Yeni Dönem Ekonomi

Hakan Dikmen 19 Kas 2020

Dolar birden düşünce insanların bir yüzü güldü bir morali yerine geldi. Yeni Ekonomi Programı'yla ortaya konulan finansal istikrar adımları hemen atılmaya başladı.

Mesela mevduattan alınan stopaj düşürüldü. Bir de Kambiyo işlemlerindeki BSMV oranı da mayıs seviyesine çekildi. Bu yapılan çabaların yanısı sıra geçtiğimiz haftaki Normalleşme adımları piyasalardaki yüksek tansiyonu azaltabilir mi acaba? Diye düşünürken, Piyasa hemen olumlu tepki verdi. Ekonomide normalleşme adımları hızlanmaya başladı bile. Önümüzdeki döneme ilişkin hedefler ve beklentiler ortaya konulurken, en önemli vurgulardan biri ‘finansal istikrarın tesisi’ için atılacak adımlar oldu. Aşama aşama bu adımların gerçekleştiğini görüyoruz. Buradan da ortaya bizim ne kadar vaziyete uyabilen bir ülke olduğumuz gerçeği ortaya çıkıyor. Eski televizyon animasyonlarında bir karakter vardı.  Adı “Tonton” bir dış ses ona “ Değiş TONTON” deyince değişik bir fiziki görünüme bürünürdü. Bizim tüccarlarımız sa böyle bir konumda. Cumhurbaşkanımızın açıkladığı bu yeni dönem piyasalardaki memnuniyeti tam olarak karşılamasa da yapılan yeni revizyonlar, yan senaryoların çalışılması önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerin ortaya koyulması önemli. Şimdi piyasa normalleşme adımlarına fokuslandı. Bu fokuslanmada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan son konuşmasında "Ekonomi, hukuk ve demokraside yepyeni bir seferberlik başlatıyoruz." Demesinin de büyük katkısı var.  ,

Ülkemize değişik ülkelerden ve AB den olan büyük ticari işbirliği talepleri Pandemi ile birlikte hızlanan yabancı çıkışının durması ve yeniden alımların canlanmasına başlanılması çok sevindirici. Aslında bu güzelliğin devamı piyasalardaki kısıtlamaların tamamen kalkması ve mevcut hedeflerin yakalanması için atılacak adımlarla daha da büyüyecek.

Türkiye'de TCMB ile Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndaki değişiklikler, ekonomi politikalarında bir dönüşüm umudu yarattı. Piyasa yeni ekonomi yönetiminin 19 Kasım tarihindeki ilk sınavını sabırsızlıkla bekliyor. Aslında bazı doneler sayesinde beklentiler ön görülüyor ama yine de bir sürpriz beklentisi olabilir. 

Dolar/TL dün 8.005 seviyesine kadar gerilemiş ve günü 8.1 civarında tamamlamıştı. Dolar/TL bugün 8.29, euro/TL 9.77 seviyesinde işlem görüyor.

TL'nin değerlemesinin yüzde 10 civarında aşağıda olduğunu belirten Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) başekonomisti Robin Brooks, TL'nin değer kazanması için "büyük bir potansiyel" olduğuna dikkat çekiyor. Ancak Brooks bunun için "net bir politika sinyali" verilmesi gerektiği görüşünde. Daha nasıl net sinyaller verelim de beyleri memnun edelim ki ben bilemedim. 

Ağbal, TCMB başkanı olarak ilk açıklamasını, fiyat istikrarı için tüm araçların kararlılıkla kullanılacağını söyleyip bu günü işaret ederek ülkemiz için büyük değişikliklerin olacağını yabancı yatırımcıların daha güvenli bir ortamda olacağına dikkat çekti. 

Rabobank'in kıdemli stratejisti Pioty Matys, "Bu alışılmadık olaylar dizisi ortodoks politikalara doğru bir kaymanın işareti olabilir. Bu da TL'ye ihtiyacı olan soluklanma fırsatını verecektir" görüşünde. Hadi bakalım bugün milat olabilir. 

Bekle gör politikasında olan yatırımcılar bu fırsatı değerlendirmeliler. 

Hazine ve Maliye Bakanlığı, TCMB, ticaret ve sanayi bakanlıkları, iş insanlarımızla hep beraber yeni bir ekonomik sıçrama için çalışıyoruz. "Türkiye'yi riski az, kazancı tatminkar cazibe merkezi haline getirmekte kararlıyız. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, "Cari açığa yol açmayan, yurt içi tasarruf, doğrudan uluslararası yatırımlarca finanse eden bir yapı oluşturuyoruz" diyerek ekonomi konusunda gerçek bir öngörü sundu. 

Öte yandan tüm bakanlıkların pozitif çalışmaları var ama sanayi bakanımızın dediği gibi Avrupa'da üretimini en fazla artıran ülke olduk. Aylık bazda yüzde 1,7, yıllık yüzde 8,1 yükseldiğini belirten Varank, Yıllık endekste, ara malı ve sermaye malı üretimindeki çift haneli artış büyüme dinamiği açısından çok olumlu yol kat ettik. Yıllık performansımızla, Avrupa'da üretimini en fazla artıran ülke olduk" dedi. Bana bu tip bilgiler geldikçe koltukta daha bir rahat ouruyorum. Gelecek nesiller için umudum daha çok artıyor. Yüzüm daha bir gülüyor. Ama tedbiri de elden bırakmamak gerekiyor. 

Demem o ki refaha doğru giderken çekeceğimiz ızdırap bize güç versin. Birbirimizi kırmadan birlik ve beraberlik içinde yurt dışından gelecek yatırımcılara kendimizi daha iyi anlatmanın yollarını bulalım. Bir çok konuda Dünya Fonlarından aldığımız payı artırmanın yolunu bulalım. Hala bizim aldığımız fondan 300 kat fazla pay alan yaptıkları iş de bizim 300 de birimiz kadar olmayan ülkeler var.