Ekonomik büyüme gerçekten gerekli mi?..

Esasen hiçbir şey sonsuza dek büyümez, bu teori ekonomiler için de geçerlidir. Oysaki birçok ekonomist ekonominin bir önceki yıla göre büyümesi gerektiği fikri etrafında birleşmiştir. Her yıl ekonomide üretilen mal ve hizmetleri ölçen gayri safi yurtiçi hâsılanın (GSYİH) büyümesi bir ülkenin istikrarı ve refahı için şarttır. Ekonomik büyüme, yiyecek, barınak, eğitim, temel sağlık hizmetleri gibi temel insani birçok ihtiyacın karşılanmasını sağlayabilir ve insanların yaşam standartlarını radikal bir şekilde artırabilir.

Rahmetli çiftçi dedemin hayatı ile kendi hayatımı karşılaştırdığımda, yaşam standartlarımız neredeyse aynı... Aynı yoğun mesai temposunda çalışıyoruz, belki de ben daha fazla çalışıyorum. Aynı zamanlarda tatile çıkıyoruz, belki de ben daha az çıkıyorum. Teknolojinin getirdiğiaraba, internet, çamaşır makinesi, cep telefonu gibi yeniliklere sahibim ama bunlara sahip olmak için de dedemden daha çok çalışmak zorundayım. Dedem doksan iki yaşındavefat edene kadar doğada severek çalışmıştı, ben ise belki daha kısa bir ömürde kapalı duvarlar arasında emekli olmak için ölene kadar çalışmak zorunda kalacağım. 

Neden Ekonomik Büyüme?

Esasen hiçbir şey sonsuza dek büyümez, bu teori ekonomiler için de geçerlidir. Oysaki birçok ekonomist ekonominin bir önceki yıla göre büyümesi gerektiği fikri etrafında birleşmiştir. Her yıl ekonomide üretilen mal ve hizmetleri ölçen gayri safi yurtiçi hâsılanın (GSYİH) büyümesi bir ülkenin istikrarı ve refahı için şarttır. Ekonomik büyüme, yiyecek, barınak, eğitim, temel sağlık hizmetleri gibi temel insani birçok ihtiyacın karşılanmasını sağlayabilir ve insanların yaşam standartlarını radikal bir şekilde artırabilir.

Ekonominin Yapıtaşı İşletmeler Büyümek Zorunda mı?

Bu hafta, finans sektöründe piyasada yıllarca çalışmış ve şuan özel bir şirketin CFO’luğugörevini sürdüren kadim dostum Murat Aksu ile işletmelerin büyüme eğilimi içinde olmaları ile ilgili keyifli bir muhabbeti, soru cevap şeklinde, röportaj tadında sizlerle paylaşmak istedim. 

Sn. Aksu, Sizce Neden İşletmeler Sürekli Bir Büyüme Eğilimi İçinde?

Doğası gereği insan sürekli bir gelişimin parçası olmayı arzuluyor ve belki de bu temel içgüdüsü onun evriminin gerçekliğinde vardır. Emeği ve sermayeyi bir araya getirerek, birlikte hareket edebilme kabiliyetinin ortaya konmasında insanoğlunun en önemli icatlarından biri olan ve bugünkü ticaret hayatımızın temelinde yer alan“İşletmeler” de insanın bu en temel içgüdüsü olan büyüme rasyonalitesinden üstüne düşen nasibi alır. 

Neden İşletmeler Büyüme İçin Bu Kadar İstekli?

İşletmelerin büyümeye dair eğilimlerinin olmasının en temelinde daha yoğun emek ve daha yoğun sermayenin bir araya gelebilmesine olanak sağlanabilmesi, yeniliklerin geliştirilebilmesi ve araştırmaların sürekliliğinin sağlanabilmesi ve daha birçok faydavardır. Fakat büyümenin bu faydalarla birlikteçeşitli sorunları da beraberinde getirdiği unutmamak gerekir.

İşletmeler için Sürekli ve Sürdürülebilir Bir Büyüme Ne Kadar Mümkün?

Cevabı kolaylıkla verilebilir bir soru değil. Ancak sürekli ve sürdürülebilir büyümenin mümkün olabilmesi için işletmelerin yüzleştikleri ve dikkat etmeleri gereken olası sorunların başında “sermaye yönetimi” gelmektedir.

Picture1İşletme yapısı içerisinde nasıl ki emeğin karşılığında ücret alma beklentisi var iken, sermayenin de karşılığında dakar payı alma beklentisi bulunmaktadır. Doğru ve sürdürülebilir bir büyümenin gerçekleşebilmesi için emeğin ücret beklentisinin, sermayenin kar payı beklentisinin dışında, işletmenin de özkaynak beklentisinin dikkate alınması gerekir. Birçok işletmede büyüme planları yapılırken işletmenin özkaynak beklentisi üzerine bir varsayım geliştirilmediğinden kısa-orta ve uzun vadede nakit akışı düzensizlikleri, artan dış finansman ihtiyacı ve bunlara bağlı olarak yüksek finansman maliyetleri ortaya çıkmaktadır.

Bunu günlük hayatımızdan bir örnekle ifade etmeye çalışırsak, vücudumuzun dış yüzeyi ile iç organları ve iskeleti eş oranlı olarak büyümez ise mutlaka tedavisi mümkün olmayan hasarlar ortaya çıkacaktır. Gereğinden az ya da gereğinden çok büyürse de benzeri sorunlarla karşılaşılması kaçınılmazdır. 

Finans piyasalarından somut bir örnek ile desoruyu daha net açıklayalım. %4 kar üreten bir işletme, %10’luk bir reel büyüme gerçekleştiriyorsa diğer tüm faktörler sabit düşünüldüğünde dış finansman ihtiyacı hissetmemesi için sermayesini yılda en az 2,5 kere döndürmek zorundadır. Sermayesini bundan daha hızlı döndürebilen bir işletme ancak ücretlerde bir iyileştirme ya da kar payı dağıtımı planlaması gerçekleştirebilir.

Sayılarla ifade edecek olursak; yıllık cirosu 100 milyon TL ve sermayesi 40 milyon TL (%40)ve karı 4 milyon TL (%4) olan bir işletme düşünelim. İşletmenin cirosu, 110 milyon TL’ye ulaştığında, sermayesi 44 milyon (%40) ve de karı ise 4,4 milyondur (%4). 10 milyonluk büyüme rakamına nazaran kardaki artış sadece 400 bin TL’dir.Ayrıca işletme cirosundaki 10 milyonluk artışı döndürebilmesi için 4,4 milyon TL finansmana ihtiyaç duyacaktır ve bunu da 100 milyon TL cirosu ile elde ettiği karı ile ancak gerçekleştirebilir. Oysa bu işletme hiç büyümese idi 4 milyon TL dağıtabileceği bir karı olacaktı. 

İşletmeler Büyürken Neden Dış Finansmana Yönelirler?

Sermayenin de, emeğinde beklentisi hızlı doyuma ulaşmak olduğundan işletmeler bu büyümeyi destekleyecek dış finansmana yönelirler. Finansman maliyetlerinin düşük olduğu dönemlerde fazla göze batmayan bu denge, oynaklığın arttığı ve finansman maliyetlerinin yükseldiği dönemlerde ise ciddi hasarlar doğurur. 

Eğer İşletmeler Büyüme Eğilimi İçinde Olmazlarsa Yüksek Karlar Dağıtabilirler mi?

İşletmeler büyümezse sürdürülebilir bir kar dağıtım politikası üretmesi garantidir gibi bir sonuç ortaya çıkarmak istemiyorum. Anlatmak istediğim özkaynakların yeterliliğine göre büyümenin planlanması gerektiğidir. Örnek işletmemiz %10 yerine %5 büyümeyi planlamış olsa idi 2.2 milyon TL dağıtılabilir kar üretmiş olacaktı. Bunu da paydaşlarının ve emektarlarının arasında dengeli bir ölçüde paylaşma olanağı bulabilecekti. Bir dış finansman ihtiyacı da hissetmeyecekti. 

İşletmeler Neden Dış Finansman İle Olan Büyümede Israrcı Davranıyor?

Picture2Elbette ki hayat rakamların işaret ettiği dinamiklerin dışarısında birçok çevresel etkenin kıskacında ilerliyor ve pek çok tahmin edilemeyecek olasılıklara, fırsatlara, tehditlere de gebe…Birçok avantajı beraberinde taşırken birçok dezavantajı da üzerimize getiriyor. Bilgi birikimimiz arttıkça ne kadar az şey biliyor olduğumuz gerçekliği ile yüzleşiyoruz. Alınan tüm kararlar, doğru verilerle desteklense biletüm olasılıkların değerlendirilebilmesinin her hangi bir bilgi düzeyinde asla mümkün olamayacağını acı tecrübelerimizle çok daha net öğreniyoruz.Geleneksel Türk şirketlerindeki eğilim “kervan yolda düzelir” ile harekete geçip ve içgüdülerimize olan aşırı özgüven neticesinde, kaybedince de “ne yapalım kısmet değilmiş” şeklinde yaşıyoruz. Aslında halk dilindeki tabiri ile  “bile bile lades” i biz her gün oynuyoruz.

İşletmelerimizin Büyümedeki En Temel Sıkıntısı Nedir?

Bugünlerde ülkemizde işletmelerin süregelen problemlerinin başında gerçekte plansız büyüme ve buna bağlı yerleşmiş alışkanlıkları yatmaktadır. 

Her işletme çalışanı doğal olarak ortaya koyduğu değerin getirisinden bağımsız gelirlerinde artışı hedeflerler. Her paydaş da aynı gerekçelerle sermayesinin alternatif getirilerden daha fazla bir artı değer oluşturmasını bekler. Her işletme de bu beklentilerin üstünde bir fayda ortaya koyabilmeyi ve yaşamına devam edebilmeyi hedefler. Ancak ülkemizde işletmeler paydaşları ile anıldıklarından ve yönetsel kararların tamamı paydaşlar tarafından direkt olarak alındığından işletmelerin sermaye yönünde hareketlenmeleri kaçınılmazdır. İlerleyen teknolojiler ile bir nebze de olsa daha fonksiyonel hale gelen muhasebe ve finansman birimlerinin etkinliği halen istenen düzeylerin çok gerisinde kalmaktadır. En iyi ihtimale işletmelerde satış odaklı bütçeleme sistemleri üzerinden projeksiyonlar gerçekleştirilmektedir. Tüm senaryolar beklendiği gibi gitse dahi olası sonuçların ortaya çıkaracağı ihtiyaçları göz ardı ederiz. 

İşletmeler Büyümede Sıkıntı Yaşamak için Ne Gibi Önlemler Geliştirebilirler?

Picture-3Öncelikle finans yönetimi ve finansal öngörüyü geliştirme adına işletme paydaşlarının yetkin ekipleri inşa etmeleri bir zorunluluk olmaktan çok daha öte bir sorumluluktur. Muhasebe finansman ve raporlama yetkinliğini geliştirmiş işletmeler başarıda sürekliliği koruyabilmek adına çok önemli adımlar atmış olurlar. Teknolojik gelişmeleri yakından takip eden ve bu gelişmelere adapte olmayı başarabilen işletmeler daha gerçekçi senaryolar inşa etmekte rakiplerinin önünde yer almayı başarabileceklerdir. Özkaynak yeterliliğini sağlayabilen firmalar kısa-orta ve hatta uzun vadeli nakit akışlarında çok daha rahat aksiyonlar alabilecek yeterliliği kazanmış olacaklardır.

Doğru ve sürdürülebilir bir büyümenin gerçekleştirilebilmesi için elbette ki yeter şart özkaynak yönetimi değildir. Ancak diğer her şey istenildiği gibi gerçekleşse dahi özkaynak yetersizliğinin bir işletmenin sonunu getireceği kesindir. 

Özetle, plansızca ve dış finansman destekli büyümenin şirketin ortaklarının refah seviyesini arttırdığı argümanı, büyümeyi istemek için geçerli bir neden olarak kullanılamaz.

Bu hafta Sn. Aksu ile işletmelerdeki büyüme ve sıkıntıları üzerine kısa bir röportaj yaptık. Önümüzdeki hafta farklı konulara, farklı bakış açılarıyla baktığımız Gerçek Analiz sayfamızda tekrardan buluşmak üzere, sevgiyle kalın…