ABD - ÇİN TİCARET SAVAŞI BİZE YARADI

GÜNDEM 2020-10-26 05:03:34

2023 yılı hedefleri doğrultusunda dünyada 5 büyük ihracatçı ülke olmak için çalışan Türk mobilya sektörü, ABD ile Çin ticaret savaşlarından müspet etkileniyor. Art Design Yönetim Kurulu Başkanı Turgay Terzi, "Küresel talep Türkiye ile Vietnam'a kaydı. Güçlü markalarla durumu iyi değerlendirmeliyiz" dedi.

ABD - Çin ticaret  savaşı bize yaradı
2023 yılı hedefleri doğrultusunda dünyada 5 büyük ihracatçı ülke olmak için çalışan Türk mobilya sek

Sedat YILMAZ

Türk mobilya sektörü koronavirüs salgınının küresel ekonomiyi cendere altına almasına karşılık dünyada oluşan konjonktürel avantajları değerlendirerek Türkiye’yi dünyanın en önemli ihracatçı ülkeler arasına getirmek için çalışıyor. Sektör tüm imkânlarıyla kendisini geliştirip uluslararası tasarım, iş modeli, üretim ve tedarik zinciri gücüne, eksik kalan güçlü markaları ekleyerek yoluna devam etmek istiyor.

Türk mobilya sektörünü Art Design Yönetim Kurulu Başkanı Turgay Terzi ile değerlendirdik. Sektörün yerli hammadde, kaliteli işçilik ve ihracat pazarlarına yakınlığı ve merkezi konumda olmasının yanında kısa zamanda tamamlanması gereken bir markalaşma süreci olduğunu belirten Turgay Terzi, “Kendimizi geliştirip tasarıma, Ar-Ge ve inovasyona ağırlık veren ve marka ürün satan ülke konumuna gelmemiz şart” dedi.

Pandeminin Türkiye’yi birçok noktada bölgesinde ve küresel bazda avantajlı hale getirdiğine dikkat çeken Turgay Terzi, yıllardır söylenen ancak bir türlü strateji oluşturulup üzerine gidilemeyen markalaşmanın bugün için en elzem bir ihtiyaç olduğunun ortaya çıktığını dile getirdi.

Türk mobilya sektörünün en büyük eksiğinin hâlâ markalaşma sürecini tamamlayamamış olduğunun altını çizen Turgay Terzi, “Sağladığı avantajları sebebiyle pandemiyi bir kenara bırakın, ABD-Çin ticaret savaşları da küresel talebin Türkiye’ye kaymasında etkin bir rol oynuyor. 2023 hedefimiz dünyanın ilk 5 ihracatçı ülkesi konumuna gelmek. İhracatta 10 milyar dolar, üretimde 25 milyar dolar hedefimiz var. Yol haritamızda emin adımlarla ilerliyoruz ancak acil yapmamız gerekenler var” diye konuştu.

Küresel stratejimiz ne?

1990’lı yıllara göre bakıldığında sektörün ihracatı öğrendiğini, merdiven altından çıkıp kurumsallaşmaya başladığını belirten Turgay Terzi, “O yıllarda mobilya markalarımız yoktu. Marangoz evinize gelir, mutfağınızı kapınızı yapardı. Her semtte gidip alabileceğiniz doğru düzgün mağaza bile yoktu. Mobilya almak için de İstanbul, İzmir ve Ankara’daki meşhur mobilya satış noktalarına giderdiniz. Sektör büyüdükçe mağazalaşma yoğunlaştı. Ürün koleksiyonları oluşturmaya başladı ve akabinde de yavaş yavaş yurt dışına açılmaya başladı. Tabii atılan sağlam adımlar her sene ihracatımızın üzerine bir taş daha koymamızı sağladı” hatırlatmasını yaptı. 

Her sektörde olduğu gibi Türkiye’nin ekonomik gücünü artırması, dünyada ciddi bir yer edinebilmesi için markalaşmanın olmazsa olmaz bir durum arz ettiğini anlatan Turgay Terzi, “ABD-Çin Ticaret savaşlarından ötürü şu an Türkiye, Vietnam önemli ihraç pazarları konumuna geldiler. Bunlar güzel ama Türkiye, kendisini nasıl konumlandıracak? Ucuz ürün tedarik eden ülke mi, yoksa yüksek kalitede ürün satan, markalaşan ürünleriyle adından söz ettiren ülke mi? Önce bunun belirlenmesi gerekiyor. Hâlâ markalaşma sürecini tam manasıyla tamamlayamadık. Evet, zanaatkâr yönümüz yüksek, evet çok hızlı işçiliğimiz, tedarik sürecimiz var ve kaliteli ürünler üretebiliyoruz. Dünyanın neredeyse 200 ülkesinde varız. Fakat markalaşma konusu bugün için tam bir soru işareti” dedi.

Markalaşma konusunda yabancı ortaklığın bazı olumsuz sonuçlar doğurabileceğine işaret eden Turgay Terzi, “Tabii ki yabancı firmaların stratejileri, iş bakışları daha farklı. Aynı zamanda dünyada belirli bir isim oldukları için pazarlarda daha güçlü konumdalar. Ancak her markanın da yabancı ortaklık kurmasını doğru bulmuyoruz. Tamamen milli sermayeyle devam etmesi gereken markalarımız var ve bu markalarımızı korumalıyız” şeklinde konuştu.

terzi-1

Dizilerimiz ihracatımızı destekledi

Türk mobilya sektörünün aynı hızla üretimi artırdığını, alternatif pazarların da değerlendirilmesiyle başarının katlandığını ve yerel hammadde kolaylığı ile kaliteli hızlı işçilik sayesinde yeni kapıların açıldığını dile getiren Turgay Terzi, aynı sürecin devamında dijitalleşmenin gündeme geldiğini, önce yurt içi ve daha sonra yurt dışı satın almacılarla bir araya gelindiğini, buna ilaveten yerel ve uluslararası fuarların da mobilyaya önemli bir genişleme ve büyüme imkanı sağladığını anlattı.

Bugün Türk mobilya sektörünün ciddi bir ekonomik büyüklüğe doğru hızla ilerlediğine işaret eden Turgay Terzi, “Elimizdeki potansiyeli kullanabiliyoruz. Neden? Çünkü her pazarı ayrı değerlendiriyoruz. Mesela sektörümüze dış pazarda hareketlilik katan bir faktör de dizi ihracatı. Dizi ihracatımız arttıkça bizim o ülkelerdeki mobilya ihracatımız da artıyor. Sektör bu yılın sonunda 4 milyar dolarlık bir ihracata ulaşacak” diye konuştu.

Türk mobilya sektörünün diğer uluslararası gücünün her ülkeye farklı tasarımlar yapabilmesi olduğunu belirten Turgay Terzi, kendilerinin de içinde oldukları kapsamı geniş sektörel bakışın Avrupa’dan Asya’ya, Afrika ve Amerika’ya kadar geniş bir hinterland bulduğuna dikkat çekti. Terzi, “Sektördeki başarının belki de en önemli sırlarından biri ihracat pazarlarına uygun, kaliteli, hızlı ürünler sunmak. Ayrıca bu pazarlarımızda çalışan müteahhitlerimizin Türk mobilya sektörüne verdiği desteği de unutmamak gerekir” ifadelerini kullandı.

Pandemiyle hayatlar değişti

Mobilya sektörünün uzun yıllar KDV’nin yüksek oranlarına karşı mücadele verdiğini ve gelinen noktada daha iyi bir ortama kavuştuğunu hatırlatan Turgay Terzi, sektörde daha önceleri yoğun olarak yaşanan kayıt dışılığın gereken düzenlemelerle giderek azaldığını söyledi.

KDV’deki yüzde 8’lik oranının bu yılın başından itibaren sağlandığını ve sektörün büyümesinde önemli bir trend oluşturduğunu belirten Art Design Yönetim Kurulu Başkanı Turgay Terzi, “Sektör 2019’un son çeyreğinden itibaren iyi bir başlangıç yaptı. Fakat Mart ayında pandeminin başlamasıyla birlikte her şey değişti” dedi.

Yüzde 8’lik KDV uygulamasından alınan güçle yıla giren sektörün pandeminin başlamasıyla diğer sektörlerde de olduğu gibi farklı bir yapıya büründüğünün gözlendiğini ifade eden Turgay Terzi, “Pandemiden önce mobilyalarda daha çok şıklık kavramı ön plandayken, evden çalışma sisteminin devam etmesi, çocukların okula gitmemesi nedeniyle evlerde daha fazla vakit geçirir olduk. Evde aradığımız mobilya tarzı ise hem şık hem de fonksiyonellik. Biz de tasarımlarımızda biraz daha bu tarza ağırlık vermeye başladık. Aynı zamanda sektörün satış kanalları bir miktar internete kaymaya başlasa da yine de müşteriler mağazaya gelip ürüne dokunup öyle satın almak istiyorlar” diye konuştu.

Dijitalleşme hayatın içinde

Mobilyanın yılın sonlarına geldiğimiz şu günlerde geriye bakıldığında belki de yılı en iyi bitirecek sektörden olduğuna vurgu yapan Turgay Terzi, hiçbir sektör temsilcisinin çarkları durdurmadığını, üretimine devam ettiğini söyledi.

Pandemiye bağlı “Evde kal” sürecinde insanların evlerinde, iş yerlerinde veya yaşadıkları ortamlarda eksiklerini daha iyi gördüklerini ve gelen farklı taleplerle karşılaştıklarını anlatan Turgay Terzi, “Sektör olarak biz de bu taleplere kendimizi yenileyerek cevap vermeye çalıştık. Kendi firmam nezdinde örnek vermem gerekirse, örneğin; biz de müşterilerimizin hayallerindeki mekanı tasarlayabilmek için mağazalarımıza geldiklerinde önce iç mimar arkadaşlarımız onları dinler, sonra tasarımı yaparlar ve bilgisayar çizimlerini müşterilere gösterirler. Sonra müşterinin de onayıyla üretime başlarız. Pandemi sürecinde biz bunu dijital ortama taşıdık. Yine mimarlarımız görüntülü konuşma programları üzerinden müşterilerimizle bir araya geldi, onları dinledi, akıllarındaki düşünceyi bilgisayara döküp müşterilerimize yolladılar. Taleplere yönelik bu hizmetlerimizi hep ücretsiz sunduk” dedi.  

İnşaat sektörünün 200 alt kolundan birini mobilya olduğunu, her alınan konutun, yazlığın, iş yerinin mobilya ile doğrudan ilgili olduğunu, özellikle konut satışların arttığı dönemlerde mobilya satışlarının önemli derecede arttığını dile getiren Turgay Terzi, “Diğer taraftan her evlilik kadar, boşanmalar da sektörün büyümesine katkı veriyor. Pandemi sürecini de yorumlayacak olursak, bir evin olmazsa olmazı mobilya. Çalışmak, yemek yemek için masaya, oturmak, uzanmak için mobilyaya ihtiyacınız vardır. Pandemide sabit kalmamış ihtiyaçlarımızı daha iyi görmemizi sağladı. Evler belki işlerin de taşındığı sosyal aktivitesi geniş mekanlara dönüştü” ifadesini kullandı.  

Enflasyon satışlarımızı arttırdı

Pandeminin diğer olumsuz etkilerinden birinin hayat pahalılığı olarak kendini gösterdiğini, ancak artan enflasyonun mobilya sektörüne müspet etki yaptığını anlatan Turgay Terzi şöyle konuştu:

“Faizlerin yükselişinden ziyade dolar kurundaki yükseliş sektörümüzü daha çok etkiliyor. Örneğin; şu an iç pazarda MDF bulmakta zorlanıyoruz. Nedeni, MDF üreticilerinin ürünü ihraç etmeleri. Enflasyon artıyor, ancak vatandaşlar bu enflasyonun devam edeceğini düşünerek, yarın öbür gün alacağım ürünler daha da artar mantığıyla fren basmadan alım yapmaya devam ediyorlar. Buna rağmen sektörümüzün en büyük avantajı, yerlilik oranlarının yüksek olması bu da bizi avantajlı duruma getiriyor. Yine bu dönemde enflasyona rağmen ürünlere enflasyonun çok altında bir zam yaptık. Kârlılık oranları düşürüldü. Hatta mağazalarımızda yüzde 50’ye varan fiyat indirimlerini gördük. Sektör bu dönemde elini taşın altına koyarak fiyatları, minimumda tutmaya devam etti.”   

Yatırımlarda hız kesmedik

Pandemi sürecinde kendi firmaları Art Design’ın da yatırımlarına ara vermeden sürdürdüğünü ve özellikle pandemi öncesi hazırlık aşamasında olduğumuz İstanbul Kalamış mağazasını açtıklarını, şimdi ise bu mağazayı büyütmeye çalıştıklarını anlatan Turgay Terzi, “Biz mağazalaşarak büyümeden yana bir marka değiliz ama ortam ve ihtiyaçlar bazı yatırımları gerektiriyor. Avrupa pazarında da bir mağaza açma çalışmamız var” şeklinde konuştu.

Art Design’ın hem fonksiyonelliği hem de şıklığı bir araya getiren tasarımları ön plana aldığını belirten Turgay Terzi, “Asıl bizim farkımızı ortaya koyan; tek başına ürün satışından ziyade bir mekânı baştan aşağıya yani parkesinden boyasına, mobilyasından aydınlatmasına kadar bütüncül yaklaşımımız. Bu iş modeli müşteriler arasında popülerleşmeye başladı. Pandemiyle birlikte bu tarza doğru bir talep gelişti” dedi.

terzi-2


Müşterilerimiz ne derse o

Söz konusu süreçte Art Deco ve Luxury Modern mağazalarını tek bir konseptte birleştirdiklerini, inandıkları müşterilerinin ilgisini çektiği yatırımlara yöneldiklerini anlatan Turgay Terzi, “Herkesin kabuğuna çekildiği bir dönemde böyle yatırımlar yapmamız bizim konseptimiz. Kafe, restoran ve villa projelerinde yer alıyoruz. Müşterimiz nerede ne istiyorsa, biz onun isteğini en üst düzeyde yerine getiririz. Artan talepler de bunu gösteriyor” dedi.

Yatırımları arasında kentsel dönüşüme yönelik de çalışmaları olduğunu dile getiren Art Design Yönetim Kurulu Başkanı Turgay Terzi, kentsel dönüşümle birlikte evlerin küçülmesiyle yaşam alanlarına yönelik yeni tasarımlar geliştirdiklerini söyledi.

Metrekarelerin düşmesiyle birlikte apartman boşluklarının daralması, mobilya teslimlerinde de sorunlar yaşattığını belirten Turgay Terzi, “Biz de vinç hizmeti geliştirdik. En yüksek apartmanlara dahi vinç ile ürünleri çıkarıyor. Pencereleri yerinden söküp ürünleri içeri aldıktan sonra pencereyi yeniden yerine takıyoruz” diye konuştu.

Kalifiye eleman sorunu

Her sektörde olduğu gibi mobilyada da kalifiye eleman bulmada sıkıntılar yaşandığını, işsizliğin ülkenin en büyük problemi olduğu halde konunun bir türlü aşılamadığını anlatan Turgay Terzi, “Daha işten çıkarma yasağı bitmedi. Yarın öbür gün bu yasaklar bittiği zaman bakalım firmalar nasıl bir yol izleyecekler? O gün geldiği zaman işsizliğin daha da artacağını düşünüyoruz. Bizim ülke olarak topyekün bir mücadeleye girmemiz gerekiyor. Bu konu ne mobilya, ne züccaciye, ne otomotivci kısacası kimsenin konusu değil. Çünkü toplum yapımız değişti” dedi.

İşsizlik konusunda topyekun bir mücadele içine girilmesi gerektiğini belirten Turgay Terzi, “Her gencin üniversite mezunu olması, mezun olduktan sonra iş bulsalar dahi kendilerini istedikleri noktada konumlandıramamaları, iş sadakatinin eksik olması gibi önümüzde konular var. Herkes mühendis, mimar, doktor, yazılımcı olursa, diğer işleri kim yapacak? Biraz bu meslek ve sosyal statü kısmını iyi belirlememiz gerekiyor. Oysa bir mobilya ustası gerektiğinde birçok işkolundaki çalışandan çok daha iyi maaşlar alabiliyor. Sanırım biraz da kolay yoldan para kazanma isteği bizim elimizi kolumuzu bağlıyor” bilgisini verdi.

Markalı ürünler satmalıyız

Art Design Yönetim Kurulu Başkanı Turgay Terzi mobilya ektörünün yerli hammadde, kaliteli işçilik ve ihracat pazarlarına yakınlığı ve merkezi konumda olmasının yanında kısa zamanda tamamlanması gereken bir markalaşma süreci olduğunu söyledi. Terzi, “Kendimizi geliştirip tasarıma, Ar-Ge ve inovasyona ağırlık veren ve marka ürün satan ülke konumuna gelmemiz şart” dedi.

Dünyada 5 büyük ihracatçı ülke olmak istiyoruz

ABD-Çin ticaret savaşlarının, küresel talebin Türkiye’ye kaymasında etkin bir rol oynadığını, üretimin doğudan batıya yönelen bir ivme takip ettiğini belirten Turgay Terzi, “2023 hedefimiz dünyanın ilk 5 ihracatçı ülkesi konumuna gelmek. İhracatta 10 milyar dolar, üretimde 25 milyar dolar hedefimiz var. Yol haritamızda emin adımlarla ilerliyoruz ancak acil yapmamız gerekenler var” diye konuştu.

Yapılması gereken öncelikli strateji

Her sektörde olduğu gibi Türkiye’nin ekonomik gücünü artırması, dünyada ciddi bir yer edinebilmesi için markalaşmanın olmazsa olmaz bir durum arz ettiğini anlatan Turgay Terzi, “Türkiye, kendisini nasıl konumlandıracak? Ucuz ürün tedarik eden ülke mi, yoksa yüksek kalitede ürün satan, markalaşan ürünleriyle adından söz ettiren ülke mi? Öncelikle bunun belirlenmesi gerekiyor” dedi.