Çin'in deniz politikası ve Amerikan baskısı

Hasan KÖNİ 14 May 2019

Çin, Doğu ve Güney Çin denizindeki alanları korumak için Amerika'nın desteklediği komşularıyla da mücadele ediyor. Vietnam, Filipinler, Endonezya, Tayvan ve tabii denizlerin serbestliği sloganı ile her yerde hazır bulunan Amerika. Doğu ve Güney Çin denizinin balık kaynaklarının yanında Sparatly takım adaları civarında Çin'in gereksinme duyduğu petrol yatakları var.

2012’ye kadar komşularıyla çekişen, balıkçılık gemilerini istihbarat botlarına çeviren Çin, 18. Parti Kongresinde büyük bir deniz gücü olma kararı almış bulunuyor. Çin, bu Kongre’de deniz kaynaklarını kullanmak, deniz ekonomisini geliştirmek, deniz ekolojik çevresini korumak ve Çin’in denizdeki haklarını korumak ve askeri bir güç olmak üzere hazırlık yapılmasına karar vermiş bulunuyordu.

Ülke içindeki gelişmeler Çin’in komşuları ile çatışmak yerine güvenlik inşa etmek ve işbirliği geliştirme çabalarını arttırmış gözüküyor. Çin, Güneydoğu Asya ülkeleri ile  dört yıllık pazarlıklardan sonra 2014 yılında “Denizde Planlanmamış Karşılaşmalar Yönetmeliği”ni imzaladıktan sonra 2018’de Singapur’da onbir ülkenin Savunma Bakanlarıyla yanan petrol tankerlerini kurtarma, ticaret gemilerine ve sivil gemilere yardım gibi masa başı çalışmaları yaptı. Aynı yıl, bu sefer denizde, Brunei, Tayland, Filipinler, Singapur, Vietnam’la birlikte bin kadar denizcinin katıldığı deniz manevraları gerçekleştirdi. Çin, daha önce çekiştiği ASEAN ülkelerini yanına çekmesini bilmişti.

Çin Deniz Kuvvetleri ilk defa kendi karasuları dışında Somali’deki korsanlığı önleme operasyonlarına katıldı. Bu gelişmenin yanında “Pasifik Yayı” politikasıyla Çin Güney Pasifik’te; Papua Yeni Gine, Fiji, Vanuatu ve Tonga’ya tonlarca ilaç ve hastane alet ve edevatı verdi. Çin zorlayıcı değil ama barışçı ve yardımsever komşu imajını Güney Pasifik’te oluşturdu. Pakistan’ın derin su limanı Gwadar’ı geliştirerek 62 milyar dolarlık Pakistan-Çin Ekonomik Koridorunu geliştirdi. Çin izlediği politika ile Güneydoğu Asya, Okyanusya, Hint Okyanusu ve Doğu Afrika’yı denizden bağlamış oldu. Çin gemi inşaatçılığında da bir numaraya yükselmek için düğmeğe başmış durumda. Çin en büyük konteyner gemileri inşa ederek mallarını dünyanın her tarafına gönderebiliyor.

Çin’in karşısında tabii Amerika var. Çin, Birleşmiş Milletler Deniz hukuku Sözleşmesi’nin sınır kurallarını kabul etmiyor. Amerika ise bölgeye savaş gemileri gönderip kendi müttefikleri ile denizde askeri manevralar yapmaya devam ediyor.

Çin ve Amerika’nın denizlerde kapıştığı son bölge, buzların erimesiyle uluslararası ticarete açılan Arktik bölgenin deniz ulaşım sistemi. Amerika ve Rusya’nın “Arktik Konseyi”nin üyesi olmasına rağmen Çin kendisini “Arktik’e Yakın Devlet” ilan etmiş bulunuyor. Amerika’ya göre Çin’in en kuzey bölgesinde Arktik’e yakınlığı 1450 kilometre kadar. Çin, mallarını Avrupa’ya en kısa yol olan Arktik yolundan ulaştırmak istiyor. Çin, bu bölgeye 2012-2017 yılları arasında 90 milyar dolarlık yatırım yapmış bulunuyor. Rusya ile Çin Kuzey Deniz Yolunu yeni İpek Yolu yapmak istediklerini belirtiyorlar. Rusya, Sovyet dönemindeki Arktik üslerini yeniden canlandırmış bulunuyor. Amerika ise bu bölgenin Çin’in denetimine geçen Güney Çin denizine dönmesini önlemeye çalışıyor. Çin’in Arktik işler temsilcisi: “…bu durum güçlerin yarışmasıdır, göreceğiz kim yanına daha çok dost toplayacak…” demiştir.

Amerika ile Çin’in ticaret savaşları ihracat dengelerini düzeltmenin ötesinde dünya ekonomik liderliği çekişmesine dönüşmüştür. Ancak, Çin’in sırtında Ortadoğu boğuşma ve masraf alanı bulunmamaktadır.