Mbl_Kv


Askıda Twitter

Dr. Erkan Turan 12 Oca 2021

Bazen ne duyduğuna inanası gelir insanın ne gördüğüne.. Ancak bu durum ortada duran çarpıcı gerçeğin varlığını değiştirmez. Dünyada son on gün alışık olmadığımız olaylarla geçti. Öyle olaylar ki 6 Ocak 2021 dünya tarihindeki önemliler listesine yazıldı bile...

Peki, bu olaylar olmadan önce birileri bize; 

“ABD’de büyük kriz olacak”

“Göstericiler kongre binasını basacak”

“Kongre binası baskınında insanlar ölecek .”

“Twitter Trumpın hesabını askıya alacak”

“Facebook Trump’ı engelleyecek” deseydi ne düşünürdük acaba? Sanırım söyleyen kişiyi ya komplo teorilerine inanan biri olarak görür ya da onun akıl sağlığından şüphe ederdik. 

Ancak yukarıdakilerin hepsi tüm çarpıcılığıyla gerçekleşti. 

Feurbach’ın 18. yüzyıl sonuna ait saptamalarından yola çıkarak tasvirden nesneye, kopyadan aslına, temsilden  gerçekliğe dönüşümü, günümüzde  dijital enformasyonun hayatımızın her alanına girmesiyle en üst seviyeye ulaştı. Ve bizler Amerika’daki gelişmeleri an be an canlı yayınlarla izledik. Ünlü kuramcılardan Castells; günümüzdeki iletişimsel yapıyla birlikte ağ ve hareketlerin iktidarlar oluşturup takipçilerinin algılarının çerçevelenmesini sağlayabildiğini belirterek ‘ağ’ın bugün dünya düzenindeki gücünü gözler önüne sermektedir

Bu olayları uzun uzun konuşabiliriz ancak bunlar içinde özellikle biri var ki sosyal medyada da çokça paylaşıldı. 

“Twitter Trump’ın hesabını askıya alması Facebook un Trump’ı engellemesi” şaşkınlıkla izlendi.

Kızdığımız birinin engellenmesinden ya da yaptığı yorumlarla takibe takılan birinin hesabının askıya alınmasından bahsetmiyoruz. 

Karşımızdaki kişi servetiyle, Başkan olmasıyla, Başkanlık sürecindeki uygulamaları ve sosyal medya paylaşımlarıyla Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump. 

Yaptığı paylaşımlar hep ilgi çeken Trump bunu eylemsel bir sürece dönüştürdüğü gerekçesiyle bir anda sosyal ağın dışına itildi. 

Bu hesap Trump’ın kendi hesabıydı ve o hesaptan yaptığı paylaşımlar gündem belirliyordu. Trump başkan seçildiği günden itibaren sosyal iletişim ağının en güçlü karakterlerinden biri oldu. Paylaşımları her zaman tartışmaların odağında yer aldı. Sosyal medya, tartışmalı bir şekilde siyasi gündem belirleme gücünü ana akım medyadan politikacılara kaydırdı.  Durum böyle olunca Trump’ın bu gücü kullanmasının önüne geçmek için hesaplar askıya alındı ya da engellendi. 

Peki, küresel iletişim ağı sosyal medya yönetimi açısından ABD’de nasıl işliyor ya da işleyecek. 

Twitter askıya aldığı Trump’ın takipçi sayısı 88 milyon. Yıllık 1.01 dolarlık bir gelire sahip Twitter bu etkileşim içinden 88 milyon gibi devasa bir etkileşimi devre dışı bıraktı. Burada Trump engellenirken ilginçtir aslında onu takip eden milyonlarca kişinin listesindeki bir takipçisi de engellenmiş oldu 

Seçimin galibi Biden ise seçim sürecinde 25 milyonluk bir takipçi kitlesine ulaştı. 

Ancak asıl merak edilen Başkanlığın kendi Twitter adresi yok mu?

Twitter'ın, 20 Ocak 2021'de göreve başlayacak Biden'a yönelik bilgilendirmesine göre, ABD Başkanı Donald Trump'ın takipçileri, Biden'ın ve Beyaz Saray'ın resmi Twitter hesaplarına aktarılmayacak.

Biden yönetimi, ABD başkanlık hesabı "@Potus"u sıfır takipçiyle devralacak. Biden'ın şu an kişisel Twitter hesabında 21,7 milyon takipçisi bulunuyor.

Bir nesil hep şu sözle büyüdük .

“İşin arkasında Amerika var”

Ekonomik krizlerin, teknolojik gelişmelerin, zenginliğin, açlığın yoksulluğun, savaşın, barışın paranın, parasızlığın…

Ancak Şimdi durum farklı çünkü oyunun her iki tarafında da Amerikalılar var.

Newyork Times’da okuduğum bir yazıda Brezilyalı yorumcu Felipe Neto’nun bir paylaşımı bu konudaki şaşkınlığın belki de nükteli bir anlatımı olsa gerek.  Neto , Twitter paylaşımında ; 

 “ABD'nin ABD'yi işgal etmesini bekliyorum, böylece 'demokrasiyi yeniden kurabilirler'” dedi. 

Bu gelişmelerle Post modern bir liberalizmin daha fazla söz hakkının olacağı dünyada Trump’ın itidal çağrısıyla biraz olsun tansiyon düşse de   6 Ocak 2021 tarihini bir yere not etmek gerekiyor. 

Olaylardan sonra kimine göre Amerika’nın demokrasi söylemleri son buldu kimlerine göre Amerika büyük prestij  kaybı yaşadı. Bu olayların ABD’nin imajını zedelediği de bir gerçek . Bugünlerde ABD’nin imaj düzelticilerinin  Benoit’in “imaj restorasyon kuramı”na sıkça başvuracaklarını düşünüyorum.

Bütün bunlar düşünüldüğünde “Haydi git artık” diye 2020’yi göndermeye çalışan insanlık 2021’in daha başında böyle önemli bir olay yaşadı. Bakalım müjdeyle karşılanan 2021 neler getirecek. 

Bizim temennimiz sağlık, huzur, barış ve para getirmesi.

Saygılarımla