TARİHE NOT DÜŞECEK CÜMLE

GÜNDEM aramba 05 Haziran 2019 02:01

Ünlü İngiliz amiral Fisher, "Mümkün olan şeyler, mümkün olmayanlardan alınır. Yalnız, kırılması mümkün olmayan bir azim ve iradeye ihtiyaç vardır" diyordu. Vaktiyle savaş gemileri arasında bulunan en süratli zırhlı kruvazörler onun düşüncesinin ürünüydü. Bunla zaten birer dretnot idiler. Fisher'in gayesi bu süratle her hangi bir düşman savaş gemisini daha büyük zırhlılar gelinceye kadar, olduğu yerde işgal etmekten ibaretti.

Tarihe not düşecek cümle

Yazan: Celal BURHANEDDİN

Günümüz Türkçesine aktaran:  Bekir TURGUT

Amiral John Arbuthnot Fisher (1841- 1920), İngilizlerin eski donanmasını dünyada hiçbir devletin sahip olmadığı mükemmeliyette geliştirmiştir. Fisher doğduğu zaman denizlerin üzerinde yelkenli gemiler vardı. Memuriyetini bıraktığı zaman ise süper dretnot (dreadnought)’lar bulunuyordu. Çalışma hayatı bu iki nokta arasında geçmiştir.

Fisher 1841 tarihinde babasının 78. Alay komutanı olduğu Seylan’da (Sri Lanka) doğmuştur. Yuvarlak yüzünü, küçük çekik gözlerini, geriye düşen ağız zaviyelerini gören bir şahıs annesinin Senegalli olduğuna dair mevcut söylentilere inanır.  Onun siması Avrupalıdan çok, bir Japonyalıya benzer. On üç yaşında Nelson’un zamanından kalma, o devrin en son subayı Amiral Parker tarafından kumanda edilen Wiktory Deniz Okuluna girdi. On dokuz yaşında teğmen oldu. Genç subay birkaç sene sonra okul gemisi Veronoun torpidosuna girdi ve kırk yaşında Akdeniz Donanması’na bağlı “Inflexible” kumandanı oldu. Bu sıfatla İskenderun bombardımanına katıldı.

Fisher donanmanın en kuvvetli dretnotuydu

Güney Afrika savaşında Akdeniz Donanması yönetimi altında bulundu, onun yardımıyla askeri taşımacılık kolaylıkla gerçekleşmiş ve diğer devletlerin de müdahalesi önlenmiştir. Bilhassa söz konusu savaş sırasında, Fransa’nın karikatürlerle saldırmaktan başka, hiçbir harekette bulunmaması Lord Fisher’in uyanıkça aldığı tedbirlerinden dolayıdır. O bizzat donanmasının birinci ve en kuvvetli dretnotu idi. Atmış dört yaşında Balfour’un kabinesine Deniz Birinci Birinci Lordu  olarak girdi. Bu konumunda Balfour’un düşmesinden sonra da 1910 senesine kadar kaldı. 

Gemilerde kuvve-i muharrike (itici güç) olmak üzere rüzgâr yerine buhar kullanmak fikri ilk ortaya atıldığı zaman Lord Melvill  bütün amirallik dairesini korkuya sokan çekimser kayıtlar ve meydana gelmesi muhtemel tehlikeler ileri sürülmesine karşı mücadelelere girişti. Bu durum Amiral Fisher’in eski nazariyeler saldırmaya başladığı tarihe kadar devam etti.

Deniz savaşları tarihinde yeni bir devir açılıyor

Fisher buharın olağanüstü önemini biliyordu. Bunu arkadaşları, hükümeti, milleti hâsılı kamuoyu kabul edinceye kadar tekrarlamaktan usanmadı. Dostları kendisine düşüncelerini savunma hususunda: “Bir buhar makinesinin itme gücü ve bir alacaklının tehditkâr sertliği vardır” diyorlardı. Eski kalyonlar batıyor, tahta gemilerin yüzeyleri kayboluyor; yerine zırhlı ve kuvvetli deniz binecekleri geçiyordu. 

Ünlü İngiliz amiral Fisher, “Mümkün olan şeyler, mümkün olmayanlardan alınır. Yalnız, kırılması mümkün olmayan bir azim ve iradeye ihtiyaç vardır” diyordu. Vaktiyle savaş gemileri arasında bulunan en süratli zırhlı kruvazörler onun düşüncesinin ürünüydü. Bunla zaten birer dretnot idiler. Yalnız bu sınıf, denizlerde gezinen gemilerin en süratlisi olacaktı. Fisher’in gayesi bu süratle her hangi bir düşman savaş gemisini daha büyük zırhlılar gelinceye kadar, olduğu yerde işgal etmekten ibaretti. Bu yeni süratli kruvazörlerine büyük toplar koymayı da unutmuyordu. 

Zırh meselesi onun için o kadar öneme sahip değildi. Asıl maksat düşmana süratle yetişmek ve en ağır top gülleleri ile dövmekti. Cosima deniz savaşına katılan bütün dretnotlardan birinin savaş yeteneği hususunda gösterdiği başarı, Fisher’in bu yeni silahtan beklediği ürünlerin hepsini bütün dünyaya ispat etti. O günden itibaren bütün dünya dretnot yapımına başladı. Deniz savaşları tarihinde yeni bir devir açıldı.