YERLİ OTOMOBİL HAYAL ÖTESİ OLMALI

ÖZEL RÖPORTAJ Sal 13 Austos 2019 10:55

Türkiye Otomobil Girişim Grubu (TOGG) yerli araç için çalışmalar yaparken DizaynVip Yönetim Kurulu Başkanı Erbakan Malkoç, uluslararası rekabette avantaj sağlamak için projelendirilen milli otomobilin geleneksel ve halen icra edilen araç segmentlerinin ötesinde, sınıflar üstü olması gerektiğini söyledi. Hayal demek yanlış Türkiye yerli araç yapacaksa otomobil dünyasındaki sınıfların içinde değil, farklı bir kategoride araç üretmesine ihtiyaç olduğunu belirten DizaynVip Yönetim Kurulu Başkanı Erbakan Malkoç, "Yerli otomobil üretimi için yeni bir sınıf açmak lazım. Alışılagelmiş, var olan sınıflar ve sistemler dünyada yılda 90 milyon araç üretiyor. Siz bugünkü anlayışla üreteceğiniz yerli araçla büyük otomobil üreticilerinin arasında yer alamazsınız. Rekabet şansınız olmaz. Bunun için yepyeni bir ürün, yeni bir araç ortaya koymak şart. Piyasadaki otomobillerin benzerini üreterek uluslararası rekabeti sağlama imkanı yok. Ancak yerli otomobile hayal demek yanlış. Otomobil 200 yıldır var olan bir şey" dedi. Göreve hazırız Türkiye'nin iyi partnerlerle yerli otomobili bir an önce piyasaya sunmasının vakti geldiğini belirten Erbakan Malkoç, DizaynVip'in grup olarak tasarım, üretim, teknoloji, teknik, marka ve kalite olarak dünya otomobil teknolojisinde iyi bir yere sahip olduklarını kaydetti. "Bizi de yerli otomobil noktasında partner olarak görürlerse, gel kardeşim, sen de yerli otomobilin şurasında olacaksın denirse seve seve orada oluruz" diyen Malkoç, bütün deneyim, bilgi ve birikimlerini sunmaya hazır olduklarını söyledi. Malkoç, "Katma değeri yüksek yerli otomobil hayata geçirilecekse orada varız. Ama devlet 'Sen lastik sök, tak' derse, onu da yaparız" diye konuştu.

YERLİ OTOMOBİL  hayal ötesi olmalı

Sedat YILMAZ

Yerli otomobilin üretimiyle ilgili geçen hafta önemli bir toplantı gerçekleştirildi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu Türkiye’nin Otomobil Girişim Grubu (TOGG) ile bir araya geldi. Yerli otomobilin ilk prototip modeli toplantıya katılanlara gösterildi. Toplantıda 2019 yılı sonunda prototip modelin halkın beğenisine sunulacağı açıklandı.

TOGG toplantısının ardından ilk yerli uçan araba ile ilgili bir gelişme oldu. Türkiye; ABD, Japonya ve Avrupa ülkeleri gibi uçan araba teknolojisine giren sayılı ülkeler arasına girerken Baykar Teknik Müdürü Selçuk Bayraktar da söz konusu yeni teknoloji ile ilgili bilgiler verdi. Boeing ve Airbus’ın da uçak araba ile ilgili çalışmalar yaptığı biliniyor.

Yerli otomobil denilince, Türkiye’de ilk akla gelen isimlerden biri DizaynVip Grup Yönetim Kurulu Başkanı Erbakan Malkoç. Gelişmeleri kendisine aktardık ve görüşlerini aldık. O da samimi bir şekilde yerli otomobil konusunda kendisiyle ilgili tüm bilinmesi gerekenleri samimi bir şekilde ortaya koydu. Erbakan Malkoç, “Yerli otomobil üretiminde bize bir görev düşerse yerine getiririz. Bilgi, tecrübe ve birikimimizle buradayız… ‘Lastik sök, tak’ derlerse, onu da yaparız. Ülkemizde üretilecek yerli bir otomobile katkı sağlamak konusunda her zaman göreve hazırız” dedi.

Otomobil dönüşümü yapıyor

Evet, DizaynVip, Mercedes Daimler AG’nin van segmentinde dünyada araç dönüşümü yapabilecek tek yetkili vanpartneri. Firmanın patronu Erbakan Malkoç. İş dünyası kendisini yakından tanıyor. Abdülkadir Konukoğlu’ndan Ömer Sabancıya ve Fuat Tosyalı’ya kadar birçok işadamının araçlarının iç tasarımı Erbakan Malkoç tarafından yapıldı. Erbakan Malkoç’un işi özetle, “kişiye özel lüks oto iç tasarımı”… Yaklaşık 150 kişilik ekibiyle Mercedes’ten BMW’ye, yatlardan jetlere her türlü aracın iç dizaynını kişiye özel icra ediyor. Bunlar içinde Mercedes Vito, Viano, Spinter gibi minivan ve panelvan araçlar büyük yer tutuyor. Araçlar dönüşümden sonra fiyatları en az 3 kat daha artıyor.

1992 yılında kurulan DizaynVip, bugün Uluslararası Marka Liderleri Zirvesi Lob’in Europe’ta “Avrupa’nın En İyi Otomobil Tasarımı Ödülü”nü kazandı. 2014’te ABD’nin en prestijli organizasyonu IMA IMPACT Teknoloji Zirvesi’nde “Dünya’da Otomobil Tasarımında Teknolojiyi En İyi Kullanan Firma” ödülünün de sahibi oldu. DizaynVip, ürettiği özel tasarım araçlarını Almanya, İngiltere, Fransa, İtalya ve Ortadoğu başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesine ihraç ediyor.

yerli-2

Cenevre Fuarı’na damgasını vurdu

Mercedes-Benz'in vip araç dönüşüm noktasında yetkili olan DizaynVip, Avcılar'daki fabrikada “Made in Turkey” damgalı binlerce ürünler gerçekleştiriyor. 35 ülkeye ihracat gerçekleştiren DizaynVip, Çin, Rusya, Dubai ve ABD'deki yeni yapılanmaları sayesinde otomobil dönüşümünü “hand made” özelliğini kaybetmeden daha hızlı üretime geçmiş durumda. DizaynVip Group Yönetim Kurulu Başkanı Erbakan Malkoç, Malkoç, kişiye özel, Avrupa standartlarında ve el yapımı olarak gerçekleştirdikleri otomobil dönüşümüyle dünya genelinde tanınan bir konuma geldiklerini söylüyor.

Malkoç, bu yıl Mart ayında gerçekleştirilen 89. Uluslararası Cenevre Otomobil Fuarı'nda otomotiv dünyasının ilk duygusal zekalı araç hologramını ve  en yeni modeli DV-Ross'un yeni teknolojilerini tanıtarak otomobil dönüşümünde zirveye emin adımlarla yaklaştığını gösteriyor. Erbakan Malkoç, dönüştürdükleri otomobillerin mekanik olmaktan çıkıp kullanıcısıyla duygusal bağ kurabildiğini ve birçok dilde sohbet edebildiğini belirtiyor. Kişiye özel otomobil dönüşümünün bugünün değil, geleceğin işi olduğunu belirten Malkoç, “Eğer bu işi gerçekten sıkı tutar ve kaliteyi dünya standartlarında uygularsak bir iz bırakırız ve insanlar bu izi takip edip Türkiye’ye gelir” diyor.

Volkswagen akıllı karar aldı

Türkiye’nin otomobil ve araç sektöründe ciddi bir deneyim kazandığını dile getiren Erbakan Malkoç, Volkswagen’ın (VW) yatırım için Türkiye’yi seçme kararı almasının kendisini şaşırtmadığını belirtiyor. Türkiye’de işçilik ücretlerinin 300 dolar gibi neredeyse Çin ile aynı pozisyonlara geldiğini hatırlatan Malkoç, “Bugün dünya otomobil üretiminin yüzde 60’ı 10 bin dolar altı otomobil yapıyor. VW de Türkiye’de karar kıldı. Türkiye’nin yüzde 70 oranında otomotiv ana sanayine üretim yapacak gücü var. Bir de burada yerleşik. Türkiye’yi tanıyor. Ülkenin hiçbir eksiği yok. Bilgi, tecrübe, donanım müthiş. Ancak bunları kullanmak gerekiyor. Kullanılmazsa muza benzer. Biliyorsunuz, muz dalından koparıldığında buzdolabına koysanız bile çürür. Muz gibi olmamak lazım. Değerleri kullanmalı. Boşuna dememişler… Aklını kullan, aksini düşün, diye…” şeklinde konuşuyor.

DizaynVip de tecrübe ve bilgisini kullanarak binlerce ürün icat ettiğini belirten Malkoç, 2017 yılında Çin’e paket ürün ihraç edeceklerine dair planlar yaptıklarını ve bugün o hedefin gerçekleştirildiğini söylüyor. Malkoç, “Yani Çin’e buradan otomobil teknolojisi üzerine ürün satıyoruz. Alanımızda Çin’den teknolojiyi dış ticareti adına lehimize çeviriyoruz” ifadesini kullanıyor.

Yerli otomobil için göreve hazırız

Erbakan Malkoç, “Yerli otomobil üretiminde bize bir görev düşerse yerine getiririz. Katma değeri yüksek yerli otomobil hayata geçirilecekse orada varız.  ‘Lastik sök, tak’ derlerse, onu da yaparız. Ülkemizde üretilecek yerli bir otomobile katkı sağlamak konusunda her zaman göreve hazırız” diyerek milli otomobil ile ilgili samimi görüşlerini ve duygularını paylaşıyor.

Malkoç, yerli otomobilin bir ütopya olmadığını, Türkiye’nin yerli otomobilini rahatlıkla üretebileceğini belirtiyor. Yerli otomobilin Türkiye için geç kalınmış bir proje olmasına karşılık bu konuda devlet tarafında bir iradenin olmasının sevindirici olduğunu belirten Erbakan Malkoç, söz konusu iradenin dikey olarak değil, yatay bir şekilde üretimi organize etmesi gerektiğini kaydediyor.

Konu millilik ve yerlilikse bütün bilgi birikimi ve imkanlarıyla yerli otomobil için göreve hazır olduklarını dile getiren Malkoç, yerli otomobil üretmenin vakti geldiğini, bunun için partnerlerin iyi seçilmesi gerektiğini ifade ediyor. Üretilmesi gereken otomobili de tarif eden Erbakan Malkoç, otomobil dünyasıyla rekabet edilebilmesi için bu aracın otomobil ötesi bir şey olması gerektiğini söylüyor.

yerli-3

Geleneksellik artık reel değil

Dünyada içten yanmalı, hibrit ve elektrikli olmak üzere araç modelleri üretildiğini, elektrikli araç konusunda hâlâ istenilen sonuçların alınamadığını belirten Erbakan Malkoç, “Yerli otomobil üretirken alışılagelen, geleneksel sistemler artık reel değil. Bugün küresel anlamda 90 milyon otomobil üretiliyor. Bu sayı yarın 100 milyon olacak. Biz de aynı sistemi uygulayıp araç üretmeye kalkarsak büyüklerin yanında kayboluruz. Yerli aracı yaparız, iç piyasaya bir miktar satarız… Devlet kurumları kullanır ama bu sürdürülebilir olmaz” ifadelerini kullanıyor.

“Siz bugünkü anlayışla üreteceğiniz yerli araçla büyük otomobil üreticilerinin arasında yer alamazsınız” diyen DizaynVip Yönetim Kurulu Başkanı Erbakan Malkoç, “Öncelikle rekabet şansınız olmaz. Bunun için yepyeni bir ürün, yeni bir araç ortaya koymak şart. Piyasadaki otomobillerin benzerini üreterek uluslararası rekabeti sağlama imkanı yok. Ancak yerli otomobile de hayal demek yanlış. Otomobil 200 yıldır var olan bir şey” diyor.

Dünyaya yedek parçası satıyoruz, ama

Dünyada katma değerli ve standart olmak üzere iki türlü üretim olduğunu, ancak otomotiv endüstrisinde standart üretimin bugün için düşünülmemesi gerektiğini belirten Malkoç, “Türkiye Çin gibi değil. Bugün Çin 1,5 milyar insana bakmak zorunda. Ekonomisini büyütmeye, teknolojiyi kullanmaya çalışıyor. Otomotiv endüstrisinde Türkiye bu konuda çok ileride. Otomobillere parça üretiyoruz, dünyaya yedek parça satıyoruz. Hatta yurt içinde üretim yapan otomobil endüstrisine yedek parça veriyoruz. Yerli otomotiv sanayi bu konuda oldukça başarılı” diye konuşuyor.

Türkiye’nin belli bir projeksiyon dahilinde 10 doların altında satılan araçlara yönelik yedek parça üretimini bırakıp bir üst segmente 10 bin doların üzerindeki araçlar için yedek parça üretmeye başlaması gerektiğini anlatan Erbakan Malkoç, “Projeler geliştirmemiz şart. Bir Fiat’a kolkut üretmekle, Audi’ye koltuk üretmek arasında maliyet açısından bir fark yok. Üreticimiz yüksek markalı kalemlere talip olmalı” tavsiyesinde bulunuyor.

Artık otomotiv yan sanayicilerinin katma değerli ürünlere yönelmeleri gerektiğinin altını çizen Erbakan Malkoç, “Firmalarımız markalaşıp ürün satsın demiyorum. Belki markalaşmak öncelik gibi görünse de asıl öncülüğümüz doğru manada katma değer oluşturup katma değer üretenlere katma değerli ürünler satmak olmalı. Özetle 10 bin doların üzerinde satılan araçlara yedek parça üretmeliyiz. Kolaycılığı seçip küçük düşünüp küçük işlerle meşgul olmamalıyız. Mesela bir Continantel olma yolunda ilerlemeliyiz. Bugün Continantel VW’nin en pahalı sistemlerini yapıyor ve yılda 40 milyar dolar para kazanıyor” bilgisini verdi.

Know how için şirketler satın almalıyız

Kaliteli ve katma değerli üretim için know how olayını dikkate almak zorunda olduğumuzu belirten Erbakan Malkoç, “Teknoloji nerede yüksek ise oraya odaklanmalı. Çin de teknolojik yönden çok gerilerdeydi. Ancak ülkesine teknolojiyi çekerek, şirketler satın alarak seviye kaydetti. Dünyada bugün birinci, ikinci, hatta üçüncü nesil satış halinde çok sayıda şirket var. O şirketler satın alınıp deneyimleri de satın alınmalı. Mesela 100 yaşında bir şirketi satın aldığınızda 100’lük bir tecrübeyi kazanmış oluyorsunuz. Şayet söz konusu şirketler satın alınırsa önemli bir kazanım elde edeceğiz. Bir yapıyı yeniden kurmak yerine yapı üzerinde rötuşlarla o sistemi geliştirmek daha rantabıl ve farklı bir boyuta yelken açmak manasına geliyor” diyor.

yerli-1

Malkoç, katma değerin asla markalaşmak olmadığını belirterek, “Siz otomotiv endüstrisine katma değerli ne kadar ürün veriyorum, ona bakacaksınız. Dünyada 90 milyon adet araç üretiliyor ama 90 trilyon dolarlık bir katma değeri ortaya koyduğu da unutulmamalı. Türk otomotiv yan sanayi dünya devlerinin kaçta kaçına yedek parça veriyor, bir düşünün. Biz herkesin işini, herkes bizim işimizi üretebiliyorsa burada bir katma değer yok. Spesifik ürün ortaya çıkarmadığımız sürece üretimde yol alamayız. Üretimde yol alamadığımız gibi düşük kazanç sebebiyle istihdam ve kaliteli üretme imkanlarımız da ortadan kalkar. İşte Türkiye’de işsizliğin en büyük sebeplerinden biri bu” ifadelerini kullanıyor.

Genç işsizliğimiz neden yüksek?

“Türkiye’de eskiden çıraklık ve kalfalık sistemi vardı. İnsanlar bu sistemle iş sahibi oluyor ve kimse işsiz kalmıyordu” diyen Erbakan Malkoç, “Bugün herkes üniversiteye gidip okuma peşinde. Bir makine mühendisine sanayiye git, çıraklık yap, diyemiyorsunuz. Ara eleman pozisyonunda kaldığı zaman da çıraklık yaptıramıyorsunuz. Yani gençler iki arada bir derede mesleksiz ve işsiz olarak iyot gibi açığa çıkıyor. Değişen yapıyla birlikte sistem de değişebilseydi, genç işsizimiz olmazdı. Bir taraftan üniversiteler yaptık, diğer taraftan gençleri okuttuk ama iş veremedik. Şimdi de beyin göçüyle karşı karşıyayız. Dolayısıyla üçüncü nesil işletmeleri bulup satın almak veya ortak olmak suretiyle know how artacak ve işsiz gençlere rahatlıkla iş bulanacak” diyor.

Hayat konusunda gerçekçi, doğru ve dürüst olmak gerektiğini ve reel olarak hayata bakılmasının elzem olduğunu dile getiren Erbakan Malkoç, “Ülkenin ihtiyacı olan şeyler apaçık ortada. Zincirin gücünü gösteren en zayıf halkadır. O zaman biz zinciri sağlamlaştırmalıyız. Bunun bir tanesi zayıfsa zincir de kopar. Hangi halkadan koptuğunun ne önemi var. Zincir kopuyor. Zinciri sağlamlaştırmanın yolu istihdam işsizlik nasıl çözülür. İşe gelecek insanın işe yaraması nasıl halledilir. Verimlilik nasıl artırılır. İşte ülkenin sorunu bu… Biz sanal gerçekçilikle uğraşıyoruz. Bu gençliği sanal gerçekçilikle uğraştırdığımız sürece gerçek hayatta başarılı yapamayız. Biz gerçekle uğraşmalıyız” şeklinde konuşuyor.

Doğuş iş gücü, doğru iş ihtiyacı

İşsizlikle ilgili çözümleri de anlatan Erbakan Malkoç, öncelikle insanları işe yarar hale getirmek ve beraberinde iş alanları oluşturmak gerektiğini söylüyor. “Sende mi iş yok, yoksa piyasada mı iş yok” prensibinin mutlaka iş âlemine iyi entegre edilmesi gerektiğini belirten Erbakan Malkoç, “Bu ikisini de entegrasyon haline getirmemiz lazım. Ben VW’nin bandına, ana sanayisine katma değeri yüksek bir parça vereceksem, o mühendisi çalıştırabilirim. Ama o mühendisle ben katma değeri olmayan, düşük fiyatlı parça üretirsem ne mühendisi ne çalıştırabilirim, ne o mühendisin maaşını ödeyebilirim, ne de o mühendisi elde tutabilirim. Onun için dünyadaki üçüncü nesil şirketleri bulup satın alıp Türkiye’nin envanterine katmamız şart. Bu memleketin öncelikle doğru bir iş gücüne ve doğru işe ihtiyacı var” şeklinde konuşuyor.

Türkiye’nin otomotiv sektöründe hak ettiği yeri alabilmesi ve yerli otomobilde başarılı olabilmesi için elindeki imkanları iyi kullanması gerektiğini anlatan Erbakan Malkoç, “Mevlana’nın dediği gibi (Dün dünde kaldı cancağızım. Bugün yeni şeyler söylemek lazım!).Biz de özellikle yerli otomobil konusunda gayret gösteriyoruz. Bir kez daha söylüyorum… Piyasadaki otomobillerin aynısını üreterek bir yere varamayız. Katma değeri olmayan ürünler bize zenginlik getirmez. Dolayısıyla otomotiv sektöründe saygın bir yere ulaşmak istiyorsak hayallerin ötesindeki arabayı mutlaka üretmeliyiz” ifadelerini kullanıyor.