BrisaSol


Ey insanlık! Koronadan sonra nasıl bir devlet istersiniz?

Koronavirüsle takke düştü kel göründü. Bu salgın ile iki yenilen var.

Birinci mağlup neo-liberal ekonomi veya vahşi kapitalizm. Sermayeyi belli ellerde toplamak adına ülkedeki işçiyi, çiftçiyi, hizmet sektörü çalışanlarını en düşük ücretlerle çalışmaya zorlayıp, sürekli kârlarını kenara yığan büyük şirketler ve onların yönettikleri sistem dünyayı yoksulluğa itti. Dünya servetinin yüzde 60’ı 10.000 kişinin elinde toplandı. Kalan 7 milyar insan dünya kaynaklarının kalan yüzde 40’ıile yoksulluk içinde yaşıyor. Ne sağlıklı gıdaya, ne de hastalandığında ilaca ve sağlık sistemine ulaşabiliyor.

İkincisi despotik devlet yönetimleri. Yakın çevresindeki bir grup insan ile tüm devlet yönetimini gerçekleştiren, muhalefet ile hiçbir konuda uzlaşmayan, muhalefeti yok etmek için her türlü özgürlüğü kısıtlamaya çalışan, yanlarına topladığı medyayla halkına yalanla pembe tablolar çizen, kendi taraftarına ekonomik kaynak oluşturmak adına kamu işlerini kendi kontrolündeki işadamlarına yönlendiren, halkının tenceresine et koyamayan, onların düşünememeleri için eğitimi yalandan yürüten devlet yönetimlerinin halkını köleleştirdiği, sağlıklarını da umursamadığı ortaya çıktı.

Ortadoğu’da, Güney Amerika’da, Afrika’da ve Asya’da bulunan pek çok despot yönetimler ile vahşi kapitalizmi her koşulda uygulamaya çalışan gelişmiş ülkelerin koronavirüs ile sağlık hizmetlerinde çöktüğünü gördük. Diğer yanda bu salgın sonrası ortaya çıkacak ekonomik krizin sonucunda bu ülkelerin halkları daha da yoksullaşacaklar.

Peki nasıl bir devlet yönetimi, halkını zengin, sağlıklı ve mutlu eder?

2013 Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’nü kazanan Daron Acemoğlu’nun kitaplarında 2000 yıldır dünya tarihi ve devlet yönetimleri incelenmiş. Bu konuda İmam Gazali’den İbni Haldun’a, Aristo, Montesquieu’den, Hobbes’a kadar tüm devlet yönetim teorileri incelenerek ortak bir formül çıkarılmış. Bu formülün ülkelerin zenginliği ve halkının refahı ile mutluluğunu sağladığı örneklerle anlatılmış. Peki nasıl?

Dünyada gelişmiş ve zengin ülke olmanın dört temel ilkesi var:

-Çok taraflı (partili) bir yönetim sistemi,

-Hesap veren politikacılar ve memurlar (kuvvetler ayrılığı),

-İnsan hak ve özgürlüklerine saygı,

-Hukuk kurallarının (adaletin) üstünlüğü.

 

Bu dört kurala uyan devletler gittikçe zenginleşiyor, elde ettikleri ekonomik kaynakları halkının insani değerlerini geliştirme ve mutlu yaşaması doğrultusunda kullanıyorlar.

Peki bu yönetimi tepeden biri veya halkın arasından çıkmış liderleri mi kuruyor? HAYIR.

Bunu ülkenin halkı birlikte gerçekleştiriyor. İşin kolayı günümüzde sosyal medyanın etkin kullanımı bu süreci artık çok hızlandırıyor. Birkaç ay veya yılda herşey değişiyor.

Halk, yerel düzeyden başlayarak sosyal gruplarla, yasal dernekler, platformlar düzeyinde örgütleniyor ve sonrasında da partiler ve ulusal örgütler vasıtasıyla daha geniş kitlelere ulaşıyorlar. Yerel yönetimleri ve Devleti sürekli denetliyorlar. Verilen yetkiyi kötüye kullanan yöneticileri afişe ediyorlar, onları görevden alabilecek kampanyalar düzenliyorlar, kötü yönetimi seçime zorluyorlar, seçim için koalisyonlar oluşturuyorlar. Her meslek grubu ve her bölgesel topluluk özgürce örgütleniyor.

Uzlaşma ve topluluğu büyütmek ana ilke. Örgütlenmiş topluluklar, kutuplaşmayı bırakarak, toplumun menfaatleri ve kamu yararı doğrultusunda kendileri gibi düşünenler ile anlaşarak, topluluklarını büyütüyorlar. Bu toplumsal uzlaşılar ve örgütlü toplum gerçekleştiğinde Gazali, İbni Haldun, Montesquieu ve Acemoğlu’nun söylediği gibi yeni bir yönetim oluşuyor, “Demokrat- Sosyal Devlet” inşa ediliyor.

Bu toplumsal örgütlenme; önümüzdeki yıllarda önce despot devlet yönetimlerini sona erdirecek, ardından gelişmiş ülkelerin uyguladığı vahşi kapitalizmi. Sağlıklı, zengin ve mutlu olmak, uzlaşarak yönetilen Demokrat- Sosyal Devlet ile mümkün.

Demokrat- Sosyal Devlette şirketlere sınırlar koyulacak, elde edilen gelir hakça paylaşılacak, her kişi çalışsa da, çalışamıyor olsa da yaşamını mutlulukla sürdürebileceği bir gelire/maaşa sahip olacak. Doğayı ve kutsal kitapların insani değerlerini baştacı eden yeni bir devlet yönetimi geliyor.

Ey insanlık! Hazır mısınız?