Mbl_Kv


Kurumsal sosyal sorumluluğun bu yılki teması; "iklim"

Uluslararası Kurtarma Komitesi (IRC), 2021 Acil Durum İzleme Listesini yayınladı. Sonuç; tahmin ettiğiniz gibi. 2021 yılında olası insani krizlerin başında "iklim değişikliği" geliyor. Aynı listede Covid-19, iklim değişikliğinin ardından listeye dâhil oldu.

Bugünlerde iklim değişikliği konusu daha fazla konuşuyoruz. Her ne kadar kavramsal olarak iklim değişikli ana konu olsa da konuşmalarda kuraklık şu an için daha yoğun.

Ancak hepimiz biliyoruz ki, iklim değişikliği konusu yeni değil. 1995 yılından beri birçok defa konuya ilişkin uluslararası konferanslar düzenlendi. Yeri geldi Birleşmiş Millet, yeri geldi bölgesel ya da kıta devletleri, yeri geldi belediyeler. Yeri, zamanı, boyutu ne olursa olsun konuşulan bir konu iklim değişikliği. 

Ortak bildiriler, istatistikler, uyarılar, önlemler, acil eylem planları, farkındalıklar… Öngörülenler ortada ve tabi ki yapılması gerekenler de.

Bütün bunları somut bir çıktıya dönüştürecek paydaşlar oldukça fazla. Hiç şüphesiz bu paydaşlardan biri de işletmeler. Endüstriyel boyutta çalışmalarda bulanacaklar ama en az onun kadar hatta daha da fazlası olarak pazarlama çalışmalarına da yoğunlaşacaklar.

Bu odaklanma işletmeleri bolca sosyal sorumluluk çalışmalarına yönlendirecek. Göreceksiniz, 2021 yılında pazarlama iletişiminde kurumsal sosyal sorumluluk (KSS) normale göre daha fazla gerçekleşecek. Ve her bir KSS teması iklim olacak. 

Dip not!

Sosyal pazarlamada sosyal sorumluluk bir yerde gönüllü çalışmalar olarak kabul edilebilir. Çünkü zorunluluk yok. İşletmelerin kendi istekleri. Fakat iklim değişikliğinin tehdidi işletmeleri doğal olarak bu alana kanalize ediyor. Ve iklim temalı gerçekleşecek çalışmalar, bu sene hem bir lüks olmaktan çıkacak hem de zaruri bir etken olarak yaşanacak.

2015 yılında toplamda 150’den fazla ülke ve bölgede faaliyet gösteren 43 şirketin CEO’su devlet başkanlarına açık mektup gönderdiler. Mektupta; “Kamu bilinci arttırmak adına, iklim eylemlerinin elçileri olarak hareket edeceklerini, sadece temsil ettiğimiz şirketlerinin büyümelerine odaklanmayacağız, bununla beraber toplumları bu yöne çekebilmek ve güçlendirebilmek için de stratejiler geliştirmek ve uygulamak için çalışacağız” demişlerdi. 

Sadece bu mektupta yazılanları referans almamız bile işletmelerin yeni pazarlama stratejilerini; “yeşil pazarlama”, “sürdürülebilirlik”, “ekolojik hizmet”, “yenilenebilirlik” konularını oluşturacağını rahatlıkla söyleyebilirim. 

Yani işletmeler bir kamu birimi, STK gibi çalışacaklar. 2021’de bol bol ya sosyal sorumluluk projelerini ya da farkındalık çalışmalarını göreceğiz. Bütün bunlar iklim temalı olacak.

İklim zorlukları karşısında gönüllü olacaklar. Bütün bunları yaparken kurumsal sosyal sorumluluğun esas ve uygulamalarını da gerçekleştirecekler. Başka bir ifade ile işletmelere yönelik olumlu marka imajı sağlanması da hedeflenebilir. 

Pazarlamaya tarihsel süreçte farklı açılardan baktık. İlişki odaklı pazarlama, dedik. Deneyim yönlü pazarlama, dedik. Artık görülen o ki; 2021 yılından itibaren pazarlamaya “sürdürülebilirlik” perspektifinden bakacağız. Zaten bakılıyordu ama yaşananlar süreci hızlandırdı ve etki alanını genişletti.