Kızılay_Sol
Kizilay_Sag


Enflasyonda en net barometre getiri eğrisi!

Sedat YILMAZ 12 ub 2020

Sanayi üretim artışı Mart 2019'dan beri Ocak'ta en yüksek seviyesine yükselmesine, diğer datalarda iyimserlik hava sürmesine karşılık ABD'de ekonomi pek de iyi gitmiyor. Ülkenin enflasyon konusunda da sıkıntıları yüksek. Tüketimi artırmada sıkıntı çekiyorlar.

Hemen bir ay öncesine gidersek; ABD’de ekonominin en önemli göstergelerinden sanayi üretimi daha geçen Aralık ayında yüzde 0,3, kapasite kullanım oranları yüzde 0,4 düşmüştü. Kapasite kullanımda ise yıllık düşüş yüzde 77 olarak ölçülmüştü.

Dolayısıyla sadece aylık yükselişin kıvılcım misali ışıması ekonomiye dair bir gösterge olmuyor.

Tabii, ekonomilerde asıl bakılması yer tahvil faiz getiri eğrisi.

Konuyu birkaç gün önce de gündeme taşımıştım. 

Bugün itibariyle ABD iki yıllık tahvil faizi ise yüzde 1,4 (getiri yüzde 0,87), beş yıllık tahvil faizi ise yüzde 1,39 (yüzde 0,71), on yıllık tahvil faizi yüzde 1,58, (getiri yüzde 0,33).

Görülen şu: ABD’de tahvil getirisi eğrisi, şimdi terse dönmemenin yeniden eşiğine geldi. Yatay bir seyirde giden getiri eğrisi durgunluğun başka bir ifadesi.

***

Asıl korku Wall Street’ta değil, söz konusu gelişmelerden tüm dünya piyasaları da tüy dikmiş durumda.

Öncelikli bir bilgi vereyim… ABD hazine tahvilleri küresel anlamda güvenli liman varlık stokunun yarısından fazlasını oluşturuyor. Söz konusu oran 2008 yılındaki finans krizinde ikiye katlanmıştı.

Bir kez daha hatırlatayım… Tahviller arasındaki makas daralması, getirilerin birbirine yaklaşması, yataya veya yatayın altına inmesi ekonomik aktivitedeki yavaşlamayı, ileri safhada küresel resesyonu işaret eder.

Zira yüksek enflasyon bir anlamda yüksek tüketimi gündeme getirirken deflasyon ise fiyatların düşmesi diğer bir ifadeyle tüketimin azalması anlamına gelir.

Anlaşılması için konuyu biraz daha açayım… Uzun vadeli borçlanma kağıtlarının (tahvil) faizinin kısa vadeli olanların faizinden yüksek olması durumunda enflasyonun artacağı mesajını verir. Kısa vadeli borçlanma kağıtlarının faizi uzun vadeli olanların faizinden yüksekse bu ise tam tersine enflasyonun düşeceğini gösterir. Yine uzun vadeli borçlanma kağıtlarının faiziyle kısa vadeli olanların faizi birbirine eşit ya da birbirine çok yakınsa bu da mevcut enflasyonda bir değişiklik olmayacağını belirtir.

***

Bugün konuşulan ise faizde getiri eğrisinin tersine dönmesi… Yani ABD’de tersine dönen tahvil faizindeki getirisi eğrisi küresel resesyonun habercisi mi?

Aynen öyle!

İşte uzun ve kısa vadeli faizler arasındaki getiri farkı tersine döndüğünde işler allak bullak oluyor. Şayet küresel ekonomiyle ilgileniyorsanız özelde ABD hazine tahvillerindeki getiriyi, daha doğrusu getiri eğrilerini takip etmenizde fayda var.

Mesela koronavirüs salgınının yayıldığı ve risklerin giderek yükseldiği küresel ekonomi için ABD tahvillerindeki getiri eğrisindeki yatay ve yatay altı seyir tam anlamıyla bir mihenk taşı görüntüsü veriyor. Zira ABD’de geçen hafta kısa vadeli bonoların faizi ile 10 yıl vadeli tahvillerin faizi arasındaki farkın tersine dönmesi bile gelen küresel risklerin haberini vermeye yetiyor.

***

Bu konuda Türk tahvilleri de ekonomide bir barometre niteliğinde Şöyle ki: Dün itibariyle iki yıllık tahvil faizi yüzde 10,92 (getiri yüzde 1,58), 5 yıllık tahvil faizi yüzde 11,19 (getiri yüzde 2,57), on yıllık tahvil faizi yüzde 11,27 (getiri yüzde 1,71)

Türkiye gibi enflasyonunu düşürmek isteyen ülkeler için de tahvil getiri eğrileri önemli gösterge. Merkez Bankası (TCMB) Başkanı’nın ‘getiri eğrisinin yatay olması’ndan bahseder. Yani enflasyonu aşağı çekmede önemli datanın tahvil faizi getiri eğrileri olduğunu söylemek istiyorum.

Ancak Avrupa devletleri, ABD, Japonya gibi düşük enflasyon sorunu yaşayan ülkelerin merkez bankaları da tahvil faizlerinin getirisine bakarak para politikası oluşturmaya ve enflasyonlarını yükseltmeye çalışıyorlar. Söz konusu merkez bankaları Türkiye’dekinin tam tersine tahvil faizi getiri eğrisinin yatayın üzerinde yani uzun vadeli tahvil faizinin, kısa vadeli tahvil faizinden yüksek olmasını isterler ki enflasyonun artması için piyasaya daha fazla müdahale edebilsinler.

Dolayısıyla tahvil faizlerindeki getiri eğrisi merkez bankalarının para politikasında yol haritası anlamına gelir, diyebiliriz.