Mbl_Kv


İslamofobi korkusu

İslam'a olan korku ve nefretlerini islamofobi ismini vererek ifade eden ülkeler her türlü yola başvurarak gösteriyorlar. Aslında İslam'dan ya da Müslümanlardan korkmayı ya da onlardan hoşlanmamayı ifade etmek olarak da tanımlayabiliriz.

Batılı ülkelerin İslam’a yönelik düşmanlık, Müslümanlara yönelik ayrımcı uygulamaları gerekçelendirmek ve onları toplumdan dışlamak için kullanıyorlar. Avrupa ülkelerine göç eden Müslüman mültecilerin topraklarına ayak basmasıyla ırkçı bir yaklaşım sergileyen son dönemde gündemi işgal eden terörle İslam’ı bağdaştıran ciddi bir mesele durumuna getirdiler. Bu sorunun bizzat ortaya çıkmasında bizzat Avrupa aktörlerinin büyük bir payı vardır. İslamofobinin yayılmasında Avrupalı devlet toplumlarının sorumluluğu ve tutumları neden olmaktadır. Komünist sistemin etkisi altında kalan ülkeler Müslümanların ötekileştirildiği İslam karşıtlığına dayalı olarak şekillenen düşünce tarzı, Avrupa’nın sosyal hafızasında hemen her zaman varlığını sürdürmüştür.

 Müslümanların ayrımcılığa maruz kaldıkları ve bunların dışında da gerek sözlü gerek fiili saldırı anlamında pek çok aykırı davranışa muhatap oldukları farklı zamanlarda gerçekleştirilen sayısız ulusal veya Avrupa düzeyli çalışmalar ortaya koymuşlardır. Müslüman olduğu için kiralık ev vermedim ya da işe almadım” şeklinde ifadeler kullanan ya da Müslüman oldukları için apar topar hiçbir gerekçe bildirmeden sınır dışı edilen ailelerin sayısı gün geçtikçe artmaktadır. 

 Batıda günden güne Müslümanların sayısının artması ve bu sayının ikiye katlanmasından endişe duydukları için türlü oyunlar ve yeni senaryolar üretmektedirler. Irkçı ve soykırımcı yaklaşımlarıyla bilinen Hollanda’da 2016 yılında İslam karşıtı söylemlerde bulunan siyasetçi Geert Wilders lideri olduğu Özgürlükler Partisi (PVV), seçim vaadi olarak “İslam’dan Arındırma Bakanlığı’nın kurulacağını açıkladı. “Az, daha az Faslı ” söylemleriyle aşağılamak ve ayrımcılık yapmaktan suçlu bulunması, İslamofobiyi siyasi arenada örgütleyen Wilders  “İslamlaşma” karşıtı faaliyetlerin artmasına neden olmuştur.

 On yedi Mart’ta yapılacak olan genel seçimler için resmi internet sitesinden 2021-2025 yılı açıklanan programda, Göçmenlik, Geri Dönüş ve İslam’dan Arındırma Bakanlığı kurulacağı ve İslam’ın totaliter bir ideoloji olarak tanıtılacağına söz verildi. Programda İslam ülkelerinden sığınmacı veya göçmen alınmayacağı vaadinde bulundu. İslami okullar ve Kur’an-ı Kerim aracılığıyla “İslami ideolojinin yayılmasının yasaklanacağı belirtildi. Kirli düşüncelerini ifade eden Geert Wilders ayrıca kamuda başörtüsü yasağı uygulanacağı, sığınma taleplerinin durdurulacağı ve sığınmacı merkezlerinin kapatılacağı kaydedildi. Çifte vatandaş olanlar için seçim ve seçilme hakkı verilmeyeceğini bildirdi. 

Müslümanların gündelik hayatta ayrımcı uygulama ve davranışlara muhatap kalma durumları diğer göçmen grupları ile kıyaslandığında da kötü durumda olduğunu gösteriyor. Önyargıların ve saldırıların büyük ölçüde Müslüman dinî kimliklere yönelik olduğunu daha açık bir şekilde kanıtlamaktadır.

Irkçı PVV lideri Geert Wilders, 9 Mart 2014 tarihinde düzenlenen yerel seçimler sırasında göçmenlere yönelik hakarette bulunmuştu. Wilders, seçim sonuçlarının değerlendirildiği toplantıda parti üyelerine, “Bu şehirde ve Hollanda’da çok mu, az mı Faslı istiyorsunuz?” diye sorup ardından aldığı “Az, az” cevabı üzerine, “Gereğini yaparız” demişti. Irkçı Wilders’ın bu açıklamaları toplumda büyük tepkiye yol açmıştı. Yapılan açıklamadan Faslı sivil toplum örgütleri ve Hollandalı bazı belediyelerle kurumların da olduğu geniş bir kesim, Wilders aleyhine savcılığa 6 bin 400 civarında suç duyurusunda bulunmuştu.

Hollanda’da yüksek mahkeme Eylül 2020’de karar varmış aşırı sağcı Özgürlük Partisi lideri Geert Wilders’i “azınlık gruba hakaret etmekten” suçlu bulmuştu. Mahkemeden yapılan açıklamada, Mart 2014’te Faslılar hakkında yaptığı açıklamalar nedeniyle 6 yıldır yargılanan aşırı sağcı Özgürlük Partisi (PVV) lideri Geert Wilders’in “bir gruba hakaret” nedeniyle suçlu bulunduğu ancak 4 yıl önce alt mahkeme tarafından verilen kararda belirtilen “ayrımcılığa teşvik” ve savcının taleplerinden biri olan “nefret söylemi” suçlarından beraat ettiği belirtilmişti. Açıklamada, demokratik olarak seçilen bir milletvekili için yıllardır yaptığı açıklamalardan dolayı yeterli bir bedel ödediği kaydedilmiş olup Wilders’e savcılık tarafından talep edilen 5 bin avro cezanın ayrıca verilmeyeceği açıklanmıştı.

Avrupa ve bütün ülkelerin genel bakış açısına baktığımız zaman değişmeyen tek bir görüntü var oda Bütün Müslümanların tek bir kefeye konulması ve onlar hakkında ciddi negatiflik içeren tek bir algının oluşmaya başlamasına neden olmuşlardır.