SAĞLIKTAKİ BAŞARI TURİZMİ ETKİLEYECEK

GÜNDEM 2020-08-12 08:40:13

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Özgül Özkan Yavuz, "Turizmde Sağlıklı Turizm Sertifikasyon Sistemini getirdik ve sertifika alan kurumlar bakanlık sayfasından da ilan edildi. Hijyen standartları yükseltildi ve yeni kurallar getirildi. Türkiye'nin sağlık alanında yazdığı başarı hikâyesi turizm alanında pozitif bir etki yaratacak. Bugün artık sadece kendi vatandaşımız değil dünyada da insanlar Türkiye'nin sağlık sistemine güveniyorlar" dedi

Sağlıktaki başarı turizmi etkileyecek

Neşe BERBER

Kovid-19 süresince Dünyada ve Türkiye'de kültür sanatta neler oldu?

Kovid-19 pek çok sektörde olduğu gibi kültür sanat sektöründe de bir şok etkisi yarattı. Sanat insanların bir araya gelerek yaptığı bir faaliyet, gerek sanatçılar açısından gerekse izleyiciler açısından. Bütün dünya bu dönemde çok acil hareket etmesi gereken hızlı refleks vermesi gereken bir sürece girdi. Öncelikle ülkemizde bütün etkinlikler ya iptal edildi ya da ertelendi. Yapılabilecek olanlar dijital ortama taşınmaya çalışıldı. İlk defa dijital festivaller gördük. Sanat ve sergiler dijitale taşındı. Bir anda dijital mecralara yüklenen kitap sayısı arttı, yani kültür sektörü de hızlı bir dijitalleşme süreciyle yüz yüze kaldı. Ülkelerin hemen bununla başa çıkması gerekti ve ülkeler bununla ilgili çalışmalar yapmaya başladı. Taşıyabildikleri her şeyi dijitale taşımaya çalıştılar. Dijital mecralarda seyircilerine nasıl ulaşabilirler, kültür üretmeye nasıl devam edebilirler buna kafa yordular. Elbette bu sürecin Sağlık Bakanlığımızın yürüttüğü sağlık boyutu var, bir de psikolojik ve sosyal boyutu var. Bu anlamda kültür sanatın da biz insanları birleştirici ve iyileştirici bir gücü var.

Elbette bir anda dijitalleşme ile birlikte internetten tiyatro seyretmek kimsenin aklına gelmezdi, bu bir mecburiyet sonucu oldu ama belirttiğiniz gibi ulaştığımız kitle de bir anda katlanmış oldu. Tiyatro sahnesi olmayan şehirlerimizde, kasabalarımızda çocuklarımız bir anda tiyatroya ulaştılar. Dijitalleşmenin böyle bir faydası oldu.

 

Bu dijitalleşmeyle birlikte dünyada özel konserler yapılmaya başlandı. Ulaşılması güç sanatçılar bile dijitale taşındı, daha ne kadar kapalı bir süreçte olacağımız belli değil, sanatçıların bu süreçte unutulma endişesi de var mıydı? 

Bu süreçte sosyal medya üzerinden de birçok yayın yapıldı, bu da ekstra bir durum oldu tabi. Güzel bir şey aslında sanatçılarımız da hem dünyada hem de Türkiye'deki sanatçılar topluma psikolojik anlamda destek olmaya çalıştılar. Kendi sosyal medya hesaplarından ücretsiz canlı yayınlar yaptılar, konserler verdiler. Bir anlamda bu şekilde hem kültürel erişim artmış oldu hem de çeşitlenmiş oldu. 

Aslında bir anlamda faydası mı oldu pandeminin kültüre, sanata? Sinemaya, tiyatroya ulaşmanın bir başka yolu da açılmış mı oldu?

Evet, açılmış oldu. Ben bundan sonra açılan bu kanalın tamamen geriye dönük kapanmayacağını düşünüyorum. Bundan sonra da kültür sanat alanında daha fazla dijital proje ile insanlara ulaşmaya çalışacağız.

Siz yurtdışına çok çıktığınız için ülkelerle devamlı iletişim halindesiniz, kültür sanatta diğer ülkeler neler yaptılar? Bu süreçte ve sizin çalışmalarınızı sordular mı? Fikir alışverişinde bulundular mı?

Biliyorsunuz pandemi sürecinde Bakanlık olarak özel tiyatrolara her yıl sağlanan destek miktarını 2 katına çıkartırken, özel tiyatrolara destek amacıyla geliştirdiğimiz ek mekanizmalarla 446 özel tiyatronun arşiv ve dijitalleştirme projesine 8 milyon 965 bin 795 TL kaynak sağladık. 2020-2021 sezonunda ise özel tiyatroların projelerine desteğimizi belirttiğim gibi iki katına çıkarttık. Bu çerçevede profesyonel tiyatrolar için destek üst limitimizi 150 bin, geleneksel tiyatrolar için de üst limiti 30 bin TL olarak belirledik.

Bununla birlikte Bakanlık olarak özel tiyatroların güncel ihtiyaçlarına göre yenilenerek çeşitli teşvik ve indirimlerin önünü açan "Kültür Girişimi Belgesi" edinme sürecini “Kültür yatırımlarının ve girişimlerinin belgelendirilmesine ve niteliklerine ilişkin yönetmelik”te yaptığımız değişikliklerle kolaylaştırdık. 

Teşvik edilecek kültür yatırım ve girişimlerinin belgelendirilmesine ilişkin ilke ve esasların belirlendiği ve asgari niteliklerin tespit edildiği bu yönetmelikte yapılan değişikliklerle, hem yatırım hem de işletme aşamasında salonu olan özel tiyatrolarımıza; hem sigorta primi işveren payı ve gelir vergisi stopaj indirimi hem doğalgaz ve elektrik enerjisi tüketim bedeli üzerinden indirim hem de su tüketiminde bulunduğu yörenin en düşük tarifesinden ödemeyi de içeren çeşitli destekler ve imkânlar tanınmış oldu. Sağladığımız bu teşvikler sayesinde salonu olan özel tiyatroların gelişimine katkı sağlayarak hizmet kaliteleri yükseltilmesini sağlayarak desteklemiş olacağız. Bu düzenleme ile aynı zamanda özel tiyatroların kurumsallaşmasına ve sürdürülebilirliğine önemli katkılar yapmayı hedefliyoruz.

Dijital alana yatırım yaptık

Bundan sonra Türkiye'de kültür ve sanata yönelik ne gibi tedbirler geliyor?

Biz Bakanlık olarak biliyorsunuz kendi faaliyetlerimizi önce Nisan sonuna kadar, sonra da Mayıs sonuna kadar ister istemez durdurduk. Bizimle birlikte özel sektör de kültür sanata yönelik bütün kurumlar bu tarihlere uydular. 1 Temmuz itibariyle açık hava etkinliklerimizi tekrar başlattık. Bu salgın nedeniyle Türkiye'de dijital alana bir yatırım yaptık ve bu konuda çok güzel geri dönüşler de aldık. İnsanlar buna hemen uyum gösterdiler, mesela bakanlığımızın Youtube kanalına daha önce sahnelemiş olduğumuz büyük operalarımızı, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrasının konserlerini, en sevilen tiyatro eserlerimizi ve en önemlisi de yaklaşık 10 tane çocuk tiyatrosunu yükledik. Bu 65 eserin izleyici sayısı 1 milyonu geçti. Çok güzel geri dönüşler aldık. Bir de Sanat Cepte isimli bir mobil uygulamamız var. Bakanlığımızın bütün sanatsal faaliyetlerini bu uygulamada tek çatı altında topladık ve artık cebimizde. Uygulamamızın sosyal medyada, instagramda, twitterda, youtubeda hesapları var. Pandemi döneminde instagram hesabından günde iki defa canlı yayın yapıldı. Hem operamızdan, balemizden, tiyatromuzdan hem de bize bağlı bütün koro ve topluluklardan 100’den fazla sanatçımız bireysel olarak günde iki defa saat 11.00 ve 16.00 olmak üzere canlı yayınlara katılarak performans gerçekleştirdiler. Yayınlar o dönemde binlerce izleyiciye ulaştı. Normalleşme süreci ile birlikte gösterilen bu ilgiyi karşılıksız bırakmamak için haftanın 6 günü günde bir defa bu yayınlarımıza devam ediyoruz. 

saglik-i

Son zamanlarda müzeler de çok ön plana çıktı. Bu konudaki çalışmalarınızdan da bahseder misiniz?

11 Mart itibariyle müzelerimizi ziyarete kapatmak durumunda kalınca hemen müzelerimizi de sanal ortama taşıdık. En çok takip edilen 16 müzemizi sanalmuze.gov.tr adı altında bir web sitesinde toparladık. İzleyiciler buradan 16 müzenin içerisine girip hatta eserlere ilişkin açıklamaları okuyabilecek kadar yaklaşıp detaylı bir gezi yapabiliyorlar sanal gezide. Ziyaretçi sayımız 6,5 milyon civarında en çok ziyaretçiyi Göbeklitepe aldı, ikinci en çok gezilen müzemizde 1. Meclis binamız ve Kurtuluş Savaşı Müzemiz, arkasından da Efes ve Troya Müzelerimiz geliyor. Bu sanal müzelerimiz devam edecek ki bu da çok iyi bir imkân oldu. Bu ülkemizin yurtdışında tanıtımı açısından da önemli. Müzelerde çağdaş tasarımlar ve yeni teknolojiler kullanılıyor. Özellikle çocuklarımızın müzelere ilgisi çok fazla ve bir Müze Kart çalışmamız var biliyorsunuz. Sadece 60 TL ye bir kartla bir yıl boyunca istedikleri kadar müzeye gidebiliyorsunuz. Bunlar daha fazla insanımızın kültüre erişimini artırmak için yaptığımız çalışmalar.

Turizmde dünyadaki ilk uygulama

Yeni dönemde Turizm nasıl olacak? Ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?

Biliyorsunuz hareketlilik iç turizmde başladı. Bunun dışında Ukrayna ve Belarus başta olmak üzere çeşitli ülkelerden ülkemize uçuşlar başladı ve ziyaretçiler gelmeye başladı. Biz belki de dünyada ilk olan bir uygulamayı hayata geçirdik. Turizmde Sağlıklı Turizm Sertifikasyon Sistemini getirdik ve sertifika alan kurumlar bakanlık sayfasından da ilan edildi. Sertifikasyon ile bütün konaklama tesislerine artık yeni standartlar getirdik. Bir tanesi hijyen. Standartlar yükseltildi ve yeni kurallar getirildi. Bir diğeri personelin eğitimi. Personelin bu konuda bilinçlendirilmesi lazım çünkü bu sürecin daha ne kadar süreceği belli değil. Hem önlem alma anlamında hem de bir sorun olduğunda neler yapılması gerektiğini bilmesi anlamında eğitilmesi gerekiyor. Eğitimin kodları ortaya kondu. Bunun tabii ki şeffaf bir şekilde belgelendirilmesi sertifikasyon sistemiyle mümkün. Bunu da yerli ve yabancı pek çok sertifika kuruluşu yapacak. Konaklama tesislerinin sertifika alması zorunlu, sertifikasyon alan bütün konaklama tesislerini Bakanlığımızın web sitesinden yayınlıyoruz. Vatandaşımız artık bilinçli, tüketici artık bilinçli. Bizim sertifikasyon sistemimizi takip ediyorlar, buna dahil olan konaklama tesisleri üzerinden de kontrollü, bilinçli bir turizm hareketi başladı. Bu süreçte Türkiye'nin sağlık alanında yazdığı başarı hikâyesi turizm alanında pozitif bir etki yaratacak. İnsanlarda bir güven duygusu oluştu. İnşallah bu hem sağlık turizmi anlamında hem de genel turizm anlamında çok büyük bir destek olacak. Bugün artık sadece kendi vatandaşımız değil dünyada da insanlar Türkiye'nin sağlık sistemine güveniyorlar.

Ankara’da Turist Olmak projesi

Ankara'da Turist Olmak diye bir projeniz var, pandemi öncesinde başlattığınız. Sonra ne oldu?

Öncelikle hem Ankara'da yaşayanların hem de Ankara'yı merak ederek gelen ziyaretçilerimizin kafasında turistik imaj yok. Ankaralılara Ankara'nın gezilebilir bir yer olduğunu hem kültürüyle hem sanatsal aktiviteleriyle Ankara’nın kültürel ve sanatsal aktivite anlamında çok zengin bir şehir olduğunu vurgulayalım, gün yüzüne çıkaralım istedik. Öncelikle Ankaralıyı Ankara'da turist yapalım sonra da diğer insanların Ankara'ya iş dışında başka vesilelerle geldiklerinde bir kaç gün kültür turizmi anlamda ziyaretlerini uzatmalarını sağlayalım diye bir hedef koyduk. Bunun için başta Ankara Ticaret Odamız olmak üzere pek çok kurum ve STK ile birlikte çalışıyoruz. Bu konuda basından da büyük ilgi gördük. Ankara'nın tarihi ve kültürel yerlerine dikkat çekmek için hep birlikte gezmeye başladık. Fakat yeni tip koronavirüs salgını nedeniyle ara vermiştik. İnşallah açık hava mekânlarıyla Ankara'yı gezmeye devam edeceğiz.

Sezon 1 Eylül’de başlayacak

Bundan sonrası için neler söylersiniz? İnsanları kültür turizm anlamında neler bekliyor?

Özellikle yaz aylarında açık alanlarda ve antik kentlerde tiyatro, konser, opera gibi etkinliklerimiz gerçekleşiyor.

Bakanlık olarak hayata geçirdiğimiz ve kültür-sanat faaliyetlerini vatandaşın ayağına götürmeyi amaçladığımız,  Anadolu’yu dolaşmakta olan "Gezen Sinema", "Kamyon Tiyatrosu", "Çanakkale Savaşları Mobil Müzesi" ve "Gezici Kütüphane"yi içeren "Gezgin Kültür Festivali" projemize 2 hafta önce Bakanımız Sayın Mehmet Nuri Ersoy ile birlikte Ankara’da start verdik. 

Kültür sanat sezonunu 1 Eylül'de başlatmak istiyoruz. O yüzden yeni dönem hazırlıklarına da başladık. Tabii ki binalarımızın hijyen koşullarını, dijital bilet uygulaması, salonlarda yeni oturma düzeni ve sahne arkasındaki fiziksel koşulların iyileştirilmesine kadar pek çok konuyu çalıştık, hazırladık. İnşallah 1 Eylül'de “Perde” diyeceğiz. Kontrollü sosyal hayat ile hijyen kurallarına uyarak hayatımıza devam edeceğiz.