<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">

<channel>
<title><![CDATA[Analiz Gazetesi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/]]></link>
<description><![CDATA[Son 100 Haber Rss - Giyim ve tekstil]]></description>
<language>tr-tr</language>
<generator>Analiz Gazetesi</generator>
<lastBuildDate><![CDATA[Tue, 12 May 2026 02:30:02 +0300]]></lastBuildDate>
<item>
<title><![CDATA[Beymen Group'ta üst düzey atama]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/beymen-groupta-ust-duzey-atama-7099/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/beymen-groupta-ust-duzey-atama-7099/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F099AC-7787C0-7768EB-DC39C0-6D08B6-686763.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Marmara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu olan Berrin Özduman, 27 yılı aşkın profesyonel kariyerine 1997 yılında L'Oréal'de başladı. Şirket bünyesinde 12 yıl boyunca 'Lüks Ürünler Bölümü'nde Marka ve Pazarlama alanlarında liderlik görevleri üstlenen Özduman, 2009–2018&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F099AC-7787C0-7768EB-DC39C0-6D08B6-686763.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Marmara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu olan Berrin Özduman, 27 yılı aşkın profesyonel kariyerine 1997 yılında L'Oréal'de başladı. Şirket bünyesinde 12 yıl boyunca 'Lüks Ürünler Bölümü'nde Marka ve Pazarlama alanlarında liderlik görevleri üstlenen Özduman, 2009–2018 yılları arasında M·A·C Cosmetics Türkiye'de Ülke Marka Müdürü olarak görev yaptı.&nbsp;Estée Lauder Companies bünyesinde Online ve Perakende Ticari Direktörlüğü görevini üstlenen Özduman, 2021–2024 yılları arasında Sephora Türkiye Genel Müdürlüğü görevini üstlendi.Kariyeri boyunca büyüme stratejileri, global ve lokal marka yapılanmaları ile organizasyonel verimlilik projelerine liderlik eden Özduman, Beymen Beauty Studio (BBS) kozmetik kategorisinin stratejik büyüme hedeflerine; omni-channel gelişim, marka yönetimi ve operasyonel verimlilik odağında yön verecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 12 May 2026 02:30:02 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Hazır giyimciler yeni dönemde değere odaklanacak]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/hazir-giyimciler-yeni-donemde-degere-odaklanacak-8241/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/hazir-giyimciler-yeni-donemde-degere-odaklanacak-8241/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7BD5A5-DD3304-E72385-D4F728-324B07-5FDC7E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İHKİB, hazır giyim sektörünün rekabetçiliğine yönelik yeni yol haritasını İHKİB yönetim kurulu üyeleriyle düzenlediği basın toplantısında duyurdu.İHKİB Başkanı Paşahan, sektörün yeni dönemde fiyat odaklı rekabet yerine markalaşma ve ikiz dönüşümle katma değerli üretime&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7BD5A5-DD3304-E72385-D4F728-324B07-5FDC7E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İHKİB, hazır giyim sektörünün rekabetçiliğine yönelik yeni yol haritasını İHKİB yönetim kurulu üyeleriyle düzenlediği basın toplantısında duyurdu.İHKİB Başkanı Paşahan, sektörün yeni dönemde fiyat odaklı rekabet yerine markalaşma ve ikiz dönüşümle katma değerli üretime odaklanacağını söyledi.Hazır giyim sektörünün yüksek istihdamı ve ihracatta sağladığı güçlü katkı ile Türkiye ekonomisinin stratejik alanlarından biri olduğunu kaydeden Paşahan, &#34;Sektörümüzde istihdamın yüzde 55'i kadınlardan oluşuyor, toplam 493 bin kişiye istihdam sağlıyoruz. 2025 yılında 16,8 milyar dolar ihracat gerçekleştirdik. Sektör 2025&#39;te 12 milyar dolar dış ticaret fazlası sağladı. Bu rakamlara baktığımızda sektörün ne kadar önemli olduğunu anlıyoruz.&#34; diye konuştu.- &#34;Türkiye artık ucuz üretim ülkesi değil, Biz oyunu fiyatla değil, değerle kazanacağız&#34;Paşahan, sektöre yönelik desteklerin artırılması için ilgili bakanlıklarla görüştüklerini belirterek, taleplerinin karşılanması durumunda sektörde ibrenin hızla yukarı döndürülebileceğini kaydetti.Paşahan, teşvik ve destek paketlerini sürekli gündeme getirmek istemediklerini ancak söz konusu desteklerin artırıldığı takdirde sektörün performansının hızla yükseleceğini anlatarak, &#34;Orta ve uzun vadede katma değerli üretime odaklanmak durumundayız. Türkiye artık ucuz üretim ülkesi değil. Biz oyunu fiyatla değil, değerle kazanacağız.&#34; ifadelerini kullandı.Mevcut desteklerden bahseden Paşahan, Türkiye geneli tüm bölgelerde kurulu tekstil ve konfeksiyon yatırımlarının 3 yıl boyunca 6. bölge teşviklerinden yararlandırılmasına ve kurulu kapasitelerin korunmasının sağlanmasına dikkati çekti.Ucuz işçilik üzerinden Asya ülkeleriyle rekabet edemeyeceklerini dile getiren Paşahan, Avrupa'da üretim ve tedarik zincirinin kökten dönüştüğünü söyledi.Paşahan, Avrupa&#39;nın sektör için önemli bir pazar olduğunu, Avrupa&#39;da daha uzun ömürlü ve akıllı üretim döneminin başladığını ifade ederek, şunları kaydetti:&#34;Biz bu konuda avantajlıyız. Kullanılmış giysi ithalatında döngüselliği sunacak ve geri kabul edecek yetkinliğe sahibiz. Daha az adetli, daha nitelikli, daha uzun ömürlü ve yüksek fiyatlı ürünleri üreteceğimiz hızlı bir dönüşümün içine girdik. Özetle biz artık satın alınabilir lüksün, hızın ve kalitenin adresi olacağız. Önümüzdeki süreçte yenilenecek mevzuat gereği Avrupa stok fazlasını yok edemeyeceği için büyük siparişler yerine hızlı ve kontrollü üretim talebi gündeme gelecek. Artık üretimin bir bölümü garanti, kalan kısmı performansa bağlı olacak. Hızlı ve esnek olan kazanacak. İşte burada biz devreye gireceğiz. Yeni dönemde anahtar envanter üreticisi ülke kimliğimizle öne çıkacağız.&#34;- &#34;Küresel ticaretin mevcut gerçeklerine uygun bir master plan hazırlanması gerek&#34;İHKİB Başkanı Paşahan, üretimin ne kadar kaliteli olursa olsun tek başına yetmediğini ve bir marka hikayesi olunması gerektiğini vurgulayarak, markalaşma komitesinin kurulduğunu aktardı.&#34;Turkish Apparel&#34; algısının küresel ölçekte güçlendirilmesinin, uluslararası pazarlarda agresif tanıtım ve iletişimin, global alıcılarla doğrudan temas imkanlarını kullanarak Türk markalarını küresel vitrine taşıyacağını belirten Paşahan, &#34;Hazır giyim sektörü için küresel ticaretin mevcut gerçeklerine uygun bir master plan hazırlanması gerek. Avrupa Birliği'nin (AB) Hindistan ve MERCOSUR ülkeleri ile imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarının (STA) önümüzdeki yıllarda sektöre vereceği zararları önlemek ve hazır giyimin Made in EU kapsamında kalması için ticaret diplomasisinin imkanlarını sonuna kadar kullanmalıyız.&#34; değerlendirmesinde bulundu.Paşahan, sektörün gelişimi için KOBİ&#39;lerin önemine dikkati çekerek, söz konusu şirketlerin bir üst lige çıkarılması için desteklerin sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.Türk firmalarının yurt dışından marka alımlarında Ticaret Bakanlığı&#39;nın desteklerinden faydalanabilmesi için çalışmalar yaptığını aktaran Paşahan, &#34;Yapılan destekler hazır giyim sektörü için çok kıymetli. Marka alımlarında verilecek bu destekler bizim sektörümüz için de önem arz ediyor.&#34; diye konuştu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 11 May 2026 13:37:36 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Teknik tekstilde 100 milyar dolarlık AB pazarı için "Güç Birliği" hamlesi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/teknik-tekstilde-100-milyar-dolarlik-ab-pazari-icin-guc-birligi-hamlesi-8772/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/teknik-tekstilde-100-milyar-dolarlik-ab-pazari-icin-guc-birligi-hamlesi-8772/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_84FD5C-3F222F-B1921F-F076F1-9A6646-C7977F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye ev tekstili sektörünün çatı kuruluşu Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İş Adamları Derneği (TETSİAD), Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) Yönetim Kurulu Başkanı İhsan İpeker'i ziyaret etti. TETSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Şahinler ve beraberindeki&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_84FD5C-3F222F-B1921F-F076F1-9A6646-C7977F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye ev tekstili sektörünün çatı kuruluşu Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İş Adamları Derneği (TETSİAD), Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) Yönetim Kurulu Başkanı İhsan İpeker'i ziyaret etti. TETSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Şahinler ve beraberindeki heyetin gerçekleştirdiği ziyarette; sektörün küresel rekabet gücünü artıracak projeler ve dijitalleşme hamleleri gibi başlıklar masaya yatırıldı.İhsan İpeker: "Katma değerli üretime odaklanmalıyız"Görüşmede tekstil sektörünün gelecek vizyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan UTİB Yönetim Kurulu Başkanı İhsan İpeker, sektörün küresel rekabette daha güçlü bir konuma ulaşması için katma değerli üretim, teknik tekstiller ve dijital dönüşüm başlıklarının büyük önem taşıdığını belirtti.Türk tekstil sektörünün güçlü üretim tecrübesine sahip olduğunu vurgulayan İpeker, "Sektörümüzün sahip olduğu birikimi; teknik tekstiller, fonksiyonel ürünler, sürdürülebilir üretim ve dijitalleşme gibi alanlarla destekleyerek daha rekabetçi bir yapıya kavuşturmalıyız" dedi.Murat Şahinler: "Genç TETSİAD ile geleceği inşa ediyoruz"TETSİAD Başkanı Murat Şahinler ise sektörün geleceğini güçlü kılmanın yolunun, genç kuşakları üretim süreçlerine daha erken dahil etmekten geçtiğini belirtti. Yeni dönemde "Genç TETSİAD" ve "Genç TETSİAD Akademi" projelerine büyük önem verdiklerini ifade eden Şahinler, "Gençlerimizi okuldan sonra değil, işin içinde yetiştirmeliyiz. Bakanlığımızın da desteklediği Genç TETSİAD yapılanmasıyla, sektördeki tecrübeyi yeni neslin enerjisi ve dijital vizyonuyla birleştiriyoruz." dedi.Teknik Tekstilde 100 Milyar Dolarlık PastaSektörün katma değerini artırmak için &#34;Teknik Tekstil&#34; dönüşümünün kaçınılmaz olduğu vurgulanan görüşmede, Avrupa'daki 100 milyar dolarlık tekstil üretim pazarından daha fazla pay alınması gerektiği ifade edildi. Toplantıda; eğitimden fuar organizasyonlarına kadar birçok başlıkta istişarelerde bulunulurken, sektörün güncel sorunlarının raporlanarak ilgili bakanlıklara sunulmasına karar verildi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 10 May 2026 10:02:52 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Tekstilin yol haritası Texsum'6'da ele alındı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tekstilin-yol-haritasi-texsum6da-ele-alindi-3833/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tekstilin-yol-haritasi-texsum6da-ele-alindi-3833/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9CFA00-ECA691-87BEDF-D8ACFE-E29A36-0CE1BF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) ev sahipliğinde, UTİB ve UHKİB iş birliğiyle BUÜ Tekstil Mühendisliği Topluluğu tarafından düzenlenen TEXSUM'6, Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi'nde sektör temsilcileri, akademisyenler ve öğrencilerin katılımıyla gerçekleştirildi. Etkinliğin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9CFA00-ECA691-87BEDF-D8ACFE-E29A36-0CE1BF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) ev sahipliğinde, UTİB ve UHKİB iş birliğiyle BUÜ Tekstil Mühendisliği Topluluğu tarafından düzenlenen TEXSUM'6, Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi'nde sektör temsilcileri, akademisyenler ve öğrencilerin katılımıyla gerçekleştirildi. Etkinliğin açılışında BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, BUÜ Tekstil Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Dilek Kut, BUÜ Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Rıza Yıldız konuştu.&nbsp;Açılış konuşmalarının ardından Polyteks Yönetim Kurulu Başkanı ve UTİB Denetim Kurulu Üyesi Pınar Taşdelen Engin'in moderatörlüğünde gerçekleştirilen "Sektörel Panorama: Mevcut Durum, Rekabet ve Fırsatlar" başlıklı oturumda, UTİB Yönetim Kurulu Başkanı İhsan İpeker, Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (ETHİB) Yönetim Kurulu Başkanı Turan Göksan ile ETHİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Muzaffer Turgut Kayhan öğrencilerden gelen soruları da yanıtlayarak tekstil sektörü hakkında değerlendirmelerde bulundu."Katma değerli üretime odaklanmamız gerekiyor"Oturumda konuşan UTİB Yönetim Kurulu Başkanı İhsan İpeker, tekstil sektörünün üretimden ihracata, istihdamdan tasarıma, Ar-Ge'den sürdürülebilirliğe kadar geniş bir alanda ülkeye katkı sağladığını belirterek sektörün geleceğinde katma değerli üretimin belirleyici olacağını ifade etti.Türkiye tekstil ihracatının genel ihracata göre ortalama olarak birkaç kat daha fazla değerli olmasının yanı sıra Bursa'dan yapılan tekstil ihracatında ise ortalama kilogram değerinin tekstilde 10 dolar üzerinde konfeksiyonda da 23 dolar üzerinde olduğunu belirterek tekstil sektörünün sıra dışı düzeyde yüksek katma değer ürettiğine dikkat çeken İpeker, "Bursa'da kilogram başına yaratılan katma değerin, genel ihracat ortalamasının çok üzerinde olduğu bir sektörden söz ediyoruz. Bu nedenle fiyat endeksli bir bakış açısının ötesine geçerek; gençlerimizin de yer aldığı bu ekosistemde daha fazla nasıl katma değer yaratabileceğimize odaklanmamız gerekiyor." dedi.Bursa'nın bilgi, teknoloji, tasarım ve yenilikçi yaklaşımlarla tekstilin geleceğe taşındığı önemli merkezlerden biri olduğunu vurgulayan İpeker, "Tekstil, Türkiye için geçmişte olduğu gibi bugün de lider sektörlerden biridir. Ancak bu liderliği geleceğe taşımak için teknoloji, tasarım, sürdürülebilirlik ve insan kaynağı odağında daha güçlü bir vizyon ortaya koymamız gerekiyor. Genç mühendislerimizin, tasarımcılarımızın, araştırmacılarımızın ve girişimcilerimizin sektöre katacağı yenilikçi bakış açısının bu süreçte önemli rol üstleneceğine inanıyorum." ifadelerini kullandı."Tekstil her alanda varlığını sürdürecek"ETHİB Yönetim Kurulu Başkanı Turan Göksan ise tekstil sektörünün küresel gelişmelerden etkilense de güçlü ve dinamik yapısını koruduğunu ifade ederek sektörün sağlıktan savunma sanayisine, inşaattan teknik tekstillere kadar çok geniş bir kullanım alanına sahip olduğunu söyledi. Göksan, "Tekstil sektörü emek yoğun bir sektör ancak günümüzde dijital teknolojiler, yapay zekâ, otomasyon ve sürdürülebilir üretim yaklaşımları sektörün geleceğini doğrudan şekillendiriyor. Gençlerimizin mesleki bilgilerini dijital yetkinliklerle desteklemesi, dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmesi ve sektörle erken temas kurması büyük önem taşıyor" dedi."Sürdürülebilirlik ve markalaşma daha kritik hale geliyor"ETHİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Muzaffer Turgut Kayhan da tekstil sektöründe sürdürülebilirlik, ham madde ve markalaşma başlıklarının giderek daha fazla önem kazandığını belirtti. Türkiye'nin pamuk üretimi ve tekstil tecrübesiyle güçlü bir potansiyele sahip olduğuna değinen Kayhan, bu gücün sertifikasyon, izlenebilirlik ve markalaşma süreçleriyle daha ileri taşınması gerektiğini ifade etti. Kayhan, üniversite ile sektörün bu tür organizasyonlarda bir araya gelmesini çok kıymetli bulduğunu belirterek, "Öğrencilerimizin sektör temsilcileriyle temas kurması, sahadaki gelişmeleri doğrudan dinlemesi ve geleceğe dair bakış açısını bu doğrultuda şekillendirmesi büyük bir kazanım." dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 08 May 2026 10:47:59 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Sanayisizleşme riskine karşı hazır giyimi güçlendirmeliyiz"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayisizlesme-riskine-karsi-hazir-giyimi-guclendirmeliyiz-5720/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanayisizlesme-riskine-karsi-hazir-giyimi-guclendirmeliyiz-5720/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_078E73-7FFD9A-0181C1-92BECE-00C95B-400BC8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türk hazır giyim sektörünün kapsayıcılığı en yüksek sivil toplum kuruluşu olan Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD), 50. yılını Ankara'da düzenlediği bir dizi etkinlikle kutladı. TGSD Müşterek Başkanları Dr. Ümit Özüren ve Toygar Narbay'ın ev sahipliğinde düzenlenen&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_078E73-7FFD9A-0181C1-92BECE-00C95B-400BC8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türk hazır giyim sektörünün kapsayıcılığı en yüksek sivil toplum kuruluşu olan Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD), 50. yılını Ankara'da düzenlediği bir dizi etkinlikle kutladı. TGSD Müşterek Başkanları Dr. Ümit Özüren ve Toygar Narbay'ın ev sahipliğinde düzenlenen programın ilk bölümünde Yönetim Kurulu ve dernek üyeleri Anıtkabir ziyareti gerçekleştirdi. Heyet, Atatürk&#39;ün mozolesine çelenk bıraktıktan sonra saygı duruşunda bulundu.&nbsp;TGSD Müşterek Başkanı Dr. Ümit Özüren, Anıtkabir Özel Defteri'ne yazdığı mesajda, "Sizin milletimize gösterdiğiniz vizyon sayesinde çalışmanın, üretmenin, sanayileşmenin ve ekonomik gücü millî güce dönüştürmenin bağımsızlığımızın en güçlü teminatlarından biri olduğuna inanıyoruz. Bugün sorumluluğumuz, sanayimizi daha rekabetçi, nitelikli, sürdürülebilir ve güçlü kılmak; emeği, bilgiyi, tasarımı, inovasyonu ve girişimciliği Türkiye'nin yarınları için ortak bir değere dönüştürmek, 'Türkiye Markası'nı daha güçlü biçimde geleceğe taşımaktır" ifadelerine yer verdi.Anıtkabir ziyaretinin ardından gerçekleşen TGSD 50. Yıl Buluşması'na ise özel sektör ve STK temsilcileri katıldı. TGSD Müşterek Başkanı Toygar Narbay, TGSD'nin 50. yılının, sektörün dönüşümünü ve ortak akıl üretme kapasitesini temsil ettiğini belirterek, "TGSD'nin hikayesi; Türkiye'de üretmenin, dünyaya açılmanın, kalite ve hızla rekabet etmenin, moda ve tasarımı sanayinin ayrılmaz parçası haline getirmenin, kamu ile diyalog kurmanın ve sektör adına ortak bir gelecek fikri geliştirmenin hikayesidir. Bugün ikinci yarım yüzyılımıza girerken sorumluluğumuz daha da büyüyor. Üretim gücümüzü daha yüksek katma değer, daha güçlü tasarım kapasitesi, sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve markalaşma ile yeni bir seviyeye taşımak zorundayız" dedi.&nbsp;"Emek yoğun sektörleri geride bırakmak bir yana daha da ileri taşımalıyız"Dünyada üretim dengelerinin yeniden kurulduğu bir dönemde Türkiye'nin sanayi kapasitesini koruması gerektiğini söyleyen Narbay, mal ihracatının GSYH'ye oranının, sanayileşme seviyesi açısından önemli bir gösterge olduğuna dikkat çekti. Narbay, "Bu oran 2022'de %27 seviyesindeyken 2025 sonunda %18'in altına geriledi; Orta Vadeli Program çerçevesinde 2028 için öngörülen oran ise %16,4. Dünya ortalaması yaklaşık %22-25 bandındayken ülkemizde oluşan bu tablo, sanayisizleşme riskiyle karşı karşıya olduğumuzu açık biçimde ortaya koyuyor. Türkiye açısından mesele, emek yoğun sektörleri geride bırakmak yerine bu sektörleri daha yüksek verimlilik, güçlü tasarım kapasitesi, ileri teknoloji kullanımı ve yüksek marka değeriyle yeni bir aşamaya taşımaktır" diye konuştu."Üretimden uzaklaşmanın maliyetini Avrupa örneğinde görüyoruz"Avrupa'nın uzun yıllar boyunca üretiminin önemli bir bölümünü üçüncü ülkelere bırakan yaklaşımının bugün teknoloji geliştirememe, teknolojik gelişimde geride kalma, stratejik bağımlılık, kırılgan tedarik zincirleri ve istihdam kaybı olarak geri döndüğünü vurgulayan Narbay, Çin'in ise bunun tersine düşük ve orta teknolojili üretimi sistemin dışına itmeden, bu alanların üzerine yüksek teknoloji ve inovasyon kapasitesi inşa ettiğini ifade etti. Narbay şöyle devam etti; "Avrupa örneği bize üretimden uzaklaşmanın uzun vadeli maliyetini gösteriyor. Çin örneği ise üretim ekosistemini koruyarak yukarı çıkmanın mümkün olduğunu ortaya koyuyor. Bir ülkede üretim tabanı zayıfladığında yalnızca bugünkü kapasite kaybedilmez; yarının tasarım, teknoloji, marka ve inovasyon imkanı da daralır. Bu nedenle hazır giyim gibi yüksek istihdam, ihracat ve katma değer yaratan, ülkemizin üretim hafızası olan sektörlerimizi korumalı, bu ekosistemi daha da büyütmeliyiz.""Fırsatları değerlendirmek için üretim kaslarımızı ve insan kaynağımızı korumalıyız"Küresel tedarik zincirlerinde yaşanan dönüşümün Türkiye için yeni fırsatlar yarattığını ifade eden Narbay, Türk hazır giyim sektörünün dünyanın ikinci büyük tedarik zinciri ve beşinci büyük üreticisi olarak alıcılar açısından güçlü bir havza olduğunu ancak yüksek maliyetlerin rekabetçiliği azalttığını belirtti. Avantajların korunması için ölçek, finansman, iş gücü ve rekabetçilik başlıklarında sektörün desteklenmesi gerektiğini söyleyen Narbay, "Bugün dünyada tedarik zincirleri yeniden şekilleniyor. Jeopolitik riskler, lojistik maliyetleri, hızlı teslimat ihtiyacı ve güvenilir tedarik arayışı Türkiye'yi yeniden çok önemli bir konuma taşıyabilir. Ancak bu fırsat kendiliğinden kalıcı siparişe dönüşmez. Üretim kaslarımızı, nitelikli insan kaynağımızı ve ölçeğimizi korumamız gerekiyor. Ölçek kaybı yaşandığında sanayicinin dijitalleşme, yeşil dönüşüm, tasarım, markalaşma ve yeni pazarlara açılma kapasitesi de zayıflar" açıklamasında bulundu."2040'a kadar somut bir çerçeve sunduk"TGSD'nin 2026-2040 Sektörel Stratejik Yol Haritası'nın bu anlayışla hazırlandığını belirten Narbay, sektörün yeniden konumlanması için somut bir çerçeve sunduklarını kaydederek, "2026-2028 dönemini stabilizasyon, 2028-2034 dönemini değişim ve dönüşüm, 2034-2040 dönemini ise 'Türkiye Markası' ekseninde daha yüksek katma değerli yapı inşa etme dönemi olarak görüyoruz. İlk aşamada bozulan bilançoların onarılması, işletmelerin sermaye yapısının korunması ve firmaların orta vadeli dönüşüme hazırlanması gerekiyor. Ardından daha yüksek katma değerli üretim, pazar çeşitliliği, markalaşma, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik başlıklarında güçlü bir sıçrama hedefliyoruz" şeklinde konuştu."Doğru ekonomi politikaları ve desteklerle yeniden konumlanabiliriz"Yılın ilk dört ayına ilişkin verileri de değerlendiren Narbay, "Türk hazır giyim sektörünün ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre %1,34 düşüşle 5,3 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. İthalat yılın ilk çeyreğinde %2 artışla 1,05 milyar dolara çıkarken tekstil ve ham maddeleri ihracatı ise %1,8 geriledi. 2025 yılı sonuna göre sektör maliyetlerimizin dolar bazında 13-14 puan arttığı bu dönem, kapanmaları da beraberinde getirdi. Yılın ilk iki ayında 651 hazır giyim, 202 tekstil olmak üzere toplam 853 işletme kapandı; ilk üç ayda 85 firma konkordato ilan etti. İki sektörün ilk iki ayda istihdam kaybı ise 8.204'e ulaştı" dedi.Narbay, yılın geri kalanına ilişkin ise şu açıklamada bulundu; "Küresel talep, jeopolitik riskler, enerji ve lojistik maliyetleri ile finansman koşulları sektörümüz üzerinde belirleyici olacak. Körfez'de ortaya çıkan durum dolayısıyla kısa vadede siparişler ülkemize geldi. Bu dönemde rekabetçiliğimizi artıracak adımlar atılırsa stabilizasyon sağlanabilir ve tekrar toparlanma patikasına girebiliriz. Ancak yıl sonuna kadar sert bir sıçramadan çok, kayıpların derinleşmesini önleyen ve dengelenme sağlayan bir görünüm daha gerçekçi duruyor. İç ve dış koşullarda ilave bir bozulma yaşanmaz, tedarik zincirlerindeki yeni arayışlar doğru ekonomi politikalarıyla desteklenirse sektör yılın ikinci yarısında suyun üzerine çıkmaya başlayabilir. Bu yılı yalnızca bir sonuç yılı olarak görmüyoruz; doğru adımlar atılırsa 2026, hazır giyimde yeniden konumlanmanın ilk eşiği olabilir. Tam da bu nedenle 2026-2028 stabilizasyon dönemi kritik önem taşıyor. Bu süreçte 'net ihracatçıya %10 kur dönüşüm desteği verilmesi', 'bölgesel gelişmişliğe göre 3.500 TL desteğin kademelendirilmesi, 6. Bölge için 6 bin TL'ye çıkarılması ve yaygın kullanımı için %3 tolerans sağlanması', 'daha sürdürülebilir bir maliyet yapısı için reeskont faizlerinin politika faizinin %50'si kadar olması, faiz tahsilatının dönem sonunda yapılması', 'Eximbank teminatlarında KGF desteği', 'ham madde üzerindeki yüklerin azaltılması' ve 'DİR işlemlerinin kolaylaştırılması' gibi adımlar, günü kurtarmanın ötesinde 2028 sonrasındaki dönüşüm dönemine kaynak yaratmak için de gerekli."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 08 May 2026 09:24:26 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[21 ülkeden 1000 alıcı Türk derisi için Antalya'ya geliyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/21-ulkeden-1000-alici-turk-derisi-icin-antalyaya-geliyor-1816/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/21-ulkeden-1000-alici-turk-derisi-icin-antalyaya-geliyor-1816/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A2DF96-BDF559-79B4A9-0A8DEB-2B12BC-5FFC9A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye Deri Konfeksiyoncuları Derneği (TDKD) Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Sarıgül, TDK Leather &amp; Fur Fashion Show Fuarı&#39;ndan önce yaptığı açıklamada fuarın sektör açısından taşıdığı kritik öneme dikkat çekerek, "Antalya'daki fuarımız sektörün can suyu, olmazsa&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A2DF96-BDF559-79B4A9-0A8DEB-2B12BC-5FFC9A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye Deri Konfeksiyoncuları Derneği (TDKD) Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Sarıgül, TDK Leather &amp; Fur Fashion Show Fuarı&#39;ndan önce yaptığı açıklamada fuarın sektör açısından taşıdığı kritik öneme dikkat çekerek, "Antalya'daki fuarımız sektörün can suyu, olmazsa olmazı" ifadelerini kullandı. Son üç yılda iki kez olmak üzere toplam altı fuar gerçekleştirdiklerini belirten Sarıgül, bu organizasyonların sektörün sürdürülebilirliği açısından hayati rol oynadığını vurguladı.1500'E YAKIN SEKTÖR PROFESYONELİ ANTALYA'DA BULUŞACAKBu yılki organizasyona 21 ülkeden 1000'in üzerinde yabancı alıcının katılması beklenirken, Türkiye'den 56 firmanın yer alacağı fuarda toplam katılımcı ve ziyaretçi sayısının 1500'e ulaşması öngörülüyor. 20 Mayıs'ta girişlerin başlayacağı organizasyon, 21 Mayıs'ta resmi açılışla başlayacak ve 24 Mayıs'a kadar devam edecek.Fuar kapsamında gerçekleştirilecek ikili iş görüşmeleri (B2B) programı da öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. Ticaret Bakanlığı ve İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) iş birliğiyle organize edilecek görüşmelerde Avrupa Birliği ülkeleri, Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşik Krallık başta olmak üzere yaklaşık 15 ülkeden nitelikli alıcılar Türk firmalarıyla bir araya gelecek. Sarıgül, bu görüşmelerin ihracata doğrudan katkı sağlayacağını belirterek, "Asıl büyük alıcılar ve ihracata katkı sağlayacak iş birliklerinin B2B çalışmalarından çıkacağını düşünüyoruz." dedi.SEKTÖR KATMA DEĞERLİ ÜRETİMLE YOLUNA DEVAM EDİYORKüresel ekonomik zorluklara rağmen sektörün dönüşüm sürecine dikkat çeken Sarıgül, Türk deri konfeksiyon sektörünün artık yüksek katma değerli üretime yöneldiğini ifade etti. "Artık çok daha katma değerli ürünler üretiyoruz ve modayı takip eden değil, modayı üreten bir noktaya geldik." diyen Sarıgül, bu dönüşümün Türkiye'yi farklı bir rekabet ligine taşıdığını vurguladı.Sektörde Çin&#39;in etkisine de değinen Sarıgül, &#34;Ama biz artık bunları düşünmekten kendimizi çıkardık. Onlarla böyle bir yarışın içinde değiliz çünkü farklı ürünler üretiyoruz. Çin&#39;in ürettiği kalemdeki malların hepsinden çıktık. Sürekli yenilik, değişim ve ufak üretimlerle farklılaştık. Onların lojistik sorunu ve yüksek adetli üretimlerinden dolayı biz daha çok butik müşteriye hitap etmeye başladık.&#34; dedi.&nbsp;Öte yandan sektörün halen zorlu bir süreçten geçtiğini belirten Sarıgül, firmaların büyük ölçüde ayakta kalma mücadelesi verdiğini dile getirdi. "Firmalarımız kazançtan ziyade ayakta kalma mücadelesi veriyor. Buna rağmen sektörümüzü korumak adına mücadelemizi sürdürüyoruz." ifadelerini kullandı.YENİ PAZARLARA YÖNELİM HIZ KAZANDIRusya-Ukrayna savaşı sonrası pazarlarda yaşanan değişime de değinen Sarıgül, sektörün yönünü alternatif pazarlaraçevirdiğini belirtti. Avrupa Birliği ülkeleri, ABD ve Birleşik Krallık gibi pazarlarda daha görünür hale gelindiğini ifade eden Sarıgül, "Firmalarımız artık farklı coğrafyalara açılmak zorunda kaldı." dedi.Antalya'daki fuarın bu yeni pazar arayışında kritik bir rol üstleneceğini vurgulayan Sarıgül, organizasyonun hem mevcut ilişkileri güçlendireceğini hem de yeni ticari bağlantılar kurulmasına katkı sağlayacağını belirtti. Sarıgül, "Bu yılın biraz daha iyi geçeceğine inanıyoruz. Çünkü artık butik, yenilikçi ve yüksek katma değerli üretim yapıyoruz. Bu da bizi daha tercih edilir hale getiriyor." değerlendirmesinde bulundu.DAHA GÜÇLÜ TİCARET, DAHA YÜKSEK KATMA DEĞERGeçtiğimiz günlerde TDKD Başkanlığına ikinci kez seçilen Sarıgül, ilk 3 yıllık dönemleri hakkında, &#34;Yaptığımız en kapsamlı işlerden bir tanesi Antalya&#39;daki fuarımız. Sektörün can suyu, olmazsa olmazı. Bu üç yıllık dönemimizde, yılda iki tane olmak üzere Antalya&#39;da altı tane fuar gerçekleştirdik. Bununla birlikte İDMİB'le beraber hareket ederek B2B&#39;ler düzenledik ve yine onlarla birlikte sektöre nitelikli eleman yetişmesi için meslek liselerine desteğimiz devam ediyor.&#34; dedi.&nbsp;2026 yılının ilk aylarında ihracat tarafında görece olumlu sinyaller alındığını ifade eden Sarıgül, birim fiyatlardaki artışın sektörün katma değerli üretime yöneliminin bir sonucu olduğunu vurguladı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 06 May 2026 02:08:02 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Jeteveux SS26 ile ihtişam yeniden yazılıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/jeteveux-ss26-ile-ihtisam-yeniden-yaziliyor-2379/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/jeteveux-ss26-ile-ihtisam-yeniden-yaziliyor-2379/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7A6D11-E44A88-5B4B18-B0FF47-A0D72E-F6741B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sonsuz bir yazın sıcaklığından doğan bu koleksiyon; özgür, ışıltılı ve sınır tanımayan yeni bir kimliğin ifadesi. Ornate Rebellion, kontrol ile özgürlük arasındaki o ince gerilim hattında şekilleniyor. İhtişam artık geçmişin katı kurallarına bağlı değil; aksine bükülüyor,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7A6D11-E44A88-5B4B18-B0FF47-A0D72E-F6741B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sonsuz bir yazın sıcaklığından doğan bu koleksiyon; özgür, ışıltılı ve sınır tanımayan yeni bir kimliğin ifadesi. Ornate Rebellion, kontrol ile özgürlük arasındaki o ince gerilim hattında şekilleniyor. İhtişam artık geçmişin katı kurallarına bağlı değil; aksine bükülüyor, akıyor ve dönüşerek yepyeni bir forma evriliyor.Ornate Rebellion: İhtişamın Kuralları Yıkıldığı AnKoleksiyon, gücün zarafetle buluştuğu dinamik bir anlatı sunuyor. Silüetler akışkan, formlar sezgisel ve her parça kendi içinde yaşayan bir enerji taşıyor. Barok estetiğin izleri, nostaljik bir tekrar olarak değil; çağdaş bir yorumla yeniden hayat buluyor. Desenler ten üzerinde ışık gibi değişirken, kumaşlar hareketle birlikte nefes alıyor.Ornate Rebellion, kusursuzluk fikrini geride bırakıyor. Onun yerine "var olma" halini merkeze alıyor. Gösterişli ama zahmetsiz, güçlü ama akışkan bir duruş&hellip; Bu koleksiyon, dikkat çekmek için çaba harcamayan, varlığıyla iz bırakan bir tavrı temsil ediyor.Her parça, tanıdık ama tarif edilemeyen bir his yaratıyor, sanki daha önce hiç yaşanmamış ama hafızada iz bırakmış bir an gibi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 05 May 2026 02:41:20 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Tekstilde ekotasarım vurgusu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tekstilde-ekotasarim-vurgusu--1623/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tekstilde-ekotasarim-vurgusu--1623/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FCF92B-DCC762-F19DB8-21C22B-5A7E7F-7C4DF5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) ve Uludağ Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (UHKİB) tarafından, çevrim içi olarak düzenlenen "Eko Tasarım Projeleri ve AR-GE Semineri"nde; tekstil ve hazır giyim sektörünün sürdürülebilir üretim süreçlerine uyumu,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FCF92B-DCC762-F19DB8-21C22B-5A7E7F-7C4DF5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) ve Uludağ Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (UHKİB) tarafından, çevrim içi olarak düzenlenen "Eko Tasarım Projeleri ve AR-GE Semineri"nde; tekstil ve hazır giyim sektörünün sürdürülebilir üretim süreçlerine uyumu, Avrupa Birliği mevzuatları çerçevesinde gelişen yeni yükümlülükler ve firmaların Ar-Ge temelli dönüşüm çalışmaları ele alındı.Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Tekstil Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Dilek Kut'un moderatörlüğünde gerçekleştirilen seminerde; Ticaret Bakanlığı Uluslararası Anlaşmalar ve AB Genel Müdürlüğü AB Tek Pazar ve Yeşil Mutabakat Daire Başkanı Elif Berrak Taşyürek ile sektör firmalarının Ar-Ge temsilcileri değerlendirmelerde bulundu."Ekotasarım, tekstil sektörü için stratejik bir başlık haline geliyor"Seminerde değerlendirmelerde bulunan Ticaret Bakanlığı Uluslararası Anlaşmalar ve AB Genel Müdürlüğü AB Tek Pazar ve Yeşil Mutabakat Daire Başkanı Elif Berrak Taşyürek, Avrupa Birliği'nin sürdürülebilirlik odaklı düzenlemelerinin tekstil ve hazır giyim sektörü açısından önemli bir dönüşüm süreci başlattığını belirtti. Taşyürek, "Sürdürülebilir Ürünler İçin Ekotasarım Tüzüğü kapsamında ürünlerin daha dayanıklı, yeniden kullanılabilir, tamir edilebilir ve geri dönüştürülebilir şekilde tasarlanması bekleniyor. Enerji ve su kaynak verimliliği, geri dönüştürülmüş içerik kullanımı, karbon ve çevre ayak izi ile dijital ürün pasaportu gibi başlıklar önümüzdeki dönemde sektörümüz için daha belirleyici hale gelecek. Bu süreç yalnızca AB pazarına ihracat yapan firmalarımız için değil, sektörün genel rekabet gücü açısından da yakından takip edilmesi gereken bir alan" dedi."İhracatta yeni bir eşik oluşturuyor"Hazır giyim ürünlerinde dayanıklılık ve geri dönüştürülebilirlik kriterlerinin giderek daha fazla önem kazanacağına dikkat çeken Taşyürek, "Firmalarımızın üretim süreçlerinden hammadde tercihine, ürün tasarımından belgelendirme ve izlenebilirlik süreçlerine kadar bütüncül bir yaklaşım geliştirmesi büyük önem taşıyor." ifadelerini kullandı.Türkiye'nin AB mevzuatına uyum sürecini yakından takip ettiğini belirten Taşyürek, "Gümrük Birliği'nin işleyişinin aksamaması ve ihracatımızın sürdürülebilir şekilde devam etmesi açısından bu düzenlemelere uyum sürecini önemsiyoruz. Ticaret Bakanlığı olarak firmalarımızın yeşil dönüşüm sürecine hazırlanmasını destekleyen çalışmalar yürütüyoruz. Bu dönüşüm doğru yönetildiğinde, Türkiye tekstil sektörü için önemli bir rekabet avantajına dönüşecektir" diye konuştu.Firmalar Ar-Ge ve sürdürülebilir üretim deneyimlerini paylaştıSeminerin devamında sektörün önde gelen temsilcileri, firmalarında yürütülen Ar-Ge süreçleri ile sürdürülebilir üretim odaklı projelere ilişkin deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. KİPAŞ Ar-Ge Merkezi Müdürü Kıymet Kübra Kaya Denge, Kordsa Proje Yönetimi ve Fikri Haklar Müdürü Dr. Giray Ersözoğlu, SASA Ar-Ge Müdürü Nurcan Çetin ve Sun Tekstil Ar-Ge Merkezi Müdür Yardımcısı Sinem Öztürk, sektörün sürdürülebilir üretim süreçlerine yönelik güncel uygulamaları ve stratejik yaklaşımları hakkında kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.Bu kapsamda; geri dönüştürülmüş içerik kullanımı, biyobazlı malzeme geliştirme, enerji, su ve atık verimliliği, karbon ayak izinin azaltılması ile ürün geliştirme süreçlerinde ekotasarım yaklaşımının yaygınlaştırılması gibi kritik başlıklarda hayata geçirilen projeler ve iyi uygulama örnekleri detaylı şekilde ele alındı. Paylaşılan örnekler, sektörün yeşil dönüşüm sürecinde izlediği yol haritasına ışık tutarken, firmalar arası bilgi paylaşımının ve iş birliğinin önemini bir kez daha ortaya koydu."Ekotasarım teoride kalmadı, somut çıktılara dönüştü"Program hakkında değerlendirmelerde bulunan BUÜ Tekstil Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Dilek Kut, seminerin tekstil sektörünün yeşil dönüşüm kapasitesini ortaya koyması açısından verimli olduğunu belirtti. Prof. Dr. Kut, "Değer zincirinin her aşamasında ekotasarım kavramının ülkemizdeki üreticiler açısından teoride kalmadığını, somut çıktılarla desteklendiğini gördük. Bu çok kıymetli. Hem ulusal hem de uluslararası platformlarda iş birliklerine açık bir sektör yapısına sahibiz. Umuyoruz ki tekstil sektörü, bu dönüşüm sürecini doğru yöneterek hak ettiği yere çok daha kısa sürede ulaşacaktır." dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 02 May 2026 09:31:26 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliğinde Halil Gündoğdu dönemi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ege-deri-ve-deri-mamulleri-ihracatcilari-birliginde-halil-gundogdu-donemi-185/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ege-deri-ve-deri-mamulleri-ihracatcilari-birliginde-halil-gundogdu-donemi-185/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_07D30C-451608-7105C7-A09428-9E3F2B-14F2A2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Genel Kurulu, 2025 yılında birliğin ihracatının yüzde 62'sine imza atan 31 firmanın ödüllendirildiği "İhracatın Yıldızları Ödül Töreni"ne de ev sahipliği yaptı.Deri sektörü 3 yıldır ihracat kaybı yaşıyorGenel kurulda söz&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_07D30C-451608-7105C7-A09428-9E3F2B-14F2A2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Genel Kurulu, 2025 yılında birliğin ihracatının yüzde 62'sine imza atan 31 firmanın ödüllendirildiği "İhracatın Yıldızları Ödül Töreni"ne de ev sahipliği yaptı.Deri sektörü 3 yıldır ihracat kaybı yaşıyorGenel kurulda söz alan Erkan Zandar, Türkiye'deki dezenflasyon politikasından en olumsuz etkilenen sektörlerin başında deri ve deri mamulleri sektörünün geldiğini vurguladı.&nbsp;Tarım sektörlerinde düşük kur, yüksek faiz sarmalının son 1 yıldır hissedildiğinin altını çizen Zandar, "Deri sektörü olarak biz 3 yıldır ihracatta kan kaybediyoruz. Pek çok sektör bizim 3 yıldır yaşadıklarımızı yeni yaşamaya başladı. 2026 yılında deri sektörü ayakta kalabilir mi bilemiyorum. Türkiye'de sistem bizim dışımızda ilerliyor, uyum sağlayamadığımız takdirde emekli olacağız. Aslında bu süreci başka ülkelerde de gördük. Deri sektörü önce İngiltere'de güçlendi sonrasında Güney Avrupa ülkelerine yönelmek durumunda kaldı. Rusya bizden alımı kesince bizim için kötü günlerin başlangıcı oldu. Ben bu yılki kadar negatif olduğum bir yıl hatırlamıyorum. Biz paramız yettiği kadar ayakta kalmak için savaşacağız. 2026 yılı deri sektörünün silkelendiği bir yıl olacak" dedi.Deri sektörü köklü geçmişiyle geleceğine yön verecekGenel kurul sonrasında gazetecilerin sorularını cevaplayan Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Halil Gündoğdu, Türkiye'nin deri sektöründe köklü bir geçmişe sahip olduğunu, kötü günlerin geride kalması için çaba göstereceklerini ifade etti.&nbsp;Deri sektörü olarak fuarlardan ziyade sektörel ticaret heyetlerinden daha fazla verim aldıklarını dillendiren Gündoğdu; "İtalya Riva Del Garda'da 2019 yılından bu yana düzenlediğimiz Expo Riva Schuh &amp; Garda Bags Fuarı'na Türkiye Milli Katılım Organizasyonları yapmayı sürdüreceğiz. 2027 yılından itibaren Milano Mipel Saraciye Fuarına daha da güçlü bir katılım göstereceğiz. Avrupa Birliği bizim en güçlü pazarımız. AB pazarındaki konumumuzu korurken hedef pazarlara yönelik Sektörel Ticaret Heyetleri ile yeni ihracat rotaları oluşturacağız. Afrika, Amerika ve Kuzey Avrupa hedef pazarlarımız olacak. 2026-2027 dönemi için Yunanistan, Kanada, Afrika ülkeleri ve politik kriz aşıldığında Körfez ülkelerine yönelik sektörel ticaret heyetleri düzenleyeceğiz" ifadelerini kullandı.&nbsp;Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği'nin 2026 yılı bütçesi ve iş programı genel kurulda kabul edildikten sonra seçimlere geçildi. Genel Kurulda tek aday olarak giren Halil Gündoğdu 48 oyla Yönetim Kurulu Başkanlığına seçildi.Yönetim Kurulu'na; "Asorti Ayakkabı Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti, Lepi Ayakkabı San. Tic. Ltd. Şti., Lider Deri Ürünleri San. Tic. A.Ş., Narinbebe Ayakkabı ve Tekstil San. Tic. Ltd. Şti., Nevzat Onay Ayakkabı ve Deri Mam. San. ve Tic. Ltd. Şti., On-Ar Ayakkabı Kalıp San. ve Tic. Ltd. Şti., Riwalli Ayakkabı Deri Tekstil San. Tic. Ltd. Şti., Sepiciler Çaybaşı Deri San. Tic. A.Ş., Seray Ayakkabı ve Terlik San. Tic. Ltd. Şti. ve Zandar Dış Ticaret Ltd. Şti." firmaları seçildi.&nbsp;Denetim Kurulu; "DGC Deri İth. İhr. San. ve Tic., Rıfat Üçel Üçel Ayakkabı Dış Tic. Paz. Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve Ülkücan Ayak. ve Ayak. Malz. San. ve Tic. Ltd. Şti." firmalarından oluştu.Halil Gündoğdu kimdir?Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanlığına seçilen Halil Gündoğdu, 2001 yılında New York'ta Uluslararası Ticaret Eğitimini bitirdikten sonra deri ve deri mamulleri sektöründe köklü bir geçmişe sahip olan Gündoğdular Deri Saraciye İmalat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. firmasında iş hayatına atıldı.&nbsp;Gündoğdular Deri Saraciye İmalat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. firmasında ihracat, sektör temsilciliği ve yönetim alanlarında aktif rol alan Halil Gündoğdu, sektörel bilgi birikimiyle deri ve deri mamulleri sektörünü ulusal ve uluslararası platformlarda etkin şekilde temsil ediyor. İş birlikleri geliştirme, ihracat odaklı stratejiler oluşturma ve karar alma süreçlerinde aktif görev alıyor.&nbsp;Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kuruluna 2018 yılında giren Halil Gündoğdu, son 4 yıldır Başkan Yardımcılığı görevini sürdürüyordu. İzmir Ticaret Odası (İZTO)'nda Komite Başkanı &amp; Meclis Üyesi olarak sektöre hizmet eden Gündoğdu, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Sektör Kurulu Üyesi olarak görev yapıyor. İngilizce bilen Halil Gündoğdu evli ve 3 çocuk babası.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 30 Apr 2026 08:56:44 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Mavi'nin yeni CMO'su Işıl Buldur oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/mavinin-yeni-cmosu-isil-buldur-oldu--1810/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/mavinin-yeni-cmosu-isil-buldur-oldu--1810/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FA4557-396AE6-C5974C-F9A6BF-35CA41-E962AC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu olan Işıl Buldur, profesyonel kariyerine 2005 yılında Unilever Türkiye'de başladı. 12 yılı aşkın süre farklı kategorilerde görev alan Buldur; marka geliştirme, kategori yönetimi ve bölgesel büyüme stratejileri konularında dikkat&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FA4557-396AE6-C5974C-F9A6BF-35CA41-E962AC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu olan Işıl Buldur, profesyonel kariyerine 2005 yılında Unilever Türkiye'de başladı. 12 yılı aşkın süre farklı kategorilerde görev alan Buldur; marka geliştirme, kategori yönetimi ve bölgesel büyüme stratejileri konularında dikkat çeken başarılara imza attı. Özellikle Algida, Magnum ve Skin Cleansing kategorilerinde Türkiye ve çevre ülkeleri kapsayan geniş bir coğrafyada strateji geliştirme ve büyüme fırsatları yaratma konusunda güçlü bir deneyim kazandı. Ardından 2017-2018 yılları arasında Brita Türkiye'de "Pazarlama Direktörü" olarak görev alarak markanın yeniden lansman sürecine liderlik etti. Son 8 yıldır Dyson Türkiye'de CMO olarak görev yapan Işıl Buldur, şirketin Türkiye'deki büyüme hikâyesinde etkili isimlerden biri oldu. Temelden başlayarak kurguladığı kategori, dijital pazarlama, CRM, PR ve ticari pazarlama organizasyonu ile birlikte markanın EMEA bölgesinde 1'inci, globalde ise 3'üncü sıraya yükselmesine önemli katkılar sundu.&nbsp;Nisan 2026'da Mavi'deki yeni görevine başlayan Işıl Buldur, etkili liderliği, veri odaklı karar alma yaklaşımı ve kapsamlı pazarlama deneyimiyle Mavi'nin hem Türkiye'de hem global pazarlardaki sürdürülebilir büyüme hedeflerine katkı sağlayacak.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 28 Apr 2026 08:35:15 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Tekstil sektörü sentetik yerine doğal pamuğa yöneldi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tekstil-sektoru-sentetik-yerine-dogal-pamuga-yoneldi-5576/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tekstil-sektoru-sentetik-yerine-dogal-pamuga-yoneldi-5576/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A58503-057FC7-554247-51235E-A4AE45-3E684F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İzmir&#39;de düzenlenen 8. Ulusal Pamuk Zirvesi&#39;nde AA muhabirine açıklamalarda bulunan Çondur, ABD/İsrail-İran Savaşı ve özellikle de Hürmüz Boğazı odaklı gerilimin pamuk fiyatlarına yukarı yönlü ivme kazandırdığını ifade etti.Çondur, Hürmüz Boğazı&#39;ndan petrol ve&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A58503-057FC7-554247-51235E-A4AE45-3E684F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İzmir&#39;de düzenlenen 8. Ulusal Pamuk Zirvesi&#39;nde AA muhabirine açıklamalarda bulunan Çondur, ABD/İsrail-İran Savaşı ve özellikle de Hürmüz Boğazı odaklı gerilimin pamuk fiyatlarına yukarı yönlü ivme kazandırdığını ifade etti.Çondur, Hürmüz Boğazı&#39;ndan petrol ve petrol ürünleri sevkiyatının aksamasının tekstil sanayisinde yoğun kullanılan petrol bazlı sentetik elyafın fiyatını doğrudan etkilediğini belirterek, savaş öncesi kilogramı ortalama 1 dolar seviyesinde olan sentetik elyaf fiyatlarının 1,70 dolara kadar yükseldiğini vurguladı.Sentetik elyaf fiyatındaki yüzde 70 artışın tekstil sektöründe geri plana düşen doğal elyafı yeniden gündeme getirdiğini dile getiren Çondur, şunları kaydetti:&#34;Yaşanan bu gerilim nedeniyle 3 yıldır değişmeyen pamuk fiyatları yukarı yönde seyrediyor. Tekstil sektörü, ABD/İsrail-İran Savaşı&#39;ndan dolayı petrol fiyatları yükselince sentetik elyaf yerine doğal pamuğa yönelmeye başladı. Uluslararası piyasalarda bu çok ciddi şekilde gündeme geldi. Orta Doğu&#39;da yaşananlar pamuğa olumlu olarak yaradı diyebilirim, en azından Türk pamuğuna, ayrıca Türkiye&#39;nin tekstilde rakibi olan ve enerjide Körfez ülkelerine bağımlı ülkeler, siparişlerini yerine getiremez oldu. Bu durumun bizim tekstil sanayimize sipariş olarak olumlu bir dönüşü oldu. Son 20-25 günde 3-4 ayın çalışmasını sağlayabilecek ciddi bir sipariş gelmeye başladı. Yani iki taraflı bir fayda oldu diyebiliriz.&#34;Çondur, Ege Bölgesi&#39;nde son 2 yıldır yaşanan kuraklığın ardından baraj doluluk oranlarının bu sene iyi seviyeye ulaştığını, 2026 üretim sezonu için su kısıtı beklemediklerini ancak vahşi sulamadan kaçınılması gerektiğini vurguladı.- &#34;Türkiye&#39;de organik ve kaliteli üretim yapılıyor&#34;ÇUKOBİRLİK Şanlıurfa Kooperatifi Başkanı ve Ulusal Pamuk Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi Selahattin Güneş ise Türkiye&#39;nin pamuk üretiminin yüzde 45&#39;inin Şanlıurfa&#39;da gerçekleştirildiğini söyledi.Türkiye&#39;nin dünyada GDO&#39;suz pamuk üreten üç ülkeden biri olduğunu kaydeden Güneş, &#34;Dünyanın büyük bölümü GDO&#39;lu pamuk üretirken Türkiye&#39;de organik ve kaliteli üretim yapılıyor. Aslında bizim en büyük avantajımız bu, bunu değerlendirmemiz lazım.&#34; dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 26 Apr 2026 12:10:15 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bitlis'te açılan tekstil kursunda kadınlar iş hayatına hazırlanıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/bitliste-acilan-tekstil-kursunda-kadinlar-is-hayatina-hazirlaniyor-6294/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/bitliste-acilan-tekstil-kursunda-kadinlar-is-hayatina-hazirlaniyor-6294/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_183A05-52ED48-8572A0-042840-B00B5A-7F0EA6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ahlat Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfınca iş hayatına hazırlanmak isteyen kadınlar için &#34;Kadınlara Yönelik Mesleki Eğitim Merkezi İçin Ekipman Sağlanması Projesi&#34; başlatıldı.Japonya Büyükelçiliğince Yerel Projelere Hibe Programı kapsamında destek&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_183A05-52ED48-8572A0-042840-B00B5A-7F0EA6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ahlat Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfınca iş hayatına hazırlanmak isteyen kadınlar için &#34;Kadınlara Yönelik Mesleki Eğitim Merkezi İçin Ekipman Sağlanması Projesi&#34; başlatıldı.Japonya Büyükelçiliğince Yerel Projelere Hibe Programı kapsamında destek verilmesi kararlaştırılan proje için İlçe Halk Eğitimi Merkezinde kadınların mesleki eğitim alacağı atölyeler oluşturuldu.Haftada 5 gün merkezde açılan tekstil kursuna katılan 50 kadın kursiyere, dikiş makinesi kullanımı, overlok, elbise tasarımı, kesim, nakış ve dikim konularında mesleğin incelikleri öğretiliyor.Atölyelerde uygulamalı eğitim alarak iş hayatına hazırlanan kadınların, ilerleyen süreçte tekstil atölyelerinde istihdam edilmesi amaçlanıyor.- &#34;Kursumuzun amacı kadınlara istihdam sağlamak&#34;Ahlat Halk Eğitimi Merkezinde görevli usta öğretici Tülay Gürbüz, AA muhabirine, kursun kadınların sosyalleşmesi ve ekonomik hayata katılması için önemli olduğunu söyledi.Eğitimlerle kadınları geleceğe hazırladıklarını anlatan Gürbüz, &#34;Kursumuzun amacı kadınlara istihdam sağlamak. Burada verdiğimiz eğitimlerle daha sonra Ahlat&#39;ta açılacak tekstil atölyelerinde iş imkanı sağlayacağız. Kadınların gelişimi ve evlerine ekmek götürmeleri açısından çok güzel bir proje. Proje kapsamında 10 yıllık sözleşme imzalandı. Kursiyerlerimizle eğitime devam edeceğiz.&#34; dedi.Avrupa standartlarında iş yerlerine dönüştürülecek olan atölyelerde isteyen kursiyerlerin istihdam edilebileceğini belirten Gürbüz, şunları kaydetti:&#34;Kadınların istihdamına yönelik bu proje kapsamında eğitimler devam ediyor. Kadınlara istihdam sağlamak için çabalıyoruz. Kadınlarımız burada sosyalleşiyor. Bir arada oturuyoruz, sohbet ediyoruz, işimizi yapıyoruz. Talep çok var. Şu anda 50 kayıtlı öğrencimiz var ve kayıt almaya da devam ediyoruz. Tekstil anlamında overlok ve sanayi makinesi kullanımı, dikiş, nakış, her türlü eğitimi veriyoruz. Kursiyerlerimiz buradan çıktıklarında tekstilde çalışabilecek kadar donanımlı olacaklar.&#34;- &#34;Bu kursun bize çok katkısı oldu&#34;Kursiyerlerden 4 çocuk annesi 50 yaşındaki Hatice Şafak Yam, &#34;Çok güzel şeyler öğrendik. Elbiseler diktik. Güzel kıyafetler dikmeye başladık. Hatta ustalaştık diyebiliriz çünkü giysi dikmek için talep alıyoruz, tadilat işlerini yapabiliyoruz. Kadınların kendilerini geliştirmeleri açısından bu kurs çok verimli ve iyi oldu.&#34; dedi.Annesiyle kursa katılan Suna İşler de &#34;Açıldığı günden beri annemle geliyoruz. Bu kursun bize çok katkısı oldu. En azından bir şeyler öğrendim ve belgem oldu. Kursta tüm eğitimleri aldıktan sonra dışarıda çalışmayı planlıyorum.&#34; diye konuştu.Kursiyer Mahiye İşler ise &#34;Ev hanımıyken burada bütün makineleri, kesmeyi, biçmeyi ve dikmeyi öğrendik. Birkaç ay öncesine kadar ev hanımıydım. Şu an üretime katkı sağlayabilecek kadar bilgiye, donanıma sahibim. Bu eğitim bizim için güzel oldu.&#34; ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 25 Apr 2026 11:27:58 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ramazan bayramı hazır giyime nefes aldırdı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ramazan-bayrami-hazir-giyime-nefes-aldirdi--60/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ramazan-bayrami-hazir-giyime-nefes-aldirdi--60/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_709E4F-E1B593-75D8A2-CF73F8-1AA90C-1FB3A1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İndirim kampanyalarına rağmen 2026'nın ilk iki ayında adet satışı daralan markalı perakende, mart ayında ramazan bayramı alışverişinin etkisiyle canlanan alışveriş sayesinde moral buldu. Ramazan bayramı özellikle hazır giyim ve ayakkabı markalarına nefes aldırdı.&nbsp;&nbsp;Çatısı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_709E4F-E1B593-75D8A2-CF73F8-1AA90C-1FB3A1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İndirim kampanyalarına rağmen 2026'nın ilk iki ayında adet satışı daralan markalı perakende, mart ayında ramazan bayramı alışverişinin etkisiyle canlanan alışveriş sayesinde moral buldu. Ramazan bayramı özellikle hazır giyim ve ayakkabı markalarına nefes aldırdı.&nbsp;&nbsp;Çatısı altındaki 514 marka ile gıda dışı perakende sektörünün en önemli temsilcisi olan Birleşmiş Markalar Derneği (BMD), üyeleri arasında gerçekleştirdiği mart ayı anketinin sonuçlarını açıkladı. Anketi değerlendiren BMD Başkanı Sinan Öncel, 2026'nın ilk iki ayında markalı perakendede satış grafiğinin aşağı yönlü seyrettiğini hatırlattı. Mart ayında ise ramazan bayramı alışverişinin etkisiyle özellikle hazır giyim ve ayakkabı satışlarında önemli bir canlanma olduğunu bildiren Öncel, şunları söyledi:&nbsp;"BMD üyesi markaların yüzde 79'u şubata göre mart ayında adet satışlarını artırdı. Aynı dönemde cirosunu artıran üyelerimizin oranı yüzde 87 oldu. Gerçekçi bir değerlendirme yapabilmek için biz cirodan çok adet satışına bakıyoruz. Mart ayında her beş markadan hemen hemen dördünün adet satışını artırması önemli. Özellikle hazır giyim ve ayakkabı markalarımız açısından mart ayının verimli geçtiğini söyleyebilirim. Hatırlanacağı üzere indirimlere rağmen hazır giyim ve ayakkabı markalarımızın satışları dört aydır daralıyordu. Hatta şubat ayında hazır giyim ve ayakkabıda son üç yılın en düşük işlem adedi gerçekleşmişti. Ramazan bayramı alışverişinin etkisiyle martta ibrenin yeniden yukarı döndüğünü görüyoruz. Geçen ay hazır giyim markalarımızın yüzde 86'sı, ayakkabı markalarımızın ise yüzde 82'si adet satışlarını artırdı. Giyim markalarımızın yüzde 36'sının, ayakkabı markalarımızın ise yüzde 21'inin adet satışlarında yüzde 40 ve üzerinde artış olması sektöre moral verdi. Merkez Bankası verilerinde de anketimize paralel bir sonuç dikkat çekiyor. Merkez Bankası'na göre, martta giyim ve ayakkabı satışlarında kartlı işlem adedinin yüzde 40,6, harcama tutarının ise yüzde 41,3 arttığını görüyoruz. Artışta bayram alışverişinin yanı sıra şubata göre mart ayının üç gün daha uzun olmasının etkisini görmezden gelemeyiz. Yine de her şeye rağmen bayramın hazır giyim ve ayakkabı markalarımıza nefes aldırdığını söyleyebiliriz."MARKALARIN YÜZDE 17'SİNİN KİRA/CİRO ORANI YÜZDE 20'Yİ GEÇTİSinan Öncel, mart ayı anketinde üye markaların son iki yıldaki kira/ciro oranlarındaki değişimi de ölçümlediklerini bildirdi. Öncel, "2024'te üyelerimizin yüzde 80'nin kira/ciro oranı yüzde 15 ve altındaydı. Bu oran, 2025'te yüzde 58'e geriledi. Aynı dönemde kira/ciro oranı yüzde 10'un altında olan üyelerimiz oranı yüzde 34'ten yüzde 20'ye düştü. Kira/ciro oranı yüzde 20'nin üzerinde olan üyelerimizin oranı ise yüzde 5'ten yüzde 17'ye çıktı. Bu tablo kiraların markalı perakende için nasıl bir yapısal soruna dönüştüğünü net bir şekilde ortaya koyuyor." diye konuştu.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 21 Apr 2026 02:58:36 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ayakkabı sanayicilerinden savaş  fırsatçılarına karşı acil önlem çağrısı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ayakkabi-sanayicilerinden-savas-firsatcilarina-karsi-acil-onlem-cagrisi-1261/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ayakkabi-sanayicilerinden-savas-firsatcilarina-karsi-acil-onlem-cagrisi-1261/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_315D5B-30330E-0F68AB-58EECD-280180-9643C9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) Başkanı Berke İçten, İran savaşı nedeniyle petrokimya türevi yan sanayi malzemelerindeki fiyat artışını bahane eden fırsatçıların, taban ve suni deri gibi hammadde ve yarı mamul ürünlere yüzde 30-40 zam yaptığını bildirdi. İçten,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_315D5B-30330E-0F68AB-58EECD-280180-9643C9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) Başkanı Berke İçten, İran savaşı nedeniyle petrokimya türevi yan sanayi malzemelerindeki fiyat artışını bahane eden fırsatçıların, taban ve suni deri gibi hammadde ve yarı mamul ürünlere yüzde 30-40 zam yaptığını bildirdi. İçten, savaş fırsatçılarına karşı sektöre nefes aldırmak için taban ve suni deri başta olmak üzere ayakkabı üretimine kullanılan ürünlerin ithalatında uygulanan tüm vergilerin belli bir süre için kaldırılması gerektiğini söyledi.&nbsp;Berke İçten, rekabetçilikle ilgili sorunlar nedeniyle ayakkabı sektörünün son üç yılda adet bazında yüzde 50 ihracat kaybı yaşadığını, istihdamının yüzde 35-40'ını kaybettiğini hatırlattı. Rekabetçilikle ilgili sorunlar devam ederken, piyasada savaş fırsatçılarının ortaya çıktığını belirten İçten, şunları söyledi:DÜNYADA YÜZDE 10, BİZDE YÜZDE 40 ARTTI"İran savaşı nedeniyle hammadde fiyatlarında yüzde 10 gibi bir artışın olduğunu hepimiz biliyoruz. Fiyatlardaki bu artış, Çin'de üreticiye ayakkabı tabanında çift başına 5-10 centlik bir maliyet yükü getiriyor. İtalya'da da hemen hemen aynı düzeyde bir maliyet artışı oluyor. Türkiye'de ise taban ve suni deri fiyatlarında yüzde 30-40 oranında artışlar konuşuluyor. Bu fahiş fiyat artışı nedeniyle rakip ülkelerde tabanda 5-10 cent düzeyinde olan çift başına maliyet farkı, Türkiye'de 1-1,5 dolar seviyesine kadar çıkıyor. Ölçüsüz ve ticaret etiği ile bağdaşmayan keyfi zamlar, rekabetçiliğimizi daha da zayıflatıyor. Savaş nedeniyle Asya'daki üretimlerinin bir bölümünü Türkiye'ye kaydırmak isteyen Avrupalı markalar sipariş için zemin yoklarken karşılaştığımız bu durum elimizi kolumuzu bağlıyor. Çünkü maliyet artışının yanı sıra müşteriye fiyat vermekte de zorlanıyoruz. Yıllar sonra kapımıza kadar gelen bir şansı, savaş fırsatçılarının haksız kazanç hırsı nedeniyle kaçırma riskiyle karşı karşıyayız. Dolayısıyla Ticaret Bakanlığımızdan taban ve suni deri başta olmak üzere ayakkabı üretiminde kullanılan belirli ürünlerin ithalatında uygulanan vergi, referans fiyat ve anti damping gibi tüm önlemlerin bir süre için tamamen kaldırmasını bekliyoruz. Zor dönemlerimizde her zaman sektörün yanında olan Bakanlığımızın bu konuda da hızlı bir düzenleme yaparak sektöre nefes aldıracağına inanıyoruz.&nbsp;&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 20 Apr 2026 09:19:02 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[EHKİB Başkanlığına Çağlar Bağcı seçildi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ehkib-baskanligina-caglar-bagci-secildi-2909/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ehkib-baskanligina-caglar-bagci-secildi-2909/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_84C070-6B08D5-D9E546-79A64B-80E337-C08E83.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği'nde 2018-2026 yılları arasında Yönetim Kurulu Başkanlığı yapan Burak Sertbaş, görevi Çağlar Bağcı'ya devretti. Sertbaş, 2026-30 döneminde TİM Genel Kurulu Delegesi olarak Çağlar Bağcı'nın listesinde yer aldı.&nbsp;Ege&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_84C070-6B08D5-D9E546-79A64B-80E337-C08E83.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği'nde 2018-2026 yılları arasında Yönetim Kurulu Başkanlığı yapan Burak Sertbaş, görevi Çağlar Bağcı'ya devretti. Sertbaş, 2026-30 döneminde TİM Genel Kurulu Delegesi olarak Çağlar Bağcı'nın listesinde yer aldı.&nbsp;Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini Çağlar Bağcı'ya devreden Burak Sertbaş genel kurul konuşmasında,&nbsp;2018-2026 döneminde hayata geçirdikleri projeleri paylaştı.&nbsp;26 fuara 563 firmayla katıldık&nbsp;"Uluslararası tanıtım ve pazarlama faaliyetlerimizi kararlılıkla sürdürdük" diyen Sertbaş; "Milli katılım organizasyonlarımızla firmalarımızı dünyanın en önemli platformlarında görünür kılmaya devam ettik.&nbsp; 563 firma katılımıyla 26 milli katılım organizasyonu, 3 sanal fuar katılımı ve 4 yurt içi sektörel fuar organizasyonu gerçekleştirdik" dedi.&nbsp;2025 yılının hazır giyim sektörü açısından rekabetçiliğin yeniden tanımlamak zorunda kalındığı bir yıl olduğunu dillendiren Sertbaş şöyle devam etti: "Küresel talepteki zayıflama ve alıcıların artan fiyat baskısı; içeride yükselen üretim maliyetleri ve finansmana erişimdeki sıkılık ile birleşince, ihracatımız hem değer hem de miktar açısından zorlandı. 2025 yılı ihracatımız 2024 yılına göre yüzde 8 oranında azalarak 1 milyar 268 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu süreçte tek tesellimiz ihracat birim fiyatımızın 21,19 $/kg seviyesinde tutunması oldu. 2025 yılının bütününde 1191 üye firmamız 163 ülkeye ihracat gerçekleştirdi. İhracatta ilk 5 ülke İspanya, Almanya, Hollanda, İngiltere ve İtalya oldu."&nbsp;Tasarıma yatırımda 20 yılı geride bıraktık&nbsp;EİB Moda Tasarım Yarışmasını her yıl daha da güçlenen bir vizyonla sürdürerek, 20'ncisini gerçekleştirdiklerini aktaran Sertbaş, EİB Moda Tasarım Yarışmasının yalnızca Ege Bölgesi'nin değil, Türkiye'nin en istikrarlı ve en güçlü moda platformlarından biri haline getirdiklerinin altını çizdi.&nbsp;Sürdürülebilirlik alanında da öncü bir adım atarak, birlikler arasında ilk Sürdürülebilirlik UR-GE'sini hayata geçirdikleri bilgisini veren Sertbaş "Firmalarımızın bu alandaki dönüşüm kapasitesini güçlendiren önemli bir yapı oluşturduk. Avrupa Birliği projeleriyle Birliğimizin uluslararası iş birliği ağını genişlettik; proje geliştirme kapasitemizi güçlendirerek bu alanda da görünür ve etkili bir konuma ulaştık. Koordinatör veya partner olarak 2 ulusal, 11 uluslararası proje başvurusu gerçekleştirdik" diyerek sözlerini noktaladı.&nbsp;Bağcı; "Net ihracatçı sektörüz"&nbsp;Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanlığına seçilen Çağlar Bağcı yaptığı konuşmada hazır giyim sektörünün zor bir dönemden geçiyor olmasına karşın Türkiye'nin en köklü, eğitimli, öncü ve güçlü sektörü olduğuna vurgu yaptı.&nbsp;"Hazır giyim sektörü olarak net ihracatçı bir sektörüz. Sektörümüz katma değer üreten bir güç" diyerek hazır giyim sektörünü tanımlayan Bağcı, "İhraç birim fiyatımız Türkiye ortalamasının on kat üzerinde, bu da gücümüzü ortaya koyan en net göstergedir. Sektörün deneyimine, potansiyeline, krizler karşısında hızlı aksiyon alabilme kabiliyetine, tasarım gücüne güvenim tam. Ve en önemlisi&hellip; Bu çatı altında çok büyük bir aileyiz. Bu birlikteliğimiz gücümüzün en önemli kaynağıdır. Deneyimimiz var. Hızlı hareket etme kabiliyetimiz var. Tasarım gücümüz var. İnanıyorum ki; birlikte hareket ettiğimiz sürece aşamayacağımız hiçbir zorluk yok" şeklinde konuştu.&nbsp;Mesleki eğitime ağırlık vereceğiz2026-30 dönemi için EHKİB üyelerine seslenen Bağcı sözlerini şöyle sürdürdü; "Kapım da açık olacak, aklım da açık olacak, tüm gayretim de sizlerle birlikte olacak. Sektörümüzü ileri taşıyan, ülkemize değer katan her ulusal ve uluslararası projede hep birlikte çalışacağız. Özellikle eğitim alanında meslek liseleri, meslek yüksek okulları, üniversitelerin Tekstil mühendisliği bölümleri ile dirsek temasında ve onların önünü açacak çalışmalarımıza devam edeceğiz. Oluşturduğumuz dış pazar stratejileri geliştirme, yarışma, eğitim kurumları ve sanayi iş birliği, finansmana erişim ve mevzuat, yapay zekâ, dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlik, yurt içi fuarlar ve üye ilişkileri komitelerimizle sektörümüzün bu zorlu süreci atlatması için sonsuz gayret göstereceğiz."&nbsp;EHKİB Yönetim Kurulu'nda 4 kadın yer aldı&nbsp;Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Genel Kurulu'nda 2026 yılı iş programı ve bütçesinin kabulünden sonra yapılan seçimlerde Yönetim Kurulu Başkanlığına Çağlar Bağcı seçilirken, Yönetim Kurulu; "Melis Vekiloğlu, Serhan Ünsal, Mehmet Peköz, Ertan Aslan, Seray Seyfeli, Tolga Narbay, Mert Telyas, Yasin Akçakaya, Gizem Batur ve Tuğba Hazar" isimlerinden oluştu.&nbsp;Denetim Kurulu'nda; "Fırat Özdemir, Ahmet Özcan ve Fesih Demirer" yer aldı.&nbsp;TİM Genel Kurulu Delegeliklerine Burak Sertbaş ve Mukadder Özden seçildi.&nbsp;Çağlar Bağcı kimdir?1980 yılında Ankara'da doğan Çağlar Bağcı, 2003 yılında Bilkent Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü&#39;nden mezun olduktan sonra profesyonel kariyerine MEBA Giyim San. ve Tic. Ltd. Şti.&#39;nde adım atmıştır.&nbsp;Akademik gelişimini 2010 yılında İzmir Ekonomi Üniversitesi'nde tamamladığı İşletme yüksek lisansı (MBA) ile pekiştiren Bağcı, mühendislik disiplini ile işletme vizyonunu birleştirerek aile şirketinde stratejik sorumluluklar üstlenmiştir. Günümüzde MEBA Giyim'in Yönetim Kurulu'nda görev yapan Bağcı, 22 yılı aşkın sektörel tecrübesiyle sürdürülebilir üretim ve ihracat odaklı bir vizyonla çalışmalarını sürdürmektedir.&nbsp;Sektörel sivil toplum kuruluşlarında uzun yıllardır aktif roller üstlenen Çağlar Bağcı, 2019&mdash;2025 yılları arasında üç dönem Ege Giyim Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Üyeliği yaptı.&nbsp;Çağlar Bağcı, 2021-2025 yılları arasında Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (EHKİB) bünyesinde Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevini yürütmüştür. Özellikle Avrupa Yeşil Mutabakatı uyum süreçleri, dijital dönüşüm ve üniversite-sanayi iş birliği projelerinde sektöre rehberlik eden Bağcı, eğitim kurumları destek komitelerinde de başkanlık yaparak nitelikli iş gücü gelişimine katkı sağlamıştır. İleri düzeyde İngilizce ve Almanca bilen Çağlar Bağcı, evli ve iki çocuk babasıdır.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 19 Apr 2026 11:07:32 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İTHİB'de yeni başkan Ahmet Şişman oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ithibde-yeni-baskan-ahmet-sisman-oldu-6369/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ithibde-yeni-baskan-ahmet-sisman-oldu-6369/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_34C729-FA5DB5-36949A-E9238E-B72901-0190DE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Genel Kurulu'nda yapılan seçim sonucunda yeni başkan olarak seçilen Ahmet Şişman, sonucun sektöre hayırlı olmasını diledi. Şişman, genel kurulda yaptığı konuşmada sektörün mevcut zorluklarına dikkat çekti ve görevi büyük&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_34C729-FA5DB5-36949A-E9238E-B72901-0190DE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Genel Kurulu'nda yapılan seçim sonucunda yeni başkan olarak seçilen Ahmet Şişman, sonucun sektöre hayırlı olmasını diledi. Şişman, genel kurulda yaptığı konuşmada sektörün mevcut zorluklarına dikkat çekti ve görevi büyük bir sorumluluk bilinciyle devraldığını ifade etti. Türk tekstil sektörünün yalnızca üretim gücüyle değil, aynı zamanda Türkiye'nin ihracat vizyonunun temel taşlarından biri olduğunu vurgulayan Şişman, "Zorlu ve belirsizliklerin yüksek olduğu bir dönemde bu görevi üstlenmenin ne denli büyük bir sorumluluk taşıdığının bilincindeyiz." dedi.'REKABET GÜCÜMÜZÜ ARTIRMAYA ODAKLANACAĞIZ'Yeni dönemde izleyecekleri yol haritasına ilişkin mesajlar veren Ahmet Şişman, sektörün rekabet gücünü korumanın ötesine geçerek artırmayı hedeflediklerini belirtti. Katma değerli üretimin sektörün merkezine yerleştirilmesi gerektiğini vurgulayan Şişman, Türkiye'nin özellikle Avrupa pazarındaki konumunu daha da güçlendirmeyi amaçladıklarını dile getirdi. Şişman, "Bizim hedefimiz net; rekabet gücümüzü sadece korumak değil, artırmak; katma değerli üretimi sektörün merkezine koymak ve Türkiye'yi Avrupa pazarında daha güçlü bir oyuncu hâline getirmek." ifadelerini kullandı.'STRATEJİK GÜCÜN KAHRAMANLARI"Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini Ahmet Şişman'a devreden Ahmet Öksüz, yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:"Tercihim Tekstil Mühendisliği Burs Projesi'nden Texhibition İstanbul Fuarı'na, sürdürülebilirlik çalışmalarından İstanbul Tekstil Meslek Lisesi'ne kadar birçok yeni projeye birlikte imza attık. 68 fuar ve 58 heyet organizasyonuyla üyelerimizi uluslararası alıcılarla buluşturduk. Projelerimizi daha etkin hale getirirken, çözüm önerileriyle katkı sağlayan; ihracatla kalkınan Türkiye ekonomisi için çalışan stratejik gücün kahramanlarına teşekkür ederim. Bu makamlar, birlikte düşünen, birlikte üreten ve birlikte ilerleyen firmalarımızın ortak emeğinin bir yansımasıdır. Bu çerçevede yeni Yönetim Kurulu Başkanımız Ahmet Şişman'a yürekten başarılar diliyorum. Kendisinin bu görevi en iyi şekilde yerine getireceğine olan inancım tamdır." dedi.'BU BİR BAYRAK DEĞİŞİMİ DEĞİL, DEVAMLILIK SÜRECİ'Önceki dönem İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ahmet Öksüz'e de teşekkür eden Ahmet Şişman, geçmiş dönemde ortaya konan birikimin üzerine koyarak ilerleyeceklerini belirtti. Yeni dönemi yalnızca bir görev değişimi olarak görmediklerini ifade eden Şişman, bunun aynı zamanda bir devamlılık ve güç birliği süreci olduğunu söyledi."Bu süreci sadece bir bayrak değişimi olarak görmüyoruz. Bu, aynı zamanda bir devamlılık ve güç birliği sürecidir." diyen Şişman, sektörün geleceği için kararlılıkla çalışacaklarını vurguladı.Şişman, konuşmasını "Birlikte hareket ettiğimiz sürece aşamayacağımız hiçbir zorluk yoktur. Güveninizden aldığımız güçle çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz." sözleriyle tamamladı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 16 Apr 2026 08:56:36 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türk tekstilinde 'Hız' ve 'Sürdürülebilirlik' yeni rekabet alanı oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-tekstilinde-hiz-ve-surdurulebilirlik-yeni-rekabet-alani-oldu-9759/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-tekstilinde-hiz-ve-surdurulebilirlik-yeni-rekabet-alani-oldu-9759/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A2C0A2-C7E749-EB58B0-16F317-BD304F-3C0ABA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />PwC'nin strateji danışmanlığı grubu Strategy&amp; tarafından hazırlanan Türk tekstil sektörünün küresel ticaret haritasındaki yerini ve geleceğini değerlendiren "Küresel Değişimlere Uyum Sağlamak: Türk Tekstil Sektörünün Stratejik Öncelikleri" raporu yayımlandı. Rapor; üretim&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A2C0A2-C7E749-EB58B0-16F317-BD304F-3C0ABA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />PwC'nin strateji danışmanlığı grubu Strategy&amp; tarafından hazırlanan Türk tekstil sektörünün küresel ticaret haritasındaki yerini ve geleceğini değerlendiren "Küresel Değişimlere Uyum Sağlamak: Türk Tekstil Sektörünün Stratejik Öncelikleri" raporu yayımlandı. Rapor; üretim coğrafyasındaki kaymalar, sürdürülebilirlik baskısı ve teknolojik dönüşümün sektördeki rekabet parametrelerini nasıl yeniden tanımladığını kapsamlı bir veri setiyle analiz ediyor.Küresel Tedarik Zincirinde &#34;Hız&#34; Yeni Rekabet AlanıRapora göre, Türkiye'nin coğrafi yakınlık avantajı, küresel moda dünyasındaki kısalan teslimat süreleriyle daha da kritik bir hale geliyor. Bu durum, stok riskini minimize etmek isteyen perakendecileri daha çevik üretim merkezlerine yönlendiriyor. Asya&#39;daki rakiplerin 3 aya varan teslim sürelerine karşılık, Türkiye&#39;nin bu süreyi 20-30 gün bandına çekme potansiyeli, perakendecilerin &#34;düşük maliyet&#34; yerine &#34;hız ve dayanıklılık&#34; odaklı stratejilere yönelmesini sağlıyor. Ancak rapor, bu avantajın kalıcı olması için maliyet yapısının da yönetilebilir seviyelerde tutulması gerektiğine dikkat çekiyor.Maliyet Yapısının Değişen DengesiTekstil üretiminde maliyet kompozisyonu, rekabetin seyrini belirleyen en temel unsurlardan biri olmayı sürdürüyor. Strategy&amp; analizlerine göre, kumaş üretiminde iş gücü ve enerji maliyetleri toplam maliyetin üçte birine yakın bir pay alıyor. Özellikle 2022&#39;deki enerji krizinden bu yana Türkiye'deki endüstriyel elektrik fiyatlarının, düşük maliyetli üretim yapan rakiplerin (Mısır, Hindistan, Vietnam) üzerinde seyretmesi, üreticileri operasyonel mükemmellik arayışına itiyor. Rapor, bu baskıyı hafifletmek için dijital dönüşüm ve enerji verimliliği yatırımlarına ağırlık vermesi gerektiğini vurguluyor.PwC Türkiye Şirket Ortağı Tolga Baloğlu, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:"Kumaş üretiminde iş gücü ve enerji maliyetlerinin toplam maliyet içindeki payının %25 ila %35 seviyesinde olması, sektörün rekabet gücünü doğrudan etkiliyor. Türkiye'de endüstriyel elektrik fiyatlarının düşük maliyetli rakip ülkelere kıyasla daha yüksek seyretmesi, üreticileri maliyet yönetimi ve verimlilik odağında yeniden düşünmeye zorluyor. Bu noktada, enerji verimliliği yatırımları ve dijitalleşme adımları, maliyet baskısını dengelemek ve rekabet avantajını sürdürülebilir kılmak açısından kritik bir rol oynuyor."PwC Türkiye Direktörü Can Yapan, rapor sonuçlarına ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "Tekstil sektörü, sadece üretim hacmiyle değil, üretimin nasıl ve nerede yapıldığıyla yeniden tanımlandığı bir eşikte. İş gücü ve enerji gibi yapısal maliyetlerin toplam maliyet içindeki %35'e varan payı, sektörün &#39;düşük maliyetli üretici&#39; kimliğini zorluyor. Ancak bu durum, daha nitelikli bir dönüşümü tetiklemekte. Artık rekabet avantajı; hızı, izlenebilirliği ve sürdürülebilirliği üretim sürecinin her aşamasına entegre edebilen oyunculara geçiyor. Özellikle kişiselleştirme ve fonksiyonel tekstiller gibi yüksek katma değerli alanlarda Ar-Ge kabiliyetlerini artıran şirketler, 2026 ve sonrasında küresel arenada oyun kurucu olmaya devam edecek. Geleceğin kazananları, değişimin hızına kapılanlar değil; değerin nerede yeniden oluştuğunu doğru okuyanlar olacak."Yüksek Katma Değerli Üretime Geçiş ZorunluRapor, sektörün geleceği için fonksiyonel ve performans tekstillerini büyüme potansiyeli en yüksek alanlar olarak tanımlıyor. Teknik kumaşlar ve performans odaklı ürünler, klasik tekstil ürünlerine kıyasla çok daha yüksek kâr marjı potansiyeline sahip. Bu dönüşümün bir parçası olarak, online tasarım araçları ve modüler üretim sistemleri gibi yenilikler, üreticilerin kısa moda döngülerine uyum sağlamasını mümkün kılıyor.Operasyonel Yetkinliklerdeki Kritik BoşluklarStrategy&amp; analizinde, Türk tekstil oyuncularının küresel rekabette öne çıkabilmesi için sadece teknolojiye değil, aynı zamanda operasyonel disipline de odaklanması gerektiği belirtiliyor. Müşteri segmentasyonu, değer bazlı fiyatlama ve talep tahmini gibi alanlarda görülen yetkinlik eksiklikleri, şirketlerin kâr marjlarını ve stok yönetimini doğrudan olumsuz etkileyebiliyor. Satış ve Operasyon Planlaması (S&amp;OP) süreçlerinin güçlendirilmesi ve ERP/CRM sistemlerinin &#34;tek gerçek veri kaynağı&#34; olarak konumlandırılması, raporun sunduğu en kritik çözüm önerileri arasında yer alıyor.Pazar Payını Korumanın Anahtarı SürdürülebilirlikGlobal markaların &#34;net-zero&#34; taahhütleri ve çevreci elyaflara olan talebin artması, Türk üreticiler için sürdürülebilirliği kaçınılmaz bir yol haritası kılıyor. GRS (Global Recycled Standard) ve GOTS (Global Organic Textile Standard) gibi uluslararası sertifikasyonlar, şeffaflık ve izlenebilirlik beklentilerini karşılamak adına hayati önem taşıyor. Sürdürülebilirlik yatırımlarını bir maliyet unsuru olarak değil, pazar payını koruma ve geliştirme stratejisi olarak gören şirketlerin, önümüzdeki dönemde finansman olanaklarına erişimde de avantajlı olacağı öngörülüyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 14 Apr 2026 09:49:53 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Uluslararası İstanbul İplik Fuarı yoğun ilgiyle tamamlandı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/uluslararasi-istanbul-iplik-fuari-yogun-ilgiyle-tamamlandi-4890/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/uluslararasi-istanbul-iplik-fuari-yogun-ilgiyle-tamamlandi-4890/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DF1297-208B89-A8BF5E-793568-CF2DC7-F77759.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tüyap Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. organizasyonuyla gerçekleştirilen fuar, Türkiye'nin iplik alanındaki tek uluslararası ihtisas fuarı olma özelliğini bir kez daha pekiştirirken, hem coğrafi avantajı hem de Türkiye'nin güçlü üretim altyapısı sayesinde sektör profesyonellerine yüksek&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DF1297-208B89-A8BF5E-793568-CF2DC7-F77759.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tüyap Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. organizasyonuyla gerçekleştirilen fuar, Türkiye'nin iplik alanındaki tek uluslararası ihtisas fuarı olma özelliğini bir kez daha pekiştirirken, hem coğrafi avantajı hem de Türkiye'nin güçlü üretim altyapısı sayesinde sektör profesyonellerine yüksek katma değerli bir ticaret ortamı sundu.12 Bini Aşkın Ziyaretçi, 90'dan Fazla Ülkeden Yoğun İlgi&nbsp;Uluslararası İstanbul İplik Fuarı, bu yıl 9 bin 750'si yerli, 2 bin 535'i yabancı olmak üzere toplam 12 bin 285 sektör profesyonelini ağırladı. 91 farklı ülkeden gelen ziyaretçiler, fuarın uluslararası niteliğini ve küresel cazibesini bir kez daha gözler önüne serdi.250'si yerli olmak üzere toplam 400 katılımcı firmanın yer aldığı organizasyon, iplik sektörünün üretim gücünü, çeşitliliğini ve yenilikçi yaklaşımını geniş bir perspektifte sergileme imkânı sundu.Fuarda pamuk, yün, ipek ve keten gibi doğal ipliklerin yanı sıra teknik ve fantezi iplikler de sergilenirken, elyaf ve elyaf ürünleri, tekstil kimyasalları, boyalar ve üretim ekipmanları gibi geniş bir ürün gamı ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.Başta Orta Doğu, Kuzey Afrika, Orta Asya ve Avrupa olmak üzere 30'a yakın ülkeden gelen alım heyetleri, fuar süresince katılımcı firmalarla birebir görüşmeler gerçekleştirdi. Bu görüşmeler sayesinde firmalar yeni ihracat bağlantıları kurma, mevcut iş ilişkilerini güçlendirme ve farklı pazarlara açılma fırsatı yakaladı.Sürdürülebilirlik ve İnovasyon Öne ÇıktıFuarın en dikkat çeken başlıkları arasında sürdürülebilir üretim yaklaşımları ve yenilikçi iplik teknolojileri yer aldı. Çevre dostu üretim süreçleri, geri dönüştürülmüş hammaddeler ve yüksek katma değerli teknik iplikler, sektörün geleceğine ışık tutan önemli başlıklar olarak öne çıktı.Fuar kapsamında düzenlenen Doku Kumaş Tasarım Sergisi ve Defilesi ile interaktif etkinlik alanları, iplikten kumaşa uzanan yaratıcı süreci ziyaretçilere deneyimleme imkânı sundu. Bu etkinlikler, fuarı yalnızca ticari bir platform olmanın ötesine taşıyarak ilham veren bir buluşma noktası haline getirdi.Bir sonraki buluşma için hazırlıklar şimdiden başlarken, sektörün önde gelen temsilcileri 24–26 Mart 2027 tarihlerinde yeniden bir araya gelmek üzere şimdiden ajandalarına not düştü. Uluslararası İstanbul İplik Fuarı, gelecek edisyonunda da yenilikçi çözümler, güçlü iş birlikleri ve ilham veren içerikleriyle sektöre yön vermeyi sürdürecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 12 Apr 2026 10:45:42 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kadınlara güç veren moda eğitimi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kadinlara-guc-veren-moda-egitimi-2965/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kadinlara-guc-veren-moda-egitimi-2965/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C66B45-ECEB18-2680DA-239E87-47BF1C-A2CF0F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Maltepe Belediyesi bünyesinde eğitim alan kursiyer kadınlar, Maltepe Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen özel sunum programına katılarak moda tasarımına dair güncel ve uygulamaya dönük bilgiler edindi. Üniversitenin akademik birikimiyle hazırlanan içerikler, katılımcılara&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C66B45-ECEB18-2680DA-239E87-47BF1C-A2CF0F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Maltepe Belediyesi bünyesinde eğitim alan kursiyer kadınlar, Maltepe Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen özel sunum programına katılarak moda tasarımına dair güncel ve uygulamaya dönük bilgiler edindi. Üniversitenin akademik birikimiyle hazırlanan içerikler, katılımcılara sektörel bakış açısı kazandırdı.Eğitim programı kapsamında, akademisyenler Zehra Kurtul, Yelda Egeli ve Duygu Ercan tarafından gerçekleştirilen sunumlarda; tasarımın temel prensiplerinden teknik uygulamalara kadar birçok konu detaylı biçimde ele alındı. Prof. Erkut Özel Konferans Salonu'nda düzenlenen program, yoğun katılım ve yüksek ilgiyle gerçekleşti.Programa katılan Maltepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Edibe Sözen Çetintaş ise yaptığı konuşmada, üniversitenin toplumsal katkı misyonuna vurgu yaparak, kadınların eğitim yoluyla güçlenmesini desteklemeye devam edeceklerini belirtti. Çetintaş, bu tür iş birliklerinin hem bireysel gelişime hem de toplumsal kalkınmaya önemli katkılar sunduğunu ifade etti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 12 Apr 2026 10:36:43 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[UTİB'de Bayrağı İhsan İpeker devraldı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/utibde-bayragi-ihsan-ipeker-devraldi-1384/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/utibde-bayragi-ihsan-ipeker-devraldi-1384/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CEDFBE-F53811-BD65D7-F119CB-071422-4D8253.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Uludağ İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterlik binasında yapılan ve çok sayıda ihracatçı firma temsilcisinin yer aldığı genel kurula Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkanı İbrahim Burkay da katılarak sektöre destek verdi. İhsan İpeker başkanlığındaki listede Yönetim Kurulu'nda;&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CEDFBE-F53811-BD65D7-F119CB-071422-4D8253.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Uludağ İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterlik binasında yapılan ve çok sayıda ihracatçı firma temsilcisinin yer aldığı genel kurula Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkanı İbrahim Burkay da katılarak sektöre destek verdi. İhsan İpeker başkanlığındaki listede Yönetim Kurulu'nda; Polyteks Tekstil, Güleser Tekstil, İlay Dış Ticaret, Fistaş Fantazi İplik, Harput Tekstil, Vanelli Tekstil, Acar İhracat İthalat, Korteks Mensucat, Aymes İç ve Dış ticaret, Sinateks Kumaş Dokuma, Denetim Kurulu'nda Burkay Tekstil, Taşdelen Tekstil, Mayfil Tekstil gibi sektörün önde gelen firmaları yer aldı.&nbsp;Pınar Taşdelen Engin : "Zor dönemlerde geleceğe ümit veren işler başardık"Genel Kurul'un açılış konuşmasını yapan Pınar Taşdelen Engin, pandemi, savaşlar ve ekonomik krizlerin ağırlığını hissettirdiği zorlu bir dönemde görev yaptıklarına dikkat çekerek, yine de çok olumlu işler yaptıklarını vurguladı.&nbsp;Sektör olarak 2025 yılını 9,4 milyar dolarlık ihracatla kapattıklarını belirten Engin, aynı dönemde UTİB'in ihracatı 1,22 milyar dolara ulaştı. Tekstil ve hazır giyim sektörlerimiz birlikte değerlendirildiğinde, Türkiye 2025 yılında 26,2 milyar dolarlık toplam ihracatla halen bölgemizin tartışmasız üretim üssü konumunu sürdürüyor. Türkiye küresel tedarik zincirinde stratejik bir öneme sahip. 2026 yılı itibarıyla UTİB ihracatımızda kilogram başına ortalama 9,4 dolar değere ulaştık; bu oran, yüksek katma değerli üretim anlayışımızın en net göstergesidir Sekiz yıl boyunca yalnızca ihracat rakamlarıyla değil, sektörümüzü dönüştürecek faaliyetler, organizasyonlar ve projelerle de sahada olduk. Tasarım yarışmalarından ödül törenlerine, URGE projelerinden etkinliklere uzanan geniş bir yelpazede Birliğimizi sektörün merkezi haline getirdik. Eğitim Programları, Burslar, Ur-Ge Projeleri ve önde gelen fuarlara milli katılım organizasyonlarıyla Birliğimizin uluslararası alandaki güçlü duruşunun da sürekliliğini güvence altına alıyoruz. Birliğimizin bundan sonraki yolculuğunda da ihracat rekortmenleri çıkarmasını, inovasyon liderliği oluşturmasını ve sektörün güçlü sesi olmaya devam etmesini yürekten diliyorum" diye konuştu.&nbsp;İhsan İpeker: "Dönüşümün sadece takipçisi değil, oyun kurucusu olacağız"Yeni dönemde birlik, devamlılık ve dönüşüm vurgusu yapan UTİB Başkanı İhsan İpeker, geçmiş dönemde hayata geçirilen projelerin üzerine yenilerini ekleyerek sektörün ihtiyaçlarına çözüm üretecek bir anlayışla çalışacaklarını söyledi. İpeker, "Genel kurulumuza katılım sağlayan tüm üyelerimize teşekkür ediyorum. Yeni dönemde ayrıca sektörün küresel değişim karşısındaki ihtiyaçlarına cevap verecek yeni adımları da devreye almayı hedefliyoruz. Büyük-küçük demeden tüm ihracatçılarımızın sorunlarını gündeme taşıyan, onlara yalnız olmadıklarını hissettiren ve katma değerli üretimi destekleyen bir anlayışla çalışacağız.&nbsp;Bildiğiniz gibi, tekstil sektörü sadece bir üretim alanı değil; Türkiye'nin sanayileşme tarihindeki en köklü mirası ve geleceğe açılan kapısıdır. Ancak hepimiz biliyoruz ki dünya artık sadece üretmeyi değil, sürdürülebilir, dijital ve katma değeri yüksek üretimi alkışlıyor. Geleneksel tekstilden, teknik tekstile; hızlı modadan, çevre dostu döngüsel ekonomiye geçiş bir seçenek olmaktan çıktı. UTİB olarak bu dönüşümün sadece takipçisi değil, bizzat oyun kurucusu olacağız" diye konuştu.&nbsp;Açılış konuşmalarının ardından geçmiş dönemde görev alan yönetim ve denetim kurulu üyelerine birer teşekkür plaketi takdim edildi. UİB Genel Sekreteri Mümin Karacakayalılar ise Genel Sekreterlik çalışanları&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 09 Apr 2026 16:19:36 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[UHKİB''in yeni başkanı Haluk Özkarakaşlı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/uhkibin-yeni-baskani-haluk-ozkarakasli-1408/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/uhkibin-yeni-baskani-haluk-ozkarakasli-1408/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4E0F36-D3F263-4748E4-78EDBD-44C66A-75C2C8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />2026-2030 dönemini kapsayacak yeni yönetimde Özkarakaşlı'nın yönetiminde; Yönetim Kurulunda Akbaşlar Tekstil Enerji, Alle Dış Ticaret, Almaxtex Tekstil, Bebetto Tekstil, Dress All Tekstil Konfeksiyon, Mass Konfeksiyon, Miya Konfeksiyon, Safran Tekstil Konfeksiyon, Timhan Klima Soğutma Tekstil,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4E0F36-D3F263-4748E4-78EDBD-44C66A-75C2C8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />2026-2030 dönemini kapsayacak yeni yönetimde Özkarakaşlı'nın yönetiminde; Yönetim Kurulunda Akbaşlar Tekstil Enerji, Alle Dış Ticaret, Almaxtex Tekstil, Bebetto Tekstil, Dress All Tekstil Konfeksiyon, Mass Konfeksiyon, Miya Konfeksiyon, Safran Tekstil Konfeksiyon, Timhan Klima Soğutma Tekstil, Yeşim Satış Mağazaları ve Tekstil Fabrikaları, Denetim Kurulunda ise Anılteks Tekstil, Ev-Kon Tekstil ve Interkidsy Elektronik Ticaret yer aldı.&nbsp;Hazır giyimcinin 'kur' sorunuBaşkanlık dönemi sona eren Nüvit Gündemir toplantının açılışında yaptığı konuşmada hazır giyim konfeksiyon ihracatının yaşanan konjonktürel gelişmelerden olumsuz etkilendiğini söyledi.2022'de 1 milyar 98 milyon dolar seviyesine çıkan yıllık hazır giyim konfeksiyon ihracatının 847 milyon dolarlar düzeyine gerilediğini belirten Gündemir, "Pandemi sonrası sektörümüzde dünya ölçeğinde yüzde 6'lık daralma yaşandı. 2024 ile başlayan ve 2025 yılında devam eden büyüme yüzde 6 olarak gerçekleşti. Hâlbuki aynı dönemde Türkiye'nin ihracatı önce yüzde 9 küçüldü, sonrasında yüzde 6 daralmayla devam etti. Bu veriler, sektörümüzün mevcut sorunlarına acil çözüm bulunması gerektiğini net bir şekilde ortaya koyuyor" diye konuştu.Kurun enflasyonla paralel seyretmemesi nedeniyle, fiyat avantajlarını kaybettiklerini dile getiren Gündemir, önceki dönemde Merkez Bankası'na ilettikleri taleplerde, döviz dönüşüm desteğinin artırılmasını, grup şirketleri sınırlamasının kaldırılmasını ve hazır giyim gibi emek yoğun sektörlere özel, farklılaştırılmış destekler uygulanmasını istediklerini ifade etti.Sekiz yıl boyunca sürdürdüğü Birlik Başkanlığı görevi süresince sektörü güçlendiren, değer oluşturan pek çok kalıcı çalışmayı el birliğiyle tamamladıklarını vurgulayan Gündemir, Haluk Özkarakaşlı ve yeni yönetime başarılar diliyorum. İnanıyorum ki devraldıkları bu emaneti daha vizyoner noktalara taşıyacak ve sektörümüzün başarılarının devam etmesini sağlayacaklardır."Gündemir'in konuşmasının ardından Birliğin bir önceki döneminde görev alan yönetim ve denetim kurulu üyelerine teşekkür plaketi takdim edildi.&nbsp;Devraldığımız bayrağı daha yukarılara çıkarmaya çalışacağız.&nbsp;Seçimin ardından bir konuşma yapan UHKİB Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Özkarakaşlı, "Bugün burada, Türkiye ekonomisinin lokomotifi olan hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün Bursa'daki kalbi UHKİB'de, şahsıma ve yönetim kuruluma gösterdiğiniz güven için hepinize en içten şükranlarımı sunuyorum. Bu bir bayrak yarışıdır; amacımız devraldığımız bu kıymetli mirası, küresel rekabetin yeni kurallarına göre daha ileriye taşımaktır" dedi.&nbsp;&#34;Zorlukları, Fırsata Çevirecek Güce Sahibiz&#34;Sektör olarak sadece bir üretim merkezi değil, aynı zamanda tasarımın, sürdürülebilirliğin ve dijital dönüşümün öncüsü olmak zorunda olduklarını kaydeden Özkarakaşlı, şöyle konuştu:&nbsp;Yeni dönemde önceliğimiz, eski yönetimin başarı ile gerçekleştirdiği projeleri geliştirerek sürdürmek olacak Avrupa Yeşil Mutabakatı başta olmak üzere, çevreci üretim standartlarını bir tercih değil, bir zorunluluk olarak görüp üyelerimize bu yolda rehberlik edeceğiz. Hızlı modadan akıllı modaya geçiş yaparak, kilogram başına düşen ihracat değerimizi artıracak tasarım odaklı projelere ağırlık vereceğiz ve üretim süreçlerimizden pazarlamaya kadar dijitalleşmeyi tüm katmanlara yayarak verimliliğimizi maksimize edeceğiz."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 09 Apr 2026 16:17:00 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[AYSAF 21 Nisan'da açılıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/aysaf-21-nisanda-aciliyor-6360/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/aysaf-21-nisanda-aciliyor-6360/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_660A42-4C18AE-DDD5D4-6A0DD3-8C164A-B47B27.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ayakkabı Yan Sanayicileri Derneği (AYSAD) tarafından düzenlenen 74. AYSAF, kapılarını zorlu bir küresel iklimde açmaya hazırlanıyor. 21 Nisan Salı günü başlayacak fuar, Türkiye'nin ayakkabı yan sanayindeki üretim tecrübesini, tasarım gücünü ve tedarik zincirindeki güvenilirliğini&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_660A42-4C18AE-DDD5D4-6A0DD3-8C164A-B47B27.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ayakkabı Yan Sanayicileri Derneği (AYSAD) tarafından düzenlenen 74. AYSAF, kapılarını zorlu bir küresel iklimde açmaya hazırlanıyor. 21 Nisan Salı günü başlayacak fuar, Türkiye'nin ayakkabı yan sanayindeki üretim tecrübesini, tasarım gücünü ve tedarik zincirindeki güvenilirliğini bir kez daha uluslararası arenaya taşıyacak."Jeopolitik ve Ekonomik Zorluklara Rağmen Üretmeye Devam Ediyoruz"İçinde bulunulan dönemin gerçeklerini ve sektörün dayanıklılığını vurgulayan AYSAD Yönetim Kurulu Başkanı Sait Salıcı, şu değerlendirmelerde bulundu: &#34;Bugün maalesef çevremizde devam eden savaşların ve küresel ekonomideki daralmanın getirdiği zorlu bir süreçten geçiyoruz. Sektör olarak bu jeopolitik gerilimlerin ve ekonomik baskıların farkındayız; ancak Türkiye'nin üretim gücünü korumak ve ihracat kapılarını açık tutmak her zamankinden daha kritik bir önem taşıyor. 74. AYSAF, bu anlamda sadece bir ticaret alanı değil, aynı zamanda sektörümüzün tüm bu olumsuzluklara karşı sergilediği bir direnç ve istikrar platformudur. Bölgesel risklere rağmen, sahip olduğumuz tasarım kabiliyeti ve hızlı tedarik avantajımızla küresel pazardaki payımızı korumaya kararlıyız. Bu fuarın, zorlu şartlara rağmen yeni iş birlikleri doğuracağına ve sektörümüze nefes aldıracağına yürekten inanıyoruz.&#34;Profesyonel Dönüşüm ve Verimlilik Odaklı FuarFuar bu yıl, sektör paydaşlarının maliyet yönetimi ve verimlilik arayışına yanıt verecek şekilde, ürünün niteliğine odaklanan bir anlayışla kapılarını açıyor. Katılımcıların tasarım ve AR-GE yetkinliklerinin ön planda olacağı 74. AYSAF, özellikle &#34;yakından tedarik&#34; (nearshoring) avantajını kullanarak Avrupa ve yakın coğrafyadaki alıcıları İstanbul'da buluşturacak.Dört gün boyunca sürecek fuarda, 2026-27 sezonunun trendlerinin yanı sıra sürdürülebilir ve çevreci üretim teknolojileri de mercek altına alınacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 09 Apr 2026 10:39:20 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[EİB Moda Tasarım Yarışması'nın kazananları ödüllerini aldı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/eib-moda-tasarim-yarismasinin-kazananlari-odullerini-aldi-7171/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/eib-moda-tasarim-yarismasinin-kazananlari-odullerini-aldi-7171/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A0CD81-14A5EC-59633A-C36668-818C32-ACB208.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, kentteki bir otelde gerçekleştirilen Final Defilesi ve Ödül Töreni&#39;nde yaptığı konuşmada, tekstil ve hazır giyim sektörlerinin Türkiye&#39;ye ihracatı, üretimi ve yarışmaları öğrettiğini söyledi.Tekstil ve hazır&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A0CD81-14A5EC-59633A-C36668-818C32-ACB208.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, kentteki bir otelde gerçekleştirilen Final Defilesi ve Ödül Töreni&#39;nde yaptığı konuşmada, tekstil ve hazır giyim sektörlerinin Türkiye&#39;ye ihracatı, üretimi ve yarışmaları öğrettiğini söyledi.Tekstil ve hazır giyimin, tecrübelerini paylaşan kıymetli bir sektör olduğunu ifade eden Gültepe, söz konusu sektörlerde dalgalanmaların yaşandığını dile getirdi.Gültepe, tekstil ve hazır giyimde önemli yarışmaların yapıldığına ve bazı yarışmaların 33 yıldır düzenlendiğine dikkati çekerek, şöyle konuştu:&#34;Sadece üretmek yetmiyor. Ürettiğinize değer katmak gerekiyor. Tasarım yarışmalarında önemli olan yarıştırmak değil, önemli olan gençlerimizi sektöre alıştırmak ve kazandırmak. Yarışmaların anlamı, manası budur. Dolayısıyla İzmir, İstanbul, Akdeniz gibi her bölgede bu tarz yarışmaları, sektörleri canlı tutmak, gençlerimizi sektöre kazandırmak için yapıyoruz. Bunun meyvelerini de özellikle markalaşma, katma değeri arttırma, birim fiyatı arttırma noktasında görüyoruz.&#34;Mustafa Gültepe, tasarım ekosisteminin ve öneminin gelecekte de devam edeceğini vurguladı.Ticaret Bakanlığı ve TİM&#39;in yarışmaları desteklemeye devam edeceğini belirten Gültepe, &#34;Bütün sektörlerimiz önemli. Bütün sektörlerde ihracatları arttırarak biz orta vadede Türkiye&#39;yi dünyanın ilk 10 ihracatçı ülkesi arasına çıkarmak istiyoruz.&#34; ifadesini kullandı.Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Sertbaş ise yarışmacı katılımcıları tebrik ederek, yarışmayla genç tasarımcıları keşfetmeyi, sektöre kazandırmayı ve Türk moda endüstrisinin geleceğini tasarımla güçlendirmeyi hedeflediklerini anlattı.Konuşmaların ardından yarışma kapsamında finale kalan tasarımların defilesi gerçekleştirildi.Defilenin ardından dereceye giren ilk 3 tasarımcıya ödülleri takdim edildi.Yarışmada &#34;Illusia&#34; adlı tasarımıyla Halit Tiryaki birinci, &#34;Evidentiary Dream&#34; adlı tasarımıyla Bilgenur Nehir Demir ikinci, &#34;Serap&#34; adlı çalışmasıyla Huriye Kızkut ise üçüncü oldu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 09 Apr 2026 09:25:49 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Hazır giyimin asıl açmazı maliyet değil katma değer]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/hazir-giyimin-asil-acmazi-maliyet-degil-katma-deger-7385/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/hazir-giyimin-asil-acmazi-maliyet-degil-katma-deger-7385/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4FD28D-06D84E-60D14B-DFEEAC-0EFD15-A65DDB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hakan ÖZBAYKüresel ekonomide yaşanan dalgalanmalar, artan enflasyon oranları ve değişen tedarik zinciri dengeleri, Türk perakende ve hazır giyim sektörünü yeni bir dönemeçle karşı karşıya bırakıyor. Sektör temsilcileri bir yandan iç pazarda daralan alım gücü ve yükselen operasyonel&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4FD28D-06D84E-60D14B-DFEEAC-0EFD15-A65DDB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hakan ÖZBAYKüresel ekonomide yaşanan dalgalanmalar, artan enflasyon oranları ve değişen tedarik zinciri dengeleri, Türk perakende ve hazır giyim sektörünü yeni bir dönemeçle karşı karşıya bırakıyor. Sektör temsilcileri bir yandan iç pazarda daralan alım gücü ve yükselen operasyonel giderlerle mücadele ederken, diğer yandan ihracat pazarlarında rakiplerin fiyat avantajlarına karşı konumunu korumaya çalışıyor. Sektördeki bu zorlu dönemi ve makroekonomik baskıları değerlendiren Lufian Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Emin Gümüştepe, pazarın karşı karşıya olduğu mevcut tablonun tek boyutlu olmadığını vurguladı. Maliyet enflasyonu ile sert rekabet koşullarının eş zamanlı olarak yönetilmesi gerektiğini belirten Gümüştepe, sektörün geleceğinin salt maliyetleri kısmaya değil, kalıcı katma değer yaratma kapasitesine bağlı olduğunun altını çizdi.AVM VE CADDE KİRALARI SÜRDÜRÜLEBİLİR SINIRI AŞTIÜretim maliyetlerinin yanı sıra perakende sektörünün en zorlayıcı ve en kritik gündem başlıklarından birini ticari gayrimenkul piyasasındaki fiyatlamalar oluşturuyor. AVM'ler ve ana caddelerde yaşanan fahiş kira artışlarının artık birçok noktada sürdürülebilir sınırların çok üzerine çıktığını belirten Gümüştepe, bu tablonun şirketlerin mağazalaşma ve yatırım stratejilerini doğrudan değiştirdiğini dile getirdi. Markaların artık her lokasyonda fiziki olarak var olmaktan ziyade, verimliliği yüksek, marka algısını güçlendiren ve ticari getirisi rasyonel olan doğru noktalarda konumlanmayı öncelik haline getirdiğine işaret eden Gümüştepe, artan maliyetlerin etiketlere yansımasına ilişkin olarak da net mesajlar verdi. Gümüştepe, &#34;Maliyet artışlarının fiyatlara yansıması belirli ölçüde kaçınılmaz bir son. Ancak burada perakendeci için asıl kritik olan nokta, bu maliyet yükünü tamamen tüketiciye yansıtmadan; arka planda operasyonel verimlilik ve doğru fiyatlama stratejileri kurarak bu durumu dengeleyebilmektir. Bu dengeyi kurabilenler mevcut koşullarda daha sağlıklı bir büyüme zemini yakalayabiliyor&#34; değerlendirmesinde bulundu.FİYATLA DEĞİL MARKA ALGISIYLA REKABETDış pazar dinamikleri incelendiğinde, ihracat pazarlarında Uzak Doğu ülkeleri ve Mısır gibi alternatiflerin belirgin bir fiyat avantajı sunması, Türk hazır giyimcilerinin küresel pazar payını tehdit eden ana unsurların başında geliyor. Sadece fiyatla rekabet etmeye odaklanan her ticari yapının, daha düşük maliyetli bir alternatif karşısında kaçınılmaz olarak kırılgan hale geldiğine dikkat çeken Gümüştepe, Türkiye'nin bu darboğazdan çıkış yolunun güçlü bir markalaşma hamlesinden geçtiğini belirtti. Türkiye'nin küresel pazardaki en büyük avantajlarının hız, esneklik, kalite ve tasarım gücü olduğunu hatırlatan Gümüştepe, bu yeteneklerin marka değeriyle birleşmediği sürece eksik kalacağını ifade etti. Gümüştepe, &#34;İhracatta sadece üretici konumunda olmak günümüzde tek başına yeterli bir ayakta kalma stratejisi olmuyor; marka sahibi olmak da artık kritik bir eşik. Buradaki kırılma noktası; üretilen ürünün sadece maliyetini hesaplamak değil, onun hikayesini, tasarımını ve genel marka değerini büyütebilmektir. Gelecek dönemde sektörü ayakta tutacak yegane unsur, katma değerli, farklılaşmış ve global ölçekte anlam ifade eden markalar yaratabilme becerisi olacaktır. Kalıcı rekabet gücü tam olarak bu eksende şekillenecek&#34; dedi.ENFLASYONİST ORTAM TÜKETİCİ DAVRANIŞLARINI DÖNÜŞTÜRDÜMakroekonomik cephede yaşanan yüksek enflasyonist ortam ve tüketicinin giderek baskılanan alım gücü, perakende alışveriş reflekslerinde de köklü ve kalıcı değişimler yaratıyor. Tüketicilerin alışveriş kararlarında artık çok daha seçici ve sorgulayıcı bir tutum sergilediği bu dönemde, yalnızca ihtiyaç odaklı tüketim ile kalite arayışı kavramları iç içe geçmiş durumda. Eskiden daha hızlı tüketilen ürünlerin yerini artık rasyonel tercihler alıyor. Orta-üst segment tüketicisinin pazar davranışlarını analiz eden Gümüştepe, hedef kitlenin sadece bir ürünü satın almadığını; o markanın sunduğu güvene, tasarım diline ve kalite sürekliliğine de uzun vadeli bir yatırım yaptığını belirtti. Gerçekten ihtiyaç duyulan ürünlere yönelimin arttığını kaydeden Gümüştepe, &#34;Tüketici artık bu ürünlerin uzun ömürlü, fonksiyonel ve ödediği fiyatın karşılığını veren nitelikte olmasına büyük özen gösteriyor. Bu durum, pazar genelinde daha az ancak çok daha bilinçli bir tüketim eğilimini beraberinde getiriyor. Dolayısıyla markalar için kalite, tasarım ve fiyat dengesi bir tercih olmaktan çıkarak, ayakta kalmanın ve sürdürülebilir büyümenin temel şartı haline geliyor&#34; şeklinde konuştu.NİCELİKSEL BÜYÜMEDEN NİTELİKLİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİR YATIRIMA GEÇİŞPiyasa koşullarındaki bu sert değişimler, hazır giyim şirketlerinin ajandalarındaki yatırım ve büyüme hedeflerini de yeniden şekillendiriyor. Yakın dönemde perakende konseptlerini yenileyerek erkek giyiminin ötesine geçen ve kadın giyim pazarına da giriş yaparak daha kapsayıcı bir yapıya bürünen Lufian, büyüme stratejisinde sayısal genişlemeden ziyade niteliğe odaklandığını duyurdu. Ayda iki mağaza açma hızına ulaşılan agresif büyüme dönemlerinin ardından, şirket artık yeni yatırımlarda sadece lokasyon sayısını artırmayı değil; açılan noktanın marka algısına katkısını, müşteri deneyimini ve arka plandaki operasyonel verimliliği dikkate alıyor. Yurt dışı açılım planlarında ise her pazarda bulunma hedefi yerine, markanın global konumlandırmasını güçlendirecek doğru noktalarda, seçici iş birlikleriyle ilerleme modeli benimseniyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 09 Apr 2026 01:58:53 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İtalya'nın tanınan tekstil markalarının ürünleri İstanbul'da üretiliyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/italyanin-taninan-tekstil-markalarinin-urunleri-istanbulda-uretiliyor-9570/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/italyanin-taninan-tekstil-markalarinin-urunleri-istanbulda-uretiliyor-9570/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B55AE3-C5275A-5D1DD5-80AFCC-5BC7AB-36A220.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kurumsal tekstil ürünleri üreten firma sahibi Mücahit Artar, İstanbul&#39;un Güngören ilçesindeki üretim tesislerinde faaliyetlerini sürdürerek başta İtalya olmak üzere Avrupa&#39;nın önde gelen markalarına kurumsal tekstil tasarımı ve üretimi gerçekleştirdiklerini söyledi.Artar,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B55AE3-C5275A-5D1DD5-80AFCC-5BC7AB-36A220.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kurumsal tekstil ürünleri üreten firma sahibi Mücahit Artar, İstanbul&#39;un Güngören ilçesindeki üretim tesislerinde faaliyetlerini sürdürerek başta İtalya olmak üzere Avrupa&#39;nın önde gelen markalarına kurumsal tekstil tasarımı ve üretimi gerçekleştirdiklerini söyledi.Artar, Türkiye&#39;nin tekstilde uzun yıllara dayanan birikimine dikkati çekerek, &#34;Sektörün en önemli avantajlarından biri yetişmiş iş gücü ve bilgi birikimi. Türkiye tekstile yıllardır yön veren bir ülke. Know-how ve teknik personel açısından güçlü olmamız, küresel pazarda elimizi kuvvetlendiriyor.&#34; dedi.Son dönemde yaşanan küresel krizler ve savaşların tedarik zincirlerini etkilediğini belirten Artar, şunları kaydetti:&#34;Malumunuz son zamanlarda yaşanan savaşla birlikte Türkiye&#39;nin jeopolitik konumu çok daha önemli olmaya başladı. Avrupa&#39;ya yakınlığı hatta dünyanın da merkezinde oluşu bu konuda ne kadar büyük bir avantaja sahip olduğunu gösterdi. Yıllardır sektöre yön veren ve teknik personel yetiştiren bir ülke olmamız, dolayısıyla son zamanlarda yaşanan bu krizlerle birlikte aslında ne kadar önemli bir konumda olduğumuz da anlaşıldı.&#34;Artar, jeopolitik konumun ne kadar önemli olduğunun görüldüğünü ve Türkiye bu konuda da yerini çok iyi koruduğunu aktararak, &#34;Bu bizim sektörümüz için de çok büyük avantaj oldu. Özellikle Uzak Doğu pazarından bu savaş dolayısıyla yaşanan olumsuzluklardan kaçan birçok firmanın Türkiye&#39;yi tekrar tercih etmeye başladığını söyleyebilirim. Bunun kısa zaman içerisinde geri dönüşümlerini aldık. Daha da ilerleyeceğini ve daha da iyi sonuçlar alacağımızı düşünüyorum.&#34; şeklinde konuştu.Şirketlerinin 1994 yılında kurulduğunu ve 2000 yılından beri ihracat yaptıklarını anlatan Artar, &#34;O zamandan beri de dünyaca tanınan özellikle İtalyan markalarının da hem tasarımını hem üretimini yapıyoruz. Sektöre de o konu da yön veren Türk şirketlerinden bir tanesiyiz.&#34; dedi.Artar, Avrupa&#39;dan Türk ürünlerine bakış açısına ilişkin, &#34;Türkiye her zaman kaliteyi ön planda tutan, özellikle müşteri memnuniyetini ön planda tutan ve çok hızlı servis verebilen bir ülke. Bu konuda çok flexible (esnek) bir ülkeyiz. Çözüm odaklı bir ülkeyiz ve analitik zekası çok iyi çalışan bir ülkeyiz.&#34; değerlendirmesinde bulundu.Türkiye&#39;nin her zaman kalite konusunda kendini geliştiren ve her geçen gün iyi ürünler üreten, yurt dışında da algısı daha üst segmente yönelen bir ülke olduğuna işaret eden Artar, kalitenin, hızın ve çözüm odaklı olmanın önemini vurguladı.- &#34;Türkiye tekstilde çok deneyimli, çok tecrübeli bir ülke&#34;Artar, Türkiye&#39;nin tekstil sektöründe herhangi bir probleme çözüm üretme kabiliyetiyle birlikte jeopolitik konumu ve uzun senelerdir sektörde olmasından dolayı çok önemli bir konumda bulunduğunu ifade etti.İstanbul&#39;da yapılan üretimle şu anda 29 ülkeye ihracat yaptıklarını anlatan Artar, &#34;Avrupa&#39;nın birçok ülkesine, İngiltere&#39;ye ve ABD&#39;ye ihracatlarımızı gerçekleştiriyoruz. Bu pazarlar dışındaki ülkelere savaşlar dolayısıyla satışlarımızda bir geri çekilme var ama Avrupa&#39;nın tamamıyla işlerimizi sürdürüyoruz.&#34; dedi.Artar, yurt dışı satışlarına ilişkin şunları söyledi:&#34;25 yıldır İtalya&#39;nın dünyaca ünlü markaları ile çalışıyoruz. İlk başladığımız senelerde bize üretimi, tasarımı en kolay ürünleri veriyorlardı. Şimdi artık en zor, işçiliği en ağır olan ve know-how&#39;a ihtiyaç duyulan ürünleri veriyorlar. Çünkü artık Türkiye tekstilde çok deneyimli, çok tecrübeli bir ülke. Çalışanından yöneticisine kadar herkes sektöre çok vakıf. Bu konudan dolayı tercih sebebi de olmaya başladı.&#34;Satış ve pazarlama ofislerinin İsviçre&#39;de bulunduğunu belirten Artar, &#34;İsviçre&#39;yi konumlandırarak Avrupa&#39;nın tamamına yayılıyoruz. Almanya, Fransa, Belçika, İspanya&#39;ya kadar Avrupa&#39;nın tamamıyla çalışıyoruz. İtalya marka derinliği konusunda diğer ülkelerden daha ileri olduğu için İtalya&#39;yı ihracatta merkeze koyduk ama bugün bir Fransa, Almanya, İsviçre de bu konuda çok etkin ve güçlü markalara sahip olan ülkeler.&#34; şeklinde konuştu.- &#34;En ucuz olmaya yoğunlaşırsak rekabete giremeyiz&#34;Artar, global markalarla çalışmanın kendilerine çözüm odaklı ve disiplinli olmayı öğrettiğini ifade ederek, &#34;Son 25 yıldır Türkiye tekstilde çok büyük bir adım attı. Bugün lüks dediğimiz markaların birçoğu Türkiye&#39;de üretiliyorsa bu Türkiye&#39;nin çok yol aldığını gösteriyor.&#34; diye konuştu.Uzak Doğu ülkelerine göre Türkiye&#39;de üretimin daha kaliteli ve hızlı olduğunu dile getiren Artar, her şeyden önce Türkiye&#39;nin çözüm odaklı olduğu için çok sıra dışa işler üretebildiğini ve tekstille ilgili her geçen gün geliştiğine işaret etti.Artar, Türkiye&#39;nin her zaman tekstilde öncü bir ülke ve üretimde ilk tercih edilecek ülkelerden biri olduğunu belirterek, &#34;Türkiye&#39;deki insanlar çözüm odaklı olduğu için naz çeken firmalarımız var. Biz en ucuz olmaya yoğunlaşırsak rekabete giremeyiz ama en kaliteli, en hızlı, en pratik ve en seri çözümcül olursak rekabet edebiliriz. Biz de şirketimizde bunu yapıyoruz.&#34; dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 07 Apr 2026 02:53:01 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İHKİB'de yeni dönem]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ihkibde-yeni-donem-3353/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ihkibde-yeni-donem-3353/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3F55CA-01AC39-70BD80-66682A-5ADFC6-C5820B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin en stratejik ihracat sektörlerinden biri olan hazır giyim ve konfeksiyon sektörünü temsil eden İHKİB'de seçimler tamamlandı ve yeni başkan Mustafa Paşahan oldu. Paşahan, seçim sonrası yaptığı konuşmada tüm katılımcılara teşekkür ederek seçim sonuçlarının hayırlı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3F55CA-01AC39-70BD80-66682A-5ADFC6-C5820B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin en stratejik ihracat sektörlerinden biri olan hazır giyim ve konfeksiyon sektörünü temsil eden İHKİB'de seçimler tamamlandı ve yeni başkan Mustafa Paşahan oldu. Paşahan, seçim sonrası yaptığı konuşmada tüm katılımcılara teşekkür ederek seçim sonuçlarının hayırlı olmasını diledi.&#34;İHRACATÇININ REKABET GÜCÜNÜ ARTIRACAĞIZ&#34;Konuşmasında sektörün mevcut zorluklarına rağmen üretim, ihracat ve markalaşma gücüne dikkat çekerek güçlü mesajlar veren Paşahan, sektörün rekabet gücünün artırılmasının temel hedeflerinden biri olduğunu vurguladı. Paşahan, &#34;Öncelikli olarak kaybettiğimiz rekabetçiliğimizi geri alıp sektörümüzün değerini artıracağız. İhracatçılarımızın uluslararası rekabet gücünü artıracak her adımı stratejik öncelik olarak görüyoruz. Yabancılara yapılan satışların İHKİB'e beyan edilmesi şartıyla ihracat olarak sayılmasının yaygınlaştırılması için girişimlerde bulunacağız. Bu uygulama sayesinde ihracatçılarımızın yeşil pasaport hakkından daha fazla yararlanabilmesine katkı sağlayacağız. Amacımız, ihracat yapanı destekleyen, üreteni ödüllendiren, rekabeti kolaylaştıran bir yapıyı güçlendirmektir. Hazır giyim sektörümüzün önünü açmaya, ihracatçımızın yanında olmaya kararlılıkla devam edeceğiz." dedi.Hazır giyim sektörünün Türkiye'nin en kritik sektörlerinden biri olduğunu vurgulayan Paşahan, &#34;Tasarım ve markalaşma konusunda birçok sektöre ilham veriyoruz. Onlarca markanın arkasında sabır, ortak akıl ve güçlü bir üretim kültürü var. Son 3 yıldır maliyet ve kur dengesizliği nedeniyle sektörümüz daralsa da bu süreci kısa sürede aşacağımıza inanıyoruz. Hazır giyimden vazgeçilemeyeceğini her platformda vurguluyoruz. Bu sektör güçlü, dinamik ve yeniden toparlanma kapasitesi çok yüksek bir sektördür. Geçmiş ile gelecek arasında köprü kuran bir sektör için çalışmaya devam edeceğiz." diye konuştu.KOBİ&#39;LERLE İLGİLİ ÖZEL YAPILANMAİhracatın önündeki en önemli engellerden birinin de vize sorunları olduğunu belirten Paşahan, konu ile ilgili en üst düzeyde girişimlerini sürdürdüklerini ve yeni dönemde de yakından takipçisi olacaklarını söyledi. KOBİ'lere ilgili olarak da özel bir yapılanmaya gideceklerini belirten Paşahan, sektörel dönüşümün merkezine küçük ve orta ölçekli firmaları koyduklarını söyledi. KOBİ'lerin ihracat potansiyelinin çok yüksek olduğunu kaydeden Paşahan, bu nedenle bir KOBİ destek masası kuracaklarını ifade etti.Paşahan yeni dönemde sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve dönüşüm başlıklarını da gündemin en üst sıralaraına taşıyacaklarını ve bu konularda finansman ve hibe modelleri üzerinde çalışacaklarını kaydetti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 06 Apr 2026 18:08:32 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Zorlu yılda 1.2 milyar dolarlık gurur tablosu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/zorlu-yilda-12-milyar-dolarlik-gurur-tablosu-76/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/zorlu-yilda-12-milyar-dolarlik-gurur-tablosu-76/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_10A5DE-35FBB3-770870-5509E6-B90AE2-BC8446.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bursa'da düzenlenen görkemli törende, 2025 yılı performanslarıyla fark yaratan 51 firma podyuma çıktı. Yılın ihracat şampiyonu ise Fistaş Fantazi İplik oldu.İhracatın Devler Ligi: İlk 10 Belli Oldu2025 yılında tekstil ihracatına yön veren ve İpek Böceği Ödülleri'nde zirveyi&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_10A5DE-35FBB3-770870-5509E6-B90AE2-BC8446.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bursa'da düzenlenen görkemli törende, 2025 yılı performanslarıyla fark yaratan 51 firma podyuma çıktı. Yılın ihracat şampiyonu ise Fistaş Fantazi İplik oldu.İhracatın Devler Ligi: İlk 10 Belli Oldu2025 yılında tekstil ihracatına yön veren ve İpek Böceği Ödülleri'nde zirveyi göğüsleyen ilk 10 firma, sektörün üretim ve pazarlama gücünü bir kez daha kanıtladı. Listenin başında yer alan Fistaş Fantazi İplik&#39;i sırasıyla; Almaxtex Tekstil, Yeşim Satış Mağazaları, Küçükçalık Tekstil ve ACN-TR Dış Ticaret takip etti. İhracatın zirvesindeki diğer isimler ise Marteks Marmara Tekstil, Harput Tekstil, Berteks Pazarlama, Vanelli Tekstil ve Martur Sünger ve Koltuk Tesisleri oldu. Bu dev kuruluşlar, sağladıkları döviz girdisiyle tekstil sektörünün sürdürülebilir büyümesindeki lokomotif rollerini bir kez daha tescillediler.Zor Şartlarda 1.2 Milyar Dolarlık Başarı HikayesiEtkinliğin açış konuşmasını yapan UTİB Yönetim Kurulu Başkanı Pınar Taşdelen Engin, tekstil sektörünün direnç gücüne dikkat çekti. Rekabetin her zamankinden zor olduğu bir iklimde UTİB olarak 1 milyar 222 milyon dolarlık ihracat rakamına ulaştıklarını belirten Engin, &#34;Bu ödüller sadece birer plaket değil; azmin, emeğin ve 'Made in Türkiye' imzasını dünyaya taşıma kararlılığımızın birer tescilidir&#34; dedi.Ticaretin Yeni Anayasası: Yeşil Mutabakat2026 yılına dair stratejik bir yol haritası çizen Engin, sürdürülebilirliğin artık bir seçenek değil, &#34;ticaretin yeni anayasası&#34; olduğunu vurguladı. Sektörün geleceği için devlet desteği ve uygun finansman imkanlarının kritik önemde olduğunu ifade eden Engin, &#34;Yeşil Mutabakat ve dijitalleşme projelerimize hız kesmeden devam edecek, tasarım ve inovasyonu en güçlü kasımız haline getireceğiz&#34; mesajını verdi.İş Dünyasından Tam Destek ve Ortak VizyonTörende, tekstil sektörü ve iş dünyasının temsilcileri ile oda başkanları da sektörün geleceğine dair önemli mesajlar verdi.Bursa'nın ihracatındaki başarıları ve tekstille olan sinerjiyi vurgulayan UİB Koordinatör Başkanı ve OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, &#34;Küresel ticaretin yeniden şekillendiği bu dönemde, Bursa'nın üretim gücü ve ihracatçı firmalarımızın adaptasyon yeteneği, Türkiye'nin en büyük rekabet avantajıdır&#34; dedi.Bursa iş dünyasının üretim azmine dikkat çeken BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş ise, &#34;Zorlu bir yılı başarıyla geride bırakan ihracatçılarımız, sadece ekonomik bir değer yaratmakla kalmıyor, aynı zamanda şehrimizin ve ülkemizin küresel arenadaki itibarını da yükseltiyorlar&#34; ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 04 Apr 2026 12:18:36 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Adidas'ta üst düzey atama]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/adidasta-ust-duzey-atama-4587/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/adidasta-ust-duzey-atama-4587/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B76D96-481991-497470-6F08FE-9AE3B9-07E631.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mayıs 2021'den bu yana adidas Türkiye'de görev alan Orhan Domaniç, Kıdemli Talep Planlama Müdürü olarak üstlendiği liderlik rolünde, pazar talebinin etkin yönetimi ve veri odaklı karar alma kültürünün güçlendirilmesinde önemli katkılar sağladı. Satış ve pazarlama fonksiyonları&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B76D96-481991-497470-6F08FE-9AE3B9-07E631.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mayıs 2021'den bu yana adidas Türkiye'de görev alan Orhan Domaniç, Kıdemli Talep Planlama Müdürü olarak üstlendiği liderlik rolünde, pazar talebinin etkin yönetimi ve veri odaklı karar alma kültürünün güçlendirilmesinde önemli katkılar sağladı. Satış ve pazarlama fonksiyonları arasında güçlü bir uyum ve ortak bakış açısı oluşturarak entegre bir iş planının hayata geçirilmesine liderlik eden Domaniç, analitik yaklaşımı ve stratejik perspektifiyle iş sonuçlarının iyileştirilmesine katkıda bulundu. Talep planlamadan tedarik süreçlerine uzanan uçtan uca yaklaşımıyla organizasyonel çevikliği artırırken, sürdürülebilir büyümeyi destekleyen güçlü bir temel oluşturulmasında etkili rol oynadı. Ayrıca kısa süreli bir görevlendirme kapsamında Kıdemli Finans Direktörü olarak üstlendiği görevle, finansal liderlik ve stratejik karar alma deneyimini daha da güçlendirdi.Orhan Domaniç, yeni görevinde adidas Türkiye'nin kârlı ve sürdürülebilir büyüme yolculuğuna yön veren stratejik iş geliştirme ajandasına liderlik edecek. Şirketin satış ve pazarlama ekipleri başta olmak üzere ticari fonksiyonlarını kapsayan bütüncül iş modellerinin şekillendirilmesine öncülük ederken, ölçeklenebilir büyüme fırsatlarının hayata geçirilmesi ve global stratejilerin yerel pazar dinamikleriyle güçlü bir şekilde entegre edilmesini sağlayacak. Aynı zamanda, organizasyon genelinde etki yaratan stratejik girişimlere liderlik ederek, iş yapış şekillerinin dönüşümüne ve Türkiye operasyonunun uzun vadeli büyüme vizyonunun güçlendirilmesine katkıda bulunacak.Bu atama, adidas Türkiye'nin stratejik iş geliştirme alanındaki yetkinliklerini güçlendirirken, kârlı ve sürdürülebilir büyüme hedeflerini desteklemeyi amaçlıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 02 Apr 2026 08:31:02 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Gardıroplarda yaklaşık 500 milyon ton atıl kıyafet var]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gardiroplarda-yaklasik-500-milyon-ton-atil-kiyafet-var-1585/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gardiroplarda-yaklasik-500-milyon-ton-atil-kiyafet-var-1585/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C58E87-48B51F-D8C784-35FE72-831F55-3C24AB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Plastik geri dönüşümünde küresel gelişmeler, yenilikçi teknolojiler ve döngüsel ekonomiye yön veren uygulamalar, 3. Plastik Geri Dönüşüm Konferansı kapsamında düzenlenen panellerde değerlendirildi. Konferans kapsamında fuarın ikinci gününde düzenlenen ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C58E87-48B51F-D8C784-35FE72-831F55-3C24AB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Plastik geri dönüşümünde küresel gelişmeler, yenilikçi teknolojiler ve döngüsel ekonomiye yön veren uygulamalar, 3. Plastik Geri Dönüşüm Konferansı kapsamında düzenlenen panellerde değerlendirildi. Konferans kapsamında fuarın ikinci gününde düzenlenen ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kimya, Sağlık, Tekstil ve Ağaç Ürünleri Sanayi Daire Başkanı Gökhan Yazıcı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kimya, Sağlık, Tekstil ve Ağaç Ürünleri Sanayi Daire Başkanlığı Sanayi ve Teknoloji Uzmanı Tuğba Taşçı Alak&#39;ın da takip ettiği Tekstil Geri Dönüşümü Paneli, sektörün önde gelen temsilcilerini bir araya getirdi.&nbsp;Panelin açılış konuşmalarını PAGÇEV Kurumsal İletişim Direktörü Cesur Çaça, RePlast Eurasia Danışma Kurulu Başkanı Bernard Merkz ve PAGÇEV Başkanı Yavuz Eroğlu&#39;nun yaptı. Eroğlu, dünyada artık lineer ekonominin kabul görmediğini belirterek, üretim ve tüketim alışkanlıklarının köklü bir değişim içinde olduğunu ifade etti. Kaynakların sınırsız olmadığı gerçeğinin, geri dönüşüm sistemlerini zorunlu hale getirdiğini vurgulayan Eroğlu, döngüsel ekonominin artık tüm sektörler için temel bir yaklaşım haline geldiğini söyledi."AŞAĞI DÖNÜŞÜM DEĞİL, KAPALI ÇEVRİM GERİ DÖNÜŞÜM"Mevcut geri dönüşüm uygulamalarının önemli bir bölümünün "aşağı dönüşüm" olarak tanımlanan, ürün kalitesinin düştüğü bir modele dayandığını belirten Eroğlu, bunun sürdürülebilir bir çözüm olmadığını dile getirdi. Yeni dönemde hedefin, geri dönüştürülen ürünlerin ilk kalitesine eşdeğer şekilde yeniden üretilebilmesi olduğunu vurgulayan Eroğlu, bu yaklaşımın "kapalı çevrim geri dönüşüm" olarak adlandırıldığını ifade etti.Avrupa başta olmak üzere dünya genelinde bu modelin hızla yaygınlaştığını belirten ve özellikle tekstil ve plastik sektörlerinde bu dönüşümün kaçınılmaz olduğunu kaydeden Eroğlu, &#34;Geri dönüşümde artık yeni bir aşamaya geçiyoruz. Bugün hâlâ yaygın olarak uygulanan aşağı&nbsp;dönüşüm modeli yerine, ürünleri ilk haline eşdeğer şekilde yeniden üretmeyi hedefleyen kapalı çevrim geri dönüşüm sistemleri öne çıkıyor. Örneğin şişeyi tekrar şişeye, tekstili tekrar tekstile dönüştürmek, esas olan yaklaşım haline geliyor." dedi.&nbsp;TÜRKİYE İÇİN STRATEJİK FIRSATTürkiye'nin hem güçlü tekstil üretim altyapısına hem de gelişmiş plastik geri dönüşüm sanayisine sahip olduğuna dikkat çeken Eroğlu, bu iki alanın birleşiminin önemli bir avantaj sunduğunu belirtti. Tekstil ürünlerinin önemli bir bölümünün plastik bazlı ham maddelerden oluştuğunu hatırlatan Eroğlu, tekstilden tekstile geri dönüşümün ancak güçlü bir plastik geri dönüşüm altyapısı ile mümkün olabileceğini ifade etti.Türkiye'nin mevcut üretim gücü ve sanayi altyapısıyla tekstil geri dönüşümünde önemli bir merkez haline gelebileceğini vurgulayan Eroğlu, &#34;Eğer mevzuatımızı ve altyapımızı bu dönüşüme uygun şekilde geliştirirsek, tekstil geri dönüşümünde bölgesel değil küresel bir merkez haline gelebiliriz. Bu alan, yeşil dönüşümün tam merkezinde yer alıyor ve çok hızlı büyüme potansiyeli taşıyor." dedi.&nbsp;GARDIROPLARDA YAKLAŞIK 500 MİLYON TON ATIL KIYAFET VAREroğlu&#39;nun konuşmasının ardından PAGÇEV Kurumsal İletişim Direktörü Cesur Çaça&#39;nın moderasyonunu yaptığı panelde konuşan Gama Recycle Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Kaplan, tekstil geri dönüşümünde en kritik ayrımın "geri dönüşüm" ile "geri kazanım (rejenerasyon)" arasındaki fark olduğunu vurguladı. Geri dönüşümün bir döngü sistemi içinde atığın yeniden ekonomiye kazandırılması anlamına geldiğini, ancak mevcut sistemde ağırlıklı olarak endüstriyel atıkların dönüştürüldüğünü ifade etti. Dünyada her yıl yaklaşık 110 milyon ton tekstil üretildiğini, ancak bunun çok küçük bir kısmının gerçekten tekstilden tekstile geri dönüştürülebildiğini belirten Kaplan, tüketim alışkanlıklarının sorunu büyüttüğünü söyledi. Gardıroplarda yaklaşık 500 milyon ton atıl kıyafet bulunduğuna dikkat çekerek, bu durumun sürdürülemez olduğunu vurguladı.En büyük sorunlardan birinin tekstil ürünlerinin karışık yapısı nedeniyle geri dönüşümün zor olması olduğunu belirten Kaplan, bu noktada geliştirdikleri kimyasal geri dönüşüm teknolojisiyle tekstili tekrar ham maddesine ayırabildiklerini ve bunun özellikle karışık tekstiller için önemli bir çözüm sunduğunu ifade etti.SADECE 50 BİN TON ATIK TOPLANABİLİYORMeltem Kimya Teknik Müdürü İbrahim Söylemez, tekstil atıklarının aslında "atık" değil değerli bir ham madde olarak görülmesi gerektiğini belirtti. Meltem Kimya'nın uzun yıllardır polyester atıkları kimyasal yöntemlerle ekonomiye geri kazandırdıklarını aktaran Söylemez, en büyük sorunun karışık tekstil yapıları ve regülasyon eksikliği olduğunu vurguladı. Türkiye'de yılda yaklaşık 1,1 milyon ton tekstil atığı oluşmasına rağmen yalnızca 50 bin tonunun toplanabildiğini belirterek, sistematik bir toplama altyapısına ihtiyaç olduğunu söyledi.&nbsp;Söylemez ayrıca, sektörde yalnızca "geri dönüştürülmüş ürün" değil, "geri dönüştürülebilir ürün" tasarımının da teşvik edilmesi gerektiğinin altını çizdi.GERİ DÖNÜŞÜM ARTTI AMA İSTENEN SEVİYEDEN ÇOK UZAKAksa Carbon Sürdürülebilirlik Müdürü Serdar Asmaoğlu da karbon elyaf ve kompozit malzemelerin özellikle havacılık, otomotiv ve yenilenebilir enerji sektörlerinde sağladığı avantajlara dikkat çekti, hafiflik sayesinde ciddi enerji tasarrufu sağlandığını belirtti. Ancak bu malzemelerin kullanımının artmasıyla birlikte kompozit atıkların hızla büyümesi sorunun ortaya çıktığını aktaran Asmaoğlu, 2030'a gelindiğinde geri dönüşüm bekleyen karbon elyaf miktarının, üretimin yaklaşık yüzde 30'una ulaşacağına dikkat çekti. Asmaoğlu, bu nedenle kompozit geri dönüşümünün artık bir zorunluluk haline geldiğini söyledi.Asmaoğlu, Aksa Carbon olarak atıkları yakmak veya gömmek yerine, bunları yeni bir iş koluna dönüştürmeye çalıştıklarını, yani geri dönüşümü ekonomik olarak sürdürülebilir bir modele oturtmayı hedeflediklerini vurguladı.Gülle Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Gülle de tekstil sektöründe geri dönüşüm çalışmalarının arttığını ancak mevcut seviyenin gerçek çözümden hâlâ uzak olduğunu ifade etti. Kullanılan geri dönüştürülmüş ham madde oranlarının düşük olduğunu ve bunun hem arz hem de sistem eksikliğinden kaynaklandığını belirtti. Özellikle tekstil üretiminde su tüketimi ve boyama süreçlerinin ciddi çevresel etkiler yarattığını vurgulayan Gülle, bu dönüşümün tek tek firmalarla değil, devlet politikalarıyla desteklenmesi gerektiğini söyledi.Çözümün yalnızca üretimde değil, tüketici tercihinde de yattığına işaret eden Gülle, daha sürdürülebilir ürünlerin tercih edilmesi gerektiğini belirterek, hem markaların hem de tüketicilerin bu dönüşümde sorumluluk alması gerektiğini ifade etti. Ayrıca çevre bilincinin küçük yaşlardan itibaren kazandırılmasının önemine değinen Gülle, döngüsel ekonominin uzun vadeli bir kültürel dönüşüm gerektirdiğini vurguladı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 31 Mar 2026 02:41:16 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Tekstilde geleceğin kodları yazıldı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tekstilde-gelecegin-kodlari-yazildi-4246/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tekstilde-gelecegin-kodlari-yazildi-4246/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_231A39-CC580A-6702A9-3FB7EB-26CD80-810014.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) tarafından, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) koordinatörlüğü ve T.C. Ticaret Bakanlığı desteğiyle tekstil sektöründe inovasyon ve girişimcilik kültürünü güçlendirmek amacıyla düzenlenen 7. TechXtile Challenge, Türkiye İhracatçılar&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_231A39-CC580A-6702A9-3FB7EB-26CD80-810014.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) tarafından, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) koordinatörlüğü ve T.C. Ticaret Bakanlığı desteğiyle tekstil sektöründe inovasyon ve girişimcilik kültürünü güçlendirmek amacıyla düzenlenen 7. TechXtile Challenge, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Dış Ticaret Kompleksi&#39;nde gerçekleştirilen görkemli bir finalle sona erdi. Uludağ Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (UHKİB), Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA) ve Bursa Teknoloji Koordinasyon ve Ar-Ge Merkezi (BUTEKOM)'un destekçileri arasında yer aldığı &#34;Verimlilik&#34; temalı etkinlikte hem genç girişimciler hem de sektörün devleri inovasyon sahasında buluştu.Pınar Taşdelen Engin: "Attığımız tohumlar koca bir ormana dönüştü"&nbsp;Törenin açılış konuşmasını yapan UTİB Başkanı Pınar Taşdelen Engin, TechXtile Challenge'ın başlangıçtan bugüne kadar geldiği nokta hakkında bilgi vererek şunları söyledi: "Bir girişim fikrine sahip olmak değerli; Ona inanmak daha da değerli. Ama o fikri geliştirip bir vizyona dönüştürmek, emekle beslemek ve böylesine güçlü bir platformda paylaşmak da çok büyük cesaret ister. Bu nedenle finale kalan tüm girişimcilerimizi içtenlikle kutluyorum. Biz bu yapıya hiçbir zaman bir yarışma olarak bakmadık. Bizim için burası; yeni fikirlerin sektörle buluştuğu, genç girişimcilerin deneyimle güçlendiği, iş birliği imkânlarının doğduğu ve geleceğe dair somut adımların atıldığı çok kıymetli bir gelişim alanı. TechXtile Challenge, girişimcilerimiz için yalnızca bugünün değil, yarının da platformudur. Bugün bu sahnede sadece projeleri değil, tekstil sektörünün dönüşüm iradesini alkışlıyoruz. Bu platform benim için bir yarışmadan çok daha fazlası; bir zihniyet inşasıydı. Attığımız tohumların koca bir ormana dönüştüğünü görmek benim için en büyük gurur.&#34;Mustafa Gültepe: "Teknolojiyle dokunan yeni bir tekstil dünyası var"Törenin açılışında konuşan TİM Başkanı Mustafa Gültepe, tekstil sektörünün Türkiye ekonomisi için taşıdığı kritik öneme değindi. Gültepe, &#34;Artık rekabet ettiğimiz alan sadece üretim bantları değil; yazılım, mühendislik ve teknolojiyle dokunan yeni bir tekstil dünyası var. TechXtile Challenge, sanayicimizin birikimiyle gençlerimizin hayal gücünü bir araya getirerek geleceğe güçlü bir köprü kuruyor,&#34; dedi.İnovasyon Ligi'nde Devlerin YarışıEtkinlik kapsamında ayrıca TechXtile İnovasyon Ligi sonuçları da açıklandı. Sektördeki Ar-Ge merkezlerinin ve firmaların performanslarının değerlendirildiği yarışmada, geliştirdikleri sürdürülebilir ve teknolojik projelerle fark yaratan firmalar ödüllendirildi. Sektörün inovasyon karnesi niteliğindeki bu ödüller, tekstilin geleceğinin &#34;akıllı üretim&#34; odaklı olacağını bir kez daha tescilledi. İnovasyon Ligi'nde ilk 10 sırayı Almaxtex, Barutçu Tekstil, Bossa, Emirali Tekstil, İskur Tekstil, Kipaş Mensucat, Nurel Tekstil, Polyteks, Sun Tekstil, Toroman Tekstil firmaları alırken, ödüllü projeler arasından En Sürdürülebilir Proje ödülünü Kadife Kumaşta Görsel Dönüşüm ve Sürdürülebilir Üretim projesi ile Bossa kazandı. "En İnovatif" proje kapsamında İnovasyon Ligi'nin şampiyonu ise UPCLO: Tekstil Atıklarının Döngüsel Ekonomi Yaklaşımıyla Katma Değerli Yeni Nesil Hammaddelere Dönüştürülmesi projesiyle Emirali Tekstil oldu.Level Up Şampiyonu Fabric Guard, Scale Up şampiyonu CarByCelium&hellip;Girişimcilik ekosisteminin nabzını tutan TechXtile Challenge'da iki ana kategoride ödüller dağıtıldı. Fikir aşamasını geçmiş, prototip seviyesindeki girişimcilerin yarıştığı Level Up Kategorisi ile Ölçeklenebilir ve ticarileşme potansiyeli yüksek projelerin yarıştığı Scale Up Kategorilerinde ilk üçe giren ekipler büyük ödülün sahibi oldu.Level-Up Kategorisinde birincilik ödülünü Fabric Guard projesiyle ekip üyesi Abdurrahman Yüksel kazandı. Bu kategoride CarByCelium projesiyle Yağmur Bodur ikinci olurken, Üçüncülük ödülünü ise Terapötik Balmumu Sargısı projesiyle Eren Cihan Karsu Asal kazandı.&nbsp;Scale-Up Kategorisinde ise Refabric AI isimli projesiyle Begüm Doğru Öztekin birincilik kürsüsüne çıktı. Özdemir Erdal, Guartec isimli projesiyle ikinci olurken, üçüncülük ödülünün sahibi ise CombinUp projesiyle Nazlı Demirci Erel oldu.Özel Ödüllerde Anlamlı İmzalarTechXtile Challenge içinde geleneksel hale gelen özel ödüller de sahiplerini buldu. Geçtiğimiz yıllarda hayatını kaybeden ünlü tasarımcı Bahar Korçan adına her yıl verilen Bahar Korçan Sürdürülebilirlik Özel Ödülü, &#34;Tedarik Zinciri Entegre Akıllı Enerji Yönetimi Sistemi&#34; projesiyle Umut Oğur'a verildi. Nazlı Demirci Erel ise &#34;Combin Up&#34; isimli inovatif projesiyle yine her yıl kadın girişimcileri teşvik etmek hedefiyle programa dahil edilen Kadın Girişimci Özel Ödülü'nün sahibi oldu.Sektör Liderlerinden Tam DestekTekstil dünyasını buluşturan törene; TİM Başkanı Mustafa Gültepe'nin yanı sıra, Akdeniz Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Gürkan Tekin, Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Jak Eskinazi, Uludağ Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Nüvit Gündemir, BUSİAD Başkanı Tuncer Hatunoğlu, İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ahmet Öksüz, Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Sertbaş, TİM Başkan Vekili ve Güneydoğu Anadolu Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Koordinatör Başkanı Fikret Kileci, TETSİAD Başkanı Murat Şahinler, Tekstil Sektörü Sürdürülebilirlik Komite Başkanı Sultan Tepe, BEBKA Genel Sekreter Vekili Sabri Bayram, TİM Wings Kadın İhracatçıyı Güçlendirme Komite Üyesi ve İMA Yönetim Kurulu Başkanı Jale Tunçel ve ARYA Büyüme Lideri Sedef Erdoğmuş etkinliğe katılarak dereceye giren girişimcilere ödüllerini verdiler.&nbsp;Törende UTİB Başkanı Pınar Taşdelen Engin, TechXtile Challenge'ın başlangıcından bugüne kadar gelmesinde büyük emekleri olan Proje Koordinatörü Ufuk Batum'a bir plaket ile teşekkür etti.&nbsp;Güçlü İş Birlikleri ve SponsorluklarEtkinliğin başarısında sektörün öncü firmaları büyük rol oynadı. Almaxtex, Burboya, BUSİAD, Doca Textile, Elyaf Tekstil, Emirali, İlay, İpeker, Karesi Holding, Kıvanç Tekstil, Küçükçalık, Nilba, Polyteks, TETSİAD ve Vanelli gibi sektörün dev isimleri sponsorluklarıyla organizasyona güç katarak inovasyon ekosistemine verdikleri önemi bir kez daha gösterdiler.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 29 Mar 2026 09:45:18 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Fason üretim sarmalından çıkış reçetesi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/fason-uretim-sarmalindan-cikis-recetesi-533/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/fason-uretim-sarmalindan-cikis-recetesi-533/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_718FC8-10BB07-15107B-48422A-F8B24C-B85A8E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hakan ÖZBAYSektörün içinden geçtiği zorlu süreci ve geleceğe yönelik stratejileri Analiz Gazetesi&#39;ne özel olarak değerlendiren TASD Başkanı Berke İçten, yalnızca ayakkabı sanayisinin değil, genel ülke ihracatının yapısal sorunlarına da ayna tuttu.ÜLKE İMAJI OLMADAN ŞİRKETLER&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_718FC8-10BB07-15107B-48422A-F8B24C-B85A8E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hakan ÖZBAYSektörün içinden geçtiği zorlu süreci ve geleceğe yönelik stratejileri Analiz Gazetesi&#39;ne özel olarak değerlendiren TASD Başkanı Berke İçten, yalnızca ayakkabı sanayisinin değil, genel ülke ihracatının yapısal sorunlarına da ayna tuttu.ÜLKE İMAJI OLMADAN ŞİRKETLER MARKA OLAMAZTürk ayakkabı sektörünün yüksek üretim kapasitesi ve esnek üretim kabiliyetine rağmen, katma değerli ihracatın anahtarı olan markalaşma noktasında arzu edilen seviyenin çok uzağında kaldığına dikkat çeken İçten, bu durumun bir ekosistem sorunu olduğunu ifade etti. Üreticilerin bireysel çabalarının küresel pazarlarda marka yaratmak için tek başına yeterli olmadığını belirten İçten, çözümün devlet politikalarından geçtiğini şu sözlerle aktardı:&#34;Açıkça konuşmak gerekirse ülke olarak markalaşma noktasında sıkıntılıyız. Bu sadece ayakkabı sektörünün meselesi değil, maalesef genel olarak marka çıkartamıyoruz. Burada devletin daha farklı, vizyoner teşvik mekanizmalarını devreye sokması elzemdir. Bizim öncelikli düşüncemiz; ülkenin kendisinin bir marka haline gelmesi gerektiğidir. &#39;Türkiye&#39; algısı küresel çapta bir marka değerine ulaştıktan sonra, bizlerin üreticiler olarak o şemsiye altında kendi markalarımızı yaratmamız çok daha kolay ve kalıcı olacaktır.&#34;KÜRESEL DEVLER VE ÇAKMA ÜRÜNLERMarkalaşma yolculuğunda yerli sanayicinin belini büken en kritik engellerden birinin sahte ürün (çakma) ekonomisi olduğunu vurgulayan İçten, piyasadaki haksız rekabet ortamının üreticiyi nasıl köşeye sıkıştırdığını anlattı.Yerli bir girişimin marka olma iddiasıyla yola çıktığında çift yönlü bir rekabet kıskacına girdiğini belirten İçten, &#34;Düşünün ki yerli bir firmamız marka olmak istiyor. Sahaya indiğinde hem yılların küresel markalarıyla mücadele etmek zorunda kalıyor hem de o global markaların piyasayı saran çakmalarıyla rekabet etmeye çalışıyor. İki yönlü, son derece yıpratıcı bir rekabete tabi tutuluyoruz. İlgili bakanlıklarımızın bu konuya acilen neşter vurması gerekiyor. Kayıt dışılığı besleyen, haksız rekabet yaratan ve en önemlisi içimizdeki markalaşma hevesini öldüren bu olumsuz tablo bir an önce ortadan kaldırılmalıdır&#34; uyarısında bulundu.SAVAŞIN DOMİNO ETKİSİ VE HAMMADDE KRİZİ UYARISIKuzeydeki savaşın Avrupa pazarlarında ve Türkiye&#39;nin ihracat kanallarında yarattığı tahribat henüz atlatılamamışken, güney sınırlarına yakın bölgelerde patlak veren yeni çatışmalar, sektörü hammadde maliyetleri üzerinden tehdit ediyor. Savaşın uzaması halinde yaşanacak tehlikelere dikkat çeken İçten, petrol fiyatlarındaki artışın doğrudan petrokimya hammaddelerine, taban ve suni deri fiyatlarına yansıdığını ifade etti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 29 Mar 2026 02:01:29 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İstanbul İplik Fuarı kapılarını açtı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/istanbul-iplik-fuari-kapilarini-acti-2576/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/istanbul-iplik-fuari-kapilarini-acti-2576/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F62E0E-85721A-1EA3A9-1DD6FC-7002AE-BAD966.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tüyap Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. organizasyonuyla gerçekleştirilen fuar, Türkiye'nin iplik alanındaki tek uluslararası ihtisas fuarı olma özelliğini taşıyor. Avrupa ile Asya'nın kesişim noktasında yer alan İstanbul'da düzenlenen fuar, hem coğrafi avantajı hem de Türkiye'nin güçlü&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F62E0E-85721A-1EA3A9-1DD6FC-7002AE-BAD966.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tüyap Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. organizasyonuyla gerçekleştirilen fuar, Türkiye'nin iplik alanındaki tek uluslararası ihtisas fuarı olma özelliğini taşıyor. Avrupa ile Asya'nın kesişim noktasında yer alan İstanbul'da düzenlenen fuar, hem coğrafi avantajı hem de Türkiye'nin güçlü üretim altyapısı sayesinde sektör profesyonelleri için önemli bir ticaret ve iş birliği platformu sunuyor.30'a Yakın Ülkeden Alım Heyeti GeliyorFuarda pamuk, yün, ipek ve keten gibi doğal ipliklerin yanı sıra teknik ve fantezi iplikler de sergileniyor. Elyaf ve elyaf ürünleri, bobin, masura ve makara çeşitleri ile tekstil kimyasalları ve boyaları gibi üretim zincirinin farklı aşamalarına yönelik ürünler de ziyaretçilerin incelemesine sunuluyor. Özellikle sürdürülebilir üretim yaklaşımları ve yenilikçi iplik teknolojileri fuarın öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor.Fuar, yalnızca ürün sergileme alanı olmanın ötesinde, uluslararası iş bağlantılarının kurulduğu bir ticaret platformu niteliği taşıyor. Fuara Mısır, Tunus, Fas, Cezayir, Irak, Suriye, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Gürcistan, Rusya, Ukrayna, Sırbistan, Kuzey Makedonya ve Kosova başta olmak üzere 30'a yakın ülkeden alım heyetleri gelirken, fuar süresince gerçekleştirilecek B2B görüşmeler sayesinde katılımcı firmalar, farklı coğrafyalardan gelen alıcılarla doğrudan temas kurma fırsatı yakalayacak.&nbsp;Tasarım ve Yaratıcılık Ön PlandaFuar kapsamında düzenlenen Doku Kumaş Tasarım Sergisi ve Defilesi ile interaktif etkinlik alanları, iplikten kumaşa uzanan yaratıcı süreci ziyaretçilere deneyimleme imkânı sunuyor. Bu etkinlikler, fuarı yalnızca ticari değil aynı zamanda ilham veren bir platform haline getiriyor.Sektörün Küresel Buluşma Noktası&nbsp;Tüyap Fuarlar Yapım A.Ş. Genel Müdürü İlhan Ersözlü, fuarın açılışında yaptığı değerlendirmede, İstanbul İplik Fuarı&#39;nın, sektörün üretim gücünü, tasarım kabiliyetini ve ihracat vizyonunu dünya ile buluşturan en önemli platformlardan biri olduğunu belirtti. Ersözlü, "Kesintisiz olarak 22&#39;ncisini düzenlediğimiz, coğrafyamızın ve dünyanın en büyük ihtisas fuarlarından birinin açılışını gerçekleştirmenin gururunu yaşıyoruz. Bu yıl fuarımızda çok anlamlı bir tabloyla karşı karşıyayız. 5 ayrı salonda, 40 bin metrekarelik devasa bir alanda; 250 yerli ve 150 yabancı olmak üzere toplam 400 firmanın katılımıyla kapılarımızı açıyoruz. Alanında birbirinden değerli üreticilerimiz, ihracatçılarımız ve dünya markası firmalarımız bu platformda sektörle buluşuyor. Üç gün boyunca devam edecek olan fuarımızda, yüksek bir katılımla verimli iş birliklerinin kurulmasını temenni ediyoruz. Toplamda 20 bin civarında ziyaretçi ağırlamayı hedeflediğimiz bu büyük organizasyonun ülkemize ve sektörümüze hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 27 Mar 2026 09:51:28 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Yerli üretimin önemi  bir kez daha ortaya çıktı"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/yerli-uretimin-onemi-bir-kez-daha-ortaya-cikti-9841/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/yerli-uretimin-onemi-bir-kez-daha-ortaya-cikti-9841/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_570C96-84D9B9-EF506A-6780AC-53B92F-AFC009.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) tarafından düzenlenen ödül töreninde, 2025 yılı tekstil sektörünün başarılı ihracatçıları ödüllendirildi. İTHİB Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Öksüz'ün ev sahipliğinde gerçekleştirilen törene; İstanbul&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_570C96-84D9B9-EF506A-6780AC-53B92F-AFC009.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) tarafından düzenlenen ödül töreninde, 2025 yılı tekstil sektörünün başarılı ihracatçıları ödüllendirildi. İTHİB Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Öksüz'ün ev sahipliğinde gerçekleştirilen törene; İstanbul Valisi Davut Gül, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Gültepe, İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Türk Ticaret Bankası Genel Müdürü İlker Yeşil, ihracatçı birlik başkanları ve çok sayıda davetli katıldı. Ödül töreninde 5 Yıldız, 26 Platin, 28 Altın, 66 Gümüş, 258 Bronz ve 191 Başarı olmak üzere toplam 574 ödül sahiplerini buldu."İHRACATÇILAR ÇOK BÜYÜK FEDAKARLIKLAR YAPTI"Ödül töreninde konuşan İstanbul Valisi Davut Gül, ihracatçıların hem bireysel hem de kurumsal anlamda çok büyük fedakârlıklar yaptığını belirtti. Mevcut durumda dünyanın her yerinde sıkıntılar yaşandığını ve bunu en çok hisseden kesimlerden birinin de ihracatçılar olduğunu kaydeden Gül, şöyle konuştu:"Dünya ve coğrafya bize şunu gösterdi: Belki üç lira daha ucuza alınan yerler vardı; ancak istikrar olmayınca, orta vadede ihtiyaçların karşılanamadığını herkes anladı. Türkiye'nin barış iklimi ve üretim zincirinin kesintisiz devam etmesi sayesinde sizler de müşterilerinize güven telkin ediyorsunuz. İnşallah dünyadaki huzurun yeniden tesis edilmesi ve Türkiye'nin muhafaza ettiği barış iklimiyle birlikte, ihracatçılar da bekledikleri rakamlara çok kısa sürede ulaşacaktır."'TEKSTİL VE HAZIR GİYİM EKONOMİNİN TEMEL TAŞI'TİM Başkanı Mustafa Gültepe de tekstil ve hazır giyim sektörlerinin yalnızca ihracat rakamlarıyla değil; üretim gücü, istihdam kapasitesi ve küresel rekabetteki direnciyle Türkiye ekonomisinin temel taşlarından biri olmayı sürdürdüğünü belirtti. Gültepe, "Son yıllarda yaşanan maliyet baskısı, talep daralması ve finansmana erişim zorluklarına rağmen ihracatçılarımız üretim zincirini ayakta tutmayı başardı. Bu dönemde elde edilen her başarı, sektörümüzün dayanıklılığının ve kararlılığının en somut göstergesidir." dedi.Gültepe sözlerini şöyle sürdürdü:"Bugün küresel rekabetin her zamankinden daha sert olduğu bir süreçten geçiyoruz. Ancak Türkiye'nin güçlü üretim altyapısı, hızlı teslim kabiliyeti ve güvenilir tedarikçi kimliği önemli bir avantaj sunuyor. Tüm bu zorluklara rağmen, sektörlerimizin sahip olduğu birikim ve ihracat iradesiyle bu süreci aşacağına inanıyoruz. Tekstil ve hazır giyim, dönüşüm kabiliyeti yüksek yapısıyla önümüzdeki dönemde de Türkiye'ye değer katmaya devam edecektir."TEKSTİL İHRACATI 11,4 MİLYAR DOLARA ULAŞTI2022 yılının son çeyreğinde başlayan ve etkisini hâlâ sürdüren küresel talep daralmasının sektörü derinden etkilemeye devam ettiğini ifade eden Ahmet Öksüz, "2025 yılı; artan üretim maliyetleri, küresel durgunluk, daralan talep ve jeopolitik riskler nedeniyle oldukça zorlu bir yıl oldu. Tüm bu olumsuzluklara rağmen tekstil sektörü ihracatımız, 2025 yılında 11,4 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti." dedi.AB'DEKİ DARALMA SEKTÖRÜ ETKİLEDİSektörün en büyük ihracat pazarı olan AB'deki daralmanın sektörü ciddi şekilde etkilemesine rağmen pazar paylarını korumaya çalıştıklarını vurgulayan Ahmet Öksüz, "Sektörümüzün en büyük 2'nci ihracat pazarı olan ABD pazarında ise önemli bir ivme yakaladık. 2025 yılında 800 milyon dolara yaklaşan ihracatımızla ABD'nin 8'inci büyük tedarikçisi konumundayız. Son 5 yılda payımızı yüzde 1,6'dan yüzde 3,2'ye çıkardık. Hedefimiz ise ABD'nin en büyük 5 tedarikçisi arasına girmek. Önümüzdeki süreçte küresel faizlerin düşüş eğilimine girmesiyle birlikte bu hedefimize ulaşacağımıza yürekten inanıyoruz." diye konuştu.HAKSIZ REKABETE KARŞI KORUNMALIYIZBugün "durgunluk" olarak tanımlanan dönemlerin aslında sektörlerin kendini yeniden tanımladığı kritik eşikler olduğunu söyleyen Ahmet Öksüz, lojistik sorunların ve tedarik zincirlerindeki kırılmaların yerli üretimin önemini bir kez daha ortaya koyduğunu, haksız rekabete karşı sektörün korunmasının ne kadar elzem olduğunu gösterdiğini dile getirdi. Diğer taraftan ABD'nin ilave gümrük vergilerini devreye almasının ve en büyük ihracat pazarı olan Avrupa Birliği'nin yeni ticaret anlaşmalarının Türkiye gibi üretici ülkeleri Asya için hedef pazar hâline getirdiğini kaydeden Ahmet Öksüz, "Bu nedenle dahilde işleme rejiminde yaşanan suistimallerin engellenmesi için şahit numune alınması, hâlihazırda bakanlığımızın titizlikle üzerinde çalıştığı menşe sapmasıyla daha etkin mücadele edilmesi gibi yerli üretimi etkileyen konularda adımlar atılması büyük önem taşıyor. Unutulmamalıdır ki milyarlarca dolarlık yatırımla oluşmuş ve ülkemizin sanayi hafızası konumundaki sektörümüzden Türkiye'nin vazgeçme lüksü yoktur." ifadelerini kullandı.ÖDÜL ALANLARGecede, 2025 yılı ihracat performanslarıyla öne çıkan firmalar ödüllerine kavuştu. Başarılarıyla sektöre değer katan ilk 10 firma aşağıdaki gibi sıralandı:•	AK-PA TEKSTİL İHR. PAZ. A.Ş.•	AKSA AKRİLİK KİMYA SAN. A.Ş.•	KORDSA TEKNİK TEKSTİL A.Ş.•	KİPAŞ PAZ. VE TİC. A.Ş.•	FPS TURKEY AMBALAJ SAN. VE TİC. A.Ş.•	TEKSİS TEKSTİL ÜRÜNLERİ PAZARLAMA ANONİM ŞİRKETİ•	ZORLU DIŞ TİC. A.Ş.•	ORMO İTH. İHR. A.Ş.•	AYDIN TEKS. TİC. VE PAZ. A.Ş.•	DGS DIŞ TİC. A.Ş.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 26 Mar 2026 11:23:36 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Avrupa'nın ekonomik güvenliğinde biyo bazlı malzemeler öne çıkıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/avrupanin-ekonomik-guvenliginde-biyo-bazli-malzemeler-one-cikiyor-2550/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/avrupanin-ekonomik-guvenliginde-biyo-bazli-malzemeler-one-cikiyor-2550/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_795422-C741E2-8C71AC-154835-C98060-6D6CDB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tekstil ve dokusuz yüzeyler sektörlerine yönelik rejenere selüloz elyaf alanında önde gelen tedarikçilerden biri olan Lenzing Group, biyo bazlı malzemelerin Avrupa'nın ekonomik güvenliğini nasıl güçlendirebileceğini ve fosilsiz bir geleceğe geçişi nasıl destekleyebileceğini ele almak&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_795422-C741E2-8C71AC-154835-C98060-6D6CDB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tekstil ve dokusuz yüzeyler sektörlerine yönelik rejenere selüloz elyaf alanında önde gelen tedarikçilerden biri olan Lenzing Group, biyo bazlı malzemelerin Avrupa'nın ekonomik güvenliğini nasıl güçlendirebileceğini ve fosilsiz bir geleceğe geçişi nasıl destekleyebileceğini ele almak üzere Brüksel'de üst düzey bir toplantı düzenledi. Euractiv iş birliğiyle gerçekleştirilen etkinlikte Avrupa Komisyonu, AB nezdindeki Birleşik Krallık Misyonu, akademi, sivil toplum ve sanayi dünyasından temsilcileri bir araya geldi.Toplantının konuşmacıları arasında Avrupa Komisyonu Çevre Genel Müdürlüğü Rekabetçi Döngüsel Ekonomi ve Temiz Sanayi Politikası Direktörü Aurel Ciobanu-Dordea, AB nezdindeki Birleşik Krallık Misyonu İklim ve Çevre Başkanı ve Müsteşar Yardımcısı Dr. Daniel Bradley ile Lenzing Group Nonwovens Commercial İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Patricia A. Sargeant yer aldı.Biyo bazlı çözümler için ortak politika vurgusuGörüşmelerde öne çıkan başlıklardan biri, ıslak mendil gibi dokusuz yüzey uygulamalarında tamamen biyo bazlı ve biyolojik olarak parçalanabilir alternatifler sunan selülozik elyafların potansiyeli oldu. Avrupa, bu fosilsiz malzemeleri ölçeklendirebilecek sanayi altyapısına sahip olsa da küresel ölçekte düzenleyici farklılıklar ve maliyet asimetrileri rekabet gücünü sınırlıyor. Toplantıda, yatırımların artırılması ve pazarın daha geniş ölçekte benimsemesi açısından, Tek Kullanımlık Plastik Direktifi'nde (SUPD) yapılabilecek güncellemeler de dahil olmak üzere, açık ve tutarlı politika sinyallerinin kritik önem taşıdığı vurgulandı.Lenzing Group Yönetim Kurulu Üyesi Georg Kasperkovitz, "Avrupa, temiz sanayi dönüşümü konusunda iddialı hedefler ortaya koydu. Brüksel'de gerçekleştirdiğimiz yuvarlak masa toplantısı, biyo bazlı malzemelerin geleceğe ait bir vizyon değil; bugün için uygulanabilir ve ölçeklenebilir bir gerçeklik olduğunu gösterdi. Avrupa'da köklü bir geçmişe sahip entegre bir selülozik elyaf üreticisi olarak Lenzing, sanayinin dayanıklılığını güçlendirirken fosil bazlı sentetik elyaflardan uzaklaşma sürecini de hızlandırıyor" dedi.Sanayi rekabetçiliği ile iklim hedeflerinin birbirini destekleyen unsurlar olduğunu bir kez daha teyit edildiği toplantıda, yenilenebilir ağac hammaddesinden üretilen özellikli elyaflar, standart alternatiflere kıyasla daha düşük sera gazı emisyonu sunarken, biyolojik olarak parçalanabilir ve kompostlanabilir özellikleriyle de öne çıktığı konuşuldu. Şirketin iklim hedefleri 1,5 derece senaryosu ile uyumlu olup Science Based Targets initiative tarafından da doğrulanmış durumda.Lenzing Group Nonwovens Commercial İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Patricia A. Sargeant ise şunları söyledi; "Avrupa'daki üretim kapasitesinin korunması ve artırılması, tedarik zinciri dayanıklılığı ve stratejik özerklik açısından büyük önem taşıyor. Lenzing, Avusturya, Çekya ve Birleşik Krallık'taki büyük entegre hamur ve elyaf tesisleriyle; Avrupa merkezli Ar-Ge yatırımları sayesinde bölgede istihdamı, inovasyonu ve teknolojik bilgi birikimini destekliyor. Selülozik elyaflar, hijyen amaçlı tek kullanımlık ürünlerde kritik bir rol üstleniyor. Bu da ürünlerin, SUPD kapsamındaki kaygıları ve mikroplastik kirliliğini ele alacak şekilde, biyolojik olarak parçalanabilir malzeme çözümleri doğrultusunda yeniden tasarlanmasının gerekliliğini ortaya koyuyor."İklim liderliği, inovasyon ve Avrupa'daki üretim gücüne yönelik uzun soluklu taahhüdüyle Lenzing Group, dayanıklı ve fosilsiz bir malzeme ekonomisinin gelişimini desteklemek amacıyla politika yapıcılar ve sektör paydaşlarıyla yakın iş birliğine devem edecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 26 Mar 2026 09:55:17 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Milli Takımlar ve Damat Tween ortak mağazası  TFF Riva'da açıldı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/milli-takimlar-ve-damat-tween-ortak-magazasi-tff-rivada-acildi-3352/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/milli-takimlar-ve-damat-tween-ortak-magazasi-tff-rivada-acildi-3352/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_28E013-8CCFA8-F5FBF2-C187AC-3D6CC9-3618F7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Global moda kuruluşu Orka Holding'in lüks erkek giyimdeki lider markası ve Türkiye Milli Futbol Takımlarının resmi moda partneri Damat Tween'in Milli Takımlar ile ortak mağazası, Riva'da törenle hizmete açıldı.Son yıllarda ekonomik ve sosyal çekim merkezine dönüşen Riva'da yer alan&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_28E013-8CCFA8-F5FBF2-C187AC-3D6CC9-3618F7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Global moda kuruluşu Orka Holding'in lüks erkek giyimdeki lider markası ve Türkiye Milli Futbol Takımlarının resmi moda partneri Damat Tween'in Milli Takımlar ile ortak mağazası, Riva'da törenle hizmete açıldı.Son yıllarda ekonomik ve sosyal çekim merkezine dönüşen Riva'da yer alan Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesislerinde gerçekleşen Milli Takımlar ve Damat Tween ortak mağazasının açılışına Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, TFF Başkanı İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu ve TFF Genel Sekreteri Abdullah Ayaz ile iş ve spor dünyasının saygın temsilcileri de katıldı.&nbsp;Milli Takımlar ve Damat Tween ortak mağazasında Türkiye Milli Futbol Takımlarının formalarından eşofmanlara, tişörtlerden aksesuarlara Damat Tween'in Milli Futbol Takımları için hazırladığı özel kapsül koleksiyondan sezon ürünlerine kadar geniş yelpazede ürünler satışa sunulacak.&nbsp;Hacıosmanoğlu: "Orka Holding Milli Takımlar mağazası için yanımızda oldu"Milli Takımlar'ın da ilk mağazası olma özelliği taşıyan ortak mağazanın açılışında konuşan TFF Başkanı İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu, "Federasyonumuzun Orka Holding&#39;in öncü, yenilikçi ve modern markası Damat Tween ile yaklaşık 10 yıldır bir yol arkadaşlığı söz konusu. 2017'den bu yana Milli Takımlarımızın resmi moda sponsoru olan Damat, federasyonumuz bünyesindeki hakemler, profesyoneller ve temsilcilerimizin resmi kıyafetlerinde bize destek olmaktalar. Türkiye'nin en köklü moda markalarından biri olarak Orka Holding, Milli Takımlarımıza bugüne kadar verdikleri desteklerin yanı sıra Milli Takımlar Mağazamızın faaliyete geçme sürecinde de yanımızda oldular. Damat markasının Milli Takımlarımıza hazırladıkları özel koleksiyonlarla birlikte ay yıldızımıza gönül veren tüm taraftarlarımıza yönelik ürün çeşitliliğinin de ilerleyen günlerde çok daha çeşitleneceğinin müjdesini verebiliriz. Dünya Kupası'na gitme yolculuğumuzda bizi yalnız bırakmayan değerli sponsorumuz Damat Tween, D'S damat markalarının kurucusu, Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu'na bir kez daha teşekkürlerimizi sunmak isterim" dedi.&nbsp;Orakçıoğlu: "Ortak ruh, Türk futbolu ve modasının global prestijini artıracak"Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, açılışta yaptığı konuşmada şunları söyledi: "Sadece futbolda değil her branşta sporun ve sporcunun yanında olmak DNA'mızda var. Dünya modasında değer katma ve her zaman en iyisini hedefleme tutkusuna sahibiz. Sporun disiplini ve centilmenliği her zaman ilham kaynağımız oldu. Damat Tween olarak geçmişten bugüne aralarında Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor, Atletico Madrid, Deportivo Alaves, Genoa, Spartak Moskova ve Güney Afrika Kadın Milli Futbol Takımının da olduğu pek çok dev kulübün resmi moda partneri olarak yanında ve destekçisi olduk. Ulusal ve uluslararası sporun gücünü Damat Tween markamızın lüks modadaki gücüyle pekiştirmeye devam ediyoruz. Ülkemizin Avrupa ve dünya futbolunda akademik ve sportif başarısının gururu olan Türkiye Milli Futbol Takımlarımızın resmi moda partneri olmaktan da ayrıca çok mutlu ve gururluyuz. Bugün gerçekleştirdiğimiz Milli Takımlar ve Damat Tween ortak mağazası sadece bir açılış değil, Türkiye'nin sportif ve akademik geleceğinin vizyonunu temsil eden önemli bir adım. Ortak mağazamız ile Milli Takımımızın sahadaki azmini ve gücünü Damat Tween'in ultra şıklığı ile birleştiriyoruz. Evet kalbimiz birlikte atıyor! Bu ortak ruhun gerek Türk futbolunun gerekse moda endüstrisinin birleştirici ruhuna ve global prestijine önemli katkı sağlayacağına yürekten inanıyorum."&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 25 Mar 2026 10:57:24 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Modanın geleceği İMA'da şekilleniyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/modanin-gelecegi-imada-sekilleniyor-7809/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/modanin-gelecegi-imada-sekilleniyor-7809/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_175FE5-D598D4-0AEC66-4E5B12-7AFF48-063097.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Moda, günümüzde yalnızca estetik üretim pratikleriyle sınırlı bir alan olmaktan çıkarak; teknoloji, veri, sürdürülebilirlik ve kültürel dönüşümlerle birlikte yeniden tanımlanan çok katmanlı bir ekosistem haline geliyor. Bu dönüşüm, tasarım süreçlerinden üretim modellerine,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_175FE5-D598D4-0AEC66-4E5B12-7AFF48-063097.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Moda, günümüzde yalnızca estetik üretim pratikleriyle sınırlı bir alan olmaktan çıkarak; teknoloji, veri, sürdürülebilirlik ve kültürel dönüşümlerle birlikte yeniden tanımlanan çok katmanlı bir ekosistem haline geliyor. Bu dönüşüm, tasarım süreçlerinden üretim modellerine, iletişim biçimlerinden tüketici davranışlarına kadar uzanan geniş bir etki alanı yaratıyor.İstanbul Moda Akademisi (İMA), bu çok boyutlu dönüşümü odağına alan İMA Fashion Talks 2026 ile moda endüstrisinin farklı disiplinlerini bir araya getirerek, sektöre yönelik güncel tartışma başlıklarını kapsamlı bir çerçevede ele almayı hedefliyor. 25–26 Mart 2026 tarihlerinde gerçekleşecek etkinlik; yapay zekâ, görsel kültür, sürdürülebilirlik, zanaat, üretim teknolojileri ve medya dönüşümü ekseninde modanın bugünü ve geleceğine odaklanıyor.İki gün sürecek program boyunca; tasarımcılar, yaratıcı profesyoneller, teknoloji girişimleri, akademisyenler ve medya temsilcileri aynı platformda buluşarak moda ekosisteminin dönüşen dinamiklerini çok yönlü bir perspektifle değerlendirecek. Program kapsamında gerçekleştirilecek paneller ve konuşmalar, disiplinler arası iş birliklerinin önemini vurgularken; moda üretiminin giderek artan şekilde teknoloji ve veri odaklı bir yapıya evrildiğini ortaya koyuyor.Etkinlikte öne çıkan başlıklar arasında; yapay zekâ destekli tasarım ve üretim süreçleri, dijitalleşen moda görselleri ve yeni anlatım biçimleri, tasarımcı–sanayi iş birliklerinin dönüşümü, sürdürülebilirlik ve döngüsel tasarım yaklaşımları ile moda ve medyanın değişen dili yer alıyor. Bu başlıklar, yalnızca mevcut üretim pratiklerini değil, aynı zamanda modanın gelecekte nasıl konumlanacağını da tartışmaya açıyor.İMA Fashion Talks 2026 kapsamında ayrıca oluşturulan workshop ve deneyim alanları, katılımcılara teorik içeriğin ötesine geçerek yeni nesil üretim araçlarını ve teknolojileri birebir deneyimleme imkânı sunuyor. Bu alanlar, moda eğitimi ile sektör pratikleri arasındaki ilişkiyi güçlendiren önemli bir temas noktası oluşturuyor.Etkinliğin konuşmacı kadrosunda; Adnan Bakkal, Ali Kiremitçioğlu, Anıl Can, Ayşe Ege, Baki Özçelik, Başak Kocabıyıkoğlu, Bediz Yıldırım, Bünyamin Yevlal, Bünyamin Yılmaz, Cem Kaprol, Ceylin Türkkan, Ece Sükan, Feride Tansuğ, Füsun Demircan, Gül Ağış, İsmail Kutlu, Kerem Kadiroğlu, Koray Parlak, Mehmet Kaya, Mehtap Elaidi, Merve Aydıner, Mina Dilber, Nihan Peker, Özgecan Üstgül, Özlem Kaya, Özgür Masur, Seda Domaniç, Serli Gazer, Sertaç Ersayın, Şansım Adalı, Tuğba Ansen ve Yaren Doğanyılmaz gibi moda, medya ve teknoloji dünyasının önde gelen isimleri yer alıyor. Alanlarında uzman bu isimler, deneyimlerini ve öngörülerini paylaşarak moda sektörünün geleceğine dair farklı perspektifler sunacak.İstanbul Moda Akademisi tarafından düzenlenen İMA Fashion Talks 2026, yalnızca güncel trendleri ele alan bir etkinlik olmanın ötesinde; moda sektörünün geleceğine yön verecek fikirlerin tartışıldığı, disiplinler arası etkileşimi teşvik eden ve yaratıcı üretimi destekleyen güçlü bir düşünme platformu niteliği taşıyor.İMA, uluslararası moda eğitimi standartları doğrultusunda geliştirdiği eğitim modeli ve sektörle kurduğu güçlü bağ ile yaratıcı endüstrilerde sürdürülebilir değer üretmeyi hedeflerken; Fashion Talks gibi etkinliklerle bu ekosistemi beslemeye ve genişletmeye devam ediyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 24 Mar 2026 02:49:03 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Çok ağırıma gidiyor" diyerek fabrikasını kapattı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/cok-agirima-gidiyor-diyerek-fabrikasini-kapatti-67/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/cok-agirima-gidiyor-diyerek-fabrikasini-kapatti-67/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2EC447-9A82D6-3D3E93-4F3BAB-1C59D4-CB19FD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye&#39;nin en büyük şirket topluluklarından biri olan Eren Grubu, Çorlu&#39;daki fabrikasını kapattığını duyurdu. Şirketin patronu Ahmet Eren &#39;çok ağrıma gidiyor&#39; derken dünya devleri için üretim yapan fabrikada 2 bin kişinin işten çıkarılacağı da kaydetti.Dünya&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2EC447-9A82D6-3D3E93-4F3BAB-1C59D4-CB19FD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye&#39;nin en büyük şirket topluluklarından biri olan Eren Grubu, Çorlu&#39;daki fabrikasını kapattığını duyurdu. Şirketin patronu Ahmet Eren &#39;çok ağrıma gidiyor&#39; derken dünya devleri için üretim yapan fabrikada 2 bin kişinin işten çıkarılacağı da kaydetti.Dünya devlerine üretim yapıyorduBünyesinde 14 bin kişiyi istihdam eden Eren Grubu, tekstil alanında üretim yaptığı Çorlu&#39;daki dev yerleşkesini kapatma kararı aldı. Kararı bizzat açıklayan holding patronu Ahmet Eren, &#34;Çok ağrıma gidiyor&#34; dedi.Çorlu'da kurulu olan ve Türkiye tekstil sanayisinin en büyük merkezlerinden biri kabul edilen iplik fabrikası, devasa kapasitesiyle biliniyordu. Günlük 13 ton iplik üretimi, 10 ton iplik boyama ve 25 ton kumaş boyama kapasitesine sahip tesiste, üretim tamamen durduruldu. Tesiste Lacoste, Burberry, Gant ve Nautica gibi dünya devlerine üretim yapılıyordu.2 bin kişiyi işten çıkaracaklarHalk TV&#39;nin haberine göre, süreçte yaşadıkları zorlukları anlatan Ahmet Eren, fabrikada çalışan 2 binin üzerinde kişinin işten çıkarıldığını doğruladı. Eren, &#34;Çorlu fabrikamızı kapatmak zorunda kaldık. Kapatmamak için 3-4 ay bekledik. Çok ağrıma gidiyor çünkü işçinizin işine son veriyorsunuz. Nasıl iş bulacak, nerede çalışacak? Fabrika kapatan sadece biz de değiliz ki birçok fabrika kapandı&#34; ifadelerini kullandı.Zenginlik listesinde üst sıralarda yer alıyorEren ailesi, Forbes tarafından hazırlanan &#34;Türkiye&#39;nin En Zengin 100 Ailesi&#34; listesinde 37. sırada yer alıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 21 Mar 2026 13:07:34 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA['Türkiye hazır giyim sektöründen vazgeçemez']]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-hazir-giyim-sektorunden-vazgecemez-3585/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-hazir-giyim-sektorunden-vazgecemez-3585/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A51CBB-DAD506-24EAD6-626153-4DECBF-AA3F44.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye hazır giyim ve konfeksiyon sektörü Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Gültepe, İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Başkan Adayı Mustafa Paşahan, İHKİB Başkan Yardımcısı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A51CBB-DAD506-24EAD6-626153-4DECBF-AA3F44.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye hazır giyim ve konfeksiyon sektörü Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Gültepe, İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Başkan Adayı Mustafa Paşahan, İHKİB Başkan Yardımcısı Ürfi Akbalık tarafından düzenlenen iftar programında buluştu. Sektörde yaşanan son gelişmeler ve TİM'de yaklaşan seçimlerin değerlendirildiği iftar programına 700'e yakın sektör temsilcisi katıldı.&nbsp;SORUNLARI GÜNDEME TAŞIDIK, ÇÖZÜM ARADIK&nbsp;Türkiye'de hazır giyimden tekstile, mobilyadan deriye genel olarak imalat sanayinde bir problem yaşandığını ifade eden Mustafa Gültepe, "Ben hem İHKİB Başkanı olarak hem de TİM Başkanı olarak bu sorunları ve sıkıntıları birçok kez dile getirdim. Bu sorunları sürekli gündeme taşıdık. Biliyorsunuz ortada bir ekonomik program var. Bu da düşük kur-yüksek faiz politikası. Düşük kur ve yüksek faiz maalesef imalat sanayisini zorlayan bir tablo ortaya çıkarıyor. Biz bunları dile getirirken bazı kesimler ise özellikle son dönemde bunu fırsata çevirerek farklı bir şekilde birlik başkanlarını, yönetim kurullarını eleştirmeye çalışıyor. Haklarımızı, politikalarımızı ve stratejilerimizi savunmadığımızı zannediyorlar. İnanın ki hepimiz yıllardan beri burada bu sektör için çalışıyoruz." dedi. Çağrılarına çok güçlü yanıtlar alamadıklarını ancak bazı sonuçlar da elde ettiklerinin altını çizen Mustafa Gültepe, "2025'te 2 bin 500 TL olan bazı desteklerin 3 bin 500 TL'ye çıkarılması ve döviz dönüşüm desteğinin yüzde 3'e yükseltilmesi sağlandı. Asgari ücret desteği 1270 TL oldu. Bu da TİM'in, birliklerin ve devletimizle yürütülen görüşmelerin bir sonucu olarak ortaya çıktı." diye konuştu.Yaklaşan seçimlerle ilgili değerlendirmelerde bulunan Mustafa Gültepe, birliklerde ve derneklerde sürdürülebilir yönetimlerin çok daha faydalı ve yararlı olduğuna inandıklarına vurgu yaparak, "Geçmişten böyle gördük ve uzun yıllardır bu anlayışla çalışıyoruz. Bu kapsamda 6 Nisan'da yapılacak İHKİB seçimlerinde Mustafa Paşahan, sektörümüz adına başkan adayımızdır." ifadelerini kullandı.&nbsp;TÜRKİYE'NİN EN KRİTİK SEKTÖRLERİNDEN BİRİYİZÇok özel bir sektörün temsilcileri olduklarını ifade eden Mustafa Paşahan da, yıllarca en çok ihracat yapan sektörler sıralamasında birinci ve ikinci sıralarda yer aldıklarını hatırlattı. Katma değerli üretimle, istihdamlarıyla ve ihracatlarıyla Türkiye'nin en kritik sektörlerinden biri olduklarını dile getiren Mustafa Paşahan, "Tasarım ve markalaşma konusunda birçok sektöre ilham veriyoruz. Onlarca markamızın arkasında bitmeyen bir sabır, ortak akıl ve istişareye dayanan güçlü bir birikim var." dedi.HAYAL EDİLEMEYEN PROJELERİ HAYATA GEÇİRDİKİHKİB yönetiminde yıllardır ortak akıl anlayışıyla çalıştıklarını ve çalışmaya da devam edeceklerinin altını çizen Mustafa Paşahan, "Sektörümüzün otuz yıllık hayalini gerçeğe dönüştürdük. Hazır giyim ve moda fuarı IFCO'yu İstanbul'umuza kazandırdık. IFCO, çok kısa sürede Avrupa'nın en büyük hazır giyim fuarı hâline geldi. Avrupa Birliği'nden önemli hibe destekleri sağladık. Bugüne kadar tasarım ve ikiz dönüşüm odağını merkezine alan on iki projeyi tamamladık. İstanbul Moda Akademisi'ni ve Dijital Dönüşüm Merkezi'ni bu desteklerle kurduk. Ekoteks'i dünyanın sayılı laboratuvarlarından biri hâline getirdik. Şimdi bu üç kurumumuzu tek bir çatı altında topluyoruz. On dört bin metrekare kapalı alana sahip tasarım ve eğitim merkezimizin inşaatını tamamladık. Birilerinin hayal bile edemeyeceği projeleri, geçmişten aldığımız güçle hayata geçiriyor ve sektörümüzü geleceğe hazırlıyoruz." diye konuştu.&nbsp;HAZIR GİYİMDEN VAZGEÇİLEMEZ&nbsp;Son üç yıldır rekabetçilikle ilgili sorunlar nedeniyle ihracatın düşüş gösterdiğine değinen Mustafa Paşahan, sözlerini şöyle sürdürdü:"Üç yıl içerisinde yaklaşık 4,4 milyar dolar ihracat kaybı yaşadık ve ithalatımız neredeyse 5 milyar dolar sınırına dayandı. İstihdamda ise üç yıl içinde yaklaşık 400 bin kişilik bir kayıp yaşandı. Ama ben inanıyorum ki bu sektör çok güçlü bir sektördür. Dinamik bir sektördür. Bu süreci de çok kısa süre içerisinde hep birlikte aşacağız. Bu tablonun sürdürülebilir olmadığını her platformda dile getirdik. Her platformda hazır giyimden vazgeçilemeyeceğinin altını kalın çizgilerle çizdik. Çözüm önerilerimizi ilgili bakanlıklarımızla paylaştık, paylaşmaya da devam edeceğiz. Geçmiş ile gelecek arasında köprü kurmaya hazır bir sektör için çalışmaya devam edeceğiz."İHKİB SEÇİMLERİ TİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ&nbsp;TİM'de yaklaşan seçimler hakkında da değerlendirmelerde bulunan Mustafa Paşahan, "İHKİB seçimleri, Türkiye İhracatçılar Meclisi başkanlığına açılan kapının kilidi konumundadır. Yaşadığımız sorunlara çözüm geliştirme, beklentilerimize yanıt verme ve Ankara ile ilişkilerde güçlü bir temsil sağlama açısından TİM başkanının hazır giyim sektöründen olması son derece önemlidir. Bu nedenle tüm üyeleri 6 Nisan'da sandığa bekliyorum. Akabinde de TİM'de Mustafa Gültepe Başkanımızı, yeniden başkan olarak seçerek güçlü bir temsil oluşturacağız." diye konuştu.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 18 Mar 2026 02:17:49 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Etrofil, Avrupa ve ABD pazarına güçlü açılım yapıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/etrofil-avrupa-ve-abd-pazarina-guclu-acilim-yapiyor-8281/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/etrofil-avrupa-ve-abd-pazarina-guclu-acilim-yapiyor-8281/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D053A1-A24043-117B5A-060AFB-A3D7D8-5424C0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tekstil ve mobilya sektöründe güçlü yatırımlarıyla bilinen Acme Holding'in öne çıkan markalarından biri olan Etrofil El Örgüsü İplikleri, fuar kapsamında el örgüsü ipliklerindeki yenilikçi ürünlerini sektör profesyonelleriyle buluşturacak.Kadın emeğine dayanan sektörün hem&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D053A1-A24043-117B5A-060AFB-A3D7D8-5424C0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tekstil ve mobilya sektöründe güçlü yatırımlarıyla bilinen Acme Holding'in öne çıkan markalarından biri olan Etrofil El Örgüsü İplikleri, fuar kapsamında el örgüsü ipliklerindeki yenilikçi ürünlerini sektör profesyonelleriyle buluşturacak.Kadın emeğine dayanan sektörün hem ekonomik büyüme hem de kültürel miras açısından ülkemizin önemli bir değeri olduğunu vurgulayan Toygun Batallı, "Etrofil markası olarak, Yalova'daki üretim tesisimiz ve Gaziantep'teki boyahane tesisimizle Türkiye'de iplik üretimi ve ticareti alanında güçlü bir konumdayız. 2002 yılından bu yana, Acme Holding çatısı altında faaliyet göstererek sektördeki yenilikçi ve kaliteli üretim anlayışımızla ön plana çıkıyoruz. Özellikle kaşmir, angora, kuzu yünü, pamuk ve ipek gibi doğal elyaflarla birlikte viskon ve polyamid gibi sentetik elyafların harmanlandığı geniş ürün yelpazemizle, hem örgü hem de dokuma iplikleri üretmekteyiz. Bunun yanı sıra, yüzde 100 organik ve geri dönüştürülmüş iplikler üreterek çevre dostu bir üretim anlayışını benimsiyoruz" dedi.Etrofil için üretimde büyüme ve ihracatta yeni açılımlar yaşandığını belirten Toygun Batallı, "Üretim hacmimizi artırırken özellikle yün ve yün karışımlı ipliklerimize olan talepte ciddi bir artış yaşadık. Bu dönemde üretim süreçlerimizi daha verimli hale getirerek, kalite standartlarımızı bir üst seviyeye taşıdık. Müşteri beklentilerine uygun inovatif çözümler geliştirerek pazardaki konumumuzu güçlendirmeye devam ettik. Yıllık 1.440.000 ton olan üretim kapasitemizi yüzde 20 artırmayı hedefliyoruz. Özellikle akrilik ve akrilik karışımlı iplikler, Türkiye'nin en güçlü olduğu segmentler arasında. Ayrıca amigurumi akımının etkisiyle pamuk iplikler de ihracatta öne çıkan ürünler arasında bulunuyor. Amerika pazarı ise Türkiye için farklı bir dinamik sunuyor. ABD'de tüketiciler daha çok organik, bebek cildine uygun ve sertifikalı iplikleri tercih etmektedir.Etrofil İplik olarak üretim kapasitemiz, renk ve desen çeşitliliğimiz, fiyat-performans dengemiz ve hızlı tedarik avantajımız sayesinde Avrupa'da geniş bir görünürlük elde ettik.Doğal içerikli pamuk ipliklerimizle hem yurt içinde hem de yurt dışında doğal iplik ihtiyacına yönelik çalışmalarımızı sürdürmekteyiz" açıklamasında bulundu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 18 Mar 2026 02:09:22 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Gültepe'den İHKİB seçimleri için iddialı mesaj]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gultepeden-ihkib-secimleri-icin-iddiali-mesaj-9987/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gultepeden-ihkib-secimleri-icin-iddiali-mesaj-9987/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5E7567-A67473-F8AEBD-C6BB8B-60C319-DF1794.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hakan ÖZBAYİstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği&#39;nin (İHKİB) tarafından düzenlenen iftar programı, hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün en önemli temsilcilerini bir araya getirdi. Yaklaşan seçimler öncesi değerlendirmelerde bulunan TİM ve İHKİB Başkanı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5E7567-A67473-F8AEBD-C6BB8B-60C319-DF1794.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hakan ÖZBAYİstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği&#39;nin (İHKİB) tarafından düzenlenen iftar programı, hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün en önemli temsilcilerini bir araya getirdi. Yaklaşan seçimler öncesi değerlendirmelerde bulunan TİM ve İHKİB Başkanı Mustafa Gültepe, 6 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirilecek İHKİB seçimleri için iddialı konuştu. Seçimlerin önemine değinen Gültepe, &#34;6 Nisan&#39;da İHKİB&#39;in seçimleri var. Benim ikinci dönemim bitiyor. İnşallah TİM&#39;de de ilk dönem bitiyor, ikinci dönemde yine aynı şekilde İHKİB&#39;i kazanarak 6 Nisan&#39;da farklı bir şekilde kazanarak genç ihracatçılarımıza hizmet etmeye devam edeceğiz&#34; ifadelerini kullandı.İHKİB SEÇİMLERİ TİM&#39;İN KİLİDİ KONUMUNDAİHKİB Başkan Yardımcısı ve İHKİB Başkan Adayı Mustafa Paşahan ise konuşmasında sektörün katma değerli üretimi, istihdamı ve ihracatıyla stratejik bir konumda olduğunu vurgulayarak, hayata geçirdikleri IFCO fuarı ve 14 bin metrekarelik yeni tasarım eğitim merkezi gibi projelere dikkat çekti. Ancak sektördeki daralmayı da rakamlarla ortaya koyan Paşahan, &#34;Son 3 yıldır rekabetçilikte iyi günde sunulanlar nedeniyle ihracatımız düşüyor. Evet 3 yıl içerisinde 4.4 milyar dolar eksi yazdık. İthalatımızda ise 5 milyar dolar sınırına dayandı. İstihdamda 3 yıl içerisinde 400 bine yakın kayıp yaşadık&#34; diyerek durumun ciddiyetini özetledi.Yaşanan sorunlara karşı birlik ve dayanışma çağrısı yapan Paşahan, 6 Nisan 2026 tarihindeki seçimlerin stratejik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Ankara ile ilişkilerin güçlü tutulması ve sorunlara çözüm üretilmesi için TİM başkanının hazır giyim sektöründen olmasının şart olduğunu belirten Paşahan, &#34;İHKİB seçimleri TİM başkanlığına açılan kapının kilidi konumunda bulunuyor. Yaşadığımız sorunlara çözüm geliştirme beklentilerimize yanıt verme Ankara ile ilişkilerde bir adım önde yer almak ve çözüm üretmek için TİM başkanının hazır giyimden olması son derece önemlidir. Onun için sizleri 6 Nisan&#39;da muhakkak bekliyorum. Sandıkta da Allah&#39;ın izniyle Türkiye ihracatçılarına güçlü bir şekilde Mustafa Gültepe başkanımızı tekrar başkan olarak hep birlikte taşıyacağız&#34; diyerek sözlerini tamamladı.DÜŞÜK KUR YÜKSEK FAİZ İMALAT SANAYİSİNİ ZORLUYORKonuşmasında sektörün içinden geçtiği zorlu ekonomik koşullara da geniş yer ayıran TİM Başkanı Mustafa Gültepe, tekstil, deri, mobilya ve imalat sanayisinde ciddi sıkıntılar yaşandığının altını çizdi. Bu sorunları her platformda dile getirdiklerini belirten Gültepe, &#34;Ama biliyorsunuz ortada bir program var. Nedir? Düşük kur yüksek faiz. Düşük kur yüksek faizin sonucu maalesef imalat sanayisini zorluyor&#34; dedi.Eleştirilere karşı Mevlana&#39;nın &#34;Suskunluğum asaletimdendir&#34; sözüyle yanıt veren Gültepe, sektör için elde ettikleri kazanımları da hatırlattı. Döviz dönüşümünün %3&#39;e çıkarılması gibi adımların TİM, birlik ve dernek başkanlarının ortak başarısı olduğunu ifade eden Gültepe, yeni dönem için İHKİB Başkan Adayı Mustafa Paşahan&#39;a destek vererek &#34;Söz sizin, gelecek hazır giyim ve TİM&#39;in olsun&#34; mesajını verdi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 18 Mar 2026 01:03:53 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[6 farklı coğrafyanın yünleri etrofil ile iplik fuarında görücüye çıkıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/6-farkli-cografyanin-yunleri-etrofil-ile-iplik-fuarinda-gorucuye-cikiyor-6095/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/6-farkli-cografyanin-yunleri-etrofil-ile-iplik-fuarinda-gorucuye-cikiyor-6095/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0203AC-08783C-604A3B-40DA1A-6E3948-A5437B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tekstil ve mobilya sektöründe güçlü yatırımlarıyla bilinen Acme Holding'in öne çıkan markalarından biri olan Etrofil El Örgüsü İplikleri, fuar kapsamında el örgüsü ipliklerindeki yenilikçi ürünlerini sektör profesyonelleriyle buluşturacak.Kadın emeğine dayanan sektörün hem&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0203AC-08783C-604A3B-40DA1A-6E3948-A5437B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tekstil ve mobilya sektöründe güçlü yatırımlarıyla bilinen Acme Holding'in öne çıkan markalarından biri olan Etrofil El Örgüsü İplikleri, fuar kapsamında el örgüsü ipliklerindeki yenilikçi ürünlerini sektör profesyonelleriyle buluşturacak.Kadın emeğine dayanan sektörün hem ekonomik büyüme hem de kültürel miras açısından ülkemizin önemli bir değeri olduğunu vurgulayan Toygun Batallı, "Etrofil markası olarak, Yalova'daki üretim tesisimiz ve Gaziantep'teki boyahane tesisimizle Türkiye'de iplik üretimi ve ticareti alanında güçlü bir konumdayız. 2002 yılından bu yana, Acme Holding çatısı altında faaliyet göstererek sektördeki yenilikçi ve kaliteli üretim anlayışımızla ön plana çıkıyoruz. Özellikle kaşmir, angora, kuzu yünü, pamuk ve ipek gibi doğal elyaflarla birlikte viskon ve polyamid gibi sentetik elyafların harmanlandığı geniş ürün yelpazemizle, hem örgü hem de dokuma iplikleri üretmekteyiz. Bunun yanı sıra, yüzde 100 organik ve geri dönüştürülmüş iplikler üreterek çevre dostu bir üretim anlayışını benimsiyoruz" dedi.Etrofil için üretimde büyüme ve ihracatta yeni açılımlar yaşandığını belirten Toygun Batallı, "Üretim hacmimizi artırırken özellikle yün ve yün karışımlı ipliklerimize olan talepte ciddi bir artış yaşadık. Bu dönemde üretim süreçlerimizi daha verimli hale getirerek, kalite standartlarımızı bir üst seviyeye taşıdık. Müşteri beklentilerine uygun inovatif çözümler geliştirerek pazardaki konumumuzu güçlendirmeye devam ettik. Yıllık 1.440.000 ton olan üretim kapasitemizi yüzde 20 artırmayı hedefliyoruz. Özellikle akrilik ve akrilik karışımlı iplikler, Türkiye'nin en güçlü olduğu segmentler arasında. Ayrıca amigurumi akımının etkisiyle pamuk iplikler de ihracatta öne çıkan ürünler arasında bulunuyor. Amerika pazarı ise Türkiye için farklı bir dinamik sunuyor. ABD'de tüketiciler daha çok organik, bebek cildine uygun ve sertifikalı iplikleri tercih etmektedir.Etrofil İplik olarak üretim kapasitemiz, renk ve desen çeşitliliğimiz, fiyat-performans dengemiz ve hızlı tedarik avantajımız sayesinde Avrupa'da geniş bir görünürlük elde ettik.Doğal içerikli pamuk ipliklerimizle hem yurt içinde hem de yurt dışında doğal iplik ihtiyacına yönelik çalışmalarımızı sürdürmekteyiz" açıklamasında bulundu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 13 Mar 2026 02:48:52 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[DESA, Milano Moda Haftası'nda büyüledi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/desa-milano-moda-haftasinda-buyuledi-6247/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/desa-milano-moda-haftasinda-buyuledi-6247/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_07EC04-A763A0-5F2252-354AEE-A0915C-6309BD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye&#39;nin lider deri markası DESA'nın premium segmentteki uluslararası temsilcisi 1972 DESA'nın geçtiğimiz eylül ayında tanıtılan &#34;Tulips of Hope&#34; koleksiyonunun ardından marka, baştan çıkarıcı tonlardan oluşan yeni tasarımlarıyla moda tutkunlarının büyük ilgisini&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_07EC04-A763A0-5F2252-354AEE-A0915C-6309BD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye&#39;nin lider deri markası DESA'nın premium segmentteki uluslararası temsilcisi 1972 DESA'nın geçtiğimiz eylül ayında tanıtılan &#34;Tulips of Hope&#34; koleksiyonunun ardından marka, baştan çıkarıcı tonlardan oluşan yeni tasarımlarıyla moda tutkunlarının büyük ilgisini topladı. İstanbul'un kültürel mirasından ilham alan ve yarım asrı aşan tecrübeyi yansıtan bu özel seçki, Türk deri sektörünün uluslararası arenadaki gücünü bir kez daha ortaya koydu.1972 DESA: Güçlü, Dengeli, ZamansızYeni sezona damga vuran &#34;Shades of Seduction&#34; koleksiyonu, gücünü baştan çıkarıcı tonlardan oluşan bir renk paletinden alıyor. Zengin ve kadifemsi tonlar mevsime derinlik ve cazibe katarken, yumuşatılmış nötr renkler dengeli ve zahmetsiz bir silüet sunuyor.Sessiz bir özgüvenle ışığı yakalayan yanardöner vurgular hem modern hem de zamansız bir ruh halini yansıtıyor. Zarafetin aşırılıkta değil, özündeki ham güzellikte yaşadığı bu seri, tek bir arzu kelimesi bile etmeden bir dizi duyguyu ifade edebilen ruhun sessiz dili olarak podyumda yerini alıyor.Burak Çelet: "Türk Derisinin Gücünü Dünya Sahnesine Taşıyoruz"DESA CEO'su Burak Çelet, etkinlik sonrasında yaptığı açıklamada, "DESA olarak, Türk derisinin kalitesini ve tasarım gücünü dünya sahnesine taşımaktan gurur duyuyoruz. 1972 DESA markamızın Milano Moda Haftası'nda sergilediği koleksiyon hem ülkemiz hem de sektörümüz adına büyük bir başarı. &#39;Shades of Seduction&#39; temasıyla sunduğumuz bu koleksiyonun uluslararası moda profesyonellerinden gördüğü ilgiden dolayı mutluyuz. Milano Moda Haftası'nda elde ettiğimiz prestij ve ilhamla uluslararası pazarlarda büyümeye ve yenilikçi koleksiyonlarımızı moda dünyasının önde gelen temsilcileriyle buluşturmaya devam edeceğiz." şeklinde konuştu.&nbsp;1972'den Gelen MirasYarım asrı aşan tecrübesiyle uluslararası moda dünyasının en prestijli etkinliklerinden biri olan Milano Moda Haftası'nda yer alan 1972 DESA, Milano, Paris ve Londra gibi moda başkentlerinde açtığı showroom ve mağazalarla Türk deri işçiliğini ve yenilikçi tasarım yaklaşımını dünya çapında tanıtıyor.1972 DESA, adını DESA'nın kuruluş yılı olan 1972'den alıyor ve köklü mirasıyla modern tasarım anlayışını bir araya getiriyor. İstanbul'un kültürel mirasından ilham alan, zamansız ve sürdürülebilir tasarımlarıyla lüks deri çanta, aksesuar ve hazır giyim koleksiyonlarını moda tutkunlarıyla buluşturuyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 06 Mar 2026 02:03:57 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[125 ülkeden 25 binin üzerinde ziyaretçi Texhibition İstanbul'da buluştu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/125-ulkeden-25-binin-uzerinde-ziyaretci-texhibition-istanbulda-bulustu-3719/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/125-ulkeden-25-binin-uzerinde-ziyaretci-texhibition-istanbulda-bulustu-3719/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4C2E65-15D425-DBCCD8-F7281F-70B3A7-5D73F3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Geçtiğimiz yılı 11,4 milyar dolarlık ihracatla tamamlayan ve Türkiye'nin üretimde ve istihdamda önde gelen sektörlerinden biri olan tekstil sektörü, bu yıl 9&#39;uncu kez düzenlenen Avrupa'nın en büyük tekstil fuarı Texhibition İstanbul İplik, Kumaş ve Tekstil Aksesuarları Fuarı'nda&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4C2E65-15D425-DBCCD8-F7281F-70B3A7-5D73F3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Geçtiğimiz yılı 11,4 milyar dolarlık ihracatla tamamlayan ve Türkiye'nin üretimde ve istihdamda önde gelen sektörlerinden biri olan tekstil sektörü, bu yıl 9&#39;uncu kez düzenlenen Avrupa'nın en büyük tekstil fuarı Texhibition İstanbul İplik, Kumaş ve Tekstil Aksesuarları Fuarı'nda buluştu. İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) ev sahipliğinde, İTKİB Fuarcılık AŞ organizasyonuyla düzenlenen ve 6 Mart'a kadar sürecek fuarın açılışına Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Ticaret Bakan Yardımcısı Volkan Ağar, İstanbul Valisi Davut Gül ve Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mustafa Gültepe katıldı. Açılış töreninde ayrıca ticaret ve sanayi odalarının başkanları, kamu finans ve destek kuruluşlarının temsilcileri, sektörel derneklerin yöneticileri ile sektör paydaşları da yer aldı.'HEDEFİMİZ TEKSTİL SEKTÖRÜNÜN DÜNYA LİGİNDEKİ KONUMUNU ÜST SIRALARA TAŞIMAK'Texhibition İstanbul İplik, Kumaş ve Tekstil Aksesuarları Fuarı'nın açılışında konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Texhibition'un yalnızca bir fuar organizasyonu değil, Türk tekstil sektörünün üretim gücünü ve marka vizyonunu küresel ölçekte görünür kılan stratejik bir platform olduğunu belirterek, "İhracatın temeli güçlü üretim altyapısıdır; ancak bu değerin uluslararası pazarlarda doğru tanıtılması en az üretim kadar önemlidir. Texhibition, sektörümüzün sürdürülebilirlik yaklaşımını, tasarım kabiliyetini ve yüksek katma değerli üretim kapasitesini doğrudan küresel alıcılarla buluşturan güçlü bir ticaret köprüsüdür. Bakanlık olarak fuar katılım desteklerimizin yanı sıra alım heyeti programlarımızla da bu organizasyonu somut ticari sonuçlar üreten bir zemine dönüştürüyoruz" dedi.Bakanlık olarak ihracatçıların her aşamada yanında olduklarını vurgulayan Bolat, "2025 yılında yaklaşık 33 milyar TL'lik desteği ihracatçılarımıza sunduk, 2026'da bu rakamı 45 milyar TL'ye çıkaracağız. Türk Eximbank'ın 59 milyar dolarlık destek hedefi, Türk Ticaret Bankası'nın 100 milyar TL finansman planı ve İGE A.Ş.'nin kefalet mekanizmalarıyla güçlü bir finansman altyapısı oluşturuyoruz. Hedefimiz; tekstil sektörümüzün katma değerli ihracatını artırarak dünya ligindeki konumunu daha üst sıralara taşımak ve Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda ihracatçılarımızı küresel rekabette daha da güçlendirmektir" ifadelerini kullandı.KATMA DEĞERLİ ÜRETİM VURGUSUTürkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe de Texhibition'ın tekstil sektöründeki önemine dikkat çekerek, organizasyonun sektörün küresel marka değerini yükselten en önemli vitrinlerden birisi olduğunu söyledi.&nbsp;Türkiye'nin tekstil sektöründeki avantajlarına karşın son üç yılda rekabet koşullarının zorlaştığına dikkat çeken Gültepe, "Düşük kur–yüksek faiz dengesi, artan maliyetler ve küresel belirsizlikler ihracatımız üzerinde baskı oluşturuyor. Ancak rekabeti yalnızca fiyat üzerinden yapamayız. Yüksek teknoloji, Ar-Ge, inovasyon, tasarım ve markalaşmayı merkeze alarak katma değerli üretimi artırmak zorundayız. Avrupa'ya yakınlığımız, entegre üretim yapımız ve hızlı teslim kapasitemiz en büyük avantajlarımız. Bu avantajları ikiz dönüşüm ve verimlilik yatırımlarıyla güçlendirerek yeniden yükselişe geçeceğimize inanıyorum" ifadelerini kullandı.'TEXHIBITION ARTIK BÖLGEMİZİN EN GÜÇLÜ TEKSTİL VİTRİNİ'Açılışta konuşan İTHİB Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Öksüz, Texhibition'un kısa sürede Avrupa'nın en büyük tekstil fuarı konumuna ulaştığını belirterek, "Texhibition İstanbul'u 2022 yılında planlarken hedefimiz yalnızca ihracatımızı artırmak değildi. Aynı zamanda küresel trendlerin belirlendiği, Türk tekstilinin kalite algısının güçlendirildiği uluslararası bir marka yaratmaktı. Bugün geldiğimiz noktada Texhibition yalnızca bir fuar değil; bölgemizin tekstil alanındaki en gözde vitrini ve referans noktasıdır." ifadelerini kullandı.Bu başarının sektörün ortak emeğinin sonucu olduğunu vurgulayan Öksüz, üreticiden ihracatçıya, kamu kurumlarından paydaş kuruluşlara kadar tüm ekosistemin fuara katkı sunduğunu ifade etti.195 ÜLKEYE 11,4 MİLYAR DOLARLIK İHRACATTürk tekstil sektörünün zorlu küresel koşullara rağmen üretim ve ihracat gücünü koruduğunu belirten Öksüz, 2025 yılı performansına ilişkin şu değerlendirmede bulundu:"Firmalarımız, 2025 yılında tüm olumsuz koşullara rağmen 195 ülkeye 11,4 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirmeyi başardı. Küresel talebin daraldığı bir dönemde pazar payımızı koruyabilmemizi, Türkiye'nin köklü tekstil tecrübesine ve sektörümüzün bitmeyen azmine borçluyuz."Küresel rekabette artık yalnızca üretmenin yeterli olmadığını belirten Öksüz, katma değerli üretim, Ar-Ge ve alternatif pazarların önemine dikkat çekti. Öksüz, "Küresel rekabette fark yaratmak için katma değeri yüksek üretim yapmalı, Ar-Ge ile farklılaşmalı ve yeni pazarlara yönelmeliyiz. İTHİB olarak ihracatçılarımızın dünya pazarlarında daha güçlü bir konum elde etmesi için yoğun bir mesai yürütüyoruz." dedi.Son bir yılda 6 ülkede 11 uluslararası fuara millî katılım organizasyonu gerçekleştirdiklerini, 7 ticaret heyeti ve 13 alım heyeti düzenlediklerini belirten Öksüz, bu çalışmaların Ticaret Bakanlığı'nın güçlü destekleriyle hayata geçirildiğini vurguladı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 05 Mar 2026 11:09:48 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Koton'un karı 3,5 milyar TL'ye yükseldi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kotonun-kari-35-milyar-tlye-yukseldi-9980/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/kotonun-kari-35-milyar-tlye-yukseldi-9980/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3CE19E-16B736-DAD912-D915E6-6B6772-A0379F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tüketici talebinin zayıf seyrettiği 2025 yılında, mağazacılık kanalında pazarın üzerinde gerçekleşen güçlü performansın desteğiyle, yurt içi satışlar enflasyona paralel bir artış gösterdi. Yurt dışı satışları ise devam eden güçlü TL politikasının olumsuz etkisine rağmen,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3CE19E-16B736-DAD912-D915E6-6B6772-A0379F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tüketici talebinin zayıf seyrettiği 2025 yılında, mağazacılık kanalında pazarın üzerinde gerçekleşen güçlü performansın desteğiyle, yurt içi satışlar enflasyona paralel bir artış gösterdi. Yurt dışı satışları ise devam eden güçlü TL politikasının olumsuz etkisine rağmen, operasyonel iyileşme ve e-ticaret kanalındaki güçlü büyümenin desteğiyle yılı reel büyüme ile kapattı.2025 yılında, satın alma maliyetlerini enflasyonun altında tutmayı başaran ve stokları etkin yöneten marka, piyasa ile daha önce paylaştığı beklentisini karşılayarak brüt kar marjını %54,1 seviyesine taşıdı. Durgun piyasa koşulları ve enflasyonist ortamda artan maliyetlere rağmen, disiplinli faaliyet giderleri yönetimi sayesinde 1,7 milyar TL esas faaliyet karı elde eden Koton, yılı 7,8 milyar TL FAVÖK ile tamamladı ve FAVÖK marjı yıllık bazda 4,3 puan artışla %23,7 oldu.Koton, operasyonel hızlanma ve dinamik planlama kapasitesi sayesinde operasyonlarını yıllık bazda %11 daha az stokla yönetti. 2025'te 3,5 milyar TL serbest nakit akışı gerçekleştirdi.Yurt içi mağazacılıkta sektörden pozitif ayrışarak %5,7 reel büyüdü.Koton, 2025 yılında sektörde yaşanan daralmaya rağmen, trend ve kaliteli ürünleri rekabetçi fiyatlarla sunma stratejisi ve güçlü marka konumlandırması sayesinde ürünlerine olan talebi canlı tutmayı başardı. Yurt içi mağaza]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 05 Mar 2026 02:49:08 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[LC Waikiki'den bayram araştırması]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/lc-waikikiden-bayram-arastirmasi-2609/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/lc-waikikiden-bayram-arastirmasi-2609/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C6EFDD-721D35-A4205E-8B5484-3A6FD4-F6AD17.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />LC Waikiki, Sia Insight iş birliğiyle hayata geçirdiği "Bayramda Giyim Alışkanlıkları Araştırması"nın sonuçlarını, düzenlediği toplantıyla paylaştı. 19-30 Ocak 2026 tarihleri arasında Türkiye temsili 12 ilde 18-55 yaş arası 702 kişi ile bilgisayar destekli web görüşmesi yöntemiyle&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C6EFDD-721D35-A4205E-8B5484-3A6FD4-F6AD17.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />LC Waikiki, Sia Insight iş birliğiyle hayata geçirdiği "Bayramda Giyim Alışkanlıkları Araştırması"nın sonuçlarını, düzenlediği toplantıyla paylaştı. 19-30 Ocak 2026 tarihleri arasında Türkiye temsili 12 ilde 18-55 yaş arası 702 kişi ile bilgisayar destekli web görüşmesi yöntemiyle yapılan araştırma, bayramın hem duygusal hem de alışkanlıklarına dair dikkat çekici içgörüler ortaya koydu. Etkinlikte ayrıca LC Waikiki'nin bayram filmi de ilk kez izleyicilerle buluştu.Bayramın kalbinde aile ve çocuklar varAraştırmaya göre, dijitalleşen dünyaya rağmen bayramın özünde hala güçlü bir gelenek ve bir arada olma duygusu yatıyor. Katılımcıların %69'u bayram mutluluğunu "ailece bir arada olmak" olarak tanımlarken, %62'si gelenekleri sürdürmenin bayramın en önemli parçası olduğunu vurguluyor. Şeker, çikolata, lokum ise en çok tercih edilen bayram hediyesi olarak öne çıkıyor.Yüz yüze bayramlaşma %85 ile en sevilen yöntem olmayı sürdürürken, her iki kişiden biri son 5 yılda dijital bayramlaşmanın (telefon, WhatsApp) eskiye oranla arttığını belirtiyor. Katılımcıların yaklaşık yarısı bayramı bulunduğu şehirde geçirip ziyaretlerde bulunmayı tercih ediyor. Her 5 kişiden 1'i ise şehir dışına çıkarak aile ziyareti planlıyor.Araştırma, bayram alışverişinde mutluluğun anahtarının ise çocuklar olduğunu ortaya koyuyor. Çocuklu katılımcıların %60'ı bayramlık alışverişe önce çocuklarından başladığını söylerken, ebeveynlerin %71'i "her bayram mutlaka çocuklarına yeni kıyafet aldığını" belirtiyor.&nbsp;Bayram stili hem şık hem rahatBayramda yeni kıyafet almak, bayram heyecanının hâlâ önemli bir parçası olmaya devam ediyor. Katılımcıların %52'si yeni kıyafet giymeyi bayram mutluluğunun önemli bir unsuru olarak görüyor. Özellikle 26-44 yaş grubunda bu oran daha da yükseliyor. Her iki kişiden biri her bayram kendisi için yeni bir kıyafet alırken, %43'lük bir kesim bunu "her bayram mutlaka" yaptığını söylüyor.Bayram stiline bakışta ise dengeli bir yaklaşım öne çıkıyor. Katılımcılar kendilerini "hem şık hem rahat" bir tarzla ifade ediyor. Kendi stillerinin daha konfor odaklı bir çizgiye evrildiğini belirtirken, toplum genelinde daha trend odaklı bir görünümün yaygınlaştığını düşünüyorlar.Tüm bu tablo içinde LC Waikiki'nin bayram alışverişindeki güçlü yeri de dikkat çekiyor. Katılımcıların %46'sı için bayram alışverişi denildiğinde akla ilk gelen giyim markası LC Waikiki olurken, Ramazan Bayramı için planlanan alışverişlerde markayı tercih etmeyi düşünenlerin oranı %77 ile ilk sırada yer alıyor.Bayrama özel reklam filmi: 'En Şık Bayramlar. Hepimiz İçin''En Şık Bayramlar. Hepimiz İçin.' mesajıyla hazırlanan reklam filminde, bayram denince akla gelen unsurlar, kalabalık aile buluşmaları, çocukların heyecanı ve paylaşılan sofralar, samimi ve sıcak bir dille ekrana yansıtılıyor. Film, bayramın özündeki birliktelik ve mutluluğu sade ve doğal bir şekilde gösterirken, izleyicinin kendi bayram anılarını hatırlayabileceği küçük, tanıdık detaylarla zenginleştiriliyor."Alışkanlıklarımız değişiyor ama bayramın özü aynı kalıyor"Araştırma sonuçlarını değerlendiren LC Waikiki Müşteri İçgörüleri ve Pazarlama İletişiminden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Sinem Akgül, bayramın taşıdığı anlamın değişen hayat temposuna rağmen güçlü bir şekilde varlığını sürdürdüğünü vurguladı: "Bayram dendiğinde aklımıza çocukluğumuzdan kalan o ilk heyecan, yeni kıyafetlerin özenle hazırlandığı sabahlar, kapıların çalındığı ve sofraların kalabalıklaştığı o sıcak anlar geliyor. Bugün hayatlarımız değişiyor, alışkanlıklarımız dönüşüyor ama o duygunun özü aynı kalıyor. Araştırmamız bize bir kez daha gösterdi ki bayram hâlâ en çok bir araya gelmek, sevdiklerine dokunmak ve onları mutlu etmek demek. Özellikle çocuklar söz konusu olduğunda bu duygu çok daha güçlü hissediliyor. Biz de LC Waikiki olarak bu duygunun hissedildiği o özel anların içinde yer almanın ve insanların bayram hatıralarına eşlik etmenin çok kıymetli olduğuna inanıyoruz. Bayram için hazırladığımız reklam filminde de bu duygulardan ilham aldık. Bu bağın doğal bir parçası olmak, bizim için en büyük motivasyonlardan biri. Bu anlayışla bayramın temsil ettiği değerleri yaşatmaya ve her bayramda sevinçlere ortak olmaya devam edeceğiz."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 05 Mar 2026 02:31:50 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Beymen Group'ta yeni atama]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/beymen-groupta-yeni-atama-5746/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/beymen-groupta-yeni-atama-5746/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1B4B43-F7825D-AE94FA-9823B9-480DD5-770458.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Beymen Group, yeni organizasyonel yapılanması kapsamında üst düzey bir atama gerçekleştirdi. Strateji, pazarlama, marka yönetimi ve dijital dönüşüm alanlarında 25 yılı aşkın deneyime sahip Nurçin Koçoğlu, 16 Şubat 2026 itibarıyla Own Brands Pazarlama ve Büyümeden Sorumlu Genel&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1B4B43-F7825D-AE94FA-9823B9-480DD5-770458.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Beymen Group, yeni organizasyonel yapılanması kapsamında üst düzey bir atama gerçekleştirdi. Strateji, pazarlama, marka yönetimi ve dijital dönüşüm alanlarında 25 yılı aşkın deneyime sahip Nurçin Koçoğlu, 16 Şubat 2026 itibarıyla Own Brands Pazarlama ve Büyümeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak göreve başladı.Yeni organizasyon yapısıyla Beymen Club, Divarese, George Hogg ve Network markalarını "Own Brands" adıyla tek bir stratejik çatı altında konumlandıran şirket; ürün ve tasarım gücünü, operasyonel disiplinini ve müşteri odaklı yaklaşımını ortak bir stratejik çerçevede buluşturmayı amaçlıyor.&nbsp;Nurçin Koçoğlu, yeni görevinde Own Brands portföyünün büyüme stratejileri, pazarlama, kampanya yönetimi ve iş birlikleri, CRM ve veri analitiği fonksiyonlarının bütünleşik yönetiminden sorumlu olacak.&nbsp;Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu olan Koçoğlu, yüksek lisans eğitimini Fransa'da Grenoble École de Management'ta Digital Business Strategy alanında tamamladı. Kariyerine Mercedes-Benz Türk'te başlayan Koçoğlu; Turkcell, Hepsiburada, MediaMarkt ve Türk Telekom gibi Türkiye'nin önde gelen şirketlerinde üst düzey sorumluluklar aldı. Son olarak Boyner Büyük Mağazacılık'ta Pazarlama ve Marka Yönetiminden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yaptı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 04 Mar 2026 02:58:30 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Önceliğimiz iz bırakan bir yapı kurmak"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/onceligimiz-iz-birakan-bir-yapi-kurmak-1772/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/onceligimiz-iz-birakan-bir-yapi-kurmak-1772/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C62C14-75EB20-1906B4-FC03FD-7C3897-34F0E4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tasarım odaklı çanta markası Otrera, önümüzdeki beş yıllık büyüme yol haritasını açıkladı. Marka, üretim kapasitesini kademeli artırmayı, dijital kanalda derinleşmeyi ve seçici ihracat adımları atmayı hedefliyor.Otrera Çanta Kurucusu Benek Karaca, büyümenin yalnızca ciro&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C62C14-75EB20-1906B4-FC03FD-7C3897-34F0E4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tasarım odaklı çanta markası Otrera, önümüzdeki beş yıllık büyüme yol haritasını açıkladı. Marka, üretim kapasitesini kademeli artırmayı, dijital kanalda derinleşmeyi ve seçici ihracat adımları atmayı hedefliyor.Otrera Çanta Kurucusu Benek Karaca, büyümenin yalnızca ciro ve adet artışı anlamına gelmediğini belirterek, "Biz büyürken hızdan değil, çıtadan vazgeçmemeyi seçiyoruz. Malzeme kalitesi, zanaatin emeği ve ürünün formu bizim için pazarlık konusu değil. Ölçeklenirken karakter kaybetmemek en temel önceliğimiz" dedi.Dijital Omurga GüçlenecekOtrera'nın büyüme planında e-ticaret kanalının merkezde yer aldığını ifade eden Karaca, dijital altyapının hem satış hem de marka anlatısı açısından kritik olduğunu vurgulayarak, "Önce hikâyeyi doğru anlatmak gerekiyor. E-ticaret, deneyimi ve ürünü en sahici haliyle aktarabildiğimiz alan. Önümüzdeki dönemde dijital tarafta hem içerik hem de müşteri deneyimi yatırımlarımızı artıracağız. Fiziksel satış noktaları ise seçili ve stratejik bir yapı içinde konumlanmaya devam edecek." açıklamasında bulundu.İhracatta Seçici GenişlemeOtrera'nın büyüme hedefleri arasında ihracat da yer alıyor. Ancak Karaca, bu sürecin hızlı bir yayılma planı değil, doğru pazar seçimi ve doğru konumlandırma ile ilerleyeceğini ifade ederek, "İhracat bizim için haritada bir yer işaretlemek değil; markanın dilinin nerede aynı netlikle karşılık bulduğunu görmek. Zamansız ve fonksiyonel tasarım anlayışımızı anlayan pazarlarda konumlanmayı hedefliyoruz" dedi."Pahalı Görünmek Değil, Değerli Kalmak"Segment tartışmalarına da değinen Karaca, markanın konumlanmasını "lüks" etiketi üzerinden değil, değer kavramı üzerinden tanımladıklarını söyleyerek,&nbsp; "Bizim için lüks; uzun ömür, iyi malzeme ve zanaatin izidir. Logo değil, karakter konuşsun isteriz. Stratejimiz pahalı görünmek değil; değerli kalmak. Malzeme, emek ve zaman bir bütün. Zanaatin maliyeti sabırdır; standardı korumak için gösterilen özenin karşılığıdır" şeklinde konuştu.Beş Yıllık Hedef: Sürdürülebilir ModelÖnümüzdeki beş yıllık projeksiyonda üretim kapasitesini dengeli şekilde artırmayı, istihdamı güçlendirmeyi ve ihracat payını yükseltmeyi hedeflediklerini açıklayan Karaca, büyümenin temel amacını ise şu sözlerle özetledi:"Rakamlar elbette önemli; ancak biz önce iz bırakmayı hedefliyoruz. Otrera'yı yalnızca bir marka değil; kaliteye sadakat, zanaate saygı ve uzun ömürlü ürün kültürü üzerine kurulu sürdürülebilir bir model haline getirmek istiyoruz."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 24 Feb 2026 10:45:47 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Suriyeliler döndü, tekstilde iş gücü açığı büyüdü]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/suriyeliler-gore-dondu-tekstilde-is-gucu-acigi-buyudu-2384/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/suriyeliler-gore-dondu-tekstilde-is-gucu-acigi-buyudu-2384/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_53122B-E86820-81FF78-93D4CD-D264DC-1B54C0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mustafa DENİZTürkiye ekonomisinin ihracat ve istihdam açısından en kritik alanlarından biri olan tekstil ve hazır giyim sektörü, son dönemde belirginleşen iş gücü kriziyle karşı karşıya. Yıllar boyunca üretimin önemli bir bölümünde rol oynayan Suriyeli çalışanların geri dönüş&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_53122B-E86820-81FF78-93D4CD-D264DC-1B54C0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mustafa DENİZTürkiye ekonomisinin ihracat ve istihdam açısından en kritik alanlarından biri olan tekstil ve hazır giyim sektörü, son dönemde belirginleşen iş gücü kriziyle karşı karşıya. Yıllar boyunca üretimin önemli bir bölümünde rol oynayan Suriyeli çalışanların geri dönüş sürecinin hızlanması, özellikle emek yoğun alt segmentlerde ciddi boşluklar yarattı.İş gücünde hızlı daralmaSektör kaynaklarının verdiği bilgilere göre, son iki yıl içinde tekstil ve hazır giyimde çalışan yabancı uyruklu işçi sayısında yüzde 15–20 bandında bir azalma yaşandı. İstanbul, Gaziantep, Bursa ve Denizli gibi üretimin yoğun olduğu merkezlerde bazı konfeksiyon atölyelerinde bu oran yüzde 25'e kadar çıktı.Bu düşüş, doğrudan üretim kapasitesine de yansıdı. Orta ölçekli işletmelerde kapasite kullanım oranlarının yüzde 70'lerin altına indiği, küçük atölyelerde ise makine parkının önemli bir bölümünün atıl kaldığı ifade ediliyor.Ara eleman açığı derinleşiyorVeriler, sorunun yalnızca sayısal değil, niteliksel bir boyut da taşıdığını gösteriyor. Dikiş makinesi operatörü, kesimci, kalite kontrol ve ütücü gibi pozisyonlarda deneyimli işçi bulma süresi bazı bölgelerde 1–2 aydan 4–6 aya kadar uzamış durumda.Sektör temsilcilerine göre: Açık pozisyonların yaklaşık yüzde 60'ı nitelikli ara elemanlardan oluşuyor. Yerli iş gücünden gelen başvurular, toplam ihtiyacın yalnızca yüzde 30–35'ini karşılayabiliyor. Genç çalışanların sektörde kalma süresi ortalama 6–12 ay ile sınırlı kalıyor.&nbsp;Maliyetler artıyor, rekabet gücü zayıflıyorİş gücü arzındaki daralma, ücretler üzerinde yukarı yönlü baskı yaratırken bu artışın ihracat fiyatlarına yansıtılması ise sınırlı kalıyor. Özellikle Avrupa pazarına çalışan firmalar, artan maliyetlere rağmen fiyat artışı yapamıyor.Sektör verilerine göre: İşçilik maliyetlerinin toplam üretim maliyeti içindeki payı yüzde 30'un üzerine çıktı. Teslim süreleri ortalama 1–2 hafta uzadı. Bazı firmalar yeni sipariş almaktan kaçınmaya başladı. Bu tablo, Türkiye'nin tekstil ve hazır giyimde fiyat ve teslimat avantajını aşındırırken, üretimin daha düşük maliyetli ülkelere kayma riskini de artırıyor.Yapısal risk uyarısıUzmanlar, Suriyelilerin geri dönüşüyle ortaya çıkan iş gücü boşluğunun geçici bir dalgalanma olarak görülmemesi gerektiği uyarısında bulunuyor. Mevcut eğilimin devam etmesi halinde, sektörün orta vadede istihdam kaybı ve üretim daralmasıyla karşı karşıya kalabileceği belirtiliyor.Sektör temsilcileri; mesleki eğitimin güçlendirilmesi, tekstil iş kolunun cazibesini artıracak sosyal ve ücret politikalarının hayata geçirilmesi ve kayıtlı istihdamı destekleyecek mekanizmaların devreye alınması gerektiği görüşünde birleşiyor. Aksi halde, tekstil ve hazır giyimde yaşanan eleman sıkıntısının kalıcı bir yapısal soruna dönüşmesinden endişe ediliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 21 Feb 2026 02:52:17 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Allbirds, Tradist ile Türkiye pazarına giriyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/allbirds-tradist-ile-turkiye-pazarina-giriyor-4611/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/allbirds-tradist-ile-turkiye-pazarina-giriyor-4611/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0346B4-D5891C-4FFF79-942A5E-FA4CB2-EF4C15.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sürdürülebilir ayakkabı ve yaşam tarzı markası Allbirds, Tradist ile Türkiye pazarına giriş yapıyor. 2025 itibarıyla 100 ülkede, 17 distribütör aracılığıyla global büyümesini sürdüren Allbirds, bu yolculuğun en stratejik noktalarından olan Türkiye'de Tradist ile ilerleyecek.&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0346B4-D5891C-4FFF79-942A5E-FA4CB2-EF4C15.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sürdürülebilir ayakkabı ve yaşam tarzı markası Allbirds, Tradist ile Türkiye pazarına giriş yapıyor. 2025 itibarıyla 100 ülkede, 17 distribütör aracılığıyla global büyümesini sürdüren Allbirds, bu yolculuğun en stratejik noktalarından olan Türkiye'de Tradist ile ilerleyecek. Allbirds'ün dünya genelindeki 17 distribütöründen bir olan Tradist; Türkiye başta olmak üzere Kazakistan, Azerbaycan, Özbekistan, Gürcistan, Moldova, Kırgızistan ve Ermenistan'ın da her aldığı 8 ülkede markanın dağıtımını üstlenecek.&nbsp;İş birliği kapsamında Allbirds'ün B2C ve B2B dijital altyapılarının devreye alınması ve markanın tüm pazaryerlerinde aktif olarak konumlandırılması hedefleniyor. Bu doğrultuda, Türkiye operasyonu için allbirds.com.tr e-ticaret sitesinin kurulması ve markaya ait sosyal medya hesabının açılarak dijital iletişim süreçlerinin merkezi bir yapıya kavuşturulması planlanıyor.&nbsp;Ayrıca markanın hem online hem de fiziksel perakende kanallarında güçlü bir şekilde konumlanması amacıyla iş birlikleri kapsamında Vakkorama ve Beymen mağazalarında ve e-ticaret platformlarında yer alacak. Operasyonel tarafta ise sezon sipariş süreçlerinin etkin yönetimi, lojistik ve stok operasyonlarında verimliliğin artırılması, stok seviyelerinin optimize edilmesi, nakit akışı ve tahsilat süreçlerinin iyileştirilmesi de öncelikli hedefler arasında bulunuyor. Bununla birlikte yeni bayii kazanımları ve distribütörlük ağının genişletilmesi, markanın bölgedeki sürdürülebilir büyüme stratejisinin temel odak alanlarını oluşturuyor.&nbsp;"Tradist için hem stratejik hem de heyecan verici bir adım"Tradist Kurucusu ve CEO'su Sabri Can Acarsoy, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Allbirds ile ortaklık kurmak bölgelerimizdeki varlığımızı genişletirken, Tradist için hem&nbsp;stratejik hem de heyecan verici bir adım. Allbirds, yenilik ve sürdürülebilirliğin harika tasarımla bir arada olabileceğini kanıtlayan bir marka. Nasdaq'ta da duyurulan bu&nbsp; ortaklık, küresel olarak saygın, ileri görüşlü markaları yeni nesil bilinçli tüketicilere sunma taahhüdümüzü güçlendiriyor" dedi.&nbsp;Allbirds Finans Direktörü Annie Mitchell ise "Uluslararası bölgelerde distribütör modeline geçme yönündeki stratejik kararımız son derece başarılı oluyor. Son 18 ayda dünya standartlarında distribütörlerle ortaklık kurduk ve karlı bir işletme modeliyle marka erişimimizi genişlettik. Bu yeni anlaşmanın imzalanmasıyla, Allbirds markasını Avrasya genelinde daha fazla ülkeyi taşımayı dört gözle bekliyoruz" diye konuştu.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 20 Feb 2026 02:31:42 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Genç tekstilcilerden ipeker fabrikasına ziyaret]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/genc-tekstilcilerden-ipeker-fabrikasina-ziyaret-324/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/genc-tekstilcilerden-ipeker-fabrikasina-ziyaret-324/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A80778-E34143-DCFFC8-1D785E-71EDA6-4DDC6F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) Yönetim Kurulu Muhasip Üyesi olan İpeker Tekstil'in katkılarıyla gerçekleştirilen atölye çalışması, öğrencilerin kumaşı üretim süreci içinde tanımaları ve modelistlik perspektifiyle değerlendirmeleri açısından önemli kazanımlar&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A80778-E34143-DCFFC8-1D785E-71EDA6-4DDC6F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) Yönetim Kurulu Muhasip Üyesi olan İpeker Tekstil'in katkılarıyla gerçekleştirilen atölye çalışması, öğrencilerin kumaşı üretim süreci içinde tanımaları ve modelistlik perspektifiyle değerlendirmeleri açısından önemli kazanımlar sağladı. Atölye kapsamında İpeker Tekstil Yönetim Kurulu Üyesi İhsan İpeker, öğrencilerle bir araya gelerek firmanın tarihini, sektördeki konumunu ve vizyonunu anlattı. Öğrencilerle tek tek tanışan ve onların sektöre dair merak ettikleri soruları yanıtlayan İhsan İpeker, deneyimlerini aktararak genç modelist adaylarına önemli bilgiler verdi.İhsan İpeker'in söyleşisinin ardından firmanın Ar-Ge ve Ür-Ge Bölüm Sorumlusu Özlem Ön eşliğinde tüm üretim departmanları gezildi. Ziyaret boyunca öğrenciler; tekstil ve hazır giyim sektöründe yaygın olarak kullanılan kumaşların ham maddeden nihai ürüne uzanan üretim aşamalarını yerinde gözlemleme fırsatı buldu. Üretim hatları üzerinde yapılan anlatımlarda dokuma süreçleri, baskı ve boya süreçleri, kalite kontrol aşamaları ile kumaşların teknik ve fiziksel özellikleri hakkında kapsamlı bilgiler paylaşıldı. Böylece öğrenciler, teorik olarak öğrendikleri süreçleri sahada birebir deneyimleyerek üretimin her aşamasını bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirme imkanı elde etti.Öğrenciler ayrıca firmanın desen ve baskı uygulamalarını yerinde inceleyerek, desenin kumaş yapısıyla uyumu ve baskı tekniklerinin ürün performansına etkisi hakkında bilgi sahibi oldu. Ziyaret, modelist adaylarının tasarım ile üretim arasındaki bağı daha net kavramalarına katkı sağladı. Eğitim ile sektörü bir araya getiren bu&nbsp; atölye çalışması, öğrencilerin kumaşı yalnızca estetik bir unsur olarak değil; kalıp ve model geliştirme sürecinin temel yapı taşı olarak ele almalarına katkı sundu. Program kapsamında gerçekleştirilen bu tür uygulamalı ziyaretler, mesleki eğitimin sektörle bütünleşmesini güçlendirirken öğrencilerin profesyonel gelişimlerine de değer katmaya devam ediyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 19 Feb 2026 02:48:49 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Tekstil ve hazır giyimde 3 yıllık iş kaybı 300 bin]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tekstil-ve-hazir-giyimde-3-yillik-is-kaybi-300-bin-305/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tekstil-ve-hazir-giyimde-3-yillik-is-kaybi-300-bin-305/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5D2C1F-5B771A-185D32-E3FDD7-6DB7BE-D7C182.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin geleneksel sanayi kolları arasında yer alan tekstil ve hazır giyim, son üç yıldır süren üretim kaybının faturasını istihdamla ödüyor. Fabrikaların özellikle Mısır başta olmak üzere daha düşük maliyetli ülkelere taşınması, sektördeki iş gücü sayısını ciddi&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5D2C1F-5B771A-185D32-E3FDD7-6DB7BE-D7C182.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin geleneksel sanayi kolları arasında yer alan tekstil ve hazır giyim, son üç yıldır süren üretim kaybının faturasını istihdamla ödüyor. Fabrikaların özellikle Mısır başta olmak üzere daha düşük maliyetli ülkelere taşınması, sektördeki iş gücü sayısını ciddi biçimde aşağı çekti. 2025 itibarıyla tekstil ve giyim alanlarında çalışan ücretli sayısı üç yılda toplam 300 binin üzerinde azaldı.Sanayi genelinde çalışan sayısındaki gerilemede başı çeken tekstil ve hazır giyim, toplam sanayi istihdamını da aşağı yönlü baskıladı. Buna karşılık ticaret-hizmetler ile inşaat sektörleri, istihdam artışıyla ekonomideki boşluğu kısmen doldurdu.Resmi kayıtlara göre, sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörlerinde ücretli çalışan sayısı 2025 yılı sonunda bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık 180 bin kişi artarak 15,7 milyona yaklaştı. Ancak bu artış sanayi kaynaklı değil; aksine sanayide ücretli çalışan sayısı aynı dönemde 179 bin kişi azalarak 5 milyonun altına geriledi. Bu düşüşte en büyük pay yine tekstil ve giyim sektörlerinden geldi.Mevsim etkilerinden arındırılmış veriler, 2025 yılında tekstil sektöründe ücretli çalışan sayısının 47 bin, hazır giyimde ise 85 bin kişi azaldığını ortaya koydu. Böylece tekstilde çalışan sayısı 416 bine, giyimde ise 514 bine düştü.Üç yılda yüzde 30'luk daralmaTekstil ve hazır giyimdeki istihdam kaybı geçici değil, yapısal bir eğilime işaret ediyor. Tekstil sektöründe 2022 sonunda 500 binin üzerinde olan ücretli çalışan sayısı her yıl gerileyerek üç yılda yaklaşık 86 bin kişilik kayba ulaştı. Hazır giyimde ise tablo daha çarpıcı: 2022'de 730 bini aşan çalışan sayısı 2025'te 514 bine kadar indi. Bu, üç yılda yüzde 30'a yakın bir daralma anlamına geliyor.Sanayinin diğer alt kollarında da istihdam kaybı dikkat çekti. Makine imalatı, otomotiv, deri, plastik, metal ve kâğıt gibi sektörlerde binlerle ifade edilen çalışan azalışları yaşandı. Buna karşın gıda imalatı başta olmak üzere enerji, madencilik, mobilya ve içecek üretimi gibi sınırlı sayıda sektörde istihdam artışı kaydedildi.Yük ticaret, hizmet ve inşaat sektörlerindeSanayideki çözülmeye rağmen istihdam cephesindeki genel artış, ticaret-hizmetler ve inşaat sektörlerinden geldi. Ticaret ve hizmetler alanında ücretli çalışan sayısı 2025'te 230 bine yakın artarak 9 milyona dayandı. Özellikle yiyecek-içecek hizmetleri, perakende ticaret, ulaştırma, finans, sigorta, yazılım ve gayrimenkul faaliyetleri öne çıkan alanlar oldu.İnşaat sektörü de son iki yılda istihdamını güçlü biçimde artırdı. 2025'te ücretli çalışan sayısı bir önceki yıla göre 128 bin artarken, en büyük katkı bina inşaatından geldi. Özel inşaat faaliyetlerinde de istihdam artışı sürdü.Uzmanlara göre tablo net: Tekstil ve hazır giyimde üretim kaybı kalıcı hale gelirken, Türkiye ekonomisinde istihdamın ağırlık merkezi hızla hizmetler ve inşaat sektörlerine kayıyor. Bu dönüşümün uzun vadeli sanayi politikaları açısından ciddi riskler barındırdığına dikkat çekiliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 18 Feb 2026 02:36:21 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ege'de en fazla hazır giyim ihracatı yapan firmalar ödüllendirildi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/egede-en-fazla-hazir-giyim-ihracati-yapan-firmalar-odullendirildi-5813/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/egede-en-fazla-hazir-giyim-ihracati-yapan-firmalar-odullendirildi-5813/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2C7A29-269E6D-19675F-531720-D8B9BC-A8094F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ege İhracatçı Birlikleri Konferans Salonu&#39;nda düzenlenen törende konuşan Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, Türkiye ekonomisinin ihracatının geçen yıl yüzde 4,5 artışla kapattığını söyledi.İhracatın önemine değinen Gültepe, &#34;Amacımız,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2C7A29-269E6D-19675F-531720-D8B9BC-A8094F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ege İhracatçı Birlikleri Konferans Salonu&#39;nda düzenlenen törende konuşan Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, Türkiye ekonomisinin ihracatının geçen yıl yüzde 4,5 artışla kapattığını söyledi.İhracatın önemine değinen Gültepe, &#34;Amacımız, hedefimiz belli. Orta vadede Türkiye&#39;yi dünyada ilk 10 ihracatçı ülkesi arasına koyabilmek. Onun için de diyoruz ki; yüzde 4,5&#39;lar, yüzde 2,5&#39;lar ve yüzde 3&#39;ler yani tek rakamlı artışlar bize yetmez. Mutlak suretle çift rakamlarda artış olması lazım. Onu da bütün sektörlerin yapması lazım. O yüzden tek amacımız bu. Tek niyetimiz bu. Onun için de farklı bir şekilde mücadele etmek gerekiyor.&#34; dedi.Gültepe, hazır giyim sektörünün son 3 yılda güç kaybeden bir sektör olduğunu, yaklaşık 21 milyar dolardan, 17 milyar dolara düştüğünü ifade etti.İstişare ile ortak akılla üretime dayalı politikaların daha hızlı devreye girmesi gerektiğini vurgulayan Gültepe, &#34;Kur, şimdiye kadar bence yapacağını yaptı ve düşmüyor. Yüzde 30, 31, üç yıldan beri geldiği nokta bu. Başka şeyleri devreye sokmak lazım. Önümüzdeki dönemlerde hazır giyim ve benzer üretim sektörleriyle ilgili mücadelelerimiz devam edecek. Bakanlığımıza ve Cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyoruz. 2 bin 500 lira olan desteği, 3 bin 500 liraya çıkardılar. KOBİ&#39;ler dışında diğer firmaların da almasını sağladılar. Yüzde 3 döviz dönüşüm desteği. İşte 1250 lira civarında olan asgari ücret desteğinin 2 bin 500 liraya çıkarılması ama diyoruz ki bunlar yetmez. Bunları çoğaltmak lazım.&#34;Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Sertbaş ise ihracatta 2 milyon dolar barajını aşan firmaları kutladı.2026 yılı için değerlendirmelerde bulunan Sertbaş, &#34;2026 yılında katma değerli üretim, tasarım, markalaşma, sürdürülebilir dönüşüme uyum ve dijitalleşmeye yatırımlar yaparak ihracatta toparlanmayı sağlamak istiyoruz.&#34; diye konuştu.Tören sonunda Gültepe ve Sertbaş tarafından 39 firmaya bronz, 19 firmaya gümüş, 7 firmaya altın ve 2 firmaya platin ödül takdim edildi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 17 Feb 2026 09:12:29 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Zorluteks, Horizon Programı'na üçüncü kez kabul edildi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/zorluteks-horizon-programina-ucuncu-kez-kabul-edildi-9093/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/zorluteks-horizon-programina-ucuncu-kez-kabul-edildi-9093/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3A15F9-C31425-C40265-F2045F-6E1F69-641D10.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Döngüsel ekonomi, veri odaklı sürdürülebilirlik ve ileri teknoloji çözümleri odağında yürütülen Ar-Ge çalışmalarıyla adından söz ettiren Zorlu Tekstil Grubu şirketlerinden Zorluteks, yalnızca kendi operasyonlarını dönüştürmekle kalmıyor, tekstil sektörünün geleceğine&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3A15F9-C31425-C40265-F2045F-6E1F69-641D10.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Döngüsel ekonomi, veri odaklı sürdürülebilirlik ve ileri teknoloji çözümleri odağında yürütülen Ar-Ge çalışmalarıyla adından söz ettiren Zorlu Tekstil Grubu şirketlerinden Zorluteks, yalnızca kendi operasyonlarını dönüştürmekle kalmıyor, tekstil sektörünün geleceğine yön verecek yenilikçi uygulamaların da öncülüğünü üstlenmeyi sürdürüyor. Bu vizyon doğrultusunda geliştirilen projeler, şirketin ulusal ve uluslararası platformlarda artan görünürlüğünü ve güvenilirliğini her geçen gün daha da güçlendiriyor.Bu kapsamda Zorluteks, Ar-Ge Merkezinin uluslararası yetkinliğini bir kez daha ortaya koyarak, Avrupa Birliği'nin araştırma, geliştirme ve inovasyon projelerini destekleyen Horizon Europe Programı kapsamında önemli bir başarıya imza attı. Daha önce Horizon 2020 programı kapsamında 2 farklı proje yürüten Zorluteks, bu kez "ORBIT" adlı Horizon Europe projesiyle üçüncü kez desteklenmeye hak kazandı.&nbsp;Zorluteks Genel Müdürü Cemil Çiçek: Uluslararası ölçekte değer üreten Ar-Ge yaklaşımımızı güçlendirmeye devam ediyoruz.Zorluteks'in sürdürülebilirlik odağını üretim süreçlerine entegre eden yaklaşımının, uluslararası projelerde somut karşılık bulduğunu vurgulayan Zorluteks Genel Müdürü Cemil Çiçek, şunları söyledi: "Zorluteks olarak sürdürülebilirliği yalnızca bir hedef değil, tüm iş yapış biçimimizin ayrılmaz bir parçası olarak ele alıyoruz. Hammaddeden proses yönetimine, üretimden nihai ürüne kadar tüm değer zincirimizi bu anlayışla yönetiyor, çevresel etkimizi azaltacak yenilikçi çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Daha önce Horizon Europe programı kapsamında yer aldığımız ve başarıyla tamamladığımız 2 projenin ardından, ORBIT projesiyle üçüncü kez bu prestijli programa kabul edilmek, Ar-Ge yetkinliğimizin ve sürdürülebilirlik alanındaki kararlılığımızın uluslararası düzeyde bir göstergesi.&nbsp; Kabul aldığımız Horizon Europe ORBIT projesi, Avrupa Yeşil Mutabakatı ve döngüsel ekonomi hedefleri doğrultusunda, kurumumuzun stratejik yetkinliklerini uluslararası standartlara taşıyacak kritik bir girişimdir. Proje, mevcut Ürün Çevresel Ayak İzi (PEF) metodolojisindeki teknik darboğazları ve veri boşlukları; yapay zekâ destekli, dinamik ve ölçeklenebilir bir altyapı ile ele alınacaktır. Bu yaklaşım sayesinde tekstil, kimya ve ambalaj sektörlerinde uçtan uca izlenebilirlik sağlanması hedeflenmektedir" dedi.&nbsp;&nbsp;Cemil Çiçek, "ORBIT'in en güçlü bileşenlerinden biri, geliştirilecek &#34;Dijital Ürün Pasaportu ve Uyumluluk Motoru&#34; ile ESPR ve Yeşil İddialar (Green Claims) gibi karmaşık AB regülasyonlarına kurumumuzun otomatik ve proaktif uyum sağlamasına olanak tanıyacak olmasıdır. Makine öğrenimi destekli &#34;beşikten mezara&#34; analizler ve eko-tasarım araçlarıyla, pilot süreçlerde karbon ayak izinde %30'un üzerinde azalma sağlanması hedeflenmektedir. Bu konsorsiyumda yer almak, yalnızca teknik kapasitemizi artırmakla kalmayıp, döngüsel ekonomi alanındaki inovasyonlarda kurumumuzu Avrupa ölçeğinde rekabetçi ve öncü bir konuma taşıyacaktır" dedi.Zorluteks, ORBIT projesiyle birlikte sürdürülebilirlik, dijital dönüşüm ve çevresel sorumluluk ekseninde geliştirdiği Ar-Ge çalışmalarını uluslararası platformlara taşımaya ve tekstil sektörünün yeşil dönüşümüne öncülük etmeye devam ediyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 17 Feb 2026 02:39:55 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Mango Man, premium kategorisindeki konumunu güçlendiriyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/mango-man-premium-kategorisindeki-konumunu-guclendiriyor-5104/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/mango-man-premium-kategorisindeki-konumunu-guclendiriyor-5104/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_05EE17-3E1EDB-C8F02B-DD4D0E-40EB48-0333C0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dünyanın önde gelen uluslararası moda markalarından Mango, ikonik İngiliz dikimevi Richard James Savile Row ile özel bir iş birliği gerçekleştirdi. 2023 yılında İtalyan şirketi Boglioli ile başlayan ve dünyanın en iyi terzilik atölyeleri ile stratejik iş birliklerinden oluşan The&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_05EE17-3E1EDB-C8F02B-DD4D0E-40EB48-0333C0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dünyanın önde gelen uluslararası moda markalarından Mango, ikonik İngiliz dikimevi Richard James Savile Row ile özel bir iş birliği gerçekleştirdi. 2023 yılında İtalyan şirketi Boglioli ile başlayan ve dünyanın en iyi terzilik atölyeleri ile stratejik iş birliklerinden oluşan The Sartorial Journey serisinin bir parçası olarak öne çıkan MANGO Tailored by Richard James iş birliği, modern özel dikimin geleceğini keşfetmeyi, markanın bu kategorideki algılanan kalite konumunu daha da yukarı taşımayı ve her bir tasarımın arkasındaki ustalık, zanaatkârlık ve bilgi birikimini ön plana çıkarmayı amaçlıyor.Mango Man, Savile Row'un önde gelen dikimevlerinden biriyle gerçekleştirdiği iş birliğiyle, geleneksel atölye yaklaşımını teknik tasarımda mükemmeliyet ve üst segment malzeme seçimine odaklanan, çağdaş ve ölçeklenebilir bir koleksiyona dönüştürüyor.Richard James ile yapılan bu iş birliğinin, Mango Man'in ulaşmak istediği yere ilişkin niyeti de çok net bir şekilde ortaya koyduğunu ifade eden Mango Man Genel Müdürü Josep Estol, "Bu iş birliği, tasarımda mükemmeliyete ve malzeme kalitesine olan bağlılığımızı pekiştirirken; müşterilerimize geleneksel lüksün kodlarını küresel ayak izimiz ve inovasyon kapasitemizle birleştiren özgün bir değer önerisi sunmamızı sağlıyor" dedi.MANGO MAN GLOBAL PAZARDA BÜYÜMEYE DEVAM EDİYORMango Man bir yandan benzer stratejik iş birliklerini hayata geçirirken, güçlü performansını da devam ettiriyor. 2025 yılını çift haneli ciro büyümesiyle tamamlayan Mango Man, küresel ölçekteki satış noktası sayısını da son 5 yıl içerisinde yüzde 25 artırmayı başardı. 2021 yılında, dünya genelinde yaklaşık 510 mağazası bulunan Mango Man, 2025 sonu itibarıyla bu sayıyı 110 satış noktasıyla destekleyerek toplam 630 mağazaya ulaştı.&nbsp;Mango Man, halihazırda 85 fiziksel pazarda optimize edilmiş bir mağaza ağıyla faaliyet gösterirken, 90'dan fazla ülkede online kanal üzerinden premium müşteri deneyimi sunuyor. Öte yandan, şirketin İspanya, İngiltere, Fransa, İtalya ve Türkiye gibi stratejik pazarlarda toplam 185 adet bağımsız satış noktası bulunuyor.Mango'nun dünya genelindeki en önemli pazarları arasında yer alan Türkiye'de hali hazırda 70 mağazası bulunurken, Mango Man kategorisi online satış kanalının yanı sıra, Mall of Istanbul ve Istanbul Tersane gibi 20'ye yakın satış noktasında yer alıyor.&nbsp;Bu büyüme ve konsolidasyon süreci kapsamında, Richard James ile gerçekleştirilen iş birliği, stratejik pazarlarda marka için katalizör bir rol üstleniyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 14 Feb 2026 02:07:28 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Ankara Hazır Giyim ve Moda Günleri" başladı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ankara-hazir-giyim-ve-moda-gunleri-basladi-5661/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ankara-hazir-giyim-ve-moda-gunleri-basladi-5661/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B008EC-73659E-4306E1-EBA9F0-EAE8CB-537958.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ankara Giyim Sanayicileri Derneği (AGSD) öncülüğünde, bu yıl 4. kez düzenlenen &#34;Ankara Hazır Giyim ve Moda Günleri&#34; (Capital of Fashion COF&#39;26) ATO Congresium&#39;da başladı.Etkinliğin açılışında konuşan Baran, moda ve hazır giyim sektörünün buluşma noktası haline&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B008EC-73659E-4306E1-EBA9F0-EAE8CB-537958.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ankara Giyim Sanayicileri Derneği (AGSD) öncülüğünde, bu yıl 4. kez düzenlenen &#34;Ankara Hazır Giyim ve Moda Günleri&#34; (Capital of Fashion COF&#39;26) ATO Congresium&#39;da başladı.Etkinliğin açılışında konuşan Baran, moda ve hazır giyim sektörünün buluşma noktası haline gelen etkinliğin, sektörün üretim kapasitesi, girişimci ruhu ve ticari gücünü, görünür kılması açısından son derece kıymetli bir platform olduğunu söyledi.Baran, hazır giyim ve moda sektörünün, yüksek katma değer üreten, istihdam sağlayan, ihracat gücü yüksek ve ülke ekonomisinin lokomotif sektörlerinden biri olduğunu belirtti. Türkiye&#39;nin, hazır giyim ve tekstilde, dünyanın önde gelen üretim merkezlerinden biri olduğuna dikkati çeken Baran, &#34;Ankara da bu güçlü yapının önemli merkezlerinden biri. Ankara&#39;nın bu birikimi, yüzyıllar öncesinde Ankara keçisinin tiftiğiyle dokunan sof kumaşında geliyor. Kentimiz, bugün de üretim kapasitesi, girişimcilik kültürü ve yetişmiş insan kaynağıyla, sektörümüze ciddi katkı sunuyor.&#34; dedi.- &#34;ATO istihdam sağlayan ve katma değer yaratan firmaların yanında&#34;Hazır giyim ve moda sektörünün, son dönemde küresel rekabet, artan maliyetler, finansmana erişimde yaşanan zorluklar ve belirsizlikler nedeniyle önemli bir sınavdan geçtiğine işaret eden Baran, şu değerlendirmelerde bulundu:&#34;Yurt dışına çıkış, her ne kadar maliyet avantajı gibi görünse de uzun vadede çok önemli riskleri de beraberinde taşıyor. Üretim süreçlerinin kontrolünün zorlaşması, kalite standartlarının sürdürülebilirliği, teslim sürelerinde yaşanabilecek aksaklıklar, tedarik zincirinin kırılganlaşması, bu risklerin başında geliyor. Öte yandan, içerde de istihdam ve üretim gücü olumsuz etkiliyor. Buna karşın, tüm zorluklara rağmen, ülkemizde üretmeye devam eden çok sayıda firmamız bulunuyor. Bu firmalar, istihdama, ihracata, üretime ve ülkemizin sanayi altyapısına katkı sağlıyor. ATO olarak ülkemizde üretimi koruyan, istihdam sağlayan ve katma değer yaratan her firmamızın yanında olmaya devam edeceğimizi özellikle vurgulamak istiyorum.&#34;- &#34;Tekstilkent&#39;in Ankara&#39;ya çok yakışacağına inanıyoruz&#34;AGSD Yönetim Kurulu Başkanı Hayati Akbaba da Ankara&#39;yı modanın başkenti yapma kararlılığıyla, çalışmaları sürdüklerini anlattı. Bu hedef için 3 temel başlık belirlediklerini aktaran Akbaba, uluslararası nitelikte fuar düzenleme hedefinin, 4. düzenlenen bu etkinlikle gerçekleştirildiği vurguladı. Dernek olarak diğer hedefleri hakkında da bilgi veren Akbaba, şunları kaydetti:&#34;İkinci hedef, URGE Projesi&#39;yle firmaların yurt dışına açılmasını ve ihracat kapasitelerini artırmayı sağlamaktı. Ankara Sanayi Odası ile yaptığımız görüşmeler sonucunda, projeyi başlatma aşamasına gelmiş bulunmaktayız. Üçüncü ve en büyük hayalimiz ise Ankara&#39;daki dağınık yapıdaki imalatçı, toptancı ve yan sanayiyi bir araya getirecek Tekstilkent projesidir, çalışmalarımız sürmektedir. Akyurt&#39;taki fuar alanı bölgesinde kurulacak bir Tekstilkent&#39;in, Ankara&#39;ya çok yakışacağına inanıyoruz.&#34;Ankara Büyükşehir Belediye Başkanvekili Faruk Köylüoğlu ise Ankara&#39;nın modanın da başkenti olmasını istediklerini dile getirerek, tekstilin çok değerli ve önem verilmesi gereken bir sektör olduğunu bildirdi.Açılış konuşmalarının ardından, defile ve etkinliklerle devam edecek Ankara Hazır Giyim ve Moda Günleri, 13 Şubat&#39;ta sona erecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 11 Feb 2026 17:59:41 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[LC Waikiki'den veriye dayalı yeni nesil perakende stratejisi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/lc-waikikiden-veriye-dayali-yeni-nesil-perakende-stratejisi-5958/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/lc-waikikiden-veriye-dayali-yeni-nesil-perakende-stratejisi-5958/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E3C258-17401D-AF8337-CC3D8B-F8A281-82694F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />LC Waikiki, perakendeyi yalnızca ürün geliştirme ve satış süreçleriyle sınırlı görmeyen bir yaklaşımla, teknoloji odaklı bir operasyon modeli benimsiyor. Veri merkezleri, bulut altyapısı ve yapay zekâ destekli stok yönetimi gibi farklı katmanlardan oluşan bu yapı, tasarımdan tedarik&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E3C258-17401D-AF8337-CC3D8B-F8A281-82694F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />LC Waikiki, perakendeyi yalnızca ürün geliştirme ve satış süreçleriyle sınırlı görmeyen bir yaklaşımla, teknoloji odaklı bir operasyon modeli benimsiyor. Veri merkezleri, bulut altyapısı ve yapay zekâ destekli stok yönetimi gibi farklı katmanlardan oluşan bu yapı, tasarımdan tedarik zincirine kadar birçok sürecin dijital olarak izlenmesini ve yönetilmesini sağlıyor. Şirket, müşteri geri bildirimlerini ve satış verilerini eş zamanlı olarak analiz ederek ürün geliştirme süreçlerine entegre ediyor.Veri Merkezleri ve Küresel Altyapı YatırımlarıLC Waikiki'nin hayata geçirdiği teknoloji yatırımları kapsamında, Bağcılar'daki genel müdürlük binasında yaklaşık 4 milyon dolarlık bütçeyle bir veri merkezi devreye alındı. Ankara'daki olağanüstü durum merkezinin yeni binasına taşınması için yapılan yaklaşık 2 milyon dolarlık yatırımla ise iş sürekliliği ve veri güvenliği süreçleri güncellendi. LC Waikiki ayrıca, 21 ülkedeki e-ticaret operasyonlarını tek merkezden yönetebilmek amacıyla bulut tabanlı bir altyapı kurdu. Yaklaşık 20 milyon dolarlık bütçeyle hayata geçirilen bu yapı sayesinde şirket, farklı ülkelerdeki dijital operasyonlarını ortak bir sistem üzerinden yürütüyor.Şerafettin Özer: "Teknolojiyi İş Yapış Biçimimizin Merkezine Aldık"LC Waikiki Dijital Dönüşüm ve Bilgi Teknolojileri Genel Müdürü Şerafettin Özer, yaptığı değerlendirmede, "Perakende sektöründe rekabet artık yalnızca ürün çeşitliliği ve fiyatla sınırlı değil. Hız, veri ve doğru zamanda karar alabilme yetkinliği giderek daha belirleyici hale geliyor. LC Waikiki'de teknolojiyi destekleyici bir unsur olarak değil, iş yapış biçimimizin merkezinde konumlandırıyoruz. Tasarımdan mağazaya uzanan sürecin altı haftaya inmesinde, farklı ülkelerdeki müşteri beklentilerini veriye dayalı olarak analiz edebilmemiz etkili oldu. Kendi geliştirdiğimiz yapay zekâ tabanlı araçları, çalışanlarımızın günlük iş süreçlerinde aktif olarak kullanıyoruz. Bu yaklaşımda temel hedefimiz, teknolojiyi insanın yerine koymak değil; çalışanların karar alma süreçlerini veriyle desteklemek" dedi.&nbsp;Bu dijital dönüşüm sürecinde şirketin kendi geliştirdiği yapay zekâ platformu LCWGPT de önemli bir rol üstleniyor. Şirket genelinde aktif olarak kullanılan bu platform, farklı birimlerdeki çalışanların veri analizi, raporlama ve karar destek süreçlerinde yapay zekâ tabanlı araçlardan yararlanmasını sağlıyor. LC Waikiki, bu uygulamalarla teknolojiyi yalnızca operasyonel süreçlerde değil, günlük iş yapış biçimlerinin doğal bir parçası haline getirmeyi hedefliyor. Kod geliştirme süreçlerinde yapay zekâ destekli araçlardan yararlanan yazılım ekipleri, otomasyon uygulamalarıyla bazı rutin iş adımlarını dijital sistemlere devrederken, çalışanların daha analitik ve tasarım odaklı alanlara yönlendirilmesi amaçlanıyor.LC Waikiki, dijital altyapı tarafında ise küresel e-ticaret operasyonlarını desteklemek amacıyla bulut tabanlı sistemler üzerinden ilerliyor. Fiziksel mağazalarda anonim verilerden yararlanılarak reyon ve ürün yerleşimlerine ilişkin analizler yapılırken, dijital kanallarda elde edilen kullanıcı davranış verileri düzenli olarak değerlendirilerek; stok, ürün ve tedarik planlamasına girdi sağlanıyor.&nbsp;&nbsp;'Müşteri Radarı' ve Yerli Yazılım UygulamalarıŞirketin operasyonel süreçlerinde kullandığı 'Müşteri Radarı' sistemi, mağazalarda veya dijital kanallarda bulunamayan ürünlere ilişkin talepleri anlık olarak tespit ederek üretim ve tedarik süreçlerine yönlendiriyor. Bu sistem aynı zamanda, talep edilen ürünlerin daha kısa sürede yeniden satışa sunulmasını amaçlıyor. Mağaza içi operasyonlarda ise yerli yazılım WPOS devreye alındı ve bu sistemle birlikte, kasa işlem sürelerinde yüzde 40'a varan iyileşme sağlandı. Mart 2026 itibarıyla Türkiye genelindeki yaklaşık 4 bin 500 kasanın, 2026 yıl sonuna kadar ise tüm dünyadaki 8 bin kasanın tamamının bu sistemle çalışması planlanıyor.Yapay Zekâ Destekli Mühendislik SüreçleriLC Waikiki bünyesindeki yazılım ekipleri, kod geliştirme süreçlerinde yapay zekâ destekli araçlardan yararlanıyor. Şirket verilerine göre, geliştirilen kodların yaklaşık yüzde 40'ı bu araçların desteğiyle oluşturuluyor. Robotik süreç otomasyonları ve bazı rutin işlerin dijital sistemlere aktarılması sayesinde, çalışanların daha analitik ve tasarım odaklı alanlara yönlendirilmesi hedefleniyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 11 Feb 2026 10:35:04 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bebekler daha mutlu, aileler daha güvende...]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/bebekler-daha-mutlu-aileler-daha-guvende-7395/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/bebekler-daha-mutlu-aileler-daha-guvende-7395/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_717160-22C4FF-578503-25EF62-BB95D9-ED8CD6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />LC Waikiki Kalite Laboratuvarı'nda düzenlenen özel etkinlikte, markanın bebek ve çocuk giyim ürünlerinde uyguladığı test süreçleri ve kalite kontrol altyapısı kamuoyuyla paylaşıldı. Etkinlikte, özellikle yeni doğan bebek giyiminde sağlık ve güvenliğin üretim süreçlerine entegrasyonu&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_717160-22C4FF-578503-25EF62-BB95D9-ED8CD6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />LC Waikiki Kalite Laboratuvarı'nda düzenlenen özel etkinlikte, markanın bebek ve çocuk giyim ürünlerinde uyguladığı test süreçleri ve kalite kontrol altyapısı kamuoyuyla paylaşıldı. Etkinlikte, özellikle yeni doğan bebek giyiminde sağlık ve güvenliğin üretim süreçlerine entegrasyonu ele alındı.Günlük 12 bin test, 350 kişilik uzman kadroŞirketten yapılan açıklamaya göre LC Waikiki, laboratuvarlarında günlük ortalama 1.300 numune üzerinde; 7 bin 200'ü ekolojik, 4 bin 600'ü tekstil olmak üzere yaklaşık 12 bin test uyguluyor. Test ve kalite süreçleri, 350 kişilik kimyager ve mühendis ekibi tarafından yürütülüyor. Bu çalışmalarla birlikte LC Waikiki, bebek ve çocuk giyiminde uluslararası standartlara uygun üretim kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyor.Ürünlerde kullanılan kumaşlar, boyar maddeler ve kimyasal içerikler detaylı şekilde analiz edilirken, organik ürünler uluslararası sertifikasyon kuruluşları tarafından onaylanıyor. Ayrıca 0–9 ay arası bebek ürünlerinde, cilt hassasiyetini azaltmak amacıyla ense etiketi kullanılmıyor.Çocuk Güvenliği Standardı üretim süreçlerine entegreLC Waikiki, bebek ve çocuk giyiminde Çocuk Güvenliği Standardı'nı tüm üretim süreçlerine entegre etmiş durumda. Bu kapsamda 0–12 aylık bebek ürünlerinde payet ve taş gibi sert süslemeler kullanılmıyor; uzun ipler, düğmeler ve fermuarlar uluslararası ölçütlere uygun olarak tasarlanıyor. Fermuarlı ürünlerde koruyucu kumaş detaylarıyla ek güvenlik sağlanıyor.Tulumdan montlara kadar geniş ürün gamında kullanılan çıtçıt ve fermuarlar mukavemet testlerinden geçirilirken, tüm bebek ve çocuk ürünleri üretim hattında yüzde 100 metal dedektör kontrolünden geçiriliyor. Böylece üretim kaynaklı metal kalıntılarına karşı önleyici bir güvenlik sistemi uygulanıyor."Güvenli üretim, sürdürülebilir büyümenin parçası"LC Waikiki Müşteri İçgörüleri ve Pazarlama İletişiminden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Sinem Akgül, güvenli üretimin şirketin uzun vadeli büyüme stratejisinin önemli bir parçası olduğunu belirterek, "Bebek ve çocuk giyiminde kalite ve güvenlik, yalnızca bir tasarım tercihi değil; markamız için stratejik bir sorumluluk alanı. Ebeveynlerin güvenini pekiştiren bu yaklaşımı, sürdürülebilir büyümenin temel unsurlarından biri olarak görüyoruz" değerlendirmesinde bulundu.Çocuk doktoru Elif Pınar Çakır ise etkinlikte yaptığı değerlendirmede, yenidoğan döneminde güvenli tekstil ürünlerinin önemine dikkat çekerek, doğru standartlarda üretilmiş ürünlerin bebek sağlığı kadar toplumsal sağlık açısından da kritik olduğunu ifade etti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 10 Feb 2026 13:46:28 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[IFCO için 150'yi aşkın ülkeden  binlerce seçkin alıcı İstanbul'a geldi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ifco-icin-150yi-askin-ulkeden-binlerce-seckin-alici-istanbula-geldi-2442/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ifco-icin-150yi-askin-ulkeden-binlerce-seckin-alici-istanbula-geldi-2442/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C36559-EA6F9D-204025-3A30D4-0AD726-227F73.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon ihracatçıları Birliği (İHKİB) tarafından düzenlenen fuar için Avrupa ve ABD merkezli küresel markaların alım gruplarının yanı sıra 150'yi aşkın ülkeden binlerce seçkin alıcı İstanbul'a geldi.&nbsp;Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C36559-EA6F9D-204025-3A30D4-0AD726-227F73.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon ihracatçıları Birliği (İHKİB) tarafından düzenlenen fuar için Avrupa ve ABD merkezli küresel markaların alım gruplarının yanı sıra 150'yi aşkın ülkeden binlerce seçkin alıcı İstanbul'a geldi.&nbsp;Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, birbirini tamamlayan hazır giyim ve tekstil endüstrisinin sektöre değer katacak her projede tek ses tek yürek olduğunu vurguladı. Aynı zamanda İHKİB Başkanlığı'nı da yürüten Gültepe, hazır giyimde IFCO'nun, tekstilde ise TEXHIBITION'ın iki sektördeki birlik ve dayanışmanın en önemli eserlerinden olduğunu vurguladı. Gültepe, şöyle devam etti:&nbsp;&nbsp;EMEK YOĞUN SEKTÖRLERİMİZİN DİRENCİ ZAYIFLIYOR"Avrupa'nın en büyük hazır giyim ve tekstil fuarlarını İstanbul'da düzenliyoruz. IFCO ve TEXHIBITION'la birlikte İstanbul'un global fuar merkezi kimliğini daha da güçlendirdik. Bu iki fuarla İstanbul'u küresel moda merkezi yapma hedefimize bir adım daha yaklaştık. Ancak bugün birçok sektörümüzde işler yolunda gitmiyor. Özellikle hazır giyim gibi emek yoğun sektörlerimizin direnci giderek zayıflıyor. İşçilikten enerjiye, hammaddeden işletme giderlerine kadar maliyetler artıyor. Üç yıldır uygulanan kur politikası ihracatçıya destek olmuyor. Aynı üründe rakiplerimizden daha pahalıyız. Sipariş ve pazar kaybediyoruz. Bu kaybın özellikle hazır giyime faturası çok büyük oldu. Hazır giyim ihracatımız üç yılda 4,4 milyar dolar geriledi. Binlerce firmamız kapanırken üretimini yurt dışına taşıyanlar oldu. Üç yılda 235 bin istihdam kaybı yaşadık. Tekstille birlikte bu sayı 371 bine ulaştı. İmalat sanayindeki toplam iş gücü kaybımız ise 600 bini aştı. 2026'ya da ne yazık ki iyi bir başlangıç yapamadık. Ocak ayında hazır giyim ihracatımız yüzde 4,9, toplam ihracatımız ise yüzde 3,9 daraldı. Paritenin 1,1 milyar dolarlık katkısına rağmen ocak ayında ihracattaki bu düşüşü ve nedenlerini çok iyi analiz etmemiz gerekiyor"AĞAR: DÜNYA SAHNESİNDE KALICI OLMAK İÇİN GÜÇLÜ MARKALAR YARATMALIYIZTicaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar da konuşmasında, Türk hazır giyim endüstrisinin dünyada hızlı teslimat, esnek üretim, sürdürülebilirlik ve kalite gibi alanlarda öne çıktığının altını çizdi. Türk hazır giyim ürünlerinin bu özellikleriyle tercih edildiğini belirten Ağar, şöyle devam etti:&nbsp;"Ancak şu da bir gerçek ki günümüzde dünya sahnesinde kalıcı olmak, güçlü markalar yaratmakla ve güven veren ürünler üretmekle mümkün. Küresel ölçekte güçlü bir konum elde etmek ve bunu sürdürülebilir kılmak, sektörün tasarım, markalaşma, dijital ve yeşil dönüşüm alanlarına odaklanarak rekabet avantajı sağlamasıyla mümkün olacaktır. Biz de dijitalleşmeden sürüdürülebilirliğe, ihracatın finansmanından pazar çeşitlendirmeye, eğitimden markalaşmaya özel sektörümüzle el ele vererek yürüttüğümüz daha bir çok faaliyetle sizleri desteklemeye, rekabet gücünüzü artırmaya devam ediyoruz. Nitekim 2025 yılında yaklaşık 33 milyar lira lira tutarında bir desteği ihracatçılarımıza sunduk. 2026'da toplam 45 milyar liralık bir desteği ihracatçılarımıza vereceğiz. Tekstil ve hazır giyim sektörlerimizin Bakanlığımızın desteklerinden aktif şekilde yararlandığını görmekten büyük memnuniyet duyuyorum."MUSTAFA PAŞAHAN: IFCO'DA HER SEZON ÇITAYI DAHA DA YÜKSELTİYORUZİHKİB Başkan Yardımcısı Mustafa Paşahan ise, IFCO'yu dört yılda Türk moda endüstrisinin üretim kapasitesini ve tasarım gücünü dünyaya tanıtan stratejik bir platforma dönüştürdüklerini söyledi. Her IFCO'da çıtayı daha da yükselttiklerini belirten Paşahan, sözlerini şöyle sürdürdü:&nbsp;"Avrupa'nın en büyük hazır giyim ve moda fuarı olan IFCO, uluslararası moda takviminde kalıcı bir yer edindi. Katılımcı profili ve artan küresel ziyaretçi ilgisiyle ihracat odaklı büyüme stratejimize katkı sağlıyoruz. 2025'te prestijli fuar kapsamına alınan IFCO için Ticaret Bakanlığımız katılımcı firmalarımıza metrekare başına 5 bin 400 lira destek veriyor. Zorluklarla sınandığımız bir dönemde anlamlı ve önemli bir destek. Bugüne kadar düzenlediğimiz sekiz fuarda 3 bin 340 firmamızı, 165'i aşkın ülkeden, 214 bin alıcı ile bir araya getirdik. Dokuzuncu IFCO'da katılımcı firmalarımızı beş kıtadan 30 bin alıcıyla buluşturuyoruz. Artık güçlü bir marka kimliği kazanan IFCO, gelecekte de moda endüstrimizi küresel vitrine çıkardığımız en önemli platform olacak."ERDAL BAHÇIVAN: GÜMRÜK BİRLİĞİ ARTIK PRANGA HALİNE GELDİİstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan ise konuşmasında Avrupa Birliği'nin (AB), Güney Amerika ülkeleri ve Hindistan ile imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarını hatırlattı. AB ile Gümrük Birliği sürecinin mutlaka güncellenmesi gerektiğini vurgulayan Bahçıvan, "Gümrük Birliği, Türk ihracatçısı ve sanayicisi için bir pranga haline geldi. Her geçen gün AB'nin bizi farklı farklı sürprizlerle karşı karşıya bırakmaya hakkı yok.Türk sanayicisinin her gün fal bakar gibi nereden bir AB golü yiyeceğini beklemekten sabrı tükendi. Yıllarca&nbsp; çözemediğimiz yüz kızartıcı vize meselesi devam ederken AB'nin Türkiye'yi böyle bir pozisyonda bırakmaya asla hakkı yok." diye konuştu.CENGİZ KARABULUT: İSTANBUL'U MODA MERKEZİ YAPMA HEDEFİNE İLERLİYORUZİstanbul Vali Yardımcısı Cengiz Karabulut da, İstanbul'un güçlü bir üretim ve ticaret alt yapısının yanı sıra aynı zamanda çok önemli bir marka şehir olduğunu söyledi. Karabulut, "Burada IFCO ile sadece bir fuarın açılışını yapmıyoruz. Şehrimizin üretim gücünü, marka değerini, dünya ile buluşturuyoruz. IFCO ile İstanbul'u moda merkezi yapma hedefine ağır ağır ilerliyoruz." dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 05 Feb 2026 02:30:48 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türkiye'nin modadaki vizyonu sahneye çıkıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-modadaki-vizyonu-sahneye-cikiyor-4152/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-modadaki-vizyonu-sahneye-cikiyor-4152/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D3770A-CEE18D-EBDBA0-AD7EB9-BBEE36-2B452D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin hazır giyim sektöründeki yetkinliğini, üretim kapasitesini ve tasarım gücünü en güçlü şekilde temsil eden organizasyonlardan biri olan IFCO, The Core İstanbul'la Türk moda sahnesinin en çarpıcı gösterim alanlarından birine ev sahipliği yapacak.&nbsp;MUSTAFA PAŞAHAN:&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D3770A-CEE18D-EBDBA0-AD7EB9-BBEE36-2B452D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin hazır giyim sektöründeki yetkinliğini, üretim kapasitesini ve tasarım gücünü en güçlü şekilde temsil eden organizasyonlardan biri olan IFCO, The Core İstanbul'la Türk moda sahnesinin en çarpıcı gösterim alanlarından birine ev sahipliği yapacak.&nbsp;MUSTAFA PAŞAHAN: IFCO, KÜRESEL VİTRİNİMİZIFCO'nun Türk moda endüstrisinin küresel vitrini olduğunu söyleyen İHKİB Başkan Yardımcısı Mustafa Paşahan ''IFCO, İstanbul'u küresel moda takviminin en önemli duraklarından biri haline getirdi. Bugün IFCO, yalnızca bir ticaret platformu değil; sürdürülebilirlikten dijitalleşmeye, tasarımdan markalaşmaya kadar birçok başlığın gündeme taşındığı bir vizyon alanı olma özelliğini taşıyor. Burada sergilediğimiz tasarımlar, yalnızca alıcılarla buluşmakla kalmıyor; ülkemizin modadaki hedefini, üretim gücünü ve yaratıcılığını dünyaya gösteriyor. The Core İstanbul ise bu vizyonun küratöryel olarak en rafine yansıması. İstanbul'u küresel moda merkezi haline getirme hedefimiz doğrultusunda IFCO ve The Core İstanbul'un taşıdığı stratejik rol bizim için son derece değerli'' dediULUSLARARASI GÖRÜNÜRLÜK ARTACAKİstanbul'u küresel moda merkezi haline getirme hedefiyle bugüne kadar 195 bin profesyonel ziyaretçiyi ağırlayan IFCO, kürasyonu Moda Tasarımcıları Derneği tarafından gerçekleştirilen The Core İstanbul'da bu sene 24 tasarımcı ve koleksiyonlarına ev sahipliği yapacak. Moda Tasarımcıları Derneği Başkanı, The Core İstanbul Küratörü Belma Özdemir ''Moda Tasarımcıları Derneği olarak bu sene hem IFCO'nun kreatif direktörlüğünü hem de The Core İstanbul'un kürasyonunu gerçekleştiriyoruz. The Core İstanbul'da yer alan tasarımcılar, sadece yaratıcı kimliklerini değil, Türkiye'nin moda sahnesine kazandırdığı derinlikli bakış açısını da ortaya koyacak. IFCO'nun en çok ilgi gören bölümlerinden biri olan The Core İstanbul, Türk modasının uluslararası alandaki görünürlüğünü daha da güçlendirecek'' dedi.&nbsp;24 TASARIMCI, THE CORE İSTANBUL'DA2021 yılında hayatını kaybeden tasarımcı Bahar Korçan'ın kızı Lal de annesi adına The Core İstanbul'da olacak. Etkinlikte yer alacak diğer tasarımcılar şöyle; Arzu Kaprol, Aylin Çetinkaya, Belma Özdemir, Ceren Ocak, Elif Cığızoğlu, Emre Erdemoğlu, Erkan Demiroglu, Gökay Gündoğdu, Gökhan Yavaş, Gönül Altunışık, Hatice Gökçe, Mehmet Emiroğlu, Mehtap Elaidi, Meltem Özbek, Mert Erkan, Murat Aytulum, Özlem Erkan, Özlem Kaya, Özlem Süer, Şansım Adalı, Tanju Babacan, Tugba Ergin, Yakup Biçer.&nbsp;IFCO'nun yurtiçinden ve dışından 30 bin alıcıyı ağırlaması bekleniyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 31 Jan 2026 02:48:57 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Konkordatolar sektörün boğazını sıkıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/konkordatolar-sektorun-bogazini-sikiyor-8250/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/konkordatolar-sektorun-bogazini-sikiyor-8250/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_792E54-686892-E3B4BD-A743E6-533B60-EAE5C2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hakan ÖZBAYTürkiye'nin ihracattaki lokomotif sektörlerinden tekstilde, 2025 yılı hedefleri ve sektörün genel durumu masaya yatırıldı. İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkanı Ahmet Öksüz ve Yönetim Kurulu'nun düzenlediği basın toplantısında,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_792E54-686892-E3B4BD-A743E6-533B60-EAE5C2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hakan ÖZBAYTürkiye'nin ihracattaki lokomotif sektörlerinden tekstilde, 2025 yılı hedefleri ve sektörün genel durumu masaya yatırıldı. İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkanı Ahmet Öksüz ve Yönetim Kurulu'nun düzenlediği basın toplantısında, ihracat rakamları ve Mısır'a kayan yatırımların yanı sıra, iş dünyasının kanayan yarası haline gelen &#34;konkordato&#34; süreci ön plana çıktı.Toplantıda konuşan Ahmet Öksüz, konkordato süreçlerinin mevcut işleyişinin sektöre verdiği zararı &#34;domino etkisi&#34; benzetmesiyle anlattı. Özellikle şirket merkezlerinin taşınarak kolayca karar aldırılması ve piyasa borçlarının ödenmemesi nedeniyle, mali yapısı sağlam olan alacaklı firmaların da iflasa sürüklendiğini vurguladı.BİRİNİ KURTARAYIM DERKEN ZİNCİRLEME İFLAS YARATILIYORTekstil sektöründe ticaretin çok büyük bir kısmının banka teminatı olmadan, &#34;açık hesap&#34; usulüyle yapıldığını belirten Öksüz, konkordato ilan eden bir firmanın piyasaya olan borçlarını ödememesinin yarattığı zincirleme reaksiyonu şu sözlerle eleştirdi:&#34;Bu durum sektörde çok can yakıyor. Bizde bir domino etkisi yaratıyor. Siz bir firmaya mal veriyorsunuz; ki içerideki yapılan ticaretin yüzde 90&#39;ı böyle, açık hesap çalışılıyor. Teminat mektubu vesaire söz konusu olmuyor. Bir firma konkordato ilan ettiğinde, banka alacağını birinci dereceden alıyor, kamu alacağını alıyor. Ama olan maalesef piyasaya, tedarikçiye oluyor. Birini kurtarayım derken, belki onun yüzde 10-20'si kurtuluyor ama bu sefer alacaklı olan diğer firmaları batırıyorsunuz.&#34;PİYASA ALACAKLARI KONKORDATO DIŞINDA TUTULMALIÖksüz, sistemin suistimale açık olduğunu ve çözüm önerisi olarak ise piyasa borçlarının yapılandırma dışında tutulmasını gösterdi:&#34;Şirket merkezini bir yere taşıyorlar, oradan hemen bu kararı aldırabiliyorlar. Sırf bunu takip eden bir avukat ordusu var. Bundan en çok zararı gören, alacaklı firmalar oluyor. Biz onun için hep söylüyoruz; piyasa alacaklarını bunun dışında tutun. Bankaları yapılandırın, kamu alacaklarını yapılandırın ama piyasa alacaklarına dokunmayın. Geçenlerde bir firma, sırf parası bir yerde kaldığı için battı. Bu adamın günahı ne? Bu sistemin tamamen elden geçirilmesi gerekiyor.&#34;RAKİP DEĞİL TAMAMLAYICI OLMALIYIZToplantının bir diğer önemli gündem maddesi ise Türk tekstil yatırımlarının Mısır ve Kuzey Afrika'ya kaymasıydı. İTHİB Başkanı Öksüz, Mısır'daki tekstil fuarından yeni döndüğünü belirterek, bu göçü engellemenin zor olduğunu ancak stratejik yönetilmesi gerektiğini ifade etti.&#34;Tekstil sektörü bir yere gitmiyor, Türkiye'deki kapasitemizi korumak ana hedefimiz&#34; diyen Öksüz, Mısır'a yatırım yapan sanayicilere, &#34;Komple gitmeyin, bir bacağınız mutlaka Türkiye'de olsun&#34; tavsiyesinde bulunduklarını aktardı. Öksüz, Mısır ile Türkiye arasındaki ilişkiyi bir rekabetten ziyade &#34;entegrasyon&#34; olarak gördüklerini belirterek, &#34;Burada artık fiyat tutturamadığımız, rekabet edemediğimiz ürün gruplarının Mısır'da üretilmesi, orada bir Türk firması tarafından yapılması yine ülke için bir kazanımdır. Bölgesel liderliğimizi korumalıyız&#34; dedi.İHRACATTA KATMA DEĞER VURGUSUİTHİB Şube Müdürü Halil Bey'in yaptığı sunumda ise sektörün ihracat performansı ve katma değeri üzerine çarpıcı veriler paylaşıldı. 2024 yılında yaşanan tüm zorluklara, kur baskısına ve talep daralmasına rağmen sektörün yılı yüzde 1'in altında, binde 8'lik bir kayıpla, 11,4 milyar dolar seviyesinde kapattığı açıklandı.Sektörün kilogram başına ihracat değerinin rakiplerine göre çok yüksek olduğuna dikkat çeken verilerde şu detaylar öne çıktı:•	Avrupa Birliği dünyadan ortalama 5.7 Euro'ya dokuma kumaş alırken, Türkiye'den 9 Euro'ya alıyor.•	AB dünyadan 6 Euro'ya havlu alırken, Türkiye'den 9.25 Euro'ya tedarik ediyor.•	Türkiye, tekstil ihracatında dünyada 5. sırada, ancak katma değerli ihracatta ilk 3&#39;te yer alıyor.•	ÇİN ABD&#39;DE KAYBETTİĞİNİ AVRUPA&#39;DA ALDIToplantıda dikkat çeken bir diğer veri ise küresel ticaret savaşlarının yansıması oldu. ABD'nin Çin mallarına uyguladığı vergiler nedeniyle Çin'in ABD pazarındaki payının düştüğü, ancak bu malları kırıcı fiyatlarla Avrupa pazarına yönelttiği belirtildi. Ahmet Öksüz, &#34;Çin, ABD'ye satamadığını Avrupa'ya yöneltti. Biz ABD pazarında payımızı artırdık ama Avrupa'da, kurdan kazandığımız avantajı Asya'nın rekabetçi fiyatlarına karşı kaybettik&#34; değerlendirmesinde bulundu.İPLİK İTHALATINDA DİR TEHLİKESİİthalat rakamlarına da değinilen toplantıda, Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamındaki vergisiz ithalatın yerli üreticiyi zorladığına vurgu yapıldı. Özellikle pamuk ipliği ithalatının yüzde 65'inin DİR kapsamında yapıldığı, STA'lar da eklendiğinde ithalatın yüzde 80'inin vergisiz gerçekleştiği belirtilerek, içeride yeterli üretim kapasitesi varken yapılan bu ithalatın sanayiciye zarar verdiği ifade edildi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 23 Jan 2026 02:12:14 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Deri sektöründe alarm zilleri]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/deri-sektorunde-alarm-zilleri-6142/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/deri-sektorunde-alarm-zilleri-6142/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2E9BAE-306042-A688B9-7EE896-D1194C-421D6A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği'nin 2018–2025 değerlendirmesi; ihracat fiyatlarındaki değişimi, enflasyon-kur baskısı, artan maliyetleri ve küresel rekabetin boyutlarını ortaya koydu.Başkan Zandar, ayakkabı sektörünün son yıllardaki seyrine ilişkin şu bilgileri&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2E9BAE-306042-A688B9-7EE896-D1194C-421D6A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği'nin 2018–2025 değerlendirmesi; ihracat fiyatlarındaki değişimi, enflasyon-kur baskısı, artan maliyetleri ve küresel rekabetin boyutlarını ortaya koydu.Başkan Zandar, ayakkabı sektörünün son yıllardaki seyrine ilişkin şu bilgileri paylaştı:"2018 yılında 64 milyon dolar olan ayakkabı ihracatı, 2020'ye kadar 112 milyon dolarla iki katına çıktı. 2024–2025 döneminde ise 91 milyon dolara geriledi. 2018'de 336 olan ihracatçı sayımız, 2022'de 456'ya yükseldi. Birliğimize yaklaşık 100 yeni ihracatçı kazandırdık. Bu artışta özellikle İtalya'da düzenlenen Expo Riva Schuh Fuarı milli katılım organizasyonumuzun çok önemli katkısı oldu. Geçtiğimiz haftalarda düzenlenen fuar dört gün sürdü ve katılımcı firmalar organizasyondan son derece memnun ayrıldı."&nbsp;Deri sektörünün beklentisi enflasyonla doğru orantılı kur&nbsp;Erkan Zandar, "Kilogram ihracat fiyatı mamulde yükselmiş olsa da hammaddede düştü. Döviz kurunun enflasyondaki artışın gerisinde kalması nedeniyle uluslararası pazarlarda fiyat tutturmakta zorlanıyoruz. Çünkü Türkiye'de üretim maliyetlerinin ana kalemini enflasyona bağlı işçilik giderleri ve genel üretim maliyetleri oluşturuyor. 2018'de ayakkabıda ortalama kg ihraç fiyatımız 27,5 dolar seviyesindeydi. 2021–2022 döneminde bu rakam 20 dolara kadar geriledi. Bu süreçte kur artışı, iç maliyetlerdeki yükselişi kısmen dengeleyebiliyordu. Ancak sonraki dönemde kur ile enflasyon arasındaki bağ tamamen koptu. 2023'te önce 26 doları, ardından 24 doları gördük ancak ihracat geriye gitti. Ortalama 21 dolar seviyesindeyken yüksek hacimli satış yapabiliyorduk. Çünkü bu seviyede kur, maliyet artışlarını karşılayabiliyor; üreticiye rekabet gücü sağlayabiliyordu. Bugün 4 dolarlık fark bile sektörün tüm dengesini anlatıyor. İhracatçının en temel beklentisi; enflasyonla doğru orantılı, öngörülebilir bir kur politikasıdır. Bugün fiyat açısından pahalı bir ülke konumundayız." dedi.&nbsp;Saraciye ve deri konfeksiyonda katma değer avantajıSaraciyenin halen sektörün en yüksek katma değerli alanlarından biri olduğunu belirten Zandar, "Kilogram fiyatı 21 dolardan 18 dolara geriledi, buna rağmen ihracatta ciddi bir düşüş yaşanmadı. Ancak Türkiye'de kapasitesi yüksek firma sayısının sınırlı. Saraciyede 250 bin dolar üzeri ihracat yapan firma sayımız sadece 7. Güçlü ve ölçekli firma sayısını artırmamız gerekiyor. Deri konfeksiyon sektöründe ise üretim zorlukları var. Katma değerli bir alan ancak nitelikli eleman bulmak zor, üretim maliyetleri yüksek ve ihracat fiyatını tutturmak her geçen gün daha güç hale geliyor." diye konuştu.&nbsp;Ham deri ve kürk ihracatında kilogram fiyatlarının 8 dolardan 5 dolara kadar gerilediğini belirten Erkan Zandar, bunun temel nedeninin dünya genelinde deri fiyatlarındaki düşüş olduğunu ifade etti.Sektörde konsolidasyon süreci geliyor&nbsp;Başkan Zandar, önümüzdeki 5 yıllık perspektife ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, "Sektörümüzde ciddi bir konsolidasyon süreci yaşanacak. Sadece güçlü markalar ayakta kalacak. Tüketiciye ulaşabilen, fiyatı erişilebilir, üretim gücü olan markalar yoluna devam edecek; diğerleri ya dönüşecek ya da piyasadan çekilecek. Tüketici davranışları köklü biçimde değişiyor. Hibrit alışveriş modellerinin yaygınlaşıyor, yapay zekâ ve otomasyon yatırımları sektörün geleceğini belirliyor. Çin başta olmak üzere dünya otomasyon yatırımlarını hızla artırdı. Biz uzun yıllar ucuz iş gücüne güvendik. Bu oyunun dışında kaldık. Ayakta kalmak için teknoloji ve otomasyon yatırımlarını mutlaka yapmak zorundayız." dedi.&nbsp;Türkiye'nin şansı butik ve katma değerli üretimZandar, Türkiye'nin Mısır gibi düşük maliyetli ülkelere kıyasla farklı bir kulvarda rekabet edebileceğini vurgulayarak: "Bizim şansımız; butik üretim, saraciye, deri konfeksiyon ve ayakkabıda tasarım gücümüzdür. Ancak firmalarımızın fiziki altyapıları ve sertifikasyon süreçleri halen yetersiz. Bu alanlarda yoğun çalışmamız gerekiyor." diye konuştu.Uzak Doğu rekabet gücümüzü zayıflatıyor&nbsp;Başkan Zandar, "Hammadde maliyetlerimiz özellikle Uzak Doğu'dan gelen girdiler karşısında rekabet gücümüzü zayıflatıyor. Özellikle Çin'den temin edilen hammaddelerde ciddi bir fiyat rekabeti söz konusu. Bu durum üretim maliyetlerimizi artırırken, lojistik giderlerindeki yüksek seyir de ihracatçımızın yükünü ağırlaştırıyor. Bugün geldiğimiz noktada fiyat rekabetinde geride kalıyoruz.&nbsp; Bu nedenle yalnızca üretmek değil, aynı zamanda etkili bir PR ve tanıtım stratejisi yürütmek zorundayız. Türk deri ve moda ürünlerinin uluslararası pazarlarda doğru anlatılması büyük önem taşıyor." dedi.&nbsp;Hammaddeye erişim sektörün en can yakıcı sorunuEge Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Halil Gündoğdu, "Hepinizin sahada birebir yaşadığı, bizlerin de Yönetim Kurulu olarak her platformda dile getirdiği en can yakıcı sorundan başlamak istiyorum: Hammadde ve ara maddeye erişim. Biz ihracatçılar olarak Avrupa pazarında yıllarca &#34;kaliteli üretim ve uygun fiyat&#34; dengesiyle var olduk. Ancak bugün geldiğimiz noktada, bu avantajımızı kaybetme riskiyle karşı karşıyayız. Neden mi? Çünkü Türkiye'de üretimi dahi olmayan ara maddelere uygulanan yüksek ithalat vergileri ve gümrük koruyucu önlemler belimizi büküyor. Soruyorum sizlere; Türkiye'de üretilmeyen bir malzemenin ithalatına vergi koyarak kimi koruyoruz? Bu durum yerli üreticiyi korumuyor aksine ihracatçıyı rekabet edemez hale getiriyor." dedi.&nbsp;Hem maliyette pahalıyız hem ürün kalitemiz dezavantajlıGündoğdu, Avrupa'daki rakibin aynı ara maddeyi gümrüksüz, sadece vergisini ödeyip alırken; Türkiye'nin gümrük duvarlarına takıldığını söyledi.&nbsp;"Bu durum bizi hem maliyette pahalı kılıyor hem de kaliteli hammaddeye ulaşamadığımız için ürün kalitemizde dezavantaj yaratıyor. Bizim, &#34;Bu ürün Türkiye&#39;de yoksa, ihracatçı bunu dünya fiyatlarından alabilmeli&#34; tezini Bakanlık nezdinde sonuna kadar savunacağız. Çözüm odaklıyız, takipçisiyiz. Sadece sorunları değil, çözümleri de masaya yatırıyoruz."Finansmana erişimde taleplerimiz varBakanlık ile kurdukları temaslarda ihracatçıların finansmana erişimdeki zorluklarıyla ilgili iki temel talepleri olduğunu açıklayan Halil Gündoğdu şu sözlerle devam etti:"Birincisi fuar katılımlarında firmalarımıza prefinansman (ön finansman) sağlanması, ikincisi hak edilen devlet teşviklerinin ödeme sürelerinin 1 ay gibi makul bir süreye indirilmesi. İhracatçı parasını yıllarca beklememeli, hemen üretime ve yeni pazarlara döndürmeli. Milli katılım organizasyonlarımızda, İtalya Expo Riva Schuh fuarında yakaladığımız o yüksek memnuniyeti ve başarıyı biliyorsunuz. Avrupa bizim kalemiz, buradaki faaliyetlerimizi artırarak sürdüreceğiz."&nbsp;Hedef ABD pazarından yüzde 1 pay almakGündoğdu, "ABD pazarında artık düşünce aşamasından aksiyon aşamasına geçmek zorundayız. Rakamlar ortada; ABD&#39;nin deri ithalatından Türkiye&#39;nin aldığı pay sadece %0,26. Daha da vahimi, Ege Bölgesi olarak bizim aldığımız pay %0,029. Yani binde bir bile değil! Hedefimiz yüzde 1 pay almak. Bu tabloyu değiştirmek boynumuzun borcudur. Ayrıca, deri konfeksiyon ürünlerimizin kıymetini bilen Kuzey Avrupa ülkeleri de önümüzdeki dönemde agresif pazarlama yapacağımız yeni rotalarımız olacak." diye konuştu.&nbsp;İzmir Deri Ürünleri Organize Sanayi Bölgesi kurulmalıHalil Gündoğdu, "Bugün sektörümüze baktığımızda; Deri Mamulleri özelinde bir OSB yer almamakta. Türkiye'nin en büyük 3. ili olan İzmir'imizde ise bu eksiklik artık daha fazla hissedilmektedir. Deri sektörümüzün kümelenememiş olması, dağınık yapıda kalması ne yazık ki sektörümüzü olumsuz etkilemektedir. Emek yoğun bir sektörüz; yan sanayinin gelişmesi, nitelikli ara eleman devamlılığının sağlanması ve istihdamın artırılması ancak sektörün bir arada, omuz omuza hareket etmesiyle mümkündür." dedi.Bölgeden gerçekleşen deri ve deri mamulleri ihracatının yarısının, 300 aktif firmanın içerisinden sadece 40 firmanın sırtladığını açıklayan Gündoğdu, "Bu sürdürülebilir değildir. Sektörümüzün kümelenmesi ve güçlenmesi, ihracatın tabana yayılmasını sağlayacak, geriye kalan firmalarımızı da oyunun içine daha güçlü bir şekilde dahil edecektir. Bu noktada hedefimiz nettir: İzmir Deri Ürünleri Organize Sanayi Bölgesi'nin kurulması. Önümüzdeki yeni dönemde başkan adaylığımı da açıklamak istiyorum." diye konuştu.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 22 Jan 2026 02:09:42 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Decathlon 3 yılda 28 yeni mağaza açmayı hedefliyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/decathlon-3-yilda-28-yeni-magaza-acmayi-hedefliyor-495/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/decathlon-3-yilda-28-yeni-magaza-acmayi-hedefliyor-495/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C51201-05105F-17585A-FC7FD4-7000E2-A10826.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye genelinde 52 mağaza, 2.441 takım arkadaşı ve online satış kanallarıyla faaliyet gösteren global spor markası Decathlon, 2026 yılı itibarıyla Türkiye'deki büyüme stratejisini uzun vadeli bir perspektifle sürdürüyor. Aktif portföy yönetimi stratejisi doğrultusunda, müşterilerine&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C51201-05105F-17585A-FC7FD4-7000E2-A10826.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye genelinde 52 mağaza, 2.441 takım arkadaşı ve online satış kanallarıyla faaliyet gösteren global spor markası Decathlon, 2026 yılı itibarıyla Türkiye'deki büyüme stratejisini uzun vadeli bir perspektifle sürdürüyor. Aktif portföy yönetimi stratejisi doğrultusunda, müşterilerine Decathlon deneyimini en iyi şekilde sunabileceği lokasyonlarda konumlanmayı hedefleyen marka, önümüzdeki üç yıl içerisinde 28 yeni fiziksel mağaza açmayı planlıyor.&nbsp;Yeni mağaza açılışlarının yanı sıra dijital yatırımlarını da artırmayı planlayan Decathlon, sporseverlerin çevrimiçi kanallarda da en iyi şekilde hizmet almasını sağlamak amacıyla dijital kanallardaki kullanıcı deneyimini geliştirmeye yönelik yeni projeler de devreye alacak."Müşteri geri bildirimlerini süreçlerimizi geliştiren bir rehber olarak ele alıyoruz"Konuyla ilgili açıklamada bulunan Decathlon Türkiye İş Geliştirmeden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Duygu Meşeli, "Decathlon Türkiye olarak, 2026 yılında müşteri memnuniyetini merkeze alan yaklaşımımızı daha da ileriye taşımayı hedefliyoruz. Her bir takım arkadaşımızın bireysel taahhüdü ve özverisiyle, müşterilerimizin mağazalarımızdan ya da dijital kanallarımızdan yüzde yüz memnuniyetle ayrılmasını sağlamak için süreçlerimizi yeniden şekillendiriyoruz. Hedefimiz, müşterilerimizin geri bildirimleriyle sistemini sürekli iyileştiren bir marka kültürü yaratmak. Bu doğrultuda mağazalarımızda hayata geçirdiğimiz bakım ve onarım atölyeleri, kişiselleştirme stüdyoları, Buyback hizmeti, ikinci şans reyonları ve müşteri deneyimi tasarımlarıyla hem daha sürdürülebilir hem de daha yenilikçi bir mağazacılık anlayışı benimsiyoruz. Bu sayede yalnızca bugünün değil, geleceğin beklentilerine de uyum sağlayacak bir yapı oluşturuyoruz" dedi.Toplu İşe Alım YapılacakYeni dönemde işgücü yatırımlarına da ağırlık veren Decathlon, mart ayında hayata geçirilecek "Decathlon Kariyer Sahası" programı kapsamında, perakende operasyonlarında görev alan takımlarını güçlendirmek üzere toplu bir işe alım süreci başlatıyor. Decathlon'un kalbi olarak konumlanan ve "Oyunu Sen Kur!" sloganı ile başlatılan Decathlon Kariyer Sahası programı, katılımcılarına, perakendede aktif rol alabilecekleri bir kariyer yolculuğu sunmayı hedefliyor.Konuyla ilgili açıklamada bulunan Decathlon Türkiye Perakendeden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Kıvanç Gül ise, "2026 bizim için önemli bir dönüşüm yılı olacak. Decathlon Türkiye olarak hedefimiz, müşterilerimizin her kanalda aynı memnuniyet seviyesini yaşamasını sağlamak ve çalışanlarımızı bu deneyimin aktif bir parçası haline getirmek. Bu doğrultuda, mart ayında devreye alacağımız Decathlon Kariyer Sahası programı yalnızca istihdam yaratmayı değil; genç yeteneklere sorumluluk verilen, takım ruhunun ön planda olduğu ve öğrenmenin oyunun bir parçası haline geldiği bir gelişim alanı sunmayı amaçlıyor""Öte yandan genç, dinamik ve spora açık bir nüfusa sahip olan ülkemizde hem fiziksel mağazalarımız hem de dijital kanallarımızla güçlü bir büyüme sergiliyoruz. Hedefimiz, her geçen yıl biraz daha fazla sporsevere ulaşmak. 2026'da da sporu herkesin hayatına taşımaya, bu yolculuğu ilham veren bir deneyime dönüştürmeye devam edeceğiz" dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 21 Jan 2026 14:16:25 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Tekstil sektörü suskunluğunu bozdu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tekstil-sektoru-suskunlugunu-bozdu-2336/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tekstil-sektoru-suskunlugunu-bozdu-2336/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D20700-257C66-318CB0-D55ABB-D009A0-0E26F4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Son aylarda sektörün önde gelen firmalarının Mısır başta olmak üzere, farklı ülkelere fabrikalarını taşıdığı haberlerine tepki gösteren İHKİB Başkan Adayı Dr. Timur Bozdemir: &#34;Hiç bir yere gitmiyoruz, üreteceğiz, daha çok üreteceğiz, ülkemizde şehrimizde üreteceğiz,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D20700-257C66-318CB0-D55ABB-D009A0-0E26F4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Son aylarda sektörün önde gelen firmalarının Mısır başta olmak üzere, farklı ülkelere fabrikalarını taşıdığı haberlerine tepki gösteren İHKİB Başkan Adayı Dr. Timur Bozdemir: &#34;Hiç bir yere gitmiyoruz, üreteceğiz, daha çok üreteceğiz, ülkemizde şehrimizde üreteceğiz, gençlerimize yeni iş sahaları açacağız.&#34; dedi.&nbsp; Yönetim Kurulu Adayı Nail Balin ile beraber, sahada seçim çalışmalarını sürdüren Dr. Timur Bozdemir, sektörün dağ gibi büyüyen sorunlarını aşmak için hazırladığı projelerini anlattı.Türkiye&#39;nin kalkınmadaki en önemli gücü olarak yıllardır ihracat şampiyonları çıkaran tekstil sektörü önemli bir değişimin eşiğinde. Sektörün en önemli sivil toplum kuruluşları arasında yer alan İstanbul Hazır Giyim Ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) yeni yönetimini belirlemek için sandık başına gitmeye hazırlanıyor. İHKİB Başkan adayı Dr. Timur Bozdemir, krizin ihracatçılar üzerinde derin izler bıraktığını belirterek: &#34;Son günlerde Mısır başta olmak üzere bazı ülkelere fabrikaların taşındığı yolundaki haberler sektörde karamsarlığa neden oluyor. Sektöre yarım asırdan fazla süredir emek veren yatırımcıları ziyaret ediyoruz, onların görüşlerini beklentilerini dinliyor not alıyoruz.&#34; dedi.DESTEKLERE DAHA HIZLI ERİŞİMÖzellikle Eximbank kredilerine erişimi konusunda yaşadığı sıkıntıları ve ortaya çıkan sorunları yakından takip ettiklerini belirten Dr. Timur Bozdemir: &#34;Ekonomi yönetiminin sektöre verdiği destekleri tüm yatırımcılar biliyor, bunları anlatan değil artık kullandıran, takip eden bir İHKİB yönetimi olacak. Kaynağa yakın olan değil üreten kazansın istiyoruz.&#34; dedi.İstanbul&#39;da tekstil bölgelerinin moda merkezlerine dönüştürülmesi gerektiğini söyleyen Bozdemir şunları söyledi;&#34;Artık fuar orgazi etmek, fuarlar kurarak elimizdeki kısıtlı kaynakları gezile-görülen fuarlar yerine çalışan sipariş alan pazarlara dönüştürmeliyiz. Yurt dışına yoğun emekle kurulan temsilcilikleri, ticaret merkezlerini vitrin olarak kullanmayı bırakmalı, bağlantı ve erişim noktaları haline getirmeliyiz.&#34;HAZIR GİYİM İHRACAT ORANLARIMIZ DÜŞÜYORGeçtiğimiz yılın ilk yarısında hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün bu genel ihracat içindeki payı yüzde 6,2&#39;ye gerilediğine işaret eden Dr. Timur Bozdemir şunları söyledi; &#34;İstanbul hazır giyim sektörünün Türkiye&#39;de hem kurucusu, ustası hem de en büyük üreticisidir. Sadece geçtiğimiz yıl sektörde 3 binden fazla şirketin kapandığına dair veriler paylaşılıyor. Binlerce çalışanımız işsizliğe sürüklenirken İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları bu duruma sessiz kalamaz. Çok değil üç yıl önce 20 milyar dolar ihracatı gerçekleştiren hazır giyim sektörünün genel dış satım konusundaki payı yüzde 10&#39;u geçerken 2025 yılında 16.6 milyar dolara gerileyen ihracatımız son derece yetersiz.&nbsp;İstanbul çevresine yayılan 25 bine yakın üretici ve ihracatçı üyemizin son yıllarda yaşadığı sorunlar, üretim ve ihracatı olumsuz yönde etkiliyor. Bu sorunların çözümü için hazırladığımız yol haritasını kamuoyu ile her fırsatta paylaşıyoruz.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 21 Jan 2026 02:57:17 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Gelinlik sektörü İzmir'de düzenlenen fuarda buluştu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gelinlik-sektoru-izmirde-duzenlenen-fuarda-bulustu-8646/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gelinlik-sektoru-izmirde-duzenlenen-fuarda-bulustu-8646/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_09F0B2-542424-99E897-4EE15B-D81500-C31959.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İzmir Büyükşehir Belediyesinin iştiraki İZFAŞ ve Ege Giyim Sanayicileri Derneği (EGSD) işbirliğiyle Fuarİzmir&#39;de organize edilen fuarın açılışında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, organizasyonun dünya markası haline geldiğini söyledi.Fuarın İzmir&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_09F0B2-542424-99E897-4EE15B-D81500-C31959.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İzmir Büyükşehir Belediyesinin iştiraki İZFAŞ ve Ege Giyim Sanayicileri Derneği (EGSD) işbirliğiyle Fuarİzmir&#39;de organize edilen fuarın açılışında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, organizasyonun dünya markası haline geldiğini söyledi.Fuarın İzmir ekonomisi için önemli olduğunu anlatan Tugay, &#34;Ülkemizdeki gelinlik üretiminin yüzde 70&#39;i güzel İzmir&#39;imizde, bini aşkın firmamızın alın teriyle gerçekleşiyor. Avrupa&#39;dan Orta Doğu&#39;ya, Amerika&#39;dan Asya&#39;ya kadar dünyanın dört bir yanındaki gençlerin en mutlu günlerine İzmir imzası atılıyor. 11 şehirden ve 8 ülkeden 203 firma burada. 60&#39;tan fazla ülkeden profesyonel alıcıyı ağırlıyoruz. En önemlisi 2027 koleksiyonları ilk kez bu koridorlarda görücüye çıkıyor.&#34; diye konuştu.Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya da İzmir&#39;in 2025 yılında 23,6 milyar dolarlık ihracatla Türkiye genelinde en fazla ihracat yapan 3&#39;üncü kent olduğunu söyledi.Ticaret savaşlarının olduğu bir dönem yaşandığını belirten Kılıçkaya,&#34;Bütün bu gelişmelere rağmen Türkiye ekonomisi büyümeye devam ediyor. Türk ekonomisi 21 çeyrektir üst üste büyümesini sürdürdü. Gayrisafi yurt içi hasılamız 1 trilyon 538 milyar dolara ulaştı. Ve kişi başına gelirde de 17 bin doların üstüne çıktık. 17 bin 886 dolar olarak gerçekleşti. Türkiye 2025 yılı sonu itibarıyla satın alma gücü paritesinde dünyanın 11&#39;inci, Avrupa&#39;nın ise 4&#39;üncü büyük ekonomisi oldu.&#34; dedi.Kılıçkaya, Bakanlık olarak ihracatın hazırlık aşamasından markalaşmaya, tasarıma kadar bütün alanlarda ihracatçıları desteklediklerini kaydederek, &#34;Geçtiğimiz yıl 33 milyar liralık bir bütçeyi kullandırmıştık. Bu seneki destek bütçemiz 45 milyar liraya çıktı. Yaklaşık 25 bin ihracatçımız kullanıyor.&#34; diye konuştu.Konuşmaların ardından fuarın açılış töreni yapıldı ve protokol üyeleri stantları ziyaret etti.Fuar 22 Ocak&#39;ta sona erecek.Törenin ardından Cemil Tugay, bir gazetecinin İzmir Büyükşehir Belediyesinin kullandığı Egemenlik Binası, Meslek Fabrikası ve gasilhane binalarının mülkiyetinin Vakıflar Genel Müdürlüğüne geçmesine yönelik sorusu üzerine, durumu yargıya taşıdıklarını, ihtiyati tedbir kararı alındığını söyledi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 20 Jan 2026 15:40:50 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[IF Wedding Fashion İzmir 20 Ocak'ta kapılarını açıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/if-wedding-fashion-izmir-20-ocakta-kapilarini-aciyor-3650/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/if-wedding-fashion-izmir-20-ocakta-kapilarini-aciyor-3650/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E54AED-45D421-E774F7-794C35-EDEF6C-EBA182.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından ve Ege Giyim Sanayicileri Derneği iş birliğinde düzenlenen IF Wedding Fashion İzmir – 19. Gelinlik, Damatlık ve Abiye Giyim Fuarı; üç gün boyunca ticari görüşmelerden defilelere, tasarım yarışmasından sektörel&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E54AED-45D421-E774F7-794C35-EDEF6C-EBA182.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından ve Ege Giyim Sanayicileri Derneği iş birliğinde düzenlenen IF Wedding Fashion İzmir – 19. Gelinlik, Damatlık ve Abiye Giyim Fuarı; üç gün boyunca ticari görüşmelerden defilelere, tasarım yarışmasından sektörel buluşmalara uzanan yoğun bir program sunacak. Fuarın, modanın ve gelinliğin başkenti İzmir'de 20 binin üzerinde sektör profesyonelini ağırlaması bekleniyor.Bu yıl IF Wedding Fashion İzmir'de, 11 şehirden 185'i yerli, 8 ülkeden 18'i yabancı olmak üzere toplam 203 firma yer alacak. Fuar süresince gerçekleştirilecek ikili görüşmelerle katılımcı firmalar ile yerli ve yabancı profesyoneller arasında doğrudan temas kurulacak. Fuar, sektöre yeni pazarlara açılma ve uluslararası iş birliklerini geliştirme imkânı sunacak.2027 koleksiyonları podyumdaIF Wedding Fashion İzmir'in öne çıkan başlıklarından defile programları kapsamında, 2027 yılı koleksiyonları ilk kez sunulacak. Ünlü mankenler eşliğinde düzenlenen 12 defilede, sektöre yön veren markaların koleksiyonlarının yanı sıra genç tasarımcıların çalışmaları da podyuma taşınacak. Defile programlarının fuar süresince yoğun ilgi görmesi bekleniyor.Moda ile farkındalık yaratacaklarDefile programlarının yanı sıra IF Wedding Fashion İzmir, bu yıl da sosyal sorumluluk odaklı özel bir tasarım sergisine ev sahipliği yapacak. Geçen yıl kadına yönelik şiddete dikkat çekmeyi hedefleyen siyah gelinlik çalışmasıyla toplumsal farkındalık yaratan İzmir Moda Tasarımcıları Derneği, bu yıl ise meme kanseri farkındalığı için yeni bir projeyi fuar kapsamına taşıyacak. Dernek Başkanı Esin Özyiğit, meme kanserine dikkat çekmek amacıyla pembe tonlarında 18 özel tasarım kıyafet hazırlandığını belirterek, bu tasarımların IF Wedding Fashion İzmir süresince sergileneceğini ifade etti.&nbsp; Modanın, estetik kaygının ötesinde toplumsal farkındalık yaratma gücü taşıyan bir ifade alanı olduğuna dikkat çeken Özyiğit, tasarlanan kıyafetlerin fuar sonrasında bir derneğe bağışlanarak sosyal sorumluluk projesine gelir sağlanmasının hedeflendiğini söyledi.Genç tasarımcılar final gecesine hazırlanıyorFuar kapsamında bu yıl 16'ncısı düzenlenen Gelinlik Tasarım Yarışması, genç tasarımcıları sektöre kazandırmaya devam ediyor. Yarışmada finale kalan 15 genç tasarımcı, 19 Ocak'ta gerçekleştirilecek final defilesi için koleksiyonlarının dikim sürecini tamamlamak üzere yoğun bir hazırlık döneminden geçiyor. İzmir Moda Tasarımcıları Derneği üyesi mentörler eşliğinde yürütülen bu süreçte, finalistler, tasarımlarını üretimden sunuma kadar tüm aşamalarıyla hayata geçiriyor. Final gecesinde podyuma çıkacak tasarımlar, sektör temsilcileri ile profesyonel ziyaretçilerle buluşacak ve dereceye girecek isimler belirlenecek.Geçen yılın birincisi performans defilesiyle podyumda2025 yılında Gelinlik Tasarım Yarışması'nı kazanan Öztürk Yıkılmaz, bu yıl IF Wedding Fashion İzmir podyumunda performans defilesi ile yer alacak. "Sessiz Asalet" temasıyla hazırlanan ve 20 parçadan oluşan koleksiyon, abiye ağırlıklı tasarımların yanı sıra gelinlikleri de içeriyor. Yarışmayı kazanmasının ardından kendi adını taşıyan bir performans defilesi hazırlamanın kendisi için özel bir anlam taşıdığını belirten Yıkılmaz, "Para ödülünden ziyade benim için asıl ödül IF Wedding Fashion İzmir podyumunda yer almak. Kendi adınızla, böyle büyük bir organizasyonun sahnesinde koleksiyonunuzu sergilemek çok başka bir duygu. Bir yıl önce böyle bir defilem olacağını hayal bile edemezdim. İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZFAŞ ekibi, mentörüm, atölyedeki herkes bu süreçte hep yanımdaydı. Bu podyum, genç bir tasarımcı için gerçekten çok büyük bir fırsat" dedi.&nbsp;Koleksiyonunun çıkış noktasını geçmişle bugün arasında kurduğu bağ üzerinden anlatan Yıkılmaz, "Koleksiyonu oluştururken geçmişteki romantik kadını bugüne taşımak istedim. Bugün daha güçlü, daha sakin, daha asil bir duruş ortaya çıkmasını amaçladım. Göze batmak yerine daha sessiz, sade ama daha etkili bir duruşu tercih ettim. Kumaş ve renk seçimlerinde 2027 trendlerinden yola çıkarak pastel tonlar ve parlak satenler kullandım" diye konuştu.&nbsp;Sektörün ticari zemini güçlenecekBu yıl üç güne yayılarak 20 Ocak Salı, 22 Ocak Perşembe günleri arasında düzenlenecek IF Wedding Fashion İzmir, kentin moda, gelinlik, damatlık ve abiye alanındaki konumunu güçlendirmeyi amaçlıyor. Ticari boyutunun yanı sıra yarışma ve yeni koleksiyonların beğeniye sunulacağı defilelerin yer alacağı fuar, tasarımı görünür kılarken sektör için güçlü bir ticaret zemini de oluşturacak. Yerli ve yabancı profesyonel ziyaretçilerle gerçekleştirilecek görüşmelerin ise yeni pazarlar yaratması ve ihracat bağlantılarına katkı sağlaması hedefleniyor.IF Wedding Fashion İzmir; T.C. Ticaret Bakanlığı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, İzmir Ticaret Odası, Ege Bölgesi Sanayi Odası, İzmir Ticaret Borsası, Ege İhracatçı Birlikleri, İzmir Esnaf ve Sanatkârlar Odası Birliği, Moda ve Hazır Giyim Federasyonu, Mimar Kemalettin Moda Merkezi Derneği, Moda Tekstil Konfeksiyoncuları Derneği, İzmir Terziler ve Konfeksiyoncular Odası ile İzmir Moda Tasarımcıları Derneğinin destekleriyle gerçekleştiriliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 19 Jan 2026 09:35:19 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Berteks, inovatif teknik tekstil ürünlerini Heimtextil 2026'da sergiledi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/berteks-inovatif-teknik-tekstil-urunlerini-heimtextil-2026da-sergiledi-4255/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/berteks-inovatif-teknik-tekstil-urunlerini-heimtextil-2026da-sergiledi-4255/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_99D9A8-295DE4-419A5F-6ADDA3-ECDA6C-30913D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İleri teknoloji yatırımlarıyla tekstil, savunma sanayi ve havacılık sektörlerini enerji tasarruflu, akustik, ısı yalıtımlı, yanmaz ve elektromanyetik kalkanlı pek çok inovatif kumaşla tanıştıran 103 yıllık tekstil devi Berteks, bu yıl 13-16 Ocak 2026 tarihlerinde Frankfurt'ta düzenlenen&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_99D9A8-295DE4-419A5F-6ADDA3-ECDA6C-30913D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İleri teknoloji yatırımlarıyla tekstil, savunma sanayi ve havacılık sektörlerini enerji tasarruflu, akustik, ısı yalıtımlı, yanmaz ve elektromanyetik kalkanlı pek çok inovatif kumaşla tanıştıran 103 yıllık tekstil devi Berteks, bu yıl 13-16 Ocak 2026 tarihlerinde Frankfurt'ta düzenlenen Heimtextil Fuarı'nda ses getiren teknik tekstil ürünlerini uluslararası profesyonellerle buluşturdu.&nbsp;Tekstil duvar kağıdında WALL ve mekanizmalı perdede Honeycomb yoğun ilgi gördüBerteks Tekstil, fuarda akustik, anti-bakteriyel, su itici ve kolay temizlenen kumaşlardan enerji tasarrufu sağlayan termoteks, biyobozunur ve yanmaz kumaşlara, iç ortam hava kalitesini artıran VOC- Neutrilizer özellikli kumaşlardan ses ve ısı yalıtımı sağlayan tekstil tabanlı duvar kağıtlarına kadar geniş ürün yelpazesi ile yoğun ilgi gördü. Isı dayanımı ve dayanıklı yapısı sayesinde hava, yağ ve diğer sıvı filtreleme alanlarında kullanılabilen Non woven kumaşlar üreten Berteks'in tekstil tabanlı duvar kağıtları markası WALL ilemekanizmalı perdede son teknoloji honeycomb makineleriyle ürettiği Honeycomb kumaşları, fuarda en çok öne çıkan ürünler arasında yer aldı. Doku, tasarım ve kullanım kolaylığını bir araya getiren tekstil tabanlı yeni nesil duvar kağıtları WALL, yüzeylerinin kir tutmaması, silinebilirliği, ses ve ısı yalıtımı sağlamasıylafark yaratırken estetik görünümüyle duvarlara şık bir dokunuş katıyor. Honeycomb kumaşları ise ışık kontrolü, ses ve ısı izolasyonu özellikleriyle dekorasyon ve işlevselliği bir arada arayanların tüm beklentilerini karşılıyor.Noyan: "Fonksiyonellik ve sürdürülebilirlik, sektörümüzün en önemli gündemi"Fuarı değerlendiren Berteks Yönetim Kurulu Başkanı Asım Berk Noyan, tekstil endüstrisi ve iç mekan tasarımı alanında en önemli uluslararası fuarlardan biri olan Heimtextil 2026'nın ev tekstili ve iç dekorasyon endüstrisindeki profesyonellerle yeni iş bağlantıları kurma ve sektörel gelişmeleri yakından izlemeimkanı vermesi bakımından çok önemli olduğunu belirtti.&nbsp;Yüksek teknoloji, inovasyon ve mühendislik temelli teknik tekstil ürünlerinindayanıklılık, hafiflik, ısıya ve kimyasallara direnç, filtreleme, koruma veya yalıtım gibi özellikleriile profesyonellerin dikkatini çektiğini kaydeden Noyan, "Türkiye'nin teknik tekstil ihracatı, 2025 yılında 2,3 milyar dolara yükselerek sektörün en büyük ihracat kalemi oldu. Biz de Avrupa, Avustralya ve Amerika olmak üzere 5 kıtada 55 ülkeye ihracat yaparakbu başarıya katkı sağladık. Heimtextil Fuarı'nda ise endüstri profesyonellerinden aldığımız yoğun ilgi, tekstilde katma değeri yüksek alanların öne çıktığını ve yerli üretimin gücünü bir kez daha gösterdi. Teknik tekstil, 2026'da da dünya tekstil ticaretinin en hızlı büyüyen alanlarından biri olacak. Yapay zeka destekli teknolojilerin ve el işçiliğinin birbirini tamamlayacağı 2026'da fonksiyonellik ve sürdürülebilirlik, sektörümüzün en önemli gündemi olacak" değerlendirmesinde bulundu.Şirket sektör ihracatında ilk 3'e girmeyi hedefliyorSektöründe faaliyet gösteren 19'uncu Ar-Ge merkezi olarak Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonuyla çalışan şirket bugün, inovatif kumaşlarda dünya için önde gelen bir partner durumunda.Şirketin ürettiği kumaşlar, Las Vegas'taki Bellagio Hotel ve Wynn Hotel, New York'taki Empire State binası ve Los Angeles'taki Apple ofislerinin yanı sıra Avrupa ve Rusya metrolarından opera salonlarına kadar pek çok mekânda kullanılıyor.Üretiminin yüzde 95'ini ihraç eden şirket, önümüzdeki dönemde Türkiye'de sektörde en yüksekihracatı yapan 3 marka arasında yer almayı hedefliyor.&nbsp;GES ve çevreci yatırımlarıyla tekstilde yeşil dönüşümün temsilcisiBursa Demirtaş OSB'deki 80 bin metrekarelik entegre üretim sahasında 5 fabrika ile faaliyet gösteren ve üretim sahasının yanı sıra Urfa ve Balıkesir'de kurduğu güneş enerjisi santralleri (GES) ile tüm enerjisini yenilenebilir kaynaklardan elde eden Berteks Tekstil, sürdürülebilirlik stratejisiyle karbon salımını azaltmak için çevreci üretim yatırımlarını sürdürüyor. Rakip ürünlere göre daha çevreci olan Pescreen markalı ürünlerinin karbon ayak izinin daha da iyileştirilmesi için Yaşam Döngüsü Analizi (LCA) çalışmalarını yürüten ve PET şişelerden geri dönüştürerek elde ettiği ipliği üretiminde kullanan şirketin bir diğer hedefi ise tüm ürünlerini tamamen geri dönüştürülmüş ipliklerle üretmek.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 16 Jan 2026 02:21:29 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Akdeniz Tekstil Fuarı Mersin'de Açıldı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/akdeniz-tekstil-fuari-mersinde-acildi-8137/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/akdeniz-tekstil-fuari-mersinde-acildi-8137/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_920CE7-4CF9E3-0DDD4A-C6DCFC-E9D7C6-BC9E8C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Açılış törenine Mersin Valisi Atilla Toros, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hakan Sefa Çakır, Mersin Tekstil Üreticileri Üreticileri Derneği Başkanı Kemal Dede, Mersin Tekstil&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_920CE7-4CF9E3-0DDD4A-C6DCFC-E9D7C6-BC9E8C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Açılış törenine Mersin Valisi Atilla Toros, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hakan Sefa Çakır, Mersin Tekstil Üreticileri Üreticileri Derneği Başkanı Kemal Dede, Mersin Tekstil Fuarı Komite Başkanı Salihcan Sağlam ve il protokolü temsilcileriyle çok sayıda sektör temsilcisi katıldı.&nbsp;Fuarın açılışında konuşan yetkililer, Mersin'in tekstil ve hazır giyim sektöründe artan üretim kapasitesine ve ihracattaki stratejik konumuna dikkat çekti.Mersin Valisi Atilla Toros Mersin-Akdeniz Tekstil Fuarı'nın Mersin'de gerçekleştirilmesinden memnuniyet duyduğunu söyledi.&nbsp;Vali Toros: "Bugün Mersin'imizde sadece yeni bir fuarın kapılarını aralamıyoruz; bugün; Mersin'in üretim gücünü, ticaret vizyonunu ve stratejik iddiasını, aynı zeminde buluşturuyoruz.Türkiye'nin üretim kapasitesini, Mersin'in lojistik ve ticari imkânlarıyla birleştiren, güçlü bir adımı, hep birlikte atıyoruz" ifadesini kullandı.Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer "Tekstil sektörü; emeğin, estetiğin, teknolojinin ve ticaretin aynı potada buluştuğu, Türkiye ekonomisinin, lokomotif alanlarından biridir.Yüz binlerce vatandaşımıza istihdam sağlayan bu sektör, yüksek katma değer üretme kapasitesiyle, ülkemizin kalkınmasında, önemli bir rol üstlenmektedir.Bugün Türkiye, tekstilin tüm üretim aşamalarını aynı anda gerçekleştirebilen, ender ülkelerden biridir. Bu gücünü entegre üretim yapısıyla pekiştirmiş, küresel rekabette önemli bir üstünlüğe dönüştürmüştür" diye konuştu.Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hakan Sefa Çakır "Birincisini gerçekleştirdiğimiz Akdeniz Uluslararası Tekstil Fuarı ile Mersin; başarı hikâyesindeki sessizliğini bozmakta, Tekstildeki gücünü hem Türkiye'ye hem de dünya pazarlarına göstermeyi hedeflemektedir.150'den fazla yabancı heyetin katıldığı bu fuar hem tekstil sektörü hem de fuarcılık açısından, önemli bir dönüm noktası olacaktır" dedi.Mersin Tekstil Üreticileri Derneği Başkanı Kemal Dede ise "Tekstil sektörünün kan kaybettiği bu dönemde böylesi bir fuarın bizler için can suyu olmasını temenni ediyorum. Bizler Mersin'deki üreticiler olarak üretmeye devam edeceğiz. Başka ülkelerden değil, kendi memleketimiz ve Türkiye'de birlikte çalışarak ve üreterek büyümeye ve markalaşmaya, tekstilde Mersin'i bir dünya markası yapma yolunda çalışmaya devam edeceği" diye konuştu.Mersin Tekstil Fuarı Komite Başkanı Salihcan Sağlam da "Bugün burada; 65'i Mersin firması olmak üzere toplam 85 üretici ve marka sahibi firmalarımız stant açıyor.&nbsp; Fuarımızdaki hedefimiz; üreticimizin ürününü doğru alıcıyla buluşturmak, iş bağlantısını hızlandırmak ve yeni pazarlara erişimi somutlaştırmaktır.Bu fuar ile birlikte, Mersin'in mevcut üretim kabiliyeti ve lojistik avantajları üzerine kurulu ekosistemini, yerli ve yabancı satın almacılarla buluşturarak ticari temasların artmasına ve yeni pazarlara açılıma katkı sağlamayı hedefliyoruz. Bu kapsamda, yurt içinden 2.500'in üzerinde, yurt dışından ise 200'ü aşkın satın almacıyı fuarımızda üretici firmalarımızla buluşturacağız" ifadesini kullandı.Açılış programı kapsamında, Mersin Valiliği himayesindeki Mersin Olgunlaşma Enstitüsü tarafından hazırlanan ve Yörük kültürünün önemli el sanatlarından biri olan "Ala Çuval" temalı özel defile izleyicilerden büyük beğeni topladı. Kurdele kesiminin ardından fuar ziyarete açıldı.Fuar süresince iplik, kumaş, konfeksiyon, aksesuar ve tekstil teknolojileri alanlarında faaliyet gösteren firmalar; yeni iş birlikleri, ihracat bağlantıları ve ticari görüşmeler gerçekleştirecek.Kamu kurumları, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarının desteğiyle düzenlenen fuar, Mersin'in tekstil sektöründeki üretim ve ihracat potansiyelini bir kez daha ortaya koydu.Kapital Expo yetkilisi Murat Şaroğlu, Akdeniz Tekstil Fuarı'nın önümüzdeki yıllarda daha geniş katılımla, uluslararası ölçekte büyüyerek yoluna devam edeceğini ifade etti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 15 Jan 2026 09:39:49 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Hazır giyimin takati kalmadı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/hazir-giyimin-takati-kalmadi-4547/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/hazir-giyimin-takati-kalmadi-4547/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_11C4EB-696C30-9BBC22-FB3BA3-B682D8-BF3467.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hakan ÖZBAYİstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkan Yardımcısı ve Başkan Adayı Mustafa Paşahan, nisan ayında yapılacak seçimli genel kurul öncesinde projelerini açıkladı. "Birlik, dayanışma, deneyim, devamlılık" sloganıyla adaylığını açıklayan&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_11C4EB-696C30-9BBC22-FB3BA3-B682D8-BF3467.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hakan ÖZBAYİstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkan Yardımcısı ve Başkan Adayı Mustafa Paşahan, nisan ayında yapılacak seçimli genel kurul öncesinde projelerini açıkladı. "Birlik, dayanışma, deneyim, devamlılık" sloganıyla adaylığını açıklayan Paşahan, düzenlediği toplantıda hem gelecek vizyonunu anlattı hem de sektörün içinden geçtiği zorlu sürece dair çarpıcı veriler paylaştı.Sektörün artık bıçak sırtında olduğunu vurgulayan Paşahan, "Hazır giyim sektörünün takati gerçekten kalmadı. Bu düşüş devam ederse çok daha kötü yerlere gideriz. Artık bunun son olduğuna inanmak istiyoruz" dedi.MALİYET UÇURUMU MÜŞTERİYİ KAÇIRIYORTürkiye'nin üretim maliyetlerindeki artışın rekabet gücünü kırdığını, verilerle detaylandıran Paşahan, şu karşılaştırmayı yaptı: "2002 yılında bizim asgari ücret maliyetlerimiz 600-650 dolarken rakiplerimiz 150 dolar civarındaydı. Bugün rakiplerimiz 250-300 dolara geldi, biz ise 1500 dolar maliyetle üretim yapmaya çalışıyoruz. 3 sene içerisinde maliyetin 600 dolardan 1500 dolara çıkmasında bir problem var. Enflasyon, faiz ve kur dengelenmezse, maliyetlerimiz 800-850 dolar seviyelerine gelmezse müşteri getirmekte zorlanacağız. Müşteri Türkiye'den gitmek istemiyor ama bu maliyet uçurumu dengeleri bozuyor."Paşahan, sektördeki kan kaybını somut rakamlarla ortaya koydu. İstihdamın 1 milyon 200 binlerden 860 binlere gerilediğini hatırlatan Paşahan, "300 binden fazla istihdam kaybımız var. İhracat tarafında 3 yılda 4,4 milyar dolar eksi yazdık, ithalat ise 2 milyar dolar arttı. Toplamda sektör 6,5 milyar dolar eksi yazdı. Bu tablo sürdürülebilir değil" diye konuştu.ANKARA'YA 4 MADDELİK ACİL REÇETESektörün ayakta kalabilmesi için taleplerini Ankara'ya hem yazılı hem sözlü ilettiklerini belirten Mustafa Paşahan, beklentilerini şöyle sıraladı:•	İstihdam Desteği: Mevcut 3 bin 500 liralık desteğin 6 bin liraya çıkarılması.•	Asgari Ücret Desteği: 1.270 liralık desteğin 2 bin 500 liraya yükseltilmesi.•	Döviz Dönüşüm Desteği: Yüzde 90 net ihracatçı olan hazır giyim sektörü için bu oranın yüzde 3'ten yüzde 10'a çıkarılması.•	Reeskont Kredileri: Faiz oranlarının yüzde 15'e düşürülmesi.Paşahan, "Başka kimden bekleyeceğiz? Devletimizden bekleyeceğiz. Hazır giyim sektörü Türkiye'nin 81 ilinde fabrikası olan, 5 yıldızlı otel ayarında tesislere sahip milli bir meseledir. Bu fabrikaların kapanışını izlememeliyiz" dedi.GEREKİRSE ANKARA'YA OFİS AÇACAĞIZİhracatçının vize çilesine de değinen Paşahan, "Vize sorununun çözüleceği yer Ankara'dır. İlişkilerimiz iyi ama bundan sonraki süreçte belki de oraya bir ofis kuracağız. Sürekli Ankara'da olacak bir komite ile sorunları anlık takip edeceğiz. Çünkü artık bir dakika bile beklemeye tahammülümüz yok" şeklinde konuştu.İKİNCİ EL İTHALATINDA KIRMIZI HAT UYARISISektörün gündemindeki "kullanılmış/ikinci el ürün ithalatı" konusuna da değinen Paşahan, merdiven altı dönüşüm riskine dikkat çekti. Paşahan, "Endişemiz; Avrupa'dan markalı ikinci el ürünlerin getirilip, bir tesiste yıkanıp ütülenerek iç piyasaya yeniymiş gibi sürülme riskidir. Bakanlığımızın kapasitenin yüzde 25'i şartı getirmesi önemli ancak denetimlerin çok sıkı olması gerekiyor" ifadelerini kullandı.Ayrıca ithalattaki gümrük beklemelerine de değinen Paşahan, "Hammadde veya kumaşın kırmızı hatta düşmesi, denetlenmesi doğaldır. Ancak ürünün 1 hafta 10 gün gümrükte beklemesi ve üzerine ardiye parası ödenmesi sanayiciye ağır geliyor. Numune alınsın, mal çekilsin, hata varsa en ağır ceza verilsin ama sanayici bekletilmesin" dedi.HEDEF KÜRESEL MODA MERKEZİ İSTANBULMevcut sorunlarla boğuşurken geleceği de kurguladıklarını belirten Paşahan, "Bir yandan yangını söndürmeye çalışırken diğer yandan moda endüstrisinin geleceğini kurguluyoruz. Hedefimiz markalar ülkesi bir Türkiye. Sektörün 30 yıllık hayali olan IFCO Fuarı'nı hayata geçirdik, şimdi onu daha da büyütüyoruz. Dijital ve yeşil dönüşümde (ikiz dönüşüm) MİDAS gibi projelerle KOBİ'lerimize rehberlik ediyoruz. Yeni dönemde İHKİB bünyesinde bir KOBİ Komitesi ve KOBİ Destek Masası kurarak tabana daha fazla yayılacağız" ifadelerini kullandı.&nbsp;SEKTÖRÜ ASLA BIRAKMAM33 yıldır sektörün her kademesinde bulunduğunu belirten Paşahan, hazır giyimden vazgeçmeyeceğini şu sözlerle vurguladı: "Geçmem, onu net söyleyeyim. Ben hazır giyimciyim. Gözümü hazır giyimle açtım, yapabildiğim kadar bu işi yapacağım. Başka bir sektöre girmek istemiyorum. Bu işin Türkiye'de devam etmesi gerektiğine inananlardanım."Savunma sanayinin Türkiye'nin gururu olduğunu ancak hazır giyimin de 17 milyar dolarlık ihracatı ve 81 ile yayılan istihdam gücüyle vazgeçilmez olduğunu belirten Paşahan, "Anadolu'daki fabrikalarımızın hepsi 5 yıldızlı otel ayarında. Biz bunların kapanışını izlememeliyiz. Hazır giyimciler olarak el birliğiyle bu tesisleri yaşatmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 14 Jan 2026 02:23:10 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türk moda endüstrisi ABD pazarında konumunu güçlendirecek]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-moda-endustrisi-abd-pazarinda-konumunu-guclendirecek-6255/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-moda-endustrisi-abd-pazarinda-konumunu-guclendirecek-6255/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E1BFE4-EE66FB-FC5BCB-755F49-12DF5E-A7295B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />New York'ta 13-14 Ocak tarihlerinde düzenlenecek olan PV Manufacturing New York Fuarı'na Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, 12 firmayla Türkiye Milli Katılım Organizasyonu düzenleyecek.PV Manufacturing New York Fuarı'na daha önce 3 kez milli katılım organizasyonu yaptıkları&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E1BFE4-EE66FB-FC5BCB-755F49-12DF5E-A7295B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />New York'ta 13-14 Ocak tarihlerinde düzenlenecek olan PV Manufacturing New York Fuarı'na Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, 12 firmayla Türkiye Milli Katılım Organizasyonu düzenleyecek.PV Manufacturing New York Fuarı'na daha önce 3 kez milli katılım organizasyonu yaptıkları bilgisini veren Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Sertbaş, 2026 yılında dördüncü kez katılacaklarını dile getirdi.ABD Başkanı Donald Trump tarafından Çin, Hindistan, Bangladeş, Vietnam, Pakistan gibi rakip ülkelere yönelik yüksek gümrük vergileri ilan edildiğinin altını çizen Sertbaş, "Türk hazır giyim sektörü son yıllarda ülkemizde artan maliyetler ve döviz kurlarının enflasyon rakamlarının gerisinde kalmasından dolayı fiyat tutturamaz hale gelmişti. Çin, Hindistan, Bangladeş, Vietnam, Pakistan gibi ülkelerin yanında Mısır, Portekiz gibi rakiplerimize göre pahalı hale geldi. Ana ihraç pazarımız Avrupa Birliği'nin ithalat rakamları artıya geçse de Türkiye'nin AB'ye ihracatı geriledi. Alternatif pazar arayışları kapsamında ABD'yi radarımıza aldık. Ticaret Bakanlığımızın &#34;Uzak Ülkeler Stratejisi&#34;yle de uyumlu olarak EHKİB olarak PV Manufacturing New York Fuarı'na düzenli milli katılım sağlamayı hedefliyoruz" diye konuştu.ABD'nin hazır giyim ithalatı 100 milyar doları aşıyorPV Manufacturing New York Fuarı'na katılımcıların seçici kurul tarafından özenle incelenerek seçildiği bilgisini veren Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi ve Dış Pazar Komitesi Başkanı Tala Uğuz, fuarda hem katılımcı hem ziyaretçi kalitesinin diğer fuarların üzerinde seyrettiğini vurguladı.Amerika Birleşik Devletleri'nin dünyanın uzak ara en büyük giyim ithalatçısı olduğunu dillendiren Uğuz, "ABD'nin yıllık giyim ithalatı 100 milyar doları aşıyor. Türkiye'nin ABD'ye giyim ihracatı 1,2 milyar dolar seviyesinde. Hedefimiz ABD pazarına ihracatımızı 1,5 milyar dolara çıkarmak" şeklinde konuştu.Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, PV Manufacturing New York Fuarı'na Milli Katılım Organizasyonu yanında; Amerika Birleşik Devletleri'ndeki konumunu güçlendirmek için 27 Nisan-1 Mayıs 2026 tarihlerinde Los Angeles Sektörel Ticaret Heyeti yapmak için çalışmalarını sürdürüyor.PV Manufacturing New York Fuarı'na; katılacak firmaların 9'u İzmir'den olurken, 3'ü İstanbullu firmalar olacak.Fuar ile eş zamanlı İkili İkili İş Görüşmesi FaaliyetiEge Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, PV Manufacturing New York Fuarı'na katılan 12 firmanın ABD'li giyim ithalatçılarıyla ikili iş görüşmesi yapmaları için bir PR firmasından eşleştirme hizmeti aldı. Fuardan alınacak verimin artırılması amacıyla 2 gün süresince 100'e yakın iş görüşmesi yapılmasını hedefliyor.EHKİB 2026 yılında 6 fuara Milli Katılım Organizasyonu gerçekleştirecek.PV Manufacturing New York Fuarı'na katılacak firmalar; "Akçakaya Tekstil, Beta Konfeksiyon, Betobe Tekstil, Bilsar Tekstil, Demirışık Tekstil, Demoteks Tekstil, DND Tekstil, ERA Tekstil, Fıratteks Tekstil, İYA Tekstil, Merger Tekstil ve Seleksiyon Tekstil" olacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 12 Jan 2026 08:34:00 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İthal hayvan arttı deri sektörü çöktü]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ithal-hayvan-artti-deri-sektoru-coktu-2730/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/ithal-hayvan-artti-deri-sektoru-coktu-2730/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_98A660-D4B401-6B1703-398AFE-BB69D3-3F2A9D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hakan ÖZBAYDeri ve deri mamulleri sektörünün en önemli halkası olan tabakhaneler, son yıllarda ham madde kalitesindeki değişimle mücadele ediyor. Sektör temsilcileri, Türkiye'nin et ihtiyacını karşılamak amacıyla yapılan canlı hayvan ithalatının, deri sanayisine olan dolaylı ancak&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_98A660-D4B401-6B1703-398AFE-BB69D3-3F2A9D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hakan ÖZBAYDeri ve deri mamulleri sektörünün en önemli halkası olan tabakhaneler, son yıllarda ham madde kalitesindeki değişimle mücadele ediyor. Sektör temsilcileri, Türkiye'nin et ihtiyacını karşılamak amacıyla yapılan canlı hayvan ithalatının, deri sanayisine olan dolaylı ancak yıkıcı etkisine dikkat çekti.Türkiye Deri Sanayicileri Derneği (TDSD) Başkanı Burak Uyguner, sektörün 2025 projeksiyonunu değerlendirdiği toplantıda, tabakhane tarafında yaşanan kalite kaybının temel nedeninin "ithal hayvanlar" olduğunu açıkladı.GÜNEY AMERİKA HAYVANI KALİTEYİ DÜŞÜRDÜSektörün ham maddeye erişimde yaşadığı nitelik sorununa değinen Uyguner, yerli ırkların deri kalitesi ile ithal hayvanların deri kalitesi arasındaki uçuruma işaret etti. Uyguner, mevcut tabloyu şu sözlerle özetledi: "Türkiye özeline dönecek olursak; ithal hayvanlardan dolayı bizim ham deri kalitemizde ciddi düşüşler var. Bu durum, müşterilerimizin taleplerini yerine getiremememiz sonucuna ulaştırıyor bizi. Yerli ırk hayvanımız, bundan 4-5 sene evvel, Güney Amerika bazlı bu kadar çok ithal hayvan gelmeden önce çok daha farklıydı. O dönem cilt kalitelerimiz çok daha yüksekti."TARLADAKİ ÜRÜNLE YETİNMEK ZORUNDAYIZKalite düşüşüne rağmen sanayicinin elindeki malzemeyi işlemek zorunda olduğunu vurgulayan Uyguner, sektörün bir adaptasyon süreci geçirdiğini belirtti. Uyguner, "Biz sanayiciyiz ve elimizde bir ham madde var. Tarlamızdaki ürünle bir şeyler yapmayı öğrenmek durumundayız. 'Elimizdeki bu düşük kaliteli ham maddeyle ne yapabiliriz?' artık buna bakacağız" ifadelerini kullandı.Küresel konjonktürde derinin durumu hakkında da çarpıcı tespitlerde bulunan Uyguner, dünyada günde yaklaşık 1 milyon, yılda ise 300 milyon büyükbaş hayvanın kesildiğini hatırlattı. Ancak bu devasa rakama rağmen deri talebinde küresel bir daralma yaşandığına dikkat çeken Uyguner, şunları söyledi: "Bu 300 milyon hayvanın aşağı yukarı yüzde 30'u hiç tabakhaneye ulaşmaz, çöp olup gider. Günün sonunda bu kadar çok deri için dünyada bu kadar çok müşteri yok. Z jenerasyonu deri tüketmek istemiyor. Ayrıca belgelendirme ve izlenebilirlik açısından üzerimizde çok ciddi baskılar var. Hissiyatım o ki; deri biraz da et endüstrisinin üstünde baskı kurmak için bir araç olarak kullanılıyor."Sektörün geleceğinin "sürdürülebilir ekonomi şirketi" olmaktan geçtiğini vurgulayan TDSD Başkanı, klasik tabakhanecilik anlayışının değişmek zorunda olduğunu belirtti. Türkiye'deki sanayicilerin bu konuda ciddi çaba sarf ettiğini ve yatırım yaptığını belirten Uyguner, "Bir tabakhaneden sürdürülebilir ekonomi şirketine dönmemiz gerekiyor. Bu dönüşümü yaptığımız zaman, dünyanın en eski mesleklerinden biri olan tabakhanecilik varlığını sürdürecektir" diyerek sözlerini noktaladı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 09 Jan 2026 02:08:05 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Diyarbakır'da kar üstünde defile düzenlendi]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/diyarbakirda-kar-ustunde-defile-duzenlendi-195/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/diyarbakirda-kar-ustunde-defile-duzenlendi-195/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CC78C1-774182-975EC2-C47AC6-C05176-2ABF3E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yoğun yağışın ardından kar kalınlığının 38 santimetreye ulaştığı kentte karla mücadele çalışmaları sürerken, kar renkli görüntülere de sahne oldu.Diyarbakır&#39;da ürettiği gelinliklerin satışını yapan firma, hazırladığı yeni gelinlik ve nişanlık koleksiyonunu merkez&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CC78C1-774182-975EC2-C47AC6-C05176-2ABF3E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yoğun yağışın ardından kar kalınlığının 38 santimetreye ulaştığı kentte karla mücadele çalışmaları sürerken, kar renkli görüntülere de sahne oldu.Diyarbakır&#39;da ürettiği gelinliklerin satışını yapan firma, hazırladığı yeni gelinlik ve nişanlık koleksiyonunu merkez Kayapınar ilçesindeki bir parkta defile düzenleyerek sergiledi.Defilede yeni tasarımlardan 6 beyaz gelinliği ve 3 kırmızı nişanlığı giyen mankenler, karla kaplı alanda yürüyerek yeni koleksiyonun bazı parçalarını tanıttı.Firmanın sahibi Mehmet Kaymak, AA muhabirine, uzun süredir moda sektöründe faaliyet gösterdiğini belirterek, bugün ise farklı bir projeyle mesleğine katkı sunmayı amaçladığını söyledi.Kentte yıllardır kar yağışına hasret kaldıklarını ifade eden Kaymak, Diyarbakır&#39;da etkili olan karın kentte sevinçle karşılandığını belirtti.- &#34;Karda ilk kez böyle bir etkinlik gerçekleştirdik&#34;Kaymak, &#34;Çocukluğumda böyle bir kar gördüm, şimdi yeniden görüyoruz. Bunun sevincini de bu şekilde bir defileyle taçlandırmak istedim. Bu benim adıma mutluluk verici bir an.&#34; dedi.Hava soğuk olmasına rağmen bu etkinliği gerçekleştirdiklerini dile getiren Kaymak, &#34;Diyarbakır halkının da benim yaşadığım duyguları yaşadığını düşünüyorum. Kar, kentimize mutluluk ve sevinç getirdi. Biz de bu sevincin bir parçası olmak istedik. 2026 koleksiyonumuzu bu şekilde tanıttık. Kentimiz kadim bir şehir. Daha önce tarihi mekanlarda defileler yaptık. Karda ise ilk kez böyle bir etkinlik gerçekleştirdik. Bu da bizi ayrıca mutlu etti.&#34; diye konuştu.Defilede yer alan mankenlerden Sena Bucak, kar yağışıyla birlikte mutlu olduklarını söyledi.Bucak, uzun yıllar sonra Diyarbakır&#39;da bu kadar yoğun bir kar yağışı görüldüğünü belirterek, &#34;İnsanlar bu karı değerlendiriyor, evlerinin önünde vakit geçiriyor. Herkes çok mutlu. Biz de bu kar yağışını defile yaparak değerlendirdik.&#34; dedi.Etkinliğin heyecan verici olduğunu dile getiren Bucak, &#34;Soğuğa rağmen içimizi ısıtan bir heyecan yaşadık. 2026&#39;nın ilk defilesini bu kar heyecanıyla birleştirdik, çok mutluyuz.&#34; ifadesini kullandı.Nalin Sever de etkinliğin kendisi için unutulmaz bir deneyim olduğunu belirterek, şunları söyledi:&#34;20 yaşındayım, Diyarbakır&#39;da ilk defa bu kadar yoğun bir kar yağışına tanıklık ettim. Bu anı böyle güzel bir organizasyonla taçlandıran Mehmet Kaymak&#39;a teşekkür ediyoruz. Arkadaşlarımla bu heyecanı yaşamak güzeldi, çok mutluyum. Soğuk havada defile yapmak başta zor gibi görünebilir ama o an heyecandan soğuğu hissetmiyorsunuz. Benim için çok heyecan verici oldu.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 03 Jan 2026 11:34:02 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Halı sektörünün ihracatına katkı sağlayan firmalar ödüllerini aldı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/hali-sektorunun-ihracatina-katki-saglayan-firmalar-odullerini-aldi-1520/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/hali-sektorunun-ihracatina-katki-saglayan-firmalar-odullerini-aldi-1520/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4FF3AF-096C6F-F2D2AF-7A7FD6-F606C1-AC0199.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Halı İhracatçıları Birliği (İHİB) tarafından düzenlenen İhracat Ödül Töreni, İstanbul Vali Yardımcısı Elif Canan Tuncer, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, İstanbul Halı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Hayri Diler&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4FF3AF-096C6F-F2D2AF-7A7FD6-F606C1-AC0199.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Halı İhracatçıları Birliği (İHİB) tarafından düzenlenen İhracat Ödül Töreni, İstanbul Vali Yardımcısı Elif Canan Tuncer, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, İstanbul Halı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Hayri Diler ve sektör temsilcilerinin geniş katılımıyla gerçekleştirildi. Türk halı sektörünün ihracattaki başarılı performansının ödüllendirildiği törende, Dokuma Makine Halısı, Tufte Halı, Kadife Halı ve Seccade ile El Halısı kategorilerinde 40 firma platin ödül aldı. Bunların yanında Mustafa Kayhan ve Serra Oruç İHİB Üstün Hizmet Ödülü, Ramazan Kaynar Duayen Halıcı Ödülü, Bedri Yokuş da Yılın Halıcısı Ödülü'nü almaya hak kazandı.GÜLTEPE: KÜRESEL HALI İHRACATINDAN YÜZDE 16,4 PAY ALIYORUZTürkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, halı ihracatçılarının ödüllendirildiği gecede yaptığı konuşmada, halıyı yalnızca ticari bir ürün olarak değil, kültürel bir miras olarak gördüklerini vurguladı. Tarihte bilinen ilk halıların yaklaşık 2 bin 500 yıl önce Orta Asya'da Türkler tarafından dokunduğunu hatırlatan ve Türk halılarının bugün dünyanın ortak motiflerinden biri haline geldiğini belirten Gültepe, sektörün küresel ölçekte güçlü bir konumda bulunduğunu ifade etti.Türkiye'nin halı ihracatında dünyanın en güçlü iki oyuncusundan biri olduğunu kaydeden Gültepe, "Küresel halı ihracatından yüzde 16,4 pay alıyoruz. 2024 yılında 2,9 milyar dolarlık halı ihracatı gerçekleştirdik. 2025'in Ocak–Kasım döneminde ise ihracatımız 2,6 milyar dolara ulaştı" dedi.Bu yıl ABD, Suudi Arabistan ve Irak başta olmak üzere toplam 179 ülkeye halı ihraç edildiğini belirten Gültepe, sektörün fiyat rekabetçiliğini kaybetmesine rağmen gösterdiği dirençle Türkiye ekonomisine katkı sunmaya devam ettiğini vurguladı.Halı sektörünün son yıllarda teknolojik gelişmelerle önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini ifade eden Gültepe, yeni üretim yöntemleri ve kullanılan malzemeler sayesinde daha kaliteli ve dayanıklı ürünler ortaya çıktığını söyledi. Rekabetçiliğin korunması için yeni taleplere hızlı ve kararlı şekilde cevap verilmesi gerektiğini belirten Gültepe, şu değerlendirmeyi yaptı:"Üretim kapasitesi ve teknik yetkinlik açısından dünyada güçlü bir konumdayız. Bu konumumuzu korumak için yeni teknolojilere uyum sağlamalı, esnek üretim kabiliyetimizi daha da geliştirmeliyiz. Bunu başardığımızda küresel ihracattaki payımızı artıracağımıza inanıyorum."TÜRK HALISINA YÖNELİK ALGI GÜÇLENİYORTürk halıcılığının küresel ölçekte ulaştığı noktayı ve sektörün geleceğe yönelik hedeflerini bir kez daha ortaya koyan törende konuşan İHİB Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Hayri Diler de halı ihracatının ardındaki emeğe dikkat çekerek, Türk halı sektörünün dünya sahnesindeki yükselişini vurguladı. Diler, ödül alan firmalara hitaben yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:"Bugün burada sadece bir ödül töreni için değil, Türk halıcılığının dünya sahnesindeki yükselişini ve bu başarının arkasındaki büyük emeği kutlamak için bir araya geldik. Ödül alan firmalarımız, Türk halısının kalitesini ve zarafetini dünyanın dört bir yanına taşıyarak sektörümüzün gerçek yıldızları olduklarını bir kez daha kanıtladı."Türk halı sektörünün küresel ölçekteki temsil gücüne de değinen Diler, İHİB'in uluslararası vizyonu doğrultusunda yürütülen çalışmaları paylaştı. Dünya halıcılık endüstrisinin önemli buluşma noktalarından biri haline gelen ICFE Uluslararası Halı ve Zemin Kaplamaları Fuarı'nın sektörün uluslararası görünürlüğüne önemli katkı sunduğunu belirten Diler, 6–9 Ocak tarihlerinde üçüncüsü düzenlenecek fuarla bu etkinin daha da artacağını ifade etti.İHİB'in tanıtım faaliyetleri kapsamında Japonya'da gerçekleştirilen defile ve tanıtım organizasyonlarının, Uzak Doğu pazarında Türk halısına yönelik algının güçlenmesine katkı sağladığını kaydeden Diler, önümüzdeki dönemde Amerika Birleşik Devletleri'nde benzer ve daha kapsamlı çalışmaların hayata geçirileceğini söyledi.Bu yıl ilk kez düzenlenen Halı Bayramı etkinliğine de değinen Diler, organizasyonun sektör için önemli bir başlangıç olduğunu belirterek, ilerleyen yıllarda daha geniş katılımlı ve uluslararası bir etkinliğe dönüştürülmesinin hedeflendiğini dile getirdi."TÜRK HALISININ GİRMEDİĞİ HİÇBİR COĞRAFYA BIRAKMAMAK İÇİN YOLLAR İNŞA EDİYORUZ"Törenin kapanışında ödül alan firmaları tebrik eden Ahmet Hayri Diler, Türk halı sektörünün geleceğine ilişkin şu değerlendirmede bulundu:"Bir ilmeği atmak nasıl sabır ve ustalık gerektiriyorsa, bir sektörü dünya liderliğine taşımak da aynı adanmışlığı gerektirir. İHİB olarak, üyelerimizden aldığımız güçle Türk halısını dünyanın her noktasında güçlü bir marka haline getirme hedefiyle çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz. Türk halısının girmediği hiçbir coğrafya bırakmamak için yollar inşa ediyoruz.Hayata geçirdiğimiz tüm projelerde, üyelerimizin dünya pazarlarındaki gücünü ve sesini temsil etmekten gurur duyuyoruz.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 01 Jan 2026 02:05:57 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Hazır giyim ihracatçısına İSTKA'dan 14,5 milyon lira destek]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/hazir-giyim-ihracatcisina-istkadan-145-milyon-lira-destek-3734/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/hazir-giyim-ihracatcisina-istkadan-145-milyon-lira-destek-3734/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FDAD0B-F9AA03-6820FB-887CF3-D4DFE9-27D8B7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB), Türk moda endüstrisinin mevcut avantajlarına ikiz dönüşümü de eklemek&nbsp; için geliştirdiği projelere bir yenisini ekledi. İHKİB tarafından hazırlanan ve İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) tarafından desteklenen&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FDAD0B-F9AA03-6820FB-887CF3-D4DFE9-27D8B7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB), Türk moda endüstrisinin mevcut avantajlarına ikiz dönüşümü de eklemek&nbsp; için geliştirdiği projelere bir yenisini ekledi. İHKİB tarafından hazırlanan ve İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) tarafından desteklenen 14,5 milyon lira bütçeli "Hazır Giyim Tedarik Zincirinde İkiz Dönüşüm Projesi"nin bir yıllık uygulama süreci başladı.&nbsp;Projenin başlangıç toplantısında konuşan İHKİB Başkan Yardımcısı Mustafa Paşahan, hazır giyim sektörünün Türkiye ekonomisi için kritik önem taşıdığını vurguladı. Türkiye'nin hazır giyim üretiminde marka ülke olduğunu belirten Paşahan, şöyle devam etti:"Kalitemizle, tasarım kapasitemizle, hızımızla, Avrupa'ya yakınlığımızla, sosyal uygunluk kriterlerimizle rakiplerimizden ayrışıyoruz. İHKİB olarak ikiz dönüşümü de avantaja dönüştürmek istiyoruz. Bu anlayışla dönüşüm yıllardır temel önceliğimizi oluşturuyor. Bakanlıklarımızla, Avrupa Birliği'yle (AB) üniversitelerimizle ve İSTKA gibi paydaşlarımızla iş birlikleri yapıyor, projeler geliştiriyoruz. 20 yılda, 12 projeyi tamamladık, halen üç projemiz devam ediyor. Projeler için AB'den, ulusal ve uluslararası kuruluşlardan hibe destekleri sağladık. Bu desteklerle sektöre İstanbul Moda Akademisi (İMA) ve İHKİB Dijital Dönüşüm Merkezi (DDM) gibi kalıcı kurumlar kazandırdık. Yine bu süreçte İHKİB'in iştiraki EKOTEKS'i dünyanın sayılı laboratuvarlarından biri haline getirdik. Yürütücülüğünü üstlendiğimiz ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ile tekstil, kimya ve lojistik sektörlerinin de paydaş olduğu "Yeşil Ekonomiye Geçiş" projemizle sürdürülebilir üretime odaklandık. 36 ay uygulama süresi olan projemizi kasım ayında başlattık. Ocak ayında başlattığımız İmalat Sanayinde Dijitalleşme Hizmet Ağı MİDAS Projemizle de KOBİ ölçeğindeki firmaların dijital dönüşümüne destek veriyoruz."PROJENİN UYGULAMA SÜRESİ BİR YIL OLACAKMustafa Paşahan, ulusal ve uluslararası paydaşlarca desteklenen ve 2025'te uygulama sürecini başlattıkları üçüncü çalışmanın da Hazır Giyim Tedarik Zincirinde İkiz Dönüşüm Projesi oluğunu söyledi. Paşahan, İSTKA'nın 2025 İkiz Dönüşüm Mali Destek Programı kapsamında desteklediği projeyle ilgili şunları söyledi:"Yaklaşık 14,5 milyon lira bütçeli projeyle hazır giyim firmalarımızın yeşil ve dijital dönüşüm ekseninde rekabet güçlerini ve verimliliklerini artıracak çalışmalar yürüteceğiz. Bu çalışmalar, Yeşil Ekonomiye Geçiş ve Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri projelerimizle eşgüdümlü, birbirini tamamlayacak şekilde devam edecek. Uygulama süresi 12 ay olan proje kapsamında birçok etkinliğin yanı sıra uluslararası düzeyde bir konferans düzenleyeceğiz. Bu konferansta hazır giyim tedarik zincirinin ikiz dönüşümünde Türkiye'nin konumunu mercek altına alacağız."DR. ZİYA TAŞKENT: HAZIR GİYİM TÜRKİYE'DE ÖNCÜ VE ÖNDE GELEN BİR SEKTÖRİSTKA Genel Sekreteri Dr. Ziya Taşkent de konuşmasında, kalkınmayı sadece ekonomik büyüklük ya da altyapı yatırımları olarak anlamadıklarının altını çizdi. İkiz dönüşümün küresel rekabet gücünü belirleyen temel unsurlardan biri haline geldiğine dikkat çeken Taşkent, "Avrupa Yeşil Mutabakatı, ihracata dayalı sektörlerimiz için sadece bir uyum süreci gibi gözükmüyor. Bu dönemin işletmelerimiz için yeniden yapılanma ve değer zincirini gözden geçirme süreci olarak ele alınması gerekiyor. Hazır giyim hem sağladığı yüksek istihdam kapasitesi hem ihracatı hem de ülke ekonomisindeki belirleyici rolüyle öncü ve önde gelen bir sektör. Destek verdiğimiz bu proje sektörde kurumsal, sürdürülebilir ve uzun vadeli bir dönüşümün alt yapısını oluşturmayı hedefliyor." dedi.TİM Sürdürülebilirlik ve Projeler Koordinatörü Nilgün Özdemir de ikiz dönüşüm konusunda ihracatçı birliklerinin gerçekleştirdiği projelere her türlü desteği vermeye hazır olduklarını söyledi. Özdemir, Hazır Giyim Tedarik Zincirinde İkiz Dönüşüm Projesi"nin başarıyla sonuçlanacağına inandığını kaydetti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 25 Dec 2025 11:02:38 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA['Geri dönüştürülemez' denilen  atıktan yüksek kaliteli iplik ürettiler]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/geri-donusturulemez-denilen-atiktan-yuksek-kaliteli-iplik-urettiler-1114/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/geri-donusturulemez-denilen-atiktan-yuksek-kaliteli-iplik-urettiler-1114/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_43F35F-BE6866-7D01C6-91AC2D-05DFA2-BCA2B6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Avrupa'nın en büyük tam entegre tekstil üreticilerinden Kipaş Tekstil, polyesterin gerçek anlamda döngüsel hale gelmesini bugüne kadar engelleyen zorlukları çözmek için geliştirilen yeni geri dönüşüm platformu fibR-e'yi piyasaya sunuyor.&nbsp;Her yıl, moda endüstrisinin milyonlarca&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_43F35F-BE6866-7D01C6-91AC2D-05DFA2-BCA2B6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Avrupa'nın en büyük tam entegre tekstil üreticilerinden Kipaş Tekstil, polyesterin gerçek anlamda döngüsel hale gelmesini bugüne kadar engelleyen zorlukları çözmek için geliştirilen yeni geri dönüşüm platformu fibR-e'yi piyasaya sunuyor.&nbsp;Her yıl, moda endüstrisinin milyonlarca ton polyester temelli giysi üretildiğini ifade eden Kipaş Tekstil CEO'su Halit Gümüser, bunların yüzde 1&#39;inden daha azının yeni giysilere geri dönüştürüldüğünü söyledi. Çoğunun, özelikle çöp sahalarına veya yakma tesislerine gittiğini kaydeden Gümüşer, "Bu, gözden uzak bir atık krizidir. Moda artık bir hesaplaşma ile karşı karşıya. Avrupa ve diğer bölgelerdeki düzenlemeler, markaların ürünlerinin tam yaşam döngüsünden sorumluluk almasını gerektirecek ve tüketiciler sürdürülebilirlik konusunda daha fazla soru sormaya başlayacak. KIPAS fibR-e, kendine özgü moleküler geri dönüşüm teknolojisi ile Tekstilden Tekstile (T2T) geri dönüşüm yönteminde bir atılımı temsil etmektedir. Meltem Kimya ile yaptığımız iş birliği, büyük ölçekli polyester geri dönüşümündeki zorlukları ele alarak tekstil sektöründe yeniliğin önemini göstermektedir. fibR-e, markalara Tekstilden Tekstile geri dönüşümde inandırıcı bir yol sunuyor." dedi.&nbsp;Konu polyester olduğunda geri dönüşüm, polyester sorununu ancak yüzeysel bir şekilde çözebildiğine vurgu yapan Kipaş Tekstil CEO'su Halit Gümüser, &#34;fibR-e ile, polyester bazlı, karışık tekstil atıklarını kabul eden gerçek post-tüketim atıklarını alabilir ve bunları sertifikalı, yüksek kaliteli filament iplikleri ve elyaflar olarak piyasaya geri döndürebiliriz. İşte endüstrinin lineerden dairesel forma geçişi böyle olacak; pilot uygulamalar değil, ticari ölçekle." diye konuştu.fibR-e DÖNÜM NOKTASINA İŞARET EDİYOR&nbsp;fibR-e'nin, Kipaş Tekstil ve Meltem Kimya arasındaki bir ortaklığın ürünü olduğunu kaydeden Halit Gümüser, "Meltem Kimya, fibR-e platformunun temelini oluşturan moleküler geri dönüşüm uzmanlığını sağlamaktadır. Küresel bir iplik ve kumaş üreticisi olan KIPAS, fibR-e malzemelerini doğrudan kendi tedarik zincirine entegre ederek ve rekabetçi fiyatlarla toplu üretim yapmaktadır. Ürünler, izlenebilir, performansa dayalı test edilmiştir ve markaların virgin malzeme kullanımını azaltmalarına ve daha katı düzenlemelere hazırlanmalarına yardımcı olmak üzere ticari kalite standartlarını karşılamak için tasarlanmıştır. fibR-e aslında bir dönüm noktasına işaret ediyor. Polyester atığının döngüsel hale getirilmesinin artık bir hedef olmaktan çıkıp endüstriyel gerçekliğe dönüşebileceğini gösteriyor." ifadelerini kullandı.&nbsp;TÜKETİCİLER DAHA ÇOK SORGULUYOR&nbsp;Her yıl moda endüstrisi milyonlarca ton polyester ağırlıklı kıyafet ürettiğinin altını çizen Halit Gümüser, "Ancak bunların yüzde 1'inden azı tekrar yeni giysilere dönüştürülüyor. Çoğu çöplüklere gidiyor veya yakılıyor. Bu, göz ardı edilen bir atık krizine dönüşmüş durumda. Moda sektörü artık önemli bir dönemeçte. Avrupa başta olmak üzere birçok bölgede yürürlüğe girecek düzenlemeler, markaların ürünlerinin tüm yaşam döngüsünden sorumlu olmasını zorunlu kılacak. Tüketiciler ise sürdürülebilirlik konusunda çok daha sorgulayıcı." ifadelerini kullandı.&nbsp;fibR-e'nin de markalara gerçek bir çıkış yolu sunduğuna dikkat çeken Gümüser, şunları söyledi: "Meltem Kimya, patentli teknolojisiyle yüzde 70 veya üzeri polyester-elastan karışımları da dahil olmak üzere tüketici sonrası giysileri yüksek kaliteli GRS sertifikalı rTEX Chips'e dönüştürüyor. Kipaş ise bunları yeniden yeni koleksiyonlara uygun, sertifikalı yüksek kaliteli elyaf ve ipliklere çeviriyor."GELİŞEN TEKNOLOJİYİ YERİNDE GÖRDÜLER&nbsp;fibR-e'nin ilk lanmasnı Orbit Consulting ile Kipaş Tekstil'in kurucu ortağı olduğu bu yıl 9 Aralık tarihinde altıncısı gerçekleştirilen, dünyadan ve Türkiye'den tekstil sektörünün önemli profesyonellerinin bir araya geldiği 'Sustainability Talks Istanbul'da yapıldı. fibR-e markasının stratejik ortağı Meltem Kimya ile birlikte gerçekleştirilen etkinlikte, Kipaş Tekstil ve Meltem Kimya'nın sürdürülebilirliğe olan bağlılığı vurgulandı. Etkinlikte, Kipaş fibR-e polyester bazlı tekstilleri geri dönüştürme konusundaki yenilikçi yaklaşımı vurgulandı.Hemen ardından yabancı katılımın da oldukça yoğun olduğu KIPAS fibR-e üretim süreçlerine yönelik olarak, katılımcıların süreçleri yerinde deneyimleyebildiği iki günlük kapsamlı bir organizasyon gerçekleştirildi. Organizasyon kapsamında, tekstilden tekstile geri dönüşüm yolculuğu Adana'da Meltem Kimya'nın Molecular Recycling tesislerinde başladı. Katılımcılar burada, fibR-e platformunun temelini oluşturan moleküler geri dönüşüm süreçlerini yerinde inceleme ve teknik detaylara ilişkin doğrudan bilgi alma fırsatı buldu. İkinci gün ise, uzmanlar KIPAS Tekstil'in Kahramanmaraş'ta bulunan geri dönüşüm tesislerinde Meltem Kimya&#39;da üretilen cipslerin nihai ürünlere dönüşüm sürecini inceledi. Geri dönüştürülmüş hammaddenin, mukavemet ve kalite kaybı olmadan yüksek standartlı kesik elyaf (staple fiber), iplik ve kumaşa dönüştüğü gözlemlendi. Katılımcılar, moleküler geri dönüşümden elde edilen çıktının endüstriyel ölçekte iplik ve kumaşa dönüşümüne kadar uzanan tüm tekstilden tekstile geri dönüşüm süreçlerini sahada gözlemledi. Süreç boyunca katılımcılar, teknik konularda uzman Kipaş ve Meltem Kimya yöneticilerine sorularını doğrudan iletme, süreçlere dair şeffaf ve detaylı bilgi alma imkânına sahip oldu. Teknik uzmanlardan oluşan katılımcı profili sayesinde organizasyon, yalnızca bir tanıtım ziyareti olmanın ötesine geçerek, geri dönüşüm teknolojileri, endüstriyel ölçeklenebilirlik ve döngüsel tekstil uygulamalarının tüm yönleriyle ele alındığı kapsamlı bir bilgi paylaşım platformuna dönüştü.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 24 Dec 2025 11:35:07 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Saat & Saat, Türk giyim markası Aydınlı Grubu satın aldı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/saat-saat-turk-giyim-markasi-aydinli-grubu-satin-aldi-7563/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/saat-saat-turk-giyim-markasi-aydinli-grubu-satin-aldi-7563/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_17BF1B-7838E4-880006-16BA37-7CB753-C9F378.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />USPA Global tarafından yapılan açıklamada, her iki şirketin USPA Global&#39;ın milyarlarca dolarlık spor markası ve USPA&#39;nın (United States Polo Association ) resmi markası olan U.S. Polo Assn.&#39;ın lisanslı ortakları olarak faaliyet gösterdiği belirtildi.Açıklamada, markanın&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_17BF1B-7838E4-880006-16BA37-7CB753-C9F378.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />USPA Global tarafından yapılan açıklamada, her iki şirketin USPA Global&#39;ın milyarlarca dolarlık spor markası ve USPA&#39;nın (United States Polo Association ) resmi markası olan U.S. Polo Assn.&#39;ın lisanslı ortakları olarak faaliyet gösterdiği belirtildi.Açıklamada, markanın en büyük ortaklarından biri olarak Aydınlı&#39;nın satın alınmasının Türkiye, Orta Doğu, Doğu Avrupa ve Kuzey Afrika genelinde 50&#39;den fazla ülkeye erişim imkanı sağlayacağı vurgulanarak, Saat &amp; Saat CEO&#39;su Ramazan Kaya&#39;nın, Aydınlı Grup CEO&#39;su olarak görev yapacağı kaydedildi.Aydınlı&#39;nın satın alınmasıyla Saat &amp; Saat&#39;in, küresel hazır giyim endüstrisine girerek şirketin bölgesel portföyünü başarılı saat işinin yanında genişletmeyi hedeflediği aktarılan açıklamada, yaklaşık 450&#39;den fazla U.S. Polo Assn. mağazası ve birden fazla markalı dijital site ile U.S. Polo Assn.&#39;ın rekor büyümesini sürdüreceği bildirildi.Açıklamada, Aydınlı&#39;nın monobrand mağazalar, departmanlı mağazalar ve e-ticaret kanallarını kapsayan köklü bir satış ağı ve önemli büyüme potansiyeli ile şu anda bölgedeki önde gelen perakende güçlerinden biri olarak dikkat çektiğine işaret edildi.- &#34;Birlikte, parlak bir geleceğe yol açacak güçlü bir temel inşa ettik&#34;Açıklamada görüşlerine yer verilen USPA Global Başkanı ve Üst Yöneticisi (CEO) J. Michael Prince, Saat &amp; Saat Kurucusu ve CEO&#39;su olarak Ramazan Kaya&#39;yı, Aydınlı&#39;yı yakın zamanda satın almasından dolayı tebrik ettiklerini belirtti.Prince, &#34;U.S. Polo Assn.&#39;ın uzun vadeli bir ortağı olarak, bu stratejik geçişin küresel spor markamıza, önümüzdeki yıllarda bölge genelinde 1 milyar dolarlık perakende satışını hedefleyerek işimizi yükseltme ve genişletme fırsatı sağlayacağına inanıyoruz.&#34; ifadelerini kullandı.Aydınlı&#39;nın geçmiş dönem başkanı Şeref Safa&#39;ya liderliği ve TMSF&#39;ye yıllar boyunca verdikleri destek için teşekkür etmek istediğini aktaran Prince, &#34;Birlikte, parlak bir geleceğe yol açacak güçlü bir temel inşa ettik.&#34; açıklamasını yaptı.- &#34;Bu dönüm noktası U.S. Polo Assn. ile ortak vizyonumuzu yansıtıyor&#34;Saat &amp; Saat CEO&#39;su Ramazan Kaya da U.S. Polo Assn. ile dünyanın en dinamik perakende pazarlarından birinde varlıklarını genişletmekten ve güçlendirmekten gurur duyduklarını belirtti.Kaya, şunları kaydetti:&#34;Bu satın alma, büyümeyi hızlandırmamıza, yeteneklerimizi geliştirmemize ve hem şirketimizi hem de markayı Türkiye, Orta Doğu, Doğu Avrupa ve Kuzey Afrika&#39;da güçlü bir sonraki aşama için konumlandırmamıza olanak tanıyor. Bu dönüm noktası, ikonik bir küresel markayı yükseltirken temsil ettiği yaşam tarzı aracılığıyla yenilik yapmaya ve ilham vermeye devam eden U.S. Polo Assn. ile ortak vizyonumuzu yansıtıyor. Saat &amp; Saat ekibi, geleceği birlikte şekillendirme fırsatından enerji alıyor.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 23 Dec 2025 08:49:17 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Deprem bölgesinde üretim ve dayanişma vurgusu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/deprem-bolgesinde-uretim-ve-dayanisma-vurgusu-6861/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/deprem-bolgesinde-uretim-ve-dayanisma-vurgusu-6861/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F72E69-2C5FE4-B9A12A-DF7DB4-144B9D-91C2A9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ayakkabı Yan Sanayicileri Derneği (AYSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Sait Salıcı ve başkan yardımcısı Ömer Sağlam, yönetim kurulu üyeleri Göksu Tuğsuz, Oğuz Aksu, Z. Serkan Cevahircioğlu ve Dernek Genel Koordinatörü Mukadder Bozkaya, 6 Şubat depremlerinden etkilenen Hatay'daki ayakkabı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F72E69-2C5FE4-B9A12A-DF7DB4-144B9D-91C2A9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ayakkabı Yan Sanayicileri Derneği (AYSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Sait Salıcı ve başkan yardımcısı Ömer Sağlam, yönetim kurulu üyeleri Göksu Tuğsuz, Oğuz Aksu, Z. Serkan Cevahircioğlu ve Dernek Genel Koordinatörü Mukadder Bozkaya, 6 Şubat depremlerinden etkilenen Hatay'daki ayakkabı ve yan sanayi üreticilerini ziyaret ederek, bölgeye yönelik devam eden destek projelerini yerinde inceledi.Ziyaret sırasında bir açıklama yapan AYSAD Yönetim Kurulu Başkanı Sait Salıcı, Hatay'ın sektör için taşıdığı kritik öneme dikkat çekti ve "Hatay, ayakkabı ve ayakkabı yan sanayi sektörümüzün; kıymetli ve geleceği için stratejik öneme sahip bir merkezidir. Sektörümüzün geleceği adına Hatay'ın yeniden güçlenmesi, en büyük isteğimiz ve önceliğimizdir."dedi.Sektörün Yeniden İnşası Hız KesmiyorBaşkan Salıcı, depremler öncesinde Hatay'da aktif faaliyet gösteren yaklaşık 210' a yakın&nbsp; ayakkabı ve ayakkabı yan sanayi üreticisi bulunduğunu hatırlattı. Felaketin ardından bölgeyi tekrar ayağa kaldırmak için AYSAD olarak yoğun çaba sarf ettiklerini belirtti.Salıcı, deprem sonrası yürütülen destek çalışmalarına ilişkin şunları söyledi: &#34;Bölgedeki atölyelere acil ihtiyaç duyulan 90 adet yeni ve kullanılmış makineyi (dikiş, pres, baskı, şoklama, fırın vb.) sektörümüzün de desteği ile bölgeye ulaştırarak, üretimin devamlılığını amaçladık. Tüm bunlara ek olarak, üreticilerimize yönelik KOSGEB ve banka kredileri konusunda bilgilendirme toplantıları düzenlenerek finansal toparlanmalarına destek olundu.&#34;Geleceğe Yönelik TaahhütAYSAD Başkanı, Hatay'daki üretimin eski gücüne kavuşmasının, ulusal ayakkabı sektörünün de sürdürülebilirliği için hayati önem taşıdığını vurguladı. Salıcı, "Halen devam eden destek programlarımızla, sektörün tekrar güçlü ve rekabetçi bir yapıya ulaşması için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Üreticilerimizin karşılaştığı tüm zorluklarda yanlarında olacağız," dedi.Küçük Çocuklara 2.000 Çift Ayakkabı DesteğiYönetim Kurulu üyelerinin bu anlamlı ziyareti vesilesiyle, bölgedeki sosyal sorumluluk bilinci de pekiştirildi. Başkan Salıcı, "Geleceğimiz olan Hatay'daki küçük çocuklarımızı da unutmadık. Buraya, üyelerimizi ziyaret gelirken yaklaşık 2000 çift yeni ve yüksek kalitede çocuk ayakkabısı getirdik. Buradaki arkadaşlarımız, okullar ile iletişime geçerek bu ayakkabıları ihtiyaç sahibi öğrencilerimize teslim edecek, Bu vesileyle bu anlamlı projemize destek veren İstanbul Spor Ayakkabıcıları Derneği ve FLO Mağazacılık ve Pazarlama A.Ş ye de çok teşekkür ederiz." ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 23 Dec 2025 02:21:45 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Gaziantep'te 12. PENTEX Penye, Tekstil ve Teknolojileri Fuarı açıldı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gaziantepte-12-pentex-penye-tekstil-ve-teknolojileri-fuari-acildi-2079/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gaziantepte-12-pentex-penye-tekstil-ve-teknolojileri-fuari-acildi-2079/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B11CBE-495198-ADD099-EE2203-0EB25B-02EAD3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Gaziantep Sanayi Odası (GSO) ile Penye Konfeksiyon ve İmalat Hazır Giyim Derneği (PENKON) işbirliğinde, Moda ve Hazır Giyim Federasyonu (MHGF) destekleriyle Gaziantep Ortadoğu Fuar Merkezi&#39;nde düzenlenen fuar, ziyaretçilerini ağırlamaya başladı.Vali Yardımcısı Hüseyin Kaptan, açılış&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B11CBE-495198-ADD099-EE2203-0EB25B-02EAD3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Gaziantep Sanayi Odası (GSO) ile Penye Konfeksiyon ve İmalat Hazır Giyim Derneği (PENKON) işbirliğinde, Moda ve Hazır Giyim Federasyonu (MHGF) destekleriyle Gaziantep Ortadoğu Fuar Merkezi&#39;nde düzenlenen fuar, ziyaretçilerini ağırlamaya başladı.Vali Yardımcısı Hüseyin Kaptan, açılış töreninde yaptığı konuşmada, sektördeki zorluklara karşı umutlu olunması gerektiğini belirtti.Kaptan, &#34;Umarım birçok sektörde olduğu gibi bu sektörde de işler daha iyiye doğru gider. Sektörün eski güzel günlerine kavuşarak ihracat rakamlarındaki yerini daha da ilerletmesini umuyorum. Her şeye rağmen üretmeye, istihdam sağlamaya devam eden tüm üreticilerimize teşekkür ediyorum.&#34; ifadelerini kullandı.Gaziantep Sanayi Odası Başkanı Adnan Ünverdi ise Gaziantep&#39;in üreten ve sektörel çeşitliliği olan bir şehir olduğunu anlattı.Konuşmaların ardından fuarın açılış kurdelesi kesildi.Yaklaşık 20 bin profesyonel ziyaretçiyi ağırlaması beklenen fuar, 20 Aralık&#39;a kadar ziyaret edilebilecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 17 Dec 2025 16:43:40 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Hazır giyim ve konfeksiyon sektörü gelecek yılki ihracata umutla bakıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/hazir-giyim-ve-konfeksiyon-sektoru-gelecek-yilki-ihracata-umutla-bakiyor-723/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/hazir-giyim-ve-konfeksiyon-sektoru-gelecek-yilki-ihracata-umutla-bakiyor-723/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_67FF21-EE782E-43E035-0C42EF-AF9525-AEDADA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Paşahan, sektördeki gelişmelere ve gelecek yıl beklentilerine ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, hazır giyim ve konfeksiyonun katma değerli üretimi, istihdamı ve ihracatı ile Türkiye&#39;nin stratejik sektörleri arasında yer aldığını söyledi.Sektörün son üç yılda zorlu&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_67FF21-EE782E-43E035-0C42EF-AF9525-AEDADA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Paşahan, sektördeki gelişmelere ve gelecek yıl beklentilerine ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, hazır giyim ve konfeksiyonun katma değerli üretimi, istihdamı ve ihracatı ile Türkiye&#39;nin stratejik sektörleri arasında yer aldığını söyledi.Sektörün son üç yılda zorlu bir süreçten geçtiğini vurgulayan Paşahan, &#34;İhracatımız 2023&#39;ün başından bu yana azalıyor ve bu azalış küresel talepteki daralmadan kaynaklanmıştı. Son iki yılda ise yüksek faiz düşük kur politikası sonucu Türkiye&#39;nin rakiplerine göre pahalı hale gelmesi nedeniyle rekabetçiliğimiz zayıfladı.&#34; ifadelerini kullandı.Paşahan, sektörün üretim maliyetlerinin Asya&#39;daki rakiplere göre dolar bazında yüzde 60-65, Avrupa&#39;daki birçok ülkeye göre yüzde 15-20 pahalı kaldığını dile getirerek, fiyat tutturulamadığını ve bu sebepten müşteri kaybedildiğini kaydetti.Bu yılın 11 aylık döneminde 15,5 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiklerini aktaran Paşahan, &#34;Geçen yılın aynı dönemine göre ihracatımız yüzde 6,9 düştü. Yılı 17 milyar dolar civarında bir ihracatla tamamlayabileceğimizi öngörüyoruz.&#34; dedi.- &#34;Rekabetçiliğimizi yeniden kazanacak ortamı oluşturabilmeliyiz&#34;İHKİB Başkan Yardımcısı Paşahan, sektörde söz konusu daralmanın istihdama da olumsuz yansıdığını belirterek, &#34;Hazır giyim ve konfeksiyon üretiminde istihdamımız Eylül 2025 itibarıyla 520 bin 973&#39;e geriledi. Ülkemizin ihracatına yıllarca liderlik yapan, birçok konuda ilklere imza atan hazır giyim sektörümüzün 2026 ile birlikte ihracatta yeni bir ivme yakalayacağını ümit ediyoruz. Ancak mevcut gidişatı durdurabilmemiz için rekabetçiliğimizi yeniden kazanacak ortamı oluşturabilmeliyiz.&#34; değerlendirmesinde bulundu.Paşahan, söz konusu ivme için kurla enflasyon arasındaki dengenin sağlanması, tekstil ham maddeleri ithalatında uygulanan ilave vergilerin düşürülmesi, istihdam desteğinin ayrım yapılmaksızın tüm firmalara verilmesi, emek yoğun sektörlere prim desteğinden ve reeskont kredilerinde faizin yüzde 15&#39;e indirilmesinden geçtiğini vurguladı.Yüzde 3 olan döviz dönüşüm desteğine ilişkin beklentilerine değinen Paşahan, &#34;Hazır giyim gibi cari fazla veren sektörlerde döviz dönüşüm oranının yüzde 10&#39;a çıkarılmasının, sektörün toparlanmasına çok büyük bir katkı yapacağını söyleyebiliriz.&#34; diye konuştu.- &#34;2025'i 614 firmamızın katılım gösterdiği 24 heyet programı ile tamamlayacağız&#34;Paşahan, her şeye rağmen moral bozmadan firmaları müşterilerle buluşturmaya ve yeni pazar arayışlarına devam ettiklerine işaret ederek, yoğun bir fuar katılımı ve heyet programı yürüttüklerini belirtti.Geçen yıl 21 fuarda 770 firmayla yer aldıklarını dile getiren Paşahan, sözlerini şöyle sürdürdü:&#34;2025&#39;i 19 fuarda 623 firma katılımıyla tamamlamayı planlıyoruz. Geçen yıl heyet programlarımıza 486 firmamız katıldı. Firmalarımız toplamda 4 bin 93 firma ile 5 bin 548 iş görüşmesi gerçekleştirdi. 2025&#39;i toplam 614 firmamızın katılım gösterdiği 24 heyet programıyla tamamlayacağız. Diğer taraftan ikiz dönüşümle ilgili çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. İHKİB olarak ikiz dönüşümü stratejik bir hedef olarak görüyoruz. Dönüşüm için AB&#39;nin Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı (IPA) fonlarını etkili bir şekilde kullanıyoruz. AB fonları ile bir taraftan sektöre kalıcı kurumlar kazandırırken, diğer taraftan mevcut iştiraklerimizin yetkinliğini artırıyoruz.&#34;Paşahan, IPA-I ile tasarıma odaklanıp, İstanbul Moda Akademisini (İMA) kurduklarını hatırlatarak, METAMORPHOSIS adını verdikleri IPA-II projesi ile Dijital Dönüşüm Merkezini sektörün hizmetine sunduklarını ve İHKİB&#39;in iştiraki EKOTEKS&#39;i dünyanın sayılı laboratuvarlarından biri haline getirdiklerini anlattı.- &#34;36 ay sürecek projeyle firmalarımızın rekabet gücünü artıracağız&#34;İHKİB Başkan Yardımcısı Paşahan, kasım ayında başlattıkları ve yürütücülüğünü İHKİB&#39;in üstlendiği IPA-III projesi ile yeşil dönüşüme odaklandıklarını bildirerek, &#34;AB-Türkiye Cumhuriyeti mali işbirliği çerçevesinde finanse edilen, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında desteklenen, İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliklerinin (İTKİB) nihai yararlanıcı olduğu projenin yürütücülüğünü İHKİB üstleniyor.&#34; ifadelerini kullandı.Paşahan, toplam 7 milyon avro bütçeli IPA-III projesinin, hazır giyim değer zincirinin en önemli halkaları olan tekstil, kimya ve lojistik sektörlerini bir araya getirdiğini aktardı.Söz konusu projeye ilişkin bilgi veren Paşahan, şunları söyledi:&#34;IPA-III projesini TİM ve İHKİB&#39;in yanı sıra İTHİB, İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) ve Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) ile birlikte yürüteceğiz. Bu süreçte firmaların karbon ve su ayak izlerini ölçümleme ve azaltma kapasitelerini güçlendireceğiz. Alanında ülkemizin en kapsamlı çalışması olan ve 36 ay sürecek projeyle firmalarımızın rekabet gücünü artıracağız. Böylece Hazır Giyim Sektörü Sürdürülebilirlik Strateji Eylem Planı&#39;ndaki bazı dönüşüm başlıklarını uygulamaya geçireceğiz.&#34;Paşahan, diğer taraftan Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri (ADİM) Programı kapsamında İmalat Sanayinde Dijitalleşme ve İnovasyon Hizmet Ağı (MİDAS) projesini mayıs ayında başlattıklarını belirterek, MİDAS projesi ile KOBİ ölçeğindeki üreticiler için ikiz dönüşümde gereken altyapıyı sağladıklarını, KOBİ&#39;lerin dijital adaptasyon kapasitesini güçlendirdiklerini ve kamu kurumlarına dijital dönüşüm konusunda destek sunduklarını sözlerini ekledi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 16 Dec 2025 11:31:23 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[NetWork N-Tech Koleksiyonu'nu görücüye çıkardı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/network-n-tech-koleksiyonunu-gorucuye-cikardi-7299/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/network-n-tech-koleksiyonunu-gorucuye-cikardi-7299/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0170C5-BD306C-CF0142-AE24C0-BE2081-B31106.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şirketten yapılan açıklamaya göre, NetWork, modern şehir hayatının ihtiyaçlarına yönelik geliştirdiği yeni koleksiyonunda fonksiyonellik ve yenilikçi tasarım anlayışını bir araya getirdi.Gelişmiş teknik kumaşlarla hazırlanan koleksiyonda, hafiflik, dayanıklılık ve ısı koruma&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0170C5-BD306C-CF0142-AE24C0-BE2081-B31106.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şirketten yapılan açıklamaya göre, NetWork, modern şehir hayatının ihtiyaçlarına yönelik geliştirdiği yeni koleksiyonunda fonksiyonellik ve yenilikçi tasarım anlayışını bir araya getirdi.Gelişmiş teknik kumaşlarla hazırlanan koleksiyonda, hafiflik, dayanıklılık ve ısı koruma teknolojileri öne çıkıyor.Koleksiyon içeriğinde su ve rüzgara dayanıklı montlar, hareket özgürlüğü sağlayan &#34;puffer&#34; modeller, takım elbiseler, ceket-etek takımları, dış gömlekler, yelekler ve eşofman setleri yer alıyor. Tasarımlarda teknik yüzeyler, modern dikiş hatları ve vücut formuna uygun ergonomik kesimler tercih edildi.Yumuşak tuşeli inovatif kumaş yapısının kullanıldığı koleksiyon, soğuk havalarda koruma sağlarken, pratik kullanım detaylarını da içeriyor. Renk paletinde ise siyah, lacivert ve toprak tonlarının yanı sıra sezonun modern paleti koleksiyona sofistike bir görünüm kazandırıyor.NetWork&#39;ün kalite standartlarıyla hazırlanan koleksiyon, stil ve performansı aynı potada buluşturarak kış gardırobuna ileri seviye bir konfor deneyimi taşıyor.Günlük şehir yaşamından açık hava aktivitelerine uzanan geniş kullanım alanıyla N-Tech, soğuk günlerde hem şıklığı hem işlevselliği önemseyen modern şehirli için ideal bir seçenek sunuyor.N-Tech Koleksiyonu, NetWork mağazalarında ve markanın internet sitesinden satın alınabiliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 16 Dec 2025 10:38:04 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Tekstil atık suları yeniden kullanılacak]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tekstil-atik-sulari-yeniden-kullanilacak-6471/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tekstil-atik-sulari-yeniden-kullanilacak-6471/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5BCE51-CCF54D-C0546F-571A6B-1AB3EE-C92FE9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Nilüfer ilçesinde, 2001&#39;de kurulan ve endüstriyel taahhüt, enerji ve çevre teknolojisi üzerine üretimler yapan mühendislik firması, çeşitli sektörler için atık ısı geri kazanımı ve baca filtre sistemleri üretimi ve uygulamaları hayata geçiriyor.Yaklaşık 2 yıl önce Sanayi&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5BCE51-CCF54D-C0546F-571A6B-1AB3EE-C92FE9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Nilüfer ilçesinde, 2001&#39;de kurulan ve endüstriyel taahhüt, enerji ve çevre teknolojisi üzerine üretimler yapan mühendislik firması, çeşitli sektörler için atık ısı geri kazanımı ve baca filtre sistemleri üretimi ve uygulamaları hayata geçiriyor.Yaklaşık 2 yıl önce Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından &#34;AR-GE Merkezi&#34; unvanını almaya hak kazanan firma, yürüttüğü çalışmalarla kumaşların boyanması sırasında harcanan su olan &#34;flotte&#34; sularının geri kazanımına yönelik yeni bir sistem geliştirdi.Yerli imkanlarla geliştirilen, 2 yıllık test süreci de tamamlanan sistemin, tekstil firmalarında uygulanarak su tasarrufuna katkı sağlanması hedefleniyor.- &#34;Su tasarrufu Türkiye için çok önemli bir konu&#34;Özlü Mühendislik Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Özlü, AA muhabirine, firmada 14&#39;ü mühendis olmak üzere 60 kişinin istihdam edildiğini söyledi.Özlü, AR-GE merkezinde enerji verimliliği, enerji tasarrufu, atık ısının geri kazanımı, baca filtre sistemleri üzerine çalışmalar yaptıklarını belirterek, su tasarrufu konusunda da faaliyet yürüttüklerini kaydetti.Tekstil sektöründe flotte sularının geri kazanımıyla ilgili Bursa Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Taner Yonar ile işbirliği yaparak sistem geliştirdiklerini anlatan Özlü, tekstil sektörünün dışında farklı sektörlerde de atık suların geri kazanımıyla ilgili AR-GE çalışmalarının sürdüğünü dile getirdi.Özlü, Türkiye&#39;deki ve dünyadaki gelişmelere göre AR-GE merkezinde çalışmalar yaptıklarını vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:&#34;Su konusu zaten 3 yıldır Bursa&#39;nın da Türkiye&#39;nin de çok gündeminde. Bu aslında bir çevre konusu. Çevre de hem sosyal sorumluluk hem de sürdürülebilirlik anlamında çok önemli. Su tasarrufu Türkiye ve Bursa için çok önemli bir konu. Özellikle tekstil sektörü ve diğer sektörlerde &#39;Kaynağında azalt&#39; prensibiyle yola çıktık. Su tüketimini, üretim aşamasında prosesle azaltabilirsiniz. Belli bir noktadan sonra artık kaynağında geri çevirme yani &#39;Kaynağında geri kazan ve tekrar kullan&#39; noktasına gelmesi gerekiyor. Sürdürülebilirliğin zaten en önemli taraflarından birisi bu. Bizim de çalışmamız bu yönde oldu. Prototip çalışmalarını bitirdik. 2 tekstil firmasında prototip üniteyi uyguladık ve gayet güzel sonuçlar aldık. OSB&#39;de bir firmayla 300 ton/gün kapasite için anlaştık.&#34;Yaptıkları hesaplara göre bir sistemin 3-4 yılda kendini amorti ettiğini belirten Özlü, &#34;Bu aslında çok uzun bir süre değil. Şu an bir GES yatırımının da geri dönüş süresi bu şekilde. Fakat konu su olunca amortisman süresine de çok bakılmaması gerekiyor. Bu sistem yerli bir üretim, yerli teknoloji. Dolayısıyla bunun da çok avantajları var.&#34; dedi.- &#34;Sanayi 3-4 senedir su sorunuyla kıvranıyordu&#34;Ulutek Teknoloji Geliştirme Bölgesi&#39;ndeki Envora Mühendislik AŞ&#39;nin Yönetim Kurulu Başkanı olan Prof. Dr. Taner Yonar da Özlü Mühendislik ile ortaklık yaptıklarını anlattı.Yonar, Türkiye&#39;nin su zengini bir ülke olmadığını dile getirerek &#34;Susuzluk uzun süredir aslında Bursa&#39;nın gündeminde olan bir konu. Son zamanlarda daha da yoğun yaşadığımız bir hal aldı. Halka kadar sirayet etti. Aslında sanayi 3-4 senedir su sorunuyla kıvranıyordu. Şu an artık hepimizin içinde bulunduğu bir süreç haline geldi.&#34; diye konuştu.- &#34;Sadece tekstil değil pek çok endüstriyel işletmede bunu yapmak mümkün&#34;Yonar, proje kapsamında prototip ve ön çalışmalarının tamamlandığına değinerek, şunları kaydetti:&#34;Geliştirdiğimiz sistemle atık suların yüzde 100&#39;e kadar geri kazanımı mümkün. Bizim ilk planda hedefimiz yüzde 30 su tasarrufuyla başlamak. 1000 ton atık suyu olan bir boyahane kabul edersek bunun 350 ton civarında atık suyunu alıyoruz ve 300 ton civarındaki suyu geri kullanıma sunabiliyoruz. Normal kullandığı ham su kaynağı neyse şebeke veya kuyu suyuysa bundan daha üst kalitede suyu geri kazanabiliyoruz.&#34;Yaklaşık olarak 3-4 senedir bu proje üzerinde çalıştıklarını anlatan Yonar, &#34;Şimdi artık sanayiyle beraber çalışma zamanı. Bundan sonrası artık yaygın ve hızlı bir şekilde geri kalan işletmelerimizi bu sürece dahil etmek istiyoruz. Sadece tekstil değil pek çok endüstriyel işletmede bunu yapmak mümkün.&#34; ifadesini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 15 Dec 2025 11:49:26 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Mango, kurucusu İsak Andiç'i vefatının birinci yıl dönümünde anıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/mango-kurucusu-isak-andici-vefatinin-birinci-yil-donumunde-aniyor-8601/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/mango-kurucusu-isak-andici-vefatinin-birinci-yil-donumunde-aniyor-8601/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3102E5-E8D5CC-78F106-D698C3-0BDD3F-70A4CF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />120&#39;den fazla pazarda faaliyet gösteren, dünyanın önde gelen moda markalarından Mango, kurucusu İsak Andiç'i vefatının birinci yıl dönümünde andı. Şirket, Andiç'in hem Mango'nun geleceğine hem de uluslararası moda dünyasına ilham vermeye devam eden girişimci, insani ve hayırsever&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3102E5-E8D5CC-78F106-D698C3-0BDD3F-70A4CF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />120&#39;den fazla pazarda faaliyet gösteren, dünyanın önde gelen moda markalarından Mango, kurucusu İsak Andiç'i vefatının birinci yıl dönümünde andı. Şirket, Andiç'in hem Mango'nun geleceğine hem de uluslararası moda dünyasına ilham vermeye devam eden girişimci, insani ve hayırsever yönlerinden aldığı miras doğrultusunda; onun yaşamı boyunca ortaya koyduğu çalışmaları hatırlamak ve onurlandırmak amacıyla dünya genelindeki mağaza ve ofislerde çeşitli anma etkinlikleri düzenledi.Başarılı iş yaşamının yanı sıra insani değerlere verdiği önem ve yardımseverliğiyle tanınan Andiç, Mango'yu bugün 120'den fazla pazarda ve yaklaşık 3.000 satış noktasında faaliyet gösteren küresel bir markaya dönüştürdü. Moda endüstrisinde uluslararası bir referans haline gelen Mango'nun gelişimine yön veren Andiç, vefatından bir yıl sonra dünya çapında hayata geçirilen çeşitli etkinliklerle anılmaya ve ilham vermeye devam ediyor.Mango çalışanları İsak Andiç anısına film hazırladıMango'nun en önemli parçasını oluşturan çalışanları, eski röportajlar ve arşiv görüntülerinden hazırladıkladıkları anma videosunu, hem kurum içerisinde hem de Mango'nun sosyal medya kanallarında paylaşarak, İsak&#39;ın değerlerini ve öğretilerini kendi sesinden aktardılar.&nbsp;&nbsp;Mango Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Toni Ruiz ise, İsak'ın vizyonuna olan bağlılığını, şirketin değerlerini ve kültürünü korumaya yönelik taahhüdünü içeren bir mektupla aktardı. İsak Andiç için hazırlanan anma videosu ve CEO Toni Ruiz'in yazısı Mango'nun kurumsal Linkedln profilinin yanı sıra kurumsal web sitesi üzerinden de paylaşıldı. Ayrıca Mango'nun dijital satış kanallarına da siyah banner eklendi.Dünyanın önde gelen şehirlerindeki Mango mağazaları, İsak Andiç'in vefatının birinci yıl dönümünde vitrinlerini ve mağaza içi alanlarını, onun mirasını yansıtan ilham verici görseller ve mesajlarla yeniden düzenledi. Anma etkinlikleri kapsamında Mango'nun moda tasarımları yerini bir günlüğüne şirketi 40 yılı aşkın süre önce kuran İsak Andiç'in hikayesini ve değerlerini yansıtan bir görselliğe bıraktı.İsak Andiç'in portreleri, İstanbul İstiklal Caddesi, Barselona'daki Paseo de Gracia ve Madrid'deki Serrano gibi sembolik mağazaların yanı sıra; Londra Oxford Street, New York Fifth Avenue, Milano Galleria Vittorio Emanuele ve Paris Boulevard Haussmann gibi ikonik yerlerde yer alan mağazalarda hayata geçirildi.&nbsp;Editöre notİsak Andiç'in hatırası, bugün güçlü bir büyüme ve uluslararası görünürlük elde eden Mango'nun kültüründe ve stratejisinde yaşamaya devam ediyor. Kurucusunun vefatının ardından geçen ilk yılda Mango, pazarın üzerinde çift haneli büyüme kaydederek olumlu performansını sürdürdü. Şirket, 2025 yılının ilk yarısında satışlarında %12'lik artış elde etti.Mango, 2024 yılı sonunda yaklaşık 2.850 olan satış noktası sayısını, içinde bulunduğumuz mali yılın sonunda 3.000'e yaklaştırarak küresel mağaza ağını genişletmeye ve yenilemeye devam etti. Şirket, uluslararası varlığını ve ürün yelpazesini büyütürken bir yandan da başarısının bir göstergesi olan global ölçekteki ilk fiziksel Mango Home mağazasını açtı; marka değerlerinin temelini oluşturan kalite ve tasarım felsefesinden ödün vermeden, markanın konumunu güçlendiren Kaia Gerber ve Casper Ruud gibi isimlerle önemli iş birliklerini hayata geçirdi.Mango ayrıca, H&amp;M Group&#39;un eski CEO'su Helena Helmersson ve Desigual'in eski CEO'su Manel Adell gibi moda sektöründe geniş uluslararası deneyime sahip bağımsız direktörleri bünyesine dahil ederek Online, Woman ve Man kategorilerindeki liderliğini ve kurumsal yönetimini daha da güçlendirdi. Şirket, 2025 yılında Financial Times tarafından Avrupa'da çalışılacak en iyi şirketlerden biri, Time dergisi tarafından ise dünyanın en iyi şirketlerinden biri olarak gösterildi. Buna ek olarak, Kantar BrandZ'ye göre marka değerini %26 oranında artırırken, Merco Empresas y Líderes sıralamasında 17 basamak yükselerek kurumsal itibarını geliştirdi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 13 Dec 2025 16:28:06 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Fabrikalar susuyor, işsizlik büyüyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/fabrikalar-susuyor-issizlik-buyuyor-9283/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/fabrikalar-susuyor-issizlik-buyuyor-9283/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_16746E-38DAA4-336C39-14B90E-7096F2-429E35.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Raporda, Türkiye'nin küresel tekstil ticaretinde tarihi düşüş yaşadığı, istihdamda yüz binlerce kişinin kaybedildiği ve sektörün rekabet gücünün ciddi oranda eridiği vurgulandı.&nbsp;Türkiye, Küresel Hazır Giyim Ticaretinde Tarihi Düşüşte.Verilere göre, Türkiye hazır giyim&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_16746E-38DAA4-336C39-14B90E-7096F2-429E35.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Raporda, Türkiye'nin küresel tekstil ticaretinde tarihi düşüş yaşadığı, istihdamda yüz binlerce kişinin kaybedildiği ve sektörün rekabet gücünün ciddi oranda eridiği vurgulandı.&nbsp;Türkiye, Küresel Hazır Giyim Ticaretinde Tarihi Düşüşte.Verilere göre, Türkiye hazır giyim ihracatı 2025 yılının ilk yarısında %6,4 daralırken, aynı dönemde dünya hazır giyim ihracatı %5,8 büyüdü. Bu durum, Türkiye'nin son üç yıldır küresel pazarın tek daralan ihracatçısı konumuna düştüğünü gösteriyor. 2010–2022 arasında dünya hazır giyim ihracatından ortalama %3,67 pay alan Türkiye, bu oranı 2025 Haziran itibarıyla %2,96'ya düşürdü. Bu gerileme, 1990'dan bu yana en düşük seviye olarak kayıtlara geçti.TGSD Başkanı, "Rekabetçiliğini kaybeden bir sektörün müşterisini geri kazanması son derece zordur. 2023'te başlayan bu kriz, 2025'te zirveye ulaştı. Acil önlemler alınmazsa, sektörümüzün temelleri sarsılabilir," dedi.&nbsp;İstihdamda 380 Bin Kişi KaybıSektörde istihdam da sert bir düşüş yaşıyor. 2022 Aralık'ta 1,22 milyon olan hazır giyim ve tekstil istihdamı, 2025 Eylül itibarıyla 873 bin kişiye geriledi. Bu, yaklaşık 350 bin kişinin işini kaybetmesi anlamına geliyor. Kayıpların %72'si, sanayinin en çok katma değer yarattığı 1. Bölge (Marmara)'den kaynaklanıyor. Ayrıca, 250+ çalışanlı büyük işletmelerin istihdam kaybı toplam kaybın %42,4'ünü oluşturuyor.TGSD, bu işletmelerin tedarik zinciri üzerindeki stratejik rolüne dikkat çekerek, "Bu firmalar KOBİ'lere iş sağlıyor, tasarımdan AR-GE'ye kadar markalaşma potansiyeline sahipler. Onları korumak, tüm sektörün geleceği için hayati önem taşıyor," ifadelerini kullandı.&nbsp;Yüksek Maliyetler, Düşük KarlılıkRapor, 2022–2025 yılları arasında sektörün dolar bazlı maliyetlerinin %26,1 arttığını, ancak satış fiyatlarını sadece %8,9 artırabildiğini ortaya koydu. Bu süreçte, sektörün net kar marjı %10,5'ten eksi %3,8'e düşerek zarar eden bir yapıya dönüştü.Enflasyon, yüksek faizler ve baskılanan kur politikaları, sektörün TL bazlı maliyetlerini (işçilik, enerji, vergi, finansman) aşırı düzeyde artırdı. Özellikle işçilik maliyeti %351, finansman maliyeti %241 oranında yükseldi. TGSD, "Türk üretici, rakip ülkelerde yeterli görülen %3,5 FAVÖK'la değil, %17,7 FAVÖK ile hayatta kalmaya çalışıyor," diye uyarıyor.&nbsp;İthalat Artıyor, Yerli Üretim GeriliyorBir yandan ihracat düşerken, diğer yandan hazır giyim ithalatı tarihi rekor kırıyor. 2024'te 3,96 milyar dolar olan ithalat, 2025'in ilk yarısında bir önceki yıla göre %24,3 arttı. TGSD, "Yüksek gümrük vergilerine rağmen, bazı markalar iç piyasada rekabet edebilmek için yurt dışından ithalat yapıyor. Bu durum, yerli üretimin gerilemesine ve cari açığın genişlemesine neden oluyor," dedi.TGSD, krize çözüm olarak üç aşamalı bir strateji haritası öneriyor:1. Kısa Vadeli Stabilizasyon (2026–2028):&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;Acil destek paketleriyle firmaların ayakta kalması sağlanacak. Mevcut 3.500 TL'lik istihdam desteği sayesinde 2026'da karlılık eksi %2,7'den artı %1,6'ya çıkarılacak.2. Orta Vadeli Dönüşüm (2028–2034):&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;"Nitelikli Tedarikçi Sertifika Sistemi" ile firmalar kalite, yeşil dönüşüm, kurumsallaşma ve ihracat birim değeri açısından sınıflandırılacak. Aynı dönemde, Suriye sınırına yakın bölgelerde alternatif üretim havzaları kurularak maliyet avantajları yaratılması hedefleniyor.3. Uzun Vadeli Ülke Markası (2034–2040):&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;Hazır giyim, moda, turizm, gastronomi ve dizi-film sektörlerinin bir araya gelerek "Türkiye Markası" oluşturulması öngörülüyor. Bu kümelenme, hem ürün hem hizmet ihracatını güçlendirecek.&nbsp;"Üretim Kaslarımızı Korumak lazım"TGSD, özellikle Çin-ABD gerilimi ve Pasifik'teki olası çatışmaların küresel tedarik zincirlerini kökten değiştirebileceğini belirtiyor. Bu senaryoda, Türkiye'nin dünyanın en esnek ve dikey entegre ikinci tedarikçisi olarak stratejik bir fırsat yakalayabileceği vurgulanıyor. Ancak bu fırsatı değerlendirebilmesi için "üretim kaslarının" korunması şart."Mustafa Kemal Atatürk'ün dediği gibi: 'Çalışmadan, üretmeden, yorulmadan rahat yaşamak isteyen toplumlar, önce haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve sonunda istiklallerini kaybederler.' Bugün bu sözün taşıdığı anlam, hazır giyim ve tekstil sektörü için hayati önem taşıyor," diyen TGSD, tüm paydaşları acil diyaloga davet etti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 13 Dec 2025 02:21:18 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Tekstilde partner Mısır]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tekstilde-partner-misir-5590/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tekstilde-partner-misir-5590/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E4A2AA-6D139B-54F6B0-FABDDE-6CCE6C-2B26A6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mustafa DENİZTürkiye'nin en güçlü sektörlerinden biri olan tekstil ve hazır giyim sanayisinde dikkat çeken bir yönelim yaşanıyor. Son iki yılda enerji maliyetleri, iş gücü giderleri ve dış pazarlara erişim koşullarındaki değişim, birçok Türk tekstil yatırımcısını Mısır'a&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E4A2AA-6D139B-54F6B0-FABDDE-6CCE6C-2B26A6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mustafa DENİZTürkiye'nin en güçlü sektörlerinden biri olan tekstil ve hazır giyim sanayisinde dikkat çeken bir yönelim yaşanıyor. Son iki yılda enerji maliyetleri, iş gücü giderleri ve dış pazarlara erişim koşullarındaki değişim, birçok Türk tekstil yatırımcısını Mısır'a yönlendirdi. Sektör temsilcilerine göre bu eğilim, yalnızca maliyet odaklı değil; aynı zamanda siyasi ve ticari dengelerle şekillenen çok boyutlu bir dönüşümün parçası.Mısır, özellikle ABD pazarına yönelik ihracat olanaklarıyla bölgedeki en cazip üretim merkezlerinden biri hâline gelmiş durumda. Ülkenin ABD ile sahip olduğu ticaret anlaşmaları, Mısır'da üretilen tekstil ürünlerinin Amerikan pazarına daha düşük maliyetle ve daha hızlı ulaşmasını mümkün kılıyor. Bu avantaj, Türkiye'deki üreticiler için özellikle rekabetin yoğunlaştığı hazır giyim segmentinde stratejik bir fırsat yaratıyor.Enerji fiyatlarının Türkiye'ye kıyasla daha düşük olması, iş gücü maliyetlerinin rekabetçi seyretmesi ve yatırım teşviklerinin genişletilmesi de Mısır'ın tercih edilmesinde etkili. Bazı Türk firmaları, tedarik zincirlerini bölgesel olarak çeşitlendirmek için Mısır'da ikinci üretim üssü kurma yoluna giderken, bazı gruplar ise yatırımlarının önemli bir bölümünü tamamen bu ülkeye kaydırmaya başladı.Ankara–Kahire hattında artan diplomasiEkonomik eğilim, Türkiye ile Mısır arasındaki diplomatik yakınlaşmayla da paralellik gösteriyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi ile gerçekleştirdiği görüşmeler hem ikili ilişkilerin normalleşmesine hem de ekonomik iş birliklerinin zemin kazanmasına katkı sağlıyor.Türkiye'nin Orta Doğu siyasetinde Mısır'ı yeniden kilit bir aktör olarak görmesinin önemli nedenlerinden biri de Filistin meselesi. Ankara'nın Gazze'ye gönderdiği insani yardımların büyük bölümü Mısır Kızılayı üzerinden ulaştırılıyor. Bu durum, iki ülke arasındaki diplomatik temasların insani-politik boyutunu güçlendirirken ekonomik ilişkilerde de daha sürdürülebilir bir iş birliği atmosferi yaratıyor.Ekonomik etkiler yakından izleniyorMısır'a yönelen yatırımların Türk tekstil sektöründe yaratacağı sonuçlar ise dikkatle takip ediliyor. Uzmanlara göre yurt dışına kayan üretim, Türkiye'de istihdam ve kapasite kullanım oranları üzerinde baskı oluşturma potansiyeline sahip. Buna karşın, Mısır'daki tesislerin Türkiye merkezli markaların küresel rekabet gücünü artırabileceği, ihracat hacmine dolaylı katkı sağlayabileceği değerlendiriliyor.Sektörün geleceğinde bu iki ülke arasındaki siyasi uyumun ve ticari iş birliği modellerinin belirleyici olması bekleniyor. Türk iş dünyası ise hem maliyet avantajına hem de bölgesel siyasi istikrara bağlı olarak Mısır'ın önümüzdeki dönemde daha da öne çıkabileceğini ifade ediyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 12 Dec 2025 02:01:39 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Rabia Polat'ın moda yolculuğunda 10. yıla özel koleksiyon]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/rabia-polatin-moda-yolculugunda-10-yila-ozel-koleksiyon-7906/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/rabia-polatin-moda-yolculugunda-10-yila-ozel-koleksiyon-7906/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CC410B-F62F83-B97D11-8FC95B-3726EA-C96F4F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Koleksiyon; heykelsi bir duruş yaratan modern biker yorumları, zarif taş işlemeli üstler, güçlü hatlara vurgu yapan alt parçalar ve sofistike dış giyim siluetleriyle sezona iddialı bir yaklaşım getiriyor ve sezonun karakteristik "mode" çizgisini yansıtıyor. Saat 15.00–17.00 arasında&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CC410B-F62F83-B97D11-8FC95B-3726EA-C96F4F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Koleksiyon; heykelsi bir duruş yaratan modern biker yorumları, zarif taş işlemeli üstler, güçlü hatlara vurgu yapan alt parçalar ve sofistike dış giyim siluetleriyle sezona iddialı bir yaklaşım getiriyor ve sezonun karakteristik "mode" çizgisini yansıtıyor. Saat 15.00–17.00 arasında gerçekleşen kapalı davette koleksiyonun ilk kez görücüye çıkan parçaları, moda ve basın dünyasından seçkin konuklar tarafından yakından incelendi.Rabia Polat'ın 10 yıllık tasarım birikimini modern bir yorumla buluşturan kapsül koleksiyon, hem markanın imzasını güçlendiriyor hem de sezonun iddialı stil kodlarını yeniden tanımlıyor. Bu özel tanıtım gününde davete katılanlar arasında; Sanem Taşkın, Alev Korkmaz, Ayşen Kurşun, Begümhan Bora, Deniz Urgan, Dicle İpek Öztaşkın, Fatma Kurtkaya, Merve Aydoğdu, Nihal Yazgan, Sinem Çalıkuşu, Sultan Sönmez ve Yağmur Korkmaz gibi isimler vardı.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 10 Dec 2025 10:12:26 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[LC Waikiki yeni yıl koleksiyonunu sundu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/lc-waikiki-yeni-yil-koleksiyonunu-sundu-3302/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/lc-waikiki-yeni-yil-koleksiyonunu-sundu-3302/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7D252E-7A01D1-B0210C-586F36-AB52BA-30D75C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şirketten yapılan açıklamaya göre, LC Waikiki, LCW Home, LCW Dream ve aksesuar kategorilerinde sunduğu geniş ürün yelpazesiyle yeni yıl coşkusunu artırıyor.LC Waikiki, bu dönemi stil, konfor ve neşeyle karşılamak isteyenler için çok sayıda hediye seçeneğini bir araya getiriyor.Pijama&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7D252E-7A01D1-B0210C-586F36-AB52BA-30D75C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şirketten yapılan açıklamaya göre, LC Waikiki, LCW Home, LCW Dream ve aksesuar kategorilerinde sunduğu geniş ürün yelpazesiyle yeni yıl coşkusunu artırıyor.LC Waikiki, bu dönemi stil, konfor ve neşeyle karşılamak isteyenler için çok sayıda hediye seçeneğini bir araya getiriyor.Pijama takımlarından battaniyelere, ışıltılı çantalardan parfüm setlerine, örgü atkı-bere takımlarından ev dekorasyon ürünlerine kadar pek çok alternatif, LC Waikiki&#39;nin yeni yıl koleksiyonunda bulunabiliyor.Kışın sıcak dokularıyla şıklığını tamamlamak isteyenler için kürk detaylı montlar, triko kazaklar ve kadife elbiseler ideal seçenekler arasında yer alırken, miniklere özel karakterli pijamalar, renkli kazaklar ve pelüş aksesuarlar da koleksiyonun öne çıkanları arasında yer alıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 08 Dec 2025 14:26:31 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Dünyada her 100 deri ceket kullanandan 5'i Türk derisi giyiyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/dunyada-her-100-deri-ceket-kullanandan-5i-turk-derisi-giyiyor-93/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/dunyada-her-100-deri-ceket-kullanandan-5i-turk-derisi-giyiyor-93/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CE093D-B23B4D-9813A2-1346B4-AF9E6F-E01849.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye Deri Konfeksiyoncuları Derneği (TDKD) tarafından 8–11 Aralık tarihleri arasında Antalya Belek'te düzenlenen TDK Leather &amp; Fur Fashion Show, dünyanın dört bir yanından gelen profesyonel alıcıları ağırlamaya başladı. Deri konfeksiyon sektörünün en kapsamlı ve en yüksek&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CE093D-B23B4D-9813A2-1346B4-AF9E6F-E01849.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye Deri Konfeksiyoncuları Derneği (TDKD) tarafından 8–11 Aralık tarihleri arasında Antalya Belek'te düzenlenen TDK Leather &amp; Fur Fashion Show, dünyanın dört bir yanından gelen profesyonel alıcıları ağırlamaya başladı. Deri konfeksiyon sektörünün en kapsamlı ve en yüksek verim sağlayan organizasyonu olarak kabul edilen fuar, bu yıl 18 ülkeden yaklaşık 800 yabancı alıcıyı ve Türkiye'den katılımcılarla birlikte binin üzerinde profesyoneli bir araya getiriyor.Fuarla ilgili değerlendirmelerde bulunan TDKD Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Sarıgül, fuarın sektör açısından kritik önemini vurgularken, Türkiye'nin deri ve deri konfeksiyonunda dünya ölçeğinde yön belirleyen bir ülke olduğunu ifade etti. Antalya'da düzenlenen bu özel etkinliğin sektöre çok büyük bir katkı sunduğunu ve adeta can suyu verdiğini vurgulayan Sarıgül, "Avrupa Birliği'nden Orta Asya'ya, doğu blokundan Amerika'ya kadar geniş bir coğrafyadan katılımcıları ağırlıyoruz. Deri konfeksiyon açısından dünyada bu fuarın verimliliğine yaklaşan bir başka organizasyon yok. Sektörün ihracatının neredeyse yarısının bu fuardan geçtiğini görüyoruz. Bu etkinlik, Türkiye'nin deriye yön veren ülke konumunu açık şekilde ortaya koyuyor. Özellikle tasarım çeşitliliği, model zenginliği ve yenilikçi yaklaşım açısından dünyada bir benzeri yok. Fuarın, yıl içine yayılan sipariş tekrarlarıyla birlikte sektöre 100 milyon dolarlık ticari katkı sağlamasını bekliyoruz.&#34; dedi.&nbsp;TÜRK DERİSİ KALİTESİYLE ÖNE ÇIKIYORGeçen yılın Aralık dönemine göre fuara ilginin yaklaşık yüzde 10 arttığını belirten Sarıgül, bu yükselişi şu sözlerle değerlendirdi:"Alıcılar burada buldukları çeşitliliği başka hiçbir yerde bulamadıkları için bu fuar onlar için vazgeçilmez hale geldi. Kalite, model ve üretim kabiliyeti açısından Türkiye'nin üzerinde üretim yapan bir ülke yok. Biz artık fiyat rekabetine bakmıyoruz, çünkü Çin, Hindistan ve Pakistan gibi ülkelerin maliyet olarak çok üzerine çıktık. Oralarda yarışma şansımız yok. Ancak biz bu açığı yenilikle, hızla ve yüksek kaliteyle kapatıyoruz. Dünyanın iyi alıcıları ve kaliteli ürüne ulaşmak isteyenler Türkiye'yi tercih ediyor. Nerede kaliteli deri ürünü satmak isteyen bir mağaza varsa, orada Türk ürünü mutlaka vardır. Bu fuar da Türkiye'nin küresel deri modasındaki liderliğini perçinleyen bir etkinlik olarak öne çıkıyor."HER FİRMA 100 ÜRÜNLE KATILIYOR, 5600 YENİ MODEL GÖRÜCÜYE ÇIKIYORFuarın Türk deri sektörünü yarıştan koparmayan, aksine sürekli dinamik tutan en önemli platform olduğuna işaret eden Sarıgül, fuarda sergilenen ürün çeşitliliğinin dünya ölçeğinde eşi olmadığının altını çizdi. TDK Leather &amp; Fur Fashion Show&#39;a her firmanın en az 100 yeni modelle katıldığına dikkat çeken Sarıgül, &#34;Toplamda 56 firmamız var. Bu da minimum 5600 model demek. Bunun da yaklaşık yüzde 80'i birbirinden tamamen farklı. Dünyanın hiçbir yerinde bu çeşitlilik yok. Yeni materyaller, efektler, renkler, trendler ve deriyi farklı materyallerle birleştiren yenilikler bu fuarın imzası." dedi."DÜNYADA HER 100 DERİ CEKET KULLANANDAN BEŞİ TÜRK DERİ CEKETİ GİYİYOR"Türk deri konfeksiyon sektörünün dünya pazarındaki konumuna da vurgu yapan Sarıgül, Türkiye'nin kalite standardına başka ülkelerin ulaşamadığını söyledi. Sarıgül, şöyle devam etti:&nbsp;&#34;Bugün dünyada kaliteli deri ürün satmak isteyen markalar için Türk malı olmazsa olmaz. Şu anda üretilen ürünlerin seviyesi 20 yıl önce hayal bile edilemezdi. Artık biz başkalarını örnek almıyoruz; dünya bizi takip ediyor, taklit etmek istiyor ama edemiyor. Yenilikçi gücümüz, hızlı teslimatımız, manevra kabiliyetimizin yüksekliği ve her şeye uyum sağlayabilme yeteneğimiz en önemli özelliklerimiz arasında. Bir de artık biz burada ufak butikçi dediğimiz müşteriye de hitap edebiliyoruz. Yurt dışının sağlayamadığı imkanları, bu çok ucuz ülkelerin sağlayamadığı düşük adetleri, hepsini temin edebiliyoruz. Kalite olarak zaten onlarla kıyaslanmamız ve onların bizim seviyemize gelmesi mümkün değil. Biz gerçek anlamda sahada büyük oyuncuyuz.&#34;Türkiye&#39;nin deri de dahil olmak üzere markalaşmayı bir türlü beceremediğini kaydeden Sarıgül, &#34;Ancak tekstilde olsun, deride olsun, ayakkabı da olsun çok iyi üreticiyiz. Deri denince akla dünyada Türk derisi geliyor. Dünyada her 100 deri ceket kullanandan beşi Türk deri ceketi giyiyor. Bunları Türk üreticileri, Türkiye&#39;de üretiyor.&#34; diye konuştu.&nbsp;&#39;SAVAŞ BİTERSE TALEBE YETİŞEMEYEBİLİRİZ&#39;Sektörün 2026 beklentilerine de değinen Sarıgül, son yıllarda Rusya-Ukrayna savaşının etkilediği pazarların büyük ölçüde Avrupa ve Amerika ile telafi edildiğini, savaşın sona ermesi durumunda sektörün ciddi ivme kazanacağını söyledi. Sarıgül, &#34;Ukrayna ve Rusya bizim için çok önemli pazarlar. Avrupa ve ABD'de de ciddi müşteri portföyü oluşturduk. Bu pazarlar birleşirse 2026'da talebe yetişemeyebiliriz." dedi.&nbsp;Bununla birlikte global ekonomik daralmanın tüm sektörleri olduğu gibi deriyi de etkilediğini ifade eden Sarıgül, çözümün yine yenilikten ve esnek üretim kabiliyetinden geçtiğinin altını çizdi.&nbsp;YAN GİDERLERDEKİ ARTIŞ SEKTÖRÜ ZORLUYORSarıgül, sektörün en büyük sorununun ise yan giderlerdeki artış olduğuna dikkat çekerek, &#34;Ham maddede çok büyük bir artış olmasa da enerji, işçilik ve kimyasal maliyetlerindeki artış ciddi baskı yaratıyor. Kur artışı bu yan giderlerdeki artışın altında kaldığı ve biz de yurtdışında fiyatlarımıza döviz bazında zam yapamadığımız için bu tarafta biraz zorlanıyoruz." ifadelerini kullandı.DERİ KONFEKSİYONDAKİ İHRACAT TÜRKİYE ORTALAMASININ 133 KATI&nbsp;Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Deri ve Deri Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı ve İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Güven Karaca da fuarın Türk deri sektörünün "nefes alma noktası" olduğunu vurgulayarak, sektörün Amerika ve Avrupa'ya yönelişini, iç pazardaki artan ilgiyi ve 2026 beklentilerini paylaştı.2024 yılında deri ve deri mamulleri ihracatı 1 milyar 527 milyon dolarla yüzde 12,9 düşüşle kapanırken, deri konfeksiyon sektörünün 193 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini belirten Karaca, &#34;Geçen yıl kilogram başına 133 dolarlık bir değere ulaştık. Neredeyse Türkiye ortalamasının 133 katı fazlasına satıyoruz. 2025'in ilk 11 ayında ise bu rakam 146 dolara yükseldi. Türkiye artık çok satarak değil, katma değerli ürün satarak büyüyecek. Deri kürk konfeksiyon sektörümüz bu anlamda en kıymetli alt sektörümüz." dedi.AMERİKA ÇOK ÖNEMLİ BİR PAZAR HALİNE GELDİRusya-Ukrayna savaşının etkisiyle daralan pazarın ardından Amerika&#39;nın sektör için birinci pazar haline geldiğine işaret eden Karaca, 2025'in ilk 11 ayında ABD'ye yapılan ihracatın yüzde 41 artış gösterdiğine ve kilogram başına birim fiyatın 216 dolara ulaştığına dikkat çekti. Amerika&#39;nın artık alternatif değil, hedef pazarları haline geldiğini kaydeden Karaca, tasarım temelli çalıştıklarını ve her ülkenin beklentisine göre koleksiyon hazırladıklarını ifade etti. Karaca, &#34;Bu pazar artışını Amerika&#39;da daha fazla alevlendirmek ve artışı körüklemek istiyoruz. İnşallah önümüzdeki günlerde bu artış devam edecek.&#34; dedi.&nbsp;Karaca, 2026 için hedefin yalnızca belirli ülkeler değil, tüm dünya olduğunu vurgulayarak, &#34;Artık hedef pazar değil, hedef dünya demek lazım. İlk hedefimiz e-ticaret. Tek tuşla tüm dünyaya ulaşabiliyoruz. Bunun yanında Avrupa Birliği ikinci büyük pazarımız olacak. Rusya-Ukrayna savaşının sona ermesi halinde bu pazarın da yeniden devreye girmesiyle ciddi bir ihracat artışı bekliyoruz." dedi.&nbsp;Antalya'da düzenlenen fuarın sektör için kritik bir rol oynadığını belirten Karaca, "Bu fuar butik gibi görünse de çok ciddi bir hacme sahip. 56 firmamız burada yer alıyor ve dünya pazarından yüzde 5 pay alıyor. Türkiye'de deri sektörünün başka bir fuar alternatifi yok. İhracatçımız için en önemli çıkış noktalarından birisi burası." diye konuştu.ÇOK ŞANSLI BİR DÖNEMDEYİZTürk deri konfeksiyonunun dünya liginde olduğunun altını çizen Karaca, şöyle devam etti:&nbsp;"Bugün dünyanın her yerinde Türk deri ceketlerini görebilirsiniz. Türk deri ürünleri kalitesini kanıtladı ve en prestijli yerlerde satılıyor. Ancak katma değerli ürün satmak için markalaşma şart. Bu anlamda şansımızın giderek arttığını düşünüyoruz. Eskiden Avrupa ve Amerika marka çıkartırken, şimdi marka çıkarma Asya&#39;ya doğru kaydı. Bakın arabalara, otomotiv sektörüne, moda sektörüne, tekne ve yat sektörüne... Hepsi Asya&#39;ya doğru kaydı ve biz de tam köprü pozisyondayız, çok avantajlı pozisyondayız. Bundan sonra katma değeri artırıp dünya pazarında markalarımıza yer almaya devam etmeye başlayacağız. Çok şanslı bir dönemdeyiz. Bu durumu iyi değerlendirmemiz lazım.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 08 Dec 2025 13:21:00 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Edirne kırmızısı usta ellerde moda ürünlerine dönüşüyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/edirne-kirmizisi-usta-ellerde-moda-urunlerine-donusuyor-9329/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/edirne-kirmizisi-usta-ellerde-moda-urunlerine-donusuyor-9329/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9B25F2-1D4A8C-9F84A6-CBA01D-70F134-BBFE04.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Enstitünün Edirne kırmızısı hazırlama, nakış, oya ve dikiş atölyelerinde usta öğreticiler el emeği ürünler ortaya koyuyor.Doğal köy boyayla renklendirilen kumaşlar kurutulduktan sonra, Edirne kırmızısı modasıyla kıyafetler üretiliyor. Ayrıca takı, çanta ve aksesuar gibi&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9B25F2-1D4A8C-9F84A6-CBA01D-70F134-BBFE04.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Enstitünün Edirne kırmızısı hazırlama, nakış, oya ve dikiş atölyelerinde usta öğreticiler el emeği ürünler ortaya koyuyor.Doğal köy boyayla renklendirilen kumaşlar kurutulduktan sonra, Edirne kırmızısı modasıyla kıyafetler üretiliyor. Ayrıca takı, çanta ve aksesuar gibi ürünler ortaya konuluyor.Ürünler, Selimiye Camisi arkasındaki enstitü ofisinde satışa sunuluyor.- Kültürü ve doğal üretimi destekleyen çalışmalarEdirne Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Meltem Üretmen, AA muhabirine, &#34;Efsane renk&#34; Edirne kırmızısının dünya tarihine armağan edilen kültürel bir değer olduğunu söyledi.Avrupa&#39;da büyük yankı uyandıran Edirne kırmızısının gücünü ve kalıcılığını doğal kök boyalardan aldığını belirten Üretmen, &#34;Enstitümüzün tekstil atölyelerinde yaptığımız çalışmalar sonucunda doğal kök boyalarla bu eşsiz rengi yeniden canlandırdık. Bu çalışmalar hem kültürel mirasımızı yaşatıyor hem de aynı zamanda sürdürülebilir doğal üretim anlayışını destekliyor.&#34; dedi.Üretmen, rengi modada, tasarımda, el sanatlarında ve kültürel tanıtım faaliyetlerinde bugüne taşımayı hedeflediklerini vurguladı.- Ulusal ve uluslararası yaygınlaşma hedefleniyorRengi, Edirne ile özdeş kimliğini koruyarak hem ulusal hem de uluslararası platformlarda tanıtmayı amaçladıklarını anlatan Üretmen, şunları kaydetti:&#34;Bize destek veren Edirne Valimiz Sayın Yunus Sezer&#39;e, ekip arkadaşlarımıza ve işbirliği yapan kurumlara teşekkür ederiz. Ürün ortaya koyma aşamalarımız var. Önce tekstil atölyelerimizde kök boyayla kumaşlarımızı boyuyoruz, kurutma işleminin ardından moda atölyemizde bununla ilgili kıyafetler ve tasarımlar gerçekleştiriyoruz. İğne oyası atölyemizde dekoratif çalışmalar yapılıyor. Nakış atölyelerimizde nakış yapılarak çantalar üretiliyor. Aynı zamanda yürüttüğümüz kurumsal projeler için de tasarımlar yapılıyor.&#34;- Yağmur suyu kullanılıyorEdirne kırmızısı rengiyle üretilen ürünleri Selimiye Camisi&#39;nin arka tarafındaki enstitü ofisinde satışa sunulduğunu aktaran Üretmen, daha pratik ve kullanılabilir ürünler sunduklarını söyledi.Doğal kök boyayla el emeği ürünler yaptıklarını ifade eden Üretmen, &#34;Çantalar, şal ve kolyeler üretebiliyoruz, iğne oyasıyla takılar yapabiliyoruz, aynı zamanda kravatlar yapıyoruz. Kadınlara elbiseler, etekler, ceketler üretiyoruz. Aynı zamanda yöresel kıyafetlere nakış işlemesi yapıyoruz.&#34; diye konuştu.- Kırmızının kumaşla buluşmasıEdirne Olgunlaşma Enstitüsü Tekstil Teknolojisi Atölyesi Öğretmeni Tekin Gazi de atölyelerde Osmanlı&#39;dan bugüne ulaşan reçetelerle uygulama yaptıklarını söyledi.Rengin tamamen doğal yollarla elde edildiğini belirten Gazi, &#34;Boya hazırlanırken içerisinde klorun olmadığı, pH&#39;ın 7 seviyelerinde olduğu yumuşak su kullanıyoruz. Genelde arıtılmış su kullanıyoruz. Başarılı bir deneme de gerçekleştirdik. Yağmur suyuyla hazırladığımız karışımdan başarılı sonuç aldık. İmkanımız olduğunca yağmur suyu stoklayarak çalışmalarımızı yaptık. Yağmur yağdığı zaman kazanlarımızda su biriktiriyoruz ve kullanıyoruz.&#34; dedi.Edirne kırmızısını ipek, yün, pamuk ve keten kumaşlara uygulandığını anlatan Gazi, şöyle devam etti:&#34;Edirne kırmızısını reçetesini doğru uygulamak çok önemli. İpek kumaşımızı saf sabunla arıtıp sonrasında kurutuyoruz. Toz haline getirmiş olduğumuz rubia tinctorum bitkisini kazanlarda yumuşak suyla karıştırarak rengin salınmasını sağlıyoruz. Bitkisel posayı süzerek ayırıyoruz. Sonrasında da kumaşlarımızı Edirne kırmızısı rengiyle buluşturuyoruz.&#34;- Rengin hikayesiDünya tekstil sanayisinde önemli yere sahip &#34;Edirne kırmızısı&#34;, 15. yüzyılda şehirde kök boya olarak üretildi. Tuğla kırmızısının daha parlağı olarak nitelenen rengi bulan ve adına &#34;Edirne kırmızısı&#34; diyen iki boya ustasının formülü, casusluk yöntemleriyle Edirne&#39;den Avrupa&#39;ya taşındı.Formül bir süre sonra Fransa&#39;da üretilerek Avrupa&#39;daki tekstil sanayisinde yaygınlaştı.Fransa&#39;da 1740&#39;lı yıllarda üretildikten sonra &#34;Rouge d&#39;Adrinople&#34; (Edirne kırmızısı) adıyla sektörde kullanılan renk, özellikle tekstil alanında önemli yer buldu. Edirne&#39;de de tarihi yapıların süslemelerinde ve şehrin geleneksel el sanatlarında tercih edilen renk, aradan geçen süreçte unutulmaya yüz tuttu.Doğduğu topraklara yeniden getirilen rengin popülerliğini artırmak için kentte çalışmalar yapılıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 08 Dec 2025 11:17:59 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sosyete Palau X Algo iş birliği için Nişantaşı'nda buluştu]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sosyete-palau-x-algo-is-birligi-icin-nisantasinda-bulustu-1430/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/sosyete-palau-x-algo-is-birligi-icin-nisantasinda-bulustu-1430/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E16191-30BC60-1C9AE0-7898EC-4250EC-20D5AC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Palau, 108 yıllık aile geleneğini sürdüren İsviçre markası Algo ile birlikte hazırladıkları koleksiyonun tanıtımını önceki gün Özlem Avcıoğlu'nun ev sahipliğinde Nişantaşı mağazasında yaptı.Kişisel gardıropları kadınların kendi hikâyelerine göre inşa etmeyi hedefleyen&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E16191-30BC60-1C9AE0-7898EC-4250EC-20D5AC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Palau, 108 yıllık aile geleneğini sürdüren İsviçre markası Algo ile birlikte hazırladıkları koleksiyonun tanıtımını önceki gün Özlem Avcıoğlu'nun ev sahipliğinde Nişantaşı mağazasında yaptı.Kişisel gardıropları kadınların kendi hikâyelerine göre inşa etmeyi hedefleyen Palau; özel dikim anlayışı, detay odaklı atölye kültürü ve sanata dokunan modern couture tarzıyla benzersiz bir deneyim yaşatıyor.&nbsp; Algo ile Palau'nun zamansız, özgün ve sanatsal tasarım çizgisi birleşerek güçlü bir iş birliğine dönüştü. Markanın kreatif direktörü Anna Harms Goestschel ve Türkiye ortağı Dilek Ekincioğlu'nun da katıldığı davette Hacer Pala Algo ve Palau iş birliğini modaseverlere anlattı.Hacer Pala duygularını: "Palau'yu kurarken amacım, kadınların kendilerini özgün hikâyeleriyle ifade edebilecekleri sanatsal bir moda alanı yaratmaktı. Algo ile yaptığımız bu iş birliği, zanaatkârlık ve estetikten ödün vermeden tasarım üretme konusundaki ortak bakış açımızın doğal bir yansıması. Palau misafirlerine&nbsp; sanat ve moda evini birarada sunuyor. Stil danışmanlığının yapıldığı, müşterilerin özel olarak ağırlandığı ve ayda iki kez de klasik müzik konserlerinin yapıldığı bir yer tasarladık. Ziyaretçilerimizin mağazamıza adım attıkları anda sanatla modanın birlikte nefes aldığı bir dünyayı hissetmelerini istiyoruz." sözleriyle paylaştı.Etkinlik, cemiyet ve iş dünyasından çok sayıda seçkin ismin katılımıyla gerçekleşirken, Palau mağazası ziyaretçilere adeta bir "sanat galerisi &amp; moda evi" atmosferi sundu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 07 Dec 2025 13:12:59 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Deri sektörü ABD'den yeni siparişlerle döndü]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/deri-sektoru-abdden-yeni-siparislerle-dondu-7033/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/deri-sektoru-abdden-yeni-siparislerle-dondu-7033/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B2566C-E2017A-CE9277-2D0BFD-B6CEC1-7E41F2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) tarafından ABD'ye düzenlenen sektörel ticaret heyeti geçtiğimiz günlerde New York'ta gerçekleştirildi. Ayakkabı, deri &amp; kürk konfeksiyon ve saraciye alt sektörlerinden toplam 16 Türk firmasının 22 temsilciyle katıldığı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B2566C-E2017A-CE9277-2D0BFD-B6CEC1-7E41F2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) tarafından ABD'ye düzenlenen sektörel ticaret heyeti geçtiğimiz günlerde New York'ta gerçekleştirildi. Ayakkabı, deri &amp; kürk konfeksiyon ve saraciye alt sektörlerinden toplam 16 Türk firmasının 22 temsilciyle katıldığı program kapsamında, 65 yabancı alıcı firma ile 300'e yakın ikili iş görüşmesi yapıldı. Heyette Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü Birlikler ve Destek Hizmetleri Daire Başkanı Ezgi Turan Çakmak da yer aldı.&nbsp;Heyet programında Ticaret Bakanlığı New York Başkonsolosluğu Ticari Ateşeleri Filiz Köseyener, Osman Nuri Gökbulut ve Alper Atilla ile birlikte Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe de heyeti ziyaret ederek firmalarla bir araya geldi.&nbsp;100&#39;E YAKIN ALICI GELDİ&nbsp;Deri ve deri mamulleri sektörünün en büyük ithalatçısı olan ABD'de gerçekleştirilen program, gerek katılım sayısı gerekse görüşmelerin niteliği açısından firmalar tarafından son derece verimli bulundu. Etkinlik öncesinde ABD ve Kanada'da bulunan potansiyel alıcılara yönelik kapsamlı bir davet süreci yürütülürken, etkinlik günlerinde ABD'nin New York, California, New Jersey ve Pennsylvania eyaletlerinden, Kanada'nın da Edmonton ve Toronto şehirlerinden 100'e yakın profesyonel alıcı ikili iş görüşmelerine katıldı. Toplamda 65 yabancı firma, Türk üreticilerle yüz yüze görüşerek ürünleri yerinde inceleme ve iş bağlantılarını güçlendirme fırsatı yakaladı.ABD PAZARI TÜRK DERİ VE DERİ MAMULLERİ SEKTÖRÜ İÇİN STRATEJİK KONUMDATürkiye'nin sunduğu kalite, tasarım gücü ve güvenilir tedarikçi kimliğinin Türk firmalarının ABD&#39;de her yıl daha fazla talep görmesinin en temel nedeni olduğunu belirten İDMİB Yönetim Kurulu Başkanı Güven Karaca, &#34;ABD'nin deri ve deri mamulleri ithalatı 2024 yılında yüzde 4,7 artarak 43,3 milyar dolar seviyesine ulaştı. Türkiye ise aynı dönemde ABD'ye ihracatını yüzde 11,65 artırarak 115,9 milyon dolara taşıdı. ABD, yüksek ithalat hacmi ve katma değerli ürün talebi nedeniyle Türk deri ve deri mamulleri sektörü için stratejik bir hedef pazar olmayı sürdürüyor. Çin ve İtalya gibi büyük tedarikçilerde yaşanan gerileme ve dalgalanmalara karşın, Türkiye'nin ABD'ye ihracatını artırmasını, sektörümüzün rekabet gücünü ve pazardaki konumunu güçlendiren olumlu bir gelişme olarak değerlendiriyoruz.&#34; dedi.&nbsp;ABD pazarının yüksek hacimli, nitelikli ve süreklilik gerektiren bir yapı sunduğuna işaret eden İDMİB Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Turgut, şöyle devam etti:&nbsp;&#34;Bu heyette 300'e yakın görüşme gerçekleştirilmesi, sektörümüzün ABD'deki bilinirliğinin ve rekabet avantajının giderek arttığını gösteriyor. Heyete katılan firmalar, görüşmelerin yoğunluğu ve nitelikli alıcı profili nedeniyle memnuniyetlerini dile getirdi. Birçok firma, potansiyel iş bağlantılarına yönelik ilk temasların kurulduğunu ve ön sipariş görüşmelerinin başladığını bildirdi. İDMİB olarak bu pazara yönelik çalışmalarımızı sürdürecek, daha geniş katılımlı organizasyonlarla firmalarımızın ABD'deki konumunu güçlendirmeye devam edeceğiz. Ayrıca benzer sektörel ticaret heyetlerinin düzenli ve sürdürülebilir şekilde devam etmesinin, Türk deri ve deri mamulleri sektörünün uluslararası pazarlarda daha güçlü bir konum elde etmesi açısından kritik önem taşıdığının altını çizmek istiyorum.&#34;İDMİB Yönetim Kurulu Üyesi Gürkan Gözmen ise son 10 senedir ABD pazarında ısrar ettiklerini belirterek şunları söyledi:&nbsp;"ABD'li tedarikçilerin alternatif üretici arayışında öne çıkmaya başladığımızı görüyoruz. İDMİB olarak bu tür fuar ve benzeri etkinliklerle pazara yönelik çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Özellikle son yıllarda kış aylarının soğuk geçmesi, soğuktan korunmak için de sektörümüz tarafından şık tasarımların sunulması ile özellikle kürk konfeksiyon sektörü için pazar payımızın yüzde 15'e ulaştığını söyleyebiliriz. Hedefimiz 2025 sonunda pazar payımızı yüzde 20'ye ve 3 yıl içerisinde de bu payı yüzde 30'lara çıkarmak."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 01 Dec 2025 11:10:38 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Üç dikiş makinesiyle başladı, dünya pazarına açıldı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/uc-dikis-makinesiyle-basladi-dunya-pazarina-acildi-8679/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/uc-dikis-makinesiyle-basladi-dunya-pazarina-acildi-8679/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FB5DB1-39529A-6DD5FC-B988C0-26F8F2-671747.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Üniversite eğitimi için İstanbul&#39;dan Trabzon&#39;a gelen Bulut, çeşitli nedenlerden dolayı eğitimini yarıda bırakmasının ardından arkadaşlarının tavsiyesi üzerine ilgi duyduğu kostüm tasarımı ve dikimine ilişkin girişimlerde bulundu.Bulut, atölyesini açabilmek amacıyla&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FB5DB1-39529A-6DD5FC-B988C0-26F8F2-671747.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Üniversite eğitimi için İstanbul&#39;dan Trabzon&#39;a gelen Bulut, çeşitli nedenlerden dolayı eğitimini yarıda bırakmasının ardından arkadaşlarının tavsiyesi üzerine ilgi duyduğu kostüm tasarımı ve dikimine ilişkin girişimlerde bulundu.Bulut, atölyesini açabilmek amacıyla 6 yıl önce Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığına (KOSGEB) başvurdu.Makine desteği sayesinde 2019&#39;da kent merkezinde 50 metrekarelik tekstil atölyesi açan Bulut, pandemi döneminde yıkanabilir maske üretmeye başladı.Bu süreçte aynı zamanda eşofman, mont, iş yeri kıyafeti de üreten Bulut, atölyesini Arsin Organize Sanayi Bölgesi&#39;ndeki yaklaşık 3 bin metrekarelik bir fabrikaya taşıdı.Kadın girişimci Merve Bulut, AA muhabirine, neredeyse hiç sermayesi olmadan KOSGEB&#39;den aldığı hibeyle işe başladığını söyledi.İşini her zaman severek ve isteyerek yaptığına dikkati çeken Bulut, &#34;Üç makineyle başladım. 50 metrekarelik küçük bir ortamda kendim dikiyordum, çalışanlarım yoktu. Sonra yavaş yavaş iş geldikçe bir çalışanım oldu bir de makine aldım, işler büyümeye başladı. İlk önce Trabzon ve çevre illerden, sonra İstanbul&#39;dan talepler geldi. Ardından Gürcistan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti&#39;ne kadar uzandı.&#34; diye konuştu.- &#34;Tasarımını ilk önce hayal ediyorum&#34;Yıkanabilir maske üretimi sayesinde sermayesinde artış sağladığını ifade eden Bulut, sözlerini şöyle sürdürdü:&#34;Tasarımları kendim yapıyorum. Bizim işte işin mutfağında olmadığın, işi başından sonuna kadar bilmediğin sürece başarılı olamıyorsun. Ben bu işin tasarımını ilk önce hayal ediyorum, sonra tasarlıyorum. Bilgisayar ortamında veya kağıt üzerinde bir numune çıkarıyorum. Numuneyi beğendikçe devamı geliyor.&#34;ABD&#39;ye ilk olarak 2022&#39;de ihracat yaptığını belirten Bulut, &#34;Bizim üretip üretemeyeceğimizi sordular. Ben de bir çılgınlık yaptım &#39;evet&#39; dedim. Çünkü çok yüklü bir adetti, mevcut potansiyelimiz bunu kaldırmayacaktı. Bir numuneyle birlikte fiyat çalışması yaptım. Ardından bir telefon geldi işin onaylandığını söylediler.&#34; dedi.Bulut, satışların çoğalması ve ihracat yapmak için şahıs firmasından limited şirketine geçiş yaptığına değinerek, zamanla çalışan sayısının da 50&#39;ye kadar yükseldiğini söyledi.İhracata çok önem verdiğini dile getiren Bulut, &#34;2022 ve 2023&#39;teki üretimimizin ihracatı yüzde 90 civarıydı. 2024&#39;te yüzde 60&#39;a kadar geriledik. Şu anda yarı yarıya diyebiliriz.&#34; dedi.-&#34;Hedefim Türkiye&#39;de bir marka olmak sonra dünyaya açılmak&#34;İnternet üzerinden dünya pazarına daha da çok açılmayı istediğini vurgulayan Bulut, şöyle devam etti:&#34;Hedefim Türkiye&#39;de bir marka olmak sonra dünyaya açılmak. Yakın zamanda Azerbaycan&#39;a gittik, outdoor ürünler için görüştük. Şimdi Rusya görüşmelerimiz var. Ciddi anlamda bu kanalda hem e-ticaret hem de mağazalaşma olarak ürünlerimizi sunmak istiyoruz. Buradaki kapasitenin dışında fason üretimimiz de var. Tunceli&#39;ye, İstanbul&#39;a ve Muğla&#39;ya fason üretim veriyoruz. Hem diğer kadın arkadaşlarımıza destek olmak hem de dengeyi korumak için üretimi genişletmek istiyoruz. Daha çok inovasyonlu, teknolojinin daha da içinde olduğu ve bunu dünyayla birleştirdiğimiz entegre bir sistem istiyorum.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 30 Nov 2025 11:38:59 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[103 yıllık tekstil devinden sürdürülebilirlikte yeni iddialı hedef]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/103-yillik-tekstil-devinden-surdurulebilirlikte-yeni-iddiali-hedef-9364/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/103-yillik-tekstil-devinden-surdurulebilirlikte-yeni-iddiali-hedef-9364/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6EAC63-AD0590-DEE0F5-C571D5-77DC33-7D3B93.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sanayide dönüşümün en önemli itici gücünün,teknoloji ve yeşil enerji olduğu bugünlerde; karbon emisyonu yüksek sektörlerden biri olan tekstildeki 'sürdürülebilirlik' çalışmaları her zamankinden daha önemli hale geldi. Bursa Demirtaş OSB'deki 80 bin metrekarelik entegre üretim&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6EAC63-AD0590-DEE0F5-C571D5-77DC33-7D3B93.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sanayide dönüşümün en önemli itici gücünün,teknoloji ve yeşil enerji olduğu bugünlerde; karbon emisyonu yüksek sektörlerden biri olan tekstildeki 'sürdürülebilirlik' çalışmaları her zamankinden daha önemli hale geldi. Bursa Demirtaş OSB'deki 80 bin metrekarelik entegre üretim sahasında 5 fabrika ile faaliyet gösteren ve güneş enerjisi santralleri(GES) kurarak tüm enerjisini yenilenebilir kaynaklardan sağlayan 103 yıllık tekstil devi Berteks de; temiz enerji, sürdürülebilirlik ve inovasyon alanındaki çalışmalarını hızlandırdı.&nbsp;Tekstil sektörünü enerji tasarruflu, ses ve ısı yalıtımlı, termal, antibakteriyel ve yanmaz özellikli pek çok inovatif kumaşla tanıştırmasının yanı sıra; ilk yerli paraşüt kumaşlarını ürettiği savunma sanayine radarda görünmezlik sağlayan elektromanyetik kalkanlı, 1500 dereceye kadar yanmayan pek çok ileri teknoloji ürününü kazandıran Berteks, 2026'ya iddialı hedeflerle giriyor.Yeni Ar-Ge çalışmalarıyla yüzde 100 geri dönüşüm hedefi&nbsp;Sürdürülebilirlik stratejisiyle karbon salımını azaltmak için çevreci üretim yatırımlarını uzun yıllardır sürdüklerini kaydeden Berteks Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Berk Noyan, "Üretim sahamızdaki çatılarda 3 yıl önce kurduğumuz ve yıllık ortalama 1.500MWh enerji sağladığımız GES santrallerinin ardından geçen yıl Urfa ve Balıkesir'de de arazi tipi GES kurulumu gerçekleştirdik ve böylece toplam 8,1 milyon dolarlık yatırım yaparak elektrik enerjimizin yüzde 100'ünü karşılar hale geldik. Ar-Ge ve inovasyona ağırlık verirken karbon salımının olabilecek en düşük seviyeye indirilmesi için de gerekli yatırımları yapıyoruz."&nbsp;Berk Noyan sözlerini şöyle sürdürdü: "Birleşmiş Milletler sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda, sektörümüzde faaliyet gösteren 19'uncu Ar-Ge merkezi olarak Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonuyla çalışıyoruz. Satışta en büyük hacme sahip ve rakip ürünlere göre karbon ayak izi çok daha düşük olan Pescreen markalı ürünlerimizin karbon ayak izlerinin daha da iyileştirilebilmesi için Yaşam Döngüsü Analizi (LCA) çalışmalarını yürütüyoruz. Geri dönüşüm çalışmaları ile PET şişelerden geri dönüştürülerek elde edilmiş iplik kullanıyoruz. Hedefimiz ise tüm ürünlerimizi tamamen geri dönüştürülmüş ipliklerle üretmek."&nbsp;"2026'da Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması(SKDM) için sürdürülebilirlik şart"Sürdürülebilir üretimin her geçen gün daha da önem kazandığı tekstil sektöründe çevresel yüklerin en fazla olduğu proses adımlarında hammadde, su ve enerji optimizasyonu sağladıklarını belirten Berk Noyan,"Sanayi dönüşümü ve katma değerli ürün geliştirmeyle Türkiye ekonomisi 2 kat büyüyebilir. Özellikle AB Yeşil Mutabakatı, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) ve Emisyon Ticaret Sistemi (ETS), şirketleri emisyon yönetimi tarafında sorumluluk almaya çağırıyor. SKDM kapsamında 2026 yılında mali yükümlülüklerin uygulanmaya başlanacak olması ise tüm sektörler için çok kritik. Sürdürülebilir üretime geçiş zorunluluğu bugün tekstil sektörünün öncelikli gündem maddesi. Bu nedenle Ar-Ge merkezimizin 2026'daki ana gündemlerinden biri, yeşil üretim yolculuğumuzun hızlanarak sürmesi olacak" değerlendirmesini yaptı.&nbsp;"Yerli üretimle ekonomiye katma değer sağlamayı sürdüreceğiz"&nbsp;Savunma sanayinin ilk yerli paraşüt kumaşlarını üreten Berteks Tekstil, geçen yıl Türk Silahlı Kuvvetleri ile imzaladığı &#39;Stratejik İş Birliği Anlaşması&#39; kapsamında paraşüt kumaşları geliştirmeye devam ediyor. Berteks Tekstil'in ParachuteIndustryAssociation (PIA- Paraşüt Endüstrisi Derneği) üyesi olan tek Türk firması olduğunu kaydeden Noyan, şöyle devam etti:&nbsp;"Savunma sanayi için teknik tekstil ürünleri oldukça özel bir alan. Yurt dışındaki birçok üniversite, enstitü, TÜBİTAK ve kimya firmaları ile projeler yürütüyoruz. İnovatif kumaşlarda dünya için ciddi bir partner durumundayız. Bu kapsamda taşıt tekstillerimiz, termal, akustik ve mineral taş içerikli 1500 dereceye kadar alev almayan, ses emen, radar sinyallerinde görünmezlik sağlayan elektromanyetik kalkanlı kumaşlarımız, kurşun mukavemeti yüksek manyetik alan ve dış cephe korumalı kumaşlarımız var. Daha önce yapılmamış ya da ithal edilen ürünleri proje ortaklarımızla birlikte geliştirip Türk Savunma Sanayii'ne destek olmak istiyoruz. Kompozit alanında kullanılan tekstil malzemeleri de ilgi alanımızda. Yerli üretimle ekonomiye katma değer sağlamayı sürdüreceğiz. Yerli üretimin teşvikini ve yerli ürünlerin kullanıldığı ticari alanların artırılmasını da çok önemli buluyoruz.""55 ülkeye ihracat yapıyoruz, hedefimiz sektör ihracatında ilk 3'e girmek"Teknik tekstil ürünlerinin yanı sıra kullanıcıların ihtiyaçlarına göre özelleştirilebilen inovatif kumaşlarını tasarımla birleştiren ev tekstili ürünleriyle de ilgi gören Berteks Tekstil, bu kapsamda anti-bakteriyel, su itici, kolay temizlenen, akustik, mukavemeti yüksek, enerji tasarrufu sağlayan termoteks, biyobozunur, yanmaz, iç ortam hava kalitesini artıran VOC- Neutrilizer özellikli kumaşların yanı sıra ses ve ısı yalıtımı sağlayan tekstil tabanlı duvar kağıtlarına kadar geniş ürün yelpazesine sahip. Üretiminin yüzde 95'ini ihraç eden markanın ürettiği kumaşlar, bugün Las Vegas'taki Bellagio Hotel ve WynnHotel'de, New York'taki Empire State binası ofislerinde ve Los Angeles'taki Apple ofislerinde kullanılıyor.&nbsp;Ürünlerinin Avrupa ve Rusya metrolarından opera salonlarına pek çok mekânda kullanılır hale geldiğini kaydeden Berk Noyan, "Avrupa, Avustralya ve Amerika olmak üzere 5 kıtada 55 ülkeye ihracat yapıyoruz. Ev tekstilinde yaşanan ortamlara estetik hava katan, çevre dostu, kaliteli ve fonksiyonel ürünlerimizle sürekli gelişimi ve yenilikçiliği benimsiyoruz. Sektörümüzde en yüksek ihracatı yapan 3 marka arasında yer alma vizyonuyla, tasarımlarımızda doğadan aldığımız ilhamla ürettiğimiz inovatif ve çevre dostu ürünlerimizi müşterilerimizle buluşturarak sürdürülebilir bir dünya için çalışıyoruz" dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 27 Nov 2025 16:18:38 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Utopian Emaar'da yeni bir moda hikâyesi yazıyor"]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/utopian-emaarda-yeni-bir-moda-hikayesi-yaziyor-3409/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/utopian-emaarda-yeni-bir-moda-hikayesi-yaziyor-3409/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2856D9-728CF9-76CFBD-15ADD1-9A8F0B-93D960.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kadın modasında modern, güçlü ve zamansız çizgisiyle dikkat çeken Utopian, 25 Kasım'da Emaar AVM'de gerçekleştirdiği özel lansmanla moda dünyasını bir araya getirdi.&nbsp;Influencer'ların, basın mensuplarının ve cemiyet hayatının seçkin isimlerinin katıldığı etkinlik, markanın&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2856D9-728CF9-76CFBD-15ADD1-9A8F0B-93D960.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kadın modasında modern, güçlü ve zamansız çizgisiyle dikkat çeken Utopian, 25 Kasım'da Emaar AVM'de gerçekleştirdiği özel lansmanla moda dünyasını bir araya getirdi.&nbsp;Influencer'ların, basın mensuplarının ve cemiyet hayatının seçkin isimlerinin katıldığı etkinlik, markanın 9. mağazasının açılışını kutlarken yeni sezon koleksiyonunun da ilk kez tanıtıldığı özel bir buluşmaya dönüştü.Utopian'ın yeni koleksiyonunda yer alan modern formlar, zarif dokular ve sürdürülebilir detaylar davetliler tarafından büyük beğeni topladı.Utopian'ın kurucusu Berkant Kocakaya ve marka ekibi, misafirleri mağazada ağırlayarak koleksiyonun yaratım süreci ve markanın vizyonu hakkında bilgiler paylaştı.Berkant Kocakaya, etkinlik sırasında duygularını şu sözlerle dile getirdi:"Utopian'ı, modern kadının hem özgüvenini hem de zarafetini yansıtan güçlü bir moda markası olarak konumlandırdık. Emaar AVM mağazamız, bu büyüme yolculuğumuzun önemli bir adımı. Yeni koleksiyonumuzda sürdürülebilirlikten şıklığa uzanan dengeli bir çizgi sunuyor, her kadının kendini özel hissedeceği parçalar tasarlıyoruz."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 26 Nov 2025 13:33:55 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Orka Holding KAGİDER'in FEM sertifikasını almaya hak kazandı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/orka-holding-kagiderin-fem-sertifikasini-almaya-hak-kazandi-5571/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/orka-holding-kagiderin-fem-sertifikasini-almaya-hak-kazandi-5571/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8AB22E-F90CC9-D3FBA4-C15519-7866D2-D491F1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şirketten yapılan açıklamaya göre, Orka Holding Genel Müdürlüğü&#39;nde gerçekleştirilen törene, Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, Orka Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Pazarlama Grup Başkanı Büşra Orakçıoğlu Biberoğlu, KAGİDER Yönetim Kurulu Üyeleri&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8AB22E-F90CC9-D3FBA4-C15519-7866D2-D491F1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şirketten yapılan açıklamaya göre, Orka Holding Genel Müdürlüğü&#39;nde gerçekleştirilen törene, Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, Orka Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Pazarlama Grup Başkanı Büşra Orakçıoğlu Biberoğlu, KAGİDER Yönetim Kurulu Üyeleri ve yöneticiler katıldı.Sertifika, KAGİDER Yönetim Kurulu Üyeleri ve Özel Sektör ve Fırsat Eşitliği Komitesi Liderleri Özlem Demirci Duyarlar ile Zeynep Yağmur tarafından, Büşra Orakçıoğlu Biberoğlu&#39;na takdim edildi.FEM Sertifikası, KAGİDER tarafından Dünya Bankasının teknik desteğiyle geliştirilmiş, özel sektör kuruluşlarının insan kaynakları politikalarını toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifinden değerlendiren bir model olarak tanımlanıyor.Bu kapsamda yürütülen kapsamlı değerlendirme sürecini başarıyla tamamlayan Orka Holding&#39;de sertifikayı almaya kadınların iş yaşamında güçlenmesini hedefleyen bütüncül yaklaşımıyla layık görüldü.Orka Holding, Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) doğrultusunda yürüttüğü çalışmalarla, fırsat eşitliğini kurumsal kültürünün temel ilkesi haline getirme vizyonuyla faaliyetlerini sürdürüyor.Şirket, İnsan Kaynakları ve Kurumsal İletişim birimlerinin ortak çalışmalarıyla oluşturulan bu yaklaşım ile yalnızca işe alım süreçlerinde değil, eğitim politikalarından terfi sistemine, iç iletişimden liderlik gelişim programlarına kadar tüm organizasyon yapısına entegre ediyor.- Eşitlikçi politikalar küresel başarıyı destekliyorAçıklamada etkinlikteki görüşlerine yer verilen, Orka Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Pazarlama Grup Başkanı Büşra Orakçıoğlu Biberoğlu, kadınların sosyal yaşamdaki yerini sağlamlaştırmanın ve onlara fırsat eşitliği sunmanın, çağdaş bir toplumun temel direği olduğunu belirtti.Biberoğlu bu açıdan bakıldığında faaliyet alanları olan moda endüstrisinin sadece estetik odaklı değil, toplumsal dönüşümün de öncüsü olması gerektiğine inandıklarını kaydetti.Orka Holding olarak kendileri için de kadın istihdamının inovasyon ve başarı adına zorunlu bir vizyon olduğuna işaret eden Biberoğlu, &#34;Bu konu aynı şekilde KAGİDER FEM içinde ekonomik sürdürülebilirliğin temel anahtarı. Global moda kuruluşu olarak üretim ve yönetim kademelerimizde kadın emeği olmazsa olmazımızdır. &#34; ifadelerini kullandı.Biberoğlu, şirket politikalarında benimsedikleri eşitlikçi yaklaşım sayesinde, kadın çalışanlarının ve yöneticilerinin gücünün, markalarının küresel başarısının en büyük etkenlerinden biri olduğunu vurgulayarak, &#34;Bundan sonra da eşitlikçi terfi ve gelişim programlarıyla kadınlarımızın karar alma mekanizmalarında aktif rol almasını sağlamaya devam edeceğiz. Çünkü güçlü kadın, güçlü marka ve toplum demektir.&#34; değerlendirmesinde bulundu.- Orka Holding fırsat eşitliğini kurum kültürüne entegre ediyorKAGİDER Yönetim Kurulu Üyesi ve Özel Sektör ve Fırsat Eşitliği Komitesi Lideri Özlem Demirci Duyarlar da Orka Holding&#39;in FEM Sertifikası&#39;nı almaya hak kazanmasının, fırsat eşitliği ilkesini sadece insan kaynakları politikalarına değil, kurumun tüm yönetim anlayışına entegre ettiğinin göstergesi niteliğinde olduğunu anlattı.Bu başarının, eşitliği bir hedef olmaktan çıkarıp, kalıcı bir kurum kültürüne dönüştürmenin en güçlü örneklerinden biri olduğunun altını çizen Duyarlar, şunları kaydetti:&#34;Günümüzde kurumsal başarı, yalnızca finansal performansla değil, çalışanlarına, paydaşlarına ve topluma sağladığı değerle ölçülüyor. Orka Holding, bu anlayışla hareket ederek, kadınların iş dünyasında güçlenmesini destekleyen politikalarıyla sürdürülebilir kalkınmanın önemli bir paydaşı haline geldi. FEM Sertifikası, aslında bir ödül değil, kurumların kendi içlerinde yarattıkları değişimin tescilidir.ORKA Holding&#39;in bu dönüşümü kararlılıkla sahiplenmesi, toplumsal fırsat eşitliğini stratejik bir öncelik olarak benimsemenin uzun vadeli başarıyı nasıl beslediğini kanıtlıyor. Biz KAGİDER olarak, bu vizyonun diğer kurumlara da örnek olmasını, özel sektörün dönüşümünde kalıcı bir referans noktası oluşturmasını son derece kıymetli buluyoruz.&#34;- Eşitlik artık etik bir ilke değil stratejik bir faktörKAGİDER Yönetim Kurulu Üyesi ve Özel Sektör ve Fırsat Eşitliği Komitesi Lideri Zeynep Yağmur ise gerçek fırsat eşitliğinin, kurumların yalnızca kendi çalışanları için değil, içinde bulundukları toplumsal ekosistem için de sorumluluk üstlenmeleriyle mümkün olacağının altının çizdi.Orka Holding&#39;in FEM Sertifikası ile taçlanan sürecini, bu anlayışın iş dünyasındaki güçlü bir yansıması olarak gördüklerine işaret eden Yağmur, kadınların ekonomik yaşama eşit katılımının, toplumsal refahın ve kurumsal rekabet gücünün temel unsurlarından biri olduğunu anımsattı.Yağmur, bu nedenle eşitliğin, artık yalnızca etik bir ilke olmaktan öte yenilikçiliği, üretkenliği ve sürdürülebilir büyümeyi besleyen stratejik bir faktör haline geldiğini vurguladı.ORKA Holding'in elde ettiği sertifikanın, kadınların liderlik potansiyelini destekleyen, kapsayıcı ve adil bir iş ortamı yaratma yönündeki çabalarının somut bir göstergesi olduğunun altını çizen Yağmur, bu duruşun özel sektörün eşitlik temelli dönüşümüne ilham verecek nitelikte olduğunu aktardı.Yağmur, KAGİDER olarak, bu kararlı ve vizyoner yaklaşımın geleceğin daha dengeli, adil ve kapsayıcı iş dünyasının inşasında önemli bir rol oynayacağına inandıklarını anlattı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 25 Nov 2025 16:46:34 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Gümüşsuyu Halı sektörde bir ilke imza atıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gumussuyu-hali-sektorde-bir-ilke-imza-atiyor-8500/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/gumussuyu-hali-sektorde-bir-ilke-imza-atiyor-8500/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7E147F-59B93A-CC8E5A-496B4C-1486FE-48344C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Üstün tasarım anlayışı ve kaliteli ürünleriyle sektörünün köklü markalarından biri olan Gümüşsuyu, sürdürülebilirlik alanında da halı sektörünün standartlarını yükselten öncü konumunu pekiştirdi: Çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) performansını uluslararası standartlara&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7E147F-59B93A-CC8E5A-496B4C-1486FE-48344C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Üstün tasarım anlayışı ve kaliteli ürünleriyle sektörünün köklü markalarından biri olan Gümüşsuyu, sürdürülebilirlik alanında da halı sektörünün standartlarını yükselten öncü konumunu pekiştirdi: Çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) performansını uluslararası standartlara uygun kapsamlı bir raporla açıklayarak halı sektöründe şeffaflık ve hesap verebilirlik dönemini başlatan ilk şirket oldu.&nbsp;Yarım asrı aşan üretim tecrübesini inovasyon ve çevresel sorumlulukla birleştiren Gümüşsuyu, enerji maliyetlerini azaltmak ve enerjide dışa bağımlılığı en aza indirmek&nbsp; amacıyla çatı ve arazi tipi lisanssız güneş enerjisi santrali (GES) projelerini devreye aldı. Gümüşsuyu, 2025-2026 itibarıyla elektrik tüketiminin tamamını yenilenebilir kaynaklardan karşılamayı taahhüt ederek enerji fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı daha dirençli bir yapı oluşturmayı taahhüt etti.Sürdürülebilirlik raporunda, gerçekleştirilen yatırımlar sayesinde 2022–2024 arasında sera gazı emisyonlarında %20'nin üzerinde azalma sağlandığı bildirildi. Küresel regülasyonlara uyum kapsamında AB Yeşil Mutabakatı ve SKDM gerekliliklerine hazırlanan Gümüşsuyu, ISO 9001, 14001, 50001 ve 27001 standartlarıyla operasyonel risklerini uluslararası seviyede yönettiğini ve 2053 Net Sıfır hedefini destekleyen uzun vadeli yol haritasını güçlendirdiğine de sürdürülebilirlik raporunda yer verdi.&nbsp;Gümüşsuyu Genel Müdürü Ramazan Baran, yayımlanan raporun şirketin sürdürülebilirlik vizyonunda önemli bir dönüm noktası olduğunu belirterek şunları ekledi:&nbsp;"Gümüşsuyu'nun köklü geçmişinden gelen yenilikçi ruhu geleceğe taşıyor; sektör adına önemli bir kilometre taşını hayata geçirmenin gururunu tüm paydaşlarımızla paylaşıyoruz. Sürdürülebilirliği yalnızca bir gereklilik değil, uzun vadeli değer yaratmanın temel stratejik unsuru olarak görüyoruz. Bu yolculukta bize güvenen çalışanlarımıza, iş ortaklarımıza ve müşterilerimize teşekkür ediyor; şeffaf, hesap verebilir ve dirençli bir kurumsal yapıyı birlikte büyütmeye devam edeceğimizi taahhüt ediyoruz."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 24 Nov 2025 18:32:47 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Tekstilde maliyet uçurumu büyüyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tekstilde-maliyet-ucurumu-buyuyor-1153/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/tekstilde-maliyet-ucurumu-buyuyor-1153/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C34804-82D63D-604972-A8CF3F-FE6309-BF1AE9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hakan ÖZBAYTürkiye ekonomisinin lokomotifi konumunda olan, istihdamın ve ihracatın can damarı tekstil ve hazır giyim sektörleri, son dönemde ekonomik konjonktürdeki değişimlerin gölgesinde çetin bir sınav veriyor. Özellikle &#34;yüksek enflasyon-düşük kur&#34; kıskacında kalan üreticiler,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C34804-82D63D-604972-A8CF3F-FE6309-BF1AE9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hakan ÖZBAYTürkiye ekonomisinin lokomotifi konumunda olan, istihdamın ve ihracatın can damarı tekstil ve hazır giyim sektörleri, son dönemde ekonomik konjonktürdeki değişimlerin gölgesinde çetin bir sınav veriyor. Özellikle &#34;yüksek enflasyon-düşük kur&#34; kıskacında kalan üreticiler, küresel pazarlardaki rekabet güçlerini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya. İstihdamda yaşanan ciddi kayıplar, rakip ülkelerle açılan maliyet makası ve finansmana erişimde yaşanan darboğazlar, sektörün ana gündem maddelerini oluşturuyor. Sektörün deneyimli isimleri İTHİB Başkanı Ahmet Öksüz ve İHKİB Başkan Yardımcısı Mustafa Paşahan, mevcut tabloyu, yaşanan kan kaybını ve çıkış yollarını gazetemize değerlendirdi.10 YILLIK PAHALILIĞI 2 YILDA YAŞADIKSektörün, Türkiye&#39;nin dış ticaret fazlası veren ender ve stratejik alanlarından biri olduğunu hatırlatan Ahmet Öksüz, sektörün sağladığı 16.8 milyar dolarlık net döviz girdisine rağmen rekabet gücünün her geçen gün zayıfladığına işaret etti. Maliyetleri yönetmenin imkansız hale geldiğini vurgulayan Öksüz, Türkiye'deki &#34;pahalılık algısına&#34; dikkat çekerek şu çarpıcı tespitlerde bulundu:"Kağıt üzerinde verilere baktığımızda milli gelirde 15-20 bin dolarları telaffuz ediyoruz, makro veriler güzel görünüyor. Ancak reel piyasada durum farklı; Türkiye çok hızlı ve orantısız bir şekilde pahalandı. Belki normal şartlarda 10 senede geleceğimiz pahalılık seviyesine sadece 2 senede ulaştık. Bu ani maliyet artışı, sanayicinin uluslararası arenadaki rekabetçiliğini doğrudan vurdu ve pazar kaybına yol açtı."Piyasadaki nakit sıkışıklığı ve son dönemde artan iflas ertelemelerine (konkordato) de değinen Öksüz, sistemin mevcut işleyişinin ticari hayatta tehlikeli bir &#34;domino etkisi&#34; yarattığı uyarısında bulundu. Mevcut düzenlemenin borçluyu korurken alacaklıyı tamamen savunmasız bıraktığını vurgulayan Öksüz, sözlerini şöyle sürdürdü:"Sistem şu an dengesiz işliyor. Bir firmayı yaşatmaya çalışırken, o firmadan alacaklı olan ve tahsilat yapamayan arkasındaki onlarca sağlam firmayı da batırıyorsunuz. Zincirleme bir risk söz konusu. Adalet Bakanlığı'nın bu konuda bir çalışması var, biz de sektör olarak yaşanan mağduriyetleri ve çözüm önerilerimizi dile getirdik. Alacaklının da hakkının korunduğu, ticari güveni sarsmayacak adil bir düzenleme şart."MALİYETLERDE YÜZDE 420 ARTIŞHazır giyim cephesindeki tabloyu gazetemize değerlendiren Mustafa Paşahan ise Türkiye'nin üretim maliyetlerinde rakiplerine kıyasla ne kadar yüksek kaldığını somut verilerle ortaya koydu. Maliyetlerin sadece 2,5 yıl içinde yüzde 420 oranında arttığını belirten Paşahan, küresel rekabetteki uçurumu şu sözlerle özetledi:"Bugün Türkiye&#39;de asgari ücret ve yan maliyetlerle birlikte bir çalışanın maliyeti 1300 ile 1500 dolar bandına oturmuş durumda. Oysa bizimle aynı pazarlara mal satan rakiplerimizde bu rakam hala 250-300 dolar seviyesinde. Avrupa'ya göre yüzde 15, Asya ve diğer rakiplerimize göre ise yüzde 50'nin üzerinde daha pahalıyız. Müşteri bu fiyat farkını gördüğünde siparişi kaydırıyor. Bu maliyet yapısı sürdürülebilir değil."PES ETMEYECEĞİZ ÇIKIŞ KATMA DEĞERDESektörün 2022 yılında 21,2 milyar dolarla tarihi zirveyi gördüğünü ancak son iki yılda ihracatın 3,3 milyar dolar eridiğini hatırlatan Paşahan, istihdam kaybının boyutlarına da dikkat çekti. Paşahan, "Genel ihracat artarken emek yoğun sektörler kan kaybediyor. Son iki yılda sektörümüzde 319 bin istihdam kaybı yaşadık. Ancak pes etmemeliyiz. Hazır giyimde kilogram başına ihracat değerimiz 16,4 dolara ulaştı. Bu, Türkiye ortalamasının 10 katı demek. Bu süreci ancak katma değerli üretimden ve markalaşmadan vazgeçmeyerek atlatabiliriz" dedi.Sektörün zorluklara rağmen dinamizmini koruduğunu belirten her iki isim de toparlanma için 2026 yılını işaret etti. Faizlerin düşmesi ve kurların ihracatçıyı destekleyecek makul bir seviyeye gelmesiyle tablonun tersine döneceğine inandığını belirten Paşahan, "2026 bizim için yeniden yükseliş yılı olmalı" derken; Öksüz de sektörün geçmişte birçok krizin altından kalktığını, yeni yol haritaları ve verimlilik artışıyla Türk tekstilinin eski gücüne kavuşacağını vurguladı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 24 Nov 2025 02:32:05 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Dünya deri sektörü Antalya'da bir araya gelecek]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/dunya-deri-sektoru-antalyada-bir-araya-gelecek-5948/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/dunya-deri-sektoru-antalyada-bir-araya-gelecek-5948/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2B7A2D-6EB55D-95A232-83A78D-F527DA-57DB38.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye Deri Konfeksiyoncuları Derneği (TDKD) tarafından düzenlenen Antalya Leather &amp; Fur Fashion Show Fuarı, 8–11 Aralık 2025 tarihleri arasında 15'inci kez Antalya'da gerçekleştirilecek. Türkiye'nin deri ve kürk konfeksiyonundaki en büyük uluslararası etkinliği olarak kabul edilen&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2B7A2D-6EB55D-95A232-83A78D-F527DA-57DB38.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye Deri Konfeksiyoncuları Derneği (TDKD) tarafından düzenlenen Antalya Leather &amp; Fur Fashion Show Fuarı, 8–11 Aralık 2025 tarihleri arasında 15'inci kez Antalya'da gerçekleştirilecek. Türkiye'nin deri ve kürk konfeksiyonundaki en büyük uluslararası etkinliği olarak kabul edilen fuar, 18 ülkeden bini aşkın profesyonel alıcıyı ağırlamaya hazırlanıyor.TOPLAM İHRACATIN YÜZDE 50'Sİ FUARDAN GEÇİYORAntalya Fuarı&#39;nın deri konfeksiyon sektörünün tek elle tutulur buluşma noktası olduğuna ve toplam sektör ihracatının yaklaşık yüzde 50'sinin bu fuardan çıktığına işaret eden TDKD Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Sarıgül, alınan siparişlerin sadece fuarla sınırlı kalmayıp devamının geldiğini ve her fuarda firmaların portföylerine yeni alıcılar eklediğini kaydetti. Fuarın sektör için stratejik öneminin her yıl daha da arttığını ve Türkiye'nin küresel belirsizliklerden çıkış yolunu bu organizasyonla bulduğunu ifade eden Sarıgül, şöyle konuştu:&#34;Fuarı sadece alınan siparişlerle değerlendirmemek gerekiyor. Yapılan ön görüşmeler, devam eden koleksiyon değerlendirmeleri ve sonraki siparişlerle tüm yıla yayılan büyük bir ticari hacim yaratıyor. Fuarda 56 koleksiyoner firma yer alacak. TDKD'nin temel kuralı gereği, fuara katılan tüm markalar kendi koleksiyonunu bizzat üreten, özgün çizgisi olan ve sektör trendlerini belirleyen firmalardan oluşuyor. Hiçbir tasarım kopyala-yapıştır tasarım değil. Dolayısıyla fuar, sadece ürün sergilenen bir platform değil; modanın şekillendiği, renk, form ve materyal trendlerinin belirlendiği bir merkez niteliği taşıyor. 18 farklı ülkeden zincir mağazaların karar vericileri ve büyük satın almacılar fuarda yer alacak. Buraya gelen alıcılar butik düzeyinde değil, uluslararası zincirlerin satın alma ekipleri. Doğrudan karar vericiler geliyor. Fuarımız Türk deri sektörünün küresel moda sahnesindeki gücünü pekiştirirken, hem ihracat hem de iç pazarda yeni fırsatların kapısını aralıyor.&#34; dedi.Bu fuara ilave olarak Ticaret Bakanlığı ve İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) desteğiyle B2B çalışmaların da gerçekleşeceğini vurgulayan Sarıgül, "Mayıs&#39;ta ilkini gerçekleştirdik, şimdi de ikincisi olacak. Buraya Amerika&#39;dan ve Avrupa Birliği&#39;nden 20 büyük alıcı geliyor. Bu alıcılarla bütün firmalarımız birebir görüşmeler yapacak, herkes kendini tanıtacak, iletişim kuracak. Bu görüşmelerin özellikle gelecek ihracat ayağımız için iyi bir çıkış olacağını düşünüyoruz." diye konuştu.SEKTÖR ABD VE AVRUPA'YA YÖNELİYORRusya-Ukrayna Savaşı'nın deri sektörünün geleneksel ihracat pazarlarını daralttığını, bu nedenle Türk deri konfeksiyon sektörünün son iki yıldır ABD ve Avrupa Birliği ülkelerine güçlü bir yönelim gösterdiğini söyleyen Sarıgül, artık tüm firmaların Avrupa ve Amerika için ciddi altyapılar hazırladığını ve yeni koleksiyonlarını bu pazarlara göre tasarladığını kaydetti.Küresel maliyet baskısı ve döviz dalgalanmalarına rağmen sektörün rekabet gücünü korumak için stratejik bir dönüşüm geçirdiğini vurgulayan Sarıgül, Türk deri firmalarının artık yüksek kaliteli, moda belirleyen, katma değerli koleksiyonlara odaklandığını söyledi. Sarıgül, &#34;Çin, Hindistan veya Pakistan gibi ülkelerle fiyat rekabeti yapamayacağımız ortada. Biz gücümüzü modayı belirleyen tasarımlardan, üstün üretim kalitesinden ve hızımızdan alıyoruz. Dünyada bizim kalitemizde deri giyim üretebilen başka bir ülke yok. Diğer ülkeler, büyük firmaların verdiği modelleri üretiyor. Biz ise bütün modelleri üretiyor ve bütün modayı belirliyoruz. Renk olarak, model olarak, materyal olarak farklı farklı deriler üretebiliyoruz. Deriden öyle ürünler yapıyoruz ki, tekstille yarışacak duruma geldik.&#34; ifadelerini kullandı.Sarıgül, Türkiye iç pazarında da gerçek deriye olan ilginin son yıllarda dikkat çekici biçimde arttığını söyledi. Sağlık ve kalite kaygılarının etkisiyle tüketicilerin suni deriden uzaklaştığını ifade eden Sarıgül, &#34;Dünyanın en iyi derisini üreten bir ülkeyiz. Türk tüketicisinin bunu daha fazla talep etmeye başlaması bizi sevindiriyor. İç pazar artık sektör için ciddi bir büyüme alanı haline geldi ve kendi pazarımızda da bunu değerlendirmeliyiz." diye konuştu.2025 İYİ GEÇİYOR, SEKTÖR 2026'DAN DA UMUTLUSarıgül, 2025 yılının Ocak-Ekim döneminde geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 24 artışla 108 milyon dolarlık ihracata ulaştıklarını, 2026 yılının da sektör açısından önemli fırsatlar barındırdığını belirtti. Rusya-Ukrayna savaşının sona ermesi halinde Türkiye'nin hem geleneksel pazarlara hem de yeni hedef ülkelere aynı anda güçlü şekilde ulaşabileceğini ifade eden Sarıgül, "2026'da Avrupa, Amerika ve Rusya pazarlarının aynı anda açılması durumunda, son birkaç yılda yaşadığımız sıkıntıları tamamen geride bırakacağımıza inanıyoruz." dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 23 Nov 2025 10:46:53 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Eski cezaevi 100 kadının çalıştığı tekstil fabrikasına dönüştü]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/eski-cezaevi-100-kadinin-calistigi-tekstil-fabrikasina-donustu-6036/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/eski-cezaevi-100-kadinin-calistigi-tekstil-fabrikasina-donustu-6036/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4F048E-E74F1B-7452A6-3A8A1D-FD82E8-F15189.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ata topraklarından 41 yıl önce ailesiyle İstanbul&#39;a giderek tekstil sektöründe çalışmaya başlayan Dinç, başarılı çalışmalarıyla bir süre sonra ihracat yapmaya başladı.Dinç, 3 yıl önce memleketi Yahyalı&#39;ya hizmet etmek için belediyenin eski cezaevi yerine yaptığı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4F048E-E74F1B-7452A6-3A8A1D-FD82E8-F15189.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ata topraklarından 41 yıl önce ailesiyle İstanbul&#39;a giderek tekstil sektöründe çalışmaya başlayan Dinç, başarılı çalışmalarıyla bir süre sonra ihracat yapmaya başladı.Dinç, 3 yıl önce memleketi Yahyalı&#39;ya hizmet etmek için belediyenin eski cezaevi yerine yaptığı alanı ihaleyle tekstil fabrikasına çevirdi.Fabrikada 100 kadına istihdam sağlayan Dinç, doğup büyüdüğü ilçeye vefa borcunu üretime katkı sağlayarak ödemek istiyor.- Yakın zamanda 200 kadının istihdam edilmesi planlanıyorİş insanı Sait Dinç, AA muhabirine, ata topraklarına hizmet etmek için 3 yıl önce ilçeye geldiğini ve farklı atölyeler açtığını söyledi.Belediye Başkanı Esat Öztürk&#39;le iletişime geçerek ilçeye katkı sağlamak isteğini ilettiğini anlatan Dinç, ardından eski cezaevinin bulunduğu alanı tekstil fabrikasına çevirdiklerini dile getirdi.Atölyede 100 kadının çalıştığını belirten Dinç, şöyle konuştu:&#34;Biz, işe 20 kişiyle başladık ve şu an 100 kişiyiz. İnşallah yakın zamanda 200 kişiye çıkacağız. Sektöre İstanbul&#39;da devam ederken &#39;Doğduğumuz, büyüdüğümüz yere desteğimiz olsun.&#39; dedik ve buraya geldik. &#39;Personel bulabilir miyiz, çalışabilir mi, verim alabilir miyiz?&#34; diye tereddütlerimiz vardı. Bunlar, önemliydi bizim için. Şu anda çok şükür 3. yılımızı doldurduk. Farklı atölyeler de açmıştık. Tekstil durgun ama biz iyiyiz elhamdülillah çünkü burada verim alıyoruz. Yahyalı&#39;ya faydamız var. Kadınlar, Halk Eğitim Merkezi&#39;ndeki eğitimlerinin ardından sertifikalarını alıp bize geliyor. İşi bilen personel çalışmaya başladı. Biz, bu verimi alacağımızı da bilmiyorduk. Sağ olsun Başkan&#39;ın desteğiyle burayı açtık.&#34;Dinç, kurumlara pantolon, tişört ve kaban gibi birçok ürün yaptıklarını belirterek, daha fazla atölye açarak ilçeye katkı sağlamayı amaçladıklarını ifade etti.Yahyalı Belediye Başkanı Öztürk de tekstil fabrikasının bulunduğu alanın eskiden cezaevi olduğunu söyledi.Mülkiyeti belediye tarafından alınan alanın ilçe halkına hizmet etme doğrultusunda inşasını yaptıklarını anlatan Öztürk, bu alanın iş insanı Dinç tarafından da tekstil fabrikasına dönüştürüldüğünü dile getirdi.Çalışanların yüzde 98&#39;ini kadınların oluşturduğunu vurgulayan Öztürk, &#34;Bulunduğumuz yer çelik konsolla yapılmış, yaklaşık 1600 metrekare kapalı alana sahip.&#34; dedi.&#34;Aile Yılı&#34;nda kadınların burada mutlu şekilde çalıştıklarına ve ev ekonomilerine katkı sağladıklarına dikkati çeken Öztürk, yeni alınacak çalışanların da Halk Eğitim Merkezi&#39;nde eğitim aldığını sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 22 Nov 2025 15:29:35 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[lululemon,   Türkiye'deki 3. mağazasını Tersane İstanbul'da açtı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/-lululemon-turkiyedeki-3-magazasini-tersane-istanbulda-acti-7102/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/-lululemon-turkiyedeki-3-magazasini-tersane-istanbulda-acti-7102/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8F1E69-AC73A0-F37B46-E43860-1DCE39-7E155D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yüksek performanslı ve yenilikçi aktif giyim ürünleriyle olduğu kadar dünya çapında topluluklar oluşturarak hareketi ve sağlıklı yaşamı destekleyen lululemon; Tersane İstanbul mağazasına özel yoga, koşu ve antrenman etkinlikleriyle dolu açılış programıyla şehrin enerjisini&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8F1E69-AC73A0-F37B46-E43860-1DCE39-7E155D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yüksek performanslı ve yenilikçi aktif giyim ürünleriyle olduğu kadar dünya çapında topluluklar oluşturarak hareketi ve sağlıklı yaşamı destekleyen lululemon; Tersane İstanbul mağazasına özel yoga, koşu ve antrenman etkinlikleriyle dolu açılış programıyla şehrin enerjisini harekete geçirirken topluluk odaklı deneyim anlayışını bu kez İstanbul'un tam kalbine taştı.Markanın Tersane İstanbul'da açılacak 3.mağazası ile ilgili Fiba Perakende Genel Müdürü Batur Can, "lululemon, Türkiye'de aktif yaşam kültürünü hızla sahiplenen, güçlü, enerjisi yüksek ve şahane bir toplulukla buluştu. Yeni mağazamızla lululemon'ı daha fazla kişiyle buluşturmak ve&nbsp; İstanbul'un enerjisine ortak olmak bizim için heyecan verici."diyerek görüşlerini bildirdi.&nbsp;Tersane İstanbul'daki yeni mağazasında ziyaretçilerini bekleyen lululemon, Türkiye'deki topluluğunu büyütmeye ve aktif yaşam tutkusunu daha da fazla kişiye ulaştırmaya devam ediyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 18 Nov 2025 09:28:46 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[DeFacto deri ceket koleksiyonunu tanıttı]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/defacto-deri-ceket-koleksiyonunu-tanitti-7627/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/defacto-deri-ceket-koleksiyonunu-tanitti-7627/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_47373D-304BE9-AA49EC-A7EF01-FA4972-377275.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şirketten yapılan açıklamaya göre, ilk kez tamamen deri kullanarak hazırlanan kapsül koleksiyon, modern erkeğin gündüzden geceye uzanan stiline uyum sağlayacak şekilde tasarlandı.&#34;Zamansız Deri. Bugün için Tasarlandı&#34; mottosuyla vitrinlerde yerini alan koleksiyon, siyah ve kahverengi&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_47373D-304BE9-AA49EC-A7EF01-FA4972-377275.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şirketten yapılan açıklamaya göre, ilk kez tamamen deri kullanarak hazırlanan kapsül koleksiyon, modern erkeğin gündüzden geceye uzanan stiline uyum sağlayacak şekilde tasarlandı.&#34;Zamansız Deri. Bugün için Tasarlandı&#34; mottosuyla vitrinlerde yerini alan koleksiyon, siyah ve kahverengi olmak üzere iki renk seçeneği ve dört farklı modelden oluşuyor.Regular fit, dik yaka ve kürk yakalı alternatiflerin yer aldığı ceketler, bol kesim pantolonlar, klasik kemerler ve triko iç kombinlerle uyum sağlayarak sade ve güçlü siluet sunuyor.Koleksiyondaki tüm modeller, yüksek kaliteye sahip koyun derisinden üretilirken uzun ömürlü ve dayanıklı yapılarıyla öne çıkıyor.Derinin doğal dokusu, her kullanımda kendine özgü bir görünüm kazanarak ürünleri kişisel bir hikayeye dönüştürüyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 17 Nov 2025 13:17:24 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türk kazak, hırka ve süveterleri Avrupa modasına yön veriyor]]></title>
<link><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-kazak-hirka-ve-suveterleri-avrupa-modasina-yon-veriyor-3716/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-kazak-hirka-ve-suveterleri-avrupa-modasina-yon-veriyor-3716/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_04889D-56A6FF-12F0B4-BE25FB-900AFD-898A8E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Küresel giyim sektörünün toplam değeri 1,7 trilyon dolara yaklaştı. Sektörel büyüklüğün 2029 yılına kadar 2 trilyon dolara yükseleceği öngörülüyor.Türkiye hazır giyim sektörü de 2023&#39;te 24,1 milyar dolarlık üretim değeriyle, Batı Avrupa toplamının yaklaşık yüzde&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_04889D-56A6FF-12F0B4-BE25FB-900AFD-898A8E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Küresel giyim sektörünün toplam değeri 1,7 trilyon dolara yaklaştı. Sektörel büyüklüğün 2029 yılına kadar 2 trilyon dolara yükseleceği öngörülüyor.Türkiye hazır giyim sektörü de 2023&#39;te 24,1 milyar dolarlık üretim değeriyle, Batı Avrupa toplamının yaklaşık yüzde 24&#39;ünü oluşturdu. Türkiye 2021 yılında sektörde dünyanın en çok ihracat gerçekleştiren 6&#39;ncı ülkesi olarak kayıtlara geçti. Bu kapsamda Avrupa Birliği ülkelerine hazır giyim ihracatında Türkiye, Çin ve Bangladeş&#39;in ardından 3&#39;üncü sırada bulunuyor.Türkiye&#39;nin ürettiği kazak, süveter, hırka ve yelekler de özellikle Avrupa ülkelerinden yoğun talep görerek modaya yön veriyor.- 5 yılda 10,5 milyar dolarlık dış ticaret fazlası sağlandıTürkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) Özel Ticaret Sistemi verilerine göre Türkiye, 2020-2024 döneminde 11,6 milyar dolarlık &#34;kazak, süveter, hırka, yelek ve benzeri eşya (örme veya kroşe)&#34; ihracatı yaptı. Bu ürünlerdeki ithalat ise 1,1 milyar dolar oldu. Böylece, söz konusu ürünlerde 10,5 milyar dolarlık dış ticaret fazlası elde edildi.Türkiye&#39;nin 5 yıldaki kazak, süveter, hırka, yelek ve benzeri eşya ihracatında Almanya 2,6 milyar dolarla ilk sırada yer aldı. Bu ülkeyi 1,5 milyar dolarla İspanya, 1,3 milyar dolarla İngiltere ve 1 milyar dolarla Hollanda izledi.Bu yılın 9 ayında da aynı ürünlerde 1,4 milyar dolarlık dış satıma imza atılırken, 254,2 milyon dolarlık dış alım yapıldı. Türkiye, bu dönemde 1,1 milyar dolarlık dış ticaret fazlası sağladı.- Almanya&#39;ya 9 ayda 332,6 milyon dolarlık kazak ve benzeri eşya satıldıBu yılın ocak-eylül döneminde de ihracatta ilk sırayı yine Almanya&#39;ya aldı. Almanya&#39;ya söz konusu ürünlerde yapılan 9 aylık dış satım 332,6 milyon dolar olarak kayıtlara geçti.Aynı dönemde İngiltere&#39;ye 176,7 milyon dolar, Hollanda&#39;ya 169,3 milyon dolar ve İspanya&#39;ya 122,4 milyon dolar ihracat yapıldı.- 2020-2024 dönemini kapsayan &#34;kazak, süveter, hırka, yelek ve benzeri eşya (örme veya kroşe)&#34; ticareti şöyle:Yıllarİhracat (dolar)İthalat (dolar)20201.973.600.635117.591.28620212.585.494.853138.935.79220222.613.866.730234.512.80620232.256.283.881279.111.83320242.165.416.340351.157.530Toplam11.594.662.4391.121.309.247Türkiye&#39;nin 2020-2024 döneminde en çok &#34;kazak, süveter, hırka, yelek ve benzeri eşya (örme veya kroşe)&#34; ihracatı yaptığı (dolar bazında) ülkeler ise şu şekilde:YıllarAlmanyaİspanyaİngiltereHollanda2020435.620.606319.708.149282.196.424131.141.2112021556.689.037400.775.936310.922.566193.611.5452022600.258.614334.663.033279.100.463218.113.6622023489.402.591221.789.066216.716.879263.539.6552024477.171.320226.929.708243.943.496235.487.674Toplam2.559.142.1681.503.865.8921.332.879.8281.041.893.747]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 17 Nov 2025 11:23:05 +0300]]></pubDate>
</item>
</channel>
</rss>