<feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom">
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/modules/blog/atom.php?cid=19" rel="self" type="application/rss+xml" />
<id>tag:gazetebirlik.com,2015:cid-19</id>
<title type="text">Analiz Gazetesi</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/" />
<generator>Analiz Gazetesi</generator>
<updated>2026-05-12T02:19:23+03:00</updated>
<entry>
<title type="text">Bluefarm Tarım Türkiye'nin en modern yaban mersini üretim üssünü kuruyor</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/bluefarm-tarim-turkiyenin-en-modern-yaban-mersini-uretim-ussunu-kuruyor-2762/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/bluefarm-tarim-turkiyenin-en-modern-yaban-mersini-uretim-ussunu-kuruyor-2762/</id>
<published><![CDATA[2026-05-12T02:19:23+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-12T02:19:23+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F4B451-573C89-F50115-C8C0B9-162277-49C491.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye tarımında yüksek katma değer üretme potansiyeline sahip alanlara ilgisini gösteren DCT Trading, bağlı ortaklığı Bluefarm Tarım Teknolojileri ve Üretim A.Ş. üzerinden önemli bir projeyi hayata geçiriyor. Şirket, Edirne İpsala’da 206 dönümlük arazi üzerinde Türkiye’nin en modern yaban mersini üretim çiftliğini kurmak üzere bir süre önce düğmeye basmıştı. Proje kapsamında 100 bine yakın yaban mersini fidanı, ileri tarım teknolojilerinin kullanıldığı, tamamen otomasyonla yönetilen bir sistem içerisinde üretilecek. Sulamadan gübrelemeye, bitki sağlığından iklim kontrolüne kadar tüm aşamalar dijital olarak takip edilecek, veri odaklı bir üretim modeli benimsenecek. Üstelik bu üretim tamamen saksılarda yapılacak. Bu yönüyle tesis, yalnızca Türkiye’nin değil, Avrupa’nın da en gelişmiş ve modern yaban mersini üretim merkezlerinden biri haline gelecek.</p><p>Stratejik ortaklık</p><p>Bluefarm Tarım’ın yatırım planı, finans dünyasında güçlü bir karşılık buldu. Türkiye İş Bankası’nın iştirakleri olan Maxis Girişim Sermayesi Portföy Yönetimi A.Ş. Karma Strateji Fonu’yla sahip oldukları tarım fonları aracılığıyla Bluefarm Tarım’ın yüzde 21,43 hissesine sahip olarak şirkete stratejik bir yönetişim ve finansman katkısı sundu. Bu ortaklık, Türkiye tarımının geleceğine duyulan güvenin yanı sıra yaban mersini üretiminin küresel pazardaki güçlü potansiyelini ve Bluefarm Tarım’ın vizyonunun yatırımcılar nezdinde yarattığı etkiyi gözler önüne seriyor. Finansman yalnızca bir ortaklık değil, modern tarım girişimlerinin ölçek kazanması, ihracata entegre olması ve uluslararası rekabet gücünün artırılması adına önemli bir stratejik hamle niteliği taşıyor.</p><p>“Tarımsal dönüşüm merkezi olacak”</p><p>DCT Trading ve Bluefarm Tarım Yönetim Kurulu Başkanı Levent Sadık Ahmet Bluefarm Tarım ile Türkiye’de modern tarımda iddialı bir sayfa açtıklarını belirterek “İpsala’da kuracağımız tesis, yalnızca üretim alanı değil, aynı zamanda bölgenin tarımsal dönüşüm merkezi olacak” dedi.&nbsp; DCT Trading’in Yunanistan’daki yatırımlarından edindiği tüm tecrübeyi Türkiye’ye aktardığını ifade eden Levent Sadık Ahmet “İş Bankası Grubu’nun değerli iştirakleri Maxis Girişim Sermayesi’nin projeye olan ilgisi ve ortaklığı bizim için büyük bir güven göstergesidir. Bu iş birliği, Bluefarm Tarım’ın vizyonu kadar Türkiye’nin tarımda uluslararası ölçekte güçlenme hedeflerine de duyulan inancın somut bir yansımasıdır. Bizim hedeflerimiz doğrultusunda ölçeğimizi hızlıca büyütecek adımları atarken, bölgedeki tarım ekosistemini de katma değerli bir ürün ile çeşitlendirip anlaşmalı tarım modelimiz ile beraber büyümeyi ve kazanmayı geliştirecek projeler üzerinde çalışıyoruz” açıklamasında bulundu.&nbsp;</p><p></p><p>“Bluefarm Tarım’ın vizyonu bizi çok etkiledi”</p><p>Maxis Genel Müdürü Özgür Temel de tarım teknolojilerini, sürdürülebilir üretimi ve yüksek katma değerli tarım girişimlerini desteklemeye büyük önem verdiklerini söyledi. Bluefarm Tarım’ın ortaya koyduğu vizyon, uluslararası tecrübe ve ihracata dayalı iş modelinden çok etkilendiklerini dile getiren Temel, “Bu yatırım, yalnızca şirket ölçeğinde değil, bölgesel kalkınma ve Türkiye’nin tarımsal ihracat gücü açısından da önemli sonuçlar doğuracak. Bluefarm Tarım Teknolojilieri ve Üretim A.Ş. ile birlikte bu yolculukta daha yolun başındayken yer almaktan memnuniyet duyuyoruz” diye konuştu.&nbsp;</p><p>Türkiye için yeni bir tarım hikâyesi yazılıyor</p><p>Bluefarm Tarım, tarım sektöründe yalnızca bir üretici olarak değil, bir dönüşüm lideri olarak konumlanmayı hedefliyor. Bluefarm Tarım’ın İpsala’daki yatırımı, modern tarım teknolojilerinin, uluslararası tedarik zincirinin ve stratejik finansman ortaklıklarının bir arada kullanıldığı örnek bir model sunuyor. Proje tamamlandığında Türkiye’nin başta Avrupa olmak üzere, yükselen yaban mersini tedarikçisi haline gelmesi hedefleniyor. Aynı zamanda Türkiye’yi tarımda ileri teknoloji kullanımında bölgesel bir merkez konumuna yükseltmesi beklenen proje, İpsala’nın ekonomik yapısına da uzun yıllar boyunca sürdürülebilir katkı sağlayacak.&nbsp;</p><p>Uluslararası deneyim Türkiye’ye taşınıyor</p><p>DCT Trading’in Yunanistan’da faaliyet gösteren ve ülkenin en büyük yaban mersini üreticisi konumundaki bağlı ortaklığı Bluefarm IKE, yıllara dayanan üretim tecrübesiyle Bluefarm Tarım projesine de doğrudan katkı sunuyor. Şirketin Yunanistan’da elde ettiği başarı, yüksek verimli çeşitler, sulama ve besleme protokolleri, hasat yönetimi ve ihracat operasyonları konusundaki tüm bilgi birikimi, İpsala’daki yatırıma entegre ediliyor.</p><p>Bu kapsamda Bluefarm Tarım, Avrupa pazarında talebi yüksek olan premium kalite yaban mersini üretimine odaklanacak. Ürünlerin paketlenmesi ve lojistik süreçleri ise ilk aşamada yine DCT Trading’in Yunanistan’daki bir diğer bağlı ortaklığı YAKA IKE tarafından yürütülecek. Böylece üretimden paketlemeye, ihracattan raflara uzanan entegre bir değer zinciri oluşturulmuş olacak.</p><p>İhracat odaklı üretim ve bölgesel kalkınma bir arada</p><p>DCT Trading’in Bluefarm Tarım yatırımıyla bölgesel kalkınmaya sağlayacağı etkiler şimdiden dikkat çekiyor. Yaban mersininin yüksek katma değerli ve dış talebi güçlü bir ürün olması, İpsala’nın tarım ekonomisine yeni bir yön kazandıracak. Proje sayesinde bölge ekonomisine uzun vadeli istihdam sağlanırken kadın istihdamı özel olarak desteklenecek. Toprak kullanımı, su tüketimi ve verimlilik konusunda modern tarım uygulamaları yaygınlaşacak. Bununla birlikte ihracat kapasitesi artırılarak Türkiye’nin tarımsal gelirlerine katkı sunulacak.</p><p>DCT Trading’in Yunanistan’da başarıyla yürüttüğü anlaşmalı tarım modeli, Türkiye’de de devreye alınacak. Bu model kapsamında Bluefarm Tarım, sadece kendi üretimini yapmakla kalmayacak, bölgede yaban mersini üretmek isteyen çiftçilere bitki ve malzeme tedariki, eğitim ve teknik danışmanlık, sulama-fertilizasyon protokolleri ile lojistik ve satış desteği gibi uçtan uca çözümler sunarak onların da büyüyen pazara dahil olmasına destek olacak. Böylece bölgede sürdürülebilir, ölçeklenebilir ve ihracat odaklı bir tarım ekosistemi oluşturulacak.&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kars'ta ekim yapılan tarım arazileri dronla görüntülendi</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/karsta-ekim-yapilan-tarim-arazileri-dronla-goruntulendi-7532/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/karsta-ekim-yapilan-tarim-arazileri-dronla-goruntulendi-7532/</id>
<published><![CDATA[2026-05-10T13:09:20+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-10T13:09:20+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E9D78C-8202B0-FF295E-F4DBC7-8AAC5E-66FE38.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kışın uzun ve çetin geçtiği ilçelerden Sarıkamış'ta, tarım arazilerine tohumların ekimi yapıldı.</p><p></p><p>Bu yıl çetin geçen kış şartları nedeniyle tarım aletleri arazilere geç indi. Karla kaplanan dağların arasında traktörlerle sürümü yapılan tarım arazileri farklı renk tonlarıyla güzel görüntü oluşturdu.</p><p></p><p>Çeşitli şekillere bürünen tarlalar, dronla görüntülendi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Samsun'da büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığı artıyor</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/samsunda-buyukbas-ve-kucukbas-hayvan-varligi-artiyor-6639/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/samsunda-buyukbas-ve-kucukbas-hayvan-varligi-artiyor-6639/</id>
<published><![CDATA[2026-05-09T13:06:28+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-09T13:06:28+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8DEF70-69AC2A-61C797-2D1735-DBD898-224EA4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Tarım ve Orman Bakanlığı, Samsun Büyükşehir Belediyesi ve Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığından (DOKAP) sağlanan kaynaklarla kentte hayvansal üretimi artırmaya yönelik çalışmalar sürüyor.</p><p></p><p>İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, Tarım ve Orman Bakanlığının 2024'te uygulamaya koyduğu destekleme modeliyle üreticilere ilave destekler getirildiğini söyledi.</p><p></p><p>Bu desteklerin uygulanmasıyla, hayvancılık yapan işletme ve hayvan sayılarında artış gözlendiğini belirten Yılmaz, şöyle konuştu:</p><p></p><p>"Bölgemiz için oldukça önemli olan küçük aile işletmelerine ilave destekler verildi. Küçük aile işletmesi dediğimiz, 20 başın altında mandası veya sığırı olan işletmeler, 100 başın altında küçükbaş hayvanı olan işletmeler, yeni destekleme modelinde ilave destek verilmek suretiyle teşvik edildi. 1. derece tarımsal örgüt olarak belirlenen birliklerin kooperatif üyelerine de Bakanlığımız tarafından ilave destekler sağlandı. Tabii bu desteklerle beraber Büyükşehir Belediyemizden, DOKAP'tan ve Bakanlık kaynaklarından sağlamış olduğumuz kaynaklarla yem bitkileri üretimini artırmaya yönelik projeler uygulandı."</p><p></p><p>Yılmaz, uygulanan projelerle kentte hayvan sayısının artmasını sağladıklarını anlatarak, "2023 yılında 345 bin olan büyükbaş hayvan mevcudumuz 2025'in sonu itibarıyla 370 bine çıktı. Gene küçükbaş hayvan mevcudumuz, 2023 yılında 250 bin civarındaydı. Şu an küçükbaş hayvan mevcudumuz da 265 bine çıkmış durumda." dedi.</p><p></p><p>Manda yetiştiriciliğinin kent için önemine de dikkati çeken Yılmaz, "Manda yetiştiriciliğinde Samsun, Türkiye'de ilk sırada. 19 bin 500 civarında manda varlığına sahibiz. Samsun'da 2011 yılından beri uygulanan Anadolu Mandası Islahı Projesi var. Bu proje kapsamında üreticilerimizi ve manda yetiştiricilerimizi destekliyoruz. Manda yetiştiriciliği konusunda verilen destekler, yapılan çalışmalar, şu an Samsun'un manda yetiştiriciliğinde ilk sırada yer almasını sağlıyor." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>- Kentte yem bitkileri üretimi hayvancılık maliyetini azaltıyor</p><p></p><p>Samsun'da ova varlığının fazla olmasının, yem bitkilerinin üretimi konusunda avantaj sağladığını vurgulayan Yılmaz, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Yem bitkileri üretimini yapmış olmamız, hayvancılığın en önemli maliyetini oluşturan kaba yem maliyetinin de azaltılmasını sağlıyor. Bu noktada Bakanlığımızdan, Büyükşehir Belediyemizden ve ajanslarımızdan uyguladığımız projelerle de bu yem maliyetlerini azaltıyoruz. Bir yandan verilen destekler bir yandan yem maliyetini düşürmeye yönelik uygulanan projeler, ilimizde hayvancılığın gelişmesini ve hayvan sayılarımızın artmasını sağlıyor ve daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasını da sağlamış durumda."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Demirköprü Barajı'nın balıkçıları yeni av sezonuna hazırlanıyor</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/demirkopru-barajinin-balikcilari-yeni-av-sezonuna-hazirlaniyor-8053/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/demirkopru-barajinin-balikcilari-yeni-av-sezonuna-hazirlaniyor-8053/</id>
<published><![CDATA[2026-05-08T11:43:22+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-08T11:43:22+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C8E0A5-4789B4-64EBFF-7A3534-C7BBB5-4A2621.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Gediz Nehri üzerinde, sulama, taşkın kontrolü ve enerji üretimi amacıyla inşa edilen Demirköprü Barajı, Köprübaşı ilçesine bağlı 6 mahallede yaşayan onlarca aileye geçim kaynağı oluyor. Barajda başta sazan, yayın, levrek ve gümüşi havuz balığı olmak üzere çeşitli türlerde balıklar avlanıyor.</p><p></p><p>Barajdaki su seviyesi, geçen yıl nisan sonunda yüzde 16'ya kadar düştü. Bölgedeki balıkçılar, barajdaki su seviyesinin azalması nedeniyle endişe yaşadı ancak bu yıl ocak-mart döneminde yağan yağmurlar baraja güç kattı, doluluk seviyesi nisan ayı sonunda yüzde 84'e yükseldi.</p><p></p><p>Önceki yıllarda su seviyesinin düşmesine bağlı olarak balıkların kayalık ve dar alanlara yönelmesi, ağ atılan alanların daralması üzerine zor günler yaşayan avcılar, su seviyesinin yükselmesiyle umutlandı.</p><p></p><p>Yavrulama dönemi nedeniyle 1 Mart'ta başlayan av yasağının sona ereceği 1 Haziran öncesi bölgede hareketlilik yaşanıyor. Kadınlar yeni ağ örüyor, yırtık olanları onarıyor. Erkekler de teknelerinin tamir ve bakımını yapıyor.</p><p></p><p>- "Bu sezondan ümitliyiz"</p><p></p><p>Çarıklar Mahallesi Muhtarı Oğuz Doğan, AA muhabirine 7 yaşından bu yana barajda balıkçılık yaptığını, ailesinin geçimini bu işten sağladığını söyledi.</p><p></p><p>Yağışların bu yıl çok olmasından duyduğu mutluluğu dile getiren Doğan, "Eğer geçen yıllardaki gibi kuraklık devam etseydi balıkçılık sektörü büyük sıkıntı yaşayacaktı. Bu sene barajların dolması ve yavrulamanın iyi olması dolayısıyla bu sezondan ümitliyiz. Teknelerimizi hazırlıyoruz. İnşallah güzel, bereketli ve verimli bir yıl olur." diye konuştu.</p><p></p><p>Doğan, balıkçılığı dedesinden öğrendiğini, devam ettirmek için çabaladığını sözlerine ekledi.</p><p></p><p>Filiz Doğan da ağ ördüğünü, hem ev işleriyle ilgilendiklerini hem de ev ekonomisine katkı sağladıklarını dile getirdi.</p><p></p><p>- Kaçak avcılığa karşı nöbet</p><p></p><p>Köprübaşı Balıkçılık Kooperatifi Başkanı Ramazan Uysal, barajda anaç balıkların yavrulama döneminde yapılan bilinçsiz avcılığın ekosisteme zarar verdiğine dikkati çekti.</p><p></p><p>Kaçak avcılığa karşı önlem aldıklarını anlatan Uysal, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Barajda su olunca bu yıl daha çok yem ve balık olacak. Her şey daha güzel olacak. Balıkçılıkta 1 Mart'ta av yasağı başlamıştı, 1 Haziran'da resmi olarak yeniden av sezonu başlayacak. 55 avcımız var, haftanın her günü herkes sırayla kulübelerimizde nöbet tutuyor. Buraya korsan avcılar geliyor. Biz de bu kişileri tespit ettiğimizde İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne ya da jandarmaya ihbarda bulunuyoruz. Ekiplere de emekleri için teşekkür ederiz. Ekmeğimizin peşindeyiz."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Karadeniz'de yağışlar balıkçıların yeni sezon umudunu artırdı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/karadenizde-yagislar-balikcilarin-yeni-sezon-umudunu-artirdi-4021/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/karadenizde-yagislar-balikcilarin-yeni-sezon-umudunu-artirdi-4021/</id>
<published><![CDATA[2026-05-08T11:35:02+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-08T11:35:02+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_864792-BFE482-006DC5-7C11E4-2C8A50-7C687E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Geride kalan av sezonunda özellikle iri hamside yaşanan bollukla tezgahlarda fiyatların düştüğü Samsun'da, balıkçılar yeni sezonda da bereketli bir dönem geçirmeyi umut ediyor.</p><p></p><p>Denizlerde av yasağının başlamasının ardından büyük ölçekli avcılık sona ererken kıyı ve olta balıkçılığı ile tatlı su balığı avcılığı sürüyor.</p><p></p><p>Son dönemde etkili olan yağışlar, çiftçiler kadar Karadenizli balıkçıları da sevindirdi.</p><p></p><p>Samsun Su Ürünleri Kooperatifleri Birliği Başkanı Atıf Malkoç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son dönemde etkili olan yağışların Karadeniz'de balık varlığı açısından yeni sezon için umut verdiğini söyledi.</p><p></p><p>Malkoç, yağışlarla birlikte derelerden denize taşınan organik maddelerin balıkların beslenmesi açısından önem taşıdığını belirtti.</p><p></p><p>Karadeniz'de son dönemde yoğun yağışlar görüldüğünü anlatan Malkoç, bunun denizdeki canlı yaşamı açısından olumlu sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.</p><p></p><p>Yağışların balıkların besin zincirine katkı sağlayacağını dile getiren Malkoç, "Bu sene son yılların en fazla yağmuru yağdı. Bizim için çok iyi bir veri. İnşallah denizde plankton oluşur. Bu olursa balıklar büyür. Yiyeceği bu sene denizde bol görünüyor." dedi.</p><p></p><p>Derelerden denize taşınan organik maddelerin balık varlığını desteklediğini vurgulayan Malkoç, "Şu an deniz çok soğuk ama derelerden denize çamur aktığını görüyoruz. İçinde her şey var. Tam çiçeklerin olduğu zamanda yağmurla beraber hepsi denize gitti. Bu plankton, balıklar için yiyecek. Bizim için çok iyi bir şey." diye konuştu.</p><p></p><p>- "Bu denizi çok iyi korumamız gerekiyor"</p><p></p><p>Atıf Malkoç, Karadeniz'in verimli bir deniz olduğunun altını çizerek "Karadeniz çok farklı ve değerli bir deniz. Hamsisiyle, diğer balık türleriyle çok verimli bir deniz. Bu denizi çok iyi korumamız gerekiyor." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Geride kalan av sezonunun da balıkçılar açısından bereketli geçtiğini anlatan Malkoç, özellikle hamside bolluk yaşandığını söyledi.</p><p></p><p>Karadeniz'de geçen sezon iri hamsi avlandığını, son yılların iyi sezonlarından birinin geçirildiğini dile getiren Malkoç, "Geçen seneye ve daha önceki yıllara göre bu sezon avcılık daha fazla oldu. Balık bol olunca fiyatlar da çok düşük seyretti. Hamsi de oldu, diğer balık türlerinde de bereketli bir sezon geçirdik." dedi.</p><p></p><p>Malkoç, vatandaşların bu sezon uygun fiyatla balık tükettiğini sözlerine ekledi.</p><p></p><p>- Yağışlar denizi besliyor</p><p></p><p>Sinop Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dekanı ve Su Ürünleri Temel Bilimler Bölümü Başkanı Prof. Dr. Levent Bat da yağışların dereler ve nehirler aracılığıyla Karadeniz'e daha fazla organik madde taşıdığını söyledi.</p><p></p><p>Bu durumun denizdeki besin zincirini desteklediğini belirten Bat, "Yağışlarla birlikte derelerden ve nehirlerden Karadeniz'e daha fazla miktarda organik madde taşınıyor. Bu da besin zincirinin ilk halkası olan fitoplanktonik organizmaların artmasına neden olabiliyor." değerlendirmesini yaptı.</p><p></p><p>Bat, yağışlarla birlikte suya fosfor, fosfat ve azot gibi besleyici maddelerin taşındığını anlatarak bu maddelerin deniz yaşamı için önemli olduğunun altını çizdi.</p><p></p><p>Yağışlı dönemlerin kuraklıkla karşılaştırıldığında deniz ekosistemi açısından daha olumlu sonuçlar doğurabileceğini dile getiren Bat, "Yağışların olması daha iyi tabii ki. Kuraklıkla karşılaştırırsanız yağışlar denizdeki besleyici madde döngüsüne katkı sağlıyor." diye konuştu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Alarko Tarım Grubu'na 3 yılda 3 ödül</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/alarko-tarim-grubuna-3-yilda-3-odul-863/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/alarko-tarim-grubuna-3-yilda-3-odul-863/</id>
<published><![CDATA[2026-05-08T09:31:53+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-08T09:31:53+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_955DFF-B58CF8-F20A47-C31939-FFA312-C4F618.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Alarko Tarım Grubu, kuruluşunun üçüncü yılını geride bırakırken yaş meyve sebze üretimindeki başarısını bir kez daha ihracat ödülüyle taçlandırdı. Alarko Tarım’ın modern seracılık faaliyetlerini üstlenen iştiraki olan Alsera; İstanbul Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin 2025 yılı ihracat verileri doğrultusunda düzenlediği ödül töreninde, ihracat hacmi ve pazar çeşitliliği kriterlerinde gösterdiği performansla ödüle layık görüldü. Böylece Alsera, üç yıl üst üste ihracat ödülü alan şirketler arasında yer aldı.</p><p>Ödül töreninde Alsera adına ödülü, Alarko Tarım Grubu Ticaretten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Murat Yılmaz aldı.&nbsp;</p><p>“Sürdürülebilir üretim anlayışımızın bir sonucu”</p><p>Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Alarko Tarım Grubu V. Genel Müdürü Ümit Boran, “2023 yılında Alarko Tarım Grubu kurulurken üretim anlayışımızın merkezine iyi tarım uygulamalarını, doğal kaynakların korunmasını, sürdürülebilirlik ve gıda güvenliğini almıştık. Bu yaklaşım, ilk yıldan bu yana ihracatta yakaladığımız istikrarlı başarının temelini oluşturuyor. Üç yıldır üst üste elde ettiğimiz ihracat başarısını, doğru stratejilerle kurduğumuz güçlü iş birliklerinin ve sürdürülebilir üretim anlayışımızın bir yansıması olarak görüyoruz” dedi.&nbsp;</p><p>Alsera, 2025 yılında modern seralarda gerçekleştirdiği üretimde 20.500 tonluk hacme ulaşırken, bu üretimin yaklaşık yarısını uluslararası pazarlara taşıdı. Avrupa Birliği ve Körfez ülkeleri başta olmak üzere domates ve biber ihracatı gerçekleştiren Alsera, ihracat yaptığı ülke sayısını 33’e çıkararak küresel ölçekte erişimini istikrarlı biçimde genişletmeye devam ediyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ezginci arıcıların yayla yolculuğu başladı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/ezginci-aricilarin-yayla-yolculugu-basladi-319/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/ezginci-aricilarin-yayla-yolculugu-basladi-319/</id>
<published><![CDATA[2026-05-07T14:07:04+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-07T14:07:04+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_269605-6FBC62-B5CDEF-D28C1E-49F944-4A29AB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye'de çam balı üretiminin yüzde 80'inin karşılandığı Muğla'da kış mevsimini geçiren ve marttan itibaren kovan bakımına başlayan arıcıları, baharın gelmesiyle tatlı bir telaş sardı.</p><p></p><p>Yaylalara çıkmak için hazırlık yapan ve kolonilerini genişletmeye çalışan bal üreticileri, arı kovanlarını taşıyacakları bölgelerin hava ve iklim şartlarını yakından takip ediyor. Muğla'dan göç edecekleri yaylaları belirleyen gezginci arıcılar, gittikleri yerlerde ihtiyaç duyacakları malzemeleri yola çıkmadan tedarik ediyor.</p><p></p><p>Zengin bitki örtüsüne sahip alanlarda gün boyunca uçuşan arıların havanın kararmasıyla döndüğü kovanları kamyonlara yükleyerek yolculuğun ilk aşamasını gerçekleştiren arıcılar, bu zorlu yolculukta özellikle arıların uykuda olduğu akşam ve gece saatlerini tercih ediyor.</p><p></p><p>Arıcılardan Mustafa Şahin, Muğla'nın Menteşe ilçesi Kıran Mahallesi'nde bulunan kovanlarını arıcıların ve ailesinin desteğiyle kamyona yükleyerek Yozgat'ın Yerköy ilçesindeki yaylaya doğru yola çıktı.</p><p></p><p>Şahin, AA muhabirine, uzun yıllardır yaptığı gezginci arıcılığın meşakkatli ama bir o kadar da keyifli olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Yaklaşık 3 ay Yozgat'ta kalıp arıların gelişimini sağlayacaklarını belirten Şahin, "Yozgat'ta yavruları geliştirip çam balı yapmak için tekrar Muğla'ya döneceğiz. Yaklaşık 200 kovanla gidiyorum. Eğer verim güzel olursa çiçek balı hasadı da yapacağız. Önceki yıllara göre bu yıl hava şartları daha iyi geçti." dedi.</p><p></p><p>- "Bu yıl çam pamuklu böceklerinde popülasyon çok iyi"</p><p></p><p>Muğla Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Yılmaz Kaya da çam balı üretiminde Türkiye'nin dünyada en önemli merkez olduğuna dikkati çekti.</p><p></p><p>Dünyada çam balı üretiminin yüzde 92'sinin Türkiye'den, bunun da yüzde 80'inin Muğla'dan karşılandığına işaret eden Kaya, şöyle konuştu:</p><p></p><p>"Önceki yıllara göre bu sene arılarımızın bahar gelişimi çok iyi oldu. Yaklaşık 15 gündür arıcılarımız Anadolu'nun değişik illerine hem arı gelişimi hem de çiçek balı üretimi için gitmeye başladı. Sezon iyi başladı. Arıcılarımız 15 Nisan'dan 15 Eylül'e kadar Anadolu'nun değişik illerinde gezginci arıcılık yapmakta. Muğla, 730 bin koloniyle Türkiye'nin en büyük arıcılık sektörünün olduğu bir il. Bizim amacımız İç Anadolu'da arılarımızı geliştirip Muğla'da çam balı hasadını yapmak. Gezginci arıcılıkta üretimden çok kovanın çoğalması önemli. Ağustos sonu ve eylül başlarında basralı çam alanlarına girdiğimizde ne kadar fazla çam balı üretimi yapabiliyorsak iyi olur. Tabii ki İç Anadolu'nun florasından çiçek balı alıyoruz. Arıcılarımız bu sene mutlu. Yağışlar çok güzeldi. Basralı alanlarımız çoğaldı."</p><p></p><p>Kaya, özellikle bal üretiminde önemli rol oynayan çam pamuklu böceklerinde (Marchalina Hellenica) bu yıl çok iyi bir popülasyon olduğunu ifade ederek, çam balı üretiminde de bu yıl artış yaşanabileceğini kaydetti.</p><p></p><p>Özellikle 2020-2025 döneminde hem kuraklık hem orman yangınları nedeniyle istedikleri üretimi yapamadıklarını anlatan Kaya, bu yıl hem yağışların çok iyi olması hem de popülasyonun yüksek olması dolayısıyla iyi bir sezon geçireceklerine inandıklarını dile getirdi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İzmir'de sezonun ilk kiraz ihracatı gerçekleştirildi</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/izmirde-sezonun-ilk-kiraz-ihracati-gerceklestirildi-9141/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/izmirde-sezonun-ilk-kiraz-ihracati-gerceklestirildi-9141/</id>
<published><![CDATA[2026-05-07T02:57:42+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-07T02:57:42+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F63672-D91048-44340D-34933D-48DBE3-F55794.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kemalpaşa’nın Yiğitler Mahallesi’nde üretici bahçelerinde yapılan ilk hasat, Kuzey Yarım Küre’nin de ilk ticari kiraz hasadı olma özelliğini taşıyor.</p><p>İzmir Valisi Süleyman Elban ve yerel yetkililerin katılımıyla gerçekleştirilen hasat etkinliğinde toplanan ilk ürünler, hiç vakit kaybetmeden Kanada ve Rusya’ya gönderilmek üzere tırlara yüklendi. Bahçelerde incelemelerde bulunan Vali Elban, mevsimsel yağışların verime olumlu yansıdığını belirterek, meyve ve sebze üretimi açısından bu yılın oldukça bereketli geçeceğini öngördüklerini ifade etti.</p><p></p><p>KİRAZ ÜRETİMİNİN KALBİ İZMİR'DE ATIYOR</p><p>İl Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerine göre İzmir, Türkiye'nin kiraz ihtiyacının yüzde 14'ünü tek başına karşılıyor. 118 bin dekardan fazla alanda yapılan üretimde yıllık yaklaşık 100 bin ton rekolte elde ediliyor. Kemalpaşa özelinde ise yaklaşık 4 bin üreticinin yetiştirdiği kirazların yüzde 60'ı yurt dışına ihraç edilerek ülke ekonomisine önemli bir döviz girdisi sağlıyor.</p><p>Hasada ev sahipliği yapan üretici Vahit Topbaş, bu yıl rekoltenin yüksek olduğunu ve ihracat kanallarının açık olmasının kendileri için büyük önem taşıdığını dile getirdi. Vali Elban ve beraberindeki heyet, hasadın ardından Kiraz Alım Merkezi’ni ziyaret ederek çalışanlarla bir araya geldi ve yeni sezonun tüm tarım camiasına hayırlı olmasını diledi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kuru tarım arazilerinde dekar başına verim iki katına çıktı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/kuru-tarim-arazilerinde-dekar-basina-verim-iki-katina-cikti-9833/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/kuru-tarim-arazilerinde-dekar-basina-verim-iki-katina-cikti-9833/</id>
<published><![CDATA[2026-05-07T02:56:16+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-07T02:56:16+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C924AF-DA186C-8CAB8C-9F686B-71817B-4425C8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Tarımsal üretimin her aşamasında görülen iyileşme, hem üreticinin kazancını artırıyor hem de ülke ekonomisi için stratejik bir stok oluşturuyor.</p><p>ÜRETİM MALİYETLERİ DÜŞTÜ VERİM KATLANDI</p><p>Prof. Dr. Mehmet Ali Çullu, kırsal alanlardaki buğday veriminin normalde 300-400 kilogram seviyelerinde seyrettiğini, ancak bu yıl dekar başına 500-600 kilogramlık bir sonucun sürpriz olmayacağını belirtti. Özellikle enerji maliyetlerinin belini büktüğü çiftçiler, bu sezon yeraltı sularını kullanmak zorunda kalmadıkları için elektrik faturası ödemeden hasat dönemine yaklaştı. Harran Ovası gibi sulu tarım bölgelerinde dahi DSİ kanallarına ihtiyaç duyulmadan üretimin tamamlanması, sezonun en büyük avantajı olarak kaydedildi.</p><p>TÜRKİYE’NİN ÜÇÜNCÜ BÜYÜK ÜRETİCİSİ KONUMU GÜÇLENİYOR</p><p>Konya ve Ankara’nın ardından Türkiye’nin üçüncü büyük buğday üreticisi olan Şanlıurfa, bu yıl tek başına 2 milyon tondan fazla rekolte hedefliyor. Arpa üretiminde de özellikle sulanmayan arazilerde görülen bitki sağlığı, hayvan yetiştiricileri için yem maliyetlerinin düşeceği müjdesini veriyor. Bölgedeki tahılların 15 gün içinde sararmaya başlayacağı ve Türkiye genelinde toplam üretimin 20 milyon ton bandını aşacağı tahmin ediliyor.</p><p>Yüksek verim beklentisinin önündeki tek engel olarak görülen "sarı pas" hastalığı, uzmanların gündeminde. Prof. Dr. Çullu, nemli ortamın bu hastalığı tetiklediğini belirterek, çiftçilerin arazilerini her gün kontrol etmeleri gerektiğini hatırlattı. İl ve ilçe tarım müdürlükleriyle koordineli yapılacak ilaçlama çalışmalarının, rekor beklentisini korumak adına kritik önem taşıdığı ifade edildi.</p><p>Yaklaşık 300 dönümlük arazisinde üretim yapan Mahmut Akbaş, geçmişteki kurak yılların ardından gelen bu bolluğun tüm bölge halkını sevindirdiğini söyledi. Diğer bir üretici Halil Demir ise "Geçen sene bazı tarlalara biçerdöver bile girememişti ama bu sene dönüme en az 500 kilogram ürün alacağımıza inanıyoruz" diyerek sahadaki yüksek morali özetledi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Rekor yağışlar tarımda verim beklentisini artırdı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/rekor-yagislar-tarimda-verim-beklentisini-artirdi-3671/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/rekor-yagislar-tarimda-verim-beklentisini-artirdi-3671/</id>
<published><![CDATA[2026-05-07T02:53:09+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-07T02:53:09+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_166A52-C29528-0C08F1-872019-C88231-ADA1AE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye’nin hububat deposu Mardin, iklim verileri ve teknik analizlerin ışığında son yılların en yüksek üretim rakamlarına odaklandı. İl Tarım ve Orman Müdürü Ender Muhammed Gümüş’ün açıkladığı verilere göre bölge; Ocak ayında son 30, Mart ayında ise son 35 yılın yağış rekorunu kırarak toprağını suya doyurdu.</p><p>TEKNOLOJİK ANALİZLER MÜJDEYİ VERDİ</p><p>Rekolte beklentisindeki bu büyük artış, yalnızca gözlemlere değil; uydu analizleri ve derinlemesine saha kontrollerine dayanıyor. Yapılan ölçümlerde toprağın 1 metre derinliğinde tespit edilen %90’lık nem oranı, bitki gelişimi için ideal ortamı sağladı. Bu veriler ışığında, özellikle sulama imkanı olmayan "kuru tarım" arazilerinin verim potansiyeli, yıllar sonra ilk kez yeraltı suyuyla beslenen sulu tarım arazileriyle aynı seviyeye yükseldi.</p><p>HASTALIK RİSKİNE KARŞI DRONLARLA "HAVA HAREKATI"</p><p>Yağışların getirdiği bereket, beraberinde yüksek nemden kaynaklı "pas hastalığı" riskini de getirdi. Toprağın aşırı ıslak olması nedeniyle tarlalara ağır iş makineleriyle girilememesi, Mardinli çiftçiyi dron teknolojisine yöneltti. İl Tarım Müdürlüğü’nün uyarılarıyla harekete geçen üreticiler, insansız hava araçlarıyla tarlalarını havadan tarayarak ilaçlama ve gübreleme işlemlerini kesintisiz sürdürüyor.</p><p>Geçmiş yıllarda kuraklık nedeniyle biçerdöverin bile giremediği kuru tarım arazilerinde, bu yıl 1 milyon 700 bin dekar buğday ve 600 bin dekar arpa ekili alanda tam kapasite hasat bekleniyor. Bölge çiftçisi, yeraltı sularının tükenme noktasına geldiği bir dönemde gelen bu yağışların, hem maliyetleri düşürdüğünü hem de ürün kalitesini artırarak dünya standartlarında bir mahsulün habercisi olduğunu belirtiyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kayseri'de 750 üreticiye 1500 arılı kovan dağıtıldı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/kayseride-750-ureticiye-1500-arili-kovan-dagitildi-6419/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/kayseride-750-ureticiye-1500-arili-kovan-dagitildi-6419/</id>
<published><![CDATA[2026-05-05T15:15:58+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-05T15:15:58+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6B9591-C3BBF4-47C687-A796D2-E25DA3-7059FD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Büyükşehir Belediyesinden yapılan yazılı açıklamaya göre, Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, tarım ve hayvancılık destekleriyle 10 milyon lira bütçeli proje çerçevesinde Kadir Has Kongre Merkezi Otoparkı'nda düzenlenen arılı kovan dağıtım programına katıldı.</p><p></p><p>Programda, 750 hak sahibi üreticiye, kişi başı 2 olmak üzere toplam 1500 arılı kovan teslim edildi.</p><p></p><p>Büyükkılıç, üretenin yanında yer almaya, bütçelerine katkıda bulunmaya gayret gösterdiklerini belirtti.</p><p></p><p>Kayseri Büyükşehir Belediyesinin 30 büyükşehir içinde tarım ve hayvancılığa en büyük desteği sağlayan belediye olduğunu belirten Büyükkılıç, "Arılar dağıtılsın, ballar üretilsin, doğa zenginleşsin diyoruz ve vatandaşlarımıza arı dağıtmaya devam ediyoruz. Kırsalımızın fedakar ekibi, genel sekreterimiz, daire başkanımız, ilgili birimimizin müdürleri, mesai arkadaşlarımız fedakarca bu çalışmaları yapıyor. Çok şükür bir memnuniyet ve gayret var. Üretene, emeği geçenlere teşekkür ediyorum." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>Kayseri'nin arıcılık için de uygun bir doğaya sahip olduğuna işaret eden Büyükkılıç, projeyi 16 ilçede hayata geçirdiklerini, son 7 yılda tarım ve hayvancılığa 1 milyar 200 milyon liranın üzerinde destek verdiklerini kaydetti.</p><p></p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Marmarabirlik ihracat odaklı büyümeye hazırlanıyor</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/marmarabirlik-ihracat-odakli-buyumeye-hazirlaniyor-7414/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/marmarabirlik-ihracat-odakli-buyumeye-hazirlaniyor-7414/</id>
<published><![CDATA[2026-05-05T11:07:24+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-05T11:07:24+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C470FB-3142B3-83490C-6D4513-0A6B9E-46DBCD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Birlikten yapılan açıklamaya göre, geçen ay gerçekleştirilen olağan genel kurulun ardından yeni dönemin görev dağılımı belirlendi.</p><p></p><p>Buna göre, Ali Yıldız Yönetim Kurulu Başkanı, Yunus Emre Koyutürk Başkan Vekili oldu.</p><p></p><p>Yönetim kurulu üyeliklerine Kemal Dinç, Remzi Bayram, Hüseyin Kızıl ve Erdoğan Erbay getirildi, Mehmet Ertaş ise Genel Müdür oldu.</p><p></p><p>Yönetim yapısının güçlendirilmesi kapsamında Gemlik Kooperatifi ortaklarından Ali Kuzu'nun üst yönetimde müşavir olarak görevlendirilmesine karar verildi.</p><p></p><p>Açıklamada konuya ilişkin görüşlerine yer verilen Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yıldız, Marmarabirlik'in güçlü mali yapısını koruyarak daha ileriye taşıyacaklarını belirtti.</p><p></p><p>Üretici ortaklarının ekonomik gücünü merkeze alan bir anlayışla hareket ettiklerini bildiren Yıldız, "Yeni dönemde mali disiplinimizi kararlılıkla sürdürecek, katma değerli ürünlere yönelerek markamızı küresel ölçekte daha rekabetçi bir konuma taşıyacağız. İhracat pazarlarında büyüme ve iç pazarda etkinliğin artırılması temel önceliklerimiz arasında yer alıyor." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Yıldız, yönetim kurulunun tecrübe, saha bilgisi ve kurumsal vizyon doğrultusunda uyum içinde çalışarak Marmarabirlik'i sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda daha güçlü bir yapıya kavuşturacağını kaydetti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Iğdır'da yılın ilk hasadı marul tarlalarında yapıldı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/igdirda-yilin-ilk-hasadi-marul-tarlalarinda-yapildi-6204/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/igdirda-yilin-ilk-hasadi-marul-tarlalarinda-yapildi-6204/</id>
<published><![CDATA[2026-05-04T16:04:43+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-04T16:04:43+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_93DB95-DE09B5-34FEA3-E03F2C-4D73CB-79E2DA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Oba köyündeki marul tarlalarında düzenlenen hasatta, üretici Alican Akçan'ın ektiği marullar hasat edildi.</p><p></p><p>Doğu Anadolu Bölgesi'ne pazarlanacak marulların hasadına Iğdır Valisi Mustafa Fırat Taşolar da katıldı.</p><p></p><p>İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Tingiş, burada yaptığı konuşmada, mart ayında dikilen marulların hasat edilmeye başlandığını söyledi.</p><p></p><p>Yaklaşık 200 tonun üzerinde bir marul hasadı beklediklerini ifade eden Tingiş, şöyle konuştu:</p><p></p><p>"Nasip kısmet olursa haziran ayında karpuz ve kavun hasadımıza devam edeceğiz. Yine kayısı hasadımız da bununla beraber devam edecek. Üreticilerimiz şu an çok güzel bir şekilde üretiyor, kazanıyorlar. Çıkarmış oldukları marulla Doğu Anadolu illerimizin de ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir altyapıya sahibiz. Üreticilerimiz üretsinler, üretmeye devam etsinler. Tarım ve Orman Bakanlığı olarak her daim yanlarındayız. Yanlarında da yer almaya devam edeceğiz. Bol bereketli, kazasız, belasız, afetsiz bir yıl geçirmesini temenni ediyorum."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Hububat üreticisi hastalıklara karşı dronla ilaçlama yapıyor</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/hububat-ureticisi-hastaliklara-karsi-dronla-ilaclama-yapiyor-5482/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/hububat-ureticisi-hastaliklara-karsi-dronla-ilaclama-yapiyor-5482/</id>
<published><![CDATA[2026-05-04T11:30:50+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-04T11:30:50+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_82A17F-39F74E-160FFE-68AC63-F6B450-6D5649.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye'nin buğday ve arpa üretiminde önemli yere sahip Mardin'de kış aylarında etkili olan kar ve ardından devam eden yağmurla yağışta uzun yıllar ortalaması geride bırakıldı.</p><p></p><p>Yağıştan dolayı tarlalara giremeyen üreticilerin artan nem nedeniyle oluşabilecek hastalık riskine karşı dronla ilaçlama mesaisi başladı.</p><p></p><p>Mardin İl Tarım ve Orman Müdürü Ender Muhammed Gümüş, AA muhabirine, Mardin'de etkili olan yağışların kuraklıkla mücadele eden bölge çiftçisi için büyük bir umut olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Gümüş, kış aylarında düşen kar ve ardından gelen yağmurun bu yıl ülke genelinde olduğu gibi Mardin'de de beklenenin üzerinde gerçekleştiğini ifade ederek, "Bereketli topraklar bu yılın ilk 3 ayında yaklaşık 35 yılın en yüksek yağışını aldı. Uzun yıllar ortalamasına göre özellikle ocak ayında son 30 yılın, mart ayında ise son 35 yılın en yüksek yağışı gerçekleşti. Toprağımız yemyeşil oldu, daha da bereketlendi." dedi.</p><p></p><p>Yoğun yağışlardan dolayı toprağın üzerinde dahi su görülmeye başlandığını anlatan Gümüş, "Yaptığımız saha kontrollerinde ve uydu analizlerinde toprağın 1 metre derinliğinde yüzde 90'ın üzerinde nem bulunduğunu tespit ettik. Bu durumda özellikle pas hastalığıyla ilgili bir riskimiz var. Alınacak önlemlerle bereketli bir dönem geçirebiliriz. Çiftçilerimiz ilaçlama çalışmaları yapıyor." diye konuştu.</p><p></p><p>Gümüş, hava sıcaklıklarının artacağını, sıcaklık artışına bağlı olarak da mahsulün hızla gelişeceğini öngördüklerini belirterek, gübreleme için de ideal bir zaman olduğunu kaydetti.</p><p></p><p>"Yağışlar böyle gider, hastalıkta herhangi bir risk oluşmazsa bu sene bereketimiz daha da artacak. Mardin'de 1 milyon 700 bin dekara yakın buğday, 600 bin dekara yakın da arpa ekilişimiz var. Bu sene rekolte beklentimiz daha da yüksek. Ortalama verimimiz buğdayda 560 kilogramın üzerinde. Bu sene inşallah daha da yüksek verim alacağız." ifadelerini kullanan Gümüş, yağışlarla kuru ve sulu tarım yapılan arazilerin neredeyse aynı noktaya ulaştığını dile getirdi.</p><p></p><p>Gümüş, yağışların bu sene sadece Mardin'de değil ülke genelinde önemli derecede arttığına işaret ederek, "Bu sene ülkemiz için bereketli bir yıl oldu. Dünyanın en iyi makarnalık buğdayının yetiştiği topraklarda çiftçilerin alın terinin karşılığını alacağını umut ediyoruz." dedi.</p><p></p><p>- "İlaçlama yaparsak çok güzel verim alacağımızı düşünüyoruz"</p><p></p><p>Merkez Artuklu ilçesinin kırsal Göllü Mahallesi muhtarı Ali Çakar, yıllardır çiftçilik yaptıklarını ancak uzun yıllardır böyle yağışlı bir dönemi gördüklerini hatırlamadıklarını söyledi.</p><p></p><p>Çakar, "Son birkaç yıldır kuraklık nedeniyle kuru tarım yapılan arazilerden verim alamıyorduk. Bu sene çok güzel bir yağış aldık. Bu yağışları fırsata çevirip ilaçlama yaparsak çok güzel verim alacağımızı düşünüyoruz. Geçen sene kuru arazilere biçerdöver girmedi hiç. Bir önceki sene de yine aynı şekilde. Bu sene durum iyi." diye konuştu.</p><p></p><p>- "Tarlaların içine girme şansımız yok, dronla ilaçlama yapıyoruz"</p><p></p><p>Çiftçi Davut Dündar ise dededen kalma arazilerde ağırlıkla buğday ve mısır yetiştirdiklerini belirtti.</p><p></p><p>Kuru tarımda yıllardır ürün alamadıklarını, sulu tarımda ise iyi verim aldıklarını anlatan Dündar, şunları söyledi:</p><p></p><p>"Yaklaşık 25 yıldır bu yağmurları görmemiştik. Gerçekten çok mutlu olduk. Çünkü yer altı sularımız tamamen bitmişti. Yağışlar iyi geldi. Şu anda tarlaların içine girme şansımız yok, imkanlarımız dahilinde dronla gübreleme ve ilaçlama yapıyoruz. Bu ilaçlamayı yaptıktan sonra inşallah iyi bir buğday gelirimiz olacak. Bu seneki yağış sayesinde sulu ve kuru tarım yapılan arazinin verim potansiyeli hemen hemen aynı oldu."</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Yapay zeka destekli topraksız serada üretilen beyaz çilek 5 ülkeye ihraç ediliyor</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/yapay-zeka-destekli-topraksiz-serada-uretilen-beyaz-cilek-5-ulkeye-ihrac-ediliyor-95/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/yapay-zeka-destekli-topraksiz-serada-uretilen-beyaz-cilek-5-ulkeye-ihrac-ediliyor-95/</id>
<published><![CDATA[2026-05-03T12:42:48+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-03T12:42:48+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8E4E02-7CA18F-9BE720-955186-D2465B-A1C15C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><a title="Kalın" tabindex="-1" class="re-icon re-bold"></a><p>Ziraat mühendisi Yasin Çiner, yazılım mühendisi ve Tarım Orman Gençlik Konseyi Üyesi olan kardeşi Bülent Samed Çiner ile ilçede yıllar önce 1500 dönüm alanda şeftali, portakal, mandalina, limon, muz ve avokado yetiştirmeye başladı.</p><p></p><p>İki kardeş zaman içerisinde arazilerinin 22 dönümünde yapay zeka destekli sera da kurdu.</p><p></p><p>Topraksız serada iki kardeş, kırmızı çileğin yanı sıra beyaz çilek de yetiştirmeye başladı.</p><p></p><p>Serada dronlar, yüksek çözünürlüklü kameralar ve sensörler aracılığıyla sıcaklık, pH değeri ve nem gibi çok sayıda veriyi analiz ederek çilek üretimi yapan Çiner kardeşler, hasada kadarki tüm süreçleri yakından takip ediyor.</p><p></p><p>Serada üretilen yaklaşık 20 ton beyaz çilek, iç piyasanın yanı sıra Rusya, Dubai, Katar, Özbekistan ve Kazakistan'a gönderiliyor.</p><p></p><p>- "Beyaz çilek bölgemiz için şu an yeni bir ürün"</p><p></p><p>Ziraat mühendisi Yasin Çiner, AA muhabirine, kardeşiyle kurduğu serada 30'u sürekli, 50'si sezonluk olmak üzere çoğunluğu kadın 80 kişiye istihdam sağladıklarını söyledi.</p><p></p><p>Açık alanda beyaz çileğin üretim kapasitesinin dönüme 6-7 bin fide iken, topraksız serada bunu 16 bine çıkarabildiklerini anlatan Çiner, bunun da rekolteye yansıdığını belirtti.</p><p></p><p>Çiner, beyaz çileğin Türkiye pazarına yeni girmeye başladığını ifade ederek, şöyle konuştu:</p><p></p><p>"Beyaz çilek bölgemiz için şu an yeni bir ürün. Bölgede bir ilk olduğunu söyleyebiliriz. İnsanların alışma sürecini geçiriyoruz. Beyaz çilek şu an şefler, özel butik restoranlar ve pastaneler tarafından tercih edilen bir ürün. Pazara ilk çıktığında, bilen şeflerin dışında 'Acaba bu çiğ mi, olmamış mı?' gibi değerlendirmeler yapılabiliyor ancak tam tersine muz ve ananas aromalı bir meyveyle karşılaşılıyor. Bir kez tadan, yeniden istemektedir."</p><p></p><p>- Yapay zekayla tüm üretim süreçleri kontrol ediliyor</p><p></p><p>Çiner, serada yapay zeka desteği sayesinde ekimden hasada kadarki tüm üretim süreçlerini kontrol edebildiklerini dile getirdi.</p><p></p><p>Serada hava koşullarının da kendilerinin kontrolünde olduğunu belirten Çiner, şöyle devam etti:</p><p></p><p>"Seramız, meteoroloji istasyonları ve kendi iklimlendirme sistemiyle verileri işleyerek, uyarı sistemi aracılığıyla bizi tamamen bilgilendirebilen ve gerektiğinde kendisi de müdahale edebilen bir altyapıya sahiptir. Otomasyon sistemiyle rüzgar ve içerideki nem kontrolü sağlanabilmektedir. Burada hava koşullarını kendimiz idame ettirebiliyoruz."</p><p></p><p>- "Beyaz çilekte önümüzdeki yıl için de güzel dönüşler aldık"</p><p></p><p>Çiner, beyaz çileğe yurt dışından ciddi talep olduğunu dile getirdi.</p><p></p><p>Beyaz çileğin dünya pazarında kırmızı çileğe göre yaklaşık iki kat daha yüksek değere sahip olduğunu vurgulayan Çiner, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Üretiminin butik olması nedeniyle biz de bunu yaklaşık 20 tonluk bir üretimle sınırladık. Ana pazarlarımız Rusya, Dubai, Katar, Özbekistan ve Kazakistan. Genel olarak üretimlerimizi bu ülkelere göndermekteyiz. Beyaz çilekte önümüzdeki yıl için de güzel dönüşler aldık, talebi de güzel bir şekilde karşılayacak bir boyuta taşıyacağız."</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Milli yazılımla gübreleme yapan çiftçiler maliyetlerini düşürüyor</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/milli-yazilimla-gubreleme-yapan-ciftciler-maliyetlerini-dusuruyor-4763/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/milli-yazilimla-gubreleme-yapan-ciftciler-maliyetlerini-dusuruyor-4763/</id>
<published><![CDATA[2026-05-02T12:38:53+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-02T12:38:53+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F93326-95080C-CA95DC-081139-6FB3EB-6A8514.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı (GAP BKİ) tarafından bölge illerinde "Hassas Tarım ve Sürdürülebilir Uygulamaların Yaygınlaştırılması Projesi" uygulanıyor.</p><p></p><p>Proje kapsamında geliştirilen yerli ve milli "GAP Hassas Yazılımı" kullanmaya başlayan çiftçiler, uydu görüntüleri ve hiperspektral kamera (gelişmiş çok yönlü görüntüleme teknolojisine sahip) aracılığıyla arazilerindeki ürünlerinin gelişimini ve ihtiyacını uzaktan takip etme imkanı buluyor.</p><p></p><p>Teknolojiyi tarımla buluşturan yazılım sayesinde üreticiler arazisi için standart ölçekte gübreleme yerine birim alanın ihtiyacına göre gübre kullanıyor.</p><p></p><p>Basit ve kolay anlaşılabilir yazılımın bulunduğu mobil uygulamayı telefonlarına indiren çiftçiler rahatlıkla yazılımı kullanabiliyor.</p><p></p><p>Yazılım, üreticinin hem fazla gübre kullanımından hem de mazot ve işçilik gibi maliyetlerden tasarruf yapmasını sağlıyor.</p><p></p><p>- Milli yazılımı kullanmaya başlayan çiftçi sayısı 3 bin 500'ü geçti</p><p></p><p>GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Hasan Maral, AA muhabirine, çiftçilerin alın terlerinin daha fazla karşılık bulması için gayret ettiklerini söyledi.</p><p></p><p>Tarım teknolojilerinin arazide kullanımını kolaylaştırmak için çiftçilere destek verdiklerini belirten Maral, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Akıllı tarım teknolojilerinin yaygınlaşması en az sulama projelerinin tamamlanması kadar kritik bir husus. Bu yazılım platformumuz şu an Güneydoğu Anadolu Bölgemizdeki bütün üreticilerimizin kullanımına açılmış durumda ve günden güne üretici sayısı artıyor. Şu anda GAP Hassas Yazılımı'mızda üretici sayımız 3 bin 500'ü geçti. Yaklaşık 250 bin dekardan fazla bir alanda üreticilerimiz GAP Hassas Yazılımı'nı yani tarım teknolojilerini kullanmaya başladı.</p><p></p><p>Şu an standart kullanmış olduğu gübrenin yarısından hatta yarısından biraz daha azının kullanımının yapıldığı deneme parsellerimiz var. Şu an kimi üreticilerimiz kullandığı gübrenin yarısını harcayarak yine aynı verimi elde etti. Şu an kullandığı suyun yarısını tüketerek yine aynı verimi elde edenler var. Bu durum üreticimiz açısından suyun maliyetini, kuraklık durumunu ve girdi maliyetlerini göz önüne aldığımızda çok ciddi bir gelir unsuru demektir."</p><p></p><p>- Arazinin ihtiyacına göre gübreleme yapılıyor</p><p></p><p>Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ali Çullu, bilinçsiz gübre kullanımının toprağın besin elementlerini tükettiğini söyledi.</p><p></p><p>Arazinin mutlaka gübre ihtiyacı bulunduğunu anlatan Çullu, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Özellikle üst gübre dediğimiz azotlu gübrelerde zamansız veya fazla miktarda yapılan hatalardan dolayı hem yer altı suları nitrat olarak kirleniyor, insan sağlığını bozuyor hem de çıkan azotlu gazlar atmosferi kirletiyor. Bu açıdan azotlu gübre kullanımı çok önemli. Son yıllarda girdi maliyetleri nedeniyle de çiftçi gübreyi azaltmak zorunda kalıyor. Arazideki ürün deseni ve toprak özellikleri bu hassas yazılıma tanıtılıyor ve o arazinin durumuna göre özelliklerine göre bizim hassas dediğimiz yazılım entegreli bir traktörle arazide gübreleme yapılıyor. Yazılım sayesinde az ihtiyacı olan yere az gübre, çok ihtiyacı olan yere çok gübre veriliyor ve böylelikle gübreden en az yüzde 20-30 tasarruf yapılıyor. Çiftçimiz bu uygulamalar sayesinde verim kayıplarını azaltabiliyor."</p><p></p><p>- Cep telefonundan takip edilebiliyor</p><p></p><p>Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Emrah Ramazanoğlu ise yazılım sayesinde çiftçinin ürününü hasat dönemine kadar anlık cep telefonundan takip edebildiğini söyledi.</p><p></p><p>Arazinin uzaktan takibinin çiftçiye rahatlık sağladığını ifade eden Ramazanoğlu, şöyle konuştu:</p><p></p><p>"Çiftçi herhangi bir şekilde araziye gitmeden uydu görüntülerine dayalı arazisini görebiliyor. Yazılımımız akıllı telefonlarda da uygulaması olduğu için çiftçi cep telefonuyla da takip sistemi yapabiliyor. Uygulamasını yaptığımız değişken oranlı gübrelemede arazinin bitki gelişim durumu homojen değil de heterojen olduğu durumlarda iyi gelişen yere nasıl bir gübre miktarı, kötü gelişim gösteren yere nasıl gübre miktarının uygulanacağını da yazılımdan görebiliyor. Üreticimiz elindeki gübre miktarını girebilir ve bunu sisteme entegre ettiğinde traktör üzerine monte edilmiş olan değişken oranlı gübreleme makinesiyle de arazide gübrelemeyi yapabilir."</p><p></p><p>Yazılımı kullanan çiftçilerden Ferhat Önal da gelenekselden yazılımla gübreleme yöntemine geçiş yaptığını belirterek, "Arazide gelişme gösteren yerlerde daha az gübre, kötü yerlere daha fazla gübre vererek avantaj sağladık, gübreden tasarruf sağladık. Bu, en önemli girdi kalemlerimizden birisi. Emek verenlere teşekkür ediyorum." dedi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Mersin, yılın ilk çeyreğinde turunçgil ihracatında zirvede yer aldı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/mersin-yilin-ilk-ceyreginde-turuncgil-ihracatinda-zirvede-yer-aldi-8105/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/mersin-yilin-ilk-ceyreginde-turuncgil-ihracatinda-zirvede-yer-aldi-8105/</id>
<published><![CDATA[2026-05-02T12:29:57+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-02T12:29:57+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_865BCD-962CB9-CED103-05E231-5A97BB-A77139.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Verimli topraklarında birçok ürünün yetiştirildiği Mersin, yaş meyve sebze ile turunçgil üretim ve ihracatında önemli rol oynuyor.</p><p></p><p>AA muhabirinin Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB) verilerinden derlediği bilgilere göre, ocak-mart döneminde 638 bin 442 ton ürünün dış pazarlarda değerlendirildiği turunçgil sektöründe 697 milyon 678 bin 706 dolarlık döviz girdisi elde edildi.</p><p></p><p>Bu ihracata geçen yılın ilk çeyreğinde 201 milyon 344 bin 330 dolarlık katkı sunan Mersin'den, bu yılın aynı döneminde 325 milyon 600 bin dolarlık dış satım gerçekleştirildi.</p><p></p><p>Bu dönemde dış satıma yüzde 46,7'lik katkı sunarak ihracatı sırtlayan Mersin, 288 bin 56 ton ürünü uluslararası pazarlarda değerlendirdi.</p><p></p><p>Yılın ilk çeyreğindeki ihracatta Mersin'i 109 milyon 110 bin 793 dolarla Şırnak, 96 milyon 445 bin 553 dolarla Hatay, 76 milyon 311 bin 204 dolarla Adana ve 19 milyon 449 bin 981 dolarla Gaziantep'teki firmalar takip etti.</p><p></p><p>- "Mersin hem üretimde hem ihracatta lider durumda"</p><p></p><p>Ulusal Turunçgil Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Kaçmaz, AA muhabirine, Hatay'dan başlayıp İzmir'e kadar olan kıyı kesiminde turunçgil üretiminin ön planda olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Mersin'in turunçgil üretiminde ve dış satımında önemli rol oynadığını vurgulayan Kaçmaz, şöyle konuştu:</p><p></p><p>"Mersin Uluslararası Limanı, ihracatta Mersin'i lider konuma getiriyor. Diğer taraftan burada üretilen ürünlerin bir kısmının Şırnak ve diğer iller üzerinden ihracatı yapılıyor. Onun için Mersin hem üretimde hem ihracatta lider durumda. Turunçgil, Mersin'deki insanların yaşam tarzı olmuştur. Ekonomik yönden de çok büyük katkısı var. Mersin, tüm dünyada turunçgilin başkenti olarak anılıyor."</p><p></p><p>Kaçmaz, tarladan sofraya gıda güvenliği kapsamında kentte yaş meyve sebzede Bitki Reçetesi (B-Reçete) uygulamasına geçildiğini, bununla üretimlerin tamamının kontrol altında olduğunu kaydetti.</p><p></p><p>Bu yılın ocak-mart döneminde en fazla turunçgil ihracatı yapan 5 kent şöyle:</p><p></p><table style="color: rgb(67, 67, 67); font-family: Poppins; font-size: 14px;"><tbody><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">İller</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Ocak-Mart (Dolar)</td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Mersin</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">325.600.063</td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Şırnak</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">109.110.793</td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Hatay</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">96.445.553</td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Adana</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">76.311.204</td></tr><tr><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">Gaziantep</td><td style="border-width: 0px !important; border-style: none !important; border-color: currentcolor !important; box-shadow: none !important;">19.449.981</td></tr></tbody></table>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Bahar etkisi tüketicinin bahçe ürünlerine talebini artırdı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/bahar-etkisi-tuketicinin-bahce-urunlerine-talebini-artirdi-7397/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/bahar-etkisi-tuketicinin-bahce-urunlerine-talebini-artirdi-7397/</id>
<published><![CDATA[2026-05-02T12:17:37+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-02T12:17:37+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_46AA91-AD1E41-DF6B08-5A0FFC-542FAA-0EBA9F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Sektör temsilcileri, tüketicilerin balkon ve bahçelerini artık yaşamlarının aktif bir parçası olarak kurguladığını, bu doğrultuda bahçe ürünleri ve dış mekan mobilyalarına ilginin yükseldiğini belirtti.</p><p></p><p>Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) Başkanı Hakan Çevikoğlu, AA muhabirine, baharın etkisiyle bahçe kategorisinde belirgin bir canlanma gözlemlendiğini belirterek, "Şubat ayına kıyasla mart döneminde sipariş adedinde yaklaşık yüzde 65'in üzerinde artış gerçekleşirken, nisan ayının ilk yarısında da bu ivmenin sürdüğünü görüyoruz. Mevsimsel geçişle birlikte tüketicilerin açık alan kullanımına daha fazla yöneldiği ve bahçeyi gündelik yaşamın daha aktif parçası haline getirdiği anlaşılıyor." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Saksı, çiçek tohumu ve sebze fidesi gibi ürünlerin satışlarının hızlandığını söyleyen Çevikoğlu, "Mart ayında siparişler yaklaşık iki katına çıkarak yüzde 100'e yakın artış gösterdi. Dijital kanalların sunduğu ürün çeşitliliği ve karşılaştırma imkanı, tüketicilerin ihtiyaçlarına uygun ürünlere hızlı şekilde ulaşmasını sağlıyor. Bu durum, bireysel üretim ve hobi odaklı alışveriş eğiliminin güçlenmesinde önemli rol oynuyor." diye konuştu.</p><p></p><p>Çevikoğlu, bahçe mobilyası ve dekorasyon kategorisinde de dikkat çekici bir yükselişin söz konusu olduğunu, mart ayında sipariş adedinin yaklaşık yüzde 130 arttığını dile getirdi.</p><p></p><p>Sipariş artışlarının tüketicilerin dış mekanları yalnızca kullanmakla sınırlı kalmayıp, aynı zamanda daha konforlu ve estetik biçimde düzenlemeye yöneldiğini gösterdiğine işaret eden Çevikoğlu, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Bahçenin bir yaşam alanı olarak yeniden konumlandığını söylemek mümkün. E-ticaretin sağladığı geniş ürün gamı ve farklı segmentlere erişim imkanı, bu tercihin daha görünür hale gelmesini destekliyor. Tüketici davranışlarının bu doğrultuda şekillendiğini açıkça gözlemliyoruz."</p><p></p><p>- "(Mobilyada) Hafif ve dayanıklı malzemeler kullanımda belirgin bir ağırlık kazandı"</p><p></p><p>Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED) Başkanı Ahmet Güleç de bahar aylarının mobilya sektörü açısından yalnızca mevsimsel canlanma değil, aynı zamanda tüketici davranışlarının yeniden şekillendiği bir dönemi ifade ettiğini belirtti.</p><p></p><p>Nisan ayı itibarıyla hem bireysel tüketimde hem de turizm ve hizmet sektörüne yönelik projelerde belirgin talep artışı gözlemlendiğini söyleyen Güleç, "Dış mekan kullanımının artık geçici bir ihtiyaç olmaktan çıktığını, yaşam kültürünün kalıcı parçası haline geldiğini görüyoruz. Bu dönüşüm, sektörümüzde sezonluk hareketliliğin ötesinde, daha sürdürülebilir ve öngörülebilir bir talep yapısını beraberinde getiriyor." diye konuştu.</p><p></p><p>Güleç, bu yıl itibarıyla bahçe mobilyalarında yalınlığın ve fonksiyonelliğin öne çıktığını belirterek, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Doğadan ilham alan renk paletleri, sade ve zamansız tasarım diliyle birleşirken, alüminyum gibi hafif ve dayanıklı malzemeler kullanımda belirgin bir ağırlık kazandı. Aynı zamanda ahşap estetiğini koruyan ancak bakım ihtiyacını minimize eden yeni nesil yüzey teknolojilerinin kullanımı öne çıkıyor. Bununla birlikte modülerlik, günümüz tüketicisinin değişen yaşam alışkanlıklarına cevap veren en kritik tasarım yaklaşımı olarak öne çıkıyor. Kullanıcıya esneklik sunan, farklı mekanlara uyarlanabilen çözümler artık bir tercih değil, temel bir beklenti haline geldi."</p><p></p><p>Tüketicilerin balkon ve bahçelerini yalnızca tamamlayıcı alanlar olarak değil, yaşamlarının aktif bir parçası olarak kurguladığını dile getiren Güleç, "Günümüz tüketicisi ürünleri çok daha bütüncül yaklaşımla ele alıyor. Dayanıklılık ve uzun ömür, özellikle dış mekan koşulları göz önünde bulundurulduğunda temel öncelik olmaya devam ediyor. Bununla birlikte konfor seviyesi, kullanılan malzemenin kalitesi ve ergonomi doğrudan satın alma kararını etkiliyor. Öte yandan bakım kolaylığı, fonksiyonellik ve kişiselleştirilebilirlik gibi unsurlar da giderek daha fazla önem kazanıyor." ifadelerini kullandı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Mut kayısısında hasat mesaisi başladı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/mut-kayisisinda-hasat-mesaisi-basladi-4580/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/mut-kayisisinda-hasat-mesaisi-basladi-4580/</id>
<published><![CDATA[2026-05-01T13:26:37+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-01T13:26:37+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3699F1-80F7FC-8CFEA6-5245C5-3E0635-574DEE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Elverişli iklim özelliğinden dolayı çok sayıda ürünün yetiştiği ilçede, coğrafi işaret tescilli kayısının hasadı işçiler tarafından yapıldı.</p><p></p><p>Ağaçlardan toplanan kayısılar, özenle kasalara yerleştirilerek iç piyasa ve ihracata gönderilmeye hazırlanıyor.</p><p></p><p>Üretici Orhan Çavdar, AA muhabirine, sezonu verimli ve güzel şekilde açtıklarını söyledi.</p><p></p><p>Mut kayısısının diğer bölgelere göre daha erken hasat edildiğini belirten Çavdar, ürünün raf ömrü, aroması ve lezzetiyle öne çıktığını ifade etti.</p><p></p><p>Üreticilerden Kutlay Emdirme de soğuk hava ve don nedeniyle biraz gecikmeli başlayan hasadın bereketli geçmesi temennisinde bulundu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Süs bitkiciliğinin kalbi" Sakarya, fide ihracatında hedef büyüttü</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/sus-bitkiciliginin-kalbi-sakarya-fide-ihracatinda-hedef-buyuttu-4906/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/sus-bitkiciliginin-kalbi-sakarya-fide-ihracatinda-hedef-buyuttu-4906/</id>
<published><![CDATA[2026-05-01T12:56:12+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-01T12:56:12+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_22261F-466298-A46D11-59D39D-7E3D54-0F2662.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kentte Sakarya Ticaret ve Sanayi Odasınca (SATSO), Hendek'teki 2. Organize Sanayi Bölgesi'nde kurulan Doku Kültürü Laboratuvarı'nda çeşitli fide ve tohumlar yetiştiriliyor.</p><p></p><p>Talep üzerine geçen yıl Sakarya Büyükşehir Belediyesinin desteğiyle Sapanca'da ikinci laboratuvar kuruldu.</p><p></p><p>Yıllık 30 milyon fide yetiştirme kapasitesine ulaşılan laboratuvardan geçen yıl toplam üretimin yaklaşık yüzde 95'ine denk gelen 8,5 milyon ürün, ağırlıklı olarak Almanya'ya ihraç edilerek 1 milyon avro gelir sağlandı.</p><p></p><p>Büyük kısmı kadın olmak üzere 92 kişinin istihdam edildiği laboratuvardan bu yıl 15 milyon ürün karşılığı 2 milyon avro ihracat geliri hedefleniyor.</p><p></p><p>Laboratuvarda bu yılın ilk 3 ayında üretilen ürünlerin ise 1,7 milyonu ağırlıklı yurt dışına gönderildi.</p><p></p><p>- "Hedefimiz, ithal ikameyi ortadan kaldırmak"</p><p></p><p>SATSO Yönetim Kurulu Başkanı Akgün Altuğ, AA muhabirine, kentte 30 yıldır Sapanca ve Arifiye bölgesinde dış mekan süs bitkisi üreticiliğinin yoğun şekilde devam ettiğini söyledi.</p><p></p><p>Amatörce başlayan sektörün son yıllarda kurumsal firmaların da yatırım yaptığı önemli sektör haline geldiğini belirten Altuğ, SATSO olarak firma ve üyelere destek vermek amacıyla laboratuvarı hayata geçirdiklerini dile getirdi.</p><p></p><p>Altuğ, ilk laboratuvarı Hendek'teki 2. Organize Sanayi Bölgesi'nde kurduklarını, ihracat üzerine çalıştığını anlattı.</p><p></p><p>Talep üzerine yerli ihtiyacı karşılamak için Sapanca'da ikinci laboratuvarı kurduklarını dile getiren Altuğ, "Hedefimiz, kapasiteyi artırmak, özellikle ithal ikameyi ortadan kaldırmak, üreticimize altyapı sağlamak. Bununla alakalı çalışmalarımız devam ediyor." dedi.</p><p></p><p>Altuğ, burada üretilen fidelerin tesisteki seralarda boylandığını ve yerli üreticilere fidan olarak satıldığını belirterek, hem Sakarya'daki hem de Türkiye'nin birçok bölgesindeki üreticilere yerli fidan sağladıklarını ifade etti.</p><p></p><p>- "Laboratuvarımızı büyütmek istiyoruz"</p><p></p><p>Laboratuvarı büyütmek istediklerine dikkati çeken Altuğ, "Bu konuda bize ciddi imkan sağlayan Büyükşehir Belediye Başkanımız Yusuf Alemdar'a teşekkür ediyorum. Birçok şehirde de dış mekan süs bitkisi üretimi var. Sadece klasik yöntemlerle fide ve fidan üretiyorlar. Doku Kültürü Laboratuvarı'nda fidan üretimi hastalıktan ari, sürdürülebilir şekilde devam ediyor. Ürettiğimiz fidanlar, Türkiye'ye ciddi şekilde katkı sağlıyor." diye konuştu.</p><p></p><p>Altuğ, hedeflerine ilişkin şunları dile getirdi:</p><p></p><p>"Geçen yıl 1 milyon avronun üzerinde ihracat yaptık. Hedefimiz, 2 milyon avroya yaklaşmak. Ürünler küçük, fiyatları da düşük ama buna maddi anlamda bakmamak lazım. Türk tarımına ciddi destek veriyoruz. Burası ciddi altyapı aslında. Sadece dış mekan süs bitkisi olarak düşünmeyin, Türkiye'nin ihtiyacı olan fındıktan cevize, Antep ve Urfa fıstığına, çaya kadar burada üretebiliriz. Hastalıktan ari ortamda sürdürülebilir üretim yapıyoruz. Bu da Türk tarımı için büyük avantaj sağlıyor."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Şanlıurfa'da bahar yağmurları üreticinin yüzünü güldürdü</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanliurfada-bahar-yagmurlari-ureticinin-yuzunu-guldurdu-8280/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/sanliurfada-bahar-yagmurlari-ureticinin-yuzunu-guldurdu-8280/</id>
<published><![CDATA[2026-05-01T12:45:01+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-05-01T12:45:01+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_32F5DF-B985B6-8BF17A-3ABF0D-53DB58-5018B7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Son yıllarda kuraklık nedeniyle tarımsal üretimde ciddi kayıpların yaşandığı Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde, bu yıl etkili olan yağışlar tahıl üretiminde hem rekolte beklentisini yükseltti, hem de üretim maliyetlerini önemli ölçüde düşürdü.</p><p></p><p>Meteoroloji yetkililerinden edinilen bilgiye göre, Şanlıurfa'da kent merkezine tarım yılı olarak kabul edilen 1 Ekim 2024-1 Ekim 2025 döneminde 160 kilogram yağış düşerken, 1 Ekim 2025'ten 28 Nisan 2026'ya kadar düşen yağış miktarı ise 611 kilogram olarak ölçüldü.</p><p></p><p>Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ali Çullu, AA muhabirine, çiftçiler için büyük önem taşıyan yağışların son birkaç yıldır yetersiz olması nedeniyle üreticilerin ciddi sıkıntılar yaşadığını belirtti.</p><p></p><p>Bu yıl ülke genelinde etkili olan yağışların tarımsal üretim açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Çullu, mart ve nisan aylarında görülen yağışların başta buğday ve arpa olmak üzere diğer tarımsal ürünler için de hayati olduğunu söyledi.</p><p></p><p>- Hem verimi etkiledi hem sulama masrafını azalttı</p><p></p><p>Çullu, bu dönemlerde etkili olan yağışların üretimi de artırdığını belirterek, şöyle konuştu:</p><p></p><p>"Genelde kırsal alanda buğday verimi ortalama 300-400 kilogram arasındayken bu yıl ortalama dekar alanında 150-200 kilogram daha yüksek verim bekliyoruz. Çiftçilerimiz bu açıdan şanslı. Diğer yönden Harran Ovası gibi sulanan alanlarda ocak ayında çiftçiler su istiyordu. Yani Devlet Su İşleri kanallara su vermek zorunda kalıyordu. Bu yıl herhangi bir sulama yapmadan, herhangi bir masraf yapmadan üreticilerimiz doğal yağışlarla ideal verimlerini almak üzere. Diğer bir avantajlı tarafı sulanan alanlar dışındaki yani kanallarla devlet yatırımları dışındaki yeraltı sularıyla sulama yapan çiftçiler bu yıl hiçbir elektrik enerjisi ücreti ödemeden de doğal yağışlardan üretimlerini tamamladı."</p><p></p><p>Buğday ve arpanın 15 gün içinde sararmaya başlayarak hasada gelmeye başlayacağını aktaran Çullu, bu yıl ülkede buğday üretimini 20 milyon tonun üzerinde beklediklerini dile getirdi.</p><p></p><p>Çullu, Şanlıurfa'nın Türkiye buğday üretiminde Konya ve Ankara'nın ardından üçüncü sırada yer aldığına işaret ederek, kentte bu yıl için 2 milyon tonun üzerinde bir üretim beklendiğini ifade etti.</p><p></p><p>Kentte arpa üretiminin ağırlıklı olarak sulanmayan arazilerde yapıldığını vurgulayan Çullu, arpada da yüksek rekolte beklediklerini kaydetti.</p><p></p><p>- Sarı pas hastalığı uyarısı</p><p></p><p>Prof. Dr. Çullu, aşırı yağışların ardından bazı bölgelerde buğday ve diğer ürünlerde sarı pas hastalığının görüldüğünü belirterek, çiftçileri bu konuda uyardı.</p><p></p><p>Çiftçilerin arazilerini düzenli olarak kontrol etmeleri gerektiğini, bu süreçte il ve ilçe tarım müdürlüğü yetkililerinden destek alabileceklerini belirten Çullu, zamanında müdahale edilmesi halinde önemli bir verim kaybı yaşanmadan sezonun tamamlanabileceğini söyledi.</p><p></p><p>- "Çok güzel bir verim bekliyoruz"</p><p></p><p>Çiftçi Mahmut Akbaş da yaklaşık 300 dönümlük bir alanda buğday ve arpa üretimi gerçekleştirdiklerini ifade ederek, bu yıl etkili olan yağışların tüm çiftçileri sevindirdiğini söyledi.</p><p></p><p>Geçmiş yıllardaki kuraklık sonrası yağışların üreticilerin yüzünü güldürdüğünü anlatan Akbaş, "Bu yılki yağışlar beklentilerimizin üstündeydi. Bu yağışlarla birlikte hepimizin yüzü güldü. Çok güzel bir sezon bekliyoruz. Çok güzel bir verim bekliyoruz. İnşallah günün sonunda harmanımız da güzel olur. Bunun tadını da öyle çıkarmış oluruz." dedi.</p><p></p><p>Çiftçi Halil Demir ise yağışların fazla olduğu nadir yıllardan birinin bu sezon yaşandığını, mart ayından itibaren etkili olan yağışların üretime olumlu yansıdığını söyledi.</p><p></p><p>Yağmurun ağaçlara ve meralara da iyi geldiğini anlatan Demir, "Bu yıl verimi iyi bekliyoruz. Geçen sene biçer girmedi bazı tarlalara. Ama bu sene inşallah dönüme en az 500 kilogramdan fazla ürün bekliyoruz." dedi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Aşırı yağış tarımda verim beklentisini yükseltti</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/asiri-yagis-tarimda-verim-beklentisini-yukseltti-2014/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/asiri-yagis-tarimda-verim-beklentisini-yukseltti-2014/</id>
<published><![CDATA[2026-04-30T11:45:10+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-30T11:45:10+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D74A00-97D9FB-C90947-F4BA4D-2B0446-6BD3E9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Muş Alparslan Üniversitesi Afet Yönetimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi İskender Dölek, kış döneminde 100 milimetre civarında olan yağışın bu yıl 300 milimetreye çıktığını belirterek, bu durumun ürün ve rekolte açısından artış anlamına geldiğini söyledi. Dölek, aşırı yağışların su kaynaklarını beslediğini ancak aynı zamanda yer yer taşkın riskini de artırdığını ifade etti.</p><p>Tarım ve Orman İl Müdürü Necattin Gönç ise Muş’un çayır ve mera açısından güçlü bir üretim altyapısına sahip olduğunu vurgulayarak, yağışların bitkisel üretimi olumlu etkilediğini söyledi. Gönç, toprak neminin artmasıyla ekim ve bitki gelişiminin desteklendiğini, su ihtiyacının ise azaldığını belirtti.</p><p>Bölgede etkili olan yağışlar baraj, gölet ve yeraltı su kaynaklarını besleyerek tarımsal üretim için önemli bir avantaj oluşturdu. Çiftçiler ve besiciler ise meraların erken yeşermesiyle birlikte hayvanlarını daha verimli otlaklara çıkarabildiklerini ifade etti.</p><p>Üreticiler, bu yılın bereketli geçmesini beklediklerini belirtirken, uzmanlar yağışların doğru tarımsal uygulamalarla desteklenmesi halinde yüksek verim alınabileceğine dikkat çekti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Çiftçiye 72 ton tohum ve 140 bin çilek fidesi</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/ciftciye-72-ton-tohum-ve-140-bin-cilek-fidesi-2693/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/ciftciye-72-ton-tohum-ve-140-bin-cilek-fidesi-2693/</id>
<published><![CDATA[2026-04-30T11:43:41+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-30T11:43:41+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A9BFEA-E6F9DC-CBFBB3-42C099-19B856-882543.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yerleşkesinde düzenlenen törenle, çiftçilere 40 ton nohut ve 32 ton kuru fasulye tohumunun yanı sıra 140 bin adet çilek fidesi dağıtıldı.</p><p>Törende konuşan Vali Nedim Akmeşe, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği ve gıda arz güvenliğinin sağlanmasının öncelikli hedefleri olduğunu belirtti. Proje ile atıl tarım arazilerinin değerlendirilmesini ve verimliliğin artırılmasını amaçladıklarını vurgulayan Akmeşe, "Bu destekler, yarının tarımını şekillendiren planlı bir yaklaşımın yansımasıdır. Amacımız, katma değer oluşturan bir tarımsal yapıyı güçlendirmektir," dedi. Vali Akmeşe, ayrıca alternatif üretim modelleri kapsamında 22 üreticiye sağlanan 140 bin çilek fidesinin bölge tarımına yeni bir soluk getireceğini ifade etti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Iğdır tarımı için yol haritası çiziliyor</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/igdir-tarimi-icin-yol-haritasi-ciziliyor-8132/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/igdir-tarimi-icin-yol-haritasi-ciziliyor-8132/</id>
<published><![CDATA[2026-04-30T11:42:31+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-30T11:42:31+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_CB4B24-9D5437-8D2811-3EB6D7-DDABC9-594014.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kentin sahip olduğu mikroklima özelliğini ve stratejik konumunu ekonomik bir güce dönüştürmeyi hedefleyen çalıştayda, yerel ve ulusal düzeydeki paydaşlar bir araya geldi.</p><p>Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Gürel, Iğdır’ın bereketli topraklarının sadece bir ekonomik faaliyet alanı değil, şehrin kültürel kimliğinin temel taşı olduğunu ifade etti. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından "katma değeri yüksek tarımsal ürünler" alanında ihtisas üniversitesi seçildiklerini hatırlatan Gürel, "Bu unvan bize toplumsal bir misyon da yüklemiştir. Burada sunulacak her rapor, tozlu raflarda kalmayacak ve Iğdır tarımının yol haritasını belirleyen stratejik hamlelere dönüşecektir," dedi.</p><p>İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Tingiş ise kentin sahip olduğu stratejik konuma dikkat çekti. Iğdır’ın meyvecilikten hayvancılığa kadar ciddi bir potansiyele sahip olduğunu belirten Tingiş, "İlimiz, mikroklima özelliğiyle Uzak Doğu ülkelerine açılan bir kapı konumundadır. Bu potansiyelin sürdürülebilir hale gelmesi için kamu, özel sektör ve üniversite iş birliğiyle ortak akıl yürütmemiz gerekiyor. Saha sorunlarını bilimsel bakış açısıyla ele alarak uygulanabilir çözümler geliştirmeyi hedefliyoruz." dedi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sezonun ilk karpuzları tezgahlarda yerini aldı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/sezonun-ilk-karpuzlari-tezgahlarda-yerini-aldi-4669/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/sezonun-ilk-karpuzlari-tezgahlarda-yerini-aldi-4669/</id>
<published><![CDATA[2026-04-30T11:40:26+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-30T11:40:26+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1280B3-EC67C3-8FD247-905A9A-856EC5-72E1AE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye’nin örtü altı üretim merkezi Antalya’da, yaklaşık 4 ay süren titiz çalışmanın meyveleri toplanıyor. Aksu ilçesinde bin dekarlık alanda üretilen turfanda karpuzlar, ağırlıkları 5 ile 10 kilogram arasında değişen formlarıyla dikkat çekiyor. Özenle toplanan ürünlerin büyük bir kısmı iç piyasaya sunulurken, önümüzdeki günlerde ihracat kanallarının da açılması bekleniyor.</p><p></p><p>DEKAR BAŞINA 5 TON VERİM</p><p>Hasat sürecine ilişkin verileri paylaşan Aksu Tarım ve Orman İlçe Müdürü Dilek Boğatimur, ilçedeki üretim potansiyelinin altını çizdi. Boğatimur, yaklaşık bin dekarlık alanda devam eden karpuz üretiminde, dekar başına ortalama 5 ton ürün alındığını belirterek sezonun verimli geçtiğini kaydetti.</p><p>Sektörde 15 yıldır karpuz ticareti yapan Kasım Yaşar, hasat zamanlamasının önemine dikkat çekti. Karpuzun tam olgunluğa erişmeden kesilmemesi gerektiğini vurgulayan Yaşar, "Erken kesilen karpuz hem üreticiye hem de tüketiciye zarar verir. Meyvenin tadını ve kalitesini bulması için doğru zamanda hasat edilmesi şarttır," ifadelerini kullandı.</p><p>Son yıllarda tarımda yerli tohum kullanımının artması, karpuz üretiminde de etkisini gösterdi. Ziraat Mühendisi Hakan Benli, özellikle erken hasat edilen ürünlerde yerli tohumun daha fazla tercih edildiğini belirtti. Benli, "Bu durum dışa bağımlılığımızı ciddi oranda azaltıyor. Bu yıl kış aylarının soğuk ve yağışlı geçmesi meyve tutumunu biraz geciktirse de yerli tohumun gücüyle süreci yönetiyoruz," dedi.</p><p>Üretici Osman Cirit ise mevcut fiyatların ve verimin üreticiyi memnun ettiğini dile getirerek, Antalya karpuzunun kalitesiyle bu yıl da iddialı olduğunu belirtti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Bafra Ovası'nda kavun, karpuz fideleri toprakla buluşuyor</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/bafra-ovasinda-kavun-karpuz-fideleri-toprakla-bulusuyor-4536/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/bafra-ovasinda-kavun-karpuz-fideleri-toprakla-bulusuyor-4536/</id>
<published><![CDATA[2026-04-30T11:21:59+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-30T11:21:59+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2797E2-8EF22C-F9D811-752D03-CB36A5-847821.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kızılırmak Nehri'nin sularıyla beslenen ve yaklaşık 100 bin dekarlık ekim potansiyeline sahip Bafra Ovası'nda 2026 yılı üretim sezonu başladı.</p><p></p><p>Geçen yıl 12 bin 500 dekar alanda karpuz, 10 bin dekarda kavun ekimi yapılan ilçede, bu yıl üretimin artması bekleniyor.</p><p></p><p>Bafra Ziraat Odası Başkanı Osman Tosuner, AA muhabirine, Bafra'da kavun ve karpuzun örtü altında erken hasat olması için yoğun bir çalışma yapıldığını söyledi.</p><p></p><p>Tosuner, "Yaklaşık 20 bin dönüme yakın karpuz, 13 bin dönüm de kavun ekimi öngörülüyor ancak net rakamlar süreç sonunda belli olacak. 2026 yılında fidesinden gübresine, ilacından işçiliğine ve yer kirasına kadar girdi maliyetlerinde bir artış var. Fideyi kendin yetiştiremezsen, yaptığın işin yüzde 70'ini kendi imkanlarınla yapmayıp her şeyi vadeye dökersen bu tarımı yapmanın bir anlamı yok. Üretici bizzat işinin başında durursa para kazanılıyor." dedi.</p><p></p><p>Ovada kaliteli ve bilinçli tarım yapıldığını dile getiren Tosuner, şöyle devam etti:</p><p></p><p>"Özellikle karpuzda 10 kilogramın üzerinde ürünümüz olmaz, bu sayede herkes bütçesine göre karpuzu Bafra Ovası'nda bulabilir. Kavunumuz ise kara toprak yapısı sayesinde adeta baldan tatlı oluyor. Benim halkım bilinçli tarım yapıyor, toprak tahlilini yaptırıp ilacını, gübresini ve suyunu zamanında veriyor. Vatandaşlarımız bu kaliteli ürünlere hal üzerinden rahatlıkla ulaşabilecekler."</p><p></p><p>Tosuner, hasat takvimine ilişkin, "Yazın manavlara giden alıcı kardeşlerim, mutlaka 'Bu nerenin ürünü?' diye sorsunlar. Bizim toprağımız çok kaliteli, organik ayarında ürün yetiştiriyoruz. Temmuz başında örtü altı hasadımız başlayacak, açık ekimle birlikte bu süreç eylül ayına kadar devam edecek. Rabbim mahcup etmesin, tüm üreticilerimiz için bereketli ve kazançlı bir yıl olsun diyoruz." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>Türbe Mahallesi'ndeki çiftçilerden İsmail Dursun da kiraladıkları 120 dönümlük arazide ekim yaptıklarını belirterek, "Karpuz ve kavun hasadının ardından kışlık mahsul olarak karnabahar ve kırmızı lahana ekeceğiz. Bir aksilik olmazsa temmuzun ilk haftasında hasada başlayıp ağustos sonuna kadar devam etmeyi planlıyoruz. Tek temennimiz, yüksek maliyetlere karşı ürünümüzün hak ettiği değeri bulmasıdır." dedi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Varsayımlar değil bilanço konuştu</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/varsayimlar-degil-bilanco-konustu-8401/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/varsayimlar-degil-bilanco-konustu-8401/</id>
<published><![CDATA[2026-04-29T10:04:14+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-29T10:04:14+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_32ACFF-6F83F5-83B57F-F66534-057D6C-CB5E3E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Aktif büyüklüğünü %50, öz kaynak büyüklüğünü %45 büyüten Tarım Kredi, konsolide net kârını ise 5 milyar TL’den 18 milyar TL’ye yükseltti. 2025 rakamlarını değerlendiren Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü ve Tarım Kredi Holding Yönetim ve İcra Kurulu Başkanı Hüseyin Aydın, “Çiftçimiz ile omuz omuza bir başarı hikayesi yazdık, yazmaya devam ediyoruz. Türkiye’nin tarımsal sanayi lideri haline geldik. Bu kârı, bu rakamları tarımsal üretimin her alanında çiftçimizi destekleyerek, aracılardan, fırsatçılardan ve piyasadaki dalgalanmalardan koruyarak gerçekleştirdik” diye konuştu.&nbsp;</p><p>Tarım Kredi’nin kasıtlı olarak siyasi tartışmaların merkezine çekilmeye çalışıldığına vurgu yapan Aydın, “Biz bir kamu kurumu değil, çiftçi kuruluşuyuz. Bizi ortaklarımız olan çiftçilerimize sorun. 365 gün çiftçimizin derdi ile dertlenen, kampanyalarla, projelerle, yatırımlarla Türk Tarımını daha ileri taşımaya çalışan çalışma arkadaşlarımıza sorun. Kim üretmek için, gübreden ilaca hangi tarımsal girdiye ihtiyaç duyduysa en iyi koşullarda sunduk. Kim ürettikten sonra satmak için arayışa girdiyse en iyi şartlarda aldık. Tarlasında ürünü kalan kim varsa onu kaderiyle baş başa bırakmadık.&nbsp;</p><p>Yeni yatırımlarla, yeni kampanya ve projelerle bu kârı çiftçimize, üreticimize geri döndüreceğiz. Biz hep üreticimizin yanında olduk, bundan sonra da daha güçlü bir şekilde olmaya devam edeceğiz. Bize emanet edilen bu dev organizasyonu başarıdan başarıya taşıyacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın” ifadelerini kullandı.&nbsp;</p><p>Aydın şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>DOĞRU STRATEJİLER REKOR RAKAMLARI GETİRDİ: Tarım Kredi Grubu’nun yıl sonunda bir önceki yıl sonuna göre aktif büyüklüğünü 219 milyar TL’ye taşıyarak %50 oranında rekor büyüme kaydetti. Öz kaynaklarımızı da 65 milyar TL’den %45 artışla 94 milyar TL’ye yükselttik. Grubumuz aynı dönemde faaliyet kârlılığını %3’ten %7’ye, vergi öncesi kârlılığını %3’ten %10’a, net kârlılığını ise %3’ten %8’e çıkardık. Bir önceki yıl 5 milyar TL olan konsolide net kârımız 2025 yıl sonu itibarıyla 18 milyar TL’ye ulaştı. Bu güçlü sonucun arkasında etkin maliyet yönetimi, sıkı mali disiplin, doğru finansman ve yatırım stratejimiz yatıyor. Elde ettiğimiz bu güçlü sonuç tesadüfi değildir. Bu başarı; kaynakların dikkatli yönetilmesi, nakdin doğru zamanda doğru alana yönlendirilmesi, maliyetlerin sıkı biçimde kontrol edilmesi ve grubun tüm imkânlarının ortak hedefler doğrultusunda sevk edilmesiyle sağlanmıştır. Kredi maliyetlerinin yüksek seyrettiği zorlu makroekonomik koşullara rağmen, etkin finansman yönetimi sayesinde kârlılık artışını sürdürülebilir biçimde destekledik. Genel Müdürlük ve yönetim ekibimizin finans kökeninden gelen disiplinli yaklaşımı, bu sonucun ortaya çıkmasında önemli rol oynamıştır.</p><p>TÜM ZORLUKLARDA ÜRETİCİMİZİN YANINDA OLDUK, BEREKETİNİ GÖRDÜK: 2025 yılında üreticimiz zorlu ekonomik ve iklimsel koşullarla karşı karşıya geldi. Yıl boyunca zirai don, su sıkıntısı gibi ülke sathında çiftçilerimizin etkilendiği koşullar oldu. Biz tüm süreçlerde gerek uygun maliyetle girdi temininde gerekse ürünlerin piyasa değerinden daha iyi koşullarda alımıyla üreticilerimizi destekledik. Grubumuzun bilançosundaki bu iyileşme, çiftçimizi mutlu etmemizin ve üreticimizden aldığımız duanın bereketidir.&nbsp;</p><p></p><p></p><p></p><p>BİZ BİR TAKIMIZ, TEK TEK ŞİRKETLERLE DEĞİL, KONSOLİDE DEĞERLENDİRMEK GEREKİR: Tarım Kredi Grubu sıradan bir şirketler topluluğu değildir. Üreticiden tüketiciye kadar uzanan çok katmanlı ve birbirini tamamlayan bir yapıya sahibiz. Biz bir takımız, bu takımın güçlü olduğu alanlar olduğu gibi güçlenmeye çalıştığı alanlar, şirketler de var. Burası toprağa yani çiftçiye, fabrikaya yani üretime, depoya yani arz güvenliğine ve rafa yani tüketiciye aynı anda dokunan entegre bir tarım ekosistemidir. Bu nedenle grubumuzu tek tek şirketlerin dönemsel performansları üzerinden değerlendirmek eksik olduğu kadar yanıltıcıdır. Bizim yapımızda her şirket, üreticinin veya tüketicinin farklı bir ihtiyacına çözüm üretir; dönem dönem bir şirket daha fazla sorumluluk üstlenirken diğer şirketler onu destekler, güçlendirir ve dengeler. Bu yapı içinde nakit de durağan bir bilanço kalemi değil, ihtiyaca göre yön değiştiren canlı ve stratejik bir unsurdur. Dolayısıyla Tarım Kredi’ye bakarken alt toplamlara değil, konsolide yapıya ve bütünün ülkeye sağladığı faydaya odaklanmak gerekir.</p><p>KOOPERATİF GÜCÜNDEN SANAYİ LİDERLİĞİNE: Tarım Kredi, kamuoyunun hafızasında ülkemizin en büyük çiftçi ailesi ve köklü bir kooperatif yapısı olarak yer almakla birlikte, son yıllarda hayata geçirdiği yatırım ve büyüme hamleleriyle çok daha geniş bir üretim ve sanayi gücüne ulaşmıştır. Bugün Tarım Kredi; yalnızca üreticiyi tarlada destekleyen bir yapı olmanın ötesine geçerek, sanayide, tarımsal sanayide, lojistikte ve perakendede de etkin bir konuma yükselmiştir. 18 şirketi, 2 limanı, 53 fabrikası ile üreticinin emeğini işleyen, katma değere dönüştüren ve tüketiciye ulaştıran entegre bir ekosistem haline gelen Grup, ISO 500 listesinde yer alan 6 şirketiyle de bu gücünü somut biçimde ortaya koymaktadır. Özellikle son dört yılda yapılan yatırımlar ve tesis alımlarıyla gübre ve yem sektörlerinde liderliğini güçlendiren Tarım Kredi, süt ve süt ürünleri ile yağ sanayinde de liderlik yolunda önemli adımlar atarak sektörün belirleyici aktörlerinden biri haline gelmiştir.</p><p>2025’TE TÜM ŞİRKETLERİMİZ FAALİYET KÂRI ÜRETTİ: 2025 yılı itibarıyla Grup bünyesindeki tüm şirketlerimiz faaliyet kârı elde etti. Bu operasyonel verimliliğin ve mali disiplinin en somut göstergelerinden biridir. Doğru yolda olduğumuzun, tüm yapıyı doğru yönettiğimizin ispatıdır. Bu faaliyet kârını üretirken, çiftçimizi üreticimizi mutlu ederek ürettik. Örneğin, süt ve süt ürünlerinde çok yeni bir şirketimiz olan Tarım Kredi Süt ile faaliyet kârı üretirken, üreticiden sütü en iyi koşullarda alarak yaptık. Gübretaş’ta faaliyet kârını, üreticimize en uygun koşullarda gübre girdisi sunarak elde ettik. Yağda çok önemli yatırımlar yaptık, faaliyette başarı elde ettik ama ürün aldığımız tüm üreticilerimizi de mutlu ettik.</p><p>BİZİ ÜRETİCİLERE, ÇİFTÇİLERE SORUN: 2025 yılında birçok tarımsal üründe önceki yıllara kıyasla ciddi verim kayıpları yaşadı. Bu olumsuzluklara rağmen üretici yine yanında bizi buldu. Bu kârı elde ederken üreticilere yaptığımız kampanyaları azaltmadık. Bir taraftan üreticilerimize finansman kolaylığı sağlayacak projeler geliştirdik. Diğer taraftan girdilerini en rahat koşullarda almalarını sağladık. En sonunda da ürettikleri ürünleri piyasa koşullarına ezdirmeden onlardan aldık.&nbsp;</p><p>TARLADA KİMİN ÜRÜNÜ KALSA ALDIK: 40 farklı çeşitte toplam 1 milyon ton ürün alımı yaptık. Çiftçimize yaklaşık 20 milyar TL ürün ödemesi yaptık. Türkiye’nin neresinde olursa olsun, tarlasında kimin ürünü kalsa, gittik aldık. Tarım Kredi olarak yalnızca ticari bir refleksle değil, üretimin devamlılığını ve üreticinin korunmasını esas alan bir sorumluluk anlayışıyla hareket ediyoruz.</p><p>TARIMSAL SANAYİNİN LOKOMOTİFİYİZ: Tarım Kredi Grubu; ülkemizin tüm coğrafi bölgelerinde faaliyet gösteren 1.598 adet kooperatifi, 6’sı Türkiye’nin 500 büyük sanayi kuruluşu listesinde yer alan toplam 18 şirketi, 53 fabrikası, binlerce deposu ve 10 milyon metrekare büyüklüğündeki faaliyet alanıyla Türkiye’nin en yaygın ve en güçlü tarımsal yapılarından biri olmayı sürdürdü. Son yıllarda perakende sektöründe de olağanüstü bir büyüme ivmesi yakalayan Grup, marketçilik faaliyetleri kapsamında yaklaşık 5.000 satış noktasıyla nihai tüketiciye ulaşarak hem üretici hem de tüketici açısından stratejik bir köprü işlevi görmeye devam etti.</p><p></p><p>ELDE EDİLEN KÂR YENİDEN YATIRIMA DÖNÜŞTÜRÜLECEK: Bizim anlayışımızda kâr, kasada bekletilecek pasif bir büyüklük değil; yeniden üretime, sanayiye, modernizasyona ve çiftçimizi güçlendirecek alanlara yönlendirilecek ülke geleceği için stratejik bir imkândır. 2025 yılında elde edilen bu büyük kâr da yine aynı anlayışla değerlendirilecek, grubumuzun büyümesini, üreticimizin desteklenmesini ve tüketicimizin korunmasını sağlayacak yeni yatırımlara dönüştürülecektir.</p><p>YAPIMIZI İSTEYENE ANLATIRIZ, SİYASİ MALZEME YAPILMAK HOŞ DEĞİL: Tarım Kredi büyüyor. Tarım Kredi çiftçisi ile ortakları ile büyüyor. Yaklaşık 1 milyon çiftçimizin hakkını gözetiyoruz, derdi ile dertleniyoruz. Ancak kasıtlı olarak sürekli siyasetin sahasına çekilmeye çalışılıyoruz. Biz yapımızı samimi olarak öğrenmek isteyen herkese anlatırız. Ancak bazı çevrelerin değerlendirmelerine baktığınızda, ortada çoğu zaman belge değil dedikodu, veri değil çarpıtma, gerçek değil algı oyunu görüyorsunuz. Oysa bizim cevabımız nettir: Tarım Kredi’nin başarısı yorumlarla değil, sonuçlarla ölçülür. Tarlada, fabrikada, depoda, mağazada ve konsolide mali tablolarımızda ortaya koyduğumuz tablo ortadadır.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Nevşehir'de çiftçilere 22,2 ton kuru fasulye tohumu dağıtıldı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/nevsehirde-ciftcilere-222-ton-kuru-fasulye-tohumu-dagitildi-5877/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/nevsehirde-ciftcilere-222-ton-kuru-fasulye-tohumu-dagitildi-5877/</id>
<published><![CDATA[2026-04-27T15:11:27+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-27T15:11:27+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5C1DBC-C5B2C8-4B9BFA-07928B-78E3D7-387540.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>AK Parti Nevşehir Milletvekili Süleyman Özgün, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yerleşkesinde tohum dağıtımı dolayısıyla düzenlenen törende, TAKE Projesi kapsamında 2021'den beri il genelinde 38 projenin hayata geçirildiğini, tarım arazilerinin korunması kapsamında ekime uygun olmayan alanların da canlandırılmasına yönelik çalışmalar yapıldığını söyledi.</p><p></p><p>Nevşehir'in ülkenin tarımsal gücüne katkı sunmaya devam edeceğini belirten Özgün, "Son 5 yılda ilimizde bitkisel ve hayvansal üretim ile kırsal kalkınma kapsamında 3 milyar 400 milyon lira destek ödemesi yapıldı. Bu yıl yağışların iyi olması ile projelerin sahadaki karşılığının çok daha iyi olduğunu göreceğiz. Zirai don gibi afetlerde devletimizin üreticinin yanında durması son derece kıymetli. Geçen yıl ilimizde yaşanan zirai don nedeniyle 8 bin 719 üreticiye 336 milyon lira destek sağlandı." dedi.</p><p></p><p>İl Tarım ve Orman Müdürü Özgür Memiş ise Nevşehir'de çiftçi sayısının her geçen yıl artış gösterdiğini ifade ederek, şöyle konuştu:</p><p></p><p>"Çiftçi kayıt sistemimize kayıtlı 20 bin 812 çiftçimizle bitkisel üretim, 8 bin 700 üreticimizle hayvansal üretim faaliyeti gerçekleştirmekteyiz. Hayvansal üretim konusunda yaptığımız projeler ve çalışmalarla son 4 yılda hayvan sayımız yüzde 6 arttı. TAKE Projesi kapsamında 2021-2026 yıllarında 3 bin 711 çiftçimize 1 milyon 269 bin kilogram tohum ve 193 bin adet fide temini yüzde 75 hibeli olarak gerçekleştirilmiştir."</p><p></p><p>Konuşmaların ardından Vali Yardımcısı Mücahit Öztürk ile Özgün tarafından çiftçilere kuru fasulye tohumu dağıtıldı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Öğrenciler lise bahçesinde kurulan serada kuşkonmaz yetiştiriyor</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/ogrenciler-lise-bahcesinde-kurulan-serada-kuskonmaz-yetistiriyor-1814/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/ogrenciler-lise-bahcesinde-kurulan-serada-kuskonmaz-yetistiriyor-1814/</id>
<published><![CDATA[2026-04-27T13:20:31+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-27T13:20:31+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FB1A80-8E814C-2B96AD-D775FC-9078B1-886C2C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Okul müdürlüğünce başlatılan "Osmancık'ta Tarımın Geleceği İçin Sera Projesi", DOKAP'tan hibe desteği almaya hak kazandı.</p><p></p><p>İl Milli Eğitim Müdürlüğünün de desteğiyle hayata geçirilen proje kapsamında okul bahçesine 400 metrekarelik sera kuruldu.</p><p></p><p>Öğrenciler, DOKAP'ın 1 milyon 795 bin lira hibe desteğiyle oluşturulan serada 1800 kök kuşkonmazı toprakla buluşturdu. Seranın bir bölümünde de 95 albion çileği ile 950 kök Yedikule marulu yetiştirildi. Serada yetiştirilen ürünler okulun yemekhanesi ile taşımalı eğitim veren kurumlarla paylaşılıyor.</p><p></p><p>Tarım bölümü öğrencileri serada yetiştirdiği ürünlerin ilk hasadını gerçekleştirdi.</p><p></p><p>Okul Müdürü Ergin Kartal, AA muhabirine, 362 öğrencisi olan Osmancık Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde 2022-2023 eğitim öğretim yılında açılan tarım alanında 46 öğrencinin tarımsal uygulamalara katıldığını söyledi.</p><p></p><p>Okul bahçesinde oluşturulan serada öğrencilerin uygulamalı eğitim aldığını belirten Kartal "Okulumuzda 400 metrekarelik alanda kuşkonmaz üretimimiz öğrencilerimizle birlikte devam etmektedir. Hasat yaptığımız andan itibaren ürünlerimiz okulumuzun yemekhanesinde ve taşımalı eğitim kapsamındaki okullarda kullanılacak." dedi.</p><p></p><p>Okulda görevli tarım alanı öğretmeni Hüseyin Çetinkaya da müfredatta yer alan örtü altı yetiştiriciliği dersi kapsamında serada uygulamalı eğitim yaptıklarını anlattı.</p><p></p><p>Sera projesi kapsamında öğrencilerin modern tarım tekniklerini uygulamalı olarak öğrendiklerini vurgulayan Çetinkaya "Burada öğrencilerimizle birlikte derste öğrendiklerimizi uygulamalı olarak hayata geçiriyoruz. Yaklaşık 400 metrekarelik uygulama sahamızda çocuklarımıza tohumdan fide üretiminin nasıl yapıldığını, üretilen fidelerin seraya ve tarım alanına nasıl aktarıldığını uygulamalı olarak öğretiyoruz. Projemizin ikinci aşamasında ise su tasarrufu sağlayan modern sulama tekniklerinden biri olan damlama sulama sistemini kullandık. Şu anda seramız damlama sulama sistemiyle donatılmış durumdadır." diye konuştu.</p><p></p><p>- Osmancık'ta çeltikten sonra kuşkonmaz tarımının yaygınlaştırılması hedefleniyor</p><p></p><p>Çetinkaya, kuşkonmaz yetiştiriciliği ile ilçede çeltikten sonra alternatif bir tarım ürününün de tanınmasına katkı sağlamayı amaçladıklarını belirterek, şöyle devam etti:</p><p></p><p>"İlk etapta proje kapsamında yaklaşık 1800 kuşkonmaz kökü diktik. Bu kökler gelişimlerini tamamladı ve şu anda ikinci yılındalar. Sembolik de olsa ilk hasadımızı gerçekleştirdik. Ancak kuşkonmaz yetiştiriciliğinde ilk yıl bitki kök gelişimine bırakılır. İkinci yılda sınırlı miktarda hasat yapılabilir. Biz bu yıl da kök gelişimini desteklemek amacıyla bitkileri bırakmayı tercih ettik. Amacımız, önümüzdeki nisan ayında tam anlamıyla hasada hazır hale getirmektir. Öğrencilerimizle birlikte seradaki kuşkonmazların periyodik bakım çalışmalarına aralıksız devam ediyoruz. Buradaki temel amacımız, Osmancık ilçemizde alternatif ürün arayışına katkı sağlamak ve kuşkonmazı modern tekniklerle yetiştirerek bölgemiz için yeni bir tarım ürünü haline getirmektir. Umuyoruz ki kuşkonmaz, ilçemizde etkin şekilde yetiştirilen ikinci bir alternatif ürün olarak değerlendirilecektir."</p><p></p><p>- "Burada kendimi sadece bir öğrenci olarak değil, aynı zamanda bir çiftçi gibi hissediyorum"</p><p></p><p>10. sınıf öğrencisi Yağmur Çevik ise okulda öğrendiği tarım tekniklerini ileride kuracağı kendi serasında uygulamayı düşündüğünü söyledi.</p><p></p><p>Uygulamalı eğitimin daha kalıcı olduğunun altını çizen Çevik "Burada kendimi sadece bir öğrenci olarak değil, aynı zamanda bir çiftçi gibi hissediyorum. Serada yaptığımız çalışmalar bizim için çok daha kalıcı ve verimli oluyor. Derste kitaptan işlediğimiz konular bazen akılda daha az kalabiliyor ancak serada uygulayarak gördüğümüz etkinlikler zihnimizde daha kalıcı bir yer ediniyor. Bu sayede öğrendiklerimizi ileriki hayatımızda da tarlalarda, bahçelerde ve seralarda rahatlıkla uygulayabiliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Kuşkonmazın yanı sıra çilek ve marul da yetiştirilen seradan hasat edilen ürünler okulun yemek bölümünün mutfağında değerlendiriliyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Coğrafi işaretli ürünlerin AB tescil süreci hızlandı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/cografi-isaretli-urunlerin-ab-tescil-sureci-hizlandi-1111/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/cografi-isaretli-urunlerin-ab-tescil-sureci-hizlandi-1111/</id>
<published><![CDATA[2026-04-26T12:12:58+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-26T12:12:58+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0958FB-966E9F-8446AE-F683DD-8BBCD0-EA236F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Antalya'da "Sizin oraların nesi meşhur?" sloganıyla bu yıl 14'üncüsü düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı'na (YÖREX) katılan Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) Başkanı Muhammed Zeki Durak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, fuarın coğrafi işaretli ürünlerin tanıtımına ve yaygınlaşmasına katkı sunduğunu söyledi.</p><p></p><p>Türkiye'nin son yıllarda coğrafi işaret, markalaşma ve AB tescili alanında önemli adımlar attığını belirten Durak, öncelikle yerel değerlerin tescillendiğini, ardından uluslararası alanda tanınırlığın artırılması için çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti.</p><p></p><p>Türkiye'nin 1837 coğrafi işaretli ürünü bulunduğunu kaydeden Durak, "Avrupa'da tescillenen 46 ürünümüz var. Bu ürünlerin 38'i son üç yılda tescil edildi. Avrupa Birliği ile yürüttüğümüz yakın işbirliği sayesinde süreçler hızlandı ve sayılarımız arttı." dedi.</p><p></p><p>Durak, Türkiye'nin dünyada en fazla coğrafi işaretli ürüne sahip ikinci ülke konumunda olduğunu, AB tescilli ürün sayısında ise Çin ve İngiltere'nin ardından üçüncü sırada yer aldığını dile getirdi.</p><p></p><p>- Hedef 100 ürün</p><p></p><p>AB'de tescilli ürün sayısını artırmaya yönelik çalışmaların sürdüğünü vurgulayan Durak, başvuru ve ilan süreci devam eden ürünlerin bulunduğunu belirtti.</p><p></p><p>Durak, "46 olan AB tescilli ürün sayısını 100'e çıkarmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda başvuru sahiplerine teknik destek veriyor, süreçlere katkı sağlıyor ve hazırlık çalışmalarını yürütüyoruz." diye konuştu.</p><p></p><p>- Markalaşma çalışmaları öne çıkıyor</p><p></p><p>Coğrafi işaretli ürünlerde tescilin yanı sıra markalaşmaya da ağırlık verdiklerini dile getiren Durak, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı öncülüğünde, Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü işbirliğiyle yürütülen projeler kapsamında üreticilere eğitimler verildiğini aktardı.</p><p></p><p>Bakan Mehmet Fatih Kacır'ın önderliğinde çalışmaların sürdüğünü ifade eden Durak, eğitimlerde ticarileşme, e-ticaret, sosyal medya kullanımı ve ambalajlama gibi konuların ele alındığını, üreticilerin küresel pazarlarda daha güçlü yer almasının hedeflendiğini vurguladı.</p><p></p><p>Coğrafi işaretli ürünlerin AB pazarındaki konumunu futboldaki "şampiyonlar ligi"ne benzeten Durak, bu ürünlerin en üst segmentte değerlendirilmesi için çalışmaların sürdüğünü kaydetti.</p><p></p><p>Türkiye'nin yöresel ürün zenginliğini ekonomik değere dönüştürmeyi amaçladıklarını belirten Durak, hem AB'de tescil sayısını artırmayı hem de üreticilere daha yüksek katma değer sağlamayı hedeflediklerini ifade etti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Antalya'da seralarda yetiştirilen sezonun ilk karpuzları hasat ediliyor</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/antalyada-seralarda-yetistirilen-sezonun-ilk-karpuzlari-hasat-ediliyor-5661/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/antalyada-seralarda-yetistirilen-sezonun-ilk-karpuzlari-hasat-ediliyor-5661/</id>
<published><![CDATA[2026-04-26T10:45:43+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-26T10:45:43+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_9F5ED9-6E17C8-3E9E7D-1C1D8B-5E8DDE-564D62.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Aksu ilçesinde örtü altında üretilen erkenci karpuzlar, yaklaşık 4 aylık sürecin ardından hasat edildi.</p><p></p><p>Ağırlıkları 5 ila 10 kilogram olan turfanda karpuzlar, özenle toplanarak başta iç piyasa olmak üzere satışa hazırlanıyor. İlk hasadın büyük bölümü yurt içinde tüketileceği, ilerleyen günlerde ise ihracatın başlayacağı belirtildi.</p><p></p><p>Aksu Tarım ve Orman İlçe Müdürü Dilek Boğatimur, AA muhabirine, ilçede yaklaşık 1000 dekarlık alanda karpuz üretimi yapıldığını, bir dekardan ortalama 5 ton ürün alındığını söyledi.</p><p></p><p>Antalya'da 15 yıldır karpuz ticareti yapan Kasım Yaşar ise karpuzun olgunlaşmadan hasat edilmemesi gerektiğini, erken kesilen karpuzun hem üreticiye hem de tüketiciye zarar verdiğini ifade etti.</p><p></p><p>Yerli tohum üreticisi ziraat mühendisi Hakan Benli de son yıllarda yerli tohum kullanımının arttığını kaydetti.</p><p></p><p>Benli, "Erken hasat edilen karpuzlarda yerli tohum daha fazla tercih ediliyor. Bu da dışa bağımlılığı azaltıyor. Ancak bu yıl kış aylarının soğuk ve yağışlı geçmesi nedeniyle meyve tutumu ve büyüme süreci gecikti." dedi.</p><p></p><p>Üretici Osman Cirit, fiyatların üreticiyi memnun ettiğini dile getirdi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Niğde'de meyve ve sebze işleme tesisi yatırımlarına özel teşvik</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/nigdede-meyve-ve-sebze-isleme-tesisi-yatirimlarina-ozel-tesvik-153/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/nigdede-meyve-ve-sebze-isleme-tesisi-yatirimlarina-ozel-tesvik-153/</id>
<published><![CDATA[2026-04-25T12:05:18+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-25T12:05:18+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7153C1-95FF16-9D65D5-212B2B-BA805E-0D5E66.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>AHİKA, Niğde'nin Mersin Limanı'na yakınlığı, otoyol ve demir yolu bağlantılarıyla sahip olduğu stratejik konumunu öne çıkararak, kentin üretim, lojistik ve yeni sanayi yatırımları açısından cazibe merkezi haline gelmesini hedefliyor.</p><p></p><p>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının "Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı" kapsamında sağlanacak desteklerle kentte istihdamın artırılması, tersine göçün teşvik edilmesi ve Niğde'nin tarımsal üretim merkezi kimliğinin yanında sanayi altyapısının da güçlendirilmesi amaçlanıyor.</p><p></p><p>AHİKA Genel Sekreteri Bekir Varol, AA muhabirine, kentlerin potansiyellerinin ortaya çıkarılması ve yerel istihdamın artırılması için çalışmaların devam ettiğini söyledi.</p><p></p><p>İllerin sosyoekonomik gelişmişlik düzeylerinin artırılması amacıyla 2025'ten itibaren Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı'nın hayata geçirildiğini anımsatan Varol, program kapsamında 81 ilin potansiyeline uygun teşvikler verildiğini kaydetti.</p><p></p><p>Niğde'de meyve ve sebze potansiyelinin yüksek olduğuna dikkati çeken Varol, şöyle konuştu:</p><p></p><p>"Niğde'nin meyve ve sebze potansiyelinin ortaya çıkarılması, üretilen ürünlerin katma değerli hale getirilebilmesi amacıyla meyve ve sebze işleme tesislerine özel teşvikler verilecektir. Bu yerel kalkınma hamlesi kapsamında yatırımcılarımıza KDV istisnası, gümrük vergisi muafiyeti, SGK işveren hissesi desteği, kurumlar vergisi indirimi, 301 milyon liraya kadar hibe desteği ve yatırım yeri tahsisi gibi destekler Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından sağlanacaktır. 15 Mayıs'a kadar başvuruların Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına yapılması gerekmektedir. Niğde'de bu alanda yatırım yapmayı düşünen yatırımcılarımız da AHİKA'ya başvurabilir, sorularını bizlere iletebilirler. Biz yatırımcılarımıza her anlamda yardımcı olmak istiyoruz."</p><p></p><p>- Kurulacak tesislerle yerel istihdam ve katma değer artırılacak</p><p></p><p>Varol, Niğde'nin elma üretiminde Türkiye genelinde ilk 3'te yer aldığını belirterek, patates, nektarin ve kiraz üretiminde de önemli bir kent olduğunu dile getirdi.</p><p></p><p>Bu ürünlerin genelde işlenmeden diğer bölgelere veya yurt dışına gönderildiğine dikkati çeken Varol, şöyle devam etti:</p><p></p><p>"Bu tesislerin kurulmasıyla ürünlerin işlenmesi hem yerel istihdamı artıracak hem de bu ürünlerden elde edilecek katma değerin artırılmasına katkısı olacaktır. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı da katma değerin artırılması için bu teşvikleri vermektedir. Bu hamlelerin bir amacı da özellikle sanayinin ve nüfusun yoğunlaştığı illerdeki tesislerin bu bölgelere kaymasıdır. Bu desteklerle Anadolu'nun tüm illerinde sanayinin gelişmesine yönelik bir adım atılmış olacak. Destekler hem tarımsal üretimin artmasına hem de tarımsal ürünlerin işlenmesiyle sanayinin ve nitelikli insan kaynağının yetişmesine katkısı olacaktır."</p><p></p><p>Varol, Niğde'nin tarımsal üretim potansiyelinin yatırımcılara avantaj sağladığını ve lojistik anlamda ülkenin en avantajlı illerinden biri olduğunu vurguladı.</p><p></p><p>Kentin Türkiye'nin ortasında yer aldığını dile getiren Varol, "Mersin Limanı'na yakın olması sebebiyle diğer ülkelere ihracat anlamında maliyetlerin düşürülmesinde potansiyelli bir ilimiz. Demir yolunun olması, Güneydoğu'yu İstanbul'a kadar bağlayan otoyolunun bulunması, Kapadokya, Kayseri ve Çukurova havalimanlarına yakınlığı Niğde'yi lojistik anlamda ön plana çıkarmakta ve yatırımlar anlamında bir cazibe merkezi haline getirmektedir." diye konuştu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İzmir'de 8. Ulusal Pamuk Zirvesi düzenlendi</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/izmirde-8-ulusal-pamuk-zirvesi-duzenlendi-5853/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/izmirde-8-ulusal-pamuk-zirvesi-duzenlendi-5853/</id>
<published><![CDATA[2026-04-24T14:20:15+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-24T14:20:15+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A9B648-3C1887-7798DF-F9933B-1BCAA8-A8F592.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İzmir Valisi Süleyman Elban, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Ulusal Pamuk Konseyi işbirliğinde İzmir Ticaret Odası Konferans Salonu'nda düzenlenen zirvenin açılışında, pamuğun Türkiye'nin sanayileşme sürecinde önemli bir ürün olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Elban, üretim maliyetlerinin düşürülmesi için başta sulama teknikleri olmak üzere farklı çalışmalar yapılması gerektiğini, bilinçsiz kimyasal ve ilaç kullanımının maliyetleri artırdığını, bu durumun bazı bölgelerde tarımdan vazgeçilmesine neden olduğunu ifade etti.</p><p></p><p>Çiftçilerin pamuk ekiminden uzaklaşma hızının kesilmesi gerektiğini belirten Elban, sektör temsilcilerinin somut ve hızlı eylem alınabilecek önerilere ağırlık vermesi gerektiğini dile getirdi.</p><p></p><p>Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdür Yardımcısı İhsan Emiralioğlu da 2026'nın 4 ayında geçmiş 2 yıla kıyasla daha fazla yağış alındığını ifade ederek, tarımsal üretim anlamında bereketli bir yıl olmasına yönelik beklentilerinin arttığını söyledi.</p><p></p><p>Pamuğun Bakanlıkça belirlenen 13 stratejik üründen biri olduğuna işaret eden Emiralioğlu, Türkiye'nin kaliteli, GDO'suz üretimle diğer dünya üreticilerinden ayrıştığını belirtti.</p><p></p><p>Emiralioğlu, Türkiye'nin birim alandan elde edilen pamuk verimi açısından dünyada ilk 3'te yer aldığına dikkati çekerek, "2002 yılında dekara kütlü pamuk verimimiz 353 kilogram iken bu verim düzeyi yüzde 36 artarak dekarda 480 kilogramlara ulaşmıştır. Dünya ortalaması bunun çok çok altında olup dekara 236 kilogram civarındadır." diye konuştu.</p><p></p><p>Pamuk üretimini desteklemeyi sürdürdüklerini dile getiren Emiralioğlu, bu kapsamda 2025 yılında dekar başına 1098 lira olan destekleme bedelini, bu yıl 1395 lira olarak uygulayacaklarını ifade etti.</p><p></p><p>Ulusal Pamuk Konseyi Başkanı Fevzi Çondur da sektörün mevcut durumunu değerlendirmek, karşı karşıya olduğu sorunlara çözüm geliştirmek ve geleceğe yönelik stratejik konuları ele almak amacıyla bir araya geldiklerini söyledi.</p><p></p><p>Çondur, Türkiye'nin, sınırlı ekim alanına sahip olmasına rağmen dünya pamuk üretiminde önemli payı bulunduğunu, bu başarının sürdürülebilir ve izlenebilir üretim anlayışının önemini gösterdiğini dile getirdi.</p><p></p><p>Zirve, açılış konuşmalarının ardından sektör temsilcilerinin katıldığı oturumlarla devam etti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">TİGEM, safkan Arap elit ve koşu taylarının seçimini tamamladı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/tigem-safkan-arap-elit-ve-kosu-taylarinin-secimini-tamamladi-467/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/tigem-safkan-arap-elit-ve-kosu-taylarinin-secimini-tamamladi-467/</id>
<published><![CDATA[2026-04-24T12:57:35+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-24T12:57:35+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_975D99-652F65-89E4ED-BAF21F-CAF4AD-D609CF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Genel Müdürlükten yapılan açıklamada, safkan Arap atı yetiştiriciliği ve ıslahının büyük bir titizlikle yürütüldüğü belirtildi.</p><p></p><p>TİGEM'e bağlı Karacabey, Anadolu ve Sultansuyu Tarım İşletmelerinde, uzman heyet tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda toplam 353 baş safkan Arap tayının koşu/elit tay olarak seçildiğinin kaydedildiği açıklamada, şu ifadelere yer verildi:</p><p></p><p>"Arap atı yetiştiriciliğinde ülkemizin gen kaynağını oluşturan bu nadide tayların yetiştirilmesine aynı özen ve kararlılıkla devam eden TİGEM, geçmişte olduğu gibi gelecekte de Türk safkan Arap atçılığına yön veren öncü kuruluş olma misyonuyla çalışmalarını aralıksız sürdürüyor."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kuraklığa ve hastalıklara dayanıklı 3 çeşit daha geliştirdi</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/kurakliga-ve-hastaliklara-dayanikli-3-cesit-daha-gelistirdi-9683/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/kurakliga-ve-hastaliklara-dayanikli-3-cesit-daha-gelistirdi-9683/</id>
<published><![CDATA[2026-04-24T11:37:24+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-24T11:37:24+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FB7381-3302D7-073605-10F9BB-E0AC95-56A512.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesinden 1978'de mezun olduktan sonra uzun yıllar Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü Çeltik Bölüm Başkanlığını yapan Sürek, kamu ve özel sektörde 48 yıla yaklaşan meslek yaşamında çeltik üzerine önemli çalışmalara imza attı.</p><p></p><p>Yeni çeltik türleri üzerine yaptığı bilimsel araştırmalardan dolayı "çeltiğin babası" olarak adlandırılan Sürek, kamudan emekliye ayrılınca bilgi birikimini 2020'den bu yana özel sektördeki tarım firmalarında sürdürüyor.</p><p></p><p>Son yıllarda, iklim değişikliğinin getirdiği kuraklık ile aşırı ve ani yağışların neden olduğu hastalıklara karşı dayanıklı çeltik çeşitleri üzerine yoğunlaşan Sürek, yarım asra yaklaşan bilgi birikimi ve tecrübesinin ürünü olan ve 11 yıl üzerine çalıştığı "Yörük", "Irmak" ve "Kayı"yı geliştirdi.</p><p></p><p>Tarım ve Orman Bakanlığınca Agrobest Grup adına tescillenen ve saha denemelerinde olumlu sonuçlar veren yeni çeşitler, kuraklık ve aşırı yağış koşullarına dayanıklılığının yanı sıra yüksek verim ve kaliteli dane yapısıyla öne çıktı.</p><p></p><p>Sürek, AA muhabirine, şimdiye kadar 80'e yakın çeltik çeşidi geliştirdiğini söyledi.</p><p></p><p>Tescillenen çeltik çeşitlerinin çoğunun Türk tarımında kullanıldığını dile getiren Sürek, "Geliştirdiğim çeltiklerin amiral gemisi Osmancık, Yatkın, baldo tipi Edirne. Emekliliğin ardından çalışıyorum. Bu şirkette geliştirdiğim Bavra, Akkurt ve yeni tescil olanlar da var. Şu anda sektöre çıktığım zaman bütün sektör bileşenlerinden saygı görüyorum. Bu beni onurlandırıyor ve insanlığa hizmet ettiğim için yurt içinde ve dışından tanınıyorum. Bu durum beni maddi kazançtan çok manevi bir kazanç olarak daha tatmin ediyor." diye konuştu.</p><p></p><p>Sürek, teknoloji ilerledikçe tarımsal üretim ile tüketiminin farklılaştığını belirtti.</p><p></p><p>Üzerinde 11 yıl çalıştıklarını yeni çeşitlerin Türk damak tadına uygun olduğunu vurgulayan Sürek, şunları konuştu:</p><p></p><p>"Ürünler iklim değişikliklerinden etkileniyor. Kimi zaman yağışlar kimi zaman da sıcaklıklar verimi düşürüyor. Veyahut yağışlar ve sıcaklar birbirine eşit giderse mantar hastalıkları ortaya çıkabiliyor. Yeni çeşitlerimiz özellikle mantar hastalıklarına genetik olarak dayanıklı. Çiftçimiz mantar hastalık riski olduğu zaman yılda iki, üç defa ilaç atmak zorunda kalıyor. Bu çeşitlerde ilacı atmayacak, masraftan kurtulacak. İlacın çevreye bir olumsuz etkisi olmayacak. Yeni geliştirilen çeşitler boyu kısa, yaprakları koyu renkli. Kısa süreli 5-10 günün altındaki susuzluk streslerini daha tolere edilebilecek durumda yapıya sahip. Yörük, Kayı ve Irmak çeşitleri normal koşullarında dekarda 10 tondan fazla verime sahip."</p><p></p><p>- Üreticiler yeni çeşide ilgi gösterdi</p><p></p><p>Agrobest Grup İş Geliştirme Direktörü Oğuzhan Eroğlu ise global bir Türk firması olarak Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının tescillediği AR-GE merkezleri ve laboratuvarlarıyla Türk tarımına araştırma ve geliştirme konusunda önemli çalışmalara imza attıklarını söyledi.</p><p></p><p>Yörük, Kayı ve Irmak çeşitlerinin Türkiye'nin yanı sıra çevre ve Uzak Doğu ülkelerindeki üretime katkı sağlayacağını belirten Eroğlu, "Bu ürünler, çiftçilerimiz tarafından yaptığımız deneme çalışmalarında çok büyük ilgiyle karşılandı. Özellikle civar ülkelerden gelen çiftçiler de bu ürünlere ciddi anlamda bir talep oluşturdu. Önümüzdeki dönemde sadece ticari anlamda değil, Türkiye tarımına sağladığımız katkıyla bu çeşitlerimiz iyi bir noktaya gelecek." ifadelerini kullandı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Çukurova'da çiftçiler buğdaydan yüksek verim bekliyor</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/cukurovada-ciftciler-bugdaydan-yuksek-verim-bekliyor-5360/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/cukurovada-ciftciler-bugdaydan-yuksek-verim-bekliyor-5360/</id>
<published><![CDATA[2026-04-24T11:31:50+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-24T11:31:50+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A09BB7-57D478-3637BF-AD80E6-A1A8AD-88E6D7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Son yıllarda çiftçilerin alternatif ürünlere yönlenmesine rağmen ekim alanı 1 milyon dekarın altına inmeyen buğdayda geçen üretim sezonunda yeteri kadar yağış düşmemesi tarımsal üretimde gerilemeye neden oldu.</p><p></p><p>Geçen yıl ilk dört ayda metrekareye ortalama 50 kilogram bile yağış düşmeyen, tüm yıl metrekareye 213 kilogram yağış alan bölgede, bu yıl sadece ocak ayında metrekareye 237,4 kilogram, ilk dört ayda ise metrekareye ortalama 680 kilogram yağış düştü.</p><p></p><p>Artan yağışların uzun yıllar ortalamasını da geride bıraktığı Çukurova'da, başta buğday olmak üzere tarımsal ürünlerde yüksek verim beklentisi de arttı.</p><p></p><p>- "Türkiye ortalamasının üzerinde ciddi bir verim bekliyoruz"</p><p></p><p>Adana Ticaret Borsası Başkanı Şahin Bilgiç, AA muhabirine, Türkiye'de 2025 sonbaharının biraz kurak geçmesi nedeniyle üreticinin geçici bir moral bozukluğu yaşadığını söyledi.</p><p></p><p>Son aylarda etkili olan yağışların buğday ekimi yapan çiftçilerin de verim konusunda umudunu artırdığını belirten Bilgiç, "Bu sene inşallah Türkiye ortalamasının üzerinde ciddi bir verim bekliyoruz. Türkiye ortalamasındaki verim 250 kiloysa inşallah bizim buradaki verimimiz 450-500 kilogramları bulacak." diye konuştu.</p><p></p><p>Bilgiç, havaların serin gitmesi nedeniyle buğday hasadının biraz gecikmesini beklediklerini ifade etti.</p><p></p><p>Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru da bu yıl yağışların yeterli olmasıyla buğdayın ekiminden başak çıkarma sürecine kadarki dönemde iyi beslendiğini ve bunun da verime yansımasını beklediklerini dile getirdi.</p><p></p><p>Kuraklık ve olumsuz hava koşulları nedeniyle geçen yıllarda buğdayda verimin dekara 400 kilogramların altına kadar düştüğünü anlatan Doğru, bu yıl ise yağışlarla verimin çiftçinin yüzünü güldürmesini beklediklerini kaydetti.</p><p></p><p>Doğru, yılın ilk buğday hasadının Adana'dan yapıldığını ve piyasanın da buradan belirlendiğini belirtti.</p><p></p><p>Çiftçi Mahmut Yalçın da son 2 yıldır kuraklıktan dolayı buğdayda istedikleri verimi alamadıklarını, bu sezon ise yağışlarla umutlarının yüksek olduğunu aktardı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Bursa tarımı dijital ve yeşil dönüşümle yeniden şekilleniyor</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/bursa-tarimi-dijital-ve-yesil-donusumle-yeniden-sekilleniyor-6546/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/bursa-tarimi-dijital-ve-yesil-donusumle-yeniden-sekilleniyor-6546/</id>
<published><![CDATA[2026-04-23T12:44:28+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-23T12:44:28+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C88C1F-406002-D9869D-90DC59-1FFBD0-5F1C42.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Sanayi kenti kimliğiyle bilinen Bursa'nın aynı zamanda gıda üretiminde de merkez üslerden biri olduğunu hatırlatan kongre, sektör paydaşlarını bilimsel bir zeminde buluşturdu.</p><p>Kongrenin açılışında konuşan BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu, küresel krizlerin tarımsal üretimin stratejik değerini kanıtladığını belirtti. Hatunoğlu, “Gıda güvenliği ve gıda güvencesi, ülkelerin bağımsızlığı kadar kritik bir konu haline gelmiştir. 2022 yılında 'Tarım Yoksa Hayat Yok' diyerek yayımladığımız raporun ardından bugün süreci daha ileri bir noktaya taşıyoruz. Bu vizyonun sürdürülebilirliği, güçlü ve dinamik bir insan kaynağıyla mümkündür.” ifadelerini kullandı.</p><p>Tarımın geleceğinin gençler tarafından şekillendirileceğini vurgulayan Hatunoğlu, genç girişimcilerin desteklenmesi için somut adımlara ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Hatunoğlu, “Gençler için özel finansman modelleri, uygulamalı eğitimler ve erişilebilir tarım alanları gibi adımları çok önemsiyoruz. Bursa'nın potansiyelini koruyarak, dijital ve yeşil dönüşümü de içine alan yeni bir üretim hikayesi yazmamız gerektiğine inanıyoruz.” dedi.</p><p>Bilimsel verilerle desteklenen bir tarım vizyonunun Bursa'yı küresel pazarda daha rekabetçi bir noktaya taşıyacağı belirtildi. Kooperatifçilikten ihracat stratejilerine kadar tarımın tüm değer zincirinde yapısal dönüşümlerin masaya yatırıldığı kongre, akademik bildirilerin kalıcı bir kaynağa dönüştürülmesiyle Bursa tarım hafızasına önemli bir katkı sunmayı hedefliyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kayısılar ilk çiçeklenme döneminde takibe alındı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/kayisilar-ilk-ciceklenme-doneminde-takibe-alindi-2389/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/kayisilar-ilk-ciceklenme-doneminde-takibe-alindi-2389/</id>
<published><![CDATA[2026-04-23T12:43:17+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-23T12:43:17+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_13E55D-64D4F1-702DD6-69512D-128EA6-7F5FC8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İriliği ve lezzetiyle Türkiye’nin ender meyveleri arasında yer alan Kağızman kayısısı, hem iç piyasada hem de ihracatta stratejik bir değer taşıyor. Ancak bu yılki yoğun yağışlar, "monilya" olarak bilinen mantar hastalığı riskini artırınca üreticiler bahçelerde ilaçlama mesaisine başladı.</p><p>120 BİN TON REKOLTE BEKLENTİSİ</p><p>İlaçlama çalışmalarını yerinde inceleyen İl Tarım ve Orman Müdürü Enver Aydın, rekolte beklentisinin umut verici olduğunu belirtti. Aydın, "Kağızman, yaklaşık 50 bin dekarlık alanda 1 milyona yakın ağaç varlığıyla üretim yapıyor. Bu sene 120 bin ton civarında kayısı rekoltesi tahmininde bulunduk. Bölge ve ülkemizin hem lezzetli hem de dayanıklılığı bakımından önemli bir kayısı türünü üretiyoruz." ifadelerini kullandı.</p><p>İl müdürlüğü ekipleri, sahada üreticilere budama, ilaçlama ve toprak analizleri konusunda rehberlik ediyor. İklim koşullarına bağlı oluşabilecek olumsuzluklara karşı periyodik kontrollerin önemine değinen Aydın, çiftçilerden bahçelerindeki verimi korumak adına muhakkak toprak analizi yaptırmalarını istedi.</p><p>Üreticiler sadece hastalıklarla değil, bölgenin değişken iklimi nedeniyle oluşabilecek don riskine karşı da ağaçlarını korumaya çalışıyor. Karabağ köyü üreticilerinden Osman Karabulut, devletin ve tarım müdürlüğü ekiplerinin desteğinden memnun olduklarını belirterek, çiçeklenen bahçelerin bereketli bir hasat dönemine kapı aralamasını beklediklerini dile getirdi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Alternatif ürün kanola çiftçinin yüzünü güldürdü</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/alternatif-urun-kanola-ciftcinin-yuzunu-guldurdu-5378/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/alternatif-urun-kanola-ciftcinin-yuzunu-guldurdu-5378/</id>
<published><![CDATA[2026-04-23T12:42:03+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-23T12:42:03+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3B4092-F5DE67-754966-5CB9D6-2E62FB-BD8379.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Su stresine ayçiçeğinden daha dayanıklı olmasıyla bilinen kanola, bakanlık destekleri ve yerel projelerle kentin yeni favori ürünü haline geldi. Özellikle Lalapaşa ve çevresindeki köylerde yoğunlaşan üretim, bölgedeki tarımsal ekonomiyi güvence altına alıyor.</p><p>İl Tarım ve Orman Müdürü İslam Köse, kanola üretimindeki devasa büyümeyi rakamlarla ortaya koydu. Köse, "2024 yılında 27 bin dekar olan ekim alanımız, 2025'te 53 bin dekara yükseldi. Bu yıl ise yaklaşık 95 bin dekar seviyesine ulaşarak büyük bir başarı yakaladık. Sadece alan değil, verim beklentimiz de yüksek; dekardan ortalama 340 kilogram ürün almayı hedefliyoruz." ifadelerini kullandı.</p><p>Kanolanın kurak alanlar için bir dengeleme ürünü olduğunun altını çizen Köse, stratejilerini şu sözlerle özetledi: "Kuraklığı yaşayan, su sorunu yaşayan bölgelerde verimi daha iyi olduğu için alternatif olarak kanola üretimini destekliyoruz. Lalapaşa ve çevre köylerde ayçiçeğinde yaşanan verim kaybını, kanola ile dengeliyoruz. Bu kapsamda ne ayçiçeğinde ne kanolada bir verim kaybı yaşamayacağımızı düşünüyoruz."</p><p>Kanola, sadece yağ sanayisi için değil, yüksek protein oranıyla arıcılık için de hayati bir kaynak oluşturuyor. Çömlekakpınar köyü muhtarı Vedat Çınar, üreticilerin arıları korumak adına ilaçlama saatlerini titizlikle ayarladığını belirterek doğal dengeye verilen önemi vurguladı. Bakanlığın hibe tohum desteğiyle ekim kapasitesini artıran Edirneli üreticiler, kış yağışlarının yarattığı olumlu tabloyla birlikte bereketli bir hasat sezonuna hazırlanıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Mezopotamya Tarım Fuarı 300 markayı çiftçilerle buluşturuyor</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/mezopotamya-tarim-fuari-300-markayi-ciftcilerle-bulusturuyor-4523/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/mezopotamya-tarim-fuari-300-markayi-ciftcilerle-bulusturuyor-4523/</id>
<published><![CDATA[2026-04-23T12:41:02+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-23T12:41:02+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_04C777-E00F0B-446CF3-FD3D08-10B3B4-CDF130.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Diyarbakır Valiliği’nden üniversitelere, oda ve borsalardan sivil toplum kuruluşlarına kadar geniş bir paydaş grubunun desteğiyle hayata geçen fuar, bölge üreticisinin teknolojiyle buluştuğu en önemli ekosistem olma özelliğini sürdürüyor.</p><p>TÜRKİYE’NİN YENİ "ÇUKUROVA"SI GELİYOR</p><p>İl Tarım ve Orman Müdürü Adil Alan, kentin tarımsal dönüşümüne dikkat çekerek devasa projelerin müjdesini verdi. Alan, "Yapımı devam eden Silvan Barajı ile 2 milyon 350 bin dekarlık alanımız daha sulanmaya açılmış olacak ve bu da Türkiye'de ikinci bir Çukurova olacak. Dünyanın en iyi üç ovasından biri olan Çukurova'ya rakip olarak Mezopotamya Ovası geliyor." ifadelerini kullandı. Alan, fuarın düşük katma değerli ürünlerden yüksek değerli üretime geçişte köprü olacağını vurguladı.</p><p></p><p>HOLLANDA MODELİ HEDEFİ</p><p>DTSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kaya, bölgenin tarımsal zenginliğini küresel ölçekte değerlendirdi. Kaya, "Sulanabilir alanımız Hollanda'nın yarısı kadar. Onların tarım ihracatı 120 milyar avro civarında. Bizde güneş, toprak ve su var. Çiftçimizi sıradan üretimden çıkarıp katma değeri yüksek ürünlere yönlendirmeliyiz." diyerek fuarların bu vizyondaki kritik rolüne değindi.</p><p>Bu yıl 126 binin üzerinde ziyaretçinin beklendiği fuara uluslararası katılım da damga vurdu. Rusya Federasyonu Ticaret Temsilcisi Aydar Gaşigullin, zorlu küresel şartlara rağmen Rus ve Türk iş dünyası arasındaki bağların sağlamlığına vurgu yaparak iş birliğinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. 25 Nisan’a kadar açık kalacak olan fuar; makine, ekipman ve yeni nesil tarım teknolojileriyle bölge çiftçisine vizyon katmaya devam edecek.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Niğde'de tarım teknolojisinde yapay zeka dönemi başlıyor</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/nigdede-tarim-teknolojisinde-yapay-zeka-donemi-basliyor-4426/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/nigdede-tarim-teknolojisinde-yapay-zeka-donemi-basliyor-4426/</id>
<published><![CDATA[2026-04-23T12:39:50+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-23T12:39:50+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0C38E3-3B01F3-4C5D45-81CA83-5FF934-052E2A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Niğde Valisi Nedim Akmeşe, tarımın artık sadece kas gücüyle değil; bilgi, teknoloji ve veriyle yönetilen stratejik bir alan olduğunu belirterek, az kaynakla fazla üretim hedefine teknolojiyi etkin kullanarak ulaşılacağını vurguladı.</p><p>Tarım Teknolojileri Kümelenmesi (TÜME) Başkanı Abdulkadir Karagöz, otonom sistemlerin verimlilik üzerindeki çarpıcı etkisini verilerle paylaştı. Karagöz, “Yapay zekaya dayalı otonom çiftlikte inek başına yılda 14 ton süt üretimi var. Türkiye ortalaması olan 2 tonu 10 tona çıkardığımızda, 20 milyon ton sütü 10 milyon yerine 2 milyon inekle üretebiliyoruz. Biz; dişi sperma kullanan, embriyo transferi yapan, yapay zekaya dayalı bu teknolojik atılımları yönetebilecek genç arkadaşlarımız olsun istiyoruz.” ifadelerini kullandı.</p><p>Üniversitelerle imzalanan protokoller kapsamında kurulacak otonom çiftliklerin birer eğitim merkezine dönüşeceğini belirten Karagöz, dijital tarıma yönelmek isteyen gençlere 15 ila 30 günlük sertifikalı ve ücretsiz eğitimler verileceğini duyurdu. Bu tesisler sayesinde gençlerin modern teknolojileri kullanarak tarımsal üretimi bilgisayar ve telefonları üzerinden yönetebilmeleri hedefleniyor.</p><p>Türkiye'nin tarımsal hasılasını son 20 yılda 3 kat artırarak 75 milyar dolara çıkardığına dikkat çeken Karagöz, gıda ve hayvancılık ihracatının 35 milyar dolara ulaştığını hatırlattı. Küresel krizler ve pandemi döneminde gıda güvenliğinin öneminin anlaşıldığını belirten Karagöz, “Bugün bizim kendi kendine tam manasıyla yeten, tam bağımsız bir gıda, tarım ve hayvancılık ekosistemine ihtiyacımız var. Gençlerimiz modern teknolojileri kullanmak suretiyle bu tam bağımsızlık yolunda işi üstlenecekler.” diyerek sözlerini tamamladı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Artan yağışlar buğdayda rekor verimi müjdeliyor</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/artan-yagislar-bugdayda-rekor-verimi-mujdeliyor-8523/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/artan-yagislar-bugdayda-rekor-verimi-mujdeliyor-8523/</id>
<published><![CDATA[2026-04-23T12:38:10+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-23T12:38:10+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_654287-1986F7-ED240C-5018B4-C779ED-E4288F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye’nin en önemli tarım merkezlerinden biri olan Diyarbakır, geçen yıl yaşanan kuraklığın ardından bu sezon yağış bereketiyle nefes alıyor. Kar ve yağmur sularının toprakla buluşması, 5 milyon dekarlık kuru tarım arazisinde başta buğday ve kırmızı mercimek olmak üzere stratejik ürünlerde rekolte tahminlerini yukarı yönlü revize etti.</p><p>YAĞIŞ ORANLARINDA ARTIŞ</p><p>Diyarbakır’daki yağış verilerini paylaşan Tarım ve Orman İl Müdürü Adil Alan, metrekareye düşen yağış miktarındaki çarpıcı değişime dikkat çekti. Alan, "2025 su yılında metrekareye düşen yağış miktarı 259 milimetreyken, 2026'da ise 669 milimetre olmuştur. Bu yıl yağışlarda, uzun yıllar ortalamasına göre yüzde 51, geçen yılın su yılına göre ise yüzde 258'lik bir artış meydana geldi." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>BUĞDAYDA HEDEF DEKAR BAŞINA 450 KİLOGRAM</p><p>Geçen yıl yaşanan verim kaybının bu yıl telafi edileceğini belirten Alan, buğday üretimindeki beklentiyi şu sözlerle özetledi: "Geçen yıl kuraklıktan dolayı özellikle buğdayda verimde ciddi düşüş yaşandı. Verim ortalamamız dekara 350-400 kilogramlardan 263 kilograma düştü. İnşallah bu yıl yağış sayesinde verimde dekara 450 kilogramları bulabileceğiz. Önümüzdeki süreçte hava sıcaklığının istediğimiz şekilde devam etmesi halinde bu artış söz konusu olacak."</p><p></p><p>ÇİFTÇİLERE HASTALIK VE SU TAHLİYESİ UYARISI</p><p>Yüksek yağışın getirebileceği risklere de değinen Adil Alan, su tutan arazilerde kök zararlıları ve pas hastalıklarına karşı çiftçileri uyardı. Alan, "Çiftçilerin arklar oluşturarak su tahliyesi yapmasını tavsiye ediyoruz. Süneyle mücadele ekiplerimiz sahada; çiftçilerimiz ekiplerimizden her türlü danışma hizmeti alabilecekler." dedi. Yağışların sadece bu yılı değil, yer altı sularını besleyerek gelecek sezonları da güvence altına aldığı vurgulandı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Milas'ta 4 bin fidan toprakla buluştu</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/milasta-4-bin-fidan-toprakla-bulustu-641/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/milasta-4-bin-fidan-toprakla-bulustu-641/</id>
<published><![CDATA[2026-04-23T11:53:48+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-23T11:53:48+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B2381F-0BA4E6-984479-9683E6-F07559-6428CB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Maden kanununda yapılan düzenleme kapsamında zeytin ağaçlarının taşınması ve yeni dikimlerin eş zamanlı yürütülmesine yönelik çalışmalar devam ediyor. Yeniköy Kemerköy Enerji bu kapsamda, Hüsamlar Yeniden Maden Rehabilitasyon Sahası’nda 4 bin zeytin fidanını toprakla buluşturdu. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı öncesinde düzenlenen etkinlikte, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi ve ilköğretim öğrencileri fidanları elleriyle dikti.</p><p>Etkinliğe Muğla Valisi İdris Akbıyık, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürü Arslan Narin ve YEKÜD Başkanı Fatma Elif Yağlı başta olmak üzere çok sayıda kamu temsilcisi ve sektör paydaşı katıldı.</p><p>‘Maden hayattır, üretmek zorundayız’</p><p>Yeni düzenlemenin zeytin ağaçlarının korunmasını esas aldığını vurgulayan MAPEG Genel Müdürü Arslan Narin ise, rehabilitasyonun üretim sürecinin ayrılmaz parçası olduğunu söyleyerek, “Son dönemde gündemde yer alan, dezenformasyon içeren konulara özellikle değinmek isterim. 2025 yılında yürürlüğe giren düzenleme, zeytin ağaçlarının kesilmesini değil; taşınmasını, korunmasını ve taşınan her bir ağaç için bir fidan daha dikilmesini zorunlu kılıyor. Taşınan her ağaç için yeni fidan dikimi bu sürecin bir yükümlülüğü. Madencilik faaliyetleri, doğru standartlar ve denetim mekanizmalarıyla yürütüldüğünde çevresel etkiler yönetilebilir ve geri kazanım süreçleriyle denge sağlanabilir. Madencilikte asıl belirleyici olan, faaliyetlerin nasıl planlandığı, etkilerin nasıl yönetildiği ve rehabilitasyonun ne ölçüde eksiksiz uygulandığıdır” diye konuştu.&nbsp;</p><p>Narin, Türkiye’nin sadece binde 1,8’inde madencilik faaliyetleri yürütüldüğünün önemle altını çizerek, “Maden hayattır. Maden olmadan insanoğlunun hayatını devam ettirmesi mümkün değil. Mevcut durumda arama ruhsatları da dahil Türkiye’nin yüzölçümünün ortalama yüzde 16’si ila 20’si maden için ruhsatlandırılmış durumda. Ancak bir arama ruhsatının işletmeye dönebilmesi ihtimali yüzde 1’in altında.&nbsp; Örneğin, Muğla’da maden ruhsat oranı yüzde 22 civarında. Ama madencilik faaliyeti yapılan alan, şehrin yüzölçümünün sadece binde 4’ü.&nbsp; Ülkenin ise binde 1,8’inde madencilik faaliyeti yapıyoruz. Türkiye’nin tamamına ruhsat verilse bile yüzde 1’inden fazlasında zaten maden bulunma ihtimali yok. Ama biz olan madeni arayıp, bulmak ve üretmek zorundayız” dedi.</p><p>‘Muğla, tarım ve enerjinin birlikte var olduğu özel bir bölge’</p><p>Muğla Valisi İdris Akbıyık, bölgenin tarımsal üretim, enerji ve doğal varlıklar açısından çok katmanlı bir yapıya sahip olduğuna dikkat çekerek, “Muğla’mız hiç şüphesiz yeryüzü cenneti. Antik çağlardan günümüze Milas’ta zeytin hayatın olmazsa olmazı. Barışın, sağlığın, dostluğun, birlik beraberliğin simgesi. Zeytin ve zeytinyağımız stratejik ürünümüz. Enerji de ülkemizin vazgeçilmezi; dış ticaret açığımızın önemli bir kalemi. Dünyada, maalesef enerji savaşları devam ediyor. Enerji, tarım ve çevre olmadan yaşamamız mümkün değil. Dolayısıyla biz hem enerjimizi üretmek hem de insanımıza, çevremize, doğamıza ve zeytinimize sahip çıkmak zorundayız. Çevre ve üretim dengesini gözetmemiz açısından yapılan bu çalışmalar büyük önem arz ediyor” açıklamasında bulundu.</p><p>‘Enerji güvenliği sağlanmadan hiçbir hedef sürdürülebilir değil’</p><p>Yerli Kömür Kaynaklı Elektrik Üreticileri Derneği (YEKÜD) Başkanı Fatma Elif Yağlı da etkinlikte yaptığı konuşmada enerji arz güvenliği ile sürdürülebilirlik arasındaki ilişkiye dikkat çekti. Türkiye’de her yıl yaklaşık 70 milyar dolar enerji ithalatı yapıldığını söyleyen Yağlı, “Bu tablo, enerji konusunun yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir mesele olduğunu gösteriyor. Enerji güvenliği sağlanmadan hiçbir ekonomik ya da sosyal hedef sürdürülebilir değil” dedi.</p><p>Yerli kaynakların enerji arz güvenliğinin temelini oluşturduğunu dile getiren Yağlı, “Yerli kaynaklar aynı zamanda bulundukları bölgede istihdam yaratır, tedarik zincirini besler ve yerel ekonominin önemli bir parçası haline gelir. Enerji politikalarının bu çok boyutlu yapıyla ele alınması gerekir. Hüsamlar’da bugün ortaya konulan çalışma bu açıdan çok önemli; çünkü bize üretim faaliyetleri sürerken doğal varlıkların korunabildiğini ve planlı şekilde yeniden kazandırılabildiğini gösteriyor” ifadelerini kullandı.</p><p>‘Üretim yapılan alanlar planlı şekilde yeniden doğaya kazandırılıyor’</p><p>Yeniköy Kemerköy Enerji Genel Müdür Yardımcısı Burak Işık, üretim ilerledikçe yeni alanların da kademeli olarak rehabilitasyona açılacağını belirterek, “Sürdürülebilir madencilik, maden henüz açılmadan başlar, maden kapanıncaya dek devam eder. Bu anlayışla 2023 yılında başlattığımız ‘Hüsamlar Yeniden’ projesi kapsamında bugüne kadar 576 hektarlık alanı doğaya kazandırdık. 800 futbol sahası büyüklüğünde bir alandan söz ediyoruz. Burada yaklaşık 250 bin fidan ve bitkiyi toprakla buluşturduk. Dikim başarısı yüzde 96 seviyesine ulaştı” diye konuştu.</p><p>Bu süreci Türkiye Tabiatını Koruma Derneği ile izlediklerini aktaran Işık, “Üniversiteler ve uzmanlarla birlikte sahadaki dönüşümü bilimsel olarak takip ediyoruz. Uzun vadede Hüsamlar sahasının, doğal bitki örtüsünün yeniden oluştuğu, tarımsal faaliyetlerin sürdürülebildiği ve farklı sosyal kullanım alanlarını barındıran bir yapıya kavuşmasını hedefliyoruz. Hüsamlar eski maden sahası, içinde yürüyüş ve mesire alanlarının da bulunduğu bir bölgeye dönüşecek. Aynı şekilde üretim faaliyetleri tamamlanan diğer alanları da doğaya kazandırmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.</p><p>KUTU Doğaya geri kazandırma çalışmaları sürüyor</p><p>Yaklaşık 40 yıl boyunca kömür üretimi yapılan Hüsamlar sahasında yürütülen rehabilitasyon çalışmaları, üretim tamamlanan alanların planlı şekilde yeniden kullanıma kazandırılması esasına dayanıyor. ‘Hüsamlar Yeniden’ projesi kapsamında bugüne kadar yüzlerce hektarlık alan rehabilite edildi. Sahada ağaçlandırma, tarım ve farklı kullanım alanlarını içeren çok yönlü bir model uygulanıyor.</p><p>Toprak yapısının iyileştirilmesi, bitki örtüsünün yeniden oluşturulması ve alanın uzun vadeli kullanımına yönelik planlama adımları eş zamanlı olarak yürütülüyor. Rehabilitasyon süreci ve sahadaki gelişim üniversiteler ve uzman kuruluşlarla iş birliği içinde, bilimsel yöntemlerle takip ediliyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Ata toprağında enginar üretiyor</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/ata-topraginda-enginar-uretiyor-6305/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/ata-topraginda-enginar-uretiyor-6305/</id>
<published><![CDATA[2026-04-21T13:46:33+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-21T13:46:33+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7F9684-3D660E-EADE34-625A89-B96CB9-152ACF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ali Rıza Alan (41), 3 yıl önce Mustafakemalpaşa ilçesine bağlı kırsal Ormankadı Mahallesi'nde babasından kalan yaklaşık 40 dönüm arazide enginar yetiştirmeye başladı.</p><p></p><p>Enginar üretiminde başarıyı yakalayan Alan, daha sonra satın aldığı ve kiraladığı arazilerle ekim alanını 165 dönüme çıkardı.</p><p></p><p>Tüm üretim sürecinin videosunu çeken Alan, hafta içi şehir merkezinde kamu görevini sürdürüyor, hafta sonlarını da tarlada geçiriyor.</p><p></p><p>İnternet üzerinden ön sipariş modeliyle çalışan Alan'ın ürettiği enginarlar başta İstanbul olmak üzere Türkiye'nin dört bir yanından alıcı buluyor.</p><p></p><p>- "Doğrudan bir üreticinin tüketiciye ulaştığı bu model ilgi gördü"</p><p></p><p>İki çocuk babası Ali Rıza Alan, yıllık 400 bin adet enginar kapasitesiyle üretime devam ettiğini söyledi.</p><p></p><p>"İyi tarım uygulamaları sertifikası" ile üretim yaptığını belirten Alan, "İnsanımıza, tüketicimize en doğru, en sağlıklı ürünü ulaştırmak, yetiştirmek için çalışmaya devam ediyoruz." dedi.</p><p></p><p>Alan, coğrafi işaretli ürün olduğu için enginar üretmeye karar verdiğini dile getirerek, böylece kente ve üretime katma değer sağladığını söyledi.</p><p></p><p>Bu mahallede doğup büyüdüğünü, babasının yıllarca geleneksel tarımla uğraştığını ifade eden Alan, "Hafta içi mevcut işime devam ediyorum. Hafta sonu çiftçilik yapıyorum. 100-150 kilometre yol yaptığım, uykusuz kaldığım günler oluyor ama çalışmak güzel şey." diye konuştu.</p><p></p><p>Alan, ürünlerini ağırlıklı olarak İstanbul'a gönderdiğini, ayrıca yurt dışından da sipariş aldığını söyledi.</p><p></p><p>Ön sipariş modeliyle çalıştıklarını belirten Alan, "Müşterilerin sofralarına koyacağı enginarın tüm üretim sürecini haftalık kısa videolarla göndermeye başladım. Bu, çok ciddi bir etki yarattı, talepleri artırdı. Doğrudan bir üreticinin tüketiciye ulaştığı bu model ilgi gördü." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>Alan, üretim kapasitesini 600-700 bin adede çıkarmayı hedeflediğini dile getirdi.</p><p></p><p>Toprakta huzur bulduğunu söyleyen Alan, "İnsanın toprağa ayağının basması, bitkiyle, üretimle ilgilenmesi bence stresten, yorgunluktan, karmaşadan uzaklaştırıyor. Bu daha sağlıklı bir yöntem diye düşünüyorum. Herkesin birazcık toprakla uğraştığı bir alan oluşturmasını tavsiye ederim." dedi.</p><p></p><p>Ormankadı Mahallesi Muhtarı Mehmet Salih Kalınbacak da Ali Rıza Alan'ın başarısıyla gurur duyduklarını belirterek, üretimin artmasını temenni etti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Tarımda kadın gücü ekonomiye yatırıma dönüşüyor</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/tarimda-kadin-gucu-ekonomiye-yatirima-donusuyor-3942/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/tarimda-kadin-gucu-ekonomiye-yatirima-donusuyor-3942/</id>
<published><![CDATA[2026-04-21T02:01:52+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-21T02:01:52+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_FB3AF6-99CBC2-74A6F2-555C87-2EC9FE-200B6A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İyi tarım uygulamaları ve teknoloji destekli sürdürülebilir üretim modeliyle sektörde kurumsal dönüşüme öncülük eden Alarko Tarım Grubu, kuruluşunun üçüncü yılında “Tarımda Kadın Gücü” hareketi başlatıyor. 2023 yılından bu yana, Alarko Holding ve Habitat Derneği iş birliğiyle yürütülen Girişim Öncüleri Programı’na dahil olan Alarko Tarım, sürdürülebilirlik ve iyi tarım uygulamalarını odağına alarak sektöründe yenilikçilik yaratan kadın girişimcileri destekleyecek. “Tarımda Kadın Gücü” kategorisinde desteklenecek girişimler arasında; mikrobiyal gübre, yeni nesil tarım çözümleri, aromatik kozmetik, yerel ürünler ve bitki düzenleyici ürünler geliştiren kadın girişimcilerin şirketleri bulunuyor.</p><p></p><p>&nbsp;“İstihdamımızın %75’i kadınlardan oluşuyor”</p><p>Kadınların her alanda olduğu gibi tarımda da kritik bir rol üstlendiğini kaydeden Alarko Tarım Grubu V. Genel Müdürü Ümit Boran şu açıklamada bulundu: “Birleşmiş Milletlerin 2026 yılını ‘Kadın Çiftçiler Yılı’ ilan edilmesini önemsiyoruz. Alarko Tarım Grubu olarak sağladığımız istihdamın yaklaşık %75’i kadınlardan oluşuyor. Kadınların sektörümüzde yarattığı değere dikkat çekmek ve toplumsal kalkınmayı desteklemek üzere 2024 yılında Kadının Güçlenmesi Prensipleri’ni (WEPs) imza atarak ülkemizde WEPs imzacısı ilk tarım şirketi olduk. Bununla da yetinmeyerek bu yıl itibarıyla ‘Tarımda Kadın Gücü’ hareketi başlatıyoruz. Bu kapsamda, Alarko Holding tarafından üç yıldır başarıyla yürütülen Girişim Öncüleri Programı’na dahil olarak tarım sektörüne yenilikçi çözümler kazandıran 5 kadın girişimini desteklemekten mutluluk duyuyoruz.”</p><p></p><p>Toplumsal cinsiyet eşitliğiyle tarımsal verimlilikte %30 artış sağlanabilir</p><p>Kadınların üretimde, karar alma süreçlerinde ve girişimcilikte daha aktif olması, sürdürülebilir ve rekabetçi bir tarım modeli için kritik önemde olduğunu vurgulayan Ümit Boran açıklamasını şöyle sürdürdü: “Dünya Gıda ve Tarım Örgütü verileri, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması halinde 45 milyon kişinin gıda güvensizliğinden kurtulabileceğini ortaya koyuyor. Böyle bir iyileşmeyle, tarımsal verimlilikte de %30 oranında artış sağlanabilir. Bugün Türkiye’de yaklaşık 2,3 milyon kadın tarım sektöründe çalışıyor. Güvencesiz ve ücretsiz aile işçisi olarak çalışanların oluşturduğu önemli boyuttaki kayıt dışı istihdam göz ardı edilse dahi, bu rakam toplam tarım istihdamının yarısına denk geliyor. Alarko Tarım Grubu olarak tarımda dönüşümün yalnızca teknolojiyle değil, güçlü bir ekosistemle mümkün olduğuna inanıyoruz. ‘Tarımda kadın’ konusunu ise sosyal bir mesele olmanın ötesinde ekonomik aklın bir gereği olarak değerlendiriyoruz. Bu bakış açısıyla Alarko Tarım çatısı altında sektörde pek çok yenilikçi tarım uygulamasına imza atarken, bugüne dek aile işletmesi dışında çalışmamış olan kadınlara sigortalı ve güvenceli iş imkânı sunuyoruz.”</p><p></p><p>“Tarımda Kadın Gücü” kapsamında 5 girişime destek</p><p>Alarko Tarım Grubu, 2023 yılından bu yana Alarko Holding ve Habitat Derneği iş birliğinde hayata geçirilen ve şimdiye kadar 40 girişimci kadına hibe desteği sağlayan Girişim Öncüleri Programı’nın destekçileri arasında yerini aldı. Bu yıl Alarko Tarım’ın “Tarımda Kadın Gücü” kategorisinde destek sağlayacağı 5 girişim şu şekilde:&nbsp;</p><p></p><p>İlayda Gül Vardar – Rhodark</p><p>Kontrollü ve sürdürülebilir üretim sistemleri geliştirerek daha az su tüketimini ve kimyasalsız üretimi mümkün kılan yeni nesil tarım teknolojileri üzerinde çalışıyor.</p><p>Iraz Aktay – Cherry Mic.&nbsp;</p><p>Mikroorganizma temelli mikrobiyal gübre çözümleri geliştirerek toprağın doğal döngüsünü destekleyen ve verimliliği artıran sürdürülebilir uygulamalar sunuyor.</p><p>Büşra Özer – Microhobist&nbsp;</p><p>Biyoteknoloji tabanlı mikrobiyal biyostimülanlar geliştirerek kimyasal girdilere alternatif, verim artırıcı çözümler üretiyor.</p><p>Beyza Aydın – Natural Kapıdağ&nbsp;</p><p>Yerel ve doğal ürünleri katma değerli hale getirerek bölgesel üretimi ve kadın istihdamını destekleyen sürdürülebilir bir model yürütüyor.</p><p>Ayşegül Bolat – Karpaz Lavender</p><p>Lavanta bazlı gıda ve kozmetik ürünleriyle aromatik bitkileri yüksek katma değerli üretime dönüştürerek yerel kalkınmaya katkı sağlıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İklim değişikliğine karşı tarımda yerli ve ata tohumlar öne çıkıyor</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/iklim-degisikligine-karsi-tarimda-yerli-ve-ata-tohumlar-one-cikiyor-2878/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/iklim-degisikligine-karsi-tarimda-yerli-ve-ata-tohumlar-one-cikiyor-2878/</id>
<published><![CDATA[2026-04-20T17:02:45+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-20T17:02:45+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_B44CD6-6F9A80-E08FA3-0B3970-93D826-50AD54.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Fen Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Başkan Yardımcısı da olan Karav, "5. Uluslararası Gıda Kimyası Kongresi" için geldiği Antalya'da AA muhabirine, değişen iklim koşulları nedeniyle yerli genetik kaynakların korunması ve geliştirilmesine yönelik adımların öne çıktığını ifade etti.</p><p></p><p>Artan sıcaklık ve su stresinin ürünlerin yetişme koşullarını doğrudan etkilediğine dikkati çeken Karav, "Bir ürünün geliştirilmesi sırasındaki optimum değerlerin de değiştiğini görüyoruz. Bir bölgede bir ürünü yetiştirebilirken artık o bölge o ürün için optimum bir bölge olmaktan çıkabiliyor. Bu da farklı ürünlere yönelimi beraberinde getiriyor." dedi.</p><p></p><p>Karav, bu değişimin üreticileri daha dayanıklı türlere yönelttiğini, özellikle suya daha dirençli ürünlerin tercih edildiğini vurguladı.</p><p></p><p>- "Yerli tohum projeleri çok kıymetli"</p><p></p><p>İklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerine karşı yürütülen çalışmalara değinen Karav, Türkiye'nin sahip olduğu yerli ve ata tohum varlığının bu süreçte önemli potansiyel oluşturduğunu dile getirdi.</p><p></p><p>Geleceğin koşulları dikkate alınarak üretim planlaması yapılmasının önemine işaret eden Karav, "Özellikle yerli tohum ve ata tohum projelerimiz çok kıymetli. Bu alanda kendi teknolojimizle geleceği dikkate alarak ürünlerimizi yönlendirmemiz gerekiyor." diye konuştu.</p><p></p><p>Karav, Türkiye'nin tarım alanında geçmişten gelen önemli bir birikime sahip olduğunu, bu birikimin mevcut koşullarda daha da değer kazandığını ifade etti.</p><p></p><p>Bu çerçevede yürütülen önemli çalışmalar olduğunu aktaran Karav, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü ile üniversitelerin önemli araştırmalar gerçekleştirdiğini söyledi.</p><p></p><p>Karav, farklı destek mekanizmalarıyla yerli üreticinin ve tarım-gıda alanındaki çalışmaların güçlendirilmesinin önemini vurguladı.</p><p></p><p>- Üretimde dayanıklılık önceliği öne çıkıyor</p><p></p><p>İklim değişikliğiyle ürün tercihlerinde ve çeşitlilikte değişim yaşandığına dikkati çeken Karav, dayanıklılığın giderek daha belirleyici hale geldiğinin altını çizdi.</p><p></p><p>Karav, "Artık daha dirençli türlere yöneldiğimiz için daha sınırlı sayıda ürün seçeneği önümüzde. Bu nedenle lezzet artık birinci kriter olmaktan çıkıyor, dayanıklılık öne çıkıyor. Bu da bizim lezzeti artık eskiden bulduğumuz kadar bulamamamıza neden oluyor." dedi.</p><p></p><p>Protein kaynaklarının da değişmeye başladığını belirten Karav, bilim insanlarının artık alternatif protein kaynakları aramak zorunda olduğunu ifade etti.</p><p></p><p>Karav, üretim süreçlerinden elde edilen atıklardan protein izole edilerek gıda zincirine kazandırılması gerektiğini vurgulayarak, daha önce protein kaynağı olarak düşünülmeyen yosun kökenli ve farklı bitkisel proteinler üzerine bilim camiasında yoğun çalışmalar yürütüldüğünü, bunların klasik ürünlere entegrasyonuna yönelik araştırmaların sürdüğünü sözlerine ekledi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Karadenizli üreticiler fındıkta iyi verim için sahada</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/karadenizli-ureticiler-findikta-iyi-verim-icin-sahada-1251/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/karadenizli-ureticiler-findikta-iyi-verim-icin-sahada-1251/</id>
<published><![CDATA[2026-04-20T12:16:28+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-20T12:16:28+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7EEBEC-D2063E-1CD786-8204E1-E42E2F-DC4D78.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Trabzon, Ordu ve Giresun'daki üreticiler, fındık dallarının yeşermeye başladığı bugünlerde iyi bir sezon geçirmek için çalışıyor.</p><p></p><p>Fındık bahçelerindeki yabani otların temizliğine başlayan üreticiler, kozalak akarı ve kahverengi kokarca gibi zararlılarla da mücadele edecek.</p><p></p><p>Trabzon Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Eyyüp Ergan, AA muhabirine, her üründe olduğu gibi fındıkta da her ay yapılması gereken çalışmalar olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Üreticilerin bugünlerde bahçelerindeki yabani otları temizlediğini belirten Ergan, "Bundan sonra da fındığın zararlılarla mücadelesiyle, gübrelenmesiyle alakalı çalışmalar olacak. Biz bununla ilgili hem üreticilere hem de üyelerimize neler yapılması gerektiği konusunda tavsiyelerde bulunuyoruz." diye konuştu.</p><p></p><p>Ergan, süreklilik arz eden bu çalışmaların aksatılmasının ürünün verimini ve kalitesini etkilediğini dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p></p><p>"Kozalak akarı ile hem ilaçlı hem de mekanik dediğimiz şekilde elle toplama yapılmalı. Toplanan akarlar da mutlaka yakılarak yok edilmelidir. Kahverengi kokarcayla ilgili 2017'de TTB olarak mücadele yapılması gerektiğini ilk biz dile getirdik. Bunun için toplantılar, uyarılar yaptık. Bununla da yetinmeyerek köylere kadar giderek, üreticileri bilgilendirdik. Üreticilere örnek olsun diye zirai ilaçlar dağıttık."</p><p></p><p>- "Verim ve kaliteye öncelik veriyoruz"</p><p></p><p>Özellikle kokarca ile topyekün bir mücadele gerektiğine dikkati çeken Ergan, "Bu mücadelede üreticilerimizin de birlikte hareket etmesi, bahçesi yan yana olanların aynı duyarlılığı göstermesi lazım. Aksi takdirde bir bahçede yapılan ilaçlama ile kokarca yok edilmeye çalışırken, hemen yanındaki bahçede barınma ve üreme imkanı bulabilmektedir. Bu da yapılan mücadeleyi boşa çıkarmaktadır." dedi.</p><p></p><p>Ergan, Türkiye'de 750 bin hektarı aşkın fındık bahçesi olduğuna değinerek, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Ortalama 100 kilogram üretebilsek 750 bin ton eder. Geçen yılki rekoltenin 400 bin ton civarında olduğunu, bunun da dünya tüketimi için yeterli olmadığını bilirsek, üretimimizi mutlaka arttırmaz gerekiyor. Aksi takdirde üretimi arttıran diğer ülkeler, pazardaki payımızı azaltabileceklerdir. Onun için borsa olarak verim ve kaliteye öncelik veriyoruz. 'Daha çok çalışıp, daha çok üretip, daha çok satıp, hep birlikte daha çok kazanalım' diyoruz."</p><p></p><p>- "Kahverengi kokarcayla kimyasal mücadele devam edecek"</p><p></p><p>Ordulu fındık üreticileri de havaların ısınmasıyla bahçelerdeki yeni sezon hazırlıklarına başladı.</p><p></p><p>Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Arslan Soydan, Perşembe ilçesinde üreticilerin bakımlarına başladığı bahçeyi ziyaret etti.</p><p></p><p>Perşembe Ziraat Odası Başkanı da olan Soydan, Karadeniz Bölgesi'nde kışın ardından havaların ısınmaya başladığını ve fındıkta yaprakların açtığını söyledi.</p><p></p><p>Üreticilerin artık bahçede belli zamanlarda birçok işle uğraşacağını anlatan Soydan, kırılan dalların, sökülen ocakların temizleneceğini dile getirdi.</p><p></p><p>Aynı zamanda fındıkta dip temizliğinin de başladığını ifade eden Soydan, "Şu anda azotlu gübrenin birinci boyu sahil kesimlerde atıldı. İkinci boyları artık önümüzdeki günlerde atılacak. Hatta yüksek rakımlı yerlerde de birinci boy şu anda atılmaya başlandı. Üreticilerimizi aslında meşakkatli günler bekliyor. Tabii bu aylardan sonra artık ağustosa kadar bir bahçe temizliğiyle beraber fındığımızı toplamaya hazır vaziyette olmuş olacağız." dedi.</p><p></p><p>Kahverengi kokarcanın bölgede verdiği zarara değinen Soydan, şu değerlendirmede bulundu:</p><p></p><p>"2026 yılı için kışlak mücadelesinde tarım müdürlüklerimiz, ziraat odalarımız, alanlarda, kırsalda muhtarlarımızla beraber önemli bir çalışma yapıldı. Bugünlerden sonra kahverengi kokarca, havaların ısınmasıyla beraber belki kışlaklarda kalanlar alanlara dönecek. Ciddi mücadele yapılıyor. Kışlaklarda kalan ve alanlara dönecek kahverengi kokarcayla kimyasal mücadele devam edecek."</p><p></p><p>- Üreticilere "külleme hastalığı" uyarısı</p><p></p><p>Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü bünyesindeki Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürü Yusuf Bilgen de verim ve kalite için fındıkta hastalık ve zararlılarla mücadelenin aktif olarak yürütülmesi gerektiğini söyledi.</p><p></p><p>Bilgen, fındık tarım takvimine göre bu dönemde aktif olarak külleme hastalığıyla mücadelenin başlatılması gerektiğine işaret etti.</p><p></p><p>Enstitünün Bitki Sağlığı Bölümü Uzmanı Elif Kayakök de bahar döneminde fındık ağaçlarının yapraklarını açtığını hatırlattı.</p><p></p><p>Bu dönemde külleme hastalığının görülebileceğini dile getiren Kayakök, üreticilerin bu hastalığa karşı mücadeleye başlayabileceğini belirtti.</p><p></p><p>Kayakök, küllemenin öncelikle yaprak altında belirti verdiğini dile getirerek, "Daha sonra yaprağın üst yüzeyinde de kül serpilmiş gibi bir görüntü oluşuyor. Önceki dönemlerde külleme bu kadar sorun değildi üretici için ama 2013'ten beri zarar eşiği yüksek olan yeni bir külleme tipi mevcut. Bu nedenle üreticilerin zarar kaybı uğramama adına ilaçlamalarını düzenli olarak yapmalarını tavsiye ediyoruz." dedi.</p><p></p><p>Mayıs ayında da bahçelerde ot temizliğinin yapılması gerektiğini ifade eden Kayakök, yabancı otların küllemeye etkisinin yanı sıra zararlı böceklere de konaklama sağlayabildiğini kaydetti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Artan yağışlar nohutta rekolte beklentisini artırdı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/artan-yagislar-nohutta-rekolte-beklentisini-artirdi-2556/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/artan-yagislar-nohutta-rekolte-beklentisini-artirdi-2556/</id>
<published><![CDATA[2026-04-20T11:39:11+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-20T11:39:11+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_12DF49-A522D2-29003E-C9C019-9E2383-1B765F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ekilebilir tarım arazisi bakımından Türkiye'de 5'inci, yeşil mercimek, buğday, arpa ve şeker pancarı üretiminde ise ilk 10'da yer alan kentte, mevsimin yağışlı geçmesi çiftçileri nohut ekimine yöneltti.</p><p></p><p>Geçen yıl yaşanan kuraklık nedeniyle hububat ve baklagillerde rekoltede düşüş yaşayan çiftçiler, bu yıl yağışlarla birlikte yüksek verim bekliyor.</p><p></p><p>Çiftçilere destek veren İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri de Tarımsal Araştırma Enstitülerince geliştirilen ve tescillenen 12 çeşit yerli nohut tohumunun demonstrasyon (yeni bir tarım tekniğinin veya tohum çeşidinin çiftçilere uygulamalı olarak gösterilmesi) ekimini yaptı.</p><p></p><p>- "Yaklaşık 550 bin dekardan fazla arazide nohut üretimi planlanıyor"</p><p></p><p>İl Tarım ve Orman Müdürü Ömer Şentürk, AA muhabirine, kentin yemeklik baklagil üretiminde önemli bir yere sahip olduğunu, ülke genelinde yeşil mercimek üretiminde birinci, nohut üretiminde ise ikinci sırada bulunduğunu söyledi.</p><p></p><p>Kentte baklagil üretimini artırmaya yönelik çalışmaların sürdüğünü ifade eden Şentürk, geçen yıl 41 bin tondan fazla nohut üretimi gerçekleştirildiğini ve aynı yıl yaklaşık 13 bin üreticiye 283 milyon lira destek ödemesi yapıldığını anlattı.</p><p></p><p>Şentürk, nohut üreticisine dekar başına verilen desteğin 2026 yılında artırıldığını belirtti.</p><p></p><p>Kentte bakliyat ekimlerinin sürdüğünü dile getiren Şentürk, "İlimizde nohut ekimi başlamış ve devam etmektedir. Hem ülkemiz hem de ilimiz açısından önemli yer tutan nohut üretimi için il müdürlüğümüz tarafından bölgemiz ekolojik koşullarına uygun en verimli çeşitleri belirleme amacıyla sürekli demonstrasyon çalışmaları yapılmaktadır." dedi.</p><p></p><p>Ömer Şentürk, müdürlük olarak üreticilerin her aşamada yanında olduklarını ve ekimden hasada kadar sahada çiftçilerle birlikte çalıştıklarını aktardı.</p><p></p><p>Bu yıl yaklaşık 550 bin dekardan fazla arazide nohut üretiminin planlandığını, 60 bin tondan fazla da üretim beklendiğini vurgulayan Şentürk, "Yağışların iyi olması, barajlarımızın da geçen yıla göre üç kat daha fazla dolu olması, inşallah bol, bereketli ve ürünü bol bir yıl geçireceğimizin göstergesidir. Bütün üreticilerimiz için bol, bereketli bir yıl olması temennisinde bulunuyorum." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>- "Çiftçinin üretmesi lazım"</p><p></p><p>Merkeze bağlı Lök köyünde çiftçilik yapan Salih Yiğit de geçen yıl 80 dekar alanda nohut ekimi yaptıklarını, ancak kuraklık nedeniyle istedikleri verimi alamadıklarını dile getirdi.</p><p></p><p>Bu yıl nadasa bıraktıkları tarlalarda da ekim yaptıklarını belirten Yiğit, "Bu sene yağmurumuz bol gidiyor. Tarlalar nemli, güzel. İnşallah bu sene daha çok verim almayı düşünüyoruz. Normalde bu tarlada nadas olması lazımdı ama biz ikinci üretim yapmak istedik. Nohut ektik, daha güzel verim alacağımızı düşündük. Çiftçinin üretmesi lazım. Çiftçinin kendini geliştirmesi lazım. Yeni teknolojilere ayak uydurması lazım. Bu yıl Allah'ın izniyle inşallah bol ve bereketli bir yıl geçirmeyi diliyoruz." diye konuştu.</p><p></p><p>Çiftçi Bekir Özdemir ise nohut ekimine başladıklarını kaydetti.</p><p></p><p>Geçen yıl 50 dönüme nohut ektiklerini, bu sene biraz artırdıklarını anlatan Özdemir, "100 dönüm ekiyoruz. Hava şartları, iklim güzel gidiyor. İnşallah böyle devam eder. Nisan, mayıs ayında da inşallah yağışlar böyle giderse rekoltenin artmasını bekliyoruz." bilgisini paylaştı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Tarımsal girdi fiyatları aylık yüzde 3,1 arttı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/tarimsal-girdi-fiyatlari-aylik-yuzde-31-artti-190/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/tarimsal-girdi-fiyatlari-aylik-yuzde-31-artti-190/</id>
<published><![CDATA[2026-04-20T10:28:39+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-20T10:28:39+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1A843A-2D1C6E-81D580-C48018-711D07-C08236.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), şubat ayına ilişkin Tarım-GFE verilerini açıkladı.</p><p></p><p>Buna göre, endeks şubatta bir önceki aya kıyasla yüzde 3,1, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 7,08, Şubat 2025'e kıyasla yüzde 31,55 ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 32,64 yükseldi.</p><p></p><p>Ana gruplarda bir önceki aya göre tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 2,96, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 3,94 artış kaydedildi. Geçen yılın aynı ayına göre, tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 32,81, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 24,31 yükseliş görüldü.</p><p></p><p>- Alt gruplar</p><p></p><p>Yıllık Tarım-GFE'ye göre 6 alt grup daha düşük, 5 alt grup daha yüksek değişim gösterdi.</p><p></p><p>Şubatta yıllık bazda artışın az olduğu alt gruplar, yüzde 18,33 ile tarımsal ilaçlar, yüzde 21,11 ile enerji ve yağlayıcılar oldu. Yıllık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise yüzde 41,37 ile veteriner harcamaları, yüzde 37,7 ile hayvan yemi olarak kayıtlara geçti.</p><p></p><p>Aylık Tarım-GFE'ye göre 7 alt grup daha düşük ve 4 alt grup daha yüksek değişim sergiledi.</p><p></p><p>Şubatta bir önceki aya göre artışın düşük olduğu alt gruplar, yüzde 0,25 ile veteriner harcamaları, yüzde 0,97 ile bina bakım masrafları olarak kayıtlara geçti. Buna karşılık, aylık artışın yüksek olduğu alt gruplar, yüzde 4,31 ile malzemeler, yüzde 3,73 ile hayvan yemi olarak hesaplandı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Hasadı geciken Emiralem çileğinde verim arttı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/hasadi-geciken-emiralem-cileginde-verim-artti-7622/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/hasadi-geciken-emiralem-cileginde-verim-artti-7622/</id>
<published><![CDATA[2026-04-19T11:56:24+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-19T11:56:24+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_3BC9F3-E20372-CC76CB-A3FBAE-CB7275-8E4A24.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Lezzeti ve uzun raf ömrüyle iç pazarda yoğun talep gören Emiralem çileği, bölgedeki çok sayıda üretici için önemli gelir kaynakları arasında yer alıyor.</p><p></p><p>Bölgede örtü altı ve açık tarım alanlarında Sweet Charlie, Rubygem, Camarosa, Fortuna ve Monterey çeşitleri yetiştiriliyor. Üretimin büyük bölümü açık tarım alanlarında gerçekleştiriliyor.</p><p></p><p>Normal koşullarda nisan ayının ilk günlerinde başlayan açık tarım hasadı, bu yıl yoğun yağışlar ve serin havanın etkisiyle 15 güne yakın bir gecikmeyle başladı.</p><p></p><p>Sabahın erken saatlerinde tarlalara giren üreticiler, günün ilk ışıklarıyla hasada başlıyor.</p><p></p><p>Çilekler, zarar görmemesi için tek tek ve özenle toplanıyor.</p><p></p><p>Toplanan çilekler kasalara yerleştirildikten sonra satış için sebze ve meyve hallerine gönderiliyor. Bazı ürünler ise doğrudan pazarlara ve marketlere sevk ediliyor.</p><p></p><p>- "Verimli bir yıl geçiriyoruz"</p><p></p><p>İzmir Tarım ve Orman İl Müdürü Kahraman Akdoğan, AA muhabirine, Emiralem çileğinin görünümü, ince kabuklu olması ve dayanaklı olmasıyla ön plana çıktığını söyledi.</p><p></p><p>Hava şartlarının çilek üretiminde farklılıklara neden olduğunu ifade eden Akdoğan, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Sıcaklıklar normalin altında seyretti ve 15 güne kadar gecikme oldu. Hasat nisan ortalarına kaydı. Ama rekolte yönüyle hiçbir eksikliğimiz olmadı. Hatta geçen yıllara göre üretimimiz arttı. O yüzden verimli bir yıl geçiriyoruz. Sadece bir süreç olarak biraz gecikmelerimiz yaşandı. Yağışlar ve şu anda bile nisan ortalarına geldik ve havalar tam bir ısıyı yakalamadı. İzmir bölgesinde 4 bin 700 dekara yakın bir üretim alanımız var ve 16 bin ton ürün alınıyor. En önemli üretim yeri de Emiralem bölgesi ve buradan 7 bin ton ürün alıyoruz. İzmir'deki üretimin yüzde 43'ünü buradan alıyoruz. "</p><p></p><p>Akdoğan, bölgede 220 üreticinin bulunduğunu, çilekten 500 milyon lira üzerinde bir gelir elde edildiğini dile getirdi.</p><p></p><p>Çilek üreticisi Yüksel Özçelik ise hasadın 15 gün geciktiğini fakat yağışlar sayesinde verimi artırdığını anlattı.</p><p></p><p>Ailece çilek ürettiklerini anlatan Özçelik, "Diğer sebze ve meyvelerden çilek üretimi daha kazandırıyor. Zamanında toplayıp satabiliyoruz. Hale götürüp satıyoruz. Alıcısı var. Çileğimizi satmak ve pazarlamak için yer ihtiyacımız yok. Bugünlerde kilosunu 100 lira, 120 lira civarında satıyoruz. Bizi kurtarıyor. Bu yıl verim güzel." diye konuştu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">4 bin 300 küçükbaş hayvan dağıtımıyla başlayan proje "büyük sürülere" dönüştü</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/4-bin-300-kucukbas-hayvan-dagitimiyla-baslayan-proje-buyuk-surulere-donustu-9525/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/4-bin-300-kucukbas-hayvan-dagitimiyla-baslayan-proje-buyuk-surulere-donustu-9525/</id>
<published><![CDATA[2026-04-19T11:54:26+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-19T11:54:26+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1F8073-8014B0-323C4B-CE2470-FC15F3-8755E0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Büyükşehir Belediyesi, 5 yıl önce başlattığı "Koyunlar Artıyor, Meralar Şenleniyor Projesi" kapsamında 200'ün üzerindeki üreticiye 4 bin 300 küçükbaş hayvan dağıttı.</p><p></p><p>Dağıtımdan iki yıl sonra başlayan ve her yıl 5'er koyunun üreticiden alınarak başka yetiştiricilere dağıtıldığı sistemle çok sayıda üretici sürü sahibi oldu, bazı yetiştiriciler de sürüsündeki hayvan sayısını artırdı.</p><p></p><p>Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, AA muhabirine, Kayseri'nin yüzölçümünün yaklaşık yüzde 40'ının mera olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Büyükkılıç, Kayseri'nin ticaret ve sanayi şehri olarak anıldığını ancak bunun yanında tarım ve hayvancılık açısından da iyi bir noktada olduklarını vurgulayarak, "Gerek Tarım ve Orman Bakanlığı gerekse Büyükşehir Belediyesinin projeleriyle tarım ve hayvancılık önemli geçim kaynaklarından biri haline geldi. Tohum dağıtımı, tarım ekipmanı desteği, su parası desteği gibi birçok projeyle üreticiye desteğimiz devam ediyor." diye konuştu.</p><p></p><p>- "Bunlardan herhangi bir ücret talep etmedik"</p><p></p><p>Meraları şenlendirmek adına bu projeyi hayata geçirdiklerini belirten Büyükkılıç, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"16 ilçede kurayla belirlenen üreticilere 20'şer küçükbaş dağıttık. Bunlardan herhangi bir ücret talep etmedik. Tek şartımız olan ikinci yıldan itibaren her yıl 5'er hayvanı onlardan alıp başka üreticilere verdik. Bu projeyle 150 bin küçükbaş hayvana ulaştık. Koyun bereket demektir. Üreticilerin su sorunu varsa onları hallediyoruz. Gerekirse güneş panelleriyle su sorununu çözüyoruz ve su parasının da yarısını biz ödüyoruz. Kayseri nüfusunun yüzde 80'i merkezde yaşıyor. Bu belediyecilik anlamında bizim işimizi kolaylaştırıyor gibi görünebilir ancak biz üreten bir şehir olmak istiyoruz. O yüzden de kırsalda üretimi artırabilmek adına birçok proje hayata geçirdik."</p><p></p><p>- "Çok memnunum"</p><p></p><p>Proje kapsamında 4 yıl önce 20 küçükbaş hayvan alan üretici Suat Kumpınar da mevcutta sürüsü olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Buradan aldığı 20 küçükbaş hayvanı da sürüsüne kattığını dile getiren Kumpınar, "4 yıl önce aldığım 20 küçükbaş hayvan şu anda 65'e ulaştı. İkinci yıldan itibaren her yıl 5'er küçükbaşı başka üreticilere ulaştırılmak üzere Büyükşehir Belediyesine iade ettik. Hayvanlar çok sağlıklı geldi, iyi de kuzular aldık. Ben çok memnunum. İnşallah bu artarak devam eder. Küçükbaş hayvan işi ilgilenildiği ve sevgi gösterildiği zaman ekmek yediren bir iştir. Bu bir sevda işi. Aşkla yapılan bir iş." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Üretici Mesut Demirtaş ise projenin üretici ve ülke ekonomisi açısından pozitif katkı sunduğunu kaydetti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Tarlalar üniversite kampüsüne taşındı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/tarlalar-universite-kampusune-tasindi-4093/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/tarlalar-universite-kampusune-tasindi-4093/</id>
<published><![CDATA[2026-04-19T11:17:42+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-19T11:17:42+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A211E0-4EC33D-7683DF-DED9E6-AD822B-D79638.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Hakan ÖZBAY</p><p></p><p>Küresel iklim değişikliği, azalan tarım arazileri ve su stresi gibi faktörler, tarım teknolojilerindeki (AgTech) arayışları hızlandırıyor. İGSAŞ, dikey tarım uygulamalarındaki ilk adımını, Tarım ve Orman Bakanlığı öncülüğünde Kağıthane'de yerin 30 metre altındaki bir kapalı otoparkta kurulan “İstanbul Kapalı Dikey Tarım Uygulama ve Ar-Ge Merkezi”ne çözüm ortağı olarak atmıştı. Dünyanın en derin ikinci tarımsal üretim tesisi olan ve yoğun ilgi gören bu merkezin ardından şirket, rotasını Z kuşağına çevirerek Dikey Tarım Konteyneri projesini hayata geçirdi.</p><p>Tarım nüfusunun giderek yaşlandığına dikkat çeken İGSAŞ Genel Müdürü İlkay Ünal, Z kuşağını bu alana çekmenin sektörel bir zorunluluk olduğunu ifade etti. Ünal, "Tarım sektöründe yaşanan demografik dönüşüm ve yaşlanan üretici profili dikkate alındığında, Z kuşağını tarım teknolojileriyle buluşturmak artık bir tercih değil, sektörün sürdürülebilirliği açısından stratejik bir gereklilik. Bu nedenle Dikey Tarım Konteyneri projesini yalnızca bir teknoloji yatırımı olarak değil, aynı zamanda geleceğin tarım profesyonellerini yetiştirmeye yönelik bir yetenek geliştirme platformu olarak konumlandırıyoruz" dedi.</p><p>Bu yaklaşım doğrultusunda konteyner projesinin ilk üniversite uygulaması Yeditepe Üniversitesi Kayışdağı kampüsünde kuruldu. Kontrollü ortamda üretim, topraksız tarım teknikleri ve otomasyon süreçlerini barındıran bu konteynerde, yıl boyunca 100’den fazla öğrencinin teknolojilerle doğrudan temas etmesi hedefleniyor. Gençlerden alınan ilk geri bildirimlerin son derece yüksek bir ilgiye işaret ettiğini belirten Ünal, projeyi önümüzdeki dönemde başka üniversitelere de taşıyacaklarını dile getirdi.</p><p>30 METREKAREDE 7 BİN METREKARELİK ÜRETİM KAPASİTESİ</p><p>Dikey Tarım Konteyneri'nin yatırım geri dönüşü ve işletme maliyetleri hakkında da bilgiler paylaşan Ünal, sistemin sağladığı verimliliğin altını çizdi:</p><p>"Geleneksel üretimde ortalama 2.500 kök seviyesinde kalan kapasite, İGSAŞ Dikey Tarım Konteyneri ile 10 bin köke kadar ulaşıyor. Bu özelliğiyle yalnızca 30 metrekarelik bir alanda, geleneksel tarımda yaklaşık 7.000 metrekarelik bir tarlanın üretim kapasitesine ulaşılabiliyor. Öte yandan hidroponik sistem sayesinde su ve besin kullanımı son derece kontrollü biçimde yönetiliyor. Yüzde 90 su tasarrufu ve pestisitsiz üretim modeli hem girdi maliyetlerini aşağı çekerken hem de daha öngörülebilir ve stabil bir üretim ekonomisi yaratıyor."</p><p>Konteyner içi üretim süreçlerinin tamamen veri odaklı yönetildiğini belirten Ünal, sistemin teknolojik altyapısını şu sözlerle açıkladı: "Konteyner altyapısında IoT tabanlı bir yönetim sistemi bulunuyor. Bu sistem sayesinde sıcaklık, nem, CO₂, pH, elektriksel iletkenlik (EC) ve ışık yoğunluğu gibi kritik çevresel ve besin parametreleri gerçek zamanlı izlenip kayıt altına alınabiliyor. Bu yapı sayesinde konteyner, yalnızca kontrollü üretim yapan bir sistem olmanın ötesine geçerek; veriyi sürekli toplayan, analiz eden ve üretim kararlarını bu veriler üzerinden optimize eden bir 'data-driven agriculture' (veri odaklı tarım) platformuna dönüşüyor."</p><p>Topraksız dikey tarımın, şirketlerinin ana iş modeline bir alternatif olmadığını vurgulayan Ünal, "Bu projeyi bir alternatif ya da ikame olarak görmüyoruz. Dikey tarım, seracılık ve geleneksel üretim aynı sistem içinde farklı ihtiyaçlara yanıt veren, birbirini dengeleyen ve güçlendiren yapılar. Yaklaşımımız, bu modelleri birbirinin yerine geçen çözümler olarak değil, entegre bir üretim yapısının tamamlayıcı unsurları olarak ele almak üzerine kurulu" ifadelerini kullandı.</p><p>GIDA ENFLASYONUNA KARŞI FİYAT İSTİKRARI</p><p>Gıda enflasyonu ve tedarik zinciri maliyetleri noktasında da konteyner modelinin avantajlarına değinen Ünal, "Kapalı ve iklimden bağımsız üretim modeli sayesinde yıl boyunca kesintisiz ve öngörülebilir üretim yapılabilmesi, üretimdeki dalgalanmaları azaltarak fiyat istikrarına katkı sağlayabilecek bir zemin oluşturuyor. Aynı zamanda üretimin şehir içinde veya tüketim noktalarına yakın alanlarda gerçekleştirilebilmesi, lojistik maliyetlerini ve nakliye kaynaklı kayıpları minimize ediyor" değerlendirmesinde bulundu.</p><p>STRATEJİK BİR BEKA MESELESİ</p><p>Dikey tarım uygulamalarının Türkiye için önemini makro bir boyutta ele alan Ünal, konuyu şu ifadelerle özetledi: "İklim ve su stresi artık kapıda değil, soframızın tam ortasında. Bütün bunlar göz önüne alındığında dikey tarımı sadece prestijli bir Ar-Ge faaliyeti olarak görmek büyük bir hata olur. Bizim için bu proje geleceğin gıda arz güvenliğini teminat altına alan bir stratejik beka meselesidir."</p><p>İGSAŞ'ın ticari bir gelir beklentisiyle bu adımları atmadığını belirten Ünal, yürütülen konteyner projelerinde herhangi bir kâr amacı güdülmediğini ve çalışmaların tamamen sektörün gelişimine katkı sunmak amacıyla sosyal sorumluluk kapsamında gerçekleştirildiğini sözlerine ekledi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Hatay'da turfanda soğan hasadına başlandı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/hatayda-turfanda-sogan-hasadina-baslandi-7565/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/hatayda-turfanda-sogan-hasadina-baslandi-7565/</id>
<published><![CDATA[2026-04-17T15:27:40+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-17T15:27:40+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_5A532A-3FB3DD-148E27-BCB55D-52216E-17EA24.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Verimli topraklarında yıl içerisinde birden fazla ürünün yetiştirildiği Amik Ovası'nda, turfanda soğan hasadına başlandı.</p><p></p><p>Reyhanlı Ziraat Odası Başkanı Şemsettin Cünedioğlu, AA muhabirine, turfanda soğandan bu yıl 122 bin tonun üzerinde rekolte beklediklerini söyledi.</p><p></p><p>Şu an için hasatta sıkıntı yaşanmadığını belirten Cünedioğlu, verimin de iyi olduğunu ifade etti.</p><p></p><p>Soğan Üreticileri ve Tedarikçileri Derneği Başkanı Reşit Kaya da hasadın yaklaşık 45 gün süreceğini kaydetti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Manisa'da 2026 yılının ilk kiraz hasadı yapıldı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/manisada-2026-yilinin-ilk-kiraz-hasadi-yapildi-2474/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/manisada-2026-yilinin-ilk-kiraz-hasadi-yapildi-2474/</id>
<published><![CDATA[2026-04-17T15:16:09+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-17T15:16:09+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_723DE7-D755A2-8BA0F4-6A5EAE-23F0F9-06CCC1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kirazın en erken yetiştiği bölge olarak bilinen Şehzadeler ilçesinde hasat başladı.</p><p></p><p>Sancaklıbozköy Mahallesi'nde bahçelerindeki olgunlaşan "cristobalina" cinsi kirazları hasat eden üreticiler, yaklaşık 50 kilogram ürünü alım merkezine götürdü.</p><p></p><p>Sezonun ilk ürünü olması dolayısıyla alım merkezinde sembolik açık artırma programı düzenlendi.</p><p></p><p>Üretici Yusuf Bakar tarafından getirilen kiraz, kilogramı 6 bin liradan tüccar Mesut Altıok tarafından satın alındı.</p><p></p><p>İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı Serdar Mersinli, gazetecilere yaptığı açıklamada, 2026 yılının ilk kiraz hasadının gerçekleştirildiğini belirterek, bereketli sezon temennisinde bulundu.</p><p></p><p>İlçede meyveciliğin yaygın olduğunu vurgulayan Mersinli, kiraz ve kayısı üretiminin öne çıktığını söyledi.</p><p></p><p>Mersinli, "Geçen yıl zirai don nedeniyle rekolte kaybı yaşadık. Bu yıl ise verimin yüksek, kayıpsız bir sezon olmasını bekliyoruz. Şu anda süreç olumlu ilerliyor. Ürünlerimizi ağırlıklı olarak Avrupa'ya ihraç ediyoruz." dedi.</p><p></p><p>Bakar da ürünün kalitesinden memnun olduğunu ve yüksek rekolte beklediğini dile getirdi.</p><p></p><p>Tüccar Mesut Altıok da yılın ilk kirazını satın almaktan mutluluk duyduğunu söyledi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kadın çalışanlar en çok fındık ihracatına katkı sağladı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/kadin-calisanlar-en-cok-findik-ihracatina-katki-sagladi-7673/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/kadin-calisanlar-en-cok-findik-ihracatina-katki-sagladi-7673/</id>
<published><![CDATA[2026-04-17T15:07:04+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-17T15:07:04+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F8CB17-C89961-D51669-D51A1E-5FE869-D2EBE5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ticaret Bakanlığınca bir süre önce "Kadınların İhracattaki Rolü ve Katkısının Analizi" çalışması yayımlandı.</p><p></p><p>Çalışmada, 2025 yılında kadınların katkı sağladığı ihracatın toplam ihracat içindeki payının yüzde 59,6 ile en yüksek olduğu il Giresun, yüzde 40,59 ile Ordu'da yedinci sırada yer aldı.</p><p></p><p>Kadınların her iki şehirde de sağladığı bu önemli katkı, fındık sektöründe gerçekleşti.</p><p></p><p>Bölgenin en önemli ekonomik gelir kaynaklarından fındığın bahçedeki yolculuğundan hasadına ve işlenmesine kadar olan süreçte Giresun ve Ordulu kadınlar emek veriyor. Sektörde çalışanların büyük kısmı uzun yıllardır kadınlardan oluşuyor.</p><p></p><p>Bu durum her iki ilde de kadın çalışanların ihracata önemli katkı vermesini sağlıyor. Giresun'da geçen yıl yaklaşık 1 milyar dolarlık ihracat yapılırken kadınların bu rakama katkısı 598,4 milyon dolar olarak hesaplandı.</p><p></p><p>Ordu'da ise 2025'te 707 milyon 887 bin dolar olarak gerçekleşen ihracat rakamında kadınların katkısı yaklaşık 287 milyon 314 bin dolar oldu.</p><p></p><p>- "İhracatımız her geçen yıl büyümekte"</p><p></p><p>Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, AA muhabirine, fındık ve tekstil sektöründe kadın çalışanların yoğunluk gösterdiğini söyledi.</p><p></p><p>Kentte ihracatın yüzde 90'ının fındık ve diğer gıda ürünlerini, yüzde 5'inin tekstilden, kalan kısmının ise makine ekipmandan oluştuğunu belirten Çakırmelikoğlu, "Fındık ve tekstil grubunda ihracatta ağırlıklı istihdam oluşmakta. İlimiz ihracatta 81 ilde 33. sırada yer alıyor. Bu da gösteriyor ki ihracatımız her geçen yıl büyümekte." dedi.</p><p></p><p>Çakırmelikoğlu, özellikle fındık sektöründe kadın çalışan sayısının fazla olduğunu, tekstil alanında da kadın istihdamına önemli katkı verildiğini aktardı.</p><p></p><p>- "Emeğin yoğun kısmını, bütün yükünü kadınlar çekiyor"</p><p></p><p>Ordu Ticaret ve Sanayi Odası (OTSO) Başkanı Adil Levent Karlıbel ise fındığın merkezi olan Ordu'da özellikle kırma ve işleme tesislerinde kadınların çalıştığını söyledi.</p><p></p><p>Kadınların gücünü yıllardır hissettiklerine işaret eden Karlıbel, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p></p><p>"Fındığın harmanında, toplanmasında ve işlenmesinde onların çok emeği var. Fındık ihracat ürünü. Buradaki emeğin yoğun kısmını, bütün yükünü kadınlar çekiyor. Bir de aile şirketlerimizde artık ikinci, üçüncü kuşak devreye giriyor. Orada da kadınlar yer alıyor. Eğitimlerini tamamladıktan sonra aile şirketlerinde görev alıyorlar. Bunlar bizim için son derece sevindirici."</p><p></p><p>Karlıbel, oda bünyesinde de birçok komitede kadınların yer aldığına işaret ederek "Köylerimizde bahçe işlerinde, hayvancılıkta hep kadınlar yer alıyor. Karadeniz göç veren, gurbetçileri olan bir bölge. Eşler il dışında çalışırken ailenin bütün yükünü, özellikle tarım alanlarında ve köylerde kadınlar çekiyor. O yüzden başımızın tacı onlar. Bu da bizim için güzel bir gösterge oldu. İnşallah sektör gelişecek, onların sayısı artacak ve birçok dalda da farklı farklı görevler alacaklar." diye konuştu.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Siirt'te yağışlar fıstık üreticilerinin verim beklentisini artırdı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/siirtte-yagislar-fistik-ureticilerinin-verim-beklentisini-artirdi-6082/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/siirtte-yagislar-fistik-ureticilerinin-verim-beklentisini-artirdi-6082/</id>
<published><![CDATA[2026-04-17T15:05:27+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-17T15:05:27+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7090F2-102E48-5162C2-D420FB-9CCFBD-063AF3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Devlet desteğiyle gerçekleştirilen projelerle üretimi artırılan Siirt fıstığı, yaklaşık 14 bin çiftçi tarafından 400 bin dekar alanda yetiştiriliyor.</p><p></p><p>Özellikle kış ve ilkbahar aylarında aralıksız devam eden yağışlar, hem hububat ekili alanlarda hem de fıstık bahçelerinde önemli bir canlanma sağladı.</p><p></p><p>Budama ve gübreleme çalışmalarının yapıldığı fıstık bahçelerinde "yok yılı"na rağmen düzenli yağışlar dolayısıyla üreticiler, kuraklık ve verim kaybı beklemiyor.</p><p></p><p>- "Siirt geneli fıstığa yetecek kadar yağış aldık"</p><p></p><p>Siirt Fıstık Üreticileri Birliği Başkanı Şuayip Aslan, AA muhabirine, geçen yıl yaşanan kuraklığın ardından etkili olan yağışlarla sezonun bereketli geçeceğine inandıklarını söyledi.</p><p></p><p>Yılın en düzenli yağışlarına tanık olduklarını belirten Aslan, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Bu yıl şimdiye kadar çok güzel geçiyor. Bu yıl son 20 yılın en güzel yağışını gördük. Fıstık yağmura doydu. İnşallah 'yok yılı' olmasına rağmen bu sene çok güzel bir verim beklentimiz var. Şimdiye kadar havalar, iklim şartları çok güzel geçiyor. İnşallah bundan sonra da umudumuz var, doğal afetler olmazsa güzel bir yıl geçecek. Siirt geneli fıstığa yetecek kadar yağış aldık."</p><p></p><p>Üreticilere gübreleme konusunda çağrıda bulunan Aslan, yağışlar sebebiyle gübreleme çalışmalarını erteleyen çiftçilerden bu ayda gübreleme yapmalarını istedi.</p><p></p><p>Aslan, son yılların en yağışlı günlerinin yaşandığını dile getirerek, "Azotlu gübrenin toprağa serilmesi ve üzerine yağmurun yağması çok faydalı olacak. İlimiz geneli havalar yağışlı görünüyor. Eğer üreticilerimiz bugünlerde yüzeysel toprağa gübresini atarsa faydasını görecek. Bu yıl çiftçi iyi bir gübreleme, iyi bir ilaçlama yaparsa çok iyi bir rekolte alacağına inanıyoruz. Onun için çiftçilerimizi uyarıyoruz, mutlaka bakımlarını gereken periyotta yapsınlar." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>- "Bu sene bu yağmurlarla kaliteli ve bol ürün bekliyoruz"</p><p></p><p>Siirt Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Günbat da son yıllarda bölgede kısmi kuraklık yaşandığını, bu yıl yağışların düzenli şekilde devam ettiğini söyledi.</p><p></p><p>Geçen yıl bölgede kısmi de olursa kuraklık yaşadıklarını anımsatan Günbat, çiftçilerin temsilcileri olarak tarlaları gezdiklerini söyledi.</p><p></p><p>Günbat, şunları dile getirdi:</p><p></p><p>"Bu ana kadar tüm ekinlerimiz çok iyi durumda. Üreticilerimiz, verimli bir yıl geçiriyor. Son 20 yılın en düzenli yağışlarını alıyoruz. Yağışlar, sadece lokal değil bölge geneli sürüyor. Geçen sene kuraklık olduğu için fıstıkta çok kaliteli ürün elde edememiştik ama bu sene bu yağmurlarla kaliteli ve bol bir ürün bekliyoruz."</p><p></p><p>- "Yağışlar, bütün ağaçlara fayda sağlıyor"</p><p></p><p>Merkeze bağlı Akyamaç köyünde 25 yıllık fıstık üreticisi Şaban Kaçar da toprağın bu yıl yağışa doyduğunu söyledi.</p><p></p><p>Bu dönemde bağlarda temizlik, budama ve ilaçlama çalışmaları yürüttüklerini anlatan Kaçar, "Çok şükür bu yıl verim var. Son 20 yıla yakındır bu kadar bereketli yağış görmedik. İnşallah bu sene verim de fazla olur. Bu aylar budama için önemli. Çiçeklenme başlamadan budama yapılması gerekiyor. Geçen sene kuraklık vardı. Fıstık ağaçlarının bir kısmı kurudu, yandı ama bu sene havalar çok yağışlı geçiyor. Yağışlar, bütün ağaçlara fayda sağlıyor." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Çiftçi Abdulbasit Kaçar da yağışlardan dolayı kuraklık endişelerinin kalmadığını, bu yılın bereketli geçmesini beklediklerini anlattı.</p><p></p><p>Kaçar, "Hem fıstık hem buğday için umutluyuz. Yağmur, su kaynakları ve tarım için çok iyi oldu. Şu anda bağlarda temizlik işleri bitmek üzere. Daha sonra çapalama ve gübrelemeye geçeceğiz. Genel olarak bu yıl fıstık üretimi açısından güzel bir sezon bekliyoruz. Eğer olumsuz hava koşulları olmazsa verimin yüksek olacağını düşünüyoruz." dedi.</p><p></p><p>Meyve ağaçlarının bir yıl meyve verip ertesi yıl vermemesi ya da çok az vermesi, halk arasında "var yılı" ve "yok yılı" olarak adlandırılıyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Mersin'de açık alanda yetiştirilen erikte hasat mesaisi başladı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/mersinde-acik-alanda-yetistirilen-erikte-hasat-mesaisi-basladi-8564/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/mersinde-acik-alanda-yetistirilen-erikte-hasat-mesaisi-basladi-8564/</id>
<published><![CDATA[2026-04-16T12:25:46+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-16T12:25:46+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6BAAE4-420BB2-4C1458-ECA650-70070D-63369C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Çiftçilerin mart ayında seralardaki eriklerini topladığı ilçede hasat mesaisi meyvelerin olgunlaştığı bahçelere taşındı.</p><p></p><p>Göksu Vadisi'ndeki Keben Mahallesi başta olmak üzere Sabak, Bükdeğirmeni, Karakaya, Karahacılı, Evkafçiftliği, Kargıcak, İmambekirli, Ortaören, Kabasakallı, Atayurt, Atakent ve Taşucu mahallelerinde açık alanda yetiştirilen erikler tarım işçilerince hasat edildi.</p><p></p><p>Boylarına göre ayrıldıktan sonra paketlenen ürünler, yurt içi ve dışındaki pazarlara ulaştırılıyor.</p><p></p><p>İlçe genelindeki 6 bin 500 dönüm açık alanda ve 800 dönüm serada yetiştirilen erikte 8 bin 500 ton rekolte bekleniyor.</p><p></p><p>Üreticilerden Ali Bezgin, gazetecilere, serasındaki hasattan 15 ton ürün elde ettiğini söyledi.</p><p></p><p>Bahçesindeki hasattan da umutlu olduğunu dile getiren Bezgin, "Açık alanda da 15 ton civarı rekolte bekliyorum. Hasat edilen eriklerimizin kilogramını ebadına göre 200 ila 800 lira arasında satıyoruz. Havaların iyileşmesiyle erikler büyümeye başladı. Hasattan memnunuz." dedi.</p><p></p><p>Keben Mahallesi'nin muhtarı ve erik üreticisi Murat Temur da "Ürünlerin yaklaşık yüzde 40'ı Avrupa ve Arap ülkelerine ihraç ediliyor, yüzde 60'lık kısmı da iç piyasada tüketiliyor. Tüm üreticilerimize bol kazançlı sezon diliyorum." ifadesini kullandı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Alarko Tarım, "Tarımda Kadın Gücü" hareketini başlattı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/alarko-tarim-tarimda-kadin-gucu-hareketini-baslatti-892/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/alarko-tarim-tarimda-kadin-gucu-hareketini-baslatti-892/</id>
<published><![CDATA[2026-04-16T08:33:38+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-16T08:33:38+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_19CEE6-E7E8EF-7E010C-9288FA-5D2C9B-78B096.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İyi tarım uygulamaları ve teknoloji destekli sürdürülebilir üretim modeliyle sektörde kurumsal dönüşüme öncülük eden Alarko Tarım Grubu, kuruluşunun üçüncü yılında “Tarımda Kadın Gücü” hareketi başlatıyor. 2023 yılından bu yana, Alarko Holding ve Habitat Derneği iş birliğiyle yürütülen Girişim Öncüleri Programı’na dahil olan Alarko Tarım, sürdürülebilirlik ve iyi tarım uygulamalarını odağına alarak sektöründe yenilikçilik yaratan kadın girişimcileri destekleyecek. “Tarımda Kadın Gücü” kategorisinde desteklenecek girişimler arasında; mikrobiyal gübre, yeni nesil tarım çözümleri, aromatik kozmetik, yerel ürünler ve bitki düzenleyici ürünler geliştiren kadın girişimcilerin şirketleri bulunuyor.</p><p></p><p>&nbsp;“İstihdamımızın %75’i kadınlardan oluşuyor”</p><p>Kadınların her alanda olduğu gibi tarımda da kritik bir rol üstlendiğini kaydeden Alarko Tarım Grubu V. Genel Müdürü Ümit Boran şu açıklamada bulundu: “Birleşmiş Milletlerin 2026 yılını ‘Kadın Çiftçiler Yılı’ ilan edilmesini önemsiyoruz. Alarko Tarım Grubu olarak sağladığımız istihdamın yaklaşık %75’i kadınlardan oluşuyor. Kadınların sektörümüzde yarattığı değere dikkat çekmek ve toplumsal kalkınmayı desteklemek üzere 2024 yılında Kadının Güçlenmesi Prensipleri’ni (WEPs) imza atarak ülkemizde WEPs imzacısı ilk tarım şirketi olduk. Bununla da yetinmeyerek bu yıl itibarıyla ‘Tarımda Kadın Gücü’ hareketi başlatıyoruz. Bu kapsamda, Alarko Holding tarafından üç yıldır başarıyla yürütülen Girişim Öncüleri Programı’na dahil olarak tarım sektörüne yenilikçi çözümler kazandıran 5 kadın girişimini desteklemekten mutluluk duyuyoruz.”</p><p></p><p>Toplumsal cinsiyet eşitliğiyle tarımsal verimlilikte %30 artış sağlanabilir</p><p>Kadınların üretimde, karar alma süreçlerinde ve girişimcilikte daha aktif olması, sürdürülebilir ve rekabetçi bir tarım modeli için kritik önemde olduğunu vurgulayan Ümit Boran açıklamasını şöyle sürdürdü: “Dünya Gıda ve Tarım Örgütü verileri, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması halinde 45 milyon kişinin gıda güvensizliğinden kurtulabileceğini ortaya koyuyor. Böyle bir iyileşmeyle, tarımsal verimlilikte de %30 oranında artış sağlanabilir. Bugün Türkiye’de yaklaşık 2,3 milyon kadın tarım sektöründe çalışıyor. Güvencesiz ve ücretsiz aile işçisi olarak çalışanların oluşturduğu önemli boyuttaki kayıt dışı istihdam göz ardı edilse dahi, bu rakam toplam tarım istihdamının yarısına denk geliyor. Alarko Tarım Grubu olarak tarımda dönüşümün yalnızca teknolojiyle değil, güçlü bir ekosistemle mümkün olduğuna inanıyoruz. ‘Tarımda kadın’ konusunu ise sosyal bir mesele olmanın ötesinde ekonomik aklın bir gereği olarak değerlendiriyoruz. Bu bakış açısıyla Alarko Tarım çatısı altında sektörde pek çok yenilikçi tarım uygulamasına imza atarken, bugüne dek aile işletmesi dışında çalışmamış olan kadınlara sigortalı ve güvenceli iş imkânı sunuyoruz.”</p><p></p><p>“Tarımda Kadın Gücü” kapsamında 5 girişime destek</p><p>Alarko Tarım Grubu, 2023 yılından bu yana Alarko Holding ve Habitat Derneği iş birliğinde hayata geçirilen ve şimdiye kadar 40 girişimci kadına hibe desteği sağlayan Girişim Öncüleri Programı’nın destekçileri arasında yerini aldı. Bu yıl Alarko Tarım’ın “Tarımda Kadın Gücü” kategorisinde destek sağlayacağı 5 girişim şu şekilde:&nbsp;</p><p></p><p>İlayda Gül Vardar – Rhodark</p><p>Kontrollü ve sürdürülebilir üretim sistemleri geliştirerek daha az su tüketimini ve kimyasalsız üretimi mümkün kılan yeni nesil tarım teknolojileri üzerinde çalışıyor.</p><p>Iraz Aktay – Cherry Mic.&nbsp;</p><p>Mikroorganizma temelli mikrobiyal gübre çözümleri geliştirerek toprağın doğal döngüsünü destekleyen ve verimliliği artıran sürdürülebilir uygulamalar sunuyor.</p><p>Büşra Özer – Microhobist&nbsp;</p><p>Biyoteknoloji tabanlı mikrobiyal biyostimülanlar geliştirerek kimyasal girdilere alternatif, verim artırıcı çözümler üretiyor.</p><p>Beyza Aydın – Natural Kapıdağ&nbsp;</p><p>Yerel ve doğal ürünleri katma değerli hale getirerek bölgesel üretimi ve kadın istihdamını destekleyen sürdürülebilir bir model yürütüyor.</p><p>Ayşegül Bolat – Karpaz Lavender</p><p>Lavanta bazlı gıda ve kozmetik ürünleriyle aromatik bitkileri yüksek katma değerli üretime dönüştürerek yerel kalkınmaya katkı sağlıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Tarım ÜFE martta aylık bazda yüzde 3,85 arttı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/tarim-ufe-martta-aylik-bazda-yuzde-385-artti-7987/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/tarim-ufe-martta-aylik-bazda-yuzde-385-artti-7987/</id>
<published><![CDATA[2026-04-15T10:53:54+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-15T10:53:54+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C57259-6D867C-37EEF7-3ECF55-F1CA45-D05961.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), mart ayına ilişkin Tarım ÜFE verilerini açıkladı.</p><p></p><p>Buna göre endeks, martta bir önceki aya kıyasla yüzde 3,85, geçen yılın aralık ayına göre yüzde 12,88, geçen yılın aynı ayına oranla yüzde 36,09 ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 39,25 artış gösterdi.</p><p></p><p>Sektörlerde bir önceki aya göre değişime bakıldığında, tarım ve avcılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 4,06, ormancılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 1,79 artış, balık ve diğer balıkçılık ürünleri, su ürünleri, balıkçılık için destekleyici hizmetlerde yüzde 0,1 azalış oldu.</p><p></p><p>Ana gruplarda bir önceki aya göre, tek yıllık (uzun ömürlü olmayan) bitkisel ürünlerde yüzde 12,21, canlı hayvanlar ve hayvansal ürünlerde yüzde 3,3 artış görülürken çok yıllık (uzun ömürlü) bitkisel ürünlerde yüzde 7,34 azalış meydana geldi.</p><p></p><p>Yıllık değişimin en yüksek olduğu alt grup yüzde 56,36 artışla diğer ağaç ve çalı meyveleri ile sert kabuklu meyveler, aylık değişimin en yüksek olduğu alt grup da yüzde 20,37 ile sebze ve kavun-karpuz, kök ve yumrular oldu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Av yasağı süresince kurallara uyulması büyük önem arz ediyor"</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/av-yasagi-suresince-kurallara-uyulmasi-buyuk-onem-arz-ediyor-3280/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/av-yasagi-suresince-kurallara-uyulmasi-buyuk-onem-arz-ediyor-3280/</id>
<published><![CDATA[2026-04-15T09:41:40+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-15T09:41:40+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_029458-148B31-3CDDCB-84A365-E4E816-9DB85D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bayraktar, yazılı açıklamasında, denizlerde bugün sona eren av sezonunu değerlendirerek, denizlerde trol ve gırgır ağları ile avcılık yapan balıkçıların yaklaşık 4,5 ay sürecek av yasağı dönemine girdiğini anımsattı.</p><p></p><p>Türkiye'nin, farklı özelliklere sahip denizleriyle su ürünleri üretiminde önemli potansiyele sahip olduğuna işaret eden Bayraktar, "2014'te 537 bin 345 ton olan üretimimiz, 2024'te yüzde 73,67 artarak 933 bin 194 tona yükseldi. Bu artışın önemli kısmı yetiştiricilik faaliyetlerinden kaynaklanıyor. 2014'te üretimin yüzde 56,3'ü avcılıkla sağlanırken, 2024'te bu oran yüzde 38,2'ye geriledi. Aynı dönemde yetiştiricilik üretimi yüzde 145,4 artış gösterdi. Deniz balıkları avcılığı da yüzde 25,5 arttı." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Bayraktar, 2024'te avlanan deniz balıkları miktarının 290 bin 68 ton olduğunu belirterek, tür bazında en çok avlanan balığın 153 bin 175 ton ile hamsi olduğunu, bu balığı 49 bin 278 ton ile palamut ve 17 bin 818 ton ile sardalyanın takip ettiğini bildirdi.</p><p></p><p>- "Av yasağında kurallara uyulması önem arz ediyor"</p><p></p><p>Denizlerden elde edilen üretimin büyük ölçüde kıyı balıkçılığına dayanmasının, açık deniz balıkçılığına yönelik altyapının yetersizliğinin ve balıkçı teknesi sayısı fazlalığının, kıyı suları üzerindeki av baskısını artırdığına dikkati çeken Bayraktar, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Bu noktada sürdürülebilir avcılık, sektörümüzün geleceği açısından hayati önem taşıyor. Balık stoklarının korunması ve geliştirilmesi için bilimsel araştırmaların artırılması, koruma ve kontrol faaliyetlerinin güçlendirilmesi gerekiyor. Ülkemizde kişi başı su ürünleri tüketimi dünya ortalamasının altında kalıyor. Dünyada kişi başına tüketim yaklaşık 20,7 kilogram iken, ülkemizde bu miktar 7,7 kilogram seviyesindedir. Av yasağı süresince kurallara uyulması büyük önem arz ediyor. Boy yasağına aykırı küçük balıkların satışı, yasaklı türlerin avlanması ve hijyen koşullarına uyumsuzluk gibi konularda denetimlerin artırılması gerekiyor. Yasak avcılık faaliyetlerinin tarım ve orman il ve ilçe müdürlüklerine ya da jandarmaya bildirilmesi önem taşıyor. Av yasakları, denizlerimizdeki balık popülasyonunun korunması ve gelecek nesillere aktarılması açısından büyük önem taşıyor. Bu süreçte hem balıkçılarımızın hem de vatandaşlarımızın gerekli hassasiyeti göstermesi büyük önem taşıyor."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Yozgat'ta çiftçilere yağlık ayçiçeği tohumu desteği</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/yozgatta-ciftcilere-yaglik-aycicegi-tohumu-destegi-9255/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/yozgatta-ciftcilere-yaglik-aycicegi-tohumu-destegi-9255/</id>
<published><![CDATA[2026-04-14T17:02:12+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-14T17:02:12+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A7EB1D-F37A4B-3E4725-BA0884-8C17A3-EDA979.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Vali Mehmet Ali Özkan, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü önünde düzenlenen tohum dağıtım töreninde yaptığı konuşmada, Yozgat'ın Türkiye'nin sayılı tarım kentlerinden birisi olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Tarımsal alanda, bir yandan sulama tesisleri ve basınçlı sulama sistemleri, diğer yandan baraj ve gölet yapılarıyla birlikte ürün ve üretim çeşitliliğini sağlamak üzere çalışmalara devam ettiklerini belirten Özkan, "Bugün de ürün çeşitliliğini tesis etmek üzere yerli ve milli ayçiçeği tohumunu üreticilerimizle buluşturuyoruz. İnşallah onlar da ekecekler. İnşallah yıl da bol bereketli geçer, Allah emeklerini zayi etmez." dedi.</p><p></p><p>İl Tarım ve Orman Müdürü Ömer Şentürk de projeyle, işlenmeyen ve nadasa bırakılan araziler başta olmak üzere uygun alanlarda doğru üretim yöntemlerini kullanarak bitkisel üretimi artırmayı hedeflediklerini ifade etti.</p><p></p><p>Proje kapsamında üreticilere yüzde 75'e kadar hibe desteği sağladıklarını vurgulayan Şentürk, "Üreticilerimiz de yüzde 25'lik kısmı kendi imkanlarıyla karşılıyor. Bu doğrultuda, proje çerçevesinde 169 çiftçimize Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından hibrit olarak geliştirilen yerli ve milli tohumların dağıtımını yapacağız." diye konuştu.</p><p></p><p>Çiftçilerden Safa Baysal ise projenin kendisi için faydalı olduğunu ve üretmeye devam edeceğini belirtti.</p><p></p><p>Konuşmaların ardından çiftçilere yağlık ayçiçeği tohumu dağıtıldı.</p><p></p><p>Proje kapsamında dağıtılan tohumlar 12 ilçede toplam 14 bin 500 dekar alana ekilecek.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sivas'ta coğrafi işaret tescillerine katkı sağlayanlara teşekkür belgesi verildi</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/sivasta-cografi-isaret-tescillerine-katki-saglayanlara-tesekkur-belgesi-verildi-7805/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/sivasta-cografi-isaret-tescillerine-katki-saglayanlara-tesekkur-belgesi-verildi-7805/</id>
<published><![CDATA[2026-04-14T16:51:11+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-14T16:51:11+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AFF753-D50860-75EE9C-FBD30B-E659B5-76CD1F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Vali Yılmaz Şimşek, Ticaret Borsası tarafından bir otelde düzenlenen törende, "Sivas, köklü kültürü, güçlü üretim geleneği ve zengin birikimiyle Anadolu'nun önemli şehirlerinden birisidir. Bu mirasın en somut göstergelerinden biri de coğrafi işaretli ürünlerimizdir. Coğrafi işaretler, bir ürünü ait olduğu topraklarda anlamlı kılan özellikleri, yöreye özgü bilgi birikimini ve emeği temsil eder. Bu yönüyle sadece ekonomik bir değer değil, kültürel kimliğimizin de önemli bir taşıyıcısıdır." dedi.</p><p></p><p>Şimşek, Sivas'ın sahip olduğu doğal zenginlikler, iklim yapısı ve üretim kültürü sayesinde önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirterek şunları söyledi:</p><p></p><p>"Bugün itibarıyla ilimizde 22 coğrafi işaretli ürün tescillenmiş durumdadır. Bu sayı, Sivas'ın hem üretim gücünü hem de kültürel çeşitliliğini açık şekilde ortaya koymaktadır. Bugün takdim edeceğimiz coğrafi işaret tescil belgesi de bu sürecin önemli bir parçasıdır. Özellikle yeni tescil edilen Sivas kellesi, bu güçlü coğrafi işaret portföyümüze dahil olarak şehrimizin gastronomi değerlerini daha da zenginleştirmiştir. Coğrafi işaretli ürünlerimiz kültürel bir değer olmanın yanı sıra birer turizm değeridir. Bu ürünlerin tamamı şehrimizin tanıtımına da büyük katkı sağlamaktadır."</p><p></p><p>Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Muhammed Zeki Durak da Sivas'ın gastronomisi ve değerleri öne çıkan şehirlerden olduğunu ifade etti.</p><p></p><p>Kentin 22 coğrafi işaretli ürünü bulunduğunu dile getiren Durak, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Yeni başvurular da gelecek. Bu değerler ve coğrafi işaretli ürünler Sivas'a oldukça yakışıyor. Biz, patent, marka ve tasarım tescilleri yapıyoruz. Ülkemizin milli teknolojilerini tescil ediyoruz. Markalarını tescil ederek bunların dünyaya tanıtımını başlatıyoruz. Coğrafi işaretin bunlardan farkı, coğrafi işaret tescilleri, o bölgenin ve yörenin tescil edilmesini sağlayan ürün. Amacımız bu tescillerle birlikte, tescille kalmasından öte başlatmış olduğumuz projelerle bunların katma değer oluşturması ve üreticilerimizin de bundan bir gelir elde etmesi. Bir turist bölgeye geldiği zaman, burada ne yenir, ne alınır diye baktığı zaman bu değerlerin ön plana çıkarılması konusu. Her zaman ifade ediyorum, bu konuda asıl kahraman bu bölgenin üreticileri, halkı, bu bölgenin değerlerine değer katan sizlersiniz."</p><p></p><p>Belediye Başkanı Adem Uzun da tescil belgelerinin alınmasında emeği geçen herkese teşekkür etti.</p><p></p><p>Konuşmaların ardından teşekkür belgeleri verildi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Hasat sonrası gıda kaybı Ankara'daki panelde ele alındı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/hasat-sonrasi-gida-kaybi-ankaradaki-panelde-ele-alindi-8239/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/hasat-sonrasi-gida-kaybi-ankaradaki-panelde-ele-alindi-8239/</id>
<published><![CDATA[2026-04-14T16:49:18+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-14T16:49:18+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_543C53-5F2F78-F0D6AD-42412B-A50B31-1717B3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ankara Kalkınma Ajansı'nda düzenlenen panelin açılışında konuşan Ajans Genel Sekreteri Duhan Kalkan, Türkiye'de gıda israfının önemli bir sorun olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Kalkan, Ajans olarak hem Ankara'da hem de ulusal ve küresel bazda sorunlara çözüm üretmeye çalışan ve bunları bir politika belgesi olarak karar vericilere ileten bir kurum olduklarını belirtti.</p><p></p><p>- "Farklı alanlarda kalkınmaya ilişkin projelerimiz devam ediyor"</p><p></p><p>Kalkan, tarladan sofraya olan süreçte verimin artırılabilmesine ilişkin çalışmalar yapacaklarını ifade ederek, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Bu programla da tarladan sofraya kısmında nerede yanlış yapıyoruz, bunları ortaya koyalım istiyoruz. Tarım teknolojilerinin geldiği nokta bambaşka. Bunu ülkemize nasıl uygulayabiliriz, buna bakıyoruz. Bunun gibi çok farklı alanlarda kalkınmaya ilişkin projelerimiz devam ediyor. Çok yakın zamanda Bakanlığımızın kabul ettiği Kalecik, Gölbaşı, Polatlı, Sincan, Çubuk ve Çankaya'nın kırsal mahallelerinde il tarım müdürlüğümüzle birlikte çok güzel bir projeyi hayata geçiriyoruz. Yaklaşık 50 milyon lira değerinde bir proje olacak. Ankara Kalkınma Ajansı olarak 1300'ün üzerinde projeyi hayata geçirdik. Buradan çıkacak politika belgesi bizim yeni projelerimiz açısından da yeni bir kapı açacak."</p><p></p><p>- "Türkiye su kıtlığı çeken ülke konumuna giriyor"</p><p></p><p>Kalkan'ın konuşmasının ardından düzenlenen panelde söz alan Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü Avrupa Birliği Uzmanı Aslıhan Denge de 2020'de başlattıkları "Gıdanı Koru" kampanyasıyla Türkiye'de gıda kaybı ve israfını azaltıcı tedbirlerle, farkındalığı artırmak olarak yola çıktıklarını söyledi.</p><p></p><p>Denge, bu kapsamda ulusal strateji belgesi ve 96 eylemden oluşan plan yayınladıklarını, eylem planının içinde hasat ve hasat sonrası kayıpların da mevcut olduğunu bildirdi.</p><p></p><p>Son tüketim tarihi ile tavsiye edilen tüketim tarihi arasındaki farktaki bilinirliği yüzde 20 artırdıklarına dikkati çeken Denge, "Medyadaki görünürlüğümüzü artıracak, gıda israfını azaltma yöntemlerine dikkat çekecek konuları işledik. Ayrıca özel sektöre yönelik, bal, alkolsüz içecek, süt ve süt ürünleri gibi sektörler için de yine gıda kaybını azaltıcı tedbirleri içeren kılavuzlar geliştirdik." dedi.</p><p></p><p>Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü Avrupa Birliği Uzmanı Burçak Yüksel de Türkiye'nin su kıtlığı çeken bir ülke konumuna girme noktasında olduğunu vurgulayarak, "Bu yüzden gıda kaybı ve israfının önlenmesi aslında bizler için çok önemli." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Köksal Demir ise artık akıllı tarım uygulamalarına geçildiğini belirterek, Türkiye'deki seralarda bu uygulamaları görmeye başladıklarını söyledi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Genç avukat kurduğu mantar tesisiyle üretime katkı sağlıyor</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/genc-avukat-kurdugu-mantar-tesisiyle-uretime-katki-sagliyor-9900/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/genc-avukat-kurdugu-mantar-tesisiyle-uretime-katki-sagliyor-9900/</id>
<published><![CDATA[2026-04-14T12:04:27+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-14T12:04:27+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7A79F8-9A427F-FC1F03-00591E-B296A5-33CC09.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Tarım lisesinde öğretmenlik yapan halasını ziyarete gittiği sırada mantar yetiştiriciliği hakkında bilgi sahibi olan 26 yaşındaki genç girişimci Günaydın, hobi olarak mantar yetiştirmeye başladı.</p><p></p><p>Zamanla mantar yetiştirmeye ilgi duyan Günaydın, halk eğitimi kurslarından aldığı eğitimlerin sonunda ufak bir depoda istiridye mantarı yetiştirmeyi başardı.</p><p></p><p>Pazarlarda sattığı mantara talep olduğunu fark eden Günaydın, kendi imkanlarıyla kurduğu mantar tesisinde 12 ay boyunca ürün alarak, üretime katkı sağlamanın mutluluğunu yaşıyor.</p><p></p><p>Girişimci Günaydın, AA muhabirine, asıl mesleğinin avukatlık olduğunu ancak 2022 yılında hobi olarak mantar yetiştirme başladığını söyledi.</p><p></p><p>İlk başta iki kompostla mantar yetiştirdiğini zamanla sayısını artırdığını anlatan Günaydın, "Ailem, arkadaşlarım ve yakınlarıma yetiştirdiğim mantarı dağıtmaya başladım. Bir yıldır da tesiste istiridye mantarı üretiyoruz." dedi.</p><p></p><p>Günaydın, ilerleyen zamanda atıl durumdaki depolarda 100 kompost ve üzerine çıktığını belirterek, ailesinin desteğiyle kurduğu istiridye mantarı tesisinde 30 mantar üretim odasına sahip olduklarını dile getirdi.</p><p></p><p>Düzenli ve planlı çalışma sayesinde her gün mantar hasadı yaptıklarını vurgulayan Günaydın, "Ürettiğimiz mantarı tedarikçilere, otel ve restoranlara satıyoruz. Yetiştirdiğimiz mantarlar Antalya'ya dahi yetmiyor. Mantarın bol olduğu zamanlarda anca İstanbul ve Ankara pazarlarına gönderebiliyoruz." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>Avukatlık mesleğini çok sevdiğini fakat mantar yetiştirmenin de ayrı bir keyif verdiğini kaydeden Günaydın, üretimden sofraya ulaşana kadar sürecin zor olduğunu fakat sonucun mutlu ettiğini aktardı.</p><p></p><p>Günaydın, raf ömrü kısa olan mantarı zamanla kurutarak ya da baharata dönüştürerek ihraç etmeyi hedeflediklerini sözlerine ekledi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Bursa'da 135 yıllık tarım lisesinde yetiştirilen ürünler tüketiciye ulaşıyor</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/bursada-135-yillik-tarim-lisesinde-yetistirilen-urunler-tuketiciye-ulasiyor-8328/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/bursada-135-yillik-tarim-lisesinde-yetistirilen-urunler-tuketiciye-ulasiyor-8328/</id>
<published><![CDATA[2026-04-14T12:00:06+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-14T12:00:06+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_734D69-A99CDD-F1E390-AB1A1E-8E33FC-84EC20.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Osmangazi ilçesinde 430 dönüm arazi üzerinde kurulu lisede 5 alanda eğitim gören öğrenciler, burada yaptıkları üretimle öne çıkıyor.</p><p></p><p>Tarlada, serada, atölyede eğitim alan öğrenciler, yetiştirdikleri ürünleri işleyerek katma değeri yüksek gıdalara dönüştürüyor. Sebze ve meyveler hijyenik koşullarda işlenerek salça ve reçel yapılıyor, kurutma teknolojileri sayesinde de israf önlenerek mahsul dört mevsim tüketilir hale getiriliyor.</p><p></p><p>Öğrenciler, gıda güvenliği, paketleme, markalaşma ve pazarlama gibi alanlarda da deneyim kazanıyor, ürünlerden elde edilen gelirle hem harçlığını çıkarıyor hem döner sermayeye katkı sağlıyor.</p><p></p><p>- "Şu anda 85 ticari tescilli ürünümüz var"</p><p></p><p>Okul Müdürü Ali Cihan, AA muhabirine, 135 yıldır ülkeye ziraatçılar yetiştiren okulda şu anda 600 öğrencinin eğitim gördüğünü söyledi.</p><p></p><p>Cihan, tarlada yetiştirilen ürünlerin okulun "yiyecek ve içecek alanı" öğrencileri tarafından halka hizmet verdikleri Hamidiye Sofra'da lezzete dönüştüğünü belirterek, "Yetiştirdiğimiz ürünlerle zeytinyağı, reçel, salça, meyve ve sebze kuruları yaparak bunları ticari ürün olarak satıyoruz. Öğrencilerimiz, markalaşmayı, pazarlamayı, en başından sonuna kadar tüm üretim süreçlerini öğrenmiş oluyorlar." dedi.</p><p></p><p>Cihan, "Şu anda 85 ticari tescilli ürünümüz var. Çeşitleri mevsimine göre 200'e kadar çıkabiliyor. Bu ürünler okulumuzdaki restoranda, yerel marketlerde satışa sunuluyor. Aynı zamanda Bursa Ticaret Borsası okulumuzun hamisidir. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği adına protokol okuluyuz. Borsamızın verdiği destekle bu ürünler İstanbul-İzmir Otoyolu'ndaki 2 dinlenme tesisinde halkımızla buluşacak." diye konuştu.</p><p></p><p>- "Geleneksel üretim modelini modern tekniklerle harmanlıyoruz"</p><p></p><p>Kurutma makinesi sayesinde taze olarak tüketilmeyen ürünleri kurutulmuş meyve ve sebzelere dönüştüklerini belirten Cihan, kimyasal ilaç veya gübre kullanmadıklarına işaret etti. Cihan, "Geleneksel üretim modelini modern tekniklerle harmanlıyoruz. Sağlığını düşünen kişiler ürünlerimizi tercih ediyor. Kurutulmuş meyve ve sebzeler çok talep görüyor. Değişik meyve sirkelerimiz var. Bunlar da yoğun talep görüyor. Domates kurusundan domates sosuna kadar ürünlerimiz var. Kışın özellikle mandalina, portakal, limon, kivi, elma gibi meyvelerin kurusunu yapıyoruz, yazın da ahududu, böğürtlen, üzümsü meyvelerin kurutulmuşunu satıyoruz." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>- "Gıda sektöründe Türkiye'ye yön verecek çocuklar yetiştiriliyor"</p><p></p><p>Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı da Sultan 2. Abdülhamid tarafından kurulan tarım lisesine çok önem verdiklerini söyledi.</p><p></p><p>Burada eğitim gören öğrencilerin ürettiği ürünlerin satışı konusunda destek olduklarını belirten Matlı, "Okulda bir satış mağazası var. Şu anda yerel marketlerde ürünlerin satışı başladı. Borsa başkanı olarak kendi şirketlerimizde de bu ürünlerin satışına destek veriyoruz. Mevsimlik ürünlerle beraber 200 çeşide kadar çocuklarımızın ürettiği ürünlerin tüketiciye ulaşmasını sağlıyoruz." dedi.</p><p></p><p>Matlı, Borsa ve özel sektörün desteğiyle okulda yiyecek içecek alanı için kurulan yeni mutfağın 1 ay sonra açılacağını belirterek, "Öğrencilerimiz burada Türk mutfağını hem öğrenecek hem de üretecek. Turizm ekosistemine fayda sağlamasını hedefliyoruz. Burada yeni hikayeler yazacağız inşallah. Mesleki eğitimin yüzde 100 gerçek uygulamasını Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde gerçekleştiriyoruz. Bu çocuklar lisede okurken meslek öğreniyor, mezun olduklarında gıda sektöründe Türkiye'ye yön verecek çocukları yetiştiriyoruz." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>Matlı, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Türkiye'ye rol model olacak ciddi bir ekip yetiştiriyoruz. Şu anda teknoloji ve savunma sanayisiyle büyümemizi gerçekleştiriyoruz ama bu ülkenin coğrafi işaretli ürünleriyle de markalaşması lazım. Gıda israfı gibi maliyet artırıcı unsurların kalkması lazım. Aynı zamanda gastronomi alanında da ihracat yapabilmemiz lazım."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Çiftçiler badem ağaçlarını don riski için koruyor</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/ciftciler-badem-agaclarini-don-riski-icin-koruyor-8915/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/ciftciler-badem-agaclarini-don-riski-icin-koruyor-8915/</id>
<published><![CDATA[2026-04-14T10:33:38+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-14T10:33:38+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7B0B10-7FA77C-2CA8A6-9F4B75-34BFDB-04AC32.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Badem üreticileri, özellikle 900-1000 rakıma yakın bölgelerdeki bahçelerde, çiçeklenme ve filizlenme dönemindeki ağaçlarını soğuktan korumak için dumanlama yöntemine başvurdu.</p><p>Çiftçiler, saman balyaları ve badem kabuklarını yakarak, dumanlama yöntemiyle ağaçlarının etrafında sıcaklık artışı sağlamaya çalışıyor. Bu çalışma akşam saatlerinde başlayıp sabahın ilk ışıklarına kadar devam ediyor. İlçe Tarım ve Orman Müdürü Faruk Şenyurt, çiftçileri zirai don riski konusunda uyararak, yapılan mücadeleleri yerinde takip etti.</p><p>İlçede yaklaşık 14 bin dekar alanda badem üretimi yapılırken, bu yıl 500 ton rekolte bekleniyor. Üretici İsmail Hakkı Sular, dumanlama yönteminin donla mücadelede en etkili yöntemlerden biri olduğunu belirtti. Ayrıca, bu yıl daha dikkatli hareket ettiklerini ve sigorta yaptırarak tedbirlerini aldıklarını vurguladı. Meteorolojik verilere göre, bölgedeki don riski önümüzdeki günlerde yüksek olduğu için çiftçiler tedbirli bir şekilde çalışmalarını sürdürüyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Elazığ'da badem çiçekleri yüksek rekolte vaadediyor</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/elazigda-badem-cicekleri-yuksek-rekolte-vaadediyor-877/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/elazigda-badem-cicekleri-yuksek-rekolte-vaadediyor-877/</id>
<published><![CDATA[2026-04-14T10:31:46+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-14T10:31:46+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_811378-B3316B-FE28B5-2E8A26-38DA6A-926CED.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Daha önce atıl durumda bulunan yaklaşık 1600 dönüm arazi, 80 bin fidan dikilerek badem bahçelerine dönüştürüldü. Bu yıl ise mevsimsel yağışların etkisiyle badem ağaçlarındaki çiçek yoğunluğu artarken, üreticiler yüksek bir rekolte beklentisi içerisinde. Bölgede badem yetiştiriciliği hızla yaygınlaşıyor ve bu süreç, hem tarımsal çeşitliliği artırıyor hem de bölge ekonomisine katkı sağlıyor.</p><p>Keban Baraj Gölü çevresi, toprağı, iklimi ve rakımı ile tarıma son derece elverişli bir alan sunuyor. Sebze, tahıl ve üzüm gibi geleneksel ürünlerin yanı sıra son yıllarda burada badem yetiştiriciliği de önemli bir sektör haline gelmeye başladı. Bölgede yaşayan üreticiler, yıllarca kullanılmayan arazilerini değerlendirmek için harekete geçerek, hem kendi arazilerine hem de kiraladıkları Hazine'ye ait arazilere badem fidanları dikmeye başladılar.</p><p>Elazığ'da badem üreticiliği yapan orman mühendisi Bülent Gürgöz, Keban Baraj Gölü kıyısındaki Çatalharman köyünde ve kiraladığı arazilerde yaklaşık 10 yıldır badem yetiştiriyor. Gürgöz, köyündeki arazisinin verimsiz olduğunu ve bu yüzden arazisini üretime kazandırma yoluna gittiğini belirtiyor. Gürgöz, “Bu toprağı nasıl daha verimli hale getirebiliriz diye düşündüm. Arazimin yanında bulunan atıl alanı Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nden kiralayarak badem bahçesine dönüştürdüm. Şu an çiçeklerimiz açtı ve bu bizi oldukça heyecanlandırdı” dedi.</p><p>Bu yıl mevsimsel yağışların etkisiyle badem ağaçlarının bol çiçek açtığını ifade eden Gürgöz, geçen yıl yaşanan zirai don nedeniyle beklenen verimi alamadıklarını ancak bu yıl verimlilikten umutlu olduklarını belirtti. Gürgöz, 130 dönüm alandan 25 bin kilogram civarında rekolte beklediğini söyledi. Ayrıca, bu üretimle çevre köylerde de badem yetiştiriciliğinin arttığını ve bölgeye örnek olduklarını ifade etti.</p><p>Bülent Gürgöz, badem yetiştiriciliğinin, hem atıl arazilerin değerlendirilmesine olanak sağladığını hem de bölgedeki tarım potansiyelini artırdığını vurguladı. “Bu bölgede atıl arazi çok fazlaydı. Biz bu alanları badem ormanları yaparak değerlendirdik. Hem boş alan orman oldu hem de üretim yapılıyor. Ülkemize katma değer yarattık” dedi.</p><p>Badem üreticilerinden Selman Ünal da bu yıl yüksek bir rekolte bekleyenlerden. Ünal, ağaçların sağlıklı gelişimi için ilaçlama yaptıklarını ve geçen yıla göre bu yıl çiçeklenmenin daha iyi olduğunu söyledi. “Geçen yıl çok kötü bir sezon geçirdik. Bu yıl çiçeklenme çok daha iyi. Ağaçların bu kadar çiçeklenmesi bizde heyecan oluşturdu. Mutlu bir telaş içindeyiz. Bu yıl verimli bir sezon bekliyoruz” dedi.</p><p>Ünal, bölgedeki badem üretiminin her geçen yıl arttığını ve bu süreçte üreticilere önemli destekler sağlandığını belirtti. “Geçen yılın kaybını bu yıl telafi edeceğimizi düşünüyoruz. Bu bölgede genç çiftçiler de badem üreticiliğine yönelmeye başladı ve bu bizi daha da motive ediyor. Bu yeni dönemde tarıma olan ilgi artacak gibi görünüyor” şeklinde konuştu.</p><p></p><p>TOPRAĞA BAKIN, TOPRAK SİZE DEĞER KATACAK</p><p></p><p>Bülent Gürgöz, bölgedeki gençlere de çağrıda bulundu. “Gençlere çağrım, dışarıya gitmeyin. Toprağa bakarsanız, toprak da size bakar. Bu topraklar hem size kazanç sağlar hem de geleceğe değer katmanıza yardımcı olur” diyerek, gençlerin tarıma yönelmeleri gerektiğini ifade etti. Bölgede tarımsal üretimin arttığına ve bunun, sadece üreticilere değil, aynı zamanda bölge halkına da büyük faydalar sağladığına dikkat çeken Gürgöz, bu tür projelerin sürdürülebilir kalkınmaya katkı sağladığını belirtti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Erzurum'da tarımsal destek 2026'da 3 milyarı geçecek</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/erzurumda-tarimsal-destek-2026da-3-milyari-gececek-6873/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/erzurumda-tarimsal-destek-2026da-3-milyari-gececek-6873/</id>
<published><![CDATA[2026-04-14T10:30:39+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-14T10:30:39+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0AC6DD-B61BA8-C01DD7-20E9BB-AC9C54-17B2F3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Erzurum Valiliğinden yapılan açıklamaya göre, Erzurum Valisi Aydın Baruş, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'nü ziyaret etti.</p><p>İl Tarım ve Orman Müdürü Alpaslan Kenger, kentin tarım ve hayvancılık alanındaki mevcut durumu ile yürütülen faaliyetlere ilişkin kapsamlı sunum yaparak Baruş'a yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verdi.</p><p>Sunumda, 4 milyon 215 bin 315 dekarlık tarım alanında üretim yapılan Erzurum'un 61 coğrafi işaretli ürünle Türkiye'de 3. sırada yer aldığı belirtilerek, büyükbaş hayvan varlığında Türkiye'de 3. sırada bulunan Erzurum'da, 2025 yılı itibarıyla 118 bin 379 büyükbaş ve 255 bin 552 küçükbaş hayvan sevk edildiği kaydedildi.</p><p></p><p>2025 YILINDA 1,6 MİLYAR LİRA DESTEK SAĞLANDI</p><p></p><p></p><p>Tarımsal desteklemeler kapsamında 2025 yılında üreticilere 1,6 milyar lira ödeme yapıldığı vurgulanan sunumda, "Tarımsal destekler kapsamında Erzurum'da 2026 yılında 2,2 milyar lira destek sağlanması ve toplam destek miktarının 3 milyarı aşması bekleniyor. Ayrıca hayvan sağlığı çalışmaları kapsamında yaklaşık 3,2 milyon doz aşı uygulandı. Tarımsal üretimi artırmaya yönelik projeler kapsamında 2025 yılında nohut, fasulye ve sebze üretimine destek sağlandı. 2026 yılında ise 2 milyon 500 bin lira bütçe ile nohut, 720 bin lira bütçe ile mercimek üretimi desteklenecek, ayrıca sebze fidesi, sera naylonu ve organik tarım destekleri sürdürülecek." bilgilerine yer verildi</p><p>Hayvancılık ve kırsal kalkınma projeleri kapsamında, 134 asil ve 174 yedek olmak üzere toplamda 308 üreticinin hak kazandığı, mera ıslahı, sıvat kurulumu ve altyapı çalışmalarının devam ettiği ifade edildi.</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Vali Baruş, Erzurum'da tarım ve hayvancılık sektörünün güçlendirilmesine yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Şırnak kırsalında seracılıkla tarımsal üretim canlandı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/sirnak-kirsalinda-seracilikla-tarimsal-uretim-canlandi-2526/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/sirnak-kirsalinda-seracilikla-tarimsal-uretim-canlandi-2526/</id>
<published><![CDATA[2026-04-14T10:28:50+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-14T10:28:50+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_58A170-6704E5-54251C-C745C6-08A4D9-F63A06.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Şırnak'ta köylere dönüşün hız kazandığı kırsal alanda, GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, Valilik, İl Özel İdaresi ve Tarım ve Orman İl Müdürlüğü iş birliğiyle kurulan seralar, tarımsal üretimi yeniden canlandırdı. 2022 yılında başlatılan Seracılığın Geliştirilmesi ve Yaygınlaştırılması Projesi ile, kent merkezi ve ilçelerdeki yerleşim yerlerinde toplam 30 dekar alanda kurulan 28 serada sebze üretimi yapılırken, meyve fidanları da yetiştiriliyor.</p><p>Proje ile kent merkezine bağlı köylerde 9, Uludere’de 4, Beytüşşebap’ta 1, Güçlükonak’ta 3, Cizre’de 2, Silopi’de 3 ve İdil’de 6 üreticiye ait seralar, aile bireyleriyle birlikte 100 kişiye gelir sağlıyor. Seralarda mevsimsel olarak soğan, roka, tere, maydanoz, marul, domates, salatalık, biber, patlıcan gibi sebzeler üretiliyor. Ayrıca elma, armut, kiraz, ceviz ve badem gibi ürünlere ait fidanlar da yetiştirilmekte.</p><p></p><p></p><p>SERA ALANIMIZI GELİŞTİREREK&nbsp;</p><p>ÖRNEK BİR ÇİFTÇİ OLMAK İSTİYORUM</p><p></p><p>Iğdır'dan 28 yıl sonra memleketi Cudi Dağı eteklerindeki Kemerli köyüne dönen Halil Uysal, projeden aldığı destekle kurduğu serasında üretim yapmaya başladı. 500 metrekarelik alanda kışın soğan, roka, maydanoz ve tere üreten Uysal, ilkbaharda salatalık, domates ve biber üretmeyi planlıyor. Uysal, "Cudi Dağı eteklerini canlandırmak ve tarıma kazandırmak için çalışıyorum. Devletimiz elektrik ve su sağladı, tapu kadastro çalışması devam ediyor. Örnek bir çiftçi olmak istiyorum" dedi.</p><p></p><p>Bu İşi Büyütmeyi Planlıyorum</p><p></p><p>Beytüşşebap ilçesinde serasında fidan yetiştiren Sabri Çağdaş ise Bursa'dan getirdiği fidanları aşılayarak elma, armut, kiraz, ceviz ve badem gibi ürünler yetiştiriyor. Çağdaş, “Şu an 2 bin fidanım var, 10 bin fidan kapasiteli bir sera kurmayı planlıyorum. Ürettiğim fidanları bölge halkına satıyorum” dedi.</p><p>Tarım ve Orman İl Müdürü Oktay Sezgin, seraların kurulumuyla kırsal alanda üretimi artırmayı ve istihdam yaratmayı hedeflediklerini söyledi. Sezgin, seracılık faaliyetlerinin, köylere dönüşleri teşvik ederek bölgeye katkı sağladığını belirterek, "Bu projeyle kırsalda tarımın ve üretimin güçlenmesini sağlıyoruz" dedi. Proje sayesinde köye dönüşlerin artacağı, çiftçilerin kendi bölgelerinde tarıma devam edeceği öngörülüyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ÇAYKUR'dan yaş çay sezonu öncesi üreticilere bilgilendirme</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/caykurdan-yas-cay-sezonu-oncesi-ureticilere-bilgilendirme-5478/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/caykurdan-yas-cay-sezonu-oncesi-ureticilere-bilgilendirme-5478/</id>
<published><![CDATA[2026-04-12T12:18:50+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-12T12:18:50+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8876BF-F26ED0-F669D8-24F168-DC0EB6-0349F5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ÇAYKUR'dan yapılan yazılı açıklamada, yaş çay hasadına sayılı günlerin kaldığı, sezonun rahat ve verimli bir ortamda geçmesi için bazı konuların hatırlatılması gerektiği belirtildi.</p><p></p><p>Gübreleme işlemlerinin üreticilerin gündeminde olduğu ifade edilerek, bitkilerin kök kısmına ve toprağı eşeleyerek gübre verilmesinin en uygun yöntem olduğu vurgulandı.</p><p></p><p>Doğru gübreleme tekniği uygulandığında çay bitkisinin gübreden gerçek anlamda istifade etmesinin sağlandığına işaret edilen açıklamada, "Çay hasadına başlarken ileriki aşamalarda ihtiyaç duyduğumuz kademe oluşacak şekilde çalışma yürütmemizin önem arz ettiğini bir kez daha hatırlatmak isteriz." ifadesi kullanıldı.</p><p></p><p>ÇAYKUR'un önceki yıllarda olduğu gibi üretici ürünlerinin garantörü olmayı sürdüreceği belirtilerek, şunlar kaydedildi:</p><p></p><p>"Ancak bunun sağlıklı bir şekilde gerçekleşebilmesi için hasadı kısa zaman içerisinde tamamlama aceleciliğine girmeden, günlük işleme kapasitemizin tüm sürgün dönemine yayılarak kullanılacağı bir ortam oluşturmak gerekmektedir. Çay bahçelerimiz, büyüklerimizin geçmişte üstün gayretler göstererek, bizlere ulaştırdığı güçlü ekonomik kıymetlerdir. Bu ürünün sunmuş olduğu değerin gelecek kuşaklarımıza da miras bırakılması hepimizin elindedir. Çay bahçelerinin hasada hazırlanmasından, ürünlerin en uygun şekilde toplanıp üretilmesine kadar her aşamada tüm paydaşların bu sorumlulukla çalışma yürütmeye devam etmesi başarılarımızı daim kılacaktır."</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Badem ağaçlarındaki çiçek yoğunluğu yüksek rekolte beklentisini artırdı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/badem-agaclarindaki-cicek-yogunlugu-yuksek-rekolte-beklentisini-artirdi-4221/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/badem-agaclarindaki-cicek-yogunlugu-yuksek-rekolte-beklentisini-artirdi-4221/</id>
<published><![CDATA[2026-04-12T12:06:45+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-12T12:06:45+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_BDF3E6-959FFF-0103F1-EE27F1-40AE33-AB32D9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Rakımı, iklimi ve toprak yapısıyla tarımsal üretime elverişli olan baraj gölü çevresinde sebze, tahıl ve üzümün yanı sıra son yıllarda badem yetiştiriciliği de yaygınlaştı.</p><p></p><p>Yörede yaşayan ve baraj gölü çevresinde atıl durumda olan kendilerine ait arazileri ve kiraladıkları Hazine'ye ait kullanılmayan arazileri, diktikleri fidanlarla badem bahçesine dönüştüren üreticiler, bu yıl rekoltede artış bekliyor.</p><p></p><p>Büyük emekle tarıma kazandırılan badem bahçelerinde bu yıl mevsimsel yağışların da etkisiyle ağaçlar bol çiçek açtı. Çiçeklenen ağaçlar doğaya renk katarken üreticiler için de bereketli bir hasat sezonunun müjdecisi oldu.</p><p></p><p>- "Büyük bir heyecan içindeyiz"</p><p></p><p>Badem üreticilerinden orman mühendisi Bülent Gürgöz, AA muhabirine, Keban Baraj Gölü kıyısında yer alan Çatalharman köyündeki arazisinde ve kiraladığı alanda yaklaşık 10 yıldır badem yetiştirdiğini söyledi.</p><p></p><p>Elazığ Orman Bölge Müdürlüğünden bu yıl emekli olan Gürgöz, köyündeki arazisinin oldukça çorak ve verimsiz olduğunu ifade ederek, "Bu toprağı nasıl daha verimli hale getirebiliriz diye düşündüm. Arazimin yanında bulunan atıl alanı Milli Emlak Genel Müdürlüğünden kiralayarak badem bahçesine dönüştürdüm. Şu an çiçeklerimiz açtı. Çiçeklerin bakımı için ilaçlama yapıyoruz. Büyük bir heyecan içindeyiz. Umarım bu heyecanımız devam eder. Herhangi bir aksilik olmazsa bu yıl iyi ürün bekliyoruz." dedi.</p><p></p><p>Yaklaşık 10 yılda arazisini üretime kazandırdığını anlatan Gürgöz, geçen yıl yaşanan zirai don nedeniyle bekledikleri ürünü alamadıklarını belirtti.</p><p></p><p>Gürgöz, "Bu yıl çiçeklenme oldukça iyi. Üretim yaptığım 130 dönüm alandan 25 bin kilogram civarında rekolte bekliyorum. Bu yıl üründen inşallah memnun kalacağız. Geçen yılın zararını bu yıl kapatırım diye düşünüyorum." diye konuştu.</p><p></p><p>Bu üretim ile örnek olduklarını, komşu köylerde de badem yetiştiriciliğinin arttığını belirten Gürgöz, bölgedeki üreticilere teknik konularda de destek verdiğini aktardı.</p><p></p><p>Gürgöz, atıl arazilerin değerlendirilmesiyle hem üretim yapıldığını hem de ekonomiye katkı sağlandığını ifade ederek, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Bu bölgede atıl arazi çok fazlaydı. Bu alanları badem ormanı yaparak değerlendirdik. Hem boş alan orman oldu hem de üretim yapılıyor. Ülkemize katma değer yarattık. Bu alanlarda tarla bitkileri yetişmiyordu. Badem en doğru tercihlerden biri oldu. Bölgede herkes memnun. Gençlere çağrım, dışarıya gitmeyin, siz toprağa bakarsanız toprak da size bakar."</p><p></p><p>- "Bu yıl verimli bir sezon bekliyoruz"</p><p></p><p>Üreticilerden Selman Ünal da bahar döneminde ağaçların sağlıklı gelişimi için ilaçlama yaptıklarını anlattı.</p><p></p><p>Ünal, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p></p><p>"Geçen yıla göre çiçeklenme daha iyi. Bu durum bizi umutlandırdı. Mutlu bir telaş içindeyiz. Ağaçların bu kadar çiçeklenmesi bizlerde heyecan oluşturdu. Geçen yıl çok kötü bir sezon geçirdik. Bu yıl verimli bir sezon bekliyoruz."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">TBMM Zirai Don Olayını Araştırma Komisyonu raporu tamamlandı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/tbmm-zirai-don-olayini-arastirma-komisyonu-raporu-tamamlandi-9814/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/tbmm-zirai-don-olayini-arastirma-komisyonu-raporu-tamamlandi-9814/</id>
<published><![CDATA[2026-04-12T12:00:52+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-12T12:00:52+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_F2134B-CE0A56-896FD0-ECD09F-55B4A1-043547.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Komisyonun 8 bölüm ve yaklaşık 420 sayfadan oluşan raporunun sunuş bölümünde değerlendirmelerde bulunan Korkmaz, geçen yıl nisan ayında etkili olan zirai donun tarımsal üretim üzerinde ciddi ve çok boyutlu sonuçlar doğurduğunu belirtti.</p><p></p><p>Zirai donun birçok üründe verim ve kalite düşüşü ile üreticiler açısından önemli ekonomik kayıplara neden olduğunu kaydeden Korkmaz, "Yaşan bu olay, tarım sektörünün iklim kaynaklı riskler karşısındaki kırılganlığını bir kez daha açık biçimde ortaya koymuştur." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>Korkmaz, 14 Mayıs 2025'te çalışmalarına başlayan komisyonun, görev süresince ilgili kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, meslek örgütleri ve üretici temsilcilerinden bilgi aldığını, ayrıca saha ziyaretleriyle yerinde incelemeler yaptığını hatırlattı.</p><p></p><p>İklim değişikliğinin artık istisnai bir durum olmaktan çıkarak tarımsal üretimi doğrudan etkileyen kalıcı bir gerçeklik haline geldiğine dikkati çeken Korkmaz, şunları paylaştı:</p><p></p><p>"Bu yeni gerçeklik karşısında, ülkelerin, tarımsal üretim desenlerini iklim verileri ve uzun dönemli risk projeksiyonları doğrultusunda gözden geçirmesi ve gerekli görülen alanlarda üretim planlamalarını revize etmesi kaçınılmazdır. Aksi halde iklim kaynaklı afetlerin tarımsal üretim üzerindeki etkilerinin daha ağır sonuçlar doğurması söz konusu olacaktır. Zirai don olaylarının bazı bölgelerde ve ürün gruplarında yalnızca tek bir üretim dönemini değil, birden fazla yılı kapsayan kalıcı hasarlara yol açtığı dikkate alındığında, kısa vadede üreticilerin üretimden kopmasını önlemeye yönelik finansal desteklerin büyük önem taşıdığı açıktır. Üreticinin gelir kaybının telafi edilmesi, borç yükünün hafifletilmesi ve üretim motivasyonunun korunması, tarımsal sürekliliğin sağlanması açısından temel bir gereklilik olarak karşımıza çıkmaktadır."</p><p></p><p>- Erken uyarı ve tahmin sistemleri kritik rol oynuyor</p><p></p><p>Taslak raporun "Sorunlar ve Çözüm Önerileri" bölümünde 4 başlıkta tespit ve öneriler sıralandı.</p><p></p><p>Raporda, zirai don kaynaklı kayıpların azaltılmasında erken uyarı ve tahmin sistemlerinin kritik rol oynadığı belirtildi.</p><p></p><p>Bu kapsamda meteorolojik gözlem ağlarının ülke genelinde yaygınlaştırılması, don riski yüksek bölgelerde istasyon yoğunluğunun artırılması ve yüksek çözünürlüklü tahmin modellerinin geliştirilmesi gerektiği ifade edilerek, üreticilere hızlı bilgi aktarımı için SMS, mobil uygulama ve dijital platformlar üzerinden uyarı sistemlerinin yaygınlaştırılması zirai don risk haritalarının da iklim değişikliği etkileri dikkate alınarak güncellenmesi gerektiği dile getirildi.</p><p></p><p>Zirai don olaylarına ilişkin verilerin farklı kurumlar tarafından dağınık şekilde tutulduğuna işaret edilerek, tüm verileri kapsayan ulusal düzeyde merkezi bir veri tabanı oluşturulması önerildi.</p><p></p><p>Zirai don olaylarının önlenmesi, izlenmesi ve etkilerinin azaltılmasına yönelik politikaların etkin biçimde uygulanabilmesi için meteoroloji, tarım, sigorta, finans ve yerel yönetim süreçlerinin eş zamanlı ve uyumlu yürütülmesinin zorunluluğu vurgulandı. Bu nedenle, veri paylaşımı temelli kurumsal koordinasyon mekanizmasının güçlendirilmesinin temel bir ihtiyaç olduğu belirtilerek, zirai don riskinin yönetilmesinde Tarım ve Orman Bakanlığı, Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi (TARSİM) ve ilgili kurumlar arasında veri paylaşım protokollerinin oluşturulması önerisinde bulunuldu.</p><p></p><p>Ortak dijital altyapı üzerinden veri akışının sağlanmasıyla erken uyarı, hasar tespiti ve destek süreçlerinin daha hızlı ve eşgüdüm içinde yürütülmesinin mümkün olacağı ifade edildi.</p><p></p><p>- Afet sonrası müdahale anlayışından önleyici uyum yaklaşımına geçilmeli</p><p></p><p>Taslak raporda, iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerinin kısa vadeli tedbirlerle yönetilemeyecek ölçüde yapısal ve süreklilik arz eden bir nitelik taşıdığı belirtildi.</p><p></p><p>Tarım politikalarının afet sonrası müdahale anlayışından önleyici uyum yaklaşımına geçmesi gerektiğine dikkat çekilerek, bu kapsamda tarım sektörüne yönelik uzun vadeli iklim adaptasyon planlarının hazırlanmasının, üretimde sürdürülebilirliğin sağlanması açısından stratejik önem taşıdığı kaydedildi. Bu doğrultuda hazırlanacak adaptasyon planlarının, bölgesel iklim projeksiyonları, risk haritaları, fenolojik izleme verileri ve sosyoekonomik kırılganlık göstergeleri temelinde kurgulanması gerektiği aktarıldı.</p><p></p><p>Zirai donla mücadelede kullanılan yöntemlerin enerji tüketimini artırdığına işaret edilerek, yenilenebilir enerji kullanımının teşvik edilmesi ve yaygınlaştırılmasının önünü açacak öneriler sıralandı.</p><p></p><p>Donla mücadelede aktif ve pasif yöntemlerin bilimsel kriterler doğrultusunda desteklenmesinin önemine dikkat çekilirken, özellikle güneş enerjisi uygulamalarının yaygınlaştırılmasının üretici maliyetlerini düşürebileceği vurgulandı.</p><p></p><p>Uzun dönemli meteorolojik gözlemler, iklim projeksiyonları ve zirai don risk haritaları esas alınarak bölge bazlı ürün desenlerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği ifade edilerek, don toleransı yüksek tür ve çeşitlerin yaygınlaştırılması, Ar-Ge çalışmalarının artırılması ve üreticilere ulaştırılması gerektiği kaydedildi.</p><p></p><p>- Sözleşmeli üretim ve alım garantisi mekanizmalarının güçlendirilmesi</p><p></p><p>Taslak raporda, iklim değişikliğiyle birlikte sıcaklık ve yağış rejimlerinde meydana gelen uzun dönemli değişimlerin zirai don olaylarının sıklığı, şiddeti ve zamanlaması üzerinde belirleyici hale geldiğine işaret edilerek, bölgesel iklim modelleri ve uzun dönemli iklim projeksiyonları esas alınarak tarımsal üretim planlamasının yeniden yapılandırılması gerektiği aktarıldı.</p><p></p><p>Zirai don olaylarının tarımsal üretim üzerindeki olumsuz etkilerinin azaltılmasında, don öncesi ve don anında uygulanabilecek teknik önlemlerin büyük önem taşıdığı belirtilerek, bu kapsamda zirai donla aktif ve pasif mücadelede don pervaneleri, sisleme ve ısıtma sistemleri gibi aktif yöntemler ile örtüleme, malçlama, uygun bahçe tesisi ve toprak yönetimi gibi pasif uygulamaların, bilimsel kriterler doğrultusunda ve ürün bazlı olarak desteklenmesinin önem arz ettiği anlatıldı.</p><p></p><p>Zirai don gibi iklim kaynaklı afetlerin hem üretici gelirini hem de gıda arz güvenliği ile fiyat istikrarını olumsuz etkileyebildiğine dikkat çekilerek, üretim bölgelerine yakın noktalarda modern depolama altyapılarının yaygınlaştırılması ve mevcut tesislerin modernizasyonunun önem taşıdığı ifade edildi.</p><p></p><p>Zirai don gibi afetlerin, üretimde miktar ve kalite dalgalanmalarına yol açarak üretici gelirlerinde belirsizliği artırdığı, tarıma dayalı sanayi ve perakende tarafında ise ham madde temininin sürekliliğini zorlaştırdığı belirtildi. Bu durumun üretim ve tedarik planlamasını zayıflatmasına, arz zincirinde kopmalara ve piyasa oynaklığının artmasına neden olabildiğinden, sözleşmeli üretim ve alım garantisi mekanizmalarının güçlendirilmesinin hem üretici hem de sanayi açısından kritik önem taşıdığına dikkat çekildi.</p><p></p><p>- TARSİM'e ve mevzuata yönelik öneriler</p><p></p><p>Taslak raporda, TARSİM kapsamında zirai don teminatının erişilebilirliğinin artırılması ve kapsayıcılığın güçlendirilmesi, risk yönetiminin temel unsurlarından biri olarak nitelendirildi.</p><p></p><p>Özellikle sigortaya erişimde güçlük yaşayan ürün grupları ve üretici kesimleri açısından teminat koşullarının gözden geçirilmesinin, muafiyet-müşterek sigorta oranlarının risk temelli fakat erişilebilirliği artıracak biçimde yeniden ele alınmasının önem taşıdığı dile getirildi.</p><p></p><p>Kapsamın genişletilmesiyle birlikte sigorta sistemine katılım oranlarının artmasının, zirai don sonrası üreticinin finansal dayanıklılığını güçlendireceği, kamu desteklerinin afet sonrası telafi odaklı yapısından önleyici risk yönetimi yaklaşımına evrilmesine katkı sağlayacağı belirtildi.</p><p></p><p>Zirai don olaylarının sıklığı ve etkisinin artmasının, mevcut tarım sigortası mevzuatının don riskine karşı yeterliliğinin yeniden değerlendirilmesini gerekli kıldığına işaret edilerek, bu kapsamda Tarım Sigortaları Kanunu ve ilgili ikincil mevzuatta yapılacak düzenlemelerle, zirai don teminatının ürün bazında gelişme dönemlerini, bölgesel iklim farklılıklarını ve erken/geç don ayrımını açık şekilde içerecek biçimde tanımlanmasının önemi vurgulandı.</p><p></p><p>Mevzuat değişikliği kapsamında, don riskinin yüksek olduğu bölgelerde prim destek oranlarının artırılması, muafiyet ve müşterek sigorta oranlarının üretici lehine farklılaştırılmasına imkan tanıyacak hükümlerin açık biçimde düzenlenmesi de önerildi.</p><p></p><p>Farklı ürün grupları ve üretici profillerine yönelik alternatif ve tamamlayıcı sigorta paketlerinin geliştirilmesi tavsiye edilirken, özellikle küçük ve orta ölçekli üreticilere hitap eden, sade ve anlaşılır teminat yapısına sahip paketlerin, sigorta bilincinin artırılmasına ve sistemin tabana yayılmasına katkı sağlayacağı değerlendirildi.</p><p></p><p>Öte yandan, TARSİM poliçelerinin satış sürecinde izlenen yaklaşımın da gözden geçirilmesi önerilerek, özellikle banka ve kooperatif kanalları aracılığıyla yapılan satışlarda, tarım sigortası poliçelerinin yalnızca kredi kullanımının bir şartı veya tamamlayıcı unsuru gibi sunulması yerine, üreticiye faydalarının açıkça anlatılması, tarımsal faaliyetlerin sürekliliğini sağlayan ve tarım sermayesini koruyan temel bir risk yönetim aracı olarak tanıtılmasının sağlanması tavsiye edildi.</p><p></p><p>- "Katastrofik Rezerv Fonu (KRF)"</p><p></p><p>Zirai don gibi yüksek etkili afetlerde, küçük ölçekli üreticilerin hem gelir kaybına karşı daha kırılgan bir yapıya sahip olduğu hem de sigorta prim maliyetleri nedeniyle koruma mekanizmalarına erişimde güçlük yaşayabildiğine işaret edilerek, prim desteklerinin küçük ölçekli üreticiler lehine güçlendirilmesinin önem taşıdığı belirtildi.</p><p></p><p>TARSİM poliçelerinin, poliçe üretilen tüm tarım sigortası branşlarında zorunlu hale getirilmesi ile zorunlu trafik sigortası, DASK sigortası uygulamalarında olduğu gibi iki aşamalı ve kademeli bir tarım sigortası modeli geliştirilmesi iki alternatif olarak önerildi.</p><p></p><p>İklim değişikliğine bağlı olarak tarımsal üretimde karşılaşılan katastrofik risklerin (kuraklık, zirai don, deprem gibi) sıklığının ve şiddetinin giderek arttığına işaret edildi.</p><p></p><p>Zirai don, kuraklık, dolu, sel ve fırtına gibi risklerin aynı üretim sezonu içerisinde eş zamanlı veya ardışık biçimde gerçekleşmesinin TARSİM'in teknik sonuçlarında yüksek düzeyde oynaklığa yol açtığına değinilerek, bu durumun, prim istikrarının korunmasını güçleştirdiği ve sistemin mali sürdürülebilirliğini zorlaştırdığı kaydedildi.</p><p></p><p>Geçen yıl yalnızca tarımsal afetlere ilişkin kamu bütçe yükünün (TARSİM ödemeleri hariç) yaklaşık 24 milyar lira seviyesinde gerçekleştiği anımsatılarak, bu çerçevede söz konusu mali dalgalanmaların dengelenmesi ve sistemin uzun vadeli dayanıklılığının artırılması amacıyla TARSİM bünyesinde "Katastrofik Rezerv Fonu (KRF)" oluşturulması stratejik bir reform aracı olarak önerildi.</p><p></p><p>- Düzenli iletişim ve ortak çalışma mekanizmaları kurulmalı</p><p></p><p>Taslak raporda, zirai don riskinin etkin biçimde yönetilebilmesinin erken uyarıdan hasar tespitine, desteklerin uygulanmasından piyasa etkilerinin izlenmesine kadar birçok sürecin farklı kurumlar arasında eşgüdümlü çalışmayı gerektirdiği belirtilerek, bu doğrultuda MGM, Tarım ve Orman Bakanlığı birimleri, TARSİM, yerel yönetimler ve ilgili paydaşlar arasında düzenli iletişim ve ortak çalışma mekanizmalarının kurulması önerisinde bulunuldu.</p><p></p><p>Hasar tespit yöntemleri ve değerlendirme kriterlerinde bölgesel farklılıklar oluşabildiği, afet sonrası hasar tespit süreçlerinin standartlaştırılmasının don risk yönetiminin kurumsal altyapısının güçlendirilmesinde öncelikli bir ihtiyaç olduğu anlatıldı.</p><p></p><p>Hasar tespit süreçlerinde standartların oluşturulması ve uygulanmasının tarımsal sigorta sisteminin etkinliğini artıracağı, afet sonrası desteklerin doğru hedeflenmesini sağlayacağı, üreticiler açısından öngörülebilirliği ve güven duygusunu güçlendireceği ifade edilerek, böylece zirai don sonrası müdahale kapasitesinin yükseltileceği, afet yönetiminde şeffaflık ve uygulama birliği sağlanacağı kaydedildi.</p><p></p><p>Zira donla mücadeleye yönelik teknik uygulamaların finansal olarak desteklenmesinin, risk azaltma politikalarının temel unsurlarından biri olarak ele alınması gerektiğine dikkat çekildi.</p><p></p><p>Zirai don afetinden etkilenen üreticilerin kredi ve borçlarının yeniden yapılandırılmasının, bu tedbirlerin yalnızca erteleme ile sınırlı kalmayıp üreticinin yeni üretim dönemine girebilmesini sağlayacak şekilde finansal erişimi de desteklemesinin önemi vurgulandı. Bu çerçevede atılacak adımların, tarımsal üretimde sürekliliği güçlendireceği, afet sonrası toparlanmayı hızlandıracağı ve zirai donun kırsal ekonomi üzerindeki olumsuz etkilerinin azaltılmasına katkı sağlayacağı belirtildi.</p><p></p><p>- "Sürdürülebilir Tarım ve Gıda İstikrar Fonu"</p><p></p><p>Taslak raporda, Nisan 2025'te meydana gelen zirai don olayının, ülke tarımında iklim kaynaklı risklerin artık "beklenmedik istisnalar" değil, üretimin ayrılmaz bir parçası olan kalıcı ve yapısal bir sorun haline geldiğini açık biçimde ortaya koyduğu anımsatıldı.</p><p></p><p>Mevcut tarımsal destekleme sisteminin yıllık bütçe olanaklarıyla sınırlı olması ve afet sonrası telafi mekanizmalarının bürokratik süreçler nedeniyle gecikmeli işlemesi sebebiyle Nisan 2025 örneğinde görülen geniş çaplı şoklara karşı yeterli bir koruma kalkanı sağlayamadığı ifade edildi.</p><p></p><p>TARSİM'in fiziksel hasarın belirli bir kısmını karşılamakla birlikte, üretici gelirindeki toplam erimeyi telafi etmekte ve tarımsal işletmelerin finansal sürekliliğini korumakta yetersiz kaldığına işaret edilen raporda, mülkiyet odaklı değil, gelir ve sürdürülebilirlik odaklı bir "Sürdürülebilir Tarım ve Gıda İstikrar Fonu" kurulmasının, bir devlet politikası olmasının elzem hale geldiği kaydedildi.</p><p></p><p>İklimsel risklerin maliyetinin devletin garantörlüğünde ülkece ve tüm paydaşlarca paylaşılması gerektiği, kurulması önerilen fonun finansal yapısının merkezi bütçeye yük bindirmeyen ancak ondan güç alan, çok kaynaklı ve kendi kendini besleyen bağımsız bir havuz olarak tasarlanması, olağan dönemlerde biriken kaynakları afet anında bürokratik engellere takılmadan hızla kullanıma sunacak esnek bir yapıda kurgulanması gerektiği belirtildi.</p><p></p><p>Geçen yıl meydana gelen zirai don olayı "Türkiye'nin tarımsal risk yönetiminde yeni bir sayfa açması gerektiğini gösteren bir uyarı" olarak nitelendirilerek, bu çerçevede, üreticinin gelirini, halkın sofrasını ve ülkenin gıda egemenliğini koruyacak olan Sürdürülebilir Tarım ve Gıda İstikrar Fonu'nun kurulum çalışmalarına hukuki dayanak oluşturmak ve teknik altyapısını hazırlamak amacıyla TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu bünyesinde bir alt komisyon kurulması önerildi.</p><p></p><p>Üreticilere yönelik eğitim ve yayım çalışmalarının artırılması, dijital tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması ve il/ilçe teşkilatlarının teknik kapasitesinin güçlendirilmesi de tavsiye edildi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sebze fidesi üretmeye başlayan çiftçi bölgenin tedarikçisi oldu</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/sebze-fidesi-uretmeye-baslayan-ciftci-bolgenin-tedarikcisi-oldu-9395/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/sebze-fidesi-uretmeye-baslayan-ciftci-bolgenin-tedarikcisi-oldu-9395/</id>
<published><![CDATA[2026-04-11T12:33:36+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-11T12:33:36+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_17ACD8-B06A00-1EDECD-2C5336-2BD6AA-A2C2AD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Beşiktaş, 21 yıl önce kendi ihtiyacını karşılamak üzere 5 dönümlük serada domates, biber ve salatalık fidesi üretimine başladı. Zamanla artan talep doğrultusunda kapasitesini büyüten Beşiktaş, kademeli yatırımlarla serasını 18,5 dönüme çıkardı.</p><p></p><p>Yıllık 4 milyon fide üretim kapasitesine ulaşarak Doğu Anadolu ve Karadeniz bölgeleri başta olmak üzere birçok bölgenin ihtiyacını karşılayan üretici, ata tohumundan hibrit çeşitlere kadar geniş bir ürün yelpazesinde üretim yapıyor.</p><p></p><p>Zorlu kış şartlarına rağmen modern sera sistemleriyle üretimini sürdüren Beşiktaş, kaliteli ve sağlıklı fide üretimiyle bölge çiftçisinin önemli tedarikçileri arasında yer alıyor.</p><p></p><p>- "Bölgedeki illerimizin tamamı gelip buradan fide götürüyor"</p><p></p><p>Üretici Refik Beşiktaş, AA muhabirine, Doğu Anadolu ve Karadeniz bölgesinin fide ihtiyacını karşılamaya çalıştıklarını söyledi.</p><p></p><p>2005 yılında arkadaş tavsiyesiyle 5 dönüm serayla başladıkları fide üretimini talepler doğrultusunda kademe kademe artırdığını anlatan Beşiktaş, "Amatörlükten profesyonelliğe geçtik. Şu anda 18,5 dönüme çıkardığımız üretim alanımızda 4 milyon fide üretiyoruz. Bölgemizin ihtiyaçlarını biliyoruz. Talepler doğrultusunda ürettiğimiz fidelerle bölgenin ihtiyacını karşılıyoruz." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Beşiktaş, kış şartlarında üretim yaptıkları için fidelerinin çok tercih edildiğini belirterek, "Kış şartlarında üretim yapmamız sayesinde hastalık taşıyıcı unsurlar, böcekler ve toprak kaynaklı hastalık riski oldukça düşüktür. Bugüne kadar fidelerimizle ilgili herhangi bir şikayet almadık ve yoğun bir talep gördük. Tarım Müdürlüğümüzün desteği üretimimize katkı sağladı." diye konuştu.</p><p></p><p>- "Erzincan'ın en önemli yatırımlarından birinin seracılık olması gerekiyor"</p><p></p><p>Kışın hava sıcaklıklarının düşmesi nedeniyle serayı ısıtmakta zorlandıklarını anlatan Beşiktaş, bir sıkıntı yaşanmaması için büyük emeklerle üretim yaptıklarını dile getirdi.</p><p></p><p>Fiyatları makul seviyede tutarak çiftçiye de destek olmaya çalıştıklarını aktaran Beşiktaş, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Erzincan'ın en önemli yatırımlarından birinin seracılık olması gerekiyor. Doğu illerimizin tamamı, kış şartları nedeniyle sebze üretimine uygun değil. Erzincan'ın mikroklima özelliği ve bölge illere yakın olması nedeniyle önemli bir üretim merkezi. Bu nedenle Erzincan’ın tamamında sera üretimi yapılsa dahi pazar sıkıntısı yoktur. Kovid-19 salgınıyla beraber insanların kırsala ve tarımsal alana ilgisi daha da arttı. Büyük çiftçiler de git gide işini büyütüyor. Sayı her geçen gün çoğalıyor. Her geçen gün tarımsal alanımız genişliyor. İnsanlar tarıma yönelmek zorunda kaldıklarını anlamaya başladılar. Tarım bütün insanların temel ihtiyacı olduğu için herkes kendi üretimini yapmaya çalışıyor. Şehirlerden köye dönüş başlıyor yavaş yavaş."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Egeli balıkçılar av sezonunu "mutlu" uğurluyor</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/egeli-balikcilar-av-sezonunu-mutlu-ugurluyor-7717/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/egeli-balikcilar-av-sezonunu-mutlu-ugurluyor-7717/</id>
<published><![CDATA[2026-04-10T12:34:00+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-10T12:34:00+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_1FFDE7-89670D-19C520-405454-A23B1C-E1EE81.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>"Vira bismillah" diyerek 1 Eylül'de denize açılan Ege Bölgesi'ndeki balıkçılar, sezonun ilk döneminde özellikle sardalya avcılığıyla bereketli bir süreç yaşadı.</p><p></p><p>Yılın başında kısa süreli dinlenmenin ardından yeniden denize açılan balıkçılar, ocak ve şubatta etkili olan olumsuz hava ve deniz koşulları nedeniyle denize açılamadı, o dönem fırtına ve yağışlar avlanma süresini önemli ölçüde azalttı.</p><p></p><p>Şubatın sonlarına doğru hava şartlarının düzelmesiyle balıkçılar yeniden denize açılmaya başladı, hamsi başta olmak üzere avda hareketlilik arttı.</p><p></p><p>Martta ise uygun hava ve deniz koşullarıyla avcılık yeniden canlandı, balıkçılar bu kısa dönemde sardalya ve hamside verimli bir süreç geçirdi. 15 Nisan'da sona erecek sezon öncesinde martı güzel geçiren balıkçılar, sezonu da bereketli avla kapatmış oldu.</p><p></p><p>Türkiye'nin önemli balıkçılık merkezlerinden biri olan ve Ege'de avlanan balıkların toplandığı İzmir Su Ürünleri Hali'nde sezon sonunun yaklaşmasıyla hareketlilik de düşüyor.</p><p></p><p>İzmir Balıkçı İş Adamları Derneği Başkanı Şahin Çakan, AA muhabirine, bu sezon balıkçıların mutlu bir süreç geçirdiğini söyledi.</p><p></p><p>Güzel bir sezonu geride bıraktıklarını ifade eden Çakan, şöyle konuştu:</p><p></p><p>"Eylül ayından itibaren sardalya ve hamside inanılmaz bir bolluk yaşadık. İyi bir dönem geçirdik. Sezonun ikinci yarısında bol hamsi oldu, bereketli bir sezonla kapatmış olduk. Ancak zaman zaman olumsuz iklim şartları nedeniyle zorlandık. Hava koşulları bu sene çok kötü gitti ama bol miktarda balık oldu. Hamsi de sardalya da boldu."</p><p></p><p>Çakan, Ege Denizi'nde su sıcaklığının arttığını, bu nedenle büyük ve değerli balıkların azaldığını gözlemlediklerini dile getirdi.</p><p></p><p>Balıkçı Deniz Olataş ise sezona bereketli başladıklarını, eylül ve ekimde bolca sardalya tuttuklarını belirtti.</p><p></p><p>Sardalya bolluğunun kasım ve aralığa kadar sürdüğünü ancak yılın ilk iki ayında olumsuz hava şartlarının işlerini biraz aksattığını anlatan Olataş, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Martta hamsi çoktu. Halkımız çok hamsi yedi. Şu an ise sezon yavaşladı. Sezon 15 Nisan'da bitiyor ve 1 Eylül'e kadar yasağımız var. Yasak döneminde küçük teknelerin balıkçılığı oluyor. Sezon çok bereketli geçti, halkımız açısından da bereketli geçti. Sardalya bol ve ucuzdu. Hatta o kadar bolluk oldu ki çiftliklere yem için aldılar. Bu sene Ege'de hamsiyi çok tükettik."</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Yüksek rakımı ve serin suları Erzurum'da kafes balıkçılığına ilgiyi artırıyor</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/yuksek-rakimi-ve-serin-sulari-erzurumda-kafes-balikciligina-ilgiyi-artiriyor-6309/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/yuksek-rakimi-ve-serin-sulari-erzurumda-kafes-balikciligina-ilgiyi-artiriyor-6309/</id>
<published><![CDATA[2026-04-10T11:45:51+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-10T11:45:51+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C39EE4-E6BC8C-D4AEEA-9B1687-8176BC-2DA079.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>2 bin metre yükseklikteki Erzurum'da doğarak Doğu Anadolu'nun topraklarını sulayan Karasu, Aras ve Çoruh nehirleri üzerine yapılan baraj ve göletler, tarım, hayvancılık ve enerji sektörlerinin yanı sıra su ürünlerine katkısıyla da dikkati çekiyor.</p><p></p><p>Rakımı nedeniyle kışın soğuk, yazları ise serin havanın etkisini hissettirdiği Erzurum'da kafes balıkçılığı yapanlar, ürettikleri gökkuşağı alabalığı ve Türk somonu türlerini çevre iller ile Karadeniz üzerinden Rusya'ya ihraç ediyor.</p><p></p><p>İl Tarım ve Orman Müdürü Alpaslan Kenger, AA muhabirine, bölgede kafes balıkçılığına ilginin sürekli arttığını söyledi.</p><p></p><p>Erzurum'da su ürünleri sektöründe 60 tesis bulunduğunu anlatan Kenger, "Bu tesislerimizden 20'si kara balıkçılığı, 40'ı kafes balıkçılığı yapıyor. Kafes balıkçılığı tesislerimizde toplam üretim kapasitemiz 8 bin 500 ton. 2025 yılında 3 bin 500 ton kadar üretim gerçekleşti." dedi.</p><p></p><p>Kenger, kentte geçen yıl 15 milyon yavru balık üretildiğine dikkati çekerek, şöyle konuştu:</p><p></p><p>"Rakımımız yüksek, serin, temiz ve bol oksijenli sularımız var. Bu sebeplerle yatırımcılar Erzurum'da su ürünleri üzerine yatırım yapmak istiyor. Bol ve serin suları bulunan Erzurum, yatırımcılar için çok cazip bir bölge. Şu an işlemleri devam eden 3 başvurumuz var. Ülkemizin muhtelif yerlerinden su ürünleri üzerine yatırım yapmak isteyen yatırımcılar mütemadiyen tarafımıza ulaşıyor. Gelen başvurularımızı değerlendirmek üzere bakanlığımıza iletiyoruz."</p><p></p><p>Erzurum'un Oltu ilçesindeki Ayvalı Barajı'nda devlet desteğiyle kurdukları tesislerde balık üretimi gerçekleştiren işletmeciler, bölgede balıkçılığa yoğun talep olduğunu dile getirdi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Çiftçilere 19,5 milyar lira tarımsal destekleme ödemesi bugün yapılacak</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/ciftcilere-195-milyar-lira-tarimsal-destekleme-odemesi-bugun-yapilacak-6661/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/ciftcilere-195-milyar-lira-tarimsal-destekleme-odemesi-bugun-yapilacak-6661/</id>
<published><![CDATA[2026-04-10T10:50:54+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-10T10:50:54+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C49801-E41FDB-D62C87-9F80BA-499571-EAE1BC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yumaklı, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, tarımsal destekleme ödemelerine ilişkin bilgi verdi.</p><p></p><p>Üreticinin gücüne güç katıp, bereketi birlikte artırdıklarını belirten Yumaklı, "19 milyar 538 milyon lira tarımsal destek ödemesini çiftçilerimizin hesaplarına aktarıyoruz. Hayırlı ve bereketli olsun." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Paylaşımda yer alan bilgiye göre, planlı üretim desteği için 19 milyar 484 milyon 148 bin 403 lira, kırsal kalkınma yatırımları desteği için 49 milyon 686 bin 547 lira ve hayvan gen kaynakları desteği için 4 milyon 208 bin 50 lira ödeme yapılacak.</p><p></p><p>Planlı üretim desteği ile diğer desteklere ait ödemeler, kimlik numarasının son hanesi "0", "2" ve "4", vergi kimlik numarasının son hanesi ise "0", "1", "2", "3", "4", "5", "7" ve "9" olan üreticiler için bugün saat 18.00 itibarıyla hesaplara yatırılacak.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İnegöl'de bahçelerde yüksek rekolte bekleniyor</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/inegolde-bahcelerde-yuksek-rekolte-bekleniyor--4357/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/inegolde-bahcelerde-yuksek-rekolte-bekleniyor--4357/</id>
<published><![CDATA[2026-04-09T14:33:04+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-09T14:33:04+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_DFB35D-CD59FF-EA15E4-5C7581-6BBF6A-BD8595.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Nisan yağmurlarının etkili olduğu bölgede armut, şeftali, elma ve kiraz başta olmak üzere birçok meyve türünün yetiştirildiği bahçelerde yoğun bir hareketlilik gözlendi.</p><p>İnegöl Çeltikçi Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Selahattin Dumanlar, Türkiye'nin en iyi şeftali ve armut bahçelerindeki ağaçların çiçeklendiğini söyledi.</p><p>Dumanlar, geçen sene iklim şartları nedeniyle rekoltede düşüş görüldüğünü belirterek, "Bu yıl şu ana kadar bir don olayı olmadı, çiçeklenme oldu. Arılar da bu sırada çok güzel çalıştı, döllenme, tozlanma olayını gerçekleştirdi. Bu sene güzel bir rekolte bekliyoruz. Bu rekolte olursa üreticiler olarak, gerekli bakımları yaptıktan sonra güzel bir hasat yapıp milletimize ve ülke ekonomisine destek vermeyi hedefliyoruz." dedi.</p><p>İnegöl İsaören Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Erhan Ulu ise yağışların bu sene çok iyi olduğunu anlattı.</p><p>Ulu, hasat sezonunun bol ve bereketli olacağına inandıklarını dile getirerek, "Bu yıl bölgemizdeki yağışlar ve iklimsel denge, meyve ve sebzelerde bolluk olacağına işaret. Geçtiğimiz yıl iklimsel faktörler nedeniyle ihracatta istediğimiz hedefe ulaşamadık ancak bu aylarda hem tarımsal ilaçlama çalışmalarını başlatırken hem de ihracat odaklı çalışmalarımız başladı. 2026 yılı tüm çiftçimize bereketli olsun." ifadelerini kullandı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kadın çiftçilere onarıcı tarım eğitimi verildi</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/kadin-ciftcilere-onarici-tarim-egitimi-verildi-8205/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/kadin-ciftcilere-onarici-tarim-egitimi-verildi-8205/</id>
<published><![CDATA[2026-04-09T14:31:56+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-09T14:31:56+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_45FF42-CC022E-B52F86-8BE49B-F50318-4E9C31.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>. İpekyolu Kalkınma Ajansı koordinasyonunda yürütülen çalışma ile tarımsal üretimin iklim değişikliğine karşı daha dirençli hale getirilmesi ve sürdürülebilir üretim modellerinin yaygınlaştırılması hedefleniyor.</p><p>Eğitimlerde su ve toprak kaynaklarının korunması, doğal gübre kullanımı, su hasadı ve azaltılmış toprak işleme gibi maliyetleri düşürücü ve verimliliği artırıcı uygulamalar ele alındı.</p><p>TRC1 Bölgesi'nde daha önce yapılan araştırmalar, kuraklık, erozyon ve organik madde kaybının tarımsal üretim üzerinde ciddi riskler oluşturduğunu ortaya koyarken, bu risklerin azaltılmasında onarıcı tarım uygulamalarının önemli bir rol oynadığına dikkat çekildi.</p><p>Verilen eğitimlerle sahada uygulanabilir yöntemlerin yaygınlaştırılması amaçlanıyor.</p><p>Program kapsamında ayrıca kadın çiftçilerin ve kadın kooperatiflerinin üretim süreçlerindeki etkinliğinin artırılması hedefleniyor.</p><p>Eğitimlerden elde edilecek bulguların, önümüzdeki dönemde hayata geçirilecek iyi uygulama modellerine ve bölgesel kapasite geliştirme çalışmalarına katkı sağlaması bekleniyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Ağrı'da çiftçiye dev destek</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/agrida-ciftciye-dev-destek-7340/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/agrida-ciftciye-dev-destek-7340/</id>
<published><![CDATA[2026-04-09T14:30:53+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-09T14:30:53+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_0667B4-C3D1D0-D92F94-4618F6-3B6D62-CC7AB4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ağrı Tarım Park Çiftçi Eğitim Merkezi’nde düzenlenen dağıtım programına Ağrı Valisi Önder Bozkurt, DAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Halil İbrahim Güray, Tarım ve Orman İl Müdürü Mehmet Hüseyinoğlu ve çok sayıda çiftçi katıldı.</p><p>Vali Bozkurt, burada yaptığı konuşmada, DAP'ın 2013'ten bu yana Ağrı'da 88 projeye 842 milyon lira hibe desteği sağladığını söyledi.</p><p>Ağrı'nın önemli tarım ve hayvancılık merkezlerinden olduğunu belirten Bozkurt, "İlimizin 11 milyon dekarlık yüz ölçümünün 8,8 milyon dekarı tarım ve hayvancılık alanında önemli bir potansiyele sahip. Sayın Cumhurbaşkanımızın tarım ve hayvancılıkla ilgili yapmış olduğu konuşmalar ve açılışını yapmış olduğu yatırımlarda her zaman vurguladığı gibi ufacık bir alan olsa bile ekeceğiz. Özellikle içinden geçtiğimiz bu zaman diliminde gıda arzı ve güvenliği çok önemlidir." ifadelerini kullandı.</p><p>DAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Güray ise dağıtımı yapılan 44 ton tohumla 8 bin 800 dekar alanda yonca ekimi yapılmasını hedeflediklerini anlattı.</p><p>Bu projeyle tarımsal üretimde verimliliğin artırılması, yonca üretimiyle hayvancılıkta girdi maliyetinin azaltılmasını hedeflediklerini vurgulayan Güray, "Aynı zamanda bölge ekonomisine katkı sağlanması ve sürdürülebilir tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması da temel hedeflerimiz arasındadır." dedi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Yerli tohumla ayçiçeğinde verim</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/yerli-tohumla-ayciceginde-verim-4766/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/yerli-tohumla-ayciceginde-verim-4766/</id>
<published><![CDATA[2026-04-09T14:29:50+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-09T14:29:50+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_C580B0-2F659C-45BCF6-350678-B866A4-FE015E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kırklareli Tarım ve Orman Müdürlüğü’nde düzenlenen programda konuşan İl Tarım ve Orman Müdürü Gökhan Karaca, Trakya’nın ayçiçeği üretiminde önemli bir merkez olduğunu belirtti. Karaca, yerli ve milli tohumların üretimde verimliliği artırdığını ve çiftçilere ekonomik katkı sağladığını ifade etti.</p><p>Yerli tohumların dışa bağımlılığı azalttığını vurgulayan Karaca, “Bitkisel üretimde kullanılan girdilerin yerli ve milli olarak üretilmesinin birçok katkısı var. Yerli ve milli tohumlar ile üreticilerimiz daha fazla kazanacak. Ülke olarak yerli ve milli tohumda çok iyi bir yere geldik” dedi.</p><p>Program kapsamında çiftçilere toplam 225 paket yerli hibrit ayçiçeği tohumu dağıtıldı. İnece beldesinde ayçiçeği üretimi yapan üretici İlyas Yılmam ise yerli tohumların verim açısından önemli avantaj sağladığını belirterek, desteklerin üretime olumlu katkı sunduğunu ifade etti.</p><p>Proje ile hem yerli üretimin desteklenmesi hem de ayçiçeği veriminin artırılması hedefleniyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kayseri'de 2026'da 350 ton tohumla üretim hedefi</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/kayseride-2026da-350-ton-tohumla-uretim-hedefi--6275/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/kayseride-2026da-350-ton-tohumla-uretim-hedefi--6275/</id>
<published><![CDATA[2026-04-09T14:28:40+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-09T14:28:40+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A7D96E-700F01-3CCA4E-9CCCB5-ED245D-1D7534.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç’ın “Yeter ki siz üreten olun” anlayışıyla şekillenen projeler kapsamında, çiftçilerin en önemli girdilerinden biri olan tohum desteği bu yıl da öncelikli başlıklar arasında yer aldı.</p><p>Büyükşehir Belediyesi, 2019-2025 yılları arasında sulama tesislerinden drenaj çalışmalarına, tarımsal makine desteklerinden hayvancılık projelerine kadar geniş bir yelpazede yaklaşık 1,5 milyar TL’lik destek sağladı. Aynı dönemde, Kayseri İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile yürütülen ortak projeler kapsamında farklı türlerde tohum alımı ve dağıtımı gerçekleştirilerek yaklaşık 110 milyon TL’lik katkı sunuldu.</p><p>2026 yılı programı kapsamında çiftçilere, 200 ton nohut, 100 ton aspir ve 50 ton 4’lü karışım yem bitkisi olmak üzere toplam 350 ton tohum dağıtımı yapılacak. Bu destek, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen “Planlı Ekim Projesi” kapsamında, ÇKS’ye kayıtlı üreticilere yüzde 50 hibeli olarak verilecek.</p><p></p><p>45 BİN DEKAR ALANDA ÜRETİM HEDEFİ</p><p></p><p>Dağıtılacak tohumlar sayesinde yaklaşık 45 bin dekar tarım arazisinde üretim yapılması planlanıyor. Bu sayede üreticilerin artan girdi maliyetleri karşısında desteklenmesi ve özellikle tohum maliyetlerinin minimize edilmesi hedefleniyor. Projenin toplam maliyeti ise yaklaşık 19 milyon TL olarak açıklandı.</p><p>Tohumların temini için ihale süreci başlatılırken, tedarik aşamasının devam ettiği bildirildi.&nbsp; Önümüzdeki haftalarda dağıtımın tamamlanarak üreticilere ulaştırılması planlanıyor.</p><p>Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, tarımın stratejik önemine dikkat çekerek, üreticilerin her zaman yanında olduklarını vurguladı. Büyükkılıç, sürdürülebilir tarım ve güçlü üretim için desteklerin artarak devam edeceğini ifade etti.</p><p>Kayseri Büyükşehir Belediyesi, 2026 yılında da üreticiyi merkeze alan projeleriyle hem yerel kalkınmaya hem de ülke tarımına katkı sunmayı sürdürüyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Bursa'da tarımsal üretim güçleniyor</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/bursada-tarimsal-uretim-gucleniyor-3268/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/bursada-tarimsal-uretim-gucleniyor-3268/</id>
<published><![CDATA[2026-04-09T14:27:03+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-09T14:27:03+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2FD866-C92504-F2EE30-E859C6-7D9C74-7B41A2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bursa Büyükşehir Belediyesi, tarımsal üretimi desteklemek ve kırsal kalkınmayı güçlendirmek amacıyla 17 ilçedeki binlerce çiftçiye önemli bir destek sağladı. Yapılan çalışma kapsamında üreticilere hibeli damla sulama borusu ve sıvı gübre dağıtıldı.</p><p>Tarım ve hayvancılık konularında üreticilere birçok destekte bulunan Bursa Büyükşehir Belediyesi, Tarım Peyzaj AŞ tarafından Tarım Plast Fabrikası’nda üretilen yüzde 100 geri dönüşüm ürünü damla sulama borularını çiftçilerle buluşturmaya devam ediyor.</p><p></p><p>YÜZDE 50 HİBELİ DESTEK</p><p></p><p></p><p>Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı tarafından yürütülen çalışmayla, 17 ilçedeki 4 bin 261 çiftçiye 6 milyon 976 bin 800 metre yuvarlak, 4 milyon 735 bin metre yassı damla sulama borusu dağıtımı yapıldı. Proje kapsamında 17 bin 442 adet yuvarlak ve bin 894 adet yassı damla sulama borusunun da üreticilere ulaştırılacağı bildirildi. Ayrıca törene katılan çiftçilere sıvı gübre dağıtımı da yapıldı. Yüzde 50 hibeli olarak hayata geçirilen projeyle, üreticilerin girdi maliyetlerinin azaltılması, suyun daha tasarruflu kullanılması ve tarımsal verimliliğin artırılması hedefleniyor.</p><p>Hüdavendigar Kent Parkı’nda düzenlenen törende konuşan Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Mehmet Aydın Saldız, çiftçimizin emeğini korumak ve üretimini güçlendirmek için çalıştıklarını ifade etti. Su kaynaklarının doğru kullanımının önemine de değinen Saldız, verilen desteklerle hem verimliliği artırmayı hem de su tasarrufu sağlamayı hedeflediklerini vurguladı.</p><p>CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal ve Kayıhan Pala ise, tarımın stratejik önemine dikkat çekerek bu tür projelerin hem maliyet yükünü hafiflettiğini hem de üretimin sürdürülebilirliğine katkı sağladığını belirtti.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Edirne'nin ayçiçeği üretiminde tekrar zirvede yer alması hedefleniyor</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/edirnenin-aycicegi-uretiminde-tekrar-zirvede-yer-almasi-hedefleniyor-2783/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/edirnenin-aycicegi-uretiminde-tekrar-zirvede-yer-almasi-hedefleniyor-2783/</id>
<published><![CDATA[2026-04-09T13:20:41+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-09T13:20:41+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_8F3072-F632E7-D35B50-2982C9-1D08E1-4E58DC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Tarım ve Orman Bakanlığınca yürütülen Yerli Hibrit Ayçiçeği Tohumu Ekilişlerini Artırma Projesi kapsamında Keşan Tarım ve Orman Müdürlüğü'nde tören düzenlendi.</p><p></p><p>Vali Yunus Sezer törende yaptığı konuşmada, Edirne'nin son üç yıldır kuraklıkla mücadele ettiğini söyledi.</p><p></p><p>Ürün çeşitliliğinin artırılması, sulanabilir alanların genişletilmesi ve kuraklığa dayanıklı tohum kullanımının önemine işaret eden Sezer, ayçiçeğinin Edirne için stratejik bir ürün olduğunu belirtti.</p><p></p><p>Ayçiçeğinin bölge için de önemli olduğunu ifade eden Sezer, "Ayçiçeği bizim için önemli çünkü 2023'te Türkiye birincisiydik. Kuraklığa bağlı olarak düşüş yaşıyoruz. Bu yıl alınan tedbirlerle ayçiçeğinde yine istenilen verim oranını yakalayacağımızı düşünüyorum." dedi.</p><p></p><p>- Sulama projeleri</p><p></p><p>DSİ'nin sulama projelerini artırdığını anlatan Sezer, Çakmak Barajı, Meriç Sulama Sistemleri ve Hamzadere'deki sulama alanlarının 18 bin hektara ulaşacak seviyeye geldiğini kaydetti.</p><p></p><p>Bu yıl yağışların etkisiyle bereketli bir dönemin yaşandığını dile getiren Sezer, Edirne'deki göletlerde doluluk oranlarının istenilen seviyenin üzerine çıktığını söyledi.</p><p></p><p>Köylerde üretimin artırılması ve kadın üreticilerin desteklenmesinin önemine değinen Sezer, kırsaldaki nüfusun artırılması gerektiğini bildirdi.</p><p></p><p>Sezer, Edirne'de üretimi artırmak amacıyla üç temel hedef belirlediklerini ifade ederek, köy altyapısının güçlendirilmesi, sulanabilir alanların artırılması ve seracılığın yaygınlaştırılması yönünde çalışmalar yürüttüklerini belirtti.</p><p></p><p>Köy yollarında son iki yılda 200 kilometrenin üzerinde sıcak asfalt çalışması yapıldığını aktaran Sezer, iki yılda 64'ten fazla sulama projesinin hayata geçirildiğini, bu yıl da yaklaşık 24 küçük sulama projesinin sürdürüleceğini söyledi.</p><p></p><p>Seracılık alanında da önemli ilerleme sağlandığını ifade eden Sezer, iki yıl önce yok denecek seviyede olan sera varlığının geçen yıl 100 dekara ulaştığını kaydetti.</p><p></p><p>- Bölgenin şartlarına uygun tohum dağıtıldı</p><p></p><p>İl Tarım ve Orman Müdürü İslam Köse de Edirne genelinde 270 üreticiye 12 bin dekara ekilmek üzere yüzde 75 hibe destekli 4 ton 250 kilogram yerli ayçiçeği tohumu dağıttıklarını belirtti.</p><p></p><p>Köse, proje kapsamında Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından geliştirilen, bölge şartlarına uygun, adaptasyon kabiliyeti yüksek, orabanş ve mildiyö hastalıklarına toleranslı SUN 2259 CL çeşidinin temin edildiğini kaydetti.</p><p></p><p>Üretici Saniye Yıldırım da ayçiçeği üretimde yerli ve milli tohum kullandıklarını ifade etti.</p><p></p><p>Kadın üreticiler olarak üretime katkı sunduklarını anlatan Yıldırım, babasından öğrendiği çiftçiliği devletin de desteğiyle sürdürdüğünü söyledi.</p><p></p><p>Konuşmaların ardından üreticilere hibrit ayçiçeği tohumu dağıtıldı.</p><p></p><p>- Saros Körfezi'ndeki çalışmalar gözden geçecek</p><p></p><p>Gazetecilerin sorusu üzerine Vali Sezer, Keşan'da kurum müdürlerinin katılımıyla toplantı düzenleyeceğini anlattı.</p><p></p><p>Saros Körfezi'ndeki çalışmaları değerlendireceklerini ifade eden Sezer, "Saros Körfezi'nde geçen yıl başlattığımız çalışmaları sürdüreceğiz. Orayı çöpten ve kargaşadan kurtaracağız. Geçen yıl güzel işler yapıldı bu sene o işleri standart bir hale getireceğiz. Arkadaşlarımızla bu konuları konuşacağız. Geçen sene bir seferde 400 kamyon çöp topladık sahillerden. Bir ay sonra tekrar aynı oldu. Çevre timleri kurmuştuk, bu yıl tekrar onu profesyonel hale getireceğiz." diye konuştu.</p><p></p><p>Törene, Keşan Kaymakamı Aziz Mercan, Edirne Emniyet Müdürü Muhittin Ayhan, Edirne Jandarma Komutanı Albay Mehmet Kasım Ermiş, Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan, İl Genel Meclisi Başkanı Çiğdem Gegeoğlu, Edirne Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Mehmet Esat Nuhoğlu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Ayşe Sarı ve üreticiler katıldı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Finlandiya markası biçerdöverler Türk yatırımıyla dünyaya açılıyor</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/finlandiya-markasi-bicerdoverler-turk-yatirimiyla-dunyaya-aciliyor-2329/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/finlandiya-markasi-bicerdoverler-turk-yatirimiyla-dunyaya-aciliyor-2329/</id>
<published><![CDATA[2026-04-09T12:14:55+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-09T12:14:55+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_102644-8A063E-2EF38D-E1A199-86B1CE-646ADD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>KTO-TÜYAP Uluslararası Fuar Merkezi'nde 7-11 Nisan'da tarım sektörünü paydaşlarıyla buluşturan fuarda şirket, teknoloji transferi ve finansman modelleriyle yerli kontrolündeki üretim vizyonunu ziyaretçilere tanıttı.</p><p></p><p>Şirket fuar standında ilgi gören Sampo Rosenlew biçerdöverleri için Türkiye genelinde distribütörlük ve servis ağının tamamlandığını duyurdu.</p><p></p><p>- Türk yatırımıyla Türk çiftçisinin beğenisine sunuldu</p><p></p><p>Tera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, AA muhabirine, küresel trendleri yakından takip ettiklerini, tarımın stratejik önemini salgın süreciyle çok daha net gördüklerini söyledi.</p><p></p><p>Türkiye'de eksikliği hissedilen biçerdöver üretimi konusunda önemli adım attıklarını vurgulayan Tezmen, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"150 yıllık bir firmanın satın alımı gündeme gelince hiç tereddüt etmeden bu alana girmek istedik. Satın alma sonrası şirket tamamen Türk kontrolüne geçti. Uzun süredir Türkiye'ye satış yapmayan bu markayı, ilk kez katıldığımız 22. Konya Tarım Fuarı aracılığıyla yeniden Türk çiftçisiyle buluşturuyoruz. Hedefimiz sadece Türkiye değil, Türki Cumhuriyetler ve bölge coğrafyasında satış faaliyetlerimizi kuvvetlendirmek."</p><p></p><p>- Türk çiftçisine finansman kolaylığı</p><p></p><p>Tera Yatırım Teknoloji Holding Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Cebrail Taşkın ise Finlandiya markasının 1957'den bu yana 50 binden fazla biçerdöver ürettiğini, markanın en büyük avantajının düşük akaryakıt tüketimi olduğunu dile getirdi.</p><p></p><p>Konya'daki fuarda çiftçiye sunulan finansal desteğe dikkati çeken Taşkın, "Bugün Konya Tarım Fuarı'ndayız ve markamızı sahaya sürdük. Sadece makine sağlamıyoruz, aynı zamanda çiftçimize ödeme kolaylığı getiren 'Tera Leasing' ürününü geliştirdik. Tera Bank aracılığıyla çiftçilerimiz biçerdöverlerini uygun şartlarda edinebilecek." diye konuştu.</p><p></p><p>- Finlandiya'nın mühendislik tecrübesi Türk yaratıcılığıyla buluştu</p><p></p><p>Sampo Rosenlew Genel Müdürü Özgür Alsan ise Türkiye pazarında beklediklerinin çok üzerinde bir ilgiyle karşılaştıklarını söyledi.</p><p></p><p>Makinelerin teknik donanımının da tam not aldığını vurgulayan Alsan, "Şu an itibarıyla 2026 yılı için belirlediğimiz pazar hedeflerimizi tamamlamış durumdayız. Bu bizim için gurur verici. Finlandiya'daki mühendislik tecrübesini Türk esnekliği ve yaratıcılığıyla birleştirerek markayı küresel pazarlarda daha aktif hale getiriyoruz. 2027 yılı için de stratejik planlarımız ve yeni projelerimiz hazır." ifadelerini kullandı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kars'ta kaz varlığının artırılması için 1500 yumurta kuluçkaya alındı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/karsta-kaz-varliginin-artirilmasi-icin-1500-yumurta-kuluckaya-alindi-8622/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/karsta-kaz-varliginin-artirilmasi-icin-1500-yumurta-kuluckaya-alindi-8622/</id>
<published><![CDATA[2026-04-09T12:11:34+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-09T12:11:34+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_810BE8-E524AF-6C6797-3922E4-B5C2F8-29F8F4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kaz etinin 2023'te Türk Patent ve Marka Kurumunca tescillendiği kentte, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü bu hayvan ırkının korunarak gelecek nesillere aktarılması için Valilik ve İl Özel İdaresi desteğiyle Kuluçkahane Projesi'ni hayata geçirdi.</p><p></p><p>Bu kapsamda İl Tarım ve Orman Müdürlüğü bahçesinde kurulan kuluçkahanede, Kars'ın farklı köylerinden özenle toplanan 1500 kaz yumurtası modern ve hijyenik koşullarda kuluçkaya alındı.</p><p></p><p>Projeyle, dışarıdan kontrolsüz palaz (yavru) temininin önüne geçilmesi ve hastalık risklerinin azaltılması hedefleniyor.</p><p></p><p>- Kazda "duman" ırkının korunması da amaçlanıyor</p><p></p><p>Aynı zamanda yöreye özgü "duman" kaz ırkının genetik özelliklerinin korunarak yaygınlaştırılması amaçlanıyor.</p><p></p><p>Modern üretim teknikleriyle yürütülen çalışmalar sayesinde hem verimliliğin artırılması hem de yetiştiricilerin maliyetlerinin düşürülmesi planlanıyor.</p><p></p><p>İl Tarım ve Orman Müdürü Enver Aydın, AA muhabirine, Kars'ın kaz varlığıyla Türkiye'nin önemli şehirlerinden birisi olduğuna işaret etti.</p><p></p><p>Türkiye'de kaz üretiminde Kars'ın ilk sırada yer aldığını ifade eden Aydın, şöyle konuştu:</p><p></p><p>"Hem ülke içerisinden hem de yurt dışından gelen turistlerimizin gastronomi yönüyle sofralarını en iyi şekilde donatan, en önemli ürünlerimizden bir tanesi de kazdır. 530 binin üzerinde anaç kaz varlığıyla biz ülkemizin en önemli, en büyük kaz üreticisi merkezi konumundayız. İlimizde yapılan kaz yetiştiriciliği genellikle geleneksel yöntemlerle aile tipi işletmeciliği şeklinde yapılıyor ve bu yetiştiricilik modeli genellikle meralarda, köylerde, doğal ortamlarda yapılan ve tamamen geleneksel yöntemlerle yapılan bir yetiştiricilik modeli."</p><p></p><p>- "Genetik özelliklerini koruyacak şekilde geleceğe taşımak istiyoruz"</p><p></p><p>Aydın, Kars'la özdeşleşen kazın ırk özelliklerinin ortaya çıkarılması ve gelecek nesillere aktarılması için çalışma yaptıklarını belirterek, kentte daha çok "büyük gri" olarak bilinen ama yörede genel olarak "duman" adıyla bilinen bir kaz ırkının yetiştiriciliğinin yapıldığını anlattı.</p><p></p><p>Bu ırkın yöre halkı için çok önemli bir değer olduğunu dile getiren Aydın, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Biz de bu ırkı korumak, ırkın özelliklerini ortaya çıkarıp daha da verimli hale getirmek için bölgeden temin ettiğimiz yumurtaları bugün burada Kars Valiliğimiz ve İl Özel İdaremizin destekleriyle oluşturmuş olduğumuz kuluçkahanede inşallah ilk deneme üretimimizi yapıyoruz. Kars kazının palaz ihtiyacını karşılamak üzere Tarım ve Orman İl Müdürlüğü olarak bu sene üretime başlıyoruz. Tabii amacımız, burada hem çiftçimizin, üreticimizin ihtiyaç duyduğu palaz teminini sağlamak hem de Kars'a özgü geçmişten bugüne yetiştiriciliği yapılan meraya uygun, verim özellikleri yüksek olan duman kazını hayatta tutmak ve o genetik özelliklerini koruyacak şekilde geleceğe taşımak."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Üç arkadaş, Türk fındığını Giresun'da çikolatayla buluşturdu</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/uc-arkadas-turk-findigini-giresunda-cikolatayla-bulusturdu-8109/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/uc-arkadas-turk-findigini-giresunda-cikolatayla-bulusturdu-8109/</id>
<published><![CDATA[2026-04-09T11:22:29+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-09T11:22:29+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_69652D-282D13-36E823-8F6A62-B733A9-50737C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Almanya'da doğup büyüyen Emre Öztürk, Nurullah Baba ve Muhammer Mısır, üniversitede öğrenim gördükleri yıllarda çikolata üzerine iş kurma fikrine yöneldi.</p><p></p><p>Eğitimlerinin ardından yazılım alanında İsviçre'de çalışmaya başlayan 32 yaşındaki girişimciler, kakao çekirdeğinin çikolataya dönüşümüyle ilgili detayları öğrenebilmek için araştırmalara başladı.</p><p></p><p>İsviçre ve İtalya'da fındığın işlenmesinin yanı sıra çikolata üretimine yönelik eğitimler alan Öztürk, Baba ve Mısır, yaklaşık 10 ay önce Giresun'da butik bir imalathane ve satış yeri açarak kendi markalarını oluşturdu.</p><p></p><p>Kakao çekirdeğini işleyip fındıkla buluşturan girişimcilerin ürettiği çikolatalar, kısa sürede yurt içinden talep görmeye başladı. İşletmelerinde 7 kişiye istihdam sağlayan girişimciler, kendi üretimleriyle dünya pazarında yer almayı hedefliyor.</p><p></p><p>- "Fabrikaların neredeyse hepsini gezdik"</p><p></p><p>Emre Öztürk, AA muhabirine, dedesinin yaklaşık 60 yıl önce Almanya'ya göç ettiğini, kendisinin de üçüncü nesil olarak Giresun'a gelip katma değerli bir iş içerisinde yer aldığını söyledi.</p><p></p><p>Türk fındığına daha fazla değer kazandırmak istediklerini dile getiren Öztürk, "Almanya'da fındık da yok, kakao da yok, 'biz bunu neden memleketimizde yapmıyoruz?' düşüncesiyle bu işe girdik. İnsanlara da iş imkanı sağladık. Hedefimiz sadece Türkiye iç pazarı değil, global bir marka olmak, bunun için uğraşıyoruz." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Öztürk, İsviçre'nin çikolata alanında önemli bir merkez olduğunu belirterek, "Çoğu şehrinde çikolata fabrikaları var. Biz bu fabrikaların neredeyse hepsini gezdik. Bu sürece merakımız İsviçre'de daha da arttı. İtalya ve İsviçre'de farklı kurslara gittik. Bu işin ustalığını öğrendik. Bu eğitimlerin sonucunu Türkiye'ye taşıdık." diye konuştu.</p><p></p><p>Giresun'da yaptıkları üretim sürecini kendileri için başlangıç olarak gördüklerini anlatan Öztürk, amaçlarının fabrika açmak olduğunu vurguladı.</p><p></p><p>- "Ürün yetiştiremiyoruz"</p><p></p><p>Nurullah Baba ise yurt dışından alınabilecek hazır çikolatayı eritip ürün yapmak yerine işe kakao çekirdeği ile en baştan başladıklarını belirtti.</p><p></p><p>Çikolatada sürekli denemeler yaparak farklı lezzetlere ulaştıklarını anlatan Baba, "Yurt dışı ve buradaki damak tadı farklı. İlk yaptığımız çikolatalar insanlara az şekerli geldi. Çikolata dediğimizde şekerli bir ürün beklenildiğinden geri dönüşler 'az şekerli' şeklinde oldu. İnsanların şekerleştirilmiş bir damak zevki alışkanlığı var. Biz de bunu biraz değiştirmek istiyoruz." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Baba, üretimini yaptıkları çikolatalara gösterilen talepten memnun olduklarını aktararak, "İnsanlara da teşekkür ediyoruz. Ürün yetiştiremiyoruz. Üretimde en üst limite geldik. O yüzden de fabrikalaşma için çabalıyor, imalathaneyi büyütmek istiyoruz." diye konuştu.</p><p></p><p>Türkiye'ye katma değer sağlamak ve insanlara örnek olmak istediklerini belirten Baba, "Gençlerde 'üniversite okuyup da ülkeme nasıl faydalı olurum?' düşüncesi zaten hep var. Ülkemize faydalı olmaya hazırdık." dedi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Samsun'da topraksız tarım yöntemiyle yetiştirilen maydanozun hasadı yapıldı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/samsunda-topraksiz-tarim-yontemiyle-yetistirilen-maydanozun-hasadi-yapildi-6003/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/samsunda-topraksiz-tarim-yontemiyle-yetistirilen-maydanozun-hasadi-yapildi-6003/</id>
<published><![CDATA[2026-04-08T17:10:16+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-08T17:10:16+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_D35C49-095D3C-B2429B-39AC3F-442302-3C2CB8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Çarşamba ilçesine bağlı Dikbıyık beldesinde üretici Mustafa Güzel, 3 ay önce 5,5 dekar alanda sera kurdu.</p><p></p><p>Tarım ve Orman Bakanlığının EKÜY Projesi kapsamında çevre dostu üretim yöntemi uygulayarak bitkilerin toprak yerine besin maddeleriyle zenginleştirilmiş durgun veya akan su içinde yetiştirildiği, yüksek verimli ve tasarruflu bir topraksız tarım yöntemi olan su kültürünü (hidroponik) kullanan Güzel, serada maydanoz yetiştirdi. Üç ay önce dikilen maydanozun hasadı gerçekleştirildi.</p><p></p><p>Serada inceleme yapan Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, burada yaptığı konuşmada, Samsun'da ilk defa EKÜY kapsamında çevre dostu üretim metotları uygulandığını söyledi.</p><p></p><p>Maydanoz yetiştiriciliğinin küçük aile işletmeleri için uygun olduğu kadar ticari anlamda büyük ölçekli üretim yapan işletmeler tarafından da tercih edildiğini vurgulayan Yılmaz, şöyle devam etti:</p><p></p><p>"Bitki, iklim ve toprak koşullarına karşı uyumlu yapısı sayesinde farklı bölgelerde kolaylıkla yetiştirilebilir. Ayrıca birkaç hasat dönemi boyunca ürün verebilmesi, ekonomik verimliliğini artırmaktadır. Türkiye, yıllık ortalama 150 ila 180 bin ton civarında maydanoz üretimi ile Avrupa'nın önde gelen üreticilerinden biridir. Bu üretimin büyük bölümü iç piyasada tüketilmekle birlikte, ihracat potansiyeli de giderek artmaktadır. Özellikle taze ve kurutulmuş formda Rusya, Almanya ve Orta Doğu ülkelerine ihracat yapılmaktadır."</p><p></p><p>Karadeniz Bölgesi'nin su kültürü (hidroponik) maydanoz yetiştiriciliğine oldukça uygun bir yapıya sahip olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Özellikle kapalı sera veya tünel sistemlerinde yıl boyunca üretim yapılabilmektedir. Buradaki serada yıllık 200 bin bağ maydanoz üretimi hedeflenmiş olup, dekara yaklaşık 9 bin kilogram, toplamda ise yaklaşık 50 bin kilogram üretim planlanmaktadır. İlimizde yaklaşık üç ay önce faaliyete geçen bu üretim alanında, ilk defa uygulanmasına rağmen oldukça başarılı bir üretim sezonu yaşanmaktadır." diye konuştu.</p><p></p><p>Yılmaz, su kültürü yöntemiyle maydanoz bitkisinin tüm besin ihtiyaçlarının su yoluyla karşılandığını ifade ederek, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Hasat sırasında yaklaşık iki bitki bir bağ olacak şekilde ürün hazırlanarak tüketicilere sunulmaktadır. Hidroponik sistemle yetiştirilen maydanoz bitkisi, aynı üretim döneminde 6 kez hasat edilebilmektedir. Her hasatta dekardan yaklaşık 1500 kilogram ürün elde edilmekte olup, toplam 6 hasat sonunda üretim dönemi sonlandırılmaktadır. Açık alanda dekara ortalama 1,2 ton maydanoz üretimi yapılırken, su kültürü yönteminde dekara yaklaşık 9 ton üretim gerçekleştirilmekte olup, bu yöntemle yaklaşık 7,5 kat daha fazla verim elde edilmektedir."</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Antalya'da "15. Gazipaşa Tarım Fuarı" başladı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/antalyada-15-gazipasa-tarim-fuari-basladi-82/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/antalyada-15-gazipasa-tarim-fuari-basladi-82/</id>
<published><![CDATA[2026-04-08T17:05:04+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-08T17:05:04+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_95A301-6DD46C-033F07-EB73B0-440D17-1A121E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Gazipaşa Kaymakamlığı, Gazipaşa Belediyesi ile Gazipaşa Tarım Kültü, Turizm ve Yardım Derneği işbirliğiyle iki yılda bir gerçekleştirilen fuar, belediyenin fuar alanında törenle açıldı.</p><p></p><p>Kaymakam Hasan Uğuz, açılışta yaptığı konuşmada, ilçenin 17 bin hektar alanda yapılan tarımsal üretimle çok önemli bir merkez olduğunu söyledi.</p><p></p><p>İlçede yılda 210 bin ton sebze yetiştirildiğini kaydeden Uğuz, "Ayrıca muz, avokado ve mango gibi tropikal meyveler bakımından da ülkemizin stratejik bir üretim üssüyüz. Devlet olarak üreticilerimize modern tarım altyapısı ve inovasyon noktasında her türlü desteği vermeye devam edeceğiz." dedi.</p><p></p><p>Gazipaşa Belediye Başkanı Mehmet Ali Yılmaz ise Gazipaşa denince akla üretim, emek ve alın teri geldiğini ifade etti.</p><p></p><p>İlçe halkının güneş doğmadan serasına giren, gün batana kadar emek veren büyük bir aile olduğunu belirten Yılmaz, "Çekirdeksiz narımızdan Cimbiti Yaylası nohudumuza kadar yerel değerlerimize sahip çıkıyoruz. Çünkü markalaşmak, Gazipaşa'nın emeğine sahip çıkmaktır." dedi</p><p></p><p>Açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından fuar alanındaki stantlar ziyaret edildi.</p><p></p><p>Modern tarım aletleri, yeni nesil gübreleme sistemleri ve tropikal meyve üretim tekniklerinin sergilendiği fuar, 11 Nisan'a kadar sürecek.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Konya 22. Konya Tarım Fuarı devam ediyor</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/konya-22-konya-tarim-fuari-devam-ediyor-6139/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/konya-22-konya-tarim-fuari-devam-ediyor-6139/</id>
<published><![CDATA[2026-04-08T14:35:12+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-08T14:35:12+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_7690F8-80D40D-7B6D93-199041-84F596-2692E7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>KTO-TÜYAP Uluslararası Fuar Merkezi, Avrupa, Asya ve Afrika başta olmak üzere geniş bir coğrafyadan tarım sektörünün paydaşlarını bir araya getiriyor.</p><p></p><p>Traktör, biçerdöver, sulama sistemleri, tarla, bahçe, hayvancılık ekipmanları ve kendinden motorlu tarım aletlerinin yanı sıra sektörün ihtiyaçlarının sergilendiği fuarı gezen çiftçiler, stantlardaki ürünleri inceliyor, makine ve ekipmanlar hakkında bilgi alıyor.</p><p></p><p>Düzenlendiği ilk yıldan bu yana 3,5 milyondan fazla ziyaretçi ve 7 binden fazla firmayı ağırlayan fuara, bu yıl da 250 bini aşkın ziyaretçi gelmesi bekleniyor.</p><p></p><p>Uluslararası ticarete ve yeni işbirliklerine imkan sağlayan fuar, 11 Nisan'a kadar gezilebilecek.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Rize'de "Süs Bitkileri Zirvesi" başladı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/rizede-sus-bitkileri-zirvesi-basladi-5525/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/rizede-sus-bitkileri-zirvesi-basladi-5525/</id>
<published><![CDATA[2026-04-08T14:30:54+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-08T14:30:54+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_448933-7A3CA0-F210DC-661B30-309D63-9F9A5D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Vali İhsan Selim Baydaş, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi Konferans Salonu'nda düzenlenen zirvede, kentin süs bitkileri ve çiçeklerin doğal olarak yetiştirildiği bir alan olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Kadın kooperatiflerinin bu alanda üretim yapacak bir hale gelmesinin önemli olacağını belirten Vali Baydaş, "Kadınlarımızın burada üretim gerçekleştireceği ve o üretimin de alıcılarla buluşacağı bir düzlem oluşturulmuş olacak. Bunun en kıymetli tarafı budur. Bu bitkileri bu yönüyle kıymetlendirebilir ve bunu sürdürülebilir hale getirebilirsek bu çalışma başarıya ulaşırsa ki o adımda ilerliyor. Burada yepyeni bir istihdam ve gelir alanının oluştuğunu hep birlikte birkaç yıl içinde göreceğiz." diye konuştu.</p><p></p><p>Rize Belediye Başkanı Rahmi Metin ise Rize'nin sadece çay üretmediğine işaret ederek, "Özellikle 1870'li yıllardan sonra Batum üzerinden gelen birçok bitki türü burada üretilmiş. 1960'lı ve 70'li yıllarda Türkiye'nin fidancılığı büyük ölçüde bu bölgeden karşılanmıştır." dedi.</p><p></p><p>Süs bitkisi yetiştiriciliği konusunda çalışmalar yürüttüklerini aktaran Metin, "Bir seramız var. Orada birçok farklı türleri arkadaşlar deniyorlar. Ekonomiye dönüşmesi çok önemli. Ekonomiye dönüştüğü zaman arka planda bir gelişme oluyor. İnşallah bu üretim desteklenir ve bu geri dönüşün sürdürülebilir tarafı hayata geçer." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Yılmaz da tarımın yalnızca üretim değil, bilginin teknolojiyle buluştuğu ve katma değerin belirleyici olduğu stratejik bir alana dönüştüğünü, bu dönüşümün merkezinde ise süs bitkileri sektörünün yer aldığını belirtti.</p><p></p><p>Süs bitkilerinin az alanda yüksek gelir sağlayan, estetik değeri ekonomik güce dönüştüren, çevresel ve sosyal katkılarıyla öne çıkan bir sektör olduğunu ifade eden Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p></p><p>"Rize sahip olduğu iklimi, doğal florası ve biyolojik çeşitliliği ile bu alanda büyük bir potansiyele sahiptir. Ancak bu potansiyelin ekonomik değere dönüşmesi bilgi, organizasyon ve vizyonla mümkündür. Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi olarak biz sadece bilgi üreten değil, bu bilgiyi sahaya yansıtan ve ekonomik değere dönüştüren bir anlayışla hareket ediyoruz. Kamu, üniversite ve özel sektörün birlikte hareket ettiği bu yapı, bölgesel kalkınmanın temelidir."</p><p></p><p>Programa, Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü Bahçe Bitkileri Araştırmaları Daire Başkanı Davut Keleş, Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Yılmaz, İç ve Dış Mekan Peyzaj Bitkileri Üreticileri Birliği (SÜSBİR) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Dündar da katıldı.</p><p></p><p>Yarın sona erecek zirve kapsamında Türkiye'de süs bitkileri üretimi ve araştırmaları, pazarlama deneyimleri ile bölgesel potansiyel konularında özel sektör temsilcileri ve akademisyenler görüşlerini paylaşacak, kentteki süs bitkileri üretim alanlarında teknik gezi gerçekleştirilecek.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Memleketine dönen kadın, aromatik bitkiler üretiyor</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/memleketine-donen-kadin-aromatik-bitkiler-uretiyor-1807/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/memleketine-donen-kadin-aromatik-bitkiler-uretiyor-1807/</id>
<published><![CDATA[2026-04-08T14:10:47+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-08T14:10:47+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_273BE8-70EA2C-F7C7E8-553E8C-B292BA-E54C2D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Davulcu, 2013'te İstanbul Teknik Üniversitesi Harita Mühendisliği Bölümü'nü bitirdikten sonra bir yazılım firmasında çalışmaya başladı.</p><p></p><p>Çalıştığı 5 yıllık süreçte tarımsal üretime duyduğu merakı geçmeyen Davulcu, işinden istifa ederek memleketine döndü.</p><p></p><p>Davulcu, Adana'ya geldikten sonra tarımsal üretimle ilgili araştırmalar yapmanın yanı sıra 2021'de Çukurova Üniversitesi Karaisalı Meslek Yüksekokulu Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Bölümü'nü de bitirdi.</p><p></p><p>Mezuniyetinin ardından Davulcu, Adana Valiliği koordinesinde yürütülen "Lokman Hekim Tıbbi ve Aromatik Bitki Projesi" kapsamında kiraladığı 12 dekar alanda aynısefa, adaçayı, lavanta yetiştirmeye başladı.</p><p></p><p>Davulcu, evlenmesinin ardından eşinin de desteğiyle 50 dekara çıkardığı alanda ürün çeşitliliğine biberiye ve defneyi de ekledi.</p><p></p><p>Yetiştirdiği ürünlere katma değer kazandırmak için Davulcu, 2024'te Dünya Bankası koordinatörlüğünde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Çukurova Kalkınma Ajansı tarafından yürütülen Sosyal Girişimcilik, Güçlendirme ve Uyum Projesi'ne (SEECO) başvurdu.</p><p></p><p>Davulcu, proje kapsamında aldığı distilasyon (damıtma) tesisi desteğiyle yetiştirdiği ürünlerden bitki yağı, sabun ve krem yapmaya başlayarak "Mundi Herbal" markasını oluşturdu.</p><p></p><p>Narenciye ve zeytin yetiştiriciliği yapan eşine de destek olan Davulcu, yetiştirdiği aromatik bitkilerden elde ettiği sabun, krem ve yağları internet üzerinden Türkiye'nin çok sayıda iline pazarlıyor.</p><p></p><p>- "SEECO sayesinde hayalimiz hızlıca gerçekleşmiş oldu"</p><p></p><p>Ezgi Davulcu, AA muhabirine, evlendikten sonra eşinin ekim yapmadığı susuz arazilere yeni türler ektiğini söyledi.</p><p></p><p>Eşinin de yardımıyla aromatik bitki üretimini sürdürdüğünü anlatan Davulcu, proje kapsamında aldığı ekipman desteğiyle mahallesine distilasyon tesisi kurduğunu belirtti.</p><p></p><p>Davulcu, distilasyon tesisi sayesinde bitkilerini sadece kuru değil, katma değerli uçucu yağlara dönüştürerek satışını yapmaya başladıklarını ifade etti.</p><p></p><p>Yaptıkları çalışmayla mahallelerinde de bu bitkilerin yetiştiriciliğine ilgi duymaya başlayanların olduğunu vurgulayan Davulcu, şöyle devam etti:</p><p></p><p>"Bu distilasyon alanını kurduktan sonra bütün çevredeki yetiştiren kişilere bu alanı kurduğumuzdan bahsettik. Bu da daha fazla alanda tıbbi bitki yetiştirilmesine vesile oldu. Bu alan belki bizim ilerde yapabileceğimiz bir şeydi ama SEECO sayesinde hayalimiz hızlıca gerçekleşmiş oldu. Burada bitkilerimizi daha katma değerli hale getirebilir olduk."</p><p></p><p>Davulcu, geçen yıl yetiştirdiği 70 ton bitkiyi tesisinde yağa dönüştürdüğünü belirtti.</p><p></p><p>Elde ettiği yağların bir kısmından da büyük bir emekle sabun ve krem yaptığını anlatan Davulcu, ürünlerini kendi markasıyla internet üzerinden Türkiye'nin çok sayıda iline pazarladığını kaydetti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Konya Tarım Fuarı kapılarını ziyaretçilere açtı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/konya-tarim-fuari-kapilarini-ziyaretcilere-acti-7528/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/konya-tarim-fuari-kapilarini-ziyaretcilere-acti-7528/</id>
<published><![CDATA[2026-04-07T15:50:37+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-07T15:50:37+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_6B9662-411D96-75F0CC-3281C7-BB0719-E2D505.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>KTO-TÜYAP Uluslararası Fuar Merkezi'nde tarım sektörünü paydaşlarıyla buluşturan fuarın resmi açılışı, Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, Vali İbrahim Akın, Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ve milletvekillerinin katılımıyla gerçekleştirildi.</p><p></p><p>Traktör, biçerdöver ve kendinden motorlu tarım aletlerinin yanı sıra tarla ile bahçe ekipmanları başta olmak üzere sektörün ihtiyaçlarının sergilendiği fuarı gezen protokol üyeleri, stantlarda sergilenen ürünleri inceledi, vatandaşlarla sohbet etti.</p><p></p><p>Uluslararası ticarete ve yeni işbirliklerine imkan sağlayan fuar, 11 Nisan'a kadar gezilebilecek.</p><p></p><p>Konya'nın tarım ve tarım makineleri alanındaki kabiliyetinin sergilendiği fuar, düzenlendiği günden bu yana 3,5 milyondan fazla ziyaretçi ve 7 binden fazla firmayı ağırladı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Zirai don riskine karşı dikkatli olunmalı</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/zirai-don-riskine-karsi-dikkatli-olunmali-2118/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/zirai-don-riskine-karsi-dikkatli-olunmali-2118/</id>
<published><![CDATA[2026-04-07T13:59:25+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-07T13:59:25+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_A562B6-FBA42E-97456F-DAFB6D-044D5D-683631.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bayraktar, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından zirai don tehlikesine karşı şu paylaşımda bulundu:</p><p></p><p>"7-11 Nisan tarihleri arasında beklenen zirai don riskine karşı tüm çiftçilerimizi dikkatli olmaya davet ediyorum. Özellikle meyve bahçeleri, sebze üretim alanları ve yeni ekilen ürünler için gerekli tedbirlerin vakit kaybetmeden alınması büyük önem taşıyor."</p><p></p><p>Bayraktar, üreticilere sulama, dumanlama ve örtüleme gibi koruyucu yöntemleri değerlendirmelerini önemle tavsiye ederek, "Birliğimiz tarafından iletilen meteorolojik tahmin ve erken uyarı SMS'lerinin düzenli olarak takip edilmesi, zamanında müdahale açısından kritik öneme sahiptir. Yerel hava durumu tahminlerinin yakından izlenmesi ve ani sıcaklık düşüşlerine karşı hazırlıklı olunması gerekiyor. Zirai donun oluşturabileceği zararları en aza indirmek için tüm üreticilerimizin gerekli hassasiyeti göstermesini rica ediyoruz." ifadelerini kullandı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Üretici ile tüketici buluşturan ekosistem</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/uretici-ile-tuketici-bulusturan-ekosistem-2417/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/uretici-ile-tuketici-bulusturan-ekosistem-2417/</id>
<published><![CDATA[2026-04-07T13:24:29+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-07T13:24:29+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_656672-84AE6D-CE7314-41DBB8-3E38A3-4F9F1E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Tarım Kredi Kooperatifleri bünyesinde faaliyet gösteren KOOP Market, 2025 yılı itibarıyla 66,4 milyar TL ciroya ulaşırken, son beş yılda yaklaşık 5000 satış noktasına çıkarak Türkiye genelinde yaygın bir perakende ağı oluşturdu. Toplamda yaklaşık 11 milyar TL yatırım ile desteklenen bu büyüme; mağaza ağı, lojistik altyapı ve tedarik zincirine yapılan yatırımlarla şekillendi. Şirket, 2026 yılı için 100 milyar TL ciro hedefi ile büyütmeyi planlıyor.</p><p>“Odağımız fiyat değil, denge”</p><p>KOOP Market Genel Müdürü Orhan Kozan, modelin klasik perakende yaklaşımından farklı bir noktada konumlandığını belirtti. “Bizim modelimiz yalnızca raf fiyatı üzerinden rekabet eden bir yapı değil. Üretici ile tüketici arasında doğrudan dengenin kurulduğu bir ekosistemdir. Bu sayede hem üreticinin emeği değer buluyor hem de tüketici daha erişilebilir fiyatlarla ürüne ulaşabiliyor.”&nbsp;</p><p>Bu yapı sayesinde aracı maliyetlerinin minimize edildiğini belirten Kozan, maliyet kontrolü ile birlikte gıda zincirinde daha dengeli bir sistem kurulduğunu ifade etti.</p><p>Tüketici satın alma dinamikleri dönüşüyor</p><p>2025 yılında perakende tarafında büyüme devam ederken, artan maliyetler ve fiyat baskısı sektörün dengelenme sürecine girdiğini gösterdi. Bu dönemde tüketici davranışlarında daha seçici, temel ihtiyaç odaklı ve fiyat hassasiyeti yüksek bir yaklaşım öne çıkarken, kampanya ve indirim odaklı alışveriş belirleyici hale geldi.</p><p>KOOP Market Genel Müdürü Orhan Kozan ise bu sürece ilişkin değerlendirmesinde, “Böyle dönemlerde sürdürülebilir olan yapılar, yalnızca fiyatla değil sistemle fark yaratabilenler. Biz üretimden başlayan modelimizle bu dengeyi sağlayabiliyoruz” ifadelerini kullandı.</p><p>Ramazan’da fiyat sabitleme ve ESK iş birliğiyle geniş erişim</p><p>KOOP Market, Ramazan ayında temel gıda ürünlerinde fiyatları sabitleyerek ve kampanyalarla tüketicinin yanında yer aldı. Ramazan döneminde artan satış hacmi, ürün çeşitliliği ve müşteri sayısındaki yükseliş, bu yaklaşımın sahada karşılık bulduğunu ortaya koydu. Doğrudan çiftçiden temin edilen ürünlerin, Tarım Kredi bünyesindeki et, süt, bakliyat ve yağ fabrikalarında işlenerek aracı olmadan tüketiciye ulaştırılması; hem fiyat erişilebilirliğini destekledi hem de enflasyonla mücadeleye katkı sağladı.</p><p>Ramazan öncesinde Et ve Süt Kurumu ile hayata geçirilen iş birliği kapsamında, ESK’nın 15 et kombinasında üretilen ürünler Türkiye genelinde 81 ildeki KOOP Market noktalarında tüketicilere sunularak yaklaşık 1.400.000 haneye ulaştırıldı. Donuk et ürünleri olarak satışa sunulan ürünler, uygun fiyat avantajı ve soğuk zincir güvencesiyle tüketiciyle buluşurken, bir yıllık raf ömrü sayesinde güvenli şekilde saklanabilir hale getirildi. Bu ürünlerin yıl boyunca KOOP Market raflarında yer almaya devam etmesiyle, uygun fiyatlı ve güvenilir gıda erişimi süreklilik kazandı.</p><p>KOOP Market, doğrudan üretimden tüketime uzanan bu yapısıyla, tüketiciye en iyi ürünü en uygun koşullarda sunma yaklaşımını sürdürürken, satış noktalarını artırarak erişim ağını genişletmeye devam ediyor.</p><p>Her satış üretime geri dönen bir değer</p><p>KOOP Market’in yaklaşımının yalnızca ticari büyüme ile sınırlı olmadığını belirten Kozan, modelin üretim tarafına doğrudan katkı sağladığını vurguladı. “Bu sistemde her satış aslında üretime geri dönen bir değer. KOOP Market bu yönüyle sadece bir perakende zinciri değil, Türkiye’nin gıda dengesine katkı sağlayan bir yapı.”</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Mağaralar "yatak limon"a kıvam ve aroma kazandırıyor</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/magaralar-yatak-limona-kivam-ve-aroma-kazandiriyor-7611/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/magaralar-yatak-limona-kivam-ve-aroma-kazandiriyor-7611/</id>
<published><![CDATA[2026-04-07T10:58:20+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-07T10:58:20+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_193EFD-8920CC-F53765-09B397-3E355B-6F776D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Geçmişte koyun sürülerinin dinlenme noktası olmasından dolayı "Yatak" adı verilen bölgede 1960'larda tüf kayalar oyularak oluşturulan mağara depolar, uzun süredir limona lezzet katıyor.</p><p></p><p>Mersin yöresinde hasat edildikten sonra Kapadokya'daki depolara getirilen ve bu yerlerdeki doğal ısı ve nem sayesinde kabukları incelip sululuk oranı artan limonlar, doğal ortamda kıvam ve özel bir aroma kazanıyor.</p><p></p><p>Geçmişte insanların el yordamıyla kazdığı mağaralarda aylarca muhafaza edilen ürün, talebe göre yurt içi ve yurt dışına gönderiliyor.</p><p></p><p>Ortahisar Belde Belediye Başkanı Mustafa Ateş, AA muhabirine, milyonlarca yıl önce peribacalarını oluşturan bölgeye özgü tüf kayaların turizmin yanı sıra tarım ve gıdaya da hizmet ettiğini söyledi.</p><p></p><p>Ateş, bölgedeki kaya oyma mekanların insanlık tarihi boyunca gıda depolanmasına da imkan sunduğunu, bu özelliğin zamanla ekonomiye kazandırıldığını ifade etti.</p><p></p><p>Limon depoculuğunun 3 bin 47 nüfusa sahip beldelerinde önemli gelir kaynaklarından biri olduğunu vurgulayan Ateş, beldede önceden özellikle küçükbaş hayvan çobanlarının koyunlarını otlattıktan sonra akşam saatlerinde bilhassa bu bölgede dinlendirdiklerini anlattı.</p><p></p><p>- "Son dönemde ortalama 1 milyon sandık civarında limon depolanıyor"</p><p></p><p>Ateş, o yüzden bu bölgenin adının "Yatak" olarak kaldığını belirterek, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Yatak bölgesi daha sonra adını buradaki soğuk hava depolarındaki limonlara vermiş. Yatak limonun hikayesi buradan geliyor. Bunlar insan gücüyle kesildiği için hepsinin tavan boyları yaklaşık 2,5 metre çünkü insanlar o dönemde elindeki kazmaya benzer külük dediğimiz aletlerle bu depoları oymuş. Kasabamızda bulunan yaklaşık bin tane soğuk hava deposunun kapasitesi 5 milyon sandıktır ancak son dönemde ortalama 1 milyon sandık civarında limon depolanıyor. Depolanan limonlar genelde ihraç ediliyor çünkü bunlar birinci sınıf limon ve tamamen doğal vaziyette yurt dışına gönderiliyor. Sandıklarda gelen limonlar yaklaşık 20 kilo civarında depolara girer. Burada işçiler vasıtasıyla fireler seçilir, örneğin bir sandıkta 2 kilo fire olursa 18 kilo kalması gerekirken, burada sulandığı için 21-22 kilo civarında depodan çıkar."</p><p></p><p>Beldede yıllardır depoculuk faaliyetinin ekonomi ve istihdama katkı sunduğunu ifade eden Ateş, "Son dönemde turizm biraz daha ön plana çıktı ancak soğuk hava depoculuğu hala kasabamızda devam etmekte. Gerek bu depolarda çalışan işçiler gerekse depo sahipleri tarafından çok ciddi bir ekonomik döngü sağlanmakta." dedi.</p><p></p><p>Limon deposu işletmecilerinden Ahmet Şişman ise beldelerinin Türkiye'nin önemli limon depolama merkezlerinden biri konumunda olduğunu dile getirdi.</p><p></p><p>Mersin'de kışın limon hasat edildiğini belirten Şişman, "Kasım, aralık ve ocak aylarında Ortahisar'a getirilir. Yaklaşık 8-10 ay civarında kalır, yurt içi ve yurt dışı piyasaya buradan sevk edilir. Depoların özelliği, limonun kabuğunu inceltir, limon daha çok sulanır, kendine has aromaya sahip olur." ifadelerini kullandı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kuveyt Türk Konya Tarım Fuarı'nda</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/kuveyt-turk-konya-tarim-fuarinda-8525/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/kuveyt-turk-konya-tarim-fuarinda-8525/</id>
<published><![CDATA[2026-04-06T16:21:49+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-06T16:21:49+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_2BE53D-1D8A61-67B065-677443-F5A37B-2DBF68.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Türkiye’nin öncü katılım finans kuruluşu Kuveyt Türk, 7–11 Nisan 2026 tarihleri arasında düzenlenecek Konya Tarım Fuarı’na katılıyor. Kuveyt Türk, fuar boyunca tarım sektörüne özel finansman çözümlerini, dijital bankacılık uygulamalarını ve çiftçilere yönelik kampanyalarını ziyaretçilerle paylaşacak. Tarımı yalnızca üretim alanı olarak değil; gıda güvenliği, kaynak verimliliği ve sürdürülebilir kalkınmanın temel unsurlarından biri olarak ele alan Kuveyt Türk, bu doğrultuda geliştirilen ürünleriyle çiftçilerin sezonluk ihtiyaçlarına uygun finansman ve tüm hizmetlere kolay erişim imkânı sunuyor.</p><p></p><p>Sağlam Tohum Kart harcamalarına özel iade fırsatı</p><p></p><p>1-30 Nisan 2026 tarihleri arasında yeni Sağlam Tohum Kart sahipleri aynı ay içerisinde Sağlam Tohum Kart ile yapacakları tek çekim halindeki ilk 5000 TL ve üzeri harcamasına özel 2000 TL iade kazanacak.&nbsp;</p><p>Sağlam Tohum Kart’a özel indirimli oran&nbsp;</p><p>Anlaşmalı üye işyerlerinden vade farksız 12 aya varan ödemesiz dönemli alışveriş imkânı sunan Sağlam Tohum Kart’ın Nisan ayına özel kampanyası ile Sağlam Tohum Kart kullanan müşterilere özel 1000 TL ve üzeri ilk işleme özel aylık kâr payı oranı %2.49 olarak uygulanacak.&nbsp;</p><p>Mobilden müşteri edinimine 24.000 TL kazanma şansı</p><p>1 - 30 Nisan 2026 tarihleri arası mobilden müşteri olan esnaf ve çiftçilere kart harcamaları, fatura talimatı ve davet kodu kampanyalarından 24.000 TL'ye kadar kazanma fırsatı sunuluyor. 24.000 TL hediye kapsamında müşteriler, paylaştıkları davet kodu ile yeni açılan şahıs firması, esnaf ve çiftçi hesaplarının her biri için 2.000 TL, 10 kişiye kadar 20.000 TL kazanabiliyor. Sağlam Nakit Kart ile 1000 TL ve üzeri yapılan ilk alışverişte 1000 TL harcama iadesi alınabiliyor. Akaryakıt istasyonlarından yapılan 2000 TL’lik Sağlam Nakit kart harcamasına 2000 TL iade ediliyor. Fatura talimatı veren müşterilere ise birinci fatura talimatı için 250 TL, ikinci fatura talimatı için 350 TL, üçüncüye 400 TL olarak toplamda 1000 TL hediye ediliyor.</p><p></p><p>Dijital ve sahada erişilebilir bankacılık deneyimi</p><p>Kuveyt Türk, tarım bankacılığında yalnızca finansman değil, aynı zamanda tüm bankacılık ürünlerine erişim kolaylığı sağlayan çözümleriyle de öne çıkıyor. Uzaktan Müşteri Edinimi (UME) sayesinde çiftçiler, bulundukları yerden hızlıca hesap açabiliyor.</p><p></p><p>Sağlam Tohum Kart’a Kuveyt Türk Mobil üzerinden başvuran müşterilere 750.000 TL’ye kadar limit, otomatik tahsis ile tanımlanabiliyor. Böylece tarım sektörünün finansman ihtiyaçları daha hızlı ve kolay şekilde sağlanabiliyor.</p><p></p><p>Bunun yanı sıra, saha ekipleriyle sunulan hizmet modeli sayesinde çiftçiler yalnızca şubede değil, tarlada da bankacılık hizmetlerine erişebiliyor. Fuar alanında sergilenecek bu model ile ziyaretçilere birebir deneyim sunulacak.</p><p></p><p>Kuveyt Türk ayrıca fuar alanında konumlandıracağı Self Nokta çözümüyle, ziyaretçilere hızlı ve pratik bankacılık işlemlerini dijital ortamda gerçekleştirme imkânı sağlayacak.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Üretici tarlada nöbette</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/uretici-tarlada-nobette-1617/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/uretici-tarlada-nobette-1617/</id>
<published><![CDATA[2026-04-02T09:03:25+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-02T09:03:25+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E91910-D2FB04-5D9CE4-9E7602-76D199-57F4C6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Özellikle Baskil ilçesinde Karakaya Baraj Gölü çevresindeki bahçelerde yoğun mesai yürütülüyor.</p><p>Kent genelinde 110 bin dekar alanda yaklaşık 1 milyon 400 bin kayısı ağacı bulunurken, ilkbahar yağışlarıyla oluşan nem üreticileri endişelendiriyor. Her yıl verimi düşüren mantar hastalığı monilyanın bu yıl da etkili olmasından çekinen çiftçiler, çiçeklenmenin ilk döneminden itibaren zirai ilaçlama yapıyor.</p><p>Beyaza bürünen kayısı ağaçları doğaseverlere görsel şölen sunarken, üreticiler için bu dönem kritik önem taşıyor. Geçen yıl yaşanan zirai don nedeniyle büyük kayıplar yaşayan üreticiler, bu yıl hem hastalık hem de olası hava olaylarına karşı tedbiri elden bırakmıyor.</p><p>Üreticilerden Mehmet Gürsol, geçen yılki donun etkilerini hatırlatarak bu sezon için umutlu olduklarını belirtti. Gürsol, yağışların fazla olması nedeniyle monilya riskine karşı birden fazla ilaçlama yaptıklarını ifade ederek, bu yıl don ve fırtına yaşanmaması halinde yüksek verim beklediklerini dile getirdi.</p><p>Bölgede üretim yapan diğer çiftçiler de çiçeklenme döneminin şu ana kadar olumlu geçtiğini ancak yağışların hastalık riskini artırdığını vurguluyor. Üreticiler, monilya hastalığının kayısı ağaçları üzerindeki etkisinin don kadar yıkıcı olabileceğine dikkat çekiyor.</p><p>Elazığ Tarım ve Orman İl Müdürü Saadettin Taşkesen ise kentin Türkiye’de kaliteli kayısı üretiminde önemli bir yere sahip olduğunu belirtti. Taşkesen, çiçeklenme döneminde yapılacak doğru ilaçlamanın ürün verimi açısından kritik olduğunu vurguladı.</p><p>Yetkililer, ilk ilaçlamanın çiçeklenmenin yüzde 5-10’luk döneminde, ikinci uygulamanın ise çiçeklenmenin tamamlanmasına yakın yapılması gerektiğini belirtiyor. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın önerdiği teknik talimatlara uyulmasının altını çizen yetkililer, bilinçsiz ilaçlamanın hem verime hem de çevreye zarar verebileceğini ifade ediyor.</p><p>2025 yılında yaşanan don nedeniyle ciddi kayıplar yaşayan üreticiler, 2026 sezonunda hem hastalık riskinin kontrol altına alınmasını hem de hava koşullarının elverişli gitmesini bekliyor. Bölgede hedef, bu yıl kayısı üretiminde yeniden yüksek verim ve kaliteli ürün elde etmek.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kırsalda genç hamlesi</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/kirsalda-genc-hamlesi-1390/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/kirsalda-genc-hamlesi-1390/</id>
<published><![CDATA[2026-04-02T09:02:11+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-02T09:02:11+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_E7B294-43ED10-90DD7E-8AB1A8-FC60D1-D6B39D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Devlet destekli programlar, hem üretimi artırmayı hem de kırsal kalkınmayı hızlandırmayı hedefliyor.</p><p>Tarım ve Orman Bakanlığı öncülüğünde yürütülen projeler kapsamında 18-40 yaş aralığındaki genç girişimcilere hibe, kredi ve çeşitli teşvikler sağlanıyor. Özellikle hayvancılık, seracılık, arıcılık ve bitkisel üretim gibi alanlarda gençlerin yatırım yapması teşvik ediliyor.&nbsp;</p><p>Son dönemde açıklanan destek paketlerinde finansman imkanlarının genişletildiği görülüyor. Buna göre genç çiftçiler, devlet destekli kredilerle 3 milyon TL’ye kadar finansman kullanabiliyor. Uzun vadeli ve düşük faizli bu krediler, özellikle köyüne dönerek üretim yapmak isteyen gençler için önemli bir fırsat sunuyor.&nbsp;</p><p>Bunun yanı sıra Avrupa Birliği destekli IPARD programı kapsamında da genç çiftçilere pozitif ayrımcılık uygulanıyor. 40 yaş altındaki yatırımcılara daha yüksek hibe oranları ve proje değerlendirmelerinde ek puan avantajı sağlanıyor. Program kapsamında bugüne kadar on binlerce proje desteklenirken milyarlarca liralık yatırımın önü açıldı.&nbsp;</p><p>Yeni destek modelinde genç ve kadın üreticiler öncelikli gruplar arasında yer alıyor. Örneğin kapalı ortam üretimi yapan genç çiftçilere dekar başına ek destek verilirken, hayvancılıkta genç üreticilere daha yüksek teşvikler uygulanıyor.&nbsp;</p><p>Uzmanlar, genç çiftçi projelerinin yalnızca tarımsal üretimi artırmakla kalmadığını, aynı zamanda kırsalda istihdamı güçlendirdiğini ve göçü tersine çevirmeye katkı sağladığını belirtiyor. Ancak sürdürülebilir başarı için eğitim, teknoloji kullanımı ve pazarlama desteğinin de artırılması gerektiğine dikkat çekiliyor.</p><p>Türkiye’de tarımın geleceği açısından kritik öneme sahip olan genç çiftçi projeleri, doğru planlama ve etkin desteklerle hem üretim hem de istihdam açısından yeni bir büyüme alanı oluşturuyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sensörlü sulamayla tarımda verim artacak</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/sensorlu-sulamayla-tarimda-verim-artacak-4877/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/sensorlu-sulamayla-tarimda-verim-artacak-4877/</id>
<published><![CDATA[2026-04-02T09:00:42+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-02T09:00:42+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_EA2BFC-7A53C6-2B4E0E-594C2F-30C90F-3833A4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Diyarbakır’da Dicle Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde geliştirilen proje, tarımda su kullanımını kökten değiştirmeye hazırlanıyor. Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Neşe Yaman’ın yürüttüğü çalışma, çiftçilerin sulama kararlarını gözleme dayalı yöntemlerden çıkararak veri temelli sisteme taşımayı hedefliyor.</p><p>“Modern Sulama Şebekelerinde Çiftçilerin Teknolojiye Uyumu ve Suyun Hacim Esasına Göre Kullanımı Projesi”, GAP Bölge Kalkınma İdaresi tarafından yürütülen program kapsamında 8,4 milyon liranın üzerinde destek aldı. Projenin ilk uygulama alanı ise Diyarbakır’ın Ergani ilçesi olacak.</p><p>Proje kapsamında çiftçilere hem teorik hem de uygulamalı eğitimler verilecek. Eğitimlerde, toprağın yapısı, bitki fizyolojisi ve doğru sulama teknikleri anlatılacak. Ayrıca üreticilerin cep telefonlarına kurulacak uygulamalar ve tarlaya yerleştirilecek sensörler sayesinde sulama zamanlaması ve su miktarı anlık verilerle belirlenecek.</p><p>Doç. Dr. Neşe Yaman, mevcut uygulamalarda çiftçilerin çoğunlukla tecrübeye dayalı sulama yaptığını belirterek, “Sadece gözle ya da yıllardır süregelen tecrübelerden faydalanarak sulama yapılıyor” dedi.</p><p>Yanlış sulama yöntemlerinin hem su israfına hem de toprağın yapısının bozulmasına yol açtığına dikkat çeken Yaman, aşırı sulamanın tuzlanma gibi ciddi sorunlara neden olabileceğini vurguladı. Projeyle birlikte çiftçilerin, hangi bitkiye ne kadar su verileceğini, sulamanın ne kadar süreceğini ve en uygun zamanın ne olduğunu bilimsel verilerle öğrenmesi sağlanacak.</p><p>Yeni sistemle birlikte üreticiler, sensörlerden gelen veriler doğrultusunda cep telefonlarına gönderilen bildirimlerle sulama yapacak. Böylece gereksiz su kullanımının önüne geçilirken enerji maliyetlerinde de önemli düşüş sağlanacak.</p><p>Projenin bir diğer hedefi ise su kullanımının ekonomik karşılığını ortaya koymak. Çiftçilerin kullandıkları su miktarı ile elde ettikleri verim karşılaştırılacak, böylece hem fiziki hem de ekonomik üretkenlik analiz edilecek.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Konya Tarım Fuarı, yenilikleri profesyonellerle buluşturuyor</title>
<link href="https://analizgazetesi.com.tr/haber/konya-tarim-fuari-yenilikleri-profesyonellerle-bulusturuyor-7637/" />
<id>https://analizgazetesi.com.tr/haber/konya-tarim-fuari-yenilikleri-profesyonellerle-bulusturuyor-7637/</id>
<published><![CDATA[2026-03-31T02:55:17+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-31T02:55:17+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://analizgazetesi.com.tr/thumbmaker.php?src=https://analizgazetesi.com.tr/modules//blog/dataimages/IMG_AC7A51-49AE28-7E1BAF-7536CB-A8F79F-CCE1EF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Tüyap Konya Fuarcılık A.Ş. organizatörlüğünde; Türk Tarım Alet ve Makineleri İmalatçıları Derneği (TARMAKBİR) başta olmak üzere, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı ve çok sayıda kurumun destekleriyle düzenlenen fuar, Türkiye’nin güçlü üretim kapasitesini küresel alıcılarla buluşturmayı hedefliyor. Açılış sunuculuğunu yapımcı Ömer Kuloğlu’nun yapacağı, 7 salon ve açık alan dahil olmak üzere toplam 96 bin metrekarelik sergi alanında düzenlenecek fuar, Türkiye’nin 81 ilinden ve yaklaşık 100 farklı ülkeden gelecek ziyaretçilerle uluslararası bir ticaret platformu niteliği taşıyor. Geçtiğimiz yıl 251 binin üzerinde ziyaretçi ve 432 katılımcı firmayı ağırlayan organizasyon, bu yıl daha geniş katılımcı profili ve artan uluslararası ilgiyle büyümesini sürdürüyor.</p><p>Konya Tarım Fuarı, tarım makineleri, traktörler, ekim-dikim ve hasat makineleri, sulama sistemleri, tarım teknolojileri yazılımları, hayvancılık ekipmanları ve yenilenebilir enerji çözümleri gibi geniş bir ürün gamını tek çatı altında topluyor. Bu bütüncül yapı, tarımsal üretim yapan işletmeler ve distribütörler için farklı çözüm ve teknolojilere tek noktadan ulaşma, karşılaştırma ve doğru yatırım kararları alma imkânı sunuyor.</p><p></p><p>Tarımda Teknoloji ve Verimlilik Odağı Öne Çıkıyor</p><p>Bu yıl fuarda özellikle tarımsal mekanizasyon, dijital tarım uygulamaları ve sürdürülebilir üretim çözümleri ön plana çıkacak. Tarım teknolojileri geliştiren şirketler, yazılım çözümleri ve yeni nesil ekipmanlar aracılığıyla üretimde verimlilik ve maliyet optimizasyonuna yönelik yeniliklerini sergileyecek. Aynı zamanda fuar, çiftçiler, büyük ölçekli tarım işletmeleri, yatırımcılar, distribütörler ve kamu temsilcilerini bir araya getirerek sektörde güçlü iş birliklerinin kurulmasına zemin hazırlayacak.</p><p></p><p>Katılımcı firmalar için uluslararası pazarlara açılan kapı niteliğinde olan Konya Tarım Fuarı, bölge ülkeleri için ticari iş birliği ve yeni tedarik kanalları oluşturma fırsatının yanında global marka ve üreticilerle yüz yüze bağlantı kurma imkânı tanıyacak. Tarımsal mekanizasyon ve tarla teknolojileri alanında dünya tarım sektörünün önemli buluşma noktalarından biri olan organizasyon, Türkiye’nin güçlü üretim kapasitesini ve yüksek ithalat hacmini bir araya getiren stratejik bir platform niteliği taşıyor.&nbsp;</p><p>Seminer programları sektöre damga vuracak</p><p>Öte yandan fuar kapsamında 7, 8 ve 9 Nisan tarihlerinde 3 gün boyunca bir seminer programı gerçekleştirilecek. Her gün 11.00 – 16.00 saatleri arasında olacak seminerlerde su yönetimi ve tasarruf, tarım makineleri ve mekanizasyon, tarımda dijital dönüşüm ve sektörün geleceğine dair beklentiler gibi başlıklar ele alınacak. Seminerlerde günün başlangıcı Agro TV ile Günaydın canlı yayını ile yapılacak.&nbsp;</p><p>Fuarın gerçekleştirileceği Tüyap Konya Uluslararası Fuar Merkezi’nde, katılımcı ve ziyaretçi deneyimini daha da geliştirmek amacıyla genel alanlarda kapsamlı yenileme ve iyileştirme çalışmaları hayata geçirildi. Altyapıdan ortak kullanım alanlarına kadar geniş bir çerçevede ele alınan bu çalışmalar, fuar deneyimini daha konforlu ve verimli hale getirmeyi hedefliyor.</p><p>Tüyap Fuarcılık Grubu, tüm yatırımlarında uzun vadeli bir bakış açısıyla hareket ederek elde ettiği kazanımları yeniden işine yönlendirmekte; fuar organizasyonlarında katılımcı ve ziyaretçi deneyimini merkeze alan bir yaklaşımı benimsemektedir. Yeniden markalama süreciyle birlikte bu vizyonunu daha da güçlendiren, fuarcılık sektöründe sürdürülebilir büyüme ve değer üretimi odağında ilerlemeyi sürdürmektedir. Türkiye’nin stratejik konumu ve Konya’nın güçlü tarım sanayisi fuarı bir çekim merkezi haline getirirken, fuar boyunca önemli ticari iş birliklerine imza atılması bekleniyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
</feed>