YOĞUN VERİ GÜNDEMİ

GÜNDEM 2020-10-30 09:56:41

Dolar/TL 8.3350'ye kadar yükselerek yeni tarihi zirvesinde güne başlarken, piyasalarda yoğun veri gündemi ve Merkez Bankası'nın (TCMB) likidite adımları takip ediliyor.

Yoğun veri gündemi

TCMB'nin bugün BIST Repo-Ters Repo Pazarı'nda gecelik fonlama sağlamayacağınıni açıklaması ardından dolar/TL 8.3'ün altına kadar geriledi.

ABD seçimlerinin bu haftasonu gerçekleşecek olması küresel piyasalarda baskı unsuru olmaya devam ediyor. Öte yandan ABD seçimleri Türkiye açısından daha net bir risk unsuru oluşturuyor.

Reuters'ta kısa süre önce yayımlanan bir analizde dikkat çekildiği üzere ABD Demokrat Parti başkan adayı Joe Biden'ın Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın dış askeri müdahalelerine ve Rusya ile daha yakın işbirliğine karşı ABD'nin duruşunu sertleştirmesi beklendiği için, ABD başkanı seçilmesi halinde Türkiye diğer ülkelerden daha fazla kaybedebilir.

Asya borsaları, yaklaşmakta olan ABD başkanlık seçimleri ve küresel ekonomik gerilemenin piyasalarda etkisini sürdüreceğine dair endişelerle art arda üçüncü günde de düştü.

TL'de benzer para birimlerinden negatif ayrışma ile birlikte görülen sert değer kaybı TCMB'nin beklentilerin aksine politika faizini sabit tutup sıkılaştırmayı faiz koridorunu genişleterek yapması ile başladı. Son günlerde jeopolitik gelişmelerle AB ve ABD ile gerilimin artabileceği endişeleri ve yaklaşan ABD seçimleri de TL'de değer kaybına etki eden unsurlara eklenmiş durumda.

Dolar/TL PPK öncesi gördüğü 7.7935 seviyelerinden yeni zirve olan 8.3350'ye kadar yükselmiş durumda. Kur saat 0926'da 8.2900/8.3000 seviyesinde işlem görüyor. Euro/TL 9.6835/9.6961 seviyesinde, sepet bazında TL ise aynı saatte 8.9757/8.9978 seviyesinde.

POLİTİKA FAİZİNDE ARTIŞ SİNYALİNİ PİYASA FİYATLAMADI

TCMB geçen hafta politika faizini sabit tutmasına karşın likidite sıkılaştırma adımlarının üst sınırını belirleyen geç likidite penceresini (GLP) 150 baz puan artışla %14.75'e yükseltmişti.

TCMB Başkanı Murat Uysal, faiz koridorunun operasyonel çerçevesinde değişikliğe gidilerek GLP ve borç verme faiz oranı arasındaki marjın 300 baz puana çıkarılmasına yönelik "Buna şöyle bakmak lazım. Sadeleşmeden kalıcı bir uzaklaşma değil.... Ama tek sefere yönelik geç likidite ile borç verme arasında bir ayarlama yapıldı. Bu önümüzdeki dönemde de para politikasının esnekliği noktasında kolaylık sağlayacaktır" dedi.

TCMB'nin ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti Çarşamba günü itibarıyla %13.08 seviyesinde. Temmuz ortasından beri 550 baz puan civarında sıkılaştırmaya gidildi ve ilgili faiz 2020'de uygulanan en yüksek oran oldu. Ancak süreç TL'de belirgin bir iyimserlik yaratabilmiş değil.

Gecelik faizler %14.5'e kadar yükselerek GLP ile belirlenen %14.75 sınırına yaklaşırken, piyasada ortalama fonlama maliyetinin de gecelik faizlere bir miktar gecikme ile yaklaşacağı düşünülüyordu. Bugünkü adım bu süreci ise hızlandırıyor.

Hali hazırda fonlama kompozisyonunda %10.25 seviyesindeki politika faizi kullanılmıyor. Gecelik vadede %11.75 seviyesindeki BIST fonlamasının ise bugün yapılmayacak olması bankaların %14.75 seviyesindeki GLP faizine yönlenmesi anlamına geliyor. Bu adımın ağırlıklı ortalama fonlama faizi ile gecelik faizlerin hızlı yükseltmesi bekleniyor.

TCMB yılın son enflasyon raporunda 2020 için enflasyon tahminini %8.9'dan YEP tahminlerini de aşacak şekilde %12.1'e yükseltirken, dezenflasyon için politika faizi dahil elindeki tüm araçları kullanacağını belirtti.

Bir bankanın Hazine masası yetkilisi, "TCMB enflasyon raporunda politika faizi artış sinyalini net ve güçlü bir şekilde verdi. Ancak bu sinyal piyasada net bir iyimserlik de getirmiş değil. Biz burada geçmiş uygulamalar nedeniyle soru işaretleri olması nedeniyle piyasanın TCMB'nin sözlü mesajı yerine adımını görmek isteği olarak algılıyoruz" dedi ve ekledi:

"Bir sonraki karar 3 hafta sonra. Piyasada TCMB'nin bugüne kadar bekleyemeyeceği ve daha erken faiz artışına gidebileceği görüşleri de yer alıyor. Burada belirleyici küresel satış baskısı olacaktır."

Bankacılar TCMB kararının ekonomi yönetiminin rekabetçi TL söylemiyle uyumuna dikkat çekiyorlar. Ekonomi yönetiminin TL'nin rekabetçi olmasını istemesi TL'de belirgin değer kazancının tercih edilmediğini gösteriyor. Ancak bu süreç yabancı yatırımcıların portföylerinde sert azalışları da beraberinde getiriyor. Aynı şekilde bu politikalar kamunun 2019'dan beri 130 milyar dolara yaklaşan döviz arzı nedeniyle gerileyen rezervlere yönelik soru işaretlerini de artırıyor.

Ekonomi yönetimi bir süredir benimsediği rekabetçi TL söylemi ile birlikte sıcak para olarak nitelendirilen ve Türkiye'nin cari açığını uzun yıllar finanse eden fonlama tipi bilinçi olarak azaltılırken, doğrudan yatırımların ise payının artması isteniyor.

Piyasada yakından izlenen gelişmeler arasında ABD seçimleri, Brexit, koronavirüste küresel ve lokal artış trendi, AB ile tansiyonun yeniden artması endişesi, Azerbaycan-Ermenistan gerilimi ve S-400 hava savunma sistemleri konusunda devam eden süreç öne çıkıyor.

Türkiye'nin 5 yıllık kredi iflas takası primi (CDS) ise TCMB'den faiz artışı beklentisiyle geçen hafta gerilediği 500 baz puanı aşarak sert yükselişte. CDS saat 0932'de 550/560 seviyesinde.