İSRA Holding yöneticilerinin katılımıyla imzalandı. Stratejik öneme sahip proje, bölgedeki geçici yerleşim alanlarını kalıcı ve akıllı üretim merkezlerine dönüştürmeyi hedefliyor. Gerçekleştirilen imza töreniyle birlikte Kamouna bölgesinin bir yardım kampı niteliğinden çıkarılarak, sürdürülebilir istihdam sağlayan entegre bir sanayi ekosistemine dönüştürülmesi yönündeki süreç resmen başlatıldı.SÜRDÜRÜLEBİLİR ÜRETİMİN ÖNCÜSÜ OLACAKProje, bölge halkı için kalıcı istihdam olanakları oluşturmayı ve üretim odaklı bir ekonomik model inşa etmeyi amaçlıyor. Gayrimenkul geliştirme, enerji ve altyapı alanlarında 20 yılı aşkın deneyime sahip Türk yatırım grubu İSRA Holding'in stratejik ortaklığıyla hayata geçirilen girişim, Kamouna'yı bölgesel bir üretim ve ihracat üssü haline getirmeyi hedefliyor.STRATEJİK KONUM, MODERN ALTYAPIBab al-Hava sınır kapısına yalnızca 7 kilometre mesafede konumlanan proje, Türkiye ve bölge pazarlarıyla doğrudan lojistik entegrasyon imkânı sunuyor. Toplam 5 milyon metrekareyi aşan bir alanı kapsayan masterplan kapsamında;•	Entegre Enerji Altyapısı: Fabrika çatılarına entegre edilecek güneş panelleriyle toplam 45,6 MWp kapasiteli temiz enerji sistemi kurulacak.•	Mesleki Eğitim Merkezi: Sanayi bölgesinin ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücünü yetiştirmek amacıyla modern bir Mesleki Eğitim Merkezi inşa edilecek.•	Lojistik ve İhracat Merkezi: Üretilecek ürünlerin uluslararası pazarlara etkin şekilde ulaştırılmasını sağlayacak merkezi bir lojistik aks oluşturulacak.Proje toplam yaklaşık 5,6 milyon metrekarelik bir alan üzerine, altı gelişim aşaması halinde hayata geçirilecek ve ilk etabı yaklaşık 812 bin metrekare alandan oluşacak.&nbsp; Tüm aşamalar tamamlandığında ise yaklaşık 1.300 üretim birimine ev sahipliği yaparak organize ve kademeli büyüyebilen bir sanayi ekosistemi oluşturacak.HUKUKİ GÜVENCE VE ŞEFFAF FİNANSMAN MODELİKamouna Sanayi Bölgesi Projesi, Suriye Ekonomi ve Sanayi Bakanlığı'nın 432 Sayılı Kararı çerçevesinde mevcut yasal düzenlemelere tam uyumlu olarak yapılandırıldı. Model kapsamında yatırımcılar, altyapı maliyetlerini karşılayan bir "Katkı Payı" ödeyerek "İntifa" (kullanım) hakkı elde ediyor; arazi mülkiyeti ve egemenlik ise devlette kalıyor. Bu yapı sayesinde emlak spekülasyonunun önüne geçilirken, yatırımın doğrudan üretime yönlendirilmesi sağlanıyor.RESTART FİNANSMANIYLA İNŞA EDİLECEK, EKONOMİK DÖNÜŞÜMDE ÖNCÜ OLACAK"Syria ReStart" finansman aracıyla desteklenen proje, yalnızca bir sanayi yatırımı olmanın ötesinde; bölge halkına onurlu yaşam imkânı ve binlerce yeni iş fırsatı sunacak kapsamlı bir kalkınma modeli olarak öne çıkıyor. İmzalanan protokol, Kamouna Sanayi Bölgesi'nin sahada hayata geçirilmesi adına en kritik aşamanın tamamlandığını ortaya koyuyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 28 Feb 2026 11:20:11 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Eti Alüminyum haddehane yatırımıyla 600 milyon dolarlık ithalatı önleyecek]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/eti-aluminyum-haddehane-yatirimiyla-600-milyon-dolarlik-ithalati-onleyecek-2861/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/eti-aluminyum-haddehane-yatirimiyla-600-milyon-dolarlik-ithalati-onleyecek-2861/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E1C13C-B29978-871706-1A9903-8323A0-6F9580.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin tek birincil alüminyum üreticisi olan Eti Alüminyum, yeni haddehane yatırımıyla savunma sanayi başta olmak üzere ülkemizin ihtiyaç duyduğu yüksek nitelikli ürün üretim kabiliyetine sahip olacak. Konya Seydişehir'de 400 milyon dolarlık yatırımla kurulan sıcak ve soğuk&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E1C13C-B29978-871706-1A9903-8323A0-6F9580.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin tek birincil alüminyum üreticisi olan Eti Alüminyum, yeni haddehane yatırımıyla savunma sanayi başta olmak üzere ülkemizin ihtiyaç duyduğu yüksek nitelikli ürün üretim kabiliyetine sahip olacak. Konya Seydişehir'de 400 milyon dolarlık yatırımla kurulan sıcak ve soğuk hadde ürünlerinin üretileceği haddehaneyle bu tesisi besleyecek yeni dökümhane, yassı alüminyum ürünlerinde 600 milyon dolarlık ithalatın önüne geçecek. Haddehanenin 2027'nin ilk çeyreğinde üretime başlaması hedefleniyor.&nbsp;Geleneksel hale gelen iftar yemeğinde açıklamalarda bulunan Eti Alüminyum Genel Müdürü Mehmet Arkan, "Alüminyum artık yalnızca bir sanayi girdisi değil; savunmadan enerjiye, ileri teknolojiden yeşil dönüşüme kadar pek çok alanın stratejik yapı taşı. 2025 yılında odağımız, Eti Alüminyum'u bu dönüşümün merkezinde konumlandıracak üretim ve teknoloji altyapısını güçlendirmek oldu. Haddehane yatırımımız, Ar-Ge projelerimiz ve yeşil enerji hamlelerimizle bugün attığımız adımların, önümüzdeki yıllarda daha yüksek katma değer, daha güçlü rekabet ve daha sürdürülebilir bir sanayi yapısı yaratacağına inanıyoruz. Bu vizyonla, Eti Alüminyum'u yalnızca bugünün değil, geleceğin ihtiyaçlarına da cevap verebilen bir üretim gücü haline getirmeyi hedefliyoruz" diye konuştu.ÜRETİM KAPASİTESİ 250 BİN TONU BULACAKEti Alüminyum'un 1.700 kişiye istihdam sağladığını hatırlatan Arkan, şirketin 53 yıllık geçmişinden edindiği bilgi birikimi ile çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti. Eti Alüminyum'un 2005 yılından bu yana Cengiz Holding çatısı altında büyüdüğünü kaydeden Arkan, "Geride bıraktığımız 21 yılda Konya'ya çok önemli yatırımlar yaptık. Şu anda içinde dökümhane ve haddehanenin bulunduğu devam eden yatırımlarımızın toplam tutarı 400 milyon dolar civarında. Ne mutlu bize ki bu yıl yapımını tamamlayıp, gelecek yıl ilk ürünlerini alacağımız haddehanemizle ülkemizin savunma sanayisine daha yüksek katma değerli ürün sunar hale geleceğiz. Ülkemizin yerli kaynaklarla üretim kapasitesine çok önemli bir katkı sunacağız. Haddehanemiz ilk etapta 100 bin tonluk üretim kapasitesine sahip olacak. Bunu 250 bin tona kadar çıkarabileceğiz. Böylece Türkiye'nin yassı alüminyum ürünlerde ithalata olan bağımlılığının azaltarak, yıllık yaklaşık 600 milyon dolarlık ithalatın önüne geçeceğiz. Bu yolla Seydişehir'de uzun vadeli istihdam ile ekonomik hareketliliği destekleyeceğiz" dedi.İNCE HİDRATTA İHRACAT HEDEFLİ YATIRIMEti Alüminyum'da devam eden diğer yatırımlar hakkında da bilgi veren Arkan, şöyle devam etti: "Haddehanede hem sıcak ve hem de soğuk hadde ürünlerini üretebileceğiz. Aynı zamanda haddehaneyi besleyecek bir dökümhane yatırımımız da devam ediyor. Geçtiğimiz yıl duyurduğumuz özel alüminada üretimimizle artık ticari satışlara başladık. Öte yandan kablo üretimi için önemli bir girdi olan ince hidrat üretimimizde de kapasitemizi artırmayı hedefliyoruz. Ülkemizin yıllık ihtiyacının 25 bin ton olduğu ince hidratta kapasiteyi 10 bin tondan 35 bin tona çıkararak ihracata da başlayacağız."DÜNYAYA ÖRNEK MODEL İLE PATENT ALDIŞirketin Türkiye'nin önde gelen sanayi kuruluşlarından biri olarak Ar-Ge yatırımlarına da ara vermeden devam ettiğine değinen Arkan, "Hatırlayacağınız üzere biz boksit madeninden lityum karbonat üretimi ile ilgili dünyada ilk çalışmaları yapan şirket biziz. Bu başarı Cengiz Holding çatısı altındaki tüm şirketlerin üretim sonrası arta kalan maddelere atık değil artık madde gözüyle bakma stratejisinden ve döngüsel ekonomiye olan inancından kaynaklanıyor. Sizin de yakından takip ettiğiniz üzere lityum karbonat üretim faaliyetlerimizin patentini aldık. Bu başarı için tüm çalışma arkadaşlarımı yürekten kutluyorum" diye konuştu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 28 Feb 2026 10:26:56 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["TVF, stratejik bir vizyon ile sanayinin dönüşümü için güvenilir bir paydaş olabilir"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tvf-stratejik-bir-vizyon-ile-sanayinin-donusumu-icin-guvenilir-bir-paydas-olabilir-4150/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tvf-stratejik-bir-vizyon-ile-sanayinin-donusumu-icin-guvenilir-bir-paydas-olabilir-4150/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_108822-21BF90-ADC1E0-11EA79-2133B6-BE1F63.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisinin şubat ayı olağan toplantısı "Değer Yaratma, Stratejik Yatırımlar ve Sürdürülebilir Kalkınma Açısından Türkiye Varlık Fonu'nun Üretim Hayatımız Açısından Önemi" ana gündemi ile Odakule Fazıl Zobu Meclis Salonu'nda gerçekleştirildi.&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_108822-21BF90-ADC1E0-11EA79-2133B6-BE1F63.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisinin şubat ayı olağan toplantısı "Değer Yaratma, Stratejik Yatırımlar ve Sürdürülebilir Kalkınma Açısından Türkiye Varlık Fonu'nun Üretim Hayatımız Açısından Önemi" ana gündemi ile Odakule Fazıl Zobu Meclis Salonu'nda gerçekleştirildi. İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan'ın açılış konuşmasını yaptığı toplantıya, Türkiye Varlık Fonu Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Arda Ermut konuk olarak katılarak gündeme yönelik görüş ve değerlendirmelerini paylaştı.&nbsp;Konuşmasında dünya ölçeğinde devletlerin giderek daha fazla oyuna dahil olmaya başladıklarına, bu doğrultuda uzun vadeli finansman, kamu destekli risk paylaşımı ve hedefli dönüşüm programlarıyla sanayiyi aktif bir şekilde yönlendirmeye çalıştıklarına dikkat çeken İSO Yönetim Kurulu Başkanı Bahçıvan "ABD'nin doğrudan yatırımları yeniden kendi sınırlarına çekme çabalarından AB'nin savunma sanayi ağırlıklı teşvik programlarına kadar çok daha müdahaleci bir yapıyla karşı karşıyayız. Gelişmekte olan ülkeler ise genelde göreli avantaja sahip oldukları sektörlere yönelik stratejik öncelikler belirleyerek değer zincirleri içerisindeki yerlerini sağlamlaştırmaya çalışıyor" dedi.&nbsp;"Türkiye'nin azımsanamayacak güçte bir sanayi alt yapısı var. Üretim kabiliyetimiz, esnekliğimiz, coğrafi konumumuz ve ihracat deneyimimiz birçok sektörde son derece önemli avantajlar sağlıyor. Ancak bu durum, bizleri kendi gerçekliğimizle yüzleşmekten alıkoymamalı" diyerek konuşmasına devam eden Bahçıvan şunları söyledi: "Son yıllardaki iyileşmelere rağmen sanayimiz halen ağırlıklı olarak düşük ve orta-düşük teknolojiye dayalı bir yapıya sahip. 2024 itibarıyla imalat sanayi girişimlerinin yüzde 87'si, istihdamın yüzde 77'si, cironun ise yüzde 70'i düşük ve orta-düşük yoğunluklu sanayilerde toplanmış durumda. Daha da önemlisi, sanayimizin uzun yıllar taşıyıcı kolonu olmuş bazı sektörlerimiz, son dönemde sıkı para politikaları, döviz bazında artan maliyetler ve bir dizi yapısal sorun nedeniyle rekabet gücü sıkıntıları yaşıyor. Bu sektörlerde varlık ve iddialarımızı sürdürmemizin yolu, teknoloji açığımızı kapatarak yüksek katma değer odaklı yapısal dönüşümü başarmamızdan geçiyor. Bu artık bir tercih değil; dış kırılganlıkları azaltmak ve sürdürülebilir bir kalkınma patikasına girmek için tarihi bir zorunluluk olarak kendini dayatıyor. Ancak az önce de ifade ettiğim gibi, sanayide dönüşümün yalnızca özel sektörün imkanlarıyla hayata geçirilmesinin gerçekçi olmadığı açık. Yüksek teknoloji yatırımları, doğası gereği sermaye-yoğun, getirisi uzun vadede elde edilebilen ve başlangıç aşamasında risk seviyesi yüksek olabilen yatırımlar. Bu bağlamda AR-GE, dijital altyapı, yeşil dönüşüm ve ölçeklenme gibi yatırım süreçleri, ciddi büyüklüklerde finansman da gerektiriyor. Bu nedenle kamunun daha etkin rol aldığı, kamu-özel iş birliğine dayalı, riskin paylaşıldığı ve uzun vadeli bakış açısının hakim olduğu bir çerçeveye ihtiyacımız var. Gerekirse daha fazla kamu kaynağının daha stratejik ve hedefli bir şekilde bu dönüşüme yönlendirilmesi gerekiyor."&nbsp;İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, konuşmasında 2016'da kurulan Türkiye Varlık Fonu'nun diğer birçok ülkedeki benzerlerine göre yeni olmasına rağmen, kısa sürede önemli bir ekonomik aktör haline geldiğine dikkat çekti. Dünyadaki fonların kuruluş amaçları açısından Türkiye Varlık Fonunun; "stratejik kalkınma fonu" kapsamına girdiğini belirten Bahçıvan "Bu türdeki fonlar, "doğrudan yatırımlar aracılığıyla iç pazarı derinleştirme ve kritik sektörlerde ekonomik bağımsızlığı güçlendirme" hedefi taşıyor. Türkiye Varlık Fonu'nun temel amacı da "ulusal değer ve varlıkları, sürdürülebilir büyümeyi destekleyecek şekilde değerlendirmek" olarak tanımlanıyor" diyerek konuşmasına şöyle devam etti:&nbsp;"Bu çerçevede, sanayi sektörümüz adına Türkiye Varlık Fonu'ndan beklentimizi açık bir şekilde dile getirmek istiyorum. Beklentimiz, Varlık Fonu'nun özel sektörün yerine geçmeyen, ama onunla birlikte hareket eden, riskleri paylaşan ve uzun vadeli dönüşümü mümkün kılan bir ortak olarak konumlanmasıdır. Özellikle büyük ölçekli, sermaye ihtiyacı yüksek ve geri dönüş süresi uzun yatırımlarda, özel sektörün tek başına üstlenmekte zorlanacağı risklerin paylaşılması büyük önem taşıyor. Zira, sanayimizin en kritik hedeflerinden biri, stratejik sektörlerde ölçek büyütme, kapasite derinleştirme ve küresel ölçekte rekabet edebilen güçlü oyuncular yaratmaktır. Bu hedef doğrultusunda Türkiye Varlık Fonu'nun uzun vadeli bakış açısı ve güçlü bilançosuyla sürece eşlik etmesi sanayimiz için önemli bir kaldıraç işlevi görecektir."Büyük çaplı projeler cari dengeye katkı açısından kıymetliSanayiciler olarak içinde oldukları bu beklentinin önemli bir boyutunun da üretimde yerlileşmeyi güçlendiren ve cari açığı yapısal olarak azaltan yatırımların desteklenmesi olduğunu dile getiren Bahçıvan "Bildiğimiz üzere sanayi sektörümüzde bazı ara mal ve ham maddelerde süregelen dışa bağımlılık, ekonomimizin küresel şoklara karşı kırılganlığını artırıyor.&nbsp; Sanayiciler olarak bir diğer beklentilerinin yüksek katma değerli üretime yönelik dönüşüm sürecinde ülkemizin Ar-Ge kapasitesini, teknolojik yetkinliğini ve beşeri sermaye yapısını güçlendiren bir yaklaşımın benimsenmesi olduğuna işaret eden Bahçıvan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Varlık Fonu'nun dahil olduğu projelerde yalnızca bugünün finansal getirisine değil, yarının rekabet gücüne odaklanacak bir anlayışın hakim olması, sanayimizin küresel değer zincirinde daha üst basamaklara çıkmasına katkı sağlayacaktır. Hiç kuşkusuz, tüm bu sürecin serbest piyasa ilkeleriyle uyumlu, özel sektörün dinamizmini destekleyecek ve uzun vadede sürdürülebilirliği esas alan bir zeminde yürütülmesi büyük önem arz ediyor.&nbsp;Etkin ve akılcı bir şekilde kullanıldığı takdirde, Türkiye Varlık Fonu'nun sahip olduğu finansal kapasite ve stratejik vizyonun, dönüşüm sürecinde sanayimize yalnızca bir finansman aracı değil, güvenilir bir yol arkadaşı olabileceğine inanıyorum. Türkiye'nin sanayide nitelikli bir sıçrama yapabilmesi, kamu ile özel sektörün aynı vizyon etrafında, aynı uzun vadeli perspektifle buluşmasından geçiyor."İSO olarak son yıllarda sanayide dönüşümün gerçekleştirilmesi amacıyla İSO Stratejik Dönüşüm Merkezi ve İSO Girişim Sermayesi Yatırım Fonu (İSO GSYF)'nun hayata geçirilmesi gibi önemli adımlar attıklarını da hatırlatan Bahçıvan "Bu vesileyle özellikle ifade etmek isterim ki Türkiye Varlık Fonu ve Türkiye Teknoloji Fonu'nun İSO GSYF'ye yapacağı yatırımların bizi daha da güçlendireceğine ve sanayinin dönüşümüne katkı sağlayacağına inanıyorum" dedi.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 26 Feb 2026 02:03:47 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kimya sanayisinin Avrasya'daki stratejik buluşması]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kimya-sanayisinin-avrasyadaki-stratejik-bulusmasi--9990/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kimya-sanayisinin-avrasyadaki-stratejik-bulusmasi--9990/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8BA103-9D9BAA-E8CD5C-0E51C9-A636E5-B5961C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İlk kez 2006 yılında düzenlenen Turkchem Eurasia Fuarı, geçen yıllar içinde kimya endüstrisinin bölgedeki en köklü ve güvenilir buluşma noktalarından biri haline geldi. Kurulduğu dönemde Türkiye kimya sektörünün ekonomik hacmi yaklaşık 8,7 milyar dolar seviyesindeyken, sektör&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8BA103-9D9BAA-E8CD5C-0E51C9-A636E5-B5961C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İlk kez 2006 yılında düzenlenen Turkchem Eurasia Fuarı, geçen yıllar içinde kimya endüstrisinin bölgedeki en köklü ve güvenilir buluşma noktalarından biri haline geldi. Kurulduğu dönemde Türkiye kimya sektörünün ekonomik hacmi yaklaşık 8,7 milyar dolar seviyesindeyken, sektör son 18 yılda önemli bir dönüşüm geçirerek 2022 yılı itibarıyla 33,6 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştı ve Türkiye'nin en yüksek ihracat payına sahip sektörlerinden biri konumuna geldi.Kimya sanayisinin büyümesiyle paralel olarak Turkchem de ölçeğini ve uluslararası etki alanını genişletti. Yıllardır "Kimya ile İlgili Her Şey" mottosuyla düzenlenen fuar; yeni iş bağlantılarının kurulması, mevcut iş birliklerinin geliştirilmesi ve sektöre dair güncel gelişmelerin paylaşılması açısından katılımcılar ve ziyaretçiler için güçlü bir etkileşim alanı sunuyor.&nbsp;RAKAMLARLA TURKCHEM'İN ULUSLARARASI GÜCÜTurkchem Eurasia 2024, üç gün boyunca 95 ülkeden 13.897 profesyonel ziyaretçiyi ağırlayarak organizasyonun uluslararası erişimini bir kez daha ortaya koydu. En yoğun ziyaretçi katılımı İran, Çin, Rusya, Pakistan, Mısır, Almanya, Birleşik Arap Emirlikleri, Bulgaristan, İtalya, Rusya ve Hindistan'dan gerçekleşti. Bu tablo, Turkchem'in yalnızca Türkiye için değil, Avrasya ve çevre bölgeler için de önemli bir ticaret ve iş birliği platformu haline geldiğini gösterdi.KİMYA SANAYİSİNİN GELECEĞİ İÇİN ORTAK ZEMİNTurkchem Eurasia 2026'ya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Artkim Group Kurucusu ve CEO'su Ahmet Güler, kimya sanayisinin küresel ölçekte önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğine dikkat çekti. Güler, "Artan rekabet, sürdürülebilir üretim zorunluluğu ve yeni pazarlara erişim ihtiyacı, sektör paydaşlarını aynı platformda buluşturan uluslararası organizasyonların önemini her geçen gün artırıyor. Geçmiş yıllarda yerli ve yabancı çok sayıda firmayı ve sektör profesyonelini aynı çatı altında buluşturmamız, Turkchem Eurasia'nın sektör nezdinde güçlü bir karşılık bulduğunu açıkça gösteriyor. 2026 edisyonuna yönelik lansman sürecinde gözlemlediğimiz yoğun ilgi ise fuarın yalnızca Türkiye'de değil, Avrasya genelinde de yakından takip edilen bir organizasyon haline geldiğini ortaya koyuyor. Devlet destekleriyle güçlenen yapımız ve artan uluslararası katılımla birlikte, 2026 edisyonunda katılımcılarımıza daha nitelikli iş birlikleri, sürdürülebilir ticari ilişkiler ve yeni pazar bağlantıları sunmayı hedefliyoruz. Turkchem Eurasia, sektörün bugünkü ihtiyaçlarının yanı sıra geleceğe yönelik dönüşüm başlıklarını da gündeminde tutmaya devam edecek." dedi.PRESTİJLİ FUAR STATÜSÜYLE GÜÇLENEN 2026 EDİSYONUTurkchem Eurasia 2026, T.C. Ticaret Bakanlığı tarafından Prestijli Fuar Statüsü kapsamında değerlendirilerek, güncellenen Yurt İçi Fuar Destekleri Tebliği çerçevesinde desteklenen organizasyonlar arasında yer alıyor. 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe giren yeni düzenleme kapsamında katılımcı firmalar, metrekare bazlı devlet desteklerinden faydalanabilecek. Buna göre fuarda m² başına 5.307 TL destek sağlanırken, firma başına uygulanabilecek üst destek limiti 1.292.800 TL olarak belirlendi. Bu destek modeli, firmaların fuar yatırımlarını daha öngörülebilir ve sürdürülebilir bir yapı içinde planlamalarına olanak tanıyor.KİMYA SANAYİSİNİN DÖNÜŞÜM NOKTASITurkchem Eurasia 2026; yalnızca ürün ve çözümlerin sergilendiği bir fuar olmanın ötesinde, sürdürülebilir üretim, yüksek katma değerli kimyasal çözümler, ihracat odaklı büyüme ve uluslararası iş birliklerini destekleyen yapısıyla kimya sanayisinin dönüşen dinamiklerine yön veren stratejik bir buluşma noktası olarak konumlanıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 19 Feb 2026 02:30:22 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Metal sektöründe ihracat birim fiyatları rekor kırdı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/metal-sektorunde-ihracat-birim-fiyatlari-rekor-kirdi-2867/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/metal-sektorunde-ihracat-birim-fiyatlari-rekor-kirdi-2867/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6C4631-0C5F53-39F7DB-039846-408E87-0DFBA1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) tarafından hazırlanan TR-METALENDEKS Türkiye Metal Sanayi İhracat Endeksi'nin 2026 yılı Ocak ayı sonuçları açıklandı. Endeks verileri, metal sanayisinin 2026 yılına ihracat miktarında sert bir daralma ile&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6C4631-0C5F53-39F7DB-039846-408E87-0DFBA1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) tarafından hazırlanan TR-METALENDEKS Türkiye Metal Sanayi İhracat Endeksi'nin 2026 yılı Ocak ayı sonuçları açıklandı. Endeks verileri, metal sanayisinin 2026 yılına ihracat miktarında sert bir daralma ile başladığını, buna karşın arz kaynaklı fiyat baskısının ihracat birim fiyatlarını tarihi zirveye taşıdığını ortaya koydu.İHRACAT MİKTARINDA SERT GERİLEMETR-METALENDEKS verilerine göre metal sanayi ihracat miktar endeksi, Aralık 2025'teki toparlanmanın ardından Ocak ayında sert bir düşüş yaşadı. Aralık ayında 126,0 puan olan miktar endeksi, Ocak 2026'da yüzde 11,3 azalarak 111,8 puana geriledi. Bu seviye, son 22 ayın en düşük miktar endeksi olarak kayıtlara geçti. Yıllık bazda bakıldığında ise miktar endeksi, Ocak 2025'e göre yüzde 10,7 düşüş gösterdi.Ton bazında ihracat da benzer bir tablo ortaya koydu. Aralık ayında 231 bin 246 ton olan ihracat, Ocak ayında 205 bin 262 tona gerileyerek yüzde 11,2 oranında azaldı.DEĞER ENDEKSİ FİYAT ARTIŞLARIYLA AYAKTA KALDIİhracat miktarındaki sert düşüşe rağmen, rekor seviyelere ulaşan birim fiyatlar ihracat değerindeki kaybı sınırladı. Ocak 2026'da metal sanayi ihracatı bir önceki aya göre yüzde 3,3 azalarak 1 milyar 91 milyon dolar olarak gerçekleşti. Buna karşın değer endeksi, yıllık bazda yüzde 6 artışla 159 puana yükseldi.Raporda, değer endeksindeki bu artışın tamamının fiyat kaynaklı olduğu, miktar artışının katkı sağlamadığı özellikle vurgulandı.BİRİM FİYATLAR ENDEKS TARİHİNİN ZİRVESİNDEOcak ayında arz eksikliğinin etkisiyle fiyat baskısı en üst seviyeye çıktı. Aralık 2025'te 4,88 dolar/kg olan ortalama ihracat birim fiyatı, Ocak 2026'da 5,32 dolar/kg seviyesine yükseldi. Bu rakam, TR-METALENDEKS'in hesaplanmaya başladığı günden bu yana görülen en yüksek birim fiyat oldu.İDDMİB raporunda, son dört aydır devam eden fiyat artışlarının temel nedeninin arz yetersizliği olduğu belirtilirken, küresel ekonomiye ilişkin 2026–2029 dönemi büyüme beklentilerinin zayıf seyretmesi nedeniyle uzun vadede fiyatların daha yatay bir seyir izleyebileceği öngörüldü.ALT SEKTÖRLERDE BAKIR POZİTİF AYRIŞTIOcak ayında genel düşüş eğilimine rağmen bakır sektörü güçlü bir performans sergileyerek pozitif ayrıştı. Bakırda miktar endeksi 96,7'den 126,7 puana, değer endeksi ise 164,8'den 230,8 puana yükseldi. Birim fiyatlar da 11,87 dolardan 12,68 dolar/kg seviyesine çıktı. Alüminyum sektöründe miktar endeksi 140,0'dan 121,2 puana, değer endeksi 159,4 puana geriledi. Hırdavatta ise miktar endeksi 117,2'den 87,1 puana düşerek en sert gerilemeyi yaşayan alt sektörlerden biri oldu. Mutfak Eşyaları sektöründe miktar endeksi 100,7'den 78,8 puana gerileyerek zayıf bir performans sergiledi. Armatür ve Döküm sektörlerinde de miktar ve değer endekslerinde düşüşler gözlendi.TECDELİOĞLU: "FİYAT ARTIŞLARI GELİR KAYBINI DENGELEDİ"İDDMİB Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Tecdelioğlu, Ocak ayı verilerine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:"2026 yılına ihracat miktarında ciddi bir daralma ile başlamış olsak da, arz kaynaklı fiyat artışları ihracat gelirlerindeki kaybı sınırladı. İhracat birim fiyatlarının 5,32 dolar/kg ile endeks tarihinin zirvesine ulaşması, metal sanayimizin katma değerli üretim potansiyelini net biçimde ortaya koyuyor."Tecdelioğlu, küresel görünümün temkinli bir duruş gerektirdiğine dikkat çekerek şunları söyledi:"Önümüzdeki dönemde miktar artışından ziyade, birim fiyatı kalıcı biçimde yükselten, pazar ve ürün çeşitliliğini güçlendiren bir ihracat yapısına odaklanmamız gerekiyor. TR-METALENDEKS verileri, 2026 yılında rekabet gücünü korumanın yolunun katma değer ve stratejik konumlanmadan geçtiğini açıkça gösteriyor."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 17 Feb 2026 02:02:18 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kimya sanayisinin Avrasya'daki stratejik buluşması]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kimya-sanayisinin-avrasyadaki-stratejik-bulusmasi-6586/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kimya-sanayisinin-avrasyadaki-stratejik-bulusmasi-6586/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9870C9-0E683D-1DD331-6830D3-68902B-EA8787.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İlk kez 2006 yılında düzenlenen Turkchem Eurasia Fuarı, geçen yıllar içinde kimya endüstrisinin bölgedeki en köklü ve güvenilir buluşma noktalarından biri haline geldi. Kurulduğu dönemde Türkiye kimya sektörünün ekonomik hacmi yaklaşık 8,7 milyar dolar seviyesindeyken, sektör&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9870C9-0E683D-1DD331-6830D3-68902B-EA8787.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İlk kez 2006 yılında düzenlenen Turkchem Eurasia Fuarı, geçen yıllar içinde kimya endüstrisinin bölgedeki en köklü ve güvenilir buluşma noktalarından biri haline geldi. Kurulduğu dönemde Türkiye kimya sektörünün ekonomik hacmi yaklaşık 8,7 milyar dolar seviyesindeyken, sektör son 18 yılda önemli bir dönüşüm geçirerek 2022 yılı itibarıyla 33,6 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştı ve Türkiye'nin en yüksek ihracat payına sahip sektörlerinden biri konumuna geldi.Kimya sanayisinin büyümesiyle paralel olarak Turkchem de ölçeğini ve uluslararası etki alanını genişletti. Yıllardır "Kimya ile İlgili Her Şey" mottosuyla düzenlenen fuar; yeni iş bağlantılarının kurulması, mevcut iş birliklerinin geliştirilmesi ve sektöre dair güncel gelişmelerin paylaşılması açısından katılımcılar ve ziyaretçiler için güçlü bir etkileşim alanı sunuyor.&nbsp;RAKAMLARLA TURKCHEM'İN ULUSLARARASI GÜCÜTurkchem Eurasia 2024, üç gün boyunca 95 ülkeden 13.897 profesyonel ziyaretçiyi ağırlayarak organizasyonun uluslararası erişimini bir kez daha ortaya koydu. En yoğun ziyaretçi katılımı İran, Çin, Rusya, Pakistan, Mısır, Almanya, Birleşik Arap Emirlikleri, Bulgaristan, İtalya, Rusya ve Hindistan'dan gerçekleşti. Bu tablo, Turkchem'in yalnızca Türkiye için değil, Avrasya ve çevre bölgeler için de önemli bir ticaret ve iş birliği platformu haline geldiğini gösterdi.KİMYA SANAYİSİNİN GELECEĞİ İÇİN ORTAK ZEMİNTurkchem Eurasia 2026'ya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Artkim Group Kurucusu ve CEO'su Ahmet Güler, kimya sanayisinin küresel ölçekte önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğine dikkat çekti. Güler, "Artan rekabet, sürdürülebilir üretim zorunluluğu ve yeni pazarlara erişim ihtiyacı, sektör paydaşlarını aynı platformda buluşturan uluslararası organizasyonların önemini her geçen gün artırıyor. Geçmiş yıllarda yerli ve yabancı çok sayıda firmayı ve sektör profesyonelini aynı çatı altında buluşturmamız, Turkchem Eurasia'nın sektör nezdinde güçlü bir karşılık bulduğunu açıkça gösteriyor. 2026 edisyonuna yönelik lansman sürecinde gözlemlediğimiz yoğun ilgi ise fuarın yalnızca Türkiye'de değil, Avrasya genelinde de yakından takip edilen bir organizasyon haline geldiğini ortaya koyuyor. Devlet destekleriyle güçlenen yapımız ve artan uluslararası katılımla birlikte, 2026 edisyonunda katılımcılarımıza daha nitelikli iş birlikleri, sürdürülebilir ticari ilişkiler ve yeni pazar bağlantıları sunmayı hedefliyoruz. Turkchem Eurasia, sektörün bugünkü ihtiyaçlarının yanı sıra geleceğe yönelik dönüşüm başlıklarını da gündeminde tutmaya devam edecek." dedi.PRESTİJLİ FUAR STATÜSÜYLE GÜÇLENEN 2026 EDİSYONUTurkchem Eurasia 2026, T.C. Ticaret Bakanlığı tarafından Prestijli Fuar Statüsü kapsamında değerlendirilerek, güncellenen Yurt İçi Fuar Destekleri Tebliği çerçevesinde desteklenen organizasyonlar arasında yer alıyor. 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe giren yeni düzenleme kapsamında katılımcı firmalar, metrekare bazlı devlet desteklerinden faydalanabilecek. Buna göre fuarda m² başına 5.307 TL destek sağlanırken, firma başına uygulanabilecek üst destek limiti 1.292.800 TL olarak belirlendi. Bu destek modeli, firmaların fuar yatırımlarını daha öngörülebilir ve sürdürülebilir bir yapı içinde planlamalarına olanak tanıyor.KİMYA SANAYİSİNİN DÖNÜŞÜM NOKTASITurkchem Eurasia 2026; yalnızca ürün ve çözümlerin sergilendiği bir fuar olmanın ötesinde, sürdürülebilir üretim, yüksek katma değerli kimyasal çözümler, ihracat odaklı büyüme ve uluslararası iş birliklerini destekleyen yapısıyla kimya sanayisinin dönüşen dinamiklerine yön veren stratejik bir buluşma noktası olarak konumlanıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 14 Feb 2026 02:36:13 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["1 milyon 705 bin ton ray üretimi gerçekleştirildi"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/1-milyon-705-bin-ton-ray-uretimi-gerceklestirildi-6596/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/1-milyon-705-bin-ton-ray-uretimi-gerceklestirildi-6596/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_205F70-758CA9-FF3A72-F93EE9-9113BC-11379B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Fabrikadan yapılan açıklamaya göre, Anadolu Raylı Ulaşım Sistemleri Kümelenmesi (ARUS) tarafından düzenlenen Türkiye Raylı Sistemler İş Forumu&#39;na katılan Oflaz, Türkiye&#39;nin raylı sistemler serüveni ve KARDEMİR&#39;in stratejik rolünden bahsetti.Cumhuriyetin ilk yıllarındaki&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_205F70-758CA9-FF3A72-F93EE9-9113BC-11379B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Fabrikadan yapılan açıklamaya göre, Anadolu Raylı Ulaşım Sistemleri Kümelenmesi (ARUS) tarafından düzenlenen Türkiye Raylı Sistemler İş Forumu&#39;na katılan Oflaz, Türkiye&#39;nin raylı sistemler serüveni ve KARDEMİR&#39;in stratejik rolünden bahsetti.Cumhuriyetin ilk yıllarındaki kalkınma ruhuna atıfta bulunan Oflaz, KARDEMİR&#39;in bugün Türkiye&#39;nin ray ve demir yolu tekeri ihtiyacının tamamını karşılayacak güce ulaştığını vurguladı.Oflaz, 1930&#39;larda Selahattin Şanbaşoğlu ve Nuri Demirağ gibi isimlerin başlattığı milli demir yolu hamlesinin önemine değinerek, 1950&#39;lerde duraklama dönemine giren ray üretiminin, 2004&#39;te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın vizyonuyla yeniden devlet politikası haline geldiğini belirtti.KARDEMİR&#39;in 2007&#39;de devreye alınan ray-profil tesisiyle sektörde yeni sayfa açtığını aktaran Oflaz, &#34;KARDEMİR&#39;de 2008&#39;den bu yana 1 milyon 705 bin ton ray üretimi gerçekleşti. Üretilen rayların 333 bin tonu uluslararası pazarlara ihraç edildi. 2018&#39;de kurulan Demiryolu Tekeri Üretim Tesisi ile Türkiye&#39;nin bu alandaki dışa bağımlılığı sona erdirildi.&#34; ifadesini kullandı.Oflaz, milli ulaşım ağında KARDEMİR&#39;in emeğinden bahsederek, &#34;Bağlı ortaklığımız KARDÖKMAK bünyesindeki teker montaj tesisimizle ürettiğimiz tren tekerlerini, aks montajı yapılmış teker seti olarak piyasaya sunuyoruz. TCDD&#39;nin stratejik ortaklarından biri olarak milli ulaşım ağımızın omurgasını oluşturuyoruz. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile TÜBİTAK gibi kurumların desteği önemli. Raylı ulaşım ekosisteminin gelişmesi için tüm paydaşlarla ortak paydada çalışmaya devam edeceğiz.&#34; değerlendirmesinde bulundu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 13 Feb 2026 14:21:12 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Lila Kağıt, 2025'i güçlü bir finansal performansla kapattı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/lila-kagit-2025i-guclu-bir-finansal-performansla-kapatti-4110/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/lila-kagit-2025i-guclu-bir-finansal-performansla-kapatti-4110/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E432F8-221F43-2E83DC-1E5C60-77EFE5-7C19CF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dünyada 5 kıtada 81 ülkeye yaptığı ihracatı ve Sofia, Maylo, UltraBerrak, Nua markaları ile temizlik kağıdı sektörünün en büyük oyuncularından biri olan Lila Kağıt'ın Genel Müdürü Alp Öğücü; şirketin 2025 yıl sonu finansal sonuçları ve devam eden yatırımları hakkında&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E432F8-221F43-2E83DC-1E5C60-77EFE5-7C19CF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dünyada 5 kıtada 81 ülkeye yaptığı ihracatı ve Sofia, Maylo, UltraBerrak, Nua markaları ile temizlik kağıdı sektörünün en büyük oyuncularından biri olan Lila Kağıt'ın Genel Müdürü Alp Öğücü; şirketin 2025 yıl sonu finansal sonuçları ve devam eden yatırımları hakkında değerlendirmelerde bulundu.&nbsp;Lila Kağıt Genel Müdürü Alp Öğücü konuya ilişkin şöyle konuştu: "Geride bıraktığımız 2025 yılı, küresel ölçekte jeopolitik riskler ve belirsizliklerin yoğun olduğu bir dönemdi. Uluslararası ticaret politikaları kaynaklı selüloz fiyatlarındaki dalgalanmalar ve bunun sonucunda ortaya çıkan satış fiyatlarındaki rekabete karşın, Lila Kağıt olarak kararlılıkla uyguladığımız kârlılık odaklı stratejimizle zorlukları fırsata çevirdik ve yılı güçlü bir finansal performansla kapattık.2025 yılında toplam satış tonajımız 192 bin ton olarak gerçekleşirken, net satış gelirimiz 13,6 milyar TL'ye ulaştı. Konverting satışlarımızda, markalarımızın güçlü performansı ve hem yurtiçi hem yurtdışındaki pozitif momentum ile yüzde 13 büyüme kaydettik. Bobin satışlarımızda ise uluslararası ticaret politikalarının selüloz ve yarı mamül satış fiyatları üzerinde yarattığı rekabetin etkisiyle yüzde 16 daralma yaşandı. Brüt kârımız 4,1 milyar TL, FAVÖK ise 2,6 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Brüt kâr marjımız, etkin ve verimli maliyet yönetimi ile yüzde 30,1 olurken, FAVÖK marjımız yüzde 19,2 ile güçlü bir seviyede seyretti. Net dönem kârımız bir önceki yıla kıyasla yüzde 11 büyüyerek 1,7 milyar TL seviyesine ulaştı.&nbsp;Buna paralel olarak yarattığımız değeri tüm hissedarlarımız ile paylaşma stratejimiz çerçevesinde 2025 yılı kârından brüt 900 milyon TL kâr payı ödemesini gerçekleştirmek üzere olağan genel kurulda ortaklarımızın onayına sunmak üzere Yönetim Kurulu kararı aldık. Bu sonuçlar, kârlı iş modelimiz, etkin maliyet yönetimimiz ve disiplinli finansal politikalarımızın bir yansıması oldu.""Güçlü nakit akışı ile yatırımlarımıza devam ettik"Devam eden Erzurum fabrika yatırımı için 2025 yılında 1 milyar TL'yi aşkın yatırım harcaması gerçekleştirdiklerini paylaşan Öğücü, "Güçlü nakit akışı yaratan operasyonlarımızın da katkısı ile yatırımlarımız 2025 yılında aralıksız devam etti. Erzurum'da 2026 yılının ikinci çeyreğinde, Konverting tesisimizde üretime başlamayı öngörüyoruz. Mevcut Ergene fabrikamızda hayata geçirilecek ve verimliliğe katkı sağlayacak olan akıllı depo ve otomasyon yatırımlarımızla birlikte 2025 yılında toplam yatırım harcamalarımız yaklaşık 1,5 milyar TL'ye ulaştı. Bu yatırımlar ile hem operasyonel mükemmelliğimizi güçlendirmeyi hem de Lila Kağıt'ı sürdürülebilirlik hedeflerimizle uyumlu bir şekilde geleceğe hazırlamayı hedefliyoruz."&nbsp;"2026 için temkinli ve iyimseriz"2026 yılı için temkinli iyimserliklerini koruduklarını ileten Alp Öğücü, "Bobin iş kolunda pazar çeşitlenmesi, tarifeler sonrası normalleşen pazar koşulları ve konverting iş kolunda Erzurum fabrikamızın de katkısı ile hem iç pazar hem de yurt dışı pazarlarında büyüme öngörüyoruz. Tamamlanan ve devam eden yatırımlarımız ile ilk günden beri dile getirdiğimiz kaliteli büyüme iştahı ve taahhüdümüzü somut bir şekilde ortaya koyuyoruz. 2026 yılında yoğun yatırım döngüsüne rağmen net nakit/FAVÖK oramızı yaklaşık +1,0x seviyesinde korumayı hedefliyoruz.&nbsp;Diğer yandan, sürdürülebilirliği bir tercih değil, zorunluluk olarak görüyor ve bu kapsamda işimizin odağına yerleştiriyoruz. Bu alanda attığımız adımların göstergesi olarak 2030 sürdürülebilirlik hedeflerimiz ve 2050 karbon nötr olma yolunda çalışmalarımıza devam ediyoruz. Koşullar ne kadar zorlayıcı olursa olsun, hissedarlarımız ve tüm paydaşlarımız için sürdürülebilir değer yaratma konusundaki kararlılığımızı aynı şekilde devam ettiriyoruz" dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 12 Feb 2026 02:38:38 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Sanayi üretiminde yıllık yüzde 2,6 artış gerçekleşti"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretiminde-yillik-yuzde-26-artis-gerceklesti-5832/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretiminde-yillik-yuzde-26-artis-gerceklesti-5832/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B38EAA-2CCA8F-2B9094-6D9CD0-232937-64CB9A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şimşek, NSosyal hesabından Aralık 2025 dönemine ilişkin sanayi üretim endeksi verilerini değerlendirdi.Katma değerli üretimi ve potansiyel büyümeyi güçlendiren, enerjide dışa bağımlılığı azaltan politikaların sonuçlarını almaya devam ettiklerine işaret eden Şimşek, şunları&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B38EAA-2CCA8F-2B9094-6D9CD0-232937-64CB9A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şimşek, NSosyal hesabından Aralık 2025 dönemine ilişkin sanayi üretim endeksi verilerini değerlendirdi.Katma değerli üretimi ve potansiyel büyümeyi güçlendiren, enerjide dışa bağımlılığı azaltan politikaların sonuçlarını almaya devam ettiklerine işaret eden Şimşek, şunları kaydetti:&#34;2025 yılında sanayi üretiminde yıllık yüzde 2,6 artış gerçekleşti. Üretimimiz, yüksek teknolojili ürünlerde yüzde 11,4, sermaye mallarında yüzde 8,5, ham petrol ve doğal gaz çıkarımında yüzde 25,6 arttı. Katma değeri, yatırımı ve verimliliği önceliklendiren politikalarımızla ülkemizin küresel değer zincirlerindeki konumunu daha da güçlendirmeye devam edeceğiz.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 10 Feb 2026 13:14:47 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanayi üretimi Aralık 2025'te aylık yüzde 1,2 yükseldi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-aralik-2025te-aylik-yuzde-12-yukseldi-3748/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-aralik-2025te-aylik-yuzde-12-yukseldi-3748/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C7BA2E-D4DE7B-0A16BF-1CD8DA-0C5855-F2DDB3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), geçen yılın aralık ayına ilişkin sanayi üretim endeksi verilerini açıkladı.Buna göre, söz konusu ayda takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi, 2024&#39;ün aynı ayına kıyasla yüzde 2,1 azalış kaydetti.Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C7BA2E-D4DE7B-0A16BF-1CD8DA-0C5855-F2DDB3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), geçen yılın aralık ayına ilişkin sanayi üretim endeksi verilerini açıkladı.Buna göre, söz konusu ayda takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi, 2024&#39;ün aynı ayına kıyasla yüzde 2,1 azalış kaydetti.Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, Aralık 2025&#39;te madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,9, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 2,4 artarken imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 2,7 azaldı.Arındırılmamış sanayi üretim endeksinde yıllık bazda yüzde 0,8 artış oldu.- Sanayi üretiminde aylık verilerMevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi, söz konusu ayda bir önceki aya kıyasla yüzde 1,2 yükseldi.Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, Aralık 2025&#39;te madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 1,3, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 4,1, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 1 artış gösterdi.TÜİK, bazı ayların verilerinde revizyona gitti.Buna göre sanayi üretim endekslerinin takvim etkisinden arındırılmış yıllık değişim oranları şöyle:Yıllar/AylarOcakŞubatMartNisanMayısHaziranTemmuzAğustosEylülEkimKasımAralık2022612,389,46,88,11,80,90,12,4-1,71,720234-8,80,4-1,40,30,88,33,65,22,622,320241,311,24,3-10,1-5-3,8-5,1-2,2-2,91,7720251,1-22,334,88,24,97,132,12,2-2,1]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 10 Feb 2026 10:56:52 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanayi ihracatı ocakta 52,1'e yükseldi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-ihracati-ocakta-521e-yukseldi-8536/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-ihracati-ocakta-521e-yukseldi-8536/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_798C52-C705E8-929974-C4D394-BEAD39-FEAB6B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen İSO Türkiye İhracat Pazarları İklim Endeksi&#39;nin Ocak 2026 dönemi sonuçları açıklandı.Endekste eşik değer olan 50&#39;nin üzerinde ölçülen tüm rakamlar ihracat ikliminde iyileşmeye, 50&#39;nin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_798C52-C705E8-929974-C4D394-BEAD39-FEAB6B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen İSO Türkiye İhracat Pazarları İklim Endeksi&#39;nin Ocak 2026 dönemi sonuçları açıklandı.Endekste eşik değer olan 50&#39;nin üzerinde ölçülen tüm rakamlar ihracat ikliminde iyileşmeye, 50&#39;nin altındaki değerler ise bozulmaya işaret ediyor.Buna göre, Aralık 2025&#39;te 51,6 olan İSO Türkiye İhracat Pazarları İklim Endeksi, Ocak 2026&#39;da 52,1&#39;e yükseldi.Endeks böylece üst üste 25&#39;inci ay 50 eşik değerinin üzerinde gerçekleşti. Son veri, ihracat pazarlarında talep ikliminin ılımlı ölçüde iyileştiğine ve bu iyileşmenin Aralık 2025&#39;e göre hafif daha güçlü olduğuna işaret etti. İhracat pazarları iklimini destekleyen önemli faktörlerden biri, Avrupa&#39;daki önemli ihracat pazarlarında talebin güçlendiğine yönelik sinyaller oldu.- Birleşik Krallık&#39;ta üretim artışı bir buçuk yılın en yüksek hızındaBirleşik Krallık&#39;ta üretim artışı ocak ayında yaklaşık bir buçuk yılın en yüksek hızında gerçekleşirken Almanya&#39;da da büyüme ivme kazandı.Bu iki ekonominin Türk imalat sanayi ihracatındaki payı yaklaşık yüzde 15 seviyesinde bulunuyor. Avrupa&#39;nın diğer bölgelerine bakıldığında İtalya, İspanya, Hollanda ve Yunanistan&#39;ın ekonomik aktivitesi artış gösterirken Fransa, Romanya ve Polonya&#39;da ise talebin zayıflamaya devam ettiği görüldü.ABD&#39;de özel sektör faaliyeti ocak ayında yine güçlü bir artış kaydetti ve büyüme 2025 sonuna göre hafif hız kazandı.- Ekonomik aktivitede en güçlü artış BAE&#39;de kaydedildiOrta Doğu, talep koşullarındaki güçlenmenin başlıca kaynaklarından biri olmayı 2026&#39;nın ilk ayında da sürdürdü. Birleşik Arap Emirlikleri&#39;nde (BAE) petrol dışı ekonomik aktivite hem hızlı hem de ivmelenen bir artış sergiledi. Söz konusu artış aynı zamanda anket kapsamında izlenen ekonomiler içerisindeki en yüksek oranda gerçekleşti.Suudi Arabistan ve Kuveyt&#39;te de üretim belirgin iyileşme kaydederken Mısır&#39;da da ılımlı bir büyüme gözlendi. Diğer bölge ülkeleri incelendiğinde ise üretimin Lübnan&#39;da yatay seyrettiği, Katar&#39;da ise hafif daraldığı görüldü.Bu altı ekonomi toplamda Türkiye&#39;nin imalat sanayi ihracatının yaklaşık yüzde 7&#39;sini oluşturuyor. Ocakta ekonomik aktivitede en güçlü büyüme BAE&#39;de yaşanırken en sert daralma ise Meksika&#39;da kaydedildi. Bu ülkede imalat sanayi üretimindeki kesintisiz düşüş eğilimi 19&#39;uncu aya ulaştı.Açıklamada sonuçlara ilişkin değerlendirmeleri yer alan S&amp;P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, şunları kaydetti:&#34;Ekonomilerin önemli bir bölümünün 2026 yılına yaptığı pozitif başlangıç, önümüzdeki aylarda Türk imalatçılar için yeni ihracat fırsatları yaratma potansiyeli taşıyor. Özellikle ocak ayında Türkiye&#39;nin en büyük dört ihracat pazarının tümünde ekonomik aktivitenin artış kaydetmesi, yılın ilerleyen dönemlerinde de devam etmesini ümit ettiğimiz bir gelişme.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 09 Feb 2026 11:16:02 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kardemir Çelik ihracatta pazar çeşitliliği ve stratejik dirençle ilerliyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kardemir-celik-ihracatta-pazar-cesitliligi-ve-stratejik-direncle-ilerliyor-40/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kardemir-celik-ihracatta-pazar-cesitliligi-ve-stratejik-direncle-ilerliyor-40/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7804B1-C3378A-247400-C6F626-CE7D27-DA4A15.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Demir-çelik sektöründe küresel talep dalgalanmaları, enerji maliyetleri ve ticaret politikaları risk oluşturmaya devam ederken, Kardemir Çelik bu süreci 100'ü aşkın ülkeye uzanan ihracat ağı, pazar çeşitliliği, üretim esnekliği ve ihracat odaklı stratejilerle yönetiyor. Şirket,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7804B1-C3378A-247400-C6F626-CE7D27-DA4A15.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Demir-çelik sektöründe küresel talep dalgalanmaları, enerji maliyetleri ve ticaret politikaları risk oluşturmaya devam ederken, Kardemir Çelik bu süreci 100'ü aşkın ülkeye uzanan ihracat ağı, pazar çeşitliliği, üretim esnekliği ve ihracat odaklı stratejilerle yönetiyor. Şirket, tek bir pazara ya da ürüne bağımlı kalmadan, her coğrafyanın ihtiyacına uygun çözümler geliştirerek uluslararası pazarlardaki varlığını kalıcı hale getirmeyi amaçlıyor.İhracatta 30 yılı aşan deneyimKardemir Çelik'in ihracat gücünün ardında 30 yılı aşkın birikim, Kardemir bünyesinde görev yapan uzman ekip ve yıllara yayılan uluslararası iş birlikleri bulunuyor. Şirket fuar katılımları, teknik geziler, pazar araştırmaları, birebir müşteri ziyaretleri ve gelişmiş müşteri yönetim sistemleriyle kalite ve güven odaklı bir ihracat yapısı inşa ediyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin (TİM) "Türkiye'nin En Büyük 1000 İhracatçısı" listesinde 120'nci sırada, sektöründe ise 16'ncı sırada yer alan Kardemir Çelik, Ege İhracatçı Birlikleri'nin 2024 yılı verilerine göre Ege Bölgesi'nde demir ve demir dışı metaller sektörünün en büyük ikinci ihracatçısı konumunda bulunuyor."Çekilmek yerine derinleşmeyi seçiyoruz"Küresel belirsizliklerin, maliyet baskılarının ve korumacılık eğilimlerinin arttığı bir dönemde birçok şirket için en kolay tercihin geri çekilmek olduğuna dikkat çeken Kardemir Çelik Yönetim Kurulu Üyesi Özlem Bakırel, şirketin bu süreci farklı bir bakış açısıyla yönettiğini vurguladı. Bakırel, şunları söyledi:"Ancak biz Kardemir Çelik olarak bunun yerine ihracatta kalıcı olmayı, bulunduğumuz pazarlarda derinleşmeyi ve uzun vadeli rekabet gücümüzü koruyacak stratejik adımları atmayı seçiyoruz. Çünkü sürdürülebilir büyümenin konjonktüre göre pozisyon değiştirmekten değil, zor dönemlerde dahi vizyonunu koruyabilmekten geçtiğine inanıyoruz."Küresel talepler doğrultusunda yatırımStratejik yaklaşımın önemli bir parçasının, küresel taleplere göre şekillendirilen yatırımlar olduğunu belirten Bakırel, şöyle konuştu:"Dünyada çelik yapı kullanımının artması, büyük ebat profillere olan ihtiyacı her geçen gün daha görünür hale getiriyor. Biz de bu dönüşümü doğru okuyarak, ürün gamımızı yapısal profiller odağında genişleten bir yatırım sürecini hayata geçiriyoruz. İzmir Aliağa Bozköy'de devreye almayı planladığımız büyük profil hadde tesisimiz, kapasite artışının ötesinde Kardemir Çelik'in üretim esnekliğini ve pazar uyum kabiliyetini güçlendiren stratejik bir adım niteliği taşıyor. Yeni tesisimizle birlikte farklı sektörlerin ihtiyaçlarına yönelik özel profil çözümleri sunmayı, üretim ve bakım süreçlerinde verimliliği artırmayı ve maliyetleri daha yönetilebilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Bu yatırımımız uzun vadeli rekabet gücümüze de doğrudan katkı sağlayacak.""Başarıyı rakamlarla değil dayanıklılıkla tanımlıyoruz"Kardemir Çelik'in büyüme yaklaşımında kısa vadeli göstergelerden çok yapısal güçlenmenin belirleyici olduğunu dile getiren Bakırel, üretim, enerji ve Ar-Ge yatırımlarının bu anlayışın merkezinde yer aldığını belirterek sözlerini şöyle tamamladı:"Başarıyı sadece kısa vadeli finansal sonuçlarla tanımlamıyoruz. Verimlilik, sürdürülebilirlik ve yönetilebilir risk anlayışı bizim için en az büyüme kadar önemli. Elektrikli ark ocağı teknolojileri, yenilenebilir enerji yatırımları ve Ar-Ge gücümüzle daha düşük karbonlu, daha esnek ve daha dayanıklı bir üretim modeli inşa ediyoruz. Değişen küresel taleplere hızlı uyum sağlarken, ihracatta istikrarı ve uzun vadeli rekabet gücünü korumayı hedefliyoruz."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 07 Feb 2026 10:42:51 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Panda Alüminyum'a "Great Place to Work" sertifikası]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/panda-aluminyuma-great-place-to-work-sertifikasi--4904/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/panda-aluminyuma-great-place-to-work-sertifikasi--4904/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9FE8D8-50CBAE-FAC830-B7DA07-835F1D-FC3968.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Panda Alüminyum, Great Place to Work sertifikasyon süreci kapsamında gerçekleştirilen çalışan anketlerinden 79 puan alarak Great Place to Work Sertifikası'nı kazandı. Anket sonuçlarında en yüksek skorlar güven başlığı altında toplandı. Güvenilirlik, saygı ve hakkaniyet ölçütleri&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9FE8D8-50CBAE-FAC830-B7DA07-835F1D-FC3968.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Panda Alüminyum, Great Place to Work sertifikasyon süreci kapsamında gerçekleştirilen çalışan anketlerinden 79 puan alarak Great Place to Work Sertifikası'nı kazandı. Anket sonuçlarında en yüksek skorlar güven başlığı altında toplandı. Güvenilirlik, saygı ve hakkaniyet ölçütleri öne çıkan alanlar olurken; bu başlıkları gurur, adalet ve takım ruhu izledi.&nbsp;Panda Alüminyum Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hüseyin Seherli, bu yıl ilk kez alınan sertifikaya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: "Great Place to Work Sertifikası, Panda Alüminyum'da uzun süredir üzerinde çalıştığımız kurum kültürünün çalışanlarımızın geri bildirimleriyle değerlendirilmesi açısından önemli bir sonuç. Anket sonuçlarında özellikle güven başlığının öne çıkması, güvenilirlik, saygı ve hakkaniyet gibi değerlerin en yüksek puanlanan alanlar arasında olması bizim için anlamlı. Gurur, adalet ve takım ruhu gibi başlıkların da bu tabloyu tamamlaması, çalışan mutluluğunu önceleyen yaklaşımımızın günlük iş yapış biçimlerimize yansıdığını ortaya koyuyor. Bu sonuç, Panda Alüminyum'da çalışan deneyiminin şirket kültürünün temel unsurlarından biri olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 06 Feb 2026 07:24:33 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Türkiye - ABD ticareti, 'ortaklık için önemli bir fırsat"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-abd-ticareti-ortaklik-icin-onemli-bir-firsat-243/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-abd-ticareti-ortaklik-icin-onemli-bir-firsat-243/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BD4FF4-23DFD6-03A1B4-C8970A-BAE7E4-664926.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Ticaret Bakanlığı'nın ülkede yatırım yapmak isteyen şirketlere yönelik resmi yatırım destek ve networking programı olan SelectUSA kapsamında&nbsp;İstanbul Sanayi Odası (İSO), DEİK/Türkiye-ABD İş Konseyi ve ABD İstanbul Başkonsolosluğu iş birliğiyle&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BD4FF4-23DFD6-03A1B4-C8970A-BAE7E4-664926.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Ticaret Bakanlığı'nın ülkede yatırım yapmak isteyen şirketlere yönelik resmi yatırım destek ve networking programı olan SelectUSA kapsamında&nbsp;İstanbul Sanayi Odası (İSO), DEİK/Türkiye-ABD İş Konseyi ve ABD İstanbul Başkonsolosluğu iş birliğiyle SelectUSA Roadshow to Türkiye etkinliği düzenlendi. Türk iş dünyası açısından ABD pazarını daha yakından tanıma, yatırım fırsatlarını doğrudan muhataplarıyla değerlendirme ve uzun vadeli ortaklıklar kurma açısından önem arz eden bir platform özelliği taşıyan SelectUSA kapsamında İSO Odakule Fazıl Zobu Meclis Salonunda gerçekleştirilen etkinliğin açılış konuşmalarını İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan ve ABD İstanbul Başkonsolosu Michael Lally yaptı.&nbsp;Ölçek, sektör ve yatırım türlerine göre ABD'deki genel teşvik sistemine yönelik bilgilerin paylaşıldığı etkinlikte SelectUSA temsilcilerinin yanı sıra Iowa, Mississippi, Ohio, Pennsylvania, South Carolina, Virginia ve West Virginia olmak üzere yedi eyaletin kalkınma ofisleri tarafından yatırım ve iş yapma ortamına ilişkin güncel bilgiler verildi. Türk Yatırımcılar Gözünden ABD'de Yatırım Fırsatları Paneli ve ABD'de Hizmet Sağlayıcılar Panelleri ile de ABD&#39;de yatırım yapmış ve çeşitli teşvik programlarından faydalanmış olan başarılı Türk firmalarının tecrübelerini aktardığı etkinlikte, ikili görüşmelerle Türk firmalarına ABD'ye açılma süreçlerinde, hukuk, finans, muhasebe, iş geliştirme, inşaat ve lokasyon seçimi konularında bilgiler de verildi.&nbsp;İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan konuşmasında, SelectUSA Roadshow to Türkiye etkinliğinde oluşacak etkileşimin, yakın zamanda somut yatırım kararlarına ve kalıcı ortaklıklara dönüşeceğine inandıklarına dikkat çekerek "Bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz öngörülebilirlik ve kurumsal kolaylaştırıcılık ilkeleriyle güven veren bir yatırım ortamının kapılarını aralıyoruz" dedi.&nbsp;Türkiye-ABD ekonomik ilişkilerinin, yalnızca ticaret hacmini artırmaya değil, aynı zamanda uzun vadeli stratejik ortaklıklar kurmaya odaklanması gerektiğinin altını çizen Bahçıvan "Bu yaklaşım, iki ülkenin hem ekonomik büyümesini hem de küresel rekabet gücünü artıracaktır. Yakın dönemde iki ülke arasında gerçekleştirilen görüşmeler de bu yönde önemli bir mesaj vermiştir. Liderler düzeyindeki diyalog, stratejik ortaklık zeminini güçlendirme ve özellikle de yatırım ile ticaret alanlarında yeni bir ivme yaratma iradesini açıkça ortaya koymuştur. Gerek dünyanın içinden geçtiği koşullar gerekse potansiyel vadeden ikili ticaretimiz; birbirini tamamlayıcı, diğer bir ifadeyle "terzi usulü" tasarlanmış bir ortaklık zemini için muazzam bir fırsat teşkil ediyor. Bu fırsatı heba etme lüksümüz olmadığına göre, sektörler bazında titiz bir hazırlık süreci başlatarak, yürütülecek müzakerelerle iki ülkenin de kazançlı çıkacağı bir iş birliği modelini rahatlıkla oluşturabileceğimiz kanaatindeyim.Bugün ABD, dünyanın en büyük ekonomisi ve önemli bir teknolojik güce sahip. Türkiye ise gelişmiş sanayi altyapısı, girişimcilik kültürü ve coğrafi konumu ile bölgesinin en büyük üretim üssü durumunda. İki ülke, bu yönleriyle yatırımlar açısından birbirlerini tamamlayıcı birer ortak konumunda bulunuyor. Bu avantajı üçüncü ülkelere yönelik fırsata dönüştürmek için Türkiye ile ABD arasında karşılıklı yatırımların çok önemli olduğunu vurgulamak istiyorum" dedi.&nbsp;Stratejik başlık enerjide ortak projeler şartKonuşmasında "Özellikle yüksek teknoloji ve dijitalleşme, otomotiv, beyaz eşya, tekstil-hazır giyim, elektrik-elektronik ve enerji alanlarında ortak projeler geliştirmek iki ülkenin çıkarına olacaktır" diyen Bahçıvan, "Özellikle enerji güvenliği ve çeşitliliği, günümüzde yalnızca ekonomik değil; stratejik bir başlık haline gelmiş durumda. Nitekim hükümetlerimiz arasında imzalanan sıvılaştırılmış doğal gaz ve nükleer iş birliği anlaşmaları Türkiye'nin enerji arzındaki çeşitliliği artıracak hem ülkemizin hem de bölgemizin tedarik güvenliğini güçlendirecektir" vurgusunda bulundu. İki ülke arasında önemli potansiyele sahip e-ticarete de değinen Bahçıvan, şunları söyledi: "ABD, küresel ölçekte e-ticaret hacmi bakımından lider ülkeler arasında yer almaktadır. İki ülke arasındaki iş birliği bağlamında; ABD menşeli küresel pazaryerlerinin Türkiye'ye 100 milyon doların üzerinde yatırımla lojistik merkezleri kurması, ülkemizin stratejik bir pazar olarak değerlendirildiğini açıkça göstermektedir. Öte yandan ABD pazarı, hacmi ve potansiyeli sebebiyle e-ticarette Türk sanayicisi ve girişimcisi için öncelikli hedefler arasında yer almaya devam ediyor. Nitekim ABD, coğrafi uzaklığına rağmen firmalarımızın e-ticaret platformları aracılığıyla hatırı sayılır miktarda sipariş aldığı ülkeler arasında yer alıyor. Bu da ABD'li tüketicilerin Türk ürünlerine gösterdiği ilginin açık bir göstergesi olarak önümüzde duruyor."ABD İstanbul Başkonsolosu Michael Lally de şunları söyledi: "SelectUSA, ABD hükümetinin en büyük yatırım teşvik platformu olarak açık bir önceliğimizi, yani ABD'nin doğrudan yabancı yatırımın en büyük adresi olduğunu ortaya koymaktadır. Amerika, endüstriyel büyüme için ölçekleme, inovasyon, hukuki güvence, sermaye erişimi, enerji güvenliği ve dünyanın en üretken iş gücü gibi benzersiz avantajlar sunar. Doğrudan yabancı yatırım, ABD imalat sektörünü güçlendirir ve ortak ekonomik liderliğimizi pekiştirir. Türkiye'den, bilhassa bu salondaki imalat uzmanlarından ABD'ye yapılan yatırımlar, iki ülke arasındaki stratejik ekonomik ortaklığı daha da derinleştiriyor."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 03 Feb 2026 10:56:11 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanayi üretimi hafif bir düşüşle 48,1 düzeyinde gerçekleşti]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-hafif-bir-dususle-481-duzeyinde-gerceklesti-1553/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-hafif-bir-dususle-481-duzeyinde-gerceklesti-1553/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1D22A0-951059-77C8A8-18A502-5E8D36-E18FE3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Sanayi Odası Türkiye Sektörel PMI raporuna göre 10 sektörden beşi ocakta üretim hacmini genişletti. Böylece üretim artışı sağlayan sektörler Mayıs 2023'ten bu yana en yüksek sayıya ulaştı. En güçlü büyüme kimyasal, plastik ve kauçuk sektöründe kaydedildi. Bu sektörde&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1D22A0-951059-77C8A8-18A502-5E8D36-E18FE3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Sanayi Odası Türkiye Sektörel PMI raporuna göre 10 sektörden beşi ocakta üretim hacmini genişletti. Böylece üretim artışı sağlayan sektörler Mayıs 2023'ten bu yana en yüksek sayıya ulaştı. En güçlü büyüme kimyasal, plastik ve kauçuk sektöründe kaydedildi. Bu sektörde üretim bir yıllık aranın ardından toparlandı ve Ekim 2020&#39;den bu yana en yüksek hızda arttı. Tekstil üretimi de son 31 aylık dönemin ilk artışını kaydetti.&nbsp;Ekonomik büyümenin öncü göstergesi olan imalat sanayi performansında en hızlı ve güvenilir referans kabul edilen İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat PMI (Satın Alma Yöneticileri Endeksi) anketinin Ocak 2026 dönemi sonuçları açıklandı. Eşik değer olan 50,0'nin üzerinde ölçülen tüm rakamların sektörde iyileşmeye işaret ettiği anket sonuçlarına göre aralıkta 48,9 olan manşet PMI, ocakta hafif bir düşüşle 48,1 düzeyinde gerçekleşti.&nbsp;Endeks, üst üste 22'nci ay 50,0 eşik değerinin altında kaldı ve imalat sektörünün genel performansında aylık bazda ılımlı bir bozulmaya işaret etti.&nbsp;İmalatçılar ocak ayı itibarıyla talep koşullarının zayıf seyrettiğini belirtti. Bu durum yeni siparişlerde yavaşlamanın devam etmesine yol açtı. Düşüş aralık ayına göre hızlanmakla birlikte ılımlı düzeyde gerçekleşti. Yeni ihracat siparişleri de ivme kaybetti ve toplam yeni siparişlere göre daha belirgin bir daralma sergiledi. Yeni siparişlerdeki zayıflamaya bağlı olarak imalatçılar üretim hacmini de azalttı. Böylece üretimdeki daralma üst üste 22'nci aya ulaştı. Ocaktaki düşük aralık ayına göre daha yüksek oranda ölçüldü. Firmalar yılın başında istihdam ve satın alma faaliyetlerinin yanı sıra girdi ve nihai ürün stoklarını da azalttı. Girdi maliyetleri ocak ayında keskin bir şekilde artarken, enflasyon üst üste ikinci ay hızlanarak Nisan 2024'ten bu yana en yüksek düzeye çıktı. Anket katılımcıları, metaller başta olmak üzere ham madde maliyetlerinin arttığını bildirdi. Maliyetlerdeki artışın müşterilere yansıtılmasıyla birlikte nihai ürün fiyatlarında son 21 ayın en hızlı artışı kaydedildi. Satış fiyatları enflasyonu tarihsel ortalamasının da üzerinde seyretti.İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI anket verileri hakkında değerlendirmede bulunan S&amp;P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, şunları söyledi:"Türk imalat sektörü, 2026 yılına 2025'in kapanışına benzer bir görünümle girdi. Zorlu faaliyet koşullarının devam etmesine bağlı olarak yeni siparişler ve üretimde ılımlı düşüş gözlendi. Enflasyonist baskılar da güçlenerek son dönemdeki eğilimini sürdürdü ve hem girdi maliyetleri hem de nihai ürün fiyatları keskin artış kaydetti. Firmalar, önümüzdeki aylarda bu baskıların bir miktar azalmasını ve büyüme için daha elverişli bir ortamın oluşmasını umut ediyor."İSO Türkiye Sektörel PMI'a göre 10 sektörden beşinde üretim hacmi genişlediİstanbul Sanayi Odası Türkiye Sektörel PMI raporu da Türk imalat sanayi sektörleri arasında daha genele yayılı bir büyümeye işaret etti. Anket kapsamındaki sektörlerin yarısı üretimini artırdı. Yeni siparişlerde ise daha zayıf bir tablo ortaya çıktı. Diğer yandan, girdi maliyetleri enflasyonundaki genel yükselişe bağlı olarak tüm sektörlerin nihai ürün fiyatlarında artış gerçekleşti. Rapor kapsamındaki 10 sektörden beşi ocak ayında üretim hacmini genişletti. Böylece üretim artışı sağlayan sektörler Mayıs 2023'ten bu yana en yüksek sayıya ulaştı. En güçlü büyüme kimyasal, plastik ve kauçuk sektöründe kaydedildi. Bu sektörde üretim bir yıllık aranın ardından toparlandı ve Ekim 2020&#39;den bu yana en yüksek hızda arttı. Tekstil üretimi de son 31 aylık dönemin ilk artışını kaydetti. Üretimde en sert düşüş ise metalik olmayan mineral ürünler sektöründe yaşandı ve söz konusu daralma son dört ayın en yüksek oranında ölçüldü. Yeni siparişler tarafında iyileşme kimyasal, plastik ve kauçuk ürünleri ile sınırlı kalırken, diğer sektörlerde bozulma görüldü. Üretimde olduğu gibi yeni siparişlerde de en belirgin zayıflama metalik olmayan mineral ürünler sektöründe gerçekleşti. Toplam yeni siparişlerdeki genel durgunluğa rağmen, yeni ihracat siparişleri 10 sektörün beşinde artış gösterdi. Yurt dışı siparişlerde en hızlı iyileşme sağlayan sektör giyim ve deri ürünleri oldu ve söz konusu artış son 20 ayın en yüksek seviyesine ulaştı.&nbsp;Ocak ayında çalışan sayısında artış bildirilen dört sektör içerisinde en güçlü genişleme gıda ürünlerinde yaşandı. Bu sektörde işe alım hızı Mart 2025&#39;ten bu yana en yüksek düzeyde gerçekleşti. Metalik olmayan mineral ürünler sektöründe yaşanan zorluklar nedeniyle son üç ayın ilk istihdam kaybı gerçekleşti. Söz konusu düşüş Ekim 2023&#39;ten bu yana yüksek oranda kaydedildi. Bu yılın ilk ayında maliyet baskıları sektörlerin tamamında güçlendi. Aralık ayında olduğu gibi ocakta da girdi fiyatlarındaki en keskin yükseliş, elektrikli ve elektronik ürünler sektöründe kaydedildi. En ılımlı artış ise makine ve metal ürünlerinde görüldü, ancak bu sektörde dahi enflasyonun yüksek seyretmesi dikkat çekti. Girdi maliyetlerindeki artışın hızlanmasıyla birlikte son üç aydır ilk kez tüm sektörler satış fiyatlarında artışa gitti. Maliyetlerde olduğu gibi nihai ürün fiyatlarında da en yüksek enflasyon elektrikli ve elektronik ürünler sektöründe ölçüldü. Giyim ve deri ürünleri sektörünün fiyatlarında ise nispeten ılımlı bir artış gözlendi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 02 Feb 2026 09:41:04 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İllerin yerel yatırım konuları yeniden düzenlendi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/illerin-yerel-yatirim-konulari-yeniden-duzenlendi-4948/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/illerin-yerel-yatirim-konulari-yeniden-duzenlendi-4948/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F9C33C-9EB315-83559A-6A17DE-5E9BF4-8674F8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca hazırlanan &#34;Yerel Yatırım Konuları Listesi Tebliği&#39;nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ&#34; Resmi Gazete&#39;de yayımlanarak yürürlüğe girdi.Buna göre, tebliğde yer alan &#34;Yerel Yatırım Konuları Listesi&#34;ndeki illerin yatırım&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F9C33C-9EB315-83559A-6A17DE-5E9BF4-8674F8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca hazırlanan &#34;Yerel Yatırım Konuları Listesi Tebliği&#39;nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ&#34; Resmi Gazete&#39;de yayımlanarak yürürlüğe girdi.Buna göre, tebliğde yer alan &#34;Yerel Yatırım Konuları Listesi&#34;ndeki illerin yatırım konularında bazı değişiklikler yapıldı.81 ildeki yatırımları içeren söz konusu liste, bölgeler arası gelişmişlik farklarını azaltmayı ve bölgelerin rekabet güçlerini artırmayı amaçlıyor.Liste oluşturulurken yerel ihtiyaçların karşılanması, atıl kaynakların değerlendirilmesi, bölgede üretimi olmayan ancak başarı olasılığı yüksek sektörlerin geliştirilmesi, bölgelerin sektörel öncelikleri doğrultusunda ileri-geri bağlantılı sektörlerin desteklenmesi gibi kriterler dikkate alındı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 31 Jan 2026 11:49:57 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanayici hem yüksek faiz hem de taksit kıskacında]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayici-hem-yuksek-faiz-hem-de-taksit-kiskacinda-353/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayici-hem-yuksek-faiz-hem-de-taksit-kiskacinda-353/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A2CC7E-4C7AEE-356BF8-CF1EF7-1DC7D1-70BA06.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hakan ÖZBAYTürkiye ekonomisinin lokomotifi olan üretim sektörü, tarihinin en zorlu virajlarından birini dönüyor. MAKSDER Başkanı ve sanayici Gökhan Kocabaş ile gerçekleştirdiğimiz özel röportaj, reel sektörün içinde bulunduğu kusursuz fırtınayı tüm gerçekleriyle gözler önüne&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A2CC7E-4C7AEE-356BF8-CF1EF7-1DC7D1-70BA06.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hakan ÖZBAYTürkiye ekonomisinin lokomotifi olan üretim sektörü, tarihinin en zorlu virajlarından birini dönüyor. MAKSDER Başkanı ve sanayici Gökhan Kocabaş ile gerçekleştirdiğimiz özel röportaj, reel sektörün içinde bulunduğu kusursuz fırtınayı tüm gerçekleriyle gözler önüne serdi. Kocabaş, mevcut durumu &#34;Daha önce yönettiğimiz krizlerin hiçbirine benzemiyor&#34; sözleriyle özetledi.İHRACATTA DRAMATİK DÜŞÜŞTürk sanayicisinin küresel pazarlarda rekabet gücünü kaybettiğine dikkat çeken Kocabaş, kendi firmasından çarpıcı bir örnek vererek sektörün genel fotoğrafını çekti. Avrupa, İngiltere ve Balkanlar gibi pazarlarda güçlü olduklarını belirten Kocabaş, &#34;İhracatın ciroya oranı yüzde 30 seviyelerindeyken, şu an yüzde 8'lere kadar düştük. Sadece biz değil, çok başarılı firmalarımızda da durum aynı&#34; dedi.Bu düşüşün temelinde yatan nedenleri &#34;kur politikası&#34; ve &#34;ölçek ekonomisi&#34; olarak sıralayan Kocabaş, Çin faktörüne şu sözlerle dikkat çekti: &#34;Sipariş yetersizliğinden dolayı verimli üretemiyoruz, ölçek ekonomisinde Çin&#39;e yeniliyoruz. Çin bütün siparişleri toplayınca, bize gelen siparişler verimli üretim yapmamıza mani oluyor.&#34;SANAYİCİ VADE KISKACINDARöportajın en can alıcı noktası ise piyasadaki nakit akışının tıkanması oldu. Enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan politikaların sanayiciyi &#34;finansal bir cendereye&#34; soktuğunu belirten Kocabaş, piyasadaki &#34;taksitli yaşam&#34; mecburiyetinin üreticiyi nasıl vurduğunu şöyle anlattı:&#34;Piyasada insanların satın alma gücü düştüğü için herkes taksitle mal almaya çalışıyor. Perakendeci bizden taksit istiyor, çünkü tüketiciye öyle satıyor. Ancak biz hammaddeyi taksitle alamıyoruz. Hammaddeci paramızı bugün istiyor, iki gün sonra mal geliyor. Üretiyoruz, mamul haline getiriyoruz, satıyoruz ve tahsilat için kredi kartı valörünü veya 6 aylık taksit vadesini bekliyoruz. Yüzde 13 de oradan kaybediyoruz. Sanayicinin bu döngüde ayakta kalması matematiksel olarak imkânsız hale geliyor.&#34;İş hayatında devalüasyonlar dahil pek çok kriz gördüğünü belirten Kocabaş, bugünkü durumu geçmişten ayıran temel farkı &#34;yönetilemezlik&#34; olarak tanımladı: &#34;Biz sanayiciler olarak krizlere bağışıklığı olan bir yapıyız. Eskiden devalüasyon olurdu, 3-4 ay sıkıntı çekerdik ama ihracat kapımız açılırdı, malımıza talep olurdu. Şimdi o kapı kapalı. Düşük kur politikası tercih ediliyor, bu bir dışsal etki ve biz bunu yönetemiyoruz. Elimiz kolumuz bağlı.&#34;2026'NIN İKİNCİ YARISINA KADAR UMUT YOKSektörün 2026 yılı beklentilerini de değerlendiren Kocabaş, iyimser tablolar çizmekten kaçındı. &#34;2025&#39;in en kötüsü olduğunu düşünüyoruz ve öyle olmasını umuyoruz&#34; diyen Kocabaş, 2026 projeksiyonunu şöyle çizdi: &#34;Ocak, Şubat ve araya giren Ramazan ayı ile birlikte 2026'nın ilk yarısı, 2025'i aratmayabilir. Ancak Ramazan Bayramı'ndan sonra, yılın ikinci yarısında ufak düzelmeler bekliyoruz. Gösterge faizlerinin düşmesinin banka kredilerine ve komisyon oranlarına yansıması şart. Yoksa kağıt üzerinde faizin düşmesinin sanayiciye bir faydası yok.&#34;YEŞİL MUTABAKAT VE KARBON VERGİSİ TEHDİDİSektörün bir diğer büyük sınavının Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenlemesi olduğunu hatırlatan Kocabaş, büyük hammadde tedarikçilerinin (demir-çelik gibi) uyum sağladığını ancak KOBİ ölçeğindeki üreticilerin zorlanacağını belirtti. Kocabaş, &#34;Her taraftan kıskaca alınmış durumdayız&#34; diyerek sözlerini noktaladı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 31 Jan 2026 02:44:29 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Gümrük Birliği, sanayimiz için mevcut haliyle bir pranga"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gumruk-birligi-sanayimiz-icin-mevcut-haliyle-bir-pranga-7765/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gumruk-birligi-sanayimiz-icin-mevcut-haliyle-bir-pranga-7765/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E6F1D4-2AF2CB-B4E8BE-03562B-C7AC7A-74B510.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisinin ocak ayı olağan toplantısı "Küresel Görünüm ve 2026'da Sanayimizi Bekleyen Riskler-Fırsatlar" ana gündemi ile Odakule Fazıl Zobu Meclis Salonu'nda gerçekleştirildi. İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan'ın açılış konuşmasını yaptığı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E6F1D4-2AF2CB-B4E8BE-03562B-C7AC7A-74B510.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisinin ocak ayı olağan toplantısı "Küresel Görünüm ve 2026'da Sanayimizi Bekleyen Riskler-Fırsatlar" ana gündemi ile Odakule Fazıl Zobu Meclis Salonu'nda gerçekleştirildi. İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan'ın açılış konuşmasını yaptığı toplantıda, Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ moderatörlüğünde Ekonomi Yazarı ve BloombergHT Yorumcusu Abdurrahman Yıldırım, İSO Danışmanı, BESFİN Danışmanlık CEO'su Ferda Besli ile Uludağ Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Derya Hekim'in katıldığı panelde ana gündem maddesi ele alındı.&nbsp;İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, açılış konuşmasında ihracatçı sanayicileri yakından ilgilendiren Gümrük Birliğine dikkat çekti. "Avrupa Birliğine tam üyeliğimiz kısa vadede mümkün görünmüyorsa; o zaman artık Gümrük Birliğini tüm alanlarıyla yeni baştan gözden geçirmemiz gerekiyor. Kendi aramızda karşılıklı dertlenmek yerine; Gümrük Birliği'ni komple ele alıp bu süreçte güncellenen durumları, fırsatları ve riskleri birlikte değerlendireceğimiz, her sektörün kendisine göre durum analizini yapacağı ve buna göre şekillenecek yeni bir Gümrük Birliği çalışmasına ihtiyacımız var" diyen Bahçıvan, şöyle konuştu: "Son zamanlarda AB tarafında yeni bir sanayi stratejisi olarak gündeme gelen ve bir slogan, bir plan olarak değerlendirilen Made in Europe'u bu çerçevede değerlendirmeliyiz. Örneğin şu anda Türkiye AB ülkesi değil ama Gümrük Birliğinde. Bu durumda Made in Europe'dan sektörlerimiz ne şekilde etkilenecek, bunun değerlendirmesi nasıl yapılacak? Yine 30 yıl önce dünyanın gündeminde olmayan ama bugün en çok konuştuğumuz Yeşil Dönüşüm ve Sınırda Karbon Düzenlemesi ele alınması gereken konular arasında. STA'lar bizi en çok rahatsız eden konulardan biri. AB üyesi olmadığımız için AB'nin imzaladığı STA'lardan negatif yönde etkileniyoruz ve bu nedenle birçok ülkeyle aramızda ticaret dengesizliklerimiz var. Bütün bu nedenlerden dolayı, bunların hepsini ele alan, sanayimiz için artık bir pranga haline gelen Gümrük Birliği'nin komple yenilenmesi ihtiyacının daha fazla ertelenmemesi gerektiğini bir kere daha önemle vurgulamak istiyorum. AB'nin Güney Amerika ortak pazarı MERCOSUR ile yaptığı yeni STA ve Hindistan ile imzalanan STA da önemli bir gelişme. Söz konusu anlaşmalar, en büyük ihracat pazarımızda Çin'in yanına yeni büyük rakiplerin eklenmesi anlamına geliyor. Özellikle Brezilya ve Arjantin kaynaklı ürünlerde rekabet baskısının artmasına kesin gözüyle bakılıyor. Sayıları gittikçe çoğalan bölgesel kapsamlı ortaklıkların ticaret ve yatırımlara etkilerini yakından izlemeli, ülkemiz için yaratacağı risk ve fırsatları mutlaka analiz etmeliyiz. Küresel ekonomide oyunun kurallarının hızla değiştiği böylesine çetin bir rekabet ortamına ayak uydurabilmek için üretimde niteliğe ve katma değere odaklanmak çok önemli. Bu yılki yapısal reformlar ve bütçedeki iyileşmeden cesaretle bu konuda sanayimize daha fazla kaynak tahsis edileceğine yönelik umutluyuz."&nbsp;Yüksek belirsizlik "yeni normal" olduBahçıvan, konuşmasında 2026 yılına ekonominin siyasetle, jeopolitikle ve küresel egemenlik yarışıyla iç içe geçtiği kaotik bir dünya tablosu içerisinde girdiğimize de dikkat çekti. Dünyamızın köklü bir dönüşümden geçtiği, bir anlamda "oyunun kurallarının" yeniden yazılmaya çalışıldığı bir dönemde, yüksek belirsizlik ve öngörülemezliğin 'yeni normal' haline geldiğine dikkat çeken İSO Başkanı, "Jeopolitik gerilimlerin olumsuz etkileri, finansal piyasaların yanı sıra tedarik zincirleri ve emtia fiyatları gibi pek çok farklı kanal üzerinden de kendini gösteriyor. Bu riskler hiç kuşkusuz, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye için de son derece önemli. Zira bizler oldukça zor bir coğrafyada üretim ve ticaret yapıyoruz. Ukrayna, İran ve Suriye başta olmak üzere etrafımızda derin fay hatları var ve maalesef her an yeni çatışma potansiyeli barındıran gelişmeler yaşanıyor. Bölgemizde kalıcı bir istikrarın sağlanabileceğine dönük iyimserlik henüz ne yazık ki yeterince güçlü değil. Öte yandan, bu karmaşıklığın içerisinde dahi ülkemiz için birçok önemli fırsat olduğu gerçeğini gözden kaçırmamalıyız. Sürekli bir kaosun egemen olduğu günümüz dünyasında Türkiye; jeopolitik konumu, bölgenin geneline göre önemli bir gelişkinliğe ulaşmış ekonomisi ve dengeli dış politika çabalarıyla, komşu ve müttefikleri açısından gittikçe önemi artan bir aktör" değerlendirmesinde bulundu.&nbsp;&nbsp;Ürün ve pazar çeşitliliğimiz ciddi avantajÜlke ihracatı açısından en önemli parametrenin kilit pazarlarımızı oluşturan ülkelerdeki genel talep koşulları olduğuna değinen Bahçıvan "Türk sanayisinin hem ürün hem de pazar çeşitliliği açısından güçlü bir pozisyona sahip olması ciddi bir avantaj oluşturuyor. Küresel talep koşullarındaki dalgalanmalara karşı bu tamponlarımızı daha da güçlendirmek zorundayız. Bizi çevreleyen risklere karşı korunmanın da fırsatları değerlendirmenin de yolu, kendi sorun ve kırılganlıklarımıza çözüm üretmekten ve ekonomik temellerimizi güçlendirmekten geçiyor" dedi.&nbsp;Bu çerçeveden ekonomiye bakıldığında, 2023 ortalarında başlayan makro-finansal istikrarı yeniden sağlamaya dönük politikaların meyvelerini vermeye başladığını gördüklerini söyleyen Bahçıvan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Enflasyon, çok olağanüstü gelişmeler olmazsa bu yılın sonlarında yüzde 20'ye doğru düşüşünü sürdürecek. Ancak burada da hala kimi zorluklarımız var: Beklenti ve fiyatlama davranışlarında iyileşme zaman alıyor. Finansal sıkılığa rağmen iç talep canlı seyrediyor. Deprem harcamalarındaki azalış ve mali disiplini artırıcı adımlar sayesinde bütçe tarafında gözle görülür iyileşme var. Buradan para politikasına gelen destek artıyor. Dış dengemizde uluslararası enerji fiyatlarındaki düşüş ile sıkı para politikasının ithalat talebini sınırlayıcı etkisinin faydalarını görüyoruz. Cari açığımız gayet sürdürülebilir seviyelerde. Bununla birlikte, uluslararası sermaye akımlarından halen yeterince yararlanamıyoruz. CDS'lerimizdeki düşüşle bu konuda emsal ülkelere yeniden yaklaşabileceğimizi, ayrıca rezervlerimizdeki güçlenmenin sürmesiyle dış finansmanda da hak ettiğimiz seviyelere geleceğimizi düşünüyorum. Kısacası, makro-finansal istikrarı yeniden tesis ediyoruz. Ancak bunu tek başına bir amaç olarak göremeyiz. Finansal istikrarı, ekonominin asıl ihtiyaçlarına cevap verecek reformları hayata geçirirken ayağımızı bastığımız sağlam zemin olarak görmek durumundayız."Bu yılın bir reform yılı olmasının önemine de değinen Bahçıvan, "Makro-finansal istikrar zeminine ayağımızı sağlam şekilde basarak, bu sert küresel iklimde yapısal eksikliklerimizi hızlı şekilde tamamlamak durumundayız. Söz konusu eksikliklerin başında teknoloji açığımız geliyor. Savunma sanayinde önemli bir trend yakaladık, bununla gurur duyuyoruz. Ancak sektörlerin genelinde bununla aynı hızda bir iyileşme de görmüyoruz. En öncelikli meselelerimizden biri, bu asimetriyi ortadan kaldırarak ülkemizde verimliliği ve yapısal dönüşümü sanayinin tabanına yaymaktır. Dolayısıyla, ülkemizin yapısal reform ajandasının ilk sırasında, sanayide yapısal dönüşümü ve verimlilik artışını ödüllendiren bir kaynak tahsis mekanizması olmalıdır" diye konuştu.&nbsp;&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 29 Jan 2026 02:21:49 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[OYAK Çimento ARKE arama ve kurtarma ekibi kuruldu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/oyak-cimento-arke-arama-ve-kurtarma-ekibi-kuruldu-8774/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/oyak-cimento-arke-arama-ve-kurtarma-ekibi-kuruldu-8774/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_01739D-24495B-5186A2-679EA5-C59996-A1B861.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />6 Şubat depremleri sonrası deprem&nbsp; bölgesinde hem arama kurtarma hem de yardımların ulaştırılması konusunda etkin bir rol alan OYAK Çimento, sahadaki deneyimlerini profesyonel bir yapıya kavuşturma kararı alarak, &#34;ARKE – OYAK Çimento Arama ve Kurtarma Ekibi&#34;ni kurdu.Farklı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_01739D-24495B-5186A2-679EA5-C59996-A1B861.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />6 Şubat depremleri sonrası deprem&nbsp; bölgesinde hem arama kurtarma hem de yardımların ulaştırılması konusunda etkin bir rol alan OYAK Çimento, sahadaki deneyimlerini profesyonel bir yapıya kavuşturma kararı alarak, &#34;ARKE – OYAK Çimento Arama ve Kurtarma Ekibi&#34;ni kurdu.Farklı üretim tesislerinden gönüllü çalışanların katılımıyla oluşturulan ARKE ekibi; arama-kurtarma teknikleri, ilk yardım, enkazda çalışma ve kriz yönetimi gibi kritik alanlarda yoğun teorik ve uygulamalı eğitim süreçlerini tamamladı. 5 Aralık 2025 itibarıyla eğitimlerini başarıyla bitiren ekip, AFAD Kentsel Arama Kurtarma Hafif Seviye Akreditasyon sürecinin ardından profesyonel düzeyde operasyonlara katılabilecek yetkinliğe sahip olacak."Afet hazırlığını somut bir kurumsal kapasiteye dönüştürdük"&nbsp;Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan OYAK Çimento Ülke CEO'su Murat Sela şunları söyledi: &#34;OYAK Çimento olarak afetlere karşı hazırlıklı olmayı bir kurumsal ve sosyal sorumluluk olarak görüyoruz. Deprem gerçeğiyle yaşayan bir ülkede şirketimizin iş sürekliliğini düşünürken, insan hayatını önceleyen bir yaklaşımı benimsemek ve içselleştirmek zorundayız. Afetlere hazırlığı somut bir kurumsal kapasiteye dönüştürmek çok önemli bir karar, bunun sonucu olarak AFAD Kentsel Arama Kurtarma akreditasyon süreci kapsamında kurduğumuz ARKE – OYAK Çimento Arama ve Kurtarma Ekibi, bu yaklaşımın sahadaki karşılığı olarak konumlanıyor. Farklı tesislerimizden oluşturulan ekibimiz, yoğun eğitimler ile gerçek operasyon senaryolarına hazır hale geldi. ARKE, sadece OYAK Çimento tesisleri için değil ihtiyaç duyulması halinde bulunduğumuz bölgelerde de destek verebilecek donanıma sahiptir. Bu yapıyı sürekli geliştirmeye ve yaygınlaştırmaya devam edeceğiz.&#34;Sürdürülebilir afet yönetimi ve toplumsal katkıARKE, OYAK Çimento'nun sadece kendi tesis ve çalışan güvenliğini korumakla kalmayıp, aynı zamanda Türkiye'nin genel afet müdahale kapasitesine de katkı sunma hedefini taşıyor. Şirketin İSG odaklı dönüşüm stratejisinin bir parçası olan bu girişim, çalışan bağlılığını artırırken kurumsal sosyal sorumluluk anlayışını da pekiştiriyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 27 Jan 2026 07:58:29 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Seza Çimento, 10'uncu yılında  bayileriyle bir araya geldi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/seza-cimento-10uncu-yilinda-bayileriyle-bir-araya-geldi-9283/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/seza-cimento-10uncu-yilinda-bayileriyle-bir-araya-geldi-9283/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D19813-2B6F96-8CCF6D-57AB58-D1FF5C-0736D7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Seza Çimento, güçlü bayi ağıyla olan iş birliğini pekiştirmek ve karşılıklı iletişimi güçlendirmek amacıyla 21-24 Ocak tarihleri arasında Antalya Belek'te bayi toplantısı düzenledi. Başta Seza Çimento Fabrika Müdürü Ahmet Tursun olmak üzere yöneticiler, çalışanlar ve Türkiye'nin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D19813-2B6F96-8CCF6D-57AB58-D1FF5C-0736D7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Seza Çimento, güçlü bayi ağıyla olan iş birliğini pekiştirmek ve karşılıklı iletişimi güçlendirmek amacıyla 21-24 Ocak tarihleri arasında Antalya Belek'te bayi toplantısı düzenledi. Başta Seza Çimento Fabrika Müdürü Ahmet Tursun olmak üzere yöneticiler, çalışanlar ve Türkiye'nin dört bir yanından gelen bayilerin katılımıyla gerçekleşen organizasyonda, paydaşların yoğun iş temposundan uzaklaşarak önümüzdeki dönemi planlamaları sağlanırken karşılıklı fikir alışverişiyle gelecek stratejileri değerlendirildi.Prof. Dr. Yasemin Açık: "Bayilerimizle birlikte büyüyoruz"Seza Çimento'nun 10 yıllık serüveninde bayilerin stratejik önemine değinen Seza Çimento Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık, "Şimdi geriye dönüp bu 10 yıla baktığımda, en büyük gücümüzün sizlerle aramızda oluşan sağlam 'sevgi, saygı ve güven bağı' olduğunu görüyorum. Kurumsal kimliğimizin sahadaki temsilcileri olan bayilerimiz, markamızın güvenilirliğini her gün yeniden inşa ediyor. Kendi görüşleriyle birlikte müşterilerimizin talep ve beklentilerini de bize ileterek, operasyonel süreçlerimize değer katıyorlar.&nbsp; Biz de bunları dikkate alarak hem iş süreçlerimizi kolaylaştırıyor hem de beraber büyüyoruz. Daha nice 10 yıllarda, yine hep beraber, çok daha büyük başarılara imza atmayı diliyorum" diye konuştu.&nbsp;Prof. Dr. Açık ayrıca, Mart ayında bayilerinin de katılımıyla 10'uncu yıl kutlama etkinlikleri düzenleyeceklerini açıkladı.&nbsp;Yeni teknoloji yatırımı ile sipariş ve sevk süreçleri hızlanacakToplantıda, Seza Çimento'nun teknoloji yatırımları zincirinin yeni halkası olan 'Akıllı Araç Kabul ve Otomatik Yükleme Sistemi' de ilk kez tanıtıldı. Prof. Dr. Yasemin Açık'ın desteğiyle yaklaşık bir yıldır üzerinde çalışılan ve yeni sezonda aktif olarak devreye alınacak proje; siparişten sevkiyata ve sahada kabule kadar tüm aşamaları kapsayan yazılım ile otomasyon temelli bir yapıdan oluşuyor. Bu yeni yatırım ile çimento sipariş ve sevk süreçlerinin daha hızlı, güvenilir ve kontrollü hale getirilmesi hedeflenirken insan kaynaklı hata payının minimum seviyeye indirilmesi ve daha şeffaf bir operasyon yapısının oluşturulması amaçlanıyor.2030 vizyonu ikiz dönüşümle şekilleniyor10'uncu yılında operasyonel süreçlerini dijitalleşme ve yeşil dönüşümü kapsayan 'ikiz dönüşüm' vizyonuyla şekillendiren Seza Çimento, geçen yıl itibarıyla yapay zeka teknolojilerini kullanmaya başladı. Şirket, 2026 yılında Fırat Üniversitesi iş birliğiyle bir Ar-Ge Merkezi kurmayı ve yeşil çimentodaki klinker oranını 2030 yılına kadar yasal sınırların da altına çekerek dijitalleşme ile sürdürülebilirliği aynı potada buluşturmayı hedefliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 27 Jan 2026 07:52:55 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sistem Alüminyum 2025 yılını %17'lik büyüme ile kapattı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sistem-aluminyum-2025-yilini-17lik-buyume-ile-kapatti-6940/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sistem-aluminyum-2025-yilini-17lik-buyume-ile-kapatti-6940/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5A3A23-432223-3466EC-5968B9-BC0406-7B7562.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Küresel dönüşümün şekillendirdiği yeni sanayi ekosisteminde Sistem Alüminyum, istikrarlı performansıyla sektördeki konumunu sağlamlaştırıyor. Şirket 2025 yılında zorlu piyasa koşullarına rağmen yüzde 17 büyüme kaydederken, 2026 yılında bu ivmeyi daha da ileri taşımayı hedefliyor.&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5A3A23-432223-3466EC-5968B9-BC0406-7B7562.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Küresel dönüşümün şekillendirdiği yeni sanayi ekosisteminde Sistem Alüminyum, istikrarlı performansıyla sektördeki konumunu sağlamlaştırıyor. Şirket 2025 yılında zorlu piyasa koşullarına rağmen yüzde 17 büyüme kaydederken, 2026 yılında bu ivmeyi daha da ileri taşımayı hedefliyor. Büyüme stratejisi yalnızca hacim artışına değil; katma değerli üretim, ihracatın çeşitlendirilmesi, dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlik yatırımlarına dayanıyor. İnovasyon ve kalite odaklı üretim yaklaşımıyla hem yurt içinde hem de küresel pazarlarda büyümesini sürdüren Sistem Alüminyum, 2025 yılını 10,5 Milyon USD yatırım tutarıyla kapattı.&nbsp;Sistem Alüminyum, 4 kıtada 75 ülkeyi aşan ihracat ağıyla büyümesini sürdürüyor&nbsp;Profil, kompozit panel ve alüminyum dövme ile faaliyetlerini büyüten Sistem Alüminyum, kurulduğu günden bu yana 4 kıtada 75'ten fazla ülkeye ihracat gerçekleştirerek Türkiye'de sektörün önemli oyuncularından biri oldu. Aynı zamanda, global ölçekte de sektörün önemli şirketleri arasında yerini aldı. Başta Almanya, Amerika, Fransa ve Avusturya pazarlarında faaliyetlerini artıran Sistem Alüminyum, ihracatını son yıllarda çeşitlendirerek büyüme ivmesi sürdürüyor.&nbsp;İş süreçlerini daha verimli hale getirme hedefiyle dijital dönüşüm yatırımları hızlanıyorDijitalleşmeyi stratejik bir kaldıraç olarak konumlandıran Sistem Alüminyum, iş süreçlerini daha verimli, ölçülebilir ve çevik hale getirme hedefiyle dijital dönüşüm yatırımlarını sürdürüyor. Sürdürülebilirlik alanında düşük karbonlu üretim yaklaşımını güçlendiren Sistem Alüminyum, yeni sürdürülebilir ürününü Verdex markasıyla pazara sunarak çevre dostu çözümlerini ürün portföyüne dahil etti. Böylece, regülatif zorunluluk ve pazar beklentilerine uygun ürün sunma konusunda önde gelen kurumlar arasında yer aldı. Şirket, sürdürülebilirlik stratejisi kapsamında gerçekleştirdiği GES yatırımı ile üretim tesislerinin toplam elektrik ihtiyacının yüzde 20'sini güneş enerjisinden karşılarken, bu oranın yapılacak olan yeni yatırımlarla 2026 sonuna dek yüzde yüzde30 seviyesine çıkarılması hedefleniyor. İlk aşaması 2025 yılının son çeyreğinde tamamlanan tam otomatik stoklama sistemi ise 2026 yılında devreye alınacak.&nbsp;Sistem Alüminyum İcra Kurulu Başkanı Ayhan Yerekaban, yıl sonu değerlendirmesinde "Alüminyumun küresel ölçekte stratejik bir malzeme haline geldiği bu dönemde, Sistem Alüminyum olarak büyümemizi yalnızca rakamlarla değil; dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve Ar-Ge yatırımlarımızla da destekliyoruz. Geçtiğimiz yıl yakaladığımız yüzde 17'lik büyüme performansımızın ardından, 2026 yılında ihracat gücümüzü artırmayı, ürün yelpazemizi genişletmeyi ve sürdürülebilirlik anlayışımızı daha da ileri taşımayı hedefliyoruz. Verdex gibi sürdürülebilir ürünlerimizle geleceğin alüminyum çözümlerine bugünden imza atıyoruz. GES, dijitalleşme ve otomasyon yatırımlarımızla bu yıl da kararlılıkla devam edeceğiz." dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 27 Jan 2026 07:41:55 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kapasite kullanım oranı ocakta yüzde 74,1 oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kapasite-kullanim-orani-ocakta-yuzde-741-oldu-2182/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kapasite-kullanim-orani-ocakta-yuzde-741-oldu-2182/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2C967A-BE25DC-52ED48-ED8096-25961B-A2514C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), ocak ayına ilişkin İmalat Sanayi KKO verilerini açıkladı.Buna göre, ocak ayında imalat sanayisinde faaliyet gösteren 1752 iş yerinin İktisadi Yönelim Anketi'ne verdiği yanıtlar birleştirilerek değerlendirildi.İmalat sanayisi genelinde mevsimsel&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2C967A-BE25DC-52ED48-ED8096-25961B-A2514C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), ocak ayına ilişkin İmalat Sanayi KKO verilerini açıkladı.Buna göre, ocak ayında imalat sanayisinde faaliyet gösteren 1752 iş yerinin İktisadi Yönelim Anketi'ne verdiği yanıtlar birleştirilerek değerlendirildi.İmalat sanayisi genelinde mevsimsel etkilerden arındırılmış kapasite kullanım oranı, geçen aya göre 0,2 puan artarak yüzde 74,4 olarak hesaplandı.Mevsimsel etkilerden arındırılmamış kapasite kullanım oranı ise 0,3 puan azalışla yüzde 74,1 seviyesinde gerçekleşti.Türkiye&#39;de 2025 ve 2026 yıllarında aylar itibarıyla kapasite kullanım oranları (yüzde) şöyle:Aylar/Yıl20252026Ocak74,674,1Şubat74,5Mart74,4Nisan74,3Mayıs75,0Haziran74,6Temmuz74,2Ağustos73,5Eylül74,0Ekim74,2Kasım74,4Aralık74,4]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 22 Jan 2026 10:48:09 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Alüminyum fiyatları 4 yılın en yükseğini test etti]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/aluminyum-fiyatlari-4-yilin-en-yuksegini-test-etti-9930/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/aluminyum-fiyatlari-4-yilin-en-yuksegini-test-etti-9930/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_673643-78E413-B02CA8-60DF1E-22EBC1-E96541.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Baz metaller, ABD Merkez Bankası&#39;nın (Fed) faiz indirimlerine devam edeceği beklentisi, Çin kaynaklı talebin sürmesi, tarife kaynaklı endişeler ve arzın talebi karşılayamayacağına yönelik tahminler ve dolara olan talebin düşük seyretmesiyle yıla güçlü bir başlangıç yaptı.Madenlerde&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_673643-78E413-B02CA8-60DF1E-22EBC1-E96541.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Baz metaller, ABD Merkez Bankası&#39;nın (Fed) faiz indirimlerine devam edeceği beklentisi, Çin kaynaklı talebin sürmesi, tarife kaynaklı endişeler ve arzın talebi karşılayamayacağına yönelik tahminler ve dolara olan talebin düşük seyretmesiyle yıla güçlü bir başlangıç yaptı.Madenlerde üretim aksaklıkları ve madenlerin üretimde hedef düşürmeleri de baz metal fiyatlarını yukarı yönlü etkiliyor. Geçen yıl madenlerin üretim artışı çok düşük seviyelerde kalırken, üretimde bu yıl da sınırlı artış olacağı öngörülüyor.Özellikle bakırda görülen ralli de diğer baz metallerdeki yükselişte etkili oldu.Bu gelişmelerle alüminyumun ton başına fiyatı, Londra Metal Borsası&#39;nda 3 bin 225 dolarla Nisan 2022&#39;den bu yana en yüksek seviyeyi gördükten sonra 3 bin 186 dolarda dengelendi.2025 yılını 2 bin 995,50 dolardan tamamlayan alüminyumun ton fiyatı bu yılın 15 gününde yüzde 6,4 değer kazandı.Bu arada, fiyatlar Nisan 2022&#39;de 3 bin 530 doları görmüştü.Alüminyum, inşaat, otomotiv ve ambalaj sektörlerinde geniş kullanım alanı buluyor. Küresel ekonomik toparlanma beklentileri fiyatları destekliyor. Alüminyum artık yeşil enerjinin de merkezinde bulunuyor. Güneş panellerinden rüzgar türbinlerine, elektrikli araçlardan bataryalara kadar alüminyuma ihtiyaç duyuluyor.Yapay zeka yatırımlarının, veri merkezleri, enerji şebekeleri ve elektronik sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin taleplerinin artması da alüminyumda ralli olmasını sağladı.- Çin&#39;deki toparlanma beklentisi fiyatları destekliyorÇin hükümetinin ülke ekonomisini destekleyecek adımlar atılacağına yönelik öngörüler de fiyatlardaki yükselişte etkili oluyor.Çin&#39;de yetkililerin deflasyonist baskıları hafifletmek için metallerdeki üretim kapasitesini azaltma çabaları da alüminyum fiyatlarını yukarı yönlü etkiliyor.Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, 2026 yılının piyasalarda özellikle faiz indirimi beklentileriyle başladığını belirtti.Bu sene içerisinde Fed Başkanı Jerome Powell&#39;ın değişeceğini, yerine ABD Başkanı Donald Trump&#39;ın atayacağı bir Fed Başkanı geleceğini vurgulayan Ergezen, bunun da daha fazla faiz indirim beklentisine neden olduğunu ifade etti.Ergezen, bu durumun ekonomilerde toparlanmayla birlikte emtia talebini artırmasının beklendiğini dile getirdi.Özellikle Çin tarafında büyüme beklendiğini kaydeden Ergezen, &#34;Dolayısıyla Çin tarafında büyüme ve toparlanma beklenince alüminyum da en başta talep edilen ürünlerden bir tanesi oluyor. Çünkü bu ürün otomotiv dahil, beyaz eşya dahil birçok alanda kullanılan ürünlerden bir tanesi. Bu yüzden de o tarafta da talep artışı bekleniyor. Yani aslında alüminyum fiyatlarındaki toparlanmanın en büyük sebebi bu diyebiliriz.&#34; ifadelerini kullandı.Çin ekonomisinin kendi iç teşviklerini 2026 yılında devam ettireceğini belirten Ergezen, bunun iç piyasada talep canlanması beklentisini beraberinde getirdiğini anlattı.Ergezen, şu değerlendirmelerde bulundu:&#34;Küresel piyasalarda özellikle yılın ikinci yarısında toparlanma olması bekleniyor. Bunun da talebi artırması bekleniyor. Bunun için önceden yavaş yavaş şirketlerin pozisyonlanmaya başladığını görüyoruz. İleri vadeli işlemlerde alımların arttığını, hacimlerin arttığını görüyoruz. Burada muhtemelen teslimatlarda da artışları görüyor olacağız.&#34;- Yaptırımlar ve tarifeler alüminyum fiyatlarında yükselişe neden oluyorErgezen, alüminyum üreticisi ülkelere bakıldığı zaman bunların başında Çin ve Rusya&#39;nın geldiğini anımsattı.Rusya&#39;nın zaten yaptırımlar altında olduğunu ve diğer tarafta da Çin olduğunu söyleyen Ergezen, şunları kaydetti:&#34;Tarifeler konusundaki endişeler, dolar endeksindeki gerileme keza burada gene alüminyum fiyatlarını bir miktar yukarıya çekiyor. Diğer taraftan baktığımız zaman alüminyum tüketicisi ülkelerin içerisinde veya ithalatçısı ülkelerin içerisinde ABD başta yer alıyor, Japonya yer alıyor. Burada da toparlanma beklentisinin etkili olduğunu söylememiz mümkün. Faiz indirimleri, enflasyon endişeleri, ekonomilerde toparlanma beklentisi, kısıtlı da olsa tarifelerin etkisi, dolar endeksindeki değer kaybı, Çin&#39;in iç teşvikleri, Rusya&#39;ya uygulanan yaptırımlar ve arz tarafındaki endişeler genel olarak alüminyum fiyatlarının yukarı doğru yönelmesine yol açtı.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 15 Jan 2026 12:42:42 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Paslanmaz çelik sektöründe Malezya ile önemli iş birliği]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/paslanmaz-celik-sektorunde-malezya-ile-onemli-is-birligi-742/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/paslanmaz-celik-sektorunde-malezya-ile-onemli-is-birligi-742/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_21EB9A-92937A-5899A0-532185-A379F4-378E05.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Söz konusu mutabakat kapsamında PASİD, Bahru Stainless'e Türkiye Cumhuriyeti'nde paslanmaz çelik ürünlerinin tanıtımı, pazar erişimi ve tedarik süreçlerine yönelik kolaylaştırıcı ve destekleyici hizmetler sunacak. Mutabakat, herhangi bir satın alma, satış, teslimat ya da tedarik&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_21EB9A-92937A-5899A0-532185-A379F4-378E05.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Söz konusu mutabakat kapsamında PASİD, Bahru Stainless'e Türkiye Cumhuriyeti'nde paslanmaz çelik ürünlerinin tanıtımı, pazar erişimi ve tedarik süreçlerine yönelik kolaylaştırıcı ve destekleyici hizmetler sunacak. Mutabakat, herhangi bir satın alma, satış, teslimat ya da tedarik yükümlülüğü doğurmazken; taraflar arasında iyi niyet esasına dayalı bir iş birliği zemini oluşturuyor.TÜRKİYE–MALEZYA TİCARİ İLİŞKİLERİNE KATKIMutabakatın imzalanması, 6–8 Ocak tarihleri arasında Malezya Başbakanı'nın Türkiye'ye gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında atılan adımların bir parçası olarak hayata geçirildi. Ziyaret sırasında iki ülke arasında teknoloji transferi ve ticaretin geliştirilmesine yönelik çeşitli mutabakatlar imzalanırken, Türkiye ile Malezya arasındaki ticaret hacminin 5 milyar dolardan 10 milyar dolara çıkarılması hedefi de resmiyet kazandı. Bu süreçte Türk Eximbank ile Malezya Exim Bank arasında da iş birliği anlaşmaları imzalandı.Bu gelişmelerin ardından Malezya Uluslararası Ticaret ve Sanayi Bakanlığı (MITI) Türk firmalarıyla ve özellikle paslanmaz çelik sanayicileriyle iş birliği yapmak istediklerini iletti. Bu doğrultuda PASİD ile temas kurularak söz konusu iyi niyet mutabakatı imzalandı.Mutabakat, Malezya Uluslararası Ticaret ve Sanayi Bakanı Dato Seri Mohamed Azmin Ali, Malezya Exim Bank CEO'su Datuk Nurbayu Kasım Chang ve Türk Eximbank CEO'su Ali Güney şahitliğinde; PASİD Yönetim Kurulu Başkanı Arslan Küçükemre ile Bahru Stainless CEO'su Wei Beoh Tan arasında imzalandı."SEKTÖRÜMÜZ İÇİN ALTERNATİF BİR KAPI AÇILDI"PASİD Yönetim Kurulu Başkanı Arslan Küçükemre, mutabakatın sektöre sağlayacağı katkıya dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu:"Bu imza, resmi bir bağlayıcılığı olmayan ancak teşvik edici niteliği yüksek bir iyi niyet sözleşmesi. Özellikle paslanmaz çelik ham maddesi konusunda Malezya'yı alternatif bir tedarik ülkesi olarak konumlandırmış olduk. Bahru Stainless, sektörümüz için alternatif bir üretici haline geldi. Bu sayede firmalarımız, ihtiyaç duydukları ürünleri farklı bir kaynaktan temin etme imkanına kavuşacak."Küçükemre sözlerini şöyle sürdürdü:"Bu mutabakatla iki ülkenin sanayicileri arasında ilişkilerin güçlenmesine, ticaretin gelişmesine katkı sağlamayı hedefliyoruz. PASİD olarak hem üyelerimize yeni tedarik ve satın alma ağları sunuyor hem de Türkiye–Malezya ticaretinin gelişmesinde aktif bir rol üstleniyoruz. Uluslararası alanda derneğimizin bilinirliğini artıran, sektörümüz için değerli ve stratejik bir imza oldu."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 15 Jan 2026 11:01:06 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Tarihin en yüksek üretim ve satış rakamına ulaştı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tarihin-en-yuksek-uretim-ve-satis-rakamina-ulasti-1521/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tarihin-en-yuksek-uretim-ve-satis-rakamina-ulasti-1521/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6759D2-53EC64-E46ECC-58E002-83150A-8A12B4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Küresel demir-çelik sektöründeki dalgalanmalara ve değişen ticaret politikalarına rağmen sürdürülebilir büyüme ivmesini koruyan Kocaer Çelik, 2025 yılına ait operasyonel sonuçlarını açıkladı. Şirket, geçtiğimiz yıllarda hayata geçirdiği modernizasyon ve kapasite artışı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6759D2-53EC64-E46ECC-58E002-83150A-8A12B4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Küresel demir-çelik sektöründeki dalgalanmalara ve değişen ticaret politikalarına rağmen sürdürülebilir büyüme ivmesini koruyan Kocaer Çelik, 2025 yılına ait operasyonel sonuçlarını açıkladı. Şirket, geçtiğimiz yıllarda hayata geçirdiği modernizasyon ve kapasite artışı yatırımlarının sonuçlarını, üretim ve satış miktarlarında ulaştığı en yüksek seviyelerle ortaya koydu.Kocaer Çelik'in kendi tesislerinde gerçekleştirdiği üretim esas alındığında; 2025 yılı toplam üretim miktarı, bir önceki yıla oranla&nbsp;%26,0 gibi güçlü bir artış göstererek 648.105 ton olarak gerçekleşti. Şirketin toplam satış miktarı ise, 2024 yılına göre %17,6 oranında yükselerek 682.873 ton seviyesine ulaştı. Bu rakamlar, Kocaer Çelik'in operasyonel tarihindeki en yüksek satış hacmi olarak kayıtlara geçti.Dünya genelinde demir-çelik sektörünü etkileyen gümrük tarifeleri ve korumacı ticaret uygulamalarının yoğunlaştığı bir dönemde gelen bu güçlü performans, şirketin pazar çeşitlendirme kabiliyetini de gözler önüne serdi. Geniş bir coğrafyaya yayılan ihracat ağı ve mevcut pazarlardaki derinleşme stratejisi, küresel ölçekteki bariyerlerin aşılmasında kilit rol oynadı.Kocaer Çelik, 2030 yılına kadar üretim süreçlerini dijitalleştirmeyi, katma değerli ürünlerin toplam portföy içindeki payını artırmayı ve küresel tedarik zincirindeki konumunu daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Dijital dönüşümü büyüme stratejisinin merkezine alan Kocaer Çelik, ileri üretim teknolojileri, otomasyon ve veri odaklı süreç yönetimiyle operasyonel verimliliğini artırırken, müşteri ihtiyaçlarına daha hızlı ve esnek çözümler sunmayı amaçlıyor.Elde edilen bu başarıyı değerlendiren Kocaer Çelik Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Kocaer, ulaşılan rekor sonuçların tesadüf olmadığını, aksine planlı bir stratejinin sonucu olduğunu vurguladı. Kocaer, süreci şu sözlerle özetledi:&#34;Bu tarihi sonuçlar, uzun vadeli vizyonumuzun bir sonucudur. Son yıllarda başarıyla tamamladığımız teknolojik modernizasyon süreçleri ve yüksek katma değerli ürün grubuna odaklanan büyüme stratejimiz, şirketimizin rekabetçiliğini üst seviyeye taşıyarak ulaşılan bu noktada belirleyici rol oynamıştır. Çevre dostu üretim teknolojilerimiz ve global dağıtım ağımızla uluslararası pazarlarda katma değer yaratmaya devam edeceğiz.&#34;Kocaer Çelik, önümüzdeki dönemde de yenilikçi üretim anlayışı ve küresel pazarlardaki etkin varlığıyla sektördeki öncü konumunu güçlendirmeye ve ülke ekonomisine değer katmaya devam etmeyi hedefliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 14 Jan 2026 02:27:09 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Alüminyumda küresel rekabetin anahtarı: düşük karbonlu üretim]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/aluminyumda-kuresel-rekabetin-anahtari-dusuk-karbonlu-uretim-8477/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/aluminyumda-kuresel-rekabetin-anahtari-dusuk-karbonlu-uretim-8477/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6F36D5-3ED6E0-49AE21-8DEAFE-921C9C-40510D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye alüminyum sektörü, artan ihracat hacmi ve Avrupa pazarındaki payını büyütmesiyle bölgesel bir üretim üssüne dönüşürken, CBAM (Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması) uygulamalarıyla birlikte düşük karbonlu üretim artık rekabetin kaçınılmaz bir gerekliliği olarak&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6F36D5-3ED6E0-49AE21-8DEAFE-921C9C-40510D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye alüminyum sektörü, artan ihracat hacmi ve Avrupa pazarındaki payını büyütmesiyle bölgesel bir üretim üssüne dönüşürken, CBAM (Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması) uygulamalarıyla birlikte düşük karbonlu üretim artık rekabetin kaçınılmaz bir gerekliliği olarak öne çıkıyor. Bu dönüşüm sürecinde Panda Alüminyum, Ankara Kahramankazan'daki tesislerinde ambalajdan otomotive uzanan geniş bir ürün yelpazesinde, sürdürülebilir ve yüksek katma değerli çözümler sunuyor. Avrupa'nın önde gelen yassı alüminyum üreticilerinden biri olan şirket, düşük karbonlu üretim altyapısıyla uluslararası pazarlarda rekabet gücünü güçlendiriyor.Enerjide kendi kendine yeten üretim modeliPanda Alüminyum, enerji yönetimini karbonsuzlaşma stratejisinin merkezine alarak, tesislerinde tükettiği elektriğin 1,8 katını kendi güneş enerji sahalarıyla üretiyor. Panda Alüminyum iştiraklerinden Panab Enerji ile yürütülen projeler kapsamında ise metan gazı enerjiye dönüştürülerek, 330.000 hanenin elektrik ihtiyacına karşılık gelen temiz enerji üretiliyor. Bu entegre yapı sayesinde Panda Grubu genelinde yıllık 520.000 ton karbon emisyonu azaltımı sağlanıyor."Karbon yönetimini kalıcı bir sanayi standardı olarak görüyoruz"Panda Alüminyum Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hüseyin Seherli, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: "Enerji verimliliği, yenilenebilir enerji kullanımı, atıktan enerji üretimi ve geri dönüştürülebilir üretim modelleri, üretim anlayışımızın temelini oluşturuyor. Elektriğini kendi üreten ve tükettiğinin üzerinde enerji üretebilen bir sanayi yapısı kurduk. Karbon yönetimini geçici bir gündem maddesi olarak değil, kalıcı bir sanayi standardı olarak ele alıyoruz. Avrupa'da uygulanacak karbon vergilendirme mekanizmaları, firmaların bu alandaki hazırlık seviyesini net biçimde ortaya koyacak. Biz de uzun süredir attığımız adımlar sayesinde bu sürece güçlü bir şekilde hazır olduğumuza inanıyoruz."2030 vizyonu: karbonsuzlaşma ve küresel rekabet gücüPanda Alüminyum'un 2030 vizyonunun merkezinde karbonsuzlaşma, operasyonel verimlilik ve sürdürülebilir büyüme yer alıyor. Hüseyin Seherli, bu vizyonu şu sözlerle özetledi: "Karbon emisyonlarımızı yüzde 50 oranında azaltmayı, 2050 yılında ise sıfır karbon hedefine ulaşmayı amaçlıyoruz. Operasyonel verimlilik, enerji yönetimi ve ileri üretim teknolojileri alanındaki yatırımlarımızı artırarak sürdürüyoruz. 'Daha az tüketerek üretmek' anlayışıyla hareket ediyor; çevreye, insana ve iş ortaklarımıza uzun vadeli değer yaratmayı önceliklendiriyoruz. Bu yaklaşımın, küresel pazarlarda giderek sıkılaşan düzenlemeler karşısında şirketimizi tercih edilen bir iş ortağı haline getireceğine inanıyoruz."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 13 Jan 2026 02:16:14 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanayi üretimi Kasım'da aylık yüzde 2,5 arttı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-kasimda-aylik-yuzde-25-artti-9144/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-kasimda-aylik-yuzde-25-artti-9144/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D88878-E13F14-3AFE6A-05C20A-28922A-7AA1FD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), geçen yılın kasım ayına ilişkin sanayi üretim endeksi verilerini açıkladı.Buna göre, söz konusu ayda takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi, 2024&#39;ün aynı ayına kıyasla yüzde 2,4 artış kaydetti.Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D88878-E13F14-3AFE6A-05C20A-28922A-7AA1FD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), geçen yılın kasım ayına ilişkin sanayi üretim endeksi verilerini açıkladı.Buna göre, söz konusu ayda takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi, 2024&#39;ün aynı ayına kıyasla yüzde 2,4 artış kaydetti.Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, kasımda madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 0,2, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 2,7 artarken, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 2 azaldı.Arındırılmamış sanayi üretim endeksinde yıllık bazda yüzde 0,5 azalış oldu.- Sanayi üretiminde aylık verilerMevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi, söz konusu ayda bir önceki aya kıyasla yüzde 2,5 yükseldi.Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, Kasım 2025&#39;te madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 4,8, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 0,5 azalırken, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 3,1 artış gösterdi.Buna göre, sanayi üretim endekslerinin takvim etkisinden arındırılmış yıllık değişim oranları şöyle:Yıllar/AylarOcakŞubatMartNisanMayısHaziranTemmuzAğustosEylülEkimKasımAralık2022612,389,46,88,11,80,902,4-1,71,720234-8,80,4-1,40,30,88,33,65,22,622,320241,311,24,3-10,1-5-3,8-5,1-2,2-2,91,7720251,2-1,92,53,258,45,27,332,22,4]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 09 Jan 2026 10:21:08 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanayi ihracatı 51.6 oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-ihracati-516-oldu-8373/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-ihracati-516-oldu-8373/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_651D4C-3C623A-E1E4E7-2CE255-3838B3-F3DCE2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen İSO Türkiye İhracat Pazarları İklim Endeksi&#39;nin Aralık 2025 sonuçları açıklandı.Endekste eşik değer olan 50&#39;nin üzerinde ölçülen tüm rakamlar ihracat ikliminde iyileşmeye, 50&#39;nin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_651D4C-3C623A-E1E4E7-2CE255-3838B3-F3DCE2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen İSO Türkiye İhracat Pazarları İklim Endeksi&#39;nin Aralık 2025 sonuçları açıklandı.Endekste eşik değer olan 50&#39;nin üzerinde ölçülen tüm rakamlar ihracat ikliminde iyileşmeye, 50&#39;nin altındaki değerler ise bozulmaya işaret ediyor.Buna göre, geçen yıl kasımda 52,4 olan İSO Türkiye İhracat Pazarları İklim Endeksi, aralık ayında 51,6&#39;ya gerileyerek son beş ayın en düşük seviyesinde gerçekleşti. Söz konusu değer talep koşullarında oldukça ılımlı bir iyileşmeye işaret ederken, aralık ayı ile birlikte mevcut güçlenme eğilimi ikinci yılını tamamladı.Orta Doğu, 2025&#39;in son ayı itibarıyla büyümenin ana kaynaklarından biri olmaya devam etti. Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Kuveyt&#39;te ekonomik aktivite güçlü genişleme sergilerken, Mısır ve Lübnan&#39;da üretim artışı yaşandı. Aralıkta anket kapsamında izlenen Orta Doğu ekonomileri arasında daralma gösteren tek ülke Katar oldu. Türk imalat sanayi ihracatının yaklaşık yüzde 7&#39;si bu altı ülkeye yapılıyor.ABD ise yüzde 6,5&#39;lik payı ile Türk imalat sanayi sektörünün en büyük ikinci ihracat pazarını oluşturuyor. Bu ülkede ekonomik aktivite Nisan 2025&#39;ten bu yana en düşük hızda olmakla birlikte artış eğilimini sürdürdü.Avrupa&#39;da talep koşulları daha karmaşık bir görünüm seyretti. Almanya, Birleşik Krallık ve İtalya&#39;da ılımlı üretim artışı kaydedilirken, Fransa ve Hollanda&#39;da küçülme yaşandı. Bölgenin öne çıkan ekonomisi ise İspanya oldu. Bu ülke, 2025 yılını güçlü ve ivme kazanan büyümeyle kapattı.- En belirgin üretim artışı Tayland&#39;da olduAnket kapsamında izlenen ekonomiler içerisinde en belirgin üretim artışı Tayland&#39;da gerçekleşti. Hindistan ve Singapur gibi diğer bazı Asya ülkelerinde de ekonomik aktivite güçlü büyüme sergiledi. Geçen yılın son ayında en sert üretim daralması ise Meksika&#39;da kaydedildi. Bu ülkede yılın büyük bölümünde gözlenen sert düşüş eğilimi aralık ayında da devam etti. Kanada, Romanya ve Güney Afrika da ekonomik aktivitenin zayıfladığı ülkeler arasında yer aldı.Açıklamada sonuçlara ilişkin değerlendirmeleri yer alan S&amp;P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, şunları kaydetti:&#34;Aralık ayında genel görünüm, Türk imalatçılarının ihracat pazar ikliminde ılımlı iyileşmeye işaret etti. Öte yandan, büyüme yılın önemli bir kısmında olduğu gibi aralıkta da bölgesel olarak belirgin ayrışma sergiledi. Orta Doğu büyümenin kaynağı olmaya devam ederken, Avrupa pazarlarına ihracat yapan firmalar daha zorlu bir talep iklimi ile karşı karşıya kaldı. İmalatçıların beklentisi, 2026&#39;da daha dengeli bir büyüme tablosunun ortaya çıkması yönünde.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 08 Jan 2026 10:59:49 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Tüm zamanların en yüksek yıllık ihracatı gerçekleşti]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tum-zamanlarin-en-yuksek-yillik-ihracati-gerceklesti-310/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tum-zamanlarin-en-yuksek-yillik-ihracati-gerceklesti-310/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3B9212-EF9EDB-DD9301-D78F60-FFFB69-E17419.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Küresel ekonomik büyümenin oldukça zayıf seyrettiği, dış ticarette artış hızının tarihsel ortalamaların altında kaldığı, ticaret savaşları, gümrük vergisi artışları ve korumacılık eğilimlerinin güç kazandığı zorlu bir süreçte Türkiye ekonomisinin üretim kapasitesi,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3B9212-EF9EDB-DD9301-D78F60-FFFB69-E17419.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Küresel ekonomik büyümenin oldukça zayıf seyrettiği, dış ticarette artış hızının tarihsel ortalamaların altında kaldığı, ticaret savaşları, gümrük vergisi artışları ve korumacılık eğilimlerinin güç kazandığı zorlu bir süreçte Türkiye ekonomisinin üretim kapasitesi, ekonomik büyüme, istihdam ve ihracat artışıyla pozitif bir şekilde ayrışmayı başardı.Türkiye ticaret diplomasisi alanında yaptıkları faaliyetlerde de atağa kalkalarak 2025 yılında 109 ülke ile 215 toplantı ve görüşme yaptı.İhracatçıların en çok ihtiyaç duyduğu finansman ve bunun maliyetini düşürme noktasında önemli çalışmalar yapılması da Türkiye&#39;nin ihracatta geçen yıl rekorlara imza atmasını sağladı.Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Merkez Bankasının da destekleriyle 2025 yılında ihracatçılara Türk Eximbank üzerinden 54 milyar dolar ihracat finansman desteği sağlanırken, bu desteklerle sanayi sektörü de ihracatta atağa kalktı.AA muhabirinin Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye&#39;nin ihracatı, geçen yıl yüzde 4,5 artarak 273,4 milyar dolara yükseldi.Türk sanayi sektörü de 2025 yılında 194,8 milyar dolarla tüm zamanların en yüksek yıllık ihracatını gerçekleştirdi. 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 6 artan sanayi ihracatının Türkiye&#39;nin toplam ihracatı içerisindeki payı yüzde 82 oldu.Türk sanayi sektörünün 2024 yılında Türkiye&#39;nin toplam ihracatı içerisindeki payı yüzde 81,3 seviyesindeydi.- Sanayi bünyesindeki 6 sektör ihracat rekoru kırdıSanayi bünyesinde faaliyet gösteren 15 sektörden 6&#39;sı 2025&#39;te ihracat rekoru kırdı.Söz konusu dönemde, otomotiv endüstrisi 41,5 milyar dolar, elektrik ve elektronik 17,7 milyar dolar, mücevher sektörü 7,9 milyar dolar, savunma ve havacılık sanayisi 10 milyar dolar, iklimlendirme sanayisi 7,4 milyar dolar, gemi yat ve hizmetleri de 2,2 milyar dolarla tüm zamanların en yüksek yıllık ihracatını gerçekleştirdi.2025 yılında savunma ve havacılık sanayisi yüzde 48,8, gemi yat ve hizmetleri yüzde 17,4, otomotiv endüstrisi yüzde 11,6, elektrik ve elektronik sektörü yüzde 6,4, mücevher sektörü yüzde 5,8 ve iklimlendirme sanayisi de yüzde 3,5 ihracat artışı kaydetti.- Otomotiv sektörünün Almanya&#39;ya ihracatı 6,5 milyar doları aştıSanayi bünyesinde rekor kıran sektörlerde ülkelere bakıldığında Almanya&#39;ya otomotiv endüstrisi 6,6 milyar dolarlık, iklimlendirme sanayisi 772,8 milyon dolarlık, Birleşik Krallık&#39;a elektrik ve elektronik sektörü 1,7 milyar dolarlık, Birleşik Arap Emirliklerine mücevher sektörü 2,9 milyar dolarlık, Norveç&#39;e gemi yat ve hizmetleri 399,9 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi.TİM verilerine göre, 2024 ve 2025 döneminde sanayi ve sanayiye bağlı ürünlerin ihracatı (bin dolar) şöyle:1 OCAK - 31 ARALIKSEKTÖRLER2024 (bin dolar)2025 (bin dolar)Değişim (&#39;25/&#39;24)Pay(25) (%)SANAYİ183.703.736194.750.6866,082,0A. TARIMA DAYALI İŞLENMİŞ ÜRÜNLER13.882.16113.692.212-1,45,8Tekstil ve Hammaddeleri9.489.2809.408.630-0,84,0Deri ve Deri Mamulleri1.525.9401.445.058-5,30,6Halı2.866.9412.838.524-1,01,2B. KİMYEVİ MADDELER VE MAM.30.738.47331.931.8783,913,5Kimyevi Maddeler ve Mamulleri30.738.47331.931.8783,913,5C. SANAYİ MAMULLERİ139.083.102149.126.5977,262,8Hazırgiyim ve Konfeksiyon17.909.57516.773.432-6,37,1Otomotiv Endüstrisi37.197.33241.521.09611,617,5Gemi, Yat ve Hizmetleri1.911.7452.243.95217,40,9Elektrik ve Elektronik16.666.78817.731.7506,47,5Makine ve Aksamları11.180.48211.261.5590,74,7Demir ve Demir Dışı Metaller12.427.97913.242.1456,65,6Çelik16.133.28116.541.5732,57,0Çimento Cam Seramik ve Toprak Ürünleri4.310.7954.499.9014,41,9Mücevher7.473.8847.905.9415,83,3Savunma ve Havacılık Sanayii6.733.63710.016.30248,84,2İklimlendirme Sanayii7.137.6057.388.9463,53,1]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 04 Jan 2026 11:30:18 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanayi üretimi aralıkta 48,9'a yükseldi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-aralikta-489a-yukseldi-2417/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-aralikta-489a-yukseldi-2417/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_924873-0E0DFE-156EBA-08BA6D-F9EE55-E5D08D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İSO Türkiye İmalat PMI anketinin Aralık 2025 dönemi sonuçları açıklandı.Eşik değer olan 50,0'nin altında kalsa da aylık bazda üst üste ikinci kez artarak kasımdaki 48,0 seviyesinden 48,9'a yükselen endeks, böylece yılın son ayında faaliyet koşullarındaki bozulmanın oldukça&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_924873-0E0DFE-156EBA-08BA6D-F9EE55-E5D08D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İSO Türkiye İmalat PMI anketinin Aralık 2025 dönemi sonuçları açıklandı.Eşik değer olan 50,0'nin altında kalsa da aylık bazda üst üste ikinci kez artarak kasımdaki 48,0 seviyesinden 48,9'a yükselen endeks, böylece yılın son ayında faaliyet koşullarındaki bozulmanın oldukça sınırlı kalarak son 12 ayın en hafif düzeyinde gerçekleştiğine işaret etti.Bazı firmalar, müşteri talebinde iyileşme olduğunu bildirirken yeni siparişlerdeki yavaşlama, Mart 2024'ten bu yana en düşük seviyede kaydedildi. Bununla birlikte yeni siparişler, hem genel olarak hem de ihracat özelinde yavaşlamayı sürdürdü.- İmalatçılar, satış fiyatlarını son 8 ayın en yükseği oranında artırdıYeni siparişlerdeki görünüme paralel olarak, üretim de aralık ayında gerilemeye devam etti ancak daralma, kasım ayına göre daha ılımlı gerçekleşti. Üretimdeki düşüş, üst üste 21'inci aya ulaşmakla birlikte bir yılın en hafif düzeyinde kaydedildi. Satın alma faaliyetleri ve istihdamda da düşüşler hız kesti.İstihdamdaki daralma, Mart 2025'ten bu yana en düşük oranda gerçekleşirken aralık ayında hem girdi hem de nihai ürün stokları belirgin şekilde azaldı. Bir önceki anket döneminde yaklaşık son bir yılın en düşük hızına gerileyen girdi maliyetleri ve nihai ürün fiyatları enflasyonu, 2025'in son ayında yeniden ivme kazandı.Ham madde maliyetlerindeki yükselişe bağlı olarak girdi maliyetleri keskin şekilde yükselirken bunun sonucunda imalatçılar, satış fiyatlarını son 8 ayın en yükseği oranında artırdı.- 10 sektörden üçünde üretim arttıİSO Türkiye Sektörel PMI Aralık 2025 raporu, sınırlı sayıda sektörde büyümenin devam ettiğini gösterdi. Anket kapsamında izlenen 10 sektörden üçünde üretim artarken iki sektörde yeni siparişler hızlandı.Sektörlerin yarısında ihracatın ve istihdamın artması, anketin olumlu gelişmesi olarak kaydedilirken kasım ayında hafifleyen enflasyonist baskılar, aralık ayında genel olarak güçlendi. Gıda ürünleri, yeniden genişleme bölgesine geçerken metalik olmayan mineral ürünler sektöründeki büyüme yerini daralmaya bıraktı.&#34;Elektrikli ve elektronik ürünler&#34; ile &#34;ağaç ve kağıt ürünlerinde&#34; üretim artmaya devam etti. En keskin üretim daralması, &#34;makine ve metal ürünlerinde&#34; gerçekleşirken &#34;tekstil sektörü&#34; ise toparlanma belirtileri gösterdi.Aralık ayında yeni siparişlerdeki en belirgin yavaşlama &#34;makine ve metal ürünlerinde&#34; kaydedilirken, yeni siparişlerde iyileşme elektrikli ve elektronik ürünler ile gıda ürünleri sektörleriyle sınırlı kaldı.- Aralık ayında istihdam 5 sektörde artış gösterdiSöz konusu ayda yeni ihracat siparişleri, daha olumlu tablo çizdi, anket kapsamında izlenen 10 sektörün yarısı ihracatta artış gerçekleştirdi. En hızlı büyüme gıda ürünleri sektöründe, en sert yavaşlama ise metalik olmayan mineral ürünlerde gerçekleşti.Aralık ayında istihdam 5 sektörde artış göstererek çalışan sayılarında en güçlü genişleme, elektrikli ve elektronik ürünlerde, en sert daralma ise giyim ve deri ürünlerinde gerçekleşti.Elektrikli ve elektronik ürünler sektöründe girdi maliyetleri enflasyonu, aralık ayında keskin şekilde hızlanarak Şubat 2024&#39;ten bu yana en yüksek düzeyde kaydedildi. Diğer tüm sektörlerde maliyet artışları, kasımdaki ivme kaybının ardından yeniden hızlandı.Nihai ürün fiyatlarında en hızlı artış, elektrikli ve elektronik ürünler sektöründe kaydedildi. Satış fiyatlarında düşüş gerçekleştiren tek sektör ise giyim ve deri ürünleri oldu. Aralık ayında sektörlerin çoğunda tedarikçilerin teslimat süreleri artarken teslimatların hızlandığını bildiren tek sektör, &#34;ağaç ve kağıt ürünleri&#34; oldu.- &#34;2025'in sonunda müşteri talebinde iyileşme gözlemledik&#34;Açıklamada endekse ilişkin değerlendirmesine yer verilen S&amp;P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, manşet endeksinin aralık ayında son bir yılın en yüksek seviyesine ulaşmasının, imalat sektörünün 2026&#39;ya belirli bir ivmeyle girdiğine işaret ettiğini belirterek, &#34;Bu durum, önümüzdeki aylarda büyüme görülebileceğine ilişkin umut veriyor.&#34; dedi.Harker, anket katılımcılarının bir kısmının, 2025'in sonunda müşteri talebinde iyileşme gözlemlediklerini ve bunun yeni siparişlerin, üretim ve istihdamdaki daralmanın hız kesmesinde etkili olduğunu dile getirdi.Enflasyonist baskılar kasım ayındaki düşük seviyelerinin ardından yeniden güç kazanmış olsa da girdi maliyetleri ve nihai ürün fiyatlarındaki artış oranlarının son yıllarda zaman zaman görülen yüksek seviyelerin oldukça altında kaldığına dikkati çeken Harker, &#34;Mevcut fiyat baskılarının talebi kısıtlayıcı bir etki yaratması şimdilik beklenmiyor.&#34; değerlendirmesinde bulundu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 02 Jan 2026 11:23:43 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Sanayiciler olarak 2026'dan umutluyuz"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/-sanayiciler-olarak-2026dan-umutluyuz-2900/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/-sanayiciler-olarak-2026dan-umutluyuz-2900/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E00F3C-36DDC0-604A4A-93B8E4-947912-C4110B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Sanayi Odası&#39;ndan yapılan açıklamaya göre, İSO Meclisinin aralık ayı olağan toplantısı &#34;2025&#39;i Uğurlarken Ekonomi ve Sanayimizin Görünümü, 2026&#39;da Sanayicilerimizin Hedef ve Beklentileri&#34; ana gündemi ile Odakule Fazıl Zobu Meclis Salonu'nda gerçekleştirildi.İSO&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E00F3C-36DDC0-604A4A-93B8E4-947912-C4110B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Sanayi Odası&#39;ndan yapılan açıklamaya göre, İSO Meclisinin aralık ayı olağan toplantısı &#34;2025&#39;i Uğurlarken Ekonomi ve Sanayimizin Görünümü, 2026&#39;da Sanayicilerimizin Hedef ve Beklentileri&#34; ana gündemi ile Odakule Fazıl Zobu Meclis Salonu'nda gerçekleştirildi.İSO Başkanı Bahçıvan&#39;ın açılış konuşmasını yaptığı toplantıda İSO Meclisi üyeleri de görüşleri ile gündeme katkı sundu.Açıklamada, toplantıda yaptığı konuşmasına yer verilen İSO Başkanı Bahçıvan, sanayi sektörü için zorlu bir yılın geride kaldığını, 2026'dan umutlu olduklarını ifade etti.Elverişsiz küresel ortam ve içerideki sıkı finansal koşullara rağmen 2025 yılının OVP&#39;de öngörülen yüzde 3,3'lük tahminin üzerinde bir büyüme oranı ile tamamlayacağının öngörüldüğünü belirten Bahçıvan, &#34;Ancak büyümede mevcut seviyeler, OVP tahmininin üzerinde olsa da Türkiye ekonomisinin potansiyelini yansıtmaktan uzak. Sektörler arasında da derin bir ayrışma olduğunu görüyoruz. Sanayi sektörümüz 2025'te sektörümüz kendi içerisinde de oldukça ayrışan bir tablo çizdi.&#34; açıklamasını yaptı.Bahçıvan, yüksek teknoloji grubunda yakalanılan ivmenin üretimi desteklemeyi sürdürdüğünü aktararak, &#34;Başta otomotiv sektörü olmak üzere, orta-yüksek teknoloji grubunda da fena sayılmayacak bir toparlanma gördük. Ne var ki başta finansman olmak üzere maliyet koşullarına karşı çok daha hassas olan tekstil gibi geleneksel, emek-yoğun sektörlerimiz üzerindeki baskı, bu yıl artarak sürdü. Ekonomimizin yeniden rasyonel bir zemine ve en çok ihtiyaç duyduğumuz finansal istikrara kavuşabilmesi için iki buçuk yıldır, toplumun her kesiminin önemli bedeller ödediği bir ekonomi politikası uygulanıyor. 2025 için programın zorlu günlerini yaşadığımız dönem oldu diyebiliriz. İSO olarak her ay açıkladığımız İSO Türkiye İmalat PMI verileri de zaten bunu en somut şekilde ortaya koyuyor.&#34; değerlendirmesinde bulundu.- &#34;Sanayiciler olarak 2026'dan umutluyuz&#34;İSO Başkanı Bahçıvan, son 20 aydır 50 eşiğinin hep altında seyreden bir PMI olduğunu belirterek, sektörler bazında bunun çok net görüldüğünü ifade etti.Sanayi sektörlerinin tümü için zorlu bir yılın geride kaldığına işaret eden Bahçıvan, &#34;Bu fedakarlığın karşılığının göstergelere adım adım yansıyor olması ise bize umut veriyor. Çünkü inanıyoruz ki finansal istikrar sağlandığında ve enflasyon yeniden öngörülebilir bir patikaya girdiğinde, bundan en büyük faydayı yine sanayi sektörü elde edecektir.&#34; ifadelerini kullandı.Bahçıvan, 2026 yılının Türkiye ekonomisi için çok önemli fırsatlar sunduğunu belirterek, &#34;Birincisi, petrol fiyatları 2025 yılını yüzde 20'ye yaklaşan bir düşüş ile kapatmaya hazırlanıyor. İkincisi, ABD iş gücü piyasasındaki zayıflama sinyalleri ve piyasalarda yükselen stres FED'i daha destekleyici bir duruşa itiyor. Bu ikisi birlikte, dış dengemize katkılarının yanı sıra dezenflasyon sürecimiz açısından olumlu gelişmeler.&#34; değerlendirmesinde bulundu.Sanayiciler olarak gelecek yıldan umutlu olduklarını vurgulayan Bahçıvan, şöyle devam etti:&#34;Sanayiciler olarak, rekabet koşullarının her geçen gün daha da sertleştiği, risk ve fırsatların bir arada olduğu çok zorlu bir dünya ile karşı karşıyayız. Onun için ülke olarak da şirketler olarak da stratejilerimizi iyi belirlemeliyiz. Açıkçası fırsatları tehditlerden çok daha iyi kullanarak önümüzdeki dönemde ekonomimize sınıf atlatabileceğimizi düşünüyorum. Yeni dönemde sadece savunma sanayiinde değil gerek dünya pazarlarında rekabet edebilen gerekse iç pazarlarda ithalatın alternatifi olabilecek birçok farklı sektörde güzel örnekler göreceğimize yürekten inanıyorum.&#34;- &#34;Öngörülebilirliğin biraz olsun artacağı bir yıl bekliyoruz&#34;Erdal Bahçıvan, sanayiciler olarak Türkiye&#39;nin nitelikli sanayileşme, sürdürülebilir büyüme, teknoloji odaklı küresel rekabetçilik gibi stratejik hedeflerine daha fazla katkı sunabilme arzusunda olduklarını kaydederek, &#34;Bu bakımdan, bir hafta sonra yeni umutlarla adım atacağımız 2026'nın Sayın Cumhurbaşkanı&#39;mız tarafından bir 'reform yılı' ilan edilmiş olması özel bir önem taşıyor. Her ne kadar küresel ekonomide önemli belirsizlikler devam edecek olsa da en azından yurt içinde en temel eksiğimiz olan öngörülebilirliğin biraz olsun artacağı bir yıl bekliyoruz.&#34; açıklamasını yaptı.Finansal istikrarın kalıcı olarak tesis edilmesi ve daha sağlıklı bir fiyatlama ortamının şekillenmesiyle birlikte en azından yurt içi kaynaklı belirsizliğin hafiflediği bir iklimin üretim hayatı için çok değerli olduğunu ifade eden Bahçıvan, şunları kaydetti:&#34;Bugün uygulanmakta olan makro istikrar programıyla sağlanacak kazanımların asıl önemi de önümüzdeki yapısal reform ajandasını hayata geçirebilecek elverişli ortamı hazırlamasında yatıyor. Umut ediyoruz ki 2026, geleceğe dönük düşüncelerimize daha çok vakit ayıracağımız ve Türk sanayisinin gerçek anlamda bir reforma adım atacağı yıl olarak tarihteki yerine alacak. Teknolojinin baş döndürücü hızla ilerlediği ve tüm ezberleri bozduğu bir çağda sanayinin dönüşümünü nasıl gerçekleştireceğimizi tartışmakta daha fazla gecikmemeliyiz. Küresel rekabetin geldiği noktada bizim artık yeşil ve dijital dönüşüm konusunda hızlı bir şekilde yol almamız gerekiyor.&#34;- &#34;2026'nın 2025 yılına göre çok daha olumlu bir yıl olacağı kanaatindeyim&#34;İSO Başkanı Bahçıvan, enflasyonun 2026 sonunda yüzde 16-19 seviyelerine gerilemesinin bir miktar iyimser olarak değerlendirildiğini belirterek, &#34;Kasım ayının ardından aralık ayı enflasyonunun da beklentilerin altında kalacağı öngörülüyor.&#34; ifadelerini kullandı.CDS primlerinin 7,5 yıl aradan sonra yeniden 200'ler bandına inmiş bulunduğuna işaret eden Bahçıvan, &#34;Bu seviyeler, rating kuruluşlarının 2026 yılının ilk aylarında Türkiye'ye yönelik not artışları için de bir zemin oluşturuyor. Giderek iyileşen bu verilerin ve olumlu beklentilerin, sürpriz bir gelişme olmaması halinde, 2026'da ciddi faiz indirimleriyle taçlandırılacağını düşünüyorum. Faiz düşüşü ve enflasyonla mücadelede sağlanacak olumlu gelişmeler ile birlikte özellikle sanayiye sektörüne yönelik kredilerdeki kısıtlamaların adım adım gevşetileceğini ve bizler için en önemli sıkıntı olan finansman akışının biraz olsun rahatlayacağını ümit ediyoruz. Ayrıca, bu gelişmelerle birlikte dış finansman tarafında ve özellikle doğrudan yabancı yatırımlarda da 2026'nın 2025 yılına göre çok daha olumlu bir yıl olacağı kanaatindeyim.&#34; değerlendirmesinde bulundu.Bahçıvan, sanayi sektörünü uzun bir süredir ciddi şekilde zorlayan finansman sorununun hafiflemesinin herkesin öncelikli arzusu olduğunu aktararak, şunları kaydetti:&#34;Artık meseleye daha uzun vadeli bir perspektiften bakarak, ülkemizde verimliliği ve yapısal dönüşümü ikincil bir gündem olmaktan çıkarmak zorundayız. Asıl sorunumuzun kaynak yetersizliğinden ziyade kaynakların etkin bir şekilde dağılmaması olduğunu bir kez daha vurgulamak istiyorum. Üretim ve istihdamın canlı tutulması ne kadar önemliyse, verimlilik artışını ve katma değeri ödüllendiren, dönüşümü destekleyen, seçici bir kaynak tahsis mekanizmasının inşa edilmesi de bir o kadar önemlidir. 2025 yılı zorluklarla dolu bir yıl ancak ülke olarak bu türde bir zorlu dönemle ilk defa karşılaşmıyoruz. 2026 yılında umutlarımızı koruyarak geçmişte olduğu gibi bu zorlukları hep birlikte elbirliğiyle aşabiliriz. Yeter ki belirsizlik olmasın, öngörü yapılabilsin, akılcı yaklaşımlar öne çıksın ve güven ortamı oluşturulabilsin. Bunlar olduğu takdirde güvenli yarınlara tekrar kavuşacağımıza inanıyorum.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 25 Dec 2025 02:17:50 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[2026 sanayi yatırımlarında toparlanmanın hız kazanacağı bir yıl olabilir]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/2026-sanayi-yatirimlarinda-toparlanmanin-hiz-kazanacagi-bir-yil-olabilir-4313/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/2026-sanayi-yatirimlarinda-toparlanmanin-hiz-kazanacagi-bir-yil-olabilir-4313/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6C863C-DD4906-721B62-B15FFC-6BCE6F-94CB30.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Özellikle takım tezgâhları, otomasyon ve ileri üretim teknolojileri alanında gözlenen bu eğilim, yalnızca kapasite artışını değil; maliyet yönetimi, üretim sürekliliği ve kalite standartlarını da yeniden şekillendiriyor. Sanayiciler, belirsizliklerin yüksek olduğu bir dönemin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6C863C-DD4906-721B62-B15FFC-6BCE6F-94CB30.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Özellikle takım tezgâhları, otomasyon ve ileri üretim teknolojileri alanında gözlenen bu eğilim, yalnızca kapasite artışını değil; maliyet yönetimi, üretim sürekliliği ve kalite standartlarını da yeniden şekillendiriyor. Sanayiciler, belirsizliklerin yüksek olduğu bir dönemin ardından yatırımlarını daha seçici, daha verimlilik odaklı ve daha uzun vadeli planlamaya yöneltiyor. Bu dönüşüm, üretim ekosisteminde güçlü teknik altyapıya ve sürdürülebilir çözümlere sahip firmaları öne çıkarıyor.Küresel ölçekte jeopolitik riskler, ticaret dengelerinde yaşanan değişimler ve yüksek finansman maliyetleri, son iki yılda sanayi yatırımlarının yavaşlamasına neden oldu. Buna rağmen üretimden tamamen uzaklaşmak yerine, sanayiciler yatırımlarını ertelemeyi ve daha verimli çözümler aramayı tercih etti. 2026'ya yaklaşırken, özellikle sapma toleransı düşük sektörlerde bu ertelenmiş yatırımların yeniden gündeme gelmesi bekleniyor. Savunma sanayii, havacılık, medikal ve enerji gibi alanlar bu sürecin lokomotifi konumunda bulunuyor. Bu sektörlerde artan üretim hacmi, takım tezgâhları ve ileri işleme teknolojilerine olan talebi doğrudan etkiliyor. Sanayi artık yalnızca üretim miktarına değil, üretim başına elde edilen verime odaklanıyor.Verimlilik ve teknoloji yatırımı öne çıkıyorArtan işçilik maliyetleri, enerji giderleri ve operasyonel riskler, üretimde teknolojinin rolünü daha kritik hale getiriyor. Robotik sistemler, otomasyon çözümleri ve yapay zekâ destekli CNC teknolojileri, şirketlerin maliyet yapılarını daha öngörülebilir hale getiriyor. Sanayiciler, yeni yatırımlarını planlarken yalnızca makine bedeline değil; üretim sürekliliğine, servis gücüne ve uzun vadeli performans stabilitesine bakıyor. Bu yaklaşım, teknolojik altyapısı güçlü ve satış sonrası hizmet kabiliyeti yüksek firmaların sektör genelinde ayrışmasını sağlıyor. 2026'da yatırımların niteliğinin, niceliğinden daha fazla konuşulacağı bir döneme girilmesi bekleniyor. Bu da sanayi ekosisteminde kalıcı ve sürdürülebilir büyümeyi destekleyen bir zemin oluşturuyor.Finansman koşullarının sanayicilerin yatırım kararları üzerindeki etkisi hakkında değerlendirmelerde bulunan GNC Makina Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Çetinkaya, "Bugün sanayicinin önündeki en kritik engellerden biri finansmana erişim. Yatırım ihtiyacı ortadan kalkmıyor ancak maliyet baskısı nedeniyle işletmeler daha temkinli hareket ediyor. Bu tabloya karşı 2026'da daha kapsayıcı ve yükü hafifleten finansman çözümlerini hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Operasyonel kiralama modelimiz, makine yatırımını bir sermaye harcaması olmaktan çıkarıp yönetilebilir bir işletme giderine dönüştüren yapısıyla üreticiler için güçlü bir alternatif sunuyor. Böylece şirketler, yüksek teknolojiye erişirken nakit akışlarını koruyabiliyor ve yatırım kararlarını ertelemek zorunda kalmıyor. Gelecek dönemde finansman kolaylığı, teknoloji kadar kritik bir ayrıştırıcı olacak; biz de sanayicinin bu geçişi daha sağlıklı yönetebilmesi için tüm modellerimizi yeniden yapılandırıyoruz." ifadelerini kullandı.Takım tezgâhları sektörü uzun süredir ithalat ağırlıklı bir yapı içerisinde ilerliyor. Uzak Doğu merkezli üreticiler, teknoloji-disiplin birlikteliği ve fiyat-performans dengesiyle küresel pazarda güçlü bir konumda yer alıyor. Türkiye'de ise sanayiciler, doğru tedarik ilişkileri sayesinde bu ekosistemi üretim süreçlerine entegre etmeye çalışıyor. 2026'da talebin, özellikle yüksek hassasiyetli CNC tezgâhları ve otomasyon uyumlu makineler üzerinde yoğunlaşması öngörülüyor. Bu süreçte, teknik danışmanlık, proje bazlı mühendislik ve hızlı servis kabiliyeti daha belirleyici hale geliyor. Sektör, yalnızca makine satan değil; üretim verimliliğini yöneten markalara doğru evriliyor."2026'nın verimlilik odaklı bir toparlanma yılı olacağını düşünüyoruz"Sanayi yatırımları hakkında açıklamalarda bulunan GNC Makina Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Çetinkaya, "Sanayi yatırımlarında yaşanan bu geçici yavaşlamayı kalıcı bir küçülme olarak okumuyoruz. Aksine, 2026'nın verimlilik odaklı bir toparlanma yılı olacağını düşünüyoruz. GNC Makina olarak bu sürece yalnızca ürün tedarik eden bir yapı olarak değil, üretim süreçlerini bütüncül şekilde ele alan bir çözüm ortağı olarak hazırlanıyoruz. Gelişmiş CNC teknolojileri, otomasyon uyumlu makineler ve proje mühendislik yaklaşımımızla sanayicimizin hem mevcut parkurlarını daha verimli kullanmasına hem de yeni yatırımlarını daha doğru planlamasına destek oluyoruz. Önümüzdeki dönemde şekillenecek sanayi yatırımlarında, teknik kapasite ve sürdürülebilir verimliliğin belirleyici olacağına inanıyoruz" dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 23 Dec 2025 02:10:13 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanayide üretim, veri ve yapay zeka ile yeniden tanımlanıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayide-uretim-veri-ve-yapay-zeka-ile-yeniden-tanimlaniyor-3031/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayide-uretim-veri-ve-yapay-zeka-ile-yeniden-tanimlaniyor-3031/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FD6D9F-002930-7C60BC-C6E222-E4E3A6-CEBA90.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bu dönüşümün sahadaki yansımaları, Almanya merkezli yapı malzemeleri üreticisi Knauf Türkiye&#39;nin Ankara Ahiboz yerleşkesinde bulunan ödüllü üretim tesislerinde düzenlenen etkinlikte gözler önüne serildi.Fabrika gezisi ve teknik sunumlarda, alçı ve alçıpan üretim süreçlerinde&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FD6D9F-002930-7C60BC-C6E222-E4E3A6-CEBA90.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bu dönüşümün sahadaki yansımaları, Almanya merkezli yapı malzemeleri üreticisi Knauf Türkiye&#39;nin Ankara Ahiboz yerleşkesinde bulunan ödüllü üretim tesislerinde düzenlenen etkinlikte gözler önüne serildi.Fabrika gezisi ve teknik sunumlarda, alçı ve alçıpan üretim süreçlerinde kullanılan ileri otomasyon sistemleri, yapay zeka tabanlı kusur tespit uygulamaları ve sürdürülebilirlik odaklı üretim yaklaşımı detaylarıyla aktarıldı. Şirket yetkilileri, hammaddenin madenden çıkarılmasından nihai ürüne dönüşümüne kadar tüm üretim aşamalarının anlık veri takibi ve kalite kontrol mekanizmalarıyla yönetildiğini paylaştı.Knauf Ahiboz Fabrikaları Alçıpan Üretim Müdürü Cemile Baydağ Ulaş, Ahiboz yerleşkesinde iki ayrı fabrikanın bulunduğunu hatırlatarak, bunlardan birinin alçı, diğerinin ise alçıpan üretimine odaklandığını söyledi. Ahiboz 1 tesisinin yıllık 500 bin ton üretim kapasitesine sahip olduğunu belirten Ulaş, bu kapasitenin yalnızca hacimle değil, teknik altyapıyla da desteklendiğini ifade etti.Ulaş, dünyada yüzde 24&#39;e yakın pazar payına dayanarak, &#34;Şu an dünyada satılan her dört metrekare alçıpandan birisi Knauf imzası taşıyor.&#34; değerlendirmesinde bulundu.Ahiboz tesislerinde üretim süreçlerinin yalnızca fiziksel hatlarla değil, dijital sistemlerle de yönetildiği vurgulayan Ulaş, üretimde dijitalleşme ve otomasyonun, hız ve verimlilik kadar iş güvenliği açısından da kritik bir rol oynadığını kaydetti.Tesiste uygulanan dijital altyapının, küresel ölçekte benimsenen sürekli iyileştirme yaklaşımının bir parçası olduğunu dile getiren Ulaş, üretim süreçlerinde teknolojinin merkezde konumlandırıldığını ifade etti.Knauf Türkiye Genel Müdürü Ali Türker de dijitalleşme ve yapay zeka ile üretim süreçlerini geliştirdiklerini söyledi.Grubun, 1999 yılından beri Türkiye&#39;de olduğunu ve bugüne kadar yaklaşık 200 milyon avroluk yatırım yaptığını aktaran Türker, &#34;Önümüzdeki senede yine yatırım anlamında bulunduğumuz Ahiboz kampüsünde yaklaşık 40 milyon avro civarında 2027 yılında bitirmeyi planladığımız bir kapasite artışımız olacak.&#34; dedi.Tesisin sahip olduğu teknolojik altyapıya işaret eden Türker, şöyle konuştu:&#34;Bu tesisimiz Knauf&#39;un yaklaşık 300 tesisi içerisinde sürekli iyileştirmede globalde ödül almış bir tesis. Biz burada bütün dataları özenle kullanıyoruz. Önümüzdeki dönemde dijitalleşme anlamında Almanya&#39;ya da ulaşabilecek, büyük bir data toplanacak sistem ve havuzun olmasını hedefliyoruz. Bu anlamda dijitalleşmeye son 5 senedir ciddi bir yatırım yapıyoruz. 2032, 100. yılımız olacak. 2032&#39;ye kadar da bu konuda çok daha büyük gelişmelerin bizi beklediğini paylaşmak isterim.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 22 Dec 2025 11:15:57 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Türk savunma sanayii, küresel tedarik arayışında öne çıkıyor"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-savunma-sanayii-kuresel-tedarik-arayisinda-one-cikiyor-1294/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-savunma-sanayii-kuresel-tedarik-arayisinda-one-cikiyor-1294/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CCD46E-8B8871-518EFE-80D7DF-C30E91-161CD2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türk sanayiinin köklü temsilcisi İstanbul Sanayi Odası (İSO) ile Avrupa'nın ve Türkiye'nin en büyük sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul, stratejik önemi ve teknolojik gelişime etkisiyle Türkiye'nin küresel gücünü belirleyen başlıca faktörlerden olan savunma sanayiinin "milli ve yerli"&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CCD46E-8B8871-518EFE-80D7DF-C30E91-161CD2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türk sanayiinin köklü temsilcisi İstanbul Sanayi Odası (İSO) ile Avrupa'nın ve Türkiye'nin en büyük sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul, stratejik önemi ve teknolojik gelişime etkisiyle Türkiye'nin küresel gücünü belirleyen başlıca faktörlerden olan savunma sanayiinin "milli ve yerli" yapısına katkısını sürdürüyor. İSO ve SAHA İstanbul'un bu kapsamda düzenlediği Savunma Sanayii Buluşmalarının yedincisi İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan ve SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Murat İkinci ev sahipliğinde gerçekleştirildi. İstanbul Valisi Davut Gül, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayi Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün ve Milli Savunma Bakan Yardımcısı Musa Heybet'in de katılarak birer konuşma yaptığı zirvede Türkiye'nin önde gelen savunma sanayi şirketleri ile tedarikçi firmalar arasında ikili görüşmelerin de gerçekleştirildi. Savunma sanayiinin önde gelen temsilcilerinin katılımıyla "Savunma Sanayisinde Tedarik Zinciri ve Sürdürülebilirlik" başlıklı panel yapıldı.Açılışta konuşan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, son yıllarda savunma sanayisinde yerli ve milli üretim kapasitesinin artırılmasının yalnızca sektörde değil tüm sanayi sektörlerini doğrudan etkilediğini ve Türkiye'nin küresel ekonomik konumunu güçlendirdiğini vurguladı. Küresel ölçekte savunma harcamalarının hızla arttığı yeni bir döneme girildiğinin açık bir biçimde görüldüğüne dikkat çeken Bahçıvan "ABD Başkanı Trump'ın NATO üyesi ülkelere savunma bütçelerini artırma yönündeki açık baskısı, Almanya'nın yaklaşık 500 milyar avroluk dev savunma ve güvenlik fonunu devreye alması, Avrupa Birliğinin savunma hazırlıklarını güçlendirmeyi amaçlayan 150 milyar avroluk "Avrupa için Güvenlik Eylemi (SAFE)" mekanizması, güvenliğin artık vazgeçilmez bir öncelik haline geldiğini ortaya koyuyor. Bu yeni küresel tabloda ülkeler yalnızca daha fazla kaynak ayırmakla kalmıyor; aynı zamanda tedarik zincirlerini de çeşitlendiriyor, teknolojik açıdan güvenilir, hızlı ve maliyet-etkin üreticiler arıyor. Türk savunma sanayisi yüksek yerlilik oranı, güçlü mühendislik altyapısı ve giderek olgunlaşan ekosistemiyle bu arayışta öne çıkan ülkelerden biri haline gelmiş durumda. Artan küresel savunma bütçeleri, Türk savunma sanayisi için ihracatı büyütme, yeni pazarlara açılma ve teknoloji ortaklıklarını derinleştirme açısından bir fırsat penceresi sunuyor" dedi.&nbsp;&nbsp;Bahçıvan: Yarışın gerisinde kalma lüksümüz yokBöylesine hızlı büyüyen ve karmaşıklaşan küresel savunma ortamında rekabetin, artık yalnızca bütçe büyüklükleriyle değil; yapay zekâ, otonom sistemler, ileri malzemeler ve siber güvenlik gibi yüksek teknolojilere ne ölçüde hâkim olduğunuza göre belirlendiğinin altını çizen Bahçıvan "Bu yeni dengeler içinde Türkiye olarak yarışın gerisinde kalma lüksümüz yok. Fırsatları kalıcı avantaja dönüştürebilmenin yolu; Ar-Ge ve inovasyon yatırımlarını hızlandırmaktan, nitelikli insan kaynağını güçlendirmekten ve yenilikçi fikirlerin hızla ürüne dönüşebileceği çevik bir sanayi ekosistemi kurmaktan geçiyor.&nbsp;"Güçlü bir savunma sanayisinin temel dayanaklarından biri, paydaşlar arası etkileşim ve iş birliğinin artırılması" diyen Bahçıvan, şunları söyledi: "Savunma Sanayii Buluşmalarının amacı da işte bu iş birliğini kuvvetlendirmektir. İnanıyoruz ki, üniversiteler, araştırma merkezleri, girişimciler, KOBİ'ler ve ana yüklenicilerimiz arasında kurulacak her yeni köprü, ülkemizin savunma teknolojilerindeki konumunu daha da ileriye taşıyacaktır. İstanbul sahip olduğu nitelikli sanayi firmaları, entelektüel sermayesi, yenilikçi endüstrilerdeki gücü ve girişimcilik potansiyeli ile savunma sanayimizin ihtiyaç duyduğu yerli tedarikçiler için ideal bir ekosistem sunmaktadır. İSO'nun amacı da savunma sanayiindeki tedarikçilerin sayısını artırmak ve çeşitlendirmek; bu sayede sanayimizin rekabet gücünü pekiştirerek savunma sanayimizdeki yerli katkıyı en üst seviyeye çıkarmaktır."&nbsp;İkinci: "Dışı bağımlılık yüzde 20 seviyesinin altına indi"SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Murat İkinci de şöyle konuştu: "Biz yıllar önce çıktığımız bu yolda kimsenin yapabileceğine inanmadığı işlere imza attık. Kendi teknolojisini geliştiren, kendi mühendisinin beynine ve alın terine güvenen bir Türkiye hayal ettik. Bu hayal zamanla, yalnızca bir hedef olmaktan çıkıp bir milli teknoloji hamlesine dönüştü. Bugün insansız hava araçlarında dünya liginde en üst sıralarda olmamız, bu özgüvenin ve yılmadan çalışmanın sonucudur. Biliyoruz ki, yüksek teknoloji üretmeyen ülkelerin bağımsızlığı uzun süre korunamaz. Türkiye, bu gerçeği erkenden görmüş ve 20 yıl önce 'kendi kaderini kendi yazma' iradesiyle yola çıkmıştır. Bugün; 62 projeden 1000+ projeye, 1 milyar dolarlık üretim hacminden 12 milyar dolara, 248 milyon dolarlık ihracattan 7,5 milyar dolara, 9 bin kişilik insan kaynağından 100 bin kişiye, yüzde 80 dışa bağımlılıktan pek çok alanda yüzde 20 seviyelerine gelmiş bir Türkiye var. Bu dönüşüm; Türkiye'nin iradesinin, mühendisinin zekâsının, sanayicisinin adanmışlığının eseridir."Bugün savunma sanayinin başarısının, sadece birkaç büyük firmanın değil; alt yüklenicilerden tedarikçilere, Ar-Ge merkezlerinden teknoloji girişimlerine kadar binlerce paydaşın birlikte oluşturduğu güçlü bir ekosistemin eseri olduğunu söyleyen İkinci şunları söyledi: "Bu ekosistemi daha da büyütmek için: tedarik zincirini güçlendirmeli, yerlileştirme oranlarını artırmalı, yeni ve oyun değiştiren teknolojileri geliştirecek genç mühendisleri ve yeni girişimleri desteklemeli, üniversite–sanayi- kamu iş birliklerini derinleştirmeliyiz. Kurulacak her iş birliğinin; yarın sahada görev yapacak sistemlerin kaderini belirleyecek kadar değerli ve bu buluşmaların, ortak aklın ve ortak vizyonun oluşması açısından bir fırsat olduğuna inanıyoruz. Türkiye'nin savunma sanayiindeki dönüşümünün özünde bir hakikat vardır: Birlik olduğumuzda durdurulamayız. Bir araya geldiğimizde yenilmez oluruz"]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 18 Dec 2025 13:29:49 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yerli üretim biyobozunur plastik girişimi küresel pazara açılmayı hedefliyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/yerli-uretim-biyobozunur-plastik-girisimi-kuresel-pazara-acilmayi-hedefliyor-4516/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/yerli-uretim-biyobozunur-plastik-girisimi-kuresel-pazara-acilmayi-hedefliyor-4516/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AD85E9-506A65-B53112-5F3A91-A05D95-C6DB8D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Mühendislik Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Funda Özkök ile İstanbul Arel Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Biyomedikal Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yeşim Müge Şahin mikroplastik kirliliğini önlemeyi ve sağlıklı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AD85E9-506A65-B53112-5F3A91-A05D95-C6DB8D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Mühendislik Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Funda Özkök ile İstanbul Arel Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Biyomedikal Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yeşim Müge Şahin mikroplastik kirliliğini önlemeyi ve sağlıklı plastikler üretmeyi amaçladı.Dr. Özkök ve Prof. Dr. Şahin, İstanbul Üniversitesi ile İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa&#39;ya bağlı olan Entertech İstanbul Teknokent&#39;te geliştirdikleri projeyle 2023 yılında TÜBİTAK 1812 - Yatırım Tabanlı Girişimcilik Destek Programı&#39;na (BiGG Yatırım) başvurarak çalışmalara başladı.Konuya ilişkin AA muhabirine değerlendirmede bulunan Dr. Funda Özkök, geliştirdikleri formülasyonla toprakta tamamen çözünebilen ve kimyasal içermeyen sağlıklı plastikler üretmeye başladıklarını anlatarak, bu yıl sağlıklı plastiklerde kullanılabilecek çok yüksek dayanımlı, sert ve farklı sektörlerde amaca göre işlenebilir ürün elde ettiklerini söyledi.Özkök, sözlerini şöyle sürdürdü:&#34;Mikroplastik kirliliği anne karnından plasentaya geçebiliyor ya da kişilerin beyninde bile görüntülemelerde fark edilmiş. Dolayısıyla bu kimyasal olarak bir zarar verdiği için biz de bu sorundan yola çıkarak insan ve çevre sağlığını koruyacak, tamamen temiz içerikli &#39;yüzde 100 biyobozunur&#39; dediğimiz sağlıklı plastik ham madde oluşturmak istedik. Bu sağlıklı plastik ham maddeyle örneğin çocuklar için bir oyuncak ürettiğinizde, çocuk oyuncağını ağzına götürse bile hiçbir zararı olmuyor. Hem habitatı korumak hem de insan sağlığı üzerinde olumlu etkiler oluşturmak için bu plastik ham maddesini üretmeye yöneldik.&#34;- &#34;Milli hasılaya katkıda bulunacağını düşünüyoruz&#34;Özkök, ürünü tamamen Türkiye&#39;de geliştirdiklerini ve üretime başladıklarını ifade ederek, &#34;Ürün ülkemizde yerli ve milli imkanlarla üretildi. Aynı ürün globalde 4-5 katı fiyatlara satılabiliyor. Türkiye&#39;de yüzde 100 biyobozunur ürünlerde şu an çok yoğun bir şekilde ticari üretim ve farklı sektörlerin amacına göre işlenebilir çok fazla ürün çeşidi yok. Dolayısıyla aslında biz ülkemizde ilk öncülerden de olduğumuz için bunun milli hasılaya katkıda bulunacağını düşünüyoruz.&#34; diye konuştu.Ürünün pazar payına ilişkin Özkök, &#34;Dünyada yıl içinde tüm plastiklerde üretim 300-400 milyon ton kadar yapılıyor. Biyobozunur plastik üretimi de bunun yüzde 1-1,5&#39;ine hitap ediyor fakat biyobozunur plastik pazarı agresif bir büyüme içerisinde. Dolayısıyla 2030 yılında bunun yüzde 2 ve daha üzerine çıkılacağı öngörülüyor.&#34; ifadelerini kullandı.Özkök, yurt içinde satışlarının başladığını kaydederek, şu an firmalara deneme ürünleri de yaptıklarını ve otomotiv, bebek ve çocuk ürünleri, yemek-gıda kapları, bardaklar, yetişkinler ve çocuklar için beslenme kutuları gibi ürünler için ön siparişleri toplamaya başladıklarını söyledi.Dr. Funda Özkök, şunları kaydetti:&#34;Önümüzdeki yıllar içerisinde globale açılmayı düşünüyoruz. Öncelikle globalde Avrupa pazarını hedefliyoruz. Çünkü bu konuda birincil olarak Almanya ön planda. Almanya hem plastik üretiminin merkezi hem de bu konulara çeşitli regülasyonlar olduğu için sağlıklı plastik kullanımıyla ilgili bu konuya çok önem göstermekte. Dolayısıyla Almanya, İspanya, Fransa ve İtalya gibi ülkelere ilk başta açılmayı düşünüyoruz. Daha sonra ikincil olarak da İskandinav ülkelerini düşünüyoruz.&#34;Sanayi için seri üretime geçmenin mümkün olacağını belirten Özkök, &#34;Ürünün formülasyonu ve yapılış şekli sanayi için büyük ölçekli çalışmaya uygun. Kullandığımız bitkisel ham maddeler yüksek oranda fabrikalarda atık olarak bulunduğu için temin edilebiliyor. Bu alanda sıkıntı yok. Yine kullandığımız polimerler de büyük ölçekte temin edilebiliyor. Dolayısıyla ürünün tonajlı üretimi de rahatlıkla yapılabilecek. Bu da sert plastik kullanımının birçok sektörde daha kullanılabilir olmasını avantajlı kılıyor, tonajlı üretim yapabilmemiz.&#34; diye konuştu.Özkök, projeleriyle TÜBİTAK 1501 Programı&#39;na da başvurup yer ve personel istihdamıyla işlerini büyütmek istediklerini anlatarak, &#34;Biz şu an kendimiz Entertech İstanbul Teknokent bünyesinde bulunuyoruz. Gençlere tavsiyemiz bir fikirleri varsa mutlaka teknokentlere, teknoparklara başvurmaları ve bu fikirlerini mutlaka geliştirmeleri. Çünkü ülkemizin gelişmesi için üretimi geliştirmemiz gerektiğine inanıyoruz. Yerli üretimi ne kadar geliştirebilirsek ülkemize o kadar çok katkıda bulunabiliriz.&#34; şeklinde konuştu.- &#34;ABD, Kanada, İskandinav ülkeleri ve Avrupa çokça bu ürünleri istiyor&#34;Prof. Dr. Yeşim Müge Şahin ise TÜBİTAK&#39;ın yatırımcı ortağı olarak kendilerini büyük ölçüde desteklediğini ve ilk hamlede aldıkları bu motivasyonla ürünlerini geliştirip projelerini başarıyla tamamladıklarını dile getirdi.Bu ürün maddesini özellikle insan sağlığını ve çevreyi düşünerek yaptıklarını anlatan Şahin, şöyle devam etti:&#34;Burada &#39;yüzde 100 biyobozunur&#39; insan sağlığı ve çevreye zarar vermeyen ürünleri yapmayı amaçladık. Çok farklı sektörlerde de bu ürün kullanılabilir. İlk hamlede bebek ürünleri, gıda saklama kapları ya da mutfak ürünleri öne çıkıyor. Dünyada yeni yasal düzenlemeler, iklim değişikliği çerçevesinde alınan regülasyonlar doğrultusunda artık petrol ürünlerinden daha sağlıklı olan bu tarz biyobozunur ürünlere, &#39;biyoplastik&#39; dediğimiz ürünlere geçişler revaçta ve dünya bu yönde özellikle ABD, Kanada, İskandinav ülkeleri ve Avrupa çokça bu ürünleri istiyor.&#34;Yurt dışında ihracat yapmayı hedefledikleri ülkelerin başında Almanya&#39;nın geldiğini anlatan Şahin, iç pazarda da satışlarının başladığını, firmalara deneme üretimleri yaptıklarını ve firmaların istedikleri özellikte ve dayanımda malzemeleri geliştirebildiklerini söyledi.Prof. Dr. Şahin, geliştirdikleri ham maddeyle yapılan ürünlerin doğada çözünme süresinin normalde 2 ay ila 1,5-2 sene arasında değiştiği ifade ederek, &#34;Sanayi için seri üretime geçmek mümkün. Bizim üretimlerimiz de tonajlı üretime uygun, gereken bütün malzemeleri sağlayabildiğimiz ve formülasyon nezdinde de yüksek tonajlı üretimlerde enjeksiyon olanakları sunabilen ürün gerçekleştiriyoruz. Tonajlı üretim yapabileceğiz bu da en büyük avantajımız.&#34; değerlendirmesinde bulundu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 18 Dec 2025 11:50:33 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kocaeli Sanayi Odası yılın son meclis toplantısını yaptı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kocaeli-sanayi-odasi-yilin-son-meclis-toplantisini-yapti-4115/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kocaeli-sanayi-odasi-yilin-son-meclis-toplantisini-yapti-4115/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E9174D-DF7834-6BBF0C-2B45BA-F6C393-D7BBB9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Zeytinoğlu, KSO Konferans Salonu&#39;nda düzenlenen Aralık Ayı Meclis Toplantısı&#39;nda, kasım ayı ekonomik verileri, sanayi üretimi, istihdam ve bütçe göstergelerine ilişkin değerlendirmede bulundu.Kasım ayında Türkiye&#39;nin ihracatının 22 milyar 718 milyon dolar olarak gerçekleştiğini&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E9174D-DF7834-6BBF0C-2B45BA-F6C393-D7BBB9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Zeytinoğlu, KSO Konferans Salonu&#39;nda düzenlenen Aralık Ayı Meclis Toplantısı&#39;nda, kasım ayı ekonomik verileri, sanayi üretimi, istihdam ve bütçe göstergelerine ilişkin değerlendirmede bulundu.Kasım ayında Türkiye&#39;nin ihracatının 22 milyar 718 milyon dolar olarak gerçekleştiğini belirten Zeytinoğlu, ithalatın ise 30,5 milyar dolar bandında seyrettiğini, dış ticaret açığının 7,8 milyar dolar olduğunu söyledi.Zeytinoğlu, Türkiye&#39;nin ihracatında ilk 5 ülkenin Almanya, ABD, İngiltere, İtalya ve Irak olduğunu dile getirerek, bu ülkeler arasında çok sert artış ya da düşüş olmadığını fakat Rusya yaptırımları, Mısır ve Suudi Arabistan&#39;ın devreye girmesi ile Çin&#39;in Orta Doğu pazarlarında payını artırması gibi önemli başlıklar bulunduğunu ifade etti.Ekim ayında sanayi üretiminin yıllık bazda yüzde 2,2 arttığını söyleyen Zeytinoğlu, &#34;Ancak detaylı incelediğimizde, geçen yılın baz etkisiyle yıllık artış var gibi görünse de aylık bazda son 4-5 aydır yatay veya eksi yönlü seyrediyor, yani sanayi üretiminde bir yavaşlama söz konusu.&#34; diye konuştu.Zeytinoğlu, istihdam verilerine ilişkin de &#34;Ekim ayı verilerine göre sanayi istihdamı yüzde 3,5 azalarak 4 milyon 837 bine düştü. Aralık 2022&#39;deki istihdam zirvesinden bu yana ki 5 milyon 81 bin kişiymiş Aralık 2022 zirvesi, oradan yaşanan kayıp 245 bin kişi. Tekstilin burada çok etkisi olduğunu düşünüyoruz. Umarız başka sektörlerde önemli kayıplar olmaz.&#34; dedi.- &#34;Enflasyondaki düşüş Merkez Bankasının faiz indirimine altyapı oluşturdu&#34;Enflasyonun kasım ayında beklentilerin altında, yüzde 0,87 seviyesinde gerçekleştiğine ve yıllık bazda 9,5 puanlık düşüş yaşandığına dikkati çeken Zeytinoğlu, &#34;Bu durum, Merkez Bankasının faiz indirimi için kısmi bir altyapı oluşturdu. Bizim ulaşmak istediğimiz, kullanılabilecek seviyedeki faiz oranlarına varmış olmamız.&#34; değerlendirmesinde bulundu.Ayhan Zeytinoğlu, ihracatçı açısından kur seviyesinin yetersiz olduğunu belirterek, ÜFE bazlı yaptıkları hesaplamalara göre dolar kurunun 52 lira olması gerektiğini, ihracatçıların beklentisinin ise 60-70 lira bandında olduğunu ifade etti.İş dünyasına, Kocaelispor&#39;a destek çağrısında bulunan Zeytinoğlu, &#34;Yaptığımız görüşmede, yapılacak desteklerin &#39;reklam faturası&#39; karşılığında yapılarak gider gösterilebilmesi konusunda mutabakat sağladık. Bu tamamen gönüllülük esasına dayalı bir iştir, kimseyi mecbur tutmuyoruz ancak şehrimizin takımına sahip çıkma konusunda şahsen ben ilk desteği vereceğim. Sizlerin de bu konuda samimi desteklerinizi bekliyorum.&#34; dedi.Konuşmaların ardından KSO&#39;nun 2026 yılı bütçesi üyelerin oylarına sunuldu. Odanın 250 milyon lira olarak öngörülen 2026 bütçesi oy birliğiyle kabul edildi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 17 Dec 2025 14:22:04 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[KARDEMİR, 200 işçi alacak]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kardemir-200-isci-alacak-3705/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kardemir-200-isci-alacak-3705/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AEF752-593848-226EC5-4A003C-6C31EA-C334A6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />KARDEMİR&#39;in internet sitesinden yapılan açıklamada, şirket bünyesinde, işçi statüsünde en az lise mezunu 200 personelin istihdam edileceği bildirildi.Başvuruların, İŞKUR İl Müdürlüğüne yapılacağı aktarılan açıklamada, adayların 15 Aralık&#39;tan itibaren ve en geç 26&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AEF752-593848-226EC5-4A003C-6C31EA-C334A6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />KARDEMİR&#39;in internet sitesinden yapılan açıklamada, şirket bünyesinde, işçi statüsünde en az lise mezunu 200 personelin istihdam edileceği bildirildi.Başvuruların, İŞKUR İl Müdürlüğüne yapılacağı aktarılan açıklamada, adayların 15 Aralık&#39;tan itibaren ve en geç 26 Aralık Cuma günü saat 23.59&#39;a kadar başvuru işlemlerini tamamlamaları gerektiği belirtildi.AK Parti Genel Sekreter Yardımcısı ve Karabük Milletvekili Cem Şahin, alıma ilişkin yaptığı yazılı değerlendirmede, son 2 yılda yapılan alımların Karabük açısından önemli bir kazanım olduğuna değinerek, &#34;2023-2025 döneminde yapılan ve planlanan personel alımlarıyla, 1400&#39;ün üzerinde hemşehrimiz KARDEMİR&#39;de istihdam edilmiş olacak. Bu durum, üretimle birlikte emeği de önceleyen bir anlayışın göstergesidir.&#34; ifadelerini kullandı.AK Parti Karabük Milletvekili Durmuş Ali Keskinkılıç da son yıllarda gerçekleştirilen personel alımlarının, istihdama önemli katkı sağladığını belirterek, &#34;Engelli alımları, devam eden tahmil-tahliye süreci ve yeni planlanan 200 kişilik alım, KARDEMİR&#39;in istihdamı güçlendiren yaklaşımını ortaya koymaktadır.&#34; değerlendirmesinde bulundu.AK Parti Karabük İl Başkanı Ferhat Salt ise KARDEMİR&#39;deki istihdam artışının Karabük açısından büyük önem taşıdığını, yapılan her istihdamın şehrin ekonomisine ve sosyal yapısına doğrudan katkı sağladığını kaydetti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 16 Dec 2025 10:59:37 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[TOBB'a göre sanayi kapasite raporu sayısı aylık bazda yüzde 1,8 arttı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tobba-gore-sanayi-kapasite-raporu-sayisi-aylik-bazda-yuzde-18-artti-8740/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tobba-gore-sanayi-kapasite-raporu-sayisi-aylik-bazda-yuzde-18-artti-8740/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1CDA35-241A7A-33D23D-01B483-E6B0BF-6246DB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />TOBB, kasım ayına ilişkin sanayi kapasite raporu verilerini açıkladı.Buna göre, geçen ay onaylanan kapasite raporu sayısı, aylık bazda yüzde 1,8 artarak 4 bin 763&#39;e çıktı.TOBB Sanayi Veri Tabanı&#39;ndaki aktif kapasite raporlarının toplam sayısı Kasım 2024&#39;te 93 bin 723&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1CDA35-241A7A-33D23D-01B483-E6B0BF-6246DB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />TOBB, kasım ayına ilişkin sanayi kapasite raporu verilerini açıkladı.Buna göre, geçen ay onaylanan kapasite raporu sayısı, aylık bazda yüzde 1,8 artarak 4 bin 763&#39;e çıktı.TOBB Sanayi Veri Tabanı&#39;ndaki aktif kapasite raporlarının toplam sayısı Kasım 2024&#39;te 93 bin 723 iken geçen ay yüzde 1,5 yükselerek 95 bin 158&#39;e ulaştı.Toplam çalışan sayısı da aynı dönemde yüzde 0,8 artışla 3 milyon 936 bin 227 olarak hesaplandı.Kapasite raporu başına düşen ortalama çalıșan sayısı da ekimde 40,99 iken kasımda 41,37 olarak belirlendi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 12 Dec 2025 10:07:07 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanayi üretimi ekimde aylık yüzde 0,8 azaldı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-ekimde-aylik-yuzde-08-azaldi-1188/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-ekimde-aylik-yuzde-08-azaldi-1188/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1781E7-A5950A-417FCD-FF53CF-E3A226-4E594E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ekim ayına ilişkin sanayi üretim endeksi verilerini açıkladı.Buna göre, ekimde takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksi, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 9,4 arttı.Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, ekimde madencilik&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1781E7-A5950A-417FCD-FF53CF-E3A226-4E594E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ekim ayına ilişkin sanayi üretim endeksi verilerini açıkladı.Buna göre, ekimde takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksi, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 9,4 arttı.Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, ekimde madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi geçen yılın aynı ayına göre yüzde 9,4, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 1,9 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 0,6 artış gösterdi.- Sanayi üretiminde aylık verilerMevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi, söz konusu ayda bir önceki aya kıyasla yüzde 0,8 azaldı.Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, ekimde madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 1,2 artarken, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 0,9 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 1,2 azalış kaydetti.TÜİK verilerine göre, sanayi üretim endeksinde takvim etkisinden arındırılmış yıllık değişim oranları şöyle:Yıllar/AylarOcakŞubatMartNisanMayısHaziranTemmuzAğustosEylülEkimKasımAralık2022612,389,46,98,11,80,902,4-1,71,720234-8,80,4-1,40,30,88,33,65,22,622,320241,311,24,3-10,1-5-3,8-5,1-2,2-2,91,7720251,2-1,92,53,258,45,27,332,2]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 10 Dec 2025 12:24:08 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanayi ihracatı Kasım'da 52.4 oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-ihracati-kasimda-524-oldu-9191/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-ihracati-kasimda-524-oldu-9191/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CBD23E-0EB64B-040CFB-424B63-433F2F-5F5880.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen İSO Türkiye İmalat Sektörü İhracat İklimi Endeksi&#39;nin kasım ayı sonuçları açıklandı.Endekste eşik değer olan 50&#39;nin üzerinde ölçülen tüm rakamlar ihracat ikliminde iyileşme, 50&#39;nin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CBD23E-0EB64B-040CFB-424B63-433F2F-5F5880.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen İSO Türkiye İmalat Sektörü İhracat İklimi Endeksi&#39;nin kasım ayı sonuçları açıklandı.Endekste eşik değer olan 50&#39;nin üzerinde ölçülen tüm rakamlar ihracat ikliminde iyileşme, 50&#39;nin altındaki değerler ise bozulma olduğunu gösteriyor.Sonuçlara göre, ekimde 52,4 olan İSO Türkiye İmalat Sektörü İhracat İklimi Endeksi kasımda da değişim göstermeyerek 52,4 düzeyinde kaldı ve ihracat iklimindeki iyileşmenin sürdüğüne işaret etti.Son iki ayın verileri, Mayıs 2024&#39;ten bu yana en yüksek düzeyinde yer aldı. Kasımda Türk imalatçılarının en büyük 10 ihracat pazarından 8&#39;inde ekonomik aktivite büyüme kaydetti.En büyük ihracat pazarı olan Almanya&#39;da üretim üst üste 6&#39;ncı ay genişlemekle birlikte söz konusu artış ılımlı düzeyde gerçekleşti. ABD&#39;de ise büyüme ivme kaybetmesine karşın dirençli seyrini korurken, Birleşik Krallık&#39;ta çok sınırlı bir üretim artışı görüldü.İtalya, İspanya ve Hollanda&#39;da ekonomik aktivite belirgin bir şekilde yükseldi. İtalya&#39;da genişleme Nisan 2023&#39;ten bu yana en yüksek (Mart 2024 ile aynı) oranda kaydedildi.En büyük 10 ihracat pazarı içerisinde yalnızca Fransa ve Romanya&#39;nın üretimi azaldı. Öte yandan, Fransa&#39;nın üretimindeki düşüş çok hafif seyretti ve son 15 ayın en ılımlı düzeyinde gerçekleşti.Romanya&#39;da ise imalat sektörü belirgin bir düşüş yaşadı ve üretimde mart ayından bu yana en sert daralma kaydedildi. Orta ve Doğu Avrupa&#39;nın diğer bölgeleri de kasım ayında zorlu faaliyet koşullarıyla karşılaştı. Çekya, Polonya ve Kazakistan&#39;da üretim hacmi geriledi.- En güçlü büyüme Suudi Arabistan&#39;daKasımda anket kapsamında izlenen tüm ekonomiler içerisinde en güçlü büyüme Suudi Arabistan&#39;da gerçekleşirken, bu ülkeyi Tayland ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) takip etti. BAE&#39;de petrol dışı ekonomik aktivite yaklaşık son bir yılın en hızlı artışını kaydetti. Öte yandan, kasımda en sert üretim kaybı ise Meksika&#39;da gerçekleşti. Bu ülkeyi sırasıyla Kanada ve Romanya takip etti.Açıklamada sonuçlara ilişkin değerlendirmeleri yer alan S&amp;P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, şunları kaydetti:&#34;Türk imalatçılarının önemli ihracat pazarlarının çoğunluğu kasım ayında büyüme bölgesinde yer aldı ve bu durum 2025 yılının sonuna yaklaşılırken talep koşullarını destekledi. Bu ivme sürdürülebilir ve hatta yeni yılın başında daha da güçlenirse, 2026&#39;ya ihracat performansı açısından pozitif bir başlangıç yapılması mümkün görünüyor.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 08 Dec 2025 10:54:09 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Niğde'de ilk fazı tamamlanan tesiste yıllık 7 bin ton likra üretiliyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/nigdede-ilk-fazi-tamamlanan-tesiste-yillik-7-bin-ton-likra-uretiliyor-4632/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/nigdede-ilk-fazi-tamamlanan-tesiste-yillik-7-bin-ton-likra-uretiliyor-4632/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_033CE0-E7DFA5-CF2534-CA8C9E-84052C-34AF7F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Niğde OSB&#39;de 2024&#39;te &#34;Proje Bazlı Yatırım Teşvik Sistemi&#34; kapsamında kurulan tesis, 35 bin metrekare kapalı alanda üretime başladı.Birinci fazında aylık 600 ton üretim yapılan fabrikanın, ikinci ve üçüncü faz çalışmalarının tamamlanmasıyla üretim kapasitesinin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_033CE0-E7DFA5-CF2534-CA8C9E-84052C-34AF7F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Niğde OSB&#39;de 2024&#39;te &#34;Proje Bazlı Yatırım Teşvik Sistemi&#34; kapsamında kurulan tesis, 35 bin metrekare kapalı alanda üretime başladı.Birinci fazında aylık 600 ton üretim yapılan fabrikanın, ikinci ve üçüncü faz çalışmalarının tamamlanmasıyla üretim kapasitesinin yıllık 35 bin tona çıkarılması hedefleniyor.Yurt içindeki likra ihtiyacının büyük kısmını karşılamayı hedefleyen tesisin ikinci fazının 2 yıl, üçüncü fazının ise yaklaşık 5 yıl içerisinde tamamlanması planlanıyor.Migiteks Tekstil ve Sanayi AŞ Yöneticisi Ahmet Kısacık, AA muhabirine, firmanın tekstil ürünleri ve kumaşlarının daha elastik ve konforlu olması için sentetik bir lif ürettiğini söyledi.İthalatın önüne geçmek için yatırım yapmaya karar verdiklerini anlatan Kısacık, şöyle konuştu:&#34;Yatırımımız, &#39;Proje Bazlı Yatırım Teşvik Sistemi&#39;ne dahildir. Bu teşvik Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile verildi ve yatırımı Niğde&#39;de yapmaya karar aldık. Yatırımı üç adımda düşündük. Şu anda biz birinci fazımızı tamamladık ve tutarı yaklaşık 90 milyon dolar civarında. İkinci fazı tamamladığımızda 150, üçüncü fazı tamamladığımızda ise yaklaşık 230-240 milyon dolarlık bir yatırım yapmış olacağız. Trakya&#39;daki fabrikalarımızda personel bulmakta sıkıntı yaşıyorduk. Niğde&#39;de bunun daha az olacağını gördük ve bu yüzden Niğde&#39;yi seçtik. Bir diğer nedeni de ikinci ve üçüncü fazı düşündüğümüzde geniş bir alana ihtiyacımız vardı, orada büyük arsa bulmamızda çok zordu. Niğde&#39;de yaklaşık 200 bin metrekare civarında bir arsa temin ettik ve yatırımımızı burada yaptık.&#34;- &#34;Üçüncü fazı tamamladığımızda yıllık 35 bin ton üretim yapacağız&#34;Birinci fazı tamamladıklarını vurgulayan Kısacık, şunları kaydetti:&#34;Şu anda çalışıyoruz. Yıllık üretimimiz 7 bin ton olacak. İkinci fazı tamamladığımızda yıllık 20 bin ton, üçüncü fazı tamamladığımızda ise yıllık 35 bin ton üretim yapacağız. Üçüncü fazlı tamamladığımızda ithalatımızdan daha fazla üretim yapmış olacağız. Bu fabrikanın bir diğer özelliği de yerli spandeks (likra) fabrikası olması. Bu anlamda da ülkemize böyle bir tesis ve yatırım kazandırdığımız için gururluyuz. Üçüncü fazı da bitirdikten sonra dünya pazarına açılmayı, ihracatımızı yapmayı ve dünyada spandeks konusunda söz sahibi olan bir firma olmayı istiyoruz.&#34;Kısacık, tesisin her alanında kadın istihdamını önemsediklerini ifade ederek, 190 çalışanın yüzde 40&#39;ının kadın olduğunu kaydetti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 07 Dec 2025 13:06:19 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanayide çalışan kişi başına üretim endeksi yüzde 9 arttı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayide-calisan-kisi-basina-uretim-endeksi-yuzde-9-artti-7515/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayide-calisan-kisi-basina-uretim-endeksi-yuzde-9-artti-7515/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4F4744-F0F5A2-5A3941-D656D0-337179-1E86D5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Temmuz-Eylül 2025 dönemine ilişkin verimlilik istatistiklerini açıkladı.Buna göre, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış toplam sanayi çalışan kişi başına üretim endeksi, bir önceki döneme göre yüzde 0,4, geçen yılın aynı dönemine göre&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4F4744-F0F5A2-5A3941-D656D0-337179-1E86D5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Temmuz-Eylül 2025 dönemine ilişkin verimlilik istatistiklerini açıkladı.Buna göre, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış toplam sanayi çalışan kişi başına üretim endeksi, bir önceki döneme göre yüzde 0,4, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9 yükseldiMevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış toplam sanayi çalışılan saat başına üretim endeksi, bir önceki döneme göre yüzde 0,1, yıllık bazda ise yüzde 9,9 artış kaydetti.- En fazla artış sermaye malları sektöründeTakvim etkilerinden arındırılmış ana sanayi grupları verileri incelendiğinde, çalışan kişi başına üretim endeksinde yıllık bazda en fazla artış yüzde 20,1 ile sermaye malları sektöründe gerçekleşti.Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış çalışan kişi başına üretim endeksinde bir önceki çeyreğe göre en fazla artış yüzde 2,2 ile yine sermaye malları sektöründe oldu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 05 Dec 2025 10:18:35 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanayi üretimi Kasım'da yükseldi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-kasimda-yukseldi-815/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-uretimi-kasimda-yukseldi-815/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B68D47-349AA6-B85789-E5E9C2-4ADA3F-DC5C6B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Sanayi Odası Türkiye Sektörel PMI Kasım 2025 raporu, iyileşme yönünde bazı sinyaller verdi. Üretimini artırabilen hiçbir sektörün olmadığı ekim ayının ardından, kasımda üç sektör yeniden büyümeye geçti. En güçlü iyileşme, son dört ayda ilk kez büyüme gösteren&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B68D47-349AA6-B85789-E5E9C2-4ADA3F-DC5C6B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Sanayi Odası Türkiye Sektörel PMI Kasım 2025 raporu, iyileşme yönünde bazı sinyaller verdi. Üretimini artırabilen hiçbir sektörün olmadığı ekim ayının ardından, kasımda üç sektör yeniden büyümeye geçti. En güçlü iyileşme, son dört ayda ilk kez büyüme gösteren elektrikli ve elektronik ürünler sektöründe izlendi. Yeni siparişlerde ve istihdamda artış bildiren sektör sayısında da artış görüldü. Bu dönemde, girdi maliyeti enflasyonu da genel olarak düşüş kaydetti.&nbsp;Ekonomik büyümenin öncü göstergesi olan imalat sanayi performansında en hızlı ve güvenilir referans kabul edilen İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat PMI (Satın Alma Yöneticileri Endeksi) anketinin Kasım 2025 dönemi sonuçları açıklandı. Eşik değer olan 50,0'nin üzerinde ölçülen tüm rakamların sektörde iyileşmeye işaret ettiği anket sonuçlarına göre, ekimde 46,5 olan manşet PMI kasımda 48,0'a yükseldi. Endeks eşik değer 50,0'nin altında kalmakla birlikte faaliyet koşullarında şubattan bu yana en hafif bozulmaya işaret etti. Manşet veriye benzer şekilde, imalat üretimindeki gerileme kasımda son dokuz ayın en düşük hızında kaydedildi. Bununla birlikte, firmalar yeni siparişlerdeki düşüşe bağlı olarak üretim hacimlerini azaltmaya devam etti. Talepteki zayıflık nedeniyle yeni siparişler yavaşladı, ancak söz konusu yavaşlama ağustos ayından bu yana en ılımlı seviyede gerçekleşti. Bununla birlikte, yeni ihracat siparişlerinde daralma belirginleşti. Bazı firmalar, uluslararası alanda rekabetçi fiyatlama koşullarına dikkat çekti.Fiyat üzerinden rekabet etme çabaları, kasım ayında imalatçıların satış fiyatlarını oldukça düşük bir oranda artırmalarıyla sonuçlandı. Böylece enflasyon yılın başından bu yana en hafif düzeyde gerçekleşti. Girdi maliyetlerindeki artışın yavaşlaması, firmaların nihai ürün fiyatları enflasyonunu sınırlama çabalarını destekledi. Girdi fiyatlarında artış yaklaşık olarak sonbir yılın en düşük hızında ölçülürken, artış bildiren anket katılımcıları, bu durumu genellikle ham madde maliyetlerindeki yükselişe bağladı. Üretim ve yeni siparişlerdeki yavaşlamalara paralel olarak, istihdamdaki daralma kasım ayında ılımlı düzeyde gerçekleşti ve Mart'tan bu yana en düşük oranda kaydedildi. Bununla birlikte, firmalar satın alma faaliyetlerini belirgin bir şekilde azaltırken hem girdi hem de nihai ürün stoklarında düşüş hızlandı. Öte yandan, tedarikçi performansının ekim ayında gösterdiği hafif iyileşmenin ardından tedarikçilerin teslimat sürelerinde kısmi bir artış gözlendi.İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI anket verileri hakkında değerlendirmede bulunan S&amp;P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, şunları söyledi:"Enflasyonist baskıların hafiflemesi, kasım ayında Türk imalat sektörüne olumlu yansıdı. Girdi maliyetleri ve satış fiyatları 2025'in başından bu yana en düşük oranlarda arttı. Bu gelişme, üretim, yeni siparişler ve istihdam gibi önemli alt kalemlerde daralmanın hız kesmesi ile aynı döneme denk geldi. Özellikle istihdamda düşüş durma noktasına yaklaştı. Veriler, yılın sonu yaklaşırken imalat sektörünün toparlanabileceği yönünde umut veriyor."Ankette izlenen 10 sektörden üçü yeniden büyümeye geçtiİstanbul Sanayi Odası Türkiye Sektörel PMI Kasım 2025 raporu, iyileşme yönünde bazı sinyaller verdi. Üretimini artırabilen hiçbir sektörün olmadığı ekim ayının ardından, kasımda üç sektör yeniden büyümeye geçti. En güçlü iyileşme, son dört ayda ilk kez büyüme gösteren elektrikli ve elektronik ürünler sektöründe izlendi. Metalik olmayan mineral ürünler ile ağaç ve kağıt ürünleri de üretim hacmini artırırken, en keskin daralma tekstil sektöründe gerçekleşti.Üretimdeki gelişmelere paralel şekilde, kasımda yeni siparişlerin arttığı sektör sayısı üç olurken, bu alanda yine elektrikli ve elektronik ürünler sektörü başı çekti. Söz konusu sektörün yeni siparişleri Ocak 2023'ten bu yana en yüksek oranda arttı. Yeni siparişlerde en keskin yavaşlama ise zorlu talep koşullarıyla karşılaşmaya devam eden tekstil ürünlerinde yaşandı. Tekstil firmaları yeni ihracat siparişlerinde de zorlanırken, diğer sektörler arasında iyileşme kaydedenler olduğu gözlendi. Yurt dışından alınan yeni siparişlerde en hızlı artış ağaç ve kağıt ürünlerinde gerçekleşti.Kasım ayında firmalar, maliyet enflasyonundaki yavaşlamadan destek aldı.On sektörün tamamında girdi fiyatları ekim ayına göre daha sınırlı artış gösterdi. En hızlı yükseliş makine ve metal ürünlerinde, en düşük enflasyon ise giyim ve deri ürünlerinde kaydedildi. İmalatçılar genellikle satış fiyatlarını daha düşük oranda artırarak veya doğrudan indirime giderek maliyet tasarruflarını müşterilerine yansıtmaya çalıştı. Tekstil ve metalik olmayan mineral ürünler sektörlerinin nihai ürün fiyatlarında düşüş gözlenirken, en keskin fiyat artışı ise ana metal sanayinde kaydedildi. Anket kapsamında izlenen on sektörün yarısı kasım ayında çalışan sayılarını artırdı. Böylece istihdamın genişlediği sektör sayısı son bir buçuk yılın zirvesine çıktı. Üretim ve yeni siparişlerde olduğu gibi, istihdamda da en hızlı artış elektrikli ve elektronik ürünler sektörü kaydedildi. Diğer uçta ise anketin başladığı Ocak 2016'dan bu yana en belirgin istihdam kaybının yaşandığı tekstil ürünleri yer aldı. Son olarak, satın alma faaliyetleri ve stok düzeylerinde de Ekim ayına göre daha genele yayılı şekilde artış gerçekleşti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 01 Dec 2025 10:47:31 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Sanayide biz üretiyoruz, kâr başkasının hanesine yazılıyor"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayide-biz-uretiyoruz-kar-baskasinin-hanesine-yaziliyor-9242/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayide-biz-uretiyoruz-kar-baskasinin-hanesine-yaziliyor-9242/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_70FF20-D8C9C7-F75A40-5196C9-BADDC0-6F4F1B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çatısı altında 31 federasyon ve ulusal-uluslararası 340 üye dernek üzerinden 100 bini aşkın şirket yer alan Türk İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED), 26. İş Dünyası Zirvesi'ni 'Küresel Kırılma Döneminde Türkiye' temasıyla düzenledi. Batı Akdeniz Sanayi ve İş Dünyası&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_70FF20-D8C9C7-F75A40-5196C9-BADDC0-6F4F1B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çatısı altında 31 federasyon ve ulusal-uluslararası 340 üye dernek üzerinden 100 bini aşkın şirket yer alan Türk İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED), 26. İş Dünyası Zirvesi'ni 'Küresel Kırılma Döneminde Türkiye' temasıyla düzenledi. Batı Akdeniz Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu'nun (BAKSİFED) ev sahipliğinde Antalya'da gerçekleştirilen zirveye Antalya Valisi Hulusi Şahin başta olmak üzere kamu temsilcileri ile Türkiye'nin dört bir yanından 500'ün üzerinde iş insanı ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri katıldı.&nbsp;Süleyman Sönmez: "Kişi başına 20 bin dolar bizi müreffeh bir ülke yapmaz"TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez, zirvenin açılışında yaptığı konuşmada, küresel kırılma döneminde Türk ekonomisinin yapısal sorunlarına dikkat çekti. Türkiye'nin, Uluslararası Yönetim Geliştirme Enstitüsü'nün (IMD) açıkladığı Dünya Rekabetçilik Endeksi 2025 listesinde bir önceki yıla göre 13 sıra gerileyerek 69 ülke arasında 66'ncı sırada yer aldığını söyleyen Sönmez, "'Düşük katma değer, düşük gelir ve düşük verimlilik' şeklinde bir kısır döngüye sıkışmış durumdayız. İstanbul'un geliri, Van-Bitlis-Muş'un gelirinin dört katı; üretim ve finansal ağırlığı ikinci sıradaki Ankara'dan bile iki kat fazla. Bu devasa farklar ne ekonomik ne de toplumsal olarak sürdürülebilir. Öte yandan büyük şirketlerimizin verimlilik oranı AB ortalamasının yarısı kadar; bu oran KOBİ'lerde beşte bir seviyesine düşüyor. Böyle bir ortamda OVP'de 2028 için öngörülen kişi başına 20 bin dolar hedefine ulaşsak da yapısal sorunlarımızı çözmeden müreffeh bir ülke olamayız" dedi.&nbsp;"Yüksek teknoloji atılımı ve ara malı üretiminde millileşme hamlesi başlatmalıyız"&nbsp;Dış ticaret açığının aslında bir teknoloji açığı olduğunu dile getiren Sönmez, "Bugün bazı sektörlerde tökezlesek de otomotiv, beyaz eşya ve savunma sanayisinde bölgemizin lideriyiz ve milli gelirimizin dörtte birini sanayiden elde ediyoruz. Ancak fiyat rekabeti içinde olduğumuz Çin'de yüksek teknolojili ürün ihracatının payı %30'a dayanmışken bu oran bizde %3-4 seviyesinde kalıyor. Sanayide biz üretiyoruz, kâr başkasının hanesine yazılıyor. Biz sanayi ham maddesi satıyoruz, ihracat pazarlarımızdaki iş ortaklarımız bunun üzerine inovasyonu, tasarımı ve markalaşmayı ekleyerek kendi milli gelirlerine bizimkinin katbekat fazlasını kazandırıyor. Ar-Ge harcamalarımızı %1,5'tan, %3,5 seviyesine taşıyarak agresif bir yüksek teknoloji atılımını ve ara malı üretiminde bir millileşme hamlesini başlatmamız gerekiyor" diye konuştu. Sönmez bu konudaki çözüm önerilerini ise "İhracatı belli sektörlerdeki sayılı şirketin başarısı olmaktan çıkarıp Anadolu sathında bir kalkınma yolculuğuna dönüştürmeliyiz. Tüm şirketlerin ortak kullanabileceği Ar-Ge ve inovasyon merkezlerini hem bizzat kurmalı hem de kurulmasını talep etmeliyiz. Birbirimizden öğrenme ve 'rekaberlik' kültürünü geliştirebilmeliyiz. Türk diasporası aracılığıyla Silikon Vadisi, Berlin, Singapur, Dubai gibi teknoloji merkezleriyle daha güçlü bağlar kurmalıyız" sözleriyle sıraladı.&nbsp;"Önce hukuka, sonra birbirimize güveneceğiz"Ekonomiye duyulan güvende temkinli ama dengeli bir iyileşme olduğunun altını çizen Sönmez sözlerini şöyle tamamladı; "2026 yılına girerken olmamız gereken noktanın halen çok uzağındayız. Bu nedenle yeni yılda nominal büyüme devam etse de reel anlamda bir denge yılı geçireceğimizi öngörüyoruz. Bununla birlikte 2026'nın sonlarına doğru da finansal istikrar alanında nesnel bir iyileşmenin ilk belirtilerini hissetmeye başlayacağımızı düşünüyoruz. Finansal istikrarı, bölgesel kalkınmayla üretimi ise yeşil ve dijital dönüşümle birleştirebilirsek içinden geçtiğimiz yeniden yapılanma dönemine yön veren ülkeler arasında yerimizi alabiliriz. Ancak bu başarı hikâyesinin en önemli unsurları; yargı bağımsızlığı, kurumlara güven ve demokrasiye duyulan inançtır. Güven ve şeffaflık olmadan ekonomik büyüme de gelecek inşası da olamaz. Eğer büyümede kalıcılığı istiyorsak önce hukuka, sonra birbirimize güveneceğiz."Orhan Turan: "Dünyadaki değişimi doğru okursak bu süreçten kazançlı çıkarız"Bildiğimiz dünyanın büyük bir hızla değiştiğini, birbiriyle bağlantılı çok sayıda değişimin aynı anda yaşandığını ifade eden TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan, "Değişimleri çok yakından takip etmemiz gerekiyor. Son bir ayda yaptığım yurt dışı temaslarda, bu durumun önemini çok yakından gözlemledim. Yaptığımız ziyaretlerden şunu söyleyebilirim; bir yandan kısa vadedeki şoklarla mücadele ederken diğer yandan da küresel sistemin uzun vadede nereye doğru evrildiğini gözden kaçırmamak gerekiyor. Jeopolitik dengelerin, küresel ekonomik sistemin, teknolojinin, iklimin ve hatta toplumların hızla değiştiği, belirsizliğin ve riskin çok yüksek olduğu, buna karşılık, zamanında değişimin gerektirdiği uyumu yapanlar için büyük fırsatların da olduğu bir dönemden geçiyoruz. Kısa vadede karşı karşıya olduğumuz zorlukları iyi yönetirken uzun vadeli hedeflerimizden de vazgeçmemeliyiz. Uzun bir süredir kabul ettiğimiz iş modellerinin kökten değişmesine, kendimizi, şirketlerimizi, şehirlerimizi ve ülkemizi hazırlamalıyız. Dünyadaki değişimi doğru okur ve önlemlerimizi zamanında alırsak bu süreçten kazançlı çıkarız" açıklamasında bulundu.Zirvede konuk konuşmacı olarak yer alan TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Ömer Aras şunları söyledi; "TÜSİAD olarak ihracatımıza katkı sağlayacağını düşündüğümüz ve Türkiye'de önemli bir veri açığını dolduran bir çalışmaya imza attık. TÜSİAD Maliyet Bazlı Rekabet Gücü Endeksi'ni oluşturduk. Bu endeks zaman içinde maliyet bazlı rekabet dinamiklerimizin rakip ülkeler karşısında nasıl değiştiğini ortaya koyuyor. Küresel bazda rekabet koşullarını özellikle veri bazlı ve sağlıklı teşhis etmemiz gerekiyor ki çözüm üretebilelim. Rekabet gücünü arttırmak için el birliği ile çalışmalıyız. Daha sağlam ve daha rekabetçi bir ekonomi yaratmanın temeli doğru eğitimden geçiyor. Bugün finansmandan sonraki en büyük şikâyetlerden biri nitelikli insan kaynağı bulamamak ve elde tutamamak olarak ortaya çıkıyor. Ülke olarak nitelikli eğitime yatırım yapmalıyız. Özellikle, potansiyellerinden yeterince yararlanamadığımız gençleri ve kadınları çalışma hayatına dahil etmeliyiz. Verimliliğe dayalı rekabetçi mal ve hizmet ihraç eden bir ekonomi yaratmak; teknoloji ve inovasyona dayalı üretime ağırlık vermek zorundayız. Şirketler olarak da verimliliğimizi ve dolayısıyla rekabet gücümüzü arttırıcı adımlar atmalıyız. Makro tedbirler ve şirket bazında atılan adımlarla birlikte daha rekabetçi, verimli ve ihracata dayalı büyüme gerçekleştiren bir ekonomi yaratabiliriz."&nbsp;Mustafa Cengiz: "Risk almaktan kaçınan kaybeder"26. İş Dünyası Zirvesi'ne ev sahipliği yapan BAKSİFED'in Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Cengiz, Türkiye'deki birçok şirketin 'kriz geçsin, ondan sonra yatırım yaparız' anlayışında olduğuna işaret ederek, "Beş yıl önceki iş modelleriyle devam eden, dijital dönüşümü bir maliyet unsuru olarak gören, inovasyondan korkan, risk almaktan kaçınan şirketler, yalnızca pazar kaybetmekle kalmayacak, büyük ihtimalle tamamen yok olacak. Dünyada hiçbir şirket, hiçbir ülke, bu dönüşümün bitmesini beklemiyor. Tam tersine kriz gerçekliğinin içinde yeni ekonomiyi kuruyorlar. Kaldı ki biz de büyük bir potansiyele sahibiz. Türkiye; Avrupa'nın teknoloji üretim üssü, Orta Doğu'nun finans merkezi, Avrasya'nın lojistik sinir sistemi, Akdeniz'in yeşil enerji lideri olabilir. Bunun için gerekli insan kaynağı, coğrafi avantaj, girişimcilik ruhu ve üretim kapasitesi bu ülkede var. Eksik olan şey uzun vadeli strateji, şeffaflık, öngörülebilirlik ve cesur adımlardır. İş dünyası olarak bu eksikleri kapatmak zorunda olduğumuz bir dönemdeyiz" şeklinde konuştu.&nbsp;Koton, Migros ve Vodafone Türkiye'nin üst yönetimi panelde buluştuProgram kapsamında, zirve ile aynı isimde bir panel düzenlendi. TÜRKONFED Ekonomi Danışmanı Can Selçuki'nin moderatörlüğündeki panelde, Koton CEO'su Dr. Bülent Sabuncu, Migros İcra Kurulu Başkanı Ömer Özgür Tort ve Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu konuşmacı olarak yer aldı. Zirvenin, 'TÜRKONFED Ticaret Köprüsü 2.0' bölümünde ise yapay zekâ destekli B2B görüşmeler yapıldı. TÜRKONFED'in yerelden uluslararası arenaya uzanan çalışmalarının paylaşıldığı zirvede, konfederasyonu bağlı komisyonlar da 2025 yılı çalışmaları ve yeni dönem hedefleri hakkında bilgi verdi.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 29 Nov 2025 16:32:05 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Uygunsuz sanayi ürünlerine 278 milyon lira ceza kesildi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/uygunsuz-sanayi-urunlerine-278-milyon-lira-ceza-kesildi-9330/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/uygunsuz-sanayi-urunlerine-278-milyon-lira-ceza-kesildi-9330/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CBE6D5-DB1BDA-521CE5-947F67-382A99-92906D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bakanlık, piyasa gözetimi ve denetimi faaliyetlerine bu yılın ilk 6 aylık döneminde de devam etti.Denetimler, metroloji ve sanayi ürünleri olmak üzere iki alanda gerçekleştirildi.Bu kapsamda, asansörler, basınçlı ekipmanlar ve gaz yakan cihazlar gibi sanayi ürünleri denetime tabi tutuldu.Bu&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CBE6D5-DB1BDA-521CE5-947F67-382A99-92906D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bakanlık, piyasa gözetimi ve denetimi faaliyetlerine bu yılın ilk 6 aylık döneminde de devam etti.Denetimler, metroloji ve sanayi ürünleri olmak üzere iki alanda gerçekleştirildi.Bu kapsamda, asansörler, basınçlı ekipmanlar ve gaz yakan cihazlar gibi sanayi ürünleri denetime tabi tutuldu.Bu yılın 9 ayında farklı marka ve modelde 30 bin 339 sanayi ürünü denetlendi.Söz konusu ürünlerin 3 bin 282&#39;si ilgili mevzuata aykırı bulundu. Bu ürünlerden 337&#39;si teste gönderildi ve 174 farklı marka ve modeldeki ürünle ilgili toplatma kararı verildi.Ayrıca, 582 ürün için uygunsuzluğun giderilmesi amacıyla süre tanındı.Piyasa gözetimi ve denetimi faaliyetleri sonucunda tespit edilen uygunsuzluklar nedeniyle 278 milyon 49 bin 99 lira ceza uygulandı.- Her 100 üründen 11&#39;i uygunsuz bulunduBu kapsamda en çok denetlenen ürün grupları, asansörler ve elektrikli ekipmanlar oldu.Uygunsuzluk oranının en yüksek olduğu ürün grubu da yüzde 33,33 ile aerosol kaplar olarak tespit edildi. Bunu yüzde 22,93 ile asansörler izledi.Ocak-eylül döneminde denetlenen her 100 üründen yaklaşık 11&#39;i uygunsuz bulunurken, denetlenen ürünlerde ortalama uygunsuzluk oranı yüzde 10,82 olarak belirlendi.- Asansörlere 154 milyon liralık cezaAsansörler, bu dönemde en çok para cezası verilen ürün grubu oldu.Bu dönemde asansörlere yönelik 10 bin 258 denetim gerçekleştirildi. Denetlenen asansörlerden 2 bin 352&#39;si uygunsuz bulundu, 156&#39;sı teste gönderildi ve 181&#39;i için düzeltme süresi verildi.Uygunsuz bulunan asansörlere bu yılın ocak-eylül döneminde 154 milyon 252 bin 869 lira ceza uygulandı.En çok idari para cezasının verildiği diğer ürün grupları ise 58 milyon 715 bin 303 lirayla otomotiv, 18 milyon 663 bin 463 lirayla elektrikli ekipmanlar ve 17 milyon 242 bin 428 lirayla makineler olarak kayıtlara geçti.- Hazır ambalajlı ürünler denetlendiMetroloji alanındaki ürün gruplarında da 9 ayda 1 milyon 622 bin 600 denetim ve muayene gerçekleştirildi. Bu kapsamda 623 bin 441 gaz sayacı ve 283 bin 948 takograf denetlendi.Ayrıca 211 bin 792 akaryakıt ve LPG sayacı ile 195 bin 459 tartı aleti de denetimden geçti.Aynı dönemde, 5 bin 37 hazır ambalajlı mamul denetlendi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 29 Nov 2025 11:12:21 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Attığımız ilk tohumun mutluluğunu yaşıyoruz"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/attigimiz-ilk-tohumun-mutlulugunu-yasiyoruz-5346/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/attigimiz-ilk-tohumun-mutlulugunu-yasiyoruz-5346/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A0A16B-EF6ECE-66BC18-DD0E0E-ABC5EE-54D96F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İSO&#39;dan yapılan açıklamaya göre, Türkiye&#39;de sanayi sektörünün dijital dönüşüm ihtiyaçlarına yanıt vermek, yenilikçi girişimlere destek sağlamak ve geleceğin teknolojilerini sanayi süreçlerine entegre etmek amacıyla kurulan İSO GSYF, ilk stratejik startup yatırımını&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A0A16B-EF6ECE-66BC18-DD0E0E-ABC5EE-54D96F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İSO&#39;dan yapılan açıklamaya göre, Türkiye&#39;de sanayi sektörünün dijital dönüşüm ihtiyaçlarına yanıt vermek, yenilikçi girişimlere destek sağlamak ve geleceğin teknolojilerini sanayi süreçlerine entegre etmek amacıyla kurulan İSO GSYF, ilk stratejik startup yatırımını yerli yapay zeka şirketi Ono&#39;ya gerçekleştirdi.Yapay zekayı, işe alım, kariyer ve performans süreçlerine entegre eden Ono, insan kaynakları alanındaki yenilikçi yaklaşımıyla öne çıkıyor.Yatırım kapsamında, Türk sanayisine yön veren İSO üyesi şirketlerin Ono kullanımının teşvik edilmesiyle özellikle işe alımlarda ve staj programlarında sanayi şirketlerinin yapay zeka destekli teknolojileri kullanmaları sağlanacak.İmza töreni, İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Ono Kurucusu Tunç Erman, İSO Meclis Başkanı Ender Yılmaz ve İSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İrfan Özhamaratlı&#39;nın katılımıyla düzenlendi.- Girişim fonunda ilk yatırımAçıklamada değerlendirmesine yer verilen Bahçıvan, şunları ifade etti:&#34;İstanbul Sanayi Odası olarak, yaşanmakta olan köklü küresel değişim sürecinde gelişmelere seyirci kalmak yerine, global ve bütüncül bir bakış eşliğinde akıl ve gerçeği buluşturan, riskleri ve fırsatları birlikte gören bir yaklaşım ve tutumla geçen yıl kurduğumuz İSO Girişim Sermayesi Yatırım Fonu&#39;muz ile yaptığımız ilk yatırımın, attığımız ilk tohumun mutluluğunu yaşıyoruz.Bizi gelecekte bekleyen küresel rekabet ortamının hepimize yüklediği farklı sorumlulukların bir gereği olarak hayata geçirdiğimiz İSO-GSYF ile önümüzdeki dönemde kuruluş amacına uygun olarak yeni yatırımlara hem rehberlik hem de sermaye desteğiyle yatırım yapmayı ve böylece, sanayimizin istenen dönüşümüne katkı yaparak, rol model olacağımıza inanıyorum.&#34;Ono Kurucusu Tunç Erman da 8 ülkede 138 firmanın insan kaynakları faaliyetlerine yerli yapay zeka çalışmalarıyla destek verdiklerini belirterek, &#34;İşe alım, kariyer ve performans süreçleri başta olmak üzere pek çok modülümüzle dünya çapında 20 dilde hizmet veriyoruz. İSO&#39;nun yatırımıyla birlikte bir ilki gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Bu işbirliği, hem Ono&#39;nun gelişimine hem de İSO bünyesinde bulunan şirketlere büyük değer katacak.&#34; değerlendirmesinde bulundu.BV Portföy kurucularından, İSO GSYF Yatırım Komitesi Üyesi Kenan Çolpan da İSO GSFY olarak yatırım yaparken sanayiciler başta olmak üzere iş dünyasının verimliliğini artıracak, dünyaya açılacak, büyük değerlemelere ulaşacak girişimleri titizlikle seçtiklerini bildirdi. Çolpan, şunları kaydetti:&#34;Bugün BV Portföy İSO GSYF fonumuzun ilk yatırımını, kurulduğu günden itibaren katlanarak büyüyen, insan kaynakları alanında tüm dünyanın ortak derdine inovatif çözüm geliştiren Ono&#39;ya yapmanın heyecanı içindeyiz. İSO GSYF&#39;mizin yakın gelecekte yapacağı tüm yatırımlarının en yüksek başarılara ulaşması için yoğun bir çalışma içinde olduğumuzu ifade etmek istiyorum.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 28 Nov 2025 15:44:17 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[ASO'nun 62. kuruluş yılı ödül töreni gerçekleştirildi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/asonun-62-kurulus-yili-odul-toreni-gerceklestirildi-7437/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/asonun-62-kurulus-yili-odul-toreni-gerceklestirildi-7437/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_963B60-C633A8-22C2A1-57E76C-25FCBC-294960.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ankara Sanayi Odası&#39;nın (ASO) 62. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Ankara&#39;da bir otelde düzenlenen ödül törenine Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, ASO Başkanı Seyit Ardıç ile Ankaralı iş insanları ve sanayiciler katıldı.Hisarcıklıoğlu,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_963B60-C633A8-22C2A1-57E76C-25FCBC-294960.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ankara Sanayi Odası&#39;nın (ASO) 62. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Ankara&#39;da bir otelde düzenlenen ödül törenine Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, ASO Başkanı Seyit Ardıç ile Ankaralı iş insanları ve sanayiciler katıldı.Hisarcıklıoğlu, burada yaptığı konuşmada, Ankara&#39;nın sadece Türkiye&#39;nin başkenti değil, aynı zamanda sanayinin, bilimin, yazılımın, teknolojinin, inovasyonun ve savunma sanayisinin de başkenti olduğunu ifade etti.Ankara&#39;nın savunma sanayisinden sağlık teknolojisine iş ve inşaat makinelerinden yüksek teknoloji üretimine kadar her alanda adından söz ettiren, dünyanın her köşesine ve 190&#39;dan fazla ülkeye sanayi ürünleri ihraç eden bir şehir olduğunu anlatan Hisarcıklıoğlu, ASO&#39;nun buradaki emeklerine dikkati çekti.Otellerdeki &#34;yıldız&#34; sistemi gibi dünyada odalar için de benzer bir standart olduğunu dile getiren Hisarcıklıoğlu &#34;Çok şükür bugün Türkiye&#39;de neredeyse 367 odadan 290 tanesi bu akrediteye ve 5 yıldızlı konuma geldi.&#34; diye konuştu.Hisarcıklıoğlu, uluslararası akredite kuruluşlarınca odaların denetlendiğini belirterek, &#34;Bu denetlemenin sonucunda, Ankara Sanayi Odamız tam 5 yıldızlı hizmet verdiğinin somut göstergesini teyit etmiş oldu.&#34; ifadesini kullandı.ASO&#39;nun her yıl geliştirdiği, artırdığı faaliyetleriyle kurumsal kapasitesiyle iş insanlarının temsil mekanizması olma sorumluluğunu yerine getirdiğine işaret eden Hisarcıklıoğlu, &#34;ASO, hayata geçirdiği projelerle, çalışmalarla Ankara&#39;nın marka değerini artırıyor ve şehrimizi geleceğe taşıyor. Hem bir sanayici hem de TOBB başkanı olarak ASO&#39;nun köklü geçmişiyle icraatlarıyla iftihar ediyorum.&#34; değerlendirmelerinde bulundu.- &#34;İhracatımızın yüzde 90&#39;ından fazlası sanayi ürünlerinden oluşuyor&#34;ASO Başkanı Ardıç ise Ankara&#39;nın OSTİM, Sincan, Temelli bölgesi, İvedik, Kahramankazan, Akyurt ve Siteler başta olmak üzere, savunma ve havacılık sanayisini de kapsayan geniş üretim ekosistemiyle, ülkenin bilgi ve teknoloji üretiminin üssü olduğuna işaret etti.Sanayi ekosisteminin etkin işlerliği ve istikrarlı gelişimi için 40 meslek grubunda 10 bini aşan üye firmasıyla ASO&#39;nun, Türkiye&#39;nin büyüme ve kalkınma sürecine en fazla katkıyı sağlamayı vizyon edindiğini belirten Ardıç, &#34;Onun için bu akşamı sadece bir ödül takdim töreni olarak değil, Ankara&#39;nın ve ülkemizin rekabetçilik, yenilikçilik ve kapsayıcılık ekseninde daha müreffeh bir geleceğe ilerleyişinin güçlü beyanı olarak görüyoruz.&#34; dedi.Ardıç, Ankara&#39;nın bugün, savunma sanayisinden yazılıma, medikalden makineye, kimyadan elektroniğe uzanan geniş üretim zinciriyle ülkenin ihracat ve istihdamında en stratejik merkezlerden biri haline geldiğine dikkati çekerek, &#34;Şehrimiz sadece bir başkent değil, aynı zamanda üretimin, teknolojinin ve ihracatın merkezi olma iddiasını her geçen gün daha yüksek sesle dile getiriyor.&#34; dedi.Rakamların bu gelişmeyi teyit ettiğini belirten Ardıç, şu değerlendirmelerde bulundu:&#34;Yıllık 15 milyar doları aşan ihracatımızın yüzde 90&#39;ından fazlası sanayi ürünlerinden oluşuyor. İhracatımızda yüzde 13,3 yüksek teknoloji payı ile gelişmiş sanayi şehirlerimiz arasında açık ara lider konumdayız. Yaklaşık 4,5 milyar dolar ihracat ve 14 milyar dolara yaklaşan cirosuyla savunma sanayisinde ülkemizin kalbiyiz. Müteahhitlik sektöründe dünyanın en büyük 250 firması arasında yer alan 22 firmamızla küresel oyuncuyuz.&#34;Ardıç, Ankara&#39;nın ihracatının bu yıl 16 milyar doları aşmasını beklediklerine dikkati çekerek, şunları kaydetti:&#34;İhracatımızla Ankara olarak Türkiye&#39;nin gerçek üretim ve teknoloji üssü konumumuzu her geçen gün güçlendiriyoruz. Gerek ihracat hacimlerini gerekse sattıkları ürünlerin kilogram fiyatını artıran ve bugün ödül almaya hak kazanan firmalarımız, bu stratejinin, vizyonun ve güçlü üretim kültürünün temsilcileridir.&#34;ASO 62. Kuruluş Yılı Ödül Organizasyonu kapsamında, ihracat, istihdam, karlılık, AR-GE ve yenilik, ikiz dönüşüm olmak üzere 5 kategoride 28 sanayi firması ödüllendirildi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 28 Nov 2025 10:11:22 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bakan Kacır'dan AB'ye AR-GE ve savunmada işbirliği çağrısı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/bakan-kacirdan-abye-ar-ge-ve-savunmada-isbirligi-cagrisi-9742/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/bakan-kacirdan-abye-ar-ge-ve-savunmada-isbirligi-cagrisi-9742/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_642E40-308BF6-37CFC5-CD777E-8AFC26-95F5A7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kacır, Brüksel temasları kapsamında AB Komisyonunun Startup, Araştırma ve İnovasyondan sorumlu üyesi Ekaterina Zaharieva ile AB Komisyonu merkez binasında yaptığı görüşmenin ardından basına açıklamalarda bulundu.Zaharieva ile heyetler arası görüşme yaptıklarını, Türkiye-AB,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_642E40-308BF6-37CFC5-CD777E-8AFC26-95F5A7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kacır, Brüksel temasları kapsamında AB Komisyonunun Startup, Araştırma ve İnovasyondan sorumlu üyesi Ekaterina Zaharieva ile AB Komisyonu merkez binasında yaptığı görüşmenin ardından basına açıklamalarda bulundu.Zaharieva ile heyetler arası görüşme yaptıklarını, Türkiye-AB, Bilim, Araştırma, Teknoloji ve Yenilik Yüksek Düzeyli Diyalog 3. Toplantısını gerçekleştireceklerini belirten Kacır, &#34;AB ve Türkiye ilişkileri iki taraf açısından da çok kıymetli. AB, Türkiye&#39;nin en büyük ekonomik ve ticari paydaşı. Bu ilişkileri besleyen en önemli unsurlardan biri, araştırma, inovasyon ve girişimcilik alanında gerçekleştirdiğimiz işbirlikleri.&#34; diye konuştu.Bakan Kacır, Türkiye&#39;nin 2003 yılından bu yana AB çerçeve programlarının bir paydaşı olduğunu hatırlatarak, Türkiye&#39;nin araştırma geliştirme ekosisteminin hızla geliştiği bu dönemde AB ile gerçekleştirdiği işbirliklerinin çok büyük bir katkı sağladığını belirtti.Ufuk Avrupa programında Türkiye&#39;den 1194 araştırmacı ve şirketlerin 729 projede yer alarak 362 milyon avro hibe kazandıklarını anımsatan Kacır, Türkiye&#39;nin koordinatörlük rolü üstlendiği projelerin sayısının 29 olduğunu anlattı.Kacır, 2021-2027 yıllarını kapsayan Ufuk Avrupa programında büyük ölçekte 55 uluslararası işbirliği projesine Türkiye&#39;den araştırmacılar ve ilgili kurumların liderlik ettiğini, bunun da Türkiye&#39;deki ekosistemin geldiği seviyeyi ispat eder nitelikte olduğunu söyledi.- Türkiye&#39;nin AR-GE ve inovasyon kapasitesi hızla yükseldi&#34;Gerçekten son 22 yıllık dönemde Türkiye&#39;nin araştırma, geliştirme ve inovasyon kapasitesi büyük bir hızla yükseldi.&#34; diyen Bakan Kacır, Türkiye&#39;de 2002&#39;de milli gelirin binde 5&#39;inin AR-GE&#39;ye ayrıldığını, geçen yıl bunun yüzde 1,46 seviyesine çıktığını, söz konusu dönemlerde Türkiye&#39;nin AR-GE harcamalarının da 1,2 milyar dolardan 19,9 milyar dolara ulaştığını vurguladı.Kacır, Türkiye&#39;de araştırma geliştirmeye özel sektörün liderlik ediyor olmasının da önemli olduğunu, geçen yıl Türkiye&#39;deki AR-GE faaliyetlerinin yüzde 65&#39;ini Türk özel sektörünün gerçekleştirdiğini ifade etti.Türkiye&#39;nin AR-GE insan kaynağının 2002&#39;de sadece 29 bin olduğunu, geçen yıl tam zamanlı AR-GE insan kaynağının 311 bine yükseldiğini anlatan Bakan Kacır, &#34;Bütün bunlar aslında Türkiye&#39;nin Avrupa&#39;da en hızlı araştırma geliştirme kabiliyetlerini yükselten ülkelerden biri haline geldiğinin ispatı niteliğinde. Milli gelirimizden araştırma geliştirmeye ayırdığımız pay İtalya-İspanya gibi Avrupa&#39;nın önde gelen ülkeleriyle aynı düzeye erişti.&#34; diye konuştu.Bakan Kacır, &#34;Bunlar, AB&#39;nin, AB Komisyonunun Türkiye ile AR-GE ve inovasyon başlıklarında, teknoloji girişimciliği başlıklarında daha güçlü işbirlikleri yapmasına vesile olan unsurlar. Teknoparklarımızın sayısını 113&#39;e çıkardık. 12 bin teknoloji girişimimiz bugün Türkiye&#39;nin teknoparklarında Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarını sürdürüyor. Özel sektörümüzün bünyesinde 1700&#39;den fazla AR-GE ve tasarım merkezimiz var.&#34; dedi.- Fikri mülkiyette muazzam gelişmeTürkiye&#39;nin fikri mülkiyette de muazzam bir gelişme kaydettiğine işaret eden Kacır, sözlerini şöyle sürdürdü:&#34;2002&#39;de Türkiye&#39;nin yerli patent başvuru sayısı 414&#39;tü, geçtiğimiz yıl 10 bini aştı ve Türkiye artık patent başvuru sayısında dünyada ilk 10 ülke arasında. Geçtiğimiz yılın fikri ve mülkiyet göstergeleri arasında bizi en çok mutlu eden hususlardan biri de uluslararası patent başvurularında kadın buluşçuların payı göstergesinde Türkiye&#39;nin dünya lideri haline gelmesi. Bu, ekosistemimizin kadınıyla erkeğiyle Türkiye&#39;nin stratejik hedeflerine ve fikri mülkiyet kapasitesine sunduğu katkının ispatı niteliğinde.&#34;Bakan Kacır, &#34;AB&#39;nin inovasyon ve araştırma geliştirmeye ayırdığı kaynakların önümüzdeki dönemde artacağını görüyoruz.&#34; dedi.AB içinde 2028-2034 dönemini kapsayacak programlarla ilgili hazırlık çalışmalarının büyük bir hızla devam ettiğini anlatan Kacır, şöyle devam etti:&#34;Biz de AB programlarına dahil olmaya yönelik çalışmalar sürdürüyoruz. 2028-2034 yıllarını kapsayacak bir sonraki AR-GE çerçeve programının, Ufuk Avrupa programının bir sonraki versiyonunun mevcudun iki katına yakın bir bütçeye sahip olması öngörülüyor. 10. çerçeve programının 175 milyar avroya çıkması öngörülüyor. Bu Türkiye için yeni fırsatların doğacağına işaret ediyor. Yine bunun yanında Avrupa Rekabetçilik Fonu 451 milyar avroya yakın bir bütçeye sahip olabilir. Bütün bu programlara Türkiye&#39;nin güçlü AR-GE ve yenilik ekosistemiyle katılımını biz çok önemsiyoruz ve bütün bu temaslarımızda ekosistemlerimiz arasındaki işbirliklerinin güçlenmesine yönelik adımlarımızı Avrupalı paydaşlarımızla, muhataplarımızla istişare ediyoruz.&#34;Kacır, Türkiye-AB ilişkilerinde Gümrük Birliği&#39;nin güncellenmesi ve kapsamının geliştirilmesiyle Türk vatandaşlarına vize serbestisi sağlanmasının ana başlıklar arasında yer aldığını söyledi.AB&#39;nin 150 milyar avroluk &#34;Avrupa Güvenlik Eylemi&#34; (SAFE) ortak savunma finansman programına ilişkin Kacır, şunları söyledi:&#34;Hedefimiz AB&#39;nin özellikle önümüzdeki dönemde güvenlik alanında atacağı adımlarda Türkiye&#39;nin de güçlü şekilde rol oynaması. Bu anlamda malumunuz Avrupa Güvenlik Eylem Programı&#39;nı (SAFE) AB ilan etti. Program, AB&#39;de gerçekleşecek güvenlik odaklı, savunma odaklı yatırımlara uzun vadeli uygun koşullarda finansman imkanları sağlayacak. Bunlara Türkiye&#39;den katılımcıların Avrupalı paydaşlarla bir takım işbirlikleri yapma imkanları doğacak.&#34; diye konuştu.Kacır, &#34;Bütün bunların Türkiye&#39;nin dışarıda tutulduğu bir yaklaşımla ele alınması söz konusu olmayacaktır diye öngörüyoruz. Türkiye&#39;nin sahip olduğu savunma teknolojileri kapasitesi bütün dünyaca malum. Türkiye savunma sanayinde yerli milli sistemlerinin payını yüzde 20&#39;lerden yüzde 80&#39;lere çıkarmayı başardı. AB için bu oran halihazırda yüzde 20 seviyesinde.&#34; diye konuştu.Türkiye&#39;nin bazı kritik savunma teknolojilerinde dünyanın lider ülkeleri arasında olduğuna işaret eden Kacır, sözlerini şöyle tamamladı:&#34;Savunma sanayinin en önemli unsurlarından biri haline gelen insansız hava araçlarından dünya pazarının yüzde 68&#39;i Türk markalarının elinde. Yine pek çok savunma teknolojisi başlığında Türkiye Avrupa&#39;ya değer katacak kritik imkan ve kabiliyetlere sahip. Kazan-kazan anlayışı içinde Türkiye&#39;nin kabiliyetlerini, imkanlarını, fırsatlarını Avrupalı paydaşlarımızla buluşturmak ve daha güvenli bir Avrupa için birlikte çalışmak arzusundayız. Bütün bu temaslarımızla önümüzdeki dönemde bu alanlardaki işbirliklerinin, ümit ediyorum ki önünü açacaktır.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 28 Nov 2025 10:03:33 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Sanayinin geleceğini şekillendirecek en önemli 4 trend"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayinin-gelecegini-sekillendirecek-en-onemli-4-trend-5706/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayinin-gelecegini-sekillendirecek-en-onemli-4-trend-5706/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C4D43A-9AD621-D0BAFA-BE4A13-583C42-7CBE74.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Küresel rekabetin sertleştiği, maliyet baskılarının arttığı ve teknolojinin üretim süreçlerine hızla entegre olduğu bir dönemde, Türkiye sanayisi kritik bir eşikten geçiyor. İşletmelerin verimlilik, kalite ve sürdürülebilirlik hedeflerini yeniden tanımlayan bu dönüşüm; robotik&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C4D43A-9AD621-D0BAFA-BE4A13-583C42-7CBE74.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Küresel rekabetin sertleştiği, maliyet baskılarının arttığı ve teknolojinin üretim süreçlerine hızla entegre olduğu bir dönemde, Türkiye sanayisi kritik bir eşikten geçiyor. İşletmelerin verimlilik, kalite ve sürdürülebilirlik hedeflerini yeniden tanımlayan bu dönüşüm; robotik sistemlerden veri analitiğine, enerji yönetiminden CNC ekosistemindeki dijitalleşmeye kadar geniş bir alanı kapsıyor. Sanayi yatırımlarında yön belirleyici rol oynayan bu dört trend, 2026 ve sonrasında üretim modellerinin tamamen yeniden şekilleneceğini gösteriyor.Otomasyon ve robotik entegrasyon sanayinin yeni standardı oluyorÜretim hatlarında otomasyon sistemlerinin ve robotik çözümlerin hızla yaygınlaşması hem verimliliği hem de kalite tutarlılığını artıran en kritik faktörlerden biri hâline geldi. Robotik hücreler özellikle tekrarlayan operasyonlarda insan hatasını en aza indirirken, üretim bandının hızını artırarak rekabet gücünü doğrudan etkiliyor. KOBİ'lerin dahi otomasyon yatırımlarına yönelmesi, dönüşümün sadece büyük ölçekli tesislerle sınırlı kalmadığını gösteriyor.Yapay zekâ ve büyük veri, üretim yönetimini tamamen değiştiriyorAkıllı fabrika yaklaşımının merkezinde büyük veri analitiği ve yapay zekâ yer alıyor. Kestirimci bakım uygulamaları, makine duruşlarını azaltıyor; gerçek zamanlı veri analizi ise üretim akışını optimize ederek maliyetleri aşağı çekiyor. Bu dönüşüm; CNC tezgâhlarının performans takibinden enerji yönetimine kadar üretim hattının tüm bileşenlerini daha öngörülebilir, ölçülebilir ve kontrol edilebilir hâle getiriyor.Sürdürülebilirlik ve enerji verimliliği yatırım stratejilerinin merkezine yerleşiyorEnerji maliyetlerinin artması ve uluslararası regülasyonların sıkılaşması, işletmeleri daha düşük enerji tüketen, çevresel etkisi azaltılmış teknolojilere yönlendiriyor. Modern tesis tasarımları artık karbon ayak izinin azaltılması, geri dönüşüm odaklı süreçler ve enerji verimliliği kriterleriyle şekilleniyor. Bu değişim, sadece çevresel sorumluluk değil; aynı zamanda uzun vadeli rekabet avantajı sağlayan bir yatırım stratejisi olarak görülüyor.İleri üretim teknolojileri ve CNC ekosisteminde dijital dönüşüm hızlanıyorYeni nesil CNC tezgâhları artık yüksek hassasiyet ve işleme kapasitesini dijital altyapı ile birleştiriyor. Uzaktan izleme, adaptif kontrol, yapay zekâ destekli performans analizi ve dijital ikiz uygulamaları gibi teknolojiler, üretimde sıfıra yakın hata oranı ve daha kısa yatırım geri dönüş süresi sağlıyor. Özellikle otomotiv, savunma, enerji ve kalıp sektörlerinde dijitalleşmiş tezgâhların sağladığı rekabet avantajı giderek belirginleşiyor."GNC Makina, bu dönüşüme uyum sağlayan değil; sektörde öncülük etmeyi hedefleyen bir oyuncu olarak konumlanıyor"Sanayinin geleceğini şekillendiren önemli trendleri hakkında değerlendirmelerde bulunan GNC Makina Genel Müdürü Gökhan Yıldız, "Sanayide yaşadığımız dönüşüm, yalnızca makine parkını yenilemekten ibaret değil; üretimin tüm katmanlarını etkileyen yapısal bir değişimden söz ediyoruz. Otomasyon, veri odaklı üretim ve sürdürülebilirlik, işletmelerin rekabet gücünü belirleyen en güçlü bileşen hâline geldi. GNC Makina olarak bu dönüşüme sadece uyum sağlamakla yetinmiyor, sektörde öncülük eden oyunculardan biri olmak için yatırımlarımızı ve stratejilerimizi bu doğrultuda şekillendiriyoruz. Türkiye'nin üretim gücü bu teknolojik sıçramayı ne kadar erken benimserse küresel rekabette o kadar güçlü bir konumlanma elde edeceğine inanıyoruz." ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 26 Nov 2025 16:30:10 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İGSAŞ yeni mobil uygulaması "Filiz"i devreye aldı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/igsas-yeni-mobil-uygulamasi-filizi-devreye-aldi-1575/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/igsas-yeni-mobil-uygulamasi-filizi-devreye-aldi-1575/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_30A02F-8AB04C-4A31C6-06B5EF-B8D124-EE709C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yıldızlar Yatırım Holding bünyesinde faaliyet gösteren gübre sektörü şirketlerinden İGSAŞ, 18-21 Kasım&#39;da Antalya&#39;da düzenlenen dünyanın önemli tarım fuarlarından Growtech&#39;te tarımın geleceğini şekillendiren yenilikçi ürünlerini ve dijital çözümlerini tanıttı.Auto&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_30A02F-8AB04C-4A31C6-06B5EF-B8D124-EE709C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yıldızlar Yatırım Holding bünyesinde faaliyet gösteren gübre sektörü şirketlerinden İGSAŞ, 18-21 Kasım&#39;da Antalya&#39;da düzenlenen dünyanın önemli tarım fuarlarından Growtech&#39;te tarımın geleceğini şekillendiren yenilikçi ürünlerini ve dijital çözümlerini tanıttı.Auto Grade Üre ve TerraForte gibi katma değerli ürünlerin yanı sıra İGSAŞ Connect ve Çiftçi Mobil Uygulaması gibi dijital uygulamalarıyla da tarımın geleceğine yön veren İGSAŞ, sektör profesyonellerinden ilgi gördü.İGSAŞ Genel Müdürü İlkay Ünal, AA muhabirine, İGSAŞ&#39;ın Türk tarımının, çiftçisinin ve toprağının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.Yaklaşık 55 yıldır Türk tarımının hizmetinde olduklarını belirten Ünal, &#34;2025 yılı itibarıyla Türkiye&#39;de yaklaşık 2 milyon ton üretim kapasitesine çıkmış bir İGSAŞ&#39;ı konuşuyoruz. 5 fabrikamızla Hatay&#39;dan Antalya&#39;ya Samsun&#39;dan Kütahya&#39;ya, Kocaeli&#39;ye kadar üretim tesislerimizle, Türkiye&#39;nin 5 ayrı bölgesindeki depolarımızla lojistik olarak bayilerimizin, çiftçilerimizin yanında yer alıyoruz.&#34; diye konuştu.Bazı ürünlerde Türkiye&#39;de ve pek çok yakın coğrafyada tek olduklarını dile getiren Ünal, Kocaeli&#39;deki üre amonyak tesisinin bir entegre tesis olarak 55 yıldır Türkiye&#39;de bugün hala tek olduğunu ifade etti.İGSAŞ&#39;ın gübre sektöründe, bulunduğu camia içerisinde şu anda üst sıralarda yer aldığını vurgulayan Ünal, Türkiye&#39;nin değişik bölgelerinde Yönetim Kurulu Üyesi Hakkı Yıldız liderliğinde çok ciddi projeler çalıştıklarını, 2030 ile ilgili orta vadede çok büyük hedefler koyduklarını ifade etti.Ünal, yaklaşık 950 kişilik bir aile olduklarını belirterek, kadın çalışan sayısını da her geçen gün artırdıklarına işaret etti.Yüzü Türkiye topraklarına dönük bir şirket olduklarını dile getiren Ünal, &#34;İGSAŞ olarak yaklaşık 6 senedir üstün ihracat performansı göstererek bugün toplamda 42 ülkeye ihracat yapıyoruz. Yani Afrika&#39;dan Amerika&#39;ya Avustralya&#39;dan Orta Asya&#39;ya kadar Avrupa&#39;nın pek çok ülkesine İGSAŞ bugün sadece tarımsal ürünüyle değil pek çok farklı ürünüyle elini uzatabiliyor.&#34; bilgisini verdi.- &#34;Çiftçilerimizin hayatını kolaylaştıran uygulamalar&#34;Ünal, geliştirdikleri mobil uygulamaları fuar aracılığıyla çiftçiler, üniversite öğrencileri ve ilgililerle buluşturduklarını söyledi.&#34;Toprağıma Minnettarım&#34;, &#34;Toprağın İzinde&#34;, &#34;Tarladan Sofraya&#34; gibi başlıklar altında Türkiye&#39;nin her yerini karış karış dolaşarak ziraat odaları, çiftçiler ve bayilerle hareket ettiklerini anlatan Ünal, bayiler aracılığıyla çiftçilere mobil uygulamaların hayatlarını nasıl kolaylaştırdığını danışmanlarla anlattıklarını bildirdi.Dijitalleşmenin tarımdaki öneminin büyük olduğuna dikkati çeken Ünal, şöyle devam etti:&#34;Bunlar aslında çiftçilerimizin hayatını kolaylaştıran uygulamalar. İGSAŞ Connect uygulamasında, aslında kendi arazisinin, kendi toprağının koordinatına girdiğinde anlaşmalı olduğumuz uydu şirketleri vasıtasıyla çiftçi tarlasının, ekiminin, suyun ve toprağının durumunu görebiliyor. Gelişimle ilgili durumlarını, suyla ilgili eksiklik varsa harita üzerindeki yoğunluğu görebiliyor. Burada lansmanını yaptığımız yapay zeka uygulamamız var, adı Filiz. Herkes bu uygulama üzerinden fotoğrafı çekip direkt Filiz&#39;e ne önerebileceğini sorabiliyor. Susuzlukla, gübrelemeyle ilgili, toprak düzenleyici olarak ekim deseniyle ilgili Filiz&#39;e sorularını sorabiliyor. Filiz bunları anlayabiliyor.&#34;- Suyun sürdürülebilirliğine büyük önem veriyoruz.Ünal, İGSAŞ&#39;ın kimyevi gübre üreticisi gibi görünebildiğini fakat aynı zamanda organomineral, bitki besleyicileri de üreten, bununla ilgili Ar-Ge ve Ür-Ge faaliyetlerini pek çok üniversiteyle ve TÜBİTAK&#39;la yürüten bir kuruluş olduğunun altını çizdi.Devlet kültüründen gelen, ülkesi için dertlenen bir şirket olduklarını vurgulayan Ünal, ülke olarak dertlenilmesi gereken en önemli konunun su olduğunu dile getirdi.Suyun sürdürülebilirliğine büyük önem verdiklerini belirten Ünal, sözlerini şöyle sürdürdü:&#34;Yıldızlar Yatırım Holdingimizde &#39;değer&#39; diye bir kavram var. İnsana değer, yaşama değer gibi büyük kavramlarımız var. &#39;Bir damla suya değer&#39; mottosuyla şimdi pek çok su projemizi bu başlık altını topluyoruz. Su tüketimini nasıl azaltabiliriz?&#39; derdiyle dertlenerek pek çok proje hazırladık. Bugün masamızda onaylanmış 10 milyon avroluk proje var ve bunlarla beraber 2026 sonunda 1,5-1,7 milyon ton suyu tasarruf edeceğiz.&#34;Ünal, Tarım ve Orman Bakanlığı ile çok yoğun çalışmalar gerçekleştirdiklerini, Bakanlıkla iki yıl önce İstanbul Kağıthane&#39;de &#34;Dikey Tarım Uygulaması&#34; projesini yaptıklarını hatırlattı.Kağıthane&#39;de belediyeye ait bir otoparkın 30 metre altında bu projeyi hayata geçirdiklerini aktaran Ünal, &#34;Üç metre daha derin olsa dünya rekoru oluyormuş, dünya ikincisi olduk. Yüzde 98 su tasarrufu var, kimyevi gübre yok. 12 ay boyunca sürdürülebilir aynı kalitede, aynı verimde üretim var. Kapalı döngü bir ekonomi yaratıyorsunuz ve aslında gençlere ilham oluyorsunuz.&#34; diye konuştu.Ünal, bu uygulamanın sürdürülebilir tarım için ne kadar önemli olduğunu gördüklerini ve bu çalışmayı üniversiteli gençlerin hizmetine sunmayı planladıklarını sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 24 Nov 2025 10:49:03 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[IQ Alüminyum, yeni ürünlerini Avrasya Pencere Fuarı'nda tanıttı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/iq-aluminyum-yeni-urunlerini-avrasya-pencere-fuarinda-tanitti-5555/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/iq-aluminyum-yeni-urunlerini-avrasya-pencere-fuarinda-tanitti-5555/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3B6938-09ABA1-12C356-9F3F03-005387-521E93.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi'nde 26. kez kapılarını açan Avrasya Pencere Fuarı'na katılan IQ Alüminyum, burada inovatif, modern ve kullanım avantajları ile öne çıkan ürünlerini sergiledi. Sektör profesyonellerinin büyük ilgi gösterdiği fuarda üç yeni ürünü Kendinden Contalı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3B6938-09ABA1-12C356-9F3F03-005387-521E93.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi'nde 26. kez kapılarını açan Avrasya Pencere Fuarı'na katılan IQ Alüminyum, burada inovatif, modern ve kullanım avantajları ile öne çıkan ürünlerini sergiledi. Sektör profesyonellerinin büyük ilgi gösterdiği fuarda üç yeni ürünü Kendinden Contalı Formo, Renova ve New Ingentis modellerini de ilk kez ziyaretçilere tanıtan IQ Alüminyum yenilikçi yaklaşımını da ortaya koydu.Avrasya bölgesinin sektörel anlamda önemli fuarları arasında yer alan Avrasya Pencere Fuarı, 15 -18 Kasım tarihleri arasında ziyaretçilerini ağırladı. Sektörün gelecek vizyonunu ortaya koyduğu, yeni ürünlerin sergilendiği fuarda IQ Alüminyum standı da sektör profesyonellerinin en çok ilgi gösterdiği markalardan biri oldu. Tüketicilere ve sektör profesyonellerine geniş ürün portföyünü fuarda sunan IQ Alüminyum, bir yandan ürün ve hizmetlerini tanıttı bir yandan da iş birliği fırsatlarını değerlendirme şansı buldu.Standında çok sayıda ziyaretçiyi konuk eden IQ Alüminyum'un tanıttığı en dikkat çeken ürünleri ise ilk kez görücüye çıkardığı Formo, Renova ve New Ingentis modelleri oldu. Kendinden contalı açılır pencere sistemi olan Formo serisi modeli, Türkiye'de ilk ve tek olma özelliğiyle de öne çıktı. Ziyaretçilerin ve sektör profesyonellerinin ilgisini çeken bu model, üretim hattında entegre edilen conta sistemi sayesinde atölyede montaj süresini kısaltarak, daha az işçilik sayesinde zaman ve maliyet avantajı sağlıyor.Fuarla ilgili değerlendirmelerde bu lunan IQ Alüminyum Marka Direktörü Şafak Arslan Şenkal, ziyaretçi ilgisinin beklentilerinin üzerinde olduğunu ve sektör profesyonelleri ile de olumlu görüş alış verişinde bulunduklarını ifade etti. Şenkal, "Pencere sektöründe Avrasya Bölgesindeki önemli firmalarla birlikte bu fuarda yer aldık ve IQ Alüminyum olarak ürünlerimizi sergiledik. Fuarda pek çok sektör profesyoneliyle bire bir görüşmeler gerçekleştirerek karşılıklı görüş alışverişinde bulunduk ve potansiyel işbirliklerini değerlendirdik. Bizim için verimli bir fuar olduğunu söyleyebilirim" diye konuştu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 21 Nov 2025 14:17:30 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[KSO 18. Sektörel Performans ödülleri sahiplerini buldu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kso-18-sektorel-performans-odulleri-sahiplerini-buldu-8326/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kso-18-sektorel-performans-odulleri-sahiplerini-buldu-8326/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1BCB4D-CDB681-E8AB56-E5EDE0-A2EE45-6CB469.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />KSO&#39;da düzenlenen törende konuşan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Kocaeli'nin Türkiye sanayisindeki kritik rolüne dikkati çekti.Türkiye&#39;de üretimi olan 4 bin ürünün en çok üretim kapasitesine sahip iller içerisinde Kocaeli&#39;nin 788 ürünle Türkiye&#39;de üçüncü&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1BCB4D-CDB681-E8AB56-E5EDE0-A2EE45-6CB469.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />KSO&#39;da düzenlenen törende konuşan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Kocaeli'nin Türkiye sanayisindeki kritik rolüne dikkati çekti.Türkiye&#39;de üretimi olan 4 bin ürünün en çok üretim kapasitesine sahip iller içerisinde Kocaeli&#39;nin 788 ürünle Türkiye&#39;de üçüncü sırada olduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, Kocaeli&#39;nin OSB&#39;leri, teknoparkları, serbest bölgeleri, üniversiteleri, limanıyla komple bir üretim ve ihracat merkezi konumunda olduğuna işaret etti.Hisarcıklıoğlu, &#34;Kocaeli kazanınca aslında baktığımız zaman Türkiye kazanıyor. Ülkemiz genelinde 69 ilin vergi gelirlerinin toplamından daha fazlasını Kocaeli&#39;miz sağlamaktadır. Türkiye sanayi üretiminin yedide biri Kocaeli&#39;den geliyor. Toplam ihracatın onda biri, otomotiv üretiminin üçte birini tek başına Kocaeli&#39;miz sağlıyor.&#34; diye konuştu.Sanayicilerden gelen talepleri görevi gereği Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere ilgili tüm bakanlara aktardığına değinen Hisarcıklıoğlu, &#34;Bu konuların pek çoğundan da olumlu sonuçlar alıyoruz. İnşallah tüm sıkıntılarımızın adım adım aşılacağı günleri de hep beraber bekliyoruz.&#34; dedi.Hisarcıklıoğlu, Kocaeli Sanayi Odası&#39;nın &#34;Sürdürülebilir Performans Ödülleri&#34;nin kurumsallaşan, güzel bir organizasyon olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:&#34;Türk sanayisinin gücünü dünyaya tanıtan sanayicilerimizi biraz sonra ödüllendireceğiz. Burada fazlasıyla hak ettikleri ödülleri alacak olan tüm sanayici kardeşlerimi de yürekten kutluyorum. Zorluklara rağmen yılmadan çalışan, siz değerli sanayicilerimiz, ülkemiz yarınlarına umutla bakmamızı sağlamaktasınız. Sizlerle ve tüm sanayici kardeşlerimle tek tek iftihar ediyor, gurur duyuyorum.&#34;- &#34;Sanayi kuruluşları da artık çevre dostu üretim anlayışıyla hareket ediyor&#34;Vali İlhami Aktaş, başarı gösteren firmaları tebrik ederek, Kocaeli&#39;nin sanayi kimliğinin yanı sıra doğal zenginliklerini de koruyan bir şehir olduğuna dikkati çekti.Aktaş, Kocaeli'yi sonradan tanıyanların genelde &#34;Kocaeli&#39;yi böyle bilmiyorduk.&#34; dediğini ifade ederek, Kocaeli&#39;nin tarımıyla, toprağıyla, ormanıyla cennetten bir köşe olduğunu söyledi.Sanayi kuruluşlarının da artık çevreyi kirleten değil, çevre dostu üretim anlayışıyla hareket ettiğine işaret eden Aktaş, konuşmasını şöyle sürdürdü:&#34;Sanayide özellikle son yıllarda teknolojinin de gelişmesiyle neredeyse birçok sanayi kuruluşumuzda sıfır çevre kirliliğiyle faaliyet yürütülmekte. Sanayimizin bu anlamda çevreyi kirleten değil çevre dostu, çevrenin gelecek nesillere emanet bir olgu olduğu bilinciyle yürütüldüğüne şahitlik ediyoruz. Birçok sanayi kuruluşunda olduğu gibi OSB&#39;lerimizde de atık yönetiminden çevre temizliğine kadar arkadaşlarımızın çok hassas bir şekilde çalışmalarına yine şahidiz. Bugün ödül alsın ya da almasın tüm sanayi kuruluşlarımıza, tüm işletmelerimize bu konuda da gösterdikleri duyarlılıktan dolayı şükranlarımı sunuyorum. Üretim yapan, emek harcayan, ülkenin gelişmesine, ekonomisine, tuğlasının üstüne bir tuğla koyan siz kıymetli iş adamlarına milletimiz adına, devletimiz adına şükranlarımı yineliyorum.&#34;Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, ödül almaya hak kazanan firmaları kutladığını söyledi.Çevre adına sanayide gri su kullanımının yaygınlaştırılması çağrısında bulunmak istediğini ifade eden Büyükakın, sanayinin Kocaeli&#39;de kullandığı yıllık su tüketim miktarının yaklaşık 45 milyon metreküp, Yuvacık Barajı&#39;nın su tutma kapasitesinin 50 milyon metreküp, gri su kapasitesinin yaklaşık 45 milyon metreküp olduğunu kaydetti.Gri su kullanımıyla suyun sürdürülebilirliği açısından önemli bir iş yapılacağına dikkati çeken Büyükakın, &#34;Çağrılarımıza uyan, bu konuda ciddi yatırım yapan firmalarımız oldu. Mesela Sarkuysan, Kroman Çelik Gebze bölgemizde çok ciddi bir geri kazanım tesisini hayata geçirmek için yola çıktılar. Onları da ayrıca tebrik etmek istiyorum.&#34; diye konuştu.Kentin gelişmesi için Büyükşehir Belediyesinin imkanlarını sanayicilerin işini kolaylaştıracak şekilde seferber etmeye hazır olduklarını dile getiren Büyükakın, şehrin bazı ihtiyaçları olduğunu, o konularda da aynı rotada birlikte yol almak gerektiğini söyledi.- Kocaelispor&#39;a yardım çağrısıBüyükakın, daha önce çağrı yapmalarına rağmen mesafe katedemedikleri bazı konular olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:&#34;Oda başkanlarımız bu şehirde çok güzel işler yapıyor ama Kocaelispor&#39;un desteklenmesi konusunda zayıf kalıyorlar. Kocaelispor konusunda tüm sanayicilerimizi bir kez daha sürece katkı vermeye davet ediyorum. Buradaki neredeyse herkesle bire bir görüştüm. Çok çok küçük bütçelerle aslında Kocaelispor&#39;un da sürdürülebilir bir şekilde bu liglerde var olması ve adından söz ettirmesi mümkün. Şehir takımları o şehirlerin ayakta kalması, ortak şehir kültürünün yaratılması, şehre aidiyet duygusunun geliştirilmesi açısından kıymetli. Şimdi ben buradan söyleyeceğim, yine unutulacak. Ondan sonra da tek tek her birinizden daha ciddi, daha büyük katkılar talep etmek zorunda kalacağız. Kocaeli&#39;de ayda 1000 dolar verebilecek, 1000 firma var mı yok mu? Var, değil mi? Bu her ay 1 milyon dolar eder, senede 12 milyon dolar eder. Kimse ciddi bir yükün altına girmeksizin Kocaelispor&#39;u çok rahatlıkla taşıyabilir hale geliriz. Ama kimse elini kıpırdatmazsa yılda 12 bin dolar gibi bir bütçeyi Kocaelispor&#39;a vermekten imtina ederse sanayiciler bizim Kocaelispor&#39;u taşıma şansımız kalmaz. Ondan sonra birilerinden daha büyük bütçeler talep etmek zorunda kalırız. Bu da sizler açısından sağlıklı ve sürdürülebilir olmaz.&#34;- Ödüller sahiplerini bulduKSO Başkanı Ayhan Zeytinoğlu ise programın amacını, sadece finansal başarıyı değil, çevresel, sosyal ve yönetişim kriterlerini de esas alan firmaları desteklemek olarak özetledi.Organizasyonun gönüllülük esasına dayandığını belirten Zeytinoğlu, &#34;Firmalarımızı yedi ana dalda değerlendiriyoruz, finansal performans, dış ticaret, operasyonel verimlilik, çevre, sosyal etki, yönetişim, dijitalleşme ve AR-GE inovasyon. Katılan firmalara geri bildirim raporu veriyoruz.&#34; diye konuştu.Konuşmaların ardından, dereceye giren 8 firmanın temsilcilerine &#34;KOBİ&#34;, &#34;Büyük Ölçekli Kuruluş&#34;, &#34;Teşvik&#34; ve &#34;Mükemmeliyet&#34; ödülleri verildi.Bu yılki büyük ödül, &#34;KOBİ&#34; alanında SMS Sanayi Malzemeleri Üretim Ve Satışı AŞ&#39;nin, &#34;Büyük Ölçekli Kuruluş&#34; alanında Ford Otomotiv Sanayi AŞ&#39;nin, &#34;Teşvik&#34; ödülü Hemac Makina Kalıp ve Yedek Parça İmalatı Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi&#39;nin, &#34;Mükemmeliyet&#34; ödülü de Türkiye Petrol Rafinerileri AŞ&#39;nin (TÜPRAŞ) oldu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 19 Nov 2025 09:10:53 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[DOSAB 35 yıldır sanayide öncü]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/dosab-35-yildir-sanayide-oncu-3092/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/dosab-35-yildir-sanayide-oncu-3092/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_740FD7-46C9EF-4ECC2D-C8235E-908B31-3AE852.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi (DOSAB), 1990 yılında kurulduğu günden bu yana Bursa ve Türkiye sanayisinde önemli bir rol oynadı. 600'ün üzerinde faal firmasıyla tekstil ve otomotiv ağırlıklı üretim yapan bölge, yaklaşık 40 bin kişiye istihdam sağlıyor ve 4,5 milyar dolar ihracat&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_740FD7-46C9EF-4ECC2D-C8235E-908B31-3AE852.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi (DOSAB), 1990 yılında kurulduğu günden bu yana Bursa ve Türkiye sanayisinde önemli bir rol oynadı. 600'ün üzerinde faal firmasıyla tekstil ve otomotiv ağırlıklı üretim yapan bölge, yaklaşık 40 bin kişiye istihdam sağlıyor ve 4,5 milyar dolar ihracat potansiyeline sahip. DOSAB, modern altyapısı, çevreye duyarlı üretim anlayışı ve teknolojik yatırımlarıyla öncü bir sanayi bölgesi olarak öne çıkıyor.35.yıl kutlama gecesi 4 Kasım 2025'te Hilton Bursa'da gerçekleştirildi. Etkinliğe DOSAB Yönetim Kurulu Başkanı Levent Eski, eski başkanlar, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın ve bölgedeki sanayiciler ile eşleri dahil toplam 450 davetli katıldı. Gecede, 'Geçmişimiz Gururumuz, Gücümüz Geleceğimiz' sloganı ön plana çıkarıldı.SANAYİCİLERE MÜJDE VERDİBursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, gecede sanayicilere hitap etti. Bozbey, DOSAB&#39;ın hem örnek yatırımları hem de topluma katkı sağlayan sosyal sorumluluk projeleri ile öncü bir sanayi bölgesi olduğunu belirtti.Bozbey, T2 tramvay hattının uzatılarak DOSAB'ın içinden geçirileceğini ve Demirtaş&#39;a ulaşacağı müjdesini verdi.DOSAB Başkanı Levent Eski &#34;Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mustafa Bozbey ile konuşurken bir müjdeyi bizlere duyurdu. T2 hattı, sanayi bölgemizin içinden geçecek şekilde uzatılacağını söyledi. Kendisine hepimiz adına teşekkür ediyorum." dedi.DOSAB GURURUMUZOsmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın da gecede DOSAB&#39;lı sanayicilere hitap etti. DOSAB&#39;ın Osmangazi Belediyesi sınırları içindek tek organize sanayi bölgesi olduğunu hatırlatan Aydın, &#34;Bizler hem Bölge Müdürlüğümüz hem de bölge sanayicilerimizle daima iletişim ve işbirliği içinde olduk. Ortaklaşa güzel projelere imza attık. DOSAB&#39;ın katkılarını ve örnek olan yatırım ve projelerini gıptayla izliyor, bundan sonraki çalışmalarında da başarılar diliyoruz&#34; dedi.Gecede eski başkanlara özel teşekkür hediyeleri takdim edildi. DOSAB kurucu Başkanı merhum Mustafa Karaer'in oğlu Melih Karaer, eski başkanlar Ali Yedikardeş, Melih İyigüllü, Mustafa Taşdelen, Ferudun Kahraman ve diğer isimler sahnede anı hediyelerini aldı.SANAYİDE ÖNCÜ KONUMUNU KORUDULevent Eski, DOSAB'ın 55 yıl önce başlayan sanayi geçmişi ve 1990'da Organize Sanayi Bölgesi'ne dönüşümünü vurguladı.2000 sonrası OSB kanunu ile başlayan büyük yatırım hamleleriyle DOSAB'ın stratejik projeler geliştirdiğini ve sanayide öncü konumunu koruduğunu belirtti.Ayrıca DOSAB'ın sadece üretimde değil, sosyal, kültürel ve çevresel alanlarda da topluma katkı sağlayan sorumluluk projelerine önem verdiğini ifade etti.Eski, DOSAB'da emeği geçen tüm yatırımcı, mühendis, işçi, yönetici ve çalışanlara teşekkür etti.Yeşil dönüşüm projeleriyle çevreye duyarlı bir OSB olduklarını vurguladı ve Bursa'nın ilk, Türkiye'nin 9. Yeşil OSB'si olma başarılarını paylaştı.Geçmişten bugüne katkı sağlayan tüm kurucu başkanlar, yöneticiler ve çalışanlara minnettarlığını dile getirdi, "sessiz kahramanlar" olarak nitelendirdiği personeli özel olarak onurlandırdı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 12 Nov 2025 11:03:05 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kocaer Çelik satış hacmini %23 artırdı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kocaer-celik-satis-hacmini-23-artirdi-6868/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kocaer-celik-satis-hacmini-23-artirdi-6868/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BC6C33-D07192-3E1885-7DE4B3-6ABC33-466DCD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />2024 yılı TİM verilerine göre Türkiye'nin ilk 100 ihracatçısı içerisinde 92.Sırada yer alan şirket, altı kıtaya yayılan satış ağı sayesinde, bu dönemde ihracat oranını toplam satışlarının %83'üne yükseltti. Toplam satış hacmi bir önceki çeyreğe göre %15, geçen yılın&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BC6C33-D07192-3E1885-7DE4B3-6ABC33-466DCD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />2024 yılı TİM verilerine göre Türkiye'nin ilk 100 ihracatçısı içerisinde 92.Sırada yer alan şirket, altı kıtaya yayılan satış ağı sayesinde, bu dönemde ihracat oranını toplam satışlarının %83'üne yükseltti. Toplam satış hacmi bir önceki çeyreğe göre %15, geçen yılın aynı dönemine göre ise %23 artış kaydederek dikkat çekici bir hacim büyümesi sağladı.Yüksek katma değerli ürün üretimine odaklanan strateji doğrultusunda, katma değerli ürünlerin toplam satışlar içindeki payı geçen yılın aynı dönemindeki %40 seviyesinden %44'e yükseldi. Küresel çelik fiyatlarındaki düşüşe rağmen, Kocaer Çelik 1 Ocak–30 Eylül 2025 döneminde 17 milyar 243 milyon TL net hasılat elde ederek hacimsel büyümesini gelir performansına da yansıttı.Operasyonel Verimlilik ve Dengeli Finansal Yönetimle Kârlılığını Sürdürdü&nbsp;ABD'nin çelik ithalatına uyguladığı vergi oranını %50'ye yükseltmesi ve Çin'in artan ihracat baskısının küresel fiyatlar üzerindeki etkilerine rağmen, Kocaer Çelik yılın üçüncü çeyreğinde operasyonel kârlılığını korumayı başardı.2025 yılının ilk dokuz ayında brüt kâr bir önceki yılın aynı dönemine göre %5 artışla 3 milyar 267 milyon TL, düzeltilmiş FAVÖK ise 2 milyar 182 milyon TL seviyesinde gerçekleşti. Net dönem kârı ise 451 milyon TL'ye ulaşarak, geçen yılın aynı dönemine göre önemli bir artış sağladı.Kocaer Çelik, Finansal Disipliniyle Güçlü Sermaye Yapısını KoruduEnerji segmenti hariç yatırım harcamaları yılın ilk dokuz ayında 314 milyon TL seviyesinde gerçekleşti. Disiplinli işletme sermayesi yönetimi sayesinde toplam finansal borç 2024 yılı seviyelerini korurken 30 Eylül 2025 itibarıyla 5 milyar 960 milyon TL seviyesinde gerçekleşti.&nbsp; Net finansal borcun düzeltilmiş FAVÖK'e oranı 1,2x seviyesinde tutulmuş ve güçlü bir finansal yapı sergilenmiştir.&nbsp;&nbsp;Üçüncü çeyrekte toplam varlıklar 23,6 milyar TL, özkaynaklar ise 11,8 milyar TL seviyesinde kaydedildi.&nbsp;Yılın Son Çeyreğine İlişkin GörünümKüresel çelik sektöründeki dalgalanmanın yılın son çeyreğinde de devam etmesi beklenirken, Kocaer Çelik çeşitlendirilmiş ürün portföyü, coğrafi dağılımı ve verimlilik odaklı üretim stratejisiyle istikrarlı performansını sürdürmeyi hedefliyor. Şirket, katma değerli ürün üretimine ve sürdürülebilir büyüme stratejisine odaklanarak finansal dayanıklılığını korumayı planlıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 10 Nov 2025 19:33:22 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanayi ihracatı Ekim'de 52,4'e yükseldi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-ihracati-ekimde-524e-yukseldi-679/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayi-ihracati-ekimde-524e-yukseldi-679/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FADD45-E63C04-2B79C5-E83143-BFD35B-1055AE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Söz konusu iyileşme, Mayıs 2024'ten bu yana en belirgin düzeyde gerçekleşti. Böylece ihracat talep koşulları üst üste 22'nci ayda güçlenmiş oldu.&nbsp;Ekimde Türkiye imalat sanayi ihracatının yaklaşık beşte birini oluşturan Almanya, ABD ve İtalya başta olmak üzere birçok önemli&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FADD45-E63C04-2B79C5-E83143-BFD35B-1055AE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Söz konusu iyileşme, Mayıs 2024'ten bu yana en belirgin düzeyde gerçekleşti. Böylece ihracat talep koşulları üst üste 22'nci ayda güçlenmiş oldu.&nbsp;Ekimde Türkiye imalat sanayi ihracatının yaklaşık beşte birini oluşturan Almanya, ABD ve İtalya başta olmak üzere birçok önemli ihracat pazarında büyüme ivme kazandı. Suudi Arabistan'daki üretim artış hızı, anket kapsamındaki ekonomiler içerisinde en yüksek hızda kaydedilirken, en sert üretim daralması ise Tayvan'da oldu.&nbsp;Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat Sektörü İhracat İklimi Endeksi'nin Ekim 2025 dönemi sonuçları açıklandı. Endekste eşik değer olan 50,0'nin üzerinde ölçülen tüm rakamlar ihracat ikliminde iyileşmeye, 50'nin altındaki değerler ise bozulmaya işaret ediyor.İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat Sektörü İhracat İklimi Endeksi, eylül ayındaki 51,7 seviyesinden ekimde 52,4'e yükseldi. Bu son veri, Türk imalatçıları için ihracat ikliminde güçlü bir aylık iyileşmeye işaret etti. Söz konusu iyileşme, Mayıs 2024'ten bu yana en belirgin düzeyde gerçekleşti. Böylece ihracat talep koşulları üst üste 22'nci ayda güçlenmiş oldu.&nbsp;Almanya, ABD ve İtalya'da büyüme ivme kazandıEkim ayında, başta Almanya, ABD ve İtalya olmak üzere birçok önemli ihracat pazarında büyüme ivme kazandı. Bu üç ülke, toplamda Türkiye imalat sanayi ihracatının yaklaşık beşte birini oluşturuyor. Almanya'da ekonomik aktivite son iki buçuk yılın en hızlı artışını kaydederken, büyüme hızları ABD'de son iki ayın, İtalya'da ise son 19 ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Üçüncü en büyük ihracat pazarı olan Birleşik Krallık'ta, üretim eylüldeki hafif gerilemenin ardından ekimde yeniden yükseldi. En büyük beş ihracat pazarı arasında üretimin azaldığı tek ülke Fransa oldu. Bu ülkede ekonomik aktivite belirgin biçimde daralırken, düşüş hızı şubat ayından bu yana en yüksek seviyede gerçekleşti. Diğer Euro Bölgesi ülkelerine bakıldığında, İspanya'da üretim 2025 başından bu yana en yüksek oranda artarken, Hollanda'da büyüme ivme kaybetmekle birlikte güçlü seyrini korudu.&nbsp;Suudi Arabistan'da en yüksek üretim artış hızı kaydedildiBirleşik Arap Emirlikleri'nde ekonomik aktivite eylül ayına göre ivme kaybetse de belirgin bir artış göstermeyi sürdürdü. Benzer bir tablo Suudi Arabistan'da da gözlendi. Bu ülkede üretim artış hızı Tayland ve Hindistan'ın önünde yer alarak anket kapsamındaki ekonomiler içerisinde en yüksek hızda kaydedildi. Orta ve Doğu Avrupa'da ise talep koşulları zayıflık belirtisi gösterdi. Romanya, Polonya, Kazakistan ve Çekya'da üretim ekim ayında düşüş sergiledi. Anket kapsamında izlenen tüm ekonomiler arasında en sert üretim daralması Tayvan'da kaydedildi. Ancak bu daralmanın hızı son beş ayın en ılımlı düzeyinde gerçekleşti. İstanbul Sanayi Odası Türkiye İhracat İklimi Endeksi hakkında değerlendirmede bulunan S&amp;P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, şunları söyledi:"Ekim ayında Türk imalat sanayi sektörünün önemli ihracat pazarlarında büyümenin güçlendiğine dair belirgin işaretler gözlendi. Bu durum, ihracat talep koşullarında yaklaşık bir buçuk yılın en belirgin iyileşmesini beraberinde getirdi. Söz konusu olumlu gelişmelerin, yerli firmalara destek sağlayarak bu yılın olumlu bir şekilde tamamlanmasına katkıda bulunması bekleniyor."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 10 Nov 2025 10:26:37 +0300]]></pubDate>
</item>
</channel>
</rss>