Yeni dönem iş dünyası

Hakan Dikmen 15 Eki 2020

Sevgili okuyucularım hiç düşündünüz mü İnsanların işle ilişkisi binlerce yıldır nasıl değişti? Yani Pandemi sonrası iş dünyasını konuştuğumuz bu döneme adapte olanlar başaracak olamayanlar batacak mı?

Çalışma hayatına iktisatçılar, yönetim danışmanları, ekonomi ve işletme okulu profesörleri hakim olma eğilimindedir. Bu yüzden yeni bir bakış açısı edinmek güzel. Bir antropolog olan James Suzman, bu yeni değerlendirmeyi “İş: Zamanımızı Nasıl Harcadığımızın Tarihi” adlı iddialı yeni bir kitapta sunuyor bize. Bay Suzman'ın yorumunda, üzerinde çalıştığı Güney Afrika'nın Ju ve hoansi kabileleri gibi avcı-toplayıcıların Cennet bahçesinde yaşadıkları gibi bir hisleri var. Haftada sadece 15 saat çalışıyorlar ve erzaklarını eşit paylaşıyorlar. Ardından, hiyerarşik toplumları, eşitsizliği, daha sıkı çalışmayı ve daha kötü beslenmeyi beraberinde getiren tarımın gelişi ve "düşüş" geldi. Çiftçiliğin tek ama önemli avantajı, çobanların avcı-toplayıcıları alt üst edebilmeleri ve sonunda onları topraktan çıkarabilmeleriydi.

Ekonomistler zenginlik ve yoksulluğu açıklamak için değişik kültürlere dönüp çalışıyor. Sonra da ilk iktisatçıların fikirleri gözden geçiriliyor ve geliştiriliyor. Bilinen ilk okur yazar topluluklarının yaşadığı yer olan Anadolu, yeraltı madenlerini değer olarak kabul eden halkın yaşadığı verimli topraklara sahip. Ticaret de bu yüz ölçümde başlamış. MÖ 2000 yıllının ilk çeyreğinde Asurlar savaşmak yerine başka bir yol denemişler. Kuzey Mezopotamya'da savaşmak yerine ticaret yaparak yayılmayı öngörmüşler. Belli noktalara pazar kolonileri kurmuşlar. Yani "Karum" denilen pazarlar kurarak yeni bir çalışma disiplini oluşturmuşlar. Böylece 250 yıl süren ve tarihçiler tarafından "Asur Ticaret Kolonileri Çağı"  ( MÖ 2000 - 1750 ) yaşanmış ve Asurlular büyük refaha ulaşmışlar. Demem o ki, Biz şimdi evimizden çıkmadan dünyanın her yerindeki dükkanlara ulaşıp sipariş verebiliyoruz. O devirde de ihtilal Ticareti keşfetmekle olmuş. Nereden nereye. 

18. yüzyıla gelindiğinde ekonomi disiplini daha gizli çalışan insanların sonucuydu. Onlar bildiklerini başkalarına öğretmezler ve o konuda herkesin onlara gelmesini ve ürettiklerini satın almalarını isterlerdi. Durum böyle olunca bir avuç ülke inanılmaz derecede zenginleşirken, diğerleri fakir kaldı. 1500 yılında dünyanın en zengin ülkesi en fakir ülkeden iki kat daha iyi durumdaydı; 1750'de oran beşe birdi. Ekonomi alanındaki en ünlü kitabın 1776'da basılan "Milletlerin Zenginliğinin Doğası ve Sebepleri" olması tesadüf değildir. İskoç düşünür ve iktisatçı Adam Smith'in 1776'da yayınlanan eseri. "Ulusların Zenginliği" olarak da bilinen kitap çağdaş iktisat alanındaki ilk eserdi. 

HR dergisi ve Mia Araştırma şirketinin ortak yaptığı "Pandemi Sonrası Çalışma Hayatı Beklentileri Araştırması'nın sonuçlarına baktım ve 534 beyaz yakalı çalışan ile gerçekleştirilen anketin çarpıcı sonuçlarına göre yeni normal hem çalışanı hem İK'yı hem de yönetimi yeni bir iş anlayışına itecek gibi görünüyor. 

Pandemi sonrasının gerçeği, çalışma şekilleri değişecek. Hatta çoktan değişti bile. Bu beklentilere kayıtsız kalmadan hareket etmek gerekiyor. Pandemi dönemi boyunca evden yoğun bir şekilde çalışan kişiye pandemi sonrası seni her gün ofise bekliyoruz ya da haftada 1 gün evden çalışırsın demek anlamlı olmayacaktır. Herkese de evden çalış diyemezsiniz. İşleri iyi tanımlamak, ayırmak gerekiyor. Uzun zamandır ERM konuşuluyor. Employee Relationship Management. Nasıl müşteriyi özel hissettirmek için özel uygulamalar yapıyorsak çalışanları da özel hissettirmek için özel uygulamalar yapmak durumundasınız. Böyle düşünmek ne kadar güzel değil mi? Ama farklı her sektör farklı her patron bize farklı bir dünya sunmaya çalışacak. Sonuçta herkes her uygulamayı beğenecek diye bir şey yok. En basitinden, kimi haftanın her günü ofise gidip çalışmak isterken kimi 3 gün diyor. Demek ki çalışan profillerini iyi anlayıp onların beklentilerine göre aksiyonlar almak gerekiyor. Devir, geride kalıp diğerleri ne yapıyor bakalım ona göre karar veririz devri değil, kendi çalışanlarının beklentilerini dinleyip en uygun kararları hızlıca alıp fark yaratan şirketlerden biri olma devridir. 

Sonuç olarak, Asurlulardan bu yana çalışma hayatı o kadar değişti ki, COVID-19 veya başka bir salgın iş hayatını sora erdirmeyecek. Değişimin hızı işverene, endüstrinin özelliklerine, iş modellerine ve finansal faktörlere bağlı olacak. Bu belirsizlikler döneminde kesin olan tek şey ise geleceğin iş modellerinin hızla değişmeye devam edeceği...