Ekonomiye "Black Friday" etkisi

Hakan Dikmen 02 Ara 2019

Baştan söyleyeyim. Benim mübarek Cuma gününü kara diye adlandırdığımı sanmayın. Bana da düşman olmayın. Ama birçok dünya ülkesinde, bu gibi günler farklı günlerde farklı isimlerde ekonomiyi ve sektörleri canlandırmak için, farklı bahanelerle yapılıyor.

Benim bu konuda yazmak istememin nedeni tüketim çılgınlığının boyutlarının geldiği nokta. Bir de Black Friday (BF) küresel çapta uygulanan nadir örneklerden biri işin içine internet de girince değmeyin gitsin. Aslında bu konuda yazı yazma hikayem şöyle başladı. Ülkemizde değişik yerlerde ısırılmış elma logolu şirketin dükkanları önünden ne zaman geçsek dolu. Kızım dedi ki, “Babacığım, sen, ben, annem çalışıyoruz ama bu dükkandan mal alacağımız zaman düşünüyoruz. Çok pahalı. Birinin kulaklığı öbürüne olmuyor, şarj cihazı her daim değişiyor. Ama içerisi kalabalık ve elinde torbalarla çıkan insan sayısı hiç de az değil. Çok doğru olduğunu düşündüm ve içeridekilerle bir görüşme yaptık, günlük ciro 1 milyon TL. Yanlış duymadınız 1 milyon TL. Bu yabancıların kara Cuma dediği zamanlarda da bazen 2 katı oluyormuş. Bence bizim için hakikaten kara oluyormuş.

BF (Black Friday) aslında Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) Şükran günü olan kasımın dördüncü perşembesini takip eden cuma gününü ifade ediyor.  1952’den bu yana da Noel alışveriş sezonunun ilk günü kabul edilerek, her yerde indirimler başlıyor. Merak etmişsinizdir bu kara cuma Resmi bir tatil olur mu diye. Yok o kadar da değil. Gelelim bugüne ‘Kara’ denmesinin nedenine. Bu çılgınlığın hikayesi 1960'larda başlıyor. Dükkanların o gün daha hava aydınlanmadan çok erken açılması ve kararmadan kapanmaması, bunun yanı sıra alışveriş caddelerinde yaşanan yoğun araç ve insan trafiğinin neden olduğu günlük hayatı etkileyen olumsuzluklar bugüne ‘Kara Cuma’ denmesine sebep oluyor. Tabirin ilk kez Philadelphia kentinde kullanıldığı tahmin ediliyor. Yoksa mübarek Cuma gününe denk gelmesinin başka bir nedeni yok. Sadece Tesadüf. 

1980'lere kadar ABD’de belli bölgelerde uygulanan bu indirimler daha sonra 90'lar ve 2000'lerde giderek tüm dünyaya yayıldı. Alış veriş merkezleri ve dükkanların açılış saatleri iyice erkene alındı ve nihayet 2011 yılında perşembeyi cumaya bağlayan gece 24’te dükkanlar açılmaya başlandı. İnternet alış veriş sitelerinin de devreye girmesiyle ABD’de gerçekleşen bu indirim günü dünya çapında bir indirim gününe dönüştü ve tüm dünyada benimsendi.

Masum masum alış veriş koşturması derseniz yanılırsınız. Bu kara Cuma satışları ölüm ve yaralanmalara da sebep oluyor. İnanması güç ama, yaklaşık 15 yılda bu uğurda sadece ABD’de BF’ye bağlı olarak 40 ölüm ve 211 yaralanma vakası rapor edilmiş.

ABD’de indirimin başlama ve dükkanların açılış saatleri erkene alındıkça indirim için bekleyenlerin mağazalar önünde oluşturduğu kuyrukların zamanı ve şekli de değişti.

Bir önceki günden çadır kurup kamp yapmaya başlayan müşteriler mi istersiniz. Yoksa perşembe akşamını ve geceyi sokakta geçirmeyi tercih edip taş üzerinde saatlerce bekleyip hasta olan mı. Sabah alış veriş yapmak için cebine para koyup kaldırımda uyuya kalınca hırsızlık ve gaspa uğrayanlar mı, neler neler. Yaklaşık 15 yılda bu uğurda sadece ABD’de BF’ye bağlı olarak 40 ölüm ve 211 yaralanma vakası rapor edildiğini hatırlatayım.

Türkiye’de kara cuma 

2018’de Türkiye’de sadece internetten bile milyonlarca lira kartlı ödeme gerçekleşti. Türkiye’ye yeni giriş yapan e-ticaret devleri, ‘Beklenen Cuma’ adıyla indirim sezonunu başlattı. Birçok kategoride indirimlere yer veren sitelerin yerli rakipleri olan Sanal sitelerde yüzde 80, alış veriş merkezlerinde ise yüzde 60’a varan indirimlerin olması insanların çılgınlaşmasını sağladı. 

Black-Friday,  Global’ın 2018 yılına ait Türkiye verileri sıradan günlere kıyasla satışlarda %615’lik bir artışı gösteriyor. Şaşırtıcı değil mi? Üstelik daha bu rakamlar en uç noktalarda da değil; Örneğin Birleşik Krallık %1708, Almaya %2418 bu tüketim çılgınlığının boyutu büyük. 

Bence, Kara Cuma, aşırı tüketimin reklam değerine bağlı olarak, Amerika Birleşik Devletleri'nden ithal edilen, tüketimi özendirici muazzam bir gösteriş operasyonu. Olmuş durumda. Tabii ki eksiklikler bu dönemdeki indirimlerden giderilebilir ama müsriflik de hiç kabul edilir değil.