<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">

<channel>
<title><![CDATA[Analiz Gazetesi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/]]></link>
<description><![CDATA[Son 100 Haber Rss - GÜNDEM]]></description>
<language>tr-tr</language>
<generator>Analiz Gazetesi</generator>
<lastBuildDate><![CDATA[Tue, 12 May 2026 02:37:56 +0300]]></lastBuildDate>
<item>
<title><![CDATA[Astons'tan yatırımcılara özel buluşma]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/astonstan-yatirimcilara-ozel-bulusma-2130/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/astonstan-yatirimcilara-ozel-bulusma-2130/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BE5012-E217C2-4A1DA5-BE8E4B-8E8CC8-F96E5B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Astons, Türkiye'deki yatırımcıları küresel fırsatlarla buluşturduğu etkinlik serisine hız kesmeden devam ediyor. Yatırım yoluyla oturum ve vatandaşlık alanında 35 yılı aşkın deneyime sahip olan şirket, Homeward iş birliğiyle 2 Nisan'da İstanbul Raffles Hotel'de özel bir buluşma&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BE5012-E217C2-4A1DA5-BE8E4B-8E8CC8-F96E5B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Astons, Türkiye'deki yatırımcıları küresel fırsatlarla buluşturduğu etkinlik serisine hız kesmeden devam ediyor. Yatırım yoluyla oturum ve vatandaşlık alanında 35 yılı aşkın deneyime sahip olan şirket, Homeward iş birliğiyle 2 Nisan'da İstanbul Raffles Hotel'de özel bir buluşma düzenliyor. Gün boyunca 11:00, 15:00 ve 19:00 saatlerinde üç ayrı oturum halinde gerçekleşecek etkinlikte, katılımcılar uluslararası yatırım ve oturum programlarını kapsamlı bir perspektifle değerlendirme imkânı bulacak.Etkinlik kapsamında, Yunanistan Golden Visa programının güncel koşulları, başvuru süreçleri ve sağladığı avantajlar detaylı şekilde ele alınacak. Bunun yanı sıra, Atina'nın yükselen bölgelerinden Nikaia'da konumlanan yeni nesil proje de yatırımcıların beğenisine sunularak bölgenin potansiyeli yakından incelenecek.250.000 Euro ile Avrupa'da oturum fırsatıTanıtımı yapılacak proje, 250.000 Euro'dan başlayan yatırım seçenekleriyle Avrupa'da oturum hakkı sunan cazip alternatifler arasında öne çıkıyor. Modern mimarisi, merkezi lokasyonu ve güçlü kira getirisi potansiyeliyle dikkat çeken proje; hem yaşam hem de yatırım odağını bir arada sunuyor. Golden Visa programına uygun yapısıyla yatırımcılara Avrupa'da ikinci bir yaşam planı oluşturma fırsatı tanıyan proje, lansmana özel avantajlarla birlikte sınırlı sayıdaki seçenekleri ilk değerlendirenler arasında yer alma imkânı sağlıyor.&nbsp;Etkinlik süresince gerçekleştirilecek sunumların yanı sıra birebir danışmanlık görüşmeleri sayesinde katılımcılar, kendi hedeflerine en uygun yatırım modellerini detaylı şekilde değerlendirebilecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 12 May 2026 02:37:56 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İzocam'a iki prestijli ödül birden]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/izocama-iki-prestijli-odul-birden-9265/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/izocama-iki-prestijli-odul-birden-9265/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6DB8CF-398941-06CBA9-3719D0-DC43C7-4F4057.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye&#39;nin en büyük yalıtım üreticisi İzocam, Ar-Ge ve inovasyon alanındaki başarılarını iki ayrı prestijli ödülle taçlandırdı. Firmanın, yalıtım sektöründe fark yaratan ürünleri arasında yer alan İzocam HT Camyünü Prefabrik Boru, Yılın Yeşil Yapı Malzemesi &amp;&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6DB8CF-398941-06CBA9-3719D0-DC43C7-4F4057.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye&#39;nin en büyük yalıtım üreticisi İzocam, Ar-Ge ve inovasyon alanındaki başarılarını iki ayrı prestijli ödülle taçlandırdı. Firmanın, yalıtım sektöründe fark yaratan ürünleri arasında yer alan İzocam HT Camyünü Prefabrik Boru, Yılın Yeşil Yapı Malzemesi &amp; Teknolojisi 2025 ödülleri kapsamında "Yılın Yeşil Yapı Malzemesi" ödülüne layık görülürken; İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası ise Şantiye&#39;nin Yıldızı 2025 ödüllerinde "Şantiye® Özel Ödülü"ne layık görüldü. Şantiye® Dergisi ve Dijital Platformları tarafından bu yıl 6'ncısı düzenlenen "Yılın Yeşil Yapı Malzemesi &amp; Teknolojisi" ve "Şantiye'nin Yıldızı" ödülleri, yeni-inovatif-sürdürülebilir çözümlerin inşaat sektörüne daha yakından tanıtılması amacıyla gerçekleştiriliyor.İzocam HT Camyünü Prefabrik Boru, Sanayi Tesislerine Özel Olarak GeliştirildiSektörde 60 yılı aşkın deneyimiyle sürdürülebilir, güvenli ve yüksek kaliteli yalıtım çözümleri sunan İzocam, geçen sene piyasaya kazandırdığı yeni ürünü &#34;HT Camyünü Prefabrik Boru&#34; ile yüksek sıcaklıklarda yalıtım performansını bir üst seviyeye taşıdı. Performans, güvenlik ve konforu bir arada sunduğu bu ürününü sanayi tesislerine özel olarak tasarlayan lider firma, endüstriyel yalıtıma güçlü bir katkı daha sunmuş oldu.Yüzde 80'e kadar geri dönüştürülmüş içeriğe sahip camyününden imal edilen ve dış yüzeyi alüminyum folyo ile kaplanan bu inovatif ürün, 450°C'ye kadar sıcaklıklara dayanıklılığı ile öne çıkıyor. Sanayi tesisleri, enerji santralleri, doğalgaz ve petrokimya hatları gibi yüksek sıcaklıkla çalışan sistemlerde ideal bir çözüm sunan bu benzersiz ürün, tesisatlarda ve boru hatlarında ısı yalıtımı, terleme ve donmaya karşı koruma gibi temel işlevlerinin yanı sıra; basınçlı su borularında titreşim ve ses yalıtımı amacıyla da kullanılıyor.&nbsp;A sınıfı yangın dayanımı ile öne çıkan "İzocam HT Camyünü Prefabrik Boru", yangın güvenliği açısından da önemli bir avantaj sunuyor. Yüksek sıcaklıklarda bile düşük ısı iletkenlik değerleriyle mükemmel bir enerji tasarrufu sağlayan ürün, çalışanlar için daha sessiz, güvenli ve konforlu bir ortam yaratılmasına katkıda bulunuyor. Modüler yapısı sayesinde kolay montaj imkânı sunan "İzocam HT Camyünü Prefabrik Boru", montaj sürecinde zaman ve iş gücünden de önemli ölçüde tasarruf edilmesini sağlıyor. Böylece büyük ölçekli endüstriyel projelerde hem ekonomik hem de verimli bir tercih olarak öne çıkıyor.&nbsp;İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası ile Yalıtımı Zirveye Taşıdıİzocam, geçen yıl sektöre kazandırdığı diğer ürünü "İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası" ile de iç mekan tasarımında estetik ve işlevi bir arada sunuyor. Üstün teknik performansı şık tasarımla birleştiren bu özel ürün, modern mimarinin ihtiyaçlarına kusursuz bir çözüm getirirken yalıtımı da zirveye taşıyor."İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası", yüksek performanslı mineral yün yapısı sayesinde A sınıfı yangın dayanımı sunarken, aynı zamanda ses ve ısı yalıtımında da üstün bir performans sergiliyor. Farklı en, boy ve kalınlık seçenekleri ile projelere esneklik kazandıran bu yenilikçi çözüm, üzerindeki dekoratif cam tülü kaplama sayesinde estetik beklentileri de karşılıyor. Ofislerden okullara, kamu binalarından alışveriş merkezlerine kadar birçok alanda kullanım için ideal olan ürün, mekanlara güvenli ve konforlu bir atmosfer kazandırıyor.Mineral yünün doğal ses yutma özelliği, "İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası"nın en güçlü yönlerinden biri. Ortamda oluşan gürültüyü önemli ölçüde azaltarak daha huzurlu ve verimli yaşam alanları sunan "İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası", okul ve ofislerde hem öğrenciler hem de çalışanlar için dikkatlerini daha kolay toplayarak, performanslarını artırabilecekleri ortamların oluşmasına maksimum katkı sağlıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 12 May 2026 02:12:29 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yangın kapısında "ucuz" tercih hayatlara mal olabilir]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/yangin-kapisinda-ucuz-tercih-hayatlara-mal-olabilir-3082/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/yangin-kapisinda-ucuz-tercih-hayatlara-mal-olabilir-3082/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AFF0A5-BDA6D4-1CB03C-A7A808-2FE79A-DCF80E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ancak piyasada, gerekli teknik standartları karşılamayan yangın kapılarının düşük fiyatlarla satışa sunulması, ciddi bir güvenlik açığı yaratıyor. Özellikle geçtiğimiz yıl Kartalkaya'da yaşanan otel yangınının ardından gündeme gelen bu riskler, yapılan yeni yasal düzenlemelerle&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AFF0A5-BDA6D4-1CB03C-A7A808-2FE79A-DCF80E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ancak piyasada, gerekli teknik standartları karşılamayan yangın kapılarının düşük fiyatlarla satışa sunulması, ciddi bir güvenlik açığı yaratıyor. Özellikle geçtiğimiz yıl Kartalkaya'da yaşanan otel yangınının ardından gündeme gelen bu riskler, yapılan yeni yasal düzenlemelerle birlikte daha da görünür hale geldi. Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik'te yapılan değişiklikler kapsamında, yangın güvenliği yükümlülüklerini yerine getirmek için tanınan süre 31 Mayıs 2026 itibarıyla sona eriyor. Bu tarihten sonra denetimlerin ve yaptırımların daha da sıkılaşması bekleniyor.&nbsp;Uzmanlar, yangın kapılarının yalnızca bir yapı elemanı değil, doğrudan hayat kurtaran bir güvenlik sistemi olduğunun altını çiziyor. Buna rağmen, bazı yatırımcı ve alıcıların maliyet avantajı nedeniyle standart dışı ürünleri tercih etmesi, hem kullanıcıların hem de toplumun güvenliğini riske atıyor.Yangın Kapısı Neden Hayati Önem Taşır?Yangın anında oluşan yoğun duman ve yüksek sıcaklık, tahliye süreçlerini zorlaştırırken, yangın kapıları bu noktada kritik bir bariyer görevi görür. Doğru tasarlanmış ve standartlara uygun bir yangın kapısı:•	Yangının yayılmasını belirli bir süre engeller•	Duman sızdırmazlığı sağlayarak görüş ve nefes alma imkânını korur•	İnsanların güvenli şekilde tahliye edilmesine zaman kazandırır•	İtfaiye ekiplerinin müdahalesi için kritik süreyi oluştururBu nedenle yangın kapılarının yalnızca var olması değil, doğru standartlarda üretilmiş ve test edilmiş olması hayati önem taşır.Yangın Kapısı Alırken Nelere Dikkat Edilmeli?Sektör uzmanları, yangın kapısı seçiminde şu kriterlerin mutlaka göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtiyor:•	Belgelendirme: Kapının ulusal ve uluslararası yangın dayanım sertifikalarına sahip olması•	Dayanım Süresi: 30, 60, 90 veya 120 dakika gibi yangına dayanım süresinin açıkça belirtilmesi•	Sızdırmazlık Özellikleri: Duman ve ısı yalıtımını sağlayan özel contaların bulunması•	Donanım Kalitesi: Kilit, menteşe ve kapı kapatıcı gibi aksesuarların da yangına dayanıklı olması•	Test ve Uygulama Uygunluğu: Ürünün test edilen hali ile sahada uygulanan halinin birebir aynı olmasıStandart dışı ürünlerde bu özelliklerin çoğu ya hiç bulunmamakta ya da yalnızca kâğıt üzerinde yer almaktadır."Yangın Güvenliği, Taviz Kaldırmaz"Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Kale Endüstri Holding CEO'su ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Selim Taşo, yangın güvenliğinin maliyet odaklı değil, insan hayatı odaklı ele alınması gerektiğini vurguladı:"Yangın kapıları, bir binanın en kritik güvenlik unsurlarından biridir. Bu ürünlerde yapılacak en küçük bir kalite tavizi, telafisi mümkün olmayan sonuçlara yol açabilir. Ne yazık ki piyasada, gerekli standartları karşılamayan ürünlerin yalnızca fiyat avantajı nedeniyle tercih edildiğini görüyoruz. Oysa burada söz konusu olan sadece bir kapı değil, insanların hayatıdır. Bu bilinçle hareket etmek zorundayız."Taşo ayrıca, yapılan yeni düzenlemelerin sektörde kalite standardını yukarı çekeceğini belirterek şunları ekledi:"Mayıs ayında yürürlüğe girecek yönetmeliklerle birlikte denetimlerin artması, sektörümüz adına önemli bir gelişme. Biz Kale Kilit olarak, tüm ürünlerimizde olduğu gibi yangın kapılarımızda da ulusal ve uluslararası standartlara tam uyum sağlıyor, test süreçlerini titizlikle yürütüyoruz. Güvenliği bir ürün değil, bir sorumluluk olarak görüyoruz."Kale Kilit'ten Güvenlikte Tam UyumKale Kilit, yangın kapıları alanında geliştirdiği ürünlerde yüksek dayanım, sızdırmazlık ve uzun ömürlü kullanım özelliklerini bir arada sunarak, binalarda maksimum güvenlik sağlamayı hedefliyor. Tüm ürünlerini ilgili standartlara uygun şekilde test eden firma hem bireysel kullanıcılar hem de otel, hastane ve kamu binaları gibi toplu yaşam alanları için güvenilir çözümler sunuyor.Yangın güvenliği konusunda doğru ürün seçimi, yalnızca bir tercih değil, toplumsal bir sorumluluk olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, alıcıların fiyat odaklı değil, standart ve sertifika odaklı karar vermesi gerektiğinin altını çiziyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 11 May 2026 17:00:34 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[12 yaşındaki Ecrin'in videosu umuda dönüştü]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/12-yasindaki-ecrinin-videosu-umuda-donustu-800/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/12-yasindaki-ecrinin-videosu-umuda-donustu-800/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B8EA87-598976-F9C423-968E05-42A58F-934935.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İnşaatta çalıştığı sırada geçirdiği ağır iş kazasının ardından yaşamını ailesinin desteğiyle sürdüren Burhan Doğruyol'a bir süre eşi yardımcı oldu. Eşinin sağlık sorunları yaşamasının ardından ise bakımını 12 yaşındaki kızı Ecrin üstlendi. Ecrin'in babasına&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B8EA87-598976-F9C423-968E05-42A58F-934935.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İnşaatta çalıştığı sırada geçirdiği ağır iş kazasının ardından yaşamını ailesinin desteğiyle sürdüren Burhan Doğruyol'a bir süre eşi yardımcı oldu. Eşinin sağlık sorunları yaşamasının ardından ise bakımını 12 yaşındaki kızı Ecrin üstlendi. Ecrin'in babasına yemek yedirdiği görüntülerin sosyal medyada paylaşılması büyük yankı uyandırırken, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin aile için harekete geçti.Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Engelli, Yaşlı ve Sağlık Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ekipleri Viranşehir'e giderek Burhan Doğruyol'u evinde ziyaret etti ve protez için ölçü aldı.Yaşadığı mutluluğu dile getiren Burhan Doğruyol, sosyal medya paylaşımının ardından çok hızlı bir şekilde destek gördüklerini belirterek şu ifadeleri kullandı: "Gaziantep'ten bir ekip geldi. Kendilerine teşekkür ediyorum, bana yardımcı olacaklar, çok mutluyum."Babası için en büyük hayalinin ona sarılabilmek olduğunu söyleyen Ecrin Doğruyol ise duygularını şu sözlerle anlattı: "Babamıza sarılmayı çok istiyorduk. Gaziantep'ten ekipler geldi. Allah onlardan razı olsun, Fatma Şahin'den razı olsun."Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Engelli, Yaşlı ve Sağlık Hizmetleri Dairesi Şube Müdürü Eyyüp Yıldız da Burhan Doğruyol için hem kol hem de bacak protezi hazırlanacağını belirterek şunları söyledi: "Burhan beyin protez ölçüsünü aldık. Yakın zamanda hem bacak hem de kol protezini yapacağız. İnşallah hayatını idame ettirebilecek, çocuklarına sarılabilecek ve yürüyebileceği bir protez olacak. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi olarak şu ana kadar 1600 kişiye ortez ve protez desteği sağladık."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 11 May 2026 02:53:35 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kütahya'dan Avrupa'ya blueberry hamlesi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kutahyadan-avrupaya-blueberry-hamlesi-5515/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kutahyadan-avrupaya-blueberry-hamlesi-5515/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1020C8-240392-1D8EE3-127432-A99941-1155F4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mustafa DENİZKütahya'da düzenlenen "Yaban Mersini Yetiştiriciliği ve Uluslararası İş Birliği" toplantısı, kamu, özel sektör ve yabancı yatırımcıları aynı masada buluşturdu. Programa Kütahya Valisi Musa Işın, Belediye Başkanı Eyüp Kahveci, Kütahya Ticaret Borsası Başkanı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1020C8-240392-1D8EE3-127432-A99941-1155F4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mustafa DENİZKütahya'da düzenlenen "Yaban Mersini Yetiştiriciliği ve Uluslararası İş Birliği" toplantısı, kamu, özel sektör ve yabancı yatırımcıları aynı masada buluşturdu. Programa Kütahya Valisi Musa Işın, Belediye Başkanı Eyüp Kahveci, Kütahya Ticaret Borsası Başkanı Necati Gültekin, Onursal Başkan Nafi Güral ile Hollanda'dan gelen tarım ve yatırım temsilcileri katıldı.Toplantılarda yaban mersininin yalnızca alternatif bir tarım ürünü olmadığı, aynı zamanda ihracat değeri yüksek stratejik bir yatırım alanı haline geldiği vurgulandı. Özellikle Avrupa pazarında hızla büyüyen berry sektörünün Türkiye için önemli fırsatlar sunduğu ifade edildi.Hollanda modeli Kütahya'ya taşınıyorProjede en dikkat çeken başlıklardan biri, Hollanda'nın ileri tarım teknolojilerinin bölgeye adapte edilmesi oldu. Hollandalı uzmanlar üreticilere modern yetiştiricilik teknikleri, verimlilik artırıcı uygulamalar, sulama yönetimi, iklim kontrolü, sera sistemleri ve ihracata uygun kalite standartları konusunda eğitim verdi.Yetkililer, Hollanda'nın küçük yüzölçümüne rağmen dünyanın en büyük tarım ihracatçıları arasında yer almasının arkasında teknoloji, planlama, lojistik ve örgütlü üretim sistemlerinin bulunduğunu belirtti. Aynı modelin Türkiye'nin üretim gücüyle birleşmesi halinde önemli ekonomik sonuçlar doğurabileceği ifade edildi.Sözleşmeli üretim modeli gündemdeToplantılarda üreticilerin en çok önem verdiği konulardan biri pazarlama ve ürün garantisi oldu. Hollandalı firmalarla yapılan görüşmelerde, üreticiye fide, teknik danışmanlık ve satın alma garantisi sunan sözleşmeli üretim modeli masaya yatırıldı.Katılımcılar, Avrupa pazarına yönelik güçlü lojistik ağ sayesinde üreticinin ürününü satma konusunda endişe yaşamayacağını belirtti. Görüşmelerde Hollandalı şirketlerin yüksek miktarlı alım kapasitesine dikkat çekerek uzun vadeli iş birliklerine açık olduklarını ifade ettiği aktarıldı.Küçük araziler için yüksek gelir fırsatıUzmanlar, yaban mersininin saksılı sistemlerle yetiştirilebilmesinin önemli avantaj sağladığını vurguladı. Bu yöntem sayesinde küçük ve parçalı tarım arazilerinin de ekonomik değere dönüştürülebileceği belirtildi.Ayrıca kontrollü üretim sayesinde hastalık yönetiminin kolaylaştığı, verim kaybının azaltıldığı ve ürün kalitesinin yükseldiği ifade edildi. Özellikle genç çiftçiler açısından düşük alanla yüksek gelir elde etme imkanı sunmasının dikkat çekici olduğu kaydedildi.Kütahya için yeni tarım vizyonuKütahya Valisi Musa Işın, ilin geniş tarım arazilerine ve uygun iklim koşullarına sahip olduğunu belirterek, yüksek katma değerli ürünlerin kırsal kalkınmada önemli rol oynayacağını söyledi. Yerel yönetimlerin yatırım süreçlerinde üreticiye destek vermeye hazır olduğu ifade edildi.Toplantılarda Kütahya'nın yalnızca klasik üretim merkezi değil, aynı zamanda modern sera ve üzümsü meyve üretim üssü haline gelmesi gerektiği görüşü öne çıktı. İlerleyen dönemde blueberry dışında farklı berry türleri için de yatırım planlarının gündeme gelebileceği belirtildi.Kadın kooperatifleri de projeye dahil olacakProjede kadın kooperatiflerinin aktif rol alması da hedefleniyor. Kadınların üretim, paketleme ve katma değerli ürün süreçlerinde daha fazla yer alması için özel çalışmalar yapılacağı bildirildi. Böylece kırsal bölgelerde kadın istihdamının artırılması ve yerel ekonominin güçlendirilmesi amaçlanıyor.Türkiye dünya pazarında büyümek istiyorSektör temsilcileri, Türkiye'nin iklim avantajı sayesinde farklı dönemlerde üretim yapabilme kapasitesine sahip olduğunu belirtiyor. Antalya, Bursa ve Ege Bölgesi'nde hızla büyüyen sektörün önümüzdeki yıllarda daha geniş alanlara yayılması bekleniyor.Uzmanlara göre Türkiye, üretim sezonunu uzun süreye yayabilmesi sayesinde dünya blueberry pazarında güçlü bir konuma ulaşabilir. Önümüzdeki 3 ila 5 yıl içinde Türkiye'nin küresel üretimde üst sıralara çıkabileceği değerlendiriliyor.Kütahya Ticaret Borsası yetkilileri ise ilin tarım alanlarının küçük bir bölümünde bile yaban mersini üretimine geçilmesi halinde çok büyük ekonomik hacim oluşabileceğini belirtiyor. Modern sera yatırımları, uygulama bahçeleri ve eğitim merkezleriyle Kütahya'nın Avrupa'ya ihracat yapan önemli üretim merkezlerinden biri haline gelmesi hedefleniyor.Proje ile çiftçilere ilk etapta yıllık 50 milyon euro kazanç sağlanması hedefleniyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 11 May 2026 02:50:40 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türkiye, IFC'nin küresel portföyünde en büyük üçüncü ülke konumunda]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-ifcnin-kuresel-portfoyunde-en-buyuk-ucuncu-ulke-konumunda-7835/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-ifcnin-kuresel-portfoyunde-en-buyuk-ucuncu-ulke-konumunda-7835/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_71CDBB-82454B-10C58F-6BC4AB-6E941D-AD5806.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kaestner, Türkiye'deki yatırım önceliklerini anlatarak, Türkiye'nin Dünya Bankası Grubu için stratejik bir ülke olduğunu söyledi.IFC'nin önceliklerinin çok somut bir soru etrafında şekillendiğine işaret eden Kaestner, bunun özel sektör yatırımlarının, istihdam ile rekabetçiliği&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_71CDBB-82454B-10C58F-6BC4AB-6E941D-AD5806.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kaestner, Türkiye'deki yatırım önceliklerini anlatarak, Türkiye'nin Dünya Bankası Grubu için stratejik bir ülke olduğunu söyledi.IFC'nin önceliklerinin çok somut bir soru etrafında şekillendiğine işaret eden Kaestner, bunun özel sektör yatırımlarının, istihdam ile rekabetçiliği nasıl destekleyebileceği ve bunu yaparken dayanıklılığı nasıl güçlendirebileceği olduğunu dile getirdi.Kaestner, likiditenin sıkılaştığı ve oynaklığın arttığı bu dönemde istihdamı artırabilecek, verimliliği yükseltecek, daha temiz ve dayanıklı değer zincirlerine geçişi hızlandıracak yatırımlara odaklandıklarını vurgulayarak, "IFC, son 10 yılda Türkiye'ye 25 milyar dolardan fazla yatırım yaptı. Türkiye, IFC'nin küresel portföyünde en büyük üçüncü ülke olarak öne çıkıyor. Reel sektörde imalat, lojistik ve değer zincirleri boyunca yaptığımız yatırımlarla Türk şirketlerinin rekabet gücünü ve büyümesini destekliyoruz. Şirketlerin verimliliklerini artırmalarına, uluslararası standartları karşılamalarına, ihracat kapasitelerini güçlendirmelerine ve istihdam yaratan daha yüksek katma değerli üretime geçmelerine katkı sağlıyoruz." diye konuştu.Arçelik'e AR-GE, yenilenebilir enerji ve kaynak verimliliğini desteklemek amacıyla yatırım yaptıklarını dile getiren Kaestner, 2023'teki Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen bölgelerin de bulunduğu enerji dağıtım altyapısının güçlendirilmesi ve modernizasyonu için Enerjisa'ya yatırım gerçekleştirdiklerini anlattı.Kaestner, finans sektöründe ise özel bankalar ve banka dışı finansal kuruluşlarla ortaklık kurarak KOBİ'lere, ihracatçılara ve girişimcilere daha uzun vadeli kaynak sağlanmasına destek olduklarını belirterek, şöyle devam etti:"Aynı zamanda yatırımcı tabanını genişleten sermaye piyasası araçlarının geliştirilmesine katkı veriyoruz. Örneğin IFC, gelişmekte olan bir piyasada özel bir banka tarafından ihraç edilen ilk dijital tahvil niteliğindeki İş Bankasının dijital tahviline 100 milyon dolar tutarında yatırım yaptı. Bu kaynak, deprem bölgesindeki KOBİ'lerin toparlanmasını desteklemeye yönlendirildi. Son olarak, özel sermaye ve girişim sermayesi yoluyla da yüksek büyüme potansiyeline sahip şirketlere uzun vadeli sermaye sağlayan fonlara yatırım yapıyoruz. 'Templeton II Turkey Fund', bu yatırımlarımıza örnek gösterilebilir. Bu tür fonlar, şirketlerin inovasyonu ölçeklendirmesine, bölgesel ve küresel pazarlara açılmasına yardımcı oluyor."- "IFC'nin rolü, şirketlerin her aşamada yatırım yapmasını, büyümesini ve istihdam yaratmasını mümkün kılmak"IFC Türkiye, Kazakistan ve Özbekistan Direktörü Kaestner, Türkiye'deki yatırım önceliklerinin Dünya Bankası Grubu'nun istihdam odağıyla doğrudan örtüştüğüne dikkati çekerek, Türkiye'de mikro, küçük ve orta ölçekli işletmelerin (MKOBİ), istihdamın yaklaşık yüzde 70,5'ini oluşturduğunu söyledi.Kaestner, istihdamın büyük ölçüde MKOBİ'lerin hikayesi olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:"Bununla birlikte, büyük ölçekli şirketler de istihdama önemli katkı sağlıyor. Öncü işverenler büyüdüğünde istihdam etkisi, şirketin kendi sınırlarını aşıyor, tedarikçiler, lojistik firmaları ve hizmet sağlayıcılar da bu büyümeden olumlu yönde etkileniyor. IFC'nin rolü, şirketlerin her aşamada yatırım yapmasını, büyümesini ve istihdam yaratmasını mümkün kılmak. Pratikte bu, sadece finansman hacmine bakmakla kalmayıp vade, risk iştahı ve finansmana erişilebilirlik gibi istihdam yaratan yatırımların gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini belirleyen unsurlara da odaklanmak anlamına geliyor. Bu unsurlar, özellikle geri dönüş süresi daha uzun olan sanayide modernizasyon, temiz enerji ile büyük ölçekli lojistik ve altyapı yatırımlarında belirleyici oluyor."Şirketler daha uzun vadeli ve doğru kurgulanmış finansmana erişebildiklerinde yeni ekipmanlara, becerilere ve sistemlere yatırım yapabildiklerini, daha etkin rekabet edebildiklerini ve koşullar zorlaştığında dahi istihdamı sürdürebildiklerini anlatan Kaestner, özel sermayenin Dünya Bankası Grubu'nun hedefiyle bağlantısının da burada ortaya çıktığını söyledi.- "Türkiye'de IFC'nin temel ve en önemli katkılarından biri özel sermayeyi harekete geçirmek"Lisa Kaestner, Türkiye'de IFC'nin temel ve en önemli katkılarından birinin özel sermayeyi harekete geçirmek olduğunu belirterek, çoğu zaman çapa yatırımcı olarak işlemlere güven kazandırdıklarını, doğru yapılandırma ve risk azaltıcı mekanizmalarla uluslararası kreditörleri ve yatırımcıları bir araya getirdiklerini anlattı.Kaestner, bu yaklaşımın ticari bankalarla büyük ölçekli finansman paketlerinin oluşturulmasını, tahvil ihraçlarının desteklenmesini ve yatırımcı tabanını genişleten sermaye piyasası araçlarının kullanılmasını içerebildiğini söyledi.Böylece piyasaların sıkışık olduğu dönemlerde dahi öncelikli yatırımların hayata geçmesine yardımcı olduklarını dile getiren Kaestner, "Örneğin IFC, Şişecam'ın düz cam ve güneş camı üretim kapasitesini artırmasına yönelik bir Eurobond ihracında ticari bankalar ve varlık yöneticilerinin katılımıyla özel sermayeyi mobilize etti ve ihraçta çapa yatırımcı rolü üstlendi." şeklinde konuştu.Kaestner, kendileri için dayanıklılığın koşullar oynak olsa bile yatırımların devamı ve temel hizmetlerin kesintisiz işlemesi anlamına geldiğini vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı:"Likiditenin sıkıştığı ve risk iştahının azaldığı dönemlerde IFC devreye girerek uzun vadeli, doğru yapılandırılmış finansman ve risk paylaşımıyla güçlü temellere sahip şirketleri ve öncelikli yatırımları destekliyor. Finansmanın yanı sıra danışmanlık ve yatırım öncesi çalışmalarımızla da yatırıma uygun proje havuzunun oluşmasına katkı veriyor, ÇSY (çevresel ve sosyal), kurumsal yönetim ve kapsayıcılık alanlarında standartların yükseltilmesini destekliyoruz. Böylece özel sermayenin daha dayanıklı ve sürdürülebilir büyümeye hizmet etmesini sağlıyoruz."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 10 May 2026 11:12:47 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[GEG İstanbul Buluşması sekiz ülkeden mühendis kızları bir araya getirdi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/geg-istanbul-bulusmasi-sekiz-ulkeden-muhendis-kizlari-bir-araya-getirdi-4619/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/geg-istanbul-bulusmasi-sekiz-ulkeden-muhendis-kizlari-bir-araya-getirdi-4619/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FC0563-E39C0B-B9AF83-FC4556-7CF053-1AC583.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Limak Vakfı ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı iş birliğiyle 2015 yılından bu yana devam eden Türkiye'nin Mühendis Kızları Projesi'nin (TMK) geleneksel buluşması bu yıl da İstanbul'da düzenlendi. Daha önce yedi kez gerçekleştirilen buluşmaya, dünyanın dört bir yanından mühendislik&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FC0563-E39C0B-B9AF83-FC4556-7CF053-1AC583.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Limak Vakfı ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı iş birliğiyle 2015 yılından bu yana devam eden Türkiye'nin Mühendis Kızları Projesi'nin (TMK) geleneksel buluşması bu yıl da İstanbul'da düzenlendi. Daha önce yedi kez gerçekleştirilen buluşmaya, dünyanın dört bir yanından mühendislik öğrencileri katıldı. Ulusal ölçekte başlayan yolculuğunu Global Engineer Girls markasıyla uluslararası boyuta taşıyan program; Türkiye, Kosova, Kuzey Makedonya ve Suudi Arabistan'ın ardından son bir yıl içinde İspanya, İngiltere, Fildişi Sahili ve Mozambik'in programa dahil edilmesiyle küresel etki alanını genişletti.Limak Vakfı ve Limak Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir'in ev sahipliğinde bu yıl sekizinci kez düzenlenen etkinliğe, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile birlikte İspanya Ankara Büyükelçisi Cristina Latorre Sancho ve Almanya İstanbul Başkonsolosu Regine Maria Grienberger de katıldı. Programın faaliyet gösterdiği tüm ülkelerden yaklaşık 320 öğrencinin katıldığı organizasyon, İstanbul Kavacık'taki Limak Eurasia Hotel'de gerçekleştirildi. Etkinlik kapsamında farklı alanlardan 22 lider katılımıyla düzenlenen oturumlarda kariyer, liderlik ve teknoloji gibi konu başlıkları ele alındı. Öğrencilerin yanı sıra, mezunlar, proje paydaşları, mentörler ve koçların da yer aldığı etkinliğe 500'ün üzerinde&nbsp; kişi katılım sağladı.Yeni yüzyılın kalkınma gücü gençlerin potansiyeliyle şekilleniyor11 yıldır başarıyla sürdürülen Türkiye'nin Mühendis Kızları projesinin çok kıymetli bir yolculuk olduğunu vurgulayan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş program kapsamında yaptığı konuşmada, "Yeni yüzyılın gücünü; bilgiyi teknolojiye, teknolojiyi değere, değeri insanlığın ortak faydasına dönüştürebilen toplumlar inşa ediyor. Bu çağda ülkelerin kalkınma kapasitesi, sahip oldukları genç nüfusun niteliğiyle ve o gençlerin önüne açılan imkânlarla ölçülüyor. Özellikle kız çocuklarının bilime ve teknolojiye katılımı, daha adil, üretken ve güçlü bir geleceğin en önemli yapı taşlarından biri. Bizim görevimiz, bu potansiyelin önünü açmaktır. Kız çocuklarımızın hayallerini güçlendirmek, mesleki yolculuklarını desteklemek ve her alanda daha görünür olmalarını sağlamaktır. Türkiye'nin Mühendis Kızları Projesi, bu hedefi büyüten örnek bir çalışmadır" dedi.&nbsp;"Türkiye'den doğan model, küresel ölçekte etki oluşturuyor"STEM alanlarında kadın temsilinin hâlâ istenilen seviyede olmadığına dikkat çeken Göktaş, "Asıl mesele çoğu zaman yetenek eksikliği değil; yönlendirme, algı ve özgüven bariyerleridir. Bu nedenle kız çocuklarımızın mühendislik alanında daha görünür olmasını çok önemsiyoruz" ifadelerini kullandı.Türkiye'nin Mühendis Kızları Projesi'nin bugün binlerce öğrenciyle sürdürüldüğünü belirten Göktaş, proje kapsamında burs, staj, mentörlük, eğitim ve istihdam destekleri sunulduğunu aktararak, "Genç kızlarımız; iş dünyasına daha hazırlıklı, daha donanımlı ve daha güçlü bir başlangıç yapıyor. Liderlikten finansal okuryazarlığa, veri analitiğinden yapay zekâya, çevresel sürdürülebilirlikten teknoloji okuryazarlığına kadar farklı alanlarda sertifikalı eğitimler yer alıyor" diye konuştu.Geçtiğimiz yıl üçüncü fazı başlatılan Türkiye'nin Mühendis Kızları Projesi'nin sahadaki etkilerini görmek amacıyla kapsamlı bir sosyal etki çalışması gerçekleştirildiğini ifade eden Göktaş, "Bu çalışma bize üç önemli sonucu açıkça gösterdi. Birincisi; Türkiye'nin Mühendis Kızları Projesi, genç kızlarımızın mühendislik alanına yönelik özgüvenini belirgin biçimde artırıyor. İkincisi; burs, staj, mentorluk, eğitim ve istihdam imkânları sayesinde öğrencilerimizin eğitim hayatı ile çalışma hayatı arasındaki geçişi kolaylaşıyor. Üçüncüsü ise program, bireysel başarı hikâyelerinin ötesine geçerek toplum zihniyetinde kalıcı bir değişime katkı sunuyor" dedi.Projenin Global Engineer Girls (GEG) çatısı altında uluslararası ölçekte büyüdüğünü ifade eden Göktaş, gençlere de seslenerek, "Attığınız her adım, yarının Türkiye'sinde yeni bir buluşa, yeni bir teknolojiye, yeni bir üretim modeline dönüşebilir. Sizin başarınız, başka kız çocuklarına cesaret verecektir. Unutmayın; geleceği bekleyenler değil, geleceği tasarlayanlar iz bırakır" ifadelerini kullandı.&nbsp;&nbsp;GEG ile sınırları ve kültürel bariyerleri aşıyoruzMühendislikte fırsat eşitliğini destekleyen GEG'in sadece bir sosyal etki programı değil, küresel rekabetin rasyonel bir gerekliliği olduğunu vurgulayan Limak Vakfı ve Limak Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir, şu ifadeleri kullandı:"Bugünün dünyasında artık sadece kod yazmayı veya hesaplama yapmayı değil; yapay zekayı, otomasyonu ve sürdürülebilirliği konuşuyoruz. Dünyanın en karmaşık mühendislik problemlerini çözmek istiyorsanız, yetenek havuzunuzun yarısını sürece dahil etmeden küresel rekabette başarılı olmanız imkânsız. Küresel veriler, kadınların dahil olduğu mühendislik ekiplerinin yüzde 25 daha yüksek performans gösterdiğini kanıtlasa da mezunlar arasındaki kadın oranı hala yüzde 28 seviyesinde. Biz, bu tabloyu değiştirmek; geleceğin STEM dünyasına 'eşitliği' işlemek için buradayız. Bugün, sizlerin geçtiği yollardan geçip, çalışma hayatında devleşen mezunlarımızı aramızda görmek, 'GEG Etkisi'nin en somut örneği. Sizler artık 2.000 kişilik Global Engineer Girls kız kardeşlik ağının parçasısınız. Bir iş ortağına, bir mentora ya da sesinizi duyurmak için cesarete ihtiyaç duyduğunuzda; bugünü ve bu salondaki enerjiyi hatırlayın."Geleceğin sürdürülebilir dünyasını kadınlar yönetecekGEG'in temel felsefesinin teknik eğitimden ziyade liderlik dönüşümü olduğunun altını çizen Özdemir, "Mühendisliğin evrensel dilini kadınların vizyonuyla birleştirdiğimizde ortaya çıkan etkiyi sadece rakamlarla ölçemeyiz. Biz genç kadınlara burs vermenin çok ötesinde; onlara bir köprünün, bir havalimanının nereye inşa edileceğine karar verecek vizyonu ve öz güveni kazandırmayı hedefliyoruz. Bugün Avrupa'dan Afrika'ya her yeni katılımla zenginleşen kız kardeşlik ağımızla mühendis kızlarımıza küresel ölçekte rekabet edebilecekleri bir platform sunuyoruz. GEG içindeki bu müthiş enerji, yarının sürdürülebilir dünyasını ve teknolojik dönüşümünü kadınların yöneteceğinin en somut müjdecisi. Limak olarak önceliğimiz, bu kıvılcımı dünyanın her yerine taşımak ve mühendis kızlarımızın önündeki görünmez engelleri kaldırmak. Onlar kendi yollarını açarken biz de her adımlarında tüm gücümüzle yanlarında olmayı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.&nbsp;Gün boyu devam eden program kapsamında iş, sanat, spor ve medya dünyasından isimlerin katılımıyla oturumlar ve konuşmalar gerçekleştirildi. SOCAR Türkiye CEO'su Elchin Ibadov, Castrol Türkiye, Ukrayna ve Orta Asya Genel Müdürü Nilay Tatlısöz, Türkiye'nin ilk kadın generali olan emekli Tuğgeneral Özlem Yılmaz, SosyalBen Vakfı Kurucusu Ece Çiftçi Taurin, Barrus London kurucusu Neslişah Yılmaz, milli voleybolcular İlkin Aydın ile Beren Yeşilırmak, ünlü oyuncular Şükrü Özyıldız ile Berk Oktay ilham veren hikâye ve deneyimlerini öğrencilerle paylaştı. Farklı alanlardan kendi kariyer yolculuklarını ve hayatlarındaki dönüm noktalarını paylaşan isimlerin katıldığı konuşmalar ve etkileşimli oturumlarla devam eden Global Engineer Girls 2026 İstanbul Buluşması, mezuniyet töreni ve kapanış konuşmalarıyla sona erdi.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 10 May 2026 10:11:09 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Turkcell'den "Yarının Teknoloji Liderleri"ne  3 milyon 300 bin TL ödül]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkcellden-yarinin-teknoloji-liderlerine-3-milyon-300-bin-tl-odul-6605/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkcellden-yarinin-teknoloji-liderlerine-3-milyon-300-bin-tl-odul-6605/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A47A98-28A064-CE6BF7-8DDB07-768D85-934128.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Turkcell'in, geleceğin teknoloji liderlerini desteklemek amacıyla bu yıl ikinci kez düzenlediği "Yarının Teknoloji Liderleri" proje yarışmasının ödül töreni, İstanbul Mandarin Otel'de gerçekleştirildi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır'ın katıldığı törende, yarışmada&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A47A98-28A064-CE6BF7-8DDB07-768D85-934128.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Turkcell'in, geleceğin teknoloji liderlerini desteklemek amacıyla bu yıl ikinci kez düzenlediği "Yarının Teknoloji Liderleri" proje yarışmasının ödül töreni, İstanbul Mandarin Otel'de gerçekleştirildi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır'ın katıldığı törende, yarışmada dereceye giren ekiplere ödülleri verildi. Türkiye'de üniversitelilere yönelik en kapsamlı proje yarışması olan "Yarının Teknoloji Liderleri"nde birinci olan SIGNIFY projesi 1 milyon TL, ikinci MEMOVISION projesi 800 bin TL, üçüncü SMELLCONTROL projesi ise 600 bin TL ile ödüllendirildi. Ayrıca jüri tarafından belirlenen CYBERKIDS, ENERATICS ve KAZAI projelerine de 300.000 TL'lik para ödülü takdim edildi.&nbsp;&nbsp;Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır törende yaptığı konuşmada Türkiye'nin teknoloji ekosistemindeki dönüşüme dikkat çekerek şunları söyledi: "Türkiye&#39;nin teknoloji alanında elde ettiği kazanımlar, kendine has bir ekosistem inşasını da ifade ediyor. 23 yıl öncesinde Türkiye&#39;nin yıllık Ar-Ge harcamaları 1 milyar dolardı, şimdi ise 20 milyar dolar. 23 yıl öncesinde Türkiye&#39;de 29 bin Ar-Ge insan kaynağı vardı, şimdi ise 311 bin Ar-Ge insan kaynağı var. Teknoloji girişimleri, diğer alanlardan farklı olarak borçlanma enstrümanlarıyla büyüyebilecek yapılar değil. Teknoloji girişimlerinin sermayesi akıl sermayesidir, fikir sermayesidir. Ve teknoloji girişimlerinin büyümesini sağlayacak olan da borçlanma değil sermaye yatırımlarıdır. Bu anlayışla son 5 yılda Türkiye&#39;de teknoloji girişimlerine 5,5 milyar dolar yatırım yapıldı. Bir önceki 5 yılda bu tutar 550 milyon dolardı. Katlanarak büyüyen bir yatırım ölçeğinden bahsediyoruz. Bu vesileyle ödül alacak olsun ya da olmasın, Türkiye&#39;nin teknoloji geliştirme yolculuğunda &#39;Ben de varım&#39; diyen tüm genç arkadaşlarımızı yürekten kutluyorum. Türkiye&#39;nin teknoloji lideri Turkcell&#39;e bu muhteşem organizasyon için teşekkür ediyorum"."Turkcell olarak temel yaklaşımımız, teknolojiyi insan için faydaya dönüştürmek"Törenin açılış konuşmasını yapan Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, gençleri teknolojiye yönlendirmek ve potansiyellerini desteklemek amacıyla geçtiğimiz yıl başlatılan projenin önemine işaret ederek şunları söyledi: "Turkcell olarak ülkemizin dijitalleşme yolculuğuna 30 yıldan uzun süredir öncülük ediyoruz. Bu yolculukta Turkcell'i Türkiye'nin teknoloji lideri yapan en temel yaklaşım ise 'Teknolojiyi insanımız için faydaya dönüştürmek'. Bizim için teknoloji; insanın hayatına dokunduğunda, bir ihtiyaca cevap verdiğinde ya da bir gencimizin önünde yeni bir kapı açtığında gerçek anlamını buluyor. Yarının Teknoloji Liderleri Proje Yarışması da bu anlayışın somutlaşmış hali. Gençlerimizden aldığımız motivasyonla bu yıl yarışmanın kapsamını daha da genişlettik. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne de projemizi açtık. 71 ilden 161 üniversitenin katılımıyla toplam 829 proje yarıştı. Yarının Teknoloji Lideri olmak için geliştirilen projelerin sayısı geçen yılın iki katını aştı. Bu başarının arkasında güçlü bir ekosistem var. Devletimizin ortaya koyduğu vizyon, sağladığı destek ve açtığı alan, gençlerimizin yolunu açıyor. Kamu, üniversite ve özel sektörün aynı hedefte buluştuğu bu yapı, ülkemizin teknoloji yolculuğuna hız kazandırıyor."&nbsp;"Gençlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz"Konuşmasında gençlere de seslenen Genel Müdür Koç, şöyle devam etti: "Bir fikre sahip çıkmak, yarına sahip çıkmaktır. Bu cesaretin, herhangi bir ödülden daha değerli olduğunu lütfen aklınızdan çıkarmayın.Yalnızca ödül alanlar değil; fikrinin peşinden gitme cesareti gösteren herkes bu yarışmanın kazananıdır. Ortaya koyduğunuz her fikir, yazdığınız her bir kod, bu ülkenin güçlü yarınlarına atılmış birer imzadır. Bundan böyle de sizlerin yanında olmaya ve 'Turkcell ile Yarınlar Senin!' demeye devam edeceğiz. Ödül almaya hak kazanan arkadaşlarımızı, finale kalan 12 ekibi ve başvuru yapan her bir gencimizi yürekten kutluyorum. Bu vesileyle vizyonlarıyla bu sürece yön veren Sayın Bakanımıza ve devletimizin değerli temsilcilerine saygılarımı sunuyorum. Ayrıca İnsan ve İş Desteklerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcımız Erkan Durdu liderliğinde İnsan Kaynakları ekiplerimize ve emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma, kıymetli jürimize ve üniversitelerimize teşekkür ediyorum."Yarının Teknoloji Liderlerinin geliştirdiği projelerYarışmada birincilik ödülünü "Signify" projesi kazandı. Proje, işitme engelli bireylerin bankacılık ve sağlık gibi temel hizmetlerde tercümana bağımlı kalmamalarını hedefliyor. Signify, mahremiyet ve iletişim kopukluğunu, yapay zekâ destekli çift yönlü anlık çeviri ile ortadan kaldırmayı sağlıyor.&nbsp;İkinciliği ise dijital reklamcılıkta içeriklerin etkisini ölçmek için kullanılan kampanya sonrası yöntemlerin maliyetli ve yavaş olması sorununa çözüm getiren "MEMOVISION" kazandı.&nbsp;"Smellcontrol" projesi ise üçüncülük ödülünü kazandı. Endüstriyel tesisler ve kentsel alanlardaki gaz sızıntıları ile uçucu organik bileşiklerin (VOC) geleneksel yöntemlerle ayırt edilememesi sorununu, çoklu gaz karışımlarını eş zamanlı analiz ederek çözmeyi amaçlıyor.&nbsp;&nbsp;İlk 3'ün yanı sıra 300'er bin TL para ödülüne layık görülen projeler ise şunlar oldu:&nbsp;"Sosyal Okuryazarlılık" ödülüne "Cyberkids" projesi layık görüldü. Proje, internet kullanım yaşının düşmesiyle çocukların maruz kaldığı siber zorbalık, veri ihlalleri ve oltalama (phishing) gibi tehditleri, çocukların bilişsel seviyesine uygun oyunlaştırılmış yöntemlerle önlemeyi amaçlıyor.&nbsp;&nbsp;"Sürdürülebilir Gelecek" ödülünü "ENERATICS" projesi aldı. Eneratics, veri merkezlerinde enerji maliyeti ve karbon ayak izini düşürmek için IT iş yükü, soğutma (HVAC) ve batarya sistemlerini koordine eden gerçek zamanlı bir enerji orkestrasyon katmanı sunuyor.&nbsp;"Ölçeklenme Potansiyeli" ödülünün sahibi "KazAI" projesi oldu. Yarışmaya katılan ve trafik kazaları sonrası manuel yürütülen ve haftalar sürebilen hasar tespiti, kusur oranı belirleme ve maliyet hesaplama süreçlerini dijitalleştirerek, operasyonel yükü ortadan kaldırmayı hedefliyor.&nbsp;Ödül kazanan ekipleri jüri belirledi&nbsp;&nbsp;Yarının Teknoloji Liderleri'nin ikinci yıl jürisinde; Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, Turkcell İnsan ve İş Desteklerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Erkan Durdu ile Turkcell Pazarlama ve Dijital Servislerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Murat Akgüç yer aldı. Ayrıca TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mesut Güner, Bağımsız Mühendislik Danışmanı Cemal Şeref Oğuzhan Öztürk, TAZI AI Kurucu Ortak ve Genel Müdürü Prof. Dr. Zehra Çataltepe ve Harvard Business Review Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Serdar Turan da jüri üyesi alarak ödül kazanan ekipleri belirledi.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 10 May 2026 10:06:09 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[SGK, çalışan anneler için verilen 'analık ödeneği' süresini uzattı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sgk-calisan-anneler-icin-verilen-analik-odenegi-suresini-uzatti-3379/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sgk-calisan-anneler-icin-verilen-analik-odenegi-suresini-uzatti-3379/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_737AF0-2FA84B-F6F210-89C0F4-0FC67B-F0B451.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />SGK&#39;nin NSosyal hesabından yapılan açıklamada, analık ödeneği süresinin tekil gebeliklerde 16 haftadan 24 haftaya, çoğul gebeliklerde ise 18 haftadan 26 haftaya çıkartıldığı belirtildi.Açıklamada, 1 Mayıs itibarıyla devam eden raporlar için herhangi bir başvuruya gerek olmaksızın&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_737AF0-2FA84B-F6F210-89C0F4-0FC67B-F0B451.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />SGK&#39;nin NSosyal hesabından yapılan açıklamada, analık ödeneği süresinin tekil gebeliklerde 16 haftadan 24 haftaya, çoğul gebeliklerde ise 18 haftadan 26 haftaya çıkartıldığı belirtildi.Açıklamada, 1 Mayıs itibarıyla devam eden raporlar için herhangi bir başvuruya gerek olmaksızın 8 haftalık ödemenin otomatik olarak yapılacağı ifade edildi.Bu kapsamda, 16 Ekim 2025 tarihi itibarıyla doğum yapan ve raporu 1 Mayıs 2026 tarihinden önce sonlanan anneler için de işverenlerinin Kuruma yapacakları bildirime istinaden 8 haftalık ödeme yapılacağı belirtildi.Öte yandan annelerin söz konusu haktan yararlanabilmeleri için raporlarını uzatmak amacıyla sağlık hizmet sunucularına veya Kuruma ayrıca başvuru yapmalarına gerek bulunmadığı kaydedildi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 10 May 2026 09:35:40 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Golden Partner, Türk yatırımcıları Avrupa'yla buluşturdu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/golden-partner-turk-yatirimcilari-avrupayla-bulusturdu-2459/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/golden-partner-turk-yatirimcilari-avrupayla-bulusturdu-2459/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_66BC73-001D7A-08D156-570FEF-214897-F18AD5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Uluslararası gayrimenkul yatırımları alanında faaliyet gösteren Golden Partner International, gerçekleştirdiği yatırım buluşmasında Avrupa'nın iki stratejik pazarı olan Yunanistan (Golden Visa) ve İngiltere'yi odağına aldı.&nbsp;İki ayrı oturumdan oluşan etkinlikte, farklı yatırım&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_66BC73-001D7A-08D156-570FEF-214897-F18AD5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Uluslararası gayrimenkul yatırımları alanında faaliyet gösteren Golden Partner International, gerçekleştirdiği yatırım buluşmasında Avrupa'nın iki stratejik pazarı olan Yunanistan (Golden Visa) ve İngiltere'yi odağına aldı.&nbsp;İki ayrı oturumdan oluşan etkinlikte, farklı yatırım profillerine hitap eden fırsatlar; getiri potansiyelleri ve yatırımın sunduğu yan haklar kapsamında değerlendirildi. Yoğun katılımla gerçekleşen etkinlik, Türk yatırımcıların uluslararası pazarlara olan ilgisini bir kez daha ortaya koydu.Yunanistan oturumunda, özellikle Golden Visa programı kapsamında artan talep, düşük giriş maliyetine karşılık sunduğu yüksek mobilite avantajı ve turizm destekli kira getirisi potansiyeli öne çıktı. Bu kapsamda Golden Partner, 40 yılı aşkın deneyime sahip geliştirici MIBS Group'un son projesi **"Etolikou Seafront"**un lansmanını gerçekleştirerek; son yıllarda yabancı yatırımcı ilgisinin hızla arttığı bölgede, yatırımcılara büyüme potansiyeli yüksek bir alternatif sundu.İngiltere oturumunda ise döviz bazlı gelir beklentisi, regüle edilmiş piyasa yapısı ve uzun vadeli değer artışı dinamikleri ön plana çıktı. Köklü tarihi, güçlü ekonomisi ve oturmuş piyasa yapısıyla İngiltere'de, özellikle Londra'da gayrimenkul sahibi olmanın yalnızca finansal değil, aynı zamanda yüksek prestijli bir yatırım olduğu vurgulandı. Golden Partner'ın, İngiltere'nin önde gelen gayrimenkul geliştiricilerinden Berkeley Group ile yürüttüğü iş birliği kapsamında sunduğu projeler yatırımcılarla paylaşıldı. Londra başta olmak üzere gelişim potansiyeli yüksek bölgelerde konumlanan projeler, katılımcılar tarafından yoğun ilgi gördü.Okan Ersan, Golden Partner Genel Müdürü, etkinliğe ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:"Dünya hızla küreselleşirken bilgiye erişim kolaylaşıyor. Ancak konu yurt dışında gayrimenkul yatırımı olduğunda, yatırımcıların aklındaki en büyük soru hâlâ aynı: Güvenebilir miyim? İşte biz tam bu noktada devreye giriyoruz. 15 yıllık deneyimimiz ve güçlü itibarımızla, bu süreci yatırımcı adına sadeleştiriyor; tüm operasyonu uçtan uca ve şeffaflıkla yönetiyoruz."Golden Partner, etkinlik boyunca yalnızca proje tanıtımı yapmakla sınırlı kalmayarak; yatırım süreçlerine ilişkin hukuki çerçeve, satın alma prosedürleri, mortgage finansman olanakları ve operasyonel yönetim başlıklarında kapsamlı bir bilgilendirme sundu.Uluslararası pazarlarda derinleşen portföyü ve müşteri odaklı yaklaşımıyla Golden Partner, Türkiye'den yurt dışına yönelen gayrimenkul yatırım talebini doğru fırsatlarla buluştururken; doğru ülke ve proje seçiminin temelinde, yatırımcının satın alma motivasyonunun doğru anlaşılması gerektiğine vurgu yaptı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 09 May 2026 10:04:43 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sinpaş YTS'den Türkiye genelinde güçlü büyüme ve istihdam hamlesi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sinpas-ytsden-turkiye-genelinde-guclu-buyume-ve-istihdam-hamlesi-8817/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sinpas-ytsden-turkiye-genelinde-guclu-buyume-ve-istihdam-hamlesi-8817/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7AF2A2-FE7649-EE58DB-981B7E-FE4FCB-1304F6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul başta olmak üzere farklı bölgelerde konumlanan şubeleriyle güçlü bir hizmet altyapısı oluşturan Sinpaş YTS, yeni açılan lokasyonlarla büyüme ivmesini sürdürüyor. Şirketin son dönemde hayata geçirdiği yeni şube yatırımları hem hizmet ağını güçlendiriyor hem de&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7AF2A2-FE7649-EE58DB-981B7E-FE4FCB-1304F6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul başta olmak üzere farklı bölgelerde konumlanan şubeleriyle güçlü bir hizmet altyapısı oluşturan Sinpaş YTS, yeni açılan lokasyonlarla büyüme ivmesini sürdürüyor. Şirketin son dönemde hayata geçirdiği yeni şube yatırımları hem hizmet ağını güçlendiriyor hem de bölgesel ölçekte ekonomik hareketliliğe katkı sağlıyor.Türkiye Genelinde Yaygın Hizmet AğıFaizsiz finansman modeliyle her gelir grubuna hitap eden Sinpaş YTS, Türkiye'nin dört bir yanına yayılan organizasyon yapısıyla müşterilerine daha yakın olmayı hedefliyor. Genişleyen şube ağı sayesinde kullanıcı deneyimini yerinde ve hızlı hizmet anlayışıyla destekleyen şirket, erişilebilir finansman çözümlerini daha geniş kitlelere ulaştırıyor.Özellikle metropol şehirlerde oluşturulan güçlü yapılanma, şirketin operasyonel kabiliyetini artırırken; Anadolu'da yaygınlaşan şube ağı ise yerel ekonomilerle entegre bir büyüme modelini beraberinde getiriyor.Büyümenin İstihdama Yansıyan GücüSinpaş YTS'nin büyüme stratejisi yalnızca finansal göstergelerle sınırlı kalmıyor; aynı zamanda istihdam odaklı bir kalkınma modeliyle ilerliyor. Genişleyen organizasyon yapısı, farklı şehirlerde yeni iş fırsatları yaratırken, yerel istihdamın güçlenmesine de katkı sağlıyor.Her yeni şube, bulunduğu bölgede sadece bir hizmet noktası değil; aynı zamanda ekonomik canlılığı destekleyen bir istihdam merkezi olarak konumlanıyor. Bu yaklaşım, şirketin sürdürülebilir büyüme vizyonunun temel unsurlarından biri olarak öne çıkıyor."Büyümeyi İnsan Kaynağı ile Birlikte Yönetiyoruz"Sinpaş YTS Genel Müdürü Merve Onarlı, şirketin büyüme yaklaşımına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: "Türkiye genelinde yaygınlaşan hizmet ağımızı, güçlü insan kaynağımızla birlikte büyütüyoruz. Her yeni şubemizi yalnızca hizmet sunduğumuz bir nokta olarak değil, aynı zamanda bulunduğu bölgeye değer katan bir yapı olarak konumlandırıyoruz. Faizsiz finansman modelimize olan ilgi, büyüme ivmemizi desteklerken; biz de bu süreci istihdam ve erişilebilirlik odağında sürdürüyoruz."Sürdürülebilir ve Yaygın Büyüme HedefiSinpaş YTS, önümüzdeki dönemde de Türkiye genelindeki varlığını güçlendirerek daha geniş kitlelere ulaşmayı hedefliyor. Şirket, faizsiz finansman alanındaki deneyimini yaygın hizmet ağı ve güçlü organizasyon yapısıyla birleştirerek sektördeki konumunu pekiştirmeye devam ediyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 09 May 2026 09:07:00 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Güçlü anne, güçlü bir aile ve umut dolu yarınlar demektir"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/guclu-anne-guclu-bir-aile-ve-umut-dolu-yarinlar-demektir-3045/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/guclu-anne-guclu-bir-aile-ve-umut-dolu-yarinlar-demektir-3045/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E1F166-00FB10-F26905-92832F-37E05D-1648C3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />LÖSEV Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı ile Kütahya Porselen, Anneler Günü kapsamında sanatın iyileştirici ve birleştirici gücünden ilham alan özel bir buluşma gerçekleştirdi. Kütahya ve Eskişehir'den LÖSEV'e kayıtlı annelerin katılımıyla düzenlenen programa Kütahya&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E1F166-00FB10-F26905-92832F-37E05D-1648C3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />LÖSEV Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı ile Kütahya Porselen, Anneler Günü kapsamında sanatın iyileştirici ve birleştirici gücünden ilham alan özel bir buluşma gerçekleştirdi. Kütahya ve Eskişehir'den LÖSEV'e kayıtlı annelerin katılımıyla düzenlenen programa Kütahya Porselen Yönetim Kurulu Başkanı Sema Güral Sürmeli ve Nafi Güral Eğitim Vakfı Başkanı Gülsüm Güral'da katılım sağladı.&nbsp;Kütahya Saklı Dünya Restaurant'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinlikte, birlikte üretmenin, paylaşmanın ve dayanışmanın değeri ön plana çıktı. Gün boyunca renkler ve desenler aracılığıyla duygularını ifade eden katılımcılar, günlük hayatın temposundan uzaklaşarak keyifli ve samimi anlar yaşadı."Anneleri İyileştiren Çalışmalar Çocukların Geleceğine Yapılan En Değerli Yatırım"LÖSEV, 27 yıldır lösemili çocuklar ve aileleri için sürdürdüğü mücadelede kadının emeğini anne rolü ile pekiştirerek bu gücün önemini bir kez daha hatırlatıyor. Kanser gibi ağır bir yükle mücadele eden anneler, LÖSEV çatısı altında bir araya gelerek birlikteliğin dönüştürücü gücünü ortaya koyuyor.&nbsp;LÖSEV, bu zorlu yolculukta yalnızca çocukların tedavisine destek olmakla kalmıyor; aynı zamanda ailelerin, özellikle de annelerin kanser ile mücadele eden kadınların güçlenmesi için çalışmalar yürütüyor. Sosyal destek programları, eğitim faaliyetleri, psikolojik danışmanlık hizmetleri ve ekonomik güçlendirme projeleriyle annelerin yanında yer alıyor.Sema Güral Sürmeli'den Mesaj "Sanatın Birleştirici Gücüyle Anlamlı Bir Buluşma" GerçekleştiriyoruzAnneler Günü'nün, fedakârlıklarıyla çocuklarına umut olan annelerin emeklerini hatırlamak için anlamlı bir fırsat olduğunu belirten Sema Güral Sürmeli, etkinlikle ilgili şu değerlendirmede bulundu:"Lösemi ile mücadele eden çocukların en büyük güç kaynaklarından biri anneleri. Biz de Anneler Günü vesilesiyle, onların bir araya gelerek kendilerine zaman ayırabilecekleri, birlikte üretmenin, paylaşmanın ve gülümsemenin iyileştirici gücünü hissedebilecekleri özel bir buluşma gerçekleştirmek istedik. Başta kendi annem olmak üzere, sevgisi ve emeğiyle hayatlara güç veren tüm annelerin Anneler Günü'nü içtenlikle kutluyorum."Her gün lösemi ve kanser ile mücadele eden ailelere destek çalışmalarını sürdüren vakıf, kadınların gücünü büyüten projeleriyle çocukların daha sağlıklı, daha umut dolu yarınlara ulaşmasına katkı sağlamaya devam ediyor. LÖSEV, herkesi lösemi ve kanserle mücadele eden çocukların ve onların güçlü annelerinin yanında olmaya davet ediyor. Çünkü güçlü anneler, güçlü bir aile ve umut dolu yarınlar demektir. Ayrıca LÖSEV birlikteliği büyütmek ve güçlendirmek isteyen herkesi gönüllü olmaya, bu hareketin bir parçası olmaya davet ediyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 09 May 2026 09:01:28 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[AloTech'te üst düzey atama]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/alotechte-ust-duzey-atama-3170/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/alotechte-ust-duzey-atama-3170/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EAF23F-B859F7-0F23DC-A4A2B6-B05D10-165F24.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İşletmelere yapay zeka destekli bulut çağrı merkezi hizmeti sunan teknoloji şirketi AloTech, insan odaklı yaklaşımını güçlendirmeye ve sürdürülebilir büyüme hedeflerine yönelik organizasyonel kapasitesini artırmaya devam ediyor. Alotech, bu kapsamda üst yönetim kadrosuna sektörün&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EAF23F-B859F7-0F23DC-A4A2B6-B05D10-165F24.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İşletmelere yapay zeka destekli bulut çağrı merkezi hizmeti sunan teknoloji şirketi AloTech, insan odaklı yaklaşımını güçlendirmeye ve sürdürülebilir büyüme hedeflerine yönelik organizasyonel kapasitesini artırmaya devam ediyor. Alotech, bu kapsamda üst yönetim kadrosuna sektörün deneyimli bir ismi olan Seda Karatekin'i dahil etti. Seda Karatekin, İnsan Kaynaklarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak, Alotech'in İK operasyonlarının yönetimi, yetenek süreçlerinin geliştirilmesi, organizasyonel verimlilik ve çalışan deneyimi alanlarında liderlik üstlenecek.Seda Karatekin, lisans eğitimini Bilkent Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünde, Executive MBA programını ise Bahçeşehir Üniversitesi'nde tamamladı. İnsan kaynakları alanında 20 yılı aşkın deneyime sahip bir profesyonel olarak, kariyeri boyunca çok uluslu ve yerel organizasyonlarda stratejik İK dönüşüm projelerine liderlik etti.&nbsp; Avon, Nortel Networks ve iyzico gibi sektörünün öncü şirketlerinde Ücret ve Yan Haklar, Performans Yönetimi, Yetenek Yönetimi ve İK Operasyonları alanlarında üst düzey görevler üstlendi. Farklı coğrafyalarda edindiği deneyimle, çalışan bağlılığı, organizasyonel verimlilik ve kültürel dönüşüm konularında güçlü bir uzmanlık geliştirdi.&nbsp;Alotech'te İnsan Kaynaklarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak göreve başlayan Karatekin, şirketin büyüme hedefleri doğrultusunda insan kaynakları stratejilerini yeniden şekillendirmeyi ve çalışan deneyimini daha da güçlendirmeyi hedefliyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 08 May 2026 10:35:08 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ambalaj Tasarımı Öğrenci Yarışması yeniden doğuyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ambalaj-tasarimi-ogrenci-yarismasi-yeniden-doguyor-284/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ambalaj-tasarimi-ogrenci-yarismasi-yeniden-doguyor-284/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_490EA4-60C92B-C16A30-0323B5-D5B1BF-E496A6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) tarafından, Avrasya Ambalaj İstanbul Fuarı kapsamında ve RX Türkiye iş birliğiyle düzenlenen yarışma, 21 yıllık birikimiyle bugüne kadar binlerce üniversite öğrencisini ambalaj tasarımıyla buluşturdu. Yüzlerce genç tasarımcının ödüllendirildiği&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_490EA4-60C92B-C16A30-0323B5-D5B1BF-E496A6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) tarafından, Avrasya Ambalaj İstanbul Fuarı kapsamında ve RX Türkiye iş birliğiyle düzenlenen yarışma, 21 yıllık birikimiyle bugüne kadar binlerce üniversite öğrencisini ambalaj tasarımıyla buluşturdu. Yüzlerce genç tasarımcının ödüllendirildiği organizasyon, pek çok katılımcı için profesyonel kariyerin ilk adımı olma özelliği taşıyor.KAPSAMLI DÖNÜŞÜM: YENİ İSİM, YENİ YAPI, YENİ VİZYON2026 itibarıyla yarışma yalnızca isim değişikliğiyle değil, kapsamlı bir yeniden yapılanma programıyla dikkat çekiyor. Yeni adıyla Ambalaj Ay Yıldızları Öğrenci Yarışması, sektör profesyonellerine yönelik düzenlenen Ambalaj Ay Yıldızları ile aynı marka çatısı altında konumlandırılarak daha güçlü ve bütüncül bir yapı kazanıyor. Bu dönüşümle birlikte öğrenciler, kariyer yolculuklarında "Geleceğin Ay Yıldızları" olarak tanımlanıyor.KATEGORİ YAPISINDA RADİKAL DEĞİŞİMYarışmanın dönüşüm sürecindeki en önemli adımlardan biri de kategori yapısında gerçekleştirildi. Daha önce 14 ürün odaklı kategoride düzenlenen yarışma, günümüz tasarım anlayışına uygun şekilde 6 stratejik tema etrafında yeniden kurgulandı. Bu yeni yapı; sürdürülebilirlik, teknoloji entegrasyonu ve kullanıcı deneyimi gibi çağdaş tasarım kriterlerini merkeze alarak, öğrencilerin yenilikçi ve çözüm odaklı projeler geliştirmesini teşvik ediyor.Öğrenciler; Ev ve Temizlik Ürünleri Ambalajları, Sağlık ve Kişisel Bakım Ürün Ambalajları, Ticaret, E-Ticaret Ambalajları, Gıda Güvenliği (Save Food) Ambalajları, Gıda ve İçecek Ambalajları ve Sürdürülebilir &amp; Akıllı &amp; Yenilikçi Ambalaj kategorilerinde yarışmaya başvurabilecek.&nbsp;YAPAY ZEKA KULLANIMINA ŞEFFAF YAKLAŞIMYarışmanın yeni döneminde dikkat çeken bir diğer yenilik ise yapay zeka kullanımına yönelik geliştirilen politika oldu. Şartnameye eklenen bu yaklaşım, katılımcıların yapay zeka araçlarını kullanmasını yasaklamak yerine, kullanımın açıkça beyan edilmesini zorunlu kılıyor. Bu sayede tasarım süreçlerinde şeffaflık sağlanırken, özgün yaratıcılığın korunması hedefleniyor.Dijital dönüşüm, yarışmanın temel yapı taşlarından biri olarak öne çıkıyor. Başvuru ve jüri değerlendirme süreçleri tamamen dijital ortama taşınarak, kullanıcı dostu bir çevrim içi platform üzerinden yürütülecek. Bu yenilik, hem katılımcılar için erişilebilirliği artırırken hem de organizasyonun şeffaflık ve verimlilik düzeyini güçlendirecek.Z KUŞAĞINA UYUMLU YENİ BİR PLATFORMYarışmanın dönüşüm sürecinin arkasındaki temel motivasyonlardan biri de değişen tasarımcı profiline uyum sağlamak. Z kuşağının beklentileri, dijitalleşme dinamikleri ve küresel rekabet koşulları doğrultusunda yeniden yapılandırılan yarışma; yalnızca bir ödül organizasyonu olmanın ötesine geçerek, akademi ile sektör arasında güçlü bir bağ kuran, gençlerin yaratıcı potansiyelini görünür kılan ve kariyer yolculuklarını destekleyen bir platform olarak konumlanıyor.ULUSLARARASI ARENAYA AÇILAN KAPIYarışmada birinci olan tasarım 60 bin lira, ikinci olan 40 bin lira, üçüncü olan da 30 bin lira ödül kazanacak. Mansiyon ödülü 20 bin lira olarak belirlenirken, dereceye giren öğrencilere öğrenim yaşamları süresince yılda 12 ay ASD &amp; TÜYAP Öğrenim Bursu sağlanacak.&nbsp;Ambalaj Ay Yıldızları Öğrenci Yarışması, yeni kimliğiyle uluslararası açılım hedefini de güçlendiriyor. Dereceye giren projeler, Dünya Ambalaj Örgütü tarafından düzenlenen WorldStar Student ve Asya Ambalaj Federasyonu tarafından düzenlenen AsiaStar Student yarışmalarına katılım hakkı elde ederek küresel ölçekte değerlendirilme fırsatı bulacak. Bu sayede genç tasarımcılar, global ölçekte kendilerini gösterme ve Türkiye'yi uluslararası arenada temsil etme fırsatı bulacak. Bu yönüyle yarışma, Türkiye'de geliştirilen tasarımların uluslararası platformlarda görünürlüğünü artıran önemli bir köprü işlevi görüyor.Yarışmaya 19 Haziran 2026 tarihine kadar başvuru yapılabilecek.&nbsp;ASD BAŞKANI ZEKİ SARIBEKİR: &#34;GENÇLERİMİZİ ULUSLARARASI REKABETE DAHA HAZIR HALE GETİRİYORUZ&#34;22 yıldır kesintisiz olarak sürdürdükleri bu yarışmanın, yalnızca bir öğrenci organizasyonu değil; aynı zamanda ambalaj sektörünün geleceğine yapılan stratejik bir yatırım niteliği taşıdığını ifade eden ASD Başkanı Zeki Sarıbekir, &#34;Bugüne kadar binlerce gencimizin yaratıcı fikirlerine alan açtık, onların sektöre adım atmalarına destek olduk. Şimdi ise Ambalaj Ay Yıldızları Öğrenci Yarışması adıyla gerçekleştirdiğimiz bu dönüşümle, yarışmamızı hem daha güçlü bir marka yapısı altına alıyor hem de gençlerimizi uluslararası rekabete daha hazır hale getiriyoruz. Bu yeni dönem, bizim için yalnızca bir isim değişikliği değil; aynı zamanda vizyonumuzu geleceğe taşıyan kapsamlı bir yenilenme sürecidir." dedi.&nbsp;Zeki Sarıbekir, şöyle devam etti:&nbsp;"Günümüzde ambalaj tasarımı; sürdürülebilirlik, teknoloji ve kullanıcı deneyimi gibi çok boyutlu bir yaklaşım gerektiriyor. Biz de bu doğrultuda yarışmamızın kategori yapısını yeniledik, dijital başvuru sistemine geçtik ve yapay zekâ kullanımına şeffaflık getiren öncü bir yaklaşım benimsedik. Amacımız, genç tasarımcıların çağın gerekliliklerine uygun şekilde&nbsp;kendilerini geliştirebilecekleri, sektörle doğrudan temas kurabilecekleri ve global ölçekte başarı elde edebilecekleri bir zemin oluşturmak. Ambalaj Ay Yıldızları Öğrenci Yarışması'nın, geleceğin tasarımcılarını yetiştiren en önemli platformlardan biri olmayı sürdüreceğine inanıyoruz."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 08 May 2026 10:13:01 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Opella AMET'te üst düzey atama]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/opella-amette-ust-duzey-atama-1182/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/opella-amette-ust-duzey-atama-1182/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A43478-A33BA5-3A17A0-194F9B-39728D-6A6C76.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Küresel ölçekte reçetesiz ürünler (OTC) ve vitamin, mineral ve takviyeler (VMS) pazarında en geniş üçüncü portföye sahip öz bakım odaklı şirket Opella, Murali Rao'nun Afrika, Orta Doğu ve Türkiye (AMET) Bölgesi Marka ve İnovasyon Başkanı olarak atandığını duyurdu. Yeni görevinde&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A43478-A33BA5-3A17A0-194F9B-39728D-6A6C76.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Küresel ölçekte reçetesiz ürünler (OTC) ve vitamin, mineral ve takviyeler (VMS) pazarında en geniş üçüncü portföye sahip öz bakım odaklı şirket Opella, Murali Rao'nun Afrika, Orta Doğu ve Türkiye (AMET) Bölgesi Marka ve İnovasyon Başkanı olarak atandığını duyurdu. Yeni görevinde İstanbul'da bulunan Opella AMET merkez ofisinde görev yapacak olan Murali Rao, bölgenin marka ve inovasyon stratejilerine liderlik edecek. Rao, özellikle amaca yönelik inovasyonla büyümeyi hızlandırmaya ve Opella&#39;nın kişisel bakım vizyonunu bölge genelinde ilerletmeye odaklanacak.Rao'nun atanması, Opella AMET'in organizasyon içinden yetenek yetiştirme ve geliştirme konusundaki kararlılığının bir yansıması olarak öne çıkıyor. 2024 yılında Opella'ya katılan Murali Rao, AMET bölgesinde sindirim sağlığı kategorisinin büyümesini ölçeklendirmede kritik bir rol üstlendi.Pazarlama ve büyüme alanında 22 yılı aşkın deneyime sahip olan Rao, kariyeri boyunca Reckitt ve FrieslandCampina gibi global şirketlerde üst düzey görevler üstlenerek Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Türkiye (MENAT) bölgesi ile Güney Asya'da markaların sürdürülebilir ve kârlı büyümesine liderlik etti.Opella AMET Marka ve İnovasyon Başkanı Murali Rao, yeni göreviyle ilgili şunları söyledi:"Opella'da bu görevi üstlenmekten büyük gurur duyuyorum. Türkiye'nin de içinde bulunduğu AMET bölgesinde güçlü markalarımızı ve anlamlı inovasyonlarımızı daha da büyütürken, ekiplerimiz ve iş ortaklarımızla birlikte öz bakımı milyonlarca tüketici için daha erişilebilir hale getirmeye devam edeceğiz."Yeni görevinde Rao, Opella'nın marka portföyü ve inovasyon yol haritasına liderlik ederek şirketin AMET bölgesindeki öz bakım misyonunu hızlandırmaktan sorumlu olacak. Liderlik yaklaşımıyla ekipleri güçlendiren, yetenek gelişimini destekleyen ve ortak bir büyüme vizyonu etrafında yüksek performans kültürü oluşturan Rao, bu alandaki güçlü geçmişiyle dikkat çekiyor.Opella, sunduğu güvenilir öz bakım çözümleriyle her yıl milyonlarca tüketiciye ulaşmaya devam ediyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 08 May 2026 09:26:08 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yapı Merkezi'nde üst düzey atama]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/yapi-merkezinde-ust-duzey-atama-1551/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/yapi-merkezinde-ust-duzey-atama-1551/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C5A138-72B453-7FE61A-564205-870785-919AE1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yazılım, teknoloji, telekomünikasyon, fintech, enerji sistemleri ve tüketici elektroniği alanlarında 25 yılı aşkın CEO ve üst düzey yöneticilik deneyimine sahip olan Veli Tan Kirtiş, Yapı Merkezi Holding'in CEO'su olarak göreve başladı.İTÜ Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C5A138-72B453-7FE61A-564205-870785-919AE1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yazılım, teknoloji, telekomünikasyon, fintech, enerji sistemleri ve tüketici elektroniği alanlarında 25 yılı aşkın CEO ve üst düzey yöneticilik deneyimine sahip olan Veli Tan Kirtiş, Yapı Merkezi Holding'in CEO'su olarak göreve başladı.İTÜ Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği mezunu olan, Veli Tan Kirtiş, Koç Holding, Turkcell ve Profilo bünyesindeki liderlik görevlerinde yer aldı. Büyük ölçekli ve çok paydaşlı organizasyonlarda dönüşüm, büyüme ve kurumsallaşma süreçlerine liderlik eden Kirtiş; finansal disiplin, operasyonel verimlilik ve kurumsal yönetişim alanlarındaki uzmanlığıyla öne çıkıyor. Kirtiş, ayrıca İTÜ Mezunları Derneği (İTÜMD) Başkanlığı görevini yürütmektedir.Son olarak Yapı Merkezi Holding'de İcra Kurulu Üyesi olarak görev yapan Kirtiş, CEO olarak yeni görevinde grubun yönetişim yapısının ve grup şirketleri arasında stratejik bütünlüğün güçlendirilmesi ile performans odaklı yönetim anlayışının geliştirilmesinde aktif rol üstlenecek.Yapı Merkezi Holding CEO'su Veli Tan Kirtiş, değerlendirmesinde şunları söyledi:&nbsp;"Yapı Merkezi Holding olarak bugün 14 ülkede 6,3 milyar doları aşan bir projeler portföyünü yönetiyoruz. Kurucumuz Dr. Ersin Arıoğlu'nun ortaya koyduğu vizyona sahip çıkarak; 60 yılı aşan mühendislik birikimimizi, yenilikçi teknolojiler ve sürdürülebilir çözümlerle birleştiriyor, daha geniş coğrafyalarda kalıcı değer yaratmayı hedefliyoruz. Bu büyüklük, bizim için yalnızca iş hacmi değil; Türkiye'nin mühendislik alanındaki itibarına, marka değerine ve uzun vadeli rekabet gücüne katkı sağlayan bir misyondur".]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 08 May 2026 09:22:49 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Savaş dezenflasyon sürecini etkilese de kararlıyız"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/savas-dezenflasyon-surecini-etkilese-de-kararliligimizi-degistirmiyor-2471/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/savas-dezenflasyon-surecini-etkilese-de-kararliligimizi-degistirmiyor-2471/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F3E2DA-ADE370-E141BB-064D38-3DA180-B54C95.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Karahan, zirvenin özel oturumunda yaptığı sunumda, küresel ekonominin son dönemde jeopolitik gelişmelerin ve artan belirsizliklerin belirleyici olduğu bir süreçten geçtiğini kaydederek, özellikle enerji fiyatlarında yaşanan artışların küresel ölçekte enflasyon görünümünü olumsuz&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F3E2DA-ADE370-E141BB-064D38-3DA180-B54C95.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Karahan, zirvenin özel oturumunda yaptığı sunumda, küresel ekonominin son dönemde jeopolitik gelişmelerin ve artan belirsizliklerin belirleyici olduğu bir süreçten geçtiğini kaydederek, özellikle enerji fiyatlarında yaşanan artışların küresel ölçekte enflasyon görünümünü olumsuz etkilemeye devam ettiğini, son dönemdeki gelişmelerin etkilerini Türkiye&#39;nin enflasyon ve dış denge görünümü üzerinde hissettiklerini anlattı.Nisan ayı enflasyon verisinde savaşın etkilerini net bir biçimde gördüklerini dile getiren Karahan, enerji kaynaklı etkilerin kısa vadede devam edeceğini düşündüklerini bildirdi.Karahan, &#34;Bu etkilerin orta vadeli enflasyon görünümü üzerindeki yansımaları ise para politikası duruşumuzla şekillenecek. Önümüzdeki dönemde para politikası kararlarını alırken bu unsurları dikkatle değerlendireceğiz. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası olarak temel önceliğimiz fiyat istikrarını sağlamak. Savaş, dezenflasyon sürecini etkilese de kararlılığımızı değiştirmiyor.&#34; diye konuştu.- &#34;Enflasyonda gözlenen bozulmanın orta vadeli görünümü bozmasına izin vermeyeceğiz&#34;Fatih Karahan, son dönemdeki jeopolitik gelişmelerin enerji fiyatlarında belirgin artışlara neden olduğunu, gerek ham petrol gerekse doğal gaz fiyatlarının savaş öncesi seviyelerinin üzerinde seyrettiğini belirterek, petrol fiyatlarındaki oynaklığın son dönemde bir miktar azalmış olsa da halen tarihsel ortalamasının üzerinde olduğunu, enerji fiyatlarına ek olarak endüstriyel metal ve tarımsal emtia fiyatlarında da kayda değer artışlar yaşandığını anlattı.Bu gelişmelerin küresel enflasyon görünümünü olumsuz etkilerken, özellikle enerji ithalatçısı ülkelerin üzerindeki maliyet baskılarını artırdığını dile getiren Karahan, nisanda yıllık enflasyonun yüzde 32,4 olduğunu, küresel gelişmelerin yansımalarını yurt içi enflasyon gelişmelerinde de gördüklerini söyledi.Karahan, Mayıs 2024&#39;te ulaşılan zirve ile kıyaslandığında dezenflasyonda önemli bir mesafe kat edilmesine rağmen enflasyonun halen yüksek seyrettiğini belirterek, özellikle enerji fiyatlarındaki gelişmelerin nisanda enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturduğunu, gıda ve giyim fiyatlarının da yüksek artmasıyla nisanda piyasa beklentilerinin üzerinde bir enflasyon gördüklerini bildirdi.Fatih Karahan, &#34;Bununla birlikte, sıkı para politikasıyla son dönemde enflasyonda gözlenen bozulmanın orta vadeli görünümü bozmasına izin vermeyeceğiz.&#34; ifadesini kullandı.- &#34;Cari açığın milli gelire oranı tarihsel ortalamasının altında kalmaya devam edecek&#34;TCMB Başkanı Karahan, yılın ilk 4 ayında temel mal ve hizmet gruplarında dezenflasyon eğiliminin yavaşlayarak devam ettiğini kaydederek, buna karşın gıda ve özellikle enerji gruplarının enflasyonu yukarı yönlü etkileyen ana kalemler olduğunu, ilk çeyrekteki olumsuz hava koşullarının gıda fiyatları üzerinde baskı oluşturduğunu, mart ve nisanda jeopolitik gelişmelere bağlı olarak enerji fiyatlarında belirgin artışlar görüldüğünü anlattı.Akaryakıt fiyat gelişmelerinin etkisiyle ulaştırma hizmetlerindeki fiyat artışlarının güçlü seyrettiğini kaydeden Karahan, &#34;Buna karşın para politikasındaki sıkı duruşumuz sayesinde, 2025 yılında katılık gördüğümüz hizmet grubunda daha ılımlı bir seyir gözlemliyoruz.&#34; dedi.Cari işlemler açığının ilk çeyrek itibarıyla tarihsel ortalamalarının altında olduğunu, cari işlemler dengesinde belirgin bir iyileşme sağlandığını, yükselen enerji fiyatlarının enerji ithalatındaki artış kanalıyla cari denge üzerindeki yukarı yönlü baskıları artırdığını dile getiren Karahan, aynı dönemde gerileyen altın ithalatının cari dengeye pozitif katkı verdiğini söyledi.Karahan, &#34;Cari açık üzerindeki yukarı yönlü riskler belirginleşmiş olsa da 2026 yılında cari açığın milli gelire oranının tarihsel ortalamasının altında kalmaya devam edeceğini öngörüyoruz.&#34; açıklamasında bulundu.- &#34;Katılım finansın gelişimini ve güçlenmesini önemsiyoruz&#34;Fatih Karahan, ekonominin uzun yıllardır süregelen yapısal meselelerinden birisinin &#34;yatırımlar için ihtiyaç duyulan tasarruf düzeyine yeterince ulaşılamaması ve bu nedenle kronik olarak cari açık verilmesi&#34; olduğunu belirterek, bu sorunun kalıcı çözümü için yurt içi tasarrufların artırılması gerektiğini, bunun için de finansal sistemin derinleştirilmesinin ve kaynakların sisteme dahil edilmesinin büyük önem taşıdığını anlattı.Tam da bu noktada katılım finans sektörünü makroekonomik istikrar açısından önemli bir bileşen olarak değerlendirdiklerini vurgulayan Karahan, sözlerini şöyle sürdürdü:&#34;Katılım finans sektörü, finansal kapsayıcılığı artırarak ve tasarruf tabanını genişleterek finansal sistemin derinleşmesine katkı sunuyor. Bunun yanında, finansal sistemin farklı kesimlere erişimini artırması para politikası aktarım mekanizmasının etkinliği açısından da önem taşıyor. Bu perspektifle, katılım finansın Türkiye finansal sistemi içerisindeki gelişimini ve güçlenmesini önemsiyoruz.&#34;- &#34;Katılım finans sektörünün büyüme temposu yakın dönemde ivmelendi&#34;TCMB Başkanı Karahan, katılım finans sektörüne yönelik attıkları adımlara ilişkin bilgiler vererek, şu değerlendirmelerde bulundu:&#34;Katılım finans sektörünün büyüme temposu yakın dönemde ivmelendi. Özellikle son 15 yıllık dönemde Türkiye&#39;de katılım finans sektörü hızlı bir büyüme gösterdi ve katılım finansın bankacılık sektörü içindeki payı yüzde 4,6&#39;dan yüzde 9,5&#39;e yükseldi. Katılım finans sektörü büyümeye devam etmekte. Halihazırda 10 katılım bankası faaliyet göstermekle birlikte, sektöre yeni girişler de gündemde. Teknolojik yenilikler ve dijitalleşme de sektörün gelişimini destekliyor. Bu hızlı büyüme temposu ülkemizde katılım finans sektörüne olan artan talebi gösteriyor. Yeni kuruluşların sektöre girmesiyle bir yandan sektör büyürken diğer taraftan rekabet koşulları iyileşiyor.&#34;Karahan, katılım bankacılığının risklere karşı dayanıklı bir yapı sergilediğini, yüksek sermaye yeterliliği, güçlü aktif kalitesi ve karlılık performansının finansal istikrara katkı sunduğunu belirterek, mart itibarıyla katılım bankalarının ilgili göstergelerde sektörden olumlu ayrıştığını vurguladı.Katılım finans sektörünün finansal tasarruf araçlarını çeşitlendirerek ve finansal kapsayıcılığı artırarak finansal piyasaların gelişimine katkı verdiğini dile getiren Karahan, sektörün finansman imkanlarının ağırlıklı olarak KOBİ&#39;lere sunulduğunu bildirdi.Karahan, &#34;Katılım finansın sunduğu ticari finansmanın bankacılık sektörü toplam ticari kredileri içerisindeki payı yüzde 7,5 seviyesindeyken KOBİ finansmanında bu payın yaklaşık yüzde 11 seviyesinde seyrettiğini görüyoruz.&#34; dedi.- &#34;Makroihtiyati çerçeveleri güncellerken katılım finansın farklılıklarını dikkate alıyoruz&#34;Fatih Karahan, TCMB olarak katılım bankalarına yönelik hayata geçirdikleri düzenlemelerden bahsederek, hem likidite araçlarını hem de makroihtiyati çerçevelerini sürekli güncellediklerini, bunu yaparken katılım finansın iş modelindeki farklılıkları dikkate aldıklarını ve gerektiği yerde farklılaştırmalar yaparak ya da alternatif araçlar uygulamaya koyarak sektörün gelişimini desteklediklerini söyledi.Katılım finans kuruluşlarının TCMB&#39;nin sağladığı likidite olanaklarına erişimi için operasyonel çerçevede, sözleşmelerde ve araçlarda gerekli yeni düzenlemeleri, değişiklikleri ve alternatif yöntemleri 2010 yılından bu yana kademeli olarak uygulamaya koyduklarını ifade eden Karahan, şu bilgileri verdi:&#34;Bu çalışmalarımızın en önemli sonuçlarından birisi katılım finans kuruluşlarının açık piyasa işlemlerine diğer bankalarla eşit koşullarda erişimlerinin sağlanması oldu. Belirli dönemlerde artan likidite fazlası nedeniyle likidite yönetimi için sterilizasyon çeşitliliği önem kazandı. Konvansiyonel bankalar için ağırlıklı olarak depo ihalelerini etkin bir şekilde kullandık. Bu sterilizasyon yönteminin etkin bir şekilde kullanılamadığı katılım finans sektörüne yönelik olarak ise alternatif araçlar geliştirdik. Bu kapsamda, katılım esaslı repo ve ters repo pazarı olan Borsa İstanbul Taahhütlü İşlemler Piyasası&#39;nda işlemlere başladık. Ek olarak, yine bu dönemde TL karşılığında döviz alımına dayanan ters swap ihalelerini de diğer bir alternatif sterilizasyon aracı olarak devreye aldık. Likidite gelişmelerine bağlı olarak ters swap işlemlerini ihtiyaç olması halinde kullanabileceğimiz bir araç olarak koruyoruz. Böylece, katılım finans ilkelerine uyumlu likidite yönetim araçları ile katılım finans sektörüne yönelik sterilizasyon işlemlerini de etkin bir şekilde yönetebiliyoruz.&#34;- &#34;Katılım finans kuruluşlarının kredi büyümesi mevduat bankalarının üzerine çıktı&#34;TCMB Başkanı Karahan, önlerindeki dönemde Türk Lirası Gecelik Katılım Referans Getiri Oranı endeksinin katılım finans ekosisteminde yeni ürün gelişimine daha fazla katkı sunmasını beklediklerini belirterek, katılım finans kuruluşları üzerinden kullandırılmaya başlanan ihracat reeskont finansmanı sayesinde ihracatçıların TCMB kaynaklarına erişim imkanının arttığını, Temmuz 2025&#39;te başlayan kullandırımların hızla artarak bu yılın nisan ayı itibarıyla günlük 176 milyon lira seviyesine ulaştığını söyledi.Karahan, &#34;Böylelikle Bankamız, katılım finans müşterisi olan ihracatçılarımızın TCMB kaynaklarına ve Eximbank olanaklarına daha etkin erişimini sağlayarak reel sektörü destekledi.&#34; dedi.Katılım finans kuruluşlarının sektör içindeki rekabet gücünün arttığını, gecelik getiri oranlarına benzer şekilde mevduat kar payı oranlarının da zamanla bankacılık sektörünün mevduat faizlerine yakınsadığını anlatan Karahan, likidite yönetimi ve iş modeli farklılıklarının da etkisiyle açılan getiri farklarındaki ayrışmanın büyük oranda daraldığını bildirdi.Karahan katılım finansın artan rekabet gücünün kredi büyüme oranlarına da yansıdığını belirterek, &#34;Son dönemde katılım finans kuruluşlarının kredi büyüme ivmesi mevduat bankalarının üzerine çıkmıştır. 2024 Nisan&#39;da katılım finans kuruluşlarının 3 aylık yıllıklandırılmış kredi büyümesi diğer bankaların 17 puan gerisindeyken, 2026 Nisan&#39;da 4 puan üzerine yükseldi.&#34; diye konuştu.Katılım finans kuruluşlarının yurt dışı finansmana erişiminin iyileştiğine işaret eden Karahan, dezenflasyon süreciyle ülkenin makrofinansal istikrarının güçlendiğini, bu eğilimden rekabet gücü artan katılım bankacılığının da faydalandığını vurguladı.- &#34;Türkiye&#39;nin büyüme potansiyeli yüksek, borçluluk düzeyi düşük&#34;Fatih Karahan, Türkiye&#39;nin büyüme potansiyelinin yüksek, borçluluk düzeyinin düşük olduğunu, makrofinansal istikrarının iyileştiğini ifade ederek, sözlerini şöyle tamamladı:&#34;Dezenflasyon sürecinin başarıya ulaşmasıyla finans sektörünün ülkemizin ekonomisine artan bir katkı sunacağını öngörebiliyoruz. Katılım finansın da bu süreçte finansal derinleşmenin devam etmesi ve finans sektörünün daha geniş kesimleri kapsaması için kritik öneme sahip olduğunu değerlendiriyoruz. Bu nedenle katılım finans kuruluşlarının sektörün geri kalanı ile olabildiğince eşit bir düzeyde rekabet etmesini sağlayacak şartları oluşturmaya çalışıyoruz. Bu süreçte düzenli aralıklarla katılım finans sektörünün paydaşları ile buluşuyor, önerilerini ve sorunlarını yakından takip ediyoruz. Bugünkü buluşmamızın da &#39;Türkiye&#39;nin Katılım Finans Vizyonuna&#39; katkı sunulması açısından son derece verimli geçtiğini düşünüyorum. Anadolu Ajansı ve TKBB&#39;nin katılım finans paydaşları arasındaki diyaloğa katkılarını takdir ediyor, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 07 May 2026 15:32:29 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İşletmeler İçin Depozito Sistemi'ne kayıt süreci başladı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/isletmeler-icin-depozito-sistemine-kayit-sureci-basladi-3098/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/isletmeler-icin-depozito-sistemine-kayit-sureci-basladi-3098/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CBBE66-CBDDD3-C1C3EC-46BB8D-BE32C7-1A9A39.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'de Sıfır Atık Hareketi kapsamında hayata geçirilen ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na bağlı Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) tarafından yürütülen Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) uygulaması, 1 Temmuz 2026 itibarıyla tüm Türkiye genelinde başlayacak.&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CBBE66-CBDDD3-C1C3EC-46BB8D-BE32C7-1A9A39.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'de Sıfır Atık Hareketi kapsamında hayata geçirilen ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na bağlı Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) tarafından yürütülen Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) uygulaması, 1 Temmuz 2026 itibarıyla tüm Türkiye genelinde başlayacak. Piyasadaki plastik, cam ve alüminyum içecek ambalajlarının depozito kapsamına alınarak kontrollü ve sürdürülebilir biçimde ekonomiye geri kazandırılmasını hedefleyen sistemin ülke genelinde yaygınlaşmasıyla ekonomiye yıllık 30 milyar TL doğrudan katkı sağlanması öngörülüyor.1 Temmuz 2026'dan itibaren "DOA" logolu içecek satışı yapan market, bakkal, büfe, otel, restoran ve kafeler depozito iade noktası haline gelecek. İşletmeler operatörlerle yaptıkları anlaşmalar kapsamında teşvik bedeli elde ederken, iade için yeniden gelen müşteriler sayesinde artan müşteri trafiği ile ek gelir ve rekabet avantajı sağlayacak. Alışveriş merkezi, havalimanı ve hastane gibi işletmeler de iade noktası olabilecek.Depozito sistemine dahil olmak isteyen işletmelerin 1 Temmuz tarihinden önce dbys.gov.tr web sitesi üzerinden Depozito Bilgi Yönetim Sistemi'ne (DBYS) kayıtlarını tamamlaması ve iade süreçlerini yönetecek yetkili operatörlerden birini seçmesi gerekiyor.Öztürk: "Geri Dönüşüm Seferberliği Başlatıyoruz"Sistemin "at-kurtul" alışkanlığının yerine, zaman içinde iade ve geri kazanım odaklı yeni bir tüketim davranışının yerleşmesini desteklediğini söyleyen TÜÇA Başkanı Nurullah Öztürk, Türkiye genelinde her yıl yaklaşık 25 milyar ambalajın geri dönüşüm zincirine dahil edilmesiyle birlikte, sokaklardan sahillere, ormanlardan kırsal alanlara kadar geniş bir alanda çevre kirliliğinin azalmasını beklediklerini dile getirdi.&nbsp;Öztürk, sözlerine şöyle devam etti: "Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) ile Türkiye genelinde güçlü bir geri dönüşüm seferberliği başlatıyoruz. Ambalajlı içecek satışı yapan işletmelerimiz, bu sistemin sahadaki en önemli paydaşlarından olacak. Market, bakkal, büfe, otel, restoran ve kafelerimizin Depozito Bilgi Yönetim Sistemi'ne kayıtlarını tamamlayarak sisteme dahil olmaları, ambalajların doğru şekilde toplanıp geri dönüşüme kazandırılması açısından kritik rol oynuyor. Tüm işletmelerimizi, çevresel hedeflerimize ulaşmamız ve döngüsel ekonomiyi güçlendirmemiz açısından büyük önem taşıyan bu dönüşümün bir parçası olmaya davet ediyoruz."DOA Sistemi Nasıl İşleyecek?Türkiye'de 2025 yılı itibarıyla kademeli olarak devreye alınan Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) uygulaması, üretimden geri dönüşüme uzanan sürecin dijital olarak izlenebildiği, dünyaya örnek oluşturacak entegre bir model sunuyor. Sistem, döngüsel ekonomi yaklaşımının önemli bir unsuru olarak atıkların doğaya karışmasının önlenmesini, ambalajların yeniden ekonomiye kazandırılmasını ve doğal kaynak kullanımının azaltılmasını hedefliyor.Sistemin sahadaki işleyişi, satış noktaları üzerinden kurulacak iade altyapısı ile yürütülecek. Öncelikle işletmeler, DBYS'ye kayıt yaptırarak yetkili operatörlerden birini seçecek. Büyük Mağazalar ile Zincir Mağazalar statüsündeki satış noktalarında Depozito İade Makinesi (DİM) kurulumu zorunlu olurken; diğer işletmelere ambalaj kaydı için el terminalleri, depolama için şeffaf poşetler ve barkodlu klipsler seçtikleri operatörler tarafından ücretsiz olarak sağlanacak. HOREKA (otel, restoran ve kafe) işletmeleri ise kendi bünyelerinde tüketilen içecek ambalajlarını biriktirerek seçtikleri operatöre teslim edecek.&nbsp;İşletmelerde toplanan ambalajlar operatörler tarafından düzenli olarak teslim alınarak sayma ve doğrulama merkezlerine götürülecek; ardından geri dönüşüm tesislerinde işlenerek yeniden hammaddeye dönüştürülecek.&nbsp;Sistem kapsamında tüketiciler, ambalaj iade bedellerini "DOA" logolu ambalajları iade noktalarına veya depozito iade makinelerine teslim ederek alabilecek. DOA mobil uygulaması üzerinden kullanıcı hesaplarına aktarılan ambalaj iade bedelleri banka hesabına transfer edilebilecek, ATM'den çekilebilecek veya alışverişlerde kullanılabilecek.En teknolojik sistemi Türkiye kurduDepozito yönetim sistemleri, çevre bilincinin güçlenmesiyle dünya genelinde hızla yaygınlaşmaya devam ediyor. Bugün 20'den fazla ülkede uygulanan ve 350 milyonu aşkın nüfusu kapsayan sistemlerin, 2026 itibarıyla 70 ülke veya eyalette yaklaşık 750 milyon kişiye ulaşması bekleniyor. Türkiye de bu dönüşümde güçlü bir adım atarak, hayata geçirdiği uçtan uca dijital altyapısı ile uluslararası ölçekte örnek teşkil eden bir model ortaya koymayı hedefliyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 07 May 2026 14:21:34 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[KidZania İstanbul Kurban Bayramı etkinliklerini duyurdu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kidzania-istanbul-kurban-bayrami-etkinliklerini-duyurdu-9169/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kidzania-istanbul-kurban-bayrami-etkinliklerini-duyurdu-9169/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_179794-D474D6-516F3E-6F7B9B-3AEEF2-5BDB74.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şirketten yapılan açıklamaya göre, KidZania İstanbul, Kurban Bayramı programı kapsamında planladığı sokak oyunlarından sürpriz çekilişlere kadar pek çok aktivite ile çocuklara gün boyu sürecek etkinlikler sunacak.Çocuklar, tesiste yer alan 67 farklı aktivite alanında 120&#39;den&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_179794-D474D6-516F3E-6F7B9B-3AEEF2-5BDB74.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şirketten yapılan açıklamaya göre, KidZania İstanbul, Kurban Bayramı programı kapsamında planladığı sokak oyunlarından sürpriz çekilişlere kadar pek çok aktivite ile çocuklara gün boyu sürecek etkinlikler sunacak.Çocuklar, tesiste yer alan 67 farklı aktivite alanında 120&#39;den fazla rol ile meslekleri deneyimleme, ilgi alanlarını keşfetme ve akranlarıyla sosyalleşme imkanı bulacak.Belirtilen tarihlerde saat 20.00&#39;ye kadar açık olacak tesiste, &#34;deneyimsel öğrenme&#34; yaklaşımı her gün düzenlenecek dans gösterileri ve sokak oyunlarıyla desteklenecek.Kurban Bayramı tatili boyunca 10.00-20.00 saatlerinde hizmet verecek KidZania İstanbul&#39;da, bayramın ilk günü 27 Mayıs&#39;ta etkinlikler 13.00-20.00 saatlerinde gerçekleştirilecek. Etkinlikler kapsamında her gün saat 14.00&#39;te yapılacak çekilişle de katılımcılara çeşitli hediyeler verilecek.Ebeveynler, &#34;KidZitter&#34; hizmeti kapsamında çocuklarını oyun alanına bırakarak zaman geçirebilecek. Ziyaretçiler için ayrıca kilitli emanet dolapları ve ücretsiz otopark hizmeti de sağlanacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 06 May 2026 11:19:53 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kırtasiyeler, "yaşam alanı" konseptine uygun dönüşümle deneyimi öne çıkarıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kirtasiyeler-yasam-alani-konseptine-uygun-donusumle-deneyimi-one-cikariyor-607/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kirtasiyeler-yasam-alani-konseptine-uygun-donusumle-deneyimi-one-cikariyor-607/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9E7D70-BE4AFE-BEB8E5-A1DDB8-62A230-B11314.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Geleneksel kırtasiye anlayışı, günümüzde yerini deneyim ve keşfin ön plana çıktığı yeni nesil bir perakendeciliğe bırakıyor. Daha öncesinde yalnızca okul ve ofis ihtiyaçlarının karşılandığı ve belli dönemlerde yoğunluğun yaşandığı kırtasiyeler, dönüşümle birlikte&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9E7D70-BE4AFE-BEB8E5-A1DDB8-62A230-B11314.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Geleneksel kırtasiye anlayışı, günümüzde yerini deneyim ve keşfin ön plana çıktığı yeni nesil bir perakendeciliğe bırakıyor. Daha öncesinde yalnızca okul ve ofis ihtiyaçlarının karşılandığı ve belli dönemlerde yoğunluğun yaşandığı kırtasiyeler, dönüşümle birlikte yılın her ayında yaşayan bir mekan olarak konumlanıyor. Ferah ve modern tasarım, kategorize edilmiş ürün yerleşimi ve özel deneyim alanlarıyla modern bir yapıya bürünen kırtasiyeler, sosyalleşmenin de merkezi haline gelerek sektörün stratejik dönüşümünde öncü rol üstleniyor."Bugün tüketici yalnızca bir ürünü satın almakla ilgilenmiyor"Kırtasiyelerin günümüzdeki mevcut dönüşümünün ana omurgasını tüketici alışkanlıklarındaki değişimin oluşturduğunu ifade eden TÜKİD Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci, "Türkiye'de kırtasiye sektöründe hala geleneksel yapının güçlü olduğunu söyleyebiliriz. Bununla birlikte özellikle büyük şehirlerde, alışveriş caddelerinde, AVM'lerde ve yeni nesil perakende noktalarında modern mağazacılık anlayışının hızla yaygınlaştığını görüyoruz. Özellikle son beş yılda klasik kırtasiye anlayışının dışına çıkan, ürün çeşitliliğini artıran, mağaza tasarımına yatırım yapan ve deneyim odaklı perakendeye yönelen işletme sayısında belirgin bir artış var. Bugün tüketici yalnızca bir ürünü satın almakla ilgilenmiyor; ürünü görmek, dokunmak, denemek, ilham almak ve kendisine iyi gelen bir alışveriş deneyimi yaşamak istiyor. Sektörümüz de bu değişime güçlü biçimde uyum sağlıyor. Artık kırtasiyeler; eğitimden ofise, hobiden sanata, yaratıcılıktan kişisel gelişime kadar çok geniş bir dünyanın temas noktası haline geldi. Bu nedenle modern kırtasiyeler sadece ürün satılan yerler değil, aynı zamanda keşif, deneyim ve ilham alanları olarak konumlanıyor." dedi.Kırtasiyeler, yıl boyunca ziyaret edilen mağazalara dönüşüyorBugünün modern kırtasiye mağazalarında müşterilerin daha ferah, düzenli, kategorize edilmiş ve deneyime açık mağaza ortamlarıyla karşılaştığını söyleyen Keresteci, değişimi şu sözlerle aktardı: "Ürün grupları artık yalnızca raflarda sergilenmiyor, kullanım alanlarına göre kurgulanıyor. Özellikle büyük ve yeni nesil mağazalarda kalem deneme alanları, hobi ürünleri için uygulama köşeleri, çocuklara yönelik yaratıcı etkinlik alanları, okuma ve inceleme bölümleri gibi uygulamalar giderek yaygınlaşıyor. Bununla birlikte, son dönemde birçok kırtasiye mağazasında kafe alanları, oturma ve dinlenme bölümleri, sosyal buluşma noktaları da oluşturulmaya başlandı. Ziyaretçiler kahvelerini yudumlarken ürünleri inceleyebiliyor, kitap ve ajandalara göz atabiliyor ya da çocukları etkinlik alanlarında vakit geçirirken mağazada daha uzun süre kalabiliyor. Müşteri, mağazaya girdiğinde artık yalnızca ihtiyacını alıp çıkmıyor; yeni ürünleri keşfediyor, farklı kullanım alanlarını görüyor, sosyalleşiyor ve mağazada daha fazla vakit geçiriyor. Mağazada vakit geçirmek, ürünleri deneyimlemek, çocuğuyla birlikte seçim yapmak veya yeni bir hobi ürünü keşfetmek tüketici bağlılığını artırıyor. Bu da kırtasiyeleri yalnızca sezonluk alışveriş noktası olmaktan çıkarıp yıl boyunca ziyaret edilen mağazalara dönüştürüyor.""Modern kırtasiye mağazaları, sektörün marka algısını güçlendiriyor"Modern kırtasiyelerde daha geniş bir ürün yelpazesi bulunduğunu ve bu çeşitliliğin kırtasiyeyi yalnızca ihtiyaç alışverişi yapılan bir yer olmaktan çıkarıp; yaratıcılığı, üretkenliği ve kişisel zevki destekleyen bir yaşam alanına dönüştürdüğünü belirten Keresteci, "Kırtasiyeler artık yılın sadece belirli dönemlerinde değil, 12 ay boyunca ziyaret edilen mağazalar haline gelmiş durumda. Bu da satış sürekliliğini ve ürün çeşitliliğini artırıyor. Ayrıca modern kırtasiye mağazaları, sektörün marka algısını güçlendiriyor; tüketiciyle daha kalıcı bir bağ kurulmasına imkân tanıyor. Deneyim alanları, hobi ürünleri, sanatsal malzemeler ve yeni nesil ürün grupları sayesinde kırtasiye sektörü eğitim, kültür, yaratıcılık ve yaşam tarzı ile daha güçlü biçimde ilişkilendiriliyor. Bu nedenle kırtasiyelerin yaşam alanına dönüşmesi, yalnızca mağazaların ticari performansını değil; sektörün geleceğe dönük konumunu, rekabet gücünü ve toplumsal değerini de artıran stratejik bir dönüşüm olarak karşımıza çıkıyor." ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 06 May 2026 02:54:46 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanipak, çalışan anneleri destekleyen uygulamalarıyla öne çıkıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanipak-calisan-anneleri-destekleyen-uygulamalariyla-one-cikiyor-2096/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanipak-calisan-anneleri-destekleyen-uygulamalariyla-one-cikiyor-2096/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_372DB6-273B30-C24165-5AE0DF-9B25BD-3B740A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Temizlik kâğıtları, bebek bakım ve ıslak mendil, kişisel bakım, ev bakım ve ev dışı olmak üzere beş farklı kategoride, markalarıyla ilklere ve yeniliklere imza atan kişisel hijyen ürünleri şirketi Sanipak, hayata geçirdiği uygulamalarla fırsat eşitliği alanında somut ve sürdürülebilir&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_372DB6-273B30-C24165-5AE0DF-9B25BD-3B740A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Temizlik kâğıtları, bebek bakım ve ıslak mendil, kişisel bakım, ev bakım ve ev dışı olmak üzere beş farklı kategoride, markalarıyla ilklere ve yeniliklere imza atan kişisel hijyen ürünleri şirketi Sanipak, hayata geçirdiği uygulamalarla fırsat eşitliği alanında somut ve sürdürülebilir adımlar atmaya devam ediyor. 2026 mart ayı itibarıyla beyaz yakalı kadın çalışan oranı %42, mavi yakalı kadın çalışan oranı %19 olan Sanipak, bu oranları 2028'e kadar sırasıyla %45 ve %24'e yükseltmeyi amaçlıyor. Yönetim kademesinde %38 olan kadın temsil oranını ise 2028 itibarıyla %40'ın üzerine çıkarmayı planlıyor.Fırsat eşitliği alanında istikrarlı bir şekilde ilerleyen Sanipak'ta, okul öncesi yaş grubunda çocuğu olan kadın çalışanlara sunulan kreş desteği, annelerin en kritik ihtiyaçlarından birine doğrudan yanıt veriyor. Bu destek sayesinde çalışan annelerin hem iş hayatına daha rahat devam etmesi hem de gündelik yaşamlarını daha sürdürülebilir şekilde organize edebilmesi hedefleniyor.Annelerin üzerindeki yükü dengeleyen bir diğer unsur ise ebeveynliğin paylaşılmasını teşvik eden uygulamalar. Bu kapsamda yeni baba olan çalışanlara sunulan üç haftalık babalık izni, aile içindeki sorumluluk paylaşımını destekleyerek dolaylı olarak annelerin iş-yaşam dengesine katkı sağlıyor.Sanipak İnsan Kaynakları Direktörü Sinem Kıranta, konuyla ilgili şunları söyledi: "Çalışan deneyimini konuşurken annelerin ihtiyaçlarını ayrı bir hassasiyetle ele alıyoruz. Çünkü biliyoruz ki annelerin desteklendiği bir çalışma ortamı, herkes için daha sürdürülebilir bir yapı anlamına geliyor. 'İşte Bizim Annemiz' programımızla çalışan annelerimize; sağlık desteklerinden yasal hak bilgilendirmesine, çalışan anne koçluğundan kreş desteğine kadar uzanan çok boyutlu bir yapı sunuyoruz. Amacımız, onların hayatını gerçekten kolaylaştıran ve uzun vadede fark yaratan bir destek sistemi kurmak."Sanipak, "BirlikteBiz" çatısı altında yürüttüğü kapsayıcılık stratejisiyle; kadın istihdamını artırmaya yönelik projelerden mentorluk programlarına, farkındalık eğitimlerinden sahadaki destek mekanizmalarına kadar geniş bir etki alanı yaratıyor. "Mesleğim Benim Geleceğim", "DesteklerizBİZ Mentorluk Programı", "Her Adımda Birlikte" ve "OWL Together" gibi projelerle farklı yaş ve kariyer evrelerindeki kadınların gelişimi destekleniyor.Sinem Kıranta, bu yaklaşımın sürekliliğine de dikkat çekerek, "Kapsayıcılık bizim için bir hedef değil, süreklilik arz eden bir politika. Çalışma arkadaşlarımızın hayatlarının farklı dönemlerinde ihtiyaç duydukları desteği sağlayabilmek, bu yolculuğun en önemli parçası" dedi.Kapsayıcılığı organizasyonun her noktasında ölçülebilir ve sürdürülebilir kılan Sanipak; kadınların potansiyellerini en iyi şekilde ortaya koyabilecekleri bir çalışma ortamını, hayata geçirdiği uygulamalarla her geçen gün daha da geliştiriyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 06 May 2026 02:25:48 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türk girişimciden sağlıkta atılım]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-girisimciden-saglikta-atilim-6246/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-girisimciden-saglikta-atilim-6246/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_548CD5-BF3D01-286B72-1B9C94-9D0147-DBE544.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Röntgenlerde teşhisi kolaylaştıran yapay zekâ teknolojisiyle öne çıkan BioSmile AI, yalnızca görüntü analizi yapan bir sistem değil; klinik yönetimi, hasta takibi, muhasebe, LiDAR taramalar, 3D modelleme ve medikal satıcılar için pazar yeri gibi birçok süreci tek çatı altında toplamayı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_548CD5-BF3D01-286B72-1B9C94-9D0147-DBE544.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Röntgenlerde teşhisi kolaylaştıran yapay zekâ teknolojisiyle öne çıkan BioSmile AI, yalnızca görüntü analizi yapan bir sistem değil; klinik yönetimi, hasta takibi, muhasebe, LiDAR taramalar, 3D modelleme ve medikal satıcılar için pazar yeri gibi birçok süreci tek çatı altında toplamayı hedefleyen uçtan uca bir dental teknoloji platformu olarak konumlanıyor.Çoban, görsel algılama teknolojisi üzerinde 2022 yılından bu yana çalıştığını, son 3 ayda ise bu teknolojiyi büyük hastaneler, hekimler ve profesörlerin desteğiyle diş hekimliği sektörüne uyarladıklarını belirtiyor. Girişim, ayrıca Amazon başta olmak üzere Silikon Vadisi ekosistemindeki teknoloji çevrelerinden de teknik destek aldı.BioSmile AI'ın şu anda 50 demo klinikte sahada test edildiğini söyleyen Çoban, kliniklerden gelen geri bildirimlerin Ar-Ge sürecine doğrudan aktarıldığını ifade ediyor. Amaçlarının, diş kliniklerinin ihtiyaç duyduğu tüm dijital süreçleri eksiksiz ve kusursuza yakın bir sistemde sunmak olduğunu vurguluyor.Türkiye'de 1 ay içinde kullanıma açılması planlanan BioSmile AI'ın sonraki hedefi ise Amerika ve Avrupa pazarı. Şirket, yılın dördüncü çeyreğine kadar küresel pazara açılmaya başlamayı hedefliyor.BioSmile AI, bugün röntgen teşhisinde kolaylık sağlayan bir yapay zekâ girişimi olarak görünse de, arkasındaki asıl hedef daha büyük: diş hekimliği sektörünün dağınık dijital altyapısını tek bir global platforma dönüştürmek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 06 May 2026 02:16:10 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[4 kişilik bir ailenin yıllık haberleşme gideri 27.556 TL oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/4-kisilik-bir-ailenin-yillik-haberlesme-gideri-27556-tl-oldu-9130/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/4-kisilik-bir-ailenin-yillik-haberlesme-gideri-27556-tl-oldu-9130/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_23274C-907E2E-5F13A6-00E84B-7B799D-1FB041.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği (TELKODER), Türkiye'nin dijitalleşme sürecinde hanelerin temel ihtiyaçları arasında yer alan haberleşme hizmetlerine ilişkin 2025 yılı maliyet analizini kamuoyuyla paylaştı. BTK verileri baz alınarak hazırlanan çalışmada; sabit telefon,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_23274C-907E2E-5F13A6-00E84B-7B799D-1FB041.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği (TELKODER), Türkiye'nin dijitalleşme sürecinde hanelerin temel ihtiyaçları arasında yer alan haberleşme hizmetlerine ilişkin 2025 yılı maliyet analizini kamuoyuyla paylaştı. BTK verileri baz alınarak hazırlanan çalışmada; sabit telefon, genişbant internet ve dört adet GSM hattından oluşan bir ailenin yıllık iletişim gideri tüm bileşenleriyle değerlendirildi.Haberleşme hizmetlerinin hane bütçesindeki yerini ve maliyet yapısını gösteren 2025 yılı verileri, sektörün içinde bulunduğu ekonomik dengeleri net bir şekilde ortaya koyuyor. TELKODER tarafından yapılan hesaplamalara göre, 2024 yılında 18.744,18 TL seviyesinde olan 4 kişilik bir ailenin yıllık haberleşme gideri, 2025 yılı itibarıyla 27.556,00 TL'ye ulaştı. Söz konusu toplam tutarın 21.197,00 TL'sini doğrudan sunulan hizmet bedelleri, 6.360,00 TL'sini ise zorunlu iletişim vergileri oluşturuyor.TELKODER: Sektörde Dengeli ve Öngörülebilir Yapı ŞartTELKODER tarafından yapılan değerlendirmede, yıllık toplam asgari ücret geliri baz alındığında haberleşme hizmetlerinin hane bütçesi içindeki payının %8,83 seviyesinde gerçekleştiği görülüyor. Bu oran, bağlantılı yaşamın bir parçası olarak haberleşme hizmetlerine olan yapısal ihtiyacın devam ettiğine işaret ederken; sektörün artan altyapı yatırımları, enerji maliyetleri ve operasyonel giderler karşısında sürdürülebilirliğinin önemini de beraberinde getiriyor.&nbsp;&nbsp;2025 yılı itibarıyla toplam haberleşme harcamasının yaklaşık %23'ünü oluşturan vergiler, sektördeki maliyet yapısının en önemli bileşenlerinden biri olmayı sürdürüyor. Bu çerçevede hem kullanıcı erişimini destekleyen hem de işletmecilerin yatırım kapasitesini koruyan dengeli bir maliyet yapısının, sektörün gelişimi açısından kritik rol oynadığı ortaya konuyor. Öte yandan; 2016 yılında sadece hizmet bedelinin yıllık gelire oranı %10,29 iken, bugün vergiler dahil toplam yükün bu oranın altında kalması (%8,83), sektörde uzun vadeli ve daha dengeli bir maliyet yapısının oluştuğunu gösteriyor.&nbsp;&nbsp;Bu tablo, haberleşme hizmetlerinde vergi ve maliyet bileşenlerinin hem hane bütçesi hem de işletmecilerin yatırım kapasitesi üzerinde belirleyici bir etki alanı oluşturduğunu ortaya koyuyor. Sabit telefon, internet ve GSM hizmetlerindeki vergi yapısının sadeleştirilmesi, hane bütçesi üzerindeki baskıyı azaltmanın yanı sıra, Türkiye'nin dijital dönüşüm hedefleri doğrultusunda sektörün yatırım kapasitesini güçlendirecek önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.Haberleşme hizmetlerinin stratejik önemine dikkat çeken TELKODER Yönetim Kurulu Başkanı Halil Nadir Teberci, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı: &#34;Haberleşme hizmetleri, sadece bireylerin yaşam kalitesini doğrudan etkileyen değil, aynı zamanda ülkemizin dijitalleşme hedeflerine ulaşabilmesi için kritik öneme sahip bir sektörü temsil ediyor. Son rapora baktığımızda telekomünikasyon sektörü de birçok sektörde olduğu gibi yüksek vergiler ve işletme maliyetlerinin artması odağında harcamaların arttığı bir süreci yaşıyor. Bu noktada işletmecilerin ve tüketicilerin vergi yüklerini azaltmak ve rekabeti arttırmak önümüzdeki dönem için son tüketici maliyetlerini dengelemede önemli bir adım olacaktır. TELKODER olarak, tüm tarafların ihtiyaçlarını göz önünde bulunduran, dengeli ve sürdürülebilir çözümler geliştirilmesi için çalışmayı sürdüreceğiz. Bu sürecin hem bireysel hem de sektörel düzeyde olumlu etkiler yaratacağına inanıyoruz.&#34;Haberleşme sektörü, dijitalleşmenin hızlandığı bir dönemde hem bireylerin hem de işletmelerin kesintisiz bağlantı ihtiyacını karşılayan stratejik bir altyapı alanı olmayı sürdürüyor. TELKODER bu yapının sürdürülebilirliği için tüm paydaşlarla birlikte daha dengeli ve öngörülebilir bir sektör yapısının gelişmesini desteklemeye devam ediyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 06 May 2026 02:14:13 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Vergiye düzenlemeleri de içeren kanun TBMM'de]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/vergiye-duzenlemeleri-de-iceren-kanun-tbmmde-1464/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/vergiye-duzenlemeleri-de-iceren-kanun-tbmmde-1464/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3CC5B1-D9AD43-6EF80D-384E38-6213E0-5AB9C9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Teklifle, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun&#39;da değişiklik yapılıyor. Buna göre, amme borcunun vadesinde ödenmesi veya haczin tatbiki ya da haczolunmuş malların paraya çevrilmesi amme borçlusunu çok zor duruma düşürecekse, borçlu tarafından yazı ile istenmiş ve&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3CC5B1-D9AD43-6EF80D-384E38-6213E0-5AB9C9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Teklifle, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun&#39;da değişiklik yapılıyor. Buna göre, amme borcunun vadesinde ödenmesi veya haczin tatbiki ya da haczolunmuş malların paraya çevrilmesi amme borçlusunu çok zor duruma düşürecekse, borçlu tarafından yazı ile istenmiş ve teminat gösterilmiş olmak şartıyla, alacaklı amme idaresince veya yetkili kılacağı makamlarca amme alacağı 72 ayı geçmemek üzere ve faiz alınarak tecil olunabilecek.Amme borçlusunun alacaklı tahsil daireleri itibarıyla tecil edilen borçlarının toplamının 1 milyon lirasını aşmadığı takdirde teminat şartı aranılmayacak. Bu tutarın üzerindeki amme alacaklarının tecilinde, gösterilmesi zorunlu teminat tutarı 1 milyon lirayı aşan kısmın yarısı olacak. Cumhurbaşkanı, bu tutarı 10 katına kadar artırmaya, yarısına kadar indirmeye, yeniden kanuni tutarına getirmeye ve alacaklı amme idareleri itibarıyla bu hadler arasında farklı tutar belirlemeye yetkili olacak.Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu&#39;na eklenen hükümle, ülkeye yabancı kaynak girişini teşvik ederek Gelir Vergisi Kanunu kapsamında Türkiye dışında elde edilen kazanç ve iratları gelir vergisinden müstesna tutulanlardan, bahse konu istisnadan yararlanılan süre içerisinde veraset ve intikal vergisine tabi veraset yoluyla mal intikallerinde alınacak vergi oranı yüzde 1 olacak.Gelir Vergisi Kanunu&#39;nda yapılan değişiklikle Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenen kriterleri haiz teknogirişim şirketlerinde çalışan personele işverenler tarafından bedelsiz veya indirimli olarak verilen ve ücret niteliğinde kabul edilen pay senetlerine yönelik gelir vergisi istisnasında düzenleme yapılıyor.Buna göre, istisnaya konu edilebilecek üst sınır, ilgili yıldaki brüt ücretin iki katı olarak yeniden belirleniyor. Ayrıca bu şekilde iktisap edilen pay senetlerinin elde tutulma süreleri kısaltılarak söz konusu pay senetlerinin iktisap tarihinden itibaren 2 yıl içinde elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin tamamı, 3 ila 4 yıl arasında elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin yüzde 75&#39;i, 5 ila 6 yıl arasında elden çıkarılması halinde ise istisna edilen verginin yüzde 25&#39;inin gecikme faiziyle işverenden tahsil edilmesi düzenleniyor.- Yurt dışından elde edilen kazanç ve iratlar için vergi istisnasıKanun&#39;a &#34;Yurt dışından elde edilen kazanç ve iratlar için vergi istisnası&#34; başlıklı yeni madde ihdas ediliyor.Buna göre, Türkiye&#39;de yerleşmiş sayılan gerçek kişilerin, Türkiye&#39;de yerleşmiş sayılmasından önceki son 3 takvim yılında Türkiye&#39;de ikametgahının ve vergi mükellefiyetinin bulunmaması şartıyla Türkiye dışında elde ettiği kazanç ve iratları 20 yıl boyunca gelir vergisinden müstesna olacak.Bu hüküm kapsamındaki gerçek kişilerin bu kapsama girmeden önce, Türkiye&#39;de elde ettiği gayrimenkul sermaye iradı, menkul sermaye iradı veya değer artışı kazancı nedeniyle mükellefiyetinin bulunması bu istisnadan yararlanmasına engel teşkil etmeyecek. Bu kazanç ve iratlar için yıllık beyanname verilmeyecek, diğer gelirler nedeniyle beyanname verilmesi halinde de bu gelirler beyannameye dahil edilmeyecek. İstisna kazanç ve iratlara ilişkin gider ve maliyetler, vergiye tabi kazanç ve iratların tespitinde dikkate alınmayacak.Bu istisna kapsamındaki kazanç ve iratlar nedeniyle yabancı memleketlerde ödenen vergiler Türkiye&#39;de tarh edilen gelir vergisinden mahsup edilemeyecek. İstisnaya ilişkin şartların taşınmadığının sonradan tespit edilmesi halinde tahakkuk ettirilmeyen vergiler, ziyaa uğramış sayılacak. Hazine ve Maliye Bakanlığı hükmün uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olacak. Bu hüküm, 1 Ocak 2026&#39;dan itibaren Türkiye&#39;ye yerleşmiş sayılanlara uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.- &#34;Nitelikli hizmet merkezi&#34;Teklifle, Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu&#39;na &#34;Nitelikli hizmet merkezi&#34; başlığıyla yeni hüküm ilave ediliyor.Buna göre, nitelikli hizmet merkezi, en az 3 farklı ülkede aktif olarak faaliyet gösteren, ilişkili şirket veya şirketler topluluğuna yönelik hizmet sunmak ve ikinci fıkrada belirtilen faaliyetleri yapmak üzere kurulan, yıllık hasılatlarının en az yüzde 80&#39;ini yurt dışındaki ilişkili şirketlerden veya şirketler topluluğundan elde eden sermaye şirketlerini ifade edecek.Bu merkezler, finansal danışmanlık, stratejik yönetim danışmanlığı, risk yönetimi, nakit ve likidite yönetimi, fonlama ve borçlanma işlemleri, yatırım ve sermaye yapısı planlaması, bütçeleme, finansal raporlama ve analiz, uluslararası muhasebe ve uyum, denetim, dijital dönüşüm ve teknoloji danışmanlığı, yatırım ve veri analizi, hukuk danışmanlığı, tanıtım, marka yönetimi, insan kaynakları ve eğitim hizmetleri ile bu hizmetlere ilişkin koordinasyon ve yönetim hizmetini; satış, satış sonrası destek, teknik destek, araştırma ve geliştirme, dış tedarik, yeni geliştirilen ürünlerin test edilmesi, laboratuvar hizmetleri gibi faaliyetlere ilişkin koordinasyon ve yönetim hizmetini sunacak.Bu kapsamdaki hizmetleri doğrudan ifa eden ve destek personeli dışında kalan çalışanlar nitelikli hizmet personeli sayılacak. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Hazine ve Maliye ile Ticaret bakanlıklarının görüşünü alarak bu hükmün uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olacak.Gelir Vergisi Kanunu&#39;nda yapılan değişikliğe göre, Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu&#39;nda tanımlanan nitelikli hizmet merkezlerinde istihdam edilen nitelikli hizmet personelinin ücretlerinin brüt asgari ücretin 3 katını aşmayan kısmı için (katılımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezinde faaliyet gösteren nitelikli hizmet merkezleri açısından brüt asgari ücretin 5 katı) gelir vergisi istisnası uygulanacak.Cumhurbaşkanı, bu bentte yer alan 3 ve 5 katlarını birlikte veya ayrı ayrı bir kata kadar belirlemeye, iki katına kadar artırmaya yetkili olacak.- Transit ve nitelikli hizmet faaliyetlerinden elde edilen kazançlara yönelik vergi indirimleriTeklifle, Kurumlar Vergisi Kanunu&#39;nda değişiklik yapılıyor.Buna göre, yurt dışından satın alınan malların Türkiye&#39;ye getirilmeksizin yurt dışında satılmasından veya yurt dışında gerçekleşen mal alım satımlarına aracılık edilmesinden sağlanan kazançların indirim oranı yüzde 95 (İstanbul Finans Merkezi Kanunu hükümlerine göre katılımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde faaliyette bulunan kurumlar bakımından bu oran yüzde 100) olacak.Bu indirimden yararlanılabilmesi için kazancın elde edildiği hesap dönemine ilişkin yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye&#39;ye transfer edilmiş olması, aracılık faaliyetine ilişkin malların satıcısı ve alıcısının Türkiye&#39;de olmaması şart olacak. Cumhurbaşkanı, söz konusu oranları sıfıra kadar indirmeye, yüzde 100&#39;e kadar artırmaya yetkili olacak.Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu kapsamında nitelikli hizmet merkezi olarak faaliyette bulunan kurumların, münhasıran bu faaliyetleri kapsamında yurt dışından elde ettikleri kazançların indirim oranı yüzde 95 (İstanbul Finans Merkezi Kanunu hükümlerine göre katılımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde nitelikli hizmet merkezi olarak faaliyette bulunan kurumlar bakımından bu oran yüzde 100) olacak.Söz konusu indirim, kazancın elde edildiği hesap dönemine ilişkin yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye&#39;ye transfer edilmesi şartıyla, nitelikli hizmet merkezinin faaliyete geçtiği hesap döneminden itibaren 20 hesap dönemi itibarıyla uygulanacak. Cumhurbaşkanı, bu oranları yüzde 50&#39;ye kadar indirmeye, yüzde 100&#39;e kadar artırmaya yetkili olacak.Bu hüküm, 1 Temmuz 2026 tarihinden itibaren verilmesi gereken beyannamelerden başlamak ve 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemine ait kurum kazançları için geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 05 May 2026 12:15:15 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kurban Bayramı tatili 9 gün oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kurban-bayrami-tatili-9-gun-oldu-7689/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kurban-bayrami-tatili-9-gun-oldu-7689/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_112CFA-9A3886-5237B8-096271-F32626-0E25ED.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı sona erdi.Toplantı sonrası açıklamalarda bulunan Erdoğan konuşmasına Güneydoğu&#39;daki sağanak ve fırtına ile ilgili geçmiş olsun dileklerini ileterek başladı.&#34;Dün&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_112CFA-9A3886-5237B8-096271-F32626-0E25ED.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı sona erdi.Toplantı sonrası açıklamalarda bulunan Erdoğan konuşmasına Güneydoğu&#39;daki sağanak ve fırtına ile ilgili geçmiş olsun dileklerini ileterek başladı.&#34;Dün yaşanan fırtınadan etkilenen Gaziantep, Şanlıurfa ve Adıyaman başta olmak üzere çeşitli illerimizdeki vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum &#34;diyen Erdoğan Tarım ve İçişleri Bakanlarının sahadaki birimlerle durumu takip etmekte, hasar tespit çalışmalarını yürütmekte olduğunu bildirdi.Erdoğan, bölgedeki her krizin, Türkiye&#39;nin son 23 yılda kat ettiği büyük mesafeyi ispat ederken, ülkenin istikrar adası konumunu daha da perçinlrdiğini ifade ederek şuları söyledi:&#34;Türkiye, ezberlerin bozulduğu, belirsizliğin arttığı, insanlığın yol ve yön arayışının hızlandığı günümüzde, bölgesinin en güçlü, en istikrarlı ülkesi olarak göz doldurmakta, adından söz ettirmektedir. Şunu büyük bir gururla ifade etmek isterim ki bugün artık her alanda kendi ayakları üstünde durabilen, hatta bunun da ötesine geçerek dostlarına ve kardeşlerine en zor zamanlarında destek veren bir Türkiye vardır. Karşılaştığımız onca engele rağmen 23 yıldır sabırla uyguladığımız stratejilerin semerelerini topladığımız bir dönemdeyiz. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin sağladığı avantajlar sayesinde Avrupa başta olmak üzere tüm dünyayı kara kara düşündüren savaşın yıkıcı etkilerini birçok alanda en düşük seviyede tutmayı başarabiliyoruz.&#34;Avrupa Birliği ile ilgili değerlendirmelerde de bulunan Erdoğan şunları aktardı:&#34;Türkiye&#39;ye yönelik stratejik şaşılık, maalesef Birliğin pek çok kurumunda hem de çok bariz biçimde varlığını muhafaza ediyor&#34;&#34;Türkiye&#39;nin tam üye olarak yer almadığı bir AB&#39;nin küresel bir aktör ve çekim merkezi olmayacağı artık anlaşılmalıdır&#34;&#34;Avrupa Birliği, Türkiye&#39;nin yapıcı tavrının kıymetini çok iyi bilmeli, bunu hor kullanmamalı, bunu zora sokacak eylem ve söylemlerden imtina etmelidir&#34;&#34;Unutulmasın ki ne Türkiye eski Türkiye&#39;dir, ne de dünya eskisi gibi Batılı devletlerin nüfuz alanına sıkışmış haldedir&#34;&#34;Bugün Avrupa&#39;nın Türkiye&#39;ye duyduğu ihtiyaç, Türkiye&#39;nin Avrupa&#39;ya olan ihtiyacından daha fazladır. Yarın bu ihtiyaç daha da artacaktır&#34;Kurban Bayramı tatili 9 gün olduCumhurbaşkanı Erdoğan, Kurban Bayramı tatilinin 9 gün olacağını açıkladı. Erdoğan açıklamayı şu ifadelerle yaptı:Pazartesi tam gün ve salı öğleye kadar olmak üzere bayram öncesi bir buçuk günü idari izin kapsamına alarak toplamda dokuz günlük bir tatil imkanı vermiş oluyoruz.&#39;Tamamını hibe edeceğiz&#39;Evlilik Kredisi ile ilgili de bir duyuru yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, geri ödeme dönemi içerisinde ikinci çocuğun da olması halinde kalan taksitlerin tamamını hibe edeceklerini açıkladı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 05 May 2026 07:49:07 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[KAGİDER kadın ihracatçı programı yeni dönemi başlıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kagider-kadin-ihracatci-programi-yeni-donemi-basliyor-959/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kagider-kadin-ihracatci-programi-yeni-donemi-basliyor-959/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E1DFF2-5DB570-64F5C5-FE8F27-299A32-E504F2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />KAGİDER, girişimcilerin yalnızca yerel pazarlarda değil, küresel ölçekte güçlü ve sürdürülebilir oyuncular haline gelmesini hedefleyen bu programla, ihracat kapasitesini geliştirmek isteyen girişimcilere kapsamlı bir gelişim alanı sunuyor. İhracata başlamayı planlayan ya da mevcut&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E1DFF2-5DB570-64F5C5-FE8F27-299A32-E504F2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />KAGİDER, girişimcilerin yalnızca yerel pazarlarda değil, küresel ölçekte güçlü ve sürdürülebilir oyuncular haline gelmesini hedefleyen bu programla, ihracat kapasitesini geliştirmek isteyen girişimcilere kapsamlı bir gelişim alanı sunuyor. İhracata başlamayı planlayan ya da mevcut ihracatını büyütmek isteyen girişimcilere yönelik tasarlanan program, katılımcılara stratejik bakış açısı kazandırmanın yanı sıra, ihracat süreçlerinin tüm aşamalarına dair uygulanabilir bilgi ve araçlar sunmayı amaçlıyor.&nbsp;Program kapsamında; hedef pazar seçimi, bütçe yönetimi, uluslararası sözleşmeler, lojistik ve gümrükleme süreçleri ile ihracat finansmanı gibi kritik başlıklar, alanında uzman akademisyenler ve özel sektör temsilcileri tarafından ele alınacak. Ayrıca yapay zekâ destekli sosyal medya ve içerik yönetimi, e-ticaret ve dijital iş modelleri gibi güncel konular da eğitim içeriğinde yer alıyor."Girişimciler Küresel Pazarlarda Daha Güçlü Olacak"KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Esra Bezircioğlu, programa ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:&nbsp;"Girişimcilerin küresel pazarlarda daha görünür ve güçlü hale gelmesi, sürdürülebilir ekonomik büyümenin en kritik unsurlarından biri. Günümüzde rekabet yalnızca yerel ölçekte değil, uluslararası arenada da şekilleniyor. Bu nedenle girişimcilerin ihracat süreçlerine daha güçlü şekilde dahil olması hem işletmelerinin ölçeklenmesi hem de ülke ekonomisinin katma değerli büyümesi açısından büyük önem taşıyor. Bu programla, katılımcıların yalnızca bilgi edinmelerini değil; bu bilgiyi stratejik bir bakış açısıyla değerlendirerek somut, uygulanabilir ve ölçülebilir bir ihracat planına dönüştürmelerini destekliyoruz. Aynı zamanda girişimcilerin doğru pazarlara erişim, finansmana ulaşım ve sürdürülebilir iş modelleri geliştirme konularında daha donanımlı hale gelmelerini hedefliyoruz."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 05 May 2026 02:29:21 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["3 çocuk çağrımızdaki haklılığımız ortaya çıktı"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/3-cocuk-cagrimizdaki-hakliligimiz-ortaya-cikti-1522/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/3-cocuk-cagrimizdaki-hakliligimiz-ortaya-cikti-1522/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C2D52A-FD1569-BBD88D-B4E75F-499CE2-93DF89.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul&#39;da Haliç Kongre Merkezi&#39;nde "Aile ve Nüfus 10 Yılı (2026- 2035) Vizyon Tanıtım Programı"na katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, &#34;Rakamlar hepimiz için tedirgin edicidir. Doğurganlık hızımız 2017&#39;den itibaren 2,1&#39;in altına indi. 2024&#39;te 1,48&#39;e&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C2D52A-FD1569-BBD88D-B4E75F-499CE2-93DF89.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul&#39;da Haliç Kongre Merkezi&#39;nde "Aile ve Nüfus 10 Yılı (2026- 2035) Vizyon Tanıtım Programı"na katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, &#34;Rakamlar hepimiz için tedirgin edicidir. Doğurganlık hızımız 2017&#39;den itibaren 2,1&#39;in altına indi. 2024&#39;te 1,48&#39;e düşen oranın, 2025&#39;te daha da geriye gittiğini tahmin ediyoruz. 2014&#39;te 1.3 milyon bebek dünyaya gelirken, 2023&#39;te bu rakam 1 milyonun altına düştü. Bizim kültürümüzde çocuk evin neşesi olarak görülür. Ancak 10 yılda sofralarımızdan yarım milyona yakın küçük kaşık eksildi&#34; ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, &#34;2007 yılında en az 3 çocuk diyerek hızla yaklaşan tehlikeye dikkat çekmiştik. Bizi son derece seviyesiz ifadelerle eleştirmişlerdi. Nice akıl ve ahlak dışı ithama, edepsizliğe maruz kaldık. Sonuçta ne oldu? Aradan geçen sürede 3 çocuk haklılığı ispat edilmiş oldu&#34; dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan&#39;ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:Hepimiz varlığımızı ailelerimize borçluyuz. Aile insanın hem en korunaklı çatısı hem de ilkokuludur. Merhamet empati kurmak ailede öğrenilir. Aile güçlü olduğu zaman toplum güçlü olur, aile zayıfladığında ise toplum kan kaybeder. Aile zayıfladığında toplum kan kaybeder, ailenin saadeti milletin saadetinden, ailenin birliği milletin birlik ve beraberliğinden ayrı düşünülemez.Aile Türk toplumunun temelidirAile , Türk toplumunun temelidir ilkesi hem milletimizin asli kimliğini ortaya koyan veciz bir ifadedir. Türk milleti tarih oyunca aile bağlarının güçlülüğü sayesinde varlığını sürdürmüş kültürel kodlarını korumayı başarmıştır. Vatanımızın anavatan olması tesadüf değildir. devletimiz devlet ana olması tesadüf değildir.Dijital teknokültür çağında aile de dönüşüyor form değiştiriyor elbette ki ciddi sınamalarla karşılaşıyor. Alışagelmiş yapıların çözüldüğü insanın yol arayışının arttığı dönemdeyiz., Ülkemiz ve milletimiz için en iyisini yapmanın riskleri tehditleri öngörerek Türkiye&#39;yi yarınlara hazırlama mücadelesindeyiz.Tehlikeye dikkat çekmiştik2007 yılında en az 3 çocuk diyerek hızla yaklaşan tehlikeye dikkat çekmiştik. Bizi son derece seviyesiz ifadelerle eleştirmişlerdi. Nice akıl ve ahlak dışı ithama, edepsizliğe maruz kaldık. Sonuçta ne oldu? Aradan geçen sürede 3 çocuk haklılığı ispat edilmiş oldu. O günlerde bizi eleştirenler bugün hakkımızı teslim etmek zorunda kalıyor. Yarın tarih tekerrür edecek. Türkiye olarak aile ve nüfus meselesinde sadece dünyada yaşanan hızlı değişimlerin etkilerini hissetmekle kalmıyoruz. 1960&#39;lardan itibaren ortaya konulan politikaların sonuçlarıyla yüzleşiyoruz.Çok çocuklu aileleri geri kalmışlıkla suçladılarÜlkemizde yıllarca bize nüfusla kalkınma arasında zıt ilişki olduğunu söylendi. Nüfus kontrol politikalarını tabu haline getirerek aykırı sese müsaade etmediler. Aileyi değersizleştirirken, çok çocuklu aileleri geri kalmışlıkla suçladılar.Rakamlar hepimiz için tedirgin edicidirEkonomik, ticari ve beşeri bakımdan dünya ile bütünleşmiş bir ülke olarak bunlardan bizler de etkileniyoruz. Evlilik yaşı yükselmekte, boşanma oranları artmakta, doğurganlık hızımız düşmektedir. Rakamlar hepimiz için tedirgin edicidir. Doğurganlık hızımız 2017&#39;den itibaren 2,1&#39;in altına indi. 2024&#39;te 1,48&#39;e düşen oranın, 2025&#39;te daha da geriye gittiğini tahmin ediyoruz. 2014&#39;te 1.3 milyon bebek dünyaya gelirken, 2023&#39;te bu rakam 1 milyonun altına düştü. Bizim kültürümüzde çocuk evin neşesi olarak görülür.Ancak 10 yılda sofralarımızdan yarım milyona yakın küçük kaşık eksildi. Ortanca yaşımız 2025&#39;te 34,9&#39;a çıktı. 2 kişiden biri artık yaklaşık 35 yaşında. Yaşlı nüfus oranımız ise 2025 itibariyle yüzde 11,1&#39;e yükseldi. Üstelik kırsalda yaşayan yaşlı nüfus çocuk nüfusunu geçmiş durumda. Artık 30,8&#39;e düşen hane halkı büyüklüğüdür. Tek kişilik hane oranı yüzde 20,5&#39;e ulaşmıştır.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 02 May 2026 15:11:45 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türkiye'nin "genç ray kaynakçıları" Erzincan'da yetişiyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-genc-ray-kaynakcilari-erzincanda-yetisiyor-3878/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-genc-ray-kaynakcilari-erzincanda-yetisiyor-3878/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F6869E-23C866-D69236-EAC3BA-C01538-63D7EB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Erzincan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin Raylı Sistemler Teknolojisi alanında öğrenim gören öğrencileri, yalnızca teorik bilgiyle sınırlı kalmayıp doğrudan sahada uygulama yapma imkanı buluyor.Sektörün en kritik ve teknik alanlarından olan rayların yüksek ısı kullanılarak birleştirilmesini&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F6869E-23C866-D69236-EAC3BA-C01538-63D7EB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Erzincan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin Raylı Sistemler Teknolojisi alanında öğrenim gören öğrencileri, yalnızca teorik bilgiyle sınırlı kalmayıp doğrudan sahada uygulama yapma imkanı buluyor.Sektörün en kritik ve teknik alanlarından olan rayların yüksek ısı kullanılarak birleştirilmesini sağlayan ve büyük hassasiyet gerektiren alüminotermit kaynak işlemleri, birebir uygulamalı öğretiliyor.Eğitimler, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları Eğitim Dairesi Başkanlığı ile Ankara Demiryolu Eğitim Sınav Merkezinden gelen uzmanlar eşliğinde, tarihi Erzincan Garı&#39;nda oluşturulan uygulama sahasında gerçekleştiriliyor.Program, Avrupa Birliği destekli Erasmus+ &#34;Genç Kaynakçılar&#34; Projesi&#39;yle de destekleniyor. Proje kapsamında öğrencilere Mesleki Yeterlilik Kurumu onaylı sertifikaların kazandırılması hedefleniyor.Lisenin Raylı Sistemler Teknolojisi Alan Şefi Fatih Bahadıroğlu, AA muhabirine, eğitimin yalnızca teorik bilgilerle sınırlı kalmadığını belirterek, öğrencilerin doğrudan sahada deneyim kazandıklarını söyledi.Bu uygulamanın Türkiye&#39;de ilk olduğuna işaret eden Bahadıroğlu, şunları kaydetti:&#34;Bu proje sayesinde öğrencilerimiz, sınıfta öğrendikleri bilgileri sahada uygulama fırsatı buluyor. Başarılı olan 4 öğrencimizi Almanya&#39;ya göndererek mesleki tecrübelerini artırmayı planlıyoruz. Burada edindikleri deneyimle ülkelerine daha donanımlı bireyler olarak dönmelerini hedefliyoruz. Türkiye&#39;de bu kapsamda uygulamalı eğitimi veren başka bir lise bulunmuyor.&#34;Öğretmenlerden Yalçın Sağlam da ray kaynağı alanında nitelikli iş gücüne ihtiyaç duyulduğuna dikkati çekerek, okulun bu açığı kapatmayı amaçladığını anlattı.- &#34;Türkiye&#39;de lise denginde tek eğitim veren kurumuz&#34;Yaklaşık 14 yıldır bu alanda altyapı oluşturduklarını dile getiren Sağlam, &#34;Yaptığımız projelerle bölümün makinelerini ve donatımını sağladık. Ray kaynağı, nitelikli eleman açığı bulunan bir alan. Biz de öğrencilerimizi bu doğrultuda yetiştiriyoruz. Ray kaynağı alanında Türkiye&#39;de lise denginde tek eğitim veren kurumuz. Amacımız, sektöre hazır, sahada çalışabilecek donanıma sahip bireyler kazandırmak.&#34; diye konuştu.Eğitime katılan öğrencilerden Hasan Basri Mete de aldıkları eğitimin önemli avantajlar sağladığını söyledi.Alüminotermit ray kaynağının tüm aşamalarını uygulamalı öğrendiklerini anlatan Mete, &#34;Pota kurulumundan ray kesimine, ısıtmadan taşlamaya kadar tüm süreçleri birebir yapıyoruz. Bu sayede mesleği sadece teoride değil sahada öğreniyoruz. İleride iş hayatına atıldığımızda çok daha hazır olacağız.&#34; ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 02 May 2026 12:37:17 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[TürkTraktör 2026 yılı ilk çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turktraktor-2026-yili-ilk-ceyrek-finansal-sonuclarini-acikladi-2653/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turktraktor-2026-yili-ilk-ceyrek-finansal-sonuclarini-acikladi-2653/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6009EB-9C9FBE-6EC6AC-D55CE8-F72586-E3C95E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yılın ilk üç ayında 5 bin 35 adet traktörü banttan indiren TürkTraktör, Türkiye'deki traktör üretiminin yüzde 58'ini, ihracatının ise yüzde 71'ini karşılayarak liderliğini sürdürdü. 2025 yılının genel performansıyla kıyaslandığında, şirketin pazar payındaki güçlü konumunu&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6009EB-9C9FBE-6EC6AC-D55CE8-F72586-E3C95E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yılın ilk üç ayında 5 bin 35 adet traktörü banttan indiren TürkTraktör, Türkiye'deki traktör üretiminin yüzde 58'ini, ihracatının ise yüzde 71'ini karşılayarak liderliğini sürdürdü. 2025 yılının genel performansıyla kıyaslandığında, şirketin pazar payındaki güçlü konumunu koruduğu ve üretim ile ihracattaki güçlü duruşunu sürdürdüğü görülüyor. TürkTraktör'ün 2026 ilk çeyrek finansal verileri doğrultusunda toplam cirosu 10 milyar 55 milyon TL olarak gerçekleşirken, zorlu piyasa koşullarına rağmen operasyonel disiplin odağını korudu. Şirketin net zararı 1 milyar 275 milyon TL, FAVÖK marjı ise yüzde 0,3 olarak gerçekleşti.&nbsp;2025 yılında toplam %36 oranında daralan Türkiye traktör pazarında, 2026 yılı ilk çeyreğinde geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre %59 oranında daralma görüldü. Bu daralma eğiliminin sebepleri arasında talep tarafındaki zayıflama, artan girdi maliyetleri ve finansman giderlerinin yanı sıra bir önceki sezondan kaynaklanan sektörel olumsuzluklar belirleyici oldu.&nbsp;TürkTraktör Şirket Lideri Matthieu Séjourné sonuçlara ilişkin değerlendirmelerde bulunarak,&nbsp;"Türkiye traktör pazarındaki daralma eğilimi, bu yılın ilk çeyreğinde de devam etti. Buna karşın TürkTraktör olarak mart ayı sonu itibariyle 2 markamızda toplam %44,7 pazar payımız ile güçlü pazar konumumuzu korumaya devam ettik.&nbsp; Mevcut piyasa koşullarında yönümüzü doğru belirlemek adına fiyatlandırma disiplini ve maliyet kontrolü başta olmak üzere kritik alanlarda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 2026'nın ilk çeyreğinde operasyonel verimliliğimizi artırmaya ve maliyet yapımızı daha etkin yönetmeye odaklandık" dedi.Bir süredir devam eden zorlu piyasa koşullarına rağmen sektör liderliklerini koruduklarını belirten Séjourné, "New Holland ve Case IH markalarımızla Türkiye'deki traktör üretiminin yüzde 58'ini, ihracatın ise yüzde 71'ini karşılıyoruz. Bu güçlü konumumuzu korurken, çiftçilerimizin yanında olmaya ve sahadaki varlığımızı güçlendirmeye devam ediyoruz. Aynı şekilde iş makineleri alanında da istikrarlı şekilde faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Kısa vadeli planlardan ziyade orta ve uzun vadeli hareket ediyor, geleceğe güvenle bakıyoruz. Attığımız stratejik adımların yılın geri kalanında daha da etkili sonuçlar üretmesini bekliyoruz" şeklinde konuştu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 02 May 2026 09:29:57 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["KDV ve ÖTV yükü kalkarsa iç pazar da ihracat da büyür"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kdv-ve-otv-yuku-kalkarsa-ic-pazar-da-ihracat-da-buyur-9631/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kdv-ve-otv-yuku-kalkarsa-ic-pazar-da-ihracat-da-buyur-9631/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_48986C-03114A-A36B6F-94F114-A672E6-C3CB3D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin ev sahipliğinde, İZFAŞ ve ED Fuarcılık iş birliğiyle 29 Nisan-3 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen MAST İzmir Boat Show kapılarını açtı. 100 bin liradan 30 milyon liraya kadar geniş fiyat aralığında teknelerin sergilendiği fuarda, birbirinden&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_48986C-03114A-A36B6F-94F114-A672E6-C3CB3D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin ev sahipliğinde, İZFAŞ ve ED Fuarcılık iş birliğiyle 29 Nisan-3 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen MAST İzmir Boat Show kapılarını açtı. 100 bin liradan 30 milyon liraya kadar geniş fiyat aralığında teknelerin sergilendiği fuarda, birbirinden farklı modelde tekne ve yat ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Fuarda sergilenen teknelerin yaklaşık yüzde 70'inin yerli üretim olması dikkat çekerken, MAST İzmir Boat Show&#39;un açılışı sonrası TEKİMDER Başkanı Hüseyin Akduman, TEYÜD Başkanı Erhan Görnü, İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu ve ED Fuarcılık Kurucu Ortağı Dilek Soydan açıklamalarda bulundu. Sektör temsilcileri özellikle yerli üreticilerin karşı karşıya kaldığı vergi yüküne dikkat çekti. Türkiye'nin mega yat üretiminde dünyada ikinci sırada yer aldığını hatırlatan sektör temsilcileri, aynı başarının küçük ve orta ölçekli tekne üretiminde de yakalanabileceğini ifade etti.4 YILDA YÜZDE 50 BÜYÜDÜİzmir'in fuarcılık alanındaki köklü geçmişine dikkat çeken İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, İzmir Enternasyonal Fuarı'nın bu yıl 95'inci kez düzenleneceğini hatırlattı. Bu tecrübeyle geleceği buluşturduklarını ifade eden Tuğçe Cumalıoğlu, MAST İzmir Boat Show'un da dört yıl içerisinde yüzde 50'nin üzerinde büyüme kaydettiğini belirtti. Cumalıoğlu, bu başarının sektör temsilcileri ve iş ortaklarının katkısıyla gerçekleştiğini ifade etti.YERLİ ÜRETİCİ FUARI SAHİPLENDİ&nbsp;ED Fuarcılık Kurucu Ortağı Dilek Soydan da fuarın her yıl büyüyerek yoluna devam ettiğini belirtti. İlk yıl yaklaşık 10 bin metrekarelik net satış alanıyla başladıklarını hatırlatan Soydan, bu rakamın bu yıl yaklaşık 18 bin metrekareye ulaştığını söyledi. İlk yıl yaklaşık 15 bin ziyaretçi ağırladıklarını, geçen yıl ise bu sayının 26 binin üzerine çıktığını ifade eden Soydan, fuarın artık uluslararası ölçekte dikkat çeken bir organizasyona dönüştüğünü kaydetti. Bu yıl yaklaşık 150 katılımcının yer aldığı fuarda firmaların çok daha güçlü hazırlıklarla yer aldığını belirten Soydan, yerli üreticinin fuarı sahiplenmesinin organizasyonun büyümesindeki en önemli unsur olduğunu vurguladı.TÜRKİYE POTANSİYELİNİ KULLANAMIYORMevcut vergi politikalarının yerli üreticiyi zor durumda bıraktığını belirten TEYÜD Başkanı Erhan Görnü de, özellikle yüzde 20 KDV ve uygulanan ÖTV yükünün tüketiciyi yerli&nbsp;üretimden uzaklaştırdığını söyledi. Görnü, "Yerli üretici üretiyor, istihdam sağlıyor, ülkeye döviz kazandırıyor ancak mevcut sistem ithalatı daha cazip hale getiriyor. Bu yapı değişirse sektör çok daha hızlı büyür." dedi. Türkiye'nin yaklaşık 9 bin kilometrelik kıyı şeridine sahip olmasına rağmen denizcilik kültüründe hak ettiği seviyeye ulaşamadığını belirten Görnü, marina ve bağlama alanı eksikliğinin de sektörün gelişimini yavaşlattığını belirtti. Avrupa'daki birçok ülkede tekne sahipliğinin çok daha yaygın olduğunu ifade eden Görnü, Türkiye'de ise vergi yükü ve altyapı eksiklikleri nedeniyle potansiyelin yeterince kullanılamadığını kaydetti. Mevcut durumun değişmesi, yerli üreticilere destek verilmesi halinde sektörün ihracatını katlayacağını ifade eden Görnü, "Bir anda küçük boy teknelerde milyar dolarlık ihracatlara ulaşabiliriz. Bunların dışında iç pazarda da talebin artmasını sağlayabiliriz. Tabi bu sadece vergi desteği ile olmaz. Marina ve balıkçı barınaklarında da ciddi çalışmalar yapılması gerekiyor." dedi.&nbsp;TEKNE LÜKS DEĞİLDİR&nbsp;Sektörün yalnızca lüks tüketim üzerinden değerlendirilmesinin yanlış olduğunu vurgulayan TEKİMDER Başkanı Hüseyin Akduman da tekne üretiminin ciddi bir sanayi kolu olduğunu söyledi. Karaduman, sektörün istihdam yarattığını, vergi ürettiğini ve yüksek katma değer oluşturduğunu belirterek, "Tekne sektörü sürekli lüks tüketim başlıklarıyla gündeme geliyor. Oysa burada ciddi bir üretim gücü var. Türkiye yaklaşık 480 milyon dolarlık ihracat gerçekleştiriyor. Motor ve bazı elektronik parçalar ithal edilse de teknelerin büyük kısmı yerli üretimle tamamlanıyor." diye konuştu. Türkiye'de küçük tekne kullanıcılarının da ciddi altyapı sorunları yaşadığına dikkat çekerek bağlama alanı, marina kapasitesi ve tekne indirme rampaları konusunda önemli eksikler bulunduğunu söyledi. Denizcilik kültürünün büyümesi için bu alanlarda yatırım yapılması gerektiğini belirten Karaduman, Avrupa'da üreticilerin fuarlara çok daha güçlü desteklerle taşındığını, Türkiye'de de benzer teşvik mekanizmalarının oluşturulması gerektiğini ifade etti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 02 May 2026 09:25:32 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Berber Yaşar okuyucusuyla buluştu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/berber-yasar-okuyucusuyla-bulustu-4929/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/berber-yasar-okuyucusuyla-bulustu-4929/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CD8D16-B58057-73E0F0-9C770C-601CBB-188DEB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yaklaşık 800 özel davetlinin katıldığı lansmanda; iş, siyaset ve bürokrasi dünyasının önde gelen isimleri, Kilis'ten gelen protokol üyeleri ve vakıf temsilcileri aynı çatı altında buluştu. Şıklığın ve zarafetin ön planda olduğu gecede, dostluklar pekişirken anlamlı bir hikâye&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CD8D16-B58057-73E0F0-9C770C-601CBB-188DEB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yaklaşık 800 özel davetlinin katıldığı lansmanda; iş, siyaset ve bürokrasi dünyasının önde gelen isimleri, Kilis'ten gelen protokol üyeleri ve vakıf temsilcileri aynı çatı altında buluştu. Şıklığın ve zarafetin ön planda olduğu gecede, dostluklar pekişirken anlamlı bir hikâye de paylaşıldı."Berber Yaşar", Yaşar Aktürk'ün henüz 9 yaşındayken babasını kaybetmesiyle başlayan, azim ve çalışma disipliniyle şekillenen hayat yolculuğunu etkileyici bir dille aktarıyor. Aynı zamanda Kilis Vakfı bünyesinde hayata geçirilen sosyal sorumluluk projelerine de ışık tutarak, yalnızca bir biyografi olmanın ötesine geçiyor.Yazar Firuzan Gürbüz Gerhold'un üç yıllık titiz çalışmasının ürünü olan eser, gecede barkovizyon gösterimiyle davetlilere duygusal anlar yaşattı. Yaşar Aktürk'ün hayatından kesitlerin paylaşıldığı sunum, salonda derin bir etki bıraktı.Gecenin finalinde ise müzik sahneye taşındı. Yaşar Aktürk için özel olarak bestelenen eserler, Mehmet Yakar ve Bülent Serttaş tarafından seslendirilerek geceye unutulmaz bir kapanış yapıldı."Berber Yaşar", sadece bir yaşam öyküsü değil; azmin, değerlerin ve insan olmanın inceliklerini anlatan ilham verici bir başucu kitabı olarak raflardaki yerini aldı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 01 May 2026 12:55:13 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türkiye markalara güvenmek istiyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-markalara-guvenmek-istiyor-3894/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-markalara-guvenmek-istiyor-3894/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A72525-B6BAAB-875F5D-21A304-6061C0-237939.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yüzyıllık Markalar Derneği ve FutureBright Group iş birliğiyle yürütülen "Türkiye'de Marka Mirası ve Köklü Markalar Algı Araştırması", Sultanahmet'teki Four Seasons Hotel'de düzenlenen etkinlikte kamuoyuyla paylaşıldı. 25 Şubat-12 Mart 2026 tarihleri arasında, 18–60 yaş aralığında&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A72525-B6BAAB-875F5D-21A304-6061C0-237939.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yüzyıllık Markalar Derneği ve FutureBright Group iş birliğiyle yürütülen "Türkiye'de Marka Mirası ve Köklü Markalar Algı Araştırması", Sultanahmet'teki Four Seasons Hotel'de düzenlenen etkinlikte kamuoyuyla paylaşıldı. 25 Şubat-12 Mart 2026 tarihleri arasında, 18–60 yaş aralığında Türkiye genelinde 600 kişiyle gerçekleştirilen araştırma; kapsamı, metodolojisi ve ele aldığı başlık itibarıyla Türkiye'de bu alanda yapılan referans niteliği taşıyan ilk&nbsp; çalışma olarak öne çıkıyor. Araştırma, bir markanın tüketici nezdinde "köklü" sayılabilmesi için hangi kriterlerle değerlendirildiğini ortaya koyarak, iş dünyası için uzun ömürlü marka inşasına dair stratejik bir çerçeve sunuyor.Araştırma sonuçları, tüketicinin köklü marka algısının slogan ya da logodan çok, markanın nesiller boyunca sınanmış ve deneyimlenmiş olmasına dayandığını gösteriyor. Yerellik önemli bir ayrıştırıcı unsur olarak öne çıkarken; isim, mekân veya logo tek başına geleneksellik hissi yaratmak için yeterli bulunmuyor.Tüketici, markanın geçmişini ve hikâyesini bilmek, anlamak ve buna ikna olmak istiyor. Katılımcıların büyük çoğunluğu, bir markanın "miras" niteliği kazanabilmesi için nesiller boyunca kullanılmış olması gerektiğini vurguluyor.Öte yandan markalardan temel beklentiler değişmiyor: kalite, tutarlılık, itibar ve güven.Türkiye'de bir ilk dünyada örneği yokYüzyıllık Markalar Derneği Başkanı Gürsel Arseven açılış konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "Bu araştırma Türkiye'de bir ilk olma özelliği taşıyor. Benzer çalışmalar dünyada da oldukça sınırlı. Hızın her şeyi hızla tükettiği bir çağda, yüzyıllık markalar 19. yüzyıldan bu yana kadim değerlerini koruyarak varlıklarını sürdürüyor. Güvensizliğin arttığı dönemlerde toplumların köklü kurumlara yönelme eğilimi artar. Biz de yazılı kayıtlar ve araştırmalarla bu mirası daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyoruz.Türkiye'de markaların ortalama ekonomik ömrü yaklaşık 34 yıl iken, bu süre İtalya'da 100 yıla yaklaşıyor. Bu nedenle FutureBright ile gerçekleştirdiğimiz bu çalışma son derece kıymetli. Amacımız; toplumsal dokuyu güçlendirmek, aidiyet duygusunu pekiştirmek ve sürdürülebilir bir marka mirası oluşturmak.""Amacımız miras markalarını akredite etmek ve girişimcilere ilham vermek"Yüzyıllık Markalar Derneği Başkan Yardımcısı Asude Alkaylı ise araştırmanın amacını şu sözlerle ifade etti: "Bir ülkenin marka değeri, yalnızca ekonomik göstergelerle değil; kültürel birikimiyle de şekillenir. Yüzyıllık Markalar Derneği olarak, tarihi miras markalarını akredite eden, sahte tarihi marka algısı oluşturan kuruluşlardan ayrıştıran ve geleceğe taşımayı hedefleyen bir yapı olarak çalışıyoruz. Bu araştırmanın çıktıları yalnızca dernek projeleri için değil; girişimciler, marka yöneticileri ve tüm iş dünyası için geleceği inşa ederken yol gösterici bir referans niteliği taşıyor."Kuruluş marka olmak için tarih yetmez, kanıt gerekirFutureBright Group kurucu ortağı Akan Abdula, bir markanın yalnızca kuruluş tarihine dayanarak köklü kabul edilemeyeceğini vurgulayarak şunları söyledi: "Bir markanın tüketiciyle kurduğu yaşanmışlık bağı ve bunu nasıl anlattığı belirleyicidir. Köklü markanın sırrı, güven verebilme kapasitesinde yatıyor." Araştırmaya göre tüketicilerin %75'i, bir markanın mirasını kanıtlaması gerektiğini düşünüyor. Bu kanıtın en güçlü göstergesi ise süreklilik arz eden kalite, tutarlılık ve itibar.&nbsp;Tüketici, her satın alımda aynı kaliteyi deneyimlemeyi, marka mirasının en somut göstergesi olarak kabul ediyor. Tüketicinin bir markayı "köklü" sayması için beklediği ortalama süre ise 54 yıl.Koruyarak inovasyon mümkünAraştırma ekibinde yer alan Prof.Dr.Elif Okan Yolbulan ise inovasyon konusuna dikkat çekti: "İnovasyon beklentisini doğru okumak gerekir. Bir markayı koruyarak da yeni değer alanları yaratmak mümkündür. Tüketicinin değişen ihtiyaçlarına ve yaşam tarzına uygun, köklülüğe duyulan güveni zedelemeyen; savrulmadan gerçekleştirilen yenilikler bu noktada önem taşımaktadır" dedi.Mirasın Mekânı: Turing Yüzyıllık Markalar Müzesi&nbsp;Etkinliğin ardından katılımcılar, Turing Yüzyıllık Markalar Müzesi'ni ziyaret etti. Yüzyıllık markaların hikâyeleri, objeleri, belgeleri ve görsel arşivleriyle yaşayan bir hafıza mekânı olan müze, ziyaretçilere marka mirasının somut izlerini sunuyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 01 May 2026 11:19:09 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kütahya Seramik OSB genel kurul toplantısı yapıldı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kutahya-seramik-osb-genel-kurul-toplantisi-yapildi-2330/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kutahya-seramik-osb-genel-kurul-toplantisi-yapildi-2330/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B73515-F91065-E906C8-2515E6-8D4218-F26D47.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kütahya Seramik OSB'nin ilk olağan genel kurul toplantısı; sektörün daha planlı gelişimini sağlamak, sanayi üretimini artırmak ve ihracat kapasitesini güçlendirmek hedefleri doğrultusunda gerçekleştirildi.&nbsp;NG Kütahya Seramik Yönetim Kurulu Üyesi Salih Çetiner'in divan başkanlığını&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B73515-F91065-E906C8-2515E6-8D4218-F26D47.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kütahya Seramik OSB'nin ilk olağan genel kurul toplantısı; sektörün daha planlı gelişimini sağlamak, sanayi üretimini artırmak ve ihracat kapasitesini güçlendirmek hedefleri doğrultusunda gerçekleştirildi.&nbsp;NG Kütahya Seramik Yönetim Kurulu Üyesi Salih Çetiner'in divan başkanlığını üstlendiği toplantıda, Kütahya Seramik OSB Müdürü Erdal Özçelik tarafından bugüne kadar yürütülen çalışmalar hakkında bilgilendirme yapıldı.Genel kurul kapsamında yeni yönetim ve denetim kurulları ile OSB üst kuruluşu asil ve yedek üyelerinin seçimleri tamamlandı. Yapılan seçimler sonucunda, Kütahya Seramik OSB Yönetim Kurulu Başkanlığı'na Gülden Güral seçildi.Toplantıda görüşülen 19 gündem maddesinin tamamı oy birliğiyle kabul edilirken, Kütahya Seramik OSB Yönetim Kurulu Başkan Vekilliği görevine NG Kütahya Seramik Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Yüksel Kaya seçildi.Yönetim Kurulu Üyeliklerine ise Kütahya Porselen İdari ve Mali İşler Müdür Yardımcısı Elvan Baltacı, Kütahya Porselen Teknik Genel Müdür Yardımcısı Andaç Maviler ve NG Kütahya Seramik Finans Müdürü Ali Artun seçildi.Genel Kurul'da Denetim Kurulu Asil Üyeliklerine Kütahya Porselen Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Dr. Tanzer Polat Yılmaz ile Kütahya Porselen Finansal Direktörü Şule Özbek İri seçilirken, OSBÜK Asil Üyeliği'ne NG Kütahya Seramik Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Yüksel Kaya getirildi.Sektörde sürdürülebilir büyüme hedefleniyorKütahya Seramik OSB'nin hayata geçirdiği yapılanmanın, bölgedeki sanayi altyapısının güçlendirilmesine, seramik ve porselen sektöründe üretim kapasitesinin artırılmasına ve ihracat odaklı sürdürülebilir büyümenin desteklenmesine önemli katkılar sağlaması hedeflenmektedir. Yeni dönemde oluşturulan yönetim yapısı ile Kütahya Seramik OSB'nin, sektörün rekabet gücünü artıracak yatırımlara öncülük etmesi ve üretim alanındaki stratejik konumunu daha da pekiştirmesi öngörülmektedir.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 01 May 2026 11:16:48 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[17. ITS Avrupa kongresi görkemli bir açılışla başladı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/-17-its-avrupa-kongresi-gorkemli-bir-acilisla-basladi-7845/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/-17-its-avrupa-kongresi-gorkemli-bir-acilisla-basladi-7845/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_676A38-7F1133-B6FA68-4B8CC9-B3262F-6B0C42.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dünyanın önde gelen metropollerinden İstanbul, stratejik konumu ve çok katmanlı ulaşım yapısıyla dikkat çekerken gerçek zamanlı veri analitiği ve yapay zeka destekli sistemleri sayesinde pek çok Avrupa şehrini geride bırakarak Avrupa'nın en önemli ulaşım etkinliklerinden biri olan&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_676A38-7F1133-B6FA68-4B8CC9-B3262F-6B0C42.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dünyanın önde gelen metropollerinden İstanbul, stratejik konumu ve çok katmanlı ulaşım yapısıyla dikkat çekerken gerçek zamanlı veri analitiği ve yapay zeka destekli sistemleri sayesinde pek çok Avrupa şehrini geride bırakarak Avrupa'nın en önemli ulaşım etkinliklerinden biri olan 17. ITS Avrupa Kongresi'nin ev sahibi oldu. Günlük 34 milyon hareketlilik ve iki kıta arasında gerçekleşen yaklaşık 2 milyon yolculukla küresel ölçekte öne çıkan İstanbul, 17. ITS Avrupa Kongresi'nde&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;50 ülkeden 3 bini aşkın katılımcıyı bir araya getirdi.&nbsp; İstanbul Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde ve İSBAK ev sahipliğinde düzenlenen "İnovasyona Köprü Olmak: Entegre, Güvenli ve Kesintisiz Mobilite" temasıyla alanında uzman 100'ü aşkın yabancı konuşmacının yer aldığı kongrede, mobilitenin çözümleri ve umut vaat eden projeler ele alınıyor.&nbsp;&nbsp;Kongrenin açılış töreni; İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan ve ERTICO CEO'su Joost Vantomme, ITS Europe Başkanı Angelos Amditis, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Temsilcisi Jurgis Vilcinskas katılımıyla gerçekleşti. Açılış konuşmalarında İstanbul'un akıllı ulaşım vizyonu, küresel mobilite sistemindeki rolü ve teknoloji odaklı dönüşüm süreci vurgulandı. Kongrede İstanbul'un çok modlu ulaşım yapısı, dijitalleşme kapasitesi ve gerçek zamanlı veri temelli yönetim sistemleriyle küresel ölçekte örnek bir metropol haline geldiği ifade edildi. Açılış töreni, resmi konuşmaların ardından gerçekleştirilen halk oyunları gösterisiyle devam etti. Organizasyonun ilk gününde sergilenen yüksek katılım, kongrenin uluslararası düzeydeki önemini bir kez daha ortaya koydu."İSTANBUL'UN HAREKETLİLİĞİNİ BİLGİYLE VE TEKNOLOJİYLE YÖNETİYORUZ"İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, açılış konuşmasında 16 milyonluk İstanbul'da ulaşım için yenilikçi olmanın önemine dikkat çekti: "İstanbul'un büyüklüğü yalnızca fiziki ölçülerle ifade edilemez; bu şehir, her gün milyonlarca insanın fikirlerinin, ürünlerinin ve bilginin hareket ettiği devasa bir yaşam alanıdır. Böylesine yoğun ve çok katmanlı bir yapıyı yönetmek ise ancak bilgiye dayalı, teknolojiyle desteklenen ve yenilikçi bir anlayışla mümkün olabilir. Günümüzde şehirler, sadece yaşam alanları değil; aynı zamanda veri, mobilite ve sürdürülebilirlik ekseninde şekillenen akıllı sistemler haline gelmektedir. Bu dönüşüm, şehir yönetimlerinde daha entegre, verimli ve insan odaklı çözümleri zorunlu kılmaktadır. Ulaşım sektörü karbon emisyonlarının önemli bir bölümünü oluştururken, aynı zamanda çözümün de en güçlü bileşenlerinden biridir. Daha temiz, daha verimli ve daha akıllı ulaşım sistemleri kurmak; yalnızca bir tercih değil, gelecek nesillere karşı bir sorumluluktur.&nbsp; Bu noktada akıllı şehir teknolojileri; veriye dayalı karar alma süreçleri, entegre ulaşım ağları ve sürdürülebilir mobilite çözümleriyle güçlü bir yol haritası sunmaktadır. Şehirlerimizi daha dirençli, daha yaşanabilir ve çevreyle uyumlu hale getirmek için bu dönüşümü birlikte gerçekleştirmek zorundayız" dedi.Bu yıl ERTICO'nun 35. yılını kutladıklarını ve 35 yıldır kamu ve özel sektör ortaklarını bir araya getirerek Avrupa'da ve ötesinde akıllı ulaşımın gelişimine katkı sunduklarını ifade eden ERTICO CEO'su Joost Vantomme, sözlerini şöyle sürdürdü:&nbsp; ''Mobilitenin geleceğini şekillendiren iş birliği köprülerini inşa etmeye çalışıyoruz.&nbsp; Bunu yansıtmak için İstanbul'dan daha uygun bir yer olamaz; çünkü bu şehir köprüleriyle tanımlanıyor. Son olarak, bugün inşa ettiğimiz köprülerin yalnızca fiziksel ya da dijital değil; aynı zamanda güven, iş birliği ve ortak hedef köprüleri olmasını diliyorum.''İSTANBUL: KÜRESEL VE AKILLI ULAŞIM PLATFORMU&nbsp;ITS Europe Başkanı Angelos Amditis yaptığı açılış konuşmasında ulaşımda ihtiyaç duyulan dönüşüme dikkat çekti: ''Daha temiz, daha verimli ve daha akıllı ulaşım sistemleri kurmak; yalnızca bir tercih değil, gelecek nesillere karşı bir sorumluluktur. Bu noktada akıllı şehir teknolojileri; veriye dayalı karar alma süreçleri, entegre ulaşım ağları ve sürdürülebilir mobilite çözümleriyle güçlü bir yol haritası sunmaktadır. Şehirlerimizi daha dirençli, daha yaşanabilir ve çevreyle uyumlu hale getirmek için bu dönüşümü birlikte gerçekleştirmek zorundayız.''TEKNOLOJİ VE DENEYİM ODAKLI PROGRAMKongre kapsamında yapay zeka destekli trafik yönetimi, dijital ikiz teknolojileri, entegre ulaşım sistemleri ve sürdürülebilir mobilite çözümleri ele alınıyor. Kongereye katılan İBB'nin ulaşım ve teknoloji iştirak şirketleri; İSTTELKOM, Şehir Hatları, İSPARK, BELBİM, İstanbul Ulaşım ve Metro İstanbul da fuar alanında İstanbul'un sahada uygulanan akıllı ulaşım projelerini katılımcılara sunuyor. ITS Avrupa Kongresi, İstanbul'un akıllı ulaşım alanındaki vizyonunu küresel paydaşlarla buluşturarak, üç gün boyunca sektöre yön verecek stratejik oturumlara ev sahipliği yapmaya devam edecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 01 May 2026 10:04:40 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Hizmet ihracatına tam vergi muafiyeti yolu açıldı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/hizmet-ihracatina-tam-vergi-muafiyeti-yolu-acildi-262/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/hizmet-ihracatina-tam-vergi-muafiyeti-yolu-acildi-262/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_75542B-97DE12-BA4A19-CB7221-C0DB87-46D2C3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Cumhurbaşkanı kararıyla yürürlüğe giren düzenleme, 1 Ocak 2026 itibarıyla başlayan vergilendirme dönemlerinden elde edilen gelirleri kapsıyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı kaynaklarına göre; mimarlık, mühendislik, yazılım, tasarım, eğitim ve sağlık gibi alanlarda yurt dışına&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_75542B-97DE12-BA4A19-CB7221-C0DB87-46D2C3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Cumhurbaşkanı kararıyla yürürlüğe giren düzenleme, 1 Ocak 2026 itibarıyla başlayan vergilendirme dönemlerinden elde edilen gelirleri kapsıyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı kaynaklarına göre; mimarlık, mühendislik, yazılım, tasarım, eğitim ve sağlık gibi alanlarda yurt dışına hizmet sunan gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri, kazançlarını Türkiye'ye transfer etmeleri halinde bu gelirler üzerinden tam vergi indirimi avantajından yararlanabilecek.Atılan bu adımla, özellikle yüksek katma değer üreten hizmet sektörlerinin uluslararası pazarlarda daha rekabetçi hale getirilmesi hedefleniyor. Düzenlemenin, Türkiye'nin hizmet ihracatındaki payını artırarak küresel ölçekte daha güçlü bir konum elde etmesine katkı sağlaması bekleniyor.Yurt dışı iştirak kazançlarında kapsam genişlediYeni karar yalnızca hizmet ihracatını değil, yurt dışı yatırımlardan elde edilen kazançlara yönelik vergi avantajlarını da genişletiyor. Buna göre, kurumlar vergisi mükelleflerinin yurt dışındaki iştiraklerinden elde ettikleri kar paylarında uygulanan istisna şartları esnetildi.Daha önce bu avantajdan yararlanabilmek için gereken asgari yüzde 50 iştirak oranı yüzde 20'ye düşürülürken, söz konusu kazançlara uygulanan istisna oranı yüzde 80'e çıkarıldı. Böylece şirketlerin daha düşük pay sahipliğiyle dahi yurt dışı kazançlarını Türkiye'ye getirmeleri teşvik ediliyor.Gelir vergisi tarafında ise asgari iştirak oranı yine yüzde 20'ye indirilirken, istisna oranı yüzde 50 seviyesinde korunuyor.Yeni düzenlemelerle birlikte, Türkiye'ye döviz girişinin artırılması, yurt dışı yatırımların desteklenmesi ve hizmet ihracatının daha güçlü bir yapıya kavuşturulması amaçlanıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 01 May 2026 02:10:45 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Diversey Linens For Life programı ile kadınlar güçleniyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/diversey-linens-for-life-programi-ile-adinlar-gucleniyor-9542/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/diversey-linens-for-life-programi-ile-adinlar-gucleniyor-9542/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F7B326-EE9365-15CA3C-B51B28-F13D87-6D4225.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dünyanın lider temizlik ve hijyen teknolojileri şirketlerinden Diversey, bir Solenis şirketi olarak, müşterilerinin sürdürülebilirlik hedeflerini gerçekleştirmelerine destek oluyor. Şirket, toplum sağlığına ve refahına verdiği önem doğrultusunda daha güvenli gelecek sağlamak amacıyla&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F7B326-EE9365-15CA3C-B51B28-F13D87-6D4225.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dünyanın lider temizlik ve hijyen teknolojileri şirketlerinden Diversey, bir Solenis şirketi olarak, müşterilerinin sürdürülebilirlik hedeflerini gerçekleştirmelerine destek oluyor. Şirket, toplum sağlığına ve refahına verdiği önem doğrultusunda daha güvenli gelecek sağlamak amacıyla da çeşitli projeler gerçekleştiriyor. Bu projelerden biri de Diversey ve otel müşterilerinin desteğiyle dünyanın farklı bölgelerinde hayata geçirilen Linens For Life programı.&nbsp;Diversey'in global bir programı olan Linens For Life, Türkiye'de SERA Foundation'ın iş birliğiyle hayata geçirildi. Program kapsamında otellerde kullanım dışına çıkarılan çarşaf, havlu gibi tekstillerden, yeni ve kullanışlı eşyalar üreterek kadınların gelir elde etmesi ve ekonomik olarak güçlenmeleri sağlanıyor. Ömrünü tamamlamış eski tekstil ürünleri de ileri dönüşüm yoluyla ekonomiye yeniden kazandırılıyor. Bugüne kadar Hatay, Ankara ve İstanbul/Pendik'te kurulan atölyelerde otellerden elde edilen tekstil atıklardan yaklaşık 110 bin ürün, Türkiye ve Orta Doğu'daki otellerde yeniden kullanıma sunuldu.Diversey'in Linens For Life programı, kadının ekonomik katılımını ve sürdürülebilirliği destekleyen altyapı odaklı yaklaşımı ile Türkiye ve Orta Doğu'da belirlenen pilot bölgelerde başarıyla uygulandı. Projenin 2026 yılında bu bölgelerde yaygınlaşması ve ilerleyen süreçte Afrika ve diğer bölgelere yaygınlaştırılarak kapsamlı bir küresel yapıya dönüştürülmesi hedefleniyor.Projeye destek veren pek çok yerel ve uluslararası otel, sağladığı iş birlikleriyle ürünlerini yeniden kullanıma kazandırdı. Paydaşların aktif katılımıyla etkisini artıran projeye her geçen gün yeni oteller eklenerek döngüsel ekonomiye katkı sağlanıyor.&nbsp;Solenis Global CSO'su (Chief Sustainability Officer) Dr. Lotta Kanto Öqvist 22 Nisan Dünya Günü'nde Türkiye'de gerçekleştirdiği Linens For Life saha ziyareti kapsamında açıklamalarda bulundu. Dr. Öqvist: "Solenis, müşterilerinin iş hedeflerine ulaşmasına yardımcı olurken sürdürülebilirlik alanında somut sonuçlar elde edilmesini destekleyerek büyümeye devam ediyor. İşimizi büyütürken müşterilerimizle iş birliklerimizi geliştirerek sürdürülebilirlik hedeflerini gerçek ve ölçülebilir ilerlemeye dönüştürüyoruz. Linens For Life projesi de işimiz, müşterilerimiz ve gezegenimiz için doğru olanı yapma konusundaki ortak kararlılığımızın bir yansıması. Projemizin yarattığı çevresel faydanın yanında kadınların ekonomik ve sosyal olarak güçlenmesine katkı sağlaması bizim için çok değerli. Daha sağlıklı ve güvenli bir dünya yaratma vizyonuyla, atıl durumdaki tekstil ürünlerinin, yeni ve yaratıcı sürdürülebilir çözümlere dönüşmesi için dünya çapında Linens For Life programının Türkiye ayağında bu uygulamayı ve etkisini görmekten mutluluk duyuyoruz." dedi.&nbsp;Bir Solenis şirketi olan Diversey'in Orta Doğu ve Afrika Profesyonel İş Birimi Bölge Başkanı Gökhan Özdöl programa yönelik yaptığı açıklamada: "Tipik bir 400 odalı otelde her yıl yaklaşık iki ila üç ton çarşaf kullanım dışına çıkıyor. Ekonomik açıdan dezavantajlı durumdaki kadınları desteklemek amacıyla projeyi Türkiye'ye taşıyarak aynı zamanda sürdürülebilir bir ekonomik modele dönüşmesini ve diğer ülkelere de yayılmasını sağladık. Kadınlar güçlenirken, atık yönetimine dikkat çekmeyi, döngüsel ekonomiye katkıda bulunmayı ve farkındalık artırmayı önemsiyoruz. Diversey ile çalışan ulusal ve uluslararası arenada faaliyet gösteren oteller, hem hammadde sağlayarak, hem üretilenleri satın alarak programa destek veriyor. Yarattığımız etkiyi daha da büyütmek için farklı kurumlar ile iş birliği fırsatlarını değerlendirmeye devam ediyoruz" dedi.SERA Foundation Stratejik Lideri Izabela Erşahin şu açıklamayı yaptı: "Linens For Life, çevresel sürdürülebilirlik ile kadın üreticilerin ekonomik katılımını bir araya getiren, ölçeklenebilir bir döngüsel tedarik modelidir. Bu model ile otellerde kullanım dışına çıkan tekstiller yalnızca atık olarak değerlendirilmek yerine, yeniden üretim süreçlerine dahil edilerek değer zincirine geri kazandırılıyor. Sürdürülebilir tedarik uygulamaları ve kapsayıcı üretim ağları aracılığıyla, kadın üreticiler kısa vadeli fayda sağlayıcılar olarak değil, üretim ve değer yaratım süreçlerinin aktif bir parçası olarak konumlanıyor.Modelin temelinde, kadın üreticilerin uzun vadeli ve öngörülebilir pazar erişimi yer almaktadır. Bu yaklaşım, özel sektör ile yerel üretim kapasitesini bir araya getirerek hem çevresel hem de ekonomik açıdan sürdürülebilir bir modelin mümkün olduğunu ortaya koyuyor."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 30 Apr 2026 08:50:44 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[ManageEngine, Otonom Kurumsal Çağ için yol haritasını tanıttı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/manageengine-otonom-kurumsal-cag-icin-yol-haritasini-tanitti-8037/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/manageengine-otonom-kurumsal-cag-icin-yol-haritasini-tanitti-8037/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C88DFA-6237B1-BD1C91-F02FC9-746B37-79229F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kuruluşlar, kendi kendini sürdürebilen ve kendi kendini iyileştirebilen operasyonlar hedefiyle "YZ'ye hazır" olmaktan "YZ odaklı" yapılara geçiş yaparken; BT ekipleri altyapıyı modernize etme, veri tutarlılığını sağlama, yönetişim ve güvenliği güçlendirme ve teknoloji stratejisini&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C88DFA-6237B1-BD1C91-F02FC9-746B37-79229F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kuruluşlar, kendi kendini sürdürebilen ve kendi kendini iyileştirebilen operasyonlar hedefiyle "YZ'ye hazır" olmaktan "YZ odaklı" yapılara geçiş yaparken; BT ekipleri altyapıyı modernize etme, veri tutarlılığını sağlama, yönetişim ve güvenliği güçlendirme ve teknoloji stratejisini hızla değişen iş ihtiyaçlarıyla uyumlu hale getirme konusunda artan bir baskıyla karşı karşıya kalıyor.ManageEngine CEO'su Rajesh Ganesan, konuya ilişkin şu açıklamayı yaptı: "Dijital dönüşümün bir sonraki aşaması, işletmelerin yapay zekâyı ve onun sağladığı otonomiyi gerçek dünya sonuçlarına ne ölçüde dönüştürebildiğiyle belirlenecek. Bu süreç, yeni teknolojilerin benimsenmesinin yanı sıra güvenilir ve entegre bir temel gerektirir. Platformlar platformuna evrilmemiz, kuruluşların bu temeli oluşturmasına ve modern işletme genelinde otonomiyi mümkün kılmasına yardımcı olmak üzere tasarlandı." Ganesan ayrıca, uzun vadeli sürdürülebilirlik ve performans odaklı çıktılar için geliştirilen ManageEngine dijital kurumsal yönetim platformunun, Türk müşterilere değer sunmaya hazır olduğunu belirtti.Etkinlikte Ürün Yol Haritaları ve Müşteri Başarı Hikâyeleri Yer Aldı"Ahead of Intelligence" temasıyla düzenlenen iki günlük UserConf, yapay zekânın BT yönetimini nasıl köklü biçimde dönüştürdüğünü ve kuruluşların bu yeni dönemde nasıl liderlik edebileceğini ele almak üzere ülke genelinden yüzlerce BT profesyonelini, iş liderini, iş ortaklarını ve distribütörleri bir araya getirdi.Konferans, ManageEngine CEO'su Rajesh Ganesan'ın açılış konuşmasının yer aldığı bir BT liderliği forumu ile başladı. Etkinlikte ayrıca Amplitude Başkan Yardımcısı Tansu Yeğen ve Vitel A.Ş. CEO'su Deniz Eşiyok da konuşmacı olarak yer aldı.ManageEngine'in Türkiye'deki 20 yıllık iş ortağı olan Vitel A.Ş. ile ortaklaşa düzenlenen konferansta; altı ürünün yol haritası oturumu, 40'tan fazla uygulamalı atölye çalışması, çeşitli müşteri başarı hikâyeleri ile uç nokta yönetimi, birleşik hizmet yönetimi, güvenlik operasyonları ve uçtan uca gözlemlenebilirlik konularını kapsayan üst düzey sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcılar ayrıca ManageEngine teknik uzmanları tarafından gerçekleştirilecek derinlemesine oturumlara ve iş ortağı danışmanlıklarına doğrudan erişim sağlayarak akıllı BT inovasyonundaki en son gelişmeleri yakından inceleme fırsatı buldu.Türkiye, ManageEngine için Kilit Pazarlar Arasında Öne ÇıktıTürkiye pazarında yaklaşık 20 yıldır çözümler sunan ManageEngine için bu bölge, yıllık yaklaşık yüzde 25 büyüme oranıyla Avrupa'daki en büyük pazarlardan biri haline geldi. Şirket bugün, Türkiye'de farklı ölçek ve sektörlerden 1.700'den fazla kuruluşa destek sağlıyor.Beyaz Kağıt San. ve Tic. A.Ş. Bilgi Sistemleri ve Dijitalleşme Müdürü Melih Mercan, sürece dair şu değerlendirmede bulundu: "Kurumsal BT altyapımız genişledikçe cihaz sayısı arttı, riskler çeşitlendi ve manuel takip yöntemleri yetersiz kalmaya başladı. BT operasyonlarının reaktif bir yapıdan proaktif ve yönetilebilir bir modele evrilmesi gerektiği açıkça ortaya çıktı. Merkezi ve sürdürülebilir bir uç nokta yönetimi çözümüne duyulan ihtiyaç bizi ManageEngine Endpoint Central'a yönlendirdi. Artık yalnızca sorunlara yanıt veren değil, potansiyel riskleri önceden tespit edip aksiyon alan bir BT yapısına sahibiz."ManageEngine HakkındaManageEngine, Zoho Corporation'ın bir bölümüdür ve dünya genelindeki kuruluşlara yönelik önde gelen BT yönetimi çözümleri sağlayıcılarından biridir. Güçlü, esnek ve yapay zekâ destekli dijital kurumsal yönetim platformu sayesinde işletmelerin işlerini her yerden&mdash;daha iyi, daha güvenli ve daha hızlı&mdash;yapmalarına yardımcı olur.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 29 Apr 2026 16:40:54 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[HİB Başkanlığına Prof. Dr. Murat Şeker seçildi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/hib-baskanligina-prof-dr-murat-seker-secildi-9772/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/hib-baskanligina-prof-dr-murat-seker-secildi-9772/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D44F1E-319704-DB2AFE-4CF87B-19A819-C953E3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hizmet İhracatçıları Birliği (HİB) gerçekleştirdiği seçimli genel kurulla yeni yönetim kurulunu belirledi. Tek liste ile gerçekleştirilen seçimli HİB Genel Kurulu'nda geçerli oyların tamamını alan ve Türk Hava Yolları Teknik A.Ş. adına seçimlere katılan Prof. Dr. Murat Şeker'in&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D44F1E-319704-DB2AFE-4CF87B-19A819-C953E3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hizmet İhracatçıları Birliği (HİB) gerçekleştirdiği seçimli genel kurulla yeni yönetim kurulunu belirledi. Tek liste ile gerçekleştirilen seçimli HİB Genel Kurulu'nda geçerli oyların tamamını alan ve Türk Hava Yolları Teknik A.Ş. adına seçimlere katılan Prof. Dr. Murat Şeker'in listesi HİB'in yeni yönetimini oluşturdu. Yeni yönetim kurulu; Prof. Dr. Murat Şeker (Türk Hava Yolları Teknik A.Ş.), Hediye Güral (NG Tasarım Otelcilik ve Turizm A.Ş.), Vehbi Serkan Kaptan (TAV Havalimanları Holding A.Ş.), Turgay Yaman (İGA Havalimanı İşletmesi A.Ş.), Mustafa Eröğüt (Acıbadem Sağlık Hiz. ve Tic. A.Ş.), Murat Baykara (Baynak Ulus. Nak. Turz. Dış Tic. Ltd. Şti.), Prof. Dr. Orhan Gazi Yiğitbaşı (İstanbul Medipol Üniversitesi), İlhan Bağören (Telenity İletişim Sistemleri San. Tic. A.Ş.), Fatih Volkan Kazova (Kazova Yapı İnşaat Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş.), Fatih Aksoy (Med Yapım Televizyon ve Filmcilik A.Ş.), Kemal Yamankaradeniz (Destek Patent A.Ş.) isimlerinden oluştu.&nbsp;HİB'in yeni Başkanı Prof. Dr. Murat Şeker, seçimlerin ardından yaptığı açıklamada, önceki başkan Şekib Avdagiç ve yönetim kurulu üyelerine görevde bulundukları süre boyunca ortaya koydukları vizyon, gayret ve özveri için teşekkür etti. "Bugün geldiğimiz noktada hizmet ihracatı artık bir tercih değil, stratejik bir zorunluluktur" diyen Şeker, "Küresel rekabetin her geçen gün daha da hızlandığı bu dönemde; başarı, birlikte hareket edebilen, değişimi doğru okuyabilen ve hızla uyum sağlayabilen yapılarla mümkündür. Bizler de bu anlayışla; dayanışmayı güçlendiren, iş birliğini artıran ve sektörlerimizin rekabet gücünü ileri taşıyan bir yaklaşımı esas alacağız" dedi."Üç temel eksene yoğunlaşacağız"Yeni dönemde önceliklerinin hizmet ihracatını sürdürülebilir, katma değeri yüksek ve küresel ölçekte rekabetçi bir yapıya kavuşturmak olacağını dile getiren Şeker, bu doğrultuda üç temel eksen üzerinde yoğunlaşacaklarına dikkat çekti. Şeker, "Bu eksenlerden birincisi; küresel pazarlarda derinleşme ve çeşitlenme. İkincisi; katma değerli hizmet üretimi ve markalaşma. Üçüncüsü ise dijitalleşme ve insan kaynağı. Bu hedefleri hayata geçirirken; şeffaf, katılımcı ve çözüm odaklı bir yönetim anlayışını esas alacağız. Üyelerimizin sesini daha fazla dinleyen, sorunlara hızlı çözümler üreten ve ortak aklı merkeze alan bir yapı kurmak önceliklerimiz arasında. Ticaret Bakanlığımız başta olmak üzere kamu kurumlarımızla olan güçlü iş birliğimizi daha da ileriye taşıyacak; sektörlerimizin ihtiyaçlarını doğru şekilde ifade eden, çözüm üreten ve yol açan bir Birlik olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.&nbsp;&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 29 Apr 2026 09:39:30 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[TURYİD Gazze için dayanışma kampanyası başlattı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turyid-gazze-icin-dayanisma-kampanyasi-baslatti-2868/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turyid-gazze-icin-dayanisma-kampanyasi-baslatti-2868/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_82E6B3-402845-8BCCC0-5904E5-00DE45-EC9E67.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Turizm, Restoran Yatırımcıları ve Gastronomi İşletmeleri Derneği (TURYİD), turizm ve yeme-içme sektörünün toplumsal sorumluluk gücünü ortaya koyan yeni bir dayanışma projesini hayata geçiriyor.&nbsp;"Gazze İçin Sofradayız" adıyla mayıs ayında başlayacak kampanyanın detayları,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_82E6B3-402845-8BCCC0-5904E5-00DE45-EC9E67.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Turizm, Restoran Yatırımcıları ve Gastronomi İşletmeleri Derneği (TURYİD), turizm ve yeme-içme sektörünün toplumsal sorumluluk gücünü ortaya koyan yeni bir dayanışma projesini hayata geçiriyor.&nbsp;"Gazze İçin Sofradayız" adıyla mayıs ayında başlayacak kampanyanın detayları, USLA Kanyon Kampüsü'nde düzenlenen basın toplantısında aktarıldı. TURYİD öncülüğündeki kampanya, savaş nedeniyle temel gıdaya erişimi kısıtlanan Gazze halkına destek olmayı amaçlıyor.&nbsp;Dayanışma kampanyası, 2010 yılında İspanyol Şef José Andrés tarafından kurulan uluslararası yardım kuruluşu World Central Kitchen (WCK) iş birliğiyle yürütülüyor. WCK bugüne kadar 600 milyonun üzerinde taze ve besleyici öğünü ihtiyaç sahiplerine hızlı ve etkili bir şekilde ulaştırarak insani yardım alanında önemli bir rol üstleniyor. Ekim 2023'ten bu yana WCK, krizin ortasında kalan Filistinli ailelere 340 milyonun üzerinde öğün dağıttı.&nbsp;&nbsp;Restorandan bağış modeli kapsamında gerçekleşecek Türkiye operasyonu ile TURYİD üyelerinin, üye olmayan işletmelerin ve misafirlerin katkılarıyla WCK'nin küresel çapta yürüttüğü Gazze çalışmalarına destek sağlanması hedefleniyor.&nbsp;Türkiye'de mayıs ayında başlayacak "Gazze İçin Sofradayız" kampanyası, sektörün geniş temsil gücünü yalnızca ekonomik katkılarla değil, aynı zamanda toplumsal sorumluluk bilinciyle de ortaya koymayı amaçlıyor.&nbsp; Restoranlar ve misafirler aynı dayanışma zincirinde buluşarak Gazze için ortak bir destek mekanizması oluşturuyor.&nbsp; &nbsp;&nbsp;Sektör açısından güçlü bir dayanışma mesajı"Gazze İçin Sofradayız" kampanyası kapsamında yapılan bağışlar doğrudan WCK'a aktarılırken, restoran işletmeleri tahsilat sürecinin herhangi bir aşamasına dahil olmadan dayanışmanın parçası oluyor. Bu sayede misafirler bağışlarını şeffaf bir şekilde gerçekleştirebiliyor.Kampanyayı değerlendiren TURYİD Yönetim Kurulu Başkanı Kaya Demirer: "Gazze'de yaşananlar artık bir kriz değil, bir açlık felaketidir. Birleşmiş Milletler'in de ifade ettiği gibi bu durum artık kıtlık eşiğine gelmiş bir tabloyu gösteriyor" diyor ve ekliyor: "Gazze&nbsp; &nbsp;İçin Sofradayız" uzun süredir üzerinde çalıştığımız ve tüm detaylarını WCK ile titizlikle planladığımız bir kampanyadır. TURYİD öncülüğünde yürütülen bu çalışma, sadece üyelerimize değil, katılmak isteyen tüm işletmelere açıktır. Restoran sektörünün yalnızca gastronomi alanındaki katkılarıyla değil, toplumsal sorumluluk bilinciyle de nasıl güçlü bir rol üstlenebileceğinin kanıtıdır. Dayanışmanın artmasıyla birlikte hem Gazze'ye ulaştırılan destek hacminin büyümesini hem de sektörün birlik ve beraberlik mesajının daha geniş kitlelere ulaşmasını amaçlıyoruz" diye konuştu.&nbsp;&nbsp;WCK Kalkınma Başkanı Tunde Wackman şunları ekledi: &#34;Misyonumuzu yerine getirmek için başından beri şeflere, restoranlara ve konaklama endüstrisine güveniyoruz. Bu topluluğun insanlara en zor anlarında umut ve beslenme getirme konusundaki dönüştürücü gücünü ilk elden gördük. TURYİD&#39;in desteği, bir sektörün sadece bağışçı olarak değil, gıdanın iyileştirme ve bağlantı kurma gücüyle gerçek bir paydaş olarak harekete geçtiğinde neler yapabileceğinin güçlü bir örneğidir. Bu çabaya katılan her bir restoran, Gazze&#39;de bize ihtiyaç duyan ailelere ulaşma kapasitemizi doğrudan genişletiyor. Bu tür dayanışmalar, WCK&#39;yi ileriye taşıyor.&#34;Şeffaf ve doğrudan yardım için farklı modeller bulunuyor&nbsp;&nbsp;1. Rezervasyon modeli: Misafirler, www.turyiddayanisma.org üzerinden kampanyaya katılan tüm restoranları görüntüleyebilecek, bu restoranlarda rezervasyon yaparak kampanyaya katılabilecekler. Misafirler, bağış tutarı kadar yemeği seçtikleri restoranda bedelsiz tüketmiş olacaklar. Böylece her harcama, Gazze'de ihtiyaç sahiplerine ulaştırılan bir öğüne dönüşecek.&nbsp;&nbsp;2. Gazze Destek Öğünleri: Müşteri eğer al-götür veya rezervasyonsuz servis veren bir restoranı tercih ediyorsa, bu restoranlar iki alternatif metot arasından tercih ettikleri yöntemi müşterilerine sunacak. Menülerinde yer alan "Gazze Destek Öğünleri"nin gelirinin belirli bir yüzdesi, restoranlar tarafından doğrudan WCK'a bağışlanacak. Veya restoranlara yerleştirilen QR kodlar aracılığıyla yemeklerin bedeli direkt olarak WCK'ye aktarılabilecek.&nbsp;3. Online bağış: Misafirler turyiddayanisma.org üzerinden, restorana gitmeden WCK'a doğrudan destek vererek Gazze'de yürütülen gıda yardım operasyonlarına katkıda bulunabilecekler.&nbsp; &nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 29 Apr 2026 09:36:32 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Halı sektöründe dikkat çeken atama]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/hali-sektorunde-dikkat-ceken-atama-6300/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/hali-sektorunde-dikkat-ceken-atama-6300/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A6C106-04E95D-639A55-1D8A29-8E3585-E10190.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Profesyonel kariyeri boyunca önemli markalarda kritik roller üstlenen Küçükçınar, Angora'da Genel Müdürü ve Satış Müdürü, Saray Halı'da ise İstanbul Bölge Müdürlüğü görevlerini başarıyla yürüttü. Satış yönetimi, ekip yapılanması ve stratejik büyüme alanlarındaki&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A6C106-04E95D-639A55-1D8A29-8E3585-E10190.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Profesyonel kariyeri boyunca önemli markalarda kritik roller üstlenen Küçükçınar, Angora'da Genel Müdürü ve Satış Müdürü, Saray Halı'da ise İstanbul Bölge Müdürlüğü görevlerini başarıyla yürüttü. Satış yönetimi, ekip yapılanması ve stratejik büyüme alanlarındaki birikimiyle tanınan Küçükçınar, yeni görevinde Artemis'in satış stratejilerine yön verecek.Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu olan Küçükçınar'ın katkılarıyla, şirketin hem iç pazarda hem de uluslararası arenada büyüme ivmesini artırması hedefleniyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 29 Apr 2026 09:21:18 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İş sanat öğrenme programlarının yeni durağı: İş Vapur]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/is-sanat-ogrenme-programlarinin-yeni-duragi-is-vapur--7865/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/is-sanat-ogrenme-programlarinin-yeni-duragi-is-vapur--7865/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_11ADB2-21F2A6-A439FA-C98577-358291-AF6BDA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İş Vapur'un etkinlik programı, Mehmet Kırali ve Kadir Kaymakçı'nın çeşitli şehirleri, beyazperdedeki yansımaları eşliğinde inceleyecekleri "3 Film 1 Şehir" ile başlıyor. Yönetmenler ve oyuncularla birlikte, şehrin ruhunda iz bırakan yapıların ve insanların hikâyeleri de bu sohbetlerin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_11ADB2-21F2A6-A439FA-C98577-358291-AF6BDA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İş Vapur'un etkinlik programı, Mehmet Kırali ve Kadir Kaymakçı'nın çeşitli şehirleri, beyazperdedeki yansımaları eşliğinde inceleyecekleri "3 Film 1 Şehir" ile başlıyor. Yönetmenler ve oyuncularla birlikte, şehrin ruhunda iz bırakan yapıların ve insanların hikâyeleri de bu sohbetlerin konusu oluyor. İstanbul'un konuşulacağı 28 Nisan Salı 18.00'daki ilk etkinliğin odağında Jules Dassin'in yönettiği "Topkapı" (1964), James Bond serisinden "From Russia with Love" (Rusya'dan Sevgilerle, 1963) ve Alain Robbe-Grillet'nin yönettiği "L'Immortelle" (Ölümsüz Kadın, 1963) filmleri yer alıyor.&nbsp;Sunay Akın ile "Hissi Senetler""Hissi Senetler" sohbetleri ile İstanbul Boğazı'nın tarihine İş Vapur'un penceresinden bakıyoruz. 29 Nisan Çarşamba ve 8 Mayıs Cuma günleri 18.00'de düzenlenecek etkinliklerde, Şiiriçi Hatları Vapuru'nun kaptanı Sunay Akın, Boğaz'ın, vapurların ve İstanbul'un hissi senetlerini katılımcılarla paylaşıyor.Kahramanlık destanları İş Vapur'da&nbsp;İş Sanat'ın sezon boyunca BlackBox'ta ilgiyle takip edilen Anadolu Destanları konuşmaları, İş Vapur'da da sürüyor. Cengiz Özdemir'in sözlü gelenekten yazılı edebiyata uzanan büyük destanları ve bu metinlerin odağındaki kahramanların destansı yolculuklarını ele aldığı konuşmaların ilki olan "Homeros'ta Deniz", 5 Mayıs Salı 18.00'de konuk Mustafa B. Bozkurt'un katılımıyla düzenleniyor.&nbsp;İş Vapur'daki etkinliklerin biletlerini Biletix'ten temin edebilirsiniz. Tüm etkinliklerden haberdar olmak için İş Sanat'ın sosyal medya hesaplarını takip edebilir ve e-bültenine üye olabilirsiniz.Çocuklar için ücretsiz sanat atölyeleri&nbsp;Çocuklar, İş Sanat'ın farklı yaş gruplarına özel olarak hazırlanan atölyelerinde yaratıcılık, keşif ve eğlenceyle buluşuyor: "Tabağımdaki Natürmort", "Yaratıcı Portre" ve "Şekillerin Peşinde" gibi atölyelerde usta sanatçıların tekniklerini inceleyerek nesnelerin, dokuların ve insan yüzünün sanatsal ifadelerini öğreniyorlar. "İstanbul'dan İlhamla Kartpostal" ve "Yaşantının Getirdikleri: Anı Yakala" atölyelerinde sanat eserlerinden, yaşadıkları şehirden ve gündelik hayatın küçük anlarından hareketle kendi üretimlerini ortaya koyuyorlar. Tasarruf bilincini eğlenceli bir yolla aktaran "Benim Kumbaram" atölyesinde ise İş Bankası'nın ikonik kumbarasından yola çıkarak kendi kişisel kumbaralarını tasarlıyorlar.İş Vapur'daki çocuk atölyelerinin detaylarına issanat.com.tr üzerinden ulaşabilir ve ücretsiz olarak kaydolabilirsiniz.Etkinlik Takvimi28 Nisan Salı 18.30		3 Film 1 Şehir: İstanbul29 Nisan Çarşamba 18.00	Sunay Akın ile Hissi Senetler30 Nisan Perşembe 13.00	Tabağımdaki Natürmort (4-6 yaş)5 Mayıs Salı 13.00		Yaratıcı Portre Atölyesi (5-7 yaş)5 Mayıs Salı 18.00		Cengiz Özdemir ile Anadolu Destanları: "Homeros'ta Deniz"8 Mayıs Cuma 		Sunay Akın ile Hissi Senetler9 Mayıs Cumartesi 12.00	İstanbul'dan İlhamla Kartpostal Atölyesi (7-11 yaş)13 Mayıs Çarşamba 12.00	Şekillerin Peşinde (3-5 yaş)20 Mayıs Çarşamba 13.00	Tabağımdaki Natürmort (3-5 yaş)&nbsp;24 Mayıs Pazar 12.00		Yaşantının Getirdikleri: Anı Yakala (8-12 yaş)27 Mayıs Çarşamba 13.00	Benim Kumbaram (6-9 yaş)]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 29 Apr 2026 09:01:32 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Nevalora'dan duyulara dokunan davet]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/nevaloradan-duyulara-dokunan-davet-4011/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/nevaloradan-duyulara-dokunan-davet-4011/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7A71AC-B9EB23-58F20F-169746-F8394E-271DE0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İş, cemiyet ve magazin dünyasının seçkin isimlerinin yoğun ilgi gösterdiği lansman, şıklığı ve enerjisiyle dikkat çekti.Aromaterapi ve spiritüel ritüelleri bir araya getiren Nevalora, wellness dünyasına yenilikçi bir soluk getiriyor. Markanın kurucusu Neval Sungur, davette yaptığı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7A71AC-B9EB23-58F20F-169746-F8394E-271DE0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İş, cemiyet ve magazin dünyasının seçkin isimlerinin yoğun ilgi gösterdiği lansman, şıklığı ve enerjisiyle dikkat çekti.Aromaterapi ve spiritüel ritüelleri bir araya getiren Nevalora, wellness dünyasına yenilikçi bir soluk getiriyor. Markanın kurucusu Neval Sungur, davette yaptığı konuşmada kokunun insan yaşamındaki dönüştürücü gücüne dikkat çekti. Sungur, "Koku, saniyeler içerisinde limbik sistemimize etki ederek bizi harekete geçirir. Biz de bu etkiden yola çıkarak Nevalora'yı saç ve vücut spreyleri olarak tasarladık" dedi.Mutluluk, şans, bolluk, bereket, pozitif enerji ve aura gibi farklı duygu durumlarına hitap eden Nevalora ürünleri, günlük yaşamın temposunda zihni sakinleştirmeyi, duyguları dengelemeyi ve bireyin kendini daha iyi hissetmesini desteklemeyi amaçlıyor.Lansmana katılanlar arasında; Pervin Ersoy, Merve Özbey, Aşkın Diluru, Arzu Can, Asmer Sultanova, Berna Teber, Beyza Uyanoğlu, Buket Sungur, Burcu Hattat, Ebru Akel, Emine Erol, Enise Gür, Esra Pepe, Feride Şahin, Gamze Delikan, Gözde Çelebi, Göknur Eren, İpek Develi, Mehtap Ferah, Merve Güneş, Nazlı Keskintürk, Necla Sungur, Sinan Akçıl, Öznur Yakın, Sevinç Kılıç, Şebnem Eriş, Şükran Güzeliş, Ülkü Çetin, Betül Boy Zafer ve Yasemin Şefkatli gibi ünlü isimler vardı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 29 Apr 2026 08:55:11 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Seramiklere çizilen hayaller anlamlı desteklere ilham oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/seramiklere-cizilen-hayaller-anlamli-desteklere-ilham-oldu-165/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/seramiklere-cizilen-hayaller-anlamli-desteklere-ilham-oldu-165/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1149A2-5E6457-6F3113-A7253B-3AF481-A04FD6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Meliha Ercan Vakfı'nın "Bir Hayalin Olsun" mottosuyla hayata geçirdiği projenin, çocukların seramikler üzerine çizerek ifade ettikleri hayallerden ilham alan ikinci aşaması gerçekleştirildi. Bu kapsamda, kurumsal ve bireysel destekçilerin katkılarıyla hazırlanan hediye ve destekler çocuklara&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1149A2-5E6457-6F3113-A7253B-3AF481-A04FD6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Meliha Ercan Vakfı'nın "Bir Hayalin Olsun" mottosuyla hayata geçirdiği projenin, çocukların seramikler üzerine çizerek ifade ettikleri hayallerden ilham alan ikinci aşaması gerçekleştirildi. Bu kapsamda, kurumsal ve bireysel destekçilerin katkılarıyla hazırlanan hediye ve destekler çocuklara ulaştırıldı.Bilecik'te, Mehmet Akif Ersoy İlköğretim Okulu'nda gerçekleştirilen programa; Meliha Ercan Vakfı Genel Müdürü Nil Batu, projeye destek veren kurumların temsilcileri ve basın mensupları katıldı. Programda, çocukların seramikler üzerine yansıttıkları hayallerden ilham alan hediyeler çocuklara ulaştırıldı; etkinlik, çocukların heyecanı ve katılımcıların desteğiyle anlamlı bir sosyal sorumluluk buluşması olarak gerçekleşti.Projenin ilk aşamasında çocuklar hayallerini seramikler üzerine çizerek ifade etme fırsatı buldu. İkinci aşamada ise bu hayallerden ilham alınarak hazırlanan hediye ve destekler; bireysel ve kurumsal destekçilerin sosyal sorumluluk kapsamındaki katkılarıyla çocuklara ulaştırıldı.Meliha Ercan Vakfı Genel Müdürü Nil Batu ise şunları ifade etti:"Çocuklarımızın hayal kurma cesaretini desteklemek ve bu hayallerin somut desteklere ilham olabileceğini göstermek istedik. Kurumsal ve bireysel destekçilerimizin katkılarıyla hazırlanan hediye ve desteklerin çocuklara ulaştırılmasına tanıklık etmek bizim için büyük bir mutluluk oldu. Çocuklarımızın mutluluğunu ve heyecanını görmek ise bizim için en kıymetli anlardan biriydi."Çocukların hayallerinden ilham alan proje, kurumsal ve bireysel destekçilerin katkılarıyla, çocukların kendilerini ifade etmelerine alan açan anlamlı bir sosyal sorumluluk çalışması olarak gerçekleştirildi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 29 Apr 2026 08:48:21 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Türk Antarktika Bilim Üssü" hazırlıkları tamamlandı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-antarktika-bilim-ussu-hazirliklari-tamamlandi-2672/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-antarktika-bilim-ussu-hazirliklari-tamamlandi-2672/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4E552D-CBC2D8-A6BE8F-FDF0A3-182290-F67D8C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kacır, Şili&#39;nin Ankara Büyükelçiliğince, Antarktika Antlaşması Danışma Toplantısı&#39;nın 48. yıl dönümü vesilesiyle açılan &#34;Sinerjiyi Açığa Çıkarmak: Antarktika&#39;ya Uzanan Ortak Bir Yolculuk&#34; fotoğraf sergisinde AA muhabirine açıklamalarda bulundu.Bakan Kacır,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4E552D-CBC2D8-A6BE8F-FDF0A3-182290-F67D8C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kacır, Şili&#39;nin Ankara Büyükelçiliğince, Antarktika Antlaşması Danışma Toplantısı&#39;nın 48. yıl dönümü vesilesiyle açılan &#34;Sinerjiyi Açığa Çıkarmak: Antarktika&#39;ya Uzanan Ortak Bir Yolculuk&#34; fotoğraf sergisinde AA muhabirine açıklamalarda bulundu.Bakan Kacır, Şili&#39;nin Türkiye&#39;nin kutup araştırmaları konusunda en güçlü işbirliği yaptığı ülkelerden olduğunu söyledi.Coğrafi konumu itibarıyla Antarktika seferlerinde araştırmacıları önce Şili&#39;ye yolcu ettiklerini belirten Kacır, &#34;Onlar, Şili&#39;den Antarktika&#39;ya geçiş yapıyorlar. Aynı zamanda Şili&#39;nin Antarktika&#39;da araştırma üsleri bulunan bir ülke, araştırmacılarımız bu araştırma üslerinden de yararlanmaktalar. Aynı şekilde Şili&#39;nin araştırmacıları da bizim hem Antarktika&#39;ya hem Arktik&#39;e yönelik bilim seferlerimize katılıyorlar. Böylelikle iki ülkenin bilim insanlarının ortaklaşa çalışmalar yapması mümkün hale geliyor.&#34; diye konuştu.Kacır, bugün bütün bu ortak yolculuğun resmedildiği, Antarktika&#39;da yapılan çalışmalara ait fotoğrafların sergilendiği çok güzel bir sergide bulunduklarını dile getirerek, organizasyon için Şili&#39;nin Ankara Büyükelçiliğine teşekkür etti.Antarktika ve Arktik&#39;e yönelik çalışmalarının stratejik değer taşıdığının altını çizen Kacır, bilim diplomasisi alanında da bu başlıkların çok kıymetli olduğunu ve Türkiye&#39;nin bu alanda küresel varlığını yıldan yıla güçlendirdiğini söyledi.- Danışman üyelik başvurusu yapıldıBu yıl 10. Antarktika Bilim Seferi&#39;ni tamamladıklarını ve 5 kez de Arktik Bilim Seferi gerçekleştirdiklerini bildiren Kacır, tüm bu çalışmaların Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın himayelerinde ve TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü koordinasyonunda hayata geçirildiğini vurguladı.Kacır, bu çalışmalarla bir yandan bilimsel derinliklerini de daha ileri bir düzeye taşıdıklarını ifade ederek, şöyle devam etti:&#34;Antarktika ve Arktik aslında dünyanın laboratuvarı niteliğinde coğrafyalar. Dünyada başka bölgelerde bulunmayan iklim koşulları ve yaşam koşullarının bulunduğu coğrafyalar. Dolayısıyla bilim insanlarımız iklim değişikliğinden tıbba çok farklı alanlarda bu bölgelerde araştırmalar yürütme imkanına sahip oluyorlar. Hedefimiz, bunları kalıcı kılacak bir Türk Antarktika Bilim Üssü&#39;nü inşa etmek. İnşallah 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi amaçlarımız kapsamında bu projeyi de hayata geçireceğiz. Bu üssün tüm hazırlıklarını tamamladık. Çevresel etki değerlendirme çalışmaları başarılı şekilde gerçekleştirildi. Şimdi inşallah önümüzdeki dönemde bu üssü inşa edeceğiz. Yine bizim için önemli bir diplomatik adım da Antarktika Antlaşmalar Konseyi&#39;nde danışman ülke statüsü kazanmak. Bu konseyin halihazırda 29 danışman olmayan üyesi var. Biz bütün bilimsel çalışmalarımızla ve uluslararası bilim literatürüne sunduğumuz katkılarla, Antarktika Antlaşmalar Konseyi&#39;nde danışman üye olma konusunda ciddi bir hazırlığı tamamladık ve bu yıl itibarıyla başvurumuzu yaptık. Mayıs ayı sonunda bunun kararı verilecek.&#34;- Araştırmalar yıldan yıla güçlenecekBütün üye ülkelerle iyi bir iletişim içerisinde bulunduklarına işaret eden Kacır, Türkiye&#39;nin bulunduğu her masada barışın, istikrarın, ortaklaşa insanlık yararına yürütülen çalışmaların en güçlü hamisi ve destekçisi olmaya devam ettiğini söyledi.Kacır, son dönemde Türkiye&#39;nin küresel diplomaside elde ettiği kazanımların bütün dünyanın takdirini topladığını vurgulayarak, şunları kaydetti:&#34;Ümit ediyorum ki bilim insanlarımızın gelecekte yürütecekleri çalışmalar, belki bütün kıymeti 50 yıl, 100 yıl sonrasında gelecek nesiller tarafından çok daha ileri düzeyde takdir edilecek, kutup araştırması çalışmaları bütün bu adımlarla yıldan yıla güçlenmeye devam edecek. Biz de Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak özellikle TÜBİTAK eliyle bu çalışmaları güçlü şekilde desteklemeyi sürdüreceğiz. Bizim halihazırda çok sayıda ülkeyle ortak yürüttüğümüz çalışmalar var. Pek çok ülkenin bilim insanlarını kendi bilim seferlerimizde ağırlıyoruz. Aynı zamanda aslında Türk bilim insanları da onlarca yıl öncesinde ilk araştırmaları başka ülkelerin seferlerine katılarak başlatmışlardı. Ama tabii, özellikle 2017&#39;den bu yana artık Türkiye kendi bilim seferlerini icra ederek çok daha güçlü bir varlık gösterdi. Bu araştırmalardan şimdiye kadar çok nitelikli sonuçlar da çıktı. İki yüzden fazla yayın, bilimsel yayın bu araştırmalar vesilesiyle dünya literatürüne aslında kazandırılmış oldu. Bilim insanlarımız çok farklı bir deneyimler elde ettiler. Biz önümüzdeki dönemde uluslararası işbirliklerimizi de yıldan yıla güçlendirmeye devam edeceğiz.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 27 Apr 2026 15:13:15 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Döngüsel ekonomiye katkı sağlayacak proje]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/dongusel-ekonomiye-katki-saglayacak-proje-8667/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/dongusel-ekonomiye-katki-saglayacak-proje-8667/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_71BD1C-2E3CD4-E03C18-CFE6C1-F82823-5D040D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İzmir Optimum AVM&#39;deki MediaMarkt mağazasında düzenlenen tanıtımda konuşan MediaMarkt Türkiye Pazarlama, Kurumsal İletişim ve e-Ticaret Direktörü Tolga Ünvan, Türkiye&#39;de yıllık yaklaşık 700 bin ton elektronik atık oluştuğunu belirterek, geri dönüşüm oranlarının artırılmasını&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_71BD1C-2E3CD4-E03C18-CFE6C1-F82823-5D040D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İzmir Optimum AVM&#39;deki MediaMarkt mağazasında düzenlenen tanıtımda konuşan MediaMarkt Türkiye Pazarlama, Kurumsal İletişim ve e-Ticaret Direktörü Tolga Ünvan, Türkiye&#39;de yıllık yaklaşık 700 bin ton elektronik atık oluştuğunu belirterek, geri dönüşüm oranlarının artırılmasını hedeflediklerini söyledi.Ünvan, proje kapsamında ülke genelindeki 103 mağazanın tamamını müşterilerin elektronik atıklarını getirebileceği ve karşılığında değer elde edebileceği noktalara dönüştürmeyi planladıklarını ifade ederek, getirilen atıkların dijital bir sistem üzerinden takip edilebildiğini ve kullanıcıların oluşturdukları çevresel katkıyı anlık olarak görebildiğini dile getirdi.E-atıkla birlikte MediaMarkt mağazasına gidilince sürecin başladığını ifade eden Ünvan, şunları kaydetti:&#34;Atığın, telefonunuzla fotoğrafını çekiyorsunuz. O anda size ne kadarlık bir değer yarattığını çıkartıyor. Aynı zamanda MediaMarkt&#39;ta da bunun karşılığında ne kadarlık bir puan yarattığınızı ortaya koyuyor ve sonrasında da kutunun içerisine atıyorsunuz. Çalışanımız burada onun atıldığını teyit ettiği anda size bir puan yükleniyor. Bu puanlar 50 puana geldiğinde MediaMarkt&#39;tan herhangi bir alışverişinizde kullanılmak üzere 200 liralık hediye çeki kazanıyorsunuz. Ne kadar çok ürün getirirseniz aslında o kadar çok hediye kuponu kazanma şansınız oluyor.&#34;Projeyi ilk etapta İzmir, Mersin ve Kayseri&#39;deki mağazalarda başlattıklarını anlatan Ünvan, &#34;İzmir, Türkiye&#39;de çevre sorumluluğunun da yüksek olduğu bir şehir. Bizim de güçlü olduğumuz bir yer. Burada olabildiğince müşterilerimize duyurup sistemi iyileştirmeye çalışacağız. Amacımız döngüsel ekonomiye katkı. MediaMarkt mağazalarını aslında bir geri dönüşüm merkezine dönüştürmek ve müşterimizle bu sayede hem bir bağ kurmak. Biz marka olarak iyi bir şeyler yapmaya çalışıyoruz ama bunu müşterilerimizle beraber yapalım. Onlar da buna dahil olsunlar istiyoruz ve beraberce Türkiye için güzel bir şey yapalım.&#34; diye konuştu.Projenin işbirlikçilerinden Mol-e şirketinin kurucusu, çevre mühendisi Müge Baltacı ise son tüketicilerin evlerinde bulunan elektronik atıkların yeniden ham maddeye dönüştürülerek döngüsel ekonomiye kazandırılmasını amaçladıklarını belirtti.Baltacı sözlerini şöyle tamamladı:&#34;Özellikle elektronik atık geri dönüşümünde bir AR-GE geliştirdik. Bu AR-GE sayesinde e-atığın görselinden o atığın içerisindeki değerli ve tehlikeli ham madde ve yakınsak miktarlarını yapay zekayla ölçümleyebiliyoruz. Bu sayede atığın yolculuğunu oluştuğu yerden dönüştüğü yere kadar takip edip raporlayabiliyor ve anlık olarak puanlama sistemiyle de katılımcıları teşvik edebiliyoruz.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 27 Apr 2026 14:44:41 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Ülkeyi önemli bir finans ve ticaret merkezi yapmak istiyoruz"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ulkeyi-onemli-bir-finans-ve-ticaret-merkezi-yapmak-istiyoruz-7002/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ulkeyi-onemli-bir-finans-ve-ticaret-merkezi-yapmak-istiyoruz-7002/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_758245-DC2C2C-04290B-D3DC19-8FF07B-A2EC4B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye Yüzyılı: Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı&#39;nın tam anlamıyla ekonomik konumlanma stratejisi olduğunu belirterek, &#34;Uygulamada yatırımcı odaklı, hızlı ve kolay giriş imkanı sağlayan, VIP hizmetlerle desteklenen bir sistem&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_758245-DC2C2C-04290B-D3DC19-8FF07B-A2EC4B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye Yüzyılı: Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı&#39;nın tam anlamıyla ekonomik konumlanma stratejisi olduğunu belirterek, &#34;Uygulamada yatırımcı odaklı, hızlı ve kolay giriş imkanı sağlayan, VIP hizmetlerle desteklenen bir sistem öngörüyoruz. Nihai hedef, ülkeyi bölgesel ölçekte önemli bir finans ve ticaret merkezi haline getirmek.&#34; dedi.Şimşek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kamuoyuna duyurulan &#34;Türkiye Yüzyılı: Yatırım İçin Güçlü Merkez&#34; vizyonu kapsamında, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi&#39;nde gerçekleştirilen basın toplantısında sunum yaptı.2026&#39;yı reform yılı olarak belirlediklerini ve kapsamlı yapısal adımların gündemlerinde olduğunu vurgulayan Şimşek, bunlar arasında değer zincirini yukarı çıkaran sanayi dönüşümü, yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm, demir yolları gibi verimliliği artıran altyapı yatırımları, vergi reformları, kamu maliyesi ve yönetişim reformlarının yer aldığını söyledi.Şimşek, geçen hafta açıklanan paketin bunun ilk bölümünü oluşturduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:&#34;Paket kapsamında daha fazla mal ve hizmet ihracatı yapmak, daha fazla yetenek, girişimci ve sermaye çekmek, varlıkları ülkeye geri getirmek, yurt dışındaki vatandaşlarımızı faaliyetlerinin merkezi olarak Türkiye&#39;yi kullanmaya daha fazla teşvik etmek ve elbette İstanbul Finans Merkezini bölgenin önemli merkezlerinden biri olarak konumlandırmak hedeflerimiz arasında bulunuyor. İlk destek, transit ticarette sıfır kurumlar vergisi. Şirket İstanbul Finans Merkezinde yerleşikse transit ticaret tamamen vergisiz olacak. Yani yüzde 100 vergi istisnası sağlanacak. İstanbul Finans Merkezi dışında ise yüzde 95 vergi istisnası uygulanacak. Peki bu alanda öncü müyüz? Hayır. Bu düzenleme Türkiye&#39;nin çerçevesini Singapur, Hong Kong ve Hollanda ile uyumlu hale getiriyor. Rekabetçi &#39;transit ticaret&#39; merkezi oluşturmaya çalışıyoruz.&#34;- &#34;Transit ticarette vergi istisnasını yüzde 50&#39;den yüzde 100&#39;e çıkaracağız&#34;Şimşek, Türkiye&#39;nin çok güçlü coğrafi konuma sahip olduğunu, önemli ticaret koridorlarından bazılarının Türkiye&#39;den geçtiğini, Orta Koridor&#39;un da bunlardan biri olduğunu ifade ederek, başarılı olma ihtimalini yüksek gördüklerini anlattı.Yeni koridorlar oluşturmaya çalıştıklarını, Türkiye&#39;nin bundan faydalanmak için çok iyi konumlandığını vurgulayan Şimşek, &#34;Transit ticaret için daha önce de teşvikimiz vardı ancak bunu büyüttük. 2009&#39;da İstanbul Finans Merkezi düzenlemesi yürürlüğe konulduğunda yüzde 50 vergi istisnası sağlamıştık, şimdi bunu yüzde 100&#39;e çıkarıyoruz. Yani bu tamamen yeni bir şey değil, mevcut teşviki ölçeklendirdik.&#34; diye konuştu.Benzer şekilde Türkiye&#39;nin de büyük bir enerji merkezi olduğunu, Türk şirketlerinden birinin küresel ölçekte önde gelen emtia ticareti şirketleri arasında yer aldığını belirten Şimşek, bu tür şirketlerin sayısını artırmak istediklerini dile getirdi.- Daha fazla ihracat için vergi indirimiŞimşek, ikinci desteğin de daha fazla ihracat için verileceğine dikkati çekerek, şöyle devam etti:&#34;İhracatçılar için kurumlar vergisi oranını düşürme konusunda radikal bir adım attık. Standart kurumlar vergisi oranımız yüzde 25. Normal ihracatçılar bundan sonra bu oranda önemli bir indirimden yararlanacak ve oran yüzde 14&#39;e inecek. Eğer üretici ihracatçıysanız, kurumlar vergisi tek haneye düşecek, bu oran yüzde 9 olacak. Bu adımla Türk ihracatçılarını daha rekabetçi hale getirmeyi ve aynı zamanda imalat sanayisine yönelik doğrudan yabancı yatırımı çekmeyi hedefliyoruz.&#34;Bu alanda ciddi bir rekabet olduğunu ifade eden Şimşek, imalat sanayisine doğrudan yabancı yatırım çekmek için radikal adım attıklarını söyledi. Şimşek, kişi başı gelir düzeyine bakıldığında Türkiye&#39;nin imalat sanayisi katma değerinin dünyadaki en yüksek oranlardan biri olduğuna işaret ederek, &#34;Asya Kaplanları&#34; ile aynı seviyede olunduğunu bildirdi.- Hizmet ihracatına güçlü destekTürk imalat sanayisinde hala önemli paya sahip orta-düşük teknolojiyi orta-yüksek ve yüksek teknolojiye dönüştürmeyi amaçladıklarını vurgulayan Şimşek, şu bilgiyi verdi:&#34;Bir diğer destek de hizmet ihracatımızı artırmak için olacak. Hizmet ihracatında vergi istisnasını yüzde 100&#39;e çıkarıyoruz. Buradaki amaç yazılım, video oyunları, sağlık turizmi, eğitim, mühendislik, tasarım, mimarlık ve benzeri yüksek katma değerli hizmet ihracatını desteklemek. Aslında küresel ticarette korumacılığa karşı daha dayanıklı alanda, daha büyük pazar payı elde etmeye çalışıyoruz. Ticarette korumacılık ve parçalanma şu anda daha çok mallar için geçerli. Hizmetler ise Türkiye&#39;nin güçlü kası. Hizmet ihracatımızda halihazırda 60 milyar doların üzerinde fazla veriyoruz. Biz bunu daha da geliştirmek istiyoruz. Bu tedbir, Türkiye&#39;yi hizmet ihracatında çok daha güçlü bir konuma taşımayı hedefliyor.&#34;- &#34;Sürdürülebilir büyüme için sağlam temeller inşa ediyoruz&#34;Doğrudan yabancı yatırımcıların neden Türkiye&#39;yi tercih etmesi gerektiğine de değinen Şimşek, her şeyden önce Türkiye&#39;nin büyük bir pazar olduğunu söyledi. Türkiye&#39;nin GSYH gücüne dikkati çeken Şimşek, &#34;Dış kaynak kullanımı geçmişte daha rekabetçi üretim yani maliyet azaltımı için yapılırdı. Ancak büyük bir pazara sahip olduğunuzda mesele bunun ötesine geçiyor. Bu da nedenlerden biri.&#34; ifadelerini kullandı.Şimşek, Cumhurbaşkanı Erdoğan&#39;ın 2002&#39;de göreve gelmesinden bu yana ekonomide yaşanan gelişmelere dikkati çekerek, Türkiye&#39;nin önemli bir reel yakınsama hikayesi ortaya koyduğunu anlattı. Büyüme görünümünde güçlü kalınacağına inandıklarını vurgulayarak, &#34;Dezenflasyon programının etkisiyle geçici bir yavaşlama var ancak bu yavaşlama geçici. Güçlü ve sürdürülebilir büyüme için sağlam temeller inşa ediyoruz. Bu nedenle Türkiye&#39;nin doğrudan yabancı yatırım girişleri için güçlü bir destinasyon olmaya devam etmesi muhtemel. Benzer şekilde güçlü bağlantısallık var.&#34; değerlendirmesinde bulundu.- Daha fazla yetenek ve girişimci çekme hedefiStanford&#39;un bir çalışmasına göre gelecekte Türkiye&#39;nin dijital dönüşüm açısından önemli alanlardaki doktora ve yüksek lisans derecelerinin sayısı bakımından üst sıralarda yer alacağını belirten Şimşek, bir diğer destek için de şu bilgiyi verdi:&#34;Bir diğer destek daha fazla yetenek, sermaye, girişimci, start-up ya da yüksek varlıklı birey çekmek. Burada da eğer bölgesel merkezinizi İstanbul Finans Merkezine taşırsanız 20 yıl boyunca kurumlar vergisi istisnası sağlanıyor. Merkezinizi Türkiye&#39;de İstanbul Finans Merkezi dışında bir yere taşırsanız yüzde 95 kurumlar vergisi istisnası var. Gelir vergisi istisnası da asgari ücretin 4 katına kadar uygulanacak. Şu anda bu yaklaşık 2 bin 900 dolar civarında. Yani neredeyse 3 bin dolara kadar istisna anlamına geliyor. Bunun üzerindeki gelirler için gelir vergisi ödenecek ancak yaklaşık 3 bin dolara kadar olan kısım gelir vergisinden muaf olacak. Kapsama her türlü hizmet dahil edilecek. Yönetim, danışmanlık, denetim, tedarik zinciri, insan kaynakları. Tek kriter, gelirin yüzde 80&#39;inin Türkiye dışından elde edilmesi. Yüzde 20&#39;ye kadarı yerel olabilir. Böylece Türkiye&#39;yi bu alanda Singapur ile aynı lige yerleştiriyoruz. Referanslarımız genellikle Singapur, Hollanda gibi yerler.&#34;- &#34;Yatırım süreçlerini basitleştiriyoruz&#34;Şimşek, son 22 yılda yaklaşık 300 milyar dolar doğrudan yabancı yatırım çekildiğini, şu anda Türkiye&#39;de aktif olarak yatırım yapmış yaklaşık 87 bin uluslararası şirket bulunduğunu aktararak, şunları kaydetti:&#34;Yatırım süreçlerini basitleştiriyoruz. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisini yatırımcılar için tek durak ofise dönüştürüyoruz. Bürokrasiyi azaltacak ve yatırımcılar için VIP hizmetler sunacağız. Bunun içinde şirket kuruluşu, çalışma ve ikamet izinleri, vergi ve sosyal güvenlik işlemleri, arazi tahsisi, yatırım teşvikleri ve çevresel onaylar yer alıyor. Bu hizmetleri sunan her birimden temsilciler olacak. Bunlar bir masa etrafında toplanmış gibi hızlı ve anında yanıt verecek. Daha fazla yatırımcı çekmeye yönelik bir başka adım da 20 yıllık yerleşik olmayan kişi düzenlemesi. Bu ne anlama geliyor? Türk vatandaşları dahil olmak üzere, son 3 yılda Türkiye&#39;de vergi mukimi olmayan herkes, Türkiye&#39;ye taşınmaya karar verirse 20 yıl boyunca yurt dışı kaynaklı gelirleri üzerinden sıfır vergi ödeyecek. Türkiye&#39;de gelir elde ederlerse bu gelir vergilendirilecek. Türkiye&#39;de yüzde 10 olan veraset vergisini yüzde 1&#39;e indiriyoruz. Uygunluk için tek kriter var, vergi mukimi olmamak. Yani son 3 yılda Türkiye&#39;de 6 aydan fazla yaşamamış olmak. Bu düzenleme sadece küresel vatandaşları çekmeyi değil, aynı zamanda yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarını da hedefliyor. İtalya ve Yunanistan halihazırda bunu 15 yıl süreyle sunuyor.&#34;- &#34;Büyük bir bölgesel finans ve ticaret merkezi olmak istiyoruz&#34;Türkiye&#39;ye taşınmak için yeni bir yapısal çerçeve oluşturduklarını belirten Şimşek, halihazırda vatandaşlık programları, ikamet izinleri olduğunu, ayrıca Turkuaz Kart&#39;ın da mevcut bulunduğunu söyledi.Şimşek, yatırım yoluyla vatandaşlıkta eşiklerin genellikle finansal ya da reel yatırım için yaklaşık 500 bin dolar seviyesinde olduğunu ifade ederek, sadece gayrimenkul alımı için eşiğin 400 bin dolar olduğunu, sermayenin en az 3 yıl tutulması gerektiğini dile getirdi. Sermaye harcaması kapsamında imalat tesisleri ya da 50 kişiye istihdam sağlayan hizmet şirketinin de vatandaşlık için uygun olacağını vurgulayan Şimşek, &#34;dijital şirket rejimi&#34; getirdiklerini bildirdi. Şimşek, şirket kuruluşu, faaliyetler ve tüm işlemlerin çevrim içi yapılabileceğine işaret ederek, şöyle konuştu:&#34;Ayrıca çalışanlara hisse opsiyonu planlarını, vergi verimliliğini ve sermaye katılımını geliştireceğiz. Girişim sermayesi dostu finansman araçları sunacağız. Terminal İstanbul kapsamında eski havalimanı terminal binaları bir start-up merkezine dönüştürülecek. Esasen girişimci, sermaye ve yetenek çekmeyi hedefliyoruz. &#39;Eve getir&#39; dediğimiz başlık ise varlıkların ülkeye geri getirilmesi. Burada Türk vatandaşlarının yurt dışındaki varlıklarını Türkiye&#39;ye çekmeyi hedefliyoruz. Uygun varlıklar arasında yurt dışında tutulan nakit, altın ve menkul kıymetler yer alıyor. Bu adım, Türk finansal piyasalarını derinleştirmeyi ve güçlendirmeyi amaçlıyor. Bunu daha önce başarılı şekilde yaptık. Bölgesel merkez başlığı altında da bölgesel bir finans merkezi oluşturmayı hedefliyoruz. İstanbul Finans Merkezi açıkça sadece fiziksel bir alandan ibaret değil. Burada yönetişimden, araçlardan ve yetenekten bahsediyoruz. Fiziksel lokasyon için sağlanan teşvikleri 2047&#39;ye kadar uzatıyoruz. Bu ilk paket, İstanbul&#39;un büyük bir finans merkezi olarak desteklenmesine yardımcı olacak. Bu doğrultuda daha fazla adım gelecek. Bu sıradan bir teşvik paketi değil. Bu tam anlamıyla bir ekonomik konumlanma stratejisi. Vergi mimarisinde küresel ölçekte en üst ligde olmak istiyoruz. 20 yıllık öngörülebilirlik sağlıyoruz. Kapsam bakımından mal, hizmet, sermaye, yetenek dahil tüm alanları içeriyor. Uygulamada yatırımcı odaklı, hızlı ve kolay giriş imkanı sağlayan, VIP hizmetlerle desteklenen bir sistem öngörüyoruz. Nihai hedef ise ülkeyi bölgesel ölçekte önemli bir finans ve ticaret merkezi haline getirmek.&#34;Muhabir:Hülya Ömür Uylaş, Hümeyra AyazRedaktor:Hakkı KurbanYayınlayan:Emin Tamer ToğanaşDetaylar27.04.2026 13:29Türkiye - Ankara4Bülten: Genel InternetKategori:Genel Ekonomi Etiketler :Dijital şirket rejimi, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İstanbul Finans Merkezi, Transit ticarette sıfır vergi, Türkiye Yüzyılı: Yatırım için Güçlü MerkezY-41223121https://haber.aa.com.tr/yayin/41223121Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz &#34;Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez&#34; basın toplantısında konuştu: (1)- &#34;Türkiye, üretim, ticaret ve dağıtım alanlarında giderek merkezi bir üs haline gelmektedir. Bu kapsamda, ülkemizin rekabet gücünü artırmak ve yatırım ortamını güçlendirmek amacıyla yeni hukuki, idari, mali ve kurumsal düzenlemeleri hayata geçiriyoruz&#34;ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye&#39;nin üretim, ticaret ve dağıtım alanlarında giderek merkezi bir üs haline geldiğini belirterek, &#34;Bu kapsamda, ülkemizin rekabet gücünü artırmak ve yatırım ortamını güçlendirmek amacıyla yeni hukuki, idari, mali ve kurumsal düzenlemeleri hayata geçiriyoruz.&#34; dedi.Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi&#39;nde &#34;Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez&#34; basın toplantısına katıldı. Toplantıda, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu da yer aldı.Açılışta konuşan Yılmaz, küresel ekonominin, belirsizliklerin arttığı bir dönemden geçtiğine, jeopolitik gerilimlerin birçok bölgede yoğunlaştığına dikkati çekti.İran ile İsrail arasındaki gerilimin tırmanma riski ve ABD&#39;nin sürece dahil olmasının zaten kırılgan olan ortam üzerinde ilave baskı oluşturduğuna işaret eden Yılmaz, bu gelişmelerin enerji piyasalarını, ticaret yollarını ve küresel finansal koşulları doğrudan etkilediğini söyledi.Yılmaz, bu parçalanmış küresel ortamda dayanıklılık, öngörülebilirlik ve üretim kapasitesinin küresel yatırımların yönünü belirleyen temel unsurlar haline geldiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:&#34;Türkiye bu ortamda güven ve disiplinle yol almaktadır. Bölgemizdeki gelişmelerin ekonomimiz üzerindeki muhtemel etkilerini sınırlamak ve piyasaların düzenli ve sağlıklı işleyişini sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri hayata geçiriyoruz. Makro ekonomik istikrarı korurken üretim altyapımızı güçlendirmeye ve dayanıklı büyüme patikamızı sürdürmeye devam ediyoruz. Bugün Türkiye yatırım ve sanayi faaliyetleri açısından istikrarlı, öngörülebilir ve güvenilir bir ortak olarak öne çıkmaktadır. Güçlü sanayi altyapısı, gelişmiş lojistik kabiliyetleri ve küresel değer zincirlerine derin entegrasyonuyla ülkemiz yatırımcılar için rekabetçi ve köklü bir ekosistem sunmaktadır. Avrupa, Asya ve Orta Doğu&#39;nun kesişim noktasında bulunan stratejik coğrafi konumumuz küresel tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bu dönemde önemli bir avantaj sağlamaktadır. Türkiye, üretim, ticaret ve dağıtım alanlarında giderek merkezi bir üs haline gelmektedir. Bu kapsamda, ülkemizin rekabet gücünü artırmak ve yatırım ortamını güçlendirmek amacıyla yeni hukuki, idari, mali ve kurumsal düzenlemeleri hayata geçiriyoruz.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 27 Apr 2026 13:38:17 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[TSE çekme helva standardını yeniden düzenledi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tse-cekme-helva-standardini-yeniden-duzenledi-4220/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tse-cekme-helva-standardini-yeniden-duzenledi-4220/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2D0A62-A27504-79EC20-28C6AB-53204E-3A20E7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çekme helva için düzenlenen TS 13028 standardı, ürünün üretiminden piyasaya sunumuna kadar birçok aşamada kaliteyi güvence altına alıyor.Standart, çekme helvanın duyusal özellikleri, ürünün kendine özgü tat, koku ve görünüşe sahip olmasını zorunlu kılıyor. Bu kapsamda çekme&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2D0A62-A27504-79EC20-28C6AB-53204E-3A20E7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çekme helva için düzenlenen TS 13028 standardı, ürünün üretiminden piyasaya sunumuna kadar birçok aşamada kaliteyi güvence altına alıyor.Standart, çekme helvanın duyusal özellikleri, ürünün kendine özgü tat, koku ve görünüşe sahip olmasını zorunlu kılıyor. Bu kapsamda çekme helvanın, beyaz şeker, buğday unu, tereyağı, bitkisel margarin veya yemeklik bitkisel sıvı yağlar kullanılarak, gerektiğinde katkı ve çeşni maddeleri eklenerek tekniğine uygun şekilde hazırlanması gerekiyor. Bu tanım, ürünün hangi içeriklerle üretileceğini net şekilde ortaya koyuyor.TS 13028 standardının temel amacı, çekme helvanın tarifini, sınıflandırmasını ve sahip olması gereken özellikleri belirleme olarak belirtiliyor. Ayrıca numune alma yöntemleri, muayene ve deney süreçleri ile ürünün piyasaya arz edilme şekli de bu standartla düzenleniyor. Böylece tüketiciye sunulan ürünlerde kalite ve güvenilirlik hedefleniyor.- Çeşnili çeşitlerde katkı oranı en az yüzde 15 olacakStandartta çekme helvanın teknik kriterleri de ayrıntılı şekilde yer alıyor. Sade çekme helvada herhangi bir çeşni maddesi bulunmaması gerekiyor. Çeşnili ürünlerde kullanılan malzemelerin tat, koku ve aroma açısından belirgin olması önem taşıyor. Ayrıca Antep fıstığı, ceviz ve badem gibi fiziksel olarak ayrılabilen katkıların oranının en az yüzde 15 olması zorunlu tutuldu.Ürünün parlak beyazdan sarımsı renge kadar değişen tonlarda, lifli yapıda ve ağızda kolayca dağılabilen kıvamda olması gerekiyor. Ayrıca üründe ekşime, küflenme, böceklenme, kokuşma gibi bozulma belirtileri ile yabancı tat ve koku bulunmaması şart koşuluyor. Yabancı madde ise kesinlikle kabul edilmiyor.- Ambalajlama ve etiketleme standartlarıSöz konusu üründe kimyasal özellikler açısından da belirli sınır değerlerin olması gerekiyor. Buna göre çekme helvada rutubet oranı en fazla yüzde 6, toplam şeker (sakkaroz olarak) en fazla yüzde 50, toplam yağ oranı en fazla yüzde 16 ve toplam kül oranı en fazla yüzde 0,50 olarak belirlendi.Standartta ürün içeriğinde kullanılabilecek katkı maddelerine de açıklık getirildi. Çekme helvada kullanılmasına izin verilen maddeler, ürün tanımı ve belirlenen kimyasal özellikler çerçevesinde sınırlandırılırken yasaklanan katkı maddeleri ise Tarım ve Orman Bakanlığının ilgili mevzuatında detaylı şekilde düzenlendi.Ambalajlama ve etiketleme kuralları da standardın önemli başlıkları arasında bulunuyor. Helvanın, mevzuata uygun ve ürünü dış etkenlerden koruyabilecek nitelikte ambalajlarla piyasaya sunulması gerekiyor. Standartta, 10 kilograma kadar ambalajlar &#34;küçük&#34;, 10 kilogramın üzerindekiler ise &#34;büyük ambalaj&#34; olarak sınıflandırılıyor.Ürünlerin etiketlenmesine ilişkin kurallar kapsamında, ambalaj üzerinde yer alması zorunlu bilgiler de standartta yer alıyor. Üretici firmanın ticari unvanı ve adresi ya da tescilli markası, ürün adı, çeşidi, parti veya seri numarası, net miktarı, son tüketim tarihi ile gerekli durumlarda kullanım ve muhafaza koşullarının ambalaj üzerinde okunaklı ve silinmeyecek şekilde yer alması gerekiyor. Ayrıca, ürünlerin üzerinde &#34;TS 13028&#34; standardına uygunluk işaretinin bulunması zorunlu tutuluyor. İhtiyaç halinde bu bilgiler yabancı dillerde de yazılabilecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 27 Apr 2026 11:47:28 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Kazanımlarımızı yok saymak mümkün değil"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kazanimlarimizi-yok-saymak-mumkun-degil-907/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kazanimlarimizi-yok-saymak-mumkun-degil-907/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_397447-46EB26-5C8AEB-FB371A-3FD0D6-2B637B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İTO Başkanı Avdagiç, gazetecilere yaptığı açıklamada iş dünyasındaki güncel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Avdagiç, ekonomi yönetiminin üç yılı aşkın süredir başarılı çalışmalarıyla Türkiye&#39;nin döviz rezervlerinde sıkıntılı bir tablodan oldukça&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_397447-46EB26-5C8AEB-FB371A-3FD0D6-2B637B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İTO Başkanı Avdagiç, gazetecilere yaptığı açıklamada iş dünyasındaki güncel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Avdagiç, ekonomi yönetiminin üç yılı aşkın süredir başarılı çalışmalarıyla Türkiye&#39;nin döviz rezervlerinde sıkıntılı bir tablodan oldukça makul bir noktaya gelindiğini, dışarıdan fon tedariki konusunda önemli bir hedefe ulaşıldığını söyledi.Savaşla ortaya çıkan gelişmelerle birlikte meseleye geniş çerçeveden bakılmasının doğru olacağını ifade eden Avdagiç, &#34;Ekonomik programın hedeflerini realize etmek için iş dünyası olarak elimizden gelen katkıyı vermeye çalıştık. Bunun için iş dünyası ciddi bir bedel de ödedi.&#34; diye konuştu.Avdagiç, 2026&#39;nın ikinci yarısına doğru daha makul bir döneme geçilmesinin öngörüldüğü bir sırada çıkan bölgesel savaşın yurt içi ve yurt dışı dengelerde değişikliklere yol açtığını dile getirdi.- &#34;Program, dinamik bir süreç içeriyor&#34;Bir gazetecinin Merkez Bankasının faiz kararına ilişkin sorusu üzerine Avdagiç, &#34;Konuya sadece basit bir faiz artışı ya da sabit kalması zaviyesinden bakmanın çok doğru, gerçekçi ve sonuç odaklı olacağını düşünmüyorum. Bütüncül olarak ekonomi süreçlerinin, iş dünyasının sürdürülebilirliği açısından gözden geçirilmesi gereken bir döneme girdiğimizi öngörüyorum.&#34; yanıtını verdi.Avdagiç, şöyle devam etti:&#34;Ekonomi yönetimi başarılı bir kurgu ve risk yönetimi yaptı. Kazanımlarımızı yok saymak mümkün değil. Gelinen aşamada ise savaşın getirdiği şartlarla birlikte iş dünyasının beklentileri de dikkate alınarak bugüne kadar finans ağırlıklı, rezerv ağırlıklı sürdürülen politikaya birkaç noktada güncelleme gelmesi gerektiğini düşünüyoruz. Şüphesiz program, dinamik bir süreç içeriyor. Burada enflasyonla mücadeleyi kenara koymayacağız, ama bir ince ayar ile programdaki kur politikasını, ihracat rejimini, ithalat rejimini gözden geçirmemiz lazım. Hepsini içeren bir süreci kurgulayıp çok hızlı hayata geçmemizin gerektiğini düşünüyorum.&#34;- &#34;Mal ve hizmet ihracatında 410 milyar dolarlık hedefe ulaşmamız önemli&#34;İTO Başkanı Avdagiç, &#34;Türkiye&#39;deki mal ihracatı &#39;asla ve asla&#39; ithalatın yüzde 75&#39;inin altına düşmemeli. 2026&#39;da yüzde 69 seviyesinde bulunuyor.&#34; ifadesini kullandı.Döviz kuru ile enflasyon arasındaki korelasyona İTO olarak uzun süredir dikkati çektiklerine işaret eden Avdagiç, sadece yılın ilk çeyreğinde döviz kurunda yaklaşık yüzde 3&#39;lük artışa karşılık enflasyonda kümülatif yüzde 10&#39;luk artış yaşandığını aktardı.Avdagiç, 2026 için mal ve hizmet ihracatında ortaya konulan 410 milyar dolarlık hedefe dikkati çekerek, &#34;Bu hedefe ulaşmamız çok önemli, değerli ve başarılması gereken bir hedef. Bunu çok önemsemeliyiz.&#34; diye konuştu.- &#34;Teşviklerin tabanı genişletilmeli&#34;Avdagiç, sanayide dönüşümün dünyanın hiçbir ülkesinde kısa vadede sağlanamayacağını ifade ederek, yatırım kararından ürünün piyasaya sunulmasına kadar geçen sürenin 1,5 ile 3 yıl arasında değiştiğinin altını çizdi.Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK) ve HIT-30 gibi teşvik paketlerinin ülke menfaati açısından doğru çalışılmış konular olduğunu, uygulamada ise bunların büyük oranda en üst ölçeğe odaklandığını dile getiren Avdagiç, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına KOBİ&#39;lerin OBİ&#39;lerine (orta büyüklükteki işletmelere) yönelik bir düzenleme önerisinde bulunduklarını söyledi.Avdagiç, &#34;Bu gelir paketinin yüzde 30&#39;unu OBİ&#39;lere vererek orta ölçekteki firmalara yönelmek yararlı olur. Sadece en büyükler üzerine kurgulanmış bir yapıyla bu konuda netice almak çok uzun zaman alacaktır. Tabanın genişletilmesi doğru olacaktır.&#34; şeklinde konuştu.- &#34;Gümrük Birliği&#39;nin güncellenmesi vizeden de önemli&#34;Avdagiç, Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerde &#34;Made in EU&#34; düzenlemesinde 3 aşamalı bir sürecin ilk aşamasının olumlu geçtiğini belirterek, &#34;Ticaret Bakanlığımız bu konuda titiz bir çalışma gerçekleştirdi ve önemli bir başarı elde etti. Bununla birlikte daha önümüzde epey meşakkatli, zor bir yolumuz olduğu da muhakkak.&#34; değerlendirmesinde bulundu.Gümrük Birliği güncellemesinin kritik önem taşıdığını vurgulayan Avdagiç, bu konunun vizeden de önemli olduğunu vurguladı.Avdagiç, Türkiye&#39;nin ithalat tarafında AB rejimine tabi olduğunu, ancak ihracat tarafında AB&#39;nin sahip olduğu avantajlardan yararlanamadığını anlatarak, &#34;AB, Hindistan ile anlaşma yaptı. Biz Hindistan&#39;ın AB&#39;ye sattığı şartlarla Türkiye&#39;ye ithal etmek zorundayız. Ama AB&#39;nin Hindistan&#39;a sattığı şartlarla Hindistan bizden mal almak zorunda değil. Türkiye&#39;nin mutlaka ithalat ayağında AB regülasyonlarına tabi olduğu gibi ihracat tarafında da tabi olması lazım.&#34; değerlendirmesinde bulundu.- &#34;Enerjide birçok ülkede konuşulan felaket senaryoları Türkiye&#39;de gündeme gelmedi&#34;Avdagiç, savaş sürecinin çok dinamik ilerlediğine işaret ederek, yaşananların ABD-Çin arasındaki rekabetin bir yansıması olarak okunmasının daha doğru olabileceğini ifade etti.Türkiye&#39;nin enerjide çeşitlendirme ve yerli üretim konusunda aldığı mesafeye dikkati çeken Avdagiç, &#34;Yurt içinde güneş enerjisine, rüzgar enerjisine yapılan yatırımlarda Avrupa&#39;da biz önde gelen ülkelerin başında geliyoruz. Güneş panelleri üretiminde ve rüzgar türbini kanatları üretiminde yerli üretim önemli bir aşamaya geldi. Bazı günler yenilenebilir enerji yüzde 50&#39;yi geçti. Çok ciddi bir rakam.&#34; dedi.Avdagiç, doğal gaz ve petrolde yerli üretimin belli bir miktara ulaştığını aktararak, enerjide birçok ülkede konuşulan felaket senaryolarının Türkiye&#39;de gündeme gelmediğini kaydetti.Almanya&#39;da benzinin son dönemde avro bazında yüzde 40&#39;a varan oranda arttığını belirten Avdagiç, Türkiye&#39;de eşel mobil uygulamasının domino etkisini önlemesi bakımından psikolojik olarak çok önemli olduğunun altını çizdi.Avdagiç, Orta Doğu&#39;daki savaşın, harp konseptini de değiştirdiğini dile getirerek, &#34;Bu savaştan sonra dünya harp konsepti çok ciddi bir dönüşüme uğrayacak. Savunma sanayisinde yaptığımız yatırımların ne kadar önemli ve değerli olduğu ortaya çıktı. Şirketlerimiz hemen gaza basmaya başladı. Birikmiş bir altyapı var. Üretim kabiliyeti var.&#34; dedi.Büyüme dinamiklerindeki iki ana kaleme dikkati çeken Avdagiç, ihracatın ve yatırımların büyümeye katkısının belirleyici olduğunu söyledi.Savaş şartları nedeniyle Körfez ülkelerine ihracatta azalma yaşandığını ve bu kaybın savaş sona erse dahi kısa sürede yerine gelmeyeceğini belirten Avdagiç, dünya genelinde tüketim ve zaruri olmayan mal alım kararlarının ötelendiği bir dönemin yaşandığını ifade etti.Avdagiç, asgari ücrette ara zam beklentilerine ilişkin bir soruya ise &#34;Asgari ücret yılda bir defa düzenleniyor. Şu anda mevcut sürecin muhafaza edilmesi makul olur.&#34; yanıtını verdi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 26 Apr 2026 12:07:18 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Çocuk koruma söylemiyle dijital gözetim normalleştiriliyor"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/cocuk-koruma-soylemiyle-dijital-gozetim-normallestiriliyor-4401/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/cocuk-koruma-soylemiyle-dijital-gozetim-normallestiriliyor-4401/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_49CAE3-9641B5-ED0583-BBA820-A400F5-9BC445.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mehmet Utku Şentürk, kamuoyuna "çocukları koruma" gerekçesiyle sunulan bu yaklaşımın kapsamının çok daha geniş olduğuna dikkat çekti. Şentürk, "Bugün konuşulan konu yalnızca çocukların sosyal medya kullanımı değil; internete erişimin kimlik doğrulamasına bağlanmasıdır"&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_49CAE3-9641B5-ED0583-BBA820-A400F5-9BC445.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mehmet Utku Şentürk, kamuoyuna "çocukları koruma" gerekçesiyle sunulan bu yaklaşımın kapsamının çok daha geniş olduğuna dikkat çekti. Şentürk, "Bugün konuşulan konu yalnızca çocukların sosyal medya kullanımı değil; internete erişimin kimlik doğrulamasına bağlanmasıdır" dedi.&nbsp;"Anonimlik ortadan kalkarsa, insanlar susar"Anonimliğin dijital dünyadaki rolüne değinen Şentürk, bu alanın ortadan kaldırılmasının doğrudan ifade özgürlüğünü etkileyeceğini ifade etti."Anonimlik bir tehdit değil, bireyler için bir güvencedir" diyen Mehmet Utku Şentürk, gazetecilerden çalışanlara kadar geniş bir kesimin fikirlerini ancak bu alan sayesinde özgürce dile getirebildiğini vurguladı.VPN kullanımına kimlik doğrulaması getirilmesi ihtimaline de değinen Şentürk, "Bu, anonim alanın tamamen ortadan kaldırılması anlamına gelir" ifadelerini kullandı."Bu düzenleme güvenlik değil, kontrol üretir"Şentürk, önerilen modelin yalnızca zararlı içerikleri sınırlamakla kalmayacağını, aynı zamanda kullanıcı davranışlarını izlenebilir hale getireceğini belirtti."Bu yaklaşım herkesi potansiyel risk olarak gören bir anlayışa dayanıyor" diyen Mehmet Utku Şentürk, "Bu bir güvenlik politikası değil, doğrudan bir davranış kontrol mekanizmasıdır" şeklinde konuştu."Dijital fişleme riski göz ardı edilmemeli"Kimlik doğrulama zorunluluğunun yaratacağı veri güvenliği risklerine de dikkat çeken Şentürk, bu tür sistemlerin beraberinde ciddi soru işaretleri getirdiğini ifade etti.Mehmet Utku Şentürk, "Kimin neyi, ne zaman, nereden eriştiğinin kayıt altına alınabileceği bir yapıdan söz ediyoruz. Bu da dijital fişleme riskini beraberinde getirir" dedi.Şentürk ayrıca, "Bu verilerin nasıl saklanacağı ve kimler tarafından erişileceği konusunda şeffaflık sağlanmadan atılacak her adım, toplumsal güveni zedeler" değerlendirmesinde bulundu."Çözüm yasak değil, bilinç"Çocukların korunmasının önemine vurgu yapan Şentürk, çözümün geniş kapsamlı yasaklar olmadığını dile getirdi. "Çocukları korumak için tüm toplumu kapsayan kısıtlamalara yönelmek doğru bir yaklaşım değil" diyen Mehmet Utku Şentürk, dijital okuryazarlığın artırılması, ailelerin bilinçlendirilmesi ve platformların daha şeffaf hale getirilmesi gerektiğini ifade etti.Şentürk, düzenlemelerin Türkiye'nin dijital geleceği açısından kritik olduğunu belirterek sözlerini şöyle tamamladı: "Çocukları koruma gerekçesiyle herkesin izlenebilir hale geldiği bir sistem inşa edemeyiz. Türkiye'nin dijital geleceği, özgürlük ile güvenlik arasında doğru dengeyi kurmak zorundadır."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 26 Apr 2026 10:18:11 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Girişimcilik artık sadece şirket kurmak değil, değer üretmektir]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/girisimcilik-artik-sadece-sirket-kurmak-degil-deger-uretmektir-2773/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/girisimcilik-artik-sadece-sirket-kurmak-degil-deger-uretmektir-2773/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3FF679-C60F0C-2AFCC7-217434-630085-5DA3B2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tarımdan teknolojiye uzanan girişimleri ve yatırımlarıyla ülke ekonomisine katkıda bulunan DCT Trading Yönetim Kurulu Başkanı Levent Sadık Ahmet, bugünün dünyasında girişimciliğin artık şirket kurmaktan ibaret olmadığını belirterek "Girişimcilik; fikir üretmektir, çözüm üretmektir,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3FF679-C60F0C-2AFCC7-217434-630085-5DA3B2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tarımdan teknolojiye uzanan girişimleri ve yatırımlarıyla ülke ekonomisine katkıda bulunan DCT Trading Yönetim Kurulu Başkanı Levent Sadık Ahmet, bugünün dünyasında girişimciliğin artık şirket kurmaktan ibaret olmadığını belirterek "Girişimcilik; fikir üretmektir, çözüm üretmektir, risk almaktır, sorumluluk üstlenmektir, yenilikçi düşünmektir" dedi.&nbsp;Dünya Türk İş Konseyi (DTİK) tarafından Yunanistan'ın Gümülcine şehrinde düzenlenen 23 Nisan Resepsiyonu kapsamında "Gelenekten Geleceğe-Yeni Nesil Diaspora ve Türkiye'nin Küresel Gücü" adlı panelde konuşan Sadık Ahmet, girişimcilik, kadının toplumdaki yeri ve Türk diasporasının potansiyeline ilişkin önemli mesajlar verdi. Panele; DEİK Genel Sekreter Yardımcısı Adem Yavuz, T.C. Gümülcine Başkonsolosu Aykut Ünal, Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği Kadın Kolları Başkanı Gizem Besim, Genç Akademisyenler Topluluğu Temsilcisi Eslem Aliçavuş ve çok sayıda iş insanı ile davetli katıldı.DTİK Balkanlar Temsilciler Kurulu Başkanlığı görevini de yürüten Sadık Ahmet, konuşmasına 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nın taşıdığı anlamı hatırlatarak başladı. Sadık Ahmet, bu özel günün yalnızca bir tarih değil, aynı zamanda millet iradesinin ve çocuklara duyulan güvenin simgesi olduğunu savundu. Bir milletin yarınlarına verdiği değerin, çocuklarına verdiği değerle ölçüldüğüne işaret eden Levent Sadık Ahmet, "Çocuklarını önemseyen toplumlar geleceği inşa eder; çocuklarını ihmal eden toplumlar ise zamanla kendi yarınlarını kaybeder" dedi."Büyük yolculuklar, küçük ama cesur adımlar ile başlar"İçinde bulunduğumuz çağın; rekabetin, bilgiye erişimin, yenilikçiliğin ve girişimciliğin çağı olduğunu vurgulayan Sadık Ahmet, "Dünyada artık sadece var olmak yetmiyor; değer üretmek gerekiyor. Sadece geçmişle bağ kurmak yetmiyor; geleceği okuyabilmek gerekiyor. Bu noktada en büyük sorumluluğumuz çocuklarımıza düşen yatırımın niteliğidir. Çocuklarımızı sadece iyi not alan bireyler olarak değil; sorgulayan, düşünen, araştıran, kendine güvenen, sorumluluk alan bireyler olarak yetiştirmek zorundayız" diye konuştu.&nbsp;Konuşmasında gençlere de seslenen Sadık Ahmet, onların yalnızca geleceğin değil, bugünün de belirleyici gücü olduğunu belirterek, "Cesaretli olun, kendinize güvenin, yeni adımlar atmaktan korkmayın. Büyük yolculuklar, küçük ama cesur adımlarla başlar" görüşünü aktardı."Toplumların gücü kadınların gücü ile doğru orantılı"Günümüz dünyasında girişimcilik anlayışının kökten değiştiğine dikkat çeken ve kadınların toplumdaki gücüne değinen Sadık Ahmet, şu mesajları verdi:"Bugünün dünyasında girişimcilik artık sadece şirket kurmak değildir. Girişimcilik; fikir üretmektir, çözüm üretmektir, risk almaktır, sorumluluk üstlenmektir, yenilikçi düşünmektir. Önemli olan meseleye sahip çıkmak, inisiyatif almak ve bulunduğu yere değer katmaktır. Toplumların gerçek gücü, kadınlarının gücüyle doğru orantılıdır. Kadınların eğitimde, iş dünyasında, sosyal hayatta, sivil toplumda ve karar alma mekanizmalarında daha güçlü şekilde yer almadığı hiçbir toplum, potansiyelini tam anlamıyla gerçekleştiremez. Biz kadınlarımızı sadece desteklenmesi gereken bir kesim olarak değil; toplumun kurucu ve dönüştürücü gücü olarak görmek zorundayız. Kadınlarımızın üretimde, yönetimde, girişimde ve karar mekanizmasında daha fazla yer alması bir tercih değil, bir zorunluluktur. Çünkü kadın varsa denge vardır. Kadın varsa emek vardır. Kadın varsa süreklilik vardır. Kadın varsa geleceğe dair daha sağlam bir toplumsal yapı vardır.""Bizler yalnızca geçmişin mirasçıları değil, geleceğiz taşıyıcılarıyız"Balkanlar'daki Türk diasporasının önemli bir potansiyel taşıdığına dikkat çeken Sadık Ahmet, bu gücün doğru şekilde desteklenmesi halinde çok daha büyük başarılara imza atabileceğini savundu. Levent Sadık Ahmet, "Biz Balkanlar'da yalnızca bir geçmişin mirasçıları değiliz; aynı zamanda geleceğin taşıyıcılarıyız. Biz yalnızca hatıraları koruyan insanlar değiliz; aynı zamanda yeni başarı hikâyeleri yazabilecek bir topluluğuz. İş dünyasında, eğitimde, diplomaside, kültürde, sanatta, akademide ve girişimcilikte çok daha görünür, çok daha etkili, çok daha güçlü olabiliriz. Bunun için gerekli insan kaynağına da ahlaki temele de çalışma iradesine de sahibiz" diye konuştu.Sadık Ahmet, konuşmasının sonunda özellikle gençlere seslenerek, bulundukları coğrafyada kimliklerini korurken aynı zamanda üretmeleri ve fark yaratmaları gerektiğini vurguladı.Bu arada etkinlik soru-cevap bölümünün ardından DCT Trading Yönetim Kurulu Başkanı ve DTİK Balkanlar Temsilciler Kurulu Başkanı Levent Sadık Ahmet başta olmak üzere panel katılımcılarına katkılarından dolayı takdim edilen plaket töreni ile sona erdi.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 26 Apr 2026 10:11:45 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bingöl'de 4.4 büyüklüğünde deprem]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/bingolde-44-buyuklugunde-deprem-2369/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/bingolde-44-buyuklugunde-deprem-2369/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_09E69F-B8E3B1-DDAF0E-9329E6-A4354A-34432E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Yedisu ilçesi olan 4,4 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.Depremin 7 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi.Valilikten açıklamaBingöl Valiliğinin sosyal medya hesaplarından yapılan&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_09E69F-B8E3B1-DDAF0E-9329E6-A4354A-34432E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Yedisu ilçesi olan 4,4 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.Depremin 7 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi.Valilikten açıklamaBingöl Valiliğinin sosyal medya hesaplarından yapılan paylaşımda, depremin ardından ilgili kurumlar tarafından yapılan ilk incelemelerde herhangi bir can ve mal kaybının tespit edilmediği belirtildi.Açıklamada, &#34;Saha tarama çalışmaları devam etmektedir. Allah ülkemizi ve milletimizi her türlü afetten korusun.&#34; ifadelerine yer verildi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 26 Apr 2026 09:32:42 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["İstanbul bizim vizyon şehrimiz"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/istanbul-bizim-vizyon-sehrimiz-2973/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/istanbul-bizim-vizyon-sehrimiz-2973/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E8D043-CFC9E7-73466F-B53652-203C62-3BF172.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi&#39;nde gerçekleştirilen &#34;Ev Sahibi Türkiye&#34; İstanbul kura çekim töreninde yaptığı konuşmada, AK Parti olarak 23,5 yıldır şehirleri abat etmenin, millete hakkıyla hizmet etmenin gayretinde olduklarını söyledi.İstanbul&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E8D043-CFC9E7-73466F-B53652-203C62-3BF172.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi&#39;nde gerçekleştirilen &#34;Ev Sahibi Türkiye&#34; İstanbul kura çekim töreninde yaptığı konuşmada, AK Parti olarak 23,5 yıldır şehirleri abat etmenin, millete hakkıyla hizmet etmenin gayretinde olduklarını söyledi.İstanbul başta olmak üzere tüm şehirleri merhum Turgut Cansever&#39;in ifadesiyle &#34;Allah&#39;ın cemal sıfatının tecelli ettiği yerler&#34; olarak gördüklerini dile getiren Erdoğan, şehirlerin altyapısını iyileştirmenin, depreme daha dirençli hale getirmenin samimi çabası içinde olduklarını belirtti.Erdoğan, sosyal konut ve kentsel dönüşüm hamlelerinin bu gayretlerinin en somut tezahürleri olduğunu aktararak, &#34;Şunu bugün büyük bir gururla ifade etmek isterim. TOKİ eliyle bugüne kadar tam 1 milyon 762 bin sosyal konutu milletimizin hizmetine sunduk.&#34; diye konuştu.Bu konutlarla 6 milyondan fazla vatandaşı camileriyle, parklarıyla, yürüyüş yolları ve diğer sosyal donatılarıyla modern yaşam alanlarına kavuşturduklarına dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti:&#34;Meseleyi sadece yeni konut üretimi olarak görmedik. Şehirlerimizin emniyetini sağlamak, riskli yapı stokunu azaltmak için kolları sıvadık. Bugüne kadar İstanbul&#39;da 986 bin, Türkiye genelinde ise 2 milyon 262 bin bağımsız bölümü dönüştürmeyi başardık. İstanbul&#39;da 232 bin 533 bağımsız bölümün inşa süreci, 125 binin proje süreci kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında devam ediyor. 81 ilimizde toplam 264 bin bağımsız bölümün yapımı da yine kentsel dönüşüm faaliyetleri çerçevesinde sürüyor. İstanbul&#39;un dönüşüm sürecini daha da hızlandırmak için &#39;Yarısı Bizden&#39; kampanyasını hayata geçirdik. Bugün itibarıyla 316 bin bağımsız bölümü &#39;Yarısı Bizden&#39; kampanyasına dahil ettik. Kampanya kapsamında 83 bin bağımsız bölümde dönüşüm tamamlandı, 233 bin bağımsız bölümün ise proje ve inşa çalışmaları devam ediyor. Şu gerçeğin altını bugün bir kez daha çizmek durumundayım. İstanbul&#39;un güvenliği için yegane çözüm kentsel dönüşümdür. İstanbul&#39;un bundan daha acil, daha öncelikli bir gündemi yoktur. İstanbul, afetlere ne kadar hazır ve dirençli olursa İstanbul o derece güçlü olur. Onun için buradan tüm vatandaşlarımıza şu çağrıyı yapmak istiyorum: Gelin bu kampanyaları, bu fırsatları değerlendirin. Binanızı dönüştürmek için geç olmadan harekete geçin. Tüm vatandaşlarımızdan bu konuda ayrı bir hassasiyet beklediğimi bugün bir kez daha ifade ediyorum.&#34;- &#34;Acıdan rant devşirmek isteyen deprem turistlerine aldırmadan canımızı dişimize taktık&#34;Cumhurbaşkanı Erdoğan, kentsel dönüşüm alanında bunları yaparken deprem bölgesinde de tam bir seferberlik ruhuyla çalıştıklarını anlattı.53 binden fazla canı yitirdikleri 6 Şubat 2023&#39;de meydana gelen depremlerden hemen sonra deprem konutlarının temelini 15 gün içinde attıklarını dile getiren Erdoğan, &#34;İlk anahtarları 45 günde teslim ettik. 174 ayrı proje alanında, 3 bin 500 şantiyede 200 bini aşkın personelle çok kısa bir süre içinde deprem bölgemizi yeniden imar ve ihya ettik. 11 ilimizi parklarıyla, bahçeleriyle, altyapısıyla, çarşıları, tarihi yapıları, sokak, meydan ve caddeleriyle yeniden ayağa kaldırdık. Acıdan rant devşirmek isteyen deprem turistlerine aldırmadan canımızı dişimize taktık. &#39;Hükümet bu enkazın altında kalır.&#39; umuduyla başarısız olmamızı bekleyenlere en güzel cevabı tarihi bir başarıya imza atarak verdik. İşte sizler de gördünüz. Geçtiğimiz 27 Aralık&#39;ta, yani depremin üzerinden 3 sene bile geçmeden tam 455 bini aşkın ev ve iş yerini afetzedelerimize teslim ettik. Hamdolsun, şimdi bu kardeşlerimiz yeni yuvalarında huzuru kalple aileleriyle, sevdikleriyle rahatça oturuyorlar.&#34; ifadelerini kulandı.Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremden etkilenen şehirlerde üretim, ticaret, eğitim ve sosyal hayatın eski ritmiyle canlılığına yeniden kavuştuğunu söyledi.&#34;Rabbim bizleri böylesine çetin imtihanlarla bir daha sınamasın&#34; diyen Erdoğan, &#34;Asrın Felaketi&#34;nde yitirdikleri canları bir kez daha rahmetle andı.Erdoğan, &#34;Yine bu vesileyle yaşadıkları onca acıya rağmen en başından itibaren devletine inanan depremzedelerimize şükranlarımı sunuyorum. Sahada fedakarca ter döken işçi, memur ve mühendislerimize, TOKİ&#39;mize, yüklenici firmalarımıza, şehirlerimizin küllerinden doğmasında emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum.&#34; diye konuştu.- &#34;Bunların hiçbiri ana muhalefet partisinin umurunda dahi değil&#34;Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:&#34;Bizim ulaştığımız bu seviyelere ana muhalefetin hayalleri bile ulaşamıyor. Yapılanı karalamanın, hizmet edene, iş ve ticaret üretene çamur atmanın ötesine hiçbir zaman geçemiyorlar. Gece ile gündüz, siyah ile beyaz ne kadar farklıysa ana muhalefetle bizim aramızda da işte böyle derin bir zihniyet farkı var. Biz iş yapmanın, eser ortaya koymanın, şehirlerimizin sorunlarına çözüm üretmenin derdindeyiz. Onlar ise belediyeleri hortumlamanın, zenginliklerine zenginlik katmanın peşindeler. Bizim gündemimizde İstanbul&#39;la birlikte tüm şehirlerimiz için taş üstüne taş koymak var. Onların gündeminde para kuleleri var, içi avro dolu baklava kutuları var. Milyon dolarlık rüşvet pazarlıkları var.&#34;Kendilerinin Mahalli İdareler Seçimi ve Genel Seçimler&#39;de sandıktan çıkan iradeye milletin emaneti olarak baktıklarını vurgulayan Erdoğan, &#34;Onlar ise belediyeleri adeta yağmalanacak bir ganimet olarak görüyor. Yönettikleri şehirlerde vatandaş sıkıntı çekiyormuş, trafik artık katlanılamaz hale gelmiş, en temel hizmetlerde aksamalar oluyormuş. Meydanlarda verilen sözler tutulmuyormuş. Bunların hiçbiri ana muhalefet partisinin umurunda dahi değil.&#34; dedi.- &#34;Mehter marşımızdan bile Cumhuriyet karşıtlığı üretmeye çalışıyorlar&#34;Cumhurbaşkanı Erdoğan, ana muhalefetin, sadece milletin gündeminden değil, aynı zamanda tarihinden de kopuk olduğunun altını çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü:&#34;Kahraman ecdadımızın asırlardır cenk meydanlarını coşturduğu mehter marşımızı protesto edecek kadar tarih şuurundan yoksun durumdalar. Koca koca adamlar işi gücü bırakmışlar, Çocuk Bayramı&#39;nda çocuklardan oluşan mehteran takımına sırtlarını dönüyorlar. Sultanlık diyerek, padişahlık diyerek mehter marşımızdan bile Cumhuriyet karşıtlığı üretmeye çalışıyorlar. Komik desen komik değil, mantıklı desen mantıklı değil. Rahmetli Ahmet Kaya&#39;nın o meşhur şarkısındaki gibi &#39;Nereden baksan tutarsızlık, nereden baksan ahmakça?&#39; Ana muhalefetin sapır sapır dökülen bu hallerini gördükçe &#39;Allah bunlara akıl fikir versin.&#39; demekten başka inanın elimizden bir şey gelmiyor.&#34;Bugün yine milletle aynı safta, aynı duyguda ve aynı kararlılıkta olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, &#34;Bugün bir çağın kapanıp diğerinin açıldığı, fethini Peygamber Efendimiz&#39;in muştuladığı güzel İstanbul&#39;dayız. Bakınız burası şehirlerden bir şehir değildir, burası altı asrın birikimi, ataların hazinesi, milletimizin en güzel eseridir. Burası merhum Nihad Sami Banarlı hocamızın ifadesiyle, &#39;En az İstanbul Türkçesi kadar güzel, bütün asırlardan ve uzak yakın bütün vatanlardan derlenmiş zengin bir terkip, eşsiz bir neticedir.&#39; Burası dünyanın en uzun ömürlü, Fatih milletinin üç kıtada kurduğu imparatorluk topraklarında güzel, yüce ve iyi ne kadar kıymet varsa hepsini topladığı yerdir.&#34; ifadelerini kullandı.Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul&#39;un ulvi, manevi, muteber ve müstesna bir şehir olduğunu belirterek, &#34;İstanbul bizim dünyaya açılan kapımız, İstanbul bizim vizyon şehrimiz, İstanbul bizim gözbebeğimiz. Deniziyle toprağı visale erdiği bu muhteşem şehirde sizlerin karşısına yeni eserlerle, hizmetlerle, projelerle çıkmanın bahtiyarlığı içerisindeyim. Sizlerin bu teveccühüne mazhar olmayı, verdiğimiz sözleri tutmayı bizlere nasip eden Allah&#39;a sonsuz şükürler olsun diyorum.&#34; diye konuştu.Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına gerçekleşen tören için teşekkür eden Erdoğan, &#34;500 bin sosyal konut projemiz kapsamında kuralarını çekeceğimiz 100 bin konutun hak sahiplerimiz başta olmak üzere İstanbul&#39;umuz, ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bu hanelerde oturacak vatandaşlarımın her birine aileleriyle birlikte şimdiden sağlıklı, huzurlu ve bereketli ömürler temenni ediyorum.&#34; dedi.Şehirlerin milletlerin kimlik belgesi, medeniyetlerin de tapu senedi olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:&#34;Tarihten kültüre, mimariden estetiğe, edebiyattan sanata bir milletin kökleri şehirlerde gizlidir. Bu yönüyle şehirler yalnızca binalardan, yapılardan, sokak, cadde ve meydanlardan müteşekkil değildir. Onlarda tarih yatar, onlarda bugünün kalbi atar, onlarda geleceğin ufku doğar. Bunun için şehre sahip çıkmak, mazi ile atiyi aynı hizada buluşturmaktır. Milletle birlikte kültür ve medeniyeti geleceğe taşımaktır. Ecdada saygılı olmak, emanete sarılmak, insana yatırım yapmak insanlığın ortak mirasına katkı sunmaktır.&#34;Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi&#39;nde gerçekleştirilen &#34;Ev Sahibi Türkiye&#34; İstanbul kura çekim töreninde yaptığı konuşmada, 24 Ekim 2025&#39;te Cumhuriyet tarihinin en büyük sosyal konut hamlesi olan &#34;Yüzyılın Konut Projesi&#34;ni devreye aldıklarını, 500 bin sosyal konut seferberliğini başlattıklarını anımsattı.Geçen yıl 29 Aralık&#39;ta start verdikleri kura çekimlerini 80 ilde nihayete erdirdiklerini, bugün de proje kapsamında 100 bin konut ayırdıkları İstanbul&#39;da hak sahiplerini belirleyeceklerini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:&#34;Konutlarımızı devlet güvencesiyle yüzde 10 peşinat ve 240 aya varan vade imkanıyla satışa sunacağız. Taksitler 7 bin 313 lira, 11 bin lira arasında olacak. Bu ödeme modeliyle vatandaşlarımız uzun vadeli, düşük taksitli ve güvenli bir şekilde ev sahibi olacak. Kura çekiminin ardından temelleri atacak, evlerimizi en kısa süre içinde vatandaşlarımıza teslim edeceğiz. Bunlara ilaveten Kiralık Sosyal Konut uygulamamızı Türkiye&#39;de ilk kez İstanbul&#39;da başlatıyor, TOKİ eliyle kiralama sistemini kuruyoruz. Projenin ilk adımını 15 bin kiralık sosyal konutla atacağız. İstanbul&#39;umuz ve ülkemiz için hayırlı uğurlu olsun diyorum.&#34;&#34;Yüzyılın Konut Projesi&#34;nin sadece konut üretimiyle sınırlı bir atılım değil, aynı zamanda insan odaklı ve tam teşekküllü yaşam alanlarının inşası olduğuna işaret eden Erdoğan, &#34;Mahalle konaklarımızla bu projeye yepyeni bir boyut kazandırıyoruz. TOKİ&#39;mizin koordinasyonunda inşa edilecek 500 mahalle konağında, 500 cami, 500 aile sağlığı merkezi, 500 gündüz bakım evi, 500 el sanatları üretim merkezi, 500 spor salonu ve 500 misafirhane yer alacak. Mahalle konaklarımızla hem mahalle kültürümüzü yaşatacak hem değerlerimizi koruyacak hem de şehirlerimiz için çok önemli işlevler görecek yapıları da şehirlerimize ve milletimize kazandıracağız. Bunlar da hayırlı uğurlu olsun diyorum.&#34; şeklinde konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, projenin hayırlara vesile olmasını ve hak sahiplerinin bu hanelerde huzurla, afiyetle, ağız tadıyla oturmalarını temenni etti.- Programdan notlarProgramda, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanı Mustafa Levent Sungur birer konuşma yaptı.TOKİ&#39;nin tanıtım filminin izletildiği törende Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından dua etti.Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra beraberindekilerle birlikte kura çekimi için butona bastı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 25 Apr 2026 14:47:54 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Özelleştirme İdaresinin bazı imar planı kararları onaylandı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ozellestirme-idaresinin-bazi-imar-plani-kararlari-onaylandi-215/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ozellestirme-idaresinin-bazi-imar-plani-kararlari-onaylandi-215/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AF356C-584B11-DA7887-404ADE-775572-758A1F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Buna göre, mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı özelleştirme kapsam ve programındaki İstanbul&#39;un Beyoğlu ilçesi Hacımimi Mahallesi&#39;ndeki taşınmaza, &#34;turizm-hizmet-ticaret alanı ve yaya yolu&#34; kullanım kararları getirilmesine yönelik hazırlanan koruma amaçlı nazım&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AF356C-584B11-DA7887-404ADE-775572-758A1F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Buna göre, mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı özelleştirme kapsam ve programındaki İstanbul&#39;un Beyoğlu ilçesi Hacımimi Mahallesi&#39;ndeki taşınmaza, &#34;turizm-hizmet-ticaret alanı ve yaya yolu&#34; kullanım kararları getirilmesine yönelik hazırlanan koruma amaçlı nazım ve uygulama imar planı değişiklikleri onaylandı.Mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı özelleştirme kapsam ve programında bulunan İstanbul&#39;un Fatih ilçesi Sofular Mahallesi&#39;ndeki taşınmaza, &#34;konut ve ticaret alanı&#34; kullanım kararı getirilmesine yönelik hazırlanan nazım ve uygulama imar planı değişikliklerinin onaylanmasına karar verildi.Mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı özelleştirme kapsam ve programındaki İstanbul&#39;un Fatih ilçesi Süleymaniye ve Şeyhmehmet Geylani mahallelerindeki taşınmazlara, &#34;2. derece ticaret alanı&#34; kullanım kararı getirilmesine yönelik hazırlanan nazım ve uygulama imar planı değişikliklerinin onaylanması kararlaştırıldı.Mülkiyeti Karayolları Genel Müdürlüğü adına kayıtlı özelleştirme kapsam ve programındaki Antalya&#39;nın Kaş ilçesi Kalkan/Menteşe Mahallesi&#39;ndeki bazı taşınmazlara yönelik hazırlanan ve onaylanan imar planı değişikliğine yapılan itirazların değerlendirilmesi sonucunda itirazlar reddedildi.Mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı özelleştirme kapsam ve programındaki Bursa&#39;nın Nilüfer ilçesi Özlüce Mahallesi&#39;ndeki bazı taşınmazlara ilişkin onaylanan plan değişikliklerine yönelik itirazların reddedilmesi kararlaştırıldı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 25 Apr 2026 11:03:09 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[ÇAYKUR'un sözleşmeli personel atamalarında 40 yaş şartı kaldırıldı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/caykurun-sozlesmeli-personel-atamalarinda-40-yas-sarti-kaldirildi-9744/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/caykurun-sozlesmeli-personel-atamalarinda-40-yas-sarti-kaldirildi-9744/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6187FE-074D9D-813340-24F3E7-5B3DE1-1DAA3C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Konuya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete&#39;de yayımlanarak yürürlüğe girdi.Buna göre, ÇAYKUR&#39;un işçi kadrolarında en az 5 yıl veya geçici iş pozisyonlarında son 5 yıl içerisinde en az 25 ay süreyle istihdam edilen ve Genel Müdürlükteki kadro veya pozisyonlarıyla&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6187FE-074D9D-813340-24F3E7-5B3DE1-1DAA3C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Konuya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete&#39;de yayımlanarak yürürlüğe girdi.Buna göre, ÇAYKUR&#39;un işçi kadrolarında en az 5 yıl veya geçici iş pozisyonlarında son 5 yıl içerisinde en az 25 ay süreyle istihdam edilen ve Genel Müdürlükteki kadro veya pozisyonlarıyla ilişikleri devam edenlere ilişkin düzenleme yapıldı.Bu kapsamda, 3 Nisan tarihli Resmi Gazete&#39;de yayımlanan karardaki &#34;ocak ayının birinci günü itibarıyla 40 yaşını doldurmamış bulunmaları kaydıyla&#34; ibaresi kaldırıldı.Sözleşmeli personel pozisyonları için öngörülen şartları taşımaları kaydıyla geçerliliği devam eden Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) puan sıralamaları esas alınarak belirlenenler, durumlarına uygun sözleşmeli personel pozisyonlarına atanabilecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 25 Apr 2026 10:57:12 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[129 bin 327 firma ve 15,2 milyon ürün denetlendi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/129-bin-327-firma-ve-152-milyon-urun-denetlendi-6856/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/129-bin-327-firma-ve-152-milyon-urun-denetlendi-6856/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_91E258-7F5E6A-205A00-2FF915-DCBE69-02737A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bakanlık, yılın ilk çeyreğine ilişkin piyasa denetim bilançosunu açıkladı.Buna göre, vatandaşların ekonomik refahını bozacak, iç piyasadaki istikrarlı seyri ve tüketicilerin arz-talep dengesini olumsuz etkileyecek uygulamalara yönelik denetimler yapılıyor.Çalışmalar sonucu ocak-mart&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_91E258-7F5E6A-205A00-2FF915-DCBE69-02737A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bakanlık, yılın ilk çeyreğine ilişkin piyasa denetim bilançosunu açıkladı.Buna göre, vatandaşların ekonomik refahını bozacak, iç piyasadaki istikrarlı seyri ve tüketicilerin arz-talep dengesini olumsuz etkileyecek uygulamalara yönelik denetimler yapılıyor.Çalışmalar sonucu ocak-mart döneminde toplam 129 bin 327 firma ve 15 milyon 167 bin 58 ürün denetlendi. Denetimlerde rastlanan uygunsuzluklar nedeniyle 784,6 milyon lira ceza uygulandı.Söz konusu dönemde, otomotiv, stokçuluk, emlak, kuyum, fahiş fiyat, haksız ticari uygulamalar ve ödeme sürelerine ilişkin 23 bin 3 gerçek ve tüzel kişi denetlendi. Bu denetimlerde, aykırı fiillerde bulunan 2 bin 155 gerçek ve tüzel kişiye toplam 221 milyon lira ceza verildi.İç Ticaret Genel Müdürlüğünün denetimlerinde de fahiş fiyatlara ilişkin verilen ceza 174,3 milyon lira olurken, emlak sektöründeki denetimlerde 19,2 milyon lira, otomotivde 5,1 milyon lira ve kuyum sektöründe 2,6 milyon lira ceza kesildi.Ticari elektronik ileti, çalışma saatleri ve lisanslı depolara ilişkin denetimlerde uygulanan ceza yaklaşık 17,5 milyon lira oldu.- Gerçek ve tüzel kişilere kesilen cezalarTüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğünce de tüketicilerin günlük hayatta taraf oldukları sözleşmeler, reklam ve haksız ticari uygulamalar ile ürün güvenliği kapsamında denetim yapıldı.İlk çeyrekte, 16 bin 421 gerçek ve tüzel kişi denetlenirken, aykırı eylemlerde bulunan 517 gerçek ve tüzel kişiye toplam 309,6 milyon lira ceza kesildi.Ön ödemeli konut satışları, abonelik, mesafeli satış, taksitli satış ödemeleri, paket tur ve devre tatil gibi tüketicilerin taraf olduğu sözleşmelerdeki aykırılıklara, 254,9 milyon lira ceza verildi.Reklam ve haksız ticari uygulama denetimleri kapsamında 50,2 milyon lira, piyasa gözetimi ve denetimi faaliyetleri doğrultusunda yapılan ürün güvenliği denetimlerinde aykırı bulunan fiillere ise 4,4 milyon lira ceza uygulandı.- Rekabet Kurumunun çalışmalarıTicaret il müdürlükleri aracılığıyla söz konusu dönemde, 81 ilde yapılan denetimlerde 89 bin 903 firma denetlenirken, bunlardan 19 bin 50 firmaya 254 milyon lira ceza kesildi. Yılın ilk üç ayındaki denetimlerde, İstanbul&#39;da aykırılık tespit edilen 46 bin 416 ürün nedeniyle 203,3 milyon liralık ceza verildi.Bu dönemde, Ankara&#39;da 4,7 milyon, İstanbul&#39;da 2,5 milyon ve Antalya&#39;da 1,8 milyon ürünün denetimi gerçekleştirildi.Öte yandan, Rekabet Kurumu tarafından yapılan çalışmalar kapsamında, geçen yıl toplam 227 firmaya 13,2 milyar lira ceza uygulanırken, bu yılın 3 ayında başta bilişim teknolojileri ve platform hizmetleri, gıda endüstrisi, tarım ve hayvancılık alanlarında faaliyet gösteren 90 firmaya 5 milyar lira ceza kesildi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 25 Apr 2026 10:54:05 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[TMSF, TELE1'i satışa çıkardı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tmsf-tele1i-satisa-cikardi-7786/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tmsf-tele1i-satisa-cikardi-7786/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_21468F-2BEA26-D69850-07F715-692D87-1D0E08.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />TMSF&#39;nin, ABC Radyo Televizyon ve Dijital Yayıncılık AŞ ile TELE1 Prodüksiyon Medya ve Reklam Hizmetleri Sanayi Ticaret Ltd. Şti.&#39;ye ait mal, hak ve varlıklar ile sözleşmelerden Fon Kurulu Kararıyla oluşturulan TELE1 TV Ticari ve İktisadi Bütünlüğünün satışına ilişkin ilanı,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_21468F-2BEA26-D69850-07F715-692D87-1D0E08.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />TMSF&#39;nin, ABC Radyo Televizyon ve Dijital Yayıncılık AŞ ile TELE1 Prodüksiyon Medya ve Reklam Hizmetleri Sanayi Ticaret Ltd. Şti.&#39;ye ait mal, hak ve varlıklar ile sözleşmelerden Fon Kurulu Kararıyla oluşturulan TELE1 TV Ticari ve İktisadi Bütünlüğünün satışına ilişkin ilanı, Resmi Gazete&#39;nin bugünkü sayısında yayımlandı.Muhammen bedelinin 28 milyon lira olarak belirlendiği ihalede, kapalı zarf ve açık artırma usulleri birlikte uygulanacak.İhaleye katılabilmek için 2 milyon 800 bin lira teminat ücreti yatırılması ve 16 Haziran saat 16.00&#39;ya kadar kapalı ve üzeri imzalı zarf içinde teklif verilmesi gerekiyor. Söz konusu ihaleye ilişkin açık artırma ise 17 Haziran saat 11.00&#39;de TMSF&#39;nin İstanbul Esentepe&#39;deki binasında gerçekleştirilecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 25 Apr 2026 10:32:34 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Wellcare, 23 Nisan'da çocukları Didi, Bibi ve Demi ile buluşturdu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/wellcare-23-nisanda-cocuklari-didi-bibi-ve-demi-ile-bulusturdu-184/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/wellcare-23-nisanda-cocuklari-didi-bibi-ve-demi-ile-bulusturdu-184/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_ECBC4E-725E0E-C360D5-0D3A3E-60110E-295006.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul'da düzenlenen festival; çocuklar ve aileler için hazırlanan atölyeler, sahne gösterileri ve interaktif aktivitelerle gün boyu devam ederken; dans, bilim, sanat ve spor etkinliklerinin bir arada sunulduğu programda Wellcare de öğretici içerikleriyle çocuklarla buluştu.Hikâye,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_ECBC4E-725E0E-C360D5-0D3A3E-60110E-295006.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul'da düzenlenen festival; çocuklar ve aileler için hazırlanan atölyeler, sahne gösterileri ve interaktif aktivitelerle gün boyu devam ederken; dans, bilim, sanat ve spor etkinliklerinin bir arada sunulduğu programda Wellcare de öğretici içerikleriyle çocuklarla buluştu.Hikâye, müzik ve hareket bir aradaWellcare, etkinlik kapsamında "Bağışıklık Dostlarım" temalı özel bir sahne içeriği kurguladı. Çocuk kitabı yazarı Gül Batmanoğlu'nun sahne aldığı etkinlikte, "Bağışıklık Dostlarım: Demi, Didi ve Bibi" kitabı üzerinden bir hikâye anlatımı gerçekleştirildi. Anlatım; müzik ve dansla zenginleştirilirken, çocuklar yalnızca izleyici olarak kalmadı, etkinliğin aktif bir parçası haline geldi. Didi, Bibi ve Demi karakterleri etrafında şekillenen içerik, çocukların hem eğlenmesini hem de sağlıklı yaşam konusunda farkındalık kazanmasını sağladı.Deneyim alanında yaratıcı etkileşimFestival alanında yer alan Wellcare standı, gün boyunca çocukların ve ailelerin yoğun ilgi gösterdiği alanlardan biri oldu. Didi, Bibi ve Demi temasıyla kurgulanan deneyim alanında gerçekleştirilen "küçülen kağıtlar" etkinliği, çocuklara eğlenceli bir deneyim sunarken yaratıcılıklarını ortaya koyabilecekleri imkan sağladı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 24 Apr 2026 13:09:37 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ege Denizi'nde 5.9 büyüklüğünde deprem]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ege-denizinde-59-buyuklugunde-deprem-4023/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ege-denizinde-59-buyuklugunde-deprem-4023/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B6FD10-C7FE36-27CE82-1AC4AB-BF6486-761FFF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />AFAD verilerine göre saat 06.18'de, merkez üssü Yunanistan'ın Girit Adası olan 5.9 büyüklüğünde deprem meydana geldi.Sarsıntının, Muğla'nın Datça ilçesine yaklaşık 209 kilometre uzaklıkta ve 7 kilometre derinlikte gerçekleştiği bildirildi.Depremin ardından yapılan ilk değerlendirmelere&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B6FD10-C7FE36-27CE82-1AC4AB-BF6486-761FFF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />AFAD verilerine göre saat 06.18'de, merkez üssü Yunanistan'ın Girit Adası olan 5.9 büyüklüğünde deprem meydana geldi.Sarsıntının, Muğla'nın Datça ilçesine yaklaşık 209 kilometre uzaklıkta ve 7 kilometre derinlikte gerçekleştiği bildirildi.Depremin ardından yapılan ilk değerlendirmelere göre, Türkiye kıyılarında herhangi bir olumsuzluk yaşanmadı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 24 Apr 2026 10:00:34 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Lotus Mahall'den ihtişamlı lansman]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/lotus-mahallden-ihtisamli-lansman-9218/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/lotus-mahallden-ihtisamli-lansman-9218/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C0C2F0-671B4C-96BE71-0E97AE-E2126C-B8616C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Gecede markanın yüzü olan Betül Demir sahne alarak performansıyla büyük beğeni topladı. Enerjisi ve güçlü yorumuyla dikkat çeken sanatçı, davetlilere unutulmaz bir müzik ziyafeti sundu.Davetliler arasında Merve Boluğur, Demet Şener, Didem Taslan ve Kayra Şenocak gibi tanınmış&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C0C2F0-671B4C-96BE71-0E97AE-E2126C-B8616C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Gecede markanın yüzü olan Betül Demir sahne alarak performansıyla büyük beğeni topladı. Enerjisi ve güçlü yorumuyla dikkat çeken sanatçı, davetlilere unutulmaz bir müzik ziyafeti sundu.Davetliler arasında Merve Boluğur, Demet Şener, Didem Taslan ve Kayra Şenocak gibi tanınmış isimler yer aldı. Kırmızı halıda şıklık yarışı yaşanan gece, sosyal yaşamın öne çıkan organizasyonları arasına girdi.MERVE BOLUĞUR: "GERÇEK AŞK SADECE ALLAH'A DUYULUR"İstanbul'da düzenlenen bir inşaat firması lansmanında objektiflere yansıyan Merve Boluğur, geceye dair samimi açıklamalarda bulundu. Etkinlikte bulunmaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade eden Boluğur, organizasyonu "çok güzel" olarak nitelendirirken, davetlilerin büyük bölümünün yakın arkadaşlarından oluştuğunu belirtti.Lansmana özel şarkı hazırladıGeceye özel bir müzikal çalışma da yaptığını dile getiren Boluğur, sahne performansı ve projeleriyle ilgili sorulara temkinli yaklaştı. Yeni bir single planı olup olmadığı yönündeki soruya net bir yanıt vermeyen ünlü isim, "Güzel bir fırsat olursa neden olmasın" diyerek açık kapı bıraktı. Kariyerinde influencerlık, oyunculuk ve müzik gibi farklı alanları değerlendirdiğini söyleyen Boluğur, yalnızca içine sinen ve uyum yakaladığı projelerde yer aldığını ifade etti. Yakın zamanda yeni bir iş birliğine imza atacağının da sinyalini verdi."Aşk güzel ama zor bir duygu"Röportajın dikkat çeken bölümü ise Boluğur'un aşka dair yaptığı açıklamalar oldu. Aşkı "çok güzel ama aynı zamanda zor" olarak tanımlayan oyuncu, bu duygunun insanı özünden uzaklaştırabildiğini dile getirdi. Kendi deneyimlerinden yola çıkarak konuşan Boluğur, gerçek aşkın yalnızca Allah'a duyulan sevgi olduğuna inandığını vurguladı.Geçici ilişkilerin çoğu zaman ayrılık ve barışma döngüsü yarattığını belirten Boluğur, hayatta hiçbir şeye fazla bağlanmamak gerektiğini savundu. Ünlü isim, "Hayatta güzel şeyler istiyorum ama aşk konusunda Allah'tan her zaman hayırlısını diliyorum" sözleriyle açıklamalarını tamamladı.&nbsp;DEMET ŞENER'DEN DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMALAR: "SOSYAL MEDYAYA YAŞ SINIRI ŞART"İstanbul'da düzenlenen bir etkinlikte mikrofonlara konuşan Demet Hanım, hem geceye dair heyecanını hem de özel hayatına ilişkin görüşlerini paylaştı. Gecede sahne alacak olan Merve Boluğur'un performansını merakla beklediğini belirten Demet Hanım, organizasyonu düzenleyen arkadaşlarına destek olmak için katıldığını ifade etti."Yatırımlarımı çocuklarım için kullanıyorum"Yatırımlarıyla ilgili yöneltilen soruya temkinli yaklaşan Demet Hanım, şu anki önceliğinin çocukları olduğunu vurguladı. Daha çok çocuklarının yanına gidebilmek için yatırım yaptığını belirten Demet Hanım, farklı alanlarda yatırımları olsa da bu konuyu detaylandırmak istemediğini söyledi."Müzik ruhuma iyi geliyor"Müzik ve dansa olan ilgisini de dile getiren Demet Hanım, Merve Boluğur'un yeni şarkısını dinlediğini ve kendisini yakından takip ettiğini ifade etti. Kendisinde müzik kulağı olduğunu ancak sesini yeterli bulmadığını belirten Demet Hanım, evde dans etmeyi çok sevdiğini söyledi. Dansın hem bedenine hem de ruhuna iyi geldiğini vurgulayan Demet Hanım, bunun kendisine adeta "her şey yolunda" hissi verdiğini dile getirdi.BETÜL DEMİR'DEN PROJEYE ÖZEL ŞARKILansmanda konuşan Betül Demir, firma için hazırladığı şarkının gördüğü ilgiden memnun olduğunu dile getirdi. Projeyle iş birliği yapma nedenini ise firmanın özellikle çocuklara, çevreye ve emeğe verdiği önem olarak açıkladı. Sanatçının yakın çevresinden Önder ise şarkının yaz aylarında yayınlanması gerektiğini belirterek geceye esprili yorumlarıyla renk kattı.ÇOCUKLAR İÇİN ÖZEL TASARIMProjenin öne çıkan detaylarını paylaşan Kemal Bey, özellikle çocuklara yönelik geliştirilen alanlara dikkat çekti. Buna göre projede yer alan çocuk kulübü, müzikten spora kadar birçok aktiviteyle çocukların sosyalleşmesini hedefliyor.Ayrıca çocuk güvenliği için geliştirilen ve oyun alanlarına entegre edilecek ses sistemi sayesinde ailelerin çocuklarını anlık olarak takip edebileceği belirtildi. Yetkililer, bu uygulamanın Türkiye'de bir ilk olduğunu vurguladı.Lotus Mile yetkilileri, projenin yalnızca bir konut yatırımı olmadığını, aynı zamanda ailelerin güvenli ve mutlu bir yaşam süreci geçireceği özel bir alan olarak tasarlandığını ifade etti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 24 Apr 2026 02:11:00 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Boehringer Ingelheim'da üst düzey atama]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/boehringer-ingelheimda-ust-duzey-atama-357/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/boehringer-ingelheimda-ust-duzey-atama-357/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7DFADE-ADF3A7-100963-8101AF-BD14E0-2E0A47.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bu kapsamda Seda Türksever, Kamu ve Resmi İlişkiler Direktörü olarak Boehringer Ingelheim Türkiye ekibine katıldı. Türksever, üstlendiği rol kapsamında Boehringer Ingelheim Türkiye yönetim kurulunda da görev alacak.Orta Doğu Teknik Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu olan Seda Türksever,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7DFADE-ADF3A7-100963-8101AF-BD14E0-2E0A47.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bu kapsamda Seda Türksever, Kamu ve Resmi İlişkiler Direktörü olarak Boehringer Ingelheim Türkiye ekibine katıldı. Türksever, üstlendiği rol kapsamında Boehringer Ingelheim Türkiye yönetim kurulunda da görev alacak.Orta Doğu Teknik Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu olan Seda Türksever, yüksek lisans eğitimini, ABD'de Columbia Üniversitesi'nde Kamu Yönetimi (Ekonomik ve Politik Kalkınma) alanında tamamladı.Kariyerine 2007 yılında İş Bankası'nda başlayan Türksever, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı'nda ve özel sektörde çeşitli görevler üstlendi. Türksever yeni görevinde, yasal ve politik gelişmelerin takibi ile bu alanlardaki stratejik iş birliklerinin yönetimini üstlenecek.&nbsp;Seda Türksever, 15 Nisan 2026 itibarıyla Kamu ve Resmi İlişkiler Direktörü görevini üstlenerek çalışmalarını bu pozisyonda sürdürecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 23 Apr 2026 12:15:18 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ayın kitabı Vodafone'lulara 1 TL]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ayin-kitabi-vodafonelulara-1-tl-2427/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ayin-kitabi-vodafonelulara-1-tl-2427/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_011606-9CF5F0-6CB550-E8AE57-3987BC-49B4A7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, yeni nesil mobil cüzdan uygulaması Vodafone Pay ve ön ödemeli alışveriş kartı Vodafone Pay Kart'tan oluşan Vodafone Pay ürün ailesini yeni özelliklerle geliştirmeye devam ediyor. Vodafone Pay müşterileri,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_011606-9CF5F0-6CB550-E8AE57-3987BC-49B4A7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, yeni nesil mobil cüzdan uygulaması Vodafone Pay ve ön ödemeli alışveriş kartı Vodafone Pay Kart'tan oluşan Vodafone Pay ürün ailesini yeni özelliklerle geliştirmeye devam ediyor. Vodafone Pay müşterileri, Nisan ayı boyunca Kitapyurdu üzerinden İlber Ortaylı'nın "Bir Ömür Nasıl Yaşanır" kitabını Vodafone Pay ile Faturana Yansıt ödeme seçeneğiyle yalnızca 1 TL'ye alabilecek. Kampanyadan yararlanabilmek için sepet tutarının minimum 250 TL olması gerekiyor.&nbsp;Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, şunları söyledi:&nbsp;"Vodafone Pay olarak, inovatif çözümlerle müşterilerimize ödeme hizmetleri ve elektronik para alanında farklılaşmış deneyimler sunuyoruz. Vodafone Pay ile Faturana Yansıt, faturalı hatlar için harcama tutarını faturaya yansıtarak, faturasız hatlar için ise harcama tutarını bakiyeden düşerek alışveriş yapma imkânı sağlayan alternatif bir ödeme yöntemi. Bu hizmet kapsamında yaptığımız işbirliklerine bir yenisini daha ekledik. Artık, Faturana Yansıt ürünümüz Kitapyurdu alışverişleri için de geçerli. Bununla beraber yaptığımız kampanyada, müşterilerimiz, Nisan ayı boyunca Kitapyurdu üzerinden İlber Ortaylı'nın 'Bir Ömür Nasıl Yaşanır' kitabını Vodafone Pay ile Faturana Yansıt ödeme seçeneği ile yalnızca 1 TL'ye alabilecek. Vodafone olarak, mobil finansal hizmetler alanında müşterilerimizin ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılayan dijital iş ortağı olma hedefiyle çalışmaya devam edeceğiz."Toplam kullanıcı sayısı 10 milyonMüşterilerinin hayatını kolaylaştırmayı hedefleyen Vodafone, toplam 10 milyon kullanıcıya ulaşan Vodafone Pay'in alternatif ödeme çözümü olan "Vodafone Pay ile Faturana Yansıt" sayesinde faturalı hatlar için harcama tutarını faturaya yansıtarak, faturasız hatlar için ise harcama tutarını bakiyeden düşerek alışveriş yapma imkânı sağlıyor. Dijital Abonelik, Oyun, Uygulama Mağazaları ve daha birçok alanda yapılan harcamaları müşterilerinin faturasına yansıtma veya ön ödemeli hatlarında bakiyeden düşme imkânı sunuyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 23 Apr 2026 11:58:05 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Meydanlar bayram coşkusuyla dolacak]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/meydanlar-bayram-coskusuyla-dolacak-3001/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/meydanlar-bayram-coskusuyla-dolacak-3001/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0B842B-F4A495-324F33-86FA5F-D80EF6-75979A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nın 106. yıl dönümünü büyük bir coşku ve geniş katılımlı etkinliklerle kutlamaya hazırlanıyor. Yurt genelinde valilikler, belediyeler ve okullar tarafından organize edilen programlarla 23 Nisan'da meydanlar, salonlar ve okul bahçeleri bayram&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0B842B-F4A495-324F33-86FA5F-D80EF6-75979A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nın 106. yıl dönümünü büyük bir coşku ve geniş katılımlı etkinliklerle kutlamaya hazırlanıyor. Yurt genelinde valilikler, belediyeler ve okullar tarafından organize edilen programlarla 23 Nisan'da meydanlar, salonlar ve okul bahçeleri bayram havasına bürünecek.Kutlamalar, sabah saatlerinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde düzenlenecek resmi törenlerle başlayacak. Ardından başkent başta olmak üzere tüm illerde Atatürk anıtlarına çelenk sunma törenleri gerçekleştirilecek. Gün boyunca öğrencilerin hazırladığı gösteriler, şiir dinletileri ve halk oyunları sahnelenecek.Mustafa Kemal Atatürk'ün dünya çocuklarına armağan ettiği bu anlamlı gün kapsamında, çocuklar temsili olarak makam koltuklarına oturacak, yöneticilerden geleceğe dair beklentilerini dile getirecek. Okullarda düzenlenecek etkinliklerde ise milli birlik ve beraberlik teması ön plana çıkacak.Yetkililer, 23 Nisan'ın sadece bir bayram değil, aynı zamanda milli egemenliğin simgesi olduğuna dikkat çekerek, tüm vatandaşları kutlamalara katılmaya davet etti. Yapılan açıklamalarda, "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" anlayışının bu özel günde bir kez daha güçlü şekilde vurgulanacağı ifade edildi.Türkiye, 23 Nisan'da çocukların neşesiyle geleceğe umutla bakarken, milli iradenin gücünü ve bağımsızlık ruhunu bir kez daha meydanlara taşıyacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 23 Apr 2026 10:00:13 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[On beş yaş altına sosyal medya yasağı getirildi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/on-bes-yas-altina-sosyal-medya-yasagi-getirildi-3273/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/on-bes-yas-altina-sosyal-medya-yasagi-getirildi-3273/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_632B02-565B18-0D5093-942132-D268E3-ACD392.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kanuna göre kadın memurlara verilen doğum sonrası ücretli izin süresi sekiz haftadan 16 haftaya çıkarılacak.Sosyal medya kullanımına ilişkin hükümler kapsamında ise sosyal ağ sağlayıcıları, 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunamayacak ve yaş doğrulama dahil gerekli&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_632B02-565B18-0D5093-942132-D268E3-ACD392.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kanuna göre kadın memurlara verilen doğum sonrası ücretli izin süresi sekiz haftadan 16 haftaya çıkarılacak.Sosyal medya kullanımına ilişkin hükümler kapsamında ise sosyal ağ sağlayıcıları, 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunamayacak ve yaş doğrulama dahil gerekli tedbirleri almakla yükümlü olacak.Ayrıca bu platformlar, ebeveyn kontrol araçlarını da kullanıma sunacak.Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, doğum izinleri ile sosyal medya ve oyun platformlarına yönelik düzenlemeleri içeren Sosyal Hizmetler Kanun Teklifi&#39;nin yasalaşması sonrası, AKP Meclis Grubu ve Cumhur İttifakı başta olmak üzere, bu süreçte yoğun çaba sarf eden ve destek veren tüm milletvekillerine teşekkür etti.Mahinur Özdemir Göktaş, &#34;Aile ve Nüfus On Yılı&#39;nda, büyük ve güçlü Türkiye idealimizi yeni bir seviyeye taşıyacak düzenlemelerimizin ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum&#34; dedi.Doğum izni 24 haftaya çıkıyorYeni düzenlemeyle kadın memurlara doğumdan önce sekiz, doğumdan sonra 16 hafta olmak üzere toplam 24 hafta analık izni verilecek.Sağlık durumunun çalışmaya uygun olduğunu tabip raporuyla belgeleyen kadın memur, talebi halinde doğumdan önceki izin süresinin bir bölümünü doğum sonrasına aktarabilecek.Bu kapsamda doğum öncesi çalışılabilecek süre iki haftaya kadar indirilebilecek.Koruyucu ailelere yeni haklarDevlet memurlarının koruyucu aile olmaya teşvik edilmesi amacıyla, bir veya daha fazla çocuğa koruyucu aile olan memurlara, çocuğun teslim edildiği tarihten itibaren 10 gün izin verilecek.Ayrıca sosyal güvencesi olmayan koruyucu ailelerin isteğe bağlı sigorta prim ödemelerinin karşılanmasına yönelik düzenleme yapıldı.Buna göre, koruyucu aile sözleşmesi devam eden ailelerde eşlerden birinin ay içinde 30 günden az çalışması halinde, isteğe bağlı sigorta primlerinin belirli bir kısmı devlet tarafından karşılanacak.Eşin vefatı durumunda da bu destek devam edecek.Sosyal ve ekonomik destek düzenlemeleriSosyal Hizmetler Kanunu&#39;na eklenen hükümle, çocukların ailesi veya yakını yanında desteklenmesine yönelik sosyal ve ekonomik desteklerin üst sınırı, en yüksek devlet memuru aylığı ile sınırlandırıldı.Destekler geçici veya süreli olarak sağlanabilecek; süreli destek 2 yıla kadar, geçici destek ise yılda en fazla iki kez verilebilecek.Destek tutarı, çocuğun yaşına ve eğitim durumuna göre belirlenecek.Destekten yararlanan çocuklar 18 yaşına kadar destek alabilecek.Koruma kararı reşit olma nedeniyle sona eren veya destekten yararlanırken reşit olup kesintisiz şekilde örgün yükseköğretime devam eden gençler ise 25 yaşına kadar destek almaya devam edebilecek.15 yaş altına sosyal medya yasağıKanunla, İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Hakkında Kanun&#39;da &#34;oyun&#34;, &#34;oyun geliştirici&#34;, &#34;oyun dağıtıcı&#34; ve &#34;oyun platformu&#34; gibi tanımlar da yasal zemine oturtuldu.Sosyal ağ sağlayıcıları, 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunamayacak ve yaş doğrulama dahil gerekli tedbirleri almakla yükümlü olacak.15 yaşını doldurmuş çocuklara ise ayrıştırılmış hizmet sunulması gerekecek.Alınan tedbirler platformların internet sitelerinde yayımlanacak.YouTube Türkiye, düzenlemeye ilişkin yaptığı açıklamada, 15 yaş altı hesapları kapatmak zorunda kalabileceklerini belirtti.Ebeveyn kontrol araçları zorunlu olacakSosyal ağ sağlayıcıları, hesap ayarlarının kontrolü, ücretli işlemlerin ebeveyn onayına bağlanması ve kullanım süresinin sınırlandırılmasına imkan tanıyan ebeveyn kontrol araçlarını sunmakla yükümlü olacak.Ayrıca aldatıcı reklamların engellenmesine yönelik tedbirler de alınacak.Ağ sağlayıcılarına yaptırımlarTürkiye&#39;den günlük erişimi 10 milyondan fazla olan sosyal ağ sağlayıcıları, gecikmesinde sakınca bulunan durumlarda verilen kararları en geç bir saat içinde uygulamak zorunda olacak.İçeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi kararlarına konu içeriklerin platformda yeniden yayımlanmaması için gerekli tedbirler alınacak.Yükümlülüklerin 30 gün içinde yerine getirilmemesi halinde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı, ilgili sosyal ağ sağlayıcısına Türkiye&#39;de yeni reklam verilmesini yasaklayabilecek.Üç ay içinde yükümlülüklerin hâlâ yerine getirilmemesi durumunda bant genişliği yüzde 50 oranında, bu kararın uygulanmasından sonra 30 gün içinde yükümlülükler yine yerine getirilmezse yüzde 90&#39;a kadar daraltılabilecek.Oyun platformlarına yeni yükümlülüklerOyun platformları, derecelendirilmemiş oyunları en yüksek yaş kriterine göre derecelendirerek sunabilecek.Platformlar, derecelendirilmemiş içerikleri kaldırmakla da yükümlü olacak.Türkiye&#39;den günlük erişimi 100 binden fazla olan yurt dışı kaynaklı oyun platformları, BTK ve diğer resmi kurumların bildirimlerini yerine getirmek üzere Türkiye&#39;de temsilci bulundurmak zorunda olacak.Platformlar ayrıca ebeveyn kontrol araçlarını da sunacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 23 Apr 2026 07:53:55 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Karton ambalaj sektörü Türkiye'nin stratejik bir üretim ve ihracat gücü]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/karton-ambalaj-sektoru-turkiyenin-stratejik-bir-uretim-ve-ihracat-gucu-1485/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/karton-ambalaj-sektoru-turkiyenin-stratejik-bir-uretim-ve-ihracat-gucu-1485/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5CEA1F-A4984F-84706F-E43E79-1E1F3D-DC2BFB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />FSC Sürdürülebilir Orman Ürünleri Değer Zinciri Buluşması'nda özel sektör panelinde konuşmacı olarak katılan KASAD Karton Ambalaj Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Alican Duran, "Sürdürülebilirlik eksenli dönüşüm artık yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ticari&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5CEA1F-A4984F-84706F-E43E79-1E1F3D-DC2BFB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />FSC Sürdürülebilir Orman Ürünleri Değer Zinciri Buluşması'nda özel sektör panelinde konuşmacı olarak katılan KASAD Karton Ambalaj Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Alican Duran, "Sürdürülebilirlik eksenli dönüşüm artık yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ticari ve stratejik bir başlık. Karton ambalaj sektörü Avrupa ve yakın coğrafya için güçlü bir üretim ve tedarik merkezi haline geldi. Türkiye olarak bu yeni dönemi doğru okuyabilirsek, önemli bir avantaj yakalayabiliriz" dedi.FSC ile EUDR bileşenleri birbirini tamamlayacak şekilde ele alınmalıAvrupa Birliği Ormansızlaşmayı Önleme Tüzüğü (EUDR) ve Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Regülasyonu (PPWR) konularının tartışıldığı panelde Alican Duran, karton ambalaj sektörü açısından kritik öneme sahip bu iki düzenleme çerçevesinde, şirketlerin önümüzdeki dönemde nasıl bir yol haritası izlemesi gerektiğine ilişkin önemli bilgiler paylaştı. Alican Duran: "EUDR sürecine yalnızca teknik bir uyum meselesi olarak bakmamak gerekiyor. Bu dönüşüm, küresel ticarette yeni rekabet dengeleri yaratan çok katmanlı bir sürece işaret ediyor. Bu noktada FSC'nin önemli bir referans çerçevesi sunduğunu düşünüyoruz. FSC ile EUDR bileşenlerinin birbirini tamamlayacak şekilde ele alınması, sektörümüz açısından son derece doğru bir yaklaşım olacaktır. Ayrıca bugün son kullanıcı beklentileri de dönüşümü hızlandırıyor. Özellikle Z kuşağının çevre duyarlılığı, markaları ve tedarik zincirlerini daha sürdürülebilir modellere yöneltiyor" şeklinde konuştu."Fiyat avantajıyla değil; sürdürülebilirlik odağıyla da öne çıkıyoruz"Türkiye'nin karton ambalaj alanında geldiği noktanın oldukça kıymetli olduğunu söyleyen Duran: "Sektörümüz bugün yalnızca fiyat avantajıyla değil; hizmet kalitesi, üretim kabiliyeti, tedarik zinciri yönetimi ve sürdürülebilirlik odağıyla öne çıkıyor. Türkiye artık Avrupa ve çevre pazarlarda ciddi bir ambalaj üssü olarak konumlanmış durumda. Bu başarının korunması ve daha ileri taşınması için de sektörümüzün yeşil dönüşüm fonları, teşvik mekanizmaları ve uluslararası rekabet araçlarıyla daha güçlü şekilde desteklenmesi gerekiyor" şeklinde konuştu.Etkinlikte yapılan değerlendirmelerde, karton ambalajın döngüsel ekonomi hedefleri doğrultusunda önümüzdeki dönemde çok daha güçlü bir konum kazanacağına işaret edildi. Yenilenebilir kaynaklar kullanılarak üretilen ve geri dönüştürülebilen ambalaj çözümlerinin öne çıkacağı yeni dönemde, FSC gibi yapılarla güçlenen sertifikasyon ve izlenebilirlik sistemlerinin sektörün rekabet avantajı açısından belirleyici olacağı vurgulandı. KASAD, bu dönüşüm sürecinde üyelerinin doğru bilgiye erişimini desteklemeyi, kamu ve özel sektör arasında köprü olmayı ve Türk karton ambalaj sanayisinin uluslararası rekabet gücünü artıracak çalışmaları sürdürmeyi hedefliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 22 Apr 2026 11:32:58 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Tüketicilere "oyuncak alırken etikete bakın" tavsiyesi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tuketicilere-oyuncak-alirken-etikete-bakin-tavsiyesi-8506/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tuketicilere-oyuncak-alirken-etikete-bakin-tavsiyesi-8506/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4DF676-FB1E21-4324E5-8E196D-56C9A0-E6E718.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Akar, Türkiye&#39;de oyuncak sektörünün büyüklüğünün yaklaşık 1 milyar dolar olduğunu belirterek, &#34;Bunun yaklaşık 700 milyon doları ithal ürünlerden oluşmaktadır. Yaklaşık 200 milyon dolarlık ürün imalatçılarımız tarafından iç piyasaya arz edilmektedir. Aynı zamanda&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4DF676-FB1E21-4324E5-8E196D-56C9A0-E6E718.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Akar, Türkiye&#39;de oyuncak sektörünün büyüklüğünün yaklaşık 1 milyar dolar olduğunu belirterek, &#34;Bunun yaklaşık 700 milyon doları ithal ürünlerden oluşmaktadır. Yaklaşık 200 milyon dolarlık ürün imalatçılarımız tarafından iç piyasaya arz edilmektedir. Aynı zamanda 100 milyon dolara yakın da bir ihracatımız söz konusu.&#34; diye konuştu.Salgın döneminde oyuncak sektörünün altın çağını yaşadığını hatırlatan Akar, sektörün en büyük rakibinin Çin olduğunu dile getirdi.Akar, sektörün ithal ürünlere bağımlılığının artarak devam ettiğini aktararak, &#34;Bu da üreticilerimiz ve ihracatçılarımız için olumsuz bir durum oluşturmaktadır. Şu an her kriz aslında bir fırsattır. Orta Doğu&#39;da olan gelişmeler, dünyadaki gelişmeler belki bizler için bir fırsat oluşturabilir. Oyuncakta vergi yükümüz çok fazla.&#34; ifadelerini kullandı.Oyuncağın önemine değinen Akar, &#34;Oyuncak eskiden çocukların belki vakit geçirmesi için alınan bir metaydı. Fakat günümüzde artık çocukların motor becerileri, muhakeme yeteneği, el becerisi gibi pek çok konuyu geliştiriyor. Anneler, babalar çok bilinçli, oyuncak alırken çocuğun eğlenmesinin yanında öğrenmesini de ön planda tutuyorlar. Oyuncağa özel işbirlikleri yaparak çeşitli kurumların, oyuncağın gelişimi, çocuğa ulaşımıyla alakalı projeler yürütülmesi gerektiğini düşünüyoruz.&#34; şeklinde konuştu.- &#34;Yerli üreticilerimiz dünya kalitesinde ürünler üretiyor&#34;Akar, Avrupa ve Afrika ülkelerine ihracat yapıldığını belirterek, navlun avantajı olan ürünlerin yoğun olarak ihraç edildiğini söyledi.Tüketicilerin en çok lego, yapboz ve küçük metal arabaları satın aldığını kaydeden Akar, &#34;Küçük metal arabalarda artış var. Bunu sadece çocuklar oynamıyor, büyükler de koleksiyonlarını topluyor. Çocukların oynadığı ürünler, oyuncak olmaktan çıktı. Herkesin oynayabildiği, koleksiyonlarını topladığı ürünler haline geldiler.&#34; dedi.Akar, sektördeki merdiven altı üretime değinerek, sözlerini şöyle sürdürdü:&#34;Yerli üreticilerimiz dünya kalitesinde ürünler üretiyor. Altın değerinde firmalarımız var. Pek çok firmamız artık oyuncak kalitesi, oyuncakların işaretlenmesi, çeşitli testler konusunda ciddi bir deneyim kazandı. Tüketicilerimiz bir oyuncak aldığı zaman oyuncağın arkasında mutlaka üretici firmaları görmeli. Üretici firmanın adresi, telefon numarası veya sosyal medya hesapları görmesi lazım. Bunlar olduğu zaman ürünleri son derece gönül rahatlığıyla alabilirler. Bakanlığımız da piyasa denetimleri yapıyor.Piyasa denetimlerinde de usule aykırı veya farklı bir durum oluştuğu zaman ceza, uyarı gibi yöntemlerle üreticileri belirli bir disipline sokuyor. Zaten pek çok üretici bunun farkında. İthal ürünler de aynı şekilde gümrüklerde ciddi bir denetim söz konusu. Tüketiciler uygun oyuncağı bulmak için ilk önce gözle muayene etmeliler. Ürün üzerindeki etiket kısmına mutlaka bakılmalı. Burada üretici, ithalatçı firmanın adı, sosyal medya hesabı, adreslerine bakılmalı, &#39;CE&#39; işareti çok önemli. &#39;CE&#39; işareti, yaş grupları olduktan sonra anne babalar ürünleri gönül rahatlığıyla alabilirler.&#34;Sektörün plastikteki ham madde fiyatlarındaki artıştan etkilendiğini söyleyen Akar, &#34;Eskiden vade ile ham madde alınabiliyorken şu an önden para yollanıyor. Daha sonra ham madde geliyor. Bu da firmalarımıza finansal anlamda zorluk yarattı. Karlılıkla ilgili ciddi bir problem var. Yaşanan son süreçten sonra belki firmalar Uzak Doğu yerine, Avrupa, Balkanlar ve Afrika&#39;daki firmalar farklı tedarikçilere yönelebilirler. Orta Doğu da aynı şekilde. Bu da bizim ülkemiz için bir şans olabilir.&#34; ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 22 Apr 2026 11:26:45 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[ODAŞ'tan 23 Nisan'a özel anlamlı proje: "Söz Müzesi"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/odastan-23-nisana-ozel-anlamli-proje-soz-muzesi-955/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/odastan-23-nisana-ozel-anlamli-proje-soz-muzesi-955/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5619B5-03D3DB-05D455-858A1B-4317F9-449CA5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ODAŞ, her yıl 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'na özel projeler geliştirirken, bu yıl hayata geçirdiği "Söz Müzesi" ile bu yaklaşımını daha derin ve kapsayıcı bir boyuta taşıdı. Proje, çocukların yalnızca bir etkinliğe katıldığı bir yapıdan öte; kendilerini özgürce&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5619B5-03D3DB-05D455-858A1B-4317F9-449CA5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ODAŞ, her yıl 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'na özel projeler geliştirirken, bu yıl hayata geçirdiği "Söz Müzesi" ile bu yaklaşımını daha derin ve kapsayıcı bir boyuta taşıdı. Proje, çocukların yalnızca bir etkinliğe katıldığı bir yapıdan öte; kendilerini özgürce ifade edebildikleri, düşündükleri, sorguladıkları ve hayal kurabildikleri bütüncül bir deneyim olarak kurgulandı. Her bir çocuk için kendi iç sesini duyabildiği ve dünyasını keşfedebildiği anlamlı bir alan oluşturuldu.Çocuk hakları atölyeleriyle güçlenen bir deneyimToplum Gönüllüsü gençler, atölyeler öncesinde uzman bir psikolog tarafından çocuk gelişimine uygun içerik ve uygulamalar konusunda eğitim aldı. Bu hazırlığın ardından gönüllüler, çocuk hakları teması etrafında şekillenen atölyelerde; oyunlar, hikâyeler ve örnek durumlar üzerinden çocuklarla etkileşimli çalışmalar yürüttü. Bu süreçte çocuklar; sağlıklı büyüme, eğitim, dinlenme, oyun, söz ve katılım gibi temel haklarını tanıma ve adlandırma fırsatı bulurken, aynı zamanda başkalarının haklarına saygı göstermenin önemine dair farkındalık kazandı.Atölyelerin ardından çocuklar, Atatürk'e duydukları sevgi, merak ve düşüncelerini kendi ifadeleriyle kaleme aldı. "Söz Müzesi" kapsamında bir araya gelen bu içerikler, çocukların iç dünyasını ve hayal gücünü yansıtan samimi bir anlatı alanına dönüştü. Proje sonunda çocuklara "Çocuklar için Nutuk" kitabı hediye edilirken, aynı kitaplar ODAŞ çalışanlarının çocuklarına da ulaştırıldı."Hayaller yazılara döküldü, yazılar müzeye dönüştü"ODAŞ Kurumsal İletişim Yöneticisi Yasemin Aydınlar, projeye ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:"23 Nisan, çocukların kendilerini ifade etmeleri ve hayal dünyalarını özgürce ortaya koymaları açısından çok kıymetli bir gün. 'Söz Müzesi' ile onların duygu ve düşüncelerine alan açmayı amaçladık. TOG iş birliğiyle gerçekleştirdiğimiz çocuk hakları atölyeleriyle, çocukların yalnızca kendilerini ifade etmelerini değil; temel haklarını tanımalarını ve bu haklara sahip çıkabilmelerini de destekledik. Proje kapsamında ortaya çıkan içerikleri dijital ortama taşıyarak ODAŞ People web sitemizde 'Söz Müzesi' başlığı altında yayımladık. Çocukların kaleminden çıkan her satırın, geleceğe dair umutlarımızı güçlendirdiğine inanıyoruz."Toplum Gönüllüleri Vakfı Genel Müdürü Seçkin Karataş ise projeye ilişkin şu değerlendirmede bulundu:"Toplum Gönüllüleri Vakfı olarak önceliğimiz, gençlerin yer aldığı her projeyi onların gelişimlerini destekleyen bir deneyim alanına dönüştürmek. ODAŞ ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliğinde de gençler, aldıkları pedagojik ve metodolojik eğitimlerin ardından sahaya çıkarak 1.000 çocukla buluştu. Bu süreç, çocukların haklarını keşfetmelerine alan açarken, gençlerin de toplumsal sorumluluk alma ve etki yaratma becerilerini güçlendirdi. Çocukların Atatürk'e yazdığı her mesaj, bu emeğin en somut yansıması oldu."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 22 Apr 2026 10:28:55 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bulgaristan'da "Türkiye-Bulgaristan İş İlişkileri" çalıştayı düzenlendi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/bulgaristanda-turkiye-bulgaristan-is-iliskileri-calistayi-duzenlendi-6679/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/bulgaristanda-turkiye-bulgaristan-is-iliskileri-calistayi-duzenlendi-6679/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C4E558-5AEC06-B4961D-D842D2-1D6C11-A9FC40.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Avrupa Odalar Birliği (Eurochambres) işbirliğinde yürütülen Türkiye-Avrupa Birliği İş Dünyası Diyaloğu (TEBD II) Projesi kapsamında, Bulgaristan Ticaret ve Sanayi Odasının (BTPP) ev sahipliğinde gerçekleştirilen çalıştaya, Türkiye&#39;nin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C4E558-5AEC06-B4961D-D842D2-1D6C11-A9FC40.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Avrupa Odalar Birliği (Eurochambres) işbirliğinde yürütülen Türkiye-Avrupa Birliği İş Dünyası Diyaloğu (TEBD II) Projesi kapsamında, Bulgaristan Ticaret ve Sanayi Odasının (BTPP) ev sahipliğinde gerçekleştirilen çalıştaya, Türkiye&#39;nin Sofya Büyükelçisi Mehmet Sait Uyanık ve Bulgaristan Ekonomi ve Sanayi Bakan Yardımcısı Anton Kostadinov ve BTPP Başkanı Tsvetan Simeonov katıldı.Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Büyükelçi Uyanık, Türkiye ile Bulgaristan arasındaki ekonomik ilişkilerin son yıllarda önemli bir ivme kazandığını belirterek, Türkiye&#39;nin Bulgaristan&#39;ın en büyük Avrupa Birliği (AB) dışı ticaret ortağı konumuna yükseldiğini söyledi.Uyanık, ikili ticaret hacminin 8 milyar doları aştığını vurgulayarak, &#34;Ortak hedefimiz olan 10 milyar dolara kısa sürede ulaşacağımıza inanıyorum.&#34; dedi.Bulgaristan&#39;da faaliyet gösteren Türk şirketlerinin ekonomiye katkısına dikkati çeken Uyanık, &#34;Bugün 70&#39;ten fazla Türk şirketi yaklaşık 3 milyar avroluk yatırımla 15 binden fazla kişiye istihdam sağlıyor.&#34; ifadelerini kullandı.Uyanık, Bulgaristan&#39;ın coğrafi konumu, Şengen ve Avro Bölgesi entegrasyonu ile düşük vergi oranları sayesinde Türk yatırımcılar için cazibesini koruduğunu kaydederek, &#34;Bulgaristan Avrupa pazarlarına açılan bir kapı olurken, Türkiye de geniş iç pazarıyla birlikte Güney Kafkasya, Orta Asya ve Orta Doğu&#39;ya erişim imkanı sunuyor.&#34; değerlendirmesinde bulundu.Sınır geçişlerinin iyileştirilmesi ve altyapının geliştirilmesi için Bulgar makamlarıyla yakın temas halinde olduklarını aktaran Uyanık, yeni bir sınır geçiş noktası &#34;Kapitan Andreevo-Kapıkule-Kuzey&#34;in açılması için çalışmaların sürdüğünü ifade etti.Çalıştayda konuşma yapan Kostadinov da Türkiye ile ilişkilerin önemine dikkati çekerek, &#34;Türkiye sadece komşumuz değil, aynı zamanda uzun yıllardır güvenilir bir ortağımızdır. İlişkilerimiz karşılıklı güvene, aktif ekonomik alışverişe ve ortak kalkınma hedefimize dayanmaktadır.&#34; ifadelerini kullandı.Türkiye&#39;nin Bulgaristan&#39;ın ihracatı açısından önde gelen pazarlardan biri olduğunu dile getiren Kostadinov, &#34;Ortak çabalarla bugüne kadar elde ettiğimiz kazanımları daha da ileriye taşıyabileceğimize inanıyorum.&#34; dedi.Çalıştay, çeşitli sunumlar ve soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 21 Apr 2026 15:17:25 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[TCMB'nin faiz kararı piyasaların yönünü belirleyecek]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tcmbnin-faiz-karari-piyasalarin-yonunu-belirleyecek-5032/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tcmbnin-faiz-karari-piyasalarin-yonunu-belirleyecek-5032/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4550F6-72FE21-6852C3-6A58A4-B6F79C-BC995F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'de ekonomi çevreleri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın açıklayacağı yeni faiz kararına odaklandı. Para Politikası Kurulu'nun gerçekleştireceği yılın üçüncü toplantısının ardından, politika faizine ilişkin kararın yarın kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor.Küresel&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4550F6-72FE21-6852C3-6A58A4-B6F79C-BC995F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'de ekonomi çevreleri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın açıklayacağı yeni faiz kararına odaklandı. Para Politikası Kurulu'nun gerçekleştireceği yılın üçüncü toplantısının ardından, politika faizine ilişkin kararın yarın kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor.Küresel piyasalarda artan dalgalanma, jeopolitik riskler ve enflasyon görünümündeki belirsizlikler karar sürecinde belirleyici unsurlar olarak öne çıkıyor. Özellikle Orta Doğu'daki gelişmelerin enerji fiyatları üzerinden enflasyona etkisi yakından takip ediliyor. Ekonomistler, alınacak kararın döviz kurları, altın fiyatları, borsa ve kredi maliyetleri üzerinde doğrudan etkili olacağı görüşünde.Fatih Karahan başkanlığında toplanacak Para Politikası Kurulu, son toplantısında politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutmuş ve jeopolitik gelişmeleri kararın temel gerekçeleri arasında göstermişti. Bu toplantıda da benzer temkinli duruşun sürüp sürmeyeceği merak ediliyor.Piyasa beklentilerine bakıldığında, genel eğilim faizin mevcut seviyede korunacağı yönünde. Ekonomistlerin büyük bölümü politika faizinde değişiklik beklemezken, sınırlı sayıda katılımcı ise faiz artışı ihtimalini gündemde tutuyor. Yapılan tahminlerde yıl sonuna ilişkin politika faizi beklentisinin ortalama yüzde 33 civarında şekillendiği görülüyor.Öte yandan Merkez Bankası'nın iletişim trafiği de yoğunlaşacak. Başkan Karahan'ın önümüzdeki haftalarda Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde milletvekillerine sunum yapması ve para politikasına ilişkin değerlendirmelerde bulunması bekleniyor.Yarın açıklanacak kararın hem iç piyasaların yönü hem de yatırımcıların beklentileri açısından belirleyici bir eşik olması öngörülüyor. Ekonomi yönetiminin vereceği mesajlar, önümüzdeki dönemin para politikası adımlarına dair önemli ipuçları sunacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 21 Apr 2026 12:49:49 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kırtasiye sektöründen yüzde 50'lik büyüme]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kirtasiye-sektorunden-yuzde-50lik-buyume-263/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kirtasiye-sektorunden-yuzde-50lik-buyume-263/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3FA537-3DF076-6E9F02-C6DA81-8B4D8F-54B39B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hakan ÖZBAYKüresel ekonomide yaşanan dalgalanmalar ve değişen tüketici alışkanlıkları birçok alanı dönüşüme zorlarken, Türkiye kırtasiye sektörü bu süreci istikrarlı bir büyüme ivmesiyle geride bırakıyor. Özellikle son yıllarda salt eğitim ve ofis sarf malzemelerinin ötesine&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3FA537-3DF076-6E9F02-C6DA81-8B4D8F-54B39B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hakan ÖZBAYKüresel ekonomide yaşanan dalgalanmalar ve değişen tüketici alışkanlıkları birçok alanı dönüşüme zorlarken, Türkiye kırtasiye sektörü bu süreci istikrarlı bir büyüme ivmesiyle geride bırakıyor. Özellikle son yıllarda salt eğitim ve ofis sarf malzemelerinin ötesine geçerek genişleyen ürün yelpazesi, e-ticaretin getirdiği dijitalleşme adımları ve çevre dostu üretim anlayışının benimsenmesi pazar dinamiklerini yeniden şekillendiriyor. Sektörün bu dönüşüm sürecini ve mevcut rekabet gücünü analiz eden Tüm Kırtasiyeciler Derneği (TÜKİD) Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci; kırtasiye pazarının ulaştığı iç hacim, uluslararası ticaret koşullarının sektöre yansımaları ve Türkiye&#39;nin makroekonomik hedefleri doğrultusunda belirlenen ihracat stratejilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.SEKTÖRDE YÜZDE 50 BÜYÜME VE YENİ EĞİLİMLERTürkiye kırtasiye pazarının son yıllarda sergilediği performansın altını çizen TÜKİD Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci, iç pazardaki ivmelenmeye dikkat çekti. Keresteci, &#34;2023 yılında yaklaşık 40 milyar TL olan iç pazar büyüklüğümüz, artan talep ve genişleyen ürün çeşitliliğinin de etkisiyle 2024 yılında yüzde 50 oranında artarak 60 milyar TL seviyesine ulaştı&#34; dedi.Sektörel büyümenin yalnızca iç talep artışından değil, aynı zamanda katma değerli ve nitelikli ürün grubuna yönelimden de kaynaklandığını belirten Keresteci, yerli üreticinin kapasite kullanım oranlarındaki artışa vurgu yaptı. Türkiye&#39;nin coğrafi konumunun getirdiği lojistik avantajların, iç pazarın yanı sıra ülkeyi bölgesel bir tedarik üssü haline getirmeye başladığı ifade edildi.Sektördeki kabuk değişiminin küresel yansımalarına da değinen Keresteci, değişen tüketici tercihlerinin altını çizerek şunları kaydetti: &#34;Küresel ölçekte sektörün 150 milyar doların üzerinde bir büyüklüğe ulaştığını ve istikrarlı bir şekilde büyümeye devam ettiğini görüyoruz. Özellikle sürdürülebilir materyallerden üretilen doğa dostu ürünler, yeniden doldurulabilir kalem sistemleri ve e-ticaret kanallarının yaygınlaşması gibi güçlü trendler, sektörün dönüşümünü doğrudan şekillendiriyor. Artık tüketici yalnızca fiyat odaklı değil; karbon ayak izi düşük, geri dönüştürülebilir ve inovatif ürünleri talep ediyor. Türk kırtasiye sektörü de Ar-Ge ve inovasyon yatırımlarını bu yöne kaydırarak küresel rekabetteki pozisyonunu her geçen gün daha da güçlendiriyor.&#34;273,4 MİLYAR DOLARLIK İHRACAT DİRENCİMİZİ GÖSTERİYORKeresteci, küresel ticaret koşullarına ilişkin değerlendirmesinde, jeopolitik gerilimler ve tedarik zinciri sorunlarının dünya ekonomisi üzerindeki baskılayıcı etkilerine vurgu yaptı. Özellikle enerji maliyetlerindeki dalgalanmalar ve küresel navlun krizlerinin ticareti zorladığı bir konjonktürde, Türkiye&#39;nin esnek üretim kabiliyetiyle öne çıktığı belirtildi.IMF tahminlerini hatırlatan Keresteci, &#34;Küresel ticaret büyümesinin 2026 yılında yüzde 2'nin altına düşmesi bekleniyor. Ancak bu zorlu tabloya rağmen Türkiye ekonomisi son derece dirençli bir performans sergileyerek geçtiğimiz yıl 273,4 milyar dolarlık ihracatla önemli bir rekor kırdı&#34; ifadelerini kullandı.Türkiye&#39;nin 2026 yılı için belirlenen 410 milyar dolarlık genel ihracat hedefine ulaşmasında kamunun sağladığı teşviklerin kritik bir rol oynadığını belirten Keresteci, stratejik planlamalar hakkında şu bilgileri verdi: &#34;Ticaret Bakanlığı tarafından ihracatçılarımıza sağlanan destekler önemli ölçüde artırıldı. Geçen yıl 33 milyar dolar olan destek miktarı, bu yıl 45 milyar dolara yükseltildi. Hem yurt içi hem de yurt dışındaki fuarlara katılımı kapsayan bu destekler sayesinde, 2028 yılına kadar 18 yeni ülkeyle ihracat ilişkilerimizi geliştirmeyi ve rekabet gücümüzü artırmayı hedefliyoruz. Sektör olarak geleneksel pazarımız olan Avrupa&#39;daki payımızı korurken; Gümrük Birliği avantajlarımızı ve hızlı teslimat refleksimizi kullanarak Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Türk Cumhuriyetleri gibi potansiyeli yüksek alternatif pazarlara yoğunlaşıyoruz. Uzak Doğu tedarikine karşı çok güçlü ve güvenilir bir alternatif oluşturmuş durumdayız.&#34;İSTANBUL KIRTASİYE FUARI BU YIL 32'NCİ KEZ DÜZENLENDİTüm Kırtasiyeciler Derneği ve 24 Saat Fuarcılık iş birliğinde organize edilerek sektörün yerli ve yabancı tüm paydaşlarını bir araya getiren fuar, 10 yıllık aranın ardından yeniden İstanbul Fuar Merkezi'nde gerçekleştirildi. Avrasya bölgesinin en büyük, dünyanın ise üçüncü büyük kırtasiye fuarı konumunda bulunan organizasyon, 35 farklı ülkeden 3000&#39;i aşkın ziyaretçiye ve yaklaşık 200 uluslararası firmaya ev sahipliği yaptı.Organizasyon yalnızca bir ürün sergileme alanı olmanın ötesine geçerek, iş birliklerinin kurulduğu ve yeni ticari bağlantıların geliştiği stratejik bir platform olarak işlev gördü. B2B görüşmelerin yanı sıra zengin bir deneyim sunan fuarda; kırtasiye ürünlerinden okul ve ofis çözümlerine, kağıt ve kalem çeşitlerinden oyuncak sektörüne kadar oldukça geniş bir ürün yelpazesi tanıtıldı. Ziyaretçi deneyimini artırmak amacıyla oluşturulan interaktif etkinlik alanlarında, özellikle yetişkinlere yönelik boyama, tasarım atölyeleri ve sanat etkinlikleri büyük ilgi topladı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 21 Apr 2026 02:51:15 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Teknik Yazarlık Sertifika programını hayata geçirdi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/teknik-yazarlik-sertifika-programini-hayata-gecirdi-2986/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/teknik-yazarlik-sertifika-programini-hayata-gecirdi-2986/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0C1D1A-397DFD-D61319-0F3BB3-4B98CD-A85B6C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />BSH Türkiye Ar-Ge birimi liderliğinde ve Özyeğin Üniversitesi iş birliğiyle geliştirilen Teknik Yazarlık Sertifika Programı, BSH'nin global ağına sunuldu. Teknik Dokümantasyon Ar-Ge ekibinin globaldeki tüm lokasyonlarını kapsamak üzere geliştirilen eğitimler, çevrim içi platformlar&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0C1D1A-397DFD-D61319-0F3BB3-4B98CD-A85B6C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />BSH Türkiye Ar-Ge birimi liderliğinde ve Özyeğin Üniversitesi iş birliğiyle geliştirilen Teknik Yazarlık Sertifika Programı, BSH'nin global ağına sunuldu. Teknik Dokümantasyon Ar-Ge ekibinin globaldeki tüm lokasyonlarını kapsamak üzere geliştirilen eğitimler, çevrim içi platformlar üzerinden 4 ülkeden katılımcıya ulaştı. Aynı zamanda programla çalışanların oryantasyon süreçlerinin geliştirilmesine ve teknik yetkinliklerin artırılmasına da katkı sağlaması hedefleniyor.Teknik yazarlık teknolojinin kullanıcılarla daha güçlü ve sürdürülebilir bir bağ kurmasında kritik bir rol alıyor. Bu alanda uzmanlaşmak, müşteri nezdindeki kullanım kılavuzlarının karmaşık teknolojileri sade, anlaşılır ve kullanıcı dostu bir dille aktarılmasını sağlıyor. Ayrıca ürünlerin fonksiyonlarının doğru anlaşılmasına katkı sunarak tüketicilerin teknolojiden en yüksek verimi almasına yardımcı oluyor.Akademi ve sektör işbirliğine güçlü örnekTeknik yazarlıkta uzmanlık sunan sertifika programı, Türkiye inisiyatifi ile doğan ve global organizasyona katkı sağlayan stratejik bir proje niteliği taşıyor. Türkiye, Çin, İspanya ve Almanya'dan seçilen katılımcılara, toplam 57 saatlik, dört aya yayılan 16 günlük kapsamlı bir eğitim programı sunuldu.&nbsp; Alanında uzman 6 akademisyen tarafından teorik ve uygulamalı eğitimler verildi. Teknik dokümantasyonun temel prensiplerinden kullanıcı deneyimi (UX) ve dijital tasarıma kadar geniş bir içerik yer aldı. 2025 yılının Kasım ayında başlayan eğitim Özyeğin Üniversitesi'nde düzenlenen sertifika töreni ile son buldu.Programla ilgili görüşlerini aktaran BSH Türkiye CTO'su Hakan Mandalı, "BSH Türkiye, teknik yazarlık alanında Türkiye'de bir ilke imza atarak Özyeğin Üniversitesi iş birliğiyle kapsamlı bir sertifika programı hayata geçirdi. BSH Global Geliştirme Ortak Hizmetler organizasyonu, Türkiye'nin ev sahipliğinde, global olarak teknik dokümantasyon alanında çalışan tüm profesyonellerin yetkinliklerini artırmayı ve bu alanda sürdürülebilir bir gelişim modeli oluşturmayı hedefliyor. Türkiye'den doğan bu değerli girişim, akademi ve sektör iş birliğinin güçlü bir örneği olarak öne çıkıyor" ifadesini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 21 Apr 2026 02:03:43 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanofi ve KAGİDER 3. GKL İlham Buluşmaları'nı gerçekleştirdi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanofi-ve-kagider-3-gkl-ilham-bulusmalarini-gerceklestirdi-8604/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanofi-ve-kagider-3-gkl-ilham-bulusmalarini-gerceklestirdi-8604/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_09B986-89CD3D-676AD8-E4BC27-627919-7DAB95.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sanofi ve Türkiye Kadın Girişimciler Derneği, genç kadınların iş hayatına daha güçlü ve donanımlı adım atmalarını desteklemek amacıyla 16 yıl önce hayata geçirdikleri GKL programı kapsamında, ilham veren bir buluşmaya imza attı. &#34;GKL İlham Buluşmaları&#34;nın üçüncüsü,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_09B986-89CD3D-676AD8-E4BC27-627919-7DAB95.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sanofi ve Türkiye Kadın Girişimciler Derneği, genç kadınların iş hayatına daha güçlü ve donanımlı adım atmalarını desteklemek amacıyla 16 yıl önce hayata geçirdikleri GKL programı kapsamında, ilham veren bir buluşmaya imza attı. &#34;GKL İlham Buluşmaları&#34;nın üçüncüsü, farklı alanlarda başarıya ulaşmış kadınların azim ve kararlılıkla şekillenen hikayelerine sahne oldu.Moderatörlüğünü oyuncu Barış Falay&#39;ın üstlendiği etkinlik, &#34;Hikayeyi Yeniden Yazmak&#34; temasıyla İstanbul&#39;da gerçekleştirildi. Oyuncu ve sunucu Pınar Altuğ Atacan, yazar Hale Caneroğlu ve şef Bengi Kurtcebe gibi alanlarında öne çıkan isimler, kendi ilham verici yolculuklarını paylaşarak GKL mezunlarının başarı hikayelerine eşlik etti.GKL programı, 2010&#39;dan bu yana 1950 genç kadının hayatına dokunarak yalnızca bireysel kariyerleri değil, toplumsal dönüşümü de güçlendiren etki yarattı.Program mezunlarının yüzde 92&#39;si iş hayatında aktif yer alırken yüzde 22&#39;si üst düzey pozisyonlarda sorumluluk üstleniyor, yüzde 6&#39;sı ise kendi girişimlerini hayata geçirerek ekonomiye değer katıyor.&#34;Yatırımın Sosyal Dönüşü&#34; (SROI) raporuna göre, GKL programına yapılan her yatırım, 6 katlık bir toplumsal fayda olarak geri dönüyor.GKL&#39;nin yarattığı etki uluslararası alanda da karşılık buluyor. Program, geçen yıl Birleşmiş Milletler bünyesinde ABD&#39;nin New York kentinde düzenlenen paralel etkinlikler kapsamında örnek proje olarak sunularak küresel ölçekte de ilham veren model olarak öne çıktı.- &#34;Bizim ilk çıkış amacımız bir kariyer yolculuğunu hazırlamaktı&#34;Sanofi Türkiye Kurumsal İlişkiler Direktörü Aysun Hatipoğlu, AA muhabirine, Geleceğin Kadın Liderleri projesini, 2010&#39;dan itibaren KAGİDER ile yürüttüklerini söyledi.Hatipoğlu, üniversiteden yeni mezun olacak genç kadınların kariyer yolculuklarına hazırlamak amacıyla yola çıktıklarını belirterek, &#34;Zaman içerisinde, artık birazcık eğitim programının ötesine geçip, daha &#39;networking&#39;, kendi camialarını oluşturdukları, mentorluk yaptıkları, birbirleriyle dayanıştıkları önemli bir platform haline geldi. Bizim ilk çıkış amacımız bir kariyer yolculuğunu hazırlamaktı ama artık 15&#39;inci yılın sonunda bir camia haline geldi.&#34; diye konuştu.Hatipoğlu, ilk başta &#34;Biz bu insanların üzerindeki cam bariyerleri kırabiliriz&#34; duygusuyla yola çıktıklarına dikkati çekerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:&#34;Hakikaten de başarılı oldu. Bugün dönüp baktığımızda, 2 bine yakın genç kadın kendi kariyer yolculuğunu inşa etti. Bu kadınların yüzde 63&#39;ü çok önemli pozisyonlara geldi, yüzde 6&#39;sı kendi teşebbüslerini kurdu, müteşebbis oldu. Bugün bu projenin mezunları birbirlerine ilham vererek daha ileriye doğru gidiyorlar. Aynı zamanda bu proje uluslararası bir proje haline de geldi, çünkü iki kez Birleşmiş Milletler&#39;e davet edildi ve bu projeyi &#39;iyi uygulama örneği&#39; olarak tüm dünyaya anlatma imkanımız oldu.&#34;- &#34;1 liralık yatırımın karşılığında topluma 4,8 liralık değer ve etki yarattığımızı ölçümledik&#34;KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Esra Bezircioğlu da 24 yıldır kadın girişimci ekosistemini güçlendirmek, kadın girişimci sayısını artırmak ve girişimcilerin yollarını kolaylaştırmak adına birçok proje gerçekleştirdiklerine dikkati çekti.Bugüne kadar 162 paydaşla 80 projeyi hayata geçirdiklerini ifade eden Bezircioğlu, şöyle konuştu:&#34;Bu projelerle 170 bin kadına birebir dokunma fırsatı bulduk. Amacımız sadece dokunmak değil, etki ve değer yaratıyor olmak. Bunu da gerçekleştiriyor olduğumuzu bir sosyal etki çalışmasıyla akredite ettirerek imza altına aldık. KAGİDER olarak son 5 yılda gerçekleştirdiğimiz projelerde 1 liralık yatırımın karşılığında topluma 4,8 liralık değer ve etki yarattığımızı ölçümledik ve bunu akredite ettirdik. Çok mutluyuz ve gururluyuz. Bunun ölçülebiliyor olması ve bu ölçümlerde de uluslararası oranın da çok çok üzerinde bir oranla etki yaratıyor olmak bizim için gurur kaynağı.&#34;Bezircioğlu, Geleceğin Kadın Liderleri programının kendileri için çok heyecanlandırıcı ve çok uzun yıllardır devam eden, gurur duydukları bir program olduğunu söyledi.Toplamda 1950 mezunları bulunduğu bilgisini paylaşan Bezircioğlu, &#34;Sayımız sadece 1950 ile sınırlı değil, çünkü o genç kızların, genç kadınların dokunduğu insanlar ve yarattığı etki ve değer de var. Bu orana, bu sayıya baktığımızda eminim ki binlerin üzerinde bir etki yaratmış durumdayız. Bu 1950 mezunumuz gerçekten iş hayatına iyi hazırlandılar, değer yaratmak için, kendi ayakları üzerinde durmak, rol model ve iyi örnek olmak için çok çalıştılar ve çalışmaya devam ediyorlar.&#34; şeklinde konuştu.Programda ilham veren hikayeleri dinlediklerini anlatan Bezircioğlu, projede yer alan genç kadın liderlerin, ileride ayakta alkışlayacakları, &#39;rol model&#39; olacak genç kadınlar olduğunu söyledi.Bezircioğlu, &#34;KAGİDER olarak Sanofi ile çok doğru bir yol arkadaşlığı sürdürüyoruz. Çok değerli, etkisi çok yüksek bir proje. Konsolosluğa, yurt dışına, özel sektöre, kamuya, yerel yönetimlere gidiyoruz ve orada üst yönetimlerde bu mezunları görüyoruz, bunlar da bizi çok gururlandırıyor. Onları hep ayakta alkışlayacağımız günler olacağına çok çok eminim.&#34; ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 20 Apr 2026 17:03:54 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yapay zekayla ailenizi taklit edip para istiyorlar!]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/yapay-zekayla-ailenizi-taklit-edip-para-istiyorlar-3100/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/yapay-zekayla-ailenizi-taklit-edip-para-istiyorlar-3100/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F41449-8AEE5A-33E838-166004-35428A-6BBA21.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yapay zeka dolandırıcıları, kısa sürede milyonlarca lirayı alıp kayıplara karıştı. Mağdurlar, yıllarca sürecek davalar için adliye kapılarında bekliyor.Avukat Abide Gülel Saral, herkesin düşebileceği bu tuzağa karşı uyardı ve önlemler hakkında bilgiler verdi:"ANNE EVDE NE&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F41449-8AEE5A-33E838-166004-35428A-6BBA21.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yapay zeka dolandırıcıları, kısa sürede milyonlarca lirayı alıp kayıplara karıştı. Mağdurlar, yıllarca sürecek davalar için adliye kapılarında bekliyor.Avukat Abide Gülel Saral, herkesin düşebileceği bu tuzağa karşı uyardı ve önlemler hakkında bilgiler verdi:"ANNE EVDE NE KADAR ALTIN VAR?""Şimdi annenizi arıyorsunuz. Diyorsunuz ki, 'Anne işte evde ne kadar altın var ne kadar para var?' O da diyor ki, 'işte evladım şu kadar var.'Sesli ya da görüntülü 8-10 dakika görüşüp, 'parayı şuraya vermem gerek, başıma şöyle bir şey geldi' diyerek istiyorsunuz ve annenizi ikna ediyorsunuz. Sonra kapatıyorsunuz.Anneniz, konuştuğu kişinin yapay zeka olduğunun farkında değil. Artık yapay zekanın geldiği boyut tam olarak bu ve çok ürkütücü.Bizim davasına baktığımız olayda; annesi oğluyla konuştuğunu düşünüp evinde ne kadar parası varsa, vadesinde ne kadar parası varsa bozup oğluna göndermeyi düşünürken içine sinmiyor ve bir anda oğlunu arıyor.Oğlu durumu anlıyor ve 'anne sakın bir şey yapma bekle' diyor. Yüz yüze görüşüyorlar ve şöyle bir karar alınıyor: Yüz yüze gelmeden kimse kimseden para istemeyecek. Bu bir çözüm tabii ki ama diğer taraftan her zaman bu mümkün olmuyor. Ne yapacağız o zaman?KENDİ IBAN'INA GÖNDERİNNiye kendi hesabına değil de başka bir hesaba para istiyorsun?&nbsp;Bu sebeple görüntülü veya sesli aramalarda herhangi bir şekilde yakınınız, akrabanız, eşiniz, çocuğunuz, dostunuz sizden para istediğinde geri dönüp mümkünse de kendi IBAN'ına (hesabına), parayı yollayın.&nbsp;Dolandırıcılar bir bahane üretip yakınınızın değil bir başkasının IBAN'ına parayı göndermenizi istiyor. Bunu asla yapmayın. Çünkü; çocuğunuz olduğunu sandığınız yapay zeka; telefonumu, cüzdanımı kaybettim, hastanedeyim, şu kişinin hesabına acil para yolla diyebilir. Ya da inandırıcı başka hikayeler uydurabilir.Çünkü, başkasının IBAN'ına attığınız para gerçekten gider ve geri almak için 7 yıldan fazla uğraşırsınız ve alamayabilirsiniz de!MİLYONLARCA LİRA DOLANDIRDILARŞu anki yapay zeka ile dolandırıcılık boyutu milyonlarca lira ve ne yapabiliriz? Hiçbir şey!&nbsp;Çünkü zaten ceza şikayetlerinin süreçleri çok çok uzun. Bugün hala 6-7 yılda açılmayan, iddianamesi yazılmayan suç duyuruları var. Hele ki bir de böyle başkalarının hesaplarını kullandıran, kullanan kişilerin takibi o kadar zor oluyor ki mağdur olduğunuzla kalıyorsunuz.&nbsp;O yüzden muhakkak birisine, para verirken, birisi sizden para istediğinde bir linke bastığınızda, WhatsApp&#39;ınız kopyalandığında lütfen muhatap olduğunuz kişiyi tekrar arayıp konfirme edin. Bunun aksi halde herhangi bir çözümü yoktur."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 18 Apr 2026 13:20:32 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yarı iletken sektöründe Türkiye'nin öne çıkması bekleniyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/yari-iletken-sektorunde-turkiyenin-one-cikmasi-bekleniyor-6628/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/yari-iletken-sektorunde-turkiyenin-one-cikmasi-bekleniyor-6628/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_817F2B-41D237-C62FDF-769CA2-B45506-878F2E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bilkent Üniversitesi Ulusal Nanoteknoloji Araştırma Merkezi (UNAM) ve ZEISS işbirliğiyle yarı iletken teknolojilerinin geleceği, akademi ve sektör profesyonellerince Ankara&#39;da gerçekleştirilen &#34;Semiconductor Advances Summit&#39;26&#34;da ele alındı.İki gün boyunca süren programda,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_817F2B-41D237-C62FDF-769CA2-B45506-878F2E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bilkent Üniversitesi Ulusal Nanoteknoloji Araştırma Merkezi (UNAM) ve ZEISS işbirliğiyle yarı iletken teknolojilerinin geleceği, akademi ve sektör profesyonellerince Ankara&#39;da gerçekleştirilen &#34;Semiconductor Advances Summit&#39;26&#34;da ele alındı.İki gün boyunca süren programda, yarı iletken teknolojilerinin farklı boyutlarını ele alan teknik oturumlar, sektörün küresel dinamikleri ve Türkiye&#39;deki yarı iletken ekosistemine dair değerlendirmeler yapıldı.Akademik ve endüstriyel perspektiflerin bir araya getirilerek kapsamlı çıktıların elde edildiği programda katılımcılar, teorik sunumların yanı sıra &#34;Mikroskopide VR Deneyimi&#34; ile en yeni teknolojileri de bizzat test etme fırsatı buldu.ZEISS&#39;ın ileri teknoloji çözümlerinin sergilendiği bölümlerde ise özellikle Crossbeam 750 platformu ilgi çekti. Yüksek hassasiyetli analiz ve numune hazırlama süreçlerindeki performansıyla dikkati çeken bu teknoloji, yarı iletken üretiminde kalite, hız ve doğruluk açısından sunduğu katkılarla öne çıktı.Etkinlik boyunca ZEISS&#39;ın, yarı iletken sektörüne sağladığı ileri teknolojilerle Türkiye&#39;nin bu kritik alandaki gelişimine katkı sunduğu ve akademi ile endüstri arasında güçlü bir köprü kurduğu vurgulandı.ZEISS Türkiye&#39;nin yarı iletken ekosistemini küresel standartlara taşıma vizyonu öne çıkarken, şirketin bu alanda dünya genelinde stratejik bir çözüm ortağı olduğu ifade edildi.- Temiz odalarda araştırmalar sürüyorUNAM İcra Kurulu Başkanı Prof. Dr. Hilmi Volkan Demir, AA muhabirine, ZEISS ve UNAM&#39;ın yarı iletken teknolojilerindeki ilerlemesini konuşmak için bir araya geldiklerini söyledi.Türkiye&#39;de aslında yarı iletken üzerine akademik olarak önemli çalışmalar yapıldığını belirten Demir, &#34;Bilimsel anlamda belli konularda uluslararası yarışabilir noktadayız ancak bunların endüstriyel olarak ticarileşebilmesi için önemli yatırımlar gerekli. Bunun için de odaklı çalışmak lazım. Bu odaklı çalışma ve odaklı yatırım ile önce bu laboratuvarlardan sonra da bunu ölçekleyerek endüstriyel seviyede ancak o zaman güçlü bir yarı iletken endüstrimiz mümkün olacak.&#34; diye konuştu.Demir, kapılarının ulusal merkez olarak dış kullanıcılara açık olduğunun altını çizerek, Türkiye&#39;de yapılmış önemli yarı iletken çalışmalarının önemli bir kısmının, merkezlerindeki temiz odalardan çıktığına dikkati çekti.Yarı iletkenlerin bu yüzyılın &#34;teknolojik savaşı&#34; olduğunu dile getiren Demir, &#34;İleride hangi ülkelerin teknolojik olarak ileride olacağı, hangilerinin geride olacağı ve bağımlı kalacağı yarı iletken teknolojileriyle belli olacak. Şu an sizin de duyduğunuz &#39;çip savaşı&#39; tamamen yarı iletken teknolojisine dayanıyor. Dolayısıyla yarı iletken teknolojiniz güçlü değilse bağımlılık kaçınılmaz.&#34; dedi.- Yüksek katma değerli ürün üretiliyorDemir, laboratuvarlarından çıkmış bir yarı iletken malzemenin, şu an Türkiye&#39;de televizyon üretiminin içinde renk dönüştürücü olarak kullanıldığını bildirdi.Bunun ticarileşmiş bir başarı hikayesi olduğunu vurgulayan Demir, şunları kaydetti:&#34;Normalde bu malzemeyi yurt dışından almanız gerekirken biz, teknolojik hazırlık seviyesi yüksek olan bir sistemi endüstriyel seviyede ülkemize kazandırmış oluyoruz. Şu an bu ürün, Türkiye&#39;de bir televizyon üreticisi tarafından kullanılıyor. Bu renk dönüştürücünün performansı uluslararası yarışır seviyede. Bu bahsettiğim spesifik yarı iletken malzeme nanokristal renk dönüştürücülerin dünyadaki toplam market değeri 5 milyar doların üzerinde. Kazandırdığı katma değer ise aslında sistem seviyesinde televizyonun üst segment bir televizyon olmasını sağlıyor. Normalde televizyonlarda bu tür renk dönüştürücüler kullanılmıyor. Standart kullanılanların performansı daha düşük. İçerisinde bu yarı iletken nanokristal renk dönüştürücüleri kullandığınız zaman performansındaki artıştan dolayı televizyonun değeri artıyor. Şu an Türk televizyon üreticisi tam da bunu yapıyor, yurt dışına satıyor. O yüzden ülkemiz için katma değeri yüksek.&#34;- Türkiye pazarı dinamikZEISS Araştırma Mikroskopi Çözümleri Ülke Direktörü Umut Küçükbayrak da şirketin bu alanda küresel bir oyuncu olduğunu vurgulayarak, &#34;Türkiye&#39;de yarı iletken alanında gelişen dinamik bir ortam var.&#34; değerlendirmesinde bulundu.Hem endüstriye hem akademisyenlere çok yakın çalışan bir firma olduklarını vurgulayan Küçükbayrak, şu bilgileri paylaştı:&#34;Gerçekleştirdiğimiz programla, insanları bir araya getirip birbirlerini güncelleyebilecekleri bir ortam yaratmaya çalıştık. ZEISS, kuruluşu itibarıyla 180 yıllık bir firma ve ilk kurulduğu günden beri etrafındaki akademisyenlerle çok yakın çalışan bir endüstriyel kuruluş. Türkiye&#39;de ise, 13 senedir, dünyanın farklı yerlerinde üretilen ve geliştirdiğimiz bilgiyi ve teknolojiyi Türkiye&#39;deki müşterilerimize sunmak için çalışıyoruz. Temel amacımız, teknolojimizi Türkiye pazarına sunarak, bunların satış sonrası desteklerini de sağlayarak uzun süreli müşteri memnuniyeti kazanmak.&#34;- Türkiye&#39;nin önemli potansiyeli varUNAM Baş Araştırmacısı Doç. Dr. Serkan Kasırga da yarı iletkenlerin günlük hayatın önemli bir parçasını oluşturduğuna, bunun kullanıldığı cep telefonları, akıllı saatler, yüzükler ve gözlüklerin çok yaygın hale geldiğine işaret etti.Dünya çapında belli başlı kritik alanlarda bu teknolojinin kullanılması yönünde çalışmalar gerçekleştirildiğini aktaran Kasırga, şu ifadeleri kullandı:&#34;Bütün teknolojik gelişmelerin temelinde yarı iletkenlere ne kadar hakim olunduğu ve yarı iletken teknolojisine ne kadar sahip olunduğu yatıyor. Bu yüzden biz de, UNAM olarak, stratejik olduğu için araştırmalarımızı yoğunlaştırdık. Biz de bu etkinlikle bunu ön plana çıkarmaya, bu stratejik araştırmaları ve partnerleri bir araya getirip nasıl yeni niş alanlar bulabiliriz, nasıl yeni yarı iletken teknolojileri uygulamaları keşfedebiliriz, bunların üzerine yoğunlaşmak üzere bu etkinliği yaptık. Yüksek güç elektroniğinde yarı iletken teknolojileri çok önemli ve Türkiye&#39;nin burada da ciddi bir potansiyeli var.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 18 Apr 2026 13:08:50 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Savaşın çözüme kavuşturulmasına büyük ilgi duyuyoruz."]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/savasin-cozume-kavusturulmasina-buyuk-ilgi-duyuyoruz--3876/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/savasin-cozume-kavusturulmasina-buyuk-ilgi-duyuyoruz--3876/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_437743-879895-25B3E3-2CB0EF-2E1000-46D98E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Weber, Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2026&#39;ya katılmak üzere geldiği Antalya&#39;da AA muhabirinin sorularını yanıtladı.Afrika Boynuzu&#39;ndaki güvenlik durumuna ilişkin Weber, &#34;Maalesef istikrarsızlık görüyoruz. Kontrol ve istikrar görmüyoruz.&#34; ifadesini kullandı.Weber,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_437743-879895-25B3E3-2CB0EF-2E1000-46D98E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Weber, Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2026&#39;ya katılmak üzere geldiği Antalya&#39;da AA muhabirinin sorularını yanıtladı.Afrika Boynuzu&#39;ndaki güvenlik durumuna ilişkin Weber, &#34;Maalesef istikrarsızlık görüyoruz. Kontrol ve istikrar görmüyoruz.&#34; ifadesini kullandı.Weber, ABD ve İsrail&#39;in İran&#39;a saldırılarıyla başlayan savaş ve Gazze&#39;ye saldırılar gibi dünyadaki diğer çatışmaların da Afrika Boynuzu&#39;na yansımaları olduğunu belirterek &#34;Tabii ki geçiş olarak Kızıldeniz, her şey için çok önemli. Ancak bölgedeki ülkeler, bunun yönünü değiştirmek için güçlü şekilde bir araya gelmiyor. (Ülkeler) kendi bölgesel krizleriyle mücadele ediyor. Bence bu, Afrika dünyasında gerçekten endişe verici bir durum.&#34; değerlendirmesinde bulundu.AB&#39;nin Afrika Boynuzu&#39;na yaklaşımına ilişkin Weber, Berlin&#39;de iki gün önce bir konferans düzenlendiğini ve Sudan&#39;a 1,5 milyar avro insani yardım taahhüdü aldıklarını dile getirdi. Bu konuda çok taraflı görüşmeler yaptıklarını aktaran Weber, siyasi açıdan da Quad ülkeleriyle görüştüklerini söyledi.Weber, Somali&#39;de Türkiye ve diğer ortaklarıyla yakından çalıştıklarını dile getirerek AB&#39;nin Afrika Boynuzu&#39;nda kapsamlı yaklaşımında aktif olduğunu belirtti.- &#34;Deniz güvenliği, yalnızca denizi ilgilendiren bir mesele değil&#34;Weber, Kızıldeniz&#39;deki duruma ilişkin, &#34;(Bölgede) tehdit, ekonomik tehditler ve ekonomik kayıplar anlamına geliyor ve bu yalnızca Kızıldeniz&#39;deki ülkeler için geçerli değil.&#34; diye konuştu.AB&#39;nin, Afrika kıtasının etrafını dolaşacak şekilde ticari gemileri göndermek zorunda kaldığını ve bunun yüksek maliyetli olduğunu kaydeden Weber, &#34;Şimdi yakıtlardaki artışla dört katı değil daha fazla (maliyetli) hale geldiğini düşünebilirsiniz.&#34; değerlendirmesini yaptı.Weber, Kızıldeniz çevresindeki ülkelerle karada istikrarın sağlanması için yakından çalıştıklarına dikkati çekerek &#34;Deniz güvenliği yalnızca denizi ilgilendiren bir mesele değil, aynı zamanda karayı nasıl istikrara kavuşturduğunuzla ilgili bir mesele.&#34; ifadesini kullandı.Hürmüz Boğazı&#39;ndaki durumun Avrupa&#39;ya etkilerinin &#34;devasa&#34; olacağını, AB&#39;ye üye ülkelerde mevcut yakıt fiyatlarına bakıldığında bunun ciddi bir krize işaret ettiğini vurgulayan Weber, &#34;Bu nedenle bu çatışmanın çözüme kavuşturulmasına büyük ilgi duyuyoruz.&#34; diye konuştu.- &#34;Herkes ticaretten faydalanırsa savaşa girme riskinin azalacağına inanıyoruz&#34;Weber, Sudan ve Somalili yetkililerle görüştüklerini, bu ülkelerin ciddi insani yardıma ihtiyacı olduğunu belirterek AB&#39;nin Afrika Birliği&#39;nin karada güvenlik misyonunu desteklediğini, bu yönde 2,6 milyar avro yatırım yaptıklarını dile getirdi.Türkiye&#39;nin Somali ile ikili ilişkilerde çalışmaları olduğunu ve bu ülkedeki amaçlarının, Türkiye&#39;nin amaçlarıyla benzediğini aktaran Weber, birçok alanda Türkiye ile işbirliğini güçlendirebileceklerinin altını çizdi.Weber, Sudan, Somali ve Etiyopya gibi ülkelerde gerilimin azalması için arabuluculuk çalışmalarına ilişkin soruya Afrika Birliği, Arap Ligi, Birleşmiş Milletler gibi kuruluşlarla çalışmalar yürüttükleri yanıtını verdi.&#34;Hatırlayacağınız üzere, Türkiye 2 yıl önce Etiyopya ve Somali arasındaki krizde önemli rol oynadı. Türkiye ile yakın işbirliği içindeydik.&#34; diyen Weber, kapalı kapılar ardında mekik diplomasisi yaptıklarını aktardı.Weber, &#34;Afrika Boynuzu girişimine katılımımız, temelde daha güçlü bir bölgesel ekonomik entegrasyon oluşturmayı amaçlayan bir girişim. Çünkü güçlü bir ekonomik entegrasyon sayesinde herkes ticaretten faydalanırsa savaşa girme riskinin azalacağına inanıyoruz.&#34; değerlendirmesinde bulundu.- &#34;ADF, ülkeler ve taraflar arasında diyalog açısından önemli&#34;Weber, ADF&#39;nin ülkeler ve taraflar arasında diyalog ile işbirliği açısından son derece önemli olduğunu belirterek, &#34;Her yerde krizlerin yükseldiği böyle zamanlarda bunun gibi forumlar, insanları tek noktada bir araya getirdiği için önemli. Bir yandan krizin bağlantısallığına sahip olup, diğer yandan çözümün temelini oluşturan bağlantıları kurabilirsiniz.&#34; dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın ADF&#39;nin açılış konuşmasında, Sudan ve Somali&#39;den bahsetmesinden memnuniyet duyduğunu vurgulayan Weber, &#34;Bu da ayrıca hepimizin (bu konuda) endişe duyduğunu ve çalıştığını gösteriyor.&#34; diye konuştu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 18 Apr 2026 13:02:50 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[TÜDİP'in nisan buluşmasında Suna Dumankaya rüzgârı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tudipin-nisan-bulusmasinda-suna-dumankaya-ruzgari-8945/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tudipin-nisan-bulusmasinda-suna-dumankaya-ruzgari-8945/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3CEAF0-BE2570-9DD741-2827CC-734AFB-6B1267.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sağlık ve güzellik alanında geliştirdiği özel reçetelerle tanınan Suna Dumankaya, etkinlikte cemiyet hayatının önde gelen isimleriyle bir araya gelerek bilgi ve deneyimlerini paylaştı. Program kapsamında ayrıca, Dumankaya'nın son eseri olan "Suna" adlı kitabı için imza günü düzenlendi.Etkinlik,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3CEAF0-BE2570-9DD741-2827CC-734AFB-6B1267.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sağlık ve güzellik alanında geliştirdiği özel reçetelerle tanınan Suna Dumankaya, etkinlikte cemiyet hayatının önde gelen isimleriyle bir araya gelerek bilgi ve deneyimlerini paylaştı. Program kapsamında ayrıca, Dumankaya'nın son eseri olan "Suna" adlı kitabı için imza günü düzenlendi.Etkinlik, katılımcıların merak ettiği soruların yanıtlandığı samimi bir sohbet ortamında devam etti. Program çerçevesinde Parlementer Restoran'da öğle yemeği daveti gerçekleştirildi. TÜDİP Yönetim Kurulu Başkanı Gülnur Kamaşak, yaptığı açıklamada, "Çok sevdiğim ve saygı duyduğum Suna Hanım'ı ağırlamak bizim için büyük bir onur," ifadelerini kullandı.Etkinliğe, milletvekilleri Gülay Dalyan ve Canan Kalsın'ın yanı sıra TÜDİP yönetim kurulu üyeleri, Basın Yayın ve İletişim'den sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Aslı Sarar Aydın, Kadriye Yüksel, Şenay Kocaoğlu, Hülya Kaan ve Şule Pektaş'da katıldı. Ayrıca Neval Güler, Burcu Kösem, Sülün Pamuk, Naz Kamaşak, Zerrin Ellialtıoğlu, Nilgün Diptaş, Sevil Develi, Fulya Hafız, Mustafa Rahime Akdoğan, Nazlı Kocaoğlu ve Tunus'tan gelen iş insanı Nergis Perviz'in katılımıyla etkinlik, geniş bir davetli kitlesinin yer aldığı özel bir buluşmaya dönüştü.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 17 Apr 2026 16:13:11 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Antalya Diplomasi Forumu başladı: Liderlerin gündemi Ortadoğu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/antalya-diplomasi-forumu-basladi-liderlerin-gundemi-ortadogu-4033/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/antalya-diplomasi-forumu-basladi-liderlerin-gundemi-ortadogu-4033/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_050B2B-9883B6-1BDD8E-FBB0AF-13859A-A60B21.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bu sene beşincisi düzenlenen etkinliğe 150&#39;den fazla ülkeden 20&#39;yi aşkın devlet ve hükümet başkanı ve 40&#39;tan fazla dışişleri bakanı katılıyor.Dikkat çeken liderler arasında Pakistan Dışişleri Bakanı Şahbaz Şerif, Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara ve Rusya Dışişleri&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_050B2B-9883B6-1BDD8E-FBB0AF-13859A-A60B21.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bu sene beşincisi düzenlenen etkinliğe 150&#39;den fazla ülkeden 20&#39;yi aşkın devlet ve hükümet başkanı ve 40&#39;tan fazla dışişleri bakanı katılıyor.Dikkat çeken liderler arasında Pakistan Dışişleri Bakanı Şahbaz Şerif, Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara ve Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov gibi isimler var.Bu yıl &#34;Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Baş Etmek&#34; temasıyla toplanan forumda liderlerin Ortadoğu&#39;daki savaş, Hürmüz Boğazı&#39;ndan geçişler ve İran limanlarına yönelik abluka gibi konuları da ele alması bekleniyor.Türkiye, Mısır, Suudi Arabistan ve Pakistan dışişleri bakanlarının ayrıca forum marjında biraraya gelmesi planlanıyor.Antalya Diplomasi Forumu 17-19 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek.Açılış konuşmasını bugün 14.30&#39;da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yapacak.İran gündemiAntalya&#39;daki forumun en önemli gündem maddelerinden biri ABD ve İsrail&#39;in 28 Şubat&#39;ta İran&#39;a yönelik saldırıları ile başlayan savaş olacak.ABD ve İran&#39;dan heyetler, 8 Nisan&#39;da ateşkes ilan ettikten sonra Pakistan&#39;ın başkenti İslamabad&#39;da masaya oturmuş, ancak müzakerelerden sonuç alınamamıştı.Bu süreçte İsrail, Lübnan&#39;a karşı saldırılarını yürüttü. ABD daha sonra İsrail ve Lübnan arasında 16 Nisan&#39;da başlayacak ve 10 gün sürecek bir ateşkes ilan edildiğini duyurdu.Bu süreçte Pakistan, arabuluculuk çalışmalarını sürdürerek tarafları bir kez daha İslamabad&#39;da biraraya getirmek istediğini ilan etti.Pakistan Dışişleri Bakanı Şahbaz Şerif, Antalya Diplomasi Forumu&#39;ndan bir gün önce Antalya&#39;da Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile bir araya geldi.Şerif&#39;in Antalya&#39;da Cumhurbaşkanı Erdoğan ile de görüşmesi bekleniyor.Beyaz Saray da &#34;büyük olasılıkla&#34; İran ile İslamabad&#39;da yeni müzakereler yürütüleceği mesajını verdi.Fransız haber ajansı AFP&#39;ye konuşan bir Türk Savunma Bakanlığı kaynağı, &#34;mevcut geçici ateşkesin kalıcı olması için elimizden gelen tüm desteği sağlamayı sürdüreceğiz&#34; dedi.İsmini vermeden AFP&#39;ye konuşan kaynak ayrıca &#34;Giderek artan etkileri yalnızca bölgesel değil küresel olarak da hissedilen bu savaşın bir an önce bitmesini ve tarafların devam eden müzakere sürecinde yapıcı davranmasını umuyoruz&#34; ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 17 Apr 2026 10:36:48 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Özelleştirme İdaresi Başkanlığı 10 uzman yardımcısı alınacak]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ozellestirme-idaresi-baskanligi-10-uzman-yardimcisi-alinacak-2891/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ozellestirme-idaresi-baskanligi-10-uzman-yardimcisi-alinacak-2891/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D9A39A-1AE3CF-D00F6B-B85C7D-729508-8FAF3A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Resmi Gazete&#39;de yayımlanan ilana göre sınava, giriş sınavının yapıldığı yılın ocak ayının birinci günü itibarıyla 35 yaşını doldurmamış olanlar, e-Devlet üzerinden erişim sağlanan &#34;https://kariyerkapisi.gov.tr/isealim&#34; adresinden 1-10 Haziran tarihlerinde başvurabilecek.Sözlü&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D9A39A-1AE3CF-D00F6B-B85C7D-729508-8FAF3A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Resmi Gazete&#39;de yayımlanan ilana göre sınava, giriş sınavının yapıldığı yılın ocak ayının birinci günü itibarıyla 35 yaşını doldurmamış olanlar, e-Devlet üzerinden erişim sağlanan &#34;https://kariyerkapisi.gov.tr/isealim&#34; adresinden 1-10 Haziran tarihlerinde başvurabilecek.Sözlü sınava girmeye hak kazanan adayların isimleri ile sınavın yapılacağı yer, gün ve saat, sözlü sınav tarihinden en az 15 gün önce Özelleştirme İdaresi Başkanlığının &#34;https://www.oib.gov.tr&#34; internet adresinde ilan edilecek.Adaylar, sonuç bilgilerini Kariyer Kapısı Platformu üzerinden görüntüleyebilecek, adaylara ilave bir bildirimde bulunulmayacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 17 Apr 2026 09:32:52 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Tedarikte alternatif ülke avantajı var]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tedarikte-alternatif-ulke-avantaji-var-4019/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tedarikte-alternatif-ulke-avantaji-var-4019/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2E7880-9DE95C-27EBC4-FE021D-4371AA-36D91B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Koza Halı Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Cingisiz, makine halısında küresel ölçekte büyüyen pazar içinde Türkiye'nin ve Gaziantep'in kritik bir üretim üssü olduğunu belirterek, şirketin üretim ve ihracat performansına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.Yıllık yaklaşık&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2E7880-9DE95C-27EBC4-FE021D-4371AA-36D91B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Koza Halı Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Cingisiz, makine halısında küresel ölçekte büyüyen pazar içinde Türkiye'nin ve Gaziantep'in kritik bir üretim üssü olduğunu belirterek, şirketin üretim ve ihracat performansına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.Yıllık yaklaşık 10 milyon metrekare üretim kapasitesine sahip olduklarını ifade eden Cingisiz, 700'ün üzerinde çalışanla faaliyet gösterdiklerini söyledi. Dünya halı pazarının 80-90 milyar dolar büyüklüğe ulaştığını kaydeden Cingisiz, "Bu pazarda Türkiye önemli bir oyuncu. Gaziantep ise makine halısında dünyanın merkezi konumunda" dedi.Koza Halı'nın üretiminin yaklaşık yüzde 55'ini ihraç ettiğini vurgulayan Cingisiz, ihracatın yüzde 60-65'lik bölümünün ABD'ye yapıldığını dile getirdi. Outdoor halı segmentinde güçlü bir üretim altyapısına sahip olduklarını belirten Cingisiz, bu ürünlerin özellikle dış mekân kullanımı için geliştirilmiş dayanıklı yapısıyla öne çıktığını ifade etti.Son iki yılda outdoor halılara yönelik talebin Türkiye'de de arttığını kaydeden Cingisiz, "Yurt dışında bahçe ve dış mekân kullanımı yaygın. Türkiye'de ise daha çok mutfak ve koridor gibi alanlarda tercih ediliyor" diye konuştu.İhracatı 25 milyon dolarŞirketin yıllık ihracat gelirinin yaklaşık 25 milyon dolar seviyesinde olduğunu belirten Cingisiz, mevcut kapasiteyle üretime devam ettiklerini ve hem iç hem dış pazarda paylarını koruduklarını söyledi. Küresel ekonomideki belirsizliklere rağmen siparişlerde henüz bir daralma yaşanmadığını ifade eden Cingisiz, planlı üretim modeli sayesinde kısa vadeli dalgalanmaların sınırlı hissedildiğini vurguladı.Tasarım ve AR-GE yatırımlarının sektör için belirleyici hale geldiğine dikkat çeken Cingisiz, halının artık sadece bir ihtiyaç ürünü değil, dekorasyonun önemli bir unsuru haline geldiğini belirtti. Tüketici alışkanlıklarındaki değişimle birlikte halı yenileme süresinin 4-5 yıla kadar düştüğünü ifade etti.Enerjide sürdürülebilirlik avantajıEnerji tarafında sürdürülebilirlik adımlarına da değinen Cingisiz, üretimde kullanılan enerjinin büyük bölümünü fabrika çatılarına kurulu güneş panellerinden karşıladıklarını söyledi. Geri dönüştürülmüş ürünlerin toplam üretim içindeki payının ise yüzde 7-8 seviyesinde olduğunu belirtti.Tedarik zincirinde yaşanan küresel aksaklıklara karşı alternatif kaynaklara yöneldiklerini ifade eden Cingisiz, Mısır ve Rusya gibi ülkelerin devreye alınmasıyla hammadde tarafında önemli bir sorun yaşanmadığını sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 17 Apr 2026 02:31:11 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Çeteler çocukları oyun odalarında avlıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ceteler-cocuklari-oyun-odalarinda-avliyor-8479/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ceteler-cocuklari-oyun-odalarinda-avliyor-8479/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AA7C46-F751EA-00C143-420DF1-70024D-12FECE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mustafa DENİZOkullarda artan şiddet vakalarının arkasında yalnızca bireysel sorunlar değil, giderek büyüyen dijital bir tehdit ağı bulunuyor. Uzmanlara göre sosyal medya, online oyun platformları ve kapalı sohbet grupları, çocukları hedef alan yeni nesil çete yapılanmalarının ana&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AA7C46-F751EA-00C143-420DF1-70024D-12FECE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mustafa DENİZOkullarda artan şiddet vakalarının arkasında yalnızca bireysel sorunlar değil, giderek büyüyen dijital bir tehdit ağı bulunuyor. Uzmanlara göre sosyal medya, online oyun platformları ve kapalı sohbet grupları, çocukları hedef alan yeni nesil çete yapılanmalarının ana zemini haline geldi.Araştırmalar, özellikle çok oyunculu online oyunlar ve bu oyunlara bağlı sohbet kanallarının, çocuklar için sadece eğlence alanı olmaktan çıktığını ortaya koyuyor. Bu platformlar üzerinden kurulan ilişkiler, zamanla kontrolsüz iletişim ağlarına dönüşerek çocukları riskli grupların içine çekebiliyor. Uzmanlar, bu alanların "yeni nesil suç mahalli" haline geldiği uyarısında bulunuyor.Canlı yayın özellikleri varUluslararası çalışmalara göre, aşırılık yanlısı ve suç örgütleri gençlere ulaşmak için artık doğrudan sosyal medya yerine oyun platformlarını tercih ediyor. Bu platformlardaki sohbet ve canlı yayın özellikleri üzerinden çocuklarla temas kuruluyor, güven ilişkisi oluşturuluyor ve ardından daha kapalı dijital ortamlara yönlendirme yapılıyor.&nbsp;Benzer şekilde, sosyal medya algoritmalarının çocukları daha yoğun ve duygusal içeriklere yönlendirdiği, bu durumun da şiddeti normalleştiren bir etki yarattığı belirtiliyor.&nbsp;Türkiye'de de uzmanlar, şiddet içerikli oyun ve dijital içeriklere maruz kalan çocukların, saldırgan davranışları "normal iletişim biçimi" olarak algılayabildiğine dikkat çekiyor.&nbsp;Yalnız çocuklar hedeftePsikologlara göre süreç genellikle aynı işliyor: Önce yalnızlık ve aidiyet ihtiyacı olan çocuklar hedef alınıyor. Oyun içi ekipler, loncalar veya sohbet grupları üzerinden bağ kuruluyor. Ardından bu çocuklar daha kapalı ve denetimsiz platformlara çekilerek manipülasyona açık hale getiriliyor.Güvenlik birimleri ise bu yapının klasik sokak çetelerinden farklı çalıştığını vurguluyor. Artık çocuklar fiziksel bir mahallede değil, dijital odalarda örgütleniyor. Uzmanlara göre bu durum, "sanal çetecilik" olarak tanımlanan yeni bir suç türünü büyütüyor.En büyük risk farkındalık eksikliğiUzman psikologlar, sorunun yalnızca teknoloji olmadığını, denetimsizlik ve farkındalık eksikliğinin asıl risk olduğunu belirtiyor. Ailelerin çocukların dijital dünyasını takip etmemesi, okullarda psikososyal destek mekanizmalarının zayıf kalması ve platformlardaki denetim eksikliği, sorunun büyümesine zemin hazırlıyor.Uzmanlara göre tablo artık bir uyarı değil, açık bir alarm:Çocuklar okulda değil, ekran başında örgütleniyor. Ve bu örgütlenme, şiddeti sınıflara taşıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 17 Apr 2026 02:28:21 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türk Yatırım Fonu, Dünya Bankası Grubu Hazinesi'nin RAMP ağına katıldı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-yatirim-fonu-dunya-bankasi-grubu-hazinesinin-ramp-agina-katildi-9893/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-yatirim-fonu-dunya-bankasi-grubu-hazinesinin-ramp-agina-katildi-9893/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8CDC93-14E11B-3C44ED-647D76-1DD73C-BF210D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />TYF&#39;den yapılan açıklamaya göre, Türk Yatırım Fonu&#39;nun RAMP ağına üye olmasına ilişkin imza töreni Washington&#39;da düzenlendi.RAMP ağına katılımın, Türk Yatırım Fonu&#39;na en iyi küresel uygulamalara erişim imkanı sunmasının yanı sıra kendi bakış açısını&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8CDC93-14E11B-3C44ED-647D76-1DD73C-BF210D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />TYF&#39;den yapılan açıklamaya göre, Türk Yatırım Fonu&#39;nun RAMP ağına üye olmasına ilişkin imza töreni Washington&#39;da düzenlendi.RAMP ağına katılımın, Türk Yatırım Fonu&#39;na en iyi küresel uygulamalara erişim imkanı sunmasının yanı sıra kendi bakış açısını uluslararası platforma taşıyabileceği çift yönlü ve benzersiz bir etkileşim zemini sağlaması bekleniyor. Bu etkileşimin, gelişen uluslararası hazine standartlarıyla uyumu teşvik etmesi öngörülüyor.Dünya Bankası Grubu Hazinesi ile olan yakın temas, üyelerin çeşitli kritik hazine fonksiyonlarında bilgi paylaşımı, teknik işbirliği ve mukayese üzerine odaklanacak. Bunlar arasında likidite yönetimi, risk yönetimi çerçeveleri, hazine yönetişimi ve operasyonel süreçler ile sistemlerle ilgili uygulamalar yer alacak. İşbirliği sayesinde Türk Yatırım Fonu, RAMP&#39;ın kapsamlı deneyimine, teknik atölyelerine, araçlarına ve küresel uzmanlığına erişim kazanacak.- &#34;Stratejik bir dönüm noktası&#34;Açıklamada konuya ilişkin değerlendirmeleri yer alan Türk Yatırım Fonu Genel Müdürü Ramil Babayev, RAMP ağına katılmanın ve Dünya Bankası Grubu Hazinesi ile ortaklık kurmanın hem bir ayrıcalık hem de stratejik bir dönüm noktası olduğunu belirterek, &#34;Bu, hazine fonksiyonumuzu güçlü bir temel üzerine inşa etmemizi ve bölgesel bakış açımızı küresel bir uygulayıcılar topluluğuna sunmamızı sağlıyor. Bu işbirliği, hazine yönetimi ve risk yönetişiminde önde gelen uygulamalara doğrudan erişim imkanı sunuyor.&#34; ifadelerini kullandı.Dünya Bankası Grubu Başkan Yardımcısı ve Hazine Müdürü Jorge Familiar da Türk Yatırım Fonu&#39;nu RAMP topluluğuna kabul etmekten duydukları memnuniyeti aktararak, &#34;Uluslararası finans kuruluşları RAMP üyeliğinin giderek daha önemli bir parçasını oluşturuyor ve katılımları, küresel ağımızdaki bakış açıları ve en iyi uygulamaların paylaşımını güçlendiriyor. TYF&#39;nin ağa katılması, hem ortaklığın büyümesini hem de ağın kalkınma odaklı yatırımcılar için önemini yansıtıyor.&#34; değerlendirmesinde bulundu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 16 Apr 2026 12:42:22 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Türkiye, makroekonomik temellerini güçlendirme yolunda"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-makroekonomik-temellerini-guclendirme-yolunda-7419/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-makroekonomik-temellerini-guclendirme-yolunda-7419/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_51B57F-7B215C-933229-D08D19-006689-D25825.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dış Ekonomik İlişkiler Kurulundan (DEİK) yapılan açıklamaya göre, DEİK, Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) ve Citi işbirliğinde düzenlenen 18. Türkiye Yatırım Konferansı, ABD&#39;nin New York şehrinde gerçekleştirildi.Citi ev sahipliğindeki konferansa, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_51B57F-7B215C-933229-D08D19-006689-D25825.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dış Ekonomik İlişkiler Kurulundan (DEİK) yapılan açıklamaya göre, DEİK, Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) ve Citi işbirliğinde düzenlenen 18. Türkiye Yatırım Konferansı, ABD&#39;nin New York şehrinde gerçekleştirildi.Citi ev sahipliğindeki konferansa, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, TCMB Başkanı Fatih Karahan, TAİK Başkanı Murat Özyeğin ve Citi Türkiye Genel Müdürü Emre Karter&#39;in yanı sıra 40&#39;tan fazla Amerikan yatırım fon yönetiminin temsilcileri katıldı.IMF Bahar Toplantıları marjında düzenlenen konferansta, Türkiye&#39;nin makroekonomik görünümü ve yatırım vizyonu uluslararası yatırımcılarla kapsamlı şekilde paylaşıldı. Bu çerçevede, Orta Vadeli Program doğrultusunda uygulanan ekonomi politikalarının makroekonomik ve finansal istikrarı güçlendirdiği, enflasyonla mücadelede kararlı bir ilerleme sağlandığı ve öngörülebilirliğin artırıldığı vurgulandı.Toplantıda, küresel belirsizliklerin enerji arzı ve tedarik zincirleri üzerindeki etkileri ele alınırken, Türkiye&#39;nin çeşitlendirilmiş enerji yapısı sayesinde arz güvenliği açısından güçlü bir konumda bulunduğu ifade edildi.Güçlü sanayi altyapısının özellikle savunma ve havacılık gibi yüksek katma değerli sektörlerdeki ilerlemelerle desteklendiği ve bu gelişmelerin diğer sanayi kollarına da olumlu yansıdığı değerlendirilen toplantıda, İstanbul&#39;un çok uluslu şirketler için bölgesel bir merkez olma potansiyeli ve sunduğu stratejik avantajlar yatırımcılarla paylaşıldı.Para politikasındaki kararlı duruş, yurt içi talepte gözlenen dengelenme, Türk lirasındaki reel değerlenme ve enflasyon beklentilerindeki iyileşme çerçevesinde dezenflasyon sürecine ilişkin güncel gelişmeler de toplantının öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.Toplantıda ayrıca, Türkiye&#39;nin yapısal reform ajandası doğrultusunda yatırım ortamını iyileştirmeye yönelik atılan adımlar ve uluslararası yatırımcılar için sunduğu fırsatlar kapsamlı şekilde ele alındı.- &#34;Türkiye, makroekonomik temellerini yeniden güçlendirme yolunda önemli mesafe katetti&#34;Açıklamaya göre TAİK Başkanı Özyeğin, konferansta yaptığı konuşmada, Türkiye&#39;nin son dönemde uygulanan istikrar programı sayesinde son derece zorlu bir ekonomik konjonktürü başarıyla yöneterek makroekonomik temellerini yeniden güçlendirme yolunda önemli bir mesafe katettiğini belirtti.Özyeğin, 2023 yılı ortasında başlatılan programın ilk aşamasında yüksek enflasyon, azalan rezervler ve uluslararası piyasalarda güven kaybı gibi ciddi zorluklarla karşı karşıya kalındığını belirterek, &#34;Bugün geldiğimiz noktada yeniden inşa edilen döviz rezervleri, disiplinli maliye politikaları ve güçlenen politika çerçevesi ile çok daha sağlam bir zemine ulaştı. Bölgemizde yaşanan jeopolitik gelişmelere rağmen Türkiye&#39;nin risklere karşı dayanıklılığı, çeşitlendirilmiş enerji arzı ve etkin politika araçları sayesinde güçlü bir şekilde korunmaktadır. Türkiye, enerji koridoru ve ticaret merkezi olma rolü ile değerlendirildiğinde, önümüzdeki dönemde önemli yatırım ve işbirliği fırsatlarının ortaya çıkacağına inanıyorum.&#34; ifadesini kullandı.Citi Türkiye Genel Müdürü Emre Karter de Türkiye Yatırım Konferansı&#39;nı bu yıl da güçlü bir katılımla New York&#39;ta gerçekleştirmekten memnuniyet duyduklarını belirtti.Karter, &#34;Türkiye&#39;ye yönelik uluslararası yatırımcı ilgisinin devam ettiğini görmek son derece kıymetli. Citi olarak, Türkiye&#39;ye olan yabancı yatırımların artmasına destek vermek en önemli önceliklerimiz arasında yer alıyor. Bu kapsamda, yatırımcılarla Türkiye ekonomisinin sunduğu fırsatları buluşturmaya ve yapıcı diyalog ortamları oluşturmaya devam edeceğiz.&#34; dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 16 Apr 2026 12:35:58 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Tasarım artık rekabetin merkezinde]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tasarim-artik-rekabetin-merkezinde-2910/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tasarim-artik-rekabetin-merkezinde-2910/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_55A26A-4E4BB9-B9EA68-3E45B8-84D54C-E44844.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Koza Halı, yeni koleksiyonlarını tanıttığı lansman etkinliğinde sektörün geleceğine dair güçlü mesajlar verdi. İş ortakları ve basın mensuplarının katılımıyla gerçekleşen organizasyonda, markanın yalnızca ürün değil, aynı zamanda yön veren bir vizyon sunduğu vurgulandı.&nbsp;Lansmanda&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_55A26A-4E4BB9-B9EA68-3E45B8-84D54C-E44844.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Koza Halı, yeni koleksiyonlarını tanıttığı lansman etkinliğinde sektörün geleceğine dair güçlü mesajlar verdi. İş ortakları ve basın mensuplarının katılımıyla gerçekleşen organizasyonda, markanın yalnızca ürün değil, aynı zamanda yön veren bir vizyon sunduğu vurgulandı.&nbsp;Lansmanda konuşan Koza Halı İcra Kurulu Başkanı İbrahim Cingisiz, markanın sektördeki yaklaşımını şu sözlerle ifade etti: "Biz hiçbir zaman sadece halı üretmedik. Biz fikir ürettik. Biz duruş ürettik. Ve en önemlisi cesaret ürettik."&nbsp; Cingisiz, sektördeki rekabet ortamına da dikkat çekerek, gerçek gücün doğru stratejilerden geçtiğini vurguladı.Bayi yapısının markanın en önemli gücü olduğunu belirten İbrahim Cingisiz, bu yaklaşımı şu sözlerle dile getirdi: "Bayi güçlü değilse, marka sadece bir isimdir. Bayi güçlü ise, marka zaten liderdir."&nbsp;Ayrıca etkinlikte söz alan Koza Halı Yönetim Kurulu Başkanı Seddar Cingisiz ise, Koza Halı'nın uzun vadeli vizyonuna dikkat çekerek şunları söyledi: "Koza Halı olarak sadece bugünü değil, yarını da inşa eden bir anlayışla hareket ediyoruz."&nbsp;&nbsp;Zorlu ekonomik koşullara rağmen sürdürülebilir büyüme hedefinden ödün vermeyen Koza Halı, iş ortaklarıyla birlikte hareket eden yapısını güçlendirmeye devam ediyor. Lansmanda paylaşılan stratejiler, markanın yalnızca bugüne değil geleceğe yatırım yaptığını ortaya koydu."Tasarım Güçtür" yaklaşımıyla yeni bir döneme giren Koza Halı, hem koleksiyonları hem de iş modeliyle sektörde kalıcı bir fark yaratmayı hedefliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 16 Apr 2026 09:41:13 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Hukukçu Abdullah Yılmaz toplumsal bilinç oluşturuyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/hukukcu-abdullah-yilmaz-toplumsal-bilinc-olusturuyor-3542/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/hukukcu-abdullah-yilmaz-toplumsal-bilinc-olusturuyor-3542/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9C59DE-9DD46C-465F22-CCA131-FCA27D-29CF46.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Son Posta gazetesindeki köşe yazılarıyla geniş bir okuyucu kitlesine ulaşan Yılmaz, hukuku herkesin anlayabileceği bir dille anlatmayı sürdürüyor.Hukukun karmaşık yapısını sade ve anlaşılır bir üslupla ele alan Yılmaz, kaleme aldığı yazılarda toplumun çoğu zaman göz ardı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9C59DE-9DD46C-465F22-CCA131-FCA27D-29CF46.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Son Posta gazetesindeki köşe yazılarıyla geniş bir okuyucu kitlesine ulaşan Yılmaz, hukuku herkesin anlayabileceği bir dille anlatmayı sürdürüyor.Hukukun karmaşık yapısını sade ve anlaşılır bir üslupla ele alan Yılmaz, kaleme aldığı yazılarda toplumun çoğu zaman göz ardı edilen yönlerine dikkat çekiyor. Sadece bilgi vermekle kalmayan deneyimli hukukçu, aynı zamanda okuyucularını bilinçlenmeye ve toplumsal sorumluluk almaya davet ediyor.Bireysel deneyimlerini güçlü bir toplumsal eleştiriyle harmanlayan Yılmaz, yazılarıyla kalıcı bir farkındalık oluşturmayı başarıyor. Kendine has anlatım tarzı ve etkileyici yorumları sayesinde hukuk alanında adeta bir rehber niteliği taşıyan Yılmaz, okuyucularına yol gösterici bir perspektif sunuyor. Toplumsal bilinç oluşturma hedefiyle çalışmalarını sürdüren Abdullah Yılmaz, hem ekranlarda hem de köşe yazılarında hukuk bilgisini geniş kitlelere ulaştırmaya devam ediyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 16 Apr 2026 08:40:14 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ege Bölgesi Kariyer Fuarı Aydın'da başladı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ege-bolgesi-kariyer-fuari-aydinda-basladi-575/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ege-bolgesi-kariyer-fuari-aydinda-basladi-575/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_00DF34-12C048-19F286-DD73F3-BD3F22-FF0A50.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Lütfihak Alpkan, Tekstil Park&#39;ta düzenlenen fuarın açılışında yaptığı konuşmada, 2012 yılından itibaren aktif istihdam programları gerçekleştirdiklerini belirterek, mesleki eğitim programlarından 1 milyon 300 bin kişinin yararlandığını&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_00DF34-12C048-19F286-DD73F3-BD3F22-FF0A50.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Lütfihak Alpkan, Tekstil Park&#39;ta düzenlenen fuarın açılışında yaptığı konuşmada, 2012 yılından itibaren aktif istihdam programları gerçekleştirdiklerini belirterek, mesleki eğitim programlarından 1 milyon 300 bin kişinin yararlandığını söyledi.İŞKUR aracılığıyla 2002&#39;den 2026&#39;ya kadar 17 milyona yakın kişinin işe yerleştirildiğini aktaran Alpkan, &#34;Bunun 5,5 milyonu genç ve geçen sene sadece 1,5 milyon kişi işe yerleştirilmiş, bunun üçte biri yine gençtir. 2026 yılı açısından baktığımızda genç işsizlik oranı ocak verilerine göre yüzde 15 seviyesindedir. 2025 yılı işsizlikle mücadele açısından Allah&#39;a şükür başarıyla geçti. Son 21 yılın en düşük rakamına ulaştık, yüzde 8,3 olarak gerçekleşti.&#34; dedi.Gençlere önerilerde bulunan Alpkan, şunları kaydetti:&#34;Bazı illerimizde açık iş pozisyonları iş arayan sayısından daha fazla. Yani dolayısıyla çalışma motivasyonu ve iş hayatına katılım ne kadar erken olursa hem sizin iş tecrübesi kazanmanız, kıdem kazanmanız hem de sigorta primlerini ödemeniz ve kendi geleceğinize de katkı yapmanız açısından çok değerli. Yani bir an evvel staj programları, iş gücü uyum programları, meslek kursları vasıtasıyla iş hayatına hazırlanmakta fayda var.&#34;Aydın Valisi Yakup Canbolat da &#34;Gençliğin Üretim Çağı (Güç)&#34; temasıyla gerçekleşen fuarda, gençlerin üretim süreçlerine aktif katılımını teşvik etmenin ve ülkenin kalkınma hedeflerine katkı sağlayacak nitelikli insan kaynağının yetişmesine destek olmanın amaçlandığını söyledi.ADÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Kent ise organizasyonun yalnızca bir fuar değil, gençlerin hayallerini, hedeflerini ve kariyer yolculuklarını şekillendiren çok önemli buluşma platformu olduğunu ifade etti.Müzik dinletisi ve halk oyunları gösterisinin ardından protokol üyeleri stantları gezdi.İki gün sürecek fuarda, firmaların yanı sıra jandarma, sahil güvenlik ve emniyet ekipleri de stant açtı.Programda dev kazanda yapılan yaklaşık 15 bin kişilik tarhana çorbası katılımcılara ikram edildi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 15 Apr 2026 15:51:03 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ev taşıma sektöründen "korsan" firmalara karşı uyarı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ev-tasima-sektorunden-korsan-firmalara-karsi-uyari-7348/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ev-tasima-sektorunden-korsan-firmalara-karsi-uyari-7348/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_05991A-851D8F-B10003-7A22E4-AD3C1D-AEA897.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Erdoğan Bağlar, on dönemde evden eve nakliye sektöründe vatandaşların en sık yaşadığı mağduriyetlerin başında sosyal medya ve internet üzerinden faaliyet gösteren kayıt dışı firmalarla kurumsal firmaların ayırt edilememesinin geldiğini söyledi.Vatandaşların bu tür mağduriyetler&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_05991A-851D8F-B10003-7A22E4-AD3C1D-AEA897.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Erdoğan Bağlar, on dönemde evden eve nakliye sektöründe vatandaşların en sık yaşadığı mağduriyetlerin başında sosyal medya ve internet üzerinden faaliyet gösteren kayıt dışı firmalarla kurumsal firmaların ayırt edilememesinin geldiğini söyledi.Vatandaşların bu tür mağduriyetler yaşamaması için sosyal medya üzerinden yapılan anlaşmalarda dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Bağlar, &#34;15-20 bin lira gibi rakamlar yazıp insanları yanıltarak kendi ağlarına düşürüp mağdur edebiliyorlar. Taşınmadan önce anlaşılan fiyat dışında, taşınma esnasında farklı rakamlar talep edilebiliyor.&#34; şeklinde konuştu.END Başkanı Bağlar, internet ve özellikle sosyal medya platformları üzerinden &#34;korsan&#34; olarak tabir edilen firmalarla iletişime geçildiğine dikkati çekerek, &#34;Bu firmalar vatandaşın evini taşırken eşyalarının yarısını paketliyorlar, ardından aşağı indirdikten sonra müşteriye &#39;biz 20 bin liraya anlaştık ama sizin eşyalarınız fazla&#39; deyip 40-50 bin lira para isteyebiliyorlar.&#34; ifadelerini kullandı.Bağlar, yakın zamanda Maltepe&#39;de yaşanan bir olaya da değinerek, &#34;Hiçbir belgesi olmayan bir firma, müşteriyle 20 bin liraya anlaşıyor. Eşyaları yükledikten sonra 'bu 70 bin lira' diyor. Müşteri derneğimizle iletişime geçti. Biz gerekeni yaptık, bakanlık da cezai işlem uyguladı.&#34; dedi.Vatandaşlara kurumsal firmaları tercih etmeleri çağrısında bulunan Bağlar, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından verilen, ticari amaçla yurt içi ev ve büro eşyası taşımacılığı (evden eve nakliyat) yapacak gerçek ve tüzel kişilerin alması zorunlu olan yetki belgesi olarak bilinen K3 yetki belgesine sahip firmalarla çalışılması gerektiğini söyledi.- &#34;Bir web sitesi açıp onu kurumsal görünüme getirip &#39;biz kurumsalız&#39; diyorlar&#34;Bağlar, sektörde yaşanan sorunların çözümü için denetimlerin artırılması gerektiğini dile getirerek, denetimlerin yetersiz olması durumunda hiçbir vergi ödemeden faaliyet gösteren kaçak firmaların ortaya çıktığını ifade etti.END Başkanı Bağlar, konuşmasını şöyle sürdürdü:&#34;Vatandaşları genellikle sosyal medya ve internet mecralarından yanıltabiliyorlar. Platformlar üzerinden müşteri teklif oluşturuyor ya da müşteriye teklif veriyorlar. Ancak orada bu firmalara atılan yorumların neredeyse hepsi sahte. Müşteriler zaman zaman bu yorumları okuyarak &#39;ya bu çok kaliteli bir firma, biz bu firmaya eşyalarımızı taşıtalım&#39; diyor. Anlaşıyorlar, halbuki öyle bir firma yok ya da herhangi bir K3 belgesi yok. Biz sözleşme ile ya da bir web sitesi açmakla bu iş olmuyor. Bir web sitesi açıp onu kurumsal görünüme getirip &#39;biz kurumsalız&#39; diyorlar ama halbuki bunlar hiçbir belgeleri olmayan firmalar. Kayıt dışı çalışan çok şu anda.&#34;İstanbul&#39;da günlük ortalama 2 bin ila 2 bin 200 arasında ev taşındığını aktaran Bağlar, bu taşımaların bir kısmının kayıt dışı kişiler tarafından gerçekleştirildiğini söyledi.Bağlar, firmanın K3 belgesinin öncelikle kontrol edilmesi gerektiğini vurgulayarak, &#34;Çünkü mesela herhangi bir kaçak firmanın sahibi de bir matbaadan sözleşme basıp gelip o şekilde sözleşme gösterebiliyor. Fiyat politikası da sektörün zaten ortalama olarak belli. Ev taşımada şu an bedeller 15-20 bin lira bandında değil. En düşük olarak 2+1 bir evin taşınması 45-50 bin lira bandında. Yani insanlar sosyal medya üzerinden &#39;korsan&#39; dediğimiz kayıt dışı firmaları bulup 15-20 bin liraya bir rakamla anlaşıyorlar, sonra mağduriyet doğuyor.&#34; dedi.Vatandaşların mağduriyet yaşamaması için eksper talep etmeleri gerektiğini belirten Bağlar, &#34;Kurumsal firmalar olarak müşterimizle sözleşme yapar ve fatura keseriz. Nakliyeci eşyayı yerinde görmeli, karşılıklı sözleşme yapılmalı.&#34; diye konuştu.- &#34;Cezaların artırılmasını istiyoruz&#34;Bağlar, denetimlere ilişkin değerlendirmede bulunarak, &#34;Denetimlerin daha da sıkılaştırılması gerekiyor. Denetim istasyonlarında belge kontrolü yapılmasını talep ediyoruz.&#34; yorumunda bulundu.Mağduriyet yaşayan vatandaşların tüketici haklarına başvurması gerektiğini ifade eden Bağlar, &#34;Derneğimize de ulaşabilirler. Araç plakasını bakanlığa iletiyoruz ve gerekli cezai işlemler uygulanıyor.&#34; dedi.Caydırıcı cezaların yetersiz olduğunu belirten Bağlar, &#34;Cezaların artırılmasını istiyoruz. Derneğimize günlük 100-150 şikayet geliyor. Kayıt dışı firmalarla ilgili çoğu zaman muhatap bulamıyoruz.&#34; şeklinde konuştu.Sektörde kurumsallaşma ve markalaşmanın önemine dikkati çeken Bağlar, &#34;Biz insanların evlerine giren, özel alanlarına dokunan bir sektörüz. Türkiye&#39;de 1530 markalı firmamız var ve bunların büyük çoğunluğu derneğimize üye.&#34; açıklamasını yaptı.Kayıt dışı firmaların ekonomiye de zarar verdiğini vurgulayan Bağlar, &#34;Vergi ödemiyorlar, sigortasız işçi çalıştırıyorlar. Bu durum kurallara uygun çalışan firmaları zor durumda bırakıyor.&#34; ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 15 Apr 2026 11:39:24 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Tüketiciyi aldatan reklamlara yaklaşık 49,9 milyon lira ceza]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tuketiciyi-aldatan-reklamlara-yaklasik-499-milyon-lira-ceza-8541/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tuketiciyi-aldatan-reklamlara-yaklasik-499-milyon-lira-ceza-8541/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_26A49A-CF2963-341D42-9E7D78-7FC7F8-293A1F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ticaret Bakanlığından, kurulun nisan ayı toplantısına ilişkin yazılı açıklama yapıldı.Toplantıda, görüşülen 132 dosyadan 117&#39;sinin mevzuata aykırı bulunduğu belirtilen açıklamada, söz konusu aykırılıklar hakkında 49 milyon 874 bin 780 lira idari para cezası uygulanmasına&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_26A49A-CF2963-341D42-9E7D78-7FC7F8-293A1F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ticaret Bakanlığından, kurulun nisan ayı toplantısına ilişkin yazılı açıklama yapıldı.Toplantıda, görüşülen 132 dosyadan 117&#39;sinin mevzuata aykırı bulunduğu belirtilen açıklamada, söz konusu aykırılıklar hakkında 49 milyon 874 bin 780 lira idari para cezası uygulanmasına karar verildiği bildirildi.Açıklamada, reklamlarda yer alan üstünlük ifadelerinin tüketiciyi aldatıcı ve yanıltıcı şekilde kullanılmasını önlemek amacıyla 1 dosya hakkında da tedbiren durdurma kararı verildiği aktarıldı.- Hileli modem satışlarına yönelik inceleme başlatıldıBakanlığa ulaşan şikayetler doğrultusunda yapılan incelemelerde, kendilerini internet servis sağlayıcılarının çağrı merkezi gibi tanıtan bazı kişi ve firmaların, tüketicilere &#34;modeminiz arızalı&#34; veya &#34;modeminiz yetersiz&#34; şeklinde gerçeğe aykırı beyanlarda bulunarak, yüksek bedellerle modem satışı gerçekleştirdiğinin tespit edildiğine dikkat çekilen açıklamada, şu bilgiler yer aldı:&#34;Yapılan değerlendirmelerde, söz konusu ürünlerin tüketicilere hiç gönderilmediği ya da vaat edilen nitelikleri taşımadığı, ayrıca tüketicilerin bedel iadesi taleplerinin karşılanmadığı yönünde ciddi mağduriyetler oluştuğu anlaşılmıştır. Reklam Kurulu tarafından yürütülen incelemeler sonucunda, bu faaliyetlerin münferit olmadığı, süreklilik arz ettiği ve haksız ticari uygulama niteliği taşıdığı değerlendirilmiş olup, ilgili firmalar hakkında idari para yaptırımı uygulanmasına karar verilmiştir.&#34;- Yasa dışı bahis reklamı yapan hesaplar engellendiToplantıda ele alınan bir diğer önemli konu başlığının ise yasa dışı bahis ve kumar reklamları olduğuna işaret edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:&#34;Yapılan incelemelerde, yasa dışı bahis, kumar reklamı yaptığı ve vatandaşları yasa dışı sitelere yönlendirdiği tespit edilen yüksek takipçili 15 sosyal medya hesabı hakkında erişim engeli kararı alınmıştır. Bakanlık olarak, tüketicilerimizin aldatıcı ve yanıltıcı reklamlar ile haksız ticari uygulamalara karşı korunması amacıyla denetimlerimiz aralıksız, etkin ve kararlı bir şekilde devam edecektir.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 15 Apr 2026 09:31:45 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türkiye'de her yıl ortalama 35 bin yeni asansör hizmete giriyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyede-her-yil-ortalama-35-bin-yeni-asansor-hizmete-giriyor-8700/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyede-her-yil-ortalama-35-bin-yeni-asansor-hizmete-giriyor-8700/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DD638C-079925-4B35FF-5A05F1-5CEA75-1730EF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Her gün milyonlarca insanın bina içi dikey ulaşımında kullandığı asansörler, artık yalnızca bir ulaşım aracı olmanın ötesine geçerek akıllı, güvenli ve enerji verimli sistemlerle dönüşmüş durumda" diyen Asansör İstanbul Fuar Direktörü Seda Bozkurt, "Dijitalleşme, uzaktan&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DD638C-079925-4B35FF-5A05F1-5CEA75-1730EF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Her gün milyonlarca insanın bina içi dikey ulaşımında kullandığı asansörler, artık yalnızca bir ulaşım aracı olmanın ötesine geçerek akıllı, güvenli ve enerji verimli sistemlerle dönüşmüş durumda" diyen Asansör İstanbul Fuar Direktörü Seda Bozkurt, "Dijitalleşme, uzaktan izleme, bakım optimizasyonu ve ileri güvenlik çözümleri, sektörün rekabet gücünü artıran başlıca unsurlar arasında yer alıyor. Sektördeki bu dönüşümün en önemli vitrini ise 6 – 9 Mayıs 2027 tarihlerinde 20'ncisini gerçekleştireceğimiz Uluslararası Asansör İstanbul olacak" dedi. Yurt içi ve yurt dışından sektör firmalarının katılımcı olarak yer alacağı fuarda, asansör endüstrisinin en yeni teknolojileri, yenilikçi ürünleri ve çözümleri bir arada sergilenecek.&nbsp;Dünyanın Asansörcüsü Fuarda BuluşuyorSon buluşmada, 24 farklı ülkeden 400'ün üzerinde katılımcı ile 93 ülkeden binlerce sektör profesyonelini bir araya getiren Asansör İstanbul, asansör ve yürüyen merdiven endüstrisinin en önemli uluslararası buluşma noktalarından biri olmayı sürdürüyor. 06-09 Mayıs 2027 tarihleri arasında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi'nde 20. kez düzenlenecek olan fuarda yine dünya markaları ve Türkiye'nin lider firmaları katılımcı olarak yerini alacak. Fuarda; konut, ticari bina ve hastane asansörlerinden ev içi ve araç asansörlerine, yük ve servis asansörlerinden engelli çözümlerine kadar dikey ulaşım teknolojileri ile yürüyen merdiven ve yürüyen yol sistemlerine dair en yeni ürün ve çözümler sergilenecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 15 Apr 2026 09:25:37 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sürdürülebilir gelecek için Tuz Gölü'nde  'Umuda Pedal' çevirdiler]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/surdurulebilir-gelecek-icin-tuz-golunde-umuda-pedal-cevirdiler-3659/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/surdurulebilir-gelecek-icin-tuz-golunde-umuda-pedal-cevirdiler-3659/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_643987-9AB68F-289012-43F448-938D22-411D0B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Siemens Healthineers Türkiye, sürdürülebilirlik yaklaşımını toplumsal farkındalık hareketine dönüştüren &#39;Sonsuzluk Sürüşü&#39; etkinliğini 11 Nisan 2026 tarihinde Umuda Pedal Derneği iş birliğiyle Tuz Gölü'nde gerçekleştirdi. Sonsuzluk Sürüşü kapsamında katılımcılar,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_643987-9AB68F-289012-43F448-938D22-411D0B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Siemens Healthineers Türkiye, sürdürülebilirlik yaklaşımını toplumsal farkındalık hareketine dönüştüren &#39;Sonsuzluk Sürüşü&#39; etkinliğini 11 Nisan 2026 tarihinde Umuda Pedal Derneği iş birliğiyle Tuz Gölü'nde gerçekleştirdi. Sonsuzluk Sürüşü kapsamında katılımcılar, Tuz Gölü üzerinde belirlenen yaklaşık 30 kilometrelik özel rotada pedal çevirdi. Kilometre başına bağış modeliyle kurgulanan sürüşte elde edilen katkı Türk Eğitim Gönüllüleri (TEGV) aracılığıyla çocukların eğitimine destek sağlayacak projelere aktarılacak.Başkent Ankara'nın Şereflikoçhisar ilçesinde düzenlenen sürüş ile şirket, Tuz Gölü'nün iklim değişikliği karşısındaki hassasiyetine dikkat çekerken, katılımcılara fiziksel aktivite yoluyla toplumsal fayda üretme imkânı sundu. Yaklaşık 100 katılımcının toplamda üç bin kilometreye ulaşan sürüş mesafesi, Tuz Gölü'nün bin 600 kilometrekarelik yüzey alanı düşünüldüğünde, gölün çevresinde defalarca tur atabilecek bir etkiyi simgeliyor.'İnsanların ve gezegenimizin sağlığı birbirinden ayrı düşünülemez'Siemens Healthineers Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Enis Sonemel etkinlikle ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: "Sağlığı yalnızca sağlık kurumlarında verilen hizmet olarak görmüyoruz. Siemens Healthineers için sürdürülebilirlik, teknolojilerimizi gezegenimize duyarlı şekilde tasarlamak kadar hem insanların sağlığını hem de gezegenimizin sağlığını korumak anlamına geliyor. Tuz Gölü'nde gerçekleştirdiğimiz 'Sonsuzluk Sürüşü', sağlık, çevre ve toplumsal faydayı bir araya getirerek, sürdürülebilirlik yaklaşımımızı somut bir deneyime dönüştürdü. Sektörümüzün yenilikçi çözümleri ile insanların daha sağlıklı yaşam sürmesine katkı sağlarken, çevresel farkındalığı artırmaya devam edeceğiz."Sürüşe hem Umuda Pedal Derneği'ni hem de TEGV'i temsilen katılan Umuda Pedal Derneği Sözcüsü ve TEGV Mütevelli Heyeti Üyesi Doç. Dr. Okan Falay ise yaptığı açıklamada, "Bisiklet, karbon ayak izi olmayan bir ulaşım aracı olarak çevreye katkı sağlıyor. Umuda Pedal olarak biz, bu özelliği toplumsal faydayla birleştirerek pedal çeviriyoruz. Siemens Healthineers ile yollarımızın kesişmesi, aynı amaç doğrultusunda birleşmemizi sağladı ve bu özel sürüşü çocuklarımızın eğitimine destek veren anlamlı bir deneyime dönüştürdük. Çevrilen her pedal hem doğaya hem de geleceğimizin teminatı çocuklarımızın eğitimine katkı demek; bu iş birliği, Umuda Pedal ve TEGV'in ortak değerlerinin sahaya yansımasının güçlü bir örneği" ifadelerini kullandı.Tuz Gölü, değişen dengeyi gözlemleyebildiğimiz bir ekosistem laboratuvarıTuz Gölü'nün sürdürülebilirlik ekseninde taşıdığı önem, akademisyenler Prof. Dr. Muazzez Karakaya ve Prof. Dr. Necati Karakaya tarafından değerlendirildi. Her iki uzman, göldeki değişimlerin ekosistem, iklim ve gelecek için taşıdığı kritik mesajlara dikkat çekti. Prof. Dr. Muazzez Karakaya, göldeki değişimleri gözlemlemenin sadece bugünü anlamakla kalmayıp, geleceğe yönelik önlemler almak için de yol gösterdiğini vurgularken, "Tuz Gölü, değişen iklim ve insan etkilerini doğrudan gözlemleyebildiğimiz bir laboratuvar. Bu veriler, ekosistemimizi korumak ve sürdürülebilirliğini sağlamak için hayati öneme sahip. Tuz Gölü'nün korunması hem bölgesel hem de daha geniş ekosistemlerin geleceği açısından kritik" diye konuştu.Prof. Dr. Necati Karakaya ise gölün hassas yapısına dikkat çekerek, alınması gereken önlemleri şöyle özetledi: "Kapalı havza yapısı nedeniyle Tuz Gölü'nün su dengesi oldukça kırılgan. Göldeki değişimler, biyolojik çeşitlilik ve ekosistem dengesi için kritik bilgiler sağlıyor. Bu nedenle iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak ve bölgenin doğal dengesini korumak için acil adımlar atılmalı."Sağlık, çevre ve eğitim için Tuz Gölü ve 'Sonsuzluk' etkisi'Sonsuzluk Sürüşü', Siemens Healthineers Türkiye'nin sürdürülebilirliği iş yapış biçiminin merkezine alan yaklaşımının bir parçası olarak hayata geçirildi. Etkinlik; sağlıklı yaşam bilincini desteklemeyi, Tuz Gölü ekosistemi üzerinden iklim değişikliği ve kuraklık konularına dikkat çekmeyi ve eğitime katkı sağlamayı amaçladı. Bu yönüyle etkinlik, sürdürülebilirliği somut bir toplumsal etki modeline dönüştürdü. Tuz Gölü, belirli dönemlerde oluşan su yüzeyi ve yansıma etkisi ile 'gökyüzünün yere indiği' izlenimi verir. 'Sonsuzluk Sürüşü' adı da bu görsel etkiden ilham alıyor.&nbsp;Tuz Gölü neden önemli?•	Türkiye'nin Van Gölü'nden sonra ikinci büyük gölü. Kapalı havza yapısı nedeniyle iklim değişikliğine karşı hassas bir ekosistem.&nbsp;•	Son 40 yılda bazı sodalı göllerin yüzey alanlarının yüzde 70'e varan küçülmesi, ekosistem ve bölgesel iklim için kritik göstergeler sunuyor.&nbsp;•	Yaklaşık 30 kuş türü için kritik yaşam alanı oluşturuyor; su kaynakları, tarım ve mikro iklim üzerinde etkili.&nbsp;•	Türkiye'de üretilen tuzun yüzde 60–70'i Tuz Gölü havzasından karşılanıyor; göldeki hidrolojik denge ekonomik ve toplumsal açıdan da önemli.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 14 Apr 2026 02:34:10 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sektör profesyonelleri İstanbul'da buluştu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sektor-profesyonelleri-istanbulda-bulustu-1447/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sektor-profesyonelleri-istanbulda-bulustu-1447/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1000CE-E28405-4CB0FE-689BB6-25110C-55C824.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />&#34;Satın almanın Yeni Çağı&#34; temasıyla düzenlenen etkinlikte, küresel ekonomik belirsizlikler, sürdürülebilirlik, kadın liderliği ve yapay zeka destekli satın alma süreçleri ele alındı.Türkiye&#39;nin önde gelen şirketlerinin satın alma yöneticileri, ekonomistler ve teknoloji&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1000CE-E28405-4CB0FE-689BB6-25110C-55C824.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />&#34;Satın almanın Yeni Çağı&#34; temasıyla düzenlenen etkinlikte, küresel ekonomik belirsizlikler, sürdürülebilirlik, kadın liderliği ve yapay zeka destekli satın alma süreçleri ele alındı.Türkiye&#39;nin önde gelen şirketlerinin satın alma yöneticileri, ekonomistler ve teknoloji liderlerini bir araya getiren zirvenin açılış konuşmasını, TÜSAYDER Yönetim Kurulu Eş Başkanları Mehmet Sarıdoğan ve Sevgi Yılmaz yaptı.Ekonomist Mert Başaran, zirvedeki ekonomi oturumunda, küresel ekonomik görünüm, tasarruf alışkanlıkları ve yatırım davranışları üzerine değerlendirmelerde bulundu.Sevgi Yılmaz&#39;ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen &#34;Ezber Bozan Kadın Liderlerden Sürdürülebilirlik Vizyonu&#34; başlıklı ikinci oturumda, kadın liderlerin kriz dönemlerindeki rolü, sürdürülebilirlik vizyonu ve çeşitliliğin kurumsal performansa katkısı tartışıldı.Mehmet Sarıdoğan&#39;ın moderatörlüğündeki &#34;Agentic Procurement&#34; oturumunda da satın alma süreçlerinin teknolojik dönüşümü, yapay zeka, süreç madenciliği ve veri analitiği uygulamalarının otonom satın alma modellerine sağladığı katkılar değerlendirildi.Satın almanın teknolojik dönüşümüne odaklanan dördüncü oturumda da yapay zeka destekli satın alma modelleri ve süreç madenciliği uygulamaları ele alındı.Zirvenin final bölümünde ise kuşaklar arası satın alma yönetimi ve değer odaklı iş modelleri, değişen iş yapış biçimleri, uzun vadeli tedarik stratejileri ve kurumsal sürdürülebilirliğe katkı sağlayan yaklaşımlar üzerinde duruldu.- &#34;Kadın liderliği satın alma ve tedarik zinciri yönetiminde stratejik bir zorunluluk&#34;TÜSAYDER Yönetim Kurulu Eş Başkanı Sevgi Yılmaz, AA muhabirine, iş dünyasında kadın liderliği ve yönetimde çeşitliliğin önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Yılmaz, mevcut eğilimin sürmesi halinde şirketlerde tam cinsiyet eşitliğine ancak 2051&#39;de ulaşılabileceğini ortaya koyan araştırmaya işaret ederek, &#34;Araştırmaya göre, Türkiye yüzde 41,8&#39;lik oranla 35 ülke arasında altıncı sırada yer alıyor. Yüzde 32,9 olan küresel ortalamanın 8,9 puan, yüzde 34,9 olan Avrupa Birliği ortalamasının da 6,9 puan üzerinde konumlanıyoruz. Kadın liderliği Türkiye&#39;de giderek daha güçlü bir konuma geliyor.&#34; dedi.Kadınların çok yönlü düşünme ve karmaşık süreçleri eş zamanlı yönetme becerilerinin yeni liderlik anlayışını şekillendirdiğini, kadın liderliğinin özellikle satın alma ve tedarik zinciri yönetiminde stratejik bir zorunluluk haline geldiğini vurgulayan Yılmaz, şöyle devam etti:&#34;Çünkü maliyetler çok düştü ve çok yönlü olarak düşünülmesi gereken bir noktaya geldik. Satış fiyatları ve rekabet fiyatları dünyada oldukça kırılgan bir aşamaya ulaştı. Dolayısıyla bu bir zaruret haline geldi. Harvard Business Review tarafından yapılan ve 2020 kriz dönemini kapsayan bir araştırma, kadınların inisiyatif alma, öğrenme çevikliği ve başkalarını motive etme gibi kriz yönetimi için kritik 19 liderlik yetkinliğinin 13&#39;ünde erkek meslektaşlarından daha yüksek puan aldığını ortaya koyuyor.&#34;- &#34;Taktik seviyede iyi bir planlamayla satın alma sürecinin büyük bölümü yapay zekaya aktarılabilir&#34;TÜSAYDER Yönetim Kurulu Eş Başkanı Mehmet Sarıdoğan da satın alma fonksiyonunun geçirdiği dönüşüme dikkati çekerek, geçmişte bu alanın daha çok operasyonel bir rol üstlendiğini ancak yeni dönemde stratejik bir yapıya evrildiğini belirtti.Süreçlerin artık yalnızca teklif toplamayla sınırlı olmadığını vurgulayan Sarıdoğan, &#34;Toplam satın alma maliyetine bakılıyor, yalnızca birim fiyat değil, sonrasındaki tüm maliyetler gözden geçiriliyor. Hatta bu yaklaşım veriye dayalı, mümkün olduğunca teknolojik altyapılarla yürütülen bir yapıya doğru ilerliyor. Bunun sebebi, toplam maliyetin uçtan uca değerlendirilmesi ve kırılgan tedarik zincirlerine hızlı reaksiyon gösterme gerekliliği.&#34; diye konuştu.Sarıdoğan, söz konusu süreçlerde yapay zeka entegrasyonunun önemli bir rol oynadığını dile getirerek, &#34;Mevcut veriler, 2028&#39;e kadar operasyonel seviyedeki işlerin en az yüzde 15&#39;inin tamamen yapay zeka tarafından yürütüleceğini gösteriyor.&#34; dedi.Stratejik seviyede, insan kararlarının kritik olduğu noktalar dışında kalan süreçlerin de yapay zeka tarafından yönetilebileceğini anlatan Sarıdoğan, şunları kaydetti:&#34;Yapay zeka ajanları özellikle operasyonel seviyedeki işleri devraldığı için işçilik maliyetlerinde düşüş yaşanacak. Yapay zekayı kullanan firmaların verimliliklerinde minimum yüzde 20, karlılıklarında ise yüzde 4 ila 10 arasında iyileşme görüleceği öngörülüyor. Bu fark en net şekilde gelir tablolarında görülebilir. Dijital dönüşüm artık bir zorunluluk haline geldi. Bu sadece bir yazılım ya da yapay zeka entegrasyonu değil, aynı zamanda bir kültür ve iş yapışı değişimi. Şirketlerin iş yapış biçimlerini yeni teknolojiye entegre şekilde dönüştürmesi gerekiyor. Bu yatırımı erken yapan firmalar rekabette öne geçecek, gecikenler ise rekabet etmekte zorlanacak.&#34;- &#34;Küçük bütçelerle yatırımlarınızda adım adım ilerlediğinizde büyürsünüz&#34;Ekonomist Başaran da enerji maliyetlerindeki yükselişin küresel enflasyonu artırabileceğini, bunun da zincirleme şekilde ekonomik daralma ve resesyon riskini gündeme getirebileceğini ifade ederek, şirketlerin enflasyonist ortamlarda temkinli yaklaşım benimsemeleri gerektiğini söyledi.Şirketlerin belirsizliğin arttığı dönemlerde rekabet gücünü koruyabilmelerinde borçluluk seviyesinin kontrol altında tutulmasının önemini vurgulayan Başaran, belirsizlik dönemlerinde satın alma ve tedarik yönetiminin stratejik öneminin arttığını, firmaların rekabet gücünü korumak için satın alma süreçlerini daha etkin yönetmesi gerektiğini ifade etti.Fiyat odaklı üretim yerine katma değerli, farklılaştırılmış ve yenilikçi ürünlere yönelmenin önemine işaret eden Başaran, markalaşma, inovasyon ve doğru maliyet yönetiminin kriz dönemlerinde şirketlere avantaj sağlayacağını söyledi.Türkiye&#39;de insanların finansal okuryazarlık konusunda yetersiz olduğuna dikkati çeken Başaran, bu konuda farkındalığın artırılması için okullarda finansal okuryazarlık dersi okutulacağını dile getirdi.Başaran, enflasyonist ortamlarda para biriktirmenin en iyi yolunun borçlanmak olduğunun altını çizerek, şöyle devam etti:&#34;Küçük bütçelerle yatırımlarınızda adım adım ilerlediğinizde büyürsünüz. &#39;Yapacağım&#39; diye bekleyen olduğu yerde kalır. Eğitim sistemi yatırım yapma kapasitesini desteklemiyor. Bilgi düzeyiniz arttıkça yatırım refleksi azalıyor. Beklentisi, eğitimi yüksek insan harekete geçemiyor. Enflasyon olan ülkelerde en büyük sorun nakitte durmaktır. Para biriktirilmez önce mal alınır borçlanılır sonra borç ödenir. Bekleyerek değil, adım adım yatırım yaparak hareket edilmeli.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 13 Apr 2026 15:14:03 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Suriyelilerin dönüşü iş gücü piyasasını etkilemedi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/suriyelilerin-donusu-is-gucu-piyasasini-etkilemedi-9687/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/suriyelilerin-donusu-is-gucu-piyasasini-etkilemedi-9687/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8D6212-261E25-2B0585-212B8F-1B8A53-69B007.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bakan Işıkhan, Mardin programının ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.Türkiye&#39;nin iş gücü piyasasının bölgesindeki savaş, çatışma ve krizler karşısında dirençli ve istikrarlı yapıya sahip olduğunu vurgulayan Işıkhan, şöyle konuştu:&#34;Suriye&#39;de&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8D6212-261E25-2B0585-212B8F-1B8A53-69B007.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bakan Işıkhan, Mardin programının ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.Türkiye&#39;nin iş gücü piyasasının bölgesindeki savaş, çatışma ve krizler karşısında dirençli ve istikrarlı yapıya sahip olduğunu vurgulayan Işıkhan, şöyle konuştu:&#34;Suriye&#39;de iç savaşın sona ermesinin ardından Türkiye&#39;de çalışan Suriyelilerin bir bölümünün ülkelerine dönüş süreci başladı. Bunun üzerine Suriyelilerin ülkelerine dönüşünün iş gücü piyasasına etkilerini Bakanlığımız koordinasyonunda etraflıca araştırdık. Araştırma sonucumuza göre, 2025 yılı sonu itibarıyla Suriyeli çalışanların işten ayrılma oranı yüzde 25,6 oldu. Ayrıca, işten ayrılan Suriyelilerin büyük oranda nitelik gerektirmeyen işlerde çalıştığı da tespit edildi. Bu sebeple iş gücü piyasasında belirgin bir açık oluşmadı. Bundan sonraki süreçte ise geri dönüşlerin iş gücü piyasası üzerinde belirgin bir etki yaratmayacağı ve oluşabilecek iş gücü açığının zamanla dengeleneceği öngörülüyor.&#34;- &#34;Türkiye, güvenli liman olarak yeni fırsatlar elde eden bir ülke&#34;Türkiye&#39;nin iş gücü piyasasının küresel ve bölgesel şoklara karşı güçlü, dayanıklı ve hazırlıklı olduğunu vurgulayan Işıkhan, &#34;Elbette biz hiçbir zaman savaşların yaşanmasını istemeyiz. Bölgemizde ve dünyada kalıcı barışın tesis edilmesi en büyük temennimizdir. Ancak mevcut gerçeklik içerisinde Türkiye olarak her senaryoya hazırlıklı olmak durumundayız. Bu doğrultuda yaptığımız analizler, geliştirdiğimiz politikalar ve uyguladığımız programlarla iş gücü piyasamızın dengesini korumaya devam ediyoruz.&#34; diye konuştu.Işıkhan, Türkiye&#39;nin bulunduğu bölgedeki olumsuz gelişmelerin nitelikli insan kaynağının güvenli, üretken ve istikrarlı ülkelere yönelmesine yol açtığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:&#34;Türkiye güçlü ekonomi yapısı, sanayi kapasitesi, girişimcilik ekosistemi ve stratejik konumuyla bu süreçte öne çıkan ülkelerden biri olmuştur. Dolayısıyla, küresel ve bölgesel krizler karşısında Türkiye sadece risklerle karşılaşan değil, aynı zamanda güvenli bir liman olarak nitelikli iş gücü, yatırım ilgisi ve üretim kabiliyeti bakımından yeni fırsatlar elde eden bir ülke konumunda.&#34;- &#34;İşsizlik Sigortası Fonu 708 milyar liraya ulaşmış durumda&#34;İş gücü piyasasına yönelik olumsuzluklara karşı İşsizlik Sigortası Fonu&#39;nun korucuyu işlevine dikkati çeken Işıkhan, fonun temel amacının isteği dışında işini kaybedenlerin gelir kaybını telafi etmek, işsizlik ödeneği gibi pasif iş gücü piyasası politikalarıyla çalışanları desteklemek olduğunu vurguladı.Prim gelirleri, devlet katkısı ve fon varlığının etkin yönetimi sayesinde İşsizlik Sigortası Fonu&#39;nun gelirlerinin her geçen ay arttığını bildiren Işıkhan, şu bilgileri verdi:&#34;Bu kaynağı en verimli şekilde değerlendirerek hem bugünün ihtiyaçlarına cevap veriyor hem de geleceğe güçlü bir rezerv bırakarak iş gücü piyasamızın bir anlamda teminatını sağlıyoruz. İşsizlik Sigortası Fonu yalnızca rakamlardan ibaret bir büyüklük değil, aynı zamanda sosyal devlet anlayışımızın en somut ve en güçlü araçlarından biridir. Bugün geldiğimiz noktada fonumuz yaklaşık 708 milyar lira seviyesine ulaşmış durumda. Yıl sonuna kadar ise bu büyüklüğün 800-850 milyar lira bandına çıkmasını öngörüyoruz.&#34;- &#34;Sosyal diyalog esasıyla çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz&#34;Bakan Işıkhan, iş gücü piyasasında esnek çalışma modellerinin uygulanmasına yönelik çalışmaların hangi aşamada olduğu yönündeki bir soruya, şu yanıtı verdi:&#34;Ekonomi Koordinasyon Kurulu, Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu ve Orta Vadeli Program çerçevesinde, yeni nesil çalışma modellerine yönelik Bakanlığımızca yürütülen çalışmalarda, sosyal tarafların sunduğu değişiklik önerileri de dikkate alınarak, Üçlü Danışma Kurulu ve Çalışma Meclisi gibi sosyal diyaloğu esas alan mekanizmalar aracılığıyla çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu modellerin kayıtlı istihdamı destekleyecek şekilde uygulanması ve çalışanların sosyal güvenlik haklarının korunması bizim için büyük önem taşıyor. Çalışma sürelerinin, iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerinin ve sosyal güvenlik bildirimlerinin açık şekilde düzenlenmesi bu süreçte kritik rol oynuyor.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 13 Apr 2026 13:29:37 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yerli "gümüş pasta" ile güneş panellerinde dışa bağımlılık azalacak]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/yerli-gumus-pasta-ile-gunes-panellerinde-disa-bagimlilik-azalacak-9654/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/yerli-gumus-pasta-ile-gunes-panellerinde-disa-bagimlilik-azalacak-9654/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6145C4-05304B-0C394C-679595-90A421-C8C9CA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İleri malzeme teknolojileri şirketi Nanografi tarafından geliştirilen yerli &#34;gümüş pasta&#34;, güneş paneli üretiminde kullanılan iletken devrelerin oluşturulmasını sağlayan temel malzemeler arasında yer alıyor. Daha önce tamamen ithal edilen ürünün yerli üretimiyle birlikte&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6145C4-05304B-0C394C-679595-90A421-C8C9CA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İleri malzeme teknolojileri şirketi Nanografi tarafından geliştirilen yerli &#34;gümüş pasta&#34;, güneş paneli üretiminde kullanılan iletken devrelerin oluşturulmasını sağlayan temel malzemeler arasında yer alıyor. Daha önce tamamen ithal edilen ürünün yerli üretimiyle birlikte tedarik sürelerinin kısaltılması ve maliyetlerin azaltılması hedefleniyor.Nanografi İnovasyon Uygulama Müdürü Salih Kayılı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, &#34;gümüş pastanın&#34; aslında iletken bir boya olduğunu belirterek, bu malzemenin mikro ölçekte devre üretimini mümkün kıldığını söyledi. Kayılı, ürünün yalnızca güneş panellerinde değil, otomotivden beyaz eşyaya kadar birçok sektörde kullanıldığını dile getirdi.Türkiye&#39;de bugüne kadar &#34;gümüş pasta&#34; ihtiyacının tamamen yurt dışından karşılandığını anlatan Kayılı, bu durumun üretim süreçlerinde ciddi gecikmelere neden olabildiğini ifade etti. Kayılı, &#34;Bitmiş ürün kutusuyla yurt dışından geliyor ve temin süreleri çok uzun. Şu anda bir ürün sipariş ettiğinizde 6 ay sonra teslim alabiliyorsunuz.&#34; dedi.Yerli üretim sayesinde lojistik maliyetlerin azalacağını ve üreticilerin stok yükünün hafifleyeceğini aktaran Kayılı, hızlı teslimat imkanının özellikle büyüyen güneş paneli yatırımları açısından önemli avantaj sağlayacağını vurguladı.&#34;Gümüş pasta&#34; üretiminin tamamen entegre bir tesis altyapısıyla gerçekleştirildiğini ifade eden Kayılı, &#34;Biz uçtan uça bir üretim yapıyoruz. Bunun için entegre bir tesis kurduk. Gümüş pasta üretiminde başlangıç noktamız gümüş cevheri. Granül halde alınan cevher, çeşitli işlemlerden geçirilerek mikro toz haline getiriliyor. Ardından bu mikro seviyedeki gümüşten gümüş pastanın kendisi üretiliyor. Yani ham maddeden nihai ürüne dönüştürüyoruz.&#34; diye konuştu.Bu üretim yaklaşımının Türkiye&#39;de teknoloji kazanımı açısından önemli bir adım olduğuna işaret eden Kayılı, ham maddeden son ürüne kadar tüm süreçlerin yerli imkanlarla yürütülmesinin stratejik değer taşıdığını kaydetti.- Ürün sahada test edildi, teslimatlar başladıGeliştirilen &#34;gümüş pastanın&#34; yalnızca laboratuvar ortamında değil, doğrudan sektörün lider üreticilerinin tesislerinde test edildiğini belirten Kayılı, bu sayede ürünün sahaya hazır şekilde geliştirildiğini söyledi. Kayılı, &#34;Geliştirmeler de doğrudan üretim ortamında yapıldığı için ürün çıkar çıkmaz sahadaki entegre üretime uyumlu halde çıktı.&#34; dedi.Kayılı, ilk üretimlerin şubat ayında tamamlandığını ve güneş paneli üreticilerine teslimatların başladığını, ürünün ticarileşme sürecine girdiğini bildirdi.Gümüş pastanın kullanım alanlarının yalnızca güneş panelleriyle sınırlı olmadığını anlatan Kayılı, şöyle konuştu:&#34;Asıl kullanım alanı güneş paneli gibi gözükmesine rağmen otomotiv, beyaz eşya, elektronik, giyilebilir sensör teknolojisi gibi sektörlerde gümüş pasta kullanılıyor. Kablo yerine iletken bir boya. Yani bir kablo çekmek yerine bu iletken boyayla istediğiniz baskı devreyle ve istediğiniz mikron ölçülerde iletkenlik sağlayabiliyorsunuz. Ağırlıklı olarak güneş panellerinde gündeme geliyor, onlar kilolarca kullanıyorlar. Mikro elektronik devrelerde ise çok küçük gramajlarla kullanılıyor.&#34;- Küresel pazarda rekabet hedefiDünya genelinde &#34;gümüş pasta&#34; üretiminde Çin&#39;in güçlü bir aktör olduğunu vurgulayan Salih Kayılı, artan talep nedeniyle küresel üretim kapasitesinin zaman zaman yetersiz kaldığını ifade etti.Kayılı, &#34;Bugün sipariş verdiğinizde teslimat süresi 6 aya kadar çıkabiliyor. Türkiye&#39;de bu üretimi kurup hizmete sunmak ve buradan uluslararası bir dağıtım ağı oluşturmak bizim için önemli bir gurur kaynağı.&#34; diye konuştuUluslararası pazarlarda rekabet edebilmek için üretim maliyetlerinin dengelenmesinin kritik olduğunu belirten Kayılı, ihracat hedeflerine yönelik çalışmaların sürdüğünü sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 13 Apr 2026 12:11:14 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İki kız kardeş, aroma ve esans sektöründe büyümek istiyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/iki-kiz-kardes-aroma-ve-esans-sektorunde-buyumek-istiyor-1071/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/iki-kiz-kardes-aroma-ve-esans-sektorunde-buyumek-istiyor-1071/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_14FCC4-8F8DD2-BC3BD0-144D62-0034A0-FCD544.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Robert, AA muhabirine, 15 yıl yaşadığı Fransa&#39;dan geçen yıl Alanya&#39;ya gelerek şirketi kurduğunu söyledi.Edindiği bilgi ve tecrübeyi Türkiye&#39;ye taşımayı amaçladığını belirten Robert, bunun için Alanya Alaattin Keykubat Üniversitesi bünyesindeki Alanya Teknoloji Geliştirme&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_14FCC4-8F8DD2-BC3BD0-144D62-0034A0-FCD544.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Robert, AA muhabirine, 15 yıl yaşadığı Fransa&#39;dan geçen yıl Alanya&#39;ya gelerek şirketi kurduğunu söyledi.Edindiği bilgi ve tecrübeyi Türkiye&#39;ye taşımayı amaçladığını belirten Robert, bunun için Alanya Alaattin Keykubat Üniversitesi bünyesindeki Alanya Teknoloji Geliştirme Merkezinde ofis açtıklarını kaydetti.Yaklaşık 6 ay önce de KOSGEB&#39;in İleri Girişimci Destek Programı&#39;na başvurduklarını ve ocak ayında 2 milyon liralık destek almaya hak kazandıklarını belirten Robert, &#34;Türkiye aroma ve esans sektöründe büyük bir potansiyele sahip. Fransa&#39;dan edindiğim bilgi birikimi Türkiye&#39;deki üretim kapasitesiyle birleştirerek kardeşimle sektöre katkı sağlamayı hedefliyoruz.&#34; dedi.Robert, şirket olarak ilk aşamada gıda aromaları üretimine başladıklarını, ikinci etabın ise esans üretimi olacağını dile getirerek, şöyle devam etti:&#34;Amacımız Akdeniz Bölgesi&#39;ni Türkiye&#39;nin kozmetik merkezi haline getirmek. Bunu da hak eden bir bölge. Örneğin Isparta uçucu yağ üretiminde dünyada kendisini kanıtlamış bir yer. Burada bize düşen görev de gül, lavanta, kekik gibi bitkisel ham maddeleri, koku ve aroma teknolojileriyle birleştirmek, katma değeri daha yüksek ürünlere dönüştürmek.&#34;-İlk ihracat Irak, Dubai, Kuveyt ve Rusya&#39;yaEylül itibarıyla ihracata başladıklarını aktaran Robert, bu yılki hedeflerinin 300 bin avro ihracat rakamına ulaşmak olduğunu ifade etti.Hedeflerine ulaşmaları halinde ihracat destek programlarına başvurmayı da planladıklarını anlatan Robert, bu desteklerle üretim projelerini daha teknolojik hale getirmeyi düşündüklerini vurguladı.Robert, Türkiye&#39;nin jeopolitik konumunun büyük bir avantaj sunduğuna dikkati çekerek, özellikle Orta Doğu ve Rusya pazarlarında Türkiye&#39;nin önemli bir konumda olduğunu belirtti.Bu anlamda ilk ihracatı da Irak, Dubai, Kuveyt ve Rusya&#39;ya yaptıklarını kaydeden Robert, &#34;Fransa&#39;ya ihracat yaptığımızda çok önemli bir noktaya geldik diyebiliriz ama önceliğimiz Fransa ile güçlü işbirlikleri kurmak, iki ülkenin bilgi birikimini bir araya getirmek ve çok kültürlü bir şirket yapısı oluşturmak.&#34; ifadelerini kullandı.Robert, girişim sürecinde en büyük destekçisinin kız kardeşi olduğunu, kardeşinin kurumsal pazarlama ve iletişim alanındaki tecrübesinin şirketin gelişiminde önemli rol oynadığını sözlerine ekledi.-&#34;Süreçte hem dikkat çektik hem de güçlü destek gördük&#34;Cennet Melis Uslukılınç ise yaklaşık 20 yıldır farklı şirketlerde pazarlama ve müşteri deneyimi süreçlerini yönettiğini söyledi.Ablasının teklifiyle yeni bir yola çıktığını belirten Uslukılınç, şunları kaydetti:&#34;Ablamın ve benim farklı kurumsal tecrübelerimiz oldu. Bu yolculukta birbirimizi çok iyi tamamladığımızı düşünüyorum. İki kadın girişimci olarak sanayi sektöründe yer almak bizim için iddialı ama aynı zamanda çok anlamlı bir adım oldu. Bu süreçte hem dikkat çektiğimizi hem de güçlü bir destek gördüğümüzü söyleyebilirim. Özellikle devlet teşvikleri ve Alanya'da aldığımız yerel destekler bize doğru bir yolda olduğumuzu gösteriyor. Başaracağımıza gönülden inanan çok sayıda insan var. Bizim için bu girişim sadece bir ticari hedef değil. Aynı zamanda bir gönül hedefi. Türkiye&#39;nin kalkınmasına katkı sağlamak, insanların hayatına dokunabilmek ve istihdam yaratmak bizim için çok kıymetli. Bu bölgenin kalkınmasına ve özellikle gençlerine fırsatlar yaratmayı hedefliyoruz.&#34;Uslukılınç, iki yıl içerisinde toplam cironun yüzde 50&#39;sini ihracattan elde etmeyi hedeflediklerini, bunun kendileri için stratejik bir hedef olduğunu kaydetti.Şu anda ithal ettikleri ham maddeleri Türkiye&#39;deki tesiste farklı içeriklerle geliştirerek, ürünleri satışa hazır hale getirdiklerini anlatan Uslukılınç, orta vadede üretimin yüzde 100&#39;ünü Türkiye&#39;de gerçekleştirmek istediklerini dile getirdi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 13 Apr 2026 12:02:58 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ardahan'da Kadın Girişimciliği Zirvesi  yoğun katılımla gerçekleşti]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ardahanda-kadin-girisimciligi-zirvesi-yogun-katilimla-gerceklesti-8808/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ardahanda-kadin-girisimciligi-zirvesi-yogun-katilimla-gerceklesti-8808/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7130A8-402D53-A5A2F5-375DB4-EA93E8-49D31F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ardahan Sanayi ve Ticaret Odası (ATSO ) Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Demirci 'nin açılış konuşmasını yaptığı panelde, TOBB Ardahan Kadın Girişimciler Kurulu (KGK) Başkanı Gizem Çınar da konuşmacı olarak yer aldı. Panel kapsamında; TOBB Kadın Girişimciler Kurulu (KGK) Başkan&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7130A8-402D53-A5A2F5-375DB4-EA93E8-49D31F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ardahan Sanayi ve Ticaret Odası (ATSO ) Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Demirci 'nin açılış konuşmasını yaptığı panelde, TOBB Ardahan Kadın Girişimciler Kurulu (KGK) Başkanı Gizem Çınar da konuşmacı olarak yer aldı. Panel kapsamında; TOBB Kadın Girişimciler Kurulu (KGK) Başkan Yardımcısı ve Tezmaksan Yönetim Kurulu Üyesi Fatma Aydoğdu, TOBB KGK Başkan Yardımcısı ve TOBB Antalya KGK Başka-nı Serap Kocaoğlu, TOBB Üst Kurul Üyesi ve ALZ Grup Başkan Vekili Mülkiye Ala-göz ile TOBB KGK Üst Kurul Üyesi ve Arabica Coffee Kurucusu Elif Ülger Yalçın ko-nuşmacı olarak katıldı.Ayrıca girişimciler Nesrin Arslangörür ve Kader Çimen ile Rektör Yardımcısı Yeliz Demir de panelde yer alarak deneyimlerini katılımcılarla paylaştı.Kadınların ekonomik hayattaki dönüştürücü rolünün ele alındığı panelde; girişimcilik ekosistemi, kadın emeğinin ekonomiye entegrasyonu ve sürdürülebilir kalkınmada kadın liderliği gibi başlıklar kapsamlı şekilde değerlendirildi.Katılımcılar, etkinliğin yalnızca bir panel olmanın ötesinde; kadın girişimciler arasın-da güçlü bir iletişim ve iş birliği zemini oluşturduğunu ifade etti. Programda ayrıca Ardahan'ın yerel potansiyelinin ulusal ve uluslararası ağlarla buluşturulmasının önemi vurgulandı.Yetkililer, bu tür organizasyonların sürdürülebilir projelerle desteklenmesi gerektiği-ni belirterek, Ardahan'ın kadın girişimciliği alanında örnek şehirlerden biri olma yo-lunda ilerlediğini ifade etti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 12 Apr 2026 19:42:26 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türk mühendisleri finans teknolojilerinde sınırları aştı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-muhendisleri-finans-teknolojilerinde-sinirlari-asti-4938/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-muhendisleri-finans-teknolojilerinde-sinirlari-asti-4938/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F24C08-B9F775-DD3984-221DB2-A71A8D-18BB19.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye, Finans teknolojilerinde yeni bir döneme girdi.&nbsp; 'Yüz Tanıma Sistemleri'nden 'Elektronik Cüzdan'a kadar dünyanın teknoloji devleriyle yarışan Türk mühendisleri, bankacılık teknolojisinin tümünü millileştirme başarısı gösterdi. Sıfırdan banka teknolojilerini kurup&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F24C08-B9F775-DD3984-221DB2-A71A8D-18BB19.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye, Finans teknolojilerinde yeni bir döneme girdi.&nbsp; 'Yüz Tanıma Sistemleri'nden 'Elektronik Cüzdan'a kadar dünyanın teknoloji devleriyle yarışan Türk mühendisleri, bankacılık teknolojisinin tümünü millileştirme başarısı gösterdi. Sıfırdan banka teknolojilerini kurup Avrupa&#39;ya teknoloji ihraç etme başarısı gösteren Türk şirketleri Almanya, İtalya'da teknolojik kurulumunu başarı ile yaptı. Sırada diğer Avrupa ülkeleri var.OYAK'ın girişim sermayesi yatırımları arasında yer alan Innovance, Türkiye'nin finans teknolojilerindeki yükselişine liderlik ediyor. Şirketin Kurucusu ve Genel Müdürü Yusuf Ürey, Türk mühendislerinin geliştirdiği yerli çözümlerle bankacılık teknolojilerinde Avrupa'yı geride bıraktığını söyledi.Yusuf Ürey millî yazılımın önemini belirterek, &#34;Bankacılık teknolojilerinde güçlü bir yetkinliğe sahibiz. Türkiye&#39;de geliştirdiğimiz çözümleri Avrupa başta olmak üzere farklı pazarlara taşıyoruz&#34; dedi.Avrupa'ya İhraç EdiyoruzÜrey, Türkiye&#39;de geliştirdikleri yerli çözümleri Avrupa başta olmak üzere birçok pazara ihraç ettiklerini belirterek, her türlü bankayı sıfırdan hızlı bir şekilde kurabildiklerini söyledi. Yusuf Ürey, Türk mühendislerinin teknoloji alanındaki yetkinliğini ve global ölçekte elde edilen başarılarını değerlendirdi.&#34;Dört farklı banka türünü sıfırdan süratli bir şekilde kurabiliyoruz&#34;Türk mühendislerinin finans teknolojilerindeki yüksek yetkinliğine dikkati çeken Yusuf Ürey, "Klasik banka, dijital banka, yatırım bankası ve katılım bankasını sıfırdan çok hızlı bir şekilde kurabiliyoruz. Bunu sadece Türkiye'de değil, dünyanın birçok ülkesinde hayata geçirebiliyoruz. Bu bizim önemli rekabet avantajlarımızdan biri&#34; dedi.Yusuf Ürey, Innovance olarak "Mobil Bankacılık", "ATM", "Çağrı Merkezi", "Yüz Tanıma Sistemleri", "e-Cüzdan" ve "KYC" çözümleri gibi sektörün tüm ihtiyaçlarını kapsayan ve kendi veri tabanı sistemlerini geliştiren bir yapıya sahip olduklarını aktardı."Tek Sözleşme modeli ile zamandan ve maliyetten tasarruf sağlıyoruz"Büyük ölçekli projelerde yaşanan entegrasyon zorluklarına Türk mühendisleri olarak geliştirdikleri inovatif yaklaşımla çözüm getirdiklerini belirten Yusuf Ürey, sektöre kazandırdıkları "Tek Sözleşme" modelini şu sözlerle anlattı:"Geleneksel sistemde büyük projelerde birçok firmanın ürününü entegre etmek gerekiyor. Sözleşme yönetimi uzun ve meşakkatli oluyor. Bir hata çıktığında firmalar arasında sorumluluk paylaşımı zorlaşabiliyor. Biz bu süreci &#39;Tek Sözleşme&#39; modeliyle sadeleştiriyoruz. Veri tabanı sistemlerinden temel bankacılığa, dijital kanallardan regülasyon süreçlerine kadar tüm sorumluluğu üstleniyoruz. Müşteri tek bir şirketle muhatap oluyor. Bu modelin en büyük avantajı süre kazandırmasıdır. Süre eşittir maliyet. Müşterimizin harcayacağı parayı azaltıyor, kazanacağı parayı artırıyoruz."&#34;Türkiye teknoloji üretiminde güçlü bir konumda&#34;Türkiye&#39;nin yazılım, veri ve güvenlik alanlarında önemli bir gelişim kaydettiğinin altını çizen Yusuf Ürey, Avrupa ile yapılan kıyaslamalarda Türkiye&#39;nin net bir ara farkla önde olduğunu vurguladı.Ürey, &#34;Hizmet ve servis kalitemiz, teknolojimiz ve bilgi birikimimizle güçlü bir konumdayız. Avrupa&#39;da bazı köklü sistemlerin dönüşümü zaman alırken, Türkiye daha çevik yapısıyla yeni teknolojilere daha hızlı adapte olabiliyor. Bu da uluslararası projelerde önemli bir avantaj sağlıyor&#34; dedi.Türk girişimcilerin yurt dışındaki sürdürülebilir başarısının sırrını "adaptasyon" olarak tanımlayan Ürey, "Türk insanına her zaman güvenin. Bizim insanımızın inanılmaz yüksek bir adaptasyon kabiliyeti var. Doğa kanunları gereği gittiğiniz yere alışmazsanız başarısız olursunuz; biz bu esnekliğe ve güce sahibiz" diye konuştu."Teknolojide dışa bağımlılık, bir millî güvenlik sorunu"Millî yazılımın öneminin günümüz dünyasında daha net anlaşıldığını belirten Innovance Kurucusu ve Genel Müdürü Yusuf Ürey, stratejik bağımsızlık konusunda şöyle dedi:&#34;Devletin kritik birimlerine yaptığımız projelerde yabancı ürünlere olan ihtiyacı azaltıyoruz. Datanızın ve tüm güvenliğinizin size ait olması, yerli ve millî olması büyük önem taşıyor. Küresel gelişmeler, teknolojide dışa bağımlılığın risklerini de daha görünür hale getirdi. Bu nedenle kritik sistemlerde kendi teknolojimizi geliştirmek stratejik bir gereklilik.&#34;&#34;Türkiye&#39;nin teknolojisi Avrupa içlerine yayılıyor&#34;Almanya'da OYAK Anker Bank'ın teknoloji dönüşümünü başarıyla tamamladıklarını vurgulayan Yusuf Ürey, burada kazandıkları güçlü Avrupa bankacılık deneyimi sayesinde bugün İtalya, Hollanda ve Almanya&#39;nın farklı bölgelerinde yeni müşteriler kazanarak Türkiye&#39;nin teknoloji ihracatına katkı sağlamayı sürdürdüklerini sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 12 Apr 2026 10:44:14 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[San Martin, Geleceğin Bilim Lideri oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/san-martin-gelecegin-bilim-lideri-oldu-1094/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/san-martin-gelecegin-bilim-lideri-oldu-1094/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9723CD-A37348-345002-8BE819-B8DBE7-E3E477.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Gıda, beslenme ve metabolizma alanlarındaki bilimsel çalışmaların toplum sağlığına katkısını ve uygulanabilirliğini teşvik eden Sabri Ülker Geleceğin Bilim Lideri Ödülü'nün 10'uncu yıl kazananı, Şili Üniversitesi Tıp Fakültesi Beslenme Bölümü'nden Biyokimyager Maria Elsa&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9723CD-A37348-345002-8BE819-B8DBE7-E3E477.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Gıda, beslenme ve metabolizma alanlarındaki bilimsel çalışmaların toplum sağlığına katkısını ve uygulanabilirliğini teşvik eden Sabri Ülker Geleceğin Bilim Lideri Ödülü'nün 10'uncu yıl kazananı, Şili Üniversitesi Tıp Fakültesi Beslenme Bölümü'nden Biyokimyager Maria Elsa Pando San Martin oldu.&nbsp;Bilim dünyasından ulusal ve uluslararası isimlerin katılımıyla İstanbul'da düzenlenen törende San Martin ödülünü Sabri Ülker Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Yahya Ülker'in elinden aldı.San Martin liderliğindeki proje, tarımsal bir yan ürün olan patates kabuklarını kullanarak, özellikle yutma güçlüğü çeken ileri yaştaki bireyler için ağızda hızla dağılan, yüksek emilime sahip yenilikçi bir Vitamin B12 taşıyıcı sistemi (film) geliştirdi. Ağızda hızla dağılan filmler 60 saniyeden kısa bir sürede eriyerek Vitamin B12&#39;nin doğrudan emilimini ve sistemik dolaşıma katılmasını sağlıyor.Murat Ülker: "Bilimsel üretimin önünü açmak bizim için sorumluluk"Murat Ülker, Ülker ailesi olarak, kendini bilime ve insanlığa hizmete adamış isimleri desteklemekten gurur duyduklarını söyledi. Murat Ülker şöyle devam etti:&nbsp;"Kurucumuz Sabri Ülker'in hayatına baktığınızda, aslında çok net bir ilke görürsünüz: İnsana fayda sağlamak&hellip; Onun 'Başarının temelinde önce çalışmak, sonra dürüstlük, sonra da kalite gelir' sözü, bizim iş yapış biçimimizin de temelini oluşturdu. Ben kendi kuşağımdaki en genç bireydim. Yani en küçük çocuk. Aslında bundan memnundum çünkü bu bana yaramazlık imkanı sağlıyordu. Haşarı değildim ama meraklıydım ve denerdim her şeyi. Şimdi ben neredeyse şirketteki en yaşlıyım. Tabii bu demek ki bizim şirketimiz genç bir organizasyon.Şimdi çok şükür 2000 yılında Sabri Bey'in liderliğinde Yıldız Holding'i kurarak başlattığımız kurumsallaşmayla Sabri Ülker Vakfı'nda da Sabri Ülker'in torunları iş başında. Meryem ve Yahya Ülker'e teşekkür eder, başarılar dilerim."Yahya Ülker: "Bilimin etki alanının da küreselleşmesi gerektiğine inanıyoruz"Sabri Ülker Vakfı Başkanı Yahya Ülker de Vakfın kuruluşundan bu yana ortaya koyduğu "insan sağlığına katkı sağlayacak çalışmaları desteklemek" hedefini bir adım ileriye taşıdıklarını belirtti. Yahya Ülker şu değerlendirmelerde bulundu:&nbsp;&nbsp;"İçinde bulunduğumuz çağda, insanlığın karşı karşıya olduğu sorunlar giderek daha karmaşık hale geliyor. Gıda, beslenme, sürdürülebilirlik ve hayat kalitesi&hellip; İşte tam da bu yüzden bilime her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. Biz de Sabri Ülker Vakfı olarak 2009'dan bu yana tek bir soruya odaklanıyoruz: Bilim, insan hayatını nasıl daha iyi bir hale getirir? Çünkü biz şuna inanıyoruz: Bilimin gerçek değeri insan hayatına dokunduğu yerde ortaya çıkar. 10 yıl önce küçük bir adım attık. Bugün o adım dünyanın dört bir yanından bilim insanlarını buluşturan bir yapıya dönüştü. Bu ödül artık sadece bir ödül değil; fikirlerin buluştuğu, iş birliklerinin doğduğu, bilimin birlikte üretildiği bir platform. Artık programımız farklı ülkelerden bilim insanlarını bir araya getiren küresel bir etkileşim alanı.Çünkü biliyoruz ki geleceği kimse tek başına inşa edemez. Gelecek birlikte üretenlerin olacak. Bilim varsa umut vardır ve biz o umudu birlikte büyütüyoruz."&nbsp;Dr.Maria Elsa Pando San Martin: "Araştırmamın bu platformda takdiri büyük onur"2025 Sabri Ülker Geleceğin Bilim Lideri Ödülü'nü kazanan Dr.Maria Elsa Pando San Martin ise bu anlamlı ağın bir parçası olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi. San Martin şöyle devam etti:"Ödül kazanan çalışmam, bilimsel bilginin insan hayatına doğrudan dokunan çözümlere dönüşebileceğini göstermeyi amaçlıyor. Sağlık ve sürdürülebilirliği birlikte ele alan yaklaşımların, geleceğin beslenme ve halk sağlığı çözümlerinde belirleyici olacağına inanıyorum. Sabri Ülker Geleceğin Bilim Lideri Ödülü'nün küresel ölçekte genişleyerek farklı coğrafyalardan araştırmaları görünür kılması ve araştırmamın da bu platformda takdir edilmesi benim için büyük bir mutluluk ve onur."Dr.Maria Elsa Pando San Martin ve Ödül Kazanan Projesi HakkındaKariyeri boyunca çok disiplinli projelerde araştırmacı ve proje lideri olarak yer alan Şili Üniversitesi Tıp Fakültesi Beslenme Bölümü Öğretim Üyesi Dr.San Martin'in, 10.Sabri Ülker Geleceğin Bilim Lideri Ödülü'nü kazanmasını sağlayan araştırması, sağlık ve sürdürülebilirliği "Döngüsel Beslenme" yaklaşımıyla bir araya getiriyor. San Martin liderliğindeki proje, tarımsal bir yan ürün olan patates kabuklarını kullanarak, özellikle yutma güçlüğü çeken ileri yaştaki bireyler için ağızda hızla dağılan, yüksek emilime sahip yenilikçi bir Vitamin B12 taşıyıcı sistemi (film) geliştirmeyi hedefliyor. Ağızda hızla dağılan filmler 60 saniyeden kısa bir sürede eriyerek Vitamin B12&#39;nin doğrudan emilimini ve sistemik dolaşıma katılmasını sağlıyor. Bu yöntem, vitaminin vücut tarafından kullanılabilme oranını belirgin şekilde artırmayı hedefliyor. Projenin çevreye olan katkısı da büyük önem taşıyor. Ağızda eriyen bu filmlerin ana yapısı, gıda sanayisinde atık olarak görülen patates kabuklarından elde edilen özel bir nişastadan üretiliyor. Normal şartlarda atık olarak ayrılan bu tarımsal yan ürünler, yenilikçi bir yaklaşımla yüksek katma değerli biyomedikal ürüne dönüşerek döngüsel ekonomiye ve sürdürülebilir beslenme hedeflerine doğrudan katkı sağlıyor.Çalışmaları, döngüsel ekonomi, biyoaktif bileşenler ve yenilikçi besin taşıyıcı sistemler üzerine yoğunlaşan San Martin, kariyeri boyunca çok disiplinli projelerde araştırmacı ve proje lideri olarak görev yaptı. OEI ve AB tarafından desteklenen REVALIF Uluslararası Araştırma Ağı'nın yürütücülüğünü üstlenen San Martin, vitamin B12 için geliştirdiği ODF sistemiyle OPENICS 2024 Sağlık ve İnovasyon Ödülü'nü kazandı. Omega‑3 türevlerinin süperkritik CO₂ koşullarında yapılandırılması üzerine ulusal bir patenti bulunan San Martin, yeni nesil antioksidan lipid teknolojilerine de önemli katkılarda bulundu. Araştırma alanları arasında EPA/DHA zengin lipidler, nar kabuğu polifenolleri ve nörodejenerasyon yer alan başarılı bilim insanının, son beş yıl içinde uluslararası hakemli dergilerde yayımlanmış 10&#39;dan fazla bilimsel makalesi bulunuyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 12 Apr 2026 10:38:52 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Silvan Projesi için 2026 yılında 19,4 milyar lira ödenek ayırdık"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/silvan-projesi-icin-2026-yilinda-194-milyar-lira-odenek-ayirdik-4166/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/silvan-projesi-icin-2026-yilinda-194-milyar-lira-odenek-ayirdik-4166/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_328173-E359BA-7F6FDB-F78043-0A1FFF-BD1942.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Diyarbakır Valiliği, Tarımsal Strateji ve Politika Geliştirme Merkezi (TARPOL), Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası, Diyarbakır Ticaret Borsası, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu ve Diyarbakır AB Bilgi Merkezi işbirliğiyle merkez Yenişehir ilçesindeki bir otelde düzenlenen ve iki gün&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_328173-E359BA-7F6FDB-F78043-0A1FFF-BD1942.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Diyarbakır Valiliği, Tarımsal Strateji ve Politika Geliştirme Merkezi (TARPOL), Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası, Diyarbakır Ticaret Borsası, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu ve Diyarbakır AB Bilgi Merkezi işbirliğiyle merkez Yenişehir ilçesindeki bir otelde düzenlenen ve iki gün sürecek &#34;Doğu ve Güneydoğu Anadolu&#39;da Tarım Gıda ve Sanayi Odaklı Kalkınma Vizyonu Çalıştayı&#34; başladı.Yılmaz, açılış töreninde yaptığı konuşmada, çalıştayın bölgenin üretim gücünü daha ileri taşıyacak tarım, gıda ve sanayi alanlarında güçlü ve sürdürülebilir bir kalkınma perspektifine katkı sunması temennisinde bulundu.Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde güçlenen güven ve istikrar ortamının, tarımdan sanayiye, yatırımdan istihdama kadar her alanda çok daha güçlü bir ilerlemenin kapılarını araladığını anlatan Yılmaz, şunları kaydetti:&#34;Geçtiğimiz 40 yılı aşkın süreçte yaşadığımız ortam, terör ve güvenlik meseleleri maalesef insani kayıplarımızın yanı sıra ekonomik olarak kalkınma bakımından da büyük maliyetler üretmiştir. Doğrudan ve dolaylı ekonomik maliyetlerle ilgili yaptırdığımız bazı hesaplamalarda şunu görüyoruz. Bu da minimum rakam onu söyleyeyim. En az 2 trilyon dolarlık bir kayıptan bahsediyoruz. Dolayısıyla bu kaynaklar boş yere sarf edilmemiş olsa bu bölgenin ve ülkemizin genelinin kalkınmasına kullanılmış olsa bugün Türkiye Cumhuriyeti çok daha farklı bir noktada olacaktı. Tüm Türkiye elbette kayıplar yaşadı ama kalkınma ve ekonomik anlamda en büyük kaybı Doğu ve Güneydoğu yaşadı.Şimdi de tam tersini düşünmemiz lazım. Terörün gündemden düştüğü, huzur ve güven ortamının kalıcı şekilde pekiştiği bir dönemde tüm Türkiye kazanacak, 81 vilayetimiz, 86 milyon insanımız kazanacak ama en çok da Doğu ve Güneydoğu Anadolu kazanacak. Kalkınması, gelişmesi ivme kazanacak. Bugün sahada gördüğümüz olumlu tablo, terörün gölgesinin çekildiği yerde üretimin canlandığını, şehirlerin nefes aldığını, umutların büyüdüğünü açık biçimde göstermektedir. Hayata geçirdiğimiz projeler, attığımız kararlı adımlar ve illerimizin sahip olduğu büyük imkanlarla bu sürecin önümüzdeki dönemde çok daha ileri bir noktaya taşınacağına yürekten inanıyorum.&#34;- &#34;Artık kurumsal yapısı daha güçlü, çok sektörlü bir GAP projesi var&#34;Üretim kapasitesinin artırılmasından beşeri sermayenin güçlendirilmesine, altyapının geliştirilmesinden rekabet gücünün yükseltilmesine kadar geniş bir perspektifle hareket ettiklerini bildiren Yılmaz, bu çerçevede 12. Kalkınma Planı&#39;nda toplumsal refahın yaygınlaştırılması konusunu temel bir amaç olarak ortaya koyduklarını bildirdi.Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 23 yıllık hükümetleri döneminde bölgesel gelişmişlik farklarının azaltılması konusunda yürüttükleri çalışmaların meyvesini vermeye başladığını net bir şekilde gördüklerini anlattı.Yılmaz, &#34;2003-2026 döneminde yapılan kamu yatırımlarının reel değeri, yani enflasyonla bugüne getirdiğimizde GAP bölgemizde 1,9 trilyon, DAP bölgesinde ise 1,4 trilyon lirayı aşmış durumda. Bu kümülatif yatırımlarımız. Bunlar sadece kamu altyapı yatırımları. Bir taraftan da özel yatırımlar var.&#34; dedi.GAP&#39;ın 1989&#39;da kurulduğunu, kendi hükümetleri döneminde tekrar canlanarak güçlü proje olarak ülkenin gündeminde yer edindiğini belirten Yılmaz, 2011&#39;de yeni bir adım atıldığını, yeni bir eylem planı oluşturularak çok ciddi kaynaklar verildiğini kaydetti.Yılmaz, bir taraftan GAP ile ilgili çalışmaları sürdürürken bir taraftan da 2011 yılında diğer 3 bölgeye Doğu Anadolu Bölgesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı (DAP), Doğu Karadeniz Bölgesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı (DOKAP) ve Konya Ovası Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı (KOP) ile 26 kalkınma ajansı kurduklarını ifade etti.GAP, DAP, DOKAP ve KOP eylem planlarıyla tarım, enerji, iskan, ulaştırma, eğitim, sağlık ve sosyal sektörler gibi çok sayıda konuda bakanlıklara sorumluluklar verdiklerini bildiren Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:&#34;Ben GAP&#39;ı ikiye ayırıyorum; biri eski GAP, bir de modern yeni GAP. Eski GAP dediğimizde akla büyük sulama projeleri, hidroelektrik santraller, belli otoyollar geliyor. Çok güzel tabi ve büyük oranda da tamamladık eski GAP&#39;ı. Ne kaldı? Sulamada en büyük ayağı şu anda Silvan Barajı. Silvan&#39;ı da bitirdiğimizde Atatürk Barajı&#39;ndan sonra en büyük sulama projesi. Büyük oranda GAP&#39;ın sulama işleri tamamlanmış olacak. Elektrik boyutu zaten büyük oranda tamamlanmış durumda. Dolayısıyla aslında eski GAP büyük oranda bitiyor. Eksiklerimiz var, onları tamamlıyoruz. Fakat GAP hikayesi bitmiyor. GAP&#39;ın kalkınma süreci bitmiyor. Yenilenmiş bir GAP&#39;la yolumuza devam ediyoruz. Artık kurumsal yapısı daha güçlü, çok sektörlü bir GAP projesi var. Sadece hidroelektrik santral sulama projelerinden ibaret olmayan, eğitimden sağlığa, sanayiden turizme birçok boyutları olan bir GAP&#39;tan bahsediyoruz. Yeni kavramsal katkılarla zenginleşen bir GAP. Nedir mesela? Yenilenebilir enerji, organik gıda, kültür turizmi. Bunları bir araya getiren ve markalayan bir GAP&#39;ın dünya ölçeğinde aslında yeşil bir kalkınma hikayesi olarak çok etkili olabilecek bir potansiyele sahip olduğunu da düşünüyorum. Dolayısıyla GAP&#39;ı modernize ederek, yenileyerek yolumuza devam ediyoruz. Bu çerçevede tarımsal üretimi artırmayı, kırsal kalkınmayı desteklemeyi, sanayi altyapısını güçlendirmeyi hedefliyoruz.&#34;Son dönemde genel destekleme sistemlerini de suya göre dönüştürdüklerini anlatan Yılmaz, &#34;Havzadaki su varlığına göre desteklemelerimizi ayarlıyoruz. Suyun az olduğu bölgelerde suyu fazla tüketen bitkilere, bitki desenine destek olmuyoruz. Bu da çok önemli bir adım oldu. En önemli beka meselesi aslında su. Dolayısıyla suyla ilgili hanelerden başlayıp şehirlerdeki bu kayıp kaçakların, altyapıdaki kayıp kaçakların azaltılmasından sanayideki verimli kullanıma kadar her alanda su meselesini önümüzdeki dönem daha fazla tartışacağız, daha fazla konuşacağız.&#34; ifadelerini kullandı.GAP bölgesinde 675 bin hektar, DAP bölgesinde ise 883 bin hektar alanı modern sulamayla üretime kazandırdıklarına dikkati çeken Yılmaz, bu sayede pamuk, mısır ve mercimek gibi ürünlerde önemli artışlar sağladıklarını, hayvancılıkta yem bitkisi üretimini güçlendirdiklerini, entegre tesisleri için güçlü altyapı oluşturduklarını bildirdi.&#34;Bu yatırımların daha ileri bir aşamaya taşınması amacıyla GAP&#39;ın en büyük sulama projelerinden olan Silvan Projesi için 2026 yılında 19,4 milyar lira ödenek ayırdık. Bir yılda bir tek projeye ayırdığımız ödenek. Bölgemizde jeopolitik risklerin arttığı, tüm dünyada savunma harcamalarının yükseldiği bir ortamda, deprem tarihimizin en büyük depremini yaşadığımız 90 milyar doların üzerinde ekstra bir yükle karşı karşıya kaldığımız bir dönemde bunu yapıyoruz. Bu, Silvan Projesi&#39;ne hükümetimizin gösterdiği dikkatin, verdiği önemin en açık göstergesidir.&#34; diyen Yılmaz, çok kapsamlı olan projenin tamamlandığında 235 bin hektar alanın sulamaya açılacağını, yaklaşık 300 bin kişinin iş sahibi olacağını vurguladı.- &#34;2002&#39;de 5 bin 400 hektar olan OSB alanını yaklaşık 19 bin 500 hektara yükselttik&#34;GAP bölgesinde toplam 2,6 milyon hektar, DAP bölgesinde 1 milyon hektara yaklaşan tarım arazisinde arazi toplulaştırma çalışması yaparak üretkenliği, verimliliği önemli oranda artırdıklarını kaydeden Yılmaz, &#34;Tarım ile sanayi entegrasyonunu güçlendirmek amacıyla hayata geçirdiğimiz organize tarım bölgeleriyle üretim işleme ve depolama süreçlerini yine aynı merkezde buluşturuyoruz. Bu kapsamda bölgede yaklaşık 2 bin 100 hektar alanda tarımsal üretim altyapısı kurulmuş, 181 bin büyükbaş ve 400 bin küçükbaş kapasiteli modern tesisler hayata geçirilmiştir.&#34; diye konuştu.Yılmaz, şöyle devam etti:&#34;Güneydoğu Anadolu Bölgesi&#39;nde OSB sayısını 30&#39;a çıkarırken, 2002&#39;de 5 bin 400 hektar olan OSB alanını yaklaşık 19 bin 500 hektara yükselttik. Yani 4 kat bir artış görüyoruz burada. OSB&#39;lerde şu anda 423 bin vatandaşımız çalışıyor. Tam kapasiteye geçtiğinde bu çalışan sayısı 520 bini bulacak. Doğu Anadolu&#39;da ise 5 yeni OSB ile toplam 21 OSB sayısını yükselttik. Yaklaşık 2 bin 700 hektardan 6 bin 400 hektara genişlettik OSB alanını. Bu yaklaşımın amacı belli. Bölgemizi üretime taşımak istiyoruz. Boş tartışmaların, sloganların, ideolojilerin coğrafyası olmaktan çıkarıp, gerçek anlamda üretimin, insanların nitelik kazandığı, ürettiği, üreterek kendini gösterdiği, gerçekleştirdiği bir ortamı tahkim etmek istiyoruz.Önümüzdeki dönemde Türkiye&#39;de önemli sanayi inisiyatifleri var. Metropol şehirlerimizden özellikle İstanbul&#39;dan Anadolu&#39;ya doğru sanayinin kaydırılması. Belli sanayi kollarının özellikle kaydırılmasında büyük fayda görüyoruz. Hem deprem riski açısından hem yükselen maliyetler ve rekabet gücü bakımından bu sürecin yaşanması gerekiyor. Biz de bunu planlı şekilde gerçekleştirme gayreti içindeyiz. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın bu konuda çok yoğun çalışması var, diğer bakanlıklarımızla da birlikte çalışıyorlar. Örneğin demir yolu hatlarıyla oluşturacağımız yeni sanayi koridorları arasında bir ilişki kuruyoruz. Birlikte bir planlama yapıyoruz. Yine tarıma dikkat ediyoruz. Diğer alanlara dikkat ediyoruz ve bütüncül bir planlama gerçekleştiriyoruz. Bu çerçevede mega endüstriyel parkların kurulacağı 4 yeni sanayi koridoru belirlemiş durumdayız. İlk aşamada Samsun-Mersin hattını ilerleyen dönemlerde Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerini kapsayacak Mersin, Şırnak, Sivas, Iğdır ve Trabzon, Şırnak yeni sanayi hatlarını kademeli şekilde devreye alacağız. Dolayısıyla bütün bu bölgelerimizi kucaklayan bir planlama içinde olduğumuzu ifade etmek isterim.&#34;- &#34;Bölünmüş yol GAP bölgesinde 8,5, DAP bölgesinde 19 kat arttı&#34;Yılmaz, geliştirdikleri sanayi koridorları ve yeni üretim hatlarıyla Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerini genel üretim zincirinin ayrılmaz parçası haline getirdiklerini dile getirdi.Ulaştırma alanında tüm Türkiye&#39;de büyük dönüşümler sağladıklarını ifade eden Yılmaz, &#34;Doğu&#39;da, Güneydoğu&#39;da yaptıklarımız, Türkiye&#39;de yaptıklarımızdan kat kat daha fazla, fiziki anlamda gerçekleşmeler. Bölünmüş yol bu dönem 6 bin küsurlardan 30 binlere geldi bütün Türkiye genelinde. GAP bölgemizde 2002 yılında sadece 288 kilometre bölünmüş yol varmış. 2025 yılında 8,5 kat artışla 2 bin 728 kilometreye ulaşmış durumda. DAP bölgesinde sadece 260 kilometre varmış, bugün 19 kat artışla 5 bin 222 kilometreye çıkmış durumda. Demir yolu ve lojistik projeleriyle yörelerimizi uluslararası ticaret ağlarıyla da entegre ediyoruz. Bulunduğumuz coğrafyada savaşlar başta olmak üzere krizlerle sık sık karşılaşıyoruz. Dolayısıyla işte Ukrayna, Rusya, İran, ABD, İsrail bunun son dönemdeki örnekleri.&#34; dedi.Coğrafyanın da avantajlarını kullanarak lojistikte çeşitlendirme, alternatifleri geliştirme stratejisi izlediklerini belirten Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:&#34;Bu noktada önümüzde 3 kritik lojistik hat görüyorum. Bunların üçü de aslında Doğu ve Güneydoğu&#39;yla ilgili. Birincisi, Kalkınma Yolu Projesi. Türkiye&#39;den aşağıya, Orta Doğu&#39;ya inen son dönemde yaşananlar, bu projenin ne kadar anlamlı olduğunu herkese gösterdi. Sadece bir otoyol, demir yolu değil, yeni enerji güzergahları açısından da tartışılması gereken bir güzergah. İkincisi Zengezur Koridoru. Bu da Türk Cumhuriyetleriyle Türkiye&#39;yi doğrudan bağlantılı hale getirecek. Orta koridor dediğimiz geniş bir networkü güçlendirecek bir çalışma. Bu konuda da belli bir yere gelmiş durumdayız. Üçüncü stratejik ulaşım ağı olarak şunu görüyorum, Suriye. Suriye&#39;de yeni oluşan ortamla birlikte geçmişte de Hicaz Demiryolu vardı. Türkiye&#39;den Suriye&#39;yi geçerek Ürdün&#39;e, oradan Hicaz bölgesine inen hat. Şimdi ona da modern çerçevede yeniden bakmamızda büyük fayda var diye düşünüyorum.&#34;Yılmaz, otoyol, demir yolu ve başka birtakım projeleriyle Suriye&#39;de yeni bir lojistik perspektif açıldığı bilgisini vererek, bu konuda da bazı çalışma ve hazırlıklarının olduğunu anlattı.Hiçbir il ve bölgenin komşularıyla ticaret yapmadan kalkınamayacağına veya bir yere kadar kalkınacağına dikkati çeken Yılmaz, &#34;Dolayısıyla bu projelerle birlikte Terörsüz Türkiye, terörsüz bölge diyoruz. Aslında bu yeni perspektif sadece Türkiye&#39;ye değil, bütün bu bölgeye daha müreffeh bir gelecek vadediyor. Daha güvenli bir ortamda, entegrasyonun güçlendiği bir ortamda herkes için refah vadediyor. Avrupa&#39;da bir refah varsa bunun bölgesel boyutunu mutlaka görmemiz lazım. Tek tek ülkelerin çabalarının yanı sıra oluşan bölgesel atmosferin de bu refaha zemin oluşturduğunu unutmamamız lazım. Dolayısıyla bugün belki çok sıcak çatışmalar, hiç arzu etmediğimiz manzaralar görüyoruz bölgemizde. Bu bölge dünya tarihinde çok farklı bir bölge, &#39;bereketli hilal&#39; dediğimiz bir bölge. Buranın yine tarihinde olduğu konuma yakışır şekilde refah, ilim, sanat, insanlığa değerler üreten bir bölge haline gelmesi hepimizin mutlaka ortak amacı olmalı diye düşünüyorum.&#34; değerlendirmesinde bulundu.Etnik ve mezhebi kimlikler üzerinden çatıştırıp enerjilerini israf etmeye çalışanlara prim vermeden birlik ve kardeşlik içinde yollarına devam etmeleri gerektiğini vurgulayan Yılmaz, bunu da reel projelerle, programlarla bütünleştirmeleri gerektiğini, bu perspektifle hareket ettiklerini kaydetti.Ulaştırmada hava ve demir yollarına çok çeşitli yatırımlarının devam ettiğini dile getiren Yılmaz, tarım ve sanayi kadar turizmin de çok önemli olduğunu belirtti.- &#34;Huzur ve güven ortamının pekişmesi, yatırım ortamının iyileşmesi demek&#34;GAP ve DAP Eylem Planları hakkında da bilgi veren Yılmaz, şunları söyledi:&#34;GAP Eylem Planımızda son ilan ettiğimiz planda 198 projeye 496 milyar lira, DAP için ise 151 projeye 531 milyar lira kaynak tahsis etmeyi öngörmüş durumdayız. 2025 yılı sonu itibarıyla GAP&#39;taki 198 projenin 17&#39;sini tamamladık. Toplam 88,7 milyar lira ödenek tahsis ederek şimdiden planımızın yüzde 17,9&#39;unu gerçekleştirmiş olduk. Aynı şekilde DAP Eylem Planı&#39;nda 151 projenin 17&#39;sini tamamladık. Toplamda 82,2 milyar lira ödenek tahsis ederek burada da planımızın bir yılda yüzde 15,5&#39;ini gerçekleştirdik. 2026 ve 2027&#39;de inşallah ivmelenerek bu süreç devam edecektir ve diğer taraftan teşvik sistemimizde de dönüşümler yaparak her ile 4 teşvik ve alan belirleyip her yıl özel sektör yatırımlarını da teşvik ediyoruz.&#34;Yılmaz, konuşmasını şöyle tamamladı:&#34;Huzur ve güven ortamının pekişmesi, yatırım ortamının iyileşmesi demek, yatırım ortamının iyileşmesi ise burada daha fazla özel yatırımlar görmemiz demek. Bu süreci de hep birlikte yaşıyoruz, görüyoruz. Biz de bunu destekliyoruz. Terörün gündemden düştüğü, huzur ve güven ortamının pekiştiği bir ortamda demokrasi ve kalkınma perspektifimiz de yeni bir boyut kazanacak, 81 ilimizin, 86 milyon nüfusumuzun yaşam standartları yükselecektir. Buna yürekten inanıyoruz. Dolayısıyla artık düne göre söylenmiş sözleri bir tarafa bırakıp içinde bulunduğumuz dönemi ve gelecek perspektifini dikkate alarak hepimizin bu süreçlerde sorumluluklarını yerine getirmesi ve olumlu yönde buraya katkı sunması, kamusuyla, özel sektörüyle, sivil toplumuyla, el birliğiyle ülkemizi çok daha güçlü bir geleceğe doğru taşımamız gerektiğine yürekten inanıyorum.&#34;Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, daha sonra aynı otelde düzenlenen &#34;Diyarbakır Kadın Girişimciler Buluşması&#34;na katıldı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 11 Apr 2026 15:23:35 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bosch Home Comfort 'ta üst düzey atama]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/bosch-home-comfort-ta-ust-duzey-atama-2744/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/bosch-home-comfort-ta-ust-duzey-atama-2744/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A5424A-C3FD2F-226732-C26FB7-B5130A-AC2359.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kurt son olarak, 2025 yılında Bosch Home Comfort Grubu'nun Almanya'daki merkezinde, şirket tarihinin en büyük satın alması olarak tanımlanan Johnson Controls&#39;ten konut ve hafif ticari ısıtma, havalandırma ve iklimlendirme (HVAC) işinin ve Johnson Controls-Hitachi Air Conditioning ortak&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A5424A-C3FD2F-226732-C26FB7-B5130A-AC2359.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kurt son olarak, 2025 yılında Bosch Home Comfort Grubu'nun Almanya'daki merkezinde, şirket tarihinin en büyük satın alması olarak tanımlanan Johnson Controls&#39;ten konut ve hafif ticari ısıtma, havalandırma ve iklimlendirme (HVAC) işinin ve Johnson Controls-Hitachi Air Conditioning ortak girişiminin satın alma projesinin finans, bütçe, raporlama ve satın alma süreçlerine liderlik etti.Yeni sorumluluk alanında Türkiye'den Güneydoğu Avrupa'ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada finansal stratejilerin oluşturulması, kârlılık hedeflerinin yayılımı ve ticari süreçlerin yönetimine liderlik eden Kurt, Bosch'un uluslararası yapısında edindiği tecrübeyi bölgedeki büyüme stratejilerine aktarmayı hedefliyor.&nbsp;Pınar Kurt kimdir?Bosch kariyerine 2007 yılında Manisa'da Muhasebe Departmanı'nda başlayan Kurt, 2010-2013 yılları arasında İstanbul'da Satış Bütçe ve Raporlama Sorumlusu olarak görev aldı. Bu dönemde SAP uygulamaları ve kontrol fonksiyonlarının kurulması süreçlerini yönetti. 2013 yılında Almanya Wernau'da Yalın Yönetim alanında Avrupa'daki farklı ülkelerde proje liderliği üstlenen Kurt, ardından kariyerine Portekiz'de devam etti. 2016-2022 yılları arasında Portekiz Aveiro'da bulunan tüzel kişiliğin ve ürün grubunun Bütçe ve Raporlama Direktörlüğü ve ardından Ticari Birimlerden Sorumlu Direktör pozisyonlarını üstlenen Kurt, finansal yönetim ve yeniden yapılandırma projelerini yürüttü. 2022 yılından itibaren Almanya Wetzlar'da Grup Bütçe ve Raporlama Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Kurt, son olarak Bosch Home Comfort'un Almanya'daki merkezi Wernau'daki entegrasyon projesinde Başkan Yardımcısı olarak görev aldı.Ege Üniversitesi İktisat Bölümü mezunu olan Pınar Kurt, yüksek lisans eğitimini Bahçeşehir Üniversitesi'nde Yönetim Bilişim Sistemleri (MBA) alanında tamamladı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 11 Apr 2026 12:56:25 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kırtasiye sektöründe güvenli ürün oranı ilk kez yüzde 99,33'e yükseldi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kirtasiye-sektorunde-guvenli-urun-orani-ilk-kez-yuzde-9933e-yukseldi-8677/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kirtasiye-sektorunde-guvenli-urun-orani-ilk-kez-yuzde-9933e-yukseldi-8677/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2A19D4-59ECE1-A14E32-169786-AF33CB-27AE20.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tüm Kırtasiyeciler Derneğinden (TÜKİD) yapılan açıklamaya göre, Derneğin uzun süredir öncü rol üstlendiği &#34;güvenli ürün&#34; yaklaşımının sahadaki yansımaları güçlü şekilde alındı.Ticaret Bakanlığının geçen eğitim sezonu öncesinde gerçekleştirdiği kapsamlı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2A19D4-59ECE1-A14E32-169786-AF33CB-27AE20.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tüm Kırtasiyeciler Derneğinden (TÜKİD) yapılan açıklamaya göre, Derneğin uzun süredir öncü rol üstlendiği &#34;güvenli ürün&#34; yaklaşımının sahadaki yansımaları güçlü şekilde alındı.Ticaret Bakanlığının geçen eğitim sezonu öncesinde gerçekleştirdiği kapsamlı denetimlerin ortaya koyduğu tablo, kırtasiye sektöründe kalite ve güvenlik standartlarının sürdürülebilir biçimde yükseldiğini gösterdi. Bu kapsamda 2025&#39;te 81 ilde yürütülen denetimlerde 5 bin 50 kırtasiye reyonundaki 722 bin 528 ürün incelendi, güvenli ürün oranı yüzde 99,33 seviyesine ulaştı.Türkiye kırtasiye pazarı, 2025&#39;te nominal büyümesini sürdürdü. Büyüme, yazım gereçleri, okul ve ofis kırtasiyesi ile kağıt ürünleri kategorilerinde yoğunlaştı ve sektör çok kanallı yapısıyla daha esnek ve dirençli görünüm kazandı.Kırtasiye sektöründe talep, artık yalnızca okul sezonuna sıkışmıyor, yıl geneline yayılan daha dengeli tüketim eğilimi öne çıkıyor. Türkiye genelinde yaklaşık 10 bin kırtasiyeci hem bireysel hem de kurumsal müşterilere hizmet veriyor.- &#34;Güvenli ürün, kalıcı bir sektör standardı&#34;Açıklamada görüşlerine yer verilen TÜKİD Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci, güvenli ürün konusunun dönemsel bir gündem değil sektörün temel önceliği olduğunu belirtti.Güvenli ürün anlayışının sektör için kampanya değil kalıcı sektör standardı olduğunu vurgulayan Keresteci, &#34;Üretici ve tedarikçilerimizle birlikte yürüttüğümüz çalışmaların sahada karşılık bulduğunu görmek son derece kıymetli. Bugün geldiğimiz noktayı yeterli görmüyor, bu standardı daha da ileri taşımayı hedefliyoruz.&#34; ifadelerini kullandı.Keresteci, kamu kurumlarıyla kurulan işbirliğinin önemine dikkati çekerek, ürün güvenliği konusunda ilgili tüm kamu otoriteleriyle koordinasyon halinde çalıştıklarını, denetim mekanizmalarının etkinliği arttıkça sektörün genel kalite seviyesinin yukarı taşındığını ve nihai hedeflerinin, güvenli ürün oranının tam uyum seviyesine ulaştırmak olduğunu belirtti.- &#34;Sektörümüzün sürdürülebilir büyümesine katkı sunmayı hedefliyoruz&#34;Keresteci, 2026 yılında da güvenli ürün yaklaşımını merkeze almaya devam edeceklerini vurgulayarak, şu değerlendirmelerde bulundu:&#34;Önümüzdeki dönemde odağımızda sürdürülebilir rekabetin güçlendirilmesi, yerli üretimin katma değerinin artırılması, ihracatta pazar çeşitliliğinin genişletilmesi ve kırtasiyecilerimizin dijital çağda daha güçlü bir konuma taşınması yer alıyor. Bu doğrultuda sektör paydaşlarımızla işbirliğimizi daha da derinleştirerek kırtasiye sektörümüzün sürdürülebilir büyümesine katkı sunmayı hedefliyoruz. Ayrıca bu vizyonun önemli bir yansıması olarak, 10 yıl aranın ardından İstanbul Fuar Merkezi'nde gerçekleşecek İstanbul Kırtasiye Fuarı'nda da belirli kalite ve güvenlik standartlarını karşılayan ürünlerin yer almasına özen gösterilecek. Fuar, güvenli ürün yaklaşımının sektörel ölçekte görünür kılındığı önemli bir platform olacaktır.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 11 Apr 2026 11:39:07 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["e-ticaret hacminin 21 kat geliştiğini görüyoruz"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/e-ticaret-hacminin-21-kat-gelistigini-goruyoruz-4453/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/e-ticaret-hacminin-21-kat-gelistigini-goruyoruz-4453/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_82A2C0-F80263-E15941-27DDD5-474FD4-016D31.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Gürcan, Ticaret Bakanlığı himayelerinde, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) işbirliğiyle yürütülen &#34;E-Ticareti Güçlendirme Projesi&#34; kapsamında GAP Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Eğitim Merkezi&#39;nde&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_82A2C0-F80263-E15941-27DDD5-474FD4-016D31.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Gürcan, Ticaret Bakanlığı himayelerinde, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) işbirliğiyle yürütülen &#34;E-Ticareti Güçlendirme Projesi&#34; kapsamında GAP Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Eğitim Merkezi&#39;nde gerçekleştirilen eğitim programına katıldı.Burada konuşan Bakan Yardımcısı Gürcan, Türk Polis Teşkilatının kuruluşunun 181. yıl dönümü ile Şanlıurfa&#39;nın düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümünü kutladı.Son yıllarda e-ticaret alanında yaşanan hızlı büyüme ve dönüşümün yalnızca dijitalleşmeyi değil, aynı zamanda yeni hukuki ihtiyaçları da beraberinde getirdiğini belirten Gürcan, 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun&#39;un 2022 yılı ve sonrasında yapılan kapsamlı değişikliklerle sektörün güncel gereksinimlerine cevap verecek şekilde yeniden düzenlendiğini ifade etti.Gürcan, yapılan düzenlemelerle pazar yerleri arasında adil rekabet ortamının tesis edildiğini ve çok oyunculu bir piyasa yapısının oluşturulduğunu anlatarak, pazar yerleri ile satıcılar arasındaki ilişkilerin netleştirildiğini, pazarlama faaliyetlerinde şeffaflık ile ölçülülüğün sağlandığını kaydetti.Türkiye&#39;nin 2025 yılı e-ticaret verilerini yakında açıklayacaklarını aktaran Gürcan, &#34;2024 yılı itibarıyla Türkiye&#39;de e-ticaret hacmi bir önceki yıla göre yüzde 61,7 oranında artarak 3 trilyon lirayı aştı. 2019 yılından bu yana bakıldığında e-ticaret hacminin 21 kat geliştiğini görüyoruz. Perakende e-ticaret hacmi ise 2024 yılında yüzde 63,7 artışla 1 trilyon 619 milyar TL&#39;ye ulaşmış bulunuyor. Ülkemizde 2024 yılı sonu itibarıyla dolar bazında baktığımızda e-ticarette önceki yıla göre yüzde 15 oranında artış olduğunu ve 90 milyar dolara 2024 yılında ulaştığını görüyoruz.&#34; dedi.Gürcan, Türkiye'de genel e-ticaret işlem sayısının 2024 yılında 5 milyar 910 milyon adede, perakende e-ticaret işlem sayısının ise 1 milyar 850 milyon adede ulaştığını belirterek, bu artışın vatandaşların dijital ortama olan güveninin ve dijital okuryazarlık seviyesinin yükseldiğini gösterdiğini söyledi.- &#34;E-ticaret pazar yerleri artık tüm dünyada gelişiyor&#34;Bu pazar yerinde insanların bir tuşa basarak alışveriş yapabildiğini aktaran Gürcan, şunları kaydetti:&#34;Burada esas önemli olan bu alışverişleri Türkiye&#39;nin dört bir köşesindeki satıcılar vasıtasıyla yapıldığında görebiliyoruz. Yani siz İstanbul&#39;dan ya da Şanlıurfa&#39;dan bir ürün aldığınızda bu ürünün size Erzurum&#39;dan, Adıyaman&#39;dan veya İstanbul&#39;dan, Şanlıurfa&#39;dan geldiğini de görebiliyorsunuz. Bu aslında ticaretin değiştiğini gösteriyor. Artık eskiden geleneksel ticaretin biliyorsunuz çarşılarda, pazar yerlerinde olduğunu, daha sonra bunların AVM&#39;lerde olduğunu biliyoruz. Ama şu anda e-ticaret pazar yerleri artık tüm Türkiye&#39;de yani tüm dünyada gelişiyor. Ve burada bulunan esnafımız Türkiye&#39;nin dört bir köşesine, artı Körfez ülkelerine, Azerbaycan&#39;a, Romanya&#39;ya, birçok ülkede bu alanlardan mikro ihracat yapabiliyor. Zaten bizim de burada bulunma gayemiz, bu girişimi vatandaşımızla paylaşarak, özellikle kadınlarımızla, gençlerimizle bunları paylaşarak onların da bu alanda yer almalarını sağlamak. Onlara bir yol açmak ve bu ticaretin düzenli şekilde gelişmesini sağlamak, yol gösterici olmak.&#34;E-ticaret işletme sayısının 2022 yılında yaklaşık 549 binken 2024'te 600 binin üzerine çıktığını bildiren Gürcan, e-ticaret yapanların yüzde 78,6&#39;sının şahıs işletmesi, yüzde 17,8&#39;inin limited şirket, yüzde 3,6&#39;sının anonim şirket statüsünde olduğu bilgisini paylaştı.Gürcan, &#34;Türkiye&#39;de E-Ticaretin Görünümü Raporu&#34;nda yer alan E-Ticarette Uyum Endeksi&#39;ne göre Şanlıurfa&#39;nın 81 il arasında 46. sırada bulunduğunu, 2024 yılı itibarıyla kentte e-ticaret satış hacminin 8,69 milyar lira, alış hacminin ise 17,81 milyar lira olarak gerçekleştiğini ifade etti.Bakanlık olarak nihai hedeflerinin e-ticareti belirli merkezlerde yoğunlaşan bir faaliyet olmaktan çıkararak Türkiye&#39;nin tamamına yayılan güçlü ve sürdürülebilir bir kalkınma aracına dönüştürmek olduğunu vurgulayan Gürcan, elektronik ticaret alanında yalnızca düzenleyici değil, aynı zamanda yönlendirici ve geliştirici bir rol üstlenmeye büyük önem verdiklerini söyledi.Etkinliğe, Vali Hasan Şıldak, AK Parti Şanlıurfa Milletvekilleri Mehmet Ali Cevheri, Cevahir Asuman Yazmacı, Hikmet Başak, İbrahim Eyüboğlu, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Sait Ağan, Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Yetim ve davetliler katıldı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 10 Apr 2026 15:05:56 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türk tır şoförlerinin Arap ülkelerine transit vize konusu çözüldü]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-tir-soforlerinin-arap-ulkelerine-transit-vize-konusu-cozuldu-5622/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-tir-soforlerinin-arap-ulkelerine-transit-vize-konusu-cozuldu-5622/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CE21E0-D1CF62-580CB7-442603-B3874B-8C538D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ticaret Bakanı Ömer Bolat, görüşmeleri 10 yıldır süren ve Türk tır şoförlerinin Suudi Arabistan'a ve Körfez ülkelerine ulaşmalarına imkan sağlayan transit vize konusunun çözüldüğünü söyledi.E-ticaretin gelişiminde kritik rol oynayan lojistik süreçler ile dijitalleşme ve&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CE21E0-D1CF62-580CB7-442603-B3874B-8C538D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ticaret Bakanı Ömer Bolat, görüşmeleri 10 yıldır süren ve Türk tır şoförlerinin Suudi Arabistan'a ve Körfez ülkelerine ulaşmalarına imkan sağlayan transit vize konusunun çözüldüğünü söyledi.E-ticaretin gelişiminde kritik rol oynayan lojistik süreçler ile dijitalleşme ve yapay zeka uygulamalarının çok boyutlu perspektifle ele alındığı "Yapay Zeka Çağında E-Ticaretin Lojistiği Zirvesi" başladı.İstanbul Ekonomik Araştırmalar Derneği (İEAD) tarafından Ticaret Bakanlığı himayelerinde, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Lojistik İş Konseyi, DEİK Dijital Teknolojiler İş Konseyi ve Uluslararası Nakliyeciler Derneğinin (UND) destekleriyle düzenlenen zirve, İstanbul'da bir otelde gerçekleştiriliyor.Zirvenin açılışında konuşan Bakan Bolat, Türkiye'de e-ticaretin toplam ticaret içindeki payının yüzde 20'ye yükseldiğini belirterek, lojistik sektörünün e-ticaretin büyümesine etkisini anlattı.Kovid-19 ile e-ticaretin ve lojistiğin öneminin daha iyi anlaşıldığını dile getiren Bolat, "E-ticaret 2019'da toplam ticaret içerisinde yüzde 4,5-5 paya sahipken 3-4 senede yüzde 20'lik paya ulaştı. Bir miktar doyuma ulaştı ama dijitalleşen çağda geleneksel ticaret ağırlığını korurken e-ticaretin de hızla yükseldiğini görüyoruz." dedi.Küresel ekonomide yaşanan belirsizliklerin ve ticaret savaşlarının zirve yaptığına işaret eden Bolat, bu süreçte güven vermenin, istikrarı korumanın, üretim ve ticaret çarklarının döndürülmesinin büyük başarı olduğunu vurguladı.Bolat, Türkiye'nin mal ve hizmet ihracatının rekor kırdığını, milli gelirin 1,6 trilyon dolara yükseldiğini, üretimin ve ticaretin yanı sıra turizmden taşımacılık ve lojistiğe, fuarcılıktan bankacılık ve sigortacılığa, danışmanlıktan yazılıma kadar hizmetler sektöründe de emin adımlarla ilerlediklerini aktardı.- "Bu kadar küresel belirsizliğin olduğu bir dönemde istikrar adasıyız"Bakan Bolat, son 3 günde Suriye, Portekiz, Avrupa Birliği ve Belçikalı yetkililer ve iş insanlarıyla toplantılar yaptıklarını, Türkiye ekonomisi ve iş dünyası için yoğun bir çalışma temposu içinde olduklarını kaydetti.Türkiye'nin yurt dışındaki algısının ve gücünün çok iyi olduğunu dile getiren Bolat, "Muhataplarımızla her iki tarafın da yararına olacak şekilde müzakereler yürütüyoruz, anlaşmalar yapmaya gayret ediyoruz, ekonomimize ve iş dünyamıza fayda sağlamaya çalışıyoruz. Bu anlamda gerçekten Türkiye için olumlu bir dönemdeyiz. Bu kadar küresel belirsizliğin, karışıklığın, yangının, alevin ve kaynamanın olduğu bir dönemde bir istikrar adasıyız, güvenli bir limanız. Türkiye'nin yakın coğrafyasında son 6-7 yılda çok sayıda karışıklık, savaş ve salgın yaşandı. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde bu süreç istikrar içinde yönetildi. Türkiye barış sağlayan bir ülke oldu ve birçok kriz bölgesinde ağırlığını hissettirdi.&#34; değerlendirmesinde bulundu.ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşın küresel ekonomiye ve enerji fiyatlarına yönelik olumsuz etkilerinden ve bazı ülkelerin doğal gaz ile akaryakıt sıkıntısı çekmesinden bahseden Bolat, "Bizim depolarımız doluydu ve vatandaşımızın, sanayimizin ve ekonomimizin bunlardan etkilenmemesini sağladık. Körfez savaşı, lojistiğin ne kadar önemli olduğunu Kovid-19'dan sonra bir kez daha bize hatırlattı. Allah'ın bize bahşettiği bu güzel coğrafya, Avrasya'nın merkez ülkesi, adeta bir kavşak ve geçiş noktası olan Türkiye'nin önemini bir kez daha ortaya koydu." şeklinde konuştu.- "Ümit ederiz ki 15 günlük ateşkesin şartları yerine getirilir"Bolat, bu süreçte Suudi Arabistan ile ilişkilerin mükemmel düzeyde olduğunu belirterek, "10 yıldır bir transit vize konusu vardı. O da dün itibarıyla işlerlik kazanarak Türk tır şoförlerinin Körfez'de Suud transit vizesi alarak seyahat etmeleri de mümkün hale geldi." bilgilerini verdi.Savaşın yol açtığı fiyat artışları ve arz eksikliği gibi olumsuzlukların etkilerinin bir süre daha devam edeceğine dikkati çeken Bolat, "Ümit ederiz ki 15 günlük ateşkesin kalıcı şartları yerine getirilir. Dünyanın daha fazla kavgaya değil barışa, huzura, ekonomik kalkınmaya ve refah artışına ihtiyacı var." ifadelerini kullandı.- "Türk e-ticaret firmaları bölge ülkelerinde ciddi başarıya sahip"Bolat, e-ticaretin Türkiye'nin parlayan bir sektörü olduğunu vurgulayarak, "Batıda ABD tarafındaki büyük grupların, doğuda Çin merkezli büyük grupların olduğu bir ortamda tam merkezde, Türkiye'de hızla gelişen ve dünyadaki büyük grupların, yatırımcıların dikkatini çeken başarılı e-ticaret firmalarımız var." dedi.E-ticarette lojistiğin önemine işaret eden Bolat, bu alanda verilen siparişlerin müşteriye hızlı ulaştırılması sürecinde yapay zekanın da etkili olduğunu anlattı.Bolat, özellikle e-ihracatta sektör ile yakın diyalog ve koordinasyon içinde çalıştıklarını ve düzenlemeler hazırladıklarını, bu anlamda Türk e-ticaret firmalarının bölge ülkelerinde ciddi başarılı ve güçlü firmalar olarak konumlandığını vurguladı.- "AB, savunma sanayisinde Türkiye ile ittifak içinde olmak istiyor"Bolat, Portekiz ve Brüksel'e yaptıkları temaslara değinerek, şu ifadeleri kullandı:"Bu temaslarda şunu gördük: Herkes Türkiye ile çalışmak, Türkiye ile iş yapmak istiyor. Türkiye'nin sanayi ürünlerindeki ve hizmet sektörlerindeki kalitesine ve marka değerine güveniyor. Portekiz, 60 milyar avroluk inşaat, altyapı ve toplu konut yatırımları için Türk müteahhitlerine davet çıkarıyor. Brüksel'de de Avrupa Birliği nezdinde, dünyanın askeri, ekonomik ve ticari anlamdaki bu karışık ortamında Türkiye gibi güçlü, güvenilir ve istikrarlı bir ülkenin kendileriyle ittifak içinde olmasını arzuluyorlar. Savunmada, savunma sanayisinde Türkiye ile ittifak içinde olmak istiyorlar."Bolat, söz konusu temaslarda Türkiye'ye doğrudan ilave yatırımlar geleceğini gördüklerini sözlerine ekledi.Ticaret Bakanı Bolat, konuşmasının ardından sponsor firmaların temsilcilerine plaket takdim etti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 10 Apr 2026 11:04:08 +0300]]></pubDate>
</item>
</channel>
</rss>