Finans piyasalarında neler oluyor?

İslam MEMİŞ 24 Mar 2019

Cuma günü herkes "Piyasalarda neler oluyor?" sorusunun cevabını aradı. Herkesin kendince yorumu vardı ancak net bir cevabı yoktu. Net bir cevap bulabilmek için gelişen olayları sıralamak gerektiğini belirteyim.

Eğer finans piyasalarındaki agresif hareketliliği, tek bir nedene bağlamaya çalışırsanız hatalı bir sonuç çıkarabilirsiniz.

Geride bıraktığımız haftada yurt içi piyasalarda yaşanan agresif yükselişlerin nedenini “İçsel” ve “Dışsal” nedenler olarak ikiye ayırmak gerek.

1- Dışsal Nedenler

Dışsal nedenleri şu başlıklar altında toplayabiliriz:

-Amerika Merkez Bankası’nın (Fed) faiz politikası

- Brexit süreci belirsizliği

- Jeopolitik riskler

- Küresel ekonomilere dair büyüme endişeleri

- Ticaret Savaşları

Amerika Merkez Bankası’nın (Fed), Çarşamba günü sona eren iki günlük para politikası toplantısının ardından yapılan açıklamaya göre banka faiz oranlarında değişikliğe gitmedi.

Buna göre federal fonlama faizi yüzde 2.25 – 2.50 aralığında kaldı. ABD'li politika yapıcılar Ocak toplantısının ardından gelecek faiz artırımlarına ilişkin sabırlı olmayı taahhüt etmişti. Rezerv fazlası faizi yüzde 2.40 seviyesinde sabit kaldı.

 

Tahmin sıfıra düştü

 

Politika yapıcılar 2019 yılı için faiz artırımı tahminini 2'den sıfıra düşürdü. Aralık toplantısında 3'ten 2'ye inmişti. Fed'in 2020 yılı için artırım beklentisi değişmeyerek 1'de kaldı.

Fed Başkanı Jerome Powell, bankanın Mart ayı politika toplantısının ardından açıklamalarda bulundu.

Büyümenin beklenenden fazla yavaşladığını söyleyen Fed Başkanı, sıkılaşan finansal koşulların ekonomiyi daha az desteklediğini ifade etti.

"Bilanço normalleşmesini revize ettik" diyen Powell, normalleşmenin kademeli olacağını vurguladı.

Powell, "Bilanço kompozisyonu konusunda henüz bir karar vermedik." dedi.

Yani Powell’ın açıklamaları, ABD Başkanı Donald Trump’ın düşük faiz, ucuz dolar düşüncesini destekleyen türden olduğunu gördük.

Hatırlayacağınız üzere Trump, sık sık Fed Başkanı Jerome Powell ve Fed politikaları sık sık sert bir dille eleştirmiş, ABD ekonomisi için olumsuz süreçler başlayabileceğinin sinyalini vermişti.

Fed’in karar ve açıklamaları da ABD ekonomisine dair olumsuz gelişmeler olabileceğine işaret ediyor.

 

Sürpriz olmamalı

 

Fed’in bırakın artık faiz artırmasını, faiz indirimine giderse kimse için sürpriz olmamalı!

Geride bıraktığımız haftada dolar endeksi ve ABD 10 yıllık tahvil faizlerinde sert düşüşler yaşandığını, emtia fiyatlarında yükselişler gözlemledik.

Çünkü piyasalar, Fed beklentisini önceden satın almaya başlamıştı.

Fed’in piyasaların beklentisi doğrultusunda süpriz yapmaması, beklentilerin gerçekleşmesine neden oldu.

Fed, kararını açıkladıktan sonra dolar varlıklarındaki düşüşlerin, emtia fiyatlarındaki yükselişlerin devam ettiğini gördük.

Yani piyasalar, Fed’i bir kenara koyarak yeni yol haritası belirlemek için yeni pozisyonlar almaya başladı.

FED/FOMC Mart ayı toplantı sonucunu açıkladıktan sonra dolar, küresel ve yurt içi piyasalarda değer kayıplarını sürdürdü.

Yurt içi piyasalarda dolar/TL kuru, 5,40 lira seviyesine kadar geriledi, TL değer kazandı.

Ancak gelişmekte olan ülke para birimlerindeki değerlenme kısa sürdü.

Rüzgar bir gün sonra terse döndü.

Gelişmiş ve gelişmekte olan ülke borsalarında yaşanan düşüşler, jeopolitik riski artıran gelişmeler yatırımcıları ters köşeye yatırdı.

Bu ters köşeyi ben şöyle okudum “ Trump’ın heyecan yapmayın son sözü ben söylerim, beni izlemeye devam edin “ mesajı olabilir.

 

Trump’ın es geçilmesi hata

 

Piyasalar, her ne kadar Fed’i ve doların âkibetini hayr görmese de Trump’ı es geçmeleri bence hataydı !!

Trump’ın Kuzey Kore, Çin, İran ve İsrail ülkeleri hakkında yapmış olduğu açıklamaların zamanlamasının Fed’in faiz kararından bir gün sonra gelmesi sizce de manîdar değil mi ?

Toparlayacak olursak Fed, faiz artırmaz ancak piyasaları yönledirmeye, hayat öpücüğünü vermeye devam edebilir.

“Bakın Fed artık faiz artırmayacakmış, dolar artık değer kaybeder, ne güzel, ohhh be”

diye düşünen varsa;

ABD ekonomisinin çok iyi olması ya da çok kötü olması bizim gibi dolara bağlı ülkeler için risktir.

Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık.

ABD ekonomisi iyi olursa faiz artırımı olur, gelişmekte olan ülke para birimleri değer kaybeder, ABD resesyona girer, gelişmekte olan ülke para birimleri yine değer kaybeder.

Küresel piyasalar bugüne kadar iyi performan gösteren ABD’den nasıl olumsuz etkilenmişse, bundan sonra kötü performans gösteren ABD’den olumsuz etkilenmeye devam edebilir.

 

May’in açıklamaları

 

İngiltere Başbakanlık ofisinde geride bıraktığımız haftada “10 Numara”da ulusa sesleniş konuşması yapan May, ülkenin Avrupa Birliği’nden (AB) ayrılma (Brexit) kararı aldığı referandumun üzerinden 3 yıla yakın zaman geçtiğini belirterek, “Milletvekilleri Brexit’i hayata geçirmek için bir yol üzerinde anlaşmayı başaramadı” dedi.

Yani May, Milletvekilleri’ni suçladı.

Merkel, Federal Mecliste (Bundestag) yaptığı konuşmada, son haftalarda İngiltere'nin AB'den nasıl ayrılacağının kendilerini meşgul ettiğini belirterek, ayrılmanın öngörüldüğü 29 Mart'a 8 gün kala bu soruya hala kesin bir cevap verilmediğini söyledi.

İngiltere Başbakanı Theresa May'in Brexit tarihinin 30 Haziran 2019'a ertelenmesini talep ettiğini hatırlatan Merkel, şunları belirtti:

"Bu konuyu Avrupa Birliğine üye 27 ülke ile bugün yoğun bir şekilde müzakere edeceğiz. Önümüzdeki hafta İngiltere Parlamentosu çıkış anlaşmasına olumlu oy verirse prensip olarak bu talebi yerine getirebiliriz.

Ancak somut bir tarih olan 30 Haziran ile ilgili olarak mayıs ayı sonunda Avrupa Parlamentosu seçimlerinin yapılacağını göz önünde bulundurmamız lazım.

Yani Avrupa Parlamentosu seçimlerinin geleceğini ve yasallığını dikkate almalıyız. Ancak kısa süreli bir uzatma üzerinde konuşulur."

 

AB liderler zirvesi

 

Avrupa Birliği (AB) üye ülkelerinin liderlerini Brüksel'de Brexit ana gündemiyle iki günlüğüne bir araya getiren AB Liderler Zirvesi’ni takip ettik.

Zirve sonunda AB Konseyi Başkanı Donald Tusk, "AB, İngiltere Parlamentosu’nun geçen Kasım ayında blok ile Theresa May’ın hükümeti arasında imzalanan anlaşmayı ona