BrisaSol


Paylaşım ekonomisinde son durum

Cihad Doğan 23 May 2020

İsminden de anlaşılacağı üzere paylaşmak felsefesi, paylaşım eylemi ve bütün bunların sonucunda parasal bir getiri sağlayan yeni nesil ekonomik bir modele paylaşım ekonomisi deniliyor.

Sistemin işleyişi ve sisteme dahil olunması çok zor değil. Sahip olduğunuz herhangi bir şeyin atıl durması, kısmi olarak kullanılması ya da maddi varlıklarınızı bir ya da birkaç paydaş ile kullanılması. Dünyada Mortgage’dan sonra kendini iyiden iyiye hissettirdi. Bla Bla ve Airbnb paylaşım ekonomisinin en popüler uygulamalarından bir kaçı. Bla Bla’da aracınızı, Airbnb’de evinizi ya da odanızı paylaşıyorsunuz ve bu paylaşım sonunda paranızı kazanıyorsunuz.  Kavramsal olarak üzerindeki tartışmalar ve sisteme ait bazı sorunlar konuşulmaya devam ediyor ancak son yıllardaki atağı ile özellikle birleşik devletlerde büyük pazar oluşturdu. Öyle ki, zamanla bir yaşam biçimine dönüştüğünü de söyleyebilirim. 

Ancak; Covid-19 paylaşım ekonomisinde de olumsuzluklara neden oldu. Tüketicilerin taleplerinin kesildiği noktasında, şirketler tarafından açıklamalar geliyor. Airbnb, 2020 yılı içinde halka açılmayı planlıyordu ama ol(a)madı. Bir yandan maliyetleri düşürüp şirket çalışanlarının %25’i olan 1.900 kişiyi işten çıkarttılar, diğer taraftan acil durum finansmanını arttırdılar. Bu yıl içinde tahmin edilen yıllık gelir, geçen yılın yarısının altında olması bekleniyor. Airbnb tüketicilerde oluşan koronafobiye karşı da mücadele etmeye başladılar. Tüketicide güven oluşturmak için kiralanacak evlere yeni standartlar getirdi. Benzer bir durum Uber ve Lyft’de de mevcut.  İşten çıkartmalar, yeni standartlar, gelir ve talep düşüklüğü. Nisan 2020’de Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılan araştırmada kadınların %23’ü, erkeklerin %28’i paylaşım ekonomisi hizmetlerini kullanma noktasında daha az istekli olduklarını açıkladılar.

Peki, bir ekonomik kriz sonrasında yıldızı parlayan paylaşım ekonomisi, virüs krizinden sonra da parlayabilir mi? Ya da başka bir ifade ile ülkelerin ekonomik atılım ve ivmeleri için bir umut olabilir mi? Kabul edelim ki virüsün en faydalı tarafı bireylere, işletmelere, devletlere eksilerinin ya da artılarının ne(ler) olduğunu göstermek oldu. Ayrıca bazı sektörlere ve işletmelere bir türlü yapamadıkları, tekrar toparlanma ya da sıfırdan başlama konusunda bir imkân sundu.

Paylaşım ekonomisi de öncelikle eksilerini gördü ve fabrika ayarlarına geri döndü. En önemli avantaj ve fırsatı olarak kabul edilen değişen tüketici profili ve yaygın tedarikçi ağı, en büyük tehdidi oluşturdu. Çünkü paylaşım ekonomisi insan ile var olan bir yapıya sahip. Sektörü oluşturan ve yaşatan insanda pandeminin yarattığı; “az insan çok sağlık” tutumu ve davranışı insanları diğer insanlardan fiziki olarak uzaklaştırdı. Etkileşim ve interaktif iletişim paylaşım ekonomisinin olmazsa olmazı olunca, hizmetler neredeyse çöktü. Bütün bunlara rağmen insanın virüs öncesi dönemi özlediğini biliyoruz. Hemen hemen her insanın “virüsten sonra ilk bunu yapacağım” dediği en az bir şey var. Bunun yanı sıra insanın tüketim yapısı itibari ile değişmeye müsait olması eklenince, paylaşımın ivmesi tekrar harekete geçecektir. Virüs insanların etkileşimlerini yasakladı ya da kısıtladı fakat insanların yeni kişilik özelliği olan yeni deneyimler yaşama arzusu mevcut ve ileride yeni gelişecek olan paylaşımları arttıracaktır. 

Paylaşım ekonomisi hizmetleri eğer virüs sonrası değişen tüketici davranışlarını ve toplumların tüketim alışkanlıklarını öngörebilirse son yıllardaki yaptığı hızlı büyümeye virüs molasından sonra da devam edebilir. Virüs ile bir çok şey test edildi, daha çok sorgulandı. Bunlardan bir tanesi kapitalist ekonomi, hatta kapitalizme karşı alternatifler konuşuluyor. Belki paylaşım ekonomisi dünyanın yeni ekonomik sistemi olabilir.