<feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom">
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/modules/blog/atom.php?cid=6" rel="self" type="application/rss+xml" />
<id>tag:gazetebirlik.com,2015:cid-6</id>
<title type="text">Analiz Gazetesi</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/" />
<generator>Analiz Gazetesi</generator>
<updated>2026-05-12T11:38:29+03:00</updated>
<entry>
<title type="text">Denizcilik sektörünün ihracat liderleri ödüllendirildi</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/denizcilik-sektorunun-ihracat-liderleri-odullendirildi-1798/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/denizcilik-sektorunun-ihracat-liderleri-odullendirildi-1798/</id>
<published><![CDATA[2026-05-12T11:38:29+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-12T11:38:29+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6F13AE-E7A25B-6B965E-CFBC2E-71D77C-464639.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Gemi, Yat ve Hizmetleri İhracatçıları Birliğinden (GYHİB) yapılan açıklamaya göre, Birlik tarafından düzenlenen "Award on Water" Gemi Yat ve Hizmetleri Sektörü 2025 yılı Başarılı İhracatçılar Ödül Töreni, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Dış Ticaret Kompleksi'nde gerçekleştirildi.</p><p></p><p>Ödül törenine Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Durmuş Ünüvar, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Tersaneler ve Kıyı Yapıları Genel Müdürü Salih Tan, Kıyı Emniyeti Genel Müdürü Mustafa Bankaoğlu, TİM Başkanı Mustafa Gültepe, İMEAK Deniz Ticaret Odası (DTO) Meclis Başkanı Başaran Bayrak, GYHİB Başkanı Mustafa Talha Pepe ve Birlik Yönetim Kurulu Üyeleri, İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB) Koordinatör Başkanı ve İstanbul Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Erkan Özkan, Yalova-Altınova Tersane Girişimcileri (YATGİAŞ) Başkanı Şükrü Fazıl Uzun ile TURMEPA Başkanı Şadan Kaptanoğlu katıldı.</p><p></p><p>Balıkçı Gemisi, 24 Metre Üstü Yat, 24 Metre Altı Yat, Römorkör, Yük Gemileri ve Diğer Deniz Araçları, Feribotlar ve Yolcu Gemileri ile Yan Sanayi olmak üzere 7 alt sektörün ilk 3'e giren firmaları ile birlik genelinde ilk 10'a giren firmaların adlarının açıklandığı törende, 31 ödül sahiplerini buldu.</p><p></p><p>Açıklamada törendeki konuşmasına yer verilen Durmuş Ünüvar, Türk denizcilik sektörünün 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 17,38 artışla tarihi bir rekora imza attığını vurguladı.</p><p></p><p>Gemi ve yat sektörünün, Türkiye'de tüm sektörler arasında ihracatını en yüksek oranda artıran ikinci, sanayi sektörleri arasında ise birinci sektör olduğunu belirten Ünüvar, bu başarının yalnızca rakamsal değil sürdürülebilir üretim, yerli tasarım ve ileri teknoloji kabiliyetinin sonucu olduğunu ifade etti.</p><p></p><p>Ünüvar, Türk tersanelerinin artık sadece üretim noktası değil aynı zamanda tasarım ve inovasyon merkezleri haline geldiğine dikkati çekerek, küresel zorluklara rağmen mühendislik gücüyle elde edilen bu başarının, Türkiye'nin denizcilikteki konumunu daha da güçlendirdiğini kaydetti.</p><p></p><p>Mustafa Gültepe de sektörün küresel ticaretten aldığı yüzde 1,5'lik payla Türkiye'nin genel ihracat ortalamasının üzerine çıktığını vurgulayarak, Türkiye'nin gemi-yat ihracatında dünyada ilk 10 ülke arasına girdiğini ifade etti.</p><p></p><p>Sektörün, balıkçı gemisi ihracatında dünya lideri, römorkörde ise ilk 4 ülkeden biri olduğunu kaydeden Gültepe, artan üretim kapasitesi ve yeni yatırımlarla birlikte sektörün kısa vadede 3,5 milyar dolarlık ihracat yapabilecek potansiyele sahip olduğuna dikkati çekti.</p><p></p><p>- Geçen yıl 2 milyar 243 milyon dolarlık ihracat yapıldı</p><p></p><p>Mustafa Talha Pepe ise sektörün 2025'te 2 milyar 243 milyon dolarlık ihracatla rekor kırdığına işaret ederek, bu başarının arkasında, sektörün sahip olduğu yüksek mühendislik kabiliyeti, nitelikli iş gücü ve esnek üretim yapısının yer aldığını ifade etti.</p><p></p><p>Türkiye'nin özellikle balıkçı gemileri, römorkörler ve mega yat üretiminde dünya çapında önemli bir oyuncu haline geldiğini vurgulayan Pepe, projeye özel üretim gerektiren tekne tiplerinde Türk firmalarının küresel regülasyonlara hızlı uyum sağladığını ve müşteri memnuniyetinde yüksek standart yakaladığını kaydetti.</p><p></p><p>Pepe, mevcut başarıların sürdürülebilirliği ve yeni rekorların kırılabilmesi için sektörün desteklenmesi ve bazı yapısal düzenlemelerin hayata geçirilmesinin önem taşıdığını vurgulayarak, "Rakip ülkelerde gemi ve yat inşasına yönelik sağlanan destek mekanizmalarının benzerlerinin ülkemizde de güçlendirilmesi, sektörümüzün geleceği açısından kritik bir ihtiyaçtır." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>Geçen yıl birlik toplam ihracatında ilk sırayı Sefine Denizcilik Tersanecilik alırken Sanmar Denizcilik ikinci, Med Marine ise üçüncü oldu. Cemre Tersanesi, Cemre Marin, Bilgin Yatçılık, Sirena Marine Denizcilik, Tersan Tersanecilik, Numarine ile HAT-SAN Gemi İnşaa Bakım Onarım ise en fazla ihracat yapan firmalar arasında yerini aldı.</p><p></p><p>Alt sektörlere bakıldığında 2025'te Balıkçı Gemisi ihracatı kategorisinin lideri Sefine Denizcilik Tersanecilik olurken Römorkör ihracatı kategorisinde Sanmar Denizcilik, 24 Metre Üstü Yat ihracatı kategorisinde Bilgin Yatçılık, 24 Metre Altı Yat ihracatı kategorisinde Sirena Marine Denizcilik, Feribotlar ve Yolcu Gemileri ihracatı kategorisinde Cemre Tersanesi, Yük Gemileri ve Diğer Deniz Araçları ihracatı kategorisinde Cemre Marin, Yan Sanayi İhracatı kategorisinde ise DATA Hidrolik Makine zirvenin sahibi oldu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Tüketim mallarının ithalatı, yatırım mallarını geçti"</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/tuketim-mallarinin-ithalati-yatirim-mallarinin-ithalatini-gecti-4216/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/tuketim-mallarinin-ithalati-yatirim-mallarinin-ithalatini-gecti-4216/</id>
<published><![CDATA[2026-05-11T12:24:30+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-11T12:24:30+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D58C74-926315-96CDA5-40B669-762B29-118400.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, Orta Doğu'da yaşanan gerilimin ve artan petrol fiyatlarının sadece Türkiye'yi değil, tüm dünyayı etkilediğini söyledi.</p><p></p><p>Avdagiç, bölgedeki gelişmeler sonucu ortaya çıkan değişikliklerin yakından takip edilerek politikaların buna uygun olarak hızlıca güncellenmesinin, Türkiye'ye büyük avantaj sağlayacağını dile getirdi.</p><p></p><p>Özellikle 2023'ten sonra devreye giren ekonomik politikaya bağlı olarak döviz rezervlerinde önemli bir birikim sağlandığını vurgulayan Avdagiç, Türkiye'nin iç ve dış şoklara çok daha dayanıklı hale geldiğini, bu sayede enflasyonla mücadelede ciddi adım atıldığını belirtti.</p><p></p><p>Avdagiç, söz konusu başarının arkasında politika yapıcılar ile iş dünyasının bulunduğunu ve bu alanda büyük fedakarlık sergilendiğini anlatarak, sonraki süreçte kredi politikalarında veya finansmanla ilgili yapılacak iyileştirmelerle dış açığının tekrar azalacağı bir sürece girilebileceğini aktardı.</p><p></p><p>- "İthal tüketimi besleyen unsurlar var"</p><p></p><p>Türkiye'nin enflasyonla mücadele sürecine ve ithal tüketimi artıran faktörlere de değinen Avdagiç, yatırıma katkı vermeyen tüketim malı ithalatını besleyen üç temel unsuru yüksek faiz getirisi, ticari kredi hacmindeki artışın tüketici kredilerindeki artıştan belirgin şekilde ayrışmaması ve baskılanmış döviz fiyatlarının ithalatı daha cazip hale getirmesi olarak sıralayarak, şu ifadeleri kullandı:</p><p></p><p>"Yatırıma katkı vermeyen ithal tüketimi besleyen bana göre üç önemli unsur var. Bir tanesi, mevduatta parası olanların elde ettiği yüksek faiz geliri bu gelir, çok ciddi bir yekun tutuyor. Bireylerin tasarruflarına bağlı olarak elde ettiği faiz geliri, altının değer kazanmasından çok daha büyük bir rakam ortaya çıkarıyor. İkinci konu, ticari kredi hacmindeki artışın tüketici kredilerindeki artıştan belirgin şekilde ayrışmaması. Enflasyon politikasına katkı vermesi anlamında kredilerle ilgili bazı kısıtlamalar uygulandığını biliyoruz. Üçüncü unsur, baskılanmış döviz fiyatı. Türkiye'de baskılanmış döviz fiyatından dolayı ithalat cazip hale geldiği için tüketimle ilgili ithal malların artışı yukarı doğru gitti. Orada bir artış yolunu görüyoruz. Hatta ilk defa şunu görüyoruz, 2024 ve 2025'te tüketim mallarının ithalatı, yatırım mallarının ithalatını geçti. Yatırım mallarının ithalatı hep bunun üstündeydi ve ilk defa bu denge ters oldu. Bu, aslında toplumsal olarak sağlıklı bir gösterge değil."</p><p></p><p>Enflasyona karşı mücadelede hükümetin petrol fiyatlarındaki artışa tedbir olarak eşel mobil sistemini devreye almasının en önemli adımlarından biri olduğunu kaydeden Avdagiç, Almanya'dan örnek vererek, bu ülkede yakıt fiyatlarının yüzde 70'e kadar arttığını, sonra yüzde 45 mertebesine indiğini belirtti.</p><p></p><p>Makro kararların yanında günlük problemleri çözecek mikro adımların da hızla atılması gerektiğini vurgulayan Avdagiç, "Bu günlük konuları çok hızlı bir şekilde radara alıp, çözebiliyor olmamız lazım. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı gibi makro kararları, her gün böyle bir paketi açıklayamazsınız. Bunlar çok ara ara açıklanacak şeylerdir. Günlük problemlerimizi giderecek mikro adımları çok hızlı ve seri bir şekilde atabiliyor olmamız lazım. Sayın bakanlarımızla, ilgililerimizle bunu paylaşıyoruz. Ümit ediyoruz ki özellikle üreticilerin, ihracatçıların önündeki bu konular, adım adım maliyeti yükselten, beklentileri karşılanmayan bazı uygulamalar gözden geçirilir ve bu konuda Türkiye'nin rekabetçiliği düzelir ve ihracatımız daha kolay, rahat ve katma değer üretecek bir hale gelir." diye konuştu.</p><p></p><p>Avdagiç, ekonomik sıkılaşma dönemlerinde artan kayıt dışılığa ve denetimlerde yaşanan artışa da değinerek, İTO'nun net bir şekilde yüzde 100 kayıtlı ekonomiden yana olduğunu ifade etti.</p><p></p><p>Hazine ve Maliye Bakanlığının "Kaşif" ve "Kurgan" gibi yapay zeka destekli sistemlerle fiili denetime dahi gitmeden birçok konuyu gözlemlediğini ve tespit edilen uyumsuzluklarla ilgili "izaha davet" süreçlerini yürüttüğünü anımsatan Avdagiç, tüm bu faaliyetlerin kayıtlı ekonomiye geçme konusunda önemli adımlar olduğunu anlattı.</p><p>Avdagiç, Türkiye'de son iki yılda vergi beyannamesi veren sayısının yaklaşık 2 milyon kişi arttığını belirterek, "Hazine ve Maliye Bakanlığının bütün süreçlerin kayıt içinde yürütülmesi konusunda ortaya koyduğu makro bakış açısını ve bununla ilgili süreçlerini destekliyoruz ama yüksek frekanslı denetimlerin optimize edilmesi konusunda da görüşlerimizi paylaşıyoruz." şeklinde konuştu.</p><p></p><p>İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından hazırlanan "Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu" araştırmasının, banka ve finans kuruluşları haricinde üretim yapan şirket karlarının son iki yıldır azaldığına işaret ettiğini anlatan Avdagiç, "Tüm üretici şirketlerin kar edebiliyor, katma değer üretebiliyor olması lazım. Çünkü bunu yaptıkları zaman yeni pazarlara ulaşacaklar, yatırımlarını güncelleyecekler, modernize edecekler, ihracatlarını ve istihdamlarını artıracaklar." dedi.</p><p></p><p>- "Doluluk oranlarında yüzde 10-12'lik düşüş gözlemledik"</p><p></p><p>Türk ekonomisi için döviz getirisi anlamında önem arz eden ve yakın coğrafyada yaşanan gelişmelerden etkilenen turizm sektörüne ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Avdagiç, İstanbul otellerinin doluluk oranlarında yaklaşık yüzde 10-12'lik bir düşüş gözlemlediklerini belirtti.</p><p></p><p>Avdagiç, bu düşüşün tüm dünyada yaşandığını, böyle dönemlerde tatil planlarının azaltılmasının, askıya alınmasının veya iptal edilmesinin olağan olduğunu dile getirdi. İstanbul'un turizm anlamında Türkiye'nin birçok şehrine göre çok daha avantajlı olduğunu kaydeden Avdagiç, şehrin yaklaşık 270 bin yatak kapasitesine sahip olduğunu ve 12 ay boyunca canlı kaldığını söyledi.</p><p></p><p>Avdagiç, İTO olarak İstanbul'un turizmine birkaç yönden katkı vermeye çalıştıklarını, Turizm Geliştirme ve Eğitim Vakfı (TUGEV) ve ona bağlı İstanbul Kongre ve Ziyaretçi Bürosu (ICVB) vasıtasıyla İstanbul'da uluslararası kongre sayısının artması için yoğun gayret gösterdiklerini bildirdi.</p><p></p><p>Bu yıl ve gelecek 3 yıl için büyük önem arz eden, kapasitesi 8 bin kişiye varan birçok kongrenin ev sahipliğine imza attıklarının altını çizen Avdagiç, "Bu konuyla ilgili çok önemli uluslararası fuarlara katılıyoruz. İstanbul'un tanıtımını yapıyoruz ve yeni kongrelerin gelmesi için takipçi oluyoruz. Kongrelerin İstanbul'a gelmesinin sağlanması konusunda bir takım tamamlayıcı mali destekleri de gücümüz yettiğince vermeye çalışıyoruz. Dolayısıyla, bu konu sürekli çok etkin bir şekilde gündemimizde." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Avdagiç, özellikle Kuzey Afrika, Orta Avrupa, Türk cumhuriyetleri olarak anılan ülkeler ile Orta Doğu'daki vatandaşların Avrupa'ya vize almakta kısmen sıkıntı çekmesi nedeniyle İstanbul'daki birçok fuarın daha cazibeli hale geldiğini dile getirdi.</p><p></p><p>Türkiye'nin dış tanıtımında İstanbul'a daha fazla yer verilmesinin elzem olduğunu vurgulayan Şekib Avdagiç, İstanbul'un hem kongre turizmi hem de fuar turizmi açısından iyi bir yere doğru gittiğini aktardı.</p><p></p><p>Avdagiç, İstanbul Fuar Merkezinde gerçekleştirdikleri yatırımlarına ilişkin, "Çok ciddi bir yatırım yapıyoruz. Burada net 40 bin metrekare ilave sergi alanı olacak. İTO ve TOBB ana ortaklar. 2028'de bu inşaatı tamamladığımız zaman, fuar alanının kapasitesi yüzde 40 artacak. Daha kapsamlı ve etkili fuarlar yapma imkanımız da olacak." değerlendirmesini yaptı.</p><p></p><p>- "Kruvaziyer yolcusu ekonomiye üç kat katkı sağlıyor"</p><p></p><p>Turizm anlamında bir diğer önemli konunun kruvaziyer turizmi olduğunu aktaran Avdagiç, İstanbul'a 2025 yılında 265 kruvaziyer gemi ile 625 bin kruvaziyer yolcusu geldiğini belirtti.</p><p></p><p>Avdagiç, kruvaziyer turizmiyle gelen turistlerin harcamalarının normal turistlere oranla üç kat fazla olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:</p><p>"Türk Hava Yolları ile bu gemiler arasında iyi bir link kuruldu. Dolayısıyla bazı insanlar İstanbul'a uçakla gelip, buradan gemiye binip devam ediyor veya İstanbul'da inip uçakla ülkelerine geri dönüyor. Yeni devreye giren Tersane İstanbul projesi de çok önemli. 2018 yılında açılan İstanbul Havalimanı da hem kent turizmine hem de transit turizme büyük katkı sağladı. İstanbul'da yeterli otel kapasitesi var. Otellerle ilgili birim fiyatların yukarı doğru çıkması ve doluluk oranlarının artırılması yönünde iki önemli hedefimiz var. Kültür ve Turizm Bakanlığının, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı vasıtasıyla sahip olduğu bütçe içinde İstanbul'a ayıracağı payın artırılması da çok elzem. Buradaki bütçenin önemli kısmı, İstanbul'daki oteller tarafından sağlanıyor."</p><p></p><p>- "Formula 1 pisti Türk iş dünyasının kaynaklarıyla yapıldı"</p><p></p><p>Formula 1 Türkiye Grand Prix'sinin altı yıl aranın ardından İstanbul'da düzenlenecek olmasının, İTO'yu yakından ilgilendirdiğini belirten Avdagiç, İstanbul Park Formula 1 Yarış Pistinin Türk iş dünyasının verdiği kaynaklarla inşa edildiğine dikkati çekerek, "Türk iş dünyasının ve İTO'nun büyük bir özveriyle ortaya koyduğu, muhafaza ettiği ve F1 yarışı yapılabilir halde tuttuğu İstanbul Park tesisi, tekrar Formula 1 yarışlarının Türkiye'ye gelmesine vesile oldu." dedi.</p><p></p><p>Pistin İTO ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin (TOBB) yüzde 40, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin (İBB) yüzde 15, İstanbul Valiliğinin yüzde 5 ortak katkısıyla inşa edildiğine ve yaklaşık 156 milyon dolarlık yatırım gerçekleştirildiğine işaret eden Avdagiç, çevre yolları, telekomünikasyon hatları ve diğer altyapı yatırımlarıyla toplam tutarın 250 milyon doları aştığını ifade etti.</p><p></p><p>Avdagiç, Formula 1'in Türkiye'ye getirilmesi için yoğun bir uğraş verildiğine değinerek, sözlerini şöyle tamamladı:</p><p>"Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çok net bir iradesi oldu. Uluslararası Otomobil Federasyonu Başkanı Mohammed Ben Sulayem'in ciddi bir katkısı oldu. Formula 1 Başkanı ve Üst Yöneticisi Stefano Domenicali bu konuda katkı verdi. Gençlik ve Spor Bakanımız Osman Aşkın Bak, Kültür ve Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy'un bu konuda önemli gayretleri oldu. 2027'den itibaren 5 yıl için yarışlar gene Türkiye'ye gelecek. Tabi burada şehir tanıtımı ile bunu sadece o gün yapılacak bir pist yarışı olarak değil, öncesi ve sonrası ile bir süreç analizi olarak görmek lazım. İTO üyeleri ve şehrin iş dünyası, bu büyük etkinliğe hazır. İstanbul'un tüccarı, otel sahipleri, gastronomi ile ilgili servis verenler, bu konuda fevkalade yetkin kuruluşlar. Dolayısıyla onlar zaten bu konuda gerekli çalışmaları yapacaktır. Daha evvelki dönemlerde de bu süreci, İstanbul'daki tüm turizm camiası ve iş camiası üzerine düşenleri büyük bir gayretle ve büyük bir kalite ile yaparak yerine getirdi. Dolayısıyla 2027-2031 döneminde de bunun devam edeceğiyle ilgili hiçbir şüphem yok."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Başkentten ihracat 4 ayda yaklaşık 5,8 milyar dolara ulaştı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/baskentten-ihracat-4-ayda-yaklasik-58-milyar-dolara-ulasti-2418/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/baskentten-ihracat-4-ayda-yaklasik-58-milyar-dolara-ulasti-2418/</id>
<published><![CDATA[2026-05-08T11:27:39+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-08T11:27:39+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8E26DC-ED9D75-521D58-D927AE-81406B-68F830.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Nisanda ihracat geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 22,3 artarak, 25,4 milyar dolara çıktı. Bu tutar, en yüksek nisan ve en yüksek ikinci aylık ihracat değeri olarak kayıtlara geçti.</p><p></p><p>Ocak-nisan döneminde, Ankara'dan yapılan ihracat ise geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 27 artarak, 5 milyar 799 milyon dolara ulaştı. Geçen yılın aynı döneminde, Ankara'dan 4 milyar 567 milyon 748 bin dolarlık dış satım yapılmıştı.</p><p></p><p>Ankara ihracatının ülkelere göre dağılımı incelendiğinde, ocak-nisan döneminde Birleşik Krallık'ın en fazla satış yapılan ülke olduğu görüldü. Bu dönemde, Birleşik Krallık'a 538 milyon 646 bin dolar ihracat gerçekleştirildi. Bu ülkeyi, 510 milyon 336 bin dolarla ABD, 476 milyon 196 bin dolarla Slovakya, 398 milyon 949 bin dolarla Çin ve 350 milyon 94 bin dolarla Almanya takip etti.</p><p></p><p>- Başkentin ihracatında "otomotiv endüstrisi" şoför koltuğunda</p><p></p><p>Ankara'dan yılın ilk 4 ayında yapılan dış satımda, "otomotiv endüstrisi" 679 milyon 403 bin dolarla ilk sırada yer aldı. Bu sektörü, 634 milyon 943 bin dolarla "elektrik ve elektronik", 579 milyon 824 bin dolarla "makine ve aksamları", 547 milyon 887 bin dolarla "kimyevi maddeler ve mamulleri" ve 504 milyon 560 bin dolarla "madencilik ürünleri" takip etti.</p><p></p><p>Ocak-nisan döneminde, ihracatını oransal olarak en fazla artıran sektör ise yüzde 423 ile "süs bitkileri ve mamulleri" oldu.</p><p></p><p>Söz konusu sektörü, yüzde 95,5 ile "çimento, cam seramik ve toprak ürünleri" yüzde 67,3 ile "elektrik ve elektronik" ve yüzde 54 ile "mücevher" izledi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">3,1 milyar dolarlık nisan ihracatıyla kimya sektörü ivme kazandı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/31-milyar-dolarlik-nisan-ihracatiyla-kimya-sektoru-ivme-kazandi-4412/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/31-milyar-dolarlik-nisan-ihracatiyla-kimya-sektoru-ivme-kazandi-4412/</id>
<published><![CDATA[2026-05-08T10:33:29+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-08T10:33:29+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4C9857-45510C-FDB037-D2FB6B-A0A67C-D32556.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Küresel üretim zincirlerinde kimya sektörünün oynadığı role dikkat çeken Artkim Global Kurucusu ve CEO’su Ahmet Güler, “Kimya sanayi çoğu zaman yalnızca plastik, petrokimya veya kimyasal üretim başlığıyla değerlendiriliyor. Oysa sektörün gerçek etkisi üretim zincirinde ortaya çıkıyor. Bugün otomotivden savunma sanayiine, tekstilden tarıma, enerjiden ilaç ve sağlık teknolojilerine kadar 27 farklı sektör kimya sanayisinin sağladığı hammaddelere ve ara ürünlere doğrudan bağlı. Bu nedenle kimya sanayi aslında sanayinin görünmeyen omurgasıdır,” dedi.</p><p>Kimya sektörünün yalnızca nihai ürün üreten bir alan olmadığını vurgulayan Güler, “Bir otomobilin üretiminden enerji depolama teknolojilerine, gıda ambalajından ilaç geliştirme süreçlerine kadar çok geniş bir üretim ekosisteminin temel girdileri kimya sanayisinden geliyor. Bu nedenle sektör yalnızca kendi ihracatıyla değil, diğer sektörlerin üretim kapasitesine sağladığı katkıyla da ekonomide kritik bir rol üstleniyor,” ifadelerini kullandı.</p><p>KÜRESEL DÖNÜŞÜM YENİ İŞ BİRLİKLERİNİ ZORUNLU KILIYOR</p><p>Son yıllarda küresel ölçekte yaşanan jeopolitik gelişmeler, enerji maliyetlerindeki dalgalanmalar ve tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmaların sektörün üretim haritasını yeniden şekillendirdiğini belirten Güler, “Kimya sektörü bugün yalnızca üretim kapasitesiyle değil; teknoloji geliştirme, sürdürülebilirlik ve tedarik güvenliği açısından da büyük bir dönüşümden geçiyor. Özellikle bölgesel üretim merkezleri ve alternatif tedarik ağları artık çok daha kritik hale geldi. Türkiye’nin üretim kabiliyeti, lojistik avantajı ve ihracat gücü bu süreçte sektör adına önemli fırsatlar oluşturuyor,” dedi.</p><p>SEKTÖRÜN BULUŞMA NOKTASI: TURKCHEM EURASIA</p><p>Sektörde yaşanan dönüşümün üreticiler, teknoloji sağlayıcılar ve tedarikçiler arasındaki iş birliklerini daha da önemli hale getirdiğini belirten Güler, “Kimya sanayi çok geniş bir üretim ekosistemine sahip. Bu nedenle sektör temsilcilerinin bir araya gelerek yeni teknolojileri değerlendirmesi, sürdürülebilir üretim modellerini konuşması ve ticari iş birlikleri geliştirmesi büyük önem taşıyor. Turkchem Eurasia Fuarı da sektörün farklı alanlarında faaliyet gösteren üretici, tedarikçi ve teknoloji sağlayıcıları bir araya getirerek bu iş birliklerinin gelişmesine katkı sağlamayı hedefliyor,” dedi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Mustafa Gültepe TİM Başkanlığına  ikinci dönem için adaylığını açıkladı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/mustafa-gultepe-tim-baskanligina-ikinci-donem-icin-adayligini-acikladi--157/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/mustafa-gultepe-tim-baskanligina-ikinci-donem-icin-adayligini-acikladi--157/</id>
<published><![CDATA[2026-05-07T02:16:50+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-07T02:16:50+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7833C4-68A8F7-328E3D-DB4437-CDE052-792C1B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye İhracatçılar Meclisi’nde (TİM) haziran ayında yapılacak seçimli genel kurul toplantısı için geri sayım devam ederken ihracatçı birlikleri ve Sektörler Konseyi, Mustafa Gültepe ismi etrafında kenetlendi. Halen TİM’de başkanlık görevini yürüten Gültepe, ihracatçıların güçlü desteğiyle ikinci dönem için de aday olduğunu bildirdi.&nbsp;</p><p>Mustafa Gültepe, adaylık kararını TİM Yönetim Kurulu üyeleri ve Sektörler Konseyi üyelerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda ismin katılımıyla düzenlediği basın toplantısında açıkladı. Toplantıda birinci dönemin muhasebesini yapan ve ikinci dönem için hedeflerini paylaşan Mustafa Gültepe, şunları söyledi:</p><p>KÜRESEL FIRTINALARIN ORTASINDA DÖRT YILLIK ZORLU YOLCULUK</p><p>“Kuzeyimizde dört yıldır devam eden Ukrayna Savaşı, güneyimizde İsrail’in Gazze’yi işgali, Suriye’de iç savaş ve rejim değişikliği, İran savaşı ve korumacılık eğilimleri küresel ticareti derinden etkiledi. İhracatçılar olarak bu gelişmelerin yansımalarını dolayı şekilde hissettik. Global ölçekte belirsizlikler artarken, ülkemizde 2023’ün ikinci yarısından itibaren uygulanmaya başlanan enflasyonla mücadele programı nedeniyle büyük bir maliyet baskısıyla karşı karşıya kaldık. Enflasyonla kur arasındaki farkın açılmasıyla birlikte dünyanın en pahalı ülkelerinden biri olduk. Hazır giyim, tekstil, deri, mobilya başta olmak üzere birçok sektörde rekabetçiliğimiz zayıfladı. Özetle küresel fırtınaların ortasında dört yıl boyunca zorlu bir yolculuk yaptık. Tüm olumsuzluklara rağmen üretime ve ihracata devam ettik. 2022’de 254,2 milyar doları mal ve 93,3 milyar doları hizmet olmak üzere toplamda 347,5 milyar dolar olan ihracatımızı, her yıl rekorlarla taçlandırdık. 2025’te yaklaşık 396 milyar dolarlık mal ve hizmet ihracatı gerçekleştirdik. Geçen yılı 273,3 milyar dolarlık mal ve 122,6 milyar dolarlık hizmet ihracatıyla tamamladık. Bir başka ifade ile ihracat gemimizi hep rotasında tuttuk ve hasarsız bir şekilde limana yanaştırmayı başardık. Bu zorlu yolculukta bize inanan, güven ve desteklerini esirgemeyen yönetim kurulumuza, ihracatçı birliklerimize ve büyük ihracat ailemize şükranlarımı sunuyorum.”</p><p></p><p>TÜRKİYE İHRACATÇI ÜLKELER ARASINDA DAHA ÜST SIRALARDA OLMAYI HAK EDİYOR&nbsp;</p><p>Mustafa Gültepe, Türkiye gibi enerjide dışa bağımlı, zengin yer altı kaynakları bulunmayan ülkelerde kalkınmanın ve refah düzeyini yükseltmenin yolunun üretimdem ve ihracattan geçtiğini vurguladı.&nbsp; Ekonomik büyümenin en az yarısının üretim ve ihracattan gelmesi gerektiğini belirten Gültepe, sözlerini şöyle sürdürdü:&nbsp;</p><p></p><p>“Türkiye bu coğrafyanın en önemli üretim üssü. Bazılarında küresel oyuncu, hatta lider olduğumuz 26 sektörümüzle mal ihracatı gerçekleştiriyoruz. Hizmet ihracatında da önde gelen ülkeler arasında yer alıyoruz. Mevcut potansiyelimizle çok daha üst sıralarda olmayı hak ediyoruz. İşte bu inançla Cumhuriyetimizin ikinci 100 yılına Türkiye’yi ihracatta ilk 10 ülke arasına çıkarma vizyonu ve hedefiyle başladık. Stratejimizi ve oyun planlarımızı bu hedef doğrultusunda kurguladık. Önümüzdeki dört yılın sonunda hedefimize biraz daha yaklaşmış olacağız. Türkiye toplam ihracatının yüzde 42’sini Avrupa Birliği (AB) ülkelerine yapıyor. Ülkemiz için alternatifi olmayan AB pazarındaki payımızı korumak ve artırmak için tüm sektörlerimiz Yeşil Mutabakat’a uyumun yol haritası niteliğindeki sürdürülebilirlik eylem planlarını tamamladı. İGE A.Ş ile 30 bine yakın firmamıza 212 milyar liralık kefalet desteği sağladık. Firmalarımızın uygun maliyetle finansmana erişimini kolaylaştırmak için İGE A.Ş. aracılığıyla Türk Ticaret Bankası’nı ihracat ailemize kazandırdık. Bankamız bu yıl 110 milyar liralık finansman desteği verecek. ‘Vade(SİZ) İhracat Kredi Paketi’ ve ‘İhracata Tam Destek Paketi’ ile binlerce firmamıza düşük maliyetli finansman imkânı sunduk. Yine ihracatçılarımız için halen yüzde 3 olarak uygulanan döviz dönüşüm desteğinin çıkarılmasını sağladık. İlgili kurumlarımız nezdinde yaptığımız girişimler sonucunda emek yoğun sektörlerimiz 3 bin 500 liralık asgari ücret desteğinden yararlanabiliyorlar. Türk Hava Yolları ile yaptığımız iş birliği sayesinde firmalarımızın ürünlerinin hava yoluyla hızlı ve düşük maliyetle alıcıya ulaştırılmasını sağladık. DHL ve Asset ile de firmalarımızın lojistik maliyetlerini düşürmelerine imkân sağlayan iş birlikleri gerçekleştirdik. E-ihracat konusunda farkındalığı artırmak için Trendyol ile stratejik bir işbirliğine imza attık. Proaktif bir heyet programıyla firmalarımızın beş kıtada yeni müşterilerle buluşmalarına fırsat yarattık. Yaklaşık 700 ticaret ve alım heyeti düzenledik. Küresel ölçekte bin 300’ü aşkın fuara katılım sağladık. Gelişmiş pazarlarda, yeni nesil ‘TİM Vizyon Heyetleri’ dönemini başlattık.”&nbsp;&nbsp;</p><p></p><p>MİLLİ İHRACAT HAFTASI İLE EKOSİSTEMİN TÜM PAYDAŞLARINI BİR ARAYA GETİRECEĞİZ</p><p>Mustafa Gültepe, dört yıllık başkanlık döneminde yapısal dönüşümün temellerini güçlendirdiklerini, ikinci dört yılın ise Türkiye’yi ihracatta ilk 10 ülke arasına çıkarma hedefine giden yolculukta hızlanma dönemi olacağını söyledi. Gültepe, şöyle devam etti:&nbsp;</p><p></p><p>“Sadece tonaj olarak ihracatı arttırarak bu hedefe ulaşamayacağımızı biliyoruz. Katma değerli ihracatı artırmak için yüksek teknolojiyi, Ar-Ge’yi, inovasyonu, tasarımı, markalaşmayı ve ikiz dönüşümü kaldıraç olarak kullanacağız. İkiz dönüşümü küresel rekabette ülkemiz için avantaja dönüştüreceğiz.&nbsp;</p><p>Her yıl düzenleyeceğimiz milli ihracat haftasında ekosisteminin tüm paydaşlarını bir araya getirip Türkiye’nin üretim gücünü küresel vizyonla buluşturacağız. Rekabetçiliğimizi geri kazanmak için STK’larla birlikte çalışıp ekonomi politikalarının belirlenmesine katkı sağlayacağız. PwC ile hazırladığımız İhracatta Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Sektör Raporlarının ilk fazını haziran ayında yayınlayacağız. TİM’e ve ihracat ailesine yakışır, 2 bin 500 kişilik bir kongre merkezi inşa edeceğiz.”</p><p></p><p>KÜRESEL İHRACATTAN ALDIĞIMIZ PAYI DAHA YUKARIYA TAŞIYACAĞIZ</p><p>Ellerinde sihirli değnek bulunmadığını belirten Gültepe, hedefe giden yolculukta devletin desteğinin kritik önem taşıdığını vurguladı. Gültepe sözlerini şöyle noktaladı:&nbsp;</p><p></p><p>“Küresel pazarlarda kartlar yeniden dağıtılıp, oyunun kuralları baştan yazılırken ticaret diplomasisini yoğunlaştırmalıyız. En son MERCOSUR ülkeleri ve Hindistan ile imzalananlar başta olmak üzere AB’nin yaptığı her STA ihracatımız için potansiyel tehdit oluşturuyor. Dolayısıyla Gümrük Birliği anlaşmasının günün koşullarına göre güncellenmesi gerekiyor. Bu konuda ilgili kurumlarımız ve iş dünyamız başta olmak üzere tüm taraflarla güç birliği yapmak durumundayız. Biz de yeni dönemde çok daha proaktif bir yaklaşımla fırsatların peşinden koşacağız. ‘İşimiz üretim gücümüz ihracat’ sloganıyla çalışmaya devam edip küresel ihracattan aldığımız payı daha yukarıya taşıyacağız.”&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Ege İhracatçı Birlikleri'nde Muhammet Öztürk dönemi</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/ege-ihracatci-birliklerinde-muhammet-ozturk-donemi-5311/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/ege-ihracatci-birliklerinde-muhammet-ozturk-donemi-5311/</id>
<published><![CDATA[2026-05-07T02:03:50+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-07T02:03:50+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D71B4F-625150-EB768D-ACC79A-2667CF-9D6B4A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Nisan ayında tamamlanan Ege İhracatçı Birlikleri Genel Kurul Toplantıları sonrasında şekillenen Ege İhracatçı Birlikleri Başkanlar Kurulu’nun ilk toplantısında; Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcılıklarına, Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Fatih Uysal ve Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Turan Göksan oy birliğiyle getirildiler.</p><p>&nbsp;</p><p>Ege İhracatçı Birlikleri Başkanlar Kurulu’ndaki diğer başkanlar</p><p>&nbsp;</p><p>Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Halil Gündoğdu, Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Çağlar Bağcı, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Yusuf Gabay, Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Fuat Gürle,&nbsp; Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, Ege Tütün İhracatçıları Birliği Başkanı Selim Jimi, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık ve Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı M. Emre Uygun 2026-30 döneminde Ege İhracatçı Birlikleri Başkanlar Kurulu’nda Ege Bölgesi ihracatının artması için mesai verecek diğer birlik başkanları olacak.</p><p>&nbsp;</p><p>Muhammet Öztürk EİB’de Koordinatör Başkan olan 10. isim</p><p>&nbsp;</p><p>Muhammet Öztürk, EİB tarihinde Halit Şarlak, Mustafa Özman, Şükrü Ünlütürk, Hasan Çelebioğlu, Mete Uğuz, Servet Eröcal, Mustafa Türkmenoğlu, Sabri Ünlütürk ve Jak Eskinazi’den sonra Koordinatör Başkan olma mutluluğu yaşayan 10. ihracatçı oldu.</p><p>&nbsp;</p><p>EİB’de 12 başkanın 8’i değişti</p><p>&nbsp;</p><p>Ege İhracatçı Birlikleri’nde Nisan ayında yapılan genel kurullarda 12 birlik başkanının 8’i değişmişti. Ege İhracatçı Birlikleri’nde 1 Nisan 2026 tarihinde Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Genel Kurul Toplantısıyla başlayan genel kurul maratonu Koordinatör Başkan ve Koordinatör Başkan Yardımcılığı seçimleriyle tamamlanmış oldu.</p><p>&nbsp;</p><p>Öztürk; “18,5 milyar sendromuna son vermek istiyoruz”</p><p>&nbsp;</p><p>Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk; “Ege İhracatçı Birlikleri olarak ihracatımız son 3 yıldır 18,5 milyar dolar bandında sıkıştı kaldı. Öncelikli hedefimiz bu kritik eşiği aşmak ve ihracatta 20 milyar doları geçmek olacak. Bu amaçla 2025 yılında Türkiye Milli Katılım Organizasyonunu 17’ye çıkardığımız fuarların sayısını daha da artırmak istiyoruz. Sektörel Ticaret Heyetleri, Alım Heyetleri, URGE ve TURQUALITY Projelerine ağırlık vereceğiz. Ticaret Bakanlığımız, Tarım ve Orman Bakanlığımız, Türkiye İhracatçılar Meclisi’yle uyumlu hareket ederek Ege İhracatçı Birlikleri’nin her yıl iki haneli ihracat artışı yakalaması için gece-gündüz çalışacağız. Ege İhracatçı Birlikleri’nde temsil edilmeyen ancak ihracatı güçlü olan kimya, otomotiv, yenilenebilir enerji, iklimlendirme, elektrik-elektronik ve makine sektörlerimizin EİB çatısı altında temsili önceliklerimiz arasında olacak. Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanlığı adaylığımda bana destek veren 11 birlik başkanımıza ayrı ayrı teşekkürlerimi sunuyorum.”</p><p>&nbsp;</p><p>Uysal: “SKDM, Sürdürülebilirlik, İnovasyon, URGE ve AR-GE’ye odaklanacağız”</p><p>&nbsp;</p><p>Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı Mehmet Fatih Uysal: “Türkiye’de ihracatın başladığı İzmir’de, 12 ihracatçı birliğiyle en geniş ihracat kümelenmesini temsil ediyoruz. Avrupa Birliği’nin hayata geçirdiği Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizması, Sürdürülebilirlik, İnovasyan, URGE ve AR-GE başlıklarına odaklanacağız. “İşimiz Üretim, Gücümüz İhracat” mottosuyla hareket edeceğiz. Hannibal’ın dediği gibi; "Ya bir yol bulacağız ya da bir yol yapacağız" bu süreçle genç ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip eden birlik başkanlarımızın vizyonu bize rehberlik yapacak. Güzel bir ekip olduk, hedeflerimize ulaşacağımıza tüm kalbimle inanıyorum.”</p><p>&nbsp;</p><p>Göksan; “Emek yoğun sektörlerimizin sorunlarını gündeme taşıyacağız”</p><p>&nbsp;</p><p>Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı Turan Göksan; “Emek-yoğun sektörlerimiz son 3 yıldır ihracatta ve istihdamda ciddi kayıplar yaşadı. Emek-yoğun sektörlerimizin sorunlarını gündeme taşıyacağız. Nisan ayı enflasyon rakamları, nisan ayında 45,7’ye gerileyen İSO Türkiye İmalat PMI anketi yılın ikinci çeyreğine imalat sanayi faaliyet koşullarında kayda değer bir yavaşlamayla başladığına işaret ediyor. Orta Doğu’daki savaş tedarikçilerde bir tedirginliğe yol açsa da Türkiye’nin güvenli tedarikçi olduğunu bir kez daha hatırlattı. İhracatçı sektörlerimizin kayıpların sona ermesi, ihracat ve istihdamda tekrar eski günlere dönmek için Ankara nezdinde girişimlerde bulunacağız. İhracatçı sektörlerimizin yaşadığı zorlukları verilerle ortaya koyacağız. Sektörlerimizi katma değerli üretim ve ihracata yönlendirmek, URGE Projeleri, e-ihracat, dijitalleşme, yapay zekâ yoğunlaşacağımız konular olacak.”</p><p>&nbsp;</p><p>MUHAMMET ÖZTÜRK KİMDİR?</p><p>&nbsp;</p><p>Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, 8 Ekim 1968 tarihinde Erzurum’da dünyaya geldi. Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun oldu.</p><p>&nbsp;</p><p>1986 yılında profesyonel olarak iş hayatına atılan Muhammet Öztürk, 1996 yılında ALTERNATİF TARIM VE ORMAN ÜRÜNLERİ SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. firmasını kurdu. Uzun yıllardır tarım ürünleri ihracatı yapan Muhammet Öztürk, 2008 yılında Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu’na girdi.</p><p>&nbsp;</p><p>2014-22 yılları arasında Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (EHBİB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevini sürdüren Öztürk, 14 Nisan 2022 tarihinde yapılan Genel Kurulda Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanlığı’na seçildi. Muhammet Öztürk, bu göreve 1 Nisan 2026 tarihinde ikinci kez seçildi. 5 Mayıs 2026 tarihinde Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanlığına seçildi.</p><p>&nbsp;</p><p>EHBİB, Öztürk döneminde ihracat artış rekortmeni oldu</p><p>&nbsp;</p><p>Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Muhammet Öztürk’ün başkanlığında 4 yıllık süreçte ihracatını yüzde 74’lük artışla 682 milyon dolardan 1 milyar 185 milyon dolara çıkardı ve Ege İhracatçı Birlikleri çatısı altındaki 12 ihracatçı birliği arasında ihracat artış rekortmeni oldu.</p><p>&nbsp;</p><p>Muhammet Öztürk’ün başkanlığı döneminde Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, iki tane URGE Projesini hayata geçirdi. Malezya, Suudi Arabistan ve Güney Kore’ye sektörel ticaret heyetleri düzenledi.</p><p>&nbsp;</p><p>Başkan Muhammet Öztürk, Ege İhracatçı Birlikleri’nin Amerika Birleşik Devletleri’ne Türk gıda ürünlerinin tanıtımı amacıyla sürdürdüğü Turkihs Tastes isimli TURQUALITY Projesi’ne büyük emek verdi. Proje döneminde Türkiye’nin ABD’ye hububat bakliyat yağlı tohumlar ihracatı 3 kat artarak 300 milyon dolardan 900 milyon dolara yükseldi.</p><p>&nbsp;</p><p>Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Muhammet Öztürk’ün başkanlığında; Avrupa Baharat Birliği Baharat Birliği Genel Kuruluna 2022 yılında ev sahipliği yaptı. Türk Gıda Sektörünün 50 milyar dolar ihracat hedefine ulaşması için sektör paydaşlarıyla Foodist İstanbul Fuarı’nın hayata geçmesine öncülük etti.</p><p>&nbsp;</p><p>Evcil hayvan mamaları sektörüne özel ilgi</p><p>&nbsp;</p><p>Evcil hayvan mamaları sektörü son yıllarda büyük bir gelişim gösteriyor. Kedi-köpek maması sektörü son 11 yılda ihracatını 33 kat artırarak 150 milyon doların üzerine çıkarırken bu sektörün üretim ve ihracatının yüzde 65’i Ege Bölgesi’nden gerçekleştiriliyor. Üstü örtülü kalan bu başarıyı Muhammet Öztürk başkanlığı döneminde kamuoyunun gündemine taşıyarak taçlandırdı.</p><p>&nbsp;</p><p>Kedi Köpek Maması Üreticileri Derneği (PETBİR) ’yle güçlü bağlar kuran Muhammet Öztürk, sektördeki 14 firmayı UR-GE Projesi çatısı altında buluşturdu. Projede firmaların bir yandan yetkinliklerini artırırken, diğer yandan ortak pazarlama kültürü kazanmalarını sağlıyor.</p><p>&nbsp;</p><p>TARGEV Yönetim Kurulu Üyesi ve Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar Sektör Kurulu Başkan Yardımcılığı görevlerini de sürdüren Muhammet Öztürk, iki çocuk babası ve İngilizce biliyor.</p><p>&nbsp;</p><p>MEHMET FATİH UYSAL KİMDİR?</p><p>&nbsp;</p><p>Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı M. Fatih Uysal, Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü’nden 1983 yılında mezun oldu.</p><p>&nbsp;</p><p>M. Fatih Uysal, profesyonel kariyerine 1982 yılında Norm Holding şirketlerinden Standart Cıvata’da Genel Müdür olarak başladı. 1995 yılında Norm Fasteners Cıvata’da Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olan Uysal, 2013 yılında Norm Holding Yönetim Kurulu Başkanlığı’na atandı.</p><p>&nbsp;</p><p>Norm Holding’in sektörel çeşitlilik ve dikey entegrasyon yapılanmasına liderlik eden Uysal; bugün 3.800 çalışanı, 8 ülkede bulunan 23 şirketi, 22 üretim, 15 satış ve lojistik merkezi ile bağlantı elemanları, pazarlama ve ticaret, teknoloji, eklemeli imalat, kalıp ve talaşlı imalat, sac şekillendirme, kimya, makine ve otomasyon, sıcak dövme, tarım ve gıda alanlarında faaliyet gösteren Norm Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı olarak görevine devam ediyor.</p><p>&nbsp;</p><p>Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Yönetim Kuruluna 2020 yılında giren M. Fatih Uysal, 21 Nisan 2026 tarihinde Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanlığı görevine seçildi. Uysal; Türk Eğitim Vakfı’nda Yürütme Kurulu Üyesi, İzmir Ticaret Odası Eğitim ve Sağlık Vakfı’nda Mütevelli Heyet Üyesi, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nde Meclis Üyesi ve TÜSİAD, TİM, TAİDER, KALDER, ESİAD, EGİAD, Salihlililer Kültür ve Dayanışma Derneği üyesi. Evli ve iki çocuk babası olan M. Fatih Uysal İngilizce biliyor.</p><p>&nbsp;</p><p>TURAN GÖKSAN KİMDİR?</p><p>&nbsp;</p><p>1984 yılında İzmir’de doğan Turan Göksan, orta ve lise eğitimini İzmir Amerikan Koleji’nde tamamladı.</p><p>&nbsp;</p><p>2006 yılında Koç Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü'nden mezun olan Turan Göksan, 2006-2008 yılları arasında Amerika’da New York Pace Üniversitesi'nde Finans Yüksek Lisansını tamamlayıp 2008 yılında aile şirketleri olan Akça Holding bünyesinde çalışmaya başladı.</p><p>&nbsp;</p><p>Tekstil, kuru meyve, yenilenebilir enerji, araç muayene istasyonları işletmeciliği, seracılık ve sigortacılık sektörlerinde faaliyet gösteren Akça Holding’in Yönetim Kurulu Üyesi ve Finans Direktörü olan Göksan, sektörel sivil toplum kuruluşlarında da aktif roller üstlendi.</p><p>&nbsp;</p><p>2014 yılında Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu üyesi olarak görev aldı ve TİM delegesi oldu. 2018 ve 2022 yıllarında Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği'nde (ETHİB) Başkan Yardımcılığı görevine seçilen Turan Göksan, 17 Nisan 2026 tarihinde Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı seçildi. 42 yaşındaki Turan Göksan, önümüzdeki 4 yıl EİB bünyesindeki 12 ihracatçı birliği başkanı arasında en genç birlik başkanı olarak görev yapacak.</p><p>&nbsp;</p><p>Turan Göksan’ın TÜSİAD, EGİAD ve TAİDER üyelikleri bulunuyor. Turan Göksan evli ve üç çocuk babası. İngilizce biliyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Adil Pelister, TİM Başkan Adaylığını Açıkladı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/adil-pelister-tim-baskan-adayligini-acikladi-1855/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/adil-pelister-tim-baskan-adayligini-acikladi-1855/</id>
<published><![CDATA[2026-05-06T02:00:23+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-06T02:00:23+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EB1189-E40A2B-BC9291-36300A-ADC513-92563F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Adaylık açıklamasında Türk ihracatçısının dinamizmine ve üretim gücüne vurgu yapan Adil Pelister, TİM’i daha katılımcı, çözüm odaklı ve proaktif bir yapıya kavuşturmayı hedeflediğini belirtti. Pelister, yaptığı açıklamada şunları kaydetti:</p><p>“Küresel ticaretin yeniden şekillendiği, sürdürülebilirlik ve dijitalleşmenin ana eksen olduğu bir dönemden geçiyoruz. İKMİB çatısı altında sektörümüzle birlikte yakaladığımız başarı grafiğini ve edindiğimiz tecrübeyi, şimdi tüm ihracat ailemizin hizmetine sunmak için yola çıkıyoruz. TİM, ihracatçının her sorununda anında çözüm üreten ve politika geliştiren bir güç merkezi olacaktır. Önümüzdeki günlerde vizyonumuzu ve projelerimizi kapsamlı şekilde duyuracağız.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">UİB'in nisan ayı ihracat verileri açıklandı…</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/uibin-nisan-ayi-ihracat-verileri-aciklandi-6536/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/uibin-nisan-ayi-ihracat-verileri-aciklandi-6536/</id>
<published><![CDATA[2026-05-05T02:32:58+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-05T02:32:58+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FEBE74-518A83-8E5E98-EFFD9E-AEC6C4-7263C3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>UİB’in 2026 Nisan ayı ihracat rakamları açıklandı. Nisan ayındaki ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 24 oranında artarak 4 milyar dolar olan UİB’in, yılın ilk dört ayındaki ihracat tutarı da yüzde 10’luk artışla 14 milyar 351 milyon 207 bin dolar olarak gerçekleşti.</p><p></p><p>OİB'in ihracatı Nisan ayında 3 milyar 447 milyon dolar</p><p>Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği’nin (OİB) Nisan ayında ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 25,2 oranında artarak 3 milyar 447 milyon 241 bin dolar olarak gerçekleşirken, bu yılın dört aylık dönemindeki ihracat toplamı da yüzde 	10,7’lik artışla 12 milyar 301 milyon 424 bin dolara ulaştı.</p><p></p><p>UTİB'in ihracatı Nisan ayında 117 milyon dolar oldu</p><p>Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği’nin (UTİB), Nisan ayı ihracatı yüzde 19 oranında artarak 117 milyon 175 bin dolar olarak gerçekleşirken, 2026’nın ilk dört ayındaki ihracat toplamı ise 418 milyon 440 bin dolara ulaştı.</p><p></p><p>UHKİB'ten Nisan ayında 80 milyon dolar ihracat</p><p>Nisan ayı ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 15 oranında artarak 79 milyon 896 bin dolar olan Uludağ Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği'nin (UHKİB), 4 aylık ihracatı toplamı ise 270 milyon 234 bin dolar seviyelerinde gerçekleşti.</p><p></p><p>UMSMİB'in ihracatı Nisan ayında 17,7 milyon dolar</p><p>Nisan ayında 17 milyon 712 bin dolar ihracat yapan Uludağ Meyve Sebze Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin (UMSMİB), 2026 yılının ilk dört aylık ihracatı ise 69 milyon 968 bin dolar düzeyinde gerçekleşti.</p><p></p><p>UYMSİB'ten Nisan Ayında 10,6 milyon dolarlık ihracat</p><p>Nisan ayında geçtiğimiz yılın aynı ayına göre yüzde 33’lük artışla 10 milyon 622 bin dolar ihracat gerçekleştiren Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (UYMSİB), 4 aylık dönemde toplam 48 milyon 176 bin dolarlık dış satışa imza attı.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">AB'ye ihracatımız ilk 4 ayda 35 milyar doları aştı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/abye-ihracatimiz-ilk-4-ayda-35-milyar-dolari-asti-8769/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/abye-ihracatimiz-ilk-4-ayda-35-milyar-dolari-asti-8769/</id>
<published><![CDATA[2026-05-04T11:27:16+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-04T11:27:16+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_523416-018E55-6C6CDD-A721B8-BA6826-98DF14.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye'nin ihracatı, yılın ilk 4 ayında 2025'in aynı dönemine göre yüzde 3 artarak 88 milyar 630 milyon dolara yükseldi.</p><p></p><p>Söz konusu dönemde AB ülkelerine ihracat yüzde 6,31 artışla 35 milyar 225 milyon dolar oldu.</p><p></p><p>AB'ye en yüksek ihracatı 10 milyar 284 milyon dolarla otomotiv endüstrisi yaparken onu 4 milyar 621 milyon dolarla kimyevi maddeler ve mamulleri, 3 milyar 176 milyon dolarla hazır giyim ve konfeksiyon, 2 milyar 681 milyon dolarla demir ve demir dışı metaller, 2 milyar 610 milyon dolarla elektrik ve elektronik, 2 milyar 230 milyon dolarla çelik, 1 milyar 342 milyon dolarla makine ve aksamları izledi. Bu sektörlerin AB ülkelerine toplam ihracattaki payı yüzde 30,49 olarak gerçekleşti.</p><p></p><p>Ocak-nisan döneminde AB ülkeleri arasında en fazla ihracat Almanya'ya yapıldı. Bu ülkeye ihracat yüzde 7,2 artarak 6 milyar 769 milyon dolara yükseldi. Almanya'yı 4,5 milyar dolarla İtalya, 3,5 milyar dolarla İspanya, 3 milyar 484 milyon dolarla Fransa, 2 milyar 443 milyon dolarla Romanya izledi.</p><p></p><p>- "Türkiye, AB'nin 5'inci büyük ticaret ortağı konumunda"</p><p></p><p>İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, AB'nin Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı olduğunu belirterek, Türkiye'nin ise Avrupa Birliği'nin beşinci büyük ticaret ortağı konumunda bulunduğunu söyledi.</p><p></p><p>Türkiye ile AB'nin ekonomik entegrasyonunun derinleştirilmesinin yalnızca ticari değil aynı zamanda jeoekonomik bir zorunluluk haline geldiğini vurgulayan Avdagiç, "Küresel tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bir dönemde Türkiye'nin Avrupa üretim ekosistemine daha güçlü şekilde entegre edilmesi, her iki taraf için de kazan-kazan sonuçlar doğuracaktır." dedi.</p><p></p><p>Avdagiç, yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve sanayide dönüşüm gibi başlıklarda Türkiye ile AB arasında daha güçlü işbirliklerinin geliştirilmesinin önem taşıdığını kaydederek, "Bu alanlarda atılacak ortak adımlar, sadece rekabet gücünü artırmakla kalmayacak, aynı zamanda sürdürülebilir büyümenin de temelini oluşturacaktır." diye konuştu.</p><p></p><p>- "Türkiye, Avrupa için güvenilir bir üretim ve tedarik merkezi"</p><p></p><p>Şekib Avdagiç, Türkiye ile AB ortaklığının ekonomik açıdan oldukça kritik bir önem arz ettiğinin altını çizerek, Avrupa için güvenilir bir üretim ve tedarik merkezi olduklarını söyledi.</p><p></p><p>AB'nin Türkiye'nin nitelikli teknoloji, makine ve sermaye malı ithalatında birincil kaynağı olduğunu kaydeden Avdagiç, "Karşılıklı bu bağımlılık, ilişkimizin sürdürülebilir ve stratejik bir zemine oturduğunu gösteriyor. Türkiye, AB'ye yalnızca mal satmıyor, ortak üretim zincirleriyle Avrupa'nın rekabet gücüne de doğrudan katkı veriyor." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>Avdagiç, Türkiye'nin Gümrük Birliği çerçevesinde "AB menşeli-Made in EU" kapsamına alınmasının önemine işaret ederek, "Yasa taslağında ilk aşama olumlu geçti. Şimdi komisyon ve parlamento aşamalarında meşakkatli bir yol bizi bekliyor. Bu zemin teyit edilmezse, Made in EU üretim ağları Türkiye aleyhine rekabet avantajı oluşturma riski taşıyor." şeklinde konuştu.</p><p></p><p>Gümrük Birliğinin güncellenmesinin Türkiye için olmazsa olmazlardan olduğunu vurgulayan Avdagiç, "AB'nin Hindistan ve Mercosur ile serbest ticaret anlaşmaları imzaladığı bir dönemde, Türkiye'nin ithalatta olduğu gibi ihracat tarafında da AB rejimine tabi olması şart. Bu konu, vize serbestisinden bile önceliklidir." diyerek sözlerini tamamladı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türk lirasıyla dış ticaret 4 ayda 500 milyar lirayı aştı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-lirasiyla-dis-ticaret-4-ayda-500-milyar-lirayi-asti-3284/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-lirasiyla-dis-ticaret-4-ayda-500-milyar-lirayi-asti-3284/</id>
<published><![CDATA[2026-05-04T06:31:48+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-04T06:31:48+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_717745-B5A778-2E4327-E662B0-AA3AF5-31EAE7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Nisanda ihracat geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 22,3 artarak, 25,4 milyar dolara yükseldi. Bu tutar en yüksek nisan ve en yüksek ikinci aylık ihracat değeri olarak kayıtlara geçti.</p><p></p><p>Bu dönemde Türk lirasıyla dış ticarette de yıllık bazda artış gerçekleşti.</p><p></p><p>Türk lirasıyla ihracat ocakta geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 6 azalışla 24 milyar 730 milyon lira oldu. İthalat ise ilk ayda yüzde 18,8 artışla 83 milyar 526 milyon liraya çıktı. Böylece yılın ilk ayında dış ticaret hacmi 108 milyar 255 milyon lira olarak belirlendi.</p><p></p><p>Yılın ikinci ayında Türk lirasıyla ihracat, geçen yılın şubat ayıyla karşılaştırıldığında yüzde 1,9 azalışla 27 milyar 755 milyon liraya gerilerken ithalat yüzde 10,5 yükselişle 92 milyar 867 milyon liraya ulaştı. Dış ticaret hacmi 120 milyar 622 milyon lirayı aştı.</p><p></p><p>Türk lirasıyla ihracat martta 2025'in aynı ayına kıyasla yüzde 1,9 artışla 31 milyar 459 milyon liraya çıkarken ithalat da yüzde 15,1 yükseldi. Söz konusu ayda 110 milyar 190 milyon liralık ithalat gerçekleştirildi. Böylece martta Türk lirasıyla dış ticaret 141 milyar 649 milyon lira oldu.</p><p></p><p>- Türk lirasıyla ihracat geçen ay yıllık bazda yüzde 56,6 arttı</p><p></p><p>Türk lirasıyla ihracatta nisan ayındaki artış dikkati çekti.</p><p></p><p>Söz konusu ayda ihracat geçen yılın aynı ayına göre yüzde 56,6 artışla 38 milyar 54 milyon lirayı bulurken ithalat da yüzde 10,6 yükselişle 107 milyar 514 milyon liraya çıktı. Söz konusu ayda dış ticaret hacmi 145 milyar 568 milyon lira olarak hesaplandı.</p><p></p><p>Böylece bu yılın ocak-nisan döneminde Türk lirasıyla ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11,2 yükselişle 109 milyar 758 milyon liradan 121 milyar 998 milyon liraya çıktı. İthalat da aynı dönemde 347 milyar 297 milyon liradan yüzde 13,5 artışla 394 milyar 96 milyon liraya ulaştı.</p><p></p><p>2026'nın 4 ayında dış ticaret de 457 milyar 55 milyon liradan yüzde 12,9 artışla 516 milyar 94 milyon liraya çıktı.</p><p></p><p>2025 ve 2026 yıllarının ocak-nisan dönemlerinde Türk lirasıyla gerçekleştirilen dış ticaret verileri şöyle (Milyon TL):</p><p></p><table style="color: rgb(67, 67, 67); font-family: Poppins; font-size: 14px;"><tbody><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Yıllar</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">İhracat</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">İthalat</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Hacim</td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Ocak-Nisan 2025</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">109.758</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">347.297</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">457.055</td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Ocak-Nisan 2026</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">121.998</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">394.096</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">516.094</td></tr></tbody></table>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kimya sektörü nisan ihracatında ikinci sıradaki yerini korudu</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/kimya-sektoru-nisan-ihracatinda-ikinci-siradaki-yerini-korudu-6158/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/kimya-sektoru-nisan-ihracatinda-ikinci-siradaki-yerini-korudu-6158/</id>
<published><![CDATA[2026-05-03T15:15:30+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-03T15:15:30+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8BD52B-2091B5-B6B920-25D318-85FDBE-073EC9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) açıklamasına göre, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine bakıldığında Türkiye’nin ihracatı nisan ayında tüm zamanların en yüksek ikinci aylık rekorunu kırarak yüzde 22,3 artışla 25,4 milyar dolar olarak gerçekleşti.</p><p></p><p>Kimya sektörü ise nisan ayında toplam ihracattan yüzde 14 pay alarak 3,1 milyar dolarlık ihracat yaptı. Geçen sene nisan ayına göre ihracatını yüzde 19,3 artıran kimya sektörü, en çok ihracat yapan ikinci sektör konumunu korudu.</p><p></p><p>Yılın ilk dört ayına bakıldığında da kimya sektörünün istikrarlı büyümesini sürdürdüğü görülüyor. Sektörün ocak-nisan döneminde toplam ihracatı 11 milyar dolara yaklaşırken sektör küresel ekonomik belirsizliklere rağmen ihracat gücünü korumayı başardı.</p><p></p><p>- "Türkiye’nin ihracat hedeflerine en güçlü katkıyı sunmaya devam edeceğiz"</p><p></p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, kimya sektörünün 2026 yılına güçlü bir başlangıç yaparak ihracattaki istikrarlı büyümesini nisan ayında sürdürdüğünü belirterek, yüzde 19,3’lük artış ile sektörün küresel zorluklara rağmen rekabet gücünü koruduğunu kaydetti.</p><p></p><p>Ocak-nisan döneminde ulaşılan yaklaşık 11 milyar dolarlık ihracat değerinin yıl sonu hedefleri açısından da önemli bir gösterge niteliğinde olduğuna işaret eden Aracı, "Bununla birlikte Cumhurbaşkanımızın açıkladığı yeni destekler de sektöre yine bir moral olacaktır." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Aracı, İKMİB olarak gayretlerinin her zaman ihracatı, katma değerli ürünleri artırma yönünde olacağını aktararak, "Önümüzdeki süreçte katma değerli üretime, sürdürülebilirlik odaklı dönüşüme, yeni pazarlara erişime ve ihracata dair yabancı yatırımların ülkemize kazandırılmasına yönelik çalışmalarımızı hız kesmeden sürdüreceğiz. Kimya sektörü olarak Türkiye’nin ihracat hedeflerine en güçlü katkıyı sunmaya devam edeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Nisanda rekor ihracat</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/nisanda-rekor-ihracat-4116/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/nisanda-rekor-ihracat-4116/</id>
<published><![CDATA[2026-05-02T12:40:14+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-02T12:40:14+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C84BCE-BC4712-D767F6-770A86-B61D60-BCB00D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ticaret Bakanlığının nisan ayına ilişkin geçici dış ticaret istatistiklerinden oluşan veri bülteni yayımlandı.</p><p></p><p>GTS esas alınarak hazırlanan verilere göre ihracat, geçen ay Nisan 2025'in aynı ayına kıyasla yüzde 22,3 artışla 25 milyar 403 milyon dolar, ithalat da yüzde 3,1 yükselerek 33 milyar 909 milyon dolar olarak belirlendi.</p><p></p><p>Aynı dönemde dış ticaret hacmi yüzde 10,5 artışla 59 milyar 312 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret açığı bu dönemde yüzde 29,8 düşüşle 8 milyar 506 milyon dolar oldu.</p><p></p><p>İhracatın ithalatı karşılama oranı, geçen ay yıllık bazda 11,7 puan artarak yüzde 74,9, enerji verileri hariç tutulduğunda 18 puan yükselişle yüzde 87,9, enerji ve altın verileri hariç tutulduğunda 14,8 puan artışla yüzde 90,5 olarak hesaplandı.</p><p></p><p>- Ürün, ülke ve ülke gruplarına göre ihracat</p><p></p><p>Geçen ay en çok ihracat yüzde 20,6 artış ve 13 milyar 75 milyon dolarla "ham madde (ara mallar)" grubunda yapıldı. Bu grubu yüzde 15,1 yükseliş ve 7 milyar 871 milyon dolarla "tüketim malları", yüzde 34,9 artış ve 3 milyar 861 milyon dolarla "yatırım (sermaye) malları" takip etti.</p><p></p><p>Söz konusu ayda sektörlere göre ihracatın payı, imalat sanayisinde yüzde 94,2 (23 milyar 929 milyon dolar), tarım, ormancılık ve balıkçılıkta yüzde 3,2 (825 milyon dolar), madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 1,8 (449 milyon dolar) oldu.</p><p></p><p>Nisanda en fazla ihracat yapılan ülke, 2 milyar 112 milyon dolarla Almanya olarak öne çıktı. Bu ülkenin ardından 1 milyar 591 milyon dolarla ABD ve 1 milyar 423 milyon dolarla İtalya geldi.</p><p></p><p>İhracatta en çok paya sahip ilk 10 ülkenin toplam ihracat içindeki payı yüzde 46,5 olarak hesaplandı.</p><p></p><p>Nisanda en fazla ihracat yapılan ülke grupları, 11 milyar 314 milyon dolarla Avrupa Birliği (AB), 3 milyar 644 milyon dolarla Yakın ve Orta Doğu ülkeleri, 3 milyar 504 milyon dolarla diğer Avrupa ülkeleri olarak kayıtlara geçti.</p><p></p><p>- İthalat verileri</p><p></p><p>Nisanda en çok ithalat, yüzde 5,6 artış ve 24 milyar 109 milyon dolarla "ham madde (ara mallar)" grubunda yapıldı. Bu grubu yüzde 6,7 düşüş ve 4 milyar 998 milyon dolarla "tüketim malları", yüzde 1,6 artış ve 4 milyar 668 milyon dolarla "yatırım (sermaye) malları" izledi.</p><p></p><p>Sektörlere göre ithalat payları, yüzde 78,7 ile imalat sanayisinde (26 milyar 693 milyon dolar), yüzde 13,5 ile madencilik ve taş ocakçılığında (4 milyar 572 milyon dolar), yüzde 5 ile tarım, ormancılık ve balıkçılıkta (1 milyar 700 milyon dolar) hesaplandı.</p><p></p><p>Nisanda en fazla ithalat yapılan ülkeler, 4 milyar 478 milyon dolarla Çin, 2 milyar 590 milyon dolarla Rusya ve 2 milyar 363 milyon dolarla Almanya oldu.</p><p></p><p>İthalatta en çok paya sahip ilk 10 ülkenin toplam ithalat içindeki payı yüzde 51,1 olarak kayıtlara geçti.</p><p></p><p>Söz konusu ayda en fazla ithalat yapılan ülke grupları, 10 milyar 225 milyon dolarla AB, 8 milyar 347 milyon dolarla Asya ülkeleri ve 4 milyar 913 milyon dolarla diğer Avrupa ülkeleri olarak sıralandı.</p><p></p><p>- Ocak-nisan döneminde dış ticaret açığı yüzde 7,4 arttı</p><p></p><p>GTS kapsamında ocak-nisan döneminde geçen yılın aynı dönemine göre ihracat, yüzde 3 artarak 88 milyar 630 milyon dolar, ithalat yüzde 4,3 yükselişle 125 milyar 804 milyon dolar, dış ticaret hacmi yüzde 3,7 artışla 214 milyar 434 milyon dolar olarak hesaplandı.</p><p></p><p>Söz konusu dönemde dış ticaret açığı yüzde 7,4 yükselişle 37 milyar 174 milyon dolar olarak kayıtlara geçti. İhracatın ithalatı karşılama oranı da yüzde 70,5 oldu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">EYMSİB'in yeni Başkanı Cengiz Balık oldu</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/eymsibin-yeni-baskani-cengiz-balik-oldu-8112/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/eymsibin-yeni-baskani-cengiz-balik-oldu-8112/</id>
<published><![CDATA[2026-05-02T09:19:19+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-02T09:19:19+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E5C719-8190BF-C88050-E6D90D-E99449-90FD62.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Balık, görevi önceki Başkan Hayrettin Uçak’tan devraldı. Hayrettin Uçak yeni yönetim kurulunda yerini aldı. Uçak, önümüzdeki süreçte sektörle deneyimlerini paylaşmayı sürdürecek.&nbsp;</p><p></p><p>Ege İhracatçı Birlikleri’nde genel kurul maratonu, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin seçimli olağan genel kuruluyla tamamlandı. EYMSİB’in genel kuruluna yoğun katılım dikkat çekti.</p><p></p><p>Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanlığını 8 yıl sürdüren ve kanun gereği aday olamayan Hayrettin Uçak yaptığı konuşmada 8 yıllık başkanlığı döneminde gerçekleştirdikleri projeleri aktardı.&nbsp;</p><p></p><p>16 Nisan 2018 tarihinde Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Genel Kurulunun büyük bir teveccüh göstererek kendisini şerefli bir görev olan Yönetim Kurulu Başkanlığına seçtiğini dillendiren Uçak, “Bizler, 8 yıl boyunca bize verdiğiniz sorumluluk bilinciyle kendimizi hizmete adadık ve başımız dik, alnımız ak olarak bugün yine sizlerin huzurundayız. 2018 yılında bu salondaki konuşmamda ben değil, biz olacağız demiştim. 8 yıl boyunca da bunu gerçekleştirdik, ben değil biz olduk” şeklinde konuştu.&nbsp;</p><p></p><p>2018 yılında göreve geldiklerinde 700 milyon dolar seviyelerinde olan ihracatı yüzde 100’e yakın oranda artırarak 1 milyar 300 milyon dolara yükseltmeyi başardıklarının altını çizen Uçak şöyle devam etti; “İhracatımıza yeni pazarlar kazandırdık, var olan pazarlarımızda daha güçlü konuma geldik. Ticaret Heyetleri, URGE faaliyetleri, fuarlar, Turquality projeleri sizlerin ürünlerini yurtdışında tanıtmamızdaki en büyük araçlar oldu 8 yıl boyunca&hellip; Özellikle URGE projesini en etkili kullanan Birliklerden biri durumuna geldik ve Hindistan, Endonezya, Singapur, İngiltere, Norveç ve Kanada ülkelerine yönelik heyetler gerçekleştirdik. Hindistan Heyetimiz, Ticaret Bakanlığımız tarafından en başarılı URGE örneklerinden biri seçildi ve Sayın Bakanımızın elinden ödülümüzü sizler adına aldık. Ticaret Bakanlığımıza da tüm projelerimize verdikleri destek için tüm Hazirun önünde teşekkür etmek istiyorum.”</p><p></p><p>“Kullandığımız Pestisitleri Biliyoruz Projesi”yle Ege Bölgesinin kalıntı haritasını çıkardıklarının altını çizen Uçak, “Göreve geldiğimizden bu yana düzenli olarak Bölgemizdeki ihraç ürünlerinden numuneler alarak analizleri gerçekleştirdik. Kalıntı bakımından problem teşkil eden bölgelerde eğitici toplantılar düzenledik. Gençlerimizi tarıma teşvik etmek için 3.Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Programını hayata geçirdik. 150’den fazla potansiyel üretici ve ihracatçımıza uzman kadro ile A’dan Z’ye tarımı anlattık. Üyelerimizi ziyaret etmeyi hiç aksatmadık, belki aranızda 4-5 defa ziyaret ettiğimiz üyelerimiz vardır. Her koşulda onların yanında olmaya gayret ettik, bu ziyaretler için özel bir ekip oluşturduk, üyelerimizin sorunlarını dinledik, çözüm bulmaya çalıştık. İhracat kısıtlamaların her zaman karşısında durduk, her fırsatta, her toplantıda bu tür kısıtlamaların ihracatımıza zarar verdiğini anlattık” diyerek sözlerini noktaladı.&nbsp;</p><p></p><p>Balık: “Birlikte güçlü olabiliriz”</p><p></p><p>Genel kurulda konuşan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, 35 yılı aşkın süredir yaş meyve sebze sektörünün içinde yer aldığını, tarladan başlayan yolculuğun, paketleme tesislerinden geçip uluslararası pazarlara uzanan zorlu ama bir o kadar da değerli bir süreç olduğunu, bu süreçte güçlü olmanın yolunun birlikte hareket etmekten geçtiğini vurguladı.&nbsp;</p><p></p><p>“Geride bıraktığımız dönemde, özellikle artan maliyetler, rekabet koşulları, kalite beklentileri ve uluslararası pazarlardaki değişken talepler hepimizi zorladı” diyen Balık, “Tüm bu zorluklara rağmen Ege Yaş Meyve Sebze ve Mamul sektörü olarak ayakta kalmayı ve büyümeyi başardık. Bu başarı hepimizin ortak emeğidir. Şahsıma ve ekibimize duyduğunuz güven için sizlere gönülden teşekkür ediyorum. Bu bir görevden öte, büyük bir sorumluluktur. Bu sorumluluğun bilinciyle hareket edeceğimizden kimsenin şüphesi olmasın” diye konuştu.&nbsp;</p><p></p><p>2026-30 dönemiyle ilgili hedeflerini de anlatan Başkan Balık şöyle devam etti; “Üreticiden ihracatçıya kadar tüm paydaşlarımızın daha güçlü olduğu, kalite ve sürdürülebilirliğin ön planda tutulduğu, yeni pazarlara açılan ve rekabet gücünü artıran bir sektör yapısı için çalışmaya devam edeceğiz. Kapımız her zaman sizlere açık olacak. Sorunları birlikte konuşacak, çözümleri birlikte üreteceğiz. Çünkü bu birlik, hepimizin ortak evidir.”</p><p></p><p>Hayrettin Uçak’a teşekkür plaketi</p><p></p><p>Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanlığı’nda iki dönemini tamamlayan Hayrettin Uçak’a, yeni Başkan Cengiz Balık tarafından 8 yıllık emekleri nedeniyle teşekkür plaketi takdim edildi.</p><p></p><p>Listede 8 isim yenilendi&nbsp;</p><p></p><p>Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Genel Kurulu’nda 2026 yılı bütçesi ve iş programı kabul edildikten sonra seçimlere geçildi. Cengiz Balık tek aday olarak girdiği seçimde Yönetim Kurulu Başkanı seçilirken, Yönetim Kurulu’nda şu isimler yer aldı; Hayrettin Uçak, Sadık Demircan, Makbule Çiftçi, Emin Sercan Göçeren, Muhammed Elçiboğa, Veysel Ali Bahadır, Martin Erdemir Sanford, Kenan Unat, Deniz Celep ve Tolga Selim Kağan”</p><p></p><p>“Veysel Güldoğan, Muhammet Mustafa Deniz ve Recep Çöpten” Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Denetim Kurulu’nu oluşturdu. 14 kişilik yönetim ve denetim kurulu listesinde 6 isim yerini korurken, 8 isim değişti.</p><p>Cengiz Balık kimdir?</p><p></p><p>Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık 1962 yılında Alaşehir’de doğdu. Cengiz Balık, Ege Üniversitesi Matematik Bölümü’nden mezun oldu.&nbsp;</p><p></p><p>İş hayatına 1989 yılında kurduğu Cengiz Balık Tarım Ürünleri Ticareti isimli şahıs firması ile adım atan Balık, 1992 yılına kadar Migros Ticaret A.Ş.’nin tedarikçisi olarak faaliyet gösterdi.&nbsp;</p><p></p><p>1992 yılında Cena Dış Ticaret ve Tarım Ürünleri Sanayi A.Ş.’yi kurarak ihracat alanına yönelen Cengiz Balık, taze meyve ve sebze sektöründe uluslararası pazarlara açılmış, yıllar içerisinde güçlü bir ihracat ağı ve müşteri portföyü oluşturmuştur. 2006 yılında kurduğu Beyobası Ltd. Şti. ile tarım ve ticaret faaliyetlerini daha da genişletmiştir.</p><p></p><p>Aynı zamanda aileden gelen çiftçilik geleneğini sürdüren Balık, üretimden ihracata kadar sektörün tüm aşamalarında aktif rol almaktadır. Ulusal market zincirlerine taze meyve ve sebze tedariki sağlamaya devam etmektedir.</p><p></p><p>Sektörel temsilde de önemli görevler üstlenen Cengiz Balık, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği bünyesinde 2001, 2003 ve 2006 yıllarında üç dönem Yönetim Kurulu Üyeliği yaptı. 2018 yılında Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı seçilen Balık, 2022 yılında bu göreve ikinci kez seçildi.&nbsp;</p><p></p><p>İzmir Tarım Grubu’nun kurucu üyelerinden olan Cengiz Balık, 30 Nisan 2026 tarihinde yapılan genel kurulda Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanlığı’na seçildi.&nbsp;</p><p></p><p>35 yılı aşkın tecrübesiyle üretim, tedarik, lojistik ve ihracat süreçlerini bütüncül bir yaklaşımla yöneten Cengiz Balık, Türk yaş meyve sebze sektörünün gelişimi ve uluslararası rekabet gücünün artırılması için çalışmalarına aktif olarak devam etmektedir.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İMİB'de yeni başkan  Metin Çekiç oldu</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/imibde-yeni-baskan-metin-cekic-oldu-7855/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/imibde-yeni-baskan-metin-cekic-oldu-7855/</id>
<published><![CDATA[2026-05-02T09:17:55+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-02T09:17:55+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0B0012-6D302B-954077-B494BF-0FDFA9-7C1AB0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İstanbul Maden İhracatçıları Birliği’nde (İMİB) gerçekleştirilen olağan seçimli genel kurulda başkanlığa Metin Çekiç seçildi. Çekiç 272 oy alırken, Ali Emiroğlu 261 oyda kaldı. Metin Çekiç, seçim sonrası yaptığı açıklamada kapsayıcı ve birleştirici mesajlar verdi. Çekiç, sandığa giderek oy kullanan tüm üyelere teşekkür ederek, “Bugün burada iradesini ortaya koyan tüm üyelerimize gönülden teşekkür ediyorum. Bu tablo, sektörümüzün birlik ruhunu ve demokratik olgunluğunu açıkça ortaya koymuştur.” dedi. Seçimde yarıştığı Ali Emiroğlu ve yönetim listelerinde yer alan tüm isimlere de teşekkür eden Çekiç, “Bu süreçte sorumluluk alan, emek veren tüm adaylarımıza ve ekiplerine teşekkür ediyorum. Bu yarışın kazananı yalnızca bir kişi değil, tüm maden sektörüdür. Bundan sonra ortak akılla, birlikte hareket edeceğiz.” ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>SEKTÖRÜMÜZÜ DAHA DA İLERİYE TAŞIYACAĞIZ&nbsp;</p><p>Seçim öncesinde İMİB Başkan Yardımcısı olarak görev yaptığını hatırlatan Çekiç, son dört yılda yönetim kurulu ile birlikte önemli projelere imza attıklarını belirterek, “Görev süremiz boyunca sektörümüzün uluslararası görünürlüğünü artırmaya odaklandık. Türk doğal taşını küresel ölçekte daha güçlü bir marka haline getirmek için önemli adımlar attık. Mimarlık ve tasarım dünyasıyla kurduğumuz iş birlikleri, uluslararası fuar katılımları ve alım heyetleriyle sektörümüzü yeni pazarlara açtık.” dedi. Yeni dönemde bu çalışmaların üzerine koyarak ilerleyeceklerini vurgulayan Çekiç, “Önümüzdeki süreçte mevcut projelerimizi daha da geliştirerek sürdüreceğiz. Sektörümüzün ihtiyaçlarına daha hızlı cevap veren, daha güçlü bir yapı oluşturmak için yeni yönetimimizle birlikte çalışacağız. Amacımız, maden sektörünü hem üretimde hem de ihracatta çok daha ileri taşımak. İMİB’i daha güçlü bir geleceğe taşımak için tüm sektör paydaşlarımızla birlikte çalışmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.</p><p></p><p>Görev süresi boyunca sektöre önemli katkılar sunan önceki dönem İMİB Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Batal’a ve önceki başkanlardan Rüstem Çetinkaya’ya da teşekkür eden Çekiç, “Birliğimize değer katan, bugünlere gelmesinde emeği olan tüm başkanlarımıza ve yönetimlere şükranlarımı sunuyorum.” dedi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">UYMSİB Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Taner görevi devraldı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/uymsib-yonetim-kurulu-baskani-hamdi-taner-gorevi-devraldi-400/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/uymsib-yonetim-kurulu-baskani-hamdi-taner-gorevi-devraldi-400/</id>
<published><![CDATA[2026-04-30T11:35:22+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-30T11:35:22+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_502FC9-AE8209-00FBBF-345894-1A0AD4-3ECA9C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Devir teslim töreninde konuşan önceki dönem Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Senih Yazgan, Bursa’nın polikültür bir tarım vasfına sahip, zengin bir şehir olduğunu belirterek; “Bizler de bu güzel şehirde önemli bir görevi yerine getirmeye çalıştık. Görevimiz süresince yaşadığımız sorunlar da oldu. Dünya genelinde yaşanan iklim sorunları, bir dönem ülkemizde yaşanan su sıkıntısı gibi engellere rağmen süreci doğru bir şekilde yönetmeye çalıştık. Tabii ki buradaki en önemli emek hiçbir zaman yılmadan mücadele eden başta üreticilerimizindir. Üreticilerimizin bin bir emekle büyüttüğü ürünleri değerlendiren, emeğe katkı veren ihracatçılarımıza da ayrıca teşekkür ediyorum. Yeni yönetimimizin de bu görevi layıkı ile yerine getireceğine inanıyor, başarılar diliyorum. Tecrübe ve bilgi birikimimizle her zaman yanınızda olacağız” dedi.</p><p>“Üretici ve ihracatçılarımıza desteğimiz sürecek”</p><p>Bugüne kadar yaptığı başarılı çalışmalar nedeniyle Prof. Dr. Senih Yazgan ve yönetimine teşekkür eden UYMSİB Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Taner “İhracatçılar, özellikle tarımsal ürünleri ihraç eden firmalar gerçekten zor bir dönemden geçiyor. Maliyetlerin arttığı, kur baskısının yaşandığı hedef pazarlardaki pazarımızın küçüldüğü bir dönem yaşıyoruz. Bizim öncelikli hedefimiz birliğimizdeki ihracatı arttırmak, bütçemizi büyütmek, zor şartlarda ihracat yapmaya çalışan firmalarımızın yanında olmaktır. Genç, dinamik, güçlü bir ekip olarak geldik. İnşallah bundan sonraki süreçte de yeni yönetimde ihracatçıların faydasına olacak güzel işlere imza atacağız” ifadelerini kullandı.&nbsp;</p><p>UYMSİB Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Taner ve Yönetim Kurulu Üyeleri, önceki dönem başkanı Yazgan’a teşekkürlerini sunarak çiçek takdiminde bulundu.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Dış ticaret açığı martta 11 milyar 221 milyon dolar oldu</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/dis-ticaret-acigi-martta-11-milyar-221-milyon-dolar-oldu-5951/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/dis-ticaret-acigi-martta-11-milyar-221-milyon-dolar-oldu-5951/</id>
<published><![CDATA[2026-04-30T11:23:40+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-30T11:23:40+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D1EA59-AB8593-0E7DBA-E4105D-40DA84-FB8CA0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Ticaret Bakanlığı işbirliğiyle oluşturulan mart ayına ilişkin geçici dış ticaret verileri açıklandı.</p><p></p><p>Buna göre Genel Ticaret Sistemi (GTS) kapsamında ihracat, martta geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 6,4 azalarak 21 milyar 899 milyon dolar, ithalat yüzde 8,2 yükselerek 33 milyar 120 milyon dolar oldu.</p><p></p><p>Dış ticaret açığı, martta yıllık bazda yüzde 56 artarak 7 milyar 195 milyon dolardan 11 milyar 221 milyon dolara çıktı.</p><p></p><p>İhracatın ithalatı karşılama oranı, Mart 2025'te yüzde 76,5 iken geçen ay yüzde 66,1'e geriledi.</p><p></p><p>- Ocak-mart döneminde dış ticaret açığı yüzde 27,5 arttı</p><p></p><p>Ocak-mart döneminde ise ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,2 azalışla 63 milyar 227 milyon dolar, ithalat yüzde 4,7 artışla 91 milyar 895 milyon dolar olarak gerçekleşti.</p><p></p><p>Söz konusu dönemde, dış ticaret açığı yüzde 27,5 artışla 22 milyar 486 milyon dolardan 28 milyar 667 milyon dolara çıktı.</p><p></p><p>İhracatın ithalatı karşılama oranı Ocak-Mart 2025 döneminde yüzde 74,4 iken bu yılın aynı döneminde yüzde 68,8'e geriledi.</p><p></p><p>- Enerji ve altın hariç dış ticaret</p><p></p><p>Geçen ay enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ihracat, yüzde 5,5 azalarak 21 milyar 492 milyon dolardan 20 milyar 304 milyon dolara düştü.</p><p></p><p>Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ithalat, söz konusu ayda yüzde 11,2 artarak 23 milyar 144 milyon dolardan 25 milyar 738 milyon dolara yükseldi.</p><p></p><p>Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç dış ticaret açığı, martta 5 milyar 435 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret hacmi yüzde 3,2 artışla 46 milyar 42 milyon dolar olarak tespit edildi.</p><p></p><p>Söz konusu ayda enerji ve altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 78,9 olarak belirlendi.</p><p></p><p>Türkiye'nin, mart ayı ihracatında imalat sanayisinin payı yüzde 93,7, ithalatta ara mallarının payı yüzde 70 olarak kayıtlara geçti.</p><p></p><p>Buna göre, ekonomik faaliyetler incelendiğinde, ihracatta martta imalat sanayisinin payı yüzde 93,7, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 3,7, madencilik ve taş ocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,9 oldu.</p><p></p><p>Bu yılın ocak-mart döneminde, ihracatta imalat sanayisinin payı yüzde 93,4, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 4,2, madencilik ve taş ocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,7 olarak belirlendi.</p><p></p><p>Geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre, ithalatta martta ara mallarının payı yüzde 70, sermaye mallarının payı yüzde 14,6 ve tüketim mallarının payı yüzde 14,9 olarak hesaplandı.</p><p></p><p>İthalatta, yılın ilk üç ayında ara mallarının payı yüzde 71,4, sermaye mallarının payı yüzde 14,1 ve tüketim mallarının payı yüzde 14 oldu.</p><p></p><p>- Almanya ihracatta, Çin ithalatta ilk sırada</p><p></p><p>Martta, ülkeler özelinde ihracatta ilk sırayı, 1 milyar 820 milyon dolarla Almanya aldı. Bu ülkeyi, 1 milyar 419 milyon dolarla Birleşik Krallık, 1 milyar 378 milyon dolarla ABD, 1 milyar 217 milyon dolarla İtalya, 996 milyon dolarla Fransa izledi. Söz konusu ayda, ilk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 31,2'sini oluşturdu.</p><p></p><p>Ocak-mart döneminde de ihracatta ilk sırayı, 5 milyar 452 milyon dolarla Almanya aldı. Bu ülkeyi, sırasıyla 3 milyar 944 milyon dolarla Birleşik Krallık, 3 milyar 830 milyon dolarla ABD, 3 milyar 374 milyon dolarla İtalya ve 2 milyar 706 milyon dolarla Fransa takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 30,5'ine karşılık geldi.</p><p></p><p>Martta ithalatta ise ilk sıra Çin'in oldu. Çin'den yapılan ithalatın tutarı 4 milyar 759 milyon dolar olarak hesaplanırken bu ülkeyi 3 milyar 511 milyon dolarla Rusya, 2 milyar 538 milyon dolarla Almanya, 1 milyar 620 milyon dolarla İsviçre, 1 milyar 516 milyon dolarla ABD izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 42,1'ini oluşturdu.</p><p></p><p>Ocak-mart dönemindeki ithalatta da ilk sırada, 13 milyar 167 milyon dolarla Çin yer buldu. Bu ülkeyi, 9 milyar 87 milyon dolarla Rusya, 6 milyar 619 milyon dolarla Almanya, 4 milyar 680 milyon dolarla ABD, 4 milyar 579 milyon dolarla İsviçre izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 41,5'i olarak hesaplandı.</p><p></p><p>Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre, martta bir önceki aya kıyasla ihracat yüzde 2 azalırken ithalat yüzde 2,3 yükseldi. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise martta geçen yılın aynı ayına kıyasla ihracat yüzde 6,8 düşerken ithalat yüzde 6,6 arttı.</p><p></p><p>Teknoloji yoğunluğuna göre dış ticaret verileri, "ISIC Rev.4" sınıflaması içinde yer alan imalat sanayisi ürünlerini kapsıyor. Martta bu sınıflamaya göre, imalat sanayisi ürünlerinin toplam ihracattaki payı yüzde 93,7 oldu. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayisi ürünleri ihracatı içindeki payı yüzde 3,5 olarak kayıtlara geçti.</p><p></p><p>Ocak-mart döneminde ISIC Rev.4'e göre, imalat sanayisi ürünlerinin toplam ihracattaki payı yüzde 93,4'ü, yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayisi ürünleri ihracatı içindeki payı yüzde 3,4'ü buldu.</p><p></p><p>Martta imalat sanayisi ürünlerinin toplam ithalattaki payı, yüzde 80,2 olarak belirlendi. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayisi ürünleri ithalatı içindeki payı, yüzde 12,1 olarak kaydedildi.</p><p></p><p>Ocak-mart döneminde, imalat sanayisi ürünlerinin toplam ithalattaki payı yüzde 79,8, yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayisi ürünleri ithalatı içindeki payı ise yüzde 12,1 olarak kayıtlara geçti.</p><p></p><p>- Özel Ticaret Sistemi verileri</p><p></p><p>Özel Ticaret Sistemi'ne göre ise martta ihracat, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 6,1 azalarak, 20 milyar 33 milyon dolara geriledi. İthalat ise yüzde 5,6 artarak, 30 milyar 832 milyon dolara çıktı.</p><p></p><p>Martta dış ticaret açığı, yüzde 37,6 artarak 7 milyar 850 milyon dolardan, 10 milyar 799 milyon dolara ulaştı. İhracatın ithalatı karşılama oranı, Mart 2025'te yüzde 73,1 iken bu yılın aynı ayında yüzde 65'e geriledi.</p><p></p><p>Özel Ticaret Sistemi'ne göre ihracat, ocak-mart döneminde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 2,4 azalarak 57 milyar 992 milyon dolar, ithalat yüzde 5 artarak 86 milyar 957 milyon dolar olarak belirlendi.</p><p></p><p>Ocak-mart döneminde, dış ticaret açığı yüzde 23,7 artarak 23 milyar 412 milyon dolardan, 28 milyar 965 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı, Ocak-Mart 2025 döneminde yüzde 71,7 iken, bu yılın aynı döneminde yüzde 66,7'ye düştü.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">E-İhracatta Körfez etkisi: Hedefler yeniden şekilleniyor</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/e-ihracatta-korfez-etkisi-hedefler-yeniden-sekilleniyor-8062/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/e-ihracatta-korfez-etkisi-hedefler-yeniden-sekilleniyor-8062/</id>
<published><![CDATA[2026-04-28T13:44:14+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-28T13:44:14+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DA4C54-9C8D2C-4E1EB7-5BEFEE-CA006D-C1AFE9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan e-ticaret alt yapı sağlayıcısı ikas CEO’su Mustafa Namoğlu, sürecin çok boyutlu etkilerine dikkat çekti: “E-ihracat, doğası gereği yalnızca ihtiyaçları değil, tüketici taleplerini de kapsar. Ancak belirsizlik dönemlerinde harcamalar hızla temel ihtiyaçlara yönelir. Hazır giyim ve aksesuar gibi kategoriler geri çekilirken; gıda, hijyen ve enerji ürünleri ön plana çıkıyor. Bu da e-ticaret oyuncularının ürün ve stok stratejilerini yeniden kurgulamasını zorunlu kılıyor.”</p><p>Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) Mart 2026 verilerine göre, Körfez’e yönelik ihracatta yaklaşık %40 oranında daralma yaşandı. Bu düşüşle birlikte ticaret hacmi 1,2 milyar dolar seviyelerine geriledi. E-ihracat ise bu gelişmelerden en hızlı etkilenen alanların başında geliyor.</p><p></p><p><b>Lojistikte Aksamalar Maliyetleri Artırıyor</b></p><p></p><p>Bölgede yaşanan gelişmeler, yalnızca talep tarafını değil, lojistik süreçleri de etkiliyor. Hürmüz Boğazı’nda artan riskler nedeniyle deniz trafiğinde aksamalar yaşanırken, bu durum özellikle düşük değerli ürünlerin taşınmasını zorlaştırıyor. Yüksek değerli ürünler ise talep daralması nedeniyle beklemeye alınıyor.</p><p>Enerji piyasalarında yaşanan dalgalanmalar da küresel tedarik zincirine ek baskı oluşturuyor. Artan maliyetler ve uzayan teslimat süreleri, e-ihracat yapan şirketlerin operasyonel planlarını yeniden gözden geçirmesine neden oluyor.</p><p></p><p><b>Alternatif Pazarlar Artık Zorunluluk</b></p><p></p><p>Namoğlu, mevcut tablo karşısında ihracatçıların yeni stratejiler geliştirmesi gerektiğini vurguladı:</p><p>“Tek bir bölgeye odaklanmak artık sürdürülebilir değil. Alternatif pazarlara yönelmek, veri odaklı kararlar almak ve esnek bir e-ihracat altyapısı kurmak kritik önem taşıyor. Bu süreç, aynı zamanda şirketler için daha dayanıklı ve çeşitlendirilmiş bir büyüme modeline geçiş fırsatı sunuyor.”</p><p>Küresel ekonomide belirsizliklerin sürdüğü bu dönemde, sektör temsilcileri gelişmeleri yakından takip ederken, bölgedeki istikrarın yeniden sağlanması en büyük beklenti olarak öne çıkıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Serbest bölgelerden 3 milyar 23 milyon dolarlık ihracat</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/serbest-bolgelerden-3-milyar-23-milyon-dolarlik-ihracat-6055/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/serbest-bolgelerden-3-milyar-23-milyon-dolarlik-ihracat-6055/</id>
<published><![CDATA[2026-04-28T12:24:51+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-28T12:24:51+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_ED048B-C74E44-A1E43D-05178E-F91ABB-53973D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Serbest Bölgeler Kurucu ve İşleticileri Derneği Başkanı Yusuf Kılınç, yaptığı açıklamada, serbest bölgelerin ilk çeyrekteki ticaret hacminin yıllık bazda yüzde 0,45 artışla 6 milyar 733 milyon dolara çıktığını bildirdi.</p><p></p><p>Bu dönemde Türkiye'den serbest bölgelere ticaretin yüzde 3,3 yükselişle 855 milyon doları bulduğunu belirten Kılınç, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Serbest bölgelerin ihracatı yüzde 1,8 artışla 3 milyar 23 milyon dolar olarak gerçekleşti. Türkiye'nin serbest bölgeleri, 2026 yılının ilk çeyreğinde küresel ticaretteki yavaşlama ve bölgesel risklere rağmen dayanıklılığını koruyan bir performans sergiledi. İlk çeyrekte ticaret hacmi 6 milyar 733 milyon dolara ulaşırken, özellikle ihracat ve dış bağlantılı ticaret kalemlerindeki artış serbest bölgelerin Türkiye ekonomisi açısından stratejik rolünü bir kez daha ortaya koydu."</p><p></p><p>Kılınç, bu dönemde Bursa Serbest Bölgesi'nin ihracatı yüzde 29, ticaret hacmini yüzde 22 artırarak en güçlü artışı sağlayan bölge olduğunu ifade etti.</p><p></p><p>Serbest bölgelerin 2026'nın ilk çeyreğinde sınırlı ancak nitelikli bir büyüme sergilediğini belirten Kılınç, "Türkiye'nin ihracat kapasitesine katkı sunmayı sürdürdü. Özellikle dış ticaret odaklı büyüme kompozisyonu, serbest bölgelerin yalnızca ticaret hacmi yaratan alanlar değil, aynı zamanda Türkiye'nin küresel rekabet gücünü destekleyen stratejik üretim ve lojistik merkezleri olduğunu teyit ediyor." değerlendirmesinde bulundu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Batı Akdeniz'den ilk çeyrekte 25 sektörde 166 ülkeye ihracat</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/bati-akdenizden-ilk-ceyrekte-25-sektorde-166-ulkeye-ihracat-4053/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/bati-akdenizden-ilk-ceyrekte-25-sektorde-166-ulkeye-ihracat-4053/</id>
<published><![CDATA[2026-04-28T12:20:10+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-28T12:20:10+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_04EE58-33B706-8FAFDA-8B0718-61AE19-5315D9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>BAİB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Can, AA muhabirine, bölgeden geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,5 artışla 736 milyon 865 bin dolarlık ihracat yapıldığını söyledi.</p><p></p><p>Bölgenin ihracatında yaş meyve ve sebzenin ilk sırada, maden ve metallerin ikinci, ağaç mamulleri ve orman ürünlerinin üçüncü sırada bulunduğunu belirten Can, bu 3 sektörün bölge ihracatının yaklaşık yüzde 60'ını oluşturduğunu kaydetti.</p><p></p><p>- İhracat İspanya'da yüzde 65, Polonya'da yüzde 59 arttı</p><p></p><p>Bölgeden yılın ilk çeyreğinde 1525 ihracatçı tarafından 166 ülkeye satış yapıldığını dile getiren Can, "Birinci sırada Almanya, ikinci sırada Romanya ve üçüncü sırada Çin Halk Cumhuriyeti yer alıyor." dedi.</p><p></p><p>Çin'i Rusya, ABD, Ukrayna, Hollanda, Bulgaristan, Polonya ve İspanya'nın takip ettiğini söyleyen Can, bu dönemde bazı pazarlarda yüzde 50'nin üzerinde artışlar gerçekleştirdiklerini kaydetti.</p><p></p><p>İhracatın İspanya'ya yüzde 65, Polonya'ya yüzde 59, Çin'e yüzde 31 artış gösterdiğini ifade eden Can, "Çin Halk Cumhuriyeti, Polonya ve İspanya'da oransal bazda ciddi artışlarımız görülmekte. Bu artışlarla bu ülkeler en fazla ihracat yapılan ilk 10 ülke arasına girdi." diye konuştu.</p><p></p><p>- Rota Uzak Doğu, ABD ve Kanada</p><p></p><p>Mehmet Ali Can, ihracatın artmasında Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesinin Desteklenmesi (UR-GE) Projesi'nin de önemli rolü olduğunu söyledi.</p><p></p><p>UR-GE ile firmaların ulaşmakta zorlandığı bölgelere Ticaret Bakanlığının desteğiyle ticari heyet ziyaretleri gerçekleştirdiklerini anlatan Can, firmaların birbirlerini daha güvenli bir ortamda tanıdığını, işletmeden işletmeye ticaret modeli (B2B) çerçevesinde görüşmeler yaptıklarını kaydetti.</p><p></p><p>Bu yıl da UR-GE projelerine ağırlık vereceklerini vurgulayan Can, "Mevcut ihracat yaptığımız ülkelerden ziyade daha az pazar payı olan ülkelere ziyaret edeceğiz. Bunların başında Uzak Doğu, ABD ve Kanada gibi ülkelere heyet ziyaretlerini gerçekleştirmeye devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Denizli'nin tekstil ve konfeksiyon ihracatı 309 milyon dolar oldu</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/denizlinin-tekstil-ve-konfeksiyon-ihracati-309-milyon-dolar-oldu-102/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/denizlinin-tekstil-ve-konfeksiyon-ihracati-309-milyon-dolar-oldu-102/</id>
<published><![CDATA[2026-04-27T14:47:56+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-27T14:47:56+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C971C3-F88508-E13AF5-8CAD82-4619D2-6BA72C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Uğurlu yaptığı yazılı açıklamada, tekstil ve konfeksiyon sektörünün hem il hem de ülke ekonomisi açısından kritik önem taşıdığını kaydetti.</p><p></p><p>Yılın ilk çeyreğinde ülke ihracatının 63,3 milyar dolar olduğunu, tekstil ve konfeksiyon ihracatının yüzde 7,4 düşüşle 6 milyar dolar olarak gerçekleştiğini belirten Uğurlu, "İlimizin tekstil ve konfeksiyon ihracatı 2025 yılında toplam ihracatımızın yüzde 29,2'sini oluşturarak 1,4 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. 2026'nın ilk çeyreğinde ise yüzde 7,4'lük azalışla 309 milyon dolara geriledi. Sektörün il ihracatındaki payı yüzde 27 oldu." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Uğurlu, ihracattaki düşüşte AB başta olmak üzere ana pazarlarda talep daralması, sıkı para politikaları ve tüketici harcamalarındaki yavaşlamanın etkili olduğunu, Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmelerin küresel ticareti baskıladığını anlatarak, artan enerji ve işçilik maliyetleri ile finansmana erişimde yaşanan zorlukların da sektör üzerinde baskı oluşturduğunu belirtti.</p><p></p><p>Sektörün güçlü üretim altyapısı ve kalite odaklı yaklaşımıyla süreci yönetmeye devam ettiğini kaydeden Uğurlu, Denizli'nin katma değerli üretimde öne çıktığını, il genelindeki ihracat birim fiyatının 2,45 dolar olduğunu, konfeksiyon sektöründe bu rakamın 12,51 dolara, tekstil ve ham maddelerinde ise 5,85 dolara ulaştığını ifade etti.</p><p></p><p>Uğurlu, Denizli'nin ev tekstilinde Türkiye lideri konumunda bulunduğunu aktararak, Denizli'den en fazla ihracat yapılan ülkeler arasında Almanya, ABD, İtalya, Hollanda ve Fransa'nın yer aldığını, AB ülkelerinin toplam ihracattan yüzde 65 pay aldığını dile getirdi.</p><p></p><p>Markalaşma çalışmalarına önem verdiklerini belirten Uğurlu, "2016 yılından bu yana yürüttüğümüz Turkish Towels projesiyle Türk havlusunun uluslararası bilinirliğini artırıyoruz. Yeni dönemde de tanıtım faaliyetlerimizi sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Uğurlu, e-ihracatın sektörde önemli bir potansiyel taşıdığına işaret ederek, dijital pazarlama ve uluslararası pazaryerlerinde görünürlüğün artırılmasına yönelik çalışmalara ağırlık vereceklerini sözlerine ekledi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kuru soğan ihracatı ilk çeyrekte yaklaşık 15 kat arttı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/kuru-sogan-ihracati-ilk-ceyrekte-yaklasik-15-kat-artti-8695/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/kuru-sogan-ihracati-ilk-ceyrekte-yaklasik-15-kat-artti-8695/</id>
<published><![CDATA[2026-04-27T11:51:12+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-27T11:51:12+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A51C15-986DF3-11A85F-9C66E9-769E59-788334.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yemek yapımında temel malzemeler arasında yer alan ve hemen her sofrada kullanılan kuru soğanda dış satım yıla yükselişle başladı.</p><p></p><p>Türkiye 2024 yılında 85 bin 449 ton kuru soğan ihracatı karşılığında 30 milyon 499 bin dolar gelir elde ederken, 2025 yılında bu rakam 143 bin 995 ton ve 43 milyon 124 bin dolara yükseldi. Kuru soğan, 2025'teki toplam sebze ihracatından yüzde 4 pay aldı.</p><p></p><p>Geçen yılın ocak-mart döneminde 2 bin 128 ton ürün karşılığında 993 bin 54 dolar gelir sağlandı. Türkiye, 2026'nın ilk çeyreğinde ise 57 bin 376 ton kuru soğan ihracatı gerçekleştirdi, 15 milyon 288 bin dolar kazanç elde etti.</p><p></p><p>- En fazla talep gelen ülkeler</p><p></p><p>Yılın ilk çeyreğinde kuru soğan ihracatı yapılan ülke sayısı 9'dan 29'a yükseldi.</p><p></p><p>En fazla dış satım 4 milyon 932 bin dolarla Irak'a oldu. Irak'ı 3 milyon 991 bin dolarla Suriye ve 1 milyon 460 bin dolarla Almanya izledi.</p><p></p><p>- "Yıl sonunda 100 milyon dolar civarında ihracat bekliyoruz"</p><p></p><p>Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, AA muhabirine, Türkiye'nin 2024'te 2,2 milyon tona yakın soğan ürettiğini söyledi.</p><p></p><p>Üretimin 2025'te 2,9 milyon tona ulaştığını anlatan Uçak, üretimdeki artışın dış satım performansına yansıdığını ifade etti.</p><p></p><p>Uçak, kuru soğandaki ihracat oranının kendilerini mutlu ettiğini kaydederek, "Soğan ve patates mutfağımızın olmazsa olmazları. Bazı ülkelerde de soğan üretiliyor. Özellikle Mısır bize büyük rakip oldu ama bizdeki soğanların ne lezzeti ne de tadı bulunuyor. Bizdeki soğanlarda et kalınlığı daha fazla, daha lezzetli ve sulu. Ondan dolayı ciddi talep görüyor." dedi.</p><p></p><p>Kuru soğan ihracatındaki ivmenin yıl boyunca devam etmesini beklediklerine vurgulayan Uçak, şöyle konuştu:</p><p></p><p>"İlk çeyrekte 15 milyon 300 bin dolar seviyesinde bir ihracat gerçekleşti. Yıl sonunda 100 milyon dolar civarında ihracat bekliyoruz. Bazı ülkelerde yağış ve savaşlardan dolayı üretim sıkıntıları oldu. Bizde de üretim fazlalığı oldu. Türk soğanının hem raf ömrü uzun hem de tadı lezzetli ve farklı olunca çeşitli ülkelerde rağbet görmeye başladı. Biz sadece 2026 yılına endeksli değiliz. Önümüzdeki yıllarda da ihracatımız yüzde 15-20 artarak devam edecektir."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Gaziantep'ten yılın ilk çeyreğinde 2,4 milyar dolarlık ihracat</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/gaziantepten-yilin-ilk-ceyreginde-24-milyar-dolarlik-ihracat-9143/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/gaziantepten-yilin-ilk-ceyreginde-24-milyar-dolarlik-ihracat-9143/</id>
<published><![CDATA[2026-04-27T11:49:36+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-27T11:49:36+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6AB675-C7FBC7-AC21F9-83F105-4CAE94-EF648C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kentten ocak-mart döneminde 2 milyar 411 milyon 900 bin dolarlık dış satım yapıldı.</p><p></p><p>Halı, hububat, tekstil ve kuru meyve başta olmak üzere birçok kalemde ihracat gerçekleştiren kentin dış satımı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,5 azaldı.</p><p></p><p>Yılın ilk üç ayında kentten en fazla ihracat 741 milyon 898 bin dolarla hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektöründe yapıldı. Bu sektörü halı, kimyevi maddeler ve mamulleri, mobilya, kağıt ve orman ürünleri ile tekstil ve hammaddeleri izledi.</p><p></p><p>- "Jeopolitik gelişmeler ihracatı etkiliyor"</p><p></p><p>Gaziantep Ticaret Odası Başkanı Tuncay Yıldırım, AA muhabirine, 2026 yılının ilk çeyreğinin küresel ekonomideki dalgalanmalar ve bölgede yaşanan jeopolitik gelişmelerin etkisiyle tamamlandığını söyledi.</p><p></p><p>Bölgedeki gelişmelerin ihracatı etkilediğini belirten Yıldırım, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Tüm olumsuzluklara rağmen Gaziantep olarak yılın ilk üç ayında 2,4 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaşmış olmamız, şehrimizin üretim gücünü ve iş dünyamızın direncini açıkça ortaya koymaktadır. Mevcut şartlar altında bu performansı son derece kıymetli buluyorum. Ancak unutulmamalıdır ki şehrimizin, ülkemizin ve hatta küresel ekonominin geleceği, yaşanacak jeopolitik gelişmelerle doğrudan bağlantılıdır."</p><p></p><p>Küresel talep, enerji fiyatları ve finansman koşullarının ticari faaliyetler açısından belirleyici olacağını vurgulayan Yıldırım, belirsizliklerin azalmasıyla birlikte üretim, ihracat ve yatırım iştahının yeniden güç kazanmasını beklediklerini ifade etti.</p><p></p><p>Yıldırım, küresel ölçekte yaşanan çatışmaların piyasalara etkisine dikkati çekerek, "Yaşanan savaş ve çatışma ortamı, özellikle enerji, navlun ve lojistik maliyetleri üzerinden üretim süreçlerini doğrudan etkiledi. Sanayicimiz ve ihracatçımız artan maliyet baskısına rağmen üretime devam etti. Ancak sürecin uzaması halinde ortaya çıkabilecek riskler de açıkça görülmektedir." diye konuştu.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türkiye'nin ayçiçeği yağı ihracatı ilk çeyrekte yüzde 17,2 arttı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-aycicegi-yagi-ihracati-ilk-ceyrekte-yuzde-172-artti-8006/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-aycicegi-yagi-ihracati-ilk-ceyrekte-yuzde-172-artti-8006/</id>
<published><![CDATA[2026-04-26T12:57:18+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-26T12:57:18+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CA2595-264BDD-A4AD79-20CA23-18C6FA-CEC94F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>2026 yılının Ocak-Mart döneminde Türkiye'den 93 ülke ve serbest bölgeye 195 bin 995 ton ayçiçeği yağı ihraç edildi.</p><p></p><p>Sektör, bu ihracat karşılığında 316 milyon 847 bin dolar gelir elde etti. Geçen yılın aynı döneminde 183 bin 125 ton karşılığında yapılan 270 milyon 396 bin dolarlık ihracat, bu yılın ilk çeyreğinde değerde yüzde 17,2, miktarda ise yüzde 7 artış gösterdi.</p><p></p><p>Türkiye'nin ayçiçeği yağı ihracatında yüzde 61,7'lik paya sahip olan Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nden ise 195 milyon 648 bin dolarlık dış satım yapıldı.</p><p></p><p>Bu dönemde Türkiye'den en çok ayçiçeği yağı ihracatı, 126 milyon 94 bin dolarla Cibuti'ye gerçekleştirilirken, bu ülkeyi 33 milyon 798 bin dolarlık ihracatla Sudan, 20 milyon 416 bin dolarlık ihracatla Suriye izledi.</p><p></p><p>- Dünya pazarının yüzde 18,3'ünü karşılıyor</p><p></p><p>Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, dünya rafine ayçiçeği yağı ticaretinde ulaşılan yüzde 18,3'lük pazar payının, Türkiye'nin gıda ticaretindeki uluslararası gücünü çok net bir şekilde ortaya koyduğunu söyledi.</p><p></p><p>Yılın kalan bölümündeki sektörel performans ile ilgili değerlendirmede bulunan Kadooğlu, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Ham madde arzında yaşanan küresel kısıtlamalar ve bölgemizi kuşatan savaş koşulları, kalan bölümdeki performans için belirleyici olacaktır. Özellikle Rusya'nın ihracat vergilerini 2026 yılı sonuna kadar uzatmış olması, tedarik zinciri üzerinde bir baskı oluştursa da biz bu zorluğu stok yönetim gücümüz, Toprak Mahsulleri Ofisi'nin yerinde müdahaleleri ve yüksek teknolojili tesislerimizin esnekliğiyle aşmayı biliyoruz. Dahilde İşleme Rejimi sayesinde edindiğimiz tohumu katma değer katarak işliyor, dünya pazarlarına 'Türk yağı' imzasıyla sunuyoruz. Ukrayna ve Rusya gibi ham madde devlerini rafine ürün ihracatında geride bırakabilmemizi, sadece lojistik bir avantaj değil; yılların getirdiği teknolojik birikimin bir sonucu olarak görüyorum. İnanıyorum ki bu dinamizm bizi önümüzdeki 10 yıl içinde yüzde 25 pazar payı hedefimize de ulaştıracaktır."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Atar dükkanında doğan markayla 40 ülkeye ihracat yapıyor</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/atar-dukkaninda-dogan-markayla-40-ulkeye-ihracat-yapiyor-1553/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/atar-dukkaninda-dogan-markayla-40-ulkeye-ihracat-yapiyor-1553/</id>
<published><![CDATA[2026-04-24T12:56:04+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-24T12:56:04+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CBA9F1-66F5FC-59A64E-47190D-572678-C42188.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Lisans eğitimini beden eğitimi ve spor yüksekokulu bölümünde tamamlayan Ertaş, spor yaptığı sırada ayağından sakatlanınca alternatif tıp alanına merak sardı. Bu alanda araştırma yapan ve vitamin, uçucu yağlar gibi bitkisel ürünlere yönelen Ertaş, Antalya'da küçük bir aktar dükkanı açtı. Anadolu'nun zengin bitki örtüsünden faydalanarak "Talya" markasıyla üretime de başlayan Ertaş, 11 yıl önce bu sektörde önemli bir pazara sahip ABD'de ofisini kurdu.</p><p></p><p>Döşemealtı ilçesindeki bir tesiste faaliyetini sürdüren firma, Antalya'da tıbbi bitkilerden üretilen vitaminleri, mineralleri, aromatik ürünleri 40 ülkeye ihraç ediyor.</p><p></p><p>- Antalya'da üretip dünyaya satıyor</p><p></p><p>Antalya'da ve ABD'de şirketi bulunan Ertaş, AA muhabirine, sakatlığı sonucunda oluşan merakın ve Antalya topraklarının tıbbi aromatik bitkiler açısından çok zengin oluşunun kendisini bu sektöre yönlendirdiğini söyledi.</p><p></p><p>Girişimcilik serüveninin okul bitince küçük bir aktar dükkanında başladığını dile getiren Ertaş, ardından 3-4 kişiyle bir atölyede üretime geçtiklerini belirtti.</p><p></p><p>Türkiye'de 23 yıl önce vitaminler, gıda takviyeleri gibi alanın bugünkü kadar güçlü olmadığını ifade eden Ertaş, ilk etapta 32 çeşit uçucu ve sabit yağ üretimi yaptıklarını, 7-8 yıl sonra da vitamin grubuna girdiklerini kaydetti.</p><p></p><p>Ertaş, sektörde büyümeye başladıklarını ve bu ürünlerin eczanede satılmasını sağlayan ilk firmalardan biri olduklarını aktardı.</p><p></p><p>Yaklaşık 11 yıl önce de aromaterapi ve fitoterapi alanında dünyanın en büyük pazarı konumundaki ABD'ye açıldıklarını dile getiren Ertaş, "Pazar çok büyük, çok firma var, insanların tüketimi de çok fazla. Dünyanın en büyük pazarında yer almak istedik. Yaklaşık 11 yıl önce ABD'deki şirketimizi kurduk. Bu sektörde ABD'de şirket kuran ilk Türk firmasıyız. Şu anda çok şükür Amerika'nın 50 eyaletinde bütün ürün gruplarımızla yer alan tek firmayız Türkiye'den." diye konuştu.</p><p></p><p>- "Hedef 200 ülkede var olmak"</p><p></p><p>Talebin artmasıyla Antalya'daki tesislerini daha da büyüttüklerini söyleyen Ertaş, uçucu ve sabit yağlar, gıda takviyeleri, vitaminler, sıvı ve toz ekstreler, krem gibi doğal kozmetik ürünler ürettiklerini kaydetti.</p><p></p><p>Tıbbi ve aromatik bitkileri işleme/standartlaştırma (C&amp;P - Cleaning &amp; Processing) koşullarına ve ABD'deki Gıda ile İlaç Dairesi (FDA) düzenlemelerine dikkat edildiğini vurgulayan Ertaş, üretimin de bilim kurulu ve AR-GE ekibinin reçetelendirdiği şekilde gerçekleştirildiğini bildirdi.</p><p></p><p>Antalya'da 3-4 kişiyle başladıkları sektörde bugün ABD'deki ekiple 110 kişiye ulaştıklarını kaydeden Ertaş, sözlerini şöyle tamamladı:</p><p></p><p>"Şu anda 40 ülkeye ihracat yapıyoruz, ciromuzun yaklaşık yüzde 25'ini ihracat oluşturuyor. En büyük hedefimiz, Türkiye'den elde ettiğimiz atıl gibi görünen tıbbi aromatik bitkileri katma değerli hale getirip ürettiğimiz ürünün en az yüzde 75'ini tüm dünyaya sevk edebilmek, 40 olan sayıyı 150'ye 200'e çıkarabilmek."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">En fazla mandalinayı Irak'a, limonu Rusya'ya sattık</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/en-fazla-mandalinayi-iraka-limonu-rusyaya-sattik-4407/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/en-fazla-mandalinayi-iraka-limonu-rusyaya-sattik-4407/</id>
<published><![CDATA[2026-04-24T11:33:31+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-24T11:33:31+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D6514E-3A3E1A-F67C3A-F97DE3-E7E359-9FDE51.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ılın ilk çeyreğinde 638 bin 442 ton ürünün dış pazarlarda değerlendirildiği turunçgil sektöründe 697 milyon 678 bin 706 dolarlık döviz girdisi elde edildi.</p><p></p><p>Dış satımda bu dönemde 434 milyon 449 bin 879 dolarla mandalina zirvede yer alırken, bu ürünü 142 milyon 828 bin 519 dolarla limon takip etti.</p><p></p><p>Çok sayıda pazarda alıcısı bulunan Türk turunçgilinde en fazla mandalina Irak'a gönderildi.</p><p></p><p>Yılın ilk çeyreğinde Irak'a satılan 62 bin 403 ton mandalina karşılığında 146 milyon 192 bin 416 dolar gelir sağlandı.</p><p></p><p>Mandalinada Irak'ı 136 milyon 694 bin 904 dolarla Rusya, 23 milyon 954 bin 960 dolarla Polonya, 23 milyon 857 bin 925 dolarla Ukrayna, 10 milyon 884 bin 554 dolarla Sırbistan takip etti.</p><p></p><p>- Limon ihracatında zirve Rusya'nın</p><p></p><p>Ocak-mart döneminde ihracatın ikinci sırasında yer alan limonda ise en çok satış Rusya'ya yapıldı. Bu ülkeye 32 bin 783 ton limon gönderildi, ihracattan 46 milyon 468 bin 358 dolar elde edildi.</p><p></p><p>Limon dış satımında Rusya'yı 42 milyon 719 bin 375 dolarla Irak, 9 milyon 53 bin dolarla Romanya, 7 milyon 813 bin 134 dolarla Sırbistan, 5 milyon 611 bin 807 dolarla Ukrayna izledi.</p><p></p><p>- "Türkiye'nin küreseldeki turunçgil konumunu daha güçlü hale getirecektir"</p><p></p><p>Ulusal Turunçgil Konseyi Başkan Vekili Kemal Kaçmaz, AA muhabirine, Türkiye'de üretilen turunçgile uluslararası pazarda talebin arttığını söyledi.</p><p></p><p>İlk çeyrekteki dış satımdan memnun olduklarını belirten Kaçmaz, "Turunçgil sektöründe sürdürülebilir üretim, kalite standardı ve markalaşma noktalarında yapmış olduğumuz çalışmalar önümüzdeki süreçte devam edecektir. Bu doğrultuda atılan adımlar Türkiye'nin küreseldeki turunçgil konumunu daha güçlü hale getirecektir." diye konuştu.</p><p></p><p>Kaçmaz, dış satımı daha geniş bir coğrafyaya yaymak için çalışmalarına aralıksız devam ettiklerini dile getirdi.</p><p></p><p>Ülkelerin tüketim alışkanlıklarının ihracata yansıdığını belirten Kaçmaz, şunları ifade etti:</p><p></p><p>"Turunçgil ürünlerinde pazarın isteği doğrultusunda üretimler ülkemizde devam ediyor. Tüketim alışkanlığına bağlı olarak da ürünlerimiz ihraç ediliyor. Rusya daha çok limon tüketiyor ve bu doğrultuda talepleri var. Yine Irak'taki tüketiciler de kolay soyulabilen meyvelere karşı tüketim alışkanlığı var. Coğrafi olarak ihracat yaptığımız ülkelere yakınız. Yıllardır yaptığımız ihracat dolayısıyla komşularımızla lojistik altyapımız çok iyi durumda ve piyasada rekabet gücümüz var."</p><p></p><p>Türkiye'nin 2026'nın ocak-mart döneminde mandalina ihracatı yaptığı ülkeler şöyle:</p><p></p><table style="color: rgb(67, 67, 67); font-family: Poppins; font-size: 14px;"><tbody><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Ülkeler</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">2026 ocak-mart dönemi (dolar)</td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Irak</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">146.192.416</td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Rusya</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">136.694.904</td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Polonya</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">23.954.960</td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Ukrayna</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">23.857.925</td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Sırbistan</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">10.884.554<br /></td></tr></tbody></table><p></p><p>Türkiye'nin 2026'nın ocak-mart döneminde limon ihracatı yaptığı ülkeler ise şöyle:</p><p></p><table style="color: rgb(67, 67, 67); font-family: Poppins; font-size: 14px;"><tbody><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Ülkeler</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">2026 ocak-mart dönemi (dolar)</td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Rusya</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">46.468.358</td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Irak</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">42.719.375</td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Romanya</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">9.053.000</td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Sırbistan</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">7.813.134</td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Ukrayna</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">5.611.807</td></tr></tbody></table><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Muğla'dan 198 milyon dolarlık balık ihracatı yapıldı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/mugladan-198-milyon-dolarlik-balik-ihracati-yapildi-3672/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/mugladan-198-milyon-dolarlik-balik-ihracati-yapildi-3672/</id>
<published><![CDATA[2026-04-24T11:26:14+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-24T11:26:14+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EED503-2A496F-2CF4E5-D0F60C-B48B1E-069858.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kent merkezi ve ilçelerdeki tesislerde yetiştirilen balıklar, üretim alanından alınarak işleneceği tesislere götürülüyor.</p><p></p><p>Buralarda temizlenen balıklar, fileto olarak veya dondurularak satışa hazır hale getiriliyor. Balıklar iç pazarın yanı sıra yurt dışına gönderilerek ülke ekonomisine katkı sağlanıyor.</p><p></p><p>Muğla Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar, AA muhabirine, kentin yaklaşık 1500 kilometreye ulaşan kıyı şeridinin, su ürünleri yetiştiriciliğinde güçlü bir üretim altyapısı sunduğunu söyledi.</p><p></p><p>Muğla'nın yaklaşık 167 bin tonluk üretim kapasitesiyle ülkede su ürünleri yetiştiriciliğinde birinci, alabalık üretiminde ikinci sırada olduğunu dile getiren Baydar, "Su ürünleri yetiştiriciliğinde ülke üretiminin yüzde 26,5'i ilimizde gerçekleşiyor. Çipura ve levrek üretiminin yüzde 38'i yine ilimizde yapılıyor. Çipura, levrek, alabalık, midye, granyöz, mavi yengeç, karides ve yavru balık öne çıkan ürünlerimiz arasında yer alıyor." dedi.</p><p></p><p>Baydar, mavi yengeç ve karides yetiştiriciliğinin ülkede yalnızca Muğla'da yapıldığına dikkati çekerek, üretimin 342 tesis ve 1176 balıkçı gemisiyle yürütüldüğünü ifade etti.</p><p></p><p>Toprak havuzlarda deniz balığı yetiştiriciliğinin de ülkede sadece Milas ilçesinde yapıldığını söyleyen Baydar, ilçede bulunan 128 toprak havuzun yıllık kapasitesinin yaklaşık 9 bin ton olduğunu belirtti.</p><p></p><p>Kentte yetiştirilen balıkların Japonya, ABD, Rusya ve AB ülkelerinin de aralarında bulunduğu 70 ülkeye ihraç edildiğini dile getiren Baydar, "Muğla'da faaliyet gösteren kültür balıkçılığı tesislerinde yetiştirilen ve ihracata gönderilen yaklaşık 20 bin ton balıktan 3 aylık dönemde 198 milyon dolar gelir elde edildi." diye konuştu.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türkiye'nin biber ihracatının yüzde 74'ü Batı Akdeniz'den</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-biber-ihracatinin-yuzde-74u-bati-akdenizden-4393/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-biber-ihracatinin-yuzde-74u-bati-akdenizden-4393/</id>
<published><![CDATA[2026-04-22T11:31:08+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-22T11:31:08+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_66431F-CDBC8B-F3AAD9-1CD4DC-FBC5A4-F67C72.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, Türkiye'den 1 Ocak-31 Mart döneminde 155 milyon 494 bin 619 dolarlık biber ihraç edildi. Biber ihracatı, geçen yıla göre yüzde 34,64 arttı.</p><p></p><p>Biber üretiminde ve ihracatında önemli potansiyele sahip Antalya, Burdur ve Isparta'daki firmaların yer aldığı BAİB'den yılın ilk çeyreğinde 115 milyon dolarlık biber ihracatı yapıldı. Geçen yılın aynı dönemine göre de biber ihracatında yüzde 41,50 artış yaşandı. Batı Akdeniz'in ilk üç ayda en fazla ihracatı yapılan ürün de biber oldu.</p><p></p><p>BAİB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Can, AA muhabirine, Antalya'nın örtü altı tarımda Türkiye'nin lideri konumunda olduğunu belirterek, bu durumun özellikle yaş meyve ve sebze üretimini ve ihracatını önemli ölçüde etkilediğini söyledi.</p><p></p><p>Bölge ihracatında 115 milyon dolarla biberin ilk sırada, 83 milyon dolarla da domatesin ikinci sırada yer aldığını dile getiren Can, "Biberde yeni çeşitlerle sektör ivme kazandı. Bu yılın ilk çeyreği için biberi 'şampiyon' ilan edebiliriz." dedi.</p><p></p><p>- Biber en fazla Almanya ve Romanya'ya gönderildi</p><p></p><p>Bölge ihracatçılarının talebe göre üretim yaptıklarını anlatan Can, özellikle son yıllarda biber çeşitliliğinin arttığını ve bunun da ihracata olumlu yönde katkı sağladığını kaydetti.</p><p></p><p>BAİB olarak en fazla Almanya, Romanya, Çin, Rusya ve ABD'ye ihracat yaptıklarını aktaran Can, "Almanya ve Romanya biber için ana pazarlarımız. Rusya da bizim büyük pazarlarımızdan birisi ama biber özelinde Almanya ve Romanya ilk sırada." diye konuştu.</p><p></p><p>Can, Türkiye'nin domates ihracatının da yaklaşık yüzde 47'sinin Antalya, Isparta ve Burdur'dan gerçekleştirildiğini bildirdi.</p><p></p><p>Geçen yıl ilk üç ayda bölgeden 79 milyon 654 bin dolarlık domates ihraç edildiğini söyleyen Can, bu yıl bu rakamın yüzde 4,8 arttığını kaydetti.</p><p></p><p>İhracatçıların yurt içindeki tüketimin fazlasını ihraç ettiğinin altını çizen Can, üretim arttıkça paralel olarak ihracatın da yükseldiğini belirtti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türkiye'nin makarna ihracatı yılın ilk çeyreğinde yüzde 7 arttı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-makarna-ihracati-yilin-ilk-ceyreginde-yuzde-7-artti-6057/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-makarna-ihracati-yilin-ilk-ceyreginde-yuzde-7-artti-6057/</id>
<published><![CDATA[2026-04-22T11:28:58+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-22T11:28:58+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_74D1E1-DAE249-F40A42-BC6DA8-F9009E-84DF33.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yılın ilk çeyreğinde 378 bin 741 ton makarna ihracatından 228 milyon 475 bin dolar gelir elde edildi.</p><p></p><p>Türk ihracatçılar, geçen yılın aynı dönemine göre ihracatını değerde yüzde 7, miktarda ise yüzde 11,5 artırdı.</p><p></p><p>En fazla makarna ihracatı 36 milyon 315 bin dolarla Somali'ye yapılırken Irak 22 milyon 686 bin dolarla ikinci, Gana ise 21 milyon 514 bin dolarla üçüncü sırada yer aldı.</p><p></p><p>- Dünya makarna ticaretinin yüzde 25'i Türkiye'de</p><p></p><p>TİM Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, AA muhabirine, sektörün yaklaşık 50 bin kişiye istihdam sağladığını ve yıllık 2 milyar dolarlık ihracat hacmine sahip olduğunu belirtti.</p><p></p><p>Türkiye'nin dünya makarna ticaretinde tonaj bazında yüzde 25 paya sahip olduğunu ifade eden Tiryakioğlu, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Dünyanın farklı bölgelerindeki talep ve kalite standartlarına yanıt verebilecek üretim esnekliğine sahip sektörümüz, ihracat hacmini korurken birim değerini de artırabilecek olgunluktadır. Bugün geldiğimiz noktada, küresel makarna ithalatının yaklaşık yüzde 30'unu gerçekleştiren ABD, Japonya ve Almanya gibi önde gelen pazarlara en fazla makarna tedarik eden ilk 5 ülke arasında yer almamız, üretim kalitemizin en somut göstergesidir."</p><p></p><p>Ahmet Tiryakioğlu, Uzak Doğu pazarlarında karşılaşılan vergi dezavantajlarının giderilmesi ve Avrupa Birliği'ndeki kota limitlerinin sektörün potansiyeline uygun şekilde güncellenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">DEİK, Kanada arasındaki ticaret hacmini artırmak istiyor</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/deik-kanada-arasindaki-ticaret-hacmini-artirmak-istiyor-6677/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/deik-kanada-arasindaki-ticaret-hacmini-artirmak-istiyor-6677/</id>
<published><![CDATA[2026-04-21T13:50:26+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-21T13:50:26+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CE4ADC-3EB808-B55AE0-A5DA15-86B360-8AF67B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İzmir'de Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı'na katılan Yılmaz, AA muhabirine, Türkiye ile Kanada arasındaki ticareti değerlendirdi.</p><p></p><p>ABD ile Kanada arasındaki jeopolitik gelişmeler sonucunda Kanada'nın yeni pazar arayışı içinde olduğunu belirten Yılmaz, Türkiye'yi çok önemli bir alternatif haline getirdiğini dile getirdi.</p><p></p><p>Yılmaz, geçen yıl düzenlenen Toronto Global Forumu'nda Türk savunma sanayi şirketlerinin kabiliyeti ve kredibilitesinin çok ciddi fark yarattığını, geçen ay yine Toronto'da düzenlenen maden arama ve geliştirme fuarında da nükleer enerji programı kapsamında görüşmeler yapıldığını anlattı.</p><p></p><p>DEİK olarak iki ülke arasındaki ticaretin artırılması için çabaladıklarını ifade eden Yılmaz, "Türkiye'nin halihazırda Kanada'yla var olan madencilik, eğitim, tarım alanında ilişkilerine ilave olarak iki tane çok önemli alanda kendine yer bulabileceğini gördük. Bir tanesi savunma sanayisi, bir tanesi de enerjideki yeşil dönüşüm ve çevre dostu teknolojilerle ilgili kısım." diye konuştu.</p><p></p><p>Yılmaz, olası nükleer işbirliğinin de stratejik nitelik taşıdığını belirterek, bu alanda yapılacak ortaklığın ciddi ve uzun soluklu ilişkiye dönüşme potansiyeli taşıdığını vurguladı.</p><p></p><p>Kanada'nın nükleer teknolojisinin uygulanabilirlik açısından avantaj sağlaması ve teknoloji transferi konusunda işbirliğine sıcak yaklaşmasının, bu alandaki diğer potansiyel adaylarının önüne geçtiğini ifade eden Yılmaz, Kanada'nın nükleer teknolojisi ve yakıt kaynağının daha çeşitli olduğunu söyledi.</p><p></p><p>- "7-8 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz"</p><p></p><p>Mehmet Yılmaz, iki ülke arasında halihazırda yaklaşık 3,5 milyar dolarlık ticaret hacmi bulunduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Ticari hacmi artırmamız lazım. Amerika ile Kanada arasındaki ilişkilerin gerilmesi ve soğumasından sonra aşağı yukarı en az 7-8 milyar dolarlık bir hacme ulaşmasının hayal olmadığı, son derece mümkün olduğu liderler arasında da teyit edilince artık bize düşen görev bunun gereğini yerine getirmek, olası işbirliği alanlarının ortaya çıkmasını sağlamak. Şu anda bunu çok başarılı olarak yürütüyoruz. Uluslararası fuarlarda, forumlarda gerek Kanada'da gerekse Türkiye'de ticaret erbapları kendilerine iş fırsatı bakıyor. Bunların sayısını artırmak ve bunun frekansını artırmak anlamında doğru işler yaptığımızı düşünüyoruz. Ticaretimizi genişleterek 7-8 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Güneydoğu'dan 429 milyon dolarlık halı ihraç edildi</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/guneydogudan-429-milyon-dolarlik-hali-ihrac-edildi-4858/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/guneydogudan-429-milyon-dolarlik-hali-ihrac-edildi-4858/</id>
<published><![CDATA[2026-04-21T13:44:55+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-21T13:44:55+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5BDA13-85E315-15C1D0-A6FBFB-2DCFF5-29A233.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bölge halıcıları 2026 yılının ilk 3 ayında 146 ülke ve serbest bölgeye 81 milyon 757 bin metrekare halı ihraç ederek 429 milyon 774 bin dolar gelir elde etti.</p><p></p><p>Sektör en fazla geliri 370 milyon 128 bin dolarla makine halılarından sağladı. Makine halılarını 52 milyon 764 bin dolarla tufte halıları, 6 milyon 120 bin dolarla el halıları ve 762 bin dolarla kilim izledi.</p><p></p><p>El halılarında ihracat geliri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 32, kilimde ise yüzde 7,1 artış gösterdi.</p><p></p><p>- ABD zirvedeki yerini koruyor</p><p></p><p>Yılın ilk çeyreğinde en fazla halı ihracatı 131 milyon 878 bin dolarla ABD'ye yapıldı. Suudi Arabistan 68 milyon 926 bin dolarla ikinci, İngiltere ise 29 milyon 851 bin dolarla üçüncü sırada yer aldı.</p><p></p><p>Bu dönemde Kanada'ya yapılan ihracat 8 milyon 64 bin dolarla yüzde 26, İran'a 6 milyon 684 bin dolarla yüzde 13, Polonya'ya ise 5 milyon 825 bin dolarla yüzde 19,4 arttı.</p><p></p><p>Bölgenin başlıca pazarları arasında Amerika ülkelerine 142 milyon 698 bin dolar, Orta Doğu'ya 123 milyon 153 bin dolar ve Avrupa Birliği ülkelerine 55 milyon 688 bin dolarlık ihracat gerçekleştirildi.</p><p></p><p>- Yıl sonu hedef 2,5 milyar dolar</p><p></p><p>Güneydoğu Anadolu Halı İhracatçıları Birliği Başkanı Zeynal Abidin Kaplan, AA muhabirine, küresel gelişmeler ve ticarette yaşanan sorunların ihracatı etkilediğini söyledi.</p><p></p><p>Buna rağmen ihracatı artırmaya yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Kaplan, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Güneydoğu Anadolu Bölgesi olarak dünyanın dört bir yanına ihracatımızı sürdürüyoruz. Küresel gelişmelere rağmen yeni pazarlara açılmak için AR-GE ve inovasyon çalışmalarımıza devam ediyoruz. Sektörel temaslarımızı artırıyor, özellikle Afrika ve Uzak Doğu pazarlarında varlığımızı güçlendirmeyi hedefliyoruz. Yıl sonu için 2,5 milyar dolar ihracat hedefimiz bulunuyor."</p><p></p><p>Kaplan, alternatif pazarlara yönelik çalışmaların sektörün büyümesine katkı sağlayacağını sözlerine ekledi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Malatya'nın bu yıl ihracat hedefi 750 milyon dolar</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/malatyanin-bu-yil-ihracat-hedefi-750-milyon-dolar-1556/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/malatyanin-bu-yil-ihracat-hedefi-750-milyon-dolar-1556/</id>
<published><![CDATA[2026-04-20T11:41:42+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-20T11:41:42+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FBC163-3D94A2-F08DEA-885C04-95AD72-D0FB4E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'te meydana gelen depremlerden etkilenen kentte, organize sanayi bölgelerinde faaliyet gösteren firmalar, devletin sağladığı teşvik ve desteklerle toparlanma sürecini sürdürüyor.</p><p></p><p>Üretim kapasitesini her geçen gün artıran kentte, artan işletme sayısı ve başta kayısı olmak üzere tarımsal üretimin katkısıyla ihracatın yükselmesi bekleniyor.</p><p></p><p>Geçen yıl zirai don nedeniyle kayısı üretiminde düşüş yaşanmasına rağmen, lisanslı depolardaki stoklar sayesinde ihracat devam etti.</p><p></p><p>Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, AA muhabirine, organize sanayi bölgelerine yeni yatırımcıların gelmesiyle işletme sayısının 377'ye yükseldiğini söyledi.</p><p></p><p>Devlet desteklerinin kentin toparlanmasında önemli rol oynadığını ifade eden Sadıkoğlu, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Bu yıl ihracat hedefimiz 750 milyon dolar. Malatya olarak elimizden gelen çabayı sarf edip, yapılan teşvik ve desteklerle beraber eski halimizin daha üstünde bir seviyeye geleceğimize inanıyoruz."</p><p></p><p>- Savunma sanayisi yatırımlarıyla yeni dönem</p><p></p><p>Sadıkoğlu, gelecekte savunma sanayisi yatırımlarının kentin üretim yapısına önemli katkı sağlayacağını vurguladı.</p><p></p><p>ASELSAN, ROKETSAN ve HAVELSAN gibi büyük firmaların yatırımlarının sanayide dönüşümün önünü açacağını belirten Sadıkoğlu, "Tekstil, konfeksiyon ve kayısı gibi güçlü sektörlerimizin yanı sıra savunma sanayisinde yapılacak yatırımlarla Malatya’nın üretim ve ihracat kapasitesini daha da artırmayı hedefliyoruz." diye konuştu.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türkiye'de 40 ilin ihracatı yılın ilk çeyreğinde arttı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyede-40-ilin-ihracati-yilin-ilk-ceyreginde-artti-9711/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyede-40-ilin-ihracati-yilin-ilk-ceyreginde-artti-9711/</id>
<published><![CDATA[2026-04-20T09:23:53+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-20T09:23:53+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4BF08B-060222-771988-BFAB87-9FC85F-B0BCE8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bakanlık, mart ayına ve yılın ilk çeyreğine ilişkin faaliyet illerine göre ihracat verilerini açıkladı.</p><p></p><p>Buna göre İstanbul, geçen ay 3 milyar 816 milyon dolarla en fazla ihracat yapan il oldu. Kentin ihracatı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 21,7 azaldı.</p><p></p><p>İstanbul'u, 3 milyar 159 milyon dolar ve yüzde 1,6 azalışla Kocaeli, 2 milyar 8 milyon dolar ve yüzde 4,5 düşüşle İzmir takip etti.</p><p></p><p>Kıymetli veya yarı kıymetli taşlar faslı, 488 milyon 493 bin dolarla İstanbul'un ihracatında ilk sırada yer aldı. Bu faslı, 432 milyon 341 bin dolarla kazanlar, makineler, 377 milyon 212 bin dolarla örme giyim eşyası ve aksesuarları izledi.</p><p></p><p>Kocaeli'de motorlu kara taşıtları, 1 milyar 43 milyon 761 bin dolarla en fazla dış satım gerçekleştirilen sektör oldu. Bu faslı, 535 milyon 732 bin dolarla mineral yakıtlar, mineral yağlar, 229 milyon 548 bin dolarla elektrikli makine ve cihazlar takip etti.</p><p></p><p>İzmir'in ihracatında, motorlu kara taşıtları 518 milyon 906 bin dolarla ilk sırada yer aldı. Söz konusu faslın ardından 226 milyon 82 bin dolarla demir ve çelik, 170 milyon 193 bin dolarla kazanlar, makineler geldi.</p><p></p><p>- İlk üç ilin en fazla ihracat yaptığı ülkeler</p><p></p><p>İstanbul'un ihracatında 324 milyon 596 bin dolarla Almanya ilk sırada yer aldı. Bu ülkeyi, 250 milyon 882 bin dolarla ABD ve 150 milyon 799 bin dolarla İngiltere izledi.</p><p></p><p>Kocaeli, en fazla ihracatı 268 milyon 54 bin dolarla İngiltere'ye yaptı. Bu ülkenin ardından, 259 milyon 763 bin dolarla Almanya ve 240 milyon 117 bin dolarla İtalya geldi.</p><p></p><p>İzmir'in en fazla ihracat yaptığı ülke, 182 milyon 906 bin dolarla Almanya oldu. Bu ülkeyi, 149 milyon 548 bin dolarla İtalya ve 148 milyon 716 bin dolarla Malta takip etti.</p><p></p><p>Buna göre, ocak-mart döneminde 14 il 1 milyar doların üzerinde ihracat yaptı, 40 il de ihracatını artırdı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türkiye'nin çekici ihracatı ilk çeyrekte "tam gaz" devam etti</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-cekici-ihracati-ilk-ceyrekte-tam-gaz-devam-etti-1613/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-cekici-ihracati-ilk-ceyrekte-tam-gaz-devam-etti-1613/</id>
<published><![CDATA[2026-04-19T12:00:44+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-19T12:00:44+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7854D3-60B4EB-DA2132-7F9612-E26B75-5EBAE0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye'nin otomotiv sektörü ocak-mart döneminde 9 milyar 895 milyon 175 bin dolarlık dış satım yaptı.</p><p></p><p>Otomotiv sektörünün alt gruplarından çekici ihracatı, ilk çeyrekte, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 26 artarak 372 milyon 516 bin dolardan 469 milyon 709 bin dolara ulaştı.</p><p></p><p>- İlk sıradaki Almanya'ya çekici ihracatı 80 milyon doları aştı</p><p></p><p>Sektör temsilcileri ilk 3 ayda 43 ülke arasında en fazla dış satımı Almanya'ya yaptı. Bu ülkeye ihracat ocak-mart döneminde, 2025'in aynı aylarına kıyasla yüzde 15,4 artarak 71 milyon 14 bin dolardan 81 milyon 953 bin dolara çıktı.</p><p></p><p>Çekici ihracatında ikinci sırada yer alan Birleşik Krallık'a ocak-mart dönemindeki dış satım yüzde 14,5 azalarak 68 milyon 111 bin dolardan 58 milyon 226 bin dolara geriledi.</p><p></p><p>Üçüncü sırada yer alan Slovenya'ya yüzde 5,1 yükselişle 52 milyon 231 bin dolar, dördüncü sırada yer alan Belçika'ya yüzde 19 düşüşle 46 milyon 981 bin dolarlık çekici ihraç edildi.</p><p></p><p>Polonya'ya geçen yılın ilk üç ayında 9 milyon 820 bin dolar olan çekici ihracatı, bu yılın aynı döneminde yüzde 362'lik artışla 45 milyon 353 bin dolara ulaştı.</p><p></p><p>- İtalya'ya yüzde 233'lük artış</p><p></p><p>Altıncı sırada yer alan Fransa'ya çekici ihracatı 23 milyon 439 bin dolardan yüzde 89 yükselişle 44 milyon 212 bin dolara çıktı.</p><p></p><p>Yüzde 234'lük yükseliş yaşanan İtalya'ya geçen yılın ilk üç ayında 10 milyon 933 bin dolar olan ihracat bu yıl 36 milyon 450 bin dolara ulaştı.</p><p></p><p>Ocak-mart dönemindeki çekici ihracatında 2025'in aynı dönemine göre İspanya 25 milyon 887 bin dolarla 8'inci, Danimarka 16 milyon 610 bin dolarla 9'uncu ve Hollanda ise 11 milyon 568 bin dolarla 10'uncu sırada bulunuyor.</p><p></p><p>Geçen sene ocak-mart aylarında bu sektörde dış satımın yapılmadığı İrlanda'ya bu yılın aynı döneminde 6 milyon 788 bin, Yeni Zelanda'ya 2 milyon 283 bin, Yunanistan'a da 1 milyon 273 bin dolarlık çekici satıldı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türkiye'nin ihracatındaki kan kaybı durdurulabilir mi?</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-ihracatindaki-kan-kaybi-durdurulabilir-mi-7052/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-ihracatindaki-kan-kaybi-durdurulabilir-mi-7052/</id>
<published><![CDATA[2026-04-19T06:11:33+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-19T06:11:33+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_87382F-C77AD2-AEBAEC-35D867-1B88FC-D87B0E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İran savaşı nedeniyle Hürmüz Boğazı'ndan petrol ve gaz sevkiyatının durması küresel ticarette büyük bir belirsizliğe neden oluyor. Kırılgan durumdaki ateşkesin devam edip etmeyeceği de belirsizliği besliyor.</p><p></p><p>Bu durum, bölgenin en güçlü ekonomilerinden olan Türkiye'nin dış ticaretine olumsuz yansıyor. Mart ayında Türkiye'nin ihracatı sert şekilde gerilerken, ithalatta ise sıçrama yaşandı.</p><p></p><p>DW Türkçe'ye konuşan iş dünyası temsilcileri, dış ticarette yaşanan kırılmanın derinleşmemesi için hükümetten üretimi ve ihracatı destekleyici adımlar bekliyor.</p><p></p><p><b>Küresel büyüme ve ticaret yavaşlayacak</b></p><p></p><p>İran savaşının ekonomi ve ticaret üzerindeki etkileri, savaş geride kalsa bile devam edecek. Savaş öncesinde 60 dolar seviyelerinde seyreden petrol fiyatları Mart ayında 120 dolara kadar çıkmıştı. Önce ABD-İran ateşkesi ardından İsrail-Lübnan ateşkesi sonrasında ise, petrol fiyatları 90 doların altına gerilemiş durumda.</p><p></p><p>Ticari alacak sigortası lideri Allianz Trade'in 2026'nın ilk çeyreğini içeren en yeni "Ekonomik Görünüm" raporuna göre, savaşın yarattığı yeni maliyet koşullarında, ABD ve Avrupa için daha düşük büyüme, daha yüksek enflasyon, artan mali baskı ve merkez bankaları açısından zorlu bir görünüm bekleniyor.</p><p></p><p>Raporda küresel büyümenin yarım puan düşüşle 2026'da yüzde 2,6 olacağı tahminine yer verilirken, ticaret büyümesinin ise yarım puan aşağı yönlü güncelleme sonrasında yüzde 1,5 seviyesinde kalabileceği kaydediliyor.</p><p></p><p><b>Dış açık 100 milyar dolara dayandı</b></p><p></p><p>Türkiye, bu çok yönlü krize dış ticaretindeki yapısal sorunlar ve zaten çok yüksek olan enflasyonla yakalandı. Savaş ortamı ve yarattığı belirsizlik, Türkiye'nin dış ticaret verilerine hızla yansıdı.</p><p></p><p>Ticaret Bakanlığı verilerine göre, ihracat 28 Şubat'ta başlayan savaşın ardından Mart ayında yıllık bazda yüzde 6,4 azalarak 21,9 milyar dolar oldu. Bu dönemde ithalat ise yüzde 8,4 gibi sert bir yükselişle 33,2 milyar dolara çıktı.</p><p></p><p>Böylelikle savaşın ilk ayında Türkiye'nin dış ticaret açığı 11,3 milyar dolar olarak geçekleşti ve geçen yıl aynı dönemine göre yüzde 56,6 artmış oldu. Dış ticaret açığı ilk 3 ayda 30 milyar dolara, son 12 ayda ise 100 milyar dolara dayandı.</p><p></p><p></p><p></p><p><b><i>Petrol fiyatlarındaki artışlar Türkiye'de ekonomiyi olumsuz etkiliyor</i></b></p><p></p><p><b>Savaş bölgesine ihracat yüzde 40 düştü</b></p><p></p><p>Özellikle İsrail hariç, savaşın direkt etkilediği dokuz bölge ülkesinde ağır ihracat kayıpları yaşandı. Türkiye'nin yılda ortalama 10 milyar dolarlık ihracat yaptığı bu ülkelere olan ihracat Mart döneminde yüzde 40 düştü. İhracattaki düşüş Katar ve Bahreyn'de yüzde 80'e ulaşırken, Kuveyt'te yüzde 70, Umman'da yüzde 60, İran ve Irak'ta ise yüzde 30'u aşan ihracat kayıpları yaşandı.</p><p></p><p>Peki Türkiye ekonomisi, dış ticaretteki bu olumsuz tabloyu tersine çevirebilir mi?</p><p></p><p><b>"Türkiye'nin tedarik avantajı öne çıkabilir"</b></p><p></p><p>Türkiye genelinde 22 farklı sektörde 58 ihracatçı birliği çatısı altında 100 binden fazla ihracatçı şirketi temsil eden Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, DW Türkçe'ye yaptığı açıklamada, savaşın Türkiye'nin ihracatı üzerindeki olumsuz yansımalarını daha ilk ayda derinden yaşadıklarını söylüyor.</p><p></p><p>Savaşla birlikte enerji, lojistik ve hammadde maliyetlerinin artmaya başladığını anlatan TİM Başkanı Gültepe, "Sadece bir ayda bölge ülkelerine ihracatta 815 milyon dolarlık kaybımız var. Savaş uzadıkça bu kaybın daha da artacağını söyleyebilirim. Diğer taraftan savaşın uzaması durumunda lojistik maliyetlerindeki artışa paralel olarak Türkiye, yakından tedarik avantajıyla öne çıkabilir. Pandemi dönemi kadar olmasa da Asya'daki siparişlerin bir kısmı ülkemize gelebilir" diye konuşuyor.</p><p></p><p><b>"Ticaret diplomasisini artıracağız"</b></p><p></p><p>TİM verilerine göre, Türkiye 2025 yılında en çok ihracatı 19,8 milyar dolar ile Almanya'ya gerçekleştirdi. Almanya'yı 14,2 milyar dolar ile Birleşik Krallık (İngiltere) izledi.&nbsp;</p><p></p><p>Hükümet, 2025 sonunda toplam 273,4 milyar dolar olan ihracatın 2026 sonunda 282 milyar dolara çıkarılmasını hedefliyor. Ancak İran savaşı sonrasında oluşan yeni konjonktürde bu hedefe ulaşmak hiç kolay olmayacak.</p><p></p><p>Önümüzdeki aylarda ihracattaki kan kaybını durdurmak ve artışa geçmek için öncelikli olarak güçlü oldukları Avrupa pazarına önem vereceklerini, bunun yanı sıra Ortadoğu, ABD, Afrika, Uzak Doğu ve Latin Amerika gibi pazarlara daha fazla açılmayı hedeflediklerini kaydeden Mustafa Gültepe, "Bu bölgelerde ticaret diplomasisi faaliyetlerini artırarak, yeni iş birlikleri ve uzun vadeli ticari ilişkiler kurmayı önemsiyoruz. Son dört yıldır heyet programlarına çok daha fazla ağırlık veriyoruz. Bu yıl 200'ü aşkın heyet düzenleyeceğiz" diye konuşuyor.</p><p></p><p><b>IMF büyüme beklentisini düşürdü</b></p><p></p><p>Uluslararası Para Fonu (IMF) Nisan 2026 Dünya Ekonomik Görünüm raporunda, İran savaşının yarattığı etkiler çerçevesinde Türkiye ekonomisine ilişkin büyüme beklentilerini düşürdü. Buna göre Türkiye için büyüme beklentisi, Ocak 2026 tahminine kıyasla 0,8 puan düşürülerek Ocak ayında açıklanan yüzde 4,2'den yüzde 3,4'e çekildi.</p><p></p><p>Bu revizyonda 2025 yılındaki büyümenin beklentilerin altında kalması ile yükselen petrol ve doğal gaz fiyatlarının ekonomi üzerindeki baskısının etkili olduğu kaydedildi. IMF raporuna göre, Türkiye ekonomisi için daha önce yüzde 4,1 olarak tahmin edilen 2027 büyümesi de yüzde 3,5'e düşürüldü.</p><p></p><p><b>"Savaşın kalıcı ve yapısal sonuçları olacak"</b></p><p></p><p>31 federasyon ve 340 üye dernek üzerinden 100 bine yakın şirketi temsil eden Türk İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Başkanı Süleyman Sönmez, gelişmelerin İran savaşının "kalıcı ve yapısal" sonuçları olacağını gösterdiğini belirtiyor.</p><p></p><p>DW Türkçe'ye konuşan TÜRKONFED Başkanı Sönmez, artık enerji kaynaklarındaki çeşitlendirmenin ihracatta rekabetçiliğin önkoşulu haline geldiğini söylüyor.</p><p></p><p>Türkiye'nin yıllık ortalama 65 milyar dolarlık enerji ithalat faturası olduğuna işaret eden Sönmez, "Petrolde her 10 dolarlık artış cari açığımıza 4,5 ila 5 milyar dolar ek yük bindiriyor. Kısa vadede, ihracatçının enerji maliyeti baskısını hafifletecek acil tedbirler gerekiyor" diyor.</p><p></p><p>Sönmez bu "acil tedbirleri" ise şöyle sıralıyor: "Dahilde İşleme İzin Belgesi sürelerinin uzatılması, limanlarda bekleyen konteynerlerin ardiye ücretlerinin düşürülmesi ve ihracat kredi mekanizmalarının genişletilmesi."</p><p></p><p><b>"Türkiye'nin köprü konumu değer kazanıyor"</b></p><p></p><p>Bununla birlikte küresel tedarik zincirlerinin yeniden yapılandığını, bu durumun Türkiye için bir fırsat yaratabileceğini vurgulayan Sönmez'e göre, Türkiye'nin Avrupa ile Asya arasındaki köprü konumu, her krizde yeniden değer kazanıyor. TÜRKONFED Başkanı, kısa vadede dış ticaret dengesini yeniden oluşturmak ve ihracatı artırmak için Türkiye'nin önünde bir fırsat olduğunu vurguluyor.</p><p></p><p>Sönmez, şu görüşleri dile getiriyor:</p><p></p><p>"Savaş sonrasında yakından tedarik ve dost-müttefik ülkelerden tedarik hızlanıyor ve bu Türkiye için büyük bir fırsat. Türkiye'nin Avrupa ile Asya arasındaki köprü konumu, her krizde yeniden değer kazanıyor. Ceyhan Limanı üzerinden Irak-Kerkük petrolünün ihracatına başlanması, bu coğrafi avantajın en taze kanıtı."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Egeli tekstil ihracatçılarına gençlik aşısı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/egeli-tekstil-ihracatcilarina-genclik-asisi-745/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/egeli-tekstil-ihracatcilarina-genclik-asisi-745/</id>
<published><![CDATA[2026-04-18T13:28:23+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-18T13:28:23+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CF8829-C79BA1-816719-180C8F-149B1C-E119B3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ulusal Pamuk Konseyi’nde “GMO Free Turkish Cotton” markasıyla pamuğa katma değer kattıklarının altını çizen Eskinazi, İzmir Ticaret Borsası’yla pamuk rekoltesi çalışmalarında yer aldıklarını, Uluslararası Alanda: EURATEX’te AB politikalarına doğrudan katkı sunduklarını, Uluslararası Pamuk İstişare Konseyi’nde Türkiye’yi temsil ettiklerini dile getirdi.&nbsp;</p><p></p><p>Sürdürülebilirlik konusunda yoğun mesai verdiklerinin altını çizen Eskinazi, “ İyi Pamuk Uygulamaları Derneği Better Cotton Standardı, kenevir çalıştayı, Tekstil ve deri teknolojileri sempozyumları, “Tekstil Sektöründe Sürdürülebilir Rekabetin Geliştirilmesi” URGE projesi sürdürülebilirlik alanında attığımız adımlar oldu. LCA Danışmanlığı faaliyetimiz Bakanlık tarafından en iyi uygulama örneği seçildi. Almanya Techtextil, Texprocess ve Heimtextil fuarları, ITMA Milano, Fashion Prime alım heyetleri, Hollanda ziyaretleri gerçekleştirdik” dedi.</p><p></p><p>Halı URGE Projesiyle; Halı Firmaları için Birleşik Arap Emirlikleri ve İngiltere ticaret heyetleri yaptıklarına değinen Eskinazi, önümüzdeki Mayıs ayında Malezya’ya heyet düzenleyeceklerini aktardı.&nbsp;</p><p></p><p>Yoğun mesai verdikleri konu başlıklarından birisinin geri dönüşüm olduğunun altını çizen Eskinazi sözlerini şöyle tamamladı; “Uşak geri dönüşümün başkenti konumunda. Uşak’la yoğun ilişkiler kurduk. Uluslararası projelerle Avrupa fonları GREENTEX, MEDinCHAMBERS ve Ufuk Avrupa Projesi,&nbsp; “Tercihim Tekstil Mühendisliği” için mesai harcadık. Ticaret Bakanlığı, TİM, İzmir Ticaret Odası, İzmir Ticaret Borsası, EBSO gibi kurumlarla güçlü iş birlikleri kurduk. Üye firma ziyaretleriyle üyelerimizin yanında olduk.”</p><p></p><p>Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Genel Kurulu’nda 2026 yılı bütçesi ve iş programı kabul edildikten sonra seçimlere geçildi. Seçimlere tek aday olarak giren Turan Göksan Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı seçilirken Yönetim Kurulu’nda; “Muzaffer Turgut Kayhan, Onur Uçak, İshak Aydın Öztürk, Serdar Sağıroğlu, Ferruh Mehmet Uz, Tolga Uskuç, Jak Eskinazi, Mehmet Ünsal Gürhan Kanlı ve Murat Halıcıoğlu” yer aldı.</p><p></p><p>Denetim Kurulu ise; “Mustafa Sabri Ünlütürk, Laurent Lochner ve Tevfik Aksu” isimlerinden oluştu.</p><p></p><p>Turan Göksan kimdir?</p><p></p><p>1984 yılında İzmir’de doğan Turan Göksan, orta ve lise eğitimini İzmir Amerikan Koleji’nde tamamlamıştır. 2006 yılında Koç Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü'nden mezun olan Turan Göksan, 2006-2008 yılları arasında Amerika’da New York Pace Üniversitesi'nde Finans Yüksek Lisansını tamamlayıp 2008 yılında aile şirketleri olan Akça Holding bünyesinde çalışmaya başlamıştır.&nbsp;</p><p></p><p>Tekstil, kuru meyve, yenilenebilir enerji, araç muayene istasyonları işletmeciliği, seracılık ve sigortacılık sektörlerinde faaliyet gösteren Akça Holding’in Yönetim Kurulu Üyesi ve Finans Direktörü olan Göksan, sektörel sivil toplum kuruluşlarında da aktif roller üstlenmiştir. 2014 yılında Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu üyesi olarak görev almıştır ve TİM delegesi olmuştur. 2018’den bu yana Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği'nde (ETHİB) Başkan Yardımcılığı görevini sürdürmektedir. TÜSİAD, EGİAD ve TAİDER üyelikleri bulunmaktadır. Turan Göksan evli ve üç çocuk babasıdır.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Humanis  gözünü ABD pazarına dikti</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/humanis-gozunu-abd-pazarina-dikti-925/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/humanis-gozunu-abd-pazarina-dikti-925/</id>
<published><![CDATA[2026-04-18T13:19:08+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-18T13:19:08+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B336FD-0D2374-40CE47-D5C29C-3A492C-DAFC55.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>2013 yılında üretime başlayan ve 12 yılda Türkiye'nin ilk 500 sanayi kuruluşu sıralamasında yer alan Humanis, bugün Türkiye'de üretilen her 20 kutudan birini karşılıyor. Humanis, inşaat, sağlık, teknoloji ve savunma sanayi gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren Saya Holding bünyesinde faaliyet gösteriyor. Folkart, Humanis, Volt Teknoloji ve Promote markalarını çatısı altında toplayan Saya Holding, çok sektörlü yapısıyla farklı alanlarda sürdürülebilir büyüme hedefi doğrultusunda faaliyetlerini sürdürüyor.</p><p>Saya Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cem Mengi, "Saya Holding olarak ilacı, gayrimenkulü ve savunma teknolojilerini aynı stratejik çerçevede ele alarak dengeli bir yapı kurduk. Bu yapı, belirsizliklerin arttığı dönemlerde en büyük gücümüz haline geliyor. Çünkü biz sadece bugünü yönetmiyoruz; yarının risklerine karşı da hazırlık yapıyoruz. Kârlılığımızı koruyarak, kaynaklarımızı doğru alanlara yönlendirerek ilerliyoruz. Amacımız, her koşulda sürdürülebilir büyümeyi sağlayan, dayanıklı ve uzun ömürlü bir yapı inşa etmek" diyor.</p><p>Mengi, Türkiye pazarında 120 milyon dolar ciroya ulaşan Humanis'in 2025 yılı cirosunun 6,2 milyar TL olduğunu belirtirken, holding bünyesindeki şirketlerden Folkart'ın 6,2 milyar TL, Volt Teknoloji'nin ise 1,4 milyar TL büyüklüğe ulaştığını söylüyor.</p><p>Humanis Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Sancak da Humanis olarak son yıllarda attıkları adımların karşılığını somut şekilde almaya başladıkları bir dönemin içinde olduklarını belirterek, "Türkiye pazarında yalnızca büyüyen değil, bulunduğu yeri sağlamlaştıran bir yapıdayız. İhracat tarafında ise bizim için önemli olan yalnızca rakamsal artış değil, sürdürülebilirlik. Bu yıl 250 Milyon Dolar ciro, üretim kapasitemizi ise yıllık 120 milyon kutuya çıkarmayı hedefliyoruz" diye konuşuyor.</p><p></p><p>İhracatta sürdürülebilir büyüme</p><p>Humanis'in ihracat ağı, Avrupa, Orta Doğu, Orta Asya ve Afrika hattında geniş ve dengeli bir yayılıma sahip. Almanya, Fransa, Hollanda, Avusturya, İsveç, İsviçre, Polonya ve Danimarka gibi Avrupa ülkeleri; Katar, Irak, Lübnan, Yemen gibi yakın coğrafyalar; Azerbaycan, Gürcistan, Özbekistan, Kırgızistan ve Kosova gibi bölgesel pazarlar; Etiyopya, Tanzanya ve Vietnam gibi gelişen ülkeler, Humanis'in ihracat haritasında önemli yer tutuyor.</p><p>Humanis'in iki yıl önce Almanya'da kurduğu Humanis GmbH, Avrupa pazarında doğrudan varlık göstermesini sağlayarak şirketin bu coğrafyadaki gücünü ve sürdürülebilirliğini önemli ölçüde artırdı.</p><p>Kuruluşunun 4. yılında EU GMP sertifikası (İyi İmalat Uygulamaları) alan Humanis, ardından Kanada'dan aldığı GMP sertifikasıyla üretim süreçlerinde uluslararası standartlara uyumunu belgeliyor. Bu çoklu sertifikasyon yapısı, şirketin farklı coğrafyalarda güvenilir bir üretici olarak konumlanmasını sağlarken, ihracat kabiliyetini de doğrudan destekliyor.</p><p></p><p>Çin'de açılan kritik eşik</p><p>Humanis'in Türkiye'den Çin'e ilaç ihracatı gerçekleştiren ilk şirket olması, yalnızca yeni bir pazara giriş başarısı olarak değil, Türk ilaç sanayisinin üretim kalitesi, regülasyon uyumu ve uluslararası rekabet gücü açısından önemli bir eşik olarak değerlendiriliyor. Dünyanın en yüksek standartlara sahip ve en rekabetçi pazarlarından birine giriş yapabilmek, Humanis'in küresel ölçekte güven veren bir üretici hâline geldiğini gösterirken, Türkiye ilaç sektörünün dış pazarlardaki konumuna da stratejik bir katkı sunuyor.</p><p></p><p>ABD hedefi: yeni bir lig</p><p>Humanis'in uluslararası büyüme yolculuğunda bir sonraki stratejik eşik ise ABD pazarı. Önümüzdeki beş yıl içinde ABD pazarına girmek için ilaç geliştirme projelerine başlayan şirket, bu hedefi yalnızca yeni bir ihracat alanı olarak değil, üretimden kalite sistemlerine, ruhsatlandırmadan tedarik zinciri yönetimine kadar tüm yapısını daha ileri bir seviyeye taşıyacak bir dönüşüm süreci olarak değerlendiriyor.</p><p>FDA gereklilikleri doğrultusunda kalite, izlenebilirlik, validasyon ve dokümantasyon süreçlerini güçlendiren Humanis, bu pazara giriş için Ar-Ge ve operasyon altyapısını kademeli biçimde hazırlıyor.</p><p></p><p>Geniş portföy, değer odaklı büyüme</p><p>Şirket, 200'ün üzerinde ruhsatlı ürünü ve 12 farklı tedavi alanına yayılan yapısıyla yalnızca ölçekli değil, aynı zamanda çeşitlilik açısından da güçlü bir konumda bulunuyor. Pediatri, kardiyoloji, göğüs hastalıkları, kulak burun boğaz, dahiliye, enfeksiyon, gastroenteroloji, dermatoloji, fiziksel tedavi ve rehabilitasyon, ortopedi, nadir hastalıklar, psikiyatri ve nöroloji gibi çok sayıda alanda faaliyet gösteren Humanis, bir yandan mevcut ürün portföyünü güçlendirirken diğer yandan daha yüksek katma değerli tedavi alanlarına yöneliyor. Şirket, üç yıl içinde onkoloji ve diyabet alanına girmek için çalışmalarını sürdürüyor.</p><p></p><p>Nadir hastalıklarda somut katkı</p><p>Humanis, insan odaklı sağlık yaklaşımı doğrultusunda nadir hastalıklar alanını öncelikli çalışma başlıklarından biri olarak konumlandırıyor. Pulmoner Arteriyel Hipertansiyon alanındaki çalışmalarının yanı sıra şirket, 2024 yılı itibarıyla Serebrotendinöz Ksantomatozis (CTX) gibi nadir hastalıklara yönelik tedavi seçeneklerini de hastaların erişimine sunmaya başladı.</p><p>Şirketin CTX tedavisine yönelik geliştirdiği ürünün kamu maliyesine yıllık 400 milyon TL katkı sağlaması, bu açılımın yalnızca ticari değil, aynı zamanda sağlık sistemi ve kamu kaynakları açısından da önemli bir değer yarattığını gösteriyor.</p><p>Humanis, nadir hastalıklar alanındaki yaklaşımını yalnızca tedavi sunmakla sınırlı tutmuyor. Erken tanının desteklenmesi, hasta ve hekim farkındalığının artırılması, multidisipliner bilgilendirme çalışmaları ve bilimsel gelişmelerin yakından izlenmesi, şirketin bu alandaki yaklaşımının önemli parçaları arasında yer alıyor.</p><p></p><p>Ar-Ge büyümenin merkezinde</p><p>Humanis'in büyüme stratejisinin merkezinde Ar-Ge yer alıyor. Çerkezköy'deki modern üretim tesisi içinde bulunan yaklaşık 2.500 metrekarelik Ar-Ge Merkezi; klinik çalışmalar, patent, farmasötik teknoloji, farmasötik kimya, analitik kimya, proses geliştirme ve ruhsat dosyası hazırlama gibi ilaç geliştirme sürecinin kritik aşamalarını aynı çatı altında topluyor. Humanis'in Ar-Ge Merkezi, Türkiye ve Avrupa'nın en büyük ilk beş tesisi arasında bulunuyor.</p><p>Şirket, Ar-Ge çalışmalarında QbD, EMA ve ICH regülasyonlarını esas alarak uluslararası standartlarda ürün geliştiriyor. Bu yaklaşımın somut örneklerinden biri olarak, Parkinson hastalığına bağlı psikozda görülen halüsinasyon ve sanrıların tedavisine yönelik yeni bir tedavi, Amerika Birleşik Devletleri'nin ardından ilk kez Türkiye'de hastaların kullanımına sunuldu.</p><p></p><p>Sürdürülebilirlikte somut sonuçlar</p><p>Humanis'in büyüme hikâyesinin önemli bir boyutunu da sürdürülebilirlik oluşturuyor. Şirket, 2017 yılında başlattığı sürdürülebilirlik yolculuğunu somut hedefler ve yatırımlarla ilerletti. Enerji yönetimini stratejik bir öncelik olarak ele alan Humanis, 8 milyon dolarlık GES (Güneş Enerji Santrali) yatırımları ile enerji ihtiyacının %70'ini güneş enerjisinden karşılıyor.</p><p>Humanis'in sürdürülebilirlik vizyonu yalnızca enerjiyle sınırlı değil. Şirket, su kullanımını izleyen, azaltan ve geri kazanımı artıran uygulamalar geliştirerek su kaynaklarını daha verimli kullanmayı hedefliyor. Geri dönüşüm oranının %74 seviyesine ulaşması, bu yaklaşımın somut çıktıları arasında yer alıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türkiye, en fazla yaş meyve sebzeyi Irak'a gönderdi</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-en-fazla-yas-meyve-sebzeyi-iraka-gonderdi-9801/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-en-fazla-yas-meyve-sebzeyi-iraka-gonderdi-9801/</id>
<published><![CDATA[2026-04-18T12:43:09+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-18T12:43:09+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4ED26E-EEE075-6EBE23-9E7CCC-E91969-86E122.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Akdeniz İhracatçı Birlikleri verilerinden derlenen bilgiye göre yaş meyve sebzede dış satım, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 34,56 artarak 1 milyar 305 milyon 256 bin 900 dolara ulaştı.</p><p></p><p>Bu dönemdeki ihracatın yüzde 21,87'sine denk gelen 285 milyon 456 bin 688 dolarlık kısmı Irak'a yapıldı.</p><p></p><p>Geçen senenin ilk çeyreğinde Rusya'nın zirvede olduğu dış satımda Irak, yüzde 104,42 artışla bu yılın ilk çeyreğinde birinciliğe ulaştı. Bu ülkeye bu dönemde 131 bin 717 ton yaş meyve sebze gönderildi.</p><p></p><p>Dış satımda Irak'ı 284 milyon 266 bin 251 dolarla Rusya, 126 milyon 137 bin 411 dolarla Romanya, 79 milyon 857 bin 441 dolarla Almanya, 74 milyon 734 bin 576 dolarla Ukrayna takip etti.</p><p></p><p>Sektörün yılın ilk çeyreğinde en çok ihracat artışı kaydettiği ülkeler ise Gürcistan ve Çekya oldu.</p><p></p><p>Bu dönemde Gürcistan'a bir önceki yılın aynı zaman dilimine göre ihracat, yüzde 235 artışla 36 milyon 238 bin 1 dolara ulaştı.</p><p></p><p>Geçen yılın ilk çeyreğinde 6 milyon 680 bin 342 dolar olan Çekya'ya yaş meyve sebze ihracatı, bu yılın aynı döneminde 15 milyon 932 bin 868 dolar olarak gerçekleşti.</p><p></p><p>- "Dünyadaki yeni çeşitleri yakından takip ediyoruz"</p><p></p><p>Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Nejdat Sin, AA muhabirine, sektör olarak ülke ekonomisine önemli katkı sunduklarını belirtti.</p><p></p><p>Yaş meyve sebzede yılın ilk çeyreğinde yapılan dış satımdan memnun olduklarını dile getiren Sin, sektörün dış satımında kalite ve katma değerin ön plana çıktığını ifade etti.</p><p></p><p>Dış piyasanın ürünlerde artık seçici davrandığına dikkati çeken Sin, şöyle devam etti:</p><p></p><p>"Dünyada karşılığı olan, değeri yüksek ürünlere yönelim var. Bazı kalemlerde miktar azalsa da değerde ciddi artış var. Aromatik, damak tadına uygun ve raf ömrü uzun çeşitlerde üreticilerimiz iyi bir noktaya geldi. Dünyadaki yeni çeşitleri yakından takip ediyoruz. Piyasada kabul gören ürünleri üretmede çiftçilerimiz önemli mesafe katetti. Bu da ihracatta elimizi güçlendiriyor."</p><p></p><p>Sektörün ihracatında Irak ve Rusya'nın ön planda olduğunu dile getiren Sin, pazar yelpazesini genişletmek için sektör paydaşlarıyla çalışmalarını sürdürdüklerini sözlerine ekledi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">UYMSİB'de Hamdi Taner dönemi</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/uymsibde-hamdi-taner-donemi-7188/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/uymsibde-hamdi-taner-donemi-7188/</id>
<published><![CDATA[2026-04-17T19:24:44+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-17T19:24:44+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6B8203-C43FF0-C492E6-52079D-19FA00-E0A6CC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Genel kurulun açılış konuşmasını gerçekleştiren önceki dönem başkanı Prof. Dr. Senih Yazgan, yaş meyve sebze sektörünün küresel iklim krizi ve artan maliyet baskısı altında kritik bir eşikte olduğunu hatırlattı. Yazgan, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Sektörümüz sadece bir ticari faaliyet değil, aynı zamanda gıda güvenliğinin teminatıdır. Bugün karşı karşıya olduğumuz girdi maliyetlerindeki artış ve hedef pazarlardaki biyoteknik uygulama zorunlulukları, ancak bilimsel veriye dayalı stratejiler ve birlik içinde hareket ederek aşılabilir. Çözüm; üretim planlamasını doğru yapmak, katma değeri yüksek ürünlere yönelmek ve dijitalleşen tarım teknolojilerini ihracat süreçlerimize entegre etmektir. Görevi devralacak yeni yönetimin, bu akademik ve pratik birikimi daha da ileri taşıyacağına inancım tamdır."</p><p></p><p>Seçime katılım yüksek oldu</p><p></p><p>Seçim atmosferinin dostane görüntülere sahne olduğu kurulda Hamdi Taner, rakibi Berdan Ber ile omuz omuza birlik mesajı verdi. Taner, konuşmasında şunları kaydetti:</p><p>"Berdan Bey ile verdiğimiz bu demokratik mücadele, birliğimizin kurumsal olgunluğunu bir kez daha kanıtlamıştır. Seçim geride kaldı, şimdi çalışma vaktidir. Sektörümüzün yapısal sorunlarını biliyoruz; maliyetler, pazarlama kanalları ve kota sorunları, Analiz sıkıntıları üzerinde ivedilikle duracağız. Her bir üyemizin sesi bizim için değerlidir."</p><p>Çözüm Odaklı Yönetim Anlayışı</p><p>Hamdi Taner, yeni yönetim döneminde dış pazarlarda tanıtım faaliyetlerine ağırlık vereceklerini ve Bursa’nın, Türkiye’nin meyve sebze ambarı olma özelliğini dünya çapında bir markaya dönüştürmeyi hedeflediklerini vurguladı</p><p>Yapılan seçimin ardından UYMSİB Yönetim Kurulu; Perla Fruit Gıda, Güngör Zeytin Gıda, Aksun Tarımsal, Cantekin Tarım Ürünleri, Eco Tohum Teknolojileri, Efecan Ambalaj Kağıt Gıda, Erkan Eren, Frig Agro Tarım Sanayi, Kayra Tarımsal Ürünler, Paşam Tarım Turizm Gıda ve Marmarabirlik firmalarından oluştu.&nbsp;</p><p></p><p>Denetim Kurulu</p><p>Kılıç Zeytincilik Gıda, Mias Tarım ve Orman Ürünleri ve Sevdal Gıda Tarım Hediyelik Eşya firmaları denetim kurulunu oluştururken, TİM Delegesi olarak ise Erkan Eren seçildi.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Maden ihracatı 50 milyar dolara  çıkabilir'</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/maden-ihracati-50-milyar-dolara-cikabilir-5995/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/maden-ihracati-50-milyar-dolara-cikabilir-5995/</id>
<published><![CDATA[2026-04-17T16:09:16+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-17T16:09:16+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6FBD68-DA48B5-962208-379F20-FC8458-8FB37A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB), 50’nci yılını İzmir’de düzenlenen törenle kutladı. ‘İMİB 50. Kuruluş Yıl Dönümü’ töreninde en çok ihracat gerçekleştiren şirketler ve 13’üncü kez düzenlen Mimari Doğal Taş Yarışması’nın kazananları da ödüllendirildi. İMİB Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Batal ve Yönetim Kurulu’nun ev sahipliğinde düzenlenen törene çok sayıda davetli katıldı. Maden sektörünü bir araya getiren gecede konuşan Eyüp Batal, düzenlenen organizasyonda sadece bir yıl dönümünü kutlamadıklarını, 50 yıllık bir emeği selamladıklarını söyledi. İMİB’in 115 üye ile başladığı yolculuğunun 6 bin 371 üyeyle devam ettiğine vurgu yapan Batal, “50 ülkeye ihracat yapılırken, bugün 200’den fazla ülkeye ulaşıyoruz. Yarım asırlık bu yolculuk, sektörümüzün kararlılığının en güçlü göstergesi.” dedi.&nbsp;</p><p></p><p>2025 İHRACATI 6,2 MİLYAR DOLAR&nbsp;&nbsp;</p><p>Madencilik sektörünün bu ülkenin en güçlü alanlarından biri olduğuna dikkat çeken Eyüp Batal, “Toprağımız zengin, potansiyelimiz büyük. Türk madenciliği bugün dünyanın pek çok ülkesinde biliniyor. Bu başarı, sektörümüzün ortak emeğinin sonucu. Ancak geldiğimiz noktayı yeterli görmüyoruz. 2025 yılında maden ihracatımız 6,2 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Bu rakam önemli ama potansiyelimizin gerisinde. Türkiye’nin maden zenginliği çok daha büyük bir tabloyu mümkün kılıyor. Sorunları çözülmüş, yatırım ortamı güçlendirilmiş, üretim ve ihracat dengesi kurulmuş bir madencilik sektörü, 50 milyar dolarlık ihracat hedefini yakalayabilir. Bu hedef yalnızca sektörün değil, Türkiye ekonomisinin hedefidir. Gelecek 50 yılda da, katma değerli üretimi artıran, doğal taşta markalaşmayı tamamlayan, kritik minerallerde söz sahibi olan, sürdürülebilir madencilik anlayışını güçlendiren bir sektör inşa etmek zorundayız.” diye konuştu.&nbsp;</p><p></p><p>‘TÜRK DOĞAL TAŞININ TANITIMINI GÜÇLENDİRDİK’</p><p>Görev yaptıkları dört yıl boyunca İMİB çatısı altında çok önemli adımlar attıklarını dile getiren Eyüp Batal sözlerini şöyle sürdürdü: “Türk doğal taşının tanıtımını güçlendirdik. Uluslararası platformlarda daha görünür olduk. Sektörümüzü mimarlık ve tasarım dünyasıyla buluşturduk. Yeni pazarlara açılmak için yoğun bir çalışma yürüttük. Birliğimizin kurumsal yapısını daha da güçlendirdik. Türk taşının küresel ölçekte tanıtımı için önemli projeler geliştirdik. Mimarlar ve tasarımcılarla iş birliklerini artırdık. Uluslararası organizasyonlarda sektörümüzü daha güçlü temsil ettik. Yeni pazarlara ulaşmak için alım heyetleri ve tanıtım faaliyetleri düzenledik. Hukuk komitemizle sektörümüzün sorunlarını aşmak için çaba gösterdik.”</p><p></p><p>TÜRK MADENCİLİĞİNİN YÜKSELİŞ DÖNEMİ&nbsp;</p><p>2025 yılının başarılı ihracatçılarını kazandıkları ödüllerin çok kıymetli olduğuna vurgu yapan Eyüp Batal, “Bu ödüller yalnızca rakamların değil, emeğin göstergesi. Azmin, yatırımın ve kararlılığın bir karşılığı. Zor şartlara rağmen üretmeye devam eden firmalarımızı kutluyorum. Bu başarıların önümüzdeki döneme de ilham olacağına inanıyorum. Önümüzdeki 50 yılın da Türk madenciliğinin yükseliş dönemi olacağına inanıyorum. Daha fazla yatırımın yapıldığı, daha fazla üretimin gerçekleştiği, daha fazla ihracatın gerçekleştirildiği bir dönem olacak. Sorunlarını çözmüş, sürdürülebilirliği sağlamış, katma değerli üretimi benimsemiş, ülke kalkınmasına yön veren bir madencilik sektörü, Türkiye’nin ekonomik gücünü artıracaktır.” ifadelerini kullandı.&nbsp;</p><p></p><p>ÖDÜLLER SAHİPLERİNİ BULDU</p><p>İhracat başarıları kapsamında beş farklı kategoride ödüller sahiplerini buldu. Kategorilerine göre ihracat şampiyonları şöyle oldu:</p><p>Maden Sektörü İhracat Liderleri:</p><p>Gökırmak Maden İç ve Dış Tic. A.Ş.</p><p>Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü</p><p>De Madencilik Yatırımları A.Ş.</p><p>Blok Doğal Taş İhracat Liderleri:</p><p>Marmor Madencilik ve Dış Tic. Ltd. Şti.</p><p>Liyenda Maden A.Ş.</p><p>Lida Mermer San. ve Tic. Ltd. Şti.</p><p>İşlenmiş Doğal Taş İhracat Liderleri:</p><p>Kinan Dış Ticaret Ltd. Şti.</p><p>Rüya İç ve Dış Tic. İnş. San. Ltd. Şti.</p><p>Hürmer Madencilik ve Dış Tic. Ltd. Şti.</p><p>Endüstriyel Mineraller İhracat Liderleri:</p><p>Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü</p><p>RHI Magnesita Turkey Refrakter Tic. A.Ş.</p><p>Kümaş Manyezit Sanayi A.Ş.</p><p>Metalik Cevherler İhracat Liderleri:</p><p>Gökırmak Maden İç ve Dış Tic. A.Ş.</p><p>De Madencilik Yatırımları A.Ş.</p><p>Dimin Madencilik San. ve Tic. A.Ş.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">UYMSİB'de yeni başkanı Ömer Faruk Kuşçulu oldu</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/uymsibde-yeni-baskani-omer-faruk-kusculu-oldu-5653/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/uymsibde-yeni-baskani-omer-faruk-kusculu-oldu-5653/</id>
<published><![CDATA[2026-04-17T15:11:32+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-17T15:11:32+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_977054-6EE80C-5792E9-8225FF-1C5D49-187D6B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Birlikten yapılan açıklamaya göre, Uludağ İhracatçı Birlikleri (UİB) Genel Sekreterlik binasında düzenlenen UYMSİB Olağan Genel Kurulu'nda Özkan Kamiloğlu, başkanlığı Ömer Faruk Kuşçulu'ya devretti.</p><p></p><p>Çok sayıda firma temsilcisinin katıldığı genel kurulda, dönemindeki çalışmalar hakkında bilgiler veren Kamiloğlu, dünya genelinde yaşanan ekonomik sıkıntılar, Türkiye'nin yakın coğrafyasında süregelen gerginlik ve savaşlara rağmen Bursa'nın ve ülkenin doğal zenginliklerini, bu zenginliklerden elde edilen mamulleri dünya pazarlarına sunduklarını belirtti.</p><p></p><p>UYMSİB'nin yeni başkanı Ömer Faruk Kuşçulu da tecrübe ve yeni dönemin heyecanıyla devraldıkları hizmet bayrağını daha yukarılara taşımak için çalışacaklarını vurguladı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Mısır ithalatında arz güvenliği viçin tarife kontenjanı açıldı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/misir-ithalatinda-arz-guvenligi-vicin-tarife-kontenjani-acildi-5399/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/misir-ithalatinda-arz-guvenligi-vicin-tarife-kontenjani-acildi-5399/</id>
<published><![CDATA[2026-04-17T09:25:07+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-17T09:25:07+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0FE618-DA3F60-9FFB8B-724069-A995E5-C14759.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Konuya dair Cumhurbaşkanı Kararı ile Mısır İthalatında Tarife Kontenjanı Uygulanmasına İlişkin Tebliğ, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p><p></p><p>Ticaret Bakanlığından yapılan açıklamada, Bakanlığın, piyasaların doğru yönlendirilerek spekülatif fiyatların önlenmesi, temel gıda ürünlerinde arz güvenliğinin sağlanması ve ülke ihtiyacının yerli üretim yoluyla karşılanabilmesi amacıyla üretici ve tüketici refahını birlikte gözeterek ilgili kurum ve kuruluşlarla koordineli biçimde ticaret politikasının tüm araçlarını etkin kullandığı ve gerekli tedbirleri aldığı ifade edildi.</p><p></p><p>- Ağustosta sona erecek</p><p></p><p>Bu çerçevede, Tarım ve Orman Bakanlığının talebi üzerine, vatandaşların temel tüketim maddelerinden kanatlı hayvan eti üretiminde önemli bir girdi olan mısırın, muhtelif gıda ürünlerinin imalinde de kullandığı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:</p><p></p><p>"Mısırda, yem sektöründe yaşanan büyüme nedeniyle artan tüketim ile uluslararası gelişmelerin de etkisiyle dünya fiyatlarında yaşanan yükseliş eğilimi dikkate alınarak, arz talep dengesi ve fiyat istikrarının korunmasını teminen, yerli üretimin tüketimi karşılamada yetersiz kaldığı miktarın 3 milyon tonluk kısmı için, 20 Nisan-31 Temmuz 2026 tarihlerinde kullanılmak üzere yüzde 5 gümrük vergili tarife kontenjanı açılmıştır. Yerli mısır üreticilerimizin korunmasını teminen, sınırlı miktarda ürünün ithalatına yönelik bu uygulama, ürünün hasat dönemi başlamadan önce, 1 Ağustos itibarıyla sona erecek ve mısır ithalatında gümrük vergisi yüzde 130 olarak uygulanmaya devam edecektir."</p><p></p><p>Açıklamada, Ticaret Bakanlığının, başta Tarım ve Orman Bakanlığı olmak üzere diğer kurum ve kuruluşlarla istişare halinde piyasada oluşan arz, talep ve fiyat düzeyini yakından takip ederek gerekli düzenlemeleri zamanında hayata geçirmeye kararlılıkla devam edeceği bildirildi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Ege'den ilk çeyrekte 6,4 milyar dolarlık ihracat</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/egeden-ilk-ceyrekte-64-milyar-dolarlik-ihracat-9003/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/egeden-ilk-ceyrekte-64-milyar-dolarlik-ihracat-9003/</id>
<published><![CDATA[2026-04-16T12:34:54+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-16T12:34:54+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5C2FF2-85F0AB-69E776-B8371B-9EB9D1-16B5EC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ege Bölgesi'ndeki iller ilk çeyrekte 6 milyar 418 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi.</p><p></p><p>Dış satımda bölgenin lokomotif kenti İzmir oldu. Kent, bu dönemde 3 milyar 379 milyon 257 bin dolarlık ihracatla Ege'nin dış satımının yaklaşık yüzde 52,6'sını tek başına gerçekleştirdi. İzmir'in ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,5 arttı. En fazla gelir 579 milyon 961 bin dolarla kimyevi maddeler ve mamullerinden elde edildi. Bu sektörü 306 milyon 339 bin dolarla hazır giyim ve konfeksiyon, 277 milyon 287 bin dolarla çelik ve 265 milyon 315 bin dolarla otomotiv endüstrisi izledi.</p><p></p><p>- Denizli ve Manisa da milyar dolarlık katkı sundu</p><p></p><p>Bölgenin önemli sanayi kentlerinden Denizli, bu dönemde 1 milyar 146 milyon 769 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Kentin ihracatı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 0,9 arttı.</p><p></p><p>Denizli, en fazla geliri 272 milyon 120 bin dolarla elektrik ve elektronik sektöründen elde etti. Bu sektörü hazır giyim ve konfeksiyon, demir ve demir dışı metaller takip etti.</p><p></p><p>Bölgenin bir diğer önemli sanayi kenti Manisa, bu dönem ihracatta yüzde 13'lük azalış yaşadı. Ocak-mart döneminde 1 milyar 67 milyon 705 bin dolarlık ihracata imza atan kent en fazla geliri 238 milyon 985 bin dolarla elektrik ve elektronik sektöründen elde etti. İklimlendirme sanayisi ve otomotiv endüstrisi de ihracatta ilk sıralarda yer aldı.</p><p></p><p>- Muğla ihracatını su ürünleri sırtladı</p><p></p><p>Turizm kenti Muğla, bu dönemde yüzde 15'lik artışla 308 milyon 311 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdi. En fazla dış satım 226 milyon 495 bin dolarla su ürünleri ve hayvansal mamuller sektöründe gerçekleşti. Su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü, kentin toplam ihracatının büyük bölümünü oluşturdu.</p><p></p><p>Bu sektörü madencilik ürünleri ve hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri izledi.</p><p></p><p>- Aydın madencilik ve kuru meyveyle öne çıktı</p><p></p><p>Aydın'ın ihracat katkısı 241 milyon 348 bin dolar oldu. Kentin ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 0,2 artış gösterdi. İhracat gelirinde en büyük pay 51 milyon 605 bin dolarla madencilik ürünlerine ait.</p><p></p><p>Afyonkarahisar yüzde 3,9 azalışla 101 milyon 825 bin dolarlık dış satım gerçekleştirdi. Kent, ihracatının büyük bölümünü 63 milyon 746 bin dolarla madencilik ürünlerinden sağladı.</p><p></p><p>Kütahya'nın 97 milyon 48 bin dolarlık ihracatında en büyük pay 46 milyon 577 bin dolarla çimento, cam, seramik ve toprak ürünlerinin oldu. Çimento, cam, seramik ve toprak ürünleri ile demir ve demir dışı metaller sektörleri, toplam ihracatın yaklaşık yüzde 75'ini oluşturarak kentin dış satımında ağırlık kazandı.</p><p></p><p>Bölgenin en düşük ihracat hacmine sahip kenti Uşak, bu dönemde dış satımını bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 10 artırarak 75 milyon 892 bin dolara yükseltti. En fazla ihracat 24 milyon 57 bin dolarla halı sektöründe gerçekleştirildi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">379 milyon dolarlık fındık ihracatı yapıldı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/379-milyon-dolarlik-findik-ihracati-yapildi-9261/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/379-milyon-dolarlik-findik-ihracati-yapildi-9261/</id>
<published><![CDATA[2026-04-16T11:09:44+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-16T11:09:44+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EF29CA-BAF619-A39068-D4B3C5-2A2DD3-3698D9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bölgeden yılın ocak-mart döneminde 69 ülkeye dış satım yapıldı.</p><p></p><p>Bu dönemde 27 bin 507 ton olarak kayıtlara geçen fındık ihracatından 378 milyon 876 bin 635 dolar kazanç sağlandı.</p><p></p><p>İtalya, Almanya ve Fransa, en fazla fındık dış satımı yapılan 3 ülke oldu.</p><p></p><p>Doğu Karadeniz'den İtalya'ya 99 milyon 535 bin 198 dolarlık, Almanya'ya 78 milyon 26 bin 863 dolarlık ve Fransa'ya 29 milyon 838 bin 622 dolarlık fındık ihraç edildi.</p><p></p><p>- Bölge fındık ihracatının yüzde 49'una Trabzon imza attı</p><p></p><p>Doğu Karadeniz'den yılın ilk çeyreğinde yapılan fındık ihracatının 186 milyon 800 bin 505 dolarlık kısmı Trabzon'dan gerçekleştirildi.</p><p></p><p>Değer bazında bölge ihracatının yüzde 49'unun yapıldığı Trabzon'dan, İtalya, Fransa ve Brezilya başta olmak üzere 40 ülkeye 11 bin 671 ton fındık satıldı.</p><p></p><p>- "Daha yüksek rakamlara ulaşacağımıza inanıyoruz"</p><p></p><p>DKİB Fındık ve Fındık Mamulleri Sektör Komitesi Başkanı Mehmet Cirav, AA muhabirine, fındığın bölgenin geleneksel üretim ve ihraç ürünlerinin başında geldiğini söyledi.</p><p></p><p>Yılın ilk çeyreğinde elde edilen 378 milyon 876 bin 635 dolarlık gelirin önemli bir başarı olduğunu dile getiren Cirav, bu başarıda özellikle İtalya, Almanya ve Fransa başta olmak üzere ana pazarlarda talebin devam etmesinin önemli rol oynadığını ifade etti.</p><p></p><p>Cirav, hedeflerinin yeni pazar arayışlarını da hızlandırmak olduğuna dikkati çekerek şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Türk fındığının kalite ve marka değerini daha fazla öne çıkararak ihracat rakamlarımızı yıl genelinde daha yukarı taşımayı amaçlıyoruz. Ayrıca katma değerli ürün ihracatına ağırlık vererek sadece miktar değil, birim fiyat açısından da daha güçlü bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz. Yıl sonu itibarıyla sektör olarak ihracatta daha yüksek rakamlara ulaşacağımıza inanıyoruz."</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Toplu taşıma aracı ihracatı ilk çeyrekte yüzde 24 büyüdü</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/toplu-tasima-araci-ihracati-ilk-ceyrekte-yuzde-24-buyudu-9256/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/toplu-tasima-araci-ihracati-ilk-ceyrekte-yuzde-24-buyudu-9256/</id>
<published><![CDATA[2026-04-16T11:07:12+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-16T11:07:12+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C1A6CF-D4FC0F-AADBCC-050178-16D27A-87CE23.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye'nin otobüs, minibüs ve midibüs ihracatı yılın ilk çeyreğinde 2025'in aynı dönemine göre yüzde 24,2 arttı.</p><p></p><p>Geçen yıl ocak-martta 672 milyon 993 bin dolar olan dış satımı bu sene aynı dönemde 835 milyon 900 bin dolara yükselten sektör temsilcileri, 54 ülkeye otobüs, minibüs ve midibüs gönderdi.</p><p></p><p>Otomotiv sektörünün toplam ihracatından yüzde 8,44 pay alan otobüs, minibüs ve midibüs üreticileri, bu dönemde en fazla ihracatı Fransa'ya yaptı.</p><p></p><p>Fransa'ya geçen yılın ocak-mart döneminde 135 milyon dolar olarak gerçekleşen ihracat, 2026'nın ilk çeyreğinde yüzde 7 artışla 144 milyon 191 bin dolara çıktı.</p><p></p><p>En büyük ikinci pazar olan Almanya'ya otobüs, minibüs ve midibüs ihracatı yüzde 14,4 düşüşle 120 milyon 416 bin dolardan 103 milyon 90 bin dolara geriledi.</p><p></p><p>Üçüncü sırada yer alan İtalya'ya ise ihracat yüzde 81,5 artışla 39 milyon 77 bin dolardan 70 milyon 958 bin dolara ulaştı.</p><p></p><p>İspanya'ya yapılan otobüs, minibüs ve midibüs ihracatı da yüzde 90'lık artışla 26 milyon 393 bin dolardan 50 milyon 226 bin dolara çıktı.</p><p></p><p>- Birleşik Arap Emirliklerine yüksek oranlı ihracat artışı</p><p></p><p>Beşinci sırada bulunan Polonya'ya ihracat yüzde 14,4 düşüşle 44 milyon 281 bin dolar, altıncı sıradaki Birleşik Krallık'a ihracat ise yüzde 34,4 azalışla 42 milyon 151 bin dolar olarak kayıtlara geçti.</p><p></p><p>Geçen yılın ocak-mart döneminde sadece 329 bin dolarlık otobüs, minibüs ve midibüs ihracatı yapılan Birleşik Arap Emirlikleri'ne bu yılın aynı döneminde yüzde 11 bin 737 artışla 38 milyon 944 bin dolarlık dış satım gerçekleştirildi.</p><p></p><p>Romanya'ya otobüs, minibüs ve midibüs ihracatı ilk çeyrekte yüzde 81,2 artışla 21 milyon 171 bin dolardan 38 milyon 359 bin dolara yükseldi. Bu tutarla Romanya, en çok otobüs, minibüs ve midibüs ihracatı yapılan 8'inci ülke olarak kayıtlara geçti.</p><p></p><p>Ocak-mart aylarında otobüs, minibüs ve midibüs ihracatında 2025'in aynı dönemine göre Portekiz yüzde 83 yükseliş ve 30 milyon 927 bin dolarla dokuzuncu ve Çekya yüzde 175 artış ve 29 milyon 311 bin dolarla onuncu sırada bulunuyor.</p><p></p><p>Geçen yıl ilk çeyrekte ihracat yapılmayan Danimarka'ya bu yılın aynı döneminde 6 milyon 757 bin dolarlık otobüs, minibüs ve midibüs satıldı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Maden ihracatı yılın ilk çeyreğinde 1,5 milyar doları aştı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/maden-ihracati-yilin-ilk-ceyreginde-15-milyar-dolari-asti-2306/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/maden-ihracati-yilin-ilk-ceyreginde-15-milyar-dolari-asti-2306/</id>
<published><![CDATA[2026-04-15T11:41:24+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-15T11:41:24+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A67108-D7B78C-380995-59C160-1652F9-238B59.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Madencilik sektörü ocak-mart döneminde 571 bin 407 ton ihracat gerçekleştirdi.</p><p></p><p>Sektör bu ürünler karşılığında 1 milyar 565 milyon 237 bin dolar gelir elde etti. Geçen yılın aynı döneminde yurt dışına 492 bin 703 ton ürün göndererek 1 milyar 367 milyon 309 bin dolar kazanan sektör, bu yıl ihracatını miktar bazında yüzde 16, değer bazında ise yüzde 14 yükseltme başarısı gösterdi.</p><p></p><p>İhracatta en fazla gelir 673 milyon dolarla metalik cevherden sağlandı. Bunu 299 milyon dolarla işlenmiş doğal taş, 284 milyon dolarla endüstriyel mineraller izledi.</p><p></p><p>Metalik cevher sektör ihracatının yüzde 43'ünü karşıladı.</p><p></p><p>- Çin'in talebinde yüzde 52'lik artış</p><p></p><p>Sektör en çok ürünü 487 milyon dolarla Çin'e gönderdi. Çin'i 121 milyon dolarla komşu ülke Bulgaristan, 120 milyon dolarla ABD ve 72 milyon dolarla İspanya takip etti.</p><p></p><p>Geçen yılın aynı döneminde 321 milyon dolarlık ürün alan Çin'in ihracatında yüzde 52'lik artış yaşandı.</p><p></p><p>- "Daha fazla üretmeliyiz"</p><p></p><p>31. Marble İzmir-Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı açılışına katılan Türkiye Madenciler Derneği Başkanı Mehmet Yılmaz, AA muhabirine, ihracat verilerini değerlendirdi.</p><p></p><p>Türkiye'nin yer altı kaynakları bakımından zengin olduğunu ancak üretimin istedikleri seviyede gerçekleşmediğini ifade eden Yılmaz, daha fazla üretim için gerekli jeolojik potansiyel, yetişmiş insan gücü ve ticari kabiliyete sahip olunduğunu kaydetti.</p><p></p><p>Maden üreticilerinin ilk çeyrekte başarılı bir ihracat dönemine imza attığını anlatan Yılmaz, şöyle konuştu:</p><p></p><p>"Bütün dünyada, hele ki bizim bulunduğumuz coğrafyada, ateş çemberi içerisinde olduğumuz, kıyametlerin koptuğu bu noktada bizim ilk çeyrekte böyle bir rakamı bulmuş olmamız büyük bir başarı. Böyle bir ateş çemberinde çok iyi orta yolda durarak, ekonomimizi ve ülkemizin genel stratejisini de doğru yöneterek çok ciddi bir fırsat yakalamış olduğumuzu düşünüyorum. Yıl sonu itibarıyla ihracat hedeflerimizin üstüne çıkacağımızı düşünüyoruz. Geçen sene 6,2 milyar dolardı. Bu sene belki biraz daha yükselebilir ama önümüzdeki 5 sene içerisinde 10 milyar dolar hedefi gerçekten hayal değil."</p><p></p><p>Yılmaz, Çin'deki talep artışına dikkati çekerek, küresel ölçekte özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden taşımacılıkta ve jeopolitik gelişmelerde yaşanan sorunlara rağmen Türkiye'nin süreci ve ilişkileri doğru yöneterek ticaretini koruduğunu, Çin'e ihracatın artmasının bunun bir göstergesi olduğunu sözlerine ekledi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Güneydoğu Anadolu'dan 871 milyon dolarlık hububat ihracatı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/guneydogu-anadoludan-871-milyon-dolarlik-hububat-ihracati-5615/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/guneydogu-anadoludan-871-milyon-dolarlik-hububat-ihracati-5615/</id>
<published><![CDATA[2026-04-15T11:37:24+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-15T11:37:24+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EB26E0-7BB08C-8C66C2-CCECAC-B3430B-321CB7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yılın ilk 3 ayında 164 ülke ve serbest bölgeye 1 milyon 79 bin 887 ton ürün gönderildi ve bu ihracat karşılığında 871 milyon 282 bin dolar elde edildi.</p><p></p><p>En fazla satış yapılan ve geçen yılın aynı dönemine göre en çok artış gösteren ürün kalemi ayçiçeği tohumu yağı oldu.</p><p></p><p>Orta Doğu'ya geçen yılın aynı döneminde yapılan 430 milyon 286 bin dolarlık ihracat, bölgede yaşanan savaşlar nedeniyle bu yılın aynı döneminde yüzde 20,8 düşüşle 340 milyon 701 bin dolara geriledi.</p><p></p><p>Bu dönemde, Afrika ülkelerine yapılan ihracat yüzde 20,9, Amerika ülkelerine ise 22,9 artış gösterdi.</p><p></p><p>En çok ihracatın yapıldığı ülke ise 192 milyon 774 bin dolarla Irak oldu.</p><p></p><p>- "Fiyat odaklı rekabetin daha da artacağı bir döneme giriyoruz"</p><p></p><p>Güneydoğu Anadolu Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, AA muhabirine, Orta Doğu'da yaşanan gelişmeler sonucu enerji ve lojistik dengelerinin yeniden tanımlandığını, Hürmüz Boğazı'nda artan risklerin ve enerji arz güvenliğine ilişkin belirsizliklerin Türkiye'nin lojistik merkez olma potansiyelini güçlendirdiğini belirtti.</p><p></p><p>Savaşa bağlı gerekçelerle, küresel tarım piyasalarında ihracatçılar açısından baskı yaratan unsurların bir süre daha devam etmesini beklediklerini anlatan Kadooğlu, şöyle konuştu:</p><p></p><p>"Karadeniz havzasında üretim beklentilerinin güçlü seyretmesine de bağlı olarak, fiyat odaklı rekabetin daha da artacağı bir döneme giriyoruz. Bu tablo, özellikle buğday unu, makarna ve ayçiçeği yağı gibi temel ürünlerde daha da belirleyici olacak. Öte yandan enerji, gübre ve lojistik maliyetlerindeki artışın üretim maliyetlerine yansıması yalnızca ihracat fiyatlarını değil, aynı zamanda ticaretin kontrat yapısını, risk iştahını ve pazar tercihlerini de doğrudan etkiliyor. Bu nedenle mevcut dönemi yalnızca jeopolitik bir kırılma olarak değil; fiyatlama davranışlarından tedarik zincirlerine, rekabet dengelerinden üretim planlamasına kadar uzanan çok katmanlı bir dönüşüm süreci olarak değerlendirmek gerekiyor."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türkiye'nin 3 aylık yaş meyve sebze ihracatını Doğu Akdeniz illeri sırtladı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-3-aylik-yas-meyve-sebze-ihracatini-dogu-akdeniz-illeri-sirtladi-5134/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-3-aylik-yas-meyve-sebze-ihracatini-dogu-akdeniz-illeri-sirtladi-5134/</id>
<published><![CDATA[2026-04-15T11:35:21+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-15T11:35:21+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_769972-90E18A-8057D1-BB1305-300875-C8C394.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ocak, şubat ve martta yurt dışına 1 milyon 72 bin ton ürün pazarlandı.</p><p></p><p>Dış satımını geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 34,56 artıran sektör, 1 milyar 305 milyon 256 bin dolar ihracat geliri elde etti.</p><p></p><p>İlk çeyrekte en çok ihraç edilen ürünler mandalina, domates, biber, limon ve nar oldu. En fazla dış satım Irak, Rusya, Romanya, Almanya ve Ukrayna'ya yapıldı.</p><p></p><p>- Mersin, Hatay ve Adana'dan 656 milyon 923 bin 879 dolarlık ihracat</p><p></p><p>İlk çeyrekteki yaş meyve ve sebze ihracatının yüzde 50,3'lük bölümü, Doğu Akdeniz'in tarım kentlerinden Mersin, Hatay ve Adana'dan yapıldı.</p><p></p><p>Dış satımı geçen yılın ilk 3 ayına göre yüzde 37,75 artıran Mersin, Hatay ve Adana'daki ihracatçılar, yurt dışına 656 milyon 923 bin 879 dolarlık ürün gönderdi.</p><p></p><p>Bu dönemde Mersin'den 394 milyon 131 bin 491, Hatay'dan 179 milyon 704 bin 221, Adana'dan da 83 milyon 88 bin 167 dolarlık yaş meyve, sebze ihracatı yapıldı.</p><p></p><p>- "Dış satımdan memnunuz"</p><p></p><p>Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Nejdat Sin, AA muhabirine, sektörün ilk çeyrekte yakaladığı ihracat artışının önemli olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Doğu Akdeniz'in, ülkenin tarımsal üretiminin merkezlerinden olduğunu dile getiren Sin, "Hatay, Mersin ve Adana ağırlıklı ciddi üretim artışı var. Bunun karşılığını da dış pazarlarda alıyoruz. Gerçekten kaliteli, insan sağlığına yaraşır ürünler üretmede güzel mesafeler katedildi." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>Sin, dış satımda yeni pazarlara ulaşmak için çalışmaları sürdürdüklerini belirterek, "İlk 3 ayda elde edilen dış satımdan memnunuz ama bu sektör, hava şartları, jeopolitik gelişmeler ve ekolojik değişimlerden etkileniyor. Mevcut şartlarda tablo iyi ama amacımız ve hedefimiz daha iyi ve güzel noktalara ulaşmak." dedi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Makine ihracatı ilk çeyrekte 6,6 milyar dolar</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/makine-ihracati-ilk-ceyrekte-66-milyar-dolar-4021/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/makine-ihracati-ilk-ceyrekte-66-milyar-dolar-4021/</id>
<published><![CDATA[2026-04-15T09:49:23+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-15T09:49:23+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_32DC15-552874-A15D92-086897-44D093-DEF08E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Makine imalat sanayii konsolide verilerine göre; yılın ilk çeyreğinde serbest bölgeler dâhil toplam makine ihracatı, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre %0,2 artışla 6,6 milyar dolar oldu. Miktar bazında makine ihracatının %12,7 gerilediği bu dönemde, KG başına ortalama ihracat fiyatı 8,7 dolara yükseldi. Yıllıklandırılmış konsolide makine ihracatı %2,1 artışla 28,6 milyar dolar olurken, makine ithalatı bir önceki 12 aya göre %7,3 artışla 46,8 milyar dolara yükseldi. Almanya'ya gerçekleştirilen ihracatın %10,9 artışla 833 milyon dolara yükseldiği üç aylık dönemde %35,2 artışın gerçekleştiği ABD'ye yapılan makine ihracatı 541 milyon dolara ulaştı. %8,9 artış sağlanan İtalya’da aylık 100 milyon dolar ortalaması korunurken, Irak, Rusya ve Polonya %30’un üzerinde daralan pazarlar oldu. En fazla ihracatın gerçekleştiği içten yanmalı motor ve aksamında %5,7 artışla, 638 milyon dolara ulaşılırken, 439 milyon dolar tutarında inşaat ve madencilik makinesi ile 378 milyon dolar tutarında pompa ve kompresör ihracatı gerçekleştirildi. 300 milyon doları geçen traktörler, tarım ve ormancılık makineleri ihracatında %17,3 artış, endüstriyel ve evsel yıkama ve kurutma makineleri ihracatında %17,9 düşüş yaşandı.&nbsp;</p><p></p><p>“Jeopolitik risk primi, güven ve istikrarı öne çıkaracak”</p><p></p><p>Hürmüz ve Kızıldeniz ekseninde düğümlenen lojistik krizin dünya mal ticaretinin %10’undan fazlasını etkileyerek, küresel sistemin 'uzak tedarik' modelindeki yapısal zafiyeti ortaya koyduğuna dikkat çeken Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu sürecin tesirlerini şu şekilde değerlendirdi:</p><p></p><p>“Küresel ekonominin 2027 sonuna kadar ılımlı bir büyüme patikasında kalacağına dair iyimser tahminler, enerji piyasasındaki mevcut aksamaların geçici olacağı ve fiyatların bu yıl ortasından itibaren normale döneceği varsayımına dayanıyor. Bu umudu paylaşmakla beraber, jeopolitik risklerin ticaret rotalarını kalıcı olarak yeniden çizdiği bu 'stratejik kırılma' döneminin, savaş sonrasında devam edecek kalıcı sonuçları olacağı açık. Brent petrolün ve Avrupa’daki doğal gaz fiyatlarının %50’den fazla sıçradığı bu konjonktürü yaşayanlar; maliyet yönetiminin salt verimlilikle değil, jeopolitik risk primini doğru yönetmekle de ilgili olduğunu bir daha akıllarından çıkarmayacaktır. Dünyayı etkileyen her türlü belirsizlik ikliminde Türkiye, sunduğu operasyonel süreklilik ile bölgesel risklerden kaçan nitelikli sermaye ve insan kaynağı için eşsiz bir çekim alanı olmaya devam edecektir. Öyle ki dünyanın her yerinde iş bulabilecek nitelikteki beyaz yakalı profesyonellerin, Dubai gibi merkezlerden uzaklaşarak Türkiye’deki iş fırsatlarını radarına almaları, 'güven' unsurunun fiyattan daha belirleyici bir rekabet parametresi haline geldiğinin tescilidir.”</p><p>,</p><p>“Avrupa’da yatırımlar teknolojik tahkimata kaydı”</p><p></p><p>Uzun erimli iyimserliğini korumakla birlikte; Avrupa’da sanayi üretimi ve özel tüketimin baskılanması, Almanya’nın büyüme tahminlerinin %0,6 gibi kritik seviyelere doğru revize edilmesi gibi gelişmelerin kısa ve orta vadeli etkilerini yaşadıklarını da belirten Karavelioğlu şunları ifade etti:</p><p></p><p>“Yaşanılan süreci sadece bir navlun ve enerji krizi olarak okumak eksik bir yaklaşım olur; zira küresel gayrisafi hasıla artış tahminlerinin hâlâ %3 ve üzeri bantta tutunması, talebin yok olmadığını, teknoloji ve verimlilik odaklı yatırımlara evrildiğini gösteriyor. Örnek olarak, Alman plastik sektöründe üretimin %4,5 gerilediği, enerji krizinden bu yana toplam kaybın %26’yı aştığı bu iklimde; sanayinin daralan hacimine rağmen patent başvurularını %4,7 artırması, karşımızda teknolojik tahkimat yapan bir Avrupa olduğunu teyit ediyor. Özel sektörü devlet desteğini arkasına almış Çin’in enerji ve hammadde avantajıyla daha sertleşecek dış ticaret yaklaşımı ise rekabetçilik stratejilerini baştan aşağı etkileyecek bir başka unsur. Çin’in Rusya ile olan güçlü boru hattı bağlantıları ve devasa yerli rezervleri sayesinde enerji şoklarına karşı rakiplerinden daha korunaklı bir limanda olduğunu hesaba katarsak, Pekin’in Avrupa’daki ‘riski yayma’ yaklaşımına cevabı bir kopuş değil; çeşitlendirme, sanayide mutlak kendi kendine yeterlilik ve seçici bir dışa açıklık stratejisi üzerine kurulu olacağını söyleyebiliriz.”</p><p></p><p>“Pazara erişim statümüz sıradanlaşmamalı”</p><p></p><p>Çin’in yeni beş yıllık planıyla imalatını robotik ve yapay zekâ üzerinden yeniden tanımladığı bu ortamda, Avrupa’nın sadece dijitalleşmeye değil, aynı zamanda üretim mülkiyetini korumaya yönelik yasal bir kalkan oluşturma gayretine işaret eden Karavelioğlu şunları söyledi:</p><p></p><p>“Avrupa Birliği’nin sanayi altyapısını korumak adına, kamu alımları ile teşvik politikalarında 'düşük karbon' ve 'AB menşei' kriterlerini sertleştiren 'Sanayi Hızlandırma Yasası' tartışmaları; Türk makine sektörü için hayati bir eşiği temsil ediyor. Fakat Avrupa’nın bu 'içe dönme' hamlesini, eş zamanlı yürüttüğü agresif STA trafiğiyle birlikte okumak gerekiyor. Yasa taslağında yer alan ‘AB ile eşdeğer menşe’ tanımı, Gümrük Birliği ortağı olan Türkiye’yi de kapsayacak bir esneklik sinyali verse de; statümüzün herhangi bir serbest ticaret anlaşması olan üçüncü ülke ile aynı kefede değerlendirilmesi riski öne çıkıyor. Zaten, AB-MERCOSUR anlaşmasının Mayıs ayında geçici olarak yürürlüğe girecek olması ve Avustralya ile müzakerelerin mal ihracatındaki tarifelerin %99’unu kaldıracak şekilde tamamlanması, yeni bir 'ticaret diplomasisi' kurgulandığının göstergesi. Bu anlaşmaların satır aralarına bakıldığında; otomotiv ve makine gibi kan kaybeden sanayi kollarının gümrüksüz ticaret olanaklarıyla desteklendiği ve Çin’e olan kritik hammadde bağımlılığının bu yolla ikame edilmeye çalışıldığı anlaşılıyor. AB ile sanayi alanında ulaştığımız yüksek uyum ve 25 yıllık Gümrük Birliği müktesebatımız, bizi yıllar içinde Avrupa’nın sanayisizleşme sancılarına karşı en güvenilir teknoloji ortağı konumuna taşımışken, uzak coğrafyaların Gümrük Birliği ortağı olan Türkiye ile benzer bir pazar erişim statüsüne yaklaştırılması kabul edilemez. Türkiye’nin adaylık süreci ve tam entegrasyonuyla perçinlenmiş hak edişleri, herhangi bir ticari metinle bir tutulamaz.”</p><p></p><p>“İthalat kemikleşerek bir kanıksamaya dönüştü”</p><p></p><p>Türkiye'nin dış ticarette sahip olduğu imkân ve fırsatlara karşın yurtiçindeki verilerin, sektörel kırılganlığın had safhaya ulaştığını gösterdiğini belirten Karavelioğlu şunları ifade etti:</p><p></p><p>“Küresel ticaret rotalarının yeniden çizildiği bu fırtınalı dönemde, kendi limanımızdaki dalga yüksekliğini görmezden gelemeyiz. Şubat ayında makine ithalatımızda kaydedilen %10,1’lik artış, bu oranın üst üste üç aydır çift haneli eşiklerde kemikleşmesiyle birlikte bir 'kanıksama' haline de işaret ediyor. Ayda 1 milyar doları Çin’e olmak üzere 3,5 milyar doları rakiplerimize destek olurcasına gözden çıkarmanın vebali elbette makine imalatçılarımızın üzerinde değildir. İhracatımızın pahalı, ithalatımızın ucuz makinelerle artıyor olduğu gerçeği; sanayicilerin büyük çoğunluğunun yatırım tercihlerinde kendi uzun vadeli menfaatlerini dahi önceleyemedikleri bir durumda olduklarının ifadesi. Kapasite kullanım oranlarımızın genel imalat sanayiinin tamamından daha düşük bir seviyede, %65’e çıpaladığı mevcut faaliyet ortamında; iç pazarımızı Uzak Doğu’nun 'hormonlu' makinalarından korumanın sadece bir dış ticaret meselesi olmadığını yaşayarak görüyoruz. Sivil ve askeri savunma ekosistemimizin ana tedarikçisi durumundaki sektörümüzün geleceğini tehdit eder hale gelen bu savrulma; ithalat rejimi üzerinden geliştirilen ve müteşekkir olduğumuz hummalı tedbirlere, kamu tarafından hassasiyetle takip edilen gözetim uygulamalarına rağmen maalesef sürüyor. Rakiplerin karşı lobilerinin ve stratejik hamlelerinin, devletlerinin kâh aleni kâh örtülü&nbsp; &nbsp;destekleriyle&nbsp; giderek güçleneceğinin altını kalın çizgilerle çizmeyi ve bu konuda tarihe bir not daha düşmeyi, Başkanlık görevimin son günlerinde yerine getirilmesi gereken bir vazife addediyorum.”</p><p></p><p>“Başkanlık görevini emin ellere devretmenin huzuru içindeyim”</p><p></p><p>Makine İhracatçıları Birliği’nde (MAİB) iki dönemdir sürdürdüğü Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini 16 Nisan 2026’da yapılacak olan seçimli genel kurul ile devretmeye hazırlanan Karavelioğlu, 8 yıllık görev süresine ilişkin şu mesajı paylaştı:</p><p></p><p>“Zorlu koşullara rağmen üretim disiplininden ve kalıcı değer yaratma tutkusundan asla taviz vermeyen makine imalat sektörümüzün bir parçası olmanın mutluluğunu hep yaşadım. İhracatçılar Birliğimizin Başkanlık görevini üstlendiğim ve pandemiyle başlayan iki dönem boyunca; özverili, üretken, sabırlı ve yenilikçi bir büyük aileyi, kendi içinden, kendi değerleriyle temayüz etmiş bir ferdi olarak temsil edebilmenin, tarafıma verilen büyük desteğe layık olabilmenin gayreti içinde oldum. Her birinin bilgi ve deneyimi ile sektörümüz ve ülkemiz için bir zenginlik olduğuna inandığım, fedakârane gayretlerinden kendi adıma büyük ilham aldığım, çok değerli meslektaşlarımla, basınımızın ve bürokrasimizin çok değerli temsilcileriyle, devlet erkânımızla çalışma imkânı buldum; minnettarım. Tarafıma tevcih edilmiş olan bu yüksek makamın sorumluluğunu, onu layığınca taşıyabilmiş olmanın kıvancı ve huzuru içinde, sektörel adap ve teamüllerimize göre seçeceğimiz yeni başkanımıza ve yönetimine emanet ediyorum. Bu zorlu ama bir o kadar da vizyoner yolculukta emeği geçen tüm mesai arkadaşlarıma, sektör paydaşlarımıza ve bizlere güvenen üyelerimize şükranlarımı sunuyorum. Makine İhracatçıları Birliği, Türkiye’nin büyüme makinesi olmaya ve dünya vitrininde akıl üretmeye aynı kararlılıkla devam edecektir.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Dondurarak kuruttukları meyveleri ihraç ediyorlar</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/dondurarak-kuruttuklari-meyveleri-ihrac-ediyorlar-4338/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/dondurarak-kuruttuklari-meyveleri-ihrac-ediyorlar-4338/</id>
<published><![CDATA[2026-04-14T12:25:35+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-14T12:25:35+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9F97F0-C4EB33-D0A633-551338-8140DB-15EBD3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Gıda alanında faaliyet gösteren şirket, kurucularından Doç. Dr. Buket Aşkın ve ekibinin geliştirdiği özel sistemle meyve ve sebzeleri alışılmış yöntemlerin aksine ısıtarak değil dondurarak kurutuyor.</p><p></p><p>Sistemde ürünler önce sıfırın altında 40 dereceye kadar donduruluyor, ardından içlerindeki su özel yöntemlerle uzaklaştırılıyor. Bu sayede meyve ve sebzelerin vitamin ve besin değerleri büyük ölçüde korunurken, ürünlerin raf ömrü de uzuyor.</p><p></p><p>Dondurarak kurutma yöntemiyle elde edilen ürünler, soğuk zincire ihtiyaç duyulmaksızın depolanabiliyor ve taşınabiliyor. Bu durum da lojistik ve depolama süreçlerinde önemli maliyet avantajı sağlıyor.</p><p></p><p>Yenilikçi üretim modeliyle dikkati çeken proje, TÜBİTAK tarafından da ödüle layık görüldü.</p><p></p><p>- "Destek vermeye devam edeceğiz"</p><p></p><p>Trakya Teknopark Genel Müdürü Işık Çetintav, AA muhabirine, şirketin ilk başvurusundan itibaren projeye büyük önem verdiklerini söyledi.</p><p></p><p>Firmanın Teknopark bünyesine dahil edilmesiyle ulusal ve uluslararası alanda daha güçlü bir güven zemini oluşturduğunu belirten Çetintav, "Firmamızın Teknopark bünyesinde yer alması, ulusal ve uluslararası alanda güven inşa edeceği için kendilerine sonsuz destek verdik. Bu desteğimizi sürdürmeye devam ediyoruz. Artık firmamız ihracat yapacak konuma gelmiştir. Bu başarıdan dolayı son derece mutluyuz ve her zaman tüm desteğimizi vermeye devam edeceğiz." diye konuştu.</p><p></p><p>- "Genç bir şirket olmamıza rağmen ürünlerimizi yurt dışına ihraç ediyoruz"</p><p></p><p>Şirketin kurucularından Aşkın ise dondurarak kurutma yönteminin klasik kurutma tekniklerinden farklı olarak ürünlerin doğal yapısını koruduğunu anlattı.</p><p></p><p>Meyve ve sebzelerin besin değerlerinin yüzde 96 oranında muhafaza edilebildiğini ifade eden Aşkın, genç bir şirket olmalarına rağmen ürünlerini yurt dışına göndermeye başladıklarını söyledi.</p><p></p><p>İhraç ülkelerini genişletmeye çalıştıklarını anlatan Aşkın, "Bu yöntem bize meyve ve sebzelerin vitamin değerlerini ve besin özelliklerini yüzde 96 oranında koruma imkanı sağlıyor. Genç bir şirket olmamıza rağmen dilimlenmiş meyve ve sebze ürünlerimizi yurt dışına ihraç ediyoruz. Özellikle Yunanistan ile geliştirdiğimiz çeşitli iş birlikleri bulunuyor. Aynı zamanda Birleşik Arap Emirlikleri ile de planlama ve anlaşma sürecimiz devam ediyor." diye konuştu.</p><p></p><p>Şirket bünyesinde akademik kadroyla yoğun AR-GE çalışmaları yürüttüklerini dile getiren Aşkın, TÜBİTAK projesi sonucunda ortaya çıkan prototip ürünü ticarileştirmek istediklerini ve bunu başardıklarını ifade etti.</p><p></p><p>Aşkın, Trakya Teknopark çatısı altında yer almanın, geliştirdikleri teknolojiyi müşterilere daha kolay anlatma ve sunma imkanı sağladığını sözlerine ekledi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği'nde devir teslim töreni yapıldı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/bati-akdeniz-ihracatcilar-birliginde-devir-teslim-toreni-yapildi-4144/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/bati-akdeniz-ihracatcilar-birliginde-devir-teslim-toreni-yapildi-4144/</id>
<published><![CDATA[2026-04-13T18:28:03+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-13T18:28:03+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AE97C9-62F6BB-341B88-19D5B4-30E630-207D9A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>BAİB Toplantı Salonu'nda devir teslim töreni gerçekleştirildi.</p><p></p><p>Genel Kurulda aday olmayan eski başkan Çavuşoğlu, törende yaptığı konuşmada, Can'a ve yönetimine başarılar diledi.</p><p></p><p>Can'a ve ekibine her zaman destek olacağını ifade eden Çavuşoğlu, çalışmaların birlik ve beraberlik içerisinde devam etmesini diledi.</p><p></p><p>Yeni başkan Can da Çavuşoğlu'nun 2021'den itibaren görev yaptığını ve önemli çalışmalar gerçekleştirdiğini söyledi.</p><p></p><p>Zorlu bir seçim sürecini tamamladıklarını, artık birlikte çalışarak BAİB'i daha ileriye taşıyacaklarını dile getiren Can, "Bu göreve sadece bir unvan, bir makam için gelmedik. Büyük bir sorumluluğun altına imza attık. Bundan sonra söz verdiğimiz projelerimizi hayata geçireceğiz." dedi.</p><p></p><p>Can, Çavuşoğlu'nun tecrübesinden her zaman faydalanacaklarını belirterek, kendisini Yüksek İstişare Kurulu'nun ilk üyesi olarak kurulda yer almaya davet etti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Yaş meyve sebze ihracatı 1 milyar 70 milyon dolara ulaştı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/yas-meyve-sebze-ihracati-1-milyar-70-milyon-dolara-ulasti-9481/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/yas-meyve-sebze-ihracati-1-milyar-70-milyon-dolara-ulasti-9481/</id>
<published><![CDATA[2026-04-12T12:15:08+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-12T12:15:08+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D5E839-D83CB1-CB8321-D1BD08-DEFB02-3E9DCB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ege İhracatçı Birliklerinden (EİB) yapılan açıklamaya göre, 2025 yılı ocak-mart döneminde 821 milyon dolar olan yaş meyve sebze ihracatı, 2026 yılının ilk çeyreğinde yüzde 30'luk artış gösterdi.</p><p></p><p>Bu dönemde meyve sebze mamulleri ihracatı ise aynı döneme göre yüzde 6'lık azalışla 510 milyon dolar oldu.</p><p></p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, Türkiye'nin 2025 yılında 6 milyar 291 milyon dolarlık yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri ihracatı gerçekleştirdiğini, bu ihracatın yüzde 20'sinin Ege Bölgesi'nden yapıldığı ifade etti.</p><p></p><p>Uçak, yıl sonu ihracat hedeflerinin 7 milyar doları aşmak olduğunu kaydederek "İlk çeyrekteki performansımız bu hedefi aşacak potansiyele sahip olduğumuzu gösteriyor. 2026 yılında yağışlar geçen yıllara göre çok daha iyi oldu. İklim koşullarında olumsuzluk yaşamadığımız takdirde ürünlerimizde güzel rekoltelere ulaşıp ihracat hedeflerimizi tutturabiliriz." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Yılın ilk çeyreğinde sektörün en çok ihracat yaptığı ürünlerin 333 milyon dolarla mandalina, 159 milyon dolarla domates ve 152 milyon dolarla biber olduğunu belirten Uçak, en çok ihracat yapılan ülkelerin 263 milyon dolarda Rusya, 127 milyon dolarla Irak ve 122 milyon dolarla Romanya olduğunu kaydetti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">3,8 milyon dolarlık pul biber ihraç edildi</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/38-milyon-dolarlik-pul-biber-ihrac-edildi-4986/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/38-milyon-dolarlik-pul-biber-ihrac-edildi-4986/</id>
<published><![CDATA[2026-04-12T12:10:48+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-12T12:10:48+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3651F1-5AE929-B29D7D-3F6B8C-57BC42-D5374D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye'den geçen yıl 14 milyon 112 bin dolarlık pul biber ihracatı yapıldı.</p><p></p><p>Geçen yılın ocak-mart döneminde 3 milyon 622 bin dolar olan pul biber ihracatı, bu yılın aynı döneminde 3 milyon 773 bin dolara yükseldi.</p><p></p><p>Pul biber ihracatında 805 bin dolarlık dış satımla Almanya ilk sırada yer aldı. Bu ülkeyi 565 bin dolarla Hollanda ve 372 bin dolarla İngiltere izledi.</p><p></p><p>- "Üreticimizin emeğinin karşılığını daha fazla alacağına inanıyoruz"</p><p></p><p>Şanlıurfa Ticaret Borsası Meclis Başkanı İsa Kızıldemir, AA muhabirine, pul biber ihracatındaki artışın yeni yılın ilk çeyreğinde de devam etmesinin önemli olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Küresel ölçekte yaşanan ekonomik gelişmelere dikkati çeken Kızıldemir, bu süreçte üretimin değerinin daha da ön plana çıktığını, tarımsal üretim kapasitesi yüksek olan ülkelerin daha avantajlı bir konuma geleceğini dile getirdi.</p><p></p><p>Kızıldemir, yıl sonunda ihracatta artış beklediklerini dile getirerek şöyle konuştu:</p><p></p><p>"Son dönemde bölgemizde etkili olan yağışlar toprağı adeta doyurdu ve bu durum tarımsal üretim açısından son derece olumlu bir zemin hazırladı. Verimlilikte yaşanacak artışın hem ürün kalitesine hem de rekolteye doğrudan yansıyacağını öngörüyoruz. Özellikle pul biber başta olmak üzere bölgemizin önemli tarımsal ürünlerinde üretim kapasitesinin yükselmesi, ihracat performansımıza da güçlü bir katkı sağlayacaktır. Bu olumlu tabloyla birlikte üreticimizin emeğinin karşılığını daha fazla alacağına inanıyoruz. Yağışların zamanında ve yeterli düzeyde gerçekleşmesi, hem maliyetleri dengeleyecek hem de sürdürülebilir üretim açısından önemli bir avantaj sunacaktır. Tüm bu gelişmeler doğrultusunda, tarımsal üretimdeki artışın dış pazarlara daha güçlü yansımasını ve ihracat rakamlarımızın yıl boyunca yukarı yönlü bir seyir izlemesini bekliyoruz."</p><p></p><p>Kızıldemir, bu gelişmelerin bölge ekonomisine de olumlu yansıyacağını ve tarıma dayalı ihracatta sürdürülebilir büyümeyi destekleyeceğini ifade etti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kayseri Serbest Bölgesi 150 milyon dolardan fazla ihracat yaptı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/kayseri-serbest-bolgesi-150-milyon-dolardan-fazla-ihracat-yapti-9243/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/kayseri-serbest-bolgesi-150-milyon-dolardan-fazla-ihracat-yapti-9243/</id>
<published><![CDATA[2026-04-11T11:54:58+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-11T11:54:58+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A44A8A-BDE1EE-23E57B-BFA622-2F6345-FE9DB3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yaklaşık 7 milyon metrekarelik alanıyla yüz ölçümü bakımından Türkiye'de birinci olan Kayseri Serbest Bölgesi, elektrikli ev aletleri, mobilya ve çelik kapı gibi birçok ürünü dünya pazarına sunuyor.</p><p></p><p>Serbest bölge, ülke ekonomisine sunduğu katkıları artırmayı sürdürerek, bu yılın ilk çeyreğinde 150 milyon doları aşan ihracat rakamlarına ulaşmayı başardı.</p><p></p><p>Geçen yıl toplam 150 firmayla 650 milyon dolarlık ihracat yapan Kayseri Serbest Bölgesi, 2026'da bu rakamların üzerine çıkmayı hedefliyor.</p><p></p><p>- Mobilya ve elektrikli ev aletleri öne çıkıyor</p><p></p><p>Kayseri Serbest Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu, AA muhabirine, sanayicilerin küresel sorunlara rağmen yoluna başarılı şekilde devam ettiğini söyledi.</p><p></p><p>Kayseri ihracatının yüzde 21'inin KAYSER'den karşılandığını belirten Palancıoğlu, "Başta ABD olmak üzere Fransa, Hollanda gibi gelişmiş Avrupa ülkelerine ihracat yapılıyor. Dolayısıyla buradaki üretimin niteliği de fazla. Özellikle elektrikli ev aletleri Kayseri'nin en önde gelen sektörlerden biri durumunda. Boji, hasta yatakları, kablo, mobilya, çelik kapı gibi üretimler yapılıyor. İletken kablo, çelik halat ile makine üretimi de öne çıkıyor." dedi.</p><p></p><p>Palancıoğlu, Türkiye'deki nitelikli katma değeri yüksek ürün üreten firmaların KAYSER'i keşfetmesi gerektiğini dile getirdi.</p><p></p><p>Her ay ihracat, üretim ve istihdam rakamlarını kontrol ettiklerini vurgulayan Palancıoğlu, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"2026 yılının ilk 3 ayındaki ticaret hacmi 650 milyon doları bulmuş durumda. Bunun 150 milyon dolardan fazlası da ihracata yönelik üretimden kaynaklanıyor. Dolayısıyla her geçen gün ihracatımız artıyor. İhracatımızın artması Kayseri ve ülke ekonomisine büyük katkı sunacaktır. Dolayısıyla Kayseri Serbest Bölgesi küresel konjonktürdeki daralmaya, ekonomideki sıkıntılara rağmen şu anda yoluna çok iyi şekilde devam ediyor. Bu ihracat rakamları, üretim miktarları ve istihdam rakamları her geçen gün artacak seviyede. Şu anda zaten serbest bölgemizde 3'ü ilk 500'de, 2'si de ilk 1000'de firmalarımız var. Dolayısıyla serbest bölge olarak hakikaten çok nitelikli üretim ve ihracat yapıyoruz."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türkiye'nin halı ihracatı ilk çeyrekte 634 milyon dolara ulaştı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-hali-ihracati-ilk-ceyrekte-634-milyon-dolara-ulasti-2542/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-hali-ihracati-ilk-ceyrekte-634-milyon-dolara-ulasti-2542/</id>
<published><![CDATA[2026-04-10T13:04:46+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-10T13:04:46+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2B7F1B-A2B77B-CECA2D-075B55-C8F886-38CADC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye'deki halı üreticileri yılın ilk üç ayında, 182 ülke ve serbest bölgeye toplam 126 milyon 97 bin metrekare halı ihraç etti.</p><p></p><p>Türk halıcılar bu dış satım karşılığında 634 milyon 419 bin dolar gelir sağlarken, en fazla gelir 501 milyon 788 bin dolarla makine halılardan elde edildi.</p><p></p><p>Makine halılarını 104 milyon 719 bin dolarla özel tasarıma sahip tufte halılar, 25 milyon 830 bin dolarla el halıları ve 2 milyon 83 bin dolarla kilim izledi.</p><p></p><p>Ülke bazında yılın ilk çeyreğinde en fazla halı ihracatı, 180 milyon 938 bin dolarla ABD'ye yapıldı. Suudi Arabistan 89 milyon 711 bin dolarla ikinci sırada yer alırken, 47 milyon 392 bin dolarla İngiltere onu takip etti.</p><p></p><p>Ülke gruplarında ise en çok ihracat 194 milyon 691 bin dolarla Amerika ülkelerine yapılırken onu 165 milyon 300 bin dolarla Orta Doğu ve 100 milyon 341 bin dolarla Avrupa Birliği ülkeleri izledi.</p><p></p><p>- Yıl sonu hedef 3,5 milyar dolar</p><p></p><p>Güneydoğu Anadolu Halı İhracatçıları Birliği Başkanı Zeynal Abidin Kaplan, AA muhabirine, dünyanın her bölgesine Türk halılarının ihraç edildiğini söyledi.</p><p></p><p>Dünya genelinde yaşanan ekonomik kriz ve savaşların ihracatçıları da etkilediğini belirten Kaplan, "Bazı sıkıntılarımız var ancak devletimiz büyük, bunları çözecektir. Bazı ülkelerde gümrük problemlerimiz var, savaş dolayısıyla Orta Doğu, Rusya, Ukrayna ve Filistin, Libya, Suriye'de ateş çemberi içindeyiz." dedi.</p><p></p><p>Kaplan, her şeye rağmen sektörün üretime kararlılıkla devam ettiğini vurgulayarak, "Bu sorunları aşarak yine ihracatımızı sürdürüyoruz. Hedefimiz büyük, Türkiye geneli yıl sonu hedefimiz 3,5 milyar dolar. Mevcut süreçler bize neyi getirir onu da öngöremiyoruz." diye konuştu.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türk çayı ihracatı yılın ilk çeyreğinde 34,8 milyon doları aştı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-cayi-ihracati-yilin-ilk-ceyreginde-348-milyon-dolari-asti-8472/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-cayi-ihracati-yilin-ilk-ceyreginde-348-milyon-dolari-asti-8472/</id>
<published><![CDATA[2026-04-10T11:36:26+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-10T11:36:26+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7C559E-AE352D-AC1686-E14E15-42E059-9D65BF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye'den ocak-mart döneminde 124 ülke, özerk ve serbest bölgeye çay satıldı.</p><p></p><p>Ülkeden bu kapsamda yılın ilk çeyreğinde 6 bin 266 ton çay ihraç edilerek, karşılığında 34 milyon 806 bin 455 dolar kazanç sağlandı.</p><p></p><p>Türkiye'den geçen yılın aynı döneminde ise 4 bin 994 ton çay dış satımından 25 milyon 179 bin 408 dolar gelir sağlanmıştı. Böylece ülkeden yapılan çay ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre miktarda yüzde 25, değerde yüzde 38 arttı.</p><p></p><p>Belçika, Birleşik Krallık ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti en fazla çay ihraç edilen ilk 3 ülke oldu.</p><p></p><p>Türkiye'den ocak-mart döneminde Belçika'ya 12 milyon 657 bin 23 dolarlık, Birleşik Krallık'a 5 milyon 826 bin 890 dolarlık, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne de 2 milyon 564 bin 537 dolarlık çay dış satımı yapıldı.</p><p></p><p>- Ülke ihracatının yüzde 48'i Rize'den</p><p></p><p>Rize'den de yılın ilk 3 ayında Belçika başta olmak üzere 29 ülkeye 4 bin 171 ton çay ihraç edildi.</p><p></p><p>Ülke ihracatının değerde yüzde 48'ini tek başına gerçekleştiren Rize, söz konusu ihracattan 16 milyon 617 bin 895 dolar kazanç sağladı.</p><p></p><p>- "Önümüzdeki süreçte hedefimiz, mevcut pazarlardaki payımızı artırırken yeni pazarlara da açılmaktır"</p><p></p><p>DKİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Çay Sektör Komitesi Başkanı Şaban Turgut, çay ihracatında yılın ilk çeyreğinin artışla kapandığını söyledi.</p><p></p><p>Söz konusu artışın sevindirici olduğunu belirten Turgut, "Özellikle Belçika, Birleşik Krallık ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti gibi pazarlarda güçlü bir performans sergiledik. Bunun yanı sıra toplam 124 ülke, özerk ve serbest bölgeye ihracat gerçekleştirmiş olmamız, pazar çeşitliliğimiz açısından son derece önemli bir gelişmedir." dedi.</p><p></p><p>Turgut, Rize'nin sektörde belirleyici rolü olduğunun altını çizerek, "Ülke çay ihracatının yaklaşık yüzde 48'i Rize'den gerçekleştirildi. Bu durum, bölgemizin üretim ve ihracattaki stratejik konumunu açıkça ortaya koymaktadır." diye konuştu.</p><p></p><p>Çay ihracatını artırmanın gayretinde olduklarını vurgulayan Turgut, şu değerlendirmede bulundu:</p><p></p><p>"Önümüzdeki süreçte hedefimiz, mevcut pazarlardaki payımızı artırırken yeni pazarlara da açılmaktır. Özellikle Avrupa'da derinleşmenin yanı sıra Orta Doğu, Kuzey Amerika ve Uzak Doğu pazarlarında Türk çayının bilinirliğini artırmaya yönelik çalışmalarımıza hız vereceğiz. Yıl sonu itibarıyla ihracat rakamlarımızı çok daha yukarı taşımayı, katma değeri yüksek ürünlerle kilogram başına ihracat gelirini artırmayı hedefliyoruz."</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kâğıt-Karton ambalaj sektörü, 251 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/kagit-karton-ambalaj-sektoru-251-milyon-dolarlik-ihracat-gerceklestirdi-6571/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/kagit-karton-ambalaj-sektoru-251-milyon-dolarlik-ihracat-gerceklestirdi-6571/</id>
<published><![CDATA[2026-04-10T09:09:47+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-10T09:09:47+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BA8477-B07020-118336-A568DB-B33429-0F3796.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>KASAD Karton Ambalaj Sanayicileri Derneği, 2026 yılı ilk çeyrek ihracat rakamlarını açıkladı. Türkiye'nin kâğıt-karton ambalaj ihracatı, 2024 yılı sonunda 1.042 milyon USD olarak gerçekleşmişken, 2025 yılı sonunda yüzde 1,86’lık bir artışla 1.061 milyon USD’ye ulaşmıştı. 2026 yılı Ocak ayında, önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 10’luk bir azalma yaşandı. Şubat ve Mart aylarında ise yükselişe geçerek ilk çeyrek toplamda 251 milyon USD’lik ihracatla kapandı. Bu rakam, bir önceki yılın aynı çeyreğine kıyasla yüzde 0.37’lik bir azalma anlamına gelse de sektör geleceğe umutla bakmaya devam ediyor.</p><p></p><p>Birleşik Krallık, Türkiye’nin en fazla ihracat yaptığı ülke olmaya devam ederken, en fazla ihracat artışı yüzde 25,89 ile ABD pazarında görüldü. 2026 yılı ilk çeyreğinde en fazla ihracat yapılan ülkeler sırasıyla Birleşik Krallık, ABD, Fransa, Almanya ve Irak oldu. Ancak Irak, son iki yılda en fazla düşüş kaydeden ülke olma özelliğini taşıyor. 2025 yılıyla kıyaslandığında, ABD’nin yanı sıra Bulgaristan, Hollanda, Almanya ve Belçika gibi ülkelerde de oransal olarak önemli artışlar yaşandı.</p><p></p><p>Sektörün geleceği, yalnızca mevcut durumla değil, aynı zamanda 2026 yılı boyunca planlanan stratejilerle de şekillenecek. KASAD, bu yılın ilk yarısındaki yavaş büyüme tahminine rağmen, ikinci yarıda toparlanma ve daha güçlü bir büyüme öngörüyor. KASAD Karton Ambalaj Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Alican Duran, 2026 yılına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “2026’nın ilk çeyreğinde yaşanan ihracat azalışı, sektörümüz için geçici bir durum. Küresel ekonomik belirsizlikler ve bölgesel zorluklar, büyüme hızımızı etkilese de, karton ambalaj sektörü hala güçlü bir ihracat potansiyeline sahip. Özellikle ABD pazarındaki büyüme, sürdürülebilir ambalaj talebinin artması ve Avrupa’dan gelen talep değişiklikleri, Türkiye’yi stratejik bir üretim merkezi olarak daha da güçlendirecek. Bu dönemde en kritik başlık nakit akışının etkin yönetimi. Nakit akışına dikkat etmek ve mali disiplini korumak, sektörümüzün sağlıklı büyümesi açısından belirleyici olacak. Ancak biz, 2026’nın ikinci yarısında ve özellikle 2027’de sektörde hızlı bir toparlanma bekliyoruz.”</p><p></p><p>“ABD pazarında çok daha etkin olmayı planlıyoruz”</p><p>Olası risklere değinen Duran: “2026 yılının ilk çeyreğinde bölgemizde yaşanan gelişmeler, Irak ve Mısır pazarını olumsuz etkiledi. Bu tür gelişmeler Türk karton ambalaj sanayicileri için ciddi riskler oluşturuyor. Bununla birlikte, bu olumsuz gelişmeler, sektörü yeni pazarlar aramaya yönlendiriyor. Ancak yine yaşanan uluslararası jeopolitik gelişmelerin özellikle ABD pazarındaki elimizi güçlendireceğini düşünüyoruz. Bu süreçte derneğimiz üyeleriyle kurduğumuz UR-GE Uluslararası Rekabeti Geliştirmenin Desteklenmesi projemiz kapsamında arttırmayı planladığımız ve ilkini gerçekleştireceğimiz alım heyeti programlarımız ve diğer pazarlama faaliyetlerimizle ABD pazarında çok daha etkin olmayı planlıyoruz. ABD gibi alternatif pazarlara yapılan ihracat, Türk üreticilerinin güçlü konumlarını daha da pekiştiriyor” diyerek sözlerini tamamladı</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Şişecam ihracat şampiyonluğunu  3 ödülle tescilledi</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/sisecam-ihracat-sampiyonlugunu-3-odulle-tescilledi-8208/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/sisecam-ihracat-sampiyonlugunu-3-odulle-tescilledi-8208/</id>
<published><![CDATA[2026-04-09T13:43:39+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-09T13:43:39+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3046BE-C17B3C-4A5407-1A8C86-8E984E-4BB1D0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Şişecam; Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri İhracatçıları Birliği (ÇCSİB) tarafından bu yıl sekizincisi düzenlenen İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni’nde 3 farklı kategoride ‘İhracat Şampiyonu’ ödülü kazandı. 2025 yılı ihracatçılarının ödüllendirildiği törende Şişecam; ‘Düz Cam’, ‘Cam Ambalaj’ ve ‘Cam Ev Eşyası’ kategorilerinde ‘En Fazla İhracat Yapan Firma’ ödüllerine layık görüldü.</p><p>2025 yılında 225 milyar TL düzeyinde konsolide net satış gerçekleştiren Şişecam’ın, Türkiye’den yaptığı ihracatla yurt dışındaki üretim tesislerinden elde ettiği satışların toplamını ifade eden uluslararası satışlarının, konsolide satışları içindeki payı yüzde 59,34 olarak kaydedildi. Aynı yıl içinde 35,8 milyar TL tutarında yatırım yapan Şişecam’ın ihracat hacmi ise 938 milyon dolar seviyesinde oldu. Şirket, 2025 yılı boyunca 5,6 milyon ton cam, 4,3 milyon ton soda külü ve 4 milyon ton endüstriyel hammadde üretimi gerçekleştirdi.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türk hububatçılardan 2 milyar 828 milyon dolarlık ihracat</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-hububatcilardan-2-milyar-828-milyon-dolarlik-ihracat-7804/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-hububatcilardan-2-milyar-828-milyon-dolarlik-ihracat-7804/</id>
<published><![CDATA[2026-04-09T11:39:58+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-09T11:39:58+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C84B21-ECA4BE-4BE7B9-F09F26-60B3A8-2804FD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü, yılın ilk çeyreğinde 2 milyon 529 bin 158 ton ürün sattı.</p><p></p><p>En çok ihraç edilen ürün 316 milyon 867 bin dolarla ayçiçek tohumu yağı olurken bunu 248 milyon 710 bin dolarla çikolata ve kakao içeren ürünler, 235 milyon 842 bin dolarla tatlı, bisküvi ve gofret ürünleri takip etti.</p><p></p><p>Ürün gruplarında ayçiçek tohumu yağı ihracatı bir önceki yılın aynı dönemine göre miktarda yüzde 7, değerde ise yüzde 17,2 artış gösterdi.</p><p></p><p>- Orta Doğu zirvede</p><p></p><p>En fazla ihracat 823 milyon 45 bin dolarla Orta Doğu ülkelerine yapıldı. İkinci sırada 686 milyon 571 bin dolarla Afrika, üçüncü sırada ise 404 milyon 740 bin dolarla Avrupa ülkeleri yer aldı.</p><p></p><p>Irak 315 milyon 185 bin dolarlık ihracatla en fazla ihracat yapılan ülkeler sıralamasında ilk sırada yer alırken bu ülkeyi 226 milyon 820 bin dolarlık dış satımla ABD, 153 milyon 853 bin dolarla Suriye izledi.</p><p></p><p>TİM Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, AA muhabirine, Orta Doğu'da devam eden sürecin 2022 yılında yaşanan ve tahıl ile yağlı tohum arzını doğrudan etkileyen Rusya-Ukrayna Savaşı'ndan farklı bir dinamikle ilerlediğini söyledi.</p><p></p><p>O dönemde ürün arzının sekteye uğradığını belirten Tiryakioğlu, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Bugün sahaya yansımalar enerji, gübre ve navlun maliyetleri üzerinden dünya üretim altyapısını baskılayan sistematik bir şekilde gelişiyor. Bu tablonun küresel bir riski temel gıda maddeleri olan pirinç, buğday, mısır ve soya rekoltesinde muhtemel düşüşleri tetikleyerek, özellikle ithalata bağımlı ülkeleri uzun süreli istikrarsızlığa mahkum edebiliyor. Bunun yanında yüksek petrol fiyatlarının biyoyakıt talebini artırması mısır, soya ve palm yağı gibi ürünlerde ek bir fiyat baskısı oluşturabilir, tüm bu gelişmeler de gıda ticaretini sadece bir tarım meselesi olmaktan çıkararak küresel ekonomi için istikrar başlığına dönüştürebilir."</p><p></p><p>- Hızlı toparlanma yaşanabilir</p><p></p><p>Mart ayında ihracatta yüzde 14,2'lik daralma olduğunu ifade eden Tiryakioğlu, şöyle devam etti:</p><p></p><p>"Sektörel ihracatın aylık bazda 1 milyar dolar sınırına yaklaşması, ticari ilişkilerin normale döndüğü zaman ticari verilerde hızlı bir toparlanma yaşanabileceğine işaret ediyor. Akdeniz'den Karadeniz'e uzanan geniş liman ağımız, gelişmiş kara yolu taşımacılığımız ve stratejik demir yolu bağlantılarımız, bölgesel blokajları alternatif güzergahlarla bypass edebilmemize imkan tanıyan eşsiz bir esneklik sunuyor. Bu lojistik çeşitlilik sayesinde, küresel tedarik zincirindeki kopmaları minimize ederek hem tedarik akışımızı güvence altına alıyor hem de ihracat menzilimizi koruyabiliyoruz."</p><p></p><p>Tiryakioğlu, bölgedeki deniz yolu trafiğinin yüzde 90 aksadığı dönemlerde Türkiye'nin sahip olduğu taşımacılık altyapısının, sanayiciye ham maddeye erişim konusunda rakiplerinin önüne geçen bir avantaj sağlayacağını sözlerine ekledi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Malatya'dan 66 milyon dolarlık kuru kayısı ihracatı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/malatyadan-66-milyon-dolarlik-kuru-kayisi-ihracati-842/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/malatyadan-66-milyon-dolarlik-kuru-kayisi-ihracati-842/</id>
<published><![CDATA[2026-04-09T11:29:29+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-09T11:29:29+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CF3A65-788B4E-71F7B1-C2F88D-00AE30-F47A86.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Geçen yıl 12 Nisan'da yaşanan zirai don nedeniyle kayısı üretiminde güçlük çeken Malatya'da, kuru kayısı ihracatının kent ekonomisine katkısı sürüyor.</p><p></p><p>Yılın ilk çeyreğinde kentten 7 bin 250 ton kuru kayısı ihracatı karşılığında 66 milyon dolar gelir elde edildi.</p><p></p><p>Malatya Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan, AA muhabirine, Türkiye'nin kuru meyve ihracatının yüzde 25'inin karşılandığı Malatya'da, geçen yıl yaşanan zirai dona rağmen kuru kayısı ihracatını sürdürdüklerini anlattı.</p><p></p><p>Geçen yıl 12 Nisan'da yaşanan zirai donun etkilerinin sürdüğünü ifade eden Özcan, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"İlk çeyrekte beklentilerimize paralel olarak ihracat gerçekleşiyor. Üç ayda 7 bin 250 ton ihracat yaptık. ABD en önemli alıcılarımızın başında geliyor. Bununla beraber de 66 milyon dolar bir gelir elde ettik. Önümüzdeki ikinci çeyreğe başlıyoruz. Yine 2024 yılından üretimini gerçekleştirdiğimiz ve lisanslı depolarımızdaki ürünle devam etmeyi planlıyoruz. Stoklarımızda artık çok bir ürün kalmadı. Önümüzdeki 3 ayda, ilk çeyrekte olduğu gibi kısıtlı da olsa mevcut depolarımızdaki ürünle ihracata devam etmeyi planlıyoruz."</p><p></p><p>Özcan, hava şartlarının normal seyretmesi halinde bu yıl önemli bir kayısı üretimi beklediklerini kaydetti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İstanbul İhracatçı Birliklerinden 2,9 milyar dolarlık ihracat</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/istanbul-ihracatci-birliklerinden-29-milyar-dolarlik-ihracat-6903/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/istanbul-ihracatci-birliklerinden-29-milyar-dolarlik-ihracat-6903/</id>
<published><![CDATA[2026-04-09T10:46:39+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-09T10:46:39+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6354CF-868D5B-9EB441-DAD2A2-B67110-60CDE6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Birlikten yapılan açıklamaya göre, İİB, bünyesinde bulunan yedi ihracatçı birliğine üye farklı şehirlerde faaliyet gösteren 20 bini aşkın firma ile 2026'nın ilk üç ayında 183 ülke pazarına ürün sattı ve ülke ihracatındaki payını yüzde 5,3'e çıkardı. İİB, mart ayında ise geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 2,8 artışla 1 milyar 14 milyon dolarlık ihracata imza attı.</p><p></p><p>İlk çeyrekte, değer bazında en fazla ihracatı 176 milyon dolar ile Birleşik Krallık'a gerçekleştiren birlik, söz konusu ülkeye en fazla gemi ile kağıt ve karton ürünleri alanında ürün sattı.</p><p></p><p>İİB, Birleşik Krallık'ın ardından değer bazında en fazla Almanya, Norveç, ABD ve Irak'a ihracat yaptı. Almanya'ya ihracatta fındık ve mamulleri ile kağıt ve karton ürünleri, Norveç'e gemi, ABD'ye hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri şeker ve şekerli mamuller alt sektörü ile kağıt ve karton ürünleri, Irak'a ise, ağaç ve orman ürünleri ile hayvansal mamuller ön plana çıktı.</p><p></p><p>Ülke grupları baz alındığında İİB'nin en fazla ihracat yaptığı bölge, 757 milyon dolar ile Avrupa Birliği (AB) ülkeleri oldu. AB'ye yapılan ihracat, önceki döneme kıyasla yüzde 4,1 arttı.</p><p></p><p>İİB bünyesinde bulunan birliklerden İstanbul Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İHBİR), 2026'nın ilk çeyreğinde, 846 milyon dolar, İstanbul Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği 816,5 milyon dolar, Gemi, Yat ve Hizmetleri İhracatçıları Birliği (GYHİB) 585 milyon dolar, İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (İSHİB) 297,5 milyon dolar, İstanbul Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İFMİB) 230,5 milyon dolar, İstanbul Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (İYMSİB) 137 milyon dolar ve İstanbul Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (KUMİB) 79 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi.</p><p></p><p>- "Yılın ilk çeyreğinde, en çok ihracat gerçekleştirdiğimiz pazarlarımızda büyüdük"</p><p></p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen İİB Koordinatör Başkanı Erkan Özkan, bölgede yaşanan gerginliklerin ve yakın coğrafyadaki savaşların etkisine rağmen yılın ilk 3 ayında, geçen yılın aynı dönemine kıyasla, yüzde 0,3 artışla ihracatı koruyabildiklerini belirtti.</p><p></p><p>Özkan, yılın ilk çeyreğinde, en çok ihracat gerçekleştirdikleri pazarlarda büyüdüklerini kaydederek, geçen yılın aynı dönemine kıyasla Birleşik Krallık'a yüzde 42,7, Almanya'ya yüzde 5, Norveç'e ise yüzde 26 ihracat artışları gerçekleştirdiklerini aktardı.</p><p></p><p>Yurt içi ve yurt dışında sektörlere yönelik düzenledikleri etkinliklerle yılın ilk çeyreğini başarılı bir şekilde tamamladıklarını vurgulayan Özkan, "Bölgenin önemli fuarlarına katılarak, sektörlerimizi farklı coğrafyalarda başarılı bir şekilde temsil ettik. İSHİB, Kuzey Amerika'nın en önemli su ürünleri fuarlarından Seafood Expo North America (SENA) 2026'ya, info stant ile katılarak, Türk su ürünlerinin tanıtımını yaptı. Turquality Projesi kapsamında yürütülen çalışmalar çerçevesinde, ABD'nin ünlü şefleri tarafından Türk su ürünleri kullanılarak hazırlanan özel menülerle tadım etkinlikleri yapıldı." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Özkan, dünyanın dört bir yanından mobilya üreticilerini, ihracatçılarını ve satın almacılarını bir araya getiren CIFF 2026 Uluslararası Mobilya Fuarı'nda, Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri sektör kurulunda yer alan dört ihracatçı birliğinin ortak katılım standı "Heartmade" konsepti ile yoğun ilgi gördüğünü belirtti.</p><p></p><p>İYMSİB'in, Almanya'nın Düsseldorf şehrinde düzenlenen Prowein Uluslararası Şarap ve İçecek Fuarı'na info stant ile katılarak Türkiye'nin meyve ve sebze ürünlerini tanıttığına dikkati çeken Özkan, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Mobilya Sektörü Rekabetçilik Çalıştayı, Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin ev sahipliğinde ve İİB'nin organizasyonunda gerçekleştirildi. Bu ay ihracatçılarımıza yönelik eğitimlerimiz de oldu. İHBİR'in 'İHBİR Teknik Eğitim Programı' kapsamında düzenlediği 'Gıda Endüstrisi Perspektifinden Uygulamalı Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi (LCA): Modelleme, Analiz ve Raporlama' eğitimi, firma temsilcilerinin katılımı ile yapıldı. İİB, 'Satışta Etkili İkna Teknikleri', 'Dış Ticarette Sahtecilik ve Dolandırıcılık: Riskler, Yaptırımlar ve Korunma Yöntemleri' konularında genel katılıma açık, ücretsiz, çevrim içi eğitimler düzenledi. İİB, önümüzdeki aylarda da düzenleyeceği etkinlikler ile ihracat bayrağını dünyanın farklı ülkelerinde dalgalandırmaya devam edecek."</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İhracat beklenti endeksi, 10,1 puan azaldı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/ihracat-beklenti-endeksi-101-puan-azaldi-8109/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/ihracat-beklenti-endeksi-101-puan-azaldi-8109/</id>
<published><![CDATA[2026-04-09T10:44:46+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-09T10:44:46+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_90DF64-17D200-AAB8BA-578714-FB85A5-68006F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bakanlık, yılın ikinci çeyreğine ilişkin Dış Ticaret Beklenti Anketi'ni açıkladı.</p><p></p><p>Buna göre, ihracat beklenti endeksi, bu dönemde bir önceki çeyreğe göre 10,1 puan azaldı. Yılın ilk çeyreğinde 109,2 olan endeks, ikinci çeyrekte 99,1 seviyesine geriledi.</p><p></p><p>Endeks, geçen yılın aynı dönemine göre ise 10,4 puan azalış gösterdi.</p><p></p><p>Söz konusu endeks, bir önceki çeyreğe göre gelecek 3 aya ilişkin ihracat beklentisi, ihracat sipariş beklentisi ve son 3 aya ilişkin ihracat sipariş düzeyi azalış yönünde, şu anda kayıtlı ihracat sipariş düzeyine ilişkin değerlendirmeler ise artış yönünde etkiledi.</p><p></p><p>- İthalat beklenti endeksi</p><p></p><p>Bu yılın ikinci çeyreğine ilişkin ithalat beklenti endeksi de bir önceki çeyreğe göre 4,4 puan azalarak 104,9 seviyesinde gerçekleşti. Endeks geçen yılın aynı dönemine göre ise 1,3 puan arttı.</p><p></p><p>Endekse, bir önceki çeyreğe kıyasla gelecek 3 aya ilişkin ithalat beklentisi, şu anda kayıtlı ithalat sipariş düzeyi ve son 3 aydaki ithalat sipariş düzeyine yönelik değerlendirmeler azalış, gelecek 3 aya ilişkin birim fiyatı beklentisi ise artış yönünde etki etti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kocaeli'nin ihracatı 2026'nın ilk çeyreğinde yüzde 4 büyüdü</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/kocaelinin-ihracati-2026nin-ilk-ceyreginde-yuzde-4-buyudu-4783/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/kocaelinin-ihracati-2026nin-ilk-ceyreginde-yuzde-4-buyudu-4783/</id>
<published><![CDATA[2026-04-08T13:48:57+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-08T13:48:57+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BA369F-96018E-92A8D4-618703-5939F0-A20A70.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kocaeli, en büyük ihracat kalemi otomotivdeki yatay seyre rağmen, kimya ve gemi inşa gibi alanlardaki güçlü performans artışıyla dış ticaretteki istikrarını sürdürmeye devam ediyor.</p><p></p><p>Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre, kentin 2025'in ilk çeyreğinde 5 milyar 574 milyon dolar olan dış satımı, 2026’nın aynı döneminde yüzde 4 artışla 5 milyar 797 milyon dolar oldu.</p><p></p><p>Şehrin en güçlü sektörü olan otomotiv endüstrisinin ihracatı, söz konusu dönemde yüzde 0,2'lik sembolik bir gerileme ile 2 milyar 824 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti.</p><p></p><p>Otomotivdeki bu durağan seyri, kimyevi maddeler ve mamulleri sektörü telafi etti. Sektör ocak-mart döneminde ihracatını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12 artırarak 1 milyar 550 milyon dolara çıkardı ve yılın ilk çeyreğinde ihracattaki büyümede önemli rol oynadı.</p><p></p><p>Demir ve demir dışı metaller sektörü 367 milyon dolarlık ihracatla üçüncü sırada yer alırken, bunu 279 milyon dolarla çelik, 273 milyon dolarla elektrik ve elektronik, 129 milyon dolarla makine ve aksamları sektörü izledi.</p><p></p><p>Sektörel bazda en dikkat çekici büyüme oranı gemi, yat ve hizmetleri sektöründe kaydedildi. Geçen yılın aynı döneminde 318 bin dolar olan sektör ihracatı, bu yıl 19 kat artışla 6,4 milyon dolara çıktı. Benzer bir ivme ile mücevher sektörü de 560 bin dolar olan dış satımını yüzde 219 artırarak 1,7 milyon dolar seviyesine ulaştı.</p><p></p><p>- Lider ihracat pazarı Birleşik Krallık</p><p></p><p>Kocaeli’deki şirketlerin yılın ilk çeyreğinde en fazla dış satım yaptığı ülke 590 milyon 959 bin dolarla Birleşik Krallık oldu. Birleşik Krallık'a yapılan ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 0,5 oranında sınırlı bir artış gösterdi.</p><p></p><p>Kentin en büyük ikinci pazarı olan Slovenya'da ise yüzde 31,2'lik bir düşüş yaşandı ve ihracat 511 milyon dolar seviyesinde kaldı.</p><p></p><p>Almanya 499,5 milyon dolarla Kocaeli’nin ihracat pazarları arasında üçüncü sırada yer alırken, bu ülkeyi 447 milyon dolarla İtalya, 361 milyon dolarla İspanya, 350 milyon dolarla Fransa takip etti.</p><p></p><p>Yılın ilk 3 aylık döneminde Kocaeli'den en fazla ihracat yapılan 10 ülke ve geçen yılın aynı dönemine değişim oranları şöyle:</p><p></p><table style="color: rgb(67, 67, 67); font-family: Poppins; font-size: 14px;"><tbody><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">ÜLKE</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">2025 (Bin $)</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">2026 (Bin $)</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">Değişim (Yüzde)</td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">Birleşik Krallık</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">588.143</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">590.959</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">0,5</td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">Slovenya</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">742.398</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">511.023</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">-31,2</td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">Almanya</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">528.986</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">499.594</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">-5,6</td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">İtalya</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">432.014</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">447.085</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">3,5</td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">İspanya</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">373.015</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">361.428</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">-3,1</td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">Fransa</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">260.768</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">350.373</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">34,4</td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">Romanya</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">268.417</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">286.249</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">6,6</td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">Belçika</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">285.636</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">261.571</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">-8,4</td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">ABD</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">222.626</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">227.112</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">2</td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">Fas</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">49.434</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">159.166</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: initial !important; border-color: initial !important; box-shadow: none !important;">222</td></tr></tbody></table>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türk somonu ihracatı yılın ilk çeyreğinde 91 milyon doları aştı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-somonu-ihracati-yilin-ilk-ceyreginde-91-milyon-dolari-asti-2755/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-somonu-ihracati-yilin-ilk-ceyreginde-91-milyon-dolari-asti-2755/</id>
<published><![CDATA[2026-04-08T13:47:19+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-08T13:47:19+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F6D262-78369C-6D0203-6F5957-0F6687-EE2F66.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İç sulardaki kurulu çiftliklerde belirli ağırlığa ulaştıktan sonra Karadeniz'deki kafeslere aktarılarak yetiştirilen Türk somonu, ocak-mart döneminde 19 ülkede alıcı buldu.</p><p></p><p>Bu kapsamda Türkiye'den yılın ilk çeyreğinde 13 bin 599 ton somon ihraç edilerek karşılığında 91 milyon 61 bin 416 dolar gelir elde edildi.</p><p></p><p>Ülkeden geçen yılın aynı döneminde ise 11 bin 879 ton karşılığı 84 milyon 258 bin 203 dolarlık Türk somonu dış satımı yapılmıştı. Böylece Türkiye'den yapılan somon ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre miktarda yüzde 14, değerde de yüzde 8 arttı.</p><p></p><p>Söz konusu dönemde Rusya, Belarus ve Vietnam en fazla Türk somonu ihraç edilen 3 ülke oldu.</p><p></p><p>Türkiye'den ocak-mart döneminde Rusya'ya 68 milyon 101 bin 986 dolarlık, Belarus'a 8 milyon 425 bin 789 dolarlık, Vietnam'a da 6 milyon 651 bin 994 dolarlık somon dış satımı yapıldı.</p><p></p><p>- "Önümüzdeki süreçte de ihracatın artarak devam etmesini bekliyoruz"</p><p></p><p>DKİB Su Ürünleri Sektör Komitesi Başkanı İsmail Kobya, AA muhabirine, sektör açısından yılın ilk çeyreğinin oldukça başarılı geçtiğini söyledi.</p><p></p><p>Türk somonuna uluslararası talebin istikrarlı şekilde arttığını belirten Kobya, "Somon ihracatında hem miktar hem de değer bazında geçen yılın aynı dönemine göre büyüme yakaladık. Özellikle Rusya, Belarus ve Vietnam pazarlarında güçlü bir performans sergiledik. Bu tablo, Türk somonunun kalite ve rekabet gücünü bir kez daha ortaya koydu." dedi.</p><p></p><p>Kobya, devam eden süreçte ihracatın artarak devam etmesini beklediklerini vurgulayarak, "Mevcut pazarlardaki payımızı korumanın yanı sıra yeni pazarlara açılma yönünde çalışmalarımız sürüyor. Özellikle Uzak Doğu ve Avrupa'da alternatif pazarlar üzerinde yoğunlaşıyoruz." diye konuştu.</p><p></p><p>Türk somonu ihracatından beklentilerinin yüksek olduğunun altını çizen Kobya, şu değerlendirmede bulundu:</p><p></p><p>"Bu yıl ihracatı artırmak adına üretim kapasitesinin geliştirilmesi, lojistik imkanların iyileştirilmesi ve tanıtım faaliyetlerinin artırılması yönünde sektör paydaşlarımızla çeşitli projeler yürütüyoruz. Hedefimiz, Türk somonunu dünya pazarında daha güçlü bir marka haline getirerek yıl sonu ihracat rakamlarını daha da yukarı taşımak." değerlendirmesinde bulundu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Fındık ihracatından 658 milyon doları aşkın gelir sağlandı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/findik-ihracatindan-658-milyon-dolari-askin-gelir-saglandi-6831/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/findik-ihracatindan-658-milyon-dolari-askin-gelir-saglandi-6831/</id>
<published><![CDATA[2026-04-07T19:00:11+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-07T19:00:11+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_ADEE79-2140B4-273C63-6FB4BA-3B4313-2FCCC9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliğinden yapılan açıklamada, 1 Ocak-31 Mart 2026 ihracat dönemine ilişkin bilgi verildi.</p><p></p><p>Açıklamada, söz konusu dönemde yurt dışına 47 bin 894 ton fındık satıldığı, karşılığında 658 milyon 785 bin dolar gelir elde edildiği belirtildi.</p><p></p><p>Öte yandan geçen yılın aynı döneminde yapılan 77 bin 997 ton fındık ihracatından 638 milyon 407 bin dolar kazanç sağlandığı kaydedildi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Su ürünleri ihracatı 553 milyon dolar oldu</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/su-urunleri-ihracati-553-milyon-dolar-oldu-4452/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/su-urunleri-ihracati-553-milyon-dolar-oldu-4452/</id>
<published><![CDATA[2026-04-07T13:20:59+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-07T13:20:59+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C05E7D-DF59FB-D77FF3-648260-04283F-14686A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Geçen yılın ocak-mart dönemindeki 445 milyon 470 bin dolarlık ihracat gerçekleştiren sektör bu çeyrekte artış sağladı.</p><p></p><p>Bu yıl ocak-mart döneminde 72 ülkeye 63 bin 636 ton balık ihraç edildi, 552 milyon 676 bin dolar elde edildi.</p><p></p><p>En fazla gelir 185 milyon 593 bin dolarla levrekten sağlandı. Çipuradan 140 milyon 309 bin dolar, Türk somonundan 91 milyon 61 bin dolar gelir elde etti.</p><p></p><p>Geçen yılın aynı dönemine göre ihracat levrekte yüzde 29, çipurada yüzde 18, Türk somonunda ise yüzde 8 arttı.</p><p></p><p>- En fazla talep Rusya'dan</p><p></p><p>Sektörün en çok ürün gönderdiği ülke 88 milyon 84 bin dolarla Rusya oldu.</p><p></p><p>Rusya'yı 72 milyon 44 bin dolarla İtalya, 57 milyon 125 bin dolarla Hollanda, 56 milyon 356 bin dolarla Yunanistan ve 52 milyon 775 bin dolarla İngiltere izledi.</p><p></p><p>İhracatta 2023'te 1,7 milyar dolar, 2024'te 2 milyar 19 milyon 646 bin dolar ve 2025'te 2 milyar 243 milyon dolarla üst üste rekor kıran sektör, bu yıl da yeni bir rekor bekliyor.</p><p></p><p>- "Rekorun üstüne bir rekor ekleyerek devam edeceğiz"</p><p></p><p>İzmir Balıkçı İş Adamları Derneği Başkanı Şahin Çakan, AA muhabirine Egeli balıkçılar olarak sektör ihracatının yaklaşık yüzde 60'ını üstlendiklerini söyledi.</p><p></p><p>Sektörün ticari hacminin her yıl arttığını ifade eden Çakan, "Sektörümüz yılın ilk çeyreğinde 552 milyon 676 bin dolar ihracata imza attı. Geçen yıla göre yüzde 24 ihracatını yükseltti." dedi.</p><p></p><p>Çakan, dünyada Türk balığına talebin attığını, bu durumun ihracata yansıdığını kaydederek, şöyle konuştu:</p><p></p><p>"Her yıl rekorun üstüne bir rekor ekleyerek devam edeceğiz. Hedef her zaman bir üst olacak. Balık sektörü herkesin yapabileceği bir sektör değil. İhracatı yapabilmek için emek, zaman sarf etmek gerek, sadece parayla olacak bir iş değil. Balıkçı sektörü kazandığına yatırım yapar. Her yıl üretimde kapasite artırımı yapıyoruz. Kapasite artırımı yaparak her yıl ihracat rekoru yapacağız. Bu yıl 2 milyar 500 milyon dolar ihracat bekliyoruz."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Trabzon'dan 10 ülkeye tekstil ürünü ihraç ediyor</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/trabzondan-10-ulkeye-tekstil-urunu-ihrac-ediyor-1444/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/trabzondan-10-ulkeye-tekstil-urunu-ihrac-ediyor-1444/</id>
<published><![CDATA[2026-04-07T12:12:04+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-07T12:12:04+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0CE1A6-23F839-58F908-08C819-9A4097-A2C3B5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ailesiyle 1983'te Hollanda'nın Amsterdam kentine yerleşen Cincil, tekstile yönelik aldığı bazı eğitimlerin ardından kardeşiyle atölye açtı.</p><p></p><p>Hollanda'da mağazalara üretim yapmaya başlayan Cincil, bir süre sonra iş gücü maliyetlerini düşürebilmek amacıyla üretim yaptığı ülkeyi değiştirme kararı aldı.</p><p></p><p>Cincil, farklı ülkelerde üretim yapmayı planlamasına rağmen babasının isteği üzerine 1998 yılında memleketi Trabzon'a dönüp Arsin Organize Sanayi Bölgesi'nde hizmet vermeye başladı.</p><p></p><p>28 yıldır aynı yerde üretim yapan Cincil, Hollanda başta olmak üzere Almanya, Belçika, Danimarka, İtalya gibi ülkelere ihracat yaparak Avrupa'nın önemli giyim markaları arasında yer almayı hedefliyor.</p><p></p><p>Cincil, AA muhabirine, babalarının Trabzon'da üretim yapmalarına yönelik isteğini her şeyin üzerinde tuttuklarını söyledi.</p><p></p><p>Hollanda'nın ardından döndükleri memleketlerinde ilk dönemler ham maddeye uzaklık nedeniyle ekonomik güçlükler içerisinde büyümeye çalıştıklarını dile getiren Cincil, "Kardeşimle beraber bir yer açtık. Ufak bir yerden başladık. Hollanda'nın mağazalarına model yapıyorduk. Daha sonra bir iki makine ve iki üç kişiyi yanımıza aldık. Aşağı yukarı 10 makine oldu ve 1-2 yıl sonra Hollanda genelinde ve dışında mağaza sahiplerinden iş almaya başladık. Sonra piyasaya açıldık." diye konuştu.</p><p></p><p>O yıllarda maliyetlerin yüksekliğinden ötürü Doğu ülkelerine gitmenin iyi bir ticari karar olacağını değerlendirdiklerini belirten Cincil, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p></p><p>"Babam 'buradan gidecekseniz kendi ülkenizde, hatta kendi memleketinizde yapın' dedi. Biz de 'Trabzon'da tekstil çok yaygın bir şey değil bir araştırma yapalım' dedik. Bizim hedefimiz İzmir'e gitmekti. Trabzon'da araştırdık tekstil kimsede yok. Arsin Organize Sanayi Bölgesi kurulmadan burada bir tekstil varmış, orada 250 kişi çalışıyormuş ve kapanmış. Biz de 'baba burada olmaz, İzmir'e gidelim. Orada eleman sorunumuz olmaz en azından her şey elinin altında İstanbul'a yakın her yer' dedik. 'Hayır olmaz, mutlaka kendi memleketinizde ve kendi insanınıza istihdam olacak, onlar çalışacak' dedi."</p><p></p><p>Cincil, babalarının isteğini yerine getirmek için firma merkezini Trabzon'a taşıdıklarına değinerek, "Eleman sorununu nasıl aşacağımızı babamıza sorduğumuz zaman babam, 'kolayı herkes yapar zoru da başarmak önemli, alın yetiştirin' dedi. Bu işe böyle başladık." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>- "Rahmetli babam 'zoru başarın' demişti"</p><p></p><p>Uzun süren uğraşlar sonunda belirli bir düzen kurduklarına işaret eden Cincil, son 5 yıldır 130 çalışanla kadın ve erkek giyimi üzerine kendi markalarını piyasaya sunduklarını belirtti.</p><p></p><p>Cincil, babasının fabrikalarının Trabzon'da hizmet verdiğini göremediğini aktararak, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Fabrikayı kurduğumuzda sağdı ama işe başladığımızda maalesef babam aramızda yoktu. Keşke olsaydı. Rahmetli babam 'zoru başarın' demişti. Biz de o inançla, o güçle çalıştık. Babamızın sözü kulaklarımdan hiç gitmiyor. Bir ipliği bile Trabzon'da bulamıyorduk, o bile İstanbul'dan ve Bursa'dan geliyordu. Ona rağmen burada mücadelemizi devam ettirdik. Trabzon'da bunu başarmamız gerçekten çok zordu ama zoru başardık. Trabzon zor bir bölge ama insanoğlu istediği zaman bu zorluğu aşabilir. Hele de babasının vasiyetini kulağına, yüreğine taktıysa bunu başarır. Onlar da korkmasınlar, Trabzon'a gelsinler. Trabzon bizim memleketimiz. Trabzon'da 'olmayacak' diye bir şey yok."</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">UİB'ten mart ayında 3,4 milyar dolarlık ihracat</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/uibten-mart-ayinda-34-milyar-dolarlik-ihracat-8823/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/uibten-mart-ayinda-34-milyar-dolarlik-ihracat-8823/</id>
<published><![CDATA[2026-04-04T12:00:15+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-04T12:00:15+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B3FF36-F7365B-0F3B76-E6F440-5D8397-B01D45.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Rakamları değerlendiren UİB Koordinatör Başkanı Baran Çelik, “Bölgemizde yaşanan gerginlikler ve yakın coğrafyamızdaki savaşların da etkisiyle Mart ayında yaşanan düşüşe rağmen ihracattaki başarımız sürüyor. 2026 yılı ilk çeyreğini %5 artış ile kapattık. Geçen yıl dünya genelinde yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen ihracatımızı rekorla kapatmıştık. Aynı başarıyı bu yıl da sürdürmek için çalışıyoruz” dedi.</p><p>OİB'in ihracatı Mart ayında 2,9 milyar dolar</p><p>Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği’nin (OİB) Mart ayında ihracatı 2 milyar 940 milyon 988 bin dolar olarak gerçekleşirken, yılın ilk çeyreğindeki ihracatı geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 6’lık artışla 8 milyar 856 milyon 214 bin dolara ulaştı.</p><p></p><p>UTİB'in ihracatı Mart ayında 101 milyon dolar oldu</p><p>Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği’nin (UTİB), Mart ayı 101 milyon 29 bin dolar olarak gerçekleşirken, yılın ilk çeyreğindeki ihracatı ise 301 milyon 431 bin dolara ulaştı.</p><p></p><p>UHKİB'ten Mart ayında 61,7 milyon dolar ihracat</p><p>Mart ayı ihracatı 61 milyon 759 bin dolar olan Uludağ Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği'nin (UHKİB), yılın ilk çeyreğindeki ihracatı ise 190 milyon 358 bin dolar seviyelerinde gerçekleşti.</p><p></p><p>UMSMİB'in ihracatı Mart ayında 15,3 milyon dolar</p><p>Mart ayında 15 milyon 375 bin dolar ihracat yapan Uludağ Meyve Sebze Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin (UMSMİB), yılın ilk çeyreğindeki 52 milyon 276 bin dolar düzeyinde gerçekleşti.</p><p></p><p>UYMSİB'ten Mart Ayında 10,1 milyon dolarlık ihracat</p><p>Mart ayında geçtiğimiz 10 milyon 121 bin dolar ihracat gerçekleştiren Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (UYMSİB), yılın ilk çeyreğinde 37 milyon 553 bin dolarlık dış satışa imza attı.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Dış ticaret açığı yüzde 56.6 arttı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/dis-ticaret-acigi-yuzde-566-artti-8269/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/dis-ticaret-acigi-yuzde-566-artti-8269/</id>
<published><![CDATA[2026-04-02T13:46:31+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-02T13:46:31+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2D67E2-DF3B90-B4824F-86D009-A78FDF-63735B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ticaret Bakanlığının mart ayına ilişkin geçici dış ticaret istatistiklerinden oluşan veri bülteni yayımlandı.</p><p></p><p>GTS esas alınarak hazırlanan verilere göre, ihracat martta 2025'in aynı ayına kıyasla yüzde 6,4 azalışla 21 milyar 918 milyon dolar, ithalat ise yüzde 8,4 artışla 33 milyar 181 milyon dolar olarak belirlendi.</p><p></p><p>Aynı dönemde dış ticaret hacmi yüzde 2 artarak 55 milyar 99 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret açığı bu dönemde yüzde 56,6 artışla 11 milyar 263 milyon dolara çıktı.</p><p></p><p>İhracatın ithalatı karşılama oranı, geçen ay yıllık bazda 10,4 puan azalarak yüzde 66,1, enerji verileri hariç tutulduğunda 14,3 puan düşüşle yüzde 74,4, enerji ve altın verileri hariç tutulduğunda 14 puan azalışla yüzde 78,9 oldu.</p><p></p><p>- Ürün, ülke ve ülke gruplarına göre ihracat</p><p></p><p>Geçen ay en çok ihracat, yüzde 2,6 azalış ve 11 milyar 551 milyon dolarla "ham madde (ara mallar)" grubunda yapıldı Bu grubu yüzde 15,3 düşüş ve 6 milyar 682 milyon dolarla "tüketim malları", yüzde 2,7 azalış ve 3 milyar 140 milyon dolarla "yatırım (sermaye) malları" takip etti.</p><p></p><p>Söz konusu ayda sektörlere göre ihracatın payı, imalat sanayisinde yüzde 93,7 (20 milyar 530 milyon dolar), tarım, ormancılık ve balıkçılıkta yüzde 3,7 (811 milyon dolar), madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 1,9 (420 milyon dolar) olarak gerçekleşti.</p><p></p><p>Martta en fazla ihracat yapılan ülke, 1 milyar 821 milyon dolarla Almanya oldu. Bu ülkenin ardından 1 milyar 381 milyon dolarla ABD ve 1 milyar 289 milyon dolarla İtalya geldi.</p><p></p><p>İhracatta en çok paya sahip ilk 10 ülkenin toplam ihracat içindeki payı yüzde 46 olarak hesaplandı.</p><p></p><p>Martta en fazla ihracat yapılan ülke grupları, 10 milyar 277 milyon dolarla Avrupa Birliği (AB), 3 milyar 255 milyon dolarla diğer Avrupa Ülkeleri, 2 milyar 523 milyon dolarla Yakın ve Orta Doğu ülkeleri olarak kayıtlara geçti.</p><p></p><p>- İthalat verileri</p><p></p><p>Martta en çok ithalat, yüzde 11,5 artış ve 23 milyar 234 milyon dolarla "ham madde (ara mallar)" grubunda yapıldı. Bu grubu yüzde 5,3 azalış ve 4 milyar 937 milyon dolarla "tüketim malları" ve yüzde 7,9 yükseliş ve 4 milyar 849 milyon dolarla "yatırım (sermaye) malları" izledi.</p><p></p><p>Sektörlere göre ithalat payları, yüzde 80,1 ile imalat sanayisinde (26 milyar 569 milyon dolar), yüzde 12,9 ile madencilik ve taş ocakçılığında (4 milyar 279 milyon dolar), yüzde 4,6 ile tarım, ormancılık ve balıkçılıkta (1 milyar 513 milyon dolar) hesaplandı.</p><p></p><p>Martta en fazla ithalat yapılan ülkeler, 4 milyar 761 milyon dolarla Çin, 2 milyar 540 milyon dolarla Almanya ve 1 milyar 35 milyon dolarla Rusya oldu.</p><p></p><p>İthalatta en çok paya sahip ilk 10 ülkenin toplam ithalat içindeki payı, yüzde 52,6 olarak kayıtlara geçti.</p><p></p><p>Söz konusu ayda en fazla ithalat yapılan ülke grupları, 10 milyar 384 milyon dolarla AB, 8 milyar 911 milyon dolarla Asya ülkeleri ve 5 milyar 14 milyon dolarla diğer Avrupa ülkeleri olarak sıralandı.</p><p></p><p>- Ocak-mart döneminde dış ticaret açığı yüzde 27,5 arttı</p><p></p><p>GTS kapsamında ocak-mart döneminde geçen yılın aynı dönemine göre ihracat, yüzde 3,1 azalarak 63 milyar 279 milyon dolar, ithalat yüzde 4,7 yükselerek 91 milyar 957 milyon dolar, dış ticaret hacmi yüzde 1,4 artışla 155 milyar 236 milyon dolar olarak hesaplandı.</p><p></p><p>Söz konusu dönemde dış ticaret açığı yüzde 27,5 yükselişle 28 milyar 679 milyon dolar olarak kayıtlara geçti. İhracatın ithalatı karşılama oranı da yüzde 68,8 olarak belirlendi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Eskişehir'den 170 ülkeye ihracat yapıyorlar</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/eskisehirden-170-ulkeye-ihracat-yapiyorlar-1729/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/eskisehirden-170-ulkeye-ihracat-yapiyorlar-1729/</id>
<published><![CDATA[2026-04-01T17:32:39+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-01T17:32:39+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_52097E-E868CD-6F6616-423BC8-B3463C-66BEC6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p><b>Hakan ÖZBAY</b></p><p></p><p>Banyo ve armatür ürünleri pazarında faaliyet gösteren Roca’nın Türkiye Genel Müdürü Dr. Murat Özyamanoğlu, sektördeki küresel gelişmeleri, tedarik zinciri stratejilerini ve değişen tüketici beklentilerini değerlendirdi. Küresel çapta artan maliyetler ve jeopolitik belirsizliklerin reel sektör üzerindeki etkilerine değinen Özyamanoğlu, Türkiye'nin coğrafi konumunun bu süreçte kritik bir rol üstlendiğini ifade etti.</p><p>ÜRETİMİN YÜZDE 80'İ İHRACATA GİDİYOR</p><p>Eskişehir’deki üretim tesisinin kapasitesi ve ihracat potansiyeli hakkında bilgi veren Özyamanoğlu, fabrikanın yalnızca bir üretim alanı değil, stratejik bir merkez olarak konumlandığını ifade etti. Tesisin dünya genelindeki üç "Stratejik Üretim Tesisi"nden biri olduğunu vurgulayan Özyamanoğlu, şunları kaydetti:</p><p>"Yıllık 1 milyon adedin üzerinde üretim kapasitesine sahip tesisimizde üretilen ürünlerin yüzde 75-80’ini başta EMEA bölgesi olmak üzere 170’ten fazla ülkeye gönderiyoruz. Bu da Türkiye’yi yalnızca bir üretim noktası değil, aynı zamanda küresel tedarik zincirinin kritik bir halkası haline getiriyor. Önümüzdeki dönemde kapasite artışı, otomasyon yatırımları ve enerji verimliliği yüksek teknolojilere geçişle bu rolü daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz."</p><p>ORTA ASYA PAZARI İÇİN KAZAKİSTAN HAMLESİ</p><p>Küresel büyüme stratejisi kapsamında Orta Asya pazarına yönelik planlamalara da değinen Özyamanoğlu, Kazakistan’da kurulacak yeni tesisin coğrafi riskleri dağıtma açısından önem taşıdığını belirtti. Bu adımın, bölgesel varlığı kalıcı hale getiren stratejik bir karar olduğunu dile getiren Özyamanoğlu, "Bu yatırımı, günümüz dünyasının getirdiği hızlı değişimler ve belirsizlikler karşısında üretim portföyümüzü coğrafi olarak zenginleştirmemizi sağlayacak bir adım olarak görüyoruz. Yatırım sayesinde bölgedeki lojistik ve dağıtım kabiliyetimizi artırarak pazara daha hızlı ve rekabetçi şekilde erişim sağlayacağız" ifadelerini kullandı.</p><p>STAGFLASYON RİSKİNE KARŞI TÜRKİYE'NİN KONUMU AVANTAJ SAĞLIYOR</p><p>Orta Doğu gerilimleri ve Rusya-Ukrayna savaşı gibi küresel piyasaları etkileyen jeopolitik risklerin üretim rotalarına etkisini değerlendiren Özyamanoğlu, enerji güvenliği sorununun tüm sektörlere yayılma riski taşıdığını hatırlattı. Savaş ve belirsizlik ortamının tüketici güvenini hızla etkilediğine ve stagflasyon riskini ortaya çıkardığına dikkat çeken Özyamanoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>"Bu riskleri yönetirken en büyük avantajımız, küresel ölçekte yayılmış üretim ağımız ve bölgesel yapılanmamız. Özellikle Türkiye'nin stratejik konumu, hem Batı hem de çevre coğrafyalarla ticari ilişkileri sürdürebilme kabiliyeti açısından önemli bir avantaj sağlıyor. Değişen koşullara rağmen tedarik zincirimizi dengeli ve sürdürülebilir şekilde yönetmeye devam ediyoruz."</p><p>AR-GE'NİN ODAĞINDA SU TASARRUFU VE IOT VAR</p><p>İklim değişikliği ve su kaynaklarının azalmasının sektör için dönüşümü zorunlu kıldığını belirten Özyamanoğlu, üretim modellerini bu gerçekliğe göre güncellediklerini aktardı. Tüketici beklentilerinde net bir dönüşüm yaşandığını vurgulayan Özyamanoğlu, "Artık kullanıcılar yalnızca estetik ürünler değil; aynı zamanda su ve enerji tasarrufu sağlayan, hijyen odaklı ve teknolojik çözümler sunan ürünler talep ediyor. Akıllı klozetler, su verimliliği sağlayan armatürler ve dijital kontrol sistemleri gibi ürün gruplarında güçlü bir ivme yakaladık" dedi.</p><p>Banyolarda "Nesnelerin İnterneti" (IoT) ve yapay zeka entegrasyonunun henüz gelişim aşamasında olduğunu belirten Özyamanoğlu, kullanıcı alışkanlıklarını analiz edebilen ve su tüketimini optimize eden sistemler üzerinde çalıştıklarını ifade ederek, "Önümüzdeki dönemde veri analitiğinin çok daha belirleyici hale geleceğine inanıyoruz" diye konuştu.</p><p>SEKTÖR RENOVASYON TALEBİYLE DİRENÇ GÖSTERİYOR</p><p>İnşaat sektöründeki küresel yavaşlama ile artan maliyetlerin pazar üzerindeki etkilerini yorumlayan Özyamanoğlu, sektörün daha temkinli bir döneme girdiğini söyledi. Buna rağmen banyo ürünleri pazarının görece dayanıklı bir yapı sergilediğini belirten Özyamanoğlu, "Sektör, temel ihtiyaçlara hitap etmesi ve renovasyon talebinin sürekliliği sayesinde kriz dönemlerinde dahi tamamen daralmıyor. Yılı dengeli bir performansla kapatmayı hedeflerken, önümüzdeki dönemde pazar payımızı inovatif ve sürdürülebilir ürünlerle artırmayı planlıyoruz" diyerek sözlerini tamamladı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İKMİB 2025 ihracatın yıldızları ödülleri sahiplerini buldu</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/ikmib-2025-ihracatin-yildizlari-odulleri-sahiplerini-buldu-75/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/ikmib-2025-ihracatin-yildizlari-odulleri-sahiplerini-buldu-75/</id>
<published><![CDATA[2026-04-01T16:54:15+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-01T16:54:15+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0FFBB1-58661F-09B00D-F8E45F-593C12-CC01E2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kimya sektörü, plastikten kauçuğa, ilaçtan kozmetiğe kadar geniş bir üretim ekosistemiyle birçok sektöre girdi sağlayarak Türkiye sanayisinin temel yapı taşlarından biri olmayı sürdürüyor. 2025 yılında yaklaşık 32 milyar dolar ihracat gerçekleştirerek Türkiye’nin en fazla ihracat yapan sektörleri arasında ikinci sıradaki yerini koruyan kimya sektörü, 16 alt sektörüyle birlikte 238 ülke ve bölgeye ihracat yaptı. Sektör, TİM verilerine göre Türkiye’nin toplam ihracatından yüzde 13,5 pay aldı.</p><p></p><p>Kimya sektöründeki üye firmalarını başarılı ihracatlarından dolayı onurlandırmak ve teşvik etmek amacıyla İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) tarafından her yıl düzenlenen “İKMİB İhracatın Yıldızları Ödül Töreni”nin on birincisi, bu yıl 31 Mart 2026 tarihinde gerçekleştirildi. İKMİB 2025 İhracatın Yıldızları Ödül Töreni’nde kimyanın alt sektör ve ürün gruplarında toplam 36 kategoride ilk 5’e giren 180 firma ödül almaya hak kazanırken, ilk 3’e giren ihracatçı firmaya plaketleri törenle takdim edildi.&nbsp;</p><p></p><p>İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister’in ev sahipliğinde gerçekleştirilen törene, T.C. Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, T.C. Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar ve ödül alan firma temsilcileri katıldı.&nbsp;</p><p></p><p>Bakan Bolat: "Kimya ihracatındaki artış trendi devam edecek"</p><p></p><p>Kimyanın Türkiye'nin ikinci büyük ihracat sektörü olduğunu Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, "Geçen yılki ihracatımız 32 milyar dolar. Kimya, bütün sektörlerle iltisaklı, ilintili bir sektör. İmal edilen tüm sanayi ürünlerinin yüzde 95'inde bir şekilde kimyevi girdi, mamul bulunuyor. Dünya ekonomisine katkısı 5,7 trilyon dolar. Dünyada yıllık AR-GE rakamı 165 milyar dolar. Dünyada 120 milyon kişi bu sektörde çalışıyor. Kimya ihracatındaki artış trendi devam edecek. Plastikte dünyanın altıncı büyük ekonomisiyiz. Avrupa'nın da ikinci büyük plastik üreticisiyiz. Bunun yanında kozmetikte de Türkiye bir üretim ve ticaret merkezi konumuna ulaştı. Hijyenik ürünlerde dünyada yedinciyiz. Temizlik ürünlerinde 11'inciyiz. Sağlık alanında ilaç ve tıbbi cihaz sektörlerinde de hızlı ilerliyoruz. Türkiye sağlıkta toplamda 4 milyar dolar ihracat yapıyor. İlaç ihracatımız da 2,4 milyar dolar. Tıbbi cihaz ihracatımız da 1,5 milyar dolara ulaştı." dedi. Bakan Bolat, ihracatçılara ve kimya sektöründe faaliyet gösteren işletmelere verilen desteklere değinerek, bu yıl sadece Bakanlık olarak ihracatçılara 45 milyar liralık bütçe ayırdıklarını, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bu firmalara destek olmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.</p><p>Adil Pelister: “Artık ihracatın ederini değil, değerini konuşacağız”</p><p>Törenin açılış konuşmasını yapan İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister, kimya sektörünün Türkiye ekonomisi açısından stratejik rolüne dikkat çekerek, 2025 yılı itibarıyla sektörün 31,9 milyar dolarlık ihracatla Türkiye’nin en büyük ikinci ihracat sektörü olduğunu vurguladı. Pelister, bu başarının yalnızca bir ekonomik veri olmadığını belirterek, “Bu rakam Türkiye’nin üretim kabiliyetinin, teknolojik kapasitesinin ve küresel rekabet gücünün bir göstergesidir. Kimya sektörü yalnızca bir sektör değil; sanayinin hammaddesi, teknolojinin altyapısı ve modern ekonominin görünmeyen mimarıdır. Küresel rekabet artık yalnızca üretmekle kazanılmıyor. Artık rekabet daha akıllı üretmekle, daha yenilikçi olmakla ve ederden değere sıçramakla kazanılıyor. Bugüne kadar ihracatın ‘ederini’ konuştuk, bundan sonra ihracatın ‘değerini’ konuşacağız. Gerçek refah daha çok üretmekten değil, daha yüksek katma değer üretmekten doğar” diye konuştu.</p><p>Pelister: “Kimya Teknoloji Merkezi ve Türkiye Kimya Ajansı sektörün geleceği için stratejik projeler”</p><p></p><p>Kimya sektörünün geleceğine yön verecek iki kritik projenin altını çizen Pelister, Kimya Teknoloji Merkezi’nin sektör için bir inovasyon üssü olacağını belirterek, “Burada geliştirilecek teknolojiler sadece bugünün üretimini değil, geleceğin kimya sanayisini şekillendirecektir. İkinci önemli vizyonumuz Türkiye Kimya Ajansı’nın kurulması da sektör açısından stratejik bir adım olacak. Bu yapı sektörün koordinasyonunu güçlendirecek, veri üretecek ve küresel rekabet stratejilerini şekillendirecek bir merkez olacak. Bunları gerçekleştirecek en büyük gücümüz ise birliktir, bir olmaktır. İKMİB’in en büyük başarısı tam olarak budur” dedi.</p><p></p><p>Pelister: “Hedefimiz yüksek katma değerli üretim ve küresel markalar çıkaran kimya sanayisi inşa etmek”</p><p></p><p>Enerji dönüşümü, yeşil mutabakat ve dijitalleşme gibi küresel dönüşümlerin merkezinde kimya sektörünün yer aldığına dikkat çeken Pelister, hedeflerinin sadece ihracat yapmak olmadığını belirterek, “Hedefimiz teknoloji üreten, yüksek katma değer yaratan ve küresel markalar çıkaran bir kimya sanayisi inşa etmek. Bu nedenle girişimcilik ekosistemi ile sanayiyi buluşturmak,  genç mühendisleri üretimle bir araya getirmek  sektörümüz için hayati önem taşıyor” ifadelerini kullandı.&nbsp;</p><p></p><p>Pelister, konuşmasının sonunda ödül alan tüm firmaları tebrik ederek, Türk kimya sektörünün birlikte ve ortak vizyonla hareket ettiği sürece dünyanın en güçlü üretim merkezlerinden biri haline geleceğine inandığını söyledi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Dış Ticaret açığı yüzde 15.9 arttı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/dis-ticaret-acigi-yuzde-159-artti-4676/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/dis-ticaret-acigi-yuzde-159-artti-4676/</id>
<published><![CDATA[2026-03-31T10:14:22+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-31T10:14:22+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BB1D4A-CC6966-79F0F8-03DE71-F56194-5AACE7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye İstatistik Kurumu ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle genel ticaret sistemi kapsamında üretilen geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat 2026 yılı Şubat ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre %1,5 artarak 21 milyar 49 milyon dolar, ithalat %5,5 artarak 30 milyar 80 milyon dolar olarak gerçekleşti.</p><p></p><p><b>Ocak-Şubat döneminde ihracat %1,3 azaldı, ithalat %2,8 arttı</b></p><p></p><p>Genel ticaret sistemine göre ihracat 2026 yılı Ocak-Şubat döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre %1,3 azalarak 41 milyar 361 milyon dolar, ithalat %2,8 artarak 58 milyar 776 milyon dolar olarak gerçekleşti.</p><p></p><p><b>Şubat ayında enerji ürünleri ve altın hariç ihracat %4,4, ithalat %12,8 arttı&nbsp; &nbsp; &nbsp;</b></p><p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;</p><p>Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ihracat, 2026 Şubat ayında %4,4 artarak 19 milyar 99 milyon dolardan, 19 milyar 935 milyon dolara yükseldi.</p><p></p><p>Şubat ayında enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ithalat %12,8 artarak 20 milyar 328 milyon dolardan, 22 milyar 928 milyon dolara yükseldi.</p><p></p><p>Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç dış ticaret açığı Şubat ayında 2 milyar 993 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret hacmi %8,7 artarak 42 milyar 863 milyon dolar olarak gerçekleşti. Söz konusu ayda enerji ve altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı %86,9 oldu.&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;</p><p></p><p><b>Dış ticaret açığı Şubat ayında %15,9 arttı</b></p><p></p><p>Şubat ayında dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre %15,9 artarak 7 milyar 796 milyon dolardan, 9 milyar 31 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2025 Şubat ayında %72,7 iken, 2026 Şubat ayında %70,0'a geriledi.</p><p></p><p><b>Dış ticaret açığı Ocak-Şubat döneminde %13,8 arttı</b></p><p></p><p>Ocak-Şubat döneminde dış ticaret açığı %13,8 artarak 15 milyar 306 milyon dolardan, 17 milyar 415 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2025 Ocak-Şubat döneminde %73,2 iken, 2026 yılının aynı döneminde %70,4'e geriledi.</p><p></p><p><b>Şubat ayında imalat sanayinin toplam ihracattaki payı %93,8 oldu</b></p><p></p><p>Ekonomik faaliyetlere göre ihracatta, 2026 Şubat ayında imalat sanayinin payı %93,8, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı %4,0, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı %1,5 oldu.</p><p></p><p>Ocak-Şubat döneminde ekonomik faaliyetlere göre ihracatta imalat sanayinin payı %93,3, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı %4,4, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı %1,6 oldu.</p><p></p><p><b>Şubat ayında ara mallarının toplam ithalattaki payı %72,2 oldu</b></p><p></p><p>Geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre ithalatta, 2026 Şubat ayında ara mallarının payı %72,2, sermaye mallarının payı %13,4 ve tüketim mallarının payı %13,8 oldu.</p><p></p><p>İthalatta, 2026 Ocak-Şubat döneminde ara mallarının payı %72,2, sermaye mallarının payı %13,8 ve tüketim mallarının payı %13,5 oldu.</p><p></p><p><b>Şubat ayında en fazla ihracat yapılan ülke Almanya oldu</b></p><p></p><p>Şubat ayında ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya'ya yapılan ihracat 1 milyar 855 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 1 milyar 246 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 1 milyar 238 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 112 milyon dolar ile İtalya, 928 milyon dolar ile Fransa takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın %30,3'ünü oluşturdu.</p><p></p><p>Ocak-Şubat döneminde ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya'ya yapılan ihracat 3 milyar 635 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 2 milyar 525 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 2 milyar 454 milyon dolar ile ABD, 2 milyar 162 milyon dolar ile İtalya ve 1 milyar 711 milyon dolar ile Fransa takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın %30,2'sini oluşturdu.&nbsp;&nbsp;</p><p></p><p><b>İthalatta ilk sırayı Çin aldı</b></p><p></p><p>İthalatta Çin ilk sırayı aldı. Şubat ayında Çin'den yapılan ithalat 4 milyar 125 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 2 milyar 497 milyon dolar ile Rusya Federasyonu, 2 milyar 211 milyon dolar ile Almanya, 1 milyar 685 milyon dolar ile İsviçre, 1 milyar 352 milyon dolar ile ABD izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın %39,5'ini oluşturdu.</p><p></p><p>Ocak-Şubat döneminde ithalatta ilk sırayı Çin aldı. Çin'den yapılan ithalat 8 milyar 409 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 5 milyar 576 milyon dolar ile Rusya Federasyonu, 4 milyar 80 milyon dolar ile Almanya, 3 milyar 164 milyon dolar ile ABD, 2 milyar 959 milyon dolar ile İsviçre izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın %41,2'sini oluşturdu.</p><p></p><p><b>Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ihracat %1,2 arttı</b></p><p></p><p>Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; 2026 Şubat ayında bir önceki aya göre ihracat %1,2, ithalat %1,1 arttı. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise; 2026 yılı Şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre ihracat %1,5, ithalat %5,5 arttı.</p><p></p><p><b>Yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ihracatı içindeki payı %3,2 oldu</b></p><p></p><p>Teknoloji yoğunluğuna göre dış ticaret verileri, ISIC Rev.4 sınıflaması içinde yer alan imalat sanayi ürünlerini kapsamaktadır. Şubat ayında ISIC Rev.4'e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı %93,8'dir. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı %3,2'dir. Ocak-Şubat döneminde ISIC Rev.4'e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı %93,3'tür. Ocak-Şubat döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı %3,3'tür.</p><p></p><p>Şubat ayında imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı %80,9'dur. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı %11,2'dir. Ocak-Şubat döneminde imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı %79,6'dır. Ocak-Şubat döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı %12,0'dır.</p><p></p><p><b>Özel ticaret sistemine göre ihracat 2026 yılı Şubat ayında 19 milyar 360 milyon dolar oldu</b></p><p></p><p>Özel ticaret sistemine göre, 2026 yılı Şubat ayında, ihracat bir önceki yılın aynı ayına göre %2,9 artarak 19 milyar 360 milyon dolar, ithalat %6,8 artarak 28 milyar 593 milyon dolar olarak gerçekleşti.</p><p></p><p>Şubat ayında dış ticaret açığı %16,2 artarak 7 milyar 948 milyon dolardan, 9 milyar 233 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2025 Şubat ayında %70,3 iken, 2026 Şubat ayında %67,7'ye geriledi.</p><p></p><p><b>İhracat 2026 yılı Ocak-Şubat döneminde 37 milyar 992 milyon dolar oldu</b></p><p></p><p>Özel ticaret sistemine göre ihracat, 2026 yılı Ocak-Şubat döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre %0,3 azalarak 37 milyar 992 milyon dolar, ithalat %4,6 artarak 56 milyar 127 milyon dolar olarak gerçekleşti.</p><p></p><p>Ocak-Şubat döneminde dış ticaret açığı %16,4 artarak 15 milyar 576 milyon dolardan, 18 milyar 135 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2025 Ocak-Şubat döneminde %71,0 iken, 2026 yılının aynı döneminde %67,7'ye geriledi.</p><p></p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">HEPA Türkiye'den, güçlü atılım</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/hepa-turkiyeden-guclu-atilim-7382/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/hepa-turkiyeden-guclu-atilim-7382/</id>
<published><![CDATA[2026-03-28T09:36:49+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-28T09:36:49+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6CEDE6-34B38D-89BFE1-BE303D-EB8C83-0FE596.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Tarım teknolojileri ve sürdürülebilir üretim çözümleri alanlarında faaliyet gösteren Macar firmalar ile Türkiye merkezli paydaşlar arasında geliştirilen bu stratejik ortaklıkların, sektörün dönüşümüne ve verimlilik odaklı büyümesine katkı sağlaması hedefleniyor. Fuar boyunca yürütülen yoğun temaslar ve etkin iş geliştirme çalışmaları sonucunda, farklı alanlarda faaliyet gösteren şirketler arasında kritik anlaşmalar hayata geçirildi.&nbsp;</p><p></p><p>DroneFiller ile Stratejik İş Birliği Hayata Geçirildi&nbsp;</p><p>Avrupa ve dünya genelinde 15 ülkede kullanılan drone dolum sistemleri geliştiren DroneFiller, tarımsal ilaçlama süreçlerini daha hızlı, temiz ve verimli hale getiren çözümleriyle öne çıkıyor. Agroexpo 2026 kapsamında DroneFiller yetkilisi Mate Kovacs ile Zafer Güder Havacılık ve Uzay şirketi sahibi Zafer Güder arasında kurulan ilk temas, HEPA Türkiye’nin katkılarıyla somut bir iş birliğine dönüştü. Bu kapsamda 17 Mart'ta Macaristan’ın Mezotur kentinde faaliyet gösteren DroneFiller firmasına bir ziyaret gerçekleştirilerek, teknik ve ticari değerlendirmeler yapıldı. Görüşmelerin ardından taraflar arasında iyi niyet anlaşması imzalandı.</p><p></p><p>ABZ Innovation Türkiye Pazarına Giriyor&nbsp;</p><p>İHA tabanlı tarımsal ilaçlama sistemleri ve otonom drone teknolojileri geliştiren ABZ Innovation ile Türkiye’de havacılık sistemleri, İHA operasyonları alanında faaliyet gösteren Zafer Güder Aviation arasında distribütörlük anlaşması imzalandı. HEPA Türkiye’nin iş geliştirme desteğiyle hayata geçirilen bu iş birliği, ABZ Innovation’ın Türkiye pazarındaki varlığını güçlendirmesi açısından önemli bir adım taşı niteliği taşıyor.&nbsp; Aynı zamanda yüksek verimli havadan uygulama çözümleri ile hassas tarım teknolojilerinin yaygınlaşmasına katkı sağlaması bekleniyor.&nbsp;</p><p></p><p>Agrofeed Türkiye’de Entegre İş Birliklerini Genişletiyor&nbsp;</p><p>Premiks ve hayvan besleme çözümleri alanında faaliyet gösteren Agrofeed, Türkiye’deki iş birliklerini geliştirmeye devam ediyor. Bu kapsamda; Bytoprak Tarım ile hayvan sağlığı, sürü yönetimi ve veterinerlik hizmetleri alanında uzmanlaşmış Pusula Veterinerlik Hizmetleri ile anlaşmalar imzalandı. HEPA Türkiye’nin katkılarıyla geliştirilen bu iş birliklerinin, Türkiye’de tarım ve hayvancılıkta entegre ve verimlilik odaklı çözümlerin yaygınlaşmasın katkı sunması hedefleniyor.</p><p></p><p>WeedEye ve Tekno Kurgu’dan Akıllı Tarımda Stratejik Hamle&nbsp;</p><p>Akıllı tarım teknolojileri geliştiren WeedEye, yabani otları gerçek zamanlı tespit ederek yalnızca hedeflenen alanlara uygulama yaparak herbisit kullanımını %90’a kadar azaltabilen yenilikçi çözümleriyle dikkat çekiyor. HEPA Türkiye’nin yürüttüğü iş geliştirme süreci kapsamında, WeedEye ile Tekno Kurgu firması Agroexpo 2026 sonrasında stratejik iş birliği için önemli bir adım atarak iyi niyet anlaşması imzalandı. Taraflar, Haziran ayında Macaristan’ın Györ kentinde gerçekleştirilecek demo gününe katılarak WeedEye teknolojilerinin sahadaki performansını test edecek. Elde edilecek sonuçlara göre iş birliğinin kapsamı ve geleceği netleşecek. Ayrıca, Agroexpo sürecinde başlatılan görüşmeler kapsamında başta S.S. Önder Çiftçi Üretim ve Pazarlama Kooperatifi olmak üzere iki ayrı ön anlaşmanın da imza aşamasına geldiği belirtilmektedir. Bu kapsamda Györ’de düzenlenecek demo gününe Türkiye’den geniş katılımlı bir delegasyonun iştirak etmesi planlanıyor.</p><p></p><p>HEPA Türkiye Uluslararası İş Birliklerinde Köprü Olmaya Devam Ediyor</p><p>Agroexpo 2026 sonrasında elde edilen bu somut çıktılar, HEPA Türkiye’nin uluslararası iş birliklerini geliştirme, yatırım ve teknoloji transferine katkı sağlama misyonunun güçlü bir göstergesi niteliğindedir. HEPA Türkiye, önümüzdeki dönemde de tarım, teknoloji ve sürdürülebilirlik odağında uluslararası paydaşları bir araya getirerek Türkiye’de katma değerli projelerin hayata geçirilmesine katkı sağlamaya devam ediyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Makine ihracatı 2 ayda 4,4 milyar dolar</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/makine-ihracati-2-ayda-44-milyar-dolar-9564/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/makine-ihracati-2-ayda-44-milyar-dolar-9564/</id>
<published><![CDATA[2026-03-27T09:32:16+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-27T09:32:16+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F55E28-764D20-D21FE0-F2E3B9-7A5C29-2A34C3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Makine imalat sanayii konsolide verilerine göre, Ocak-Şubat aylarında serbest bölgeler dâhil toplam makine ihracatı 4,4 milyar dolara yükseldi. Miktar bazında makine ihracatının %10,6 gerilediği bu dönemde, KG başına ortalama ihracat fiyatında geçtiğimiz yıla göre sağlanan %16,9 yükselişin etkisiyle değer bazında %4,5 artış sağlandı. Yıllıklandırılmış konsolide makine ihracatı, bir önceki 12 aya göre %2,6 artışla 28,9 milyar dolara yükseldi. Almanya'ya gerçekleştirilen ihracatın %14,9 artışla 561 milyon dolara yükseldiği iki aylık dönemde %57,6 artışın gerçekleştiği ABD'ye yapılan makine ihracatı 370 milyon dolar oldu. %16,4 artış sağlanan İtalya, aylık ortalama 100 milyon dolar eşiğini aşan üçüncü ülke oldu. Gelişmiş ülkelere makine ihracatının arttığı bu dönemde, komşu ülkelerden Rusya’da %32’ye, Irak’ta %44’e yakın düşüşler yaşandı. %11,2’lik artışla 439 milyon dolarlık ihracat kaydedilen içten yanmalı motor ve aksamının ilk sırada yer aldığı iki aylık dönemde, 291 milyon dolar tutarında inşaat ve madencilik makinesi ile 249 milyon dolar tutarında pompa ve kompresör ihracatı gerçekleştirildi. %40,7 ile oransal olarak en fazla artışı sağlayan türbin, turbojet ve hidrolik sistemler ihracatı ABD’de sağlanan artışının ana bileşenini oluşturdu.</p><p></p><p>“Talebin büsbütün daralmasını değil, nitelikli alanlara kaymasını bekliyoruz”</p><p></p><p>ABD ile İsrail’in İran’a yönelik yürüttüğü askerî harekâtın enerji maliyetleri, küresel enflasyon ve yatırım iştahı üzerindeki etkilerinin ihracata yansımalarını değerlendiren Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu şunları söyledi:</p><p></p><p>“Dünyada enerji ve lojistik maliyetlerindeki artışın kestirilemez hale gelmesi; mevcut siparişlerin erken veya ertelenerek teslimi gibi kısa vadeli tedbirlerin ötesinde, yatırım planlarının takvimini doğrudan etkileyen bir faktör oluşturuyor. Küresel enflasyon beklentilerindeki yükseliş, merkez bankalarının para politikalarında temkinli davranışlara ve yatırım fonlarında sıkılaşmaya yol açabilecek yeni bir risk alanı doğuruyor. Avrupa Komisyonu küresel ekonomide artan belirsizlik ve enerji fiyatlarındaki oynaklığın Avrupa ekonomisine stagflasyonist etkilerinin olabileceğine dikkat çekiyor. Ana pazarımızda dile getirilen kaygıları yakından takip etmekle birlikte; enerji verimliliği, endüstriyel otomasyon ve proses modernizasyonu gibi alanlara olan talebin henüz hız kesmediğini gözlemliyoruz. Avrupa Birliği’nin devreye aldığı Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması da sürdürülebilir üretim teknolojilerine dönüşümü hızlandırıyor. Dolayısıyla enerji şoklarını makine talebini büsbütün daraltacak bir faktör olarak değil, pandemiden bu yana teknolojik kabiliyetlerini ve değerlerini hayli yükselttiğimiz yeni makinelerimize rağbet gördürecek bir fırsat olarak karşılıyoruz.”</p><p></p><p>“Makineden Savunmaya geçiş trendi güçlü”</p><p></p><p>Jeopolitik gerilimlerin bir başka sonucunun da savunma sanayii yatırımlarında gözlenecek hızlı yükseliş olacağını belirten Karavelioğlu şunları söyledi:</p><p></p><p>“Avrupa ülkelerinin son yıllarda savunma sanayii ithalatını büyük ölçüde artırarak küresel ölçekte en büyük alıcı konumuna yükselmesi, Birliğin güvenlik mimarisinin köklü biçimde değiştiğini gösteriyor. Savunma sanayii yatırımlarındaki bu genişleme makine sektörü açısından dolaylı ama güçlü bir talep kanalı demek. Çünkü savunma sanayii üretimi; takım tezgâhlarından kaynak, döküm, ısıl işlem, kaplama ve istifleme tesislerine, kauçuk, plastik ve kompozit bileşenlerden test ve ölçüm laboratuvarlarına kadar geniş bir malzeme, makine ve mühendislik ekosistemine dayanıyor. Bir başka ifadeyle bu yatırımlar yalnızca nihai savunma sistemlerinin üretimini değil, bu üretimi mümkün kılan tüm sanayi altyapısının yenilenmesini tetikleyen güçlü bir çarpan etkisi yaratıyor. Avrupa’nın güvenlik harcamalarını artırması yalnızca askeri platform ve mühimmat üretimini değil, bu üretimi mümkün kılan sanayi altyapısının modernizasyonunu ve hatta Almanya’dan başlayarak makine imalatçılarının tedarikçilikten savunma ana sanayiine kaymasını beraberinde getiriyor. Teknolojik rekabetin her aşamasında olduğu gibi, önümüzdeki dönemde de makine imalat sanayiinin stratejik önemi daha görünür hale gelecektir.”</p><p></p><p>“İmalat sanayii Avrupa’ya entegre ülkeler arasında rekabet sertleşiyor”</p><p></p><p>Stratejik sektörlerde üretimin Avrupa içinde veya Avrupa tedarik zincirine güçlü biçimde entegre ülkelerde yoğunlaşmasını teşvik eden ‘Made in Europe’ yaklaşımının, çeşitli politika araçlarıyla güçlendirileceğine&nbsp; dikkat çeken Karavelioğlu şunları belirtti:</p><p></p><p>“Gümrük Birliği ülkelerinin de kapsama alınması planlanan Sanayi Hızlandırma Yasası taslağı; enerji yoğun sanayiler, otomotiv ve net-sıfır teknolojileri gibi stratejik alanlarda üretimi hızlandırmayı amaçlarken, kamu alımlarında düşük karbonlu üretimi ve Avrupa menşeli malları teşvik eden kriterler öngörüyor. Avrupa Komisyonu ayrıca, yerli üretimi önceleyen politika araçlarıyla imalat sektörünün AB GSYİH’nda %14,3’e kadar gerileyen payını 2035 yılına kadar %20 seviyesine yükseltmeyi amaçlıyor. Türkiye’nin Gümrük Birliği sayesinde bu üretim ekosisteminin doğal bir parçası olması çok önemli bir avantaj; ancak Birliğin Hindistan ve MERCOSUR gibi ses getiren STA’larla iç pazarındaki rekabeti&nbsp; genişlettiğini görmek durumundayız. Dolayısıyla Avrupa ile kurduğumuz üretim entegrasyonunu korumak ve derinleştirmek, Ar-Ge ve yüksek katma değerli üretim kapasitemizi güçlendirerek küresel rekabette konumumuzu sağlamlaştırmak açısından çok kritik bir dönemden geçiyoruz. Değişen küresel sanayi mimarisinde güvenilir bir mühendislik ve teknoloji ortağı olarak kalıcı bir yer edinme çabamızda, yurt içi üretim koşullarının iyileşmesine her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyoruz.”</p><p></p><p>Karavelioğlu sanayisizleşme sürecindeki sancıların en belirgin örneklerinden birinin Almanya’da görüldüğüne dikkat çekerek, “Almanya gibi, bugüne kadar küresel liderlik yürütmüş bir sanayi aktörünün, 2025 yılında makine ve tesis mühendisliği sektöründe %2’nin üzerinde istihdam kaybı yaşaması ve üretimindeki gerileme, Avrupa’nın sanayi merkezlerinin bile küresel rekabet baskısı altında yeniden konumlanmak zorunda kaldığını gösteriyor. Çin’in kural tanımaz stratejileriyle Avrupalı üreticileri kendi pazarlarında dahi zaafa uğratması, makine imalatçılarını daha fazla inovasyon, dijitalleşme ve niş üretim alanlarına yönelmeye zorluyor. Bu sancılı süreçte, AB’nin önlemlerini kırmak amacıyla Türkiye rotasını kullanabilecek Çin mallarının yolunu kesmek, hem Gümrük Birliğinin hem de güvenilir bir ortak olmanın mecburiyetidir” dedi.&nbsp;</p><p></p><p>“Hormonlu Çin makinelerine tedbir dayanmıyor”</p><p></p><p>2025 yılında Türkiye’de imalat sanayii üretimi %2,5 artarken makine üretiminin %6,7 gerilemesinin yatırım süreçleri ve iç pazar dinamiklerindeki asimetriyi ortaya koyduğunu belirten Karavelioğlu sözlerini şöyle tamamladı:</p><p></p><p>“Ocak ayında ithalat artarken makine üretiminin aylık bazda %10 düşmesi ve kapasite kullanım oranının geçen yıl ortasında dip yaptığı %63’lü seviyesine yeniden gerilemesi, iç pazar rekabetindeki çarpıklığı gözler önüne sermekle kalmıyor; örtülü devlet destekleri ve tek yönlü ticaret ile pazarımızı domine eden ‘hormonlu’ Çin mallarının, haksız rekabete karşı geliştirdiğimiz bütün tedbirleri kolayca bertaraf ettiğini de gösteriyor. Yüksek yerlilik oranıyla enflasyondan en fazla etkilenen sektörlerden biri olan makine imalatı istihdam ve ölçek kayıplarıyla baş etmekte güçlük çekerken; Ocak ayında yıllıklandırılmış makine ithalatının bir önceki aya göre %5,6 artarak 46,5 milyar dolara çıkmasını, sivil ve askeri savunma alanında kritik işlev üstlenen teknoloji ekosistemimizin sürdürülebilirliğine yönelik açık bir tehdit olarak algılıyoruz. Doğudan makine ithalatımız AB’nin radarına girmişken Batının ‘Adil veya Karşılıklı Ticaret’ nosyonlarının ana göstergeleri haline gelen ilave gümrük vergilerinde bizim de ihmal edilemez oranlar uygulamamız artık kaçınılmaz görünüyor.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"İhracatçılarımız SKDM sürecine bir an önce dahil olmalı"</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/ihracatcilarimiz-skdm-surecine-bir-an-once-dahil-olmali-8980/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/ihracatcilarimiz-skdm-surecine-bir-an-once-dahil-olmali-8980/</id>
<published><![CDATA[2026-03-24T02:51:17+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-24T02:51:17+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_342FED-917FFC-6C7898-830925-81F18A-99D002.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>AB tarafından yürürlüğe konulan Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması, Türkiye’den AB ülkelerine ihracat yapan firmaların karbon ayak izi yükümlülüklerini artırıyor. İlk aşamada çimento, demir-çelik, alüminyum, gübre, hidrojen ve elektrik sektörlerine ilişkin yerli ve ithal ürünlerin tabi olduğu düzenleme kapsamında firmaların beyan ettikleri emisyon miktarına karşılık gelen SKDM sertifikalarını satın alması ve 31 Mayıs 2027'ye kadar AB Komisyonu üzerinden yetkili otoritelere teslim etmesi gerekiyor.</p><p></p><p>İstanbul Maden ve Metal İhracatçıları Birliği (İMMİB)’ne bağlı İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçılar Birliği (İKMİB) ile Çelik İhracatçıları Birliği’nin (ÇİB) kurucu paydaşlığıyla 2008 yılından beri faaliyet gösteren Reach Global Service (RGS) önemli bir adım atarak yerli üreticilere AB’ye olan ihracatlarını mevzuat kapsamında kolaylaştırmak için AB’de yerleşik haldeki ithalatçı firmalara SKDM raporlama sorumlusu olarak hizmet vermeye başladı. İthalat ve emisyon değerlerine ilişkin SKDM bildirimi yapılması ve üye ülkelerden SKDM sertifikalarının satın alımı ile CBAM Registry üzerinden yetkili otoritelere teslimi hususunda hizmet veren RGS, firmaların bir an önce harekete geçmesi gerektiğini belirtiyor.&nbsp;</p><p></p><p>Pelister: “SKDM’ye hızlı ve tam adaptasyon ile AB’ye ihracatımızı garanti altına almalıyız”</p><p></p><p>Sınırda karbon düzenlemesi kapsamında AB’ye ihracat yapan ülkeler arasında Türkiye’nin öne çıktığını ve yerel üreticilerin Avrupa’da pazar kaybetmemesi için elini çabuk tutması gerektiğini ifade eden İKMİB ve RGS Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister, “1 Ocak 2026 tarihinde yürürlüğe giren SKDM/CBAM konusunda ilk aşamada çimento, demir-çelik, alüminyum, gübre, hidrojen ve elektrik sektörlerinin AB’ye ihracatta karbon ayak izlerini paylaşmaları ve istenen sertifikaları almaları gerekiyor. Bu yükümlülükleri yerine getirmekte geciken firmaların 31 Mayıs 2027 tarihinden itibaren AB’ye ürün ihraç etmesi mümkün olmayacak. Dolayısıyla ihracatta en büyük pazarımız olan AB bölgesine ticaretimizde çok büyük bir risk söz konusu. Bu bağlamda ihracatçılarımıza Brüksel ve İstanbul’daki ofisleriyle hizmet veren Reach Global Servise (RGS) önemli bir elçi konumunda. Sunduğu hizmetler arasına SKDM’yi de ekleyen RGS şirketimiz, ihracatçılarımızın beyan edilen karbon emisyon miktarına karşılık gelen SKDM sertifikalarının satın alınması konusunda da destek oluyor. SKDM sertifika fiyatları ise EU ETS’in haftalık ortalama fiyatına endeksli ve yıl içinde artış gösterebiliyor. Bu sebeple SKDM bedellerinin artmaması ve ihracatçılarımızın ekstra bir maliyet yüküyle karşılaşmaması için RGS aracılığıyla bir an önce bu süreci tamamlaması çağırısında bulunuyoruz. İKMİB, İMMİB ve ÇİB paydaşlığında hizmet veren Reach Global Services ile ihracatçılarımıza hizmet vermeye ve yurt dışındaki regülasyonlar konusunda danışmanlık sunmaya devam edeceğiz” dedi.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Doğu Anadolu'da ihracatı tabana yayacağız</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/dogu-anadoluda-ihracati-tabana-yayacagiz-2982/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/dogu-anadoluda-ihracati-tabana-yayacagiz-2982/</id>
<published><![CDATA[2026-03-24T02:16:28+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-24T02:16:28+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DD334A-8537D6-96F916-FCB264-DFDD16-3D7C11.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Doğu Anadolu İhracatçı Birlikleri’nde (DAİB) seçim süreci yaklaşırken, 11 Nisan’da gerçekleştirilecek seçimler öncesinde başkan adaylığını açıklayan Ömer Madırlı, bölgenin ihracat potansiyelini harekete geçirmeye yönelik projelerini paylaştı.</p><p>‘POTANSİYEL VAR ANCAK YETERİNCE KULLANILMIYOR’</p><p>Doğu Anadolu’nun üretim gücüne dikkat çeken Madırlı, Erzurum’dan Iğdır’a, Van’dan Elazığ’a kadar geniş bir coğrafyada önemli bir potansiyel bulunduğunu belirterek, bu potansiyelin henüz tam anlamıyla değerlendirilemediğini ifade etti.</p><p>Bölgedeki üreticilerin önemli bir kısmının ihracat süreçlerine yeterince hâkim olmadığını vurgulayan Madırlı, ihracat kültürünün geliştirilmesini öncelikli hedefleri arasında konumlandırdıklarını söyledi. Türkiye’nin ilk ihracatçı birliklerinden birinin 1937 yılında Erzurum’da kurulmuş olmasının, bölgenin tarihsel olarak da güçlü bir ihracat geçmişine sahip olduğunun göstergesi olduğunu belirten Madırlı, "1937 yılında Atatürk tarafından kurulan Canlı Hayvan İhracatçıları Birliği bunun en önemli göstergesi. Böyle bir geçmişe sahip bir bölgenin bugün ihracatta daha güçlü olması gerekiyor." dedi.</p><p>İHRACATÇI SAYISINDA YÜZDE 50 ARTIŞ HEDEFİ</p><p>DAİB bünyesinde yaklaşık 2 bin 300 üye bulunduğunu ve yıllık ihracatın 3 milyar dolar seviyesinde olduğunu ifade eden Madırlı, yeni dönemde hem ihracat hacmini hem de ihracatçı sayısını artırmaya odaklanacaklarını söyledi.</p><p>Bu yıl için ihracat hedefini 3 milyar 250 milyon dolar olarak belirlediklerini aktaran Madırlı, yüzde 8-10 bandında bir büyüme öngördüklerini dile getirdi. İhracatın firmalar için ulaşılabilir bir süreç olduğuna dikkat çeken Madırlı, şu değerlendirmede bulundu:</p><p>“İhracat aslında sanıldığı kadar zor değil. Biz düzenleyeceğimiz eğitimlerle ve uygulamalı çalışmalarla firmalarımıza bu süreci anlatacağız. Firmalarımızın bunu gözünde büyütmemesi gerekiyor. İhracatın tadını alan firma devamını getirir."&nbsp;</p><p></p><p>EĞİTİM, DİJİTALLEŞME VE YENİ PAZAR ODAKLI PROJELER</p><p>Yeni dönemde hayata geçirilmesi planlanan projeler arasında KOBİ’lerin ihracata yönlendirilmesine yönelik eğitim ve danışmanlık programları, ihracata yeni başlayacak firmalar için rehberlik mekanizmaları ve çevrim içi eğitim platformu “DAİB Akademi” öne çıkıyor.</p><p>Ayrıca firmaların dijitalleşme ve e-ihracat kapasitelerinin artırılması, sektörel ticaret heyetleri ve UR-GE projeleriyle yeni pazarlara erişimin güçlendirilmesi hedefleniyor. Genç ve kadın girişimcilerin ihracata kazandırılması da öncelikli başlıklar arasında yer alıyor.</p><p>TURİZM İLE TİCARET ENTEGRE EDİLECEK</p><p>Bölgenin turizm potansiyelini ticari faaliyetlerle birleştirmeyi planladıklarını belirten Madırlı, özellikle kış turizmi merkezlerinin bu noktada önemli bir avantaj sunduğunu ifade etti.</p><p>Yabancı alıcıların ticaret heyetleri kapsamında bölgeye davet edilmesiyle hem turizm hem de ticaretin birlikte geliştirilmesini amaçladıklarını vurgulayan Madırlı, bu modelin Doğu Anadolu’nun ekonomik dinamizmini artıracağını belirtti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">E-ihracatı yapay zeka ile büyütecek</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/e-ihracati-yapay-zeka-ile-buyutecek-1491/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/e-ihracati-yapay-zeka-ile-buyutecek-1491/</id>
<published><![CDATA[2026-03-21T11:27:33+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-21T11:27:33+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_633364-D2A1E8-6A6A57-77FC81-3D50FD-82F300.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>E-ticaret altyapı çözümleri şirketi Ticimax, 2026 sonuna kadar yapay zeka teknolojilerine 450 milyon TL yatırım yapacağını duyurdu. Bu kapsamda özellikle Ar-Ge çalışmalarına ağırlık verileceğini ifade eden TOBB E-ticaret Meclis Üyesi, Ticimax Kurucu CEO’su Cenk Çiğdemli, “2026, yapay zeka ve teknoloji yatırımlarımızı hızlandırdığımız bir yıl olacak. E-ticaret sektörüne yönelik yenilikçi ve yapay zeka destekli çözümler geliştirmeye devam edeceğiz. AI teknolojileri için 2026 sonuna kadar 450 milyon TL bir yatırım planladık” dedi. Bugüne kadar hayata geçirdikleri AI ürünlerine yenilerini eklerken, işletmelerin tüm süreçlerini kolaylaştıracak akıllı sistemlere de öncelik vereceklerini belirten Çiğdemli, “Ticimax olarak hem ürün geliştirme hem de organizasyonel yapıda büyümeyi sürdürürken, teknoloji ekibini de genişleterek inovasyon kapasitemizi artırmayı hedefliyoruz” diye konuştu.&nbsp;</p><p>Geçtiğimiz yıl Avrupa’nın teknoloji devi team.blue ile gerçekleştirilen ortaklıktan sonra hedef pazarlarda e-ihracat üzerine daha kapsamlı bir sürece girdiklerinin altını çizen Çiğdemli, “Bu global gücün sağladığı sinerjiyle büyüme ivmesi desteklenirken, işletmelerin dijitalleşmesini kolaylaştırmak adına daha uygun ve erişilebilir fiyatlı paketler sunuyoruz. Bununla birlikte, yurt içi ve yurt dışı iş ortaklıkları çoğaltarak ekosistemi güçlendiriyor, kanal yapımızı genişleterek partner ağımızı da büyütüyoruz. Bu yıl özellikle e-ihracat teknolojilerine ve ülkemizin e-ihracat kapasitesini büyütmeye odaklı yapay zeka çözümlerine yatırım yapacağız. Üreticilerimizin ve KOBİ’lerimizin Avrupa ülkelerine yapacakları e-ihracat operasyonlarını büyütürken, biz de Avrupa’ya teknoloji ihracatımızı artıracağız” dedi.</p><p>Ticimax AI ile, e-ticaret siteleri için SEO uyumlu içerik üretiminden ürün görseli hazırlamaya, akıllı etiketlemeden kişiselleştirilmiş pazarlamaya kadar çok kapsamlı bir çözüm yelpazesi sundukları bilgisini veren Çiğdemli şunları paylaştı:</p><p>“Bu entegrasyonlar, satışları artırmak, operasyonel hızı yükseltmek ve müşteri deneyimini iyileştirmek için tasarlandı. E-ihracat odaklı yapay zeka destekli altyapıyla e-ticaret sitelerini otomatik olarak çoklu dile çevirebilen, ürün açıklamalarını ve SEO içeriklerini hedef ülkeye uygun (yerelleştirme) optimize eden çözümler sunuyoruz. Ürün başlıkları, açıklamaları ve özellikleri yapay zeka ile hedef dilde, yerel dil kullanımına uygun şekilde oluşturuluyor. Yapay zeka, hedeflenen ülkede popüler olan arama terimlerine göre içerikleri optimize ederek organik trafiği artırabiliyor. Üretilen içerikler için farklı tonlar ve konuşma stilleri belirlenerek markanın karakterine uygun bir dil oluşturulabiliyor. Böylece marka globalde görünür hale geliyor. Yapay zeka fotoğraf ve video ajanlarımızla da satışı yapılacak ürünler profesyonel olarak görselleştirilebiliyor, örneğin giysiler bir model üzerinde gösterilebiliyor. Bunlar gibi birçok yapay zeka çözüm için bu yıl önemli yatırımlar yaparak yeni çözümler geliştirmeye odaklandık. Hem Avrupa’ya teknoloji ihraç etmeye hem de yerli satıcı ve üreticilerimizin e-ihracat kapasitelerini artırarak ülkemize döviz girişinin hızlanmasına destek vermek bu yılımızın ana hedefi.”</p><p>TEAM.BLUE HAKKINDA</p><p>team.blue, Avrupa genelinde 22 ülkede faaliyet gösteren, 60’tan fazla markası ve 3,3 milyonu aşkın KOBİ müşterisiyle işletmelere alan adı, web barındırma, e-ticaret ve dijital çözümler sunan lider bir teknoloji sağlayıcısıdır. 3.300’ü aşkın uzmandan oluşan ekibiyle, işletmelerin dijital dünyadaki varlığını güçlendirmeyi hedeflemektedir. Ticimax, bu güçlü ekosistemin bir parçası olarak Türkiye’nin e-ticaret uzmanlığını Avrupa’nın teknoloji gücüyle birleştirerek müşterilerine dünya standartlarında çözümler sunmaktadır.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Güneydoğu Anadolu'nun 2 aylık hububat sektörü ihracatı 552,8 milyon dolar</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/guneydogu-anadolunun-2-aylik-hububat-sektoru-ihracati-5528-milyon-dolar-8118/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/guneydogu-anadolunun-2-aylik-hububat-sektoru-ihracati-5528-milyon-dolar-8118/</id>
<published><![CDATA[2026-03-20T11:23:44+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-20T11:23:44+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EA286D-DC5B4D-36AD69-D77CBC-32603C-FF8B08.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İki aylık süreçte yaklaşık olarak 187 bin ton makarna, 127 bin ton buğday unu, 68 bin ton da ayçiçek yağı ihraç edildi. En fazla gelir elde edilen ürün olan ayçiçek yağındaki ihracat yüzde 14,1 artış ile 108,1 milyon dolara ulaşırken, ikinci sırada yer alan makarnanın ihracatı yüzde 11,7 artışla 103 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ortalama ihracat birim fiyatlarındaki artışın yüzde 1,9 olduğu bu dönemde Orta Doğu’ya ihracat yüzde 21,4 düşüşle 231 milyon dolar oldu.&nbsp;</p><p></p><p>Güneydoğu Anadolu Hububat, Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu sektörün son dönemde aynı anda finansman, lojistik ve rekabet baskılarıyla karşı karşıya kaldığına ve bölgedeki gelişmelerin ticaret akışını zorlaştırdığına dikkat çekerek, “Irak’taki tahsilat süreçlerinden Suriye’de uygulanan yüksek vergilere, Körfez’deki çatışma nedeniyle artan taşımacılık maliyetlerinden Rusya-Ukrayna savaşının tedarik süreçleri üzerindeki etkisine kadar birçok başlık sektör üzerinde eş zamanlı baskı oluşturuyor” dedi.</p><p>&nbsp;</p><p>“Ticaret altyapısının güçlenmesi bölgesel gıda güvenliği açısından kritik”</p><p></p><p>Gıda ihracatçılarının bu dönemde ticareti sürdürebilmek için her zamankinden daha temkinli ve dikkatli hareket etmek zorunda kaldığına dikkat çeken Kadooğlu şunları söyledi:</p><p>“Irak pazarında son dönemde ödeme süreçlerinde yaşanan aksaklıklar ihracatçı firmalarımızın finansman dengeleri üzerinde ciddi bir baskı oluşturmuş olsa da bu alanda geçici bir iyileşmenin başlamış olması olumlu. Kalıcı ve sürdürülebilir bir çözümün sağlanması için Ticaret Bakanlığımızın ilgili kurumlarla yürüttüğü çalışmaların devam ettiğini biliyoruz ve bu sürecin olumlu sonuçlar vereceğine inanıyoruz. Irak ile ticaretimizin güvenli ve kesintisiz şekilde sürdürülmesi açısından Halil İbrahim Kapısı her zaman merkezi bir rol üstlendi ancak son dönemde bölgedeki gümrük kapılarının da ticaret akışında giderek daha fazla önem kazandığını görüyoruz. Bu durum, ihracatın tek bir geçiş noktasına bağımlı kalmadan daha dengeli bir şekilde ilerlemesi açısından sektör için önemli bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Türkiye’nin güçlü üretim ve işleme kapasitesi ile Irak başta olmak üzere yakın coğrafyanın gıda tedarikinde üstlendiği rol düşünüldüğünde, tahsilat süreçlerinin sağlıklı işlemesi ve ticaret altyapısının güçlendirilmesi hem ihracatçılarımız hem de bölgesel gıda güvenliği açısından kritik önem taşıyor.”</p><p></p><p>“Belirsizlikler rekabetçiliği etkileyen yapısal meseleler olarak değerlendirilmeli”</p><p></p><p>Bölgedeki jeopolitik gerilimlerin yarattığı belirsizliğin özellikle taşımacılık ve lojistik süreçlerinde yeni maliyet baskıları doğurduğunun altını çizen Kadooğlu şunları belirtti:&nbsp;</p><p></p><p>“ABD/İsrail’in İran’a saldırması sonucunda bölgemizde yaşanan jeopolitik gelişmeler ve Körfez hattındaki risk algısı nedeniyle bazı taşıma firmaları navlun fiyatlarına ek talepler yansıtıyor ancak bu ek maliyetlerin, hangi risk değerlendirmesine dayanarak belirlendiğinin çoğu zaman net olmadığı görülüyor. Ortaya çıkan tablo, belirli ve şeffaf kriterlere dayanan bir uygulamadan çok, savaş ortamının yarattığı belirsizlikten beslenen bir fiyatlama davranışına işaret ediyor. Oysa ticari süreçlerin, teslimat takvimlerinin ve uluslararası ticarete ilişkin düzenlemelerin savaşın mücbir sebep niteliği dikkate alınarak daha dengeli bir çerçevede ele alınması gerekir. Bu zorlu ortamda rekabet koşullarının giderek daha karmaşık hale geldiğinin unutulmaması gerekir. Özellikle Mısır’ın Afrika Birliği ve çeşitli bölgesel ticaret anlaşmaları sayesinde elde ettiği avantajlar, buğday unu ve makarna başta olmak üzere birçok üründe Türk ihracatçılarının rekabet alanını daraltabiliyor. Savaş ve navlun krizinin derinleştiği dönemlerde bu fark daha da belirgin hale geliyor çünkü gıda ticaretindeki rakiplerimizden Mısır’ın coğrafi ve ticari konumu, bölgedeki çatışma hatlarından Türkiye kadar doğrudan etkilenmemesini sağlıyor. Bu nedenle lojistik maliyetlerindeki artış ve ticari belirsizlikler yalnızca geçici bir kriz değil, aynı zamanda rekabet dengelerini etkileyen yapısal bir mesele olarak değerlendirilmelidir.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türkiye'nin ihracatı savaşın kıskacında</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-ihracati-savasin-kiskacinda-1818/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyenin-ihracati-savasin-kiskacinda-1818/</id>
<published><![CDATA[2026-03-20T02:52:16+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-20T02:52:16+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8CFEA2-DCA746-350ADC-7DCA45-04AF85-D0FDDD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p><b>Mustafa DENİZ</b></p><p></p><p>Orta Doğu’da derinleşen jeopolitik kriz, Türkiye’nin en önemli dış pazarlarından biri olan Körfez ülkeleriyle ticari ilişkileri doğrudan etkiliyor. Özellikle Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan gerilim, küresel ticaretin ana arterlerinden birinde ciddi aksamalara neden olurken, ihracatın lojistik ayağını zayıflatıyor.</p><p>Savaşın başlamasıyla birlikte deniz taşımacılığında gecikmeler artarken, gemi trafiğinde yaşanan yavaşlama teslim sürelerini uzattı. Bu durum, başta gıda, inşaat malzemeleri ve tüketim ürünleri olmak üzere Türkiye’nin Körfez’e yaptığı ihracatta sipariş iptalleri ve ertelemeleri beraberinde getirdi. İhracatçılar, özellikle kontrat bazlı işlerde teslimat riskinin yükseldiğine dikkat çekiyor.</p><p></p><p><b>Enerji maliyeti artıyor</b></p><p></p><p>Enerji tarafında yaşanan fiyat artışları ise çift yönlü etki yaratıyor. Petrol gelirlerindeki yükseliş Körfez ülkelerinin gelirlerini artırsa da savaş ortamının yarattığı belirsizlik, kamu ve özel sektör yatırımlarını yavaşlatıyor. Bu da Türkiye’den yapılan ara malı ve yatırım malları ihracatında talep daralmasına neden oluyor.</p><p>Öte yandan, finansal piyasalarda artan risk algısı da ticareti baskılayan bir diğer unsur olarak öne çıkıyor. Bölgenin önemli ticaret ve finans merkezlerinden Dubai başta olmak üzere birçok merkezde yatırım kararları ertelenirken, büyük ölçekli projelerde frene basıldığı gözleniyor. Bu durum, Türk müteahhitlik sektörü ve sanayi ihracatı açısından önemli bir risk oluşturuyor.</p><p></p><p><b>Maliyetler yukarı yönlü</b></p><p></p><p>Savaşın ihracat üzerindeki en somut etkilerinden biri de maliyet tarafında hissediliyor. Navlun fiyatlarındaki artış ve sigorta primlerindeki yükseliş, ihracatçıların rekabet gücünü zayıflatıyor. Alternatif güzergâh arayışları ise hem süreyi uzatıyor hem de maliyetleri daha da yukarı çekiyor.</p><p>Tüm bu gelişmeler ışığında, Türkiye’nin Körfez’e ihracatında kısa vadede yavaşlama kaçınılmaz görünüyor. Ancak uzmanlar, petrol fiyatlarının yüksek seyretmesi halinde bölge ekonomilerinin orta vadede yeniden canlanabileceğine ve talebin toparlanabileceğine işaret ediyor.</p><p>ABD-İsrail-İran savaşı yalnızca enerji piyasalarını değil, ticaret dengelerini de sarsan bir krize dönüşmüş durumda. Türkiye açısından Körfez pazarı önemini korurken, ihracatçılar için yeni dönemin daha maliyetli, daha yavaş ve daha belirsiz olacağı değerlendiriliyor.</p><p></p><p></p><p><b>Türkiye’nin Körfez’e İhracatı (2025)</b></p><p></p><p>Toplamda Türkiye’nin Körfez ülkelerine ihracatı yaklaşık12–13 milyar dolar bandında</p><p></p><p><b>Birleşik Arap Emirlikleri (BAE)</b></p><p></p><p>Körfez bölgesindeki en büyük ticaret ortağımız BAE oldu.</p><p>2025 İhracatı: 9,3 milyar dolar Detay: İki ülke arasındaki toplam ticaret hacmi 2025'te 19 milyar dolara ulaştı. BAE'ye yapılan ihracatta mücevherat sektörü (özellikle kıymetli metaller ve taşlar) liderliği çekerken, bunu kimya, makine, inşaat malzemeleri ve savunma sanayi izledi.</p><p></p><p><b>Suudi Arabistan</b></p><p></p><p>Suudi Arabistan ile normalleşme adımlarının meyveleri ihracat rakamlarına çok net yansıdı.</p><p>2025 İhracatı: Yaklaşık 6,8 milyar dolar</p><p>Detay: Yalnızca Aralık 2025'te Suudi Arabistan'a 810 milyon dolarlık ihracat yapılarak aylık bazda rekor kırıldı. Halı, hububat-bakliyat, makine aksamları ve kimyevi maddeler ihracatta başı çekti.</p><p></p><p><b>Katar</b></p><p></p><p>Türkiye ile derin stratejik bağları olan Katar ile ticaret istikrarlı bir seyir izledi.</p><p>2025 İhracatı: Yaklaşık 1 - 1,2 milyar dolar bandında</p><p>Detay: 2025 yılının son çeyreğinde Katar ile Türkiye-Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Serbest Ticaret Anlaşması müzakereleri kapsamında önemli adımlar atıldı. Özellikle savunma sanayi, inşaat malzemeleri ve gıda ürünleri ihracatta önemli bir yer tutuyor.</p><p></p><p><b>Umman</b></p><p></p><p>Körfez'de ticaretimizin istikrarlı şekilde büyüdüğü ülkelerden biri Umman oldu.</p><p>2025 İhracatı: 1,3 - 1,5 milyar dolar bandında</p><p>Detay: Kasım 2025'te düzenlenen Türkiye-Umman İş Forumu'nda iki ülke arasındaki yeni ticaret hacmi hedefi 5 milyar dolar olarak belirlendi. Demir-çelik, makine ve gıda ürünleri ihracatın temel kalemlerini oluşturuyor.</p><p></p><p><b>Kuveyt</b></p><p></p><p>Kuveyt ile olan ticaret hacmimizde genel pazar koşulları ve bölgesel daralmalar sebebiyle 2025'te bir miktar yavaşlama gözlemlendi.</p><p>2025 İhracatı: Yaklaşık 500 - 700 milyon dolar bandında</p><p>Detay: Tekstil, hazır giyim ve gıda ürünleri Kuveyt pazarındaki başlıca ihraç kalemlerimiz olmaya devam etti.</p><p></p><p><b>Bahreyn</b></p><p></p><p>Körfez bölgesindeki en küçük pazarlarımızdan biri olan Bahreyn ile ticaret hacmimiz genel seyrini korudu.</p><p>2025 İhracatı: Yaklaşık 250 - 300 milyon dolar</p><p>Detay: Bahreyn'e ağırlıklı olarak tütün ürünleri, demir-çelik ürünleri ve makine aksamları ihraç ediliyor.</p><p></p><p><b>İran</b></p><p></p><p>2025 yılında İran'a 2 milyar 314 milyon dolar ihracat gerçekleşti.&nbsp;</p><p>Türkiye, İran'a başlıca makine ve mekanik parçalar, plastik hammaddeler, çeşitli kimyasal ürünler, tahıllar, otomotiv yedek parçaları ve tekstil ürünleri ihraç etmektedir. En büyük ihracat kalemi makine sektörüdür. Ayrıca tütün, medikal ekipmanlar, hijyen/temizlik ürünleri ve kağıt-karton ürünleri de önemli ihraç kalemleri arasında yer alıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İhracat ocakta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 13 arttı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/ihracat-ocakta-gecen-yilin-ayni-ayina-gore-yuzde-13-artti-9123/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/ihracat-ocakta-gecen-yilin-ayni-ayina-gore-yuzde-13-artti-9123/</id>
<published><![CDATA[2026-03-18T11:20:26+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-18T11:20:26+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_29D6F5-5CC54D-52BE37-4CA0F4-50055A-164A85.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ocak ayına ilişkin dış ticaret endekslerini açıkladı.</p><p></p><p>Buna göre, ihracat birim değer endeksi, ocakta geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 13 artış gösterdi.</p><p></p><p>Endeks, Ocak 2025'e göre gıda, içecek ve tütünde yüzde 15,4, ham maddelerde (yakıt hariç) yüzde 10,5, imalat sanayisinde (gıda, içecek, tütün hariç) yüzde 14 artarken yakıtlarda yüzde 9,8 azaldı.</p><p></p><p>İthalat birim değer endeksi, ocakta yıllık bazda yüzde 6,3 arttı.</p><p></p><p>Endeks, geçen yılın aynı ayına göre gıda, içecek ve tütünde yüzde 7,3, imalat sanayisinde (gıda, içecek, tütün hariç) yüzde 9,3 ve ham maddelerde (yakıt hariç) yüzde 2,1 artarken yakıtlarda yüzde 16,9 düşüş gösterdi.</p><p></p><p>- Miktar endeksleri</p><p></p><p>İhracat miktar endeksi, ocakta geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 15,1 azalış kaydetti. Endeks, bu dönemde gıda, içecek ve tütünde yüzde 12,5, ham maddelerde (yakıt hariç) yüzde 8,4, yakıtlarda yüzde 20,8, imalat sanayisinde (gıda, içecek, tütün hariç) yüzde 14,6 azalış sergiledi.</p><p></p><p>İthalat miktar endeksi, ocakta yıllık bazda yüzde 5,8 azaldı. Endeks, geçen yılın aynı ayına göre, gıda, içecek ve tütünde yüzde 4,5, imalat sanayisinde (gıda, içecek, tütün hariç) yüzde 3,5, yakıtlarda yüzde 3,3 geriledi, ham maddelerde (yakıt hariç) yüzde 2,9 arttı.</p><p></p><p>- Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış veriler</p><p></p><p>Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış seriye göre, Aralık 2025'te 146,4 olan ihracat miktar endeksi, ocakta yüzde 5 azalışla 139,1 olarak hesaplandı. Takvim etkisinden arındırılmış seriye göre ise geçen yıl ocakta 139,3 olan ihracat miktar endeksi, bu yılın aynı ayında yüzde 11,7 azalarak 122,9 oldu.</p><p></p><p>Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış seriye göre, Aralık 2025'te 130,6 olan ithalat miktar endeksi, yüzde 3 düşerek ocakta 126,7 olarak kayıtlara geçti. Takvim etkisinden arındırılmış seriye göre ise geçen yıl ocakta 122 olan endeks, yüzde 2,9 azalarak bu yılın aynı ayında 118,5 olarak belirlendi.</p><p></p><p>İhracat birim değer endeksinin ithalat birim değer endeksine bölünmesiyle hesaplanan ve Ocak 2025'te 89,6 olan dış ticaret haddi, 5,7 puan artarak ocakta 95,3 olarak kayıtlara geçti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">WIN EURASIA 2026, makine sektörünü çözüm ve hizmet ihraç eden lige taşıyor</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/win-eurasia-2026-makine-sektorunu-cozum-ve-hizmet-ihrac-eden-lige-tasiyor-8845/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/win-eurasia-2026-makine-sektorunu-cozum-ve-hizmet-ihrac-eden-lige-tasiyor-8845/</id>
<published><![CDATA[2026-03-18T02:21:04+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-18T02:21:04+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_95B495-BD86D3-A9E76B-2235E2-50601E-1C51BF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Hannover Fairs Turkey organizasyonuyla 10-13 Haziran 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde 32. kez düzenlenecek WIN EURASIA 2026, Türk makine sektörünün küresel rekabette yeni faza geçtiğini ortaya koyan bir vitrin olmaya hazırlanıyor. “Otomasyonla Daha İleriye” mottosuyla düzenlenecek fuar rekabetin artık sadece ürün satmakla sınırlı olmadığını; verimlilik, enerji etkinliği, bakım ihtiyacı ve veri üretme kapasitesi üzerinden şekillendiğini gösteriyor. Uluslararası alıcıların bu yeni beklentilerine hızlı uyum sağlama, müşteri ihtiyacına göre çözüm geliştirme ve sistem entegrasyonu gibi alanlarda güçlü bir birikime sahip Türk makine imalatçıları, otomasyon odaklı dönüşüm sayesinde küresel pazarlarda daha yüksek katma değerli bir konuma ilerliyor. Bu stratejik yönelim, sektörün zorlu küresel atmosferde rekabet gücünü korumasını ve ihracatta pozisyonunu sağlamlaştırmasını mümkün kılıyor.&nbsp;</p><p></p><p>2025 makine sektörü için dayanıklılık testi oldu</p><p>Türk makine sektörünün 2025 yılını ihracat pazarını koruyarak önemli bir dayanıklılık testiyle geride bıraktığını söyleyen Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) Başkanı Kutlu Karavelioğlu, küresel talepteki dalgalanmalara, yurt içinde sıkılaşma politikalarına rağmen ihracatın artıda tutulduğunu, ortalama büyüme rakamlarının gerisinde kalsa da sürecin en az kayıpla atlatıldığını ifade etti. Bu görünümün arka planında üretimde yavaşlama ve kapasite kullanım oranlarını aşağı çeken bir durgunluk yaşandığını belirten Karavelioğlu, “2025, makine sektörünün ne kadar güçlü olduğunu ve hangi alanlarda kırılganlık taşıdığını net biçimde gösteren bir eşik yılı oldu” dedi.</p><p></p><p>İhracat odaklı finansman modeline ihtiyaç var</p><p>2025 yılında yüksek finansman maliyetleri ile güçlü TL’nin birlikte yarattığı sıkışmanın makine ihracatçılarının karşı karşıya kaldığı en önemli sorun olduğunu belirten Karavelioğlu, makine sanayisinin yerli katma değeri yüksek ve uzun vadeli yatırım gerektiren bir alan olduğu söyledi.&nbsp;</p><p>Karavelioğlu, makine imalat sanayiini genel ticari kredilerden ayıran, yatırım ve ihracat odaklı özel finansman mimarisine ihtiyaç olduğunu belirtti. Alıcı kredileri, uzun vadeli yatırım finansmanı ve teknoloji dönüşümünü destekleyen mekanizmaların önemli olduğunu belirten Karavelioğlu, aksi halde kısa vadede ithalatın avantajlı kalacağını, orta vadede ise üretim ve teknoloji yetkinliğinin zayıflayacağını söyledi. Ticaret Bakanlığı’nca duyurulan Türk Eximbank Alıcı Kredileri Programı’nın; uzun vadeli alıcı kredilerinin yanına akreditif gibi kısa vadeli işlemleri ekleyerek destek mekanizmasını güçlendirdiğini anlatan Karavelioğlu, programın dış ticaret ürünleri ve ıskonto uygulamalarıyla genişletilmesinin, ihracat satışlarını güvence altına alan ve rekabetçiliği koruyan bir adım olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Avrupa üretim ekosisteminin tamamlayıcı bir parçasıyız</p><p>2026 yılını büyüme rakamlarının ötesinde, küresel değer zincirindeki yeniden yapılanma perspektifiyle ele aldıklarını söyleyen Karavelioğlu şöyle konuştu: Avrupa sanayisinin enerji maliyetleri, işgücü yapısı ve uyum baskıları nedeniyle üretim yapısı dönüşüyor.&nbsp; Türkiye’nin bu dönüşümün doğal tamamlayıcısı haline gelmesini hedefliyoruz. Coğrafi yakınlık, tedarik güvenliği, mühendislik uyumu ve üretim kültürü açısından Türkiye sadece bir tedarikçi değil, Avrupa üretim ekosisteminin tamamlayıcı parçası. Hedefimiz bu bütünleşmeyi sadece miktar bazında değil; teknoloji, yazılım, veri-sürdürülebilirlik anlamında derinleştirmek. 2026’da sektörün küresel değer zincirinde daha yukarı bir konum elde etmesini hedefliyoruz. WIN EURASIA ise otomasyon, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik alanlarında sergilenen çözümler ile Türk makinecilerinin küresel değer zincirindeki yerini daha fazla görünür kılacak.”</p><p></p><p>Makine sektörü hizmet ihracatçısı konumuna geliyor</p><p>Sektörde rekabetin ürün satmaktan çok çözüm üretmeye kaydığını belirten Karavelioğlu, “Küresel yatırımcılar yeni fabrika kurmaktan çok mevcut tesisleri daha verimli, daha esnek ve daha izlenebilir hale getirmeye odaklandı. Bu eğilim otomasyon, ikiz dönüşüm ve veri tabanlı üretim çözümlerine talebi hızla artırdı. Makine imalatçıları artık sadece donanım sağlayıcısı değil; sistem entegratörü ve çözüm ortağı rolünü üstleniyor.&nbsp; Makine, yazılım, sensor, kontrol sistemleri ve servis hizmetlerinin birlikte sunulduğu yeni model ihracatın niteliğini dönüştürdü. Sadece makine değil; bilgi, süreç ve performans da ihraç ediliyor. Makine sektörü hizmet ihracatçısı konumuna geliyor. WIN EURASI 2026’da kurulum, uyum, uzaktan izleme ve bakım gibi hizmet bileşenleri makineler kadar görünür olacak. Bu, sektörün sadece ürün değil, entegre üretim çözümleri sunan bir yapıya dönüştüğünü gösteriyor” dedi.</p><p></p><p>WIN EURASIA, Türkiye’nin üretim kapasitesini ileri taşıyor</p><p>Hannover Fairs Turkey WIN EURASIA Proje Yöneticisi Sena Mengül ise, WIN EURASIA 2026’nın mottosunun “Otomasyonla Daha İleriye” olduğunu belirterek, otomasyonun artık endüstrinin tüm katmanlarına nüfuz eden bir dönüşüm gücü haline geldiğine dikkat çekti. Mengül, fuarın bu dönüşümde üstlendiği rolün her yıl daha da stratejik bir nitelik kazandığını vurgulayarak, “Bu yıl Kaynak Uygulama Alanı, Endüstriyel Yapay Zekâ Alanı, Güç Aktarım Alanı, Endüstriyel IoT Özel Alanı ve 5G Arena gibi deneyim alanlarıyla, sanayinin yarınını şekillendiren teknolojileri sahada deneyimleme imkânı sunacağız. Dünyanın dört bir yanından ziyaretçiler, bu çözümlerin üretim süreçlerinde nasıl çalıştığını ve nasıl katma değer yarattığını görecek. Hedefimiz, sektör profesyonellerinin bu dönüşümün aktif bir parçası olabilecekleri bir yapı oluşturmak. WIN EURASIA’yı, şirketlerin yatırım kararlarını daha sağlıklı vermelerine katkı sağlayan, bilgi paylaşımını ve iş birliklerini güçlendiren bir referans platformu olarak konumlandırıyoruz. WIN EURASIA, Türkiye’nin üretim kapasitesini daha ileri bir seviyeye taşıyacak yolculuğun önemli bir durağı” dedi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Hububat, ihracatı 2 ayda 1,9 milyar dolar</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/hububat-ihracati-2-ayda-19-milyar-dolar--4403/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/hububat-ihracati-2-ayda-19-milyar-dolar--4403/</id>
<published><![CDATA[2026-03-12T02:53:28+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-12T02:53:28+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5785D1-E04D3A-7F80C8-427725-0145DA-682A35.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Miktar bazında ihracat geçtiğimiz yılın aynı ayına göre yüzde 21,3 gerilemiş olsa da ihracat birim fiyatlarındaki yüzde 14’4’lük yükselişin etkisiyle değer bazındaki düşüş yüzde 9,9 seviyesinde kaldı. Geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre ihracatın yüzde 10,9 artışla 191,8 milyon dolara yükseldiği ayçiçek yağı, sektörde ilk sırada yer alırken; yüzde 6,9 düşüşle 170,3 milyon dolar olarak kayıtlara geçen çikolata ve kakao bazlı ürünler ikinci sırada yer aldı. Tatlı bisküvi ve gofretler ile makarna, ihracatı bu dönemde 150 milyon doları aşan diğer ürün grupları oldu. 212,4 milyon dolar ihracat yapılan Irak’taki yüzde 42,2’lik düşüşe bağlı olarak Orta Doğu pazarında yüzde 22,8’lik düşüş kaydedildi.&nbsp;&nbsp;</p><p></p><p>“Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik riskleri küresel gıda ticaretini etkiler”</p><p></p><p>Yurt dışında yaşanan gelişmelerin uluslararası ticaret üzerindeki etkisinin yoğunlaştığı bu süreçte, sektörün dikkatinin Orta Doğu’daki gerilimler üzerinde yoğunlaştığına dikkat çeken TİM Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Ahmet Tiryakioğlu şunları söyledi:</p><p>“İran ile bağlantılı olarak bölgede son dönemde yaşanan gelişmeler, küresel gıda ticaretini yalnızca siyasi açıdan değil, enerji ve lojistik kanalları üzerinden de etkileyen yeni bir belirsizlik alanı oluşturuyor. Hürmüz Boğazı çevresinde artan güvenlik riskleri ve ticari gemi trafiğinde zaman zaman yaşanan aksaklıklar, küresel emtia taşımacılığı açısından kritik bir dar boğaza işaret ediyor. Küresel tüketimin yaklaşık yüzde 20’sine denk gelen, günde yaklaşık 20 milyon varil ham petrolün geçtiği bu koridorda yaşanan gerilim, enerji fiyatları üzerinden tarım ve gıda piyasalarına da yansıyabiliyor. Brent petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar, Körfez’de artan risk primleri ve taşımacılık maliyetlerindeki yükseliş ihracat faaliyetlerini zorlaştıran unsurlar arasında yer alıyor. Enerji ve lojistikte yaşanan bu dalgalanmalar, tarımsal üretimin temel girdileri açısından da dikkatle izlenmesi gereken bir tablo ortaya koyuyor. Çünkü Hürmüz Boğazı aynı zamanda küresel azot bazlı gübre ticaretinin yaklaşık yüzde 25 ila 35’inin geçtiği bir hat niteliğinde. Bu nedenle sevkiyatlarda yaşanabilecek uzun süreli aksaklıklar, gübre fiyatlarının yükselmesine ve önümüzdeki üretim sezonunda maliyet baskısının artmasına neden olabilir. Enerji, navlun ve sigorta maliyetleri aynı anda yükseldiğinde, gıda ticaretinin yalnızca bir tarım meselesi olmaktan çıkarak küresel ekonomik istikrar ve tedarik güvenliği açısından da kritik bir başlık haline geldiğini unutmamak gerekiyor.”</p><p>“Geniş bir coğrafyanın gıda arz güvenliğinde kilit bir merkeziz”</p><p></p><p>İran’la ticaretin, ihracatçı firmaların Orta Doğu’daki rekabetçiliğini sürdürebilmesi açısından önemli bir konu olduğuna değinen Tiryakioğlu şunları söyledi:</p><p>“Hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri alanında yılda yaklaşık 4-5 milyar dolarlık ithalat yapan İran, Türkiye için de önemli bir pazar niteliği taşıyor. Türkiye’nin 2025 yılında bu ülkeye gerçekleştirdiği hububat sektörü ihracatı 300 milyon doların üzerinde ve İran bu tutarla en büyük 10 ihracat pazarımız arasında yer alıyor. Türkiye’nin ekonomik ve siyasi istikrarı, sadece İran için değil; Rusya-Ukrayna savaşının küresel etkilerinin devam ettiği ve çevre coğrafyamızda jeopolitik risklerin arttığı bu dönemde, tüm bölgenin gıda tedariki açısından daha da stratejik hale geliyor. Güçlü sanayi altyapımız, hammadde işleme kapasitemiz ve üstün lojistik ağımız sayesinde Türkiye yalnızca kendi ihtiyaçlarını karşılayan bir ülke değil; çevresindeki geniş bir coğrafyanın gıda arz güvenliğine katkı sunan kilit bir üretim ve tedarik merkezi. Üstlendiğimiz bu sorumluluğun önümüzdeki dönemde hem ticari hem de insani açıdan daha da önem kazanacağını düşünüyoruz.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türkiye'de 40 ilin ihracatı yılın 2 ayında arttı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyede-40-ilin-ihracati-yilin-2-ayinda-artti-3242/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyede-40-ilin-ihracati-yilin-2-ayinda-artti-3242/</id>
<published><![CDATA[2026-03-11T09:58:25+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-11T09:58:25+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2E77EF-AC9443-0B56C2-9C95EA-29C45C-7B821E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bakanlık, şubat ayına ve yılın 2 ayına ilişkin faaliyet illerine göre ihracat verilerini açıkladı.</p><p></p><p>Buna göre İstanbul, geçen ay 4 milyar 287 milyon dolarla en fazla ihracat yapan il oldu. Kentin ihracatı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,3 azaldı.</p><p></p><p>İstanbul'u, 2 milyar 944 milyon dolar ve yüzde 3 artışla Kocaeli, 1 milyar 702 milyon dolar ve yüzde 17,7 yükselişle Bursa takip etti.</p><p></p><p>Kıymetli veya yarı kıymetli taşlar faslı, 850 milyon 929 bin dolarla İstanbul'un ihracatında ilk sırada yer aldı. Bu faslı, 404 milyon 578 bin dolarla örme giyim eşyası ve aksesuar, 386 milyon 292 bin dolarla kazanlar, makineler izledi.</p><p></p><p>Kocaeli'de motorlu kara taşıtları, 1 milyar 234 milyon 773 bin dolarla en fazla dış satım gerçekleştirilen sektör oldu. Bu faslı, 255 milyon 64 bin dolarla mineral yakıtlar, mineral yağlar, 219 milyon 884 bin dolarla elektrikli makine ve cihazlar takip etti.</p><p></p><p>Bursa'nın ihracatında, motorlu kara taşıtları 642 milyon 863 bin dolarla ilk sırada yer aldı. Söz konusu faslın ardından, 323 milyon 526 bin dolarla kazanlar, makineler, 114 milyon 672 bin dolarla elektrikli makine ve cihazlar geldi.</p><p></p><p>- İlk üç ilin en fazla ihracat yaptığı ülkeler</p><p></p><p>İstanbul'un ihracatında, 436 milyon 882 bin dolarla Birleşik Arap Emirlikleri ilk sırada yer aldı. Bu ülkeyi, 325 milyon 738 bin dolarla Almanya ve 238 milyon 753 bin dolarla ABD izledi.</p><p></p><p>Kocaeli, en fazla ihracatı 281 milyon 566 bin dolarla Almanya'ya yaptı. Bu ülkenin ardından, 258 milyon 998 bin dolarla İngiltere ve 193 milyon 918 bin dolarla Slovenya geldi.</p><p></p><p>Bursa'nın en fazla ihracat yaptığı ülke, 270 milyon 791 bin dolarla Almanya oldu. Bu ülkeyi, 262 milyon 167 bin dolarla Fransa ve 142 milyon 611 bin dolarla İtalya takip etti.</p><p></p><p>Buna göre, ocak-şubat döneminde 10 il 1 milyar doların üzerinde ihracat yaptı, 40 il de ihracatını artırdı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Gübre ham maddesi üre için gümrük vergisi sıfırlandı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/gubre-ham-maddesi-ure-icin-ithalatta-gumruk-vergisi-sifirlandi-1409/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/gubre-ham-maddesi-ure-icin-ithalatta-gumruk-vergisi-sifirlandi-1409/</id>
<published><![CDATA[2026-03-07T09:28:47+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-07T09:28:47+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BB445B-AABAE7-72CD60-12AFED-85E450-90F1EE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İthalat Rejimi Kararında Değişiklik Yapılmasına İlişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete'de yayımlandı.</p><p></p><p>Bakanlıktan konuya ilişkin yapılan açıklamada, temel gıda ürünlerinde ve tarımsal ham maddelerde arz güvenliğinin sağlanması, piyasaların doğru yönlendirilerek spekülatif fiyat artışlarının önlenmesi ve üretici ile tüketici refahının gözetilmesinin amaçlandığı bildirildi.</p><p></p><p>Bu doğrultuda başta Tarım ve Orman Bakanlığı olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşlarla koordineli olarak ticaret politikalarının tüm araçlarının kullanıldığına ve gerekli tedbirlerin zamanlıca alındığına işaret edilen açıklamada, şunları kaydedildi:</p><p></p><p>"Bölgemizdeki gelişmeler ve tedarik süreçlerine yansımaları dikkate alınarak tarım sektöründe üreticilerimizin maliyetlerinin artmasını önlemek ve bu suretle gıda ürünlerinde herhangi bir fiyat artışının önüne geçmek amacıyla gübre sektöründe arz güvenliğini teminen üre cinsi eşya için gümrük vergileri sıfırlanmıştır. Bakanlığımız, Tarım ve Orman Bakanlığı ile koordineli ve istişare içinde gıda ürünlerinde arz güvenliği ve fiyat istikrarının sağlanmasını teminen iç ve dış piyasaları yakından takip etmeye, üretici ve tüketiciyi birlikte koruyacak şekilde gerekli tüm tedbirleri almaya devam edecektir."</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Batı Akdeniz'in şubat ihracatı yüzde 20 arttı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/bati-akdenizin-subat-ihracati-yuzde-20-artti-8945/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/bati-akdenizin-subat-ihracati-yuzde-20-artti-8945/</id>
<published><![CDATA[2026-03-05T14:02:51+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-05T14:02:51+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C82E3D-33B01A-D4B66C-E5058F-11699F-B81B6D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>BAİB Başkanı Ümit Mirza Çavuşoğlu, AA muhabirine, bölge olarak 2026'ya iyi bir başlangıç yaptıklarını söyledi.</p><p></p><p>Yılın iki ayında geçen yıla göre yüzde 7,55 oranında artışla 483,7 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdiklerini dile getiren Çavuşoğlu, özellikle şubatta rekor düzeyde artışa imza attıklarını bildirdi.</p><p></p><p>Şubatta 247 milyon 29 bin dolarlık ihracat yaptıklarını aktaran Çavuşoğlu, "Şubatta yüzde 20'nin üzerinde bir artış gerçekleştirdik. Çift haneli büyüme oranını yakaladık. Aylık bazda çok ciddi bir artış." dedi.</p><p></p><p>Çavuşoğlu, miktar bazında da artış olduğunu ve bundan dolayı ihracatçının yüzünün güldüğünü kaydetti.</p><p></p><p>Yurt dışı ziyaretlerin ihracatın artışında önemli faktör olduğunun altını çizen Çavuşoğlu, şunları söyledi:</p><p></p><p>"148 ülkeye ve bölgeye ihracat gerçekleştirdik. 63 ülkede bir milyon dolar barajını aştık, 14 ülkede de 10 milyon dolar barajını aştık. Bunda bizim emeklerimizin yanında ihracatçılarımızın da yoğun çabaları var. UR-GE ve yurt dışı heyet ziyaretlerinin meyvelerini almaya başladık. Örneğin Polonya, çok fazla ihracatımız yokken şu anda 8'inci sıraya geldi. Geçen yıl 2 kere ziyaret düzenledik. Aynı şekilde Fas da ilk 10'a giriyor, oraya da birkaç heyet gerçekleştirdik."</p><p></p><p>İhracat oranlarında Polonya'da yüzde 115, Fas'ta yüzde 117 ve İspanya'da yüzde 113 gibi bir artış yakaladıklarını vurgulayan Çavuşoğlu, sıralamada ilk 10'a giren Maldiv Adaları'na da yüzde 743 oranında bir artışla 7,5 milyon dolarlık satış yaptıklarını kaydetti.</p><p></p><p>Başkan Çavuşoğlu, ülkeler bazında yılın iki ayında en fazla ihracatı Çin'e yaptıklarını kaydetti. Çin'i ise Almanya ve Romanya'nın takip ettiğini anlatan Çavuşoğlu, önemsedikleri ABD pazarının da dördüncü sırada yer aldığını bildirdi.</p><p></p><p>Yılın ilk iki ayında en fazla ihracatın yaş meyve ve sebze sektöründe yaşandığını kaydeden Çavuşoğlu, bu sektörde yüzde 19 oranında bir artış gerçekleştiğini belirtti. Yaş meyve ve sebzeyi sırasıyla maden metaller, ağaç orman ürünleri, kimyevi maddeler sektörlerinin takip ettiğini söyleyen Çavuşoğlu, hemen hemen her sektörde büyüme kaydettiklerini ifade etti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İDMİB'den ihracata açılan kapı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/idmibden-ihracata-acilan-kapi-8585/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/idmibden-ihracata-acilan-kapi-8585/</id>
<published><![CDATA[2026-03-05T02:51:59+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-05T02:51:59+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6CEDC0-9443F7-0E73A1-BDE4C2-C8317A-67AA9A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (İDMİB), Ticaret Bakanlığı destekleriyle yürüttüğü alım heyeti programları aracılığıyla küresel alıcıları Türkiye’de sektör temsilcileriyle buluşturarak sektörün uluslararası ticaret ağlarıyla entegrasyonuna katkı sağlıyor.</p><p>Ayakkabı, saraciye, deri konfeksiyon ve tabakhane ürün gruplarına yönelik olarak organize edilen alım heyetleri; ihracatçı firmalar ile dünyanın önde gelen markaları arasında doğrudan, verimli ve sürdürülebilir ticari ilişkilerin kurulmasına imkân veriyor. Bu organizasyonlar sayesinde yalnızca kısa vadeli sipariş bağlantıları değil, aynı zamanda yüksek katma değer üreten, uzun vadeli ve stratejik iş birlikleri tesis ediliyor.</p><p>Sektörel ticaret heyetleri kapsamında ise ihracatçı firmalar stratejik hedef pazarlara taşınıyor, yerinde gerçekleştirilen ikili iş görüşmeleri ve temaslarla somut ticari sonuçlara ilerleniyor. Bu bütüncül yaklaşım, Türk deri ve deri mamulleri sektörünün küresel değer zincirindeki konumunu güçlendiriyor, uluslararası pazarlardaki görünürlüğünü ve rekabetçiliğini sistematik biçimde artırıyor.</p><p>İDMİB Yönetim Kurulu Başkanı Güven Karaca, “İhracat için yollarda olmaya devam ediyoruz, dünyayı Türkiye’ye getiriyoruz.” sözleriyle vizyonlarını vurgulayarak, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>“Birlik olarak temel hedefimiz yalnızca yeni pazarlara açılmak değil; mevcut pazarlarda daha kalıcı, daha güçlü ve daha sürdürülebilir ticari ilişkiler tesis etmek. Ticaret Bakanlığımızın destekleriyle hayata geçirdiğimiz alım ve ticaret heyetleri, sektörümüzün küresel ölçekte rekabet gücünü pekiştirirken, daha yüksek katma değerli ve markalaşma odaklı bir ihracat yapısına geçişimize de önemli katkı sunuyor. Firmalarımızın doğru alıcılarla, doğrudan ve etkin temas kurmasını sağlayan bu organizasyonlarımızı, stratejik bir ihracat aracı olarak görüyoruz.”</p><p>YILBAŞINDAN BU YANA 5 ETKİNLİK DÜZENLENDİ&nbsp;</p><p>Bu kapsamda, Ortadoğu ve Arap Yarımadası’nın önde gelen perakende zincirlerinden NESTO’nun satın alma ekibi 29 Ocak’ta İstanbul’da İDMİB üyesi firmalarla ikili iş görüşmeleri gerçekleştirdi. Ayakkabı sektöründe faaliyet gösteren 11 Türk firması, NESTO yetkilileriyle birebir temas kurarak yeni ticari iş birlikleri için önemli adımlar attı.</p><p>28 Ocak’ta ise İngiltere’nin köklü markalarından Burberry’nin satın alma ekibi, kemerlik ve etiketlik deri ürün gruplarında faaliyet gösteren 11 firmayla bir araya geldi. Türk üreticilerin koleksiyonlarını yakından inceleyen Burberry yetkilileri, olası iş birliği fırsatlarını değerlendirdi.</p><p>5–6 Şubat tarihlerinde Polonya’nın önde gelen markalarından PAWO ile gerçekleştirilen alım heyeti kapsamında ise 32 ihracatçı firma İstanbul’da ikili iş görüşmeleri yaptı. Ayakkabı, saraciye ve deri konfeksiyon sektörlerinden firmalar, Polonya pazarına yönelik somut iş bağlantıları kurma imkânı elde etti.</p><p>9 Şubat’ta düzenlenen Japonya Alım Heyeti organizasyonunda ise saraciye, deri konfeksiyon ve giysilik kuzu derisi sektörlerinde faaliyet gösteren 33 ihracatçı firma, Japonya’dan gelen beş büyük alıcı firmanın temsilcileriyle 100’ün üzerinde birebir görüşme gerçekleştirdi. Bu temaslar ile, Türk deri ve deri mamulleri sektörünün Uzak Doğu pazarındaki bilinirliğinin ve ticari derinliğinin artırılması hedefleniyor.</p><p>Son olarak 16 Şubat tarihinde ABD merkezli global marka Ariat ile gerçekleştirilen Özel Nitelikli Alım Heyeti organizasyonu ile; ayakkabı, saraciye ve çizmelik-botluk tabaklanmış deri ürün gruplarında faaliyet gösteren 20 firma verimli görüşmelere imza attı.</p><p>YENİ PAZARLARA AÇILAN YOL HARİTASI</p><p>İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği olarak, sektörümüzün uluslararası pazarlardaki etkinliğini artırmaya yönelik çalışmalarımızı önümüzdeki dönemde de kararlılıkla sürdüreceğiz. Nitelikli alım heyetleri ve sektörel ticaret heyetleri organizasyonlarımız ile ihracatçılarımızın yeni pazarlara erişimini kolaylaştırmayı ve mevcut pazarlardaki konumlarını güçlendirmeyi hedefliyoruz.</p><p>Bu kapsamda; Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Şili ve Güney Afrika’dan alım heyetlerinin ülkemizde ağırlanması planlanmakta olup; Rusya, Dubai, Kanada ve Amerika Birleşik Devletleri’ne yönelik sektörel ticaret heyetleri gerçekleştirilmesi hedefleniyor.</p><p>İDMİB Yönetim Kurulu Başkanı Güven Karaca, bu heyetlerin sektör açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek değerlendirmelerine şöyle devam etti:</p><p>“Alım Heyetleri ve Ticaret Heyetleri, ihracatçılarımızın küresel markalarla doğrudan temas kurmasını sağlayan en etkin ticaret araçlarının başında geliyor. İstanbul’da gerçekleştirdiğimiz bu organizasyonlar sayesinde firmalarımız, ürünlerini doğru alıcılara birebir anlatma ve uzun vadeli iş birliklerinin temelini atma imkânı buluyor.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">UİB'in şubat ayı ihracat verileri açıklandı…</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/uibin-subat-ayi-ihracat-verileri-aciklandi-4006/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/uibin-subat-ayi-ihracat-verileri-aciklandi-4006/</id>
<published><![CDATA[2026-03-05T02:23:37+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-05T02:23:37+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BB5966-FC6860-1B4B1A-D99C68-EDE55A-00297B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>UİB’in 2026 Şubat ayı ihracat rakamları açıklandı. Şubat ayındaki ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 19,85 oranında artarak 3,7 milyar dolar olan UİB’in, geriye dönük 12 aylık ihracat tutarı da yüzde 13,8’lik artışla 44 milyar 7 milyon 316 bin dolar olarak gerçekleşti.</p><p></p><p>Rakamları değerlendiren UİB Koordinatör Başkanı Baran Çelik, “İhracatımızı artırarak başladığımız 2026 yılının 2. ayında da bu performansımız devam etti. Geçen yıl, küresel ekonomideki belirsizliklere ve küresel ticarette korumacılık rüzgarlarına rağmen ihracatımızı rekorla kapatmıştık. Aynı başarıyı bu yıl da sürdürmek için çalışıyoruz” dedi.</p><p>OİB'in ihracatı Şubat ayında 3,2 milyar dolar</p><p>Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği’nin (OİB) Şubat ayında ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 21,6 oranında artarak 3 milyar 188 milyon 548 bin dolar olarak gerçekleşirken, geriye dönük 12 aylık dönemindeki ihracat toplamı da yüzde 15,3’lük artışla 37 milyar 450 milyon 636 bin dolara ulaştı.</p><p></p><p>UTİB'in ihracatı Şubat ayında 100,1	milyon dolar oldu</p><p>Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği’nin (UTİB), Şubat ayı ihracatı yüzde 2,2 oranında artarak 100 milyon 124 bin dolar olarak gerçekleşirken, geriye dönük 12 aylık dönemindeki ihracat toplamı ise 1 milyar 221 milyon dolara ulaştı.</p><p></p><p>UHKİB'ten Şubat ayında 63,7 milyon dolar ihracat</p><p>Şubat ayı ihracatı 63 milyon 670 bin dolar olan Uludağ Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği'nin (UHKİB), geriye dönük 12 aylık ihracatı toplamı ise 848 milyon 151 bin dolar seviyelerinde gerçekleşti.</p><p></p><p>UMSMİB'in ihracatı Şubat ayında 19,6 milyon dolar</p><p>Şubat ayında 19 milyon 605 bin dolar ihracat yapan Uludağ Meyve Sebze Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin (UMSMİB), geriye dönük 12 aylık dönemindeki ihracatı ise 284 milyon 369 bin dolar düzeyinde gerçekleşti.</p><p></p><p>UYMSİB'ten Şubat Ayında 13,5 milyon dolarlık ihracat</p><p>Şubat ayında geçtiğimiz yılın aynı ayına göre yüzde 7’lik artışla 13 milyon 487 bin dolar ihracat gerçekleştiren Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (UYMSİB), geriye dönük 12 aylık dönemde toplam 190 milyon 808 bin dolarlık dış satışa imza attı.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Ortadoğu'ya ihracatta navlun ücretleri 4-5 kat arttı"</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/ortadoguya-ihracatta-navlun-ucretleri-4-5-kat-artti-5675/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/ortadoguya-ihracatta-navlun-ucretleri-4-5-kat-artti-5675/</id>
<published><![CDATA[2026-03-05T02:22:12+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-05T02:22:12+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DF5675-F1D1BB-E05037-EA6AB5-DF3988-F6B3F3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Gelişmeler sonrası Ortadoğu ülkelerine yönelik sevkiyatlarda navlun ücretlerinin 4-5 kat arttığı belirtilirken, yükselen lojistik maliyetleri Türkiye’den bölge ülkelerine yapılan ihracatta ciddi bir baskı oluşturdu.&nbsp;</p><p>Güneydoğu Anadolu Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, İran’a yönelik saldırıların bölgesel ticari dengeler üzerinde olumsuz etkiler yarattığını ve gelişmeleri kaygıyla takip ettiklerini ifade ederek “Ortadoğu’daki gelişmeler yalnızca siyasi açıdan değil, uluslararası ticaret bakımından da önemli sonuçlar doğuruyor. Bölge hem insani hem de ekonomik riskler barındıran zorlu bir süreçten geçiyor. Yaşanan belirsizlik ticaret akışını ve fiyat dengelerini doğrudan etkilerken, bazı savaş fırsatçıları ihracatımıza darbe vurmaya çalışıyor” dedi.</p><p>“Ortadoğu’ya yapılan ihracatta navlun ücretleri 4-5 kat arttı”</p><p>Navlun kalemlerinde yaşanan artışın yalnızca taşıma bedeliyle sınırlı olmadığını vurgulayan Kadooğlu, “Yük taşıma ücretlerinin yanı sıra yükleme ve boşaltma bedelleri, liman hizmetleri, sigorta primleri ve risk farkları da ciddi oranlarda yükseldi. Özellikle savaş riski gerekçesiyle uygulanan ek primler ve teminat maliyetleri, toplam lojistik giderlerini katladı. Bu artışların kısa sürede 4-5 kat seviyesine ulaşması, ihracat planlamasını öngörülemez hale getiriyor” değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Artan maliyetlerin ihracatçının kârlılığını doğrudan erittiğine dikkat çeken Kadooğlu, “İhracatçı bu maliyet artışını bütünüyle üstlenemez. Fiyatlara yansıtıldığında ise hedef pazarlarda rekabet gücü zayıflıyor ve sipariş akışı yavaşlıyor. Bu nedenle sorun yalnızca maliyet değil, aynı zamanda pazar kaybı riski yaratıyor” ifadelerini kullandı.</p><p>“Kriz dönemlerinde lojistik zinciri sağlıklı işlemeli”</p><p>Navlun piyasasında oluşan sert dalgalanmaların ticaretin devamlılığı açısından dikkatle ele alınması gerektiğini belirten Kadooğlu, “Kriz dönemlerinde lojistik zincirinin sağlıklı işlemesi, tedarik güvenliği açısından kritik bir önem taşır. Maliyetlerdeki ani ve orantısız artışlar yalnızca ihracatçıyı değil, ithalatçı firmaları ve nihai tüketicileri de olumsuz etkiler. İhracatın sürdürülebilirliği için dengeli, öngörülebilir ve makul bir maliyet yapısına ihtiyaç var” dedi.</p><p>Yaşanan gelişmelerin piyasalarda panik havası oluşturmaması gerektiğini belirten Kadooğlu, iş dünyasının güven ortamını zedeleyecek tutumlardan kaçınmasının önemine işaret etti.&nbsp;</p><p>Başkan Kadooğlu, yaşanan gelişmelerin piyasalarda panik havası oluşturmaması için iş dünyasının güven ortamını zedeleyecek tutumlardan kaçınmasının önemine işaret etti ve “Türkiye güçlü devlet geleneği ve köklü kurumsal kapasitesiyle bu tür krizleri yönetme tecrübesine sahiptir. Tüm tarafların, ihracatçılarımızın sorumluluk bilinciyle hareket etmesi halinde bu sürecin en az hasarla atlatılacağına inanıyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.</p><p>Açıklamasının sonunda bölgedeki çatışma ortamının sona ermesi temennisini dile getiren Kadooğlu, kalıcı istikrarın hem insani hem de ekonomik açıdan en temel ihtiyaç olduğunu vurguladı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Dış ticaret açığı ocak-şubat döneminde yüzde 14,9 arttı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/dis-ticaret-acigi-ocak-subat-doneminde-yuzde-149-artti-3250/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/dis-ticaret-acigi-ocak-subat-doneminde-yuzde-149-artti-3250/</id>
<published><![CDATA[2026-03-03T13:22:32+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-03T13:22:32+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2D372D-E41F66-2A2044-F00A8A-753158-ED2683.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ticaret Bakanlığının şubat ayına ilişkin geçici dış ticaret istatistiklerinden oluşan veri bülteni yayımlandı.</p><p></p><p>GTS esas alınarak hazırlanan verilere göre, ihracat şubatta 2025'in aynı ayına kıyasla yüzde 1,6 artışla 21 milyar 65 milyon dolar, ithalat ise yüzde 6,1 artışla 30 milyar 271 milyon dolar oldu.</p><p></p><p>Aynı dönemde dış ticaret hacmi yüzde 4,2 artarak 51 milyar 336 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret açığı bu dönemde yüzde 18,1 artışla 9 milyar 206 milyon dolara çıktı.</p><p></p><p>İhracatın ithalatı karşılama oranı, geçen ay yıllık bazda 3,1 puan azalarak yüzde 69,6, enerji verileri hariç tutulduğunda 5,9 puan düşüşle yüzde 80,4, enerji ve altın verileri hariç tutulduğunda ise 7,1 puan azalışla yüzde 86,9 oldu.</p><p></p><p>- Ürün, ülke ve ülke gruplarına göre ihracat</p><p></p><p>Geçen ay en çok ihracat yüzde 1 artış ve 10 milyar 526 milyon dolarla "ham madde (ara mallar)" grubunda gerçekleşti. Bu grubu yüzde 6,7 azalış ve 7 milyar 4 milyon dolarla "tüketim malları", yüzde 26,9 artış ve 3 milyar 185 milyon dolarla "yatırım (sermaye) malları" takip etti.</p><p></p><p>Söz konusu ayda sektörlere göre ihracatın payı, imalat sanayisinde yüzde 93,8 (19 milyar 763 milyon dolar), tarım, ormancılık ve balıkçılıkta yüzde 4 (839 milyon dolar), madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 1,5 (323 milyon dolar) olarak gerçekleşti.</p><p></p><p>Şubatta en fazla ihracat yapılan ülke 1 milyar 855 milyon dolarla Almanya oldu. Bu ülkenin ardından 1 milyar 248 milyon dolarla ABD ve 1 milyar 174 milyon dolarla İngiltere geldi.</p><p></p><p>İhracatta en çok paya sahip ilk 10 ülkenin toplam ihracat içindeki payı yüzde 46,7 olarak hesaplandı.</p><p></p><p>Şubatta en fazla ihracat yapılan ülke grupları, 9 milyar 244 milyon dolarla Avrupa Birliği (AB), 3 milyar 270 milyon dolarla Yakın ve Orta Doğu, 3 milyar 130 milyon dolarla diğer Avrupa ülkeleri olarak kayıtlara geçti.</p><p></p><p>- İthalat verileri</p><p></p><p>Şubatta en çok ithalat yüzde 5,6 artış ve 21 milyar 908 milyon dolarla "ham madde (ara mallar)" grubunda gerçekleştirildi. Bu grubu yüzde 1,9 azalış ve 4 milyar 160 milyon dolarla "tüketim malları" ve yüzde 15,7 artış ve 4 milyar 14 milyon dolarla "yatırım (sermaye) malları" izledi.</p><p></p><p>Sektörlere göre ithalat payları yüzde 80,5 ile imalat sanayisinde (24 milyar 368 milyon dolar), yüzde 13 ile madencilik ve taş ocakçılığında (3 milyar 937 milyon dolar), yüzde 4,1 ile tarım, ormancılık ve balıkçılıkta (1 milyar 234 milyon dolar) hesaplandı.</p><p></p><p>Şubatta en fazla ithalat yapılan ülkeler, 4 milyar 126 milyon dolarla Çin, 2 milyar 219 milyon dolarla Almanya ve 1 milyar 685 milyon dolarla İsviçre oldu.</p><p></p><p>İthalatta en çok paya sahip ilk 10 ülkenin toplam ithalat içindeki payı yüzde 50,8 olarak kayıtlara geçti.</p><p></p><p>Söz konusu ayda en fazla ithalat yapılan ülke grupları, 9 milyar 55 milyon dolarla AB, 7 milyar 904 milyon dolarla Asya ülkeleri ve 4 milyar 284 milyon dolarla diğer Avrupa ülkeleri oldu.</p><p></p><p>- Ocak-şubat döneminde dış ticaret açığı yüzde 14,9 arttı</p><p></p><p>GTS kapsamında ocak-şubat döneminde geçen yılın aynı dönemine göre ihracat, yüzde 1,2 azalarak 41 milyar 380 milyon dolar, ithalat yüzde 3,1 yükselerek 58 milyar 966 milyon dolar, dış ticaret hacmi de yüzde 1,3 artışla 100 milyar 346 milyon dolar oldu.</p><p></p><p>Söz konusu dönemde, dış ticaret açığı yüzde 14,9 yükselişle 17 milyar 585 milyon dolar olarak kayıtlara geçti. İhracatın ithalatı karşılama oranı da yüzde 70,2 olarak hesaplandı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Demir çelik ihracatı  ocakta 2,2 milyar dolara ulaştı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/demir-celik-ihracati-ocakta-22-milyar-dolara-ulasti-9169/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/demir-celik-ihracati-ocakta-22-milyar-dolara-ulasti-9169/</id>
<published><![CDATA[2026-02-27T11:13:25+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-02-27T11:13:25+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D067FD-F8F6C2-26C237-5CA685-5ED94F-165142.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye geneli demir ve demir dışı metaller ihracatı ocak ayında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6,3 artışla 1,1 milyar dolar, çelik sektörü ihracatı ise yüzde 12,9 düşüşle 1,1 milyar dolar oldu. Bu iki sektör birlikte değerlendirildiğinde, 2,2 milyar dolarlık ihracat hacmiyle Türkiye’nin toplam ihracatının yüzde 10,6’sını oluşturdu.</p><p>Akdeniz Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği’nin (ADMİB) ocak ayı performansına bakıldığında; demir ve demir dışı metaller ihracatı yüzde 10 düşüşle 61 milyon dolar, çelik ihracatı ise yüzde 13,7 düşüşle 147 milyon dolar oldu.&nbsp;</p><p></p><p>Türkiye geneli ihracata Avrupa imzası</p><p>Ocak ayında Türkiye geneli demir-çelik ihracatında Almanya ilk sırada yer aldı. Bu ülkeyi sırasıyla İtalya, Birleşik Krallık, Romanya ve Bulgaristan izledi. İlk 10 pazar içinde en fazla artışlar yüzde 39 ile Birleşik Krallık’a, yüzde 36 ile Yunanistan’a, yüzde 12 ile Fransa’ya ve yüzde 20 ile İspanya’ya yapılan ihracatta kaydedildi.</p><p>ADMİB’in ocak ayı ihracatında ilk sırada Mısır yer aldı. Bu ülkeyi Fas, Almanya, Irak ve Birleşik Krallık takip etti. ADMİB’in ihracatında ise en dikkat çekici artışlar yüzde 222 ile Fas’a, yüzde 53 ile Mısır’a ve yüzde 21 ile KKTC’ye yapılan ihracatta görüldü.&nbsp;</p><p></p><p>“Siparişler, yılın ikinci yarısından itibaren hızlanacaktır”&nbsp;</p><p>Sektörün 2025 yılı ihracat performansını değerlendiren ADMİB Başkanı Fuat Tosyalı, yılın ilk aylarında yaşanan düşüşün geçici ve takvim kaynaklı olduğuna dikkat çekti. Yılın ilk aylarının, çelik ve metal sektöründe siparişlerin geleneksel olarak daha zayıf seyrettiği bir dönem olduğunu belirten Tosyalı, tüm sektörler için bu durumun geçerli olduğunu, Türkiye’nin toplam ihracatında da bu nedenle düşüş yaşandığını kaydetti.&nbsp;</p><p>Akdeniz bölgesi ihracatına değinen Fuat Tosyalı, “ADMİB verilerinde görülen düşüşleri geçici olarak değerlendiriyoruz. Özellikle Kuzey Afrika ve Orta Doğu pazarlarında siparişler yılın ikinci yarısından itibaren hızlanmaya başlayacaktır. Fas ve Mısır gibi pazarlarda yaşanan güçlü artışlar bunun ilk sinyallerini veriyor.” ifadelerini kullandı.&nbsp;</p><p>Yılın geri kalanına ilişkin beklentilerini de paylaşan Tosyalı, “2026’nın ikinci yarısına daha iyimser bakıyoruz. Avrupa’da altyapı yatırımları, enerji dönüşümü ve sanayi üretimi yeniden ivme kazanıyor. Bu da çelik ve demir–demir dışı metaller talebini yukarı çekecektir. Türk demir-çelik sektörü olarak bu talebi karşılayacak kapasiteye ve ürün çeşitliliğine sahibiz.” açıklamasını yaptı.</p><p>“AB’nin SKDM ile ilgili hatalı uygulamaları düzeltmesi gerekiyor”</p><p>Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) kapsamındaki bazı hatalı uygulamaları düzeltmesi gerektiğine işaret eden Fuat Tosyalı, “SKDM hesaplamasında ülke olarak gerçek veri kullanma oranımız demir çelikte %82. Hatta 1000 ton üzerindeki ihracatlardaki gerçek değer kullanma oranımız %90’ın üzerinde. Bu oranlar da gösteriyor ki biz Türkiye olarak SKDM’ye hazırız. Ancak son yayınlanan dokümanda, Türkiye EAF üretimi ağırlıklı bir ülke olmasına rağmen ülke default değeri BOF bazlı alınmış. Ülkemizin gerçeğiyle uyuşmayan bu durum SKDM uygulamasındaki teraziyi sorgulatıyor. Bunun düzeltilmesi gerekiyor. Diğer taraftan yerli emisyon ticaret sistemi henüz olmayan ülkeler ve olan ülkeler arasındaki rekabet dengesizliğini de düzenlemek gerekiyor. Örneğin yerli ETS’si olmayan ülkeler için AB ticari kotalarında emisyonu düşük üreticilere kota avantajı sunularak sektörel dönüşüm desteklenebilir. AB içi üreticilere dönüşüm destekleri sağlanıyor. Bununla ilgili de bir regülasyon yayınlandı ancak bunların SKDM kapsamındaki üçüncü ülke üreticilerine yansıtılmaması da küresel ölçekte rekabet eşitsizliği yaratıyor. Bununla birlikte son olarak Hindistan ile yapılan Serbest Ticaret Anlaşması’nda görüldüğü gibi bu tür anlaşmalar sanayimizi zora sokuyor. AB bu anlaşmayla, Hindistan'ın yeşil dönüşümü için fon ve teknoloji transferi sağlayacak. Hintli ihracatçılar için karbon raporlama konusunda teknik destek verecek. Oysa biz SKDM’den muaf değiliz ve uyum maliyetlerimizi de kendimiz karşılıyoruz. Tüm bunların yeniden değerlendirilmesi gerekiyor” dedi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Dış ticaret açığı, ocakta yıllık yüzde 11,6 arttı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/dis-ticaret-acigi-ocakta-yillik-yuzde-116-artti-3621/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/dis-ticaret-acigi-ocakta-yillik-yuzde-116-artti-3621/</id>
<published><![CDATA[2026-02-26T11:03:52+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-02-26T11:03:52+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DAF52F-35C372-9052CC-74CCE0-64CB74-0F00DC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye'nin ihracatı, ocakta geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 4 azalarak 20 milyar 315 milyon dolar, ithalatı ise yüzde 0,1 artarak 28 milyar 695 milyon dolar olarak gerçekleşti.</p><p></p><p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Ticaret Bakanlığı işbirliğiyle oluşturulan ocak ayına ilişkin geçici dış ticaret verileri açıklandı.</p><p></p><p>Buna göre, Genel Ticaret Sistemi (GTS) kapsamında ihracat, ocakta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 4 azalarak 20 milyar 315 milyon dolar, ithalat yüzde 0,1 artarak 28 milyar 695 milyon dolar oldu.</p><p></p><p>Dış ticaret açığı, ocakta yıllık bazda yüzde 11,6 artarak 7 milyar 511 milyon dolardan 8 milyar 380 milyon dolara çıktı.</p><p></p><p>İhracatın ithalatı karşılama oranı, Ocak 2025'te yüzde 73,8 iken geçen ay yüzde 70,8 olarak kayıtlara geçti.</p><p></p><p>- Enerji ve altın hariç dış ticaret</p><p></p><p>Geçen ay enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ihracat, yüzde 2 azalarak 19 milyar 492 milyon dolardan 19 milyar 107 milyon dolara geriledi.</p><p></p><p>Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ithalat, söz konusu ayda yüzde 5,3 artarak 20 milyar 814 milyon dolardan 21 milyar 907 milyon dolara yükseldi.</p><p></p><p>Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç dış ticaret açığı, ocakta 2 milyar 800 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret hacmi yüzde 1,8 artarak 41 milyar 14 milyon dolar olarak tespit edildi.</p><p></p><p>Söz konusu ayda enerji ve altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 87,2 olarak belirlendi.</p><p></p><p>Türkiye'nin ocak ayı ihracatında imalat sanayisinin payı yüzde 92,7, ithalatta ara mallarının payı yüzde 72,1 olarak kayıtlara geçti.</p><p></p><p>Buna göre ekonomik faaliyetler incelendiğinde, ihracatta ocakta imalat sanayisinin payı yüzde 92,7, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 4,8, madencilik ve taş ocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,8 oldu.</p><p></p><p>Geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre, ithalatta ocakta ara mallarının payı yüzde 72,1, sermaye mallarının payı yüzde 14,3 ve tüketim mallarının payı yüzde 13,1 olarak hesaplandı.</p><p></p><p>- Almanya ihracatta, Çin ithalatta ilk sırada</p><p></p><p>Ocakta ülkeler özelinde ihracatta ilk sırayı 1 milyar 780 milyon dolarla Almanya aldı. Bu ülkeyi 1 milyar 285 milyon dolarla Birleşik Krallık, 1 milyar 216 milyon dolarla ABD, 1 milyar 49 milyon dolarla İtalya, 900 milyon dolarla Irak izledi. Söz konusu ayda ilk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 30,7'sini oluşturdu.</p><p></p><p>Ocakta ithalatta ise ilk sıra Çin'in oldu. Çin'den yapılan ithalatın tutarı 4 milyar 283 milyon dolar olarak hesaplanırken, bu ülkeyi 3 milyar 78 milyon dolarla Rusya, 1 milyar 870 milyon dolarla Almanya, 1 milyar 812 milyon dolarla ABD, 1 milyar 273 milyon dolarla İsviçre izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalatın, toplam ithalatın yüzde 42,9'unu oluşturduğu tespit edildi.</p><p></p><p>Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre, ocakta bir önceki aya kıyasla ihracat yüzde 5,8, ithalat yüzde 3,7 azaldı. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise ocakta geçen yılın aynı ayına kıyasla ihracat yüzde 1,5 azalırken, ithalat da yüzde 3,4 arttı.</p><p></p><p>Teknoloji yoğunluğuna göre dış ticaret verileri, "ISIC Rev.4" sınıflaması içinde yer alan imalat sanayisi ürünlerini kapsıyor. Ocakta bu sınıflamaya göre imalat sanayisi ürünlerinin toplam ihracattaki payı yüzde 92,7 oldu. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayisi ürünleri ihracatı içindeki payı yüzde 3,3 olarak kayıtlara geçti.</p><p></p><p>Ocakta imalat sanayisi ürünlerinin toplam ithalattaki payı yüzde 78,2 olarak belirlendi. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayisi ürünleri ithalatı içindeki payı yüzde 12,9 olarak kaydedildi.</p><p></p><p>- Özel Ticaret Sistemi verileri</p><p></p><p>Özel Ticaret Sistemi'ne göre ise ocakta ihracat, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 3,3 azalarak 18 milyar 635 milyon dolara düştü. İthalat yüzde 2,4 artarak 27 milyar 533 milyon dolara yükseldi.</p><p></p><p>Ocakta dış ticaret açığı yüzde 16,6 artarak 7 milyar 628 milyon dolardan 8 milyar 897 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı Ocak 2025'te yüzde 71,6 iken bu yılın aynı ayında yüzde 67,7'ye geriledi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Antalya'dan ocakta 70 milyon dolarlık yaş meyve ve sebze ihracatı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/antalyadan-ocakta-70-milyon-dolarlik-yas-meyve-ve-sebze-ihracati-1584/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/antalyadan-ocakta-70-milyon-dolarlik-yas-meyve-ve-sebze-ihracati-1584/</id>
<published><![CDATA[2026-02-25T13:02:33+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-02-25T13:02:33+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D8C8BA-D5F814-F4C748-086CE2-4A55E0-AA45B4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ATB'nin şubat ayı meclis toplantısı, ATB Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında üyelerin katılımıyla Borsa Toplantı Salonu'nda gerçekleştirildi.</p><p></p><p>Çandır, toplantıda yaptığı konuşmada, kent genelinde etkili olan yoğun yağışların, örtü altı üretime ve meyve bahçelerine ciddi zarar verdiğini belirtti.</p><p></p><p>Kentte hasar tespit çalışmalarının yapıldığını aktaran Çandır, şunları söyledi:</p><p></p><p>"10 bin dekarın üzerinde örtü altı alanı, 4 bin dekarın üzerinde meyve bahçesi ve tarla etkilendi, binlerce üreticimiz doğrudan mağdur oldu. Özellikle TARSİM sigortası yaptıramayan üreticiler için acil nakit desteğinin sağlanması, tüm üreticilerimizin mevcut kredilerin faizsiz olarak ötelenmesi ve yeni hibe ile uygun koşullu kredi imkanlarının hızla devreye alınması gerekir. İklim değişikliğinin etkisiyle bu tür afetlerin daha sık ve daha yıkıcı yaşanacağı bir gerçek. Bu nedenle, tarımsal üretimi koruyacak altyapı ve üstyapı yatırımlarının gecikmeden güçlendirilmesi, kalıcı ve dirençli çözümlerin hayata geçirilmesi artık bir zorunluluk."</p><p></p><p>Çandır, zarar gören tüm üreticilere "geçmiş olsun" dileğinde bulundu.</p><p></p><p>Kent genelindeki yaş meyve ve sebze sektörünün ihracat rakamlarına değinen Çandır, "Maliyet artışı ve iklim kaynaklı zorluklara rağmen yaş meyve ve sebze sektörü ocakta 70 milyon dolarlık bir ihracat gerçekleştirdi." dedi.</p><p></p><p>Çandır, ülke genelindeki yaş meyve ve sebze sektöründe Antalya'nın önemli bir potansiyeli bulunduğuna işaret ederek, kentte yetiştirilen ürünlerin hem ülke geneline hem de yurt dışına gönderildiğini anımsattı.</p><p></p><p>Tarım arazilerinin korunması gerektiğinin altını çizen Çandır, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p></p><p>"Antalya, 2 milyon 777 bin kişiyi aşan nüfusuyla artık yalnızca büyüyen bir şehir değil, üretim, tüketim ve altyapı ihtiyaçları hızla artan büyük bir metropoldür. Antalya'nın artan nüfusunu ve misafirlerini sürdürülebilir biçimde besleyebilmesi için üretim kapasitesini koruyan, tarım alanlarını ve doğal kaynaklarını planlı yöneten dengeli bir büyüme modeline ihtiyacı var."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türk ihracatçıya yeşil ve elektrikli uyarı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-ihracatciya-yesil-ve-elektrikli-uyari-4519/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-ihracatciya-yesil-ve-elektrikli-uyari-4519/</id>
<published><![CDATA[2026-02-25T11:46:39+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-02-25T11:46:39+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_065057-95863E-D07DEC-E06CD1-243CE0-C54D02.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Buna göre Türkiye, 2016-2024 döneminde AB’ye ihracatını 77,5 milyar dolardan 133,6 milyar dolara yükseltmesine rağmen, Çin, ABD ve Hindistan ile birlikte yer aldığı dört büyük tedarikçi arasındaki pazar payını yüzde 9,1 seviyesinde korudu.</p><p>Analizi değerlendiren The Globby Veri Analizinden Sorumlu Kurucu Ortağı Barış Yaşbala, Avrupa Birliği’nin bu dört ülkeden yaptığı toplam ithalatın yaklaşık 1,5 trilyon dolara ulaştığını belirterek, “Pazar büyüyor ancak herkes aynı hızda büyümüyor. Pastanın genişlemesi, rekabeti ortadan kaldırmıyor” dedi.</p><p>Sektörel kırılımda en dikkat çekici değişimin otomotivde yaşandığını vurgulayan Yaşbala, 2016 yılında AB’ye en fazla otomotiv ihracatı yapan ülkenin Türkiye olduğunu, ancak Çin’in elektrikli araç hamlesiyle bu dengeyi tersine çevirdiğini söyledi. Çin’in otomotiv ihracatını sekiz yılda beş kat artırarak liderliği ele geçirdiğini kaydeden Yaşbala, Türkiye’nin 29 milyar dolarlık ihracat hacmiyle güçlü konumunu koruduğunu, ancak elektrikli araç dönüşümünün artık stratejik bir zorunluluk haline geldiğini ifade etti.</p><p>Analiz, Türkiye açısından yeni fırsat alanlarına da işaret ediyor. Raylı sistem araçları, savunma sanayii ve bitkisel yağlar gibi kalemlerde son sekiz yılda yüksek büyüme oranları yakalandığını belirten Yaşbala, ihracat yapısının tekstil ve otomotiv ağırlığından daha dengeli ve çeşitlenmiş bir yapıya evrildiğini söyledi. AB’nin pandemi sonrası benimsediği tedarik zincirini yakınlaştırma politikalarının Türkiye’nin coğrafi avantajını öne çıkardığını vurgulayan Yaşbala, hızlı moda, taze gıda ve sipariş bazlı üretim gibi zaman hassasiyeti yüksek alanlarda önemli fırsatlar bulunduğunu dile getirdi.</p><p>Öte yandan riskler de büyüyor. AB’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın demir-çelik, alüminyum, çimento ve gübre gibi sektörlerde Türk ihracatçıları doğrudan etkileyeceğini hatırlatan Yaşbala, karbon ayak izi raporlamasının artık pazara giriş şartı haline geldiğine dikkat çekti. Hindistan’ın elektrik-elektronik ve kimya sektörlerinde hızla yükseldiğini belirten Yaşbala, Türk ihracatçılar için veri odaklı karar alma, elektrikli araç ekosistemine entegrasyon ve yeşil dönüşümün ertelenemez başlıklar olduğunu vurguladı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Makine sektörü yeni yıla 2,2 milyar dolar ihracatla başladı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/makine-sektoru-yeni-yila-22-milyar-dolar-ihracatla-basladi-2739/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/makine-sektoru-yeni-yila-22-milyar-dolar-ihracatla-basladi-2739/</id>
<published><![CDATA[2026-02-21T12:24:12+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-02-21T12:24:12+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4F4610-951211-BE0890-9B480A-DEDF70-C956D5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) verilerine göre, serbest bölgeler de dahil edildiğinde makine imalat sanayisinin konsolide ihracatı, ocakta yıllık bazda yüzde 3,3 artışla 2,2 milyar dolara çıktı.</p><p></p><p>Makine ihracatı geçen ay miktar bazında yüzde 13,8 azalırken kilogram başına ortalama ihracat fiyatının 8,9 dolarla tüm zamanların en yüksek seviyesine gelmesi sayesinde gelirde artış yaşandı. Ocak ayındaki yükselişle beraber, yıllıklandırılmış makine ihracatı 29 milyar dolara yaklaştı.</p><p></p><p>Yılın ilk ayında en yüksek ihracat 283 milyon dolarla yüzde 12,2 artışın yaşandığı Almanya oldu.</p><p></p><p>ABD'ye ihracat yüzde 66,9 yükselişle 183 milyon dolara yükselirken İtalya da 100 milyon dolar sınırının aşıldığı ülkeler arasında yer aldı. Irak'ta yüzde 40, Rusya'da ise yüzde 36,5 düşüş yaşanması dikkati çekti.</p><p></p><p>Alt sektörlere bakıldığında en yüksek ihracat artışı yüzde 77,6 ile turbojet ve hidrolik silindirde yaşanırken onu, yüzde 12,6 ile inşaat ve iş makineleri, yüzde 11,6 ile pompa ve kompresörler, yüzde 8,5 ile içten yanmalı motorlar ve aksamları izledi. Oransal olarak ihracatın en fazla düştüğü alt dallar ise "takım tezgahları" ile "yük kaldırma, taşıma ve istifleme makineleri" olarak kaydedildi.</p><p></p><p>- "Made with EU' vurgusuna destek olmalıyız"</p><p></p><p>Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu, ihracat verilerine ve sektördeki gelişmelere ilişkin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, küresel ticaret üzerindeki baskının yükselen tarifeler, politik belirsizlikler ve sıkılaşan düzenlemeler nedeniyle bu yıl da devam etmesini beklediklerini söyledi.</p><p></p><p>Yatırım mallarına yönelik talebin tüm dünyada daha temkinli seyrettiğini kaydeden Karavelioğlu, "Böyle bir konjonktürde finansman imkanları, pazar erişimi, teknik mevzuat uyumu ve tedarik güvenliği gibi konular fiyattan daha önemli rekabet unsurları haline geldi." dedi.</p><p></p><p>Karavelioğlu, "daralan talebe uyum sağlamanın değil yeniden şekillenen ticaret mimarisinde kalıcı ve güvenilir bir konum tahkim etmenin" kendileri için öncelikli olduğunun altını çizerek Avrupa Birliği'nde "kamu alım ve desteklerinde AB menşeli ürünlerin ve düşük karbon kriterlerinin" öne çıkmasının Türk makinecilere etkilerine işaret etti.</p><p></p><p>AB'nin "Made in EU" yaklaşımına birlik içinden gelen itirazları anlatan Karavelioğlu, "Made in EU' yerine 'Made with EU' vurgusu yapan bu çevrelerin, Avrupa sanayisinin uluslararası entegrasyonunun zayıflatılmaması savına, küresel tedarik zinciri içinde AB'nin en güçlü stratejik ortaklarından biri olarak mutlaka destek olmamız gerekiyor." diye konuştu.</p><p></p><p>- "Maliyet kontrolü dengesi Türkiye dahil edilmeden kurulamaz"</p><p></p><p>Kutlu Karavelioğlu, AB'nin son dönemde farklı ülkeler veya bölgelerle imzaladığı ticaret anlaşmalarının Türk üreticilere muhtemel etkilerine değinerek sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p></p><p>"Üçüncü ülkelerle yapılan anlaşmaların Gümrük Birliği ortağı olarak Türkiye'yi de içermesi gerektiği konusunda yürütülen diplomatik ve teknik girişimler son derece kıymetli. Tek pazarın derinleştirilmesi hedefi konuşulurken AB ile üretim, yatırım ve standart düzleminde bu kadar iç içe geçmiş bir ortağın dışarıda bırakılmasının rasyonel bir tercih olmadığının anlaşılacağına inanıyoruz. Rekabetçiliğin bir ayağı korumacılıksa diğer ayağı maliyet kontrolüdür ve bu denge Türkiye dahil edilmeden kurulamaz."</p><p></p><p>Karavelioğlu, küresel imalat PMI verilerindeki toparlanma kırılgan olsa da bazı merkezlerde yön değiştirme sinyalleri verdiğini belirterek "Almanya'da özellikle otomotiv ve makine sektörlerindeki toparlanma, bölgede uzun süredir devam eden daralmanın sona erebileceğine dair olumlu sinyaller veriyor." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Bu süreçte Türkiye'nin yapması gerekenlere ilişkin Karavelioğlu, "Türkiye için doğru strateji; Avrupa ile derin entegrasyonun sağladığı üretim kabiliyetini yeşil ve dijital dönüşüm yatırımlarıyla güçlendirirken Gümrük Birliği’ni pazar erişimi ve eşit rekabet koşulları temelinde güncelleyecek bir yaklaşımı kararlılıkla savunmaktır. Mesele dışarda kalmamak değil masada kararın tarafı olmaktır." değerlendirmesini yaptı.</p><p></p><p>- "Atıl durumdaki üçte birlik kapasitemizi ekonomiye kazandırmalıyız"</p><p></p><p>MAİB Başkanı Karavelioğlu, Türk makine sanayisinde maliyet baskısının genel imalat ortalamasının üzerinde seyrettiğini belirterek üretimde ve kapasite kullanım oranında gerileme yaşandığını söyledi.</p><p></p><p>Dünyada birçok ülkenin iç pazarını güçlendirmeye yönelik önlemler aldığını vurgulayan Karavelioğlu, böyle bir süreçte Türkiye'nin makine ithalatının arttığını anlattı.</p><p></p><p>Karavelioğlu, "Atıl durumda bulunan üçte birlik kapasitemizi ekonomiye kazandırmak için her türlü politika aracını kullanmayı gerekli ve meşru görüyoruz. Çünkü ilave gümrük vergilerimizin seviyelerinin düşüklüğünü mütekabiliyet ekseninde tartıştığımız yılların sonuna geldik." diye konuştu.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İhracatta Afrika atağı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/ihracatta-afrika-atagi-2789/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/ihracatta-afrika-atagi-2789/</id>
<published><![CDATA[2026-02-20T02:22:46+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-02-20T02:22:46+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_719B71-F1A79E-F370C7-40345C-BC7FC5-2E06FF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye ekonomisinde önemli bir yere sahip olan ihracat kalemi Ticaret Bakanlığının en önemli gündem maddesi olarak öne çıkıyor. Covid sonrası süreçte global anlamda yavaşlayan ülkeler arası ticarette Türkiye büyümeye devam ediyor. Türk firmalarının dirençli olduğu ani piyasa dalgaları geride kaldı ve imalat sanayi 2026 yılında ihracat hedefini tutturacak bir hızla başladı.</p><p></p><p>11–12 Şubat 2026 tarihlerinde İstanbul’da düzenlenen 14. WCI Afrika Forumu, Afrika kıtasının dört bir yanından gelen yaklaşık 1.500 iş insanını, yatırımcıyı, kamu temsilcisini ve sektör liderini aynı çatı altında buluşturdu. Türkiye ile Afrika arasındaki ticari ilişkilerin derinleşmesine katkı sağlayan organizasyon, bu yıl hem katılım hem de kurulan iş bağlantıları açısından dikkat çekici bir başarıya imza attı.</p><p></p><p>Türkiye’nin tanınmış lüks mobilya markası Asortie Mobilya’nın 2.kez ana sponsor olduğu 14. WCI Afrika Ticaret Forumu’na Gambiya Teknoloji Bakanı ve Gambiya Spor Bakanı başta olmak üzere birçok ülkenin resmi heyetleri katıldı. Türkiye’den ise Ticaret Bakan Yardımcıları Özgür Volkan Ağar ve Mahmut Gürcan, Milli Savunma Bakan Yardımcısı Salih Ayhan da etkinlikte yer aldı. Bakan yardımcıları ve büyükelçiler Asortie Mobilya’nın standında uzun süre kalarak ürünleri inceledi ve Asortie’nin Afrika ihracat vizyonu hakkında bilgi aldı.</p><p></p><p>Forumda bu yıl Ticaret Bakanlığı’nın Afrika’nın çeşitli ülkelerinde görev yapmış olan Türk Ticaret Ataşeleri de katılarak bölge ticareti hakkında önemli bilgiler paylaştı. Ayrıca farklı Afrika ülkelerinden büyükelçiler, konsoloslar ve ticaret ataşeleri forum boyunca aktif temaslarda bulundu. Bu yoğun diplomatik katılım, Türkiye–Afrika ekonomik iş birliğinin yalnızca ticari değil, stratejik ve uzun vadeli bir vizyon çerçevesinde ilerlediğini gösterdi.</p><p></p><p>Türkiye’nin Afrika ile artan ticaret hacmi, son yıllarda yalnızca ihracat rakamlarıyla değil, aynı zamanda kurumsal iş birlikleri ve stratejik yatırımlarla da güç kazanıyor. 14. WCI Afrika Forumu, bu büyüyen ekonomik ilişkinin somut yansıması olarak öne çıktı. İki gün boyunca süren forum kapsamında düzenlenen B2B görüşmeler, sektörel paneller ve özel networking oturumları sayesinde yüzlerce yeni iş bağlantısının temeli atıldı.</p><p></p><p>Türkiye–Afrika ticaret köprüsü güçleniyor</p><p></p><p>Forum, mobilyadan inşaata, tekstilden sağlığa, kozmetikten turizme kadar birçok sektörden katılımcıya ev sahipliği yaptı. Afrika’nın 50’den fazla ülkesinden gelen iş dünyası temsilcileri, Türk firmalarıyla doğrudan temas kurma fırsatı yakaladı.</p><p></p><p>Son yıllarda Afrika, Türk iş dünyası için yalnızca bir ihracat pazarı değil; aynı zamanda uzun vadeli yatırım ve üretim ortaklıklarının kurulduğu stratejik bir bölge haline geldi. Altyapı projeleri, konut yatırımları, kamu binaları, oteller ve ticari yapılar gibi büyük ölçekli projelerde Türk markalarının etkinliği her geçen yıl artıyor. 14.WCI Afrika Forumu da bu gelişimin önemli bir kilometre taşı olarak değerlendiriliyor. Forum süresince gerçekleştirilen ikili iş görüşmeleri, özellikle üretim, distribütörlük ve proje bazlı iş birlikleri açısından somut adımların atılmasını sağladı.</p><p></p><p>İkinci kez ana sponsor: Asortie Mobilya</p><p></p><p>Bu yılki organizasyonda dikkat çeken en önemli unsurlardan biri, lüks ve klasik mobilya sektörünün öncü markalarından Asortie Mobilya’nın ikinci kez ana sponsor olarak yer alması oldu. Afrika pazarında uzun yıllardır aktif bir şekilde faaliyet gösteren marka, forumda güçlü bir kurumsal duruş sergiledi.</p><p></p><p>Asortie Mobilya, yüksek kalite standartları, el işçiliği detayları ve prestij projeleriyle özellikle Afrika’daki kamu ve özel sektör temsilcilerinin ilgisini çekti. Forum süresince çok sayıda büyükelçi, ticaret ataşesi ve yatırımcı firmanın temsilcisi markanın standını ziyaret ederek ürünler ve projeler hakkında bilgi aldı.</p><p></p><p>Markanın Afrika kıtasındaki güçlü referansları, forumda gerçekleştirilen görüşmelerde önemli bir güven unsuru oluşturdu. Devlet başkanlığı konutları, lüks villa projeleri, makam odaları ve prestijli dekorasyon çalışmaları gibi üst segment projeler, markanın bölgedeki konumunu daha da sağlamlaştırdı.</p><p></p><p>Türkiye İhracatçılar Meclisi Ödülü uluslararası gücü tescilledi</p><p></p><p>Türk ihracatının çatı kuruluşu olan Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından Afrika’ya en fazla fuar ziyareti gerçekleştiren firmalar arasında gösterilerek ödüllendirilen Asortie Mobilya, forumda bu başarısıyla da öne çıktı.</p><p></p><p>TİM tarafından verilen ödül, markanın Afrika pazarındaki sürdürülebilir büyümesini ve ihracat performansını resmî olarak tescillemiş oldu. Bu başarı, forum katılımcıları nezdinde markaya duyulan güveni daha da artırdı.</p><p></p><p>Türkiye’nin ihracat odaklı büyüme stratejisinde Afrika pazarı kritik bir rol oynarken, bu tür ödüller Türk markalarının küresel rekabetteki konumunu güçlendiren önemli göstergeler olarak değerlendiriliyor.</p><p></p><p>1500 önemli katılımcı ile yüz yüze görüşme</p><p></p><p>WCI Afrika Forumu, yalnızca bir fuar organizasyonu değil; aynı zamanda diplomatik ve ekonomik temasların yoğunlaştığı uluslararası bir platform niteliği taşıdı. Forum boyunca gerçekleştirilen panellerde Türkiye–Afrika ticaretinin geleceği, lojistik ağların güçlendirilmesi, yatırım güvenliği ve finansman modelleri gibi konular ele alındı.</p><p></p><p>Katılımcılar, iki gün boyunca yoğun bir görüşme trafiği gerçekleştirdi. Özellikle inşaat, iç mimarlık, proje taahhüt ve lüks konut alanlarında faaliyet gösteren firmalar arasında dikkat çekici iş birlikleri gündeme geldi.</p><p></p><p>Afrika’dan gelen birçok yatırımcı, Türkiye’nin üretim kalitesi, tasarım gücü ve hızlı teslimat kapasitesinden duydukları memnuniyeti dile getirdi. İstanbul’un uluslararası ticaret merkezi kimliği ise organizasyonun başarısında önemli rol oynadı.</p><p></p><p>Afrika’da derinleşen iş birlikleri</p><p></p><p>Son yıllarda Afrika’da artan şehirleşme, altyapı yatırımları ve konut projeleri; Türk firmaları için önemli fırsatlar sunuyor. Özellikle üst gelir grubuna yönelik konut ve kamu projelerinde kaliteli ve prestijli ürünlere olan talep artıyor.</p><p></p><p>Bu çerçevede forumda yapılan görüşmeler, yalnızca kısa vadeli ticari anlaşmalarla sınırlı kalmadı; aynı zamanda uzun vadeli proje ortaklıklarının da zeminini oluşturdu. Türkiye ile Afrika arasında gelişen bu çok boyutlu ticaret ağı, karşılıklı güven ve sürdürülebilir iş modeli üzerine inşa ediliyor.</p><p></p><p>Uluslararası vizyon ve sürdürülebilir büyüme</p><p></p><p>Fuarın açılış töreninde konuşan Ticaret Bakan Yardımcısı Sayın Mahmut Gürcan, Afrika ile Ticaretin Kazan-Kazan ilkeleri doğrultusunda her geçen gün artış gösterdiğinin altını çizdi. Milli Savunma Bakan Yardımcısı Sayın Salih Ayhan ise Afrika ile ticarette savunma sanayinin artan payına dikkat çektir.</p><p></p><p>Birçok diplomat ve ticari ataşenin görüşlerini bildirdiği ticaret formu iki gün boyunca çok verimli toplantılara ev sahipliği yaptı. Türkiye’nin uluslararası vizyon ve sürdürülebilir büyüme hedefleri çerçevesinde Afrika ülkeleri ile daha fazla ticaret yapılması gerekliliğinin ön plana çıkarıldığı organizasyonda yüksek cirolu iş bağlantıları da yapıldı.</p><p></p><p>Türkiye’nin Afrika ile ekonomik ilişkilerinde yeni bir dönemin kapılarını araladığı WCI Forumu kapanış galasında konuşan Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar ise, Afrika ile Türkiye’nin ticaret hacmine ilişkin önemli veriler paylaştı. Hedeflenen ticaret hacmine ulaşıldığını ve önümüzdeki yıllarda bu hedefin daha da yüksek cirolarla devam edeceğinin altını çizdi.&nbsp; Önemli ticari bağlantıların yapıldığı organizasyon, Türk markalarının küresel vizyonunu ortaya koyarken aynı zamanda Afrika pazarında kalıcı iş birliklerinin önemini bir kez daha gösterdi.</p><p></p><p>İkinci kez ana sponsor olarak yer alan Asortie Mobilya ise hem kurumsal gücü hem de ihracat performansıyla forumun en dikkat çeken markalarından biri oldu. TİM tarafından ödüllendirilmiş olması, markanın Afrika’daki konumunu daha da güçlendirirken, Türkiye–Afrika ticaret köprüsüne katkısını somutlaştırdı.</p><p></p><p>İstanbul’da gerçekleşen bu büyük buluşma, 1.500 Afrikalı iş insanının katılımıyla yalnızca bir forum olmanın ötesine geçti; Türkiye ile Afrika arasında kurulan ekonomik bağların geleceğine dair güçlü bir mesaj verdi.</p><p></p><p>Türkiye’nin üretim gücü ile Afrika’nın büyüyen pazar potansiyelini bir araya getiren 14. WCI Afrika Forumu, önümüzdeki yıllarda daha da geniş katılımla gerçekleşmesi beklenen stratejik bir platform olarak konumunu pekiştirdi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türk çayının ihracat geliri ocakta yüzde 66 arttı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-cayinin-ihracat-geliri-ocakta-yuzde-66-artti-142/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-cayinin-ihracat-geliri-ocakta-yuzde-66-artti-142/</id>
<published><![CDATA[2026-02-19T11:49:52+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-02-19T11:49:52+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C87935-986FCA-9832E6-446F61-93FB63-D0147A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Dünyada üzerine kar yağan tek çaya sahip Türkiye'den ocakta 51 ülke, özerk ve serbest bölgeye çay satıldı.</p><p></p><p>Kayıtlara, geçen yılın ilk ayında 1 milyon 267 bin 973 dolar olarak geçen Türk çayı ihracatı, bu yıl yüzde 66 artarak 2 milyon 106 bin 517 dolara ulaştı.</p><p></p><p>Miktar bazında geçen yıl ocakta 208 ton olan dış satım, bu yıl ise yüzde 28 artarak 267 tona yükseldi.</p><p></p><p>Türkiye'den yapılan çay ihracatında 891 bin 117 dolarla Birleşik Krallık ilk sırada yer aldı. Bu ülkeyi 283 bin 455 dolarla Almanya ile 114 bin 743 dolarla ABD takip etti.</p><p></p><p>- "Katma değerli ve markalı ürün ihracatına ağırlık vereceğiz"</p><p></p><p>DKİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Şaban Turgut, AA muhabirine, çay ihracatında yıla güçlü bir başlangıç yaptıklarını söyledi.</p><p></p><p>Ocaktaki artışın sektör adına umut verici olduğunu belirten Turgut, "Bu yıl hem değer hem miktar bazında artışla başlamış olmamız sektörümüz açısından son derece sevindirici. Özellikle Avrupa pazarında Türk çayına yönelik talebin artması, yürüttüğümüz tanıtım faaliyetlerinin ve kalite odaklı üretimin karşılığını aldığımızı gösteriyor." dedi.</p><p></p><p>Turgut, katma değerli ve markalı ürün ihracatına ağırlık vereceklerini vurgulayarak, şu değerlendirmede bulundu:</p><p></p><p>"Sadece miktarı artırmak değil, katma değerli ihracatı geliştirmek istiyoruz. Paketli, markalı ve özel ürün segmentindeki çay ihracatını artırmaya yönelik çalışmalarımız sürüyor. Türk çayının doğal, aromatik ve kaliteli yapısını daha fazla ülkede tanıtmayı amaçlıyoruz. Mevcut pazarlarda derinleşmenin yanı sıra yeni pazarlara açılmayı da planlıyoruz."</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Güneydoğu'nun hububat ihracatı 279,9 milyon dolar oldu</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/guneydogunun-hububat-ihracati-2799-milyon-dolar-oldu-6478/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/guneydogunun-hububat-ihracati-2799-milyon-dolar-oldu-6478/</id>
<published><![CDATA[2026-02-19T02:36:19+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-02-19T02:36:19+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B8B1B4-9E1B1D-BFCEDA-17243C-BA664A-0286D1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İhracatın tonaj olarak yüzde 12,3 gerilemeyle 355,5 bin ton olduğu bu dönemde 88,4 bin ton makarna, 63,8 bin ton buğday unu, 35,8 bin ton da ayçiçek yağı ihraç edildi. En fazla gelir elde edilen ürün olan ayçiçek yağındaki ihracat yüzde 11,6 artış ile 56,6 milyon dolara ulaşırken, ikinci sırada yer alan makarnanın ihracatı %1,2 gerilemeyle 48,9 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ortalama ihracat birim fiyatlarındaki artışın yüzde 5,9’a ulaştığı bu dönemde ihracatı oransal olarak en fazla düşen ürünler yemler, soya fasulyesi ve kakaosuz şeker mamulleri oldu. Türkiye’nin Orta Doğu ülkelerine gerçekleştirdiği 296 milyon dolarlık hububat ihracatının yüzde 40’tan fazla kısmı Güneydoğu’dan gerçekleşirken, Afrika’ya yapılan 213,9 milyon dolarlık hububat ihracatı içinde bölgenin payı 46,4’e yükseldi.&nbsp;</p><p></p><p>“Ramazan öncesi, temel gıda ürünlerine yönelik talep doğal olarak hızlandı”</p><p></p><p>Bölgenin temel gıda alanında güçlü ve sürdürülebilir tedarik yapısıyla Orta Doğu ve Afrika pazarlarında üstlendiği role dikkat çeken Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, bölge ihracatına ilişkin değerlendirmelerde bulundu:</p><p></p><p>“Dünya genelinde yaklaşık 2 milyar Müslüman nüfusun yarısına yakınının yaşadığı Orta Doğu ve Kuzey Afrika coğrafyası hem ticari ilişkilerimizin uzun yıllardır istikrarlı biçimde geliştiği hem de temel gıda ürünlerinde arz güvenliğinin kritik önem taşıdığı bölgeler. Geçen yıl 2,7 milyar dolar hacimle Güneydoğu’nun hububat sektörü ihracatında yüzde 76,3 paya sahip olan bu bölgelerde Irak, Suriye, Cibuti, Gana, Sudan ve Somali gibi ülkeler en büyük pazarlarımız arasında yer alıyor. Bu ülkeler girişimlerimizin sahada karşılık bulduğu, güven ilişkisiyle büyüyen stratejik ortaklarımız olarak da öne çıkıyor. Ramazan ayı öncesi dönemde bu pazarlarda temel gıda ürünlerine yönelik talebin doğal olarak hızlandığını görüyoruz. Biz de bu dönemi yalnızca bir satış takvimi olarak değil, tedarik sürekliliği ve piyasa istikrarı açısından sorumluluk gerektiren bir süreç olarak ele alıyoruz. İhracatçılarımız fiyat istikrarını gözeten, teslimat güvenilirliğini güçlendiren ve karşılıklı ticari güveni büyüten bir yaklaşımı merkeze alıyor; üretim, stok ve sevkiyat planlamasını bu hassasiyetle yapıyor. İslam coğrafyasında bereketin, paylaşmanın ve dayanışmanın simgesi olan Ramazan, aynı zamanda üreticilerimize ve ihracatçılarımıza da emeklerinin karşılığını veren bir bereket ayı. Bölgemiz bu coğrafyalarda sofralara güvenli gıdanın zamanında ulaşmasını sağlayan bir ticari sorumluluğu temsil ediyor.”&nbsp;</p><p></p><p>“Tahsilat sorunları Irak’la ticaret akışımızı zorluyor”</p><p></p><p>Bölgenin en yakın ve en büyük pazarlarından biri olan Irak pazarına ayrı bir parantez açan Kadooğlu, ülkede son dönemde ödeme ve tahsilat süreçlerinde yaşanan teknik ve bankacılık kaynaklı sorunların ticaret akışını etkilemeye devam ettiğini belirterek şunları söyledi:</p><p></p><p>“Geçtiğimiz yıl Irak’a ihracatımızda yüzde 16,8’lik bir daralma yaşanmıştı, bu yıl Ocak ayında ise aylık bazda gerileme yüzde 30’u aştı. Sahada yaşanan temel sorun, Kuzey Irak’ın Türkiye’ye açılan kapısı olan İbrahim Halil Sınır Kapısının Irak Merkezi Hükümeti tarafından uygulamaya geçirilen ASYCUDA sistemine henüz entegrasyon sağlamamış olmasıdır. Bu yapısal aksaklık nedeniyle, ihracat bedellerinin bankacılık sistemi üzerinden tahsili imkânsız hale gelmiştir. ASYCUDA sistemine tam entegre olunmaması ve Iraklı ithalatçılar tarafından ön beyan şartının yerine getirilememesi nedeniyle ihracat fiilen tamamlanmasına rağmen, Irak Merkez Bankası nezdinde ödeme süreçlerinin bloke olması firmalarımızı ciddi bir nakit akışı baskısıyla karşı karşıya bırakıyor. Bu durum sadece ticari hacmi değil, üretim planlamasını ve finansal dengeleri de doğrudan etkiliyor. Öte yandan, son dönemde uygulamaya alınan bazı gümrük düzenlemeleri ve mali yükler konusunda Irak’taki yerel tüccar ve esnafın maliyet artışlarına ilişkin tepkilerini kamuoyuna yansıttığını görüyoruz. Bu tablo, sorunun yalnızca ihracatçıları değil, piyasanın tüm aktörlerini etkileyen bir nitelik taşıdığını gösteriyor. Habur hattında günlük araç geçişlerinde yüzde 40-50’yi bulan düşüşler yaşanması, sorunun sahadaki etkisini net biçimde ortaya koyuyor. Ramazan ayı gibi, temel gıda talebinin arttığı bir dönemde ödeme kanallarında yaşanan bu tıkanıklık piyasa istikrarını zorluyor. Beklentimiz, ilgili makamlar nezdinde yürütülen girişimlerle birlikte ya İbrahim Halil Gümrüğü’nün ASYCUDA sistemine entegrasyonunun hızlandırılması ya da bu süreç tamamlanıncaya kadar geçici ve işlevsel bir bankacılık mekanizmasının devreye alınmasıdır.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Çelikçiler yakın pazarlara odaklandı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/celikciler-yakin-pazarlara-odaklandi-6217/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/celikciler-yakin-pazarlara-odaklandi-6217/</id>
<published><![CDATA[2026-02-18T02:30:11+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-02-18T02:30:11+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3B9F99-A6730E-B348FA-6425F3-41FF78-E652E6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye çelik sektörü, küresel ekonomide artan belirsizlikler, fiyat baskıları ve ticarette korumacı uygulamaların yoğunlaşmasıyla birlikte ihracat stratejisinde yeni bir döneme giriyor. 2025 yılını tonaj bazında artışla tamamlayan sektör, bundan sonraki büyümesini yakın pazarlara odaklanma ve katma değerli ürün ihracatını artırma stratejisiyle sürdürmeyi hedefliyor.</p><p></p><p>2025 yılında Türkiye’nin çelik ihracatı 19 milyon 432 bin ton olarak gerçekleşirken, ihracatın toplam değeri 16,5 milyar oldu. Ton başına ortalama ihracat fiyatı ise 851 dolar seviyesinde kaldı. Birim fiyatlarda yaşanan düşüşe rağmen tonajdaki artış, sektörün küresel rekabet koşullarına uyum sağladığını gösterdi.</p><p></p><p>Çelik İhracatçıları Birliği (ÇİB) Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Aslan, 2025 performansını değerlendirirken, bu artışın zorlu piyasa koşullarında elde edildiğini vurguladı. Aslan, “Küresel çelik piyasasında fiyatlar ciddi baskı altında. Çin’in yüksek ihracat hacmi ve dünya genelindeki arz fazlası fiyatları aşağı çekiyor. Bu ortamda büyümeyi ancak doğru pazarlara odaklanarak ve esnek bir stratejiyle sağlamak mümkün.” dedi.</p><p></p><p>YAKIN PAZARLAR STRATEJİNİN MERKEZİNDE</p><p></p><p>Aslan, sektörün bundan sonraki dönemde deniz aşırı ve yüksek maliyetli pazarlardan ziyade, Türkiye’ye coğrafi olarak yakın ülkelere odaklanacağını belirtti. “Çelik sektörü giderek bölgeselleşiyor. Uzak pazarlarda hem lojistik maliyetler artıyor hem de gümrük vergileri ve kotalar ciddi bir engel oluşturuyor. Buna karşılık yakın pazarlarda hızlı teslimat, esnek üretim ve güçlü ticari ilişkiler gibi avantajlarımız var.” diye konuştu.</p><p></p><p>Bu kapsamda Avrupa Birliği ülkeleri, AB dışındaki Avrupa pazarları, Balkanlar, Doğu Avrupa ve komşu ülkelerin öncelikli hedef pazarlar arasında yer aldığını kaydeden Aslan, mevcut pazarlarda derinleşmenin temel strateji olacağını ifade etti. Aslan, Romanya, Bulgaristan, Balkan ülkeleri, Gürcistan ve Azerbaycan gibi pazarlarda yapılan sektörel çalışmaların da ihracata doğrudan katkı sağladığını söyledi.</p><p></p><p>AVRUPA’DA TOPARLANMA BEKLENTİSİ</p><p></p><p>Avrupa pazarında yaşanan durgunluğun temel nedenlerinden birinin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) belirsizliği olduğuna dikkat çeken Aslan, bu nedenle 2026'ya ihracatta düşüşle başladıklarını, ancak sürecin netleşmesiyle birlikte ihracatta yeniden bir ivme beklediklerini dile getirdi. Aslan, “Avrupa’da alımlar bir süre ertelendi. Ancak mart ve nisan aylarından itibaren özellikle Avrupa kaynaklı bir toparlanma öngörüyoruz. Bu da yakın pazar stratejisinin ne kadar doğru olduğunu gösteriyor.” dedi.</p><p></p><p>2025’te Avrupa Birliği’ne yapılan çelik ihracatının 7 milyon 900 bin ton seviyesinde gerçekleştiğini hatırlatan Aslan, AB dışındaki Avrupa ülkelerine yönelik ihracatın da 3,7 milyon tona ulaştığını belirtti. Aslan, Avrupa pazarının toplam pazardan yüzde 60 pay aldığına işaret etti.&nbsp;</p><p></p><p>KATMA DEĞERLİ ÜRÜNLERE DÖNÜŞÜM KAÇINILMAZ</p><p></p><p>Sektördeki yeni büyüme stratejisinin ikinci ayağını ise katma değerli ürünlerin oluşturduğunu belirten Aslan, uzun ürünler ve inşaat demirinin hâlen ihracatta önemli bir paya sahip olduğunu ancak bu yapının sürdürülebilir olmadığını vurguladı. İnşaat demirinin tonaj olarak ihracatın lokomotifi olmasına karşın katma değerinin sınırlı olduğunu vurgulayan Aslan, orta ve uzun vadede soğuk haddelenmiş, galvanizli, boyalı ürünler, bağlantı elemanları ve paslanmaz çelik gibi katma değerli ürünlerin payının artacağını kaydetti. Bu dönüşümün, Türk çelik sektörünü Çin ve Hindistan gibi düşük maliyetli üreticilerle doğrudan fiyat rekabetinden uzaklaştıracağını ifade eden Aslan, “Katma değerli üretimle hem fiyat baskısını azaltacağız hem de daha sürdürülebilir bir ihracat yapısına geçeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>BÖLGESEL BÜYÜME İLE İSTİKRAR HEDEFİ</p><p></p><p>Aslan’a göre, küresel ticarette artan kotalar ve vergiler, çelik sektörünü zorlayan en önemli unsurlar arasında yer alıyor. “Çelik, dünyada en fazla kota ve vergiyle karşılaşan sektörlerden biri. Bir pazarda ihracat artışı sağladığınızda, çok kısa sürede yeni bir ticaret önlemiyle karşılaşabiliyorsunuz. Bu nedenle bölgesel büyüme ve ürün çeşitliliği artık bir tercih değil, zorunluluk.” dedi.</p><p></p><p>2026 HEDEFİ: YAKIN PAZARLARDA DERİNLEŞME</p><p></p><p>2026 yılına ilişkin beklentilerini de paylaşan Aslan, sektörün tonajda 20 milyon ton seviyesini, değer bazında ise 17 milyar dolarlık bir hedef belirlediklerini söyledi. Aslan, “Yakın pazarlara odaklanarak ve katma değerli ürünlerin payını artırarak daha dengeli bir büyüme hedefliyoruz. Çelik sektörü bundan sonra büyümeyi uzak pazarlarda değil, yakın coğrafyada ve nitelikli ürünlerle arayacak.” diye konuştu.</p><p></p><p>DÜNYA ÇELİK ZİRVESİ İSTANBUL'DA YAPILACAK</p><p></p><p>Bu sene İstanbul'da yapılacak olan çelik zirvesine de değinen Aslan, 25–27 Ekim 2026 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilecek olan Steel Networking Summits 2026'nın küresel çelik sektörünün önde gelen üreticilerini, tüccarlarını, tedarik zinciri yöneticilerini, kamu otoritelerini ve politika yapıcılarını İstanbul’un stratejik jeopolitiğinde buluşturacak referans niteliğinde uluslararası bir konferans olacağına dikkat çekti. Konferansın Türkiye’de ve İstanbul’da düzenlenmesinin, Avrupa, Asya ve Orta Doğu pazarlarının kesişim noktasında yer&nbsp;</p><p></p><p>alan benzersiz coğrafi konum sayesinde katılımcılara ticari erişim, lojistik avantaj ve bölgesel iş fırsatları sunduğunu kaydeden Aslan, "Bu etkinlikle, piyasa trendlerinin ötesine geçerek sektörü şekillendiren politik, ekonomik ve düzenleyici dinamikleri karar vericilerden doğrudan aktarmayı hedefliyoruz. 80 farklı ülkeden 500’ün üzerinde sektör profesyonelinin beklendiği konferansta 40’ı aşkın konuşmacı yer alacak. Dünya çelik sektörünün liderlerinin bir araya geleceği konferansta sektörün global sorunları tartışılacağı gibi ikili iş görüşmelerinin de yer alacağı bu platformda önemli ölçüde çelik ticaretinin de gerçekleşeceğini düşünüyoruz. İlkinden sonra her sene tekrarlayarak geleneksel hale getirmeyi hedeflediğimiz bu etkinliklerle dünya çelik sektörünün nabzının Türkiye’de atmasını amaçlıyoruz.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İKMİB başkanlığı için Vefa İbrahim Aracı aday oldu</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/ikmib-baskanligi-icin-vefa-ibrahim-araci-aday-oldu-9512/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/ikmib-baskanligi-icin-vefa-ibrahim-araci-aday-oldu-9512/</id>
<published><![CDATA[2026-02-18T02:25:08+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-02-18T02:25:08+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_97EBB7-9F0044-384E1F-91496C-CA9996-189208.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İlaçtan plastiğe, kozmetikten yapı kimyasallarına kadar geniş bir üretim alanını kapsayan ve 8 bini aşkın firmayı temsil eden İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB), Türk kimya sektörünün en güçlü kurumsal yapılarından biri konumunda bulunuyor. Türkiye’nin en fazla ihracat yapan ikinci sektörü olan kimya, 2025 yılında 31,9 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaşarak toplam ihracattan yüzde 13,5 pay aldı ve 238 ülke ile bölgeye ihracat gerçekleştirdi. Bu güçlü tablo eşliğinde İKMİB’de yeni dönem süreci resmen başladı.</p><p>Sektörün önde gelen sanayici ve ihracatçılarından Vefa İbrahim Aracı, İKMİB Başkanlığına adaylığını 17 Şubat’ta Mandarin Oriental Bosphorus, Istanbul’da düzenlenen basın toplantısıyla kamuoyuna duyurdu. Toplantı, sektörün çatı kuruluşları, dernek ve sivil toplum kuruluşlarının yoğun katılımıyla gerçekleşti. Basın toplantısına; İKMİB Başkanı Adil Pelister, ZÜCDER Başkanı Burak Önder, MAPESAD Başkanı Tayfun Koçak, BOSAD Başkanı Kenan Baytaş, PAGDER Başkanı Kenan Benliler, PLAT Başkanı İmer Özer, PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, SÜRDER Yönetim Kurulu Başkanı Kazım Dinç, EVSİD Başkanı Talha Özger, İSTOÇ Başkanı Öner Yüksel, İSTOÇ Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Acar, ASAD Yönetim Kurulu Başkanı Celal Altuntaş, Gebze Plastik OSB Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koray Kantarcı, Kocaeli Deniz Ticaret Odası Başkanı Vedat Doğusel ve GEBKİM OSB Yönetim Kurulu Üyeleri başta olmak üzere çok sayıda sektör temsilcisi katıldı.</p><p>Adaylık açıklamasında konuşan V. İbrahim Aracı, bu başarının arkasında İKMİB’in geçmiş dönem yönetimlerinin kolektif emeğinin bulunduğunu belirterek bugüne kadar görev alan tüm sektör temsilcilerine teşekkür etti. “Kimya yalnızca bir sektör değil; sanayinin tamamını besleyen stratejik bir üretim gücüdür” diyen Aracı, küresel rekabet koşullarının daha dikkatli ve bütüncül bir perspektifle ele alınması gerektiğini vurguladı.</p><p></p><p>İKMİB’de 16 Alt Sektörü Kapsayan Bütüncül Bir Yaklaşım Şart</p><p>Kimya sektörünün çok katmanlı yapısı, tüm alt sektörleri kapsayan ortak bir bakış açısını gerekli kılıyor.&nbsp; İKMİB Başkan Adayı V. İbrahim Aracı, birlik bünyesinde faaliyet gösteren 16 alt sektörün tamamını kapsayan bütüncül bir yaklaşım benimsediklerini belirterek, kimya sektöründe sürdürülebilir ihracat artışının ancak bu anlayışla mümkün olabileceğini ifade etti.&nbsp;</p><p>Aracı, ‘‘Kimya sektörü 16 alt sektörüyle büyük bir bütün oluşturuyor. Küresel rekabetin geldiği noktada firmalar kadar sektörel organizasyonların da güçlü olması gerekiyor. İhracat stratejilerinin alt sektör bazında ele alınması, GTİP düzeyinde doğru analizlerin yapılması ve katma değer potansiyeli yüksek alanlara odaklanılması önümüzdeki dönemin belirleyici başlıklarıdır. Özellikle ana kimyasallarda yüksek ithalat ihtiyacı, cari denge üzerinde belirgin bir yük oluşturmaktadır. Bu tablo, üretim kabiliyetimizin ve yatırım ortamımızın bütüncül bir bakışla ele alınmasını zorunlu kılıyor. Bu çerçevede; cari açığa doğrudan etki eden ana kimyasal ürün gruplarında yurt içi üretim kapasitesini artırmaya yönelik yatırım teşviklerinin, ilgili Bakanlıklarımız nezdinde gündemde tutulması ve bu sürecin sektör adına yakından takip edilmesi, İKMİB’in sorumluluk alanlarından biri olacaktır.” ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>GEBKİM OSB, İKMİB Vizyonunun Güçlü Referansı</p><p>Sanayici kimliğini ön plana çıkaran V. İbrahim Aracı, Koruma Şirketler Grubu bünyesinde edindiği üretim ve ihracat deneyiminin sektörün sahadaki dinamiklerini yakından görmesini sağladığını belirtti. Aracı’nın liderliğinde hayata geçirilen Türkiye’nin ilk kimya ihtisas organize sanayi bölgesi olan Kocaeli Gebze V Kimya İhtisas OSB (GEBKİM), adaylık sürecinde vizyonun somut karşılığı olarak gösteriliyor. Sürdürülebilirlik odaklı altyapısı, Yeşil OSB yaklaşımı ve sanayi–eğitim iş birlikleriyle dikkat çeken GEBKİM, kümelenme ve entegre üretim modeliyle sektöre örnek bir ekosistem sunuyor. Küresel rekabet koşullarında maliyet avantajı ve verimlilik sağlayan bu modelin, kimya sektöründe birlikte hareket etmenin gücünü ortaya koyduğunu vurgulayan Aracı, “Kimya tek tek firmalarla değil, güçlü ekosistemlerle büyür. GEBKİM’de başarıyla uyguladığımız bu modeli, İKMİB çatısı altında daha geniş bir zemine taşımayı hedefliyoruz” dedi.</p><p></p><p>Yüksek Katma Değer Odaklı İhracat Modeli Geliyor</p><p>İKMİB Başkanlığına seçilmesi halinde izleyeceği yol haritasını açıklayan V. İbrahim Aracı, önceliklerinin sektörü daha yüksek katma değer üreten ve veriye dayalı karar mekanizmalarıyla yönetilen bir yapıya dönüştürmek olduğunu belirtti. Alt sektör bazlı ihracat stratejilerinin hazırlanacağını ifade eden Aracı, özellikle yüksek katma değerli ürün gruplarına odaklanan bir ihracat yaklaşımının güçlendirileceğini söyledi.</p><p>Yeşil dönüşüm ve dijitalleşmenin yalnızca bir uyum süreci değil, firmalar için doğrudan rekabet avantajı haline getirilmesi gerektiğini vurgulayan Aracı, ölçmeye ve doğru veriye dayalı bir yönetim anlayışının İKMİB bünyesinde kurumsallaştırılacağını kaydederek, ‘‘Sektör içi iletişimin güçlendirilmesi, bilgi paylaşımının sistematik hale getirilmesi ve Kimya Teknoloji Merkezi’nin daha etkin ve görünür bir yapıya kavuşturulması öncelikli hedeflerimiz arasında yer alıyor. Ana kimyasallarda yerli üretimi artıracak yatırım ortamının desteklenmesi sektör açısından stratejik önem taşıyor. ‘Kimyada Birlik Zamanı’ ifadesi bir slogan değil, yeni bir çalışma kültürünü temsil ediyor. Süreci kapsayıcı, güven veren ve ortak aklı merkeze alan bir anlayışla yürüteceğiz.” ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Adil Pelister’den “Süreklilik” Mesajı</p><p>Toplantıda konuşan İKMİB Başkanı Adil Pelister, sektörün en büyük gücünün birlikte hareket etme iradesi olduğunu vurguladı.</p><p>Pelister, “Kimya sektörümüz, ülkemizin sürdürülebilir büyüme yolculuğunda kilit bir rol üstlenmektedir. Süreç içerisinde attığımız adımlar; ihracatımızı güçlendirme çabalarımız, yönetişim yaklaşımımız, sektörel iş birliklerimiz ve bilgi altyapımızı güçlendirme yönündeki çalışmalarımız, kimyanın yalnızca bir sanayi kolu değil, stratejik bir gelecek alanı olduğunu ortaya koymuştur. Kimya Teknoloji Merkezi’miz ile Ar-Ge, test ve sertifikasyon altyapımızı güçlendirirken; sektörümüzün katma değer üretme kapasitesini artırmayı hedefledik. Çünkü biliyoruz ki rekabet artık sadece üretmekle değil, bilgi yani know-how üretmekle ve teknoloji geliştirmekle mümkün. Sayın Vefa İbrahim Aracı’nın ortaya koyduğu yaklaşımı bu ortak yürüyüşün devamı olarak görüyorum.” ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Bu Birliktelik Sektörün Geleceğini Belirleyecek</p><p>Konuşmasını “Kimyada Birlik Zamanı” mesajıyla tamamlayan Vefa İbrahim Aracı, kimya sektörünün geleceğinin ancak ortak akıl, güçlü iletişim ve birlikte hareket etme kültürüyle şekillenebileceğini vurguladı.</p><p>Aracı, sektörün önünde yeni bir dönemin bulunduğunu belirterek, “Bu yolculuk, Türkiye kimya sektörünün ortak sorumluluğu ve ortak geleceğidir. Bugüne kadar ortaya konulan emeği ve birikimi doğru okumak, sektörümüzün değerlerini korumak ve bu birikimi yarının dünyasına daha güçlü taşımak hepimizin görevidir. Bu sorumluluğu; sektörümüzün güveninden güç alarak, ortak aklı merkeze koyarak ve birlikte çalışmayı esas alarak üstleniyoruz. Sayın Adil Pelister ve kıymetli yönetim kurulu üyelerine, sektörümüzü bugün ulaştığı güçlü konuma taşıyan emekleri ve kararlı liderlikleri için teşekkür ediyorum. Devralacağımız bu sorumluluk, güçlü bir mirasın devamı niteliğindedir.” dedi.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Beta Enerji WCI Forum'da Afrika'daki güçlü ihracat ağıyla öne çıktı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/beta-enerji-wci-forumda-afrikadaki-guclu-ihracat-agiyla-one-cikti-6066/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/beta-enerji-wci-forumda-afrikadaki-guclu-ihracat-agiyla-one-cikti-6066/</id>
<published><![CDATA[2026-02-14T02:59:20+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-02-14T02:59:20+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_301606-13C78E-6A3B96-B69E4D-C178FA-152246.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Beta Enerji, uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesini hedefleyen WCI Forum’da, 80’den fazla ülkeye uzanan ihracat yolculuğunu, Afrika pazarındaki büyüme stratejisini ve enerji sektörünün geleceğine yönelik vizyonunu paylaştı. Türkiye ile Afrika başta olmak üzere farklı coğrafyalar arasında ticari köprü kurulmasını amaçlayan WCI Forum, doğrudan üreticiler ile uluslararası iş liderlerini buluştururken, Beta Enerji de etkinlik kapsamında gerçekleştirdiği görüşmelerle yeni iş birlikleri için önemli temaslarda bulundu. Forumda gerçekleştirilen B2B görüşmeler, şirketin özellikle Afrika pazarındaki büyüme stratejisini güçlendiren önemli bir platform oldu.</p><p></p><p>“Saha deneyiminin katkısı büyük”</p><p></p><p>Beta Enerji Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Başkanı Yusuf Cenk Dağsuyu, şirketin ihracat yolculuğunun Afrika ile başladığını belirterek bu sürecin, firmanın küresel büyüme stratejisinde belirleyici bir rol oynadığını ifade etti. Dağsuyu, Beta Enerji’nin bugün 80’den fazla ülkeye ihracat yapan küresel bir marka haline gelmesinde Afrika’da edinilen saha deneyiminin büyük katkısı olduğunu vurguladı. Dağsuyu, Afrika pazarına giriş hikayelerini şöyle anlattı:</p><p>“ Transformatör alanındaki ilk ihracatımızı 2009 yılında Afrika’ya gerçekleştirdik. O dönem Afrika’dan gelen bir talep üzerine bölgeye giderek yerinde incelemelerde bulunduk. Gördüğümüz tablo, bölgenin enerji altyapısı ihtiyacını ve potansiyelini net şekilde ortaya koyuyordu. Afrika kıtasındaki fırsatlar bize, bizim enerji tecrübemiz ise kıtaya fayda sağlayacaktı. Hemen işe koyulduk ve böylece Afrika serüvenimiz başladı.”</p><p></p><p>“Bölgedeki ihtiyaçları yakından takip ettik”</p><p></p><p>Afrika pazarında sürdürülebilir büyümenin ancak sahada güçlü bir varlıkla mümkün olduğuna dikkat çeken Dağsuyu, Beta Enerji’nin bölgedeki yatırımlarını bu anlayışla şekillendirdiğini belirtti. Dağsuyu, “Bugün Afrika’da 30’dan fazla ülkeye ürün satıyoruz. Bölgedeki ihtiyaçları yakından takip ederek faaliyet alanımızı sürekli genişletiyoruz. 2009 yılında kıtaya ilk ayak bastığımızda hedeflediklerimizi bugün başardığımızı görmek bizi mutlu ediyor. Bu başarıyı devam ettirebilmek için yerinde ekip oluşturmak, sahada bulunmak ve güven ilişkisi kurmak büyük önem taşıyor” dedi.&nbsp;</p><p></p><p>“WCI aracılığıyla 2019 yılında Gana’ya ilk ihracatı gerçekleştirdik”</p><p></p><p>WCI Forum’un sağladığı bire bir iş görüşmelerinin uluslararası ticaret açısından kritik bir rol üstlendiğini belirten Dağsuyu, forumun Türkiye ile Afrika arasında güçlü ticari köprüler kurulmasına katkı sunduğunu belirtti. Dağsuyu konuşmasını şöyle sürdürdü:</p><p>“Uluslararası pazarlarda yalnızca ürün üretmek yeterli olmuyor. İhracat yapmak istediğiniz ülkelerde ilgili kurumlarla doğrudan temas kurmanız, ürününüzü doğru şekilde anlatmanız gerekiyor. WCI Forum bu anlamda çok kıymetli bir platform. Forum sayesinde Afrika’daki karar vericilerle bire bir görüşme fırsatı yakalanıyor. Biz de WCI aracılığıyla 2019 yılında Gana’ya yaklaşık 2,5 milyon dolarlık ilk ihracatımızı gerçekleştirdik. Bu süreçler emek, sabır ve güven gerektiriyor. Önce yatırım yapıyor, sonra karşılığını alıyorsunuz.”</p><p></p><p>“Küresel büyüme için stratejik yatırım”</p><p></p><p>Beta Enerji’nin ileri teknoloji üretim altyapısı ve Ar-Ge yatırımlarıyla küresel enerji dönüşümünün önemli oyuncularından biri olduğuna değinen Dağsuyu konuşmasını şöyle tamamladı:</p><p>“Enerjiye olan ihtiyacın artmasıyla birlikte transformatör çözümlerine duyulan ihtiyaç da büyüyor. Bu doğrultuda Adana’da yaklaşık 130 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirdiğimiz Beta Enerji ve Teknoloji Kampüsü’nün ilk fazını Mart 2025’te devreye aldık. Kampüs tam kapasiteye ulaştığında 420 milyon dolar ciro ve 245 milyon dolar ihracat hedefliyoruz. Orta vadede 100, beş yıl içinde ise 130 ülkeye ihracat yapmayı planlarken, istihdamımızı da bin kişinin üzerine çıkarmayı amaçlıyoruz. Girdiğimiz her pazarda Türkiye’nin üretim gücünü ve mühendislik yetkinliğini temsil etmeyi stratejik bir sorumluluk olarak görüyoruz.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türk sağlık sektörü VHX Dubai Fuarı'na çıkarma yaptı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-saglik-sektoru-vhx-dubai-fuarina-cikarma-yapti-4253/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/turk-saglik-sektoru-vhx-dubai-fuarina-cikarma-yapti-4253/</id>
<published><![CDATA[2026-02-14T02:01:47+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-02-14T02:01:47+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2341EC-EB16F5-AC5C35-9925ED-B05054-0BA8E3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye milli katılım organizasyonu İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) tarafından gerçekleştirilen WHX Dubai 2026 Fuarı, 09-12 Şubat 2026 tarihleri arasında Birleşik Arap Emirlikleri’nin Dubai kentinde düzenlendi. Tıbbi cihaz, ilaç, OTC ürünler ve dental sektörüne yönelik Orta Doğu ve Afrika bölgesinin en büyük fuarı olma niteliğini taşıyan WHX Dubai, sektörün en prestijli uluslararası buluşmaları arasında yer alıyor.</p><p></p><p>Bu yıl 180’den fazla ülkeden 4 bin 300 firmanın katılım sağladığı WHX Dubai 2026 fuarı, 235 binden fazla ziyaretçiyi ağırladı. İKMİB tarafından 576 metrekare alanda düzenlenen milli katılım organizasyonu kapsamında fuara 40 firma katılırken, bireysel olarak katılan 163 Türk firması ile birlikte, toplamda 203 Türk firmasıyla WHX Dubai 2026’da güçlü bir temsiliyet gerçekleştirildi. Fuara katılım sağlayan ülkeler arasında Türkiye, katılımcı sayısı bakımından Çin, Almanya, BAE’nin ardından 4’üncü en büyük ülke konumunda yer aldı.</p><p></p><p>Fuar kapsamında, İKMİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Tıbbi Cihaz Komitesi Başkanı Tayfun Demir, İKMİB İlaç Komitesi Başkanı Ahmet Altuğ Oğuz, İKMİB İlaç Komitesi Üyeleri Orhan Mutlu Topal ve Seda Ekşi Aşıcıoğlu, İKMİB Tıbbi Cihaz Komitesi Üyeleri Sevim Öztaşkın, Adil Boz ve Cemil Çakar ile İKMİB Yönetim Kurulu Danışmanı N. Alper Esen fuarda yer alan firmaları ziyaret ederek başarı dileklerini iletti.</p><p></p><p>Ayrıca, T.C. Abu Dabi Büyükelçisi Lütfullah Göktaş, Ticaret Ataşeleri Beste Öztürk, Hacı Hasan Kaygısız ve Muhammed Emin Erkal da sektör temsilcileriyle birlikte İKMİB üyesi firmaları ziyaret etti. Heyet, firmaların inovatif ürünlerini yakından inceleyerek ihracat olanaklarını ve yeni ticaret fırsatlarını değerlendirdi.</p><p></p><p>Adil Pelister: “Eczacılık ürünleri ihracatımız 2025 yılında yüzde 14,57 artışla 1,77 milyar dolara yükseldi”</p><p></p><p>İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister, WHX Dubai’nin Türk sağlık sektörü açısından stratejik önem taşıdığını belirterek şunları söyledi: “Tıbbi cihaz ve ilaç sektörü, yüksek katma değerli üretim yapısıyla ihracatımız açısından kritik bir öneme sahip. Eczacılık ürünleri sektörümüzün 2025 yılı ihracatı yüzde 14,57 artışla 1,77 milyar dolara yükseldi. Bu artışın sürdürülebilirliği için İKMİB olarak pek çok çalışma yürütüyoruz. WHX Dubai gibi uluslararası ölçekte prestijli organizasyonlar, firmalarımızın küresel pazarlara erişimini güçlendirirken, Türkiye’nin sağlık sektöründeki üretim kapasitesini ve inovasyon kabiliyetini de dünya vitrinine taşıyor. İKMİB olarak üyelerimizin yeni pazarlara açılmasını desteklemeye, ihracatımızı artıracak organizasyonlarda sektörümüzü daha güçlü şekilde temsil etmeye devam edeceğiz.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
</feed>