<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">

<channel>
<title><![CDATA[Analiz Gazetesi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/]]></link>
<description><![CDATA[Son 100 Haber Rss - GÜNDEM]]></description>
<language>tr-tr</language>
<generator>Analiz Gazetesi</generator>
<lastBuildDate><![CDATA[Sat, 04 Jul 2026 11:08:12 +0300]]></lastBuildDate>
<item>
<title><![CDATA[Gelecek Atölyesi projesi ilk mezunlarını verdi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gelecek-atolyesi-projesi-ilk-mezunlarini-verdi-4108/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gelecek-atolyesi-projesi-ilk-mezunlarini-verdi-4108/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_90601B-ED1C28-0B9ABC-4D5055-77CD06-3B6328.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />"Mobilitenin Geleceğinde Bir Adım Önde" olma vizyonuyla dünyada toplu taşımanın dönüşümünde öncü rol oynayan Karsan, bir yandan da sosyal hayatı ve eğitimi desteklemeye devam ediyor. Bu kapsamda Karsan'ın proje ortağı olduğu Bursa'da mesleki ve teknik eğitim alan kız öğrencilerin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_90601B-ED1C28-0B9ABC-4D5055-77CD06-3B6328.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />"Mobilitenin Geleceğinde Bir Adım Önde" olma vizyonuyla dünyada toplu taşımanın dönüşümünde öncü rol oynayan Karsan, bir yandan da sosyal hayatı ve eğitimi desteklemeye devam ediyor. Bu kapsamda Karsan'ın proje ortağı olduğu Bursa'da mesleki ve teknik eğitim alan kız öğrencilerin iş hayatına hazırlanmalarını desteklemek amacıyla hayata geçirilen "Gelecek Atölyesi" projesi, ilk mezunlarını verdi. Karsan, Borçelik Teknik Akademi ve Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Türkiye Ofisi iş birliğiyle yürütülen proje kapsamında eğitimlerini başarıyla tamamlayan öğrenciler için 5 Haziran 2026 tarihinde Bursa Şehit Ömer Halisdemir Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde mezuniyet töreni düzenlendi.Kapsamlı bir farkındalık programına dönüştü!5 Haziran'da gerçekleştirilen mezuniyet töreni yalnızca proje katılımcılarıyla sınırlı kalmadı; okulun tüm öğrencilerine açık olarak düzenlenen etkinlik, çalışma hayatı, sendikal haklar ve kadınların sanayideki rolüne ilişkin önemli mesajlar paylaşıldı. Genç kadınların teknik becerilerini geliştirmeyi, iş hayatına hazırlanmalarını sağlamayı, özgüven ve liderlik yetkinliklerini güçlendirmeyi hedefleyen proje, Şubat 2026'da başladı ve kısa sürede kapsamlı bir gelişim programına dönüştü.&nbsp;Proje kapsamında öğrenciler; iş sağlığı ve güvenliği, çevre ve kalite yönetim sistemleri, sürdürülebilirlik, özgeçmiş hazırlama, mülakat teknikleri, iletişim becerileri, takım çalışması ve çalışma hayatında eşitlik gibi birçok alanda eğitim alma fırsatı buldu. Bunun yanı sıra gerçekleştirilen firma ziyaretleri sayesinde öğrenciler üretim süreçlerini yerinde gözlemleyerek sanayi dünyasını yakından tanıma ve iş yaşamına dair önemli deneyimler edinme imkanı elde etti. Program süresince edinilen bilgi ve deneyimler, katılımcıların yalnızca teknik becerilerini değil, aynı zamanda çalışma yaşamına ilişkin farkındalıklarını ve kariyer planlama yetkinliklerini de geliştirdi. Böylece genç kadınların gelecekteki istihdam yolculuklarına daha güçlü hazırlanmaları desteklendi.Yeni rol modellerin yetişmesine katkı sunuyoruz!Konu hakkında açıklama yapan Karsan CEO'su Okan Baş, "Gelecek Atölyesi Projesi; Karsan, Borçelik Teknik Akademi ve ILO'nun ortak vizyonuyla, genç kadınların teknik alanlarda daha görünür, daha güçlü ve daha donanımlı bireyler olarak iş hayatına hazırlanmasını hedefliyor. Bursa Şehit Ömer Halisdemir Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde yürütülen proje, sanayi ile eğitim dünyası arasında güçlü bir köprü kurarken öğrencilerin kariyer planlamalarına somut katkı sağlamayı amaçlıyor. Karsan olarak, genç kadınların teknik eğitimden istihdama uzanan yolculuğunda yeni rol modelleri yetişmesine katkı sunarak sanayide fırsat eşitliğinin güçlenmesine katkı sunmaya devam edeceğiz" dedi.&nbsp;Okul müdürü Vedat Sevinç'in açılış konuşması ile başlayan programın ilk bölümünde çalışma hayatının önemli paydaşları olan işçi ve işveren sendikalarının rolü ele alındı. Açılış bölümünde yaptığı değerlendirmede teknik eğitim alan genç kadınların desteklenmesinin daha kapsayıcı iş gücü piyasalarının oluşmasına katkı sunduğunu vurgulayan ILO Türkiye Ofisi Kıdemli Proje Koordinatörü Ebru Özberk Anlı, kamu kurumları, eğitim kuruluşları ve özel sektör arasında geliştirilen iş birliklerinin genç kadınların nitelikli istihdama erişiminde önemli rol oynadığını ifade etti.Türk Metal Sendikası 2 No'lu Şube Başkanı Serhat Erken ile MESS'i temsilen Avukat Emre Büyükkarabostanoğlu tarafından gerçekleştirilen oturumda, sendikal yapıların görevleri, çalışma hayatındaki rolleri ve sosyal diyaloğun önemi öğrencilerle paylaşıldı. Oturum, çalışma hayatının temel aktörleri arasında sosyal diyaloğun önemini gençlere aktarması bakımından da dikkat çekti. Sosyal diyalog, ILO&#39;nun insana yakışır iş gündeminin temel unsurlarından biri olarak çalışma yaşamında kapsayıcı ve sürdürülebilir çözümlerin geliştirilmesine katkı sağlıyor.Günün ikinci oturumunda Karsan Endüstriyel İlişkiler ve İdari İşler Yöneticisi&nbsp; Mete Renklidağ tarafından "Çalışma Hayatında Kadın Hakları" başlıklı sunum gerçekleştirildi. Sunumda kadın çalışanların iş yaşamındaki hakları, fırsat eşitliği uygulamaları ve kapsayıcı çalışma kültürünün önemi ele alındı.&nbsp;13 kız öğrenci sertifikalarını aldı!Etkinliğin en ilgi çekici bölümlerinden biri ise "İlham Veren Kadın Mühendisler ve Operatörler" paneli oldu. Moderatörlüğünü ILO Türkiye Ofisi'nden Kıdemli Program Yöneticisi Ebru Özberk Anlı'nın üstlendiği panelde, Karsan'dan Operasyonel Mükemmellik Yöneticisi Merve Bükücü Cengiz ve Üretim Takım Lideri Esin Açıkkol ile Borçelik'ten Teknik Eğitim Gelişim Yetkili Uzmanı Özlem Zehra Erbil öğrencilerle bir araya geldi.Kendi kariyer yolculuklarını paylaşan konuşmacılar; mühendislik ve üretim alanlarında karşılaştıkları deneyimleri, başarı hikâyelerini ve genç kadınların teknik mesleklerde daha görünür olması için atılması gereken adımları anlattı. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği panelde, sanayide kadın istihdamının artırılmasının yalnızca eşitlik açısından değil, sürdürülebilir kalkınma ve nitelikli iş gücü açısından da kritik öneme sahip olduğu vurgulandı. Panelde ayrıca, genç kadınların teknik eğitimden istihdama uzanan yolculuklarında karşılaştıkları engellerin aşılmasında rol modellerin, mentorluk mekanizmalarının ve kapsayıcı işyeri uygulamalarının önemine dikkat çekildi.Panelin ardından Gelecek Atölyesi projesinin koordinasyonunu yürüten Karsan Eğitim ve Gelişim Sorumlusu Zeynep Aydın kapanış konuşmasını gerçekleştirdi. Proje süresince öğrencilerin gelişiminden duyduğu memnuniyeti dile getiren Aydın, Karsan, Borçelik Teknik Akademi ve ILO Türkiye Ofisi iş birliğiyle hayata geçirilen çalışmanın genç kadınların mesleki ve kişisel gelişimlerine katkı sunmasından gurur duyduklarını ifade etti. Aydın'ın konuşmasının ardından sertifika törenine geçildi ve programı başarıyla tamamlayan 13 kız öğrenciye sertifikaları takdim edildi.İlk mezunlarını veren Gelecek Atölyesi, genç kadınların teknik eğitimden istihdama geçişini destekleyen sürdürülebilir bir model olarak önümüzdeki dönemde daha fazla öğrenciye ulaşmayı hedefliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 04 Jul 2026 11:08:12 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bedelli askerliğe ne kadar zam geldi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/bedelli-askerlige-ne-kadar-zam-geldi-8368/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/bedelli-askerlige-ne-kadar-zam-geldi-8368/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_682AB2-2D291A-AC928A-BE90B8-3F9F55-008C42.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bedelli askerlik ücreti 416 bin 361 lira 30 kuruştan, 472 bin 653 lira 34 kuruşa, yoklama kaçağı ve bakayaların ödeyeceği tutar ise 4 bin 857 lira 55 kuruştan 5 bin 541 lira 29 kuruşa yükseldi.Bedelli askerliğe ilişkin artışlar memur maaş zamlarına gelen oran kadar oluyor.Bedelli askerlik&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_682AB2-2D291A-AC928A-BE90B8-3F9F55-008C42.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bedelli askerlik ücreti 416 bin 361 lira 30 kuruştan, 472 bin 653 lira 34 kuruşa, yoklama kaçağı ve bakayaların ödeyeceği tutar ise 4 bin 857 lira 55 kuruştan 5 bin 541 lira 29 kuruşa yükseldi.Bedelli askerliğe ilişkin artışlar memur maaş zamlarına gelen oran kadar oluyor.Bedelli askerlik ücretine ilişkin olarak Milli Savunma Bakanlığı&#39;nın açıklaması esas alınacak.Yeni bedelli askerlik ücreti 1 Temmuz 2026 - 31 Aralık 2026 tarihleri arasında geçerli olacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 03 Jul 2026 10:22:47 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Türkiye NATO'da stratejik merkez olmalı"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-natoda-stratejik-merkez-olmali-158/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-natoda-stratejik-merkez-olmali-158/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B0F7CB-22B5C3-F78659-34BA87-13A810-1D3DE3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />London Energy Clup Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Öğütçü'nün kaleme aldığı yazıya göre, bazı zirveler yalnızca diplomatik buluşmalar değil, ittifakların kendilerini yeniden tanımladığı tarihsel dönüm noktaları kabul ediliyor. 2026 Ankara Zirvesi&#39;nin de bu nitelikte nadir&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B0F7CB-22B5C3-F78659-34BA87-13A810-1D3DE3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />London Energy Clup Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Öğütçü'nün kaleme aldığı yazıya göre, bazı zirveler yalnızca diplomatik buluşmalar değil, ittifakların kendilerini yeniden tanımladığı tarihsel dönüm noktaları kabul ediliyor. 2026 Ankara Zirvesi&#39;nin de bu nitelikte nadir fırsatlardan biri olduğunu belirten Öğütçü, asıl meselenin NATO'nun değişen jeopolitiği okuyarak bunu yeni önceliklere dönüştürüp dönüştüremeyeceği olduğunu ifade ediyor. İçinde bulunduğumuz çağda devletlerin gücünün yalnızca askerî donanımla değil, enerji arzı, kritik mineraller, yapay zeka altyapısı ve siber dayanıklılık ile ölçüldüğü aktarılıyor. Ukrayna savaşı ve ticaret yollarına yönelik saldırıların, NATO&#39;nun salt askerî bir ittifak olarak kalmasının yetersizliğini gösterdiği vurgulanıyor.DEĞİŞEN JEOPOLİTİK İŞLEV VE STRATEJİK KONUMÖğütçü, Türkiye&#39;nin Soğuk Savaş dönemindeki güneydoğu kanadını koruma işlevinin geride kaldığını belirtiyor. Günümüzde Türkiye&#39;nin öneminin coğrafyasından ziyade yerine getirdiği fonksiyondan kaynaklandığını ifade eden yazar, ülkenin enerji hatları ve ulaştırma ağları sayesinde küresel bağlantısallığın en kritik düğüm noktalarından biri haline geldiğini aktarıyor. Savunma sanayiinde elde edilen teknolojik ilerlemelerin ve üretim kapasitesinin, Türkiye&#39;yi NATO&#39;nun kolektif dayanıklılığına katkı sağlayan başlıca ülkelerden biri konumuna yükselttiği kaydediliyor.GÜVENLİĞİ YENİDEN TANIMLAYAN ANKARA DOKTRİNİAnkara Zirvesi&#39;nin mevcut tehditlere cevap vermenin ötesinde güvenlik anlayışına yeni bir düşünsel çerçeve kazandırması gerektiğini savunan Öğütçü, bu yaklaşımı Ankara Doktrini olarak adlandırıyor. Güvenliğin artık birbirinden bağımsız coğrafyaların değil, birbirine bağlı sistemlerin yönetimi anlamına geldiğini belirten Öğütçü, ekonomik, altyapısal ve teknolojik dayanıklılığın en az askerî güç kadar stratejik olduğunu ifade ediyor. Yazıda ayrıca, değişen küresel rekabet ortamında ABD ile geçmiş anlaşmazlıkların ötesine geçilerek yapay zeka, uzay teknolojileri ve enerji güvenliği üzerinden yeni bir stratejik ortaklık mimarisinin kurulabileceği aktarılıyor.ZİRVENİN BAŞARISI İÇİN BEŞ STRATEJİK ÖNCELİKAnalizde, NATO&#39;nun gelecek yirmi yılına yön verecek stratejik çerçevenin oluşturulması hedefiyle beş temel tavsiye sıralanıyor. İlk olarak Türkiye&#39;nin cephe ülkesi tanımından çıkarılıp stratejik bir merkez olarak konumlandırılması ve Ankara&#39;da enerji güvenliği ile hibrit tehditler konusunda NATO&#39;ya bağlı merkezler kurulması öneriliyor. İkinci olarak NATO&#39;nun savunma sanayii mimarisinin yeniden düşünülerek Türkiye&#39;nin kapasitesinin kolektif üretimin parçası yapılması gerektiği aktarılıyor. Üçüncü maddede enerji güvenliğinin NATO&#39;nun asli görevlerinden biri kabul edilmesi gerektiği belirtilirken, dördüncü tavsiyede ittifakın stratejik bakışının güney kanadını kapsayacak şekilde genişletilmesi isteniyor. Son olarak, Türkiye&#39;nin uzun vadeli bir NATO insan kaynağı stratejisi hazırlaması gerektiği ifade ediliyor.YENİ GÜVENLİK DÜZENİNİ KİM TASARLIYORÖğütçü değerlendirmesini yirmi birinci yüzyılda en değerli stratejik kaynağın nitelikli insan olduğunu belirterek sonlandırıyor. Büyük güç rekabetinin yaşandığı yeni çağda asıl belirleyici sorunun kimin daha fazla askeri olduğu değil, yeni güvenlik düzenini kimin tasarladığı olduğunu ifade eden analist, Türkiye&#39;nin bu yeni düzenin yalnızca bir parçası olmak yerine, onu şekillendiren başlıca mimarlarından biri haline gelmesi gerektiğini kaydediyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 03 Jul 2026 09:59:35 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bir annenin 45 yıllık mücadelesi uluslararası ödülle taçlandı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/bir-annenin-45-yillik-mucadelesi-uluslararasi-odulle-taclandi-2110/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/bir-annenin-45-yillik-mucadelesi-uluslararasi-odulle-taclandi-2110/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5E15A8-76630C-7B1421-5FA71B-D9CD86-FA997B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />MPS ve ilişkili nadir hastalıklar alanında dünyanın farklı ülkelerinden uzmanları, hasta derneklerini, gönüllüleri ve aileleri bir araya getiren 2026 Uluslararası MPS Sempozyumu, 4–7 Haziran 2026 tarihleri arasında İtalya'nın Floransa kentinde gerçekleştirildi.Sempozyum kapsamında&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5E15A8-76630C-7B1421-5FA71B-D9CD86-FA997B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />MPS ve ilişkili nadir hastalıklar alanında dünyanın farklı ülkelerinden uzmanları, hasta derneklerini, gönüllüleri ve aileleri bir araya getiren 2026 Uluslararası MPS Sempozyumu, 4–7 Haziran 2026 tarihleri arasında İtalya'nın Floransa kentinde gerçekleştirildi.Sempozyum kapsamında düzenlenen ödül töreninde, MPS topluluğuna uzun yıllardır katkı sağlayan isimler onurlandırıldı. Almanya'dan Carmen Kunkel ile Türkiye'den Aynur Uğuz, MPS topluluğuna sundukları uzun soluklu katkılar, farkındalık çalışmaları ve hasta ailelerine yönelik destekleri nedeniyle "2026 Life for MPS Family Award" ile ödüllendirildi.Aynur Uğuz'un bu anlamlı ödüle uzanan hikâyesi, kızı Ayşe Nihan Uğuz ile birlikte verdiği 45 yıllık yaşam mücadelesine dayanıyor. MPS hastalığı nedeniyle yıllarca tanı ve tedavi süreçlerinde mücadele eden Uğuz, kızını kaybettikten sonra bu mücadelesini, başka ailelere umut olmak ve MPS konusunda farkındalık yaratmak amacıyla sürdürdüğü çalışmalarla devam ettirdi.Kızının yaşamından ve hastalık sürecinden ilham alarak kaleme aldığı "Nadide Çiçeğim Nihan" adlı kitabıyla da MPS hastası bireylerin ve ailelerinin yaşadığı zorluklara dikkat çeken Aynur Uğuz, nadir hastalıklar alanında farkındalık çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor.MPS hastalıkları konusunda yıllardır ailelere destek olmak ve farkındalık oluşturmak için çalışan Aynur Uğuz'un bu ödülle onurlandırılması, verdiği uzun soluklu mücadelenin uluslararası alanda takdir edildiğini gösterdi.Floransa'daki ödül töreni; yalnızca bir ödül gecesi olmanın ötesinde, nadir hastalıklarla mücadelede sevgi, sabır, dayanışma ve umut dolu hikâyelerin buluştuğu anlamlı bir organizasyon olarak hafızalarda yer aldı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 03 Jul 2026 02:45:06 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Varta'dan minik ellerle büyük değişim]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/vartadan-minik-ellerle-buyuk-degisim-2245/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/vartadan-minik-ellerle-buyuk-degisim-2245/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_803EE6-4F4B02-A41B66-83643E-C286CD-6539E2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Varta Pilleri Türkiye, sürdürülebilirlik yaklaşımını toplumun her kesimine yayma hedefi doğrultusunda TAK Okulları Atakent ve AKD Anaokulları Halkalı'da atık pil toplama kampanyası düzenledi. Eğitim ve uygulamayı bir araya getiren proje kapsamında öğrencilere atık pillerin çevre&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_803EE6-4F4B02-A41B66-83643E-C286CD-6539E2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Varta Pilleri Türkiye, sürdürülebilirlik yaklaşımını toplumun her kesimine yayma hedefi doğrultusunda TAK Okulları Atakent ve AKD Anaokulları Halkalı'da atık pil toplama kampanyası düzenledi. Eğitim ve uygulamayı bir araya getiren proje kapsamında öğrencilere atık pillerin çevre üzerindeki etkileri, geri dönüşüm süreçleri ve doğal kaynakların korunmasının önemi yaş gruplarına uygun, eğlenceli ve interaktif etkinliklerle anlatıldı.Sınıf içi eğitimler ve uygulamalı etkinliklerle desteklenen kampanyada çocuklar, kullanılmış pillerin neden ayrı toplanması gerektiğini ve geri dönüşüm sayesinde doğal kaynakların nasıl korunduğunu öğrenirken, çevreye duyarlı davranışların günlük yaşamın bir parçası haline gelmesi konusunda da farkındalık kazandı.Kampanyanın en heyecanlı bölümlerinden biri olan atık pil toplama yarışmasında öğrenciler, evlerinde biriktirdikleri atık pilleri okullarına getirerek geri dönüşüm sürecine doğrudan katkı sağladı. Yarışma sonunda en fazla atık pil toplayan öğrenciler, Varta tarafından hazırlanan hediye setleriyle ödüllendirildi.Çocukların yoğun ilgi gösterdiği etkinlik, çevre bilincini eğlenceli bir öğrenme deneyimiyle buluştururken ailelerin de geri dönüşüm konusunda farkındalık kazanmasına katkı sundu.Varta Pilleri Türkiye Pazarlama Yöneticisi Bengü Toker eğitimler ile ilgili şöyle konuştu: "Çocukların çevre bilinciyle erken yaşta tanışmasını çok önemsiyoruz. Atık pillerin doğru şekilde toplanması ve geri dönüşüme kazandırılması, sürdürülebilir bir gelecek için küçük gibi görünen ancak etkisi büyük adımlardan biridir. TAK Okulları Atakent ve AKD Anaokulları Halkalı öğrencilerinin kampanyaya gösterdiği ilgi ve heyecan bizleri çok mutlu etti. Bu farkındalığın çocuklardan ailelerine, oradan da toplumun geneline yayılacağına inanıyoruz."Çevreye duyarlı projelerini sürdürmeyi hedefleyen Varta Türkiye, atık pillerin güvenli şekilde toplanması ve geri dönüşüm sistemine kazandırılmasına yönelik farkındalık çalışmalarına önümüzdeki dönemde de devam edecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 03 Jul 2026 02:18:26 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Türkiye, AB ile ortaklığını daha  ileri taşımaya kararlıdır"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-ab-ile-ortakligini-daha-ileri-tasimaya-kararlidir-3077/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-ab-ile-ortakligini-daha-ileri-tasimaya-kararlidir-3077/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_749AEB-F0545F-2D3644-5D50E8-80E3B2-4FDF14.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şimşek, Dolmabahçe Çalışma Ofisi&#39;nde basına kapalı düzenlenen Türkiye-AB Yüksek Düzeyli Ekonomik Diyalog Toplantısı&#39;nın ardından Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Ekonomiden Sorumlu Üyesi Valdis Dombrovskis ile basın toplantısı düzenledi.Toplantının, Türkiye ile AB arasındaki&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_749AEB-F0545F-2D3644-5D50E8-80E3B2-4FDF14.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şimşek, Dolmabahçe Çalışma Ofisi&#39;nde basına kapalı düzenlenen Türkiye-AB Yüksek Düzeyli Ekonomik Diyalog Toplantısı&#39;nın ardından Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Ekonomiden Sorumlu Üyesi Valdis Dombrovskis ile basın toplantısı düzenledi.Toplantının, Türkiye ile AB arasındaki stratejik ekonomik entegrasyonu daha da ileri taşıma yönündeki ortak iradelerinin güçlü bir göstergesi olduğunu ifade eden Şimşek, küresel ekonominin önemli bir dönüşümden geçtiğini, jeopolitik gerilimlerin arttığını, ticaretin yeniden şekillendiğini, tedarik zincirlerinin çeşitlendiğini anlattı.Şimşek, böyle bir dönemde istikrarlı, öngörülebilir ve ileriye dönük ortaklıkların her zamankinden daha fazla önem taşıdığını kaydederek, geçen yıl Brüksel&#39;de 6 yıllık aranın ardından bu diyaloğu yeniden başlattıklarını, o toplantının karşılıklı güveni tazelediğini ve iletişim kanallarını güçlendirdiğini söyledi.Bugün aynı ivmeyi İstanbul&#39;da sürdürdüklerini dile getiren Şimşek, sözlerini şöyle sürdürdü:&#34;Sabah gerçekleştirdiğimiz hükümetler arası oturumda, küresel ekonomik görünümü, ortak sınamalarımızı ve işbirliğimizi ileri taşıyacak somut adımları kapsamlı şekilde ele aldık. Sanayide iş birliği, yeni ticaret koridorları, enerji arz güvenliği, üçüncü ülkelerde ortak projeler ve tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi gündemimizin öne çıkan önemli başlıklarıydı. Bütün bu başlıkların ortak noktası ise ekonomilerimizi daha rekabetçi ve dayanıklı hale getirmekti.&#34;- &#34;Gümrük Birliği&#39;nin modernizasyonu stratejik bir gereklilik&#34;Bakan Şimşek, bu çerçevede Gümrük Birliği&#39;nin özel bir önem taşıdığını belirterek, bu anlaşmanın 30 yılı aşkın süredir ekonomik ilişkilerin temelini oluşturduğunu, ancak dünyanın değiştiğini, Gümrük Birliği&#39;nin ise hala 1990&#39;ların ekonomik gerçeklerine göre işlediğini söyledi.Şimşek, &#34;Bugünün ekonomisi yalnızca sanayi ürünlerinden ibaret değil. Hizmetler, dijital ticaret, kamu alımları ve tarım artık ekonomik entegrasyonun ayrılmaz parçaları. Bu nedenle Gümrük Birliği&#39;nin modernizasyonunu teknik bir güncelleme değil, stratejik bir gereklilik olarak görüyoruz.&#34; diye konuştu.Mevcut asimetrinin giderek daha belirgin hale geldiğini dile getiren Şimşek, şöyle devam ett:&#34;AB, üçüncü ülkelerle ticaret anlaşmaları ağını genişletirken, Türkiye ile Gümrük Birliği aynı çerçevede kalıyor. Oysa değişen küresel ekonominin ihtiyaçlarına birlikte uyum sağlamamız gerekiyor. Modernize edilmiş bir Gümrük Birliği; işletmelerimize, yatırımcılarımıza ve tedarik zincirlerimize önemli katkılar sunacaktır. Aynı şekilde, vize serbestisi sürecinde ilerleme sağlanması da iş dünyamızın hareket kabiliyetini artıracak ve ekonomik ilişkilerimize yeni ivme kazandıracaktır. Aslında bir ilerleme var. Bu nedenle Komisyona teşekkür ediyoruz.&#34;- &#34;(AB&#39;nin Made in EU yaklaşımı) Otomotiv sektöründeki bazı belirsizlikler giderilmeli&#34;Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, bugün Sanayi Hızlandırma Yasası teklifini de değerlendirdiklerini belirterek, şu açıklamalarda bulundu.&#34;Son taslakta Türkiye&#39;de üretilen ürünlerin, Birlik menşeli ürünlerle eşdeğer kabul edilmesi tabii ki memnuniyet verici. Bununla birlikte, özellikle otomotiv sektöründe bazı belirsizliklerin giderilmesi gerektiğini de ifade ettik. Çünkü Türkiye ile Avrupa Birliği artık yalnızca ticaret yapan iki taraf değildir. Ortak üretim yapan, aynı değer zincirlerinin parçası olan iki önemli ekonomik ortaktır. Bu düzeydeki entegrasyon daha modern, daha öngörülebilir ve daha kapsayıcı bir iş birliği çerçevesini gerekli kılıyor. Biz de bu anlayışla, Kamu İhale Kanunu&#39;nda yapacağımız değişiklikle Avrupa Birliği firmalarına karşılıklılık esasına dayalı eşit muamele sağlayacağız. Böylece ekonomik ortaklığımızın getirdiği işbirliğini, hukuki zeminde daha da güçlendirmiş olacağız.&#34;Bakan Şimşek, bugünkü görüşmelerinin önemli başlıklarından birisinin de &#34;bağlantısallık&#34; olduğunu kaydederek, yeni ticaret, enerji ve ulaştırma koridorlarının artık yalnızca lojistik projeleri değil rekabet gücünü, yatırımı ve üretimi destekleyen stratejik araçlar haline geldiğini anlattı.Avrupa, Asya ve Orta Doğu&#39;nun kesişim noktasındaki Türkiye&#39;nin başta Orta Koridor olmak üzere yeni bağlantı hatlarının doğal merkezinde yer aldığını dile getiren Şimşek, bu durumun Türkiye ile Avrupa arasındaki ekonomik entegrasyonu daha da güçlendirdiğini vurguladı.- &#34;Yüksek düzeyli katılım, ortak irademizin ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor&#34;Bakan Şimşek, günün ikinci bölümünde uluslararası finans kuruluşlarının temsilcileri ile bir araya geldiklerini ifade ederek, altyapıdan iklim finansmanına, KOBİ&#39;lerden dijital dönüşüme kadar geniş bir yelpazede ortak çalışmaları değerlendirdiklerini, ardından iş dünyası ile buluştuklarını anlattı.Türkiye&#39;den ve Avrupa&#39;dan çatı kuruluşların, ticaret odalarının, Türkiye&#39;de faaliyet gösteren AB menşeli şirketlerin ve sivil toplum kuruluşlarının başkanlarının da toplantıya katıldığını aktaran Şimşek, şu ifadeleri kullandı:&#34;Bu yüksek düzeyli katılım, ortak irademizin ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Çünkü biliyoruz ki hükümetler çerçeveyi oluşturur. Yatırımı, üretimi, inovasyonu ve istihdamı özel sektör hayata geçirir. Bu nedenle iş dünyamızın katkısını ekonomik ortaklığımızın ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Önerilerini dikkatle dinledik ve dikkate alacağız. Yatırım ortamını iyileştirmeye devam edeceğiz.&#34;- &#34;Türkiye, SEPA&#39;ya katılım için niyet mektubunu Avrupa Ödemeler Konseyi&#39;ne iletti&#34;Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, önemli bir gelişmeyi paylaşmak istediğini belirterek, şu açıklamalarda bulundu:&#34;Türkiye, Tek Avro Ödeme Alanı&#39;na yani SEPA&#39;ya katılım için niyet mektubunu Avrupa Ödemeler Konseyi&#39;ne iletti. SEPA üyeliği, sınır ötesi ödemeleri daha hızlı, daha güvenli ve daha düşük maliyetli hale getirecek, ticareti ve yatırımı kolaylaştıracak, şirketlerimizin rekabet gücünü artıracaktır. Hem işletmelerimize hem vatandaşlarımıza doğrudan fayda sağlayacak bu sürecin, en kısa sürede tamamlanmasını temenni ediyorum. Türkiye, Avrupa Birliği ile güçlü, istikrarlı ve karşılıklı faydaya dayanan ortaklığını daha da ileri taşımaya kararlıdır. Bugün ortaya koyduğumuz yapıcı diyalog ve işbirliği anlayışı bunun en somut göstergesi olmuştur. AB üyeliği Türkiye&#39;nin stratejik hedefi olmaya devam edecektir.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 02 Jul 2026 19:12:24 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Beni annemi öldürmekle suçladılar"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/beni-annemi-oldurmekle-sucladilar-8678/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/beni-annemi-oldurmekle-sucladilar-8678/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_13C3C7-2FCE65-FCC1AB-C98779-A89832-264C2B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Gözyaşlarına hakim olamayan Calvin, annesinin son günlerini, cenaze sürecinde yaşadıklarını, kendisine yöneltilen ağır suçlamaları ve kamuoyunda gündeme gelen iddiaları tek tek yanıtladı.ANNEM ÖLÜMÜ ÇOK İSTİYORDUAnnesinin son dönemlerinde yaşadığı ruh halini anlatan Calvin,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_13C3C7-2FCE65-FCC1AB-C98779-A89832-264C2B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Gözyaşlarına hakim olamayan Calvin, annesinin son günlerini, cenaze sürecinde yaşadıklarını, kendisine yöneltilen ağır suçlamaları ve kamuoyunda gündeme gelen iddiaları tek tek yanıtladı.ANNEM ÖLÜMÜ ÇOK İSTİYORDUAnnesinin son dönemlerinde yaşadığı ruh halini anlatan Calvin, Ahu Tuğba&#39;nın içinde bulunduğu dünyadan rahatsız olduğunu söyledi.'Annem artık bu dönemden hoşnut değildi. Sosyal medyada yapılan paylaşımları gördükçe tiksiniyordu. Özellikle insanların özel hayatlarını sergilemesini hazmedemiyordu. Anneannesini kaybettikten sonra büyük bir travma yaşadı. Koca çınar kadın adeta ürkek ve masum bir çocuğa dönmüştü.'SON BİR HAFTA BÜYÜK ACILAR ÇEKTİCalvin, annesinin ölümünden önceki son haftanın çok ağır geçtiğini belirterek şunları söyledi, 'Hiç uyuyamıyordu. Nedensiz şekilde ateşleniyordu. Sürekli kalbinin ağrıdığını söylüyordu. Elindeki tabağı bile tutamayacak kadar güçsüzleşmişti. Sanki ölüm sarhoşluğu yaşıyordu.'EVİN ÖNÜ KARGALARLA DOLMUŞTUAnnesinin ölümünden önce yaşanan ilginç olayları da anlatan Calvin, şu ifadeleri kullandı 'Bir hafta boyunca evimizin önünde kargalar vardı. Kara bulutlar evimizin üzerine çökmüştü. Annem bana &#39;Benim için geldiler&#39; dedi. &#39;Kim geldi?&#39; diye sordum. &#39;Takım elbiseliler geldi. Bir daha argo konuşma, besmele çekip gittiler&#39; dedi.'BEN ÖLECEĞİM GÜNÜ BİLİRİMAnjelik Calvin, annesinin ölümünden iki gün önce kendisine söylediklerini ömrü boyunca unutamayacağını dile getirdi.'Koluma dokundu ve &#39;Ben gideceğim. Ben öleceğim günü bilirim. Bana bir şey olursa beni burada bırakma, vatan toprağına gömün&#39; dedi.'O GECE YAŞADIĞI PİŞMANLIĞI ANLATIRKEN İSE GÖZYAŞLARINA BOĞULDU'Bir kase yoğurdun üzerine pudra şekeri döküp yedi. Bana &#39;Kızım, ben ilgi istiyorum&#39; dedi. Alnından öptüm ama çok uykusuzdum. &#39;Anne sabah yine konuşuruz&#39; dedim. İçime kötü bir his doğmuştu. O gece anneme sarılmayı erteledim. Hâlâ bunun vicdan azabını yaşıyorum. Keşke ona son kez sımsıkı sarılsaydım.'SABAH UYANDIRAMADIMAhu Tuğba&#39;nın ölüm anını anlatırken duygularına hakim olamayan Calvin şunları söyledi 'Evde ustalar çalışıyordu. Annem normalde en küçük sese bile uyanırdı. O sabah hiç ses çıkmadı. Odamdan çıkıp yanına gittim. &#39;Anne&#39; diye seslendim. Cevap vermedi. Dokunduğumda buz gibiydi. Annem artık yaşamıyordu.'BENİ ANNEMİ ÖLDÜRMEKLE SUÇLADILAREn büyük acısının annesini kaybetmekten sonra yöneltilen suçlamalar olduğunu söyleyen Calvin, şu ifadeleri kullandı 'Bazı insanlar beni annemi öldürmekle suçladı. Hatta bir televizyon programında hakkımda akıl almaz yorumlar yapıldı. Annem beni büyüten, hem annelik hem babalık yapan insandı. Ona nasıl zarar verebilirdim? Tek suçluluğum ona son gece sarılamamış olmak.'ANNEM 27 GÜN MORGDA KALDICenaze sürecinde yaşadıklarını anlatan Calvin, büyük mücadele verdiğini söyledi. 'Annemin naaşı tam 27 gün morgda kaldı. Otopsi yapılması için çok uğraştım. Defalarca mücadele ettim. Annemin maddi sıkıntısı yoktu. Gayrimenkulleri ve varlığı vardı ancak işlemler nedeniyle hesaplarına ulaşamıyordum. Allah devletimizden ve dönemin Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu&#39;ndan razı olsun. İş insanı Cemal Kalyoncu&#39;nun da desteğiyle annemi Türkiye&#39;ye getirebildim.'EKMEĞİNİ YİYENLER DAHA TOPRAĞA VERİLMEDEN KONUŞMAYA BAŞLADICalvin, annesinin yıllarca yardım ettiği bazı isimlere de sert sözlerle yüklendi. 'Annemin cenazesi daha morgdayken, yıllarca onun ekmeğini yiyen bazı oyuncular ve solistler çıkıp hakkında konuşmaya başladı. &#39;İyi oyuncu değildi&#39; dediler. Bu büyük bir vefasızlıktı.'CENAZEDE YOKTULAREn çok kırıldığı konunun ise cenaze olduğunu belirtti.'Annemin yıllarca yedirip içirdiği, dost bildiği insanların çoğu cenazeye bile gelmedi. Gerçek dostları onu son yolculuğuna uğurladı.'İMAMOĞLU İDDİALARINA NOKTAYI KOYDUSosyal medyada hakkında çıkan iddialara da açıklık getiren Calvin, şu ifadeleri kullandı 'Ben yıllarca annemle Amerika&#39;da yaşadım. Ekrem İmamoğlu&#39;nu tanımam. Annem de tanımazdı. Cenazeye birçok siyasi isim çelenk gönderdi. Sayın Ekrem İmamoğlu&#39;nun da çelengi vardı. Bundan farklı anlamlar çıkarmak doğru değil. Böyle bir ilişki olsaydı zaten devlet ortaya çıkarırdı. Annem hiçbir zaman siyasi kimliğiyle ön plana çıkan biri değildi. Ancak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;a sevgi ve saygı duyuyordu.'m]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 02 Jul 2026 10:56:03 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[NG Grubu'ndan dayanışmayı güçlendiren yaz şenliği!]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ng-grubundan-dayanismayi-guclendiren-yaz-senligi-3761/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ng-grubundan-dayanismayi-guclendiren-yaz-senligi-3761/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C06327-AA1B77-1E17CC-7130F7-2F2BC5-2019B0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Engelli bireyler ve değerli aileleri için sevgiyle hazırlanan anlamlı bir etkinlikte bir araya gelen NG Grubu, yaza birlik ve dayanışmayla merhaba dedi!Sosyal fayda odaklı proje ve etkinliklerle Kütahya'da toplumun pek çok farklı kesimine güç veren NG Grubu, 30 Haziran Salı akşamı özel&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C06327-AA1B77-1E17CC-7130F7-2F2BC5-2019B0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Engelli bireyler ve değerli aileleri için sevgiyle hazırlanan anlamlı bir etkinlikte bir araya gelen NG Grubu, yaza birlik ve dayanışmayla merhaba dedi!Sosyal fayda odaklı proje ve etkinliklerle Kütahya'da toplumun pek çok farklı kesimine güç veren NG Grubu, 30 Haziran Salı akşamı özel bir &#34;Yaza Merhaba&#34; etkinliği düzenledi.Kütahya Porselen Yönetim Kurulu Başkanı Sema Güral Sürmeli'nin ev sahipliğinde Saklı Dünya Restoran'da gerçekleştirilen şenlik tadındaki buluşmanın en anlamlı yanı, engelli bireylerin ve ailelerinin katılımıyla hayata geçirilmesi oldu.Anlamlı geceye; Kütahya Valisi Musa Işın, NG Grup Kurucu Başkanı Nafi Güral, NG Eğitim Vakfı Başkanı Gülsüm Güral, NG Kütahya Seramik Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Güral, NG Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Hediye Güral Gür, Kütahya Porselen Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Gülden Güral ile Kütahya Porselen Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Dr. Tanzer Polat Yılmaz da katılarak destek verdi. Etkinlikte, Kütahya Hava Er Eğitim Tugay ve Garnizon Komutanı Mustafa Baş ve eşi Figen Baş da davetliler arasındaydı.&nbsp;Protokol üyeleri ve aile üyelerinden Sema Güral Sürmeli, Gülden Güral ile Nafi Güral&#39;ın komutan ve eşiyle birlikte sergilediği sürpriz zeybek gösterisi, etkinliğe katılan çocuklar tarafından büyük bir hayranlık ve neşeyle izlendi.NG Grubu Çalışanları Dayanışmayı Sahneye TaşıdıDavetlilerin renkli aktiviteler ve sahne gösterileriyle keyifli anlar yaşadığı buluşmada; coşku, NG Grubu çalışanlarının katılımıyla ikiye katlandı. Hiçbir profesyonel ders almadan, tamamen gönüllülük esası ve doğal yetenekleriyle NG Ritim ve Dans Topluluğu'nu oluşturan çalışanlar, sergiledikleri performansla geceye damga vurdu. Bu içten katılım, etkinliğin odağında yer alan birlik, beraberlik ve samimiyet duygularını bir kez daha perçinledi.Sema Güral Sürmeli: &#34;Farklılıklarımız en büyük zenginliğimiz&#34;Bu özel buluşmada konuşan Kütahya Porselen Yönetim Kurulu Başkanı Sema Güral Sürmeli, etkinliğe ilişkin değerlendirmede bulundu:"Toplumsal bağları güçlendiren, sosyal kapsayıcılığı ve sorumluluğu ilke edinen bir şirket olarak; farklılıkları kucaklamanın, paylaşmanın ve birlik olabilmenin mutluluğunu bir etkinlikte daha yeniden yaşadık. Engelli bireylerimiz ve aileleriyle bir araya gelerek birlik ve dayanışmayı güçlendiren kıymetli paylaşımlarda bulunduk. Kurum kültürümüzün önemli bir parçası olan toplumsal kapsayıcılık ile onları sevgiyle sarmaladık. Çünkü inanıyoruz ki, farklılıklarımız bizi ayıran değil, birbirimizi tamamlayan en önemli zenginliğimizdir ve değerli olan, herkesin sosyal hayatın içinde özgürce yer alabildiği bir anlayışı büyütmektir. Buradan hareketle tüm katılımcılarımıza ve emeği geçen çalışma arkadaşlarımıza gönülden teşekkür ediyorum."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 02 Jul 2026 07:45:24 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Besler'in büyüme yolculuğuna EBRD'den stratejik destek]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/beslerin-buyume-yolculuguna-ebrdden-stratejik-destek-6157/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/beslerin-buyume-yolculuguna-ebrdden-stratejik-destek-6157/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_54BF38-827873-35E8B2-592D70-1F13D4-BD65D8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dondurulmuş gıda ve konserve kategorisinde SuperFresh, donuk fırıncılıkta DFU, yağ kategorisinde Bizim Yağ, Terem, Luna, Yayla, Sabah ve Halk, sürülebilir peynir kategorisinde Ülker Sürmix markalarını bünyesinde barındıran Besler, bu stratejik iş birliğiyle hem Türkiye'de hem de&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_54BF38-827873-35E8B2-592D70-1F13D4-BD65D8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dondurulmuş gıda ve konserve kategorisinde SuperFresh, donuk fırıncılıkta DFU, yağ kategorisinde Bizim Yağ, Terem, Luna, Yayla, Sabah ve Halk, sürülebilir peynir kategorisinde Ülker Sürmix markalarını bünyesinde barındıran Besler, bu stratejik iş birliğiyle hem Türkiye'de hem de uluslararası pazarlarda büyümesini destekleyecek önemli bir adım atıyor.Finansman kapsamında hayata geçirilecek yatırım programı; kapasite artışı sağlayacak yeni yatırımları, mevcut tesislerde modernizasyon çalışmalarını, depo ve lojistik altyapısının güçlendirilmesini kapsıyor. Besler, artan tüketici talebine daha etkin yanıt verirken operasyonel verimliliğini de ileri seviyeye taşımayı hedefliyor.Yeşil dönüşüm ve toplumsal fayda hedeflerine güçlü katkıEBRD finansmanı, Besler'in çevresel sürdürülebilirlik hedeflerine de katkı sunacak. Enerji verimliliğinin artırılması, emisyonların azaltılması ve lojistik süreçlerde karbon ayak izinin düşürülmesine yönelik yatırımlar finansmanın öncelikli kullanım alanları arasında yer alıyor. Bu yatırımlarla Besler, üretimden tedarik zincirine kadar tüm değer zincirinde daha verimli ve daha sürdürülebilir bir operasyonel yapı oluşturmayı hedefliyor.EBRD iş birliğinin önemli bileşenlerinden biri de toplumsal fayda odaklı projeler oluşturuyor. Bu kapsamda EBRD, SuperFresh'in kadınların tarımdaki rolünü güçlendirmeyi amaçlayan "Tarımın Kadın Yıldızları" gibi fırsat eşitliği ve kapsayıcılık odaklı projelerine destek verecek. 2022 yılından bu yana devam eden proje; kadın çiftçilere eğitim, finansman ve alım garantisi destekleri sunarak tarımda fırsat eşitliğinin geliştirilmesine katkı sağlıyor. Program aynı zamanda kadınların ekonomik ve sosyal açıdan güçlenmesini desteklerken, geçtiğimiz yıl hayata geçirilen staj programı aracılığıyla gençlerin tarım sektörüne katılımını teşvik ederek istihdamın sürdürülebilirliğine de katkı sunuyor.Mert Altınkılınç: "Gıda sektörünün sürdürülebilir dönüşümüne öncülük ediyoruz"Yıldız Holding Gıda Grubu Başkanı ve Besler CEO'su Mert Altınkılınç, anlaşmaya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Yıldız Holding Gıda Grubu bünyesinde Besler olarak, 16 farklı kategoride yaklaşık 1.250 ürün ve 50'nin üzerinde markamızla faaliyet gösteriyor, üretimden inovasyona, tedarik zincirinden ürün geliştirmeye kadar tüm&nbsp;süreçlerimizi sürdürülebilir büyüme anlayışıyla yönetiyoruz. EBRD ile gerçekleştirdiğimiz bu stratejik iş birliği, üretim kapasitemizi ve rekabet gücümüzü artıracak önemli bir finansman kaynağı olmasının yanında, sürdürülebilirlik ve toplumsal fayda hedeflerimizi hızlandıracak önemli bir iş birliği niteliği taşıyor.Bu yatırımlarla hem yurt içindeki hem de uluslararası pazarlardaki büyümemizi desteklerken, markalarımızı yeni coğrafyalara taşımaya ve ihracat gücümüzü artırmaya devam edeceğiz. Enerji verimliliği, yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve kapsayıcı kalkınma alanlarında hayata geçireceğimiz projelerle geleceğin gıda ekosisteminin sürdürülebilir dönüşümüne öncülük etme hedefimiz doğrultusunda kararlılıkla ilerliyoruz. Herkes için güvenli ve yüksek kaliteli gıdaya erişim sağlama misyonumuzla sürdürülebilir büyüme yolculuğumuzu güçlendirerek sürdüreceğiz."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 02 Jul 2026 02:26:10 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kalkınma yolu projesi ve enerjide büyük işbirliği fırsatları]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kalkinma-yolu-projesi-ve-enerjide-buyuk-isbirligi-firsatlari-8576/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kalkinma-yolu-projesi-ve-enerjide-buyuk-isbirligi-firsatlari-8576/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_237B6A-86709B-9AB78E-1335DD-08B46E-C429EC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Irak'taki muazzam enerji kaynakları, Türkiye'nin bu enerji kaynaklarının Avrupa ve dünya pazarlarına ulaştırılmasındaki kilit rol ve konumu bunu mümkün kılıyor.Yazı dizimizin bu son bölümünde bu konulara odaklanmaya çalışacağız.Önceki bölümlerde aktarmaya çalıştığımız&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_237B6A-86709B-9AB78E-1335DD-08B46E-C429EC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Irak'taki muazzam enerji kaynakları, Türkiye'nin bu enerji kaynaklarının Avrupa ve dünya pazarlarına ulaştırılmasındaki kilit rol ve konumu bunu mümkün kılıyor.Yazı dizimizin bu son bölümünde bu konulara odaklanmaya çalışacağız.Önceki bölümlerde aktarmaya çalıştığımız gibi yeni Irak Başbakanı Ali Zeydi, akılcı, rasyonel, Irak'ta istikrarı ve ekonomik kalkınmayı önceleyen, iş dünyasından gelme finansçı kökenli bir siyasetçi ve seleflerine oranla İran yerine Türkiye ve ABD ile ilişkileri çok daha önemseyen bir isim.Zeydi'nin, son 20 yıldaki tüm Irak başbakanlarının aksine ilk ziyaretini İran'a değil ABD'ye yapacak olması bunun en somut yansımalarından birisi. Zeydi'nin bu Temmuz ayı içinde Washington'a ziyareti bekleniyor.Şimdi tek tek hem ilgili aktörlerin yaklaşımlarına hem de "muazzam fırsat" dediğimiz konulara mercek tutarak bunun nasıl mümkün olabilirliğini ele almaya çalışalım.Belirttiğimiz gibi yeni Irak Başbakanı Zeydi, Türkiye ve ABD ile yakın çalışmaya istekli birisi. Göreve başlar başlamaz ülkesinde güvenlik ve siyasi istikrarın sağlanması konusunda düğmeye bastı bile.ABD Başkanı Donald Trump tarafından Irak Özel Temsilciliğine atanan Tom Barrack, Suriye Özel Temsilciliği'nin yanı sıra aynı zamanda ABD'nin Ankara Büyükelçisi.Kendisi de aynı zamanda Trump gibi bir iş insanı olan Barrack da selefleri ABD özel temsilcileri ve büyükelçilere oranla şuana kadar Ankara ile çok daha olumlu, çok daha uyumlu bir yaklaşım sergiledi. sergiliyor.&nbsp;SİYASİ İSTİKRAR VE GÜÇLÜ MERKEZİ YAPIÖzellikle Suriye'de Türkiye'nin "kırmızı çizgi" olarak nitelendirdiği "siyasi birlik ve üniter yapı" konularında Ankara ve Şam ile ortak hareket etmesi, PYD/YPG'nin entegrasyonu ve özerklik/federasyon gibi konuların aşılmasında önemli rol oynadı.&nbsp;Tom Barrack'ın Irak konusunda da benzer bir yaklaşım sergileyeceği anlaşılıyor; "Güvenlik, siyasi istikrar ve güçlü bir merkezi yapı."Bunlar Türkiye'nin Irak yaklaşımları için de hayati önemde.Açıktan dile getirilmese bile bu yaklaşımların Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'ni (IKYB) rahatsız ettiği ve edeceği aşikâr. Özellikle de Barzanilerin KDP'sinin "güçlü merkezi yapı" yaklaşımından memnun olmadığı görülüyor ki bu anlaşılır bir durum.&nbsp;Buna mukabil Talabanilerin KYB'nin, KDP kadar buna güçlü bir itirazı yok.&nbsp;Hatta özellikle Ekim 2024'teki seçimlerin üzerinden geçen 20 aya yakın süre içinde hükümetin kurulamaması ve bunun yarattığı siyasi istikrarsızlık ve ekonomik sorunlar nedeniyle KYB çevrelerinden sık sık Bağdat ile daha yakın işbirliği yapılması gerektiği yönündeki çıkışlar bunu gösteriyor.Uzun yıllardan bu yana Irak üzerinde güçlü nüfuzu bulunan İran ise, özellikle ABD ve İsrail ile girdiği savaş sonrası kendi sorunlarına odaklanmak durumunda.Yani önümüzdeki dönem içerisinde İran'ın Irak'taki etkinliği geçtiğimiz yıllara oranla çok daha az olacağa benziyor.Bu anlattıklarımız Irak ile ilgili aktörlerin durum ve yaklaşımlarını özetliyor.Uluslararası Enerji Ajansı'nın 2026 raporuna göre Irak bugün yaklaşık 145 milyar varillik kanıtlanmış petrol rezervi ile dünyanın en zengin beş petrol ülkesinden biri olmaya devam ediyor.TRİLYON DOLARLIK ENERJİ REZERVLERİ&nbsp;Gelelim ekonomik ve enerji alanlarındaki işbirliği fırsatlarına.Öncelikle Irak, Türkiye'nin ihracatında uzun yıllardan bu yana hep ilk beş içinde yer alıyor. Zaman zaman birinci sıraya oturduğu bile oluyor.&nbsp;Bu anlamda iki ülke arasında oldukça önemli ekonomik ilişkiler söz konusu.&nbsp;Ancak daha da önemlisi Ankara ile Bağdat arasında Nisan 2024'te imzalanan Kalkınma Yolu Projesi, bu ekonomik ilişkileri çok daha üst seviyelere çıkarma potansiyeline sahip.&nbsp;Projenin Irak ayağında çalışmalar çoktan başlamış durumda.&nbsp;Yeni Başbakan Ali Zeydi, bu projeyi çok daha güçlü şekilde sahiplenip hızlandıracaklarının sinyallerini veriyor.&nbsp;Bir diğeri Irak, dünyada petrol üretiminde ilk beş ülke arasında.&nbsp;Uluslararası Enerji Ajansı'nın 2026 raporuna göre Irak bugün yaklaşık 145 milyar varillik kanıtlanmış petrol rezervi ile dünyanın en zengin beş petrol ülkesinden biri olmaya devam ediyor. Bunun yaklaşık 45 milyar varili, yani yaklaşık üçte biri, IKYB sınırları içindeki sahalarda bulunuyor. Doğalgazda ise Irak'ın 125 trilyon fit küplük kanıtlanmış rezervinin yaklaşık 25 trilyon fit küpü Kuzey Irak'ta yer alıyor. Daha da önemlisi, henüz tam geliştirilememiş sahalar dikkate alındığında Kuzey Irak'ın doğalgaz potansiyelinin 150-200 trilyon fit küpe kadar çıkabileceği değerlendiriliyor. Bu rezervlerin değeri trilyon dolarlarla ifade ediliyor.Başka bir ifadeyle, Irak rezerv bakımından enerji süper güçlerinden biri olmasına rağmen, güvenlik sorunları, siyasi belirsizlikler ve yatırım eksikliği nedeniyle bu potansiyelin ancak sınırlı bir bölümünü üretebilmektedir. Özellikle Musul, Kerkük, Germiyan ve Batı Irak havzalarında bekleyen hidrokarbon kaynakları, önümüzdeki on yılın en büyük yatırım fırsatlarından biri olarak görülmektedir.Bu devasa kaynaklar ekonomiye kazandırılmayı bekliyor.&nbsp;Öte yandan Türkiye ile Irak arasında 1973 yılında imzalanan Ham Petrol Boru Hattı Anlaşması, 27 Temmuz 2026 tarihi itibariyle sona eriyor.İki ülke arasında yeni bir anlaşma için yoğun görüşmeler sürüyor.KYB İLE İLİŞKİLERİN GELİŞTİRİLMESİ DAHA AKILCI BİR YOLUluslararası Enerji Ajansı'nın 2012 raporunda sözünü ettiğimiz rezervlerin önemli bir kısmı daha önce IKYB'nin denetimindeki alanlarda bulunuyordu.&nbsp;2017'deki Bağımsızlık Referandumu sonrasında bu rezervlerin önemli bir kısmının bulunduğu Kerkük, Tuzhurmatu ve Germiyan bölgesi Bağdat'ın denetimine geçti.&nbsp;Bu arada anımsanacağı üzere Türkiye'nin IKBY ile yaptığı anlaşma kapsamında bu bölgeden Kerkük, Yumurtalık, Ceyhan boru hattı üzerinden Türkiye'ye petrol aktarılması konusu da Uluslararası Tahkim Kurulu tarafından reddedilince Ankara ile Erbil arasında yapılan anlaşma sorunlu hale geldi ve Ankara yeni görüşme ve anlaşmalar için Bağdat'a yönelme durumunda kaldı.&nbsp;Hem söz konusu bölgelerin IKBY'nin denetiminden çıkmış olması, hem Uluslararası Tahkim'in kararı nedeniyle Erbil'in eli fazlasıyla zayıflamış durumda.&nbsp;Hali hazırda söz konusu rezervler konusunda Bağdat ile ortak hareket ederken KDP yerine, Süleymaniye ve Halepçe bölgesini kontrolü altında tutan ve Kerkük'te de en güçlü parti konumunda olan KYB ile yakın ilişki içine girmek çok daha rasyonel ve çok daha akılcı bir hal alıyor.Tüm bu tespitlerin ışığında Türkiye'nin yeni dönemde, yeni perspektifler ve yeni yaklaşımlarla yeni bir yol haritası belirlemesi durumunda önümüzdeki dönemin enerji ve kalkınma anlamında muazzam fırsatlar elde edebileceğini yaratabileceğini söylemek mümkün.&nbsp;ÖĞÜTÇÜ: YENİ BİR EKONOMİK ENTEGRASYONUN OMURGASIBölgeyi yakından bilen, dünyanın en önemli enerji ve yatırım otoritelerinden biri olan London Energy Club Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Öğütçü'nün tespit ve değerlendirmeleri de bu yönde.Konunun sadece, Irak petrolünün dünya pazarlarına ulaştırılması olmadığını belirten Öğütçü, "Bugün mesele yalnızca Irak petrolünün Türkiye üzerinden dünya pazarlarına ulaştırılması değildir. Asıl mesele, Türkiye'nin kendisini Avrupa'nın yeni enerji güvenliği mimarisinin vazgeçilmez ülkesi haline getirebilmesidir. Rus gazına bağımlılığı azaltmaya çalışan Avrupa için Irak, Doğu Akdeniz, Körfez ve gelecekte yeşil hidrojen kaynaklarının en güvenli çıkış kapısı Türkiye olabilir. Bu stratejik avantaj doğru kullanılırsa Türkiye sadece transit ülke değil, enerji ticaretinin fiyatlandığı ve finanse edildiği bölgesel bir merkez haline gelebilir" diyor.ABD ve İsrail ile İran arasında yaşanan savaş ve gerilim nedeniyle ortaya çıkan enerji güvenli meselesi ve özellikle de Avrupa'nın enerji konusunda yaşadığı sıkıntılara dikkat çeken Öğütçü, "Irak'ın özellikle batısı ve kuzeyinde yıllardır değerlendirilemeyen önemli petrol ve doğal gaz rezervleri bulunuyor. Bu potansiyel, güvenlik sorunları nedeniyle bugüne kadar kullanılamadı. Ancak değişen jeopolitik ortam, Hürmüz Boğazı'nda yaşanan kırılganlık ve Avrupa'nın enerji arzını çeşitlendirme ihtiyacı bu kaynakları yeniden stratejik hale getiriyor" diyerek Avrupa'nın da Türkiye ile Irak arasında bu yönde gelişecek projelere destek verebileceğinin altını çiziyor."SON YARIM YÜZYILIN EN BÜYÜK EKONOMİK FIRSATI"Öğütçü, Kalkınma Yolu Projesi'nin önemine dair de şunları söylüyor:&nbsp;"Kalkınma Yolu Projesi yalnızca bir demiryolu ve otoyol inşası olarak, böyle bir ulaştırma koridoru olarak görülmemeli. Koridor boyunca kurulacak organize sanayi bölgeleri, lojistik üsler, veri merkezleri, elektrik iletim hatları, fiber optik ağlar ve petrokimya yatırımları projenin gerçek ekonomik değerini oluşturacaktır. Böylece Türkiye ile Irak arasındaki ekonomik entegrasyon, klasik ticaret ilişkisinin ötesine geçerek ortak üretim ve ortak yatırım modeline dönüşebilir. Bunun sağlanması halinde bu proje Türkiye ile Irak arasında yeni bir ekonomik entegrasyonun omurgasına dönüşebilir ki böyle bir yaklaşım hem Türkiye'ye hem Irak'a hem de Avrupa'nın enerji güvenliğine önemli katkılar sağlayacaktır."&nbsp;Irak'ta siyasi istikrar ve güvenliğin sağlanmasının önemini vurgulayan Mehmet Öğütçü, "Uluslararası enerji şirketleri ve yatırım fonları da güvenlik ve hukuki belirsizliklerin azalmasını bekliyor. Siyasi istikrar sağlanabildiği takdirde Irak'ın kuzeyindeki hidrokarbon sahalarına on milyarlarca dolarlık yeni yatırımın gelmesi mümkündür. Türk müteahhitlik sektörü, enerji ekipman sanayii, bankacılık ve lojistik şirketleri de bu süreçten önemli pay alabilecek konumdadır" diyor.Türkiye-Irak ilişkilerini, güvenlik, siyasi istikrar, iç dengeler, aktörlerin yaklaşımları, zorunluluklar ve fırsatlar dâhil tüm yönleriyle ele almaya çalıştığımız bu yazı dizimizi Mehmet Öğütçü'nün Türkiye için engin bir vizyon içeren şu ifadeleriyle noktalamış olalım:&nbsp;"Türkiye açısından hedef yalnızca komşusuyla daha fazla ticaret yapmak olmamalıdır. Hedef; Irak'ı, Körfez'i ve Avrupa'yı birbirine bağlayan yeni ekonomik kuşağın ana omurgasını oluşturmak, enerji, ulaştırma, finans ve dijital altyapının kesiştiği bölgesel merkez haline gelmektir. PKK'nın silah bırakması ve güvenlik risklerinin azalması halinde önümüzdeki on yıl, Türkiye-Irak ilişkilerinde belki de son yarım yüzyılın en büyük ekonomik fırsat dönemine dönüşebilir."&nbsp;SON]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 02 Jul 2026 02:04:04 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Made ın Europe türk ihracatçısı için zamanlı bir bomba olabilir"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/made-in-europe-turk-ihracatcisi-icin-zamanli-bir-bomba-olabilir-3651/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/made-in-europe-turk-ihracatcisi-icin-zamanli-bir-bomba-olabilir-3651/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_50B504-A23053-CD0C70-9AA48E-C7C4F4-D9DB29.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dış Ticaret ve Yönetim Derneği (DIŞYÖNDER) Başkanı Dr. Hakan Çınar, Avrupa Birliği&#39;nin sanayi tabanını yeniden güçlendirmek amacıyla hazırladığı Sanayi Hızlandırıcı Yasası (Industrial Accelerator Act) kapsamındaki &#34;Made in EU&#34; girişimine ilişkin kamuoyunu uyardı.&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_50B504-A23053-CD0C70-9AA48E-C7C4F4-D9DB29.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dış Ticaret ve Yönetim Derneği (DIŞYÖNDER) Başkanı Dr. Hakan Çınar, Avrupa Birliği&#39;nin sanayi tabanını yeniden güçlendirmek amacıyla hazırladığı Sanayi Hızlandırıcı Yasası (Industrial Accelerator Act) kapsamındaki &#34;Made in EU&#34; girişimine ilişkin kamuoyunu uyardı. Kamu alımları ve devlet destekli projelerde Avrupa menşeli üretim şartı getirmeyi öngören düzenlemenin, Türkiye&#39;nin Gümrük Birliği statüsü nedeniyle hukuki olarak kapsam içinde değerlendirilmesine rağmen, uygulamada Türk ihracatçısının aleyhine işleyecek bir mekanizmaya dönüşebileceğini belirten Çınar, &#34;Bu düzenlemeyi sadece bir teknik mevzuat değişikliği gibi görmek büyük bir hata olur. Masada konuşulan, Türkiye&#39;nin Avrupa değer zincirindeki konumunun bir gecede sorgulanır hale gelmesidir&#34; dedi.&nbsp;Düzenlemenin Arka Planı&nbsp;Avrupa Birliği&#39;nde imalat sektörünün gayri safi yurt içi hasıla içindeki payı 2000 yılında yüzde 18,4 seviyesindeyken 2024&#39;te yüzde 14,3&#39;e kadar geriledi. Bu gerilemeyi tersine çevirmek isteyen AB&nbsp;Komisyonu, söz konusu oranı 2035 yılına kadar yüzde 20&#39;ye çıkarmayı hedefliyor. Bu kapsamda hazırlanan taslak, başta otomotiv, çelik, alüminyum, çimento, kimya, batarya, rüzgâr türbinleri ve fotovoltaik sistemler olmak üzere stratejik sektörlerde kamu alımlarında ve destek programlarında &#34;Avrupa&#39;da üretilmiş olma&#34; ve &#34;düşük karbon&#34; şartı arıyor.&nbsp;Türkiye Kapsamda mı, Kapsam Dışında mı?&nbsp;AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Stéphane Séjourné&#39;nin Brüksel&#39;de duyurduğu teklife göre, AB ile serbest ticaret anlaşması ya da Gümrük Birliği bulunan ülkelerden gelen içerikler AB menşeli sayılacak. Bu düzenleme Türkiye&#39;yi ilke olarak kapsam içine alıyor; ancak kamu alımlarında karşılıklılık ilkesinin uygulanması şart koşuluyor. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, AB ile yürütülen istişareler sonucunda bu yasal zeminin teyit edilmesini &#34;önemli bir adım&#34; olarak değerlendirdi. Ancak konunun uzmanları, otomatik bir kapsama dahil oluşun söz konusu olmadığı uyarısında bulunuyor. Kapsamın nihai sınırları, ilgili düzenlemenin metni, Türkiye-AB anlaşmaları ve olası eşdeğerlik tanınmasıyla belirlenecek.&nbsp;Risk Boyutu: Otomotiv Sektörü Alarmda&nbsp;DIŞYÖNDER Başkanı Çınar, riskin boyutunu somut bir örnekle açıklıyor: &#34;Eğer bu düzenleme Türkiye&#39;yi kapsam dışında bırakacak şekilde yasalaşırsa, Türk malı ürünler bir gecede &#39;ithal ürün&#39; statüsüne düşürülür ve Avrupa ihalelerinden elenir. Bu, lafta kalan bir ihtimal değil; masada somut olarak tartışılan bir senaryo. Özellikle elektrikli araçlarda aranan yerlilik şartı, Türkiye&#39;nin ihracat şampiyonu konumundaki otomotiv ana sanayisini doğrudan tehdit ediyor. Şimdiden hazırlık yapmayan firmalar, kapıda bekleyen bu riski çok geç fark edecek&#34; diye konuştu.&nbsp;&nbsp;Dr. Hakan Çınar, sorunun yalnızca Türk üreticileri değil, Türkiye&#39;deki Avrupalı yatırımcıları da doğrudan vuracağını sert bir dille vurguluyor: &#34;Türkiye&#39;nin ihracatının yaklaşık yüzde 42&#39;si AB&#39;ye gidiyor; ama bu rakamın gerisindeki gerçeği herkes görmeli: Bu ihracatın üçte ikisi, Türkiye&#39;deki Avrupa yatırımı olan fabrikalardan çıkıyor. Yani Brüksel, kendi şirketlerini kendi eliyle cezalandırmak üzere. Son 23 yılda Türkiye&#39;ye gelen yaklaşık 270 milyar dolarlık uluslararası yatırımın yüzde 70&#39;i Avrupa kaynaklı. Bu yatırımcılar bir gecede mağdur edilirse, bunun faturası sadece bize değil, Avrupa&#39;nın kendi sanayisine de çıkar. Brüksel&#39;deki karar alıcıları bu çelişkiyi görmezden gelmeye devam ederse, bedelini iki taraf da ağır şekilde öder&#34; dedi.&nbsp;AB İçinde de Görüş Birliği Yok&nbsp;Konu, AB üyeleri arasında da tartışmalı. Fransa girişimin en güçlü destekçisi olarak öne çıkarken, Almanya ile birlikte Estonya, Finlandiya, Letonya, Litvanya, Hollanda ve İsveç gibi ülkeler yerli üretim şartının yatırımları caydırabileceği, kamu ihalelerinde maliyetleri artırabileceği ve AB&#39;nin küresel rekabet gücünü zayıflatabileceği görüşünü savunuyor. Almanya, &#34;Made in Europe&#34; tanımının dar kaldığını belirterek ticaret ortaklarını da kapsayan &#34;Made with Europe&#34; yaklaşımının benimsenmesini öneriyor ki bu yaklaşım kabul edilirse Türk ihracatçılar için daha avantajlı bir tablo doğabilir.&nbsp;Uyum Yükü Görmezden Gelinemez&nbsp;Dr. Çınar, konunun sadece &#34;kapsama girer miyiz, girmez miyiz&#34; sorusuna indirgenemeyeceği konusunda da uyarıyor: &#34;Diyelim ki Türkiye kapsama dahil edildi. Bu, işin bittiği anlamına gelmiyor; aksine yeni bir yükümlülükler döneminin başladığı anlamına geliyor. Türk şirketleri artık &#39;Türkiye&#39;de montaj yaptık&#39; demekle yetinemeyecek. Menşe ispatı, tedarik zinciri şeffaflığı, kayıt tutma, ERP ve gümrük veri altyapısı gibi alanlarda AB standartlarına tam uyum şart olacak. Bu hazırlığı bugünden yapmayan, özellikle tekstil, otomotiv yan sanayi, makine ve batarya zincirinde çalışan firmalarımız, yarın Avrupa pazarının dışında kalmanın şokunu yaşayabilir. Bunu söylemek benim görevim&#34; dedi.&nbsp;DIŞYÖNDER&#39;den Net Çağrı: &#34;Beklemek Bir Seçenek Değil&#34;&nbsp;Dr. Hakan Çınar, bültenini sert bir çağrıyla noktalıyor: &#34;Hükümetimizin ve sektör kuruluşlarımızın Brüksel nezdinde sürdürdüğü diplomatik çaba elbette değerli. Ancak ihracatçılar, bu süreci masadaki diplomatlara havale edip rahat oturmamalı. Avrupa Parlamentosu&#39;ndaki müzakerelerde taslağın hangi yöne evrileceği henüz netleşmedi. DIŞYÖNDER olarak tüm üyelerimizi ve sektördeki firmaları şimdiden menşe ve tedarik zinciri uyumu konusunda hazırlık yapmaya davet ediyoruz. Bu konuda beklemek, lüks değil; doğrudan rekabet gücümüzü kaybetmek anlamına gelir. Bu uyarıyı yapmak bizim sorumluluğumuz, gerekli adımı atmak ise artık ihracatçımızın elinde.&#34;&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 01 Jul 2026 08:36:01 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Irak'ta yeni dönem ve yeni denge arayışları]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/irakta-yeni-donem-ve-yeni-denge-arayislari-6010/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/irakta-yeni-donem-ve-yeni-denge-arayislari-6010/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_12D18A-AAE2C3-B7C969-A32A30-F4C6D7-2EA157.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Faruk AKTAŞTürkiye'nin Suriye politikaları açısından "kırmızı çizgi" niteliği taşıyan PYD/YPG konusu ve "Suriye'nin siyasi birliği ve üniter yapısı" mevzusu kriz durumundan çıkarak henüz tamamen neticelenmiş olmasa bile bir çözüm sürecine girmiş bulunuyor.&nbsp;Hatta PYD/YPG&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_12D18A-AAE2C3-B7C969-A32A30-F4C6D7-2EA157.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Faruk AKTAŞTürkiye'nin Suriye politikaları açısından "kırmızı çizgi" niteliği taşıyan PYD/YPG konusu ve "Suriye'nin siyasi birliği ve üniter yapısı" mevzusu kriz durumundan çıkarak henüz tamamen neticelenmiş olmasa bile bir çözüm sürecine girmiş bulunuyor.&nbsp;Hatta PYD/YPG konusunun PKK'nın silah bırakması hususundan daha olumlu seyrettiğini bile söylemek mümkün.Kuşkusuz bunda Ankara ve Şam'ın ortak anlayış ve işbirliği içinde hareket etmelerinin yanı sıra ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın da oldukça önemli bir rol oynadığını belirtmek gerek.&nbsp;Tom Barrack, PYD-YPG mevzusunu Suriye ve Türkiye'nin başına bela eden Barack Obama ve Joe Biden yönetimlerinin atadığı dönemin Suriye Özel Temsilcisi Brett McGurk'ün aksine Ankara ve Şam ile ortak hareket ederek sorunun çözümüne önemli katkılar sağladı ve sağlamaya devam ediyor.Türkiye'de özellikle bazı muhalefet partileri tarafından, kimi sözleri bağlamından çıkarılarak "şeytanlaştırılmaya" hatta "istenmeyen adam" ilan edilmeye çalışılan Barrack'ın, PYD/YPG ve Suriye konularında şu ana kadarki yaklaşımlarının seleflerinden çok daha makul, çok daha olumlu ve sorunu çözme yönünde olduğu aşikâr.Bu açıdan bakıldığında aynı zamanda ABD'nin Ankara Büyükelçisi de olan Tom Barrack'ı yıpratmaya çalışan kesimlerin bu yaklaşımları, onun yerine geçtiğimiz yıllarda ABD-Türkiye ilişkilerinde ciddi krizlerin yaşanmasına yol açan John Bass ve David Satterfield gibi büyükelçiler ve McGurk gibi bir Suriye Özel Temsilcisi mi istedikleri sorularını akla getirtiyor.İç politikada zaman zaman gündeme sokulan bu tartışmalara dair açtığımız kısa parantezi kapatarak konumuza dönecek olursak, belirttiğimiz gibi Suriye ve PYD/YPG konusunda Türkiye ile paralel yaklaşımlara sahip olan ve bugüne dek sorunun çözümü konusunda önemli rol oynayan Tom Barrack'ın geçtiğimiz günlerde Suriye Özel Temsilciliği görevi sona erdi.&nbsp;Onun yerine gelecek kişinin kim olacağı merak edilirken ABD Başkanı Trump tarafından görev süresi hem görev süresi uzatıldı hem de yaklaşık yarım asırdan bu yana Türkiye'nin en büyük problemlerinden biri olan PKK'nın yuvalandığı Irak için de Özel Temsilcilik göreviyle görevlendirildi.&nbsp;Kerkük Valisi Mehmet Seman Ağa, Türkiye ziyaretinde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli tarafından da kabul edildi.IRAK'TA TOM BARRACK ETKİSİIrak'taki gelişmeleri ele alacağımız bu bölümde Suriye, PYD/YPG ve Tom Barrack mevzularına değinmemizin sebebi, Barrack'ın Suriye'de oynadığı olumlu rolün benzerinin Irak için de beklenebileceği hususu.&nbsp;Obama ve Biden dönemlerinde ABD, Suriye'de siyasi istikrarsızlık ve kaosun sürmesinden yana bir yaklaşım sergiledi. Barrack ise Suriye'de siyasi birlik ve istikrardan yana davrandı.Aynı ABD, özellikle 2003'te Saddam rejiminin devrilmesinden bu yana Irak'ta da siyasi istikrarsızlık ve kaos planları uyguladı.&nbsp;Barrack'ın ise, Irak Özel Temsilciliği görevine gelir gelmez ilk açıklaması Irak'ta da siyasi istikrarın sağlanması yönünde oldu.&nbsp;Irak'ta Kasım 2025'te yapılan seçimler sonrasında en çok sandalyeyi elde eden Şii partiler eski Başbakan Nuri Maliki'yi yeniden başbakan adayı olarak gösterme konusunda anlaşmıştı.&nbsp;Barrack'ın telkinleriyle Trump yönetimi buna sert tepki verdi ve söz konusu partiler Maliki yerine Ali Zeydi üzerinde karar kılmak zorunda kaldı.&nbsp;Irak'ın yeni başbakanı olarak geçtiğimiz Mayıs ayında göreve başlayan Zeydi, seleflerine göre çok daha rasyonel, uzlaşmacı ve hem ABD hem de Türkiye ile ilişkileri geliştirmeye çok daha yatkın bir isim.Barrack'ın, Irak'ta güvenlik ve siyasi istikrarın sağlanması gerektiği yönündeki açıklamaların ardından yeni Başbakan Zeydi, tüm silahlı grupların silahlarını devlete teslim etmesi gerektiği yönünde bir adım attı.Bu çağrı üzerine, Irak'taki en güçlü Şii grupların başında gelen Sadr hareketinin lideri Mukteda es-Sadr kendisine bağlı grupların silahlarını teslim edeceğini duyurdu.Irak'ta İran destekli silahlı milis grubu Haşdi Şabi bünyesindeki bazı gruplar dâhil diğer gruplardan da benzer açıklamalar gelmeye başladı.&nbsp;Yani Barrack'ın ABD'nin Irak Özel Temsilciliği, Ali Zeydi'nin de Irak Başbakanlığı görevine geldiği son iki aydan bu yana hızlı ve oldukça önemli gelişmeler yaşanıyor.&nbsp;Irak, "güvenlik, siyasi istikrar ve merkezi yönetimin güçlenmesi" doğrultusunda yeni bir yola girmiş gibi görünüyor.ABD'nin Irak ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Bağdat'ta Irak'ın yeni Başbakanı Ali Zeydi tarafından kabul edildi.IKBY'DE "MEŞRUİYET" TARTIŞMALARIBuna karşın Kürdistan Bölgesel Yönetimi'ndeki (IKYB) Kuzey Irak'ta tersi bir durum söz konusu. Bölgede ekonomik kriz ve siyasi istikrarsızlık had safhada.IKYB'de 20 Ekim 2024'te yapılan son seçimlerin üzerinden 20 ay geçmesine karşın hâlâ yeni hükümet kurulamadı. Seçimlerde hiçbir parti tek başına hükümet kurabilecek bir çoğunluğu elde edemedi. Federal bölgenin iki büyük partisi Barzanilerin KDP'si ile Talabanilerin partisi KYB hükümet kurma konusunda uzlaşamıyor. Parlamento fesih durumda. Bu durum beraberinde "meşruiyet" tartışmalarını da beraberinde getiriyor.Öte yandan burada Türkiye ile ilişkiler konusunda olumlu ve önemli gelişmeler de yaşanıyor. PKK ile ilişkileri nedeniyle Türkiye ile sorun yaşayan KYB ile Ankara arasında, Terörsüz Türkiye Süreci ile birlikte PKK'nın sorun olmaktan çıkmaya başlamasına paralel olarak olumlu gelişmelerin sinyalleri görülüyor. Türkiye, uzun süreden bu yana askıya aldığı Süleymaniye ile uçak seferlerine yeniden izin verdi. KYB ise buna "jest" niteliğinde bir adım atarak kendi yönetimlerinde olan Kerkük Valiliği'nin 102 yıl aradan sonra Türkmenlere geçişine katkı sağladı.&nbsp;ANKARA-SÜLEYMANİ İLİŞKİLERİNDE YENİ DÖNEMBaşta gıda olmak üzere tedariklerinin önemli kısmını İran'dan sağlayan KYB, ABD ve İsrail ile İran arasında yaşanan savaş nedeniyle bu tedarik zincirinde yaşanan sıkıntıların giderilmesi konusunda Türkiye'ye ihtiyaç duyuyor. Bu durum Türkiye'nin KYB'nin etkili olduğu Süleymaniye, Kerkük ve Halepçe bölgesine yönelik ticari ilişkilerini arttırma zemini sunuyor.&nbsp;Yani bu anlamda ilişkilerin geliştirilmesi her iki tarafın da yararına.İlişkilerin geliştirilmesinin sadece ekonomik değil siyasi alanda da gerek Türkiye'nin Kuzey Irak ile ilişkilerde kendilerini vazgeçilmez gören ve bu sebeple zaman zaman Türkiye karşıtı yaklaşımlar içine girme konusunda fazlaca cesur davranan KDP'nin dengelenmesi açısından gerekse de Irak'ta siyasi birlik ve istikrarın sağlanması açısından ciddi ve önemli çıktıları olacaktır.&nbsp;Önümüzdeki dönem içinde bu yönde ciddi adımların atılması muhtemeldir.Yarın:Türkiye ile Irak arasında işbirliğinin yaratacağı muazzam fırsatlar&hellip;Kalkınma Yolu Projesi'nin her iki ülkenin ekonomilerine etkileri&hellip;Hürmüz Boğazı geriliminin ortaya çıkardığı enerjide işbirliği gereklilik ve fırsatları&hellip;Bağdat ile enerji işbirliğinde KYB ile ilişkilerin önemi&hellip;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 01 Jul 2026 02:04:27 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kaleseramik, yeni nesil cephe sistemini tanıttı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kaleseramik-yeni-nesil-cephe-sistemini-tanitti-288/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kaleseramik-yeni-nesil-cephe-sistemini-tanitti-288/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_540D4B-1EBBDD-D6FE8C-6FD8EB-F6D4B3-D66602.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye&#39;nin ilk seramik karo üreticisi ve 69 yıllık köklü geçmişiyle sektörün lideri Kaleseramik, Çanakkale Çan&#39;da gerçekleştirdiği lansman etkinliğiyle mimarlık ve inşaat sektöründe yeni bir dönemin kapılarını araladı. FS25 Kaset Cephe Sistemi lansmanı, sektör profesyonellerinin,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_540D4B-1EBBDD-D6FE8C-6FD8EB-F6D4B3-D66602.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye&#39;nin ilk seramik karo üreticisi ve 69 yıllık köklü geçmişiyle sektörün lideri Kaleseramik, Çanakkale Çan&#39;da gerçekleştirdiği lansman etkinliğiyle mimarlık ve inşaat sektöründe yeni bir dönemin kapılarını araladı. FS25 Kaset Cephe Sistemi lansmanı, sektör profesyonellerinin, iş ortaklarının ve basın mensuplarının katılımıyla gerçekleştirildi.230 Milyon Dolarlık Yatırımın Yeni Halkası: FS25 Kaset Cephe SistemiKaleseramik Genel Müdürü Timur Karaoğlu, lansman konuşmasında son 5 yılda 230 milyon dolarlık yatırım gerçekleştirdiklerini ve System Ceramics ile SITI B&amp;T gibi dünya devleriyle iş birlikleri kurduklarını belirtti. Karaoğlu, &#34;Bugün burada, yalnızca bir sistem lansmanı gerçekleştirmiyoruz. Türkiye&#39;nin mimarlık ve inşaat sektöründe yeni bir dönemin kapılarını aralıyoruz. 2 mm kalınlığında dünyanın en ince porselen plakasını Türkiye&#39;de üretmeye başladık. Bugün Kalebodur&#39;un porselen plaka kapasitesi 5,6 milyon metrekareyi aştı. 100x300 cm&#39;den 162x323 cm&#39;ye kadar büyük ebatlar, 2 ila 20 mm arası kalınlıklar... Seramiğin sınırlarını aştık ve mimariye hayal gücü kattık&#34; dedi.Karaoğlu, Kalebodur&#39;un 20 yılı aşkın süredir Türkiye&#39;nin ilk porselen plakası Kalesinterflex ile ülkenin seçkin ve prestijli cephe projelerinde yer aldığını vurgulayarak, &#34;Porselenin cephelerde kullanılmaya başlandığı ilk günden bu yana, bu alandaki bilgi birikimimizi ve deneyimimizi sektörle paylaşarak gelişimine katkı sağlıyoruz. Yaklaşımımız yalnızca ürün sunmak olmadı. Tasarım aşamasından uygulamaya kadar cephe projelerinde uçtan uca rehberlik hizmeti vererek mimarlarımıza, yatırımcılarımıza, danışmanlarımıza ve uygulayıcılarımıza çözüm ortağı olduk&#34; ifadelerini kullandı.Mobil Teknik Destek ve Uçtan Uca Hizmet AnlayışıKalebodur'un cephe projelerindeki başarısının arkasında güçlü bir teknik destek altyapısı bulunuyor. Mobil teknik destek aracı ve uzman ekipleriyle, uygulamacılardan şantiye ekiplerine kadar tüm paydaşlara eğitim desteği sağlayan şirket, karşılaşılan teknik konularda hızlı ve etkin çözümler üretiyor. Karaoğlu, &#34;Başarılı bir cephe uygulamasının yalnızca doğru ürünle değil, doğru bilgi, doğru uygulama ve güçlü teknik destekle mümkün olduğuna inanıyoruz. Termin sürelerine uyum sağlamayı, ihtiyaç duyulan her anda şantiyede müşterilerimizin yanında olmayı temel önceliklerimiz arasında görüyoruz&#34; dedi.FS25 Kaset Cephe Sistemi: Hız, Güvenlik ve Maliyet AvantajıKaleseramik Kategori Pazarlama Direktörü Selin Çevik Ersayın, FS25 Kaset Cephe Sistemi&#39;nin teknik detaylarını katılımcılarla paylaştı. Ersayın, &#34;Bugün cepheler, yalnızca yapıların dış yüzeyini tanımlayan bir unsur değil; estetik yaklaşım, teknik performans ve mühendislik anlayışını bir araya getiren bütüncül sistemler haline geldi. Cephe sistemlerinde yenilik budur&#34; dedi.FS25 Kaset Cephe Sistemi, büyük ebatlı porselen plakaların modern yapılara güvenli ve yüksek performansla uygulanabilmesi için Kalebodur tarafından geliştirilen yeni nesil bir taşıyıcı sistem. Global standartlara uygun teknoloji altyapısı ve optimize edilmiş panel yapısı sayesinde büyük plakaların cephelere hızlı, kontrollü ve güvenli şekilde uygulanmasını mümkün kılıyor. Sistemin modüler yapısı, uygulama süreçlerini hızlandırırken şantiye işçiliğini azaltıyor ve hata riskini minimum seviyeye indiriyor. Üretim aşamasında hazırlanan paneller sayesinde hem dikey hem yatay uygulamalarda sistematik bir montaj süreci sağlanıyor.FS25, yüksek rüzgâr dayanımı, yangın performansı ve deprem güvenliği gibi kritik teknik gerekliliklerde güçlü performans sunuyor. 3 mm, 5 mm, 6 mm ve 12 mm kalınlık seçenekleriyle uyumlu olarak kullanılan porselen plakalar, sistemle birlikte yüksek performanslı bir cephe çözümü oluşturuyor.&nbsp;Kalesinterflex: Teknik Mükemmellik ve Kaleguard TeknolojisiFS25 sistemiyle birlikte kullanılan Kalesinterflex büyük ebatlı porselen plakalar, 100x300 cm ve 120x360 cm büyük ebatlarda sunuluyor. İnce ve hafif yapısına rağmen yüksek mukavemet sağlayan plakalar, su emme oranının çok düşük olması (%0,3) sayesinde bina üzerindeki yükü minimum seviyede tutuyor. UV dayanımı sayesinde uzun yıllar boyunca güneş ışığı maruziyetinde renk kaybı yaşanmazken dona dayanıklı yapısı ve yüksek aşınma direnci, ürünün uzun yıllar deforme olmadan kullanım sağlamasını mümkün kılıyor.Plakalarına uygulanan Kaleguard teknolojisi, ürünlere fotokatalitik özellik kazandırıyor. Bu teknoloji sayesinde plakalar yağmur suyu ve güneş ışığı ile kendi kendine temizleniyor. Büyük ebatlarda üretilebilmesi sayesinde cephe tasarımlarında minimum derz kullanımı ve bütüncül yüzey görünümü sağlanıyor. Hafif yapısı sayesinde doğal taşa kıyasla daha düşük işleme maliyeti sunan plakalar, ürün ömrü açısından yapı ömrü ile eşdeğer dayanıklılık gösteriyor.Sürdürülebilirlik ve Mimari Tasarım ÖzgürlüğüKalebodur&#39;un tasarım anlayışının merkezinde yalnızca estetik ve performans değil; doğaya, yaşama ve geleceğe duyulan sorumluluk yer alıyor. Dünya mimarlığında şekillenen trendleri yakından takip ederek cephe projelerine özel, farklılaşan, yenilikçi ve estetik açıdan güçlü ürün gamları geliştirmeye devam eden şirket, enerji verimliliği, su tasarrufu, atık yönetimi ve geri dönüştürülebilir malzeme kullanımı gibi birçok alanda sürekli iyileştirme süreçleri yürütüyor.FS25 sistemi ile Kalebodur büyük ebatlı porselen plakaları, estetik, dayanıklılık ve işlevselliği bütüncül bir yapıda buluşturuyor. Sistem sayesinde mimarlar artık daha büyük yüzeyler tasarlayabiliyor, daha az derz ile bütüncül görünümler elde edebiliyor ve daha hızlı uygulama süreçleriyle projelerini hayata geçirebiliyor. FS25 sisteminin hızlı uygulama süreçleri, minimum işçilik ihtiyacı ve yüksek güvenlik standartları, modern yapılarda estetik ile fonksiyon arasında dengeli bir bütünlük oluşturuyor.Çanakkale Çan'daki fabrikada gerçekleştirilen FS25 Kaset Cephe Sistemi lansmanı, Kalebodur'un cephe teknolojilerindeki Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarının somut bir çıktısı olarak konumlanıyor. Ersayın, &#34;Bugün attığımız bu adımın, Türkiye&#39;nin mimarlık ve inşaat sektörüne yeni bir soluk getireceğine inanıyorum. FS25 Kaset Cephe Sistemi ile Kalebodur, yalnızca ürün değil; mimarlık kültürüne katkı sunan, geleceği şekillendiren bir vizyon sunuyor&#34; ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 30 Jun 2026 15:03:51 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türker'den Mahra'ya Türkiye'ye yatırım daveti]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkerden-mahraya-turkiyeye-yatirim-daveti-1435/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkerden-mahraya-turkiyeye-yatirim-daveti-1435/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_95A7F3-F66289-ECE400-45F347-A45F20-8BE7E6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dubai&#39;de uzun yıllardır yaşayan sunucu ve sosyal medya içerik üreticisi Esra Nur Türker, bu kez aldığı dikkat çekici bir sosyal medya takibiyle gündeme geldi. Dubai Emiri Sheikh Mohammed bin Rashid Al&nbsp;Maktoum&#39;un kızı Sheikha Mahra&#39;nın, kendisine ait &#34;Xtiana&#34; isimli&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_95A7F3-F66289-ECE400-45F347-A45F20-8BE7E6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dubai&#39;de uzun yıllardır yaşayan sunucu ve sosyal medya içerik üreticisi Esra Nur Türker, bu kez aldığı dikkat çekici bir sosyal medya takibiyle gündeme geldi. Dubai Emiri Sheikh Mohammed bin Rashid Al&nbsp;Maktoum&#39;un kızı Sheikha Mahra&#39;nın, kendisine ait &#34;Xtiana&#34; isimli sosyal medya hesabı üzerinden Türker&#39;i takibe alması, Körfez ve magazin çevrelerinde geniş yankı uyandırdı.Milyonları aşan takipçi kitlesiyle özellikle lüks yaşam, moda ve Dubai&#39;den yaptığı paylaşımlarla öne çıkan Türker, kraliyet ailesinden gelen bu ilginin ardından dikkat çeken bir mesaj verdi. Türkiye&#39;nin son yıllarda yatırım, turizm ve gayrimenkul alanlarında önemli fırsatlar sunduğunu belirten Türker, Körfez yatırımcılarının Türkiye&#39;ye olan ilgisinin daha da artırılabileceğini ifade etti.Türker, &#34;Türkiye, genç nüfusu, stratejik konumu ve güçlü ekonomik potansiyeliyle uluslararası yatırımcılar için önemli fırsatlar barındırıyor. Başta turizm, teknoloji, gayrimenkul ve enerji olmak üzere birçok alanda ciddi yatırım imkanları mevcut. Körfez ülkeleri ile Türkiye arasındaki ekonomik iş birliklerinin daha da gelişmesini arzu ediyoruz&#34; değerlendirmesinde bulundu.Sosyal medyada kısa sürede gündem olan takip gelişmesi, &#34;Dubai sarayının radarı Esra Nur Türker&#39;e çevrildi&#34; ve &#34;Kraliyet ailesinden sürpriz destek&#34; yorumlarını da beraberinde getirdi.Esra Nur Türker cephesinden söz konusu takibe ilişkin resmi bir açıklama yapılmazken, Dubai kraliyet ailesiyle yaşanan bu sürpriz etkileşimin, Türkiye-Körfez eksenindeki yatırım ve iş birliği fırsatlarına yönelik yeni tartışmaları da beraberinde getirmesi bekleniyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 30 Jun 2026 11:54:39 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[PKK'nın yerine KDP mi?]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/pkknin-yerine-kdp-mi-7055/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/pkknin-yerine-kdp-mi-7055/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F1D049-E86BC1-0B04D3-F83C29-D70C73-751FA6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bugünkü bölümde ise PKK çevrelerinin, bir yandan süreci zamana yaymaya çalışırken bir yandan da ne tür alternatif arayışlar içinde olduğunu, bu kapsamda devreye sokulan "Kürt Birliği ve Ulusal İttifakı" adlı projeyi, küresel güçlerin bu projedeki rollerini, KDP ve Barzanilerin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F1D049-E86BC1-0B04D3-F83C29-D70C73-751FA6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bugünkü bölümde ise PKK çevrelerinin, bir yandan süreci zamana yaymaya çalışırken bir yandan da ne tür alternatif arayışlar içinde olduğunu, bu kapsamda devreye sokulan "Kürt Birliği ve Ulusal İttifakı" adlı projeyi, küresel güçlerin bu projedeki rollerini, KDP ve Barzanilerin rolünü ve bütün bunların ABD'de önümüzdeki Kasım ayında yapılacak kongre ve iki yıl sonraki başkanlık seçimleri ile ilgisini masaya yatıracağız.Terörsüz Türkiye Süreci başladığından bu yana PKK'nın Avrupa'daki iki büyük yapılanması olan Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK) ile Kürdistan Halk Kongresi (KONGRA-GEL) tarafından "dört bir elle sarılınılan) bir proje yürütülüyor.&nbsp;Projenin adı, "Kürt Birliği ve Projesi".Başında Mustafa Karamus, Zübeyir Aydar ve Remzi Kartal gibi PKK'nın Avrupa sorumluları var.&nbsp;Projenin, kendileri tarafından açıklanan amacı, onların tabiriyle "Dört parça Kürdistan'daki tüm güçleri bir tek çatı altında toplayarak Kürtlerin hak ve kazanımlarını korumak ve bağımsız bir Kürt devleti için mücadele etmek."Söz konusu yapılanmalar ve başlarındaki isimler bir yandan "Önder Apo'nun arkasındayız" diyor, "süreci destekliyoruz" diyor, bir yandan da harıl harıl bu proje etrafında, kendi dillendirdikleri bu amaç doğrultusunda bir girişim yürütüyor.Projenin öncülüğünü PKK'nın Avrupa kanadı yürütüyor olsa da Kandil ve DEM Parti de işin içinde.&nbsp;Bu projeyi, önüyle arkasıyla, geçmişiyle, bugünüyle ayrıntılı olarak masaya yatırmakta fayda var zira bu proje esasen Terörsüz Türkiye Süreci'ni boşa çıkarma amacı taşıyor, bunun başarılamaması halinde ise PKK'nın alternatifini oluşturmayı hedefliyor.&nbsp;MCGURK'ÜN PLANIBu proje aynı bu isimle, yani "Kürt Birliği ve Ulusal İttifakı" adıyla Barack Obama'nın ikinci başkanlığı döneminde ABD-Türkiye ilişkilerinin gerilmesi sonrası Obama tarafından ABD Suriye Özel Temsilcisi olarak atanan Brett McGurk tarafından, Pentagon ve CENTCOM'un desteğiyle tasarlanıp hazırlanan, İsrail, Fransa ve İngiltere'nin de desteğiyle hayata geçirilmeye çalışılan bir proje.&nbsp;Projenin ilk versiyonu o dönem, PKK'nın Suriye kolu PYD/YPG ile Barzanilere yakın ancak Suriye muhalefeti ile birlikte hareket eden ENKS'yi bir araya getirmek, Kuzey Irak ile Kuzey Suriye'yi birleştirerek bunu "devletimsi bir yapı" olarak tanımak ve bunu Türkiye'ye karşı kullanma amacını güdüyordu.&nbsp;Yıllarca Türkiye ile ABD arasında büyük gerilimlere yol açan PYD/YPG'ye verilen askeri ve siyasi destek de bu çerçevede yürütülüyordu.&nbsp;Her ne kadar Barzanilerin arabuluculuğunda masa üzerinde bazı adımların atılmasını sağladılarsa da Türkiye'nin sahada ve diplomasideki güçlü ve etkili hamleleri nedeniyle başarıya ulaşamadılar.Ve nihayet Suriye'de Aralık 2024'te Esad'ın devrilmesiyle hayalleri kursaklarında kaldı.Esad devrildi, Obama'yla kafadaki Joe Biden gitti, Donald Trump ABD'de başkanlık koltuğuna oturdu, McGurk gitti yerine Tom Barrack geldi vs.KNK, KONGRA-GEL VE KDP YAN YANAVe bu arada Türkiye'de Terörsüz Türkiye Süreci başladı derken aynı proje bu kez İsrail tarafından Fransa, İngiltere ve Almanya gibi bazı ülkelerin desteğiyle yeniden devreye sokuldu.Bu kez projede Barzanilerin KDP'si de doğrudan ve aktif şekilde yer alıyor.Proje kapsamında "Avrupa Kürt Diasporası" adıyla bir yapı kuruldu.&nbsp;KDP yetkilileri de KNK ve KONGRA-GEL ile birlikte bu yapının içinde.&nbsp;Bu yapı uzun süreden bu yana başta Brüksel olmak üzere çeşitli Avrupa başkentlerinde toplantı, konferanslar, etkinlikler vs düzenliyor.Aynı proje kapsamında aynı yapının bir benzeri de "Kürt Milli Platformu" adı altında Türkiye'de Barzanilerin desteklediği bazı irili ufaklı partilerle DEM Parti'nin bir araya gelmesiyle oluşturuldu.Onlar da bir süredir benzer ortak etkinlikler düzenliyor.Herkesin farklı hedef ve beklentileri var.&nbsp;Projenin arkasındaki güçlerin en büyük hedefi her daim Türkiye'ye karşı "koçbaşı" ve "koz" olarak kullanabilecekleri bir "Kürt kartı"nı canlı tutmak.&nbsp;Bunun için mümkünse Terörsüz Türkiye Sürecini boşa çıkararak PKK'yı yok olmaktan kurtarmak, bu başarılamasa yerini dolduracak yeni bir yapı tahkim etmek.&nbsp;EN BÜYÜK UMUTLARI TRUMP'IN GİTMESİPKK ve bağlantılı yapıların öncelikli hedefi şu:Birincisi Terörsüz Türkiye Sürecinin ilk etapta önümüzdeki Kasım ayında ABD'de yapılacak kongre seçimlerine kadar zamana yayılması. Seçimlerde Cumhuriyetçilerin ağır yenilgi alması halinde –ki beklentileri o yönde- "topal ördek" pozisyonuna düşecek olan Trump'ın Türkiye'ye karşı şuan olduğu kadar olumlu yaklaşımlar sergileyemeyeceği ve bunun etkisiyle sürecin iki yıl sonraki başkanlık seçimlerine kadar da uzatılarak başkan seçilmesini umdukları Obama/Biden benzeri bir başkanın desteğiyle eskiye dönüşün sağlanması.&nbsp;Bu kesimler için öncelikli hedeflerinin gerçekleşmemesi yani Terörsüz Türkiye Sürecini boşa çıkaramamaları halinde "bir bütün olarak yok olmak" yerine KDP ve Barzanilerle işbirliği yaparak, onlarla ortak hareket ederek onlar sayesinde ayakta kalabilmek ve varlıklarını devam ettirebilmek.Barzaniler açısından ise durum farklı.&nbsp;KDP esasen PKK'nın silah bırakma ve tasfiye sürecinden oldukça memnun. O nedenle süreci destekliyorlar. Zira onlar açısından en büyük rakipleri Talabaniler ve KYB değil PKK.Dolayısıyla PKK'nın ortadan kaldırılması işlerine gelir ancak onlar da bu süreçten kendileri için rakiplerinin yok olmasından daha öte bir şeyler çıkarma arzusundalar.BARZANİ'NİN LİDERLİK HAYALLERİBirincisi bir yandan süreci desteklerken bir yandan da "Öcalan Kürtlere ihanet etti. Kürtlerin en büyük ve tek lideri Mesut Barzani" propagandası yayarak Kürt milliyetçiliği üzerinden güçlerini tahkim etme arayışındalar.İkincisi PKK'nın hem Irak, hem Avrupa hem de DEM Parti üzerinden Türkiye'deki devasa networkü bünyelerine katma arzu ve hesabı içindeler.&nbsp;Onun için dikkat edilecek olursa yıllardan bu yana Türkiye'yi karşısına almamak için, "Her ülkedeki Kürtler kendi sorunlarını, gelecekleri bulundukları ülke içinde çözmeli, belirlemeli" diyen Mesut Barzani, "Dört parça Kürdistan'daki Kürtlerin kaderi birdir, birbirinden ayrılamaz" demeye başladı. Süreçten rahatsız olan PKK çevrelerinin tümünü kendi himayesine alma stratejisi güdüyor.Dikkat edilecek olursa Şam yönetimi ile PYD arasındaki görüşmeler sırasında, Türkiye'yi karşısına almak pahasına en büyük "federasyon" dayatmasını PKK/PYD çevreleri değil KDP ve Barzaniler yaptı. Sorun aşılmasına rağmen hâlâ bunu gündemlerinde tutmaya devam ediyorlar.&nbsp;Hatta anımsanacağı üzere ABD ve İsrail ile İran arasında savaşın başladığı ilk günlerde PKK'nın İran kolu PJAK ile KDP'ye bağlı gruplar arasında ittifaklar kurularak İran'a karşı savaşmanın hazırlıkları yapıldı ki, bu konu doğrudan Türkiye'nin ABD nezdindeki girişimleri sayesinde önlendi.&nbsp;Bu girişim de doğrudan bu "Kürt Birliği ve Ulusal İttifakı" projesi kapsamında hayata geçirildi ve hâlâ yürütülmeye devam ediliyor.&nbsp;Hasılıkelam, bizzat McGurk tarafından tasarlanan bu "Kürt Birliği ve Ulusal İttifakı" projesi bugün farklı versiyonu ile devrede.Bu proje ile Terörsüz Türkiye Sürecinin hedefe ulaşması önlenemezse bir sonraki hedef KDP'yi PKK yerine ikame etmek.Yarın:Irak'ta nasıl bir değişim yaşanıyor?Yeni Başbakan Ali Zeydi döneminde neler bekleniyor_Silahlı gruplar tasfiye edilebilecek mi?Irak, merkezi yönetime doğru mu gidiyor?Tom Barrack'ın ABD'nin Irak Özel Temsilciliği görevinin ne tür etkileri olur?Erbil, Kerkük-Süleymaniye hattında neler dönüyor?Ankara-Süleymaniye ilişkilerindeki olumlu ivme nereye varır, ne tür sonuçları olur?]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 30 Jun 2026 02:04:49 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[TÜBİTAK 170 aday araştırmacı alacak]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tubitak-170-aday-arastirmaci-alacak-7938/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tubitak-170-aday-arastirmaci-alacak-7938/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7C9AB5-D34D52-05AB64-AF2EF6-3609FA-43C930.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kurumun konuya ilişkin ilanı Resmi Gazete&#39;de yayımlandı.Buna göre kurum bünyesine yükseköğretim kurumlarının çeşitli bölümlerinde 2026-2027 eğitim-öğretim yılında 3. veya 4. sınıfta öğrenim görecek öğrencilerden kısmi süreli 170 proje personeli alınacak. Söz konusu&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7C9AB5-D34D52-05AB64-AF2EF6-3609FA-43C930.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kurumun konuya ilişkin ilanı Resmi Gazete&#39;de yayımlandı.Buna göre kurum bünyesine yükseköğretim kurumlarının çeşitli bölümlerinde 2026-2027 eğitim-öğretim yılında 3. veya 4. sınıfta öğrenim görecek öğrencilerden kısmi süreli 170 proje personeli alınacak. Söz konusu araştırmacılar, Ankara ve Kocaeli&#39;de görev yapacak.Alınacak personel, TÜBİTAK&#39;ın Bilişim ve Bilgi Güvenliği İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi (BİLGEM), Marmara Araştırma Merkezi (MAM), Raylı Ulaşım Teknolojileri Enstitüsü (RUTE), Savunma Sanayii Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü (SAGE), Türkiye Sanayi Sevk ve İdare Enstitüsü (TÜSSİDE), Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü (UZAY) birimlerinde görevlendirilecek.Başvurular için gerekli koşullara, diğer detaylar ve süreçlere ilişkin bilgiye Kurumun internet sayfasından (www.tubitak.gov.tr) ve TÜBİTAK İş Başvuru Sistemi&#39;nden (kariyer.tubitak.gov.tr) ulaşılabilecek.Başvurular, &#34;kariyer.tubitak.gov.tr&#34; üzerinden 20 Temmuz saat 17.00&#39;ye kadar gerçekleştirilebilecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 29 Jun 2026 07:06:13 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İstanbul Modern'de Yaz Sanat Okulu başlıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/istanbul-modernde-yaz-sanat-okulu-basliyor-1860/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/istanbul-modernde-yaz-sanat-okulu-basliyor-1860/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B77521-55B335-6D17AF-A8E93F-960383-953E7D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çocukların yaratıcılıklarını desteklemeyi amaçlayan İstanbul Modern Yaz Sanat Okulu, müze eğitimcileri rehberliğinde gerçekleştirilecek. Program kapsamında çocuklar, müzenin güncel sergilerinde yer alan yapıtları inceleyip yorumlama fırsatı bulacak. Fotoğraf, portre, heykel, doğa,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B77521-55B335-6D17AF-A8E93F-960383-953E7D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çocukların yaratıcılıklarını desteklemeyi amaçlayan İstanbul Modern Yaz Sanat Okulu, müze eğitimcileri rehberliğinde gerçekleştirilecek. Program kapsamında çocuklar, müzenin güncel sergilerinde yer alan yapıtları inceleyip yorumlama fırsatı bulacak. Fotoğraf, portre, heykel, doğa, kent ve gündelik nesneler gibi farklı temalar üzerinden sanat tarihini keşfedecek olan çocuklar, farklı tekniklerle kendi özgün sanat çalışmalarını üretecek.Pazartesi hariç hafta içi her gün yaz boyunca devam edecek olan Yaz Sanat Okulu'nda sanatın farklı kavramlarına ve üretim biçimlerine odaklanan sekiz özgün atölye yer alıyor. Yaz Sanat Okulu kapsamında çocuklar, Fotokolaj, Hayal Mekân, Nesnelerin İzleri, Hayvanlar Alemi, Soyut Heykeller, Gölge Resimler, Doğa Sahnesi ve Kent Manzaraları atölyelerinde hem eğlenecek hem de yaratıcılıklarının sınırlarını zorlayacak.&nbsp;Katılımcılar, atölyelerin birine veya hepsine, tarihleri seçerek kayıt yaptırabilecek. Sekiz atölyenin en az dördüne katılanlara İstanbul Modern Yaz Sanat Okulu Katılım Belgesi verilecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 29 Jun 2026 02:54:44 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[PKK neden silah bırakmıyor?]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/pkk-neden-silah-birakmiyor-1289/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/pkk-neden-silah-birakmiyor-1289/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8DAF9D-27DA88-1D1BC7-0EB368-5176C9-AA1E45.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />"Terörsüz Türkiye Süreci, Irak'ta denge arayışları, riskler ve fırsatlar" başlıklı bu yazı dizimizde sürecin neden öngörülen hızda ilerlemediğini, tıkanıklığın nedenlerini, PKK'nın ve bağlı unsurlarının yaklaşımlarını, küresel, bölgesel ve yerel güçlerin etki ve beklentilerini&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8DAF9D-27DA88-1D1BC7-0EB368-5176C9-AA1E45.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />"Terörsüz Türkiye Süreci, Irak'ta denge arayışları, riskler ve fırsatlar" başlıklı bu yazı dizimizde sürecin neden öngörülen hızda ilerlemediğini, tıkanıklığın nedenlerini, PKK'nın ve bağlı unsurlarının yaklaşımlarını, küresel, bölgesel ve yerel güçlerin etki ve beklentilerini ve ayrıca bu konunun Irak'ta yaşanan gelişmelerle ilişkisini, bu durumun Türkiye için ortaya çıkardığı risk ve fırsatları ele almaya çalışacağız.&nbsp;Terörsüz Türkiye Sürecinden başlayalım.TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklamada, "Silahların bırakılması, teslimi konusunda İmralı&#39;nın iradesinin dışında da ciddi bir gecikme olduğunu görüyoruz" dedi.Bu tespit, devletin istihbarat ve güvenlik birimlerinin konuyla ilgili raporlarına dayanıyor.&nbsp;PKK tarafı (Kandil, Avrupa kanadı ve DEM Parti cephesi) uzunca bir süreden bu yana sürecin ilerlemesinin önündeki en büyük engelin Öcalan'ın durumu, pozisyonu ve koşulları ile silah bırakacak PKK'lıların akıbetleriyle ilgili yasal düzenlemeler konusunda adım atılmaması olduğunu öne sürüyordu.&nbsp;Hükümet yetkilileri ise, önce terör örgütü PKK'nın tüm unsurlarının silah bırakması ve bu durumun istihbarat ve güvenlik birimlerince teyit edildiğinin raporlanması gerektiğine dikkat çekiyordu.&nbsp;Süreç ile ilgili tartışmalar sürerken yasal düzenleme konusu gündemin önemli maddelerinden biri haline geldi.&nbsp;Anlaşılan hükümet, tıkanıklığı aşmak için, PKK'nın silah bıraktığının teyit edilmesi şartıyla yürürlüğe girecek yasal düzenlemeler konusunda yeni bir adım atma niyetinde.AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik ve AK Parti Genel Vekili Efkan Ala'nın açıklamaları bunu gösteriyor.Bu kapsamda 1 Temmuz'da tatile girmesi planlanan TBMM'nin çalışma süresi uzatılarak, Meclis tatile girmeden önce bir "Çerçeve Yasa"nın çıkarılması planlanıyor.Muhtemelen, çıkarılacak yasanın yürürlüğe girmesi de, PKK'nın silah bırakması şartına bağlanacak.Tüm bu çabalar, devletin ve hükümetin bu konuyu ne denli önemsediğini gösteriyor.Peki, gerekli yasal düzenlemeler ortaya çıkınca PKK tamamen silah bırakacak mı?ÖCALAN'IN 27 ŞUBAT ÇAĞRISINI KABULLENMİŞ DEĞİLLER&nbsp;Ne yazık ki, PKK açısından sürecin fiili başlangıcı olan Öcalan'ın 27 Şubat 2025'te yaptığı "PKK'nın feshedilmesi ve silah bırakılması" yönündeki çağrıdan bu yana yaşanan gelişmeler, ortaya çıkan durum, mevcut gidişat ile bu hedefe ulaşılmasının zayıf olduğuna işaret ediyor.&nbsp;Öcalan'ın çağrısından sonra PKK, 12 Mayıs 2025'te "silahlı mücadelenin sonlandırılması ve fesih" kararı almış, ardından 11 Temmuz 2025'te bir grup PKK'lı Süleymaniye'de bir basın toplantısının ardından "silah yakma etkinliği" gerçekleştirmişti. Aradan geçen yaklaşık bir yıllık süre zarfında bazı mağaraların boşaltılması dışında hiçbir adım atılmadı.Sürekli bir oyalama, bahaneler öne sürme ve süreci zamana yayma hal ve çabası söz konusu.O nedenle kanımca devletin ve hükümetin daha bütünlüklü bir bakış açısıyla daha farklı enstrümanları da devreye sokması şart.Açmaya çalışalım&hellip;Birincisi Öcalan'ın 27 Şubat'taki çağrısında ortaya koyduğu bakış açısı ve yaklaşımlarıyla örgütün tüm unsurlarının (Kandil, Avrupa Kanadı ve DEM Parti) yaklaşımları hiçbir şekilde uyuşmuyor.Öcalan, söz konusu çağrısında özetle, "silahla hak arama döneminin kapandığını, Türkiye'de siyasi koşulların demokratik siyaset için elverişli hale geldiğini, bu nedenle örgütün varlık sebebinin ortadan kalktığını, buna bağlı olarak örgütün silah bırakıp kendini feshetmesini ve ayrıca Türkiye ve bölge üzerinde emelleri bulunan küresel ve bölgesel güçler tarafından kullanılır durumdan çıkmak bu sürecin ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiğini, demokratik zeminde yürütülecek siyaset kapsamında da günümüz dünyası açısından bakıldığında 'kültüralist talepler'in bile yersiz olduğunu esas olanın yerelden başlanarak demokratik standartların yükseltilmesi Avrupa Birliği yaklaşımlarında olduğu gibi bireysel hak ve özgürlüklerin genişletilmesi gerektiğini" dile getirdi.&nbsp;Öcalan'ın PKK'nın silah bırakıp kendisini feshetmesi yönündeki çağrısı, İmralı Heyeti ve DEM Parti yetkililerinin katılımıyla 27 Şubat 2025 tarihinde İstanbul'da düzenlenen bir basın toplantısıyla kamuoyuna duyuruldu.&nbsp;Buna karşın aradan geçen 1.5 yıl süreye rağmen DEM Parti dâhil, PKK tarafındaki unsurların hiçbiri bu yaklaşıma gelmedi.&nbsp;Hâlâ, her fırsatta, her açıklamalarında "Kürt hakları, Kürtlerin kazanımları, statü" vb kavramları kullanmaya devam ede gelmekteler.Birincisi, bu unsurların tamamıyla Öcalan arasında ciddi bir yaklaşık farkı söz konusu.İkincisi, Öcalan "PKK'nın varlık sebebi ortadan kalktı" derken onlar hiçbir şekilde bunu kabullenmek istemiyorlar.&nbsp;Özellikle Kandil ve Avrupa kanadından gelen açıklamaların tümüne bakın, bir yandan "Biz Önder Apo'nun arkasındayız" derken bir yandan da "Halkımızın bu konuda endişeleri var" gibi ifadeler kullanarak esasen kendi endişelerini ve bu sürece dair karşı oluşlarını dışa vuruyorlar.&nbsp;Hatta DEM Parti yetkililerinden de bu yönde yapılmış sayısız açıklama mevcut.ÖCALAN'IN DEVREYE SOKULMASI&hellip;Çok açık ve net olan durum şu;Özellikle Avrupa kanadının hemen tamamı, Kandil'deki yönetici kadronun önemli bir kısmı ile DEM Parti'de ise başta "Türk solu" kanadı olmak üzere bir kısmı sürece tamamen karşı.Bu kesimler, PKK sayesinde elde ettikleri gücü, nüfuzu, ekonomik ve siyasi rantı kaybetmek istemiyor.&nbsp;Bunların hiçbirisi, alenen sürece ve Öcalan'a karşı çıkamadığı için yasal düzenleme vs bahanelerle süreci yaymaya çalışıyorlar.Umdukları şey, hali hazırda kendi aleyhlerine olan uluslararası dengelerin, jeopolitik koşulların değişmesi ve varlıklarını sürdürmesine olanak sağlayan koşulların oluşması halinde daha önceki süreçlerde olduğu gibi bir vesileyle, bir bahaneyle bu süreci de akamete uğratıp yeniden eskiye dönüşün sağlanması.&nbsp;Bu, sübjektif bir değerlendirmeden öte, PKK'yı, unsurlarını, geçmişini, küresel ve bölgesel güçlerle bağlantılarını bilen ve süreci baştan bu yana ayrıntılarıyla takip eden konuyla ilgili her uzmanın rahatlıkla tespit edebileceği bir gerçekliktir.O nedenle, sürecin devamı açısından gerekli yasal düzenlemeler için çalışmalar yürütülürken, sözünü ettiğimiz bu durum çerçevesinde doğru ve ciddi değerlendirmeler yapılarak, bu unsurların süreci boşa çıkarmaya yönelik niyet ve beklentilerinin önüne geçilecek adımların atılması şarttır.Kanımca bunun için en uygun yol ise, PKK'nın ilgili tüm unsurlarının niyet ve yaklaşımlarını en iyi bilen kişi olan Öcalan'ın devreye sokularak bu unsurlara müdahale etmesinin sağlanmasıdır.Bunun için Öcalan'ın mesajlarını, İmralı Heyeti, avukatları veya aile üyeleri aracılığıyla kamuoyuna veya söz konusu unsurlara ulaştırmanın ötesinde, o gruplar üzerindeki etkisini daha güçlü şekilde hissettireceği bir yol ve yöntemin geliştirilmesi gerekir.&nbsp;Tespit bu olduktan sonra yol ve yöntemin nasıl olacağını belirlemek çok güç olmayacaktır.Yarın:&nbsp;"Kürt Birliği ve Ulusal İttifakı" projesi nedir?Bu projenin PKK'nın silah bırakmasının geciktirilmesiyle ilgisi ne?Barzanilerin burada nasıl bir rol ve fonksiyonları var?PKK'nın yerine KDP mi ikame edilmeye çalışılıyor?Bu kesimlerin ABD'de kongre ve başkanlık seçimlerinden umdukları ne?]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 29 Jun 2026 02:44:25 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Etik Değerler ve Eğitim Diplomasisi masaya yatırıldı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/etik-degerler-ve-egitim-diplomasisi-masaya-yatirildi-3424/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/etik-degerler-ve-egitim-diplomasisi-masaya-yatirildi-3424/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6BE923-C77154-35FD56-C08D67-827675-0C8132.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Millî Eğitim Bakanlığı himayelerinde bu yıl yedincisi gerçekleştirilen Türkiye Eğitim Teknolojileri Zirvesi ve Fuarı (TETZ 2026), ikinci gününde dünya çapında isimlerin katıldığı önemli panellerle devam ediyor.&nbsp;Küresel dönüşümü "Devletler", "Kurumlar" ve "Şirketler"&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6BE923-C77154-35FD56-C08D67-827675-0C8132.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Millî Eğitim Bakanlığı himayelerinde bu yıl yedincisi gerçekleştirilen Türkiye Eğitim Teknolojileri Zirvesi ve Fuarı (TETZ 2026), ikinci gününde dünya çapında isimlerin katıldığı önemli panellerle devam ediyor.&nbsp;Küresel dönüşümü "Devletler", "Kurumlar" ve "Şirketler" olmak üzere üç farklı perspektiften ele alan TETZ 2026 kapsamında, günün ikinci büyük oturumu olan "Dijital Çağda Barış, Güven ve İş Birliği: Kurumlar Perspektifi" başlıklı panel gerçekleştirildi. Sektörel standartları ve küresel iş birliklerini şekillendiren uluslararası kurumların temsil edildiği panelde; Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Eski Genel Direktörü ve Küresel Eğitim Diplomasisi Lideri Irina Bokova ile Kosta Rika Eski Cumhurbaşkanı ve Eski Dünya Ekonomik Forumu CEO&#39;su José María Figueres Olsen konuşmacı olarak yer aldı.Irina Bokova: "Hala 2,3 milyar insan internete erişemiyor ve bunların çoğunluğu kadın"Konuşmasına sosyal kapsayıcılık, ekonomi, refah ve barış temalı bu zirveye davet edilmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek başlayan UNESCO Eski Genel Direktörü ve Küresel Eğitim Diplomasisi Lideri Irina Bokova, Birleşmiş Milletler şemsiyesi altındaki UNESCO&#39;nun, dünyada &#34;herkes için eğitim&#34; kavramını öne süren kurum olduğunu hatırlattı.Eşitlik arayışında eğitimde kalitenin ve yaşam boyu öğrenimin kritik bir rol oynadığını vurgulayan Bokova, yapay zekânın eğitim dahil olmak üzere nasıl etik bir şekilde kullanılabileceği konusunun, teknolojinin kamunun yararına hizmet etmesi gereken kesişim noktasında durduğunu belirtti."Yapay zekada da ilaç sektöründeki gibi denetim süreci olmalı"Yapay zekânın olumsuz durumlar için ikna edilebilmesi, ahlak ve değerler konusunda açık kapılar barındırması ve bazen insanlara zarar vermeye teşvik edebilmesi gibi risklerin kontrol edilip edilemeyeceğine dair soruyu yanıtlayan Bokova, şu açıklamada bulundu:"Örneğin ilaç sektöründe çok büyük bilimsel araştırmalar var ama bugün sahip olduğunuz ilaçlar ve tıbbi cihazlar ciddi testlerden geçiyor ve bir onaylama süreci oluyor. Bence benzer bir onaylama ve denetim süreci yapay zekâ için de geçerli olmalı. Yapay zekâyı durdurmadan ama çok net kurallarla bunun takip edilmesi gerekiyor. İnsan haklarıyla ilgili kaygılar da var ve ben inanıyorum ki bu işin temelinde mutlak surette etik olmalı."Dünyada daha önce yaklaşık 4 milyar kişinin internete erişimi olmadığını, UNESCO bünyesinde kurulan Geniş Bant Komisyonu sayesinde insanlara dijital araçlara erişim imkânı sunulduğunu belirten Bokova, şunları kaydetti:"Bakın bugün dünyada hâlâ 2,3 milyar insan internete erişemiyor ve bunların büyük bir çoğunluğunu kadınlar oluşturuyor. Kovid-19 döneminde okullar kapanınca her şeyin online yapılabileceğini düşündük ama maalesef öyle olmadı. Öğretmenler bu dijital araç gereçleri kullanmak için eğitimli değildi ve geniş bant internet kullanımında eşitsizlikler vardı. Bugünü düşündüğümüzde yapay zekayla ilgili karşımızda duran en büyük görev, küresel ve adil bir alan yaratmaktır. Bu konuyla ilgili öğretmenlere içerik ve gerekli imkanlar verilmeli. Sadece çocuklara tablet dağıtarak iş bitmiyor. Mevcut programların dili yerel kültürlere uymuyor, bu yüzden yazılımların dili yerel kültüre adapte edilmeli ve daha fazla açık kaynak sunulmalı. Çocukların bunlara doğrudan erişmesi gerekiyor. Birçok alanda büyük bir sıçrama yapmak için fırsatımız var ama bunun için doğru yaklaşımı seçmeliyiz. Ancak o zaman doğru potansiyeli ortaya koyabiliriz."Uluslararası kurumsal düzeydeki dijital ayrımı kapatmak için paydaşların birlikte nasıl çalışabileceğine değinen Bokova; akademisyenlerin, uzmanların, liderlerin, özel sektörün ve kamunun hepsinin bu sürece dahil olduğu bir ekosistem kurulması gerektiğini kaydetti. Sürdürülebilir bir gelecek için çevre bilincinin önemine de değinen Irına Bokova, sorulan soru üzerine Emine Erdoğan'ın öncülük ettiği Sıfır Atık Vakfı çalışmalarını çok kıymetli olduğunu belirterek, doğayla kurulan bu dengede eğitimin de kurucu bir rol üstlendiğini vurguladı.José María Figueres Olsen: "Pusulamız doğru değilse yapay zekânın yıkıcı ve tahrip edici etkileri olur"Kosta Rika Eski Cumhurbaşkanı ve Eski Dünya Ekonomik Forumu CEO&#39;su José María Figueres Olsen ise konuşmasına TETZ gibi bir zirveyi gerçekleştirmek için insanlık tarihini şekillendiren İstanbul'dan daha iyi bir yer olamayacağını belirterek, eğitimin insanları birleştiren bir köprü olduğunu vurguladı.&nbsp;Yapay zekânın genellikle sadece teknolojik bir devrim olarak adlandırıldığını ifade eden Olsen, bu durumun sıradan bir teknoloji hamlesinden çok daha büyük, "medeniyetler bağlamında" bir devrim olduğunu söyledi.Makinelerin giderek daha akıllı hale geldiğini ve gelmeye de devam edeceğini belirten Olsen, bu durumun insanlığa &#34;akıllı olmanın ne demek olduğunu yeniden tanımlama&#34; fırsatı verdiğine dikkati çekti."Bu yüzyılda yetkinlik değil artık karakter ödüllendirilmeli"Geçtiğimiz yüzyıl boyunca eğitim ve iş dünyasında hep teknik &#34;yetkinliğin&#34; ödüllendirildiğine dikkat çeken Olsen, içinde bulunduğumuz yapay zekâ çağında ise yetkinlikten ziyade &#34;karakterin&#34; ödüllendirilmesi gerektiğini kaydetti.&nbsp;Dünyanın her yerinde çatışmaların yaşandığı zorlu bir dönemden geçildiğini, demokratik kurumlara duyulan güvensizliğin ve yıkıcı değişimlerin etkilerinin hissedildiğini belirten Olsen, şu ifadeleri kullandı:"Değerler bu çağda çok önemli. Çünkü eğer bizim ahlaki pusulamız doğru değilse ve yapay zekâyı doğru yönlendiremezsek, teknolojinin çok ciddi yıkıcı ve tahrip edici etkileri olabilir; toplumdaki güvensizliği daha da artırabilir. Etik ve ahlaki değerler konusuna baktığımızda yapay zekâ çok kritik bir eşikte duruyor ancak bazen bu kısmı gözden kaçırabiliyoruz. Çünkü teknoloji bu insani hususları kendi kendine çözmüyor. Ben şahsen yapay zekâ teknolojisine hayranım; bize sağladığı ilave kabiliyetler ve katkılar tartışılmaz ancak bir yandan da etik konuları ıskalamamalıyız. Yapay zekâ bir araçtır, iyi ya da kötü amaçla kullanılabilir, istendiğinde kötü şeyler de yapabilir. İşte tam da bu yüzden öğretmenlerin rolü günümüzde çok daha önemli hale geldi. Çocuklara etik değerlerin öğretilmesinde öğretmenler her zaman önemli olacak."Yapay zekânın bir medeniyet devrimi olurken aynı zamanda dijital ayrımı ve eşitsizliği artırıp artırmayacağına yönelik soru üzerine yakın tarihte Afrika'daki cep telefonun yaygınlaşması ve güneş enerjisinden faydalanılması gibi iki büyük örnek veren Olsen, geçmişteki devrimlerin de ilk başta kötülük getireceğinin ve uçurumları artıracağının düşünüldüğünü ancak aksine insanları bir araya getirdiğini belirtti.&nbsp;José María Figueres Olsen, konuşmasını şöyle tamamladı:"Yapay zekâ neredeyse her şeyi yapabilir ve yapmaya devam edecek ancak muhakeme, etik ve liderlik alanında asla usta olamayacaklar. Yapay zekânın geleceği ve yönetimi sadece hükümetlerin eline bırakılacak bir konu değildir. Tüm insanlığın ve toplumun bu yeni toplum sözleşmesine aktif olarak katkı sağlaması gerekmektedir."Fuar stantları ve interaktif alanlar ziyaretçilerini bekliyorZirveyle eş zamanlı düzenlenen fuarda ise teknolojiyle ilişkili çok sayıda şirket stant açtı.&nbsp; Girişimcilik oturumları ve deneyim alanlarıyla katılımcılara etkileşimli bir ortam sağlanıyor. Fuar alanının temel hedeflerinden biri, yerli ve millî eğitim teknolojisi şirketlerini uluslararası platformlarla buluşturmak ve girişimlerin küresel pazara açılımını desteklemek olarak belirlendi.Ziyaretçilere çok sayıda oturum, workshop ve sürpriz etkinliklerle eşsiz bir deneyim sunan TETZ 2026 kapsamında, interaktif alanlar da sektöre yön verecek. Etkinlik&nbsp;süresince "Açık Sahne, Çocuk Dijital Deneyim Alanı, İnteraktif Öğrenme Sınıfı ve Kuluçka Merkezi" gibi özel alanlar, 28 Haziran'a kadar teknoloji ve eğitim meraklılarının ziyaretine açık olacak.Millî Eğitim Bakanlığı&#39;nın öncülüğünde hayata geçen TETZ 2026, yapay zekayı merkezine alan uluslararası bir eğitim teknolojileri etkinliği olarak Türkiye&#39;nin bu alandaki kararlılığını ve küresel vizyonunu güçlü biçimde yansıtmayı hedefliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 28 Jun 2026 14:02:37 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Beta Enerji halka arzına 14 kat talep geldi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/beta-enerji-halka-arzina-14-kat-talep-geldi--5293/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/beta-enerji-halka-arzina-14-kat-talep-geldi--5293/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AEBB27-87EEB7-982119-CE1530-773F3F-69ED67.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Avrupa'nın en büyük enerji ve teknoloji kampüslerinden birini hayata geçiren Beta Enerji'nin halka arzı yoğun yatırımcı ilgisi ile tamamlandı. Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) ve Ziraat Yatırım'ın liderliğinde, Yatırım Finansman Menkul Değerler'in (YF) eş liderliğinde toplam&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AEBB27-87EEB7-982119-CE1530-773F3F-69ED67.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Avrupa'nın en büyük enerji ve teknoloji kampüslerinden birini hayata geçiren Beta Enerji'nin halka arzı yoğun yatırımcı ilgisi ile tamamlandı. Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) ve Ziraat Yatırım'ın liderliğinde, Yatırım Finansman Menkul Değerler'in (YF) eş liderliğinde toplam 41 kurumdan oluşan konsorsiyum aracılıyla talep toplayan Beta Enerji'nin 60 milyon 750 bin TL nominal değerli halka arzına tahsisatın yaklaşık 14 katı olmak üzere 855 milyon 631 bin 987 TL nominal değerli talep geldi. Halka arzda toplam 1 milyon 143 bin 799 emirle başvuru yapılırken, yurtiçi bireysel yatırımcılardan tahsisatın 2,46 katı; yüksek talepte bulunan yatırımcılardan tahsisatın 88,6 katı; yurtiçi kurumsal yatırımcıdan ise tahsisatın 10,20 katı talep toplandı.&nbsp;Satış sonuçlarına göre; halka arzda 1 milyon 103 bin 933 yurtiçi bireysel yatırımcıya 30 milyon 375 bin adet, 20 bin 394 yüksek talepte bulunan yatırımcıya 6 milyon 75 bin adet, 359 Beta Grubu çalışanlarına 607 bin 500 adet, 267 yurtiçi kurumsal yatırımcıya da 23 milyon 692 bin 500 adet olmak üzere toplamda 1 milyon 124 bin 953 yatırımcıya 60 milyon 750 bin adet payın dağıtımı yapıldı. Büyük başarıyla tamamlanan halka arz sonrası şirketin halka açıklık oranı yüzde 15 oldu."Uzun vadeli değer yaratmaya ve ülkemizin enerji altyapısına katkı sunmaya kararlıyız"Halka arzı yoğun ilgiyle tamamlamanın gururunu yaşadıklarını belirten Beta Enerji Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Başkanı Yusuf Cenk Dağsuyu, &#34;Beta Enerji olarak yatırımcılarımızdan gördüğümüz güçlü talep, son yıllarda gerçekleştirdiğimiz yatırımların, üretim gücümüzün ve ortaya koyduğumuz büyüme vizyonunun yatırımcılarımızda karşılık bulduğunu gösterdi. Halka arz sürecimize ilgi gösteren, şirketimize ve geleceğimize güven duyan tüm yatırımcılarımıza teşekkür ediyorum. Avrupa&#39;nın en büyük enerji ve teknoloji kampüslerinden birini hayata geçirirken ortaya koyduğumuz hedeflere yatırımcılarımızın da ortak olması bizim için son derece kıymetli. Bu ilgi, büyüme hamlelerimize duyulan güvenin önemli bir göstergesi oldu. Hedefimiz; halka arzdan elde edeceğimiz kaynakla üretim kapasitemizi artırmak, yüksek katma değerli ürünlere odaklanmak ve ihracat pazarlarındaki etkinliğimizi güçlendirmek. Yatırımcılarımızın bize duyduğu bu güvene layık olmak için üretimden teknolojiye, ihracattan sürdürülebilir büyümeye kadar her alanda daha güçlü bir Beta Enerji inşa etmeyi sürdüreceğiz. Tüm paydaşlarımızla birlikte uzun vadeli değer yaratmaya ve ülkemizin enerji altyapısına katkı sunmaya kararlıyız" dedi.Borsa İstanbul Yıldız Pazar'da işlem görecek&nbsp;Katılım endeksine uygun olan Beta Enerji hisselerinin 1 Temmuz Çarşamba günü, Borsa İstanbul Yıldız Pazar'da işlem görmeye başlaması planlanıyor. Şirket, ayrıca kâr dağıtım politikası kapsamında dağıtılabilir net dönem kârının asgari yüzde 30'unu nakit olarak dağıtmayı hedefliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 27 Jun 2026 14:51:29 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türkiye İMSAD üye buluşması 2026 gerçekleştirildi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-imsad-uye-bulusmasi-2026-gerceklestirildi--2458/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-imsad-uye-bulusmasi-2026-gerceklestirildi--2458/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_ED5C82-53D276-2FDBC2-ED9BAB-203642-E8E1CD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İMSAD (Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği) Üye Buluşması, 24 Haziran Çarşamba günü İstanbul Marriott Hotel Asia'da gerçekleştirildi.&nbsp;Dernek üyelerinin geniş katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda açılış konuşmasını yapan Türkiye İMSAD Yönetim&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_ED5C82-53D276-2FDBC2-ED9BAB-203642-E8E1CD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İMSAD (Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği) Üye Buluşması, 24 Haziran Çarşamba günü İstanbul Marriott Hotel Asia'da gerçekleştirildi.&nbsp;Dernek üyelerinin geniş katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda açılış konuşmasını yapan Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Savcı, inşaat malzemesi sanayisinin mevcut ekonomik büyüklüğü ile sektörün yeşil dönüşüm, enerji verimliliği, karbon yönetimi, dijitalleşme ve döngüsel ekonomi alanlarındaki gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Toplantının konuk konuşmacısı Nasıl Bir Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Gazeteci Hakan Güldağ, küresel ekonomide yaşanan dönüşüm, Türkiye ekonomisinin önündeki fırsatlar ve risklere ilişkin görüşlerini katılımcılarla paylaştı. Buluşmada Türkiye İMSAD Genel Sekreteri Aygen Erkal, sektör verileri ve dernek çalışmalarına ilişkin bilgiler aktardı. Etkinlik kapsamında yeni üyelere plaket takdim edilirken, Geleceğe Yatırım Ödülleri – Sivil Toplum 2025 kazananları belli oldu."Türkiye inşaat malzemesi sanayisi, Türkiye ekonomisinin stratejik üretim güçlerinden biri"Dünya ekonomisinde teknolojik dönüşüm, iklim politikaları, değişen ticaret rotaları, jeopolitik gelişmeler ve yeni yatırım eğilimleriyle birlikte yeni bir döneme girildiğini belirten Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Savcı, ülkelerin gücünün artık üretim kabiliyetleri, sanayi altyapıları ve değişime uyum hızlarıyla ölçüldüğünü söyledi. Türkiye inşaat malzemesi sanayisinin bu dönüşümün merkezinde yer aldığını vurgulayan Savcı, şu değerlendirmelerde bulundu: "Sektörümüz, 149,6 milyar dolarlık iç pazar, 32,1 milyar dolarlık dış pazar hacmi ve 51,8 milyon tonluk ihracat performansıyla toplamda 181,7 milyar dolarlık devasa ekonomik büyüklük oluştururken Türkiye ekonomisinin en stratejik üretim güçlerinden biri olmayı sürdürüyor. Türkiye toplam ihracatından yüzde 12 pay alan sanayimiz, 13,1 milyar dolarlık ithalata karşılık cari dengeye yüzde 245 pozitif katkı sağlıyor ve ülkemize net döviz kazandıran en önemli lokomotif olduğunu bir kez daha kanıtlıyor."Hedef mevcut üretim gücünü sürdürülebilir şekilde geleceğe taşımakÖncelikli gündemlerinin sektörün mevcut üretim gücünü sürdürülebilir şekilde geleceğe taşımak olduğunu söyleyen Savcı, önümüzdeki dönemde inşaat malzemesi sanayisinde rekabetin yalnızca ölçekle değil, katma değer, sürdürülebilir üretim ve dönüşüm kapasitesiyle şekilleneceğini vurguladı. Savcı, "Önümüzdeki dönemde temel hedefimiz, sektörümüzü büyümenin ötesine geçirerek daha yüksek katma değer üreten ve küresel ölçekte çok daha güçlü konumlanan bir yapıya kavuşturmak. Bunun için ihracatın artırılması, pazar çeşitliliğinin genişletilmesi ve sürdürülebilir üretim modellerine geçiş büyük önem taşıyor. Küresel tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bu süreçte sektörümüzün rekabet gücünü koruması; yeşil dönüşüm, enerji verimliliği, inovasyon ve dijitalleşme alanlarında atacağımız adımlara bağlı olacak" dedi."İnşaat malzemesi sanayisinin en önemli gündemlerinden biri karbon yönetimi olacak"Deprem bölgesindeki yeniden yapılanma faaliyetleri, kentsel dönüşüm projeleri, altyapı yatırımları ve devam eden konut ihtiyacının sektörün temel dinamikleri arasında yer aldığını belirten Savcı, şehirleri depreme karşı daha dirençli hale getirirken güvenliğin yanı sıra enerji verimliliği, doğru malzeme kullanımı, yapıların uzun ömürlü olması ve çevresel performansın da birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.&nbsp; 2026 yılının ilk çeyreğinde yapı ruhsatı alınan bina sayısındaki yaklaşık yüzde 20'lik artışın sektörde yeni projelere yönelik yatırım iştahının sürdüğüne işaret ettiğine dikkat çeken Savcı, "Büyüklük kadar büyümenin niteliği de önem kazanacak. Daha düşük karbonlu üretim süreçleri, enerji verimliliği yüksek yapılar, dijitalleşmiş üretim sistemleri ve döngüsel ekonomi uygulamaları sektörümüzün yeni rekabet alanlarını oluşturacak. Bu doğrultuda önümüzdeki beş yıl içerisinde inşaat malzemesi sanayisinin en önemli gündemlerinden biri karbon yönetimi olacak" şeklinde konuştu.Avrupa Birliği başta olmak üzere ihracat pazarlarında sürdürülebilirlik kriterlerinin rekabet gücünü ve pazara erişimi şekillendiren temel unsurlar arasında yer aldığını belirten Savcı, ürünlerin karbon ayak izinin ölçülmesi, uluslararası standartlara uygun şekilde raporlanması ve belgelenmesinin bu dönemin temel rekabet koşulları arasında yer alacağını söyledi. Savcı, Yaşam Döngüsü Analizi, Çevresel Ürün Beyanı ve dijital ürün pasaportu gibi uygulamaların da ürünlerin çevresel performansını daha görünür ve izlenebilir hale getireceğini vurguladı."Yeni rekabet döneminde sanayinin yol haritası daha stratejik ele alınmalı"Toplantıda Nasıl Bir Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Gazeteci Hakan Güldağ, küresel ekonomide yaşanan dönüşüm, Türkiye ekonomisinin önündeki fırsatlar ve riskler ile sanayinin yeni dönemdeki rekabet başlıklarına ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Güldağ, Türkiye ekonomisinin özel bir dönemden geçtiğini belirterek finansman ve üretim maliyetleri, kur-enflasyon dengesi ve küresel rekabet baskısı altında sanayinin yeni yol haritalarına ihtiyaç duyduğunu söyledi. İnşaat malzemesi sanayisinin Türkiye ekonomisi açısından stratejik bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Güldağ, sektörün akıllı binalar, yeşil binalar ve kaynak tasarrufu sağlayan yapılar üzerinden sanayi ile inşaatı güçlü biçimde buluşturabilecek bir alan sunduğunu ifade etti."Artık yeni yol ve yöntemler geliştirmek üzere hareket etmemiz lazım"Güldağ, "İnşaat malzemesi sanayisi, Türkiye ekonomisinin güçlü kaslarından biri olan inşaat sektörüyle sanayi tarafını akıllı bir şekilde bir araya getirerek akıllı binalar, yeşil binalar ve dönüşüme temel oluşturacak alanlarda önemli bir uygulama ve gelişme potansiyeline sahip. Bunu doğru teşvik ettiğimizde, ortak akılla ve devletin katkısıyla inşaat malzemesi sektörünün dünyada liderlik yapabilecek, inovasyona da güçlü bir kanal oluşturabilecek bir alan olduğunu düşünüyorum" dedi. Dünya ticaretinde dengelerin değiştiğine ve yeni bir sanayileşme yarışının başladığına dikkat çeken Güldağ, şunları söyledi: "Bütün dünyada yeniden bir sanayileşme yarışı ortaya çıkıyor. Dünya ticareti ciddi bir yön değiştiriyor. Bu koşullar altında artık dünyada geçerli olan bazı varsayımların değiştiğini görüyoruz. Artık yeni yol ve yöntemler geliştirmek, yenilikçiliğimizi güçlendirmek üzere hareket etmemiz lazım. Ben inşaat malzemesi sanayicilerinin hem tecrübesiyle hem de dinamizmiyle bu konuda öncü olacaklarını düşünüyorum."United Circles EU ile atıkların katma değerli ürüne dönüşümü hedefleniyorTürkiye İMSAD Genel Sekreteri Aygen Erkal, toplantıda gerçekleştirdiği sunumda Türkiye İMSAD'ın temsil gücüne, güncel sektör verilerine ve yürütülen projelere ilgili bilgiler verdi. 1984 yılından bu yana inşaat malzemesi sektörünü yurt içinde ve yurt dışında temsil eden Türkiye İMSAD'ın 85 şirket, 60 dernek, 5 üniversite ve 1 sendika üyesiyle geniş bir ekosistemi temsil ettiğini belirten Erkal, derneğin 36 alt sektörde faaliyet gösteren 32 bin üretici ve bayiye ulaşan güçlü bir ağa sahip olduğunu aktardı.&nbsp;Ayrıca Türkiye İMSAD'ın sürdürülebilirlik, dış ticaret, deprem güvenliği, kentsel dönüşüm, Ar-Ge, inovasyon, enerji verimliliği, döngüsel ekonomi ve dijitalleşme başlıklarındaki çalışmalarının yanı sıra C-INTEL Projesi kapsamında dijital ürün pasaportları ve ürün karbon ayak izi beyanlarının dijital olarak takip edilmesine yönelik gelişmeleri paylaştı. Türkiye İMSAD'ın ilk Horizon projesi olan United Circles EU kapsamında ise şehirler ve sanayinin birlikte çalışarak atıkları katma değerli ürünlere dönüştürmesini hedefleyen döngüsel ekonomi yaklaşımına dikkat çekildi.&nbsp; Erkal, 15 ülkeden 45 ortağın yer aldığı ve toplam 25 milyon Euro bütçeye sahip olan United Circles EU Projesi'nin, Avrupa Birliği tarafından desteklenen büyük ölçekli çalışmalardan biri olduğunu belirterek Türkiye'den 6 kurumun projede yer aldığını aktardı. Proje kapsamında Ankara'da kurulması hedeflenen Döngüsellik Merkezi ile inşaat ve yıkıntı atıklarının yeniden kullanıma kazandırılmasının, şehirlerin atıklarını kaynak olarak değerlendiren bir model geliştirilmesinin ve bu yaklaşımın ilerleyen dönemde farklı şehirlere örnek oluşturmasının hedeflendiğini katılımcılarla paylaştı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 27 Jun 2026 14:39:59 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İGDAŞ Altın Bilezik Programı'nda üçüncü dönem başarıyla tamamlandı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/igdas-altin-bilezik-programinda-ucuncu-donem-basariyla-tamamlandi-2314/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/igdas-altin-bilezik-programinda-ucuncu-donem-basariyla-tamamlandi-2314/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DBAD9D-22687D-103CB7-7525B8-0929C6-58C5A4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Büyükşehir Belediye iştiraki İGDAŞ, 2023 yılında başlattığı Altın Bilezik Eğitim ve İstihdam Programı ile genç istihdamını desteklemeye ve doğal gaz sektörüne nitelikli teknik insan kaynağı yaratmaya devam ediyor. Bu yıl üçüncü dönemini hayata geçiren program;&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DBAD9D-22687D-103CB7-7525B8-0929C6-58C5A4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Büyükşehir Belediye iştiraki İGDAŞ, 2023 yılında başlattığı Altın Bilezik Eğitim ve İstihdam Programı ile genç istihdamını desteklemeye ve doğal gaz sektörüne nitelikli teknik insan kaynağı yaratmaya devam ediyor. Bu yıl üçüncü dönemini hayata geçiren program; 6 farklı Mesleki ve Teknik Anadolu liselerinde öğrenim gören öğrencilere yönelik eğitim, staj ve istihdam imkânı sunuyor.Altın Bilezik Eğitim ve İstihdam Programı'nın başlangıcından bu yana 681 öğrenci eğitimlerden, 89 öğrenci staj programından yararlandı, 28 genç ise İGDAŞ bünyesinde teknik personel olarak istihdam edildi. Eğitimde fırsat eşitliği ilkesini temel alan programın üçüncü dönemine 10. ve 11. sınıflarda öğrenim gören 215 öğrenci eğitimlere katılırken, 12. sınıfta bulunan 33 öğrenciye İGDAŞ bünyesinde staj imkânı sağlandı.Mezunlara katılım belgeleri düzenlenen törenin ardından İGDAŞ Genel Müdürü Nihat Narin ve kurum yöneticileri tarafından takdim edildi. Staj süreçlerini geride bırakan öğrencilerin mezuniyet coşkusuna, arkadaşları, eğitmenleri ve aileleri dahil oldu."GENÇLERİMİZİN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ"Törende programla ilgili görüşlerini paylaşan İGDAŞ Genel Müdürü Nihat Narin, "Gençlerimizin potansiyeline inanıyor, onların bilgi ve yeteneklerini doğru fırsatlarla buluşturmanın ülkemizin geleceğine yapılan en değerli yatırımlardan biri olduğunu düşünüyoruz. Altın Bilezik Eğitim ve İstihdam Programı ile gençlerimizin eğitim hayatından çalışma hayatına daha güçlü adımlarla geçmelerine destek oluyoruz. Üç yıldır sürdürdüğümüz program kapsamında, yüzlerce öğrencimizi eğitimlerle buluştururken, staj ve istihdam imkânlarıyla meslek hayatlarına katkı sunduk. Bugün mezun olan gençlerimizin yarının başarılı çalışanları, uzmanları ve yöneticileri olarak ülkemize değer katacaklarına yürekten inanıyorum. İGDAŞ olarak gençlerimizin yanında olmaya, nitelikli insan kaynağının yetişmesine katkı sunmaya ve geleceğe yatırım yapmaya devam edeceğiz" dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 26 Jun 2026 17:00:10 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Dünyada iklim finansman açığı çok yüksek seviyede"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/dunyada-iklim-finansman-acigi-cok-yuksek-seviyede-354/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/dunyada-iklim-finansman-acigi-cok-yuksek-seviyede-354/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BCE882-52E62B-19E188-940A86-D6A412-95C656.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şimşek, Londra İklim Eylemi Haftası kapsamında düzenlenen İklim Dayanıklılığı Finansmanı Zirvesi&#39;nde açılış konuşmasını gerçekleştirdi.Küresel iklim gündeminin 10 yıl öncesine göre önemli ölçüde değiştiğini dile getiren Şimşek, 10 yıl önce &#34;hedef ve taahhüt&#34;&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BCE882-52E62B-19E188-940A86-D6A412-95C656.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şimşek, Londra İklim Eylemi Haftası kapsamında düzenlenen İklim Dayanıklılığı Finansmanı Zirvesi&#39;nde açılış konuşmasını gerçekleştirdi.Küresel iklim gündeminin 10 yıl öncesine göre önemli ölçüde değiştiğini dile getiren Şimşek, 10 yıl önce &#34;hedef ve taahhüt&#34; odaklı tartışmalar bulunurken bugün taahhütlerin uygulanmasının asıl konu haline geldiğini anlattı.Şimşek, bu kapsamda Türkiye&#39;nin bu yıl başkanlığını yürüttüğü Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı&#39;ndaki (COP31) önceliğinin net olduğunu ifade ederek, &#34;Artık bu planların uygulanmasını hızlandırmamız gerekiyor. Bunun yolu da büyük ölçüde finansmandan geçiyor. Yeterli sermayeyi zamanında harekete geçirerek insanlar için somut sonuçlar üretecek yatırımlara yönlendirmemiz asıl mesele. Dünyadaki iklim kaynaklı zararların sadece dörtte biri sigorta kapsamında karşılanabiliyor. Geriye kalan yük hane halkları, işletmeler ve kamu maliyesinin omuzlarına biniyor. Bu nedenle iklim direncini sağlamak sadece çevresel bir hedef değil, toplumları iklim kaynaklı afetlere karşı korumanın bir aracı.&#34; diye konuştu.İklim şokları giderek şiddetlenirken buna karşı dayanıklılığı artıran yatırımların ekonomik bir zorunluluk haline geldiğine dikkati çeken Şimşek, iklim direnci oluşturmanın yalnızca gelecekteki riskleri azaltmak anlamına gelmediğini dile getirdi.Şimşek, geçen yıl Türkiye&#39;de yaşanan şiddetli zirai don ve sonrasındaki kuraklığın milyonlarca insanın geçimini doğrudan etkilediğini belirterek, &#34;Mazeret olarak ifade etmiyorum ancak enflasyon büyük ölçüde bu şokların etkisiyle öngördüğümüzden biraz daha yüksek çıktı. Bu nedenle, şoklara daha hazırlıklı olan ekonomilerin daha üretken, rekabetçi ve yatırımlar için daha cazip olduğunu düşünüyorum.&#34; dedi.- Dünyada iklim finansman açığı çok yüksek seviyedeİklim şoklarına karşı dirençli bir ekonominin daha iyi su yönetimi, iklim dostu tarım, sürdürülebilir arazi kullanımı, dayanıklı altyapı ve sağlıklı ekosistemlere yatırım yapmaktan geçtiğini söyleyen Şimşek, dayanıklılığı artıran yatırımları &#34;doğru yatırımlar&#34; olarak tanımladı.Şimşek, bunun yalnızca bir iklim politikası değil, aynı zamanda sağlam bir ekonomi politikası olduğunun altını çizerek konuşmasına şöyle devam etti:&#34;Ancak iklim direnci hala iklim gündeminin en yetersiz finanse edilen alanlarından biri. Finansman açığı çok yüksek. Dünya çapında iklim hedeflerine ulaşabilmek için 2030&#39;a kadar yıllık 6,3-6,7 trilyon dolar yatırım gerekli ama bugünkü toplam iklim finansmanı 2 trilyon doları ancak buluyor. Finansman açığı gelişmekte olan ülkeler için çok daha fazla. Çin haricindeki gelişmekte olan ülkelerin finansman ihtiyacı yıllık yaklaşık 2,4 trilyon dolar seviyesinde ama bu ülkeler halihazırda bu miktarın ancak onda biri kadar finansmana erişebiliyor. Buradaki sorun sermaye yetersizliği değil, iklim önceliklerini yatırım yapılabilir fırsatlara dönüştürebilmek. Finansman bulamayan, yeterince hazırlanmamış çok sayıda proje bulunmasına karşılık cazip getiri arayan büyük miktarda sermaye de var.&#34;Buradaki eksiğin, her iki tarafı buluşturacak bir köprü olduğunu belirten Şimşek, &#34;Türkiye&#39;nin COP31 kapsamındaki öncü girişimlerinden biri olan İklim Uygulama Köprüsü bu boşluğu doldurmayı hedefliyor. Hedefimiz, ülkelerin iklim planlarını yatırım yapılabilir projelere dönüştürmelerine, finansman ihtiyaçlarını ise bankalar ve yatırımcılar açısından finanse edilebilir proje havuzlarına çevirmelerine yardımcı olmak. Amacımız yeni bir platform veya kurum oluşturmak değil, mevcut ekosistemde işbirliğini güçlendirmek ve finansmanın en fazla ihtiyaç duyulan alanlara daha etkin şekilde ulaşmasını sağlamak.&#34; şeklinde konuştu.Şimşek, bunun başarılabilmesi için iklim şoklarına karşı dayanıklılığı artıracak politikaların ekonomi politikalarının merkezine yerleşmesi gerektiğini vurguladı.- &#34;Türkiye tüm paydaşlarıyla birlikte çalışmaya hazır&#34;Bu durum sağlandığında kurumları harekete geçirmenin ve uzun vadeli özel sektör yatırımlarını teşvik etmenin daha kolay hale geleceğini söyleyen Şimşek, iklim direnci finansmanında kritik rol üstlenen çok taraflı kalkınma bankalarının finansman açığını tek başına kapatamayacağını aktardı.Şimşek, ihracat kredi kuruluşları, kredi derecelendirme kuruluşları, düzenleyici kurumlar ve yerel finans kuruluşlarının daha aktif rol alması gerektiğini ve geniş bir işbirliğine ihtiyaç olduğunu dile getirdi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 25 Jun 2026 13:49:35 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Hesap ve PASSO güçlerini birleştirdi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/hesap-ve-passo-guclerini-birlestirdi-9032/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/hesap-ve-passo-guclerini-birlestirdi-9032/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DE1E2C-962723-82BC0F-46CB7F-1D6FA8-F98918.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kullanıcıların finansal kararlarını daha bilinçli ve verimli hale getirmeyi amaçlayan, teknoloji odaklı bankacılık ürünleri pazaryeri Hesap.com, iş birliklerine bir yenisini daha ekledi. Türkiye'nin öncü maç ve etkinlik biletleme platformu PASSO ile hayata geçirilen entegrasyon sayesinde&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DE1E2C-962723-82BC0F-46CB7F-1D6FA8-F98918.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kullanıcıların finansal kararlarını daha bilinçli ve verimli hale getirmeyi amaçlayan, teknoloji odaklı bankacılık ürünleri pazaryeri Hesap.com, iş birliklerine bir yenisini daha ekledi. Türkiye'nin öncü maç ve etkinlik biletleme platformu PASSO ile hayata geçirilen entegrasyon sayesinde kullanıcılar, kredi ve kredi kartı tekliflerini tek noktadan karşılaştırabilecek ve ihtiyaçlarına uygun ürünlere kolayca başvurabilecek. PASSO uygulamasının ana sayfasında yer alan "Finans" kategorisi üzerinden kullanıcılar, farklı bankaların kredi tekliflerini görüntüleyebilecek ve başvurularını kolayca tamamlayabilecek.Kalaycı: "Finansal karar süreçlerini kolaylaştırmayı sürdüreceğiz"Hesap.com Genel Müdür Yardımcısı Lütfi Kalaycı, iş birliğine ilişkin şunları söyledi: "Finansal ürünleri karşılaştırmak ve doğru seçeneğe ulaşmak kullanıcılar için giderek daha önemli hale geliyor. PASSO ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği sayesinde finansal çözümleri, kullanıcıların günlük hayatlarında sıklıkla kullandıkları bir platforma taşıyoruz. Amacımız, kredi ve kredi kartı başvuru süreçlerini daha erişilebilir, daha şeffaf ve daha kolay hale getirmek. PASSO'nun kullanıcılarına sunduğu hizmet alanlarını genişletme vizyonunun bir parçası olmaktan mutluluk duyuyoruz. Önümüzdeki dönemde de farklı platformlarla hayata geçireceğimiz iş birlikleriyle finansal karşılaştırma deneyimini daha fazla kullanıcıyla buluşturmaya ve finansal karar süreçlerini kolaylaştırmaya devam edeceğiz."Aykar: "Finansal çözümleri de PASSO deneyiminin bir parçası haline getiriyoruz"PASSO Genel Müdürü Atıl Aykar ise iş birliğiyle ilgili olarak, "PASSO olarak kullanıcılarımıza yalnızca maç ve etkinlik biletleme hizmeti sunmanın ötesine geçerek, günlük hayatlarına değer katacak yeni deneyimler geliştirmeye odaklanıyoruz. Hesap.com ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği sayesinde kullanıcılarımız finansal ürünlere de kolay, hızlı ve şeffaf bir şekilde erişebilecek. Eğlence ve spor dünyasında milyonlarca kullanıcıya temas eden bir platform olarak, ihtiyaç duydukları hizmetleri tek bir ekosistem içinde sunmayı önemsiyoruz. Bu iş birliğinin, kullanıcı deneyimini zenginleştirirken PASSO'nun sunduğu fayda alanlarını da genişleteceğine inanıyoruz" dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 25 Jun 2026 09:14:15 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sunar Yatırım, İSO 500'deki varlığını üç şirketle güçlendirdi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sunar-yatirim-iso-500deki-varligini-uc-sirketle-guclendirdi-5298/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sunar-yatirim-iso-500deki-varligini-uc-sirketle-guclendirdi-5298/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_34A48E-AE13CE-1D3BB0-D40A0D-4A6C7C-90D96D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İSO'nun her yıl düzenli olarak yayımladığı "Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu" araştırması; sanayi sektörü başta olmak üzere, büyüme, ihracat, finansman ve yatırım alanlarında Türkiye'nin en büyük şirketlerine yer veriyor. Tarım, gıda ve biyoendüstri alanlarında güçlü&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_34A48E-AE13CE-1D3BB0-D40A0D-4A6C7C-90D96D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İSO'nun her yıl düzenli olarak yayımladığı "Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu" araştırması; sanayi sektörü başta olmak üzere, büyüme, ihracat, finansman ve yatırım alanlarında Türkiye'nin en büyük şirketlerine yer veriyor. Tarım, gıda ve biyoendüstri alanlarında güçlü bir yelpazeyle faaliyet gösteren Sunar Yatırım, bu yıl Sunar Mısır, Elita Gıda ve Sunar Un ve Yem şirketleriyle İSO 500 listesinde yer alarak büyüme yolculuğunda önemli bir ilki gerçekleştirdi.&nbsp;"İSO 500'de yer almak sürdürülebilir büyüme ve entegre üretim gücümüzün bir yansıması"Tarımsal ham maddeden katma değerli gıda ürünlerine uzanan üretim zinciri boyunca gerçekleştirdiği yatırımlar, operasyonel verimlilik odaklı yaklaşımı ve ihracat gücüyle Sunar Yatırım, Türkiye sanayisindeki etkinliğini her geçen yıl daha da artırıyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Mustafa Nuri Çomu, şunları söyledi; "İSO 500, Türkiye sanayisinin üretim kapasitesini, rekabet gücünü ve ekonomik değer sağlama kabiliyetini ortaya koyan en önemli göstergelerden biri. Bu yıl üç şirketimizle birden listede yer almak, Sunar Yatırım'ın sürdürülebilir büyüme vizyonunun ve uzun yıllara dayanan üretim kültürünün güçlü bir yansımasıdır. Özellikle Sunar Un ve Yem'in ilk kez İSO 500'e girerek Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşları arasına katılması bizim için son derece kıymetli bir başarıdır. Bugün geldiğimiz noktada verimliliğimizi, dayanıklılığımızı ve geleceğe hazırlık seviyemizi de ortaya koyuyoruz. Tarım ve gıda değer zincirinin her halkasında gerçekleştirdiğimiz yatırımlarla ülkemiz için katma değer üretmeye, ihracat gücümüzü artırmaya ve sürdürülebilir kalkınma için çalışmaya devam edeceğiz."Sunar Un ve Yem bu yıl ilk kez İSO 500 listesinde2024 yılında Sunar Yatırım şirketlerinden Sunar Mısır ve Elita Gıda İSO 500 listesinde yer alırken, Sunar Un ve Yem bu yıl ilk kez, 482'nci sıradan listeye girdi. Böylece Sunar Yatırım, Türkiye'nin en büyükleri arasında üç şirketiyle yer alarak listede temsil gücünü artırdı. Elita Gıda geçen yıla göre 13 basamak yükselerek 229'uncu sırada, Sunar Mısır da 455'inci sırada listede yer aldı.&nbsp; Grup şirketlerinin farklı alanlarda elde ettiği başarılar, Sunar Yatırım'ın üretim gücünü ve Türkiye ekonomisine katkısını bir kez daha gözler önüne serdi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 24 Jun 2026 18:38:51 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İlerleme olmazsa danışma süreci başlatacak]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ilerleme-olmazsa-danisma-sureci-baslatacak-4492/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ilerleme-olmazsa-danisma-sureci-baslatacak-4492/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_763F96-BF8E4D-FE7128-410A55-654EBD-CF69A6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />MSCI, Türkiye piyasasında Kasım 2026 MSCI Endeks İncelemesi'ne kadar yeterli, somut ve güvenilir ilerleme görülmezse, MSCI Türkiye endeksi ve ilgili hisseler için yeni bir danışma süreci başlatabileceğini açıkladı.2026 Piyasa Sınıflandırması İncelemesi'ni yayımlayan MSCI, "Uluslararası&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_763F96-BF8E4D-FE7128-410A55-654EBD-CF69A6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />MSCI, Türkiye piyasasında Kasım 2026 MSCI Endeks İncelemesi'ne kadar yeterli, somut ve güvenilir ilerleme görülmezse, MSCI Türkiye endeksi ve ilgili hisseler için yeni bir danışma süreci başlatabileceğini açıkladı.2026 Piyasa Sınıflandırması İncelemesi'ni yayımlayan MSCI, "Uluslararası kurumsal yatırımcılar, belirli küçük ölçekli ve halka açık şirketlerle yakından bağlantılı bazı fonların sahip olduğu hisselerde olası koordineli işlem davranışlarının tekrar eden örneklerini MSCI'ye ilettiler. Bu durumun, serbest dolaşımdaki pay tahminlerini yapay şekilde yükseltme etkisi yarattığı belirtildi" dedi.Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) halka açık şirketler için getirdiği fiili dolaşımdaki pay oranı kararına atıfta bulunan MSCI, "Piyasa katılımcıları bu düzeltilmiş hesaplamaların pratikteki etkisini görmek istiyor" değerlendirmesini yaptı."Ayrıca uluslararası yatırımcılar; sahipliğin ayrıntılı ve zamanında açıklanması, koordineli işlem davranışlarına karşı güçlü gözetim ve yaptırım uygulanması ve yapısal olarak bozulmuş serbest dolaşım oranı sergileyen menkul kıymetlerin belirlenmesi ve ele alınması için şeffaf, kurallara dayalı bir çerçevenin oluşturulması da dahil olmak üzere daha fazla ilerleme görmek istediklerini ilettiler"]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 24 Jun 2026 09:59:09 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kırıkkale mühimmat deposunda patlama: 2 kişi hayatını kaybetti]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kirikkale-muhimmat-deposunda-patlama-2-kisi-hayatini-kaybetti-5195/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kirikkale-muhimmat-deposunda-patlama-2-kisi-hayatini-kaybetti-5195/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F4D7A9-8EF328-75ECC7-2E2685-F6C9F5-48B8ED.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kırıkkale Yahşihan&#39;da bulunan imha sahasında patlama meydana geldi. Valilik tarafından yapılan açıklamada mühimmatın kazaen patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 kişi hayatını kaybetti.Valilik açıklama yaptıValilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F4D7A9-8EF328-75ECC7-2E2685-F6C9F5-48B8ED.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kırıkkale Yahşihan&#39;da bulunan imha sahasında patlama meydana geldi. Valilik tarafından yapılan açıklamada mühimmatın kazaen patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 kişi hayatını kaybetti.Valilik açıklama yaptıValilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:&#34;Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 23 Jun 2026 17:24:40 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[BTSO Başkanı Burkay, yeni döneme ilişkin projelerini açıkladı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/btso-baskani-burkay-yeni-doneme-iliskin-projelerini-acikladi-4409/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/btso-baskani-burkay-yeni-doneme-iliskin-projelerini-acikladi-4409/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_37ADC0-857908-861EAC-5072FC-B38242-65AA77.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kentteki bir otelde düzenlenen ve iş dünyasının yoğun katılım sağladığı toplantıda konuşan Burkay, ortak akıl ve iradeyle bu kentin ve Türkiye&#39;nin ekonomi tarihine geçen 60&#39;tan fazla devasa eseri hayata geçirdiklerini söyledi.Bursa&#39;nın son 13 yılda 50 yıllık bir altyapı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_37ADC0-857908-861EAC-5072FC-B38242-65AA77.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kentteki bir otelde düzenlenen ve iş dünyasının yoğun katılım sağladığı toplantıda konuşan Burkay, ortak akıl ve iradeyle bu kentin ve Türkiye&#39;nin ekonomi tarihine geçen 60&#39;tan fazla devasa eseri hayata geçirdiklerini söyledi.Bursa&#39;nın son 13 yılda 50 yıllık bir altyapı hamlesini gerçekleştiren bir şehir olduğunu vurgulayan Burkay, bu kentte yeni nesil sanayi, teknoloji odaklı üretim, nitelikli insan kaynağı, inovasyon, dijital dönüşüm, enerji verimliliği, yalın üretim, kümelenme ve ihracatın çok güçlü bir altyapısının bulunduğunu aktardı.Burkay, son 13 yılda ekonomik dalgalanmalar, küresel krizler, pandemi, deprem gibi çok büyük olayların yaşandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:&#34;Başarmaya inanmış bir iradenin karşısında hiçbir zorluk duramaz. Bizler her kriz döneminde daha fazla çalıştık. Her zorlukta çok daha güçlü kenetlendik. Her belirsizlikte üyelerimizle çok daha yakın temas kurarak çalıştık. Hızlı çözümleri hep birlikte öğrendik. Bugün de karşınızda sadece yeni hedeflerle değil Bursa iş dünyasının gerçek ihtiyaçlarından doğmuş ve tamamlanmış somut adımlarla çıkıyoruz. Çünkü güven sadece sözle inşa edilmez. Başlatılan projeler ve bunların tamamlanmasıyla ve verilen sözlerin de arkasında durulmasıyla güveni inşa edebilirsiniz. Bugün anlatacağımız vizyonun merkezinde de tam bu anlayış bulunmaktadır.&#34;Bursa&#39;nın yıllık 36 milyar dolarlık dış ticareti hacmiyle 124 ülkeyi geride bıraktığını belirten Burkay, konuşmasını şöyle sürdürdü:&#34;Aslında biz bir ülke ekonomisini konuşuyoruz. Mart 2013&#39;te yola çıkarken &#39;Bursa için bir hayalimiz var&#39; dedik ve 16 makro proje sunmuştuk. Şükürler olsun 60&#39;ın üzerinde büyük devasa projeyi birlikte hayata geçirdik. Bunları yaparken hiçbir zaman ortak akıldan ayrılmadık. Özellikle meclisimizin, komitelerimizin ve Türkiye&#39;de bir ilk olan 22 konseyimizin yapmış olduğu çalışmalarla ortaya konan vizyon ve yol haritası aslında bizim bu dönemdeki en önemli yol göstericimiz oldu.&#34;- &#34;KOBİ&#39;lerimiz için dönüşüm resmen başladı&#34;KFA Küresel Fuar Acentası, TEKNOSAB, Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi (GUHEM), Bursa Business School, gibi hayata geçirilen projeleri anlatan Burkay, yeni döneme ilişkin hedeflerini açıkladı.Yeni dönemde TEKNOSAB KOBİ OSB, Organize Ticaret Bölgeleri, Gıda İhtisas OSB, inşaat sektörü için lojistik depolama alanları, Data Center Girişim Sermayesi Yatırım Fonu, TEKNOSAB Teknopark, Yapay Zeka Dönüşüm Merkezi ve Fidan Han gibi projelerin Bursa&#39;nın büyüme modelinin ana unsurları olacağını belirten Burkay, bu projelerin üretimden ticarete, teknolojiden lojistiğe kadar bütüncül bir kalkınma yaklaşımının parçaları olduğunu kaydetti.Burkay, TEKNOSAB ekosisteminin sunduğu altyapı, lojistik, teknoloji ve yatırım avantajlarının KOBİ&#39;lerle buluşacağına değinerek, şunları kaydetti:&#34;KOBİ OSB ile uzun yıllardır büyük bir heyecanla beklenen önemli bir yatırımı hayata geçirdik. Kamu yararı onaylarımız çıktı. Kamulaştırma sürecimiz başladı. Temmuz ve ağustos aylarında nihai taleplerimizi toplayacağız. TEKNOSAB ekosisteminin sunduğu avantajlarla KOBİ&#39;lerimiz için dönüşüm resmen başladı. KOBİ&#39;lerimiz ve Bursamız için hayırlı olsun.&#34;Projenin, Bursa&#39;da küçük ve orta ölçekli işletmelerin daha planlı, güçlü ve rekabetçi üretim alanlarına kavuşması açısından tarihi bir adım olduğuna işaret eden Burkay, KOBİ&#39;lerin yeni nesil sanayi altyapısı içinde büyümesinin Bursa ekonomisinin geleceği için kritik önemde olduğunu vurguladı.Konuşmaların ardından Burkay, programa katılan iş insanlarıyla hatıra fotoğrafı çektirdi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 23 Jun 2026 11:46:09 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[senCard Games iş dünyasını spor sahasında buluşturdu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sencard-games-is-dunyasini-spor-sahasinda-bulusturdu-904/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sencard-games-is-dunyasini-spor-sahasinda-bulusturdu-904/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EF4CEE-AF4F2C-30BDFC-A5B448-AE019B-20C7CB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İBB Maltepe Spor Tesisleri&#39;nde hafta sonu boyunca gerçekleştirilen organizasyonda, iş dünyasının her alanından şirket çalışanları, hem sahada mücadele etti hem de sosyal etkinliklerle kurumlar arası etkileşim imkanı buldu.Katılımcıların, plaj voleybolu ve futbol kategorilerinde&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EF4CEE-AF4F2C-30BDFC-A5B448-AE019B-20C7CB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İBB Maltepe Spor Tesisleri&#39;nde hafta sonu boyunca gerçekleştirilen organizasyonda, iş dünyasının her alanından şirket çalışanları, hem sahada mücadele etti hem de sosyal etkinliklerle kurumlar arası etkileşim imkanı buldu.Katılımcıların, plaj voleybolu ve futbol kategorilerinde mücadele ettiği organizasyonda, rekabet ile birlikteliği bir araya getiren &#34;rekaberlik&#34; yaklaşımı öne çıkarıldı.Sağlık, sigorta, bankacılık, finans, otomotiv, teknoloji, telekomünikasyon, gıda, enerji, danışmanlık, eğitim, üretim ve hizmet sektörlerinden markaların yer aldığı organizasyonda katılımcılar farklı kurumlarla bir araya gelme ve hafta sonu boyunca sosyal etkinliklere katılma imkanı buldu.senCard Games Plaj Voleybolu Turnuvası&#39;nda Şişecam şampiyon olurken, Pegasus organizasyonu ikinci sırada tamamladı. Futbol Turnuvası&#39;nda ise kupayı Türk Telekom kazandı, Garanti BBVA ikinci oldu.Organizasyon kapsamında katılımcı markaların üst düzey yöneticilerinin yer aldığı &#34;Liderler Maçı&#34; da düzenlendi. Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği yararına gerçekleştirilen karşılaşmayla sosyal sorumluluk çalışmasına destek sağlandı.Liderler Maçı ile turnuvanın sportif yönünün yanı sıra sosyal fayda boyutu da öne çıkarıldı. Organizasyonla kurum içi dayanışmanın güçlendirilmesi ve kurumlar arası etkileşimin arttırılması hedefleniyor.- &#34;Well-being kavramı her geçen gün daha fazla önem kazanıyor&#34;Organizasyon kapsamında AA muhabirine etkinliğe ilişkin değerlendirmelerde bulunan senCard Direkt Satış Genel Müdürü Alen Karabetyan, senCard Games&#39;i, şirket olarak iş ortaklığı yaptıkları ekosistemde yer alan kurumsal firmaları, hastaneleri, sigorta şirketlerini ve brokerlarını davet ederek gerçekleştirdiklerini söyledi.Davet esaslı düzenlenen organizasyonda bu yıl 43 marka ve 63 takımın yer aldığını vurgulayan Karabetyan, &#34;Grubumuzun mottosu, mutlu ve sağlıklı yaşam danışmanlığı yapmak. Dolayısıyla bu organizasyonda sporu ve sağlığı bir araya getiriyoruz. Şirket çalışanlarının, ailelerinin ve çocuklarının İstanbul Maltepe&#39;de güzel bir hafta sonu geçirmelerine imkan sağlıyoruz.&#34; dedi.Karabetyan, well-being kavramının Türkiye&#39;de her geçen gün çok daha fazla önem kazandığına dikkati çekti.&#34;Sağlıklı yaşam&#34; dendiğinde akla sadece hastalık durumunda yararlanılacak bir sigorta ve bununla ilgili bir hizmet gelmediğinin altını çizen Karabetyan, şunları kaydetti:&#34;Önleyici sağlık kapsamında, sağlık problemlerinin ortaya çıkmamasına yönelik yaşamsal seçimlerimize yön vermemiz her geçen gün daha önemli hale geliyor. Bizim burada vermek istediğimiz öncelikli mesajlardan biri de bu. Sağlıklı yaşamın önemini ortaya koymaya çalışıyoruz. Diğer yandan sunduğumuz hizmetlerin ekosistemimizle buluşmasını organize ediyor, bu ekosistemde yer alan kişilerin sağlıklı yaşamla ilgili bir aktivitenin parçası olmalarını sağlıyoruz.&#34;- &#34;Rekabeti ve birlikteliği bir araya getiriyoruz&#34;Karabetyan, organizasyonun sosyal sorumluluk boyutu kapsamında Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği yararına plaj voleybol maçı yaptığını vurguladı.Rekabeti ve birlikteliği, &#34;rekaberlik&#34; olarak ifade ettikleri organizasyona katılan şirketlerin üst düzey yöneticilerinin plaj voleybolu maçında sahaya çıkmasına değinen Karabetyan, bunun sonucunda Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği yararına önemli bir tekerlekli sandalye bağışı yapmayı hedeflediklerini söyledi.Karabetyan, maçın organizasyon açısından önemli bir bölüm ve amaç olduğunu kaydetti.Geçmiş yıllara göre organizasyona katılımda önemli büyüme gördüklerine dikkati çeken Karabetyan, &#34;Cumartesi ve pazar günü olmak üzere, toplam 6 bin-7 bin kişiyi burada ağırladık. Bir önceki organizasyonumuzda bu rakamlar 3 bin civarındaydı. Dolayısıyla hem takım sayısında hem de katılım sayısında iki katın üzerinde artış var. Bu da bizim için mutluluk verici.&#34; dedi.Karabetyan, organizasyon kapsamında kurumsal katılımla en büyük plaj voleybol turnuvasına imza attıklarını ve sadece plaj voleybolunda 39 takımın yer aldığını belirtti.Böyle bir ünvana sahip olmanın kendileri için gurur kaynağı olduğunu vurgulayan Karabetyan, &#34;Bunu bilerek yapmadık ama ortaya çıkan tablo bizim açımızdan çok kıymetli. Yaklaşık üç buçuk yıl önce bu organizasyonun ilkini gerçekleştirdiğimizde hayalimiz bunun da ötesine gitmekti.&#34; diye konuştu.Bupa Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Gürcan da senCard Games&#39;in yıllar içinde bir spor organizasyonunun ötesine geçerek güçlü bir ekosistem buluşmasına dönüştüğünü vurguladı.Gürcan, senCard Games&#39;in paydaşlarıyla inşa ettikleri güven ve işbirliği kültürünün sahadaki en güzel tezahürlerinden biri olduğunu söyledi.İş ortaklarıyla aynı sahayı paylaşırken Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği yararına toplumsal fayda üretme imkanı bulduklarını da aktaran Gürcan, senCard Games&#39;i ilerleyen yıllarda da yalnızca kurumları bir araya getiren bir organizasyon olarak değil, sosyal fayda üreten ve daha geniş kitlelere dokunan bir platform olarak geliştirmeyi arzu ettiklerini dile getirdi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 23 Jun 2026 11:44:06 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[e-Fatura zorunluluğu başlayacak işletmelere uyarı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/e-fatura-zorunlulugu-baslayacak-isletmelere-uyari-9774/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/e-fatura-zorunlulugu-baslayacak-isletmelere-uyari-9774/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5FBCD5-9D3A7C-EFA428-037558-B3278C-99F1E7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yıldız, e-Fatura ve e-Arşiv sistemine geçiş zorunluluğuna ilişkin açıklamalarda bulundu.Gelir İdaresi Başkanlığının (GİB) Vergi Usul Kanunu tebliğleri ile 2021 yılında e-Fatura zorunluluğunun başladığını hatırlatan Yıldız, uygulamanın sektörlere ve ciro limitlerine göre&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5FBCD5-9D3A7C-EFA428-037558-B3278C-99F1E7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yıldız, e-Fatura ve e-Arşiv sistemine geçiş zorunluluğuna ilişkin açıklamalarda bulundu.Gelir İdaresi Başkanlığının (GİB) Vergi Usul Kanunu tebliğleri ile 2021 yılında e-Fatura zorunluluğunun başladığını hatırlatan Yıldız, uygulamanın sektörlere ve ciro limitlerine göre kademeli olarak getirildiğini anlattı.Yıldız, e-Fatura ve e-Arşiv uygulamasına, iki kategorideki mükelleflerin geçme zorunluluğu bulunduğuna işaret ederek, &#34;2025 yılı cirosu 3 milyon lira ve üzeri olan mükelleflerin, en geç 1 Temmuz&#39;a kadar e-Fatura sistemine geçiş zorunluluğu bulunuyor.&#34; ifadesini kullandı.- Uygulamaya geçiş zorunluluğu olan sektörlerYıldız, cirodan bağımsız olarak bazı kritik sektörlerdeki firmaların da geçiş zorunluluğu bulunduğuna dikkati çekerek, bunların akaryakıt için Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan (EPDK) lisans alanlar, sigara, alkol imal ve ithal edenler, internet satış platformları, internet reklam aracıları, kendi veya başkasının internet sitesinde mal ve hizmet satışını yapanlar, ilgili kanunca komisyoncu veya tüccar olarak sebze ve meyve ticaretiyle uğraşan şirketler olduğunu söyledi.Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile hizmet sözleşmesi imzalayan hastanelerin, tıp merkezlerinin, gayrimenkul veya motorlu araç alım, satım veya kiralama işlemleri yapanların, Kültür ve Turizm Bakanlığından yatırım veya işletme belgesi alan otellerin, elektrikli araçlara şarj hizmeti verenlerin de bu sektörler arasında yer aldığına değinen Yıldız, Maden Kanunu&#39;na göre ruhsat alanların, Şeker Kanunu&#39;na göre şeker imal edenlerin ve demir-çelik ve demir-çelikten eşya imal edenlerin, gübre takip sistemine kayıtlı mükelleflerin de zorunluluğunun bulunduğunu vurguladı.- &#34;Mükellefler özel entegratör kuruluşlara başvurabilir&#34;Yıldız, uygulamaya dahil mükelleflerin, müşterilerine ya e-Fatura ya da e-Arşiv fatura düzenlediğinin altını çizerek, &#34;Böylece satıcılar, faturaları tamamen elektronik ortamda ve Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) sistemleri üzerinden müşteriye iletilirken, e-Arşiv faturalar ise müşterinin talebine göre kağıt çıktısı ya da elektronik ortamda iletimi suretiyle, müşteriye iletimi sağlanır.&#34; diye konuştu.Mükelleflerin GİB tarafından izin verilen özel entegratör kuruluşlara başvurabileceğini kaydeden Yıldız, şu değerlendirmelerde bulundu:&#34;Mükelleflerin dikkat etmesi gereken hususlar var. Zorunluluğu olduğu halde kağıt fatura düzenlenmeye devam edildiğinde, işletmelere Vergi Usul Kanunu&#39;na göre özel usulsüzlük cezaları kesiliyor. Bu cezaların, yıllık üst sınırı 2026 için 17 milyon lira. Fatura bedelinin yüzde 10 oranında özel usulsüzlük cezası, pek çok mükellef için önemli boyuta ulaşabilmektedir. Bu nedenle, zorunluluk kapsamında olanların mutlaka süresinde uygulamaya dahil olması, ileride cezai işleme maruz kalmamak bakımından önem taşıyor.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 22 Jun 2026 11:24:03 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[SGK borçlarında faiz düştü yapılandırma süresi uzadı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sgk-borclarinda-faiz-dustu-yapilandirma-suresi-uzadi-9477/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sgk-borclarinda-faiz-dustu-yapilandirma-suresi-uzadi-9477/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D1886D-638ED1-36BD8A-6B325F-8898CF-60D34A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), işverenlere ait 4A prim borçları, Bağ-Kur kapsamındaki 4B prim borçları ile idari para cezalarının yeniden yapılandırılmasına yönelik hazırlanan genelgeyi ülke genelindeki tüm teşkilat birimlerine iletti. Genelgeyle birlikte borçların yapılandırılmasına&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D1886D-638ED1-36BD8A-6B325F-8898CF-60D34A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), işverenlere ait 4A prim borçları, Bağ-Kur kapsamındaki 4B prim borçları ile idari para cezalarının yeniden yapılandırılmasına yönelik hazırlanan genelgeyi ülke genelindeki tüm teşkilat birimlerine iletti. Genelgeyle birlikte borçların yapılandırılmasına ilişkin uygulama esasları da netleşmiş oldu.Genelgeye göre, 2026 yılı Haziran ayı dahil olmak üzere bu dönemden önceki aylara ait borçlar ile 31 Ağustos 2026'ya kadar tebliğ edilip kesinleşen idari para cezaları yapılandırma kapsamına alınacak.Taksit süresi 72 aya çıkarıldıYapılandırma kapsamında azami tecil yani taksitlendirme süresi 36 aydan 72 aya çıkarıldı. Teminatsız tecil işlem limiti ise 10 milyon lira olarak güncellendi. Toplam borcun 10 milyon lirayı aşması halinde, yalnızca aşan tutarın yarısı kadar teminat istenecek.Son tarih 31 AğustosYapılandırmadan yararlanmak isteyenlerin ilk taksiti en geç 31 Ağustos 2026'ya kadar ödemesi gerekiyor. Bu tarihe kadar yapılacak işlemlerde tecil faiz oranı yüzde 39 yerine yüzde 29 olarak uygulanacak. İlk taksitin ödenmesiyle birlikte haciz, icra ve satış işlemleri durdurulacak. Araçlar üzerindeki yakalama şerhlerinin de kaldırılabilmesinin önü açılacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 22 Jun 2026 09:24:16 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türk sahipli yük gemisi Rus İHA'sıyla vuruldu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/karadenizde-bir-gemiye-saldiri-turk-yaralilar-da-var-9145/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/karadenizde-bir-gemiye-saldiri-turk-yaralilar-da-var-9145/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EA4610-D3629F-050268-34518F-48E72C-43B9C7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Gemide dokuz mürettebatın olduğu açıklandı.Ukrayna Başbakan Yardımcısı Oleksiy Kuleba mürettebattan bir kişinin hayatını kaybettiğini kaydetti.Kuleba, Telegram&#39;da yaptığı paylaşımda, saldırının gemide yangına neden olduğunu, 58 yaşında Mısır vatandaşı bir aşçının&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EA4610-D3629F-050268-34518F-48E72C-43B9C7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Gemide dokuz mürettebatın olduğu açıklandı.Ukrayna Başbakan Yardımcısı Oleksiy Kuleba mürettebattan bir kişinin hayatını kaybettiğini kaydetti.Kuleba, Telegram&#39;da yaptığı paylaşımda, saldırının gemide yangına neden olduğunu, 58 yaşında Mısır vatandaşı bir aşçının öldüğünü dile getirdi.Rus yetkili, Türkiye ve Hindistan vatandaşlarının da bulunduğu sekiz denizcinin kurtarıldığını, geminin ise &#34;ciddi hasar gördüğünü ve denize elverişliliğini kaybettiğini&#34; söyledi.BBC Türkçe&nbsp;söz konusu saldırıyı ve gemi mürettebatının durumunu henüz bağımsız olarak doğrulayamadı.Rusya&#39;nın aynı gece Palau ve Belize bayrağı taşıyan gemileri de hedef aldığını, can kaybı yaşanmadığını söyleyen Kuleba, &#34;Bu, Rusya tarafından işlenen bir başka savaş suçudur. Ticaret gemilerine ve insani deniz yollarına yönelik saldırılar, küresel gıda ve ekonomik güvenliğe doğrudan tehdit oluşturmaktadır&#34; diye yazdı.Ukrayna donanması da Telegram&#39;da yaptığı açıklamada, &#34;Bu olay, Rusya Federasyonu&#39;nun uluslararası deniz hukukunu ihlal etmeye devam ettiğini ve sivil deniz taşımacılığına tehdit oluşturduğunu bir kez daha göstermektedir&#34; dedi.Son olarak 28 Mayıs&#39;ta Odessa Limanı&#39;ndan Türkiye&#39;ye kuru yük taşıyan Türk sahipli Vanatu bayraklı bir gemi İHA saldırısına uğramıştı.Ankara, yaralanan iki mürettebatın Türk vatandaşı olduğunu açıklamıştı.Rusya ve Ukrayna, Karadeniz&#39;de sık sık birbirlerinin gemilerini ve limanlarını hedef alıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 22 Jun 2026 06:37:09 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[422 firmaya dahilde işleme izin belgesi verildi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/422-firmaya-dahilde-isleme-izin-belgesi-verildi-6287/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/422-firmaya-dahilde-isleme-izin-belgesi-verildi-6287/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D18F03-A618C0-5ABD1C-929747-DBD014-2156A6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bakanlığın mayıs ayına ilişkin dahilde işleme, yurt içi satış ve teslim, hariçte işleme, firma talebine istinaden iptal edilen dahilde işleme izin belgesi listeleri, Resmi Gazete&#39;de yayımlandı.Buna göre, geçen ay 422 firmaya dahilde işleme izin, 6 firmaya yurt içi satış ve teslim,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D18F03-A618C0-5ABD1C-929747-DBD014-2156A6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bakanlığın mayıs ayına ilişkin dahilde işleme, yurt içi satış ve teslim, hariçte işleme, firma talebine istinaden iptal edilen dahilde işleme izin belgesi listeleri, Resmi Gazete&#39;de yayımlandı.Buna göre, geçen ay 422 firmaya dahilde işleme izin, 6 firmaya yurt içi satış ve teslim, 1 firmaya hariçte işleme izin belgesi verildi.Firma talebine istinaden 12 dahilde işleme izin belgesi ise iptal edildi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 21 Jun 2026 09:32:50 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["İlk kez bir NATO ve AB üyesi ülkeye savaş gemisi ihraç ettik"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ilk-kez-bir-nato-ve-ab-uyesi-ulkeye-savas-gemisi-ihrac-ettik-6539/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ilk-kez-bir-nato-ve-ab-uyesi-ulkeye-savas-gemisi-ihrac-ettik-6539/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D4724C-802DCC-8ECB69-3BA52F-1E7AEE-EF4490.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, &#34;Sahada güçlü olmayanın masada kendine yer bulamadığı hatta kendini menüde bulabildiği son derece kaotik bir dönemin tam ortasındayız. Türkiye, bu yeni dönemin ruhunu çok erken fark eden ve en doğru biçimde okuyan ülkelerden biridir.&#34;&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D4724C-802DCC-8ECB69-3BA52F-1E7AEE-EF4490.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, &#34;Sahada güçlü olmayanın masada kendine yer bulamadığı hatta kendini menüde bulabildiği son derece kaotik bir dönemin tam ortasındayız. Türkiye, bu yeni dönemin ruhunu çok erken fark eden ve en doğru biçimde okuyan ülkelerden biridir.&#34; dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Tersanesi Komutanlığında &#34;Açık Deniz Karakol Gemisi CAm. Roman&#39;ın Romanya Deniz Kuvvetleri Komutanlığına Teslimi ve Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Platformlarının Hizmete Giriş ve Bayrak Çekimi Töreni&#34;nde yaptığı konuşmada, savunma sanayi ve gemicilik sektörünün temsilcilerini ve misafirleri selamladı.Romanya Cumhurbaşkanı Nicuşor Dan ile Romanya heyetini Türkiye&#39;de ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu, dünyanın göz bebeği olarak nitelendirdiği İstanbul&#39;da denizcilik, mühendislik ve Türkiye-Romanya dostluğunun yeni bir nişanesine tanıklık etmek üzere bir araya geldiklerini belirten Erdoğan, &#34;Sayın Cumhurbaşkanının katılımıyla gerçekleştirdiğimiz törenimizle, tarihten süzülüp gelen Türkiye-Romanya dostluğunu bir adım daha öteye taşıyoruz. CAm. Roman korvetini Romanya Deniz Kuvvetlerine teslim ederken Koçhisar Açık Deniz Karakol Gemimizi envantere katmanın gururunu taşıyoruz. Aynı tezgahtan çıkan, aynı mühendislik aklının ürünü olan bu iki kardeş geminin donanmalarımıza hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum.&#34; diye konuştu.Her iki platformun iki ülkeye, Karadeniz&#39;in güvenliğine, NATO ittifakına ve bölgenin huzuruna büyük katkılar yapacağına inandığını dile getiren Erdoğan, &#34;Konuşmamın hemen başında bir hususun altını önemle çizmek istiyorum. Sizlerin de takip ettiği üzere dünyamız Soğuk Savaş&#39;tan bu yana en köklü değişimlerden birini yaşıyor. Alışılagelmiş kalıplar yıkılırken bizim &#39;Zor oyunu bozar.&#39; dediğimiz yeni bir güvenlik paradigması boy veriyor.&#34; ifadelerini kullandı.Cumhurbaşkanı Erdoğan, karşılaşılan her krizin ulusal güvenliğin başkalarına havale edilemeyecek kadar hayati bir mesele olduğunu bir kez daha hatırlattığını kaydederek, şöyle devam etti:&#34;Sahada güçlü olmayanın masada kendine yer bulamadığı hatta kendini menüde bulabildiği son derece kaotik bir dönemin tam ortasındayız. Türkiye, bu yeni dönemin ruhunu çok erken fark eden ve en doğru biçimde okuyan ülkelerden biridir. &#39;Büyük ve güçlü Türkiye&#39; vizyonumuzun lokomotifini savunma sanayimiz oluşturuyor. Savunma sanayisinde &#39;tam bağımsız Türkiye&#39; hedefiyle çıktığımız yolda hamdolsun 23 yılda çok ciddi mesafe aldık. Engellerle, kısıtlamalarla, gizli açık ambargolarla karşılaşmamıza rağmen hedefimize ulaşmak için sabırla yürüdük. Kendimize inandık, savunma sektörümüze güvendik. Neticede 23 yıl önce hayal dahi edilemeyecek seviyelere ulaştık.&#34;- &#34;Aynı anda en fazla savaş gemisi yapabilen ülkelerden biriyiz&#34;Türkiye&#39;nin savunma ihracatında dünyanın 11&#39;inci büyük ülkesi konumunda olduğuna dikkati çeken Erdoğan, &#34;Geçen ay 996 milyon dolar değerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç ederek tarihi bir başarıya imza attık. 23 sene evvel yılda 248 milyon dolar ihracatımız varken, bugün bu rakamı sadece bir hafta içinde gerçekleştiriyoruz. Askeri gemi inşa sanayimiz 103 yıllık Cumhuriyet tarihimizin en yoğun ve en verimli günlerini yaşıyor. Bugüne kadar farklı coğrafyalara 140&#39;ı aşkın deniz platformu ihraç ettik. En küçük bottan SİHA gemimiz TCG Anadolu&#39;ya, muhriplerden denizaltılara, milli uçak gemimiz MUGEM&#39;e, bütün su üstü ve su altı platformlarımızı milli imkan ve kabiliyetlerimizle inşa edebiliyoruz. Aynı anda en fazla savaş gemisi yapabilen ülkelerden biriyiz.&#34; şeklinde konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye&#39;nin halihazırda 15&#39;ten fazlası dost ve müttefik ülkelere ihraç edilmek üzere 50&#39;nin üzerinde savaş gemisini imal ettiğini söyledi.&#34;Milli uçak gemisinden hava savunma muhribine, fırkateynlerden açık deniz karakol gemilerine, çıkarma gemilerinden denizaltılara kadar farklı tür ve sınıflardaki platformları yüzde 80&#39;in üzerinde yerlilik oranıyla üretiyoruz.&#34; diyen Erdoğan, aynı zamanda farklı ihtiyaçlara cevap veren insansız deniz araçlarının araştırma, tasarım ve üretim faaliyetlerini sürdürdüklerini, yürüttükleri projelerin toplam bedelinin 25 milyar avro seviyesine ulaştığını bildirdi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, TCG Anadolu&#39;dan önce bölgesel güç aktarım kabiliyetine sahip olan Türk donanmasının, artık küresel güç aktarım yeteneğine kavuştuğunu, bunun ülke açısından gurur verici olduğunu ifade etti.Bu kabiliyeti şimdi daha da perçinlediklerini dile getiren Erdoğan, MUGEM Projesi&#39;yle kendi uçak gemisini tasarlayıp üretebilen dünyadaki 7. ülke konumuna yükseldiklerini söyledi.Tüm bu platformların kritik alt sistemlerinin, radarlarının, sonarlarının, savaş yönetim sistemlerinin ve yazılımlarının Türk mühendisleri tarafından hayata geçirildiğinin altını çizen Erdoğan, &#34;Gemilerimiz, muadillerinden daha üstün niteliklerde milli mühimmatlarımız ve silah sistemlerimizle donatılıyor. Hamdolsun, her alanda kendimizle yarışıyor, kendi belirlediğimiz eşikleri aşmaya çalışıyoruz.&#34; ifadelerini kullandı.Cumhurbaşkanı Erdoğan, &#34;Dünyanın içinde bulunduğu sancılı güvenlik ortamı, dost ve müttefiklerin işbirliklerini artırmalarını elzem kılmaktadır. Bu anlayışla savunma sanayisinde sahip olduğumuz imkan ve kabiliyetleri dost ülkelerimizle paylaşmayı kendimiz için görev biliyoruz.&#34; dedi.- &#34;CAm. Roman korveti, Karadeniz ve bölgemizin güvenliğini birlikte inşa etme iradesinin en somut göstergesidir&#34;Romanya&#39;nın kendileri için özel öneminin olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi:&#34;Türkiye ile Romanya&#39;nın müttefiklik ruhuyla olgunlaştırdığı köklü ilişkiler, tarihi zirvesini yaşamaktadır. Biliyorsunuz, münasebetlerimizi 2011 yılında stratejik ortaklık seviyesine yükselttik. 2024 senesinde tesis ettiğimiz Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi ile ilişkilerimize kurumsal bir boyut kazandırdık. Bugün burada icra ettiğimiz tören, işte bu stratejik ortaklığımızın denizlerde vücut bulmuş halidir. CAm. Roman korveti, iki müttefik ülkenin Karadeniz ve bölgemizin güvenliğini birlikte inşa etme iradesinin en somut göstergesidir.&#34;Karadeniz&#39;in güvenliğinin, aynı zamanda Avrupa-Atlantik güvenlik mimarisinin ayrılmaz bir parçası olduğuna dikkati çeken Erdoğan, Türkiye, Romanya ve Bulgaristan arasında deniz mayınlarıyla mücadele başta olmak üzere pek çok alanda gelişen işbirliğini bu bakımdan kıymetli bulduklarını dile getirdi ve gelecek dönemde bu işbirliğinin daha da artmasını temenni etti.Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün teslim ettikleri ve envantere kattıkları gemilerde kullanılan savaş yönetim sisteminin, arama ve atış kontrol radarlarının, sonar sistemlerinin ve yakın savunma silahlarının tamamen yerli ve milli şirketlere ait olduğunu belirterek, &#34;ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN, Makine Kimya ve TÜBİTAK öncülüğünde kurulan güçlü savunma altyapımız, bu sistemlerin üretim ve teslimatlarının kısa sürede gerçekleşmesini sağlamıştır. Romanya ile imzaladığımız satış anlaşmasıyla Türkiye, tarihinde ilk kez bir NATO ve Avrupa Birliği üyesi ülkeye savaş gemisi ihraç etmiştir. Geminin test, eğitim ve harekat hazırlık süreçlerinde sergilediği başarı, Türk deniz platformlarının kalitesini bir kez daha bütün dünyaya kanıtlamıştır.&#34; diye konuştu.- &#34;Hiç kimsenin egemenliğimize kastetmesine, ülkemize tehdit oluşturmasına müsaade etmeyiz&#34;Kahraman deniz kuvvetlerinin gücüne güç katacak TCG Koçhisar&#39;ı da bugün hizmete aldıklarını kaydeden Erdoğan, &#34;Açık Deniz Karakol Gemisi Projemiz kapsamında inşa ettiğimiz bu platform, istihbarat, gözetleme ve keşiften arama kurtarmaya, deniz haydutluğuyla mücadeleden deniz denetim ve savaş dışı harekatlara kadar pek çok görevi inşallah başarıyla yerine getirecektir.&#34; dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:&#34;Türkiye&#39;nin gayesi, bölgemizde gerilim üretmek değil barışı, adaleti, huzuru ve istikrarı güçlendirmektir. Biz, kimseyle kriz, kaos, kavga ve çatışma peşinde değiliz, aksine karşılıklı saygıya dayalı, güçlü bir işbirliğinden yanayız. Bizim kimsenin toprağında, egemenliğinde gözümüz yoktur ve olmamıştır. Bizim kimsenin meşru hak ve çıkarlarında gözümüz yoktur ve olmamıştır. Bununla birlikte hiç kimsenin de egemenliğimize kastetmesine, ülkemize tehdit oluşturmasına, menfaatlerine zarar vermesine müsaade etmeyiz. İlkemiz çok net, biz ne hak yeriz ne de hakkımızı yediririz. Dost ve müttefiklerimizin güvenlik ihtiyaçlarına kendi milli kabiliyetlerimizle katkı sunmayı da bu anlayışın tabii bir gereği olarak görüyoruz. Bugün bu rıhtımda denize uğurladığımız her iki gemi de dile getirdiğim bu vizyonun, bu inancın, bu kararlılığın tecessüm etmiş halidir.&#34;Milli Savunma Bakanlığını, Savunma Sanayii Başkanlığını, Deniz Kuvvetleri Komutanlığını, İstanbul Tersanesi Komutanlığını, ASFAT&#39;ı ve projede görev alan tüm firmaları, mühendisleri, teknisyenleri ve işçileri tebrik eden Erdoğan, CAm. Roman korvetinin Romanya&#39;ya hayırlı olmasını diledi.Erdoğan, TCG Koçhisar&#39;ın da &#34;mavi vatan&#34;da şanlı bayrağı gururla dalgalandıracağına yürekten inandığını ifade ederek, &#34;Rabb&#39;im denizcilerimizin pruvasını neta, bahtını açık eylesin.&#34; dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 20 Jun 2026 17:43:55 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Enerjide dışa bağımlılığı azaltmayı hizlandırıyoruz"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/enerjide-disa-bagimliligi-hizlandiriyoruz-4057/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/enerjide-disa-bagimliligi-hizlandiriyoruz-4057/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_154CB1-8CCDB7-CB9F94-DF7BB1-20C336-0A7E3F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şimşek, NSosyal hesabından, Dünya Bankasının Türkiye&#39;nin rüzgar ve depolama yatırımlarına yönelik 400 milyon avro ilave finansmanına ilişkin değerlendirmede bulundu.Yeşil dönüşümün Türkiye için bir zorunluluk olduğunu vurgulayan Şimşek, şunları kaydetti:&#34;Son 23 yılda,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_154CB1-8CCDB7-CB9F94-DF7BB1-20C336-0A7E3F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şimşek, NSosyal hesabından, Dünya Bankasının Türkiye&#39;nin rüzgar ve depolama yatırımlarına yönelik 400 milyon avro ilave finansmanına ilişkin değerlendirmede bulundu.Yeşil dönüşümün Türkiye için bir zorunluluk olduğunu vurgulayan Şimşek, şunları kaydetti:&#34;Son 23 yılda, toplam enerji ithalatımız 1,1 trilyon dolara ulaştı. Enerjide yerli ve yenilenebilir kaynakların payını artırarak dışa bağımlılığı azaltıyor, kaynaklarımızı katma değer zincirinde daha yukarı çıkmamızı sağlayacak alanlara yönlendiriyoruz. Dünya Bankasından sağlanan 400 milyon avro tutarında uzun vadeli ve uygun koşullu finansmanla, yenilenebilir enerji yatırımlarını destekliyor, enerjide dönüşümü hızlandırarak dayanıklılığımızı güçlendiriyoruz.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 20 Jun 2026 12:46:48 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Tarım ve ormana yönelik kanun Resmi Gazete'de]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tarim-ve-ormana-yonelik-kanun-resmi-gazetede-3732/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tarim-ve-ormana-yonelik-kanun-resmi-gazetede-3732/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7E6F50-FF4670-8B2451-4A4603-7BE9C9-8DF6C5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />&#34;Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun&#34;, Resmi Gazete&#39;de yayımlanarak yürürlüğe girdi.Buna göre, çeltik tarlaları, il ve ilçe merkezlerine imar sınırından itibaren 500 metre, köy ve mahallelerde ise 50 metre uzaklıkta&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7E6F50-FF4670-8B2451-4A4603-7BE9C9-8DF6C5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />&#34;Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun&#34;, Resmi Gazete&#39;de yayımlanarak yürürlüğe girdi.Buna göre, çeltik tarlaları, il ve ilçe merkezlerine imar sınırından itibaren 500 metre, köy ve mahallelerde ise 50 metre uzaklıkta bulunabilecek. Uzaklıklar, köy ve mahallelerde, en kenar evin dış çevresi ile çeltik ekilen yerlerin en yakın noktasının arası ölçülerek belirlenecek.Alkollü içkilerin veya alkollü içkileri üreten, ithal eden ve pazarlayan firmaların isim, marka, logo, amblemleriyle arz ambalajlarında yer alan ifadeler, şekil, isim, işaret ve görseller, iş yerlerinin içinde, dışında, vitrinlerinde, satış ünitelerinde ve hiçbir etkinlik alanında bulundurulamayacak. Fermente alkollü içki markası, distile alkollü içki markası olarak, distile alkollü içki markası fermente alkollü içki markası olarak kullanılamayacak.Hidroelektrik enerji üretim tesisinin, Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından belirlenen işletme talimat ve programına uymaması veya eksiklikleri gidermemesi halinde, şirkete toplam ceza tutarı 250 bin liradan az, 5 milyon liradan çok olmamak üzere, tesisin hidrolik kurulu gücüne bağlı olarak megavat başına 50 bin lira ile 100 bin lira arasında idari para cezası uygulanacak.- Karbon yutak ormanları kurulacakİl özel idareleri, belediyeler ve bağlı kuruluşları, köy tüzel kişilikleri ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, su yapılarından kaynaklanabilecek kaza ve kayıpların önlenmesi için kendi görev ve sorumlulukları dahilinde gereken koruyucu güvenlik tedbirlerini alacak ve bu konuda DSİ&#39;yi bilgilendirecek.Mülkiyeti DSİ&#39;ye ait su yapıları ile servis yolları ve diğer unsurları, amacı dışında kullanılamayacak. Bunların zorunlu nedenlerle amaç dışı kullanımı halinde, koruyucu güvenlik tedbirleri, kullanan kişi veya kamu kurum ve kuruluşlarınca alınacak. Amaç dışı kullanımdan kaynaklanan zararlardan, amacı dışında kullanan kişi veya kamu kurum ve kuruluşları sorumlu olacak.Orman Genel Müdürlüğünce, küresel iklim değişikliğiyle mücadeleye katkı sağlamak ve ormanların sera gazı tutum kapasitesini artırmak için karbon yutak ormanları (atmosferdeki karbonu tutarak ve depolayarak iklim değişikliğinin etkilerini azaltmaya yardımcı olan ekosistem) kurulacak.Lisans almaksızın Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce yapılan veya yaptırılmakta olan ikili işbirliği anlaşmaları kapsamında yer alan projeler ve önceki yıllar yatırım programlarındaki projeler için belirlenen süre, 31 Aralık 2025&#39;ten 31 Aralık 2040&#39;a uzatılacak.Orman Kanunu&#39;nun 2/B hükmüne göre uygulamaların gerçekleştirildiği yerlerde, Orman Genel Müdürlüğünce yürütülecek inceleme sonucunda, bu uygulamaların hükmen iptal edildiği yerler ile 2/B uygulamalarına ait orman kadastrosu tutanaklarında, bu uygulamaların tamamlandığı veya başkaca uygulama yapılacak sahanın bulunmadığının yazılı olup olmadığına bakılmaksızın, 2/B hükmünün şartlarını taşımadığı açıkça belirtilen yerler dışında kaldığı tespit edilen alanlarda 2/B uygulamaları yapılabilecek.- Şeker pancarı fiyatları mutabakata göre belirlenecekŞeker pancarı fiyatları, her yıl şeker fabrikası işleten gerçek ve tüzel kişiler ile üreticiler veya temsilcileri arasında varılan mutabakata göre tespit edilecek.İzin alınmadan yapılmış her türlü yapı ve tesise, ilgili idareler, kurum ve kuruluşlar tarafından elektrik, su ve doğal gaz bağlantısı ve abonelikleri tesis edilmeyecek. Bu hükme aykırı davranan idare, kurum ve kuruluşlara her abone başına, 100 bin lira idari para cezası verilecek.Canlı hayvan ve hayvansal ürünlerin sevklerinde, Tarım ve Orman Bakanlığınca belirlenen belgeleri bulundurmayan canlı hayvan ve hayvansal ürün sahiplerine sığır cinsi hayvanlar için hayvan başına 7 bin 863 lira, koyun ve keçi türü hayvanlar için hayvan başına 1204 lira idari para cezası kesilecek.Tütün, tütün mamulü, makaron, sigara filtresi, yaprak sigara kağıdı, alkol ve alkollü içkiler sektöründe kanunda belirtilen kişiler dışında faaliyet gösteren gerçek ve tüzel kişiler tarafından uyulmadığının tespiti halinde, 15 günden az olmamak üzere eksikliğin giderilmesi için uygun süre verilerek veya aykırılığın tekrarlanmaması için yazılı olarak uyarılacak.Verilen süre içinde eksikliğin giderilmemesi veya aykırı fiilin ilk fiilin işlenmesinden sonraki 5 yıl içinde ikinci kez işlenmesi halinde, 100 Türk lirasından 1 milyon Türk lirasına kadar idari para cezası verilecek, aykırı fiilin aynı süre içinde üçüncü kez işlenmesi halinde faaliyet türüne ilişkin belgeler iptal edilecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 20 Jun 2026 09:25:32 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[n11'e Kristal Elma'dan çifte ödül]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/n11e-kristal-elmadan-cifte-odul-6151/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/n11e-kristal-elmadan-cifte-odul-6151/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9649CA-242431-FFC8EA-146582-7A301D-83E7A7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye reklam ve pazarlama iletişimi sektörünün en prestijli yaratıcılık ödüllerinden biri olarak kabul edilen Kristal Elma Ödülleri, bu yıl 38. kez sahiplerini buldu. Reklamcılar Derneği tarafından düzenlenen ve sektörün en yaratıcı işlerini ödüllendiren organizasyonda n11,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9649CA-242431-FFC8EA-146582-7A301D-83E7A7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye reklam ve pazarlama iletişimi sektörünün en prestijli yaratıcılık ödüllerinden biri olarak kabul edilen Kristal Elma Ödülleri, bu yıl 38. kez sahiplerini buldu. Reklamcılar Derneği tarafından düzenlenen ve sektörün en yaratıcı işlerini ödüllendiren organizasyonda n11, "ne İstersen n11" çatı iletişimi altında hayata geçirdiği ilk kampanyası olan "Herkes Ultra Premium Plus" ile Film Kategorisi – Çoklu Perakende ve Pazar Yeri alt kategorisinde birinci olarak Kristal Elma'nın sahibi oldu. Kampanya ayrıca, Türk müziğinin Divası Bülent Ersoy ile yakaladığı güçlü sinerjiyle En İyi Ünlü Kullanımı kategorisinde de Gümüş Elma ödülüne layık görüldü.n11'in ödül kazanan reklam filmi "Herkes Ultra Premium Plus", alışveriş deneyimindeki ayrıcalık arayışını mizahi ve dikkat çekici bir anlatımla ele alıyor. Reklam filminde yer alan Türkiye'nin Divası Bülent Ersoy'un güçlü marka uyumu ve yaratıcı kurgusu, kampanyanın kısa sürede geniş kitlelere ulaşmasını sağladı.&nbsp;Ipsos Verileri de Kampanyanın Etkisini Ortaya KoyduKampanyanın başarısı yalnızca yaratıcılık ödülüyle sınırlı kalmadı. Ipsos tarafından gerçekleştirilen Marka Sağlığı Araştırması sonuçlarına göre, "Herkes Ultra Premium Plus" kampanyası n11'in marka gücünü ve tüketici nezdindeki görünürlüğünü önemli ölçüde artırdı.&nbsp;Kampanya, yayında olduğu dönemde kategorisinin en yüksek reklam tanınırlığına ulaşırken, tüketiciler tarafından güçlü bir şekilde n11 ile ilişkilendirildi. Marka hatırlanırlığında anlamlı bir sıçrama yakalayan n11, tüketicilerin değerlendirme setindeki konumunu güçlendirerek kritik rakiplerini geride bırakmayı başardı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 19 Jun 2026 13:18:08 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Değişim, insan, CEO]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/degisim-insan-ceo--5507/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/degisim-insan-ceo--5507/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1710D4-997F22-1737FB-647395-626649-817D17.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Değişim, insan, CEO kurumlarda değişimin akılcı yoluBir kurum zamana nasıl uyum sağlar?&nbsp;Nasıl yükselir veya neden geriler?Başarı tesadüf müdür, yoksa yönetilebilir bir süreç mi?Türkiye'de bankacılık sektörünün dönüşümüne öncülük etmiş, farklı sektörlerde değişim&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1710D4-997F22-1737FB-647395-626649-817D17.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Değişim, insan, CEO kurumlarda değişimin akılcı yoluBir kurum zamana nasıl uyum sağlar?&nbsp;Nasıl yükselir veya neden geriler?Başarı tesadüf müdür, yoksa yönetilebilir bir süreç mi?Türkiye'de bankacılık sektörünün dönüşümüne öncülük etmiş, farklı sektörlerde değişim süreçlerini ve sonuçlarını yaşamış bir yönetici olan Burhan Karaçam, okura bir değişim sürecinde "ne yapılması gerektiğini" anlatmakla yetinmiyor, bunun "nasıl yapılması gerektiğini" de detaylandırıyor.Bu kitap, teorik kabullerin ya da akademik modellerin tekrarı değil. Gerçek iş hayatının içinden süzülen; kararların, hataların, risklerin ve sonuçların iç içe geçtiği bir deneyimin ürünü&hellip; Kurumların neden değişmek zorunda olduğunu, bilgi teknolojilerinin bu değişmdeki rolünü, sürecin nasıl yönetilmesi gerektiğini açık, yalın ve doğrudan bir dille ortaya koyuyor.Değişim İnsan CEO, değişimi anlamak isteyenler için bir başlangıç, onu yönetmek isteyenler için ise eşsiz bir kılavuz...]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 19 Jun 2026 13:06:44 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Demir-çelikte düşüş sınırlı kaldı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/demir-celikte-dusus-sinirli-kaldi-3985/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/demir-celikte-dusus-sinirli-kaldi-3985/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4B673B-D5B95F-1D10B1-8EDD36-17045D-795206.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin mayıs ayı ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 9,3 azalışla 22 milyar 504 milyon dolar oldu. Mayıs ayında yaşanan gerilemede resmi tatiller etkili olurken, bu durum sektörlere de negatif yansıdı. Bu dönemde Türkiye geneli demir ve demir dışı metaller ihracatı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4B673B-D5B95F-1D10B1-8EDD36-17045D-795206.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin mayıs ayı ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 9,3 azalışla 22 milyar 504 milyon dolar oldu. Mayıs ayında yaşanan gerilemede resmi tatiller etkili olurken, bu durum sektörlere de negatif yansıdı. Bu dönemde Türkiye geneli demir ve demir dışı metaller ihracatı yüzde 4,6 düşüşle 1,2 milyar dolar, çelik sektörü ihracatı ise yüzde 4,7 düşüşle 1,4 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. İki sektör birlikte değerlendirildiğinde 2,6 milyar dolarlık ihracat hacmiyle Türkiye toplam ihracatının yüzde 13,4'ünü oluşturdu.Akdeniz Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği'nin (ADMİB) mayıs ayı performansına bakıldığında ise demir ve demir dışı metaller ihracatı yüzde 10,4 düşüşle 66 milyon dolar olurken, çelik ihracatı yüzde 31,5 artışla 243 milyon dolara ulaştı.Almanya Türkiye&#39;nin, Romanya ADMİB&#39;in en büyük pazarı olduPazar bazında değerlendirildiğinde, Türkiye geneli demir çelik ihracatında mayıs ayında Almanya lider pazar konumunu korudu. Almanya&#39;nın ardından İtalya, Birleşik Krallık, Romanya ve Bulgaristan sıralandı. İlk 10 pazar içerisinde ihracat artışında öne çıkan ülkeler ise yüzde 56 ile Birleşik Krallık, yüzde 45 ile Fas ve yüzde 20 ile Bulgaristan oldu.2026 yılının ocak-mayıs döneminde de Türkiye&#39;nin demir çelik ihracatında Almanya en büyük pazar olmayı sürdürdü. Almanya&#39;yı İtalya, Romanya, Birleşik Krallık ve Bulgaristan takip etti. İlk 10 pazar arasında en güçlü büyüme performansı yüzde 47 ile Birleşik Krallık&#39;ta gerçekleşirken, Bulgaristan&#39;a yapılan ihracat yüzde 23, Fransa&#39;ya yapılan ihracat ise yüzde 13 arttı.ADMİB&#39;in mayıs ayı ihracatında Romanya ilk sırada yer alırken, Fas, İtalya, Birleşik Krallık ve Almanya öne çıkan diğer pazarlar oldu. Birliğin ihracatında en dikkat çekici artışlar yüzde 444 ile Yunanistan, yüzde 170 ile Birleşik Krallık, yüzde 150 ile Fas ve yüzde 141 ile Libya pazarlarında kaydedildi.Ocak-mayıs döneminde de ADMİB&#39;in en büyük pazarı Romanya oldu. Bu ülkeyi İtalya, Fas, Mısır ve Birleşik Krallık izledi. İlk 10 pazar arasında ihracatını en hızlı artıran ülkeler yüzde 136 ile Birleşik Krallık, yüzde 99 ile Fas ve yüzde 51 ile Yunanistan olarak öne çıktı.Türkiye&#39;de diğer ürünler, Akdeniz&#39;de boru grubu öne çıktıTürkiye'nin demir ve demir dışı metaller-çelik sektörü ihracatı, 2026 yılı mayıs ayında ürün grupları bazında değerlendirildiğinde, 299 milyon dolarlık ihracatla demir çelik diğer ürünler grubu ilk sırada yer aldı. Bu grubu 214 milyon dolarla demir çelik inşaat aksamı ve 212 milyon dolarla demir çelik yassı sıcak ürünler takip etti. İlk üç ürün grubunun ardından demir çelik çubuk 179,3 milyon dolarlık ihracatla dördüncü sırada yer aldı. Beşinci sırada 165,8 milyon dolarla alüminyum çubuk ve profiller bulunurken, demir çelik boru 141 milyon dolarla altıncı sırada kendine yer buldu. Sıralamanın devamında bakır teller 111,7 milyon dolarla yedinci, alüminyum saç ve levha 110,2 milyon dolarla sekizinci, demir çelik profil 109,1 milyon dolarla dokuzuncu sırada yer aldı. Demir çelik yassı kaplama ürünleri ise 82,3 milyon dolarlık ihracatla ilk 10 ürün grubu içinde onuncu sırayı aldı.2026 yılının ocak-mayıs döneminde ise sektör ihracatında liderlik 1,2 milyar dolarlık hacme ulaşan demir çelik diğer ürünler grubunda gerçekleşti. Söz konusu dönemde 1,1 milyar dolarla demir çelik çubuk ürünleri ikinci, 1 milyar dolarla demir çelik inşaat aksamı üçüncü sırada yer aldı. İlk üç ürün grubunun ardından 827,8 milyon dolarla demir çelik yassı sıcak ürünler dördüncü sıraya yerleşti. Beşinci sırada 786,1 milyon dolarla alüminyum çubuk ve profiller bulunurken, 728,9 milyon dolarla demir çelik boru altıncı sırada konumlandı. Sıralamanın devamında 558,2 milyon dolarla bakır teller yedinci sırada yer alırken, 536,7 milyon dolarla alüminyum saç ve levha sekizinci sırayı aldı. Demir çelik yassı kaplama ürünleri 497,3 milyon dolarla dokuzuncu sırada yer alırken, demir çelik profil 465,9 milyon dolarlık ihracatla ilk 10 ürün grubu içinde onuncu sırada bulundu.Akdeniz Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği'nin (ADMİB) mayıs ayı ihracatı ürün grupları bazında incelendiğinde, 65 milyon dolarlık ihracatla demir çelik boru ürün grubu ilk sıraya yerleşti. Bu grubu 53 milyon dolarla demir çelik yassı sıcak ürünler ve 29 milyon dolarla demir çelik diğer ürünler izledi. İlk üç ürün grubunun ardından 26,3 milyon dolarla demir çelik inşaat aksamı dördüncü sırada yer alırken, 23,2 milyon dolarla demir çelik yassı kaplama beşinci sıraya yerleşti. Altıncı sırada 14,2 milyon dolarla demir çelikten soba ve ocaklar (elektrikli olmayanlar) bulunurken, yedinci sırada 13,7 milyon dolarla metal mobilyalar yer aldı. 12,6 milyon dolarla demir çelik filmaşin sekizinci, 10,6 milyon dolarla demir çelik çubuk dokuzuncu sırada yer aldı. Onuncu sırayı ise 9,5 milyon dolarla alüminyum çubuk ve profiller aldı.2026 yılının ocak-mayıs döneminde de Birliğin ihracat performansında 258 milyon dolarlık ihracata ulaşan demir çelik boru ürün grubu liderliğini korudu. Aynı dönemde 212 milyon dolarla demir çelik yassı sıcak ürünler ikinci sırada yer alırken, 144 milyon dolarla demir çelik yassı kaplama ürünleri üçüncü sırada konumlandı. İlk üç ürün grubunun ardından 115,3 milyon dolarla demir çelik inşaat aksamı dördüncü sırada yer aldı. Beşinci sırada 74,8 milyon dolarla metal mobilyalar bulunurken, 73,4 milyon dolarla demir çelik soba ve ocaklar (elektrikli olmayanlar) altıncı sıraya yerleşti. 68,2 milyon dolarla demir çelik diğer ürünler yedinci sırada yer alırken, 65,8 milyon dolarla demir çelik çubuk sekizinci sırada konumlandı. Dokuzuncu sırada 48,5 milyon dolarla alüminyum çubuk ve profiller bulunurken, demir çelik filmaşin 37,4 milyon dolarla ilk 10 ürün grubu içinde onuncu sırada yer buldu."Mayıstaki kaybı haziranda telafi etmeyi bekliyoruz"Mayıs ayı ihracat verilerini değerlendiren ADMİB Başkanı Rahmi İncetan, resmi tatiller nedeniyle çalışma günü sayısının azalmasının ihracat rakamlarını olumsuz etkilediğine dikkat çekti. Buna rağmen sektörün ana pazarlardaki talebini koruduğunu vurgulayan İncetan, şöyle devam etti: "Mayıs ayında resmi tatillerin etkisiyle üretim ve sevkiyat süreçlerinde yaşanan yavaşlama ihracat rakamlarına da yansıdı. Buna rağmen Birliğimizin çelik ihracatında elde ettiği güçlü artış ve Yunanistan, Birleşik Krallık, Fas ile Libya pazarlarında yakalanan yüksek büyüme oranları, hedef pazarlardaki potansiyelin sürdüğünü gösteriyor. Mayıs ayında yaşanan kaybın önemli bölümünü haziran ayında telafi etmeyi, yılın ikinci yarısında ise ihracatta yeniden güçlü büyüme ivmesi yakalamayı hedefliyoruz."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 19 Jun 2026 12:49:37 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Almanya ile ekonomik bağları genişletmeyi bekliyoruz"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/almanya-ile-ekonomik-baglari-genisletmeyi-bekliyoruz-2036/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/almanya-ile-ekonomik-baglari-genisletmeyi-bekliyoruz-2036/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F9268B-B73A38-6F0E27-8045BF-723CA3-82BD8B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Görüşmede, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi, derinleştirilmesi ve jeopolitik gelişmeler ele alındı.Şimşek, görüşmenin ardından NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, Bakan Reiche ile bir araya gelmekten büyük memnuniyet duyduğunu ifade etti.Dünya genelinde&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F9268B-B73A38-6F0E27-8045BF-723CA3-82BD8B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Görüşmede, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi, derinleştirilmesi ve jeopolitik gelişmeler ele alındı.Şimşek, görüşmenin ardından NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, Bakan Reiche ile bir araya gelmekten büyük memnuniyet duyduğunu ifade etti.Dünya genelinde risklerin azaltıldığı ve tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bu dönemde, Türkiye ve Almanya&#39;nın daha derin bir işbirliği için önemli potansiyele sahip doğal stratejik ortaklar olduğunu vurgulayan Şimşek, şunları kaydetti:&#34;Savunma ve havacılık, mobilite, enerji ve dijital dönüşüm alanlarındaki işbirliğimizi genişletmek için muazzam bir alan olduğu gibi, her iki ülkenin de güçlü bir şekilde varlık gösterdiği üçüncü pazarlardaki ortaklıklarımızı güçlendirme potansiyeli de bulunmaktadır. Türkiye ve Almanya arasındaki ekonomik bağları daha da derinleştirmeyi ve genişletmeyi bekliyoruz.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 19 Jun 2026 10:49:41 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Şişecam'dan 25 milyon avroluk yeni kaplamalı cam hattı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sisecamdan-25-milyon-avroluk-yeni-kaplamali-cam-hatti-1662/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sisecamdan-25-milyon-avroluk-yeni-kaplamali-cam-hatti-1662/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7B46B1-FEF357-3C3379-65326F-2A5FA7-C1E246.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şirketten yapılan açıklamaya göre, yıllık 7 milyon metrekare üretim kapasitesine sahip kaplamalı cam hattı yatırımıyla Şişecam, katma değerli ürün payını artırmayı ve rekabet gücünü desteklemeyi hedefliyor.Son 6 ay içinde Tarsus&#39;ta yıllık brüt 432 bin ton kapasiteli&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7B46B1-FEF357-3C3379-65326F-2A5FA7-C1E246.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şirketten yapılan açıklamaya göre, yıllık 7 milyon metrekare üretim kapasitesine sahip kaplamalı cam hattı yatırımıyla Şişecam, katma değerli ürün payını artırmayı ve rekabet gücünü desteklemeyi hedefliyor.Son 6 ay içinde Tarsus&#39;ta yıllık brüt 432 bin ton kapasiteli düz cam ve yıllık 47 milyon metrekare kapasiteli enerji camı hatlarını devreye alan şirket, aynı tesiste yıllık 7 milyon metrekare üretim kapasitesine sahip yeni kaplamalı cam hattı yatırımını da tamamladı.Toplam 25 milyon avro yatırım ile kurulan yeni hat, Şişecam&#39;ın katma değerli ürün portföyünü genişletirken, global pazarlardaki rekabet gücünü de ileriye taşıyacak önemli bir adım olarak öne çıkıyor.Yeni hat ile üretilecek ürünler yalnızca iç pazara değil, Orta Doğu - Kuzey Afrika, Doğu Avrupa ve Güney Asya başta olmak üzere geniş bir coğrafyaya ihraç edilecek.Şişecam stratejik bir konumda yer alan bu üretim kompleksi ile düz cam üretiminde katma değerli ürünlerin payını artırmayı, tedarik zinciri esnekliğini güçlendirmeyi ve operasyonel verimliliğini daha da ileri taşımayı hedefliyor.Şişecam, 2026 yılı başından bu yana kaplamalı cam yatırımlarını küresel ölçekte hızlandırdı.Bulgaristan&#39;daki düz cam tesisinde yıllık 6 milyon metrekare kapasiteli yeni hattını ocak ayında tamamlayan şirket, şubat ayında ise İtalya&#39;nın San Giorgio di Nogaro tesisinde yeni hattını devreye aldı.Tarsus yatırımının da faaliyete geçmesiyle birlikte Şişecam&#39;ın dünya genelindeki kaplamalı cam hattı sayısı 7&#39;ye, toplam kaplamalı cam üretim kapasitesi ise 48,1 milyon metrekareye ulaştı.Açıklamada görüşlerine yer verilen Şişecam Genel Müdürü Can Yücel, kaplamalı cam alanındaki yatırımlarına hız kesmeden devam ettiklerini belirtti.Bulgaristan ve İtalya&#39;daki yatırımlarının ardından Tarsus hattını da devreye almaktan büyük memnuniyet duyduklarını aktaran Yücel, &#34;Kaplamalı cam yatırımlarımız, Türkiye&#39;deki lider konumumuzu güçlendirirken, küresel rekabet gücümüzü de pekiştiriyor. Katma değerli ürünlerin üretimimiz içindeki payını artırmaya yönelik bu adımlar, sürdürülebilir karlılık ve operasyonel verimlilik hedeflerimize doğrudan katkı sağlıyor.&#34; ifadelerini kullandı.Yücel ayrıca, yatırımın orta ve uzun vadede şirketin karlılığına ve nakit yaratma kapasitesine olumlu katkı sağlamasının beklendiğini vurguladı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 18 Jun 2026 09:49:52 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Gümrüksüz satış mağazalarına ilişkin düzenleme]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gumruksuz-satis-magazalarina-iliskin-duzenleme-1974/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gumruksuz-satis-magazalarina-iliskin-duzenleme-1974/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DFF2B6-80BF3C-60E41E-6A7E9B-D5FD8D-6E2D98.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ticaret Bakanlığınca hazırlanan Gümrüksüz Satış Mağazaları Yönetmeliği&#39;nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, Resmi Gazete&#39;de yayımlanarak yürürlüğe girdi.Buna göre ön izin başvurusu uygun bulunan ve mağaza/depo açma izni başvurusunda bulunacak kişilerin, ön&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DFF2B6-80BF3C-60E41E-6A7E9B-D5FD8D-6E2D98.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ticaret Bakanlığınca hazırlanan Gümrüksüz Satış Mağazaları Yönetmeliği&#39;nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, Resmi Gazete&#39;de yayımlanarak yürürlüğe girdi.Buna göre ön izin başvurusu uygun bulunan ve mağaza/depo açma izni başvurusunda bulunacak kişilerin, ön izin başvurusu sırasında sundukları dışında vereceği belgelerde düzenlemeye gidildi.Bu kapsamda, sermaye ve kurumlar vergisi şartının karşılandığını gösteren belgeler ile yeminli mali müşavir veya serbest muhasebeci mali müşavir raporu talep edilecek.Parfüm ve kozmetik numunelerinin, antrepo stok kayıtlarından ve antrepo beyannamelerinden düşümünün yapılabilmesi için söz konusu numunelerin boş şişelerinin birer aylık dönemler itibarıyla aylık satış listesi gereken süre içinde gümrük müdürlüğüne ibraz edilmesi gerekecek. Boş şişesi gümrük idaresine ibraz edilmeyen her parfüm numunesi ve kozmetik ürün için gümrük vergileri tahsil edilecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 18 Jun 2026 08:59:56 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türk mermeri dünyanın vitrinine çıktı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-mermeri-dunyanin-vitrinine-cikti-3697/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-mermeri-dunyanin-vitrinine-cikti-3697/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A9C6B6-69B00C-FBEEB8-C3CD66-DE4287-31FD84.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ALZ Fuar tarafından düzenlenen 2. Afyonkarahisar Uluslararası Blok Mermer Fuarı (ABMF), 17-20 Haziran 2026 tarihleri arasında Afyonkarahisar Uluslararası Fuar, Kongre ve Gösteri Alanı&#39;nda ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Bu yıl 40 bin metrekarelik açık alanda gerçekleştirilen&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A9C6B6-69B00C-FBEEB8-C3CD66-DE4287-31FD84.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ALZ Fuar tarafından düzenlenen 2. Afyonkarahisar Uluslararası Blok Mermer Fuarı (ABMF), 17-20 Haziran 2026 tarihleri arasında Afyonkarahisar Uluslararası Fuar, Kongre ve Gösteri Alanı&#39;nda ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Bu yıl 40 bin metrekarelik açık alanda gerçekleştirilen fuara 184 blok mermer firması, 65 makine ve iş makinesi firması, 30 mermer sanatları ve el sanatları üreticisi ile kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının da aralarında bulunduğu toplam 308 katılımcı yer alıyor. Geçtiğimiz yıl 227 katılımcıyla gerçekleştirilen fuar, bu yıl yüzde 35 büyüyerek sektörün en hızlı gelişen organizasyonlarından biri olmayı başardı.Çin, Hindistan, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Katar, Libya, Cezayir ve Fas&#39;ın da aralarında bulunduğu 38 ülkeden gelen yaklaşık 350 nitelikli alıcı, fuar kapsamında Türk doğal taş sektörünün üretim gücünü yerinde inceleme fırsatı bulacak. Afyonkarahisar başta olmak üzere Türkiye&#39;nin 42 farklı ilinden ve iki farklı ülkeden katılımcının yer aldığı fuar, doğal taş sektörünün tüm bileşenlerini aynı platformda buluşturuyor.&#39;BU FUARI STRATEJİK BİR BULUŞMA OLARAK GÖRÜYORUZ&#39;Ticaret Bakan Yardımcısı Sayın Volkan Ağar, Afyonkarahisar&#39;ın yalnızca tarihi, kültürü, termal turizmi ve gastronomisiyle değil, doğal taş sektöründeki köklü birikimiyle de Türkiye&#39;nin marka şehirlerinden biri konumunda olduğunu söyledi. Burada üretilen mermerin, yıllardır hem Türkiye&#39;de hem de dünyanın farklı coğrafyalarında kalitenin, estetiğin ve dayanıklılığın sembolü olarak kullanıldığını kaydeden Ağar, &#34;Bu nedenle fuarımızı sadece bir ticari organizasyon olarak değil, Afyonkarahisar&#39;ın üretim gücünü, ihracat vizyonunu ve doğal taş sektöründeki liderliğini dünyaya gösteren stratejik bir buluşma olarak görüyoruz. Afyonkarahisar&#39;ın mermerle kurduğu bağ, yalnızca ekonomik bir ilişkinin ötesinde binlerce yıllık bir medeniyet birikiminin yansımasıdır. 2000 yıl önce bu topraklardan yola çıkarak imparatorlukların başkentlerini süsleyen Afyon Mermeri, bugün de Türkiye yüzyılının üretim ve ihracat vizyonuyla dünyanın dört bir yanına ulaşmaya devam ediyor.&#34; dedi.&nbsp;Türkiye&#39;nin doğal taş ihracatında çok önemli bir konumda olduğuna işaret eden Ağar, &#34;Ülkemizin dünya ihracatının yüzde 12.7&#39;lik bir kısmını gerçekleştirmesi sektörümüzün küresel ölçekte ne kadar güçlü bir oyuncu olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Özellikle ham ve işlenmiş mermer ihracatında ise dünyada ilk sırada yer almamız, Türk mermerinin uluslararası pazarlarda ulaştığı itibarı göstermesi bakımından son derece kıymetli. Bu başarıda Afyonkarahisar&#39;ın payı şüphesiz çok büyük. 2025 yılında toplamda 841 milyon dolar ihracat gerçekleştiren Afyonkarahisar, yaklaşık 280 milyon dolarlık doğal taş ihracatı yaptı. Bu rakam Afyon&#39;un sadece yerel ekonomide değil ülkemizin dış ticaretinde de ne kadar önemli bir yere sahip olduğunu bizlere gösteriyor. Ocaktan fabrikaya, kesimden işlemeye, lojistikten ihracata kadar büyük bir değer zincirine sahip olan şehrimiz, yılların getirdiği tecrübeyle Türk doğal taşını dünyanın dört bir yanına ulaştırıyor.&#34; dedi.&nbsp;&#39;TÜRK MERMERİ DÜNYANIN EN ÖNEMLİ YERLERİNDE KULLANILIYOR&#39;Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan da Türk doğal taş sektörünün çeşit ve rezerv zenginliği, sektör deneyimi, dinamik sektör yapısı, deniz kara ulaşımında nakliye kolaylığı, kullanılan yeni teknolojiler ve geniş renk skalası ile dünya taş piyasasında önemli bir yere sahip olduğuna dikkat çekti. Bu özellikleri nedeniyle de Türk mermerinin dünyaca tanınmış mekanlarda kullanıldığını kaydeden Tancan, "Bu zenginliğin en değerli merkezlerinden biri ise hiç şüphesiz Afyonkarahisar&#39;dır. Şehirde 1441 sektör işletmesi hem bölge ekonomisine hem de ülke ekonomisine önemli katkılar sunmaktadır. Bu güçlü üretim altyapısı, girişimci ruhu, yetişmiş insan kaynağı ile Afyonkarahisar mermer sektörümüzde stratejik bir konuma sahiptir." ifadelerini kullandı.&nbsp;Geçtiğimiz yıl fuar boyunca gerçekleştirilen ticari görüşmeler, kurulan yeni iş bağlantıları ve yapılan satışların sektörde ciddi bir hareketlilik oluşturduğunu, üretime, ihracata ve istihdama doğrudan katkı sağladığını belirten Tancan, "Bu yıl düzenlenen ikinci fuarın da çok daha büyük başarılara imza atacağına ve Türk mermerinin dünya pazarındaki etkinliğini daha da arttıracağına inanıyorum." dedi.MERMER SADECE BİR YAPI MALZEMESİ DEĞİL, EKONOMİK GÜCÜMÜZFuarın açılış programında konuşan Afyonkarahisar Valisi Dr. Naci Aktaş şu ifadeleri kullandı:"İlimiz, sahip olduğu doğaltaşı üretime ve istihdama dönüştürmeyi başaran bir ildir. Binlerce yıldır bu topraklardan çıkan mermer yalnızca bir yapı malzemesi değil. Asıl değer, bu zenginliğin ekonomik güce dönüştürülmesidir. Doğaltaş sektörünün önemli merkezlerinden biriyiz. Fuarımız sektör temsilcilerini buluşturan, Türkiye'nin üretim gücünü dünyaya tanıtan önemli bir platformdur. Burada yapılan her iş birliği, sektöre ve ülkemize katkı sağlayacaktır. Şehrimizin rekabet gücünü artıran her çalışmayı desteklemeye devam edeceğiz. Çünkü güçlü şehirler, güçlü Türkiye'dir. Fuarımızın ilimiz, ülkemiz ve sektörümüz için hayırlı olmasını diliyorum."Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal, fuarın şehir, sektör ve ülke ekonomisi açısından önemli bir organizasyon olduğunu söyledi. Afyonkarahisar söz konusu olduğunda ortak paydanın şehrin geleceği olduğunu vurgulayan Köksal, üreten, büyüyen ve gelişen bir Afyonkarahisar'ın herkesin ortak hedefi olduğunu vurgulayan Köksal, şöyle devam etti:&#34;Biz mermeri, alın teri olarak, ocaklarda çalışan emekçilerimizin gayreti olarak görüyoruz. Atölyelerde, fabrikalarda üretilen katma değer olarak görüyoruz. Binlerce insanımıza ekmek kapısı olan büyük bir ekonomik güç olarak görüyoruz."Köksal, "Bu fuarı Afyonkarahisar'ın dünyaya açılan vitrini olarak görüyoruz. Bu fuarı sektörümüzün yeni pazarlara ulaşmasını sağlayan önemli bir platform olarak görüyoruz. Bu fuarı şehrimizin marka değerini yükselten güçlü bir yatırım olarak görüyoruz." ifadelerini kullandı.&#39;AFYONKARAHİSAR ARTIK TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK BLOK MERMER BULUŞMA MERKEZİDİR&#39;Türkiye&#39;nin 2,1 milyar dolar ihracatla, Çin ve İtalya'dan sonra en fazla doğaltaş ihraç eden 3'üncü ülke olduğunu belirten Dünya Odalar Federasyonu Başkanı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Afyonkarahisar'ın da ülkemizde en çok doğal taş ihracatı gerçekleştiren üçüncü il olduğunu kaydetti. 2. Afyonkarahisar Uluslararası Blok Mermer Fuarı&#39;nın hem Türkiye&#39;nin hem de Afyonkarahisar&#39;ın konumunu daha da ileriye taşıma noktasında önemli bir imkan ve fırsat olduğunu ifade eden Hisarcıklıoğlu, &#34;Fuarın uluslararası arenada gördüğü ilgiyle birlikte, çok sayıda ülkenin burada bulunması, atılan tohumun tuttuğuna işarettir. Afyonkarahisar artık Türkiye'nin en büyük blok mermer buluşma merkezidir.&#34; dedi.&nbsp;Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası ile Ticaret Borsası&#39;nın yerel lezzetlerden eğitime, sağlıktan gastronomi ve lisanslı depoculuk faaliyetlerine kadar şehir için çok önemli çalışmalar gerçekleştirdiğinin altını çizen Hisarcıklıoğlu, &#34;Ayrıca şehir sanayide de müthiş bir gelişme gösteriyor. Yedi tane OSB'miz vardı, 4 tane daha geliyor. Yine Ticaret ve Sanayi Odamız düzenlediği bu fuarla, şehrimizin en büyük değerlerinden biri olan mermere sahip çıkıyor, üyelerimize yeni iş bağlantıları kurma imkanı sağlıyor. Bu fuara destek veren ve katılım gösteren herkese teşekkür ediyorum.&#34; dedi.&nbsp;350&#39;NİN ÜZERİNDE İŞ İNSANINDAN OLUŞAN ALIM HEYETLERİ AFYONKARAHİSAR&#39;DAFuarın açılışında değerlendirmelerde bulunan ALZ Fuar Yönetim Kurulu Başkanı Cihat Alagöz, başta Ticaret Bakanlığı, Afyonkarahisar Valiliği ve Afyonkarahisar Belediyesi olmak üzere fuara destek veren tüm ticaret ve sanayi odaları, borsalar, ihracatçı birlikleri, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör temsilcilerine teşekkür ederek konuşmasına başladı. Geçen yıl el birliğiyle ve güç birliğiyle tohumlarını atarak büyük bir başarıyla tamamladıkları fuarı bu yıl yüzde 35 oranında büyüterek açılışını gerçekleştiriyor olmanın heyecanı ve mutluluğunu yaşadıklarını kaydeden Alagöz, şunları söyledi:&#34;Bu yıl ilgili mevzuat kapsamında fuarımız uluslararası fuar statüsüne de kavuşmuş oldu. Fuarımızın stantlı katılımcılarının yüzde 33&#39;ü Afyonkarahisar&#39;dan, yüzde 67&#39;si ülkemizin 42 ayrı ilinden ve 2 farklı ülkeden fuarımıza gelerek fuarımızda ürünlerini, hizmetlerini ziyaretçilerimizle buluşturuyor. Bu yıl toplam 308 tane stantlı katılımcımız yer alıyor. Bunun yanında Hindistan, Mısır, Çin, Amerika Birleşik Devletleri, Ürdün, Azerbaycan, Lübnan, Suudi Arabistan, Yunanistan, Özbekistan, Polonya, İtalya, Bangladeş, Suriye, Irak, İngiltere, İran ve Filistin&#39;den gelen 350&#39;nin üzerinde iş insanından oluşan alım heyetlerimizi fuarımızda iş bağlantıları kurmak üzere ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz.&#34;'TARİHTEN GELEN GÜÇLÜ MİRASI GELECEĞE TAŞIYORUZ'Afyonkarahisar&#39;ın yaklaşık 2500 yıllık mermer geçmişiyle yalnızca ülkemizin değil dünyanın da önemli doğal taş merkezlerinden biri olduğuna işaret eden Afyonkarahisar İscehisar Mermerciler Derneği Başkanı Remzi Özcan, &#34;Tarihten gelen bu güçlü mirası, çağın gereklilikleriyle birleştirerek geleceğe taşıyoruz. Modern ocaklarımız, ileri teknolojiyle donatılmış fabrikalarımız, ihracat yapan güçlü firmalarımız ve yetişmiş insan kaynağımızla dünyanın dört bir yanına değer üreten bir sektör konumundayız. Ancak bizler mevcut konumumuzu yenilikçi üretim anlayışı, sürdürülebilir madencilik uygulamaları, çevreye duyarlı yatırımlar ve yüksek katma değerli ürünlerle daha ileri taşımak için çalışıyoruz. Hedefimiz sadece ham madde ihraç eden bir sektör olmak değil, tasarımda, teknolojide ve markalaşmada da dünya pazarlarında daha güçlü bir konuma ulaşmaktır.&#34; dedi.&nbsp;Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Serteser de burada böylesine büyük ve uluslararası bir mermer fuarını gerçekleştirmenin bir hayalle başladığını belirterek, &#34;Biz işe &#39;taş yerinde ağırdır&#39; sloganı ile başladık. Hakikaten de taş yerinde ağır çünkü Afyonkarahisar, mermerin ve doğal taşın başkenti. Burada böyle bir fuarın olması çok büyük bir gereklilikti. Geçen sene fuarın birincisini gerçekleştirdiğimizde tek tek stantları dolaştık ve herkes bize bu fuarın sürdürülebilir olması gerektiğini ve her sene desteklemeye devam edeceklerini söylediler. Geçtiğimiz yıla göre gördüğümüz yüzde 35&#39;lik artış, fuara emek veren herkesin eseri. Henüz ikinci yılında olmasına karşın bu büyüklüğe ulaşan fuarımız için emek veren herkese teşekkür ediyorum.&#34; dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 18 Jun 2026 08:46:09 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Erkek egemen mesleklerde kadın devrimi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/erkek-egemen-mesleklerde-kadin-devrimi--9306/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/erkek-egemen-mesleklerde-kadin-devrimi--9306/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_733A58-890A7E-F20CAE-16CC8E-0CA303-DBF03B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kadınlar kariyer kalıplarını kırıyor. Erkek çalışanlarla özdeşleşen enerji, otomotiv ve savunma sanayii gibi sektörler, genç kadınların kariyer planlarında giderek daha fazla yer buluyor. Uzun yıllardır istihdamda erkek egemen yapısıyla öne çıkan enerji sektöründe, kadınlara&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_733A58-890A7E-F20CAE-16CC8E-0CA303-DBF03B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kadınlar kariyer kalıplarını kırıyor. Erkek çalışanlarla özdeşleşen enerji, otomotiv ve savunma sanayii gibi sektörler, genç kadınların kariyer planlarında giderek daha fazla yer buluyor. Uzun yıllardır istihdamda erkek egemen yapısıyla öne çıkan enerji sektöründe, kadınlara yönelik algılar değişiyor. Kadınlar artık yalnızca hizmet, kozmetik, sağlık ve eğitim gibi geleneksel alanlarda değil enerji, savunma ve otomotiv gibi erkek egemen sektörlerde de aktif roller üstleniyor. Bu dönüşümün en dikkat çekici örneklerinden biri enerji sektöründe yaşanıyor.Akkök Holding dönüşümün dinamiklerini ve kadınların kariyer yolunda karşılaştığı algısal bariyerleri daha iyi anlamak amacıyla FutureBright araştırma şirketiyle iş birliği yaptı. Holdingin, enerji sektöründe kadın istihdamını artırmak ve sektördeki fırsat eşitliğini desteklemek vizyonuyla gerçekleştirdiği 'Enerji Sektöründe Kadın İstihdamı Araştırması' sonuçlarına göre, kadın istihdamı halen kozmetik, sağlık, eğitim gibi sektörlerde yoğun olsa da enerji, gelecek vadeden sektörlerin başında geliyor, kadınların sektördeki görünürlüğü artıyor. Enerjiyi yalnızca bir iş kolu değil, prestijli, gelecek vadeden ve küresel fırsatlar sunan bir alan olarak tanımlayan kadınlar, sürdürülebilirliğe katkı sağlamayı, insanlığın geleceği için çalışmayı ve maddi imkanların iyi olmasını en önemli motivasyon kaynakları olarak görüyor.Genç kadınların kariyer hedefinde ilk 3'e girdiAraştırma, enerji sektörünün genç kadınların kariyer planlarında giderek daha fazla öncelikli bir alan haline geldiğini ortaya koydu. Sonuçlara göre, otomotiv yüzde 38 ile ilk sırada yer alırken, enerji yüzde 36 ile ikinci sırayı, savunma ise yüzde 33 ile üçüncü sırayı aldı. Kadınların enerji sektörünü kariyer planlarında üst sıralara taşıması, sektördeki dönüşümün önemli göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor. Akkök Holding CEO&#39;su Gökşin Durusoy, araştırmanın çıkış noktasına ilişkin olarak "Araştırmayı yaparken temel motivasyonumuz kadınların karar alma mekanizmalarında, saha operasyonlarında ve inovasyon süreçlerinde neden hâlâ istisna olarak kaldığını anlamak ve bu potansiyeli nasıl norm haline getirebileceğimizi ortaya koymaktı. Sonuçlar, kadınların başta enerji olmak üzere otomotiv ve savunma sanayii gibi geleneksel olarak erkek egemen kabul edilen sektörlere ilgisinin giderek arttığını gösteriyor. Bu tablo, yalnızca kariyer tercihlerindeki bir değişimi değil iş dünyasında uzun yıllardır varlığını sürdüren mesleki kalıpların kırılmaya başladığını da ortaya koyuyor. Kadınların bu alanlarda daha görünür ve daha etkili roller üstlenmesi artık bir çeşitlilik hedefinden öte rekabet gücü, inovasyon kapasitesi ve sürdürülebilir büyüme açısından stratejik bir gereklilik haline gelmiş durumda" dedi.&nbsp;Kadınların enerji sektörüne yöneliminden duydukları memnuniyeti dile getiren Akkök Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Akenerji Yönetim Kurulu Başkanı Özlem Ataünal, araştırmanın, kadınların enerji sektörünü prestijli ve küresel fırsatlar sunan bir kariyer alanı olarak gördüğünü verilerle kanıtladığını söyledi. "Ancak raporun işaret ettiği yapısal ve algısal bariyerlerin aşılması için bütüncül bir dönüşüme ihtiyaç var" diyen Ataünal "Bu değişim yalnızca bir toplumsal cinsiyet eşitliği meselesi değildir. Enerji sektörünün küresel rekabetçiliğini koruması, inovasyon kapasitesini artırması ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etmesi için stratejik bir gereklilik. Akkök Holding olarak amacımız, kadınların potansiyellerini en üst düzeyde ortaya koyabilecekleri kapsayıcı bir çalışma ortamını güçlendirmek ve sektörde daha fazla kadının karar alma mekanizmalarında yer almasına katkı sağlamak" şeklinde konuştu.&nbsp;Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren FutureBright Group&#39;un kurucusu Akan Abdula ise sektördeki cinsiyet dengesi ve kadın istihdamının geleceğini anlamak için somut veriler sunduğunu ve karar alıcılar için yol gösterici özellikler taşıdığını söyledi. Kadınların ve özellikle gençlerin, enerji sektörüne ilgisinin giderek arttığına dikkat çeken Abdula, "Özellikle enerji sektörü uzun yıllar boyunca teknik, sert ve erkek egemen bir alan olarak kodlandı. Oysa bu araştırma gösteriyor ki kadınlar enerjiyi stratejik, küresel ve anlamlı bir gelecek alanı olarak okuyor, erkek egemenliği artık kabul etmiyor. Sektörün gerçek sınavı, bu zihinsel dönüşümü kurumsal kültüre ne ölçüde taşıyabildiğinde yatıyor. Bugün kadınlar kurumların önünde koşuyor. Kurumların artık bu koşuya eşlik etmesi ve dönüşümü kalıcı biçimde kurumsallaştırması gerekiyor" ifadelerini kullandı.ENERJİ SEKTÖRÜNDE KADIN İSTİHDAMI ARAŞTIRMASINDAN NOTLARKadınlar için prestijli ve geleceği parlak bir sektörEnerji sektöründe kadın çalışanların sayısının artması, sektörde eşitlikçi ve kapsayıcı bir yapının gelişmesine katkı sağlıyor. Araştırma, kadınların enerji sektöründe yalnızca temsil edilmekle kalmayıp, farklı uzmanlık alanlarında aktif roller üstlenerek dönüşümün bir parçası haline geldiğini gösteriyor.Araştırmaya katılan beyaz yaka kadınların yüzde 88'i, 'Enerji sektöründe çalışmak prestijlidir' derken, yüzde 86'sı 'Sektörün geleceği parlaktır' ifadelerini kullanıyor. Ayrıca, yüzde 81'i sektörde insan kaynağına yatırım yapıldığını, yüzde 74'ü ise 'Kadınlar için yeterli fırsat var' görüşünü paylaşıyor. Kadın çalışanların motivasyon kaynakları arasında istihdam güvencesi yüzde 39 ile yer alırken, sürdürülebilirliğe katkı sağlama oranı yüzde 39 olarak öne çıkıyor. Beyaz yaka kadınlar ayrıca yenilikçi teknolojilerle çalışmak, yüksek maaş beklentisi ve global kariyer imkanları nedeniyle mühendisliği tercih ediyor. Beyaz yaka çalışanlar daha çok ofis pozisyonlarında, mavi yakalar teknik alanlarda çalışıyor.&nbsp; Sektörün en yoğun alanı ise elektrik dağıtımı.Enerji deneyimi, iş bulma şansını artırıyorGünümüzde pek çok sektörün enerji sektörü ile doğrudan ilişkili olması, her alanda enerjiye ihtiyaç duyulması, bu sektörü merkez haline getiriyor. Sonuçlara göre, enerji sektöründe uzmanlaşan çalışanların, başka sektörlerde de iş yapabilme kabiliyeti kazandığı, pek çok alanda kolaylıkla iş bulabileceği belirtiliyor. Global bir sektör olması nedeniyle bu sektörde uzmanlaşmış bir çalışanın, her yerde kabul gördüğüne, yurtdışı iş fırsatlarının diğer sektörlere kıyasla çok daha yüksek olduğuna vurgu yapılıyor.&nbsp;Geleceğin kariyer tercihlerinde enerji öne çıkıyorEnerji sektörü üniversite öğrencilerinin de odağında. Beyaz yaka ve mavi yaka çalışanlardan farklı olarak öğrencilerin bu sektörde çalışma konusundaki motivasyonlarının başında yüksek maaş beklentisi gelirken, istihdam güvencesi ve sürdürülebilirliğe katkı sağlama isteği de önemli motivasyon unsurları arasında yer alıyor. Mezun olduktan sonra enerji sektöründe çalışmak isteyenlerin oranı yüzde 89'a ulaşıyor.Araştırma sonuçları, enerji sektörünün öğrenciler tarafından yalnızca bir istihdam alanı olarak değil, aynı zamanda gelecek vadeden, itibarlı ve kariyer gelişimi açısından güçlü fırsatlar sunan bir sektör olarak görüldüğünü ortaya koyuyor. Gençler, enerji sektörünü teknolojik gelişimin, sürdürülebilirlik dönüşümünün ve küresel ölçekte etki yaratma imkanının kesişim noktasında konumlandırıyor.Rol model kadınlara ihtiyaç artıyorAraştırma, enerji sektöründe kadınların görünürlüğü ve liderliğinin hâlâ geliştirilmesi gereken alanlar arasında yer aldığını ortaya koyuyor. Teknik pozisyonlara kadınların yeterince yönlendirilmemesi, fiziksel çalışma koşulları, vardiyalı çalışma düzeni ve saha altyapısının kadınların ihtiyaçlarına göre tasarlanmamış olması, sektörde öne çıkan yapısal engeller arasında gösteriliyor. Cinsiyetçi yaklaşımlar ve küçümseyici tutumlar ise kadın çalışanların karşılaştığı sosyal bariyerler arasında yer alıyor.Araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri de rol model ihtiyacı. Özellikle gençler, enerji sektöründe daha fazla kadın lider ve başarı hikâyesi görmek istiyor. Sektörde çalışan kadınlar mevcut çalışma koşullarına daha olumlu yaklaşırken, öğrenciler kadınların sektördeki görünürlüğüne ve yükselme imkanlarına daha fazla önem veriyor.Cam tavanla mücadele&nbsp;Araştırma sonuçları, enerji sektöründe kadınların görünürlüğünün arttığını ancak kariyer gelişimi ve liderlik pozisyonlarına erişim konusunda bazı bariyerlerin varlığını koruduğunu gösteriyor. Kadınların üst düzey görevlere yükselirken cam tavanla karşılaştığı yönündeki algı halen güçlü.Araştırmaya göre, kadınların sektörde daha güçlü şekilde temsil edilmesi için kapsayıcı insan kaynakları uygulamaları, eşit fırsat politikaları ve kariyer gelişimini destekleyen kurumsal mekanizmalar kritik önem taşıyor. Bu alanda atılacak adımlar, mevcut kadın çalışanların aidiyet duygusunu güçlendirirken, sektöre yönelmeyi düşünen genç kadınlar için de önemli bir motivasyon kaynağı oluşturuyor.Katılımcılar, çalışma ortamının herkes için eşit fırsatlar sunacak şekilde geliştirilmesinin ve kadın temsilinin artırılmasının, enerji sektörünü kadınlar açısından daha cazip hale getireceği görüşünde birleşiyor.Kutu-- KutuKadın istihdamında somut adımlarAraştırma sonuçları, enerji sektöründe dönüşümün yalnızca bireysel tercihlerle değil, kapsayıcı ve sürdürülebilir şirket politikalarıyla mümkün olduğunu ortaya koyuyor. Bu yaklaşımın örneklerinden biri de Akkök Holding Enerji Grubu bünyesindeki SEDAŞ, Sepaş Enerji ve Akenerji tarafından yürütülen 'Kadın Enerjisi' projesi.Kadınların enerji sektöründe daha görünür ve etkin şekilde yer almasını hedefleyen proje istihdamdan kariyer gelişimine, çalışma ortamlarından liderlik yolculuklarına uzanan bütüncül bir yaklaşım sunuyor. Araştırmadan elde edilen bulgular da kadın istihdamını güçlendirmeye yönelik uygulamalar için önemli bir yol haritası niteliği taşıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 18 Jun 2026 02:19:40 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["İşveren artık diplomadan çok, bröveye bakıyor"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/isveren-artik-diplomadan-cok-broveye-bakiyor-6033/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/isveren-artik-diplomadan-cok-broveye-bakiyor-6033/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3AC24E-86145C-8FEB5B-14E397-8B246A-CBEFB8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çiğdem MENProgramın ilk bölümünde konuşan Prof. Dr. Yusuf Yılmaz, üniversitelerde öğrencilerin eğitim sürecinde çalışma hayatıyla tanışmalarını sağlayan uygulamalara dikkat çekti.Yılmaz, üniversitede ihtiyaç duyulan alanlarda öğrencilerin görevlendirildiğini belirterek,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3AC24E-86145C-8FEB5B-14E397-8B246A-CBEFB8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çiğdem MENProgramın ilk bölümünde konuşan Prof. Dr. Yusuf Yılmaz, üniversitelerde öğrencilerin eğitim sürecinde çalışma hayatıyla tanışmalarını sağlayan uygulamalara dikkat çekti.Yılmaz, üniversitede ihtiyaç duyulan alanlarda öğrencilerin görevlendirildiğini belirterek, öğrencilerin dokuz ay boyunca maaş alırken aynı zamanda kampüs içerisinde çalışma imkânı bulduğunu ifade etti.Meslek liselerinde öğrencilerin eğitim görürken iş hayatıyla tanışabildiğini&nbsp; söyleyen Yılmaz, benzer uygulamaların üniversitelerde de yaygınlaşmasının önemine işaret etti.Gençlerin mezun olduktan sonra &#34;tecrübesiz&#34; gerekçesiyle istihdamda zorluk yaşayabildiğini belirten Yılmaz, öğrencilerin üniversite yıllarında kendilerini geliştirecek eğitimlere katılmalarının bu sorunu önemli ölçüde azalttığını söyledi.Yapay zekâ teknolojilerinin çalışma hayatını hızla değiştirdiğini ifade eden Yılmaz, öğrencilerin yalnızca diploma ile değil, ek yetkinliklerle mezun olmalarının artık bir zorunluluk haline geldiğini dile getirdi.Bilal Erdoğan: &#34;Diploma artık tek başına yeterli değil&#34;Panelde söz alan İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan ise iş dünyasının beklentilerinin değiştiğine dikkat çekti.Eskiden üniversite diplomasının işe yerleşmede önemli bir karşılığı bulunduğunu belirten Erdoğan, bugün işverenlerin çalışanı daha yakından tanımak istediğini söyledi.Bilal Erdoğan, günümüzde işverenlerin yalnızca diplomaya değil, adayın sahip olduğu &#34;mikro yeterliliklere&#34; de dikkat ettiğini söyledi. Bu yeterlilikleri askerlerin üniformalarında taşıdığı brövelere benzeten Erdoğan, &#34;Askerlerin üzerinde farklı eğitim ve başarılarını gösteren işaretler vardır. Artık iş hayatında da durum buna benziyor. İşverenler sizin hangi eğitimi aldığınıza, hangi yazılımı kullanabildiğinize, hangi projelerde yer aldığınıza, hangi sertifikalara sahip olduğunuza bakıyor. Diploma tek başına yeterli olmuyor.&#34; ifadelerini kullandı.Ardından konuşmasını şöyle sürdürdü:&#34;İşveren artık &#39;İngilizce biliyorum&#39; demenizi değil, gerçekten İngilizce sunum yapıp yapamayacağınızı görmek istiyor. Hangi dili ne seviyede konuşuyorsunuz, hangi yazılımı kullanabiliyorsunuz, hangi projeyi başından sonuna tamamladınız... Bunlar artık diplomanın önüne geçmeye başladı.&#34;Erdoğan, öğrencilerin dört yıl boyunca yalnızca derslere odaklanmak yerine kısa süreli eğitimler, sertifika programları, gönüllülük çalışmaları ve stajlarla kendi &#34;brövelerini&#34; oluşturmaları gerektiğini belirterek, geleceğin iş dünyasında bu yetkinliklerin en önemli referanslardan biri olacağını söyledi.&#34;Meslek liselerine ilgi artıyor&#34;Konuşmasında mesleki eğitime de değinen Erdoğan, son yıllarda meslek liselerine yönelimin arttığını söyledi.Meslek okullarında öğrencilerin eğitimleri devam ederken haftanın büyük bölümünü iş yerlerinde geçirebildiklerini hatırlatan Erdoğan, bu sayede mezun olduklarında dört yıllık iş tecrübesine sahip olarak çalışma hayatına başladıklarını ifade etti.Bazı meslek lisesi mezunlarının üniversite mezunlarından daha yüksek gelir elde edebildiğini söyleyen Erdoğan, ailelerin ve gençlerin bu gerçeği görmeye başladığını belirtti.Üniversitelerin de yalnızca diploma veren kurumlar olmaktan çıkarak öğrencilerine somut yetkinlik kazandıran yapılar haline gelmesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, gelecekte diplomaların yanında öğrencilerin kazandıkları becerileri gösteren belgelerin de önem kazanacağını ifade etti.Rektör Yusuf Yılmaz &#34;Sosyal Transkript&#34; uygulamasını anlattıProf. Dr. Yusuf Yılmaz ise Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi&#39;nde iki yıl önce başlatılan &#34;Sosyal Transkript&#34; uygulamasıyla öğrencilerin akademik başarılarının yanı sıra sosyal ve bilimsel faaliyetlerinin de kayıt altına alındığını söyledi.Yılmaz, öğrencilerin bilimsel araştırma projeleri, TÜBİTAK çalışmaları, sosyal sorumluluk faaliyetleri, gönüllülük çalışmaları, sportif başarıları ve kulüp etkinliklerinin de mezuniyet sürecinde belgelendirildiğini belirtti.Bu uygulamanın kısa sürede önemli sonuçlar verdiğini ifade eden Yılmaz, üniversitede sosyal sorumluluk proje sayısının onlar seviyesinden binin üzerine çıktığını, öğrencilerin bilimsel proje başvurularında da büyük artış yaşandığını söyledi.Başarılı öğrencilerin yurt dışı eğitim programları gibi çeşitli desteklerde bu faaliyetlerinin de değerlendirmeye alındığını belirten Yılmaz, öğrenciler arasında olumlu bir rekabet ortamı oluştuğunu ifade etti.Yapay zekâ ve robot teknolojileri geleceği nasıl değiştirecek?Panelin ikinci bölümünde yapay zekâ teknolojilerinin iş hayatına etkisi ele alındı.Prof. Dr. Yusuf Yılmaz, yapay zekâ konusunda Türkiye&#39;nin doğru zamanda önemli adımlar attığını belirterek, bu alanda yetişmiş insan kaynağının artacağını ifade etti.Yılmaz, &#34;Yapay zekâ savunma sanayi başta olmak üzere birçok sektörde önemli bir dönüşüm oluşturuyor. Bu alanda geç kaldığımızı düşünmüyorum. Doğru bir zamanlamayla çok sayıda nitelikli insan yetişecektir.&#34; dedi.Bilal Erdoğan ise yapay zekânın yalnızca bazı meslekleri dönüştürmeyeceğini, iş yapış biçimlerini de tamamen değiştireceğini söyledi.Artık işverenlerin diplomadan çok bireyin sahip olduğu becerileri sorguladığını belirten Erdoğan, gelecekte üniversitelerin de bu değişime ayak uydurmak zorunda kalacağını ifade etti.Robot teknolojilerindeki hızlı gelişime dikkat çeken Erdoğan, son yıllarda robotların fiziksel kabiliyetlerinin büyük ölçüde arttığını belirterek, yapay zekâ ile robot teknolojisinin birleşmesiyle insanların yaptığı birçok işin otomasyon tarafından gerçekleştirileceğini söyledi.Ancak bunun insanların tamamen işsiz kalacağı anlamına gelmediğini ifade eden Erdoğan, gelecekte en çok ihtiyaç duyulacak özelliklerin insani beceriler olacağını vurguladı.&#34;İnsanlarla sağlıklı iletişim kurabilen, güven veren, ekip çalışmasına yatkın, sosyal yönü güçlü bireyler her zamankinden daha değerli olacak.&#34; değerlendirmesinde bulundu.&#34;Üniversiteler yalnızca diploma veren kurum olmamalı&#34;Bilal Erdoğan, üniversitelerin değişen iş dünyasının beklentilerine uygun şekilde dönüşmesi gerektiğini belirterek, öğrencilerin yalnızca akademik bilgiyle mezun olmalarının yeterli olmadığını söyledi.Öğrencilerin eğitimleri boyunca projelerde yer almaları, gönüllülük faaliyetlerine katılmaları, yabancı dil seviyelerini geliştirmeleri ve farklı alanlarda sertifikalar edinmelerinin kariyerlerinde belirleyici olacağını ifade etti.Erdoğan, gelecekte işverenlerin transkript kadar öğrencilerin sosyal ve teknik yeterliliklerini de görmek isteyeceğini dile getirdi.&#34;İnsani değerler daha fazla önem kazanacak&#34;Teknolojik gelişmelerin insan hayatını kolaylaştıracağını ancak insanların birbirleriyle kurduğu ilişkinin önemini ortadan kaldırmayacağını belirten Erdoğan, sosyal becerilerin ön plana çıkacağı yeni bir döneme girildiğini söyledi.İnsanların birlikte çalışma kültürü, güven duygusu, dayanışma ve sosyal sorumluluk anlayışının geleceğin en önemli değerleri arasında yer alacağını ifade eden Erdoğan, gençlerin sadece teknik alanda değil, karakter gelişimi açısından da kendilerini yetiştirmeleri gerektiğini kaydetti.Toplumların yalnızca rekabet üzerine inşa edilmemesi gerektiğini belirten Erdoğan, bireylerin birbirini destekleyen, birlikte üreten ve ortak faydayı önceleyen bir anlayış geliştirmesinin önemine dikkat çekti.Genç girişimcilerden KOSGEB desteği talebiPanelin soru-cevap bölümünde söz alan Bilgisayar Mühendisliği ikinci sınıf öğrencisi genç bir girişimci, üniversite eğitimi devam ederken kurduğu şirketin faaliyetlerinden bahsetti.Şirket kuruluş sürecinde herhangi bir sorun yaşamadıklarını ancak genç girişimcilere yönelik Bağ-Kur prim desteğinin kaldırılmasının birçok öğrenci girişimciyi zorladığını belirten öğrenci, bu konuda yeni düzenlemeler yapılmasını talep etti.Bilal Erdoğan ise Türkiye&#39;nin şirket kuruluş süreçlerinde önemli ölçüde dijitalleştiğini belirterek, genç girişimcilerin önünü açacak destek mekanizmalarının artırılmasının faydalı olacağını ifade etti.Erdoğan ayrıca çocukların erken yaşlarda sorumluluk almasının önemine dikkat çekerek, girişimcilik kültürünün küçük yaşlardan itibaren kazandırılması gerektiğini söyledi.&#34;Çocukları üniversite bitene kadar hiçbir sorumluluk almadan yetiştirmek doğru değil. Ne kadar erken sorumluluk alırlarsa, üretmeyi ve problem çözmeyi de o kadar erken öğrenirler.&#34; ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 17 Jun 2026 09:56:21 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Genç tasarımcılar sürdürülebilir denimi podyuma taşıdı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/genc-tasarimcilar-surdurulebilir-denimi-podyuma-tasidi-1673/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/genc-tasarimcilar-surdurulebilir-denimi-podyuma-tasidi-1673/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4B5A9B-CD4829-C141B2-946144-DA1F67-974FC4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin jean odaklı global moda markası Colin's tarafından bu yıl dördüncüsü düzenlenen Denim Fikrim Tasarım Yarışması'nın kazananları belli oldu. "DenimNova" temasıyla gerçekleştirilen yarışmanın ödülleri, Rixos Tersane Taşkızak Salonu'nda düzenlenen gala gecesinde sahiplerini&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4B5A9B-CD4829-C141B2-946144-DA1F67-974FC4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin jean odaklı global moda markası Colin's tarafından bu yıl dördüncüsü düzenlenen Denim Fikrim Tasarım Yarışması'nın kazananları belli oldu. "DenimNova" temasıyla gerçekleştirilen yarışmanın ödülleri, Rixos Tersane Taşkızak Salonu'nda düzenlenen gala gecesinde sahiplerini buldu. Colin's Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu ve Colin's Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Ahmet Eroğlu'nun ev sahipliğinde gerçekleşen geceye; moda, tasarım, iş ve medya dünyasından isimlerin yanı sıra jüri üyeleri, sponsor marka temsilcileri, basın mensupları ve finalist öğrenciler katıldı. Finalistler, sürdürülebilirlik ve yaratıcılığı buluşturan tasarımlarını canlı modeller eşliğinde sahneye taşıdı.Güçlü Jüri Değerlendirmesiyle İlk Üç Tasarım BelirlendiFinal jürisinde Bahar Kongel Fransez, Emre Doğru, Kutay Sarıtosun, Mariette Hoitink, Niyazi Erdoğan, , Teppei Sugaya ve Zeynep Tosun yer aldı. Moda tasarımındaki öncü isimlerin yanı sıra Colin's Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu, Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı ve Global Ürün Direktörü Ahmet Eroğlu, Global Kreatif Direktörü Meera Saxena, Global Pazarlama Direktörü Hakan Senbir, Global Tedarik Grup Müdürü Gülendam Bal ve Denimer Kumaşçılık Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Deliorman'dan oluşan jüri tarafından yapılan değerlendirmede ilk üç tasarım belirlendi.Finalistler, 5 günlük Eğitim Haftası'nın ardından 49 güne yayılan DenimNova Atölye sürecine katılarak toplam 54 günlük bir tasarım ve üretim yolculuğunu tamamladı. Bu süreçte genç tasarımcılar, Colin's denim tasarım ekibinin mentorluk desteğiyle fikirlerini geliştirdi; denim kumaş, yıkama teknikleri, aksesuar tasarımı ve sürdürülebilir materyal kullanımı gibi alanlarda edindikleri deneyimi sahnede sergilenen koleksiyonlara dönüştürdü.&nbsp;Jüri tarafından değerlendirme sonucunda 10 koleksiyon arasından birinciliği Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nden Refika Asuman Çivici kazanırken, ikinciliği Atatürk Üniversitesi öğrencisi Sevinç Müezzinzade, üçüncülüğü ise Ankara Üniversitesi'nden Ozan Abbas Üçel aldı. Birinci olan öğrenci 200.000 TL, ikinci 150.000 TL, üçüncü ise 100.000 TL para ödülünün sahibi oldu. Finale kalan diğer öğrenciler de Colin's hediye çekleriyle ödüllendirildi.Türkiye'nin tasarım potansiyeline yapılan sürdürülebilir bir yatırımGecede konuşan Colin's Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu, Denim Fikrim'in gençlere duydukları güvenin somut bir göstergesi olduğunu belirterek şunları söyledi:"Türkiye çok güçlü bir tekstil ülkesi. Üretim kabiliyetimiz yüksek, deneyimimiz güçlü, iş yapma kültürümüz sağlam. Dünyanın birçok önemli markası için üretim yapan, kaliteyi bilen, hızı ve esnekliğiyle öne çıkan bir ülkeyiz. Ancak bugün sadece iyi üretmek yetmiyor. Geleceğin moda dünyasında fark yaratmak için tasarım gücüne, yaratıcılığa, sürdürülebilirliği işin merkezine alan yeni bir bakışa ve en önemlisi gençlerin enerjisine ihtiyacımız var."Yenilik artık var olanı yeniden görmekColin's Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Ahmet Eroğlu ise Denim Fikrim Tasarım Yarışması'nı genç tasarımcı adaylarına alan açmak ve sürdürülebilir moda konusundaki farkındalıklarını güçlendirmek amacıyla 2022 yılında başlattıklarını belirterek, "Bu yıl DenimNova temasıyla gençlerin denimi yeniden düşünmelerini amaçladık. Var olanı dönüştürmelerini, sürdürülebilirliği tasarımın merkezine almalarını istedik. Çünkü bugün moda dünyasında 'yeni' kavramı değişiyor. Yenilik artık yalnızca sıfırdan üretmek değil; bazen var olanı yeniden görmek, ona yeni bir enerji kazandırmak ve onu daha anlamlı bir geleceğin parçası yapmak da yeniliktir" dedi.Gecede konuşan Colin's Genel Müdür Yardımcısı Ergin Erşin, Denim Fikrim'in yalnızca bir tasarım yarışması olmadığını, gençlerin yaratıcılığına ve Türkiye'nin tasarım potansiyeline yapılan uzun vadeli bir yatırım niteliği taşıdığını vurguladı. Erşin, "insana yatırım bizim için bir tercih değil, dönüşümün kalbidir. Çalışma arkadaşlarımızın gelişimine, genç yeteneklerin desteklenmesine, yeni fikirlerin cesaretlendirilmesine ve yaratıcı emeğin görünür olmasına önem veriyoruz. Denim Fikrim de bu anlayışın sahneye çıkmış halidir." dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 17 Jun 2026 09:27:55 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yatırımda uzun vadeli getiri beklentisi güçleniyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/yatirimda-uzun-vadeli-getiri-beklentisi-gucleniyor-1083/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/yatirimda-uzun-vadeli-getiri-beklentisi-gucleniyor-1083/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5FE60C-2AED87-D59AF2-D5D7E7-F6E35F-BDE368.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />En sevilen dijital banka olma hedefiyle ilerleyen ING Türkiye, sürdürülebilirlik stratejisi kapsamında finansal sağlığa katkı sunmak amacıyla NielsenIQ iş birliğiyle gerçekleştirdiği Türkiye'nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması'nın 2026 yılı birinci çeyrek sonuçlarını paylaştı.&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5FE60C-2AED87-D59AF2-D5D7E7-F6E35F-BDE368.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />En sevilen dijital banka olma hedefiyle ilerleyen ING Türkiye, sürdürülebilirlik stratejisi kapsamında finansal sağlığa katkı sunmak amacıyla NielsenIQ iş birliğiyle gerçekleştirdiği Türkiye'nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması'nın 2026 yılı birinci çeyrek sonuçlarını paylaştı. Araştırmaya göre Türkiye'de tasarruf sahipliği oranı yüzde 51,3 seviyesinde gerçekleşirken, düzenli tasarruf yaptığını belirtenlerin oranı yüzde 84 oldu. Tasarrufu bulunmayanların yüzde 22'si ise yakın gelecekte birikim yapmayı planladığını ifade etti. Tasarruf motivasyonlarında ise geleceğe yatırım yapma isteği yüzde 34 ile ilk sırada yer alırken, beklenmedik durumlara karşı güvence oluşturma ihtiyacı yüzde 23 ile öne çıkan nedenlerden biri oldu.&nbsp;Araştırma sonuçlarına göre, tasarruf sahipleri ortalama iki farklı araç üzerinden birikim yapmayı sürdürüyor. Bu çeyrekte, ilk sırayı yüzde 44 ile yastık altı altın ve değerli madenler alırken, yastık altı döviz ve TL nakit ise önceki çeyreğe göre 8 puan artış göstererek yüzde 40 oranıyla ikinci sırada konumlandı. TL vadeli hesapların tercih edilme oranı ise önceki döneme 6 puanlık bir artış göstererek yüzde 24'e ulaştı. TL vadesiz hesaplar da önceki çeyreğe göre 4 puan artışla yüzde 13 oldu.&nbsp; Hisse senedi ve borsa yatırımları yüzde 18 seviyesinde gerçekleşti. 45 yaş üstü kişilerin yastık altı altın ve diğer değerli madenler, yastık altı döviz ve TL araçlarını daha sık kullandığı dikkat çekti. Ayrıca araştırma; altın ve değerli metal hesapları ile hisse senedi ve borsa ürünlerini kullananlar genç yatırımcıların da öne çıktığını gösterdi.Uzun vadeli getiri beklentisi güçleniyorBu çeyrekte kısa vadeli tasarrufların getiri beklentisinin düştüğü, yatırımcıların uzun vadeli yatırımlardan beklentisinin yükseldiği görüldü. Yatırımcıların uzun vadeli getiri beklentilerinde 5 puanlık artış görülürken, kısa vadeli getiri beklentilerinde 4 puan düşüş yaşandı. Tasarruf sahiplerinin yüzde 45'i uzun vadeli, yüzde 42'si orta vadeli ve yüzde 13'ü de kısa vadeli getiri beklentisine sahip.&nbsp;Katılımcıların yüzde 92'si bankacılık hizmetlerinden yararlanırken, son bir ay içinde internet veya mobil bankacılık hizmeti kullananların oranı yüzde 93'e yükseldi. Yatırım ürünleri hakkında bilgi sahibi olduğunu belirtenlerin oranı ise yüzde 37 seviyesinde gerçekleşti. 25-34 yaş grubundaki katılımcılar yüzde 45 ile yatırım ve birikim ürünleri konusunda kendisini en bilgili grup olarak tanımladı.&nbsp;&nbsp;Sezin Erken: Yenilikçi yatırım çözümlerimizle müşterilerimizin uzun vadeli getiri hedeflerini destekliyoruz.Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren ING Türkiye Özel Bankacılık ve Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Sezin Erken: "Araştırmamız, Türkiye'de tasarruf bilincinin güçlü olduğunu ancak yatırım araçlarının çeşitlendirilmesi ve finansal okuryazarlığın artırılması gerektiğini gösteriyor. Özellikle yatırımcıların giderek uzun vadeli getiriye yönelmesi, yatırım tarafında daha bilinçli karar ihtiyacını artırıyor. ING Türkiye olarak bu içgörüden yola çıkarak, ING Mobil'i yalnızca bir bankacılık uygulaması değil; müşterilerimizin yatırım araçlarını analiz edip farklı dönem performanslarını karşılaştırabildiği, daha bilinçli yatırım kararları almasını destekleyen güçlü bir yatırım platformu olarak konumluyoruz. Türkiye'nin Z kuşağı yatırımcılara özel ilk ve tek yatırım fonu olan GNZ ile tasarruf bilincinin genç yaşta kazanılmasını destekliyoruz. Yalnızca 1996–2012 doğumlu ING müşterilerine sunulan bu yenilikçi fon sayesinde, genç yatırımcıların birikim yapma ve yatırım alışkanlığı geliştirme süreçlerine katkı sağlıyoruz. Ayrıca yakın zamanda devreye aldığımız gümüş ve platin işlemleri ile döviz menümüzü zenginleştirirken, döviz ve kıymetli maden tarafında sunduğumuz alarm kurma ve emir bırakma özellikleriyle müşterilerimizin fırsatları anlık takip etmeden yakalayabilmelerini ve işlemlerini daha etkin şekilde gerçekleştirebilmelerini sağlıyoruz. ING Mobil'e yeni eklenen tematik fonlar ve fon listeleri ile yatırım fonlarını keşfetmeyi ve ihtiyaca uygun seçeneklere ulaşmayı kolaylaştırıyoruz.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 17 Jun 2026 09:21:05 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Boreas'ın yeni Genel Müdürü İsmail Yamangil oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/boreasin-yeni-genel-muduru-ismail-yamangil-oldu-1566/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/boreasin-yeni-genel-muduru-ismail-yamangil-oldu-1566/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4EBB33-E38CFD-C0202A-12B847-8782D6-2B2304.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yapay zeka ve dijitalleşmeyle birlikte küresel ekonominin merkezine yerleşen veri merkezi altyapı pazarı, dünya genelinde güçlü bir büyüme ivmesi yakaladı. Kritik tesisler ve endüstriyel yapılar için 20 yılı aşkın deneyimiyle mühendislik çözümleri sunan Boreas, Tekirdağ-Çerkezköy'deki&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4EBB33-E38CFD-C0202A-12B847-8782D6-2B2304.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yapay zeka ve dijitalleşmeyle birlikte küresel ekonominin merkezine yerleşen veri merkezi altyapı pazarı, dünya genelinde güçlü bir büyüme ivmesi yakaladı. Kritik tesisler ve endüstriyel yapılar için 20 yılı aşkın deneyimiyle mühendislik çözümleri sunan Boreas, Tekirdağ-Çerkezköy'deki 35 bin metrekarelik üretim üssünde geliştirdiği yeni nesil iklimlendirme ve hassas soğutma teknolojilerini dünyaya ihraç ediyor. Sürekli Ar-Ge yatırımlarıyla farklı ihtiyaçlara uyarlanabilen esnek altyapı çözümleri üreten şirket, yeni döneme küresel pazardaki payını artırma hedefiyle giriyor.Mühendislik Deneyimini Yeni Nesil Teknolojilerle Sahaya Yansıtacak&nbsp;Dokuz Eylül Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümünden mezun olan ve İzmir Ekonomi Üniversitesi'nde MBA eğitimini tamamlayan İsmail Yamangil, Schneider Electric bünyesinde uzun yıllar Türkiye ve Orta Asya Bölge Başkanı ve CEO'su gibi üst düzey rolleri üstlendi. Altyapı teknolojileri ve enerji yönetimi süreçlerinde derin bir saha tecrübesine sahip olan Yamangil, kariyeri boyunca veri merkezleri, endüstriyel otomasyon ve enerji altyapısı projelerinde üst düzey sorumluluklar yürüttü. Yamangil, iş dünyasındaki rollerinin yanı sıra Birleşmiş Milletler #HeForShe Kurumsal Etki Şampiyonu olarak çeşitlilik ve toplumsal cinsiyet eşitliği projelerine verdiği destekle de biliniyor.Ar-Ge ve Enerji Verimliliği Odaklı BüyümeBağlı bulunduğu Açık Holding&#39;in yatırım gücüyle mühendislik kapasitesini birleştiren Boreas, Yamangil liderliğinde yeni bir döneme adım atıyor. Şirket, sürekli Ar-Ge yatırımları ve mühendislik birikimi ile farklı gereksinimlere uyarlanabilen, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik hedeflerini destekleyen teknolojiler geliştirmeye ve küresel pazardaki payını artırmaya odaklanacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 15 Jun 2026 17:22:13 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Endüstriyel Reklam ve Dijital Baskı'nın Devleri, SIGN İstanbul 2026'da]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/endustriyel-reklam-ve-dijital-baskinin-devleri-sign-istanbul-2026da-465/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/endustriyel-reklam-ve-dijital-baskinin-devleri-sign-istanbul-2026da-465/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_00F756-EA196C-769D7C-CC6CCE-059DF6-9E9DE8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />"27. kez kapılarını açmaya hazırlandığımız SIGN İstanbul, Türkiye'nin alanındaki tek fuarı olmasının da ötesinde, bölgesinin en önemli endüstriyel reklam ve dijital baskı buluşması" diyen Fuar Direktörü Seda Bozkurt, 2026 edisyonunda sektörün lider markalarının yine güçlü&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_00F756-EA196C-769D7C-CC6CCE-059DF6-9E9DE8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />"27. kez kapılarını açmaya hazırlandığımız SIGN İstanbul, Türkiye'nin alanındaki tek fuarı olmasının da ötesinde, bölgesinin en önemli endüstriyel reklam ve dijital baskı buluşması" diyen Fuar Direktörü Seda Bozkurt, 2026 edisyonunda sektörün lider markalarının yine güçlü bir katılım göstermesinden büyük memnuniyet duyduklarını ifade etti. SIGN İstanbul'a olan katılımcı ilgisinin sektörün fuarına olan güveninin güçlü bir göstergesi olduğunu vurgulayan Bozkurt; "5 kıtadan binlerce ziyaretçinin takip ettiği SIGN İstanbul'un uluslararası yapısı, katılımcılarımıza küresel ölçekte ciddi ticaret katkıları sağlıyor" dedi.&nbsp;Fuarın Online Ziyaretçi Kayıtları Devam EdiyorEndüstriyel reklam ve dijital baskı dünyasının tüm paydaşlarını bir araya getirecek SIGN İstanbul 2026'ya firma katılımlarının yanı sıra online ziyaretçi kayıtları da sürüyor. Sektördeki en yeni ürün, makine, malzeme ve teknolojileri bir arada görmek isteyen profesyoneller, https://bit.ly/SIGNIstanbulZiyaretciKayitlariBasladi linki üzerinden ücretsiz kayıtlarını oluşturabiliyor. SIGN İstanbul 2026'yı Türkiye'nin yanı sıra başta bölge ülkeleri olmak üzere dünyanın dört bir tarafından binlerce sektör profesyonelinin ziyaret etmesi bekleniyor.&nbsp;&nbsp;Değişen lokasyonu ve takvimiyle yeni bir dönüşüme imza atan SIGN İstanbul, bu yıl da sektörün nabzını tutmaya hazırlanıyor. Endüstriyel reklam ve dijital baskı dünyasının heyecanla beklediği fuar hakkında detaylı bilgi almak isteyen sektör profesyonelleri, www.signistanbul.com adresini ziyaret edebilirler.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 14 Jun 2026 13:54:26 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[DEV T-REX Forum kapadokya'da çocuklarla buluşuyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/dev-t-rex-forum-kapadokyada-cocuklarla-bulusuyor-2555/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/dev-t-rex-forum-kapadokyada-cocuklarla-bulusuyor-2555/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_01DA06-28FEB0-7BC026-11BFE7-25BD8C-41944A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Forum Kapadokya, 19-21 Haziran tarihleri arasında çocukları bilim, keşif ve eğlence dolu üç günlük özel bir etkinlikte ağırlamaya hazırlanıyor. TÜBİTAK tarafından düzenlenen ve katılımın tamamen ücretsiz olduğu "TÜBİTAK Bilim Her Yerde" çocuk şenliği, çocukların bilimsel&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_01DA06-28FEB0-7BC026-11BFE7-25BD8C-41944A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Forum Kapadokya, 19-21 Haziran tarihleri arasında çocukları bilim, keşif ve eğlence dolu üç günlük özel bir etkinlikte ağırlamaya hazırlanıyor. TÜBİTAK tarafından düzenlenen ve katılımın tamamen ücretsiz olduğu "TÜBİTAK Bilim Her Yerde" çocuk şenliği, çocukların bilimsel meraklarını destekleyen atölyeler, eğitici oyunlar ve interaktif deneyimlerle ziyaretçilerini bekliyor.Şenliğin en dikkat çekici deneyimi ise tarih öncesi dünyanın en ünlü canlılarından biri olan 3,5 metre boyundaki dev T-Rex&#39;in iskelet maketi olacak. Çocukların en çok ilgi duyduğu konular arasında yer alan dinozorlar, uzay ve keşif temaları, şenliğin ilham kaynakları arasında bulunuyor. Bu kapsamda etkinlik alanına kurulacak, dinozorlar çağının en büyük etoburu T-Rex iskelet maketi, 15 Haziran itibarıyla Forum Kapadokya'daki yerini alarak ziyaretçilerini karşılamaya başlayacak. Çocuklar dev dinozoru yakından inceleme, onunla fotoğraf çektirme ve tarih öncesi canlılar hakkında daha fazla bilgi edinme fırsatı bulacak.Uzman rehberler eşliğinde uygulamalı atölyelerÜç gün boyunca, 12.00-20.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek şenlikte çocuklara TÜBİTAK'ın sevilen yayınları Meraklı Minik ve Bilim Çocuk dergileri dağıtılacak. Uzman rehberler eşliğinde gerçekleştirilecek uygulamalı atölyelerde çocuklar, dergilerde yer alan içerikleri deneyimleyerek öğrenme fırsatı yakalayacak.Etkinlik alanında ayrıca Periskop Yapım Kiti, Kaleydoskop (Çiçek Dürbünü) Yapım Kiti, Rollback Yapım Kiti ve Denge Kuşu Yapım Kiti gibi ahşap bilimsel eğitim kitleri çocuklarla buluşacak. Katılımcılar kendi kitlerini oluştururken el becerilerini geliştirecek, temel bilimsel prensipleri eğlenerek keşfedecek.Bilim, oyun ve keşif bir aradaÇocukların takım çalışması, dikkat, iletişim ve problem çözme becerilerini geliştirmelerine katkı sağlayacak eğitici oyunlar da şenliğin önemli bölümleri arasında yer alıyor. Etkinlik için özel olarak hazırlanan &#34;Uzay Labirenti&#34;, &#34;Test Sürüşüne Çıkıyoruz&#34; ve &#34;Böcek Bilimciye Yolu Göster&#34; oyunlarıyla çocuklar hem eğlenecek hem de keşfetmenin heyecanını yaşayacak.Şenlik boyunca oluşturulacak özel fotoğraf alanları sayesinde çocuklar ve aileleri bilim dolu anılarını ölümsüzleştirebilecek.Dinozorların heyecanı, bilimin merakı ve keşfetmenin eğlencesini bir araya getiren TÜBİTAK Bilm Her yerde çocuk şenliği, 19-21 Haziran tarihlerinde Forum Kapadokya'da tüm çocukları ve ailelerini ücretsiz olarak bekliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 14 Jun 2026 10:54:24 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[VFS Global'den dijital dönüşüm atağı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/vfs-globalden-dijital-donusum-atagi-5894/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/vfs-globalden-dijital-donusum-atagi-5894/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2580AB-7ECFE5-92DD80-B73E52-4269FD-9473AA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mustafa DENİZUluslararası seyahat talebindeki hızlı artış, vize başvuru süreçlerinde yaşanan yoğunluğu da beraberinde getiriyor. Başvuru merkezlerinde kapasite, randevu erişimi ve işlem süreleri kamuoyunun en çok merak ettiği konular arasında yer alırken, dijitalleşme ve yapay zeka&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2580AB-7ECFE5-92DD80-B73E52-4269FD-9473AA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mustafa DENİZUluslararası seyahat talebindeki hızlı artış, vize başvuru süreçlerinde yaşanan yoğunluğu da beraberinde getiriyor. Başvuru merkezlerinde kapasite, randevu erişimi ve işlem süreleri kamuoyunun en çok merak ettiği konular arasında yer alırken, dijitalleşme ve yapay zeka teknolojileri bu alanda yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.Dünya genelinde çok sayıda ülkeye vize başvuru hizmeti sunan VFS Global, artan talebe yanıt verebilmek amacıyla yapay zeka destekli belge işleme sistemleri, dijital doğrulama teknolojileri ve sanal asistan uygulamalarına yatırım yapıyor. VFS Global Türkiye ve Azerbaycan Ülke Direktörü Sertan Aslantürk, şirketin yeni teknoloji yatırımlarını, biyometrik veri güvenliğine ilişkin uygulamalarını, Türkiye&#39;deki kapasite planlarını ve Türkiye pazarına yönelik büyüme stratejilerini Analiz'e değerlendirdi.Yapay zeka teknolojileri kullanılıyorUluslararası seyahate yönelik artan talebe yanıt olarak, VFS Global vize başvuru süreçlerini hızlandırmak için hangi yeni dijital çözümleri hayata geçirmeyi planlıyor?Uluslararası seyahat talebindeki yükselişe paralel olarak VFS Global&#39;in dijital dönüşüm yatırımları sürüyor. Şirket, vize başvuru süreçlerini daha hızlı, verimli ve kullanıcı dostu hale getirmek amacıyla yapay zeka destekli çözümler geliştiriyor.&nbsp;Şirket &#34;Akıllı Belge İşleme&#34; (Intelligent Document Processing-IDP) platformuyla belge sınıflandırma, veri çıkarımı ve çapraz doğrulama işlemlerini otomatik hale getirdi. Bu sistem manuel iş yükünü azaltırken işlem doğruluğunu artırıyor.Başvuru sahiplerine anlık yönlendirme sunan yapay zeka destekli sanal asistanlar da devreye alındı. Metin ve sesli iletişim yoluyla çalışan bu sistemler, başvuru sahiplerinin daha doğru ve eksiksiz başvuru yapmalarına yardımcı oluyor. Böylece hata oranları azalırken işlem süreleri de kısalıyor.&nbsp;Pasaport veri okuma, kimlik doğrulama ve belge ön kontrol süreçlerinde de yapay zeka destekli teknolojiler kullanıyoruz. Bu çözümler dünya genelinde 20&#39;den fazla hükümet müşterisi tarafından aktif olarak kullanılıyor.&nbsp;Tüm hazırlıklara sahibizBirçok ülkedeki son dönem artan talep ve randevu zorlukları göz önüne alındığında, Türkiye&#39;de kapasiteyi artırma veya yeni başvuru merkezleri açma planları var mı?Randevu kapasitesi ve yeni başvuru merkezlerinin açılması konusunda karar yetkisin ilgili hükümetler ve konsolosluklarda.&nbsp; VFS Global bu süreçlerde hizmet sağlayıcı rol üstleniyor.&nbsp;Kapasite planlaması tamamen hükümetlerin ve konsoloslukların operasyonel ihtiyaçlarına göre şekilleniyor. Şirket olarak talep edilmesi halinde gerekli altyapı, personel ve operasyonel hazırlığa sahibiz.&nbsp;Verileri saklamıyoruzBiyometrik veri güvenliği ile ilgili endişeler devam ederken, şirket kişisel verilerin korunmasını sağlamak için hangi uluslararası güvenlik standartlarını uyguluyor?Veri güvenliği VFS Global&#39;in en hassas çalışma alanlarından biri. Başvuru sahibi bilgilerinin ilgili ülke mevzuatları ve hükümetlerin talimatları doğrultusunda işleniyor.Biyometrik veriler dahil olmak üzere tüm bilgiler güvenli şekilde ilgili büyükelçilik veya konsolosluklara aktarılıyor. Aktarım tamamlandıktan sonra bu veriler sistemlerimizden siliniyor ve tarafımızda saklanmıyor.&nbsp;Bu nedenle teknik bir aksaklık yaşanması halinde başvuru sahipleri biyometrik kayıt işlemini yeniden yapmak zorunda kalabiliyor. Veri güvenliği için önemli yatırımlar gerçekleşiyor.&nbsp;Şirket ISO/IEC 27001:2022, ISO/IEC 27701:2025 ve çeşitli ulusal siber güvenlik standartlarına uygun faaliyet gösteriyor. Tüm veri transferlerinin özel olarak geliştirilmiş şifreli sistemler üzerinden gerçekleştiriliyorVize kararı konsolosluklara aitŞirketin vize süreçlerinde yapay zeka, otomasyon ve dijital doğrulama sistemlerinin kullanımını içeren yeni projeleri var mı?VFS Global&#39;in yapay zeka destekli teknolojilere yatırım yapmayı sürdürdüğünü ifade eden Aslantürk, bu çözümlerin özellikle başvuru sahibi iletişimi, belge işleme süreçleri ve hizmet yönetimi alanlarında kullanıldığını söyledi.Tüm teknolojik uygulamaların hükümet müşterileriyle iş birliği içinde geliştirildiğini belirten Aslantürk, şeffaflık, hesap verebilirlik ve veri koruma ilkelerinin tüm projelerin temelini oluşturduğunu kaydetti.Aslantürk, &#34;Bu teknolojiler karar verme süreçlerini desteklemek amacıyla tasarlanıyor. Vize verilmesi veya reddedilmesi konusundaki nihai karar yetkisi tamamen büyükelçilikler ve konsolosluklara aittir&#34; dedi.Türkiye'de büyüyeceğizKüresel olarak faaliyet gösteren bir şirket olarak VFS Global, Türkiye pazarını gelecekteki büyüme stratejisinde nasıl konumlandırıyor?Türkiye&#39;nin VFS Global&#39;in uzun vadeli büyüme planlarında önemli bir yere sahip olduğunu belirten Aslantürk, şirketin 2010 yılından bu yana Türkiye&#39;de faaliyet gösterdiğini hatırlattı.Türkiye&#39;nin stratejik coğrafi konumu, güçlü insan kaynağı ve yatırım potansiyeliyle dikkat çektiğini ifade eden Aslantürk, ülkenin Avrupa, Asya ve Orta Doğu arasında önemli bir köprü görevi üstlendiğini söyledi.Şirketin küresel operasyonlarında 1.000&#39;den fazla Türk vatandaşının görev yaptığını açıklayan Aslantürk, &#34;Türkiye&#39;nin dayanıklılığı, istikrarı ve bölgesel etkisi uzun vadeli yatırımlar açısından güven veriyor. Yerel paydaşlarımızla birlikte büyümeyi ve yeni fırsatları değerlendirmeyi sürdüreceğiz&#34; değerlendirmesinde bulundu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 14 Jun 2026 02:00:00 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Toplum gönüllüsü gençler için dayanışma ve iyilik buluşması]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/toplum-gonullusu-gencler-icin-dayanisma-ve-iyilik-bulusmasi-8162/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/toplum-gonullusu-gencler-icin-dayanisma-ve-iyilik-bulusmasi-8162/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_16F8E1-A0983A-0CAF0E-063989-371719-5337E4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />TOG tarafından, TOG Sosyal Komite üyelerinin destekleriyle hayata geçirilen etkinlik; 18. yılında bir kez daha Türkiye'nin 81 ilinde sosyal fayda odaklı çalışmalar yürüten Toplum Gönüllüsü gençlere destek sağladı. Etkinlikten elde edilen gelir, bu yıl da gençlerin eğitimlerine&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_16F8E1-A0983A-0CAF0E-063989-371719-5337E4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />TOG tarafından, TOG Sosyal Komite üyelerinin destekleriyle hayata geçirilen etkinlik; 18. yılında bir kez daha Türkiye'nin 81 ilinde sosyal fayda odaklı çalışmalar yürüten Toplum Gönüllüsü gençlere destek sağladı. Etkinlikten elde edilen gelir, bu yıl da gençlerin eğitimlerine ve gönüllülük çalışmalarına kaynak oluşturdu.Bugüne kadar 1000'den fazla markanın destek verdiği TOG Bazar, 20.000'den fazla ziyaretçiyi ağırlayarak gençlerin hayata geçirdiği sosyal fayda projelerine katkı sundu. Bu yıl; moda, güzellik, yaşam, tasarım, gastronomi ve farklı kategorilerden birçok marka TOG Bazar'da bir araya geldi. Shangri-La Bosphorus İstanbul'un mekân sponsoru olduğu etkinliğin ana sponsorluğunu ise Yapı Kredi Crystal üstlendi.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 13 Jun 2026 14:15:23 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[TOGEMDER ve KOSGEB'den kadın girişimcilere destek için iş birliği]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/togemder-ve-kosgebden-kadin-girisimcilere-destek-icin-is-birligi-5665/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/togemder-ve-kosgebden-kadin-girisimcilere-destek-icin-is-birligi-5665/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D8FCDF-10C9E3-319E80-1B0933-C618CF-F4EBC9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Topkapı Üniversitesi'nde düzenlenen programda sırasıyla İstanbul Topkapı Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Emre Tezmen, TOGEMDER Başkanı Av. Mihrimah Belma Sekmen ve KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu konuşma yaptı.Açılışta konuşan Emre Tezmen şunları söyledi:&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D8FCDF-10C9E3-319E80-1B0933-C618CF-F4EBC9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Topkapı Üniversitesi'nde düzenlenen programda sırasıyla İstanbul Topkapı Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Emre Tezmen, TOGEMDER Başkanı Av. Mihrimah Belma Sekmen ve KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu konuşma yaptı.Açılışta konuşan Emre Tezmen şunları söyledi: "Yönetim Kurulu Başkanı olduğum TERA Grubu için de son derece kıymetli olan kadınlarımıza yönelik bir projenin içinde bu kez üniversite mütevelli heyet başkanı sıfatıyla bulunmaktan büyük onur duyuyorum. Bugün burada çok önemli bir iş birliğinin başlangıcında sizlerle beraber olmanın mutluluğunu yaşıyorum.Genç, dinamik ve kendini her gün geliştiren İstanbul Topkapı Üniversitemiz ile 2005 yılında saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi'nin başlattığı bir iyilik hareketi olan TOGEMDER ve devletimizin köklü kurumlarından olan, vizyoner ve yenilikçi yaklaşımı ile sadece KOBİ'lerimize değil, toplumun her kesimine dokunan KOSGEB arasında başlayan bu kıymetli iş birliğimizin başta ülkemiz olmak üzere herkese hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum.Profesyonel iş hayatımda da üniversite, iş dünyası, sivil toplum kuruluşları ve kamu kurumları arasındaki iş birliğinin çok büyük sinerji oluşturduğuna defalarca şahit olmuş biri olarak, bugün imzalanacak iş birliği protokolünün son derece büyük çıktıları olacağına canıgönülden inanıyorum.Kalkınma yolunda hızla ilerleyen ülkelerde bilim, sivil toplum dayanışması ve iş dünyası ile kamu kurumlarının aktif iş birliği büyük önem arz etmektedir. Bu bakımdan bugün başlayacak olan sürecin basit bir sertifika programı olmadığını düşünüyorum.Her ne kadar aksi iddia edilse de yapılan bilimsel çalışmalar Türkiye'nin anaerkil bir toplum olduğunu ortaya koyuyor. Bu bilimsel çıktılar bizim toplum olarak kadınlarımıza verdiğimiz değer ile de örtüşüyor. Kadınlarımızın toplumdaki yeri ve önemi zaten hem inançlarımıza göre hem de kültürümüze göre sorgulanamaz derecede yüksek seviyededir.Bu bakımdan kadınlarımıza yönelik her türlü destekleyici program ve projenin içinde yer almaya özen gösteriyoruz. Bu bakımdan bugünkü iş birliğimizin bizim için ayrıca bir önemi olduğunu ifade etmek isterim.Bu duygu ve düşüncelerle konuşmama son verirken bugün aramızda olan kıymetli TOGEMDER Başkanı Belma Hanım'a ve değerli KOSGEB Başkanımız Ahmet Serdar Bey'e emekleri ve destekleri için teşekkür ediyorum."TOGEMDER Başkanı Sekmen: "Kadın girişimciler arasında sürdürülebilir bir ekosistem oluşturacağız"TOGEMDER Başkanı Av. Mihrimah Belma Sekmen ise derneğin şeffaflık, hesap verebilirlik ve sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda faaliyet yürüttüğünü belirtti.Toplumsal gelişimin yalnızca tek bir kurumun çabasıyla sağlanamayacağını ifade eden Sekmen, kamu sektörü, özel sektör, akademi ve sivil toplum kuruluşlarının birlikte hareket etmesinin başarıyı beraberinde getirdiğini söyledi.TOGEMDER olarak yürüttükleri projelerde mutlaka bir kamu kurumu, özel sektör temsilcisi veya üniversiteyle iş birliği yaptıklarını belirten Sekmen, İstanbul Topkapı Üniversitesi ile gerçekleştirilen bu çalışmanın da bu anlayışın bir sonucu olduğunu kaydetti.Kadın girişimciliğinin desteklenmesinin uzun yıllardır öncelikleri arasında yer aldığını vurgulayan Sekmen, teknoloji odaklı, büyüme potansiyeline sahip ve üretim kapasitesini geliştirmeyi hedefleyen kadın girişimcilere ulaşmayı amaçladıklarını söyledi.Program kapsamında katılımcılara işletme yönetimi, finansal planlama, dijital dönüşüm, markalaşma ve yatırım süreçleri gibi birçok alanda eğitim ve destek sağlanacağını belirten Sekmen, günümüzde işletmelerin rekabet gücünü artırabilmesi için dijital dönüşüm, yenilikçilik ve sürdürülebilir büyümenin büyük önem taşıdığını ifade etti.Kadın girişimcilerin desteklenmesinin yalnızca bireysel başarıları değil, aynı zamanda Türkiye'nin kalkınmasını da doğrudan etkilediğini vurgulayan Sekmen, proje sonunda oluşturulması planlanan kadın mentor platformuyla programı tamamlayan girişimcilerin yeni girişimcilere rehberlik edeceğini söyledi.Bu sayede kadın girişimciler arasında bilgi paylaşımını, deneyim aktarımını ve dayanışmayı güçlendiren sürdürülebilir bir girişimcilik ekosistemi oluşturmayı hedeflediklerini kaydeden Sekmen, daha önce kadın istihdamını artırmaya yönelik çok sayıda projeyi başarıyla hayata geçirdiklerini belirtti.Turizm, çevre ve yazılım alanlarında yürüttükleri projelere değinen Sekmen, geçmiş projelerde desteklenen kadınların yeni projelerde de yer almasını ve işlerini daha da büyütmesini arzu ettiklerini söyledi.KOSGEB Başkanı İbrahimcioğlu destek mesajı verdiProgramın son konuşmasını gerçekleştiren KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu da kadın girişimciliğinin güçlendirilmesine yönelik çalışmaların önemine dikkat çekti.KOSGEB'in kadın girişimcilere ve KOBİ'lere sağladığı desteklerin girişimcilik ekosisteminin gelişmesine önemli katkılar sunduğunu belirten İbrahimcioğlu, kamu kurumları, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşları arasında kurulan iş birliklerinin ekonomik kalkınma açısından büyük değer taşıdığını ifade etti.Kadın girişimcilerin üretim, teknoloji ve inovasyon alanlarında daha fazla yer almalarının Türkiye'nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmasında kritik rol oynadığını vurgulayan İbrahimcioğlu, KOSGEB olarak bu alandaki destekleri sürdürmeye devam edeceklerini kaydetti.Konuşmaların ardından İstanbul Topkapı Üniversitesi, TOGEMDER ve KOSGEB arasında kadın girişimcilerin eğitim, mentorluk ve iş geliştirme süreçlerine katkı sunmayı amaçlayan iş birliği protokolü imzalandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 12 Jun 2026 02:33:04 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Anne babalar ve çocuklar aynı deneyimde buluştu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/anne-babalar-ve-cocuklar-ayni-deneyimde-bulustu-2490/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/anne-babalar-ve-cocuklar-ayni-deneyimde-bulustu-2490/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CD23A6-E12523-272BFD-F9D512-B8E57B-C9034C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mayıs ve Haziran ayları boyunca Türkiye'nin farklı şehirlerinde ailelerle buluşan Bebekçe Festivali'nin İstanbul ayağı geçtiğimiz günlerde gerçekleştirildi. Sağlık profesyonelleri, içerik üreticileri, basın mensupları ve ebeveynlerin katıldığı festivalde çocuklara yönelik&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CD23A6-E12523-272BFD-F9D512-B8E57B-C9034C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mayıs ve Haziran ayları boyunca Türkiye'nin farklı şehirlerinde ailelerle buluşan Bebekçe Festivali'nin İstanbul ayağı geçtiğimiz günlerde gerçekleştirildi. Sağlık profesyonelleri, içerik üreticileri, basın mensupları ve ebeveynlerin katıldığı festivalde çocuklara yönelik eğlenceli etkinlikler ile uzman konuşmaları bir araya geldi.Festival alanında düzenlenen "bubble show" gösterileri, kukla tiyatroları, kortej yürüyüşleri, çocuk katılımlı enstrüman performansları ve mini disko etkinlikleri gün boyunca ailelerden yoğun ilgi gördü. Çocukların seslere, ritimlere, hareketlere ve oyunlara verdiği doğal tepkiler festivalin en dikkat çeken anları arasında yer aldı.&nbsp;Seda Bakan: "Çocuklar aslında kendi dillerini size öğretiyor"Festivalde yer alan oyuncu Seda Bakan, iki çocuk annesi olarak ebeveynlik deneyimlerini paylaştı. Bakan, çocukların büyüme sürecinde anne babaların hem öğrenen hem keşfeden tarafta olduğunu ifade ederek şunları söyledi:"Anne olduktan sonra şunu fark ediyorsunuz. Çocuklar konuşmadan önce de size çok şey anlatıyor. Bazen bir bakışla, bazen küçük bir hareketle ne hissettiklerini anlayabiliyorsunuz. Her çocuk farklı bir yolculuk ve zamanla onların dilini öğrenmeye başlıyorsunuz.""Yaşamın ilk yılları gelişim açısından kritik önem taşıyor"Çocuk Sağlığı ve Gelişimi Uzmanı Dr. Elif Pınar Çakır ise festival kapsamında yaptığı konuşmada yaşamın ilk yıllarında sindirim sistemi gelişiminin önemine dikkat çekti. Çakır, bağırsak mikrobiyotasının gelişim sürecindeki rolüne değinerek şu bilgileri paylaştı:"Bugün bağırsak mikrobiyotasının çocuk gelişimindeki etkisini çok daha iyi biliyoruz. Prebiyotik ve probiyotik bileşenler sindirim sistemini desteklerken yaşa uygun protein alımı da normal gelişim açısından önemli bir yer tutuyor. Burada sadece miktar değil, protein kaynağının kalitesi de belirleyici oluyor.""Anne babaların gerçek deneyimlerini önemsiyoruz"Nestlé Bebek Beslenmesi Pazarlama Müdürü Beyza Basim Azizlerli de festival kapsamında markanın yaklaşımına dair değerlendirmelerde bulundu. Yakın dönemde gerçekleşecek marka dönüşümüne değinen Azizlerli, "Anne &amp; Baba Bilimi" söylemine ilişkin şu ifadeleri kullandı:"Anne babalık bazen kitaplardan öğreniliyor, bazen de tamamen günlük deneyimlerle şekilleniyor. Biz de bu yüzden ebeveynlerin gerçek hayat deneyimlerini önemseyen bir bakış açısını benimsiyoruz. Yakın zamanda gerçekleşecek yeni marka kimliğimizde de bu yaklaşımı 'Anne &amp; Baba Bilimi' söylemiyle anlatmayı önemsiyoruz."Azizlerli ayrıca SMA Optipro 3 ve SMA Comfort 3 ürünlerinde yaşa uygun beslenme yaklaşımı, eşsiz protein teknolojisi ve bilimsel çalışmaların uzun yıllardır markanın odağında yer aldığını belirtti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 11 Jun 2026 15:46:25 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Dava ABD mahkemesinin onayıyla sona erecek]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/halkbank-davasinin-abd-mahkemesinin-onayiyla-sona-erecegini-bildirdi-7927/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/halkbank-davasinin-abd-mahkemesinin-onayiyla-sona-erecegini-bildirdi-7927/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E139AF-5E0FCE-E7EC3D-3958DD-91CA0D-3F694B.jpeg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Halkbank tarafından, Kamuyu Aydınlatma Platformu&#39;nda (KAP) ABD&#39;de banka aleyhinde açılan ceza davası ve ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Dairesi (OFAC) süreçlerine ilişkin açıklama yapıldı.ABD Adalet Bakanlığı Güney New York Bölge Savcılığı ile banka arasında&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E139AF-5E0FCE-E7EC3D-3958DD-91CA0D-3F694B.jpeg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Halkbank tarafından, Kamuyu Aydınlatma Platformu&#39;nda (KAP) ABD&#39;de banka aleyhinde açılan ceza davası ve ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Dairesi (OFAC) süreçlerine ilişkin açıklama yapıldı.ABD Adalet Bakanlığı Güney New York Bölge Savcılığı ile banka arasında imzalanarak 11 Mart 2026 tarihinde yürürlüğe giren Kovuşturmanın Ertelenmesi Anlaşması (DPA – Deferred Prosecution Agreement) kapsamında öngörülen Uyum Raporu&#39;nun uzman kuruluş tarafından hazırlanarak ABD Adalet Bakanlığı Güney New York Bölge Savcılığı ile OFAC&#39;a zamanında teslim edildiği bildirilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:&#34;Uyum Raporu&#39;nun teslim edilmesi sonrasında uzlaşma anlaşması uyarınca Halkbank ve ABD Adalet Bakanlığı Güney New York Bölge Savcılığı, ceza davasının düşürülmesine dair müşterek imza edilen dilekçeyi, ABD Güney New York Bölge Mahkemesi&#39;ne 10 Haziran 2026 tarihinde sunmuştur. ABD Güney New York Bölge Mahkemesi&#39;nin kısa süre içerisinde müşterek talep dilekçesini dikkate alarak ceza davasının düşürülmesini onaylaması ile birlikte 9 yıldır devam eden ceza davası tamamıyla sona erecektir.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 11 Jun 2026 10:27:03 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[TMSF, Assan Group'u satışa çıkardı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tmsf-assan-groupu-satisa-cikardi-9402/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tmsf-assan-groupu-satisa-cikardi-9402/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F98BEA-AC049B-99F39A-344CE6-E7444D-0F64E1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />TMSF&#39;nin satış ilanı Resmi Gazete&#39;de yayımlandı.Buna göre, TMSF&#39;ye kayyum olarak atanan Assan Group Makine Savunma Sanayi Anonim Şirketi&#39;ne ait mal, hak ve varlıklar ile sözleşmelerden Fon Kurulu kararıyla oluşturulan Assan Group Ticari ve İktisadi Bütünlüğü satışa&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F98BEA-AC049B-99F39A-344CE6-E7444D-0F64E1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />TMSF&#39;nin satış ilanı Resmi Gazete&#39;de yayımlandı.Buna göre, TMSF&#39;ye kayyum olarak atanan Assan Group Makine Savunma Sanayi Anonim Şirketi&#39;ne ait mal, hak ve varlıklar ile sözleşmelerden Fon Kurulu kararıyla oluşturulan Assan Group Ticari ve İktisadi Bütünlüğü satışa çıkarıldı.İhale, 8 Temmuz 2026 tarihinde saat 11.00&#39;de Fon&#39;un Büyükdere Caddesi No:143 Esentepe/İstanbul adresindeki konferans salonunda yapılacak. İhale, kapalı zarfla verilen mali tekliflerin açılmasıyla başlayacak. Açık artırmaya katılmaya hak kazananların listesinin (kısa liste) oluşturulmasının ardından açık artırma aşamasına geçilecek.İhale kapsamında Assan Group Ticari ve İktisadi Bütünlüğü&#39;nün muhammen bedeli 416 milyon 500 bin dolar olarak belirlenirken ihaleye katılabilmek için sunulması gereken teminat tutarı 41 milyon 650 bin dolar olacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 11 Jun 2026 09:30:07 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Gümrük sektöründe dijitalleşme ile rekabetin yeni kuralları]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gumruk-sektorunde-dijitallesme-ile-rekabetin-yeni-kurallari-1563/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gumruk-sektorunde-dijitallesme-ile-rekabetin-yeni-kurallari-1563/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C97254-131F25-E5B8CB-2ECB4C-F3D280-E93A04.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sektörde yaşanan dönüşüm, şirketler için önemli gelişim ve farklılaşma alanı yaratıyor. Dijitalleşmeye yatırım yapan firmalar; hız, verimlilik ve risk yönetimi gibi kritik alanlarda güçlenerek rekabette öne çıkıyor.&nbsp;Obdan Sistem Genel Müdürü Arkın Obdan süreci şu&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C97254-131F25-E5B8CB-2ECB4C-F3D280-E93A04.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sektörde yaşanan dönüşüm, şirketler için önemli gelişim ve farklılaşma alanı yaratıyor. Dijitalleşmeye yatırım yapan firmalar; hız, verimlilik ve risk yönetimi gibi kritik alanlarda güçlenerek rekabette öne çıkıyor.&nbsp;Obdan Sistem Genel Müdürü Arkın Obdan süreci şu sözlerle değerlendiriyor: "Teknolojiyi süreçlerine entegre eden firmalar, yalnızca operasyonel hızlarını artırmakla kalmıyor; aynı zamanda verimlilik ve risk yönetimi açısından da önemli avantajlar elde ediyor. Bugün dijitalleşme, sektör için güçlü bir rekabet avantajı ve sürdürülebilir büyümenin temel unsurlarından biri haline gelmiş durumda."&nbsp;Dış Ticarette Veri Yönetimi ve Hız Ön PlandaGümrük süreçlerinin dijital ortamlara taşınmasıyla birlikte veri akışı hız kazanırken, bu verinin etkin yönetimi operasyonel başarının belirleyici unsurlarından biri haline geliyor. Dijital altyapılar; süreçlerin uçtan uca izlenmesini, daha hızlı ve doğru karar alınmasını ve hata riskinin minimize edilmesini sağlıyor.Obdan Sistem ise geliştirdiği çözümlerle dış ticaret süreçlerini daha şeffaf, izlenebilir ve verimli kılarak dijital dönüşümde güçlü bir iş ortağı olarak konumlanıyor. Arkın Obdan, "Operasyonel bilgi birikimimizi teknolojiyle birleştirerek süreçleri daha şeffaf ve yönetilebilir hale getiriyoruz. Bu yaklaşım sayesinde hem verimliliği artırıyor hem de iş ortaklarımıza sürdürülebilir değer yaratıyoruz" diyor.Otomasyon ve Yapay Zekâ ile Verimlilik ArtıyorDijitalleşmenin en güçlü etkilerinden biri, manuel iş yükünü azaltması. OCR ve yapay zekâ destekli teknolojiler sayesinde evrak okuma, veri işleme ve beyanname hazırlama gibi süreçler büyük ölçüde otomatikleşiyor. Gelişmiş raporlama sistemleri ve anomali uyarıları ise firmaların veriye dayalı karar alma süreçlerini güçlendiriyor. Gerçek zamanlı veri takibi; hız, şeffaflık ve operasyonel kontrolü aynı anda mümkün kılıyor. Önümüzdeki dönemde yapay zekâ, otomasyon ve veri analitiği teknolojilerinin sektörde belirleyici rolünü daha da artırması bekleniyor.&nbsp;Bu teknolojilerin gümrük süreçlerini yalnızca hızlandırmakla kalmayacağını; aynı zamanda daha akıllı ve stratejik hale getireceğini belirten Obdan, şunları ekliyor: "Yapay zekâ, belge yönetimi ve risk analizi gibi alanlarda önemli bir rol oynayacak. Veri analitiği sayesinde şirketler geçmiş verilerden içgörüler üreterek operasyonlarını daha öngörülebilir şekilde yönetebilecek. Teknoloji, sektörü hem hız hem de strateji açısından dönüştürüyor."Hedef: Sektörün Dijital Dönüşümüne Katkı SağlamakObdan Sistem, halihazırda sürdürdüğü dijital dönüşüm odaklı projelerle sektörel inovasyona katkı sağlamaya devam ediyor. Dış ticaretin giderek daha veri odaklı hale geldiği bu yeni dönemde şirket, teknoloji yatırımları ve iş birlikleriyle hem kendi operasyonlarını hem de iş ortaklarının süreçlerini geliştirmeye devam edecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 11 Jun 2026 09:13:54 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İklim ve Gençlik Çalıştayı"  ile üniversiteli gençler buluştu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/iklim-ve-genclik-calistayi-ile-universiteli-gencler-bulustu-4215/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/iklim-ve-genclik-calistayi-ile-universiteli-gencler-bulustu-4215/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_29343A-C564CC-10C030-C74081-054A33-996445.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Küresel iklim eylem planlarının belirlendiği Birleşmiş Milletler Küresel İklim Zirvesi Taraflar Konferansı COP31 ev sahipliğinde Türkiye, gençlerin iklim mücadelesinde dönüştürücü etkisini öne çıkarıyor. "COP31'e Giden Yol: İklim ve Gençlik Çalıştayı" 21 Mayıs'ta, gençlerin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_29343A-C564CC-10C030-C74081-054A33-996445.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Küresel iklim eylem planlarının belirlendiği Birleşmiş Milletler Küresel İklim Zirvesi Taraflar Konferansı COP31 ev sahipliğinde Türkiye, gençlerin iklim mücadelesinde dönüştürücü etkisini öne çıkarıyor. "COP31'e Giden Yol: İklim ve Gençlik Çalıştayı" 21 Mayıs'ta, gençlerin iklim politikaları ve sürdürülebilir gelecek vizyonuna katkısını güçlendirmek amacıyla İstanbul'daki farklı üniversitelerden ve disiplinlerden öğrencileri ve akademisyenleri buluşturdu.Çalıştay "Dünyada ve Türkiye&#39;de COP Süreçleri ve Etkileri" paneli ile, Kalkınma Yatırım&nbsp; &nbsp;Bankası Genel Müdür Yardımcısı, Sürdürülebilirlik ve Etki Lider Seçil Yıldız moderasyonunda başladı. COP31'in gençlerin karar verici etkisini geliştireceğini belirten T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliğine Uyum ve Yerel Politikalar Dairesi Başkanı Ömer Öztürk şunları söyledi: İklim değişikliğine uyum politikalarında gençlerin rolü giderek daha stratejik hale geliyor. Gençler artık yalnızca farkındalık oluşturan aktörler değil; teknoloji geliştiren, veri üreten ve doğrudan politika süreçlerine katkı sunan çözüm ortaklarıdır. Yenilikçi bakış açısıyla iklim değişikliğine uyum projeleri geliştiriyor ve toplumsal katılımı güçlendiriyorlar. COP31'in Türkiye'de düzenlenmesi, gençlerin küresel iklim diplomasisini yakından tanımalarına, uluslararası ağlarla bağlantı kurmalarına ve yerel uygulamaları dünya sahnesine taşımalarına fırsat sağlayacaktır. COP31, gençlerin yalnızca geleceğin liderleri değil, bugünün karar vericileri olarak da öne çıkabilecekleri önemli bir kapasite geliştirme ve dönüşüm süreci olarak değerlendirilmektedir.Gençlerin yüzde 72&#39;si iklim sorununa çözüm üretilebileceğine inanıyorGençlerin iklim politikalarını etkileyen, çözüm geliştiren ve karar vericileri dönüştüren aktörler olduğuna değinen UNDP Türkiye İklim Değişikliği ve Çevre Portföy Yöneticisi Meral Mungan Arda ise şunları söyledi: "Birleşmiş Milletler araştırma sonuçları dünyada 16-24 yaş arasında 1,2 milyardan fazla genç olduğunu ve yüzde 67&#39;sinin iklim değişikliğinden endişe duyduğunu belirtiyor. Gençlerin yüzde 72&#39;si iklim sorununa çözüm üretilebileceğine inanıyor. Bu umut, gençleri iklim eyleminin merkezine koyuyor. Son yıllardaki gençlik hareketleri iklim gündemini dönüştürdü, gençleri bilim temelli politika çağrılarına ve müzakere salonlarına yönlendirdi. UNDP küresel "Youth4Climate girişimi" 2023&#39;ten bu yana 59 ülkede gençlerin liderlik ettiği 150 projeyi destekledi. İklim krizinde başarılı bir dönüşüm ancak gençlerin bilgiye erişebildiği, söz sahibi olabildiği ve çözüm üretebildiği bir ekosistemle mümkün. COP31 Antalya, Türkiye için büyük bir fırsat ve gençlerin başından itibaren sürecin parçası olması gerekiyor."&nbsp;Gençlerin fikirleri COP31 süresine taşınıyor"İklim Odaklı Kurum Kültürü" panelinde ise, İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği SKD Türkiye Genel Sekreter Yardımcısı Ceylan Hünal Garih moderasyonunda Borusan Holding Sürdürülebilirlik Birim Yöneticisi Semra Özgür, "Sürdürülebilirlik artık kurumlarda tüm iş süreçleri ile birlikte ele alınıyor."&nbsp; dedi ve şöyle devam etti: "Tüm paydaşların ve tüm birimlerin sürece dahil edildiği bir yapı ile ilerliyoruz. İklim, her birimin günlük karar alma süreçlerinde iş yapış modellerine entegre edilmiş durumda. Kurumların ve mesleklerin vizyonu artık sürdürülebilirlik ve iklim odaklı çiziliyor. Çalıştayda gençlerin dinleyici olmanın ötesinde, sürece somut katkılar sunan aktif paydaşlar olarak yer almaları oldukça umut vericiydi. COP31&#39;de geleceğimizi etkileyecek kararlar alınacak. Gelecek gençlerin ve karar süreçlerinde onların da yer almaları çok değerli."COP31'in aynı zamanda bir Gençlik COP'u olduğunu belirten Marmara Üniversitesi Sürdürülebilirlik Koordinatörü Prof. Dr. Esra Yüksel "Çalıştay gençlerin iklim politikalarının şekillendiricisi olmaya hazır olduğunu gösterdi. Döngüsel ekonominin Türkiye&#39;nin dışa bağımlılığını azaltabileceğini, sürdürülebilir kentlerin yalnızca altyapı değil sosyal adalet ve erişilebilirlik temelinde ele alınması gerektiğini, yapay zekânın kaynak tüketimini artıran değil iklim çözümleri üreten bir araç olarak kullanılmasının önemini vurguladılar. Yeşil dönüşümün ancak uzun vadeli destek mekanizmaları ve adil geçiş yaklaşımıyla başarılı olabileceğini, kadınların ve yerel toplulukların dönüşüm sürecine etkin katılımının kritik olduğunu ifade ettiler." dedi.İklim krizinin etkilerinin derinleşmesi ile gençlerin sesini küresel ölçekte duyurmasının daha fazla önem kazandığına değinen Sürdürülebilir Yaşam Okulu Kurucusu Aslı Dede "COP31 Başkanlık vizyonu Diyalog, Uzlaşı, Aksiyon olarak belirlendi. Hedefimiz bu vizyonla gençlerin COP31'e etkin katılımını sağlamak, çözüm önerilerini ve beklentilerini çok paydaşlı bir diyalog ortamında görünür kılmak. Bu amaçla gençlik topluluğumuzla ilerlemeye devam ediyoruz." dedi.Panellerin ardından, "COP31 ve Sivil Toplum" konuşması ile UNDP Türkiye GEF-SGP Küresel Çevre Fonu Türkiye Koordinatörü Gökmen Argun, iklim değişikliği ile mücadelede sivil toplumun önemini anlattı. &#34;Sosyal Etki, Yönetişim ve Paydaş Katılımı&#34; konuşması ile Disoder Yönetim Kurul Üyesi Kübra Kalkandelen sahadan etki yaratan örnekler paylaştı.Konuşmalardan bilgi ve ilham alan İstanbul'daki yaklaşık 25 üniversiteden Bakanlık İlkim Elçileri dahil 200 öğrenci, iklim odaklı farklı temalarda koordinatörler ve akademisyenler ile çalışma gruplarına ayrıldılar. Gruplarda "Kaynak Verimliliği ve Ekosistem, Kentsel Yaşam ve Kapsayıcılık, Teknoloji ve İnovasyon, Finansman ve Uyum" temalarında görüşlerini ve önerilerini paylaştılar. Gençlerin fikirlerinden "İklim ve Gençlik Çalıştayı Raporu" hazırlanarak İklim Değişikliği Başkanlığı'na sunulacak. Hareketin merkezine gençleri alan çalıştayda, tüm süreçlere Marmara Üniversitesi Yeşil Ekonomi ve Sürdürülebilirlik Kulübü YESK gönüllü destek verdi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 11 Jun 2026 08:02:27 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İş ve sanat dünyası "Beyond Yoga"da buluştu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/is-ve-sanat-dunyasi-beyond-yogada-bulustu-8349/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/is-ve-sanat-dunyasi-beyond-yogada-bulustu-8349/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7972DD-111BBA-011C24-4E54E5-D75D32-16C468.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Avrupa ve Asya kıtaları arasında seyreden özel teknede gerçekleşen etkinlik; yoga, mindfulness, longevity, müzik ve sağlıklı beslenmeyi aynı yolculukta bir araya getirerek katılımcılara iki kıtayı birbirine bağlayan benzersiz bir wellness deneyimi sundu.Boğazın Dinginliğinde Beden&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7972DD-111BBA-011C24-4E54E5-D75D32-16C468.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Avrupa ve Asya kıtaları arasında seyreden özel teknede gerçekleşen etkinlik; yoga, mindfulness, longevity, müzik ve sağlıklı beslenmeyi aynı yolculukta bir araya getirerek katılımcılara iki kıtayı birbirine bağlayan benzersiz bir wellness deneyimi sundu.Boğazın Dinginliğinde Beden ve Zihin Uyumu&nbsp;Modern yaşamın hızına kısa bir mola vermeyi amaçlayan etkinlik, katılımcıları günün ilk saatlerinde Boğaz'ın dinginliğiyle buluşturdu. Sağlıklı Beslenme ve Longevity Uzmanı Özlem Balcın'ın ev sahipliğinde gerçekleşen deneyim, Yoga ve Mindfulness Eğitmeni Verda Kutsal eşliğinde yapılan yoga pratiği ve nefes çalışmalarıyla başladı. Katılımcılar, Avrupa ve Asya arasında ilerleyen yolculuk boyunca nefes, hareket ve farkındalık aracılığıyla beden-zihin uyumunu yeniden keşfetme fırsatı buldu.Olimpik Sporcudan Etkinliğe Özel Müzik PerformansıDeneyimin bir diğer dikkat çekici unsuru ise aktif yaşam kültürünü temsil eden milli ve olimpik bir sporcunun etkinliğe özel hazırladığı müzik performansı oldu. Boğaz'ın ritmiyle bütünleşen seçkiler, katılımcılara gün boyunca enerjik ve ilham verici bir atmosfer sunarken; hareket, denge ve iyi yaşam temalarını müzik aracılığıyla da deneyimleme fırsatı yarattı.Le Pain Quotidien'in global "Taste of Living Better" yaklaşımından ilham alan etkinlik, yalnızca fiziksel bir aktivite değil; daha bilinçli, dengeli ve sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarına davet niteliği taşıdı. Wellness, topluluk ve paylaşım kavramlarını aynı deneyimde buluşturan etkinlik, İstanbul'un iki yakasını birbirine bağlayan Boğaz'da katılımcılara ilham verici bir sabah ritüeli sundu.Doğal ve Mevsimsel Lezzetlerle Bütünsel BeslenmeDeneyimin gastronomi bölümünde ise Le Pain Quotidien'in doğal ve mevsimsel içeriklerden oluşan seçkisi öne çıktı. Avokado tartine, Wild Berry Bowl, granola ve meyve bowl, mercimek ve avokado salatası, chia pudding ve sağlıklı içeceklerden oluşan özel menü, etkinliğin bütünsel iyi yaşam yaklaşımını destekledi.İş ve Sanat Dünyası "Beyond Yoga"da Buluştuİstanbul'un iş, sanat, medya ve iyi yaşam dünyasından birçok tanınmış ismin katıldığı etkinlikte; Yıldız Çağrı Atiksoy, Didem Balçın, Aslı Tandoğan, Akasya Asıltürkmen, Semra San, Nihan Kayalıoğlu, Pınar Şeker, Ayşe Özyılmazel, Yasemin Şefik, Münhan Çınar, Senem Türkanoğlu, Ecem Kızıltoprak, Şiva Behrouzfar, İdil Yürük, İlayda Ildır ve Rüya Coric de yer aldı. Farklı disiplinlerden gelen katılımcılar, iyi yaşam, hareket, farkındalık ve paylaşım etrafında bir araya gelerek deneyime eşlik etti."İstanbul'un Coğrafi Avantajını Global Bir İlham Kaynağına Dönüştürdük"Etkinliğe ilişkin değerlendirmede bulunan Honest Holding ve Le Pain Quotidien Kurumsal İletişim ve Pazarlama Direktörü Tuğçe Tanju Atıl, şunları söyledi: "Beyond Yoga, Le Pain Quotidien'in iyi yaşam yaklaşımını yalnızca sofrada değil, hayatın her alanında deneyimlenebilir kılma vizyonunun güçlü bir yansıması. Longevity, mindfulness, hareket, sağlıklı beslenme ve müziği; dünyanın iki kıtasını birbirine bağlayan İstanbul Boğazı'nda bir araya getirerek markamızın özünü unutulmaz bir deneyime dönüştürdük. Etkinliğin her detayı stratejik bir bakış açısıyla kurgulandı. Sağlıklı yaşam uzmanlarından yoga eğitmenlerine, aktif yaşam kültürünü temsil eden milli bir sporcunun müzik performansına kadar tüm unsurlar, iyi yaşamı farklı disiplinler üzerinden deneyimletmek amacıyla bir araya getirildi. Çünkü bugün insanlar yalnızca ürün değil; kendilerine ilham veren, yaşamlarına değer katan ve hatırlanacak deneyimler arıyor."Türkiye pazarının yenilikçi gücüne ve projenin küresel ağdaki başarısına dikkat çeken Atıl, sözlerine şöyle devam etti:"İstanbul'un iki kıtayı buluşturan eşsiz konumu sayesinde hayata geçirdiğimiz bu proje, yalnızca Türkiye'de değil, Le Pain Quotidien'in global ağı içerisinde de ilgiyle takip edilen ve ilham veren bir örnek haline geldi. Türkiye, markanın dünya çapındaki operasyonları içerisinde en dinamik ve yenilikçi pazarlardan biri konumunda bulunuyor. Bu etkinlikle birlikte İstanbul'un benzersiz coğrafi avantajını ve iyi yaşam kültürünü bir araya getirerek, global ölçekte dikkat çeken özgün bir deneyim ortaya koyduk. Önümüzdeki dönemde de markamızı iyi yaşam kültürünün öncülerinden biri olarak konumlandıran, toplulukları bir araya getiren ve ilham veren yenilikçi deneyimler yaratmaya devam edeceğiz."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 10 Jun 2026 10:27:01 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Gençlerin mülkiyet hayali uzaklaşıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/genclerin-mulkiyet-hayali-uzaklasiyor--689/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/genclerin-mulkiyet-hayali-uzaklasiyor--689/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_42E3B3-EA3B56-A14B2D-3D3391-1F0885-B26554.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye&#39;de son yıllarda yaşanan yüksek enflasyon süreci, yalnızca günlük yaşam maliyetlerini artırmakla kalmadı, aynı zamanda hanehalklarının uzun vadeli hedeflerini de zorlaştırdı. Özellikle konut ve otomobil fiyatlarındaki hızlı yükseliş, sabit gelirle çalışan milyonlarca&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_42E3B3-EA3B56-A14B2D-3D3391-1F0885-B26554.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye&#39;de son yıllarda yaşanan yüksek enflasyon süreci, yalnızca günlük yaşam maliyetlerini artırmakla kalmadı, aynı zamanda hanehalklarının uzun vadeli hedeflerini de zorlaştırdı. Özellikle konut ve otomobil fiyatlarındaki hızlı yükseliş, sabit gelirle çalışan milyonlarca kişinin birikim yapma kapasitesini önemli ölçüde sınırlandırdı.Ekonomi çevrelerinde sıkça dile getirilen değerlendirmeler arasında, genç kuşakların önceki nesillerin sahip olduğu ekonomik fırsatlara ulaşmakta zorlandığı görüşü öne çıkıyor. Bu çerçevede Prof. Dr. Özgür Demirtaş&#39;ın uzun yıllardır yaptığı açıklamalar da yeniden gündeme taşınıyor.Gelir artışı varlık fiyatlarını yakalayamıyorUzmanlara göre son dönemde ücretlerde yapılan artışlar, konut ve otomobil gibi yatırım niteliğindeki varlıkların fiyat artış hızının gerisinde kalıyor. Bu durum özellikle büyükşehirlerde yaşayan genç çalışanların ev sahibi olma hedeflerini ertelemesine neden oluyor.Konut piyasasında yaşanan fiyat yükselişleri, yüksek kredi maliyetleriyle birleşince ilk kez ev alacak kesimin finansmana erişimini zorlaştırıyor. Benzer şekilde otomobil fiyatlarındaki artış da bireysel ulaşım araçlarını birçok çalışan için ulaşılması güç bir hedef haline getiriyor.Orta sınıf üzerindeki baskı artıyorEkonomik tartışmaların merkezindeki bir diğer konu ise orta gelir grubunun giderek zayıflaması. Yüksek enflasyon ortamında ücret gelirlerinin reel olarak aşınması, tasarruf yapabilen kesimin daralmasına yol açıyor.Ekonomistler, gelir dağılımındaki bozulmanın yalnızca tüketim alışkanlıklarını değil, toplumsal refah beklentilerini de etkilediğine dikkat çekiyor. Geçmişte düzenli gelir sahibi olmanın sağladığı ekonomik güvence, günümüzde aynı ölçüde karşılık bulmakta zorlanıyor.Kalıcı refah için üretim ve verimlilik vurgusuUzmanların ortaklaştığı başlıklardan biri de sürdürülebilir büyümenin yalnızca para politikalarıyla sağlanamayacağı görüşü. Ekonomik istikrarın kalıcı hale gelmesi için üretim kapasitesinin artırılması, yüksek katma değerli sektörlerin geliştirilmesi ve yatırım ortamının güçlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor.Bu kapsamda eğitim kalitesi, hukuk güvenliği, teknolojik dönüşüm ve verimlilik artışı gibi unsurların uzun vadeli kalkınmanın temel bileşenleri olduğu belirtiliyor.Gençlerin gelecek endişesi derinleşiyorArtan kira giderleri, yükselen yaşam maliyetleri ve tasarruf imkanlarının azalması, genç nüfusun ekonomik beklentilerini önemli ölçüde etkiliyor. Araştırmalar, özellikle büyükşehirlerde yaşayan gençlerin önemli bölümünün ev sahibi olmayı uzun vadeli ve zor bir hedef olarak gördüğünü ortaya koyuyor.Ekonomi gündeminde sıkça tartışılan temel soru ise değişmiyor: Düzenli maaşla çalışan yeni kuşaklar, önceki nesillerin ulaştığı yaşam standartlarını yakalayabilecek mi?Uzmanlara göre bu sorunun yanıtı; enflasyonla mücadelede sağlanacak başarıya, üretim odaklı büyüme politikalarına ve gelir dağılımındaki dengenin yeniden kurulmasına bağlı olacak. Mevcut görünüm ise gençlerin ekonomik gelecek kaygısının önümüzdeki dönemde de gündemin üst sıralarında yer alacağını gösteriyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 10 Jun 2026 02:42:53 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Karataş Çifti Bodrum'da fark yaratıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/karatas-cifti-bodrumda-fark-yaratiyor-613/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/karatas-cifti-bodrumda-fark-yaratiyor-613/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8EA19D-A627B4-463AC8-D76323-A024B2-AE7B57.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bursa doğumlu başarılı iş insanı, eşi Gözde Karataş ile birlikte Bodrum'un en gözde destinasyonlarından Yalıkavak'ta hayata geçirdikleri Z Beach-Restoran ile sezona hızlı bir başlangıç yaptı. Şıklığı, konforu ve lezzeti bir araya getiren yeni mekân, daha şimdiden bölgenin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8EA19D-A627B4-463AC8-D76323-A024B2-AE7B57.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bursa doğumlu başarılı iş insanı, eşi Gözde Karataş ile birlikte Bodrum'un en gözde destinasyonlarından Yalıkavak'ta hayata geçirdikleri Z Beach-Restoran ile sezona hızlı bir başlangıç yaptı. Şıklığı, konforu ve lezzeti bir araya getiren yeni mekân, daha şimdiden bölgenin uğrak noktalarından biri olmaya aday.İş dünyasındaki vizyonunu Bodrum sahillerine taşıyan Karataş çifti, hem ambiyansı hem de özel menüsüyle misafirlerine unutulmaz bir deneyim sunmayı hedefliyor. Yaz sezonuna damga vurması beklenen Z Beach-Restoran, şimdiden tatilcilerin radarına girmiş durumda.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 09 Jun 2026 12:37:58 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Kadınların güçlendirilmesinden daha etkili bir kalkınma aracı yoktur"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kadinlarin-guclendirilmesinden-daha-etkili-bir-kalkinma-araci-yoktur-6822/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kadinlarin-guclendirilmesinden-daha-etkili-bir-kalkinma-araci-yoktur-6822/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4DEAA8-363634-BA2B00-60BB74-CC8156-D79598.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dünyanın dört bir yanından kadın liderlerin katıldığı 2026 Küresel Kadın Zirvesi (Global Summit of Women) 4-6 Haziran tarihlerinde İstanbul'da gerçekleştirildi. Zirve, 45 ülkeden kadın liderleri, bakanları, CEO&#39;ları ve girişimcileri &#34;Kadınlar: Cesur Bir Geleceğe Köprüler&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4DEAA8-363634-BA2B00-60BB74-CC8156-D79598.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dünyanın dört bir yanından kadın liderlerin katıldığı 2026 Küresel Kadın Zirvesi (Global Summit of Women) 4-6 Haziran tarihlerinde İstanbul'da gerçekleştirildi. Zirve, 45 ülkeden kadın liderleri, bakanları, CEO&#39;ları ve girişimcileri &#34;Kadınlar: Cesur Bir Geleceğe Köprüler Kurmak&#34; teması altında bir araya getirdi.Zirvenin &#34;Türkiye ile İş Yapmak&#34; oturumunda, T.C. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı ve QNB Invest CEO'su Pamir Karagöz ile Garanti BBVA KOBİ Bankacılığından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Sibel Kaya Türkiye ekonomisinin güncel durumuyla ilgili sunum yaptı.Karagöz: "Ekonomik Büyümenin Anahtarı: Kadınların Güçlenmesidir"Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Pamir Karagöz, 2026 Küresel Kadın Zirvesi'nde yaptığı konuşmada; Türkiye'nin köklü üretim kültürü, yapısal çeşitliliği ve küresel tedarik zincirlerindeki stratejik konumuyla 1,6 trilyon dolarlık GSYH ölçeğine ulaşmış dinamik bir ekonomi olduğunu vurguladı.Karagöz, "Anadolu'nun tarihsel mirasından Cumhuriyet'in modernleşme vizyonuna, üretimden teknolojiye ve coğrafi avantajlardan sermaye piyasalarına uzanan Türkiye hikâyesinin ortak noktası, potansiyeli değere dönüştürme kapasitesidir. Bugün Türkiye'nin en önemli fırsatı, bu potansiyeli daha geniş bir katılımla harekete geçirmektir. Çünkü büyümenin bir sonraki aşaması yalnızca üretimi artırmak değil, insan kaynağını daha etkin şekilde ekonomiye kazandırmaktır. Bu nedenle kadınların iş gücüne, girişimciliğe, liderliğe ve sermaye piyasalarına daha güçlü katılımı, Türkiye'nin gelecekteki büyüme hikâyesinin temel unsurlarından biridir" dedi."Türkiye küresel değer zincirinde önemli bir rol üstleniyor"Karagöz ayrıca Türkiye'nin son on yılda yüzde 6,3 büyüme performansıyla yalnızca bir yükselen pazar değil, üretim, dayanıklılık ve bağlantısallık üzerine kurulu bir büyüme platformu haline geldiğini ifade etti. "Güçlü sanayi altyapısı, stratejik konumu, genç ve uyum sağlayabilen nüfusu, gelişen teknoloji ekosistemi ve derinleşen sermaye piyasalarıyla Türkiye, küresel değer zincirlerinde giderek daha önemli bir rol üstlenmektedir" diye konuştu.Kadınların bu hikâyenin merkezinde yer aldığını vurgulayan Karagöz, "Kadınlar yalnızca bu dönüşümün bir parçası değil, aynı zamanda en temel taşıdır. Cumhuriyet'in ilk yıllarından bu yana güçlenen kadın varlığı, bugün Türkiye'nin en büyük beşeri sermaye potansiyellerinden biridir. Kadınların iş gücünde, girişimcilikte, liderlikte ve sermaye piyasalarında daha güçlü temsil edilmesi yalnızca toplumsal ilerleme değil, aynı zamanda ekonomik büyümenin de en güçlü çarpanlarından biridir" ifadelerini kullandı. Karagöz sözlerini şöyle tamamladı: "Hedefimiz, üretim mirasını ve insan sermayesini daha fazla Ar-Ge, yüksek katma değerli inovasyon ve kapsayıcı bir ekonomik yapı ile birleştirerek Türkiye'yi küresel ekonomide daha rekabetçi ve sürdürülebilir bir geleceğe taşımaktır."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 09 Jun 2026 11:02:37 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Esnafa 803 milyar lira hazine destekli finansman sağlandı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/esnafa-803-milyar-lira-hazine-destekli-finansman-saglandi-7868/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/esnafa-803-milyar-lira-hazine-destekli-finansman-saglandi-7868/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5EA086-0A8CC5-4C53D9-133503-74FC06-E6FF7A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bakanlıktan yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın liderliğinde, hükümetin üretim, yatırım, istihdam ve ihracat odaklı ekonomi politikaları doğrultusunda, esnaf ve sanatkarların finansmana ulaşmasını kolaylaştırmaya yönelik desteklerin kararlılıkla sürdürüldüğü&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5EA086-0A8CC5-4C53D9-133503-74FC06-E6FF7A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bakanlıktan yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın liderliğinde, hükümetin üretim, yatırım, istihdam ve ihracat odaklı ekonomi politikaları doğrultusunda, esnaf ve sanatkarların finansmana ulaşmasını kolaylaştırmaya yönelik desteklerin kararlılıkla sürdürüldüğü kaydedildi.Bu kapsamda Bakanlığa bağlı kredi ve kefalet kooperatiflerinin kefaletiyle yürütülen hazine destekli kredi uygulamalarıyla esnaf ve sanatkarların işletme sermayelerinin güçlendirilmesi, faaliyetlerinin sürdürülebilirliğinin desteklenmesi ve ekonomik hayata katkılarının artırılmasının hedeflendiği vurgulanan açıklamada, şu bilgi verildi:&#34;Ticaret Bakanlığına bağlı kredi ve kefalet kooperatiflerince yürütülen hazine destekli finansman uygulaması aracılığıyla esnaf ve sanatkarlarımıza sağlanan hazine destekli kredilerin tutarı 2003- 31 Mayıs 2026 döneminde 803 milyar liraya ulaştı. Esnaf ve sanatkarlarımız, 23 yılı aşkın süreçte 4 milyon 681 bin 831 kredi kullandırımıyla hazine destekli finansmandan yararlandı. Esnaf ve sanatkarlarımıza 2026&#39;nın ilk 5 aylık döneminde de 83 bin 420 kredi kullandırımı kapsamında 63,1 milyar lira hazine destekli finansman sağlandı.&#34;- 2025&#39;te 175,8 milyar lira hazine destekli finansman imkanıAçıklamada, 23 yılı aşkın süreçte esnaf ve sanatkarlara 4 milyon 681 bin 831 kredi kullandırımı yapıldığı ifade edildi.Son yıllarda sağlanan finansman desteklerinin detayları paylaşılan açıklamada, &#34;2023&#39;te 441 bin 151 kredi kullandırımı kapsamında 164 milyar lira, 2024&#39;te 232 bin 192 kredi kullandırımıyla 114,8 milyar lira, 2025&#39;te 257 bin 709 kredi kullandırımı sonucu 175,8 milyar lira hazine destekli finansman sağlanmıştır.&#34; değerlendirmesinde bulunuldu.Açıklamada, esnaf ve sanatkarların üretimin, ticaretin, istihdamın ve sosyal hayatın temel unsurlarından biri olmayı sürdürdüğüne dikkati çekilerek, Bakanlığın öncelikli hedefleri arasında, esnaf ve sanatkarların güçlendirilmesinin, rekabet kabiliyetlerinin artırılmasının ve finansman imkanlarının geliştirilmesinin olduğu vurgulandı.Bakanlığın, Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda, esnaf ve sanatkarların finansmana ulaşmasını kolaylaştırmaya, kredi maliyetlerini hafifletmeye, yeni yatırım ve büyüme imkanlarını desteklemeye devam edeceği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:&#34;Güçlü esnaf, güçlü ticaret, güçlü ticaret ise güçlü Türkiye demektir. Bu anlayışla daha rekabetçi, daha sürdürülebilir ve daha kapsayıcı bir ticaret ekosistemini hep birlikte inşa etmeyi sürdüreceğiz.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 08 Jun 2026 10:34:40 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Hem vatandaş hem işletme alarm veriyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/hem-vatandas-hem-isletme-alarm-veriyor-4359/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/hem-vatandas-hem-isletme-alarm-veriyor-4359/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8E7757-C69C4E-F95CDC-E90B3F-DDF12F-167E1E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mustafa DENİZTürkiye ekonomisinde son yılların en belirgin sorunu haline gelen hayat pahalılığı, toplumun tüm kesimlerini etkileyen çok boyutlu bir ekonomik baskıya dönüşmüş durumda. Enflasyondaki yüksek seyir nedeniyle vatandaşın alım gücü gerilerken, ücretlerde yapılan artışlar&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8E7757-C69C4E-F95CDC-E90B3F-DDF12F-167E1E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mustafa DENİZTürkiye ekonomisinde son yılların en belirgin sorunu haline gelen hayat pahalılığı, toplumun tüm kesimlerini etkileyen çok boyutlu bir ekonomik baskıya dönüşmüş durumda. Enflasyondaki yüksek seyir nedeniyle vatandaşın alım gücü gerilerken, ücretlerde yapılan artışlar temel ihtiyaçlardaki fiyat yükselişlerini karşılamakta yetersiz kalıyor.Özellikle büyükşehirlerde hızla yükselen konut kiraları, çalışanların bütçelerinde en büyük harcama kalemi haline geldi. Gelirinin önemli bölümünü kiraya ayırmak zorunda kalan milyonlarca kişi, gıda, ulaşım, eğitim ve sağlık gibi zorunlu harcamalarda tasarrufa yöneliyor. Bu durum iç tüketimde yavaşlamaya neden olurken, perakende sektöründen hizmet sektörüne kadar birçok alanda satışların gerilemesine yol açıyor.Ekonomideki sıkışıklığın bir diğer boyutu ise işletmeler cephesinde yaşanıyor. Artan kira giderleri, enerji maliyetleri, finansmana erişimde yaşanan zorluklar ve yükselen personel giderleri, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler üzerinde ciddi baskı oluşturuyor. Birçok işletme maliyetlerini fiyatlara yansıtmakta zorlanırken, talepteki daralma kârlılıkları aşağı çekiyor.Üretici de tüketici de zordaUzmanlara göre ekonomide ortaya çıkan tablo, yalnızca tüketicilerin değil üreticilerin de aynı anda zorlandığı bir döneme işaret ediyor. Bir tarafta gelir artışının enflasyon karşısında yetersiz kalması, diğer tarafta işletmelerin yükselen maliyetlerle mücadele etmesi çarkların yavaşlamasına neden oluyor.Son dönemde birçok sektörde konkordato başvurularının ve şirket kapanışlarının artması da piyasalardaki kırılganlığın önemli göstergeleri arasında değerlendiriliyor. Özellikle tekstil, hazır giyim, perakende ve hizmet sektörlerinde faaliyet gösteren işletmeler, hem yüksek maliyetler hem de zayıflayan talep nedeniyle zor bir süreçten geçiyor.Yapısal adımlar atılmalı&nbsp;Ekonomistler, sürdürülebilir büyümenin sağlanabilmesi için enflasyonla mücadelede kalıcı sonuçlar alınmasının, ücretlerin alım gücünü koruyacak politikaların geliştirilmesinin ve işletmeler üzerindeki maliyet baskısını azaltacak yapısal adımların önemine dikkat çekiyor.Türkiye ekonomisi bugün, yüksek enflasyon, düşük alım gücü, yükselen kira maliyetleri ve zorlanan işletmelerin oluşturduğu dörtlü baskının etkisi altında bulunuyor. Bu tablonun ne kadar süreceği ise enflasyonun seyrine ve ekonomide uygulanacak politikalara bağlı olacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 08 Jun 2026 02:10:10 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Gelecek çocukların hayal gücüyle şekillendi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gelecek-cocuklarin-hayal-gucuyle-sekillendi-7321/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gelecek-cocuklarin-hayal-gucuyle-sekillendi-7321/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C1B88C-E9824F-B2EB90-2D5F6F-CB2D3C-2BFE6A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bahçeşehir Koleji'nin "Gelecek Sensin" temasıyla İstanbul Volkswagen Arena'da gerçekleştirdiği yıl sonu gösterisi; öğrencilerin yaratıcılığını, hayal gücünü ve sahne enerjisini unutulmaz bir atmosferde buluşturdu. Merak, öğrenme, ilham, cesaret ve köklerini bilme başlıkları&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C1B88C-E9824F-B2EB90-2D5F6F-CB2D3C-2BFE6A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bahçeşehir Koleji'nin "Gelecek Sensin" temasıyla İstanbul Volkswagen Arena'da gerçekleştirdiği yıl sonu gösterisi; öğrencilerin yaratıcılığını, hayal gücünü ve sahne enerjisini unutulmaz bir atmosferde buluşturdu. Merak, öğrenme, ilham, cesaret ve köklerini bilme başlıkları etrafında kurgulanan gecede öğrenciler, sahne performanslarıyla geleceğin kendilerinde şekillendiğini güçlü bir anlatıyla sahneye taşıdı.&nbsp;Yaklaşık 2.500 davetlinin katılımıyla gerçekleşen geceye Bahçeşehir Koleji Genel Müdürü Dr. Özlem Koç, genel müdürlük yöneticileri, öğretmenler, öğrenciler ve veliler katıldı.Gelecek; Merak Edenlerin, Öğrenenlerin, İlham Verenlerin ve Cesaret Edenlerin Sahnesinde Hayat Bulduİstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa'daki Bahçeşehir Koleji kampüslerinden 700 öğrencinin sahne aldığı gecede, 160 öğretmen de hazırlık ve sahne arkası süreçlerinde öğrencilerine eşlik etti. Öğrencilerin performanslarına, profesyonel müzisyenler ve öğretmenlerden oluşan 40 kişilik müzik ekibi de sahnede eşlik ederek gecenin ritmini ve enerjisini güçlendirdi.Etkinliğin ana çerçevesini oluşturan "Gelecek Sensin" teması, geleceği uzak bir zaman olarak değil; çocukların düşlerinde, fikirlerinde, cesaretlerinde ve kendi yollarını inşa etme iradelerinde şekillenen canlı bir gerçeklik olarak ele alındı. Gece boyunca sahneye taşınan performanslar, öğrencilerin yalnızca yarına hazırlanmadığını; bugünden geleceği kuran bireyler olarak var olduklarını güçlü bir sahne diliyle anlattı."Gelecek, çocuklarımızın ta kendisi"&nbsp;Gecenin açılış konuşmasını gerçekleştiren Bahçeşehir Koleji Genel Müdürü Dr. Özlem Koç, "Sizlere 'Gelecek Sensin' derken kastettiğimiz, yalnızca yarının yetişkinleri olmanız değil. Bundan çok daha derin bir anlamı var. Biz bu cümleyle sizlere, kendi hayatınızın öznesi olma gücünüzü hatırlatmak istiyoruz. Çünkü insan kendini hazır bir cevap gibi bulmaz; merakıyla, seçimleriyle, emeğiyle, deneyimleriyle ve değerleriyle kendini inşa eder. Bu yüzden soru sormaktan vazgeçmeyin. Merakınızın peşinden gidin. Öğrenirken yalnızca doğru cevapları değil, daha iyi soruları da arayın. Kendi yolunuzu açma cesareti gösterin. Bu yolculukta yalnız değilsiniz. Yanınızda, size inanan sizinle gurur duyan aileleriniz var. Öğretmenleriniz ve tüm Bahçeşehir Koleji ailesi olarak bizler de her zaman yanınızdayız" dedi.Ünlü Sanatçılar Öğrencilerle Aynı Sahneyi PaylaştıGecenin "Gelecek İlham Verenlerin" bölümünde sanatçı Gökhan Türkmen, Bahçeşehir Koleji öğrencileri arasında yer alan kızları ve diğer öğrencilerle birlikte "Mavi" isimli şarkıyı seslendirdi. "Gelecek Köklerini Bilenlerin" bölümünde ise sanatçı Sümer Ezgü, Bahçeşehir Koleji mezunu olan oğlu ve diğer öğrencilerle birlikte "Deniz Üstü Köpürür" türküsünü seslendirdi. Bu özel performanslar, geceye hem duygusal hem de coşkulu anlar kattı.Bahçeşehir Koleji mezunu Ayşe Nehir Çevik ise sergilediği göz alıcı dans performansıyla sahneye büyük bir enerji katarak izleyicilerden tam not aldı."Gelecek Sensin" Yolculuğu "Kıvılcım" ile Final YaptıGecenin finalinde tüm öğrencilerin sahne aldığı "Kıvılcım" gösterisi, "Gelecek Sensin" temasının en güçlü anlarından biri oldu. Merakla başlayan, öğrenmeyle derinleşen, ilhamla çoğalan, cesaretle yol alan ve köklerinden güç alan sahne yolculuğu; finalde öğrencilerin ortak enerjisiyle tek bir duyguda buluştu. "Kıvılcım", geleceğin çocukların düşlerinde, fikirlerinde ve cesaretinde bugünden şekillendiğini hatırlatan coşkulu bir kapanışa dönüştü.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 07 Jun 2026 12:38:36 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Gelin yerleşin Türkiye'nin büyüme hikayesinin bir parçası olun"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gelin-yerlesin-turkiyenin-buyume-hikayesinin-bir-parcasi-olun-7638/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gelin-yerlesin-turkiyenin-buyume-hikayesinin-bir-parcasi-olun-7638/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9BC632-6A3524-04010A-B373A1-B8904E-C4E8D9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, DEİK 39. Genel Kurulu ve Ustalara Saygı Ödül Töreni&#39;nde konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu&#39;nun (DEİK) 39. Olağan Mali Genel Kurulu ve 5. Ustalara Saygı Ödül Töreni&#39;ne katılarak iş dünyası temsilcilerine&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9BC632-6A3524-04010A-B373A1-B8904E-C4E8D9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, DEİK 39. Genel Kurulu ve Ustalara Saygı Ödül Töreni&#39;nde konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu&#39;nun (DEİK) 39. Olağan Mali Genel Kurulu ve 5. Ustalara Saygı Ödül Töreni&#39;ne katılarak iş dünyası temsilcilerine hitap etti.Konuşmasına tüm katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, genel kurulun ve ödül töreninin hayırlara vesile olmasını diledi.Cumhurbaşkanı Erdoğan&#39;ın açıklamalarından önemli satır başları şöyle:Öncelikle 1985 yılından beri özel sektörümüzün dış ekonomik ilişkilerinde lokomotif görevi üstlenen DEİK'imizin siz değerli üyeleriyle bir araya gelmekten duyduğum memnuniyeti ifade etmek istiyorum. Bu güzel buluşmaya vesile olan DEİK yönetimine teşekkür ediyor; 39. Olağan Genel Kurulun ülkemiz, milletimiz, iş insanlarımız ve siz değerli üyelerimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum.Bu sene 41. yaşını kutlayan DEİK'e 41 kere maşallah diyorum. Bu vesileyle kuruluşundan itibaren DEİK yönetiminde, iş konseylerinde, faaliyetlerinde görev almış; bu ülkenin kalkınmasına ve büyümesine omuz vermiş DEİK mensuplarına şükranlarımı sunuyorum. Merhum Özal'ın vizyonuyla 41 sene önce başlayan bu yolculuk boyunca DEİK üyelerinden ebedi aleme göçenleri rahmetle anıyor; hayatta olanlara hayırlı, sağlıklı, bereketli ömürler diliyorum. Bugün ayrıca bir vefa geleneği haline getirdiğimiz Ustalara Saygı Ödül Töreni'mizin beşincisini icra ediyoruz. Başarılarıyla ilham veren, yeni yolları açan, değer üreten, küresel vizyonu milli değerlerle harmanlayan büyük ustalarımızı ayrı ayrı tebrik ediyorum. Biraz önce tevdi ettiğimiz ödüllerin iş dünyamızın heyecanını tazelemesini, yeni kuşaklara ilham kaynağı olmasını canı gönülden temenni ediyorum.DEİK'in küresel ölçekteki başarılarıyla daima kıvanç duydukMalumunuz, ticaret diplomasimizin kamu tarafını Ticaret Bakanlığımız yürütürken özel sektör kanadını temsil etme görevini DEİK üstleniyor. DEİK; 153 iş konseyi, 92 kurucu kuruluşu ve 6 bin üyesiyle Türk özel sektörünün dış ekonomik münasebetlerini başarıyla ifa ediyor. Her fırsatta vurguladığımız üzere Afrika'dan Asya'ya, Güney Amerika'dan Kuzey Amerika'ya bütün buralara yayılan iş konseyleriyle DEİK, aynı zamanda ülkemiz özel sektörünün dünyaya açılan kapısıdır. Kamu-özel dayanışması ve ortaklığının en güzel örneklerinden biri olan DEİK'in küresel ölçekteki başarılarıyla daima kıvanç duyduk.DEİK'e hükümetlerimiz döneminde her türlü desteği verdikTürkiye ile dünya arasında kurduğu ticaret köprülerini gönül köprüleriyle de perçinleyen DEİK'e hükümetlerimiz döneminde her türlü desteği verdik, veriyoruz. Biliyorsunuz bizim dış politika felsefemizin temelinde Hazreti Mevlana'nın pergel metaforu vardır. Pergelin bir ucunu bu topraklara sabitlerken diğeriyle cihanı kucaklamayı, yakın uzak demeden tüm kıtaları kuşatmayı görev biliyoruz. İç siyasette Ankara'ya sıkışıp kalmadığımız gibi dış politikada korkular, düşmanlıklar, önyargılarla hareket etmedik. Komşularımızdan başlayarak tüm ülkelerle ilişkilerimizi karşılıklı saygı ve kazan-kazan temelinde geliştirmenin çabası içinde olduk.Daha önce ihmal edilmiş coğrafyalarla ilişkilerimizde yeni açılımlara imza attıkİhtilaflar yerine müştereklerimizi çoğaltmaya odaklandık. Afrika, Latin Amerika ve Asya gibi daha önce ihmal edilmiş coğrafyalarla ilişkilerimizde yeni açılımlara imza attık. Vizeleri kaldırarak, diplomatik misyonlarımızın sayısını artırarak başta yakın çevremiz olmak üzere dünyanın birçok bölgesiyle ticari, beşeri, kültürel ve ekonomik münasebetlerimizi güçlendirdik. Bakınız sadece 2025 yılında şahsen 22 ülkeye ziyaret gerçekleştirdim. 26 zirveye iştirak ettim. Ülkemizde 136 misafiri ağırladık. 84 yurt dışı ve yurt içi görüşme gerçekleştirirken 134 kabul yaptık. Bu yoğun trafiğe yüzlerce telefon görüşmemiz dahil değil. Bunları söylemiyorum. Yani bir yandan yurt içinde il ziyaretleri, açılış törenleri, toplantılar, zirveler vasıtasıyla vatandaşlarımızla kucaklaşırken, eser ve hizmet siyasetimizi aralıksız sürdürürken, diğer yandan da Türkiye'nin önünü açacak, ülkemizin daha büyük atılım yapmasını sağlayacak, Türkiye'yi bölgesel ve küresel anlamda daha güçlü bir aktör haline getirecek hamlelerimize yenilerini eklemeye devam ettik.Türkiye'yi daha önce hiç tecrübe etmediği seviyelere sizlerle birlikte taşıdıkBurada şunu da büyük bir memnuniyetle ifade etmek istiyorum; gittiğim hemen her yerde DEİK üyelerimizin yatırımlarına tanık oldum. Çalışarak, didinerek kurduğunuz ticaret köprülerini bizzat müşahede ettim. Türkiye'yi ve Türk milletini nasıl başarıyla temsil ettiğinize şahitlik ettim. Ay-yıldızlı al bayrağımızın sadece diplomatik misyonlarımızda değil, Türk iş çevrelerinin oralardaki yatırımlarında, farklı ülkelerde başlattıkları projelerde de dalgalandığını görmekten inanın çok ama çok kıvanç duydum. El ele verdik, omuz omuza verdik, gönül birliği yaptık ve Türkiye'yi daha önce hiç tecrübe etmediği seviyelere sizlerle birlikte taşıdık. Türkiye'nin gururu olduğunuz için, yerli üretim mallarımızın kalitesini dünyanın dört bir yanına ulaştırdığınız için sizleri yürekten tebrik ediyorum. Bilmenizi isterim ki 23 yıldır olduğu gibi önümüzdeki dönemde de DEİK'le birlikte yol yürümeye, dayanışma içinde hareket etmeye devam edeceğiz.Bir başka ülkenin başına gelse yere serecek nice badireyi nasıl alnımızın akıyla atlattığımızın sizler şahidisinizTürkiye'nin iktidarlarımız döneminde nereden nereye geldiğini sizler zaten çok çok iyi biliyorsunuz. Darbe girişimlerinden ekonomimizi hedef alan sabotajlara, depremlerden bölgesel savaşlara kadar bir başka ülkenin başına gelse yere serecek nice badireyi nasıl alnımızın akıyla atlattığımızın sizler şahidisiniz.2025 yılında mal ve hizmet ihracatımız Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdıTürkiye'nin yıldan yıla artan başarı grafiğini rakamlar da ortaya koyuyor. 2025 yılında mal ve hizmet ihracatımız 395,9 milyar dolarla Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdı. 2002 yılında yalnızca 36 milyar dolar olan mal ihracatımız, 2025 itibarıyla 273,3 milyar dolara yükseldi. Hizmet ihracatımız ise 2002 yılındaki 14 milyar dolardan geçen yıl 122,6 milyar dolara ulaştı. Küresel mal ihracatındaki payımız yüzde 0,55'ten yüzde 1,07'ye, hizmet ihracatımızdaki payımız da yüzde 0,89'dan yüzde 1,31'e çıktı.Olumlu tablo 2026 yılında da devam ediyorBir diğer başarımız; orta ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracatımız içindeki payının artmasıdır. 2002 yılında 10 milyar dolar olan orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracatımız 2025 yılında 112 milyar dolara yükseldi. Bu olumlu tablo 2026 yılında da devam etmektedir. Yıllıklandırılmış orta-yüksek ve yüksek teknolojili imalat sanayi ürünleri ihracatımız 114,4 milyar dolara ulaşmıştır. Savunma ve havacılık ihracatımız son 23 yılda yüzde 40&#39;tan fazla artarak 2025 yılında 10 milyar doları aşmıştır.Savunma ihracatımızda yılın ilk 5 ayında yüzde 29,5 artış oldu&nbsp;Yüksek katma değerli üretimimizin sembolü olan bu alandaki ivmenin çok güçlü biçimde devam ettiğini görüyoruz. Son verilere göre savunma ve havacılık ihracatı Ocak-Mayıs döneminde yüzde 29 artışla 3 milyar 863 milyon dolar olarak gerçekleşti, Allah'a hamdolsun. Böylece savunma ihracatımızda yılın ilk 5 ayında yüzde 29,5 artış oldu. Yıllık 248 milyon dolar savunma sanayii ihracatından, aynı sektörde aylık 992 milyon dolar ihracat yapan seviyeye geldik.Mayıs ayında tatil etkisiyle dış ticaret verilerimizde geçici bir yavaşlama yaşandıÖte yandan, mayıs ayında tatil etkisiyle dış ticaret verilerimizde geçici bir yavaşlama yaşandı. Ancak ihracatın ithalatı karşılama oranı yükseldi. Daha da önemlisi orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracatımız içindeki payı yüzde 44&#39;e ulaştı. Haziran ayında takvim etkisinin ortadan kalkmasıyla birlikte ihracatta yeniden güçlü bir ivme yakalayacağımıza inanıyoruz. Büyüme cephesindeki müspet seyir halen devam ediyor. Gelişmiş ülkeler dahil dünyanın tamamını etkileyen sancılı atmosfere rağmen Türkiye olarak büyümemizi 23 çeyrektir kesintisiz sürdürüyoruz.Enflasyon tarafında da inşallah umut ettiğimiz oranları yakalamayı temenni ediyoruzİran savaşının tetiklediği küresel krizin enerji fiyatlarında sebep olduğu şok dalgalarının sakinleşmesiyle birlikte enflasyon tarafında da inşallah umut ettiğimiz oranları yakalamayı temenni ediyoruz. Burada şu gerçeğin altını önemle çizmek istiyorum değerli dostlar; küresel ekonominin içinden geçtiği belirsizlik ikliminde ülkemizin en büyük şansı, hükümetlerimiz döneminde 2002&#39;den itibaren ağır bedeller ödeyerek sağladığımız istikrar ve güven ortamıdır. İstikrar ve güven ortamının varlığı ne kadar çetrefil olursa olsun her türlü sorunun çözümünü ya da çözüm yoluna girmesini kolaylaştırmaktadır.Dahası Türkiye'de iş başında deneyimli, ufuk ve vizyon sahibi, eş güdümü güçlü kadroların bulunması; tüm bu küresel ve bölgesel meydan okumaları yönetmede ülkemize tarihi bir avantaj kazandırmaktadır. Türkiye siyasette istikrarın sunduğu asimetrik imkanlardan faydalanırken, bakıyorsunuz dünyanın birçok ülkesinde temel sorun; görevde yılını bile tamamlamadan dağılan kelebek ömürlü hükümetler meselesidir. Bizim 70&#39;lerde, 90&#39;larda çok sık yaşadığımız ve 2002 ile beraber çözüme kavuşturduğumuz bu problemle bugün Batılılar yüzleşmektedir.Sahadaki gücünü masada da hissettiren Türkiye gerçeğini artık dost düşman herkes kabul etmek zorunda kalıyorBunun bir neticesi olarak onlar tek bir krizle dahi doğru düzgün baş edemezken, biz farklı cephelerde aynı anda pek çok sorunla mücadele ediyor, bunları başarıyla yönetebiliyoruz. Ülkemizi çatışmalardan uzak tutarken barış çabalarında aktif görev alıyor, kimseden çekinmeden hakkı ve adaleti savunuyoruz. Sahadaki gücünü masada da hissettiren Türkiye gerçeğini artık dost düşman herkes kabul etmek zorunda kalıyor.Türkiye küresel ölçekte marka değerini de artırmaktadırTürkiye; terör, vesayet ve istikrarsızlık gibi kronik sorunlarını çözdükçe küresel ölçekte marka değerini de artırmaktadır. İş dünyamızın istikrar ve güven ortamının muhafazası noktasındaki hassasiyetini bu bakımdan çok ama çok anlamlı buluyorum. İnşallah hem iktidar hem ittifak olarak bizler de bu iklimin korunması ve güçlendirilmesi için üzerimize düşenleri yapmaya devam edeceğiz.Hükümetimiz tüm imkanlarıyla reel sektörümüzün yanındaKüresel ve bölgesel krizlerin eksik olmadığı bu dönemde hükümetimiz tüm imkanlarıyla reel sektörümüzün yanındadır. Türkiye için üreteni, milletimize istihdam sağlayanı, Türk malı ürünleri dünyanın her köşesine ulaştıran ihracatçılarımızı yalnız bırakmadık. Eximbank'ın sermayesini 13,8 milyar liradan 100 milyar liraya çıkardık. Bankamızın kredi ve sigorta desteği bu yılın ilk 5 ayında yüzde 31 artışla 26 milyar dolara ulaştı. İnşallah yıl sonunda bankamız 60 milyar dolarlık destekle rekor kıracak. Merkez Bankamızın kullandırdığı reeskont kredileri ise son bir yılda 1 trilyon 267 milyar lira oldu. Bunun yanında ihracatçılarımıza döviz dönüşüm desteği veriyor, üretim ve rekabet güçlerini desteklemeyi sürdürüyoruz.Ekonomi yönetimine gerekli talimatları verdikKüresel enerji fiyatlarındaki artışlara rağmen eşel mobil sistemiyle vatandaşlarımızı ve üreticilerimizi koruyoruz. İmalat sanayiinde elektrik ve doğal gaz maliyetlerinde Avrupa'nın en avantajlı ülkeleri arasındayız. Sanayide yüksek katma değerli üretimi teşvik etmek için yatırım taahhütlü avans kredisi ve HIT-30 programlarımızı daha önce devreye almıştık. Emek yoğun sektörlerimizi ücret ve taşıma destekleriyle güçlendiriyoruz. Finansmana erişim konusunda yaşanan güçlüklerin farkındayız. Pazartesi günü yaptığımız kabine toplantımızda Türk ekonomisinin güncel durumunu masaya yatırırken finansman meselesini de etraflıca ele aldık. Bununla ilgili geçmiş tecrübeleri de göz önünde bulundurarak kapsamlı bir çalışma yapılması için ekonomi yönetimine gerekli talimatları verdik.Kalıcı başarı yeni müşterilerle, yeni pazarlarla ve güçlü ticari ilişkilerle gelirŞu bir gerçek ki finansmana erişim ne kadar önemliyse bu kaynakların doğru yerde doğru biçimde kullanılması da o derece önemlidir. Biz ülkemizin kıt kaynaklarının verimsiz alanlara değil üretime, ihracata, yatırıma ve sanayiye gitmesini arzu ediyoruz. Ticaret hayatının birincil kuralı ürünü satacak pazar bulmaktır. İhracatın belirleyicisi ise dış taleptir. Kalıcı başarı palyatif çözümlerle değil yeni müşterilerle, yeni pazarlarla ve güçlü ticari ilişkilerle gelir. DEİK başta olmak üzere iş dünyamızın yeni pazarlara açılmalarına büyük önem veriyoruz. Bu konuda sizden gelecek her türlü öneriye de açığız.Toz bulutu dağıldığında kazanan Türkiye olacakŞunu bir defa herkesin bilmesini isterim: Gerek ekonomik gerek ticari gerekse diplomatik olarak etrafımızı saran toz bulutu dağıldığında bunun en büyük kazananı Türkiye olacaktır. İnşallah krizleri değil fırsatları konuşacağımız bir döneme gireceğiz. Perşembe günü yürürlüğe giren paketimiz bunun bir parçasıdır. İstanbul Finans Merkezi&#39;ni küresel yatırımın, uluslararası ticaretin, finansal hizmetlerin bölgesel üssüne dönüştürmeyi hedefliyoruz. Burada sunulan finansal hizmetlerden elde edilen kazançları 20 yıl boyunca vergiden muaf tutuyoruz.Transit ticaret faaliyetlerini İstanbul Finans Merkezi üzerinden yürüten şirketler kurumlar vergisi ödemeyecekUluslararası ticaret yapan şirketler için de çok güçlü teşvikler getiriyoruz. Transit ticaret faaliyetlerini İstanbul Finans Merkezi üzerinden yürüten şirketler kurumlar vergisi ödemeyecek. Üstelik bu yaklaşımı yalnızca İstanbul ile sınırlı tutmuyoruz. Türkiye'nin dört bir yanında transit ticaretten elde edilen kazançların yüzde 95'ini vergi dışı bırakıyoruz. Üreticilerimiz için de tarihi bir adım attık. Sanayi imalatında ve tarımsal üretimde uygulanan kurumlar vergisi oranını yarıya indirdik. Sanayicilerimiz ve çiftçimiz artık yüzde 12,5 kurumlar vergisi ödeyecek.Operasyonlarını Türkiye'den yönet, avantajlardan yararlanDünyanın dört bir yanında faaliyet gösteren şirketleri, bölgesel yönetim merkezlerini Türkiye'ye taşımaya davet ediyoruz. Bizim mesajımız çok açık: Operasyonlarını Türkiye'den yönet, avantajlardan yararlan. Ayrıca dünyanın farklı ülkelerindeki yatırımcılara, girişimcilere ve yurt dışında yaşayan vatandaşlarımıza da yeni bir çağrı yapıyoruz: Türkiye'ye gelin, Türkiye'ye yerleşin, sizler de yeni ve güçlü Türkiye'nin büyüme hikayesinin bir parçası olun. Ülkemize yerleşen yabancılar ve yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız belirli şartları sağlamaları halinde yurt dışından elde ettikleri gelirler için 20 yıl boyunca vergi ödemeyecek. Türkiye'yi sadece yatırım yapılan değil, inşallah yatırımın yönetildiği, ticaretin yönlendirildiği, sermayenin buluştuğu küresel bir merkez haline dönüştürmekte kararlıyız.Ülkemizin potansiyelini ve sunduğu fırsatları dünyaya en iyi anlatacak olan sizlersinizBu vesileyle DEİK ailemize de bir çağrıda bulunmak istiyorum. Sizler hem iş insanı hem de Türkiye'nin ticaret elçilerisiniz. Ülkemizin potansiyelini ve sunduğu fırsatları dünyaya en iyi anlatacak olan sizlersiniz. Sizlerden bu konuda destek bekliyoruz. DEİK'le el ele vererek Türkiye'yi üretimde, ticarette ve yatırımlarda çok daha güçlü bir konuma taşıyacağımıza yürekten inanıyorum.Bu düşüncelerle DEİK 39. Olağan Genel Kurulu'nun ülkemize, iş dünyamıza ve DEİK ailesine hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Ödüle layık görülen ustalarımızı ayrı ayrı tebrik ediyor, ekonomimize yaptıkları katkılar için her birine şükranlarımı sunuyorum.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 06 Jun 2026 16:36:06 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Fiili dolaşımdaki pay oranına ilişkin yeni düzenleme]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/fiili-dolasimdaki-pay-oranina-iliskin-yeni-duzenleme-4830/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/fiili-dolasimdaki-pay-oranina-iliskin-yeni-duzenleme-4830/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F035F7-265A86-D5753C-1A359C-AF4B80-FAE596.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />SPK bülteninde yayımlanan ilke kararına göre, fiili dolaşımda bulunmadığı kabul edilen pay sahiplerinin, sahip oldukları serbest fon ve özel fon katılma payları aracılığıyla dolaylı olarak sahip oldukları ortaklık payları da fiili dolaşım hesabı dışında değerlendirilecek.Kararla&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F035F7-265A86-D5753C-1A359C-AF4B80-FAE596.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />SPK bülteninde yayımlanan ilke kararına göre, fiili dolaşımda bulunmadığı kabul edilen pay sahiplerinin, sahip oldukları serbest fon ve özel fon katılma payları aracılığıyla dolaylı olarak sahip oldukları ortaklık payları da fiili dolaşım hesabı dışında değerlendirilecek.Kararla birlikte, fiili dolaşımdaki pay adedi ve fiili dolaşım oranı verilerinin günlük olarak yeniden hesaplanması ve kamuya açıklanması uygulamasına geçilecek. Hesaplamalar, Merkezi Kayıt Kuruluşu AŞ tarafından gerçekleştirilecek.Yeni düzenleme kapsamında hesaplanan fiili dolaşım oranları ve fiili dolaşımdaki pay adedi verileri 15 Haziran&#39;dan itibaren kullanılmaya başlanacak.SPK&#39;nin bu düzenlemesiyle, fonlar üzerinden gerçekleştirilen dolaylı pay sahipliklerinin de fiili dolaşım hesaplamalarına yansıtılması amaçlanıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 06 Jun 2026 09:28:04 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[ZAYİ İLANI]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/zayi-ilani-1568/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/zayi-ilani-1568/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_94B0CB-C61D96-DB3EC5-22D2A2-D9E733-9580D0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Esenyurt Vergi Dairesi, 609 057 0218&nbsp; vergi kimlik numaralı şirketimiz adına kayıtlı olan; aşağıda marka, model ve sicil numaraları yazılı Ödeme Kaydedici Cihazlarımız (ÖKC) kaybolmuştur/hurdaya ayrılmıştır. Hükümsüzdür.Firma Adı: LUFİAN MAĞAZACILIK HİZM.A.Ş.NOCihaz&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_94B0CB-C61D96-DB3EC5-22D2A2-D9E733-9580D0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Esenyurt Vergi Dairesi, 609 057 0218&nbsp; vergi kimlik numaralı şirketimiz adına kayıtlı olan; aşağıda marka, model ve sicil numaraları yazılı Ödeme Kaydedici Cihazlarımız (ÖKC) kaybolmuştur/hurdaya ayrılmıştır. Hükümsüzdür.Firma Adı: LUFİAN MAĞAZACILIK HİZM.A.Ş.NOCihaz TipiÜretici FirmaMarkaModelCihaz Sicil NumarasıFatura TarihiFatura Numarası1Yeni Nesil Ödeme Kaydedici CihazHUGİNVERİFONEVX675 ECRFO0005361118.03.2016162952Yeni Nesil Ödeme Kaydedici CihazHUGİNVERİFONEVX675 ECRFO0005362118.03.2016162953Yeni Nesil Ödeme Kaydedici CihazHUGİNVERİFONEVX675 ECRFO0005359818.03.2016162954Yeni Nesil Ödeme Kaydedici CihazHUGİNVERİFONEVX675 ECRFO0005359918.03.2016162955Yeni Nesil Ödeme Kaydedici CihazHUGİNVERİFONEVX675 ECRFO0007679130.04.2019HGN20190000007636Yeni Nesil Ödeme Kaydedici CihazHUGİNVERİFONEVX675 ECRFO0007648324.05.2019HGN20190000008527Yeni Nesil Ödeme Kaydedici CihazHUGİNVERİFONEVX675 ECRFO000779817.11.2019HGN20190000019348Yeni Nesil Ödeme Kaydedici CihazHUGİNVERİFONEVX675 ECRFO000779827.11.2019HGN20190000019349Yeni Nesil Ödeme Kaydedici CihazHUGİNHUGINT300FT3001644928.03.2022HGN202200000049710Yeni Nesil Ödeme Kaydedici CihazHUGİNHUGINT300FT3002871018.01.2023HYE202200000012411Yeni Nesil Ödeme Kaydedici CihazHUGİNHUGINT300FT4013829723.12.2025DSE202500000835012Yeni Nesil Ödeme Kaydedici CihazHUGİNHUGINT300FT4013829623.12.2025DSE202500000835013Yeni Nesil Ödeme Kaydedici CihazHUGİNHUGINT300FT4013829523.12.2025DSE202500000835014Yeni Nesil Ödeme Kaydedici CihazHUGİNHUGINT300FT4013829423.12.2025DSE202500000835015Yeni Nesil Ödeme Kaydedici CihazHUGİNHUGINT300FT4013829323.12.2025DSE2025000008350&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 06 Jun 2026 01:24:11 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sanat, zarafet ve sofra kültürü aynı masada buluştu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanat-zarafet-ve-sofra-kulturu-ayni-masada-bulustu-2469/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanat-zarafet-ve-sofra-kulturu-ayni-masada-bulustu-2469/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_084EB5-7DF5C8-EEA4D4-573E0F-0CC304-44279B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />2001 yılında kurulan Juliska, el işçiliğiyle hazırlanan cam, seramik ve dekorasyon koleksiyonlarıyla dünya çapında tanınan bir yaşam stili markası olarak öne çıkıyor. Zamansız tasarım anlayışı ve yüksek işçilik kültürüyle dikkat çeken marka, Türkiye'deki ilk etkinliğinde&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_084EB5-7DF5C8-EEA4D4-573E0F-0CC304-44279B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />2001 yılında kurulan Juliska, el işçiliğiyle hazırlanan cam, seramik ve dekorasyon koleksiyonlarıyla dünya çapında tanınan bir yaşam stili markası olarak öne çıkıyor. Zamansız tasarım anlayışı ve yüksek işçilik kültürüyle dikkat çeken marka, Türkiye'deki ilk etkinliğinde misafirlerine estetik odaklı özel bir deneyim sundu. Davet kapsamında, Juliska'nın "Country Estate" koleksiyonundan ilham alınarak Aoi Studyo iş birliğiyle floral tasarım workshop'u gerçekleştirildi. Doğadan ilham alan yaratıcı çalışma, markanın romantik ve zarif yaşam anlayışını yansıttı.Juliska'nın seçkin sofra düzenlemeleri eşliğinde gerçekleşen etkinlikte konuklar hem markanın hikâyesini keşfetme hem de sanatsal bir deneyimin parçası olma fırsatı buldu. Berrin Ak'ın vizyonuyla Türkiye'ye gelen Juliska, lüks yaşam ve sofra kültürü alanında yeni bir dönemin kapılarını aralamaya hazırlanıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 05 Jun 2026 19:28:37 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türkiye'de ilk yerli "ortodontik fırça"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyede-ilk-yerli-ortodontik-firca-4468/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyede-ilk-yerli-ortodontik-firca-4468/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_60B501-25AA1C-3015BA-E93830-63B253-D9A7E5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ortodontik tedavi çoğu zaman bir sabır süreci. Aynaya her bakışta değişimi görmek, aynı zamanda braketlerin ve tellerin getirdiği yeni bir bakım düzenine alışmak gerekiyor. Son yapılan araştırmalara göre, dünya genelinde ortodonti tedavisi 14-30 yaş arasında yapılıyor. Tedaviyi&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_60B501-25AA1C-3015BA-E93830-63B253-D9A7E5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ortodontik tedavi çoğu zaman bir sabır süreci. Aynaya her bakışta değişimi görmek, aynı zamanda braketlerin ve tellerin getirdiği yeni bir bakım düzenine alışmak gerekiyor. Son yapılan araştırmalara göre, dünya genelinde ortodonti tedavisi 14-30 yaş arasında yapılıyor. Tedaviyi kadınlar erkeklere göre daha fazla tercih ederken ortalama tedavi süresi iki yıl olarak belirtiliyor. Bu sürede tedaviye özel bakım sunan diş fırçaları tercih edilirken, kullanıcılar özellikle her yemek sonrasında dişlerini fırçalamayı tercih ediyor. Çünkü bu dönemde ağız bakımı artık "rutin" değil, biraz daha özen isteyen bir ihtiyaç haline geliyor. Braketler ve teller, plağın tutunabileceği alanları artırıyor; özellikle braket çevresi ve diş eti hattı ekstra dikkat gerektiriyor. Bu noktada diş teli kullanan kişilerin uzun zamandır beklediği ve hayatlarını kolaylaştıran yerli ürün Difaş'ın premium ürün kategorisi ProClinic ailesi raflarda yerini aldı.&nbsp; &nbsp;Fırçalanması Zor Alanlar İçin İnovatif TasarımTam da bu noktada, ortodontik tedavi gören kullanıcıların günlük hayatını kolaylaştırmak için geliştirilen Difaş ProClinic ailesinin en yeni üyesi ProClinic Ortho devreye giriyor. Türkiye'de 60 yıldır yerli üretim yapan Difaş'ın inovatif yaklaşımıyla tasarlanan bu özel diş fırçası, braketli ağız yapısına uygun V şeklinde 3 kademeli kıl kesimiyle temizlik deneyimini daha pratik ve daha etkili hale getiriyor.Diş eti hattı, tel arası ve braket çevresi&hellip; Normal bir fırçayla ayrı ayrı uğraşılması gereken bu alanlar, ProClinic Ortho'nun özel tasarımı sayesinde tek bir hareket akışı içinde temizlenebiliyor. Yani daha fazla baskı uygulamadan, daha uzun süre fırçalamadan; doğru tasarımla daha kolay bir bakım mümkün oluyor. Ortodonti sürecinde en sık karşılaşılan risklerden olan plak birikimine karşı da günlük destek sağlanıyor.&nbsp;Gün İçinde Bakımı Kolaylaştıran DetayProClinic Ortho'nun dikkat çeken bir diğer özelliği ise diş fırçası saklama kabı. Türkiye'de ilk kez ProClinic ailesiyle sunulan bu tasarım, fırçanın kullanılmadığı zamanlarda hijyenik şekilde saklanmasına imkan tanırken; çanta içinde güvenle taşınmasını da sağlıyor. Özellikle gün içinde okulda, işte ya da dışarıdayken bakım rutinini aksatmak istemeyenler için hayatı kolaylaştıran konforlu bir deneyim sunuyor.Yerli Üretimle Erişilebilir BakımOrtodontik tedavi geçici bir dönem; ancak sonuçları kalıcı bir özgüven. ProClinic Ortho, bu süreçte kullanıcıların günlük bakımına destek olmayı hedefliyor. Global standartlarda, yerli üretimin gücüyle erişilebilir fiyat segmentinde konumlanan ürün, kaliteli ağız bakımının ayrıcalık değil, herkes için ulaşılabilir bir standart olması için çalışmalarını sürdürüyor.&nbsp;Ortodonti sürecini desteklemek için geliştirilen ProClinic Ortho, Türkiye genelinde zincir marketlerde, eczanelerde ve e-ticaret platformlarında satışa sunuluyor.&nbsp;&nbsp;Uzmanlar, düzenli ağız bakımının yanı sıra yılda en az iki kez diş hekimi kontrolüne gidilmesinin, olası sorunların erken tespiti açısından önemli olduğunu vurguluyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 05 Jun 2026 19:19:03 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[6 bin 460'dan fazla çocuk nitelikli eğitim desteğiyle buluştu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/6-bin-460dan-fazla-cocuk-nitelikli-egitim-destegiyle-bulustu-7191/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/6-bin-460dan-fazla-cocuk-nitelikli-egitim-destegiyle-bulustu-7191/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6EDD0F-2828CF-40C521-6B7A93-F0A5DF-3E65AA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Her yıl 5 Haziran'da kutlanan Dünya Çevre Günü, çevresel sorunlara dikkat çekmek ve sürdürülebilir bir gelecek için bireylerin, kurumların ve toplumların sorumluluklarını yeniden değerlendirmelerine olanak tanıyor. İklim krizi, doğal kaynakların tükenmesi ve hızla artan atık miktarı,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6EDD0F-2828CF-40C521-6B7A93-F0A5DF-3E65AA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Her yıl 5 Haziran'da kutlanan Dünya Çevre Günü, çevresel sorunlara dikkat çekmek ve sürdürülebilir bir gelecek için bireylerin, kurumların ve toplumların sorumluluklarını yeniden değerlendirmelerine olanak tanıyor. İklim krizi, doğal kaynakların tükenmesi ve hızla artan atık miktarı, çevresel farkındalığın yalnızca belirli günlerde değil, yaşamın her alanında somut adımlarla desteklenmesini gerekli kılıyor. Bu anlayışla hareket eden Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), 2017 yılında hayata geçirdiği Atma Bağışla projesi ile kullanılmayan elektronik eşyaların geri dönüşümünü sağlayarak hem çevrenin korunmasına hem de çocukların eğitimine katkı sunan sürdürülebilir bir model oluşturuyor.Elektronik atıklar çevre için risk, gelecek için fırsat olabilirTeknolojik cihazların kullanım ömrünün kısalmasıyla birlikte elektronik atık miktarı her geçen yıl artıyor. Doğru şekilde geri dönüştürülmeyen elektronik atıklar; içerdikleri ağır metaller ve zararlı bileşenler nedeniyle toprak, su ve hava üzerinde ciddi çevresel riskler oluşturuyor. Ancak aynı atıklar, doğru kanallarla değerlendirildiğinde hem doğal kaynakların korunmasına katkı sağlayabiliyor hem de sosyal fayda yaratabiliyor. TEGV'in T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Yetkilendirilmiş Kuruluş olarak görevlendirilen Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD) ile ortak hareket ederek 2017 yılında hayata geçirdiği 'Atma Bağışla' projesi çevre ve eğitimi ortak bir amaç etrafında buluşturuyor.6 binden fazla bireysel, 700'den fazla kurumsal bağışçıProje kapsamında evlerde, okullarda ve iş yerlerinde kullanılmayan elektronik cihazlar bağışlanarak lisanslı geri dönüşüm tesislerinde çevreye duyarlı şekilde geri dönüştürülüyor. Elde edilen gelir ise TEGV'in çocuklara sunduğu nitelikli eğitim desteğine kaynak olarak aktarılıyor. Bugüne kadar 6 binden fazla bireysel bağışçı ve 700'den fazla kurumsal bağışçının desteğiyle; 725 ton elektronik atık geri dönüşüme kazandırıldı ve elde edilen gelirle 6 bin 460'dan fazla çocuk nitelikli eğitim desteğiyle buluştu. Atma Bağışla projesi, atıkların yalnızca bertaraf edilmesi gereken unsurlar olmadığını; doğru şekilde değerlendirildiğinde hem doğanın korunmasına hem de çocukların geleceğinin desteklenmesine katkı sağlayabileceğini ortaya koyuyor.Bireyler ve kurumlar için somut bir katkı alanıAtma Bağışla, sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sunmak isteyen kurumlar için kolay, erişilebilir ve ölçülebilir bir katılım modeli sunuyor. Kullanılmayan elektronik cihazların bağışlanmasıyla başlayan süreç, çevresel etkinin yanı sıra eğitime doğrudan destek sağlayan toplumsal faydaya dönüşüyor. Projeye destek olmak isteyen kurumlar e-atıkların dönüşümüyle Türkiye'nin dört bir yanındaki çocukların TEGV'de nitelikli eğitim desteği almasına katkı sağlıyor.Ödüllerle tescillenen sürdürülebilir etkiAtma Bağışla projesi, çevresel ve toplumsal faydayı bir araya getiren yaklaşımıyla bugüne kadar birçok prestijli ödüle layık görüldü. Proje; İstanbul Marketing Awards&#39;ta &#34;Sürdürülebilirlik / Geri Dönüşüm&#34; kategorisinde; TÜHİD Altın Pusula Ödülleri kapsamında &#34;Alâeddin Asna Kurumsal Sorumlulukta Tutarlılık ve Süreklilik Ödülü&#34; ile; Kurumsal Sorumluluk Zirvesi&#39;nde &#34;Atık Yönetimi&#34; kategorisinde Bronz Ödül ile; Sürdürülebilir İş Ödülleri&#39;nde &#34;Atık Yönetimi&#34; kategorisinde Bronz Ödül ile ödüllendirildi.Dünya Çevre Günü vesilesiyle TEGV, kullanılmayan elektronik cihazlarını geri dönüşüme kazandırarak hem çevrenin korunmasına hem de çocukların eğitim yolculuğuna destek olmaya davet ediyor. Proje hakkında detaylı bilgi almak ve e-atık bağışı yapmak için TEGV'in resmi web sitesi www.tegv.org ziyaret edilebiliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 05 Jun 2026 17:59:56 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Dokunan Anlar. Solo Ultra, Fazla İyi!"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/dokunan-anlar-solo-ultra-fazla-iyi--5670/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/dokunan-anlar-solo-ultra-fazla-iyi--5670/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_553CDC-2EE4A3-0971BF-DC236D-DE311C-11BCD3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yeni Solo Ultra reklam filmi, tüketicilerin tuvalet kâğıdında yalnızca işlev değil; konfor, kalite ve güven hissini de önceliklendirdiği içgörüsünden yola çıkıyor. Solo'nun inovasyon odağı ve üretim teknolojilerindeki uzmanlığını merkeze alan kampanya, Solo Ultra'nın sunduğu&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_553CDC-2EE4A3-0971BF-DC236D-DE311C-11BCD3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yeni Solo Ultra reklam filmi, tüketicilerin tuvalet kâğıdında yalnızca işlev değil; konfor, kalite ve güven hissini de önceliklendirdiği içgörüsünden yola çıkıyor. Solo'nun inovasyon odağı ve üretim teknolojilerindeki uzmanlığını merkeze alan kampanya, Solo Ultra'nın sunduğu ekstra yumuşaklık ve dolgunluk deneyimini dikkat çekici bir anlatımla ekrana taşıyor.Film boyunca ürünün gelişmiş lif yapısı ile yumuşak ve dolgun dokusu, hayatın içinden farklı temas anlarıyla ilişkilendiriliyor. "Profesör olmaya gerek yok, dokunan anlar. Solo Ultra, fazla iyi" söylemiyle teknik üstünlük, kullanıcıların günlük yaşamda kolayca hissedebileceği bir deneyim üzerinden aktarılıyor.Organik bambu ve organik pamuk özlerini hibrit lif teknolojisiyle bir araya getiren Solo Ultra, yumuşaklık, dolgunluk ve dayanıklılığı aynı anda sunuyor. Kampanya, Solo'nun kullanıcılarıyla yıllardır kurduğu güven ilişkisini yeni nesil ürün deneyimiyle buluştururken, markanın inovasyon odağını da güçlü bir şekilde vurguluyor.Yeni reklam filmiyle Solo Ultra, günlük yaşamın sıradan anlarını daha konforlu, daha yumuşak ve "fazla iyi" bir deneyime dönüştürmeye devam ediyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 05 Jun 2026 17:56:59 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Ambalajla sağlığımızı, geri dönüşümle geleceğimizi koruyalım"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ambalajla-sagligimizi-geri-donusumle-gelecegimizi-koruyalim-5428/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ambalajla-sagligimizi-geri-donusumle-gelecegimizi-koruyalim-5428/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_69E01F-DC3A4D-E2C2A2-4F9EA3-B80CE0-547E52.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Haziran ayı, çevre ve gıda güvenliği konusunda küresel farkındalığın arttığı iki önemli güne ev sahipliği yapıyor. Birleşmiş Milletler, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Dünya Sağlık Örgütü&#39;nün belirlediği bu yılki Dünya Gıda Güvenliği Günü&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_69E01F-DC3A4D-E2C2A2-4F9EA3-B80CE0-547E52.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Haziran ayı, çevre ve gıda güvenliği konusunda küresel farkındalığın arttığı iki önemli güne ev sahipliği yapıyor. Birleşmiş Milletler, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Dünya Sağlık Örgütü&#39;nün belirlediği bu yılki Dünya Gıda Güvenliği Günü teması, gıda kaynaklı hastalık yükünün veriye dayalı, çözüm odaklı uygulamalarla azaltılmasına dikkat çekiyor.&nbsp;Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) Başkanı Zeki Sarıbekir, &#34;Gıda güvenliği sadece bir sağlık konusu olmaktan öte; ekonomik sürdürülebilirlikten çevre yönetimine uzanan çok boyutlu bir mesele. Dünya Sağlık Örgütü&#39;nün verilerine göre her yıl yaklaşık 600 milyon insan gıda kaynaklı hastalıklardan etkileniyor. Bu nedenle üretimden tüketime kadar tüm zincirin doğru yönetilmesi gerekiyor. Metal, cam, karton ve plastiğin farklı türleriyle her ambalaj malzemesi, sakladığı gıdanın gerektirdiği koruma düzeyine göre tasarlanır. Bu çeşitlilik bir tercih değil, gıda güvenliğinin bir gereğidir. Doğru ürünü doğru malzemeyle korumak zincirin temeli.&#34; dedi.&nbsp;AMBALAJ, GIDA ZİNCİRİNİN GÖRÜNMEYEN KORUYUCUSU&nbsp;Gıda güvenliğinin sadece üretimde değil, taşımadan rafa kadar tüm süreçte korunması gereken bir değer olduğunu belirten Zeki Sarıbekir, &#34;Gelişen teknolojiler ve doğru malzeme seçimi sayesinde ürünler hijyenik koşullarda korunuyor, raf ömrü uzuyor, gıda israfı azalıyor ve tüketici güvenliği sağlanıyor. Bu, ambalajın koruma işlevinin ölçülebilir tarafıdır.&#34; dedi.&nbsp;Zeki Sarıbekir, ambalajın gıda israfını önlemedeki rolüne de dikkat çekti: &#34;Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'ne (FAO) göre dünyada üretilen gıdanın yaklaşık üçte biri, yani yılda 1,3 milyar ton, kayboluyor ya da israf ediliyor. FAO&#39;nun çalışmaları, uygun ambalajın gıda zincirinin neredeyse her aşamasındaki kayıpları önlemede kilit rol oynadığını ortaya koyuyor. Bir ürünü korumak, aynı zamanda onu üretmek için harcanan suyu, enerjiyi ve emeği de korumak demektir. Gıda güvenliği ile çevre korumanın kesiştiği nokta tam da burasıdır.&#34;&nbsp;DAHA AZ MALZEMEYLE DAHA ÇOK KORUMA: İNOVASYON VE YAPAY ZEKA&nbsp;Sektörün son yıllarda geçirdiği dönüşümü açıklayan Zeki Sarıbekir, &#34;Ambalaj sektörü, &#39;daha az malzemeyle daha çok koruma&#39; ilkesi etrafında yeniden şekilleniyor. Bir ürünü en az malzemeyle&nbsp;nasıl koruruz, bu ambalaj kullanım sonrası kolayca geri dönüştürülebilir mi; inovasyon bugün bu iki sorunun aynı anda peşinde.&#34; dedi.&nbsp;Başkan, burada gözden kaçan bir inceliğe de dikkat çekti: &#34;Ambalaj malzemelerini azaltmak, ürünü korumasız bırakıp daha büyük bir israfa yol açabilir; çünkü çöpe giden bir gıda, onu koruyan ambalaj malzemesinden çok daha büyük bir çevresel maliyettir. Nitekim bilimsel yaşam döngüsü analizleri, doğru tasarlanmış bir ambalajın çevreye sağladığı korumanın üretim etkisinden daha ağır basabildiğini gösteriyor. Doğru ambalaj, &#39;en az&#39; ambalaj değil; ürünü güvenle koruyan en verimli ambalajdır.&#34;&nbsp;Zeki Sarıbekir, sektörün geleceğini döngüsel ekonomi ve yapay zekanın şekillendirdiğini belirterek bu dönüşümün somut karşılığını anlattı: &#34;Sürdürülebilirlik bizim için öncelikle bir sorumluluk; gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakma sorumluluğu. Yapay zeka da bu dönüşümün en güçlü kolaylaştırıcısı. Algoritmalar bir ürünü en verimli ve en kolay geri dönüştürülebilir şekilde koruyacak tasarımı hesaplayabiliyor; sensör tabanlı akıllı ayrıştırma sistemleri atıkları insan gözünün yakalayamayacağı bir hassasiyetle ayırarak geri dönüşümün kalitesini artırıyor; dijital ürün pasaportu gibi uygulamalar ise ambalajın içeriğini ve geri dönüştürülebilirliğini şeffaf biçimde kayıt altına alıyor.&#34;&nbsp;&#34;ÇEVRE SORUNU AMBALAJIN VARLIĞI DEĞİL, ATIĞIN YÖNETİLEMEMESİDİR&#34;&nbsp;Ambalajların çevre kirliliğinin temel nedeni gibi gösterilmesinin doğru olmadığını belirten Zeki Sarıbekir, asıl meselenin kullanım sonrası atık yönetimi olduğunu vurguladı: &#34;Sorun ambalajın kendisi değil, kullanım sonrası onu sisteme geri kazandıramamaktır. Çevre sorunu ambalajın varlığı değil, atığın yönetilememesidir. Doğru tasarlanan ve doğru toplanan bir ambalaj, döngüsel ekonominin en değerli ham maddelerinden birine dönüşebilir. Ancak bunun için tasarımdan toplamaya, ayrıştırmadan geri dönüşüm altyapısına kadar tüm halkaların birlikte çalışması gerekiyor. Bu; sanayinin, yerel yönetimlerin ve vatandaşın ortak sorumluluğudur.&#34;&nbsp;Türkiye&#39;nin kaydettiği ilerlemeye işaret eden Zeki Sarıbekir, gidilecek yolu da gerçekçi biçimde ortaya koydu: &#34;Türkiye, Sıfır Atık Hareketi&#39;yle 2017&#39;de yüzde 13 olan geri kazanım oranını 2025 sonunda yüzde 37,5&#39;e taşıdığını açıkladı. Bu, kayda değer bir ilerleme. Ancak Avrupa Birliği&#39;nde ambalaj atıklarının geri dönüşüm oranının yüzde 60'ı aştığını da görmeliyiz. Önümüzde ciddi bir mesafe var; özellikle atıkların kaynağında doğru ayrıştırılması konusunda toplumsal bir kültür dönüşümüne ihtiyacımız var. İyi haber şu ki, doğru sistemler kurulduğunda bu açık hızla kapanabilir.&#34;&nbsp;2026, SEKTÖR İÇİN KRİTİK BİR DÖNEM: DEPOZİTO SİSTEMİ, PPWR VE COP31&nbsp;Zeki Sarıbekir, 2026&#39;nın ambalaj sektörü için kritik bir dönem olduğunu belirterek sektörü doğrudan etkileyecek üç sürece dikkat çekti: &#34;Türkiye, içecek ambalajları için Depozito Yönetim Sistemi&#39;ni kademeli olarak yaygınlaştırıyor. Bu, atıkların kaynağında ayrı toplanması açısından önemli bir adım ve başarısı tüm tarafların ortak çabasına bağlı. Aynı dönemde Avrupa Birliği&#39;nin yeni Ambalaj ve Ambalaj Atığı Tüzüğü PPWR, 12 Ağustos 2026&#39;da uygulamaya&nbsp;giriyor ve geri dönüştürülebilirlik ile geri dönüştürülmüş içerik konusunda kademeli ama bağlayıcı yükümlülükler getiriyor. Avrupa&#39;ya ihracat yapan üyelerimiz için bu, yakından takip edilmesi gereken bir gündem.&#34;&nbsp;Kasım ayında COP31 İklim Zirvesi&#39;ne Antalya&#39;da ev sahipliği yapacak bir ülke olmanın altını çizen Zeki Sarıbekir, &#34;Sürdürülebilirliği bir uyum maliyeti olarak değil, küresel pazarda rekabet avantajı olarak görmemiz gerekiyor. Hem çevreye hem işimize hizmet eden bu dönüşümde ASD olarak görevimiz, üyelerimizi daha düşük karbon ayak izine sahip üretim ve geri dönüştürülebilirlik kriterleri konusunda bilgilendirmek ve sektörümüzü ulusal ile uluslararası platformlarda temsil etmektir. Çünkü sürdürülebilir ambalaj artık bir tercih değil, küresel ticaretin gerektirdiği bir standart.&#34; dedi.&nbsp;Zeki Sarıbekir sözlerini iki günü birleştiren bir çağrıyla tamamladı: &#34;Güvenli gıda ile temiz çevreyi artık ayrı başlıklar olarak ele alma lüksümüz yok; ikisi de aynı sorumluluğun parçası. Bu yüzden hedefimiz basit ama net: Ambalajla sağlığımızı, dönüşümle geleceğimizi koruyalım.&#34;&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 05 Jun 2026 11:56:06 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Su yönetiminde uluslararası iş birliği]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/su-yonetiminde-uluslararasi-is-birligi-7208/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/su-yonetiminde-uluslararasi-is-birligi-7208/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A68417-E22F87-8E34C8-9808C3-178282-3222B5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Avrupa Komisyonu tarafından 2004 yılında Brüksel merkezli kurulan Water Europe; sanayi, akademi, kamu kurumları ve teknoloji şirketlerini bir araya getirerek su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi, su verimliliği ve döngüsel su ekonomisi alanlarında çalışmalar yürütüyor. Platform,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A68417-E22F87-8E34C8-9808C3-178282-3222B5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Avrupa Komisyonu tarafından 2004 yılında Brüksel merkezli kurulan Water Europe; sanayi, akademi, kamu kurumları ve teknoloji şirketlerini bir araya getirerek su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi, su verimliliği ve döngüsel su ekonomisi alanlarında çalışmalar yürütüyor. Platform, Avrupa Birliği su politikalarının geliştirilmesine katkı sağlarken, sektörler arası iş birlikleriyle iyi uygulama örneklerinin yaygınlaşmasını hedefliyor.Yeniköy Kemerköy Enerji, bu üyelikle birlikte su yönetimi alanındaki iyi uygulamalarını uluslararası platformlarda paylaşma ve Avrupa'daki gelişmeleri yakından takip etme imkânı elde edecek.Burak Işık: "Sürdürülebilirlik vizyonumuzu uluslararası iş birlikleriyle güçlendiriyoruz"Su kaynaklarının korunması ve verimli kullanımının, enerji üretimi dahil tüm sektörler için kritik öneme sahip olduğunu belirten Yeniköy Kemerköy Enerji Genel Müdür Yardımcısı Burak Işık, "Su, enerji üretiminin yanı sıra ekonomik kalkınmanın da temel kaynaklarından biri. Bu nedenle su yönetimini operasyonel bir konu olmanın ötesinde, sürdürülebilirlik vizyonumuzun merkezinde yer alan stratejik bir alan olarak görüyoruz. Water Europe üyeliğimiz, bu alandaki çalışmalarımızı uluslararası iş birlikleriyle güçlendirmemize ve ortaya koyduğumuz bilgi birikimini Avrupa ölçeğinde paylaşmamıza olanak sağlayacak. Üyeliğimizin 5 Haziran Dünya Çevre Günü'ne isabet etmesinden ayrıca mutluluk duyduk" diye konuştu.Avrupa'nın en önemli platformlarındanTürkiye'den sınırlı sayıda kuruluşun yer aldığı Water Europe su yönetimi, su verimliliği, döngüsel ekonomi ve inovatif su teknolojileri alanlarında Avrupa'nın en önemli sektör platformlarından biri olarak dikkat çekiyor. Water Europe üyeliğinde Türkiye'nin öncü şirketlerinden biri olduklarına dikkat çeken Burak Işık, "Sürdürülebilirlik anlayışımız doğrultusunda 2017 yılından bu yana ISO 14046 standardı kapsamında su ayak izimizi hesaplıyoruz. Bu sayede, faaliyetlerimizin su kullanımı üzerindeki çevresel etkilerini daha iyi analiz ederek kaynaklarımızı verimli kullanmayı hedefliyoruz. Aynı zamanda sıfır atık yaklaşımını benimseyerek, atık oluşumunu en aza indirip suyun geri dönüşümüne ve yeniden kullanımına teşvik ediyoruz. Sürdürülebilirlik raporumuzda da belirttiğimiz üzere bu yıl içinde ISO 46001 Su Verimliliği Yönetim Sistemi kurulması da hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.&nbsp;Elektrik üretimi, su kaynaklarına etki etmiyorYerli kaynaklarla üretim yaparak Türkiye'nin enerji arz güvenliğinde önemli bir rol üstlenirken, su kullanımını da bilimsel verilerin ışığında ve ilgili kamu kuruluşlarıyla beraber takip ettiklerini belirten Burak Işık, "Çalışmalarımızı Devlet Su İşleri ile imzaladığımız protokoller çerçevesinde yürütüyoruz ve kullanımın iznimizin çok daha altında bir su tüketimi gerçekleştiriyoruz. İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından hazırlanan su bilançosu çalışması elektrik üretim faaliyetlerimizin bölgemizde bir su baskısı oluşturmadığını açıkça ortaya koyuyor. Öte yandan Dokuz Eylül Üniversitesi Maden Fakültesi öğretim üyeleri tarafından hazırlanan raporlara göre de yer üstü madencilik faaliyetlerimizin yeraltı su havzaları üzerinde olumsuz bir etkisi bulunmuyor" diye konuştu.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 05 Jun 2026 11:54:59 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Jeopolitik risklere rağmen attığımız adımlarla bu etkileri sınırladık"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/jeopolitik-risklere-ragmen-attigimiz-adimlarla-bu-etkileri-sinirladik-413/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/jeopolitik-risklere-ragmen-attigimiz-adimlarla-bu-etkileri-sinirladik-413/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BDC776-634DB0-D5F3A6-21485F-C783D0-3C4236.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şimşek, NSosyal hesabından mayıs ayı enflasyon verilerine ilişkin paylaşım yaptı.Enflasyonun mayısta aylık yüzde 1,7, yıllık yüzde 32,6 gerçekleştiğini belirten Şimşek, olumlu seyreden hava koşullarının da desteğiyle gıda fiyatlarının aylık yüzde 0,5 azaldığını vurguladı.Şimşek,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BDC776-634DB0-D5F3A6-21485F-C783D0-3C4236.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şimşek, NSosyal hesabından mayıs ayı enflasyon verilerine ilişkin paylaşım yaptı.Enflasyonun mayısta aylık yüzde 1,7, yıllık yüzde 32,6 gerçekleştiğini belirten Şimşek, olumlu seyreden hava koşullarının da desteğiyle gıda fiyatlarının aylık yüzde 0,5 azaldığını vurguladı.Şimşek, eğitimde kural bazlı fiyatlama ve kira enflasyonundaki düşüşle yıllık hizmetler enflasyonunun geçen senenin aynı dönemine göre 10,1 puan iyileşerek yüzde 41,1 olduğunun altını çizerek, şunları kaydetti:&#34;Jeopolitik riskler ve enerji fiyatlarındaki oynaklık enflasyon görünümü üzerinde baskı oluşturmaya devam etse de attığımız adımlarla bu etkileri sınırladık. Kalıcı fiyat istikrarı hedefimiz doğrultusunda politikalarımızı sürdüreceğiz.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 05 Jun 2026 11:18:48 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[TOBB Nefes Kredisi 8 Haziran'da yeniden başlayacak]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tobb-nefes-kredisi-8-haziranda-yeniden-baslayacak-8802/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tobb-nefes-kredisi-8-haziranda-yeniden-baslayacak-8802/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EBD945-C3B765-C8A145-63F685-9CEC74-19214A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Birlikten yapılan açıklamaya göre, reel sektöre yeni finansman desteği geliyor. TOBB, Kredi Garanti Fonu (KGF) ve bankaların işbirliğiyle KOBİ&#39;lere destek olmak için oluşturulan TOBB Nefes Kredisi&#39;nde yeni dönem 8 Haziran itibarıyla başlayacak.KOBİ&#39;lere uygun koşullarda&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EBD945-C3B765-C8A145-63F685-9CEC74-19214A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Birlikten yapılan açıklamaya göre, reel sektöre yeni finansman desteği geliyor. TOBB, Kredi Garanti Fonu (KGF) ve bankaların işbirliğiyle KOBİ&#39;lere destek olmak için oluşturulan TOBB Nefes Kredisi&#39;nde yeni dönem 8 Haziran itibarıyla başlayacak.KOBİ&#39;lere uygun koşullarda finansman desteği sağlamayı amaçlayan krediye TOBB&#39;a bağlı tüm oda-borsa üyesi işletmeler başvurabilecek.- Bir firma azami 3 milyon lira kredi kullanabilecekİşletmeler, başvurularını Akbank, Denizbank, QNB Bank, Ziraat Bankası, Garanti Bankası, Halkbank, Vakıfbank, Yapı ve Kredi Bankası ile Ziraat Katılım Bankası şubelerine yapabilecek.Bir firma azami 3 milyon lira kredi kullanabilecek. Krediler, 6 ay anapara ödemesiz dönem dahil, azami 48 ay vadeli olacak. Kredi, 24 aya kadar yıllık yüzde 36, 24 ay üzerinde ise yıllık yüzde 34 faizle kullandırılacak.Yeni TOBB Nefes Kredisi kapsamında ilk dilim olarak 25 milyar lira kullanıma açılacak. Bu yıl içinde duyurulacak ilave limitlerle kredi hacminin 100 milyar liraya ulaşması hedefleniyor.- &#34;KOBİ&#39;lerin yaşadığı en büyük sıkıntı finansmana erişim&#34;Açıklamada değerlendirmesine yer verilen TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, KOBİ&#39;lerin yaşadığı en büyük sıkıntının finansmana erişim olduğunu ifade etti. Özellikle KOBİ kredilerine uygulanan büyüme sınırının krediye erişimi zorlaştırdığına dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, şunları kaydetti:&#34;Böyle bir dönemde KOBİ&#39;lerimize destek olmak için yeni bir kaynak oluşturduk. TOBB, Kredi Garanti Fonu ve bankalar güç birliği yaptık. Amacımız zor günlerde KOBİ&#39;lerimizin yanında durup çarkların dönmesini sağlamak. 2025 yılı içinde 3 aşamada TOBB Nefes Kredisi&#39;nden 61 bin firma yararlandı. KOBİ&#39;lere sağladığımız destek 81 milyar liraya ulaştı. KGF Özkaynak Kefalet Programı kapsamında 2026 için de toplam 100 milyar lira tutarında kredi hacmi oluşturmayı hedefliyoruz. Dilimler halinde kullandırılması planlanan bu yeni paketin 25 milyar lira tutarındaki ilk dilimi üyelerimizin erişimine açılıyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek&#39;e, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan&#39;a, Kredi Garanti Fonu Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Özegen&#39;e ve katılan tüm banka yöneticilerine verdikleri destek ve katkılardan dolayı teşekkür ediyorum. KOBİ&#39;lerimizin doğru zamanda ve uygun maliyetlerle finansmana ulaşması, daha fazla yatırım, üretim, istihdam ve ihracat, dolayısıyla daha güçlü bir ekonomi demektir.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 04 Jun 2026 11:16:07 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Eti'de üst düzey atama]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/etide-ust-duzey-atama-5396/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/etide-ust-duzey-atama-5396/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_16B777-4B4226-428717-3F0802-0EF792-49D817.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yaklaşık 30 yıllık deneyime sahip olan Berktaş; The Coca-Cola Company Türkiye, Samsung ve Getir gibi global şirketlerde üstlendiği rollerle stratejik iletişim, itibar ve kriz yönetimi ile medya ilişkileri alanlarında güçlü bir uzmanlığa sahip. Son olarak Getir'de Kurumsal İletişim&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_16B777-4B4226-428717-3F0802-0EF792-49D817.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yaklaşık 30 yıllık deneyime sahip olan Berktaş; The Coca-Cola Company Türkiye, Samsung ve Getir gibi global şirketlerde üstlendiği rollerle stratejik iletişim, itibar ve kriz yönetimi ile medya ilişkileri alanlarında güçlü bir uzmanlığa sahip. Son olarak Getir'de Kurumsal İletişim Direktörü olarak görev yapan Berktaş, Getir ve alt markalarının iletişim stratejilerinin yapılandırılması ve yönetilmesinde kritik rol üstlendi.Yeni görevinde ETİ'nin kurumsal itibar yönetimine liderlik edecek olan Berktaş; medya ilişkileri, lider iletişimi, sürdürülebilirlik, sosyal sorumluluk ve tüketici ilişkileri alanlarından sorumlu olacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 04 Jun 2026 09:46:30 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Gençler ülkenin en önemli avantajlarından biri"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gencler-ulkenin-en-onemli-avantajlarindan-biri-5947/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gencler-ulkenin-en-onemli-avantajlarindan-biri-5947/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EA266A-ABC2CB-6809DB-000E81-526171-383DDC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Erdem, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üyesi ülkelerin genç girişimcilerini, yatırımcılarını ve politika yapıcılarını bir araya getiren İİT Gençlik Girişimcilik Konferansı&#39;nda yaptığı konuşmada, etkinlikte genç profesyonellerin ve girişimcilerin yer almasının kendileri&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EA266A-ABC2CB-6809DB-000E81-526171-383DDC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Erdem, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üyesi ülkelerin genç girişimcilerini, yatırımcılarını ve politika yapıcılarını bir araya getiren İİT Gençlik Girişimcilik Konferansı&#39;nda yaptığı konuşmada, etkinlikte genç profesyonellerin ve girişimcilerin yer almasının kendileri açısından büyük önem taşıdığını söyledi.Gazze&#39;de yaşanan insani krize değinen Erdem, bölgedeki insanların büyük acılar çektiğini belirterek, dayanışma mesajı verdi.Erdem, dünyanın belirsizliklerin arttığı bir dönemden geçtiğini ifade ederek, süren jeopolitik krizler, gıda krizleri ve yapay zeka öncülüğündeki teknolojik dönüşümün küresel ölçekte önemli değişimlere yol açtığını dile getirdi.Bu süreçte gençlerin potansiyeline odaklanılması gerektiğini vurgulayan Erdem, özellikle yatırım alanında yetişen gençlerin ülkelerini geleceğin yetenek merkezlerine dönüştüreceğini söyledi.Erdem, kalkınma vizyonlarını ulaşım altyapısı, Türkiye ekonomisi, İstanbul&#39;un yaşam tarzı ve kültürü ile nitelikli insan kaynağı olmak üzere 4 temel unsur üzerine inşa ettiklerini belirterek, Türkiye&#39;nin 86 milyonluk nüfusunun yaklaşık yarısını oluşturan genç ve dinamik nüfusun ülkenin en önemli avantajlarından biri olduğunu ifade etti.İstanbul Finans Merkezinin bir devlet vizyon projesi olduğunu dile getiren Erdem, temelleri yaklaşık 20 yıl önce atılan projenin güçlü fiziksel altyapısının yanı sıra sunduğu yaşam çevresi, iş yapma kolaylığı ve teşvik mekanizmalarıyla uluslararası şirketler için cazibe merkezi haline geldiğini söyledi.Erdem, genç girişimcilere İFM&#39;nin sunduğu fırsatları yakından incelemeleri tavsiyesinde bulundu.Merkez bünyesinde yetenek gelişimine yönelik önemli imkanlar bulunduğunu belirten Erdem, uluslararası yetenekleri de İstanbul Finans Merkezine davet etti.İstanbul Valisi Davut Gül de Müslüman ülkelerin genç nüfus potansiyeline sahip bulunması nedeniyle çok büyük bir avantajının olduğunu dile getirerek, &#34;Bu genç nüfus doğru kullanıldığında, iyi eğitildiğinde, çok önemli beşeri sermayemiz olacak. Burada gençler, girişimciler, Müslüman ülkeler ve bir ülkeden daha fazla onlarca ülkenin bir arada olduğu bir etkinlik yapılıyor. Aslında bu hem Türkiye için hem bütün katılımcılar için çok önemli bir fırsat.&#34; diye konuştu.Üretim ve tüketim alışkanlıklarının değiştiği bir dünyada herkesin birbirinden öğrenebileceği ve ticaretini geliştirebileceği bir ortamın da olduğunu söyleyen Gül, &#34;Bu, tanımakla başlıyor. İşte, Taha Ayhan başkanımızın diğer paydaşlarla birlikte, bakanlıklarımızın desteğiyle birlikte, yaptığı genç girişimcilerin bu etkinliği tanımanın bir başlangıcı olmuş oluyor. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.&#34; dedi.İslam İşbirliği Gençlik Forumu Başkanı Taha Ayhan da katılımcılara ve genç girişimcilere seslenerek, &#34;Özellikle merkezimizdeki startuplarımızı ve girişimcilerimizi ziyaret etmenizi isteriz. Gençliğin iyileşmesinde önemli bir rol oynadığınızı düşünüyoruz.&#34; ifadesini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 03 Jun 2026 13:39:47 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yatırımcılar yılın ilk yarısında güvenli liman arayışına yöneldi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/yatirimcilar-yilin-ilk-yarisinda-guvenli-liman-arayisina-yoneldi-6266/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/yatirimcilar-yilin-ilk-yarisinda-guvenli-liman-arayisina-yoneldi-6266/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AFA499-8DB086-B5017E-2B0579-E7B276-17942D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />2026 yılının ilk beş ayı, küresel finans piyasalarında belirsizliklerin ve risk algısının belirgin şekilde yükseldiği bir dönem olarak geride kaldı. Yılın başından itibaren küresel ekonomide büyüme görünümüne ilişkin soru işaretleri devam ederken, özellikle Orta Doğu&#39;da&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AFA499-8DB086-B5017E-2B0579-E7B276-17942D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />2026 yılının ilk beş ayı, küresel finans piyasalarında belirsizliklerin ve risk algısının belirgin şekilde yükseldiği bir dönem olarak geride kaldı. Yılın başından itibaren küresel ekonomide büyüme görünümüne ilişkin soru işaretleri devam ederken, özellikle Orta Doğu&#39;da yaşanan gelişmeler ve İran eksenli jeopolitik gerilimler piyasalarda yön belirleyici unsurlar arasında yer aldı. Bölgedeki tansiyonun zaman zaman yükselmesi, enerji arzına yönelik endişeleri artırırken petrol fiyatlarında dalgalanmalara neden oldu. Bu durum, enflasyon beklentilerinin yeniden gündeme gelmesine ve yatırımcıların risk iştahında azalmaya yol açtı. Jeopolitik gelişmelerin yanı sıra ABD Merkez Bankası&#39;nda yaşanan yönetim değişimi ve Fed&#39;in yeni dönemde izleyeceği politika da küresel piyasalarda yakından takip edildi.Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan SAFEbit CEO&#39;su Emrah Aktaş, yatırımcıların yılın ilk yarısında güvenlik ve likiditeyi ön planda tuttuğunu belirtti."2026&#39;nın ilk yarısına baktığımızda piyasalarda fiyatlamaları yönlendiren en önemli unsurun jeopolitik gelişmeler olduğunu görüyoruz. Özellikle İran çevresinde yaşanan gerilimler, enerji fiyatlarından altına, hisse senetlerinden kripto paralara kadar hemen her varlık sınıfında etkisini hissettirdi. Belirsizliğin arttığı dönemlerde yatırımcıların ilk tercihi yine güvenli limanlar oldu ve altın bu süreçte güçlü bir performans sergiledi. Savaşın etkisiyle tarihi seviyelere yaklaşan altın fiyatlarında daha sonra kâr satışları ve risklerin kısmen azalmasına bağlı olarak geri çekilmeler gördük. Böylece yılbaşından bu yana elde edilen getirinin önemli bir bölümü silinmiş oldu. Bunun temel nedeni yalnızca jeopolitik riskler değil. Aynı zamanda küresel ekonomide büyümeye ilişkin soru işaretleri ve merkez bankalarının gelecekte nasıl bir politika izleyeceğine yönelik beklentiler de yatırımcıları koruma amaçlı pozisyon almaya yöneltti."Piyasalar Kevin Warsh döneminin ilk sinyallerini izliyorYılın ilk yarısında yatırımcıların yakından takip ettiği başlıklardan birinin de ABD Merkez Bankası&#39;ndaki yönetim değişimi olduğunu ifade eden Aktaş, para politikalarına ilişkin beklentilerin piyasalarda yön tayin etmeye devam ettiğini söyledi."Fed&#39;de Kevin Warsh döneminin başlamasıyla birlikte piyasalar yeni dönemde para politikasının nasıl şekilleneceğini anlamaya çalışıyor. Küresel sermaye akışlarının yönünü belirleyen en önemli faktörlerden biri hâlâ ABD faiz politikası. Warsh&#39;ın enflasyonla mücadele konusunda kararlı olmakla birlikte ekonomik büyümeyi destekleyen bir yaklaşım benimseyip benimsemeyeceği yatırımcılar tarafından dikkatle izleniyor. Çünkü Fed&#39;in atacağı her adım yalnızca hisse senedi piyasalarını değil, emtia ve kripto para piyasalarını da doğrudan etkiliyor. Özellikle faiz indirimlerine yönelik beklentilerin güçlenmesi ve daha güvercin bir para politikası görünümünün oluşması durumunda riskli varlıklara yönelik talebin yeniden artabileceğini düşünüyoruz."Yılın ikinci yarısında risk iştahı yeniden yükselebilirHaziran ayıyla birlikte yılın ilk yarısının son ayına girildiğini hatırlatan Aktaş, önümüzdeki dönemde piyasalarda dalgalı görünümün sürebileceğini belirtti."Yılın ikinci yarısına yaklaşırken yatırımcıların dikkatle izlemesi gereken üç temel başlık bulunuyor. Bunlar jeopolitik gelişmeler, Fed&#39;in para politikası ve küresel ekonomik büyüme verileri olacak. Özellikle Orta Doğu&#39;daki gelişmelerin seyri, enerji piyasaları üzerinden tüm finansal varlıkları etkileme potansiyeline sahip.Kripto para piyasaları açısından baktığımızda ise uzun vadeli hikâyenin güçlü kalmaya devam ettiğini düşünüyoruz. Eğer yılın geri kalanında jeopolitik tansiyonun düşmesi ve daha kalıcı bir barış ortamının oluşması mümkün olursa, küresel piyasalarda risk iştahı yeniden güçlenebilir. Buna ek olarak Fed Başkanı Kevin Warsh&#39;ın daha güvercin bir para politikası yaklaşımı benimsemesi halinde, Bitcoin başta olmak üzere dijital varlıkların bu ortamdan olumlu etkilenebileceğini düşünüyoruz. Ancak kısa vadede küresel belirsizliklerin oluşturduğu volatilite yatırımcıları zaman zaman zorlamaya devam edebilir.Sonuç olarak, 2026&#39;nın ilk yarısı yatırımcıların risk yönetimine her zamankinden daha fazla önem verdiği bir dönem olarak kayıtlara geçti. Yılın ikinci yarısında da piyasaların yönünü büyük ölçüde jeopolitik gelişmeler ve merkez bankalarının atacağı adımlar belirleyecek gibi görünüyor."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 03 Jun 2026 12:29:45 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Interpack 2026 ve PLMA 2026 fuarlarına güçlü çıkarma]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/interpack-2026-ve-plma-2026-fuarlarina-guclu-cikarma-1620/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/interpack-2026-ve-plma-2026-fuarlarina-guclu-cikarma-1620/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5F237A-E27E57-C51B37-57ABC7-3CCF0F-F4D634.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İKMİB tarafından düzenlenen milli katılım organizasyonları kapsamında Türk firmaları ambalaj, private label, kozmetik, temizlik, gıda ve plastik sektörlerindeki ürün ve üretim gücünü uluslararası alıcılara tanıtma fırsatı buldu.Interpack 2026'ya Türkiye'den 286 Firma Katıldı7-13&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5F237A-E27E57-C51B37-57ABC7-3CCF0F-F4D634.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İKMİB tarafından düzenlenen milli katılım organizasyonları kapsamında Türk firmaları ambalaj, private label, kozmetik, temizlik, gıda ve plastik sektörlerindeki ürün ve üretim gücünü uluslararası alıcılara tanıtma fırsatı buldu.Interpack 2026'ya Türkiye'den 286 Firma Katıldı7-13 Mayıs 2026 tarihleri arasında Almanya'nın Düsseldorf şehrinde düzenlenen ve ambalaj sektöründe dünyanın en önemli fuarlarından biri olarak kabul edilen Interpack 2026'nın Türkiye milli katılım organizasyonu bu yıl üçüncü kez İKMİB tarafından gerçekleştirildi.Milli katılım organizasyonu kapsamında 43 firma fuarda yer aldı. 243 bireysel katılımcı ile birlikte Türkiye toplam 286 firma ile fuara katılarak en fazla katılımcıya sahip dördüncü ülke oldu. 169 ülkeden 170 binin üzerinde ziyaretçiyi ağırlayan fuarda, 55 ülkeden 2 bin 866 firma katılımcı olarak yer aldı. Fuar süresince Türk firmaları plastik, karton, metal ve benzeri ambalaj ürünleri ile ambalaj ve paketleme makinelerini sergileyerek sektörün üretim ve ihracat kapasitesini uluslararası pazarlara tanıttı.Fuar kapsamında T.C. Düsseldorf Başkonsolosu Ali İhsan İzbul, T.C. Düsseldorf Ticaret Ataşeleri Pınar Aslan ve Dilara Zümreoğlu Tek ile İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, İKMİB Denetim Kurulu Üyesi Hakan Özhuy ve İKMİB GYK Üyesi Hakan Dirgeme, Türk pavilyonunu ziyaret ederek katılımcı firmalarla bir araya geldi.PLMA 2026'da 146 Türk Firması Yer AldıPrivate label sektörünün dünyanın en önemli organizasyonlarından biri olarak kabul edilen PLMA 2026 ise 19-20 Mayıs 2026 tarihlerinde Hollanda'nın Amsterdam şehrinde gerçekleştirildi. İKMİB, fuarın Türkiye milli iştirak organizasyonunu bu yıl 16'ncı kez düzenledi.Milli katılım organizasyonu kapsamında 94 firma yer alırken, 52 bireysel katılımcı ile birlikte Türkiye toplam 146 firma ile fuarda temsil edildi. 18 binin üzerinde ziyaretçi ve 3 bin 300'den fazla katılımcı firmanın yer aldığı fuarda Türk firmaları kozmetik, temizlik, gıda ve plastik sektörlerindeki ürünlerini sergiledi.Fuar boyunca İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, Yönetim Kurulu Üyeleri M. İmer Özer ve Ender Sedat Çelik ile TİM Delegeleri Sevim Öztaşkın, Hakan Hatipoğlu ve Özgür Öztürk milli katılım kapsamında yer alan firmaları stantlarında ziyaret ederek başarı dileklerini iletti.Ayrıca T.C. Lahey Büyükelçisi Fatma Ceren Yazgan, T.C. Amsterdam Başkonsolosu Mahmut Burak Ersoy, T.C. Lahey Ticaret Müşaviri Ömer İlhan ve T.C. Amsterdam Ticaret Ataşesi Kutgün Sinal da fuara katılarak Türk firmalarıyla bir araya geldi.İbrahim Aracı: "Türk firmalarımız küresel pazarlarda güçlü konumunu pekiştiriyor"İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı V. İbrahim Aracı, Interpack 2026 ve PLMA 2026 fuarlarına yönelik değerlendirmesinde, Türk firmalarının uluslararası fuarlarda gösterdiği güçlü katılımın sektör ihracatına önemli katkı sunduğunu belirterek şunları söyledi: "Ambalaj ve private label sektörleri, katma değerli üretim ve ihracat açısından ülkemiz için stratejik öneme sahip alanlar arasında yer alıyor. Dünyanın en önemli fuarlarından olan Interpack ve PLMA'da firmalarımızın yoğun ilgi görmesi, Türk üreticisinin kalite, üretim kapasitesi ve rekabet gücünü bir kez daha ortaya koydu. Türkiye'nin her iki fuarda da yüksek katılım sayılarıyla öne çıkması sektörümüz açısından son derece değerli. İKMİB olarak firmalarımızın küresel pazarlardaki etkinliğini artırmak, yeni iş birlikleri geliştirmelerine katkı sunmak ve ihracatımızı daha ileri taşımak amacıyla milli katılım organizasyonlarımızı sürdürüyoruz. Özellikle ambalaj sektöründe Avrupa başta olmak üzere hedef pazarlardaki büyüme ivmesinin önümüzdeki dönemde de devam edeceğine inanıyoruz."Ambalaj Sektörü İhracatında Avrupa Pazarı Öne ÇıkıyorTürk ambalaj sektörünün ihracat performansı son yıllarda istikrarlı büyümesini sürdürürken, plastik ambalaj ihracatı sektörün en büyük kalemini oluşturmaya devam ediyor. 2021-2025 döneminde plastik ambalaj ihracatı yaklaşık 4,14 milyar dolardan 4,34 milyar dolara yükseldi.Ambalaj sektörünün 2025 yılı toplam ihracatı 7,29 milyar dolar olarak gerçekleşirken, bunun 4,32 milyar dolarlık kısmını İKMİB kapsamındaki plastik ambalaj ürünleri oluşturdu. Böylece plastik ambalaj ürünleri, toplam ambalaj sektörü ihracatının yüzde 59,2'sini oluşturdu.Sektörün en fazla ihracat gerçekleştirdiği ülkeler arasında İngiltere, Almanya, ABD, İtalya ve Irak öne çıkarken, ihracatın ağırlıklı olarak Avrupa pazarına yöneldiği görülüyor. İngiltere ve Almanya sektörün en önemli pazarları arasında yer alırken, ABD pazarında son yıllarda artış eğilimi dikkat çekiyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 03 Jun 2026 11:04:14 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Çocuklar için ilham veren alanlara katkı sunuyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/cocuklar-icin-ilham-veren-alanlara-katki-sunuyor--8511/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/cocuklar-icin-ilham-veren-alanlara-katki-sunuyor--8511/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E433E9-05879A-D27791-B57F7E-5F7A58-8BFF5C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ahşap bazlı panel sektörünün lider oyuncusu Kastamonu Entegre, topluma katkı sağlama ve sürdürülebilir gelişimi destekleme misyonu doğrultusunda projelerine devam ediyor. Şirket, bu anlayıştan hareketle son bir yıl içerisinde çocukların gelişimine katkı sunma amacıyla iki farklı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E433E9-05879A-D27791-B57F7E-5F7A58-8BFF5C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ahşap bazlı panel sektörünün lider oyuncusu Kastamonu Entegre, topluma katkı sağlama ve sürdürülebilir gelişimi destekleme misyonu doğrultusunda projelerine devam ediyor. Şirket, bu anlayıştan hareketle son bir yıl içerisinde çocukların gelişimine katkı sunma amacıyla iki farklı projede yer aldı.&nbsp;25 Nisan'da başlayan ve 15 Haziran'a kadar devam edecek olan Rami Kütüphanesi'nde gerçekleştirilen Rami Çocuk ve Sanat Bienali kapsamında yer alan "Kitabın Serüveni" deneyim alanı, çocukları bir kitabın üretim sürecinin aktif parçası olmaya davet ediyor. Deneyim alanında ziyaretçiler; yazar, editör, çizer, tasarımcı, matbaacı ve okur rollerini üstlenerek bir fikrin kitaba dönüşme yolculuğunu uygulamalı olarak deneyimleyebiliyor. Kastamonu Entegre de projeye sağladığı ürün desteğiyle bu yaratıcı alanın oluşumuna katkı sundu.Şirketin destek verdiği bir diğer çalışma ise geçtiğimiz yıldan bu yana devam eden Sakıp Sabancı Müzesi Çocuk Atölyesi Yenileme Projesi kapsamında atölyenin dönüşüm sürecine katkıda bulunuldu. Yürütülen kapsamlı yenileme sürecinde atölyenin farklı alanları çocukların kullanımı göz önüne alınarak yenilendi. Proje kapsamında ayrıca Kastamonu Entegre çalışanlarının çocuklarına yönelik çeşitli atölye çalışmaları da gerçekleştiriliyor.Kastamonu Entegre, sosyal fayda odaklı projeleriyle çocukların gelişimini desteklemeyi sürdürürken, çocukların daha yaratıcı, güvenli ve ilham verici alanlarda vakit geçirebilmesine katkı sunmayı hedefliyor.&nbsp;1 Haziran Uluslararası Çocuk Günü vesilesiyle çocukların gelişimine katkı sağlayan çalışmaların önemine dikkat çeken şirket, çocukların geleceğine değer katan projelerde yer almaya devam ediyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 03 Jun 2026 11:00:27 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Haziran'da İş Vapur'dayız]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/haziranda-is-vapurdayiz-8073/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/haziranda-is-vapurdayiz-8073/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FA0EFD-E4A9E7-9483F3-3D6544-7C6050-448828.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İş Bankası'nın ilk yeni nesil yüzen şubesi olarak Galataport'ta kapılarını açan İş Vapur, sanatın farklı renklerini keşfedeceğiniz seminerlere ve çocukların hayal gücünü harekete geçiren renkli atölyelere ev sahipliği yapıyor. Pencerelerinden masmavi deniz manzarasının,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FA0EFD-E4A9E7-9483F3-3D6544-7C6050-448828.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İş Bankası'nın ilk yeni nesil yüzen şubesi olarak Galataport'ta kapılarını açan İş Vapur, sanatın farklı renklerini keşfedeceğiniz seminerlere ve çocukların hayal gücünü harekete geçiren renkli atölyelere ev sahipliği yapıyor. Pencerelerinden masmavi deniz manzarasının, içinden ise yaratıcılığın eksik olmadığı İş Vapur'daki etkinliklerde yerinizi almaya hazır olun.7 Haziran Pazar 14.00'te sanatseverler, opera yönetmeni Figen Ayhan'ın anlatımıyla "İçinden Opera Geçen Filmler"i dinliyor. Hem bir ilham kaynağı hem de bir anlatım tekniği olarak sinemanın içinde yer alan operanın film anlatısını nasıl değiştirdiğinin inceleneceği bu etkinliği ajandanıza mutlaka kaydedin.İş Vapur'un yeni etkinlik serilerinden "3 Film 1 Şehir"de, Mehmet Kırali ve Kadir Kaymakçı, şehrin ruhunda iz bırakan yapıların ve insanların hikâyelerini yönetmenler ve oyuncularla birlikte ele alıyor. 10 Haziran Çarşamba 18.00'de başlayacak etkinlikte, Federico Fellini'nin yönettiği Altın Palmiye ödüllü "La Dolce Vita", Audrey Hepburn'e ilk Oscar ödülünü kazandıran "Roman Holiday" ve Paolo Sorrentino'nun En İyi Yabancı Dilde Film Oscar ödülü sahibi "La Grande Bellezza" filmleri eşliğinde "ebedi şehir" Roma konuşuluyor.&nbsp;Levent Erden, sezon boyunca BlackBox'ta ilgiyle takip edilen İstanbul Kafası konuşmalarını İş Vapur'da sürdürüyor. İstanbul'un saklı kalmış güzelliklerini İş Vapur'un eşsiz atmosferinde dinlemek isteyenleri 14 Haziran Pazar 14.00'te "Derya Deniz" başlıklı etkinliğe bekliyoruz.İş Sanat'ın çocuklara özel hazırlanan Elmamın Rengi: Kırmızı, Kayığımın Rengi: Mavi ve Çizmemin Rengi: Sarı kitaplarının yazarı Burcu Ural Kopan, İş Vapur'da minik sanatseverlerle bir araya geliyor. 6 Haziran Cumartesi ve 9 Haziran Salı günleri 13.00'te düzenlenecek Renklerin Dünyasına Yolculuk atölyesinde yazar, kitaplarına ilham veren eserlerdeki detayları nasıl keşfettiğini anlatıyor. Ardından çocuklar kendi renk üçlemelerini seçerek yepyeni hikâyeler yazıyorlar.İş Vapur'daki etkinliklerin biletlerini Biletix'ten temin edebilir, ücretsiz olarak düzenlenen çocuk atölyelerine issanat.com.tr üzerinden kaydolabilirsiniz.Etkinlik Takvimi6 Haziran Cumartesi 13.00	Burcu Ural Kopan ile Renklerin Dünyasına Yolculuk (6-9 yaş)7 Haziran Pazar 14.00	Figen Ayhan ile "İçinden Opera Geçen Filmler"9 Haziran Salı 13.00		Burcu Ural Kopan ile Renklerin Dünyasına Yolculuk (6-9 yaş)10 Haziran Çarşamba 18.00	3 Film 1 Şehir: Roma14 Haziran Pazar 14.00	Levent Erden ile İstanbul Kafası: "Derya Deniz"]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 03 Jun 2026 10:59:15 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Dar gelirlinin bütçesi kiraya çalışıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/dar-gelirlinin-butcesi-kiraya-calisiyor-7409/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/dar-gelirlinin-butcesi-kiraya-calisiyor-7409/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_66BC08-15E855-F1E207-95DCD7-0A172C-84CDC1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'de yükselen konut ve kira maliyetleri, hanehalkı bütçelerinin en büyük gider kalemi haline geldi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2025 yılı Hanehalkı Tüketim Harcamaları araştırmasına göre, vatandaşların toplam tüketim harcamaları içinde en yüksek&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_66BC08-15E855-F1E207-95DCD7-0A172C-84CDC1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'de yükselen konut ve kira maliyetleri, hanehalkı bütçelerinin en büyük gider kalemi haline geldi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2025 yılı Hanehalkı Tüketim Harcamaları araştırmasına göre, vatandaşların toplam tüketim harcamaları içinde en yüksek payı yüzde 29,3 ile konut ve barınma giderleri aldı. Böylece her 100 liralık harcamanın yaklaşık 30 lirası kira, aidat, bakım ve diğer konut giderlerine yöneldi.Barınma harcamalarının ardından yüzde 20,5 ile ulaştırma, yüzde 17,3 ile gıda ve alkolsüz içecekler geldi. Eğitim, sağlık ve finansal hizmetler ise bütçeden en düşük pay alan harcama kalemleri arasında yer aldı.Dar gelirlinin harcama bütçesi daralıyorVeriler, gelir düzeyi düştükçe konut harcamalarının bütçe üzerindeki baskısının daha da arttığını ortaya koydu. En düşük gelir grubunda bulunan haneler, toplam harcamalarının yüzde 38,7'sini konut ve kira giderlerine ayırırken, gıda harcamalarının payı yüzde 29,2'ye ulaştı. Bu tablo, dar gelirli kesimlerin bütçelerinde temel ihtiyaçlar dışında harcama alanının giderek daraldığını gösteriyor.Ekonomistler, kira ve barınma maliyetlerindeki yükselişin özellikle düşük gelirli vatandaşların tasarruf yapma kapasitesini azalttığını, eğitim, kültür ve sosyal yaşam harcamalarının geri plana itilmesine neden olduğunu belirtiyor.Gelir arttıkça ulaşım öne çıkıyorÜst gelir grubunda ise harcama tercihleri farklılaşıyor. En yüksek gelir dilimindeki haneler bütçelerinin yaklaşık dörtte birini konut ve kiraya ayırırken, ulaştırma harcamaları da benzer seviyelerde gerçekleşti. Araç sahipliği, akaryakıt giderleri ve seyahat harcamaları bu grupta tüketim sepetinin önemli bölümünü oluşturdu.Buna karşılık gıda harcamalarının toplam bütçe içindeki payı üst gelir grubunda daha düşük seviyede kaldı. Bu durum, gelir yükseldikçe zorunlu ihtiyaçların bütçe içindeki ağırlığının azaldığını ortaya koyuyor.Yalnız yaşamanın maliyeti arttıAraştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri de tek kişilik hanelerde görüldü. Yalnız yaşayan bireylerin bütçelerinde konut giderlerinin payı yüzde 41'e yükselerek rekor seviyeye çıktı. Böylece tek başına yaşayanlar, gelirlerinin neredeyse yarısını barınma için harcamak zorunda kaldı.Uzmanlara göre şehirleşme, küçük hane sayısındaki artış ve kira fiyatlarındaki yükseliş, özellikle büyük kentlerde yaşayan bekâr çalışanlar ve emekliler üzerinde ciddi mali baskı oluşturuyor.Tüketimin yönünü kira belirliyorEkonomik veriler, Türkiye'de hanehalkı harcamalarının giderek daha büyük bölümünün zorunlu ihtiyaçlara yöneldiğini ortaya koyuyor. Konut maliyetlerindeki yükselişin sürmesi halinde, perakende, hizmet ve dayanıklı tüketim sektörlerinde harcama iştahının daha da zayıflayabileceği değerlendiriliyor. Uzmanlar, sürdürülebilir büyüme için barınma maliyetlerinin kontrol altına alınmasının ve hane gelirlerinin güçlendirilmesinin kritik önem taşıdığına işaret ediyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 03 Jun 2026 02:12:03 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Mahfi Eğilmez'den dikkat çeken kavram: "Piyasa Aldırmazlığı"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/mahfi-egilmezden-dikkat-ceken-kavram-piyasa-aldirmazligi-9689/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/mahfi-egilmezden-dikkat-ceken-kavram-piyasa-aldirmazligi-9689/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2DEAA9-04C451-8DCD96-43E105-9D925F-FE0D03.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ekonomist Mahfi Eğilmez, &#34;Piyasa Aldırmazlığı Teorisi&#34; adını verdiği yaklaşımıyla ekonomik davranışlar ile toplumsal ve siyasal tepkiler arasındaki ilişkiye dikkat çekti. Eğilmez, teorinin temelinde bireylerin ve kurumların ekonomik güvenliklerini koruma isteğinin bulunduğunu,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2DEAA9-04C451-8DCD96-43E105-9D925F-FE0D03.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ekonomist Mahfi Eğilmez, &#34;Piyasa Aldırmazlığı Teorisi&#34; adını verdiği yaklaşımıyla ekonomik davranışlar ile toplumsal ve siyasal tepkiler arasındaki ilişkiye dikkat çekti. Eğilmez, teorinin temelinde bireylerin ve kurumların ekonomik güvenliklerini koruma isteğinin bulunduğunu, bu nedenle siyasal, hukuki veya toplumsal sorunlara karşı zamanla daha az tepki gösterdiklerini savundu.İlk kez 2017 yılında kavramsallaştırdığını belirttiği teoriyi ayrıntılı şekilde ele alan Eğilmez, modern ekonomilerde finansal çıkarların birçok durumda toplumsal değerlerin önüne geçebildiğini ifade etti. Buna göre bireyler, yüksek enflasyon, kur şokları veya ekonomik belirsizliklerin yaşandığı dönemlerde sahip oldukları varlıkları ve gelirlerini koruma kaygısıyla eleştirilerini sınırlayabiliyor ya da tamamen sessiz kalabiliyor.Eğilmez, bu durumun bireylerin irrasyonel davrandığı anlamına gelmediğini vurgulayarak, belirsizlik ortamlarında kısa vadeli ekonomik güvenliği öncelemenin rasyonel bir tercih olarak görülebileceğini belirtti. Ancak milyonlarca kişinin aynı yönde hareket etmesinin uzun vadede toplumsal ve kurumsal açıdan olumsuz sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.Beş temel unsur varTeoriye göre piyasa aldırmazlığının temelinde beş önemli unsur bulunuyor. Bunlar; finansal varlıklara bağımlılık, ekonomik ve siyasal krizlerin normalleşmesi, kısa vadeli kazançlara odaklanılması, kişisel kayıp korkusu ve toplumun zamanla düşük beklentilere uyum sağlaması olarak sıralanıyor.Eğilmez, ekonomik kırılganlıkların yüksek olduğu toplumlarda finansal piyasaların performansı ile toplumsal tepkiler arasında ters yönlü bir ilişki oluşabileceğini öne sürüyor. Buna göre borsa, döviz veya gayrimenkul piyasalarında olumlu gelişmeler yaşandığında, hukuki ve kurumsal sorunlara yönelik eleştiriler geri plana itilebiliyor. Buna karşılık ekonomik kayıpların arttığı dönemlerde aynı sorunlara yönelik toplumsal tepkiler daha güçlü şekilde ortaya çıkabiliyor.Teorinin bir diğer önemli tespiti ise kronik belirsizlik ortamlarında yaşanan &#34;uyum davranışı&#34;. Eğilmez&#39;e göre sürekli krizler ve dalgalanmalarla karşılaşan toplumlar, geçmişte olağanüstü kabul edilen gelişmeleri zamanla normal karşılamaya başlıyor. Böylece kurumsal bozulmalar ve yönetim sorunları gündelik hayatın sıradan bir parçası haline gelebiliyor.Uzun vadede riskler varEğilmez, piyasa aldırmazlığının kısa vadede finansal sistemin çalışmaya devam etmesine katkı sağlayabileceğini kabul etmekle birlikte, uzun vadede önemli riskler barındırdığı görüşünde. Hukukun üstünlüğünün zayıflaması, demokratik standartların gerilemesi, kurumlara duyulan güvenin azalması ve gelir dağılımındaki bozulmaların bu riskler arasında yer aldığını belirten Eğilmez, sürdürülebilir ekonomik büyümenin güçlü kurumlar ve öngörülebilir hukuk sistemi olmadan mümkün olamayacağını ifade etti.Ekonomiste göre piyasa aldırmazlığı yalnızca ekonomik bir davranış modeli değil, aynı zamanda toplumsal ve siyasal bir dönüşümün göstergesi. Toplumların zamanla kurumsal sorunları çözülmesi gereken problemler olarak görmek yerine, ekonomik istikrar uğruna katlanılması gereken kalıcı gerçekler olarak kabul etmeye başlaması ise teorinin en önemli uyarılarından biri olarak öne çıkıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 02 Jun 2026 02:39:59 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Doğu Akdeniz'de yeni gerilim ihtimali]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/dogu-akdenizde-yeni-gerilim-ihtimali-3185/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/dogu-akdenizde-yeni-gerilim-ihtimali-3185/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_08056B-F750BF-665BAD-84BB88-F8210D-4D9DE9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye&#39;nin deniz yetki alanlarını yeniden tanımlamayı hedefleyen yeni bir yasa hazırlığı, Doğu Akdeniz&#39;deki enerji ve denizcilik denkleminde yeni bir tartışma başlattı. İktidar tarafından hazırlanan düzenleme, Türkiye&#39;nin kıyılarından itibaren 200 deniz miline kadar&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_08056B-F750BF-665BAD-84BB88-F8210D-4D9DE9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye&#39;nin deniz yetki alanlarını yeniden tanımlamayı hedefleyen yeni bir yasa hazırlığı, Doğu Akdeniz&#39;deki enerji ve denizcilik denkleminde yeni bir tartışma başlattı. İktidar tarafından hazırlanan düzenleme, Türkiye&#39;nin kıyılarından itibaren 200 deniz miline kadar uzanabilecek Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) ilanının yasal altyapısını oluşturmayı amaçlıyor.Tasarı yasalaşırsa Türkiye, uluslararası hukukta devletlere tanınan ekonomik haklar çerçevesinde deniz yetki alanlarını daha net şekilde tanımlayabilecek. Ancak söz konusu adımın, özellikle Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile uzun süredir devam eden deniz sınırı anlaşmazlıklarını yeniden alevlendirebileceği değerlendiriliyor.Enerji rekabeti yeniden gündemdeDoğu Akdeniz son yıllarda keşfedilen doğal gaz rezervleri nedeniyle küresel enerji gündeminin önemli merkezlerinden biri haline geldi. Bölgedeki hidrokarbon potansiyeli; Türkiye, Yunanistan, Kıbrıs, Mısır ve İsrail başta olmak üzere birçok ülkenin deniz yetki alanları konusunda daha aktif politika izlemesine neden oldu.Türkiye, geçmişte Mısır, Yunanistan ve Kıbrıs arasında imzalanan bazı deniz yetki alanı anlaşmalarına itiraz etmiş ve bu anlaşmaların kendi haklarını göz ardı ettiğini savunmuştu. Ankara&#39;nın 2019 yılında Libya ile imzaladığı deniz yetki alanları mutabakatı da bölgedeki güç mücadelesinin önemli dönüm noktalarından biri olmuştu.Yeni düzenleme, Türkiye&#39;nin denizlerdeki hak ve çıkarlarını koruma konusundaki kararlılığının yeni bir adımı olarak yorumlanıyor.Ankara-Kahire hattında soru işaretleriTasarıyla ilgili en dikkat çekici başlıklardan biri ise Mısır ile ilişkiler üzerindeki olası etkileri. Son yıllarda siyasi normalleşme sürecine giren Ankara ve Kahire, ticaret ve yatırım alanlarında önemli ilerlemeler kaydetti.İki ülke arasındaki ticaret hacmi 2025 yılında 6,8 milyar dolara ulaşırken, taraflar bu rakamı önümüzdeki yıllarda 15 milyar dolar seviyesine çıkarmayı hedefliyor. Türkiye&#39;nin Mısır&#39;daki yatırımları 3 milyar doların üzerine çıkarken, yaklaşık 1.700 Türk şirketi ülkede faaliyet gösteriyor.Ekonomik ilişkilerdeki olumlu tabloya rağmen, Doğu Akdeniz&#39;deki deniz yetki alanlarına ilişkin yeni adımların Kahire tarafından yakından takip edildiği belirtiliyor. Uzmanlar, enerji ve ticaret alanlarındaki ortak çıkarların iki ülke arasındaki olası görüş ayrılıklarının önüne geçebileceği görüşünde.Mısır enerji merkezi olmayı hedefliyorMısır&#39;ın Doğu Akdeniz&#39;deki gelişmelere verdiği önem, ülkenin enerji stratejisinden kaynaklanıyor. Son yıllarda keşfedilen büyük doğal gaz sahaları sayesinde bölgesel enerji merkezi olma hedefini güçlendiren Kahire yönetimi, Akdeniz gazını sıvılaştırarak küresel pazarlara ulaştırmayı amaçlıyor.Bu doğrultuda Mısır, İsrail ve Kıbrıs gibi bölgesel enerji üreticileriyle çeşitli anlaşmalar yaparken, enerji iş birliğini geliştirmek amacıyla kurulan Doğu Akdeniz Gaz Forumu&#39;nun da öncü aktörleri arasında yer alıyor.İş birliği mi rekabet mi?Uzmanlara göre Türkiye&#39;nin MEB düzenlemesi, yalnızca hukuki bir adım değil, aynı zamanda Doğu Akdeniz&#39;deki güç dengelerini etkileme potansiyeline sahip stratejik bir hamle niteliği taşıyor.Bununla birlikte bölgedeki ülkelerin enerji, ticaret ve yatırım alanlarında giderek artan ortak çıkarları, olası gerilimlerin diplomatik yollarla yönetilebileceğine işaret ediyor. Özellikle Mısır&#39;ın hem Türkiye hem de Yunanistan ve Kıbrıs ile geliştirdiği ilişkiler, bölgesel uzlaşı arayışlarında önemli bir rol oynayabilir.Uzmanlar, Doğu Akdeniz&#39;de kalıcı istikrarın sağlanabilmesi için deniz yetki alanlarının uluslararası hukuk çerçevesinde belirlenmesi, teknik çalışmaların artırılması ve bölgesel iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Aksi halde enerji kaynakları etrafında şekillenen rekabetin yeni siyasi ve ekonomik gerilimlere kapı aralayabileceği belirtiliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 02 Jun 2026 02:36:40 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Kurultay yapılmazsa seçime girilemez"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kurultay-yapilmazsa-secime-girilemez-46/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kurultay-yapilmazsa-secime-girilemez-46/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CAA59E-64CFFB-24685B-6226AF-53ABDA-B0E56A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Özgür Özel liderliğindeki CHP&#39;nin Sözcüsü Zeynel Emre, kurultayın yapılmaması halinde partinin seçimlere giremeyeceğini ifade etti; grup toplantısının ise yapılacağını belirtti.Emre, CHP&#39;nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel liderliğindeki Merkez Yönetim Kurulu (MYK)&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CAA59E-64CFFB-24685B-6226AF-53ABDA-B0E56A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Özgür Özel liderliğindeki CHP&#39;nin Sözcüsü Zeynel Emre, kurultayın yapılmaması halinde partinin seçimlere giremeyeceğini ifade etti; grup toplantısının ise yapılacağını belirtti.Emre, CHP&#39;nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel liderliğindeki Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısının ardından açıklama yaptı.Açıklamasında mahkeme kararıyla Genel Başkanlığı&#39;na getirilen Kemal Kılıçdaroğlu&#39;nun iddiaları başta olmak üzere gündeme ilişkin konuşan Emre, &#34;Olağanüstü durumlar, olağanüstü şartları oluşturur. Bizler de öyle günlerden geçiyoruz. Biz bu şartlar altında Gazi Meclis&#39;imizde seçilmiş Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel&#39;in başkanlığında MYK toplantımızı yaptık. Gündemi değerlendirdik&#34; dedi.MYK&#39;de CHP&#39;ye yönelik mutlak butlan kararının değerlendirildiğini ifade eden Emre, &#34;Buradan nasıl çıkarız, hangi yol, hangi metotlarla halkımızla birlikte bu kumpasları savuştururuz bunu konuştuk. Tabii esasında gerek söz konusu butlan kararı çıkmadan evvel, gerekse çıktıktan sonra hemen hemen herkesin ortaklaştığı bir süreç var. Neden Cumhuriyet Halk Partisi&#39;nin başına bu geldi? Neden Sayın Özgür Özel&#39;e yönelik böyle bir olay gerçekleşti diye&#34; ifadelerini kullandı.&#34;BOP&#39;A HİZMET EDEN BİR İKTİDAR VAR&#34;&#34;Biz biliyoruz ki burada bir Büyük Ortadoğu Projesi var ve o Büyük Ortadoğu Projesi&#39;ne hizmet eden bir iktidar var&#34; diyen Emre, &#34;Buna karşın, hatırlarsanız son birkaç senedir Gazze&#39;deki insanlık dramına, orada çocuk kadın demeden yapılan katliamlara, o işi meşrulaştırmak adına kurulan Gazze kuruluna şiddetle karşı çıkan ve bunu protesto amaçlı olarak altı partiyle Eyüpsultan&#39;da ortak miting düzenleyen, farklı etkinlikler yapan, devlet başkanlarına mektup yazan ve bu planların dışında dünya içinde hukukun üstünlüğünü, insan haklarını, demokrasiyi, eşitliği savunan bir liderin hedef haline gelmesi elbette ki beklenen bir durumdu&#34; sözlerine yer verdi.Bugün genişletilmiş bir MYK toplantısı gerçekleştirdiklerini ifade eden Emre, konuşmasını şöyle sürdürdü:&#34;Yani önceki dönem MYK&#39;de yer alan ve Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi&#39;nde görev alan altı arkadaşımızı da dahil ederek gündemi geniş bir şekilde değerlendirdik. Ve ortada şu sonuç var: Bu bahsettiğimiz çalışmalar, partimizin son yerel seçimlerdeki birinci oluşu, cesaretle mücadele etmesi, Saray&#39;ın bir cici muhalefeti haline gelmeyi reddetmesi karşısında AKP&#39;nin yargı kolları, partimiz içerisindeki maalesef butlan kollarıyla birlikte ortak hareket ederek böyle bir kumpası kurdular.&#34;PARTİLİLERİN İRADESİNE DAYANMAYAN HİÇBİR YÖNETİMİN DE MEŞRUİYETİ YOKTUR&#34;Biliyorsunuz biz dün yüz binlerce vatandaşımızla birlikte Ankara&#39;da, Ankara İl Başkanlığımızın önünde bayramlaştık. Daha sonra da belki de Cumhuriyet tarihinin en önemli yürüyüşlerinden birini yaparak Anıtkabir&#39;e yürüdük. Atamıza gittik ve orada da o alan daha tıka basa dolmuşken dahi yürüyüşün devam ettiği, o kadar uzun bir kortejin olduğu bir süreci yaşadık. Şüphesiz ki tüm bunlar, gerek bizleri gerekse bu karar sonrasında bir an için umutsuzluğa kapılan vatandaşlarımız açısından da yüreklere su serpilen görüntüler olmuştur.Türkiye Cumhuriyeti asla ve asla bir adamın, bir zümrenin, bir kişinin, bir partinin tekeline girmeyecektir. Türkiye Cumhuriyeti; egemenliği kayıtsız şartsız halktan alındığı, meşruiyetin halktan alındığı, çeşitli ayak oyunlarıyla, yargıyı kullanarak, farklı enstrümanları kullanarak, siyasi partilere kumpas yapılarak bir tek adam devleti haline gelmeyecektir.Biz kendimize güveniyoruz, vatandaşımıza güveniyoruz. Bizim açımızdan &#39;meşruiyet nedir?&#39; dediğimizde, hem siyasi partilerde hem de iktidarlar açısından halktan aldığınız oydur, bunun karşılığıdır. Bir parti halktan yeteri kadar destek bulmuyorsa ve rakibine gayriahlaki bir şekilde kumpaslar kuruyorsa o da meşruiyetini kaybetmiştir. Partiler açısından da delege iradesine dayanmayan, partililerin iradesine dayanmayan hiçbir yönetimin de meşruiyeti yoktur.&#34;DELEGELERDEN İMZA TOPLANACAKKemal Kılıçdaroğlu&#39;nun &#34;FETÖ artıklarını temizleyemediğim için özür dilerim&#34; açıklamasını hatırlatarak, Özgür Özel&#39;in FETÖ ile ilişkilendirilmeye, &#34;sanki irtibatı varmış&#34; gibi bir algı oluşturulmaya çalışıldığını söyleyen Emre, Özel&#39;in, Ergenekon ve Balyoz gibi FETÖ kumpası davalarını takip ettiğini, bu kumpasları dile getirdiğini, 15 Temmuz FETÖ darbe girişimine karşı da Meclis&#39;e gelerek tepkisini ortaya koyduğunu kaydetti. Emre, &#34;şunları söledi:&#34;Şimdi kıymetli arkadaşlarımız, bir konunun daha altını çizmek isterim. Sayın Genel Başkanımıza yönelik dünkü işte önceki genel başkanımızın yapmış olduğu bir &#34; FETÖ&#34; artıklarını temizleyemediğim için özür dilerim&#34; cümlesinden sonra, belli ki önceden çalışılmış, çok organize bir şekilde sosyal medyada ve çeşitli platformlarda saldırılar yapıldığını görüyoruz. Yani Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel&#39;i FETÖ ile ilişkilendirmeye çalışan, sanki irtibatı varmış gibi bir algı oluşturmaya çalışan bir aklı görüyoruz. Burada da hakikaten üzücü bir durum. Efendim işte bundan 10 yıl önce bir FETÖ itirafçısının bir beyanı varmış da o beyanı üzerine işte sanki oradaki ifadeler de doğruymuş gibi bir algı oluşturulmaya çalışılıyor.Önce şunun altını çizelim; Sayın Özgür Özel ilk milletvekili olduğu dönemde, daha Cumhuriyet Halk Partisi kurumsal olarak Ergenekon davalarını takip etmeden, o kumpas davalarında gidip izlemiş, oradaki kumpasları dile getirmiş, gerek Ergenekon&#39;da, gerek Balyoz&#39;da, gerek İzmir Askeri Casusluk davasında, Mamak&#39;ta, Hasdal&#39;da, Hadımköy&#39;de, Silivri&#39;de ziyaret etmediği, mağdur edilen, tutsak edilen asker kalmamıştır.Ve bu konuda kitap yazmıştır. İzmir askeri casusluk davasını kimse bilmezken oradaki kumpasları ortaya çıkarmıştır. En önemlisi ise o zamanki Genel Başkanımız Sayın Kılıçdaroğlu&#39;nun uçakta bulunması nedeniyle 15 Temmuz gecesi inisiyatif almış, Türkiye Büyük Millet Meclisi&#39;ne gelmiş, burada meclisin açılmasına katkı sunmuş, meclise bomba atıldığı anda dahi genel kurulu terk etmemiş, meşruiyetin yanında durduğunu Cumhuriyet Halk Partisi adına ilan etmiş ve büyük bir cesaretle bu girişimi yapma konusunda bir an bile tereddüt etmemiş ve o günkü tutumu nedeniyle FETÖ&#39;cüler hariç bu ülkedeki her kesimden, her siyasi partiden, her medyadan büyük takdirler almıştır, övgüler almıştır.&#34;TEDBİR KARARI KALDIRILABİLİREmre, CHP&#39;nin içinde bulunduğu durumdan çıkması için biran önce kurultay yapılması gerektiğini vurgulayarak, Yargıtay&#39;a verilecek bir dilekçe ile tedbir kararının kaldırılabileceğini, böylece kurultay kararı için hiçbir engelin kalmayacağını ifade etti.Kurultay kararının CHP için &#34;varlık - yokluk meselesi&#34; olduğunu dile getiren Emre, temmuz ayına kadar kurultayın yapılmaması durumunda CHP&#39;nin seçimlere katılamayacağını ifade etti. CHP&#39;li Emre, şöyle konuştu:&#34;2023 Kasım ve sonrasındaki tüm kurultaylar mahkemece iptal edildiğinden CHP&#39;nin geçerli kurultayı Temmuz 2020 tarihidir. Gerek siyasi partiler yasası gerek buna dayanarak hazırlanan tüzüklere göre 2 yıl artı 1 yıl uzatmalı olmak üzere üç yılda bir kurultaylar yapılmak zorundadır. Hele hele bu süre 6 yılı geçerse o siyasi parti seçime giremez. Bu çok açıktır. Temmuz 2026 itibarıyla 6 yıl olan süre dolacak. Bir an evvel &#39;seçim&#39; demeyen, bu yönde karar almayan, inatla irade göstermeyen herkes bu işin sorumlusu olur. Biz bu tehlikenin farkındayız. O nedenle tüm CHP&#39;liler sorumluluk almaya devam etmeliyiz. Bu, bizim varlık yokluk meselemiz.&#34;Zeynel Emre, açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtladı.Salı günü partisinin TBMM Grup Toplantısı&#39;nın yapılıp yapılmayacağının sorulması üzerine Emre, şunları söyledi:&#34;Biz grup toplantımızı yapacağız. Bunu net söyleyelim. Milletvekili grubunun çok büyük bir kesimi, 100&#39;ün üzerinde bir sayıyla Sayın Özgür Özel&#39;in yanında, ona karşı yapılanın haksızlık olduğunu görüyor. Seçilen grup başkanı ve grup başkanvekilleri var. İçtüzüğe göre bu gerçekleşmiş, Meclis Başkanlığı seçiminin usulüne uygun olduğunu kabul edip internet sitesinde yer vermiş. Şimdi hal böyleyken biz bunu başkan sıfatıyla da olsa genel başkan sıfatıyla da olsa &#39;grup başkan vekillerini hiçbir şekilde CHP&#39;nin yıllardır kullandığı salona sokmayız, konuşturmayız&#39; diye söylenen sözün bir anlamı yoktur. Kaldı ki bizim konuşmak için salonlara ihtiyacımız yok. Genel Başkanımız nerede konuşursa, grup toplantısı oradadır.&#34;&#34;ORASI BİZİM SALONUMUZ, ORAYA GİRECEĞİZ&#34;Bir başka gazetecinin, kurultay için CHP delegelerinden imza toplanıp toplanmayacağı yönündeki sorusunu yanıtlayan Emre, &#34;Biz yarın delegelerden imzayı topluyoruz. Çok kısa süre içinde topladığımızı göreceksiniz. Hangi delegelerle isteniyorsa onu da toplarız. Mahkemenin kararı doğrultusunda yetkili olan delegelerin hepsinin imzasını toplayacağız, kim yetkiliyse. Bu süreci zamana yayarak ilerletmenin hiçbir mantığı yok&#34; ifadelerini kullandı.&#34;TBMM Grup Toplantısı için Meclis Başkanı ile bir irtibatınız oldu mu?&#34; sorusuna karşılık Emre, &#34;Toplanmak, konuşmak için özel olarak bir şeye ihtiyacımız yok. Burası TBMM, gazi Meclis. Buranın teamülleri, kuralları var. Meclis grubu iç yönetmeliği açıktır. Kurulların nasıl seçileceği açıktır. Seçilen grup başkanı ve grup başkanvekilleri ve partili milletvekilleri, partimize tahsisli bir salona alınmaması gibi bir ihtimali düşünmek istemiyoruz. Bu kapsamda da özel bir iletişim içerisinde değiliz. Orası bizim salonumuz, oraya gireceğiz, konuşmamızı yapacağız. Olması gereken bu&#34; değerlendirmesinde bulundu.ÖZEL DİSİPLİNE VERİLEBİLİR Mİ?Kılıçdaroğlu&#39;nun partinin arınmasına yönelik açıklamalarıyla disiplin sürecine ilişkin tartışmaların anımsatılması üzerine Emre, hukuk ve meşruiyet içerisinde konuları ele alacaklarını söyledi.Emre, partilerin tüzüklerine göre yönetildiğini ve CHP&#39;nin içtüzüğünün açık olduğunu dile getirerek, &#34;Sayın Özgür Özel&#39;in disipline verilebilmesi için bu kararın Parti Meclisinden geçmesi gerek. Parti Meclisinde zaten yeterli çoğunluğu olmuş olsa o kurulu çoktan toplardı&#34; dedi.&nbsp; &nbsp; &nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 01 Jun 2026 12:46:39 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Milli gelir, yıllıklandırılmış olarak 1,6 trilyon doları aştı"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/milli-gelir-yilliklandirilmis-olarak-16-trilyon-dolari-asti-723/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/milli-gelir-yilliklandirilmis-olarak-16-trilyon-dolari-asti-723/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AE43CC-94BA33-1E963C-89F49B-F89D0E-1F3579.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ekonominin, karşı karşıya kaldığı çoklu şoklara rağmen büyümesini 23 çeyrektir kesintisiz sürdürdüğünü, yıllıklandırılmış milli gelirin 1,6 trilyon doları aştığını belirterek, &#34;Makroekonomik istikrarı güçlendirerek dayanıklılığımızı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AE43CC-94BA33-1E963C-89F49B-F89D0E-1F3579.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ekonominin, karşı karşıya kaldığı çoklu şoklara rağmen büyümesini 23 çeyrektir kesintisiz sürdürdüğünü, yıllıklandırılmış milli gelirin 1,6 trilyon doları aştığını belirterek, &#34;Makroekonomik istikrarı güçlendirerek dayanıklılığımızı pekiştirecek, yüksek katma değerli üretim ve ihracatla sürdürülebilir yüksek büyümeyi sağlayacak ve vatandaşlarımızın refah seviyesini kalıcı olarak artıracak politikalarımızı uygulamaya devam edeceğiz.&#34; ifadesini kullandı.Şimşek, 2026 yılı birinci çeyrek Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verilerine ilişkin yazılı açıklama yaptı.Bu yılın ilk çeyreğinde Türkiye ekonomisinin, küresel belirsizliklerin de etkisiyle yıllık yüzde 2,5, çeyreklik yüzde 0,1 ile ılımlı büyüdüğünü aktaran Şimşek, &#34;Ekonomimiz, karşı karşıya kaldığı çoklu şoklara rağmen büyümesini 23 çeyrektir kesintisiz sürdürdü. Milli gelir yıllıklandırılmış olarak 1,6 trilyon doları aştı.&#34; değerlendirmesinde bulundu.Şimşek, ilk çeyrekte sanayi katma değerinin küresel konjonktür ve takvim etkisiyle daraldığını vurgulayarak, geçen yıl don ve kuraklık nedeniyle önemli ölçüde düşen tarım katma değerinin ilk çeyrekte yıllık yüzde 4,6 artış gösterdiğine ve tarım sektörünün 2026&#39;da büyümeyi desteklemesini beklediklerine işaret etti.Küresel belirsizliklerin ve ticaret ortaklarındaki zayıf görünüm ile net dış talebin büyümeyi sınırladığının altını çizen Şimşek, tüketimin ilk çeyrekte yıllık yüzde 4,8, yatırımların yüzde 3 arttığını bildirdi.- &#34;Bütçede disiplinli duruşumuzu koruyoruz&#34;Şimşek, küresel talep görünümü ve yüksek emtia fiyatları nedeniyle ilk çeyrekte yıllık cari açığın 39,7 milyar dolar, milli gelire oranla yüzde 2,4 olduğuna değinerek, şöyle devam etti:&#34;Artan enerji maliyetleri, dezenflasyon sürecinde geçici yavaşlamaya yol açsa da enflasyonla mücadeledeki kararlı duruşumuz sürmekte, fiyat istikrarını kalıcı şekilde sağlamak temel önceliğimiz olmaya devam etmektedir. Yakın coğrafyamızdaki savaşın, kısa vadeli etkilerinin görüldüğü bir dönemden geçiyoruz. Bu etkileri sınırlamak ve reel sektörümüzü desteklemek amacıyla gerekli adımları atarken bütçede disiplinli duruşumuzu koruyoruz.&#34;Şimşek, yılın ilk 4 ayında faiz dışı bütçe dengesinin geçen yılın aynı dönemine göre, 536 milyar lira iyileşerek 375 milyar lira fazla verdiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:&#34;Üretim ve ticaret dinamiklerinde yaşanan küresel dönüşüm, stratejik konumu, güçlü üretim ve ihracat altyapısı sayesinde ülkemize orta vadede önemli fırsatlar sunuyor. Bu fırsatları en iyi şekilde değerlendirmek amacıyla, Türkiye&#39;yi üretim üssü ve uluslararası firmalar için bölgesel bir merkez haline getirecek düzenlemeler hazırlıyoruz. Makroekonomik istikrarı güçlendirerek dayanıklılığımızı pekiştirecek, yüksek katma değerli üretim ve ihracatla sürdürülebilir yüksek büyümeyi sağlayacak ve vatandaşlarımızın refah seviyesini kalıcı olarak artıracak politikalarımızı uygulamaya devam edeceğiz.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 01 Jun 2026 12:27:28 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Emlak vergisi ödemelerinde ilk taksit için bugün son gün]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/emlak-vergisi-odemelerinde-ilk-taksit-icin-bugun-son-gun-201/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/emlak-vergisi-odemelerinde-ilk-taksit-icin-bugun-son-gun-201/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5023EB-32F60F-A2748E-DD25C6-B06491-92B68E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Emlak vergisinin ilk taksidi için son gün bugün. Taşınmaz sahipleri emlak vergisinin ilk taksitini bugün ödemek zorunda. 1 Haziran&#39;dan sonraya kalacak ödemelere gecikme faizi uygulanacak.Nasıl ödeniyor?Emlak Vergisi&#39;ni ödemek isteyenler, belediyelerin online ödeme sistemleri, mobil&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5023EB-32F60F-A2748E-DD25C6-B06491-92B68E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Emlak vergisinin ilk taksidi için son gün bugün. Taşınmaz sahipleri emlak vergisinin ilk taksitini bugün ödemek zorunda. 1 Haziran&#39;dan sonraya kalacak ödemelere gecikme faizi uygulanacak.Nasıl ödeniyor?Emlak Vergisi&#39;ni ödemek isteyenler, belediyelerin online ödeme sistemleri, mobil bankacılık uygulamaları, internet bankacılığı ve e-Devlet entegrasyonlu tahsilat ekranları aracılığıyla banka kartı ya da kredi kartı kullanarak ödeme yapabiliyor.Kimler emlak vergisinden muaf?Emekliler, hiçbir geliri olmayanlar, engelliler, gaziler, şehitlerin dul ve yetimleri Emlak Vergisi&#39;nden muaf tutuluyor.Emlak vergisi muafiyetinden yararlanmak isteyenler için bazı şartlar da bulunuyor.Türkiye sınırları içinde sadece tek bir konuta sahip olunması (İmar barışı kapsamında yapı kayıt belgesi alınmış konutlar dahil) ve bu konutun brüt yüzölçümünün 200 metrekareyi aşmaması gerekiyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 01 Jun 2026 11:37:11 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[CHP'de olağanüstü kurultay için imza süreci başlıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/chpde-olaganustu-kurultay-icin-imza-sureci-basliyor-3035/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/chpde-olaganustu-kurultay-icin-imza-sureci-basliyor-3035/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B60A85-06D3A8-BAD018-8C482D-A3A387-FFC972.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />CHP&#39;de mahkeme kararıyla genel başkanlık koltuğundan alınan Özgür Özel, kurmaylarıyla toplandı. TBMM'de gerçekleştirilen ve MYK üyelerinin katıldığı toplantıda, güncel siyasi gelişmelerin yanı sıra yeni döneme yönelik yol haritasının da masaya yatırıldığı belirtildi.BirGün&#39;den&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B60A85-06D3A8-BAD018-8C482D-A3A387-FFC972.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />CHP&#39;de mahkeme kararıyla genel başkanlık koltuğundan alınan Özgür Özel, kurmaylarıyla toplandı. TBMM'de gerçekleştirilen ve MYK üyelerinin katıldığı toplantıda, güncel siyasi gelişmelerin yanı sıra yeni döneme yönelik yol haritasının da masaya yatırıldığı belirtildi.BirGün&#39;den Mustafa Bildircin&#39;in haberine göre, toplantıda, "Mücadeleye geri adım atmadan devam" görüşünde fikir birliğine varıldı.CHP kurmayları, tartışmanın yalnızca CHP'nin iç tartışması olmadığının kamuoyuna anlatılması gerektiğini kaydetti. CHP'de, "Türkiye demokrasisine yönelik" olduğu değerlendirilen süreç ile "Saray'ın CHP'sinin yaratılmaya çalışıldığı" savunuldu.Özel'in, "Mutlak butlan-Mutlak sultan ittifakı" nitelendirmesini yineleyen partililer, "Mücadelenin demokrasiye sahip çıkma mücadelesi olduğu halka iyi anlatılmalı" görüşünü dile getirdi.Grup toplantısı karmaşasıCHP'de, Kemal Kılıçdaroğlu'nun TBMM Başkanlığı'na yaptığı savunulan başvuru ile başlayan, "Grup toplantısında kim konuşacak?" tartışması da CHP kurmaylarının gündemine geldi. Yönetmeliğin, tüzüğün ve TBMM teamüllerinin açık olduğunu belirten CHP'nin hukukçu kurmayları, "Grup Yönetim Kurulu, Grup Genel Kurul toplantısının saatini, gündemini ve zamanını belirler. Bu yasal zemin 100 yıllık partide böyle işler. Önümüzdeki salının daha önceki salılardan bir farkı yoktur" diye belirtti.Özel&#39;in grup başkanlığıÖzel'in yeniden CHP Grup Başkanı seçilmesine yönelik sunulduğu iddia edilen itiraz dilekçesi de toplantının gündemleri arasında yer aldı. Siyasi partilerin Grup Başkanı seçimlerinin TBMM İçtüzüğünde net şekilde tanımlandığının altını çizen CHP'liler, "Seçimi, kurallara uygun olarak yaptık ve Özgür Özel'i partimizin Grup Başkanı olarak seçtik" ifadesini kullandı.CHP Genel Merkezi'nde 23 Mayıs&#39;ta gerçekleştirilen Grup Başkanlığı seçiminin tutanaklarının TBMM Başkanlığı'na bildirildiği ve başkanlığın oylamayı geçerli saydığı kaydedildi. Özel'in TBMM'deki biyografisinin de "CHP Grup Başkanı" olarak güncellendiğini vurgulayan CHP kurmayları, "Bu saatten sonra alınacak her karar, hukuksuzdur" görüşünü ileri sürdü.TBMM Başkanı'nın görev ve yetkileri arasında, "Parti Grup Başkanı seçiminin iptali" yetkisi olmadığını ifade eden CHP'liler, "Eğer ortada bir dilekçe var ise bu dilekçe ile Başkan Kurtulmuş&#39;tan hukuksuz bir hamle yapması talep edilmiş. Bunun bir olanağı yok, Grup Başkanımız Özgür Özel'dir ve Grup Yönetiminin çağrısı ile CHP Grup Toplantılarında Özel konuşacaktır" yorumunu yaptı.Olağanüstü kurultay çağrısıToplantıda, olağanüstü kurultay da tartışıldı. Delegelerin 1 Haziran itibarıyla noter onaylı imza ile Kılıçdaroğlu yönetimine, olağanüstü kurultay çağrısı yapacağı öğrenildi.Toplam 15 gün içinde, toplam delege sayısı içinde salt çoğunluğu ifade eden 600 imzanın yakalanmasının ardından CHP lideri Özel'in, "İmzalar toplandı, kurultaya gidiyoruz" açıklaması yapacağı bildirildi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 31 May 2026 16:49:51 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Japonya'daki tedarik krizi Türk kanatlı sektörü için yeni fırsatlar sunuyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/japonyadaki-tedarik-krizi-turk-kanatli-sektoru-icin-yeni-firsatlar-sunuyor-9402/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/japonyadaki-tedarik-krizi-turk-kanatli-sektoru-icin-yeni-firsatlar-sunuyor-9402/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0A1166-B26ACB-FEB1B3-434ED3-2D9104-AC3CCF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Japonya&#39;da, artan fiyatlar ve tedarik riskleri nedeniyle alternatif tedarikçi arayışı hız kazandı. Yıllık 1 milyon tonun üzerindeki tavuk eti ithalatıyla dünyanın en büyük kanatlı eti ithalatçıları arasında yer alan Japonya, tavuk but eti ve işlenmiş ürünlerde dış tedarike&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0A1166-B26ACB-FEB1B3-434ED3-2D9104-AC3CCF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Japonya&#39;da, artan fiyatlar ve tedarik riskleri nedeniyle alternatif tedarikçi arayışı hız kazandı. Yıllık 1 milyon tonun üzerindeki tavuk eti ithalatıyla dünyanın en büyük kanatlı eti ithalatçıları arasında yer alan Japonya, tavuk but eti ve işlenmiş ürünlerde dış tedarike bağımlı durumda.Tavuk eti ithalatını büyük ölçüde Brezilya&#39;dan karşılayan Japon pazarında, son dönemde arz ve fiyat sorunları yaşanırken, Brezilya&#39;da görülen kuş gribi vakaları da arz güvenliğine ilişkin endişeleri artırdı.Maliyet artışları ve tedarik riskleri nedeniyle hızlanan alternatif tedarikçi arayışı, üretim kapasitesi ve kalite standartları yüksek olan Türk kanatlı sektörü için önemli fırsatlar sunuyor.- Japonya&#39;ya ilk kanatlı eti ihracatı 2018&#39;de yapıldıİstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (İSHİB) Yönetim Kurulu Üyesi Müjdat Sezer, AA muhabirine konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Japonya&#39;da tavuk butunun ton fiyatının son bir yılda 2 bin 200-2 bin 400 dolardan 3 bin 400 dolara yükseldiğini söyledi.Türkiye&#39;nin Japonya&#39;ya ilk kanatlı eti ihracatını 2018 yılında gerçekleştirdiğini anımsatan Sezer, o tarihten bu yana ihracatta iki ülkeden de kaynaklanan kesintiler yaşandığını bildirdi.Sezer, daha önce kuş gribi gibi nedenlerle Japonya&#39;nın Türkiye&#39;den alımı durdurduğu dönemlerin olduğunu hatırlatarak, &#34;Sonrasında pazar tekrar açıldı. Fakat bu sefer de bizim tarafımızda engel çıktı. Şubatta kanatlı etinin ihracatı tüm ülkelere genel olarak durduruldu. Bu geçici yasaklar, uzun vadede Japonya gibi kazanılması zor olan ama prestijli pazarlarda güvenilirlik ve pazar kaybına yol açabiliyor.&#34; dedi.- &#34;Kısıtlamalar kaldırılırsa sektörümüz için büyük fırsat teşkil eder&#34;Müjdat Sezer, Japonya&#39;nın gıda ithalatında dünyanın en seçici ve zor pazarlarından biri olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:&#34;Türk kanatlı sektörü, AB standartlarına uygun üretim tesisleri ve yüksek biyogüvenlik önlemleri sayesinde Japonya&#39;nın aradığı yüksek kaliteyi, bu pazara sunabiliyor. Japonya&#39;nın geleneksel tedarikçilerinin maliyet baskısı altında fiyat yükseltmesi, Türk kanatlı sektörü için bir fırsat penceresi açıyor. Bu ülkenin yeni tedarikçi arayışı, ihracatın önündeki kısıtlamalar kaldırılırsa, sektörümüz için büyük fırsat teşkil eder. Japonya için sadece bir alternatif değil, kalıcı bir stratejik ortak olmayı hedefliyoruz. Bu fırsatı iyi değerlendirirsek, ihracat kısıtlamalarının da kaldırılması halinde önümüzdeki senelerde bölgedeki ihracat rakamlarımızı rekor seviyeye ulaştırabiliriz.&#34;- &#34;İleri işlenmiş kanatlı ürünleri ihracatını artırmayı hedefliyoruz&#34;İSHİB Yönetim Kurulu Üyesi Sezer, Japonya&#39;nın yıllık toplam kanatlı ürünler ithalatının 3,8 milyar dolar civarında olduğunu belirterek, özellikle ileri işlenmiş kanatlı ürünlerin ihracatını artırmayı hedeflediklerini aktardı.Japonya&#39;nın çiğ ve dondurulmuş tavuk eti ithalatının yıllık 1,4 milyar dolar civarında olduğunu dile getiren Sezer, şunları kaydetti:&#34;Bu tutarın büyük kısmı dondurulmuş but ve göğüs eti ithalatı için harcanmakta. İşlenmiş, hazır kanatlı ürünleri pazarı ise çok daha yüksek katma değerli olup, yıllık 2,35 milyar dolar düzeyinde. Brezilya, Japonya&#39;da çiğ ve dondurulmuş et tedarikinde lider konumunda ve bu ülkeye 850-900 milyon dolar tutarında ihracat yapıyor. Japonya, Ticaret Bakanlığının &#39;Uzak Ülkeler Stratejisi&#39; kapsamında öncelikli hedef pazarlar arasında. Tavuk ihracatının açılması durumunda, mevcut durumda pazar payımızı kısa vadede iki katına çıkarmak için çalışmalarımız devam ediyor. Özellikle yüksek katma değerli ileri işlenmiş ürünlerimizle bu pazarda kalıcı olarak yer almak adına yüz yüze iletişimi tercih eden Japon iş insanlarına yönelik fuarlar düzenlemek, ticaret heyetleri ve alım heyetleri organize etmek son derece önemli.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 29 May 2026 12:17:56 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Çamlıca Kulesi 5 yılda 2,8 milyon ziyaretçi ağırladı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/camlica-kulesi-5-yilda-28-milyon-ziyaretci-agirladi-8751/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/camlica-kulesi-5-yilda-28-milyon-ziyaretci-agirladi-8751/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A8DC54-E1D0E3-20AD92-D7037D-544D77-F02A00.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bakan Uraloğlu, yazılı açıklamasında, Çamlıca Kulesi&#39;nin 29 Mayıs 2021&#39;de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından hizmete alındığını ve 5 yıldır faaliyette olduğunu hatırlattı.Lale formunda inşa edilen kulenin teknolojiyi, mimariyi ve deneyimi bir araya getiren&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A8DC54-E1D0E3-20AD92-D7037D-544D77-F02A00.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bakan Uraloğlu, yazılı açıklamasında, Çamlıca Kulesi&#39;nin 29 Mayıs 2021&#39;de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından hizmete alındığını ve 5 yıldır faaliyette olduğunu hatırlattı.Lale formunda inşa edilen kulenin teknolojiyi, mimariyi ve deneyimi bir araya getiren önemli eserlerden biri olduğunu belirten Uraloğlu, yapının betonarme gövdesinin 201 metre, çelik anteninin 168 metre olduğu bilgisini verdi.Uraloğlu, kulenin deniz seviyesinden 587 metre yüksekliğiyle İstanbul&#39;un en tepe noktası olarak öne çıktığına işaret ederek, &#34;Yaklaşık 30 bin 150 metrekarelik alanda inşa edilen kulede ileri mühendislik teknikleri kullandık. 58 metre çapında ve 21 metre derinliğindeki betonarme çekirdek, zeminin altına inerek yapıya güçlü bir temel sağlıyor. Toplam 49 kattan oluşan kulede seyir terasları, restoranlar ve lounge alanları bulunuyor.&#34; ifadelerini kullandı.- &#34;İstanbul&#39;a 448 yeni radyo frekansı kazandırdık&#34;Uraloğlu, Çamlıca Kulesi&#39;nde ziyaretçilere farklı deneyimler sunduklarına dikkati çekerek, şöyle devam etti:&#34;İstanbul&#39;u farklı bir açıdan keşfetmek isteyenlerin ilk durağı olan Seyir Terası&#39;nda tarihi yarımadanın silüeti, Boğaz&#39;ın eşsiz manzarası ve doğal güzellikler tek bir çerçevede buluşuyor. &#39;Seyyah 360&#39; ise ziyaretçileri interaktif görsel yolculuğa çıkarıyor, Hezarfen Ahmed Çelebi&#39;nin gözünden İstanbul&#39;un kültürel mirasını ve simge yapılarını keşfetme imkanı sunuyor. Çamlıca Kulesi açıldığı günden bu yana yaklaşık 2,8 milyon ziyaretçi ağırladı. Kule, 360 derece panoramik manzarası, modern mimarisi ve sunduğu zengin içeriklerle İstanbul&#39;un yeni cazibe merkezlerinden biri haline geldi.&#34;Çamlıca Kulesi sayesinde dünyada ilk kez aynı anda 100 FM radyo yayınının tek bir haberleşme kulesinden gerçekleştirilebildiğini bildiren Uraloğlu, &#34;Halihazırda 100 FM, 16 analog karasal TV ve 22 DAB+ yayını aktif olarak yürütülüyor. DAB+ teknolojisiyle radyo yayıncılığımıza yeni bir soluk getirdik. Sadece bugünü değil geleceği de şekillendirecek önemli bir dönüşümü Çamlıca Kulemizde hayata geçirdik. DAB+ teknolojisiyle İstanbul&#39;a 448 yeni radyo frekansı kazandırdık. Kamu ve özel yayın kuruluşları olmak üzere 22 radyo kanalımız bu teknolojiyle yayın yapıyor.&#34; değerlendirmesinde bulundu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 29 May 2026 12:14:54 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türkiye, ABD'nin yeni üretim üssü olabilir]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-abdnin-yeni-uretim-ussu-olabilir-3947/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-abdnin-yeni-uretim-ussu-olabilir-3947/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A9A58B-D10846-DEE00D-E546C4-3C1480-379AAE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hakan DİKMENKüresel ticarette korumacılık politikalarının yükseldiği, jeopolitik risklerin üretim ve tedarik zincirlerini yeniden şekillendirdiği bir dönemde Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik ilişkiler yeni bir evreye giriyor. TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, Türkiye'nin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A9A58B-D10846-DEE00D-E546C4-3C1480-379AAE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hakan DİKMENKüresel ticarette korumacılık politikalarının yükseldiği, jeopolitik risklerin üretim ve tedarik zincirlerini yeniden şekillendirdiği bir dönemde Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik ilişkiler yeni bir evreye giriyor. TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, Türkiye'nin üretim kapasitesi, lojistik avantajı ve stratejik konumuyla ABD için güvenilir bir iş ortağı haline geldiğini belirterek, iki ülke arasındaki iş birliğinin artık yalnızca ticaret değil; teknoloji transferi, ortak üretim ve sürdürülebilir yatırım ekseninde geliştiğini ifade etti. Sanlı, özellikle "friend-shoring" politikalarının Türkiye'ye önemli fırsatlar sunduğunu dile getirirken, Türk şirketlerinin ABD pazarında daha güçlü konumlanması için yeni projeler geliştirdiklerini söyledi.ABD ile Türkiye arasında şu an ki durum nasıl ve siz bu konuda neler yapıyor ve hedefleriniz nelerdir?ABD–Türkiye ilişkileri günümüzde jeopolitik açıdan stratejik önemini korurken, ekonomik ilişkiler giderek daha fazla sektör ve proje bazlı iş birliklerine yönelmektedir. Küresel ölçekte ABD'nin "friend-shoring" ve "nearshoring" politikaları, üretim ve tedarik zincirlerini güvenilir ülkelere kaydırmaktadır. Türkiye ise üretim gücü, lojistik konumu ve NATO üyeliği ile bu yeni düzende önemli bir tedarik ortağı olarak öne çıkmaktadır.TABA-AmCham olarak bizler, Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik ilişkileri yalnızca ticaret boyutunda değil, stratejik ve sürdürülebilir bir iş birliği perspektifinde ele alıyoruz. 1987 yılından bu yana, merhum Cumhurbaşkanımız Turgut Özal'ın vizyonu doğrultusunda faaliyet gösteren yapımızın temel amacı; iki ülke arasında güvene dayalı, kurumsal ve uzun vadeli bir yatırım ekosistemi oluşturmaktır.Bu kapsamda yatırımcı buluşmaları, sektörel iş forumları, B2B platformları ve ticaret heyeti organizasyonları ile Türk ve Amerikan iş dünyasını bir araya getiriyoruz. Bunun yanında Business Club ve Academy platformlarımız, iş dünyasının gelişimine katkı sağlayan önemli yapılar olarak öne çıkmaktadır. Ayrıca aktif komitelerimiz, sektörel raporlarımız, dergilerimiz ve düzenli bültenlerimiz aracılığıyla bilgi üretimi ve paylaşımını sürekli hale getiriyoruz.Özellikle enerji, teknoloji, savunma, sağlık ve ileri üretim gibi stratejik alanlarda ABD'nin sermaye ve teknoloji gücü ile Türkiye'nin üretim kapasitesi ve jeopolitik avantajı önemli bir sinerji oluşturmaktadır. Bu potansiyeli, proje bazlı eşleştirme modelleriyle somut iş birliklerine dönüştürüyoruz.Ayrıca KOBİ'ler ve girişimciler için uluslararası pazarlara erişimi kolaylaştıran köprü mekanizmaları kurarak, yalnızca büyük ölçekli şirketlerin değil, tüm iş ekosisteminin güçlenmesini hedefliyoruz.Uzun vadeli vizyonumuz; Türkiye'yi ABD için güvenilir bir üretim ve bölgesel dağıtım üssü haline getirmek, Türk şirketlerinin de ABD pazarında daha güçlü ve sürdürülebilir bir konuma ulaşmasını sağlamaktır.Genellikle Trump sonrası ABD yatırımı kendi ülkesine çekmeye çalışıyor. Bu konu ülkemiz için nasıl karşılanıyor ve olumlu bir hale getirebilir miyiz? Devamlı gümrük duvarlar bir konuyor bir kalkıyor nasıl etkiler ikili ilişkileri?ABD'nin üretimi ülke içine çekme eğilimi ve IRA, CHIPS Act gibi sanayi politikaları, küresel tedarik zincirlerini yeniden şekillendiren stratejik adımlardır. Bu süreç ilk bakışta rekabeti artırıyor gibi görünse de, Türkiye gibi güçlü üretim kapasitesine sahip ülkeler için yeni fırsat alanları da yaratmaktadır.Gümrük tarifelerinin dönemsel olarak değişmesi ise küresel yatırımcılar açısından belirsizlik oluşturmakta, ancak aynı zamanda alternatif üretim merkezlerinin önemini artırmaktadır. Türkiye, Avrupa, Asya ve Orta Doğu arasındaki stratejik konumu sayesinde ABD için güvenilir ve maliyet etkin bir üretim alternatifi olma potansiyelini güçlendirebilir.ABD ile işbirliği yapan sektörlerHangi sektörler ABD ile iş birliği yapmaya daha yakın?ABD ile iş birliği potansiyeli en yüksek sektörler güncel küresel trendler doğrultusunda; teknoloji ve yapay zekâ, siber güvenlik ve veri merkezleri, savunma ve havacılık sanayi, yeşil enerji ve karbon nötr projeler, sağlık teknolojileri ve biyoteknoloji, fintech ve dijital finans sistemleri ile lojistik ve tedarik zinciri çözümleridir.Türkiye'nin üretim gücü ile ABD'nin teknoloji ve sermaye kapasitesi birleştiğinde, özellikle ortak üretim, Ar-Ge ve inovasyon temelli modeller daha da önem kazanmaktadır.ASD ve AB rekabetinin sonuçlarıABD ve Avrupa bir çekişme içinde olması bizim yararımıza mı?ABD ile Avrupa Birliği arasındaki ekonomik rekabet Türkiye açısından hem fırsatlar hem de dikkatle yönetilmesi gereken riskler barındırmaktadır. Bu rekabet bazı sektörlerde Türkiye'ye alternatif pazar ve yatırım imkânı sunarken, küresel ticarette uyum ve regülasyon baskısını da artırmaktadır.Türkiye'nin bu süreçte en önemli yaklaşımı, her iki ekonomik blokla da dengeli, çok yönlü ve sürdürülebilir ilişkiler kurarak stratejik pozisyonunu güçlendirmektir.Ortadoğu'daki gerilimOrtadoğu'da yaşanan savaş senaryoları piyasalar için olumsuz seyir izliyor. Sizce bu ülkemiz ekonomisini ne yönde etkileyecek?Ortadoğu'daki jeopolitik gerilimler, küresel enerji fiyatları, lojistik maliyetler ve sigorta giderleri üzerinde etkisini sürdürmektedir. Türkiye'nin bu bölgenin merkezinde yer alması nedeniyle bu gelişmelerden doğrudan etkilenmesi kaçınılmazdır.Kısa vadede enerji maliyetleri ve piyasalarda dalgalanma baskı oluşturabilirken, orta ve uzun vadede Türkiye'nin güvenli üretim merkezi ve alternatif tedarik ülkesi olarak öne çıkma fırsatını güçlendirebilir.ABD'de verimli temaslar yaptıkABD'de katıldığınız Türk Günü yürüyüşü ve iş adamlarıyla yapılan ticari gezilerin sonuçlarından da bahseder misiniz lütfen.TABA-AmCham olarak son dönemde ABD'de oldukça yoğun ve verimli temaslar gerçekleştirdik. 2026 ABD programımız kapsamında yer alan Türk Günü etkinlikleri, iş dünyası buluşmaları ve diplomatik görüşmeler, Türk-Amerikan ilişkileri açısından önemli sonuçlar ortaya koydu.T.C. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı himayelerinde ve TADF koordinasyonunda düzenlenen 43. Geleneksel Türk Günü Yürüyüşü ve Festivali'ne güçlü bir katılım sağladık. New York'taki bayrak çekme töreninde Türk bayrağımızın göndere çekilmesine tanıklık etmek hepimiz için büyük bir gurur oldu. Festival boyunca kültürel etkinlikler, Mehteran gösterileri ve yoğun katılım, ABD'deki Türk toplumunun birlik ve görünürlüğünü bir kez daha ortaya koydu.TABA-AmCham heyeti olarak üyelerimiz ve iş ortaklarımızla yürüyüş kortejinde yer aldık. Kurumumuz ve üye firma logolarının yer aldığı kurumsal float aracımızla katılım sağlamak, hem kurumsal görünürlüğümüzü hem de üyelerimizin uluslararası temsiliyetini güçlendirdi.Program kapsamında ayrıca Başkan Yardımcımız Sn. Eyüp Akbal, temsilcilerimiz ve komite başkanlarımız ile birlikte T.C. Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Büyükelçi Sn. Ahmet Yıldız ve K.K.T.C. Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Büyükelçi Sn. Murat Soysal'ı ziyaret ettik. Görüşmelerde Türk iş dünyasının çok taraflı diplomasi mekanizmalarında daha etkin temsili ve yeni iş birliği alanları ele alındı.New York Türkevi'nde gerçekleştirdiğimiz temaslar kapsamında düzenlenen TABA-AmCham &amp; TABNET NYC &amp; CEO Platformu Turkish-American Business Summit, iş dünyası, akademi ve diplomasi temsilcilerini bir araya getirdi. Türk ve Amerikalı iş insanları arasında yatırım, ticaret ve ortaklık odaklı yeni görüşmeler gerçekleştirildi ve somut iş birliklerinin temelleri atıldı.T.C. New York Başkonsolosumuz Sn. Muhittin Ahmet Yazal ile yapılan görüşmelerde ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulunuldu. Ayrıca, üyemiz Karakaşlioglu Law Firm PLLC iş birliğiyle düzenlediğimiz Rooftop Networking Gala Buluşması ile kamu diplomasisi ve iş dünyasının önemli isimleri aynı platformda bir araya getirildi; bu temaslar yeni ticari fırsatlara zemin hazırladı.TABA-AmCham olarak hedefimiz, Türkiye ile ABD arasında yalnızca ticaretin değil; ortak üretim, teknoloji transferi ve inovasyon temelli yatırım ekosisteminin geliştirilmesidir. Küresel ekonominin stratejik tedarik zincirleri ve güvene dayalı bloklar üzerinden şekillendiği bu dönemde, Türkiye'nin jeopolitik konumu ve esnek yapısı önemli bir avantaj sunmaktadır.Bu doğrultuda, iki ülke arasında kalıcı, sürdürülebilir ve kurumsal iş birlikleri için güçlü bir zemin oluşturmaya devam ediyoruz.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 28 May 2026 02:44:12 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Tedbir kararı kalktıktan sonra kurultay yapılacak"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tedbir-karari-kalktiktan-sonra-kurultay-yapilacak-1379/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tedbir-karari-kalktiktan-sonra-kurultay-yapilacak-1379/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_67764A-281146-9F0D60-9513F8-2F7219-FEE33C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı&#39;na dönen Kemal Kılıçdaroğlu basın mensuplarıyla bayramlaştı ve gündeme ilişkin konuştu. Kılıçaroğlu &#39;Kurultay yapacağız&#39; derken, &#34;Bunun için kurultayın yasal zeminde yapılması lazım, tedbir kararı var, tedbir kararı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_67764A-281146-9F0D60-9513F8-2F7219-FEE33C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı&#39;na dönen Kemal Kılıçdaroğlu basın mensuplarıyla bayramlaştı ve gündeme ilişkin konuştu. Kılıçaroğlu &#39;Kurultay yapacağız&#39; derken, &#34;Bunun için kurultayın yasal zeminde yapılması lazım, tedbir kararı var, tedbir kararı kalktıktan sonra kurultay yapılacak&#34;&#34; ifadelerini kullandı.Biz düşman değiliz ki&#34;Özgür Özel ile yüz yüze gelir misiniz?&#34; sorusuna yanıt veren Kılıçdaroğlu, &#34;Niye gelmeyelim biz düşman değiliz ki aynı partide görev yapan iki kişiyiz. Dolayısıyla bütün partililerimizle konuşuruz, görüşürüz. Böyle ayrışmak, kavga etmek, ayrışmayı çok dönülemez noktalara taşımak doğru değil&#34; dedi.Kurultay sorusunu yanıtladıKurultay gündemine ilişkin ise Kılıçdaroğlu, &#34;Kurultay yapılacak. Tedbir kararı kalktıktan sonra yasal zeminde kurultay yapılacak. Olayın bütün ayrıntılarını arkadaşlarla beraber görüşeceğiz. Hukukçular ile bir araya gelip oturup konuşacağız. Kurultayı nasıl yaparız en kısa sürede bunları konuşacağız. Kurultay olacak çare yok.&#34; ifadelerini kullandı.&#34;Bu davanın tarafı değilim bize bir karar geldi biz de karara uyduk. Bir parti yönetimi ciddiyetle yapılır&#34; diyen Kılıçdaroğlu, &#34;Bir sürü dedikodu arkadaşlar, bunlara inanmayın. Bir parti yönetimi hukuk içinde ve ciddiyetle yapılır. Siz dedikodularla bir şey yapamazsınız. İhracın koşulları vardır, bir kişi tutup da &#39;Ben bunu beğenmedim, ihraç edeyim&#39; Öyle bir şey yok&#34; şeklinde konuştu.Bizim tarihimizde yokturCHP Genel Merkezi&#39;ndeki olaylarla ilgili de açıklamalar yapan Kılıçdaroğlu sunları söyledi:&#34;Herkes yasalara uymak zorundadır. Halkla buluşmada anlatacağım. Bir partinin kapıları halka, milletvekillerine kapatılamaz. Bizim tarihimizde yoktur. CHP&#39;nin kurulduğu tarihten bu yana hiçbir milletvekili genel merkeze gittiği zaman kapılar kapatılmamıştır. CHP Genel merkezine 10-15 milletvekili gittiği zaman o kapılar nasıl kapatılmıştır. Bir partinin kapıları halka, milletvekillerine kapatılamaz. Bir akıl tutulması var, kimse bunu sormuyor. CHP&#39;nin kapıları nasıl kapanır. Bir partinin kapısı mı kapatılır vatandaşlara, milletvekillerine? Bunun haklı gerekçelerle açıklanması, anlatılması lazımdır.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 27 May 2026 11:32:00 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sektörün dönüşüm gündemini İstanbul'a taşıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sektorun-donusum-gundemini-istanbula-tasiyor-1701/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sektorun-donusum-gundemini-istanbula-tasiyor-1701/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0A2529-1AADF0-6B3F87-EB5DB8-30915C-4D779C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Cam ve kimyasallar sektörlerinin küresel oyuncusu Şişecam, camın farklı endüstrilerde üstlendiği dönüştürücü rolü çok boyutlu bir perspektifle ele alarak akademi, tasarım ve sanayi dünyasını aynı platformda buluşturmaya devam ediyor. 40 yıllık köklü bir bilgi paylaşımı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0A2529-1AADF0-6B3F87-EB5DB8-30915C-4D779C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Cam ve kimyasallar sektörlerinin küresel oyuncusu Şişecam, camın farklı endüstrilerde üstlendiği dönüştürücü rolü çok boyutlu bir perspektifle ele alarak akademi, tasarım ve sanayi dünyasını aynı platformda buluşturmaya devam ediyor. 40 yıllık köklü bir bilgi paylaşımı geleneği olan Şişecam Uluslararası Cam Konferansı, bu yıl da cam endüstrisinin geleceğine yön veren stratejik konuları gündemin merkezine taşıyacak.Konferansın ana konuşmacısı, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) İcra Direktörü Dr. Fatih Birol olacak. Dr. Birol, küresel enerji dönüşümünün sanayi üzerindeki etkilerini değerlendirirken; cam sektörü özelinde sürdürülebilir üretim, enerji verimliliği ve düşük karbonlu dönüşümün yol haritasına dair kapsamlı bir çerçeve sunacak. Konferans kapsamında ayrıca Dr. Birol'un katılımıyla gerçekleştirilecek özel oturumda, enerji dönüşümünün sektöre etkileri daha kapsamlı biçimde tartışmaya açılacak.Konferansın diğer ana konuşmacıları arasında yer alan AGC Architectural Glass Avrupa ve Amerika Başkanı ve Glass for Europe Belçika Yönetim Kurulu Başkanı Davide Cappellino sürdürülebilirlik ve enerji dönüşümü kapsamında Avrupa düz cam sektörü için zorluklar ve fırsatlara odaklanırken; +MURAT TABANLIOĞLU Studio'nun kurucusu mimar Murat Tabanlıoğlu ise camın mimarlık ve tasarım alanındaki kullanımını mekânsal deneyim ve tasarım yaklaşımı üzerinden ele alacak.Programın merkezinde yer alan panel oturumları, sektörün dönüşümünü en somut başlıklarıyla ele alacak. İlk gün düzenlenecek "How the Glass Innovation and Technology Ecosystem Works" panelinde, inovasyonun temel araştırmadan endüstriyel ölçeğe taşınmasındaki zorluklar, cam inovasyonunun neden yavaş ölçeklendiği, dekarbonizasyon yarışı, kurumlar arası iş birliği ihtiyacı ve rekabet–tamamlayıcılık dengesi gibi kritik başlıklar tartışılacak.&nbsp;İkinci gün gerçekleştirilecek "From Lab to Scalable Innovation" panelinde ise teknolojilerin ticarileşme süreci; ölçeklenme stratejileri, kurumsal–startup iş birlikleri, yatırımcı yaklaşımı, hızlandırma programları, yetenek ekosistemi ve girişimlerin karşılaştığı "valley of death" gibi başlıklar üzerinden ele alınacak.İki gün boyunca gerçekleştirilecek paralel oturumlarda ise; enerji dönüşümü, dekarbonizasyon, dijitalleşme, yapay zekâ, ileri üretim teknolojileri ve tasarım başlıkları tartışılacak. Program dahilinde uluslararası konuşmacılar; akıllı cam teknolojileri, düşük karbonlu üretim yaklaşımları ve AI destekli üretim çözümleri gibi alanlardaki güncel gelişmeleri paylaşacak. Konferans, panel ve sunumların yanı sıra poster oturumları ile katılımcılar arasında doğrudan etkileşim ve iş birliği imkânı sunacak.Şişecam Uluslararası Cam Konferansı; sürdürülebilirlik, dijitalleşme, yeni üretim teknolojileri ve tasarım trendlerini aynı çatı altında buluşturarak cam endüstrisinin dönüşümüne yön veren stratejik bir bilgi paylaşım platformu olma özelliğini sürdürüyor. Camın geleceğine yön veren küresel bir buluşma noktası olarak konumlanan konferans, Şişecam'ın uluslararası cam ekosistemini geliştirme vizyonu doğrultusunda sektör profesyonelleri için güçlü bir etkileşim ve düşünce alışverişi alanı sunuyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 27 May 2026 09:45:20 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Özgür Özel açıkladı: Yeni parti kurulacak mı?..]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ozgur-ozel-acikladi-yeni-parti-kurulacak-mi-7026/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ozgur-ozel-acikladi-yeni-parti-kurulacak-mi-7026/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5AA89D-B922AA-1C4A48-9C92CC-C87EE8-759C0F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mutlak butlan kararı sonrası genel başkanlık görevinden alınan Özgür Özel, Manisa&#39;daki Hatuniye Camii&#39;nde bayram namazı sonrası açıklamalarda bulundu.Özel, mutlak butlan kararı sonrası gündeme gelen &#34;Yeni bir parti kuracak mısınız?&#34; sorusuna &#34;Yeni bir parti kurma&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5AA89D-B922AA-1C4A48-9C92CC-C87EE8-759C0F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mutlak butlan kararı sonrası genel başkanlık görevinden alınan Özgür Özel, Manisa&#39;daki Hatuniye Camii&#39;nde bayram namazı sonrası açıklamalarda bulundu.Özel, mutlak butlan kararı sonrası gündeme gelen &#34;Yeni bir parti kuracak mısınız?&#34; sorusuna &#34;Yeni bir parti kurma gibi bir durumumuz yok&#34; yanıtını verdi.&#34;Kurultaya gitmenin yolu çok açık&#34;Özel, yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:&#34;Bizim partimizde bir an önce seçimin yapılmasını istiyoruz. 81 il başkanımız bütün üyelerimiz herkes seçim diyor. Kılıçdaroğlu&#39;nun seçimle gelmediği bir partiyi yönetmeye kalkmayacağını ümit ediyoruz. Kurultaya gitmenin yolu çok açık. Bir çağrım var kendisine. 2 milyon üyemizin kararıyla belirlensin genel başkan. Ben hangi delegeyle girmek istiyorsa seçime ben hazırım. Bu Türkiye&#39;ye çok iyi örnek olmuş olur hem bütün tartışmalar da biter.&#34;&#34;Kimse istifa etmesin&#34;Özel, partiden ayrılma tartışmalarına da açıklık getirerek şunları söyledi:&#34;İstifa edelim diyenler var. Kimse partisinden ayrılmasın, istifa etmesin. Biz bu sorunu bir şekilde hallederiz.&#34;Geçmişte kendilerini desteklemeyenlere tepki gösterenler olduğunu belirten Özel, şöyle devam etti:&#34;Arkadaşlar mutlak kararı bir milattır. O günden sonra butlana sahip çıkanlar butlancıdır onlarla bir gönül bağımız yoktur. Ancak o tarihten sonra bize dayanışmaya gelen herkes bizim arkadaşımızdır.&#34;Yeni parti açıklamasıÖzel, sözlerini şöyle sürdürdü:&#34;Şu aşamada kimsenin ayrılmasına gerek yoktur. Yeni bir parti kurma gibi bir durumumuz yok.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 27 May 2026 08:45:02 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ankara Fenerbahçeliler Derneği'nden sürdürülebilir bir vizyon]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ankara-fenerbahceliler-derneginden-surdurulebilir-bir-vizyon-9862/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ankara-fenerbahceliler-derneginden-surdurulebilir-bir-vizyon-9862/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4813D4-DE03F9-9BBB47-DEB9B9-A6D79F-49DC62.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dernek Başkanı Volkan Akan, amaçlarının günü kurtaran değil uzun vadeli değer üreten bir yapı kurmak olduğunu belirterek, Ankara'da daha kurumsal, sorgulayan ve vizyoner bir dernek kültürü oluşturduklarını ifade etmekte. Bu yaklaşımın hem dernek faaliyetlerine hem de üyeler arasındaki&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4813D4-DE03F9-9BBB47-DEB9B9-A6D79F-49DC62.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dernek Başkanı Volkan Akan, amaçlarının günü kurtaran değil uzun vadeli değer üreten bir yapı kurmak olduğunu belirterek, Ankara'da daha kurumsal, sorgulayan ve vizyoner bir dernek kültürü oluşturduklarını ifade etmekte. Bu yaklaşımın hem dernek faaliyetlerine hem de üyeler arasındaki dayanışma kültürüne güçlü bir yön verdiği vurgulanmakta."Kadıköy'de bir Fener yanar, Güneş Ankara'dan doğsun diye&hellip;" mottosu, derneğin Fenerbahçe'nin değerlerini Ankara'dan Anadolu'ya taşıma kararlılığını ve bu kültürü daha geniş kitlelere yayma hedefini simgelemektedir.Gençlerin dernek yapısına aktif şekilde dahil edilmesi, eğitim ve sosyal destek projeleri, ihtiyaç sahibi öğrencilere yönelik yardımlar ve iş dünyasıyla geliştirilen kurumsal iş birlikleri derneğin öncelikli çalışma alanları arasında yer almaktadır. Bu çalışmalarla Ankara Fenerbahçeliler Derneği'nin sosyal etki alanının her geçen gün daha da genişlemesi hedeflenmektedir.Volkan Akan ayrıca Fenerbahçe'nin yalnızca bir spor kulübü değil, güçlü bir kültür, aidiyet ve dayanışma yapısı olduğunu vurgulayarak, derneklerin bu yapının en önemli taşıyıcı unsurları olduğunu ifade etmektedir.Ankara Fenerbahçeliler Derneği, birlik ve beraberlik anlayışıyla sarı-lacivert ruhu sosyal sorumluluk projeleri ve kurumsal vizyonla geleceğe taşımaya devam etmektedir.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 25 May 2026 14:55:54 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Geleceğin fikir liderleri bir araya geldi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gelecegin-fikir-liderleri-bir-araya-geldi-1643/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gelecegin-fikir-liderleri-bir-araya-geldi-1643/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A8C44C-1A7482-10F6C5-161EB2-7AB42E-29210B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin en büyük medya gruplarından Turkuvaz Medya tarafından hayata geçirilen ve dünyanın en saygın teknoloji ve inovasyon markalarından biri olan WIRED Türkiye, 15 Mayıs'ta Rixos Tersane İstanbul'da gerçekleşen lansman etkinliğinde iş dünyası, teknoloji, girişimcilik ve medya&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A8C44C-1A7482-10F6C5-161EB2-7AB42E-29210B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin en büyük medya gruplarından Turkuvaz Medya tarafından hayata geçirilen ve dünyanın en saygın teknoloji ve inovasyon markalarından biri olan WIRED Türkiye, 15 Mayıs'ta Rixos Tersane İstanbul'da gerçekleşen lansman etkinliğinde iş dünyası, teknoloji, girişimcilik ve medya ekosisteminden önemli isimleri bir araya getirdi. WIRED Türkiye, global vizyonu yerel dinamiklerle buluşturarak Türkiye'nin teknoloji, bilim ve kültür dünyasına yeni bir soluk getirmeyi hedefliyor.Etkinliğin açılış konuşmaları; WIRED Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Hülya Güler, Turkuvaz Medya Grubu İcra Kurulu Üyesi ve Turkuvaz Dergi Genel Müdürü Yasemin Gebeş ve Condé Nast Stratejik İçerik ve Özel Projeler Başkan Yardımcısı Amy Mangino tarafından gerçekleştirildi.Hülya Güler: Wired yalnızca bir yayın değil, geleceğin ekosistemiEtkinliğin açılış konuşmalarında WIRED Türkiye'nin yayın vizyonu, teknoloji ve kültür odağındaki yaklaşımı ile geleceğin dünyasına dair perspektifi paylaşıldı. WIRED Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Hülya Güler, WIRED Türkiye'nin yalnızca bir yayın değil; farklı disiplinlerden düşünce liderlerini, yaratıcı endüstrileri ve yeni nesil fikirleri bir araya getiren yaşayan bir ekosistem olmayı hedeflediğini vurguladı. Güler konuşmasında, "WIRED, yalnızca teknoloji anlatan bir yayın değil; bilim ve teknolojinin dönüştürdüğü dünyayı daha iyi anlamak isteyenler için geleceğe dair güçlü bir bakış açısı sunuyor. Biz de WIRED Türkiye ile insanı merkeze alan, umut veren, ilham veren ve geleceği birlikte şekillendirmeye davet eden bir platform kuruyoruz. Çünkü inanıyoruz ki gezegenimizin en güzel günleri hâlâ gelecekte. WIRED Türkiye Founding Member topluluğu ise kendi alanlarında fikirleri, üretimleri ve vizyonlarıyla fark yaratan isimleri aynı ekosistemde buluşturarak geleceğin hikâyesini birlikte yazmayı hedefliyor." ifadelerini kullandı.Condé Nast Stratejik İçerik ve Özel Projeler Başkan Yardımcısı Amy Mangino ise konuşmasında, "Condé Nast olarak son yıllarda Vogue ve GQ'nun ardından şimdi de WIRED'ın Türkiye yolculuğuna tanıklık etmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Güçlü ve nitelikli gazeteciliğe yatırım yapmak bugün her zamankinden daha fazla vizyon, sorumluluk ve cesaret gerektiriyor. Hülya Güler, Yasemin Gebeş ve tüm WIRED Türkiye ekibi, bu markayı hayata geçirirken büyük bir tutku ve özveri ortaya koydu. WIRED Türkiye'nin çok başarılı bir yolculuğa imza atacağına yürekten inanıyoruz." ifadelerini kullandı.Etkinliğin sabah oturumlarında teknoloji, yapay zekâ ve girişimcilik ekosisteminin geleceğine ışık tutan konuşmalar gerçekleştirildi.Kerem Dündar: Yapay zekâ çağında fark yaratacak olan şey, doğru soruları birlikte sorabilmek olacakProgram kapsamında ilk özel oturumda yazar Kerem Dündar, "Geleceği Yapay Zeka–İnsan Etkileşimi ile Şekillendirmek" başlıklı konuşmasıyla sahne aldı. Dündar konuşmasında, "Bugün yapay zekâyı yalnızca bir teknoloji başlığı olarak değil, insanın düşünme ve üretme biçimini kökten değiştiren yeni bir çağ olarak konuşuyoruz. Daha birkaç ay önce yapay zekânın problem çözme kapasitesinin insan ortalamasının çok üzerine çıktığını gösteren araştırmalar paylaşılırken, asıl ihtiyaç duyduğumuz şeyin doğru soruları sorabileceğimiz güçlü platformlar ve topluluklar olduğunu görüyoruz. WIRED Türkiye'nin farklı disiplinleri bir araya getirerek bu dönüşümü insan odağında tartışan önemli bir fikir alanı yaratacağına inanıyorum." ifadelerini kullandı.Geleceğe hazır olmak, yalnızca teknolojiyi değil insanı da merkeze koyabilmekten geçiyorArdından Fütürist, Future Readiness Forum ve Xponential Başkanı &amp; CEO'su Tariq Qureishy, "Geleceğin Sesi, Geleceğin Denklemi" başlıklı oturumda teknoloji ve insanlığın dönüşümünü değerlendirdi. Qureishy konuşmasında, "2030 yılında var olacak işlerin yaklaşık yüzde 70'i bugün henüz mevcut değil. Yapay zekâ ve teknolojinin hızlandırdığı bu dönüşümde kurumların yalnızca dijital değil, aynı zamanda AI odaklı organizasyonlara dönüşmesi gerekiyor. Ancak bu yeni çağda asıl mesele yalnızca teknolojiye adapte olmak değil; güveni, yaratıcılığı, etik bakış açısını ve insan odağını koruyarak geleceğe hazır hale gelmek. WIRED Türkiye'nin farklı disiplinleri bir araya getirerek bu dönüşümü tartışan güçlü bir fikir platformu oluşturmasını son derece kıymetli buluyorum." dedi.Türkiye, teknoloji ve oyun girişimlerinde önemli başarı hikâyeleri yazıyor; şimdi hedef küresel ölçekte daha güçlü bir konum"Türkiye Girişim Tarihinin Dünü, Bugünü, Yarını" panelinin moderatörlüğünü Boğaziçi Ventures Kurucusu ve CEO'su Barış Özistek üstlendi. Panelde Vuvy Kurucusu ve Endeavor Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Emre Kurttepeli ile Yemeksepeti Kurucusu ve Yatırımcı Nevzat Aydın, Türkiye girişimcilik ekosisteminin dönüşümünü, yatırımcılık kültürünün gelişimini ve yapay zekâ çağında girişimciliğin geleceğini değerlendirdi.Panelde konuşan Nevzat Aydın, yapay zekâ ile birlikte girişimcilik dünyasında fırsatların daha da demokratikleştiğine dikkat çekerek, "Doğru kurgulanan projelerin bugün dünyanın her yerine ulaşma ve ölçeklenme şansı çok daha yüksek. Aynı şekilde rekabet de artık global ölçekte yaşanıyor. Ancak teknoloji dönüşümleri her dönemde yeni fırsatlar yaratıyor ve girişimcilik ekosistemi bu dönüşümle birlikte büyümeye devam ediyor" dedi.Emre Kurttepeli ise Türkiye girişimcilik ekosisteminin özellikle yeni nesil teknoloji alanlarında önemli bir dönüşümden geçtiğini belirterek, "Yapay zekâ çağında fonlama kapasitesi, güçlü insan kaynağı ve global ölçekte düşünme becerisi her zamankinden daha kritik hale geldi. Türkiye oyun ve teknoloji girişimlerinde önemli başarı hikâyeleri çıkarıyor ancak küresel rekabette daha güçlü bir konuma ulaşabilmek için teknoloji üretimi ve yatırım ekosisteminin daha da büyümesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Milli Teknoloji Genel Müdürü Sadullah Uzun : 150 milyon dolarlık kamu desteğiyle 750 milyon dolarlık girişim yatırım hacmi hedefliyoruz"Turcorn Yolculuğu" panelinde T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Milli Teknoloji Genel Müdürü Sadullah Uzun moderatörlüğünde; Türkiye girişimcilik ekosistemi, oyun teknolojileri ve küresel büyüme potansiyeli ele alındı. e2vc Yönetici Ortağı Enis Hulli ile Loom Games Kurucu Ortakları Kübra Gündoğan ve Emre Çelik'in katıldığı panelde, Loom Games'in kısa sürede global ölçekte dikkat çeken büyüme hikâyesi ve Türkiye'nin yeni nesil teknoloji girişimciliği vizyonu konuşuldu.Loom Games Kurucu Ortağı ve CEO'su Kübra Gündoğan, "Yaklaşık 60 yatırımcıdan ret aldığımız dönemler oldu ancak girişimcilikte en kritik konulardan birinin, bu süreçleri kişisel algılamadan yoluna devam edebilmek olduğuna inanıyorum. Biz de elimizdeki tüm kaynakları yeni oyunumuza yatırarak devam ettik ve bugün hâlâ burada bu hikâyeyi konuşuyoruz" dedi.Sadullah Uzun ise Türkiye'de bugün itibarıyla 8 Turcorn bulunduğunu hatırlatarak, girişimcilik ekosistemini büyütmeye yönelik destek mekanizmalarına dikkat çekti. Uzun, "Seri A aşamasındaki girişimleri desteklemek amacıyla 150 milyon dolarlık kamu katkısını devreye aldık. Bu destekle birlikte en az 750 milyon dolarlık bir girişim yatırım hacmi oluşturmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.Trendyol Grubu CTO'su Cenk Çivici : Teknolojinin merkezinde hâlâ insan deneyimi varTrendyol Grubu CTO'su Cenk Çivici, etkinlik kapsamında gerçekleştirdiği oturumda yapay zekânın e-ticaret ekosistemindeki dönüştürücü etkisini ve Trendyol'un teknoloji vizyonunu paylaştı. Çivici, bugün Trendyol'un 36 ülkede faaliyet gösterdiğini ve şirketin yapay zekâyı yalnızca bir teknoloji yatırımı olarak değil, tüm operasyonun merkezinde konumlanan stratejik bir dönüşüm alanı olarak değerlendirdiğini anlattı.Çivici, "Yapay zekâya yalnızca teknoloji üretmek için değil; müşterilerimiz, iş ortaklarımız ve ekiplerimiz için daha iyi deneyimler oluşturabilmek adına yaklaşıyoruz. Önemli olan insanı ortadan kaldırmak değil; ekiplerin üretkenliğini ve etki alanını güçlendirebilmek" dedi.Etkinliğin öğleden sonra devam eden oturumlarında ise finans teknolojilerinden dijital içerik dünyasına, yapay zekâdan küresel vizyona kadar farklı başlıklar ele alındı.Longevity ve Biyoteknolojiyle Sağlıkta Yeni DönemKlinik Psikolog Esra Çavuşoğlu, "Longevity: Geleceğin Sağlık Algısı" başlıklı özel oturumda sağlık teknolojileri, biyolojik veri takibi ve uzun yaşam yaklaşımının geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çavuşoğlu, "Yapay zekâ ve biyoteknolojiyle birlikte insanlar artık kendi bedenini daha yakından tanıdığı ve yönettiği yeni bir döneme giriyor" dedi.Yapay Zekâ ve Robotik Çağında İnsanlığın Geleceği TartışıldıDoğuş Üniversitesi İş Dünyası ve İnovasyon Hub Direktörü Turhan Karakaya, "Yapay Zekâ, Robotik ve Üstün İnsan İlişkisi" başlıklı özel oturumda, "Teknoloji artık yalnızca bizim kullandığımız bir araç değil; insan hayatının, şehirlerin ve karar mekanizmalarının doğrudan bir parçasına dönüşüyor. Önümüzdeki dönemde mesele yalnızca teknolojiyi kullanmak değil, onunla nasıl bir insanlık modeli kuracağımız olacak" ifadelerini kullandı.&nbsp;"Topluluk Çağı 2.0" panelinde YouTube Türkiye Stratejik İçerik Partnerlikleri Müdürü Bora Başman moderatörlüğünde içerik üreticileri Mert Bayantemur ve Ada Büyük dijital topluluk kültürünü değerlendirdi.Finans Dünyasında Yeni Dönem: Görünmez Bankacılık ve Yapay ZekâAIONIRE Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Üyesi Barış Karakullukçu moderatörlüğünde gerçekleşen "Geleceğin Bankası" panelinde dijital bankacılık, görünmez finans ve yapay zekâ destekli finansal hizmetlerin geleceği ele alındı. Fibabanka Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Mert, bankacılığın artık müşterinin hayatına görünmez şekilde entegre olduğunu vurgulayarak, "Müşterinin bulunduğu yerde, ihtiyacını doğru anlayan ve hayatını kolaylaştıran yapılar geleceğin bankacılığını şekillendirecek" dedi.Wamo Group Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Deniz Güven ise yeni nesil finansal modellerde teknoloji kadar operasyonel dönüşümün de kritik hale geldiğini belirterek, yapay zekâ ve kişiselleştirilmiş deneyimlerin finans dünyasının dönüşümünde belirleyici rol oynadığını ifade etti.Küresel Liderlik, Teknoloji ve Adaptasyonun Geleceği KonuşulduGlobal Turks Vakfı Kurucu Başkanı ve Heidrick &amp; Struggles Türkiye Kurucusu Ayşegül Dicle Aydın moderatörlüğünde gerçekleşen "Geleceği Tasarlayan Küresel Vizyon" panelinde; liderlik, teknoloji dönüşümü ve küresel rekabette öne çıkan yeni nesil yetkinlikler ele alındı. IBM Türkiye CEO'su Işıl Kılınç Gürtuna, değişimden korkmamanın ve sürekli öğrenmenin yeni dönemin en kritik liderlik becerileri arasında yer aldığını vurguladı. Microsoft Güney Avrupa Müşteri Deneyimi Genel Müdür Yardımcısı Cavit Yantaç ise küresel organizasyonlarda sürdürülebilir başarının teknik yetkinlik kadar empati, iletişim ve farklı kültürlerle birlikte çalışabilme becerisi gerektirdiğini ifade etti. Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı İlker Kuruöz de teknoloji yatırımlarında cesur davranmanın ve dünya standartlarında işler üretmenin kurumlar için artık temel bir gereklilik haline geldiğini söyledi.Meta'dan Yapay Zekâda Yeni Dönem Vurgusu: "Kişisel AI Asistanları Hayatın Parçası Olacak"Meta Türkiye Direktörü Gül Yüksel Akkaya, "Yapay Zekâ ile Bağlantıların Geleceği" başlıklı özel oturumda Meta'nın yapay zekâ vizyonunu ve yeni nesil AI asistanlarını anlattı. Akkaya, bugün Meta AI'ın yaklaşık 1 milyar kullanıcıya ulaştığını belirtirken, Meta'nın yapay zekâ yatırımları kapsamında yaklaşık 62 milyar dolarlık bütçe planladığını aktardı.&nbsp;Sermaye, Teknoloji ve Yeni Büyüme AlanlarıManpowerGroup Türkiye Genel Müdürü Feyza Narlı moderatörlüğünde gerçekleşen "Sermaye, Teknoloji ve Yeni Büyüme Alanları" panelinde, Tera Teknoloji Holding CEO ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Dr. Cebrail Taşkın, klasik holding yapılarının yerini teknoloji, dönüşüm ve globalleşme odaklı yeni nesil organizasyon modellerine bıraktığını vurguladı. Taşkın, "Biz yalnızca sermaye koyan bir yapı değiliz; yatırım yaptığımız şirketleri dönüştürmeye, rekabetçi hale getirmeye ve global ölçekte büyütmeye odaklanıyoruz. Türkiye'de üretilen değerin dünya ölçeğinde büyümesini önemsiyoruz" dedi.Yapay Zekâ Çağında Şirket Kültürü, Eğitim ve Karar Mekanizmaları DönüşüyorDijital Stratejist ve Teknoloji Trend Anlatıcısı Hande Aydın moderatörlüğünde gerçekleşen "Yapay Zekâ Çağında Strateji, Kültür, İnovasyon" panelinde; yapay zekânın şirket kültürü, eğitim ve karar süreçleri üzerindeki etkisi ele alındı. Connectmind AI Kurucu Ortağı Burcu Ağma, yapay zekânın yalnızca bir araç değil, aynı zamanda bir düşünce partnerine dönüştüğünü vurgularken; eğitim teknolojileri lideri Dr. Işıl Boy Ergül ise yeni dönemde yapay zekâ okuryazarlığı ve "öğrenmeyi öğrenme" becerisinin kritik hale geldiğine dikkat çekti.Teknoloji, Algoritma ve Creator Ekonomisinin Yeni DönemiHavas İstanbul CEO'su Cüneyt Devrim moderatörlüğünde gerçekleşen "Merakın Algoritması: Teknoloji, İçerik ve Yeni İzleyici" panelinde, dijital içerik dünyasının dönüşümü, creator ekonomisi ve yapay zekânın içerik üretimine etkisi ele alındı. Youtube Yayıncısı Orkun Işıtmak ise içerik üreticiliğinin dönüşen yapısına dikkat çekerek, "Yapay zekâyı artık yalnızca bir teknoloji başlığı olarak değil, üretimi hızlandıran ve geliştiren güçlü bir araç olarak görüyoruz. Ancak izleyicinin gerçekten bağ kurduğu şey hâlâ insan hikâyesi, samimiyet ve sürdürülebilir üretim" dedi.İnsanlık, Yapay Zekâ ve Geleceğin Felsefesi Üzerine Çarpıcı Bir Perspektifİş filozofu, yazar ve teknoloji yatırımcısı Anders Indset, "Tekillik Paradoksu: İnsanlık ile Yapay Zekâ Arasındaki Boşluğu Kapatmak" başlıklı özel oturumda yapay zekâ çağında insanlığın geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Indset, "Mesele yalnızca yapay zekâyı geliştirmek değil; bu teknolojinin geleceğini hangi değerler ve hangi insanlık anlayışıyla şekillendireceğimiz. Gelecek tahmin edilen değil, birlikte yazılan bir şey" dedi.Gün boyu süren paneller, özel oturumlar ve networking buluşmalarının ardından etkinlik, özel After Party ile sona erdi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 25 May 2026 13:22:57 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[SIGN İstanbul 2026'nın ziyaretçi kayıtları açıldı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sign-istanbul-2026nin-ziyaretci-kayitlari-acildi-4142/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sign-istanbul-2026nin-ziyaretci-kayitlari-acildi-4142/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B3604F-2F6000-F6E26C-27FD51-3A511D-697483.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin tek endüstriyel reklam ve dijital baskı fuarı olan SIGN İstanbul'un 2026 buluşması için geri sayım başladı. Bu yıl, yeni tarihlerinde ve yeni yerinde sektörü bir araya getirecek fuarı ziyaret edecek profesyoneller, internet üzerinden ücretsiz online kayıtlarını oluşturabiliyor.&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B3604F-2F6000-F6E26C-27FD51-3A511D-697483.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin tek endüstriyel reklam ve dijital baskı fuarı olan SIGN İstanbul'un 2026 buluşması için geri sayım başladı. Bu yıl, yeni tarihlerinde ve yeni yerinde sektörü bir araya getirecek fuarı ziyaret edecek profesyoneller, internet üzerinden ücretsiz online kayıtlarını oluşturabiliyor. Bu sayede, açılışa kadar SIGN İstanbul ile ilgili tüm gelişmelerden anında haberdar olurken, fuarda da sıra beklemeden hızlıca hollere giriş yapabiliyor.&nbsp;&nbsp;Dünya Markaları, SIGN İstanbul 2026 Sahnesine ÇıkıyorDüzenlendiği her yıl milyonlarca dolarlık ticarete ev sahipliği yaparak, sektörüne uluslararası ölçekte önemli bir ticaret girdisi sağlayan SIGN İstanbul, Türkiye'nin lider firmaları ile sektörün dünya markalarına 27. kez ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. SIGN İstanbul 2026'da, endüstriyel reklam ürünleri, dijital baskı, tekstil baskı, LED, lazer ve CNC sistemleri ile görsel iletişim alanında faaliyet gösteren yerli ve yabancı firmalar aynı çatı altında buluşacak. Fuarı ziyaret eden profesyoneller, sektörün geleceğini şekillendiren yenilikleri yakından inceleme, yeni iş bağlantıları kurma ve uluslararası ticaret fırsatlarını değerlendirme fırsatı bulacak.SIGN İstanbul 2026, Yeni Yerinde Yeni TarihlerindeSIGN İstanbul, bu yıl değişen lokasyonu ve takvimiyle yeni bir dönüşüme imza atıyor. Endüstriyel reklam ve dijital baskı dünyasının heyecanla beklediği fuar, yeni yerinde İstanbul Fuar Merkezi'nin 5, 6 ve 7. hollerinde gerçekleşecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 24 May 2026 10:24:00 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Adana'da 4,9 şiddetinde deprem]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/adanada-49-siddetinde-deprem-7412/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/adanada-49-siddetinde-deprem-7412/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D8A317-8B352C-36D51F-2D5B92-2D79E2-FE118F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Saimbeyli ilçesi olan 4,9 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.Depremin 8,6 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi.AFAD, Adana&#39;nın Saimbeyli ilçesinde meydana gelen ve çevre&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D8A317-8B352C-36D51F-2D5B92-2D79E2-FE118F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Saimbeyli ilçesi olan 4,9 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.Depremin 8,6 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi.AFAD, Adana&#39;nın Saimbeyli ilçesinde meydana gelen ve çevre illerden hissedilen 4,9 büyüklüğündeki deprem sonrası olumsuz bir durumun bulunmadığını bildirdi.AFAD&#39;ın açıklamasında şunlar kaydedildi:&#34;Adana ilimizin Saimbeyli ilçesinde saat 04.26&#39;da meydana gelen ve Kahramanmaraş, Osmaniye, Kayseri, Niğde illerimizde de hissedilen 4,9 büyüklüğündeki deprem sonrası, an itibarıyla, olumsuz bir durum bulunmamaktadır. Saha tarama çalışmaları devam etmektedir. Etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi sunarız.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 24 May 2026 10:01:12 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Destek Faktoring, güçlü kârlılık performansı sergiledi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/destek-faktoring-guclu-karlilik-performansi-sergiledi--8039/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/destek-faktoring-guclu-karlilik-performansi-sergiledi--8039/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B5E7CF-00E43E-051EBB-2F7D4B-887700-6AD8FF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kuruluşundan bu yana işletmelere hızlı, güvenilir ve rekabetçi finansman çözümleri sunan Destek Faktoring, 2026 yılının ilk çeyreğine güçlü finansal sonuçlarla başladı. Şirket, sağlam bilanço yapısı, disiplinli risk yönetimi ve müşteri odaklı hizmet anlayışıyla finansal&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B5E7CF-00E43E-051EBB-2F7D4B-887700-6AD8FF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kuruluşundan bu yana işletmelere hızlı, güvenilir ve rekabetçi finansman çözümleri sunan Destek Faktoring, 2026 yılının ilk çeyreğine güçlü finansal sonuçlarla başladı. Şirket, sağlam bilanço yapısı, disiplinli risk yönetimi ve müşteri odaklı hizmet anlayışıyla finansal performansını önemli ölçüde artırdı.&nbsp;İlk çeyrek sonuçlarına göre Destek Faktoring'in toplam aktif büyüklüğü geçen yılın aynı dönemine göre %79 artışla 56 milyar TL'ye yükseldi. Net kârını %109 artırarak 1,2 milyar TL seviyesine taşıyan şirket, öz kaynak büyüklüğünü de %47 artışla 13,3 milyar TL'ye çıkardı. Açıklanan sonuçlar, şirketin güçlü öz kaynak yapısını ve operasyonel verimliliğini destekleyen büyüme ivmesini ortaya koydu."Büyüme performansımızı yılın ilk çeyreğinde de sürdürdük"Destek Faktoring Genel Müdürü Nuray Elmastaş, ilk çeyrek sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:"2026 yılına güçlü bir başlangıç yaptık. İlk çeyrek itibarıyla kârlılığımızı artırırken, aktif büyüklüğümüz ve öz kaynak yapımızda da önemli bir gelişim kaydettik. Elde ettiğimiz bu sonuçlar, sürdürülebilir büyüme stratejimizin başarılı şekilde ilerlediğini gösteriyor. Önümüzdeki dönemde de müşterilerimize hızlı ve etkin finansman çözümleri sunmaya, güçlü finansal yapımızı koruyarak istikrarlı büyümemizi sürdürmeye devam edeceğiz."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 23 May 2026 08:48:59 +0300]]></pubDate>
</item>
</channel>
</rss>