EmLak Katılım
EmLak Katılımx


Sözcüklerin dili

Seval Özcan 14 ub 2021

Değerli sanatseverler, Sözcüklerin gücüne inanır mısınız? Çocukluğunuzda size hiç etiket takan bir kişi oldu mu? Etiketler yaşam boyu çok güçlüdürler ve dünya ile ilişkimizi şekillendirirler.

Beyindeki tepe ve vadilerin biçimleri, bütün insanlarda hemen hemen aynıdır; ancak bazı ince ayrıntılar da vardır. Bunlar geçmişimiz ve şimdiki kimliğimiz ile ilgili kişisel bir yansıma sunarlar. Doğduğumuz aile, bize söylenen sözcükler, kültür, arkadaşlarımız, işimiz, okuduğumuz kitaplar, yaptığımız sohbetlerin her biri sinir sistemimiz üzerinde iz bırakmıştır. Bu kalıcı, mikroskobik izler birikerek bizi biz yapan bütünü oluşturur. 

Çevrenizdeki kişilerin sık kullandığı etiketleri düşünün. Siz hangilerini yıllardır taşıyorsunuz? Yetenekli, çalışkan, iradeli, parlak, esprili…

Çocuk bu etikete ne kadar maruz kalırsa onu zamanla içselleştirebiliyor. Bu etiketler ileride kişinin kendini tanımlamasında, hayata bakışında, yaşama karşı duruşunda önemli rol oynuyor. Olumsuz etiketlemelerden kaçınmak gerekiyor. Çünkü o sözcükler bilinçaltında yerleşiyor ve uzun süre etkisini sürdürüyor. 

Uzmanlar, anne babanın iletişim şeklinin çocuğun dünya algısını belirlediği konusunda hemfikir. İş yerinden gelip yorgun olduğunuz için istemeyerek söylediğiniz sözcüklerin aslında söylenmemesi gerektiğini hatırlatmama bilmem gerek var mı? 

Alice Miller diyor ki: “İnsanın en olumsuz ve sağlıksız yanını gösterdiği kişi, her zaman çocuğudur.” Bu etiketlerin çocuk üzerindeki tesiri çok uzun süreli oluyor. Çocukları olumlu kelimeler ile motive etmek çok önemli. Çocuğunuz resim yaptığında renkleri ne kadar güzel kullandığını belirttiğiniz zaman, sonraki yapacağı resmi daha isteyerek yapıp sizinle paylaşacaktır. Çocuklarınızı sanat aktivitelerini yaparken onlara pozitif geri dönüşler ile katkıda bulunmanız onların kendilerini o güzel dünyalarında iyi hissetmelerine yol açacaktır. Onları pozitif geri dönüşler ile beslerken de eğer birden çok kardeş veya öğrenci söz konusuysa bunu dengeli şekilde yapmanız gerekiyor. 

Kelimeler ile ilişkimiz hayatla ilişkimizi sadece yansıtmıyor, hayat ile ilişkimizi de belirliyor. Hangi kelimeleri seçtiğiniz, nasıl bir insan olduğumuzun göstergelerindendir kuşkusuz. Etiketler değiştiği anda gerçekliğimiz de değişir. Kime, neye veya hangi olaya ne etiketi taktığımız önem taşır. Düşünceleriniz, duygularınızı ve hayatınızı belirler. 

Herhangi bir uçak kazası düşünün. Enkazın sebeplerini öğrenmek için ne yapılır? Karakutunun içinde bulunan kayıtlar deşifre edilir. Çocukların ve hepimizin içinde kayıtlar ile dolu karakutular var aslında.  Bu kayıtlar hem olumlu hem de olumsuz. Hayatınızın sevdiğiniz veya sevmediğiniz yanları bu kayıtların toplamını oluşturuyor. Çocukluğunuzda sanat aktiviteleriniz sırasında sizin en karanlık kaydınız acaba neydi? 

Özet: Çocuklarınıza sürekli söylediğiniz kelimeleri bir düşünün. Çünkü bu söyledikleriniz onların etiketi oluyor. 

Sizlere bu yazımda Lee Beard tarafından yazılmış “30 Saniyede Güzel Sanatlar” adlı kitabı öneriyorum. Kitap, Caravaggio’dan, Andy Warhol’a, dünyaya bakışımızı değiştiren 50 sanat eserini içeriyor. Bu kitap okura dünyanın en önemli sanat galerilerini ziyaret ediyormuş hissi veriyor. Lascaux Mağarası’nda yer alan tarih öncesinden kalma resimlerden günümüze, sanatçılar kendi eşsiz kişiliklerini eserleri yoluyla ortaya koyarken yıllar içerisinde sanat anlayışı nasıl evrildi? Sanata bakışımızı değiştiren pek çok öncü sanatçı hangi aşamalardan geçti? Sanata bakış açımızı değiştiren eserlere göz atarken hangilerinden başlamak gerekiyor? “30 Saniyede Güzel Sanatlar” isimli kitap bu ve pek çok sorunun yanıtını vermeye çalışıyor. 

“30 Saniyede Güzel Sanatlar”  adlı kitapta 50 şaheser sunuluyor.  Michelangelo’dan, Picasso’ya, Leonardo da Vinci’den, Monet’e kadar birbirinden değerli sanatçıların dünyaca ünlü birbirinden değerli eserlerini konu edinen bu kitap siz sanatseverlerin ve sanata değer verenlerin de ilgiyle okuyacağınızı düşünüyorum.  

“30 Saniyede Güzel Sanatlar”  serisinin Caretta Yayıncılık tarafından yayınlanan farklı kitapları da var. Araştırabilirsiniz; ilginizi çekecek birçok kitap ile karşılaşacağınızı düşünüyorum.

A’dan Z’ye sorguladıklarım: 

Ömer Hayyam okumayalı ne kadar zaman oldu? Ömer Hayyam’ın rubailerinden derleme olan Mehmet Güreli’nin söylediği “Kimse Bilmez” adlı parçanın sözleri seyahat ederken kulaklarımda.  “Bu yıldızlı gökler ne zaman başladı dönmeye? Kimse Bilmez” 

Kuş sesleriyle uyanıp, gökyüzüne baktığınız o değerli anları yaşamayalı ne kadar zaman oldu. İçinize huzur dolan edebiyat, sanatsal duyarlılığın olduğu keşke hiç bitmese dediğiniz anlara kimler özlem duyuyor. 

Bir sonra ki yazımda görüşünceye kadar sağlıkla ve sanatla kalın.

Kendinizi ve sevdiklerinizi ertelemediğiniz sanatçı duyarlılığıyla hayata sarıldığınız şahane güzellikler ile dolu bir hafta olsun.