'Her şey, fikir ile başlar'

Bazı fikirler, unutulur gider; kendilerini zamanın ve farklı görüşlerin aşındırıcı ve menfi etkilerine karşı koruma imkanını bulamazlar. Ekonomi söz konusu olduğunda, herşeyin başlangıç noktası olan fikirlerin, ayakları yere basan "proje"lere dönüştürülmesi; fizibilite(yapılabilirlik) ilke ve göstergelerine uygun hale getirilmesi elzemdir.

Kıt kaynakların nereye, ne miktarda ve nasıl tahsis edileceği temel sorularından hareketle, ulaşılması hedeflenen sonuçların, zamanlama ve montanları ancak bu yaklaşımla ortaya konulabilir. Belirtilen çerçevede bir proje yapılandırılıp, formüle edildikten sonra işin önemli aşamasına gelinmiş olur; şimdi yapılması gereken projenin hayata geçirilmesi; gereğinin yerine getirilmesidir.

Takdire şayan atılım

Nice “kağıt üstünde” mükemmel, tutarlı ve heyecan verici projeler, süreç içerisinde “rafa kaldırılan” dokümanlar olma ve tozlu arşivlerde unutulma bahtsızlığına düş(ürül)müşlerdir. Bu acı gerçekler karşısında, fikir’den; uygulama’ya kadar uzanan zorlu süreci tamamlayabilmiş ve gün ışığına çıkarılmış projelerin marjinal kıymeti, herhalde daha yüksek olarak kabul görmelidir. İstanbul Havalimanı projesi, bu açıdan bakıldığında, her bakımdan takdire şayan bir dev atılım kimliği ile karşılanmalıdır.

Türkiye son on beş yılda sivil havacılık alanında önemli kazanımları gerçekleştirmeyi başarmıştır. Ülkemizdeki havalimanı sayısı; yirmi altı’dan, elli altı’ya çıkarılmış, 162 adet uçağımız, 517 adetlik bir filoya ulaştırılmıştır. Söz konusu dönemde taşınan yolcu sayısı 30 milyondan, 138 milyona ulaşmıştır. Taşınan yolcu sayısı kulvarın da, Türkiye dünyada on yedinci sıraya gelmiştir. 2023 yılında; sivil havacılık filomuzun yedi yüz uçak sayısına ulaşması beklenmekte; taşınan yolcu sayısında ise iki yüz otuz beş milyon sınırının aşılması öngörülmektedir.
Esas vurgulanması gereken; söz konusu dönemde sivil havacılık sektörünün dünyadaki büyüme hızı %4 iken Türkiye’nin %15’lik bir büyüme trendini yakalamayı sağlayan başarılı gelişme grafiğidir.

200 milyon yolcu kapasitesi

Tüm fazları tamamlandığında, İstanbul Havalimanı yıllık iki yüz milyon yolcu kapasitesi ile dünyada üç yüz elliden fazla destinasyona uçuş imkanı sunacak; beşyüzden fazla check in noktası ile çok sayıda yolcuya etkin hizmet sunulması sağlanacaktır. Bir milyon dörtyüz bin metre karelik bir terminal alanına konuşlandırılmış; yüz kırk üç yolcu biniş köprüsü; iki yüz yirmi sekiz pasaport kontrol noktası ve yirmi bin metre kareyi aşan özel yolcu salonları ile dünyanın sayılı tesisleri arasında müstesna yerini alacak İstanbul Havalimanı, Osmanlı Lalesi’nden esinlenen uçuş kontrol kulesinden başlayarak her metre karesinde özgün ve yerli tasarım dokunuşlarını ve İstanbul markasının ince nakışlarını tüm dünyanın beğenisine sunacaktır.

İstanbul Havalimanı için gerçekleştirilen Ekonomik Etki Analizi sonuçlarına göre; oluşturulacak istihdam etkisi 225 bin kişiye ulaşacak, 4.5 milyar Amerikan Dolarına tekabül eden ilave hane halkı gelir katkısı yaratılacak ve milli ekonomimize %5 oranında pozitif katkı sağlanacaktır. 11 milyar avro’luk yatırım bütçesi ile, ülkemiz, “büyüme özürlü global konjonktür” şartlarında benzerine zor rastlanır bir ölçek ve kapsamda yatırım gerçekleştirmeyi başarmıştır.

Kullanılan yazılım ve ilgili teknolojik sistemlerin yerli ve milli etiketli kimlikleri, Türkiye’nin; “takip ve taklit eden değil ve fakat standart koyan ve örnek oluşturan ülke” durumuna gidiş yolculuğunda önemli bir aşamaya işaret etmektedir. Ülkemizin, ekonomi alanında kat edeceği mesafeleri ve uzun soluklu hedefleri göz önüne alındığında; önemli bir kazanım sağladığımız ortadadır.