Yapısal inşa başladı sıra güven ortamında

Sedat YILMAZ 22 Kas 2020

Kasım PPK toplantısında politika faizini 475 baz puan artışla yüzde 15'e yükselten TCMB, enflasyonu kontrol altına aldıktan sonra faiz oranlarını indirerek normalleşmeyi ve yatırımcı güvenini pekiştirmeyi hedefliyor. Söz konusu indirim sürecinin 2021'in ikinci çeyreğinden itibaren başlayacağı öngörülüyor.

Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle atanan Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan ve Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Naci Ağbal, makro ekonomi, finansal ve fiyat istikrarı üzerine kurgulanan yeni ekonomik dönüşümde ilk adımları atmaya başladılar. Dönüşümde yapısal inşa ve güven ortamının iyileştirilmesine yönelik hamleler dikkat çekiyor.

TCMB eski başkanı Murat Uysal’ın görevden alınması ve eski bakan Berat Albayrak’ın sağlık nedenleriyle görevden ayrılmasıyla başlayan süreçte 19 Kasım Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı dönüm noktası oldu. Söz konusu gelişmeye bağlı TCMB’deki görev değişim tarihi olan 6 Kasım’dan itibaren piyasalardaki normalleşme, alınan tedbirler ve verilen mesajlar doğrultusunda devam ediyor.

19 Kasım’da Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında son iki yılın en yüksek faiz artışını yapıp arka kapı faiz uygulamalarını terk ederek tek faizle ‘piyasa fonlama’ sistemine geçen Merkez Bankası (TCMB) maliye politikalarının da desteğiyle kredibiliteyi en kısa zamanda sağlamlaştırıp enflasyonu tek haneli rakamlara indirmek için para politikasını tahkim ediyor.

Kasım PPK toplantısında politika faizini 475 baz puan artışla yüzde 15’e yükselten TCMB, enflasyonu kontrol altına aldıktan sonra faiz oranlarını indirerek normalleşmeyi ve yatırımcı güvenini pekiştirmeyi hedefliyor. Söz konusu indirim sürecinin 2021’in ikinci çeyreğinden itibaren başlayacağı öngörülüyor.

Piyasaya şok hamleler

Portföy yatırımlarını artırıp ülkeye döviz çekme noktasında ilk adımını 7/24 anlık işlem yapılabilen Fonların Anlık ve Sürekli Transferi (FAST) hizmetini tamamlayarak başlayan TCMB, 19 Kasım’daki faiz artırımıyla birlikte Geç Likidite Penceresi (GLP) ve faiz koridoru yoluyla fonlamayı terk etti ve 20 Kasım’da piyasa fonlama faizini yüzde 15’le sadeleşmeye geçti.

TCMB açıklamasında, “Likidite yönetimi çerçevesinde ikincil piyasa gecelik faiz oranlarında oluşabilecek oynaklığı sınırlandırmak ve likiditenin haftanın günlerine dengeli dağılımını sağlamak amaçlarıyla 20 Kasım 2020 tarihinden 26 Kasım 2020 tarihine kadar (bu tarihler dâhil olmak üzere) bir hafta süreyle gecelik borç verme faiz oranı politika faiz oranı olan yüzde 15 olarak uygulanacak” ifadesine yer verildi.

Diğer yandan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), bankaların yurt dışı yerleşiklerle yapılan vadede TL satım yönünde gerçekleştirecekleri para swapı, forward, opsiyon ve diğer türev işlem tutarları toplamının bankaların en son hesaplanan yasal özkaynakları oranlarını; vadesine 7 gün kalan işlemler için yüzde 2'den yüzde 5'e, vadesine 30 gün kalan işlemler için yüzde 5'ten yüzde 10'a, vadesine 1 yıl kalan işlemler için yüzde 20'den yüzde 30'a çıkardı. Söz konusu BDDK hamlesi yurtdışı yerleşiklere uygulanan Türk Lirası bacaklı işlemlerde özkaynak sınırlamasında bir normalleşmenin daha gerçekleştiği ve piyasa dostu adımların kuvvetlendirildiği şeklinde değerlendirildi.

Agresif politikalar sürer

475 baz puanlık artışla politika faizini yüzde 15’e çeken TCMB, haftalık swap işlemlerinde kullanılan TL faizini de yüzde 13,25’ten yüzde 15’e yükseltti. Cuma günü itibariyle vadesi gelmemiş haftalık dolar swaplarının toplamı 6,5 milyar dolara ulaşırken bunun 4,8 milyar dolarlık kısmı Perşembe günü gerçekleştirildi. Bu işlemlerde Perşembe günü uygulanan faiz yüzde 13,25 oldu.

Ekonomistler, haftalık swap işleminde TL faizinin yüzde 15’e çıkarılmasını yeni ekonomi yönetiminin yüksek enflasyona karşı agresif politikalar üreteceğine dair bir görüntü verdiğini belirttiler.

Analistler de, TCMB’nin swap faizlerinin yükseltilmesiyle bankaları yurt dışı bankalarla swap işlemi yapmaya yönlendirdiğini, bu durumun yurt içi ve yurt dışı bankalarla para aktarım mekanizmasını güçlendirme yönünde bir hamle olduğunu söylediler.

Swaptan sonra aktif rasyosu

Hamle ile salgında oluşan döviz ihtiyacının giderilmesi ve portföy yatırımlarının artırılmasının öngörüldüğünü belirten analistler, Türkiye yeni swap hamlesiyle carry trade avantajı yakaladığını, son tabloya göre yurt dışındaki faizlerin Türkiye’deki haftalık swap faizlerinden daha düşük olduğundan yurt içine portföy akımlarının hızlanacağını değerlendirdiler.

Analistler, herhangi bir aksilik çıkmadığı sürece dolar/TL kurunun 7,25’lere kadar geri geleceğini ve TL’nin bugünkü durumundan yüzde 5’e yakın değer kazanacağını ifade ettiler. Merkez Bankası’nın swap faizini yeniden politika faiziyle eşitlediğini hatırlatan Tera Yatırım ekonomisti Enver Erkan da, mevcut durumun swap faiziyle desteklendiğine vurgu yaptı.

Bu arada TL varlıklarının yurt dışında cazibesini artırılması yolunda TCMB ile birlikte BDDK’nın da yeni bir çalışma içerisinde olduğu belirtiliyor. Bankaların aktif rasyosunda yeni revizyona hazırlanan BDDK’nın bankaların faizleri artırması konusunda elini rahatlatmak istediği kaydediliyor.

Piyasalar değişimi destekledi

TCMB’nin politika faizini 475 baz puan artırarak yüzde 15’e çıkarması ve piyasa fonlamasında tek faiz uygulamasına geçmesi Borsa İstanbul’da alımları artırdı. Yaklaşık bir hafta boyunca alım tarafında olan borsa, 1328 puana yükselerek tarihi rekor kırdı.

6 Kasım’da 8,57 lira ile tarihi rekor kıran dolar, 6 Kasım’da yeni yol haritasının belirlenmesiyle 8,51 liradan 7,60 liraya kadar geriledi. Doların Türk Lirası karşısında değer kaybı yüzde 11’i geçti. TL, dolar karşısında son 19 yılın en büyük kazancını elde etti. Sepet kur da 8,30’lara indi. Euro’daki kayıp da yine yüzde 11 şeklinde gerçekleşti.

Bu hafta doların satış fiyatı yüzde 0,74 değer kaybederek 7,6350 lira, euronun satış fiyatı da yüzde 0,23 azalışla 9,0680 lira oldu.

Yurt dışında aşıdaki gelişmelere paralel 1950 dolarlardan 1870 dolarlara kadar düşen ons altının da desteğiyle gram altında 80 liraya yakın düşüşler yaşandı. Güvenli liman olarak bilinen altının gramı 455 liraya kadar indi. Altının gramı yüzde 17’den fazla değer kaybetti.

16-20 Kasım haftasında da 24 ayar külçe altının gram satış fiyatı yüzde 1,39 kayıpla 461,70 liraya, Cumhuriyet altınının satış fiyatı da yüzde 1,42 azalışla 3 bin 62 liraya geriledi.  

TCMB’nin agresif faiz artışıyla birlikte sadeleşme hamlesi Türkiye’nin 500’ün üzerinde olan ülke risk primi 5 yıllık CDS’lerini de aşağı çekti. 19 Kasım’da 372’ye kadar inen CDS’ler dün itibariyle 392 puanda dengelendi.

Faiz indirimi Nisan’da

Türkiye’de yeni ekonomi yönetimiyle birlikte gelen dönüşümün yapısal reformlarla birlikte 2021 yılının ilk çeyreği sonuna kadar devam edeceği, bu tarihe kadar politika faizinin yüzde 15 seviyesinde sabit kalacağı, yol kazası veya salgın ile muhtemel jeopolitik olumsuzlukların olmaması durumunda TCMB’nin faiz indirimlerine Nisan itibariyle başlayabileceği belirtiliyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Acı ilaç içmemiz gerektiğinin farkındayız, bunu böyle değerlendiriyorum” sözlerine vurgu yapan analistler, ekonomi yönetimindeki kararlılığın piyasaları normalleştirmesinin yanında üretim, istihdam ve ihracata ciddi destek vereceğini kaydettiler.

TCMB’nin agresif faiz artırımından sonraki adımının faiz indirimi olabileceğini değerlendiren analistler, yeni ekonomik dönüşümün Ortodoks politikalara kaydığını dile getiriyorlar. TCMB Başkanı Naci Ağbal’ın ilk toplantısında ihtiyat, temkin ve kararlılıkla dikkat çektiğini, Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan’ın da maliye politikalarıyla belirlenen Ortodoks politikalara azami hassasiyet göstereceğinin görüldüğünü dile getiren analistler, uzun zamandır TCMB’nin döviz rezervleri üzerine oyun kuran piyasaların da rezervlerin artışıyla birlikte bu datayı gündemlerinden çıkaracağını ifade ettiler.

Halen yürürlükte olan yüzde 15’lik politika faizinin bir zirve olduğunu ve faizlerin bundan sonra aşağı geleceğini yorumlayan analistler faizde gevşemenin ikinci çeyrekle birlikte enflasyona bağlı kademeli olarak başlayabileceği öngörüsünü paylaştılar.  

Henüz zamana ihtiyaç var

Özellikle ABD’nin ünlü finans kuruluşları JP Morgan ve Morgan Stanley’in görüşlerinin isabet yönünden değerlendirilmesi gerektiğini dile getiren analistler, enflasyonun beklentilerin dışında gelişmesi halinde faiz artışlarının sürebileceğini kaydettiler.

Türkiye’nin ekonomik dönüşümünü değerlendiren kredi derecelendirme kuruluşları ise duruma temkinli yaklaşıyor. Fitch Ratings, agresif faiz artırması, sadeleşmeye geçilmesi, şeffaf ve öngörülebilirlik mesajları verilmesine karşılık Türk para politikasında güvenirliliğin inşası noktasında zamana ihtiyaç olduğunu raporladı.  

Türk para politikası kredibilitesinde bir iyileşme ihtimalinin yüksek olduğunu belirten Fitch, TL’nin Hazine ve Maliye Bakanlığı ile TCMB Başkanlığı’nda yapılan değişiklikle yüzde 11’e yakın değer kazanmasının güvenirliliğin tesisi açısından iyi bir gelişme olduğunu, ancak TCMB’nin bağımsızlığı konusunda daha şeffaf adımlara ihtiyaç olduğunu vurguladı. Fitch raporunda TL’nin kuvvetlenmesiyle halen yüzde 11,89 olan enflasyondaki yükseliş hızının kırıldığı aktarıldı.

Yabancı yatırımcı da, TCMB Başkanı Naci Ağbal’ın başlangıç politikalarını güçlü bir başlangıç olarak gördüklerini ve piyasaları rahatlattığını, Türkiye’nin Ortadoks politikaları devam ettirmesi durumunda Merkez Bankası’nın sorunları çözmedeki kararlılığından dolayı TL’de uzun pozisyonda kalmayı sürdüreceklerini söylediler. Analistler Türkiye’de atılan son piyasa adımlarının güzel bir gelişme olduğunu ve Türkiye’ye güvenlerinin sürdüğünü yorumladılar.  Bazı analistler ise 475 baz puanlık faiz artışının beklentilerinin altında kaldığını da dile getirdiler.

Borsa rekorda döviz ve altın dipte

Piyasa dostu dönüşümle birlikte yeni bir rota çizen ekonomi yönetimi Türk Lirası varlıklarında da önemli kazanımların oluşmasını sağladı. 6 Kasım’da Naci Ağbal’ın TCMB Başkanı olarak atanmasından sonra yüzde 10’un üzerinde değer kaybeden dövize karşı, dolarla hareket eden altın fiyatları adeta dip yaptı. Borsa İstanbul (BIST) 100 endeksi ise 1325 puana çıkarak tarihi rekor kırdı.

Bu hafta da yatırım araçlarından borsa kazandırırken altın ve döviz kaybettirdi. Borsa haftalık yüzde 2,53 değer kazanırken dolar yüzde 0,74, euro yüzde 0,23, altın yüzde 1,39 değer kaybetti. Yurt içinde 1000 TL’lik yatırım borsada 1025,3 lira, dolarda 992,6 lira, euroda 997,7 lira, altında 986,1 lira oldu.

Piyasalar 23-27 Kasım haftasında yurt içinde reel kesim güven endeksi, kapasite kullanımı, yurt dışında ABD’de GSYH, dayanıklı mal siparişleri, yeni konut satışları, FOMC toplantı tutanakları, Almanya’da Markit PMI imalat – imalat dışı, GSYH, IFO iş ortamı güven endeksini takip edecek.

BIST 100… Borsa İstanbul, ekonomideki yeni dönüşümle tarihi rekor kırdı. Endeks haftalık yüzde 2,53 kazançla haftayı 1323,95 puandan kapattı. Endeks hafta içinde en düşük 1259, en yüksek 1328 puanları gördü. Bu hafta mali endeks yüzde 2,62, sanayi endeksi yüzde 3,74, Hizmetler endeksi yüzde 0,90 prim yaptı. Gelecek hafta pozitif gelişmelerin devam ettiği borsada 1290 puanın üzerinde kalındığı sürece artışın devam edeceği öngörülüyor.

DOLAR/TL… Haftayı yüzde 0,74 değer kaybederek 7,6350 liradan kapatan dolarda hafif kıpırdanma olsa da yeni para politikaları dövizin önünü kesmiş görünüyor. 7,62 lira desteğinden yukarı yönlü tepki veren dolar/TL’de pivot nokta 7,60. Güçlü destek ise 7,50’de bulunuyor. Doların TL karşısında yükselebileceği en yüksek seviye 7,86 olarak tahmin ediliyor.

EURO/TL… Haftayı yüzde 0,23 değer kaybederek 9,0680’den kapatan kurun gelecek hafta da kayıp yönünde hareket edeceği sanılıyor.  Hafta boyunca TL karşısında değer kaybeden euronun 9,13 desteğini kırması kuru aşağı yönlü baskılıyor. Kurda 9,15 direnç, 8,94 ve 8,76 destek seviyeleri olarak görülüyor.

ALTIN… Dolardaki zayıflık altın fiyatlarını da aşağı baskılıyor. Yurt içinde 24 ayar külçe altının gram satış fiyatı bu hafta yüzde 1,39 kayıpla 461,70 liraya, Cumhuriyet altınının satış fiyatı da yüzde 1,42 azalışla 3 bin 62 liraya geriledi. Ons altın ise ABD’deki teşvik paketi gerginliği ile dalgalanıyor. ABD Hazine Bakanı Steven Mnuchin açıklamalarıyla 1873 dolar seviyesine kadar çıkan ons altın daha sonra 1870 dolarda dengelendi. Ons altında 1854 ve ardından 1829 dolar destek seviyelerinde. Ons altının yurt dışı gelişmelere göre 1930’ları yeniden yakalama ihtimali bulunuyor. 459 lira seviyelerinde olan gram altının dolardaki yöne göre 450 ile 460 lira arasında seyretmesi bekleniyor.

PETROL… Petrol ise dünyadaki yeni aşı çalışmaları sebebiyle dalgalı bir seyir izliyor. Aşı iyimserliği ile brent petrol 45 doları denerken koronavirüsün dünyada giderek yayılması endişesi petrol fiyatlarını yukarı yönlü çıkışını engelliyor. Haftayı 44,96 dolar seviyesinden kapatan brent petrol fiyatlarının gelecek hafta stabil kalacağı tahminleri yapılıyor.