Uzayda ne oluyor?

Hakan Dikmen 01 Haz 2020

Uzay bizi her daim etkilemiştir. İsterseniz burç meraklısı olun, isterseniz yıldızname ile ebcet hesapları yapın, ya da yıldızların parlaklığı ya da yön göstermesi sizi etkilesin, isterseniz Astrolog olup bilimsel çalışmalar yapın, isterseniz Pir-i Reis gibi dünyanın haritasını çizin.

Okursanız ya da birilerinden dinlerseniz çok şaşıracaksınız ve heyecan duyacaksınız. Belki Uzaylılar vardı ve dünyadaki bir çok insan eliyle yapılamayacak mimarileri onlar inşa etti. Mısırlı tarihçi din adamı Minotaur'un (Yarı insan yarı boğa olan) anlattıkları gibi, olağanüstü güçleri olan yaratıklara karşı Babil kulesi ile göklere savaş açıyorlar. Ne oluyor bu göklerde ki savaş ilan ediliyor? İşin içine yorum girince anlatana göre değişiyor durum. Uzaylılar geliyordu belki de dünyadakileri rahatsız ediyordu. Hz. Zülkarneyn iki tarafa gidip gelen bir peygamber. Halk ona gökten gelenleri şikayet ediyor. O da Redim (Engel) yapıyor. Ve artık, uzaydan gelenler olmuyor. (Bu kısaca anlattığımı, Kuran-ı Kerim Kehf suresinden araştırabilirsiniz.) Yazım masal gibi oluyor. Bu yazıyı yazmak nereden aklıma geldi derseniz… Göktaşları ülkemize akın etti. Ben yıllar önce Ağrı dağının dibinde göktaşı çukuru görmüştüm. Çok büyüktü. Bakalım şimdikiler nasıl bir oyuk oluşturacak. Biliyorsunuz DARB projesi denilen bir sistem ile frekans kullanılarak deprem ve gök taşları ya da uyduların silah olarak kullanılması mümkün. 21. yüzyıl başka olacak. Bir de ABD de 11 yıl aradan sonra tekrar uzaya insanlı uzay aracı gönderecekti. 10 dakika kala Cumartesi gününe ertelendi. Yani bizim ülkemizdeki bir çok şehre gök taşları düşerken onlar uzaya gidişi ertelediler. Belki bir gök taşı sağanağından korktular. Belki de! Neyse. Umarım artık aklımız, zekamız bu yeniliklere uyum sağlar. Yoksa biraz önce arz ettiğim gibi olursa yandık. Uzayda güneş çiftliği kurma projesi var. Yahu uzayda ne oluyor derseniz bence bunu "güneşin çocukları"na sormak lazım. Ay birden popüler oldu bir anda. Dünyanın manyetik alanı değişiyor yavaş yavaş. Kanada'ya doğru kaymaya başladı. "Yahu ben ne diyorum" diye düşünüyorum bazen ama gördüğüm dinlediğim kaynaklardan bunları duyuyor ya da okuyorum. Örneğin, dün gece, "uzaya neden tekrar insan yolluyor Amerika" diye düşünüp araştırırken bir çok yeni konu öğrendim, uykusuz sabahı ettim. Bazı konuları birbiriyle bağlayınca da korkuyorum. Yok aslında korkmuyorum. Çünkü 60 yaşında kendimi ilk defa ihtiyarlamış hissediyorum. Bu pandemi nedeniyle yıllardır biriktirdiğim bilgiler değişiverdi. Sadece ben değilim. Çok sevdiğim, başarılı, dünyayı bilen gezen, yabancılarla işler yaparak ülkemize milyonlarca dolar kazandıran arkadaşım Recep bey her gün işine giden değerli bir iş adamı. Ama Ona da "sen işe gitme yaşın nedeniyle evde otur" diyorlar. Aslında tam da ülkemize faydalı olacak yaşlardayız. Ama ne yazık ki yok sayılıyoruz. İşte bu durum beni korkutuyor. Aklı çalışanları değil de çalışmayanları toplarsan etrafına oh daha rahat dünya. Biz bin tane soru sorup araştırmalar yapıp çevremize yararlı olmak için uğraşıyoruz. Onlar "sen düşünme biz senin yerine düşünürüz" diyorlar. Be kardeşim güneş neyine yetmiyor da gidiyorsun yapay güneş yapmaya çalışıyorsun. Diyeceksiniz ki; "Hocam sen de hep işin bu tarafını bize anlatıyorsun. Allah'ımız var. Onun emirleri ve yönetimi var. Birileri Her istediklerini yapıp dünya ile böyle oynayamazlar. " O zaman bence Kefh suresi 89-90. ayetlere bir bakabilirsiniz. Orada güneşin etkilerinden söz ediyor. Güneşten korunma ile ilgili sözler var. Ama bunu günümüze göre de düşünerek yorumlamak lazım her halde. Benim yaptığım bilimsel çalışmaları size dilimin döndüğünce anlatmak. Yani Belgesel bir dil. Ama kendini üstün insan olarak görüp de, insanların aklını teslim almaya kalkanlardan Allah bizi korusun. Artık UFO ve göktaşları veya dünyaya düşen uydular, bu alanda yapılmış Amerikan filmleri, yapay ay ve güneş, hatta buluttaki şekillerin uzay aracı olması fikri gibi, daha bir çok şey ile bizi delirtmeye (mi) çalışıyorlar. Ben anlayabilmiş değilim. Bu Kovid bile senaryo. Ben çocukluğundan bu yana kızıma hep "bilmeyenler korkar" derdim. Bilmek okumak ve anlamak gerek. Korkunun en büyük panzehiri bu. 

Bir de tabii unutmayın ki, bu alemi kuran düzenleyen var. Bu tiplere dünyayı kolay kolay onlara yem etmez. Kalın sağlıkla.