KDV'nin düşürülmesi ve kredi limitinin yükseltilmesi yeterli mi?

Geçtiğimiz hafta kentsel dönüşümde KDV'nin yüzde 1 olarak sabitlenmesi ve yine binasını kendi dönüştüreceklere kredi limitinin 125 bin TL'den 200 bin TL'ye çıkarılması gündeme geldi. Peki, bu iki haber kentsel dönüşümü nasıl etkiler?

Devlet kredi faiz destekli kentsel dönüşüm kredi miktarının artırılması ve KDV indiriminin süreci olumlu etkilemesini bekliyoruz ama kentsel dönüşümün hızlanması için yeterli değil. Bu desteklerin haricinde ilave teşvik ve desteklerin olması ve mevcut yasanın mutlaka günün koşullarına göre revize edilmesi veya kanun olarak yeniden yazılması gerekiyor.

Artan kredi miktarının yanı sıra vatandaşın taksitlerini kolaylıkla ödeyebilmesi için faiz oranının 0,70 bandına çekilmesi, aynı zamanda ödeme süresinin en az 180 aya veya 240 aya çıkartılmasından yanayım. Ayrıca ilave olarak, SGK muafiyetinin sağlanması, sürecin olumsuz yavaş ilerlemesine sebep olan 2/3 çoğunluk kararının mutlaka yüzde 50+1 olarak revize edilmesi ve aynı zamanda satış işleminin bitirilmesi beklenmeden inşaat ruhsatının verilmesi şarttır.

Riskli bina tespit ücretlerinin de bakanlıkça belirlenmesi ve riskli bina ücretinin faizsiz kredi kullanma imkanı sağlanmalıdır. Belediyelerin sürece olumlu katkı sağlayıp bürokratik işlemleri kısaltıp yardımcı olmaları önemli katkı sunacaktır.

Belediyeler hiçbir siyasi gelecek endişesi duymadan, vatandaş ve şehir odaklı, kendi yatırımını kendi içerisinden karşılayacak, alan bazlı kentsel dönüşüme başlamalı ve bunu yaparken de mutlaka mülkiyet sahibi vatandaşlarımız sürece dahil edilmelidir. Bunu başarabilmek için de mutlaka süreç şeffaf olmalı, bunun yanı sıra da öze dönük siyasal dönüşüm mutlaka yapılmalıdır.

Kentsel dönüşümün başarılı ilçeleri

6306 sayılı yasanın yürürlüğe girmesinin üzerinden 9 yıl geçmesine rağmen yeterince hızlı ve doğru kentsel dönüşümün yapıldığını söyleyemeyiz. Çok iyi niyetle hazırlanan ve ihtiyaç olan kentsel dönüşüm yasası maalesef doğru anlatılamamış ve süreç olumlu götürülememiştir.

İstanbul’da kentsel dönüşümün kriterlerine uyumlu bir dönüşüm yapıldığını söylemek zor olsa da olumlu yürüten ilçelerimiz de vardır.

Bu ilçelerden Esenler, Gaziosmanpaşa ve Kağıthane’yi örnek olarak gösterebiliriz. Marmara Denizine kıyısı bulunan Silivri, Çatalca, Avcılar, Büyükçekmece, Küçükçekmece, Bakırköy, Beşiktaş, Kadıköy, Üsküdar, Maltepe, Kartal, Pendik, Tuzla ilçeleriyle birlikte iç ilçelerden Bağcılar, Fatih, Esenler’de kentsel dönüşüm daha hızlı yürütülmeli.