Ekonomide yeniden yapılanmanın kodları

Seçimlerin hemen ertesinde, gündemin ana merkezini adeta işgal eden konunun; Yapısal Reformların Gerçekleştirilmesi olduğunu kabul ve tespit etmeliyiz. Nitekim, farklı sektörleri temsil eden kuruluşlar ile ticaret ve sanayi odalarının bu konudaki beklenti, teklif ve önerileri, sürekli olarak kamuoyu ile paylaşılarak, beklentiler dile getirilmektedir.

Önümüzdeki yakın dönemde bir erken seçim beklentisi bulunmadığı için, daha köklü ve genel – geçer ifadesi ile “yapısal” reform ile düzenlemelerin gerçekleştirilmesine uygun bir vasattan bahsetmemiz elbette mümkündür. Bu çerçeveye dâhil edilecek reform ve düzenlemeler ne olursa olsun, esas mesele; “benimsenerek, tavizsiz takip edilecek temel ilke ve karakteristikler” temelinde doğru duruşun ortaya konulmasıdır. O halde, yeni dönem için geçerli olması gereken söz konusu dinamikleri; bir başka deyiş ile “yeniden yapılanmanın kodları”nı formüle etmeye ihtiyaç vardır.

İçi boşaltılmış düzenlemeler

Her şeyden önce, “yapısal reform” ile “yapısal düzenleme” arasında kesin ve görmezden gelinemeyecek bir fark olduğunu unutmayalım. Bugünlerde manşet ve ekranları kaplayan pek çok ekonomik teklif ile beklenti; reform değil ve fakat arızi düzenleme sınıfına dâhil edilebilir. Türkiye’nin, içi boşaltılmış; reform kisvesine bürünmüş düzenlemeler ile kaybedecek kaynak ve zamanı bulunmamaktadır.
Yapısal reformların kapsamı farklı şekilde oluşturulabilir, ancak, temel ekseni; “büyümenin yeniden formüle edilmesi” olarak kabul edilmelidir. Türkiye, 2023 ve ötesi hedef ile vizyonları çerçevesinde “sürdürülebilir ekonomik büyüme modeli”ni yeniden oluşturmak durumundadır. Teşvik politikaları başta olmak üzere tüm önemli ekonomik dinamikler, bu modele bağlı olarak dizayn edilmelidir.

Enflasyon aşağı indirilmeli

Elbette, ekonomik büyümenin, refah ve kalkınma ile hemhal edilmesi; yaşam kalitesi ile rafine hale getirilmesi zarureti konusunda kararlı olmak durumundayız. Bu cümleden olmak üzere, enflasyon ile mücadele kararlılık ve azmi, herhalde, samimiyet ve tutarlılık kulvarında değerlendirilecek en önemli göstergeler olacaktır. Mevcut enflasyon oranı ile “şişirilmiş (enflate edilmiş)” ekonomik göstergelerin gerçekçi ve güvenilir ve de tutarlı bir dayanak oluşturması mümkün değildir. Enflasyonu sürat ve kararlılıkla makul seviyelere indirmek, ekonomik gidişatın asgari ve gerekli koşuludur.
Yapısal reform ve/veya düzenlemeler oluşturulurken; PRO-AKTİF YAKLAŞIM’ın temel alınması gerekli olup, ciddi bir Durum Analizi ve buna dayanan Tahminleme Modelleri ile Senaryo Analizi araçlarından yararlanılarak Yol Haritası oluşturulmalıdır. GERÇEKÇİ ve SÜRDÜRÜLEBİLİR politikalar, ancak bu çerçevede formüle edilerek yola çıkılabilir.

Esneklik unsuru

BÜTÜNCÜL ve KAPSAYICI olmayan tüm reform ve/veya düzenlemeler istenilen sonuçları elde etmekte yetersiz kalacak; KATILIMCI ve DENGELİ kaynak kullanım ile tahsisi çarpıtılmış olacaktır.
TAMAMLAYICI nitelik ve donanıma sahip olmayan politika ve uygulamalar; Sinerji (birliktelikten doğan güç) etkisinden yararlanma konusunda bizi dezavantajlı konuma sürükleyecektir.
ESNEKLİK unsuru; “İnce Ayar” olarak da adlandırılan ve yukarıda sayılan karakteristiklerin tamamlayıcı ve çoğaltıcı elemanı şeklinde devreye alınması gereken önemli bir faktördür. İşin başında, temel kabul ve ilkeler içselleştirildikten sonra, değişen ve gelişen koşullar çerçevesinde ince ayarların yapılabilmesi, sonuçların selameti bakımından çok önemlidir.
Yeni Yol Haritası’nın sahip olması gereken temel vasıf ile karakteristikleri sıralarken; başarıya ulaşmada temel kuralın; “önce prensipleri koymak ve bunlarda mutabakat sağlamak” şeklinde formüle edilebileceğini, bir kere daha vurgulamakta fayda vardır.