<feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom">
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/modules/blog/atom.php?cid=53" rel="self" type="application/rss+xml" />
<id>tag:gazetebirlik.com,2015:cid-53</id>
<title type="text">Analiz Gazetesi</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/" />
<generator>Analiz Gazetesi</generator>
<updated>2026-05-11T02:32:34+03:00</updated>
<entry>
<title type="text">Yaşam'dan temiz enerjiyle karbon hamlesi</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/yasamdan-temiz-enerjiyle-karbon-hamlesi-1727/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/yasamdan-temiz-enerjiyle-karbon-hamlesi-1727/</id>
<published><![CDATA[2026-05-11T02:32:34+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-11T02:32:34+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D5AB62-0A5052-F43FD0-0F7E80-0CCAC5-8244AF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yaşam Hastaneler Grubu tarafından gerçekleştirilen güneş enerjisi üretimi ve elektrikli araç kullanımı sayesinde sadece 2025 yılında toplam 3.924 ton karbon emisyonunun atmosfere salınması önlendi. Bu katkı, sürdürülebilir sağlık hizmeti yaklaşımının somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.</p><p>Yaşam Hastaneler Grubu’nun kurduğu güneş enerji sistemleri sayesinde 2025 yılında 6.070,40 MWh temiz elektrik üretildi. Bu üretim sayesinde yaklaşık 3.789 ton CO₂ emisyonunun oluşması engellendi.</p><p>Proje kapsamında sağlanan çevresel katkı, uluslararası sürdürülebilirlik hesaplamalarına göre kayda değer bir etkiye karşılık geliyor. Elde edilen kazanım; 170.000’den fazla ağacın yıllık karbon tutumuna, 2.000’den fazla hanenin yıllık elektrik tüketimine ve 800’den fazla aracın yıllık emisyonuna eş değer bir çevresel fayda yaratılmasını sağladı.</p><p>Elektrikli araç filosuyla 135 ton karbon azaltımı</p><p>Yaşam Hastaneler Grubu’nun çevre dostu ulaşım politikası kapsamında kullanılan elektrikli araç filosu ile 2025 yılında 676.808 kilometrelik ulaşım sağlandı. Elektrikli araç kullanımı sayesinde içten yanmalı araçlara kıyasla 135 ton CO₂ emisyonunun oluşması önlenirken, elde edilen çevresel katkı 6.000 ağacın yıllık karbon tutumuna ve 30 aracın yıllık karbon emisyonuna eş değer bir kazanım yarattı.</p><p>Yaşam Hastaneler Grubu, sağlık hizmetlerinde ileri teknoloji yatırımlarını sürdürürken çevresel sorumluluğu da kurumsal stratejisinin önemli bir parçası olarak görüyor.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sıfır Atık Festivali Atatürk Havalimanı'nda</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/sifir-atik-festivali-ataturk-havalimaninda-2754/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/sifir-atik-festivali-ataturk-havalimaninda-2754/</id>
<published><![CDATA[2026-05-11T02:30:46+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-11T02:30:46+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D87E94-A37262-0B5BD7-17EC58-5FE37F-73AECE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Sıfır Atık Hareketi’nin kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan’ın himayesi ve vizyonu doğrultusunda, COP31 sürecinde faaliyetlerini hızlandırarak sürdüren Sıfır Atık Vakfı, enerji verimliliği ve sürdürülebilir yaşam odağında yeni bir buluşmaya hazırlanıyor.</p><p>İstanbul Valiliği ve Sıfır Atık Vakfı iş birliğinde, 1-7 Haziran İstanbul Sıfır Atık Haftası kapsamındaki “Sıfır Atık Festivali”, 4-7 Haziran 2026 tarihleri arasında Atatürk Havalimanı’nda gerçekleştirilecek.&nbsp;</p><p>Sıfır Atık Vakfı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı iş birliğinde gerçekleştirilecek Sıfır Atık Festivali, çevre duyarlılığı ve enerji verimliliği ekseninde toplumun her kesimini İstanbul’da bir araya getirecek. 7’den 77’ye herkese hitap edecek festival; sürdürülebilir yaşam kültürünün yaygınlaştırılması, yenilikçi çevre teknolojilerinin tanıtılması ve sıfır atık bilincinin güçlendirilmesi amacıyla düzenlenecek etkinliklerle, COP31 sürecinde Türkiye’nin çevre ve iklim vizyonuna katkı sunan önemli bir buluşma noktası olacak.</p><p></p><p>Güçlü bir farkındalık hareketi</p><p></p><p>Emine Erdoğan, Sıfır Atık Festivali'ne ilişkin değerlendirmesinde, "Sıfır Atık Vakfımız ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımız iş birliğinde, İstanbul Sıfır Atık Haftası kapsamında bu yıl ilk kez gerçekleştirilecek olan Sıfır Atık Festivali, güçlü bir farkındalık hareketi. “Enerjide Verimlilik, Gelecekte Dönüşüm” temasıyla hayat bulan festival; geleneğin birikimini geleceğin ihtiyaçlarıyla harmanlayan, her yaştan insanı ortak bir sorumluluk etrafında buluşturan anlamlı bir adım. Daha yaşanabilir bir dünya için tüm vatandaşlarımızı, bu dönüşüm hareketinin bir parçası olmaya davet ediyorum. Festival; sıfır atık, enerji verimliliği, döngüsel ekonomi, sürdürülebilir şehircilik, iklim farkındalığı ve çevre teknolojileri başlıklarında kamu, özel sektör, akademi, yerel yönetimler, gençler, çocuklar ve sivil toplum kuruluşlarını aynı çatı altında buluşturacak" dedi.</p><p></p><p>Bütüncül bir sürdürülebilirlik kültürü</p><p></p><p>Festival; sıfır atık, enerji verimliliği, döngüsel ekonomi, sürdürülebilir şehircilik, iklim farkındalığı ve çevre teknolojileri başlıklarında kamu, özel sektör, akademi, yerel yönetimler, gençler, çocuklar ve sivil toplum kuruluşlarını aynı çatı altında buluşturacak.</p><p>Festival kapsamında uygulamalı deneyim alanları, kültür-sanat etkinlikleri, çocuk atölyeleri, çevre teknolojileri sergileri, girişimcilik buluşmaları ve iyi uygulama örnekleriyle; sıfır atık yaklaşımının yalnızca çevresel bir politika değil, aynı zamanda yaşamın tüm alanlarını kapsayan bütüncül bir sürdürülebilirlik kültürü olduğu vurgulanacak.</p><p></p><p>Uluslararası bir farkındalık platformu&nbsp;</p><p></p><p>Sıfır Atık Festivali; çevre bilinci, sürdürülebilir yaşam, teknoloji, sanat ve eğitimi bir araya getiren uluslararası bir farkındalık platformu olarak hayata geçiriliyor. Festival, sürdürülebilir yaşam pratiklerini günlük hayatın doğal bir parçası haline getirmeyi amaçlayan eğitici ve deneyim odaklı etkinliklerle ziyaretçilerine kapsamlı bir deneyim sunacak.</p><p>“Farkındalık”, “Hareket” ve “Gelecek” eksenlerinde kurgulanan festival kapsamında; interaktif&nbsp;</p><p>ekolojik atölyeler, uzman isimlerin katılımıyla gerçekleştirilecek paneller, çevre teknolojileri odaklı etkinlikler ve sürdürülebilir ürünlerin yer aldığı yeşil pazaryerleri katılımcılarla buluşacak.</p><p>Festival, yalnızca sıfır atık yaklaşımını anlatan değil, aynı zamanda uygulayan bir organizasyon modeliyle gerçekleştirilecek. Tek kullanımlık plastik kullanımına yer verilmeyecek etkinlik alanında; dijital biletleme sistemleri, güneş enerjisi destekli sahneler, kompost istasyonları ve depozitolu bardak uygulamalarıyla karbon ayak izinin en aza indirilmesi hedefleniyor.</p><p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı iş birliğiyle, Sıfır Atık Vakfı’nın küresel sürdürülebilirlik vizyonunu yansıtan festival; israfın önlendiği, kaynakların verimli kullanıldığı ve döngüsel ekonominin yaygınlaştığı bir gelecek anlayışını toplumun tüm kesimleriyle buluşturmayı amaçlıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türkiye Yeşil Fonu'ndan Sapro'ya 30 milyon euro yatırım</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-yesil-fonundan-saproya-30-milyon-euro-yatirim-8958/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiye-yesil-fonundan-saproya-30-milyon-euro-yatirim-8958/</id>
<published><![CDATA[2026-05-11T02:04:58+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-11T02:04:58+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_06790B-AC8F55-5973AC-BBA6D8-24D3F8-87D12B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Tamamı sermaye artırımı yoluyla sağlanan ve doğa pozitif üretime pozitif katkı sunan bu yatırımla Sapro Temizlik Ürünleri’nin yeşil dönüşüm ve büyüme stratejilerinin desteklenmesi hedefleniyor.&nbsp;</p><p>Türkiye Yeşil Fonu ile Türkiye’nin kalkınma planı doğrultusunda büyüme ve gelişme potansiyeli taşıyan alanlarda katma değer sağlayan firmalara orta-uzun vadeli yatırımlar yaparak sera gazı salımlarının azaltılması ve Türkiye ekonomisinin yeşil ve kapsayıcı dönüşümünün desteklenmesi amaçlanıyor. Bu doğrultuda sermaye piyasalarının iklim finansmanı odağında derinleşmesine ve çeşitlenmesinde etkin rol üstlenilerek özel sermayenin harekete geçirilmesi de sağlanacak.</p><p>Avrupa’nın önde gelen ıslak mendil üreticilerinden biri olan Sapro Temizlik Ürünleri, bu ortaklık kapsamında karbon ayak izinin azaltılması, yenilenebilir enerji yatırımları, verimlilik projeleriyle atık ve su yönetimi gibi çevresel dönüşüm planlarını hayata geçirecek. Yatırım aynı zamanda Türkiye’nin 2053 Net Sıfır hedefi doğrultusunda sanayide kapsayıcı ve yeşil dönüşümü hızlandırmayı amaçlıyor.</p><p>Anlaşmaya dair değerlendirmelerde bulunan TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar, “75 yılı aşkın süredir Türkiye’nin çok yönlü kalkınması için çalışan bir banka olarak, kalkınma bankacılığındaki derin uzmanlığımızı yatırım bankacılığı alanındaki faaliyetlerimizle birleştirerek kurduğumuz Türkiye Yeşil Fonu kapsamında ikinci yatırımımızı gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Dünya Bankası ile uzun soluklu ilişkilerimizin güçlü bir yansıması olan Türkiye Yeşil Fonu ile ortaklığımızı daha da ileriye götürecek işlere imza atarak kalkınmaya desteğimizi büyütüyoruz. Sapro Temizlik Ürünleri ile sağladığımız bu iş birliği, sanayimizin yeşil dönüşümüne ivme kazandırmanın yanı sıra yerli üretimimizin küresel standartlarla uyumunu güçlendirecek stratejik bir adım olma özelliğini de taşıyor. Bu kıymetli iş birliğinin Sapro Temizlik Ürünleri başta olmak üzere tüm paydaşlarımız ve ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum” dedi.</p><p></p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Eczacıbaşı Yapı Gereçleri'ne gümüş madalya</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/eczacibasi-yapi-gereclerine-gumus-madalya-217/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/eczacibasi-yapi-gereclerine-gumus-madalya-217/</id>
<published><![CDATA[2026-05-11T02:03:18+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-11T02:03:18+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_754CD3-3B2E51-6DE9EF-7A7136-237957-9E6E73.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bu yıl elde edilen başarı; hayata geçirilen somut iyileştirmeler ve güçlenen uygulamaların bir sonucu olarak öne çıkarken, Eczacıbaşı Yapı Gereçleri 2025’teki performansıyla, küresel ölçekte en iyi %15’lik dilimde yer aldı.</p><p>Sürdürülebilirlik alanında küresel ölçekte güvenilir bir referans olarak konumlanan EcoVadis’ten aldıkları gümüş madalyanın, uluslararası standartlarla uyum içinde şeffaf, kanıta dayalı performans sunma konusundaki taahhütlerini güçlendirdiğine dikkat çeken Eczacıbaşı Yapı Gereçleri CEO’su Hasan Pehlivan, “EcoVadis değerlendirmesi, sürdürülebilirlik performansımızı objektif olarak ölçerken, gelişim alanlarımızı da net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu süreci, büyüme ve hesap verebilirlik açısından önemli bir vesile olarak görüyoruz” dedi.</p><p>“Bir üst seviye yükselerek gümüş madalya almamızın, sürdürülebilirlik yolculuğumuzdaki kararlı ilerlemenin somut bir göstergesi olduğuna inanıyorum. Yeni değerlendirmeyle, tüm şirketlerin %91’inden daha iyi durumdayız ve altın madalyaya ulaşmaya çok yaklaştık” diyen Hasan Pehlivan, VitrA markası özelinde sürdürülebilirliği yalnızca stratejik bir öncelik olarak değil, günlük iş kararlarının ayrılmaz bir parçası olarak ele aldıklarını vurguladı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Düşük ve küçük karbon kahramanlarına ödül</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/dusuk-ve-kucuk-karbon-kahramanlarina-odul-1339/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/dusuk-ve-kucuk-karbon-kahramanlarina-odul-1339/</id>
<published><![CDATA[2026-05-11T02:02:02+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-11T02:02:02+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9FFDB3-2C495C-4AACD8-1F0C88-786246-F652F8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İTÜ Öğretim Üyesi ve SÜT-D Başkanı Prof.Dr. Filiz Karaosmanoğlu günlük yaşam ve iş dünyasında doğrudan ve dolaylı sera gazları emisyonu yayıp küresel ısınma sonucu iklim değişikliğine sebep olarak Karbon Ayaz İzi(KAİ) yaparız. İklim değişikliği mücadelemizde, bu gidişata dur demek için gücümüz,&nbsp; yaşam döngüsü yönetiminde her yerde, üretim-tüketim-hizmet süreçlerinde Karbon El İzi(KEİ) yükseltmektir. KEİ pozitif etki ve fayda yaratarak iklim teknolojileri desteğinde sera gazları emisyonunu düşürmektir. Zirvemizi ülkemizin ilk ve tek “ISO 20121 Sürdürülebilir Etkinlik Yönetim Sistemi” belgemiz gerekliliklerine uygun ve ST Climate desteğinde “Karbon Nötr” gerçekleştirerek etkinliğimizin KEİ yüksek etkisi için uğraştık. İTÜ Rektörü Prof.Dr. Hasan Mandal ile ÇŞİDB Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan zirveyi açarak sergide incelemede bulundular bilgisini verdi. ÇŞİDB İklim Değişikliği Başkanı Prof.Dr. Halil Hasar ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Dr. Zafer Demircan’ın delegeye hitaplarını sunan Prof. Karaosmanoğlu Kasım 2026’da yapılacak Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde zirvemiz çıktılarıyla ayrıcalıklı konumda. Oturum başkanlarımıza, konuşmacılarımıza ve yüksek paydaş katılımı başarımız için delegelerimize hassaten teşekkür ediyorum. Zirve Sonuç Raporu ve Sunum E-Kitabı için çalışmaya başladık dedi.&nbsp; &nbsp;</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kastamonu Entegre'ye Altın Çekül'den Gümüş Ödül</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/kastamonu-entegreye-altin-cekulden-gumus-odul-6486/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/kastamonu-entegreye-altin-cekulden-gumus-odul-6486/</id>
<published><![CDATA[2026-05-09T10:20:26+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-09T10:20:26+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1CFB2A-053B69-B88DAD-32EFDA-7B8653-D114D6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yapı sektörünün prestijli ödüllerinden olan Altın Çekül Uluslararası Yapı Kataloğu Ödülleri bu sene 31. kez sahiplerini buldu. Ahşap bazlı panel sektöründe Türkiye’nin lider, Avrupa’nın üçüncü, dünyanın dördüncü büyük üreticisi Kastamonu Entegre, sürdürülebilirlik vizyonunu yansıtan yüzde 100 ve yüzde 50 oranında biyo-bazlı tutkal teknolojisiyle geliştirilmiş yenilikçi yonga levha ürünü olan PureBoard ile Yapıda Yenilikçi Ürün Kategorisi’nde Gümüş Çekül Ödülüne layık görüldü. 6 Mayıs’ta Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi’nde gerçekleşen törende ödülü Kastamonu Entegre adına Global AR-GE ve İnovasyon Direktörü Hüseyin Güler ve AR-GE Grup Müdürü Başak Bengü aldı. Sürdürülebilirliği tüm iş süreçlerinin merkezine koyan Kastamonu Entegre, PureBoard ürünüyle karbon ayak izini azaltarak yüzde 100 geri dönüştürülebilir yapısıyla döngüsel ekonomiyi destekliyor.&nbsp;</p><p>PureBoard: Kullanıcı sağlığını ve iç mekân hava kalitesini önceleyen yenilikçi çözüm</p><p></p><p>Kastamonu Entegre’nin çevresel sürdürülebilirliği merkeze alarak geliştirdiği PureBoard, ahşap bazlı panel sektöründe uzun yıllardır kullanılan petrokimyasal esaslı bağlayıcılar yerine biyo-bazlı tutkal teknolojisiyle üretiliyor. Türkiye’de bu alanda bir ilk olan PureBoard, geleneksel yonga levhalara kıyasla düşük emisyon seviyesiyle öne çıkıyor.</p><p></p><p>Formaldehit içermeyen NAF sınıfı yapısıyla doğal ahşapla eşdeğer emisyon seviyeleri sunan PureBoard, uçucu organik bileşiklere maruziyeti azaltarak iç mekân hava kalitesinin iyileştirilmesine katkı sağlıyor. Çevre dostu malzeme kullanımını destekleyen ürün, aynı zamanda LEED gibi yeşil bina derecelendirme sistemlerinde puan katkısı sağlayabilecek nitelikleriyle yapı sektörü için güçlü bir alternatif oluşturuyor.</p><p></p><p>Kastamonu Entegre, sürdürülebilirlik ve inovasyonu odağına alarak yapı sektörüne yön vermeye devam ediyor. Şirket, çevre dostu ürünleriyle geleceğin yaşam alanlarına katkı sağlamayı hedefliyor.</p><p></p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Susona Bodrum'a sürdürülebilirlik ödülü</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/susona-bodruma-surdurulebilirlik-odulu-5006/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/susona-bodruma-surdurulebilirlik-odulu-5006/</id>
<published><![CDATA[2026-05-04T10:00:27+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-04T10:00:27+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6CC101-FDD0A9-4A6C64-EE27B8-930908-1DD5C7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Susona Bodrum LXR Hotels &amp; Resorts, sürdürülebilirlik konusundaki başarılı uygulamalarıyla uluslararası ölçekte önemli bir başarıya imza attı.</p><p>Hilton’un küresel sürdürülebilirlik stratejisi olan Travel with Purpose doğrultusunda verilen bu ödüller; çevresel sorumluluk, toplumsal katkı ve sürdürülebilir operasyon alanlarında örnek uygulamalar geliştiren otelleri ödüllendiriyor.</p><p>Ege’nin rafine yaşam tarzını doğayla uyum içinde yeniden tanımlayan Susona Bodrum, sürdürülebilirliği lüks deneyimin merkezine yerleştiren yaklaşımıyla, dünya genelindeki Hilton otelleri arasında fark yaratarak, bu prestijli ödüle layık görüldü.</p><p>Lüks deneyim çevresel ve toplumsal sorumlulukla buluşuyor</p><p>Travel with Purpose Ödülleri’nde LXR - Global kategorisinin kazananı olmaktan büyük gurur duyduklarını belirten Susona Bodrum Genel Müdürü Volkan Amaç konuyla ilgili açıklamasında “Susona Bodrum’da kullandığımız elektrik enerjisinin tamamını yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlıyoruz. Elektrikli araç transferleri ve tesis içi elektrikli şarj istasyonları, güneş enerjisi ve ısı pompası ile hibrit sıcak su üretimi, deniz suyundan kullanma suyu üretimi ile atık suların arıtılarak çevre sulamada kullanılması gibi öncü sürdürülebilir uygulamalarla lüks deneyimi çevresel ve toplumsal sorumlulukla buluşturuyoruz. Ayrıca Yeşil Yıldız, Sıfır Atık, I REC, Sürdürülebilir Turizm, Sıfır Atık ve Mavi Bayrak gibi birçok sürdürülebilirlik sertifikasına gururla sahibiz. Cam şişelerden dijital anahtarlara kadar her detayda sürdürülebilirliği ilke ediniyor, yerel üreticilerle kurduğu iş birlikleri ve toplumsal fayda projeleriyle Travel with Purpose vizyonunu bütüncül bir şekilde hayata geçiriyoruz. Bu ödül, misafirlerimize sunduğumuz eşsiz deneyimi, çevresel ve toplumsal duyarlılıkla birleştirme yolundaki kararlılığımızın en güçlü göstergesi oldu.” dedi.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Uluslararası kuruluşlar Türkiye'yi tercih etti</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/uluslararasi-kuruluslar-turkiyeyi-tercih-etti-7028/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/uluslararasi-kuruluslar-turkiyeyi-tercih-etti-7028/</id>
<published><![CDATA[2026-05-04T09:58:58+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-04T09:58:58+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_812613-FCDD3E-A7509B-B7B869-970469-84EDB3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, Sıfır Atık Hareketi'nin artık kıtaları aştığını, hemen hemen her ülkede, bu hareketin dünyaya verdiği pozitif katkıyı gördüklerini söyledi.</p><p>Daha yaşanılabilir, daha müreffeh bir dünya hayali kurduklarını ve bu hedeflere ulaşmak için çalıştıklarını belirten Ağırbaş, "5-7 Haziran'da Sıfır Atık Forumu'nu düzenliyoruz. Oraya 150'den fazla ülke katılacak ve 5 binden fazla katılım bekliyoruz. Dünyanın en büyük sivil çevre ve sıfır atık etkinliği olma özelliğini taşıyor." dedi.</p><p>Bugün itibarıyla dünya genelinden 200'den fazla belediye başkanının Sıfır Atık Forumu'nda olacağını anlatan Ağırbaş, orada yerel yönetim ve özel sektör temsilcileriyle sıfır atık uygulamalarını konuşacaklarını dile getirdi.</p><p>Ağırbaş, vakıf olarak Emine Erdoğan liderliğinde dünyadaki bütün çevre örgütlerine rahatça tartışabilecekleri, özgürce fikirlerini ifade edebilecekleri bir platform sunduklarına işaret ederek, insanların bundan dolayı foruma katılmak istediğini kaydetti.</p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İstanbul'la ilgili özel bir vizyonu olduğuna vurgu yapan Ağırbaş, Erdoğan'ın bu kenti Birleşmiş Milletler'in (BM) bir merkezi haline getirmek istediğini söyledi.</p><p>Kendilerinin de Emine Erdoğan liderliğinde bu vizyonun sıfır atık ve çevre bağlamındaki takipçisi olmak istediklerini belirten Ağırbaş, şöyle konuştu:</p><p>"Bu bağlamda önümüzdeki 5 yıl içerisinde 10'dan fazla uluslararası kuruluşun sıfır atık çalışmalarını yapacağı ofisini İstanbul'a açmasını hedefliyoruz. Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Programı, yaptığımız anlaşma sonucunda İstanbul'da ofisini açtı. Önümüzdeki günlerde diğer Birleşmiş Milletler organizasyonlarının da ofis açıp sıfır atık çalışmalarını İstanbul merkezli yürütmesini arzuluyoruz çünkü İstanbul, 8 bin yıldan fazla tarihi olan çok önemli kadim bir şehir. Biz bu şehrin diplomasinin ve özellikle sıfır atık çalışmalarının merkezi olmasını önemsiyoruz."</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Temiz çevre için sıfır atığa ağırlık verilmeli</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/temiz-cevre-icin-sifir-atiga-agirlik-verilmeli-7075/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/temiz-cevre-icin-sifir-atiga-agirlik-verilmeli-7075/</id>
<published><![CDATA[2026-05-04T09:57:51+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-04T09:57:51+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D34765-988A7E-61B7AB-42D2A0-3B7158-A1D49D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Van Gölü Havzası'nda, Türkiye'nin farklı bölgelerinde ve Sibirya'da 2005'ten bu yana küresel iklim değişikliği, yağış rejimi, kuraklık ve su kaynakları üzerine bilimsel çalışmalar yürüten Gökdere, Cumhurbaşkanlığı himayesinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde ve TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü koordinasyonunda gerçekleştirilen 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi'ne katılan ekipte yer aldı.</p><p>Antarktika Bilim Seferi'ndeki akademisyenlerle küresel iklimden yer bilimlerine, yakın uzay çalışmalarından biyolojik çeşitliliğe, sağlık ve tarımdan ekosistem dinamiklerine kadar birçok alanda araştırma yapan Gökdere, burada elde ettiği bilgileri yürüttüğü çalışmalardaki verilerle karşılaştırma imkanı buldu.</p><p>Çalışmalarını akademisyenler ve öğrencilerle de paylaşan Gökdere, Cumhurbaşkanlığının, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ve TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsünün bilime verdiği desteğin önemli olduğunu söyledi.</p><p>10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi'nin çok başarılı geçtiğini belirten Gökdere, "Bilimsel araştırmalarımızı yaptık, örneklerimizi topladık. Ben paleoiklim alanında çalışıyorum. Paleoiklim konusunda şöyle bir durum var, geçmişin izlerini sürerek geleceğe yönelik tahminler yapıyor, projeksiyonlar oluşturuyoruz. Bu çalışmaların en iyi yapıldığı yer ise Antarktika. En net veriler buradan elde ediliyor. Buradan elde ettiğimiz verileri, daha önce küresel ölçekte yaptığımız çalışmalarla elde ettiğimiz verilerle karşılaştırarak gelecekteki iklim değişikliklerine yönelik projeksiyonlar oluşturmayı hedefliyoruz. İhtiyaç duyduğumuz materyalleri örnekleyebildiğimiz için bu süreçte kendimi çok mutlu ve başarılı hissediyorum." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Küresel iklim değişikliği konusunda 2005'ten bu yana bilimsel çalışmalar yaptığını anlatan Gökdere, Van Gölü'nün iklim geçmişinin araştırıldığı projede de yer aldığını, araştırmalarının hep bu doğrultuda geliştiğini ifade etti.</p><p>Gökdere, Türkiye ve Rusya işbirliğinde 2015-2018 yıllarında Sibirya'da ve Türkiye'deki bazı göllerde çalışma yaptığını belirterek, “Farklı bölgelerden alınan örneklerle çalışmalarımızı sürdürdük. Yeni projeyle Antarktika'dan elde ettiğimiz verilerle karşılaştırmalar yaparak daha güçlü projeksiyonlar oluşturmayı hedefliyoruz. Bu çalışmaların hem ülkemize bilimsel katkı sağlayacağını hem de uluslararası alanda önemli bir altlık oluşturacağını düşünüyorum” dedi.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Yükselen enerji maliyetleri yeşil dönüşümü hızlandırıyor</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/yukselen-enerji-maliyetleri-yesil-donusumu-hizlandiriyor-4440/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/yukselen-enerji-maliyetleri-yesil-donusumu-hizlandiriyor-4440/</id>
<published><![CDATA[2026-05-04T09:50:47+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-04T09:50:47+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6C5132-5B207F-228DE1-54E4A8-26DD51-376725.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Orta Doğu'daki çatışmaların tetiklediği arz kesintileri, yenilenebilir enerjiye yönelik destek mekanizmalarında dönüşümü hızlandırıyor.</p><p>Rapora göre, birçok ülkede sabit fiyatlı desteklerden piyasa bazlı mekanizmalara geçiş yaşanırken 2025-2030 döneminde devreye alınacak yeni kapasitenin yaklaşık yüzde 60'ının bu yöntemlerle sağlanması öngörülüyor.</p><p>IEA, mevcut kriz ortamını 1970’lerdeki petrol şoklarına benzer şekilde enerji politikalarında köklü değişimlere yol açabilecek bir kırılma noktası olarak değerlendiriyor. Halihazırda 150 ülke yenilenebilir ve nükleer enerji yatırımlarını destekleyen politikalara sahipken 130 ülke enerji verimliliği ve elektrifikasyon stratejileri uyguluyor.</p><p>Kurum, mevcut teknolojik ve politik altyapının fosil yakıtlara bağımlılığın geçmişe kıyasla daha hızlı azaltılmasına imkan tanıdığına işaret ediyor.</p><p>Bu kapsamda uzmanlar, krizlerin kısa vadede belirsizlik yaratsa da uzun vadede enerji dönüşümünü hızlandırdığını, Orta Doğu'daki mevcut tablonun yenilenebilir enerji ve akıllı teknolojiler için güçlü bir büyüme zemini oluşturduğunu belirtiyor.</p><p></p><p>Güneş enerjisi stratejik gereklilik</p><p></p><p>Gayrimenkul Yatırım ve Teknolojileri Derneği Başkanı Burak Ustaoğlu, enerji piyasalarındaki oynaklığın yatırımcıları daha öngörülebilir ve sürdürülebilir çözümlere yönlendirdiğini söyledi.</p><p>Bu doğrultuda güneş enerjisi ve enerji depolama sistemlerinin artık çevresel tercih olmanın ötesine geçtiğini ve stratejik bir gereklilik haline geldiğini belirten Ustaoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Petrol fiyatlarındaki artış, enerji verimliliği odaklı teknolojilere yönelik talebi artırıyor. Bu kapsamda akıllı ev sistemleri öne çıkıyor. Enerji tüketimini optimize eden, maliyetleri düşüren ve kullanıcıya daha fazla kontrol imkanı sunan çözümler, yükselen enerji fiyatlarıyla birlikte daha hızlı benimseniyor. Jeopolitik risklerin sürmesi halinde küresel ölçekte farkındalığın daha fazla artması ve yatırım tercihlerinin yenilenebilir enerji sistemleriyle entegre, yapay zeka destekli akıllı konutlara yönelmesi bekleniyor."</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Yapılması gereken temiz enerjiye geçişi hızlandırmak</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/yapilmasi-gereken-temiz-enerjiye-gecisi-hizlandirmak-8634/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/yapilmasi-gereken-temiz-enerjiye-gecisi-hizlandirmak-8634/</id>
<published><![CDATA[2026-05-04T09:49:23+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-04T09:49:23+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_446373-87B609-09BB23-54785A-7E4028-D03590.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA)&nbsp; Paris'te bulunan genel merkezinde düzenlenen Yüksek Düzeyli Enerji Dönüşümü Diyaloğu Toplantısı’nın açılış oturumuna katıldı. 50'den fazla hükümetten bakanların yanı sıra büyükelçiler ve diğer üst düzey temsilcilerin bir araya geldiği toplantının açılış konuşmasını Bakan Kurum ile birlikte IEA Başkanı Fatih Birol gerçekleştirdi.&nbsp;&nbsp;</p><p></p><p>Küresel enerji krizi fırsata çevrilmeli</p><p></p><p>Dünyada yaşanan enerji krizine dikkat çeken Bakan Kurum ülkelerin bu süreçte temiz enerjiye geçişi hızlandırmanın ne kadar önemli olduğunu net bir biçimde gördüğünü anlattı: Paris Anlaşması'nın ikinci 10 yılına adım atıyoruz. Bildiğiniz gibi; ilk 10 yıl, çerçeveyi inşa etmekle geçti. Hedefler koyuldu, taahhütler verildi, kurumlar şekillendi. Artık ikinci 10 yılın ana odağını, ‘Uygulama’ olarak görüyoruz. Elbette, bu geçişin kolay olmayacağını biliyoruz. Bugün dünya, tarihinin en büyük enerji kriziyle karşı karşıya. Bu durumu hep birlikte fırsata çevirmek zorundayız. Bugün küresel enerji krizi; bağımlılığı ve güvenliği tekrar gündemin en üst sıralarına taşıdı. Enerji çeşitliliğini koruma zorunluluğumuz, her zamankinden çok daha önemli hale geldi. Öte yandan, bu alandaki bütün krizler; yalnızca yükselen maliyetlerle sonuçlanmadı, bilimin rehberliğinde yürütülen planlamanın da ne kadar kritik olduğunu gösterdi. Şunu artık net bir şekilde biliyoruz: Küresel ekonomi, enerji paradigmasını dönüştürmek zorundadır ve yapılması gereken en kritik atılım, temiz enerjiye geçişi hızlandırmaktır.</p><p></p><p>Yenilenebilir enerji üretimi 3 katına çıktı</p><p></p><p>Bakan Kurum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin son 10 yılda yenilenebilir enerji üretimini 3 katına çıkardığını, enerji verimliliğine 10 milyar dolardan fazla yatırım yaptığını vurguladı. Depolama kapasitesinde de AB’ye üye devletlerin önüne geçtiğini anlatan Bakan Kurum, “Fosil yakıt ithalatına olan bağımlılığımızı azaltmak, vatandaşlarımızı küresel piyasa dalgalanmalarının yarattığı kırılganlıklardan korumak için somut adımlar attık, atmaya da devam edeceğiz” diye konuştu.&nbsp;</p><p>Bakan Kurum, COP31 Başkanlığı’nın bu süreçte temiz enerji alanındaki çalışmalar için Uluslararası Enerji Ajansı ile stratejik ortaklık yürüteceğini duyurdu: Uluslararası Enerji Ajansı’nın krizlere hızlı müdahale kabiliyetiyle, stratejik rezervlerin yönetimindeki altyapısıyla birleştirdiğimizde istediğimiz her hedefe ulaşacağımız aşikardır. Ajans çok kritik ve önemli adımlar attı, atmaya da devam ediyor. Bu kapsamda Uluslararası Enerji Ajansı ile stratejik ortaklığımızı bu toplantıda açıklamaktan memnuniyet duyuyorum. Bu stratejik ortaklık duruşuyla, iş birliğimizi bir adım daha ileri taşımak istiyoruz. Bu manada, COP31 Eylem Gündemimizde, enerji arzı güvenliği ve talebini önceleyen temalara özellikle yer verdik. Arz tarafında odak noktamız temiz enerji geçişini hızlandırmaktır. Talep tarafında ise yeşil sanayileşme, döngüsel ekonomi, Sıfır Atık ve dirençli şehirler yer almaktadır.&nbsp;</p><p></p><p>COP31’in temiz enerjiye geçiş başlıkları</p><p></p><p>Bakan Kurum, toplantıda COP31 Başkanlığı’nın Eylem Gündemi’ndeki temiz enerjiye geçiş başlıklarını da anlattı: Eylem gündemimizin, temiz enerji geçişi başlığı altında; yenilenebilir enerji, yeni elektrik sistemi mimarisi, elektrifikasyonun yaygınlaştırılması, enerji verimliliği gibi alanlarda doğrudan sahada sonuç üretmeye odaklanacağız. Tam da bu noktada; bir konuyu daha özellikle paylaşmak istiyorum. O da temiz pişirme. Bugün dünyada 2,3 milyardan fazla insan, katı yakıtlarla çalışan geleneksel sobaları kullanıyor. Bu sebepten, her yıl milyonlarca insanımız hayatını kaybediyor. Özellikle de Sahraaltı Afrika, Güney Asya ve bazı Pasifik ülkelerinde yoğunlaşan bu acı tablo bizleri derinden üzüyor, endişelendiriyor. Buradan bir kez daha ilan ediyorum ki; Uluslararası Enerji Ajansı ile ortaklığımızın en önemli ayaklarından biri bu alana yönelik çözümler olacaktır. COP31'de temiz pişirmeye erişimi küresel gündemin merkezine taşıyacağız.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sürdürülebilir sigortacılıkta Allianz Türkiye imzası</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/surdurulebilir-sigortacilikta-allianz-turkiye-imzasi-5613/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/surdurulebilir-sigortacilikta-allianz-turkiye-imzasi-5613/</id>
<published><![CDATA[2026-04-27T02:58:28+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-27T02:58:28+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2D75C0-AE9663-3312C0-981EAC-E1DDD7-AF2678.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>2019 yılında sektörde bir ilke imza atarak başladığı entegre raporlama yolculuğuna kesintisiz devam eden şirket, TSRS uyumlu sürdürülebilirlik raporunu da içeren yeni raporunda stratejik hedeflerini ve paydaşları için yarattığı değeri şeffaflıkla ortaya koyuyor.</p><p>Allianz Sigorta A.Ş., Allianz Hayat ve Emeklilik A.Ş., Allianz Yaşam ve Emeklilik A.Ş. ve Beykoz Gayrimenkul Yatırım Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş. şirketlerinin 2025 yılı konsolide performansının şeffaf bir şekilde paylaşıldığı rapor, Uluslararası Entegre Raporlama Konseyi (IIRC) çerçevesi, Küresel Raporlama Girişimi (GRI) Standartları ve Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) ile uyumlu şekilde hazırlandı. Bağımsız dış denetimden geçen raporda, şirketin iklim kriziyle mücadeleden toplumsal cinsiyet eşitliğine kadar geniş bir yelpazedeki performansı yer alıyor.</p><p>Allianz Türkiye, bu yılki raporunda paydaşlarıyla birlikte sürdürdüğü değer yaratma yolculuğunu daha somut çıktılara dönüştürerek rapor içeriğini zenginleştirdi. Bu kapsamda geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen geniş kapsamlı paydaş diyaloğuna ilişkin özel bir bölüm de rapora eklendi. Paydaşlardan alınan geri bildirimler detaylıca analiz edilerek, bu beklentilere karşılık Allianz Türkiye tarafından geliştirilen stratejik aksiyonlar da rapora dahil edildi.</p><p>Allianz Türkiye İcra Kurulu Başkanı Tolga Gürkan, yeni raporla ilgili değerlendirmesinde; “Entegre raporlama yolculuğumuzun yedinci yılında, sürdürülebilirliği sadece bir proje veya beyan olarak değil işimizin kendisi olarak görüyoruz. Bu yıl paydaşlarımızla kurduğumuz derin diyaloglar ve aldığımız kıymetli geri bildirimler, şeffaflık vizyonumuzu bir adım daha ileri taşımamıza rehberlik etti. Aldığımız kıymetli ödüllerin de verdiği motivasyonla; ekosistemimize ilham vermeye, kalıcı değer yaratmaya ve herkes için daha güvenli bir gelecek inşa etmeye devam edeceğiz” dedi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İklim-Su-Enerji buluşması Türkiye'yi COP31'e taşıyor</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/iklim-su-enerji-bulusmasi-turkiyeyi-cop31e-tasiyor-7558/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/iklim-su-enerji-bulusmasi-turkiyeyi-cop31e-tasiyor-7558/</id>
<published><![CDATA[2026-04-27T02:57:03+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-27T02:57:03+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_525533-172BD5-64EDFD-669107-74B491-47116C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>COP31’e Doğru: İklim-Su-Enerji Buluşması kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirerek, COP31’e giden yolda yalnızca bir hazırlık süreci değil, aynı zamanda çok paydaşlı bir dönüşüm platformu ortaya koydu.</p><p>Sürdürülebilir Gelecek Platformu Kurucusu Doğan Başaran, açılış konuşmasında COP31’in Türkiye için yalnızca bir ev sahipliği değil, küresel ölçekte söz söyleme ve yön verme fırsatı sunduğunu vurgularken; Kurucu Üye Havva Olçum, platformun bu süreci nasıl yapılandırdığına ve oluşturduğu etki alanına dair kapsamlı bir çerçeve çizdi.</p><p>Programın ilk oturumu olan “COP31: Türkiye’nin Ev Sahipliği ve Etkileri” başlığında, Türkiye’nin COP31 sürecindeki stratejik rolü çok boyutlu bir perspektifle ele alındı. Politika geliştirme süreçlerinden uluslararası iş birliklerine uzanan bu çerçevede, COP31’in yalnızca bir zirve değil; ekonomik, diplomatik ve sektörel etkileriyle geniş bir etki alanı yarattığı vurgulandı.&nbsp;</p><p></p><p>Gelecek için su</p><p></p><p>“Gelecek için Su” oturumunda ise suyun, iklim krizinin en kritik kesişim noktalarından biri olduğu gerçeği güçlü bir şekilde ortaya kondu. Su kaynaklarının sürdürülebilirliği; çevresel olduğu kadar ekonomik ve toplumsal boyutlarıyla ele alınırken, çözümün ancak disiplinler arası iş birlikleriyle mümkün olduğu vurgulandı.&nbsp;</p><p>Programın son oturumunda enerji başlığı, COP gündeminin merkezinde konumlandırıldı. Türkiye’nin enerji jeopolitiği, karbonsuzlaşma süreci ve enerji dönüşümünün geleceği; küresel iklim hedefleriyle uyumlu bir perspektifte değerlendirilerek, bu dönüşümün yalnızca bir gereklilik değil, aynı zamanda stratejik bir fırsat alanı olduğunun altı çizildi.&nbsp;</p><p>“COP31’e Doğru: İklim – Su – Enerji Buluşması”, Türkiye’nin COP31 yolculuğunun yalnızca bir takvim ilerleyişi olmadığını; aynı zamanda fikirlerin, iş birliklerinin ve çözüm önerilerinin somutlaştığı dinamik bir süreç olduğunu bir kez daha ortaya koydu.</p><p>Sürdürülebilir Gelecek Platformu, bu yolculuk boyunca çok paydaşlı diyalog ortamlarını büyütmeye, etki odaklı iş birliklerini güçlendirmeye ve Türkiye’nin COP31 sürecinde küresel ölçekte güçlü bir aktör olarak konumlanmasına katkı sunmaya kararlılıkla devam ediyor.</p><p></p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kordsa'dan sürdürülebilir havacılığa yönelik teknoloji</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/kordsadan-surdurulebilir-havaciliga-yonelik-teknoloji-740/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/kordsadan-surdurulebilir-havaciliga-yonelik-teknoloji-740/</id>
<published><![CDATA[2026-04-27T02:53:30+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-27T02:53:30+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_45688E-5EFFA5-5871F7-5BDF66-132E1E-C7A8CE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Tanıtılan ürünler arasında havacılık sektöründe yaygın olarak kullanılan Nomex® honeycomb core çözümleri, sandwich paneller, doğal fiber bazlı termoset ve termoplastik prepreg ürünleri ile biyobazlı ve alev geciktirici prepreg çözümleri yer aldı. Kordsa’nın alev geciktirici ürünleri, solvent içermeyen yapıları ve katkı malzemeleriyle sağlanan yanma geciktirici özellikleri sayesinde çevre dostu bir alternatif sunarken, havacılık alanındaki güvenlik standartlarını da karşılıyor. Nomex® honeycomb ve sandwich panel teknolojileri ise kabin içi uygulamalarda ihtiyaç duyulan hafiflik ve dayanıklılığı bir araya getirerek yakıt verimliliğine katkı sağlarken, operasyonel performansı da önemli ölçüde destekliyor. Biyobazlı alev geciktirici prepreg çözümler de kompozit üretim süreçlerinde karbon ayak izinin azaltılmasına katkı sunuyor. Böylece daha yüksek alev geciktirici performans sunan ürünler elde edilebiliyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Eski elektronik cihazları evde tutmayın</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/eski-elektronik-cihazlari-evde-tutmayin-5893/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/eski-elektronik-cihazlari-evde-tutmayin-5893/</id>
<published><![CDATA[2026-04-27T02:08:30+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-27T02:08:30+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_588D33-2B5C79-A16999-674E87-89509D-DEFE68.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İTÜ Sıfır Atık Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Börte Köse Mutlu, kaynakların verimli kullanımı açısından geri dönüşümün önemine dikkati çekti.</p><p>Her gün tonlarca atığın toplandığına işaret eden Mutlu, çok fazla yer kaplayan bu atıkların düzenli depolama yapılmadığında doğaya karıştığını, oradan da besin zinciriyle çevre ve insana ulaştığını söyledi.</p><p>Elektronik cihazlarda kullanılan altın, gümüş, bakır, paladyum, nikel gibi değerli metallerin geri dönüşümde çıkartılarak ülke ekonomisine kazandırıldığını belirten Mutlu, "Telefonun markası, modeli, üretim yılının değişmesi fark ediyor ama bir telefondan 25-35 miligram altın çıkarılıyor. Daha büyük, gözle görülür şekilde ifade etmek istersek, 1 milyon telefon toparladık, onların içinden de ortalama 35 kilo kadar altın çıkartılıyor. Bizim yıllık atık üretimimize baktığımızda, ekonomiye dönemeyen ciddi bir yüzdeden bahsediyoruz. Bu bütün dünyada böyle. Tam bir döngü sistemini kurabilmiş değiliz. Burada öncelikle toplama ve ayrıştırma kısmındaki başarı yüzdemizi artırmamız gerekiyor." diye konuştu.</p><p>Mutlu, geri dönüşüm sürecine ilişkin şunları kaydetti:</p><p>"Birden bir altını elle çektiğimiz gibi bir süreç değil. Çok karmaşık yapılar. Pek çok değişik elektronik atık (e-atık) var. Tek bir telefondan bile bahsetsek, geri kazanım için 4 adımı uygulamamız gerekir. Bu adımların en önemlisi, elektronik atıkları toplamak ve kendi içinde sınıflandırmak. Basit görünen ama toplamdaki verimi düşüren ve odaklanılması gereken adım bu. Elektronik atıklar toplandığında lisanslı kuruluşlar var, onlar işliyorlar. Vatandaşlar bunları teslim istasyonlarına verebilirler. İnsanların bu dönüşümü kendi yapması mümkün değil. Bunların hepsini geri kazanmamız halinde, tekrar madencilik yapmak yerine, bu şekilde kazanım sağlanmış olur. Ülke ekonomisine, ülkenin enerji ve hammadde bağımsızlığına sosyal fayda sağlanmış oluyor, çevreye fayda sağlanmış oluyor. Vatandaşlar için ekonomik olarak teşvik sistemleri var, bunlar da geliştiriliyor."</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sürdürülebilir yaşam isteği var yol haritası eksik</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/surdurulebilir-yasam-istegi-var-yol-haritasi-eksik-9139/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/surdurulebilir-yasam-istegi-var-yol-haritasi-eksik-9139/</id>
<published><![CDATA[2026-04-27T02:05:57+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-27T02:05:57+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_ABEAF4-692039-B1D209-1F4822-1C60C3-26244E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yapılan araştırmaların, her 10 kişiden 6’sının sürdürülebilir bir yaşam sürmek istemesine rağmen bu konuda net bir yol haritasına ihtiyaç duyduğunu göstermesi; şirketlerin doğru bilgi ve yönlendirme konusundaki sorumluluğunu artırıyor. Bu içgörüyle tüketicilerin farkındalığını artırmaya çalışan L’Oréal Türkiye; su ve enerji tasarrufu sağlayan teknolojilerden yeniden doldurulabilir ürünlerine, eko-tasarımdan şeffaf çevresel etiketleme sistemlerine kadar uzanan uygulamaların rehberliğinde tüketicilerin daha bilinçli tercihler yapabilmesine destek oluyor. Küresel inisiyatifleri yerel stratejiyle birleştirerek gezegenimizi koruma sorumluluğuyla hareket eden L’Oréal Türkiye, sürdürülebilir bir dönüşümün parçası olmayı sürdürüyor.</p><p>L'Oréal Türkiye Kurumsal İlişkiler ve Etkileşim Direktörü &amp; Ülke Sürdürülebilirlik Lideri İrem Karaoda Tanrıkulu “Sürdürülebilirliği bir stratejinin ötesine taşıyarak tüm iş süreçlerimizin temel değeri haline getiriyoruz.&nbsp; ‘Gelecek İçin L’Oréal’ sürdürülebilirlik programımızla, gezegenimizin sınırlarına saygı duyan bir güzellik anlayışını bilim ve teknolojinin gücüyle somut bir etkiye dönüştürüyoruz. Sürdürülebilir yaşam konusundaki rehberlik ihtiyacına, sunduğumuz yenilikçi çözümler ve şeffaf bilgilendirme sistemlerimizle yanıt veriyoruz. Tekno-güzellik vizyonumuzla sadece ürünlerimizi değil, güzellik rutinlerinin tamamını gezegenimize değer katan bir deneyime dönüştürüyoruz” dedi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sürdürülebilir mutfağın ilham verenleri seçildi</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/surdurulebilir-mutfagin-ilham-verenleri-secildi-9350/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/surdurulebilir-mutfagin-ilham-verenleri-secildi-9350/</id>
<published><![CDATA[2026-04-27T02:03:40+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-27T02:03:40+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9FA2CB-89424F-A74781-B37B07-D00918-7884BA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Jüri başkanlığını 3 Michelin yıldızlı şef Frédéric Anton’un üstlendiği yarışmada finalistler, çevresel etkisi düşük, sağlıklı, yaratıcı ve lezzetli yemekler hazırlama görevini üstlendi. Jürinin öne çıkan diğer isimleri arasında Sodexo Global Executive Chef’i Lloyd Mann, WWF Küresel Gıda Baş Bilim İnsanı Brent Loken ve Nobel Ödülü ziyafeti şefi Jessie Sommarström yer aldı.</p><p>Yaratıcılığın ve operasyonel etkinin ödüllendirildiği yarışmada, Hollanda’dan Robert Janse "Miso ile Tütsülenmiş Alabaş ve Beyaz Fasulye Kreması" tabağıyla “Yılın Şefi” seçildi. Birleşik Krallık &amp; İrlanda’dan katılan Gordon Carberry, pastırnak dokularını aquafaba mayonez ile birleştirdiği tarifiyle Mutfak İnovasyonu Ödülü’ne layık görülürken, ABD’den Randall Prudden, bütün balkabağı ve fırınlanmış maitake mantarı hazırladığı tabağıyla Ölçekli Etki Ödülü’nü kazandı.</p><p>Şeflerin yaratıcılığı sayesinde lezzeti besin kalitesiyle buluşturan pratik çözümler sunduklarını ifade eden Sodexo Grup CEO’su Thierry Delaporte, ekiplerinin gıdayı her gün daha sürdürülebilir bir geleceğin temel unsurlarından biri haline getirmesinden gurur duyduğunu vurguladı. WWF Küresel Gıda Baş Bilim İnsanı Brent Loken ise etkinlikte, iklim ve sağlık zorluklarının aşılabilmesi için gıda sistemlerinin dönüşmesi gerektiğini, şeflerin sağlıklı beslenmeyi erişilebilir kılmada kritik bir rol oynadığını belirtti.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">The Grand Tarabya'dan sürdürülebilirlik yaklaşım</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/the-grand-tarabyadan-surdurulebilirlik-yaklasim-6668/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/the-grand-tarabyadan-surdurulebilirlik-yaklasim-6668/</id>
<published><![CDATA[2026-04-27T02:00:38+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-27T02:00:38+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1457F9-63E153-060BAC-97B8F1-D43614-21ECFB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Turizm sektöründe faaliyet gösteren işletmeler için bu anlayış, hem doğal kaynaklara saygılı bir işletme modeli oluşturmanın hem de geleceğe daha güçlü bir şekilde hazırlanmanın temelini oluşturmaktadır. The Grand Tarabya Managed by Accor da bu bilinçle, sürdürülebilirlik yaklaşımını operasyonel süreçlerinin merkezine yerleştirerek çevresel ve ekonomik fayda yaratan uygulamalarını kararlılıkla sürdürüyor.&nbsp;</p><p>Otelin su verimliliği alanındaki çalışmaları ise bu yaklaşımın en dikkat çekici örneklerinden birini oluşturuyor. The Grand Tarabya Managed by Accor, açık hava yetişkin ve çocuk yüzme havuzlarında deniz suyu kullanarak şehir şebeke suyuna olan bağımlılığı azaltıyor. Toplam 360 m³ kapasiteli açık havuzların su ihtiyacının doğal yollarla temin edilen deniz suyu ile karşılanması sayesinde tatlı su kaynaklarının korunmasına katkı sağlanırken, aynı zamanda su temininde enerji ve maliyet tasarrufu da elde ediliyor. Otel bünyesinde gerçekleştirilen Su Haftası kapsamında ise su yönetimi ve su verimliliği konularında eğitimler düzenlenirken, Boğaz’da deniz temizliği etkinliği de gerçekleştirilip; farklı departmanlar tarafından su tasarrufuna yönelik farkındalık çalışmaları da hayata geçiriliyor.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Ozon maruziyeti kanserdeki ölüm riskini yükseltiyor</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/ozon-maruziyeti-kanserdeki-olum-riskini-yukseltiyor-407/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/ozon-maruziyeti-kanserdeki-olum-riskini-yukseltiyor-407/</id>
<published><![CDATA[2026-04-20T09:59:56+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-20T09:59:56+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_808543-99C2DC-933ED5-736B55-BC6EF8-11FCEB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Avustralya, Brezilya, Kanada, Şili, Güney Kore, Meksika, Yeni Zelanda ve Tayland'da kanser bağlantılı 9 milyon 223 bin 332&nbsp; ölüme dayanan ve sonuçları Journal of Hazardous Materials bilim dergisinde yayımlanan çalışmada kısa vadeli ozon maruziyetiyle kanser türlerinden kaynaklanan ölümler arasındaki ilişki araştırıldı.&nbsp;</p><p>2000 yılında 261 bin 270 olan ozon bağlantılı ölümler 2023'te yüzde 80 artışla 469 bin 860'a çıkarken trafik ve orman yangınlarından kaynaklı emisyonlar, ozonla ilişkili kanser ölümlerinin başlıca nedeni olarak saptandı.</p><p>Yıllık ozon konsantrasyonları trafikten kaynaklı metreküp başına 11 mikrogram, arazi yangınlarından metreküp başına 4,8 mikrogram ve endüstriyel faaliyetlerden metreküp başına 2,66 mikrogram olarak ölçüldü.</p><p>Ozon konsantrasyonlarının kaynağı ülkelere göre değişirken Avustralya ve Brezilya'nın bazı bölgelerinde en büyük kaynak arazi yangınları olarak saptandı.</p><p>Çalışmaya göre, ozon maruziyetindeki her metreküp başına 10 mikrogramlık artış 24 yaygın kanser türündeki ölümlerde yüzde 0,84'lük bir artışla ilişkilendiriliyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Ahmet Eroğlu Sürdürülebilirlik Liderleri 2026 listesinde</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/ahmet-eroglu-surdurulebilirlik-liderleri-2026-listesinde-1097/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/ahmet-eroglu-surdurulebilirlik-liderleri-2026-listesinde-1097/</id>
<published><![CDATA[2026-04-20T09:58:51+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-20T09:58:51+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_74B0A3-4E185A-47994F-272A5B-8B993F-39966B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Enerji dönüşümü, döngüsel tasarım ve sorumlu tedarik olmak üzere üç temel odak alanı üzerine inşa edilen model kapsamında COLIN’S, yenilenebilir enerji yatırımlarını genişletirken mağazalarda enerji verimliliğini artıran uygulamaları hayata geçiriyor. Enerji yönetim sistemine entegre edilen mağaza oranını yüzde 80’e ulaştıran marka, bu alanda 650.000 kWh enerji tasarrufu sağladı.</p><p>Tedarik zincirinde şeffaflık ve izlenebilirliği güçlendiren sistemleri devreye alan COLIN’S, FSC sertifikalı kâğıt ve geri dönüştürülmüş materyal kullanımını standart hale getirdi. Döngüsel tasarım yaklaşımı doğrultusunda geri dönüştürülmüş malzeme kullanımını artıran marka, yeni mağazalarında yüzde 100 geri dönüştürülmüş askı kullanımına geçti. İnsan kaynağı tarafında çeşitlilik ve kapsayıcılık odağında ilerleyen COLIN’S, kadın yönetici oranını yüzde 33’e yükseltirken, 2030 yılı için belirlediği yüzde 50 hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sürdürülebilir kaplama teknolojileriyle dikkat çekti</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/surdurulebilir-kaplama-teknolojileriyle-dikkat-cekti--7808/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/surdurulebilir-kaplama-teknolojileriyle-dikkat-cekti--7808/</id>
<published><![CDATA[2026-04-20T09:57:07+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-20T09:57:07+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7B1386-64EBED-788B3A-12FC6C-5DDBE3-82C4E4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Almanya’nın Frankfurt kentinde düzenlenen Ambiente Fuarı; mutfak gereçleri, yaşam alanları ve tasarım odaklı ürünlerin sergilendiği, küresel ölçekte referans kabul edilen önemli bir buluşma noktası olarak öne çıkıyor. Her yıl üreticilerden tasarımcılara, markalardan satın alma profesyonellerine kadar geniş bir katılımcı profiline ev sahipliği yapan fuarda, inovatif ürünleri ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımıyla ziyaretçilerden yoğun ilgi gören Akcoat, sektörün en yeni trendlerini, çevreye duyarlı ve yenilikçi çözümlerini binlerce ziyaretçiyle paylaştı ve sektördeki öncü rolünü pekiştirdi.</p><p>Ambiente Fuarı’nı, ürün portföylerini bütüncül şekilde sunabildikleri, mevcut iş birliklerini güçlendirdikleri ve yeni pazar fırsatlarını değerlendirdikleri stratejik bir platform olarak gördüklerini belirten Akcoat Performans Kaplamaları Satış Direktörü Ahmet Madenli, Akcoat standına gösterilen yoğun ilgiden memnuniyetlerini dile getirdi. Madenli, “Ambiente, uluslararası ölçekte görünürlük sağlarken aynı zamanda sektörün yönünü okumamıza da imkan tanıyor. Burada yer almak, Akcoat’un teknolojik yetkinliğini ve sürdürülebilirlik yaklaşımını global paydaşlarla doğrudan paylaşmak açısından önemli bir fırsat. Fuar süresince gerçekleştirdiğimiz verimli görüşmelerin, önümüzdeki dönemde yeni iş birliklerine zemin hazırlayacağına inanıyoruz” şeklinde konuştu.&nbsp;</p><p>Ambiente 2026’da Akcoat’un standında, sürdürülebilirlik yaklaşımı ile yüksek performansı bir araya getiren yeni nesil kaplama teknolojileri öne çıktı. Yapışmaz ve dekoratif kaplamalar kategorisinde yer alan IonGuard Tourmaline Shield, PC3+ Prime ve SD1+ teknolojileri; uzun ömür, dayanıklılık ve çevreye duyarlı üretim anlayışı doğrultusunda geliştirilen çözümler arasında yer aldı. PFAS içermeyen yapısıyla dikkat çeken IonGuard Tourmaline Shield, 1400°C’de işlenen güçlendirilmiş yüzeyi sayesinde 4 kata kadar uzun ömürlü yapışmazlık sunarken; çok katmanlı yapıya sahip PC3+ Prime, 3 kata kadar daha uzun yapışmazlık ömrü ve 10 kata kadar yüksek aşınma direnciyle özellikle yoğun ve profesyonel kullanıma uygun bir performans sağlıyor. SD1+ teknolojisi ise optimize edilmiş üretim süreci ve geliştirilmiş ultra parlak ve üstün dayanımı ile hem üreticilere verimlilik avantajı hem de son kullanıcıya estetik, güvenilir, uzun ömürlü bir pişirme deneyimi sunuyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Anadolu Sigorta sürdürülebilirlikte başarıyı taçlandırdı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/anadolu-sigorta-surdurulebilirlikte-basariyi-taclandirdi--1246/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/anadolu-sigorta-surdurulebilirlikte-basariyi-taclandirdi--1246/</id>
<published><![CDATA[2026-04-20T09:51:43+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-20T09:51:43+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_807395-D60697-7C26E7-18B691-D9E21B-A50A8A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Anadolu Sigorta Kurumsal İletişim, Sürdürülebilirlik ve Afet Yönetimi Koordinatörü Berna Semiz Ergüntan, sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarıyla ilk 50 lider arasında gösterildi. Ödül töreni ise 9 Nisan’da İstanbul’da İş Kuleleri İş Sanat Oditoryumu’nda gerçekleştirildi.</p><p>Listeye giren liderler; kurumlarında ve toplum genelinde yarattıkları dönüşüm, geliştirdikleri projeler ve ortaya koydukları somut katkılar çerçevesinde, farklı disiplinlerden uzmanların yer aldığı jüri tarafından kapsamlı bir değerlendirme sürecinden geçirildi.</p><p>Anadolu Sigorta Kurumsal İletişim, Sürdürülebilirlik ve Afet Yönetimi Koordinatörü Berna Semiz Ergüntan, “Fast Company Türkiye tarafından hazırlanan ‘Türkiye’nin Fark Yaratan Sürdürülebilirlik Liderleri’ listesinde yer almak, Anadolu Sigorta olarak sürdürülebilirliği iş yapış biçimimizin merkezine alma konusundaki kararlılığımızın önemli bir göstergesi ve sonucu. Sürdürülebilirliği yalnızca çevresel başlıklarla sınırlamıyor; sosyal etkiyi artıran, afetlere karşı dayanıklılığı güçlendiren ve güçlü yönetişim anlayışını destekleyen bütüncül bir yaklaşım benimsiyoruz. Bu doğrultuda hayata geçirdiğimiz projelerin ve attığımız somut adımların böylesine saygın bir platformda karşılık bulması bizim için son derece değerli. Aynı zamanda bu tür çalışmaların daha geniş kitlelere ulaşmasına ve sürdürülebilirlik alanında farkındalığın artmasına katkı sağladığına inanıyoruz. Önümüzdeki dönemde de daha sürdürülebilir, daha dirençli ve daha kapsayıcı bir gelecek için sorumluluk almaya, iş birlikleri geliştirmeye ve değer üretmeye devam edeceğiz” dedi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">COP31 yolunda kritik adım</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/cop31-yolunda-kritik-adim-7660/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/cop31-yolunda-kritik-adim-7660/</id>
<published><![CDATA[2026-04-20T09:49:42+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-20T09:49:42+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_02AAAD-38B034-6B0271-36B88E-EE7CB3-066195.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Sanayi, akademi ve kamu temsilcileri üretim ve enerji dönüşümünü çok boyutlu ele aldı. Uzmanlar, yeşil dönüşümde somut adımlar ve iş birliklerinin önemine dikkat çekti. Türkiye’nin enerji ve üretimde sürdürülebilirlik yolculuğuna hız verecek mesajlar öne çıktı</p><p></p><p>Yeşil İş Platformu’nun hayata geçirdiği “Sürdürülebilirlik Konferansları 2026”nın ilk durağı Gebze oldu. “COP31’e Doğru: Gebze”de akademi, iş dünyası, kamu yöneticileri ve üniversite öğrencileri bir araya gelerek, “Üretimde Sürdürülebilirlik” ve “Enerjide Sürdürülebilirlik” konularını ele aldı.</p><p>Üretim ve enerji sektörlerinde sürdürülebilir çözümleri masaya yatırmak amacıyla Yeşil İş Platformu tarafından düzenlenen “COP31’e Doğru Gebze” isimli Gebze Sürdürülebilirlik Konferansı, 8 Nisan günü Pendik Mövenpick Hotel’de büyük bir katılımla gerçekleşti. Akademi, iş dünyası, kamu yöneticileri ile Okan Üniversitesi, Medipol Üniversitesi ve Gebze Teknik Üniversitesi öğrencilerini bir araya getiren etkinlik, alanında uzman konuşmacıların paylaşımlarıyla dikkat çekti.</p><p>Yeşil İş Platformu Başkanı Efe Gökçe yaptığı “Hoş geldiniz” konuşmasında “Ülkemizde düzenlenecek COP31 süreci öncesi sanayimizin gözbebeği Gebze’de ilk konferansımızı vermenin heyecanını yaşıyoruz. Bundan sonraki duraklarımız Bursa ve Adana olacak” bilgisini verdi.</p><p></p><p>Sanayi ve üniversite iş birlikleri vurgusu</p><p></p><p>Konferansın açılış konuşmalarını UN Compact Türkiye Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Haluk Kayabaşı ve Gebze Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hacı Ali Mantar yaptı.&nbsp;</p><p>Kayabaşı, sürdürülebilirliğin risk yönetimi ve dayanıklılığın temel unsuru haline geldiğini belirterek avantajlarını sıraladı:&nbsp;</p><p>“Sürdürülebilirlik bize yön veren bir çerçeve sunuyor. Enerjide tek bir kaynağa olan bağımlılıkları azaltarak riskleri dağıtıyor, maliyetleri öngörülebilir kılıyor, tedarik zincirini güçlendiriyor, finansmana ve pazarlara erişim daha avantajlı oluyor. Ülkemizin COP31'e ev sahipliği yapması, bizi iklim gündemine yön veren bir aktör olma fırsatını sunacak. Bugün Türkiye'de iş dünyasının büyük bölümü sürdürülebilirliğin önemini biliyor, artık asıl fark hedefleri eyleme, niyetleri verilere, taahhütleri sonuçlara dönüştürmekte yatıyor. UN Global Compact Türkiye olarak bilim temelli emisyon hedeflerini belirleme, iklim risklerinin yönetimi, uyum ve adil geçiş gibi alanlarda şirketlerin kapasitelerini geliştirmelerine destek oluyoruz. Sürdürülebilir tedarik zinciri programımız ise şirketlerin özellikle tedarik zincirlerinden kaynaklanan riskleri daha iyi yönetmelerine ve KOBİ’lerin yeşil dönüşümüne katkı sağlayacak. Türkiye'de bugüne dek birçok krizi göğüsleyen şirketlerimizin belki de en yetenekli olduğu konu, değişime uyum kapasitesi, bu konuda çok tecrübeliyiz. Şimdi de bu gücümüzü stratejik avantaja dönüştürme zamanı&hellip;”</p><p></p><p>Üniversitemiz temiz enerjiye geçiyor</p><p></p><p>Gebze Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hacı Ali Mantar, üniversite ve sanayi iş birliğinin ayrılmaz bir ikili olarak gördüklerini belirterek, şu değerlendirmede bulundu:</p><p>“Sürdürülebilecek aslında sınırladığımız sınırların çok ötesinde bir kavram. Gebze Teknik Üniversitesi son 3-4 yılda GreenMetrik’te ciddi şekilde yükselmiştir. Ancak bizler için asıl olan geleceği cesaretle taahhüt altına almaktır. İşte bu misyonla yürürlüğe koyduğumuz Gebze Teknik Üniversitesi İklim Eylem Planı 2024-2035 üniversitemizin rotasını kesin ve ölçülebilir çizgilerle belirlemiştir. Hedefimiz 2035 yılına kadar kampüsümüzde %100 temiz enerjiye geçmek ve 2050 yılına kadar da net sıfır atık karbon hedefine ulaşmak. Kampüsümüzde başlattığımız ve yeşil dokuya zarar vermeden, otoparklar ve teraslarımız üzerinde hızla yükselen güneş enerji santrali projemiz 6 megavatlık kurulu güce ulaştırıyoruz. Haziran ayında tüm elektriği yeşil dönüşümden sağlamış olacağız. Gebze Teknik Üniversitesi, Ar-Ge altyapısıyla, teknoloji transfer ofisiyle sahada ve fabrikalarımızın üretim süreçlerinde omuz omuza çalışmaya hazırdır. Bu vizyonla sizleri çözüm ortağı olmaya devam ediyoruz. COP31'e doğru hızla ilerlerken bugün burada atacağımız ortak adımlar, Türkiye'nin yeşil dönüşümüne büyük bir ivme kazandıracaktır.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Keskinoğlu'nun odağında sürdürülebilir üretim var</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/keskinoglunun-odaginda-surdurulebilir-uretim-var-7341/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/keskinoglunun-odaginda-surdurulebilir-uretim-var-7341/</id>
<published><![CDATA[2026-04-20T09:47:29+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-20T09:47:29+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EF4718-CB7CC7-9CFEA2-B66910-59E915-B55889.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Keskinoğlu’nun gerçekleştirdiği GES yatırımları üretimde sürdürülebilir enerji kullanımını güçlendiren çok önemli bir çalışma olarak ön plana çıkarken, kurulan güneş enerjisi sistemi sayesinde üretim süreçlerinde kullanılan elektriğin yaklaşık %20’si yenilenebilir enerji kaynaklarından elde ediliyor. GES yatırımı yalnızca enerji maliyetlerini optimize etmekle kalmıyor, aynı zamanda karbon ayak izinin azaltılmasına da doğrudan katkı sağlıyor.&nbsp;</p><p>Gıda sektöründe teknolojik dönüşümün yalnızca üretim verimliliğiyle sınırlı olmadığının bilinciyle faaliyetlerini sürdüren Keskinoğlu, GES yatırımlarının yanında atık su arıtma ve üretimde kullanılan su miktarının azaltılmasına yönelik projeleri de hayata geçiriyor.&nbsp;&nbsp;</p><p>“Bugünün tüketicisi çevreye duyarlı üretim süreçleri talep ediyor” diyen Matlı Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Keskinoğlu Genel Müdürü Önder Matlı konuyla ilgili şunları söylüyor: “Keskinoğlu olarak üretim artışına yönelik yatırımlarımızla beraber, doğal kaynakların korunmasına yönelik yatırımlara da çok önem veriyoruz. Doğal kaynakların korunmasına yönelik yatırımlarımızın başında ise GES geliyor. Keskinoğlu olarak hayata geçirdiğimiz yatırımlarla mevcuttaki 2,5 MegaWatt’lık kurulu gücümüzü, 2026 yılının ilk yarısında yapacağımız yeni yatırımlarla 15 MegaWatt’a yükselteceğiz. Bu sistem tüm kesimhane kampüsümüzü kapsayacak şekilde, toplam elektrik tüketimimizin %20’sini karşılayacak. Gıda endüstrisi olmamız sebebiyle, hijyen şartlarına büyük önem veriyoruz. Bu nedenle yıkama ve dezenfeksiyon işlemleri en çok su tüketimi olan üretim aşamalarımız. Su stresi yaşayan ülkeler sınıfında olmamız sebebiyle, gelecek nesillerin ve doğada var olan tüm canlıların yaşam hakkına saygı duyarak öncelikli hedefimiz, arıttığımız suların tekrar kullanımını sağlamak ve su tüketimimizi 30 kat azaltmaktır. Bu doğrultuda her gün 4.200 metreküp atık suyu yüksek verimlilikle arıtma tesislerimizde arıtarak, alıcı ortam ekolojisine, yeraltı sularına ve toprağa zarar vermeden üretim yapmaktayız.”</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Yemeksepeti'nin yeşil dönüşüm yolculuğu sürüyor</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/yemeksepetinin-yesil-donusum-yolculugu-suruyor-3946/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/yemeksepetinin-yesil-donusum-yolculugu-suruyor-3946/</id>
<published><![CDATA[2026-04-13T09:12:08+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-13T09:12:08+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EC938C-7CA806-62FC44-D0DBF3-F84A7A-A94319.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>“Yeşil Ofis-Yeşil Dönüşüm Devam Programı” kriterlerini başarıyla tamamlayan şirket, çevre dostu ofis yönetimindeki istikrarını ve doğaya olan sorumluluk bilincini bir kez daha tescilledi.</p><p>WWF-Türkiye’nin Yeşil Ofis Devam Programı çerçevesinde, ofislerdeki ekolojik ayak izini azaltmayı hedefleyen Yemeksepeti; enerji tasarrufu, atık yönetimini ve kaynakların verimli kullanımı konularındaki kararlılığını sürdürüyor. WWF-Türkiye tarafından iletilen tebrik mesajında, Yemeksepeti Yeşil Ofis ekibinin özverisi ve kararlılığı vurgulanırken, diplomanın bir bitiş değil, devam eden bir dönüşüm sürecinin parçası olduğu ifade edildi.</p><p>2024 yılında Yeşil Ofis hedefleri kapsamında gıda israfını odağına alan Yemeksepeti, yemekhanesinde hayata geçirdiği akıllı tartı sistemiyle gıda atığını %13,2 oranında azaltarak günlük ortalama 29,6 kg seviyesine indirdi. Döngüsel ekonomi yaklaşımıyla sadece kağıt ve plastik atıkları değil, 986 kg kahve posasını da ileri dönüştürerek atık yönetiminde yenilikçi bir model sergiledi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Hülya Kırçuval Türkiye'nin 50 sürdürülebilirlik lideri arasında</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/hulya-kircuval-turkiyenin-50-surdurulebilirlik-lideri-arasinda--9417/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/hulya-kircuval-turkiyenin-50-surdurulebilirlik-lideri-arasinda--9417/</id>
<published><![CDATA[2026-04-13T09:10:39+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-13T09:10:39+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_830764-A31D22-8C6D6D-BA9136-C42B30-AD2B6C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kırsalda yaşayan kadınlardan üniversite öğrencilerine uzanan sosyal etki projeleriyle farklı kesimlere dokunan Kırçuval, sürdürülebilir bir gelecek için yürüttüğü çalışmalarla ödüle layık görüldü.</p><p>Akfen Holding’in kurumsal sosyal sorumluluk çatısı altında faaliyetlerini sürdüren Türkiye İnsan Kaynakları Eğitim ve Sağlık Vakfı (TİKAV) Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Kırçuval, Fast Company Türkiye tarafından her yıl düzenlenen “Sürdürülebilirlik Liderleri 50” listesinde bu yıl da yer alarak ‘Sürdürülebilirlik Lideri’ ödülünün sahibi oldu.</p><p></p><p>Fast Company Türkiye’nin bu yıl “Daha İyi Bir Dünya İçin: Karar, Denge ve Dönüşüm” temasıyla gerçekleştirdiği Sürdürülebilirlik Liderleri Zirvesi’nde takdim edilen ödül, Kırçuval’ın öncülüğünde TİKAV’ın yürüttüğü sürdürülebilir kalkınma alanındaki çok boyutlu çalışmaların bir yansıması olarak öne çıktı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Enpara'dan küresel sürdürülebilirlik taahhüdü</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/enparadan-kuresel-surdurulebilirlik-taahhudu-2616/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/enparadan-kuresel-surdurulebilirlik-taahhudu-2616/</id>
<published><![CDATA[2026-04-13T09:09:20+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-13T09:09:20+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9EBBDB-C0B874-9C4600-30A2B7-62149D-D99A1D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Enpara, böylece insan hakları, çalışma standartları, çevre ve yolsuzlukla mücadele alanlarında belirlenen 10 evrensel ilkeye bağlılığını teyit ederek sürdürülebilirlik yaklaşımını küresel bir çerçeveye taşıdı.&nbsp;</p><p>Dijital iş modelini çevresel ve sosyal sürdürülebilirlik odağında şekillendiren Enpara, yüzde 100 kağıtsız bankacılık vizyonu ve karbon nötr operasyonlarıyla çevresel ayak izini yönetmeye devam ediyor. Toplumsal faydayı önceliklendiren Enpara, ayrıca müşterileri adına desteklediği sosyal sorumluluk projeleri ve bağış süreçlerini dijitalleştiren 'Kalpten Transfer' platformu ile finansal hizmetleri somut bir sosyal fayda aracına dönüştürüyor.</p><p>Enpara Bank Marka Yönetimi, İş Birlikleri ve Sürdürülebilirlik Direktörü Ayşegül Sınar konuyla ilgili görüşlerini şu sözlerle ifade etti: “Sürdürülebilirlik alanındaki öncü küresel girişimlerden biri olan UN Global Compact imzacıları arasında yer almaktan mutluluk duyuyoruz. 165’ten fazla ülkede 25.000’i aşkın şirket ve paydaşın yer aldığı bu inisiyatifin sunduğu deneyim paylaşımı, iş birliği ve iyi uygulama örneklerinin, Enpara’nın sürdürülebilirlik çalışmalarını daha da ileriye taşıyacağına inanıyoruz. Şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri Enpara’nın kuruluşundan bu yana sahiplendiği ilkeler, UN Global Compact’e katılımımız kapsamında yapacağımız çalışmalarla uluslararası standartlara uyumlu uygulamalarımızı güçlendirmeyi ve uzun vadeli değer yaratmayı hedefliyoruz. Bu katılımın, sürdürülebilirlik yaklaşımımızın kurumsal yapımıza daha güçlü bir şekilde entegre edilmesine katkı sağlayacağını düşünüyoruz.”</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Dünyanın ilk negatif karbon ayak izine sahip kablosu</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/dunyanin-ilk-negatif-karbon-ayak-izine-sahip-kablosu-2877/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/dunyanin-ilk-negatif-karbon-ayak-izine-sahip-kablosu-2877/</id>
<published><![CDATA[2026-04-13T09:07:59+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-13T09:07:59+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_953CED-DD52C4-0114D8-552EF8-23D142-E0C5BA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>“Cradle-to-gate” yaklaşımıyla tasarlanan bu yeni nesil kablo, üretim sürecinde ortaya çıkan emisyonlardan daha fazlasını dengeleyerek net negatif karbon ayak izi sunuyor. Geliştirilen teknoloji, mevcut şebeke altyapılarına entegre edilebilirken aynı zamanda iklim üzerinde pozitif etki yaratmayı hedefliyor. Prysmian, bu yeniliği 2026 yılının ikinci yarısında Power Grid iş kolunda devreye almayı planlıyor.</p><p>Enerji ve telekomünikasyon kablo sistemlerinde dünya lideri Prysmian, sürdürülebilirlik alanında sektöre yön verecek önemli bir adım attı. Şirket, karbon emisyonlarını azaltmanın ötesine geçerek, üretim sürecinde net negatif karbon ayak izi sunan ilk kabloyu geliştirdi. Patent başvurusu sürecinde olan bu teknoloji, Prysmian’ın ileri mühendislik ve yenilikçi malzeme yaklaşımını bir araya getirerek iklim değişikliğiyle mücadelede yeni bir yaklaşım ortaya koyuyor.</p><p>Yeni nesil kablo, “cradle-to-gate” yaklaşımı kapsamında ham madde tedarikinden üretim aşamasına kadar tüm süreçlerde karbon dengesini negatif seviyeye taşıyacak şekilde tasarlandı. Ürün, gelişmiş mühendislik çözümleri sayesinde elektriksel ve mekanik performanstan ödün vermeden optimize edilmiş bir kablo mimarisi sunuyor. Aynı zamanda biyopolimerler ile düşük karbonlu ve geri dönüştürülmüş malzemelerin birleşimi sayesinde karbon ayak izini azaltmakla kalmayıp negatif seviyeye indiriyor.</p><p>Prysmian Türkiye CEO’su Daniele Mazzarella konuyla ilgili şunları söyledi:</p><p>“Enerji dönüşümünün hız kazandığı günümüzde, karbon emisyonlarını azaltmak artık bir tercih değil zorunluluk. Prysmian olarak geliştirdiğimiz bu teknolojiyle karbon nötrlüğünün de ötesine geçerek, dünyanın ilk negatif karbon ayak izine sahip kablosunu hayata geçirdik. Bu inovasyon, iş ortaklarımızın sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmalarına katkı sağlarken, sektörümüzde üretimin iklim üzerindeki rolünü yeniden tanımlıyor.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Ford Otosan'dan 2025 Sürdürülebilirlik Raporu</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/ford-otosandan-2025-surdurulebilirlik-raporu-3415/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/ford-otosandan-2025-surdurulebilirlik-raporu-3415/</id>
<published><![CDATA[2026-04-13T09:06:36+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-13T09:06:36+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1F7628-AD27E0-BB8E6A-421001-0C1CF6-26BFC7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Raporda Ford Otosan’ın günümüz dünyasında yalnızca ekonomik başarılar elde etmenin değil aynı zamanda topluma, çevreye ve çalışanlara değer katmanın da bir şirketin başarısını tanımlayan temel ölçütler arasında yer aldığına olan inancının altı çiziliyor. Ford Otosan’ın sürdürülebilirlik odağındaki kapsamlı ve stratejik yol haritasını detaylandıran raporun ana temasını ise sorumluluk anlayışını şirket stratejilerinin merkezine yerleştiren Ford Otosan’ın sektörüne liderlik etme ve ekosistemindeki dönüşümün itici gücü olma vizyonu oluşturuyor.&nbsp;</p><p>Mega AI ve %100 yenilenebilir kaynaklardan elde edilen elektrik enerjisiyle dönüşüme öncülük ediyor</p><p>İklim kriziyle mücadeleyi bir operasyonel zorunluluk olarak gören Ford Otosan, 2050 net sıfır hedefine emin adımlarla ilerliyor. Şirketin emisyon azaltım hedefleri, Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi) tarafından 2025 yılında onaylanarak uluslararası standartlarca tescillendi.</p><p>Yenilenebilir enerji dönüşümü, sahada kurulan güneş enerjisi yatırımlarıyla destekleniyor.&nbsp; Önceki yıl devreye alınan 10 MW’lık kapasiteyle enerji dönüşüm yolculuğunda güçlü bir başlangıç yapıldı. 2025 yılında Hasandede ve Çiçektepe’de hayata geçirilen 6,1 MW’lık yeni kapasiteyle birlikte; toplam 16,1 MW’lık kurulu güce ulaşıldı. 2025 yılında Sancaktepe Ar-Ge Merkezi’nde hayata geçirilen çatı GES projesi ile enerji üretimi Ar-Ge altyapısına da taşındı, böylece özkaynak elektrik tüketiminin belirli bir kısmı buradan karşılanacak. Yeniköy fabrikasında devreye alınan 2.897 kWe kapasiteli çatı GES ve fotovoltaik cam duvar uygulaması ile enerji üretimi doğrudan üretim süreçlerine entegre edildi. Ayrıca, Craiova fabrikasında kurulan çatı tipi güneş enerjisi sistemi ile 12.000 metrekarelik alanda 2.753 panel üzerinden elektrik üretimi sağlandı.</p><p>Enerji yönetiminde ise Ford Otosan, yapay zekâ tabanlı MEGA AI projelerinden “Enerji Yönetiminde Yapay Zekâ – AI Powered Energy Management (APEM)” sistemi ile üretim verisini enerji yönetimiyle entegre eden bir yapı kurdu. Yapay Zeka Destekli Enerji Yönetimi projesi, WEF Global Lighthouse Network (Dünya Ekonomik Forumu) kapsamında öne çıkan dijital dönüşüm projeleri arasında yer aldı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">COP31 öncesi bakanlar İstanbul'da buluşacak</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/cop31-oncesi-bakanlar-istanbulda-bulusacak-7252/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/cop31-oncesi-bakanlar-istanbulda-bulusacak-7252/</id>
<published><![CDATA[2026-04-13T09:05:09+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-13T09:05:09+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9161C9-3AE21E-2D2D08-F11327-A182E0-5D5B84.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Uluslararası iklim diplomasisinin en kritik eşiklerinden biri öncesinde dünya; çevre, iklim ve sürdürülebilirlik gündeminin en kapsamlı buluşması için İstanbul’da bir araya gelecek. 5-7 Haziran tarihleri arasında İstanbul’daki Atatürk Havalimanı’nda düzenlenecek Sıfır Atık Forumu, içerik derinliği, katılım düzeyi ve temsil gücü bakımından COP31 süreci öncesindeki en büyük çevre, iklim ve sıfır atık toplantısı olma özelliği taşıyor.</p><p>Sıfır Atık Vakfı tarafından “Antalya’ya Giden Yol: İklim Eylemi Olarak Sıfır Atık” temasıyla gerçekleştirilecek olan forum; hükümet temsilcileri, uluslararası kuruluşlar, akademi, özel sektör ve sivil toplumun üst düzey katılımıyla küresel çevre politikalarının şekillendiği stratejik bir platform niteliği taşıyacak. Sıfır Atık Forumu’nun 150’den fazla ülkeden katılımcıyı, 500’ün üzerinde kurumsal paydaşı ve 5 binden fazla uluslararası konuğu İstanbul’da buluşturması bekleniyor.</p><p></p><p>Global iklim politikalarına yön veriyor</p><p></p><p>Vakfın Onursal Başkanı Emine Erdoğan’ın himayelerinde 2017 yılında başlatılan Sıfır Atık Hareketi, kısa sürede ulusal bir çevre politikası olmanın ötesine geçerek küresel ölçekte örnek gösterilen bir modele dönüştü. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda 30 Mart’ın “Uluslararası Sıfır Atık Günü” ilan edilmesiyle birlikte Türkiye’nin öncülüğünde şekillenen bu yaklaşım, artık çok taraflı diplomasi, kalkınma politikaları ve iklim müzakereleriyle doğrudan ilişkilendiriliyor. Bu kapsamda İstanbul’da düzenlenecek Forum, kamu kurumlarını, yerel yönetimleri, akademiyi, özel sektör temsilcilerini, finans kuruluşlarını ve uluslararası organizasyonları bir araya getirerek çok paydaşlı bir dönüşüm zemini oluşturacak.</p><p></p><p>Hedefimiz uygulanabilir çıktılarla katkı sunmak</p><p></p><p>Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, İstanbul’da düzenlenecek Forum’un, sıfır atık yaklaşımını küresel iklim müzakerelerinin merkezine taşıyan stratejik bir hazırlık platformu niteliği taşıdığını belirterek şunları kaydetti:“COP31 sürecine ilerlerken, sıfır atık yaklaşımını iklim eyleminin ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırmak zorundayız. İstanbul’da gerçekleştireceğimiz bu kapsamlı buluşma; hükümetler, yerel yönetimler, finans kuruluşları, özel sektör ve gençleri aynı zeminde bir araya getirerek yalnızca sorunları tartışan değil, uygulanabilir ve ölçülebilir politika önerileri geliştiren güçlü bir iş birliği altyapısı oluşturacaktır. Hedefimiz; sıfır atık yaklaşımını küresel iklim ajandasının belirleyici bileşenlerinden biri haline getirmek ve COP31’e somut, uygulanabilir çıktılarla katkı sunmaktır.”</p><p></p><p>100’ün üzerinde Bakan İstanbul’da buluşacak</p><p></p><p>Forum kapsamında 100’den fazla ülkenin çevre, iklim, enerji ve sürdürülebilirlik alanlarından sorumlu bakanlarının İstanbul’da bir araya gelmesi bekleniyor. Bu düzeyde bir katılım, organizasyonu yalnızca bir tematik zirve olmaktan çıkararak küresel çevre diplomasisinin en güçlü buluşma noktalarından biri haline getiriyor. Bakanlar düzeyindeki oturumlarda; ‘Döngüsel ekonomi politikaları’, ‘Plastik kirliliği ile mücadele’, ‘Atık yönetiminde küresel standartların uyumlaştırılması’, ‘İklim finansmanı ve yeşil yatırımlar’, ‘Gelişmekte olan ülkeler için kapasite geliştirme mekanizmaları’ gibi başlıklarda somut politika önerileri ele alınacak.</p><p>Üç gün sürecek çok boyutlu politika gündemi</p><p>Sıfır Atık Forumu 2026 kapsamında, üç gün boyunca eş zamanlı olarak gerçekleştirilecek çok sayıda panel ve oturumda sıfır atık yaklaşımının farklı boyutları kapsamlı şekilde değerlendirilecek. Programda öne çıkan başlıklar arasında: ‘Gıda israfının önlenmesi, ‘Organik atık yönetimi ve metan emisyonlarının azaltımı’, ‘Döngüsel ekonomi finansmanı ve sürdürülebilir yatırım araçları’, ‘Şehirlerde sıfır atık uygulamaları ve yerel yönetim modelleri’, ‘Plastik kirliliği ve küresel politika süreçleri’, ‘Yeniden kullanım sistemleri ve ürün onarımını teşvik eden mekanizmalar’, ‘Enerji sistemlerinde atık önleme stratejileri’, ‘Tekstil ve moda sektöründe döngüsel dönüşüm’ yer alıyor.</p><p></p><p>Küresel ajandayı belirleyecek</p><p></p><p>Forum, Türkiye’nin ev sahipliği ve başkanlığında 9–20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Konferansı’nın 31. Oturumu (COP31) öncesinde ülkelerin pozisyonlarını netleştireceği ve ortak deklarasyon zeminini güçlendireceği en kapsamlı platform olarak konumlanıyor.</p><p>Üç gün sürecek program kapsamında: ‘Yüksek Düzeyli Bakanlar Oturumları’, ‘Küresel İyi Uygulama Sunumları’, ‘Gençlik ve Yerel Yönetimler Oturumları’, ‘Özel Sektör ve Yeşil Finans Panelleri’ yer alacak. Ayrıca döngüsel üretim modelleri, ileri geri dönüşüm teknolojileri ve sürdürülebilir tasarım çözümleri geniş bir sergi alanında uluslararası paydaşlarla buluşturulacak.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">TESAB Elektrik ve Sürdürülebilirlik Ağı Eğitimleri Ankara'da başladı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/tesab-elektrik-ve-surdurulebilirlik-agi-egitimleri-ankarada-basladi-940/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/tesab-elektrik-ve-surdurulebilirlik-agi-egitimleri-ankarada-basladi-940/</id>
<published><![CDATA[2026-04-11T12:34:50+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-11T12:34:50+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A453B1-2B6D6C-5D7C20-59AF2B-749B1E-144EA1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Toplam 10 hafta sürecek programda, elektrik üretiminden iletim ve dağıtıma, enerji piyasaları ve regülasyonlardan depolama teknolojilerine, yapay zeka uygulamalarından sürdürülebilirlik ve küresel iklim politikalarına uzanan konular geniş bir çerçevede ele alınıyor.</p><p></p><p>Açılış programında konuşan Elektrik Üretim AŞ (EÜAŞ) Genel Müdürü Zafer Benli, 17 çalışma grubu ve 250'yi aşan gönüllü ile sektörün teknik bilgi birikimini kurumsal bir yapıda buluşturduklarını belirterek, düzenlenen konferans ve etkinliklerle sektörün fikir alışverişine katkı sağlandığını, dijitalleşme, yapay zeka, siber dayanıklılık ve şebeke esnekliği gibi başlıklardaki çalışmaların ise sektörün dönüşümüne yön verdiğini söyledi.</p><p></p><p>- EÜAŞ hidroelektrik üretiminde rekor kırdı</p><p></p><p>EÜAŞ'ın martta 5 milyon megavatsaati aşan üretimiyle tarihindeki en yüksek aylık hidroelektrik üretimine ulaştığını dile getiren Benli, 26 Mart'ta ise 221 bin megavatsaat ile günlük rekor kırıldığı bilgisini paylaştı.</p><p></p><p>Benli, Türkiye'nin enerji dönüşümünde önemli bir ilerleme kaydedilirken, kurulu güç yapısındaki yenilenebilir kaynakların payının da dikkat çekici seviyelere ulaştığının altını çizerek, "124 bin megavatı aşan kurulu gücümüzün yaklaşık yüzde 62'si yenilenebilir kaynaklardan oluşuyor. Yenilenebilir kurulu güç açısından Avrupa’da 5'inci, dünyada ise 11'inci sırada yer alıyoruz. Yine 32 bin megavatı aşan hidroelektrik kurulu gücümüzle Avrupa'da 2'nci sırada yer alıyoruz." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Küresel enerji piyasalarında yaşanan dalgalanmalara da değinen Benli, petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki artışların enerji dönüşümünün ve elektrifikasyonun önemini artırdığını ancak Akkuyu Nükleer Güç Santrali, Gabar petrol sahaları ve Karadeniz doğal gazı keşfi gibi projelerin Türkiye’nin enerji arz güvenliğini güçlendirdiğini vurguladı.</p><p></p><p>Benli, Türkiye'nin enerji merkezi olma hedefiyle uyumlu olarak yerli ve yenilenebilir kaynaklara dayalı, sürdürülebilir ve erişilebilir bir enerji sistemi kurmayı amaçladıklarını anlatarak, eğitim programlarıyla da sektöre çok boyutlu bir bakış kazandırmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Güneşin gücü 641 kat arttı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/gunesin-gucu-641-kat-artti-8984/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/gunesin-gucu-641-kat-artti-8984/</id>
<published><![CDATA[2026-04-06T02:59:30+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-06T02:59:30+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8E3F3D-4ADF6C-17934C-A60080-E59BFE-BBDA3C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Arz güvenliğinin sağlanması amacıyla yenilenebilir enerji yatırımlarını hız kesmeden sürdüren Türkiye, 2013'te sıfır olan güneş enerjisi kurulu gücünü her yıl katlayarak artırdı.</p><p>2014'te 40,2 megavat olan güneş enerjisi kurulu gücü, 2026 Ocak sonu itibarıyla itibarıyla 641 kat artarak 25 bin 827 megavata yükseldi. Güneş enerjisinin toplam kurulu güç içindeki payı da aynı dönemde binde 1 seviyesinden yıl başında yüzde 20,9'a çıktı.</p><p>Güneşten elektrik üretiminde de benzer artış görüldü. 2014'te 17 gigavatsaat olan üretim, 2025 sonunda 38 bin 69 gigavatsaate ulaştı. Ocakta toplam 31,9 milyon megavatsaatlik elektrik üretiminin yüzde 4,87'sini güneş enerjisi santralleri (GES) oluştururken, şubatta 27,6 milyon megavatsaatlik üretimde güneşin payı yüzde 7,11'e yükseldi.</p><p>İklim değişikliğiyle mücadele ve cari açığın azaltılması için yerli kaynak kullanımına ağırlık veren Türkiye'nin elektrik üretim portföyünde temiz enerji kaynakları önemli bir yer tutuyor.</p><p>Türkiye'de sanayi sektörünü büyütmek, artan nüfusa paralel yükselen enerji ihtiyacını karşılamak ve fosil yakıt ithalatından kaynaklı cari açığı azaltmak hedefleri kapsamında özellikle yenilenebilir enerji yatırımlarına ağırlık veriliyor.</p><p>GES'ler, temiz ve sürdürülebilir enerji sağlamaları, sera gazı salımını azaltmaları, enerji arz güvenliğini güçlendirmeleri, düşük işletme maliyetleri ve yerli olarak yenilenebilir kaynaklar arasında öne çıkıyor.</p><p>Türkiye'de toplam elektrik kurulu gücü şubat sonu itibarıyla 123 bin 320 megavata ulaştı. GES'ler kurulu gücün yüzde 20,9'unu oluşturdu.&nbsp;</p><p>Ayrıca, toplam kurulu güç içinde hidroelektrik santrallerin payı yüzde 26, doğal gaz santralleri yüzde 19,7, kömür santralleri yüzde 17,7, rüzgar santralleri yüzde 12,1, jeotermal yüzde 1,4 ve diğer kaynaklar yüzde 2,1 olarak kaydedildi.</p><p>Türkiye'de toplam 41 bin 505 elektrik üretim santrali bulunuyor. Santrallerin kaynaklara göre dağılımına bakıldığında, GES'ler 39 bin 426 ile öne çıkarken, bunu 776 santralle barajlı hidroelektrik ve 403 santralle rüzgar takip etti.</p><p>- Kurulu gücün beşte biri güneş enerjisinden sağlanıyor</p><p>Yenilenebilir enerjide hayata geçirilen projelerle Türkiye'nin toplam elektrik kurulu gücünün beşte biri güneş enerjisinden sağlanıyor. 2035'e kadar güneş ve rüzgarda 20 bin megavata ulaşılması için 80 milyar dolarlık yeni yatırım yapılması hedefleniyor.</p><p>Geçen yıl tamamlanan projelerle 2035 hedefinin üçte birine şimdiden ulaşıldı. Devreye alınacak yeni yatırımlarla Türkiye'nin enerjide bağımsızlığı güçlendirilecek.</p><p>Geçen yıl 2053 Net Sıfır Emisyon vizyonuyla gerçekleştirilen YEKA GES-2025 yarışmaları sonucunda sağlanan 102 milyon avro katkı payıyla 8 projeye toplam 650 megavat güneş enerjisi kapasitesi kazandırılacak.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Çelik sektöründe dönüşüm ve rekabet avantajı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/celik-sektorunde-donusum-ve-rekabet-avantaji-8608/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/celik-sektorunde-donusum-ve-rekabet-avantaji-8608/</id>
<published><![CDATA[2026-04-06T02:57:28+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-06T02:57:28+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4832E5-FAC453-4489A2-5A6A20-6E8236-47725C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yenilikçiliği benimseyen, öncü yatırımlar gerçekleştiren ve süreç iyileştirmelerinde uygulayıcı rol üstlenen vizyonundan doğan “Geleceğin Çeliğine Hayat Veriyoruz” yaklaşımı doğrultusunda şirket; üretimden tedarik zincirine, insan kaynağından ürün geliştirmeye kadar tüm süreçlerini çevresel ve sosyal etkiler odağında yeniden şekillendirmektedir.</p><p>2026 yılı itibarıyla kesin uygulama dönemine giren Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM), çelik sektörüne yeni bir rekabet dinamiği oluşturmuştur. Avrupa Birliği’nin karbon fiyatlandırma yaklaşımını ithal ürünleri kapsayacak şekilde genişletmesiyle birlikte, ürünlerin gömülü emisyon değerleri ihracat süreçlerinde belirleyici bir maliyet unsuru haline gelmiştir. Bu çerçevede, Çolakoğlu Metalurji için SKDM yalnızca bir mevzuat uyumu değil; aynı zamanda sürdürülebilir büyüme ve kurumsal dayanıklılık stratejisinin temel bileşenlerinden biri olarak öne çıkmaktadır.</p><p>SKDM sürecinde en kritik unsurlar arasında doğrulanmış emisyon hesaplaması, izlenebilirlik ve güçlü paydaş ilişkileri yer almaktadır. Çolakoğlu Metalurji, uzun yıllardır yürüttüğü emisyon ölçümleme, veri toplama ve raporlama çalışmaları sayesinde bu yeni döneme güçlü bir altyapıyla hazırlanmıştır. Paydaş beklentileri sistematik olarak analiz edilmekte, müşteri geri bildirimleri doğrultusunda pazar dinamikleri yakından takip edilmekte ve emisyon yoğunluğunu etkileyen tüm girdiler bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmektedir.</p><p>Bu süreç, aynı zamanda önemli risk ve fırsatları da beraberinde getirmektedir. İklim risk ve fırsat analizleri ile desteklenen yaklaşım; karbon maliyetlerinin etkin yönetimi, şeffaf ve güvenilir veri yapısının oluşturulması ve rekabet gücünün korunması açısından kritik rol oynamaktadır. Şirket, sürdürülebilirlik performansını yönetmek amacıyla geliştirdiği dijital altyapılar ile emisyon, enerji, su ve atık verilerini entegre bir şekilde takip etmekte; bu sistemler sayesinde karar alma süreçlerini güçlendirirken uluslararası raporlama standartlarına uyumu da desteklemektedir. GRI uyumlu sürdürülebilirlik raporları ve CDP raporlaması aracılığıyla küresel platformlara düzenli veri paylaşımı yapılmakta; bu şeffaf raporlama yaklaşımı, şirketin hesap verebilirlik ve güvenilirlik anlayışının güçlü bir göstergesini oluşturmaktadır.</p><p>Çolakoğlu Metalurji, SKDM sürecini düşük karbonlu üretim, şeffaf veri yönetimi ve sürdürülebilir tedarik zinciri yaklaşımıyla desteklenen bütüncül bir dönüşüm alanı olarak ele almaktadır. Bu yaklaşım, şirketin küresel pazarlardaki rekabet gücünü artırırken, çelik sektörünün sürdürülebilir geleceğine katkı sağlayan öncü bir rol üstlenmesini mümkün kılmaktadır.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sakarya'da sıfır atık hamlesi</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/sakaryada-sifir-atik-hamlesi--5842/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/sakaryada-sifir-atik-hamlesi--5842/</id>
<published><![CDATA[2026-04-06T02:07:12+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-06T02:07:12+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FDBD03-F72438-627162-ECB221-C1FDB4-808113.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Sıfır Atık Vakfı tarafından “Yerelden Ulusala İsraf ve Atık” temasıyla hayata geçirilen “COP31 Sürecinde Türkiye Sıfır Atık, Çevre ve İklim Değişikliği Çalıştayları”nın Sakarya ayağı, düzenlenen Sakarya Çalıştayı Sonuç Konferansı ile tamamlandı. Sakarya Üniversitesi’nde gerçekleştirilen konferansla birlikte kentin 2027 Sıfır Atık Yılı vizyonu ortaya konulurken, şehir için tespit edilen sorunlara yönelik stratejik hedefler açıklandı. Ayrıca Sakarya’da yürütülecek sıfır atık çalışmalarını koordine etmek üzere Sıfır Atık İl Koordinasyon Kurulu oluşturuldu. Çalıştay çıktıları, yalnızca çevre politikaları açısından değil, kaynak verimliliği, yatırım ihtiyacı ve sürdürülebilir büyüme perspektifi açısından da Sakarya’nın yeni yol haritasını şekillendirdi.</p><p></p><p>Küresel model ve ekonomik değer üretimi</p><p></p><p>Sıfır Atık Vakfı’nın çalışmaları, Emine Erdoğan’ın himayelerinde yürütülen Sıfır Atık Hareketi çerçevesinde gelişirken, Türkiye’nin bu alandaki yaklaşımı ulusal bir çevre politikasından küresel ölçekte karşılık bulan bir sürdürülebilirlik modeline dönüşmüş durumda. Bu kapsamda Sakarya Sıfır Atık Çalıştayı, Sıfır Atık Vakfı ve Sakarya Valiliği himayelerinde üniversiteler, yerel yönetimler ve ilgili kamu kurumlarının iş birliğiyle hayata geçirilerek çok paydaşlı bir dönüşüm modeli ortaya koydu.</p><p>Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş ise Türkiye’nin sıfır atık yaklaşımının geldiği noktaya ilişkin değerlendirmesinde, “Sıfır Atık Hareketi bugün 193 ülkede karşılık bulan küresel bir yapıya dönüştü. Bu süreç yalnızca çevresel değil aynı zamanda ekonomik bir paradigma değişimini ifade ediyor. Kaynakların daha verimli kullanılması ve atık yönetiminin ekonomik değere dönüştürülmesi açısından Türkiye önemli bir model sunuyor” dedi.</p><p>Konferansta paylaşılan veriler, Türkiye’nin atık yönetiminde son yıllarda kaydettiği ilerlemeyi ortaya koyarken, geri kazanım oranının 2017’deki yüzde 13 seviyelerinden 2025 itibarıyla yüzde 37,5’in üzerine çıktığı ve 90 milyon tonun üzerinde atığın ekonomiye yeniden kazandırıldığı bilgisi dikkat çekti. Buna ek olarak, Sakarya’da depozito iade sistemi kapsamında 7 milyon adedin üzerinde içecek ambalajının toplandığı, sistemin yıl sonuna kadar 81 ilde yaygınlaştırılmasının hedeflendiği açıklandı. Bu gelişim, sıfır atık uygulamalarının döngüsel ekonomi kapsamında yarattığı ekonomik değeri daha da güçlendiriyor.</p><p></p><p>Dönüşümün odağı kaynak yönetimi</p><p></p><p>Sakarya özelinde yapılan değerlendirmelerde, kentin güçlü tarım altyapısı, sanayi kapasitesi ve turizm potansiyeline rağmen plansız yapılaşma, atık yönetim altyapısındaki eksiklikler, artan nüfus ve kaynak tüketimi gibi unsurların sürdürülebilir büyüme üzerinde baskı oluşturduğu vurgulandı. Bu çerçevede belirlenen stratejik hedefler; kaynağında ayrıştırma sistemlerinin yaygınlaştırılması, enerji verimliliği yatırımları, atıktan enerji üretimi ve su kaynaklarının korunması gibi başlıklarda somut dönüşüm adımlarını içeriyor.&nbsp;</p><p></p><p>Kamu ve akademiden güçlü destek</p><p></p><p>Konferansta konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan, Türkiye’nin sıfır atık alanında önemli bir mesafe kat ettiğini belirterek, geri kazanım oranındaki artışın ve elde edilen ekonomik kazanımların bu modelin başarısını ortaya koyduğunu ifade etti. Depozito iade sisteminin yaygınlaştırılmasıyla birlikte atık yönetiminde yeni bir aşamaya geçileceği vurgulandı.&nbsp;</p><p>Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar ise sıfır atık yaklaşımının yalnızca çevresel değil, aynı zamanda gelecek vizyonunu şekillendiren bir kalkınma meselesi olduğuna dikkat çekerek, yerel yönetimler olarak atıkları ekonomiye kazandırmaya yönelik çalışmaları sürdürdüklerini belirtti.&nbsp;</p><p>Sakarya Valisi Rahmi Doğan da kentin sahip olduğu doğal kaynakların korunmasının stratejik önemine işaret ederek, özellikle su kaynakları ve tarım arazilerinin sürdürülebilirliği için yürütülen çalışmaların hız kesmeden devam ettiğini ifade etti.&nbsp;</p><p>Akademi tarafında ise Sakarya Üniversitesi ve Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi, sıfır atık yaklaşımını eğitim, araştırma ve uygulama boyutlarıyla ele alarak kampüslerde entegre sistemler ve sürdürülebilirlik odaklı projeler geliştirdiklerini açıkladı.&nbsp;</p><p></p><p>COP31 ile küresel ölçekte güçlenen Türkiye modeli</p><p></p><p>Samed Ağırbaş, COP31 sürecine ilişkin değerlendirmesinde ise küresel ölçekte yürütülen çalışmalara dikkat çekerek, “COP31 kapsamında dünyanın farklı bölgelerinde çalışmalar yürütüyor, devlet dışı aktörlerin sürece daha güçlü katılımı için çalışıyoruz” dedi.&nbsp; Yerelden ulusala uzanan bu yapı sayesinde sıfır atık vizyonunun yalnızca bir çevre politikası olmaktan çıkarak ekonomik ve toplumsal dönüşümün ana unsurlarından biri haline geldiği vurgulandı.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Yurtbay Seramik'ten sürdürülebilirlikte yeni dönem</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/yurtbay-seramikten-surdurulebilirlikte-yeni-donem--5000/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/yurtbay-seramikten-surdurulebilirlikte-yeni-donem--5000/</id>
<published><![CDATA[2026-04-06T02:03:52+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-06T02:03:52+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_00EAAA-887DAC-29DAEB-4C9540-4C17A3-578D1D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yurtbay Seramik, çevresel sorumluluk anlayışını bir adım ileriye taşıyarak Eskişehir İnönü’deki üretim tesisinde kurduğu 5 MWe kurulu güce sahip çatı tipi Güneş Enerjisi Santrali (GES) yatırımını başlattı. Bu önemli yatırım, şirketin sürdürülebilirlik vizyonunu somut bir uygulamaya dönüştürürken enerji verimliliğinde de yeni bir dönemi beraberinde getiriyor.</p><p>Yıllık yaklaşık 9.427 MWh elektrik üretim kapasitesine sahip olan GES yatırımı, Yurtbay Seramik’in toplam elektrik tüketiminin %13’ünü karşılıyor. Proje sayesinde yılda yaklaşık 4.600 ton CO₂ salımının önüne geçilerek çevresel etkiler önemli ölçüde azaltılıyor.</p><p>Sadece elektrik üretimiyle sınırlı kalmayan proje, doğrudan doğalgazla çalışan kojenerasyon türbinlerine entegre edilerek kojenerasyon sisteminde tüketilen doğalgazdan tasarruf edilmesini sağlamıştır. Bu entegrasyon sayesinde yılda yaklaşık 1.500.000 Sm³ doğalgaz tasarrufu elde edilirken, karbon ayak izi önemli ölçüde küçültülüyor ve enerji maliyetlerinde verimlilik sağlanıyor.</p><p>Doğaya saygılı üretim anlayışını gelecek nesillere taşımayı ilke edinen Yurtbay Seramik, yenilenebilir enerji yatırımlarıyla sektöre ilham vermeye ve çevresel etkilerini en aza indirme hedefi doğrultusunda çalışmalarını kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Enerjide dönüşüm stratejisi derinleşiyor</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/enerjide-donusum-stratejisi-derinlesiyor-4670/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/enerjide-donusum-stratejisi-derinlesiyor-4670/</id>
<published><![CDATA[2026-04-06T02:02:05+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-06T02:02:05+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C1A537-6B3A3D-FDE56F-9ADACA-E1F75F-282502.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye, Paris İklim Anlaşması kapsamında 2053 net sıfır emisyon hedefini benimserken, enerji üretiminde fosil yakıtların payını azaltmayı ve temiz enerji kaynaklarını artırmayı hedefliyor. Bu doğrultuda güneş, rüzgâr ve jeotermal enerji yatırımları son yıllarda ivme kazandı.</p><p></p><p>Yenilenebilir enerji yatırımları artıyor</p><p></p><p>Türkiye, coğrafi avantajlarını kullanarak yenilenebilir enerji kapasitesini hızla genişletiyor. Özellikle güneş enerjisinde lisanssız üretim modelinin yaygınlaşması, sanayi tesislerinden bireysel kullanıcılara kadar geniş bir kesimi kapsıyor.</p><p>Rüzgâr enerjisinde ise yerli üretim ve teknoloji yatırımları dikkat çekiyor. Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre Türkiye, Avrupa’da yenilenebilir enerji büyümesi açısından öne çıkan ülkeler arasında yer alıyor.</p><p></p><p>Enerji verimliliği öne çıkıyor</p><p></p><p>Sürdürülebilir enerji politikalarının bir diğer önemli ayağını enerji verimliliği oluşturuyor. Sanayi tesislerinde enerji tasarrufu sağlayan teknolojilere yapılan yatırımlar artarken, binalarda yalıtım ve akıllı sistemler yaygınlaşıyor.</p><p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından yürütülen destek programları, hem sanayi hem de konut tarafında enerji tasarrufunu teşvik ediyor. Uzmanlar, Türkiye’nin enerji ithalat faturasını azaltmak için verimlilik yatırımlarının kritik önemde olduğunu vurguluyor.</p><p></p><p>Yeşil hidrojen ve depolama teknolojileri gündemde</p><p></p><p>Enerji dönüşümünde yeni nesil teknolojiler de dikkat çekiyor. Yeşil hidrojen üretimi ve enerji depolama sistemleri, sürdürülebilir enerji altyapısının önemli bileşenleri olarak öne çıkıyor.</p><p>Türkiye’de pilot projelerle başlayan hidrojen çalışmaları, uzun vadede sanayi ve ulaşım sektörlerinde karbon emisyonlarını azaltmayı hedefliyor. Batarya teknolojilerindeki gelişmeler ise yenilenebilir enerji kaynaklarının sürekliliğini artırmayı amaçlıyor.</p><p></p><p>Yeşil finansman enerji projelerini destekliyor</p><p></p><p>Enerji dönüşümünün finansmanı da giderek çeşitleniyor. Bankalar ve yatırım kuruluşları, yenilenebilir enerji projelerine yönelik yeşil kredi ve sürdürülebilir tahvil ihraçlarını artırıyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından geliştirilen politikalar, finansal sistemin bu dönüşüme uyum sağlamasını destekliyor.</p><p>Uzmanlara göre uluslararası yatırımcıların Türkiye’ye ilgisi, sürdürülebilir enerji projeleriyle birlikte artış gösteriyor.</p><p></p><p>Türkiye için stratejik fırsat</p><p></p><p>Enerjide sürdürülebilirlik, Türkiye açısından yalnızca çevresel bir zorunluluk değil, aynı zamanda ekonomik bir fırsat olarak değerlendiriliyor. Yenilenebilir enerji yatırımları, cari açığın azaltılmasına katkı sağlarken, yerli üretim ve teknoloji geliştirme süreçlerini de hızlandırıyor.</p><p>Ancak uzmanlar, hedeflere ulaşabilmek için politika sürekliliği, altyapı yatırımları ve özel sektör iş birliklerinin güçlendirilmesi gerektiği konusunda uyarıyor. Türkiye’nin enerji dönüşümünde atacağı adımlar, hem ekonomik büyümesini hem de küresel rekabet gücünü doğrudan etkileyecek.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kullanılmış reçineler ekonomiye kazandırılıyor</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/kullanilmis-recineler-ekonomiye-kazandiriliyor-4116/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/kullanilmis-recineler-ekonomiye-kazandiriliyor-4116/</id>
<published><![CDATA[2026-03-30T02:27:28+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-30T02:27:28+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D574C8-C1FFEC-B60F89-82EBA3-3142B6-2AFD9C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bu yıl dördüncüsü kutlanacak 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü'nün teması "gıda atığı" olarak belirlendi. Bu kapsamda gıda israfını önlemek ve bazı atıkların dönüştürülerek tekrar kullanımını sağlamak için birçok çalışma yürütülüyor.</p><p>Mersin Üniversitesi Çevre Mühendisliği Çevre Teknolojileri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nadir Dizge ve çevre mühendisi Prof. Dr. Bülent Keskinler, gıdadan tekstile çok sayıda fabrikanın su yumuşatma uygulamalarında kullandığı ve ömrünü tamamlayan iyon değiştirici reçineleri ileri dönüşüm yöntemiyle ekonomiye kazandıran bir sistem geliştirdi.</p><p>Dizge, iyon değiştirici reçinelerin gıdadan tekstile tüm fabrika üretimlerinde özellikle su yumuşatma uygulamalarında yoğun şekilde kullanıldığını söyledi.</p><p>Söz konusu reçinelerin belirli bir kullanım süresinin ardından rejenerasyonunun mümkün olmadığını belirten Dizge, “Biz de bu atıkları nasıl değerlendirebiliriz sorusundan yola çıktık.” dedi.</p><p>Dizge, atıkların çoğu zaman doğru değerlendirilmediğine dikkati çekerek, "Genellikle depolama alanlarına gönderiliyor veya uygun olmayan alanlarda bırakılıyor. Biz de bu atıkları katma değeri yüksek bir ürüne dönüştürmeyi hedefledik. Burada klasik geri dönüşümden farklı olarak bir 'ileri dönüşüm' yaklaşımı benimsedik yani bir firmanın atığı, başka bir firma için yüksek katma değerli ham madde haline gelebiliyor." ifadesini kullandı.</p><p>Reçinelerin çok geniş bir kullanım alanına sahip olduğunu ve oluşan atık miktarının yüksek olduğunu vurgulayan Dizge, şunları kaydetti:</p><p>"İyon değiştirici reçineler su yumuşatma süreçlerinde kalsiyum ve magnezyum gibi sertlik oluşturan iyonları tutuyor, belli bir kullanım ömründen sonra bu reçineler atık hale geliyor ve miktarları oldukça yüksek seviyelere ulaşıyor. Bu atıkları ekonomiye kazandırmak hem çevresel hem de ekonomik açıdan çok önemli. Ayrıca geliştirdiğimiz sistem sayesinde ekonomik değerini yitirmiş bu atık, farklı bir sektörde yüksek katma değerli bir ham maddeye dönüştürülebiliyor. Bu yaklaşım, döngüsel ekonomiye ve sürdürülebilir üretim anlayışına katkı sağlıyor."</p><p>Dizge, reçinelerin özellikle kuyu suyu kullanan tesislerde suyun sertliğini gidermek için tercih edildiğini aktararak, "Küçük tesislerde günde 300-500 metreküp, büyük tesislerde ise 10 bin metreküpe kadar su kullanımı söz konusu olabiliyor." diye konuştu.</p><p>Atık reçinelerin çevresel etkilerine de değinen Dizge, "Bu reçineler hacimli malzemeler olduğu için depolandığında ciddi alan kaplıyor. Üzerlerinde biriken kalsiyum ve magnezyum yağışlarla birlikte toprağa karışabilir ve sertliğe neden olabilir. Daha ileri aşamada bu iyonlar yeraltı sularına kadar taşınabilir" değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sürdürülebilir geleceğin sessiz kahramanı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/surdurulebilir-gelecegin-sessiz-kahramani-3340/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/surdurulebilir-gelecegin-sessiz-kahramani-3340/</id>
<published><![CDATA[2026-03-30T02:25:49+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-30T02:25:49+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_26C1CC-6FFB6E-FFE36A-51BEB6-CAB4E4-E35B2A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bu çözümler arasında öne çıkan yağmur suyu hasadı, hem çevresel sürdürülebilirlik hem de ekonomik tasarruf açısından kritik bir rol üstleniyor.</p><p>Uzmanlara göre yağmur suyunun toplanarak yeniden kullanılması, özellikle büyük şehirlerde artan su talebine karşı önemli bir denge unsuru oluşturuyor. Türkiye, Paris İklim Anlaşması hedefleri doğrultusunda su kaynaklarının daha verimli kullanılması için çeşitli politikalar geliştirirken, yağmur suyu hasadı bu sürecin önemli araçlarından biri olarak değerlendiriliyor.</p><p></p><p>Şehirlerde su stresi artıyor</p><p></p><p>Hızlı nüfus artışı ve kentleşme, su kaynakları üzerindeki baskıyı artırıyor. Özellikle İstanbul gibi меgakentlerde kişi başına düşen su miktarı her geçen yıl azalıyor. Uzmanlar, mevcut kaynakların korunmasının yanı sıra alternatif su kazanım yöntemlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini vurguluyor.</p><p>Yağmur suyu hasadı, binaların çatı ve yüzeylerinden toplanan yağmur suyunun depolanarak bahçe sulama, temizlik ve rezervuar gibi alanlarda kullanılmasını sağlıyor. Bu yöntem, şebeke suyu kullanımını azaltarak su tasarrufuna doğrudan katkı sunuyor.</p><p></p><p>Ekonomik ve çevresel faydalar bir arada</p><p></p><p>Yağmur suyu hasadı sistemleri, uzun vadede hem bireyler hem de işletmeler için maliyet avantajı sağlıyor. Su faturalarında düşüş sağlanırken, aynı zamanda şehir altyapısı üzerindeki yük de azalıyor.</p><p>Çevresel açıdan ise bu sistemler, yağmur suyunun doğrudan kanalizasyona karışmasını önleyerek sel ve su baskını riskini azaltıyor. Ayrıca yeraltı su kaynaklarının korunmasına da katkı sağlıyor.</p><p></p><p>Yeni düzenlemeler ve teşvikler gündemde</p><p></p><p>Türkiye’de son yıllarda yağmur suyu hasadı uygulamalarını teşvik eden düzenlemeler dikkat çekiyor. Özellikle yeni yapılan binalarda yağmur suyu toplama sistemlerinin kurulmasına yönelik çalışmalar hız kazanıyor.</p><p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen projeler, sürdürülebilir şehircilik anlayışı kapsamında su verimliliğini artırmayı hedefliyor. Yerel yönetimler de bu alanda çeşitli teşvikler ve pilot projelerle sürece destek veriyor.</p><p></p><p>Geleceğin şehirleri için kritik adım</p><p></p><p>Uzmanlara göre yağmur suyu hasadı, yalnızca bugünün değil, geleceğin şehirleri için de vazgeçilmez bir uygulama olacak. İklim değişikliğinin etkilerinin daha da hissedileceği önümüzdeki yıllarda, su yönetimi politikalarının merkezinde bu tür çözümlerin yer alması bekleniyor.</p><p>Türkiye’nin su kaynaklarını koruyarak sürdürülebilir bir gelecek inşa edebilmesi için yağmur suyu hasadı gibi yenilikçi uygulamaların yaygınlaştırılması gerektiği vurgulanıyor. Bu alanda atılacak adımlar hem çevresel riskleri azaltacak hem de ekonomik açıdan önemli kazanımlar sağlayacak.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türkiye'de dönüşüm tarlada başladı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyede-donusum-tarlada-basladi-1846/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/turkiyede-donusum-tarlada-basladi-1846/</id>
<published><![CDATA[2026-03-30T02:23:59+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-30T02:23:59+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C55BAF-5E24EB-AFD613-CBA1AF-AD221C-184DE9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Uzmanlara göre sürdürülebilir tarım uygulamaları, hem gıda güvenliği hem de ekonomik istikrar açısından artık vazgeçilmez hale geldi.</p><p>Türkiye, Paris İklim Anlaşması kapsamında belirlediği hedefler doğrultusunda tarımda daha verimli ve çevre dostu üretim modellerine yöneliyor. Özellikle su kullanımının optimize edilmesi ve karbon salımının azaltılması, bu dönüşümün temel unsurları arasında yer alıyor.</p><p></p><p>Su yönetimi öncelikli gündem</p><p></p><p>Tarımda sürdürülebilirliğin en kritik başlıklarından biri su yönetimi olarak öne çıkıyor. Türkiye’de toplam su tüketiminin yaklaşık yüzde 70’i tarımda kullanılırken, geleneksel sulama yöntemleri ciddi kayıplara yol açıyor. Bu nedenle damla ve yağmurlama sulama sistemleri hızla yaygınlaşıyor.</p><p>Tarım ve Orman Bakanlığı’nın destek programlarıyla çiftçiler, modern sulama tekniklerine yönlendirilirken, dijital sensörler ve uydu destekli izleme sistemleri sayesinde su kullanımı daha verimli hale getiriliyor.</p><p></p><p>Dijital tarım ve akıllı uygulamalar</p><p></p><p>Teknoloji, sürdürülebilir tarımın en önemli itici güçlerinden biri haline geldi. Akıllı tarım uygulamaları sayesinde toprak analizi, hava durumu tahmini ve ürün takibi daha hassas şekilde yapılabiliyor. Bu da hem verimliliği artırıyor hem de gereksiz gübre ve pestisit kullanımını azaltıyor.</p><p>Uzmanlar, veri odaklı tarımın yaygınlaşmasının çiftçilerin maliyetlerini düşürdüğünü ve ihracat potansiyelini artırdığını belirtiyor.</p><p></p><p>Organik ve iyi tarım uygulamalarına ilgi artıyor</p><p></p><p>Tüketici talebindeki değişim, üretim modellerini de dönüştürüyor. Organik tarım ve iyi tarım uygulamalarına olan ilgi her geçen yıl artarken, sertifikalı üretim yapan çiftçilerin sayısında da yükseliş gözleniyor.</p><p>Bu kapsamda, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen teşvik programları, çevre dostu üretimi desteklerken, çiftçilerin uluslararası pazarlara erişimini kolaylaştırıyor.</p><p></p><p>Döngüsel tarım modeli yaygınlaşıyor</p><p></p><p>Atıkların yeniden değerlendirildiği döngüsel tarım modeli de Türkiye’de giderek yaygınlaşıyor. Hayvansal ve bitkisel atıkların biyogaz ve organik gübreye dönüştürülmesi, hem maliyetleri düşürüyor hem de çevresel etkileri azaltıyor.</p><p>Bu model, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler için yeni bir gelir kapısı oluşturuyor.</p><p></p><p>Riskler ve fırsatlar birlikte büyüyor</p><p></p><p>Uzmanlara göre Türkiye’nin sürdürülebilir tarımda başarılı olabilmesi için eğitim, finansman ve teknolojiye erişim konularında daha fazla adım atılması gerekiyor. Küresel iklim krizinin etkilerinin artmasıyla birlikte, tarımda dönüşümün ertelenemez bir zorunluluk olduğu vurgulanıyor.</p><p>Öte yandan sürdürülebilir tarım uygulamalarını benimseyen üreticiler, hem maliyet avantajı sağlıyor hem de ihracatta rekabet gücünü artırıyor. Türkiye’nin bu alandaki potansiyeli, doğru politikalar ve yatırımlarla küresel ölçekte önemli bir avantaja dönüşebilir.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sürdürülebilir gelecek için Türkiye yol ayrımında</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/surdurulebilir-gelecek-icin-turkiye-yol-ayriminda-8065/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/surdurulebilir-gelecek-icin-turkiye-yol-ayriminda-8065/</id>
<published><![CDATA[2026-03-30T02:22:35+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-30T02:22:35+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8FF769-6DE816-450472-3EAB13-5C0351-375BA6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İklim krizi, enerji dönüşümü ve kaynak yönetimi, Türkiye ekonomisinin önümüzdeki on yılını şekillendirecek en kritik başlıklar arasında yer alıyor. Uzmanlara göre sürdürülebilirlik artık yalnızca çevresel bir zorunluluk değil, aynı zamanda ekonomik büyümenin yeni anahtarı.</p><p>Türkiye, Paris İklim Anlaşması kapsamında 2053 net sıfır emisyon hedefini benimserken, sanayiden enerjiye, tarımdan finansa kadar geniş bir dönüşüm sürecine girmiş durumda. Bu hedef doğrultusunda atılan adımlar, hem yatırım ortamını yeniden şekillendiriyor hem de iş dünyasında yeni fırsatlar yaratıyor.</p><p></p><p>Enerji dönüşümü hız kazanıyor</p><p></p><p>Enerji sektörü, sürdürülebilir dönüşümün merkezinde yer alıyor. Türkiye’nin son yıllarda güneş ve rüzgâr enerjisine yaptığı yatırımlar dikkat çekici seviyelere ulaştı. Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre, yenilenebilir enerji kapasitesindeki artış, Türkiye’yi Avrupa’nın önde gelen pazarlarından biri haline getiriyor.</p><p>Özellikle güneş enerjisinde lisanssız üretim modelinin yaygınlaşması, hem bireysel hem de kurumsal yatırımcıların ilgisini artırıyor. Rüzgâr enerjisinde ise yerli ekipman üretimi, cari açığın azaltılmasına katkı sağlayan önemli bir unsur olarak öne çıkıyor.</p><p></p><p>Yeşil finans ve yatırım iştahı artıyor</p><p></p><p>Sürdürülebilirlik eksenli dönüşümde finans sektörü de kritik rol oynuyor. Türkiye’de bankalar ve finans kuruluşları, yeşil tahvil ve sürdürülebilirlik bağlantılı kredi ürünlerine yöneliyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından geliştirilen düzenlemeler, bu alandaki finansal araçların yaygınlaşmasını destekliyor.</p><p>Uzmanlar, özellikle Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (CBAM) Türk ihracatçılar için hem risk hem de fırsat barındırdığına dikkat çekiyor. Karbon yoğun üretim yapan sektörler için maliyet baskısı artarken, yeşil dönüşümü tamamlayan firmalar rekabet avantajı elde ediyor.</p><p></p><p>Sanayi ve tarımda dönüşüm zorunlu</p><p></p><p>Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörlerinden sanayi, karbon ayak izini azaltmak için ciddi bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Enerji verimliliği yatırımları, atık yönetimi ve döngüsel ekonomi uygulamaları, üretim süreçlerinin yeniden tasarlanmasını gerektiriyor.</p><p>Tarım sektöründe ise su yönetimi ve iklim dostu üretim teknikleri ön plana çıkıyor. Kuraklık riskinin artmasıyla birlikte, damla sulama ve dijital tarım uygulamaları yaygınlaşıyor. Uzmanlar, gıda güvenliğinin sürdürülebilirlik politikalarının merkezinde yer alması gerektiğini vurguluyor.</p><p></p><p>Şehirler ve yaşam tarzı değişiyor</p><p></p><p>Sürdürülebilir gelecek yalnızca üretim süreçlerini değil, şehir yaşamını da dönüştürüyor. Akıllı şehir uygulamaları, toplu taşıma yatırımları ve enerji verimli binalar, karbon emisyonlarının azaltılmasında kritik rol oynuyor. Büyükşehirlerde elektrikli araç kullanımının artması ve şarj altyapısının genişlemesi de bu dönüşümün bir parçası olarak öne çıkıyor.</p><p></p><p>Zaman daralıyor</p><p></p><p>İklim bilimciler ve ekonomistler, Türkiye’nin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşabilmesi için daha hızlı ve koordineli adımlar atılması gerektiği görüşünde. Politika yapıcılar, özel sektör ve bireyler arasında güçlü bir iş birliği olmadan dönüşümün başarıya ulaşmasının zor olduğu ifade ediliyor.</p><p>Sürdürülebilirlik Türkiye için bir tercih değil, ekonomik ve sosyal bir zorunluluk haline gelmiş durumda. Atılacak doğru adımlar, Türkiye’yi yalnızca çevresel açıdan değil, küresel rekabet gücü bakımından da yeni bir lige taşıyabilir.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Güneşin gücü 641 kat arttı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/gunesin-gucu-641-kat-artti-7985/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/gunesin-gucu-641-kat-artti-7985/</id>
<published><![CDATA[2026-03-30T02:20:55+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-30T02:20:55+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CB33FE-14810D-F2FAA8-5484A0-B308EA-9455FE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Arz güvenliğinin sağlanması amacıyla yenilenebilir enerji yatırımlarını hız kesmeden sürdüren Türkiye, 2013'te sıfır olan güneş enerjisi kurulu gücünü her yıl katlayarak artırdı.</p><p>2014'te 40,2 megavat olan güneş enerjisi kurulu gücü, 2026 Ocak sonu itibarıyla itibarıyla 641 kat artarak 25 bin 827 megavata yükseldi. Güneş enerjisinin toplam kurulu güç içindeki payı da aynı dönemde binde 1 seviyesinden yıl başında yüzde 20,9'a çıktı.</p><p>Güneşten elektrik üretiminde de benzer artış görüldü. 2014'te 17 gigavatsaat olan üretim, 2025 sonunda 38 bin 69 gigavatsaate ulaştı. Ocakta toplam 31,9 milyon megavatsaatlik elektrik üretiminin yüzde 4,87'sini güneş enerjisi santralleri (GES) oluştururken, şubatta 27,6 milyon megavatsaatlik üretimde güneşin payı yüzde 7,11'e yükseldi.</p><p>İklim değişikliğiyle mücadele ve cari açığın azaltılması için yerli kaynak kullanımına ağırlık veren Türkiye'nin elektrik üretim portföyünde temiz enerji kaynakları önemli bir yer tutuyor.</p><p>Türkiye'de sanayi sektörünü büyütmek, artan nüfusa paralel yükselen enerji ihtiyacını karşılamak ve fosil yakıt ithalatından kaynaklı cari açığı azaltmak hedefleri kapsamında özellikle yenilenebilir enerji yatırımlarına ağırlık veriliyor.</p><p>GES'ler, temiz ve sürdürülebilir enerji sağlamaları, sera gazı salımını azaltmaları, enerji arz güvenliğini güçlendirmeleri, düşük işletme maliyetleri ve yerli olarak yenilenebilir kaynaklar arasında öne çıkıyor.</p><p>Türkiye'de toplam elektrik kurulu gücü şubat sonu itibarıyla 123 bin 320 megavata ulaştı. GES'ler kurulu gücün yüzde 20,9'unu oluşturdu.&nbsp;</p><p>Ayrıca, toplam kurulu güç içinde hidroelektrik santrallerin payı yüzde 26, doğal gaz santralleri yüzde 19,7, kömür santralleri yüzde 17,7, rüzgar santralleri yüzde 12,1, jeotermal yüzde 1,4 ve diğer kaynaklar yüzde 2,1 olarak kaydedildi.</p><p>Türkiye'de toplam 41 bin 505 elektrik üretim santrali bulunuyor. Santrallerin kaynaklara göre dağılımına bakıldığında, GES'ler 39 bin 426 ile öne çıkarken, bunu 776 santralle barajlı hidroelektrik ve 403 santralle rüzgar takip etti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Enerjide dönüşüm stratejisi derinleşiyor</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/enerjide-donusum-stratejisi-derinlesiyor-3114/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/enerjide-donusum-stratejisi-derinlesiyor-3114/</id>
<published><![CDATA[2026-03-30T02:18:01+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-30T02:18:01+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C38424-F2EBCB-39B7FC-39992F-814631-30EAC0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yenilenebilir enerji yatırımları, enerji verimliliği projeleri ve yeşil finansman araçları, ülkenin enerji politikalarında belirleyici rol oynamaya başladı.</p><p>Türkiye, Paris İklim Anlaşması kapsamında 2053 net sıfır emisyon hedefini benimserken, enerji üretiminde fosil yakıtların payını azaltmayı ve temiz enerji kaynaklarını artırmayı hedefliyor. Bu doğrultuda güneş, rüzgâr ve jeotermal enerji yatırımları son yıllarda ivme kazandı.</p><p></p><p>Yenilenebilir enerji yatırımları artıyor</p><p></p><p>Türkiye, coğrafi avantajlarını kullanarak yenilenebilir enerji kapasitesini hızla genişletiyor. Özellikle güneş enerjisinde lisanssız üretim modelinin yaygınlaşması, sanayi tesislerinden bireysel kullanıcılara kadar geniş bir kesimi kapsıyor.</p><p>Rüzgâr enerjisinde ise yerli üretim ve teknoloji yatırımları dikkat çekiyor. Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre Türkiye, Avrupa’da yenilenebilir enerji büyümesi açısından öne çıkan ülkeler arasında yer alıyor.</p><p></p><p>Enerji verimliliği öne çıkıyor</p><p></p><p>Sürdürülebilir enerji politikalarının bir diğer önemli ayağını enerji verimliliği oluşturuyor. Sanayi tesislerinde enerji tasarrufu sağlayan teknolojilere yapılan yatırımlar artarken, binalarda yalıtım ve akıllı sistemler yaygınlaşıyor.</p><p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından yürütülen destek programları, hem sanayi hem de konut tarafında enerji tasarrufunu teşvik ediyor. Uzmanlar, Türkiye’nin enerji ithalat faturasını azaltmak için verimlilik yatırımlarının kritik önemde olduğunu vurguluyor.</p><p></p><p>Yeşil hidrojen ve depolama teknolojileri gündemde</p><p></p><p>Enerji dönüşümünde yeni nesil teknolojiler de dikkat çekiyor. Yeşil hidrojen üretimi ve enerji depolama sistemleri, sürdürülebilir enerji altyapısının önemli bileşenleri olarak öne çıkıyor.</p><p>Türkiye’de pilot projelerle başlayan hidrojen çalışmaları, uzun vadede sanayi ve ulaşım sektörlerinde karbon emisyonlarını azaltmayı hedefliyor. Batarya teknolojilerindeki gelişmeler ise yenilenebilir enerji kaynaklarının sürekliliğini artırmayı amaçlıyor.</p><p></p><p>Yeşil finansman enerji projelerini destekliyor</p><p></p><p>Enerji dönüşümünün finansmanı da giderek çeşitleniyor. Bankalar ve yatırım kuruluşları, yenilenebilir enerji projelerine yönelik yeşil kredi ve sürdürülebilir tahvil ihraçlarını artırıyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından geliştirilen politikalar, finansal sistemin bu dönüşüme uyum sağlamasını destekliyor.</p><p>Uzmanlara göre uluslararası yatırımcıların Türkiye’ye ilgisi, sürdürülebilir enerji projeleriyle birlikte artış gösteriyor.</p><p></p><p>Türkiye için stratejik fırsat</p><p></p><p>Enerjide sürdürülebilirlik, Türkiye açısından yalnızca çevresel bir zorunluluk değil, aynı zamanda ekonomik bir fırsat olarak değerlendiriliyor. Yenilenebilir enerji yatırımları, cari açığın azaltılmasına katkı sağlarken, yerli üretim ve teknoloji geliştirme süreçlerini de hızlandırıyor.</p><p>Ancak uzmanlar, hedeflere ulaşabilmek için politika sürekliliği, altyapı yatırımları ve özel sektör iş birliklerinin güçlendirilmesi gerektiği konusunda uyarıyor. Türkiye’nin enerji dönüşümünde atacağı adımlar hem ekonomik büyümesini hem de küresel rekabet gücünü doğrudan etkileyecek.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sıfır atık bir tercih değil mecburiyettir</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/sifir-atik-bir-tercih-degil-mecburiyettir-6202/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/sifir-atik-bir-tercih-degil-mecburiyettir-6202/</id>
<published><![CDATA[2026-03-30T02:16:41+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-30T02:16:41+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A382AB-832A6B-CD5A05-E2A23D-AED7C4-DA69CB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, ABD’de Uluslararası Sıfır Atık Günü Anma Programı’na katıldı. BM binasında düzenlenen gıda israfı temalı programa, BM Genel Kurulu 88. Oturumu Başkan Yardımcısı Büyükelçi Abdulaziz Alwasel, Politikadan Sorumlu BM Genel Sekreter Yardımcısı Guy Ryder, Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 İklim Değişikliği Üst Düzey Şampiyonu Samed Ağırbaş, Birleşmiş Milletler Çevre Programı İcra Direktörü Inger Andersen, Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Programı (UN-Habitat) İcra Direktörü Anacláudia Rossbach da katılım sağladı. Programın başında Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan Hanımefendi’nin ve BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in video mesajları yayımlandı.&nbsp;</p><p></p><p>Yarının dünyasını şekillendirecek</p><p></p><p>Programda konuşan Bakan Kurum, Sıfır Atık Günü Anma Etkinliğine ilişkin şunları söyledi: Bugün burada, sadece bir etkinlik için değil; insanlığın geleceğine sahip çıkmak için, doğaya ve kaynaklarımıza saygıyı hatırlamak için bir aradayız. Çünkü hepimiz biliyoruz ki, Türkiye’nin Sıfır Atık ve iklim kriziyle mücadelede attığı adımlar, yarının dünyasını şekillendirecek. Şurası çok açık. Tüketim alışkanlıklarımız değişmeden, geleceğimizi korumamız mümkün değil. Bugün ürettiğimiz atık miktarı, doğanın kendi kendini yenileme hızını aşmış durumda. Artık mesele sadece üretmek değil, nasıl tükettiğimiz. İşte Sıfır Atık tam bu noktada devreye giriyor. Çünkü Sıfır Atık; israfı reddeden, kaynağı koruyan, geleceği önceleyen bir harekettir.</p><p></p><p>Kısa sürede dönüşüm başlattık</p><p></p><p>Bakan Kurum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Sıfır Atık Hareketiyle ilgili “Bu anlayışı bir politika değil, seferberlik olarak ele aldık” sözlerini hatırlatarak, “Türkiye olarak kısa sürede milyonlarca insanın hayatına dokunan, alışkanlıkları değiştiren toplumsal bir dönüşümü başlattık. Çünkü doğamız yoruldu. Kaynaklarımız azaldı. Dengemiz bozuldu. Bakın, sadece 2022 yılında bile, yaklaşık 1 milyar ton gıda, yani toplam gıdanın beşte birini israf etmişiz. Sadece gıda israfının azaltılması bile; çok yüksek etki bırakabilecek bir iklim çözümü olarak önümüzde duruyor. Yani hala bir şansımız var. Ve o şans, biziz. Bizim irademiz, bizim tercihlerimiz, bizim attığımız adımlar” dedi.&nbsp;</p><p></p><p>Ben de yapabilirim’ bilincini oluşturduk</p><p></p><p>Bakan Kurum, Sıfır Atık Hareketi’nin başladığı 2017 yılından bu yana elde edilen kazanımları açıkladı: Sıfır Atık bir tercih değil, bir mecburiyettir. Biz Türkiye olarak bu düşüncemizi sadece bireysel çabalarla değil, kurumsal ve toplumsal seferberlikle de destekledik. Bugün Türkiye’de, 205 bin nokta Sıfır Atık Yönetim Sistemiyle donatılmış, geri kazanım oranımız yüzde 36’ya yükselmiş durumda. İnanın, toplumun her kesiminde, özellikle de genç ve çocuklarda bir zihniyet değişimini gerçekleştirdik, “Ben de yapabilirim” bilincini oluşturduk. Ve bunun sonuçlarını da memnuniyetle tespit ettik. 74,5 milyon ton atığı geri kazandık. 553 milyon ağacın kesilmesine engel olduk. 150 milyon ton karbon salımını engelledik.</p><p></p><p>Eyleme geçmenin yolunu arayacağız</p><p></p><p>Emine Erdoğan’ın “Türkiye, ortak evimize karşı hissettiği yüksek sorumluluk şuuruyla, Sıfır Atık uygulamasına geçmek isteyen tüm milletlere rehber olmalıdır” sözlerinin önemine vurgu yapan Bakan Kurum, şöyle devam etti: Rehber olmalıyız, çünkü Pakistan’da bir okul atıkları ayrıştırırsa, Afrika’da bir köy temiz suya ulaşır. Eğer Endonezya’da bir ada deniz temizliği yaparsa, Karayipler’deki mercan resifleri yeniden canlanır. Eğer Almanya’da bir işletme Sıfır Atık sistemi kurarsa, Asya’daki şehirlerde hava ve su kalitesi yükselir. Şimdi küresele dair, insanlığa dair bu anlayışımızı yeni bir safhaya taşıyoruz. COP31’e ev sahipliği yapıyor, başkanlık ediyoruz. Hedefimiz, küresel çapta iklime somut katkılar sağlamak, uluslararası iş birliğini güçlendirmek ve Sıfır Atık bilincini tüm dünyada yaygınlaştırmaktır. COP31 sürecinde Türkiye olarak attığımız adımların, sadece kendi ülkemizle sınırlı kalmaması; komşu ülkelerden Afrika’ya, Asya’dan Latin Amerika’ya kadar yayılarak fark yaratması için çabalayacağız. Sadece sözle kalmayacak, eyleme geçmenin yolunu arayacağız. Kimseyi geride bırakmadan daha adil bir dünya düzeni için, ‘Ortak Evimiz Dünyamız için artık hareket zamanı’ diyeceğiz. İklim değişikliğine karşı artık tolerans sıfır. Sıfır noktasına gelmiş durumdayız. Bunun bilinciyle COP31’de Antalya’da tüm dünyaya en güçlü mesajı vereceğiz.&nbsp;</p><p></p><p>Harekete geçme zamanı geldi de geçiyor</p><p></p><p>Bakan Kurum, bu yıl Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek COP31 zirvesi için katılımcıları Antalya’ya davet ederek, şunları söyledi: Savaşların, acıların, dramların yaşanmadığı bir dünya için, barışın ve adaletin hakim olduğu yarınlar için; daha temiz bir çevre, daha yaşanabilir bir dünya için artık bekleme lüksümüz yok. Harekete geçme zamanı geldi de geçiyor. Biz, Sıfır Atık yaklaşımıyla, COP31 boyunca, gıda israfının önlenmesine dair tüm yenilikçi sistemleri ve somut taahhütler geliştirilmesini sonuna kadar destekleyeceğiz. Bugün attığımız her adım, sadece Türkiye’nin değil, dünyanın geleceğini belirleyecek. Biz, insanlığın sesi ve eylemin öncüleriyiz. Ben bu duygularla; Saygıdeğer Emine Erdoğan’ın bir vicdan ve gönül inisiyatifi olarak insanlığa armağan ettiği Sıfır Atık Hareketinin, tüm insanlığın mutluluğuna katkı sunduğu çok daha güzel günlerde buluşma dileğiyle diyorum.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Prysmian sürdürülebilirlik performansıyla zirvede</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/prysmian-surdurulebilirlik-performansiyla-zirvede-5922/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/prysmian-surdurulebilirlik-performansiyla-zirvede-5922/</id>
<published><![CDATA[2026-03-16T02:43:06+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-16T02:43:06+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7F296B-516BBC-E17168-9E48EB-EED731-FA6807.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Şirket, S&amp;P Global tarafından yayımlanan Sustainability Yearbook kapsamında Elektrik Bileşenleri ve Ekipmanları sektöründe “Top 1%” kategorisine girerek sürdürülebilirlik performansıyla sektöründe en yüksek dereceyi elde etti.</p><p>Bu başarı, S&amp;P Global’in şirketlerin çevresel, sosyal ve yönetişim performanslarını değerlendirdiği Kurumsal Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi (CSA) kapsamında Prysmian’ın 86/100 puan almasına dayanıyor. Prysmian, değerlendirmeye dahil edilen 150 şirket arasında kendi kategorisinde birinci olarak dikkat çekti.</p><p>S&amp;P Global’in sürdürülebilirlik değerlendirmesi; çevresel, sosyal ile yönetişim ve ekonomik olmak üzere üç ana boyuta dayanıyor. Değerlendirme kapsamında çevresel performans yüzde 35, sosyal performans yüzde 30 ve yönetişim ile ekonomik performans ise yüzde 35 ağırlığa sahip. Süreç; iklim stratejisi, çevre politikaları, insan kaynağı yönetimi, iş sağlığı ve güvenliği, iş etiği, tedarik zinciri yönetimi ve kurumsal yönetişim gibi birçok kritik başlığı kapsayan kapsamlı bir analizle gerçekleştiriliyor.</p><p>Prysmian Türkiye CEO’su Daniele Mazzarella, elde edilen başarıya ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Toplam piyasa değeri 650 milyar doların üzerinde olan bu sıralama, elektrifikasyon sektörünün en önemli şirketlerini bir araya getiriyor. Prysmian olarak sektördeki uzmanlığımızı sürdürülebilirlik odaklı inovasyonla birleştirerek müşterilerimiz için yenilikçi çözümler geliştiriyoruz. Bu yaklaşım, bizi bir kablo üreticisinden dünya çapında bir çözüm sağlayıcısına dönüştürüyor. Sürdürülebilirlik aynı zamanda şirket kimliğimizin ayrılmaz bir parçası. Müşterilerimiz, tedarikçilerimiz, çalışanlarımız ve yatırımcılarımızla birlikte öğrenmeye ve gelişmeye devam ederek önümüzdeki yıllarda da kendimizi sürekli geliştirmeyi sürdüreceğiz.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Enpara Bank 267 ton karbon emisyonunu nötrledi</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/enpara-bank-267-ton-karbon-emisyonunu-notrledi-4112/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/enpara-bank-267-ton-karbon-emisyonunu-notrledi-4112/</id>
<published><![CDATA[2026-03-16T02:09:11+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-16T02:09:11+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DA0902-5239BE-BEFD0E-614664-B3B89C-57435C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bankanın web sitesi ve tüm dijital kanalları üzerinden gerçekleşen işlemlerden doğan enerji kullanımının çevresel etkisi, yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanan sertifikalar aracılığı ile dengelendi. Bununla beraber, Enpara’nın müşterilerle fiziksel olarak temas ettiği noktalar olan kredi kartı ve banka kartlarının üretiminde kullanılan malzemelerden kaynaklanan emisyonlar da karbon sertifikaları aracılığıyla dengelendi. Kart üretiminde kullanılan malzeme kaynaklı oluşan 40 ton, dijital kanallar üzerinden ortaya çıkan 227 ton; toplamda ise nötrlenen 267 ton karbon emisyonu, yaklaşık 4.415 yetişkin ağacın yıllık olarak önlediği karbon emisyonuna eşit.&nbsp;</p><p>Kurulduğu günden bu yana tamamen dijital bankacılık modeliyle faaliyet gösteren Enpara, %100 şubesiz ve uçtan uca dijital bankacılık uygulamalarıyla da doğal kaynakların korunmasına katkı sağlıyor. Bu kapsamda iklim dostu bankacılık hedefleriyle 2025 yılında toplam 11,3 milyon adet kâğıt tasarrufu sağlandı. Enpara Bank, çevreci uygulamalarıyla iklim dostu bankacılık yaklaşımını ortaya koymaya devam ediyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">TSKB sürdürülebilirlik çalışmalarını sürdürüyor</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/tskb-surdurulebilirlik-calismalarini-surduruyor-2903/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/tskb-surdurulebilirlik-calismalarini-surduruyor-2903/</id>
<published><![CDATA[2026-03-16T02:01:52+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-16T02:01:52+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_065292-7B9CCA-86D54A-DC122B-E17DCA-1B5A33.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Banka, raporunda sürdürülebilirlik faaliyetlerini bütünleşik bir bakış açısıyla ele alarak finansal, çevresel, sosyal ve yönetişim alanındaki çalışmalarını kamuoyu ile paylaştı.</p><p>Sürdürülebilirlik faaliyetlerini bütünsel çerçevede ele alan TSKB, yayımladığı 2025 Entegre Faaliyet Raporu ile eş zamanlı sürdürülebilirlik politikalarını güncelledi. Sürdürülebilirlik politikaları kapsamında yayımladığı Doğa ve Biyoçeşitlilik Politikası ile Banka, analiz süreçlerini Doğa ile İlgili Finansal Açıklamalar Görev Gücü (TNFD) tarafından geliştirilen LEAP (Locate, Evaluate, Assess, Prepare) metodolojisiyle uyumlu hale getiriyor. Banka’nın iklim odaklı çevresel risk yönetimi yaklaşımı; iklim değişikliği ve doğa kaybını birlikte ele alan “ikiz kriz” perspektifi doğrultusunda şekilleniyor. Bu kapsamda bilimsel araçlar kullanılarak, kredi portföyünün sektörel ve coğrafi dağılımı üzerinden doğayla olan etkileşimlerinin de detaylıca incelenmesi hedefleniyor. Doğal sermaye ve ekosistem hizmetlerine olan bağımlılıkların, etkilerin ve bunlara ilişkin risk ve fırsatların belirleneceği bu süreçte, elde edilen bulguların kredi süreçlerine ve portföy yönetimine kademeli olarak entegrasyonu amaçlanıyor. Banka, özellikle doğaya bağımlılığın ve etkinin yüksek olduğu sektörlerde faaliyet gösteren müşterileriyle proaktif bir etkileşim kurarak, etki azaltıcı uygulamaların geliştirilmesini ve doğa pozitif çözümlerin benimsenmesini teşvik edecek.</p><p>Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan TSKB Genel Müdür Yardımcısı ve Sürdürülebilirlik Lideri Meral Murathan, “TSRS uyumlu sürdürülebilirlik raporunu da içeren 2025 Entegre Faaliyet Raporumuzla önemli bir adım attık. Doğa ve biyoçeşitliliği gözeten stratejik önceliklerimiz kapsamında bu yıl da sürdürülebilirlik faaliyetlerimizi entegre bir bakış açısıyla ele alıyoruz. Bu bütüncül yaklaşım doğrultusunda Bankamızın finansal, çevresel, sosyal ve yönetişim performansını kapsamlı bir çerçevede paylaşıyoruz. Rapor kapsamında, farklı sermaye unsurları üzerinden yarattığımız somut çıktı ve etkiyi ortaya koyarken gelecek hedeflerimizi çok yönlü bir yaklaşımla aktarıyoruz” dedi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Yer altı ve yer üstü kaynaklar tükeniyor</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/yer-alti-ve-yer-ustu-kaynaklar-tukeniyor-7885/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/yer-alti-ve-yer-ustu-kaynaklar-tukeniyor-7885/</id>
<published><![CDATA[2026-03-16T02:00:30+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-16T02:00:30+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_125B48-0C11B8-E6C4FC-9FCEBC-1D95FA-3B6579.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Uluslararası Sürdürülebilir Kalkınmada Kadın Derneği (USKD) günümüzde önemi giderek daha çok anlaşılan sıfır atık yönetimi ve atık azaltma yöntemleri konularında bilgilendirme toplantısı düzenledi.</p><p>USKD dernek merkezinde gerçekleştirilen toplantıya konuk olan Coeco Kurucusu ve Sürdürülebilirlik Danışmanı Ergül Güngör, dünyanın yer altı ve yer üstü kaynaklarının hızla tükendiğini belirterek, limit aşımının başladığını söyledi.&nbsp;&nbsp;</p><p>Sürdürülebilir yaşam pratikleri, atık azaltma yöntemleri ve kurumsal sıfır atık uygulamaları hakkında ayrıntılı bilgiler veren Güngör, “Dünya limit aşımı insanlığın o yıl için doğanın yenileyebileceği doğal kaynakları tükettiği ve ekolojik borçlanmanın başladığı gündür. 2025 yılında Türkiye'nin limit aşım tarihi 18 Haziran olarak belirlendi, bu da küresel ortalamadan daha hızlı kaynak tüketildiğini gösteriyor. Önümüzdeki yılın kaynaklarını tüketmeye başladık. Dünyada giderek yoğunlaşan sanayileşme ve nüfus artışı da hammadde tüketimini hızlandırıyor. Sanayi dönemi, ürün, gıda, üretim, ulaşım ve barınma ihtiyaçlarını katladı. 2019 yılında ise Türkiye'de sıfır atık yönetmeliği yayımlandı. Sıfır atık yönetim sistemi, atık oluşumunun önlenmesini veya en aza indirilmesini, oluşan atıkların ise özelliklerine göre ayrı biriktirilip geri kazanıma yönlendirilmesini hedefliyor" diye konuştu.&nbsp;</p><p></p><p>Azaltın yeniden kullanın dönüştürün</p><p></p><p>Dünyada üretilen atıkların yarısını gıda ürünlerinin oluşturduğuna dikkat çeken Ergül Güngör, sözlerine şöyle devam etti: “Gıda üretimi de tüketimi de çok fazla oldu. Fakat maalesef üretilen gıdalardan 3'te biri atık oluyor. Ürünler tarım, işleme, paketleme ve transfer süreçlerinde belli oranlarda zayi oluyor. Fakat gıdanın yüzde 58'i tüketim aşamasında israf oluyor. Bu konuda bireylerden başlayarak toplumun her kesiminin bilinçlenmesi gerekiyor. Atık önleme, geri dönüşüm ve tekrar kullanma sistemleri yaygınlaştırılmalı. Örneğin plastik kaplar farklı amaçlarla kullanılmalı, kavanozlar değerlendirilmeli, geri dönüştürülebilir ürünler ayrıştırılarak ekonomiye değer olarak kazandırılmalı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, plastik kirliliğini azaltmak amacıyla plastik çatal, bıçak, tabak, pipet ve kulak pamukları gibi tek kullanımlık ürünlerin piyasaya arzını yasaklamaya yönelik yönetmeliği bu yılın sonunda yürürlüğe koymayı hedefliyor. Yaklaşık 1,5 milyar liralık atık yönetim maliyetinden tasarruf edilecek. Bu hem çevre sağlığı hem de ekonomik anlamda ülkemiz adına çok önemli bir gelişme”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Daha az atık daha düşük karbon ayak izi</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/daha-az-atik-daha-dusuk-karbon-ayak-izi-6835/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/daha-az-atik-daha-dusuk-karbon-ayak-izi-6835/</id>
<published><![CDATA[2026-03-09T02:14:10+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-09T02:14:10+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9CC853-1FF714-7979F0-8F2E1A-841726-C97DAA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Aşınmış fren balataları gibi önceden uyarı vermiyor ya da kötü durumunu sesle belli etmiyor. Sorun, araç çalışmadığında ve gösterge panelinde hata mesajları art arda belirmeye başladığında ortaya çıkıyor. Oysa ekoloji ve sorumlu enerji kullanımı açısından bakıldığında akü özel bir ilgiyi hak ediyor. Çünkü erken değiştirilen her akü, geri dönüşüme gidecek yeni bir batarya ve tüketilen ilave kaynaklar anlamına geliyor.</p><p>Giderek daha fazla sürücü, akü ömrünü gerçekten uzatan veya aşırı yüklenmesini önleyen çözümlere yöneliyor. Pratikte bu çözümler iki tamamlayıcı cihazdan oluşuyor; takviye (jump starter) booster ve akıllı akü şarj cihazı. Her biri farklı bir işlev üstleniyor; birlikte ise araçtaki enerji yönetimini optimize eden ve dolaylı olarak çevreyi koruyan etkili bir sistem oluşturuyorlar.</p><p>Takviye cihazları son yıllarda önemli bir dönüşüm geçiriyor. Eskiden ağır ve hantal kutularla özdeşleşen bu ürünler, bugün kompakt, akıllı ve modern araçların hassas elektronik sistemleri için güvenli çözümler sunuyor. Görevleri oldukça net: Araç aküsü neredeyse tamamen boşalmış olsa bile, motoru saniyeler içinde çalıştırmak için gerekli enerjiyi sağlıyor. Bu yalnızca konfor anlamına gelmiyor; aynı zamanda çevresel bir avantaj da sağlıyor. Yol yardım ya da çekici çağırma ihtiyacının azalması, daha az trafik, daha düşük yakıt tüketimi ve daha düşük emisyon anlamına geliyor.</p><p>OSRAM’ın BATTERYjumpstart serisi, farklı sürücü ihtiyaçlarına yönelik çözümler sunuyor</p><p>BATTERYjumpstart 1000 modeli, 8.000 mAh kapasiteli bataryasıyla 250 A marş akımı ve Boost modunda 1.000 A güç sağlıyor. 5 litreye kadar benzinli ve 2 litreye kadar dizel motorları çalıştırabiliyor. USB-C ve USB-A portları sayesinde powerbank olarak da kullanılabiliyor; entegre LED lambası ise gece kullanımını kolaylaştırıyor.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Commited ile ikas'tan e-ticarette karbon nötr alışveriş</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/commited-ile-ikastan-e-ticarette-karbon-notr-alisveris--1774/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/commited-ile-ikastan-e-ticarette-karbon-notr-alisveris--1774/</id>
<published><![CDATA[2026-03-09T02:11:56+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-09T02:11:56+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A7C441-3C8D32-A6CCB5-F51434-457EE6-08712B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Böylece hem markalar hem de son kullanıcılar, satın alma anında karbon ayak izlerini dengeleyerek sürdürülebilirliğe somut katkı sağlayabiliyor.</p><p>Commited platformu; Gold Standard ve Verra gibi uluslararası doğrulanmış karbon kredi kayıtlarıyla entegre çalışıyor. API entegrasyonu ve Octinel yapay zekâ motoru sayesinde ürün ve hizmet bazlı karbon hesaplamasını otomatikleştiriyor ve satın alma anında dijital sertifika oluşturabiliyor. ikas entegrasyonu ile bu altyapı artık doğrudan online satın alma süreçlerine taşınmış oldu.</p><p>Commited Genel Müdürü Levent Köseoğlu iş birliğine ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Karbon ayak izini dengelemek artık yalnızca büyük ölçekli şirketlerin sürdürülebilirlik raporlarında yer alan bir hedef değil; her ölçekte işletme ve her tüketici için erişilebilir olması gereken bir dönüşüm alanı. Commited olarak amacımız, karbon dengelemeyi karmaşık ve maliyetli bir süreç olmaktan çıkararak satın alma deneyimin doğal bir parçası haline getirmek.</p><p>Biz bu projeyi yalnızca bir entegrasyon olarak değil, e-ticaret ekosisteminde davranışsal dönüşümü hızlandıracak bir adım olarak görüyoruz. Satın alma anında sunulan karbon dengeleme seçeneği, tüketicinin karar sürecine sürdürülebilirlik boyutunu dahil ediyor. Bu da uzun vadede hem markaların değer algısını güçlendiriyor hem de karbon piyasalarının daha şeffaf ve ölçeklenebilir büyümesine katkı sağlıyor. Hedefimiz; finansal güvenilirliğimiz, uluslararası doğrulanmış sertifika altyapımız ve ölçeklenebilir teknolojimizle karbon nötr ekonomiye geçişi hızlandırmak.”</p><p>ikas İş Ortaklıkları Müdürü Ezgi Çelikler iş birliğine ilişkin şunları söyledi: “Biz ikas olarak sadece e-ticarette yaptıklarımızla değil, dünyaya ve çevremize kattığımız değerle de anılmak istiyoruz. Commited ile yaptığımız iş birliği bu yüzden bizim için stratejik bir adım. ikas kullanıcıları, müşterilerine alışveriş sırasında karbon azaltım sertifikası satın alma imkânı sunabiliyor. Böylece site sahipleri, son kullanıcı ve biz; hep birlikte karbon ayak izimizi azaltmak için somut bir adım atıyoruz. Bu modelin tüm e-ticaret ekosistemini kapsayacak şekilde kurgulanmış olması bizim için ayrıca kıymetli.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Vestel'den sürdürülebilirlik başarısı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/vestelden-surdurulebilirlik-basarisi-7904/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/vestelden-surdurulebilirlik-basarisi-7904/</id>
<published><![CDATA[2026-03-09T02:10:07+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-09T02:10:07+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DC8743-47DAA9-679C03-4FDB8F-59EB19-1CD755.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Vestel Elektronik ve Vestel Beyaz Eşya, şirketlerin karbon ayak izlerini, sera gazı emisyonlarını ve iklim değişikliği risklerini ölçerek raporlamalarını sağlayan uluslararası CDP platformunda 2025'te İklim Değişikliği kategorisindeki skorlarını A seviyesine yükseltti. Böylece Vestel, ilk kez CDP Küresel A Listesi’nde yer almaya hak kazandı. Şirketlerin Su Güvenliği skorları ise B seviyesinde gerçekleşti.</p><p>İklim değişikliği kategorisinde A seviyesine ulaşılması, Vestel’in uzun vadeli çevresel stratejisi kapsamında belirlediği bilim temelli hedeflerin ve karbonsuzlaşma yol haritasının küresel ölçekte karşılık bulduğunu gösteriyor. Su Güvenliği alanındaki B seviyesi ise suyun verimli kullanımına yönelik belirlenen hedefler doğrultusunda su tasarrufu projelerinin istikrarlı şekilde yürütüldüğünü ortaya koyuyor.&nbsp;</p><p>Kâr amacı gütmeyen uluslararası bir kuruluş olan CDP, şirketler ve şehirler için dünyanın tek küresel çevre ve doğa raporlama sistemini sunuyor. 2000 yılında Londra’da kurulan CDP, sermaye piyasalarının ve kurumsal tedarik zincirlerinin gücünü kullanarak, şirketlerin çevresel etkilerini şeffaf biçimde raporlamaları konusunda öncü rol üstleniyor.</p><p>Vestel Elektronik ve Vestel Beyaz Eşya, sürdürülebilirlik faaliyetleri ve süreçlerdeki şeffaflıkları nedeniyle S&amp;P Global’in 2026 Sürdürülebilirlik Yıllığı’na dahil edildi. Vestel Elektronik ve Vestel Beyaz Eşya, Sürdürülebilirlik Yıllığı için dünya çapında 59 sektörden 9 bin 200’ü aşkın şirket arasından seçilen 848 Yıllık Üyesi arasında yer aldı.</p><p>Vestel Elektronik buna ilave olarak S&amp;P Global CSA skoruna göre ilk yüzde 10’luk dilimde yer almaya hak kazandı. Bu sonuçlar, Vestel’de sürdürülebilirliğin operasyonel uygulamaların ötesine geçerek stratejik karar mekanizmalarına entegre edildiğini ve uzun vadeli değer yaratma kapasitesinin temel unsuru olarak konumlandırıldığını ortaya koyuyor.</p><p>S&amp;P Global sürdürülebilirlik alanında kurumların, çevresel, sosyal ve kurumsal yönetim (ÇSY) performanslarını ölçmeleri, raporlamaları ve stratejik sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmaları için kapsamlı veri, analiz ve araçlar sunuyor. S&amp;P Global, şirketlerin sürdürülebilirlik stratejilerini bilimsel veri ile desteklerken küresel ölçekte sürdürülebilir dönüşüm süreçlerini hızlandırıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Dardanel'den 4,35 milyon dolarlık GES yatırımı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/dardanelden-435-milyon-dolarlik-ges-yatirimi-8073/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/dardanelden-435-milyon-dolarlik-ges-yatirimi-8073/</id>
<published><![CDATA[2026-03-09T02:08:02+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-09T02:08:02+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1DC4BE-413C2A-4F79D8-DD6A31-53568E-7B9208.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Dardanel, Çorum’un İskilip ilçesinde hayata geçirilecek Arazi Güneş Enerjisi Santrali (GES) projesi için 4.350.000 USD + KDV bedelle yatırım anlaşması gerçekleştirdi. Yatırım, Türk Eximbank finansmanı ile hayata geçirildi. Bu yatırımla birlikte Dardanel, üretim süreçlerindeki elektrik tüketimini yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılayacak.&nbsp;</p><p>Toplam 112.214 m² arazi üzerinde kurulacak projede 16.484 adet güneş paneli kullanılacak. Santralin kurulu gücü 10.220 mWp (10,22 MWp) olacak. Yatırım süreci başlamış olup projenin Haziran ayında devreye alınması planlanıyor. Yatırımın tamamlanmasıyla birlikte Dardanel’in yenilenebilir enerji kullanım oranının artması ve karbon ayak izinin azaltılmasına katkı sağlanması hedefleniyor. Proje sayesinde karbon salımının önemli ölçüde azaltılması ve üretimde yenilenebilir enerji kullanım oranının üst seviyelere taşınması amaçlanıyor. Yeşil enerji kullanımının artırılması ve sorumlu üretim anlayışının güçlendirilmesi, projenin temel çevresel kazanımları arasında yer alıyor. Dardanel enerji dönüşümü için önümüzdeki dönem yatırım bütçesini 9 milyon USD olarak belirledi.&nbsp;</p><p></p><p>Yenilenebilir enerjide yeni dönem</p><p></p><p>Projenin tamamlanmasıyla birlikte üretilecek elektrik enerjisi, Dardanel Önentaş Tesisinin yıllık elektrik tüketiminin tamamını karşılayacak. Böylece Dardanel’in yenilenebilir enerji kullanım oranı önemli ölçüde artarken, elektrik kaynaklı dolaylı emisyonlarda da kayda değer bir azalma sağlanacak. Bu adım, şirketin operasyonel faaliyetlerinden kaynaklanan karbon yoğunluğunu azaltma hedefi açısından önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyor.</p><p>Söz konusu yatırım, maliyet yapısını daha güçlü ve öngörülebilir hale getirirken enerji arz güvenliğini destekliyor. Aynı zamanda uzun vadeli sürdürülebilir büyüme stratejisini destekleyen bir altyapı yatırımı olarak konumlanıyor.</p><p>Dardanel, operasyonel verimliliği artıran ve çevresel sürdürülebilirliği destekleyen yatırımlarını önümüzdeki dönemde de sürdürmeyi planlamakta olup, yenilenebilir enerji yatırımlarını grup bünyesindeki diğer şirketlerde kademeli olarak hayata geçirmeyi hedefliyor.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Atık su altyapısında sürdürülebilir işletme</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/atik-su-altyapisinda-surdurulebilir-isletme-2761/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/atik-su-altyapisinda-surdurulebilir-isletme-2761/</id>
<published><![CDATA[2026-03-09T02:04:33+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-09T02:04:33+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_677303-0A75E7-B5E67B-857C66-11EE4C-98E946.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Atık su altyapısında son yıllarda sağlanan kapasite artışıyla birlikte şehirlerde altyapı yönetiminin kapsamı da genişliyor. Yeni tesis yatırımlarının yanı sıra şebeke bütünlüğü, terfi sistemlerinin sürekliliği ve işletme süreçlerinin koordineli yönetimi, altyapı performansının belirleyici unsurları arasında yer alıyor. Artan nüfus, değişen yağış rejimleri ve büyüyen altyapı ağları, sistemlerin yalnızca kurulmasını değil, kesintisiz ve verimli şekilde işletilmesini de ön plana çıkarıyor. Bu çerçevede bütüncül altyapı yönetimi, şehirlerin çevresel güvenliği ve hizmet sürekliliği açısından kritik bir yaklaşım olarak öne çıkıyor.</p><p></p><p>Enerji giderlerine destek</p><p></p><p>Atık su altyapısında yerçekimi akışının her noktada yeterli olmaması nedeniyle şehirlerde çok sayıda terfi merkezi bulunuyor. Bu sistemler, atık suyun düşük kotlardan arıtma tesislerine ulaştırılmasını sağlayarak akışın sürekliliğinde kritik bir rol üstleniyor. Kanalizasyon sistemlerinin işletme deneyimleri, pompa arızalarının taşkın ve kanalizasyon taşması riskini artırabildiğini gösteriyor. Bu nedenle tek bir terfi merkezinde yaşanan aksama, yalnızca ekipman arızası olarak kalmayıp geniş bir hizmet alanında çevresel ve operasyonel sonuçlar doğurabiliyor.</p><p>Atık su arıtma tesislerinde enerji tüketimi de belediyelerin işletme bütçelerinde giderek daha belirleyici bir unsur haline geliyor. Özellikle pompalama ve arıtma süreçlerinin sürekli çalışması, enerji ihtiyacını altyapı işletmesinin temel maliyet kalemlerinden biri haline getiriyor. Türkiye’de yüksek enerji ihtiyacı nedeniyle atık su arıtma tesislerine yönelik enerji giderlerine destek mekanizmaları uygulanıyor. Bu durum, pompa sistemlerinde verimliliğin yalnızca teknik performans açısından değil, aynı zamanda kamu kurumlarının mali sürdürülebilirliği açısından da kritik bir başlık olduğunu gösteriyor.</p><p></p><p>Verimlilik sürdürülebilir şehirlerin anahtarı</p><p></p><p>Masdaf CEO’su Erhan Özdemir, atık su altyapısında verimliliğin şehirlerin çevresel sürdürülebilirliği ve hizmet sürekliliği açısından giderek daha kritik hale geldiğini belirterek şunları söyledi: “Günümüzde atık su altyapısının başarısı, kurulan tesislerin yanı sıra bu sistemlerin verimli, güvenilir ve kesintisiz şekilde işletilmesine bağlı olarak şekilleniyor. Artan nüfus, değişen iklim koşulları ve büyüyen şehir altyapıları, enerji verimliliği ile sürdürülebilir işletme anlayışını birlikte ele almayı gerekli kılıyor. Verimli çalışan sistemler, enerji kullanımının dengelenmesine, bakım süreçlerinin daha öngörülebilir hale gelmesine ve kamu kaynaklarının etkin kullanılmasına katkı sağlıyor. Masdaf olarak akışkan teknolojilerini bütüncül bir sistem yaklaşımıyla ele alıyoruz. Doğru mühendislik çözümleri ve yüksek verimli pompa sistemleriyle kamu kurumlarının altyapı performansını desteklemeyi, enerji verimliliğini artırmayı ve şehirlerin çevresel sürdürülebilirliğine katkı sunmayı hedefliyoruz. Şehirlerin görünmeyen altyapısının güvenilir şekilde çalışması, sürdürülebilir kent yaşamının temel unsurlarından biri olarak öne çıkıyor.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sasbach tesisi dünyaya örnek oluyor</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/sasbach-tesisi-dunyaya-ornek-oluyor-6861/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/sasbach-tesisi-dunyaya-ornek-oluyor-6861/</id>
<published><![CDATA[2026-03-03T10:15:23+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-03T10:15:23+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BE969D-BDC27A-3F13C6-508171-D0F032-5361E9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Program çerçevesinde hayata geçirilen yenilenebilir enerji yatırımları, elektrifikasyon uygulamaları ve dijital enerji yönetimi çözümleri sayesinde tesis hem operasyonel dayanıklılığını artırdı hem de karbon emisyonlarını önemli ölçüde azalttı.</p><p>ABB’nin dünya genelinde Mission to Zero programına dahil olan 37 tesisinden biri olan Sasbach’ta; enerji verimliliği, yenilenebilir enerji ve akıllı enerji yönetimine dayalı veriye dayalı bir karbonsuzlaşma yol haritası uygulanıyor. Panolar ve enerji dağıtım sistemleri üreten tesis, sanayide düşük karbonlu dönüşümün somut örneklerinden biri olarak gösteriliyor.</p><p>Program kapsamında sağlanan toplam 3 bin 786 tonluk emisyon azaltımının yaklaşık 2 bin 700 tonu sertifikalı yenilenebilir enerji tedarikinden, yaklaşık bin 86 tonu ise tesis içi verimlilik ve elektrifikasyon uygulamalarından elde edildi. Bu tesis içi azaltımın yaklaşık 550 tonu, kapasitesi artırılan güneş enerjisi sisteminden sağlandı. Tesiste bulunan 3 bin 410 fotovoltaik modül yılda yaklaşık bin 500 megavat-saat elektrik üretiyor. Bu miktar, yaklaşık 400 hanenin yıllık elektrik tüketimine karşılık geliyor.&nbsp;</p><p>Tesisin kendi ürettiği elektrik, toplam enerji ihtiyacının yaklaşık üçte birini karşılayarak enerji fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı koruma sağlıyor ve uzun vadeli enerji güvenliğini destekliyor. Kurulan yeni trafo istasyonu ise yenilenebilir enerjinin tesis altyapısına istikrarlı biçimde entegre edilmesine imkân tanıyor. Emisyon azaltımı; elektrikli üretim sistemleri, enerji verimliliği uygulamaları ve dijital enerji yönetimi çözümleriyle destekleniyor.</p><p>ABB Elektrifikasyon Akıllı Binalar Divizyon Başkanı Mike Mustapha, konuyla ilgili açıklamasında, “Sasbach’ta attığımız adımlar, Mission to Zero&trade; programımızın sahadaki somut karşılığını gösteriyor. Yenilenebilir enerji yatırımları, elektrifikasyon ve dijital enerji yönetimi sayesinde karbon emisyonlarını azaltırken enerji dayanıklılığını ve operasyonel istikrarı güçlendiriyoruz. Üretim sektöründe sürdürülebilir dönüşümün anahtarı, bu tür uygulanabilir ve ölçülebilir adımlardan geçiyor” ifadelerini kullandı.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">2026 odağı sürdürülebilir büyüme</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/2026-odagi-surdurulebilir-buyume-5611/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/2026-odagi-surdurulebilir-buyume-5611/</id>
<published><![CDATA[2026-03-03T10:10:13+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-03T10:10:13+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_35C777-D741CA-594AD6-EA4557-EB2145-2FC5EA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>B2B ödeme ve tahsilat çözümleri alanında faaliyet gösteren ve şirketlerin işletme sermayesinin güçlenmesine destek olan Octet Türkiye, 2025 yılında büyüme stratejisini ürün bazlı performans üzerinden şekillendirdi. Şirket, 2025 yılı boyunca ürün portföyü içinde Sanal POS, Doğrudan Borçlandırma Sistemi (DBS) ve Tedarikçi Finansman Sistemi (TFS) çözümlerinin kullanım alanını genişletti. Geçtiğimiz yıl Octet Türkiye, DBS gelirlerinde %194, TFS gelirlerinde ise %450 oranında artış kaydetti. Elde edilen bu performans, şirketin çoklu banka altyapısı ve B2B odaklı platform yaklaşımının işletmelerin nakit akışı yönetiminde yarattığı etkiyi ortaya koydu.</p><p>Octet Türkiye’nin Sanal POS çözümleri de 2025 yılı boyunca istikrarlı büyümesini sürdürdü. Sanal POS gelirleri, yıl genelinde %56 oranında artış gösterdi. Bu oran, enflasyonun yaklaşık iki katı seviyesinde bir büyümeye işaret ederken şirketin tahsilat çözümlerinde ölçeklenebilir ve sürdürülebilir bir yapı sunduğunu gösterdi.</p><p>Octet Türkiye CEO’su Derya Ekemen Fidan, 2026 perspektifine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “2026’yı fintek ekosisteminde hızlı büyümeden çok, dayanıklı ve sürdürülebilir yapıların öne çıktığı bir dönem olarak görüyoruz. Octet Türkiye olarak büyümeyi, ürünlerimizin işletmelerin nakit akışına sağladığı somut katkı üzerinden kurguluyoruz. Regülasyonlara uyum ve şeffaflık ise bu yaklaşımın doğal bir parçası.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">25 tonu aşkın e-atık toplandı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/25-tonu-askin-e-atik-toplandi-8281/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/25-tonu-askin-e-atik-toplandi-8281/</id>
<published><![CDATA[2026-03-03T10:08:41+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-03T10:08:41+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5EE293-93573A-83BFDE-D5ADB3-2DBD98-A75C73.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Proje kapsamında toplanması hedeflenen 15 ton e-atık miktarına hedeflenen tarihten önce ulaşılarak şimdiye kadar toplam 25 tonu aşkın e-atık toplandı. Projeye destek veren gönüllü sayısı 400’ü geçerken, doğayı koruma eğitimleriyle ulaşılan kişi sayısı da 57 bini aştı. Projede Mayıs ayına kadar 70 bin kişiye doğayı koruma eğitimi verilmesi ve 500 gönüllüye ulaşılması hedefleniyor.&nbsp;</p><p>Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Süel, şunları söyledi:&nbsp;</p><p>“Vodafone olarak, Amaç Odaklı yaklaşımımız kapsamında global odak alanlarımız olan ‘Topluma Değer Katmak’, ‘Gezegenimizi Korumak’ ve ‘Güven İnşa Etmek’ anlayışımız doğrultusunda çalışmaya devam ediyoruz. WWF-Türkiye ve Habitat Derneği işbirliğiyle hayata geçirdiğimiz ‘Dünya İçin Lazım’ projesinde amacımız, e-atıkları dönüştürerek doğamıza sıfır atık katkısında bulunmak ve e-atık dönüşümleri sayesinde doğa bilinci gelişen bir topluluğun oluşmasını sağlamak. Projemizin gördüğü ilgiden son derece memnunuz. Bu yoğun ilgi sayesinde, toplamayı hedeflediğimiz e-atık miktarına hedef tarihimizden önce ulaştık ve bugün itibarıyla toplam 25 tonu aşkın e-atığı geri dönüşüme kazandırdık. Daha sürdürülebilir bir dünya için projemize destek olan herkese çok teşekkür ediyoruz. Devam eden projemizle e-atıkların geri dönüşümüne katkı sağlamayı sürdürüyoruz. Bu vesileyle, projemizin devam ettiğini hatırlatmak ve müşterimiz olsun olmasın herkesi bir gün lazım olur diye çekmecelerde duran e-atıkları geri dönüştürülmesi için mağazalarımıza getirmeye davet etmek istiyorum.”</p><p>“Dünya İçin Lazım” projesinde, Türkiye genelinde 7-14 yaş arasındaki çocuklara, e-atık ve sürdürülebilirlik bilinci kazandırmak amacıyla eğitimler veriliyor. Bu kapsamda, ilkokul ve ortaokul grupları için yüz yüze ve çevrim içi olacak şekilde Doğa Koruma, E-Atık, İklim Değişimi, İleri Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik başlıklarında eğitimler düzenleniyor.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">AKO Grup karbon salımını azaltıyor</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/ako-grup-karbon-salimini-azaltiyor-2002/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/ako-grup-karbon-salimini-azaltiyor-2002/</id>
<published><![CDATA[2026-03-03T10:06:54+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-03T10:06:54+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_615B15-DB90A8-00AA02-3718A8-E08E77-8F6005.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yakılarak bertaraf edilen lastikler zehirli gaz salımına neden olurken, doğada kontrolsüz şekilde bırakıldığında uzun yıllar çözünmeden toprak ve su kaynaklarını tehdit ediyor. Bu sorunun çözümünde geri dönüşüm süreçleri büyük önem taşırken, AKO Grup sıfır atık yaklaşımı doğrultusunda hayata geçirdiği yatırımlarla çevreye duyarlı üretim anlayışını güçlendiriyor.&nbsp;</p><p>AKO ÖTL Geri Dönüşüm Tesisi’nde geri dönüştürülen atık lastiklerden elde edilen kauçuk ve çelik gibi nitelikli ham maddeler yeniden ekonomiye kazandırılıyor. Bu süreç hem enerji tasarrufu sağlıyor hem de ithal hammadde ihtiyacını azaltarak ülke ekonomisine katkı sunuyor.</p><p>AKO Grup, Ömrünü Tamamlamış Lastik (ÖTL) Geri Dönüşüm Tesisi ile atık lastiklerin çevreye verdiği zararı en aza indirmeyi hedefliyor. Toplamda 80 bin metrekare açık, 21 bin metrekare kapalı alana sahip tesis, yıllık 75 bin ton atık lastiği geri dönüştürme kapasitesiyle Türkiye’de bir yılda oluşan lastik atığının yaklaşık dörtte birini bertaraf edebiliyor.&nbsp;</p><p>Yaklaşık 30 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirilen tesis, Sıfır Atık Projesi’ne sağladığı katkının yanı sıra karbon salımının azaltılmasında da önemli bir rol üstleniyor. Tesisin tam kapasiteyle faaliyete geçmesiyle yıllık 834 bin ton karbon salımının önlenmesi mümkün hale gelirken, bu miktar yaklaşık 250 bin ağacın bir yılda sağladığı karbon azaltımına eşdeğer bir etki yaratıyor.&nbsp;</p><p>AKO Grup Yönetim Kurulu Üyesi Safa Özcan, “Çevresel sorumluluğu, iş yapış şeklimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Ömrünü Tamamlamış Lastik Geri Dönüşüm Tesisi, AKO Grup’un sıfır atık ve sürdürülebilirlik hedeflerinin somut bir göstergesidir. Bu tesisle hem çevresel riskleri azaltıyor hem de atıkları ekonomik değere dönüştürerek ülkemize katkı sağlıyoruz. Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir çevre bırakmak için yatırımlarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz” dedi.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Odeabank PCAF'e İmza Attı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/odeabank-pcafe-imza-atti-1563/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/odeabank-pcafe-imza-atti-1563/</id>
<published><![CDATA[2026-03-03T10:00:46+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-03T10:00:46+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FA4AF1-1FB32A-C9215E-787252-29E463-7BED34.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Altı kıtada 700’ü aşkın finans kuruluşunu bir araya getiren PCAF, finans sektöründe karbon muhasebesi standartlarının oluşturulmasına öncülük ediyor. Odeabank, bu adımla finanse edilen emisyonların hesaplanmasında küresel metodolojilere erişim sağlayarak süreçlerini uluslararası standartlarla uyumlu hale getirmeyi hedefliyor.</p><p>Banka, “Güçlendiren ve Dönüştüren Bankacılık” yaklaşımı doğrultusunda sürdürülebilirliği stratejisinin merkezine yerleştirirken, Türkiye’nin 2053 net sıfır hedefiyle uyumlu ilerlemeyi amaçlıyor. PCAF üyeliği sayesinde kapsamlı eğitimlere, küresel emisyon veri tabanlarına ve teknik metodolojilere erişim sağlayacak olan Odeabank, kredi portföyünün yarısından fazlasını kapsayacak şekilde finanse edilen emisyonlarını hesaplayarak çevresel etkisini daha şeffaf biçimde yönetecek.</p><p>Odeabank Finansal Kurumlar, Fonlama ve Sürdürülebilirlik faaliyetlerinden Sorumlu Lideri Burcu Akın Öztemel, PCAF iş birliğiyle finanse edilen emisyon hesaplamalarına yönelik kapasitesini artıracaklarını belirterek, “Sürdürülebilirliği, uluslararası ölçekte tanımlanmış standartlar, ortak metodolojiler ve şeffaf veri setleriyle yönettiğimiz bütüncül bir sorumluluk alanı olarak ele alıyoruz. Attığımız bu adımla çevresel etkimizi küresel finans ekosistemiyle ortak bir dil üzerinden ölçülebilir kılıyor, finansal kararlarımızın iklim ve çevre üzerindeki etkisini uluslararası platformlarda karşılaştırılabilir ve izlenebilir hale getiriyoruz.” dedi.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kardemir Çelik'e Sanayide Yeşil Dönüşüm desteği</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/kardemir-celike-sanayide-yesil-donusum-destegi-1445/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/kardemir-celike-sanayide-yesil-donusum-destegi-1445/</id>
<published><![CDATA[2026-03-03T09:58:29+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-03T09:58:29+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0FB98F-0E44D3-B965A2-C9892E-940294-ADEA3A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kardemir Çelik, İzmir Kalkınma Ajansı’nın (İZKA) “Sanayide Yeşil Dönüşüm” programı kapsamında birinci sıradan destek almaya hak kazandı. Altı ay sürecek program kapsamında şirketlere, eğitim, mevcut durum analizi, strateji ve yol haritası oluşturulması, danışmanlık ve proje geliştirme alanlarında kapsamlı destek sağlanıyor.</p><p>Yeşil dönüşümün şirket için uzun yıllardır önemli bir gündem olduğunu vurgulayan Kardemir Çelik Yönetim Kurulu Üyesi Özlem Bakırel, “Sürdürülebilirliği çevresel gerekliliğin ötesinde gelecek nesillere karşı kurumsal sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Ar-Ge yatırımlarımızdan yenilenebilir enerji projelerimize, enerji verimliliği uygulamalarımızdan karbon ayak izi ölçümlerimize kadar attığımız her adım bu bakış açımız doğrultusunda şekilleniyor. İZKA’dan aldığımız destek de yeşil dönüşüm çalışmalarımıza güç katacak” dedi.</p><p></p><p>Yeşil dönüşüm stratejik öncelik</p><p></p><p>Yatırımlarda da sürdürülebilirliği ön planda tuttuklarını belirten Bakırel, sözlerini şöyle sürdürdü: “2016 yılından bu yana Ar-Ge Merkezimiz bünyesinde sürdürülebilirlik odaklı projeler geliştiriyor, üniversite-sanayi iş birlikleriyle çevre dostu üretim teknolojilerine yatırım yapıyoruz. İzmir Aliağa’da bulunan çelikhane tesisimiz, Türkiye’de alanında en yeni teknolojilere sahip üretim tesisleri arasında yer alıyor. Elektrikli ark ocağı teknolojisi ile hurdadan kütük demir üretimi gerçekleştiriyoruz. Fescon sistemine sahip 100 tonluk elektrikli ark ocağımız sayesinde atık ısı geri kazanımı sağlıyor ve üretimde yüzde 15 ila yüzde 30 arasında enerji tasarrufu elde ediyoruz.</p><p>Yıllık 40 bin ton kapasiteli karbon üretim tesisimiz ve yüksek kapasiteli hava ayrıştırma tesisimizle entegre bir üretim altyapısına sahibiz. Tesislerimizin tamamı ÇED iznine sahip olmasının yanı sıra uluslararası akredite kuruluş TÜV Austria aracılığıyla karbon ayak izi hesaplamalarımızı her yıl yaptırıyor ve raporlarımızı alıyoruz.</p><p>Yenilenebilir enerji tarafında da önemli yatırımlar gerçekleştirdik. 19,7 MW’lık rüzgâr enerji santralimiz, 4 MW’lık güneş enerji santralimiz ve atık ısıdan 1 MW elektrik üretimi sağlayan ORC sistemimizle mevcut yenilenebilir enerji üretim gücümüz 24,7 MW’a ulaştı.”</p><p></p><p>Sürdürülebilir üretimle uluslararası avantaj</p><p></p><p>Türkiye’de elektrik tüketimi ve karbon salınımı düşük demir çelik üreticileri arasında yer aldıklarına dikkat çeken Bakırel, “Çevreye duyarlı üretim sistemlerine yaptığımız yatırımlar sayesinde hem maliyet avantajı sağlıyor hem de uluslararası pazarlarda rekabet gücümüzü artırıyoruz. Sürdürülebilir üretim hedeflerimiz kapsamında yenilenebilir enerji yatırımlarımıza hız veriyoruz. Önümüzdeki dönemde hayata geçireceğimiz yeni GES, RES ve atık ısı yatırımlarıyla yenilenebilir enerji de toplam gücü 52,1 MW’a çıkarmayı amaçlıyoruz. Sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve verimlilik odaklı dönüşüm stratejimizle birlikte şirketimizin geleceğe daha sağlam adımlarla ilerlemesini hedefliyoruz” diye konuştu.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">RUSAL'dan geri dönüştürülebilir yatırım</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/rusaldan-geri-donusturulebilir-yatirim-5098/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/rusaldan-geri-donusturulebilir-yatirim-5098/</id>
<published><![CDATA[2026-02-23T02:26:29+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-02-23T02:26:29+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AF0009-310CF6-5A21E7-D1FDA1-2FAAA8-1B2763.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Şirket, iç pazar için alüminyum gıda kaplarına yönelik ek üretim kapasitelerini devreye alırken, orta vadede dış pazarlara açılmayı da hedefliyor. Buna paralel olarak, yüksek oranda geri dönüştürülmüş alüminyum içeren içecek kutularına yönelik sektörler arası bir proje de hayata geçiriliyor.</p><p>RUSAL’ın geri dönüştürülebilir ambalaj stratejisi, birbiriyle bağlantılı bir dizi yatırım projesi üzerinden ilerliyor. 2025’in ikinci yarısında şirket, yüzde 75 oranında geri dönüştürülmüş alüminyum içeren, düşük karbon ayak izine sahip yenilikçi bir içecek kutusuna yönelik uzun vadeli sektörler arası iş birliği projesinin bir aşamasını başarıyla tamamladı. Bu ürün, ALLOW INERTA markalı, düşük karbonlu birincil alüminyum kullanılarak üretildi. Bununla eş zamanlı olarak RUSAL, geri dönüştürülebilir alüminyumdan üretilen gıda kaplarının seri üretimine yönelik kapasite artış yatırımlarını da sürdürüyor.</p><p>Türkiye ambalaj sektörü son yıllarda istikrarlı bir büyüme gösteriyor. Kamuya açık sektörel değerlendirmeler sektör büyüklüğünün yaklaşık 28 milyar dolar seviyesinde olduğunu ortaya koyuyor. Ambalaj pazarının en büyük segmentini gıda ambalajları oluşturuyor. Kentleşme, nüfus artışı ve paketli ürün tüketiminin yaygınlaşması gıda ambalajlarına olan talebi artırıyor; bu segmentte üretim ve ihracat hacmi yükseliyor. Gıda güvenliği ve hijyen konularına verilen önemin artması da ambalajlı ürünlere olan tüketici tercihini güçlendirerek genel pazar büyümesini destekliyor. Metal ve cam ambalajların payı plastik ve kâğıt bazlı çözümlere kıyasla daha düşük olsa da, özellikle gıda sektöründe birçok alt segment için kritik bir rol oynuyor. Bu küresel ve bölgesel eğilimler, RUSAL’ın hedeflediği talep yapısını şekillendiriyor.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Pirelli'den sürdürülebilirlik başarısı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/pirelliden-surdurulebilirlik-basarisi-5818/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/pirelliden-surdurulebilirlik-basarisi-5818/</id>
<published><![CDATA[2026-02-23T02:24:42+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-02-23T02:24:42+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_060408-7F416D-8A6BC7-615CE3-DEC0F8-1F5006.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>S&amp;P Global tarafından 9.200’den fazla şirketin değerlendirildiği 2026 listesinde dünyadaki tek lastik üreticisi olarak “İlk %1” içinde yerini aldı.</p><p>Pirelli Sürdürülebilirlik, Yeni Mobilite ve Motorsport İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Giovanni Tronchetti Provera, konuyla ilgili şu açıklamada bulundu: “Pirelli’nin 2026 Sürdürülebilirlik Yıllığı’nda ilk %1 içerisinde yer almaya devam etmesi, şirketimizin uzun soluklu dönüşüm yolculuğunun önemli bir teyidi. Yenilikçi gelişim ve sorumlu büyüme anlayışı, operasyonel kararlarımızın merkezinde yer alıyor. Teknolojiye sürekli yatırım, değer zincirinin tamamında şeffaf yönetim anlayışı ve güvenlik, yetkinlikler ile insan kaynağının gelişimine güçlü odaklanma, rekabetçiliğimizi ve tüm paydaşlarımız için uzun vadeli değer yaratma kabiliyetimizi pekiştiriyor.”</p><p>2026 Sürdürülebilirlik Yıllığı’nda “İlk %1” içerisinde yer almak, S&amp;P Global tarafından verilen en yüksek takdir düzeyi olarak kabul ediliyor. Bu değerlendirme, dünya genelinde 9.200’den fazla şirketin ESG (Çevresel, Sosyal ve Yönetişim) performanslarının analizine dayanıyor.</p><p>Bu sonuç, Pirelli’nin 2025 Kurumsal Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi kapsamında elde ettiği 86 puanlık başarıyı yansıtıyor. Söz konusu skor hem Otomotiv Bileşenleri hem de Otomotiv sektörlerinde ulaşılan en yüksek puan olma özelliğini taşıyor.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İnci Vakfı'ndan sürdürülebilir geleceğe katkı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/inci-vakfindan-surdurulebilir-gelecege-katki-8400/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/inci-vakfindan-surdurulebilir-gelecege-katki-8400/</id>
<published><![CDATA[2026-02-23T02:21:29+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-02-23T02:21:29+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C6D192-A583BC-7F9EA2-0808AC-904313-246C20.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>IV. Hasat Hibe Programı’nın temaları, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda belirlenen 12. Sorumlu Üretim ve Tüketim ile 13. İklim Eylemi amaçları çerçevesinde şekilleniyor.</p><p>Program temaları, tasarımdan üretim süreçlerine kadar sürdürülebilir ve teknolojik uygulamaların entegrasyonunu kapsıyor. Yenilikçi ve sürdürülebilir projeler geliştiren lisansüstü düzeyindeki öğrenciler, bu program sayesinde çalışmalarını daha geniş kitlelere ulaştırma fırsatı buluyor. İlk döneminden bu yana 18 şehirde, 25 üniversiteden, enerji ve endüstriyel verimlilikten iklim ve karbon yönetimine; nanoteknoloji ve çevre sensörlerinden gıda ve tarım teknolojilerine uzanan yaklaşık 100 projeye ulaşan program, akademi, sivil toplum ve özel sektör arasında güçlü ve sürdürülebilir bir iş birliği zemini oluşturdu.</p><p>Hasat Hibe Programı'na başvurular 14 Şubat-14 Mart tarihleri arasında www.incivakfi.org web sitesinde yer alan başvuru bağlantısı üzerinden alınıyor. Başvurular, öncelikle alanında uzman ve akademisyen jüri üyelerinden oluşan ön jüri tarafından değerlendirilecek ve ardından programa katılmaya hak kazananlar eğitim, mentorluk ve gelişim sürecinde dahil edilecekler.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Besler'den yenilenebilir enerji yatırımı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/beslerden-yenilenebilir-enerji-yatirimi-9910/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/beslerden-yenilenebilir-enerji-yatirimi-9910/</id>
<published><![CDATA[2026-02-23T02:19:40+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-02-23T02:19:40+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0C53C6-EF8D26-A00B45-E1159E-4270EC-8F5042.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Besler ve Chint Grup iştiraki Chint Green Energy Türkiye iş birliği ve Enerji Performans Sözleşmesi iş modeliyle hayata geçirilecek olan çatı tipi güneş enerjisi yatırımının, Nisan ayında hizmete girmesi planlanıyor.&nbsp; GES’in devreye alınmasıyla birlikte Emirdağ’daki fabrika, yaklaşık 3.354 kWp kurulu güce sahip olacak. İlk etapta 5 bin 734 güneş panelinin kurulacağı santral ile yıllık 4,3 milyon kWh elektrik enerjisi üretilecek ve bu sayede fabrikanın yıllık elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 16’sı yenilenebilir kaynaklardan karşılanmış olacak.*&nbsp;&nbsp;</p><p>Besler CEO’su Mert Altınkılınç: “Yıldız Holding’in kuruluşundan bu yana ilke edindiği ‘İsrafsız Şirket’ iş modeli, bugün Besler’deki sürdürülebilirlik temelli dönüşümümüze ilham vermeye devam ediyor. Sorumlu üretim anlayışımız doğrultusunda çevresel etkimizi azaltmaya yönelik etkili adımlar atıyoruz. SBTi uyumlu dekarbonizasyon stratejimiz kapsamında, ‘Doğanın Geleceği İçin Çalışmak’ odağıyla 2030’a kadar temiz enerjiye kademeli geçiş ve 2050’de tüm değer zincirimizde net sıfır karbon salımı hedefimize hız kesmeden ilerliyoruz. Emirdağ’daki yeni güneş enerjisi santrali yatırımımızla ilk etapta fabrikamızdaki yıllık elektrik ihtiyacımızın yüzde 16’sını karşılayacağız. Besler olarak gıda gibi çok hayati bir sektörde faaliyet göstermenin getirdiği sorumlulukla gıdanın sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla verimlilik ve teknoloji odaklı yeşil dönüşüm yolculuğumuza kararlılıkla devam ediyoruz.”&nbsp;</p><p>Chint Green Energy Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ercüment Kaya: “Chint Green Energy Türkiye olarak uçtan uca çözüm sağlayıcısı olduğumuz özel bir projeye imza atıyoruz. Besler’in Afyon Emirdağ’daki fabrikası için Enerji Performans Sözleşmesi iş modeli kapsamında 3.354 kWp kurulu güce sahip güneş enerjisi santrali kurulumu için anlaşma imzalamış bulunuyoruz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonraki süreçte de iş ortaklarımızın yenilenebilir enerji yatırımlarına ve sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlamayı sürdüreceğiz. Projenin her iki taraf için de hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum.” dedi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Koç Holding'den sürdürülebilirlikte global başarı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/koc-holdingden-surdurulebilirlikte-global-basari-3460/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/koc-holdingden-surdurulebilirlikte-global-basari-3460/</id>
<published><![CDATA[2026-02-23T02:17:30+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-02-23T02:17:30+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A1110B-6C3133-195FAE-4ADCE7-30F23D-4416D8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Sürdürülebilirlik performansında sektörlerinde öne çıkan şirketlerin dahil edildiği Yıllık’ta; Koç Topluluğu şirketlerinden Arçelik, Ford Otosan ve Tüpraş da kendi kategorilerinde üst sıralarda yer alarak listede yer aldı.&nbsp;</p><p>Koç Topluluğu, 2050 karbon nötr hedefi doğrultusunda; enerji verimliliği, yenilenebilir enerji yatırımları ve dijital dönüşüm projelerini eş zamanlı olarak hayata geçiriyor. 2016 yılında başlatılan Yapay Zekâ Dönüşüm Programı kapsamında devreye alınan 2.500’ü aşkın proje; operasyonel verimlilik, karbon azaltımı ve veri temelli karar alma süreçlerini güçlendiriyor. İleri dijitalleşme, otomasyon ve veri odaklı üretim uygulamalarıyla küresel ölçekte öncü kabul edilen tesislerin dahil edildiği Dünya Ekonomik Forumu’nun Global Lighthouse Network ağında Koç Topluluğu’ndan 6 tesis yer alıyor. Ayrıca iklim teknolojileri alanında başlatılan Hızlandırma Programı ile özellikle su teknolojileri başta olmak üzere yenilikçi çözümler geliştiren girişimlere yatırım ve uygulama fırsatlarına erişim desteği sağlanıyor.</p><p>S&amp;P Global’in Kurumsal Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi; iklim stratejileri, su ve kaynak verimliliği, sorumlu tedarik zinciri uygulamaları, insan hakları, kurumsal yönetim ve risk yönetimi dahil olmak üzere 100’ün üzerinde kriteri kapsayan kapsamlı bir metodolojiye dayanıyor. Yıllık’ta yer alabilmek için şirketlerin kendi sektörlerinde en üst sıralarda konumlanması gerekiyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sürdürülebilir sanayi ekosistemi kurulacak</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/surdurulebilir-sanayi-ekosistemi-kurulacak-137/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/surdurulebilir-sanayi-ekosistemi-kurulacak-137/</id>
<published><![CDATA[2026-02-23T02:15:56+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-02-23T02:15:56+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AF46B9-0AABC0-F32EB6-3B7161-2D452A-BC4734.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Biyoteknoloji Vadisi ile Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) işbirliğinde "Yeşil Dönüşüm Yol Haritası Çevresel Etki Tahmini ve Sürdürülebilirlik Stratejileri" raporu hazırlandı.</p><p>Biyoteknoloji Vadisi'nden yapılan açıklamaya göre, tamamlanan raporda ortaya konulan çalışmalar ile Biyoteknoloji Vadisi'nin su pozitif, enerji verimli, karbon düşük ve dijitalleşmiş bir yapı olması hedefleniyor.</p><p>Yeşil dönüşüm yol haritası raporu, YTÜ Çevre Mühendisi Prof. Dr. Afşin Yusuf Çetinkaya tarafından Türkiye'deki Organize Sanayi Bölgeleri'ne örnek olacak şekilde hazırlandı.&nbsp;</p><p>Buna göre raporda, "su yönetimi ve yağmur suyu hasadı", "yenilenebilir enerji ve çatı tipi güneş enerji santralleri", "atık ısı geri kazanımı ve enerji verimliliği", "döngüsel ekonomi ve atık yönetimi", "dijital ikiz", "karbon ayak izi azaltımı ve net sıfır emisyon" hedefleri gibi farklı başlıktaki hedef ve öncü projeler yer alıyor.</p><p></p><p>Yeşil Dönüşüm Yol Haritası</p><p></p><p>Biyoteknoloji Sanayicileri Derneği (BİYOSAD) ve Biyoteknoloji İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (BİOSB) Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Varlıbaş, çevresel etkileri daha derinlikli, ölçülebilir ve uzun vadeli bir perspektifle ele almayı tercih ettiklerini belirtti.</p><p>Varlıbaş, Yeşil Dönüşüm Yol Haritası'nın sanayi yatırımlarını geleceğin çevre ve iklim koşullarına bugünden hazırlayan stratejik bir adım olduğunu vurguladı.</p><p>Dünya üzerindeki hiçbir kaynağın sonsuz olmadığına dikkati çeken Varlıbaş, şunları kaydetti:</p><p>"Ülkemizin üretim gücünü küresel biyoteknoloji ekosistemiyle buluşturacak Biyoteknoloji Vadisi'nde, sanayiyi yalnızca bugünün ihtiyaçlarıyla değil, yarının sorumluluklarıyla birlikte ele alıyoruz. Hiçbir kaynağın sonsuz olmadığı bilinciyle çevreyle uyumlu, sürdürülebilir ve ölçülebilir bir sanayi ekosistemi inşa etmeyi temel bir yaklaşım olarak benimsiyoruz. Bu yol haritası, Türkiye'de sanayi dönüşümüne katkı sunan, uzun vadeli ve stratejik bir vizyonun somut bir ifadesidir."</p><p></p><p>Sanayi ve akademi iş birlikleri</p><p></p><p>Varlıbaş, sanayi ve akademi iş birliklerinin öneminin altını çizerek, sanayinin sürdürülebilir ve rekabetçi bir yapıya kavuşmasının yolunun, bilimsel bilgiyle güçlü işbirlikleri kurmaktan geçtiğini ifade etti.&nbsp;</p><p>Yıldız Teknik Üniversitesi, Gebze Teknik Üniversitesi, Üsküdar Üniversitesi gibi köklü kuruluşlarla gerçekleştirdikleri çalışmaların, üniversite ve sanayinin aynı hedef doğrultusunda birlikte üretebileceğinin en önemli örneklerinden olduğunu belirten Varlıbaş, "Biyoteknoloji Vadisi'nde attığımız her adımı akademik bilgi, veri ve bilimsel yöntemlerle desteklemeyi, üniversitelerle kurduğumuz bu işbirliklerini kalıcı ve geliştirilebilir bir yapıya dönüştürmeyi önemsiyoruz." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Biyoteknoloji Vadisi'nde, su yönetiminin de bütüncül bir yaklaşımla ele alındığını aktaran Varlıbaş, yağmur suyunu yakalayarak ve gri suyu geri dönüştürerek temiz suyu tüm süreçlerde yeniden kullanıma hazır hale getirecek sistemler kurduklarını kaydetti.&nbsp;</p><p>Varlıbaş, akıllı su yönetimi uygulamalarıyla suyun etkin ve verimli kullanımını sağlarken, son yıllarda artan kuraklık ve su kaynaklarındaki azalma gerçeğini tüm planlamanın merkezine aldıklarını vurgulayarak, "Tüm bu süreçleri dijital sistemlerle izlenebilir ve ölçülebilir hale getirerek çevresel performansı anlık olarak yönetebilen bir ekosistem oluşturuyoruz. Amacımız, kendi kaynağını kendi üretebilen sürdürülebilir bir yapı ortaya koymaktır." ifadelerini kullandı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Epsan sürdürülebilirlikte şeffaflık ve güveni pekiştirdi</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/epsan-surdurulebilirlikte-seffaflik-ve-guveni-pekistirdi-3234/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/epsan-surdurulebilirlikte-seffaflik-ve-guveni-pekistirdi-3234/</id>
<published><![CDATA[2026-02-10T11:17:25+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-02-10T11:17:25+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_590D79-F816D9-0A6184-3DDCB6-415DBB-3AB159.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Global Reporting Initiative (GRI) standartlarına uygun olarak hazırlanan rapor; şirketin üretim tesisleri, Ar-Ge merkezi ve yurt dışı yapılanmaları dâhil olmak üzere tüm operasyonlarını kapsayan şeffaf bir değerlendirme sunuyor.</p><p>Raporda Epsan, sürdürülebilirliği yalnızca sayısal sonuçlar üzerinden değil; ürün stratejisi, Ar-Ge yatırımları, döngüsel ekonomi yaklaşımı ve kurumsal kültürü ile ele aldığını ortaya koyuyor. Bu yaklaşım, şirketin sürdürülebilirliği büyüme stratejisinin ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırdığını gösteriyor.</p><p>Epsan, karbon yönetimini yalnızca operasyonel veriler üzerinden değil, ürün portföyü ve müşteri odaklı çözümler aracılığıyla ele alıyor. Döngüsel ekonomi yaklaşımıyla geliştirilen EPLON+ ve EPIMIX+ ürün grupları, birincil ham maddelere kıyasla daha düşük karbon ayak izi sunarak müşterilerin kendi sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlamasına olanak tanıyor. Bu kapsamda EPLON+ ürünleri ortalama yüzde 32, EPIMIX+ ürünleri ise yaklaşık yüzde 10 CO₂ azaltımı potansiyeliyle, Epsan’ın düşük karbonlu ve sorumlu ürün geliştirme yaklaşımının temel yapı taşları arasında yer alıyor. Şirket, sürdürülebilirliği sonuçtan ziyade çözüm üretme kapasitesi üzerinden konumlandırmayı hedefliyor.</p><p>Epsan Pazarlama Müdürü ve Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Gülbin Efe Çevik, rapora ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “2024 Sürdürülebilirlik Raporumuz, performans göstergelerimizi şeffaf biçimde paylaştığımız, aynı zamanda sürdürülebilirliği nasıl yönettiğimizi ortaya koyan bir çalışma oldu. Sürdürülebilirliği yalnızca kısa vadeli sonuçlar üzerinden değil; ürün geliştirme yaklaşımımız, Ar-Ge yatırımlarımız ve kurumsal kültürümüzle birlikte ele alıyoruz.”</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">2030 yılına kadar karbon nötr hedefi</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/2030-yilina-kadar-karbon-notr-hedefi-5056/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/2030-yilina-kadar-karbon-notr-hedefi-5056/</id>
<published><![CDATA[2026-02-10T11:16:08+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-02-10T11:16:08+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1ED876-C981A1-DA5ABB-F0D89F-A411ED-6817BB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) alanlarında bütüncül bir bakış açısıyla hareket eden şirket, başta bugünün ihtiyaçlarına olmak üzere, geleceğin sorumluluklarına da odaklanarak yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Mplus Türkiye, dijital altyapıdan ofis operasyonlarına, çalışan farkındalığından yeşil teknoloji yatırımlarına uzanan çok boyutlu yaklaşımıyla, 2030 yılına kadar karbon nötr olmayı hedefliyor.</p><p>Mplus Türkiye &amp; MENA CEO’su Banu Hızlı, “Sürdürülebilirlik kavramı bizim için sadece çevreyi korumak anlamına gelmiyor; insanı, kültürleri ve içinde yaşadığımız sosyal çevreyi de gözetmek anlamına geliyor. İşten ve kârdan bağımsız olarak hepimizin ortak hedefi, gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak. Bu nedenle de her kararımızda karbon ayak izimizi hesaba katıyor, doğal kaynakları idareli kullanmayı ve geri dönüştürülebilir ekonomiyi desteklemeyi önceliklendiriyoruz. Mplus Global’de de bu konulara üst düzey önem veriliyor. Bu kapsamda ortak hedeflerimiz arasında; karbon ayak izimizin azaltılması, kadınların yönetim ekibindeki varlığının çoğaltılması, dezavantajlı grupların ve çocukların desteklenmesi, ağaçlandırma, çalışanların refahının artırılması gibi konular yer alıyor” dedi.</p><p>Sürdürülebilir hizmet anlayışıyla geleceğin de sorumluluğunu üstlenerek sektöre ilham vermeye devam edeceklerini ifade eden Hızlı, “Fiziksel dokümantasyon ihtiyacının minimize edilmesi, dijital iş akışlarının yaygınlaştırılması ve uzaktan erişim çözümleri hem zaman hem de kaynak tasarrufu sağlayarak sürdürülebilir hizmet anlayışımızı güçlendiriyor. Bu da müşteri deneyimini iyileştirirken çevresel sorumluluğumuzu da eş zamanlı olarak destekliyor” diye konuştu.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Legrand Türkiye Grubu'dan sürdürülebilir büyümeye destek</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/legrand-turkiye-grubudan-surdurulebilir-buyumeye-destek-5226/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/legrand-turkiye-grubudan-surdurulebilir-buyumeye-destek-5226/</id>
<published><![CDATA[2026-02-10T11:15:08+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-02-10T11:15:08+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4F8DBD-01AE3D-D25DFD-5D1E2F-8BD74F-AEEA27.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Döngüsel ekonomi yaklaşımı doğrultusunda yeni ürün geliştirme süreçlerinde eko-tasarım kriterlerini esas almayı, ürünlerde kullanılan malzemelerin en az üçte birini geri dönüştürülmüş kaynaklardan sağlamayı hedefliyor. İklim değişikliğiyle mücadele kapsamında doğrudan ve dolaylı sera gazı emisyonlarında %10, tedarik zinciri kaynaklı emisyonlarda ise %30 oranında azalma hedefi bulunuyor. Müşterilere sunulan enerji verimliliği çözümleriyle toplamda 20 milyon ton karbon emisyonunun önlenmesi amaçlanırken, sosyal boyutta ise kapsayıcı istihdam hedefleriyle her yıl kariyerinin başındaki bireylere 4.000 yeni fırsat sunulması ve yönetim kademelerinde kadın temsilinin artırılması öncelikler arasında yer alıyor. Tüm bu hedefler, sorumlu işletme anlayışı çerçevesinde iş güvenliği, etik ve şeffaflık standartlarının güçlendirilmesiyle destekleniyor.</p><p>Legrand Türkiye Grubu CMO’su Gül Sevinç Selçuk, “Yeni dönem stratejimizi yalnızca finansal performansla sınırlı görmüyor, gezegenin ve toplumun değişen ihtiyaçlarını merkeze alan, uzun vadeli etki yaratmayı hedefleyen somut eylemler bütünü olarak ele alıyoruz. ESG kriterlerini tüm iş süreçlerimize entegre ederek, iklim kriziyle mücadeleden toplumsal cinsiyet eşitliğine, döngüsel ekonomiden sorumlu iş yapış biçimlerine kadar geniş bir alanda ölçülebilir ve kalıcı değer üretmeyi amaçlıyoruz. Bu yaklaşımı, yalnızca kendi operasyonlarımızla sınırlı tutmadan tedarikçilerimizden iş ortaklarımıza, çalışanlarımızdan son kullanıcılarımıza uzanan geniş ekosistemimizde ortak bir dönüşüm anlayışıyla hayata geçiriyoruz. Daha yaşanabilir bir çevre, daha kapsayıcı bir toplum ve daha duyarlı bir iş dünyası için üzerimize düşen sorumluluğu kararlılıkla yerine getirmeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sunar Yatırım'dan net sıfır hedefi</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/sunar-yatirimdan-net-sifir-hedefi-5125/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/sunar-yatirimdan-net-sifir-hedefi-5125/</id>
<published><![CDATA[2026-02-10T11:12:48+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-02-10T11:12:48+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E7D76E-36AB6B-FCDC80-3CA2C4-93B00A-5F6DE9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Enerji maliyetlerinin hızla arttığı ve karbon yönetiminin sanayi şirketleri için stratejik bir zorunluluk haline geldiği bu dönemde Sunar Yatırım; enerji dönüşümünü uzun vadeli büyüme stratejisinin ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırıyor. Yol haritalarını ve 2025 yılı karnesini paylaşan Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, “Tarıma dayalı endüstride sürdürülebilir büyüme için üretim süreçlerinin bütüncül bir yaklaşımla yeniden ele alınması gerekiyor. Enerji verimliliği ve temiz enerji yatırımlarımızı hem çevresel sorumluluğumuzun hem de uzun vadeli üretim gücümüzün doğal bir parçası olarak görüyoruz.” değerlendirmesini yaptı.</p><p></p><p>Elektriğin yüzde 50’sini güneşten alıyor</p><p></p><p>Sunar Yatırım, bu strateji doğrultusunda üretim süreçlerinde enerji kullanımını kalıcı biçimde dönüştürmeyi planlıyor ve karbon azaltma hedeflerini ölçülebilir yatırımlarla destekliyor. 2025 yılı itibarıyla tükettiği elektriğin yüzde 50’sini kendi güneş enerjisi santrallerinden (GES) karşılamaya başlayan şirket, 2027 yılına kadar üretim tesislerinin elektrik ihtiyacının tamamını GES’lerinden karşılamayı hedefliyor.</p><p>Toplam yenilenebilir enerjide kurulu gücü 41,5 MWp’ye ulaşan grubun hali hazırda; Adana Sunar Yatırım Kampüsü, Ankara Polatlı, Çankırı Kurşunlu, Konya Karapınar ve Yozgat Yerköy’de GES’leri bulunuyor. Eskişehir Alpu, Adıyaman Besni, Manisa Soma, Aydın Efeler, Aydın Koçarlı, Antalya Kumluca, Adana Saimbeyli ve İzmir Kınık gibi yeni lokasyonlarda santrallerin kurulum çalışmaları ise devam ediyor.</p><p></p><p>2027 yılında kurulu güç 100 MWp’e ulaşacak</p><p></p><p>Yenilenebilir enerji yatırımlarına projeksiyon tutan Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, “Mevcut 41,5 MWp kurulu gücümüzü 2026 yılı sonuna kadar 66,5 MWp’ye, 2027 yılı sonu itibarıyla ise yaklaşık 100 MWp seviyesine çıkarmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda, 2024–2025 döneminde yaklaşık 52 milyon dolarlık yatırım yaptığımız yenilenebilir enerjiye, 2026 yılı için 30 milyon dolarlık ilave kaynak ayırdık” bilgisini verdi.&nbsp;</p><p>Sunar Yatırım, tesislerinde hayata geçirdiği enerji verimliliği projeleri sayesinde 2025 yılında 7,36 milyon kWh enerji tasarrufu sağladı. Bu çalışmalar, yıllık 576 bin Euro’nun üzerinde mali kazanım sağlarken 3 bin 529 ton karbon emisyonunun azaltılmasına katkıda bulundu. Sağlanan bu çevresel kazanım, yıllık bazda 527 ağacın oksijen üretimine eşdeğer bir etki oluşturdu.</p><p>Aynı dönemde enerji verimliliği alanında 1,3 milyon Euro, çevre yatırımları kapsamında ise 19,5 milyon TL yatırım yaptıklarını açıklayan Mustafa Nuri Çomu, “Enerji verimliliğine yönelik aldığımız aksiyonlar ile çevresel etkimizi azaltırken kaynaklarımızı doğru kullanarak büyüme yolculuğumuzu sürdürülebilir kılıyoruz. Su yönetimi, çevresel risklerin azaltılması, tesis altyapısının iyileştirilmesi, atık yönetimi uygulamaları ve karbon ayak izinin izlenmesi gibi başlıklarda hayata geçirdiğimiz yatırımlar ile çevresel mevzuata uyumun ötesinde, üretim sahamızda daha izlenebilir, kontrollü ve güvenli bir altyapı oluşturuyoruz” ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>12 milyon euro yatırımla atıksu arıtma tesisi kuruyor</p><p></p><p>Sunar Yatırım, bu kapsamda en önemli yatırımlarından biri olarak toplam tutarı 12 milyon Euro olan yeni atıksu arıtma tesisini devreye alıyor. Üretim süreçlerinden kaynaklanan atıksular, ileri teknoloji ile arıtılacak ve geri kazanılacak. Arıtılan su, yenilenebilir enerji üretiminde kullanılacak. Tesis bünyesinde kurulacak anaerobik arıtma sistemi sayesinde atıksulardan biyogaz üretilecek ve tesisin önemli bir bölümünün enerji ihtiyacı bu biyogazdan karşılanabilecek. Bu sayede kömür ve doğalgaz gibi fosil yakıtların kullanımı azalacak, karbon emisyonları düşecek ve daha temiz, verimli bir enerji yapısına geçilecek. Ayrıca yeni tesis, yasal deşarj standartlarının ötesinde bir arıtma kalitesi sunacak şekilde tasarlandı. İleri biyolojik arıtma ve membran teknolojileri sayesinde arıtılan su, ilerleyen dönemde üretim süreçlerinde yeniden kullanılabilecek. Bu yaklaşım hem su kaynaklarının korunmasına hem de döngüsel ekonomi anlayışının güçlenmesine katkı sağlayacak.&nbsp;</p><p></p><p>2030’a doğru net sıfır yolculuğu&nbsp;</p><p></p><p>Sunar Yatırım, yenilenebilir enerji yatırımları ve enerji verimliliği projeleriyle net sıfır hedefi doğrultusunda ilerliyor. Grup, enerji dönüşümünü kısa vadeli kazanımlarla sınırlı tutmadan, tüm tesislerine yayılan kalıcı bir üretim modeline dönüştürmeyi amaçlıyor. Bu vizyonu özetleyen Çomu, sözlerini şöyle tamamladı: “Hedefimiz, güvenilir üretimi çevresel sorumlulukla birlikte ele alan bir biyoendüstri modeli oluşturmak. Enerji dönüşümü, bu modelin temel yapı taşlarından biri. GES projelerimiz yıllık bazda 80 bin tonun üzerinde karbon salımının önüne geçiyor. Planımız, 2030 yılına kadar karbon nötr üretim modeline geçişi tamamlamak.”</p><p></p><p>SOCAR Türkiye’den Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı&nbsp;</p><p></p><p>SOCAR Türkiye, enerji sektöründe sürdürülebilirlik odaklı dönüşümü hızlandırmak ve havacılık kaynaklı karbon emisyonlarının azaltılmasına katkı sağlamak amacıyla Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF) ticaretine başlıyor. Şirket, düşük karbonlu çözümleri iş modelinin merkezine alan yaklaşımı doğrultusunda, SAF alanındaki ilk ticari operasyonunu 29 Ocak 2026 tarihinde hayata geçirdi.&nbsp;</p><p>SOCAR Türkiye, Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF) ekosisteminin gelişimini destekleme yaklaşımı doğrultusunda, sektör paydaşlarıyla iş birliklerini güçlendirerek havacılıkta emisyon azaltımına yönelik dönüşüm adımlarına katkı sağlamayı hedefliyor.&nbsp;</p><p>Bu kapsamda SOCAR Türkiye ile Türk Hava Yolları arasında 13 Ağustos 2025 tarihinde Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF) alanında iş birliğini kapsayan bir “Mutabakat Zaptı”, imzalanmış; iki kurum enerji ve havacılık sektörlerinde sürdürülebilirlik odaklı stratejik adımlar üzerinde uzlaşmıştı. Hayata geçecek ilk ticari operasyon, bu iş birliğinin önemli bir aşamasını oluşturuyor.&nbsp;</p><p>SOCAR Türkiye CEO’su Elchin Ibadov, “Sürdürülebilirliği iş yapış biçimimizin temel unsurlarından biri olarak görüyor; çevresel ve toplumsal etkileri gözeten bir dönüşüm anlayışıyla hareket ediyoruz. Enerji sektöründeki geniş bilgi birikimimiz ve entegre iş modelimiz, sürdürülebilir bir gelecek için somut adımlar atmamıza olanak sağlıyor. Grup şirketimiz STAR Rafineri’nin kapasitesi, AR-GE gücü ve dijital yetkinliği ile yürüttüğümüz Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF) girişimimiz de bu vizyonun önemli bir yansıması. Jet yakıtı alanındaki çalışmalarımızın önümüzdeki dönemde daha da gelişeceğine ve yeni iş birliklerinin önünü açacağına inanıyoruz. SOCAR Türkiye olarak çevresel ve toplumsal faydayı merkeze alan çalışmalarımızı ve yatırımlarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Yeni hastane binası kendi enerjisini üretecek</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/yeni-hastane-binasi-kendi-enerjisini-uretecek-5535/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/yeni-hastane-binasi-kendi-enerjisini-uretecek-5535/</id>
<published><![CDATA[2026-02-02T02:52:47+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-02-02T02:52:47+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A9BAB2-F7CD9F-947AFB-86665C-31CAFF-C6793B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ERÜ'den yapılan yazılı açıklamaya göre, Rektör Prof. Dr. Fatih Altun, 2026 yılı yatırım programına alınarak, ERÜ Tıp Fakültesine kazandırılacak 800 yataklı yeni hastane projesi hakkında ERÜ senato üyelerine bilgi verdi.</p><p>Hastane binasının maketi üzerinden projenin genel yapısı, teknik özellikleri hakkında bilgi veren Altun, projenin üniversiteye, bölgeye ve ülkeye katkı sağlayacağını ifade etti.</p><p>Hastanenin sismik izolatörlü bir yapıya sahip olacağını vurgulayan Altun, sürdürülebilirlik açısından da yapılacak binanın kendi enerjisini üreten ve yağmur suyunun sulama suyu olarak kullanılacağı bir proje olduğunu belirtti.</p><p>Projeye destek veren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel ve Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç'a teşekkür eden Altun, "Yıl sonu itibariyle projemizi tamamladık. Bu süreç tamamlandıktan sonra yapım süreci artık gündeme geldi. Bu da Resmi Gazetede yayımlanarak 2026 yılı yatırım programına alınmış oldu. Bunun anlamı üniversite hastanemizin yapılması için 2026 yılı içerisinde ihale süreci yapılmış olacak. Devamında da inşaatına başlanmış olacak" ifadelerini kullandı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Arçelik'ten sürdürülebilirlikte global başarı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/arcelikten-surdurulebilirlikte-global-basari-5322/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/arcelikten-surdurulebilirlikte-global-basari-5322/</id>
<published><![CDATA[2026-02-02T02:51:15+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-02-02T02:51:15+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_94D06F-E53D74-B0672F-4E5059-9FD927-182A1E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Corporate Knights’ın “Global 100” listesine art arda altıncı kez girme başarısını gösteren şirket, dünya genelinde 45’inci ve Dayanıklı Ev Eşyaları Endüstrisi'nde geçen yıl da olduğu gibi 1’inci sırada yer aldı. Şirket, aynı zamanda Karbon Saydamlık Projesi (CDP) tarafından “İklim Değişikliği” ve “Su Güvenliği” alanlarının her ikisinde de art arda ikinci kez “A” notu ile değerlendirilerek çevresel şeffaflık ve performansta küresel liderler arasında konumlandı.</p><p>Arçelik CEO’su Hakan Bulgurlu, “Avrupa’nın en büyük ev teknolojileri şirketi olarak sürdürülebilirliği tüm operasyonlarımızın merkezinde konumluyor; üretimden ürün tasarımı ve yatırım kararlarımıza kadar her aşamada bu bakış açısıyla hareket ediyoruz. Döngüsel ekonomi yaklaşımımız doğrultusunda şimdiye kadar üretim süreçlerimizde 59.901 GJ enerji tasarrufu sağlarken, verimlilik projelerimizle 5.800 ton CO₂e emisyonun önüne geçtik. Bugün, düşük karbonlu ürünler toplam gelirimizin %71,5’ini oluştururken, enerji verimli ürünler bu payın önemli bir bölümüne sahip.&nbsp; Corporate Knights ve Karbon Saydamlık Projesi gibi kuruluşlardan aldığımız bu değerlendirmeler, yaklaşımımızın uluslararası ölçekte karşılık bulduğunu bir kez daha gösteriyor” dedi.</p><p>Arçelik, 2025 S&amp;P Global Kurumsal Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi’nde 79 şirket arasında 100 üzerinden 86 puan alarak yedinci kez üst üste Dayanıklı Tüketim Sektöründe en yüksek skoru elde eden şirket oldu.&nbsp;</p><p>Şirket, Real Leaders’ın “2025 Top Impact Companies” listesinde 1’inci sırada yer aldı.&nbsp;</p><p></p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Doğuş Holding'den 2030'a net emisyon hedefi</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/dogus-holdingden-2030a-net-emisyon-hedefi-7597/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/dogus-holdingden-2030a-net-emisyon-hedefi-7597/</id>
<published><![CDATA[2026-02-02T02:49:55+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-02-02T02:49:55+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BDA2B6-B55F2E-2F42DD-69A95D-2A7D87-E6A30D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Raporda; çift öncelik analizi, dekarbonizasyon stratejisi ve Kapsam 3 emisyonlarının ölçümü ve yönetimine yönelik geliştirilen DO-TRace Programı öne çıkıyor. Doğuş Holding, 2030 yılına kadar 2022 baz yılına kıyasla Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarında yüzde 50, Kapsam 3 emisyonlarında ise yüzde 30 azaltım hedeflediğini açıkladı. Çok sektörlü yatırım portföyü dikkate alınarak belirlenen bu hedefler, Doğuş Holding’in iklim risklerine karşı dayanıklılığını artırmayı amaçlayan dekarbonizasyon yol haritasının temelini oluşturuyor.</p><p>2024 Sürdürülebilirlik Raporu; Doğuş Holding'in çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarını ölçülebilir hedefler, performans göstergeleri ve izleme mekanizmaları aracılığıyla nasıl yönettiğini ortaya koyuyor. Bu kapsamda oluşturulan “İzleme Komitesi”, sürdürülebilirlik hedeflerinin düzenli olarak değerlendirilmesini ve karar alma süreçlerine sistematik biçimde entegre edilmesini sağlayan yönetişim yapısının önemli bir unsuru olarak raporda yer alıyor.</p><p>Doğuş Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Nafiz Karadere, “Dekarbonizasyon Stratejimiz ve İzleme Komitemiz aracılığıyla iklim risklerine karşı dayanıklılığımızı artırmayı ve sürdürülebilirliği yatırım ve performans yönetiminin temel bileşenlerinden biri haline getirmeyi hedefliyoruz” dedi.&nbsp;</p><p></p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Masdaf karbon ayak izini açıkladı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/masdaf-karbon-ayak-izini-acikladi-6040/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/masdaf-karbon-ayak-izini-acikladi-6040/</id>
<published><![CDATA[2026-02-02T02:48:03+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-02-02T02:48:03+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C58CA7-BC57BB-81D064-D52687-D972B2-E9D364.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Emisyonların büyük bölümünün tedarik zinciri ve lojistik faaliyetlerden kaynaklanması, makine ve pompa imalat sektöründe yaygın olarak görülen emisyon profiliyle uyumlu bir tablo ortaya koydu. Masdaf’ın ağır sanayi tesisleriyle kıyaslandığında düşük karbon yoğunluklu, yüksek proses emisyonu bulunmayan, enerji yönetimi yapılabilir bir üretim yapısına sahip olduğu görülüyor.</p><p>Şirketin karbon ayak izi yapısı, Avrupa Birliği makine ve pompa imalat sektöründeki firmalarla yapısal olarak uyumlu gözüküyor ve sektör normlarıyla örtüşüyor. Bu yapı Masdaf’ın kısa ve orta vadede operasyonel verimlilik, enerji yönetimi ve tedarikçi iş birlikleri yoluyla emisyon azaltımı sağlayabilecek güçlü bir potansiyele sahip olduğunu gösteriyor. Doğrulanmış karbon ayak izi çalışmasıyla Masdaf, şeffaflık, raporlama olgunluğu ve AB regülasyonlarına hazırlık açısından önemli bir adım atıyor.</p><p>Masdaf, karbon ayak izi yönetimiyle birlikte su verimliliği ve kaynak yönetimini de kapsayan bütüncül bir sürdürülebilirlik yaklaşımı doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor. Şirket, ilgili mevzuatlar çerçevesinde 2026 yılı sonuna kadar uyum süreçlerini tamamlamayı hedefliyor.</p><p>Masdaf CEO’su Erhan Özdemir, konuyla ilgili şunları söyledi: “Ölçemediğiniz şeyi yönetemezsiniz prensibi ile yola çıkarak, kurumsal karbon ayak izimizi ISO 14064-1 standardına uygun ve bağımsız bir kuruluş tarafından makul güvence düzeyinde doğrulanmış şekilde hesapladık. Bu çalışma, Masdaf olarak sera gazı emisyonlarımızı şeffaf biçimde raporlamamıza, karbon risklerimizi net olarak tanımlamamıza ve azaltım odaklı bir yönetim anlayışını kurumsal yapımıza entegre etmemize imkân sağlıyor. Bugün geldiğimiz noktada Masdaf; AB regülasyonları, CBAM süreci ve müşteri beklentileriyle uyumlu, karbon riskleri yönetilebilir ve azaltım potansiyeli yüksek bir üretici konumunda bulunuyor. Doğrulanmış karbon ayak izi çalışmamız, yalnızca çevresel sorumluluğumuzu değil, aynı zamanda Avrupa pazarındaki rekabet gücümüzü, kurumsal itibarımızı ve uzun vadeli sürdürülebilir büyüme hedeflerimizi destekleyen stratejik bir avantaj sunuyor. Karbon ayak izimizi düşürecek projelere ağırlık vererek her yıl düzenli olarak hesaplamayı, şirketimiz için çevresel olduğu kadar finansal ve ticari bir güvence olarak görüyoruz.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İnşaatta sürdürülebilirlik tartışmaları güçleniyor</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/insaatta-surdurulebilirlik-tartismalari-gucleniyor-4766/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/insaatta-surdurulebilirlik-tartismalari-gucleniyor-4766/</id>
<published><![CDATA[2026-02-02T02:45:02+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-02-02T02:45:02+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9B3AD3-AB4604-17298E-7AD96D-EA5552-27A455.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), 2026 yılının ilk İnşaat Sektörü Analizi Raporu’nu yayımladı. Raporda, ekonomik göstergelerin, inşaat sektöründe büyümenin ivme kaybetmeden sürdüğüne işaret ettiği görülürken; kaynak kullanımı, çevresel etkiler ve sektörün uzun vadeli dayanıklılığına ilişkin başlıkların karar vericiler açısından giderek daha belirleyici hale geldiği vurgulanıyor. Kısa vadeli performans ile uzun vadeli sürdürülebilirlik hedefleri arasındaki denge hem kamu hem de özel sektör için stratejik bir kırılma noktası olarak öne çıkıyor.</p><p>Rapora göre 2025 yılı, inşaat sektörü açısından büyümenin korunabildiği ancak bu büyümenin niteliği ve sürdürülebilirliği üzerine tartışmaların yoğunlaştığı bir dönem oldu. Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) tarafından yayımlanan Yeni Küresel Düzenin “Kaos Evresi” başlıklı raporda; deprem bölgesinin yeniden imarı ve büyük ölçekli kamu yatırımlarının etkisiyle sektörün yıl genelinde ekonomiye güçlü katkı sağladığı, buna karşın özel sektör kaynaklı talebin zayıf kaldığı ve konut ile ticari yapı yatırımlarında dengelenmenin sağlanamadığı vurgulandı. Bu görünüm, büyümenin büyük ölçüde kamu destekli bir yapıya sıkıştığını ortaya koyuyor.</p><p>&nbsp;</p><p>Sektörde kırılganlık arttı</p><p></p><p>Raporda, 2025 yılının; yüksek belirsizliklerin, sıkı finansman koşullarının ve jeopolitik risklerin belirleyici olduğu küresel bir konjonktürde geçtiği belirtildi. İnşaat sektörünün, deprem bölgesinin yeniden imarı ve kamu öncülüğündeki büyük ölçekli yatırımlar sayesinde ekonomiye güçlü katkı sunduğunun hatırlatıldığı raporda, özel sektör kaynaklı yatırımların zayıf seyri nedeniyle ise konut ve ticari yapı yatırımlarında kalıcı bir dengelenme sağlanamadığı vurgulandı. Raporda bu nedenle mevcut yapı kaynaklı büyümenin niteliğine ve sürekliliğine ilişkin soru işaretlerinin olduğu belirtildi.</p><p>İnşaat maliyetlerindeki yüksek seyrin, arsa ve finansman giderlerindeki artışla birleşerek özellikle konut projelerinde kârlılığı baskıladığına değinilen raporda, “Hane halkının alım gücündeki erozyon ve borçlanma maliyetleri ise yeni proje başlangıçlarını sınırlıyor. Üretim artışı ile finansal sağlamlık arasındaki dengenin bozulması, orta ve küçük ölçekli firmalar açısından nakit akışı ve borçluluk risklerini daha görünür hâle getiriyor” denildi.</p><p></p><p>Yüksek faiz temkinli hareket getiriyor</p><p></p><p>İnşaat sektörünün, 2025 yılı üçüncü çeyreğinde %13,9 ile genel ekonominin üzerinde bir büyüme kaydettiği ve üst üste 12 çeyrek dönemdir sürdürdüğü kesintisiz büyüme serisine devam ettiği kaydedilen raporda, şunlar dikkat çekti: “Bununla birlikte, büyümenin sürdürülebilirliği konusunda belirsizlik devam etmektedir. Yüksek finansman maliyetleri ve tasarruf tedbirleri kapsamında kısıtlanan kamu yatırımları nedeniyle, sektörün %1’e düşürülen vergi tevkifatı uygulamasının tüm kamu projelerine yaygınlaştırılması, oranların %2’ye indirilmesi ve kamu müteahhitlerine tasfiye hakkı verilmesi yönündeki beklentisi sürmüştür. Ayrıca, Kamu İhale Kanunu’nun yenilenmesi, kamu yatırımlarının önceliklendirilmesi ve fiyat farkı ile ilgili talepleri TMB tarafından da sıkça kamuoyunun dikkatine sunulmuştur. Ayrıca, inşaat maliyet endeksi yıl boyunca yüksek seviyelerde seyrederek firmaların kârlılığını olumsuz yönde etkilemiştir. Maliyetlerdeki bu artış, yeni projelere başlanmasını zorlaştırmış; yüksek faizli kredi koşulları firmaların temkinli hareket etmesine neden olmuştur. Buna karşın, ciro endeksinde gözlenen artış, sektörün ekonomideki payının yükseldiğinin göstergesi olmakla birlikte, önemli bir kısmının fiyatlardaki yükselişten kaynaklandığı görülmüştür.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Karbon ayak izini yüzde 96 azalttı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/karbon-ayak-izini-yuzde-96-azaltti-776/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/karbon-ayak-izini-yuzde-96-azaltti-776/</id>
<published><![CDATA[2026-01-26T02:28:48+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-01-26T02:28:48+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AE8CB0-1714DC-58F4A4-5CB74A-9B4B7D-FA8294.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bu yaklaşımı sayesinde dünya devi global markalara üretim yapan MISIRLI Underwear and Socks, uzun soluklu stratejisiyle hem gezegene karşı sorumluluğunu yerine getiriyor hem de küresel pazarda önemli bir rekabet avantajı sağlıyor.</p><p>Enerjide Tam Bağımsızlık ve Maliyet Tasarrufu</p><p>MISIRLI Underwear and Socks’ın sürdürülebilirlik yatırımlarının merkezinde elektrik ve su yönetimi yer alıyor. Yozgat'ta 67 dönüm arazi üzerine kurulu 7 megawatt kapasiteli güneş enerjisi santrali, 2025 yılında 5,87 GWh elektrik enerjisi üretti ve mahsuplaşma mekanizmasıyla MISIRLI Underwear and Socks’ın elektrik maliyetinden yüzde 100 tasarruf etmesini sağladı.</p><p>Şirket ayrıca üretim süreçlerinde şebeke suyu yerine biriktirip arıttığı yağmur suyunu kullanarak hem doğal kaynakları koruyor hem de maliyetlerini düşürüyor. 2025’te bu altyapıyla 2.617 m³ yağmur suyunu geri kazanımı sağlandı ve yıllık su maliyetinden yüzde 38 tasarruf elde edildi.&nbsp;</p><p>Mısırlı Underwear and Socks Yönetim Kurulu Üyesi Murat Eren Taşçı, iş modellerinin temel taşı olarak benimsedikleri sürdürülebilirlik vizyonu için bugüne dek 4,26 milyon dolar yatırım yaptıklarını belirtti. Taşçı, “Sürdürülebilirliği hiçbir zaman bir trend olarak görmedik, işimizin temeline yerleştirilmiş bir sorumluluk olarak ele aldık. 18 yıldır sistematik şekilde sürdürdüğümüz yatırımlarımız sayesinde üretim operasyonlarımızda enerji ve su maliyetlerimizi düşürdük, karbon ayak izimizi de yüzde 96 oranında azalttık. Bugün üretimimizin yüzde 90’ını karbon nötr gerçekleştiriyoruz. Bu kazanımlarımız, çevreyle uyumlu üretimin yanı sıra yüksek verimliliğimizin ve rekabet gücümüzün de anahtarı haline geldi” dedi.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Net sıfır yolculuğunda yeni bir aşama</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/net-sifir-yolculugunda-yeni-bir-asama-6745/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/net-sifir-yolculugunda-yeni-bir-asama-6745/</id>
<published><![CDATA[2026-01-26T02:27:29+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-01-26T02:27:29+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BD6473-2C8587-83F8D2-76C800-7D7C80-AE186C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Projeye ilişkin imza töreni, 9 Ocak Cuma günü QNB Türkiye Kristal Kule’de gerçekleştirildi. Törene QNB Türkiye adına Kurumsal Bankacılık ve Proje Finansmanı Genel Müdür Yardımcısı Zeynep Kulalar, Alkataş İnşaat adına ise Mustafa Albayrak katıldı. Proje, QNB Türkiye genel müdürlük binasının enerji ihtiyacının yaklaşık %80’ini, Bankanın toplam elektrik tüketiminin ise yaklaşık %13’ünü temiz enerjiyle karşılamasını mümkün kılarken, düşük karbonlu ekonomiye geçiş sürecine de somut katkı sunuyor.</p><p>Projenin devreye alınmasıyla birlikte QNB Türkiye genel müdürlük binasının enerji ihtiyacının yaklaşık %80’ini, Bankanın toplam elektrik tüketiminin ise yaklaşık %13’ünü temiz enerjiyle karşılamayı hedefliyor. Bu 5 MW kurulu güce sahip Arazi GES’in, yıllık yaklaşık 5.000 ton karbon salımını engelleyecek ve yıllık yaklaşık 24 milyon TL tasarruf yaratması hedefleniyor. Elde edilen bu kazanım, bankanın Net Sıfır yol haritası kapsamında belirlediği ara hedeflerle uyumlu bir ilerleme alanı yaratıyor.</p><p>QNB Türkiye Kurumsal Bankacılık ve Proje Finansmanı Genel Müdür Yardımcısı Zeynep Kulalar, “Bu yatırım sayesinde genel müdürlük binamızın enerji ihtiyacının yaklaşık %80’ini, Bankamızın toplam elektrik tüketiminin ise yaklaşık %13’ünü temiz enerjiyle karşılamış olacağız. Bu rakamlar, sürdürülebilirliği yalnızca bir söylem olarak değil, Net Zero olma yolculuğumuzda finansman stratejimizin ayrılmaz bir parçası olarak ele aldığımızın açık bir göstergesidir” dedi.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Abdi İbrahim CDP'de iklim liderliğini pekiştirdi</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/abdi-ibrahim-cdpde-iklim-liderligini-pekistirdi-476/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/abdi-ibrahim-cdpde-iklim-liderligini-pekistirdi-476/</id>
<published><![CDATA[2026-01-26T02:26:28+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-01-26T02:26:28+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_219B17-473F79-4B125E-BFE030-64725D-424A46.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>HEAL2050 sürdürülebilirlik stratejisi doğrultusunda şirket, 2050 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşmayı hedefleyen dönüşüm yolculuğunu başarıyla sürdürüyor. Bu kapsamda belirlediği sera gazı emisyon azaltımı ve 2050’de net sıfır emisyona ulaşma hedefi için Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi)’nden de onay aldı. Bu yaklaşım, 2025 Karbon Saydamlık Projesi (CDP) sonuçlarına da yansıdı. Abdi İbrahim, İklim Değişikliği Programı’nda üçüncü kez A Listesi’nde yer alırken, Su Güvenliği Programı’ndaki notunu A-’den A’ya yükselterek sürdürülebilirlik alanındaki istikrarlı ilerlemesini uluslararası ölçekte bir kez daha teyit etti. Abdi İbrahim, Türk ilaç sektöründe bu başarıyı elde eden ilk ve tek şirket olma konumunu sürdürüyor.</p><p>Abdi İbrahim’in Karbon Saydamlık Projesi’ndeki başarısı hakkında değerlendirmede bulunan İnsan Kaynakları, Kurumsal İletişim ve Sürdürülebilirlik Grup Başkanı Dr. M. Oğuzcan Bülbül, “Türk ilaç sektörünün 24 yıldır kesintisiz lideri olarak, ekonomik faaliyetlerimizi sürdürürken topluma ve içinde yaşadığımız dünyaya ‘iyi’ bir iz bırakmayı her zaman önceliğimiz olarak gördük. Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası kuruluşlar tarafından daha iyi bir dünya için ortaya konan küresel hedeflere katkı sunmayı, kurumsal bir sorumluluk olarak benimsiyoruz. Sürdürülebilirlik stratejimiz kapsamında istikrarlı bir şekilde attığımız adımların bugün karşılık bulmasını görmek, gelecekte atacağımız adımlar için önemli bir motivasyon kaynağı oluşturuyor. Tam 114 yıldır ilaç endüstrisinde pek çok alanda ilklere imza atmış bir şirket olarak, sürdürülebilirlik yaklaşımımızla da sektörümüze öncülük etmekten gurur duyuyoruz” dedi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kuraklık riskine karşı sürdürülebilirlik çağrısı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/kuraklik-riskine-karsi-surdurulebilirlik-cagrisi-5662/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/kuraklik-riskine-karsi-surdurulebilirlik-cagrisi-5662/</id>
<published><![CDATA[2026-01-26T02:25:08+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-01-26T02:25:08+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D0884A-BCA30D-6CDD29-B43269-529B86-D82B53.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Tarım ve Orman Bakanlığı, suyun tüm kullanım alanlarında verimli kullanılması ve su kaynaklarının sürdürülebilirliğinin sağlanması amacıyla "Suda Sıfır Kayıp" temasıyla "Su Verimliliği Seferberliği"ni hayata geçirdi. Bu kapsamda, suyun korunarak gelecek nesillere aktarılması hedefleniyor.</p><p>Anadolu Bozkır Ekosistemleri için hazırlanan İklim Değişikliğine Ekosistem Tabanlı Uyum Strateji Belgesi, 2022'de yürürlüğe girdi. Belgeyle, tarımsal üretimde suyun verimli kullanılması ve iklim değişikliğine bütüncül bir yaklaşım geliştirilmesi amaçlanıyor. Bakanlık, bu yaklaşımın Anadolu bozkırlarında sistematik biçimde yaygınlaştırılmasını ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanmasını hedefliyor.</p><p>Ayrıca iklim değişikliğine bağlı olumsuzluklardan etkilenen üreticilere yönelik destekler devam ediyor. Yetersiz yağışlar nedeniyle 2021'in ilk döneminde buğday, arpa, yulaf, çavdar, tritikale, nohut ve mercimek üretiminde yüzde 30'dan fazla verim kaybı yaşayan 658 bin 885 çiftçiye toplam 2,6 milyar lira destek sağlandı. Tarım sigortası uygulamaları kapsamında ise 2024'te köy bazlı verim sigortası yaptıran üreticiye yaklaşık 285 bin devlet prim desteği sağlanarak 303 milyon lira tazminat ödendi.</p><p>Bireysel sulama sistemlerine yönelik hibe destekleri çerçevesinde ise 2007'den bu yana 60 bin 679 proje hayata geçirildi. Bu projelerle yaklaşık 5,5 milyon dekar alan modern sulama sistemleriyle buluşturulurken, 121 bin 358 kişinin tarımsal istihdamda kalması sağlandı. Yapılan yatırımlar karşılığında bugünün rakamlarıyla 11 milyar 938 milyon lira tutarında ödeme gerçekleştirildi.</p><p>Modern sulama yatırımlarıyla yaklaşık yüzde 60 su tasarrufu sağlandı. Tarım toprakları tuzluluk, taban suyu yükselmesi ve erozyon risklerine karşı korundu. Böylece ürün veriminde yüzde 20 ila 25 arasında artış kaydedildi.</p><p>Kurak ve yarı kurak bölgelerde yağış sularından daha fazla yararlanmak amacıyla yağmur hasadı projeleri de uygulanıyor. Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı kapsamında yağmur hasadı havuzları yapımı yüzde 50 hibe desteği kapsamına alındı.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sürdürülebilir yaşam çağrısı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/surdurulebilir-yasam-cagrisi-6301/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/surdurulebilir-yasam-cagrisi-6301/</id>
<published><![CDATA[2026-01-26T02:21:14+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-01-26T02:21:14+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EE296E-92CAF9-996893-31D6FB-1D3ECC-A548FF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Sıfır Atık Vakfı, enerji verimliliği ile sıfır atık yaklaşımının birbirini tamamlayan iki temel politika olduğunu vurgulayarak, tüm bireyleri, kurumları ve yerel yönetimleri bu alanda daha fazla sorumluluk almaya çağırdı. Vakıf, enerji kaynaklarının bilinçli kullanımının yalnızca ekonomik kazanç sağlamadığını, aynı zamanda çevrenin korunması, iklim değişikliğiyle mücadele ve atık miktarının azaltılması açısından da hayati önem taşıdığını belirtti.</p><p>Açıklamada, sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşabilmek için enerji tüketimi ile atık yönetiminin birlikte ele alınması gerektiği ifade edildi. Enerji üretiminden tüketime kadar geçen tüm süreçlerin; doğal kaynak kullanımı, karbon salımı, su tüketimi ve atık oluşumu gibi pek çok çevresel etkiyi beraberinde getirdiğine dikkat çekildi. Bu nedenle verimsiz enerji kullanımının yalnızca daha yüksek faturalar anlamına gelmediği, aynı zamanda daha fazla atık, daha fazla emisyon ve daha ağır çevresel yük oluşturduğu vurgulandı.</p><p></p><p>Yaşamın ayrılmaz parçası olmalı</p><p></p><p>Sıfır Atık Hareketi’nin kurucusu ve Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı Emine Erdoğan’ın vizyonu doğrultusunda çalışmalarını sürdüren Sıfır Atık Vakfı, enerji tasarrufu bilincinin günlük yaşamın ve kurumsal süreçlerin ayrılmaz bir parçası haline getirilmesi gerektiğini kaydetti. Vakıf, kamu kurumları, özel sektör ve bireylerin bu dönüşümde birlikte hareket etmesinin, hem çevresel hem de toplumsal faydayı büyüteceğine işaret etti.</p><p>Bireysel düzeyde atılabilecek adımların da büyük önem taşıdığı belirtilen açıklamada, evlerde uygulanabilecek basit ama etkili yöntemler sıralandı. Kullanılmayan elektrikli cihazların kapatılması ve fişten çekilmesi, enerji verimliliği yüksek beyaz eşyaların tercih edilmesi, gün ışığından ve doğal havalandırmadan daha fazla yararlanılması, ısıtma ve soğutma sistemlerinde dengeli sıcaklık ayarlarının yapılması bu öneriler arasında yer aldı. Ayrıca gıda israfını önlemeye yönelik planlı alışveriş ve doğru saklama alışkanlıklarının geliştirilmesi ile tek kullanımlık ürünler yerine uzun ömürlü ve yeniden kullanılabilir ürünlerin tercih edilmesinin, hem enerji tüketimini hem de atık miktarını azaltacağı vurgulandı.</p><p></p><p>Operasyonel maliyetler düşer</p><p></p><p>Kurumsal alanda ise enerji verimliliği uygulamalarının operasyonel maliyetleri düşürdüğü, çalışanların bilinçlendirilmesi ve sürece aktif katılımının sağlanmasının sürdürülebilir dönüşümün kalıcı olmasında belirleyici olduğu ifade edildi. TÜİK verilerine göre 2024 yılında atık bertaraf ve geri kazanım tesislerinde işlenen 195 milyon ton atığın 56 milyon tonunun geri kazanıldığı, birlikte yakma tesislerinde 4,7 milyon ton atığın enerjiye dönüştürüldüğü bilgisi paylaşıldı. Sıfır Atık Hareketi kapsamında belediye atıklarında geri dönüşüm oranının yüzde 36’yı aşması da önemli bir kazanım olarak değerlendirildi.</p><p>Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı çerçevesinde 2017-2023 döneminde milyonlarca ton eşdeğer petrol tasarrufu sağlandığı, kamu binalarında yürütülen projeler sayesinde son yıllarda yaklaşık 1,8 milyar liralık enerji tasarrufu elde edildiği hatırlatıldı. Bu sonuçların, çevresel sorumluluk ile kamu kaynaklarının etkin kullanımının birlikte mümkün olduğunu gösterdiği ifade edildi.</p><p>Açıklamada, Türkiye’nin 2053 Net Sıfır Emisyon hedefi ve sıfır atık kapsamında geri kazanım oranlarının artırılmasına yönelik vizyonunun, enerji tasarrufu politikalarıyla doğrudan bağlantılı olduğu belirtilerek, “Enerji tasarrufu ve sıfır atık yaklaşımı, daha temiz, daha verimli ve daha sürdürülebilir bir gelecek için ortak bir sorumluluktur” denildi. Sıfır Atık Vakfı, Enerji Tasarrufu Haftası vesilesiyle toplumun tüm kesimlerini bu ortak mücadelede aktif rol almaya davet etti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Treysan yeşil dönüşümde lider firma seçildi</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/treysan-yesil-donusumde-lider-firma-secildi-5594/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/treysan-yesil-donusumde-lider-firma-secildi-5594/</id>
<published><![CDATA[2026-01-19T15:36:05+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-01-19T15:36:05+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1E6CBA-8F21C1-21BB2E-663F46-E7F9FD-7BD738.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Treysan İcradan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Özgür Hamdi Onat, “Sektörümüzde sürdürülebilir üretimin öncüsü ve 6 kıtaya uzanan ihracat gücüyle küresel ölçekte konumlanan bir marka olarak, yeşil dönüşüm kapasitemizi güçlendirmeye yönelik çalışmalarımızın ASO tarafından ödüle layık görülmesinden büyük bir gurur duyuyoruz. Enerji verimliliği, dijitalleşme ve karbon emisyonumuzu her yıl azaltmaya yönelik uygulamalarla ilerleyen bu yaklaşım, Treysan’ın uzun vadeli dönüşüm vizyonunun önemli bir parçasıdır. Önümüzdeki dönemde de çevresel etkisini azaltan ve sürdürülebilirliği kurumsal standart haline getiren üretim modellerini geliştirmeye devam edeceğiz” diye konuştu.</p><p>Treysan, çevresel etkisini azaltan yatırımları, verimli üretim teknolojileri ve uzun vadeli sürdürülebilirlik stratejisiyle faaliyetlerini sürdürüyor. Özellikle Çankırı Yakınkent OSB’de hayata geçirilen yeni sandviç panel üretim tesisi ise dönüşüm yolculuğunun en stratejik adımlarından biri olarak öne çıkıyor. Tamamı ileri teknolojiye sahip hatlarıyla yüksek performans sağlayan tesis, Treysan’ın üretim kabiliyetini artırırken, uluslararası projelerdeki rekabetçiliğini de güçlendiriyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Alüminyumda düşük karbonlu üretim</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/aluminyumda-dusuk-karbonlu-uretim-103/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/aluminyumda-dusuk-karbonlu-uretim-103/</id>
<published><![CDATA[2026-01-19T15:34:30+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-01-19T15:34:30+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BAB158-A88ECF-05B135-57C993-1118D9-2F8BAD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bu dönüşüm sürecinde Panda Alüminyum, Ankara Kahramankazan’daki tesislerinde ambalajdan otomotive uzanan geniş bir ürün yelpazesinde, sürdürülebilir ve yüksek katma değerli çözümler sunuyor. Avrupa’nın önde gelen yassı alüminyum üreticilerinden biri olan şirket, düşük karbonlu üretim altyapısıyla uluslararası pazarlarda rekabet gücünü güçlendiriyor.</p><p>Panda Alüminyum, enerji yönetimini karbonsuzlaşma stratejisinin merkezine alarak, tesislerinde tükettiği elektriğin 1,8 katını kendi güneş enerji sahalarıyla üretiyor. Panda Alüminyum iştiraklerinden Panab Enerji ile yürütülen projeler kapsamında ise metan gazı enerjiye dönüştürülerek, 330.000 hanenin elektrik ihtiyacına karşılık gelen temiz enerji üretiliyor. Bu entegre yapı sayesinde Panda Grubu genelinde yıllık 520.000 ton karbon emisyonu azaltımı sağlanıyor.</p><p>Panda Alüminyum Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hüseyin Seherli, “Enerji verimliliği, yenilenebilir enerji kullanımı, atıktan enerji üretimi ve geri dönüştürülebilir üretim modelleri, üretim anlayışımızın temelini oluşturuyor. Elektriğini kendi üreten ve tükettiğinin üzerinde enerji üretebilen bir sanayi yapısı kurduk. Karbon yönetimini geçici bir gündem maddesi olarak değil, kalıcı bir sanayi standardı olarak ele alıyoruz. Avrupa’da uygulanacak karbon vergilendirme mekanizmaları, firmaların bu alandaki hazırlık seviyesini net biçimde ortaya koyacak. Biz de uzun süredir attığımız adımlar sayesinde bu sürece güçlü bir şekilde hazır olduğumuza inanıyoruz” dedi.&nbsp;</p><p>Panda Alüminyum’un 2030 vizyonunun merkezinde karbonsuzlaşma, operasyonel verimlilik ve sürdürülebilir büyüme yer alıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Muratbey'den sürdürülebilirlikte güçlü adım</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/muratbeyden-surdurulebilirlikte-guclu-adim-1031/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/muratbeyden-surdurulebilirlikte-guclu-adim-1031/</id>
<published><![CDATA[2026-01-19T15:33:13+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-01-19T15:33:13+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_86BE91-AC9018-FBB8A5-D2241B-35FA9B-D549B0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Proje, gıda sektöründe tüketim sonrası atık yönetimini merkeze alan ilk örneklerden biri olma özelliği taşıyor. Kullanıcılar, Muratbey ambalajlarını geri dönüşüme atıp fotoğraf yükleyerek sistemde doğrulama aldığında karbon puanı kazanıyor. Kazanılan puanlar, indirim veya hediye kartı olarak kullanılabiliyor.</p><p>Muratbey, bu projeyle sürdürülebilir gıda ekosistemine katkı sağlamayı hedefliyor. Waste Log uygulaması üzerinden tüketiciler, konumlarına en yakın geri dönüşüm noktalarına yönlendirilirken; yapay zekâ destekli doğrulama sistemi sayesinde geri dönüşüm süreci ölçülebilir ve izlenebilir hale geliyor. Muratbey Gıda İletişim ve İş Geliştirme Direktörü Gülnur Uluğ, projeye ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Kazandıran Peynirler, teknolojiyi, sürdürülebilirliği ve tüketici faydasını bir araya getiren öncü bir model. Bu projeyle çevreye duyarlı davranışı teşvik ederken, tüketiciyi sürecin merkezine alan ve ödüllendiren bir yapı kuruyoruz.”</p><p>Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) verilerine göre Türkiye’de yılda 5,6 milyon tonun üzerinde plastik ambalaj atığı oluştuğunu hatırlatan Uluğ, proje kapsamında Muratbey ambalajlarının yüzde 10’unu üç yıl içinde geri dönüşüme kazandırmayı hedeflediklerini belirtti. Bu sayede yaklaşık 108 ton CO₂ emisyonunun önlenmesi öngörülüyor.</p><p>Kazandıran Peynirler’in dijital altyapı ortağı Waste Log, Boğaziçi Üniversitesi Elektroteknoloji Kulübü ve IEEE Öğrenci Kolu tarafından düzenlenen Boğaziçi Çevre Ödülleri kapsamında, Sıfır Atık Market projesiyle “Yılın Geri Dönüşüm Projesi” ödülüne layık görüldü. Akademi, sivil toplum ve halk oyunun birlikte değerlendirildiği bu ödül, projenin çevresel ve toplumsal etkisini tescilledi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Tüpraş sektörünün global liderleri arasinda</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/tupras-sektorunun-global-liderleri-arasinda-5748/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/tupras-sektorunun-global-liderleri-arasinda-5748/</id>
<published><![CDATA[2026-01-19T15:31:56+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-01-19T15:31:56+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5FBC56-53928D-F0984B-CDF1E8-4454A1-460BEC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Tüpraş, CDP’nin 22 binden fazla şirketi kapsayan küresel değerlendirmesinde elde ettiği bu sonuçla petrol ve gaz sektörünün en üst kategorisinde sıralandı.</p><p>CDP değerlendirmelerinde, Tüpraş’ın, sürdürülebilirlik yaklaşımının stratejik bütünlüğü, çevre politikalarına yönelik duruşu, iklim ve su yönetimi dahil olmak üzere risk ve fırsatları kapsayan proaktif yaklaşımı ve değer zinciri boyunca etkin şekilde yapılandırılmış kurumsal yönetim modeli dikkate alındı. CDP’nin şeffaflık, risk yönetimi ve hedef belirleme kriterlerinde elde edilen yüksek skorlar, şirketin sürdürülebilirlik vizyonunun Stratejik Dönüşüm Planı ile tam uyum içinde uygulamaya yansıdığını da gösteriyor.</p><p>2050 yılına kadar karbon nötr lider enerji şirketi olma hedefiyle uyguladığı Stratejik Dönüşüm Planı kapsamında Tüpraş, rafineri operasyonlarında enerji ve su verimliliği projeleri hayata geçirirken, yenilenebilir enerji yatırımlarına da ivme kazandırıyor.&nbsp;</p><p>Tüpraş Genel Müdürü İbrahim Yelmenoğlu, şirketin elde ettiği skora ilişkin olarak şunları söyledi: “CDP’nin hem İklim Değişikliği hem de Su Güvenliği programlarında gösterdiğimiz başarılı performans, sürdürülebilirliği iş yapış şeklimizin ayrılmaz bir parçası haline getirdiğimizin ve taahhütlerimize olan bağlılığımızın güçlü bir göstergesi. Sektörümüz açısından ayrıştırıcı olan bu sonuç “Enerjimiz Geleceğe” diyerek sürdürülebilirlik yaklaşımımızı tüm ekosisteme yaygınlaştırma kararlılığımızın da altını çiziyor. Stratejik Dönüşüm Planımızdaki hedeflerimize ulaşmak için enerji ve su verimliliğinden, sürdürülebilir yakıt üretimine; döngüsel ekonomiden, yenilenebilir enerjiye, çok sayıda yatırımı eş zamanlı hayata geçiriyoruz. Düşük karbon ekonomisine geçişi destekleyen şeffaflık, sorumlu kaynak kullanımı, 2035 yılına kadar 8,3 milyar doları bulacak yatırımlarımız ve uzun vadeli değer yaratma anlayışımızla ilerlemeyi sürdüreceğiz” dedi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Dicle Elektrik'ten sürdürülebilir projeler</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/dicle-elektrikten-surdurulebilir-projeler-4232/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/dicle-elektrikten-surdurulebilir-projeler-4232/</id>
<published><![CDATA[2026-01-19T14:39:13+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-01-19T14:39:13+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DF392F-8450DE-B60990-394DA3-E3E608-303EDC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan altı ilde kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle faaliyetlerini sürdüren Dicle Elektrik, Enerji Verimliliği Haftası’nı uzun vadeli bir dönüşümün önemli bir parçası olarak görüyor. Şirketin hayata geçirdiği sosyal sorumluluk ve sürdürülebilirlik projeleri sayesinde bugüne kadar çevrenin korunmasına önemli katkılar sağlandı. Abonelik süreçleri, dijital fatura uygulamaları ve diğer sürdürülebilirlik çalışmalarıyla birlikte 33 milyon adet kağıt tasarrufu sağlanırken, 8 bin 473 ağacın kesilmesi önlendi ve 3 bin 800 ton karbon salımının önüne geçildi. Ayrıca, LED aydınlatma dönüşümü, yüksek verimli iklimlendirme sistemleri ve hizmet binalarında uygulanan enerji verimliliği önlemleri sayesinde toplamda 520 bin hanenin bir günlük kullanımına denk gelen 14 milyon kW enerji tasarrufu elde edildi.</p><p></p><p>5 ilde 12 bin öğrenciyle buluştu</p><p></p><p>Çocuklara erken yaşta tasarruf bilinci kazandırmayı da hedefleyen Dicle Elektrik,&nbsp; tamamında gönüllü çalışanlarının rol aldığı “Dicle’nin Rüyası” tiyatro oyunu ile enerji verimliliği ve tasarruf konularını sahneye taşıyor. Çocuklara özel sahnelenen oyun, bugüne kadar Batman, Diyarbakır, İstanbul, Şanlıurfa ve Siirt’te yaklaşık 12 bin öğrenciyle buluştu. Eğlenceli anlatımıyla çocuklara enerji israfının etkilerini aktaran tiyatro oyununun, önümüzdeki dönemde Mardin ve Şırnak başta olmak üzere farklı illerde de sahnelenmesi planlanıyor.</p><p></p><p>Farkındalık kalıcı hale geliyor</p><p></p><p>Dicle Elektrik, çocuklara yönelik çalışmalarını yalnızca sahneyle sınırlı tutmayarak Doğa Dostu Etkinlik Uygulamaları projesiyle sınıflara da taşıyor. İl Milli Eğitim Müdürlükleri iş birliğiyle yürütülen proje kapsamında ilkokul 3. ve 4. sınıf öğrencilerine enerji, su ve gıda israfı konularında farkındalık kazandırılması hedefleniyor. Öğretmenler için düzenlenen Doğa Dostu Öğretmen Atölyeleri ile de bu bilginin sınıf içinde sürdürülebilir hale gelmesi sağlanıyor. Müfredatla birebir uyumlu eğitim materyalleriyle desteklenen proje sayesinde 2025 yıl sonu itibarıyla 150 öğretmen ve yaklaşık 3 bin 150 öğrenciye ulaşıldı.</p><p>Enerji verimliliği ve sürdürülebilir tarım birlikte ele alınıyor</p><p>Enerji verimliliğini tarımsal üretimin ayrılmaz bir parçası olarak gören Dicle Elektrik, çiftçilere yönelik projeleriyle de dikkat çekiyor. Batman Üniversitesi iş birliğiyle hayata geçirilen “Bir Destek Bin Bereket” Çiftçi Eğitim Programı kapsamında, tarımda enerji ve su verimliliği odağında eğitimler düzenleniyor. İlk etapta Diyarbakır’da başlayan ve bugüne kadar 1.000 çiftçiye eğitim verilen programın, Şanlıurfa’da Harran Üniversitesi iş birliğiyle devam etmesi planlanıyor. Özellikle genç çiftçileri desteklemeyi amaçlayan proje ile bölgeden toplam 10 bin çiftçiye ulaşılması hedefleniyor.</p><p></p><p>Ar-Ge gücüyle öncü yaklaşım</p><p></p><p>Türkiye’de elektrik dağıtım sektörünün ilk Ar-Ge merkezine sahip olan Dicle Elektrik, enerji verimliliğini altyapı ve bakım süreçlerinde de bütüncül bir yaklaşımla ele alıyor. Ar-Ge Merkezi tarafından geliştirilen Makaralı Aydınlatma Direği Projesi ile iş kazalarının önlenmesi, bakım sürelerinin kısaltılması ve saha ekiplerinin iş yükünün azaltılması hedefleniyor. Şirketin söz konusu Ar-Ge projesi kapsamında yapılan hesaplamalara göre, her 100 kilometrede yaklaşık %30 oranında karbon ayak izi azaltımı öngörülüyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Siemens Türkiye'den enerji verimliliği</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/siemens-turkiyeden-enerji-verimliligi-7965/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/siemens-turkiyeden-enerji-verimliligi-7965/</id>
<published><![CDATA[2026-01-12T02:50:22+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-01-12T02:50:22+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_4C6475-AE3224-BAF133-A564D7-CF82A2-37560D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Sanayi, altyapı ve binalarda dijitalleşme odaklı yaklaşımıyla düşük karbonlu dönüşüme katkı sunan Siemens Türkiye, Enerji Verimliliği Haftası kapsamında enerji verimliliğinin iklim kriziyle mücadelede ve sürdürülebilir kalkınmadaki kritik rolüne dikkat çekiyor.</p><p>Enerji verimliliği ve dijital dönüşümün sürdürülebilirlik açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Hüseyin Gelis, “Dünya, iklim değişikliğinin yarattığı acil sorunlarla karşı karşıya. Bu dönemde dijital dönüşüm, yalnızca teknolojik bir adım değil, sürdürülebilirlik ve büyüme için önemli bir itici güç olarak öne çıkıyor. Ancak bugün sürdürülebilirlik alanındaki en büyük risk, teknoloji eksikliği değil; kısa vadeli düşünme ve karar alma alışkanlıkları. Hükümetlerin, endüstri ve kurumların karbon salımını azaltmaya, kaynakları daha verimli kullanmaya ve belirsizlikler karşısında daha dayanıklı yapılar oluşturmaya odaklanması büyük önem taşıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımızın bu hafta yaptığı ve ‘2030 vizyonu doğrultusunda Türkiye’nin enerjisini verimlilikle büyütme’ hedeflerini vurgulayan açıklama da ülkemizin bu konuya verdiği önemin en güçlü göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor. Bu hedef doğrultusunda dijitalleşmenin, gerekli altyapının tasarımından işletilmesine kadar tüm süreçleri kapsayarak dönüşümü hızlandıran güçlü bir araç sunduğuna inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Creavit Sürdürülebilirlik Raporu'nu yayımladı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/creavit-surdurulebilirlik-raporunu-yayimladi-3838/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/creavit-surdurulebilirlik-raporunu-yayimladi-3838/</id>
<published><![CDATA[2026-01-12T02:48:24+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-01-12T02:48:24+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_344B15-25CB32-7DD001-ECC8E6-A0268C-4341B9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Rapor, şirketin sorumlu üretim anlayışını ve uzun vadeli değer yaratma hedeflerini çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) boyutlarıyla bütüncül bir çerçevede ele alıyor.</p><p>Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ile uyumlu olarak hazırlanan raporda; enerji ve su verimliliği, atık yönetimi ve kaynakların etkin kullanımı gibi çevresel başlıkların yanı sıra, çalışan sağlığı ve güvenliği, eğitim ve gelişim uygulamaları ile toplumsal katkı alanındaki çalışmalar öne çıkıyor.</p><p>Raporda ayrıca; etik ilkeler, uyum süreçleri ve kurumsal yönetişim uygulamalarına dair genel bilgiler yer alırken, sürdürülebilirliğin karar alma mekanizmalarına entegrasyonu da vurgulanıyor. Tedarik zinciri yönetimi, ürün geliştirme süreçleri ve uzun vadeli sürdürülebilirlik hedefleri, şirketin bu alandaki yol haritasını yansıtan başlıklar arasında bulunuyor. Bu yaklaşım, Creavit’in sürdürülebilirliği yalnızca bir raporlama konusu değil, iş yapış biçiminin ayrılmaz bir parçası olarak ele aldığını ortaya koyuyor.</p><p>1 Ocak–31 Aralık 2024 dönemini kapsayan Sürdürülebilirlik Raporu, uluslararası GRI Standartları doğrultusunda hazırlanarak Creavit’in şeffaflık ve hesap verebilirlik anlayışını destekliyor. Şirket, rapor aracılığıyla sürdürülebilirlik performansını paydaşlarıyla paylaşmayı ve bu alandaki çalışmalarını sürekli olarak geliştirmeyi hedefliyor. Rapor, Creavit’in mevcut uygulamalarının yanı sıra gelecek dönem önceliklerine de ışık tutuyor.</p><p>Creavit, önümüzdeki dönemde de çevresel ve sosyal sorumluluklarını gözeten, etik değerler ve yenilikçi çözümlerle desteklenen sürdürülebilirlik yaklaşımını güçlendirerek yoluna devam etmeyi amaçlıyor. Şirket, uzun vadeli değer yaratma hedefi doğrultusunda tüm paydaşlarıyla birlikte sürdürülebilir bir gelecek için çalışmayı sürdüreceğini vurguluyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Boltas'tan sürdürülebilir bir geleceğe yeşil lojistik</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/boltastan-surdurulebilir-bir-gelecege-yesil-lojistik-3820/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/boltastan-surdurulebilir-bir-gelecege-yesil-lojistik-3820/</id>
<published><![CDATA[2026-01-12T02:45:38+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-01-12T02:45:38+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B01D87-591C85-67233A-D261B2-CE00BC-B5D84B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Çevresel etkilerin azaltılması noktasında yeşil lojistik anlayışını tüm operasyonlarının merkezine yerleştiren firma, bunun yanında ofis ve depo süreçlerinde Sıfır Atık Yönetim Sistemi’ni uygulayarak geri dönüştürülebilir atıkları ayrıştırıyor. Bu yaklaşımıyla lojistikteki başarısını sürdürülebilir geleceğe hazırlayan Boltas, gelecek yatırımlarını da güneş enerjili tesisler ve dijitalleşme odaklı projeler üzerine kurgulayarak sektörün dönüşümüne öncülük etmeyi hedefliyor.</p><p>Sürdürülebilirliğin kendileri için çevresel bir gerekliliğin yanı sıra rekabet avantajı, operasyonel verimlilik ve kurumsal itibarı güçlendiren stratejik bir unsur olarak da konumlandığını ifade eden Boltas Yönetim Kurulu Başkanı Ulaş Çobanoğlu, “Lojistik ağının ve teslimatın çevresel etkisini en aza indiren iş uygulamalarını içeren yeşil lojistik, bugün daha önemli hale gelmiş bir kavram. Sektörümüzdeki firmalar da bunu benimsediği için birçok örnek uygulamayla karşılaşıyoruz. Boltas olarak biz de yeşil lojistik anlayışını tüm operasyonlarımızın merkezine yerleştirmiş durumdayız. Bunun için her yıl düzenli olarak karbon ayak izi raporlaması yapıyor, emisyon azaltımına yönelik tüm iyileştirmeleri veriye dayalı şekilde yönetiyor ve EURO 6 motorlu araç kullanımını destekleyerek taşımacılık kaynaklı emisyonları azaltıyoruz. Bu noktada T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından verilen Yeşil Lojistik Yetki Belgesi’ni 2023 yılında almış olmamız, sürdürülebilir taşımacılıktaki kararlılığımızı tescilliyor.” dedi.</p><p>Karbon ve çevresel etkilerin yönetimi için çok yönlü bir yaklaşım benimsediklerini belirten Çobanoğlu, alınan önlemleri şöyle aktardı: “EURO 5/6 motor kullanımı sayesinde&nbsp; araçlarımızda daha düşük emisyonlu motorları tercih ediyoruz. Intermodal faaliyet tarafında ise yakıt ve enerji tüketimini azaltarak karbon salımını düşürüyoruz. Bunun yanında Sıfır Atık Yönetimi politikasıyla atıkları türüne göre ayrıştırarak geri dönüştürülebilen atıklarla ilgili tesislere gönderiyoruz. Enerji tasarrufuna yönelik ise ofis ve depolarımızda yer alan aydınlatma ve cihaz kullanımlarında tasarruf uygulamalarımız bulunuyor.”</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">2050 Net Sıfır için yol haritası</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/2050-net-sifir-icin-yol-haritasi-9024/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/2050-net-sifir-icin-yol-haritasi-9024/</id>
<published><![CDATA[2026-01-12T02:44:14+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-01-12T02:44:14+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C0E548-329172-3D29CC-9CDCB0-F27D5A-4B3794.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Enerji tüketimini azaltan uygulamalar, yenilenebilir kaynak kullanımını artıran yatırımlar ve üretim süreçlerindeki verimlilik adımları, şirketin iklim etkisini yönetilebilir ve şeffaf bir zemine taşıyor.</p><p>Eskişehir fabrikası çatısında kurulan güneş panelleriyle yıllık yaklaşık 700 MWh elektrik üretimi sağlayan şirket, Gebze tesisinde hayata geçirilen elektrik otomasyon sistemi sayesinde ise yılda 177.000 kWh enerji tasarrufu elde etti. Aynı dönemde üretim süreçlerinde yapılan iyileştirmelerle su tüketimi optimize edilirken, kombi üretim hattında uygulanan kapalı devre sistemle yıllık 2.500 m³ su tasarrufu sağlandı.</p><p>Ürün geliştirme tarafında düşük küresel ısınma potansiyeline sahip akışkanlar, yüksek verimli ısı pompası çözümleri ve eko-tasarım ilkelerini önceliklendiren şirket, R454B soğutucu akışkanlı sistemler ve yeni nesil ısıtma-soğutma teknolojileri ile ürünlerin yaşam döngüsü boyunca çevresel etkilerini azaltmayı hedefliyor. Aynı zamanda hidrojenle çalışan sistemler ve geleceğin enerji altyapılarına uyumlu çözümler için Ar-Ge çalışmaları devam ediyor.</p><p>Alarko Carrier’ın sürdürülebilirlik yolculuğunda önemli bir kaldıraç görevi gören dijitalleşme ise başlı başına bir yatırım alanını oluşturuyor. Gebze tesisinde uygulanan dijital yönetim sistemleri sayesinde fiziksel çıktı ihtiyacı azaltılırken, süreçlerin izlenebilirliği ve kaynak kullanımı daha etkin hale getirildi. Bu dönüşüm, operasyonel maliyetleri düşürürken çevresel etkiyi de azaltan çift yönlü bir fayda yaratıyor.</p><p>Sürdürülebilirliği kurumsal kültürünün ayrılmaz bir parçası olarak ele alırken, gelecek dönemlerde de enerji verimliliği, yenilenebilir enerji kullanımı, düşük karbonlu teknolojiler ve toplumsal fayda odağındaki çalışmalarını güçlendirerek sürdürmeyi hedeflediklerini paylaşan Alarko Carrier CEO’su Cem Akan şunları ifade etti:&nbsp;</p><p>TSRS’ye tam uyumlu sürdürülebilirlik ve GRI uyumlu sürdürülebilirlik raporlarımız sürdürülebilirlik performansını ölçülebilir göstergelerle ortaya koyuyor. 2024’ü baz yıl belirledik; 2050 Net Sıfır hedefi yönünde enerji verimliliği, yenilenebilir enerji ve düşük karbonlu ürün yatırımlarını hızlandırdık. Eskişehir’deki çatı GES üretimi ve Gebze’deki otomasyon tasarrufu gibi somut kazanımlarımızı artırma hedefimizi koruyoruz. Tedarik zincirindeki etkilerimizi şeffaf biçimde izliyor ve hedeflerimiz yönünde planlarımızı devreye alıyoruz. Her raporlama döneminde hedefleri yükseltip sektöre güvenilir bir referans sunma kararlılığındayız.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Alarko'dan düşük karbon vizyonu</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/alarkodan-dusuk-karbon-vizyonu-1146/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/alarkodan-dusuk-karbon-vizyonu-1146/</id>
<published><![CDATA[2026-01-12T02:10:49+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-01-12T02:10:49+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_400525-94F863-E8CD83-096FC5-BF1CE8-DB2155.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Sürdürülebilirliği yalnızca bir raporlama zorunluluğu değil, sorumlu bir iş ve yatırım modeli olarak benimseyen Alarko Holding, düşük karbonlu ekonomiye geçiş yönündeki kararları adımlarına devam ediyor. Tüm tesislerinde enerji ve kaynak verimliliği ile yenilenebilir enerji kullanımını önceliklendiren Alarko, Ortaköy’deki Holding merkez yerleşkesinin karbon ayak izini her yıl yenilenebilir enerjiye dayalı Gold Karbon ve Yeşil Enerji (I-REC) sertifikası yoluyla dengelemeyi sürdürüyor.</p><p>Holding’in Ortaköy Merkez Yerleşkesi “Karbon Nötr Bina” kimliğini korurken, tüm şirketlerde etkin karbon yönetimini teşvik eden uygulamalar yaygınlaştırılıyor.</p><p></p><p>Tarım ekosistemi kuruldu</p><p></p><p>Jeotermal seracılıktan niş gübre üretimine, tohum ıslahından kurutulmuş gıdaya uzanan kapsamlı bir tarım ekosistemi kuran Alarko Tarım Grubu, döngüsel kaynak yönetimi anlayışıyla jeotermal enerji, su ve bitkisel atıkları yeniden ekonomiye kazandırıyor. Biyolojik mücadele yöntemleriyle yetiştirilen kalıntısız ürünler 33 ülkeye ihraç ediliyor. Avrupa’nın en büyük yeni nesil mikro granül gübre üretim tesisi konumunda olan Palmira Agro’da çevreci üretim teknikleri uygulanırken, enerji ihtiyacının %55’inden fazlası güneşe dayalı yenilenebilir enerjiden sağlanıyor.&nbsp;</p><p>Alarko Carrier, üretimde kullandığı elektriğin tamamını güneş enerjisinden sağlıyor. Bu üretimin yüzde 46’sını şebekeye vererek, yenilenebilir enerji arzına da katkı sunuyor.&nbsp;</p><p>Hillside markasıyla çevresel duyarlılığı sosyal faydayla birlikte ele alan Alarko Turizm Grubu, operasyonlarında kaynak tüketimini düşürüyor, karbon ayak izini sistematik olarak azaltıyor. Kara ve deniz ekosistemlerini üniversite iş birlikleri ile kayıt altına alırken, yerel üretici ve yerel istihdamı destekliyor. Turizm Grubu bünyesinde yapımı devam eden Bodrum Hillside’ın 2026 yılında yeşil bina konseptiyle hizmete açılması hedefleniyor.</p><p>Havacılıkta, yolcu uçağı olarak ekonomik ömrünü tamamlamış geniş gövdeli uçakları, gövdeyi kesmeden kargo uçağına dönüştüren özgün bir model ortaya koyan Alarko, 2026 itibarıyla bu faaliyeti ölçeklenebilir bir iş yapısına kavuşturmayı hedefliyor.&nbsp;</p><p></p><p>Düşük karbonlu sürdürülebilirlik raporlaması</p><p></p><p>Alarko Şirketler Topluluğu, uluslararası bir portföy şirketi olmanın ötesinde insanı ve doğayı merkeze alan sorumlu yatırımcı kimliğiyle, pozitif etki odaklı bir finansal büyüme hedefliyor.&nbsp;&nbsp;</p><p>Ülke ekonomisinde 71 yılı geride bırakan Alarko, 2050 Net Sıfır hedefini bir stratejik dönüşüm fırsatı olarak ele alıyor. Yeni sektörlerde sorumlu yatırımlarla büyürken, mevcut faaliyet kollarında çok boyutlu sürdürülebilirlik projeleri yürütüyor.&nbsp;&nbsp;</p><p>Alarko Holding, geçen yıl yayımladığı ilk TSRS uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu’nun ardından “azaltarak çoğaltmanın” mümkün olduğunu hatırlatan GRI uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu’nu da Sorumlu İletişim Politikası doğrultusunda düşük karbonlu olarak paylaştı. Topluluğun sürdürülebilirlik performansını, çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarındaki dönüşümü, bünyesinde barındırdığı sektörlerdeki iyi uygulamaları, sürdürülebilirlik önceliklerini ve trendlere yönelik aksiyonlarını aktardığı rapor, “Sadece Sürdürülebilirlik” temasıyla yayımlandı. Fotoğraflardan, görsellerden, renklerden ve grafik öğelerden bilinçli bir şekilde feragat edilerek arama motorlarının, grafik programların, yapay zekâ aplikasyonlarının ve monitörlerin karbon salımı en düşük seviyeye çekildi. Raporun sosyal medyada yayınlanan tanıtım filminde de aynı tasarım çizgisi kullanıldı. Film, daha az enerji hedefiyle “müziksiz ve sessiz” olarak yayınlandı. İlk ödülünü İstanbul Marketing Awards kapsamında alan rapor, Alarko’nun iç ve dış paydaşlarının yoğun ilgisiyle karşılandı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Ülker, sürdürülebilirlikte  üçüncü kez zirvede</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/ulker-surdurulebilirlikte-ucuncu-kez-zirvede-942/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/ulker-surdurulebilirlikte-ucuncu-kez-zirvede-942/</id>
<published><![CDATA[2026-01-09T02:32:11+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-01-09T02:32:11+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F4C650-09FD76-F7AE77-9DC9C1-EE10E8-B92571.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Uluslararası finansal analiz ve raporlama kuruluşu LSEG, halka açık şirketlerin çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG-Environmental, Social &amp; Governance) performansına ilişkin değerlendirmesini açıkladı.&nbsp;</p><p>Kurulduğu günden bu yana “İsrafsız şirket” kültürüyle sürdürülebilirlik çalışmalarını yürüten Ülker, dünya genelinde değerlendirilen 504 halka açık gıda şirketi arasında Aralık 2025 itibarıyla en yüksek puanı alarak üst üste üçüncü kez dünya birinciliğine yükseldi.&nbsp;</p><p>Ülker ayrıca Borsa İstanbul’da işlem gören tüm sektörler arasında da üçüncü kez birinci sırada yer aldı.</p><p>LSEG, bu kapsamlı incelemesinde, şirketlerin enerji, su, emisyonlar, atık yönetimi, insan hakları, iş gücü, kurumsal sosyal sorumluluk, tedarik zinciri, kurumsal yönetim ve sorumlu üretim gibi kriterleri dikkate alıyor.</p><p>“Bu alandaki liderliğimiz bir kez daha teyit edildi”</p><p>Ülker CEO’su Özgür Kölükfakı, sürdürülebilirliği iş yapış şeklinin merkezine alarak çevresel, ekonomik ve sosyal dönüşüme katkı sağlayan çalışmalarla “2050 Net Sıfır” hedefi doğrultusunda kararlılıkla ilerlediklerini belirtti.&nbsp;</p><p>Sürdürülebilirliğin dünyanın geleceğine yön veren, ülkenin kalkınmasını ve toplumun refahını doğrudan etkileyen kritik bir konu olduğunu vurgulayan Kölükfakı, şu değerlendirmede bulundu: “Bu bilinçle yürüttüğümüz çalışmaların uluslararası ölçekte takdir görmesi ve bu alanda liderliğimizin bir kez daha teyit edilmesi bizleri çok mutlu ediyor.&nbsp; LSEG değerlendirmesinde kendi kategorimizde üçüncü kez dünya birincisi olmak ve Borsa İstanbul genelinde yeniden liderliğe ulaşmak bizim için önemli. Çevresel, sosyal ve yönetişim alanındaki kararlılığımızı sürdürerek paydaşlarımıza ve topluma uzun vadeli katma değer sağlamaya devam edeceğiz.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Derimod'dan ilk sürdürülebilirlik raporu</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/derimoddan-ilk-surdurulebilirlik-raporu-4141/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/derimoddan-ilk-surdurulebilirlik-raporu-4141/</id>
<published><![CDATA[2026-01-05T02:38:22+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-01-05T02:38:22+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_13E539-BC73B9-08F9EF-1242D6-43719F-7AFDA1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yayınlanan rapora göre Yönetim Kurulu’nda % 43, merkez ofis yönetici dağılımında ise % 45 kadın oranına sahip olan Derimod, 2028 yılına kadar mağazalardaki kadın çalışan sayısını iki katına yükseltmeyi hedefliyor. Şirket, raporda insan hakları, çeşitlilik, eşitlik, kapsayıcılık, ekosistem, iklim, döngüsellik başta olmak üzere pek çok konuda yürüttüğü çalışmalara ve hedeflerine de yer veriyor.</p><p>Raporda yeni projelerine de yer veren Derimod, “Sürdürülebilir Moda Girişimcilik Merkezi” ve “Biyoçeşitlilik Fonu” gibi dünyada örneğine az rastlanır girişimlere de öncülük ederek modayı dönüştürme ve toplumsal faydayı yaygınlaştırma konusundaki kararlılığını gösteriyor.</p><p>Derimod İcra Kurulu Başkanı Murat Zaim, raporla ilgili yaptığı açıklamada “moda sektörü durmaksızın değişiyor ve dönüşüyor. Biz bu değişime sadece uyum sağlamakla kalmıyor, onu yönlendirmeyi de hedefliyoruz ve bu noktada sorumlu büyüme anlayışımız devreye giriyor. Derimod’un 50 yıllık geçmişi boyunca kısa vadeli kazançların ötesinde; tedarikçilerimizden çalışanlarımıza, mağazalarımızdan müşterilerimize kadar tüm ekosistemimizle birlikte varlıklarımızı koruyarak ve değer yaratarak sorumlu büyümeye odaklandık. Sürdürülebilirlik bizim için yeni bir kavram değil DNA’mızın bir parçası” dedi.</p><p>Derimod Kategori Direktörü ve Sürdürülebilirlik Sözcüsü Canberk Akkaya ise şu değerlendirmeyi yaptı: “Sürdürülebilirlik kavramının aşırı kullanımından kaçınıyoruz. Bu yaklaşımımızı paydaşlarımıza da gösterebilmek için sektörümüzde ‘Sorumlu İletişim Taahhüdü’ yayınlayan ilk marka olduk. Sürdürülebilirlik yönetimi bizim için işimizin odağında, katılımcı ve sürekli gelişen bir süreç. Raporumuzun ve hedeflerimizin iletişimini de Sürdürülebilirlik Çalışma Grubu’ndaki gönüllü arkadaşlarımız yürütüyor.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Çimko A Listesi'nde yer aldı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/cimko-a-listesinde-yer-aldi-8506/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/cimko-a-listesinde-yer-aldi-8506/</id>
<published><![CDATA[2026-01-05T02:36:40+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-01-05T02:36:40+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2AC358-6C6E2E-7C1D09-219038-3C3908-BDD0EA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Çimko, bu sonuçla iklim değişikliğiyle mücadele, su yönetimi ve şeffaf raporlama alanlarındaki güçlü performansını ve sürdürülebilirlik konusundaki kararlılığını uluslararası düzeyde teyit etti.</p><p>Bu başarıya ilişkin bir değerlendirmede bulunan Çimko CEO’su Dr. Önder Kırca: “Çimko olarak sürdürülebilirliği yalnızca bir hedef değil, faaliyetlerimizin merkezine yerleştirdiğimiz temel bir sorumluluk olarak ele alıyoruz. CDP’nin İklim Değişikliği ve Su Güvenliği kategorilerinde ilk raporlama yılında A Listesi’nde yer almamız; karbon, enerji ve su yönetiminde attığımız somut adımların ve uzun vadeli sürdürülebilirlik vizyonumuzun uluslararası ölçekte karşılık bulduğunu gösteriyor. Önümüzdeki dönemde de çevresel ve toplumsal etkiyi birlikte ele alan bu yaklaşımı güçlendirerek kalıcı değer üretmeye odaklanacağız.” dedi.</p><p>CDP tarafından yapılan değerlendirme, Çimko’nun çevresel şeffaflığı eyleme dönüştüren uygulamalarıyla bu alanda liderlik üstlendiğini ortaya koyuyor. Çimko, iklim ve su yönetimi alanındaki çalışmalarını; karbon salımlarının azaltılması, enerji verimliliğinin arttırılması ve doğal kaynakların sorumlu tüketimi odağında yürütüyor. Üretim süreçlerinde alternatif yakıt ve hammaddelerin kullanımını artıran şirket, klinker oranını düşürmeye yönelik uygulamalarla karbon yoğunluğunu azaltırken, suyun geri kazanımı ve rehabilitasyon çalışmalarıyla çevresel etkilerini yönetiyor.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sürdürülebilir üretimde çıtayı yükseltti</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/surdurulebilir-uretimde-citayi-yukseltti-6994/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/surdurulebilir-uretimde-citayi-yukseltti-6994/</id>
<published><![CDATA[2026-01-05T02:08:12+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-01-05T02:08:12+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CD0028-3DAC76-80C925-AD3529-22E363-B722AD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bu belgeyle Kastamonu Entegre, ürünlerinin uluslararası kimyasal güvenlik standartlarına uyumunu tescillerken, çevre ve insan sağlığını önceleyen üretim yaklaşımını uluslararası ölçekte belgelendirerek ihracat pazarlarında önemli bir avantaj elde etti.</p><p></p><p>Uluslararası standartlara tam uyum</p><p></p><p>REACH Regulation (EU) 2023/1464 &mdash; Annex XVII, Entry 77 kapsamında düzenlenen belge, ahşap ve ahşap bazlı levhalar için belirlenen formaldehit emisyon limitlerine uyumu esas alıyor. Belgelendirme süreci, İsveç merkezli RISE Research Institutes of Sweden AB – Certification tarafından, formaldehit emisyonlarına ilişkin üretim süreçlerinin doğrulanmasını düzenleyen SPCR 020 kural seti kapsamında yürütüldü. Kastamonu Entegre’nin sertifikalandırılan ürünleri, EN 717-1 ve EN 16516 test standartlarına göre doğrulandı. Belge tüm MDF ve Yonga levha&nbsp; ürünlerini kapsamaktadır.&nbsp;</p><p></p><p>Düşük emisyon yaklaşımı</p><p></p><p>Düşük formaldehit emisyonu, çevresel etkiyi azaltmasının yanı sıra iç mekân hava kalitesini iyileştirerek daha sağlıklı yaşam alanlarına katkı sağlıyor. Kastamonu Entegre’nin REACH Compliance Belgesi, “Doğadan Hayata Köprü” anlayışıyla şekillenen, çevreyle uyumlu ve sorumlu üretim vizyonunun somut bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Düşük emisyonlu malzeme kullanımı, LEED , BREEAM, DGNB&nbsp; gibi yeşil bina sertifikasyonlarında da proje geliştiriciler için ek puan ve tercih avantajı yaratıyor.</p><p></p><p>İhracat pazarları için stratejik avantaj</p><p></p><p>Avrupa Birliği’nde 6 Ağustos 2026 itibarıyla yürürlüğe girecek düzenlemeyle, Avrupa pazarına ihraç edilecek ahşap ve ahşap bazlı levhalar için formaldehit emisyon sınırı 0,062 mg/m³ olarak zorunlu hale gelecek. Türkiye’de bu belgeyi alan ilk firma olan Kastamonu Entegre, söz konusu düzenlemeye bugünden uyum sağlayarak sürdürülebilirlik ve mevzuat uyumunu ihracat stratejisinin merkezine taşıyor ve uluslararası pazarlarda güçlü bir konum elde ediyor.&nbsp;</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sürdürülebilir yapılaşmada rota yeniden oluşturuldu</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/surdurulebilir-yapilasmada-rota-yeniden-olusturuldu-4037/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/surdurulebilir-yapilasmada-rota-yeniden-olusturuldu-4037/</id>
<published><![CDATA[2026-01-05T02:06:06+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-01-05T02:06:06+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_ED81D7-E79207-AAA607-2D3244-ED0DBD-87080C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Binalarda enerji verimliliğini doğrudan etkileyen önemli mevzuat değişiklikleriyle 2025 yılını tamamlamaya hazırlanan yalıtım sektörü, 2026 yılını pozitif bir tablo ile karşılıyor. TS 825 Binalarda Isı Yalıtım Kuralları Standardı’na gelen yenilikler, 2 bin metrekarenin üzerindeki binalar için Neredeyse Sıfır Enerji Bina (nSEB) uygulamasının zorunlu hale gelmesi ve Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği’ndeki güncellemeler, Türkiye’nin yapı stokunda enerji verimliliğini artırmaya yönelik önemli adımlar olarak dikkat çekiyor. İZODER Başkanı Emrullah Eruslu, 2025 yılı itibarıyla yürürlüğe giren yeni düzenlemelerin binalarda enerji verimliliğini artırarak hem hane bütçelerine hem de ülke ekonomisine kalıcı katkı sağlayacağını belirtti.</p><p>Türkiye’de binaların toplam enerji tüketimi içindeki payının yaklaşık üçte bir seviyesinde olduğunu hatırlatan İZODER - Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Emrullah Eruslu, şunları söyledi: “Enerji verimli yapılaşma artık yalnızca çevresel hedefler kapsamında değil ekonomik sürdürülebilirlik açısından da öncelikli bir konu haline geldi. Sektörümüzü yakından ilgilendiren mevzuatlarla ilgili yapılan düzenlemeler, binalarda enerji verimliliğini artırırken enerji arz güvenliğinden hane bütçelerinin korunmasına kadar geniş bir ekonomik etki alanı yaratıyor.”</p><p></p><p>Binaların enerji ihtiyacı azalacak</p><p></p><p>Güncellenen TS 825 standardı ile binaların yalnızca ısıtma değil aynı zamanda soğutma ihtiyacına göre de tasarlanacağını belirten İZODER Başkanı Emrullah Eruslu, “Eski TS 825 standardı, ülkemiz 4 mevsimi yaşayan bir coğrafyada olmasına rağmen sadece ısıtma için tüketilen net enerji miktarına yönelik sınırlamalar getiriyordu. Eskiye kıyasla enerji verimliliğini yüzde 25 iyileştiren revize standart, sektör ve ülkemiz adına oyun değiştirici bir yenilik oldu. Özellikle küresel ısınma ile birlikte dengelerin değiştiği bir dönemde iklimsel gereksinimleri karşılamada çok daha verimli bir çözüm sunduğunu, böylece enerji tüketimini de anlamlı ölçüde azaltacağını ifade edebiliriz” dedi.</p><p>Yeni mevzuata göre yapılacak yalıtım ülke ekonomisine 1,5 milyar dolar kazandıracak</p><p>Türkiye’de her yıl ruhsat alan yeni binaların yaklaşık 475 bin ton eşdeğeri petrol (TEP) ilave enerji talebi yarattığına dikkat çeken Emrullah Eruslu, açıklamalarını şu sözlerle sürdürdü: “Revize TS 825 sayesinde yılda yaklaşık 120 bin TEP enerji tasarrufu sağlanması ve bunun ülke ekonomisine yıllık yaklaşık 100 milyon dolar katkı sunması bekleniyor. Yapılaşmanın ortalama hızda sürmesi ve ülkemizde hiç yenileme yapılmaması durumunda bile 2030 yılı sonuna kadar sağlanacak verimlilikle ülke ekonomisine katkının yaklaşık 1,5 milyar dolar seviyesine ulaşabileceği öngörülüyor.”&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;</p><p></p><p>Yüzde 40 daha az enerji tüketen binalar&nbsp;</p><p></p><p>İZODER Başkanı, ısı yalıtımında kuralların yeniden belirlenmesi sonrası Binalarda Enerji Performansı Ulusal Hesaplama Yöntemi’nde de güncelleme yapıldığını ve BEP-TR yazılımının revize TS 825 Standardı ile uyumlu hale getirildiğinin bilgisini verdi. Böylece yeni yapılacak binaların enerji performansının önceki yönteme göre yaklaşık yüzde 40 daha verimli olması hedefleniyor.</p><p></p><p>Yol nSEB’den geçiyor</p><p></p><p>Eruslu, yalıtım sektörü açısından 2025 yılında öne çıkan bir diğer başlığın da 2 bin metrekarenin üzerindeki binalarda 1 Ocak 2025 tarihinden itibaren zorunlu hale gelen Neredeyse Sıfır Enerji Bina (nSEB) uygulaması olduğunu dile getirdi. Asgari enerji performansı ‘B’ olan nSEB binalar, diğer binalara göre cephelerde en az 2-3 cm, çatılarda en az 4-6 cm, döşemelerde en az 2 cm daha kalın yalıtıma ve kaplamalı yalıtım camı üniteleri ile ısı yalıtım değerleri iyileştirilmiş pencerelere sahip olduklarından yakıt faturalarında kullanıcılarına yüksek oranda tasarruf sağlıyor. Sürdürülebilir ve güvenli yapılaşmada nSEB binalar kilit bir rol üstleniyor. Emrullah Eruslu, mevcut tüm binalar için zorunlu olmasa da Türkiye’nin “2053 net sıfır emisyon” hedefi doğrultusunda tüm yeni binalarının nSEB konseptinde yapılmasını tavsiye ettiklerinin altını çizdi.</p><p></p><p>Yalıtım sektörü iyimser</p><p></p><p>2026 yılı ile birlikte enerji performansı yüksek, sağlıklı, güvenli ve konforlu binaların Türkiye genelinde daha yaygın hale geleceğine inandıklarını söyleyen İZODER Başkanı Emrullah Eruslu, “Sektörümüzdeki kritik mevzuatlardaki güncellemeler çevre dostu yapılaşma hedefleriyle birlikte sektörün büyümesini ve yenilikçi uygulamaların gelişmesini desteklerken; kentsel dönüşüm sürecinin hız kazanması ve mevcut binalarda yalıtımı teşvik eden uygulamaların yaygınlaşması da binalardaki dönüşümü güçlendiriyor. İZODER olarak mevzuat uyumuna katkı sağlamak, farkındalığı artırmak ve sektörümüzü geleceğe hazırlamak öncelikli hedeflerimiz arasında yer alıyor. 2026 yılında da ısı, su, ses ve yangın yalıtımı ile enerji verimli, güvenli, sağlıklı ve sürdürülebilir yapılaşmanın yaygınlaşması için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sigorta sektörü yeni yılda büyümesini sürdürecek</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/sigorta-sektoru-yeni-yilda-buyumesini-surdurecek-9022/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/sigorta-sektoru-yeni-yilda-buyumesini-surdurecek-9022/</id>
<published><![CDATA[2026-01-02T14:18:09+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-01-02T14:18:09+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8C8D3E-62CB9E-CB7808-1E6406-A310C6-248165.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Gülen, BES’in 2 trilyon TL’yi aşan büyüklüğü ve 18 milyon katılımcısında devlet katkısının belirleyici rol oynadığını ifade etti. Sektörün artan sigorta bilinci ve ürün çeşitliliği, büyüme potansiyelini korumaya yardımcı olurken, Gülen yeni yılda da büyümenin mümkün olacağını söyledi</p><p></p><p>Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Uğur Gülen, sigorta sektörüne dair değerlendirmelerde bulundu. Gülen, 2025 yılını üretim ve kârlılık açısından olumlu kapattıklarını belirterek, mevcut göstergelerin sektör için dengeli bir tabloyu işaret ettiğini söyledi.</p><p>Sigorta sektörünün 2025 yılında üretim tarafında güçlü bir performans sergilediğini belirten Gülen, mali gelirlerin de etkisiyle sektörün kârlılık anlamında iyi bir yıl geçirdiğini ifade etti. Gülen, mevcut göstergelerin yılın sektör açısından dengeli bir tabloyla tamamlanacağına işaret ettiğini kaydetti.</p><p></p><p>2026 İÇİN BÜYÜME BEKLENTİSİ SÜRÜYOR</p><p>2026 yılına ilişkin öngörülerini de paylaşan Gülen, yeni yılda sigorta sektöründe enflasyonun üzerinde bir büyümenin yeniden mümkün olabileceğini söyledi. Sektörün son yıllarda artan sigorta bilinci ve ürün çeşitliliğiyle büyüme potansiyelini koruduğunu vurguladı.</p><p>BES’TE DEVLET KATKISI BELİRLEYİCİ ROL</p><p>Bireysel Emeklilik Sistemi’ne (BES) ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Gülen, sistemin bugün 2 trilyon TL’yi aşan büyüklüğe ve 18 milyon katılımcıya ulaşmasında devlet katkısının belirleyici rol oynadığını dile getirdi.</p><p>Devlet katkısında olası bir indirimin istenmediğini ifade eden Gülen, buna rağmen böyle bir adım atılsa dahi BES’in mevcut yapısı ve ölçeğiyle büyümesini sürdürebilecek noktaya geldiğini söyledi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sürdürülebilir gelecek arayışı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/surdurulebilir-gelecek-arayisi-7660/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/surdurulebilir-gelecek-arayisi-7660/</id>
<published><![CDATA[2025-12-31T02:10:47+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-12-31T02:10:47+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D16095-365C9C-F719C6-FD533F-C902CF-BDA4A2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Özellikle yeşil dönüşüm, enerji verimliliği, yapısal reformlar ve sürdürülebilir finansman araçları, ülkede ekonomik gündemin merkezine yerleşti. Bu süreç, hem kamu politikalarında hem de özel sektör yatırımlarında yeni fırsatlar ve zorluklar yarattı.</p><p></p><p><b>Sürdürülebilirlik politikaları</b></p><p></p><p>2025’te sürdürülebilirlik, ekonomi politikasının ayrılmaz bir parçası haline geldi. Cumhurbaşkanlığı tarafından “Ulusal Döngüsel Ekonomi Stratejisi ve Eylem Planı (2025–2028)” Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe kondu. Bu plan, doğal kaynak kullanımının verimliliğini artırmayı amaçlıyor, atık ve emisyonların azaltılması gibi hedefleri kapsıyor ve sürdürülebilir üretim-tüketim modellerini ekonomik büyüme ile uyumlu hale getirmeyi hedefliyor.&nbsp;</p><p></p><p>Aynı çerçevede sürdürülebilirlik hedefleri, 2053 Net Sıfır Emisyon hedefine uyumlu politikalar ile yeniden düzenleniyor. Yeni iklim kanunu tasarısı parlamentoya sunuldu; bu, ekonomik yapının iklim risklerine adapte edilmesi için yasal bir zemin oluşturuyor.&nbsp;</p><p></p><p><b>Yeşil enerji ve enerji verimliliği</b></p><p></p><p>Türkiye’nin enerji politikaları 2025’te ekonomik sürdürülebilirlik açısından kritik bir rol oynadı. Yenilenebilir enerji yatırımlarına yönelik teşvikler ve mevzuat reformları, özel sektörü bu alana kaydırıyor:</p><p></p><p>•	YEKDEM destek mekanizması ile yenilenebilir enerji üretiminin gelir güvenliği sağlanarak yatırımlar artırıldı.</p><p>•	“Super Permit” reformları ile EIA (Çevresel Etki Değerlendirmesi) ve lisans süreçleri eş zamanlı yürütülerek izin alma süreleri ciddi şekilde kısaltıldı.</p><p></p><p>Bu adımlar yatırımcı güvenini artırmayı ve Türkiye’nin enerji dönüşümünü hızlandırmayı hedefliyor.&nbsp;</p><p></p><p>Uluslararası kuruluşlar da bu dönüşümü teyit ediyor; IMF, yenilenebilir enerjinin elektrik üretimindeki payını artırmanın cari açığın azaltılmasına katkı sağladığını ve ekonominin dış şoklara karşı direncini yükselttiğini belirtiyor.&nbsp;</p><p></p><p><b>Yapısal reformlar ve sürdürülebilir büyüme</b></p><p></p><p>2025’in son çeyreğinde açıklanan 2026 Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı, sürdürülebilir ve istikrarlı büyüme hatlarını çizdi. Programda:</p><p></p><p>•	Makroekonomik istikrarın güçlendirilmesi,</p><p>•	Verimlilik odaklı üretim ve ihracatın artırılması,</p><p>•	Beşeri ve fiziki sermayeye yatırımın artırılması,</p><p></p><p>öncelikli hedefler arasında yer aldı. Bu strateji, ekonomik büyümenin çevresel sürdürülebilirlikle uyumlu şekilde devam etmesini amaçlıyor.&nbsp;</p><p></p><p>OECD raporları Türkiye’nin 2025’te ekonomik büyümesini daha istikrarlı hale getirmek için para ve maliye politikalarının ihtiyatlı yürütülmesinin önemini vurguladı. Bu çerçevede, yapısal reformların sürdürülebilir büyümeye katkısı özellikle eğitim, hizmetler sektörü ve yabancı yatırımda rekabetin artırılması üzerinden ele alındı.&nbsp;</p><p></p><p><b>Sürdürülebilir finans ve yeşil yatırımlar</b></p><p></p><p>Sürdürülebilir finansman araçları 2025’te Türk ekonomisinde daha görünür oldu. Yeşil tahviller, sürdürülebilir krediler ve çevresel, sosyal, yönetişim (ESG) kriterlerine dayalı finansman araçlarına ilgi arttı. İş dünyası tarafında da EcoVadis gibi uluslararası derecelendirme kuruluşları tarafından Türk şirketleri ödüllendirildi ki bu, sürdürülebilir iş modellerinin benimsenmesinin bir göstergesi olarak değerlendirildi.&nbsp;</p><p></p><p><b>Küresel iş birlikleri ve ticaret politikaları</b></p><p></p><p>Türkiye’nin sürdürülebilirlik odaklı ekonomi yaklaşımı uluslararası alanlarda da genişledi. Birleşmiş Milletler ile 2026–2030 Sürdürülebilir Kalkınma İşbirliği Çerçevesi imzalandı; bu çerçeve, sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin ülkenin ekonomik planlarına entegre edilmesini öngörüyor.&nbsp;</p><p></p><p><b>Önümüzdeki yıllara yönelik perspektif</b></p><p></p><p>2025 sonunda ekonomi göstergeleri, sürdürülebilirlik odaklı reformların şekillenmeye başladığını gösteriyor. Enflasyon son yılların en düşük seviyelerine gerilemiş durumda, kamu mali disiplinine vurgu yapılıyor ve orta vadeli ekonomik programlarda sürdürülebilir büyüme hedefleri ön planda tutuluyor.</p><p></p><p>2025, Türkiye için sürdürülebilir gelecek perspektifinin ekonomi politikalarına daha derinden nüfuz ettiği bir yıl olarak kayda geçti. Yeşil enerji politikaları, sürdürülebilir finans araçları, döngüsel ekonomi planları ve uluslararası iş birlikleri ekonomik gündemin merkezinde yer aldı. Ancak sürdürülebilir büyüme hedeflerine ulaşmak, bu politikaların uygulanmasının sonuçlarını sistematik olarak takip etmeyi ve gerektiğinde daha da derinleştirilmiş reformlarla desteklemeyi gerektiriyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Migros global iklim ve su liderleri arasında</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/migros-global-iklim-ve-su-liderleri-arasinda-4863/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/migros-global-iklim-ve-su-liderleri-arasinda-4863/</id>
<published><![CDATA[2025-12-29T02:46:14+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-12-29T02:46:14+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3D32F9-A49F41-B4449E-99C84C-C0C661-5DDD7A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Dünyanın en itibarlı çevresel raporlama platformu olan Karbon Saydamlık Projesi (CDP) kapsamında gerçekleştirilen İklim Değişikliği ve Su Güvenliği programının her ikisinden birden üst üste üçüncü kez en üst seviyeyi temsil eden “A” alarak ‘Global A Liderleri’ listesine girdi. Böylece, CDP İklim Değişikliği ve Su Güvenliği programında 7. kez İklim Liderleri, 5. kez Su Liderleri arasında yer almış oldu.&nbsp;</p><p>Karbon ayak izini 1,5 derece senaryosu ile uyumlu şekilde, bilime dayalı hedefler kapsamında 2030 yılına kadar yüzde 42 azaltmayı taahhüt eden Migros, her yıl büyümesine rağmen son 4 senede yüzde 16,4 karbon azaltımı sağladı. 2050 yılı hedefi olan karbon net sıfır doğrultusunda, yenilenebilir enerji yatırımları ve iş birliklerine ağırlık vererek 2026 sonuna kadar toplam enerji tüketiminin üçte birini, kendi güneş enerjisi santrallerinden karşılamayı planlıyor.</p><p>Migros, İyi Gelecek Planı çerçevesinde tedarikçilerini de sürdürülebilirlik planına dahil ederek etkiyi tüm ekosistemine yayıyor. Bilgi ve deneyimini ‘Sürdürülebilir İş Ortakları Ağı’ ile tedarikçilerine açan Migros, dolaylı etki ile de olsa satıştaki ürünlerin karbon ayak izini tedarikçileriyle birlikte azaltmayı hedefliyor.&nbsp;</p><p>Migros, karbon salımını yüzde 90 azaltan ve patenti Migros’a ait sulu soğutma sistemini yaygınlaştırma çalışmalarının yanı sıra düşük karbon salımı etkili soğutucu gaz denemelerini de sürdürüyor. Tüm operasyonlarında su kullanımını 2030’a kadar yüzde 10 azaltmayı hedefliyor. Ayrıca tarımda teknoloji desteği ile verimli sulama teknikleri kullanılmasına yönelik, çiftçilerde farkındalık çalışmaları yürütüyor.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Enerji su ve dijital dönüşümde iyileşme yaşandı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/enerji-su-ve-dijital-donusumde-iyilesme-yasandi-6883/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/enerji-su-ve-dijital-donusumde-iyilesme-yasandi-6883/</id>
<published><![CDATA[2025-12-29T02:44:51+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-12-29T02:44:51+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DBEE9F-B6C223-57F624-205E8B-651004-6DF218.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi imzacısı olan Saya Holding, bu yıl enerji verimliliği, su yönetimi, döngüsel ekonomi, dijitalleşme ve eşitlik alanlarında elde edilen sonuçları kamuoyu ile paylaştı.&nbsp;</p><p>Saya Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cem Mengi, sürdürülebilirliğin holding yapılanmasındaki stratejik önemine dikkat çekerek şöyle konuştu:&nbsp;</p><p>“Tüm iştiraklerimizde sürdürülebilirlik çalışmalarının etkin ve uyumlu şekilde ilerlemesini merkezi bir yaklaşımla koordine ediyoruz. Yatırımlarımızın her aşamasında yerel ve küresel regülasyonları, sektör rehberlerini ve uluslararası standartları esas alarak çevresel, toplumsal ve yönetişim odaklı uygulamaları titizlikle entegre ediyoruz. Sürdürülebilirliği sadece bir uyum gerekliliği olarak değil, uzun vadeli değer yaratımının temel stratejik yol haritası olarak görüyor; tüm şirketlerimizin büyüme perspektifini bu anlayışla şekillendiriyoruz. Ayrıca Eşitlik ve Etik yönetimi alanında çok duyarlıyız.”&nbsp;</p><p>Cem Mengi, Saya Holding bünyesinde sürdürülebilirlik süreçlerini yöneten, vizyon geliştiren Strateji İş Geliştirme Direktörlüğü’nün bu alanda yoğun emek verdiğini belirterek, Saya Holding Strateji İş Geliştirme Direktörü Caner Özsaran ve ekibine teşekkür etti.&nbsp;</p><p></p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Depozito sistemiyle toplanan ilk atıkları işliyor</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/depozito-sistemiyle-toplanan-ilk-atiklari-isliyor-3311/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/depozito-sistemiyle-toplanan-ilk-atiklari-isliyor-3311/</id>
<published><![CDATA[2025-12-29T02:22:09+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-12-29T02:22:09+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A16C1C-872424-60C781-4F09DB-6C7265-8A5D13.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Böylece şirket, depozito sisteminde toplanan ilk 50 tonluk ambalaj atığı alıp geri dönüşüme kazandıran ilk firma olarak kayıtlara geçti. Sakarya’da başlayan uygulama ile toplanan bu ilk parti, hem Türkiye’nin sıfır atık hedefleri hem de döngüsel ekonomi vizyonu için kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Depozito sistemiyle toplanan PET şişelerin diğer karışık ambalajlara göre çok daha temiz ve yüksek saflıkta olması, Saytek tesislerinde bu malzemelerin üst kalite ürünlere dönüştürülmesini mümkün kılıyor. Bu sayede gıda temasına uygun rPET granüller, tekstil için elyaf ve filament iplikler, temizlik ve kozmetik sektörlerine yönelik PET şişeler, yüksek kaliteli levha ve termoform ürünleri ile otomotiv ve beyaz eşya alanlarında kullanılan teknik parçalar üretilebiliyor. Ayrıca bu malzemeler sürdürülebilirlik projelerinde alternatif yakıt katkı maddesi olarak da değerlendiriliyor.&nbsp;</p><p>Saytek’in geri dönüşüm faaliyetleri, PET atıkların yalnızca yeniden işlenmesini değil, birçok sektörde katma değerli ürünlere dönüşmesini sağlıyor. Saytek’in geri dönüştürdüğü PET şişeler; yeni şişe ve ambalaj üretiminin yanı sıra tekstil, ayakkabı, halı ve farklı endüstriyel alanlarda yeniden kullanılıyor. Bu süreç sayesinde 11 PET şişeden bir çift ayakkabı, 9 PET şişeden bir tişört, 25 PET şişeden bir mont ve 15 PET şişeden bir metre kumaş üretilebiliyor. Ayrıca yalnızca 5 PET şişenin geri dönüştürülmesiyle, 60 watt’lık bir lambanın yaklaşık 6 saat yanmasına denk gelen enerji tasarrufu sağlanıyor. Saytek’in bu dönüşüm gücü, karbon ayak izinin azaltılmasına katkı sunarken doğal kaynakların korunması ve döngüsel ekonominin güçlenmesi açısından da kritik bir rol üstleniyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Ege Yapı'dan karbonu azaltan konut prototipi</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/ege-yapidan-karbonu-azaltan-konut-prototipi-4998/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/ege-yapidan-karbonu-azaltan-konut-prototipi-4998/</id>
<published><![CDATA[2025-12-29T02:18:58+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-12-29T02:18:58+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_366AD4-E62D5F-A81451-06F192-6F225C-BDDCB9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Şehircilik, yapı teknolojileri ve sürdürülebilirlik alanlarındaki gelişmeleri bilimsel yöntemlerle ele alan proje, konutların tüm yaşam döngüsünde karbon salımını azaltmayı hedefliyor.</p><p>2023 yılında başlatılan çalışma, proje yürütücüsü Dr. Haldun Ersen liderliğinde ilerliyor. Analiz ve modelleme temelli proje; mimari tasarımdan malzeme seçimine, bina kabuğundan elektrik-mekanik sistemlere, inşaat sürecinden işletmeye kadar tüm aşamalarda karbon salımını minimize etmeye yönelik yenilikçi çözümler geliştiriyor. Projenin ilk faz hedefi, her bir konut üretiminde karbon salımını %10 ‘ a kadar azaltmak olarak belirlendi.</p><p>Proje, Dünya Kaynakları Enstitüsü (WRI), GEF, UNEP ve Dünya Yeşil Bina Konseyi tarafından yürütülen Sıfır Karbon Binalar inisiyatifi ile aynı yönde ilerliyor. Avrupa Birliği’nin 2050 karbon nötr vizyonu doğrultusunda Türkiye’de tüm sektörlerde beklenen dönüşüm sürecinde, küresel karbon salımının yaklaşık %40’ını oluşturan bina ve yerleşimlerin kritik rolüne dikkat çekiliyor.</p><p>Ege Yapı Dizayn Ofis Müdürü Suna Mutlu, proje kapsamında geliştirilen yazılım ve prototip konut modeliyle ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:</p><p>“Geliştirdiğimiz yazılım ve prototip konut modeli, Türkiye’nin farklı iklim koşullarına uyum sağlayabilen sürdürülebilir çözümler üretiyor. Çevresel etkisi düşük malzeme kullanımını esas alan bir anlayışla ilerliyoruz. İstanbul özelinde yaptığımız tip proje analizleriyle karbon salımını etkileyen tüm parametreleri inceliyor, enerji tüketimini azaltan tasarımlar üzerinde çalışıyoruz. Bu süreçte geliştirdiğimiz ROR360 yazılımı ile düşük karbonlu konut modelleri üzerinde tasarım ve analiz çalışmalarını başlattık. İlk prototip İstanbul’da üretilecek. Proje tamamlandığında Türkiye’nin düşük karbonlu şehirler hedefi için önemli bir katkı oluşacağını öngörüyoruz.”</p><p>Proje yürütücüsü Dr. Haldun Ersen ise projenin geldiği nokta ile ilgili şu değerlendirmeleri paylaştı:</p><p>“Ege Yapı ile TÜBİTAK desteğiyle geliştirdiğimiz ‘Kentsel Dönüşüm ve Akıllı Konutlarda Karbon Salımının Azaltılması Projesi” her bir konut üretiminde karbon salımını %10 azaltmayı ve enerji verimliliğini artırmayı hedefliyor. Bu girişimin, hem ülkemizde hem de dünyada sürdürülebilir yaşam çözümlerine katkı sunmayı amaçlayan ilk proje olması nedeniyle de oldukça önemli gelişmelere yol açması bekleniyor. BIM çerçevesinde üretilen projenin gerek ülkemiz gerekse dünyamız için iklim değişikliğine katkı sağlayacak bir proje olarak konut üretimi ve gayrimenkul sektörüne, inşaat malzemeleri üretim sektörüne ve mimarlık sektörüne önemli vizyon katması bekleniyor. Projenin ulusal bir proje olması yönünde girişimlerin olduğunu belirten Ersen, ayrıca Dünya Bankası ve EBRD gibi kuruluşlardan da projeye hibe alınmasının önemli bir gelecek vizyonuna imza atılabileceğini düşünüyoruz.</p><p></p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Yeşil dönüşüm için yol haritası</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/yesil-donusum-icin-yol-haritasi-2443/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/yesil-donusum-icin-yol-haritasi-2443/</id>
<published><![CDATA[2025-12-29T02:17:44+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-12-29T02:17:44+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1077F0-74AEDB-0F7AE8-D7904C-EAFAA8-B629D7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Zirvede, sürdürülebilirliğin Türkiye’nin rekabet gücü ve yatırım iklimi açısından kritik rol oynadığına dikkat çekildi</p><p></p><p>Turkuvaz Medya ev sahipliğinde düzenlenen III. Sürdürülebilir Yüzyıl Zirvesi ve Sürdürülebilirlik Liderleri Ödül Töreni, kamu, iş dünyası, finans sektörü, akademi ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirdi. Zirvede, Türkiye’nin sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm süreci; iklim politikaları, yeşil finansman, döngüsel ekonomi, atık yönetimi ve değişen tüketici davranışları başlıkları altında çok boyutlu olarak ele alındı.</p><p>Gün boyu süren oturumlarda sürdürülebilirliğin artık yalnızca çevresel bir konu değil; ekonomik rekabet gücünü, yatırım kararlarını ve toplumsal dönüşümü doğrudan etkileyen stratejik bir kalkınma alanı olduğu vurgulandı. Zirve kapsamında düzenlenen Sürdürülebilirlik Liderleri Ödül Töreni ile bu alanda fark yaratan kişi ve kurumlar ödüllendirildi.</p><p></p><p>Halkbank’a ödül</p><p></p><p>Ödüle layık görülen isimler arasında, kültürel mirasın korunmasına yönelik çalışmalarıyla Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Fecir Alptekin ile sosyal faydaya sağladığı katkılar nedeniyle gazeteci Müge Anlı yer aldı. Kurumsal ödüller ise Türkiye’nin ilk karbon nötr kredi kartını hayata geçiren Halkbank, sürdürülebilir havacılık yakıtı (SAF) kullanımıyla THY ve Corendon Airlines, düşük emisyonlu ürün portföyüyle Oyak Çimento, döngüsel tekstil modeliyle Re&amp;Up, sürdürülebilir ürünleriyle Kimpur ve turizmde çevresel etkileri azaltan uygulamalarıyla Duja Hotels’e verildi.</p><p>Zirvenin öne çıkan oturumlarından biri olan “Türkiye’nin Yeşil Dönüşüm Yol Haritası”nda konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkanı Prof. Dr. Halil Hasar, yeşil dönüşümün Türkiye için küresel rekabet gücünü belirleyen stratejik bir alan haline geldiğini söyledi. Hasar, 2053 Net Sıfır hedefi doğrultusunda sanayiden finansmana, ulaştırmadan kentleşmeye kadar tüm sektörleri kapsayan bütüncül bir dönüşüm modeline ihtiyaç olduğunu vurguladı.</p><p></p><p>Yeşil dönüşüm hızlanmalı</p><p></p><p>“Atık Yönetiminin Geleceği” oturumunda konuşan Türkiye Çevre Ajansı Başkanı Nurullah Öztürk, ulusal depozito sistemiyle ambalaj atıklarının toplama oranının üç yıl içinde yüzde 70’in üzerine çıkarılmasının hedeflendiğini açıkladı. Sistemin 2026’da ülke genelinde devreye alınmasının planlandığını belirten Öztürk, yıllık yaklaşık 520 milyon euro tasarruf sağlanmasının beklendiğini kaydetti.</p><p>Tüketici davranışlarındaki dönüşümü değerlendiren Future Bright Research Genel Müdürü Karolin Kuyumcu, özellikle Z kuşağının sürdürülebilirliği yalnızca çevresel değil, toplumsal ve etik bir değer olarak gördüğünü belirtti. Kuyumcu, geleceğin pazarında rekabetin fiyatın ötesinde güven ve değer uyumu üzerinden şekilleneceğini ifade etti.</p><p>Finans başlıklı oturumlarda ise sürdürülebilir yatırımların önündeki riskler, su stresi ve çevresel taahhütlerin sahadaki uygulanabilirliği ele alındı. Uzmanlar, yeşil dönüşümün hızlanması için güçlü yönetişim, etkin denetim ve ölçeklenebilir finansman araçlarının kritik rol oynadığına dikkat çekti.</p><p>Zirve, kamu ve özel sektörün yeşil dönüşüm sürecinde ortak bir yol haritası oluşturmasının önemini ortaya koyarak sona erdi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
</feed>