Gayrimenkul sektöründe yapılacak çok iş var

Gayrimenkul sektöründe yapılacak işler listemiz, özel sektörün görüş ve beklentileri doğrultusunda ilgili bakanlıklar ve kamu kurumları tarafından yapılması gereken işler.

Şöyle özetleyebiliriz:

- Ülkemizin gayrimenkul politikasının belirlenmesi için “Şehircilik Şurası”nda yapıldığı gibi bir çalışmanın başlatılması elzemdir.

- Gayrimenkul politikalarından sorumlu yeni bir Kurul oluşturularak, Cumhurbaşkanlığındaki dokuz kurula eklenmelidir. Bu kurulun üyeleri eşit şekilde, akademisyenler ve özel sektör STK’larından olmalıdır. Şu anki Cumhurbaşkanlığı Sisteminde gayrimenkul ve inşaat konusunda görevli olan “Yerel Yönetim Politikaları Kurulu” ile yani ağırlıklı belediyeler konusunda çalışan bir kurul ile bu görev yapılamaz, zira belediyeler ile gayrimenkul sahipleri ve özel sektör arasında çıkar çatışması vardır.

- Kamunun ve özel sektörün gayrimenkul projelerinde verimliliği en fazla aksatan olgu yargı surecidir. İmar davaları, inşaat sözleşmeleri ve arazi davaları konusunda uzman hakimlerden oluşan “gayrimenkul mahkemeleri” kurulmalıdır. Bu alandaki yargılama en fazla 4 ayda bitirilmelidir.

- Yatırım güvenliği için inşaat ruhsatlarına kazanılmış hak koruması verilmeli, yargı kararlarından ülkeye katma değer yaratacak gayrimenkul projelerinin etkilenmesi önlenmelidir.

- Bakanlıkların mevzuat düzenlemeleri planlamasında ve hazırlık çalışmalarında bu düzenlemelerden üyeleri en çok etkilenen özel sektör STK’ları ilk andan itibaren süreçlere dahil edilmesi yararlı ve önemlidir.

- Ülkemizde deprem konusunda tek çözüm olan kentsel dönüşüm alanındaki 6306 sayılı Kanun, yasal altyapı anlamında yedi yıllık uygulaması içinde gerekli değişikliklerin yapılmasıyla etkin ve verimli hale gelmiştir. Uygulanmasında hedeflerin gerisinde kalan kentsel dönüşümde eksik olan “ada bazlı dönüşüm”de Kanun’a ilave edilmelidir. 

Öte yandan kentsel yenileme, çöküntü alanlarının dönüşümü, tarihi ve kültürel alanların dönüşümü konusundaki 5393 ve 5366 sayılı Kanunlardaki hükümler ne yazık ki 15 yıllık uygulamasında verimli ve etkin olamamıştır. 5393 ve 5366 sayılı Kanunlardaki hükümlerde en kısa sürede değişikliklerin yapılarak, 6306 sayılı Kanundaki etkin araçlara sahip olması sağlanması elzemdir.

- İnşaat ruhsatlarına sınırlama getirilmelidir. Tüm belediyelerde imar planları yenilenmeli ve konut, ofis ve ticaret fonksiyonlarında planlanmış olan nüfus ve ticaret faaliyetleri kapsamında inşaat projelerine ruhsat verilmelidir. Ülkemizde bu yönde bir planlama olmadığı için ofislerin %30’u boş olup, lüks konut stoku bulunmaktadır.

- Dar gelirli, engelli, boşanmış kadın gibi dezavantajlı grupların gelirlerine uygun konuta erişim hakkı için kamunun özel sektöre arsa üretimi sağlanmalıdır.

- Belediyelerin üreteceği kültür merkezi, hizmet alanı, kurs, çocuk parkı, eğitim alanı, sağlık alanı gibi sosyal donatı alanları için; inşaat yapanın arsasının bir kısmını kamuya ayırma (terk) yerine, özel sektörün yaptığı yapının içinden(belirli m2) alan ayırma yöntemin gelmesi sağlanmalıdır.

- Yabancılara konut satışında özellikle inşaatların bitirilmesinde ve tesliminde güvence oluşturulması için bir sertifika veya izin sisteminin kurulması gereklidir. Bu çalışmada özellikle yabancılara konut pazarlama kuruluşlarının da yabancı müşterilerin güvenini sağlayacak şekilde özel bir izin dahilinde hareket etmesinin de sağlanması yararlı olacaktır.

- Enerji ve su verimliliği sağlayan binalara ilişkin özel bir destekleme sisteminin kurulması ülkemiz ekonomisi için önemlidir.

- Gayrimenkul ve İnşaat Sektöründe finansman ihtiyacının sağlanmasına yönelik gayrimenkul yatırım ortaklıkları, gayrimenkul fonları ve gayrimenkul sertifikaları konusunda düzenlemelerde ve yeni finansman araçlarının oluşturulmasında kamu kuruluşları ile özel sektör kuruluşlarının birlikte çalışması sağlanmalıdır. Yoksa bu araçlar etkin kullanılamıyor.

Devletimiz, bu işleri yaparken de ülke kaynaklarını verimli kullanma amacına odaklanacak ve zaman kaybetmeyecek değil mi?

Haydi bir el verin…